<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom">
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/modules/blog/atom.php?cid=18" rel="self" type="application/rss+xml" />
<id>tag:gazetebirlik.com,2015:cid-18</id>
<title type="text">Analiz Gazetesi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/" />
<generator>Analiz Gazetesi</generator>
<updated>2026-06-25T15:26:34+03:00</updated>
<entry>
<title type="text">"Fikirleri uygulamaya dönüştürüyor, teknolojileri sahaya taşıyoruz"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/fikirleri-uygulamaya-donusturuyor-teknolojileri-sahaya-tasiyoruz-8671/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/fikirleri-uygulamaya-donusturuyor-teknolojileri-sahaya-tasiyoruz-8671/</id>
<published><![CDATA[2026-06-25T15:26:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-25T15:26:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7FB0E8-1EBFFF-60BA6A-8BD122-499AAD-3A6896.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Emlak Konut GYO tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Emlak Konut Anahtar Fikirler Zirvesi 2026, Rixos Tersane İstanbul'da gerçekleştirildi. Zirve; kamu temsilcileri, yatırımcılar, girişimciler, akademisyenler, öğrenciler ve sektör profesyonellerini aynı çatı altında buluşturdu.</p><p>"Her İcat, Yeni Bir Milat" temasıyla gerçekleştirilen zirvede; girişimcilik, yapay zekâ, akıllı şehirler, enerji teknolojileri, proptech ve contech çözümleri ile yatırım ekosisteminin geleceği ele alındı.</p><p>YASİR YILMAZ: “FİKİRLERİ SAHAYA TAŞIYAN BİR EKOSİSTEM OLUŞTURUYORUZ”</p><p>Zirvenin açılışında konuşan Emlak Konut GYO Genel Müdürü Yasir Yılmaz, insanlık tarihindeki her büyük dönüşümün arkasında güçlü fikirlerin bulunduğunu belirterek, Emlak Konut Anahtar Fikirler Zirvesi'nin bilginin üretime dönüştüğü önemli bir platform haline geldiğini söyledi.</p><p>&nbsp;Geçen yıl ilki düzenlenen zirvenin ardından birçok girişimle iş birlikleri geliştirdiklerini ifade eden Yılmaz, fikirlerin yalnızca konuşulmadığı, uygulamaya dönüştürüldüğü bir yapı kurduklarını kaydetti.</p><p>Yılmaz, "Bizim yaklaşımımız fikirleri uygulamaya dönüştürmek ve teknolojileri sahaya taşımaktır. Bu anlayışla oluşturduğumuz Emlak Konut İnovasyon Platformu yani EKİP ile girişimlerin gelişimini destekleyen, yenilikçi teknolojilerin uygulama alanı bulmasını sağlayan güçlü bir yapı oluşturduk." dedi.</p><p>1000'İN ÜZERİNDE KATILIMCI, 60 TEKNOLOJİ GİRİŞİMİ VE 20 YATIRIM FONU</p><p>Bu yıl zirvenin çok daha geniş bir katılımla gerçekleştirildiğini belirten Yılmaz, organizasyonda 1000'in üzerinde katılımcının yer aldığını, 60 teknoloji girişimi ve 20 yatırım fonunun ekosistemin önemli aktörleri olarak zirvede bulunduğunu ifade etti.</p><p>Yılmaz, EKİP kapsamında bugüne kadar Türkiye'nin önde gelen yaklaşık 40 üniversitesi ve teknoparkıyla iş birliği protokolleri imzaladıklarını, girişimlerin yatırımcılarla buluşmasını sağlayacak yeni modeller üzerinde çalıştıklarını söyledi.</p><p>Program kapsamında yürütülen ideathon, hızlandırma ve PoC süreçleriyle girişimcilerin ürün geliştirme ve ticarileşme süreçlerine destek verildiğini aktaran Yılmaz, bu yıl 5 farklı şehirde düzenlenen ideathonlarda 56 takımın yarıştığını, 15 finalist takımın projelerini zirvede sergileme hakkı kazandığını kaydetti.</p><p>29 GİRİŞİM MEZUN OLDU, 11 GİRİŞİM ÇÖZÜM ORTAĞINA DÖNÜŞTÜ</p><p>Yılmaz, hızlandırma programı kapsamında 29 girişimin mezun edildiğini, 11 girişimin Emlak Konut süreçlerine çözüm ortağı olarak entegre edildiğini ve 17 girişimin PoC süreçlerine dahil edildiğini belirtti.</p><p>Bu sonuçların fikirlerin ürüne dönüştüğünü ve girişimlerin sektör içinde somut karşılık bulduğunu vurgulayan Yılmaz, genç girişimcilerin ve teknoloji geliştiricilerinin sektörün dönüşümünde kritik rol oynadığını ifade etti.</p><p>6 BİNDEN FAZLA ÖĞRENCİYLE BULUŞULDU</p><p>Genç yeteneklerin desteklenmesine büyük önem verdiklerini belirten Yılmaz, Genç Yetenek Programı kapsamında 37 üniversitede 6 binden fazla öğrenciyle bir araya geldiklerini söyledi.</p><p>Programın gençlerin üretim kabiliyetlerini ve çözüm geliştirme yetkinliklerini ortaya koyduğunu ifade eden Yılmaz, girişimlerin ilk aklına gelen çözüm ortağı ve yatırımcıların güven duyduğu bir platform olmayı hedeflediklerini dile getirdi.</p><p></p><p></p><p>EMLAK KONUT'TAN GİRİŞİMLERE YATIRIM DESTEĞİ</p><p>Konuşmasında teknoloji ve girişimcilik yatırımlarına yönelik yeni bir adımı da açıklayan Yılmaz, EKİP bünyesinde bir Girişim Sermayesi Yatırım Fonu kurulacağını duyurdu.</p><p>Yılmaz, fon sayesinde girişimlerin yalnızca fikir ve ürün geliştirme aşamasında değil, büyüme ve yatırım süreçlerinde de destekleneceğini belirterek, "Fikirden ürüne, üründen yatırıma uzanan yolculukta gelecek vadeden girişimlerin büyümesine katkı sunmayı ve teknoloji ekosistemimize kalıcı değer kazandırmayı hedefliyoruz." dedi.&nbsp;</p><p>“GAYRİMENKUL GELİŞTİRMEDE OLDUĞU KADAR TEKNOLOJİDE DE KÜRESEL OYUNCU OLACAĞIZ”</p><p>Emlak Konut'un 73 yıllık tecrübesini geleceğin teknolojileriyle buluşturduğunu vurgulayan Yılmaz, iştirak şirketlerinin farklı uzmanlık alanlarında önemli çalışmalar yürüttüğünü söyledi.</p><p>EPP'nin proje geliştirme ve yönetiminde, EKA Asansör'ün yerli sanayi alanında, EKA Enerji ve Teknoloji'nin ise enerji çözümleri, dijital altyapılar ve teknoloji projelerinde faaliyet gösterdiğini ifade eden Yılmaz, Emlak Konut Global'in Hayat Mekke Projesi ile bilgi birikimini uluslararası ölçekte değerlendirdiğini kaydetti.</p><p>Yılmaz, "Proptech ve Contech alanlarını sektörümüzün geleceğine yön verecek stratejik başlıklar olarak görüyoruz. Hedefimiz yalnızca gayrimenkul geliştirmede değil, gayrimenkul ve inşaat teknolojileri alanında da küresel ölçekte referans gösterilen bir yapıya dönüşmektir." dedi.</p><p>BAKAN YARDIMCISI ÖMER BULUT: “TEKNOLOJİ ODAKLI KALKINMA ŞEHİRLERİMİZİN GELECEĞİNİ ŞEKİLLENDİRİYOR”</p><p>Programda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda teknoloji, inovasyon ve sürdürülebilir şehircilik alanlarında kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.</p><p>Bulut, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu Milli Teknoloji Hamlesi hedefleri doğrultusunda Türkiye'nin teknoloji üretim kapasitesini artırdığını ifade ederek, şehircilik ve inşaat sektöründe geliştirilen yenilikçi çözümlerin ülkenin kalkınma hedeflerine önemli katkılar sunduğunu söyledi.</p><p>Türkiye'nin şehirlerini geleceğe hazırlarken kamu, özel sektör, akademi ve girişimcilik ekosisteminin ortak akılla hareket etmesinin önemine işaret eden Bulut, Emlak Konut Anahtar Fikirler Zirvesi'nin bu iş birliklerini güçlendiren önemli bir platform olduğunu kaydetti.</p><p></p><p></p><p>AKILLI ŞEHİRLER VE YAPAY ZEKÂ GÜNDEMİN MERKEZİNDE YER ALDI</p><p>Rixos Tersane İstanbul’da düzenlenen Emlak Konut Anahtar Fikirler Zirvesi kapsamında iki gün boyunca düzenlenecek panellerde yapay zekâ uygulamaları, akıllı şehir teknolojileri, enerji verimliliği, dijital ikizler, sürdürülebilir yapı teknolojileri, yatırım ekosistemi ve girişim sermayesi mekanizmaları ele alınacak.</p><p>Katılımcılar teknoloji girişimlerinin ürünlerini inceleme ve yatırımcılarla birebir görüşme imkânı buluyor.</p><p>Emlak Konut Anahtar Fikirler Zirvesi 2026'nın, kamu, özel sektör, akademi ve girişimcilik dünyasını buluşturarak Türkiye'nin teknoloji odaklı şehircilik vizyonuna katkı sunması hedefleniyor.</p><p>EMLAK KONUT ANAHTAR FİKİRLER ZİRVESİ'NDE "HER İCAT YENİ BİR MİLAT" DEDİRTEN TARİHİ YOLCULUK</p><p>Geleceğe kapı açan fikirlerin buluşma noktası olan Emlak Konut Anahtar Fikirler Zirvesi, katılımcılarına eşsiz bir zaman yolculuğu imkânı sundu. Zirve alanında hareketli portreler ve dijital bilgi ekranlarıyla donatılan "Bilim İnsanları Tüneli", yüzyıllar öncesinden bugüne uzanan bir "Vizyon Köprüsü" kurdu.</p><p>Tarihin akışını değiştiren 13 büyük dehanın yer aldığı “Bilim İnsanları Tüneli”, zirvenin mottosu olan "Her icat yeni bir milat" sözünü de adeta ete kemiğe büründürdü. Katılımcılar bu tünelde, doğanın işleyişini çözen Isaac Newton'dan, cebirin babası Harezmi’ye, çağının ötesindeki otomasyon fikirleriyle mühendisliğe yön veren El-Cezeri'den, enerjinin kurallarını baştan yazan Nikola Tesla’ya uzanan bir mirasla karşılaştı. Tünelde ayrıca gözlem ve ölçümün ustası Biruni, sanat ile bilimi aynı eskizde buluşturan Leonardo da Vinci, mimariyi medeniyetle birleştiren Mimar Sinan ve dünya denizlerini gelecek kuşaklara aktaran Piri Reis'in derin bilgeliği de yer aldı. Sınırları aşma cesaretini simgeleyen Hezarfen Ahmet Çelebi ve radyoaktivite çalışmalarıyla çığır açan Marie Curie, DNA onarımı keşfiyle hücrelerin sırrını çözen Nobel ödüllü Aziz Sancar, stratejik dehasıyla İstanbul’u fethederek "bir çağı kapatıp yenisini açan" Fatih Sultan Mehmed ve tarihçiliğe evrensel bir bilimsel derinlik kazandıran Halil İnalcık ise azmin ve stratejinin önemini bugünün iş dünyasına yeniden hatırlattı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Zeroy GYO'dan konut sahipliğinde yeni dönem</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/zeroy-gyodan-konut-sahipliginde-yeni-donem-2099/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/zeroy-gyodan-konut-sahipliginde-yeni-donem-2099/</id>
<published><![CDATA[2026-06-25T11:34:00+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-25T11:34:00+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_95E11D-9F9D67-CFA652-63D878-BEBBEC-745EC9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Zeray Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO), düzenlediği basın toplantısıyla mevcut piyasa koşullarına yönelik stratejik analizlerini, kurumsal büyüme hedeflerini ve sektöre liderlik edecek yeni finansal çözümlerini paylaştı. Zeray GYO Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Zeray ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda, gayrimenkulün salt rakamsal göstergelerden ibaret olmadığı; şehirlerin hafızasını, ailelerin güven duygusunu ve ekonominin üretim damarlarını temsil ettiği vurgulandı.&nbsp;</p><p>“Gayrimenkulde Asıl Güven Referans Anahtar Teslimleri ile Oluşur”</p><p>Toplantıda konuşan Zeray GYO Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Zeray, markanın kuruluşundan bu yana mimari farklılık, kalite, güven ve teslim kabiliyeti temelinde ilerlediğini belirtti. Marka değerinin sadece bilinirlikle açıklanamayacağını ifade eden Zeray, “Tamamladığımız onlarca projeyle kazandığımız itibar, en güçlü referansımızdır. Gayrimenkulde asıl güven referans anahtar teslimleri ile oluşur ve o anahtar kaliteli bir yaşama kapıyı aralamalıdır. Halka arz sonrası ilk dönemimizde net aktif değerimizde %142’lik bir gelişim kaydettik. Bu finansal başarıyı operasyonel gerçeklikle, mali disiplinle ve kurumsal şeffaflıkla destekleyerek kalıcı değer üretmeye devam ediyoruz” dedi.&nbsp;</p><p>&nbsp;“Zeray Katılım Ödeme Modeli”</p><p>Güncel piyasa analizleri doğrultusunda geliştirilen yeni finansman modelini ilk kez bu toplantıda açıklayan Zeray, şunları söyledi: “Konut alımında finansmana erişimin sektörün en kritik başlıklarından biri haline geldiğini görerek, şirketimiz bünyesinde “Zeray Katılım Ödeme Modeli”ni hayata geçirdiğimizi ilk kez burada, siz değerli basın mensupları aracılığıyla kamuoyunun bilgisine sunmak isterim. Yüksek faiz ortamı ve finansmana erişimde yaşanan zorluklar, konut sahibi olmak isteyen vatandaşlarımız için daha öngörülebilir, sürdürülebilir ve erişilebilir ödeme modellerini zorunlu hale getirmiştir. Bu anlayışla 2023 yılında geliştirdiğimiz dinamik ödeme modeli sayesinde, bazı aylarda iki milyar TL’ye yaklaşan ciromuzu Zeray Katılım Modeli’nin katkısıyla orta vadede iki katına çıkarmayı hedefliyoruz. Bu modelle temel amacımız; konut sahibi olmak isteyen vatandaşlarımıza faiz yükünden uzak, ödeme planı baştan belirlenmiş, gayrimenkul değer artışlarından etkilenmeyen ve öngörülebilir bir sahiplik alternatifi sunmaktır. Zeray Katılım Ödeme Modeli kapsamında müşterilerimize; faizsiz ödeme imkânı, esnek taksit seçenekleri ve tamamlanmış projelerimizde “hemen tapu, hemen anahtar teslim” avantajı başta olmak üzere, farklı ihtiyaçlara uygun alternatif ödeme seçenekleri sunuyoruz.”</p><p></p><p></p><p></p><p>5.700 Farklı İmalat Kalemiyle Ekonomiye ve Güvenli Geleceğe Destek</p><p>Konut üretiminin çok geniş bir ekonomik ekosistemi harekete geçirdiğini vurgulayan Zeray, şirket bünyesinde kullanılan yazılım sistemlerinden elde edilen verilere dayanarak, tek bir konut projesinin yaklaşık 5.700 farklı aktivite kodu ve imalat kalemini doğrudan veya dolaylı olarak etkilediğini ifade etti. Deprem gerçeği karşısında güvenli yapı üretiminin toplumsal bir sorumluluk olduğunu hatırlatan Zeray, doğru mühendislik ve zemin etüdüyle üretilen her yapının geleceğe yapılan bir güvenlik yatırımı olduğunu ifade etti.&nbsp;</p><p>Uzun Vadeli Hedef: 3 Milyon Metrekare Kiralanabilir Alan</p><p>Sektörde sadece anlaşma yapıp arsa bekleme döneminin kapandığını; artık finansman çözebilen, maliyet yönetebilen ve teslim disiplinine sahip kurumların ayrışacağını belirten Zeray, şirketin gelecek vizyonuna dair şu kararlı hedefleri paylaştı:&nbsp; “Geleceğe dönük güçlü ve çeşitlendirilmiş bir portföy yapısına sahibiz. Konut üretiminin yanında ticari üniteler, karma kullanım alanları ve sabit getirisi yüksek dirençli bir merkezi yapı oluşturmak önceliğimizdir. Bu doğrultuda önümüzdeki dönem hedefimiz, 3 milyon metrekare kiralanabilir alan inşa etmektir. Bu vizyonu ve modern yaşam alanlarını, komşu coğrafyalarımıza dahi yayma gayretindeyiz.”</p><p>2026 Yılının İkinci Yarısında Net Yol Haritası</p><p>Zeray GYO, 2026 yılının ikinci yarısında devam eden projelerdeki inşaat ilerlemelerini disiplinle sürdürmeyi, teslim süreçlerinde müşteri memnuniyetini güçlendirmeyi ve yatırımcı ilişkilerinde şeffaflığı en üst düzeyde tutmayı hedefliyor. Şirket, büyüklük kadar derinliğe, satış performansı kadar teslim kabiliyetine odaklanarak Türkiye’nin öncü gayrimenkul yatırım ortaklıklarından biri olma duruşunu pekiştirmeye devam edecek.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">OYAK Çimento, yeşil dönüşümle sektöre yön veriyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/oyak-cimento-yesil-donusumle-sektore-yon-veriyor-3656/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/oyak-cimento-yesil-donusumle-sektore-yon-veriyor-3656/</id>
<published><![CDATA[2026-06-24T17:43:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-24T17:43:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1D73F1-9D12A9-C05D55-692860-C51283-A220B0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye çimento ve beton sektörünün öncü kuruluşu OYAK Çimento, 1 Ocak 2025 - 31 Aralık 2025 dönemini kapsayan faaliyetlerini, stratejik önceliklerini ve çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) performansını şeffaf bir şekilde paydaşlarına sunduğu 2025 Entegre Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. Uluslararası Entegre Raporlama Çerçevesi ve GRI Standartları ile uyumlu olarak hazırlanan rapor, Şirket’in kısa, orta ve uzun vadeli değer yaratma hedeflerini bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor.&nbsp;</p><p>Karbon Nötr Geleceğe Doğru</p><p>2025 yılını, zorlu küresel ekonomik koşullar, jeopolitik gelişmeler ve enerji maliyetlerindeki dalgalanmalara rağmen operasyonel dayanıklılığını koruduğu ve iş modelini daha çevik, verimli ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürdüğü bir yıl olarak tamamlayan OYAK Çimento, "Yeşil Yeni Altındır" vizyonu doğrultusunda stratejik adımlar atmaya devam ediyor. Şirket, Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) onaylı 2050 Net Sıfır hedefleri doğrultusunda; enerji verimliliği, alternatif yakıt ve ham madde kullanımı, yenilenebilir enerji ve dijitalleşme alanlarındaki yatırımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Bu vizyonun en somut göstergelerinden biri olarak, 2025 yılında çevre ve düşük karbon odaklı toplam yatırımların tutarı 3,49 milyar TL seviyesine ulaştı. Bu yatırımlar içerisinde en büyük payı, %85,6 oranıyla yenilenebilir enerji projeleri oluşturdu. Şirket, sanayi sektörü için öz tüketim amaçlı hayata geçirilen en büyük güneş enerjisi santrallerinden birini de yıl sonu itibarıyla devreye alarak sürdürülebilir enerji dönüşümünde önemli bir kilometre taşına imza attı.&nbsp;</p><p>OYAK Çimento, operasyonel iyileştirmelerin yanı sıra ürün portföyünü de dönüştürerek sürdürülebilir rekabet gücünü artırıyor. "Yeşil Çimento Mevzuatı" ile uyumlu şekilde düşük klinker içerikli ürün geliştirme çalışmalarına odaklanan Şirket, sürdürülebilir ürünlerden elde edilen gelirin toplam gelire oranını %34,8 seviyesine taşıyarak pazardaki öncü konumunu güçlendirdi.&nbsp;</p><p>"Sektörümüzdeki dönüşüme yön veriyoruz"</p><p>Raporun sunuşunda değerlendirmelerde bulunan OYAK Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Suat Çalbıyık, 2025 yılının OYAK Çimento için dayanıklılığın ve sürdürülebilir yönetim anlayışının ön plana çıktığı bir dönem olduğunu belirtti. Çalbıyık, "OYAK Çimento olarak temel önceliğimiz sektörümüzdeki dönüşüme yön vermek, değer zincirimizin her aşamasında kalıcı fayda üretmek ve ülkemizin sanayi gücünü küresel ölçekte temsil etmek oldu. Bugün OYAK Çimento; sürdürülebilir şehirler için çözüm geliştiren, teknolojiyle güçlenen, düşük karbonlu üretim yetkinliğini artıran ve geleceğin ihtiyaçlarına yanıt veren entegre bir sanayi şirketi olma yolunda kararlılıkla ilerlemektedir" ifadelerini kullandı.</p><p>“Geleceğin üretim modelini şekillendiriyoruz”</p><p>Şirketin stratejik hedeflerine ilişkin görüşlerini paylaşan OYAK Çimento Ülke CEO’su Murat Sela ise atılan adımların bugünün performansını güçlendirirken geleceğin üretim modelini de şekillendirdiğini vurguladı. Sela, “Yenilenebilir enerji, dijitalleşme, enerji verimliliği ve operasyonel süreklilik alanlarında attığımız adımlar, sürdürülebilir bir gelecek vizyonumuzun ayrılmaz parçalarıdır. 2025 yılında gerçekleştirdiğimiz çevre odaklı yatırımlarla, OYAK Çimento’yu yalnızca çimento üreten bir şirket olmanın ötesine taşıma hedefimizi güçlendirdik” dedi.&nbsp;&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Nurol GYO ve Prokar'dan Urla'ya 77 dönümde 77 villa</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/nurol-gyo-ve-prokardan-urlaya-77-donumde-77-villa-1013/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/nurol-gyo-ve-prokardan-urlaya-77-donumde-77-villa-1013/</id>
<published><![CDATA[2026-06-21T10:59:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-21T10:59:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_98FAD4-18386C-35098D-540D61-1AD2B6-8811E4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>2+1, 3+1, 4+1 ve 5+1 seçenekleriyle tasarlanan tek katlı villalar; geniş bahçeleri, terasları ve doğal taş dokusundan ilham alan mimarisiyle öne çıkıyor. Urla merkeze, İzmir Adnan Menderes Havalimanı'na, Alaçatı ve Çeşme'ye yakın konumuyla dikkat çeken URLA 77, ulaşım avantajının yanı sıra bölgedeki eğitim, sağlık ve sosyal yaşam olanaklarına kolay erişim imkânı sunuluyor.&nbsp;</p><p>Projede şömine, yerden ısıtma, VRF iklimlendirme sistemi, elektrikli araç şarj ünitesi ve iki araçlık otopark standart olarak yer alırken, 4+1 ve 5+1 villalarda özel yüzme havuzları bulunuyor. Aynı tip villalarda yer alan bağımsız ikinci yaşam alanları ise misafir evi, çalışma ofisi, sanat atölyesi veya hobi odası olarak kullanılabilecek şekilde tasarlandığı belirtildi. Sürdürülebilirlik odaklı geliştirilen projede güneş enerjisi panelleri, yağmur suyu depolama sistemleri ve iklime uygun peyzaj uygulamalarıyla doğal kaynakların verimli kullanılması hedefleniyor. Depreme dayanıklı yapı sistemiyle inşa edilen URLA 77'de çevreci yaklaşım, güvenli yaşam anlayışıyla bir araya getiriliyor.</p><p>Projede; Açık yüzme havuzu, çocuk havuzu, fitness merkezi, pilates salonu, sauna, buhar odası, masaj odası, kafe, tenis ve padel kortları, basketbol sahası ile çocuk oyun alanlarının yer alıyor.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bakırcı GYO'dan İSTOÇ'a 400 milyon dolarlık ticaret merkezi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bakirci-gyodan-istoca-400-milyon-dolarlik-ticaret-merkezi-9227/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bakirci-gyodan-istoca-400-milyon-dolarlik-ticaret-merkezi-9227/</id>
<published><![CDATA[2026-06-21T10:57:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-21T10:57:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5A8443-628E49-5890F1-E5AA6C-39FAF0-CA4987.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Toplam 155 bin metrekare inşaat alanına sahip proje, Mahmutbey’de 25 bin 807 metrekarelik arsa üzerinde yükselecek ve Aralık 2028’de tamamlanacak</p><p>Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Fatih Sağlam, İSTOÇ’un Türkiye’nin en önemli ticaret merkezlerinden biri olduğunu belirterek, bölgenin ihtiyaçlarına uygun, modern ve güvenli bir ticaret merkezi tasarladıklarını söyledi. Sağlam, projenin yüksek erişilebilirlik, sürdürülebilir altyapı ve modern mimarisiyle İstanbul’un ticaret vizyonuna katkı sunacağını ifade etti.</p><p>Sağlam, bölgede modern ticari alan arzının sınırlı olduğuna dikkat çekerek, Motim İSTOÇ’un tamamlandığında yüksek kira getirisi ve güçlü prim potansiyeliyle İSTOÇ’un en prestijli A sınıfı ticaret merkezlerinden biri olacağını söyledi.</p><p>İSTOÇ ve İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren 100’den fazla sektöre hizmet vermesi planlanan projede, ön satışa özel yüzde 25 peşinatla 36 ay ve yüzde 10 peşinatla 28 ay vade farksız ödeme seçenekleri sunuluyor. Ticari ünite fiyatları ise 30 milyon TL ile 300 milyon TL arasında değişiyor.</p><p>Motim İSTOÇ’un öne çıkan özellikleri arasında 6 metre tavan yüksekliği, 12 metre genişliğinde kat içi yollar ve tüm katlara TIR giriş-çıkışı sağlayan mimari yer alıyor. Projede ayrıca yangın söndürme sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, gri su geri dönüşüm sistemi, profesyonel yönetim, 7/24 güvenlik ve kontrollü giriş-çıkış altyapısı bulunacak. 277 bağımsız bölümün yer alacağı projede,&nbsp; mağaza, showroom, depo yer alacak ve lojistik merkezi olarak kullanılabilecek. Proje İstanbul Havalimanı, TEM ve Kuzey Marmara Otoyolu’na yakın konumuyla dikkat çekiyor.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Evladım kettle olacak mı?</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/evladim-kettle-olacak-mi-6325/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/evladim-kettle-olacak-mi-6325/</id>
<published><![CDATA[2026-06-21T10:01:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-21T10:01:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_19A674-F2E6C8-E199E9-4F53D8-8204A6-6A0813.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Çiğdem MEN</p><p></p><p>Mustafa Ekiz, kentsel dönüşümün önündeki en büyük engellerden birinin kat maliklerinin daire içi ayrıntılar konusundaki talepleri olduğunu söyledi. "Artık ankastreyle, kettle'la uğraşacak durumda değiliz" diyen Ekiz, önceliğin can güvenliği olması gerektiğini vurguladı.</p><p>Ekizoğlu İnşaat ve Gayrimenkul ve İnşaat Platformu Başkanı Mustafa Ekiz, Her Yönüyle Kentsel Dönüşüm Zirvesi kapsamında düzenlenen panelde kentsel dönüşüm sürecine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Mevcut hızın devam etmesi halinde Türkiye'deki riskli yapı stokunun dönüştürülmesinin 50-60 yılı bulacağını belirten Ekiz, sürecin hızlandırılmasının artık zorunluluk haline geldiğini söyledi.</p><p>Özellikle İstanbul Anadolu Yakası'ndaki yapı stokuna dikkat çeken Ekiz, birçok binada C6 ve C8 seviyesinde düşük dayanımlı beton kullanıldığını belirterek, "Depremi beklemeden bu yapıları dönüştürmek zorundayız" dedi.</p><p>Kentsel dönüşümün önündeki en büyük engellerden birinin bürokratik işlemler olduğunu ifade eden Ekiz, özellikle ruhsat süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini söyledi.</p><p>Kat maliklerinin müteahhitlerden daire içi detaylara kadar uzanan taleplerinin de dönüşüm sürecini yavaşlattığını dile getiren Ekiz, "Artık ankastreyle, kettle'la uğraşacak durumda değiliz. Önceliğimiz insanların can güvenliği olmalı. Daire içi tercihler maliklere bırakılmalı" ifadelerini kullandı.</p><p>Sektörde halen bir müteahhitler odasının bulunmadığına dikkat çeken Ekiz, böyle bir meslek kuruluşunun sektörün daha düzenli işlemesine katkı sağlayacağını belirtti. Dubai modelini örnek gösteren Ekiz, devlet güvencesinde oluşturulacak garantörlük sisteminin vatandaşın güvenini artırarak dönüşümü hızlandıracağını ifade etti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Suriye'de düzenlenen inşaat fuarında NG Kütahya Seramik rüzgarı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/suriyede-duzenlenen-insaat-fuarinda-ng-kutahya-seramik-ruzgari-323/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/suriyede-duzenlenen-insaat-fuarinda-ng-kutahya-seramik-ruzgari-323/</id>
<published><![CDATA[2026-06-20T14:22:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-20T14:22:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_402AE3-D67264-D7EA45-08C25F-D720CE-1C5E22.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şam’da düzenlenen ve Orta Doğu’nun en önemli yapı ve inşaat platformları arasında yer alan BUILDEX Syria International Construction Exhibition, bu yıl da inşaat, yapı malzemeleri ve yeniden inşa odaklı geniş katılımla sektörün buluşma noktası oldu. Türkiye’nin global markalarından NG Kütahya Seramik, fuarda sergilediği yenilikçi ürün grupları ve yüksek teknolojiye sahip koleksiyonlarıyla ziyaretçilerin yoğun ilgisini topladı. Özellikle mimarlar, müteahhitler ve sektör profesyonelleri tarafından ziyaret edilen stand, fuarın en dikkat çeken alanları arasında yer aldı. Suriye’nin yeniden inşa sürecine paralel olarak büyük ölçekli altyapı ve yapı yatırımlarının öne çıktığı BUILDEX 2026, 700’ün üzerinde firma ve çok sayıda uluslararası katılımcıyı ağırlayarak bölgesel ticaretin en önemli platformlarından biri olduğunu bir kez daha gösterdi.</p><p></p><p>Küresel Vizyon ve Stratejik Büyüme</p><p></p><p>NG Kütahya Seramik, BUILDEX 2026 kapsamında gerçekleştirdiği temaslarla Orta Doğu pazarındaki varlığını güçlendirirken, uluslararası iş birlikleri ve ihracat potansiyelini artırmaya yönelik önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Fuar boyunca sergilenen ürünler, markanın inovasyon, sürdürülebilirlik ve yüksek teknoloji üretim vizyonunu uluslararası ziyaretçilere güçlü bir şekilde aktardı.</p><p></p><p>NG Stone: Hijyen, Dayanıklılık ve Estetiği Birleştiren Yeni Nesil Yüzeyler</p><p></p><p>Fuarda yoğun ilgi gören NG Stone koleksiyonu, mimari yüzeylerde bütünsel bir yaklaşım sunarak mutfak ve yaşam alanlarında yeni bir standart oluşturuyor. 160x320 cm ebatlarındaki büyük yüzeyleriyle dikkat çeken NG Stone, doğal taş, mermer ve modern beton efektli tasarım seçenekleriyle estetik ve fonksiyonelliği bir araya getiriyor. Türkiye’nin NSF International gıda temas sertifikasına sahip ilk porselen seramik markası olma özelliğini taşıyan NG Stone, doğrudan gıda ile temas eden yüzeylerde maksimum hijyen güvenliği sağlıyor. Yüksek çizilme ve leke direnciyle birlikte ani ısı değişimlerine karşı dayanıklılığı, ürünü hem konut hem de ticari projeler için güçlü bir çözüm haline getiriyor.</p><p></p><p>NG Slim: Mimari Özgürlüğü Yeniden Tanımlayan 3 mm Teknoloji</p><p></p><p>Fuarın inovasyon odaklı ürünleri arasında öne çıkan NG Slim, 3 mm ultra ince yapısı ile modern mimaride yeni bir dönemi temsil ediyor. Hafif yapısı sayesinde bina yükünü azaltan NG Slim; dış cephe kaplamalarından mobilya yüzeylerine, kapı ve bölme sistemlerinden özel tasarım uygulamalara kadar geniş kullanım alanı sunuyor. Yüksek UV dayanımı, düşük su emme oranı ve kimyasal direnci ile sürdürülebilir mimari projelerde güçlü bir çözüm olarak konumlanıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye küresel inşaat sektörü için gelecek rotası çizdi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-kuresel-insaat-sektoru-icin-gelecek-rotasi-cizdi-1728/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-kuresel-insaat-sektoru-icin-gelecek-rotasi-cizdi-1728/</id>
<published><![CDATA[2026-06-20T14:15:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-20T14:15:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_53F044-074B51-E8772A-D9B997-ECA842-85658F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye ve dünyanın farklı bölgelerinden inşaat sektörünün temsilcilerini Ankara’da buluşturan İnşaat Zirvesi Türkiye (CST) 2026 sona erdi. Ana tema olarak “İnşaat Teknolojileri ve Yenilikçi Yapı Malzemeleri”nin ele alındığı zirvede toplamda 11 panelde küresel inşaat sektörüne yön verecek teknolojiler tartışıldı. Uluslararası boyutta iş yapan 81 firmanın stant açtığı zirvede İngiltere’den Güney Kore’ye kadar birçok ülkeden gelen heyetler arasında toplamda 350 farklı ikili görüşme (B2B) gerçekleştirildi. Zirvede en büyük stant alanını Türk müteahhitlerle birlikte üçüncü ülkelerdeki işbirliği fırsatlarına odaklanan Birleşik Krallık kurdu.</p><p></p><p>Zirve boyunca gerçekleşen 11 panel ve 6 özel oturumda sektörün geleceğini belirleyecek küresel trendler, dijital dönüşüm, üçüncü ülkelerde işbirliği fırsatları, döngüsel yapı ekonomisi mega projeler ve yeni nesil altyapı projeleri, yapay zeka, sürdürülebilir altyapı finansmanı, afete dayanıklı yapılaşma, iklim adaptasyonu, akıllı kentler, karbon ayakizi yönetimi ve net sıfır projeler, yapısal güçlendirmede yeni nesil teknolojik malzemeler konuları masaya yatırıldı. Ayrıca Zirve kapsamında İngiltere ve Güney Kore temsilcileri tarafından özel ülke oturumları gerçekleştirildi.</p><p></p><p>İnşaat Zirvesi Türkiye'ye yoğun ilgi</p><p>Zirve’nin, inşaat sektörünün karşı karşıya bulunduğu fırsatların değerlendirilmesi ve küresel ölçekte yaşanan dönüşüme uyum sağlanması açısından önemli bir platform oluşturduğunu belirten TMB Başkanı M. Erdal Eren, “Cumhurbaşkanı Yardımcımız, Ticaret Bakanımız, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcımızın teşriflerinin yanı sıra, Birleşik Krallık, Kırgızistan ve Gine’den bakan düzeyinde katılımın gerçekleşmesi, İnşaat Zirvesi Türkiye’nin uluslararası ölçekte ulaştığı konumu açıkça ortaya koymuştur.</p><p>İki gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda dijitalleşme, yapay zekâ, sürdürülebilirlik, yenilikçi yapı malzemeleri, döngüsel inşaat ve akıllı şehirler gibi sektörün geleceğini şekillendirecek başlıklar ele alınmıştır. Türk firmalarının yanı sıra Almanya, İsveç, Japonya, Fransa ve Çin’den firmalar da Zirve’de yer almıştır. Birleşik Krallık ve Finlandiya ülke pavilyonlarıyla temsil edilirken, Güney Kore’den kamu kurumları ve farklı ülkelerden çok sayıda sektör temsilcisi etkinliğe katılmıştır. Ayrıca 100’ün üzerinde büyükelçi ve diplomatik misyon temsilcisinin Zirve’yi ziyaret etmesi, etkinliğin uluslararası görünürlüğünü ve etkisini daha da artırmıştır.</p><p>81 firmanın stantlarıyla katıldığı ve yaklaşık 1.400 ziyaretçiyi ağırlayan Zirve kapsamında 350’nin üzerinde ikili iş görüşmesi gerçekleştirilmiştir. Bu yoğun ilgi, sektörümüzün teknoloji, sürdürülebilirlik ve uluslararası işbirlikleri ekseninde şekillenen dönüşüme verdiği önemi açıkça göstermektedir.</p><p>İnanıyoruz ki Zirvemiz, küresel inşaat ve yapı malzemeleri sektörlerinde öne çıkan eğilimlerin, yenilikçi teknolojilerin ve iş birliği fırsatlarının kapsamlı şekilde değerlendirildiği önemli bir platform olmuştur. Firmalarımızın küresel rekabet güçlerini koruyarak daha da ileri taşıyabilmeleri için burada ele alınan dönüşüm alanlarını stratejik öncelikleri arasına almaları büyük önem taşımaktadır. İnşaat Zirvesi Türkiye’yi önümüzdeki yıllarda da geliştirerek sürdürmeyi ve sektörümüz için uluslararası ölçekte referans niteliğinde bir buluşma noktası haline getirmeyi hedefliyoruz” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Mayısta konut satışlarına bayram tatili freni</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/mayista-konut-satislarina-bayram-tatili-freni-7987/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/mayista-konut-satislarina-bayram-tatili-freni-7987/</id>
<published><![CDATA[2026-06-19T12:56:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-19T12:56:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BA3BD7-B02FB5-4790F0-71C97F-82B3E9-D6CEF0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Mayıs 2026’da Türkiye genelinde 93 bin 333 konut satıldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 27,9 oranında azalarak 30 bin 196 oldu. İkinci el konut satışları ise 32,7 oranında azalarak 63 bin 137 olarak gerçekleşti. Böylece toplam konut satışlarında yüzde 30’un üzerinde bir düşüş kaydedildi. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışlarının payı yüzde 32,4, ikinci el konut satışlarının payı yüzde 67,6 oldu. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,8 oranında azalarak 19 bin 754 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 21,2 olarak gerçekleşti.</p><p></p><p>“Kalıcı değil, geçici daralma”</p><p>FCR GYO Genel Müdürü Emrullah Temel, Mayıs ayında konut satışlarında görülen düşüşü değerlendirirken takvim etkisini göz ardı etmemek gerektiğini söyledi. Bu yıl mayıs ayında Kurban Bayramı tatilinin uzaması, ayrıca 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nın aynı döneme denk gelmesi nedeniyle ayın önemli bir bölümünde konut sektöründe doğal bir yavaşlama yaşandığına dikkat çeken Temel, “Özellikle bayram döneminde tüketiciler konut alım kararlarını erteleme eğilimi gösterdi. Tapu ve finansman süreçlerinde de doğal bir yavaşlama yaşandı. Bu nedenle Mayıs ayındaki yüzde 30’un üzerindeki gerilemeyi kalıcı bir talep daralması olarak değerlendirmiyoruz” dedi.&nbsp;&nbsp;</p><p></p><p>“ABD ile İran mutabakatı sektöre olumlu yansıyacak”</p><p>Son günlerde ise küresel ölçekte belirsizlik yaratan gelişmelerde tansiyonun düşmesi ve ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatın piyasalara güven verdiğini söyleyen Temel, “Bu durum konut alıcısı tarafında olumlu bir atmosfer oluşturdu. Ekonomik görünümde istikrar algısının güçlenmesiyle birlikte ertelenen konut talebinin yeniden devreye gireceğini düşünüyoruz. Konut ihtiyacı Türkiye’de halen güçlü şekilde devam ediyor. Tüketici güvenindeki toparlanma, finansman koşullarında beklenen iyileşme ve ertelenmiş talebin etkisiyle önümüzdeki aylarda konut satışlarının yeniden normal seyrine dönmesini bekliyoruz” diye konuştu.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sektörde denge arayışı devam ediyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sektorde-denge-arayisi-devam-ediyor-2884/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sektorde-denge-arayisi-devam-ediyor-2884/</id>
<published><![CDATA[2026-06-19T12:23:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-19T12:23:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1CEC41-6B3268-B74494-881C2B-0A4FE6-AE0995.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) her ay açıkladığı Hazır Beton Endeksi ile Türkiye’de inşaat sektörü ve bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durumu ve beklenen gelişmeleri ortaya koymaktadır. İnşaat sektörünün en temel girdilerinden biri olan ve aynı zamanda üretiminden sonra kısa bir süre içerisinde stoklanmadan inşaatlarda kullanılan hazır betonla ilgili bu Endeks, inşaat sektörünün büyüme hızını ortaya koyan öncü bir göstergedir.</p><p>Hazır Beton Endeksi 2026 Mayıs Ayı Raporu’na göre tüm endeksler 2025 yılının büyük bölümünde eşik değerin altında dalgalı bir seyir izledikten sonra, yılın son çeyreğinde sınırlı bir toparlanma eğilimi göstermiş, ancak 2026 ocak ayında bu toparlanma yerini yeniden zayıflamaya bırakmıştır. Şubat ayında tekrar toparlanma çabası ve mart ayındaki dalgalı seyrin ardından, nisan ayında gözlenen kısmi iyileşme eğilimi mayıs ayında yerini daha zayıf bir görünüme bırakmıştır.</p><p>Güven Endeksi, nisan ayındaki sınırlı toparlanmanın ardından mayıs ayında yeniden aşağı yönlü bir hareket sergilemiştir. Endeks, eşik değerin (100,00) altında kalmaya devam etse de son aylardaki iyileşme eğilimini koruyamamış ve sektörde güven algısının henüz kalıcı bir toparlanma aşamasına ulaşmadığını göstermiştir. Bu görünüm, belirsizliklerin hâlen sürdüğüne ve beklentilerin temkinli seyrettiğine işaret etmektedir.</p><p>Faaliyet Endeksi ise mayıs ayında, Kurban Bayramı tatilinin etkisiyle nisan ayındaki görece güçlü seviyesini koruyamamış ve yeniden zayıflama eğilimi göstermiştir. Endeksin eşik değerinin altında kalması, sektörde faaliyetin henüz bir genişleme ivmesi kazanamadığını ortaya koymaktadır. Mayıs ayındaki resmî tatil yoğunluğu dikkate alındığında, bu gerilemenin bir kısmının takvim etkisinden kaynaklandığı ve sektördeki hareketliliğin sınırlı kaldığı söylenebilir.</p><p>Beklenti Endeksi, mart ayında başlayan yükseliş eğilimini nisan ayında korumuş olsa da mayıs ayında gerilemiştir. Bu gerileme, sektör oyuncularının önümüzdeki döneme ilişkin iyimserliğinde bir miktar zayıflamaya işaret etmektedir. Bununla birlikte, endeks değerinin negatif ancak diğerlerinden yüksek olması, beklenti de tamamen olumsuz değil ama ihtiyatlı bir görünümün öne çıktığını ortaya koymaktadır.</p><p>Alt endekslerdeki bu gerilemenin etkisiyle, Hazır Beton Endeksi de mayıs itibarıyla nisan ayına kıyasla daha temkinli bir zemine oturmuştur. Bu nedenle mayıs ayı, kısa süreli bir toparlanma çabasının ardından yeniden denge arayışının öne çıktığı bir dönem olarak değerlendirilebilir.</p><p>Geçen yılın aynı ayına göre bakıldığında, mayıs ayında yıllık değişimler incelendiğinde, endekslerin genel olarak zayıf bir görünüm sergilediği görülmektedir. Beklenti Endeksi %0,1 oranında sınırlı artış kaydederek pozitif bölgede kalırken, Güven Endeksi %0,2 oranında yükselerek kısmen daha güçlü bir iyileşme göstermiştir. Buna karşılık, Hazır Beton Endeksi %0,6 ve Faaliyet Endeksi %2,1 oranında gerileyerek yıllık bazda negatif ayrışmıştır. Özellikle Faaliyet Endeksi’ndeki düşüş, sektörde reel hareketliliğin, bayramın da etkisiyle geçen yılın aynı dönemine göre belirgin biçimde zayıfladığını ortaya koymaktadır.</p><p>2026 yılının ikinci çeyreğinde mayıs ayı verileri, sektörün yıllık bazda karmaşık ama genel olarak zayıf bir görünüm içinde olduğunu göstermektedir. Beklenti ve güven tarafında sınırlı pozitif seyir korunmakla birlikte, Faaliyet ve Hazır Beton Endekslerindeki gerileme, sektördeki canlanmanın henüz yaygın ve kalıcı bir ivme kazanamadığına işaret etmektedir. Bu tablo, ekonomik beklentilerde sınırlı bir iyileşme olsa da sahadaki gerçek faaliyetlerin yıllık bazda baskı altında kaldığını göstermektedir.</p><p>Raporun sonuçlarını değerlendiren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “2026 yılının ikinci çeyreğinde mayıs ayı verileri, sektörün yıllık bazda karmaşık ama genel olarak zayıf bir görünüm içinde olduğunu göstermektedir. Güven ve Beklenti endekslerinde sınırlı iyileşme görülürken, Faaliyet ve Hazır Beton Endekslerindeki gerileme, sektördeki hareketliliğin henüz güçlü ve kalıcı bir toparlanma sürecine girmediğine işaret etti.” dedi.</p><p>İnşaat sektörüyle ilgili değerlendirmelerde bulunan THBB Başkanı Yavuz Işık, “Türk inşaat sektörü açısından yılın geri kalan kısmında performansı etkileyecek en önemli gelişme ABD-İran savaşının sona ermesidir. Muhtemel bir anlaşma, Türkiye inşaat sektörü açısından makroekonomik ve sektörel düzeyde olumlu yansımalar doğurabilecek bir durum olarak değerlendirilmektedir. Jeopolitik risk priminin azalmasıyla birlikte enerji fiyatlarında sağlanabilecek görece istikrar, başta demir-çelik, çimento ve lojistik olmak üzere temel girdi maliyetlerinin daha öngörülebilir bir seyir izlemesine katkı sağlayacaktır. Ayrıca bölgesel normalleşme sürecinin, özellikle Körfez ülkeleri kaynaklı doğrudan yabancı yatırımları teşvik ederek konut, altyapı ve ticari gayrimenkul alanlarında talep artışına yol açması beklenmektedir. Bunun yanı sıra söz konusu olumlu etkilerin büyüklüğü; küresel finans koşulları, Türkiye’nin iç makroekonomik dengeleri ve finansman maliyetlerinin seyri gibi değişkenlere bağlı olarak farklılık gösterebilecektir.” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Şehrin saklı ayrıcalığı, yakında hayat buluyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sehrin-sakli-ayricaligi-yakinda-hayat-buluyor-1024/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sehrin-sakli-ayricaligi-yakinda-hayat-buluyor-1024/</id>
<published><![CDATA[2026-06-18T15:02:54+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-18T15:02:54+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_843C67-AD32E4-7AE65E-CF86C4-5FC1DE-B47713.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Beykoz’un geniş orman alanlarına komşu özel bir noktada geliştirilen Tera Orman Beykoz, 30 bin metrekare arsa üzerinde 70 villadan oluşuyor. Doğal cephe malzemeleriyle tasarlanan ve çevresiyle uyumlu mimari anlayışıyla öne çıkan projede, özel bahçeler ve ortak kullanım alanlarıyla birlikte yaklaşık 16 bin metrekarelik peyzaj alanı bulunuyor.</p><p>Açık yüzme havuzu, çocuk yüzme havuzu, yürüyüş yolları, fitness merkezi, çocuk oyun alanları ve toplam 122 araçlık otopark gibi sosyal donatıların yer aldığı proje, şehir yaşamının konforunu doğanın huzuruyla buluşturuyor. 2+1 teras dubleks, 3+1 bahçe dubleks ve 4+1 müstakil villa tiplerinin yer aldığı projede villalar 55 milyon TL’den başlıyor. Lansman dönemine özel ödeme planı dahilinde ise yüzde 10 peşinat ile 36 aya varan vadeli ödeme seçenekleri sunuluyor.</p><p>DOĞAYLA UYUMLU VE KALICI DEĞER ÜRETEN BİR YAŞAM MODELİ</p><p>Son yıllarda değişen yaşam beklentileriyle birlikte doğayla iç içe, yatay mimari anlayışına sahip ve yaşam kalitesini artıran projelere olan talep artarken, Tera Orman Beykoz bu ihtiyaca cevap veren yeni nesil bir yaşam modeli sunuyor.</p><p>Beykoz’un doğal dokusunu koruyan ve bölgenin karakteriyle uyumlu şekilde geliştirilen proje, yalnızca bir konut yatırımı değil; aynı zamanda uzun vadeli değer üretmeyi hedefleyen bir yaşam yaklaşımını temsil ediyor.</p><p>RAMAZAN IŞIK: “ŞEHİR YAŞAMI İLE DOĞANIN HUZURUNU AYNI NOKTADA BULUŞTURDUK”</p><p>Peker GYO Genel Müdürü Ramazan Işık, projenin geliştirilme sürecinde insan ve doğa odaklı bir yaklaşım benimsediklerini belirterek; “Gayrimenkul sektörü yalnızca yapı üretmekten ibaret değildir. Aynı zamanda insanların yaşam kalitesini yükselten, kentlere değer katan ve geleceğin yaşam alanlarını şekillendiren önemli bir sorumluluk alanıdır. Tera olarak bizler de insanı, doğayı ve sürdürülebilir yaşamı merkeze alarak yatırımlarımızı şekillendiriyoruz. Tera Orman Beykoz’u hayata geçirirken hedefimiz yalnızca yaşam alanı üretmek değil, bulunduğu çevreyle bütünleşen, sakinlerine aidiyet hissi veren ve uzun yıllar değerini koruyacak bir yaşam alanı oluşturmaktı.” dedi.</p><p>TERA ORMAN BEYKOZ İLE 1.500.000.000 TL’LİK YATIRIM</p><p>Tera Orman Beykoz kapsamında yaklaşık 1.500.000.000 TL’lik yatırım gerçekleştirdiklerini belirten Ramazan Işık; “Tera Orman Beykoz, premium yaşam alanındaki uzun vadeli hedeflerimizin ilk ve önemli adımlarından biridir. Önümüzdeki dönemde de yaşam kalitesini öne taşıyan, mimari değeri yüksek ve sürdürülebilir projeler geliştirmeye devam edeceğiz. Bu projeyi geliştirirken mimariden mühendisliğe, peyzaj tasarımından yaşam kurgusuna kadar her aşamada alanında uzman ekiplerle çalıştık. Önceliğimiz yalnızca yaşam alanı üretmek değil; bulunduğu çevreye değer katan, kullanıcı deneyimini merkeze alan ve uzun yıllar referans gösterilebilecek projeler geliştirmek oldu. Tera olarak gayrimenkul sektöründeki varlığımızı proje sayısıyla değil, ürettiğimiz değerin niteliğiyle tanımlamak istiyoruz. Her yatırımımızın sektör adına örnek gösterilecek bir kalite anlayışını temsil etmesini hedefliyoruz.” şeklinde konuştu.</p><p>SERKAN KARAKAŞ: “TERA’NIN GÜVEN VE DENEYİMİNİ GAYRİMENKUL SEKTÖRÜNE TAŞIYORUZ”</p><p>Tera Grubu Gayrimenkul Direktörü Serkan Karakaş; “Tera’nın finans ve yatırım alanındaki deneyimini gayrimenkul geliştirme sektörüne taşıdığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu; “Tera, yıllar içerisinde finans ve yatırım dünyasında oluşturduğu güçlü kurumsal yapısı, uzmanlığı ve kamuoyu nezdinde kazandığı güven ile güçlü bir konuma ulaşmıştır. Bugün sahip olduğumuz bu birikimi ve deneyimi, uzun vadeli değer üretme anlayışımız doğrultusunda gayrimenkul sektörüne taşıyoruz. Biz gayrimenkulü yalnızca bir yatırım alanı olarak değil, şehirlerin gelişimine ve yaşam kalitesine katkı sağlayan stratejik bir alan olarak görüyoruz. Bu nedenle sektöre girişimizi de belirli standartları ve kalite anlayışını ortaya koyacak projelerle gerçekleştirmeyi hedefledik.”</p><p>BEYKOZ’DA 101 VİLLAYA TAMAMLANACAK YAŞAM EKOSİSTEMİ</p><p>Tera, Beykoz bölgesindeki yatırımlarını uzun vadeli bir strateji kapsamında sürdürüyor. Şirket, önümüzdeki dönemde aynı bölgede hayata geçirmeyi planladığı yeni projelerle birlikte toplamda yaklaşık 101 villalık bir yaşam ekosistemi oluşturmayı hedefliyor.</p><p>Tera, gayrimenkul sektöründe geliştireceği yeni projelerle hem yatırımcılar hem de kullanıcılar için sürdürülebilir değer üretmeye odaklanırken, gayrimenkul alanındaki yatırımlarını artırarak sektörün önemli oyuncuları arasında yer almayı amaçlıyor.</p><p></p><p>TERA’NIN GAYRİMENKULDE YENİ DÖNEM VİZYONU</p><p>Tera Orman Beykoz, Tera’nın gayrimenkul geliştirme alanındaki uzun vadeli yol haritasının başlangıç noktası olarak konumlanıyor. Şirket; insan odaklı yaklaşımı, doğayla uyumlu mimari anlayışı ve yüksek yaşam kalitesi sunan projeleriyle gayrimenkul sektöründe kalıcı bir değer üretmeyi hedefliyor.</p><p>Tera, önümüzdeki dönemde de bulunduğu bölgelere değer katan, mimari niteliği yüksek, sürdürülebilir ve örnek yaşam alanları geliştirerek Türkiye gayrimenkul sektöründeki büyümesini sürdürmeyi hedefliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Çimento sektöründen 5 ayda 551 milyon dolarlık ihracat</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/cimento-sektorunden-5-ayda-551-milyon-dolarlik-ihracat-4748/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/cimento-sektorunden-5-ayda-551-milyon-dolarlik-ihracat-4748/</id>
<published><![CDATA[2026-06-18T10:13:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-18T10:13:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_84E952-3581E9-2CE4F7-EF1139-2CEC90-D68E21.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ÇCSİB yapılan açıklamaya göre, "Çimento Sektör Toplantısı" TİM Dış Ticaret Kompleksi'nde gerçekleştirildi.</p><p></p><p>Birlik üyesi firmaların temsilcilerinin katıldığı toplantıda, 2025'te 100 milyon tona yakın üretime ve 1,3 milyar dolar ihracata imza atarak küresel liderliğini koruyan çimento sektörünün güncel sorunları, yeşil dönüşüm stratejileri ve sektörün küresel pazarlardaki rekabet koşulları değerlendirildi.</p><p></p><p>ÇCSİB Başkanı Ender Şahin, buradaki konuşmasında, jeopolitik krizlere rağmen sektörel istikrarın devam ettiğini belirterek, çimentonun başta inşaat, altyapı, konut ve ağır sanayi olmak üzere girdi sağladığı tüm alanlarda zamanlama hatasını kabul etmeyen, doğrudan proje takvimini ve üretimin sürekliliğini belirleyen stratejik bir ürün olduğunu kaydetti.</p><p></p><p>Şahin, söz konusu sektörlerin ihtiyaç duyduğu çimentonun zamanında tedarik edilememesinin, devasa yatırımların durması anlamına geldiğine dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:</p><p></p><p>"Bu stratejik gerçek göz önüne alındığında, Hürmüz Boğazı'nın kapatılması gibi küresel ticareti felç eden majör krizlerin ortasında Türk çimento sektörünün esnek lojistik kabiliyeti ve proaktif rota yönetimiyle taahhütlerini eksiksiz ve zamanında yerine getirebilmesinin değeri daha net anlaşılıyor. Herkes, en zorlu kriz anlarında bile Türkiye'nin ne kadar dayanıklı ve güvenilir bir ortak olduğunu bir kez daha açıkça görmüştür. Tüm dünyada yankı uyandıran bu güvenin ve katma değerli üretim stratejimizin bir sonucu olarak Ocak-Mayıs 2026'da ihracatımız miktar bazında 9 milyon ton, değer bazında ise 551 milyon dolar olarak gerçekleşti. Küresel lojistik daralmalara rağmen, kriz yönetimindeki başarımız sektörümüzün gücünün en somut göstergesi oldu."</p><p></p><p>İhracatçının finansal alanda göğüslemek zorunda kaldığı zorluklara da değinen Şahin, döviz kurunun serbest piyasa koşullarında dengelenmesinin Türkiye'nin küresel pazar payını koruması adına stratejik bir zorunluluk olduğuna işaret etti.</p><p></p><p>- Türkiye'nin uzak coğrafyalarda da yer aldığı vurgusu</p><p></p><p>Şahin, sektörün yeni dönemde en büyük vizyonunun karbonsuzlaşma olduğunu belirterek, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın (SKDM) ihracatçı işletmeler için riskler oluşturacağını, yeşil dönüşümün Türkiye'nin ihracat gücünü koruması için bir zorunluluk olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Türk çimentosunun küresel ölçekteki en büyük gücünün coğrafi sınırları aşması olduğunu kaydeden Şahin, ülkenin çimento ihracatı anlamında sadece yakın coğrafyasına bağımlı olmadığını bildirdi.</p><p></p><p>Şahin, artan deniz taşımacılığı maliyetlerinin, uzak coğrafyalardaki kalıcılığı doğrudan etkilediğini ifade ederek, "Eximbank kredi ve sigorta limitlerine erişimin kolaylaştırılması ve uygun maliyetli işletme sermayesi finansman imkanlarının artırılmasının, Türkiye'nin en stratejik pazarlardaki bayrak gücünü ve milyarlarca dolarlık ihracat gelirini koruyacak adımlar olduğuna inanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Türkiye'nin ABD'ye çimento ihracatında ilk sıraya yerleşmesi nedeniyle, bu ülkede yerleşik çimento üreticilerinin son dönemde anti-damping konusunda lobi çalışmalarına başladığını ifade eden Şahin, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Türkiye, ABD pazarını kazanmak üzere uzun yıllar sürdürülen çalışmalar neticesinde bölgede güven duyulan, önemli bir aktör haline geldi. Arz güvenliği açısından büyük önem taşıyan Türkiye gibi önemli bir tedarikçiye karşı böyle bir anti-damping soruşturması ihtimali, Türkiye açısından ciddi bir prestij kaybına sebep olacaktır. Bu durumdan, ABD'deki çimento ithalatçısı firmalar da rahatsız. Konuyla ilgili Türkiye'nin de lobi çalışmalarını acil ve kesintisiz olarak sürdürmesi gerekir."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Konut satışları Mayıs'ta yüzde 3,6 azaldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/konut-satislari-mayista-yuzde-36-azaldi-8215/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/konut-satislari-mayista-yuzde-36-azaldi-8215/</id>
<published><![CDATA[2026-06-18T10:07:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-18T10:07:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3571D6-95956A-3043F4-2F0123-229DF4-770747.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %27,9 oranında azalarak 30 bin 196 oldu. İkinci el konut satışları ise Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %32,7 oranında azalarak 63 bin 137 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışlarının payı %32,4, ikinci el konut satışlarının payı %67,6 oldu.</p><p></p><p><b>İpotekli konut satışları 19 bin 754, diğer konut satışları 73 bin 579 olarak gerçekleşti</b></p><p></p><p>Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %2,8 oranında azalarak 19 bin 754 oldu. Diğer konut satışları ise Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %36,2 oranında azalarak 73 bin 579 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı %21,2 diğer satışların payı %78,8 olarak gerçekleşti.</p><p></p><p><b>Takvim etkilerinden arındırılmış ilk el konut satışları Mayıs ayında %3,6 azaldı</b></p><p></p><p>Takvim etkilerinden arındırılmış serilerde, bir önceki yılın aynı ayına göre ilk el konut satışları %3,6 azaldı; ikinci el konut satışları %11,3 azaldı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilerde ise bir önceki aya göre ilk el konut satışları %3,4 azaldı; ikinci el konut satışları %0,5 azaldı.</p><p></p><p><b>Yabancılara Mayıs ayında bin 387 konut satışı gerçekleşti</b></p><p></p><p>Yabancılara yapılan konut satışları Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %27,0 oranında azalarak bin 387 oldu. Mayıs ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı %1,5 olarak gerçekleşti. Ocak-Mayıs döneminde yabancılara yapılan konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %15,1 oranında azalarak 7 bin 68 olarak gerçekleşti.</p><p></p><p>Mayıs ayında ülke uyruklarına göre en fazla konut satışı sırasıyla 268 ile Rusya Federasyonu, 125 ile İran ve 88 ile Ukrayna vatandaşlarına yapıldı.</p><p></p><p><b>İlk el iş yeri satışları 3 bin 255, ikinci el iş yeri satışları 8 bin 179 olarak gerçekleşti</b></p><p></p><p>Türkiye genelinde ilk el iş yeri satış sayısı Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %24,8 oranında azalarak 3 bin 255 oldu. İkinci el iş yeri satışları ise Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %33,1 oranında azalarak 8 bin 179 oldu.</p><p></p><p><b>İpotekli iş yeri satışları 536, diğer iş yeri satışları 10 bin 898 olarak gerçekleşti</b></p><p></p><p>Türkiye genelinde ipotekli iş yeri satışları Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %22,9 oranında artarak 536 oldu. Diğer iş yeri satışları ise Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %32,4 oranında azalarak 10 bin 898 oldu.</p><p></p><p><b>Takvim etkilerinden arındırılmış ilk el iş yeri satışları Mayıs ayında %0,4 azaldı</b></p><p></p><p>Takvim etkilerinden arındırılmış serilerde, bir önceki yılın aynı ayına göre ilk el iş yeri satışları %0,4 azaldı; ikinci el iş yeri satışları %12,9 azaldı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilerde ise bir önceki aya göre ilk el iş yeri satışları %2,8 azaldı; ikinci el iş yeri satışları %6,2 azaldı.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yatırımlarla bölgesel iş birliğini güçlendiriyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yatirimlarla-bolgesel-is-birligini-guclendiriyor-1826/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yatirimlarla-bolgesel-is-birligini-guclendiriyor-1826/</id>
<published><![CDATA[2026-06-18T08:39:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-18T08:39:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D25EAB-78FFF1-1DABB6-B773C7-B1E1AE-B30E2A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İş ve inşaat makineleri sektörünün en önemli uluslararası organizasyonları arasında yer alan Komatek 2026 kapsamında Türkiye’ye gelen Japon Sumitomo üst yönetimi, TSM Global ev sahipliğinde sektör temsilcileri, müşteriler ve iş ortaklarıyla bir araya geldi.</p><p>120’den fazla ülkede faaliyet gösteren Japon iş makineleri markası Sumitomo ile TSM Global, uzun yıllardır sürdürdükleri stratejik iş birliklerini ve bölgesel büyüme hedeflerini değerlendirdi. Türkiye, Ukrayna, CIS ve Doğu Avrupa bölgesindeki faaliyetlerini on yılı aşkın süredir başarıyla sürdüren iki şirket, mevcut iş birliğinin geliştirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulundu.</p><p>TSM Global: 5 Yılda İhracatımız 5 Katı Artacak</p><p>TSM Global CEO’su Taner Sönmezer, "TSM Global olarak Türkiye'nin yanı sıra Doğu Avrupa, Ukrayna ve Türki Cumhuriyetleri’ni kapsayan toplam 21 ülkenin operasyonlarını yönetiyoruz. Türkiye ve yurt dışındaki bayi ağımız 50 noktaya ulaşmış durumda. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 10 milyon dolar seviyesinde gerçekleşen ihracatımızı bu yıl 25 milyon dolara yükseltmeyi hedefliyoruz. 5 yıl içerisinde&nbsp; bu rakamı, 50 milyon dolara yükseltmeyi planlıyoruz.&nbsp; Bununla birlikte TSM Global olarak Türkiye’de 50 milyon dolarlık yatırımla, Ankara ve İstanbul’da hizmete açacağı satış, servis, yedek parça, eğitim ve müşteri deneyimi merkezlerimizle, müşteri memnuniyetini daha da üst seviyeye taşımayı ve operasyonel gücümüzü güçlendirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.</p><p>Sönmezer, stratejik ortaklıkları arkasında yer alan gücü ve yatırımları hakkında şöyle bilgi verdi: ’’Başarımızın temelinde güçlü iş ortaklıkları, üstün Japon teknolojisi ve satış sonrası hizmetlerdeki kararlılığımız yer alıyor. Bu yeni merkezlere yapmakta olduğumuz 50 milyon dolar yatırım ile bölgesel merkez konumumuzu güçlendirip, TSM Global olarak Türkiye ve bölgede&nbsp; 400 milyon dolar ciroya ulaşmayı hedeflemekteyiz.&nbsp;</p><p>Müşterilerimize yalnızca makine değil, kesintisiz destek ve uzun vadeli çözüm sunuyoruz. Bu anlayışla hayata geçirmeyi planladığımız ‘İş Makinesi Hastanesi’ projesiyle makinelerin ekonomik ömrünü uzatmayı, sürdürülebilirliğe katkı sağlamayı ve müşterilerimizin yatırımlarını daha verimli hale getirmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde otomasyon, elektrifikasyon ve düşük emisyonlu teknolojiler sektörün dönüşümüne yön verirken, biz de bu dönüşümün öncülerinden biri olmaya devam edeceğiz.”</p><p>Türkiye, Japon Sumitomo İçin Stratejik Öneme Sahip</p><p>Japon Sumitomo Dünya Başkanı Mitsuhashi Isamu, "Türkiye, güçlü iç pazarı ve stratejik konumuyla Sumitomo açısından önemli ülkelerden biri. TSM Global ile uzun yıllardır sürdürdüğümüz güven odaklı iş birliği sayesinde bölgeyi yakından tanıyor ve büyüme potansiyeline güveniyoruz. İş birliğimizi uzun vadeli bir perspektifle geliştirmeye devam edeceğiz" dedi.</p><p>Ayrıca Sumitomo Dünya Başkanı Mitsuhashi Isamu, ‘’ TSM Global bizim için yanlızca güvenli bir iş ortağı değil aynı zamanda bölgesel büyüme stratejimizin merkezinde yer alan önemi bir örnek operasyon üssüdür. Sumitomo olarak bizim en önem verdiğimiz konuların başında üstün ürün kalitemiz ve kesintisiz satış sonrası hizmetler anlayışımız ile öncelikli müşteri memnuniyeti bulunmaktadır” şeklinde konuştu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İnşaat üretimi nisanda aylık yüzde 0,7 artış gösterdi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/insaat-uretimi-nisanda-aylik-yuzde-07-artis-gosterdi-5376/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/insaat-uretimi-nisanda-aylik-yuzde-07-artis-gosterdi-5376/</id>
<published><![CDATA[2026-06-17T10:28:19+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-17T10:28:19+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9228D2-F9B082-490E8C-788270-C3A56E-EA3AB3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İnşaat üretim endeksi, nisanda yıllık bazda yüzde 2,1 artış gösterdi.</p><p></p><p>Türkiye İstatistik Kurumu, nisan ayına ilişkin inşaat üretim endeksi verilerini açıkladı.</p><p></p><p>Buna göre endeks, nisanda yıllık bazda yüzde 2,1 artış kaydetti.</p><p></p><p>İnşaatın alt sektörleri incelendiğinde, söz konusu ayda geçen yılın aynı ayına kıyasla bina inşaatı sektörü endeksi aynı kalırken, bina dışı yapıların inşaatı sektörü endeksi yüzde 12,3 ve özel inşaat faaliyetleri sektörü endeksi yüzde 2,7 arttı.</p><p></p><p>İnşaat üretim endeksi, nisanda aylık bazda da yüzde 0,7 artış gösterdi.</p><p></p><p>Bina inşaatı sektörü endeksi aylık yüzde 0,9, bina dışı yapıların inşaatı sektörü endeksi yüzde 1,4 artarken, özel inşaat faaliyetleri sektörü endeksi yüzde 0,5 azaldı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Konut fiyatları mayısta yüzde 1,7 arttı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/konut-fiyatlari-mayista-yuzde-17-artti-9050/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/konut-fiyatlari-mayista-yuzde-17-artti-9050/</id>
<published><![CDATA[2026-06-16T13:59:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-16T13:59:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9FED50-3CFDA0-62D5BA-CA0AE7-BBF146-C172A1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, mayıs ayına ilişkin KFE ve Yeni Kiracı Kira Endeksi (YKKE) verilerini açıkladı.</p><p></p><p>Türkiye'deki konutların kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerini izlemek amacıyla hesaplanan KFE, 2026 yılı mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 1,7 artarak 227,1 seviyesinde gerçekleşti.</p><p></p><p>Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 24,5 artan KFE, aynı dönemde reel olarak yüzde 6,1 azaldı.</p><p></p><p>2026 yılının mayıs ayında İstanbul ve Ankara'da bir önceki aya göre sırasıyla yüzde 2,1 ve 1,5 artış, İzmir'de ise bir önceki aya göre yüzde 0,1 azalış gözlendi. Endeks, yıllık bazda ise İstanbul, Ankara ve İzmir'de sırasıyla yüzde 25,4, 27,3 ve 22,8 artış kaydetti.</p><p></p><p>İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması'na göre bölgelerin yıllık konut fiyat endeksi değişimleri incelendiğinde, Mayıs 2026 döneminde en yüksek yıllık artış yüzde 28,2 ile Bingöl, Elazığ, Malatya, Tunceli, Van, Bitlis, Hakkari, Muş bölgesinde, en düşük yıllık artış ise yüzde 15,8 ile Edirne, Kırklareli, Tekirdağ bölgesinde gerçekleşti.</p><p></p><p>Mayıs ayında önceki aya göre yüzde 1,9 artan YKKE, yıllık bazda nominal olarak yüzde 30,4 artarken, reel olarak yüzde 1,7 azaldı.</p><p></p><p>YKKE 2026 yılı mayıs ayında, İstanbul, Ankara ve İzmir'de aylık yüzde 3,1, 1,1 ve 1 artış gösterdi. Endeks, yıllık olarak ise İstanbul, Ankara ve İzmir'de sırasıyla yüzde 36,7, 33,8 ve 30,2 arttı.</p><p></p><p>İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması'na göre bölgelerin yıllık yeni kiracı kira endeksi değişimleri incelendiğinde, Mayıs 2026 döneminde en yüksek yıllık artış yüzde 36,7 ile İstanbul bölgesinde, en düşük yıllık artış ise yüzde 18,9 ile Edirne, Kırklareli, Tekirdağ bölgesinde hesaplandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İnşaat maliyeti aylık yüzde 2,73, yıllık yüzde 28,58 arttı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/insaat-maliyeti-aylik-yuzde-273-yillik-yuzde-2858-artti-5820/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/insaat-maliyeti-aylik-yuzde-273-yillik-yuzde-2858-artti-5820/</id>
<published><![CDATA[2026-06-15T10:37:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-15T10:37:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DECA00-70CFB1-2AB3AE-2822DC-2C2690-DD2491.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye İstatistik Kurumu, nisan dönemine ilişkin inşaat maliyet endeksi verilerini açıkladı.</p><p></p><p>Buna göre endeks, nisanda bir önceki aya kıyasla yüzde 2,73, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 28,58 yükseldi.</p><p></p><p>Aylık bazda malzeme endeksi yüzde 3,75, işçilik endeksi yüzde 1,03 arttı.</p><p></p><p>Yıllık bazda malzeme endeksi yüzde 27,75, işçilik endeksi yüzde 30,02 yükseliş kaydetti.</p><p></p><p>Bina inşaatı maliyet endeksi, nisanda bir önceki aya göre yüzde 2,44, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 27,11 artış gösterdi. Nisanda bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 3,39, işçilik endeksi yüzde 0,93 yükseliş sergiledi. Geçen yılın aynı ayına kıyasla ise malzeme endeksi yüzde 25,68, işçilik endeksi yüzde 29,53 arttı.</p><p></p><p>Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, nisanda bir önceki aya göre yüzde 3,65, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 33,41 artış gösterdi. Söz konusu yapılarda bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 4,84, işçilik endeksi yüzde 1,40 artış kaydetti. Malzeme endeksi, nisanda yıllık bazda yüzde 34,26, işçilik endeksi yüzde 31,78 yükseldi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">TOKİ'nin açık satış kampanyası başladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tokinin-acik-satis-kampanyasi-basladi-9099/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tokinin-acik-satis-kampanyasi-basladi-9099/</id>
<published><![CDATA[2026-06-15T10:26:44+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-15T10:26:44+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A8CED9-940544-5A20AA-F17878-7E6787-13C816.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bakan Kurum, sosyal medya hesabından TOKİ'nin açık satış kampanyasına ilişkin paylaşımda bulundu.</p><p></p><p>Vatandaşların konuta erişimini kolaylaştırmak için hayata geçirilen yeni kampanyaya başvuruların bugün başladığını bildiren Kurum, "64 şehrimizde 20 bin TOKİ konutunu, uygun ödeme koşulları ile kurasız satışa sunuyoruz. Ev sahibi olacak ailelerimize yeni yuvaları şimdiden hayırlı olsun." değerlendirmesini yaptı.</p><p></p><p>Bakanlıktan konuyla ilgili yapılan açıklamaya göre, TOKİ tarafından 64 ilde yaklaşık 20 bin konutu kapsayan açık satış kampanyası için satış sürecini Ziraat Bankası ve Halkbank şubeleri yürütecek.</p><p></p><p>Bu bankalara giden vatandaşlar, "başvuru önceliğine göre", yani ilk başvuranın avantajlı olacağı şekilde, beğendikleri bütçelerine uygun konutun satın alma işlemlerini tamamlayacak. Satışlar 17 Temmuz'a kadar devam edecek.</p><p></p><p>Açık Satış Kampanyası'nda gelir sınırı veya projenin yapıldığı ilde ikamet etme zorunluluğu bulunmuyor.</p><p></p><p>18 yaşını doldurmuş bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, kendisi veya eşinin üzerine kayıtlı evi yoksa kampanyadan yararlanabilecek.</p><p></p><p>Bir hane halkı adına yalnızca bir konut satışı yapılacak. Belirtilen şartlara uyanlar, bütçelerine uygun ödeme planını seçip peşinatlarını bankaya yatırarak doğrudan gayrimenkul satış sözleşmesini imzalayabilecek.</p><p></p><p>Evlerin fiyatları ve teslim süreçleriyle ilgili tüm bilgilere "https://talep.toki.gov.tr/AcikSatis/" adresinden ulaşılabilecek.</p><p></p><p>Yapımı halen devam eden projelerin teslimi ise sözleşme tarihinden itibaren en geç 48 ay içinde gerçekleşecek.</p><p></p><p>- 18 bin liradan başlayan taksitler</p><p></p><p>Konut fiyatları projenin bulunduğu şehre ve evin büyüklüğüne göre değişiklik gösterecek.</p><p></p><p>Evlerin fiyatları 2,1 milyon liradan, aylık taksitleri ise 18 bin liradan başlayacak. Kampanya kapsamında banka sürecinde alıcılara üç farklı ödeme planı sunuldu.</p><p></p><p>Evin bedelini peşin ödeyenlere yüzde 25 indirim uygulanacak. Yüzde 50 peşinat ödeyenler, yüzde 8 indirimle birlikte 72 ay vade imkanından faydalanabilecek.</p><p></p><p>Peşinatın yüzde 25'ini peşin, kalan yüzde 25'ini bir yıl sonra ödemeyi tercih edenlere ise 60 aya kadar vade imkanı sunulacak.</p><p></p><p>Kampanya kapsamında en fazla konut sırasıyla Bursa (2190), Ankara (2062), Hatay (1238), Kahramanmaraş (1073) ve Malatya'da (1000) satışa sunulacak.</p><p></p><p>Satışa sunulan 2+1 ve 3+1 planındaki konutlarla ilgili yüz yüze detaylı bilgi almak isteyenler için Ankara'nın Sincan, Bursa'nın Nilüfer, Kahramanmaraş'ın Elbistan, Tekirdağ'ın Çorlu, Malatya'nın Yeşilyurt ve İzmir'in Bayraklı ilçesinde TOKİ tanıtım ofisleri kuruldu.</p><p></p><p>Bu illerdeki vatandaşlar konutlarla ilgili bilgi almak, ödeme planlarını incelemek ve örnek daireleri görmek için TOKİ tanıtım ofislerini ziyaret edebilecek.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Albayrak Hazır Beton projelerinde sona yaklaşıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/albayrak-hazir-beton-projelerinde-sona-yaklasiyor-4144/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/albayrak-hazir-beton-projelerinde-sona-yaklasiyor-4144/</id>
<published><![CDATA[2026-06-13T14:33:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-13T14:33:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D2272B-F3D306-3520FC-AEFA93-59C9F7-DA91B1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şirket, üç projesini tamamladığında toplam 254 bağımsız bölümü hak sahiplerine teslim etmiş olacak. 40 yıllık tecrübesini hazır beton ve gayrimenkul geliştirme alanında değerlendiren Albayrak Hazır Beton, özellikle kentsel dönüşüm odaklı projeleriyle güvenli ve nitelikli yaşam alanları üretmeyi sürdürüyor. Albayrak Hazır Beton Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Albayrak, yapıların değerini belirleyen en önemli unsurun güvenlik olduğuna dikkat çekerek, kaliteli malzeme, doğru mühendislik ve teknik standartlardan taviz vermeden geleceğin yaşam alanlarını inşa ettiklerini söyledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ESKA Grubu'ndan Çerkezköy'e karma yaşam projesi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/eska-grubundan-cerkezkoye-karma-yasam-projesi-3503/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/eska-grubundan-cerkezkoye-karma-yasam-projesi-3503/</id>
<published><![CDATA[2026-06-13T14:32:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-13T14:32:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DDC445-ACC7C0-BA984D-ABA27F-BA70D3-31412A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ESKA Grubu, Çerkezköy'deki yeni yatırım hamlesi ESKA Edition Kent projesini düzenlediği lansmanla kamuoyuna tanıttı. ESKA Grubu kurucu ortakları Engin Baysak, Semih Arda ve Gökhan Kavlak, Accor Türkiye İş Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Onur Burç ile projenin mimarı Okan Utkan'ın katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, projenin yatırım vizyonu, mimari özellikleri ve Çerkezköy'e sağlayacağı ekonomik katkılar paylaşıldı.</p><p>Toplantıda, geçtiğimiz yıl satışa sunulan ESKA Edition Flora'nın ardından geliştirilen yeni yatırım hamlesi ESKA Edition Kent'in yalnızca bir konut projesi olmadığı, yaşamı, ticareti, çalışma hayatını ve konaklamayı aynı merkezde buluşturan karma bir yaşam modeli sunduğu vurgulandı.</p><p>ESKA Grubu Kurucu Ortağı Engin Baysak, Çerkezköy'ün sanayi kenti kimliğinin yanı sıra artık nitelikli yaşam alanlarına ihtiyaç duyduğunu belirterek, yüksek hızlı tren yatırımı ve yeni sanayi yatırımlarıyla birlikte bölgenin İstanbul'un yeni büyüme akslarından biri haline geldiğini söyledi. Bu değişime uygun projeler geliştirdiklerini ifade eden Baysak, ESKA Edition Kent'in de bu vizyonun önemli bir parçası olduğunu dile getirdi.</p><p>Kurucu ortak Semih Arda ise uzun süren fizibilite çalışmaları sonucunda geliştirilen projede rezidansların yanı sıra ofisler, coworking alanları, 44 ticari ünite ve 150 odalı ibis Otel'in yer aldığını belirterek, hedeflerinin insanların yaşayacağı, çalışacağı ve sosyalleşeceği sürdürülebilir bir yaşam merkezi oluşturmak olduğunu kaydetti.</p><p>Accor Türkiye İş Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Onur Burç, Accor'un yatırım kararlarında öncelikle iş ortaklarının vizyonunu değerlendirdiğini belirterek, ESKA Grubu'nun güven veren yaklaşımının bu iş birliğinde etkili olduğunu söyledi. Projenin mimarı Okan Utkan da günümüzde işlevsellik, teknoloji ve sürdürülebilirliğin ön plana çıktığını, farklı kullanım alanlarını aynı proje içerisinde uyumlu şekilde buluşturmanın önemli bir mühendislik süreci gerektirdiğini ifade etti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Luxera GYO'dan erişilebilir konut hamlesi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/luxera-gyodan-erisilebilir-konut-hamlesi--1435/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/luxera-gyodan-erisilebilir-konut-hamlesi--1435/</id>
<published><![CDATA[2026-06-13T14:29:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-13T14:29:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_235726-3C75AC-81C1FE-C4CF09-38ED4D-EE534E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><b>Çiğdem MEN</b></p><p></p><p>Konut sektöründe yükselen maliyetler ve finansmana erişimde yaşanan zorluklar, erişilebilir fiyatlarla konut üretimini sektörün en önemli gündem maddelerinden biri haline getirdi. Bu alanda yeni bir model geliştiren Luxera GYO, Sultanbeyli Belediyesi iştiraki Sulkent ile hayata geçireceği 445 konutluk proje ile kamu-özel sektör işbirliğinin dikkat çeken örneklerinden birini hayata geçirmeye hazırlanıyor.</p><p>"New Era 2030" vizyonu doğrultusunda yatırımlarını hız kesmeden sürdüren Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, özel röportajımızda 2026 projelerini, erişilebilir konut hedeflerini, konut piyasasındaki son gelişmeleri, finansman modellerini ve yabancı yatırımcı ilgisini değerlendirdi. Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emad Ragab ise yapı güvenliği, deprem yönetmeliklerine tam uyum, malzeme kalitesi ve şirketin uyguladığı teknik denetim süreçlerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.</p><p>2026 yılına "New Era 2030" vizyonuyla ve 4 yeni projeyle başlayacağınızı açıklamıştınız. Süreç nasıl ilerliyor?</p><p>Ramazan Taş: 2025 sonunda açıkladığımız vizyon doğrultusunda dört projeden ikisini hayata geçirdik. Zeytinburnu'ndaki Luxera Topkapı projesinde inşaat yüzde 25 seviyesine ulaştı, satışlarda ise yüzde 30'u gördük. Başakşehir-Kayaşehir'deki Nevbahar Suites projesinde ruhsat sürecini tamamladık ve ön talep toplamaya başladık. Avcılar E-5 üzerindeki ticari proje için sözleşmemizi imzaladık. Dördüncü proje için de görüşmelerimiz son aşamaya geldi.</p><p>Sultanbeyli projesi neden ayrı bir önem taşıyor?</p><p>Ramazan Taş: Bugün en büyük sorun erişilebilir konut üretimi. Arsa maliyetleri fiyatları ciddi şekilde yükseltiyor. Bu nedenle Sultanbeyli Belediyesi iştiraki SULKON ile örnek bir kamu-özel sektör iş birliği geliştirdik. 15 dönümlük arazide 445 konut ve 13 ticari alandan oluşan projeyi Luxera kalitesiyle daha ulaşılabilir fiyatlarla hayata geçiriyoruz. Haziran sonunda veya temmuz başında temel atmayı planlıyoruz.</p><p>Finansman tarafında tablo nasıl?</p><p>Ramazan Taş: Konut kredileri yüksek faiz nedeniyle vatandaş için erişilebilir olmaktan çıktı. Bu nedenle tasarruf finansman şirketleri ve geliştiricilerin kendi ödeme modelleri öne çıkıyor. Biz de projelerimize göre 36 aya varan taksit imkânları sunuyoruz. Topkapı ve Kayaşehir projelerinde yüzde 25 peşinat ve 36 ay vade kampanyamız devam ediyor.</p><p>Birinci el konut satışlarındaki artışı nasıl değerlendiriyorsunuz?</p><p>Ramazan Taş: Yeni ve ikinci el konut arasındaki fiyat farkı büyük ölçüde kapandı. Vatandaş artık depreme dayanıklı sıfır konutları tercih ediyor. Faizlerde beklenen düşüş gerçekleştiğinde sektörün daha da hareketleneceğine inanıyoruz.</p><p>Yabancı yatırımcı ilgisinde son durum nedir?</p><p>Ramazan Taş: Bölgesel gelişmeler Türkiye'nin güvenli liman konumunu yeniden öne çıkardı. Özellikle Çinli yatırımcı ilgisi tekrar canlanıyor. Yeni teşviklerle yabancıya satışların yeniden eski seviyelerine ulaşacağını düşünüyoruz.</p><p>Bugün konut almak için doğru zaman mı?</p><p>Ramazan Taş: Gayrimenkul uzun vadede her zaman en güvenli yatırım araçlarından biri oldu. Özellikle oturum ihtiyacı olanların beklememesi gerektiğini düşünüyorum. Artan inşaat maliyetleri nedeniyle bugünkü fiyatlar önemli fırsatlar sunuyor.</p><p>"Yapı güvenliği bizim kırmızı çizgimiz"</p><p>Deprem sonrası yapı güvenliği konusunda nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz?</p><p>Emad Ragab: Yapı güvenliği bizim için vazgeçilmezdir. Sürece detaylı zemin etütleriyle başlıyor, gerektiğinde zemin iyileştirmeleri uyguluyoruz. Deprem yönetmeliklerine tam uyumun yanında, sahada kullanılan tüm malzemeleri ve uygulamaları sürekli denetliyoruz. Beton, demir ve diğer yapı malzemelerinde kalite standartlarından taviz vermiyoruz.</p><p>Beton ve kalite kontrol süreçleri nasıl ilerliyor?</p><p>Emad Ragab: Yapının her bölümünde mühendislik hesaplarına uygun beton sınıfları kullanıyoruz. Bağımsız laboratuvarlar ve yapı denetim firmaları tarafından düzenli numune testleri yapılıyor. Böylece taşıyıcı sistemlerin gerekli dayanımı sürekli kontrol altında tutuluyor.</p><p>Artan maliyetleri nasıl yönetiyorsunuz?</p><p>Emad Ragab: Maliyet artışlarının tamamını müşteriye yansıtmıyoruz. Güçlü tedarikçilerle çalışıyor, israfı önleyen sıkı saha denetimleri uyguluyor ve maliyetleri planlı şekilde yönetiyoruz.</p><p>Nitelikli iş gücü sorununa çözümünüz nedir?</p><p>Emad Ragab: Güçlü organizasyon yapısına sahip yüklenicilerle çalışıyor, mühendis ve teknik ekiplerin deneyimlerini titizlikle inceliyoruz. Şantiyelerde yeterli personel bulundurulmasını zorunlu tutuyor, süreci sürekli denetliyoruz.</p><p>Projelerde kalite ve zaman yönetimini nasıl sağlıyorsunuz?</p><p>Emad Ragab: Kaliteli malzeme, doğru yüklenici seçimi ve güçlü finansal planlama başarının temelidir. İş sağlığı ve güvenliğini en üst seviyede uyguluyor, güçlü finansal akış sayesinde projeleri zamanında ve yüksek kaliteyle tamamlıyoruz. Luxera'yı sektörde farklılaştıran en önemli unsur da bu disiplinli çalışma anlayışımızdır.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye İMSAD Aylık Sektör Raporu açıklandı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-imsad-aylik-sektor-raporu-aciklandi-2893/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-imsad-aylik-sektor-raporu-aciklandi-2893/</id>
<published><![CDATA[2026-06-11T07:39:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-11T07:39:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3FC9C3-D89649-F81961-52C53E-AEAFFC-C4C4AF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) tarafından KPMG iş birliğiyle hazırlanan Aylık Sektör Raporu, yenilenen yüzü ve dinamik tasarımıyla sektörle yeniden buluştu. Sektörün nabzını daha vizyoner bir bakış açısıyla tutmayı hedefleyen raporun Nisan 2026 sonuçlarına göre inşaat sektörü 2025 yılının son çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8,6 büyüme kaydederek güçlü seyrini sürdürdü. Raporda ayrıca, 2026 yılının ilk çeyreğinde yapı ruhsatları ve yapı kullanım izinlerinde yaşanan dikkat çekici artışlar ile inşaat malzemesi sanayi alt sektörlerinin üretim performansındaki güncel ayrışmalara yönelik kritik bilgilere yer verildi.</p><p>Türkiye inşaat sektörü, ülke ekonomisinin üzerinde performans sergiledi</p><p>Raporda yer alan bilgilere göre; 2025 yılının son çeyreğinde Türkiye ekonomisinin yüzde 3,4 büyüdüğü dikkate alındığında Türkiye inşaat sektörü, son çeyrekte ivme kaybetmesine karşın yıl genelinde ülke ekonomisinin üzerinde bir performans sergiledi. Ancak bu büyüme hızı, yılın üçüncü çeyreğine ve önceki iki yılın aynı dönemine kıyasla daha sınırlı gerçekleşti.</p><p>Yılın ilk üç çeyreğinde kaydedilen güçlü büyüme performansı son çeyrekte yavaşlasa da pozitif görünümünü korudu. Sektörün sıkı finansman koşulları, maliyet dinamikleri ve finansal dalgalanmalara rağmen 2025 yılı boyunca büyümesini sürdürmesi; proje bazlı faaliyetler, zorunlu yatırımlar, afet sonrası yeniden imar çalışmaları ve kentsel dönüşüm uygulamalarının destekleyici etkisini ortaya koydu. Bu durum, inşaat sektörünün sıkı ekonomi politikalarına rağmen görece dayanıklı bir yapı sergilediğini net bir şekilde gösterdi.</p><p>İnşaat sektörünün son çeyreğindeki yavaşlama; finansman maliyetleri ve talep koşullarının sektör üzerindeki sınırlayıcı etkilerinin daha belirgin hale geldiğine işaret etti. Kısa ve orta vadede büyüme hızının sürdürülebilirliği açısından bu dinamiklerin yakından izlenmesi gerektiği görüldü. Gayrimenkul sektörünün büyüme performansı ise hem son çeyrekte hem de yıl genelinde inşaat sektörünün belirgin şekilde altında kaldı. İnşaat ve gayrimenkul sektörleri büyümeleri arasındaki bu fark 2025 yılında üretim ve yatırım odaklı faaliyetlerin, ekonomik dalgalanmalar ve sıkı finansal koşullar karşısında talep tarafına (gayrimenkul satışına) kıyasla daha dayanıklı bir görünüm sergilediğini kanıtladı.</p><p>İnşaat harcamaları 2025'te 9 trilyon TL’yi aştı</p><p>Türkiye inşaat harcamaları, 2025 yılının son çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre nominal olarak yüzde 38,6 arttı ve 2,38 trilyon TL’ye ulaştı. Yılın ilk üç çeyreğindeki toplam inşaat harcamaları değeri 6,71 trilyon TL olarak yukarı yönlü güncellendi. Böylece 2025 yılının tamamında inşaat harcamaları 9,09 trilyon TL’ye ulaşarak, bir önceki yıla göre nominal bazda yüzde 44 artış gösterdi. İnşaat harcamalarında yılın son çeyreğinde görülen gerileme, üçüncü çeyrekteki yüksek harcama seviyesinin ardından ivmede sınırlı bir normalleşmeye işaret etti. Buna karşın yıllık bazdaki yüksek artış, sektörün nominal büyüme eğilimini koruduğunu net bir şekilde ortaya koydu.</p><p>9 alt sektörde yıllık bazda artış görüldü</p><p>Mart 2026 itibarıyla incelenen 20 alt sektörün 9’unda inşaat malzemesi sanayi üretim endeksi yıllık bazda artış gösterirken, 9 alt sektörde gerileme kaydedildi. İncelenen alt sektörler arasında üretim performansı çift haneli daralan herhangi bir sektör olmazken, seramik kaplama malzemeleri yıllık bazda yüzde 19,7 artarak, Sanayi Üretim Endeksi Mart 2026’da diğer alt sektörler içinde en yüksek artışı kaydetti. Aynı dönemde yalıtımlı kablolar yüzde 13,9, metal yapı ve yapı parçaları yüzde 12,7, mermer ve granit yüzde 10,8, inşaat amaçlı beton ürünleri yüzde 6,3, kilit ve donanım eşyaları yüzde 1,5, inşaat amaçlı alçı ürünleri yüzde 1,1, tuğla ve kiremit yüzde 0,8, demir ve çelik inşaat ürünleri ise yüzde 0,6 oranında üretim artışı gösterdi.&nbsp;</p><p>Buna karşılık ahşap inşaat malzemesi üretimi yüzde 5,2, armatür, musluk, valf ve vana üretimi yüzde 5, hazır beton üretimi yüzde 4,9, ısıtma-soğutma-havalandırma donanımları üretimi yüzde 3,1, seramik sağlık gereçleri üretimi yüzde 1,7, çimento üretimi yüzde 1,4, metalden kapı ve pencere üretimi yüzde 1, elektrikli aydınlatma ekipmanları üretimi yüzde 0,7 ve inşaat boya ve vernikleri üretimi yüzde 0,4 geriledi. Plastik inşaat malzemesi üretiminde ise yıllık bazda değişim görülmedi.&nbsp;</p><p>Yapı ruhsatlarında güçlü artış eğilimi 2026’nın ilk çeyreğinde de devam etti</p><p>2026 yılının ilk çeyreğinde alınan yapı ruhsatları, 2025’in son çeyreğinde kaydedilen güçlü artış eğilimini devam ettirdi. Bu dönemde alınan yapı ruhsatlarında bina sayısı bir önceki yıla göre yüzde 19,6, daire sayısı yüzde 37 ve toplam yüzölçümü yüzde 26,1 oranında artış gösterdi. Yapı ruhsatı göstergelerinde yıllık bazda kaydedilen bu artış, sektörün ileriye dönük proje geliştirme iştahının korunduğuna işaret etti. Aynı dönemde ruhsat alınan daire sayısındaki artışın, bina sayısındaki artış oranının yaklaşık iki katına ulaşması ise ruhsatlanan projelerde ölçek ve yoğunluk artışının öne çıktığını net bir şekilde gösterdi.</p><p>Yapı kullanım izinlerinde yıllık bazda artış yaşandı</p><p>2026 yılının ilk çeyreğinde yapı kullanım izni alınan daire sayısı yüzde 10,1, bina sayısı ise yüzde 4,8 oranında arttı. Bu durum, yapı kullanım izni alan projelerde bina başına düşen ortalama daire sayısında yükselişe işaret etti. Geçmiş dönemler incelendiğinde; 2025 yılının ilk çeyreğinde bina sayısı, daire sayısı ve yüzölçümü göstergelerinde belirgin bir daralma gözlenirken, ikinci ve üçüncü çeyreklerde toparlanma eğilimi öne çıktı. 2025'in son çeyreğinde bina sayısında yeniden zayıflama görülmekle birlikte, 2026 yılının ilk çeyreğinde tüm temel göstergelerde yıllık bazda yeniden artış yaşandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İnşaat harcamaları 2025 yılında 9 trilyon lirayı aştı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/insaat-harcamalari-2025-yilinda-9-trilyon-lirayi-asti-6992/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/insaat-harcamalari-2025-yilinda-9-trilyon-lirayi-asti-6992/</id>
<published><![CDATA[2026-06-10T17:12:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-10T17:12:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3E95D6-7D9D6D-D491E0-1229FD-C88E35-5EB544.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Dernekten yapılan açıklamada, Türkiye İMSAD tarafından KPMG işbirliğiyle hazırlanan aylık sektör raporunun nisan sonuçları paylaşıldı.</p><p></p><p>Buna göre, inşaat sektörü, Türkiye ekonomisinin genel büyüme hızını geride bırakarak 2025 yılında yüzde 10,8 büyüdü. Bu performans, yüzde 3,6 olarak gerçekleşen ülke gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) büyümesine en büyük katkıyı sağlayan sektörlerin başında gelmesini sağladı.</p><p></p><p>Yılın son çeyreğinde yüzde 8,6 büyüyen sektör, son çeyrekte ivme kaybetmesine karşın yıl genelinde ülke ekonomisinin üzerinde performans sergiledi.</p><p></p><p>Türkiye genelindeki inşaat harcamaları geçen yıl 2024'e göre yüzde 44 artarak 9,09 trilyon liraya yükseldi. Son çeyrekte ise yüzde 38,6 artışla 2,38 trilyon lira oldu.</p><p></p><p>Sıkı finansman koşulları, maliyet baskıları ve finansal piyasalardaki dalgalanmalara rağmen sektörün 2025 yılı boyunca büyümesini sürdürmesi, proje bazlı yatırımların, zorunlu harcamaların, afet sonrası yeniden imar faaliyetlerinin ve kentsel dönüşüm çalışmalarının sektöre sağladığı desteği ortaya koydu. Son çeyrekteki yavaşlama ise finansman maliyetleri ve talep koşullarının sektör üzerindeki sınırlayıcı etkilerinin daha belirgin hale geldiğine işaret etti.</p><p></p><p>- Martta 9 alt sektör üretimini artırdı</p><p></p><p>Raporda, alt sektörlerin incelendiği inşaat malzemesi sanayi üretim endeksinin mart sonuçları da paylaşıldı. Buna göre, 20 alt sektörün 9’unda inşaat malzemesi sanayi üretimi yıllık bazda artarken, 9 alt sektörde geriledi, 2'sinde ise değişmedi.</p><p></p><p>En yüksek üretim artışı yüzde 19,7 ile "seramik kaplama malzemelerinde" görülürken onu yüzde 13,9 ile "yalıtımlı kablolar", yüzde 12,7 ile "metal yapı ve yapı parçaları" izledi. "Mermer ve granit", "inşaat amaçlı beton ürünleri", "kilit ve donanım eşyaları", "inşaat amaçlı alçı ürünleri", "tuğla ve kiremit" ile "demir ve çelik inşaat ürünlerinin" üretimi de arttı.</p><p></p><p>Üretimin en çok azaldığı alt sektör ise yüzde 5,2 ile "ahşap inşaat malzemeleri" oldu. "Armatür, musluk, valf ve vana" üretimi yüzde 5, "hazır beton" üretimi yüzde 4,9, "ısıtma-soğutma-havalandırma donanımları" üretimi yüzde 3,1 düştü. "Seramik sağlık gereçleri", "çimento", "metalden kapı ve pencere", "elektrikli aydınlatma ekipmanları" ile "inşaat boya ve verniklerinin" üretimi de azaldı.</p><p></p><p>"Plastik inşaat malzemesi" ile "inşaat camları" üretiminde ise değişim görülmedi.</p><p></p><p>- Yapı ruhsatlarında artış eğilimi ilk çeyrekte de sürdü</p><p></p><p>Rapora göre, ocak-mart döneminde yapı ruhsatı verilen bina sayısı, geçen yılın son çeyreğindeki güçlü artış eğilimini sürdürdü. Bu dönemde yıllık bazda yapı ruhsatı verilen bina sayısı yüzde 19,6, daire sayısı yüzde 37 ve yüz ölçümü yüzde 26,1 arttı. Bu artış, sektörün ileriye dönük proje geliştirme iştahının korunduğuna işaret etti.</p><p></p><p>İlk çeyrekte yapı kullanım izni alınan daire sayısı yüzde 10,1, bina sayısı ise yüzde 4,8 arttı. Bu görünüm, yapı kullanım izni alan projelerde bina başına düşen ortalama daire sayısının arttığına işaret etti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Babacan İşhane'de ön talep süreci başladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/babacan-ishanede-on-talep-sureci-basladi-8518/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/babacan-ishanede-on-talep-sureci-basladi-8518/</id>
<published><![CDATA[2026-06-06T15:15:59+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-06T15:15:59+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_513BB9-E1F8E9-EE5B0D-D4A1F7-301FF3-0567AB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Babacan GYO’nun İstanbul’un önemli ticaret merkezlerinden Topkapı’da geliştirdiği Babacan İşhane projesinde kiralamalar için ön talep süreci başladı. Ticaret, lojistik, depolama ve operasyon süreçlerini aynı çatı altında buluşturan proje, iş dünyasının değişen ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde tasarlandı.</p><p>Toplam 30 bin metrekare kiralanabilir alana sahip olan proje, her biri yaklaşık 6 bin metrekare büyüklüğünde beş kattan oluşuyor. İşletmelerin farklı ihtiyaçlarına çözüm sunmak amacıyla projede 100 metrekareden başlayıp 5 bin metrekareye kadar ulaşan esnek ve modüler kiralanabilir alan seçenekleri yer alıyor.</p><p>Geniş kolon aralıkları, 5,50 ila 6,50 metre arasında değişen kat yükseklikleri, yüksek taşıma kapasitesi ve güçlü elektrik altyapısıyla dikkat çeken Babacan İşhane, operasyonel verimliliği artırmayı amaçlıyor.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Gayrimenkul sektöründe değer artışı kriterleri değişiyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gayrimenkul-sektorunde-deger-artisi-kriterleri-degisiyor-401/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gayrimenkul-sektorunde-deger-artisi-kriterleri-degisiyor-401/</id>
<published><![CDATA[2026-06-06T15:14:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-06T15:14:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_47A82B-1C5C5F-A88EC8-A8515A-49A09F-527E0D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Enerji verimliliği ve sosyal donatıları yüksek projelerin ikinci el değerlerinde yüzde 20’ye varan artışlar görülürken, Medar İnşaat da Ankara’daki yeni arsa ve proje yatırımlarının detaylarını paylaştı.</p><p>Türkiye’de gayrimenkul sektöründe değer artışını belirleyen kriterlerde değişim yaşandığı belirtiliyor. Sektörel verilere göre, konut değerini artık yalnızca lokasyon değil; proje güvenilirliği, mühendislik kalitesi, sosyal donatılar, ulaşım bağlantıları ve yaşam standardı gibi unsurlar da doğrudan etkiliyor. Sürdürülebilirlik ve planlı şehirleşme kavramlarının değerlemede öne çıktığı piyasada; enerji verimliliği sağlayan, ulaşım ağlarına entegre projelerin ikinci el piyasasında ortalamaya göre yüzde 20’ye varan oranlarda daha hızlı değer kazandığı ifade ediliyor.</p><p>Sektördeki bu dönüşümün sahada karşılık bulduğunu ifade eden Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, şirketin Ankara’daki yatırım süreçlerine ilişkin güncel verileri paylaştı.</p><p>Yılmaz, Esenboğa bölgesindeki çalışmalara ilişkin, “Esenboğa bölgesinde gerçekleştirdiğimiz yaklaşık 3 milyon dolarlık arsa yatırımı kapsamında geliştirdiğimiz Medar Port Projeleri’nde inşaat süreci başlamış durumda. Toplam 380 daireden oluşan projemizi etaplar halinde hem yatırımcılara hem de son kullanıcılara teslim etmeyi planlıyoruz” dedi.</p><p>Sincan Saraycık ve Yeni Peçenek bölgesindeki yatırımlara da değinen Yılmaz, “Bu bölgede gerçekleştirdiğimiz yaklaşık 4,5 milyon dolarlık arsa yatırımı kapsamında Medar Batıpark ve Medar Panorama projelerimiz için proje ve ruhsat çalışmalarımız devam ediyor. Söz konusu projelerin inşaatına 2027 Şubat ayı sonunda başlamayı hedefliyoruz. Toplam 180 ve 105 daireden oluşacak bu iki proje, bölgedeki konut ihtiyacına yönelik olarak planlandı” ifadelerini kullandı.</p><p>Konuralp “Gayrimenkul sektörü bugün yalnızca yapı üretiminin değil, yaşam üretiminin konuşulduğu bir döneme girmiş durumda. Değer artık tek başına metrekare ya da lokasyonla tanımlanmıyor; bir projenin mühendislik yaklaşımı, güvenlik standartları, sosyal yaşam alanları ve uzun vadeli sürdürülebilirlik vizyonu toplam değeri belirleyen ana unsurlar haline geliyor. Özellikle büyük şehirlerde alıcıların karar süreçlerinde güven, marka itibarı ve yaşam kalitesi daha belirleyici bir konuma yükselmiş durumda. Bu değişim, sektörün daha planlı ve nitelikli projelere yönelmesini zorunlu kılıyor.”dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Avrupa ödüllü Folkart Nova'da yaşam başladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/avrupa-odullu-folkart-novada-yasam-basladi-1292/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/avrupa-odullu-folkart-novada-yasam-basladi-1292/</id>
<published><![CDATA[2026-06-06T15:13:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-06T15:13:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B15070-A91080-1491BA-39DCF3-6B3C8C-40BB1B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İzmir Alsancak’ta, denize sadece 720 metre mesafede yükselen Folkart Nova, 200 milyon dolarlık dev yatırım değeriyle kentin yeni simgelerinden biri oldu. Uluslararası mimarlık ofisi TAGO Architects tarafından tasarlanan ve farklı açılarda kurgulanan üç kulenin birleşiminden oluşan proje, panoramik şehir ve deniz manzarasını geniş bir açıyla sunuyor. Şehrin tam merkezindeki konumuyla öne çıkan projede yaşamın başlamasıyla birlikte, yüksek standartlı bir hayatı tercih edenler için sınırlı sayıdaki konut seçeneğinin satışı da devam ediyor.</p><p>Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, İzmir’de 20 yıldır markalı konut kavramını kente değer katan bir yaşam kültürü olarak ele aldıklarını belirterek, "Bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz 21 proje ile kentin farklı noktalarına nitelikli yapılar kazandırdık. Folkart Nova, İzmir’e attığımız en değerli imzalardan biri. Kazandığımız uluslararası ödül, mimari kaliteye ve yüksek yaşam standartlarına verdiğimiz önemin küresel ölçekte zarif bir teyididir. Bir yapının gerçek değeri, içinde hayat başladığında ortaya çıkar. Nova’nın da uzun yıllar boyunca İzmir kent yaşamının en seçkin adreslerinden biri olacağına inanıyoruz" dedi.</p><p>Folkart Vega’nın hemen yanı başında konumlanan projede, 1+1’den 4+1’e ve 3+1 dublekslere kadar farklı yaşam alışkanlıklarına uygun 202 konut ve ticari alan yer alıyor. Geniş balkonları, yüksek tavanlı iç mekânları ve gün ışığını içeri alan akıcı mimarisiyle dikkat çeken Folkart Nova, zemin üstü ilk iki katta toplanan zengin sosyal donatılara sahip. Açık ve kapalı yüzme havuzları, fitness salonu, pilates stüdyoları, spa, sauna, mini sinema, kütüphane ve 3 katlı kapalı otopark gibi imkânların tamamı gün ışığı alacak şekilde tasarlandı. Merkezi konumuyla metro, tramvay ve İZBAN duraklarına, Medicana Hastanesi’ne ve üniversitelere dakikalar içinde ulaşım sunan proje, havalimanına ise 18 kilometre mesafede yer alıyor. Folkart Nova, hem yüksek yaşam standartları hem de sunduğu kiralama potansiyeliyle güçlü bir yatırım değeri taşıyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Mount Anvil Chelsea Finery projesini ilk kez İstanbul'da tanıttı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/mount-anvil-chelsea-finery-projesini-ilk-kez-istanbulda-tanitti--8591/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/mount-anvil-chelsea-finery-projesini-ilk-kez-istanbulda-tanitti--8591/</id>
<published><![CDATA[2026-06-06T15:02:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-06T15:02:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D41160-00B751-274BC3-EEC308-9DF155-0A38FA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Çiğdem MEN</p><p></p><p>35 yılı aşkın süredir yalnızca Londra’da faaliyet gösteren Mount Anvil, Chelsea Finery ile Londra’nın köklü bölgelerinden biri olan Chelsea’de hayata geçirdiği yeni yaşam alanını uluslararası yatırımcılara sunmayı hedefliyor.</p><p>Mount Anvil’i etkinlikte Grup Satış Direktörü Jon Hall, "Türk yatırımcılarla yıllar içerisinde güçlü ilişkiler kurduk. Müşterilerimizle birebir vakit geçirmenin ve onların beklentilerini yakından anlamanın son derece önemli olduğuna inanıyoruz. Faaliyetlerini yalnızca Londra’da sürdüren bir marka olarak şehri, mahallelerini, uzun vadeli değer dinamiklerini ve burada yaşam alanlarını kalıcı kılan unsurları çok iyi biliyoruz. Bu uzmanlık, iş ortaklarımıza yalnızca ortaya koyduğumuz yaşam alanları için değil, bunları hayata geçirme biçimimiz konusunda da güven veriyor. Mount Anvil olarak verdiğimiz sözlerin arkasında duruyor ve bunu istikrarlı şekilde sürdürüyoruz. Chelsea Finery’yi Türkiye’ye taşımamızın temel amacı, bu bilgi birikimini paylaşmak ve Chelsea’nin kalitesini, karakterini ve uzun vadeli değerini yansıttığına inandığımız özel bir yaşam adresine erken erişim fırsatı sunmaktır." ifadelerini kullandı..&nbsp;</p><p>Chelsea Creek ve Lots Road’un kesişiminde, SW10 bölgesinde yer alan Chelsea Finery, stüdyo dairelerden üç yatak odalı rezidanslara kadar farklı konut seçeneklerinden oluşuyor. Toplam 156 bağımsız bölümün yer aldığı proje, Chelsea’nin tarihi dokusundan ilham alan mimari yaklaşımıyla dikkat çekiyor.</p><p>King’s Road, Chelsea Harbour ve Thames Nehri’ne yakın konumda bulunan proje, Saatchi Gallery, Chelsea Arts Club, Duke of York Square ve Chelsea Design Centre gibi bölgenin kültür ve sanat merkezlerine erişim imkânı sunuyor.</p><p>Projenin iç mekân tasarımda doğal malzemeler ve sade renk paletleri tercih edilirken, uzun ömürlü kullanım anlayışının ön plana çıkarılması planlanıyor.&nbsp;</p><p>Projede ayrıca 24 saat concierge hizmeti, spor alanları, sosyal kullanım alanları ve ortak çalışma alanları gibi çeşitli olanaklar yer alıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">TOKİ 64 ilde 20 bin konut satışa çıkaracak</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/toki-64-ilde-20-bin-konut-satisa-cikaracak-7630/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/toki-64-ilde-20-bin-konut-satisa-cikaracak-7630/</id>
<published><![CDATA[2026-06-04T15:32:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-04T15:32:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2504A3-0E9138-E5DF9C-5DCF28-C473DA-708959.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), mülkiyetindeki yaklaşık 20 bin konutu kapsayan yeni bir açık satış kampanyası başlattı.</p><p></p><p>Bakan Murat Kurum, konutların büyük bir kısmının tamamlandığını veya tamamlanma aşamasında olduğunu belirterek, orta gelirli vatandaşlar için cazip ödeme koşulları sunulduğunu duyurdu.</p><p></p><p><b>64 ilde kurasız başvuru imkanı</b></p><p></p><p>Kampanya kapsamında 5’i deprem bölgesinde yer alan toplam 64 ilde, 2+1 ve 3+1 niteliğindeki konutlar kurasız olarak satışa sunulacak. Bakan Kurum, konut fiyatlarının 2,1 milyon liradan, aylık taksitlerin ise 18 bin liradan başladığını ifade etti.</p><p></p><p><b>3 farklı ödeme alternatifi</b></p><p></p><p>TOKİ tarafından hazırlanan kampanya detaylarına göre, hak sahiplerine bütçelerine uygun üç ayrı ödeme planı sunuluyor; Konut bedelini peşin ödeyen vatandaşlara satış fiyatı üzerinden yüzde 25 oranında indirim uygulanacak. Peşinatını yüzde 50 olarak ödeyenlere yüzde 8 indirim sağlanırken, kalan tutar 72 ay vadeye bölünecek. Peşinatın yarısını sözleşme aşamasında, kalan yarısını ise 12 ay sonra ödemek isteyen vatandaşlara 60 ay vade imkanı tanınacak.</p><p></p><p><b>Fiyat aralıkları belirlendi</b></p><p></p><p>Konut satış fiyatları illere ve dairelerin büyüklüklerine göre değişiklik gösterecek. Yüzde 25 peşin indiriminin uygulandığı senaryoda; 2+1 konutların fiyatı 2,1 milyon TL ile 5,4 milyon TL, 3+1 konutların fiyatı ise 2,7 milyon TL ile 6,2 milyon TL arasında değişecek.</p><p></p><p><b>TOKi'nin konut projesi ne zaman başlayacak?</b></p><p></p><p>15 Haziran'da başvurular Halk Bankası ve Ziraat Bankası şubelerinden yapılabilecek. Eşinizin ve kendinizin evi olmaması gerekiyor başvuru için. İstiyoruz ki ev sahipliği oranı artsın. 17 Temmuz'a kadar bu satışlar sürecek ve bankalardan doğrudan satış yapılacak. 18 yaşını doldurmuş olmanız ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmanız gerekiyor.</p><p></p><p><b>'İstanbul'da 15 bin kiralık konutu vatandaşlarla buluşturacağız'</b></p><p></p><p>Bakan Kurum kiralık konut projesinin de eylül ayında başlayacağını açıkladı. Bakan Kurum şunları dedi:</p><p></p><p>"Biz sokağın nabzını gözeten bir siyasi anlayışla çalışıyoruz. Büyükşehirlerdeki kira fiyatlarının artışı ile ilgili somut bir adım gerçekleştirerek piyasaya bir milyon konut sunuldu. Bugün deprem bölgesinde 5-6 bin TL'ye konut bulabiliyorsunuz. Depremden hemen sonra orda kiralar 20 bin-30 bin TL tutarındaydı. Metropollerde kiralık konut projesini başlatıyoruz. İstanbul'da 15 bin kiralık konutu vatandaşlarla buluşturacağız. Eylül ayında konutları teslim edeceğiz.</p><p></p><p>Burada kriterler koyacağız. Alt gelir grubu olan ve sosyal yardım alan vatandaşlarımıza kontenjan ayıracağız. Evi kentsel dönüşüme giren ama ev bulamayan ve emeklilere de kontenjan ayıracağız. Piyasanın çok altında bu konutları kiraya vereceğiz. Vatandaşımız 3 yıl bu konutta oturabilecek ve 3 yıl sonra başka bir vatandaşımıza burayı aynı şartlarda kiraya veriyor olacağız. Amacımız kira fiyatlarını düşürmek.</p><p></p><p>İstanbul'a 115 bin konut inşa ediyoruz. Nereden baksanız bu konutlarda 500 bin vatandaşımız yaşayacak. Kira fiyatlarını düşürecek bir model. Bu modeli diğer illerde de uygulayacağız."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İnşaat sektöründe büyüme sürüyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/insaat-sektorunde-buyume-suruyor-5971/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/insaat-sektorunde-buyume-suruyor-5971/</id>
<published><![CDATA[2026-06-02T13:31:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-02T13:31:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5BAD90-A927DD-0F60BE-873B76-4EB751-F4583C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin büyüme rakamları ile ilgili yaptığı yazılı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:</p><p>“2026 yılı birinci çeyrek Gayrisafi Yurt İçi Hasıla verilerine göre Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,5 büyürken, inşaat sektörü yüzde 3,2 oranında büyüme kaydetmiştir. Böylece inşaat sektörü, genel ekonominin üzerinde bir performans göstermeye devam etmiştir. Bununla birlikte, sektörün büyüme hızında belirgin bir yavaşlama yaşandığı görülmektedir. 2025 yılı genelinde yüzde 10,8, 2025 yılının son çeyreğinde ise yüzde 8,6 olan büyümenin 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 3,2’ye gerilemesi, sektörde önceki dönemde görülen güçlü ivmenin zayıfladığına işaret etmektedir. Bu yavaşlamada, sıkı finansman koşulları, yüksek kredi maliyetleri ve özel sektör yatırımlarındaki temkinli seyir belirleyici olmuştur. 2023 ve takip eden yıllarda deprem bölgesine yönelik yeniden inşa faaliyetleri ve kamu kaynaklı altyapı yatırımları sektörü güçlü biçimde desteklemiş; ancak, 2026 yılı itibarıyla göreceli olarak daha sınırlı hale gelen bu katkı, özel sektör kaynaklı inşaat faaliyetlerindeki yavaşlamayı telafi etmede yetersiz kalmıştır.&nbsp;</p><p>“Ekonominin Lokomotifi” olarak nitelendirilen inşaat sektörü, 2026 yılının ilk çeyreğinde genel ekonominin üzerinde büyümeyi başarmış olsa da büyümedeki bu keskin düşüş dikkatle izlenmelidir. Üretim endeksindeki gerileme ve güven endeksindeki zayıflama sektörün yılın geri kalanında daha sınırlı bir büyüme patikasına girebileceğine işaret etmektedir. Ayrıca, ABD-İsrail-İran arasında yaşanan savaşın neden olduğu belirsizlik ortamının yılın başından bu yana birçok şok ile karşı karşıya kalan küresel ekonomiye olan etkileri özellikle ikinci çeyrek rakamlarında daha net görülecektir.</p><p>Ülke ekonomimizin büyümesinde en önemli aktörlerden biri olan inşaat sektörünün sürdürülebilir büyüme performansını koruyabilmesi için devam eden kamu yatırımlarının ödeneklerindeki kısıtlamalara çözüm getirilmesi, finansmana erişimin kolaylaştırılması, yatırım ortamının güçlendirilmesi ve maliyet baskısını azaltacak politikaların hayata geçirilmesi, ülke ekonomimizin de yüksek büyüme rakamlarını tekrar yakalamasını sağlayacaktır.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Konut arzında yükseliş sinyali</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/konut-arzinda-yukselis-sinyali-8337/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/konut-arzinda-yukselis-sinyali-8337/</id>
<published><![CDATA[2026-06-01T09:50:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-01T09:50:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5C4BDF-80DE08-493BFC-DA2106-2F9343-D35404.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Konut sektöründe inşaat ruhsat başvuruları, kentsel dönüşüm ve deprem bölgelerindeki çalışmaların etkisiyle geçen yıldaki ivmesini bu yıl da gösteriyor. Özellikle İstanbul’da ulaşım imkanlarıyla merkeze en yakın yaşam merkezlerinin başında gelen Küçükçekmece’de bu alanda önemli bir hareketlilik yaşanıyor.&nbsp; &nbsp;</p><p></p><p>2016 yılından bu yana Küçükçekmece’de tamamlanan, devam eden ve proje aşamasında olmak üzere geliştirdiği 14 nitelikli proje ile portföyünü toplam 3 binin üzerinde konuta taşıyan ve ilçenin dönüşümüne katkı sunan Sega Yapı’nın Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Turan, ruhsat başvurularının son dönemde çok arttığını açıkladı. Turan, “Ruhsat artışının yanı sıra mimarların proje çizim sürecinde de ciddi yoğunluklar gözlemliyoruz. Bakanlığımızın kentsel dönüşümü desteklemek için yürüttüğü Yarısı Bizden kampanyası, kentsel dönüşümde hareketlilik yaşanmasında önemli bir güç oldu. Bölgede mimari ve mühendislik temelli proje danışmanlığı ile hayata geçirdiğimiz deprem güvenlikli nitelikli projeler ise, bu alanda önemli bir açığı kapattı. Ruhsat alımı ve mimari proje çizimlerindeki bu yoğunluk, önümüzdeki dönemde arzı artırarak sektörün önünü açacaktır” değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Atakent, planlı gelişimi ve uydu kent avantajıyla yoğun talep alıyor</p><p></p><p>Sadece riskli binalar değil, ekonomik ömrünü tamamlamış, altyapısı yetersiz ve yaşam standartlarını karşılamayan tüm yapılar için kentsel dönüşümün bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Turan, son dönemde Küçükçekmece’de göl kenarının yanı sıra Atakent, Halkalı, Cennet, Fatih gibi mahallelerin en çok tercih edilen ve gelişen lokasyonlar olduğunu dile getirdi.&nbsp;</p><p></p><p>İstanbul’un en planlı uydu kentlerinin başında gelen, planlı gelişimi ve geleceğin yaşam merkezi olarak öne çıkan Küçükçekmece Atakent’in ise bu dönemde yıldızının parladığını kaydeden Turan, satışını yürüttükleri SEGA ATAKENT projesine bu dönemde yoğun bir talep aldıklarını belirtti. Turan, “Sega Atakent; planlı yapısı ve merkezi konumu ile yatırım değeri her geçen gün artan Atakent’te modern şehir hayatının simgesi olarak konumlanıyor. Proje, şehir yaşamının ihtiyaçlarını karşılayan mimarisi, kapsamlı sosyal alanları, güçlü teknik altyapısı ve geniş daire seçenekleriyle bölgenin yeni yaşam merkezi. Toplam 3 blok ve 196 bağımsız bölümden oluşan proje, 1+1’den 4+1’e kadar farklı metrekarelerde daire tipleri sunarak hem yatırımcılar hem de ailelerden yoğun bir talep alıyor. Modern şehir yaşamını tercih edenlerin ilgisi de çok yüksek” diye konuştu.&nbsp;</p><p></p><p>İstanbul’da şehir merkezine yakın yaşam merkezi ihtiyacı artıyor</p><p></p><p>2027 yılında teslim etmeyi planladıkları Sega Atakent’in eğitim kurumları, sağlık merkezleri, ulaşım ağları, alışveriş merkezleri ve sosyal yaşam alanlarına olan yakınlığıyla, önemli bir yatırım değerine sahip olduğunu belirten Turan, şöyle devam etti: “Bugün İstanbul’da ev-iş mesafeleri giderek uzuyor, ana arterlerin yoğunluğu nedeniyle ulaşım olanakları seçimde belirleyici. Bu nedenle şehir merkezine ulaşım imkanlarıyla kolayca gidilmesine imkan tanıyan, kendi içinde de hastanesinden eğitim merkezlerine kadar pek çok yaşam donatısıyla ayrı bir şehir gibi büyüyen yaşam merkezlerine ihtiyaç, her zamankinden daha fazla. Küçükçekmece Gölü’ne yakın konumlanan Sega Atakent, planlanan Kanal İstanbul hattına komşu olduğu gibi Marmaray (Halkalı) bağlantısı ve E5 ile TEM’e hızlı erişimi var. Kuzey Marmara otoyoluna&nbsp; bağlantısı ise sadece 4 kilometre. Bölgede havalimanı metro hattının planlanması ve yüksek hızlı trenin 4 km mesafede konumlanması da projenin değerini yükselten en önemli faktörler arasında yer alıyor.”</p><p>&nbsp;.&nbsp;</p><p>Küçükçekmece’de tamamladığı 1.157 konut ile sağlam ve sürdürülebilir yapılara öncülük ediyor</p><p></p><p>Küçükçekmece’de birçok mahalleyi nitelikli projelerle dönüştürdüklerini belirten Turan, vatandaşların güvenle yaşayabileceği sağlam, sürdürülebilir ve modern yapılar üretmeyi önceliklendirdiklerini ifade etti. Mühendislik standartlarını en üst seviyede uygulayarak modern şehirleşmeye katkı sunduklarını vurgulayan Turan, Sega Yapı’nın bugüne kadar bölgede toplam 1.157 konutu başarıyla hayata geçirdiğini söyledi. Şirketin devam eden projeleri arasında yer alan YALI360, SEGA METROPARK ve SEGA ATAKENT; mimari tasarımı, sosyal yaşam alanları, çocuk oyun parkları, spor alanları, peyzaj düzenlemeleri, otopark ve 7/24 güvenlik gibi donatılarıyla bölgedeki yaşam standartlarını yükseliyor. Sega Yapı, planlanan yeni yatırımlarıyla birlikte toplamda 3 bin konut ve 285 bin metrekarelik inşaat alanına ulaşmayı hedeflerken, gelecek dönemde Sega Florya ve Sega Paradise 2 projeleriyle de dönüşüm çalışmalarını sürdürmeye hazırlanıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İncek Loft'ta 100 konut ve ticari alanlar satışa çıktı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/incek-loftta-100-konut-ve-ticari-alanlar-satisa-cikti-2616/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/incek-loftta-100-konut-ve-ticari-alanlar-satisa-cikti-2616/</id>
<published><![CDATA[2026-05-30T13:43:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-30T13:43:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CAA81E-58B1C6-BADF4D-2FB0CF-5BFE1F-01F5C7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Mogan Gölü manzarasına hâkim konumu, geniş peyzaj alanları ve sosyal donatılarıyla dikkat çeken proje, yatırımcılar ve yeni ev sahibi olmak isteyenler için fırsat sunuyor.</p><p>Gölbaşı ilçesi Hacılar Mahallesi’nde yer alan İncek Loft, toplam 1.199 konut ve 43 ticari bölümden oluşuyor. 2014 yılında temelleri atılan proje, 2016 yılında tamamlanarak teslim edildi. Toplam 296 bin metrekare inşaat alanına sahip projede, 71 metrekareden 562 metrekareye kadar değişen büyüklüklerde, 1+1’den 6,5+1’e uzanan farklı konut seçenekleri bulunuyor.</p><p>108 bin metrekarelik alan üzerine kurulan projede, peyzaj ve sosyal donatı alanları toplam alanın yüzde 68’ini oluşturuyor. Açık yaşam kültürünü destekleyen tasarımıyla öne çıkan İncek Loft, sakinlerine geniş yeşil alanlar ve sosyal yaşam imkânları sunuyor.</p><p>Projede yer alan 7 bin 800 metrekare büyüklüğündeki ticari alanlar ise kafe, restoran ve mağaza gibi farklı kullanım seçenekleriyle bölgenin sosyal ve ticari hayatına katkı sağlamayı hedefliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Riskli yapılar için zaman daralıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/riskli-yapilar-icin-zaman-daraliyor-6407/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/riskli-yapilar-icin-zaman-daraliyor-6407/</id>
<published><![CDATA[2026-05-30T13:41:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-30T13:41:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AA9399-AC0EF9-7C8B3E-A5A04A-D5A275-F1EB38.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’de yaklaşık 7 milyon riskli yapı bulunduğunu, bunların 1,5 ila 2 milyonunun acil dönüşüm beklediğini ifade eden Eraydın, mevcut yapı stokunun önemli bölümünün eski yönetmeliklere göre inşa edildiğine dikkat çekti. Bu durumun deprem karşısında ciddi risk oluşturduğunu vurgulayan Eraydın, kentsel dönüşümün ertelenemeyecek bir ihtiyaç olduğunu dile getirdi.</p><p>Dönüşüm projelerinde sadece binaların değil, ulaşım altyapısı, yeşil alanlar, sosyal donatılar ve afet toplanma alanlarının da planlanması gerektiğini belirten Eraydın, “Şehirleşme sadece yeni binalar yapmak değildir. Daha güvenli ve yaşanabilir yaşam alanları oluşturmak esastır” dedi.</p><p>Güvenli yapının zemin etüdünden malzeme kalitesine, denetimden mühendislik uygulamalarına kadar bütüncül bir sistem olduğunu kaydeden Eraydın, dönüşümün hızlanması için finansman modellerinin geliştirilmesi ve bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi gerektiğini söyledi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kat mülkiyeti kanunu değişikliği ne getiriyor?</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kat-mulkiyeti-kanunu-degisikligi-ne-getiriyor--9249/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kat-mulkiyeti-kanunu-degisikligi-ne-getiriyor--9249/</id>
<published><![CDATA[2026-05-30T13:40:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-30T13:40:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_52A7C0-FDBE3D-AED500-0863CD-E8FB04-C0FA8C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Özellikle son yıllarda sıkça gündeme gelen yüksek aidat artışları ve yöneticilerin avans toplama yetkileri konusunda önemli düzenlemeler öngörülüyor.</p><p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dr. Av. Ali Yüksel, mevcut sistemde yöneticilerin kat maliklerinden yıl başında avans toplayabildiğini ve ihtiyaç halinde yeniden avans talep edebildiğini belirtti. Yeni düzenlemeyle birlikte yöneticilerin tekrar avans toplama yetkisinin kaldırılmasının planlandığını ifade eden Yüksel, böylece keyfi uygulamaların önüne geçilmesinin hedeflendiğini söyledi.</p><p>Kanunun 37’nci maddesinde yapılacak değişiklikle işletme projesinin hazırlanması ve onaylanmasında kat maliklerinin rolü artırılıyor. Apartman ve sitelerin yıllık gelir-gider planını içeren işletme projelerinin kat malikleri kurulunda görüşülerek karara bağlanması amaçlanıyor. Toplantı yapılmasına rağmen proje oluşturulamazsa yönetici geçici proje hazırlayabilecek ancak bunu üç ay içinde kat maliklerinin onayına sunmak zorunda olacak.</p><p>Düzenlemenin bir diğer önemli başlığı ise aidat artışları. Buna göre yönetici, geçici işletme projesi hazırlarken geçmiş yıl bütçesine yalnızca yeniden değerleme oranı kadar artış yapabilecek. Böylece yüksek ve gerekçesiz aidat zamlarının önüne geçilmesi hedefleniyor.</p><p>Kanunun 70’inci maddesinde öngörülen değişiklikle ise toplu yapılarda yönetim planı değişikliği için gereken çoğunluk oranı 4/5’ten 2/3’e düşürülecek. Uzmanlar, düzenlemenin yasalaşması halinde site ve apartman yönetimlerinde daha şeffaf ve denetlenebilir bir dönemin başlayacağını belirtiyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Kentsel dönüşümde asıl mesele uzlaşmayı sağlayabilmek"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kentsel-donusumde-asil-mesele-uzlasmayi-saglayabilmek-9791/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kentsel-donusumde-asil-mesele-uzlasmayi-saglayabilmek-9791/</id>
<published><![CDATA[2026-05-30T13:38:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-30T13:38:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5F30E5-77C9A1-52F71C-D12CA2-3B4323-51DF69.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Çiğdem MEN&nbsp;</p><p></p><p>Deprem gerçeğiyle birlikte İstanbul’da kentsel dönüşüm çalışmaları her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Özellikle devlet destekleri ve yeni finansman modelleriyle birlikte dönüşüm projelerinde hareketlilik yaşanırken, sektör temsilcileri sahada yaşanan sorunlara dikkat çekiyor. SEGA Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Turan ile şirketin büyüme hikâyesini, kentsel dönüşümün geldiği noktayı ve sektörün geleceğini konuştuk.</p><p>Öncelikle sizi ve SEGA Yapı’yı tanıyabilir miyiz?</p><p>1997 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldum. Meslek hayatıma büyük bir firmanın bölge müdürü olarak başladım. Daha sonra ortaklarımla birlikte İstanbul’da kendi şirketimizi kurduk. SEGA Yapı ise bugünkü yapısıyla 2016 yılından bu yana faaliyet gösteriyor.</p><p>Özellikle 2019 yılından sonra önemli bir büyüme sürecine girdik. Bugün hayata geçirdiğimiz projelerin yaklaşık yüzde 90’ı kentsel dönüşüm projelerinden oluşuyor. Ağırlıklı olarak Küçükçekmece’de faaliyet gösteriyoruz. Bunun yanında Kadıköy, Gaziosmanpaşa ve Florya’da projelerimiz bulunuyor. İstanbul’un farklı bölgelerinde de yeni projeler üzerinde çalışmalarımız devam ediyor.</p><p>Bugüne kadar kaç konut ürettiniz?</p><p>Tamamladığımız yaklaşık 1.200 konut bulunuyor. Bunun yanında yapımı devam eden ve 2027 yılında teslim edeceğimiz yeni 1.200 konutluk proje stoğumuz var. Ayrıca sözleşmeleri tamamlanmış yaklaşık 600-700 konutluk yeni projelerimiz bulunuyor. Tamamı kentsel dönüşüm kapsamında gerçekleştirilen projeler.</p><p>“Yarısı Bizden” ve “3 Milyon TL Kentsel Dönüşüm Kredi” desteklerini nasıl değerlendiriyorsunuz?</p><p>Bu uygulama dönüşüm sürecine ciddi katkı sağladı. Vatandaş açısından en önemli konu maliyet ve finansman. Devletin verdiği destekler bu noktada önemli bir kolaylık sunuyor.</p><p>Ancak sistemin bazı riskleri de var. İnşaat maliyetleri sürekli değişiyor. Enflasyon nedeniyle proje başındaki maliyetlerle proje sonundaki maliyetler arasında ciddi farklar oluşabiliyor. Bu durum bazı firmaları zorlayabilir. Biz firma olarak mümkün olduğunca kendi finansal gücümüzle hareket etmeyi tercih ediyoruz.</p><p>Sektörün mevcut durumunu nasıl görüyorsunuz?</p><p>Faizler düşmeden ve enflasyon kontrol altına alınmadan konut sektörünün tam anlamıyla rahatlaması zor görünüyor. Şu anda piyasada daha çok yatırım amaçlı veya zorunlu ihtiyaç nedeniyle yapılan alımlar var.</p><p>Aslında bugün piyasada devam eden projelerin önemli bir kısmı devlet destekleri sayesinde ilerliyor. Eğer “Yarısı Bizden” modeli olmasaydı, çok daha az sayıda proje hayata geçirilebilirdi.</p><p>Yabancı yatırımcı ilgisi sürüyor mu?</p><p>Evet, sürüyor. İran, Rusya, Filistin ve zaman zaman Çin’den yatırımcılar geliyor. Özellikle iyi lokasyondaki projeler yabancı yatırımcıların ilgisini çekmeye devam ediyor.</p><p>Çinli yatırımcılar Türkiye’yi Avrupa ve Amerika pazarlarına açılan bir kapı olarak görüyor. Pandemi sonrasında azalan ilgi son dönemde yeniden hareketlenmeye başladı.</p><p>Kentsel dönüşümde yaşanan en önemli sorunlar neler?</p><p>Finansman kadar önemli olan bir diğer konu da hukuki süreçler. Özellikle kat irtifakı ve tapu işlemlerinde yaşanan sorunlar projelerin ilerlemesini yavaşlatabiliyor.</p><p>Bir kişinin eksik imzası bile süreci tıkayabiliyor. Mirasçılarla ilgili yaşanan problemler de işleri uzatabiliyor. Devlet son yıllarda önemli düzenlemeler yaptı ancak uygulamada hâlâ iyileştirilmesi gereken noktalar bulunuyor.</p><p>Kentsel dönüşümle birlikte “beyin dönüşümü” de mümkün mü?</p><p>Açıkçası bunun çok kolay olduğunu düşünmüyorum. Yeni bina yapmak mümkün ama insanların düşünce yapısını değiştirmek oldukça zor.</p><p>Eğitim seviyesinin yüksek olduğu bölgelerde bile ortak karar almakta zorlanıyoruz. Herkes kendi açısından haklı gerekçeler sunuyor. Ancak sonuçta eski ve riskli yapıların yenilenmesi gerekiyor.</p><p>Yeni yapılan binalar güvenlik, konfor ve ekonomik değer açısından çok daha avantajlı olmasına rağmen insanlar paylaşım ve uzlaşma konusunda anlaşmakta zorlanabiliyor. Bu nedenle kentsel dönüşümün en önemli ayağının insan faktörü olduğunu düşünüyorum.</p><p>Gelecek hedefleriniz neler?</p><p>Önceliğimiz güven veren projeler üretmek ve marka değerimizi güçlendirmek. Şu anda önümüze çok sayıda proje geliyor ancak kontrollü büyümeyi tercih ediyoruz.</p><p>Bizim için önemli olan yalnızca konut üretmek değil, aynı zamanda güven oluşturmak. İnsanların bir projeyi gördüğünde “Burada yaşarım” diyebilmesi gerekiyor. Kalıcı başarı ancak bu şekilde mümkün olabilir.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kahramanmaraş Piazza'ya toplumsal katkıda 'Altın' ödül</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kahramanmaras-piazzaya-toplumsal-katkida-altin-odul-4667/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kahramanmaras-piazzaya-toplumsal-katkida-altin-odul-4667/</id>
<published><![CDATA[2026-05-26T13:03:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-26T13:03:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_64D8E9-0AB9A2-0261A2-BC214D-9A5819-B1FCAE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>TOBB Kadın Girişimciler Kurulu, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası ve Kahramanmaraş Piazza iş birliğiyle 6 Şubat depremlerinden sonra bölgedeki kadın girişimcileri desteklemek amacıyla hayata geçirilen Kadın Emeği Alışveriş Festivali; kadın emeğini görünür kılması, kadın girişimcileri desteklemesi, yerel üretimi teşvik etmesi ve deprem sonrası bölgesel dayanışmaya katkı sağlamasıyla uluslararası jüri tarafından ödüle layık görüldü.</p><p></p><p>İki yıldır gerçekleştirilen festivalde Kahramanmaraş ve Hatay’dan katılan kadın girişimciler, el emeği ürünlerini ziyaretçilerle buluştururken aynı zamanda ekonomik olarak güçlenme ve yeni iş bağlantıları kurma fırsatı elde etti. Festival, kadın emeğinin desteklenmesi ve kadın istihdamına katkı sağlayan yapısıyla sosyal fayda odaklı örnek projeler arasında gösterildi.</p><p></p><p>Rönesans Gayrimenkul Yatırım Genel Müdürü Yağmur Yaşar, kazanılan ödüle ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Kadınların üretimde, girişimcilikte ve ekonomik yaşamda daha güçlü şekilde yer almasını destekleyen projelerin uluslararası ölçekte takdir görmesi bizim için son derece değerli. Kadın Emeği Alışveriş Festivali ile amacımız yalnızca bir etkinlik düzenlemek değil; kadın emeğini görünür kılan, kadın girişimcileri cesaretlendiren ve bölgesel dayanışmayı büyüten sürdürülebilir bir platform oluşturmak. Türkiye’ye bu alanda ilk ve tek altın ödülü kazandırmış olmaktan büyük gurur duyuyoruz.”</p><p></p><p>YENİ FESTİVAL 5-6-7 HAZİRAN’DA OLACAK</p><p>Kadın Emeği Festivali ve diğer etkinlikler ile depremden etkilenenler başta olmak üzere 400 kadının kendi işini kurmasına vesile olduklarına dikkat çeken Yağmur Yaşar, deprem bölgesinde, UNFPA, UNICEF, STDV gibi paydaşlar ve Rönesans Eğitim Vakfı gönüllüleriyle 45 binden fazla kadın ve çocuğa ulaştıklarını söyledi. Kadın Emeği Alışveriş Festivali’nin üçüncüsünün 5-6-7 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirileceğini belirten Yağmur Yaşar, festivalin önümüzdeki dönemde daha geniş katılımla büyüyerek devam edeceğini ifade etti.&nbsp;</p><p></p><p>ICSC Global MAXI Awards’tan gelen bu prestijli altın ödül, Kahramanmaraş Piazza’nın toplumsal fayda ve kadın odaklı sosyal etki projelerinde uluslararası ölçekte örnek gösterilen çalışmalara imza attığını bir kez daha ortaya koydu.</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Gayrimenkul yatırım ortaklıklarında kar dağıtım şartları belirlendi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gayrimenkul-yatirim-ortakliklarinda-kar-dagitim-sartlari-belirlendi-7580/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gayrimenkul-yatirim-ortakliklarinda-kar-dagitim-sartlari-belirlendi-7580/</id>
<published><![CDATA[2026-05-24T11:00:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-24T11:00:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_ECF6A9-9C1F5D-4BB718-60ECDA-97B337-312EC0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'i Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p><p></p><p>Kurumlar Vergisi Kanunu'nda yapılan değişiklikle, fon ve yatırım ortaklıklarının (emeklilik yatırım fonları hariç) taşınmazlardan elde ettikleri kazançlara yönelik istisnadan yararlanabilmeleri için bu kazançların en az yüzde 50'sini belirli bir süre içinde kar payı olarak dağıtma zorunluluğu getirilmişti.</p><p></p><p>Bakanlıktan edinilen bilgilere göre, tebliğle, özellikle taşınmaz kazancının net şekilde nasıl hesaplanacağı, ortak genel giderlerin ve amortismanların dağıtımı, zarar durumunda dağıtım şartının nasıl değerlendirileceği hususları örneklerle açıklandı.</p><p></p><p>Tebliğle kurumlar vergisi istisnalarında kar ve zararların değerlendirilmesine ilişkin de düzenleme yapıldı.</p><p></p><p>Buna göre, belirli bir faaliyete özgülenen istisnalarda ilgili faaliyetler bütün olarak değerlendirilecek, işlem bazlı istisnalarda ise her işlem ayrı ayrı dikkate alınacak. Örneğin, teknoloji geliştirme bölgeleri, serbest bölgeler veya yurt dışı şube kazançları gibi faaliyet esaslı istisnalarda aynı faaliyet kapsamındaki zararlar kazançlarla birlikte değerlendirilecek. Taşınmaz satış kazancı veya iştirak hissesi satış kazancı gibi işlem esaslı istisnalarda her işlem için ayrı değerlendirme yapılacak.</p><p></p><p>- Yatırım teşvik belgelerindeki vergilere ilişkin düzenleme</p><p></p><p>Tebliğde, yurt içi asgari kurumlar vergisi uygulamasında yatırım teşvik belgelerine ilişkin de düzenlemeye gidildi.</p><p></p><p>Mevcut yasal düzenlemeye göre kanunun ilgili maddesi uyarınca hesaplanan asgari kurumlar vergisinden düşülecek yatırıma katkı tutarlarında 2 Ağustos 2024 tarihi esas alınıyordu. Bu tarihten önce düzenlenen yatırım teşvik belgelerindeki mevcut yatırım tutarları hesaplamada dikkate alınırken, bu tarihten sonraki belgelerde yapılan revizeler sonucunda ortaya çıkan tutar artışları asgari vergi hesabına dahil edilmiyordu.</p><p></p><p>Tebliğle 2 Ağustos 2024'ten önce yatırım teşvik belgesi alan ancak sonrasında belge revizesi yapan mükelleflerin yaşadığı tereddütler giderildi. Bu kapsamda mükellefler, kanunun ilgili maddesi kapsamında alınmayan vergilerini, 2 Ağustos 2024 öncesindeki yatırıma katkı tutarını dikkate almak veya belgedeki değişimleri yansıtacak şekilde oranlama yapmak suretiyle tespit edebilecek.</p><p></p><p>Öte yandan, tebliğe geçici vergi uygulamasına ilişkin "dördüncü geçici vergilendirme dönemi" ibaresi eklendi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kuzey Kıbrıs'ta konut talebi yüzde 30 arttı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kuzey-kibrista-konut-talebi-yuzde-30-artti-3122/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kuzey-kibrista-konut-talebi-yuzde-30-artti-3122/</id>
<published><![CDATA[2026-05-23T09:00:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-23T09:00:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_31A458-F65B6B-341997-4F9D6A-67623E-064635.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Girne ve İskele’ye kıyasla daha erişilebilir fiyat seviyeleri ve merkezi yaşam avantajı sunan başkent, yatırımcıların yeni gözdesi haline geliyor. Sektör verilerine göre bölgede konut talebi son bir yılda yaklaşık yüzde 30 artış gösterdi.</p><p>SOA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Artukoğlu, Lefkoşa’nın artık yalnızca bir başkent değil aynı zamanda güçlü bir yatırım merkezi konumuna ulaştığını söyledi. Artukoğlu, “Artan fiyatlar yatırımcıları daha dengeli ve sürdürülebilir bölgelere yönlendiriyor. Lefkoşa hem yaşam hem yatırım açısından önemli avantajlar sunuyor” dedi. SOA Holding’in Lefkoşa’da geliştirdiği Airlife projesinin de bölgenin dönüşen konut ihtiyacına yanıt verdiğini belirten Artukoğlu, projenin merkezi konumu ve yatırım potansiyeliyle yoğun ilgi gördüğünü ifade etti. Sektör temsilcileri, Lefkoşa’da konut fiyatlarının Girne’ye göre ortalama yüzde 20-25 daha düşük seviyelerde olduğunu belirterek, bölgenin yatırım açısından cazibesini artırdığını altını çizdi.&nbsp;</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kıbrıs'tan Türkiye'ye yatırım atağı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kibristan-turkiyeye-yatirim-atagi-4555/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kibristan-turkiyeye-yatirim-atagi-4555/</id>
<published><![CDATA[2026-05-23T08:57:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-23T08:57:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B3B49F-53F2BC-8A994C-A11A6F-2576AC-F1CA42.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İzmir, İstanbul, Ankara, Adana ve Denizli’de açılan ofislerle hem mevcut projelerini Türkiye pazarına tanıtmayı hem de özellikle Ege Bölgesi’nde yeni yatırımlar geliştirmeyi hedefleyen grup, Kıbrıs ile Türkiye arasında yatırım köprüsü kuruyor.</p><p>Noyanlar Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Noyan, İzmir’in coğrafi yakınlığı ve Akdeniz kültürü nedeniyle şirket için özel bir öneme sahip olduğunu belirterek, Çeşme, Urla ve Foça’da yeni proje alanları üzerinde çalıştıklarını söyledi. Kuzey Kıbrıs’ın yalnızca Türkiye’den değil Avrupa, Rusya, Ukrayna ve Kazakistan gibi ülkelerden de yoğun talep gördüğünü belirten Noyan,şirket olarak müşteri memnuniyetini ön planda tuttuklarını dile getiren Noyan, farklı gelir gruplarına uygun esnek ödeme seçenekleri sunduklarını ifade etti.</p><p>Bugüne kadar Kuzey Kıbrıs genelinde önemli projeler geliştirdiklerini belirten Ahmet Noyan, özellikle İskele, Gazimağusa, Geçitkale, Erenköy ve Karpaz bölgelerinde dönüşümün parçası olduklarını, 2027 sonuna kadar teslim edilmesi planlanan yeni etaplar ve karma yaşam projeleriyle büyümeyi sürdüreceklerini açıkladı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tek kişilik yaşam konut tercihlerini değiştiriyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tek-kisilik-yasam-konut-tercihlerini-degistiriyor-1538/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tek-kisilik-yasam-konut-tercihlerini-degistiriyor-1538/</id>
<published><![CDATA[2026-05-23T08:56:30+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-23T08:56:30+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_49BC51-D1AAD3-83FF65-25A4B9-2B6E2B-E02E29.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ortalama hanehalkı büyüklüğü 2008’de 4 kişi seviyesindeyken 2025’te 3,08 kişiye geriledi. Tek kişilik hanelerin oranı ise yüzde 20,5’e yükseldi. Uzmanlara göre bu değişim, gayrimenkul sektöründe konut tercihlerini de yeniden şekillendiriyor.</p><p>Gayrimenkul Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, tek yaşayan bireyler, çekirdek aileler ve yaşlı nüfusun farklı ihtiyaçlara sahip olduğunu belirterek doğru lokasyon, uygun metrekare ve erişilebilir fiyatın önem kazandığını söyledi. Özellikle büyükşehirlerde 1+1 ve 2+1 dairelere talep artarken, ulaşım akslarına yakın, güvenli ve yönetimi kolay konutlar öne çıkıyor.</p><p>Verilere göre hanelerin yüzde 26,1’inde 65 yaş üstü birey bulunuyor. Özelmacıklı, asansörlü, sağlık hizmetlerine yakın ve bakım kolaylığı sunan konutların yaşlı nüfus için daha fazla tercih edildiğini ifade etti. Enerji verimliliği ve kullanım maliyetleri de artık konut seçiminde belirleyici oluyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Amacımız yaşam standardı sunmak"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/amacimiz-yasam-standardi-sunmak-6701/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/amacimiz-yasam-standardi-sunmak-6701/</id>
<published><![CDATA[2026-05-23T08:52:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-23T08:52:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_ACB11A-FA161B-96186C-14BF55-D5D293-D645CE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Çiğdem DEM</p><p></p><p>Kökleri 1947 yılına uzanan Savur GYO, turizm ve otelcilikteki deneyimini şimdi lüks konut projelerine taşıyor. Şirketin ilk konut projesi olan İV Kandilli, Boğaz hattındaki prestijli konumuyla dikkat çekerken; otelcilik hizmet anlayışını modern yaşamla buluşturmayı hedefliyor. Savur GYO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fırat Yıldıran ile şirketin vizyonunu, İV Kandilli’nin geldiği son noktayı, lüks konut anlayışındaki değişimi ve turizm yatırımlarını konuştuk.</p><p>Öncelikle Savur GYO’yu okurlarımız için kısaca anlatır mısınız? Şirketin vizyonu ve odaklandığı alanlar nelerdir?</p><p>“Savur GYO, turizm ve gayrimenkul geliştirme alanında faaliyet gösteren; yaşam, yatırım ve sürdürülebilir değer üretimini odağına alan bir gayrimenkul yatırım ortaklığıdır. Şirketimizin temel vizyonunda kullanıcı deneyimini merkeze alan yaşam alanları oluşturmak yer alıyor.</p><p>Savur GYO’nun en önemli farklarından biri ise, uzun yıllardır turizm ve otelcilik sektöründe edindiği hizmet anlayışını konut projelerine taşımasıdır. İlk konut projemiz İV Kandilli ile profesyonel servis anlayışını modern konut yaşamıyla birleştirmeyi hedefliyoruz.”</p><p>Şirketinizin ilk konut projesi olan İV Kandilli’nin geldiği son durum hakkında bilgi alabilir miyiz?</p><p>“İV Kandilli’nde çalışmalar planlanan takvim doğrultusunda ilerliyor. Şu anda ince işçilik, peyzaj ve sosyal alanlara yönelik çalışmalar yoğun şekilde devam ediyor. Teslim sürecini yaz sonu itibarıyla başlatmayı hedefliyoruz.</p><p>İV Kandilli’nde yalnızca bir konut projesi geliştirmiyoruz; otelcilik sektöründen gelen hizmet ve misafir deneyimi anlayışımızı da yaşam alanlarına taşıyoruz. Kandilli’nin tarihi dokusu ve eşsiz konumuyla bütünleşen İV Kandilli’nin bölgede referans projelerden biri olacağına inanıyoruz.”</p><p>İV Kandilli’den konut sahibi olmak isteyen yatırımcı ve oturumcuya ne gibi avantajlar sunuyorsunuz?</p><p>“Kandilli, İstanbul’un en prestijli ve sınırlı arzın bulunduğu bölgelerinden biri. Boğaz hattındaki özel lokasyonu, doğal dokusu ve tarihi kimliğiyle uzun vadede değerini koruyan özel bir yaşam alanı sunuyor.</p><p>İV Kandilli aynı zamanda yalnızca bir konut projesi değil; prestijli bir yaşam anlayışının temsilidir. Mimari kalitesi, sosyal alanları ve kullanıcı deneyimiyle bölgedeki standart projelerden ayrışıyor.”</p><p>İstanbul’un lüks konut segmentine bugün baktığınızda nasıl bir tablo görüyorsunuz?</p><p>“Artık insanlar hayatını kolaylaştıran, güvenli ve tüm ihtiyaçlarına cevap verebilen yaşam alanları arıyor. Biz de İV Kandilli’yi tam olarak bu anlayışla kurguladık.</p><p>Projemizde sunduğumuz ‘IV Assistance’ hizmetiyle sakinlerimize housekeeping organizasyonundan restoran rezervasyonlarına kadar concierge desteği sunmayı hedefliyoruz.</p><p>Bunun yanında sosyal yaşam alanları, çocuk oyun alanları, grup spor dersleri ve lounge alanları gibi detaylar da modern yaşamın yeni ihtiyaçlarına göre tasarlandı. Bence bugün gerçek lüks; insanın günlük hayatını kolaylaştıran, ona zaman kazandıran, güvenli ve konforlu bir yaşam sunabilmek.”</p><p>Boğaz hattındaki projelere yerli ve yabancı yatırımcı talebi devam ediyor mu?</p><p>“Bugün yatırımcı açısından en önemli kriterlerden biri doğru lokasyon. Boğaz hattı ise sınırlı arz yapısı nedeniyle her dönem değerini koruyan bölgelerin başında geliyor.</p><p>Özellikle yabancı yatırımcı tarafında İstanbul’un prestijli bölgelerine yönelik ilginin sürdüğünü görüyoruz. Ancak artık yatırımcılar yalnızca manzaraya değil; projenin sunduğu yaşam standardına, hizmet kalitesine ve marka değerine de dikkat ediyor.”</p><p></p><p>Son olarak, halka arz süreciniz hakkında bilgi alabilir miyiz?</p><p>“Savur GYO olarak halka arz sürecini, şirketimizin uzun vadeli büyüme vizyonunun önemli bir adımı olarak görüyoruz. Halka arz süreci bizim için yalnızca finansal bir adım değil; aynı zamanda şeffaflık ve sürdürülebilir büyüme hedeflerimizin önemli bir parçası. Önümüzdeki dönemde yeni projeler ve yeni yatırımlarla büyüme stratejilerimiz doğrultusunda çalışmalarımız devam ediyor.”</p><p>“Yeni proje üretiminin kısıtlı olması, mevcut nitelikli projeleri daha da kıymetli hale getiriyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İnşaat ikinci çeyreğe pozitif başladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/insaat-ikinci-ceyrege-pozitif-basladi-1947/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/insaat-ikinci-ceyrege-pozitif-basladi-1947/</id>
<published><![CDATA[2026-05-23T08:32:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-23T08:32:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_867539-47942D-CD9B92-8FCC0B-52F87F-F05DE8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) her ay açıkladığı Hazır Beton Endeksi ile Türkiye’de inşaat sektörü ve bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durumu ve beklenen gelişmeleri ortaya koymaktadır. İnşaat sektörünün en temel girdilerinden biri olan ve aynı zamanda üretiminden sonra kısa bir süre içerisinde stoklanmadan inşaatlarda kullanılan hazır betonla ilgili bu Endeks, inşaat sektörünün büyüme hızını ortaya koyan öncü bir göstergedir.</p><p>Hazır Beton Endeksi 2026 Nisan Ayı Raporu’na göre tüm endeksler 2025 yılının büyük bölümünde eşik değerin altında dalgalı bir seyir izledikten sonra, yılın son çeyreğinde sınırlı bir toparlanma eğilimi göstermiş, ancak 2026 ocak ayında bu toparlanma yerini yeniden zayıflamaya bırakmıştır. Şubat ayındaki toparlanma çabası ve mart ayındaki dalgalı seyrin ardından, nisan ayı itibarıyla tüm endekslerde yukarı yönlü güçlü bir hareketlilik gözlenmektedir.</p><p>Güven Endeksi, mart ayındaki sınırlı gerilemenin ardından nisan ayında yeniden yükselişe geçmiştir. Endeks, eşik değerin altında kalmaya devam etse de son ayların en yüksek seviyelerinden birine ulaşmıştır. Bu durum, sektördeki güven algısının toparlanma eğilimini zayıf da olsa yeniden yakaladığına işaret etmektedir.</p><p>Faaliyet Endeksi, mart ayındaki düşüşün ardından nisan ayında çok güçlü bir ivme yakalayarak hızlı bir yükseliş göstermiş ve eşik değerinin üzerine çıkmayı başarmıştır. Faaliyet Endeksi'nin önümüzdeki aylarda da eşik değerin üzerinde tutunması durumunda, sektördeki faaliyet nihayet anlamlı bir hareketlilik kazanacaktır.</p><p>Beklenti Endeksi, mart ayında başlayan yükseliş trendini nisan ayında da sürdürmüştür. Endeksin artış eğilimini koruması, sektör oyuncularının önümüzdeki döneme ilişkin iyimserliğinin güçlenerek devam ettiğini ve geleceğe yönelik toparlanma umutlarının desteklendiğini ortaya koymaktadır, ancak endeks değeri hâlen istenilen seviyeye ulaşmamıştır.&nbsp;</p><p>Hazır Beton Endeksi, ocak ayındaki dip seviyesinden sonra şubat-mart döneminde sergilediği kararsız seyri geride bırakarak, nisan ayında belirgin bir yükseliş göstermiştir. Alt endekslerdeki pozitif hareketin etkisiyle Hazır Beton Endeksi, eşik değere oldukça yaklaşmıştır.</p><p>Genel olarak değerlendirildiğinde, nisan ayında Faaliyet, Güven ve Beklenti Endekslerinde toparlanma ve yükseliş dalgası görülmüştür. Özellikle Faaliyet Endeksi'nin eşik değerin üzerine çıkması sektör için oldukça pozitif bir sinyaldir. Güven, Beklenti ve Bileşik Hazır Beton Endeksi'nin hâlen eşik değer sınırında veya altında seyretmesi temkinli duruşun tamamen bitmediğini gösterse de nisan ayı sonuçları sektör üzerindeki baskının hafiflediğini ve sektörün güç kazandığını ortaya koymaktadır.</p><p>Geçen yılın aynı ayına göre bakıldığında, nisan ayında endekslerin yıllık değişimleri incelendiğinde, tüm göstergelerin geçen yılın aynı dönemine göre pozitif bölgede yer aldığı görülmektedir. Mart ayında negatif ayrışan Faaliyet Endeksi’nin de nisan ayında toparlanmasıyla birlikte, sektörün tamamında yıllık bazda sınırlı da olsa bir yükseliş trendi yakalanmıştır. Güven Endeksi %0,7 oranında yıllık artış sergileyerek iyimserlik tarafındaki güçlü duruşunu korurken, Hazır Beton Endeksi %0,4, Faaliyet Endeksi %0,3 ve Beklenti Endeksi %0,1 oranında sınırlı yükselişler göstermiştir. Bu tablo, sektörde psikolojik beklentilerin ve güvenin yanı sıra, sahadaki reel faaliyetlerin de geçen yılın aynı dönemine göre hafif bir canlanma eğilimine girdiğini ortaya koymaktadır.</p><p>2026 yılının ilk çeyreğindeki dalgalı seyrin ardından, nisan ayı verileri sektörün yıllık bazda zayıf ama genel bir toparlanma çabası içinde olduğunu göstermiştir. Özellikle Faaliyet Endeksi’nin yeniden pozitif tarafa geçmesi, inşaat sektöründeki hareketliliğin nisan ayı itibarıyla pozitife dönüş sinyalleri verdiğine işaret etmektedir, ancak tüm endekslerdeki artışların %1,0 barajının altında kalması, büyüme ivmesinin henüz oldukça kırılgan olduğunu net bir şekilde ortaya koymaktadır.</p><p>Raporun sonuçlarını değerlendiren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “Faaliyet, Güven ve Beklenti Endekslerinde bir toparlanma ve yükseliş dalgası görülmüştür. Özellikle Faaliyet Endeksi'nin eşik değerin üzerine çıkması sektör için oldukça pozitif bir sinyaldir. Güven, Beklenti ve Bileşik Hazır Beton Endeksi'nin hâlen eşik değer sınırında veya altında seyretmesi temkinli duruşun tamamen bitmediğini gösterse de, nisan ayı sonuçları sektör üzerindeki baskının hafiflediğini ve sektörün güç kazandığını ortaya koymaktadır.” dedi.</p><p>İnşaat sektörüyle ilgili değerlendirmelerde bulunan THBB Başkanı Yavuz Işık, “2026 yılının nisan ayı itibarıyla Türkiye’de inşaat sektörü, içerideki makroekonomik dengelenme sürecine ek olarak küresel jeopolitik hatların kırılmasıyla çok daha karmaşık bir sınamadan geçmektedir. Enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikasının yarattığı yüksek finansman maliyetleri konut talebini ve proje fonlamalarını hâlihazırda baskılarken, nisan ayında tırmanan İran-ABD gerilimi ve sıcak çatışma ortamı sektörel kırılganlığı derinleştirmektedir. Bölgesel savaşın tetiklediği küresel enerji krizi ve petrol fiyatlarındaki sıçrama, inşaat sektörünün en büyük yapısal sorunu olan girdi maliyetlerini doğrudan yukarı çekmektedir. Nisan ayı verileri her ne kadar endekslerin pozitif tarafta tutunma çabasını gösterse de artan bu jeopolitik riskler güven algısının "temkinli" sınırdan çok daha kırılganlaşmasına neden olmaktadır. Sektör, bir yandan sıkı likidite koşulları ve kredi hacmindeki daralmayla boğuşurken, diğer yandan bölgesel savaş senaryolarının gölgesinde öngörülebilirliği azalan bir maliyet sarmalıyla karşı karşıya kalmaktadır. Bu küresel konjonktür, genel bir sektörel genişlemenin yalnızca iç finansal gevşemeye değil, aynı zamanda dış dünyadaki jeopolitik tansiyonun düşmesine de direkt bağlı olduğunu ortaya koymaktadır.” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Uluslararası piyasalardan Emlak Konut'a rekor talep</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/uluslararasi-piyasalardan-emlak-konuta-rekor-talep-8355/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/uluslararasi-piyasalardan-emlak-konuta-rekor-talep-8355/</id>
<published><![CDATA[2026-05-22T13:28:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-22T13:28:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C90BC3-96F1E1-9F9912-944E80-BD0408-1A919F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Emlak Konut GYO, uluslararası sermaye piyasalarındaki ilk sukuk ihracını başarıyla tamamlayarak küresel yatırımcıların yoğun ilgisiyle önemli bir finansman başarısına imza attı. 5 yıl vadeli ve ABD doları cinsi gerçekleştirilen ihraç, uluslararası yatırımcıların Türkiye ekonomisine ve Emlak Konut’un güçlü finansal yapısına duyduğu güveni bir kez daha teyit etti.</p><p>Başlangıçta hedeflenen tutarın yaklaşık 3,8 katına ulaşan ve 1 milyar 850 milyon doların üzerinde talep gören sukuk ihracı kapsamında, gelen güçlü yatırımcı ilgisi doğrultusunda ihraç büyüklüğü hedeflenen tavan seviye olan 650 milyon dolar olarak gerçekleşirken ihraca 100’e yakın nitelikli kurumsal uluslararası yatırımcı katıldı.</p><p>KÜRESEL YATIRIMCILARDAN YOĞUN İLGİ</p><p>Sukuk ihracına başta Körfez bölgesi ve İngiltere olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinden yoğun yatırımcı katılımı gerçekleşti. Tahsisatın yüzde 49’u Körfez ve Orta Doğu bölgesindeki yatırımcılara, yüzde 40’ı İngiltere’ye, yüzde 7’si Avrupa’ya, kalan bölümü ise Asya, ABD offshore piyasaları ve diğer uluslararası yatırımcılara yapıldı.</p><p>Yatırımcı profilinin büyük bölümünü ise uluslararası fon yönetim şirketleri, varlık yönetim kuruluşları ve bankalar oluşturdu. Bu dağılım, Emlak Konut’un uluslararası yatırımcılar tarafından yakından takip edilen ve güven duyulan bir marka olduğunu ortaya koydu.</p><p>GÜÇLÜ TALEP MALİYET OPTİMİZASYONUNU DESTEKLEDİ</p><p>Yüzde 7,75 nihai getiri oranıyla sonuçlanan işlem, güçlü talep sayesinde maliyet optimizasyonunun başarıyla yönetildiğini ortaya koyarken, Emlak Konut’un uluslararası piyasalardaki kredibilitesini de önemli ölçüde güçlendirdi.</p><p>Küresel piyasalarda dalgalanmaların sürdüğü bir dönemde elde edilen bu sonuç, yatırımcıların hem şirketin güçlü finansal yapısına hem de Türkiye ekonomisinin uzun vadeli potansiyeline duyduğu güveni bir kez daha ortaya koydu. Uluslararası yatırımcıların yoğun ilgisi, şirketin finansal performansına ve geleceğe yönelik büyüme stratejilerine duyulan güvenin önemli bir göstergesi olarak değerlendirildi.</p><p>200 MİLYAR TL’Yİ AŞAN NET AKTİF DEĞERİYLE GÜÇLÜ FİNANSAL YAPI</p><p>200 milyar TL’yi aşan net aktif değeri, güçlü arsa portföyü ve sürdürülebilir gelir yapısıyla Emlak Konut, uluslararası yatırımcıların yakından takip ettiği kurumlar arasındaki yerini güçlendirdi.</p><p>Haziran ayının ilk haftasında şirket hesaplarına aktarılması planlanan ihraç gelirleriyle birlikte Emlak Konut, finansman kaynaklarını çeşitlendirmeyi, uzun vadeli uluslararası yatırımcı tabanını güçlendirmeyi ve büyük ölçekli projelerine alternatif finansman kaynakları sağlamayı sürdürecek.</p><p>İŞLEMDE KÜRESEL FİNANS KURUMLARI GÖREV ALDI</p><p>Uluslararası sukuk ihracında Müşterek Küresel Koordinatörlük görevini HSBC Bank plc ve Emirates NBD Bank PJSC üstlenirken; Arab Banking Corporation (B.S.C.), Abu Dhabi Islamic Bank, Arqaam Capital Limited, Dubai Islamic Bank PJSC, KFH Capital Investment Company K.S.C.C., Sharjah Islamic Bank PJSC ve Warba Bank K.S.C.P. ise Müşterek Lider Düzenleyici olarak görev aldı.</p><p>Gerçekleştirilen işlem, Emlak Konut’un uluslararası finans kuruluşlarıyla geliştirdiği güçlü iş birliklerini ve küresel sermaye piyasalarındaki etkinliğini ortaya koyarken, şirketin gelecekte gerçekleştireceği uluslararası finansman işlemleri açısından da önemli bir referans niteliği taşıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">10 Milyon Dolarlık teknoloji hamlesi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/10-milyon-dolarlik-teknoloji-hamlesi-7709/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/10-milyon-dolarlik-teknoloji-hamlesi-7709/</id>
<published><![CDATA[2026-05-22T02:33:33+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-22T02:33:33+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_865A78-54C261-59B3C3-39ACDA-2E66DD-1B55CE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şirketten yapılan açıklamada, Türkiye’de son yıllarda hızlanan kentsel dönüşüm, deprem güvenliği odaklı yapılaşma ve mega projeler nedeniyle hazır beton sektöründe teknik standartların yeniden şekillendiğine dikkat çekildi. Bu değişime uyum sağlamak amacıyla üretim tesislerinde ileri otomasyon sistemleri, dijital kalite kontrol altyapıları ve yeni nesil veri takip teknolojilerinin devreye alındığı ifade edildi.</p><p>Başkaya Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Başkaya, yapılan yatırımın yalnızca kapasite artışı anlamına gelmediğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Hazır beton sektöründe artık yalnızca üretim yapmak yeterli değil. Büyük projelerde hız, kalite, izlenebilirlik ve sürdürülebilirlik aynı anda talep ediliyor. Biz de bu dönüşümü erkenden okuyarak üretim altyapımızı yeni nesil teknolojiyle güçlendirdik. Bu yatırım, sektörün geleceğine hazırlanma hamlesidir.”</p><p>Yeni sistem sayesinde üretim süreçlerinin anlık takip edileceğini belirten Başkaya, dijitalleşmenin sektörün kaderini değiştireceğini söyledi: “Önümüzdeki dönemde rekabet, kapasiteden çok teknoloji üzerinden şekillenecek. Biz üretimde hata payını minimize eden, kalite standardını sürdürülebilir hale getiren bir yapı kuruyoruz. Bu dönüşüm aynı zamanda yeni teknik kadrolar ve nitelikli istihdam anlamına geliyor.”</p><p>Şirket yetkilileri, yatırımla birlikte mühendislik, teknik operasyon, kalite kontrol ve dijital üretim alanlarında yeni işe alımların da planlandığını belirtti. Özellikle otomasyon ve veri yönetimi alanlarında uzman insan kaynağına ihtiyaç duyulacağı ifade edildi.</p><p>Sektör temsilcileri ise hazır beton alanında önümüzdeki dönemde dijitalleşme, sürdürülebilir üretim ve akıllı tesis yatırımlarının hız kazanacağını değerlendiriyor. Uzmanlara göre, yüksek teknoloji kullanan üreticiler hem büyük ölçekli projelerde daha fazla tercih edilecek hem de ihracat tarafında rekabet avantajı sağlayacak.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Dünyanın lüks yaşam vizyonu Ankara'ya taşınıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dunyanin-luks-yasam-vizyonu-ankaraya-tasiniyor-8912/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dunyanin-luks-yasam-vizyonu-ankaraya-tasiniyor-8912/</id>
<published><![CDATA[2026-05-22T02:11:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-22T02:11:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F63EEB-33610F-897BD4-704D76-1470A3-387C72.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Dünyaca ünlü lüks yaşam markası ELIE SAAB ile Türkiye’nin önde gelen gayrimenkul geliştiricilerinden Doğan Group, Ankara’da hayata geçirilecek Ankara Residences by ELIE SAAB projesini tanıttı. ELIE SAAB’ın global yaşam ve tasarım yaklaşımını Türkiye’ye taşıyan proje, Ankara’yı uluslararası markalı konut vizyonunun yeni merkezlerinden biri olarak konumlandırmayı hedefliyor.</p><p>Londra, Dubai, Riyad ve Bakü gibi şehirlerde markalı gayrimenkul projeleriyle yer alan ELIE SAAB, Ankara Residences by ELIE SAAB ile Türkiye pazarındaki büyüme stratejisinde yeni bir döneme giriyor. Proje, yalnızca bir konut yatırımı değil; Ankara’nın uluslararası ölçekte gelişen yaşam, tasarım ve yatırım vizyonuna yönelik yeni bir açılım olarak değerlendiriliyor.</p><p>Ankara Residences by ELIE SAAB’ın lansmanı, 15 Mayıs’ta JW Marriott Hotel Ankara’da gerçekleştirildi. İş, sanat, moda ve cemiyet dünyasından isimlerin katıldığı gecede, ELIE SAAB CEO’su Elie Saab Jr. ile Doğan Group Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Yıldırım açılış konuşmalarını yaptı.</p><p>Türkiye’nin başkentine uluslararası yaşam markası vizyonu</p><p>Şehir merkezine yakın konumu ve yeşil alanlarla çevrili yapısıyla dikkat çeken proje, Ankara’da son yıllarda yükselen nitelikli konut talebiyle birlikte gelişen markalı konut segmentine yeni bir boyut kazandırmayı hedefliyor. Uluslararası tasarım yaklaşımıyla şekillenen proje, Ankara’nın yatırım potansiyeline ve küresel ölçekte gelişen şehir kimliğine katkı sunmayı amaçlıyor.</p><p>İki kuleden oluşan projede toplam 198 rezidans yer alıyor. A Blok’ta 84, B Blok’ta ise 114 konutun bulunduğu projede, yaklaşık 126 metrekare ile 521 metrekare arasında değişen rezidans seçenekleri sunuluyor. Dubleks daireler ve penthouse seçeneklerinin de yer aldığı proje, farklı yaşam ihtiyaçlarına hitap edecek şekilde planlandı.</p><p>“Türkiye gayrimenkul pazarında yeni bir yaşam yaklaşımı ortaya koyuyoruz”</p><p>Doğan Group Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Yıldırım, ELIE SAAB iş birliğinin Ankara ve Türkiye açısından önemli bir uluslararası açılım olduğunu belirterek şunları söyledi:</p><p>“Ankara Residences by ELIE SAAB ile başkentte yeni bir yaşam standardı sunuyoruz. Mühendislik uzmanlığımızı ve yerel pazara dair derin bilgimizi, uluslararası ölçekte tanınan bir tasarım vizyonuyla bir araya getiriyoruz. Bu iş birliğiyle yalnızca Ankara’ya nitelikli bir markalı konut projesi kazandırmayı değil, Türkiye gayrimenkul pazarında global tasarım anlayışıyla farklılaşan yeni bir yaşam yaklaşımı ortaya koymayı hedefliyoruz. Kaliteyi, yenilikçi bakışı ve rafine yaşam anlayışını aynı projede buluşturarak Ankara’nın gelişimine değer katıyoruz.”</p><p></p><p>“Ankara, stratejimiz açısından önemli bir şehir”</p><p>ELIE SAAB CEO’su Elie Saab Jr. ise Türkiye’nin marka açısından önemli ve potansiyeli yüksek bir pazar olduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:</p><p>“Ankara’ya açılımımız; güçlü ekonomik büyüme gösteren, gelişen bir kent kimliğine sahip olan ve üst segment yaşam alanlarına yönelik talebin arttığı şehirlere odaklanan stratejimizin önemli bir parçası. Başkent, dinamik ve geleceğe dönük yapısıyla gelişimini sürdürürken, ELIE SAAB yaşam tarzının değerlerini yansıtan rafine bir konut anlayışını burada sunmak vizyonumuzla güçlü bir uyum içerisinde.”</p><p>ELIE SAAB tasarım dili Ankara’ya taşınıyor</p><p>Projenin iç mekân tasarımları, ELIE SAAB’ın kreatif vizyonu doğrultusunda şekillendiriliyor. Traverten yüzeyler, bronz detaylar, doğal tonlar ve heykelsi formlar aracılığıyla oluşturulan iç mekânlarda zamansız ve bütüncül bir tasarım yaklaşımı benimsenecek.</p><p>Ortak yaşam alanlarında ise ELIE SAAB Maison imzalı özel mobilya koleksiyonları yer alacak. Carlo Colombo ile ELIE SAAB arasındaki yaratıcı iş birliğiyle geliştirilen ve İtalya’da üretilen koleksiyonlar, projenin ortak alanlarında kullanılacak.</p><p>Wellness ve fitness alanları, peyzaj düzenlemeli açık alanlar, sosyal yaşam alanları, concierge, vale ve 7/24 güvenlik hizmetlerinin yer aldığı Ankara Residences by ELIE SAAB; global tasarım yaklaşımını Ankara’nın gelişen yaşam ve yatırım vizyonuyla buluşturan yeni nesil markalı konut projeleri arasında konumlanıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ender Şahin, ÇCSİB Yönetim Kurulu Başkanı seçildi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ender-sahin-ccsib-yonetim-kurulu-baskani-secildi-8118/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ender-sahin-ccsib-yonetim-kurulu-baskani-secildi-8118/</id>
<published><![CDATA[2026-05-21T02:57:33+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-21T02:57:33+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9A7186-B00DE4-F7B53B-EEEADB-354C28-FF7A67.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin çimento, cam, seramik ve toprak ürünleri sektörlerini temsil eden ÇCSİB’de gerçekleşen görev değişimiyle birlikte Ender Şahin, birliğin yeni dönem yönetimine başkanlık edecek.</p><p></p><p>Medcem Çimento Grubu tarafından yapılan açıklamada, Ender Şahin’in uzun yıllara dayanan sektör deneyimi, dış ticaret alanındaki bilgi birikimi ve lojistik yönetimindeki uzmanlığıyla sektöre önemli katkılar sunduğu belirtildi. Açıklamada ayrıca, Şahin’in yeni dönemde Türkiye’nin ihracat kapasitesinin güçlendirilmesi, sektörün uluslararası pazarlardaki etkinliğinin artırılması ve sürdürülebilir büyüme hedeflerinin desteklenmesi adına önemli çalışmalara öncülük edeceğine olan inanç ifade edildi.</p><p></p><p>Küresel Rekabet Gücüne Katkı Sunacak</p><p>Açıklamada, çimento, cam, seramik ve toprak ürünleri sektörlerinin Türkiye ekonomisi ve dış ticaret dengesi açısından stratejik öneme sahip olduğu vurgulandı. Küresel pazarlarda rekabet koşullarının her geçen gün daha dinamik hale geldiği belirtilirken, sektör temsilcileri arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi, yeni ihracat pazarlarının geliştirilmesi ve uluslararası ticaret ağlarının genişletilmesinin önem taşıdığı ifade edildi.</p><p></p><p>Ender Şahin liderliğindeki yeni dönemde ÇCSİB’in, sektör paydaşlarıyla koordinasyon içinde ihracatçılara değer katacak çalışmalara odaklanması bekleniyor. Sürdürülebilir ihracat politikaları, lojistik verimlilik, yeni pazarlara erişim ve sektörel iş birlikleri alanlarında yürütülecek çalışmaların, Türkiye’nin küresel ticaretteki konumuna katkı sağlaması hedefleniyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Konut fiyatları aylık yüzde 1,8 arttı.</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/konut-fiyatlari-aylik-yuzde-18-artti-3037/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/konut-fiyatlari-aylik-yuzde-18-artti-3037/</id>
<published><![CDATA[2026-05-20T10:46:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-20T10:46:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1FF42A-EB2B2F-18A827-118BCD-723469-77EFAD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), nisan ayına ilişkin KFE ve Yeni Kiracı Kira Endeksi (YKKE) verilerini açıkladı.</p><p></p><p>Türkiye’deki konutların kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerini izlemek amacıyla hesaplanan Konut Fiyat Endeksi (KFE), nisanda bir önceki aya göre yüzde 1,8 artarak 223,4 seviyesinde gerçekleşti.</p><p></p><p>Bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 26,6 artan KFE, aynı dönemde reel olarak yüzde 4,3 azaldı.</p><p></p><p>KFE nisan ayında, bir önceki aya göre İstanbul'da yüzde 1,6, Ankara'da yüzde 2,6 ve İzmir’de yüzde 2,1 arttı. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 26,2, 29,9 ve 26,7 artış gösterdi.</p><p></p><p>İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflamasına göre bölgelerin yıllık konut fiyat endeksi değişimleri incelendiğinde, Nisan 2026 döneminde en yüksek yıllık artış yüzde 33,6 ile Erzurum, Erzincan, Bayburt, Ağrı, Ardahan, Kars, Iğdır bölgesinde, en düşük yıllık artış ise yüzde 16,7 ile Aydın, Denizli, Muğla bölgesinde gözlendi.</p><p></p><p>- YKKE yüzde 1,7 arttı</p><p></p><p>Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 1,7 artan Yeni Kiracı Kira Endeksi (YKKE), bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 31,7 artarken, reel olarak ise yüzde 0,5 azaldı.</p><p></p><p>YKKE, söz konusu dönemde İstanbul'da yüzde 1,4, Ankara'da yüzde 2,8 ve İzmir’de yüzde 1,2 yükseldi. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 36,2, 36,7 ve 29,4 arttı.</p><p></p><p>İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflamasına göre bölgelerin yıllık yeni kiracı kira endeksi değişimleri incelendiğinde, nisanda en yüksek yıllık artış yüzde 36,7 ile Ankara bölgesinde, en düşük yıllık artış ise yüzde 21,5 ile Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye bölgesinde yaşandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Aytaş Yapı'nın yenilenen mağazası açıldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/aytas-yapinin-yenilenen-magazasi-acildi-7369/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/aytas-yapinin-yenilenen-magazasi-acildi-7369/</id>
<published><![CDATA[2026-05-19T02:56:54+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-19T02:56:54+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0819E9-172ADB-DE7EC6-C5A7E8-47FFBE-8719D8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin lider, Avrupa ve dünyanın sayılı seramik üreticilerinden Kaleseramik, 2025 yılında başladığı mağaza dönüşüm projelerine hız kesmeden devam ediyor. Yaşayan mekânlar konsepti ile 2025 yılında yenilenen Adana, Konya, Isparta, Bodrum ve İzmir satış noktalarının ardından 2026 yılının ilk açılışı Antalya'da gerçekleşti. 1986'dan bu yana Kaleseramik'in iş ortağı olan Aytaş Yapı'nın tamamen yenilenen mağazası, özel bir davetle hizmete girdi.</p><p>Mimarlık ve tasarım dünyasının duayen isimleri Süha Özkan ve Hakan Külahçı’nın panelist olarak yer aldığı açılış; Voyage Grubu’nu temsilen Pervin Ersoy’un yanı sıra iş ve tasarım dünyasından çok sayıda seçkin ismi bir araya getirdi.</p><p>Zeynep Bodur Okyay: “Mekânları Yeniden Anlamlandırıyor, Geleceğe İlham Veriyoruz”</p><p>Açılış töreninde konuşan Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay, Aytaş Yapı ile olan 40 yıllık ortaklığın gücüne ve Kaleseramik'in tasarım vizyonuna dikkat çekerek şunları söyledi:</p><p>“40 yılda dünya değişti, teknoloji değişti, ihtiyaçlar ve dolayısıyla yaşadığımız mekânlar da değişti. Ama güvene dayanan ilişkilerin değeri, birlikte büyümenin ve yol yürümenin anlamı hiç değişmedi. Aytaş Yapı ile işte tam da böyle bir iş ortaklığımız var. Kaleseramik olarak 69 yıllık devasa birikimimizi sadece ürünlere değil, yaşam alanlarını şekillendiren yeni fikirlere dönüştürmeyi hedef edindik. 'Mekânı yeniden anlamlandırmak' hedefiyle başlattığımız bu dönüşüm yolculuğunda; mekânları artık sadece birer perakende noktasından ziyade tasarım kültürüne değer katan, fikir alışverişine açık ilham platformları olarak kurguluyoruz. Seramiği yalnızca bir yapı malzemesi olarak görmüyor; sanatsal, mimari ve kültürel bir ifade biçimi olarak konumlandırıyoruz. Bugün açılışını yaptığımız bu mağaza, Aytaş Yapı’nın büyük ebat porselen plakalar konusundaki vizyoner yatırımıyla Türkiye’nin en nitelikli 'slab' mağazalarından biri ve 'Yaşayan Mekânlar' felsefemizin Antalya’daki somut karşılığıdır. 'İyi Bak Dünyana' hareketimizle doğadan aldığımız ilhamla üretiyor, insana ve emeğe olan sorumluluğumuzu unutmuyoruz. Çünkü sürdürülebilirlik bizim için bir tercih değil, geleceğe olan borcumuzdur.”&nbsp;</p><p>Raflardan İlham Platformlarına: “Yaşayan Mekânlar” Dönüşümü</p><p>Kaleseramik’in Antalya Aytaş Yapı mağazası ile sergilediği dönüşüm, fiziksel bir yenilenmenin çok ötesinde, mağazacılık felsefesindeki köklü bir değişimi temsil ediyor. “Yaşayan Mekânlar” konseptiyle mağazalar; sadece ürünlerin sergilendiği raflar olmaktan çıkarak, mimarları, tasarımcıları ve tüketicileri hayal kurmaya davet eden çok katmanlı birer ilham ve deneyim merkezi olarak yeniden kurgulanıyor.</p><p>Aytaş Yapı'nın büyük ebat porselen plakalar konusundaki vizyoner yatırımıyla Türkiye'nin en nitelikli mağazalarından biri haline gelen bu mekânda; Kalebodur, Çanakkale Seramik, Kale ve T-One markalarının ürünleri esnek ve modüler kurgularla sunuluyor. Ziyaretçiler seramiği tekil bir parça olarak değil; yaşayan bir salonun, mutfağın, nefes alan bir banyonun veya sanatsal bir kurgunun entegre bir parçası olarak, duyulara hitap eden bütünsel bir atmosferde deneyimliyor.</p><p>“Malzeme Ne Zaman İfadeye Dönüşür?” Paneli İlham Verdi</p><p>Açılış etkinliği, sadece bir mağaza lansmanı olmanın ötesine geçerek mimarlık kültürüne katkı sunan entelektüel bir buluşmaya da ev sahipliği yaptı. Kaleseramik Pazarlama Direktörü Zeliha Yurdatap’ın moderatörlüğünde gerçekleşen “Malzeme Ne Zaman İfadeye Dönüşür?” başlıklı panelde, malzemenin mimarlıktaki yeri çok katmanlı bir yaklaşımla ele alındı.</p><p>Uluslararası mimarlık ortamında derin izler bırakmış Prof Dr. Mimar Süha Özkan malzemenin kültürel ve tarihsel bir taşıyıcı olma gücünü anlatırken; teorinin pratiğe dönüştüğü noktada uzmanlaşan Yüksek İç Mimar Hakan Külahçı ise bu gücün günlük pratikte nasıl hayat bulduğunu katılımcılarla paylaştı. Panel, malzemenin sadece teknik bir zorunluluk değil, bilinçle işlendiğinde tasarımın ruhuna dönüşen bir ifade aracı olduğu vurgusuyla sona erdi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ticari gayrimenkul fiyatları ilk çeyrekte arttı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ticari-gayrimenkul-fiyatlari-ilk-ceyrekte-artti-8732/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ticari-gayrimenkul-fiyatlari-ilk-ceyrekte-artti-8732/</id>
<published><![CDATA[2026-05-18T11:22:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-18T11:22:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8E95C9-0EDE9D-8D9937-09D74A-C6431A-5728CC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından bu yılın ilk çeyreğine ilişkin TGFE verileri açıklandı.</p><p></p><p>TGFE, yılın ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 7,7, geçen yılın aynı çeyreğine göre nominal olarak yüzde 31 arttı, reel olarak ise değişim göstermedi.</p><p></p><p>Türkiye genelinde, 2026 yılı birinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 7,4 yükselen Dükkan Fiyat Endeksi, geçen yılın aynı çeyreğine göre nominal olarak yüzde 31,2, reel olarak da yüzde 0,1 artış gösterdi.</p><p></p><p>Ofis Fiyat Endeksi de aynı çeyrekte, bir önceki çeyreğe göre yüzde 10, geçen yılın aynı çeyreğine göre nominal olarak yüzde 30,3 artarken reel olarak yüzde 0,5 azaldı.</p><p></p><p>Üç büyük ildeki gelişmeler değerlendirildiğinde, İstanbul, Ankara ve İzmir’in ticari gayrimenkul fiyat endeksleri, yılın ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre, sırasıyla yüzde 9, yüzde 9,5 ve yüzde 8,4 artış kaydetti.</p><p></p><p>Endeks değerleri geçen yılın aynı çeyreğine göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 29,6, yüzde 36,3 ve yüzde 29,8 yükseldi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Geleceğin genç mühendisleri ödüllendirildi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gelecegin-genc-muhendisleri-odullendirildi-4834/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gelecegin-genc-muhendisleri-odullendirildi-4834/</id>
<published><![CDATA[2026-05-17T13:43:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-17T13:43:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4FEF75-5E35A7-78AB68-292309-78629A-AF5830.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Doğal Afet Sigortaları Kurumu’nun (DASK) dokuz yıldır üniversite öğrencileri arasında deprem güvenliği bilincini güçlendirmek amacıyla düzenlediği Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’nın üç gün süren final programı tamamlandı.</p><p></p><p>İstanbul’da T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi Külliyesi’nde gerçekleşen ödül törenine İstanbul Vali Yardımcısı Cengiz Karabulut, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkan Yardımcısı Ali Burak Kurtulan, Doğal Afet Sigortaları Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın ve Üyeleri, Türk Reasürans Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu Üyeleri, Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar ve Genel Sekreteri Özgür Obalı ile TOBB Sigorta Eksperleri İcra Komitesi üyeleri katıldı. Yarışmada birinciliği İstanbul Teknik Üniversitesi kazandı. İkincilik ödülü MEF Üniversitesi’ne, üçüncülük ödülü ise Ondokuz Mayıs Üniversitesi’ne verildi.&nbsp;</p><p></p><p>“Güveni mühendislikte, gücü dayanışmada buluyoruz” temasıyla düzenlenen yarışmanın finalinde, Türkiye’den ve yurt dışından finale kalan üniversite takımları, depreme dayanıklı yapı tasarımı alanındaki projeleriyle jüri karşısına çıktı. Bu yıl yarışmaya 30 üniversiteden 38 takım başvurdu. Yapılan değerlendirmelerin ardından Türkiye’den 21, yurt dışından 4 üniversite olmak üzere toplam 25 takım final etabına kaldı.</p><p></p><p>Üç gün süren final programında öğrenciler, aylar boyunca üzerinde çalıştıkları projelerini, mühendislik yaklaşımlarını ve depreme dayanıklı yapı tasarımına ilişkin çözüm önerilerini jüri üyelerine sundu. Ardından takımların büyük emekle hazırladığı maketler, sarsma masalarında farklı deprem senaryoları altında test edildi. Böylece projelerin yalnızca tasarım yaklaşımı değil, deprem etkisi altındaki gerçek performansı da değerlendirilmiş oldu.</p><p></p><p>Yarışma uluslararası katılımla güçlendi</p><p>Geçtiğimiz yıl başlatılan uluslararası vizyon, bu yıl daha da güçlenerek devam etti. Final etabında Türkiye’den üniversitelerin yanı sıra Azerbaycan’dan Azerbaijan University of Architecture and Construction, Yunanistan’dan Democritus University of Thrace, Romanya’dan Technical University of Civil Engineering Bucharest ve Kosova’dan University of Prishtina yarıştı. Farklı ülkelerden üniversitelerin aynı platformda buluşması, yarışmanın uluslararası ölçekte teknik ve akademik bir iş birliği zeminine dönüştüğünü ortaya koydu.</p><p></p><p>Bu yılın teması olan “Güveni mühendislikte, gücü dayanışmada buluyoruz” yaklaşımı, yarışmanın üç günlük programına da yansıdı. Öğrenciler, akademisyenler, jüri üyeleri, Teknik Danışma Kurulu üyeleri ve sektör temsilcileri; deprem güvenliği, mühendislik kalitesi ve afetlere karşı ortak sorumluluk başlıklarında bir araya geldi.</p><p></p><p>“Deprem güvenliği, ortak bilgi üretimiyle güçlenir”</p><p>Yarışma Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erdik, farklı ülkelerden öğrencilerin aynı platformda buluşmasının yarışmanın en kıymetli yönlerinden biri olduğunu belirterek şunları söyledi:</p><p>“Deprem yalnızca belirli bir coğrafyanın değil, geniş bir bölgenin ortak gerçeği. Bu nedenle mühendislik bilgisi de deneyim de çözüm arayışı da ortak bir zeminde gelişmek durumunda. Bu yarışmada öğrenciler yalnızca proje üretmiyor; tasarladıkları yapıların deprem etkisi altındaki davranışını sorgulamayı ve mühendislik kararlarının sonuçlarını değerlendirmeyi öğreniyor.”</p><p>“Yarışma artık ortak aklı güçlendiren bir platform”</p><p>DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan ise yarışmanın artık yalnızca teknik bir öğrenci organizasyonu olmadığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p><p>“Deprem risk yönetimi artık yalnızca mühendislik perspektifiyle ele alınabilecek bir alan değil. Kamu kurumlarının, akademinin, sigorta sektörünün ve teknik insan kaynağının birlikte hareket etmesi gerekiyor. Bu yıl yarışmamıza dahil ettiğimiz panel ve onur konuşmalarıyla birlikte organizasyonumuz; bilgi paylaşımını, disiplinler arası iş birliğini ve uluslararası akademik dayanışmayı güçlendiren bir etkileşim platformuna dönüştü.”</p><p>“Dayanıklı şehirler bilgi ve nitelikli insan kaynağıyla inşa edilir”</p><p>DASK’ın 6 yıldır teknik işleticiliğini yürüten Türk Reasürans Genel Müdür Vekili Özgür Bülent Koç, yarışmanın Türkiye’nin afet dayanıklılığı açısından uzun vadeli bir insan kaynağı yatırımı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:</p><p>“Genç mühendis adaylarımız burada yalnızca proje üretmiyor; problem çözmeyi, risk okumayı, doğru karar vermeyi ve mühendislik sorumluluğunu deneyimliyor. Türkiye’nin depreme karşı daha dirençli hale gelmesinde yetişmiş teknik insan kaynağı kritik öneme sahip. Çünkü geleceğin dayanıklı şehirleri yalnızca betonla değil; bilgiyle, bilimle ve nitelikli insan kaynağıyla inşa edilir.”</p><p>“Deprem dayanıklılığı çok boyutlu bir hazırlık gerektiriyor”</p><p>DASK Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın ise deprem risk yönetiminin yalnızca afet sonrası süreçlerle sınırlı değerlendirilemeyeceğini vurgulayarak şunları söyledi:</p><p>“Bugün asıl önemli olan; riskleri önceden analiz edebilen, olası senaryolara hazırlık yapabilen ve kriz anında birlikte hareket edebilen istikrarlı sistemler oluşturabilmektir. Güçlü bir sigorta sistemi, gelişmiş teknik kapasite ve kurumlar arası koordinasyon birlikte güçlendikçe Türkiye’nin deprem dayanıklılığı da daha ileri seviyeye taşınacaktır.”</p><p>Yarışma kapsamında ilk kez onur konuşması ve panel düzenlendi</p><p>Bu yıl yarışma programında ilk kez bir onur konuşmacısı da yer aldı. Deprem mühendisliği, yapı güvenliği ve risk azaltma alanındaki çalışmalarıyla tanınan İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alper İlki, final programında onur konuşmasını gerçekleştirdi.</p><p></p><p>Yarışma kapsamında ayrıca ilk kez bir panel düzenlendi. “Deprem Risk Yönetiminde Entegre Yaklaşım: Kurumlar Arası İş Birliği ve Gelecek Perspektifi” başlıklı panelde; afet dayanıklılığı, risk yönetimi, güvenli şehirler, dayanıklı yapılar, sigortacılık sistemi, finansal dayanıklılık ve kurumlar arası koordinasyon konuları ele alındı.</p><p></p><p>DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde; AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, SEDDK Grup Başkanı Müge Güleç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürü Yavuz Erdal Kayapınar ve Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Özgür Obalı değerlendirmelerini paylaştı.</p><p></p><p>Ödüller sahiplerini buldu</p><p>Jüri üyeleri ve Teknik Danışma Kurulu’nun değerlendirmeleri sonucunda DASK 9. Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’nda dereceye giren ilk üç takım belirlendi. Yarışmada birincilik ödülünü İstanbul Teknik Üniversitesi, ikincilik ödülünü MEF Üniversitesi, üçüncülük ödülünü ise Ondokuz Mayıs Üniversitesi kazandı.</p><p></p><p>Yarışmada ayrıca özel ödüller de sahiplerini buldu. En İyi Mimari Özel Ödülü Sakarya Üniversitesi’ne, En İyi Deprem Performansı Özel Ödülü ile yarışmaya katılan okulların oylarıyla belirlenen En İyi Yarışma Ruhu Özel Ödülü Kosova University of Prishtina’ya, En İyi İletişim Becerisi ve Sunum Özel Ödülü Ankara Üniversitesi’ne verildi. Türk Reasürans Özel Ödülü’nün sahibi ise Azerbaijan University of Architecture and Construction oldu.</p><p></p><p>Finale kalan tüm takımların, öğrencilerin ve akademisyenlerin katkılarıyla tamamlanan yarışma, genç mühendis adaylarının deprem güvenliği alanındaki bilgi ve deneyimlerini geliştirmelerine önemli katkı sağladı. DASK Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’nın, önümüzdeki yıllarda daha geniş bir uluslararası teknik ve akademik iş birliği ağına dönüşmesi hedefleniyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tera'nın Proje GYF'sine ilk ayda yoğun yatırımcı ilgisi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/teranin-proje-gyfsine-ilk-ayda-yogun-yatirimci-ilgisi-8410/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/teranin-proje-gyfsine-ilk-ayda-yogun-yatirimci-ilgisi-8410/</id>
<published><![CDATA[2026-05-16T02:35:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-16T02:35:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_240A4C-1CFEDD-05B181-B7A929-E5D29B-6917AF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin finans alanında öncü gruplarından Tera grubu şirketlerinden Tera Portföy’ün, nisan ayında işlem görmeye başlayan yeni yatırım aracı proje gayrimenkul yatırım fonu, yatırımcılar tarafından yoğun ilgi gördü. Tera Portföy Yönetimi A.Ş. Birinci Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu (TN1) kendi kategorisinde mevcut diğer 43 fonun katılımcı sayısını sadece bir ay içerisinde aştı. Böylece, Proje GYF’lerde bugüne kadar toplam yatırımcı sayısı 1.785 olurken, TN1 ise ilk ayında 1.109 yatırımcıya ulaştı.</p><p>Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) Temmuz 2024’te proje gayrimenkul yatırım fonlarının (Proje GYF) kurulmasına olanak sağlayan düzenlemesinin ardından yatırımcıların gayrimenkule erişimi için yeni bir fırsat oluştu. Aradan geçen 2 yıla yakın sürede 43 Proje GYF hayata geçti. Tera Portföy de bu yıl 15 Nisan’da ilk proje gayrimenkul yatırım fonu olan TN1’i nitelikli yatırımcılara sundu. Gayrimenkul yatırımlarına erişimi kolaylaştıran yeni fonun minimum katılım tutarı 100 bin TL olarak belirlendi. TN1’in 14 Mayıs 2026 TEFAS verisine göre toplam büyüklüğü 631,6 milyon TL, fon birim pay değerindeki artış oranı da yüzde 9 olarak gerçekleşti.&nbsp;</p><p>BAŞKA PROJELER DE EKLENECEK</p><p>“Yenilikçi, yatırımcı ihtiyaçlarına yönelik ürünler geliştirmek Tera Portföy'ün varoluş sebebi” diyen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Ethem Umut Beytorun, TN1’e gösterilen ilginin de bu anlayışın gayrimenkuldeki karşılığı olduğunu söyledi. Beytorun, TN1’in yeni bir bakış açısıyla erişilebilir, nitelikli yatırımcı tabanına hitap eden, tek bir projeye değil başka projelere de yatırım yapan bir yapıda olduğunu belirtti.</p><p>Katılma payı alım taleplerinin fon dokümanlarında yer alan esaslar çerçevesinde gerçekleştirildiğini belirten Beytorun, “TN1'in ilk projesi Sancak Dora. 218 bağımsız bölümden oluşuyor. Kısa sürede başlaması planlanan projenin, 18 ay içinde tamamlanmasını hedefliyoruz. TN1 tek bir projeyle sınırlı değil. İstanbul, Ankara ve İzmir'de yeni projeler de müzakere aşamasında” dedi.</p><p>ALTERNATİF YATIRIM MODELİ</p><p>Projenin bina tamamlama sigortasına sahip olduğunu da belirten Beytorun, şunları söyledi: “İstanbul'un gelişen bölgelerinden olan Sancaktepe'deki bu bölgenin gelişim potansiyelini uzun süre yakından takip ettik ve bu gelişim potansiyelini dikkate aldık. TN1 nitelikli yatırımcılara proje geliştirme süreçlerine fon yapısı üzerinden dahil olabilme imkânı sunuyoruz.”</p><p>Öte yandan, Tera Portföy tarafından Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamada, arsa değerlemesi yapıldığı belirtildi. Açıklamada, “Tera Portföy Yönetimi A.Ş. Birinci Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu (TN1)’nun 512.485.000 TL bedelle satın aldığı gayrimenkule ait (arsa) değerleme raporunda takdir olunan 556.540.000 TL değer, 11.05.2026 tarihli fon fiyatı hesaplamalarına dahil olmuştur” denildi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Metafor ankara projesinde ticari etap açıldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/metafor-ankara-projesinde-ticari-etap-acildi-2552/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/metafor-ankara-projesinde-ticari-etap-acildi-2552/</id>
<published><![CDATA[2026-05-16T02:08:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-16T02:08:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EB15F3-6FCB1B-95DB60-CBB822-B5D030-C99113.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Toplam 276 rezidansın yer aldığı konut bloğunda farklı daire seçenekleri sunulurken, ofis bloğu teknolojik altyapıyla desteklendi. İstanbul, Konya ve Samsun yollarının kesişim noktasında bulunan proje, metro hattına yakınlığıyla ulaşım avantajı sağlıyor. Ali İmran Bozdoğan, konut ve ofis bloklarındaki süreci ticari merkezle tamamladıklarını belirtti. Mağaza doluluk oranının yüzde 60 seviyesine ulaştığını ifade eden Bozdoğan, bu ilginin bölgenin yeni bir çekim merkezi haline geldiğini gösterdiğini savundu. Bozdoğan, yatırımcıların güveniyle Ankara'nın mimarisine yönelik yeni projeler için hazırlıkların sürdürüldüğünü bildirdi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ankara'ya 2 milyar liralık konut yatırımı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ankaraya-2-milyar-liralik-konut-yatirimi-1582/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ankaraya-2-milyar-liralik-konut-yatirimi-1582/</id>
<published><![CDATA[2026-05-16T02:05:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-16T02:05:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_672DF5-6DE766-58ECDB-143B55-0BC84D-BD00E0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ankara’da yaklaşık 25 yıldır faaliyet gösteren Sefa Grup İnşaat, 2 milyar liralık yatırımla 650 konutluk iki yeni proje için çalışmalara başladı. Bugüne kadar binin üzerinde konut teslim eden ve 400 dairelik inşaatı devam eden şirket, yeni yatırımlarıyla teslimat kapasitesini artırıyor. Yeni konutların 400’ü Pursaklar’da, 250’si ise Esenboğa Havalimanı çevresinde inşa edilecek. Karma konseptli projelerde 2+1’den 4+1’e kadar farklı daire seçenekleri, ticari alanlar ve sosyal donatılar yer alacak.</p><p>Serkan Gülmez, Sincan, Etimesgut ve Esenboğa aksındaki projelerde kullanıcı ihtiyaçlarına odaklandıklarını belirtti. Gülmez, özellikle havalimanı ve üniversite bölgelerinde uyguladıkları “ful eşyalı” konseptin ilgi gördüğünü, yatırımcılar adına kiralama süreçlerini yönettikleri bir sistem kurduklarını ifade etti. Satışların büyük kısmının tavsiye yoluyla gerçekleştiğini kaydeden Gülmez; İstanbul, Bodrum ve KKTC gibi bölgelerden gelen talepler doğrultusunda, Ankara dışındaki illerde de proje geliştirmeyi planladıklarını dile getirdi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Eroğlu Holding fırsat eşitliği listesinde</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/eroglu-holding-firsat-esitligi-listesinde-1349/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/eroglu-holding-firsat-esitligi-listesinde-1349/</id>
<published><![CDATA[2026-05-16T02:02:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-16T02:02:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7B28A1-451DEC-1B35A1-2324FD-29B4F1-3819FE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Toplam 10 bin 494 kişilik istihdama sahip holding bünyesinde 5 bin 738 kadın çalışan bulunurken, kadın çalışan oranı yüzde 54,7 seviyesinde gerçekleşti. Kadın yönetici oranının yüzde 57,8 olduğu grupta, iç terfilerde kadın çalışan oranı da yüzde 54,7 olarak kaydedildi. 2025 verileri baz alınarak hazırlanan araştırmada şirketler; kadın çalışan, yönetici, yönetim kurulu ve yeni işe alım oranlarına göre değerlendirildi. Şahin Eroğlu, kadınların iş gücüne katılımını sürdürülebilir büyümeyi destekleyen stratejik bir öncelik olarak gördüklerini ifade etti. Eroğlu, kadınların tüm kademelerde ve karar alma mekanizmalarında güçlü temsil edilmesini ajandalarının parçası olarak konumlandırdıklarını, kadın istihdamını artıracak uygulamalarla toplumsal kalkınmaya katkı sağlamayı sürdüreceklerini belirtti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İnşaat üretimi martta yıllık bazda yüzde 1,2 azaldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/insaat-uretimi-martta-yillik-bazda-yuzde-12-azaldi-917/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/insaat-uretimi-martta-yillik-bazda-yuzde-12-azaldi-917/</id>
<published><![CDATA[2026-05-15T10:20:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-15T10:20:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6FA6C4-B097F9-B55885-17232B-6FDF45-748C1D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayına ilişkin inşaat üretim endeksi verilerini açıkladı.</p><p></p><p>Buna göre endeks, martta yıllık bazda yüzde 1,2 azalış kaydetti.</p><p></p><p>İnşaatın alt sektörleri incelendiğinde endeks, söz konusu ayda geçen yılın aynı ayına kıyasla bina inşaatı sektöründe yüzde 3,6 azalırken bina dışı yapıların inşaatında yüzde 8,5, özel inşaat faaliyetlerinde yüzde 0,9 arttı.</p><p></p><p>İnşaat üretim endeksi, martta aylık bazda ise yüzde 4,5 azaldı.</p><p></p><p>Endeks, bina inşaatı sektöründe aylık yüzde 5,3, bina dışı yapıların inşaatında yüzde 0,5, özel inşaat faaliyetlerinde yüzde 4,4 azalış gösterdi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Artık erteleme şansı kalmadı, mesele kent stratejisi!"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/artik-erteleme-sansi-kalmadi-mesele-kent-stratejisi-3393/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/artik-erteleme-sansi-kalmadi-mesele-kent-stratejisi-3393/</id>
<published><![CDATA[2026-05-15T02:32:30+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-15T02:32:30+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3ED3EB-0FE52E-F0D7E1-971E28-8C09F4-55A184.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’de artan deprem riski ve eski yapı stokunun yarattığı tehdit, kentsel dönüşümü yeniden gündemin ilk sıralarına taşıdı. Arter İnşaat Kurucu Ortağı Mimar Mustafa Onur Eraydın, mevcut yapılaşma pratiğinin artık sürdürülebilir olmadığını vurgulayarak, dönüşümün yalnızca teknik değil aynı zamanda stratejik bir mesele olduğuna dikkat çekti.</p><p></p><p>Yaklaşık 7 milyon riskli yapının bulunduğu Türkiye’de, bu yapıların 1,5-2 milyonu barındırdıkları risk ölçüsünde acil dönüşüm bekliyor. Daha önemlisi Türkiye nüfusunun yaklaşık 30 milyonu ‘deprem riskli’ diyen nitelenen bu yapılarda yaşıyor. Türkiye genelinde milyonlarca bağımsız birimin risk altında olduğunu hatırlatan Eraydın, “Bugün sahada gördüğümüz tablo net: Türkiye’de yapı stokunun önemli bir bölümü mühendislik hizmeti almadan, eski yönetmeliklere göre inşa edilmiş yapılardan oluşuyor. Bu da deprem riski karşısında ciddi bir kırılganlık yaratıyor. Kentsel dönüşüm artık ertelenebilir bir süreç değil” ifadelerini kullandı.</p><p>‘Yeni nesil şehircilik, parsel değil yaşam odaklı olmalı’</p><p>Kentsel dönüşümün en kritik eksikliklerinden birinin planlama yaklaşımı olduğunu belirten Eraydın, mevcut uygulamaların çoğunlukla parsel bazlı ilerlediğini ve bunun uzun vadede şehirleşme sorunlarını derinleştirdiğini söyleyerek şunları söyledi:</p><p>“Bugün birçok dönüşüm projesi, yalnızca mevcut binayı yenilemeye odaklanıyor. Oysa şehir dediğimiz yapı sadece binalardan ibaret değil. Ulaşım altyapısı, sosyal donatı alanları, yeşil alanlar, otopark çözümleri ve hatta afet toplanma alanları bu sürecin ayrılmaz parçalarıdır. Yeni nesil şehircilik anlayışı, insan odaklı ve bütüncül bir planlamayı zorunlu kılıyor.”</p><p>Eraydın’a göre doğru kentsel dönüşüm modeli, yalnızca fiziksel yenilenmeyi değil, yaşam kalitesini de artırmalı. “Daha yüksek katlı binalar yapmak şehirleşme değildir. Asıl mesele, daha yaşanabilir, daha erişilebilir ve daha güvenli yaşam alanları kurabilmektir” dedi.</p><p>Eraydın: Teknik bir süreç değil, sistem meselesi</p><p>Kentsel dönüşümün merkezinde yer alan “güvenli yapı” kavramının çoğu zaman yalnızca beton kalitesiyle sınırlandırıldığını belirten Eraydın, bu yaklaşımın eksik olduğunu ifade etti:</p><p>“Güvenli yapı dediğimiz şey; zemin etüdünden başlayarak statik proje, malzeme kalitesi, işçilik, denetim ve kullanım sürecine kadar uzanan bir sistem bütünüdür. Türkiye’de hâlâ birçok projede bu süreçlerin bir kısmı ihmal edilebiliyor. Oysa en küçük ihmal, ciddi riskler doğurur.”</p><p>Özellikle 2000 yılı öncesi yapıların büyük bölümünün güncel deprem yönetmeliklerine uygun olmadığını vurgulayan Eraydın, “Bugün dönüşümün ana hedefi sadece eskiyi yıkıp yenisini yapmak olmamalı; doğru mühendislik prensipleriyle, uzun ömürlü ve dirençli yapılar üretmek olmalı” dedi.</p><p>Sağlık yapılarından kentsel dönüşüme uzanan deneyim</p><p>Arter İnşaat’ın özellikle hastane projeleri gibi yüksek teknik hassasiyet gerektiren yapılarda edindiği deneyimi kentsel dönüşüm projelerine de aktardığını belirten Eraydın, bu deneyimin önemine dikkat çekti:</p><p>“Sağlık yapıları, hata toleransının en düşük olduğu projelerdir. Bu disiplinle çalıştığınızda kalite standartlarınız otomatik olarak yükselir. Biz bu yaklaşımı tüm projelerimize yansıtıyoruz. Kentsel dönüşümde de aynı mühendislik hassasiyetini uygulamak zorundayız.”</p><p>Kentsel dönüşümün kaderini ne belirleyecek?</p><p>Kentsel dönüşümün önündeki en büyük engellerden birinin finansman olduğunu ifade eden Eraydın, sürecin hızlanması için yeni modeller geliştirilmesi gerektiğini söyledi:</p><p>“Vatandaşın dönüşüme ikna olması için sadece risk söylemi yeterli değil. Ekonomik olarak da ulaşılabilir çözümler sunulmalı. Uzun vadeli kredi modelleri, kamu destekleri ve özel sektörün etkin rol aldığı iş birlikleri bu süreci hızlandıracaktır.”</p><p>Ayrıca bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi gerektiğini belirten Eraydın, “Süreç ne kadar uzarsa maliyet o kadar artıyor. Bu da dönüşümü zorlaştırıyor. Daha hızlı, şeffaf ve öngörülebilir bir sistem kurulmalı” dedi.</p><p>‘Şehirlerin geleceği bugün atılan adımlarla belirlenecek’</p><p>Kentsel dönüşümün sadece bugünün değil, gelecek nesillerin yaşam kalitesini de doğrudan etkilediğini vurgulayan Eraydın, sözlerini şu şekilde tamamladı:</p><p>“Bugün attığımız her adım, yarının şehirlerini belirliyor. Eğer doğru planlama yapmazsak, bugünün hatalarını geleceğe taşımış oluruz. Ama doğru bir vizyonla ilerlersek hem güvenli hem de yüksek yaşam kalitesine sahip şehirler kurabiliriz. Yeni nesil şehircilik anlayışı tam olarak bunu ifade ediyor.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yapı  sektörünün beklentileri değerlendirildi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yapi-sektorunun-beklentileri-degerlendirildi-6459/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yapi-sektorunun-beklentileri-degerlendirildi-6459/</id>
<published><![CDATA[2026-05-14T16:42:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-14T16:42:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3A3444-DFE592-79564C-70A9A7-475535-E47B85.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye İMSAD (Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği) tarafından 65’inci kez düzenlenen Gündem Buluşmaları, 13 Mayıs 2026 Çarşamba günü online olarak gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Savcı’nın yaptığı toplantı, inşaat malzemesi sanayicileri, iş dünyasından isimler ve sektör profesyonelleri tarafından ilgiyle takip edildi. “Verilerle 2025, Beklentilerle 2026” başlığı altında gerçekleşen toplantının moderatörlüğünü Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Tayfun Küçükoğlu üstlenirken, KPMG Türkiye Strateji ve Operasyon Danışmanlığı Direktörü Mehmet Emre Kara etkinlikte konuşmacı olarak yer aldı. Programda ayrıca KPMG Küresel İnşaat Araştırması 2025/2026 sonuçları da sektör perspektifleriyle birlikte ele alındı.</p><p>“32,1 milyar dolarlık ihracat performansı sergiledik”</p><p>Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Savcı, konuşmasında 65’inci Gündem Buluşmaları’nda sektör paydaşlarıyla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti ifade ederek, Türkiye İMSAD’ın yeni döneminde en temel önceliğin veri altyapısını güçlendirmek olduğunu vurguladı. KPMG Türkiye ile yürütülen iş birliği kapsamında Aylık Sektör Raporları, Bileşik ve Dış Ticaret Endekslerinin aynı titizlikle yayınlanmaya devam edileceğini belirten Savcı, endekslerin yer aldığı dijital altyapının da daha işlevsel ve kullanıcı dostu hale getirildiğini ifade etti. Savcı, 2025 yılının inşaat malzemesi sanayisi açısından “dengelenme ve dayanıklılık” yılı olduğunu belirtti. Küresel dalgalanmalara rağmen sektörün ihracat gücünü koruduğunu ve Türkiye ekonomisine stratejik katkısını sürdürdüğünü dile getiren Savcı; “Geride bıraktığımız 2025 yılı, inşaat malzemesi sanayimiz açısından bir dengelenme ve dayanıklılık testi niteliği taşırken, sektörün bu süreci güçlü bir performansla yönetebildiğini görüyoruz. İç pazar hacmimiz yaklaşık 149,6 milyar dolara ulaşırken; toplam pazar büyüklüğümüz 181,7 milyar dolarlık devasa bir hacme erişti. Küresel talepteki tüm dalgalanmalara rağmen 32,1 milyar dolarlık ihracat performansımızla, Türkiye’nin toplam ihracatı içinde %12’lik paya ulaştık. Belki de en gurur verici tablo; sektörümüzün cari dengeye sağladığı %245 oranındaki pozitif katkıdır. Bu rakam, inşaat malzemesi sanayisinin Türkiye ekonomisi için üretimden öte aynı zamanda stratejik bir döviz üretim merkezi olduğunun en somut kanıtıdır.”</p><p>“Üçüz dönüşüm sektörün geleceğini şekillendirecek”</p><p>2026 yılına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Savcı; “2026 yılına baktığımızda bizi daha kompleks bir küresel ekonomik denklem bekliyor. Ancak bizler bu tür fırtınalı dönemlerde bile yol almayı bilen bir sanayinin temsilcileriyiz. Yeni dönemde en temel önceliğimiz; yeşil, dijital ve sosyal dönüşümü, yani üçüz dönüşümü sektörümüzün genetiğine işlemek olacaktır. Bu dönüşüm sürecinde deprem güvenliği ve dirençli kentler konusu da kritik bir sorumluluk alanı olarak önümüzde durmaktadır. Bunun yanı sıra binalardaki enerji verimliliği zorunluluklarının artması, döngüsel ekonomi, karbon-nötr vizyonu ve ABD gibi dev pazarlardaki payımızı artırma hedefimiz, önümüzdeki dönemin ana gündem maddeleri olacak. Türkiye İMSAD, yeni dönemde de sektörümüzün kutup yıldızı olma misyonunu sürdürecektir. Bizler; bilimin ışığında, verinin gücüyle ve siz değerli üyelerimizin desteğiyle Türkiye’yi bölgesel üretim üssü konumuna taşıyacağımıza yürekten inanıyoruz” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p><p>“Değişimin hızlandığı, öngörülebilirliğin azaldığı bir dönemden geçiyoruz”</p><p>Toplantının moderatörü Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Tayfun Küçükoğlu, 65’inci Gündem Buluşmaları’nda inşaat malzemesi sanayisinin 2025 yılında kategori bazında belirgin bir ayrışma sürecine girdiğini belirtti. Küçükoğlu, Türkiye ve dünya ekonomisindeki gelişmeleri ve bu gelişmelerin inşaat malzemesi sektörüne etkilerine ilişkin; “Bugün değişimin hızlandığı, öngörülebilirliğin azaldığı ve sürpriz etkilerin arttığı bir dönemden geçiyoruz. Artık yalnızca üretim gücüyle değil; veriyi okuyabilme, değişimi öngörebilme ve doğru zamanda doğru stratejiyi geliştirebilme kapasitesiyle rekabet ediyoruz. 2008’den itibaren başlayan ve 2035 yılına kadar devam edeceğini öngördüğümüz bu süreç, dünyanın en kapsamlı yeniden yapılanma dönemlerinden biri olarak karşımızda duruyor. Bugün, bazı sektör kategorilerinin yüzde 20 büyüdüğü, bazılarının ise yüzde 20 küçüldüğü bir dönemi yaşıyoruz. Bu nedenle artık sadece sonuçlara değil; neyin, neden ve nasıl gerçekleştiğine odaklanmak zorundayız” dedi.</p><p>“Tedarik zincirlerindeki yeniden yapılanma Türkiye için fırsat alanı yaratıyor”</p><p>Toplantının konuşmacısı KPMG Türkiye Strateji ve Operasyon Danışmanlığı Direktörü Mehmet Emre Kara, küresel ekonomide belirsizliklerin devam ettiğini ancak tedarik zincirlerindeki yeniden yapılanma ve bölgeselleşme eğiliminin Türkiye açısından önemli fırsat kapıları açtığını ifade etti. Kara konuşmasında Türkiye ekonomisindeki güncel görünümü, inşaat ve yapı sektörünün performansını ve küresel beklentileri değerlendirdi. Kara; “İnşaat malzemesi dış ticaret fazlasının 2022–2024 döneminde gerileme eğilimi göstermesi, sektörün dış ticaret performansında bir baskı dönemine işaret ederken, 2025 yılında ihracattaki toparlanma yeniden pozitif bir ivme yarattı. Bu tablo, sektörün küresel talep koşullarına duyarlılığını ve ihracat kanalı üzerinden yeniden dengelenme potansiyelini ortaya koyuyor. 2026 yılının ilk dört ayında ise faaliyetleri sınırlayan en önemli unsurun finansmana erişim ve yüksek finansman maliyetleri olduğu görülüyor. Bu durum, özellikle yatırım kararları ve proje başlangıçlarında belirleyici bir kısıtlayıcı faktör olarak öne çıkıyor. İnşaat Sektörü Güven Endeksi tarafında ise Ocak 2026’daki güçlü sıçramanın ardından mart ayında yaşanan sert geri çekilme, sektördeki kırılgan beklenti yapısını gösteriyor. Buna karşın Nisan itibarıyla yaşanan toparlanma ve yılın en yüksek seviyesine ulaşılması, kısa vadeli dalgalanmalara rağmen sektörün yeniden iyileşme eğilimine girdiğine işaret ediyor” ifadelerini kullandı.</p><p>Veri temelli dönüşüm ve küresel yeniden yapılanma sektör için yol haritası oluşturuyor</p><p>Toplantıda ayrıca, Türkiye İMSAD’ın KPMG Türkiye iş birliğiyle güçlendirdiği veri odaklı analiz altyapısının sektör için stratejik bir referans noktası haline geldiği vurgulandı. Aylık Sektör Raporları, Bileşik Endeks ve Dış Ticaret Endeksleri ile desteklenen gösterge niteliğindeki veri setlerinin, karar alma süreçlerinde daha etkin kullanılmasının hedeflendiği ifade edildi. Küresel ölçekte yaşanan tedarik zinciri dönüşümü, üretimde bölgeselleşme eğilimi ve yeni ticaret dengelerinin, Türkiye için hem ihracat hem de üretim açısından yeni bir konumlanma fırsatı yarattığı belirtildi. Bu çerçevede 2026 yılında veri temelli yönetim yaklaşımının güçlendirilmesi, katma değerli üretim kapasitesinin artırılması ve sürdürülebilirlik odaklı dönüşümün hızlandırılmasının sektörün öncelikleri arasında yer aldığı kaydedildi. Toplantıda ayrıca ABD, Avrupa ve yeniden yapılanma sürecindeki Suriye, Irak ve Ukrayna gibi pazarların Türkiye’nin ihracat potansiyeli açısından önemli fırsatlar barındırdığı vurgulandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Konut satışları yüzde 9.6 arttı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/konut-satislari-yuzde-96-artti-210/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/konut-satislari-yuzde-96-artti-210/</id>
<published><![CDATA[2026-05-14T10:08:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-14T10:08:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6C691B-D55E18-0596A8-70C39E-A6583C-E976AC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %9,6 oranında artarak 40 bin 306 oldu. İkinci el konut satışları ise Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %0,3 oranında azalarak 86 bin 502 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışlarının payı %31,8, ikinci el konut satışlarının payı %68,2 oldu.</p><div><br /></div><div>Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %40,5 oranında artarak 25 bin 771 oldu. Diğer konut satışları ise Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %4,0 oranında azalarak 101 bin 37 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı %20,3 diğer satışların payı %79,7 olarak gerçekleşti.</div><div><br /></div><div><div>Takvim etkilerinden arındırılmış serilerde, bir önceki yılın aynı ayına göre ilk el konut satışları %2,9 arttı; ikinci el konut satışları %6,1 azaldı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilerde ise bir önceki aya göre ilk el konut satışları %5,4 arttı; ikinci el konut satışları %0,5 arttı.</div></div><div><br /></div><div><div>Yabancılara yapılan konut satışları Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %1,1 oranında azalarak bin 516 oldu. Nisan ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı %1,2 olarak gerçekleşti. Ocak-Nisan döneminde yabancılara yapılan konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %11,6 oranında azalarak 5 bin 681 olarak gerçekleşti.</div><div><br /></div><div>Nisan ayında ülke uyruklarına göre en fazla konut satışı sırasıyla 263 ile Rusya Federasyonu, 110 ile Çin ve 100 ile İran vatandaşlarına yapıldı.</div></div><div><br /></div><div><div>Türkiye genelinde ilk el iş yeri satış sayısı Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %14,3 oranında artarak 4 bin 301 oldu. İkinci el iş yeri satışları ise Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %8,7 oranında artarak 11 bin 393 oldu.</div><div><br /></div><div>Türkiye genelinde ipotekli iş yeri satışları Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %102,1 oranında artarak 758 oldu. Diğer iş yeri satışları ise Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %7,7 oranında artarak 14 bin 936 oldu.</div></div><div><br /></div><div><div>Takvim etkilerinden arındırılmış serilerde, bir önceki yılın aynı ayına göre ilk el iş yeri satışları %7,4 arttı; ikinci el iş yeri satışları %2,6 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilerde ise bir önceki aya göre ilk el iş yeri satışları %10,0 arttı; ikinci el iş yeri satışları %8,8 arttı.</div></div><div><br /></div><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türk çimento sektörü küresel dönüşüm gündemine Çin'den mesaj verdi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-cimento-sektoru-kuresel-donusum-gundemine-cinden-mesaj-verdi-3244/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-cimento-sektoru-kuresel-donusum-gundemine-cinden-mesaj-verdi-3244/</id>
<published><![CDATA[2026-05-14T02:19:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-14T02:19:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F959CE-C1348E-C30FFE-1C0B8C-5A730B-2760A8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Küresel çimento sektörünün en önemli organizasyonları arasında yer alan Cementtech etkinliği, 13 Mayıs’ta Çin’de sektör temsilcilerini bir araya getirdi. TÜRKÇİMENTO Başkanı Adil Sani Konukoğlu, etkinliğin açılış oturumunda gerçekleştirdiği konuşmada Türk çimento sektörünün üretim gücü, sürdürülebilirlik yatırımları ve uluslararası iş birliklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Konuşmasında sektörün dönüşüm sürecine dikkat çeken Konukoğlu, “Biz, Türk çimento sektörü olarak bu süreci yalnızca bir uyum zorunluluğu değil, uzun vadeli rekabet gücümüzü belirleyecek stratejik bir dönüşüm olarak görüyoruz” dedi.</p><p>Sektörün “üçüz dönüşüm” yaklaşımıyla hareket ettiğini belirten Konukoğlu, “Bu dönüşümün merkezinde yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve insan odaklı dönüşüm yer alıyor. Türk çimento sektörü dönüşüm sürecini yalnızca takip eden değil, yön veren bir anlayışla ilerliyor” ifadelerini kullandı.</p><p>“Yeşil dönüşüm, dijitalleşmeden ayrı düşünülemez”</p><p>Dijitalleşmenin sürdürülebilir üretimde kritik rol üstlendiğini vurgulayan Konukoğlu, veri odaklı yönetim anlayışı, yapay zeka uygulamaları ve ileri üretim teknolojilerinin karbon emisyonlarının azaltılmasından kaynak verimliliğine kadar pek çok alanda belirleyici olduğunu söyledi.</p><p>Türk çimento sektörünün sürdürülebilirlik yatırımlarına ilişkin güncel verileri de paylaşan Konukoğlu, sektörün 2024 yılı itibarıyla 2,1 milyon ton alternatif yakıt kullandığını ve ısıl enerji ihtiyacının yüzde 13’ünün alternatif kaynaklardan karşılandığını belirtti.</p><p>Ayrıca Türkiye genelinde 17 fabrikada, 27 hatta kurulu atık ısı geri kazanımı tesisleriyle toplam 164,5 megawatt gücünde enerji üretildiğini ifade eden Konukoğlu, bu üretimin yaklaşık 658 bin hanenin günlük elektrik tüketimine eşdeğer olduğunu kaydetti.</p><p>“Yeşil çimento kullanımının yaygınlaşması kritik önem taşıyor”</p><p>Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda sektörün dönüşüm yatırımlarını hızlandırdığını belirten Konukoğlu, alternatif yakıt kullanım oranlarının artırılması, klinker oranının düşürülmesi ve düşük karbonlu yeni nesil üretim teknolojilerinin yaygınlaştırılmasının sektör açısından kritik önem taşıdığını söyledi.</p><p>Konukoğlu, kamu projelerinde yeşil çimento kullanımını teşvik eden düzenlemeler sayesinde önümüzdeki 10 yılda yaklaşık 11 milyon ton CO₂ emisyon azaltımı hedeflendiğini de ifade etti.</p><p>Türkiye-Çin iş birliği vurgusu</p><p>Konuşmasında Çin Çimento Birliği ile geliştirilen stratejik iş birliğine de değinen Konukoğlu, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ile Çin’in dijitalleşme ve otomasyon alanındaki deneyiminin önemli bir sinerji oluşturacağını belirtti.</p><p>Konukoğlu, “Türkiye ve Çin arasında kurulan bu güçlü iş birliği, yalnızca iki ülke için değil, küresel çimento sektörünün sürdürülebilir geleceği için de örnek bir model olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Etkinlik kapsamında düzenlenen panel oturumuna TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay da katıldı. Bozay, panelde sektörün sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve uluslararası iş birlikleri odağındaki gelişmelerine ilişkin değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">RAMS Park House Maslak'a Küresel Arena'da ödül yağmuru!</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/rams-park-house-maslaka-kuresel-arenada-odul-yagmuru-9098/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/rams-park-house-maslaka-kuresel-arenada-odul-yagmuru-9098/</id>
<published><![CDATA[2026-05-13T11:31:00+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-13T11:31:00+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_45B895-24F129-3253E2-3082A8-AE423D-3E6600.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Gayrimenkul sektöründe 38 yıllık köklü geçmişiyle “sadece yapı değil, yaşam üreten” RAMS Türkiye, prestijli projesi RAMS Park House Maslak ile dünya çapında bir başarıya daha imza attı. Geçtiğimiz ay kazandığı üç MUSE Design Awards ödülünün ardından proje; şimdi de International Architecture &amp; Design Awards (IADA) 2026 ve New York Architectural Design Awards 2026 kapsamında toplam dört yeni ödülün sahibi oldu. DOME+Partners imzası taşıyan ve Murat Yılmaz liderliğinde hayata geçirilen RAMS Park House Maslak, estetikle mühendisliği buluşturan yenilikçi yaklaşımıyla küresel otoritelerden tam not aldı. Projenin elde ettiği uluslararası başarılar, markanın sadece konut üretimi ile değil mimari mükemmeliyet ve yenilikçilik konusundaki kararlılığını da gösterdi.</p><p>Dünya Sahnelerinden Büyük Övgü</p><p>RAMS Park House Maslak, International Architecture &amp; Design Awards (IADA) 2026’da “High Rise &amp; Skyscraper Architecture” kategorisinde Altın, “Household &amp; Residential Building Design” kategorisinde ise Bronz ödül kazandı. IADA’nın mimarlık kategorileri; yüksek katlı yapılar, konut projeleri ve farklı yapı tiplerini kapsayan alt başlıklar altında değerlendirildi.</p><p>Proje, New York Architectural Design Awards 2026’da ise “Residential Architecture” kategorisinde Altın, “Urban Residential Design” kategorisinde Gümüş ödül sahibi oldu. New York Architectural Design Awards jürisi, projeleri mimari tasarım kalitesi, özgünlük, planlama yaklaşımı ve işlevsellik gibi kriterler doğrultusunda değerlendirerek RAMS Park House Maslak’ı üstün başarıya layık gördü.</p><p>Estetik, fonksiyonellik ve yenilikçi mimari yaklaşımı bir araya getiren RAMS Park House Maslak, farklı kategorilerde elde ettiği bu başarılarla uluslararası ölçekte güçlü bir mimari değer sunduğunu ortaya koydu.</p><p>“Şehir Yaşamını Yeniden Tanımlıyoruz”</p><p>Elde edilen bu uluslararası başarıların markanın mimari mükemmeliyet ve yenilikçilik konusundaki kararlılığını pekiştirdiğini belirten RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Devran Bülbül, şunları söyledi: “38 yıllık köklü geçmişimizle yalnızca yapılar inşa etmenin ötesinde, yaşam alanlarını iyileştirerek topluma değer katmayı sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz. Mimari estetiği, fonksiyonel çözümleri ve kullanıcı deneyimini odağımıza alan yaklaşımımızla, RAMS Park House Maslak projemizde şehir yaşamına yeni bir perspektif sunuyoruz. Uluslararası arenada kazandığımız bu ödüller, sadece bir projenin başarısı değil, aynı zamanda RAMS Türkiye’nin ‘sadece yapı değil, yaşam üreten’ vizyonunun küresel ölçekteki yansımasını ortaya koyuyor.”</p><p>Başarı Zincirine Yeni Halkalar</p><p>Kısa süre önce MUSE Design Awards’tan üç ayrı ödülle dönen RAMS Park House Maslak, toplamda yedi uluslararası ödül ile Türkiye’nin modern mimari gücünü dünya genelinde temsil etmeye devam ediyor. Estetik ve fonksiyonelliği yüksek bir yaşam kültürüyle buluşturan proje, Maslak’ın silüetine prestij katmayı sürdürüyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Şehirleri yeniden ayağa kaldırmaya gayret ettik"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sehirleri-yeniden-ayaga-kaldirmaya-gayret-ettik-9076/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sehirleri-yeniden-ayaga-kaldirmaya-gayret-ettik-9076/</id>
<published><![CDATA[2026-05-12T13:30:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-12T13:30:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5B2EEE-B49153-2B6E69-181CA6-A3528B-39ECF6.jpeg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Merz, Alman Sendikalar Birliği'nin (DGB) başkent Berlin'de düzenlenen ulusal kongresinde yaptığı konuşmada, küresel krizler ve biriken yapısal sorunlar nedeniyle ülkenin son on yılların en ağır değişim baskısı altında olduğunu belirtti.</p><p></p><p>Dünyanın ani ve sarsıcı bir değişim sürecinden geçtiğini ifade eden Merz, bu durumun Almanya'yı doğrudan etkilediğini belirtti.</p><p></p><p>- "Eskisi gibi devam edemeyiz"</p><p></p><p>Dünyanın baş döndürücü bir hızla yeniden şekillendiğini ve bu durumun doğrudan Almanya'yı etkilediğini ifade eden Merz, ülkenin ekonomik gelişiminin en az yedi yıldır duraksadığını hatırlattı. Sanayide her yıl 100 binden fazla istihdam kaybı yaşandığına dikkati çeken Almanya Başbakanı, "Son 20 yılın yöntemleriyle devam etme lüksümüz kalmamıştır." uyarısında bulundu.</p><p></p><p>Alman ekonomisinin durgunluktan çıkması için toplu bir çaba gösterilmesi çağrısı yapan Merz, "Almanya artık silkelenip kendine gelmek zorundadır." diye konuştu.</p><p></p><p>Merz, ekonomik büyümenin bir amaç değil, istihdam, vergi geliri, işleyen bir refah devleti ve sürdürülebilir emeklilik sistemi için temel bir zorunluluk olduğunu vurguladı.</p><p></p><p>- En zor emeklilik sistemi</p><p></p><p>Yasal emeklilik sistemini "önlerindeki en zor mesele" olarak tanımlayan Friedrich Merz, mevcut sistemin demografik gerçekler karşısında tıkandığını belirterek, bu yaz hayata geçirilecek reformun yol haritasını paylaştı.</p><p></p><p>Merz, sistemin üzerindeki yükü hafifletmek için yasal, mesleki ve özel emeklilikten oluşan "Üç Sütunlu Model"in güçlendirileceğini duyurdu.</p><p></p><p>Salondan yükselen tepkilere karşı reformun matematiksel bir zorunluluk olduğunu savunan Merz, "Gelecekte sadece iki çalışanın bir emekliyi finanse etmesi imkansızdır. Bu bir tercih değil, matematiksel bir gerçektir." ifadelerini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İnşaat maliyeti martta aylık yüzde 2,76 arttı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/insaat-maliyeti-martta-aylik-yuzde-276-artti-4656/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/insaat-maliyeti-martta-aylik-yuzde-276-artti-4656/</id>
<published><![CDATA[2026-05-12T10:34:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-12T10:34:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_217E83-91CD24-7A3941-30203F-FCA2FC-6A1E1C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye İstatistik Kurumu, mart dönemine ilişkin inşaat maliyet endeksi verilerini açıkladı.</p><p></p><p>Buna göre endeks, martta bir önceki aya kıyasla yüzde 2,76, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 27,24 yükseldi.</p><p></p><p>Aylık bazda malzeme endeksi yüzde 3,5, işçilik endeksi yüzde 1,54 arttı.</p><p></p><p>Yıllık bazda malzeme endeksi yüzde 25,61, işçilik endeksi yüzde 30,07 artış gösterdi.</p><p></p><p>Bina inşaatı maliyet endeksi, martta bir önceki aya göre yüzde 1,89, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 26,26 yükseliş kaydetti. Martta bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 2,23, işçilik endeksi yüzde 1,33 artış sergiledi. Geçen yılın aynı ayına kıyasla ise malzeme endeksi yüzde 24,17, işçilik endeksi yüzde 29,76 arttı.</p><p></p><p>Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, martta bir önceki aya göre yüzde 5,63, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 30,46 artış gösterdi. Söz konusu yapılarda bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 7,48, işçilik endeksi yüzde 2,28 artış kaydetti. Malzeme endeksi, martta yıllık bazda yüzde 30,09, işçilik endeksi yüzde 31,16 yükseldi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">MESA'nın yeni yaşam markası: Mesa Casa</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/mesanin-yeni-yasam-markasi-mesa-casa-7840/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/mesanin-yeni-yasam-markasi-mesa-casa-7840/</id>
<published><![CDATA[2026-05-11T11:01:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-11T11:01:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_04D769-6A7578-21B00E-36BBA2-433378-1D14F1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yalnızca bir konut projesi değil, bütünsel bir yaşam ekosistemi olarak kurgulanan Mesa Casa; mimari tasarımı, gastronomi yaklaşımı ve topluluk kültürüyle gayrimenkul sektöründe yeni nesil bir yaşam anlayışı sunuyor.</p><p></p><p>Avrupa’nın ilk wellness rezidansı: Mesa Casa WELL</p><p></p><p>Mesa Casa’nın ilk projesi olan Mesa Casa WELL Residence, sağlıklı yaşam yaklaşımını mimari standartlarla buluşturuyor. Proje, wellness yaklaşımını mimari ve yaşam standardının ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyor. International WELL Building Institute (IWBI) tarafından geliştirilen ve doğrudan insan sağlığını odağına alan WELL Building Standard kriterlerine göre inşa edilen proje, Avrupa’da bu alandaki en yüksek tescil olan WELL Gold sertifikasına sahip ilk rezidans olma özelliğini taşıyor.&nbsp;</p><p></p><p>Sertifika kapsamında; hava kalitesinden sirkadiyen aydınlatmaya, akustik konfordan su saflığına kadar 10 temel kavramda bilimsel optimizasyonlar uygulanıyor:&nbsp;</p><p></p><p>•	İleri Filtreleme: Daire içlerinde çift katmanlı, ortak alanlarda ise HEPA filtre sistemleri ile optimize edilmiş hava akışı sağlanıyor.&nbsp;</p><p>•	Biyolojik Ritimle Uyumlu Işık: Vücudun sirkadiyen ritmine uyum sağlayan ışık senaryoları ile uyku kalitesi ve enerji döngüsü destekleniyor.&nbsp;</p><p>•	Akustik İzolasyon: Şehrin gürültüsünü tamamen dışarıda bırakan, odalar arası ses geçişini minimize eden ileri mühendislik çözümleri sunuluyor.&nbsp;</p><p>•	Arındırılmış Su: Bina genelindeki özel arıtma altyapısı sayesinde ağır metallerden arındırılmış, pH dengesi optimize edilmiş su sağlanıyor.</p><p></p><p></p><p>İyi yaşamı destekleyen bir ekosistem</p><p></p><p>Mesa Casa WELL Residence, topluluk kültürünü ve bütünsel sağlığı merkeze alan bir yaşam ekosistemi sunuyor. Proje bünyesinde yer alan Wellness Clinic &amp; Biohacking Lab, red-light terapi ve oksijen terapisi gibi ileri nesil uygulamalar sunarken; Casa Club çatısı altında yer alan Racquet Club, modern Gym, yoga &amp; pilates stüdyoları ve restoratif alanlar aktif yaşamı destekliyor.&nbsp; Gastronomi alanında ise "Farm-to-Table" (Tarladan Sofraya) konseptli restoran ve gurme market ile mevsimsel, katkısız ve sağlıklı beslenme günlük hayatın doğal bir parçası haline getiriliyor.&nbsp;</p><p></p><p></p><p>Mesa Holding CEO’su Mert Boysanoğlu; MESA olarak yarım asrı aşan deneyimimizi, değişen yaşam beklentileri doğrultusunda yeniden yorumlayarak Mesa Casa’yı hayata geçirdik. İnsanlar artık yalnızca bir yaşam alanı değil; iyi hissettiren, sağlığı ve konforu merkeze alan bütünsel bir deneyim arıyor. Bu vizyon doğrultusunda Mesa Casa’nın ilk adımı olan Mesa Casa WELL Residence ile insanı merkeze alan iyi yaşam yaklaşımını Avrupa’nın ilk WELL Gold sertifikalı rezidansı üzerinden ölçülebilir yaşam standartlarıyla buluşturuyoruz. Amacımız, Mesa Casa imzasını taşıyan her yeni lokasyonda; insan odaklı yaşam yaklaşımını, topluluk kültürünü ve sürdürülebilir iyi yaşam anlayışını kalıcı bir standart haline getirmek.</p><p></p><p></p><p>Rafine bir yaşam deneyimi</p><p></p><p>Mesa Casa WELL Residence, bedensel ve zihinsel iyi oluşu merkeze alan bütünsel bir yaşam deneyimi sunuyor. Konsiyerj, vale ve 7/24 güvenlik hizmetlerinden temizlik ve teknik bakıma; wellness danışmanlığından çocuk ve evcil hayvan bakımına kadar uzanan hizmet yapısı, gündelik hayatı kolaylaştıran rafine bir yaşam standardı oluşturuyor.</p><p></p><p>Doğayla kurduğu güçlü bağ ve çağdaş yaşam kurgusuyla öne çıkan projede; kompakt Urban Flats, özel bahçeli Garden Flats ve geniş teraslı Terrace Duplex seçenekleri yer alıyor. Her daire tipi, farklı yaşam alışkanlıklarına hitap edecek şekilde konfor ve estetik dengesi gözetilerek tasarlanıyor.</p><p></p><p>İstanbul Etiler’de, KENT Etiler bünyesinde konumlanan Mesa Casa Well Residence; şehrin en prestijli noktalarından birinde yer alıyor. Sosyal olanaklara yürüme mesafesindeki konumuyla, şehir yaşamının dinamizmini sakin ve seçkin bir atmosferle buluşturuyor.</p><p></p><p>Mesa Casa Well Residence, tüm bu unsurlarıyla yalnızca bir konut projesi değil; iyi yaşamın her detayının düşünüldüğü bir rezidans olarak konumlanıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">OYAK Çimento, 2026'da operasyonel karlılığını korudu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/oyak-cimento-2026da-operasyonel-karliligini-korudu-6301/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/oyak-cimento-2026da-operasyonel-karliligini-korudu-6301/</id>
<published><![CDATA[2026-05-09T09:19:49+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-09T09:19:49+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3AE00D-C76139-60A4C9-F0C7E3-1B079A-2F7317.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>OYAK Çimento, 2026 yılı ilk çeyrek finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıkladı. Açıklanan verilere göre şirket, 2026 yılı ilk çeyrekte toplam 10,7 milyar TL net satış rakamına ulaştı. 2026’nın ilk çeyreğinde sektör genelinde talep tarafında daha temkinli bir görünüm öne çıkarken, OYAK Çimento yaygın tesis ağı ve etkin lojistik kabiliyeti sayesinde faaliyetlerini dengeli şekilde sürdürdü. Şirket, değişen piyasa dinamiklerine hızlı uyum sağlayabilen yönetim modeli ve etkili gider yönetimi sayesinde operasyonel olarak karlılığını korudu.&nbsp;</p><p></p><p>Özellikle enerji verimliliği, alternatif yakıt kullanımı, dijitalleşme ve üretim optimizasyonuna dair attığı adımlarla sektöre yön veren ve liderlik eden Şirket, 2,6 milyar TL FAVÖK ve %24 FAVÖK marjı ile ilk çeyreği tamamladı.&nbsp;</p><p></p><p>Öte yandan, Türkiye'de bir sanayi üreticisi tarafından tek bir lokasyonda ve öz tüketim amacıyla hayata geçirilen en büyük yenilenebilir enerji projesi olma özelliğini taşıyan, ölçeği ve niteliği itibarıyla da çimento sektöründe benzeri bulunmayan Ankara Beypazarı Güneş Enerjisi Santrali’ni Nisan ayında devreye alan şirket, bu yatırımı sayesinde toplam yenilenebilir enerji kullanım oranını %25’e çıkararak ikinci çeyrek ve yılın geri kalanı için umut verdi.&nbsp;</p><p></p><p>“Disiplinli Maliyet Yönetimi Anlayışımız Sayesinde Sektörde Pozitif Yönde Ayrıştık”&nbsp;</p><p></p><p>OYAK Çimento Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CIMPOR Global CFO’su Eralp TUNÇSOY, ilk çeyrek sonuçlarına ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “2026’nın ilk çeyreğinde, mevsim normallerine kıyasla %33, bir önceki seneye kıyasla da %100 artan bir yağış gördük. Bu durum, deprem bölgesinde azalmaya başlayan talep ve bölgede yaşanan jeopolitik gelişmeler kaynaklı artan enerji maliyetleriyle de birleşerek, sektör genelinde karlılıkları olumsuz etkiledi. Ancak bu dönemde dahi, %24 marjla operasyonlarını sürdüren OYAK Çimento, disiplinli maliyet yönetimi sayesinde sektördeki en yüksek marjları elde etmeye devam etti. Bizler, bir yandan mevcut operasyonlarımızdaki verimliliği artırmaya devam ederken, diğer yandan uzun vadeli büyüme ve sürdürülebilirlik hedeflerimize odaklanmaya devam ediyoruz. Zira Nisan ayında tam kapasite devreye aldığımız 115 MW büyüklüğündeki Beypazarı Güneş Enerjisi Santrali yatırımımız, yalnızca enerji maliyetlerimizi optimize eden bir proje değil; aynı zamanda karbon nötr yolculuğumuz açısından da stratejik bir eşik niteliği taşıyor. Öz tüketim amacıyla hayata geçirilen en büyük yenilenebilir enerji projesi olma özelliği taşıyan bu santral, tesislerimizin toplam enerji kullanımında yenilenebilir enerji payını %25’e yükseltecek. Alternatif yakıt kullanımındaki güçlü seviyemiz ve yenilenebilir enerji yatırımlarımız, bizi operasyonel anlamda sektörde ayrıştıran en önemli başlıklar arasında yer almaya devam edecek. TCC ve OYAK’ın bütünleşik sinerjisi ile CIMPOR’un global ölçekteki bilgi birikimi, OYAK Çimento’ya hem finansal güç hem de stratejik hareket alanı kazandırdı ve kazandırmaya da devam edecek. Önümüzdeki dönemde de, ilk çeyrekte yaşanılan olumsuzlukları telafi ederek, yılın başında belirlediğimiz sene sonu hedeflerimizi gerçekleştirebilmek için tüm gayreti göstereceğiz.”&nbsp;</p><p></p><p>“Sürdürülebilir Büyüme Yaklaşımımızı İlk Çeyrekte de Koruduk”&nbsp;</p><p></p><p>OYAK Çimento Ülke CEO’su Murat Sela ise 2026 yılı ilk çeyrek performansına ilişkin şu görüşleri paylaştı: “2026’nın ilk çeyreğinde sektör genelinde daha temkinli bir talep ortamı öne çıkmasına rağmen, OYAK Çimento olarak operasyonel gücümüzü ve sürdürülebilir büyüme yaklaşımımızı korumayı başardık. Türkiye’nin yedi bölgesine yayılan entegre tesis ağımız, güçlü saha organizasyonumuz ve üretim kabiliyetimiz sayesinde değişen piyasa koşullarına hızlı uyum sağlayarak faaliyetlerimizi kesintisiz şekilde sürdürdük. Bugün geldiğimiz noktada OYAK Çimento’nun en önemli fark yaratan alanlarından biri; verimlilik, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve operasyonel optimizasyon başlıklarını aynı anda yönetebilen bütüncül iş modeli. Özellikle enerji verimliliği ve alternatif yakıt kullanımına yönelik çalışmalarımız, maliyet yönetimimizi desteklerken çevresel hedeflerimiz açısından da önemli katkı sağlıyor. İlk çeyrekte ihracat hacmimizde yakaladığımız artış da operasyonel esnekliğimizin ve geniş coğrafyalara erişim kabiliyetimizin önemli göstergelerinden biri oldu. Önümüzdeki dönemde de Türkiye ekonomisine, üretime ve sürdürülebilir büyümeye duyduğumuz güvenle yatırımlarımıza ve dönüşüm projelerimize kararlılıkla devam edeceğiz.”&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Operasyonel kârı yüzde19 artarak 54 milyon Euro'ya ulaştı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/operasyonel-kari-yuzde19-artarak-54-milyon-euroya-ulasti-8817/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/operasyonel-kari-yuzde19-artarak-54-milyon-euroya-ulasti-8817/</id>
<published><![CDATA[2026-05-09T09:08:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-09T09:08:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0BC301-DC88C7-1B92DA-A87E6D-82B76E-A9CF3D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rönesans Holding’in ticari gayrimenkul geliştirme ve yatırım şirketi Rönesans Gayrimenkul Yatırım, portföyündeki yüksek doluluk oranı, güçlü kiracı karması ve dinamik varlık yönetimi yaklaşımıyla yılın ilk çeyreğinde de operasyonel verimliliğini artırmaya devam etti. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Şanlıurfa, Samsun ve Kahramanmaraş’ta bulunan 12 alışveriş merkezi ve 4 ofis binasıyla Türkiye’nin en büyük ticari gayrimenkul yatırım grubu olan şirket, yüzde 99,5 doluluk oranıyla perakende gayrimenkul sektöründeki lider konumunu koruyor.</p><p>“Güçlü finansal yapımızla büyümemizi sürdürüyoruz”</p><p>Rönesans Gayrimenkul Yatırım Genel Müdürü Yağmur Yaşar, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2026 yılının ilk çeyreğinde operasyonel kârımız, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 19 artış göstererek 54 milyon Euro’ya ulaştı. Aynı dönemde düzeltilmiş net aktif değerimiz ise 3,5 milyar Euro olarak gerçekleşti. Güçlü operasyonel performansımız ve varlık değerlerimizdeki artış sayesinde büyümemizi istikrarlı şekilde sürdürüyoruz. Serbest nakit akışımızdaki yükseliş; operasyonel kârlılıktaki artış, finansman maliyetlerindeki düşüş ve yatırım ile operasyon giderlerinde sağlanan optimizasyonun etkisiyle gerçekleşti. Elde ettiğimiz bu sonuçlar, operasyonel verimliliğimizde kayda değer bir iyileşmeye işaret ederken, yıllık 150 milyon Euro’nun üzerinde güçlü bir nakit üretim kapasitesine ulaştığımızı ortaya koyuyor.”</p><p>Hem ziyaretçi sayısı hem operasyonel performans arttı</p><p>2026 yılının ilk çeyreğinde alışveriş merkezlerindeki ziyaretçi sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 artarak 28,1 milyona ulaştığını belirten Yaşar, aynı dönemde kiracı cirolarının yüzde 38 artış gösterdiğini ifade etti. Böylece kiracı cirolarının hem yüzde 31 seviyesindeki TÜFE’nin hem de yüzde 32 olan sektör ortalamasının üzerinde gerçekleştiğini vurgulayan Yaşar, portföy genelinde doluluk oranının ise yüzde 99,5 seviyesinde olduğunu söyledi ve şöyle devam etti: “Yılın ilk üç ayında toplam 7.783 metrekare yeni kiralama gerçekleştirdik ve 36 yeni mağaza açtık. Aktif kiralama ve yeniden konumlandırma çalışmalarımızla portföyümüzün performansını desteklemeye devam ediyoruz. 2026 yılına güçlü bir başlangıç yaptık. Operasyonel kârlılığımızı çift haneli büyütürken, yüksek doluluk oranımızı koruduk. Enflasyona endeksli ve kiracı performansına bağlı kira modelimiz sayesinde gelirlerimizi sürdürülebilir şekilde artırıyoruz. Güçlü nakit akışımız ve disiplinli bilanço yönetimimizle hem mevcut varlıklarımızda değer yaratmayı hem de seçici büyüme fırsatlarını değerlendirmeyi sürdüreceğiz.”</p><p>Büyüme ve yeni projeler devam ediyor</p><p>Hem organik büyüme hem de stratejik satın almalarla yüksek kaliteli varlıklara odaklanan yatırım stratejisini sürdüren Rönesans Gayrimenkul Yatırım, Piazza Park Maltepe konut ve Maltepe Ofis projeleri başta olmak üzere portföyünü çeşitlendirmeye devam ediyor.&nbsp; İnşaatı devam eden, konut, home ofis ve ticari alanlardan oluşan toplam 229 bağımsız bölümlü Piazza Park Maltepe projesinin yüzde 23’ü satılmış durumda. Maltepe Ofis projesiyle portföyüne yaklaşık 32 bin metrekare kiralanabilir alana sahip A+ ofisler eklemeye hazırlanan Rönesans Gayrimenkul Yatırım, ofis kiralarındaki artış beklentisine paralel olarak bu segmentte önemli bir gelir artışı potansiyeli görüyor.&nbsp;</p><p>2028’de elektrik tüketiminin tamamı yenilenebilir kaynaklardan sağlanacak</p><p>Portföyünde bulunan 15 varlığın tamamının BREEAM In-Use “Outstanding” sertifikasına sahip olmasıyla dünya genelinde en üst seviyede yer alan Rönesans Gayrimenkul Yatırım, sürdürülebilirlik alanındaki güçlü performansını 2026’da da sürdürdü. Grup şirketlerinden Rönesans Enerji ile hayata geçirilen iş birliği kapsamında Türkiye’deki ilk 20 yıl vadeli Yenilenebilir Enerji Yatırım ve Tedarik Anlaşması’na (YEYTA) imza atan şirket, herhangi bir sermaye harcaması yapmadan 20 yıl boyunca yenilenebilir enerji tedarik edecek ve pozitif nakit akışı sağlayacak. Bu kapsamda, 2026 yılı sonuna kadar toplam elektrik tüketiminin yüzde 67’sinin yenilenebilir kaynaklardan karşılanması, 2028 yılı itibarıyla ise bu oranın yüzde 100’e ulaşması hedefleniyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Folkart Arsa Dikili'de müstakil villa imarlı  tapu teslimleri başladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/folkart-arsa-dikilide-mustakil-villa-imarli-tapu-teslimleri-basladi-7209/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/folkart-arsa-dikilide-mustakil-villa-imarli-tapu-teslimleri-basladi-7209/</id>
<published><![CDATA[2026-05-07T02:00:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-07T02:00:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_02811C-5A2A8B-0F01DD-D082FB-D87936-D645B1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İzmir ve çevresinde bugüne kadar çok sayıda markalı konut projesi geliştiren Folkart’ın Dikili’nin Çandarlı bölgesinde hayata geçirdiği Folkart Arsa Dikili projesinde ilk etap satışları tamamlandı. İlk etapta satılan villa imarlı arsanın müstakil tapu teslimleri başladı. Projenin ikinci etabında yer alan 300 m2 ile 600 m2 büyüklükler arasında değişen arsalarda da satışlar sürüyor. Altyapı çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiği projede, 3 adet örnek villa da kısa süre içerisinde tamamlanacak. Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, 2025 yılı Kasım ayında satışa sunulan Folkart Arsa’nın ilk etabının satışlarının kısa bir sürede tamamlandığını belirterek, “Dikili’nin doğası, sakin yaşam vaadi ve gelişim potansiyeli yatırımcıların ilgisini çekiyor. Bununla birlikte Folkart’ın markalı konut sektöründe yıllar içinde oluşturduğu güvenin de bu ilgide önemli payı olduğunu düşünüyoruz. Yatırımcıların gösterdiği bu ilgi de bizi ayrıca memnun ediyor” dedi. Yaklaşık 200 bin alan üzerinde geliştirilen proje, 518 müstakil villa imarlı bağımsız parselden oluşuyor. 300 ile 600 metrekare arasında değişen büyüklükteki arsalar, yatırımcılara müstakil tapularıyla sunuluyor.&nbsp;</p><p></p><p>Altyapı çalışmaları 2027 Mart’ta tamamlanacak</p><p>Folkart Arsa Dikili’de parsellerin yerleşimi planlanırken arsaların doğal eğimi, güneş yönü ve manzara dikkate alındı. Her parselin güneşten ve manzaradan en verimli şekilde yararlanacağı bir planlama yapılırken, proje genelinde doğayla uyumlu bir yerleşim düzeni oluşturulması hedeflendi.</p><p>Proje kapsamında elektrik, su, kanalizasyon, internet, yol ve yağmur suyu hattı gibi altyapı çalışmalarının 2027 yılı Mart ayında tamamlanması planlanıyor. Altyapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından arsa sahipleri, villalarını 2027 yılı ilk çeyreği itibariyle inşa etmeye başlayabilecek.</p><p></p><p></p><p>Yatırımcı isterse kendi villasını inşa edebilecek</p><p>Folkart Arsa modelinde arsasını satın alan yatırımcılar isterlerse Folkart tarafından hazırlanan mimari projeler arasından seçim yaparak villalarını inşa edebiliyor. Mimari bütünlüğün korunması amacıyla çizimleri ve planları Folkart tarafından hazırlanan bu projelerde villalar çelik konstrüksiyon veya betonarme olarak yapılabiliyor. Villa inşa sürecinde yatırımcılar tecrübeli ve güvenilir anlaşmalı firmalara yönlendiriliyor ve süreç Folkart denetiminde yürütülüyor. Folkart tarafından hazırlanan projelere göre inşa edilebilecek çelik konstrüksiyon villaların maliyetinin, büyüklük ve konumlarına bağlı olarak yaklaşık 4 milyon TL ile 6 milyon TL arasında değiştiği belirtiliyor. Arsa maliyeti de eklendiğinde 8 milyon TL ile 12 milyon TL arasında değişen maliyetlerde müstakil villaya sahip olunabiliyor.</p><p></p><p>Projede sosyal alanlar da yer alıyor</p><p>Projede sosyal donatılar arasında basketbol ve tenis sahaları, çocuk oyun alanları ve geniş yeşil alanlar bulunuyor. Bu alanların yerleşim planı içinde farklı noktalara dağıtıldığı ve planlı bir yaşam düzeni oluşturulmasının hedeflendiği belirtiliyor.</p><p></p><p>Güveni merkeze alan arsa kültürü oluşturmak</p><p>Folkart Yönetim Kurumu Başkanı Mesut Sancak, Türkiye’de arsa yatırımı uzun yıllardır yatırımcıların ilgisini çektiğini, ancak plansız satışlar, altyapısı olmayan yerler ve denetimsiz gelişen yerleşimler nedeniyle yatırımcı açısından ciddi riskler yarattığını belirterek, şunları söyledi:</p><p>“Biz Folkart Arsa Dikili projesini tasarlarken tam da bu belirsizliği ortadan kaldıran bir model geliştirmeyi hedefledik. Folkart Arsa’da yatırımcı yalnızca bir arsa satın almıyor; altyapısı planlanmış, mimari bütünlüğü düşünülmüş ve gelişim süreci belirlenmiş bir yerleşimin parçası oluyor. Müstakil tapulu parseller, hazır altyapı, Folkart güvencesi ve planlı yerleşim yaklaşımı yatırımcılar açısından güvenli bir model oluşturuyor. Kasım 2025’te satışa sunduğumuz ilk etabın çok kısa sürede tükenmesi de aslında bu ihtiyacın güçlü bir göstergesi oldu. Yatırımcılar yalnızca bir arsa değil, şeffaf, planlı ve güvenilir bir yatırım modeli arıyor. Folkart Arsa Dikili’de gördüğümüz yoğun ilgi, gayrimenkul sektöründe kurumsal denetimin ve planlı gelişimin ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Biz bu proje ile yalnızca arsa üretmiyoruz. Geleceğin yerleşim alanlarının planlı temellerini bugünden atmayı hedefliyoruz. Amacımız hem yatırımcıyı hem de kentleri koruyan, güveni ve şeffaflığı merkeze alan yeni bir arsa kültürü oluşturmak.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ege Yapı GYO 'dan yatırımlara devam mesajı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ege-yapi-gyo-dan-yatirimlara-devam-mesaji-8851/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ege-yapi-gyo-dan-yatirimlara-devam-mesaji-8851/</id>
<published><![CDATA[2026-05-04T09:19:59+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-04T09:19:59+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_29AB58-E97C99-715752-6DC96F-BB5988-C97AE3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ege Yapı GYO ve Ege Yapı’nın bugün itibarıyla İzmir’de Kekliktepe, Alsancak ve Kordon İzmir; İstanbul’da Çekmeköy Ormanyaka, Göktürk, Beyoğlu ve Bahçeşehir Bahçeada; yurt dışında ise Yunanistan Halkidiki olmak üzere toplam 8 projesi satışta ve ön talep sürecinde bulunuyor. Bu projelerde toplam 3.400 konut üretimi planlanıyor.&nbsp; Şirket ayrıca yakın dönem için 6 yeni projede yaklaşık 1.500 ünite geliştirmeyi hedefliyor. Mevcut projeler için 1,7 milyar dolar, yeni projeler için ise 1,6 milyar dolar yatırım planlanmış durumda.</p><p>Ege Yapı, 2025 yılında yaklaşık 4 milyar TL satış geliri elde ederken Ege Yapı GYO Genel Müdürü Didem Güneş, 2026 yılına ilişkin şu değerlendirmede bulundu:</p><p>“2026 yılı; teslimlerin hızlandığı ve yeni projelerin devreye alındığı dinamik bir dönem olarak öne çıkıyor. Bu kapsamda Ege Yapı GYO olarak İstanbul’da Beyoğlu, Göktürk, Şile ve Ege Yapı tarafında Bahçeşehir bölgelerinde yeni projelere başlarken, Çekmeköy Ormanyaka ve Urla Kekliktepe projelerimizde teslim süreçlerini tamamlıyoruz. Özellikle Urla Kekliktepe, düşük yoğunluklu ve doğayla uyumlu konseptiyle bizim için önemli bir referans proje niteliği taşıyor. Bir yandan teslim süreçlerini yönetirken diğer yandan yeni projeler geliştirerek güçlü operasyonel disiplinimizi sürdürüyoruz. Ayrıca Ege Yapı Şişli, Kağıthane ve Ataşehir bölgelerinde kentsel dönüşüm çalışmalarımıza devam ediyor. Ataşehir projemizde ise uygulama aşamasına geçilmek üzere. Kentsel dönüşüm projelerini yalnızca ticari bir faaliyet olarak değil, şehir güvenliği ve sürdürülebilirliği açısından stratejik bir sorumluluk olarak ele alıyoruz.”</p><p>Ege Yapı GYO Genel Müdürü Didem Güneş, konut talebine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:</p><p>“Türkiye’de konuta olan talebin güçlü şekilde devam ettiğini net olarak görüyoruz. Yılbaşından bu yana İstanbul, İzmir ve Yunanistan’daki projelerimize gelen talep 35.000’i aşmış durumda. Ancak sahadaki en temel sorun, bu güçlü talebin satışa aynı oranda yansımaması. Bunun en önemli nedeni ise finansmana erişimde yaşanan zorluklar. Satış performansımızdan bağımsız olarak, ünite sayımızın kat kat üzerinde talep alıyor olmamız; aslında sorunun talepte değil, finansal çözümlerde olduğunu açıkça gösteriyor. Bu zorluklar 2025 yılında daha belirgindi; buna rağmen toplam konut satışları 1,7 milyon adede yaklaşarak rekor kırdı. 2026’nın ilk üç ayında ise yaklaşık 350 bin adetlik satışla geçen yılın aynı seviyesinin korunduğunu görüyoruz. Öte yandan ipotekli konut satışlarında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 31’lik bir artış söz konusu. Dolayısıyla faizlerin düşüş eğilimini sürdürmesiyle birlikte, konuta erişimin de hız kazanacağını öngörüyoruz. Biz de bu güçlü talebe kendi geliştirdiğimiz alternatif finansman çözümleriyle yanıt vermeye çalışıyoruz. Özellikle 60 ay sıfır faiz gibi modellerin pazarda ciddi karşılık bulduğunu gözlemliyoruz. Bugün pazarda sürdürülebilir başarının anahtarı; doğru ürünü, doğru maliyet kurgusuyla ve erişilebilir finansman modelleriyle birlikte sunabilmekten geçiyor.”</p><p>Güçlü Finansal Yapı ile Sürdürülebilir Büyüme</p><p>Ege Yapı GYO, Ocak 2025’te 15 TL fiyattan gerçekleşen halka arzın ardından güçlü finansal performansını sürdürdü. Şirket, 2025 yılını 811,8 milyon TL net kâr, 2,4 milyar TL satış geliri ve 1 milyar TL brüt kâr ile tamamladı. 2025 yıl sonu itibarıyla toplam varlıklar 7,7 milyar TL, özkaynaklar 1,7 milyar TL seviyesine ulaşırken, %2 düzeyindeki düşük borçluluk oranı güçlü bilanço yapısını destekledi.</p><p>Şirket, yatırımcılarına değer yaratma hedefi doğrultusunda pay başına net 0,30 TL temettü dağıtımını planladı. Hak kullanım tarihi 30 Haziran, ödeme tarihi 2 Temmuz 2026 olarak açıklandı. Ege Yapı GYO Genel Müdürü Didem Güneş, düşük borçluluk ve güçlü nakit akışı sayesinde dalgalı piyasa koşullarında esneklik sağladıklarını vurgulayarak, sürdürülebilir ve kontrollü büyüme modeline odaklandıklarını belirtti. Şirketin öncelikleri arasında, 3 milyar TL tavanlı borçlanma aracı ihracı ile sermaye piyasalarındaki görünürlüğünü artırmak, yeni projeleri ilerletmek ve düzenli kira geliri yaratacak varlıkları portföye dahil etmek yer alıyor. Halka arz sonrası hisse fiyatı yaklaşık 30 TL seviyesinde işlem görürken, şirket 2026 yılında da kârlılık ve verimlilik odaklı büyümesini sürdürmeyi hedefliyor.</p><p>Artık konut alıcısı daha rasyonel</p><p>Ege Yapı GYO Genel Müdürü Didem Güneş, konut talebine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Bugün konut talebinin önündeki en büyük bariyerin finansmana erişim olduğunu görüyoruz. Bununla birlikte artık çok daha rasyonel bir alıcı profili var. Eskiden metrekare ve fiyat öne çıkarken, bugün karar seti önemli ölçüde genişledi. Deprem güvenliği ve yapı kalitesi, enerji verimliliği ve aidat dengesi, ulaşım ve lokasyon avantajı ile marka güveni ve teslim geçmişi öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Yatırımcı tarafında ise hesap çok daha net; kira getirisi, amortisman süresi ve bölgenin değer artış potansiyeli detaylı şekilde analiz ediliyor. Öte yandan günümüzde gayrimenkul alıcısı yalnızca bir konut değil, bütüncül bir yaşam ve hizmet paketi satın alıyor. Dekorasyon çözümleri, finansal danışmanlık, satış sonrası destek ve profesyonel site yönetimi gibi unsurlar da karar sürecinde belirleyici hale gelmiş durumda. Kısacası alıcı artık sadece bir ‘ürün’ değil, çok boyutlu bir değer satın alıyor.”</p><p>Yunanistan Projesi&nbsp; Türklere Özel Hazırlandı</p><p>Ege Yapı GYO Genel Müdürü Didem Güneş, Ege Yapı tarafında yurt dışı projelere ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Grup şirketimiz Ege Yapı tarafında Yunanistan’ın Halkidiki bölgesinde geliştirilen Oliville Halkidiki projesinde süreçler hızla ilerliyor. 2027 yılında teslim edilecek olan proje, Türkler için Golden Visa’ya uygun, denize yalnızca 350 metre mesafede konumlanan ve 178 villadan oluşan özel bir yatırım modeli sunuyor. Proje Türk yatırımcılara sunuluyor ve beklenenin çok üzerinde bir talep görüyor. Bu projede, iki bağımsız bölümden oluşan villaların yatırımcı adına kiraya verilmesi, mülkün profesyonel şekilde işletilmesi ve yüksek kira getirisi sağlanmasına yönelik bir model kurgulandı. Ege Yapı Avrupa’ya açılma stratejisinin ilk somut adımını Yunanistan ile atmış oldu. Bununla birlikte Orta Doğu başta olmak üzere farklı coğrafyalarda da fırsatlar yakından takip ediliyor. Bu pazarlarda hızlı ve yaygın büyümeden ziyade, sınırlı sayıda ancak yüksek katma değerli projelerle ilerleme hedefi mevcut.”</p><p>‘Gayrimenkul sektöründe kadınların rolü artıyor’</p><p>Ege Yapı GYO Genel Müdürü Didem Güneş, sektördeki dönüşüme ilişkin şu değerlendirmede bulundu:</p><p>“Gayrimenkul ve inşaat sektörü uzun yıllar erkek egemen bir yapı sergiledi. Ben de inşaat mühendisi olarak kariyerime başladığım ilk yıllarda bu tabloyu birebir deneyimledim. Ancak bugün bir dönüşümün içindeyiz ve kadınların sektördeki rolü giderek güçleniyor. Kadınların gayrimenkul geliştirme süreçlerinde daha fazla yer alması; projelerin kullanıcı ihtiyaçlarını daha iyi analiz eden, daha dengeli ve sürdürülebilir bir yaklaşımla ele alınmasını sağlıyor. Kadın yönetici bakış açısının projelere çok önemli katkılar sunduğuna inanıyorum. Kadınlar; detaycılıkları, çözüm odaklı yaklaşımları, kriz anlarında serinkanlı kalabilmeleri ve aynı anda birçok değişkeni yönetebilme becerileriyle fark yaratıyor. Bu yaklaşım projelere de doğrudan yansıyor.&nbsp;</p><p>Ege Yapı’da ve sektörde her seviyede kadınlarla birlikte çalışmaktan ayrıca büyük bir memnuniyet duyuyorum. Farklı bakış açılarını bir araya getiren, kapsayıcı ve dengeli ekip yapılarının daha başarılı sonuçlar ürettiğine inanıyorum. Aynı zamanda ekiplerimizde kadın istihdamını artırmayı bilinçli bir tercih olarak görüyoruz. Çünkü gayrimenkul sektörü yalnızca yapı üretmek değil, yaşam üretmektir.”</p><p>‘Yapay Zeka asistanımız EZGİ çağrı merkezinde çalışmaya başladı’&nbsp;</p><p>Yaklaşık beş aylık bir çalışma sonucunda yapay zekâ asistanını aktif olarak çağrı merkezinde çalıştırmaya başladıklarını kaydeden Güneş,&nbsp;</p><p>“Yaklaşık beş aylık bir çalışma sonucunda yapay zekâ asistanımız EZGİ’yi çağrı merkezimizde aktif olarak devreye aldık. Ezgi sayesinde 2026 hedeflerimiz kapsamında toplamda 2 milyon kişiye doğrudan ulaşmayı planlıyoruz. Günümüzde müşteriler, farklı kanallar üzerinden hızlı ve samimi iletişim kurmak istiyor. Biz de özellikle WhatsApp ve yapay zekâ tabanlı kanallar aracılığıyla bire bir temas kurarak, müşterilerimizin yeni yaşam yolculuklarında onlara rehberlik etmeyi ve aynı duyguyu paylaşmayı amaçlıyoruz. Yapay zekâ, müşteri deneyimini kişiselleştirmek ve proaktif hale getirmek açısından kritik bir rol üstleniyor. AI agent destekli iletişimle müşterilerimize daha hızlı, daha erişilebilir ve daha yenilikçi bir deneyim sunuyoruz. Dijital dünyanın dinamiklerine uyum sağlayarak hayata geçirdiğimiz bu uygulamaların, müşteri memnuniyeti ve sadakati üzerinde güçlü bir karşılık bulduğunu görüyoruz.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Gayrimenkul sektörü toparlanma sinyali verdi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gayrimenkul-sektoru-toparlanma-sinyali-verdi-1201/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gayrimenkul-sektoru-toparlanma-sinyali-verdi-1201/</id>
<published><![CDATA[2026-05-02T09:45:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-02T09:45:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9E873C-A87EFD-4E1493-70E26C-F4684F-E770A5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ocak ayında satışların beklenenin altında kaldığını belirten Albayrak, şubatta ciddi bir toparlanma yaşandığını ve satışların arttığını, mart ayında ise artışın dengeli şekilde devam ettiğini ifade etti.</p><p>2025 yılının sektörel açıdan çok iyi geçmediğini, finansmana erişimde yaşanan zorlukların olumsuz etkiler yarattığını dile getiren Albayrak, 2026’nın ilk üç ayının toparlanmanın sinyallerini verdiğini vurguladı. Faizlerin yüksek olması nedeniyle piyasadaki hareketin sınırlı kaldığını belirten Albayrak, konut üreticilerinin yüksek finansman maliyetleri nedeniyle temkinli davrandığını ve banka kredilerine erişimin zor olması nedeniyle arz artışının sınırlı kaldığını söyledi.</p><p>Albayrak, deprem riski yüksek bölgelerdeki kentsel dönüşüm ve kamu destekli projelerin sektörü canlı tuttuğunu, konut satışlarının sınırlı da olsa artış eğilimini sürdürdüğünü belirtti.</p><p>Alıcıların daha temkinli davrandığını vurgulayan Albayrak, özellikle peşin parası olanlar için mevcut dönemin konut yatırımı açısından fırsat sunduğunu ifade etti..</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">RAMS Park House'ta bahar kampanyası başladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/rams-park-houseta-bahar-kampanyasi-basladi-4894/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/rams-park-houseta-bahar-kampanyasi-basladi-4894/</id>
<published><![CDATA[2026-05-02T09:44:00+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-02T09:44:00+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C0AABB-8325BB-330D88-A0EB7E-C5D4C9-841030.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>RAMS Türkiye, bahar aylarına özel hazırladığı yeni finansman modeliyle; yüzde 20 peşinat ve 36 ay vade imkanını sıfır faiz avantajıyla birleştirerek gayrimenkul sektöründe dikkat çeken bir hamleye imza attı. Özellikle yüksek faiz ortamında konut almayı erteleyenler için nefes aldıracak bir alternatif sunan "RAMS’ta Bahar Kampanyası", sınırlı bir süre için Maslak gibi değerli bir lokasyonda hem yaşamak hem de yatırım yapmak isteyenleri hedefliyor.</p><p>RAMS Park House Maslak, 10 blokta toplam 3 bin daireden oluşan büyük ölçekli bir yaşam alanı olarak, 1+1’den 4+1’e kadar farklı konut seçenekleri ve geniş balkon, teras ile bahçeli alternatifleriyle öne çıkıyor.</p><p>Maslak’ta merkezi konumu, TEM Otoyolu ve Büyükdere Caddesi’ne yakınlığı ile planlanan metro durağı sayesinde projenin ulaşım avantajı ve yatırım potansiyeli dikkat çekiyor.</p><p>2027 teslim hedefli projede sky lounge, havuz, fitness, yoga alanları, çocuk oyun alanları ve geniş çarşı gibi zengin sosyal donatılarla yaşam ve iş hayatı bir arada sunuluyor.</p><p>Kampanyanın detaylarını paylaşan RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Devran Bülbül, doğru lokasyonda kaliteli projeyi erişilebilir kılmayı hedeflediklerini belirtti. Bülbül, RAMS Park House Maslak’ın gördüğü yoğun ilgiden memnun olduklarını ifade ederek, bahar dönemine özel sundukları yüzde 20 peşinat ve 36 ay sıfır faiz seçeneğiyle, yüksek kaliteli yaşam alanlarını avantajlı koşullarla buluşturup yatırımcılarına kazandırmaya devam etmek istediklerini vurguladı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İstanbul'un geleceği yeniden planlanmalı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/istanbulun-gelecegi-yeniden-planlanmali-8502/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/istanbulun-gelecegi-yeniden-planlanmali-8502/</id>
<published><![CDATA[2026-05-02T09:42:32+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-02T09:42:32+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1DAE60-DEAD96-729148-686C86-80F55F-27B90C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ahmet Akbalık, Türkiye’nin içinde bulunduğu küresel konjonktürü değerlendirerek, “Bugün dünya yeniden değişiyor ve yaşamış olduğumuz konjonktür bize gösteriyor ki özellikle Körfez’de ve Ortadoğu’da yaşanmış olan hadiseler sermaye akımlarının ve ticari faaliyetlerin yeniden şekillendiğini gösteriyor. Türkiye Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan tam bir geçiş hattında” dedi. Türkiye’nin bu avantajı henüz istenilen ölçüde kullanamadığını belirten Akbalık, açıklanan yeni vergi paketiyle birlikte sermaye akımlarının Türkiye’ye yönlenebileceğini ifade etti. “2025 yılında Türkiye’nin 3.3 büyümüş olması, genç yapısı ve sermaye gruplarının güven, risk ve kazanç kavramlarını yeniden değerlendirdiği bir dönemde olması Türkiye açısından büyük bir fırsat barındırıyor” diye konuştu.</p><p>İstanbul’un mevcut yapılaşmasına değinen Akbalık, şehrin uzun vadeli bir planlamayla yeniden ele alınması gerektiğini söyledi. “İstanbul’un geçmiş yıllardan bugüne gelen maalesef çarpık bir yapılaşması var. Bu yapılaşma nüfus artışıyla şekillenmiş durumda. Artık bir yerde durup yeniden bir plan yapıp en az 50 yıllık bir projeksiyonu bugüne indirgememiz gerekiyor” ifadelerini kullandı. Akbalık, dünya şehirlerinden örnekler vererek İstanbul’un hızlı büyümesine dikkat çekti ve “İstanbul 1930’da 700 binken bugün 16 milyon. Bu hızlı büyüme şehri çeperlerinde büyümeye zorladı ve beraberinde trafik, altyapı ve benzeri sorunları getirdi” dedi.</p><p>Kentsel dönüşümün bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulayan Akbalık, “Kamu, özel sektör, üniversiteler ve benzer kuruluşların bir araya gelerek şehrin bundan sonraki ihtiyaçlarını planlaması gerekiyor. Bu dönüşüm birkaç yılda değil, 10-15 yıla yayılması gereken bir süreçtir” dedi. İstanbul’daki yapı stokuna ilişkin verileri de paylaşan Akbalık, “1999 depreminden önce İstanbul’da 800 bin bina ve 3 milyon konut vardı. Depremden sonra 350 bin bina ve yaklaşık 1.5 milyon konut yapıldı. Bu da 3 milyon konutun deprem öncesi şartlara göre yapıldığını gösteriyor” ifadelerini kullandı.</p><p>Konut satışlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akbalık, mevcut faiz ortamının sektörü baskıladığını ifade ederek, “Mevcut mali politikalar konutu destekler biçimde değil. İpotekli satışlar düşmüş durumda. Tüketici elindeki kaynağı yüksek faiz nedeniyle konut yerine faizde değerlendiriyor” dedi. İnşaat maliyetleri ile konut fiyatları arasında fark oluştuğunu belirten Akbalık, “Şu anda konut fiyatlarının gelmesi gereken yerin yaklaşık yüzde 25 gerisinde olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu. Faizlerin düşmesiyle birlikte ertelenmiş talebin yeniden konuta yöneleceğini belirten Akbalık, şirket olarak kendi finansman modellerini devreye aldıklarını ve “Yüzde 3 seviyesindeki faizlere karşılık 1.69 faizle 60 aya kadar vadelendirme sunuyoruz” dedi.</p><p>Genel Müdür Fatih Keresteci ise şirketin devam eden ve planlanan projeleri hakkında bilgi verdi.&nbsp; Keresteci, 2026 yılında üç projenin teslim edileceğini belirterek, Göktürk projesi, Anadolu Yakası’ndaki ilk proje olan Özak Dragos ve Hayat City projelerinin bu yıl tamamlanacağını söyledi. Küçükçekmece’deki Hayat Flora projesinin 92 dönüm alanda yaklaşık 1.400 konuttan oluştuğunu ve etap etap ilerlediğini ifade etti.</p><p>10 MİLYAR TL DEĞERİNDE 2 YENİ PROJE</p><p>Keresteci, 2026 yılında iki yeni projenin hayata geçirileceğini belirterek, “Beşiktaş’ta Özak Palas Balmumcu projemizi başlatıyoruz. Ayrıca Topkapı’da Hayat Modern projesini hayata geçireceğiz” dedi. Yeni projelerin toplam yatırım değerinin yaklaşık 10 milyar TL olduğunu açıkladı.</p><p>Turizm alanındaki yatırımlara da değinen Keresteci, Kemer, Çamyuva ve Bodrum’da arazi yatırımları gerçekleştirdiklerini belirterek, “Kemer’deki projemizin ruhsatını aldık ve inşaata başladık. Ela markamızın üst segmentinde yeni bir konsept geliştiriyoruz” ifadelerini kullandı.</p><p>Kentsel dönüşümde güven unsurunun önemine dikkat çeken Keresteci, “Halka açık bir şirket olarak şeffaflığımız ve denetlenebilir yapımızla bu süreçte önemli bir avantaj sağlıyoruz” dedi.</p><p>Keresteci, “Üç proje teslim edeceğiz, iki yeni projeye başlayacağız ve devam eden yatırımlarımız sürecek. Her projeyi bulunduğu lokasyona değer katan bir eser olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sigortalı Dönüşüme 4 Milyon TL Kredi!</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sigortali-donusume-4-milyon-tl-kredi--3259/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sigortali-donusume-4-milyon-tl-kredi--3259/</id>
<published><![CDATA[2026-05-02T09:40:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-02T09:40:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_380D27-07524D-61C956-455A70-689D74-440D17.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><b>Çiğdem MEN</b></p><p></p><p>Türkiye’nin deprem gerçeği ve kentsel dönüşüm ihtiyacı için Ankara’da kritik bir mesai yürütülüyor. Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, Dünya Bankası’nın kentsel dönüşümün önünü açacak, yapı denetim süreçlerini düzene sokacak ve önemli bir enstrüman olarak kullanılacak olan Bina Tamamlama Sigortası’nın kentsel dönüşüm sürecinde yer almasını istediğini söyledi&nbsp;</p><p>&nbsp;Kentsel dönüşüme girmek isteyen vatandaşların en büyük korkusunun projenin yarım kalması olduğunu belirten Ahmet Yaşar, "Bizim oradaki katkımız kentsel dönüşüm finansmanının güvencesi; aynı zamanda insanların güvenli evlere güvenle erişebilmesinin garantisi olan bina tamamlama sigortası. Niye? Çünkü şu an herkes şu endişe içerisinde: 'Ben kentsel dönüşüme evimi verdim. Yıkıldı, müteahhit tamamlayamadı. Ben Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olur muyum?' sözleriyle bina tamamlama sigortası ile bu güven problemini ortadan kaldıracağını ifade etti.&nbsp;</p><p>Müteahhit seçimi, fizibilite ve hukuki süreçlerin vatandaş için çok karmaşık olduğunu hatırlatan Yaşar, bina tamamlama sigortasının aslında bir "denetim mekanizması" olduğunu söyledi. Yaşar’a göre bir projeye sigorta veriliyorsa, o proje her açıdan onaylanmış demektir:</p><p>"Bir sigorta şirketi varsa ve bina tamamlama sigortası veriyorsa, aslında bu süreçlerin tamamını o sigorta şirketi gözden geçirmiş demektir. Hem o müteahhiti mali ve teknik olarak analiz etmiş, yeterliliklerine bakmış demektir. Müteahhit kötü niyetli olmayabilir ama proje feasible&nbsp; olmayabilir. Ya da bazen hak sahipleri müteahhiti fazlaca sıkıştırıp projenin bitişini tehlikeye sokmuş olabilirler. Teknik, mali, hukuki ve inşaat süreçlerinin tamamını analiz edebilecek tek yapı, bina tamamlama sigortasını yapan sigorta şirketi ve onun saha denetim yapılarıdır."</p><p>Kredinin teknik detaylarının ve geri ödeme koşullarının Dünya Bankası ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı arasında netleşeceğini belirten Ahmet Yaşar, sigortalı projelerin finansman avantajını şu sözlerle tamamladı;</p><p>"Dünya Bankası da bu yapıyı kullanmak istiyor. Hem yapıdaki denetim süreçlerini çözmek hem de güven problemini ortadan kaldırarak projelerin teslim garantisini sunmak istiyor. Projede bina tamamlama sigortası varsa daha yüksek limitli kredi verilecek” ifadelerini kullandı</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Folkart'tan sektöre Meslek Akademisi hamlesi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/folkarttan-sektore-meslek-akademisi-hamlesi-1383/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/folkarttan-sektore-meslek-akademisi-hamlesi-1383/</id>
<published><![CDATA[2026-05-01T10:17:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-01T10:17:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_49AC6F-AA5FCD-D251CC-93A15C-39DD64-658E53.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İstanbul’da Zorlu PSM’de düzenlenen 20. GYODER Gayrimenkul Zirvesi’nde konuşan Folkart Genel Müdürü Metin Sancak, gayrimenkul geliştirmenin yalnızca inşaat faaliyeti olarak ele alınamayacağını vurguladı. Sancak, sektörün uzun vadeli değer üretimi için sosyal sorumluluk, eğitim ve kültür-sanat yatırımlarının da kritik olduğunu belirtti.</p><p>Bu yaklaşımın bir sonucu olarak Folkart Akademi’nin mesleki eğitim odağıyla yeniden yapılandırıldığını ifade eden Sancak, deprem sonrası daha görünür hale gelen nitelikli iş gücü açığını kapatmaya yönelik bir Meslek Akademisi kurma aşamasında olduklarını açıkladı.</p><p>Milli Eğitim Bakanlığı onayıyla hayata geçirilecek program kapsamında kepçe ve kule vinç operatörlüğünden alçı, sıva ve boya ustalığına kadar farklı alanlarda uygulamalı eğitim verileceğini belirten Sancak, katılımcıların en az yüzde 40’ının kadınlardan oluşacağını söyledi. Sancak, programın yalnızca eğitimle sınırlı kalmayacağını, mezunların sektörde istihdamına da destek sağlanacağını kaydetti.</p><p></p><p>Konut sahipliğinde gerileme, erişimde sıkılaşma</p><p>Panelde Türkiye konut piyasasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Sancak, konut sahipliği oranındaki gerilemeye dikkat çekti. Türkiye’de konut sahipliği oranının son yıllarda yüzde 62 seviyesinden yüzde 55–56 bandına indiğini belirten Sancak, bu düşüşte finansmana erişim koşullarının önemli rol oynadığını ifade etti.</p><p>Sancak, mortgage sisteminin son yıllarda konut alımında eski etkinliğini kaybettiğini belirterek, yüksek faiz ortamı ve kredi kullanımındaki sınırlı imkânların konuta erişimi zorlaştırdığını söyledi. Deprem sonrası artan inşaat maliyetlerinin de fiyatlar üzerindeki baskıyı artırdığını dile getiren Sancak, bu gelişmelerin özellikle nitelikli konuta ulaşımı daha güç hale getirdiğini belirtti.</p><p></p><p>Tüketici daha seçici, karar süreci daha çok katmanlı</p><p>Sancak, piyasada hareketin tamamen durmadığını, ancak tüketici beklentilerinin önemli ölçüde değiştiğini söyledi. Pandemi sonrasında yaşam alışkanlıklarının farklılaştığını belirten Sancak, konut alıcısının artık yalnızca fiyat veya metrekare üzerinden karar vermediğini ifade etti.</p><p>Sancak’a göre yeni dönemde alıcılar; projenin sunduğu yaşam kurgusuna, erişilebilirliğine, sosyal olanaklarına, geliştirici markaya duyulan güvene ve uzun vadeli değer üretme potansiyeline birlikte bakıyor. Bu nedenle konut, yalnızca bir edinim değil; aynı zamanda yaşam biçimi, zaman yönetimi ve gelecek planlamasıyla ilişkili çok katmanlı bir karar alanına dönüşüyor.</p><p></p><p>Yatırımcı güven duyduğu projeye yöneliyor</p><p>Mevcut tabloda yatırımcı profilinin daha görünür hale geldiğini belirten Sancak, gayrimenkulün Türkiye’de hâlâ güçlü bir tasarruf ve yatırım aracı olarak görüldüğünü söyledi. Yatırımcıların güven duyduğu, doğru fiyatlanan ve iyi kurgulanmış projelere yönelebildiğini belirten Sancak, bu noktada geliştirici markanın geçmiş performansının ve projenin bütüncül yapısının belirleyici olduğunu ifade etti.</p><p>Sancak, karma kullanımlı projelerin yeni dönemde daha fazla öne çıkacağını belirterek, alıcıların yaşadıkları çevrenin sosyal hayatlarına, ulaşım alışkanlıklarına ve günlük ihtiyaçlarına etkisini daha fazla dikkate aldığını söyledi.</p><p>Konutun artık yalnızca barınma ihtiyacını karşılayan fiziksel bir yapı olmaktan çıktığını vurgulayan Sancak, zaman yönetimi, sosyal etkileşim ve yaşam kalitesi gibi unsurların da konut tercihinde belirleyici hale geldiğini ifade etti.</p><p>Sancak, sektörün bundan sonraki dönemde yalnızca daha fazla üretime değil, değişen beklentileri doğru okuyan, güven veren ve uzun vadeli değer yaratan projelere odaklanması gerektiğini vurguladı.</p><p></p><p>Orion’da üç günde 340 konut satıldı</p><p>Sancak, doğru kurgulanan projelerin satış performansını Folkart’ın İzmir Konak’ta geliştirdiği Orion projesi üzerinden örnekledi. Projede satışa sunulan 690 konutun 340’ının üç gün içinde alıcı bulduğunu belirten Sancak, bu sonucu doğru ürün, doğru fiyatlama, güven ve karma kullanım kurgusunun birleşimiyle açıkladı.</p><p>Orion’un konut, markalı rezidans, ofis, ticari alan ve özel hastane gibi farklı fonksiyonları bir araya getiren büyük ölçekli bir karma proje olduğunu belirten Sancak, alıcıların artık yalnızca bir daire değil, günlük yaşam ihtiyaçlarına yanıt veren bütüncül bir çevre talep ettiğini söyledi.</p><p></p><p>Arsa yatırımı, konuttan kopmama arayışını gösteriyor</p><p>Konut fiyatlarındaki yükselişin yatırımcı davranışını çeşitlendirdiğini belirten Sancak, daha düşük bütçelerle gayrimenkul piyasasında kalmak isteyen yatırımcıların arsa gibi alternatif ürünlere yöneldiğini ifade etti. Folkart’ın Dikili’de geliştirdiği arsa projesini de bu eğilime örnek gösteren Sancak, ilk etapta sunulan 250 parselin kısa sürede satıldığını söyledi. Sancak, bu ilgiyi yatırımcıların konuttan tamamen kopmak istememesi ve gelecekte konuta dönüşebilecek alternatif yollar aramasıyla ilişkilendirdi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">MHR GYO'ya GYODER Zirvesi'nde anlamlı ödül</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/mhr-gyoya-gyoder-zirvesinde-anlamli-odul-7138/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/mhr-gyoya-gyoder-zirvesinde-anlamli-odul-7138/</id>
<published><![CDATA[2026-04-30T09:03:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-30T09:03:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1C226A-CBD3F5-9E417E-CBAE3E-6FAF72-B2324C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sektörün tüm paydaşlarını bir araya getiren zirveye; GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Neşecan Çekici, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut, İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, SPK Başkan Yardımcısı Ender Kurtulan ve Emlak Konut GYO Genel Müdürü Yasir Yılmaz başta olmak üzere çok sayıda kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı.</p><p></p><p>Zirvenin sponsorları arasında Garanti BBVA ve MHR GYO yer alırken, sigorta sponsorluğu Quick Sigorta tarafından üstlenildi.</p><p></p><p>Zirvede, MHR GYO, **“Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notunu En Çok Artıran GYO Ödülü (2025)”**ne layık görüldü.</p><p></p><p>Ödül, MHR GYO Genel Müdürü Nurkan Kaçmaz tarafından teslim alındı.</p><p></p><p>Bu ödül, şirketin kurumsal yönetim alanında gösterdiği gelişimi ve şeffaflık, sürdürülebilirlik ile yatırımcı güveni konularındaki güçlü performansını ortaya koydu.</p><p></p><p>Zirve kapsamında gün boyunca;</p><p>- Kentsel dönüşüm</p><p>- Ekonomik döngüler</p><p>- Yapay zekâ ve veri merkezleri</p><p>- Döngüsel ekonomi</p><p>- Geleceğin yaşam alanları</p><p></p><p>gibi başlıklarda panel ve oturumlar gerçekleştirildi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Emlak satışında banka aracılığı şartı getiriliyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/emlak-satisinda-banka-araciligi-sarti-getiriliyor-1086/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/emlak-satisinda-banka-araciligi-sarti-getiriliyor-1086/</id>
<published><![CDATA[2026-04-29T08:31:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-29T08:31:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2BB8C9-79EB67-EA0311-B2CA61-1F0438-35E67E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Hazine Bakanlığı tarafından hazırlanan "Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlandı.</p><p></p><p>Yönetmelikleri birlikte gayrimenkul ticaretinde ilişkin kurallarda düzenleme yapıldı.</p><p></p><p>Düzenlemeye göre, emlak alım-satım işlemlerine ödemenin bir kısmı ya da tamamı bankalar ve Bankacılık Kanunu kapsamında faaliyet gösteren finansal kuruluşlar tarafından oluşturulan "ödeme sistemi" üzerinden yapılacak.</p><p></p><p>Düzenlemeye göre, taşınmaz satış bedelinin bir kısmının veya tamamının bankalar ya da finansman ve tasarruf finansman şirketleri tarafından kredilendirilmesi halinde, kredi tutarı dışındaki geri kalan ödeme bu sistem üzerinden yapılacak.</p><p></p><p>Bu kapsamda, satış işlemlerinde krediyle karşılanmayan tutarların güvenli ve kayıtlı bir şekilde aktarılması zorunlu hale getirilecek.</p><p></p><p>Ayrıca bu sistemi kullananlardan bir hizmet bedeli alınacak ve bu bedel satıcıya aktarılan tutardan düşülecek.</p><p></p><p>Bakanlığın açıkladığı yönetmelikle, söz konusu ödeme sisteminin usul ve esasları ile birlikte bu sürecin takibi ve teknik sorunların çözümü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından belirleneceği ifade edildi.</p><p></p><p>Düzenlemeyle işletme adresi, ticaret unvanı veya faaliyet konusuna ilişkin değişikliklerin belirli süreler içinde bildirilmesi zorunlu hale getirilirken, değişikliklerde yetki belgesinin de yenilenmesinin gerekli olacağı belirtildi.</p><p></p><p>Bu sistemin kullanımı 1 Temmuz 2026 tarihine kadar zorunlu değil. Ancak bu tarihten sonra zorunlu hale gelecek. Bakanlığın ise bu tarihi üç aya kadar uzatma yetkisi bulunuyor.</p><p></p><p>Bu yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girecek ve hükümlerini Ticaret Bakanı yürütecek.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">OYAK Çimento'nun küresel başarısı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/oyak-cimentonun-kuresel-basarisi-6473/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/oyak-cimentonun-kuresel-basarisi-6473/</id>
<published><![CDATA[2026-04-28T14:29:23+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-28T14:29:23+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BFE825-E07014-0DA7E2-752E7D-2BCADD-76AA23.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Uluslararası arenada tescillenen bu başarısını&nbsp; yapay zeka destekli izleme sistemleri ve İZGEM programı gibi sektöre yön veren dijital İSG uygulamalarıyla pekiştiren OYAK Çimento, insana değer veren yönetim anlayışını teknoloji odaklı yatırımlarıyla birleştirerek iş ve çalışan sağlığını önceliklendiren projelerle ve sürdürülebilirlik yaklaşımıyla sektöre öncülük etme misyonunu sürdürüyor. TCC Group Holdings çatısı altında, dünya devleri arasında yer alan şirket; dijitalleşme ve güçlü bir güvenlik kültürü üzerine inşa ettiği stratejisiyle, operasyonel süreçlerinde "sıfır iş kazası" hedefine doğru kararlı adımlarla ilerliyor.</p><p>Ayrıca Aslan Çimento Fabrikası’nda hayata geçirilen “Future of Cement: CarbonLess” karbon azaltım projesi ile “Decarbonization via Alternative Fuels and SCMs” başlığında “İklim Eylemi” kategorisinde “Özel Takdir” ödülünü kazanarak çevresel sürdürülebilirlik alanındaki güçlü duruşunu da uluslararası ölçekte tescilledi.</p><p>İZGEM Projesi: Sahada Güvenli Yol Arkadaşlığı Dönemi</p><p></p><p>OYAK Çimento’nun İSG kültürünü sahada daha derin bir yapıya kavuşturmak amacıyla hayata geçirdiği İZGEM (İş Güvenliğinde Zihinsel Gelişim, Eğitim ve Mentorluk) projesi, 2026 yılı itibarıyla tüm fabrikalarda uygulama sürecine geçti. 96 Güvenlik Koçu ve 808 Güvenli Yol Arkadaşı’nın (Buddy) aktif katılımıyla yürütülen proje, güvenli davranışların karşılıklı gözlem ve geri bildirim yoluyla içselleştirilmesini sağlıyor. İZGEM ile sadece teknik önlemlerle yetinmeyen şirket, çalışanların birbirlerini gözlemleyerek olumlu davranışları pekiştirdiği ve riskli durumları tartışma yerine öğrenme ortamına dönüştürdüğü interaktif bir mentorluk sistemi kurmuş durumda.</p><p>Yapay Zeka Destekli İzleme ve Dijital İSG Çözümleri</p><p></p><p>Sektörde dijital dönüşümün öncüsü olan OYAK Çimento, yapay zekayı İSG süreçlerinin merkezine konumlandırıyor. "İSG Odak", "İSG Focus" ve "e-EKED" gibi projelerle güvenlik süreçleri manuel takipten çıkarılarak dijital ve otonom sistemlere devrediliyor. Özellikle e-EKED projesi, enerji kesme ve kilitleme prosedürlerini tamamen dijital ortama taşıyarak insan kaynaklı hataların önüne geçiyor. Şirketin teknoloji ortağı Fizix ile gerçekleştirdiği iş birliği ise sahadaki veri analitiğini bir üst seviyeye taşıyor. Bu kapsamda kullanılan yapay zeka destekli sistemler, olası riskleri önceden tahmin ederek proaktif bir güvenlik yönetimi sağlıyor.</p><p>"Yapay Zekayı Otonom Karar Destek Mekanizması Haline Getiriyoruz"</p><p></p><p>İş sağlığı ve güvenliğini bir zorunluluktan ziyade yaşam biçimi olarak gördüklerini belirten OYAK Çimento Ülke CEO’su Murat Sela, şirketin vizyonunu şu sözlerle özetledi: “CIMPOR-OYAK Çimento olarak 'Sıfır atık, sıfır kirlilik, sıfır emisyon' vizyonuyla hareket ediyor, dijitalleşme ve yapay zekâ destekli yönetim sistemleriyle operasyonel verimliliğimizi artırıyoruz. İSG süreçlerimizde dijital dönüşümü sağlayan 'İSG Odak', 'İSG Focus' ve 'e-EKED' gibi projelerimizin yanı sıra, Dünya Çimento Birliği (WCA) tarafından İSG ve İklim Eylemi alanlarında layık görüldüğümüz küresel ödüllerle bu başarımızı uluslararası seviyeye taşıyoruz. Stratejik yol haritamız doğrultusunda, yapay zekayı sadece bir izleme aracı değil, tüm fabrikalarımızda otonom bir karar destek mekanizması haline getiriyoruz. Fizix ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği gibi somut adımlarla İSG süreçlerimizi de dijitalleştirirken, bu küresel başarıları tüm operasyon ağımıza yaygınlaştırarak karbon emisyonlarını azaltmayı ve operasyonel mükemmelliği daha da geliştirmeyi hedefliyoruz."</p><p>Sektör Standartlarını Aşan Eğitim ve Farkındalık Çalışmaları</p><p></p><p>OYAK Çimento, yasal gerekliliklerin çok ötesinde bir eğitim programı uygulayarak çalışanlarının gelişimini destekliyor. Yüz yüze uygulanan interaktif eğitimler, sahadaki gerçek risk senaryolarıyla zenginleştiriliyor. Şirket, ÇEİS tarafından düzenlenen "İSG’ye Değer Katanlar Ödülleri"nde; "İş Güvenliğine Değer Katanlar", "Sağlığa Değer Katanlar" ve "İSG’ye Liderlik Yapanlar" kategorilerinde aldığı birinciliklerle bu alandaki başarısını taçlandırmaya devam ediyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">GYODER Gayrimenkul Zirvesi "Soruyu Değiştirmek" temasıyla başladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gyoder-gayrimenkul-zirvesi-soruyu-degistirmek-temasiyla-basladi-8152/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gyoder-gayrimenkul-zirvesi-soruyu-degistirmek-temasiyla-basladi-8152/</id>
<published><![CDATA[2026-04-28T11:26:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-28T11:26:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_70C67B-934D5F-F636DF-B0B217-6BEF0C-97F5CF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye gayrimenkul sektörünün önemli buluşma platformlarından biri olan 20’nci GYODER Gayrimenkul Zirvesi bugün Zorlu PSM'de 'Soruyu Değiştirmek' ana temasıyla kapılarını açtı. Geliştiricilerden yatırımcılara, kamu kurumlarından uluslararası uzmanlara kadar sektörün tüm paydaşlarını tek çatı altında buluşturan zirve, bu yılki temasıyla sektörü alışılagelmiş yaklaşımların ötesinde düşünmeye davet ediyor.</p><p></p><p>COP31'den yapay zekaya, veri merkezlerinden longevity mekanlarına uzanan geniş bir perspektifte panel ve oturumlara ev sahipliği yapan zirve; sektörün güncel gündemlerini yeni sorularla masaya yatırıyor.</p><p></p><p>"Soruyu değiştirmek bir slogan değil, bir zihniyet çağrısı"</p><p></p><p>Zirvenin açılışı bu yıl alışılmışın dışında bir formatla gerçekleşti. GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Neşecan Çekici, Bloomberg HT Genel Yayın Yönetmeni Açıl Sezen ile sahneye çıkarak interaktif bir diyalogla zirvenin startını verdi. Protokol selamlarının ardından açılış konuşmasını yapan Çekici şunları söyledi:</p><p></p><p>"27 yıllık saygın geçmişimizle bu özel eşiğe, 20’nci zirveye ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu sadece rekor bir sayıyı değil; bir durup düşünme, eksiklere bakma ve geleceğin vizyon belgesini yeniden yazma zamanını ifade ediyor. Gayrimenkul sektörü bu ülkenin ekonomik kalkınmasının daima lokomotifi olmuştur, dün de öyleydi bugün de böyle. Geçen yıl 'Yeniden Başlat' derken sektöre bir düşünme ve tazelenme alanı açıyorduk. Bu yıl bir adım daha ileri gidiyoruz. Neyi yeniden başlattığımız kadar, hangi bakış açısıyla yeniden başladığımız sorusunu ekliyoruz. ‘Soruyu Değiştirmek’ bizim için bir slogan değil, bir zihniyet çağrısı. Doğru soru; daha erişilebilir konuta, daha sağlam bir finansmana ve daha güvenli şehirlere açılan ilk kapı.”</p><p></p><p>Açılış konuşmasında iki önemli lansmanı da duyuran Başkan Çekici, "Bu yıl Üçüncü Ankara Gayrimenkul Zirvesi'ne hazırlanıyoruz. Kış aylarında Ankara'da konut odaklı bir araya geleceğiz. 3. Ankara Zirvesi'nin teması ‘KONU:TÜRKİYE'dir" dedi. Ayrıca SPK öncülüğünde Küresel Para Haftası kapsamında üniversitelerde yürütülen finans ve gayrimenkul okuryazarlığı seminerlerine de değinerek, sektörün gençlerle kurduğu bağın önümüzdeki dönemde daha da güçleneceğini vurguladı.</p><p></p><p>Kamudan ve sivil toplumdan güçlü mesajlar</p><p></p><p>Açılışın ardından söz alan Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, “Gayrimenkul sektörü sadece yapı üretmez yaşam üretir, şehirlerin karakterini şekillendirir ve gelecek kuşakların çevresel kaderini belirler. Bugün konuştuğumuz her metrekare karbon bütçemizin, doğal kaynaklarımızın ve toplumsal dayanıklılığımızın bir yansımasıdır. Erişilebilir konut sağlanmadığında, dünyanın farklı coğrafyalarında gecekondu oluşumları kaçınılmaz hale geliyor. En büyük ekonomilerde bile bu gerçekle karşılaşıyoruz. Bu nedenle COP31 sürecinde önceliğimiz; alınan kararların uygulanabilir, ölçülebilir ve sahada karşılığı olan sonuçlar üretmesi. İklim meselesi yalnızca bir çevre konusu değil; tüm insanlığı ilgilendiren ortak bir gelecek meselesi. Anadolu’dan doğan Sıfır Atık Hareketi bugün 193 ülkeye yayıldı. Artık ‘Sıfır Atık’ denildiğinde akla Türkiye geliyor” dedi.</p><p></p><p>Konut verilerinin daha doğru okunması gerektiğine işaret eden İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, birinci el ve toplu konut verilerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, değişen toplumsal yapıya da dikkat çekti:</p><p></p><p>“Bundan sonra rakamları değerlendirirken birinci el satışlar ile toplu konut verilerini ayrıştırmamız gerekiyor. Türkiye’de tek başına yaşayanların oranı bazı illerde yüzde 20’lere ulaşmış durumda. Boşanma oranları ise yüzde 36 seviyesine geldi. Bu tablo, konut talebinin yapısının değiştiğini açıkça gösteriyor. Önceliğimiz şehirleri geleceğe hazırlamak. Başta GYODER olmak üzere sektördeki tüm STK’lar ve paydaşlarla beraber hareket etmeye çalışıyoruz. Özellikle deprem kontrolü ve kentsel dönüşüm süreçlerinde elde ettiğimiz güçlü birikimi, Bu tecrübenin yanı sıra binalarda enerji verimliliği, sıfır enerjili binalar, kentsel enerji çözümleri, dirençli altyapı ve iklime dayanıklı yerleşim modellerini hep birlikte hayata geçirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Kentsel dönüşümle ilgili İstanbul'dan bir örnek vermek istiyorum. Özellikle İstanbul'da otopark konusunda çok büyük bir sıkıntımız var. Konut başına düşen otopark miktarının mutlaka artırılması gerekiyor.Kentsel dönüşümün yanında mutlaka iş yerlerinin dönüşümü, sanayi merkezlerinin dönüşümü ve bu tür ticari alanların dönüşümü de aynı konut dönüşümü gibi bir paket içinde ele alınmalı ve gündemine alınmalı” açıklamasında bulundu.</p><p></p><p>Emlak Konut GYO Genel Müdürü Yasir Yılmaz,” Bu yıl zirvenin teması olarak belirlenen "Soruyu Değiştirmek", içinde bulunduğumuz dönemi doğru okumak açısından son derece anlamlı. Gayrimenkul artık yalnızca yapı üretimiyle sınırlı bir alan değil; teknolojiyle, enerjiyle ve değişen yaşam biçimleriyle şekillenen stratejik bir yapıya dönüşmüş durumda. Bu dönüşümün merkezinde yer alan dijitalleşme ve veri odaklı yaklaşımlar, "ev" kavramını yeniden tanımlıyor. Artık bir projenin gücü yalnızca bulunduğu konumla veya fiziksel özellikleriyle değil, sunduğu teknolojik altyapı, sağladığı operasyonel verimlilik ve kullanıcıya kattığı somut fayda üzerinden ölçülüyor. Bugün geldiğimiz noktada geliştirdiğimiz yeni finansman modelleri, üretim gücümüz ve kurumsal kapasitemizle sektörde güçlü bir konumdayız. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz gayrimenkul sertifikası gibi yenilikçi modellerle yatırım süreçlerine farklı bir bakış açısı kazandırıyoruz. Aynı zamanda uluslararası alanda attığımız adımlarla bu birikimi daha geniş bir zemine taşıyoruz. Emlak Konut Global ile birlikte Suudi Arabistan'da hayata geçireceğimiz proje ile ülkemizin gayrimenkul geliştirme kapasitesini küresel ölçekte temsil etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.</p><p></p><p>Açılış konuşmalarını Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut tamamladı. Bulut, GYODER Gayrimenkul Zirvesi’nde yaptığı konuşmada sektörün dönüşümüne ve deprem sonrası ihya çalışmalarına dikkat çekerek şunları kaydetti:</p><p></p><p>"GYODER’in 'Soruyu Değiştirmek' temasıyla ortaya koyduğu bu güçlü platform, sektörün ortak aklını büyüterek geleceğe yön vermektedir. Bugün artık yalnızca üretim miktarını artırmayı değil, bu üretimi nitelik, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik açısından en ileri seviyeye taşımayı hedefliyoruz. 'Asrın İnşası ve İhya Çalışmaları' kapsamında Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; TOKİ’den Emlak Konut’a kadar tüm kurumlarımız ve özel sektör paydaşlarımızla el ele vererek 455 bin bağımsız bölümü tamamladık ve vatandaşlarımızı güvenli yuvalarına kavuşturduk. Gerek kullanılan teknoloji gerekse üretim hızıyla Türk yapı sektörünün gücünü dünyaya gösteren bu başarıyı; şimdi enerji verimliliği yüksek, sıfır atık uyumlu ve iklim değişikliğine dirençli şehirler kurma vizyonumuzla taçlandırıyoruz. Bakanlık olarak tüm çalışmalarımızı, niceliği nitelikle birleştiren bu bütüncül yaklaşım doğrultusunda kararlılıkla sürdürüyoruz."</p><p></p><p>Depreme dayanıklı şehirler inşa etme noktasında kentsel dönüşümün önemini vurgulayan Bulut, İstanbul özelindeki sürece dair şu ifadeleri kullandı:</p><p></p><p>"Türkiye genelinde 2 milyondan fazla bağımsız birimin dönüştürülmesi gerekiyor. Bu sürecin en kritik halkası olan İstanbul için tarihimizin en kapsamlı kentsel dönüşüm hamlesini yürütüyoruz. Dönüşümün önündeki engelleri kaldırmak amacıyla sahada güçlü koordinasyon modellerini devreye aldık. Özellikle 'Yarısı Bizden' kampanyası ve sağladığımız yeni finansman imkânlarıyla vatandaşlarımızın bu sürece katılımını en üst seviyeye çıkarıyoruz. İstanbul için artık ertelenemez bir noktada olan bu dönüşümü, devletimizin tüm imkânlarını seferber ederek ve vatandaşımızla el ele vererek başarıya ulaştıracağız” değerlendirmesini yaptı.</p><p></p><p>Ekonomi sahnesinde sektör değerlendirildi</p><p></p><p>Zirvede CNBC-e Genel Yayın Yönetmeni Servet Yıldırım moderatörlüğünde gerçekleşen ekonomi oturumunda ekonomist Fatih Keresteci, gayrimenkulün her ekonomik döngüde değer üreten bir varlık sınıfına dönüşüp dönüşemeyeceğini mercek altına aldı.</p><p></p><p>CEO perspektifinden Türkiye konuşuldu</p><p></p><p>Zirvenin en kapsamlı oturumlarından “CEO’lar Türkiye’yi nasıl okuyor?” panelinde Vahap Munyar moderatörlüğünde PwC Türkiye Kıdemli Ortağı Cenk Ulu, Eczacıbaşı Yapı Gereçleri CEO'su Hasan Pehlivan, Schneider Electric Türkiye ve Orta Asya Bölge Başkanı Mehmet Özalp, Mesa Holding CEO'su Mert Boysanoğlu ve Yapı Kredi Portföy Genel Müdürü Müge Peker bir araya geldi. Panelde, Türkiye'nin büyüme odaklı yaklaşımdan dayanıklılık ve dönüşüm eksenine geçişi CEO perspektifinden ele alındı.</p><p></p><p>&nbsp;</p><p></p><p>&nbsp;</p><p></p><p>Zihin Atölyeleri zirvenin çalıştayı oldu</p><p></p><p>Kasım 2025'ten bu yana gerçekleştirilen 11 Zihin Atölyesi'nden derlenen fikirler ve çıkarımlar, GST Danışmanlık Kurucu Ortağı Gülfem Sena Tandoğan ve Pasifik GYO Genel Müdürü Mustafa Candan tarafından zirvenin gündemine taşındı. Kolaj video eşliğinde hayat bulan bu oturum, sektörün sahadan yukarıya oluşan kolektif aklını gözler önüne serdi.</p><p></p><p>Değer yaratan GYO’lar ödüllerini aldı</p><p></p><p>Ödül töreninde 2024-2025 döneminin başarıları sahneye taşındı. Emlak Konut GYO her iki yıl için "Gayrimenkul Yatırımlarını En Çok Artıran GYO / Kamu", Reysaş GYO ise "Gayrimenkul Yatırımlarını En Çok Artıran GYO / Özel Sektör" ödülünü aldı. Akmerkez GYO "Pay Başına En Çok Temettü Dağıtan GYO" (2024), Torunlar GYO "Tutar Bazında En Çok Temettü Dağıtan GYO" (2024) ödüllerinin sahibi oldu.</p><p></p><p>Akiş GYO hem "Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notu En Yüksek Olan GYO" hem de "Sürdürülebilirlik Notu En Yüksek Olan GYO" ödüllerini 2024 ve 2025 yılları için aldı. Vakıf GYO 2024'te "Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notunu En Çok Artıran GYO" ve 2025'te "Sürdürülebilirlik Endeksine Giriş", Mhr GYO 2025'te "Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notunu En Çok Artıran GYO", İş GYO 2024'te "Sürdürülebilirlik Endeksine Giriş" ödülünü kazandı. Fuzul GYO ve Adra GYO sırasıyla 2024 ve 2025 yılları için "Toplam Kurumsal Yatırımcı Payını En Çok Artıran GYO", Asce GYO ve Emlak Konut GYO ise "Toplam Bireysel Yatırımcı Sayısı En Yüksek Olan GYO" ödüllerini aldı.</p><p></p><p>Zirve COP31'den longevity'ye uzanan oturumlarla devam etti</p><p></p><p>Zirve öğleden sonra da hız kesmedi. COP31 iklim gündemi, yapay zekanın gayrimenkulde yarattığı dönüşüm, veri merkezleri ve longevity mekanları sektörün önde gelen isimleriyle ele alındı. Türkiye'nin 2026'da COP31'e ev sahipliği yapacak olması zirvede özellikle öne çıkan başlıklardan biri oldu. İklimden finansmana, kentsel dönüşümden sürdürülebilirliğe uzanan geniş bir eksende sektörün bu tarihi fırsatı somut bir dönüşüm platformuna taşıma vizyonu paylaşıldı.</p><p></p><p>Zirve, FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula'nın sorular değiştiğinde nelerin mümkün hale geldiğini ileri bir perspektiften aktardığı kapanış konuşmasıyla tamamlandı. 20'nci GYODER Gayrimenkul Zirvesi, sektörün tüm paydaşlarını bir çatı altında buluşturarak yeni düşünme biçimlerine ve çözüm arayışlarına güçlü bir zemin hazırladı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">RAMS Park House Maslak'ta  "Bahar Kampanyası"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/rams-park-house-maslakta-bahar-kampanyasi-7346/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/rams-park-house-maslakta-bahar-kampanyasi-7346/</id>
<published><![CDATA[2026-04-28T09:14:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-28T09:14:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1C2A17-C1C097-A8360F-D40224-407A9E-C0C12A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>RAMS Türkiye, bahar dönemine özel olarak hayata geçirdiği “RAMS’ta Bahar Kampanyası” ile yatırımcılara ve ev sahibi olmak isteyenlere cazip fırsatlar sunmaya devam ediyor. RAMS Park House Maslak projesinde, sınırlı süreyle geçerli olan kampanya kapsamında; yüzde 20 peşinat, 36 ay vade ve sıfır faiz imkânı ile konut sahibi olmak isteyenlere erişilebilir ve avantajlı bir finansman modeli oluşturuluyor. Bu özel kampanya, projeye olan ilgiyi daha da artırarak yatırımcılara “iyi ki” dedirten bir fırsat dönemine işaret ediyor.</p><p></p><p>Geniş daire tipleriyle dikkat çeken RAMS Park House Maslak; 1+1’den 4+1’e uzanan, teraslı, balkonlu ve bahçeli konut alternatifleriyle farklı yaşam beklentilerine yanıt veriyor. Toplam 10 blokta 3 bin daireden oluşan proje, ölçeği ve mimari yaklaşımıyla Maslak’ta yeni bir yaşam standardı tanımlıyor.</p><p></p><p>Maslak’ın iş, kültür ve ulaşım akslarının merkezinde konumlanan RAMS Park House Maslak; TEM Otoyolu, Büyükdere Caddesi ve metro hattına yakınlığıyla öne çıkarken, proje önünde planlanan yeni metro istasyonu ile yatırım potansiyelini her geçen gün daha da güçlendiriyor.&nbsp;</p><p></p><p>409 bin metrekarelik inşaat alanı ve 2027 teslim hedefiyle öne çıkan proje; modern mimari yaklaşımı, ferah blok yerleşimi ve kapsamlı sosyal donatılarıyla hem yaşam hem de yatırım açısından güçlü bir alternatif sunuyor.</p><p></p><p>Ayrıcalıklı yaşam&hellip;</p><p></p><p>“RAMS’ta Bahar Kampanyası” kapsamında yatırımcılar; açık ve kapalı yüzme havuzları, yoga &amp; zen stüdyosu, sky lounge, sky pool, sky fitness, çocuk oyun alanları ve paylaşımlı ofisler gibi zengin sosyal imkânlara sahip bir yaşamın kapılarını avantajlı koşullarla aralıyor. Yaklaşık 7 bin 500 metrekarelik çarşı alanı, rekreatif açık alanlar ve çok yönlü sosyal yaşam alanlarıyla proje, Maslak’ta yaşam standartlarını yukarı taşımayı sürdürüyor.</p><p></p><p>“Erişilebilir finansman modelleri sunmaya devam ediyoruz”</p><p></p><p>RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Devran Bülbül, kampanyaya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “RAMS Park House Maslak projemiz, merkezi konumu ve sunduğu yaşam kalitesiyle yatırımcılarımızdan yoğun ilgi görüyor. Bahar dönemine özel olarak hayata geçirdiğimiz kampanya ile yüzde 20 peşinat, 36 ay vade ve sıfır faiz imkânı sunarak, yatırımcılarımız için daha erişilebilir bir model oluşturduk. Amacımız; doğru lokasyonda, yüksek kaliteli projeleri avantajlı koşullarla buluşturarak yatırımcılarımıza kazandırmaya devam etmek.”</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yapı Fuarı-Turkeybuild İstanbul 48'inci kez kapılarını açtı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yapi-fuari-turkeybuild-istanbul-48inci-kez-kapilarini-acti-5370/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yapi-fuari-turkeybuild-istanbul-48inci-kez-kapilarini-acti-5370/</id>
<published><![CDATA[2026-04-28T07:52:57+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-28T07:52:57+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0AC802-BBD0F9-3FE470-12CF10-2FFAC6-D01AF8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yapı sektörünü 30 Nisan’a kadar İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde buluşturacak organizasyon, 133 ülkeden yaklaşık 500 katılımcı ve 700 markaya ev sahipliği yapacak.</p><p></p><p>Fuarın organizatörü ICA Events’ten yapılan açıklamaya göre; açılışa, Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, TİM Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu, Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Savcı, İskele Kalıp Sanayicileri Derneği (İKSD) Yönetim Kurulu Başkanı Yiğit Yakar, Hırdavat Sanayici ve İş İnsanları Derneği (HISİAD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Tarkan Doğan, Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul Direktörü Banu Keskin ile sektör temsilcileri ve paydaşları katıldı.</p><p></p><p>Bir önceki edisyonunda 456 milyon avroluk iş hacmi ve 4 bin 700’ün üzerinde anlaşmaya zemin hazırlayan fuarın açılışında konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, Türk inşaat sektörünün 1972’den bu yana 138 ülkede yaklaşık 13 bin projeye imza attığını, toplamda 559,5 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan bu performansla mühendislik, malzeme ve işçilik gücü sayesinde küresel ölçekte güçlü bir marka konumuna geldiğini söyledi.</p><p></p><p>Ağar şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Yapı malzemeleri sektörümüz ise, sadece müteahhitlerimizin projelerinde değil yabancı firmaların üstlendikleri işlerde de yer bularak Türk sanayisini başarıyla temsil ediyor. Sektörümüz; üretimden aldığı gücü ihracata en başarılı şekilde taşıyan sanayi dalları arasında yer alıyor. Güçlü üretim altyapısı, dış ticaret performansımıza da doğrudan yansıtıyor. 2025 yılı itibarıyla 35,5 milyar dolara ulaşan sektör alt bileşenlerinin ihracatı, bir önceki yıla göre yüzde 6 artış göstererek önemli bir başarıya imza attı. Dış ticaret fazlası veren yapımız ise yerli üretim kabiliyetimizin ve katma değerli üretim anlayışımızın somut bir göstergesi. ABD ve Avrupa pazarlarında kalite ve sürdürülebilirlik odaklı üretimimizle öne çıkıyor, bölge ülkelerinde hız, maliyet avantajı ve lojistik yakınlık gibi unsurlarla rekabet üstünlüğü sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde hedefimiz; mevcut pazarlardaki payımızı artırmak, yeni pazarlara açılmak ve katma değerli ürün ihracatını güçlendirerek sektörümüzün küresel değer zincirindeki konumunu daha üst seviyelere taşımak."</p><p></p><p>Bakanlık olarak sektöre sundukları desteklere de değinen Ağar, "Yapı malzemeleri alt ve tamamlayıcı sektörlerine yönelik olarak; TURQUALITY programı kapsamında 18 firmanın 20 markasını, marka programı kapsamında ise 11 firmanın 11 markasını destekliyoruz. Yeşil dönüşüme yönelik hayata geçirdiğimiz Responsible® Programı’nda sektörümüzde faaliyet gösteren 49 firmamızı destek kapsamına aldık." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>TİM Başkan Vekili ve İDDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu konuşmasında, "Sektörel Alım Heyeti" organizasyonu ile 15 ülkeden 57 yabancı firma ve 68 satın alma profesyoneli Türk ihracatçılarla buluşacağını belirtti.</p><p></p><p>Tecdelioğlu, "Yapı Fuarı ile eş zamanlı olarak, İskele Kalıp Sektörü özelinde ilk kez bir Sektörel Alım Heyeti organizasyonu gerçekleştiriyoruz. Orta Doğu ve Afrika odaklı olarak planlanan bu program; 15 ülkeden 57 yabancı firma ve 68 satın alma profesyonelini Türk ihracatçılarımızla buluşturmayı hedefliyor." dedi.</p><p></p><p>Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul Direktörü Banu Keskin, fuar süresince kurulan her temasın, yarın güçlü iş birliklerine dönüşeceğini vurgulayarak şu bilgileri verdi:</p><p></p><p>"Yapı Fuarı olarak Türkiye’den dünyaya açılan etkili bir ticaret köprüsü görevi üstleniyoruz. Orta Doğu, Orta Asya ve Kuzey Afrika başta olmak üzere geniş bir coğrafyadan alıcıları İstanbul’da buluşturuyoruz. Bu yıl da 500’e yakın katılımcı, 700 marka ve 100’den fazla ülkeden 500’ün üzerinde satın almacılarla bu güçlü ağı daha da büyütüyoruz."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">60 ay vadeli faizsiz konut finansmanı kampanyası</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/60-ay-vadeli-faizsiz-konut-finansmani-kampanyasi-9963/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/60-ay-vadeli-faizsiz-konut-finansmani-kampanyasi-9963/</id>
<published><![CDATA[2026-04-27T13:08:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-27T13:08:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B55723-9F1E82-87067C-DA3F5F-3CC908-E5286D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Geleneksel konut finansmanı maliyetlerinin yükseldiği günümüzde, ev sahibi olmak isteyenler açısından erişilebilir ve öngörülebilir ödeme modelleri her zamankinden daha fazla önem taşıyor. Fuzul Topraktan da bu ihtiyaçtan hareketle başlattığı 5K Kampanyası ile katılımcılara tasarruf finansman sistemiyle 60 aya varan vadeyle faizsiz konut finansmanı sunuyor.</p><p>Fuzul Topraktan’ın “Kefilsiz, Kredisiz, Kolay Konut Kampanyası” (5K); Başakşehir, Ispartakule ve Pendik’te inşası devam eden seçili projeleri kapsıyor. Kampanya kapsamında konut bedelinin yüzde 25’i peşinat olarak ödenirken, 9. ve 18. aylarda yapılacak ara ödemelerle birlikte toplam tutarın yarısı Fuzul Topraktan tarafında tamamlanıyor. Kalan yüzde 50’lik tutar ise tasarruf finansman sistemi aracılığıyla 60 aya varan taksit imkanıyla faizsiz şekilde finanse ediliyor.</p><p>60 aya varan vade ile faizsiz konut finansmanı</p><p>Fuzul Topraktan’ın 5K Kampanyası’nda 1+1’den 4+1’e kadar çeşitli daire seçenekleri yer alıyor. Katılımcılar kampanya kapsamında 47.500 TL’den başlayan taksitlerle ev sahibi olabiliyor.</p><p>Kampanya kapsamındaki konut projelerinin 18 ila 30 ay içinde tamamlanması ve teslim edilmesi planlanıyor. Katılımcılar, Fuzul Topraktan’ın inşası süren projelerine bugünden dahil olarak konut fiyatını kampanyaya katıldıkları tarih itibarıyla sabitleyebiliyor. Böylece gelecekte oluşabilecek fiyat artışlarından etkilenmeden, bütçelerine uygun ödeme planlarıyla ev sahibi olma imkanına kavuşuyor.</p><p>Kampanyanın ilk günden itibaren yoğun ilgi gördüğünü belirten Fuzul Topraktan Genel Müdürü Aydın Özkan, açıklamasında şunları söyledi: “5K Kampanyamız kapsamında tasarruf finansman sistemiyle katılımcılarımıza 60 aya varan vadeyle faizsiz finansman desteği sunuyoruz. Sınırlı kontenjanla yürüttüğümüz kampanyamızla İstanbul’daki projelerimizde 47.500 TL’den başlayan taksitlerle, erişilebilir koşullarla ev sahibi olma imkanı sağlıyoruz.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Savaş dönemlerinde gayrimenkul servet koruma aracı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/savas-donemlerinde-gayrimenkul-servet-koruma-araci-5128/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/savas-donemlerinde-gayrimenkul-servet-koruma-araci-5128/</id>
<published><![CDATA[2026-04-25T12:15:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-25T12:15:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0AC2EB-DB8450-FD826C-D2F47F-20103D-F55229.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Küresel gayrimenkul piyasasında panik satışlardan ziyade kontrollü bir yeniden konumlanma süreci yaşandığını belirten Ustaoğlu, kısa vadeli al-sat yaklaşımının yerini uzun vadeli ve sürdürülebilir getiri odaklı yatırımlara bıraktığını söyledi. Yatırımcıların artık “hikâyesi olan” lokasyonlara yöneldiğini vurguladı.</p><p>Global gayrimenkul yatırımlarının artık tek bir merkez yerine İstanbul, Londra, Miami ve Barselona gibi şehirler arasında dağıldığını ifade eden Ustaoğlu, bu çeşitliliğin risk yönetimi ve farklı ekonomik döngülerden yararlanma amacı taşıdığını belirtti. Dubai'nin güçlü konumunu sürdürdüğünü, Türkiye'nin ise jeopolitik durumuyla hem risk hem de fırsatları bir arada barındırdığını dile getirdi.</p><p>Savaş ortamının etkisiyle Körfez yatırımcısının Bodrum ve Sapanca gibi bölgelerde daha güvenli, müstakil ve korunaklı alanlara yöneldiğini, Rus ve Ukraynalıların ise Antalya-Alanya hattını tercih ettiğini aktaran Ustaoğlu, yerli yatırımcının yüksek faiz nedeniyle beklemede olduğunu ancak yabancının Türkiye’yi bir "fırsat kapısı" olarak gördüğünü vurguladı. Gayrimenkulün kriz dönemlerinde sadece bir barınma ihtiyacı değil, aynı zamanda stratejik bir “servet koruma” aracı haline geldiğinin altını çizdi.</p><p>Ustaoğlu, maliyetlerin (enerji ve hammadde %12-15, iş gücü artışı) sektörü zorladığını, yüksek faizlerin satışları yavaşlattığını ancak maliyet baskısı nedeniyle fiyatların düşmediğini belirtti.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Big Country villalarında yaşam başladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/big-country-villalarinda-yasam-basladi-1131/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/big-country-villalarinda-yasam-basladi-1131/</id>
<published><![CDATA[2026-04-25T12:12:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-25T12:12:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A2D046-04D077-E366D7-77515A-6DE5D7-1D8209.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Toplam 225 bin metrekare arazi üzerinde konumlanan projede villalar; özel bahçe, yüzme havuzu, kapalı otopark ve depo alanları yer alıyor. Villaların birbirini görmeyen yerleşim planı sayesinde yüksek düzeyde mahremiyet sağlanırken, bölgedeki en büyük sosyal tesisi olma özelliği taşıyan “Big Country Club” projesinde sosyalleşme imkanı sağlıyor.&nbsp;</p><p>Büyükçekmece’de yer alan Big Country, deniz ve göl manzarasını bir arada sunarak müstakil yaşamı yatırım potansiyeliyle birleştiriyor. 66.500 m² inşaat alanına sahip projede 4+1’den 7+1’e kadar tek katlı villalar bulunurken, 463 m²’den başlayıp 1.980 m²’ye kadar uzanan geniş bahçelerle doğayla iç içe, izole bir yaşam sunuluyor.</p><p>Resort konseptli projede tenis kortları, spor alanları, yarı olimpik kapalı havuz ve sosyal donatılar yer alıyor. Güncel deprem yönetmeliğine uygun inşa edilen proje, merkezi noktalara ulaşım avantajıyla güvenli yaşam ve yatırım fırsatı olarak öne çıkıyor.</p><p>Akyapı Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Dinçel, “Big Country’nin tek katlı mimarisi, manzarası, bahçe büyüklükleri ve konforu ile gerçek bir villa deneyimi sunması, projeye olan ilgiyi artırıyor. Villalarımız bölgenin en iyi deniz ve göl manzarasına hakim konumunda yer alıyor.&nbsp; Arazinin doğal eğiminden dolayı her bir villa birbirinin önünü kesmiyor ve manzarayı olabildiğince sunuyor. Villa hayatında apartmanlara göre en büyük eksiklik ise sosyalleşememek. Big Country projemiz, hem müstakil alanlara sahip olmasıyla oturanlara özgürlük tanıyor hem de villa sahipleri, geniş sosyal donatılardan yararlanarak istediği her an sosyalleşebiliyor. Bu yaşam biçimi, İstanbul’da daha çok tercih edilmeye başlandı. Biz de ev sahiplerimizin tüm ihtiyaçlarını yaşam alanlarında eksiksiz karşılayabilmek için, pek çok fonksiyona sahip sosyal tesisimizi kısa bir süre önce ev sahiplerimizin de katılımıyla hizmete açtık.” değerlendirmesinde bulundu.&nbsp;</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yatırımcıya özel finansman modeli</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yatirimciya-ozel-finansman-modeli-7898/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yatirimciya-ozel-finansman-modeli-7898/</id>
<published><![CDATA[2026-04-25T12:11:17+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-25T12:11:17+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CCC9BF-4E7E0A-5AECA7-20A323-3E02E1-A230C6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><b>Çiğdem MEN</b></p><p></p><p>İV Kandilli, 8 bin metrekarelik arsa üzerinde 4 blokta yer alan 96 seçkin daire, 123 metrekare ile 392 metrekare arasında değişen 2+1 ve 3+1 dairelerin yanı sıra çatı ve bahçe dubleksleri ile farklı daire konseptleri sunuyor. Özel bahçe alanlarıyla çevrili 3+1 ve 4+1 bahçe dubleksleri yer alıyor</p><p>Markalı konut projelerinin odak noktası olan Kandilli’de inşa edilen&nbsp; İV Kandilli projesinde; profesyonel yönetim modeli, gelişmiş teknolojik altyapısı ve 7/24 hizmet anlayışıyla otel konforunu eve taşıyor.&nbsp;</p><p>Projede; açık ve kapalı yüzme havuzları, fitness ve pilates alanları, basketbol sahası ve café-lounge alanları, pergolalı oturma alanları, hamak ve daybed köşeleri, açık hava sineması ve ateş çukurlu oturma alanları yer alıyor.&nbsp;</p><p>Projeye özel geliştirilen IV Assistance mobil uygulaması sayesinde site sakinleri; güvenlik takibi, spor alanı rezervasyonu, temizlik ve çamaşır hizmetleri, sosyal tesis kullanımı ve aidat işlemleri gibi birçok işlemi cep telefonları üzerinden kolayca yönetebiliyor. Ayrıca Kandilli–Çengelköy sahiline sağlanan shuttle servisi de şehir içi ulaşımı pratik hale getiriyor. Akıllı ev sistemlerinin standart olarak sunulduğu daireler, hem teknolojik altyapısı hem de estetik çözümleriyle premium bir yaşam vaad ediyor.&nbsp;</p><p>İV Kandilli; merkezi lokasyonu ve ana bağlantı yollarına yakınlığıyla da dikkat çekiyor. Boğaziçi Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve Avrasya Tüneli gibi ana ulaşım arterlerine kolay erişim imkanı sunan İV Kandilli’ye metro, otobüs ve deniz ulaşımı gibi toplu taşıma seçenekleriyle de rahatlıkla ulaşılabiliyor.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yabancı yatırımcı geri mi dönüyor?</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yabanci-yatirimci-geri-mi-donuyor-2830/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yabanci-yatirimci-geri-mi-donuyor-2830/</id>
<published><![CDATA[2026-04-25T12:07:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-25T12:07:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0D78C9-B1923E-A38921-AFEB45-89FF95-62EA80.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bölgedeki belirsizliklerin derinleşmesiyle birlikte yatırımcılar açısından güvenli ve öngörülebilir pazarlar yeniden öne çıkıyor.</p><p>Son dönemde Türkiye’den uzaklaşan yabancı yatırımcının, küresel risklerin artmasıyla birlikte yeniden Türkiye konut piyasasına yönelmesi bekleniyor.</p><p>Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER) Başkanı Hakan Şişik, Ortadoğu’da yaşanan çatışmaların önümüzdeki aylarda Türkiye inşaat sektöründe etkisini hissettireceğini belirtti. Şişik, “Ortadoğu’dan ülkemize döviz ve altın gibi kaynakların girişinin başladığı piyasalarda konuşuluyor. Bu kaynakların önemli bir bölümünün inşaat sektörüne yönelmesi halinde, özellikle üçüncü çeyrek ve sonrasında daha olumlu bir tabloyla karşılaşabiliriz” dedi.</p><p>Şişik ayrıca, çatışma ortamının devam etmesi halinde bu sermaye akışının yabancıya konut satışı şeklinde yansımasının beklendiğini ifade ederek, “Yabancıya konut satışında yaşanabilecek olası artışın arz-talep dengesi üzerindeki etkileri şimdiden dikkate alınmalı, gerekli önlemler alınmalıdır” uyarısında bulundu.</p><p>Son dönemde artan jeopolitik risklerin yatırım kararlarında belirleyici hale geldiğine dikkat çeken FCR GYO Yönetim Kurulu Başkanı Fecri Koça ise, “Geçmişte yüksek getiri beklentisiyle Birleşik Arap Emirlikleri gibi pazarlara yönelen yatırımcıların, önümüzdeki süreçte daha dengeli ve öngörülebilir piyasalara yönelme ihtimali artıyor. Türkiye bu çerçevede yeniden güçlü bir alternatif olarak öne çıkıyor” değerlendirmesinde bulundu.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">GYODER 20'nci Gayrimenkul</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gyoder-20nci-gayrimenkul--6175/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gyoder-20nci-gayrimenkul--6175/</id>
<published><![CDATA[2026-04-22T12:48:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-22T12:48:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_436CF5-1D63E5-427365-B73E84-421CE6-003EAF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye gayrimenkul sektörünün çatı kuruluşu GYODER, 20'nci Gayrimenkul Zirvesi için gün saymaya başladı. 28 Nisan'da Zorlu PSM'de gerçekleştirilecek zirve; geliştiricilerden yatırımcılara, kamu kurumlarından uluslararası uzmanlara kadar sektörün tüm paydaşlarını tek bir platformda buluşturacak. Geçen yıl 'Yeniden Başlat' çağrısıyla güçlü mesajlar veren 19. Zirve'nin ardından bu yılki tema 'Soruyu Değiştirmek' olarak belirlendi. Farklı bakış açıları ve yeni düşünme biçimleriyle sektörün gündemini yeniden çerçeveleyen bu tema, zirvenin tüm oturumlarına yön verecek.</p><p>Zirve kapsamında düzenlenecek panel ve oturumlarda ekonomik döngülerden kentsel dönüşüme, yapay zekadan döngüsel ekonomiye, veri merkezlerinden longevity mekanlarına kadar sektörün farklı boyutları yeni sorularla masaya yatırılacak.</p><p>Zirve ‘Soruyu Değiştirmek’ teması ile açılacak</p><p>Zirvenin açılışında GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Neşecan Çekici, Bloomberg HT Genel Yayın Yönetmeni Açıl Sezen ile ezber bozan bir konseptle izleyicinin karşısında olacak. GYODER Başkanı, "Soruyu Değiştirmek" temasını açıklayan, derinlemesine irdeleyen ve katılımcılara farklı bakış açıları için ilham veren konuşmasıyla zirvenin açılışını gerçekleştirecek.</p><p>Açılışın ardından Sıfır Atık Vakfı Başkanı COP31 Yüksek Düzeyli İklim&nbsp; Şampiyonu Samed Ağırbaş, İTO Başkanı Şekib Avdagiç, SPK Başkanı Dr. İbrahim Ömer Gönül ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut sektörün güncel önceliklerine ilişkin değerlendirmelerini paylaşacak.&nbsp;</p><p>Zirvenin sunuculuğunu Elif Ergu Demiral ve Berfu Güven üstlenirken; gazeteci Aslı Şafak, Ekonomi Gazetesi Yazarı Didem Eryar Ünlü, Hürriyet Gazetesi Ekonomi Müdürü Sefer Levent, CNBC-e Genel Yayın Yönetmeni Servet Yıldırım, Milliyet Gazetesi Ekonomi Müdürü Şükrü Andaç ve Ekonomi Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar oturumların moderatörlük görevlerini üstlenecek.</p><p>CEO'lardan yapay zekaya, veri merkezlerinden longevity'ye</p><p>Zirve; ekonomiden teknolojiye, sürdürülebilirlikten geleceğin yaşam mekanlarına uzanan geniş bir perspektifte panel ve oturumlara ev sahipliği yapacak. Zirvenin sabah oturumunda CNBC-e Genel Yayın Yönetmeni Servet Yıldırım moderatörlüğünde ekonomist Fatih Keresteci gayrimenkulün her ekonomik döngüde değer üreten bir varlık sınıfı olup olamayacağını mercek altına alacak. Ardından Vahap Munyar moderatörlüğünde gerçekleşecek CEO panelinde; PwC Türkiye Kıdemli Ortağı Cenk Ulu, Eczacıbaşı Yapı Gereçleri CEO'su Hasan Pehlivan, Schneider Electric Türkiye ve Orta Asya Bölge Başkanı Mehmet Özalp, Mesa Holding CEO'su Mert Boysanoğlu ve Yapı Kredi Portföy Genel Müdürü Müge Peker Türkiye'nin büyüme odaklı yaklaşımdan dayanıklılık ve dönüşüm eksenine geçişini CEO perspektifiyle yorumlayacak.</p><p>Zirveye giden süreçte 2025 yılı Kasım ayından bu yana gerçekleştirilen 11 farklı Zihin Atölyeleri'nden öne çıkan fikirler ve çıkarımlar da katılımcılarla buluşacak. GST Danışmanlık Kurucu Ortağı Gülfem Sena Tandoğan ve Pasifik GYO Genel Müdürü Mustafa Candan, sektörün bu kolektif birikimini zirvenin gündemine aktaracak.</p><p>Öğleden sonra Zacua Ventures Ortağı Cem Mimaroğlu ve Dijital Dönüşüm Stratejisti Ercüment Büyükşener yapay zekanın gayrimenkuldeki dönüştürücü etkisini gündeme taşıyacak. Doç. Dr. Serhat Başdoğan ise döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir tasarım üzerine araştırma bulgularını paylaşacak.</p><p>COP31 gündemi zirveye taşınıyor</p><p>Türkiye'nin 2026'da COP31'e ev sahipliği yapacak olması bu yılki zirvenin en kritik gündem maddelerinden birini oluşturuyor. Didem Eryar Ünlü moderatörlüğünde gerçekleşecek oturumda Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Stratejik Danışmanı Aylin Çağlayan Özcan, Sıfır Atık Vakfı'ndan Christian Mensah, İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel, TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Onur Ünlü ve TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar iklimden finansmana, kentsel dönüşümden sürdürülebilirliğe uzanan geniş bir eksende Türkiye'nin COP31'i somut bir dönüşüm platformuna nasıl taşıyabileceğini irdeleyecek.</p><p>HBR Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turan, paradigma değişimlerini keynote konuşması ile gündeme getirecek. Ardından Sefer Levent moderatörlüğünde PROPIN Kurucu Ortağı Aydan Bozkurt, Folkart Yapı Genel Müdürü Metin Sancak, TTYD Başkanı Oya Narin ve Rönesans Gayrimenkul Yatırım Genel Müdürü Yağmur Yaşar; konut, AVM, otel ve ofis sektörlerinin dönüşümünü tüm boyutlarıyla ortaya koyacak.</p><p>Şükrü Andaç moderatörlüğünde Kent Development Kurucu Ortağı Alp Çiçekdağı, NGN Yönetim Kurulu Başkanı İnanç Erol ve Khazna Doğu &amp; Orta Avrupa Türkiye Direktörü Mehmethan Şişik veri merkezlerinin gayrimenkulün yeni stratejik yatırım nişi haline gelişini irdeleyecek. Aslı Şafak moderatörlüğünde ise; Dr. Banu Liman, Kemal Çetin, Esra Aydınoğlu, Durmuş Dilekçi ve ANT Yapı Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mehmet Okay uzun yaşam çağının konut ve kent tasarımına yansımalarını gözler önüne serecek. Biyokimya Uzmanı Dr. Ayşegül Çoruhlu ise longevity ile mekan ilişkisini bilimsel bir perspektiften paylaşacak.</p><p>Zirvenin kapanışında söz FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula'ya geçecek. Abdula, sorular değiştiğinde nelerin mümkün hale geldiğini ileri bir perspektiften aktaracak.</p><p>Ayrıca zirvede, GYODER İçimizdeki Sanatçılar Platformu kapsamında bir yazarlar buluşması da gerçekleştirilecek. Ahmet Büyükduman, Avi Alkaş, Ali Hepşen, Levent Sümer ve Yener Coşkun'un da aralarında bulunduğu birçok değerli yazar, yayımladıkları eserlerle ziyaretçilerle bir araya gelecek.</p><p>“Farklı yaklaşımların gücü ve bakış açılarının zenginliği bizi daha ileriye taşıyacak”</p><p>Zirveye ilişkin konuşan GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Neşecan Çekici şu değerlendirmelerde bulundu:&nbsp;</p><p>"Geçen yıl 'Yeniden Başlat' temasıyla sektörümüzü dönüşümün ortasında yeniden değerlendirdik. Bu yıl 27. yılımızda ve 20'nci zirvemizde 'Soruyu Değiştirmek' temasıyla bir araya geliyoruz. Bu temayla birlikte farklı yaklaşımların gücüne ve bakış açılarının zenginliğine odaklanma amacındayız. Türkiye'nin gündeminde çok özel bir yeri olan COP31'den yapay zekaya, veri merkezlerinden longevity mekanlarına uzanan pek çok başlığı birlikte değerlendireceğiz. Kamu, özel sektör ve alanında uzman isimlerden oluşan geniş bir ekosistemin paydaşlarını bir araya getirerek sektörümüzün geleceğini birlikte şekillendireceğiz."</p><p>GYODER, 20'nci Gayrimenkul Zirvesi için gün sayıyor. Yerelden globale uzanan geniş bir perspektifte sektörün önde gelen isimlerini ve uluslararası uzmanları buluşturacak zirve, 28 Nisan'da Zorlu PSM'de tüm paydaşlarını ağırlayacak.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye Hazır Beton Birliğinin 39. olağan genel kurul toplantısı yapıldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-hazir-beton-birliginin-39-olagan-genel-kurul-toplantisi-yapildi-4157/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-hazir-beton-birliginin-39-olagan-genel-kurul-toplantisi-yapildi-4157/</id>
<published><![CDATA[2026-04-22T10:27:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-22T10:27:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5DA703-57B50D-EBAE84-28E352-4CED57-D91269.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye Hazır Beton Birliğinin (THBB) 39. Olağan Genel Kurul Toplantısı 18 Nisan 2026 tarihinde THBB’nin İstanbul Kavacık’taki merkez binasında yapıldı. Genel Kurulda konuşan Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “Birliğimiz, kurulduğu günden bu yana, hazır beton sektörünün lideri, kalitenin temsilcisi ve bilimsel gelişmelerin öncüsü olmuştur. Üyelik kriterlerimizle, kaliteyi zorunluluk hâline getiren; teknolojiyi ve bilimi sektörün temeline yerleştiren güçlü bir yapıyız.” dedi.</p><p>İnşaat sektörü ekonominin lokomotifi olmayı sürdürüyor</p><p>Konuşmasında ekonomik gelişmeleri değerlendiren THBB Başkanı Yavuz Işık, “İçinden geçtiğimiz dönem, ekonomik göstergelerin yanı sıra jeopolitik gelişmelerle de şekillenen son derece kritik bir süreçtir. 2025 yılında Türkiye ekonomisi sıkı para politikasının etkisiyle %3,6 büyürken inşaat sektörü %10,8 büyüme kaydederek ekonominin lokomotifi olmayı sürdürmüştür.” diye konuştu. 2018–2022 dönemindeki durgunluğun ardından sektörün güçlü bir toparlanma sergilediğini belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, bu performansta deprem sonrası yeniden inşa faaliyetleri, kamu yatırımları ve özel sektör projelerinin etkili olduğunu söyledi.</p><p>İnşaat sektörüyle ilgili değerlendirmelerini paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, “2025 yılında konut satışları %14’ün üzerinde artmış, ilk el konut satışları 540 bin adedi aşarak son 7 yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Özellikle yılın son ayında görülen güçlü artış, ertelenmiş talebin devreye girdiğini göstermektedir ancak ipotekli satış oranlarının hâlâ sınırlı seviyelerde kalması, finansman koşullarının talep üzerindeki belirleyici rolünü sürdürdüğünü ortaya koymaktadır.” dedi. Faiz oranları ve krediye ulaşımdaki zorlukların “erişilebilirlik” sorununu gündemde tuttuğunu belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, yüksek faiz ve peşinat yükünün talebi daha çok üst-orta gelir grupları ve kurumsal yatırımcılar tarafına yönlendirdiğini vurguladı.</p><p>2026 yılına ilişkin beklentileri de paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, inşaat sektörünün büyümesini sürdüreceğini ancak daha dengeli bir görünüm sergileyeceğini söyledi. Deprem bölgesindeki inşa faaliyetleri ve kamu projeleri sayesinde sektörün güçlü performansını koruyacağını belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, konut satışlarının ise kredi faizlerine bağlı olarak şekilleneceğini ifade etti. Bu çerçevede 2026 yılının büyümenin devam ettiği ancak kârlılık, maliyet yönetimi ve finansmana erişimin kritik olduğu bir dönem olacağını kaydetti.</p><p>Türkiye hazır beton üretiminde Avrupa lideri&nbsp;</p><p>Türkiye Hazır Beton Birliği ve çalışmaları hakkında bilgiler veren THBB Başkanı Yavuz Işık, her yıl Hazır Beton Sektör Raporu hazırladıklarını ifade ederek, “Sektörümüz 293 milyar Türk lirası cirosu, 50 bini aşan istihdam hacmi ve yıllık 140 milyon metreküplük üretimiyle inşaat sektörüne ve buna bağlı olarak ülke ekonomisine önemli katkı sağlamaktadır. Bu büyüklük yalnızca üretim hacmini değil; istihdam, lojistik, ekipman, agrega, çimento, kimyasal katkı ve hizmet ekosistemiyle birlikte çok geniş bir katma değer alanını temsil etmektedir. Türkiye’nin Avrupa’da hazır beton üretiminde lider konumda olması da bu başarının en somut göstergelerinden biridir.” diye konuştu.</p><p>Sektörde dönüşüm ihtiyacı daha görünür hâle geldi</p><p>Sektörde dönüşüm ihtiyacına da dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, “Sektörümüzün geleceği daha fazla üretmekte değil, daha akıllı üretmekte yatmaktadır. Daha verimli, izlenebilir, düşük karbonlu ve dayanıklı bir üretim anlayışı artık bir tercih olmaktan çıkarak bir zorunluluk hâline gelmiştir. Bu noktada yeşil dönüşüm kritik bir başlık olarak öne çıkmaktadır. Düşük karbonlu üretim sadece teknik bir detay değil, rekabetin belirleyici unsurlarından biri olmuştur. Avrupa Yeşil Mutabakatı, sınırda karbon düzenlemeleri ve emisyon ticaret sistemi gibi uygulamalar, sektörümüzün bu dönüşüme hızla adapte olmasını gerektirmektedir.” dedi.</p><p>THBB’nin “Üçüz Dönüşüm” modeli sektöre yön verecek</p><p>Bu kapsamda hayata geçirdikleri “Üçüz Dönüşüm” modelinin; yeşil, dijital ve insani dönüşümü kapsayan bütüncül bir yaklaşım sunduğunu belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, “Dijital tarafta; GPS ve nesnelerin internet tabanlı sistemlerle filo yönetimi, yapay zekâ destekli rota optimizasyonu ve veri temelli performans yönetimi gibi uygulamalar devreye alınmaktadır. Yeşil dönüşüm tarafında ise; düşük karbonlu beton üretimi, geri kazanılmış malzeme kullanımı, su verimliliği ve elektrikli araç dönüşümü gibi alanlarda somut adımlar atılmaktadır. İnsani dönüşüm boyutunda ise eğitim, yetkinlik gelişimi ve iş güvenliği kültürü ön plana çıkmaktadır. Bu üç alanın birlikte ele alınması, sektörümüzün sürdürülebilir bir şekilde büyümesi açısından kritik öneme sahiptir.” şeklinde konuştu.</p><p>THBB’nin kalite ve belgelendirme hizmetlerine değinen THBB Başkanı Yavuz Işık, “Kuruluşunun 30. yılını kutladığımız, Birliğimizin örnek denetim kuruluşu olan KGS, beton ve bileşenlerine yönelik yurt içi ve yurt dışında denetimlerini sürdürmektedir. KGS tarafından 2025 yılında 560 sistem denetimi ve 1.371 ürün denetimi yapılmıştır.” dedi.</p><p>Sürdürülebilirliğe gündemimizde öncelikli olarak yer veriyoruz</p><p>THBB’nin sürdürülebilirlik konusundaki çalışmalarını paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, “Sürdürülebilirliğe gündemimizde öncelikli olarak yer veriyoruz. Üyesi ve Bölgesel Sistem Operatörü olduğumuz İsviçre merkezli Beton Sürdürülebilirlik Konseyi CSC ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. Ülkemizde 2025 yılı sonu itibarıyla 9 çimento üretim tesisi, 13 beton üretim tesisi ve 5 agrega üretim tesisi olmak üzere toplam 27 tesis CSC belgeli olarak faaliyet göstermektedir.” diye konuştu.</p><p>Beton ve bileşenleri ile ilgili bütün deneyleri yaptıkları ve kalibrasyon hizmeti verdikleri THBB Yapı Malzemeleri Laboratuvarının genişleyen kapasitesiyle birlikte ülkemizdeki ve yurt dışındaki önemli projelere hizmet verdiğine dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, “2025 yılında Laboratuvarımızda 6.806 beton basınç dayanımı testi, 1.088 numune için fiziksel, mekanik ve kimyasal testler ve 6.812 adet kalibrasyon hizmeti gerçekleştirilmiştir.” şeklinde konuştu.</p><p>Birliğin eğitim çalışmalarıyla ilgili bilgiler veren THBB Başkanı Yavuz Işık, “1994 yılından bu yana pompa ve transmikser operatörleri, santral operatörleri ve laboratuvar teknisyenleri Birliğimizin sertifikalı eğitimlerinden geçmektedir. Bugüne kadar yaklaşık 20 bin kişiye eğitim verilmiştir. Ekonomik ve Güvenli Sürüş Eğitimlerimiz ile hazır beton tesislerinin kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlamaya devam ediyoruz. Bugüne kadar 304 tesiste 6.000 kişiye ekonomik ve güvenli sürüş eğitimi verdik.” dedi.</p><p>Mesleki yeterlilik belgelendirme faaliyetlerinin sürdüğünü belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, “THBB Mesleki Yeterlilik ve Belgelendirme Merkezi (THBB MYM) olarak, 2025 yılında toplam 56 kişiyi Beton Santral Operatörü, 77 kişiyi Beton Pompa Operatörü, 70 kişiyi ise Transmikser Operatörü alanında belgelendirdik.” diye konuştu.</p><p>BETON 2027 Fuarı ve Kongresi ile başarılarımızı daha da ileri taşımayı hedefliyoruz</p><p>Sektörel organizasyonlara da değinen THBB Başkanı Yavuz Işık, “2025 yılında gerçekleştirdiğimiz BETON Fuarı ve Zirvesi, bu anlamda son derece başarılı bir buluşma olmuştur. 100’ün üzerinde firmayı, 15 bini aşkın ziyaretçiyi ve 71 ülkeden sektör temsilcisini bir araya getiren bu organizasyon, sektörümüzün gücünü ve potansiyelini bir kez daha ortaya koymuştur. Şimdiden çalışmalarına başladığımız BETON 2027 Fuarı ve Kongresi ile bu başarıyı daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Sektörümüzün artan ilgisi ve yoğun talep üzerine fuarımızı İstanbul Fuar Merkezi’nin daha büyük salonlarına taşıyoruz. Daha geniş katılım, daha güçlü içerik ve daha yüksek etkileşimle sektörümüzü geleceğe hazırlamaya devam edeceğiz.” dedi.</p><p>Daha güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir bir yapılaşma kültürü oluşturmak için çalışıyoruz</p><p>Konuşmasının sonunda THBB’nin kuruluşundan bu yana temel hedefinin güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir yapılaşma olduğunu vurgulayan THBB Başkanı Yavuz Işık, “Türkiye Hazır Beton Birliği olarak 1988 yılından bu yana tek bir hedef doğrultusunda çalışıyoruz: Daha güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir bir yapılaşma kültürü oluşturmak. Bugün geldiğimiz noktada, sektörümüz büyüyen bir sektör olmanın ötesinde dönüşen, gelişen ve geleceğe yön veren bir konuma gelmiştir. Önümüzdeki dönemde de veri temelli yaklaşımlarımızla, kalite odaklı anlayışımızla ve sürdürülebilirlik vizyonumuzla çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Savaş gündemine rağmen konut en güvenli liman</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/savas-gundemine-ragmen-konut-en-guvenli-liman--5611/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/savas-gundemine-ragmen-konut-en-guvenli-liman--5611/</id>
<published><![CDATA[2026-04-19T10:59:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-19T10:59:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2BDBAC-99686C-B2F647-887B53-9D22B7-10E543.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Mart 2026’da Türkiye genelinde 113 bin 367 konut satıldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,3 oranında artarak 35 bin 725 oldu. İkinci el konut satışları ise Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,6 oranında azalarak 77 bin 642 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışlarının payı yüzde 31,5, ikinci el konut satışlarının payı yüzde 68,5 oldu.</p><p>Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 35,9 oranında artarak 25 bin 978 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 22,9 olarak gerçekleşti.</p><p></p><p><b>“Mart savaşın gölgesinde geçti”</b></p><p></p><p>Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, tüm sektörler gibi gayrimenkul sektörünün de Mart ayını, ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşın gölgesinde geçirdiğini belirterek “Pek çok yatırımcı bu dönemde bekle-gör pozisyonuna geçti ya da altın, döviz gibi garanti görülen ve hızlıca yatırım yapılabilecek araçlara yöneldi. Buna rağmen Mart ayında, birinci el konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,3 oranında artarak 35 bin 725 oldu. Sınırlı da olsa bu artış, konut yatırımcısının Türkiye ekonomisine ve konut sektörüne olan güveninin sürdüğüne işaret ediyor” dedi.&nbsp;</p><p>İpotekli konut satışlarındaki artış hızının da istikrarlı bir şekilde sürdüğünü kaydeden Taş, “İçinde bulunduğumuz dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz indirimine bir süre ara verdi. Bu durum bir süre daha devam edecek olsa da yaz aylarından itibaren yeniden düşmeye başlayacağını tahmin ettiğimiz politika faiz oranlarıyla birlikte kredi faiz oranlarının da daha makul ve ulaşılabilir seviyelere ineceğini tahmin ediyoruz. Bu da konut satışlarının yılın ikinci yarısında beklenen ivmeyi kazanacağına işaret ediyor” diye konuştu.</p><p></p><p><b>“Fiyatlar enflasyonun altında artıyor, fırsat devam ediyor”</b></p><p></p><p>Öte yandan inşaat maliyetlerinde hala yıllık yüzde 25’ler seviyesinde artışlar olmasına karşın konut fiyatlarının reel bazda gerilediğine dikkat çeken Taş, şunları söyledi:</p><p>&nbsp;“2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 2 oranında, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 26,4 oranında artan TCMB Konut fiyat Endeksi, reel olarak ise yüzde 3,4 oranında azaldı. Bu da konut fiyatlarının hala enflasyonun altında bir artış gösterdiği anlamına geliyor. Maliyetlerin artmaya devam ettiği dönemde reel bazda düşen konut fiyatları, konut almak ve gayrimenkule yatırım yapmak isteyenler için cazip bir fırsat sunuyor. Bizim tavsiyemiz konut almak isteyen vatandaşlarımızın bu fırsatı değerlendirmesi yönünde.”&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sega Atakent satışta</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sega-atakent-satista-2714/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sega-atakent-satista-2714/</id>
<published><![CDATA[2026-04-18T16:13:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-18T16:13:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D85D3A-D86E5D-F593F8-0C531C-66D4DF-3170E3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sega Yapı tarafından hayata geçirilen Sega Atakent projesi, hem yaşam hem de yatırım perspektifinde bölgenin cazibesini artıran önemli bir adım olarak öne çıkıyor.</p><p>3 blokta toplam 196 bağımsız bölümden oluşan proje; 1+1’den 4+1’e uzanan daire seçenekleriyle farklı ihtiyaçlara hitap ediyor. Geniş metrekareli planlaması ve fonksiyonel iç tasarım anlayışıyla özellikle aile yaşamını önceleyen bir konsept sunuluyor.</p><p>Sega Atakent’in en güçlü yönlerinden biri, şüphesiz lokasyonu. Küçükçekmece Gölü’ne yakın konumu, Marmaray Halkalı hattına bağlantısı ve E-5 ile TEM otoyollarına kolay erişimi, projeyi İstanbul içi ulaşım açısından avantajlı bir noktaya taşıyor. Ayrıca planlanan havalimanı metro hattı ve Kanal İstanbul güzergâhına olan yakınlığı da bölgenin değer potansiyelini destekliyor.</p><p>Proje, mimari yaklaşımı ve sosyal donatılarıyla yalnızca barınma ihtiyacına değil, yaşam kalitesine odaklanıyor. Açık ve kapalı yüzme havuzları, spor alanları, çocuk oyun parkları, peyzaj düzenlemeleri ve 7/24 güvenlik hizmetiyle desteklenen yapı, sakinlerine bütüncül bir yaşam deneyimi sunmayı hedefliyor.</p><p>Bu yönüyle Sega Atakent, İstanbul’da sınırlı sayıda projede görülen “yaşam merkezi” yaklaşımını Atakent’e taşıyan örneklerden biri olarak konumlanıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bizim Evler 12 satışa çıktı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bizim-evler-12-satisa-cikti-508/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bizim-evler-12-satisa-cikti-508/</id>
<published><![CDATA[2026-04-18T16:10:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-18T16:10:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_07C6F7-B0C53F-DA4E10-AAC0C2-D999BF-10C594.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>25 bin konutluk teslimat tecrübesiyle yükselen Bizim Evler 12, göl manzarası ve modern şehircilik anlayışıyla bölgenin yeni çekim merkezi olmaya aday.</p><p>Konut sektöründe güvenin adresi olan İhlas Gayrimenkul, İstanbul’un modern yüzü Ispartakule’deki yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Bugüne kadar on binlerce aileyi ev sahibi yapan şirket, serinin 12. projesiyle bölgedeki liderliğini pekiştiriyor. 473 konut ve 25 ticari üniteden oluşan Bizim Evler 12, hem aile yaşamına odaklanan mimarisi hem de yatırım potansiyeliyle dikkat çekiyor.</p><p>İstanbul’un zemin yapısı en sağlam bölgelerinden biri olan Ispartakule’de inşa edilen proje, yapı güvenliğini önceliğine alıyor. Radye temel ve tünel kalıp sistemi ile inşa edilen bloklar, deprem güvenliği ve dayanıklılık konusunda standartları yukarı taşıyor. 43 bin metrekarelik arazi üzerinde, kentin dinamikleriyle barışık 12 ve 13 katlı 7 bloktan oluşan proje; 2+1, 3+1 ve 4+1 tipindeki geniş daire seçenekleriyle "ferah yaşam" mottosunu destekliyor.</p><p>Bizim Evler 12, betonun değil yeşilin hakim olduğu bir proje olarak tasarlandı. Toplam arazinin 32 bin 500 metrekaresi peyzaj alanlarına ayrıldı.</p><p>Sosyal Donatılar: Süs havuzları, yürüyüş ve bisiklet parkurları, tenis kortu, futbol ve basketbol sahaları.</p><p>Wellness ve Konfor: Kapalı yüzme havuzu, sauna, fitness salonu ve her daireye özel otopark imkanı.</p><p>Kültürel Alanlar: Mevlid, taziye ve cemiyet organizasyonları için çok amaçlı salonlar ile bay-bayan mescitler.</p><p>Sürdürülebilirliği modern altyapı çözümleriyle birleştiren İhlas Gayrimenkul, projede yenilikçi adımlar atıyor. Kesintisiz yaşam için jeneratör ve su deposu sistemlerinin yanı sıra, her dairede standart olarak sunulan su arıtma sistemi sayesinde sağlıklı suya doğrudan erişim imkanı sağlanıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yeni finansman modeli dönüşümü tetikleyecek</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yeni-finansman-modeli-donusumu-tetikleyecek-9864/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yeni-finansman-modeli-donusumu-tetikleyecek-9864/</id>
<published><![CDATA[2026-04-18T16:08:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-18T16:08:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8739E6-43395D-EE4A0F-8209DF-81FE0D-3FEADD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın İstanbul dahil 6 ili kapsayan 3 milyon TL’lik yeni finansman paketi, inşaat dünyasında "tarihi bir adım" olarak nitelendirildi. GYODER, İNDER ve AYİDER gibi sektörün dev paydaşları, %0,69 faiz ve 1 yıl ödemesiz dönem avantajının, dönüşümün önündeki en büyük bariyer olan "finansman tıkanıklığını" tamamen ortadan kaldıracağı görüşünde birleşti.</p><p>Deprem riskine karşı zamana karşı yarışılan Türkiye’de, kentsel dönüşüm süreci finansal bir doping ile yeni bir faza geçiyor. Bakan Murat Kurum’un detaylarını paylaştığı Dünya Bankası destekli finansman paketi; düşük faizi, uzun vadesi ve ödemesiz dönem seçeneğiyle hem vatandaşı hem de inşaat sektörünü heyecanlandırdı. 180 ay vade ve %0,69 gibi piyasa gerçeklerinin çok altındaki maliyetler, sektör temsilcilerine göre bekleyen projeleri sahaya indirecek.</p><p></p><p>Sektörden tam destek</p><p></p><p>GYODER Başkanı Neşecan Çekici “Sayın Bakan Murat Kurum tarafından açıklanan bu paket, kentsel dönüşümün en kritik başlığı olan finansmana erişim sorununa doğrudan çözüm getirmesi açısından son derece kıymetlidir. Özellikle İstanbul gibi deprem riski yüksek bir şehirde, riskli yapı stokunun dönüşümünü hızlandıracak her adımı sektör olarak çok önemsiyoruz. 3 milyon TL’ye kadar sağlanan destek, doğru hedefleme ile birleştiğinde önemli bir çarpan etkisi yaratacaktır. Bu yaklaşım, kamu ile özel sektörün birlikte hareket ettiği, daha sistematik bir dönüşüm modelinin de önünü açabilir.</p><p>Bugün geldiğimiz noktada finansmana erişim hem geliştirici hem de vatandaş tarafında en temel darboğazdır. Bu nedenle %0,69 gibi piyasa koşullarının oldukça altında bir maliyet ve ilk yıl ödemesiz dönem, dönüşüm kararını erteleyen kesimler için güçlü bir teşvik olacaktır. “Önce evine yerleş, sonra ödemeye başla” yaklaşımı, özellikle orta gelir grubu için psikolojik eşiği aşağı çeken önemli bir modeldir. Bu tür uygulamalar, konut finansmanında daha kapsayıcı ve erişilebilir bir yapıya geçişin de sinyalini veriyor.</p><p>Kentsel dönüşümün önündeki en büyük engel finansmana erişim ve maliyet dengesiydi. Yeni açıklanan destek paketi; uzun vade, düşük faiz ve ilk yıl ödemesiz yapı sayesinde bu bariyeri önemli ölçüde azaltıyor. Bu da özellikle dönüşüm projelerinde vatandaşın karar alma sürecini hızlandıracak ve talebi artıracaktır. Talebin canlanması, doğal olarak üretimi de teşvik ederek arz tarafında hareketlilik yaratacaktır. Böylece hem yeni konut üretimi hızlanabilir hem de dönüşüm projeleri daha sürdürülebilir bir zemine oturabilir.&nbsp;</p><p></p><p>Artık maliyetler engel değil</p><p></p><p></p><p>İNDER Başkanı Engin Keçeli: “Kentsel dönüşümün önündeki en büyük sorunlardan biri uzun zamandır finansman meselesiydi. Birçok vatandaş riskli yapılarda yaşadığını bilse de ekonomik sebeplerle dönüşüm sürecine girmekte zorlanıyordu. Bu nedenle finansman tarafında atılan adımların önemli olduğunu düşünüyorum.</p><p>Son dönemde konuşulan 3 milyon TL’ye kadar kredi imkanı, özellikle 0.69 faiz ve 180 ay gibi uzun bir vade ile sunulduğunda, dönüşümün önünü bir miktar açabilecek bir model olabilir. Çünkü bugün inşaat maliyetleri oldukça yükseldi ve eski kredi limitleri birçok proje için yeterli olmuyordu.</p><p>Tabii kentsel dönüşüm sadece finansman meselesi de değil. Planlama, süreçlerin hızlanması ve vatandaşın sürece güven duyması da en az finansman kadar önemli. Ama yine de finansman imkanlarının güçlenmesi, dönüşüm sürecini hareketlendirebilecek adımlardan biri olacaktır. Hatta belki de en önemli adım olacak”</p><p></p><p>Bu paket vatandaşa 'ne zaman başlıyoruz?' dedirtecek</p><p></p><p>Gayrimenkul ve İnşaat Platformu Başkanı Mustafa Ekizoğlu: “Bu paket, kentsel dönüşümde uzun süredir eksik olan erişilebilir finansman problemini doğrudan çözen bir adım. Özellikle İstanbul gibi yüksek riskli ve maliyetli bir pazarda, 3 milyon TL’ye kadar sağlanan bu destek; hem bireysel konut sahiplerini hem de müteahhitleri aynı noktada buluşturuyor.</p><p>Bugüne kadar dönüşümün önündeki en büyük engel “anlaşma değil, finansmandı.” Bu paketle birlikte karar alma süreci hızlanacak, bekleyen projeler sahaya inecek. Kısacası bu destek, sadece bir kredi değil; piyasayı harekete geçirecek bir kaldıraç etkisi oluşturur.</p><p></p><p>Dönüşümü erişilebilir kılacak</p><p></p><p>Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER) Başkanı Hakan Şişik: “İstanbul’un en büyük güvenlik tehdidi olan depreme karşı zamana karşı yarışıyoruz. Sayın Murat Kurum tarafından açıklanan; 1 yıl ödemesiz, 180 ay vade ve 0,69 faiz oranıyla 3 milyon TL’lik yeni destek paketi, sadece bir finansal kolaylık değil, kentsel dönüşümün önündeki en büyük bariyer olan “finansman tıkanıklığının” önünü açacağını düşünüyoruz. Vatandaşlarımızın kentsel dönüşüme girmesindeki en büyük çekince, evleri yapılırken hem kira ödemek hem de kredi taksiti yatırmak. “1 yıl ödemesiz” dönemi, vatandaşın evine yerleşene kadar cebinden ek bir nakit çıkmamasını sağlayarak dönüşümü erişilebilir kılacaktır.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kentsel dönüşümde kritik uyarı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kentsel-donusumde-kritik-uyari-1920/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kentsel-donusumde-kritik-uyari-1920/</id>
<published><![CDATA[2026-04-18T14:11:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-18T14:11:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9ED314-8ACBDC-A61921-CDF2F2-806624-B35DF8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><b>Çiğdem MEN</b></p><p></p><p>Kentsel dönüşümde en çok merak edilen konuların başında sürecin nasıl başlayacağı ve nasıl tamamlanacağı sorularının geldiğini belirten Ersen, vatandaşlardan gelen taleplerin büyük ölçüde bu başlıkta yoğunlaştığını ifade etti.</p><p></p><p>İşin temelinde iletişim ve güven var</p><p></p><p>Kentsel dönüşümün yalnızca teknik bir süreç olmadığını vurgulayan Ersen, en kritik unsurun iletişim olduğunu söyledi. Sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için taraflar arasında güçlü bir güven ortamı oluşturulması gerektiğine dikkat çeken Ersen, “Belediyenin vatandaşa, vatandaşın belediyeye; müteahhidin vatandaşa, vatandaşın müteahhide; uzmanın vatandaşa, vatandaşın uzmana güvenmesi gerekiyor. İletişim doğru kurulmazsa teknik süreçleri çözmek de mümkün olmuyor” dedi.</p><p>Vakıf olarak bugüne kadar 2 bin 500’ün üzerinde kentsel dönüşüm uzmanı yetiştirdiklerini belirten Ersen, bu alanda uzmanların üstlendiği rolün giderek daha da önem kazandığını ifade etti.</p><p></p><p>İlk adım: Elindekinin değerini bilmek</p><p></p><p>Süreçte yapılan en büyük hatalardan birinin, vatandaşların sahip oldukları gayrimenkulün değerini bilmeden hareket etmesi olduğunu söyleyen Ersen, “Eldeki kumaşın ne olduğu bilinmeden yapılan her adım, ileride ciddi sorunlara yol açıyor” ifadelerini kullandı.</p><p>Vatandaşların dönüşüm öncesinde şu sorulara net yanıtlar bulması gerektiğini belirten Ersen, bu soruları şöyle sıraladı: “Mevcut bina dönüşebilir mi? Dönüşürse nasıl dönüşür? Kaç kat olur? Değer artışı ne seviyede gerçekleşir? Şerefiye kriterleri nasıl belirlenir? İmar durumu nedir?”</p><p>Bu analizlerin mutlaka bir uzman tarafından yapılması gerektiğini vurgulayan Ersen, mimar, kentsel dönüşüm uzmanı veya gayrimenkul değerleme uzmanlarından destek alınmasının zorunlu olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Birlikte karar almak sürecine bel kemiği</p><p></p><p>Kat maliklerinin bir araya gelerek ortak karar almasının sürecin temelini oluşturduğunu belirten Ersen, bu durumun birlikte hareket etme kültürünü zorunlu kıldığını ifade etti. Profesyonel danışmanlık alınmaması halinde sürecin hatalı ilerleyebileceğini kaydeden Ersen, bilinçli hareket edilmesi gerektiğini dile getirdi.</p><p></p><p>Bu iş tek bir meslekle yürümüyor</p><p></p><p>Kentsel dönüşümün tek boyutlu bir süreç olmadığını dile getiren Ersen, sürecin mimarlıkla başlayıp değerleme, tekrar mimarlık, hukuk ve mühendislik aşamalarından geçerek ilerlediğini söyledi. Bu aşamalar arasındaki ilişkinin doğru kurulmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekti.</p><p>Yanlış yönetilen süreçlerin mahkeme kararları ve yürütmeyi durdurma gibi sonuçlar doğurduğunu belirten Ersen, bunun hem zaman hem de maliyet açısından ciddi kayıplara yol açtığını ifade etti.</p><p></p><p>Müteahhit seçimi aceleye gelmemeli</p><p></p><p>Sürecin en önemli aşamalarından birinin müteahhit seçimi olduğunu belirten Ersen, bölgede başarılı işler yapmış en az üç müteahhitten teklif alınması ve bu tekliflerin uzman eşliğinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p><p>Teknik şartnamelerin, sözleşmelerin ve estetik kriterlerin bu aşamada mutlaka dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Ersen, binanın konumlanmasından cephe tasarımına, güneş alma durumundan iç mekân çözümlerine kadar birçok detayın göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti.</p><p></p><p>Yanlış yönetilen süreç komşuluğu da bozuyor</p><p></p><p>Kentsel dönüşümde en çok karşılaşılan sorunlardan birinin komşuluk ilişkilerinin zarar görmesi olduğunu belirten Ersen, sürecin yanlış yönetilmesi halinde kat malikleri arasında ciddi anlaşmazlıklar yaşandığını söyledi.</p><p>Bu durumun süreci uzattığını kaydeden Ersen, “Süreç uzadıkça değer artışından faydalanılamıyor. Aynı zamanda Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeği düşünüldüğünde, vatandaşlar riskli yapılarda yaşamaya devam etmek zorunda kalıyor” dedi.</p><p></p><p>Yanlış adımlar üç büyük sorunu beraberinde getiriyor</p><p></p><p>Yanlış yönetilen kentsel dönüşüm süreçlerinin üç temel probleme yol açtığını ifade eden Ersen, bunları “değer artışından faydalanamama, komşuluk ilişkilerinin bozulması ve hukuki sorunlar” olarak sıraladı.</p><p>Mahkemelik süreçlerin artmasının kentsel dönüşümün önünü tıkayan en önemli unsurlardan biri olduğunu vurgulayan Ersen, sürecin bilinçli yönetilmesi gerektiğini dile getirdi.</p><p></p><p>Ucuz çözüm arayışı daha pahalıya mal oluyor</p><p></p><p>Uzman desteği alınmamasının maliyetleri artırdığına dikkat çeken Ersen, “Danışmanlık hizmeti bir maliyet değil, aksine büyük bir kazançtır. Uzmanla çalışılmadığında ortaya çıkan hataların bedeli çok daha ağır oluyor” dedi.</p><p>Ancak burada uzmanın yetkinliğinin de önemli olduğunu belirten Ersen, eğitimli ve deneyimli kişilerle çalışılması gerektiğinin altını çizdi.</p><p></p><p>Gerçekçi olmayan teklifler büyük risk</p><p></p><p>Sahada sık karşılaşılan sorunlardan birinin de müteahhitlerin yönetmelikte yer almayan yapılaşma haklarını teklif olarak sunması olduğunu ifade eden Ersen, “Zemin artı yedi katlı bir binada mümkün olmayan uygulamaların teklif edildiğini görüyoruz. Bu da sürecin yanlış başladığını gösterir” dedi.</p><p>Bu tür hataların, sürecin başında gerekli analizlerin yapılmamasından kaynaklandığını belirten Ersen, müteahhit seçiminin sürecin en son aşamalarından biri olması gerektiğini vurguladı.</p><p></p><p>Yıkımdan sonra geri dönüş çok zor</p><p></p><p>Yanlış yönetilen süreçlerde bina yıkıldıktan sonra projelerin belediyeden onay alamadığına dikkat çeken Ersen, bu durumda vatandaşların zaman baskısı nedeniyle daha ağır şartları kabul etmek zorunda kaldığını söyledi.</p><p></p><p>Doğru süreç, doğru sonuç getirir</p><p></p><p>Kentsel dönüşüm sürecinin mutlaka planlı, sistematik ve uzman desteğiyle yürütülmesi gerektiğini belirten Ersen, vatandaşların bilinçli hareket etmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İstanbul ve fazlası" ekranda</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/istanbul-ve-fazlasi-ekranda-9871/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/istanbul-ve-fazlasi-ekranda-9871/</id>
<published><![CDATA[2026-04-17T13:58:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-17T13:58:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_94132F-786BB3-947302-A72E8E-FB619D-E1335F.jpeg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Reklam filmi; İstanbul’un alışılagelmiş güzelliklerine referans verirken, Türkerler Çiftçi&nbsp;Towers’ın&nbsp;sunduğu yaşamı bu tanımların ötesine konumlandırıyor. Şehrin ritmi, enerjisi ve&nbsp;ikonik&nbsp;unsurları üzerinden ilerleyen anlatı; izleyiciyi, “İstanbul’da yaşamak” fikrini yeniden düşünmeye davet ediyor.</p><p></p><p></p><p>Filmin kreatif yaklaşımında; güçlü bir sinematografi dili, yalın ama etkili bir metin kurgusu ve duygusal bağ kuran bir anlatım öne çıkıyor. “İstanbul ve Fazlası” söylemi, yalnızca bir lokasyon avantajını değil; ayrıcalıklı bir yaşam biçimini, erişilebilir lüksü ve hazır bir hayatı işaret ediyor.</p><p></p><p>Kampanya kapsamında hazırlanan reklam filminde ayrıca, projede yaşamın başladığına ve dairelerin hemen teslim avantajına da vurgu yapılıyor. Bu yönüyle film, yalnızca bir marka algısı oluşturmakla kalmayıp, doğrudan aksiyon çağrısı yapan güçlü bir iletişim aracı olarak konumlanıyor.</p><p></p><p>Reklam çalışması, stratejik iletişim yaklaşımı ve kreatif geliştirme süreciyle HANN Partners imzası taşıyor. Ajans, proje için geliştirdiği iletişim dilinde; İstanbul’un simgesel değerlerini yeniden yorumlayarak, Türkerler Çiftçi Towers’ışehirde ayrıcalıklı bir yaşamın yeni referans noktası olarak konumlandırmayı hedefliyor.</p><p></p><p>“İstanbul ve Fazlası” kampanyası; televizyonun yanı sıra dijital platformlar ve İstanbul’un açık hava mecralarında da yaygın bir şekilde yerini aldı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Geçen aya göre ilk el konut satışları %9,6 azaldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gecen-aya-gore-ilk-el-konut-satislari-96-azaldi-9556/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gecen-aya-gore-ilk-el-konut-satislari-96-azaldi-9556/</id>
<published><![CDATA[2026-04-17T10:42:44+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-17T10:42:44+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AECFD0-A39D69-CA2845-AB3080-B43080-374265.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %1,3 oranında artarak 35 bin 725 oldu. İkinci el konut satışları ise Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %3,6 oranında azalarak 77 bin 642 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışlarının payı %31,5, ikinci el konut satışlarının payı %68,5 oldu.</p><div><br /></div><div><div><b>İpotekli konut satışları 25 bin 978, diğer konut satışları 87 bin 389 olarak gerçekleşti</b></div><div><br /></div><div>Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %35,9 oranında artarak 25 bin 978 oldu. Diğer konut satışları ise Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %9,6 oranında azalarak 87 bin 389 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı %22,9 diğer satışların payı %77,1 olarak gerçekleşti.</div></div><div><br /></div><div><div><b>Takvim etkilerinden arındırılmış ilk el konut satışları Mart ayında %1,8 azaldı</b></div><div><br /></div><div>Takvim etkilerinden arındırılmış serilerde, bir önceki yılın aynı ayına göre ilk el konut satışları %1,8 azaldı; ikinci el konut satışları %6,2 azaldı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilerde ise bir önceki aya göre ilk el konut satışları %9,6 azaldı; ikinci el konut satışları %5,5 azaldı.</div></div><div><br /></div><div><div><b>Yabancılara Mart ayında bin 353 konut satışı gerçekleşti</b></div><div><br /></div><div>Yabancılara yapılan konut satışları Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %20,0 oranında azalarak bin 353 oldu. Mart ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı %1,2 olarak gerçekleşti. Ocak-Mart döneminde yabancılara yapılan konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %14,9 oranında azalarak 4 bin 165 olarak gerçekleşti.</div><div><br /></div><div>Mart ayında ülke uyruklarına göre en fazla konut satışı sırasıyla 229 ile Rusya Federasyonu, 130 ile İran ve 84 ile Almanya vatandaşlarına yapıldı.</div></div><div><br /></div><div><div><b>İlk el iş yeri satışları 3 bin 787, ikinci el iş yeri satışları 9 bin 712 olarak gerçekleşti</b></div><div><br /></div><div>Türkiye genelinde ilk el iş yeri satış sayısı Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %5,4 oranında azalarak 3 bin 787 oldu. İkinci el iş yeri satışları ise Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %12,3 oranında azalarak 9 bin 712 oldu.</div><div><br /></div><div><b>İpotekli iş yeri satışları 698, diğer iş yeri satışları 12 bin 801 olarak gerçekleşti</b></div><div><br /></div><div>Türkiye genelinde ipotekli iş yeri satışları Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %60,1 oranında artarak 698 oldu. Diğer iş yeri satışları ise Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %12,6 oranında azalarak 12 bin 801 oldu.</div></div><div><br /></div><div><div><b>Takvim etkilerinden arındırılmış ilk el iş yeri satışları Mart ayında %8,3 azaldı</b></div><div><br /></div><div>Takvim etkilerinden arındırılmış serilerde, bir önceki yılın aynı ayına göre ilk el iş yeri satışları %8,3 azaldı; ikinci el iş yeri satışları %14,8 azaldı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilerde ise bir önceki aya göre ilk el iş yeri satışları %4,3 azaldı; ikinci el iş yeri satışları %7,1 azaldı.</div></div><div><br /></div><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Konut fiyatları yüzde 26,4 arttı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/konut-fiyatlari-yuzde-264-artti-386/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/konut-fiyatlari-yuzde-264-artti-386/</id>
<published><![CDATA[2026-04-16T10:16:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-16T10:16:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_83D3E1-45622F-C3DC5F-6535A8-D6427B-4E0D7E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Mart ayında Türkiye'de konut fiyatları bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 26,4 arttı. Aynı dönemde tüketici fiyatlarında yıllık artış yüzde 30,87 düzeyinde gerçekleşmişti.</p><p></p><p>Böylelikle konut fiyatlarında yıllık reel kayıp serisi Mart ayında da devam etmiş oldu. TCMB verilerine göre Mart ayında yıllık reel kayıp yüzde 3,4 olarak kaydedildi.</p><p></p><p>Mart ayında aylık artış yüzde 2 oldu.</p><p></p><p>Üç büyükşehir içinde Mart ayında yıllık en yüksek artış yüzde 30,4 ile Ankara'da gerçekleşti. Ankara'yı yüzde 27,8 ile İstanbul izlerken, İzmir'de Mart ayında yıllık artış yüzde 24,3 oldu.</p><p></p><p><b>Kira fiyatlarında reel artış var</b></p><p></p><p>Konut satış fiyatlarında Mart ayında reel kayıp görülürken, kira fiyatlarında ise reel artış izlendi.</p><p></p><p>TCMB verilerine göre Mart ayında yeni kiracı kira endeksi yıllık olarak yüzde 34,4 arttı. Bu dönemde reel artış yüzde 2,7 oldu.</p><p></p><p>Kira fiyatlarında en yüksek artış yüzde 39,4 ile İstanbul'da oldu. İstanbul'u yüzde 37,77 ile Ankara, yüzde 35 ile İzmir takip etti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tera'dan gayrimenkule erişimi kolaylaştıracak fon</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/teradan-gayrimenkule-erisimi-kolaylastiracak-fon-8506/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/teradan-gayrimenkule-erisimi-kolaylastiracak-fon-8506/</id>
<published><![CDATA[2026-04-15T14:16:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-15T14:16:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_93E0A4-78AE23-447860-64DB88-0A4E88-31155E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin finans alanında yenilikçi ve öncü gruplarından Tera, gayrimenkul yatırımlarında erişimi kolaylaştıran yeni modeli hayata geçiriyor. Tera Grubu şirketlerinden Tera Portföy, ilk proje gayrimenkul yatırım fonu olan Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu’nu (TN1) minimum 100 bin lira katılım bedeliyle nitelikli yatırımcılara sundu. TN1, kurumsal ve bireysel tüm nitelikli yatırımcılara hitap ediyor. Diğer Proje GYF’lere göre katılım tutarının düşük tutulduğu fon, yeni bir bakış açısıyla alım tarafında daha esnek, daha fazla yatırımcıya hitap eden, tek bir projeye değil başka projelere de yatırım yapan bir yapıda olacak.</p><p></p><p>Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje GYF’nin ilk projesi, İstanbul’un yükselen değeri Sancaktepe’deki Sancak Dora Projesi olacak. Sancak Dora Projesi, Tera güvencesinde, yaklaşık 7 bin metrekare arsa üzerinde 218 bağımsız bölümden oluşan bir projedir.&nbsp;</p><p><img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/uploads/2026%20-%2004%20-%20Nisan/tera-2.jpg" alt="tera-2" class="tubi left floated image rounded float-left mr-3 mb-2"></p><p>Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, “Tera Grubu olarak yeni yatırım araçları geliştirerek bireysel yatırımcılara sunmayı hedefliyoruz. Bu hedefimiz doğrultusunda ilk proje GYF’mizi hayata geçiriyoruz. Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje GYF’nin diğer GYF’lerden birçok farkı olacak. Özellikle biz yeni projeleri TN1’e dahil ederek sürekliliği olan bir fon oluşturacağız” dedi.</p><p></p><p>TN1’İ ÖNE ÇIKARAN ÖZELLİKLERİ&nbsp;</p><p></p><p>Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Temmuz 2024 tarihinde yayımladığı tebliğ ile proje gayrimenkul yatırım fonları kurulmasının önünü açarak, konut üretimini artıracak yeni stratejik hamle yaptı. Yeni düzenleme ile fonların doğrudan proje geliştirme faaliyetlerine yatırım yapılabilmesi sağlanırken, bugüne kadar 42 adet proje gayrimenkul yatırım fonu nitelikli yatırımcılara sunuldu.</p><p></p><p>Toplam 250 milyar TL’yi aşan portföy büyüklüğüyle mevduat banka grupları dışındaki portföy yönetim şirketleri içinde ilk sırada yer alıyoruz. Tera Porföy’ün ilk proje gayrimenkul yatırım fonunu kategorideki diğer fonlardan ayıran birçok özellik bulunuyor. Emre Tezmen, TN1 fonuyla ilgili şunları söyledi: “Diğer GYF’ler genelde belirli dönemlerde alım satıma açık. Bizim fon TN1, her gün alıma açık olacak. Diğer GYF’ler genelde yüksek katılım tutarı ve sınırlı yatırımcıya sahip. Biz katılım tutarını düşük tuttuk. 100 bin lirası olan nitelikli yatırımcı doğrudan fon alabilecek. Dolayısıyla yatırımcı sayısı fazla olacak.”&nbsp;</p><p></p><p>TÜM SÜRECE ORTAK OLUNUYOR</p><p></p><p>“Tera olarak, yatırım fonlarımızdaki performansımızı ve tecrübemizi gayrimenkul tarafına taşıyarak yatırımcılarımıza yeni bir yatırım alternatifi sunuyoruz” diyen Emre Tezmen süreci şöyle anlattı: “Tera olarak, süreci başından sonuna kadar profesyonel şekilde yönetiyoruz. Yani projenin sahibi fon. Yatırımcı operasyonel hiçbir yük almadan, bir gayrimenkul projesinin hem yatırımcısı hem ortağı oluyor. Yatırımcı arsa alımından projenin satışına kadar olan tüm sürecin kazancına ortak oluyor. Hem proje geliştirme kârı hem de konut satışı geliri elde ediyor.”</p><p></p><p>Sancak Dora projesinin toplam büyüklüğünün yaklaşık 3 milyar lira olacağını belirten Tezmen, gerekli resmi izinlerle birlikte inşaata başlamayı ve 18 ay gibi kısa sürede projeyi tamamlamayı hedeflediklerini söyledi. Tezmen “Bu fonumuza sürekli yeni projeleri ekleyeceğiz. Şu anda Türkiye genelinde görüştüğümüz şirketler ve arsa sahipleri var. Projelerini, arsalarını Tera ile geliştirmek istiyorlar” dedi.&nbsp;</p><p></p><p>ALIM-SATIM NASIL OLACAK?</p><p></p><p>Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu’nda minimum katılım tutarında alt limit düşük tutuldu. 100 bin TL’si olan nitelikli yatırımcılar alım talimatı verdiğinde işlem ertesi gün gerçekleşecek. Fon’dan 2 yıl öncesinde çıkan yatırımcılardan yasal düzenlemeler dahilinde yüzde 17,5 stopaj vergisi alınırken erken çıkış komisyonu da yüzde 20 olarak belirlendi. Fon 2 yıl elde tutulduğunda ise stopaj sıfırlanıyor.</p><p></p><p>FONA SÜREKLİ YATIRIMCI ALIMI YAPILACAK</p><p></p><p>Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu’nun (TN1) değerleme süreciyle ilgili bilgi veren Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Ethem Umut Beytorun, fonda uzun süre kalanların avantajlı olacağını söyledi. Beytorun, şunları ekledi: “TN1, diğer fonlarda olduğu gibi satışa kapanmayacak, sürekli giriş imkânı olacak. Fonda katılım pay tutarı 100 bin lira olacak. Her ay proje ilerleme raporu hazırlanarak, fonun pay fiyatı güncellenecek. Üçüncü yıldan itibaren de katılımcılara ayrıca kar payı dağıtılacak. Mevzuat gereği fonda iki yıldan uzun süre kalanlar için stopaj sıfıra düşüyor. Erken çıkanlar için de komisyon söz konusu. Uzun vadeli düşünen yatırımcılar kazançlı çıkacak.”</p><p><img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/uploads/2026%20-%2004%20-%20Nisan/tera-1.jpg" alt="tera-1"></p><p>'KAZANAN YATIRIMCI OLACAK'</p><p></p><p>TN1'in yatırımcılarından FCR GYO'nun Yönetim Kurulu Başkanı Fecri Koça "Türkiye’de bugüne kadar gayrimenkul tarafında kazanan taraf genellikle arsa sahibi ve müteahhit oluyordu. Ancak Sayın Emre Tezmen’in fikri ile kurulan bu fon, bu anlayışa farklı bir bakış açısı getiriyor. Arsa sahibi ve müteahhidin kazandığı bu yapıya bir anlamda yeni bir çağrı yapılıyor ve bundan sonraki süreçte bu kazanç artık yatırımcıya da açılıyor" dedi.</p><p></p><p>Peker GYO Genel Müdürü Ramazan Işık da şunları söyledi: "Sancak Dora, Peker GYO olarak içinde yer aldığımız ve kesinlikle inandığımız bir proje. İstanbul'un hızla gelişen bölgelerinden olan Sancaktepe'deki bu lokasyonu çok öncesinden doğru değerlendirdik. Projenin potansiyelini gördük. Emre Bey'in ortaya koyduğu ve sektörde öncü olan fon modelini ise ayrıca değerli buluyorum. Biz bu modelin içinde hem proje ortağı hem de inanan taraf olarak yer alıyoruz. Gayrimenkul Türkiye'de her zaman kazandıran bir yatırım aracı oldu. Bu yapının onu çok daha geniş bir kitleye açacağına inanıyoruz."</p><p></p><p>PROJE GYF’LER KONUT ARZINA KATKI SAĞLIYOR</p><p></p><p>Gayrimenkul yatırım fonları (GYF) yatırımcılar için düşük miktarlarla gayrimenkul yatırımı yapma imkânı sağlıyor. 2014’te SPK’nın özel tebliğiyle temeli atılan GYF’ler ile yatırımcılar, konut, otel, veya ticari mülkler gibi gayrimenkullere yatırım yapabiliyor. Bu fonlarla gayrimenkul yatırımı yapıldığında yatırımcının tapuyla, vergi dairesiyle veya sigorta işlemleriyle uğraşması gerekmiyor.</p><p></p><p>Geleneksel gayrimenkul yatırım fonlarının portföylerinde sadece bitmiş gayrimenkuller bulunurken, proje GYF'ler ise henüz geliştirilmemiş veya geliştirme aşamasındaki projelere yatırım yaparak ülkedeki konut açığının kapatılmasına katkı sağlıyor. SPK mevzuatı gereği fon, topladığı kaynağın yüzde 80’ini takvim yılı sonuna kadar gayrimenkule yatırmak zorunda. Mevcut mevzuat ve düzenleyici sistemler çerçevesinde Proje GYF’ler güvenli yatırım yapıları konumuna gelirken gayrimenkul projelerinin finansmanında etkin “can suyu” özelliği taşıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İnşaat üretimi aylık yüzde 1.3 azaldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/insaat-uretimi-aylik-yuzde-13-azaldi-9555/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/insaat-uretimi-aylik-yuzde-13-azaldi-9555/</id>
<published><![CDATA[2026-04-15T10:58:44+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-15T10:58:44+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_074DB6-E83899-7F8926-A957C6-A43898-F36775.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İnşaat üretim endeksi, şubatta yıllık bazda yüzde 5,9 artış gösterdi.</p><p></p><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), şubat ayına ilişkin inşaat üretim endeksi verilerini açıkladı.</p><p></p><p>Buna göre endeks, şubat ayında yıllık bazda yüzde 5,9 artış kaydetti.</p><p></p><p>İnşaatın alt sektörleri incelendiğinde endeksin, söz konusu ayda geçen yılın aynı ayına kıyasla bina inşaatı sektöründe yüzde 4,9, bina dışı yapıların inşaatında yüzde 12 ve özel inşaat faaliyetlerinde yüzde 5,5 yükseldiği görüldü.</p><p></p><p>İnşaat üretim endeksi, şubatta aylık bazda ise yüzde 1,3 azaldı.</p><p></p><p>Endeks, bina inşaatı sektöründe aylık yüzde 2,5 azalış gösterirken bina dışı yapıların inşaatında yüzde 1,2 ve özel inşaat faaliyetlerinde yüzde 1,3 artış gösterdi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bahçelievler ve Esenler rekor kırıyor, Fikirtepe hâlâ beklemede</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bahcelievler-ve-esenler-rekor-kiriyor-fikirtepe-hala-beklemede-2242/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bahcelievler-ve-esenler-rekor-kiriyor-fikirtepe-hala-beklemede-2242/</id>
<published><![CDATA[2026-04-14T09:09:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-14T09:09:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FC4EC4-A56575-219B3C-655929-F551B4-632EA9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İstanbul, yaklaşık 1,5 milyon riskli konutla Türkiye’nin en kapsamlı kentsel dönüşüm gündemini taşıyor. Bu konutların 600 bini acil müdahale gerektiriyor ve çoğu 1980 öncesinde, mevcut deprem yönetmeliklerinden çok önce inşa edilmiş durumda. 2023 Kahramanmaraş depremleri, yıkım ruhsatı başvurularında bazı ilçelerde yüzde 150 artışa yol açarak kentsel dönüşümün önemini yeniden gözler önüne serdi.</p><p></p><p>Denge Gayrimenkul Değerleme’nin değerlendirmesine göre, İstanbul’un dönüşüm haritası, birbirinden keskin biçimde ayrışan hızlar, fırsatlar ve tıkanıklıklarla örülü karmaşık bir tablo sunuyor.</p><p></p><p>Dönüşümün hızlı ilçeleri</p><p>Kentsel dönüşümün en çarpıcı örneği olarak Bahçelievler öne çıkıyor. Bahçelievler, “Yarısı Bizden” kampanyası kapsamında 2024 ve 2025 yıllarında İstanbul genelinde gerçekleştirilen 25 bin bağımsız bölüm dönüşümünün yaklaşık 5781’ini tek başına hayata geçirerek Türkiye genelinde kentsel dönüşüm lideri oldu. 2025’te ilçede bin 87 bina yıkımı ve 641 yapı ruhsatı ile rekor bir ivme yakalandı.</p><p></p><p>Esenler’de ise 12 yıl içinde 98 bin 160 riskli yapıdan 56 bini yenilenirken, süreç kamunun yanı sıra özel sektör ortaklıklarıyla da yürütüldü. İlçe, Türkiye’nin ilk akıllı şehir dönüşüm modelini hayata geçirecek alan olarak öne çıkıyor.</p><p></p><p>Küçükçekmece’de 2012’den bu yana tespit edilen 7 bin 307 riskli yapıdan 6 bin 709’unun yıkımı tamamlandı. Kartal’da son 10 yılda 5 bin 717 riskli yapıdan 5 bin 203’ü dönüştürülürken, Kağıthane’de 2019-2023 döneminde 5 bin 500 bağımsız birim yıkılarak 9 bin yeni konut üretildi. Denge Gayrimenkul Değerleme, bu ilçelerdeki başarının yerel yönetim iradesi, görece az mülkiyet uyuşmazlığı ve devlet teşviklerinin etkin uygulanması ile mümkün olduğunu belirtiyor.</p><p></p><p>Yavaş ilerleyen ve engelli bölgeler</p><p>Fikirtepe, mülkiyet anlaşmazlıkları ve imar sorunları nedeniyle birçok parselde fiilen ilerleme kaydedemedi. Adalar’da koruma statüsü, Arnavutköy’de ise yapı stokunun çoğunluğunun yeni olması nedeniyle kapsamlı dönüşüm programları devreye girmedi. Hukuki süreçler de dönüşümü yavaşlatıyor; 5 ilçede açılan 43 dava projeleri doğrudan etkiliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Güven zamanla kazanılan bir itibar</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/guven-zamanla-kazanilan-bir-itibar-144/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/guven-zamanla-kazanilan-bir-itibar-144/</id>
<published><![CDATA[2026-04-11T13:05:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-11T13:05:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9C5839-07B30D-ED983D-E986E2-E8661D-BED453.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>“Eğitim yöneticiliği; yalnızca kurum yönetmek değil, kültür inşa etmek, vizyon belirlemek ve insanlara yön duygusu kazandırmaktır. Genel koordinatör olarak şirketin stratejik marka yönetimini üstleniyorum. Bu, projelerin nasıl göründüğünden çok, Platin Grup’un neye inandığı ve nasıl hatırlanacağı ile ilgilidir. Markayı yaşayan bir organizma gibi ele alıyoruz; güven, zamanla kazanılan bir itibardır.”</p><p>Binektar, Platin Grup İnşaat’ın zihniyetini de şöyle açıklıyor: “Biz yapı üretmenin yalnızca teknik bir faaliyet değil; toplumsal, kültürel ve etik bir sorumluluk olduğuna inanıyoruz. 2015 yılında aile şirketi olarak çıktığımız bu yolculukta temel ilkemiz, güvenle yaşanacak yapılar üretmektir. Bugün geride bıraktığımız on yıl ve tamamladığımız bin konut, bu ilkenin somut karşılığıdır. Ancak asıl değerli olan; kurumsal güven, marka itibarı ve süreklilik duygusudur.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Emlak dünyasında algoritma devrimi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/emlak-dunyasinda-algoritma-devrimi-16/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/emlak-dunyasinda-algoritma-devrimi-16/</id>
<published><![CDATA[2026-04-11T13:03:32+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-11T13:03:32+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_905CF5-C6216D-6146F8-13F9F4-CF98A4-5782CE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Çoban’a göre sektör, artık verinin gücü ile insan sezgisinin birleştiği yeni bir döneme giriyor.</p><p></p><p>Gelenekselden dijitale sessiz dönüşüm</p><p></p><p>Gayrimenkul sektörü uzun yıllar boyunca “yerinde görmek”, “hissetmek” ve “tecrübeyle karar vermek” gibi unsurlar etrafında şekillendi. Bir konut tercih edilirken yalnızca metrekare değil; güneş ışığının salona düşüşü, sokağın sesi ve mahallenin ruhu gibi detaylar belirleyici oldu.</p><p>Ancak bugün sektör, sessiz ama köklü bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Yapay zekâ teknolojileri, bu kadim yapının içine hızla entegre oluyor.</p><p></p><p>Karar sürecinde algoritmalar öne çıkıyor</p><p></p><p>İsmail Çoban’ın aktardığına göre, geçmişte yatırımcılar bir bölgenin değer kazanıp kazanmayacağını büyük ölçüde içgüdüler ve sınırlı verilerle analiz ediyordu.</p><p>Bugün ise yapay zekâ; nüfus hareketlerinden ulaşım projelerine, sosyal yaşamdan ekonomik göstergelere kadar binlerce veriyi aynı anda değerlendirerek geleceğe yönelik güçlü tahminler sunabiliyor.</p><p>Bu süreçte karar mekanizmasının merkezine insan yerine veri ve algoritmalar yerleşmeye başlıyor.</p><p></p><p>Emlak danışmanlığının rolü değişiyor</p><p></p><p>Sektördeki dönüşüm yalnızca yatırımcıyı değil, emlak profesyonellerini de doğrudan etkiliyor.</p><p>Çoban’a göre emlak danışmanları artık sadece portföy sunan kişiler değil; veri okuyan, analiz yapan ve müşterilerine daha net yol haritaları çizen uzmanlara dönüşüyor.</p><p>Yapay zekâ, danışmanların yerini almak yerine onları daha donanımlı hale getirerek karar süreçlerini güçlendiriyor.</p><p></p><p>Müşteri deneyiminde yeni dönem</p><p></p><p>Yapay zekâ destekli sistemler, kullanıcı alışkanlıklarını analiz ederek kişiye özel öneriler sunuyor.</p><p>Artık bir konutu fiziksel olarak ziyaret etmeden önce, o evin kullanıcıya uygun olup olmadığı büyük ölçüde öngörülebiliyor. Sistemler, bireylerin farkında olmadığı ihtiyaçları dahi analiz ederek “en doğru” seçenekleri ön plana çıkarıyor.</p><p></p><p>Verinin gücü ile duygunun dengesi</p><p></p><p>Tüm bu gelişmelere rağmen gayrimenkul, insan duygusunun en yoğun hissedildiği alanlardan biri olmayı sürdürüyor.</p><p>Bir evi “yuva” haline getiren unsur yalnızca veriler değil; aynı zamanda hissedilen aidiyet ve sıcaklık. Yapay zekâ bu duyguyu ölçmekte sınırlı kalıyor.</p><p>Bu nedenle geleceğin gayrimenkul dünyasında, teknolojinin sunduğu analitik güç ile insanın sezgisel yaklaşımının birlikte var olması bekleniyor.</p><p></p><p>Asıl değer hâlâ insanın yaşadığı yerde</p><p></p><p>İsmail Çoban, yapay zekânın sektörü dönüştürdüğünü ancak insan faktörünü ortadan kaldırmadığını vurguluyor.</p><p>Çoban’a göre önemli olan, teknolojiyi ne kadar kullandığımızdan çok, onu ne kadar doğru anladığımız.</p><p>Gayrimenkulde asıl değerin hâlâ insanın yaşadığı yerde olduğunu belirten Çoban, yapay zekânın ise bu değeri daha net görmeyi sağlayan yeni bir “göz” işlevi gördüğünü ifade ediyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tapuda avukat zorunluluğu tartışması büyüyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tapuda-avukat-zorunlulugu-tartismasi-buyuyor-8651/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tapuda-avukat-zorunlulugu-tartismasi-buyuyor-8651/</id>
<published><![CDATA[2026-04-11T12:58:54+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-11T12:58:54+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8C0552-D68383-C28256-B3CD9B-C8D71E-A0AB17.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Gayrimenkul alım-satım süreçlerinde hukuki güvenliği artırmayı amaçlayan yeni düzenleme hazırlığı, sektör temsilcileri tarafından mercek altına alındı. Özellikle 30 milyon TL ve üzerindeki işlemlerde avukat bulundurma zorunluluğunun getirilmek istenmesi, beraberinde hem operasyonel hem de maliyet temelli tartışmaları getirdi. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Emrullah Yedikardeş, düzenlemenin niyetini doğru bulmakla birlikte, uygulama yönteminin piyasa dinamikleriyle çelişebileceğine dikkat çekti.</p><p></p><p>Süreç karmaşık bir yapıya dönüşebilir</p><p></p><p>Düzenlemenin başarısı için öncelikle avukatın süreçteki varlık sebebinin doğru tanımlanması gerektiğini belirten Yedikardeş, avukatın imar uygunluğu denetimi mi, tapu öncesi risk kontrolü mü yoksa sadece sözleşme teyidi mi yapacağının netleşmesi gerektiğini ifade etti. Banka ipotekli satışlarda avukatların halihazırda sürece dahil olduğunu hatırlatan Yedikardeş, alıcı ve satıcının uzlaştığı noktalarda sisteme yeni bir zorunlu aktör eklenmesinin işlemleri daha güvenli hale getirmekten ziyade daha karmaşık ve ağır bir yapıya dönüştürebileceği uyarısını yaptı.</p><p></p><p>Mali kayıplar doğurabilir</p><p></p><p>Türkiye’deki gayrimenkul piyasasında hızın yatırım kararları için belirleyici bir unsur olduğunu vurgulayan Yedikardeş, yüksek enflasyon ve dalgalı piyasa koşullarında bir işlemin birkaç gün gecikmesinin bile taraflar için ciddi mali kayıplar doğurabileceğini söyledi. Mevcut sistemde dijital tapu ve banka kontrollü ödeme gibi yöntemlerle güvenliğin zaten üst seviyeye çıkarıldığını belirten Yedikardeş, zorunlu bir danışmanlık katmanının özellikle yoğun dönemlerde işlem trafiğini tıkayabileceğini ifade etti.</p><p></p><p>İhtilafların nedeni uygulama zafiyetleri</p><p></p><p>Tartışılan 30 milyon TL’lik eşik değerin başlangıçta sınırlı bir kesimi etkileyeceği düşünülse de, artan gayrimenkul fiyatları karşısında bu rakamın zamanla piyasa değerlerinin altında kalabileceğine dikkat çekildi. Bu nedenle söz konusu eşiğin her yıl güncellenmesinin önemine değinen Yedikardeş, sorunun kaynağının uygulama zafiyetleri olduğunu ve çözümün yeni zorunluluklar yerine sistem iyileştirmelerinde aranması gerektiğini savundu.</p><p></p><p>Takasbank modeli ile çözüm önerisi</p><p></p><p>Yedikardeş, avukat zorunluluğunun tüm işlemler yerine sadece şerhli veya ipotekli gibi şartlı satışlar için uygulanmasının daha yerinde olacağını önerdi. İnovatif çözümlerin vatandaşın tercihine bırakılması gerektiğini belirten Yedikardeş, önümüzde başarılı bir Takasbank örneği olduğunu, zaruret içermeyen ancak güvenli işlem isteyenlerin gönüllü olarak bu sistemleri kullandığını söyledi. Tercihli sistemlerin hem işlemleri yavaşlatmayacağını hem de toplum tarafından daha sıcak karşılanacağını ifade eden Yedikardeş, güvenli ödeme sistemlerinin yaygınlaştırılmasının tarafların korunması açısından çok daha pratik bir çözüm sunduğunu belitti.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yılın ilk çeyreğinde 628 bin 255 gayrimenkul satıldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yilin-ilk-ceyreginde-628-bin-255-gayrimenkul-satildi-6342/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yilin-ilk-ceyreginde-628-bin-255-gayrimenkul-satildi-6342/</id>
<published><![CDATA[2026-04-10T11:14:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-10T11:14:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_947D00-D3E330-D67D7D-F87769-F6698A-70368A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>2025 yılına hızlı başlayan konut, arsa, tarla, iş yeri ve ticari taşınmaz gibi tüm gayrimenkul satışları, yıllık bazda yüzde 8,7 artışla 3,3 milyonu aşarak rekor kırmıştı.</p><p></p><p>Bu yıla düşüşle başlayan ülke genelindeki gayrimenkul satışları ocakta 204 bin 884, şubatta 222 bin 842, martta 200 bin 529 olarak gerçekleşti. En yüksek satış adedi şubatta görüldü.</p><p></p><p>Gayrimenkul satışları ilk çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,5 azalarak 628 bin 255'e geriledi. Aynı dönemdeki satış adetleri geçen yıl 694 bin 628, 2024'te 641 bin 304, 2023'te 683 bin 399, 2022'de 670 bin 320, 2021'de ise 593 bin 272 olarak gerçekleşti. Böylece son 5 yılın en düşük rakamı görülmüş oldu.</p><p></p><p>- Tapu işlemlerinden elde edilen harç geliri 168,1 milyar lirayı aştı</p><p></p><p>Söz konusu dönemde tapu dairelerinde toplam 4 milyon 812 bin 931 işlem gerçekleştirildi. Bunun 628 binden fazlasını satış, 326 bine yakınını ipotek, yaklaşık 99 binini intikal, 41,7 binini düzeltme, 21,7 binini kamulaştırma, 14 binini ayırma, 9,4 binini bağış, 7,8 binini birleştirme, 5,7 binini taksim işlemleri oluşturdu. Diğer işlemler ise 3,6 milyonu aştı.</p><p></p><p>Bu dönemde tapuda gerçekleştirilen işlemlerden elde edilen harç geliri yüzde 73,6 artarak 51 milyar 800 milyon 584 bin liraya yükseldi. Bunun 49 milyar lirası satış işlemlerinden geldi.</p><p></p><p>- Ocak-mart dönemi rakamları</p><p></p><p>Ülke genelinde 2021-2026 yılları ocak-mart dönemleri dikkate alındığında satılan gayrimenkul adetleri şöyle:</p><p></p><table style="color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; font-size: 14px;"><tbody><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">Yıllar (ocak-mart)</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">Satılan gayrimenkul adedi</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">2026</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">628.255</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">2025</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">694.628</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">2024</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">641.304</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">2023</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">683.399</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">2022</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">670.320</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">2021</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">593.272</td></tr></tbody></table>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yunanistan'da yatırım dengesi değişiyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yunanistanda-yatirim-dengesi-degisiyor-9339/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yunanistanda-yatirim-dengesi-degisiyor-9339/</id>
<published><![CDATA[2026-04-10T09:11:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-10T09:11:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_53FEC8-AEFD31-D5F379-5CBDC5-0B51FD-EC6F19.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık alanında faaliyet gösteren Astons, Yunanistan gayrimenkul piyasasına yönelik hazırladığı 2025 yılı analiz raporunu yayımladı. Rapora göre piyasa, son yıllarda yakaladığı büyüme ivmesini 2025 yılında da korurken, artış hızının daha dengeli bir seviyede seyrettiği görülüyor. Yılın ilk üç çeyreğinde konut fiyatlarının %6,8 ile %7,7 bandında artış göstermesi, piyasanın spekülatif bir yükselişten ziyade daha sürdürülebilir bir büyüme yapısına geçtiğini ortaya koyuyor. Özellikle Selanik’te %10’a yaklaşan artış oranları ve diğer şehirlerde %8,5–9 bandındaki yükseliş, yatırımın yalnızca merkezlerle sınırlı kalmadığını ve bölgesel çeşitliliğin arttığını gösteriyor.</p><p>Dengeli büyüme ve güçlü piyasa temelleri öne çıkıyor</p><p>2025 verileri, Yunanistan gayrimenkul piyasasında büyümenin devam ettiğini ancak daha kontrollü bir yapıya evrildiğini gösteriyor. Ülke genelinde fiyat artışlarının %7 bandında dengelenmesi, yatırımcılar açısından daha öngörülebilir bir piyasa ortamı anlamına geliyor. Bununla birlikte gayrimenkul sektörü, 2,5 milyar euroyu aşan yatırım hacmiyle yabancı yatırımın %40’tan fazlasını çekmeye devam ediyor. Bu oran, uluslararası yatırımcı ilgisinin sürdüğünü ve piyasanın küresel ölçekte güçlü konumunu koruduğunu ortaya koyuyor.</p><p>Bölgesel farklılaşma yatırım trendlerini değiştiriyor</p><p>Raporda öne çıkan bir diğer başlık ise bölgesel farklılaşma. Atina’da fiyat artış hızı yıllık %6,6 seviyesinde seyrederken, Selanik’te bu oran %9,6’ya kadar yükseliyor. Diğer büyük şehirlerde ise yaklaşık %8,9 seviyesinde bir büyüme dikkat çekiyor. Bu tablo, yatırımcıların yalnızca merkezi lokasyonlara değil, daha yüksek büyüme potansiyeli sunan alternatif bölgelere yönelmeye başladığını ortaya koyuyor.&nbsp;</p><p>Atina ve Attika yatırımın merkezini koruyor</p><p>Öte yandan, Atina ve Attika bölgesi, yabancı yatırımcıların en yoğun ilgi gösterdiği bölgeler arasında yer almayı sürdürüyor. Şehirdeki gayrimenkul işlemlerinin yaklaşık %40’ının yabancı yatırımcılar tarafından gerçekleştirilmesi, Atina’nın küresel yatırım merkezi konumunu güçlendiriyor. Merkezi bölgelerdeki yüksek kira talebi ve devam eden kentsel dönüşüm projeleri, yatırımcılar için güçlü bir talep zemini oluştururken, altyapı yatırımlarının da bölgesel değer artışını desteklediği görülüyor. Raporda kira piyasasındaki güçlü hareketlilik de dikkat çekiyor. Artan talep ve sınırlı arz, özellikle büyük şehirlerde kira değerlerinin yükselmesine neden olurken, yatırımcılar açısından düzenli gelir potansiyelini güçlendiriyor. Bazı merkezi bölgelerde kira getirilerinin %4–5 bandına ulaşması, gayrimenkulü yalnızca değer artışı değil aynı zamanda sürdürülebilir nakit akışı sağlayan bir yatırım aracı haline getiriyor.&nbsp;</p><p>Yeni nesil projeler ve altyapı yatırımları öne çıkıyor</p><p>Yeni nesil gayrimenkul projeleri ve büyük ölçekli kentsel dönüşüm yatırımları, Yunanistan gayrimenkul piyasasının yönünü belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Atina Rivierası ve Elliniko gibi projeler, sundukları yaşam kalitesi ve uzun vadeli değer artışı potansiyeliyle yatırımcıların odağında bulunuyor. Bu gelişim, özellikle Atina’nın güney bölgelerinde daha net hissediliyor. Bölgede ortalama metrekare fiyatlarının 4.000 euro seviyesini aşması ve yıllık %7’nin üzerinde büyüme kaydedilmesi, yatırım potansiyelini ortaya koyuyor. Bununla birlikte denize yakın konumlanan mülklerin, benzer özellikteki diğer mülklere kıyasla yaklaşık %27,8 daha yüksek fiyatlarla işlem görmesi, lokasyonun fiyatlama üzerindeki etkisini açık şekilde gösteriyor. Öte yandan yeni konutlar, sınırlı arz ve artan talep nedeniyle eski konutlara kıyasla daha güçlü bir performans sergiliyor. Bu durum, yatırımcıların modern, enerji verimli ve yeni nesil projelere daha fazla yönelmesine neden olurken, piyasanın genel değer artışını da destekleyen önemli faktörler arasında yer alıyor.</p><p>“Bölgesel farklılaşma ve altyapı yatırımları belirleyici rol oynuyor”</p><p>Rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunan Astons Türkiye Direktörü Yağız Yiğit konuyla ilgili şöyle konuştu: “Yunanistan gayrimenkul piyasası, son yıllarda önemli bir dönüşüm geçirerek daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya ulaştı. Bugün yatırımcılar için bu pazar, yalnızca kısa vadeli fırsatlar sunan bir alan değil, aynı zamanda uzun vadeli değer yaratımı açısından güçlü bir alternatif haline geldi. Raporumuzda da görüldüğü üzere, özellikle bölgesel farklılaşma ve altyapı yatırımları yatırım kararlarında belirleyici hale geliyor. Bu nedenle yatırımcıların süreci doğru okuyarak daha stratejik hareket etmesi büyük önem taşıyor.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
</feed>