<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom">
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/modules/blog/atom.php?cid=19" rel="self" type="application/rss+xml" />
<id>tag:gazetebirlik.com,2015:cid-19</id>
<title type="text">Analiz Gazetesi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/" />
<generator>Analiz Gazetesi</generator>
<updated>2026-06-25T11:36:59+03:00</updated>
<entry>
<title type="text">Tarımda Su Verimliliği ve Finansmanı Çalıştayı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tarimda-su-verimliligi-ve-finansmani-calistayi--4690/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tarimda-su-verimliligi-ve-finansmani-calistayi--4690/</id>
<published><![CDATA[2026-06-25T11:36:59+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-25T11:36:59+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B4B42D-53C35C-100514-D9B1D8-5423A2-F1A32D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği ile İş Bankası’nın düzenlediği Tarımda Su Verimliliği ve Finansmanı Çalıştayı, bankalar ve kalkınma finansmanı kurumları, gıda ve tarım şirketleri, tarım ve sulama teknolojileri firmaları, kamu kurumları, akademi, düşünce kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarından temsilcileri bir araya getirdi.</p><p>Çalıştayda Türkiye’nin de içinde bulunduğu Akdeniz Havzası’nda artan kuraklık riski ve su stresi nedeniyle tarımsal üretimde suyun daha verimli kullanılması ihtiyacı ile bu dönüşümü destekleyecek finansman modelleri ve iş birlikleri ele alındı.&nbsp;</p><p>“Su verimliliği finansman ve iş birliğiyle güçlenebilir”</p><p>Çalıştayın açılışında konuşan SKD Türkiye Genel Sekreteri Konca Çalkıvik, "İklim değişikliğiyle birlikte su, tarımsal üretimden gıda güvenliğine, ekonomik kalkınmadan finansal istikrara kadar birçok alanı doğrudan etkileyen stratejik bir kaynak haline geldi. Tarımda su verimliliğini artıracak dönüşümü yalnızca teknolojiyle değil, doğru finansman mekanizmaları ve güçlü iş birlikleriyle de desteklemek gerekiyor. SKD Türkiye olarak uzun yıllardır iş dünyasının sürdürülebilirlik dönüşümünü hızlandıracak ortak platformlar oluşturuyor, kamu, özel sektör, finans dünyası ve akademiyi aynı masa etrafında buluşturuyoruz. İş Bankası ile gerçekleştirdiğimiz bu çalıştay da önemli bir proje oldu. Tarımda su verimliliğine yönelik yatırımların önündeki engellerin aşılmasına, yenilikçi finansman modellerinin geliştirilmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz” diye konuştu.&nbsp;</p><p>“Su verimliliğinin merkezinde tarım, yani gelecek var”</p><p>İş Bankası Tarım Bankacılığı Pazarlama Müdürü Umut Yiğit ise, iklim değişikliği ve su güvenliği arasındaki güçlü bağlantıya dikkat çektiği konuşmasında, OECD ve Birleşmiş Milletler’in, mevcut üretim ve tüketim alışkanlıklarının sürmesi halinde 2030 yılında dünya genelinde sürdürülebilir tatlı su arzı ile talep arasında yaklaşık yüzde 40’lık bir açığın oluşabileceğine işaret ettiğini hatırlattı.&nbsp;</p><p>Türkiye’de suyun yaklaşık yüzde 75’inin tarımsal üretimde kullanıldığını, tarımın geleceğinin su üretkenliği üzerine kurulacağını, bu noktada su ayak izi kavramının giderek daha kritik hale geldiğini söyleyen Yiğit, finans sektöründeki dönüşüme de dikkat çekerek, meselenin artık “su ve iklim finansmanı” olarak ele alınması gerektiğinin altını çizdi. Umut Yiğit, konuşmasını şöyle sürdürdü:&nbsp;</p><p>“Su yönetimi artık tek bir kurumun çözebileceği bir mesele değil, kamu, özel sektör, finans sektörü, akademi ve sivil toplumun ortak hareket ettiği bir ekosistem ve uzun soluklu çalışmalar gerektiriyor. SKD Türkiye ile birlikte bugün gerçekleştirdiğimiz çalıştay bu nedenle çok değerli. Su çalıştaylarının ilkini 2022 yılında İzmir’de gerçekleştirmiştik. Bunun yanı sıra; kuraklık ve dolayısıyla su yönetimi konusunda BASUSAD (Basınçlı Sulama Sanayicileri Derneği) iş birliği ile 2025 yılında 22 Tarım İhtisas Şubemizde 500’den fazla üreticimize “Doğru Sulama Teknikleri” başlıklı eğitimler düzenledik. Sürdürülebilir tarım, enerji dönüşümü, doğal mirasın korunması ve kaynak verimliliği alanlarında yürüttüğümüz çalışmaları önümüzdeki dönemde daha da genişletmeyi hedefliyoruz.”</p><p>Çalıştay raporu; kamu, finans sektörü ve iş dünyası için yol gösterici olacak</p><p>Açılışın ardından Ziraat Mühendisi Raşit Yılmaz ile Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Ersoy Yıldırım’ın değerlendirmeleriyle başlayan programda üç oturum düzenlendi.</p><p>İlk oturumda tarımda su risklerinin finans sektörü açısından değerlendirilmesi ve doğa temelli çözümlerin finansmanındaki mevcut boşluklar, ikinci oturumda su verimliliği yatırımlarını hızlandıracak finansman araçları, yatırım öncelikleri ve kamu, özel sektör ile finans kuruluşları arasında geliştirilebilecek iş birliği modelleri değerlendirildi.&nbsp;</p><p>Günün son oturumunda ise Türkiye'nin tarımda su verimliliği alanındaki öncelikli politika başlıkları, kısa ve orta vadede devreye alınabilecek finansal mekanizmalar ile ortak pilot uygulama önerileri paylaşıldı. Önümüzdeki günlerde yayımlanacak çalıştay sonuç raporunun, kamu, finans sektörü ile iş dünyası için yol gösterici bir kaynak oluşturması hedefleniyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Giresun'da sera örtüsü desteği verilecek</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/giresunda-sera-ortusu-destegi-verilecek-6506/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/giresunda-sera-ortusu-destegi-verilecek-6506/</id>
<published><![CDATA[2026-06-25T10:20:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-25T10:20:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E3005F-395F4B-DA3A04-1CECEB-D3D01A-1440BE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Başvurular 3 Temmuz 2026 tarihine kadar kabul edilecek. Tarım ve Orman Bakanlığının Yatırım Programında yer alan Bitkisel Üretimi Geliştirme Projesi kapsamında hazırlanan “Giresun İli Plastik Sera Üst Örtülerinin Yenilenmesi Projesi” onaylandı. Proje ile rüzgar, fırtına ve benzeri nedenlerle zarar gören sera örtülerinin yenilenmesi ve kullanılmayan seraların yeniden üretime kazandırılması hedefleniyor.</p><p></p><p>Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre proje, Bitkisel Üretimi Geliştirme Projesinin alt bileşeni olan Alternatif Üretim Yöntemlerini Geliştirme Projesi kapsamında uygulanacak. Projeden yararlanacak üreticilere sera örtüsü yenileme maliyetleri için yüzde 50 oranında Bakanlık katkısı sağlanacak. Destek kapsamında 108 metrekare ve 240 metrekare büyüklüğündeki seraların üst örtülerinin yenilenmesi planlanıyor. Destekten yararlanmak isteyen üreticilerin başvurularını 3 Temmuz 2026 Cuma günü mesai bitimine kadar İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine şahsen yapmaları gerekiyor. Yetkililer, projenin örtü altı üretim kapasitesinin korunmasına katkı sağlamasının yanı sıra atıl durumdaki seraların yeniden üretime kazandırılmasını amaçladığını belirtti.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kadın üreticiler yerli mısır tohumlarını toprakla buluşturdu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kadin-ureticiler-yerli-misir-tohumlarini-toprakla-bulusturdu-9972/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kadin-ureticiler-yerli-misir-tohumlarini-toprakla-bulusturdu-9972/</id>
<published><![CDATA[2026-06-25T10:19:05+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-25T10:19:05+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DA1512-F6D0D7-8DC3EC-DD7377-E2B133-441F24.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Projeyle yerli tohum kullanımının yaygınlaştırılması ve üreticilerin gelir seviyesinin yükseltilmesi hedefleniyor. Çavuşlar Mahallesi’nde gerçekleştirilen etkinlik, Düzce Valiliği, Düzce İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Düzce Belediyesi, Düzce Kent Konseyi ve S.S. Düzce Tarım Doğal Ürünler Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi iş birliğiyle yapıldı.</p><p></p><p>Programa Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun, Düzce Kent Konseyi Başkanı Cihan Ünal, Düzce Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Zeliha Altıntaş, Düzce Muhtarlar Derneği Başkanı Tacettin Kaval, kooperatif üyeleri, üreticiler ve teknik personel katıldı. Etkinlik kapsamında yerli mısır tohumları toprakla buluşturulurken yerli üretimin güçlendirilmesi ve kadınların tarımsal üretimdeki rolünün artırılması hedeflendi. Düzce’de yaklaşık 46 bin 710 dekarlık alanda dane mısır üretimi yapıldığı ve yıllık üretimin 20 bin tonun üzerinde olduğu belirtildi.</p><p></p><p>Etkinlikte konuşan Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun, çalışmanın yalnızca bir ekim faaliyeti olmadığını belirterek yerli üretime, kadın emeğine ve kırsal kalkınmaya verilen desteğin bir göstergesi olduğunu söyledi. Kadın girişimci kooperatiflerinin tarımsal üretimde önemli bir rol üstlendiğini ifade eden Uzun, projeye katkı sunan tüm üreticilere teşekkür etti. Kooperatif Başkanı Sibel Gün Çabuk da yerli tohumların yeniden toprakla buluşturulmasının hem üretim hem de kadın emeğinin değerlendirilmesi açısından önemli olduğunu belirterek destek veren kurumlara teşekkür etti. Program, yerli mısır tohumlarının ekilmesiyle tamamlandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">TARSİM iklim değişikliği ve tarımın geleceği konferansına katıldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tarsim-iklim-degisikligi-ve-tarimin-gelecegi-konferansina-katildi-2745/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tarsim-iklim-degisikligi-ve-tarimin-gelecegi-konferansina-katildi-2745/</id>
<published><![CDATA[2026-06-25T10:17:13+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-25T10:17:13+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5096AF-4F6236-AC10C0-BD55C0-ECACC0-F78949.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>TARSİM Genel Müdürü Bekir Engürülü, iklim değişikliğine karşı tarım sigortasının üreticiler için vazgeçilmez bir güvence mekanizması olduğunu belirtti. TARSİM’den yapılan açıklamaya göre, Gıda, İçecek ve Tarım Politikaları Araştırmaları Merkezi, TOBB ile Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçiliğinin iş birliğinde Ankara’da düzenlenen konferans, Türkiye ve Almanya’nın su ve tarım gündemini masaya yatırmak için kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi.</p><p></p><p>Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Afire Sever’in “Türkiye’nin Su Durumu ve Gündemdeki Su Kanunu” başlıklı sunum yaptığı etkinlikte, gıda güvenliği için su yönetimi, dikey tarım, suya dayanıklı üretim ve kuraklaşan iklim koşullarında gıda hakkı gibi güncel konular değerlendirildi. Konferans kapsamında düzenlenen “İklime Dayanıklı Çiftliği İnşa Etmek: Teknoloji, Risk ve Finans” başlıklı panele, TARSİM Yönetim Kurulu Üyesi ve Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi Genel Müdürü Bekir Engürülü katıldı. Tarım yazarı Galip Umut Özdil’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde Engürülü, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı tarım sigortasının üreticiler için vazgeçilmez bir güvence mekanizması olduğunu belirtti. Engürülü ayrıca TARSİM’in kurumsal yapısı, işleyişi ve uygulamalarının yanı sıra sistemin kuruluşundan bugüne kadar geçen süreçte kaydedilen gelişmeler ile sürdürülen projelere ilişkin katılımcılara bilgi verdi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İmecemobil'in dijital tarım başarısı küresel arenada</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/imecemobilin-dijital-tarim-basarisi-kuresel-arenada-2166/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/imecemobilin-dijital-tarim-basarisi-kuresel-arenada-2166/</id>
<published><![CDATA[2026-06-25T10:15:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-25T10:15:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_321D7D-695630-E32E55-E0A299-8BDA4E-E12E2E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye İş Bankası’nın “sürdürülebilir ve verimli tarımsal üretim ekosistemi” vizyonu doğrultusunda odaklandığı stratejik alanlardan biri olan tarım sektöründeki teknoloji iştiraki İmeceMobil Tarım Platformu, Manisalı ve İzmirli çiftçilerin başarı hikayeleriyle Microsoft’un EMEA bölgesindeki başarı hikayeleri arasında yer aldı. Tek bir mobil uygulama üzerinden veriye dayalı karar alma yetkinliği kazandıran, dijital tarım hizmetlerine ve tarımsal finansmana erişim imkanı sunan platform; çiftçilerin verimlilik ve tasarruf sağlayan, başka üreticilere ilham kaynağı olabilecek deneyimleriyle Microsoft’un Source EMEA sayfasında yayınlanarak uluslararası çapta örnek gösterildi.</p><p></p><p>GELENEKSEL YAKLAŞIMDAN VERİ TEMELLİ BİLİMSEL YAKLAŞIMA</p><p></p><p>Teknolojik altyapısını Microsoft Azure üzerinde çalıştıran İmeceMobil, Azure’da bulut tabanlı bir mimari kurarak ölçeklenebilirlik, performans ve operasyonel verimlilikte iyileşme sağlıyor ve hızlı büyümeyi desteklediği gibi aynı zamanda yapay zeka odaklı inovasyonu da mümkün kılıyor. “AI for Good” vizyonuyla hayata geçirilen uygulama, çiftçilerin veriye dayalı kararlar almaya başlaması sayesinde girdi maliyetlerini daha iyi yöneterek verimi artırmalarına rehberlik ederken, “tecrübe odaklı” geleneksel yaklaşımdan tecrübenin yanı sıra “veri temelli” bilimsel yaklaşımı tetikleyerek tüm tarım ekosistemi için kalıcı ve ölçülebilir bir değer zinciri inşa etmeyi amaçlıyor.</p><p></p><p>ALT YAPI TARIM İÇİN HER ŞEY HEDEFİYLE GELİŞTİRİLİYOR</p><p></p><p>Çiftçilerin tarımsal faaliyetlerini dijital olarak yönetmelerini sağlayan platform, dijital tarım hizmetlerini çeşitlendirdiği tarım modülü, tarımsal finansman çözümlerini sunduğu finans modülü ve çiftçilere özel online pazaryeri olan market modülü olmak üzere yenilikleri adım adım hayata geçirmeye ve “TARIM İÇİN HER ŞEY” hedefiyle her geçen gün altyapısını geliştirmeye devam ediyor. Çiftçiler uygulama sayesinde zirai hava durumu öngörülerine göre önlem alabiliyor; her konuda İmeceMobil ziraat mühendislerine danışabiliyor; bitki sağlığını yakından takip ederek ve sulama, ilaçlama, gübreleme gibi konularda veriye dayalı kararlar vererek verim artışı ve girdi tasarrufu sağlayabiliyor. İmeceMobil ayrıca Microsoft ile yakın çalışarak teknoloji yol haritasını Microsoft Bulut Benimseme Çerçevesi ile uyumlu hale getiriyor.</p><p></p><p>TARIM SEKTÖRÜNÜ STRATEJİK BİR EKOSİSTEM OLARAK KONUMLANDIRIYORUZ</p><p></p><p>İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı ve İmeceMobil Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Yılmaz, tarım sektörünü yalnızca finansman sağladıkları bir alan olarak değil, teknoloji ve sürdürülebilirlik odağında dönüşümüne katkıda bulundukları stratejik bir ekosistem olarak konumlandırdıklarını vurguladı. Yılmaz, “Çiftçilerin üretim süreçlerini veriyle yönetmesini sağlayan İmeceMobil; üreticilerin dijital dönüşümünü desteklerken, kaynakların daha verimli kullanılmasına ve tarımda sürdürülebilir büyümeye katkı sunuyor” dedi.</p><p></p><p>İmeceMobil Genel Müdürü İlker Mehmet Sağlam da platformun tarım, finans ve market modülleriyle üreticilerin uydu destekli tarla takibi, erken uyarı sistemleri, ziraat mühendisi desteği, finansal ürün karşılaştırmaları ve tarımsal girdi tedariki gibi hizmetlere kolayca erişebildiğini belirtti. Sağlam, “Microsoft Azure altyapısı üzerinde çalışan İmeceMobil, güvenli, hızlı ve ölçeklenebilir teknolojik yapısı sayesinde üreticilere hava durumu verileri, uydu görüntüleri, tarla yönetimi ve e-ticaret hizmetlerini kesintisiz sunarak tarımın dijital dönüşümüne katkı sağlıyor” diye konuştu.</p><p></p><p>Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin ise “İmeceMobil projesi, teknolojinin gerçek hayattaki etkisini en somut şekilde gördüğümüz örneklerden biri. Platform, çiftçilerin karar süreçlerini etkileyerek verimlilik ve sürdürülebilirliği artırırken, finans, teknoloji ve tarımın güçlü iş birliğiyle sahada ölçeklenebilir bir etki yaratılabileceğini ortaya koyuyor” dedi.</p><p></p><p>150 BİN AKTİF KULLANICI</p><p></p><p>İmeceMobil CTO’su Hakan Kadıyoran, platformun şu anda 150 bin aktif kullanıcısı bulunduğunu ve bunların büyük bir kısmının hem web sitesini hem de mobil uygulamayı tarımsal ihtiyaçlarını satın almak amacıyla kullandığını söyledi.</p><p></p><p>MANİSA’DA YABAN MERSİNİNDE 80 TON HASAT HEDEFİ</p><p></p><p>Üretim faaliyetlerinde İmeceMobil’in sunduğu imkanlardan yararlanan, eski bir beyaz yakalı olan mühendis Pınar Ünsal Atıcı, 2021’de Manisa Alaşehir’de yaban mersini üretim tesisi kurduğu arazisinden bu yaz 80 ton meyve hasadı almayı öngördüklerini belirtti. 3 yıldır kullandığı İmeceMobil’i veriden güç alan modeli nedeniyle tercih ettiğini vurgulayan Atıcı, “Bu uygulama sayesinde tesisten uzaktayken dahi bitkilerin sağlığını kontrol edebiliyorum; pestisitler ve bitki hastalıkları gibi konularda uzman görüşüne başvurabiliyorum. Don, fırtına ve yağış gibi uyarılarını önceden yaptığı için ilaçlama zamanını ayarlayabiliyorum. Vaktinin yarısını İzmir’de kızıyla birlikte geçiren bir anne olarak bu özellik benim hayatımı çok kolaylaştırıyor” dedi.</p><p></p><p>3 SAATLİK İŞ 45 DAKİKAYA İNDİ</p><p></p><p>Üç kuşaktır çiftçilikle uğraşan bir aileden gelen Oğuzhan Özacar ise İzmir’in Bayındır ilçesinde 60 hektarlık bir tarım arazisinde çeşitli sebze ve meyveler yetiştiriyor. İmeceMobil’in birçok alanda kendilerine yardımcı olduğunu söyleyen Özacar, “Uygulamanın uydu görüntüleriyle mahsulü analiz edebilme yeteneği sayesinde 3 saatlik işi 45 dakikada tamamlayabiliyoruz. Sıcaklığı, su oranını ve ne kadar gübreye ihtiyaç duyduğumuzu tarlaya girmeden tespit edebiliyoruz. İmeceMobil’in bize en büyük katkısı bitkinin nitrojen ihtiyacını, fazla sulanıp sulanmadığını göstermesi oldu. Bu uygulamayı kullanmaya başlama sebebimiz maliyetleri düşürmekti ve bunu başardık; sulama ve gübrelemede tasarruf sağladık” diye konuştu.</p><p></p><p>Gelecekte stratejik ortaklıklar yoluyla e-ticarete genişlemeyi ve platform genelinde yapay zeka destekli hizmetleri ölçeklendirmeyi planlayan uygulamanın üzerinde çalıştığı kullanım senaryoları arasında akıllı öneriler, veriye dayalı karar desteği ve çiftçiler için kişiselleştirilmiş dijital danışmanlık hizmetleri yer alıyor. IDC verilerine göre Türkiye, Orta Doğu ve Afrika’daki yapay zeka yatırımları 2028 itibarıyla 14,6 milyar dolara yükselecek. Küresel çapta ise yapay zekanın ekonomik etkisinin 2030 itibarıyla 19,9 trilyon dolara çıkması bekleniyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Samsun'da çeltik ekim alanları her geçen yıl artıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/samsunda-celtik-ekim-alanlari-her-gecen-yil-artiyor-7691/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/samsunda-celtik-ekim-alanlari-her-gecen-yil-artiyor-7691/</id>
<published><![CDATA[2026-06-24T16:27:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-24T16:27:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2A5422-C99D3F-5F3AAC-C710A5-BA2167-BF28C6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tarım ve Orman İl Müdürü Kemal Yılmaz, AA muhabirine, çeltiğin gerek istihdama gerekse ekonomiye sağladığı katkı bakımından çok değerli bir ürün olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Türkiye'de çeltik üretiminde Samsun'un Edirne'den sonra ikinci sırada olduğunu kaydeden Yılmaz, "2025 yılı verilerine göre 231 bin dekar alanda 184 bin ton çeltik üretimimiz var. Bunun da çok büyük kısmı Bafra'da gerçekleştiriliyor." dedi.</p><p></p><p>Yılmaz, Bafra'nın Türkiye'de en çok çeltik üretiminin yapıldığı ikinci ilçe durumunda bulunduğunu vurgulayarak, "Çeltik üretiminde her geçen yıl artış kaydedilmiş. 2024 yılında 2023'e göre yüzde 14'lük artış sağlanmış. 2025 yılında da 2024'e göre yüzde 4'lük artış söz konusu. Bu yıl şu ana kadar çeltik komisyonlarına yapılan başvuru, 212 bin dekar. Başvurular devam ediyor. Bu rakamın 238 bin dekara ulaşacağını öngörüyoruz ki bu, geçen yıla göre yüzde 3'lük ekim alanında artış anlamına geliyor." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>- Bafra pirinci "coğrafi işaret" aldı</p><p></p><p>Samsun'da çeltiğin üretiminin artırılmasına yönelik çalışmaların devam edeceğini dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"Çeltik üretiminin yoğun olarak yapıldığı Bafra ilçesinde Bafra pirinci coğrafi işaret aldı. Bafra ilçesinin toprağı alüvyonludur. Hafif-orta derece arasında tuzluluk söz konusu. İklim özelliklerinin de çeltik bitkisinin yetişmesi için son derece uygun olması gibi nedenlerden dolayı Bafra Ovası'nda yetiştirilen çeltik mahsulünden elde edilen pirinç, diğer bölgelerde yetiştirilenlere nazaran verim ve kalite açısından bazı farklılıklar ortaya çıkarmaktadır. Deniz havası ve tuzlu topraklar çeltik tanelerini daha mat hale getirmekte, tanelerde beyaz göbekli veya tebeşirli alan olmasını azaltmakta, pirince farklı bir lezzet ve aroma kazandırmaktadır. Bu farklılıklar nedeniyle Bafra pirinci piyasada aranmakta, mutfaklarda tercih edilmektedir."</p><p></p><p>- Çeltik kent ekonomisine 5,5 ila 6 milyar liralık katkı sağlıyor</p><p></p><p>Yılmaz, çeltiğin kent ekonomisine büyük katkı sağladığını belirterek şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Çeltiği sadece ürün satışı itibarıyla düşündüğümüzde, ilimiz ekonomisine 5,5 ila 6 milyar liralık katkı söz konusu. İstihdam anlamında ise sadece çeltik üretimi yapan 4 bin civarında üreticimiz var. Bu katkının her geçen yıl artmasını bekliyoruz. İlimizde 24 çeltik işleme tesisi var. Bu tesislerde çalışanlar, istihdam edilenler var. Yetiştiricilik yapanları, burada çalışanları da düşündüğümüzde istihdam anlamında da ilimize önemli katkı sağlayan bir ürünümüz."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kaçak avcılığın önüne geçilecek</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kacak-avciligin-onune-gecilecek-6042/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kacak-avciligin-onune-gecilecek-6042/</id>
<published><![CDATA[2026-06-23T12:28:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-23T12:28:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_810112-BAE1D6-6AD7E4-86DE9B-10D056-924989.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından Yalova'da açılışı gerçekleştirilen Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi, balıkçılığın sürdürülebilirliği, su ürünleri kaynaklarının korunması ve denetim kapasitesinin artırılması açısından büyük önem taşıyor.</p><p></p><p>Biyolojik çeşitliliği, üretim kapasitesi ve stratejik konumuyla Türkiye için son derece önemli bir deniz alanı olan Marmara Denizi kıyısında kurulan merkez, yürüteceği izleme, kontrol ve denetim faaliyetleriyle yalnızca bölgesel değil, ulusal ölçekte de kritik bir görev üstleniyor.</p><p></p><p>Uluslararası nitelikte hizmet verecek merkez, denizlerdeki balıkçılık faaliyetlerini gemi izleme cihazları ve balıkçı barınaklarında yer alan kamera sistemleri aracılığıyla 24 saat kesintisiz takip edebiliyor.</p><p></p><p>Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü İstatistik ve Bilgi Sistemleri Daire Başkanı Erdal Üstündağ, AA muhabirine, merkezin Marmara Denizi'ne kıyısı olan yerlerle birlikte Türkiye'nin tümüne hizmet vereceğini söyledi.</p><p></p><p>Üstündağ, "Bu merkezde su ürünleri faaliyetlerinin izlenmesi, takibi yapılacak ve bu merkez Marmara Denizi'nde su ürünleri avcılığı sırasında herhangi bir ihlal tespit edildiğinde yine bu merkezde bulunan ekiplerimiz tarafından doğrudan denetim ve kontroller gerçekleştirilecek. Eğer Karadeniz, Akdeniz gibi başka bir denizimizde ihlal tespit edilirse de bu illerdeki ekiplerimiz bu merkezden uyarılarak denetim ve kontrollerini yapmaları sağlanacak. Bu anlamda da Karadeniz ve Akdeniz bölgesindeki en büyük merkezlerden biri burası." diye konuştu.</p><p></p><p>- 12 metre ve üzeri teknelerin BAGİS cihazları modernize ediliyor</p><p></p><p>Bakanlığın 2016 yılında hayata geçirdiği proje kapsamında 12 metre ve üzerindeki balıkçı teknelerinin takibi ve izlenmesi için Balıkçı Gemilerini İzleme Sistemi'ni (BAGİS) devreye aldıklarını hatırlatan Üstündağ, cihaz sayesinde nerede olduklarını anlık olarak takip ettiklerini ifade etti.</p><p></p><p>Üstündağ, "Şu anda balıkçılık sezonu dışında olduğumuz için gemilerimizi barınaklarda görüyorsunuz ama sezon içerisinde bunlar avcılık yaptıkları bölgelerde geminin cinsine, hareketlerine göre hangi avcılığı yaptığını da tahmin edebiliyoruz. 2016 yılında balıkçı gemilerine sistemi bakanlığımız ücretsiz monte etmişti. Tabii aradan 10 yıl geçince bu cihazların modernizasyonu ihtiyacı doğdu. BM Tarım Örgütü ve Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonu (GFCM) ile yürütülen küresel çevre fonundan proje desteği alarak BAGİS cihazlarını yenilemeye başladık. İlk etapta 19 metre ve üzeri balıkçı gemilerinin cihazlarını ücretsiz değiştiriyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>- Barınaklar ve bakanlığa ait tekneler kameralarla anlık görüntüleniyor</p><p></p><p>Merkezde sadece balıkçı teknelerinin takibinin yapılmadığını, aynı anda balıkçı barınakları ile denetim çalışmalarını yürüten teknelerin de kameralarla anlık görüntülerinin merkez tarafından izlenebildiğini söyleyen Üstündağ, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Bu amaçla burada kamera sistemi oluşturuldu. Ekranda da görüldüğü gibi hem balıkçı barınaklarında hem de bakanlığımızın sahip olduğu kontrol gemilerinde kamera sistemimiz var. Ayrıca, avcılık sezonu içerisinde de bu barınaklarımızda karaya çıkarılan ürünleri görmüş olacağız. Yine bu merkezde kurulmuş bir radar sistemi ile Yalova'ya yakın olan bölgedeki deniz alanları taranarak deniz taşıtlarının faaliyetlerini takip edebiliyoruz. Bunun yanında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının deniz emniyeti için kullanmış olduğu ve 15 metre üzeri balıkçı gemilerinde olması gereken Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) cihazlarından gelen konum verilerinden de faydalanıyoruz."</p><p></p><p>- Nesli tehlikede olan canlılar için kurtarma ve rehabilitasyon merkezi kurulacak</p><p></p><p>Merkezin hemen yanında yine Türkiye'de ilk olacak Sucul Canlıları Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi'nin de kurulacağına vurgu yapan Üstündağ, Türkiye'nin sucul canlıların korunması ve rehabilitasyonu alanında uluslararası ölçekte örnek bir tesise sahip olacağını belirterek, konuşmasını şöyle tamamladı:</p><p></p><p>"Bu ünitede de el konulan, yardıma ihtiyacı olan, yaralanan deniz canlılarının kurtarma ve rehabilitasyon işlemleri yürütülecek ve tekrar doğal ortamına kazandırılması sağlanacak. Bu merkezimiz, bu izleme merkezi gibi ülkemizdeki ilk merkezlerden biri olacak ve özellikle nesli tehlikede olan hassas türlerin korunması anlamında çok önemli bir görev yürütmüş olacak.</p><p></p><p>Sucul Canlıları Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezimiz, yine izleme merkezimizde olduğu gibi sadece bu ile veya bölgeye hizmet vermeyecek, tüm Türkiye'ye hizmet verecek. Tüm Türkiye'den yardıma ihtiyacı olan su canlıları buraya getirilerek burada bakımları, tedavileri gerçekleştirilecek ve tekrar doğal ortamlarına bırakılmaları sağlanmış olacak."</p><p></p><p>- Merkez, Akdeniz ve Karadeniz'e kıyısı olan ülkelerdeki tek tesis özelliğine sahip</p><p></p><p>İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa İlmeç ise merkezin hizmete girmesiyle balıkçılık faaliyetlerinin izlenmesi, yasa dışı avcılığın önlenmesi, deniz ekosisteminin korunması ve sahadaki denetim birimlerinin koordinasyonu açısından daha güçlü ve etkin bir yapıya kavuşulacağını belirterek, şu ifadeleri kullandı:</p><p></p><p>"Özellikle Marmara Denizi'ndeki balıkçılık avcılığının kontrolü sıkı bir şekilde tesisimiz tarafından yapılmakta. Tabii ki denizlerimiz ve avcılığını yaptığımız ürünlerimiz bize miras değil, özellikle gelecek nesillerin emaneti olarak gördüğümüz ürünler. Bu anlamda da gelecek nesillere aktarılabilecek Marmara Denizi'ndeki ve ülkemizin tüm denizlerindeki biyoçeşitliliği, aynı zamanda doğru avlanma yöntemlerini ve bunun sürdürülebilirliği açısından da önem arz etmekte. Bu açıdan da gelecek nesillerdeki balıkçılarımızın adeta buradaki ürünlerini koruma ve kontrolünü yapmaktayız. Tesisimiz özellikle Akdeniz'e kıyısı olan ülkelerdeki en büyük ve tek olma özelliğinin yanı sıra Karadeniz'e kıyısı olan ülkelerin içerisinde de yine bu anlamdaki tek kontrol ve denetim merkezi."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">350 büyükbaş hayvanla üretime başladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/350-buyukbas-hayvanla-uretime-basladi-1314/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/350-buyukbas-hayvanla-uretime-basladi-1314/</id>
<published><![CDATA[2026-06-23T12:24:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-23T12:24:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9BF179-AA7F14-4E7D5A-FB8069-647EA4-7AACA3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ailesi uzun yıllardır tarım ve hayvancılıkla uğraşan 25 yaşındaki Tekdemir, kendi işletmesini kurma hedefiyle TKDK Kahramanmaraş İl Koordinatörlüğüne başvurdu.</p><p></p><p>Projesinin kabul edilmesiyle 400 bin avro hibe desteği almaya hak kazanan Tekdemir, Elbistan'ın kırsal Kışla Mahallesi'nde inşa ettiği modern besi çiftliğini tamamladı.</p><p></p><p>Çiftliğinde 350 büyükbaş hayvanla üretime başlayan Tekdemir, hayalindeki işi kurmanın gururunu yaşıyor.</p><p></p><p>- Hedefi hayvan sayısını artırmak</p><p></p><p>Mustafa Tekdemir, AA muhabirine, TKDK'nin sağladığı desteğin yatırımını hayata geçirmesinde önemli rol oynadığını söyledi.</p><p></p><p>Türkiye'nin genç yatırımcıları arasında yer aldığını belirten Tekdemir, devlet desteklerinin girişimciler açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Kendi imkanlarıyla aynı ölçekte bir yatırımı gerçekleştirmesinin zor olacağını dile getiren Tekdemir, aldığı hibe sayesinde Avrupa standartlarında bir işletme kurduğunu kaydetti.</p><p></p><p>Çiftlikte halen 350 büyükbaş hayvan bulunduğunu aktaran Tekdemir, sürüyü büyütmeyi hedeflediklerini belirterek, "Aynı zamanda gebe hayvanlarımız da var. Hayvan sayımızı artırarak işletmemizi daha ileri seviyelere taşımayı amaçlıyoruz." dedi.</p><p></p><p>Hayvancılığın yanı sıra tarımla da uğraştıklarını ifade eden Tekdemir, hayvanların yem ihtiyacının önemli bölümünü kendi arazilerinde ürettikleri ürünlerle karşıladıklarını, bunun da maliyetleri azaltmada avantaj sağladığını söyledi.</p><p></p><p>- Modern sistemlerle verimliliği artırıyor</p><p></p><p>İşletmede kullanılan teknolojik sistemler hakkında bilgi veren Tekdemir, çiftliğin Avrupa standartlarına uygun olarak tasarlandığını anlattı.</p><p></p><p>Tesiste ızgaralı ve otomatik sıyırıcılı sistemlerin bulunduğunu belirten Tekdemir, "Temizlik işlemleri büyük ölçüde sistem tarafından gerçekleştiriliyor. Gübre depolama alanları yer altında ve beton yapıda olduğu için çevre kirliliğinin önüne geçiliyor." diye konuştu.</p><p></p><p>Güneş enerjisi sistemini de devreye almayı planladıklarını ifade eden Tekdemir, böylece enerji maliyetlerini düşürmeyi hedeflediklerini kaydetti.</p><p></p><p>Modern sistemlerin iş gücü verimliliğini artırdığını vurgulayan Tekdemir, devlet desteklerinden yararlanmak isteyen girişimcilere projelerini hayata geçirmeleri tavsiyesinde bulundu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sultandağı kirazı bu yıl da ağızları tatlandıracak</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sultandagi-kirazi-bu-yil-da-agizlari-tatlandiracak-4649/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sultandagi-kirazi-bu-yil-da-agizlari-tatlandiracak-4649/</id>
<published><![CDATA[2026-06-23T11:52:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-23T11:52:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D6A300-DE9CA6-608215-1ADD65-35618C-DB8552.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İl Tarım ve Orman Müdürü Özkan Parlak, AA muhabirine, Afyonkarahisar'ın ülkenin en önemli meyve üretim havzalarından birisi olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Yurt dışında özellikle Avrupa ülkelerinde üst gelir grubuna hitap eden zincir marketlerde Türk kirazı olarak satılan Ziraat 0900 (Napolyon) kiraz türünün çok tercih edildiğini anlatan Parlak, "Ülkede ve dünyada birçok bölgede kiraz yetiştirilmesine rağmen rakım, iklim koşulları, toprak yapısı ve havzanın özellikleri dolayısıyla bölgede yetiştirilen Napolyon kirazı, dünyanın en kaliteli ve lezzetli kirazlarından biri olarak bilinmekte ve değerlendirilmektedir." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>- "Diğer yıllara oranla daha yüksek bir rekolte beklemekteyiz"</p><p></p><p>Parlak, kentte yaklaşık 46 bin dekar alanda kiraz üretimi yapıldığını belirterek, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Bu yıl iklim koşullarının uygun, bölgedeki yağışların yeterli olması sebebiyle diğer yıllara oranla daha yüksek bir rekolte beklemekteyiz. 2026'da beklediğimiz verim 56 bin ton olup, bu rekoltenin yaklaşık 36 bin tonu Sultandağı'ndaki üreticiler tarafından karşılanacak. Coğrafi işaret tescilli Sultandağı kirazı koyu kırmızı renkli, aroma olarak oldukça tatlı bir çeşittir. Bu kirazlar ihraç ediliyor. Genellikle Avrupa ülkelerinde tercih edilmektedir. Ağızları tatlandıracaktır. Kirazın hasat olmasıyla birlikte ihracat süreci de başlayacak."</p><p></p><p>- "Bu yıl güzel bir sezon bekliyoruz"</p><p></p><p>Kiraz üreticisi Musa Durak (55) da 38 yıldır kiraz üreticiliği yaptığını dile getirdi.</p><p></p><p>Kiraz yetiştiriciliğinin zahmetli bir iş olduğunu vurgulayan Durak, "Çocuk nasılsa kiraz ağacı da öyle. Bu yıl güzel bir sezon bekliyoruz. Benim arazimden 200 ton kiraz rekoltesi bekliyorum. İnşallah, para kazanırsak bizden mutlusu olmaz." dedi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">TürkTraktör, Tarla Günleri etkinlikleriyle çiftçilerle buluşuyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turktraktor-tarla-gunleri-etkinlikleriyle-ciftcilerle-bulusuyor-1861/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turktraktor-tarla-gunleri-etkinlikleriyle-ciftcilerle-bulusuyor-1861/</id>
<published><![CDATA[2026-06-23T10:35:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-23T10:35:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B7BF68-77389E-E79885-0A2699-A89B54-5811BF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Toplam 13 farklı noktada düzenlenecek Tarla Günleri etkinliklerinde New Holland ve Case IH traktörlerinin yanı sıra ekipman çözümleri, hassas tarım teknolojileri ve dijital tarım çözümlerini çiftçilerle buluşacak. Ziyaretçiler, ürün uzmanlarının gerçekleştireceği teknik anlatımların ardından traktörleri gerçek çalışma koşullarında test edebilecek.</p><p></p><p>Tarla Günleri'nin çiftçilerle doğrudan bir araya gelmek ve onların ihtiyaçlarını daha yakından anlamak açısından büyük önem taşıdığını söyleyen TürkTraktör Ticari İş Lideri Ahmet Canbeyli,</p><p>“Tarımı geleceğe hazırlama vizyonumuz doğrultusunda geliştirdiğimiz ürün ve hizmetleri çiftçilerimizle sahada buluşturmaya devam ediyoruz. Tarla Günleri, sadece ürünlerimizi tanıttığımız değil, aynı zamanda çiftçilerimizi dinlediğimiz, ihtiyaçlarını ve beklentilerini yerinde gözlemlediğimiz önemli bir platform. New Holland ve Case IH markalarımızın güçlü ürün gamını, hassas tarım teknolojilerimizi ve dijital çözümlerimizi Türkiye'nin farklı bölgelerindeki çiftçilerimizle buluşturacak olmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi.</p><p></p><p>Tarla Günleri kapsamında katılımcılar; traktör denemeleri, ürün tanıtımları, ekipman gösterimleri ve hassas tarım teknolojileri hakkında detaylı bilgi alma fırsatı yakalayacak. Programlar gün boyunca devam edecek ve sahada New Holland ile Case IH marka traktörlerin çiftçiler tarafından denenmesinin ardından gerçekleştirilecek çekilişlerle sona erecek.</p><p></p><p>Toplam 12 il ve 13 farklı noktada düzenlenecek Tarla Günleri etkinlikleri; İzmir, Antalya, Kilis, Adıyaman, Nevşehir, Sorgun, Çankırı, Eskişehir, Tekirdağ, Balıkesir, Hatay ve Kırşehir’de gerçekleştirilecek.</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Borcunu ödemeyen tarımsal sulama abonelerinin elektriğinin kesileceğini bildirdi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/borcunu-odemeyen-tarimsal-sulama-abonelerinin-elektriginin-kesilecegini-bildirdi-5130/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/borcunu-odemeyen-tarimsal-sulama-abonelerinin-elektriginin-kesilecegini-bildirdi-5130/</id>
<published><![CDATA[2026-06-22T13:54:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-22T13:54:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FA182C-D9158C-BA28C0-2ACAB6-7EE7E0-7458E4.jpeg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Şirketten yapılan açıklamaya göre, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki 6 ilde hizmet veren Dicle Elektrik, tarımsal sulama abonelerinin biriken borçlarına ilişkin yeni tedbirler aldı.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Bölge genelinde tüketilen elektrik enerjisinin yaklaşık üçte birini kullanan tarımsal sulama abonelerinin ödenmeyen borçlarının hizmetin sürdürülebilirliğini tehdit eder boyuta ulaştığı belirtilen açıklamada, mağduriyet oluşmaması adına aboneler son kez uyarılarak vadesi geçmiş borçlar ödenene kadar enerji akışının kesileceği ifade edildi.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Açıklamada yer alan verilere göre, tarımsal sulama abonelerinin sürdürülemez noktaya gelen borçlarının yüzde 95'i Şanlıurfa ve Mardin'deki abonelerden kaynaklanıyor.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Şanlıurfa'da yaklaşık 21 bin, Mardin'de ise yaklaşık 8 bin abonenin borçlarını ödemediği, bu iki ilde toplam sayıları 140 bine yaklaşan tarımsal sulama aboneleri içinde borçlarını ödemeyenlerin oranının yüzde 20'lik kesimi oluşturduğu kaydedildi.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Bölgede elektriğe dayalı tarımsal sulamanın çok yoğun yapıldığına dikkati çeken Dicle Elektrik yetkilileri, Şanlıurfa, Mardin, Diyarbakır, Batman, Şırnak ve Siirt'teki 143 bin tarımsal sulama abonesinden 59 bininin aktif olarak sulu tarım yaptığını belirtti.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Bölgedeki tarımsal elektrik tüketiminin Türkiye genelindeki toplam tüketimin yaklaşık yarısını oluşturduğunu vurgulayan yetkililer, "Tarımsal sulama abonelerimize bugüne kadar hasat bitiminde ödeme, gecikme bedeli almama, borç yapılandırma ve üç zamanlı tarife gibi pek çok kolaylık sağlandı. Ancak önemli bir kesim, şirketimizin iyi niyetli yaklaşımına rağmen borçlarını ödememekte ısrar etti. Özellikle derinliği yer yer 900 metreyi bulan kuyulardan yüksek enerji tüketen motopomplarla su çekilmesi tüketimi ve dolayısıyla maliyetleri daha da artırıyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Hizmetin devamlılığını ve borcunu düzenli ödeyen abonelerin haklarını korumakta kararlı olan şirket, borcu bulunmayan çiftçilerin olası kesintilerden olumsuz etkilenmemesi amacıyla 1000 jeneratör için tedarik süreci başlattı.</p><p>Uygulama sırasında elektrik kesintisinden etkilenebilecek borçsuz abonelere tahsis edilecek jeneratörlerin kurulumunun Dicle Elektrik ekipleri tarafından yapılacağı ve yakıt giderlerinin de tamamen şirket tarafından karşılanacağı bildirildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">238 biçerdöverle hasat, 45 mibzerle ekim</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/238-bicerdoverle-hasat-45-mibzerle-ekim-7948/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/238-bicerdoverle-hasat-45-mibzerle-ekim-7948/</id>
<published><![CDATA[2026-06-21T12:05:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-21T12:05:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CA0F00-9CE566-FE0E25-7F70A5-CC612B-1428EE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>"Dünyanın sayılı tarım işletmeleri" arasında gösterilen ve 1 milyon 633 bin dekarlık alanıyla Türkiye'nin en büyük tarım işletmesi olan Ceylanpınar Tarım İşletmesi'nde, hayvancılık faaliyetlerinin yanında arpa, buğday, mercimek, mısır, ayçiçeği, fıstık gibi ürünler yetiştiriliyor.</p><p></p><p>"Hububat deposu" olarak bilinen dev işletmede, mayıs ayı sonunda başlayan hasat dönemi, 560 bin dekar alanda 238 biçerdöver ve 136 kamyon ve 1200 personelle devam ediyor.</p><p></p><p>İki vardiya halinde sürdürülen çalışmalarda hasadı tamamlanan araziler ise vakit kaybedilmeden ikinci ürünün ekimine hazırlanıyor.</p><p></p><p>- Verimde yüzde 25-30 artış bekleniyor</p><p></p><p>Ceylanpınar Tarım İşletmesi Müdür Yardımcısı Volkan Baran, AA muhabirine, işletmenin TİGEM'in kaliteli tohumluk üretimi ve gıda arz güvenliğine katkı sağlama hedefleri doğrultusunda faaliyetlerini sürdürdüğünü söyledi.</p><p></p><p>Bu yıl yağışların üretime olumlu yansıdığını belirten Baran, fiğ, mercimek ve arpa hasadının tamamlandığını, 560 bin dekarlık buğday alanında hasadın devam ettiğini ifade etti.</p><p></p><p>Hasat çalışmalarının yaklaşık 25 gün süreceğini aktaran Baran, "Bu seneki rekoltemiz iklimsel faktörlerden dolayı geçen seneye göre daha iyi olacak. Geçen yıla kıyasla yüzde 25 ile yüzde 30 arasında artış bekliyoruz. Yağışlar sayesinde sulama ihtiyacı da olmadı ve üretim maliyetlerimiz düştü." dedi.</p><p></p><p>Baran, biçerdöverlerin ardından elde edilen sapların balya haline getirilerek işletmenin hayvancılık tesislerinde yem olarak değerlendirildiğini kaydetti.</p><p></p><p>Hasadı tamamlanan alanların yeniden üretime kazandırıldığını dile getiren Baran, "İkinci ürün kapsamında planlanan 106 bin 800 dekarlık alanda dane ve hasıl mısır ekimine 45 mibzer ve 200 işçiyle başladık. Bu üretimle hem hayvancılık faaliyetlerimizin kaba yem ihtiyacını karşılayacak hem de ülke ekonomisine katkı sunacağız. Ceylanpınar Tarım İşletmesi olarak üretmeye, geliştirmeye ve Türk tarımına değer katmaya devam edeceğiz." diye konuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tıbbi ve aromatik bitkiler üretime geçecek</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tibbi-ve-aromatik-bitkiler-uretime-gececek-8780/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tibbi-ve-aromatik-bitkiler-uretime-gececek-8780/</id>
<published><![CDATA[2026-06-21T12:03:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-21T12:03:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_102B9A-09D49A-BD1C89-19C5DE-3DC160-E37CF8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kınık ilçesinde 1,3 milyon metrekare alana kurulan organize sanayi bölgesinde (OSB) 56 sera parseli, 41 işleme parseli, 8 hizmet ve destek alanı, 2 idari ve sosyal tesis alanı yer alacak.</p><p></p><p>İstanbul-İzmir Otoyolu, 1915 Çanakkale Köprüsü ve Aliağa ilçesindeki limanlara yakınlığıyla lojistik açıdan dikkati çeken bölgenin yaklaşık yüzde 48'ini sera parselleri, yüzde 26'sını ise işleme parselleri oluşturuyor.</p><p></p><p>Tıbbi ve aromatik bitkiler ile tohum ve fide üretiminin yapılacağı seralarda elde edilen ürünler, bölgede kurulacak tesislerde işlenerek uçucu yağ, ekstrakt (organik maddelerin özlerinin ayrıştırılması ve yoğunlaştırılmasıyla elde edilen öz) gibi yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülecek.</p><p></p><p>Altyapı çalışmaları kapsamında çevre duvarının büyük bölümü tamamlandı. Yol, kanalizasyon, internet ve doğal gaz altyapısına yönelik çalışmalar sürüyor.</p><p></p><p>Bölgede parsellerin yaklaşık yüzde 20'si tahsis edildi.</p><p></p><p>- Sıfır atık ve endüstriyel simbiyoz modeli uygulanacak</p><p></p><p>Tıbbi ve aromatik bitkilerin ham madde olarak ihraç edilmesi yerine, işlenerek yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesine katkı sunacak bölgede ilk üretimin gelecek yıl başlaması planlanıyor.</p><p></p><p>Kınık TDİOSB tam kapasiteye ulaştığında yaklaşık 3 bin kişi istihdam edilecek.</p><p></p><p>Kınık TDİOSB Yönetim Kurulu Başkanı Enver Olgunsoy, AA muhabirine, Türkiye'nin üç kıtanın kesişim noktasında bulunması nedeniyle zengin bitki çeşitliliğine sahip olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Bu çeşitliliğin ülkeye önemli bir potansiyel sunduğunu belirten Olgunsoy, organize sanayi bölgesinin bu alanda Türkiye'de ilk, dünyada tek olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Olgunsoy, Türkiye'deki tıbbi ve aromatik bitkilerinin bazılarının endemik olduğunu dile getirerek, "Gül yağı, kekik, defne, adaçayı gibi birtakım aromatik bitkilerde dünya şampiyonuyuz ve ürünleri dünyaya sunuyoruz. Bu organizeyle tıbbi ve aromatik bitkileri ileri ekstraksiyon ve teknolojik tesislerle işlemeyi daha da ileri aşamaya getirmeyi düşünüyoruz." dedi.</p><p></p><p>Sera, işleme tesisi ve AR-GE merkezlerinin yanı sıra tıbbi ve aromatik bitkiler alanında eğitim verecek bir meslek yüksekokulunun da kurulmasının amaçlandığını aktaran Olgunsoy, bölgede sıfır atık ve endüstriyel simbiyoz modelinin uygulanacağını, seralarda üretilen ve çevre illerden bitkisel atıkların işlenerek ekonomiye kazandırılacağını anlattı.</p><p></p><p>Bölgede faaliyet gösterecek yatırımcıların çeşitli hibe ve desteklerden yararlanabileceğini belirten Olgunsoy, "Burada gelecek yıl üretime başlanacak. Şu anda parsel sahipleri bununla ilgili harekete geçmek üzere bekliyorlar. Projelerini hazırlıyorlar. Biz de onlara tahsis yapıyoruz. Süratle de dolacağını düşünüyorum." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>- "60-70 milyon dolarlık ticaret hacmi"</p><p></p><p>Olgunsoy, bölgenin sektördeki ithalatın azaltılmasına katkı sunacağını, yüksek katma değerli ihracatla gelir kazandıracağını vurguladı.</p><p></p><p>Bölgeye yurt dışından da ilgi olduğunu, Hollandalı bir firmaya parsel tahsisinin yapıldığını kaydeden Olgunsoy, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"Tamamen dolduğunda, üretimi sürdürebilir hale geldiği zaman yıllık asgari 60-70 milyon dolarlık ticaret hacmi olacak. Yurt dışından ithal getirdiğimiz bazı ürünleri önleyeceği gibi bölgemizden yurt dışına satacağımız da var. Bazı endemik ürünlerimiz de var bizim. Endemikleri de burada yetiştirdiğimizde bütün dünyaya satma şansı olacaktır. Bu, o nedenle çok daha önemli bir organizedir."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Üreticilerin borçlarının yapılandırılmasını istiyoruz"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ureticilerin-borclarinin-yapilandirilmasini-istiyoruz-7975/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ureticilerin-borclarinin-yapilandirilmasini-istiyoruz-7975/</id>
<published><![CDATA[2026-06-21T07:43:32+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-21T07:43:32+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8106D8-B358C0-7808DD-A46D1E-8E2190-814F4A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İnceleme ve araştırma çalışmaları için beldeye gelen Bayraktar, burada yaptığı konuşmada, doğal afetlerin son yıllarda, iklim değişikliğine bağlı olarak tarım sektörüne büyük ölçüde zarar vermeye başladığını söyledi.</p><p></p><p>2025 yılında çok sayıda afetin yaşandığını belirten Bayraktar, "65 vilayet, don felaketiyle karşı karşıya kaldı. Arkasından kuraklık geldi ve kuraklık afeti de tarım sektörüne fevkalade önemli ölçüde zarar verdi. Bütün bu illeri gezme imkanım oldu. Afeti yerinde gördük ve ilgililere, bakanlara, Cumhurbaşkanına bunu anlattık. Çiftçiler için o dönem yardım talebinde bulunduk. 2026 yılının afetler açısından daha umut verici olmasını beklerdik, daha iyi bir yıl olmasını beklerdik ama 2026 ile beraber afetlerin devam ettiğini görüyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Özellikle 2026 yılındaki yağışların bütün bölgelerde çok etkili olduğunu vurgulayan Bayraktar, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Geçen yıl büyük bir kuraklık yaşadık. Bu yıl gelen yağışlar birçok bölgede berekete yol açarken, birçok bölgede de maalesef sel felaketine sebebiyet verdi. Nisan ayı yağışlarına baktığımızda bu yıl, geçen yılın nisan ayına göre yüzde 75 civarında bir artış olduğunu görüyoruz. Mayıs ayı yağışlarına baktığımızda, geçen yılın mayıs ayına göre yüzde 95 oranında bir artış olduğunu görüyoruz ve mayıs ayı, son 33 yılın en fazla yağışını aldığımız bir ay oldu. Tabii bu beraberinde birtakım afetleri getirdi, sel baskınlarını getirdi ve gezdiğim illerde tarlalarda 3 metre su gördük. Tarımsal üretim bundan zarar gördü. Arkasından dolu felaketleri başladı. Bütün bu felaketler sadece ürünlere zarar vermiyor, tarımsal üretimde faaliyet gösteren çiftçilerin gelirlerini de yok ediyor. Girdilerini, kullandıkları mazotu, gübreyi, ilacı yok ediyor."</p><p></p><p>Bayraktar, yapılan ön çalışmalara göre Afyonkarahisar'da merkez ve ilçelerde 66 bin dekar alanın zarar gördüğünü belirtti. 2 bin 800 çiftçinin de bu afetlerden etkilendiğini aktaran Bayraktar, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Burada tabii TARSİM (Tarım Sigortaları Havuzu) gerekli çalışmaları yapıyor. TARSİM'e kayıtlı üreticiler zararlarının önemli bir kısmını tazmin edecekler. Bu zararlar en kısa zamanda ödenecek ama TARSİM'e kayıtlı olmayan çok çiftçimiz var. Bu çiftçinin borçları var, bankalara borçları var. Bu çiftçinin sahada kalması lazım, üretime devam etmesi lazım. Bu çiftçilerimize gerekli yardımların yapılmasını talep edeceğiz. Bu çiftçilerimiz için bir can suyu isteyeceğiz. Bütün bankalara çiftçilerin borcu var. Borçların yapılandırılması fevkalade önemli. Daha evvel don felaketinde yapıldığı gibi, TARSİM kapsamı dışında kalan üreticilerimize hem nakit yardımı istiyoruz hem borçlarının yapılandırılmasını istiyoruz. Bununla ilgili Ankara'da çalışmalarımız devam edecek."</p><p></p><p></p><p>Bayraktar'a, Afyonkarahisar Ziraat Odası Başkanı Ahmet Çankaya, ilçe Ziraat Odası Başkanları, Çıkrık Belediye Başkanı İbrahim Çetinaktı ve bölgede ürünleri zarar gören üreticiler eşlik etti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tarımsal girdi fiyatları aylık yüzde 5,61 arttı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tarimsal-girdi-fiyatlari-aylik-yuzde-561-artti-8666/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tarimsal-girdi-fiyatlari-aylik-yuzde-561-artti-8666/</id>
<published><![CDATA[2026-06-19T10:45:25+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-19T10:45:25+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_919A93-C5215B-70E58B-CEB941-DA2A4B-C8CDFE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye İstatistik Kurumu, nisan ayına ilişkin Tarım-GFE verilerini açıkladı.</p><p></p><p>Buna göre endeks, nisanda bir önceki aya kıyasla yüzde 5,61, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 17,49, Nisan 2025'e göre yüzde 38,97 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 33,79 yükseldi.</p><p></p><p>Ana gruplarda bir önceki aya göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 6,19, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 1,95 artış kaydedildi.</p><p></p><p>Geçen yılın aynı ayına göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 41,21, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 25,8 yükseliş görüldü.</p><p></p><p>- Alt gruplar</p><p></p><p>Yıllık Tarım-GFE'ye göre 9 alt grup daha düşük, 2 alt grup daha yüksek değişim gösterdi.</p><p></p><p>Nisanda yıllık bazda artışın az olduğu alt gruplar, yüzde 21,64 ile tarımsal ilaçlar, yüzde 24,04 ile makine bakım masrafları oldu. Yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise yüzde 62,77 ile gübre ve toprak geliştiriciler, yüzde 48,44 ile enerji ve yağlayıcılar olarak kayıtlara geçti.</p><p></p><p>Aylık Tarım-GFE'ye göre 9 alt grup daha düşük ve 2 alt grup daha yüksek değişim sergiledi.</p><p></p><p>Nisanda bir önceki aya göre en az artış gösteren alt grup yüzde 1,08 ile veteriner harcamaları, yüzde 1,62 diğer mal ve hizmetler olarak kayıtlara geçti.</p><p></p><p>Buna karşılık, aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar, yüzde 12,54 ile enerji ve yağlayıcılar, yüzde 11,51 gübre ve toprak geliştiriciler olarak hesaplandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Gölbaşı ilçesinde karabuğday ekimi başladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/golbasi-ilcesinde-karabugday-ekimi-basladi-1895/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/golbasi-ilcesinde-karabugday-ekimi-basladi-1895/</id>
<published><![CDATA[2026-06-18T09:46:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-18T09:46:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6D4309-9883B5-AC7BAB-0A0161-07851F-C1280D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, ilçenin iklimine uyum sağlayan karabuğday bitkisinin toprakla buluşturulduğunu duyurdu. Alternatif tarım uygulamalarıyla üretimi çeşitlendirmeyi amaçladıklarını belirten Odabaşı, projenin yerel ekonomiye ve tarımsal faaliyetlere katkı sağlamasının hedeflendiğini aktardı.</p><p>Karabuğday tercihinin gerekçelerini sıralayan Odabaşı, bitkinin 90 günde hasat edilebilmesi sayesinde çiftçilere ikinci ürün ekme fırsatı sunulduğunu bildirdi. Glütensiz ve besin değeri yüksek olan bu ürünün kuraklığa dayanıklı yapısıyla düşük maliyetli bir üretim sağladığını belirten Odabaşı, kovanlar yerleştirilerek karabuğday balı için araştırma geliştirme çalışmaları yürüttüklerini kaydetti.</p><p>Karabuğday Projesi Koordinatörü Bilgecan Cihangir, bitkinin ilçedeki üç mahallede ekildiğini belirtti. Karabuğdayın düşük maliyetli bir yapıya sahip olduğunu ifade eden Cihangir, bitkinin gelişiminin hızlı olduğunu anlattı. Gübre ve ilaçlama ihtiyacı duymadığı için üretim maliyetlerinin azaldığını kaydeden Cihangir, bitkinin kuraklığa karşı dirençli olduğunu dile getirdi.</p><p>Projenin bitkisel üretimle sınırlı kalmayıp arıcılık faaliyetlerini de destekleyeceği açıklandı. Karabuğdayın arılar için nektar kaynağı oluşturması amacıyla Ankara Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ile ortak bir çalışma başlatıldı. Ekili alanlara arı kovanları yerleştirilerek karabuğday balı üretimi için faaliyetlere geçildi. Gölbaşı Belediyesinin üreticilerin ihtiyaçlarını analiz ederek alternatif ürün çalışmalarını sürdüreceği bildirildi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ladik fasulyesinde alım garantili dönem</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ladik-fasulyesinde-alim-garantili-donem-4965/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ladik-fasulyesinde-alim-garantili-donem-4965/</id>
<published><![CDATA[2026-06-18T09:44:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-18T09:44:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C9104E-438585-58FDAB-685836-865C0C-B0A536.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tarımsal üretimi artırmak ve kırsal nüfusun ekonomik refahını yükseltmek amacıyla projeler geliştiren Samsun Büyükşehir Belediyesi, yerel tarım ürünlerinin markalaşması için adım attı. Belediye eliyle yürütülen Sözleşmeli Tarım Modeli ve Ladik Fasulyesi Yetiştiriciliğinin Yaygınlaştırılması Projesi çerçevesinde bölgedeki üreticiler yeni sezon ekim çalışmalarına başladı. Proje kapsamında yöresel öneme sahip Ladik fasulyesinin üretim aşamasından hasadına, pazarlanmasından ürün alımına kadar olan süreç belediyenin güvencesi altına alındı. Büyükşehir Belediyesi ile üreticiler arasında imzalanan sözleşmeler doğrultusunda çiftçilere kesin satın alma garantisi sunuldu. Bu sayede üreticiler, hasat sonunda ürünlerini satma endişesi taşımadan, belirlenen sözleşme bedeli üzerinden kazanç elde etme güvencesiyle tarlalarına odaklanma imkanı buldu.</p><p>Üretimde kalite ve verimliliği artırmayı hedefleyen proje doğrultusunda, bu yıl üç farklı mahallede faaliyet gösteren 39 üreticiye sulama altyapısı desteği sağlandı. Tarımsal kalkınmada sağlanan bu desteğin yanı sıra, üretim sezonu boyunca Samsun Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı uzman ekipler tarafından çiftçilere tarlada yerinde danışmanlık ve teknik takip hizmeti de sunulacağı bildirildi.</p><p>Kırsal kalkınma çalışmalarının devam edeceğine dikkat çeken Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, projenin temel amacının üreticinin sırtındaki pazar yükünü hafifletmek olduğunu ifade etti. Çiftçinin yanında olarak omuzlarından ürünlerin satılması endişesini ve yükünü almak istediklerini belirten Başkan Doğan, sözleşmeli tarım modelinin bu anlayışın bir yansıması olduğunu kaydetti. Doğan, modelin sadece destek veren değil üretimin sorumluluğunu da paylaşan bir yapı olduğunu aktardı. Ladik fasulyesinin Samsun'un tarımsal ürünlerinden biri olduğunu dile getiren Doğan, üretimi teşvik eden ve yerel ürünleri markalaştıran projelerle kırsalda kalkınmayı desteklemeyi sürdüreceklerini sözlerine ekledi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yem bitkisi üretimine destek çağrısı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yem-bitkisi-uretimine-destek-cagrisi-8262/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yem-bitkisi-uretimine-destek-cagrisi-8262/</id>
<published><![CDATA[2026-06-18T09:43:33+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-18T09:43:33+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B6F8C0-F9752B-5F76E6-3C3C5F-EE7828-57427F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Fehmi Kiraz, ülke tarımında hayvancılık sektörünün yem bitkileri üretimi ve çayır ile mera varlığıyla birlikte ele alınması gerektiğine dikkati çekerek, uygun havzalarda ilave destekleme mekanizmalarının devreye alınmasının yem üretiminde artış sağlayacağını kaydetti.</p><p>HAYVANCILIKTA GİDERLERİN BÜYÜK KISMI YEM MALİYETİ</p><p>Bilimsel çalışmaların, hayvancılık işletmelerindeki toplam giderlerin yaklaşık yüzde 70'inin yem maliyetlerinden oluştuğunu ortaya koyduğunu anlatan Kiraz, bu nedenle ucuz ve kaliteli kaba yem temin edilmeden ekonomik ve sürdürülebilir hayvansal üretimden söz edilemeyeceğini söyledi. Kiraz, hayvanların ihtiyaç duyduğu kaba yemin başlıca iki kaynaktan karşılandığını, bunlardan ilkinin çayır ve meralar, ikincisinin de tarla tarımıyla yetiştirilen yem bitkileri olduğunu belirtti. Besleme değeri nispeten düşük olmakla birlikte tarla tarımından elde edilen yaprak, sap, saman ve anız gibi ürünlerin de kaba yem açığının giderilmesinde kullanıldığını anlatan Kiraz, ülkemizde yıllık kaba yem üretiminin yaklaşık 50-60 milyon ton düzeyinde olup buna karşılık 15-20 milyon tonluk bir kaba yem açığı bulunduğunu dile getirdi.</p><p>KABA YEM AÇIĞI MERALAR YOLUYLA KARŞILANABİLİR</p><p>Kiraz, bu sene yağmurların son yılların en yüksek seviyesine ulaştığını belirterek, içinde bulunulan yıl iklim şartlarının elverişli seyretmesi ve yağışların bol olması nedeniyle meraların verimli geçtiğini ifade etti. Meralarda ot gelişiminin yüksek seviyelere ulaştığını, uzun yıllardır görülmeyen bazı bitki türlerinin tohumlarının dahi yeniden filizlendiğini aktaran Kiraz, mera kullanan üreticilerin planlı ve bilinçli otlatma yaparak bu imkandan azami ölçüde faydalanması gerektiğini bildirdi. Kiraz, bu verimli yılda kaba yem açığının yaklaşık yüzde 25 ila 35'lik kısmının meralar yoluyla karşılanmasının mümkün görüldüğünü ekledi.</p><p>KİRAZ'DAN DESTEKLEME ÇAĞRISI</p><p>Su potansiyelindeki artış nedeniyle tarlaların daha verimli kullanılabileceğini belirten Kiraz, üreticilerin su kısıtı bulunmayan bölgelerde buğday ve arpa hasadının ardından ikinci ürün olarak yem bitkilerini ekebileceğini dile getirdi. Uygun havzalarda ilave destekleme mekanizmalarının devreye alınmasının yem üretiminde artış sağlayacağını vurgulayan Kiraz, böylece her yıl yaklaşık 4 milyar dolar ödeyerek ithal etmek zorunda kalınan bazı yem ürünlerinin ithalatının azaltılabileceğini, hem üreticinin maliyetinin düşeceğini hem de ülke ekonomisine katkı sağlanacağını ifade etti. Kiraz, içinde bulunulan var yılının iyi değerlendirilmesi gerektiğine dikkati çekerek, üreticileri meraları bilinçli kullanmaya, karar vericileri ise ikinci ürün yem bitkileri üretimini destekleyecek politikaları hayata geçirmeye davet etti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Asırlık tohumlar modern tekniklerle geleceğe taşınıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/asirlik-tohumlar-modern-tekniklerle-gelecege-tasiniyor-3749/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/asirlik-tohumlar-modern-tekniklerle-gelecege-tasiniyor-3749/</id>
<published><![CDATA[2026-06-18T09:42:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-18T09:42:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2E90E6-60AAD4-FEB752-9950FE-C512C7-E2D8DD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülen Mirasımız Yerel Tohum projesi kapsamında, Anadolu’nun farklı bölgelerine özgü yerel tohumlar Eskişehir’de Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Anadolu Tarım İşletmesinde çoğaltılarak sertifikalı şekilde üreticilerle buluşturuluyor.</p><p>Mahmudiye ilçesindeki işletmede Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü tarafından tescillenen fasulye, domates, biber, patlıcan ve bal kabağı grubundaki 12 yerel çeşit, 2017 yılında başlatılan proje kapsamında uzman ekiplerce yetiştiriliyor. İşletmenin araştırma geliştirme faaliyetlerinin yürütüldüğü arazide yetiştirilen fidelerden elde edilen tohumlar, sertifikalandırılıp paketlendikten sonra Tarım Kredi kooperatif marketlerinde satışa sunuluyor.</p><p>BİZDEN SONRAKİ NESİLLERE AKTARMAK İSTİYORUZ</p><p>Anadolu Tarım İşletmesi Müdür Vekili Abdullah Güler, projenin ata tohumculuğunu geliştirmek ve vatandaşlar arasında yaygınlaştırmak amacıyla yapıldığını kaydetti. Güler, Tarım ve Orman Bakanlığının desteklediği proje kapsamında 12 çeşit üretim yaptıklarını, bu tohumların Tarım Kredi Kooperatifi aracılığıyla vatandaşlara dağıtıldığını ifade etti. Yöresel ve geleneksel olarak yetiştirilen ata tohumlarına sahip çıkmayı hedeflediklerini belirten Güler, bu gen kaynaklarını korumanın ve sonraki nesillere aktarmanın işletme için büyük önem taşıdığını vurguladı.</p><p>TESCİLLİ ÇEŞİTLER GEN BANKALARINDA KORUNUYOR</p><p>İşletmenin Bitkisel Üretim Şubesi’nde görevli ziraat yüksek mühendisi Oğuzhan Önal ise yerel tohumların belirli bölgelerde uzun yıllar süren doğal seleksiyon sonucu oluşan, biyolojik çeşitlilik ile kültürel mirası temsil eden bitki popülasyonları olduğunu anlattı. Genel müdürlük tarafından koruma altına alınan bu materyallerin aynı zamanda gen bankalarında muhafaza edildiğini belirten Önal, tescil sürecini tamamlayan çeşitlerin modern üretim teknikleriyle çoğaltılarak üreticilere ulaştırıldığını kaydetti.</p><p>BÖLGEYE UYUMLU ON İKİ ÇEŞİT ÜRETİLİYOR</p><p>İşletmede fasulye, domates, biber, patlıcan ve bal kabağı grubunda 12 yerel çeşit üzerinde üretim çalışmasının yürütüldüğünü bildiren Önal, bu türlerin Ordu mor fasulyesi, Tokat boncuk fasulyesi, Gucubu fasulyesi, turuncu domates, Ayaş beyaz bodur domatesi, Çifteler biberi, Sarayönü kıl biberi, yeşil kambur biber, Koçaş patlıcanı, Topak patlıcan ve Yamula patlıcanı olduğunu belirtti. Bu çeşitlerin tamamının bölgeye uyumlu olduğunu ifade eden Önal, mevzuata göre menşei bölgelerde üretilmesi gerektiğinden dolayı üretimlerin Eskişehir’deki işletmede gerçekleştirildiğini ve tohumlara yoğun bir ilgi bulunduğunu sözlerine ekledi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">TARSİM küresel tarım forumunda</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tarsim-kuresel-tarim-forumunda-5809/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tarsim-kuresel-tarim-forumunda-5809/</id>
<published><![CDATA[2026-06-18T09:40:59+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-18T09:40:59+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D3F6CB-259674-8D32AD-9A473C-3F6087-4B1B0F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tarım Sigortaları Havuzundan yapılan açıklamaya göre organizasyon, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Sigorta ve Risk Finansmanı Birimi, Çin Tarım Üniversitesi ve Dünya Tarım-Gıda İnovasyon Konferansı ortaklığında düzenlendi. Etkinlik 30'a yakın ülkeden bakanlıklar, merkez bankaları, sigorta kurumları, sivil toplum kuruluşları ve uluslararası ortaklar başta olmak üzere çok sayıda yetkilinin katılımıyla gerçekleştirildi.</p><p>TÜRKİYE'Yİ İKİ İSİM TEMSİL ETTİ</p><p>İlki 2024'te Hindistan'da, ikincisi de geçen yıl Etiyopya'da düzenlenen foruma Türkiye'yi temsilen TARSİM Yönetim Kurulu Üyesi ve Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi Genel Müdürü Bekir Engürülü ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programının Türkiye ofisinde Kırsal Kalkınma Projeleri Koordinatörü olarak görev yapan Güray Balaban katıldı.</p><p>ATÖLYE ÇALIŞMALARI YAPILDI</p><p>Küçük ölçekli faaliyet gösteren çiftçilerin iklim ve ekonomik krizler karşısında korunmasını hedefleyen organizasyon çerçevesinde, tarım sigortalarının ulusal finans ve kalkınma sistemlerinin bir parçası haline getirilmesi, sigorta çözümlerinin küçük ölçekli çiftçilere hizmet eden tarımsal finansman altyapılarına entegre edilmesi ve yenilikçi iş modellerinin teşvik edilmesi gibi konu başlıkları değerlendirilerek atölye ve grup çalışmaları gerçekleştirildi.</p><p>SİSTEM HAKKINDA BİLGİ VERİLDİ</p><p>Organizasyonda ayrıca kamu ve özel sektör işbirliği modeli olan Türkiye tarım sigortası sistemi TARSİM'in yapısı, işleyişi ve uygulamalarıyla sistemin kuruluşundan itibaren bugüne kadar geçen süredeki gelişimi ve yapılan çalışmalar hakkında bilgi paylaşıldı. Katılımcı ülkelerin temsilcileri, sistemle ilgili şimdiye kadar elde edilen tecrübelerden faydalanmak üzere işbirliği taleplerini vurguladı. TARSİM Sistemi, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programının dünya genelinde tarım sigortalarını büyütmek için sunduğu kurumsallaşmış örnek olarak panellerin ve yayımlanan raporların merkezinde yer aldı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tohumculukta ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 141'e çıktı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tohumculukta-ihracatin-ithalati-karsilama-orani-yuzde-141e-cikti-4390/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tohumculukta-ihracatin-ithalati-karsilama-orani-yuzde-141e-cikti-4390/</id>
<published><![CDATA[2026-06-17T12:37:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-17T12:37:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7694DF-E73EE1-5D1E1A-769FEB-493FF5-F8B25E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yıldırım, küresel gıda güvenliğinin temel yapı taşı olan tohum ve tohumculuk sektörünün 21. yüzyılın stratejik öneme sahip, ülkelerin milli güvenlik konseptleri içerisinde değerlendirilen en kritik endüstrilerinden biri haline geldiğini söyledi.</p><p></p><p>Türk tohumculuk sektörünün de tarihsel süreç içerisinde geleneksel tedarik yöntemlerinden sıyrılarak ileri teknolojiye dayalı, AR-GE odaklı ve dış ticaret fazlası veren küresel bir aktör konumuna ulaştığını dile getiren Yıldırım, 2000'li yıllarda tohumculuk kanunundan sonra kamu ve özel sektör işbirliğiyle AR-GE çalışmalarının hızlandığını ve sektörün ivme kazandığını kaydetti.</p><p></p><p>Sektörün uluslararası alanda daha aktif rol oynamaya başladığına işaret eden Yıldırım, "2018'den beri ülkemiz ciddi bir şekilde ihracatçı ülke konumunda. 2018'de yüzde 108'lik bir ihracatın ithalatı karşılama oranı vardı. 2025'te bu oran yüzde 141'e çıkmış durumda." diye konuştu.</p><p></p><p>Sektör olarak ihracatı artırmak amacıyla önemli çalışmalar yaptıklarını anlatan Yıldırım, 1-5 Aralık'ta Antalya'da düzenlenecek Uluslararası Asya Tohumculuk Kongresi'nin önemli bir organizasyon olduğunu vurguladı.</p><p></p><p>- Tohumculuk sektörü dünya ticaretinde ilk 5'e girmeyi hedefliyor</p><p></p><p>Yıldırım, Asya Pasifik ülkelerinin dünya pazarının yüzde 30'una hakim olduğunu belirterek, organizasyonun Türkiye'nin tohum ticaretinin artmasına önemli katkı sunacağını bildirdi.</p><p></p><p>Küresel tohum ticaretinde ABD'nin ilk sırada geldiğini söyleyen Yıldırım, "Çin ikinci, Fransa üçüncü sırada. Arkasından Brezilya geliyor. Ülkemiz de 10. sırada. Hedefimiz önümüzdeki yıllarda ilk 5'e çıkarmak. Bunun için milli tarım, milli AR-GE, daha çok uzun vadeli AR-GE planlamaları yapmamız gerekiyor. Çeşitli organizasyonlarla, ekstra çalışmalarla başarılı olacağımıza inanıyorum." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Türkiye'de dünyada önemli rekabet gücüne sahip çok sayıda firmanın bulunduğuna dikkati çeken Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p></p><p>"117 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz, sadece tohum olarak. Ama fidan ve süs bitkisi de eklendiğinde bu 130 ülkeye çıkıyor. Bu da ciddi bir ülke sayısı. Mevcut ülkelerdeki potansiyelimizin daha da artacağını düşünüyorum. En fazla hububat gruplarında, mısır ve ayçiçeği ihracatımız var ama sebze tohumculuğunda da ihracat yapan ciddi firmalarımız bulunuyor."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Antalya'da buğday hasadı mesaisi başladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/antalyada-bugday-hasadi-mesaisi-basladi-4029/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/antalyada-bugday-hasadi-mesaisi-basladi-4029/</id>
<published><![CDATA[2026-06-16T09:56:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-16T09:56:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1D0E8F-DB5496-E504DF-63B9AA-CA3B40-4EECF1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İlkbahar aylarında etkili olan yağışlar nedeniyle yaklaşık 10 gün geciken hasat sezonunda, 15 bin dekarlık alanda ekilen buğdaylar biçerdöverlerle tarlalardan toplanıyor.</p><p></p><p>Örtü altı sebze ve meyve üretimiyle tanınan ilçede, tahıl üretimi de ekonomiye önemli katkı sağlıyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren tarlalara giren biçerdöverler, olgunlaşan başakları hasat ederken, üreticiler de yoğun mesai harcıyor. Hasat edilen ürünler kamyonlarla depolara taşınıyor.</p><p></p><p>Hasadın başlamasıyla İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri de sahadaki çalışmalarını yoğunlaştırdı.</p><p></p><p>Teknik personel, biçerdöverlerde dane kaybını önlemek amacıyla denetimler gerçekleştirirken, operatörler ve üreticilere de bilgilendirmelerde bulunuyor. Ekipler ayrıca ürün kalitesini olumsuz etkileyebilecek hastalık ve zararları da yerinde inceliyor.</p><p></p><p>Aksu İlçe Tarım ve Orman Müdürü Dilek Boğatemur, AA muhabirine, ilçede yaklaşık 15 bin dekar alanda buğday üretimi yapıldığını belirterek, yağışlar nedeniyle hasadın geciktiğini söyledi.</p><p></p><p>Hasadın yaklaşık 10 gün süreceğini ifade eden Boğatemur, "Aksu'da ağırlıklı olarak örtü altında birçok ürün yetiştiriliyor ancak buğday üretimiyle de milli ekonomiye katkı sağlıyoruz. Üretimin her aşamasında çiftçilerimizin yanındayız. Teknik ekiplerimiz biçerdöverlerde tane dökümü olup olmadığını kontrol ediyor, üreticilerimizi sürekli bilgilendiriyoruz. Ayrıca buğdaylarda kalite kaybına neden olabilecek kararma gibi durumları da takip ediyoruz." dedi.</p><p></p><p>Dekar başına ortalama 300-350 kilogram verim alındığını kaydeden Boğatemur, üreticilere rutubetli ürün hasadı yapmamaları ve anız yakmamaları konusunda uyarılarda bulundu.</p><p></p><p>Üretici Şükrü Koray Tunç da hasat çalışmalarının başladığını belirterek, alım fiyatlarının biraz daha yüksek olmasını beklediklerini söyledi.</p><p></p><p>Kasım ayında ekim yaptıklarını anlatan Tunç, "Hasadımız başladı ve yaklaşık 10 gün daha devam edecek." diye konuştu.</p><p></p><p>Aksu'da hasadın tamamlanmasının ardından ürünler depolara alınacak.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tarım üretici fiyatları aylık yüzde 0,61 arttı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tarim-uretici-fiyatlari-aylik-yuzde-061-artti-4893/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tarim-uretici-fiyatlari-aylik-yuzde-061-artti-4893/</id>
<published><![CDATA[2026-06-16T09:26:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-16T09:26:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F40FED-AA8799-A2B309-980505-377E93-1A37C7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye İstatistik Kurumu, mayıs ayına ilişkin Tarım ÜFE verilerini açıkladı.</p><p></p><p>Buna göre endeks, mayısta bir önceki aya kıyasla yüzde 0,61, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 18,41, geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 43,08 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 41,54 artış gösterdi.</p><p></p><p>Sektörlerde bir önceki aya göre değişime bakıldığında, tarım, avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 0,24, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 5,16, balık ve diğer balıkçılık ürünleri, su ürünleri, balıkçılık için destekleyici hizmetlerde yüzde 7,43 yükseliş oldu.</p><p></p><p>Ana gruplarda bir önceki aya göre tek yıllık (uzun ömürlü olmayan) bitkisel ürünlerde yüzde 2,73 azalış gerçekleşirken, çok yıllık (uzun ömürlü) bitkisel ürünlerde yüzde 2,32, canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 3,47 artış meydana geldi.</p><p></p><p>Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 113,35 artışla "sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular", aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 10,48 artışla canlı kümes hayvanları ve yumurtalar oldu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Koruyucu tarım uygulamalarına geçilmesi gerekiyor"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/koruyucu-tarim-uygulamalarina-gecilmesi-gerekiyor-9936/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/koruyucu-tarim-uygulamalarina-gecilmesi-gerekiyor-9936/</id>
<published><![CDATA[2026-06-14T10:35:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-14T10:35:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B9531C-83680F-31FA7C-3C8A95-9C5281-FA4117.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bayraktar, yaptığı yazılı açıklamada, her yıl 11 Haziran'ı takip eden ilk pazar gününün Toprak Bayramı olarak kutlandığını, toprağın her zamankinden daha büyük bir anlam taşıdığını belirtti.</p><p></p><p>Gıda güvenliğinin temelinin tarım, tarımın temelinin de toprak olduğuna dikkati çeken Bayraktar, verimli, sağlıklı ve sürdürülebilir toprakların, bilinçli tarım uygulamaları, dengeli gübreleme ve etkin su yönetimiyle mümkün olduğunu bildirdi.</p><p></p><p>Bayraktar, artan nüfus, plansız kentleşme, sanayileşme ve altyapı yatırımları nedeniyle verimli tarım arazilerinin her geçen yıl azaldığını aktararak, Türkiye'nin tarım alanlarının son 30 yılda yaklaşık 27 milyon hektardan 24 milyon hektara gerilediği bilgisini paylaştı.</p><p></p><p>Toprakların önemli bir kısmının, kriz boyutuna ulaşan erozyon tehdidiyle eridiğine işaret eden Bayraktar, "Birliğimiz, tarımın en temel sermayesi olan verimli arazilerin korunmasını hayati bir sorumluluk olarak görüyor. Bu doğrultuda, krizden çıkış için küresel gıda güvenliğini sağlamak adına öncelikle toprağın doğrudan sürülmesini azaltarak, yapısını koruyan ve organik madde miktarını artıran koruyucu tarım uygulamalarına geçilmesi gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Bayraktar, damlama ve yağmurlama sulama gibi akıllı tekniklerle su israfının önlenmesi ve toprağın tuzlanmasının engellenmesinin hayati önem taşıdığını belirterek, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Tarımsal işletme yapısını bozarak arazilerin parçalanmasına yol açan hobi bahçesi faaliyetlerine yönelik idari denetimlerin artırılması ve yasal mevzuatın tavizsiz şekilde uygulanması elzemdir. Konut, sanayi, turizm, madencilik ve altyapı yatırımlarının planlama süreçlerinde öncelik tarımsal verimliliği düşük alanlara verilmelidir. Bu doğrultuda arazi toplulaştırma çalışmalarının hızlandırılması da tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik önem arz ediyor. Birinci sınıf sulanabilir tarım arazileri, meyve bahçeleri ve zeytinlikler, gelecek nesiller adına titizlikle korunmalıdır."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Özel Yürekler Üreten Eller ilk hasadı yaptı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ozel-yurekler-ureten-eller-ilk-hasadi-yapti-9185/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ozel-yurekler-ureten-eller-ilk-hasadi-yapti-9185/</id>
<published><![CDATA[2026-06-11T16:33:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-11T16:33:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DB1785-BDE978-8D762B-42EF2C-A3A78D-FC7766.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kastamonu Valiliği koordinesinde, İl Milli Eğitim Müdürlüğü Kadıdağı Halk Eğitimi Merkezince İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Özel Bireyler ve Aileleri Dayanışma Derneği ile Kastamonu Şeker Fabrikası'nın desteğiyle "Özel Yürekler Üreten Eller Şekerköy Projesi" hayata geçirildi.</p><p></p><p>Hayırseverlerin desteğiyle Kastamonu Şeker Fabrikası'nın arazisinin bir bölümünde üç sera oluşturuldu. Seralarda toprakla buluşan özel gereksinimli bireylerin marul, domates, patlıcan, biber, soğan gibi sebzeleri yetiştirerek rehabilite olmaları amaçlandı. Sayıları zaman zaman 20-25 arasında değişen özel bireyler ve ailelerinin katılımıyla serada ilk olarak marul hasadı gerçekleştirdi.</p><p></p><p>Kastamonu Özel Bireyler ve Aileleri Dayanışma Derneği Başkanı Huriye Boyraz, AA muhabirine, projenin özel gereksinimli bireyler açısından çok değerli olduğunu söyledi. Özel gereksinimli bireyler ve ailelerinin şubat ayından bu yana serada çalıştığını dile getiren Boyraz, "Özel bireylerimiz seralarımıza öncelikle marul dikti. Tamamen doğal olarak ürettikleri marulları özel bireylerimiz şu anda hasat ediyor. Anneler de çok istedi, biz de imece usulüne destek olalım diye buradayız." dedi. Marulların kentteki bir markete satıldığını anlatan Boyraz, "Onlar da özel bireylere destek olmak istedi. Özel bireylerimizin ürettiği marullardan elde edilen gelir, onların ihtiyaçlarında kullanılacak." diye konuştu.</p><p></p><p>Özel gereksinimli bireylerin evlere kapanmaması gerektiğini vurgulayan Boyraz, "Her bir bireyin emek verildiğinde kendi ayakları üzerinde durabildiğini ve fırsat verildiğinde neler başarabildiklerini Üreten Eller Özel Yürekler Şekerköy Projemizde gördük. Özel bireylerimize her fırsat verildiğinde yeni bir başarıyla karşılaştığımızı bu projeyle gördük." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Aynur Şahin ise 35 yaşında özel gereksinimli bir oğlu olduğunu belirterek, "Zihinsel engelli oğlum bu projeye katıldı ve çok mutlu oldu. Aşırı sinirli, asabi hali vardı, toprak o enerjisini aldı, biraz daha sakin, rahat. Çok memnunuz bu projeye katıldığı için. Herkese teşekkür ediyorum. Her gün heyecanla geldi, marullara, kıvırcıklara çocuğu gibi baktı. Şimdi hasat zamanı geldi, çok mutluyuz." değerlendirmesini yaptı.</p><p></p><p>20 yaşında otizmli özel birey annesi Seyhan Şahin de duygularını "Oğlumla sık sık buraya geliyoruz. Doğada olmak ona iyi geliyor. Toprakla ilgilenerek enerjisini atıyor. Burada domates, patlıcan, salatalık, marul yetiştiriyoruz. Tarımla uğraşmanın bütün özel bireylere iyi geleceğini düşünüyorum." sözleriyle dile getirdi. Özel gereksinimli Sena Çadırcı da seraya annesiyle geldiğini ve marul hasadına katıldığını kaydetti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Toprak altı damla sulama dönemi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/toprak-alti-damla-sulama-donemi-4279/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/toprak-alti-damla-sulama-donemi-4279/</id>
<published><![CDATA[2026-06-11T16:32:00+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-11T16:32:00+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1CB6D2-CB41DF-76AF95-876124-511951-7AA818.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Satış ve Agronomi Direktörü Okan Başaran, yağış rejiminin öngörülemez hale geldiği günümüzde, sulamanın sürekliliğinin önem taşıdığını belirtti. Suyu ve gübreyi bitki kök bölgesine doğru miktarda ulaştırmanın üretimin temelini oluşturduğunu ifade eden Başaran, toprak altı damla sulamayı, suyun ve gübrenin kök bölgesine ulaştırılması amacıyla boruların toprak yüzeyinin altına yerleştirildiği bir yöntem olarak tanımladı. Sistemde su kontrollü biçimde verilirken buharlaşma, yüzey akışı ve derine sızma en aza indiriliyor.</p><p>Okan Başaran, toprak altı damla sulama sistemlerinin kullanım ömrünün ürüne, iklime ve toprak yapısına bağlı olarak 15 ila 20 yıla kadar ulaştığını söyledi. Uygulamalarda yatırımın geri dönüşünün 1 ila 3 yıl içinde gerçekleşebildiğini aktaran Başaran, projelendirme ile kurulan sistemlerin üreticiye dayanıklılık ve operasyonel verimlilik sağladığını kaydetti.</p><p>Sistemin üreticilere ekonomik fayda sunduğunu belirten Başaran, toprak altı damla sulamanın toprak üstü sulamaya kıyasla yüzde 15, yağmurlamaya göre yüzde 50 ve salma sulamaya göre yüzde 70’e varan su tasarrufu sağladığını ifade etti. Kök bölgesine kontrollü su verilmesiyle bitkilerde yüzde 30 ila 50 arasında verim artışı görülebildiğini söyleyen Başaran, gübre uygulamalarının hassas yapılabildiğini, işçilik gereksiniminin azaldığını ve enerji giderlerinde tasarruf sağlandığını bildirdi. Toprak yüzeyinin ıslanmamasının yabancı ot kontrolünü kolaylaştırdığı kaydedildi.</p><p>Toprak altı damla sulama sistemlerinin dijital tarım çözümleriyle entegre çalışabildiğini belirten Başaran, sensör destekli kontrol teknolojileri sayesinde sulama süreçlerinin uzaktan izlenebildiğini ve optimize edilebildiğini aktardı. Yüksek alkali topraklarda kök bölgesindeki pH'ın yönetilebilmesinin, bitkinin besin elementlerinden yararlanmasını desteklediği ifade edildi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tarladan altın fışkıran proje</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tarladan-altin-fiskiran-proje-1212/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tarladan-altin-fiskiran-proje-1212/</id>
<published><![CDATA[2026-06-11T16:30:54+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-11T16:30:54+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_93146D-795FE0-5BE5D4-1083A2-C41115-33D971.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı tarafından 2026 yılı Kadın Çiftçiler Tarımsal Yeniliklerle Buluşuyor Programı adı altında desteklenen çalışma, Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Eskişehir Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü ortaklığında yürütülüyor. Bozkırlar Altın Çiçek ile Ölümsüzleşiyor projesi kapsamındaki hasat etkinliği, Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Toplantı Salonu'ndaki sunumlarla başlayıp ardından demonstrasyon alanlarındaki uygulama çalışmalarıyla devam etti.</p><p>Etkinlikte gerçekleştirilen konuşmalarda, tıbbi ve aromatik bitki grupları içerisinde yer alan altın otunun kurak şartlara dayanıklılık göstermesi ve katma değer sunması sebebiyle üreticiler açısından alternatif bir gelir modeli oluşturabileceği aktarıldı. Küresel iklim değişikliklerinin etkilerinin hissedildiği mevcut dönemde, su ihtiyacı az olan ve ekonomik karşılığı bulunan bitki çeşitlerinin yaygınlık kazanmasının gerekliliğine değinildi. Faaliyetler kapsamında Alpu ilçesinden katılım sağlayan kadın çiftçilere, daha önce tamamladıkları altın otu eğitimine ait sertifikaları teslim edildi.</p><p>Hasat programı süresince üreticilerle birlikte deneme ekim sahalarında incelemeler yapılarak projenin teknik sonuçları üzerinde duruldu. Kadın çiftçilerin tarımsal üretim aşamalarındaki payı değerlendirilirken, sahadan elde edilen verilerin altın otu üretiminin bölge genelinde yaygınlaşmasına zemin hazırlayacağı ifade edildi. Tarımsal değerlendirmelerin tamamlanmasının ardından deneme parsellerinde hasat faaliyetleri yürütüldü ve toplu fotoğraf çekimi ile program sonlandırıldı. Proje ile kent genelinde farklı ürün desenlerinin geliştirilmesi, kadınların iş gücüne katılımının desteklenmesi ve kırsal alanlardaki kalkınmaya katkı sunulması amaçlanıyor. Yapılacak çalışmaların bölge ekonomisine etkilerinin incelendiği programa Alpu Kaymakamı İslam Timur, Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yöneticilerinden Yüksel Çil, Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Ulaş Çınar, Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü Mehmet Yurt ile Alpu İlçe Tarım ve Orman Müdürü Cemal Sönmez Baş ve üretim sürecine dahil olan kadın çiftçiler katılım gösterdi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tarım sektörüne 30 milyon euro destek</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tarim-sektorune-30-milyon-euro-destek-7960/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tarim-sektorune-30-milyon-euro-destek-7960/</id>
<published><![CDATA[2026-06-11T16:29:21+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-11T16:29:21+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FDA97A-143FDA-CB9219-B02DE4-FB4A52-ECAF95.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK), Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından ortaklaşa finanse edilen 2021-2027 IPARD III Programı kapsamında On Birinci Başvuru Çağrı İlanını yayımladı. Tarım ve Orman Bakanlığının ilgili kuruluşu olan TKDK tarafından 2 Haziran 2026 tarihinde ilan edilen çağrı kapsamında, tarım ve balıkçılık ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanmasına yönelik yatırımlara toplam 30 milyon euro bütçe ayrıldı.</p><p>Kırsal alanlarda ekonomik faaliyetlerin geliştirilmesi, tarımsal sanayinin güçlendirilmesi ve gıda sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin rekabet gücünün artırılması amacıyla hayata geçirilen destek programı kapsamında, yatırımcılara harcamalar karşılığında yüzde 50 ile yüzde 70 arasında değişen oranlarda geri ödemesiz hibe desteği sağlanacak. Türkiye genelindeki 81 ilin tamamından başvuru kabul edilecek programda süt, kırmızı et, kanatlı eti, su ürünleri, meyve ve sebze ürünleri ile yumurtanın işlenmesi ve pazarlanmasına yönelik yatırımlar desteklenecek.</p><p>TKDK'NIN BAŞVURU TARİHLERİ</p><p>Başvurular, 12 Haziran 2026 tarihinde saat 09.00 itibarıyla yatırımın uygulanacağı ilde bulunan TKDK İl Koordinatörlükleri ve İl İrtibat Ofislerinde kabul edilmeye başlanacak. Online Proje Başvuru Sistemi 13 Temmuz 2026 tarihinde saat 18.00’de kapatılacak. Proje dosyalarının teslim edilmesi için son tarih 20 Temmuz 2026 olarak açıklandı. Çağrı kapsamında hazırlanacak projelerde yapım işi içermeyen yatırımların en fazla 9 ay, yapım işi içeren yatırımların ise en fazla 18 ay içerisinde tamamlanması gerekecek.</p><p>YATIRIMLARDA DESTEK LİMİTİ</p><p>TKDK tarafından yapılan açıklamada, program dönemleri boyunca her bir yararlanıcının faydalanabileceği toplam harcama tutarının 3 milyon euro ile sınırlandırıldığı belirtildi. Programın sıralama kriterlerinde de güncellemeye gidildi. Başvuru sahibinin kadın olması kriterine ek olarak, ortopedik engellilik oranı yüzde 40 ile yüzde 59 arasında olan kişilere yönelik düzenleme yapıldı. Başvuruların toplam destek tutarının ayrılan bütçeyi aşması durumunda, sıralama kriterleri doğrultusunda değerlendirme yapılarak bütçenin yeterli olduğu sayıdaki proje incelemeye alınacak.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Daha az su, daha yüksek verim, daha güçlü gelecek</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/daha-az-su-daha-yuksek-verim-daha-guclu-gelecek-5330/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/daha-az-su-daha-yuksek-verim-daha-guclu-gelecek-5330/</id>
<published><![CDATA[2026-06-10T10:14:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-10T10:14:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_853B3F-C963DB-9D6529-628940-F35DAE-51EFBD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>NETAFIM Satış ve Agronomi Direktörü Okan Başaran, “Yağış rejiminin giderek daha öngörülemez hâle geldiği günümüzde, sulamanın sürekliliği ve tutarlılığı her zamankinden daha kritik hale geliyor. Bizim için yalnızca suyu değil, gübreyi de bitki kök bölgesine doğru miktarda ve doğru aralıklarla ulaştırmak, verimli ve sürdürülebilir üretimin temelini oluşturuyor” dedi.</p><p>Başaran, toprak altı damla sulamayı; suyun ve gübrenin bitki kök bölgesine doğrudan ulaştırılması amacıyla damla sulama borularının toprak yüzeyinin altına yerleştirildiği bir yöntem olarak tanımlıyor. Bu sistemde su, düşük debili damlatıcılar aracılığıyla kontrollü biçimde verilirken buharlaşma, yüzey akışı ve suyun derine sızması en aza indiriliyor.</p><p>Uzun Ömürlü Kurulum, Hızlı Yatırım Geri Dönüşü</p><p>NETAFIM Satış ve Agronomi Direktörü Okan Başaran, toprak altı damla sulama sistemlerinin açık tarla ve bahçe bitkileri yetiştiriciliğinde uzun ömürlü ve etkili bir çözüm sunduğunu belirterek, “Ürüne, iklim koşullarına, su kalitesine ve toprak yapısına bağlı olarak değişmekle birlikte, bu sistemlerin kullanım ömrü 15 ila 20 yıla kadar ulaşabiliyor. Birçok uygulamada yatırımın geri dönüşü ise 1 ila 3 yıl içinde gerçekleşebiliyor. Doğru projelendirme ve doğru ürün seçimiyle kurulan sistemler, üreticiye hem uzun vadeli dayanıklılık hem de yüksek operasyonel verimlilik sağlıyor. Anti-sifon özellikli UniRam ve DripNet PC damla sulama borularımızın yanı sıra, eğimsiz açık tarla koşullarında kapakçıklı Typhoon X gibi ürünlerimiz de bu alandaki ihtiyaçlara güçlü çözümler sunuyor” dedi.</p><p>Okan Başaran: “Su Tasarrufu, Verim Artışı ve Operasyonel Kolaylık Bir Arada”</p><p>Başaran, sistemin üreticilere hem ekonomik hem de agronomik açıdan çok yönlü fayda sunduğunu vurgulayarak, “Toprak altı damla sulama; toprak üstü damla sulamaya kıyasla %15, yağmurlama sulamaya göre %50 ve salma sulamaya göre %70’e varan su tasarrufu sağlayabiliyor. Kök bölgesine doğrudan ve kontrollü su verilmesi sayesinde birçok tarla ve bahçe bitkisinde %30 ila %50 arasında verim artışı görmek mümkün. Aynı zamanda gübre ve ilaç uygulamaları daha hassas yapılabildiği için besin maddelerinin kullanım verimliliği artıyor, işçilik gereksinimi %90’lara varan oranlarda azalıyor ve yine enerji giderlerinde %30 ila %50’ye varan tasarruf sağlanabiliyor. Toprak yüzeyinin ıslanmaması yabancı ot kontrolünü de kolaylaştırıyor” dedi.</p><p>Başaran, toprak altı damla sulama sistemlerinin dijital tarım çözümleriyle entegre çalışabilmesinin de önemli bir avantaj olduğunu belirterek, “Basınç ayarlı solenoid vanalar, hava vanaları, tam otomatik filtre sistemleri ve sensör destekli kontrol teknolojileri sayesinde sulama süreçleri uzaktan izlenebiliyor ve veriye dayalı olarak optimize edilebiliyor. Özellikle yüksek pH’lı alkali topraklarda kök bölgesindeki pH’ın daha etkili yönetilebilmesi, bitkinin besin elementlerinden daha yüksek oranda yararlanmasını destekliyor. Toprak altında konumlanan sistemler mekanik hasara, aşınmaya ve dış etkenlere karşı da daha dayanıklı bir yapı sunuyor” ifadelerini kullandı.</p><p>Okan Başaran, doğru projelendirme ve uygun ürün seçimiyle kurulan toprak altı damla sulama sistemlerinin, üreticilere yalnızca bugünün maliyet baskılarına karşı değil, uzun vadeli sürdürülebilirlik hedefleri açısından da güçlü bir çözüm sunduğunu vurguluyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ÇAYKUR yaş çay alımına 1 günlük ara verecek</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/caykur-yas-cay-alimina-1-gunluk-ara-verecek-694/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/caykur-yas-cay-alimina-1-gunluk-ara-verecek-694/</id>
<published><![CDATA[2026-06-08T13:55:08+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-08T13:55:08+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D2CECB-3E2CED-C63252-4F8496-87D29D-A878E3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ÇAYKUR'dan yapılan yazılı açıklamada, yaş çay alımlarına 49 fabrikada, tüm imkanlar seferber edilerek devam edildiği aktarıldı.</p><p></p><p>Bugün itibarıyla üreticilerden yaklaşık 149 bin ton yaş çay alındığı, mevcut stoğun 18 bin tona ulaştığına işaret edildi.</p><p></p><p>Alım süreçlerinin sürdürülebilir olması için tüm imkanların zorlanarak, 9 bin 250 ton olan günlük işleme kapasitesinin üzerinde üretim gerçekleştiği aktarılan açıklamada, "Günlük işleme kapasitelerinin programlarımız dahilinde hayata geçebilmesi için oluşturmuş olduğumuz ekiplerle 7 gün 24 saat esasına göre çalışma yürütüyoruz. Almış olduğumuz yaş çay miktarına ve elimizde işlenmeyi bekleyen stoklara göre zaman zaman alımlara ara vermek durumunda kalabilmekteyiz." ifadesi kullanıldı.</p><p></p><p>Uygulama ile yoğunluğun azaltılması, daha rahat bir ortamda alım gerçekleştirilmesi ve çayın kalitesinin korunmasının hedeflendiği belirtilerek, "Bu nedenlerle, stoklarımızda bekleyen yaş çayların işlenebilmesi ve sonrasında yaş çay alımlarımızın sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi adına 9 Haziran Salı günü bir günlüğüne alımlarımıza ara vereceğiz." denildi.</p><p></p><p>ÇAYKUR'un her şart ve koşulda üreticilerin bahçelerinde bekleyen çayları almaya devam edeceği de kaydedildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">TMO bu yıl çiftçilere ürün paralarını erken ödemeyi planlıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tmo-bu-yil-ciftcilere-urun-paralarini-erken-odemeyi-planliyor-9320/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tmo-bu-yil-ciftcilere-urun-paralarini-erken-odemeyi-planliyor-9320/</id>
<published><![CDATA[2026-06-05T10:09:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-05T10:09:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6A2C55-666EB7-41519A-701874-58355B-341E58.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Güldal, 2026 yılı hububat alım ve satış fiyatlarına ilişkin değerlendirmede bulundu.</p><p></p><p>Bu yıl bereketli hasat dönemi öngördüklerini vurgulayan Güldal, son 38 yılın en fazla yağış alınan döneminin yaşandığını söyledi. Güldal, 22 milyon 750 bin ton buğday, 9 milyon ton arpa ile tarihi rekolte tahmini yapıldığını hatırlatarak, rekoltenin bu rakamların dahi üzerine çıkabileceğinin öngörüldüğünü bildirdi. Bu sene Türkiye'de dönüm başına 400 kilogramın altında bir verim öngörülmediğine işaret eden Güldal, hiç ekim yapılmayan arazilerde bile dönüm başı ciddi verim görüldüğünü anlattı.</p><p></p><p>Güldal, hububat alım fiyatlarının Tarım ve Orman Bakanlığınca 2 Haziran'da açıklandığını anımsatarak, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Hububat alım fiyatları belirlenirken sadece geçen seneki fiyatın üzerine yüzdelik oran yansıtmak anlamında çalışma olmuyor. Maliyetler elbette önemli faktör. Maliyetlerin içindeki tüm girdilerin parametreleri de değerlendiriliyor. Ayrıca, iç ve dış dünyanın fiyatları, TMO'nun regülasyon faaliyetleri kapsamında yapmış olduğu değerlendirmeler de var. Elbette, çiftçi beklentileri ve refah payı dikkate alınıyor. Verimlilik ve rekolte de bu anlamda çok değerli. Yani 300 kilogram verimle bir maliyet hesabı var, 500 kilo verimle bir maliyet hesabı var."</p><p></p><p>Çiftçilerin beklediği fiyatlara oldukça yakın bir rakam açıklandığını belirten Güldal, ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığının ton başına 3 bin 14 liralık destekleme de değerlendirildiğinde yaklaşık 19 bin 514 liraya tekabül eden hububat alım değerinin ortaya çıktığını ifade etti.</p><p></p><p>- "20 milyon ton civarında ürün alımı ve depolaması için hazırlandık"</p><p></p><p>Güldal, bu yıl 2023'ten daha fazla rekolte olacağına işaret ederek, aldıkları önlemlere ilişkin şu bilgiyi verdi:</p><p></p><p>"2023'te olduğu gibi 600'ün üzerinde alım noktasını planladık. Depolama kapasitesi 10 milyon ton lisanslı depolar, 4 milyon ton TMO'nun kendi depoları, 3 milyon ton kiralama ön sözleşmesi yapılan depolar var. Eğer ihtiyaç olursa açık yığın şeklinde depolama imkanı için açık saha kiralamalarının da hazırlıklarını yaptık. 20 milyon ton civarında ürünün alımı ve depolaması için hazırlandık."</p><p></p><p>Alım öngörülerini de paylaşan Güldal, 10 milyon ton buğday, 3 milyon ton arpanın TMO'ya arz edilmesini beklediklerini ancak kendilerini bununla sınırlamadıklarını ve gerekli hazırlıkları yaptıklarını bildirdi.</p><p></p><p>Bu yıl hasadın yağışlardan dolayı bir miktar geciktiğini, yaklaşık 20 gün, bir aylık kaymanın söz konusu olduğunu vurgulayan Güldal, havaların ısınmasıyla veya sıcaklıkların devam etmesiyle beraber tüm bölgelerde hasadın aynı anda yoğunlaşacağını söyledi. Güldal, 2026 yılı hasat döneminde TMO'ya arz edilecek tüm ürünleri alabilecek hazırlıkları yaptıklarına dikkati çekerek, randevu aldığı gün ürünlerini getiren üreticilerin gün içinde işlemlerinin tamamlanacağını bildirdi.</p><p></p><p>- "Arz güvenliğinde herhangi bir problem olmayacak"</p><p></p><p>Güldal, ödeme planlamalarını yaptıklarına dikkati çekerek, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"Artık üreticilerimiz haziran ayının ilk haftasında TMO'nun referans alım fiyatlarının kamuoyuyla paylaşılacağını biliyorlar. Bu sene hem alım hem de satış fiyatlarımızı açıkladık. Bunu niye yaptık? Hem ticaret erbabı, tüm sanayici, ihracatçı ve özellikle de üreticilerimiz hasat sonu hububat fiyatlarının göstergesini şimdiden öngörebilsinler ve ona göre de planlamalarını yapsınlar diye. Bizim bazı senelerde 30 gün, bazı senelerde 45 gün ödeme takvimimiz oluyor. Bu hiçbir zaman 45 gün sonra ödeyeceğimiz anlamına gelmiyor. Bu yıl 3 hafta ile 6 hafta arasında ödeme takvimimizi hazırlıyoruz. Üçüncü haftadan sonra üreticilerimize ödemelerimizi başlatmayı planlıyoruz. TMO'ya çok yüksek miktarda ürün gelebileceğini ve önemli miktarda stok oluşturacağımızı tahmin ediyoruz. Üreticilerimize mahcup olmamak için en geç 45 gün içinde ödeme takvimi diyoruz."</p><p></p><p>Güldal, stok durumuna da değinerek, yıla önemli bir stok devriyle girdiklerini, bu sene yüksek rekolteyle bunun üzerine ilave olacağını söyledi. Dolayısıyla Türkiye'de arz güvenliğinde herhangi bir problem yaşanmayacağını vurgulayan Güldal, "Özellikle dış piyasalarda hububat fiyatlarının çok düşük seyretmesi dolayısıyla Türkiye 4 yıldan beri yüzde 130 gümrük vergisi uygulamasıyla hem üretimimizi hem üreticilerimizi koruma altına almıştır ve bu yıl da yüzde 130 gümrük vergisi uygulaması devam ediyor." dedi.</p><p></p><p>- Üreticilere "alım fiyatlarının altında piyasaya ürün arz etmeyin" uyarısı</p><p></p><p>Güldal, üreticilere de tavsiyelerde bulunarak, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Üreticilerimizin TMO'nun açıklamış olduğu alım fiyatlarının altında fiyatla piyasaya ürün arz etmemelerini tavsiye ediyorum. Bu, referans fiyat, taban fiyat olarak kabul edilmelidir. Üreticilerimizin de hassas olmalarını, dikkatli olmalarını tavsiye ediyoruz. Bu fiyatın altında alıcı olursa onlara satmalarını hiçbir şekilde tavsiye etmiyoruz, önermiyoruz. Bu fiyatın korunması lazım. Üreticilerimize, ziraat odası başkanlarımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza üreticiyi yönlendirmek, uyarmak için bizimle beraber görev düşüyor. Piyasanın bizim fiyatlar ve üzerinde şekillenmesi ülkemiz ve üreticilerimiz için daha sağlıklı olacaktır."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yargıtay'dan yüz binlerce çiftçiyi emekli edecek tarihi karar</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yargitaydan-yuz-binlerce-ciftciyi-emekli-edecek-tarihi-karar-8391/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yargitaydan-yuz-binlerce-ciftciyi-emekli-edecek-tarihi-karar-8391/</id>
<published><![CDATA[2026-06-04T16:10:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-04T16:10:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D055EA-4973B6-0BE1B4-3B9E28-B534A5-32E5F2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, tarım ürünü satarken kesilen primlerin SGK’ya yatırılmaması durumunda faturayı çiftçiye kesen uygulamayı iptal etti. 8 Eylül 1999 ve öncesinde sattığı üründen prim kesintisi yapılan ancak SGK’da kaydı görünmeyen çiftçilere yaş şartı olmadan erken emeklilik yolu açıldı. Dava, 1994'te sattığı pamuktan prim kesilen ancak parası aracı şirketçe SGK’ya yatırılmayan bir çiftçinin hukuk mücadelesiyle başladı. SGK’nın reddettiği talebe son noktayı koyan Yargıtay, çiftçiyi haklı buldu.</p><p>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu gerekçeli kararında denetim ve takip sorumluluğunun tamamen SGK’ya ait olduğunu belirtti. Kesintiyi yapıp devletin kasasına aktarmayan şirket yöneticilerinin kuruma karşı doğrudan sorumlu olduğu, SGK tahsilat görevini yapmadıysa faturanın üreticiye kesilemeyeceği vurgulandı. Adına kesinti yapılan vatandaşın elindeki makbuzun, sigortalılık tespiti için kesin delil sayılacağı ifade edildi.</p><p>KİMLER NASIL YARARLANACAK</p><p>Karar, 1990'lı yıllarda ürün satmasına rağmen sigorta başlangıcı geç sayıldığı için yaş sınırına takılan tarım bağ-kurlularını kapsıyor. Yararlanmak için şu şartlar gerekiyor:</p><p>•	Tarih: 8 Eylül 1999 ve öncesinde tarımsal ürün satışı yapmış olmak.</p><p>•	Belge: Satılan üründen prim kesildiğini gösteren makbuz veya faturaya sahip olmak.</p><p>•	Süreç: Belgelerle iş mahkemelerine başvurarak Hizmet Tespit Davası açmak ve başlangıcı geriye çektirmek.</p><p>Ellerinde eski döneme ait makbuzu olan çiftçiler, yaş şartına takılmaksızın prim gün sayısını tamamlayarak EYT hakkından faydalanabilecek.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Özel öğrenciler serada tarımla buluştu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ozel-ogrenciler-serada-tarimla-bulustu-7276/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ozel-ogrenciler-serada-tarimla-bulustu-7276/</id>
<published><![CDATA[2026-06-04T16:09:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-04T16:09:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_80FD90-58311E-E02001-65B629-5C5987-356389.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yaklaşık 300 metrekarelik serada domates, biber ve salatalık gibi sebzelerin üretim süreçlerini takip eden öğrenciler, fide dikimi ve sulama yapıyor. Öğretmenler ve tarım personelinin rehberliğinde gerçekleştirilen etkinliklerle çocukların sorumluluk bilinci kazanması, el becerilerini geliştirmesi ve doğayla bağ kurması amaçlanıyor. Tarım ve Orman İl Müdürü Enver Aydın, çiftçilere yeni yetiştirme metotlarını göstermek amacıyla kurulan serada şimdi de çocuklara hizmet verildiğini, üretim konusunda bir farkındalık amaçladıklarını belirtti. Özel eğitim öğretmeni Rabia Taşçı ise özel gereksinimli çocuklara fırsat verildiğinde neleri başarabileceklerini göstermek istediklerini ifade etti. Çocukların yaşayarak öğrenme becerilerinin ön planda tutulmasının önemine değinen Taşcı, kendilerinin gelerek bu anı yaşamalarının rehabilite süreçlerine katkı sağlayacağını düşündüğünü kaydetti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kiraladıkları arazide yılda 70 ton çilek üretiyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kiraladiklari-arazide-yilda-70-ton-cilek-uretiyor-7865/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kiraladiklari-arazide-yilda-70-ton-cilek-uretiyor-7865/</id>
<published><![CDATA[2026-06-04T16:08:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-04T16:08:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_322E78-59B2E4-144B73-6A9929-151B63-DF9530.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tayininin çıktığı Tomarza ilçesinde çilek üretimini öğrenen memur emeklisi Fatih Korkmaz ile eşi sağlık memuru Ayşegül Korkmaz, 2013'te küçük bir araziye deneme amaçlı ekim yaptı. Daha sonra kiraladıkları birçok arazide üretimi yıldan yıla artıran çift, 2026'da kentin farklı noktalarında 20 bin metrekarelik ekim alanına ulaştı. Otomasyonlu sulama sistemi bulunan tarlalarında çilek fidesi de üreten çift, her yıl ortalama 70 ton organik çilek hasadı ile hem kazancını artırıyor hem de sezon boyunca birçok kişiye istihdam sağlıyor. Çocuklarıyla bahçeye gelen aileler de ürünlerin tadına bakıyor, diledikleri kadar da çilek satın alabiliyor.</p><p>Fatih Korkmaz, İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde çalışırken Tomarza ilçesine tayin olduğunu ve burada çilek üretimini öğrendiğini anlattı. Becen, Eğribucak, Hisarcık ve Endürlük mahallelerinde üretim yaptıklarını belirten Korkmaz, şöyle konuştu: "Şu anda da 20 bin metrekare kadar yerimiz var. Senelik aşağı yukarı 60-70 ton kadar çilekten ürün alıyoruz. Ben zaten tarıma bağlı, tarımı seven biriyim. Müşteri problemimiz de yok. Gelip kendileri topluyor. Çoluk çocuk içine girip bu mutluluğu yaşıyor. Biz de mutlu oluyoruz. Albion, Monterey, Camarosa, San Andreas çeşidi çilekleri üretiyoruz. Çeşitlerimizin geneli tatlı ve karasal iklime uygun. İyi tarıma kayıtlıyız. Biz zaten organikçiyiz. Hiçbir şekilde pestisit ve buna benzer ilaç katkısı da yok. Eşimin de desteği çok, sağ olsun. Eşimin desteğini hissetmek çok güzel bir duygu. O olmasa yapamam açıkçası." Toprak çeşitlerini araştırdığını ve üretimi buna göre yaptığını ifade eden Korkmaz, araştırmalar sonucunda kiraya veren yerlerle anlaşıp üretime geçtiğini dile getirdi.</p><p>Ayşegül Korkmaz da eşi ile uzun süredir organik çilek ürettiğini, hobi olarak başladıkları bir işte profesyonelleştiklerini söyledi. Evlerinin önünde başlayan bir hikayeyle büyüdüklerini vurgulayan Korkmaz, "Gelen talepler çok güzeldi. Çocukların dalından kopardığı, ailelerin gelip huzur bulduğu, şehir ortamından uzak, onların her gülümsemesini görmek bizim için bir adım oldu." dedi. Korkmaz, birçok zorluğa rağmen çilek üretimini yaptıklarını anlatarak, "Kayseri'nin birçok yerinde bahçelerimiz var. Halka açık hizmet sunuyoruz. İnsanlar geliyor burada dalından koparıyor. Çocuklar doğayla buluşuyor. Çocukların gözündeki mutluluk, ailelerin doğayla buluşması gerçekten bizim için kıymetli." ifadelerini kullandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">TMO hububat alım politikasını belirledi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tmo-hububat-alim-politikasini-belirledi-8729/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tmo-hububat-alim-politikasini-belirledi-8729/</id>
<published><![CDATA[2026-06-04T16:06:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-04T16:06:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_78021B-96AB63-6615F8-ACC344-6DBE98-9B10EE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürlüğü, bu yıla yönelik hububat alım politikalarını açıkladı. Hububat hasadına mayıs ayı sonunda lokal alanlarda başlanırken, üreticilere depolama imkanı sağlamak amacıyla 21 Mayıs'tan itibaren taahhütname karşılığı ürün kabul ediliyor. Buğday ve arpa alımları ise 3 Haziran'dan itibaren gerçekleştirilecek. TMO, Türkiye genelinde 600'ün üzerindeki noktada faaliyet gösterecek. Üreticiler, protokol imzalanan lisanslı depolara teslim ettiği ürününü elektronik ürün senedi (ELÜS) olarak satabilecek.</p><p>RANDEVULU ALIM SİSTEMİ</p><p>TMO, üreticilerin iş yerleri önünde uzun süre beklemesini önlemek amacıyla uyguladığı randevulu alım sistemine, anlaşmalı lisanslı depolar da dahil olmak üzere tüm alım noktalarında devam edecek. Randevular internet sitesi, e-Devlet veya TMO şubelerinden alınabilecek. Kurum iş yerlerinde haftanın 6 günü alım yapılacak ve ürün bedeli ödemeleri teslimatı müteakip 45 gün içerisinde üreticilerin banka hesaplarına aktarılacak. TMO tarafından üreticilerin Çiftçi Kayıt Sistemi'nde (ÇKS) kayıtlı üretim miktarının tamamı satın alınabilecek.</p><p>DEPO KİRA DESTEĞİ VE KREDİLER</p><p>Ürünlerini lisanslı depolarda muhafaza eden üretici, üretici birlikleri ve kooperatiflerin kira ücretinin yüzde 75'i 6 aya kadar Tarım ve Orman Bakanlığınca karşılanacak. Depo kira ücreti desteğinin yanında Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden ürün bedelinin yüzde 75'ine kadar sıfır faizli 9 ay vadeli kredi kullanma imkanı bulunuyor. Ayrıca, ürünlerini lisanslı depolar üzerinden satan üreticilere yüzde 2 stopaj kesintisi muafiyeti sağlanırken, yüzde 2 SGK prim kesintisi de yapılmıyor.</p><p>ÜRETİCİLERİN DİKKAT EDECEĞİ HUSUSLAR</p><p>TMO'ya ürün teslim edecek üreticilerin alım noktalarında zorlukla karşılaşmaması için ÇKS bilgilerini güncellemesi, randevu alması ve ürünlerini randevu alınan günde getirmesi, anlaşmalı bankalardan alınacak banka kartı veya hesap numaraları ile gelmesi önem taşıyor. Lisanslı depolar üzerinden ürün satmak isteyen üreticilerin, bankadan ELÜS işlem emrine izin veren yatırım hesabı açması ve ÜPAK'a üye olması gerekiyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Doğuş Çay, mayıs ayı ilk çay hasadına başladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dogus-cay-mayis-ayi-ilk-cay-hasadina-basladi-7165/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dogus-cay-mayis-ayi-ilk-cay-hasadina-basladi-7165/</id>
<published><![CDATA[2026-06-04T11:05:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-04T11:05:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AD72DB-02C7E8-E01CE4-08A204-2E6702-B01703.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Doğuş Çay, 2026 yılının ilk çay hasat sezonunu Karadeniz’de büyük bir heyecanla karşıladı. Karadeniz’in bereketli topraklarında başlayan yeni hasat dönemiyle birlikte Doğuş Çay, kaliteli üretim anlayışını sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla buluşturarak geleceğe yatırım yapmayı sürdürüyor.</p><p>Tema Vakfı’yla birlikte 10’uncu yılına giren “Her Dem Toprak İçin” projesinde kalite ve sürdürülebilirlik odağı ön planda&nbsp;&nbsp;</p><p>Doğuş Çay, yalnızca bugünün değil geleceğin çayını üretme vizyonuyla hareket ederek toprağın korunmasını, verimli tarım uygulamalarının yaygınlaştırılmasını ve sürdürülebilir üretim anlayışını destekleyen çalışmalarına da devam ediyor. Bu kapsamda, Tema Vakfı’yla yürüttüğü “Her Dem Toprak İçin” projesi de bu yıl 10’uncu yılına ulaştı. Proje kapsamında, sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla çayın sağlıklı topraklarda aynı kalitede ve lezzette yetiştirilmesi hedeflenirken, verim ve kaliteyi artırmaya yönelik yeni uygulamalar da devreye alınacak. Karadeniz’in eşsiz doğasından aldığı ilhamla üreticiyi destekleyen, toprağa değer veren ve sürdürülebilir geleceğe katkı sağlayan projeleriyle sektörüne öncülük etmeyi sürdüren marka, 2026 yılının ilk hasadıyla birlikte çay severlerin sofralarına aynı kalite ve lezzeti ulaştırmaya devam edecek.</p><p></p><p>Karakan: “Yeni hasat döneminde daha fazla üreticiyi bilinçlendireceğiz”</p><p></p><p>Çayın sağlıklı topraklarda, aynı lezzet ve kalitede yetiştirilmesini sağlamak amacıyla harekete geçtikleri projenin bu yılki mottosunun ‘Her Dem Toprak, Her Dem Gelecek’ olduğunu kaydeden Doğuş Çay Yönetim Kurulu Üyesi Harika Karakan, “Projemizin 10’uncu yılına girdiği bu yıl, binlerce üreticiye ulaşma, toprağın korunmasına katkı sağlama ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma motivasyonumuz daha yüksek. Çünkü en iyi tarım uygulamaları konusunda 10 yıllık emeği, birikimi ve deneyimi bu yıla aktaracak olmanın güvenini taşıyoruz. Bu yıl daha fazla üreticiye ulaşmayı, daha fazla toprağı korumayı ve bu bilinci toplumun her kesimine yaymayı hedefliyoruz. Hasat kapsamında çay üreticileriyle bir araya gelerek doğru hasat teknikleri, verimli üretim yöntemleri ve doğal kaynakların korunmasına yönelik uygulamalar konusunda daha çok yol alacağız” değerlendirmesini yaptı.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Manavgat'ta erkenci kiraz hasadı başladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/manavgatta-erkenci-kiraz-hasadi-basladi-9484/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/manavgatta-erkenci-kiraz-hasadi-basladi-9484/</id>
<published><![CDATA[2026-06-03T15:28:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-03T15:28:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0E10A9-469AE6-E0CF2B-6B8D2B-A711F2-A99527.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye'de geçen yıl 437 bin 802 ton kuru soğan üretimiyle, Ankara'dan sonra en büyük üretici olan Amasya'da hasat sezonunun başlaması dolayısıyla tören düzenlendi.</p><p></p><p>Vali Önder Bakan, Oluz köyünde düzenlenen programda yaptığı konuşmada, Amasya'da bu yıl 65 bin dekarda soğan üretimi yapıldığını söyledi.</p><p></p><p>Soğan hasadı için mevsimlik tarım işçilerinin yoğun çalışma gösterdiğini belirten Bakan, "Erkenci soğanın hasadında buradayız. Amasya deyince akla gelen soğan, burada çok kıymetli. Geçen yıl itibarıyla üretilen soğan miktarında Türkiye ikincisi. Toplam 89 bin dekar arazide soğan ekimi yapıldı, 437 bin ton civarında verim alındı. Bu yıl bu ekim alanı 65 bin dekara geriledi ama beklentimiz yine ona yakın bir rekolte olacak." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Soğan üreticisi Celalettin Çelik ise "Hasata başladık, verimimiz çok iyi, fiyatlarımız normal. Bu sene çok güzel bir yıl bekliyoruz." diye konuştu.</p><p></p><p>Amasya'da soğan hasadının eylül ayına kadar devam etmesi bekleniyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Manavgat'ta erkenci kiraz hasadı başladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/manavgatta-erkenci-kiraz-hasadi-basladi-3342/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/manavgatta-erkenci-kiraz-hasadi-basladi-3342/</id>
<published><![CDATA[2026-06-03T14:30:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-03T14:30:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B656F8-41ED2D-D27132-906897-FC034A-CEEBDA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Toros Dağları'nın eteklerinde, yaklaşık 800 metre rakımda bulunan Burmahan Mahallesi'nde üreticiler bahçelerindeki kirazları topluyor.</p><p></p><p>Mahallede kiraz yetiştiren ziraat mühendisi Mehmet Yılmaz, AA muhabirine, babası Memiş Yılmaz ile yaklaşık 20 yıl önce kurdukları 5 dönümlük bahçede sezonun ilk kiraz hasadını yaptıklarını söyledi.</p><p></p><p>Bu yıl yaklaşık 6 ton ürün elde etmeyi hedeflediklerini ve yaklaşık 10 gün sonra Napolyon kirazlarının da toplanacağını belirten Yılmaz, "Bu yıl ağaçlarımızdaki meyve daha fazla. Ürün kalitesi yüksek, pazarda da ilgi görüyor. Dolu ve aşırı yağış gibi olumsuzluklar yaşanmazsa başarılı bir sezon geçireceğimize inanıyoruz." dedi.</p><p></p><p>Mahallede kiraz üretiminin en önemli gelir kaynaklarından olduğunu dile getiren Yılmaz, hemen her ailenin kiraz yetiştiriciliğiyle uğraştığını ifade etti.</p><p></p><p>- Yıllık üretim 600-700 ton</p><p></p><p>Yılmaz, Napolyon kirazının hasadı başladığında mahallede günlük 40 ila 50 ton satış yapıldığını belirterek, "Napolyon kirazının hasadıyla yaklaşık 10-15 günlük yoğun bir çalışma dönemi yaşanıyor. Ürünlerin zamanında toplanabilmesi için işçiye ihtiyaç duyuyoruz ancak son yıllarda iş gücü bulmakta zorlanıyoruz." dedi.</p><p></p><p>Yıllık üretimin 600 ila 700 ton olduğunu dile getiren Yılmaz, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Üretilen kirazın yaklaşık yüzde 75'i ihraç ediliyor. Kalan kısmı da iç piyasada değerlendiriliyor. Burmahan'ın mikro klima özelliği, iklimi ve su yapısı kiraz yetiştiriciliği için son derece uygun. Bu nedenle aroması yüksek ve kaliteli ürünler elde ediyoruz. Kirazlarımızın hem iç pazarda hem de dış pazarda tercih edilmesinin en önemli nedeni de bu özelliklerinden kaynaklanıyor."</p><p></p><p>Öte yandan, Burmahan kirazı için geçen yıl coğrafi işaret başvurusu yapıldığı öğrenildi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Antalya'daki seralarda dört mevsim üretim yapılıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/antalyadaki-seralarda-dort-mevsim-uretim-yapiliyor-3219/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/antalyadaki-seralarda-dort-mevsim-uretim-yapiliyor-3219/</id>
<published><![CDATA[2026-06-03T13:31:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-03T13:31:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_06B30E-31B916-35A557-F2E397-261AC4-2E3EB0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Dünyanın önde gelen turizm kentleri arasında yer alan Antalya, tarımsal üretimiyle de ön plana çıkıyor.</p><p></p><p>Yıl boyu süren iklim avantajı ve ileri teknoloji tarım uygulamalarıyla Antalya'da milyonlarca insanın mutfağına ulaşan sebze ve meyve üretiliyor.</p><p></p><p>Kentte, 321 bin dekar alanda örtü altı üretim yapılıyor. Seracılığın başladığı ilk yıllardan bu yana üretilen domates, kabak, patlıcan, salatalığın yanı sıra son yıllarda üretimi artan karpuz, çilek, muz ve diğer tropikal meyveler yurt dışına da gönderiliyor.</p><p></p><p>Antalya, 2025 yılında gerçekleştirdiği 437 bin ton sebze ve 111 bin ton meyve olmak üzere toplam 548 bin tonluk yaş sebze ve meyve ihracatı ile ülke ihracatına önemli katkı sağladı.</p><p></p><p>- Yüksekten bakılınca ufka uzanan yüzlerce sera görülüyor</p><p></p><p>Örtü altı tarımda Aksu, Kepez, Kumluca, Demre, Kaş, Serik, Manavgat, Alanya ve Gazipaşa ilçeleri öne çıkıyor. Son yıllarda yayla seracılığının da gelişmesiyle Korkuteli ve Elmalı ilçeleri de yaz aylarındaki üretimleriyle dikkati çekiyor.</p><p></p><p>Özellikle yüzlerce seranın yan yana dizili olduğu Kumluca, Demre ve Aksu gibi ilçeler, yüksek bir noktadan bakılınca adeta beyaz bir örtüyle kaplanmış görüntü veriyor.</p><p></p><p>Antalya İl Tarım ve Orman Müdürü Şakir Fırat Erkal, AA muhabirine, 1940'lı yıllarda devletin araştırma desteğiyle örtü altı tarım sürecinin 1980'li yıllarda turfanda ile ekonomik getiri sağlamaya başladığını söyledi.</p><p></p><p>Erkal, 2000'li yıllarda market zincirlerinin artması, soğuk hava depoları ve lojistik sistemlerin oluşmaya başlamasıyla artık kış sebzeciliğinde Antalya'nın tüm Türkiye'nin yanı sıra ulaşabildiği yurt dışındaki pazarları da besler hale geldiğini anlattı.</p><p></p><p>İnsanların artık yazlık ya da kışlık ayrımı yapmadan her sebzeyi yılın 365 günü bulabildiğini vurgulayan Erkal, bunda en büyük payın Antalya'ya ait olduğunu kaydetti.</p><p></p><p>- "Çok verimli, bereketli topraklara sahibiz"</p><p></p><p>Antalya'da yayla seracılığının da gelişmesiyle yılın 12 ayında üretim yapıldığını aktaran Erkal, "Türkiye'nin birçok bölgesine seralarda üretilen en kaliteli sebzeleri ulaştırarak insanların tüketimine sunuyoruz. Türkiye'nin toplam örtü altı üretiminin hali hazırda yüzde 41'i Antalya'dan karşılanıyor." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Antalya'nın sadece domatesi, biberi, salatalığı, patlıcanı üretmekle kalmadığını, bunun AR-GE'sini yapan büyük firmaların çalışma alanı olarak da ön plana çıktığını anlatan Erkal, "Birim alanlardan daha fazla üretim elde etmeye yönelik çalışmalar yapılıyor. İleri teknoloji kullanarak tohumu, fideyi üreten firmalarımız var. Seraların teknolojiye ayak uydurması amacıyla modernize etmeye yönelik projeler de yürütüyoruz." dedi.</p><p></p><p>Antalya'da 321 bin dekar alanda örtü altı üretim bulunduğuna işaret eden Erkal, "Antalya'da Anadolu kentlerinden farklı olarak hemen hemen her karış toprağımız işleniyor. Üretimde fiilen hiçbir yer boş kalmıyor. Çok verimli, bereketli topraklara sahibiz. Antalya'da 157 bin kayıtlı çiftçimiz var. Ama fiilen çalışan sayısı bunun çok üstünde. Çünkü bir hane bir kişi olarak kayıtlı oluyor." bilgisini verdi.</p><p></p><p>Aksu ilçesinde çiftçilik yapan Mustafa Atalay ise 10 dönüm serada domates, 20 dönümlük serasında ise muz ürettiğini söyledi.</p><p></p><p>Ürünlerinin Rusya başta olmak üzere birçok ülkeye gönderdiğini belirten Atalay, yaklaşık 30 yıldır seracılıktan geçimlerini sağladıklarını kaydetti.</p><p></p><p>Serada da işçi olarak çalışan Esmanur Demirtaş da sabahın erken saatlerinde seraya girerek üretime katkı sağlamaya çalıştıklarını ifade etti.</p><p></p><p>Demirtaş, yoğunlukla domates ve biber seralarında çalıştığını, bu sayede geçimini sağladığını dile getirdi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bursa'da yetiştirilen yaban mersini Avrupa yolcusu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bursada-yetistirilen-yaban-mersini-avrupa-yolcusu-5305/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bursada-yetistirilen-yaban-mersini-avrupa-yolcusu-5305/</id>
<published><![CDATA[2026-06-03T11:55:57+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-03T11:55:57+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_349377-819A32-77617A-3E3B00-72AF00-A27DFD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bursa'da 300'den fazla üretici, topraklı ve topraksız 5 bin dekarın üzerinde alanda yaban mersini yetiştiriyor.</p><p></p><p>Uludağ Blueberry Derneği çatısı altında bir araya gelen üreticilerin bu yıl yetiştirdiği yaban mersinlerinin yüzde 40'ının Avrupa pazarında, geri kalanının da iç pazarda satışa sunulması hedefleniyor.</p><p></p><p>Derneğin Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Ateş, AA muhabirine, Avrupa'daki alıcıların özellikle doğal üretim yöntemine önem verdiğini söyledi.</p><p></p><p>Yaş meyve ve sebzeleri üreticilerden temin ederek Avrupa'daki büyük market zincirlerine tedarik eden uluslararası bir gıda şirketi yetkililerinin Bursa'ya gelerek bölgede incelemede bulunduğunu anlatan Ateş, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"Özellikle bölgemizde İznik, Orhaneli ve İnegöl'de bir operasyon programı yapmamızı istediler. Soğuk zincirle bu 3 bölgeden gelen ürünler, Bursa'daki merkez soğutma tesisine girerek 24 saat içerisinde araçlara yüklenip Avrupa'ya gönderilecek. Kısacası Bursa yaban mersini artık Avrupa yolcusu. Bu bizi gerçekten çok mutlu eden bir gelişme. Umarım daha verimli ve daha güzel olur. Diğer meyve ve sebzelerimizin de uluslararası pazarda yer bulmasının üreticilerimiz açısından son derece değerli olduğunu düşünüyorum."</p><p></p><p>- "Üretim metodumuz organik sertifikaya tabii"</p><p></p><p>Ateş, ihracatın ilk etapta Almanya'ya ardından İngiltere'ye yapılacağını ifade etti.</p><p></p><p>Organik sertifikalı ürünlerin Avrupa'da rağbet gördüğünü dile getiren Ateş, "Tüketici hangi ürünün hangi yöntemle üretildiğini bilerek alışveriş yapıyor. Bu da bizim için çok kıymetli çünkü bizim üretim metodumuz organik sertifikaya tabii ve Avrupalı tüketicinin ilgisini çekiyor." dedi.</p><p></p><p>Ateş, ürünlerin belli bir miktarının dış pazarda, kalanının iç pazarda satılacağını belirterek, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Ürünlerimizin sadece belli bir miktarını Avrupa'ya göndereceğiz. İç pazardaki satışlarımız da devam edecek. 'Meyvenin tamamı Avrupa'ya gidiyor' gibi bir algı oluşmasını istemiyoruz. Geçen yıl Bursa genelinde 2 bin 500 ton ürün elde ettik ve hepsini sattık. Bu yıl ise yaklaşık 4 bin tonluk bir beklentimiz var. Bunun yaklaşık yüzde 40'ını Avrupa pazarına göndermeyi planlıyoruz."</p><p></p><p>Yaban mersini üretiminde Bursa'nın Türkiye genelinde ilk sırada olduğunu ifade eden Ateş, "Bizi Antalya takip ediyor. Onlar daha çok hidroponik (topraksız) ve saksı kültürüyle üretim yapıyor ancak her iki alanda da Bursa açık ara birinci." diye konuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tarımda veri odaklı üretim modeli girdi kullanımını azaltıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tarimda-veri-odakli-uretim-modeli-girdi-kullanimini-azaltiyor-3081/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tarimda-veri-odakli-uretim-modeli-girdi-kullanimini-azaltiyor-3081/</id>
<published><![CDATA[2026-06-03T11:53:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-03T11:53:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5FE8FD-2ABFAB-D1D0E4-F4175D-D470FF-EFFF98.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Dünya genelinde hızla artan şehirleşme, tarım arazileri üzerindeki baskıyı her geçen gün artırıyor. Azalan tarım alanlarının daha verimli kullanılması gıda güvenliği açısından kritik önem taşıyor.</p><p></p><p>Üretici, tedarikçi ve tüketiciyi aynı ekosistemde buluşturan çözümler, kaliteli ve besin değeri yüksek ürünlerin sürdürülebilir şekilde sofralara ulaşmasını sağlıyor.</p><p></p><p>- "İlacın yüzde 70, gübrenin yüzde 50 daha az kullanılmasını sağladık"</p><p></p><p>Letven Capital Genel Müdürü ve Qfarmii Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Kılıç, AA muhabirine tarımda sözleşmeli üretimi daha şeffaf, öngörülebilir ve ölçeklenebilir hale getiren bir model geliştirdiklerini söyledi.</p><p></p><p>Çiftçinin gelecekteki tarımın içerisinde yer almasını sağlayacak olan bir çözüm ürettiklerine işaret eden Kılıç, "Qfarmii, teknolojiyi ve finansı doğru yerde kullanarak çiftçinin daha karlı bir üretim yapmasını sağlayan bir platform.” ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Kılıç, risklerin erken görünür hale gelmesini sağlayan modelin, şeffaf sözleşmeler, adil fiyatlama politikası ve veri odaklı saha yönetimi üzerine kurulduğunu anlattı.</p><p></p><p>Robotik sistemler ve yapay zekanın iş gücünü daha verimli alanlara yönlendirerek üretkenliği artırdığına dikkati çeken Kılıç, “Bu noktada da teknolojinin ve finansın doğru kullanıldığı, çiftçinin ilaçlama yaparken daha az maliyet yüklendiği aynı zamanda toprağın sağlıklı hale geldiği, gübreleme ile verimin arttığı sonrasında da kaliteli ürünle, ürünün daha katma değerli, karlı bir ürüne döndüğü bir modeli çiftçilerimize sunuyoruz.” diye konuştu.</p><p></p><p>Kılıç, üretim başlamadan satış planlamasının yapıldığını, alıcı beklentilerine göre teknoloji, tohum ve fide seçimlerinin şekillendirildiğini belirterek, tarımı uçtan uca yönetilen çok aktörlü bir inovasyon sürecine dönüştürdüklerini söyledi.</p><p></p><p>Tarımsal üretimde rekabet gücünün ve başarının, ürün odaklı geliştirilen özelleştirilmiş teknolojilere bağlı olduğunun altını çizen Kılıç, “Somut olarak ilacın yüzde 70, gübrenin yüzde 50 daha az kullanılmasını sağladık ama bu durum üründen ürüne değişiyor. Ben genel olarak söylüyorum. Model, verimin de yüzde 15 ile 20 arasında artmasını sağlıyor.” diye konuştu.</p><p></p><p>Kılıç, Türkiye genelinde halen 6 bin dekar alanda uygulanan modeli, 5 yıl içinde 1 milyon dekara ulaştırmayı hedeflediklerini aktardı.</p><p></p><p>- "Finansman konusunda belli bir yükü üzerimizden aldı"</p><p></p><p>Bu modele entegre olan ve 40 yıldır çiftçilik yapan Sezgin Erçağ da, ayçiçeği, buğday ve arpa yetiştirdiği 1500 dönümlük arazisinde iklim değişikliği ve son yıllarda artan kuraklığın tarımsal üretimi zorlaştırdığını belirterek, geleneksel uygulama yöntemlerinin yeni koşullara uyum sağlamada yetersiz kaldığını belirtti.</p><p></p><p>Bu modele geçmeden önce en büyük zorluklarının üretim ihtiyaçlarını planlamak, gerekli girdileri zamanında temin etmek ve finansmana erişmek olduğunu belirten Erçağ, "Bu yıl yeni başladık. İlk defa uygulamaya geçiyoruz ama daha birinci yılında söyleyebileceklerim, en başında bizim finansman konusunda belli bir yükü üzerimizden aldı. Planlı üretim modelinde bize yapacaklarımızı öncesinden planlayarak gerek ürün temininde gerek zamanlama konusunda destek verdi." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Erçağ, tarımın sürdürülebilir bir meslek olarak devam edebilmesi için teknolojinin benimsenmesi ve sektördeki yeniliklere ayak uydurulması gerektiğinin altını çizerek, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"Biz Qfarmii ile olan gübre tedariki temininde çok cazip sayılabilecek bir rakamdan gübre temini sağladık. Yine keza ilaç teminimizde aynı avantajları yaşıyoruz. Bugün burada ekipman tanıtımıyla ilgili kolaylıklar hazırlanmış bize sunulacak. Bunlar bizim için harcama kalemlerimizde çok önemli avantajlar sağlayacak diye düşünüyorum."</p><p></p><p>- "Uydu sisteminden tarladaki hastalığı zamanında görürsen her şey güzel oluyor"</p><p></p><p>Yaklaşık 45 yıldır çiftçilik yapan Salim Başer de model kapsamında sağlanan girdi ve mazot desteğinin üretim maliyetlerini hafifleterek finansal açıdan rahatlama sağladığını söyledi.</p><p></p><p>Tarımda makineleşme ve dijitalleşmenin hızla geliştiğini, geleneksel üretim yöntemlerinin yerini modern ekipman ve teknolojilerin aldığını dile getiren Başer, tarımsal üretimde verimin dünya nüfusuyla aynı hızda artması gerektiğini ifade etti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kahverengi kokarcayla mücadelede 5 bin dekarlık alan ilaçlanacak</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kahverengi-kokarcayla-mucadelede-5-bin-dekarlik-alan-ilaclanacak-4826/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kahverengi-kokarcayla-mucadelede-5-bin-dekarlik-alan-ilaclanacak-4826/</id>
<published><![CDATA[2026-06-01T12:24:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-01T12:24:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C709B2-FABAC2-8C3950-F4AEC0-12CBBD-0FAAE2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde popülasyon takibi, yayılımın önlenmesi ve zararlının etkilerinin azaltılmasına yönelik çalışma programı uygulanıyor. Bu kapsamda çiftçilere yıl içinde 17 bin feromon tuzak ve kimyasal ilaç dağıtımı gerçekleştirilecek.</p><p></p><p>İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan, AA muhabirine, Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile gerçekleştirilen ilaçlama çalışmalarının tamamlandığını, sıcaklık artışıyla zararlının kışlaklardan çıkışa geçtiğini söyledi.</p><p></p><p>Üreticilere aynı zamanda sprey ilaç dağıtımı da yapıldığını belirten Kaplan, "Bu ilaçlama modelini bizim ilaçlamamızın dışında gerçekleştirdik. Şu anda da 17 bin feromon tuzak dağıtacağız. Feromon tuzaklar, 'cezbet-öldür' yöntemiyle tüm bahçeyi ilaçlamadan sadece bir ağacın üzerine toplanan kokarcayı yok etmeyi amaçlıyor. Diğer bir mücadele şeklimiz ise kokarcanın en yoğun olduğu 5 bin dekar alanda kurumumuz, kimyasal ilaçlama yapacak. İlçe müdürlükleriyle beraber bu faaliyeti gerçekleştireceğiz." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Kaplan, zararlının üremesini engellemek amacıyla biyolojik mücadeleye de ağırlık verildiğine işaret etti.</p><p></p><p>Bu kapsamda geçen yıl kahverengi kokarcanın yumurtalarına kendi yumurtalarını bırakarak çoğalmasını durduran 73 bin samuray arısının doğaya salındığını anlatan Kaplan, 2026'da bu rakamın yüzde 50 artırılacağı bilgisini paylaştı.</p><p></p><p>Alan taraması ve inceleme yapmak amacıyla uygulanan sürvey çalışmalarının da süreç içinde kullanıldığını dile getiren Kaplan, "Bununla ilgili haftalık İl Müdürlüğümüzde toplantı yapıyoruz. Çok yoğun görülen yerlerdeki bahçelerde kimyasal mücadeleyle ilgili çiftçilerimizi uyaracağız." dedi.</p><p></p><p>- "Her türlü baskılama yöntemini uygulamak zorundayız"</p><p></p><p>Zararlıyla mücadelenin uzun soluklu süreç gerektirdiğinin altını çizen Kaplan, küresel ölçekteki duruma da dikkati çekti.</p><p></p><p>Kaplan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p></p><p>"Mücadelede azalma var ama dünyadaki sürecine bakmak lazım. 1996'da Amerika Birleşik Devletleri'nde bir eyalette gözükürken 2026'da 46 eyalete yayılmış durumda yani bu kokarcayla mücadele, kolay bir mücadele değil ama biz her türlü baskılama yöntemini uygulamak zorundayız. Zor bir mücadele ama çalışmak zorundayız. Bu ve önümüzdeki sene 'Kokarca belasından kurtulacağız' demek, büyük bir hayal olur. Ne kadar ürünümüze az zarar verir, ne kadar kokarcanın üremesini baskılarsak o kadar başarılı olacağız. Tabii en sonunda da biyolojik dengede, doğada samuray arısı tam olarak yaygınlaştığında kokarca belasından inşallah ülkemizi kurtaracağız."</p><p></p><p>Geçen yıl fındık rekoltesini olumsuz etkileyen en temel faktörün don olayları olduğunu belirten Kaplan, "33 bin tonluk bir rekolte çıktı ortaya. Sadece Trabzon'da değil tüm Türkiye'de, tüm meyve çeşitlerinde yaşadığımız bir sıkıntıydı. Fındık kabuğu sertleşince kokarca, fındığımıza çok fazla zarar veremedi. Geçen sene yaşadığımız en büyük sorun dondu. Bu sene donla ilgili hiçbir sıkıntı yaşamadık. Geçen seneden daha iyi verim alacağımıza inanıyorum." diye konuştu.</p><p></p><p>Kaplan, kokarcayla mücadelenin yanı sıra havaların ısınmasıyla fındık bahçelerinde külleme hastalığı belirtilerinin de görülmeye başlandığını, üreticilerin bahçelerindeki ilaçlama çalışmalarını aksatmamaları gerektiğini sözlerine ekledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"ÇAYKUR'u ayakta tutmamız lazım"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/caykuru-ayakta-tutmamiz-lazim-5004/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/caykuru-ayakta-tutmamiz-lazim-5004/</id>
<published><![CDATA[2026-05-31T12:17:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-31T12:17:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8E0441-47E2F9-274348-599D4D-8F4576-6AA351.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bayraktar, Çayeli Ziraat Odasınca, Çayeli Muhtarlar Derneğinde düzenlenen 5. Geleneksel Ata Tohumu Fidan Dağıtımı etkinliğinde TZOB olarak son 15 yılda önemli gelişmeler kaydettiklerini söyledi.</p><p></p><p>Ziraat odaları aracılığıyla 1 milyon çiftçiye eğitim verme imkanı bulduklarını belirten Bayraktar, bu sayıyı daha çok artırmak istediklerini, eğitim konusunun eksik bırakılmaması gerektiğini vurguladı.</p><p></p><p>Bayraktar, yaklaşık 500 kırsal kalkınma projesini hayata geçirdiklerini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p></p><p>"Odalarımız marifetiyle ve bu projelerle çiftçimize hizmet verdik. Çiftçilik, zor bir meslek. Bakın ben haftalardır geziyorum, yağışlar görüyorum. Geçen hafta Amasya ve Tokat'taydım. Ondan evvel başka vilayetlerdeydim. Yağışlar, bir rahmet olarak geldi. Muhakkak surette üretimimiz artacak yani son 100-150 senenin en önemli yağış rejimini yaşıyoruz. Gerçekten de son 6 aylık yağış rejimine baktığımızda hakikaten görmediğimiz bir şey. Bundan memnuniyet duyuyoruz, sonuçta üretimimiz artıyor. Aşırı yağışlar nedeniyle zaman zaman barajlarda taşmalar meydana geldi. Sel felaketleri, taşkınlar meydana geldi. Tabii bunlar da tarım alanına zarar veriyor."</p><p></p><p>- "Sosyal güvenlik primlerinin devlet tarafından ödenmesi talebimiz var"</p><p></p><p>Gençlerin tarımda ve üretimde yer almaları gerektiğini ifade eden Bayraktar, "Bunu görüşüyoruz yani bununla ilgili bazı teşvikler var. Bunların artırılmasını istiyoruz. Başta sosyal güvenlik primlerinin devlet tarafından ödenmesi talebimiz var. Bunu da ilgili bakanlıklarla görüşüyoruz. İnşallah bunu sağlarız." dedi.</p><p></p><p>Bayraktar, ÇAYKUR'un bölge için önemli bir kurum olduğuna işaret ederek, şunları dile getirdi:</p><p></p><p>"Ziraat odaları ve Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak her zaman ÇAYKUR'un arkasında durduk. Ayakta kalması, bizim için fevkalade önemli. ÇAYKUR'u ayakta tutmamız lazım. Şimdi burada özel sektöre düşen bir görev var. ÇAYKUR, bir fiyat açıkladığı zaman bu fiyat tavan fiyat değil taban fiyattır. Sen bunun üstüne çık kardeşim. Sen bunun altına niye inmeye çalışıyorsun? Bunun altına inmeye çalışma. ÇAYKUR, taban fiyat belirliyor, tavan fiyatı sen belirle. Bunun altına inme."</p><p></p><p>Çiftçilerin hak ve menfaatlerini savunmakla ilgili meslek örgütü olduklarına dikkati çeken Bayraktar, "Dolayısıyla bakıyorum, birtakım fiyatlar geziyor. ÇAYKUR'un altında fiyat ilan etmeye çalışıyorlar. Bakın bunu yapmayın. Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste. Bu çiftçinin sırtından para kazanan herkesin bu çiftçiye vefa borcunu ödemesi lazım." dedi.</p><p></p><p>Bayraktar, konuşmasının ardından katılımcılara fidan dağıttı.</p><p></p><p>Programa Çayeli Kaymakamı Sertaç Kırçuval, Çayeli Belediye Başkanı İsmail Hakkı Çiftçi, ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, belde belediye ve oda başkanları ile vatandaşlar katıldı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ÇAYKUR'dan yaş çay alımlarında kontenjan uygulaması</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/caykurdan-yas-cay-alimlarinda-kontenjan-uygulamasi-5015/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/caykurdan-yas-cay-alimlarinda-kontenjan-uygulamasi-5015/</id>
<published><![CDATA[2026-05-31T10:56:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-31T10:56:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_990E5D-063B28-9CC756-3BAEAB-7BC09A-D89223.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ÇAYKUR'dan yapılan açıklamada, 20 Mayıs'ta başlayan 2026 yılı yaş çay kampanyasında, Kurban Bayramı'nın başında verilen 1,5 günlük aranın ardından alımların yeniden sürdüğü belirtildi.</p><p></p><p>Bayramın ikinci günü 9 bin ton, üçüncü günü 12 bin ton ve dördüncü günü ise 13 bin ton yaş çay alımı gerçekleştirildiği aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><p></p><p>"Özellikle il dışından gelen ve bayram tatilinde çay hasadını bitirmeye gayret eden müstahsillerimizin oluşturmuş olduğu bu yoğunluk ile günlük 9 bin 500 ton olan işleme kapasitemizin de oldukça üzerine çıkmış bulunmaktayız. Değerli üreticilerimizin bu tatil döneminde hasat işlerini bitirme düşüncelerini gayet iyi şekilde anlıyor, ancak almış olduğumuz çayları sağlıklı bir şekilde işleyebilmek ve devamında bardağımıza koyacağımız çayın kalitesinden taviz vermemek adına kısa bir süreliğine kontenjan uygulama zorunluluğumuz olduğunu ifade etmek istiyoruz."</p><p></p><p>Açıklamada, kısa süreliğine alınacak önlemlerin ardından birkaç gün içinde yeniden eski düzende alımlara devam edileceği ifade edildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Elma bahçelerinde bilaç kullanımı azaldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/elma-bahcelerinde-bilac-kullanimi-azaldi-5646/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/elma-bahcelerinde-bilac-kullanimi-azaldi-5646/</id>
<published><![CDATA[2026-05-30T11:47:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-30T11:47:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_91D614-0E8206-DD6680-035894-E12ADC-636B41.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye'de elma üretiminde önemli bir yere sahip olan Karaman'da 245 bin dekar alanda yaklaşık 16 milyon elma ağacıyla üretim yapılıyor.</p><p></p><p>Büyük bahçelerde modern tekniklerle yetiştirilen elmalar, iç piyasanın yanı sıra yaklaşık 30 ülkeye gönderiliyor.</p><p></p><p>Karaman İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce 2024'te elma iç kurduna karşı kimyasal mücadelenin önüne geçilmesi amacıyla proje başlatıldı.</p><p></p><p>- Zararlı sayısında düşüş görülüyor</p><p></p><p>İl Tarım ve Orman Müdürü Hatice Bulut, AA muhabirine, tüketicilere güvenilir gıda temininin yanı sıra ihracata uygun yüksek kalite elma üretimi için çalıştıklarını söyledi.</p><p></p><p>Elma iç kurdunun ciddi rekolte kaybına neden olabildiğini, proje kapsamında tel asılan bahçelerde zararlı sayısında ciddi azalma olduğunu belirten Bulut, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"2024'te elma iç kurduyla mücadelede kimyasal kullanımını azaltmak amacıyla proje yaptık. 1600 dekarlık bir alanda Biyoteknik Mücadele Projesi gerçekleşti. Üreticilerimizin bahçelerine iç kurduyla mücadele için teller asıldı. 2026 yılında da Kalıntı Eylem Planı çerçevesinde yapılan projeyle de 560 dekarlık alanda uygulanıyor. Yani yaklaşık 2200 dekar alanda örnek proje uygulanıyor. Ekibimizle beraber bu sahalarda gözlem yapıyoruz. İncelemelerde tel asılı olan bahçelerde ergin kelebek miktarı 4-5 oluyor. Tel asılı olmayan bahçelerde kelebek miktarı 40-50'lere kadar çıkıyor."</p><p></p><p>- Karaman'da gövde kurduna karşı biyoteknik mücadele denemesi</p><p></p><p>Bulut, iç kurdunun yanı sıra bu yıl önemli bir zararlı olan elma gövde kurduna karşı örnek bir projenin denemesini yaptıklarını vurguladı.</p><p></p><p>Elma gövde kurdunun ağaçlara ciddi zararlar verebileceğini dile getiren Bulut, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Gövde kurdunun da ergin kelebeği larva bırakarak dallarda kurumaya ve zaman içerisinde de elma ağacının kurumasına sebep oluyor. Bunun biyoteknik mücadelesini geliştirmek amacıyla şu anda ilimizde bir deneme gerçekleştiriliyor. Bu denemede gövde kurdunun dişi kelebeğinin sıvısının tele emdirilerek aynı şekilde biyoteknik mücadele kapsamında dallara asılmasıyla oluyor. Şu anda denemesi sadece Karaman'da yapılıyor. Bu telde de bu bahçede olumlu gelişmeleri yakalayacağız."</p><p></p><p>Özel bir tarım işletmesinin koordinatörü ziraat mühendisi Servet Yaşar da elma üretiminde biyolojik mücadelenin büyük faydasını gördüklerini belirterek, "Yedi yıl önce elmanın kurtlanmaması iç kurduna karşı altı defa ilaç atıyordum fakat iç kurdu teli kullanmaya başladıktan iki yıl sonra ilaçlamamı ikiye düşürdüm. Şu an sadece tek ilaçlama yapıyorum. Daha az ilaç atmakla ağacı daha az strese sokuyoruz. İlaç atmak maliyetli bir iştir." ifadesini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">72 bin 149 hektar alan sulamaya açıldı,</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/72-bin-149-hektar-alan-sulamaya-acildi-8282/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/72-bin-149-hektar-alan-sulamaya-acildi-8282/</id>
<published><![CDATA[2026-05-30T11:11:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-30T11:11:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F589DF-616A5B-2F402D-54D8B5-EAF210-F57F96.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Suyun tasarruflu ve optimum şekilde kullanılması önemini korurken, depolamalı tesisler yapılması suretiyle su kaynakları potansiyelinin değerlendirilerek çok maksatlı bir şekilde kullanılmasına yönelik çalışmaların yürütülmesine devam ediliyor.</p><p></p><p>Ayrıca, işletmede olan sulamalarda kayıpların önüne geçilerek suyun daha etkin ve verimli bir şekilde kullanılabilmesi, toprağın kalitesini etkileyen drenaj sorunlarının giderilebilmesi amacıyla yenileme projelerinin ön plana çıkarılması ve klasik açık sistem sulama şebekeleri yerine modern kapalı sistemlerin kullanımının yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar da sürdürülüyor.</p><p></p><p>- Geçen yıl 22 baraj, 70 sulama tesisi hizmete açıldı</p><p></p><p>Geçen yıl 22 baraj, 7 gölet ve bent, 6 yeraltı depolaması ve suni besleme, 70 sulama tesisi, 8 toplulaştırma projesi, 12 içme suyu ve atık su tesisi, 195 taşkın tesisi ve 1 özel sektör HES'i olmak üzere 321 tesis tamamlanarak hizmete sunuldu.</p><p></p><p>Bu tesislerle geçen yıl 72 bin 149 hektar alan sulamaya açılarak, yıllık 12 milyar lira ekonomiye katkı sağlandı. Bu kapsamda 406 milyon metreküp su depolandı, yıllık 67,4 milyon metreküp içme suyu elde edildi, yaklaşık 226 bin hektar alanda toplulaştırma tamamlandı.</p><p></p><p>Tarım sektöründe ise 70 sulama tesisiyle 72 bin 149 hektar ilave sulama alanı ve 11 bin 781 hektar sulama şebekesi yenileme yatırımı yapıldı. 74 arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri çalışmaları kapsamında ilave 225 bin 690 hektar alanda arazi toplulaştırma ve tescil işlemleri gerçekleştirildi.</p><p></p><p>Taşkınların önlenmesi ve zararlarının azaltılmasıyla ilgili faaliyetler kapsamında geçen yıl 3 bin 121 hektar alan ve 247 meskun mahalde 195 taşkın kontrol tesisi hizmete alındı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Adana'da kahve üretimi başladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/adanada-kahve-uretimi-basladi-7501/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/adanada-kahve-uretimi-basladi-7501/</id>
<published><![CDATA[2026-05-28T14:55:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-28T14:55:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BD03FB-3C09EF-826EFD-B5E52D-EB0DC1-AD09BE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Mikroklima iklim özellikleri ve tarımsal potansiyeliyle bilinen Çukurova’da alternatif ürün üretim modellerine katkı sunulması amacıyla yeni bir adım atıldı. Adana’da katma değerli ürünlerin çeşitlendirilmesi ve alternatif üretim modellerinin geliştirilmesi amacıyla kahve üretimine yönelik ilk deneme dikimi gerçekleştirildi. Kentin ilk kahve fidanı Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt tarafından toprakla buluşturuldu.</p><p>Üreticilerin desteklenmesi ve geleneksel ürünlerin dışına çıkılarak çiftçinin gelir standardının yükseltilmesi planlanan projede, deneme üretimi ilk etapta kontrollü sera ortamında başlayacak. İlk fidan dikiminde açıklamalarda bulunan Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt, üreticilerin serasının bir bölümünü kahve fidanlarına ayırarak üretim alanını genişlettiğini söyledi. Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak teknik ekip ve eğitimlerle bu sürecin arkasında olacaklarını ve üreticiye destek vereceklerini belirten Bayazıt, hedeflerinin bölgede yetişen kahveyi önce Türkiye geneline ardından yurt dışına pazarlamak olduğunu ifade etti.</p><p>ADANA'NIN YENİ ÜRETİM MODELİ</p><p>Dünya genelinde kahve tüketiminin artması ve iklim değişiklikleri Akdeniz havzasında tropikal ve yarı tropikal ürünlerin yetiştirilmesini etkiliyor. Adana'da başlatılan bu deneme üretimi başarılı olduğu takdirde çiftçiler dönüm başına daha yüksek gelir elde edebilecek. Sera üretiminde girdi maliyetlerine karşı alternatif bir pazar oluşacak ve ithal edilen kahve pazarında yerli üretim başlayacak.</p><p>Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen deneme çalışmalarının, fidanların gelişim süreçlerine göre ilerleyen dönemlerde açık sahaya uyarlanıp uyarlanamayacağı da takip edilecek. Başlatılan bu yeni üretim denemesi tarım sektöründe izleniyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tohumculukta dijital dönem</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tohumculukta-dijital-donem-4246/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tohumculukta-dijital-donem-4246/</id>
<published><![CDATA[2026-05-28T14:52:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-28T14:52:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C87A47-B76F43-EC4C14-809F24-AC2C95-6CB34A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tohumluk üretiminden sertifikasyona kadar tüm süreçleri dijital ortama taşıyarak tarımda bürokrasiyi azaltmayı hedefleyen Tohumluk Yönetim Sistemi yazılım toplantısı Ankara’da yapıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü koordinasyonunda ve Türkiye Tohumcular Birliği ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, sistemin teknik altyapısı ve modülleri ele alındı.</p><p>Yazılım toplantısına Tarım ve Orman Bakanlığının ilgili birimlerinin yanı sıra il tarım ve orman müdürlüklerinden gelen tohumluk kontrolörleri, TÜRKTOB yetkilileri, alt birliklerin yöneticileri ve özel sektör temsilcileri katıldı.</p><p>SİSTEMİN MODÜLLERİ TANITILDI</p><p>Toplantı kapsamında tohumculuk faaliyetlerinin dijitalleşmesini sağlayacak olan sistemin modülleri katılımcılara tanıtıldı. Tanıtımı yapılan ve üzerinde uygulamalı çalışmalar gerçekleştirilen modüller arasında işletme kayıtları ve yetkilendirme ile firmaların ve üreticilerin dijital kimliklendirilmesi yer aldı. Ayrıca yeni tohum çeşitlerinin tescil süreçlerinin çevrim içi takibi, beyanname süreçleri, tarla kontrolleri ve tohum etiketleme işlemlerinin dijitalleşmesini içeren sertifikasyon modülü ile tohum analiz ve test sonuçlarının sisteme entegrasyonu aşamaları incelendi.</p><p>VERİ GİRİŞLERİ YAPILDI</p><p>Toplantıda katılımcılar sistem üzerinden uygulamalı veri girişleri gerçekleştirdi. Sahada görev yapan kontrolörlerin ve özel sektör temsilcilerinin katılımlarıyla sistem test edildi. Bu sayede yazılımın eksikleri, geliştirilmesi ve güncellenmesi gereken alanları tespit edilerek sistem için yol haritası belirlendi.</p><p>Tohumluk Yönetim Sisteminin sektör paydaşlarının hizmetine sunulması planlanıyor. Sistem devreye girdiğinde Türkiye tohumculuk sektöründeki iş süreçleri izlenebilir ve anlık olarak raporlanabilir bir yapıya kavuşacak. Dijitalleşme hamlesiyle üreticinin zamandan tasarruf etmesi ve tarımsal verilerin tek merkezde saklanması hedefleniyor.</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sulama sistemlerine hibe desteği başladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sulama-sistemlerine-hibe-destegi-basladi-9369/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sulama-sistemlerine-hibe-destegi-basladi-9369/</id>
<published><![CDATA[2026-05-28T14:48:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-28T14:48:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EF432F-205AC3-7F78F3-648756-C0E87C-3982AD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>10 milyon liraya kadar olan projelerde yüzde 70'e varan hibe desteği sağlanacak. Türkiye genelinde tarımsal verimliliği artırmak ve su kaynaklarını korumak amacıyla başlatılan hibe desteği için Resmi Gazetede yayımlanan tebliğle birlikte 2026 yılı uygulama rehberi belirlendi.</p><p>Yatırımcılar ve çiftçiler için başlayan başvurularda son tarih 12 Haziran 2026 olarak açıklandı. Başvurular dijital ortamda kirsalkalkinma.tarimorman.gov.tr adresi üzerinden yapılacak. 2026 yılı hibe programında teknoloji odaklı ve su tasarrufu yüksek sistemlere verilen desteğin artırıldığı bildirildi. Hibeye esas mal alım tutarı 10 milyon liraya kadar olan projelerde tarla içi sistemlerden damla sulama ve yağmurlama için yüzde 50, mikro yağmurlama için yüzde 60, yüzey altı damla sulama için yüzde 70 hibe verilecek. Büyük mekanik ve teknolojik sistemlerden center pivot, lineer, tamburlu sulama ile güneş enerjili sulama sistemleri için yüzde 60, sensör ve uzaktan yönetim gibi akıllı sulama ve otomasyon sistemleri için ise yüzde 70 hibe desteği sağlanacak.</p><p>Hibe desteğinden yararlanmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerin Bakanlık Çiftçi Kayıt Sistemine veya Tarımsal Üretim Kayıt Sistemine kayıtlı olması ve bu kayıtların izleme süresi boyunca güncel tutulması gerekiyor. Kadın çiftçiler, genç girişimciler ve birinci derece tarımsal amaçlı örgütler başvurularda öncelik puanı alacak.</p><p>Başvuru için dijital sisteme yüklenmesi gereken belgeler arasında hibe başvuru formu ve sulama projesi, toprak fiziksel analiz raporu ve sulama suyu analiz raporu bulunuyor. Su kaynağı kullanım izni veya yeraltı suyu kullanma belgesi, adli sicil kaydı ve nüfus cüzdanı fotokopisi ile kiralık araziler için noter onaylı kiralama belgesi de istenen evraklar arasında yer alıyor. Yatırımın tamamlanmasının ardından izleme süreci 5 yıl boyunca devam edecek ve bu süre zarfında sistemlerin aktif kullanımı denetlenecek.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hububat üretimi açısından güçlü bir yıl bekleniyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hububat-uretimi-acisindan-guclu-bir-yil-bekleniyor-4697/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hububat-uretimi-acisindan-guclu-bir-yil-bekleniyor-4697/</id>
<published><![CDATA[2026-05-25T11:42:00+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-25T11:42:00+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_663A37-A8B4D1-652DB4-2B1EFC-ED2D6C-29FFF2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Serpi, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan bu yıla ilişkin bitkisel üretimdeki ilk tahmin verilerini değerlendirdi.</p><p></p><p>Bu yıl üretim sezonunun, Türkiye'nin hububat üretimi açısından son yılların en dikkat çekici iklim dönemlerinden biri olarak öne çıktığını ifade eden Serpi, özellikle sonbahar döneminden itibaren etkili olan düzenli yağışların, ülke genelinde hububat gelişimini olumlu etkilediğini söyledi.</p><p></p><p>- "Son yarım asrın en radikal meteorolojik tablolarından biri"</p><p></p><p>Serpi, nisan ayının Türkiye genelinde hububat üretiminde son yarım asrın en radikal meteorolojik tablolarından birini sunduğunu bildirdi. Bu dönemdeki yağışların, bitkinin sapa kalkma ve başaklanma evrelerindeki su ihtiyacını en üst düzeye çıkardığını dile getiren Serpi, bu durumun rekolte projeksiyonlarında kuraklık değişkenini tamamen devre dışı bıraktığını anlattı.</p><p></p><p>Serpi, buğday ekiliş alanlarının yüzde 37'sine, üretim hacminin ise yüzde 31'ine sahip İç Anadolu Bölgesi'nde nisan yağışlarının normalinin üzerinde seyrettiğini belirterek, böylece Konya, Ankara, Eskişehir, Kırşehir ve Yozgat olmak üzere geniş üretim alanlarında bitki gelişiminin güçlü olduğunun altını çizdi.</p><p></p><p>Üretimin yüzde 20'sinin gerçekleştirildiği Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde nisan yağışlarının, Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin ve Gaziantep çevrelerinde hububat gelişimini güçlü şekilde desteklediğini kaydeden Serpi, "Akdeniz Bölgesi'nde Kahramanmaraş, Adana, Osmaniye ve Hatay çevrelerinde yağışların güçlü seyretmesiyle, kıraç alanlarda verim beklentileri yükselmiştir. Hatay'da bazı alanlarda dekara 700-800 kilogram seviyelerine ulaşabilecek yüksek verim potansiyelleri öngörülmektedir." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>- "Sezonun hububat üretimi açısından güçlü yıl olacağına inanıyoruz"</p><p></p><p>Serpi, Marmara ve Karadeniz bölgelerinde de düzenli yağış rejimi sayesinde hububat gelişiminin geçen yıla göre daha olumlu olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"Doğu Anadolu Bölgesi'nde yoğun yağışların bir yandan bitki gelişimini desteklediği, diğer yandan bazı taban arazilerde ekim gecikmeleri ve lokal drenaj problemlerine neden olduğu görülmektedir. Buna rağmen genel üretim görünümü olumlu seyretmektedir. Mevcut iklim koşullarının mayıs ayı içinde ciddi bir olumsuzluk oluşturmaması halinde Türkiye'nin 2026 üretim sezonunda yaklaşık 23 milyon ton buğday, 8,7 milyon ton arpa rekoltesine ulaşabileceği öngörülmektedir. Önümüzdeki süreçte dane dolum döneminde gerçekleşecek sıcaklık seyri, mayıs yağışlarının dağılımı ve kuraklık riskinin düşük seviyede devam etmesi nihai üretim miktarları açısından belirleyici olacaktır. Ulusal Hububat Konseyi olarak üretimin sürdürülebilirliği, gıda arz güvenliği ve üreticimizin desteklenmesi amacıyla sahadaki gelişmeleri yakından takip etmeye devam ediyoruz. Türkiye'nin sahip olduğu üretim gücü, tarımsal bilgi birikimi ve üreticimizin emeğiyle birlikte 2026 sezonunun hububat üretimi açısından güçlü bir yıl olacağına inanıyoruz."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Rize'de mersin balığı sağımı yapıldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/rizede-mersin-baligi-sagimi-yapildi-4444/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/rizede-mersin-baligi-sagimi-yapildi-4444/</id>
<published><![CDATA[2026-05-25T10:49:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-25T10:49:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8D32AF-17BDC6-7E97AB-B76063-BB2C41-7D1A59.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kübra Ak, AA muhabirine, yaklaşık 15 yıldır mersin balığına yönelik araştırma ve üretim faaliyetlerinin yürütüldüğünü söyledi.</p><p></p><p>Mersin balıklarını çok eski çağlardan bugüne ulaşmayı başaran "biyolojik hazine" olarak adlandıran Ak, "Ancak maalesef son yıllarda tüm dünyada aşırı avcılık ve yaşam alanlarının tahrip edilmesi gibi nedenlerle doğal stokları ciddi bir azalış göstermiştir. Bu nedenle Dünya Uluslararası Doğayı Koruma Birliği tarafından kırmızı listede yer almış ve nesli kritik derecede tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır." diye konuştu.</p><p></p><p>Ak, mersin balıklarının ekolojik öneminin yanı sıra siyah havyarı nedeniyle ekonomik değerinin oldukça yüksek olduğunu belirterek, "Türkiye su ürünleri sektörü ciddi bir potansiyele sahiptir. Mersin balığı, üretimiyle Türkiye su ürünleri sektöründe katma değeri yüksek alternatif bir tür olarak değerlendiriliyor." dedi.</p><p></p><p>Sibirya mersin balığı ve karaca mersin balığı türlerine yönelik her yıl bu aylarda düzenli yumurta sağımı yaptıklarını anlatan Ak, "Elde ettiğimiz yavrularla yetiştiricilik performansının yükseltilmesi, balık sağlığının takibi ve beslenmeye yönelik çalışmalar yürütüyoruz. 15 yıldır mersin balığıyla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Son 5 yıldır her dönem yavru üretimini başarılı şekilde gerçekleştiriyoruz." diye konuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Antalya sebze-meyve üretiminde Türkiye'nin lideri</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/antalya-sebze-meyve-uretiminde-turkiyenin-lideri-2089/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/antalya-sebze-meyve-uretiminde-turkiyenin-lideri-2089/</id>
<published><![CDATA[2026-05-24T12:01:48+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-24T12:01:48+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BBF721-4537ED-621F87-013912-045FF0-54905F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Gerek açık tarım alanlarında gerekse seralarda yılın dört mevsiminde üretimin yapılabildiği Antalya'da, tropik meyveler de dahil yüzlerce çeşit meyve ve sebze yetiştiriliyor.</p><p></p><p>Bereketli topraklarda yetiştirilen ürünler hem iç piyasaya sunuluyor hem de yurt dışına gönderilerek ülke ekonomisine katkı sağlanıyor.</p><p></p><p>Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 2025 yılı verilerine göre Antalya, 5 milyon 69 bin 77 ton ile Türkiye'nin en fazla sebze üreten ili oldu. Meyve üretiminde ise kent, 1 milyon 773 bin 695 ton ile üçüncü sırada yer aldı.</p><p></p><p>Ürün bazında da birçok meyve ve sebzede Türkiye'de en fazla üreten kent konumundaki Antalya, 2,7 milyon ton domates ile Türkiye üretiminin yüzde 33'ünü, 455 bin ton hıyar ile Türkiye üretiminin yüzde 31'ini, 779 bin ton biber ile Türkiye üretiminin yüzde 23'ünü karşılıyor.</p><p></p><p>Meyvede 40 bin ton avokado ile Türkiye üretiminin yüzde 58'ini sağlayan kent, ülke genelinde üretimin 3 bin ton mavi yemiş ile yüzde 51'ini, 403 bin ton muz ile yüzde 47'sini, 13 bin ton keçiboynuzu ile yüzde 46'sını, 516 bin ton portakal ile yüzde 39'unu gerçekleştiriyor.</p><p></p><p>Tarla bitkilerinde de Antalya, 323 ton çarkıfelek ile Türkiye üretiminin yüzde 86'sını, 4 bin 911 ton susam ile yüzde 33'ünü yetiştiriyor.</p><p></p><p>- Antalya, 31 üründe Türkiye birincisi</p><p></p><p>Tarım ve Orman İl Müdürü Şakir Fırat Erkal, AA muhabirine, Antalya'nın bitkisel üretimde zengin çeşitliliğe sahip bir kent olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Antalya'yı tarımın başkenti olarak nitelendiren Erkal, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"2025 yılındaki bitkisel üretim verileri TÜİK tarafından açıklandı. Bitkisel üretimde 31 üründe Antalya Türkiye'de birinci, 15 üründe ikinci, 12 üründe de üçüncü sırada. Ürettiğimiz ürünleri hem ülkemizin dört bir köşesine hem de yurt dışına gönderiyoruz. Örneğin domateste bir markayız Antalya olarak, dünyada ulaşabildiğimiz her yere domatesimizi satıyoruz."</p><p></p><p>Biberde, hıyarda, kültür mantarında Türkiye'de üretilen toplam üretimin ortalama üçte birinin Antalya'da yapıldığını vurgulayan Erkal, narenciye, nar, muz, keçiboynuzu gibi ürünlerde de ilin Türkiye'de lider olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Antalya'nın tarımda iddialı bir kent olduğuna işaret eden Erkal, "Antalya'da üretilen her meyve de sadece miktar açısından değil, lezzet ve kalite açısından iddialı." dedi.</p><p></p><p>Antalya'nın kesme çiçek ve süs bitkileri üretiminde de önemli bir potansiyele sahip olduğunu kaydeden Erkal, kentin Türkiye'nin kesme çiçek üretiminin yüzde 51'ini karşıladığını dile getirdi.</p><p></p><p>- Son 20 yılda sebze üretimi 3 kat, meyve üretimi 2,5 kat arttı</p><p></p><p>Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır da Antalya topraklarının ve ikliminin tarım sektörü açısından verimli olduğuna işaret etti.</p><p></p><p>Antalya'nın Türkiye'deki örtü altı üretimin yaklaşık yüzde 41'ini gerçekleştirdiğini aktaran Çandır, "Son 20 yılda Antalya'da sebze üretimi 3 kat, meyve üretimi de 2,5 kat arttı. Hem iklimsel faktörler hem de yetenekli üreticilerimiz sayesinde bu başarı elde edilmiştir." diye konuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Aile mesleği hayvancılığı devam ettiren gencin sürüsü büyüyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/aile-meslegi-hayvanciligi-devam-ettiren-gencin-surusu-buyuyor-3211/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/aile-meslegi-hayvanciligi-devam-ettiren-gencin-surusu-buyuyor-3211/</id>
<published><![CDATA[2026-05-24T11:27:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-24T11:27:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FE474D-6D25CA-E21EB7-105E0B-6C1AC7-3A573C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İnegöl ilçesinde yaşayan Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Geyve Meslek Yüksekokulu Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü'nü bitiren 28 yaşındaki Ahmet Çolak, mezuniyetinin ardından alanıyla ilgili iş yeri açtı.</p><p></p><p>Bir süre bu sektörde faaliyet gösteren Çolak, 4 yıl önce aile mesleği olan büyükbaş hayvan yetiştiriciliğini devam ettirme kararı aldı.</p><p></p><p>Kırsal Edebey Mahallesi'ndeki baba ocağına dönen Çolak, devam edecek kimse olmadığı için bir süredir boş kalan ahıra 2 büyükbaş alarak hayvancılığa başladı.</p><p></p><p>Sürüdeki hayvan sayısını 4 yılda 55'e yükselten Çolak, günlük 250 litrelik süt üretimiyle de ülke hayvancılığına katkı sağlıyor.</p><p></p><p>- "İşin zorlukları kadar kolaylıkları da var"</p><p></p><p>Ahmet Çolak, AA muhabirine, 7 yaşından beri hayvan yetiştiriciliğinin içinde yer aldığını söyledi.</p><p></p><p>Üniversite eğitiminin ardından mezun olduğu alanla ilgili sektörde iş kurduğunu belirten Çolak, aklının hep hayvancılıkta kaldığını anlattı.</p><p></p><p>Çolak, iş yerini kapatıp 4 yıl önce aile mesleğini devam ettirme kararı aldığını dile getirerek, "2 büyükbaşla başladık, zamanla hayvan sayımızı artırdık. Bugün 55 hayvana ulaştık ve günlük yaklaşık 250 litre süt üretimi yapıyoruz." diye konuştu.</p><p></p><p>Çiftliğindeki hayvanlardan 20'sinin süt ineği olduğunu bildiren Çolak, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Bu işin zorlukları kadar kolaylıkları da var. Bütün günümüz burada geçiyor ama burada hayvanlarla bir arada olmak keyif veriyor. Tarım ve Orman Bakanlığının desteklerini biliyorum ve takip ediyorum ancak şimdiye kadar başvuru yapma fırsatım olmadı. Bu sene devletimizin desteklerinden de faydalanacağım. Yem için 50 dönüm tarla ekiyorum. Dışarıdan olabildiğince yem almamaya gayret ediyorum."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bursa'da tarım ve gıda ihracatının devleri ödüllerini aldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bursada-tarim-ve-gida-ihracatinin-devleri-odullerini-aldi-6984/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bursada-tarim-ve-gida-ihracatinin-devleri-odullerini-aldi-6984/</id>
<published><![CDATA[2026-05-23T08:44:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-23T08:44:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_27A539-0FD03D-4D8780-B53006-BB9B77-855093.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği (UMSMİB) ve Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB) tarafından düzenlenen ortak törende, 2025 yılının ihracat şampiyonları ile Altın, Gümüş ve Bronz kategorinde ödül alan firmalar ilan edildi. Kamu ve özel sektörün omuz omuza verdiği törende, Bursa’nın küresel krizleri fırsata çevirme kabiliyeti ve "güç birliği" vurgusu ön plana çıktı. Yaş meyve sebze sektöründe Marmarabirlik, Meyve Sebze Mamulleri İhracatında ise Penguen Gıda ‘İhracatın Yıldızı’ oldu.&nbsp;</p><p></p><p>Ödül törenine, Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Gümrük Müdürü Kemal Emiroğlu, Uludağ Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü Mehmet Tuncay Bayraktar, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Üyesi Baran Çelik, UİB Koordinatör ve OİB Başkanı Kemal Yazıcı, UTİB Başkanı G. İhsan İpeker, UHKİB Başkanı Haluk Özkarakaşlı ve çok sayıda davetli ile ihracatçı katıldı. Törende, Türk tarımının ve sanayisinin gücünü dünyaya taşıyan her iki birliğin ilk İhracat Şampiyonları ile Altın, Gümüş ve Bronz kategorisinde başarılı firmalara plaketleri takdim edildi.</p><p></p><p>"Zorluklara Rağmen 4 Yıllık Hedefimiz Yıllık En Az 500 Milyon Dolar"</p><p>Törenin açılış konuşmasını yapan UYMSİB Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Taner, 2025 yılında yaşanan don felaketinin tarımsal üretimi ve rekolteyi olumsuz etkilediğini belirterek, bu zorlu şartlara rağmen, birliğimize bağlı ihracatçılarımızla yaklaşık 189 milyon dolarlık yaş meyve ve sebze ihracatı gerçekleştirmeyi başardık. Son dönemdeki yoğun yağışlar belli bölgelerdeki rekolteleri etkilese de genel anlamda bu yıl yüksek bir üretim bekliyoruz" dedi.</p><p></p><p>UYMSİB’in 2026 yılındaki ihracat hedefini 250 milyon dolar olarak belirten Taner, “Bununla da yetinmeyip, önümüzdeki 4 yıllık süreçte birlik bünyesinde yıllık en az 500 milyon dolarlık yaş meyve ve sebze ihracatı seviyesine ulaşmayı hedefliyoruz. Nisan ayında göreve geldiğimizden bu yana finansal çözümlere ve dijitalleşmeye odaklandık." diye konuştu.&nbsp;</p><p></p><p>"Meyve ve Sebzeye Teknoloji Katarak Endüstriyel Ürüne Dönüştürüyoruz"</p><p>UMSMİB Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Kuşçulu ise 2025 yılını 291 milyon dolar ihracat rakamıyla kapatan birliğin 2026 yılının ilk Ocak-Nisan döneminde 70 milyon dolarlık ihracat seviyesine ulaştığına dikkat çekti. “Bizler sadece hammadde değil; meyve ve sebzeye teknoloji ve inovasyon katarak onları endüstriyel ürünlere dönüştürüyoruz" diyen Kuşçulu şöyle devam etti:</p><p>Sektörün; başta enerji, hammadde ve ambalaj olmak üzere artan girdi maliyetleri karşısında zorlandığını belirterek, finansal ve lojistik taleplerini sıralayan Kuşçulu, "Küresel pazarda rekabet gücümüzü koruyabilmek için güçlü destek mekanizmalarına ihtiyacımız var. Düşük maliyetli ve uzun vadeli kredi imkanlarının genişletilmesi ile enerji maliyetlerinde düzenleme yapılması konusunda hükümetimizden beklentilerimiz bulunuyor. Ayrıca Bursa'da kurulması planlanan lojistik merkez projesinin tamamlanmasıyla ihracat sevkiyatlarında çok daha efektif bir yapıya kavuşacağız.” dedi.</p><p></p><p>Yazıcı: Bursa sanayisi ve ihracatçısı esnek yapısıyla ayakta kalmayı başardı.</p><p>UİB Koordinatör ve Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı da konuşmasında Bursa'nın çok sektörlü ihracat yapısına vurgu yaptı. "Bursa’nın tarım ve gıda sanayisinden otomotive kadar her alanda sergilenen bu başarı hikayesi yazdığını kaydeden Yazıcı, “Bu, kentin sahip olduğu köklü üretim ve ihracat kültürünün bir yansımasıdır. Küresel ekonomideki daralmalara ve tedarik zincirlerindeki değişimlere rağmen, Bursa sanayisi ve ihracatçısı esnek yapısıyla ayakta kalmayı başarmaktadır. Yaş meyve, sebze ve mamulleri sektörlerimizin attığı her başarılı adım, kentimizin toplam ihracat değerini yükseltmekte ve küresel rekabette elimizi güçlendirmektedir" diye konuştu.</p><p></p><p>Burkay: "Rekabetçiliğin Yolu Katma Değer ve Yeşil Dönüşümden Geçiyor"</p><p>BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ticaret liginde üst sıralarda yer almanın yolunun katma değer yaratmaktan geçtiğini vurgulayarak şöyle konuştu:</p><p>"Bursa, köklü sanayi kültürü, esnek üretim kabiliyeti ve nitelikli insan kaynağı gücüyle geçmişte olduğu gibi bugün de her ekonomik krizden daha da güçlenerek, kendini yenileyerek çıkmayı bilmiş asırlık bir ticaret şehridir. Yaş meyve sebze ve mamulleri sektörlerimizin zorlu iklim ve pazar koşullarında sergilediği bu ihracat başarısı, şehrimizin sahip olduğu bu ticari esnekliğin ve dayanıklılığın en güzel, en somut örneklerinden biridir. BTSO olarak bizler de kümelenme faaliyetlerimiz, Ur-Ge projelerimiz ve geniş kapsamlı uluslararası pazarlama organizasyonlarımızla ihracatçılarımızın önündeki engelleri kaldırmak, onları yeni alternatif pazarlarla buluşturmak için tüm kurumsal imkanlarımızı seferber etmeyi sürdüreceğiz."</p><p></p><p>Altun: Birçok Kentin 20-30 Yıl Sonraki Hedeflerine Bursa Bugün Ulaştı"</p><p>Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, kentin ihracattaki öncü rolünün altını çizerek şunları kaydetti:</p><p>"Bursa, bugün sanayi altyapısı, tarımsal potansiyeli ve nitelikli iş gücüyle ülkemizde pek çok kentin hayal dahi edemediği çok özel bir noktada bulunuyor. Birçok gelişmekte olan kentin ancak 20 ya da 30 yıl sonrası için stratejik planlarına koyabildiği vizyoner hedeflere, Bursa bugün çoktan ulaşmış ve bunları hayata geçirmiş vaziyettedir. Bizler de Valilik ve devletin yerel mekanizmaları olarak bu muazzam ekonomik dinamizmin tam ortasındayız. Kamu ve özel sektörün sergilediği bu örnek iş birliği modeli sayesinde ihracatçımızın, üreticimizin ve sanayicimizin her adımda yanında olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Geleceğin Önder Çiftçileri"ni yetiştiriyorlar</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gelecegin-onder-ciftcilerini-yetistiriyorlar-6886/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gelecegin-onder-ciftcilerini-yetistiriyorlar-6886/</id>
<published><![CDATA[2026-05-22T02:35:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-22T02:35:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6FA0A9-4498D7-94A9C6-6FADDA-2843FB-2E42CE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Gıda güvenliği ve sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından olan tarım sektörünün önemi her geçen gün artıyor. Küresel iklim değişikliği, yüksek girdi maliyetleri, kırsal nüfusun yaşlanması ve gençlerin tarımdan uzaklaşması önemli gibi gelişmelere rağmen sektör, akıllı tarım uygulamaları, veri odaklı üretim modelleri ve sürdürülebilir yaklaşımlar ile yenilikçi bir yapıya kavuşma potansiyeli taşıyor.&nbsp;</p><p>“Geleceğin Önder Çiftçileri Eğitim Programı”, bu dönüşümün gelecekteki öncüleri olacak genç üreticileri desteklemek amacıyla İş Bankası ve Sabancı Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirildi.&nbsp;</p><p>31 Mayıs’a kadar başvuruların devam edeceği program kapsamında; bitkisel ve/veya hayvansal üretimle ilgilenen, teknolojiye ve yeni nesil tarım uygulamalarına ilgi duyan ziraat fakültelerinin ikinci sınıf öğrencileri arasından 20 genç çiftçi seçilecek. Türkiye’nin farklı bölgelerinden katılması beklenen öğrenciler, bir hafta boyunca eğitimler alacak.&nbsp;&nbsp;</p><p>Teori ve pratik bir arada</p><p>İki aşamalı bir yapı üzerine kurgulanan programın ilk aşamasında genç çiftçilere finansal okuryazarlık, tarım politikaları, katma değerli üretim ve ürün hikâyesi, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilirlik, tarımsal finans, kooperatifçilik, üretim ve pazarlamada dijital uygulamalar, iş modeli geliştirme başlıklarında disiplinler arası içerikler sunulacak.&nbsp;&nbsp;</p><p>Programın devamında öne çıkan katılımcılar, ikinci yıl planlanan uygulama aşamasına dahil edilecek. İkinci aşama, teorik kazanımların toprakla buluştuğu bir basamak olarak kurgulanıyor. Bu süreçte genç çiftçilerin örnek çiftlikler, tarımsal işletmeler, girişimler ve kooperatiflerle bir araya gelerek ekosistem deneyimi kazanması hedefleniyor.</p><p>Ayrıca, yeni nesil tarım teknolojileri ve çözümleri, verimlilik artırıcı uygulamalar konusunda saha deneyimi edinmeleri planlanıyor. Böylece katılımcılar yalnızca teorik bilgiyle değil, uygulama deneyimiyle de desteklenecek.&nbsp;</p><p>Uzun vadeli ve çok boyutlu bir gelişim modeli olarak tasarlanan programın; tarım sektöründe insan kaynağının güçlendirilmesine, teknolojik dönüşümün desteklenmesine ve sürdürülebilir üretim anlayışının yaygınlaşmasına katkı sunması amaçlanıyor.&nbsp;</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tarımsal girdi fiyatları aylık yüzde 3,89 arttı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tarimsal-girdi-fiyatlari-aylik-yuzde-389-artti-8402/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tarimsal-girdi-fiyatlari-aylik-yuzde-389-artti-8402/</id>
<published><![CDATA[2026-05-20T10:27:13+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-20T10:27:13+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_04921B-24230B-DFE8F6-73AE34-E98886-384A5D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tarım-GFE'de (2020=100), 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre %3,89 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %11,25 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %34,26 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %33,01 artış gerçekleşti.</p><p></p><p>Ana gruplarda bir önceki aya göre, tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde %4,39 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde %0,84 artış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde %35,82 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde %25,17 artış gerçekleşti.</p><p></p><p>Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup %48,33 artış ile gübre ve toprak geliştiriciler, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup %9,69 artış ile gübre ve toprak geliştiriciler oldu.</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bahçelerde kaz mesaisi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bahcelerde-kaz-mesaisi-9531/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bahcelerde-kaz-mesaisi-9531/</id>
<published><![CDATA[2026-05-20T02:31:05+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-20T02:31:05+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_225E49-F33AEA-8F6D48-C258CD-60CD7E-948858.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Proje kapsamında et verimi ve tüy kalitesi yüksek bir Anadolu kazı ırkı oluşturulması hedeflenirken, seleksiyon sonucu ayrılan reforme kazlar meyve bahçelerinde yabani otlarla mücadelede kullanılıyor. TAGEM Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Kerim Kılınç, yerli kaz ırkının geliştirilmesi amacıyla dört yıl önce ortak bir projeye başladıklarını hatırlattı. Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsünde baba hattının, Yozgat Bozok Üniversitesinde ise anne hatların oluşturulduğunu belirten Kılınç, bu iki hatla yerli kaz ırkı elde edileceğini söyledi.</p><p>Islah sürecinde seleksiyon çalışmalarının önemine değinen Kılınç, bu aşamada reforme olarak adlandırılan kazların sürüden ayrıldığını ifade etti. Kılınç, ayrılan bu kazların yetiştiriciler tarafından talep gördüğünü, özellikle suyun ve meranın bulunduğu köylerde yetiştirildiğini aktardı.&nbsp; Reforme kazların Bakanlık bünyesinde farklı alanlarda değerlendirildiğini belirten Kılınç, hayvanların meyvecilikle uğraşan enstitülere gönderildiğini kaydetti. Meyve ağaçlarının arasındaki yabani otlarla mücadelede kullanılan kazlar, taze otları yiyerek kültür bitkilerine zarar vermeden bahçeleri temizliyor. Bu yöntem üreticilerin ot ilacı ve çapa işçiliği giderlerini azaltırken, kazların bıraktığı dışkılar toprağın organik madde miktarını artırıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Buğdayda maliyet uyarısı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bugdayda-maliyet-uyarisi-6139/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bugdayda-maliyet-uyarisi-6139/</id>
<published><![CDATA[2026-05-20T02:29:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-20T02:29:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_65D315-EAD7E9-636501-58AAA9-6637D5-05F923.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar, buğday alım fiyatlarına ilişkin yaptığı açıklamada üreticilerin beklentisinin karşılanması gerektiğini belirtti.</p><p>Bayraktar, bu yıl buğday üretiminde yüksek rekolte beklendiğini ifade ederek, üreticilerin üretime devam edebilmesi için Toprak Mahsulleri Ofisi’nin maliyet artışlarını dikkate alan bir fiyat açıklaması gerektiğini söyledi.</p><p>Türkiye’de toplam tarım alanlarının yaklaşık yarısında hububat ekimi yapıldığını belirten Bayraktar, hububat alanlarının yaklaşık yüzde 61’inde buğday, yüzde 28’inde ise arpa üretildiğini kaydetti.</p><p>Ekim döneminin başladığı ekim ayından itibaren ülke genelinde yağışların normalin üzerinde gerçekleştiğini aktaran Bayraktar, ekim alanlarındaki artışın buğday ve arpa üretiminde bereketi beraberinde getirdiğini ifade etti.</p><p>Öte yandan artan nem oranının bazı bölgelerde pas hastalığına neden olduğunu belirten Bayraktar, üreticilerin sahada hastalıkla mücadele etmeyi sürdürdüğünü söyledi.</p><p>Açıklamada, bölgedeki jeopolitik gerilimlerin başta mazot ve gübre olmak üzere üretim maliyetlerini artırdığına dikkat çekildi. Bayraktar, çiftçilerin yeni üretim sezonuna hazırlanabilmesi için Toprak Mahsulleri Ofisi’nin alım fiyatlarını refah payını da dikkate alarak açıklamasını ve destekleme bütçesinin artırılmasını beklediklerini ifade etti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">TZYMB'de Fehmi Kiraz dönemi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tzymbde-fehmi-kiraz-donemi-1264/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tzymbde-fehmi-kiraz-donemi-1264/</id>
<published><![CDATA[2026-05-20T02:26:00+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-20T02:26:00+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C41892-36819F-089368-3ADA65-8E5D62-95DC7C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği (TZYMB), 16 Mayıs 2026 tarihinde genel merkez binasında sivil toplum katılımıyla 63. Olağan Genel Kurul toplantısını icra etti. Üyelerin katıldığı genel kurul, İstiklal Marşı’nın okunması ve divan heyetinin oluşturulmasıyla başladı.</p><p>Genel kurulun divan başkanlığına Prof. Dr. Kudret Saylan seçildi. Saylan’ın açılış hitabının ardından kürsüye gelen mevcut Genel Başkan Mehmet Ali Ünal, Türk Tarım Orman-Sen Genel Başkanı Ahmet Demirci, Eski Müsteşar Hüsnü Poyraz, Prof. Dr. Celal Er ve Başkan Adayı Fehmi Kiraz, Türk tarımı ve meslektaşlarının geleceğine yönelik konuşmalar gerçekleştirdi.</p><p>TZYMB'NİN YÖNETİM ORGANLARI BELİRLENDİ</p><p>Faaliyet, denetim ve mali raporların okunarak ibra edilmesinin ardından birlik organlarının seçimine geçildi. Seçime tek liste ile giren geçmiş dönem genel başkanlarından Fehmi Kiraz, delegelerin oylarıyla Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği’nin yeni genel başkanı seçildi.</p><p>Seçim sonuçlarının netleşmesiyle birlikte, yeni dönemin yönetim ve denetleme kurulu listeleri de asil ve yedek üyeleriyle birlikte resmiyet kazandı.</p><p>MESLEKTE 30 YILINI DOLDURANLARA TEŞEKKÜR BELGESİ</p><p>Yeni yönetim organlarının belirlenmesinin ardından, ziraat yüksek mühendisliği mesleğinde 30 yılını geride bırakarak üretime ve akademik dünyaya katkı sunan üyelere teşekkür belgeleri takdim edildi. Genel kurul, eski Genel Başkan Mehmet Ali Ünal ve yönetim kuruluna geçmiş hizmetleri için teşekkür edilmesi ve yeni yönetime başarı dileklerinin sunulmasıyla sona erdi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yerli gübre için 5 milyon dolarlık yatırım</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yerli-gubre-icin-5-milyon-dolarlik-yatirim-4455/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yerli-gubre-icin-5-milyon-dolarlik-yatirim-4455/</id>
<published><![CDATA[2026-05-18T15:15:59+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-18T15:15:59+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_547A67-7835D4-F7A0F5-536AD6-37769D-7935F2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>GÜBRETAŞ ve IZU’nin TÜBİTAK 1505 programı kapsamında 2021 yılından bu yana titizlikle yürüttüğü Ar-Ge çalışmaları meyvesini verdi. “Endüstriyel Yan Ürünlerden Amino Asit İçeren Organik Gübre Üretimi” projesinde, laboratuvar aşamasından sanayiye geçişi temsil eden “İleri Biyoteknoloji Tabanlı Yerli Ürün Geliştirme ve Ticarileştirme” sözleşmesi imzalandı. Proje ile bitkisel yağ ve un sektörünün atıklarını teknolojik işlemlerden geçirerek yüksek amino asit içerikli bitkisel protein hidrolizatlarına dönüştürülecek. Tamamen yerli imkânlarla geliştirilen bu biyoteknolojik formüllerle atık yönetimiyle çevre kirliliğinin önüne geçilmesi, ithal ürünler yerine yerli ve milli alternatiflerin sunulması ve tarımda verimliliği artıran sürdürülebilir çözümlerin yaygınlaştırılması hedefleniyor.</p><p>&nbsp;</p><p>5 MİLYON DOLARLIK YATIRIM</p><p>GÜBRETAŞ, proje kapsamında geliştirilen teknolojiyi hayata geçirmek için yaklaşık 5 milyon dolarlık bir yatırım planlıyor. Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan ileri biyoteknolojik altyapıya sahip üretim tesisinin kurulmasıyla, şirketin yüksek katma değerli ürün portföyü genişleyecek ve yerli üretim kapasitesi önemli bir ivme kazanacak. Ticarileşme sürecini başlatan imza töreni; İZÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Küçük, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Erhan İçener ve Prof. Dr. Nihat Erdoğmuş ile GÜBRETAŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili Yasin Ayaz, Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Dursun ve GÜBRETAŞ Genel Müdürü Aytaç Onkun’un katılımıyla gerçekleştirildi. Törende, akademisyenler, Ar-Ge merkezi uzmanları ve her iki kurumun üst düzey yöneticileri de hazır bulundu.</p><p></p><p>BİLGİNİN LABORATUVARDAN SAHAYA, ARAŞTIRMADAN TİCARİLEŞMEYE UZANAN YOLCULUĞUNUN GÜÇLÜ BİR ÖRNEĞİ</p><p>GÜBRETAŞ ve IZU arasında imzalanan ticarileşme sözleşmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İZÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Küçük şöyle dedi: “Üniversitemizde geliştirilen akademik bilginin, ülkemizin stratejik ihtiyaçlarına cevap veren yüksek katma değerli ürünlere dönüşmesini son derece kıymetli buluyoruz. Tarım, gıda güvenliği ve sürdürülebilir üretim gibi geleceği doğrudan şekillendiren alanlarda yerli ve yenilikçi teknolojilerin geliştirilmesi, Türkiye’nin üretim gücü ve rekabet kapasitesi açısından büyük önem taşımaktadır. GÜBRETAŞ ile yürüttüğümüz bu iş birliği; bilginin laboratuvardan sahaya, araştırmadan ticarileşmeye uzanan yolculuğunun güçlü bir örneğidir. Akademik yetkinlik ile sektör tecrübesinin aynı vizyonda buluşması, yalnızca ekonomik değil; çevresel ve stratejik açıdan da ülkemize uzun vadeli katkılar sağlayacaktır.”</p><p></p><p>SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM VE YERLİ ÜRETİM VURGUSU</p><p>Törende konuşan GÜBRETAŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili Yasin Ayaz, küresel gıda güvenliğinin önemine dikkat çekerek, sürdürülebilir tarımın ancak güçlü Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarıyla mümkün olabileceğini belirtti. Yerli ve milli üretimin artırılmasının stratejik önemine değinen Ayaz, üniversite-sanayi iş birliklerinin yeni nesil bitki besleme ürünlerinin geliştirilmesinde kritik rol oynadığını ifade etti.</p><p></p><p>AR-GE’DEN TİCARİLEŞMEYE GÜÇLÜ GEÇİŞ</p><p>Genel Müdür Aytaç Onkun ise GÜBRETAŞ’ın bitki besleme alanındaki köklü deneyimini güçlü bir Ar-Ge vizyonuyla birleştirdiğini vurguladı. GÜBRETAŞ’ın bitki besleme alanındaki tecrübesini Ar-Ge vizyonuna yansıtan bir kurum olduğunu ifade etti. Bitki besleme alanında yürütülen Ar-Ge çalışmaları tarımın sürdürülebilirliği ve gıda güvenliğinin sağlanması açısından büyük bir önem taşıdığına değinerek; “GÜBRETAŞ Ar-Ge Merkezi ve İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesinin kıymetli akademisyenleri Ar-Ge faaliyetlerinde bu bilinçle çalışıyorlar. İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesiyle imzaladığımız bu ticarileşme sözleşmesinin tarımsal üretimimize değer katacağına inanıyoruz. Sektör ve saha tecrübemizle birleşen akademik tecrübe tarımsal üretimimiz açısından önemli katkılar sağlayacaktır. Elde edilen çıktıların hem çevresel hem de ekonomik fayda sağlaması ve katma değeri artıracak olması çok kıymetlidir.” açıklamalarında bulundu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"380 bin dekar alan zarar görmüş durumda"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/380-bin-dekar-alan-zarar-gormus-durumda-5562/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/380-bin-dekar-alan-zarar-gormus-durumda-5562/</id>
<published><![CDATA[2026-05-17T16:48:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-17T16:48:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2ADD33-47AA49-FB045F-73D09B-614842-F9EF72.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Gaziantep'te iki hafta önce meydana gelen sağanak, dolu ve şiddetli rüzgarın aynı anda etkili olduğu "süper hücre" fırtınasının çiftçilere verdiği zararı yerinde incelemek üzere kente gelen Bayraktar, bölgedeki ziraat odası başkanları ve ilgililerle Çaybeyi Mahallesi'ndeki fıstık bahçelerinde incelemelerde bulundu.</p><p></p><p>Burada gazetecilere açıklamalarda bulunan Bayraktar, son yıllarda iklim değişikliğine bağlı olarak tarım sektörünün birçok afeti aynı anda yaşamaya başladığını belirtti.</p><p></p><p>Olumsuz hava koşullarının tarımsal alanlara zarar verdiğini ifade eden Bayraktar, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Sadece Gaziantep'te değil, 65 ilimizde don etkili oldu. Bu durum tarımsal üretime büyük zarar verdi. Kuraklık afetiyle karşı karşıya kaldık ve birçok ilimizde üretim olumsuz etkilendi. Sel ve su baskınları sonucu birçok ürünümüz zarar gördü. Binlerce dekar arazi sular altında kaldı. Sadece sel değil, don felaketinden etkilenen illerimizi de gezdim. Son günlerde dolu afeti de üretime zarar vermeye başladı. Dolu dışında hortumla da karşı karşıya kaldık. Gaziantep'te hem dolu hem hortum yaşandı."</p><p></p><p>Gaziantep'in 9 ilçesinde yaklaşık 8 bin 310 çiftçinin yaşanan afetlerden etkilendiğini belirten Bayraktar, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"380 bin dekar alan zarar görmüş durumda. Hububat, baklagil, zeytin, üzüm ve Antep fıstığı gibi ürünlerimiz etkilendi. Kesin hasar tespit çalışmalarımız devam ediyor. Gaziantep'te tarım sigortası oranının düşük olduğunu görüyoruz, şu an yaklaşık yüzde 18 seviyesinde. Ürünlerin zarar görmesi nedeniyle önümüzdeki 2-3 yıl verim kaybı yaşanabilir. Bu kayıpların karşılanmasını talep ediyoruz. Üreticimize sahip çıkma ve sahada kalmasını sağlama zamanıdır."</p><p></p><p>- "Bu sene buğdayda üretimin 22-23 milyon tona çıkmasını bekliyoruz"</p><p></p><p>Türkiye genelinde bu yıl etkili olan yağışların üreticiyi olumlu etkilediğini ifade eden Bayraktar, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p></p><p>"Bu yağışların gelmesinden memnuniyet duyduk. Hem barajlarımız boştu, onlar doldu. Birçok bitkisel üretimde sulama imkanımız olacak o çok önemliydi. Yağışlar neticesinde yer altı sularımız beslendi. Bunun sonucunda Türkiye'de kuraklık tehdidi kalkmış durumda. Hububat başta olmak üzere olumlu etkileyecek. Bu sene buğdayda üretimin 22-23 milyon tona çıkmasını bekliyoruz."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Konya'da yağışlar tarımda enerji maliyetlerini düşürdü</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/konyada-yagislar-tarimda-enerji-maliyetlerini-dusurdu-4615/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/konyada-yagislar-tarimda-enerji-maliyetlerini-dusurdu-4615/</id>
<published><![CDATA[2026-05-16T11:14:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-16T11:14:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F5FA43-03719D-AA7F55-4AE8ED-8EFBD1-F61225.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Konya Ticaret Borsası Başkanı Hüseyin Çevik, bu yılki yağışların uzun yıllar ortalamasının üzerinde gerçekleştiğini söyledi.</p><p></p><p>Eylül ve ekimde başlayan yağışların bereketli geçtiğini anlatan Çevik, "Konya'nın uzun yıllar yağış ortalaması 330-340 milimetre civarındaydı. Bu yıl ise 560 milimetrelere çıktı. Sadece Konya Kapalı Havzası'nda değil, Türkiye genelinde birçok bölgede yüzde 70'in üzerinde yağış artışı yaşandı." dedi.</p><p></p><p>Çevik, geçen yıl yaşanan don olaylarının bu sezon görülmediğini, iklim şartlarının üretim açısından olumlu seyrettiğini dile getirdi.</p><p></p><p>Mayısın hububat için kritik dönem olduğuna dikkati çeken Çevik, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Buğdayın başak çıkarma ve sap büyütme döneminde toprak rutubeti oldukça iyi durumda. Yağışlar olmasaydı çiftçi iki kez su verecekti, enerji harcayacaktı. Şu anda sulamaya bağlı enerji tüketimi ve maliyet önemli ölçüde azaldı. Geçen sene bu zamanlara bölgemizde yağmur duaları olurdu. Önümüzdeki bir iki yıl böyle yağışlı geçerse ülkemizin tarımsal ve hayvansal üretimi artar, maliyetleri düşer ve bu da enflasyona etki eder."</p><p></p><p>- Bu yıl sulama maliyetleri yüzde 80 azaldı</p><p></p><p>Ziraat Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz de bahar yağışlarının son yılların ortalamasının üzerinde gerçekleştiğini ifade etti.</p><p></p><p>Özellikle yıl başından sonra yüksek kesimlerde kar, ovada ise yağmur şeklinde görülen yağışların hububat üretimine büyük katkı sağladığını belirten Kırkgöz, sulu tarımda çiftçinin sulama maliyetlerinin yüzde 80 azaldığını vurguladı.</p><p></p><p>- "Çiftçi en az iki sulamadan kurtuldu"</p><p></p><p>Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Soylu ise Konya Ovası'nın geçen yıla kıyasla daha fazla yağış aldığını anlattı.</p><p></p><p>Hububat üretiminde en kritik dönemlerin çıkış, kardeşlenme ve ilkbahardaki hızlı gelişim süreci olduğuna dikkati çeken Soylu, bitkilerin bu dönemleri stressiz geçirdiğini dile getirdi.</p><p></p><p>Soylu, yağışların tarımda su tasarrufu sağladığına işaret ederek, "Geçen yıl ocak ve şubatta yağmurlama sistemleri çalışıyordu. Bu yıl ise kuyular yeni yeni devreye girmeye başladı. Çiftçi en az iki sulamadan kurtuldu. Bu da hem yer altı sularını rahatlattı hem de elektrik maliyetlerini ciddi ölçüde azalttı." değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Elite Naturel brüt karını yüzde 47 artırdı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/elite-naturel-brut-karini-yuzde-47-artirdi-2943/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/elite-naturel-brut-karini-yuzde-47-artirdi-2943/</id>
<published><![CDATA[2026-05-16T09:22:00+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-16T09:22:00+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_842C6D-6BD091-8BA844-A7507D-9EA1C9-EE04D2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Organik tarım projeleri, yaklaşık 8 bin sözleşmeli çiftçisi ve modern üretim tesisleriyle organik üretimin öncü şirketleri arasında yer alan Elite Naturel, 2026 yılına güçlü bir başlangıç yaptı. Şirket, yılın ilk üç ayında hasılatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 74,7 artırarak 688,5 milyon TL’ye yükseltti. Aynı dönemde brüt kar ise yüzde 47,6 artışla 242,7 milyon TL oldu. Elite Naturel’in ilk çeyrek performansında ihracat odaklı büyüme stratejisi, yüksek katma değerli ürünlere yönelik artan talep ve ürün portföyündeki çeşitlenme etkili oldu.&nbsp;</p><p>“Global pazarlardaki büyümemizi yeni ürünlerle destekliyoruz”</p><p>Elite Naturel CEO’su Çağrı Eşmekaya, şirketin sürdürülebilir büyüme stratejisinin merkezinde organik üretim, ihracat ve inovasyonun yer aldığını belirterek şunları söyledi: “Elite Naturel olarak organik ve doğal ürün kategorilerinde global ölçekte büyümemizi sürdürüyoruz. Özellikle sağlıklı yaşam ve fonksiyonel beslenme trendleri, ürünlerimize yönelik talebi artırıyor. Avrupa, ABD ve Asya-Pasifik bölgelerinde organik ürünlere olan ilginin güçlenmesiyle birlikte ihracat ağımızı daha da genişletiyoruz. Bununla birlikte yeni yatırımlarımızla Türkiye pazarındaki büyümemizi de hızlandırmayı hedefliyoruz” dedi.&nbsp;</p><p>“Katma değerli ürün portföyümüzü genişletiyoruz”</p><p>Şirketin AR-GE faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Eşmekaya, yenilikçi ve katma değerli ürün geliştirme çalışmalarına devam ettiklerini belirtti. Başkent OSB ve Polatlı’daki üretim tesislerinde yüzde 100 sıkma meyve suları, smoothie’ler ve fonksiyonel shot’lar ürettiklerini ifade eden Eşmekaya, freeze dry ve air dry teknolojileriyle işlenen ürünlerin portföydeki payını artırdıklarını söyledi.</p><p>Bebek beslenmesi kategorisinde organik meyvelerden üretilen bebek mamalarının ardından organik çocuk meyve suları ve sağlıklı çocuk atıştırmalıkları gibi yeni ürün grupları üzerinde çalıştıklarını belirten Eşmekaya, yeni bir atıştırmalık kategorisi olan Freeze Dried Snack ürünleri için deneme üretimlerinin gerçekleştirildiğini ve seri üretime yönelik makine yatırımının tamamlandığını açıkladı.</p><p>&nbsp;“Organik tarım ekosistemini büyütmeye devam edeceğiz”</p><p>Yaklaşık 8 bin sözleşmeli çiftçiyle organik üretim gerçekleştirdiklerini belirten Çağrı Eşmekaya, Elite Organik Projeleri kapsamında organik üretim ağını genişletmeye devam ettiklerini söyledi. Çiftçilere eğitim ve teknik destek sunduklarını ifade eden Eşmekaya, sürdürülebilir ve katma değerli üretim modelini yaygınlaştırmayı hedeflediklerini belirtti. Eşmekaya ayrıca, Yozgat ve Adana’daki arazilerde bu yıl içinde ekim çalışmalarına başlamayı planladıklarını, bu yatırımların şirketin sürdürülebilir hammadde teminini güçlendirme ve tarımsal üretim kapasitesini artırma stratejisinin önemli bir parçasını oluşturduğunu ifade etti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tarım üretici fiyatları aylık yüzde 4,26 arttı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tarim-uretici-fiyatlari-aylik-yuzde-426-artti-4691/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tarim-uretici-fiyatlari-aylik-yuzde-426-artti-4691/</id>
<published><![CDATA[2026-05-14T10:34:08+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-14T10:34:08+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0E6081-A225E1-A63CF7-794045-364D37-E4D2FE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nisan ayına ilişkin Tarım ÜFE verilerini açıkladı.</p><p></p><p>Buna göre endeks, nisanda bir önceki aya kıyasla yüzde 4,26, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 17,69, geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 42,53 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 40,45 artış gösterdi.</p><p></p><p>Sektörlerde bir önceki aya göre değişime bakıldığında, tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 4,33, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 1,41, balık ve diğer balıkçılık ürünleri, su ürünleri, balıkçılık için destekleyici hizmetlerde yüzde 5,02 yükseliş oldu.</p><p></p><p>Ana gruplarda bir önceki aya göre, tek yıllık (uzun ömürlü olmayan) bitkisel ürünlerde yüzde 10,37, çok yıllık (uzun ömürlü) bitkisel ürünlerde yüzde 2,16 artış görülürken, canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 5,58 azalış meydana geldi.</p><p></p><p>Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 102,48 artış ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 21,12 azalış ile turunçgiller oldu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yaş çay alım fiyatı belli oldu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yas-cay-alim-fiyati-belli-oldu-639/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yas-cay-alim-fiyati-belli-oldu-639/</id>
<published><![CDATA[2026-05-13T09:05:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-13T09:05:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0E459E-279AB1-1E80C2-2DB9A7-4DDC11-A0948F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tarım ve Orman Bakanlığı yayımladığı basın açıklamasında, 2026 yılı yaş çay alım bedelini kilogram başına 35 lira olarak belirlediğini bildirdi.</p><p></p><p>Bakanlığın açıklamasında, geçen yıl yaş çay rekoltesinin 1 milyon 340 bin ton olduğu anımsatıldı.</p><p></p><p>ÇAYKUR'un 2025'te 49 yaş çay fabrikasında 823 bin ton yaş çay alımı yaptığına işaret edilen açıklamada şunlar da aktarıldı:</p><p></p><p>ÇAYKUR, bu yıl ortalama aynı miktarda alım yapmayı hedeflemektedir. 2025 yılında kilogram başına 25,44 lira olan yaş çay bedeli 2026 yılı için 35 lira olarak belirlenmiştir. Üreticilerimize hayırlı ve bereketli olmasını dileriz.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bluefarm Tarım Türkiye'nin en modern yaban mersini üretim üssünü kuruyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bluefarm-tarim-turkiyenin-en-modern-yaban-mersini-uretim-ussunu-kuruyor-2762/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bluefarm-tarim-turkiyenin-en-modern-yaban-mersini-uretim-ussunu-kuruyor-2762/</id>
<published><![CDATA[2026-05-12T02:19:23+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-12T02:19:23+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F4B451-573C89-F50115-C8C0B9-162277-49C491.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye tarımında yüksek katma değer üretme potansiyeline sahip alanlara ilgisini gösteren DCT Trading, bağlı ortaklığı Bluefarm Tarım Teknolojileri ve Üretim A.Ş. üzerinden önemli bir projeyi hayata geçiriyor. Şirket, Edirne İpsala’da 206 dönümlük arazi üzerinde Türkiye’nin en modern yaban mersini üretim çiftliğini kurmak üzere bir süre önce düğmeye basmıştı. Proje kapsamında 100 bine yakın yaban mersini fidanı, ileri tarım teknolojilerinin kullanıldığı, tamamen otomasyonla yönetilen bir sistem içerisinde üretilecek. Sulamadan gübrelemeye, bitki sağlığından iklim kontrolüne kadar tüm aşamalar dijital olarak takip edilecek, veri odaklı bir üretim modeli benimsenecek. Üstelik bu üretim tamamen saksılarda yapılacak. Bu yönüyle tesis, yalnızca Türkiye’nin değil, Avrupa’nın da en gelişmiş ve modern yaban mersini üretim merkezlerinden biri haline gelecek.</p><p>Stratejik ortaklık</p><p>Bluefarm Tarım’ın yatırım planı, finans dünyasında güçlü bir karşılık buldu. Türkiye İş Bankası’nın iştirakleri olan Maxis Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi A.Ş. Karma Strateji Fonu’yla sahip oldukları tarım fonları aracılığıyla Bluefarm Tarım’ın yüzde 21,43 hissesine sahip olarak şirkete stratejik bir yönetişim ve finansman katkısı sundu. Bu ortaklık, Türkiye tarımının geleceğine duyulan güvenin yanı sıra yaban mersini üretiminin küresel pazardaki güçlü potansiyelini ve Bluefarm Tarım’ın vizyonunun yatırımcılar nezdinde yarattığı etkiyi gözler önüne seriyor. Finansman yalnızca bir ortaklık değil, modern tarım girişimlerinin ölçek kazanması, ihracata entegre olması ve uluslararası rekabet gücünün artırılması adına önemli bir stratejik hamle niteliği taşıyor.</p><p>“Tarımsal dönüşüm merkezi olacak”</p><p>DCT Trading ve Bluefarm Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Levent Sadık Ahmet Bluefarm Tarım ile Türkiye’de modern tarımda iddialı bir sayfa açtıklarını belirterek “İpsala’da kuracağımız tesis, yalnızca üretim alanı değil, aynı zamanda bölgenin tarımsal dönüşüm merkezi olacak” dedi.&nbsp; DCT Trading’in Yunanistan’daki yatırımlarından edindiği tüm tecrübeyi Türkiye’ye aktardığını ifade eden Levent Sadık Ahmet “İş Bankası Grubu’nun değerli iştirakleri Maxis Girişim Sermayesi’nin projeye olan ilgisi ve ortaklığı bizim için büyük bir güven göstergesidir. Bu iş birliği, Bluefarm Tarım’ın vizyonu kadar Türkiye’nin tarımda uluslararası ölçekte güçlenme hedeflerine de duyulan inancın somut bir yansımasıdır. Bizim hedeflerimiz doğrultusunda ölçeğimizi hızlıca büyütecek adımları atarken, bölgedeki tarım ekosistemini de katma değerli bir ürün ile çeşitlendirip anlaşmalı tarım modelimiz ile beraber büyümeyi ve kazanmayı geliştirecek projeler üzerinde çalışıyoruz” açıklamasında bulundu.&nbsp;</p><p></p><p>“Bluefarm Tarım’ın vizyonu bizi çok etkiledi”</p><p>Maxis Genel Müdürü Özgür Temel de tarım teknolojilerini, sürdürülebilir üretimi ve yüksek katma değerli tarım girişimlerini desteklemeye büyük önem verdiklerini söyledi. Bluefarm Tarım’ın ortaya koyduğu vizyon, uluslararası tecrübe ve ihracata dayalı iş modelinden çok etkilendiklerini dile getiren Temel, “Bu yatırım, yalnızca şirket ölçeğinde değil, bölgesel kalkınma ve Türkiye’nin tarımsal ihracat gücü açısından da önemli sonuçlar doğuracak. Bluefarm Tarım Teknolojilieri ve Üretim A.Ş. ile birlikte bu yolculukta daha yolun başındayken yer almaktan memnuniyet duyuyoruz” diye konuştu.&nbsp;</p><p>Türkiye için yeni bir tarım hikâyesi yazılıyor</p><p>Bluefarm Tarım, tarım sektöründe yalnızca bir üretici olarak değil, bir dönüşüm lideri olarak konumlanmayı hedefliyor. Bluefarm Tarım’ın İpsala’daki yatırımı, modern tarım teknolojilerinin, uluslararası tedarik zincirinin ve stratejik finansman ortaklıklarının bir arada kullanıldığı örnek bir model sunuyor. Proje tamamlandığında Türkiye’nin başta Avrupa olmak üzere, yükselen yaban mersini tedarikçisi haline gelmesi hedefleniyor. Aynı zamanda Türkiye’yi tarımda ileri teknoloji kullanımında bölgesel bir merkez konumuna yükseltmesi beklenen proje, İpsala’nın ekonomik yapısına da uzun yıllar boyunca sürdürülebilir katkı sağlayacak.&nbsp;</p><p>Uluslararası deneyim Türkiye’ye taşınıyor</p><p>DCT Trading’in Yunanistan’da faaliyet gösteren ve ülkenin en büyük yaban mersini üreticisi konumundaki bağlı ortaklığı Bluefarm IKE, yıllara dayanan üretim tecrübesiyle Bluefarm Tarım projesine de doğrudan katkı sunuyor. Şirketin Yunanistan’da elde ettiği başarı, yüksek verimli çeşitler, sulama ve besleme protokolleri, hasat yönetimi ve ihracat operasyonları konusundaki tüm bilgi birikimi, İpsala’daki yatırıma entegre ediliyor.</p><p>Bu kapsamda Bluefarm Tarım, Avrupa pazarında talebi yüksek olan premium kalite yaban mersini üretimine odaklanacak. Ürünlerin paketlenmesi ve lojistik süreçleri ise ilk aşamada yine DCT Trading’in Yunanistan’daki bir diğer bağlı ortaklığı YAKA IKE tarafından yürütülecek. Böylece üretimden paketlemeye, ihracattan raflara uzanan entegre bir değer zinciri oluşturulmuş olacak.</p><p>İhracat odaklı üretim ve bölgesel kalkınma bir arada</p><p>DCT Trading’in Bluefarm Tarım yatırımıyla bölgesel kalkınmaya sağlayacağı etkiler şimdiden dikkat çekiyor. Yaban mersininin yüksek katma değerli ve dış talebi güçlü bir ürün olması, İpsala’nın tarım ekonomisine yeni bir yön kazandıracak. Proje sayesinde bölge ekonomisine uzun vadeli istihdam sağlanırken kadın istihdamı özel olarak desteklenecek. Toprak kullanımı, su tüketimi ve verimlilik konusunda modern tarım uygulamaları yaygınlaşacak. Bununla birlikte ihracat kapasitesi artırılarak Türkiye’nin tarımsal gelirlerine katkı sunulacak.</p><p>DCT Trading’in Yunanistan’da başarıyla yürüttüğü anlaşmalı tarım modeli, Türkiye’de de devreye alınacak. Bu model kapsamında Bluefarm Tarım, sadece kendi üretimini yapmakla kalmayacak, bölgede yaban mersini üretmek isteyen çiftçilere bitki ve malzeme tedariki, eğitim ve teknik danışmanlık, sulama-fertilizasyon protokolleri ile lojistik ve satış desteği gibi uçtan uca çözümler sunarak onların da büyüyen pazara dahil olmasına destek olacak. Böylece bölgede sürdürülebilir, ölçeklenebilir ve ihracat odaklı bir tarım ekosistemi oluşturulacak.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kars'ta ekim yapılan tarım arazileri dronla görüntülendi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/karsta-ekim-yapilan-tarim-arazileri-dronla-goruntulendi-7532/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/karsta-ekim-yapilan-tarim-arazileri-dronla-goruntulendi-7532/</id>
<published><![CDATA[2026-05-10T13:09:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-10T13:09:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E9D78C-8202B0-FF295E-F4DBC7-8AAC5E-66FE38.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kışın uzun ve çetin geçtiği ilçelerden Sarıkamış'ta, tarım arazilerine tohumların ekimi yapıldı.</p><p></p><p>Bu yıl çetin geçen kış şartları nedeniyle tarım aletleri arazilere geç indi. Karla kaplanan dağların arasında traktörlerle sürümü yapılan tarım arazileri farklı renk tonlarıyla güzel görüntü oluşturdu.</p><p></p><p>Çeşitli şekillere bürünen tarlalar, dronla görüntülendi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Samsun'da büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığı artıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/samsunda-buyukbas-ve-kucukbas-hayvan-varligi-artiyor-6639/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/samsunda-buyukbas-ve-kucukbas-hayvan-varligi-artiyor-6639/</id>
<published><![CDATA[2026-05-09T13:06:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-09T13:06:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8DEF70-69AC2A-61C797-2D1735-DBD898-224EA4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tarım ve Orman Bakanlığı, Samsun Büyükşehir Belediyesi ve Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığından (DOKAP) sağlanan kaynaklarla kentte hayvansal üretimi artırmaya yönelik çalışmalar sürüyor.</p><p></p><p>İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, Tarım ve Orman Bakanlığının 2024'te uygulamaya koyduğu destekleme modeliyle üreticilere ilave destekler getirildiğini söyledi.</p><p></p><p>Bu desteklerin uygulanmasıyla, hayvancılık yapan işletme ve hayvan sayılarında artış gözlendiğini belirten Yılmaz, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Bölgemiz için oldukça önemli olan küçük aile işletmelerine ilave destekler verildi. Küçük aile işletmesi dediğimiz, 20 başın altında mandası veya sığırı olan işletmeler, 100 başın altında küçükbaş hayvanı olan işletmeler, yeni destekleme modelinde ilave destek verilmek suretiyle teşvik edildi. 1. derece tarımsal örgüt olarak belirlenen birliklerin kooperatif üyelerine de Bakanlığımız tarafından ilave destekler sağlandı. Tabii bu desteklerle beraber Büyükşehir Belediyemizden, DOKAP'tan ve Bakanlık kaynaklarından sağlamış olduğumuz kaynaklarla yem bitkileri üretimini artırmaya yönelik projeler uygulandı."</p><p></p><p>Yılmaz, uygulanan projelerle kentte hayvan sayısının artmasını sağladıklarını anlatarak, "2023 yılında 345 bin olan büyükbaş hayvan mevcudumuz 2025'in sonu itibarıyla 370 bine çıktı. Gene küçükbaş hayvan mevcudumuz, 2023 yılında 250 bin civarındaydı. Şu an küçükbaş hayvan mevcudumuz da 265 bine çıkmış durumda." dedi.</p><p></p><p>Manda yetiştiriciliğinin kent için önemine de dikkati çeken Yılmaz, "Manda yetiştiriciliğinde Samsun, Türkiye'de ilk sırada. 19 bin 500 civarında manda varlığına sahibiz. Samsun'da 2011 yılından beri uygulanan Anadolu Mandası Islahı Projesi var. Bu proje kapsamında üreticilerimizi ve manda yetiştiricilerimizi destekliyoruz. Manda yetiştiriciliği konusunda verilen destekler, yapılan çalışmalar, şu an Samsun'un manda yetiştiriciliğinde ilk sırada yer almasını sağlıyor." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>- Kentte yem bitkileri üretimi hayvancılık maliyetini azaltıyor</p><p></p><p>Samsun'da ova varlığının fazla olmasının, yem bitkilerinin üretimi konusunda avantaj sağladığını vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Yem bitkileri üretimini yapmış olmamız, hayvancılığın en önemli maliyetini oluşturan kaba yem maliyetinin de azaltılmasını sağlıyor. Bu noktada Bakanlığımızdan, Büyükşehir Belediyemizden ve ajanslarımızdan uyguladığımız projelerle de bu yem maliyetlerini azaltıyoruz. Bir yandan verilen destekler bir yandan yem maliyetini düşürmeye yönelik uygulanan projeler, ilimizde hayvancılığın gelişmesini ve hayvan sayılarımızın artmasını sağlıyor ve daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasını da sağlamış durumda."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Demirköprü Barajı'nın balıkçıları yeni av sezonuna hazırlanıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/demirkopru-barajinin-balikcilari-yeni-av-sezonuna-hazirlaniyor-8053/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/demirkopru-barajinin-balikcilari-yeni-av-sezonuna-hazirlaniyor-8053/</id>
<published><![CDATA[2026-05-08T11:43:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-08T11:43:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C8E0A5-4789B4-64EBFF-7A3534-C7BBB5-4A2621.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Gediz Nehri üzerinde, sulama, taşkın kontrolü ve enerji üretimi amacıyla inşa edilen Demirköprü Barajı, Köprübaşı ilçesine bağlı 6 mahallede yaşayan onlarca aileye geçim kaynağı oluyor. Barajda başta sazan, yayın, levrek ve gümüşi havuz balığı olmak üzere çeşitli türlerde balıklar avlanıyor.</p><p></p><p>Barajdaki su seviyesi, geçen yıl nisan sonunda yüzde 16'ya kadar düştü. Bölgedeki balıkçılar, barajdaki su seviyesinin azalması nedeniyle endişe yaşadı ancak bu yıl ocak-mart döneminde yağan yağmurlar baraja güç kattı, doluluk seviyesi nisan ayı sonunda yüzde 84'e yükseldi.</p><p></p><p>Önceki yıllarda su seviyesinin düşmesine bağlı olarak balıkların kayalık ve dar alanlara yönelmesi, ağ atılan alanların daralması üzerine zor günler yaşayan avcılar, su seviyesinin yükselmesiyle umutlandı.</p><p></p><p>Yavrulama dönemi nedeniyle 1 Mart'ta başlayan av yasağının sona ereceği 1 Haziran öncesi bölgede hareketlilik yaşanıyor. Kadınlar yeni ağ örüyor, yırtık olanları onarıyor. Erkekler de teknelerinin tamir ve bakımını yapıyor.</p><p></p><p>- "Bu sezondan ümitliyiz"</p><p></p><p>Çarıklar Mahallesi Muhtarı Oğuz Doğan, AA muhabirine 7 yaşından bu yana barajda balıkçılık yaptığını, ailesinin geçimini bu işten sağladığını söyledi.</p><p></p><p>Yağışların bu yıl çok olmasından duyduğu mutluluğu dile getiren Doğan, "Eğer geçen yıllardaki gibi kuraklık devam etseydi balıkçılık sektörü büyük sıkıntı yaşayacaktı. Bu sene barajların dolması ve yavrulamanın iyi olması dolayısıyla bu sezondan ümitliyiz. Teknelerimizi hazırlıyoruz. İnşallah güzel, bereketli ve verimli bir yıl olur." diye konuştu.</p><p></p><p>Doğan, balıkçılığı dedesinden öğrendiğini, devam ettirmek için çabaladığını sözlerine ekledi.</p><p></p><p>Filiz Doğan da ağ ördüğünü, hem ev işleriyle ilgilendiklerini hem de ev ekonomisine katkı sağladıklarını dile getirdi.</p><p></p><p>- Kaçak avcılığa karşı nöbet</p><p></p><p>Köprübaşı Balıkçılık Kooperatifi Başkanı Ramazan Uysal, barajda anaç balıkların yavrulama döneminde yapılan bilinçsiz avcılığın ekosisteme zarar verdiğine dikkati çekti.</p><p></p><p>Kaçak avcılığa karşı önlem aldıklarını anlatan Uysal, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Barajda su olunca bu yıl daha çok yem ve balık olacak. Her şey daha güzel olacak. Balıkçılıkta 1 Mart'ta av yasağı başlamıştı, 1 Haziran'da resmi olarak yeniden av sezonu başlayacak. 55 avcımız var, haftanın her günü herkes sırayla kulübelerimizde nöbet tutuyor. Buraya korsan avcılar geliyor. Biz de bu kişileri tespit ettiğimizde İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne ya da jandarmaya ihbarda bulunuyoruz. Ekiplere de emekleri için teşekkür ederiz. Ekmeğimizin peşindeyiz."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Karadeniz'de yağışlar balıkçıların yeni sezon umudunu artırdı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/karadenizde-yagislar-balikcilarin-yeni-sezon-umudunu-artirdi-4021/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/karadenizde-yagislar-balikcilarin-yeni-sezon-umudunu-artirdi-4021/</id>
<published><![CDATA[2026-05-08T11:35:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-08T11:35:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_864792-BFE482-006DC5-7C11E4-2C8A50-7C687E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Geride kalan av sezonunda özellikle iri hamside yaşanan bollukla tezgahlarda fiyatların düştüğü Samsun'da, balıkçılar yeni sezonda da bereketli bir dönem geçirmeyi umut ediyor.</p><p></p><p>Denizlerde av yasağının başlamasının ardından büyük ölçekli avcılık sona ererken kıyı ve olta balıkçılığı ile tatlı su balığı avcılığı sürüyor.</p><p></p><p>Son dönemde etkili olan yağışlar, çiftçiler kadar Karadenizli balıkçıları da sevindirdi.</p><p></p><p>Samsun Su Ürünleri Kooperatifleri Birliği Başkanı Atıf Malkoç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son dönemde etkili olan yağışların Karadeniz'de balık varlığı açısından yeni sezon için umut verdiğini söyledi.</p><p></p><p>Malkoç, yağışlarla birlikte derelerden denize taşınan organik maddelerin balıkların beslenmesi açısından önem taşıdığını belirtti.</p><p></p><p>Karadeniz'de son dönemde yoğun yağışlar görüldüğünü anlatan Malkoç, bunun denizdeki canlı yaşamı açısından olumlu sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.</p><p></p><p>Yağışların balıkların besin zincirine katkı sağlayacağını dile getiren Malkoç, "Bu sene son yılların en fazla yağmuru yağdı. Bizim için çok iyi bir veri. İnşallah denizde plankton oluşur. Bu olursa balıklar büyür. Yiyeceği bu sene denizde bol görünüyor." dedi.</p><p></p><p>Derelerden denize taşınan organik maddelerin balık varlığını desteklediğini vurgulayan Malkoç, "Şu an deniz çok soğuk ama derelerden denize çamur aktığını görüyoruz. İçinde her şey var. Tam çiçeklerin olduğu zamanda yağmurla beraber hepsi denize gitti. Bu plankton, balıklar için yiyecek. Bizim için çok iyi bir şey." diye konuştu.</p><p></p><p>- "Bu denizi çok iyi korumamız gerekiyor"</p><p></p><p>Atıf Malkoç, Karadeniz'in verimli bir deniz olduğunun altını çizerek "Karadeniz çok farklı ve değerli bir deniz. Hamsisiyle, diğer balık türleriyle çok verimli bir deniz. Bu denizi çok iyi korumamız gerekiyor." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Geride kalan av sezonunun da balıkçılar açısından bereketli geçtiğini anlatan Malkoç, özellikle hamside bolluk yaşandığını söyledi.</p><p></p><p>Karadeniz'de geçen sezon iri hamsi avlandığını, son yılların iyi sezonlarından birinin geçirildiğini dile getiren Malkoç, "Geçen seneye ve daha önceki yıllara göre bu sezon avcılık daha fazla oldu. Balık bol olunca fiyatlar da çok düşük seyretti. Hamsi de oldu, diğer balık türlerinde de bereketli bir sezon geçirdik." dedi.</p><p></p><p>Malkoç, vatandaşların bu sezon uygun fiyatla balık tükettiğini sözlerine ekledi.</p><p></p><p>- Yağışlar denizi besliyor</p><p></p><p>Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı ve Su Ürünleri Temel Bilimler Bölümü Başkanı Prof. Dr. Levent Bat da yağışların dereler ve nehirler aracılığıyla Karadeniz'e daha fazla organik madde taşıdığını söyledi.</p><p></p><p>Bu durumun denizdeki besin zincirini desteklediğini belirten Bat, "Yağışlarla birlikte derelerden ve nehirlerden Karadeniz'e daha fazla miktarda organik madde taşınıyor. Bu da besin zincirinin ilk halkası olan fitoplanktonik organizmaların artmasına neden olabiliyor." değerlendirmesini yaptı.</p><p></p><p>Bat, yağışlarla birlikte suya fosfor, fosfat ve azot gibi besleyici maddelerin taşındığını anlatarak bu maddelerin deniz yaşamı için önemli olduğunun altını çizdi.</p><p></p><p>Yağışlı dönemlerin kuraklıkla karşılaştırıldığında deniz ekosistemi açısından daha olumlu sonuçlar doğurabileceğini dile getiren Bat, "Yağışların olması daha iyi tabii ki. Kuraklıkla karşılaştırırsanız yağışlar denizdeki besleyici madde döngüsüne katkı sağlıyor." diye konuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Alarko Tarım Grubu'na 3 yılda 3 ödül</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/alarko-tarim-grubuna-3-yilda-3-odul-863/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/alarko-tarim-grubuna-3-yilda-3-odul-863/</id>
<published><![CDATA[2026-05-08T09:31:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-08T09:31:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_955DFF-B58CF8-F20A47-C31939-FFA312-C4F618.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Alarko Tarım Grubu, kuruluşunun üçüncü yılını geride bırakırken yaş meyve sebze üretimindeki başarısını bir kez daha ihracat ödülüyle taçlandırdı. Alarko Tarım’ın modern seracılık faaliyetlerini üstlenen iştiraki olan Alsera; İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin 2025 yılı ihracat verileri doğrultusunda düzenlediği ödül töreninde, ihracat hacmi ve pazar çeşitliliği kriterlerinde gösterdiği performansla ödüle layık görüldü. Böylece Alsera, üç yıl üst üste ihracat ödülü alan şirketler arasında yer aldı.</p><p>Ödül töreninde Alsera adına ödülü, Alarko Tarım Grubu Ticaretten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Yılmaz aldı.&nbsp;</p><p>“Sürdürülebilir üretim anlayışımızın bir sonucu”</p><p>Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Alarko Tarım Grubu V. Genel Müdürü Ümit Boran, “2023 yılında Alarko Tarım Grubu kurulurken üretim anlayışımızın merkezine iyi tarım uygulamalarını, doğal kaynakların korunmasını, sürdürülebilirlik ve gıda güvenliğini almıştık. Bu yaklaşım, ilk yıldan bu yana ihracatta yakaladığımız istikrarlı başarının temelini oluşturuyor. Üç yıldır üst üste elde ettiğimiz ihracat başarısını, doğru stratejilerle kurduğumuz güçlü iş birliklerinin ve sürdürülebilir üretim anlayışımızın bir yansıması olarak görüyoruz” dedi.&nbsp;</p><p>Alsera, 2025 yılında modern seralarda gerçekleştirdiği üretimde 20.500 tonluk hacme ulaşırken, bu üretimin yaklaşık yarısını uluslararası pazarlara taşıdı. Avrupa Birliği ve Körfez ülkeleri başta olmak üzere domates ve biber ihracatı gerçekleştiren Alsera, ihracat yaptığı ülke sayısını 33’e çıkararak küresel ölçekte erişimini istikrarlı biçimde genişletmeye devam ediyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ezginci arıcıların yayla yolculuğu başladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ezginci-aricilarin-yayla-yolculugu-basladi-319/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ezginci-aricilarin-yayla-yolculugu-basladi-319/</id>
<published><![CDATA[2026-05-07T14:07:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-07T14:07:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_269605-6FBC62-B5CDEF-D28C1E-49F944-4A29AB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye'de çam balı üretiminin yüzde 80'inin karşılandığı Muğla'da kış mevsimini geçiren ve marttan itibaren kovan bakımına başlayan arıcıları, baharın gelmesiyle tatlı bir telaş sardı.</p><p></p><p>Yaylalara çıkmak için hazırlık yapan ve kolonilerini genişletmeye çalışan bal üreticileri, arı kovanlarını taşıyacakları bölgelerin hava ve iklim şartlarını yakından takip ediyor. Muğla'dan göç edecekleri yaylaları belirleyen gezginci arıcılar, gittikleri yerlerde ihtiyaç duyacakları malzemeleri yola çıkmadan tedarik ediyor.</p><p></p><p>Zengin bitki örtüsüne sahip alanlarda gün boyunca uçuşan arıların havanın kararmasıyla döndüğü kovanları kamyonlara yükleyerek yolculuğun ilk aşamasını gerçekleştiren arıcılar, bu zorlu yolculukta özellikle arıların uykuda olduğu akşam ve gece saatlerini tercih ediyor.</p><p></p><p>Arıcılardan Mustafa Şahin, Muğla'nın Menteşe ilçesi Kıran Mahallesi'nde bulunan kovanlarını arıcıların ve ailesinin desteğiyle kamyona yükleyerek Yozgat'ın Yerköy ilçesindeki yaylaya doğru yola çıktı.</p><p></p><p>Şahin, AA muhabirine, uzun yıllardır yaptığı gezginci arıcılığın meşakkatli ama bir o kadar da keyifli olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Yaklaşık 3 ay Yozgat'ta kalıp arıların gelişimini sağlayacaklarını belirten Şahin, "Yozgat'ta yavruları geliştirip çam balı yapmak için tekrar Muğla'ya döneceğiz. Yaklaşık 200 kovanla gidiyorum. Eğer verim güzel olursa çiçek balı hasadı da yapacağız. Önceki yıllara göre bu yıl hava şartları daha iyi geçti." dedi.</p><p></p><p>- "Bu yıl çam pamuklu böceklerinde popülasyon çok iyi"</p><p></p><p>Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yılmaz Kaya da çam balı üretiminde Türkiye'nin dünyada en önemli merkez olduğuna dikkati çekti.</p><p></p><p>Dünyada çam balı üretiminin yüzde 92'sinin Türkiye'den, bunun da yüzde 80'inin Muğla'dan karşılandığına işaret eden Kaya, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Önceki yıllara göre bu sene arılarımızın bahar gelişimi çok iyi oldu. Yaklaşık 15 gündür arıcılarımız Anadolu'nun değişik illerine hem arı gelişimi hem de çiçek balı üretimi için gitmeye başladı. Sezon iyi başladı. Arıcılarımız 15 Nisan'dan 15 Eylül'e kadar Anadolu'nun değişik illerinde gezginci arıcılık yapmakta. Muğla, 730 bin koloniyle Türkiye'nin en büyük arıcılık sektörünün olduğu bir il. Bizim amacımız İç Anadolu'da arılarımızı geliştirip Muğla'da çam balı hasadını yapmak. Gezginci arıcılıkta üretimden çok kovanın çoğalması önemli. Ağustos sonu ve eylül başlarında basralı çam alanlarına girdiğimizde ne kadar fazla çam balı üretimi yapabiliyorsak iyi olur. Tabii ki İç Anadolu'nun florasından çiçek balı alıyoruz. Arıcılarımız bu sene mutlu. Yağışlar çok güzeldi. Basralı alanlarımız çoğaldı."</p><p></p><p>Kaya, özellikle bal üretiminde önemli rol oynayan çam pamuklu böceklerinde (Marchalina Hellenica) bu yıl çok iyi bir popülasyon olduğunu ifade ederek, çam balı üretiminde de bu yıl artış yaşanabileceğini kaydetti.</p><p></p><p>Özellikle 2020-2025 döneminde hem kuraklık hem orman yangınları nedeniyle istedikleri üretimi yapamadıklarını anlatan Kaya, bu yıl hem yağışların çok iyi olması hem de popülasyonun yüksek olması dolayısıyla iyi bir sezon geçireceklerine inandıklarını dile getirdi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İzmir'de sezonun ilk kiraz ihracatı gerçekleştirildi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/izmirde-sezonun-ilk-kiraz-ihracati-gerceklestirildi-9141/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/izmirde-sezonun-ilk-kiraz-ihracati-gerceklestirildi-9141/</id>
<published><![CDATA[2026-05-07T02:57:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-07T02:57:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F63672-D91048-44340D-34933D-48DBE3-F55794.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kemalpaşa’nın Yiğitler Mahallesi’nde üretici bahçelerinde yapılan ilk hasat, Kuzey Yarım Küre’nin de ilk ticari kiraz hasadı olma özelliğini taşıyor.</p><p>İzmir Valisi Süleyman Elban ve yerel yetkililerin katılımıyla gerçekleştirilen hasat etkinliğinde toplanan ilk ürünler, hiç vakit kaybetmeden Kanada ve Rusya’ya gönderilmek üzere tırlara yüklendi. Bahçelerde incelemelerde bulunan Vali Elban, mevsimsel yağışların verime olumlu yansıdığını belirterek, meyve ve sebze üretimi açısından bu yılın oldukça bereketli geçeceğini öngördüklerini ifade etti.</p><p></p><p>KİRAZ ÜRETİMİNİN KALBİ İZMİR'DE ATIYOR</p><p>İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre İzmir, Türkiye'nin kiraz ihtiyacının yüzde 14'ünü tek başına karşılıyor. 118 bin dekardan fazla alanda yapılan üretimde yıllık yaklaşık 100 bin ton rekolte elde ediliyor. Kemalpaşa özelinde ise yaklaşık 4 bin üreticinin yetiştirdiği kirazların yüzde 60'ı yurt dışına ihraç edilerek ülke ekonomisine önemli bir döviz girdisi sağlıyor.</p><p>Hasada ev sahipliği yapan üretici Vahit Topbaş, bu yıl rekoltenin yüksek olduğunu ve ihracat kanallarının açık olmasının kendileri için büyük önem taşıdığını dile getirdi. Vali Elban ve beraberindeki heyet, hasadın ardından Kiraz Alım Merkezi’ni ziyaret ederek çalışanlarla bir araya geldi ve yeni sezonun tüm tarım camiasına hayırlı olmasını diledi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kuru tarım arazilerinde dekar başına verim iki katına çıktı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kuru-tarim-arazilerinde-dekar-basina-verim-iki-katina-cikti-9833/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kuru-tarim-arazilerinde-dekar-basina-verim-iki-katina-cikti-9833/</id>
<published><![CDATA[2026-05-07T02:56:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-07T02:56:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C924AF-DA186C-8CAB8C-9F686B-71817B-4425C8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tarımsal üretimin her aşamasında görülen iyileşme, hem üreticinin kazancını artırıyor hem de ülke ekonomisi için stratejik bir stok oluşturuyor.</p><p>ÜRETİM MALİYETLERİ DÜŞTÜ VERİM KATLANDI</p><p>Prof. Dr. Mehmet Ali Çullu, kırsal alanlardaki buğday veriminin normalde 300-400 kilogram seviyelerinde seyrettiğini, ancak bu yıl dekar başına 500-600 kilogramlık bir sonucun sürpriz olmayacağını belirtti. Özellikle enerji maliyetlerinin belini büktüğü çiftçiler, bu sezon yeraltı sularını kullanmak zorunda kalmadıkları için elektrik faturası ödemeden hasat dönemine yaklaştı. Harran Ovası gibi sulu tarım bölgelerinde dahi DSİ kanallarına ihtiyaç duyulmadan üretimin tamamlanması, sezonun en büyük avantajı olarak kaydedildi.</p><p>TÜRKİYE’NİN ÜÇÜNCÜ BÜYÜK ÜRETİCİSİ KONUMU GÜÇLENİYOR</p><p>Konya ve Ankara’nın ardından Türkiye’nin üçüncü büyük buğday üreticisi olan Şanlıurfa, bu yıl tek başına 2 milyon tondan fazla rekolte hedefliyor. Arpa üretiminde de özellikle sulanmayan arazilerde görülen bitki sağlığı, hayvan yetiştiricileri için yem maliyetlerinin düşeceği müjdesini veriyor. Bölgedeki tahılların 15 gün içinde sararmaya başlayacağı ve Türkiye genelinde toplam üretimin 20 milyon ton bandını aşacağı tahmin ediliyor.</p><p>Yüksek verim beklentisinin önündeki tek engel olarak görülen "sarı pas" hastalığı, uzmanların gündeminde. Prof. Dr. Çullu, nemli ortamın bu hastalığı tetiklediğini belirterek, çiftçilerin arazilerini her gün kontrol etmeleri gerektiğini hatırlattı. İl ve ilçe tarım müdürlükleriyle koordineli yapılacak ilaçlama çalışmalarının, rekor beklentisini korumak adına kritik önem taşıdığı ifade edildi.</p><p>Yaklaşık 300 dönümlük arazisinde üretim yapan Mahmut Akbaş, geçmişteki kurak yılların ardından gelen bu bolluğun tüm bölge halkını sevindirdiğini söyledi. Diğer bir üretici Halil Demir ise "Geçen sene bazı tarlalara biçerdöver bile girememişti ama bu sene dönüme en az 500 kilogram ürün alacağımıza inanıyoruz" diyerek sahadaki yüksek morali özetledi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Rekor yağışlar tarımda verim beklentisini artırdı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/rekor-yagislar-tarimda-verim-beklentisini-artirdi-3671/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/rekor-yagislar-tarimda-verim-beklentisini-artirdi-3671/</id>
<published><![CDATA[2026-05-07T02:53:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-07T02:53:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_166A52-C29528-0C08F1-872019-C88231-ADA1AE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin hububat deposu Mardin, iklim verileri ve teknik analizlerin ışığında son yılların en yüksek üretim rakamlarına odaklandı. İl Tarım ve Orman Müdürü Ender Muhammed Gümüş’ün açıkladığı verilere göre bölge; Ocak ayında son 30, Mart ayında ise son 35 yılın yağış rekorunu kırarak toprağını suya doyurdu.</p><p>TEKNOLOJİK ANALİZLER MÜJDEYİ VERDİ</p><p>Rekolte beklentisindeki bu büyük artış, yalnızca gözlemlere değil; uydu analizleri ve derinlemesine saha kontrollerine dayanıyor. Yapılan ölçümlerde toprağın 1 metre derinliğinde tespit edilen %90’lık nem oranı, bitki gelişimi için ideal ortamı sağladı. Bu veriler ışığında, özellikle sulama imkanı olmayan "kuru tarım" arazilerinin verim potansiyeli, yıllar sonra ilk kez yeraltı suyuyla beslenen sulu tarım arazileriyle aynı seviyeye yükseldi.</p><p>HASTALIK RİSKİNE KARŞI DRONLARLA "HAVA HAREKATI"</p><p>Yağışların getirdiği bereket, beraberinde yüksek nemden kaynaklı "pas hastalığı" riskini de getirdi. Toprağın aşırı ıslak olması nedeniyle tarlalara ağır iş makineleriyle girilememesi, Mardinli çiftçiyi dron teknolojisine yöneltti. İl Tarım Müdürlüğü’nün uyarılarıyla harekete geçen üreticiler, insansız hava araçlarıyla tarlalarını havadan tarayarak ilaçlama ve gübreleme işlemlerini kesintisiz sürdürüyor.</p><p>Geçmiş yıllarda kuraklık nedeniyle biçerdöverin bile giremediği kuru tarım arazilerinde, bu yıl 1 milyon 700 bin dekar buğday ve 600 bin dekar arpa ekili alanda tam kapasite hasat bekleniyor. Bölge çiftçisi, yeraltı sularının tükenme noktasına geldiği bir dönemde gelen bu yağışların, hem maliyetleri düşürdüğünü hem de ürün kalitesini artırarak dünya standartlarında bir mahsulün habercisi olduğunu belirtiyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kayseri'de 750 üreticiye 1500 arılı kovan dağıtıldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kayseride-750-ureticiye-1500-arili-kovan-dagitildi-6419/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kayseride-750-ureticiye-1500-arili-kovan-dagitildi-6419/</id>
<published><![CDATA[2026-05-05T15:15:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-05T15:15:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6B9591-C3BBF4-47C687-A796D2-E25DA3-7059FD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, tarım ve hayvancılık destekleriyle 10 milyon lira bütçeli proje çerçevesinde Kadir Has Kongre Merkezi Otoparkı'nda düzenlenen arılı kovan dağıtım programına katıldı.</p><p></p><p>Programda, 750 hak sahibi üreticiye, kişi başı 2 olmak üzere toplam 1500 arılı kovan teslim edildi.</p><p></p><p>Büyükkılıç, üretenin yanında yer almaya, bütçelerine katkıda bulunmaya gayret gösterdiklerini belirtti.</p><p></p><p>Kayseri Büyükşehir Belediyesinin 30 büyükşehir içinde tarım ve hayvancılığa en büyük desteği sağlayan belediye olduğunu belirten Büyükkılıç, "Arılar dağıtılsın, ballar üretilsin, doğa zenginleşsin diyoruz ve vatandaşlarımıza arı dağıtmaya devam ediyoruz. Kırsalımızın fedakar ekibi, genel sekreterimiz, daire başkanımız, ilgili birimimizin müdürleri, mesai arkadaşlarımız fedakarca bu çalışmaları yapıyor. Çok şükür bir memnuniyet ve gayret var. Üretene, emeği geçenlere teşekkür ediyorum." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Kayseri'nin arıcılık için de uygun bir doğaya sahip olduğuna işaret eden Büyükkılıç, projeyi 16 ilçede hayata geçirdiklerini, son 7 yılda tarım ve hayvancılığa 1 milyar 200 milyon liranın üzerinde destek verdiklerini kaydetti.</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Marmarabirlik ihracat odaklı büyümeye hazırlanıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/marmarabirlik-ihracat-odakli-buyumeye-hazirlaniyor-7414/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/marmarabirlik-ihracat-odakli-buyumeye-hazirlaniyor-7414/</id>
<published><![CDATA[2026-05-05T11:07:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-05T11:07:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C470FB-3142B3-83490C-6D4513-0A6B9E-46DBCD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Birlikten yapılan açıklamaya göre, geçen ay gerçekleştirilen olağan genel kurulun ardından yeni dönemin görev dağılımı belirlendi.</p><p></p><p>Buna göre, Ali Yıldız Yönetim Kurulu Başkanı, Yunus Emre Koyutürk Başkan Vekili oldu.</p><p></p><p>Yönetim kurulu üyeliklerine Kemal Dinç, Remzi Bayram, Hüseyin Kızıl ve Erdoğan Erbay getirildi, Mehmet Ertaş ise Genel Müdür oldu.</p><p></p><p>Yönetim yapısının güçlendirilmesi kapsamında Gemlik Kooperatifi ortaklarından Ali Kuzu'nun üst yönetimde müşavir olarak görevlendirilmesine karar verildi.</p><p></p><p>Açıklamada konuya ilişkin görüşlerine yer verilen Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, Marmarabirlik'in güçlü mali yapısını koruyarak daha ileriye taşıyacaklarını belirtti.</p><p></p><p>Üretici ortaklarının ekonomik gücünü merkeze alan bir anlayışla hareket ettiklerini bildiren Yıldız, "Yeni dönemde mali disiplinimizi kararlılıkla sürdürecek, katma değerli ürünlere yönelerek markamızı küresel ölçekte daha rekabetçi bir konuma taşıyacağız. İhracat pazarlarında büyüme ve iç pazarda etkinliğin artırılması temel önceliklerimiz arasında yer alıyor." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Yıldız, yönetim kurulunun tecrübe, saha bilgisi ve kurumsal vizyon doğrultusunda uyum içinde çalışarak Marmarabirlik'i sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda daha güçlü bir yapıya kavuşturacağını kaydetti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Iğdır'da yılın ilk hasadı marul tarlalarında yapıldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/igdirda-yilin-ilk-hasadi-marul-tarlalarinda-yapildi-6204/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/igdirda-yilin-ilk-hasadi-marul-tarlalarinda-yapildi-6204/</id>
<published><![CDATA[2026-05-04T16:04:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-04T16:04:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_93DB95-DE09B5-34FEA3-E03F2C-4D73CB-79E2DA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Oba köyündeki marul tarlalarında düzenlenen hasatta, üretici Alican Akçan'ın ektiği marullar hasat edildi.</p><p></p><p>Doğu Anadolu Bölgesi'ne pazarlanacak marulların hasadına Iğdır Valisi Mustafa Fırat Taşolar da katıldı.</p><p></p><p>İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Tingiş, burada yaptığı konuşmada, mart ayında dikilen marulların hasat edilmeye başlandığını söyledi.</p><p></p><p>Yaklaşık 200 tonun üzerinde bir marul hasadı beklediklerini ifade eden Tingiş, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Nasip kısmet olursa haziran ayında karpuz ve kavun hasadımıza devam edeceğiz. Yine kayısı hasadımız da bununla beraber devam edecek. Üreticilerimiz şu an çok güzel bir şekilde üretiyor, kazanıyorlar. Çıkarmış oldukları marulla Doğu Anadolu illerimizin de ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir altyapıya sahibiz. Üreticilerimiz üretsinler, üretmeye devam etsinler. Tarım ve Orman Bakanlığı olarak her daim yanlarındayız. Yanlarında da yer almaya devam edeceğiz. Bol bereketli, kazasız, belasız, afetsiz bir yıl geçirmesini temenni ediyorum."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hububat üreticisi hastalıklara karşı dronla ilaçlama yapıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hububat-ureticisi-hastaliklara-karsi-dronla-ilaclama-yapiyor-5482/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hububat-ureticisi-hastaliklara-karsi-dronla-ilaclama-yapiyor-5482/</id>
<published><![CDATA[2026-05-04T11:30:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-04T11:30:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_82A17F-39F74E-160FFE-68AC63-F6B450-6D5649.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye'nin buğday ve arpa üretiminde önemli yere sahip Mardin'de kış aylarında etkili olan kar ve ardından devam eden yağmurla yağışta uzun yıllar ortalaması geride bırakıldı.</p><p></p><p>Yağıştan dolayı tarlalara giremeyen üreticilerin artan nem nedeniyle oluşabilecek hastalık riskine karşı dronla ilaçlama mesaisi başladı.</p><p></p><p>Mardin İl Tarım ve Orman Müdürü Ender Muhammed Gümüş, AA muhabirine, Mardin'de etkili olan yağışların kuraklıkla mücadele eden bölge çiftçisi için büyük bir umut olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Gümüş, kış aylarında düşen kar ve ardından gelen yağmurun bu yıl ülke genelinde olduğu gibi Mardin'de de beklenenin üzerinde gerçekleştiğini ifade ederek, "Bereketli topraklar bu yılın ilk 3 ayında yaklaşık 35 yılın en yüksek yağışını aldı. Uzun yıllar ortalamasına göre özellikle ocak ayında son 30 yılın, mart ayında ise son 35 yılın en yüksek yağışı gerçekleşti. Toprağımız yemyeşil oldu, daha da bereketlendi." dedi.</p><p></p><p>Yoğun yağışlardan dolayı toprağın üzerinde dahi su görülmeye başlandığını anlatan Gümüş, "Yaptığımız saha kontrollerinde ve uydu analizlerinde toprağın 1 metre derinliğinde yüzde 90'ın üzerinde nem bulunduğunu tespit ettik. Bu durumda özellikle pas hastalığıyla ilgili bir riskimiz var. Alınacak önlemlerle bereketli bir dönem geçirebiliriz. Çiftçilerimiz ilaçlama çalışmaları yapıyor." diye konuştu.</p><p></p><p>Gümüş, hava sıcaklıklarının artacağını, sıcaklık artışına bağlı olarak da mahsulün hızla gelişeceğini öngördüklerini belirterek, gübreleme için de ideal bir zaman olduğunu kaydetti.</p><p></p><p>"Yağışlar böyle gider, hastalıkta herhangi bir risk oluşmazsa bu sene bereketimiz daha da artacak. Mardin'de 1 milyon 700 bin dekara yakın buğday, 600 bin dekara yakın da arpa ekilişimiz var. Bu sene rekolte beklentimiz daha da yüksek. Ortalama verimimiz buğdayda 560 kilogramın üzerinde. Bu sene inşallah daha da yüksek verim alacağız." ifadelerini kullanan Gümüş, yağışlarla kuru ve sulu tarım yapılan arazilerin neredeyse aynı noktaya ulaştığını dile getirdi.</p><p></p><p>Gümüş, yağışların bu sene sadece Mardin'de değil ülke genelinde önemli derecede arttığına işaret ederek, "Bu sene ülkemiz için bereketli bir yıl oldu. Dünyanın en iyi makarnalık buğdayının yetiştiği topraklarda çiftçilerin alın terinin karşılığını alacağını umut ediyoruz." dedi.</p><p></p><p>- "İlaçlama yaparsak çok güzel verim alacağımızı düşünüyoruz"</p><p></p><p>Merkez Artuklu ilçesinin kırsal Göllü Mahallesi muhtarı Ali Çakar, yıllardır çiftçilik yaptıklarını ancak uzun yıllardır böyle yağışlı bir dönemi gördüklerini hatırlamadıklarını söyledi.</p><p></p><p>Çakar, "Son birkaç yıldır kuraklık nedeniyle kuru tarım yapılan arazilerden verim alamıyorduk. Bu sene çok güzel bir yağış aldık. Bu yağışları fırsata çevirip ilaçlama yaparsak çok güzel verim alacağımızı düşünüyoruz. Geçen sene kuru arazilere biçerdöver girmedi hiç. Bir önceki sene de yine aynı şekilde. Bu sene durum iyi." diye konuştu.</p><p></p><p>- "Tarlaların içine girme şansımız yok, dronla ilaçlama yapıyoruz"</p><p></p><p>Çiftçi Davut Dündar ise dededen kalma arazilerde ağırlıkla buğday ve mısır yetiştirdiklerini belirtti.</p><p></p><p>Kuru tarımda yıllardır ürün alamadıklarını, sulu tarımda ise iyi verim aldıklarını anlatan Dündar, şunları söyledi:</p><p></p><p>"Yaklaşık 25 yıldır bu yağmurları görmemiştik. Gerçekten çok mutlu olduk. Çünkü yer altı sularımız tamamen bitmişti. Yağışlar iyi geldi. Şu anda tarlaların içine girme şansımız yok, imkanlarımız dahilinde dronla gübreleme ve ilaçlama yapıyoruz. Bu ilaçlamayı yaptıktan sonra inşallah iyi bir buğday gelirimiz olacak. Bu seneki yağış sayesinde sulu ve kuru tarım yapılan arazinin verim potansiyeli hemen hemen aynı oldu."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yapay zeka destekli topraksız serada üretilen beyaz çilek 5 ülkeye ihraç ediliyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yapay-zeka-destekli-topraksiz-serada-uretilen-beyaz-cilek-5-ulkeye-ihrac-ediliyor-95/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yapay-zeka-destekli-topraksiz-serada-uretilen-beyaz-cilek-5-ulkeye-ihrac-ediliyor-95/</id>
<published><![CDATA[2026-05-03T12:42:48+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-03T12:42:48+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8E4E02-7CA18F-9BE720-955186-D2465B-A1C15C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><a title="Kalın" tabindex="-1" class="re-icon re-bold"></a><p>Ziraat mühendisi Yasin Çiner, yazılım mühendisi ve Tarım Orman Gençlik Konseyi Üyesi olan kardeşi Bülent Samed Çiner ile ilçede yıllar önce 1500 dönüm alanda şeftali, portakal, mandalina, limon, muz ve avokado yetiştirmeye başladı.</p><p></p><p>İki kardeş zaman içerisinde arazilerinin 22 dönümünde yapay zeka destekli sera da kurdu.</p><p></p><p>Topraksız serada iki kardeş, kırmızı çileğin yanı sıra beyaz çilek de yetiştirmeye başladı.</p><p></p><p>Serada dronlar, yüksek çözünürlüklü kameralar ve sensörler aracılığıyla sıcaklık, pH değeri ve nem gibi çok sayıda veriyi analiz ederek çilek üretimi yapan Çiner kardeşler, hasada kadarki tüm süreçleri yakından takip ediyor.</p><p></p><p>Serada üretilen yaklaşık 20 ton beyaz çilek, iç piyasanın yanı sıra Rusya, Dubai, Katar, Özbekistan ve Kazakistan'a gönderiliyor.</p><p></p><p>- "Beyaz çilek bölgemiz için şu an yeni bir ürün"</p><p></p><p>Ziraat mühendisi Yasin Çiner, AA muhabirine, kardeşiyle kurduğu serada 30'u sürekli, 50'si sezonluk olmak üzere çoğunluğu kadın 80 kişiye istihdam sağladıklarını söyledi.</p><p></p><p>Açık alanda beyaz çileğin üretim kapasitesinin dönüme 6-7 bin fide iken, topraksız serada bunu 16 bine çıkarabildiklerini anlatan Çiner, bunun da rekolteye yansıdığını belirtti.</p><p></p><p>Çiner, beyaz çileğin Türkiye pazarına yeni girmeye başladığını ifade ederek, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Beyaz çilek bölgemiz için şu an yeni bir ürün. Bölgede bir ilk olduğunu söyleyebiliriz. İnsanların alışma sürecini geçiriyoruz. Beyaz çilek şu an şefler, özel butik restoranlar ve pastaneler tarafından tercih edilen bir ürün. Pazara ilk çıktığında, bilen şeflerin dışında 'Acaba bu çiğ mi, olmamış mı?' gibi değerlendirmeler yapılabiliyor ancak tam tersine muz ve ananas aromalı bir meyveyle karşılaşılıyor. Bir kez tadan, yeniden istemektedir."</p><p></p><p>- Yapay zekayla tüm üretim süreçleri kontrol ediliyor</p><p></p><p>Çiner, serada yapay zeka desteği sayesinde ekimden hasada kadarki tüm üretim süreçlerini kontrol edebildiklerini dile getirdi.</p><p></p><p>Serada hava koşullarının da kendilerinin kontrolünde olduğunu belirten Çiner, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"Seramız, meteoroloji istasyonları ve kendi iklimlendirme sistemiyle verileri işleyerek, uyarı sistemi aracılığıyla bizi tamamen bilgilendirebilen ve gerektiğinde kendisi de müdahale edebilen bir altyapıya sahiptir. Otomasyon sistemiyle rüzgar ve içerideki nem kontrolü sağlanabilmektedir. Burada hava koşullarını kendimiz idame ettirebiliyoruz."</p><p></p><p>- "Beyaz çilekte önümüzdeki yıl için de güzel dönüşler aldık"</p><p></p><p>Çiner, beyaz çileğe yurt dışından ciddi talep olduğunu dile getirdi.</p><p></p><p>Beyaz çileğin dünya pazarında kırmızı çileğe göre yaklaşık iki kat daha yüksek değere sahip olduğunu vurgulayan Çiner, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Üretiminin butik olması nedeniyle biz de bunu yaklaşık 20 tonluk bir üretimle sınırladık. Ana pazarlarımız Rusya, Dubai, Katar, Özbekistan ve Kazakistan. Genel olarak üretimlerimizi bu ülkelere göndermekteyiz. Beyaz çilekte önümüzdeki yıl için de güzel dönüşler aldık, talebi de güzel bir şekilde karşılayacak bir boyuta taşıyacağız."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Milli yazılımla gübreleme yapan çiftçiler maliyetlerini düşürüyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/milli-yazilimla-gubreleme-yapan-ciftciler-maliyetlerini-dusuruyor-4763/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/milli-yazilimla-gubreleme-yapan-ciftciler-maliyetlerini-dusuruyor-4763/</id>
<published><![CDATA[2026-05-02T12:38:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-02T12:38:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F93326-95080C-CA95DC-081139-6FB3EB-6A8514.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (GAP BKİ) tarafından bölge illerinde "Hassas Tarım ve Sürdürülebilir Uygulamaların Yaygınlaştırılması Projesi" uygulanıyor.</p><p></p><p>Proje kapsamında geliştirilen yerli ve milli "GAP Hassas Yazılımı" kullanmaya başlayan çiftçiler, uydu görüntüleri ve hiperspektral kamera (gelişmiş çok yönlü görüntüleme teknolojisine sahip) aracılığıyla arazilerindeki ürünlerinin gelişimini ve ihtiyacını uzaktan takip etme imkanı buluyor.</p><p></p><p>Teknolojiyi tarımla buluşturan yazılım sayesinde üreticiler arazisi için standart ölçekte gübreleme yerine birim alanın ihtiyacına göre gübre kullanıyor.</p><p></p><p>Basit ve kolay anlaşılabilir yazılımın bulunduğu mobil uygulamayı telefonlarına indiren çiftçiler rahatlıkla yazılımı kullanabiliyor.</p><p></p><p>Yazılım, üreticinin hem fazla gübre kullanımından hem de mazot ve işçilik gibi maliyetlerden tasarruf yapmasını sağlıyor.</p><p></p><p>- Milli yazılımı kullanmaya başlayan çiftçi sayısı 3 bin 500'ü geçti</p><p></p><p>GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Hasan Maral, AA muhabirine, çiftçilerin alın terlerinin daha fazla karşılık bulması için gayret ettiklerini söyledi.</p><p></p><p>Tarım teknolojilerinin arazide kullanımını kolaylaştırmak için çiftçilere destek verdiklerini belirten Maral, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Akıllı tarım teknolojilerinin yaygınlaşması en az sulama projelerinin tamamlanması kadar kritik bir husus. Bu yazılım platformumuz şu an Güneydoğu Anadolu Bölgemizdeki bütün üreticilerimizin kullanımına açılmış durumda ve günden güne üretici sayısı artıyor. Şu anda GAP Hassas Yazılımı'mızda üretici sayımız 3 bin 500'ü geçti. Yaklaşık 250 bin dekardan fazla bir alanda üreticilerimiz GAP Hassas Yazılımı'nı yani tarım teknolojilerini kullanmaya başladı.</p><p></p><p>Şu an standart kullanmış olduğu gübrenin yarısından hatta yarısından biraz daha azının kullanımının yapıldığı deneme parsellerimiz var. Şu an kimi üreticilerimiz kullandığı gübrenin yarısını harcayarak yine aynı verimi elde etti. Şu an kullandığı suyun yarısını tüketerek yine aynı verimi elde edenler var. Bu durum üreticimiz açısından suyun maliyetini, kuraklık durumunu ve girdi maliyetlerini göz önüne aldığımızda çok ciddi bir gelir unsuru demektir."</p><p></p><p>- Arazinin ihtiyacına göre gübreleme yapılıyor</p><p></p><p>Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Çullu, bilinçsiz gübre kullanımının toprağın besin elementlerini tükettiğini söyledi.</p><p></p><p>Arazinin mutlaka gübre ihtiyacı bulunduğunu anlatan Çullu, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Özellikle üst gübre dediğimiz azotlu gübrelerde zamansız veya fazla miktarda yapılan hatalardan dolayı hem yer altı suları nitrat olarak kirleniyor, insan sağlığını bozuyor hem de çıkan azotlu gazlar atmosferi kirletiyor. Bu açıdan azotlu gübre kullanımı çok önemli. Son yıllarda girdi maliyetleri nedeniyle de çiftçi gübreyi azaltmak zorunda kalıyor. Arazideki ürün deseni ve toprak özellikleri bu hassas yazılıma tanıtılıyor ve o arazinin durumuna göre özelliklerine göre bizim hassas dediğimiz yazılım entegreli bir traktörle arazide gübreleme yapılıyor. Yazılım sayesinde az ihtiyacı olan yere az gübre, çok ihtiyacı olan yere çok gübre veriliyor ve böylelikle gübreden en az yüzde 20-30 tasarruf yapılıyor. Çiftçimiz bu uygulamalar sayesinde verim kayıplarını azaltabiliyor."</p><p></p><p>- Cep telefonundan takip edilebiliyor</p><p></p><p>Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Emrah Ramazanoğlu ise yazılım sayesinde çiftçinin ürününü hasat dönemine kadar anlık cep telefonundan takip edebildiğini söyledi.</p><p></p><p>Arazinin uzaktan takibinin çiftçiye rahatlık sağladığını ifade eden Ramazanoğlu, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Çiftçi herhangi bir şekilde araziye gitmeden uydu görüntülerine dayalı arazisini görebiliyor. Yazılımımız akıllı telefonlarda da uygulaması olduğu için çiftçi cep telefonuyla da takip sistemi yapabiliyor. Uygulamasını yaptığımız değişken oranlı gübrelemede arazinin bitki gelişim durumu homojen değil de heterojen olduğu durumlarda iyi gelişen yere nasıl bir gübre miktarı, kötü gelişim gösteren yere nasıl gübre miktarının uygulanacağını da yazılımdan görebiliyor. Üreticimiz elindeki gübre miktarını girebilir ve bunu sisteme entegre ettiğinde traktör üzerine monte edilmiş olan değişken oranlı gübreleme makinesiyle de arazide gübrelemeyi yapabilir."</p><p></p><p>Yazılımı kullanan çiftçilerden Ferhat Önal da gelenekselden yazılımla gübreleme yöntemine geçiş yaptığını belirterek, "Arazide gelişme gösteren yerlerde daha az gübre, kötü yerlere daha fazla gübre vererek avantaj sağladık, gübreden tasarruf sağladık. Bu, en önemli girdi kalemlerimizden birisi. Emek verenlere teşekkür ediyorum." dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Mersin, yılın ilk çeyreğinde turunçgil ihracatında zirvede yer aldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/mersin-yilin-ilk-ceyreginde-turuncgil-ihracatinda-zirvede-yer-aldi-8105/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/mersin-yilin-ilk-ceyreginde-turuncgil-ihracatinda-zirvede-yer-aldi-8105/</id>
<published><![CDATA[2026-05-02T12:29:57+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-02T12:29:57+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_865BCD-962CB9-CED103-05E231-5A97BB-A77139.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Verimli topraklarında birçok ürünün yetiştirildiği Mersin, yaş meyve sebze ile turunçgil üretim ve ihracatında önemli rol oynuyor.</p><p></p><p>AA muhabirinin Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) verilerinden derlediği bilgilere göre, ocak-mart döneminde 638 bin 442 ton ürünün dış pazarlarda değerlendirildiği turunçgil sektöründe 697 milyon 678 bin 706 dolarlık döviz girdisi elde edildi.</p><p></p><p>Bu ihracata geçen yılın ilk çeyreğinde 201 milyon 344 bin 330 dolarlık katkı sunan Mersin'den, bu yılın aynı döneminde 325 milyon 600 bin dolarlık dış satım gerçekleştirildi.</p><p></p><p>Bu dönemde dış satıma yüzde 46,7'lik katkı sunarak ihracatı sırtlayan Mersin, 288 bin 56 ton ürünü uluslararası pazarlarda değerlendirdi.</p><p></p><p>Yılın ilk çeyreğindeki ihracatta Mersin'i 109 milyon 110 bin 793 dolarla Şırnak, 96 milyon 445 bin 553 dolarla Hatay, 76 milyon 311 bin 204 dolarla Adana ve 19 milyon 449 bin 981 dolarla Gaziantep'teki firmalar takip etti.</p><p></p><p>- "Mersin hem üretimde hem ihracatta lider durumda"</p><p></p><p>Ulusal Turunçgil Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Kaçmaz, AA muhabirine, Hatay'dan başlayıp İzmir'e kadar olan kıyı kesiminde turunçgil üretiminin ön planda olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Mersin'in turunçgil üretiminde ve dış satımında önemli rol oynadığını vurgulayan Kaçmaz, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Mersin Uluslararası Limanı, ihracatta Mersin'i lider konuma getiriyor. Diğer taraftan burada üretilen ürünlerin bir kısmının Şırnak ve diğer iller üzerinden ihracatı yapılıyor. Onun için Mersin hem üretimde hem ihracatta lider durumda. Turunçgil, Mersin'deki insanların yaşam tarzı olmuştur. Ekonomik yönden de çok büyük katkısı var. Mersin, tüm dünyada turunçgilin başkenti olarak anılıyor."</p><p></p><p>Kaçmaz, tarladan sofraya gıda güvenliği kapsamında kentte yaş meyve sebzede Bitki Reçetesi (B-Reçete) uygulamasına geçildiğini, bununla üretimlerin tamamının kontrol altında olduğunu kaydetti.</p><p></p><p>Bu yılın ocak-mart döneminde en fazla turunçgil ihracatı yapan 5 kent şöyle:</p><p></p><table style="color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; font-size: 14px;"><tbody><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">İller</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Ocak-Mart (Dolar)</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Mersin</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">325.600.063</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Şırnak</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">109.110.793</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Hatay</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">96.445.553</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Adana</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">76.311.204</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Gaziantep</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">19.449.981</td></tr></tbody></table>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bahar etkisi tüketicinin bahçe ürünlerine talebini artırdı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bahar-etkisi-tuketicinin-bahce-urunlerine-talebini-artirdi-7397/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bahar-etkisi-tuketicinin-bahce-urunlerine-talebini-artirdi-7397/</id>
<published><![CDATA[2026-05-02T12:17:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-02T12:17:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_46AA91-AD1E41-DF6B08-5A0FFC-542FAA-0EBA9F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sektör temsilcileri, tüketicilerin balkon ve bahçelerini artık yaşamlarının aktif bir parçası olarak kurguladığını, bu doğrultuda bahçe ürünleri ve dış mekan mobilyalarına ilginin yükseldiğini belirtti.</p><p></p><p>Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Başkanı Hakan Çevikoğlu, AA muhabirine, baharın etkisiyle bahçe kategorisinde belirgin bir canlanma gözlemlendiğini belirterek, "Şubat ayına kıyasla mart döneminde sipariş adedinde yaklaşık yüzde 65'in üzerinde artış gerçekleşirken, nisan ayının ilk yarısında da bu ivmenin sürdüğünü görüyoruz. Mevsimsel geçişle birlikte tüketicilerin açık alan kullanımına daha fazla yöneldiği ve bahçeyi gündelik yaşamın daha aktif parçası haline getirdiği anlaşılıyor." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Saksı, çiçek tohumu ve sebze fidesi gibi ürünlerin satışlarının hızlandığını söyleyen Çevikoğlu, "Mart ayında siparişler yaklaşık iki katına çıkarak yüzde 100'e yakın artış gösterdi. Dijital kanalların sunduğu ürün çeşitliliği ve karşılaştırma imkanı, tüketicilerin ihtiyaçlarına uygun ürünlere hızlı şekilde ulaşmasını sağlıyor. Bu durum, bireysel üretim ve hobi odaklı alışveriş eğiliminin güçlenmesinde önemli rol oynuyor." diye konuştu.</p><p></p><p>Çevikoğlu, bahçe mobilyası ve dekorasyon kategorisinde de dikkat çekici bir yükselişin söz konusu olduğunu, mart ayında sipariş adedinin yaklaşık yüzde 130 arttığını dile getirdi.</p><p></p><p>Sipariş artışlarının tüketicilerin dış mekanları yalnızca kullanmakla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda daha konforlu ve estetik biçimde düzenlemeye yöneldiğini gösterdiğine işaret eden Çevikoğlu, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Bahçenin bir yaşam alanı olarak yeniden konumlandığını söylemek mümkün. E-ticaretin sağladığı geniş ürün gamı ve farklı segmentlere erişim imkanı, bu tercihin daha görünür hale gelmesini destekliyor. Tüketici davranışlarının bu doğrultuda şekillendiğini açıkça gözlemliyoruz."</p><p></p><p>- "(Mobilyada) Hafif ve dayanıklı malzemeler kullanımda belirgin bir ağırlık kazandı"</p><p></p><p>Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç de bahar aylarının mobilya sektörü açısından yalnızca mevsimsel canlanma değil, aynı zamanda tüketici davranışlarının yeniden şekillendiği bir dönemi ifade ettiğini belirtti.</p><p></p><p>Nisan ayı itibarıyla hem bireysel tüketimde hem de turizm ve hizmet sektörüne yönelik projelerde belirgin talep artışı gözlemlendiğini söyleyen Güleç, "Dış mekan kullanımının artık geçici bir ihtiyaç olmaktan çıktığını, yaşam kültürünün kalıcı parçası haline geldiğini görüyoruz. Bu dönüşüm, sektörümüzde sezonluk hareketliliğin ötesinde, daha sürdürülebilir ve öngörülebilir bir talep yapısını beraberinde getiriyor." diye konuştu.</p><p></p><p>Güleç, bu yıl itibarıyla bahçe mobilyalarında yalınlığın ve fonksiyonelliğin öne çıktığını belirterek, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Doğadan ilham alan renk paletleri, sade ve zamansız tasarım diliyle birleşirken, alüminyum gibi hafif ve dayanıklı malzemeler kullanımda belirgin bir ağırlık kazandı. Aynı zamanda ahşap estetiğini koruyan ancak bakım ihtiyacını minimize eden yeni nesil yüzey teknolojilerinin kullanımı öne çıkıyor. Bununla birlikte modülerlik, günümüz tüketicisinin değişen yaşam alışkanlıklarına cevap veren en kritik tasarım yaklaşımı olarak öne çıkıyor. Kullanıcıya esneklik sunan, farklı mekanlara uyarlanabilen çözümler artık bir tercih değil, temel bir beklenti haline geldi."</p><p></p><p>Tüketicilerin balkon ve bahçelerini yalnızca tamamlayıcı alanlar olarak değil, yaşamlarının aktif bir parçası olarak kurguladığını dile getiren Güleç, "Günümüz tüketicisi ürünleri çok daha bütüncül yaklaşımla ele alıyor. Dayanıklılık ve uzun ömür, özellikle dış mekan koşulları göz önünde bulundurulduğunda temel öncelik olmaya devam ediyor. Bununla birlikte konfor seviyesi, kullanılan malzemenin kalitesi ve ergonomi doğrudan satın alma kararını etkiliyor. Öte yandan bakım kolaylığı, fonksiyonellik ve kişiselleştirilebilirlik gibi unsurlar da giderek daha fazla önem kazanıyor." ifadelerini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Mut kayısısında hasat mesaisi başladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/mut-kayisisinda-hasat-mesaisi-basladi-4580/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/mut-kayisisinda-hasat-mesaisi-basladi-4580/</id>
<published><![CDATA[2026-05-01T13:26:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-01T13:26:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3699F1-80F7FC-8CFEA6-5245C5-3E0635-574DEE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Elverişli iklim özelliğinden dolayı çok sayıda ürünün yetiştiği ilçede, coğrafi işaret tescilli kayısının hasadı işçiler tarafından yapıldı.</p><p></p><p>Ağaçlardan toplanan kayısılar, özenle kasalara yerleştirilerek iç piyasa ve ihracata gönderilmeye hazırlanıyor.</p><p></p><p>Üretici Orhan Çavdar, AA muhabirine, sezonu verimli ve güzel şekilde açtıklarını söyledi.</p><p></p><p>Mut kayısısının diğer bölgelere göre daha erken hasat edildiğini belirten Çavdar, ürünün raf ömrü, aroması ve lezzetiyle öne çıktığını ifade etti.</p><p></p><p>Üreticilerden Kutlay Emdirme de soğuk hava ve don nedeniyle biraz gecikmeli başlayan hasadın bereketli geçmesi temennisinde bulundu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Süs bitkiciliğinin kalbi" Sakarya, fide ihracatında hedef büyüttü</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sus-bitkiciliginin-kalbi-sakarya-fide-ihracatinda-hedef-buyuttu-4906/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sus-bitkiciliginin-kalbi-sakarya-fide-ihracatinda-hedef-buyuttu-4906/</id>
<published><![CDATA[2026-05-01T12:56:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-01T12:56:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_22261F-466298-A46D11-59D39D-7E3D54-0F2662.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kentte Sakarya Ticaret ve Sanayi Odasınca (SATSO), Hendek'teki 2. Organize Sanayi Bölgesi'nde kurulan Doku Kültürü Laboratuvarı'nda çeşitli fide ve tohumlar yetiştiriliyor.</p><p></p><p>Talep üzerine geçen yıl Sakarya Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle Sapanca'da ikinci laboratuvar kuruldu.</p><p></p><p>Yıllık 30 milyon fide yetiştirme kapasitesine ulaşılan laboratuvardan geçen yıl toplam üretimin yaklaşık yüzde 95'ine denk gelen 8,5 milyon ürün, ağırlıklı olarak Almanya'ya ihraç edilerek 1 milyon avro gelir sağlandı.</p><p></p><p>Büyük kısmı kadın olmak üzere 92 kişinin istihdam edildiği laboratuvardan bu yıl 15 milyon ürün karşılığı 2 milyon avro ihracat geliri hedefleniyor.</p><p></p><p>Laboratuvarda bu yılın ilk 3 ayında üretilen ürünlerin ise 1,7 milyonu ağırlıklı yurt dışına gönderildi.</p><p></p><p>- "Hedefimiz, ithal ikameyi ortadan kaldırmak"</p><p></p><p>SATSO Yönetim Kurulu Başkanı Akgün Altuğ, AA muhabirine, kentte 30 yıldır Sapanca ve Arifiye bölgesinde dış mekan süs bitkisi üreticiliğinin yoğun şekilde devam ettiğini söyledi.</p><p></p><p>Amatörce başlayan sektörün son yıllarda kurumsal firmaların da yatırım yaptığı önemli sektör haline geldiğini belirten Altuğ, SATSO olarak firma ve üyelere destek vermek amacıyla laboratuvarı hayata geçirdiklerini dile getirdi.</p><p></p><p>Altuğ, ilk laboratuvarı Hendek'teki 2. Organize Sanayi Bölgesi'nde kurduklarını, ihracat üzerine çalıştığını anlattı.</p><p></p><p>Talep üzerine yerli ihtiyacı karşılamak için Sapanca'da ikinci laboratuvarı kurduklarını dile getiren Altuğ, "Hedefimiz, kapasiteyi artırmak, özellikle ithal ikameyi ortadan kaldırmak, üreticimize altyapı sağlamak. Bununla alakalı çalışmalarımız devam ediyor." dedi.</p><p></p><p>Altuğ, burada üretilen fidelerin tesisteki seralarda boylandığını ve yerli üreticilere fidan olarak satıldığını belirterek, hem Sakarya'daki hem de Türkiye'nin birçok bölgesindeki üreticilere yerli fidan sağladıklarını ifade etti.</p><p></p><p>- "Laboratuvarımızı büyütmek istiyoruz"</p><p></p><p>Laboratuvarı büyütmek istediklerine dikkati çeken Altuğ, "Bu konuda bize ciddi imkan sağlayan Büyükşehir Belediye Başkanımız Yusuf Alemdar'a teşekkür ediyorum. Birçok şehirde de dış mekan süs bitkisi üretimi var. Sadece klasik yöntemlerle fide ve fidan üretiyorlar. Doku Kültürü Laboratuvarı'nda fidan üretimi hastalıktan ari, sürdürülebilir şekilde devam ediyor. Ürettiğimiz fidanlar, Türkiye'ye ciddi şekilde katkı sağlıyor." diye konuştu.</p><p></p><p>Altuğ, hedeflerine ilişkin şunları dile getirdi:</p><p></p><p>"Geçen yıl 1 milyon avronun üzerinde ihracat yaptık. Hedefimiz, 2 milyon avroya yaklaşmak. Ürünler küçük, fiyatları da düşük ama buna maddi anlamda bakmamak lazım. Türk tarımına ciddi destek veriyoruz. Burası ciddi altyapı aslında. Sadece dış mekan süs bitkisi olarak düşünmeyin, Türkiye'nin ihtiyacı olan fındıktan cevize, Antep ve Urfa fıstığına, çaya kadar burada üretebiliriz. Hastalıktan ari ortamda sürdürülebilir üretim yapıyoruz. Bu da Türk tarımı için büyük avantaj sağlıyor."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Şanlıurfa'da bahar yağmurları üreticinin yüzünü güldürdü</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanliurfada-bahar-yagmurlari-ureticinin-yuzunu-guldurdu-8280/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanliurfada-bahar-yagmurlari-ureticinin-yuzunu-guldurdu-8280/</id>
<published><![CDATA[2026-05-01T12:45:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-01T12:45:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_32F5DF-B985B6-8BF17A-3ABF0D-53DB58-5018B7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Son yıllarda kuraklık nedeniyle tarımsal üretimde ciddi kayıpların yaşandığı Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde, bu yıl etkili olan yağışlar tahıl üretiminde hem rekolte beklentisini yükseltti, hem de üretim maliyetlerini önemli ölçüde düşürdü.</p><p></p><p>Meteoroloji yetkililerinden edinilen bilgiye göre, Şanlıurfa'da kent merkezine tarım yılı olarak kabul edilen 1 Ekim 2024-1 Ekim 2025 döneminde 160 kilogram yağış düşerken, 1 Ekim 2025'ten 28 Nisan 2026'ya kadar düşen yağış miktarı ise 611 kilogram olarak ölçüldü.</p><p></p><p>Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Çullu, AA muhabirine, çiftçiler için büyük önem taşıyan yağışların son birkaç yıldır yetersiz olması nedeniyle üreticilerin ciddi sıkıntılar yaşadığını belirtti.</p><p></p><p>Bu yıl ülke genelinde etkili olan yağışların tarımsal üretim açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Çullu, mart ve nisan aylarında görülen yağışların başta buğday ve arpa olmak üzere diğer tarımsal ürünler için de hayati olduğunu söyledi.</p><p></p><p>- Hem verimi etkiledi hem sulama masrafını azalttı</p><p></p><p>Çullu, bu dönemlerde etkili olan yağışların üretimi de artırdığını belirterek, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Genelde kırsal alanda buğday verimi ortalama 300-400 kilogram arasındayken bu yıl ortalama dekar alanında 150-200 kilogram daha yüksek verim bekliyoruz. Çiftçilerimiz bu açıdan şanslı. Diğer yönden Harran Ovası gibi sulanan alanlarda ocak ayında çiftçiler su istiyordu. Yani Devlet Su İşleri kanallara su vermek zorunda kalıyordu. Bu yıl herhangi bir sulama yapmadan, herhangi bir masraf yapmadan üreticilerimiz doğal yağışlarla ideal verimlerini almak üzere. Diğer bir avantajlı tarafı sulanan alanlar dışındaki yani kanallarla devlet yatırımları dışındaki yeraltı sularıyla sulama yapan çiftçiler bu yıl hiçbir elektrik enerjisi ücreti ödemeden de doğal yağışlardan üretimlerini tamamladı."</p><p></p><p>Buğday ve arpanın 15 gün içinde sararmaya başlayarak hasada gelmeye başlayacağını aktaran Çullu, bu yıl ülkede buğday üretimini 20 milyon tonun üzerinde beklediklerini dile getirdi.</p><p></p><p>Çullu, Şanlıurfa'nın Türkiye buğday üretiminde Konya ve Ankara'nın ardından üçüncü sırada yer aldığına işaret ederek, kentte bu yıl için 2 milyon tonun üzerinde bir üretim beklendiğini ifade etti.</p><p></p><p>Kentte arpa üretiminin ağırlıklı olarak sulanmayan arazilerde yapıldığını vurgulayan Çullu, arpada da yüksek rekolte beklediklerini kaydetti.</p><p></p><p>- Sarı pas hastalığı uyarısı</p><p></p><p>Prof. Dr. Çullu, aşırı yağışların ardından bazı bölgelerde buğday ve diğer ürünlerde sarı pas hastalığının görüldüğünü belirterek, çiftçileri bu konuda uyardı.</p><p></p><p>Çiftçilerin arazilerini düzenli olarak kontrol etmeleri gerektiğini, bu süreçte il ve ilçe tarım müdürlüğü yetkililerinden destek alabileceklerini belirten Çullu, zamanında müdahale edilmesi halinde önemli bir verim kaybı yaşanmadan sezonun tamamlanabileceğini söyledi.</p><p></p><p>- "Çok güzel bir verim bekliyoruz"</p><p></p><p>Çiftçi Mahmut Akbaş da yaklaşık 300 dönümlük bir alanda buğday ve arpa üretimi gerçekleştirdiklerini ifade ederek, bu yıl etkili olan yağışların tüm çiftçileri sevindirdiğini söyledi.</p><p></p><p>Geçmiş yıllardaki kuraklık sonrası yağışların üreticilerin yüzünü güldürdüğünü anlatan Akbaş, "Bu yılki yağışlar beklentilerimizin üstündeydi. Bu yağışlarla birlikte hepimizin yüzü güldü. Çok güzel bir sezon bekliyoruz. Çok güzel bir verim bekliyoruz. İnşallah günün sonunda harmanımız da güzel olur. Bunun tadını da öyle çıkarmış oluruz." dedi.</p><p></p><p>Çiftçi Halil Demir ise yağışların fazla olduğu nadir yıllardan birinin bu sezon yaşandığını, mart ayından itibaren etkili olan yağışların üretime olumlu yansıdığını söyledi.</p><p></p><p>Yağmurun ağaçlara ve meralara da iyi geldiğini anlatan Demir, "Bu yıl verimi iyi bekliyoruz. Geçen sene biçer girmedi bazı tarlalara. Ama bu sene inşallah dönüme en az 500 kilogramdan fazla ürün bekliyoruz." dedi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Aşırı yağış tarımda verim beklentisini yükseltti</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/asiri-yagis-tarimda-verim-beklentisini-yukseltti-2014/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/asiri-yagis-tarimda-verim-beklentisini-yukseltti-2014/</id>
<published><![CDATA[2026-04-30T11:45:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-30T11:45:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D74A00-97D9FB-C90947-F4BA4D-2B0446-6BD3E9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Muş Alparslan Üniversitesi Afet Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İskender Dölek, kış döneminde 100 milimetre civarında olan yağışın bu yıl 300 milimetreye çıktığını belirterek, bu durumun ürün ve rekolte açısından artış anlamına geldiğini söyledi. Dölek, aşırı yağışların su kaynaklarını beslediğini ancak aynı zamanda yer yer taşkın riskini de artırdığını ifade etti.</p><p>Tarım ve Orman İl Müdürü Necattin Gönç ise Muş’un çayır ve mera açısından güçlü bir üretim altyapısına sahip olduğunu vurgulayarak, yağışların bitkisel üretimi olumlu etkilediğini söyledi. Gönç, toprak neminin artmasıyla ekim ve bitki gelişiminin desteklendiğini, su ihtiyacının ise azaldığını belirtti.</p><p>Bölgede etkili olan yağışlar baraj, gölet ve yeraltı su kaynaklarını besleyerek tarımsal üretim için önemli bir avantaj oluşturdu. Çiftçiler ve besiciler ise meraların erken yeşermesiyle birlikte hayvanlarını daha verimli otlaklara çıkarabildiklerini ifade etti.</p><p>Üreticiler, bu yılın bereketli geçmesini beklediklerini belirtirken, uzmanlar yağışların doğru tarımsal uygulamalarla desteklenmesi halinde yüksek verim alınabileceğine dikkat çekti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Çiftçiye 72 ton tohum ve 140 bin çilek fidesi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ciftciye-72-ton-tohum-ve-140-bin-cilek-fidesi-2693/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ciftciye-72-ton-tohum-ve-140-bin-cilek-fidesi-2693/</id>
<published><![CDATA[2026-04-30T11:43:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-30T11:43:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A9BFEA-E6F9DC-CBFBB3-42C099-19B856-882543.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yerleşkesinde düzenlenen törenle, çiftçilere 40 ton nohut ve 32 ton kuru fasulye tohumunun yanı sıra 140 bin adet çilek fidesi dağıtıldı.</p><p>Törende konuşan Vali Nedim Akmeşe, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve gıda arz güvenliğinin sağlanmasının öncelikli hedefleri olduğunu belirtti. Proje ile atıl tarım arazilerinin değerlendirilmesini ve verimliliğin artırılmasını amaçladıklarını vurgulayan Akmeşe, "Bu destekler, yarının tarımını şekillendiren planlı bir yaklaşımın yansımasıdır. Amacımız, katma değer oluşturan bir tarımsal yapıyı güçlendirmektir," dedi. Vali Akmeşe, ayrıca alternatif üretim modelleri kapsamında 22 üreticiye sağlanan 140 bin çilek fidesinin bölge tarımına yeni bir soluk getireceğini ifade etti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Iğdır tarımı için yol haritası çiziliyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/igdir-tarimi-icin-yol-haritasi-ciziliyor-8132/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/igdir-tarimi-icin-yol-haritasi-ciziliyor-8132/</id>
<published><![CDATA[2026-04-30T11:42:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-30T11:42:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CB4B24-9D5437-8D2811-3EB6D7-DDABC9-594014.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kentin sahip olduğu mikroklima özelliğini ve stratejik konumunu ekonomik bir güce dönüştürmeyi hedefleyen çalıştayda, yerel ve ulusal düzeydeki paydaşlar bir araya geldi.</p><p>Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel, Iğdır’ın bereketli topraklarının sadece bir ekonomik faaliyet alanı değil, şehrin kültürel kimliğinin temel taşı olduğunu ifade etti. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından "katma değeri yüksek tarımsal ürünler" alanında ihtisas üniversitesi seçildiklerini hatırlatan Gürel, "Bu unvan bize toplumsal bir misyon da yüklemiştir. Burada sunulacak her rapor, tozlu raflarda kalmayacak ve Iğdır tarımının yol haritasını belirleyen stratejik hamlelere dönüşecektir," dedi.</p><p>İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Tingiş ise kentin sahip olduğu stratejik konuma dikkat çekti. Iğdır’ın meyvecilikten hayvancılığa kadar ciddi bir potansiyele sahip olduğunu belirten Tingiş, "İlimiz, mikroklima özelliğiyle Uzak Doğu ülkelerine açılan bir kapı konumundadır. Bu potansiyelin sürdürülebilir hale gelmesi için kamu, özel sektör ve üniversite iş birliğiyle ortak akıl yürütmemiz gerekiyor. Saha sorunlarını bilimsel bakış açısıyla ele alarak uygulanabilir çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz." dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sezonun ilk karpuzları tezgahlarda yerini aldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sezonun-ilk-karpuzlari-tezgahlarda-yerini-aldi-4669/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sezonun-ilk-karpuzlari-tezgahlarda-yerini-aldi-4669/</id>
<published><![CDATA[2026-04-30T11:40:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-30T11:40:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1280B3-EC67C3-8FD247-905A9A-856EC5-72E1AE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin örtü altı üretim merkezi Antalya’da, yaklaşık 4 ay süren titiz çalışmanın meyveleri toplanıyor. Aksu ilçesinde bin dekarlık alanda üretilen turfanda karpuzlar, ağırlıkları 5 ile 10 kilogram arasında değişen formlarıyla dikkat çekiyor. Özenle toplanan ürünlerin büyük bir kısmı iç piyasaya sunulurken, önümüzdeki günlerde ihracat kanallarının da açılması bekleniyor.</p><p></p><p>DEKAR BAŞINA 5 TON VERİM</p><p>Hasat sürecine ilişkin verileri paylaşan Aksu Tarım ve Orman İlçe Müdürü Dilek Boğatimur, ilçedeki üretim potansiyelinin altını çizdi. Boğatimur, yaklaşık bin dekarlık alanda devam eden karpuz üretiminde, dekar başına ortalama 5 ton ürün alındığını belirterek sezonun verimli geçtiğini kaydetti.</p><p>Sektörde 15 yıldır karpuz ticareti yapan Kasım Yaşar, hasat zamanlamasının önemine dikkat çekti. Karpuzun tam olgunluğa erişmeden kesilmemesi gerektiğini vurgulayan Yaşar, "Erken kesilen karpuz hem üreticiye hem de tüketiciye zarar verir. Meyvenin tadını ve kalitesini bulması için doğru zamanda hasat edilmesi şarttır," ifadelerini kullandı.</p><p>Son yıllarda tarımda yerli tohum kullanımının artması, karpuz üretiminde de etkisini gösterdi. Ziraat Mühendisi Hakan Benli, özellikle erken hasat edilen ürünlerde yerli tohumun daha fazla tercih edildiğini belirtti. Benli, "Bu durum dışa bağımlılığımızı ciddi oranda azaltıyor. Bu yıl kış aylarının soğuk ve yağışlı geçmesi meyve tutumunu biraz geciktirse de yerli tohumun gücüyle süreci yönetiyoruz," dedi.</p><p>Üretici Osman Cirit ise mevcut fiyatların ve verimin üreticiyi memnun ettiğini dile getirerek, Antalya karpuzunun kalitesiyle bu yıl da iddialı olduğunu belirtti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bafra Ovası'nda kavun, karpuz fideleri toprakla buluşuyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bafra-ovasinda-kavun-karpuz-fideleri-toprakla-bulusuyor-4536/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bafra-ovasinda-kavun-karpuz-fideleri-toprakla-bulusuyor-4536/</id>
<published><![CDATA[2026-04-30T11:21:59+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-30T11:21:59+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2797E2-8EF22C-F9D811-752D03-CB36A5-847821.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kızılırmak Nehri'nin sularıyla beslenen ve yaklaşık 100 bin dekarlık ekim potansiyeline sahip Bafra Ovası'nda 2026 yılı üretim sezonu başladı.</p><p></p><p>Geçen yıl 12 bin 500 dekar alanda karpuz, 10 bin dekarda kavun ekimi yapılan ilçede, bu yıl üretimin artması bekleniyor.</p><p></p><p>Bafra Ziraat Odası Başkanı Osman Tosuner, AA muhabirine, Bafra'da kavun ve karpuzun örtü altında erken hasat olması için yoğun bir çalışma yapıldığını söyledi.</p><p></p><p>Tosuner, "Yaklaşık 20 bin dönüme yakın karpuz, 13 bin dönüm de kavun ekimi öngörülüyor ancak net rakamlar süreç sonunda belli olacak. 2026 yılında fidesinden gübresine, ilacından işçiliğine ve yer kirasına kadar girdi maliyetlerinde bir artış var. Fideyi kendin yetiştiremezsen, yaptığın işin yüzde 70'ini kendi imkanlarınla yapmayıp her şeyi vadeye dökersen bu tarımı yapmanın bir anlamı yok. Üretici bizzat işinin başında durursa para kazanılıyor." dedi.</p><p></p><p>Ovada kaliteli ve bilinçli tarım yapıldığını dile getiren Tosuner, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"Özellikle karpuzda 10 kilogramın üzerinde ürünümüz olmaz, bu sayede herkes bütçesine göre karpuzu Bafra Ovası'nda bulabilir. Kavunumuz ise kara toprak yapısı sayesinde adeta baldan tatlı oluyor. Benim halkım bilinçli tarım yapıyor, toprak tahlilini yaptırıp ilacını, gübresini ve suyunu zamanında veriyor. Vatandaşlarımız bu kaliteli ürünlere hal üzerinden rahatlıkla ulaşabilecekler."</p><p></p><p>Tosuner, hasat takvimine ilişkin, "Yazın manavlara giden alıcı kardeşlerim, mutlaka 'Bu nerenin ürünü?' diye sorsunlar. Bizim toprağımız çok kaliteli, organik ayarında ürün yetiştiriyoruz. Temmuz başında örtü altı hasadımız başlayacak, açık ekimle birlikte bu süreç eylül ayına kadar devam edecek. Rabbim mahcup etmesin, tüm üreticilerimiz için bereketli ve kazançlı bir yıl olsun diyoruz." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Türbe Mahallesi'ndeki çiftçilerden İsmail Dursun da kiraladıkları 120 dönümlük arazide ekim yaptıklarını belirterek, "Karpuz ve kavun hasadının ardından kışlık mahsul olarak karnabahar ve kırmızı lahana ekeceğiz. Bir aksilik olmazsa temmuzun ilk haftasında hasada başlayıp ağustos sonuna kadar devam etmeyi planlıyoruz. Tek temennimiz, yüksek maliyetlere karşı ürünümüzün hak ettiği değeri bulmasıdır." dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Varsayımlar değil bilanço konuştu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/varsayimlar-degil-bilanco-konustu-8401/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/varsayimlar-degil-bilanco-konustu-8401/</id>
<published><![CDATA[2026-04-29T10:04:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-29T10:04:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_32ACFF-6F83F5-83B57F-F66534-057D6C-CB5E3E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Aktif büyüklüğünü %50, öz kaynak büyüklüğünü %45 büyüten Tarım Kredi, konsolide net kârını ise 5 milyar TL’den 18 milyar TL’ye yükseltti. 2025 rakamlarını değerlendiren Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü ve Tarım Kredi Holding Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın, “Çiftçimiz ile omuz omuza bir başarı hikayesi yazdık, yazmaya devam ediyoruz. Türkiye’nin tarımsal sanayi lideri haline geldik. Bu kârı, bu rakamları tarımsal üretimin her alanında çiftçimizi destekleyerek, aracılardan, fırsatçılardan ve piyasadaki dalgalanmalardan koruyarak gerçekleştirdik” diye konuştu.&nbsp;</p><p>Tarım Kredi’nin kasıtlı olarak siyasi tartışmaların merkezine çekilmeye çalışıldığına vurgu yapan Aydın, “Biz bir kamu kurumu değil, çiftçi kuruluşuyuz. Bizi ortaklarımız olan çiftçilerimize sorun. 365 gün çiftçimizin derdi ile dertlenen, kampanyalarla, projelerle, yatırımlarla Türk Tarımını daha ileri taşımaya çalışan çalışma arkadaşlarımıza sorun. Kim üretmek için, gübreden ilaca hangi tarımsal girdiye ihtiyaç duyduysa en iyi koşullarda sunduk. Kim ürettikten sonra satmak için arayışa girdiyse en iyi şartlarda aldık. Tarlasında ürünü kalan kim varsa onu kaderiyle baş başa bırakmadık.&nbsp;</p><p>Yeni yatırımlarla, yeni kampanya ve projelerle bu kârı çiftçimize, üreticimize geri döndüreceğiz. Biz hep üreticimizin yanında olduk, bundan sonra da daha güçlü bir şekilde olmaya devam edeceğiz. Bize emanet edilen bu dev organizasyonu başarıdan başarıya taşıyacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p><p>Aydın şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>DOĞRU STRATEJİLER REKOR RAKAMLARI GETİRDİ: Tarım Kredi Grubu’nun yıl sonunda bir önceki yıl sonuna göre aktif büyüklüğünü 219 milyar TL’ye taşıyarak %50 oranında rekor büyüme kaydetti. Öz kaynaklarımızı da 65 milyar TL’den %45 artışla 94 milyar TL’ye yükselttik. Grubumuz aynı dönemde faaliyet kârlılığını %3’ten %7’ye, vergi öncesi kârlılığını %3’ten %10’a, net kârlılığını ise %3’ten %8’e çıkardık. Bir önceki yıl 5 milyar TL olan konsolide net kârımız 2025 yıl sonu itibarıyla 18 milyar TL’ye ulaştı. Bu güçlü sonucun arkasında etkin maliyet yönetimi, sıkı mali disiplin, doğru finansman ve yatırım stratejimiz yatıyor. Elde ettiğimiz bu güçlü sonuç tesadüfi değildir. Bu başarı; kaynakların dikkatli yönetilmesi, nakdin doğru zamanda doğru alana yönlendirilmesi, maliyetlerin sıkı biçimde kontrol edilmesi ve grubun tüm imkânlarının ortak hedefler doğrultusunda sevk edilmesiyle sağlanmıştır. Kredi maliyetlerinin yüksek seyrettiği zorlu makroekonomik koşullara rağmen, etkin finansman yönetimi sayesinde kârlılık artışını sürdürülebilir biçimde destekledik. Genel Müdürlük ve yönetim ekibimizin finans kökeninden gelen disiplinli yaklaşımı, bu sonucun ortaya çıkmasında önemli rol oynamıştır.</p><p>TÜM ZORLUKLARDA ÜRETİCİMİZİN YANINDA OLDUK, BEREKETİNİ GÖRDÜK: 2025 yılında üreticimiz zorlu ekonomik ve iklimsel koşullarla karşı karşıya geldi. Yıl boyunca zirai don, su sıkıntısı gibi ülke sathında çiftçilerimizin etkilendiği koşullar oldu. Biz tüm süreçlerde gerek uygun maliyetle girdi temininde gerekse ürünlerin piyasa değerinden daha iyi koşullarda alımıyla üreticilerimizi destekledik. Grubumuzun bilançosundaki bu iyileşme, çiftçimizi mutlu etmemizin ve üreticimizden aldığımız duanın bereketidir.&nbsp;</p><p></p><p></p><p></p><p>BİZ BİR TAKIMIZ, TEK TEK ŞİRKETLERLE DEĞİL, KONSOLİDE DEĞERLENDİRMEK GEREKİR: Tarım Kredi Grubu sıradan bir şirketler topluluğu değildir. Üreticiden tüketiciye kadar uzanan çok katmanlı ve birbirini tamamlayan bir yapıya sahibiz. Biz bir takımız, bu takımın güçlü olduğu alanlar olduğu gibi güçlenmeye çalıştığı alanlar, şirketler de var. Burası toprağa yani çiftçiye, fabrikaya yani üretime, depoya yani arz güvenliğine ve rafa yani tüketiciye aynı anda dokunan entegre bir tarım ekosistemidir. Bu nedenle grubumuzu tek tek şirketlerin dönemsel performansları üzerinden değerlendirmek eksik olduğu kadar yanıltıcıdır. Bizim yapımızda her şirket, üreticinin veya tüketicinin farklı bir ihtiyacına çözüm üretir; dönem dönem bir şirket daha fazla sorumluluk üstlenirken diğer şirketler onu destekler, güçlendirir ve dengeler. Bu yapı içinde nakit de durağan bir bilanço kalemi değil, ihtiyaca göre yön değiştiren canlı ve stratejik bir unsurdur. Dolayısıyla Tarım Kredi’ye bakarken alt toplamlara değil, konsolide yapıya ve bütünün ülkeye sağladığı faydaya odaklanmak gerekir.</p><p>KOOPERATİF GÜCÜNDEN SANAYİ LİDERLİĞİNE: Tarım Kredi, kamuoyunun hafızasında ülkemizin en büyük çiftçi ailesi ve köklü bir kooperatif yapısı olarak yer almakla birlikte, son yıllarda hayata geçirdiği yatırım ve büyüme hamleleriyle çok daha geniş bir üretim ve sanayi gücüne ulaşmıştır. Bugün Tarım Kredi; yalnızca üreticiyi tarlada destekleyen bir yapı olmanın ötesine geçerek, sanayide, tarımsal sanayide, lojistikte ve perakendede de etkin bir konuma yükselmiştir. 18 şirketi, 2 limanı, 53 fabrikası ile üreticinin emeğini işleyen, katma değere dönüştüren ve tüketiciye ulaştıran entegre bir ekosistem haline gelen Grup, ISO 500 listesinde yer alan 6 şirketiyle de bu gücünü somut biçimde ortaya koymaktadır. Özellikle son dört yılda yapılan yatırımlar ve tesis alımlarıyla gübre ve yem sektörlerinde liderliğini güçlendiren Tarım Kredi, süt ve süt ürünleri ile yağ sanayinde de liderlik yolunda önemli adımlar atarak sektörün belirleyici aktörlerinden biri haline gelmiştir.</p><p>2025’TE TÜM ŞİRKETLERİMİZ FAALİYET KÂRI ÜRETTİ: 2025 yılı itibarıyla Grup bünyesindeki tüm şirketlerimiz faaliyet kârı elde etti. Bu operasyonel verimliliğin ve mali disiplinin en somut göstergelerinden biridir. Doğru yolda olduğumuzun, tüm yapıyı doğru yönettiğimizin ispatıdır. Bu faaliyet kârını üretirken, çiftçimizi üreticimizi mutlu ederek ürettik. Örneğin, süt ve süt ürünlerinde çok yeni bir şirketimiz olan Tarım Kredi Süt ile faaliyet kârı üretirken, üreticiden sütü en iyi koşullarda alarak yaptık. Gübretaş’ta faaliyet kârını, üreticimize en uygun koşullarda gübre girdisi sunarak elde ettik. Yağda çok önemli yatırımlar yaptık, faaliyette başarı elde ettik ama ürün aldığımız tüm üreticilerimizi de mutlu ettik.</p><p>BİZİ ÜRETİCİLERE, ÇİFTÇİLERE SORUN: 2025 yılında birçok tarımsal üründe önceki yıllara kıyasla ciddi verim kayıpları yaşadı. Bu olumsuzluklara rağmen üretici yine yanında bizi buldu. Bu kârı elde ederken üreticilere yaptığımız kampanyaları azaltmadık. Bir taraftan üreticilerimize finansman kolaylığı sağlayacak projeler geliştirdik. Diğer taraftan girdilerini en rahat koşullarda almalarını sağladık. En sonunda da ürettikleri ürünleri piyasa koşullarına ezdirmeden onlardan aldık.&nbsp;</p><p>TARLADA KİMİN ÜRÜNÜ KALSA ALDIK: 40 farklı çeşitte toplam 1 milyon ton ürün alımı yaptık. Çiftçimize yaklaşık 20 milyar TL ürün ödemesi yaptık. Türkiye’nin neresinde olursa olsun, tarlasında kimin ürünü kalsa, gittik aldık. Tarım Kredi olarak yalnızca ticari bir refleksle değil, üretimin devamlılığını ve üreticinin korunmasını esas alan bir sorumluluk anlayışıyla hareket ediyoruz.</p><p>TARIMSAL SANAYİNİN LOKOMOTİFİYİZ: Tarım Kredi Grubu; ülkemizin tüm coğrafi bölgelerinde faaliyet gösteren 1.598 adet kooperatifi, 6’sı Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşu listesinde yer alan toplam 18 şirketi, 53 fabrikası, binlerce deposu ve 10 milyon metrekare büyüklüğündeki faaliyet alanıyla Türkiye’nin en yaygın ve en güçlü tarımsal yapılarından biri olmayı sürdürdü. Son yıllarda perakende sektöründe de olağanüstü bir büyüme ivmesi yakalayan Grup, marketçilik faaliyetleri kapsamında yaklaşık 5.000 satış noktasıyla nihai tüketiciye ulaşarak hem üretici hem de tüketici açısından stratejik bir köprü işlevi görmeye devam etti.</p><p></p><p>ELDE EDİLEN KÂR YENİDEN YATIRIMA DÖNÜŞTÜRÜLECEK: Bizim anlayışımızda kâr, kasada bekletilecek pasif bir büyüklük değil; yeniden üretime, sanayiye, modernizasyona ve çiftçimizi güçlendirecek alanlara yönlendirilecek ülke geleceği için stratejik bir imkândır. 2025 yılında elde edilen bu büyük kâr da yine aynı anlayışla değerlendirilecek, grubumuzun büyümesini, üreticimizin desteklenmesini ve tüketicimizin korunmasını sağlayacak yeni yatırımlara dönüştürülecektir.</p><p>YAPIMIZI İSTEYENE ANLATIRIZ, SİYASİ MALZEME YAPILMAK HOŞ DEĞİL: Tarım Kredi büyüyor. Tarım Kredi çiftçisi ile ortakları ile büyüyor. Yaklaşık 1 milyon çiftçimizin hakkını gözetiyoruz, derdi ile dertleniyoruz. Ancak kasıtlı olarak sürekli siyasetin sahasına çekilmeye çalışılıyoruz. Biz yapımızı samimi olarak öğrenmek isteyen herkese anlatırız. Ancak bazı çevrelerin değerlendirmelerine baktığınızda, ortada çoğu zaman belge değil dedikodu, veri değil çarpıtma, gerçek değil algı oyunu görüyorsunuz. Oysa bizim cevabımız nettir: Tarım Kredi’nin başarısı yorumlarla değil, sonuçlarla ölçülür. Tarlada, fabrikada, depoda, mağazada ve konsolide mali tablolarımızda ortaya koyduğumuz tablo ortadadır.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Nevşehir'de çiftçilere 22,2 ton kuru fasulye tohumu dağıtıldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/nevsehirde-ciftcilere-222-ton-kuru-fasulye-tohumu-dagitildi-5877/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/nevsehirde-ciftcilere-222-ton-kuru-fasulye-tohumu-dagitildi-5877/</id>
<published><![CDATA[2026-04-27T15:11:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-27T15:11:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5C1DBC-C5B2C8-4B9BFA-07928B-78E3D7-387540.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>AK Parti Nevşehir Milletvekili Süleyman Özgün, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yerleşkesinde tohum dağıtımı dolayısıyla düzenlenen törende, TAKE Projesi kapsamında 2021'den beri il genelinde 38 projenin hayata geçirildiğini, tarım arazilerinin korunması kapsamında ekime uygun olmayan alanların da canlandırılmasına yönelik çalışmalar yapıldığını söyledi.</p><p></p><p>Nevşehir'in ülkenin tarımsal gücüne katkı sunmaya devam edeceğini belirten Özgün, "Son 5 yılda ilimizde bitkisel ve hayvansal üretim ile kırsal kalkınma kapsamında 3 milyar 400 milyon lira destek ödemesi yapıldı. Bu yıl yağışların iyi olması ile projelerin sahadaki karşılığının çok daha iyi olduğunu göreceğiz. Zirai don gibi afetlerde devletimizin üreticinin yanında durması son derece kıymetli. Geçen yıl ilimizde yaşanan zirai don nedeniyle 8 bin 719 üreticiye 336 milyon lira destek sağlandı." dedi.</p><p></p><p>İl Tarım ve Orman Müdürü Özgür Memiş ise Nevşehir'de çiftçi sayısının her geçen yıl artış gösterdiğini ifade ederek, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Çiftçi kayıt sistemimize kayıtlı 20 bin 812 çiftçimizle bitkisel üretim, 8 bin 700 üreticimizle hayvansal üretim faaliyeti gerçekleştirmekteyiz. Hayvansal üretim konusunda yaptığımız projeler ve çalışmalarla son 4 yılda hayvan sayımız yüzde 6 arttı. TAKE Projesi kapsamında 2021-2026 yıllarında 3 bin 711 çiftçimize 1 milyon 269 bin kilogram tohum ve 193 bin adet fide temini yüzde 75 hibeli olarak gerçekleştirilmiştir."</p><p></p><p>Konuşmaların ardından Vali Yardımcısı Mücahit Öztürk ile Özgün tarafından çiftçilere kuru fasulye tohumu dağıtıldı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Öğrenciler lise bahçesinde kurulan serada kuşkonmaz yetiştiriyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ogrenciler-lise-bahcesinde-kurulan-serada-kuskonmaz-yetistiriyor-1814/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ogrenciler-lise-bahcesinde-kurulan-serada-kuskonmaz-yetistiriyor-1814/</id>
<published><![CDATA[2026-04-27T13:20:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-27T13:20:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FB1A80-8E814C-2B96AD-D775FC-9078B1-886C2C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Okul müdürlüğünce başlatılan "Osmancık'ta Tarımın Geleceği İçin Sera Projesi", DOKAP'tan hibe desteği almaya hak kazandı.</p><p></p><p>İl Milli Eğitim Müdürlüğünün de desteğiyle hayata geçirilen proje kapsamında okul bahçesine 400 metrekarelik sera kuruldu.</p><p></p><p>Öğrenciler, DOKAP'ın 1 milyon 795 bin lira hibe desteğiyle oluşturulan serada 1800 kök kuşkonmazı toprakla buluşturdu. Seranın bir bölümünde de 95 albion çileği ile 950 kök Yedikule marulu yetiştirildi. Serada yetiştirilen ürünler okulun yemekhanesi ile taşımalı eğitim veren kurumlarla paylaşılıyor.</p><p></p><p>Tarım bölümü öğrencileri serada yetiştirdiği ürünlerin ilk hasadını gerçekleştirdi.</p><p></p><p>Okul Müdürü Ergin Kartal, AA muhabirine, 362 öğrencisi olan Osmancık Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde 2022-2023 eğitim öğretim yılında açılan tarım alanında 46 öğrencinin tarımsal uygulamalara katıldığını söyledi.</p><p></p><p>Okul bahçesinde oluşturulan serada öğrencilerin uygulamalı eğitim aldığını belirten Kartal "Okulumuzda 400 metrekarelik alanda kuşkonmaz üretimimiz öğrencilerimizle birlikte devam etmektedir. Hasat yaptığımız andan itibaren ürünlerimiz okulumuzun yemekhanesinde ve taşımalı eğitim kapsamındaki okullarda kullanılacak." dedi.</p><p></p><p>Okulda görevli tarım alanı öğretmeni Hüseyin Çetinkaya da müfredatta yer alan örtü altı yetiştiriciliği dersi kapsamında serada uygulamalı eğitim yaptıklarını anlattı.</p><p></p><p>Sera projesi kapsamında öğrencilerin modern tarım tekniklerini uygulamalı olarak öğrendiklerini vurgulayan Çetinkaya "Burada öğrencilerimizle birlikte derste öğrendiklerimizi uygulamalı olarak hayata geçiriyoruz. Yaklaşık 400 metrekarelik uygulama sahamızda çocuklarımıza tohumdan fide üretiminin nasıl yapıldığını, üretilen fidelerin seraya ve tarım alanına nasıl aktarıldığını uygulamalı olarak öğretiyoruz. Projemizin ikinci aşamasında ise su tasarrufu sağlayan modern sulama tekniklerinden biri olan damlama sulama sistemini kullandık. Şu anda seramız damlama sulama sistemiyle donatılmış durumdadır." diye konuştu.</p><p></p><p>- Osmancık'ta çeltikten sonra kuşkonmaz tarımının yaygınlaştırılması hedefleniyor</p><p></p><p>Çetinkaya, kuşkonmaz yetiştiriciliği ile ilçede çeltikten sonra alternatif bir tarım ürününün de tanınmasına katkı sağlamayı amaçladıklarını belirterek, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"İlk etapta proje kapsamında yaklaşık 1800 kuşkonmaz kökü diktik. Bu kökler gelişimlerini tamamladı ve şu anda ikinci yılındalar. Sembolik de olsa ilk hasadımızı gerçekleştirdik. Ancak kuşkonmaz yetiştiriciliğinde ilk yıl bitki kök gelişimine bırakılır. İkinci yılda sınırlı miktarda hasat yapılabilir. Biz bu yıl da kök gelişimini desteklemek amacıyla bitkileri bırakmayı tercih ettik. Amacımız, önümüzdeki nisan ayında tam anlamıyla hasada hazır hale getirmektir. Öğrencilerimizle birlikte seradaki kuşkonmazların periyodik bakım çalışmalarına aralıksız devam ediyoruz. Buradaki temel amacımız, Osmancık ilçemizde alternatif ürün arayışına katkı sağlamak ve kuşkonmazı modern tekniklerle yetiştirerek bölgemiz için yeni bir tarım ürünü haline getirmektir. Umuyoruz ki kuşkonmaz, ilçemizde etkin şekilde yetiştirilen ikinci bir alternatif ürün olarak değerlendirilecektir."</p><p></p><p>- "Burada kendimi sadece bir öğrenci olarak değil, aynı zamanda bir çiftçi gibi hissediyorum"</p><p></p><p>10. sınıf öğrencisi Yağmur Çevik ise okulda öğrendiği tarım tekniklerini ileride kuracağı kendi serasında uygulamayı düşündüğünü söyledi.</p><p></p><p>Uygulamalı eğitimin daha kalıcı olduğunun altını çizen Çevik "Burada kendimi sadece bir öğrenci olarak değil, aynı zamanda bir çiftçi gibi hissediyorum. Serada yaptığımız çalışmalar bizim için çok daha kalıcı ve verimli oluyor. Derste kitaptan işlediğimiz konular bazen akılda daha az kalabiliyor ancak serada uygulayarak gördüğümüz etkinlikler zihnimizde daha kalıcı bir yer ediniyor. Bu sayede öğrendiklerimizi ileriki hayatımızda da tarlalarda, bahçelerde ve seralarda rahatlıkla uygulayabiliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Kuşkonmazın yanı sıra çilek ve marul da yetiştirilen seradan hasat edilen ürünler okulun yemek bölümünün mutfağında değerlendiriliyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Coğrafi işaretli ürünlerin AB tescil süreci hızlandı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/cografi-isaretli-urunlerin-ab-tescil-sureci-hizlandi-1111/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/cografi-isaretli-urunlerin-ab-tescil-sureci-hizlandi-1111/</id>
<published><![CDATA[2026-04-26T12:12:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-26T12:12:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0958FB-966E9F-8446AE-F683DD-8BBCD0-EA236F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Antalya'da "Sizin oraların nesi meşhur?" sloganıyla bu yıl 14'üncüsü düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı'na (YÖREX) katılan Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Başkanı Muhammed Zeki Durak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, fuarın coğrafi işaretli ürünlerin tanıtımına ve yaygınlaşmasına katkı sunduğunu söyledi.</p><p></p><p>Türkiye'nin son yıllarda coğrafi işaret, markalaşma ve AB tescili alanında önemli adımlar attığını belirten Durak, öncelikle yerel değerlerin tescillendiğini, ardından uluslararası alanda tanınırlığın artırılması için çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.</p><p></p><p>Türkiye'nin 1837 coğrafi işaretli ürünü bulunduğunu kaydeden Durak, "Avrupa'da tescillenen 46 ürünümüz var. Bu ürünlerin 38'i son üç yılda tescil edildi. Avrupa Birliği ile yürüttüğümüz yakın işbirliği sayesinde süreçler hızlandı ve sayılarımız arttı." dedi.</p><p></p><p>Durak, Türkiye'nin dünyada en fazla coğrafi işaretli ürüne sahip ikinci ülke konumunda olduğunu, AB tescilli ürün sayısında ise Çin ve İngiltere'nin ardından üçüncü sırada yer aldığını dile getirdi.</p><p></p><p>- Hedef 100 ürün</p><p></p><p>AB'de tescilli ürün sayısını artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü vurgulayan Durak, başvuru ve ilan süreci devam eden ürünlerin bulunduğunu belirtti.</p><p></p><p>Durak, "46 olan AB tescilli ürün sayısını 100'e çıkarmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda başvuru sahiplerine teknik destek veriyor, süreçlere katkı sağlıyor ve hazırlık çalışmalarını yürütüyoruz." diye konuştu.</p><p></p><p>- Markalaşma çalışmaları öne çıkıyor</p><p></p><p>Coğrafi işaretli ürünlerde tescilin yanı sıra markalaşmaya da ağırlık verdiklerini dile getiren Durak, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü işbirliğiyle yürütülen projeler kapsamında üreticilere eğitimler verildiğini aktardı.</p><p></p><p>Bakan Mehmet Fatih Kacır'ın önderliğinde çalışmaların sürdüğünü ifade eden Durak, eğitimlerde ticarileşme, e-ticaret, sosyal medya kullanımı ve ambalajlama gibi konuların ele alındığını, üreticilerin küresel pazarlarda daha güçlü yer almasının hedeflendiğini vurguladı.</p><p></p><p>Coğrafi işaretli ürünlerin AB pazarındaki konumunu futboldaki "şampiyonlar ligi"ne benzeten Durak, bu ürünlerin en üst segmentte değerlendirilmesi için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.</p><p></p><p>Türkiye'nin yöresel ürün zenginliğini ekonomik değere dönüştürmeyi amaçladıklarını belirten Durak, hem AB'de tescil sayısını artırmayı hem de üreticilere daha yüksek katma değer sağlamayı hedeflediklerini ifade etti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Antalya'da seralarda yetiştirilen sezonun ilk karpuzları hasat ediliyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/antalyada-seralarda-yetistirilen-sezonun-ilk-karpuzlari-hasat-ediliyor-5661/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/antalyada-seralarda-yetistirilen-sezonun-ilk-karpuzlari-hasat-ediliyor-5661/</id>
<published><![CDATA[2026-04-26T10:45:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-26T10:45:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9F5ED9-6E17C8-3E9E7D-1C1D8B-5E8DDE-564D62.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Aksu ilçesinde örtü altında üretilen erkenci karpuzlar, yaklaşık 4 aylık sürecin ardından hasat edildi.</p><p></p><p>Ağırlıkları 5 ila 10 kilogram olan turfanda karpuzlar, özenle toplanarak başta iç piyasa olmak üzere satışa hazırlanıyor. İlk hasadın büyük bölümü yurt içinde tüketileceği, ilerleyen günlerde ise ihracatın başlayacağı belirtildi.</p><p></p><p>Aksu Tarım ve Orman İlçe Müdürü Dilek Boğatimur, AA muhabirine, ilçede yaklaşık 1000 dekarlık alanda karpuz üretimi yapıldığını, bir dekardan ortalama 5 ton ürün alındığını söyledi.</p><p></p><p>Antalya'da 15 yıldır karpuz ticareti yapan Kasım Yaşar ise karpuzun olgunlaşmadan hasat edilmemesi gerektiğini, erken kesilen karpuzun hem üreticiye hem de tüketiciye zarar verdiğini ifade etti.</p><p></p><p>Yerli tohum üreticisi ziraat mühendisi Hakan Benli de son yıllarda yerli tohum kullanımının arttığını kaydetti.</p><p></p><p>Benli, "Erken hasat edilen karpuzlarda yerli tohum daha fazla tercih ediliyor. Bu da dışa bağımlılığı azaltıyor. Ancak bu yıl kış aylarının soğuk ve yağışlı geçmesi nedeniyle meyve tutumu ve büyüme süreci gecikti." dedi.</p><p></p><p>Üretici Osman Cirit, fiyatların üreticiyi memnun ettiğini dile getirdi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Niğde'de meyve ve sebze işleme tesisi yatırımlarına özel teşvik</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/nigdede-meyve-ve-sebze-isleme-tesisi-yatirimlarina-ozel-tesvik-153/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/nigdede-meyve-ve-sebze-isleme-tesisi-yatirimlarina-ozel-tesvik-153/</id>
<published><![CDATA[2026-04-25T12:05:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-25T12:05:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7153C1-95FF16-9D65D5-212B2B-BA805E-0D5E66.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>AHİKA, Niğde'nin Mersin Limanı'na yakınlığı, otoyol ve demir yolu bağlantılarıyla sahip olduğu stratejik konumunu öne çıkararak, kentin üretim, lojistik ve yeni sanayi yatırımları açısından cazibe merkezi haline gelmesini hedefliyor.</p><p></p><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının "Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı" kapsamında sağlanacak desteklerle kentte istihdamın artırılması, tersine göçün teşvik edilmesi ve Niğde'nin tarımsal üretim merkezi kimliğinin yanında sanayi altyapısının da güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p><p></p><p>AHİKA Genel Sekreteri Bekir Varol, AA muhabirine, kentlerin potansiyellerinin ortaya çıkarılması ve yerel istihdamın artırılması için çalışmaların devam ettiğini söyledi.</p><p></p><p>İllerin sosyoekonomik gelişmişlik düzeylerinin artırılması amacıyla 2025'ten itibaren Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı'nın hayata geçirildiğini anımsatan Varol, program kapsamında 81 ilin potansiyeline uygun teşvikler verildiğini kaydetti.</p><p></p><p>Niğde'de meyve ve sebze potansiyelinin yüksek olduğuna dikkati çeken Varol, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Niğde'nin meyve ve sebze potansiyelinin ortaya çıkarılması, üretilen ürünlerin katma değerli hale getirilebilmesi amacıyla meyve ve sebze işleme tesislerine özel teşvikler verilecektir. Bu yerel kalkınma hamlesi kapsamında yatırımcılarımıza KDV istisnası, gümrük vergisi muafiyeti, SGK işveren hissesi desteği, kurumlar vergisi indirimi, 301 milyon liraya kadar hibe desteği ve yatırım yeri tahsisi gibi destekler Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından sağlanacaktır. 15 Mayıs'a kadar başvuruların Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına yapılması gerekmektedir. Niğde'de bu alanda yatırım yapmayı düşünen yatırımcılarımız da AHİKA'ya başvurabilir, sorularını bizlere iletebilirler. Biz yatırımcılarımıza her anlamda yardımcı olmak istiyoruz."</p><p></p><p>- Kurulacak tesislerle yerel istihdam ve katma değer artırılacak</p><p></p><p>Varol, Niğde'nin elma üretiminde Türkiye genelinde ilk 3'te yer aldığını belirterek, patates, nektarin ve kiraz üretiminde de önemli bir kent olduğunu dile getirdi.</p><p></p><p>Bu ürünlerin genelde işlenmeden diğer bölgelere veya yurt dışına gönderildiğine dikkati çeken Varol, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"Bu tesislerin kurulmasıyla ürünlerin işlenmesi hem yerel istihdamı artıracak hem de bu ürünlerden elde edilecek katma değerin artırılmasına katkısı olacaktır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı da katma değerin artırılması için bu teşvikleri vermektedir. Bu hamlelerin bir amacı da özellikle sanayinin ve nüfusun yoğunlaştığı illerdeki tesislerin bu bölgelere kaymasıdır. Bu desteklerle Anadolu'nun tüm illerinde sanayinin gelişmesine yönelik bir adım atılmış olacak. Destekler hem tarımsal üretimin artmasına hem de tarımsal ürünlerin işlenmesiyle sanayinin ve nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkısı olacaktır."</p><p></p><p>Varol, Niğde'nin tarımsal üretim potansiyelinin yatırımcılara avantaj sağladığını ve lojistik anlamda ülkenin en avantajlı illerinden biri olduğunu vurguladı.</p><p></p><p>Kentin Türkiye'nin ortasında yer aldığını dile getiren Varol, "Mersin Limanı'na yakın olması sebebiyle diğer ülkelere ihracat anlamında maliyetlerin düşürülmesinde potansiyelli bir ilimiz. Demir yolunun olması, Güneydoğu'yu İstanbul'a kadar bağlayan otoyolunun bulunması, Kapadokya, Kayseri ve Çukurova havalimanlarına yakınlığı Niğde'yi lojistik anlamda ön plana çıkarmakta ve yatırımlar anlamında bir cazibe merkezi haline getirmektedir." diye konuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İzmir'de 8. Ulusal Pamuk Zirvesi düzenlendi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/izmirde-8-ulusal-pamuk-zirvesi-duzenlendi-5853/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/izmirde-8-ulusal-pamuk-zirvesi-duzenlendi-5853/</id>
<published><![CDATA[2026-04-24T14:20:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-24T14:20:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A9B648-3C1887-7798DF-F9933B-1BCAA8-A8F592.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İzmir Valisi Süleyman Elban, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ulusal Pamuk Konseyi işbirliğinde İzmir Ticaret Odası Konferans Salonu'nda düzenlenen zirvenin açılışında, pamuğun Türkiye'nin sanayileşme sürecinde önemli bir ürün olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Elban, üretim maliyetlerinin düşürülmesi için başta sulama teknikleri olmak üzere farklı çalışmalar yapılması gerektiğini, bilinçsiz kimyasal ve ilaç kullanımının maliyetleri artırdığını, bu durumun bazı bölgelerde tarımdan vazgeçilmesine neden olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Çiftçilerin pamuk ekiminden uzaklaşma hızının kesilmesi gerektiğini belirten Elban, sektör temsilcilerinin somut ve hızlı eylem alınabilecek önerilere ağırlık vermesi gerektiğini dile getirdi.</p><p></p><p>Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı İhsan Emiralioğlu da 2026'nın 4 ayında geçmiş 2 yıla kıyasla daha fazla yağış alındığını ifade ederek, tarımsal üretim anlamında bereketli bir yıl olmasına yönelik beklentilerinin arttığını söyledi.</p><p></p><p>Pamuğun Bakanlıkça belirlenen 13 stratejik üründen biri olduğuna işaret eden Emiralioğlu, Türkiye'nin kaliteli, GDO'suz üretimle diğer dünya üreticilerinden ayrıştığını belirtti.</p><p></p><p>Emiralioğlu, Türkiye'nin birim alandan elde edilen pamuk verimi açısından dünyada ilk 3'te yer aldığına dikkati çekerek, "2002 yılında dekara kütlü pamuk verimimiz 353 kilogram iken bu verim düzeyi yüzde 36 artarak dekarda 480 kilogramlara ulaşmıştır. Dünya ortalaması bunun çok çok altında olup dekara 236 kilogram civarındadır." diye konuştu.</p><p></p><p>Pamuk üretimini desteklemeyi sürdürdüklerini dile getiren Emiralioğlu, bu kapsamda 2025 yılında dekar başına 1098 lira olan destekleme bedelini, bu yıl 1395 lira olarak uygulayacaklarını ifade etti.</p><p></p><p>Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı Fevzi Çondur da sektörün mevcut durumunu değerlendirmek, karşı karşıya olduğu sorunlara çözüm geliştirmek ve geleceğe yönelik stratejik konuları ele almak amacıyla bir araya geldiklerini söyledi.</p><p></p><p>Çondur, Türkiye'nin, sınırlı ekim alanına sahip olmasına rağmen dünya pamuk üretiminde önemli payı bulunduğunu, bu başarının sürdürülebilir ve izlenebilir üretim anlayışının önemini gösterdiğini dile getirdi.</p><p></p><p>Zirve, açılış konuşmalarının ardından sektör temsilcilerinin katıldığı oturumlarla devam etti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">TİGEM, safkan Arap elit ve koşu taylarının seçimini tamamladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tigem-safkan-arap-elit-ve-kosu-taylarinin-secimini-tamamladi-467/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tigem-safkan-arap-elit-ve-kosu-taylarinin-secimini-tamamladi-467/</id>
<published><![CDATA[2026-04-24T12:57:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-24T12:57:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_975D99-652F65-89E4ED-BAF21F-CAF4AD-D609CF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Genel Müdürlükten yapılan açıklamada, safkan Arap atı yetiştiriciliği ve ıslahının büyük bir titizlikle yürütüldüğü belirtildi.</p><p></p><p>TİGEM'e bağlı Karacabey, Anadolu ve Sultansuyu Tarım İşletmelerinde, uzman heyet tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda toplam 353 baş safkan Arap tayının koşu/elit tay olarak seçildiğinin kaydedildiği açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</p><p></p><p>"Arap atı yetiştiriciliğinde ülkemizin gen kaynağını oluşturan bu nadide tayların yetiştirilmesine aynı özen ve kararlılıkla devam eden TİGEM, geçmişte olduğu gibi gelecekte de Türk safkan Arap atçılığına yön veren öncü kuruluş olma misyonuyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kuraklığa ve hastalıklara dayanıklı 3 çeşit daha geliştirdi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kurakliga-ve-hastaliklara-dayanikli-3-cesit-daha-gelistirdi-9683/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kurakliga-ve-hastaliklara-dayanikli-3-cesit-daha-gelistirdi-9683/</id>
<published><![CDATA[2026-04-24T11:37:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-24T11:37:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FB7381-3302D7-073605-10F9BB-E0AC95-56A512.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesinden 1978'de mezun olduktan sonra uzun yıllar Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü Çeltik Bölüm Başkanlığını yapan Sürek, kamu ve özel sektörde 48 yıla yaklaşan meslek yaşamında çeltik üzerine önemli çalışmalara imza attı.</p><p></p><p>Yeni çeltik türleri üzerine yaptığı bilimsel araştırmalardan dolayı "çeltiğin babası" olarak adlandırılan Sürek, kamudan emekliye ayrılınca bilgi birikimini 2020'den bu yana özel sektördeki tarım firmalarında sürdürüyor.</p><p></p><p>Son yıllarda, iklim değişikliğinin getirdiği kuraklık ile aşırı ve ani yağışların neden olduğu hastalıklara karşı dayanıklı çeltik çeşitleri üzerine yoğunlaşan Sürek, yarım asra yaklaşan bilgi birikimi ve tecrübesinin ürünü olan ve 11 yıl üzerine çalıştığı "Yörük", "Irmak" ve "Kayı"yı geliştirdi.</p><p></p><p>Tarım ve Orman Bakanlığınca Agrobest Grup adına tescillenen ve saha denemelerinde olumlu sonuçlar veren yeni çeşitler, kuraklık ve aşırı yağış koşullarına dayanıklılığının yanı sıra yüksek verim ve kaliteli dane yapısıyla öne çıktı.</p><p></p><p>Sürek, AA muhabirine, şimdiye kadar 80'e yakın çeltik çeşidi geliştirdiğini söyledi.</p><p></p><p>Tescillenen çeltik çeşitlerinin çoğunun Türk tarımında kullanıldığını dile getiren Sürek, "Geliştirdiğim çeltiklerin amiral gemisi Osmancık, Yatkın, baldo tipi Edirne. Emekliliğin ardından çalışıyorum. Bu şirkette geliştirdiğim Bavra, Akkurt ve yeni tescil olanlar da var. Şu anda sektöre çıktığım zaman bütün sektör bileşenlerinden saygı görüyorum. Bu beni onurlandırıyor ve insanlığa hizmet ettiğim için yurt içinde ve dışından tanınıyorum. Bu durum beni maddi kazançtan çok manevi bir kazanç olarak daha tatmin ediyor." diye konuştu.</p><p></p><p>Sürek, teknoloji ilerledikçe tarımsal üretim ile tüketiminin farklılaştığını belirtti.</p><p></p><p>Üzerinde 11 yıl çalıştıklarını yeni çeşitlerin Türk damak tadına uygun olduğunu vurgulayan Sürek, şunları konuştu:</p><p></p><p>"Ürünler iklim değişikliklerinden etkileniyor. Kimi zaman yağışlar kimi zaman da sıcaklıklar verimi düşürüyor. Veyahut yağışlar ve sıcaklar birbirine eşit giderse mantar hastalıkları ortaya çıkabiliyor. Yeni çeşitlerimiz özellikle mantar hastalıklarına genetik olarak dayanıklı. Çiftçimiz mantar hastalık riski olduğu zaman yılda iki, üç defa ilaç atmak zorunda kalıyor. Bu çeşitlerde ilacı atmayacak, masraftan kurtulacak. İlacın çevreye bir olumsuz etkisi olmayacak. Yeni geliştirilen çeşitler boyu kısa, yaprakları koyu renkli. Kısa süreli 5-10 günün altındaki susuzluk streslerini daha tolere edilebilecek durumda yapıya sahip. Yörük, Kayı ve Irmak çeşitleri normal koşullarında dekarda 10 tondan fazla verime sahip."</p><p></p><p>- Üreticiler yeni çeşide ilgi gösterdi</p><p></p><p>Agrobest Grup İş Geliştirme Direktörü Oğuzhan Eroğlu ise global bir Türk firması olarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının tescillediği AR-GE merkezleri ve laboratuvarlarıyla Türk tarımına araştırma ve geliştirme konusunda önemli çalışmalara imza attıklarını söyledi.</p><p></p><p>Yörük, Kayı ve Irmak çeşitlerinin Türkiye'nin yanı sıra çevre ve Uzak Doğu ülkelerindeki üretime katkı sağlayacağını belirten Eroğlu, "Bu ürünler, çiftçilerimiz tarafından yaptığımız deneme çalışmalarında çok büyük ilgiyle karşılandı. Özellikle civar ülkelerden gelen çiftçiler de bu ürünlere ciddi anlamda bir talep oluşturdu. Önümüzdeki dönemde sadece ticari anlamda değil, Türkiye tarımına sağladığımız katkıyla bu çeşitlerimiz iyi bir noktaya gelecek." ifadelerini kullandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
</feed>