Halkbank Y
160x600_sağ


Merkez bankaları pandemik hayat akçesi!

Sedat YILMAZ 14 Ara 2020

Küresel merkez bankaları pandemiye yönelik destek paketlerine bir yenisini daha eklemek için her imkânı seferber ediyor. Geçen hafta başı önce Avrupa Merkez Bankası (ECB) teşvik programlarını açıkladı. Merkez bankalarının pandemik seri hamleleri bu hafta da bir bir boy göstereceğe benziyor.

Sırada İngiltere Merkez Bankası (BOE) ve Japonya Merkez Bankası (BOJ) var. Doları dünya genelinde dip düzeye indiren ABD Merkez Bankası’nın (FED) teşvik paketi çalışmaları ise henüz netleşmiş değil. FED’in konuyla ilgili bu haftaki faiz toplantısı, pandemiye karşı verilen program savaşındaki gidişatı ortaya koyacak. Enflasyon ve kur baskısındaki Türkiye’de ise yurt dışına göre pandemi sürecinde farklı yöntemler göze çarpıyor.

Evet, ECB geçen hafta başı yaptığı para politikası toplantısında faizi değiştirmedi ve “sıfır” seviyesinde tuttu. Marjinal fonlama faizini yüzde 0,25 ve mevduat faizini de eksi yüzde 0,40’a sabitledi. Avrupa şartlarında normal bir durum!..

***

Avrupa, pandemiye yenik düşmek istemiyor. Ekonomik gücünü ayakta tutabilmek için düşük faiz desteği ile reel sektöre nefes aldırmaya çalışıyor. Diğer taraftan pandemik ekonomi uygulamalarını bir program dahilinde arttırdıkça artırıyor.

Malûmunuz, ECB’nin salgının başından beri uyguladığı pandemik acil satın alma programı (PEPP) süre olarak 9 ay daha uzatıldı. Pakete 500 milyar euro daha eklendi ve teşvik büyüklüğü 1,85 trilyon euroya çıktı. Peki programa son olarak eklenen 500 milyar euro ile ne yapılacak?..

Anlatalım… Pandemik acil satın almaya dahil olan tüm tahviller 9 ay boyunca ECB tarafından karşılanacak. Olay burada kalmıyor tabii… Aynı programa muhatap tahviller 2023 yılı sonuna kadar ECB’nin yatırım çemberinde yer alacak.

***

ECB’nin teşvik çalışması burada bitmiyor… Bir de TLTRO diye bankaları özel sektöre kredi vermeye zorlayan bir uygulama daha dikkat çekiyor. Bankaların kredi stoku 5 puan artırılarak yüzde 55’e çıkarıldı. Söz konusu kredilendirme süreci Haziran 2022’ye kadar hız kesmeyecek. Hedef Avrupa Birliği bölgesinde büyümeyi artırmak ve ekonominin canlı kalmasını sağlamak.

Peki, ECB’nin başka pandemik tedbirleri var mı?.. Elbette… TLTRO’nun yanında ECB’nin küresel ekonomik resesyona karşı salgın öncesi yürürlüğe koyduğu APP denilen tahvil satın alma programı yine aylık 20 milyar euro olarak aralıksız sürecek.

Dahası da sırada… PELTRO denilen uzun vadeli yeniden finansman programı, teminatların gevşetilmesi ilk akla gelenler… Fakat salgın sürecinde krize dair ECB, elindeki tüm enstrümanları kullanmak için hâzır ve nâzır.

ECB’nin hareket merkezinde, toparlanmayı hızlandırmak yer alıyor. Aşı çalışmaları başlasa da ekonominin normal seyrine dönmesi konusundaki zaman belirsizliği ECB’yi mali teşvik konusunda diri tutuyor. Zâten tüm merkez bankaları da öyle değil mi?

***

Uluslararası alanda doların yerle bir olduğu dönemde değerlenen euro sorunu, ECB’nin en fazla düşündüğü konu. Faizlerini daha aşağı çekemeyen banka resmen bir kabızlık hâli içinde. Olayı daha da sarihleştirirsek değerli euro, iç talebi frenliyor ve ekonominin canlanmasını engelliyor.

Neticede Avrupa ihracat yapamıyor, ithalatı ise patlıyor. Enflasyonunu bir türlü yukarı çekemeyen Euro Birliği, halk arasında yüksek tansiyon düşüklüğü şeklinde tarif edilen deflasyon krizinin içinde debelenip duruyor.

Değersiz doların keyfini süren ABD Merkez Bankası (FED) ise bu hafta atacağı adımla pandemi ve gelecek için ne yapacağını parametreleyecek.

Bir gerçek var ki pandemi sürecinde merkez bankaları resmen ihtiyat akçesi olarak vazgeçilmez kriz çözücü, antikriz oldular.

***

Tera Yatırım ekonomisti Enver Erkan’ın konuya açıklık getiren cümlelerini size aktarayım…

İsabetli yorumlarıyla dikkat çeken Erkan, “Merkez bankaları, FED dahil olmak üzere, umutlarını tamamen mali teşvik ve aşıya bağlamadan politika adımlarını atıyorlar. FED de muhtemelen, bu ayki toplantısında varlık alımları noktasında bir teknik ayarlama yaparak mali teşviklerin tıkanma ihtimaline karşı kendini pozisyonlandıracak” diyerek yurt dışındaki durumu özetliyor.

Bizim derdimiz ise daha farklı…

Yılsonu yaklaştıkça enflasyon, bütçe ve cari açık endişesindeki para ve maliye politikalarının 2021’in ilk çeyreğinden itibaren ete-kemiğe bürünüp netleşeceğini ve ekonomiye dair daha olumlu gidişatın oluşacağını tahmin ediyoruz.