<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom">
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/modules/blog/atom.php?cid=21" rel="self" type="application/rss+xml" />
<id>tag:gazetebirlik.com,2015:cid-21</id>
<title type="text">Analiz Gazetesi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/" />
<generator>Analiz Gazetesi</generator>
<updated>2026-06-27T14:46:10+03:00</updated>
<entry>
<title type="text">5G ile karne heyecanı 7 ilde eş zamanlı yaşandı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/5g-ile-karne-heyecani-7-ilde-es-zamanli-yasandi-5069/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/5g-ile-karne-heyecani-7-ilde-es-zamanli-yasandi-5069/</id>
<published><![CDATA[2026-06-27T14:46:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-27T14:46:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4EF82E-EF6409-1BE563-0F356F-62324D-DDE4E4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin dijital dönüşümünün öncüsü Türk Telekom, insan odaklı yaklaşımı ve herkes için erişilebilirlik ilkesiyle kurumsal sosyal sorumluluk projeleri geliştirmeyi sürdürüyor. Teknoloji bilgi birikimini engelli bireylerin hizmetine sunarak bilgiye erişimi destekleyen Türk Telekom, Engelsiz Yaşama Derneği (EyDer) iş birliğiyle yürüttüğü Günışığı projesi kapsamında az gören çocukların eğitim hayatına destek veriyor. Türk Telekom Ar-Ge ekibi tarafından geliştirilen TahtApp uygulaması sayesinde öğrenciler sınıf tahtasındaki içerikleri gerçek zamanlı olarak tabletlerinden takip edebiliyor. Bu yıl ise Türk Telekom, karne heyecanını 5G teknolojisinin gücüyle Türkiye’nin dört bir yanındaki Günışığı çocuklarıyla buluşturdu.</p><p>Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, karne günü kapsamında İstanbul’daki Seyrantepe Ortaokulu'nda düzenlenen törene katılarak Günışığı projesi öğrencilerinden 12 yaşındaki 6. sınıf öğrencisi Azra Arıca'ya karnesini takdim etti. Şahin, 5G ile Türkiye’nin yedi bölgesinden farklı illerdeki okullara eş zamanlı canlı bağlantı gerçekleştirdi. İstanbul'daki okulla birlikte Afyonkarahisar, Diyarbakır, Isparta, Samsun, Konya ve Van’da bulunan 6 okula daha bağlanılarak eğitim gören Günışığı çocuklarının karne törenine eş zamanlı erişim sağlandı. Ebubekir Şahin, bağlandığı okullardaki öğrencilere tebriklerini iletti.&nbsp;</p><p></p><p>"Herkes İçin 5G’ yaklaşımımızla sınırları kaldırıyoruz"</p><p>Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti: “Türk Telekom olarak ‘Türkiye’ye Değer’ vizyonumuz doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz Günışığı projesi ve TahtApp uygulamamız, az gören çocuklarımızın eğitim hayatına aktif katılımını destekliyor, hayallerine bir adım daha yaklaşmalarına katkı sağlıyor. Türk Telekom Ar-Ge mühendisleri tarafından geliştirilen TahtApp uygulamamız sayesinde öğrencilerimiz sınıf içi eğitimlerini akranlarıyla eş zamanlı takip edebiliyor. Günışığı projesi ve TahtApp uygulamamızla az gören çocuklarımızın eğitim hayatına katkı sunmaya devam ederken, teknolojideki liderliğimizi ve Ar-Ge gücümüzü toplumsal faydaya dönüştürmeyi önceliklendiriyoruz. Bu yıl ‘Herkes için 5G’ vizyonumuz doğrultusunda, 5G teknolojimizin sunduğu yüksek hız ve düşük gecikme avantajıyla karne heyecanını Türkiye’nin farklı şehirlerindeki Günışığı çocuklarımızla eş zamanlı olarak paylaşma imkânı bulduk. İstanbul Seyrantepe Ortaokulu’nda eğitim gören Günışığı öğrencimiz Azra Arıca’nın karne sevincine ortak olurken, Azra’nın sınıfından Afyonkarahisar, Diyarbakır, Isparta, Samsun, Konya ve Van’daki öğrencilerimize canlı bağlantılarla ulaştık; kilometreleri ortadan kaldırarak aynı heyecanda buluştuk. 5G’nin sağladığı imkânlarla çocuklarımızın karne sevincine ortak olmaktan büyük mutluluk duyduk. Teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürme misyonumuz doğrultusunda Günışığı çocuklarımızın yanında olmayı ve onların başarı hikâyelerine tanıklık etmeyi sürdüreceğiz.”</p><p></p><p>İstanbul Seyrantepe Ortaokulu'nda eğitim gören 12 yaşındaki Günışığı öğrencisi Azra Arıca; duygularını şu sözlerle dile getirdi: “TahtApp sayesinde sınıfta öğretmenimin tahtaya yazdıklarını tabletimden rahatça görebiliyor ve derslerimi rahatça takip edebiliyorum. Bugün ise karne alırken okulumuza kurulan büyük ekrandan diğer şehirlerdeki Günışığı arkadaşlarımla bir araya geldim. Onlarla aynı anda konuşmak ve uzaktaki arkadaşlarımla karne sevincimizi paylaşmak beni çok mutlu etti.”&nbsp;</p><p></p><p>Eğitimde fırsat eşitliği sağlıyor</p><p>Türk Telekom’un Engelsiz Yaşama Derneği (EyDer) iş birliğiyle 2014 yılında hayata geçirdiği Günışığı projesi, total kör tanısı konan ve yüzde 1 ile 10 arasında ışık algısı bulunan çocukların erken müdahale eğitimleri alarak akranlarıyla aynı okul ve sınıflarda, kaynaştırma modeliyle eğitim görmelerini hedefliyor. Proje kapsamında Türk Telekom Ar-Ge ekibi tarafından geliştirilen TahtApp uygulaması, tahtadaki içerikleri eş zamanlı olarak öğrencilerin tabletlerine aktararak ders takibini kolaylaştırıyor. Bugün 25 ilde 200 okulda kullanılan uygulama, az gören öğrencilerin eğitim süreçlerine aktif katılımını destekliyor. Eğitimde fırsat eşitliği yaratan bu çözümler sayesinde bugüne kadar 81 ilden 1000’i aşkın az gören çocuk, eğitim hayatlarını engelsiz arkadaşlarıyla birlikte sürdürme ve toplumsal yaşama eşit koşullarda katılma fırsatı elde etti.</p><p></p><p>Türkiye'nin dört bir yanından 5G ile eş zamanlı karne heyecan yaşandı</p><p>5G teknolojisinin sunduğu yüksek hız ve düşük gecikme avantajıyla İstanbul Seyrantepe Ortaokulu'nda düzenlenen karne töreni, Türkiye'nin farklı illerindeki Günışığı öğrencilerini aynı anda bir araya getirdi. Etkinlikte; Afyonkarahisar Kadaifçioğlu İlkokulu’ndan 10 yaşındaki 4. sınıf öğrencisi Asya Demirel, 2. sınıf öğrencisi 8 yaşındaki Mehmet Gürbüz ve Onur Uraz, 7 yaşındaki 1. sınıf öğrencisi Defne Yılmaz, Diyarbakır Bismil Tepe İmam Hatip Ortaokulu’ndan 14 yaşındaki 8. sınıf öğrencisi Rümeysa Karakoç, Isparta Zehra Ulusoy İlkokulu’ndan 7 yaşındaki 1. sınıf öğrencisi Muhammed Cemil Özkul, Samsun Canik Uludağ Ortaokulu’ndan 11 yaşındaki 5. sınıf öğrencisi Beyza Nur Ay, Konya Meram Doktor Teoman Bilge İlkokulu’ndan 10 yaşındaki 4. sınıf öğrencisi Ahmet Akkan ve Van Muradiye Cumhuriyet Ortaokulu’ndan 14 yaşındaki 5. sınıf öğrencileri Emir Akkuş ve Emre Akkuş ile eş zamanlı bağlantılar kurularak karne coşkusu hep birlikte yaşandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">10 Türk teknoloji girişimi Hollanda ekosistemiyle bir araya geldi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/10-turk-teknoloji-girisimi-hollanda-ekosistemiyle-bir-araya-geldi-7216/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/10-turk-teknoloji-girisimi-hollanda-ekosistemiyle-bir-araya-geldi-7216/</id>
<published><![CDATA[2026-06-26T16:23:23+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-26T16:23:23+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_93EDFA-24D877-7FAE5D-D7B74F-67C373-1CCCC2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Teknoloji firmalarının global yolculuklarını destekleyen Innogate | Always On programının 2026 yılı rotasına Hollanda’yı da ekleyen İTÜ ARI Teknokent, 10 yenilikçi Türk teknoloji girişimini Hollanda girişimcilik ekosistemiyle bir araya getirdi. Aralarında Beespenser, Blueit, DOSAbio, GullsEye, Lidia Commerce, Mistikist, Vignetim, Weartechclub, Werer Energy, Winfluencer’ın bulunduğu girişimler, program kapsamında Hollanda’nın önde gelen yatırımcıları, kurumsal şirketleri, teknoloji merkezleri ve girişimcilik ekosistemi paydaşlarıyla bir araya gelerek uluslararası iş birlikleri geliştirme, yeni pazarlara açılma ve küresel büyüme stratejilerini güçlendirme fırsatı yakaladı. Rotterdam’ın merkezinde yer alan ve global bir inovasyon merkezi olarak konumlanan CIC Rotterdam’da gerçekleşen program kapsamında, Innogate destekçilerinden biri olan Innovation Quarter iş birliğiyle Türk girişimlerin yerel iş ortakları, yatırımcılar ve potansiyel müşterilerle bir araya gelmesi ve pazar entegrasyonunun hızlandırılması hedefleniyor. Programın diğer destekçileri arasında Helios Ventures, Turks in Tech ve Turkish Dutch Business Platform da yer alıyor.</p><p>Program kapsamında Türk teknoloji şirketlerinin Hollanda pazarına girişini ve ölçeklenmesini desteklemek amacıyla, CIC Rotterdam’da “Innogate Rotterdam Buluşması” düzenlendi. T.C. Rotterdam Büyükelçisi Sevgi Kısacık, Rotterdam Ticaret Ataşesi Veysel Parlak ve Dünya Türk İş Konseyi (DTIK) Avrupa Bölgesi Başkanı Turgut Torunoğulları’nın katılım gösterdiği etkinlik, İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş’ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Girişimcileri, yatırımcıları, kurumsal şirket temsilcilerini ve teknoloji profesyonellerini aynı platformda buluşturan program, güçlü iş birliklerine ve yeni bağlantılara zemin hazırladı.</p><p>“Avrupa’daki etki alanımızı artırmayı amaçlıyoruz”</p><p>Etkinlikte konuşan İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş, bu program ile Türk teknoloji girişimlerinin Hollanda ve genel olarak Avrupa pazarlarındaki büyüme süreçlerini hızlandırmayı hedeflediklerini söyleyerek, “Hollanda ile kurduğumuz bu köprü sayesinde girişimlerin Avrupa’daki görünürlüğünü ve etki alanını artırmayı amaçlıyoruz. Girişimlere yatırımcılarla buluşma, stratejik iş birlikleri geliştirme, yerel pazar dinamiklerini yakından tanıma ve ölçeklenme süreçlerini güçlendirme imkânı sunarken, aynı zamanda Türkiye ile Hollanda arasında inovasyon odaklı yeni ortaklıkların önünü açacağız” dedi.</p><p>Innogate Hollanda Keşif Programı kapsamında Entertech Amsterdam ofisi de ziyaret edilerek, teknoparklar arasında kurulan uluslararası iş birlikleri ve güçlü paydaşlıkların Türk startup’larının küresel pazarlardaki büyüme yolculuğuna sunduğu katkılara değinildi. Prof. Dr. Dikbaş tarafından teknoparkların birlikte hareket ederek güç birliği yapmasının öneminin altı çizilirken, Anadolu Teknoloji Ağı’nın birlikte iş yapabilme ve ekosistemi birlikte büyütme noktasındaki değeri vurgulandı.</p><p>T.C. Lahey Büyükelçiliği’nde Türk girişimlerine özel resepsiyon</p><p>Innogate Hollanda Keşif Haftası kapsamında, T.C. Lahey Büyükelçiliği, Büyükelçi Fatma Ceren Yazgan’ın ev sahipliğinde Türk girişimcilere özel bir resepsiyon düzenlendi. Türk teknoloji girişimlerinin Hollanda pazarına açılma yolculuğunda önemli bir buluşma noktası olan etkinlikte girişimler, geliştirdikleri teknolojileri ve uluslararası büyüme hedeflerini paylaşma fırsatı bulurken, Hollanda iş ve inovasyon ekosistemine ilişkin görüş alışverişinde bulundu. Resepsiyon davetlilerinin girişimlere gösterdiği yakın ilgi ve Türk teknoloji girişimlerinin uluslararası pazarlarda büyümesine yönelik desteği, bu tür programlara verilen önemi bir kez daha ortaya koydu. Rotterdam Başkonsolosu Sevgi Kısacık, Amsterdam Başkonsolosu Mahmut Burak Ersoy, Lahey Ticaret Müşaviri Ömer İlhan ve Rotterdam Ticaret Ataşesi Veysel Parlak’ın da katılımıyla gerçekleşen resepsiyon, Hollanda’daki üst düzey diplomatik ve ticari temsilcilerimizin Türk girişimcilik ekosistemine verdiği güçlü desteğin somut bir göstergesi oldu.&nbsp;</p><p></p><p>İşte Innogate | Always On Programı ile Hollanda Pazarına Açılan Yerli Teknoloji Girişimleri:</p><p>1.	Beespenser: Elektronik devre prototipleme sürecini daha hızlı, ekonomik ve çevre dostu hale getiren yenilikçi cihazlar geliştiriyor.</p><p>2.	Blueit: Sanayi ve ticari işletmeler için yapay zekâ destekli dijital su yönetimi platformu sunuyor. Su tüketimini izlerken kaçakları tespit ediyor, sürdürülebilirlik raporlamasını kolaylaştırıyor ve su risklerini analiz ediyor.</p><p>3.	DOSAbio: Bitki sağlığı ve gıda güvenliği alanında moleküler teşhis kitleri geliştiriyor. Virüs, bakteri ve mantarların hızlı ve doğru şekilde tespit edilmesini sağlayan PCR tabanlı çözümler sunuyor.</p><p>4.	GullsEye: Limanlar ve yük terminalleri için yeni nesil Terminal Operasyon Sistemi geliştiriyor. Operasyon yönetimi, planlama, simülasyon ve yapay zekâ destekli optimizasyon çözümleri sunuyor.</p><p>5.	Mistikist: Yapay zekâ ve nörobilim teknolojilerini kullanarak ses ve ışık frekanslarıyla stres yönetimi, odaklanma, uyku ve öğrenme performansını destekleyen dijital sağlık platformudur.</p><p>6.	Lidia Commerce: Şirketlerin dijital satış süreçlerini yönetmesini sağlayan modüler e-ticaret platformları sunuyor. B2C, B2B, saha satışları ve pazar yeri modellerine yönelik çözümler geliştiriyor.</p><p>7.	Vignetim: Seyahat ve ulaşım hizmetlerini tek platformda birleştiren mobilite ve fintek teknolojisi girişimidir. Dijital otoyol geçişleri, eSIM hizmetleri ve filo yönetimi çözümleri sağlıyor.</p><p>8.	Werer Energy: Lityum tabanlı enerji depolama sistemleri geliştiriyor ve üretiyor. Konutlardan sanayi tesislerine kadar farklı ölçeklerde enerji depolama ve güç yönetimi çözümleri sunuyor.&nbsp;</p><p>9.	Winfluencer: Markaların influencer'larla daha verimli iş birlikleri kurmasını sağlayan veri odaklı bir pazarlama platformudur. Influencer pazarlamasını ölçülebilir ve daha etkili hale getiriyor.&nbsp;</p><p>10.	WearTechClub: Yapay zekâ destekli akıllı spor giyim ve dijital sağlık çözümleri geliştiriyor. Sensörlü tekstil ürünleri sayesinde biyometrik verileri analiz ederek performans takibi ve uzaktan sağlık izleme hizmetleri sunuyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye, yapay zeka çağında insan ve veri gücüyle öne çıkıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-yapay-zeka-caginda-insan-ve-veri-gucuyle-one-cikiyor-8400/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-yapay-zeka-caginda-insan-ve-veri-gucuyle-one-cikiyor-8400/</id>
<published><![CDATA[2026-06-26T15:48:08+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-26T15:48:08+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7E5546-C97E0C-0DAA58-798159-AD2E62-C8B510.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Risk ve insan sermayesi alanlarında global deneyimi ve yerel uzmanlığıyla 120’den fazla ülkede faaliyet gösteren Aon’un 2026 İnsan Kaynakları Trendleri Araştırması yayımlandı. Kasım 2025 – Ocak 2026 döneminde gerçekleştirilen 62 farklı coğrafyadan 2.361 adet üst düzey yönetici ve insan kaynakları profesyonelinin, Türkiye’den de 62 katılımcının dahil olduğu araştırmanın Türkiye sonuçları, küresel kıyaslamada dikkat çekici veriler sunuyor.&nbsp;</p><p>Araştırma, yapay zeka çağında Türkiye’nin “Çalışan değer önerisi” ve “İK veri olgunluğu” gibi kritik göstergelerde yüksek performans sergilediğini ve dünya ortalamasını geride bırakarak güçlü bir rekabet avantajı elde ettiğini ortaya koyuyor.&nbsp;</p><p>Türkiye, Yapay Zeka Dönüşümünde Güçlü Potansiyel Sergiliyor</p><p>Araştırmaya göre Türkiye’de katılımcıların yüzde 50’si kurumlarının “İK veri olgunluğunu” ileri seviyede bulurken “çalışan değer önerisini” güçlü bulanların oranı yüzde 33’e ulaşıyor. Araştırma sonuçları, alışan değer önerisinde yüzde 33 ile yüzde 19’luk küresel&nbsp; oranın üstüne çıkan Türkiye’nin yapay zeka dönüşümünde önemli bir avantaja sahip olduğunu ortaya koyuyor.</p><p>Araştırma, yapay zeka çağında başarının algoritmaların gücünden çok, bu teknolojiyi yöneten insan kaynağının niteliğine bağlı olacağını gösteriyor. Veriler, Türk şirketlerinin teknoloji yatırımlarının yanında insan ve veri odaklı dönüşüme yatırım yaparak yapay zeka çağında sürdürülebilir büyüme sağlayabileceğine işaret ediyor.&nbsp;</p><p>Araştırmaya göre Türkiye’de şirketlerin yüzde 33'ü yapay zeka yetkinliklerine sahip çalışanları işe alma ve elde tutma konusunda başarılı. Katılımcıların yüzde 93’ü yapay zekanın yeni fırsatlar yaratacağını ve yeni beceriler gerektirdiğini düşünürken, yüzde 86’sı otomasyonun bazı görevleri dönüştüreceğini ancak mevcut rollerin büyük ölçüde varlığını koruyacağını belirtiyor. Katılımcıların yüzde 34’ü ise yapay zekanın kendi alanlarında önemli ölçüde iş kaybına neden olabileceğini ifade ediyor.&nbsp;</p><p>Yapay zeka dönüşümünün hız kazandığı Türkiye'de, çalışanların yeni becerilerle donatılması ve eğitim yatırımlarının artırılması, geleceğin rekabet avantajını şekillendirecek temel unsurlar arasında yer alıyor.</p><p>Geleceğin Kazananları Teknolojiyi İnsanla Buluşturanlar Olacak&nbsp;</p><p>Aon Türkiye Sağlık ve Yan Haklar Genel Müdür Yardımcısı Sinem Yalçın, araştırma sonuçlarını şöyle değerlendirdi: "Türkiye’de şirketler yapay zeka yatırımlarını hızlandırıyor ancak sürdürülebilir başarı için teknolojiyi insanla buluşturmak gerekiyor. Araştırma sonuçları bize gösteriyor ki geleceğin kazanan şirketleri yalnızca yapay zekaya yatırım yapanlar değil; çalışanlarını yeni becerilerle donatan, sürekli öğrenme kültürünü güçlendiren ve veri odaklı insan yönetimini benimseyen kurumlar olacak. Yapay zeka yetkinliği, yetenek dönüşümü ve çalışan deneyimi önümüzdeki dönemde rekabet avantajının temel belirleyicileri arasında yer alacak. Türkiye'nin insan kaynağı ve veri yönetimi alanındaki güçlü performansı, bu konuda önemli bir avantaj sunuyor. Ancak bu potansiyelin sürdürülebilir rekabet gücüne dönüşebilmesi için çalışanların yeni becerilerle desteklenmesi ve sürekli öğrenme kültürünün güçlendirilmesi gerekiyor.”</p><p>Türkiye Hibrit Çalışmada Dünya Ortalamasının 7 Puan Üzerinde&nbsp;&nbsp;</p><p></p><p>Araştırma, hibrit çalışma modelinde yüzde 60 olan küresel ortalamayı 7 puan aşarak yüzde 67 ile belirgin bir şekilde öne çıkan Türkiye’nin esnek çalışma kültürüne daha hızlı uyum sağladığını da ortaya koyuyor.</p><p></p><p>Buna karşılık, uzaktan ve esnek çalışma modelleri Türkiye’de yüzde 4 seviyesinde kalırken, küresel ortalamada bu oran yüzde 6 olarak görülüyor. Ofisten çalışma oranları ise Türkiye’de yüzde 26, küresel ölçekte yüzde 27 ile neredeyse birebir örtüşüyor; bu da çalışanların ofise dönüş eğiliminde Türkiye’nin dünya ortalamasıyla aynı çizgide ilerlediğini gösteriyor.</p><p></p><p>Türkiye’de Çalışanların Önceliği Kişiselleştirilmiş Yan Haklar ve Aile Destekleri</p><p>Türkiye’de çalışanların yüzde 72’si kişiselleştirilebilir yan hakları çok önemli bulduğunu belirtirken, bu imkanı sunan işverenlerin oranı yalnızca yüzde 26’da kalıyor. Benzer şekilde, çalışanların yüzde 85’i kurumlarının wellbeing (çalışan esenliği) stratejilerinin ihtiyaçlarını karşıladığını düşünse de liderlik ekibinin çalışan esenliğini görünür ve güçlü biçimde sahiplendiğine inananların oranı yüzde 20’de kalıyor.&nbsp;&nbsp;</p><p>Araştırma, çalışanların beklentileri ile kurumların sunduğu destekler arasında bazı alanlarda önemli bir fark bulunduğunu da gösteriyor. Türkiye’de katılımcıların yüzde 39’u iklim değişikliği ve hava koşullarının çalışan sağlığı üzerindeki etkilerine yönelik herhangi bir yatırım yapılmadığını belirtirken, çalışanların en fazla destek beklediği konular arasında çocuk bakımı, kadın sağlığı, aile kurma ve doğurganlık süreçleri ile finansal eğitim ve danışmanlık hizmetleri yer alıyor.</p><p>İş Dünyasında Yeni Dönemin Anahtarı: Adaptasyon ve Dijital Yetkinlikler</p><p>Araştırmaya göre, önümüzdeki üç yıl içinde organizasyonel başarı açısından en kritik yetkinlikler&nbsp; “adaptasyon ve değişim yönetimi”, “liderlik ve insan yönetimi” ile “dijital yetkinlik ve teknoloji adaptasyonu” olarak öne çıkıyor.</p><p>Araştırma, yapay zeka çağında rekabet avantajının yalnızca teknolojinin gücüyle değil, bu teknolojiyi etkin şekilde yöneten ve değer yaratan insan kaynağıyla şekilleneceğini ortaya koyuyor.&nbsp;</p><p>İş dünyası teknoloji yatırımlarını hızlandırmış olsa da araştırmadan çıkan veriler, sürdürülebilir başarının çalışanların yapay zeka becerileriyle donatılması, liderlik kapasitesinin güçlendirilmesi ve veri odaklı insan yönetiminin geliştirilmesiyle mümkün olacağını gösteriyor.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye'nin 10 milyar dolarlık dijital altyapı hamlesi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-10-milyar-dolarlik-dijital-altyapi-hamlesi-1322/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-10-milyar-dolarlik-dijital-altyapi-hamlesi-1322/</id>
<published><![CDATA[2026-06-26T10:29:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-26T10:29:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A1EEC2-BFB6AA-A6C219-8FF2EF-48A1A5-305B05.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin 2026-2030 dönemine yönelik yapay zeka vizyonu da tam bu dönüşümün merkezinde duruyor. Daha güçlü dijital altyapı, daha fazla veri işleme kapasitesi ve yapay zekayı günlük iş süreçlerine hızla entegre edebilen bir ekonomi.</p><p>Bugün sadece teknoloji kullanmıyor veriyi işleyebilen, altyapıyı ölçekleyebilen, yapay zekayı işe dönüştürebilen ve müşteriye doğrudan sonuç üretebilen bir ekonomik modele geçiyoruz. Bu açıdan değerlendirildiğinde, Türkiye yalnızca bir köprü değil; veri, enerji ve ticaret akışlarının yönetildiği bölgesel bir terminal olma fırsatına sahip.&nbsp;</p><p>Yapay Zeka Ekonomisi Neden Fiziksel Altyapıya Bağlı?</p><p>Yapay zeka çoğu zaman soyut ve dijital bir teknoloji gibi düşünülüyor. Oysa büyük yapay zeka modellerinin eğitilmesi, çalıştırılması ve gerçek zamanlı hizmet verebilmesi güçlü bir altyapıya bağlı. Bu da yüksek kapasiteli veri merkezleri, kesintisiz enerji arzı, güçlü soğutma sistemleri, düşük gecikmeli bağlantılar ve güvenilir bulut altyapısı ile mümkün.</p><p>Bu nedenle yapay zeka yarışının yalnızca algoritma, yazılım veya çip yarışı olmadığını, aynı zamanda bir enerji, gayrimenkul, fiber altyapı ve veri merkezi yarışı olduğunu unutmamamız gerekiyor. Veri merkezleri artık teknoloji sektörünün arka odasında kalan teknik varlıklar değil; ekonomik büyümenin, dijital egemenliğin ve küresel rekabet gücünün stratejik altyapısıdır.</p><p>Türkiye Köprü Değil, Dijital Terminal</p><p>Türkiye uzun yıllardır Avrupa ile Asya arasında stratejik bir köprü olarak tanımlanıyor. Ancak yapay zeka ve dijital altyapı çağında bu tanım tek başına yeterli değil. Yeni dönemde asıl değer, sadece geçiş noktası olmakta değil; veri, enerji ve ticaret akışlarının işlendiği, yönlendirildiği ve değer ürettiği bir merkez haline gelmekte.</p><p>Küresel yatırımcıların kararlarında bugün güvenli bağlantısallık, kesintisiz enerji erişimi ve jeopolitik denge gibi unsurlar daha belirleyici hale geliyor. Bu açıdan değerlendirildiğinde ülkemiz; coğrafi konumu, bölgesel ticaret ilişkileri, gelişen fiber altyapısı ve enerji kapasitesiyle bu üç başlığın kesişiminde yer alıyor.</p><p>Bu nedenle Türkiye’nin fırsatı, yalnızca Batı ile Doğu arasında veri taşıyan bir güzergâh olmak değil; bölgesel veri işleme, bulut bilişim, yapay zeka altyapısı ve yatırım diplomasisinin buluştuğu bir dijital terminale dönüşmektir. İstanbul’un yatırım, teknoloji ve finans arasında doğal bir buluşma noktası olması da bu vizyonu güçlendiriyor.</p><p>10 Milyar Dolarlık Yapay Zeka ve Veri Merkezi Hamlesi</p><p>Türkiye’nin 2026-2030 Yapay Zeka Eylem Planı, dijital dönüşümü yalnızca kamu politikası olarak değil, yeni nesil ekonomik altyapı meselesi olarak ele alıyor. Plan kapsamında veri merkezleri, bulut bilişim ve yapay zeka altyapısı için ağırlıklı olarak özel sektör tarafından en az 10 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesi hedefleniyor. Diğer yandan 2030 yılına kadar Türkiye’nin veri merkezi kurulu gücünün en az 1 gigavata çıkarılması öngörülüyor.</p><p>•	Veri egemenliği: Verinin ülke içinde güvenli şekilde depolanması, işlenmesi ve ekonomik değere dönüştürülmesi.</p><p>•	Hesaplama kapasitesi: Yapay zeka modellerini çalıştırabilecek güçlü veri merkezi ve bulut altyapısının kurulması.</p><p>•	Yetenek ve adaptasyon: Yapay zekayı sadece geliştiren değil, iş süreçlerine uygulayabilen uzman ve profesyonellerin yetiştirilmesi.</p><p>•	Regülasyon ve güven: Kullanıcı haklarını koruyan, yatırımcıya öngörülebilirlik sağlayan ve enerji verimliliğini dikkate alan bir çerçevenin oluşturulması.</p><p>Bu hedefler birlikte değerlendirildiğinde yapay zeka ekonomisinin temelinin yalnızca kod veya model olmadığı; veri, enerji, insan kaynağı, regülasyon ve kurumsal uygulama kabiliyetinin birlikte gelişmesi olduğunu açıkça söyleyebiliriz.</p><p>Sermayenin Yeni Adresi: Enerji Destekli Dijital Altyapı</p><p>Yapay zeka ekonomisinde veri merkezleri, teknoloji yatırımı olmanın ötesinde stratejik bir altyapı varlığına dönüşüyor. Enerji arzı, arsa seçimi, soğutma altyapısı, bağlantı kalitesi, regülasyon, sürdürülebilirlik ve müşteri talebi aynı yatırım denkleminde buluşuyor. Bu nedenle altyapı fonları, teknoloji şirketleri, enerji yatırımcıları ve gayrimenkul geliştiricileri giderek aynı masada buluşuyor.</p><p>Türkiye açısından kritik soru ise şu: Bu sermaye akışı yalnızca altyapı yatırımı olarak mı kalacak, yoksa Türkiye’yi bölgesel bir yapay zeka ve dijital hizmet üretim merkezine mi dönüştürecek?&nbsp;</p><p>Cevap, kurulacak veri merkezleri kadar bu altyapının üzerinde üretilecek yazılım, hizmet ve iş modellerine bağlı olacak.</p><p>Yapay Zekada bir Sonraki Aşama&nbsp;</p><p>Son yirmi yılda yazılım ekonomisinin ana modeli SaaS oldu. Şirketler yazılım satın aldı, ekipler kurdu ve değer üretimini kendi organizasyonlarının içinde gerçekleştirdi. Üretken yapay zeka bu modeli hızlandırdı, bilgi üretiminin maliyetini düşürdü ve kapasitesini artırdı.</p><p>Bugün ise asıl kırılma başlıyor. Agentic AI ve AI ajanları sayesinde yazılım yalnızca bilgi sunan bir araç olmaktan çıkıp belirli sonuçları üreten bir yapıya dönüşüyor. Değer artık raporda, platformda veya analizde değil; ortaya çıkan sonuçta oluşuyor.</p><p>Türkiye’nin Asıl Avantajı Altyapı Kadar Adaptasyon</p><p>Türkiye'nin fırsatı yalnızca veri merkezi yatırımlarında değil; bu teknolojileri ne kadar hızlı benimseyip iş süreçlerine entegre edebileceğiyle ilgili.&nbsp;</p><p>Yapay zeka çağında rekabet sadece en büyük veri merkezine sahip olmakla kazanılmayacak; teknolojiyi günlük işe en hızlı yerleştirmekle kazanılacak. Kurum kültürünü dönüştürebilen, veriyi etkin kullanan ve müşteriye ölçülebilir sonuç üreten ülkeler ve şirketler öne çıkacak.</p><p>Önümüzdeki dönemin belirleyici sorusu ise oldukça net. Yapay zekayı sadece kullanacak mıyız, yoksa onun üzerinde yeni iş modelleri, yeni hizmetler ve yeni küresel oyuncular mı inşa edeceğiz?</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yeni İpek Yolu'nun kazananları yapay zekâyı yönetenler olacak</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yeni-ipek-yolunun-kazananlari-yapay-zekayi-yonetenler-olacak-2597/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yeni-ipek-yolunun-kazananlari-yapay-zekayi-yonetenler-olacak-2597/</id>
<published><![CDATA[2026-06-26T10:25:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-26T10:25:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A44A3F-05ECEA-CF70FA-965EC8-05EE3A-D9C88E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Küresel ticaret dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde lojistik sektörünün geleceği, Çin'in Şanghay kentinde düzenlenen Transport Logistic China 2026 Fuarı’nda masaya yatırıldı. Fuarın Türkiye milli katılımı DEİK Lojistik İş Konseyi koordinasyonunda gerçekleştirildi. Fuara katılan Türk lojistik sektörü temsilcileri, fuar kapsamında düzenlenen uluslararası panellerde Türkiye’nin küresel ticaret koridorlarındaki rolünü değerlendirme fırsatı da buldu.&nbsp;</p><p>Bu panellerden biri Türkiye’nin küresel ticaret koridorlarındaki stratejik rolünün ele alındığı “Dayanıklı Ticaret Koridorları: Küresel lojistikte bağlantı, esneklik ve büyüme stratejileri” başlıklı oturum oldu. Moderatörlüğünü DEİK Lojistik İş Konseyi Başkanı Fatih Şener’in üstlendiği oturumun konuşmacıları Çin Ticari Ateşesi Tuğçe Terzi ve WELD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özot oldu. Özot, panelde yaptığı konuşmada, dünya ticaretinde yaşanan dönüşümün yalnızca fiziksel altyapı yatırımlarıyla açıklanamayacağını belirterek, yapay zekâ teknolojilerinin önümüzdeki dönemin en kritik rekabet unsuru olacağını söyledi.</p><p></p><p>Yeni İpek Yolu dijital olarak inşa ediliyor</p><p>Dünya ticaretinin son yıllarda önemli bir paradigma değişimi yaşadığına dikkat çeken Özot, tedarik zincirlerinin yalnızca daha hızlı değil aynı zamanda daha akıllı hale geldiğini belirtti. Özot, “Bugün konuştuğumuz Orta Koridor, Kuşak ve Yol girişimi veya Avrupa-Asya ticaret hatları yalnızca coğrafi güzergâhlar değil. Aslında yeni bir ekonomik mimari kuruluyor. Bu mimarinin temel yapı taşlarından biri de yapay zekâdır. Yeni İpek Yolu artık sadece demiryolları ve limanlarla değil, veri akışlarıyla ve dijital platformlarla inşa ediliyor” dedi. Küresel ticaretin giderek daha karmaşık hale geldiğini belirten Özot, milyonlarca operasyonel verinin insan gücüyle yönetilmesinin artık mümkün olmadığını, bu nedenle yapay zekâ destekli sistemlerin sektörün merkezine yerleşeceğini ifade etti.</p><p></p><p>Lojistikte kararları algoritmalar destekleyecek</p><p>Önümüzdeki beş yıl içerisinde freight forwarding sektöründe radikal değişimler yaşanacağını belirten Özot, “Yapay zekâ artık yalnızca operasyonları hızlandıran bir teknoloji değil. Talep tahminlerinden rota optimizasyonuna, maliyet analizlerinden risk yönetimine kadar birçok kritik karar sürecinde belirleyici hale geliyor. Önümüzdeki dönemde lojistik şirketleri arasındaki farkı çalışan sayıları değil, algoritmalarının gücü belirleyecek” ifadesini kullandı. Türkiye’nin sahip olduğu stratejik coğrafi konumun dijitalleşme yatırımlarıyla desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Özot, aksi halde fiziksel avantajların tek başına yeterli olmayacağını söyledi.</p><p></p><p>Türkiye’nin önünde tarihi bir fırsat var</p><p>Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika’nın kesişim noktasında bulunan Türkiye’nin küresel tedarik zincirleri açısından kritik bir merkez haline geldiğini ifade eden Özot, “Son yıllarda yaşanan jeopolitik gelişmeler, tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar ve alternatif ticaret koridorlarına yönelik arayışlar Türkiye’nin önemini artırdı. Ancak bu avantajı kalıcı hale getirebilmek için lojistik sektörünün dijital dönüşümünü hızlandırmamız gerekiyor. Türkiye’nin önünde yalnızca bir transit ülke değil, bölgesel bir lojistik teknoloji merkezi olma fırsatı bulunuyor” dedi.&nbsp;</p><p>Orta Koridor’un geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özot, koridorun başarısının yalnızca taşınan yük miktarıyla ölçülmemesi gerektiğini belirtti. Özot, “Bir koridoru güçlü kılan sadece üzerinden geçen yük hacmi değildir. O yükün ne kadar hızlı planlandığı ne kadar verimli yönetildiği ve ne kadar öngörülebilir olduğu da önemlidir. Yapay zekâ destekli sistemler sayesinde ticaret akışları daha şeffaf, daha hızlı ve daha güvenilir hale gelecek. Orta Koridor’un gerçek değeri de bu noktada ortaya çıkacak” dedi.</p><p></p><p>Yapay zekâ artık tercih değil zorunluluk</p><p>WELD’in son yıllarda gerçekleştirdiği dijitalleşme yatırımlarına da değinen Özot, şirket bünyesinde geliştirilen teknoloji platformlarının fiyatlama, operasyon yönetimi ve müşteri süreçlerinde önemli verimlilik sağladığını ifade etti. Küresel lojistik sektörünün önümüzdeki dönemde teknoloji merkezli yeni bir rekabet dönemine gireceğini belirten Özot, “Bugün yapay zekâyı konuşuyoruz, birkaç yıl sonra ise yapay zekâyı kullanmayan şirketleri konuşuyor olacağız. Çünkü teknoloji artık tercih değil zorunluluk haline geldi. Lojistik sektörü için yeni dönemin anahtar kelimeleri hız, görünürlük, öngörülebilirlik ve yapay zekâ olacak” diyerek sözlerini tamamladı.&nbsp;</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Microsoft, oyun konsolu Xbox'ın fiyatını artırıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/microsoft-oyun-konsolu-xboxin-fiyatini-artiriyor-5511/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/microsoft-oyun-konsolu-xboxin-fiyatini-artiriyor-5511/</id>
<published><![CDATA[2026-06-26T06:56:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-26T06:56:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_11B52B-C41E3B-3AA585-78B2FC-EB4854-EBB42C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Microsoft'tan yapılan açıklamada, 1 Ağustos itibarıyla dünya genelinde Xbox konsollarının fiyatlarının güncelleneceği bildirildi.</p><p></p><p>Açıklamada, Xbox konsollarının fiyatının 512 GB modeller için 100 dolar, 1 TB modeller için 150 dolar artırılacağı, 2 TB kapasiteli modelin satışının da sonlandırılacağı belirtildi.</p><p></p><p>ABD'de Xbox konsollarının fiyatının Ekim 2025'te 20 ile 70 dolar arasında artırıldığı hatırlatılan açıklamada, "Yeni bir fiyat artışına ihtiyaç duyulmayacağını umuyorduk ve son birkaç aydır tedarikçilerimizle alternatif çözümler üzerinde çalışıyorduk." ifadelerine yer verildi.</p><p></p><p>- "Tüketici elektroniği sektörünün tamamı mevcut bileşen kriziyle mücadele ediyor"</p><p></p><p>Açıklamada, konsollarda kullanılan depolama ve bellek bileşenlerinin maliyetlerinin 2,5 katın üzerinde arttığı, bu maliyetlerin 2027 sonbaharına kadar yeniden 2 katına çıkmasının beklendiği vurgulandı.</p><p></p><p>Şirket açıklamasında, "Tüketici elektroniği sektörünün tamamı mevcut bileşen kriziyle mücadele ediyor ancak bunun etkileri, özellikle oyun konsollarında daha ağır hissediliyor. Telefonlar, bilgisayarlar, hoparlörler ve diğer tüketici elektroniği ürünlerinin aksine oyun konsolları, genellikle karla değil, üretim maliyetlerinin altında bir fiyatla satılıyor." ifadeleri kullanıldı.</p><p></p><p>Microsoft, Xbox konsollarını daha erişilebilir hale getirmeyi amaçlayan yeni programlar da açıkladı.</p><p></p><p>Buna göre, şirket, uygun ürünlerde taksitli ve faizsiz ödeme seçenekleri sunacak, kullanılmış konsolların takas edilerek daha düşük fiyatlarla yeniden satışa sunulmasını sağlayacak ve sertifikalı yenilenmiş Xbox konsollarını indirimli satışa çıkaracak.</p><p></p><p>ABD'li teknoloji şirketlerinden Apple da çip fiyatlarının "hızla ve yüksek oranda" artmasını gerekçe göstererek bazı ürünlerine zam yapmıştı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Mühendislikte kadınların gücü aynı sahnede buluştu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/muhendislikte-kadinlarin-gucu-ayni-sahnede-bulustu-561/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/muhendislikte-kadinlarin-gucu-ayni-sahnede-bulustu-561/</id>
<published><![CDATA[2026-06-25T10:12:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-25T10:12:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B242CD-2F6D64-FCBDBB-5D9CE8-8DCF19-046C41.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Eğitimde fırsat eşitliğini destekleyen ve kadın mühendislik öğrencilerine burs, mentorluk, staj ve gelişim programlarıyla destek sağlayan Bulgurcu Vakfı, 23 Haziran Dünya Kadın Mühendisler Günü kapsamında Minoa Pera'da genç kadın mühendisler ve mühendis adaylarını bir araya getirdi. Etkinliğin açılış konuşmalarını BAVAK Yönetim Kurulu Başkanı Ayşen Bulgurcu ve BAVAK Genel Müdürü Füsun Aymergen gerçekleştirdi.</p><p></p><p>Program kapsamında Bee'o Propolis Genel Müdürü Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı, gazeteci Fatoş Karahasan, İETT Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Pınar Mutlu, GE Aerospace Mühendislik Yöneticisi Merve Ceylan ve Unilever Innovation Manager Büşra Şerefoğlu kariyer yolculuklarını ve liderlik deneyimlerini genç kadınlarla paylaştı.</p><p></p><p>Etkinliğin açılış konuşmasını yapan BAVAK Yönetim Kurulu Başkanı Ayşen Bulgurcu, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Birçok genç kadın, mühendislik yolculuğunun başında görünmez engellerle karşılaşıyor. Rol model eksikliği ve kalıplaşmış algılar, bu alana yönelme konusunda tereddüt yaratabiliyor. Oysa mühendislik; merak eden, sorgulayan ve çözüm üreten herkes için büyük fırsatlar sunuyor. Biz, genç kadınların potansiyellerini ortaya koyabilecekleri bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz. Bugün 130'u aşkın genç kadın mühendise destek veriyor, onların gelecekte toplumsal dönüşüme liderlik edecek bireyler olarak yetişmelerine katkı sunuyoruz. Çünkü inanıyoruz ki fırsat verildiğinde genç kadınlar hem mesleklerini hem de toplumu ileriye taşıyacak güce sahiptir.”</p><p></p><p>Katılımcılar farklı sektörlerde başarı hikâyeleri yazan profesyonellerin kariyer deneyimlerini dinlerken, karşılaştıkları zorluklar ve fırsatlar hakkında bilgi edinme ve geleceğe dair perspektif kazanma imkânı buldu.</p><p></p><p>Bulgurcu Vakfı, Dünya Kadın Mühendisler Günü kapsamında gerçekleştirdiği bu buluşmayla genç kadınların mühendislik alanındaki kariyer yolculuklarını desteklerken, rol model isimlerle kurdukları etkileşimi güçlendirmeyi ve mühendislikte kadın temsilinin artmasına katkı sunmayı hedefledi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Prime Day'de teknoloji alışverişi yapacaklara rehber</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/prime-dayde-teknoloji-alisverisi-yapacaklara-rehber-2981/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/prime-dayde-teknoloji-alisverisi-yapacaklara-rehber-2981/</id>
<published><![CDATA[2026-06-24T18:41:19+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-24T18:41:19+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B1FE7C-32759D-CD0818-7506B9-E30190-868562.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Amazon’un en büyük alışveriş etkinliği Prime Day, teknoloji alışverişi yapmak isteyenler için yılın en çok beklenen dönemlerinden biri olarak öne çıkıyor. İndirim dönemlerinde ürün çeşitliliğinin artması, kısa süreli fırsatların öne çıkması ve birçok modelin benzer özelliklerle sunulması, doğru ürünü seçmeyi de zorlaştırabiliyor. Özellikle akıllı telefon, kablosuz kulaklık, oyun ekipmanı ve harici depolama gibi kategorilerde satın alma kararı verirken yalnızca indirim oranına değil, ürünün uzun vadede hangi ihtiyacı karşılayacağına da dikkat etmek gerekiyor.&nbsp;</p><p></p><p>Prime Day İndirim Avcıları bu yıl yaklaşık 3 milyon indirim topladı. İndirim talepleri incelendiğinde teknoloji kategorisinde en çok indirim talebi oyun konsolları ve oyuncu ekipmanlarından (oyuncu aksesuarları, oyuncu bilgisayarı, oyun klavyeleri vb.) geldi. Bu ürün grubu teknoloji kategorisindeki taleplerin yaklaşık 3’te 2’sini oluşturdu. Kameralar, güvenlik kameraları ve video ekipmanları gibi görüntüleme ürünleri ise teknoloji kategorisinde öne çıkan diğer başlıklar arasında yer aldı.</p><p></p><p>Bu tablo, müşterilerin teknoloji alışverişinde günlük deneyimlerini iyileştirecek ürünlere yöneldiğini gösteriyor. Ancak bilinçli tercih yapmak için yalnızca indirim oranına ya da ürünün çok talep edilmesine bakmak yeterli&nbsp; &nbsp;olmuyor; cihazın kullanım amacına ne kadar uygun olduğu, hangi teknik özelliklerin günlük kullanımda fark yarattığını ve uzun vadede nasıl bir fayda sunduğu da değerlendirilmesi gereken kriterler arasında yer alıyor. Bu nedenle Prime Day’de teknoloji alışverişi yaparken kategori bazında öne çıkan ürünleri doğru değerlendirmek, daha bilinçli bir seçim yapmayı da kolaylaştırıyor.</p><p></p><p>Akıllı telefonlarda yapay zekâ günlük deneyiminizi etkileyebilir</p><p>Akıllı telefon alışverişinde son dönemin en çok dikkat edilen özelliklerinden biri yapay zekâ. Ancak bir telefonun üzerinde “AI” ifadesinin yer alması, her zaman kullanıcı deneyiminde büyük bir fark yaratacağı anlamına gelmiyor. Satın alma kararı verirken yapay zekâ özelliklerinin fotoğraf ve video performansına gerçek bir katkı sağlayıp sağlamadığını ve pil optimizasyonunda günlük kullanıma yansıyan bir avantaj sunup sunmadığını araştırmak gerekiyor. Özellikle yoğun fotoğraf çeken, telefonu iş için kullanan ya da gün boyu şarj kaygısı yaşamak istemeyen kullanıcılar için bu özellikler, teknik bir detaydan çok günlük deneyimi etkileyen temel kriterlere dönüşüyor. Prime Day kapsamında, kullanıcıların farklı ihtiyaçlarına hitap eden akıllı telefon modellerinde çeşitli indirim fırsatları teknoloji meraklılarını bekliyor.</p><p></p><p>Oyun ekipmanlarında güçlü parçadan çok dengeli kurulum önemli</p><p>Oyun ekipmanlarında ise en sık yapılan hatalardan biri, tek bir güçlü parçaya odaklanıp sistemin geri kalanını göz ardı etmek. Yüksek performanslı bir ekran kartı, uygun monitörle desteklenmediğinde gerçek potansiyelini gösteremeyebiliyor. Benzer şekilde yüksek yenileme hızına sahip bir monitör, yeterli grafik gücü olmadığında beklenen akıcılığı sağlayamayabiliyor. Bu nedenle Prime Day’de oyun odaklı alışveriş yapacak kullanıcıların ekran kartı, işlemci, monitör yenileme hızı, panel tipi ve çözünürlük gibi kriterleri birlikte değerlendirmesi gerekiyor. Oyuncular için doğru tercih, birbirini tamamlayan bileşenlerden oluşan dengeli bir kurulum anlamına geliyor. Prime Day boyunca aksesuarlar ve oyun ekipmanlarının yanı sıra oyuncu bilgisayarları da çeşitli indirim fırsatlarıyla satışa sunuluyor.</p><p></p><p>Kablosuz kulaklıkta ANC tek başına yeterli mi?</p><p>Kablosuz kulaklıklarda aktif gürültü engelleme (ANC), son yıllarda öne çıkan özelliklerden biri haline geldi. Ancak ANC performansı, ürünler arasında önemli farklılıklar gösterebiliyor. Toplu taşıma, açık ofis ya da sık seyahat gibi gürültülü ortamlarda ANC fark yaratırken, kulaklığı daha çok evde veya sessiz ortamlarda kullanacak kişiler için ses kalitesi, bağlantı stabilitesi ve pil ömrü daha belirleyici olabiliyor. Şeffaflık modu, çoklu cihaz bağlantısı ve düşük gecikme gibi özellikler de özellikle gün içinde hem telefon hem bilgisayar kullananlar için satın alma kararında giderek daha önemli hale geliyor. Müzik ve ses deneyiminde farklı ihtiyaçlara hitap eden kulaklık modelleri, Prime Day’e özel indirimlerle kullanıcıları bekliyor.</p><p></p><p>Kameralarda teknik detaylar dijital içeriklerde fark yaratabilir</p><p>Dijital içerik üretiminin ve görsel hikâye anlatıcılığının hızla yükseldiği günümüzde, doğru görüntüleme ekipmanlarına yatırım yapmak önemli bir fark yaratabiliyor. İster profesyonel çekimler ister günlük anıları ölümsüzleştirmek için olsun; kamera, aksiyon kamerası veya gimbal seçerken sensör boyutu, stabilizasyon yetenekleri ve loş ışık performansı gibi teknik detayları göz önünde bulundurmak gerekiyor. Prime Day döneminde, içerik üreticilerinin ve fotoğraf meraklılarının yakından takip ettiği kamera ve profesyonel görüntüleme cihazlarında da kaçırılmayacak indirimler sunuluyor.</p><p></p><p>Harici depolamada kapasite kadar hız da belirleyici</p><p>Telefon, bilgisayar ve oyun konsollarında üretilen içerik miktarı arttıkça harici depolama ürünleri de teknoloji alışverişinin önemli ihtiyaçlarından biri haline geliyor. Fotoğraf, video, oyun dosyası ya da iş dokümanlarını güvenli şekilde saklamak isteyen kullanıcılar için yalnızca yüksek kapasiteye sahip bir ürün seçmek yeterli olmayabiliyor. Büyük dosyalarla çalışanlar, sık yedekleme yapanlar ya da oyun arşivini genişletmek isteyenler için aktarım hızı, bağlantı standardı ve cihaz uyumluluğu da satın alma kararında belirleyici hale geliyor. Bu nedenle harici disk ya da SSD seçerken kaç TB depolama sunduğunun yanında USB 3.2 ve üzeri bağlantı desteği, taşınabilirlik ve uzun vadeli kullanım ihtiyacına ne kadar cevap verdiği de mutlaka değerlendirilmeli.</p><p></p><p>Prime üyelerine özel ek avantajlar</p><p>Teknoloji ürünleri gibi yüksek sepet tutarına ulaşabilen kategorilerde Prime üyeliği, alışverişi daha avantajlı hale getiren finansal çözümler sunuyor. Prime üyeleri, "Çok Al, Az Öde" kampanyası kapsamında seçili ürünlerde 1.000 TL ve üzeri siparişlerde ödeme sırasında anında ek yüzde 10 indirim avantajından yararlanabiliyor. Yüksek bütçeli teknoloji yatırımlarını kolaylaştırmak adına seçili kartlarda 9 aya varan faizsiz, peşin fiyatına taksit imkânı da ödeme kolaylığı sağlıyor.&nbsp; Tüm bunlara ek olarak, herhangi bir sepet tutarı alt sınırı olmaksızın sunulan hızlı ve ücretsiz teslimat seçenekleri, tüketicilerin satın aldıkları teknolojiye hiçbir kargo ücreti ödemeden ve günlerce beklemeden kavuşmasına olanak tanıyor.&nbsp;&nbsp;</p><p></p><p>Amazon Prime üyeliği, tüm bu alışveriş avantajlarının yanı sıra en popüler yapımları barındıran Prime Video ve ücretsiz oyunlara erişim sağlayan Amazon Luna gibi eğlence servislerini de tüm vergiler dâhil ayda sadece 69,90 TL’ye sunuyor. Üstelik yeni üyeler ilk 30 gün boyunca tüm bu hizmetleri ücretsiz olarak deneyimleyebiliyor. Kampanya dönemindeki tüm teknoloji fırsatlarına amazon.com.tr/primeday adresinden ulaşılabiliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">En popüler uygulamalar, Turkcell One'da</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/en-populer-uygulamalar-turkcell-oneda-4068/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/en-populer-uygulamalar-turkcell-oneda-4068/</id>
<published><![CDATA[2026-06-24T17:41:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-24T17:41:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2E7766-C9BD61-8BC60A-D68DF8-9F5245-531296.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Turkcell, dijital abonelikleri tek yerden yönetmeyi sağlayan Turkcell One servisini müşterilerinin kullanımına sundu. HBO Max’lı TV+, Netflix, Amazon Prime, YouTube Premium ile reklamsız YouTube ve YouTube Müzik, fizy Sesli Kitap, lifebox, Wonjo Kids gibi popüler dijital platformları tek pakette bir araya getiren Turkcell One sayesinde kullanıcılar, tüm abonelikleri, tarife değişikliğine gerek kalmadan tek bir Turkcell faturasıyla kolayca yönetebiliyor. 12 ay sabit fiyat garantisi sunan Turkcell One, tekil aboneliklere kıyasla yüzde 40’a varan fiyat avantajıyla dijital içerik deneyimini sadeleştiriyor ve ödeme karmaşasına çözüm sunuyor.</p><p>“Turkcell One ile müşterilerimize yüzde 40’a varan tasarruf imkânı sunuyoruz"&nbsp;</p><p>Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Turkcell Pazarlama ve Dijital Servislerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Akgüç şunları söyledi: “Turkcell olarak telekom operatörü olmanın ötesinde bir teknoloji şirketiyiz. Teknolojiyi insanların günlük hayatını kolaylaştırmak, ihtiyaçlarını sadeleştirmek ve dijital deneyimlerini daha erişilebilir hale getirmek için şekillendiriyoruz. Çünkü artık müşterilerimiz, güçlü bağlantının yanı sıra içerikten eğlenceye, buluttan dijital servislere kadar hayatın farklı alanlarında güvenilir, pratik ve bütünleşik çözümler bekliyor. Bugün pek çoğumuz farklı platformlarda çok sayıda üyelik kullanıyor ve bunların takibini yapmak giderek daha karmaşık hale geliyor. Turkcell olarak modern hayatın bu güncel iç görüsünü karşılayacak yenilikçi bir çözüm geliştirdik ve Turkcell One’ı hayata geçirdik.”&nbsp;</p><p>Akgüç sözlerine şöyle devam etti: “Hedefimiz, dijital içerik ve servisleri tek çatı altında buluşturarak müşterilerimize daha sade, pratik ve avantajlı bir deneyim sunmak. Yeni nesil dijital hizmet anlayışımızın bir yansıması olan Turkcell One, farklı platformlara dağılmış aboneliklerin tek bir noktadan tek bir Turkcell faturasıyla yönetilmesini sağlıyor. Kullanıcılar bu sayede, platformların farklı ödeme günleri veya sürpriz fiyat artışları gibi detaylarla uğraşmak zorunda kalmıyor. Hem dijital içerik deneyimi anlamında hem de günlük hayatın koşuşturması içinde gerçek anlamda büyük bir kolaylık. Platformlara ayrı ayrı yapılan üyelikler için ödenen tutardan çok daha uygun bir fiyat belirledik. Ürünümüzün fiyatı 12 ay taahhütle bir yıl boyunca sabitleniyor ve platformların bu süredeki fiyat artışlarından etkilenmiyor. Böylelikle Turkcell One ile müşterilerimize %40'a varan tasarruf imkânı sunmuş oluyoruz. Bir diğer avantaj ise; kullanıcılar, platformlardaki profillerini ve geçmiş kullanım verilerini sıfırlamak zorunda değil. Kişisel hesap bilgileriyle giriş yaparak mevcut aboneliği Turkcell One'a taşımak mümkün. Müşterilerimizin hayatını son derece kolaylaştıracağına inandığımız bu dev projede emeği geçen çalışma arkadaşlarıma, global ve yerel tüm iş ortaklarımıza teşekkür ediyorum."&nbsp;</p><p>Faturalı mobil hatlara özel bir avantaj olan Turkcell One; paket içeriklerine göre 500 TL’den başlayan fiyatlarla sunuluyor. Kullanıcılar Turkcell Uygulaması, çağrı merkezi ve bayi kanalları üzerinden Turkcell One’a ulaşabiliyor.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Akıllı saatte Apple zirvede Samsung düşüşte</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/akilli-saatte-apple-zirvede-samsung-dususte-8851/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/akilli-saatte-apple-zirvede-samsung-dususte-8851/</id>
<published><![CDATA[2026-06-21T13:31:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-21T13:31:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_04DD28-36B1BD-93A31F-DFB31B-D32EF1-6191B7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Apple, 2026’nın ilk çeyreğinde dünya genelindeki akıllı saat pazarında yüzde 23 pazar payıyla liderliğini sürdürdü. Şirketin sevkiyatları geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 21 arttı. Gelişmiş sağlık sensörleri ve yapay zeka işlevleri tüketicilerin Apple Watch modellerine olan ilgisini artırırken toplam sevkiyatların yarısından fazlası Kuzey Amerika pazarından geldi.</p><p></p><p>Huawei yüzde 17 pazar payıyla ikinci, Xiaomi yüzde 10 ile üçüncü sırada yer aldı. Huawei sevkiyatlarını yüzde 12 artırırken Çin akıllı saat pazarında yüzde 40 paya ulaştı. Çocuklara yönelik ürünleriyle bilinen imoo yüzde 7 pazar payıyla dördüncü oldu.</p><p></p><p>Samsung’un sevkiyatları yıllık bazda yüzde 28 gerileyerek pazar payı yüzde 7’den yüzde 5’e düştü. Güney Koreli üretici böylece küresel sıralamada beşinci sıraya geriledi. Küresel akıllı saat sevkiyatları yılın ilk üç ayında yıllık yüzde 4 büyürken ortalama satış fiyatı yüzde 6 yükseldi. Bu artış tüketicilerin yenilikçi sağlık teknolojilerine artan ilgisinin göstergesi olarak değerlendiriliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sony'nin yeni sensörü Lytia 910 tanıtıldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sonynin-yeni-sensoru-lytia-910-tanitildi-4447/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sonynin-yeni-sensoru-lytia-910-tanitildi-4447/</id>
<published><![CDATA[2026-06-21T13:30:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-21T13:30:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6AE856-6256F1-DC6B11-AC4C5C-C432BC-CB832A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sony, mobil kamera teknolojilerindeki yeni amiral gemisi sensörü Lytia 910 modelini resmi olarak duyurdu. Şirketin ilk LOFIC teknolojili görüntü sensörü olan Lytia 910, özellikle HDR performansı ve düşük ışık çekimlerinde önemli iyileştirmeler getiriyor.</p><p></p><p>LOFIC teknolojisi, her pikselin yanında ek bir kapasitör kullanarak aşırı ışık altında fotodiyotların doygunluğa ulaşmasını önlüyor. Böylece dinamik aralık önemli ölçüde genişliyor. Lytia 910, tek pozlama ile 100 dB dinamik aralık sunabiliyor. Bu değer, önceki nesil Lytia 901 gibi sensörlerde ancak çoklu kare işleme teknikleriyle elde edilebiliyordu.</p><p></p><p>Sensör ayrıca Triple Conversion Gain HDR teknolojisini destekliyor. Her piksel düşük, orta ve yüksek kazanç seviyelerinde üç kez okunuyor ve veriler tek bir HDR görüntüde birleştiriliyor. Bu yaklaşım, hareket eden nesnelerde oluşan hayaletlenme ve görüntü kaymalarını büyük ölçüde engelliyor. Lytia 910, 4K çözünürlükte 60 FPS HDR video kaydı yapabiliyor.</p><p></p><p>Sony, sensörde Ultra High Conversion Gain devrelerine de yer verdi. Düşük ışık koşullarında devreye giren bu sistem, önceki nesil sensörlere kıyasla rastgele görüntü gürültüsünü yaklaşık yüzde 30 oranında azaltıyor. Lytia 910, 1/1.28 inç boyutunda, 50MP çözünürlüğe ve 1.22 mikrometre piksel boyutuna sahip. Seri üretimin yaz aylarında başlaması planlanırken sensörün yılın son çeyreğinde tanıtılacak amiral gemisi telefonlarda kullanılmaya başlaması bekleniyor. Sektördeki söylentilere göre vivo X500 Pro Max, Lytia 910 kullanan ilk telefonlardan biri olabilir.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Android'de APK yükleme kuralları sıkılaşıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/androidde-apk-yukleme-kurallari-sikilasiyor-5665/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/androidde-apk-yukleme-kurallari-sikilasiyor-5665/</id>
<published><![CDATA[2026-06-21T13:27:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-21T13:27:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_317055-E3445F-C13913-27408F-373121-6A4C7E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Google’ın açıklamasına göre bu aydan itibaren çoğu Android cihazına otomatik olarak yeni bir sistem hizmeti yüklenecek. Bu altyapı, yılın ilerleyen dönemlerinde geliştirici kayıt doğrulamalarında kullanılacak. Temmuz ayında Android Developer ID Status API küresel olarak kullanıma sunulacak. Aynı dönemde Android Developer Console API ve sınırlı dağıtım hesapları için erken erişim programı başlayacak.</p><p></p><p>Sınırlı dağıtım hesapları öğrenciler, hobi amaçlı geliştiriciler ve yazılım öğrenen kullanıcılar için hazırlanıyor. Bu hesap türü sayesinde geliştiriciler, resmi kimlik doğrulaması veya ücret ödemeden uygulamalarını en fazla 20 cihazla paylaşabilecek. Ağustos ayında ise yeni Android Developer Console API ve sınırlı dağıtım hesapları tüm geliştiricilere açılacak. Google ayrıca doğrulanmamış geliştiricilerden gelen uygulamaların kurulumu için ileri seviye kullanıcıları hedefleyen yeni bir yükleme yöntemi sunacak.</p><p></p><p>Geliştirici doğrulama sistemi 30 Eylül 2026’da Brezilya, Endonezya, Singapur ve Tayland’da yürürlüğe girecek. Bu tarihten itibaren belirli uygulama mağazalarında yayınlanan uygulamalar için geliştirici kayıt doğrulaması zorunlu hale gelecek. Düzenleme Google Play Store’un yanı sıra Samsung Galaxy Store, Xiaomi GetApps, Honor App Market, Oppo App Market, Vivo V-Appstore ve Palm Store gibi alternatif mağazaları da kapsayacak.</p><p></p><p>Google, kullanıcıların doğrulanmamış uygulamaları tamamen yüklemesini engellemeyecek. Android Debug Bridge üzerinden veya gelişmiş yükleme akışı kullanılarak kayıtlı olmayan uygulamalar cihazlara kurulabilecek. Şirket, ilk aşamadan elde edilecek geri bildirimlerin ardından geliştirici doğrulama zorunluluğunu 2027’de küresel çapta yaygınlaştırmayı planlıyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Görünmeyen saldırılar çağı başladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gorunmeyen-saldirilar-cagi-basladi-4166/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gorunmeyen-saldirilar-cagi-basladi-4166/</id>
<published><![CDATA[2026-06-21T11:59:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-21T11:59:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E0813F-9FE786-29CF09-6B8AF9-E1DD60-6338BB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin kurumsal siber güvenlik alanındaki önemli buluşmalarından biri olarak konumlanan Güvenlik Zirvesi - BZsec 2026’da yalnızca bugünün tehditleri değil, güvenliğin geleceğini şekillendirecek teknolojiler ve savunma yaklaşımları da değerlendirildi. Siber güvenlik ekosisteminin önde gelen yerli ve yabancı uzmanlarını buluşturan etkinlikte, yapay zekâ çağında değişen tehdit ortamı, dijital güvenin sürdürülebilirliği ve kurumların yeni güvenlik mimarileri, kapsamlı oturumlarda “Kontrol Kimde?” teması ile masaya yatırıldı.&nbsp;</p><p></p><p>Siber Savaşların Yeni Dönemi BZsec Sahnesinde</p><p>BZsec 2026’nın açılış konuşmasını BThaber Başkan Yardımcısı Neslihan Aksun gerçekleştirdi. Aksun, “Yapay zekâ hayatımızı kolaylaştırıyor. Bulut teknolojileri hız kazandırıyor. Dijitalleşme kurumlara büyük avantajlar sağlıyor. Ama aynı zamanda saldırılar da değişiyor. Artık karşımızda sadece zararlı yazılımlar yok. Karşımızda; yapay zekâ destekli saldırılar, görünmeyen siber casusluk faaliyetleri, kimlik odaklı tehditler, tedarik zinciri riskleri, deepfake teknolojileri ve sessizce ilerleyen yeni nesil saldırılar var. Güvenlik artık yalnızca teknoloji ekiplerinin konusu değil, iş sürekliliğinin, itibarın, müşteri güveninin ve kurumların geleceğinin konusu diyerek, katılımcılara “Kontrol Kimde?” sorusu ile seslendi.</p><p></p><p>Etkinliğin keynote konuşmacılarından dünyaca ünlü siber tehdit istihbaratı uzmanı Vitaly Kamluk, “Cyber Wars Have Gone Silent: No One Notices Anymore” başlıklı sunumunda , siber savaşların ne kadar görünmez olabileceğini gözler önüne seren bilgiler verdi. Kamluk “Bugüne kadar fiziksel dünyaya etki eden ilk büyük siber silahı 2010 yılında ortaya çıkan Stuxnet olarak biliyorduk. Ancak yaptığımız araştırmalar, Fast16’nın en az beş yıl daha geriye, hatta 2005 yılına uzandığını gösteriyor. Tam 20 yıl boyunca tamamen görünmez kalmayı başaran bu siber silah, siber güvenlik dünyasındaki pek çok kabulü yeniden sorgulamamıza neden oldu. Fast16’yı gerçekten dehşet verici kılan unsur; sistemleri ele geçirmekten ziyade fiziksel simülasyonlarda kullanılan yüksek hassasiyetli matematiksel hesaplamaları gizlice değiştirmesidir. Bu yazılım, deprem dayanıklılık testlerinden uçak güvenlik simülasyonlarına, hidrodinamik modellemelerden kritik altyapı projelerine kadar birçok mühendislik sürecini etkileyebilecek şekilde tasarlanmıştı. Siber tehditlerin yalnızca veri çalmak veya sistemleri devre dışı bırakmakla sınırlı olmadığını, fiziksel dünyada da ciddi sonuçlar doğurabilecek kapasiteye sahip olduğunu gördük.&nbsp;</p><p></p><p>Bugün ise yapay zekâ çağında yaşıyoruz ve yapay zekâ modellerinin eğitimi de aynı şekilde yüksek hassasiyetli hesaplamalara dayanıyor. Fast16 benzeri bir tehdidin yapay zekâ eğitim süreçlerine sızması halinde, beklenmedik davranışlar sergileyen, kritik karar mekanizmalarında hatalara yol açan modeller ortaya çıkabilir. Böyle bir saldırı, günlük yaşamda kullandığımız sistemler de dahil olmak üzere geniş çaplı ve benzeri görülmemiş zincirleme etkilere neden olabilir. Bu nedenle ‘hesaplama bozulması’ (computation corruption) olarak tanımladığımız tehdit, bugün siber güvenlik alanında en az anlaşılan ve en az araştırılan konulardan biri olmayı sürdürüyor.&nbsp;</p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p>C-Suite Gündemi: Tehditler Değişti, Kurumlar Değişebildi mi?&nbsp;</p><p>Etkinliğin dikkat çeken bölümlerinden biri olan “C-Suite Gündemi: Tehditler Değişti, Kurumlar Değişebildi mi?” başlıklı ana panelin moderatörlüğünü BThaber Başkanı Murat Göçe üstlendi. Siber saldırıların finans ve enerji sektörü üzerindeki etkilerinin ele alındığı panelin açılışında konuşan Göçe, “Bugün bu zirvede öğrendiğimiz önemli noktalardan biri de Kamluk’un ifade ettiği gibi saldırıların geçmişinin düşündüğümüzden çok daha eskiye dayanması oldu. Stuxnet’i uzun yıllar boyunca 2010’lu yıllarla ilişkilendirdik. Ancak yapılan değerlendirmeler, bu tür tehditlerin kökenlerinin çok daha eskiye uzandığını gösteriyor. Bu durum, saldırıların çok önceden başladığını ancak farkındalığımızın çoğu zaman geriden geldiğini ortaya koyuyor” dedi.</p><p></p><p>Panelistler arasında yer alan Aydem Enerji CISO’su Nurdan Demirci, “Enerji dağıtımı ve yönetimi gibi süreçlerde meydana gelecek siber saldırı kaynaklı kesintiler bizim en büyük korkulu rüyamız; çünkü enerji durursa tüm hayati süreçler durur diyerek konunun önemine dikkat çekti. Çağın gerisinde kalmamak için IT ile OT sistemlerini birbirine yaklaştırmak, yapay zekanın yetkinliklerinden ve veri analitiğinden faydalanmak zorundayız diyen Demirci, ancak bu entegrasyon atak yüzeyini inanılmaz şekilde değiştiriyor. Eskiden arkasında sakladığımız o dokunulmaz SCADA sistemlerimiz, sahadaki binlerce akıllı sayaç, trafo merkezi ve üretim noktalarımız ulaşılabilir hale geliyor. IT dünyasından ufak bir tıkla başlayan bir atağın nerelere kadar sızabileceğinin ucu bucağı yok” dedi.</p><p></p><p>Diğer panelist Alternatif Bank CISO’su Özer Gülce ise konuşmasında şunları aktardı: "Finans sektöründe de süreklilik, sürdürülebilirlik, operasyonel devamlılığın esası kurumsal hafıza. Kurumsal hafızadan kastım, sistemlerin, süreçlerin sizsiz de devam edebilme yetkinliği. Bunu oturtabilmenin yolu da biz bilgi güvenliği yöneticilerine düşüyor, çünkü yönetişimi çok iyi bilmeniz lazım. Bu bir orkestra ve biz hesap veren makamız. Ayrıca kod kalitesi çok kritik bir nokta. Hem bana atak yüzeyi yaratıyor hem de katman olarak birtakım riski uygulama katmanında tutuyor" dedi.</p><p></p><p>Yapay zeka ile yetenekli saldırganların birleşimi, geçmişin binlerce kat daha fazlasını başarıyor</p><p>Uluslararası siber güvenlik dünyasının önde gelen araştırmacıları arasında gösterilen Costin Raiu ise “The Evolution of Cyber Espionage – From Stuxnet to AI-Powered Threats” başlıklı sunumunda siber casusluğun dönüşümünü ve yapay zekâ destekli tehditlerin geleceğini ele aldı. Raiu, geçmiş dönemdeki bazı olayları aktararak, tespitlerini aktardı: "Geçmişteki olaylardan çok şey öğrenebileceğimizi ve bunları karşılaştığımız yeni saldırılara uygulayabileceğimizi düşünüyorum. Özellikle eski saldırılara bakmak&mdash;ben buna 'siber dinozor iskeletleri bulma sanatı' diyorum&mdash;gelecekte savunmamızı nasıl uyarlamamız gerektiğini anlamamızı sağlıyor. Ancak ortak koda dayalı bu ilişkilendirme bazen başarısız da olabilir. Örneğin Olympic Destroyer saldırısında, zararlı yazılımın aynı koda sahip olduğunu, ancak saldırganın aynı kişi olmadığı vakalar gördük. Siber güvenliğin geleceğine doğrudan bakarsak, bence yapay zekanın (AI) kalıcı olduğu ortada. Gelecekte her şey yapay zeka olacak. Birkaç yıl içinde muhtemelen ben burada olmayacağım, size tüm bunları sunan bir yapay zeka olacak. Tehdit aktörlerinin siber saldırılarında yapay zekayı zaten kullandıklarını anlamamız gerekiyor. Yapay zeka ile yetenekli saldırganların birleşiminin artık geçmişte mümkün olandan binlerce kat daha fazlasını başarabildiğini gördüm. Hepsini bir araya getirdiğinizde, size hiçbir insan tarafından eşleştirilemeyecek bir güç çarpanı sağlar” şeklinde ifade etti.</p><p></p><p>Kaspersky Kıdemli Satış Öncesi Yöneticisi Fırat Aslantaş ise “Tehdit İstihbaratı ve Etkin Servisler ile Modern Siber Güvenlik Yaklaşımı” sunumunda; “Biz istihbarata iki farklı bakış açısıyla bakıyoruz. Bir tanesi, insan tarafından anlamlandırılan ve okunabilir olan tehditler; diğer tarafta da aslında tam anlamıyla çıkan tehdit modellemesini bir güvenlik yaklaşımıyla, güvenlik ürünlerine entegre edebileceğimiz, aynı zamanda da yanıt&nbsp; verebileceğimiz senaryolar. Tehdit datalarını, tüm güvenlik servisleriyle, entegre edilebilir duruma getirdik” dedi.&nbsp;</p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p>Trendyol Kıdemli Güvenlik Mühendisi Alican Kiraz “Deepfake ve Sentetik Kimliklere Karşı Yeni Nesil Savunma” başlıklı sunumunda, yapay zekâ destekli kimlik tehditlerine karşı geliştirilen yeni savunma yöntemlerini katılımcılarla paylaştı. Zirvenin dikkat çeken diğer bir konusu ise SOC oldu. ADEO Siber Güvenlik Küresel Stratejiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Halil Öztürkci “SOC’tan AI SOC’a: Güvenlik Operasyonlarında Yeni Çağ” başlıklı sunumunda; güvenlik operasyon merkezlerinin yapay zekâ ile birlikte geçirdiği dönüşümü ele aldı.</p><p>“Saldırı Ne Zaman Başlar? Kurumlar Ne Zaman Fark Eder?” başlıklı konuşmasında siber tehditlerin hızına dikkat çeken Bilgi Birikim Sistemleri Bilgi Güvenliği İş Geliştirme Müdürü Engin Şeref, “Saldırganlar yeni açıklanan bir güvenlik açığını 24 saat içinde kendileri için kullanılabilir hale getirebiliyor. Zararlı yazılımların ise ortalama 29 dakika içinde dolaşıma giriyor. Buna karşılık güvenlik ekiplerinin bir açığı yamaması ortalama 102 gün sürüyor. Saldırganlar bu zaman farkını kurum ortamlarına sızmak ve sistemleri ciddi şekilde etkilemek için kullanıyor” şeklinde ifade etti.</p><p></p><p>“Görünmeyen Saldırılar Çağı: Sistem Değil, Algı Hack’leniyor” başlıklı oturumda Siber Güvenlik Otoritesi Gökhan Say, yeni nesil manipülasyon teknikleri, dijital algı operasyonları ve yapay zekâ çağında değişen saldırı yüzeylerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Oturumda ayrıca Fuzul Holding CISO’su Deniz Akay ile Yapı Kredi Teknoloji CISO’su Ümit Malkoç da kurumların karşı karşıya olduğu yeni nesil tehditler ve değişen güvenlik yaklaşımlarına ilişkin görüşlerini katılımcılarla paylaştı.&nbsp;</p><p></p><p>Zirve programında ayrıca; Hayat Holding CISO’su Uğur Murathan Gemicioğlu, “Fabrikadan Buluta: Güvenlik Aynı mı, Yoksa Risk Farklı mı?” başlıklı sunumunda farklı teknoloji altyapılarındaki güvenlik yaklaşımlarını ele aldı. Burgan Bank CISO’su Turan Mola, finans sektörünün karşı karşıya olduğu yeni riskleri “Finansal Yapıda Gerçek Risk: Görünen Tehditler mi, Görünmeyen Açıklar mı?” başlıklı konuşmasında değerlendirdi. Kron Teknoloji CPO’su Mehmet Ilgaz, “AI Ajanları Çağında Telemetri Yönetimi” başlıklı konuşmasında, yeni nesil güvenlik mimarilerinde telemetri yönetiminin önemine dikkat çekti. OYAK Dijital CISO’su Nusret Karakaya, dağıtık yapılarda güvenliğin nasıl yönetilmesi gerektiğine ilişkin görüşlerini paylaşırken, ASEE/Payten CISO’su İsmail Orhan, “Post-Quantum Döneme Hazırlık: Kriptografide Büyük Dönüşüm” başlıklı sunumunda post-kuantum dönemde kriptografinin geçireceği dönüşümü ele aldı. DNSSense Satış Direktörü Emre Özdemir, görünmeyen ağ trafiğinin oluşturduğu riskleri aktarırken, İhlas Holding CISO’su Öner Ziya Baş ise tedarik zinciri güvenliğinin yeni dönemde geçirdiği dönüşüme dikkat çekti.&nbsp;</p><p></p><p>“E-posta'dan Cloud'a: Modern Saldırı Zincirinde Görünmeyeni Görünür Kılmak” başlıklı sunumunda Barracuda Türkiye ve Azerbaycan Ülke Müdürü İlknur Çifçibaşı, modern saldırı zincirindeki görünmeyen riskleri değerlendirirken, “Saldırganlar Sistemi Değil, Davranışları Hedefliyor” başlıklı konuşmasını yapan Proofpoint Bölge Müşteri Yöneticisi Cumhur Kızıları, insan odaklı tehditlere ilişkin görüşlerini paylaştı. Siemens Proje Mühendisi Yavuz Köse ise OT Security alanındaki güncel gelişmeleri katılımcılarla paylaştı.</p><p></p><p>Etkinliğin dikkat çeken bölümlerinden biri olan “Agentic AI Çağında Yeni Saldırı Yüzeyi: Context’i Kim Kontrol Ediyor?” başlıklı mini sohbet bölümünde Siber Güvenlik Stratejisti Burak Bozkurtlar ile MasterLabs Kurucu &amp; CTO’su Kerem Çeliker, yapay zekâ ajanlarının oluşturduğu yeni saldırı yüzeylerini ve bağlam güvenliğinin geleceğini değerlendirdi.</p><p></p><p>Security Ödülleri Sahiplerini Buldu</p><p>BZsec 2026’nın kapanışında düzenlenen Security Ödülleri Töreni’nde siber güvenlik alanında hayata geçirilen başarılı çalışmalar ve projeler ödüllendirildi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda birincilik ödülünün sahibi Hakan Türköner olurken, ikincilik ödülü Fatih Çelik’in oldu. Bahadır Gökhan Sarıkoz ve Cihan Subaşı ise üçüncülük ödülünün sahipleri oldu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">7 bini aşkın noktada herkese ücretsiz internet</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/7-bini-askin-noktada-herkese-ucretsiz-internet--218/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/7-bini-askin-noktada-herkese-ucretsiz-internet--218/</id>
<published><![CDATA[2026-06-21T09:46:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-21T09:46:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5BB8B7-3FCFF4-056B88-5F9A79-B3A861-CC9344.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türk Telekom Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Özden değerlendirmesinde şunları söyledi: “Müşterilerimizi çağın en modern ve yenilikçi teknolojileriyle buluşturuyor, geliştirdiğimiz dijital servislerle Türkiye'nin dijital dönüşümüne öncülük ediyoruz. Bu yaklaşımımızın bir sonucu olarak, ülkemizi uçtan uca fiber ağlarla donatıyor ve 81 ilin tamamında yüksek hızda internet sunarak Türkiye’yi dünyaya bağlıyoruz. Dünya Wi-Fi Günü'ne özel olarak, Türkiye geneline yayılan binlerce noktadaki Wi-Fi ağımızı ücretsiz hale getirerek kullanıcılarımıza sunmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. İnsan odaklı stratejimiz doğrultusunda, dijital dünyanın sunduğu tüm zenginlikleri ve en yeni teknolojileri müşterilerimizle bir araya getirmeye devam edeceğiz.”</p><p>Bir yılda 35 milyon GB data kullanıldı</p><p>“Herkes için erişilebilir iletişim ilkesiyle çalışan Türk Telekom’un Wi-Fi noktaları büyük ilgi görüyor. 2025 yılı verilerine göre 54 milyon kullanıcı, TT Wi-Fi noktalarında toplam 35 milyon GB data kullandı. Elde edilen veriler, kesintisiz ve erişilebilir bağlantı sunan TT Wi-Fi noktalarının önemini bir kez daha ortaya koydu.&nbsp;</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yapay zekâ ile üretimin gelecek sahnesi WIN EURASIA'da buluştu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yapay-zeka-ile-uretimin-gelecek-sahnesi-win-eurasiada-bulustu-4074/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yapay-zeka-ile-uretimin-gelecek-sahnesi-win-eurasiada-bulustu-4074/</id>
<published><![CDATA[2026-06-21T08:54:48+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-21T08:54:48+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_13A5A0-421B84-048647-0A6983-8D9A4C-D51FB6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İmalat sanayisinin dönüşüm yolculuğuna 32 yıldır eşlik eden Uluslararası Otomasyon ve Makine Teknolojileri Fuarı WIN EURASIA, bu yıl “Otomasyonla Daha İleriye” mottosuyla sektörün tüm bileşenlerini aynı platformda buluşturdu. Elektrik ve enerji otomasyonundan robotik sistemlere, dijital fabrika teknolojilerinden kaynak uygulamalarına kadar üretim ekosisteminin farklı disiplinlerini bir araya getiren fuar; teknoloji sağlayıcıları, üreticiler, satın almacılar, yatırımcılar ve sektör profesyonelleri arasında milyonlarca dolarlık yeni iş birliklerinin kurulmasına katkı sağladı. 600’ün üzerinde markanın ürünlerini sergilediği fuar, 250’den fazla uluslararası satın almacının yanı sıra 92 ülkeden 35.692 ziyaretçi ağırladı.</p><p></p><p>Metal Yakalı endüstriyel robotlar ilk kez fuarda ziyaretçilerle buluştu</p><p></p><p>WIN EURASIA 2026’da bu yıl üretim hattında çalışan metal yakalı endüstriyel robotlar, ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Fuar boyunca sergi alanında gerçek üretim ortamını deneyimleyen ziyaretçiler, insan ve robotun aynı operasyon içerisinde&nbsp; birlikte nasıl çalışabileceğini test etti.&nbsp;</p><p>Fuarın en dikkat çekici teknolojilerinden biri olan endüstriyel kaynak robotları kaynak süreçlerinde hız, hassasiyet ve verimlilik sağlayan uygulamalarıyla öne çıktı. Canlı uygulamalar sayesinde ziyaretçiler robot destekli üretim süreçlerini yerinde inceleme fırsatı buldu.</p><p></p><p>İlk kez hayata geçirilen Bakım Onarım Atölyesi yoğun ilgiyle karşılandı</p><p>&nbsp;</p><p>Bu yıl ilk kez hayata geçirilen Bakım Onarım Atölyesi de fuarın dikkat çeken bölümleri arasında yer aldı. Üretim sürekliliği, operasyonel verimlilik ve kestirimci bakım uygulamalarına odaklanan alanda gerçekleştirilen canlı uygulamalar farklı sektörlerden profesyonelleri bir araya getirdi.</p><p>&nbsp;</p><p>Kaynak Teknolojileri Fuar Alanında Canlı Deneyime Dönüştü</p><p>Kaynak teknolojileri tarafında ise lazer kesimden robotlu kaynağa kadar tüm üretim sürecinin canlı olarak deneyimlendiği Kaynak Uygulama Alanı öne çıktı. Urban Steel Rockstars iş birliğiyle gerçekleştirilen networking etkinlikleri ve kaynak şovları yoğun ilgili ile karşılandı.</p><p></p><p></p><p>Yüksek veri aktarım kapasitesinin üretim süreçlerine etkisi canlı uygulamalarla sergilendi</p><p>5G Arena, Endüstriyel IoT Özel Alanı ve Endüstriyel Yapay Zekâ Özel Alanı fuarın en yoğun ilgi gören bölümleri arasında yer aldı. Teknoloji Çözüm Ortağı Türk Telekom, 5G Network Çözüm Ortakları Nokia &amp; Opticoms ile Ev Sahibi ve Alt Yapı Ortağı İstanbul Fuar Merkezi iş birliğiyle hayata geçirilen 5G Arena’da; düşük gecikme süresi, yüksek veri aktarım kapasitesi ve gerçek zamanlı bağlantı teknolojilerinin üretim süreçlerine etkisi canlı uygulamalarla sergilendi. Endüstriyel IoT Özel Alanı’nda veri odaklı üretim modelleri, akıllı sensör teknolojileri ve endüstriyel haberleşme altyapıları öne çıkarken; Endüstriyel Yapay Zekâ Özel Alanı’nda üretimde yapay zekâ kullanım senaryoları, insansı robotlar ve otonom karar mekanizmaları ziyaretçiler tarafından deneyimlendi.&nbsp;</p><p></p><p>WINovation Yarışması’nın kazananlarına ödülleri verildi</p><p>Fuar kapsamında ayrıca Endüstriyel Otomasyon Sanayicileri Derneği (ENOSAD) iş birliğiyle düzenlenen WINovation Yarışması’nın kazananları da açıklandı. WINovation Yarışması’nda birincilik ödülünü OSKİM’in geliştirdiği “Dynaress &mdash; Simülasyon ve Yapay Zekâ Destekli Kaynak Sırası Optimizasyonu” projesi aldı. Tofnatech &amp; Farplas’ın “Akıllı ve Giyilebilir Kalite Kontrol Sistemi” projesi ikinci, E3TAM’ın “O2KS-AI | Agentic AI Destekli Yerli Cam Kalite Kontrol Platformu” projesi üçüncü olurken; MIS Otomasyon’un “MIS-TOUCH 5G | 5G Destekli Uzaktan Robotik Operasyon Sistemi” projesi dördüncülük ödülünün sahibi oldu. Yine fuarda, İstanbul Ticaret Odası bünyesinde faaliyet gösteren Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) ile gerçekleştirilen iş birliği doğrultusunda startup ekosistemine yönelik özel bir program düzenlendi. Değerlendirme sonucunda dereceye giren ilk 3 startup, fuar kapsamında düzenlenen törende ödüllerini aldı.</p><p></p><p>Ayrıca fuarda bu yıl Eleman.net iş birliğiyle hayata geçirilen İş &amp; Kariyer Noktası’nda 1500’den fazla aday iş başvurusunda bulunarak yapay zekâ destekli işe alım uygulamaları ve yeni nesil kariyer çözümlerini deneyimledi.</p><p></p><p>WIN EURASIA önümüzdeki yıl 2-5 Haziran 2027 tarihlerinde gerçekleştirilecek</p><p>Sanayi profesyonellerinin yoğun katılımıyla tamamlanan WIN EURASIA, gelecek sene 2-5 Haziran 2027 tarihlerinde yine İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilecek.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Vodafone Flex'ten 5G odaklı Babalar Günü kampanyası</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vodafone-flexten-5g-odakli-babalar-gunu-kampanyasi--4376/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vodafone-flexten-5g-odakli-babalar-gunu-kampanyasi--4376/</id>
<published><![CDATA[2026-06-20T12:14:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-20T12:14:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_48DF2C-B52C0D-FA8298-250665-053FE8-B88F42.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, müşterilerine teknolojik ürün ihtiyaçları için bütçelerine uygun ödeme seçenekleriyle alışveriş yapma imkânı sunmaya devam ediyor. Şirket, Türkiye’nin en geniş 5G uyumlu telefon portföyüne sahip Vodafone FLEX çatısı altında tüm Türkiye 5G’yi özgürce deneyimleyebilsin diye Babalar Günü’ne özel fırsatlar sunuyor. Vodafone FLEX müşterileri, akıllı telefondan kulaklık ve akıllı saate, birçok kategoride özel indirimlerden yararlanabiliyor. Kampanyada kredi kartsız, faturaya ek 12 aya varan ödeme kolaylığı ile seçilen ürünler Vodafone mağazalarından veya Vodafone Yanımda uygulamasından alınabiliyor.&nbsp;</p><p></p><p>Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi:</p><p></p><p>“Vodafone FLEX ile müşterilerimize bütçe dostu fırsatlar, indirim avantajları ve çeşitli ödeme kolaylıkları sağlıyoruz. Türkiye’nin en geniş 5G uyumlu telefon portföyüne sahip Vodafone FLEX ile dilediği ürünü seçen müşterilerimiz, kendilerine en uygun ödeme yöntemini de seçerek kendilerini ya da sevdiklerini mutlu edecek ürünleri Vodafone’dan kolayca satın alabiliyorlar. Bu yıl Babalar Günü için Vodafone FLEX’te 5G odaklı bir kampanya başlattık. Kampanya kapsamında, müşterilerimize pek çok kategoride indirimli ürünler sunuyoruz. Global deneyimimizden beslenen bu tür kampanyalarla teknolojiyi daha yakın, daha kolay ve herkes için daha ulaşılabilir hale getirmeye devam edeceğiz.”</p><p></p><p>“Birlikte al” fırsatları&nbsp;</p><p></p><p>Vodafone FLEX Babalar Günü kampanyasında, 17-22 Haziran tarihleri arasında, 5G uyumlu telefonlarda ‘’birlikte al’’ fırsatlarıyla, müşteriler yeni telefonlarında 5G’yi özgürce deneyimleyebilirken aksesuarları indirimli alma şansını yakalıyor. Buna göre, Tecno Spark 40 5G ve Spark 50 5G cihaz alımlarında Tecno Buds 4 Air 12 ay kontratlı %65 indirimli, Xiaomi Redmi 15 5G/Redmi 15C 5G cihaz alımlarında Buds8 Active ya da Watch5 Active 12 ay kontratlı %40 indirimli, Infinix Hot 60i 5G 8GB cihaz alımlarında Watch H4 12 ay kontratlı %25 indirimli ve Cellularline Lite kulaklık %40 indirimli sunuluyor. Ek olarak, Vodafone’da ilk kez, Infinix Hot 60i 5G 8GB/256GB modelinde peşin fiyatına 6 taksit uygulanıyor.&nbsp;</p><p></p><p>Samsung Galaxy modellerinde değiş tokuş fırsatı&nbsp;</p><p></p><p>Vodafone FLEX’te seçili Samsung Galaxy modellerinde de indirim yapılıyor. 16-22 Haziran tarihleri arasında, Samsung Galaxy S25FE 256GB 3 aylık teklifte 2.160 TL indirimli iken, peşin fiyatına satın alımlarda 42.799 TL yerine 40.999 TL’den satın alınabiliyor. Diğer yandan, Haziran sonuna kadar, Samsung Galaxy S25 FE ve S26’da değiş tokuş fırsatı sunuluyor. Müşteriler, eski cihazları ne olursa olsun, Samsung Galaxy S25 FE ya da Samsung Galaxy S26’da 4.000 TL’ye varan indirimle değiş tokuş yapabiliyor. Eski Samsung Galaxy S serisi cihazını getirenlere ise 20.000 TL’ye varan indirimle Samsung Galaxy S25 FE veya Samsung Galaxy S26 cihaza sahip olma fırsatı sunuluyor. Ek olarak, Samsung Galaxy S26 5G 12/256GB modelinde peşin fiyatına 3 taksit fırsatı sağlanıyor.</p><p></p><p>Akıllı saat ve kulaklıklarda indirim</p><p></p><p>Vodafone FLEX’te ayrıca, Babalar Günü’ne özel olarak, Haziran sonuna kadar Huawei akıllı saatlerde 2.160 TL’ye varan indirim de yapılıyor. Kampanya kapsamında sunulan ürünler arasında Watch GT6 46mm Black, Watch GT6 46mm Green, Watch GT6 Pro Black ve Watch GT6 Pro 46mm Titanium yer alıyor. Vodafone FLEX’te JBL kulaklıklarda %35’e varan indirim sunuluyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Turkcell'den Babalar Günü ve haziran ayına özel kampanyalar</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkcellden-babalar-gunu-ve-haziran-ayina-ozel-kampanyalar--3663/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkcellden-babalar-gunu-ve-haziran-ayina-ozel-kampanyalar--3663/</id>
<published><![CDATA[2026-06-19T13:02:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-19T13:02:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0DDE30-51A5E1-9FBCE9-728FE2-AD8095-AF9146.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Turkcell Babalar Günü’nü, haziran ayına özel olarak mağazalarda ve Pasaj’da geçerli birbirinden iddialı teknolojik ürün kampanyalarıyla kutluyor. 5G uyumlu seçili akıllı telefon modellerinden tabletlere, akıllı çocuk saatlerinden Bluetooth kulaklıklarına uzanan geniş ürün gamında cazip fırsatlar sunuyor.</p><p>Haziran ayının farklı dönemlerinde geçerli olacak kampanyalar, teknoloji ihtiyaçlarını uygun ödeme planlarıyla karşılamak isteyen bireysel faturalı Turkcell müşterilerine avantaj sağlıyor Turkcell Pasaj’da tüm kullanıcılara açık ek kampanyalar ise alışveriş deneyimini zenginleştiriyor.</p><p>5G uyumlu seçili akıllı telefonlarda 12 aya varan taksit fırsatı</p><p>Babalar Günü’ne özel olarak 5-21 Haziran tarihleri arasında seçili 5G uyumlu akıllı telefon modellerinde kullanıcılarına avantajlı teklifler sunuluyor. Kampanya kapsamında Samsung Galaxy, Xiaomi Redmi, OPPO ve Tecno markalarının belirli modelleri, 12 aya varan taksit imkânıyla Turkcell mağazalarında ve Turkcell Pasaj’da Turkcell müşterilerini bekliyor. Taksit seçeneklerinden, tüketici kredisi ile alım yapan bireysel faturalı Turkcell müşterileri faydalanabiliyor.</p><p>Akıllı saat, akıllı çocuk saati ve Bluetooth kulaklıklarda avantajlı teklifler</p><p>Turkcell’in haziran ayına özel teknoloji kampanyaları, yalnızca akıllı telefonlarla sınırlı değil. 12-30 Haziran arasında seçili akıllı saat, akıllı çocuk saati ve Bluetooth kulaklık modelleri de Babalar Günü’ne özel tekliflerle ve 12 aya varan taksit seçenekleriyle Turkcell mağazalarında ve Pasaj’da kullanıcılarla buluşuyor. Farklı markaların yanı sıra Tecno Buds4 TWS ve Watch Pro 3 ürünlerinde de peşin fiyatına 12 ay taksit fırsatı sunuluyor.&nbsp;</p><p>Seçili tablet modellerinde 6 aya varan taksit imkânı</p><p>Tablet kategorisinde de Babalar Günü’ne özel cazip fırsatlar kullanıcıları bekliyor. Seçili tablet modelleri, 16-30 Haziran tarihleri arasında, 6 aya varan taksit imkânıyla Turkcell mağazalarında ve Pasaj’da satışa sunuluyor.&nbsp;&nbsp;</p><p>Pasaj’dan ‘En Uzun Gün’e ve Babalar Günü’ne özel fırsatlar&nbsp;</p><p>Pasaj’da haziran ayına özel iki ayrı daha kampanya kullanıcılarla buluşuyor. 8-21 Haziran tarihleri arasında, Babalar Günü kampanyası kapsamında seçili ürünlerde farklı avantajlar sunuluyor. Müşteriler Pasaj’dan verdikleri ilk siparişte, seçili ürünlerde geçerli olmak üzere 2 bin 500 TL ve üzeri alışverişlerde 350 TL indirim fırsatından faydalanabiliyor. Ayrıca Pasaj limiti ile 6 taksit ve yüzde 0’a varan faiz fırsatıyla alışverişlerini yapabiliyorlar. Kişisel bakım kategorisinde ise Braun ve Oral-B markalı ürünlerde özel fiyatlar ve peşin fiyatına 9 taksit avantajı da öne çıkan hediye alternatifleri arasında yer alıyor.</p><p>Pasaj, 21 Haziran en uzun güne özel olarak da “Özel 21 Ürün” kampanyasını hayata geçiriyor. Gün boyunca geçerli olacak kampanya kapsamında, özenle seçilmiş 21 farklı üründe özel fırsatlar Pasaj müşterilerini bekliyor. Pasaj’dan verilecek ilk siparişte seçili ürünlerde geçerli olan 2 bin 500 TL ve üzeri alışverişlerde 350 TL indirim fırsatı, bu ürünlerde de sunuluyor.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">CRM dünyasının geleceği İstanbul'da konuşuldu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/crm-dunyasinin-gelecegi-istanbulda-konusuldu-4432/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/crm-dunyasinin-gelecegi-istanbulda-konusuldu-4432/</id>
<published><![CDATA[2026-06-19T12:50:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-19T12:50:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F7B93E-D98C96-8C279D-59EB69-772415-49C2C8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>CRM ekosisteminin en güçlü buluşmalarından biri olarak öne çıkan CRM Talks’26, sektör profesyonellerini, teknoloji liderlerini ve iş dünyasının karar vericilerini aynı çatı altında buluşturdu. İlham veren konuşmaların, gerçek başarı hikayelerinin ve değerli networking fırsatlarının yer aldığı etkinlikte, müşteri ilişkileri yönetiminin geleceği masaya yatırılırken; yapay zeka, veri analitiği ve otomasyon teknolojileri en çok konuşulan başlıklar arasında yer aldı.</p><p>Etkinliğin dikkat çeken markalarından biri ise CRM Talks’26 sponsorları arasında yer alan Robosme oldu. Satıştan saha operasyonlarına kadar tüm süreçleri tek bir platformda yöneten yeni nesil CRM çözümü, yapay zeka destekli yönetim yaklaşımı ve veri odaklı iş modeliyle katılımcıların yoğun ilgisini çekti.</p><p>Dinleme, Anlama ve Öğrenme Üzerine Kurulu Yeni CRM Yaklaşımı</p><p>Etkinlikte “CRM gerçekten konuşuyor mu?” sunumu ile yer alan Binovist &amp; Robosme Kurucu Ortağı Engin Alan “Yıllardır CRM sistemlerini veri toplamak, rapor almak ve kampanyalar yürütmek için kullanıyoruz. Ancak yapay zeka çağında beklenti artık bunun çok ötesinde. Bir CRM sistemi bize sadece verileri göstermek yerine, “Geçen haftaki kampanya beklenen sonucu vermedi” ya da “Mağazaya çok fazla ziyaret oldu ama satın alma gerçekleşmedi” diyebilmeli.</p><p>CRM’in yolculuğuna baktığımızda; 2000’lerde veri yönetimi, 2010’larda sosyal medya verilerinin entegrasyonu ön plandaydı. Son yıllarda ise yapay zeka sayesinde sistemler bizim dilimizi anlamaya başladı. Ancak hala gerçek anlamda dinleyen, konuşan ve öğrenen CRM’lere ihtiyacımız var.</p><p>Tam da bu noktada Loyalist dediğimiz yeni bir yaklaşımı hayata geçiriyoruz. Geliştirdiğimiz bu CRM paketiyle, geleneksel CRM anlayışından konuşan ve öğrenen CRM vizyonuna doğru önemli bir adım atıyoruz. Bugün sadakatin her alanda yeniden tanımlandığı bir dönemden geçiyoruz. Böyle bir dünyada müşterinin bir markaya bağlı kalmasını beklemek, ancak onu gerçekten anlamakla mümkün. Bu nedenle müşteri ilişkilerini yalnızca kampanyalar ve puan sistemleri üzerinden değil; müşteriyi dinleme, anlama, onunla konuşma, bağ kurma ve sürekli öğrenme üzerine inşa ettiğimiz bir metodolojiyle ele alıyoruz. Aslında Loyalist'in temelinde de bu yaklaşım yatıyor.</p><p>Her şey dinlemekle başlıyor. Bir müşteriyle konuşmadan önce onu anlamaya çalışmanız gerekir. Farklı kaynaklardan gelen verileri bir araya getirerek müşteriyi daha yakından tanıyoruz. İkinci adım anlama. Bugün farklı kuşaklar, farklı beklentiler ve sürekli değişen davranışlarla karşı karşıyayız. Sadece puan veren ve herkese aynı yaklaşımı sunan sadakat programlarının etkisi giderek azalıyor. Müşteriyi bireysel olarak tanımak ve ona gerçekten uygun deneyimler sunmak gerekiyor. Üçüncü adım konuşma. Dinlediğiniz ve anladığınız müşteriye doğru hikayeyi anlatabilmeniz gerekir. Doğru zamanda, doğru içerikle ve müşterinin tercih ettiği kanaldan iletişim kurmak artık her zamankinden daha önemli. Dördüncü adım bağ kurma. Sadakat artık yalnızca puan kazanmak veya indirim almak anlamına gelmiyor. Müşterinin markayla duygusal bir bağ kurması gerekiyor. Çünkü kalıcı ilişkiler sadece işlem üzerine değil, güven ve aidiyet üzerine inşa ediliyor. Son adım ise öğrenme. Aslında en değerli öğrenme fırsatları sorun ve şikayet anlarında ortaya çıkıyor. Araştırmalar gösteriyor ki müşterilerin büyük bir bölümü satış sürecinde yaşadığı olumsuz deneyimlerden sonra markadan uzaklaşıyor. Daha da önemlisi, yaşadığı sorunu tekrar tekrar anlatmak istemiyor. Bir müşteriyi kaybettiğinizde ise onu geri kazanmak her zaman mümkün olmuyor. Bu nedenle geleceğin CRM sistemleri sadece veri depolayan veya rapor üreten sistemler olmayacak diyebiliriz. Dinleyen, anlayan, konuşan, bağ kuran ve en önemlisi öğrenen sistemler olacak. Çünkü gerçek sadakat, müşteriyi yalnızca tanımaktan değil; onu sürekli dinleyip anlamaktan ve onunla sürdürülebilir bir ilişki kurmaktan geçiyor” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türk Telekom'dan Babalar Günü'ne özel kampanya</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-telekomdan-babalar-gunune-ozel-kampanya-5252/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-telekomdan-babalar-gunune-ozel-kampanya-5252/</id>
<published><![CDATA[2026-06-19T09:50:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-19T09:50:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_86B283-119CE2-07C543-2BF44C-45A0A7-FCA307.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türk Telekom, Babalar Günü’ne özel hayata geçirdiği kampanya ile sevdiklerine teknoloji dolu bir hediye vermek isteyen müşterilerine cazip bir fırsat sunuyor. 18-25 Haziran tarihleri arasında geçerli olacak kampanyadan faydalanmak isteyen Türk Telekom mobil ve evde internet müşterilerinin 3 aydan 12 aya kadar taahhüt vermesi yeterli oluyor.&nbsp;</p><p>Babalar için akıllı ve teknolojik hediyeler</p><p>Türk Telekom, Babalar Günü Kampanyası kapsamında 5G uyumlu akıllı telefonları avantajlı koşullarla müşterileriyle buluşturuyor. Kampanya dahilinde Türk Telekom’un sunduğu özel fiyat ve ödeme seçenekleriyle Apple, Samsung, Xiaomi, Tecno, Oppo, Hiking ve farklı birçok markaya ait akıllı telefon ve yeni nesil aksesuarlar satın alınabiliyor. Babalar Günü’nde teknolojik bir hediye arayanlar için öne çıkan fırsat, farklı ihtiyaç ve bütçelere hitap eden geniş cihaz seçenekleri sunuyor.</p><p>Babalar Günü’ne özel hazırlanan kampanyada, seçili iPhone ve Samsung S Serisi akıllı telefonlar peşin fiyatına 3 taksit avantajıyla sunuluyor. Ayrıca seçili akıllı telefon modelleri ve yeni nesil aksesuarlarda peşin fiyatına 6 taksit imkânının yanı sıra 5.000 TL’ye varan indirim fırsatları da sunularak teknoloji tutkunlarına avantajlı alışveriş olanakları sağlanıyor. Türk Telekom, Babalar Günü’nde teknolojiseverlere hem şık hem de işlevsel akıllı telefon ve yeni nesil aksesuar alternatifleri sunarak avantajlı kampanyasıyla da müşterilerinin bütçesine katkıda bulunuyor.</p><p>Türk Telekom’un Babalar Günü’ne özel kampanyası hakkında detaylı bilgiye Türk Telekom mağazaları ve emagaza.turktelekom.com.tr üzerinden ulaşılabiliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Vodafone Flex'ten 5G deneyimini katlayacak yeni teknolojiler</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vodafone-flexten-5g-deneyimini-katlayacak-yeni-teknolojiler--9493/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vodafone-flexten-5g-deneyimini-katlayacak-yeni-teknolojiler--9493/</id>
<published><![CDATA[2026-06-18T02:21:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-18T02:21:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A59408-651ADF-717B6A-782C4F-421B21-333235.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, global teknoloji işbirlikleriyle müşterilerinin 5G deneyimini farklı ürün gruplarıyla zenginleştirmeye devam ediyor. Şirket, toplam 10’u aşkın kategoride 1.000’den fazla ürünün yer aldığı Vodafone FLEX çatısı altında, tüm Türkiye 5G teknolojisini özgürce ve en yüksek performansla deneyimleyebilsin diye hayata geçirdiği “5G’li Teknoloji Dünyası” kategorisinin kapsamını genişletiyor. “Hayatı katlayan teknolojiler” anlayışıyla oluşturulan bu yeni kategoride; müşterilere 5G altyapısıyla birlikte kullanımı ve popülerliği katlanarak artacak olan akıllı gözlükler, yeni nesil giyilebilir teknolojiler (sağlık/fitness takip yüzükleri ve bileklikleri), yeni nesil akıllı projektörler ve akıllı ev ürünleri gibi pek çok yenilikçi seçenek sunuluyor. Küresel ölçekte yer edinmeye başlayan marka ve ürünlerin Vodafone güvencesiyle sunulduğu bu özel kategoriyle, müşterilerin bağlantılı ürünlerle kapsamlı bir 5G deneyimi yaşaması hedefleniyor. Söz konusu ürünler, Türkiye’de 100 mağazada bulunan “5G’li Teknoloji Dünyası” deneyim alanlarında deneyimlenebileceği ve sipariş verilebileceği gibi, Yanımda uygulaması üzerinden de 7/24 satışta olacak.</p><p></p><p>Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi:</p><p></p><p>“5G, yalnızca mobil internet hızının katlanarak artmasını değil, aynı zamanda tam bağlantılı bir yaşamı destekleyen ve akıllı ekosistem ürünlerinin kullanımını hayatımızın merkezine yerleştirecek olan bir teknoloji. Vodafone FLEX çatısı altında hayata geçirdiğimiz ‘5G’li Teknoloji Dünyası’ kategorisiyle, bu yeni nesil bağlantı deneyimini yalnızca akıllı telefonlarla sınırlı tutmayıp, giyilebilir ve taşınabilir akıllı ürünlerle de zenginleştirmeyi ve bu ekosistemi müşterilerimizle buluşturmayı amaçlıyoruz. Küresel pazarda yer edinmeye başlayan inovatif marka ve ürünleri Vodafone güvencesiyle sunarken, müşterilerimizin bağlantılı ürünler üzerinden eksiksiz bir 5G ekosistemi deneyimlemesini hedefliyoruz. Global deneyimimiz ve gücümüzden beslenen bu yeni ürün portföyü ile tam bağlantılı yaşamı ve 5G farkındalığını Türkiye’nin her köşesine ulaştırma kararlılığındayız. Teknolojiye ulaşmanın ve güvenin ilk adresi Vodafone olarak, inovasyonun öncüsü olmaya devam edeceğiz.”</p><p></p><p>Geleceği şekillendiren akıllı gözlükler ön planda</p><p></p><p>Vodafone FLEX’in “5G’li Teknoloji Dünyası” kategorisinde öne çıkan en dikkat çekici ürün gruplarından birini akıllı gözlükler oluşturuyor.</p><p></p><p>•	RayNeo Air 4 Pro: Bağlandığı cihazdaki görüntüyü gözlük içinde adeta sinematik bir atmosferle, 120 inçlik dev bir TV ekranı seyrediyormuş gibi geniş bir açıyla yansıtmasıyla dikkat çekiyor. Kulağa başka bir ürün takmayı gerektirmeksizin sesi doğrudan şakaklardan kulağa aynı çevresel genişlikte aktarabiliyor. Bu sayede kullanıcılar seyahatte, evde ya da diledikleri her yerde büyük ekranda video izleme keyfi yaşarken; mobil oyun tutkunları da ultra düşük gecikmeli, büyük bir ekranda oyun oynama ayrıcalığına sahip oluyor.</p><p>•	Infinix AI Glass Pro: Küresel lansmanıyla eş zamanlı olarak, çok yakında ilk kez ve sadece Vodafone güvencesiyle Türkiye pazarına sunulacak olan Infinix AI Glass Pro akıllı gözlük, giyilebilir teknolojide yeni bir çağ başlatıyor. Yüksek çözünürlüklü video ve fotoğraf çekim yeteneklerinin yanı sıra, gelişmiş yapay zekâ desteği sayesinde 160’tan fazla dilde anlık ve canlı çeviri yapabilme özelliğiyle iletişim sınırlarını tamamen ortadan kaldırıyor.</p><p>•	Xiaomi Mijia Akıllı Gözlük: Ürün, ek bir kulaklığa ihtiyaç duymadan doğrudan telefon görüşmesi yapma ve müzik dinleme özellikleriyle üstün bir ergonomi sağlıyor. Güneş gözlüğü ve reçeteli cam seçenekleri ile de günlük yaşantıda kolaylık sağlıyor.</p><p></p><p></p><p>Yapay zekâ destekli yeni nesil sağlık ve fitness takibi</p><p></p><p>Modern hayatın dinamik gereksinimlerine yanıt veren, sağlığı ve aktif yaşamı merkeze alan yeni nesil giyilebilir teknolojiler de kategorinin en güçlü kasları arasında yer alıyor. Gün boyu bilekte veya parmakta ağırlık yapmadan, ekransız tasarımlarıyla şıklığı ve konforu bir arada sunan Polar Loop ve Infinix Akıllı Yüzük gibi akıllı cihazlar, kullanıcıların aktivite, uyku kalitesi, stres seviyesi ve genel sağlık metriklerini kesintisiz olarak takip ediyor. Toplanan tüm verileri, kullanıcının kendi kişisel dinamiklerine göre analiz eden gelişmiş yapay zekâ desteğiyle işleyen bu cihazlar, kişiye özel sağlıklı yaşam ve performans reçeteleri sunarak giyilebilir teknoloji pazarında fark yaratıyor.</p><p></p><p>Akıllı hoparlörler ve 5G tabanlı güçlü projeksiyon cihazları</p><p></p><p>Kategoride yaşam alanlarını akıllandıran eğlence ve asistan çözümleri de geniş yer buluyor.</p><p></p><p>•	Apple HomePod Mini: Güçlü ve net ses performansının yanı sıra akıllı asistan Siri entegrasyonu sayesinde sesli komut ile evdeki diğer akıllı ev ürünlerini merkezi olarak yönetme ve günlük sorulara anında akıllı yanıtlar üretme kabiliyetleriyle ev içi ekosistemi tamamlıyor.</p><p>•	Anker, TCL ve Xiaomi Projeksiyon Cihazları: 5G’nin sunduğu yüksek hızlı ve kesintisiz veri aktarım gücünden tam anlamıyla yararlanarak, kablo kirliliği olmadan istenen her yerde en yüksek görüntü kalitesindeki içeriği büyük ekranlı izleme kolaylığı ve taşınabilir eğlence özgürlüğü sağlıyor.</p><p></p><p>Avantajlarla dolu Vodafone FLEX dünyası&nbsp;</p><p></p><p>Vodafone FLEX, müşterilerinin ihtiyaç ve talepleri için çok geniş ve çeşitli ürün portföyü sunan bir&nbsp; teknoloji dünyası. “Seç Seç Al” mottosuyla duyurulan Vodafone FLEX dünyası “ürünü seç, ödemeni seç ve kolayca al” ilkesine dayanıyor. Müşteriler, kredi kartıyla ödemenin yanı sıra faturalarına ek 12 aya varan ödeme imkanı ve daha birçok kendine uygun çeşitli ödeme yöntemleriyle zengin seçenekler arasından dilediği teknolojik ürünü Vodafone güvencesiyle alabiliyor. Vodafone FLEX ayrıca, Türkiye’nin en geniş 5G uyumlu telefon portföyü* ve esnek ödeme seçenekleri sayesinde müşterilerin 5G uyumlu telefona sahip olmasını kolaylaştırıyor.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kobelco Komatek Fuarı'nda dikkat çekti</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kobelco-komatek-fuarinda-dikkat-cekti-6282/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kobelco-komatek-fuarinda-dikkat-cekti-6282/</id>
<published><![CDATA[2026-06-18T02:08:48+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-18T02:08:48+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B3B939-ABE99C-414916-624395-3C5372-42F224.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sektör profesyonellerini ve iş ortaklarını ağırlayan HASEL standı, özellikle yüksek performans ve verimlilik odaklı iki dev modelle fuarın en çok ziyaret edilen noktalarından biri oldu. Fuar süresince yoğun ilgi gören HASEL, Kobelco’nun ağır hizmet koşullarına ve yüksek hacimli çalışmalara yönelik geliştirdiği en yeni teknolojilerini sektör temsilcileriyle buluşturdu.</p><p></p><p>Sektörün mevcut durumunu ve fuarda sergilenen yeni teknolojilerin önemini değerlendiren Kobelco Türkiye Satış Direktörü Uğur Sivrikaya , küresel ekonomik dinamikler ve artan maliyetler karşısında iş makineleri sektöründe verimliliğin artık bir tercih değil, hayatta kalma ve büyüme stratejisi haline geldiğini vurguladı. Sahadaki firmaların hem operasyonel hızlarını artırmak hem de enerji ve yakıt tüketimini minimuma indirmek zorunda olduğu bir dönemden geçildiğini belirten Uğur Sivrikaya, sektörün bu dönüşümüne öncülük ettiklerini ifade etti. Kobelco’nun ağır hizmet koşulları için geliştirdiği yeni nesil ekskavatörlerin tam da bu ihtiyaca yanıt verdiğini dile getiren Sivrikaya, Türkiye genelindeki güçlü servis ağları ve uzman ekipleriyle madencilikten altyapı projelerine kadar her alanda Türk sanayicisinin sürdürülebilir üretkenliğini desteklemeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.</p><p></p><p>Stantta teknolojisi ve heybetli yapısıyla tüm dikkatleri üzerine çeken modellerin başında Kobelco SK550XD LC-11E geldi. Yüksek hacimli kazı işleri, taş ocakları, maden ve mermer sahaları ve zorlu hafriyat projeleri için özel olarak tasarlanan bu model, 57 tona yakın çalışma ağırlığıyla performans sınırlarını zorluyor. Büyük işletmelerin ve ağır sanayi projelerinin operasyonel verimliliğini maksimuma çıkarmak üzere üretilen SK550XD LC-11E, dayanıklılığı ve sahada sağladığı yüksek üretkenlik artışı ile fuarın en çok konuşulan iş makinelerinden biri olmayı başardı.</p><p></p><p>HASEL standının öne çıkan bir diğer iddialı modeli ise Kobelco’ nun efsanevi SK350 modeli baz alınarak, özellikle taş ocakları için tasarlanmış olan SK380XD LC-11E oldu. Ağır hizmet koşullarına yönelik olarak titizlikle geliştirilen ve 40 tonluk çalışma ağırlığına sahip olan bu model, güçlü hidrolik sistemi, dengeli yapısı ve yakıt tasarrufu ile üretkenliği artıran motoru sayesinde fark yaratıyor. Sahalarda yüksek performansı destekleyen yapısıyla dikkat çeken SK380XD LC-11E, büyük taş ocaklarında esneklik ve gücü bir arada arayan profesyonellerden tam not aldı.</p><p></p><p>Sektörde 40 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan HASEL, Türkiye’nin 14 farklı noktasında yer alan geniş hizmet ağı ve 650’yi aşkın uzman personeliyle iş makineleri ve istif makineleri alanında dünya markalarını Türk sanayisiyle buluşturmaya devam ediyor. Fuar süresince sergilenen 1.7 tondan 59 tona kadar uzanan geniş ekskavatör ürün gamıyla gücünü bir kez daha kanıtlayan HASEL, önümüzdeki dönemde yıkım sektörü ve mermer sahaları gibi yeni alanlara yönelik sunacağı sürpriz modeller ve yenilikçi çözümlerle de pazardaki ağırlığını artırmayı hedefliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Workup Gaming'in 4. dönemi başlıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/workup-gamingin-4-donemi-basliyor-4894/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/workup-gamingin-4-donemi-basliyor-4894/</id>
<published><![CDATA[2026-06-17T09:33:23+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-17T09:33:23+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DDF855-449328-634B2B-E0277D-9E07EC-A417EF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Oyun teknolojileri alanında erken aşama startupları ölçeklendirmeyi, oyun stüdyoları ile yeni nesil oyun girişimlerinin yerel ve global pazarlarda rekabet güçlerini artırmayı hedefleyen Workup Gaming’in yeni dönemi seçilen 6 girişim ile başlıyor.&nbsp;&nbsp;</p><p>Girişimler, Program ile 5 ay boyunca oyun ekosisteminin lider isimlerinden ve uzmanlardan birebir mentorluk alacak. Girişimlere ayrıca yazılım, sanat, tasarım, veri analitiği ve iş geliştirme gibi kritik alanlarda özel eğitimler sunulacak.</p><p>Eğitim ve mentorluğun yanı sıra startuplar yayıncılarla ve Türkiye’nin önde gelen oyun odaklı fonları ve uluslararası yatırımcı ağlarıyla bir araya gelecek. Böylece, yatırıma erişim imkanları da üst seviyeye çıkacak.</p><p>Girişimler aynı zamanda, ücretsiz ofis, teknik altyapı destekleri, ücretsiz bulut paketleri ve İş Bankası Grubu iştirakleriyle iş birliği yapma fırsatlarından da yararlanabilecek.</p><p>Global ölçekte yeni başarı hikayeleri hedefleniyor</p><p>Workup Gaming, ilk üç döneminde 21 oyun girişimini mezun etti. Programda yer alan girişimler bugüne kadar 2,5 milyon doların üzerinde yatırım alırken, Türkiye oyun ekosisteminin küresel ölçekte yükselen konumuna da katkı sağladı.&nbsp;</p><p>Mobil oyun alanında Avrupa'nın önde gelen merkezlerinden biri haline gelen Türkiye, son yıllarda ürettiği başarılı girişimler, yatırım hacmi ve nitelikli insan kaynağıyla dikkat çekiyor.&nbsp;</p><p>Workup Gaming, 4. döneminde de Türkiye'deki oyun girişimlerinin büyümesini hızlandırmak için tasarlanmış mentorluk, iş geliştirme ve yatırımcı ağı gibi önemli kaynaklar sunarak yeni global başarı hikayelerinin ortaya çıkmasına destek olmayı hedefliyor.</p><p>Program, mobil başta olmak üzere PC/Konsol, AR/VR ve reklam teknolojileri gibi farklı dikeylerdeki çeşitliliğiyle Türkiye’nin küresel oyun pazarındaki yerini sağlamlaştırmayı amaçlıyor.</p><p>Workup Gaming’in 4. dönemine seçilen girişimler</p><p>Ankara, İstanbul, Kocaeli ve Kayseri gibi Türkiye’nin farklı şehirlerinden programa katılan ve tohum (seed/pre-seed) aşamasında olan 4. dönem girişimleri, oyun dünyasının farklı dikey ve teknolojilerine odaklanıyor:</p><p>•	Krono Games: Hibrit casual puzzle kategorisinde faaliyet gösteren bir mobil oyun stüdyosu. Güçlü oyun tasarımı, yüksek görsel kalite anlayışı ve data odaklı yaklaşımıyla, kolay öğrenilen ancak uzun süreli etkileşim yaratan oyunlar geliştiriyor.&nbsp;</p><p>•	ThreeW Games: Indie ruhunu farklı türlerdeki tecrübeleriyle birleştiren, PC ve konsol platformları için tek ve çok oyunculu deneyimler geliştiren bir oyun stüdyosu. Çok oyunculu parti dinamiklerine sahip Feather Party ve simülasyon ile shooter türünü hibritleyen Zombie Graveyard Simulator'ın ardından madencilik ve fabrika yönetimini co-op olarak bir araya getiren Ore Factory Squad projesi üzerinde çalışmaya devam ediyor.</p><p>•	Portuma: Markaları oyun dünyasına doğal ve kesintisiz biçimde dahil eden küresel bir oyun-içi reklam (in-game advertising) platformu. Unity onaylı SDK teknolojisiyle, reklamları oyun akışını bozmadan oyunun organik bir parçası haline getiriyor, geliştiricilere yeni bir gelir kaynağı, markalara ise oyuncularla yüksek etkileşimli bir temas noktası sunuyor.&nbsp;</p><p>•	HOGO Games: Indie ruhunu profesyonel bir üretim disipliniyle birleştiren oyun stüdyosu. “Doğru oyunu, oyun oynar gibi geliştirme” yaklaşımını benimseyen ekip, hayal gücü, teknik birikim ve güçlü bir ekip kültürüyle hem yaratıcı hem teknik açıdan iddialı oyunlar üretiyor.&nbsp;</p><p>•	Yeapp: Veriye dayalı bir yaklaşımla özgün mobil oyunlar geliştirip yayınlayan bir oyun girişimi. Hypercasual alanında edindiği derin üretim deneyimini hibrit (puzzle ve strateji) mekaniklere taşıyarak daha kalıcı oyun deneyimleri tasarlıyor.&nbsp;</p><p>•	Wide Game Studio: Sürükleyici AR/VR deneyimleri tasarlayan yeni nesil oyun stüdyosu. Artırılmış ve sanal gerçeklik teknolojilerini güçlü oyun tasarımıyla buluşturarak, oyuncuya geleneksel platformların ötesinde etkileşimli ve özgün dünyalar sunuyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye'nin navigasyonu yerli teknoloji ile geliyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-navigasyonu-yerli-teknoloji-ile-geliyor-3605/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-navigasyonu-yerli-teknoloji-ile-geliyor-3605/</id>
<published><![CDATA[2026-06-17T09:25:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-17T09:25:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_89A227-DBF9A7-C78EEC-55BE03-55C7EE-5B75E6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin lider Coğrafi Bilgi Sistemleri şirketi Başarsoft tarafından geleneksel hale getirilen Başarsoft Teknoloji Günü’nün İstanbul buluşması, iş dünyasının teknoloji liderlerini, kamu temsilcilerini ve sektör profesyonellerini bir araya getirdi. “Doğruya Giden Yol” temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte; dijital dönüşümden yapay zekâya, konum teknolojilerinden veri güvenliğine kadar birçok başlık ele alınırken, Türkiye’nin dijital geleceğine ilişkin önemli mesajlar verildi.</p><p>Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Başarsoft Genel Müdürü Dr. Tuncay Küçükpehlivan, konum bilgisinin artık yalnızca navigasyon amacıyla kullanılan bir veri olmadığını, ülkelerin dijital altyapısının en stratejik unsurlarından biri haline geldiğini söyledi. Küçükpehlivan, Başarsoft’un proje yürütücülüğünde, Bilişim Vadisi, BVB ve Togg ortaklığında geliştirilen Türkiye’nin Navigasyonu Projesi kapsamında önemli bir aşamaya gelindiğini belirterek, “Önümüzdeki yılın başlarında Türkiye’nin kendi navigasyonunu vatandaşlarımızın telefonlarına indirebilmeyi hedefliyoruz. Bu proje yalnızca yeni bir navigasyon uygulaması değil; Türkiye'nin kendi harita verisiyle, kendi mühendisliğiyle ve kendi teknolojik altyapısıyla oluşturduğu stratejik bir dijital egemenlik projesidir” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p><p></p><p>Doğru kararın yolu doğru veriden geçiyor</p><p>Dijital dönüşümün yalnızca süreçleri hızlandırmak anlamına gelmediğini vurgulayan Küçükpehlivan, kurumların bugün en büyük ihtiyacının doğru veriyi doğru analiz ederek doğru karar verebilmek olduğunu söyledi. Başarsoft’un yeni vizyonunu “Guiding the Right Way” (Doğruya Giden Yol) mottosuyla tanımlayan Küçükpehlivan, “Bugün kurumlar için doğru yol her zaman en kısa yol olmayabiliyor. Bazen maliyeti düşüren, bazen müşteri memnuniyetini artıran, bazen de ülkenin teknolojik bağımsızlığını güçlendiren yol, doğru yoldur. Biz yalnızca harita üretmiyoruz; kurumların doğru kararı verebilmesi için gereken dijital altyapıyı oluşturuyoruz” dedi.&nbsp;</p><p>29 yıldır Türkiye’nin yollarını, adreslerini ve değişen coğrafyasını dijital ortama taşıdıklarını ifade eden Küçükpehlivan, bugün kamu kurumlarından enerji sektörüne, lojistikten perakendeye kadar çok sayıda kurumun operasyonlarını Başarsoft’un geliştirdiği konum teknolojileriyle yönettiğini söyledi.</p><p></p><p>Alim Küçükpehlivan: Dijital dönüşüm liderlik meselesidir</p><p>Etkinliğin dikkat çeken bölümlerinden biri de Başarsoft Yönetim Kurulu Başkanı Alim Küçükpehlivan’ın katıldığı CEO Talk oturumu oldu. Kurumlarda dijital dönüşümün önündeki en büyük engelin teknoloji eksikliği olmadığını belirten Küçükpehlivan, başarının teknoloji yatırımı kadar kurum kültürü ve liderlikle de doğrudan ilişkili olduğunu söyledi. Şirketlerin artık yalnızca yeni teknolojilere yatırım yapmasının yeterli olmadığını ifade eden Küçükpehlivan, teknolojinin çalışanlar tarafından benimsenmesini sağlayacak yönetim anlayışının çok daha kritik hale geldiğini vurguladı. Küçükpehlivan, farklı sektörlerde yaşanan dönüşümleri değerlendirirken, geleceğin rekabet avantajının doğru teknolojiyi seçebilmekten çok, doğru teknolojiyi kurum kültürünün bir parçası haline getirebilmekten geçtiğini belirtti. Türkiye’de şirketlerin dijital dönüşüm sürecinde en önemli risklerinden birinin değişimi doğru okuyamamak olduğunu belirten Küçükpehlivan, yöneticilerin yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, geleceğin iş modellerine göre de hazırlık yapması gerektiğine vurgu yaptı.&nbsp;</p><p></p><p>Veri ancak doğru analiz edildiğinde değer üretir</p><p>Başarsoft Genel Müdür Yardımcısı Dr. Ahmet Dabanlı ise gün boyunca gerçekleştirilen panel ve sunumların ortak noktasının, verinin doğru kullanılması olduğunu söyledi. Başarının artık yalnızca daha fazla çalışmakla değil, daha doğru görmek, daha doğru analiz etmek ve daha doğru karar verebilmekle mümkün olduğunu belirten Dabanlı, “Elinizdeki veri tek başına değer üretmez. Veri ancak doğru teknolojiyle, doğru bağlamda ve doğru insanların elinde gerçek bir rekabet avantajına dönüşür. Yaklaşık otuz yıldır geliştirdiğimiz coğrafi zekâ çözümleriyle kurumların geleceği daha net görebilmesine katkı sağlıyoruz” dedi.&nbsp;</p><p></p><p>Farklı sektörlerin dijital dönüşüm deneyimleri&nbsp;</p><p>Başarsoft Teknoloji Günü kapsamında gerçekleştirilen panel ve oturumlarda perakendeden lojistiğe, enerji sektöründen havaalanı ekosistemine kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren kurumların dijital dönüşüm deneyimleri ele alındı.</p><p>Konum teknolojileri, yapay zekâ destekli karar sistemleri, operasyonel verimlilik, müşteri deneyimi ve sürdürülebilir büyüme başlıklarında gerçekleştirilen sunumlarda, teknolojinin kurumların rekabet gücünü artırmadaki rolü değerlendirildi. Katılımcılar yeni iş birlikleri geliştirmelerine imkân sağlayan programda networking buluşmaları da gerçekleştirildi.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İGDAŞ ve İstanbul Vakfı'ndan geleceğin kadın mühendislerine destek</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/-igdas-ve-istanbul-vakfindan-gelecegin-kadin-muhendislerine-destek-6907/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/-igdas-ve-istanbul-vakfindan-gelecegin-kadin-muhendislerine-destek-6907/</id>
<published><![CDATA[2026-06-16T15:17:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-16T15:17:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8B5AF6-1CF0D7-58F774-843942-CF56BC-ECE83B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin en büyük doğal gaz dağıtım şirketi İGDAŞ ile İstanbul Vakfı tarafından yürütülen proje, mühendislik eğitimi alan genç kadınların mesleki gelişimlerini desteklemek, deneyim paylaşımını güçlendirmek ve kariyer yolculuklarında onlara rehberlik etmek amacıyla hayata geçirildi. Program boyunca İGDAŞ bünyesinde görev yapan 34 gönüllü kadın mühendis, İstanbul Vakfı Büyüt Hayallerini bursiyeri 34 genç kadın mühendis adayına mentorluk desteği sundu.</p><p>Çevrim içi oturumlar, birebir görüşmeler ve toplu buluşmalarla gerçekleştirilen program süresince katılımcılar; teknik bilgi paylaşımı, kariyer planlama, saha deneyimi, iletişim becerileri ve mesleki yönelim gibi pek çok başlıkta gelişim fırsatı yakaladı. Genç kadınlar, alanlarında deneyimli mühendislerle kurdukları güçlü bağlar sayesinde mesleki yaşamlarına daha donanımlı hazırlanma imkânı elde etti.</p><p>Programının sonunda düzenlenen sertifika töreninde, İBB, İGDAŞ, İstanbul Vakfı yöneticileri ile projeye katkı sunan gönüllü mühendisler ve programı başarıyla tamamlayan genç mühendis adayları bir araya geldi. Törende, proje süresince edinilen deneyimler paylaşılırken kadın dayanışmasının mühendislik alanındaki dönüştürücü gücüne dikkat çekildi.</p><p>İGDAŞ Genel Müdürü Nihat Narin törende yaptığı konuşmada, genç kadın mühendislerin meslek hayatına daha güçlü adımlarla başlamalarına katkı sunmaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, “İGDAŞ olarak insan kaynağına yatırım yapmayı, fırsat eşitliğini güçlendirmeyi ve gençlerin gelişimini desteklemeyi kurumsal sorumluluğumuzun önemli bir parçası olarak görüyoruz. Paydaşımız İstanbul Vakfı ile hayata geçirdiğimiz ‘Kadın Mühendisler Yan Yana’ Projesi kapsamında, deneyimli kadın mühendislerimiz ile geleceğin mühendislerini bir araya getirerek bilgi ve deneyim paylaşımına dayalı güçlü bir dayanışma ağı oluşturduk. Program süresince genç arkadaşlarımızın mesleki gelişimlerine katkı sunarken kariyer yolculuklarında onlara rehberlik edecek önemli kazanımlar elde etmelerini destekledik. Bu proje kapsamında kurulan bağların, daha fazla genç kadının mühendislik alanında yer almasına, iş hayatında daha görünür olmasına ve gelecekte karar alma mekanizmalarında etkin roller üstlenmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz. Projenin hayata geçirilmesinde emeği bulunan İstanbul Vakfı’na, gönüllü kadın mühendislerimize ve programa katılan tüm genç arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum” dedi.&nbsp;</p><p>İstanbul Vakfı Genel Müdürü Dr. Canan Aratemür Çimen ise, "Programı tasarlarken amacımız, bursiyerlerimizin eğitim ve mesleki gelişim yolculuklarında yalnız olmadıklarını hissetmelerini sağlamaktı. Kendilerine rol model olarak seçebilecek kişilerle tanışmaları, çalışma hayatına dair sorularına cevap bulmaları ve kariyerlerine daha güçlü başlayacak bir temel oluşturmaları ana hedeflerimiz oldu. Bu program yalnızca deneyim aktarımı sağlamayı değil, farklı kuşaklardan kadınlar arasında dayanışmayı ve kız kardeşlik bağı kurmayı odağına koydu. Program boyunca da bursiyerlerimizin kendilerine olan güvenlerinin arttığını ve geleceğe dair daha cesur hayaller kurmaya başladıklarını gördük. Bilgi ve deneyimlerini gönüllü olarak paylaşan İGDAŞ'lı kadın mühendislere yürekten teşekkür ediyoruz; onlar olmadan bu buluşma mümkün olmazdı. Kurulan bağların program sonrasında da yaşamaya devam etmesini diliyoruz. Çünkü asıl dönüşüm, program bittikten sonra başlıyor" ifadelerini kullandı.</p><p>“İYİ Kİ YAN YANA GELDİK, İYİ Kİ DENEYİMLERİMİZİ PAYLAŞTIK”</p><p>Sertifika töreninde konuşma yaparak deneyimlerini aktaran İstanbul Vakfı Büyüt Hayallerini Bursiyeri Gülbahar Yalçındağ ise,&nbsp;</p><p>“Üniversitede aslında dersler, projeler ve sınavlar sayesinde mühendisliğin teknik yönünü öğreniyoruz. Fakat bir mühendisin günlük çalışma hayatını, ekip içindeki sorumluluklarını, karar alma süreçlerini ve iş hayatının gerçek dinamiklerini çoğu zaman ancak mezun olduktan sonra deneyimleyebiliyoruz. Bu program benim için tam da bu noktada çok değerliydi. Çünkü merak ettiğim birçok soruya cevap bulma vegerçek deneyimler üzerinden tanıma fırsatı yakaladım. Bugün burada sadece yeni bilgiler edinmiş öğrenciler olarak değil, birbirinden güç alan kadınlar olarak bulunuyoruz. Belki mezun olduktan yıllar sonra bizler de bugün bize destek olan mühendisler gibi, başka genç kadınların yoluna ışık tutacağız. Böylece burada kurulan dayanışma zinciri büyümeye devam edecek. Hayallerimize giden yolda bizlere eşlik eden İGDAŞ’ta projeye katılım gösteren kadın mühendislere, İstanbul Vakfı ekibine ve bu sürecin parçası olan herkese gönülden teşekkür ediyorum. İyi ki Yan Yana geldik, iyi ki deneyimlerimizi paylaştık ve iyi ki birlikte güçlendik.” İfadelerini kullandı.</p><p>Kadınların mühendislik alanındaki temsiline katkı sunmayı amaçlayan proje, genç kadınların kariyer yolculuklarında daha bilinçli, daha güçlü ve daha kararlı adımlar atmalarına destek olurken, farklı kuşaklardan kadın mühendisler arasında kalıcı bir iletişim ve dayanışma ağı kurulmasına da katkı sağladı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Dijital dönüşümde en büyük hata</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dijital-donusumde-en-buyuk-hata-8643/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dijital-donusumde-en-buyuk-hata-8643/</id>
<published><![CDATA[2026-06-16T15:07:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-16T15:07:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F74692-D567B8-8CACD2-68C705-E9EFE9-AF8C8D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yapay zekadan veri analitiğine, otomasyondan dijital platformlara kadar birçok teknoloji, şirketlerin yatırım gündeminde üst sıralarda yer alıyor. Dijital dönüşüm artık yalnızca bir tercih değil, rekabet gücünü koruyabilmek için stratejik bir gereklilik olarak görülüyor. Ancak birçok işletme dijital dönüşüm yolculuğuna yanlış noktadan başlıyor.</p><p>Can Yükselen, şirketlerin önemli bütçeler ayırdığı dijital dönüşüm projelerinin beklenen faydayı sağlayamamasının temel nedeninin teknolojiye odaklanırken süreçleri göz ardı etmek olduğunu söylüyor.</p><p>Şirketler Dijitalleşme Trenini Kaçırmaktan Korkuyor</p><p>Günümüzde işletmeler yalnızca rakiplerinin gerisinde kalmaktan değil, müşterilerin ve tedarik zincirlerinin değişen beklentilerinden de etkileniyor. Özellikle izlenebilirlik, veri yönetimi ve operasyonel şeffaflık gibi konular birçok sektörde iş yapmanın temel koşulları arasında yer almaya başladı.</p><p>Can Yükselen, son dönemde şirketlerde dijital dönüşüme yönelik güçlü bir “günceli kaçırma korkusu-(FOMO)” oluştuğunu belirterek şunları söylüyor:</p><p>“Birçok işletme dijital dönüşüm yatırımı yapmazsa rekabet avantajını kaybedeceğini düşünüyor. Ancak dönüşüm yalnızca yeni bir teknolojiye yatırım yapmak anlamına gelmiyor. Asıl soru, işletmenin gerçek probleminin ne olduğunu anlaması ve hangi problemi çözmek istediğini bulması.”</p><p>Teknoloji Tek Başına Verimlilik Sağlamıyor</p><p>Dijital sistemler işletmelere veriyi daha hızlı toplama, analiz etme ve görünür hale getirme imkanı sunuyor. Ancak hangi verinin neden toplandığı net değilse, bu sistemler zamanla karar almayı kolaylaştıran araçlar yerine karmaşık veri yığınlarına dönüşebiliyor.</p><p>Yükselen’e göre birçok işletme, süreçlerini standartlaştırmadan ve performans kriterlerini netleştirmeden dijitalleşme adımları attığı için beklediği sonuçları elde edemiyor.</p><p>“Teknoloji mevcut sorunları ortadan kaldırmaz. Eğer süreçler net tanımlanmamışsa, veri toplama disiplini oluşturulmamışsa ve çalışanlar ortak bir çalışma standardına sahip değilse, dijital yatırımların sağlayacağı fayda sınırlı kalır.”</p><p>Doğru Dönüşümün İlk Adımı: Mevcut Durumu Anlamak</p><p>Can Yükselen’e göre başarılı bir dijital dönüşüm için öncelikle işletmenin mevcut durumunun objektif şekilde analiz edilmesi gerekiyor.</p><p>Dönüşüm çalışmalarına işletmenin yalın ve yönetsel olgunluk seviyesini değerlendirerek başladıklarını belirten Yükselen, süreç standartları, performans göstergeleri, izlenebilirlik yapısı, sürekli iyileştirme kültürü ve yetkinlik yönetimi gibi başlıkların öncelikli olarak incelendiğini ifade ediyor.</p><p>Bu aşamanın ardından işletmenin değer akışı analiz ediliyor. Üretim şirketlerinde hammaddenin girişinden ürünün müşteriye ulaşmasına kadar olan süreç, hizmet işletmelerinde ise müşteri deneyiminin tüm aşamaları detaylı şekilde ele alınıyor. Böylece katma değer yaratan faaliyetlerle zaman ve kaynak kaybına neden olan süreçler net olarak ortaya çıkarılabiliyor.</p><p>Yalın Dönüşüm Olmadan Dijital Dönüşüm Eksik Kalıyor</p><p>Yalın dönüşüm ve dijital dönüşüm konularında uzun yıllardır hizmet veren Can Yükselen, işletmelerin sık yaptığı hatalardan birinin mevcut karmaşıklığı dijital ortama taşımak olduğunu belirtiyor.</p><p>“Yalın dönüşüm çalışmaları yapılmadan gerçekleştirilen dijital dönüşüm projeleri çoğu zaman mevcut karmaşayı daha da kompleks hale getiriyor. Süreçler sadeleştirilmeden ve standartlaştırılmadan yapılan yatırımlar, beklenen verimlilik artışını sağlayamayabiliyor.”</p><p>Yükselen’e göre süreç stabilitesi ve standardizasyonu sağlanmadan gerçekleştirilen dijital projeler, ilerleyen dönemlerde yüksek revizyon maliyetlerine de neden olabiliyor.</p><p>Otomasyon, İsrafı da Hızlandırabilir</p><p>Otomasyon yatırımları da benzer riskler taşıyor. Bir sürecin detaylı şekilde analiz edilmeden otomatik hale getirilmesi, mevcut verimsizliklerin de sistemin bir parçası olmasına yol açabiliyor.</p><p>Can Yükselen, bu konuda şu değerlendirmeyi yapıyor:</p><p>“Hiçbir yatırımcı gereksiz işleri robotlara yaptırmak istemez. Süreçteki gereksiz faaliyetler ortadan kaldırılmadan yapılan otomasyon yatırımları, çoğu zaman yalnızca israfı otomatize eder. Bu nedenle önce süreci analiz edip iyileştirmek, ardından otomasyona geçmek gerekir.”</p><p>İlk 3 ay Dönüşümün Kaderini Belirliyor</p><p>Yükselen’e göre başarılı bir dönüşüm programının ilk 3 ayı kritik öneme sahip.</p><p>Bu dönemde işletmenin genel olgunluk seviyesinin analiz edilmesi, değer akışının değerlendirilmesi, nakit akışını olumsuz etkileyen unsurların belirlenmesi ve katma değersiz faaliyetlerin ortadan kaldırılmasına yönelik yol haritasının oluşturulması gerekiyor.</p><p>Aynı zamanda standardizasyon, izlenebilirlik ve süreç stabilitesiyle ilgili eksikliklerin net olarak ortaya konulması, işletmenin gelecek durum tasarımının oluşturulması ve dijitalizasyon kavramsallarının tasarlanması açısından büyük önem taşıyor.</p><p>Dijital Dönüşümün Amacı Teknoloji Satın Almak Değil</p><p>Dijital dönüşümün yalnızca teknoloji yatırımlarından ibaret olmadığını vurgulayan Can Yükselen, sözlerini şöyle tamamlıyor:</p><p>“Önce süreci görünür hale getirmek, ardından israfları ortadan kaldırmak, standartları oluşturmak, izlenebilirliği sağlamak ve veriyi anlamlandırmak gerekir. Dijitalleşme ve otomasyon bu altyapının üzerine yapılandırılmalıdır. Dijital dönüşümün gerçek amacı teknoloji satın almak değil, işletmenin problem çözme kabiliyetini ve hızını geliştirmektir. Çünkü doğru dönüşüm yolculuğu teknolojiyle değil, mevcut durumu anlamak ve değer akışındaki problemleri çözecek yol haritasını oluşturmakla başlar.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Opera Android tarayıcısına futbol merkezi ekledi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/opera-android-tarayicisina-futbol-merkezi-ekledi-4459/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/opera-android-tarayicisina-futbol-merkezi-ekledi-4459/</id>
<published><![CDATA[2026-06-14T13:12:08+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-14T13:12:08+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_501743-422605-8218C9-26094A-3FE22E-6B5E7A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kullanıcılar, dünyanın en büyük futbol organizasyonu boyunca karşılaşmaları farklı uygulamalar arasında geçiş yapmadan tek bir noktadan takip edebilecek. Bu yaz düzenlenecek global organizasyon öncesinde güncellenen tarayıcı, canlı skorlar, istatistikler ve maç bildirimlerini içeren özel bir merkez sayesinde tüm karşılaşmalara erişim sağlıyor.</p><p>Opera'nın 77 binden fazla kullanıcıyla gerçekleştirdiği araştırmaya göre kullanıcıların yüzde 86'sı turnuvayı takip etmeyi planlıyor. Türkiye'de maçların büyük bölümü sabah 05.00 ile 07.00 saatleri arasında oynanacağı için kullanıcılar karşılaşmaları günün erken saatlerinde takip edecek. Şirket, Android'deki başlangıç sayfasını daha akıcı bir deneyim sunacak şekilde yeniden tasarladı. Hızlı erişim simgeleri yuvarlak, kare veya köşeli yuvarlak formunda kullanılabiliyor. Yeni hava durumu kısayolu anlık hava koşullarını gösterirken, eklenen kısayollar sayesinde doğrudan yapay zeka moduna geçiş yapılabiliyor veya özel oturum başlatılabiliyor.</p><p>Araştırmaya göre kullanıcıların yüzde 38'den fazlası turnuvayı özel bir uygulama yerine doğrudan tarayıcı üzerinden takip etmeyi planlıyor. Opera'nın futbol merkezi, canlı istatistikler ve yapay zeka destekli haber akışıyla kullanıcıların gelişmeleri takip etmelerine yardımcı oluyor. Şirket yetkilileri, futbolseverlere canlı skorlara anında erişim sunmayı ve onları maçları canlı izleyemediklerinde bile gelişmelerden haberdar etmeyi hedeflediklerini belirtti.</p><p>Opera'nın araştırmasına göre katılımcıların yüzde 63'ü futbolu yıl boyunca düzenli olarak takip ediyor. Güncel gelişmeleri takip etmek için kullanıcıların yüzde 50'si tarayıcı veya uygulamaları tercih ederken, YouTube özet videoları yüzde 18, sosyal medya ise yüzde 12 seviyesinde kalıyor. Türkiye'de katılımcıların tamamı turnuvayı takip etmeyi planladığını belirtirken, yüzde 43'ü bunu özet videolar veya sosyal medya yerine Opera for Android ya da başka bir canlı skor servisi üzerinden gerçekleştireceğini ifade etti. Araştırma sonuçları ayrıca Türkiye'deki katılımcıların yüzde 33'ünden fazlasının özel uygulamalar yerine tarayıcı kullanmayı tercih ettiğini gösteriyor.</p><p>Opera for Android kullanıcıları, tüm futbol içeriklerine özel olarak geliştirilen futbol merkezi üzerinden erişebiliyor. Canlı skorlar kaydırma çubuğu, devam eden tüm maçların skorlarını gerçek zamanlı olarak gösteriyor. Tekil maç ekranlarında kadrolar, maç içi olay akışı ve iki takım arasındaki geçmiş karşılaşma istatistikleri gibi detaylı bilgilere ulaşılabiliyor. Kullanıcılar ayrıca favori takımlarını seçerek maç başlangıcı, goller, kırmızı kartlar veya maç sonucu gibi önemli anlar için anlık bildirim alabiliyor. Yapay zeka destekli haber akışı ise zamanla kullanıcıların ilgi alanlarına göre şekilleniyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Samsung yeni OLED TV ve monitörleri piyasaya sürecek</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/samsung-yeni-oled-tv-ve-monitorleri-piyasaya-surecek-4108/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/samsung-yeni-oled-tv-ve-monitorleri-piyasaya-surecek-4108/</id>
<published><![CDATA[2026-06-14T13:11:00+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-14T13:11:00+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_93FD42-9176BB-9CA440-1C8A5C-2ABACF-B7C17E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, 2026 OLED TV serisi ile yeni Odyssey oyun monitörleri, NVIDIA G-SYNC teknolojisi sayesinde ekran yenileme hızını grafik işlemcilerin kare hızıyla senkronize ederek ekran yırtılmalarını ve takılmaları azaltıyor. G-SYNC uyumluluğuna sahip ürünler arasında OLED S95H, S90H ve S85H televizyon modellerinin yanı sıra Odyssey G6 serisindeki G60H ve G61SH oyun monitörleri yer alıyor.</p><p>27 inç büyüklüğündeki Odyssey G6 (G60H), çift mod desteğiyle 1.040 hertz yenileme hızına ulaşabilen ilk Samsung monitörü olarak öne çıkıyor. Model, HD çözünürlükte yüksek kare hızları ile 600 hertze kadar yerel QHD performansı arasında geçiş imkanı sunuyor. Odyssey G6'nın G61SH modeli ise QD-OLED panel, QHD çözünürlük ve 240 hertz yenileme hızıyla görüntü kalitesini oyun performansıyla bir araya getiriyor. Monitör, 0,03 milisaniye GTG tepki süresi ve HDR10+ GAMING desteğiyle dikkati çekiyor.</p><p>Samsung'un 2026 OLED televizyon serisinde yer alan S95H ve S90H modelleri 165 hertze kadar, S85H modeli ise 120 hertz yenileme hızını destekliyor. Ürünler ayrıca AMD FreeSync Premium Pro desteğiyle bilgisayar ve oyun konsollarında HDR içeriklerde akıcı bir deneyim sunuyor. Yeni OLED serisinde yer alan HDR10+ ADVANCED teknolojisi, parlaklık, kontrast, hareket ve renk doğruluğunu geliştirirken, yansıma önleyici teknoloji de S95H ve S90H modellerinde ekran yansımalarını azaltarak görüntü kalitesini koruyor. Şirket yetkilileri, oyunculara platformdan bağımsız olarak tutarlı bir oyun deneyimi sunmayı amaçladıklarını belirtti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Açığa çıkan IP adresleri dijital kimlikleri tehdit ediyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/aciga-cikan-ip-adresleri-dijital-kimlikleri-tehdit-ediyor-3652/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/aciga-cikan-ip-adresleri-dijital-kimlikleri-tehdit-ediyor-3652/</id>
<published><![CDATA[2026-06-14T13:09:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-14T13:09:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D13F62-5ED7FF-BAAF8A-D43362-74718C-720B34.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Laykon Bilişim yetkilisi Alev Akkoyunlu internet kullanıcılarını ve işletmeleri bu durumlara karşı uyararak dijital ayak izlerini koruyacak adımları aktarıyor. İnternete bağlanan her cihazın benzersiz kimliği olan IP adresi kullanıcıların konumunu ve bağlı olduğu ağı gösteriyor. Bu adresin kötü niyetli kişilerin eline geçmesi siber suçluların fiziksel konumu tahmin etmesine ve ağa yönelik saldırılar düzenlemesine olanak tanıyor. Şüpheli bağlantılara tıklamak veya güvensiz ağlara bağlanmak IP adresinin açığa çıkmasına zemin hazırlıyor. İnternet üzerindeki her adımın bir iz bıraktığını belirten Akkoyunlu kullanıcıların şifre veya kredi kartı bilgilerini korumaya odaklansa da IP adreslerinin de aynı öneme sahip olduğunu vurguluyor. Dijital ev adresi konumundaki bu bilginin açığa çıkmasının ağa yönelik sızma girişimlerine yol açabildiği ifade ediliyor.</p><p>Güvenilir bir sanal özel ağ kullanmak internet trafiğini şifreleyerek gerçek IP adresini gizliyor ve farklı bir sunucu üzerinden yeni adres atıyor. Herkese açık ağlarda gezinirken bu uygulamayı aktif tutmak kimliği saklamanın yolu olarak görülüyor. Yönlendiricinin varsayılan şifrelerini tahmin edilmesi zor kombinasyonlarla değiştirmek ve aygıt yazılımını güncellemek sızma girişimlerini engelliyor. Siber saldırganlar IP adresini ele geçirmek için sahte e-postalar gönderdiği için kaynağı bilinmeyen mesajlardaki bağlantılara tıklamaktan kaçınmak gerekiyor. Telefonun işletim sistemini güncel tutarak güvenlik açıkları kapatılabiliyor. Ağlara yönelik olası saldırıları ve IP adresini hedef alan tehditleri durdurmak için cihazları güvenlik yazılımlarıyla korumak önem taşıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tuşlu telefonlara rağbet sürüyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tuslu-telefonlara-ragbet-suruyor-2471/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tuslu-telefonlara-ragbet-suruyor-2471/</id>
<published><![CDATA[2026-06-14T13:08:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-14T13:08:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D601A7-E70A3C-36A948-BA9C54-AA6B45-096A19.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Günümüzde Android ve iOS altyapılı cihazların yanında tuşlu telefonlar da askerler, yaşlılar ve dijital ekosistemden uzak kalmak isteyenler tarafından tercih ediliyor. Farklı markalar tarafından üretilen modeller, çift sim kart desteği, uzun pil ömrü, FM radyo ve el feneri gibi donanımlarla satışa sunuluyor. Fiyatlar ve teknik özellikler bölgesel olarak değişiklik gösterirken, cihazlar temel iletişim ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanıyor.</p><p></p><p>KAMERASIZ VE ASKER KULLANIMINA UYGUN CİHAZLAR</p><p></p><p>Philips Ct S220 modeli 1050 TL bandında bulunuyor ve kamerasız yapısıyla askeri kullanıma uygunluk taşıyor. 1000 mAh pil ile uzun bekleme süresi sunuyor. Nokia N106 2023 modeli de kamerasız yapısı ve sağlamlığıyla öne çıkıyor. 1000 mAh bataryasıyla 22 güne kadar bekleme süresi sağlayan cihazda kablosuz FM radyo yer alıyor. Yerli bir marka olan UZ Mobile ise 1900 TL fiyatla kamerasız tuşlu telefon üretiyor. Çift SIM kart desteği, FM radyo ve ses kaydedici bulunan cihaz 1000 mAh bataryaya sahip.</p><p></p><p>ÇİFT HAT DESTEKLİ VE ACİL DURUM BUTONLU MODELLER</p><p></p><p>TCL Onetouch 4021, 1700 TL fiyatla çift hat desteği ve dahili el feneri sunuyor. Samsung B310 Dual Sim modeli 970 TL ile iki farklı Mini-SIM hattını aynı anda çalıştırabilme imkanı sağlarken 800 mAh bataryasıyla 11 saat konuşma süresi vaat ediyor. Panasonic KX-TU110 ve Panasonic Kx TU155 Exbn modelleri ise arka kapakta yer alan acil durum butonu ile tek tuşla önceden belirlenen numaralara arama veya SMS gönderme özelliği taşıyor. Büyük ve arka aydınlatmalı tuş takımı bulunan Panasonic modelleri görme ve basma kolaylığı sağlıyor.</p><p></p><p>YENİ NESİL BAĞLANTI VE BÜYÜK EKRAN ÖZELLİKLERİ</p><p></p><p>Nokia N110 4g, 3500 TL fiyatla 4G VoLTE ve Bluetooth 5.0 teknolojilerini destekleyerek HD netliğinde sesli görüşmelere olanak tanıyor. Philips Xenium E227 modeli 2900 TL bandında satışa sunulurken, yaşlı bireyler için büyük punto desteği ve arkadan aydınlatmalı tuş takımı barındırıyor. 1700 mAh kapasiteli pili bulunan cihazda çift SIM kart desteği ve müzik oynatıcı mevcut. Nokia 105 Classic ise 2095 TL fiyatla 2000 kişilik dahili telefon listesi ve el feneri özellikleriyle temel ihtiyaçları karşılıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Aygen, 2026 LGS'yi dakikalar içinde analiz etti</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/aygen-2026-lgsyi-dakikalar-icinde-analiz-etti-2178/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/aygen-2026-lgsyi-dakikalar-icinde-analiz-etti-2178/</id>
<published><![CDATA[2026-06-14T11:21:33+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-14T11:21:33+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_688E17-3B528D-3058E6-D4236B-6A6016-2F0A77.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye'de bir okul tarafından geliştirilen ilk yapay zekâ destekli eğitim asistanlarından biri olan Aygen, sınavın hemen ardından Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri, T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, Din Kültürü ve İngilizce testlerini akademik açıdan inceleyerek sınavın ölçtüğü becerileri ve genel zorluk düzeyini değerlendirdi.</p><p></p><p>Aygen'in analizine göre 2026 LGS, MEB müfredatı ve kazanımlarıyla uyumlu, ezberden uzak ve öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerini ölçen bir sınav olarak öne çıktı. Özellikle Türkçe ve Matematik testlerinde okuduğunu anlama, analitik düşünme, yorumlama ve mantıksal çıkarım becerilerinin belirleyici olduğu vurgulandı.</p><p></p><p>GEN Koleji Eğitim Öğretim Koordinatörleri de Aygen'in değerlendirmelerini destekleyerek şu açıklamada bulundu: "2026 LGS, öğrencilerin yalnızca bilgi düzeylerini değil, bilgiyi kullanma, yorumlama ve problem çözme becerilerini de ölçen bir sınav oldu. MEB kaynaklarıyla düzenli çalışan, okuma alışkanlığı gelişmiş ve zaman yönetimini doğru kullanan öğrenciler avantaj sağladı."</p><p></p><p>GEN Koleji, eğitim teknolojileri alanındaki yatırımları kapsamında geliştirdiği Aygen ile öğrencilerin akademik gelişimlerini desteklemeye devam ederken, yapay zekâ destekli öğrenme modellerini eğitim süreçlerine entegre etmeyi sürdürüyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türk Telekom'dan milli teknoloji başarısı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-telekomdan-milli-teknoloji-basarisi-8444/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-telekomdan-milli-teknoloji-basarisi-8444/</id>
<published><![CDATA[2026-06-11T14:40:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-11T14:40:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8B1282-4CF18A-E9DD96-FC0717-C06E4B-130406.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türk Telekom, milli mühendislik gücüyle geliştirdiği teknolojileri küresel pazarlara taşıyarak Türkiye'nin teknoloji ihraç eden ülke olma hedefini desteklemeyi ve yeni nesil iletişim teknolojilerinde öncü rol üstlenmeyi sürdürüyor. Türk Telekom, yeni nesil fiber genişbant altyapılarında oyun değiştirici teknolojiler geliştirmeye devam ediyor. Türk Telekom ve grup şirketi Argela tarafından milli imkanlarla geliştirilen Netsia BB Suite, 1 milyon homepass (erişilebilir hane sayısı) seviyesini aşarak önemli bir başarıya imza attı.&nbsp;</p><p>“Milli teknoloji hamlemizi küresel arenada başarıyla temsil etmeye devam edeceğiz”</p><p>Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türkiye'nin dijital dönüşümünün öncüsü olarak, yerli ürün geliştirme vizyonumuzla, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye için çalışıyoruz. Milli mühendislik gücümüzle geliştirdiğimiz SEBA teknolojisinde 1 milyon hane erişimini aşarak dünyada bir ilki gerçekleştirmenin sevincini yaşıyoruz. Türk mühendislerinin emeğiyle hayata geçirdiğimiz bu yenilikçi çözüm, küresel ekosistemde standartlara yön veren bir seviyeye ulaştı. Türkiye’den çıkan bir teknolojiyi dünya standartları seviyesine taşımaktan ve küresel telekomünikasyon sektörüne yön vermekten büyük gurur duyuyoruz. Türk Telekom olarak, milli ürün geliştirme vizyonuyla yatırımlarımıza ve çalışmalarımıza devam ederken 2024 ve 2025 yıllarını Türkiye’de Patent Başvuru kategorisinde lider olarak tamamladık. Grup şirketlerimiz Argela ve Netsia ile birlikte uzun yıllardır yürüttüğümüz Ar-Ge çalışmaları sayesinde 5G ve yeni nesil iletişim teknolojileri alanında 70'in üzerinde uluslararası patente sahibiz. SEBA Netsia BB Suite, RIC ve uydu bağımsız 5G senkronizasyonu gibi çözümlerimizi küresel pazarlara taşıyor, Türkiye'nin teknoloji ihraç eden ülke vizyonuna katkı sağlıyoruz. Türk Telekom olarak ülkemizin yenilikçi teknolojileri yalnızca kullanan değil, geliştiren ve dünyaya sunan bir güç olması hedefi doğrultusunda çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Kendi kendine yeten, dışa bağımlılığı azaltan, teknoloji ihraç eden bir Türkiye vizyonuyla milli teknoloji hamlemizi küresel arenada başarıyla temsil etmeye devam edeceğiz” dedi.&nbsp;</p><p>Açık kaynak genişbant erişiminde yaygın ve sürdürülebilir inovasyon</p><p>Açık kaynak kodlu, bulut tabanlı ve üretici bağımsız mimarisiyle yeni nesil fiber şebekelerin dönüşümünde kritik rol üstlenen Netsia BB Suite, bugün Türkiye'nin 81 ilinde yaygın olarak kullanılıyor. Türk Telekom’un FTTH (Fiber to the Home) altyapısında aktif olarak kullanılan bu çözüm, açık kaynak teknolojilerinin yalnızca Ar-Ge aşamasında değil, büyük ölçekli canlı şebekelerde de olgunluk ve sürdürülebilirlik açısından yaygın bir seviyeye ulaştığını gösteriyor. Türk Telekom, SEBA çözümünü dünyada ilk kez 2021 yılında ticari genişbant şebekesinde kullanmaya başladı. Çözüm sayesinde yeni servislerin daha hızlı devreye alınması, teknoloji dışa bağımlılığının azaltılması, kaynak kullanımının optimize edilmesi ve gelecekteki genişbant ihtiyaçlarına daha çevik yanıt verilmesi hedefleniyor. Ulaştığı ölçekle, açık kaynak tabanlı genişbant erişim teknolojilerinde kendi alanında dünyanın en büyük uygulaması konumuna ulaşan Netsia BB Suite, telekomünikasyon sektörünün en prestijli ödüllerinden NetworkX Awards 2025’te "Outstanding Multi-Gigabit Fibre Access Innovation" (Multi Gigabit Fiber Erişimde Üstün İnovasyon) kategorisinde birincilik elde ederek sektördeki yenilikçi liderliğini tescilledi.</p><p>Kapsama alanı genişleyecek</p><p>Türk Telekom'un grup şirketi Argela ve Netsia’nın katkılarıyla, açık ağ standartları temel alınarak geliştirilen Netsia BB Suite ile geleneksel genişbant mimarilerinde donanım üzerinde üreticiye bağımlı şekilde çalışan birçok fonksiyon, yazılım tabanlı yapılar sayesinde bağımsız hale geliyor. Bulut bilişim teknolojileriyle sanal sunucular üzerinde çalışan çözüm; donanım yatırım maliyetlerini azaltırken, farklı üreticilere ait sistemlerin aynı platformda birlikte çalışabilmesine olanak tanıyor. SEBA platformu; yazılım ve bulut tabanlı ayrıştırılmış (disaggregated) şebeke yaklaşımıyla operatörlere geleceğe hazır bir altyapı sunuyor. Türk Telekom’un 2030 vizyonu doğrultusunda kritik kilometre taşlarından biri olarak değerlendirilen Netsia BB Suite, hem yeni FTTH altyapılarında hem de mevcut altyapıların yeni nesil fiber dönüşüm projelerinde aktif olarak kullanılmaya devam ediyor. Türk Telekom, Netsia BB Suite&nbsp; çözümünün kapsama alanını önümüzdeki dönemde stratejik yatırımlarla daha da genişletmeyi hedefliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Vodafone Türkiye, müşterileri için dünyada bir ilke imza attı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vodafone-turkiye-musterileri-icin-dunyada-bir-ilke-imza-atti-8903/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vodafone-turkiye-musterileri-icin-dunyada-bir-ilke-imza-atti-8903/</id>
<published><![CDATA[2026-06-11T14:39:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-11T14:39:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6E040D-EB618F-343D13-F693D5-52EB47-945FBD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, 5G odaklı global işbirliklerine bir yenisini daha ekledi. Dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden OpenAI ile işbirliğine giden Vodafone Türkiye, tüm müşterilerinin yapay zekâ tabanlı sohbet robotu ChatGPT’ye internet paketlerinden harcamadan ücretsiz erişmesini sağlayacak. Vodafone Türkiye’nin hem ülke genelinde hem de Vodafone Grubu’nda bir ilk olan yeni işbirliğiyle, Vodafone’un bireysel, kurumsal, faturalı ve faturasız tüm müşterileri, 12 ay boyunca internet paketlerinden harcamadan ChatGPT’yi kullanabilecek. Böylece Vodafone’lular, 5G’nin eşzamanlı bağlantı ve yüksek hız avantajları sayesinde ChatGPT deneyimini de yüksek kaliteyle yaşayabilecek. Vodafone ayrıca, faturalı müşterilerine, aylık maliyeti 250 TL olan ChatGPT Go üyeliğini ilk 3 ay boyunca ücretsiz sunacak. Bu kampanyalarla, Vodafone müşterilerine yaklaşık 1 milyar TL’lik fayda sağlanması hedefleniyor.&nbsp;&nbsp;</p><p></p><p>Vodafone Türkiye’nin OpenAI işbirliği, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin’in ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda tanıtıldı. Yapay zekâ kullanımının her alanda hızla yaygınlaştığına dikkat çeken Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi:</p><p></p><p>“Vodafone Türkiye olarak, dünyanın iki güçlü teknoloji markasını ilk kez Vodafone müşterileri için bir araya getiriyoruz; çünkü biz teknolojiyi sadece geliştiren değil, onu müşterilerimizin hayatına en anlamlı şekilde taşıyan bir marka olmanın sorumluluğunu üstleniyoruz. Yapay zekâyı yalnızca teknoloji yatırımı değil, müşterilerimizin günlük hayatını kolaylaştıran gerçek bir deneyim dönüşümü olarak görüyoruz. Geliştirdiğimiz Üretken Yapay Zekâ ve Ajan Tabanlı Yapay Zekâ çözümleri sayesinde, müşterilerimize daha hızlı cevap veren, onların ihtiyaçlarını anlayan ve proaktif aksiyon alabilen yeni nesil bir Vodafone deneyimi sunuyoruz. Bugüne kadar yapay zekâyı Vodafone içinde süreçleri dönüştürmek, çalışma arkadaşlarımızı güçlendirmek ve operasyonlarımızı daha akıllı hale getirmek için kullandık. Yapay zekânın yalnızca teknoloji üretmek değil, insanlara daha iyi bir deneyim sunmak için var olduğuna inanıyoruz. Dolayısıyla, bundan sonrası için hedefimiz, bu teknolojiyi doğrudan müşterilerimizle buluşturmak; onların ihtiyaçlarını anlayan ve hayatlarını kolaylaştıran, onlar adına düşünebilen yapay zekâ destekli deneyimleri Vodafone’un her temas noktasında onlara hissettirmek.”</p><p></p><p>5G teknolojisinin de yapay zekâ kullanımını artıracağını belirten Meltem Bakiler Şahin, şöyle devam etti:</p><p></p><p>“5G’ye geçiş, hem sektörümüz hem de ülkemiz için önemli bir dönüm noktasıydı. Vodafone olarak, dünya genelinde en fazla ülkede 5G hizmeti sunan mobil operatör markasıyız. 5 kıtada edindiğimiz 5G tecrübemizi Türkiye pazarında güçlü global teknoloji işbirlikleriyle birleştirmeye devam ediyoruz. 5G’nin hayatımıza girmesiyle, müşterilerimizin yeni nesil dijital deneyimler yaşamasını her zamankinden daha çok önemsiyoruz. Vodafone Türkiye olarak OpenAI ile başlattığımız ve tüm müşterilerimize 12 ay boyunca ChatGPT’ye internet paketinden harcamadan erişim imkânı sunacağımız, ayrıca faturalı müşterilerimize ChatGPT Go üyeliğini 3 ay ücretsiz sağlayacağımız yeni işbirliğiyle, müşterilerimiz 5G’nin eşzamanlı bağlantı ve yüksek hız avantajları sayesinde ChatGPT deneyimini de yüksek kaliteyle yaşayabilecek. Bu işbirliği, hem Türkiye’de hem de Vodafone Grubu’nda bir ilk olması nedeniyle bizim için ayrı bir öneme sahip. Dünyada en çok ülkede 5G hizmeti sunan operatör olarak, dünyanın en güçlü teknoloji oyuncularıyla bir araya gelerek dijital dünyanın potansiyelini Türkiye’de gerçek deneyimlere dönüştürmeye devam edeceğiz.”</p><p></p><p>Toplantıya görüntülü mesajla katılan Kurumsal İşler Direktörü Farouk El Hamzawi ise şunları söyledi:&nbsp;</p><p></p><p>“Vodafone ile işbirliği yaparak ChatGPT’ye Türkiye genelinde daha kolay erişim imkânı sunmaktan büyük heyecan duyuyoruz. Yapay zekâ, insanların öğrenmesine, yaratıcılığını geliştirmesine, sorunları çözmesine ve işlerini halletmesine yardımcı olarak günlük yaşamda pratik bir araç haline geliyor. Vodafone müşterilerine veri kotalarını kullanmadan ChatGPT’yi sunarak ve uygun müşterilere ChatGPT Go erişimi sağlayarak, daha fazla kişinin günlük yaşamında yapay zekâdan yararlanmasına yardımcı oluyoruz.”</p><p></p><p>P3 tarafından “Yapay Zekâ Hizmetleri Şampiyonu" seçildi</p><p></p><p>Nisan ayında gerçekleştirilen P3 Araştırma Raporları, Vodafone’un sadece 5G kapsamasında değil, Şebeke Performansı ve Yapay Zeka yetenekleri alanında da liderliğini ortaya koydu. P3 Mobil Karşılaştırma Raporu'nda en yüksek performans puanını alarak "P3 Test Şampiyonu" ve "P3 Yapay Zekâ Hizmetleri Şampiyonu" seçilen şirket, hem şebeke kalitesi hem de yapay zekâ odaklı hizmet sunumunda lider operatör konumunu teyit etti. Vodafone’un "P3 Yapay Zekâ Hizmetleri Şampiyonu" olarak tanınmasında, hızlı ve güvenilir yapay zekâ yanıt süreleri sağlaması, yapay zekâ motorlarına istikrarlı bağlantı sunması ve gerçek yapay zekâ etkileşim senaryolarında yüksek başarı oranları elde etmesi etkili oldu. P3 tarafındaki bu sonuç, Vodafone’un şebekesinin günümüz ortamında yapay zekâ kullanımı için gerekli olan hız, güvenilirlik ve yanıt hızını şimdiden sağladığını ve aynı zamanda yapay zekâ odaklı hizmetlerin bir sonraki dalgasına tam olarak hazır olduğunu teyit etti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Global teknoloji ekosistemi londra'da buluşuyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/global-teknoloji-ekosistemi-londrada-bulusuyor-8499/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/global-teknoloji-ekosistemi-londrada-bulusuyor-8499/</id>
<published><![CDATA[2026-06-11T07:42:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-11T07:42:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_391FE8-B1ABB2-6BE529-5D3BD0-D261BF-C0E509.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin teknoloji ve inovasyon üssü İTÜ ARI Teknokent, dünyanın dört bir yanından teknoloji liderlerini, girişimcileri, yatırımcıları ve kamu temsilcilerini bir araya getiren London Tech Week’te yer alıyor. İTÜ ARI Teknokent’i etkinlikte Elaves, ALTAY Havacılık ve Uzay Teknolojileri, Synaps AI, Medisense AI, Arya AI, Yanhak, EGN POWER, Bomensoft ve Bulut Klinik temsil ediyor. Yapay zekâdan sağlık teknolojilerine, enerji teknolojilerinden havacılık ve uzay çözümlerine kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren girişimler, geliştirdikleri ürün ve teknolojileri uluslararası teknoloji ekosistemine tanıtma fırsatı bulurken; yeni müşteriler, stratejik iş ortakları ve yatırımcılarla bağlantı kurmayı amaçlıyor.</p><p>Dünyanın Teknoloji Ekosistemi Londra’da Buluşuyor</p><p>08-12 Haziran tarihleri arasında Olympia London’da düzenlenen London Tech Week; yapay zekâ, siber güvenlik, finansal teknolojiler, yeşil dönüşüm, derin teknoloji ve oyun teknolojileri başta olmak üzere teknoloji dünyasının geleceğini şekillendiren pek çok konuya odaklanıyor. Paneller, seminerler, atölye çalışmaları ve networking etkinlikleriyle dikkat çeken organizasyon, girişimciler, yatırımcılar, teknoloji liderleri ve kamu temsilcileri için önemli bir buluşma platformu sunuyor.</p><p>Dünyanın dört bir yanından katılımcıları ağırlayan London Tech Week, girişimlerin global ölçekte görünürlük kazanmasına, yatırımcılarla doğrudan temas kurmasına ve uluslararası pazarlara açılmasına olanak sağlarken, teknoloji alanında geleceği şekillendirecek iş birliklerinin geliştirilmesine de zemin hazırlıyor. Fuar kapsamında İTÜ ARI Teknokent ve girişimleri, Startup Alley’de yer alan S70-05 numaralı stantta ziyaretçilerle bir araya geliyor.</p><p>“Girişimlerimizin Doğru Yatırımcılarla Buluşmalarını Destekliyoruz”</p><p>İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş, Avrupa’nın en büyük teknoloji ve inovasyon etkinliklerinden biri olan London Tech Week’te İTÜ ARI Teknokent ekosisteminden 9 firma ve girişimin girişimin yer aldığını belirterek uluslararasılaşmanın girişimcilik stratejilerinin merkezinde bulunduğunu vurguladı. Dikbaş, “Girişimlerimizin global pazarlarda daha güçlü konumlanabilmeleri için yalnızca teknoloji geliştirmelerini değil, aynı zamanda doğru yatırımcılar, iş ortakları ve müşterilerle buluşmalarını da destekliyoruz. Bu kapsamda yürüttüğümüz programlar; girişimcilerimize yeni pazarlara açılma, uluslararası ağlara dahil olma ve global iş birlikleri geliştirme fırsatları sunuyor” dedi.&nbsp;</p><p>London Tech Week gibi dünya çapında ses getiren organizasyonların girişimler için sadece ürün ve teknolojilerini sergileyebilecekleri alanlar değil; aynı zamanda yatırım görüşmeleri gerçekleştirebildikleri, stratejik ortaklıklar kurabildikleri ve küresel görünürlük elde edebildikleri önemli buluşma noktaları niteliği taşıdığını belirten Prof. Dr. Dikbaş, kendilerinin de girişimcilerinin bu fırsatlardan en üst düzeyde yararlanabilmesi için kapsamlı destek mekanizmaları oluşturduklarını belirtti. “Önümüzdeki dönemde de uluslararası etkinlikler, sektörel programlar, keşif kampları ve iş geliştirme faaliyetleriyle girişimlerimizin küresel başarılarını artırmayı hedefliyoruz” diyen Prof. Dr. Dikbaş, Türkiye’nin teknoloji ve inovasyon ekosistemini daha ileri taşımak, yerli girişimlerin dünya sahnesindeki etkisini büyütmek ve yeni başarı hikâyelerinin ortaya çıkmasına katkı sağlamak için çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti.&nbsp;</p><p>London Tech Week'e Katılan İTÜ ARI Teknokent Girişimleri</p><p>1.	ALTAY Havacılık ve Uzay Teknolojileri: İnsanlı ve insansız platformlar için otonomi ve yapay zekâ odaklı uçuş kritik sistemler geliştiren bir Ar-Ge ve mühendislik şirketidir.</p><p>2.	Arya AI: Karar zekâsı platformuyla işletmelerin planlama, tahminleme, optimizasyon ve operasyonel otomasyon süreçlerini yapay zekâ destekli şekilde yönetmelerini sağlar.</p><p>3.	Bomensoft: Yapay zekâ, nesnelerin interneti ve görüntü işleme teknolojileriyle kurumların verimliliğini artıran yenilikçi yazılım ve dijital dönüşüm çözümleri geliştirir.</p><p>4.	Bulut Klinik: Klinik ve sağlık kuruluşlarının operasyonlarını, hasta süreçlerini ve dijital sağlık hizmetlerini tek platform üzerinden yönetmesini sağlayan bulut tabanlı bir sağlık teknolojileri platformudur.</p><p>5.	EGN POWER: Yenilenebilir enerji santralleri için yapay zekâ destekli optimizasyon ve kestirimci bakım çözümleri geliştirerek üretim verimliliğini artırır.</p><p>6.	Elaves: 0-3 yaş arası çocukların bilişsel ve dil gelişimini destekleyen ekransız akıllı oyuncaklar ve ebeveyn uygulamaları geliştiren eğitim teknolojileri girişimidir.</p><p>7.	MediSense AI: Yapay zekâ algoritmalarıyla prostat kanserinin erken teşhisini hızlandırmayı ve tanı süreçlerini daha güvenilir hale getirmeyi amaçlayan bir sağlık teknolojileri girişimidir.</p><p>8.	Synaps AI: Yapay zekâ destekli işe alım ve çalışan deneyimi çözümleriyle şirketlerin yetenek yönetimi süreçlerini daha hızlı, verimli ve objektif hale getiren bir İK teknolojileri platformudur.</p><p>9.	Yanhak: Şirketlerin çalışan yan haklarını dijital olarak yönetmelerini ve çalışanlarına esnek fayda seçenekleri sunmalarını sağlayan bir çalışan deneyimi ve yan haklar platformudur.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Promake, 212 liderliğinde 4 milyon dolar yatırım aldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/promake-212-liderliginde-4-milyon-dolar-yatirim-aldi-6824/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/promake-212-liderliginde-4-milyon-dolar-yatirim-aldi-6824/</id>
<published><![CDATA[2026-06-11T07:41:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-11T07:41:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8B3728-532C14-94E721-343FCB-210699-FDD7B0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şubat ayında ürününü küresel kullanıma açan yapay zekâ girişimi Promake, yaklaşık dört ay içinde yeni yatırım turunu tamamlayarak, toplam 4 milyon dolar yatırım aldı. Türkiye’nin öncü girişim sermayesi fonu 212’nin liderlik ettiği yatırım turuna Ak Portföy GSYF, Arya VC, Gelecek Etki Fonu, JIMCO Jameel ailesinin global yatırım kolu ve Maxis Ventures katıldı. Promake aldığı yatırımla; ürününü farklı pazarlara taşımayı, yapay zekâ altyapısını güçlendirmeyi, ekibini büyütmeyi ve küçük işletmeler için iş kurma ile yönetim süreçlerini uçtan uca kapsayan yeni ürün katmanları geliştirmeyi planlıyor.</p><p>Promake, yapay zekâyı küçük işletmeler için yeni bir teknoloji olmaktan çıkarıp günlük iş akışlarının doğal bir parçası haline getiriyor. İşletmelerin dijitalleşme ihtiyacına odaklanan platform, web sitesi, alan adı, e-posta, e-ticaret altyapısı, ödeme sistemleri ve dijital reklamların tek sohbet ekranı üzerinden, sade bir akış içinde kurulmasını ve yönetilmesini sağlıyor. Kullanıcılar, klasik yazılımlardaki teknik detayları ve yönetim panellerini öğrenmek zorunda kalmıyor; ürün ekleme, kampanya oluşturma, sayfa güncelleme ve ödeme alma gibi işlemleri sistemle konuşarak yapabiliyor. Promake böylece bir yazılım değil, işletmenin yanında çalışan “dijital ekip arkadaşı” olarak konumlanıyor.</p><p>Dünya genelindeki 500 milyondan fazla KOBİ için ürününü geliştiren Promake, uzun vadede, küçük işletmelerin büyük şirketlere benzer dijital kapasiteye erişmesini sağlayan yapay zekâ tabanlı iş yönetimi platformu olmayı hedefliyor.</p><p>Hedef 500 milyondan fazla KOBİ’nin büyük şirketlerle yarışan dijital kapasiteye erişmesi</p><p>Promake Kurucu Ortağı ve CEO’su Emre Tekin, konuyla ilgili şöyle konuştu: “Tamamladığımız yeni yatırım turuyla birlikte, küçük işletmelerin iş kurma ve yönetme süreçlerini yapay zekâyla uçtan uca yeniden tanımlayan vizyonumuzu küresel ölçekte daha hızlı hayata geçiriyoruz. Amacımız yalnızca ürünü farklı pazarlara açmak değil; işletmelerin dijitalleşme biçimini temelden değiştirmek. Bu doğrultuda yapay zekâ omurgasını derinleştiriyor, ürünümüze iş kurma sonrası süreçleri de kapsayan yeni katmanlar ekliyoruz. Ekip ve altyapı yatırımlarımızı güçlendirerek ölçeklenebilir bir küresel büyüme dönemine giriyoruz. Uzun vadeli hedefimiz; 500 milyondan fazla KOBİ’nin tek bir sohbet ekranı üzerinden büyük şirketlerle aynı seviyede operasyon yürütebildiği yeni nesil bir küresel platform inşa etmek.”</p><p>Yapay zekâyla işletme yönetiminde yeni dönem başlatıyor</p><p>212 Bölgesel Fon Ortağı Kıvanç Aydın, konuyla ilgili şunları söyledi: “Promake’e yaptığımız yatırımla, yapay zekâ üzerine inşa edilmiş ve küresel ölçekte güçlü büyüme potansiyeli taşıyan bir girişimi portföyümüze kattık. Yatırımımızın temelinde, dünya genelindeki milyonlarca işletme için dijitalleşmeyi teknik bir proje olmaktan çıkarıp, doğal dil komutlarıyla yönetilebilen bütüncül bir operasyon modeline dönüştürmeleri yer alıyor. Promake, işletmeleri yalnızca dijital ortama taşıyan değil; yapay zekâyla operasyonlarını yöneten, büyüten ve sürekli geliştiren bir platform sunuyor. Bu yaklaşımın, tek bir kişinin dahi küresel ölçekte rekabet edebilen işletmeler kurabildiği yeni bir dönemin kapısını araladığına inanıyoruz. Emre, Eren, Evren ve Dinçer’in bu vizyonu hayata geçirebilecek güçlü bir ekip olduğunu düşünüyor, bu yolculuklarında yanlarında olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.”</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Webrazzi Summit 2026'nın ilk konuşmacıları açıklandı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/webrazzi-summit-2026nin-ilk-konusmacilari-aciklandi-2211/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/webrazzi-summit-2026nin-ilk-konusmacilari-aciklandi-2211/</id>
<published><![CDATA[2026-06-10T17:04:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-10T17:04:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8EC330-2C6CE3-BA86A3-013F65-169FE1-C34FFD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bu yıl Webrazzi'nin 20. yılında düzenlenecek olan Webrazzi Summit 2026, 21 Ekim tarihinde Wyndham Grand İstanbul Levent'te gerçekleşecek. Teknoloji ve girişimcilik ekosisteminin en önemli buluşma noktalarından biri olan etkinlik; yapay zeka, yatırım ekosistemi, girişimcilik, fintech, dijital dönüşüm, içerik ekonomisi ve geleceğin teknolojileri gibi başlıklarda sektörün gündemini belirleyen isimleri sahnesinde ağırlayacak.</p><p></p><p>İş Dünyasının Geleceği Webrazzi Summit 2026’da Masaya Yatırılıyor</p><p></p><p>Her yıl olduğu gibi bu yıl da binlerce katılımcıyı ağırlamaya hazırlanan Webrazzi Summit, yapay zekadan girişim sermayesine, fintech'ten dijital pazarlamaya, sürdürülebilirlikten şirketlerin dönüşümünü şekillendiren yeni teknolojilere kadar iş dünyasının gündemindeki en önemli başlıkları masaya yatıracak. Gün boyunca farklı sahnelerde gerçekleşecek paneller, sunumlar ve workshop'lar sayesinde katılımcılar hem sektörün güncel dinamiklerini yakından takip edecek hem de geleceği şekillendiren fikirlerle buluşma fırsatı yakalayacak.</p><p></p><p>İlk Konuşmacılar Açıklandı</p><p>Webrazzi Summit 2026'nın ilk tur konuşmacıları arasında girişimcilik, yatırım, teknoloji ve yapay zeka alanlarında önemli çalışmalara imza atan isimler yer alıyor:</p><p></p><p>•	Aslı Kurul Türkmen Endeavor Türkiye Genel Sekreter</p><p>•	Baturay Kaya – Partner, Bek Ventures</p><p>•	Burcu Ağma – Kurucu Ortak, Connectmind AI</p><p>•	Can Değer – Sr. Security Solution Engineer EU North, Microsoft</p><p>•	Cem Aracı – Yönetim Danışmanlığı Hizmetleri Lideri, PwC Türkiye</p><p>•	Cem Özkaynak – Kurucu, CreatorStation</p><p>•	Cenk Bayrakdar – Kurucu Ortak ve Yönetici Direktör, Revo Capital</p><p>•	Didem Altop – Partner, Treeo VC</p><p>•	Enis Hulli – Partner, e2vc</p><p>•	Evren Çelik – Equity Partner, Greymore</p><p>•	Fethi Sabancı Kamışlı – Kurucu, ESAS Ventures &amp; Formus Capital</p><p>•	Merve Özkaynak – İçerik Üreticisi ve Dijital Girişimci</p><p>•	Nevzat Aydın – Kurucu, NA Kapital</p><p>•	Prof. Dr. Derya Unutmaz – Profesör, Jackson Laboratory</p><p>•	Rina Onur Şirinoğlu – Kurucu Ortak / CEO, Spyke Games</p><p>•	Yüce Zerey – Yapay Zeka, Pazarlama ve Büyüme Uzmanı</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye, yapay zeka kullanımını en hızlı artıran ülkeler arasında</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-yapay-zeka-kullanimini-en-hizli-artiran-ulkeler-arasinda--9649/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-yapay-zeka-kullanimini-en-hizli-artiran-ulkeler-arasinda--9649/</id>
<published><![CDATA[2026-06-10T16:58:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-10T16:58:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_82E8C6-A5CD53-4495F9-6BAEB9-601E59-CD0C16.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Microsoft ile AI Economy Institute’un iş birliğinde hazırlanan 2026 Global AI Diffusion Raporu (Global Yapay Zekâ Yayılım Raporu) yapay zekânın dünya genelinde en hızlı yayılan genel amaçlı teknolojilerden biri haline geldiğini ortaya koyuyor. Rapora göre, 2026’nın ilk çeyreği itibarıyla dünya genelinde çalışan nüfusun %17,8’i yapay zekâ araçlarını aktif olarak kullanıyor. Bu oran, bir önceki çeyreğe kıyasla 1,5 puanlık bir artışa işaret ediyor.</p><p>Yapay zekânın benimsemesindeki bu artış yalnızca kullanıcı sayısındaki yükselişle sınırlı kalmıyor; kullanımın yoğunluğu da özellikle yüksek performans gösteren ekonomilerde dikkat çekici biçimde artıyor. Bugün itibarıyla 26 ülkede, çalışan nüfusun %30’undan fazlasının yapay zekâ araçlarını düzenli olarak kullandığı belirtiliyor.</p><p>Kuzey ve güney yarımküre arasındaki fark açılıyor&nbsp;</p><p>Raporda yer alan Microsoft Ulusal Yapay Zekâ Liderlik Tablosu, ülkelerin yapay zekâ yayılımındaki konumlarını ortaya koyuyor. Birleşik Arap Emirlikleri, %70,1’lik kullanım oranıyla küresel liderliğini sürdürürken; Amerika Birleşik Devletleri’nin de %31,3’lük bir oranla uzun bir sürenin ardından sıralamada yukarı yönlü bir hareket kaydederek 24. sıradan 21’inci sıraya yükseldiği görülüyor.</p><p>Asya bölgesi ise, güçlü dijital altyapısı, veri merkezlerine yapılan yatırımlar, yerel dil desteklerindeki gelişmeler ve hızla artan tüketici kullanımı sayesinde küresel büyümenin merkezine yerleşiyor. Rapora göre, Asya’daki birçok ekonominin hem kullanıcı sayısı hem de kullanım yoğunluğu açısından küresel ortalamanın üzerinde bir ivme yakaladığı gözlemleniyor.</p><p></p><p></p><p>&nbsp;</p><p>Türkiye %30’luk büyüme hızıyla dikkat çekiyor</p><p>Asya, küresel büyümenin motoru konumuna gelirken; Türkiye de yapay zekâ kullanımını en hızlı artıran ülkeler arasında yer alıyor. Yapay zekânın yaygın kullanımında %30’luk bir artış kaydeden Türkiye’nin özellikle genç ve dijital yetkinliği yüksek nüfusu, büyüyen geliştirici (developer) ekosistemi ve artan kurumsal farkındalık sayesinde güçlü bir ivme yakalayan pazarlar arasında ön plana çıktığı belirtiliyor. Türkiye örneği, yapay zekânın yalnızca ileri düzey dijital ekonomilerde değil; doğru altyapı, yetkinlik ve ekosistem yatırımlarını yapan farklı pazarlarda da hızla ölçeklenebileceğini ortaya koyması bakımından önem arz ediyor.</p><p>Deneyden günlük kullanıma geçiş: Yapay zekânın yeni fazı</p><p>Rapor, yapay zekânın küresel ölçekte bir “deney” olmaktan çıkarak, günlük iş yapış şekillerini dönüştüren pratik bir araç haline geldiğini kanıtlıyor. Bu dönüşümün en net hissedildiği alanlardan biri ise yazılım geliştirme. Rapora göre, yapay zekâ destekli kodlama araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte GitHub üzerindeki kod yüklemeleri (Git pushes), dünya genelinde yıl bazında %80 oranında arttı. Bu artış, yapay zekânın üretkenliği, hızlanmayı ve daha çevik geliştirme süreçlerini nasıl mümkün kıldığını somut verilerle ortaya koyuyor.</p><p>Kapsayıcı ve sorumlu büyüme ihtiyacı</p><p>Raporda ayrıca, yapay zekânın benimsemesi konusundaki küresel eşitsizliklere de dikkat çekiliyor. Yüksek gelirli bölgelerde benimseme hızla artarken, altyapı ve dijital becerilere erişimdeki farklar globalde kuzey ve güney yarımküre arasındaki açığı büyütüyor. Uzmanlar, yapay zekânın sunduğu fırsatların daha adil şekilde yayılabilmesi için temel dijital altyapı yatırımlarının artırılmasının, dijital ve yapay zeka becerilerin geliştirilmesinin ve yerel dil ve kapsayıcı yapay zekâ çözümlerinin desteklenmesinin gerekliliğine vurgu yapıyor.</p><p>Microsoft olarak bu dönüşüm sürecinde yapay zekâyı erişilebilir, sorumlu ve güvenilir bir şekilde yaygınlaştırmayı hedeflediklerini belirten Microsoft Genel Müdürü Levent Özbilgin, ““Yapay zekâ ile birlikte yeni bir dönemin kapılarını aralıyoruz. İnsanlar artık Microsoft Copilot ve Cowork gibi günlük iş akışlarının içine entegre edilen yapay zekâ asistanlarıyla ve kendi geliştirdikleri ajanlarla neler başarabileceklerini her geçen gün daha net keşfediyor. Yapay zekâ yalnızca zaman kazandırmakla kalmıyor; aynı zamanda ilham veren yeni fikirler sunuyor, yaratıcılığı güçlendiriyor ve her alanda güçlü bir destek sağlayarak iş hayatımızı daha verimli, daha keyifli ve daha etkili hale getiriyor. Bu rapor, ülkelerin kısa sürede kat ettiği ilerlemeyi görünür kılması ve gelişimi karşılaştırmalı olarak ortaya koyması açısından son derece değerli bir rehber niteliği taşıyor. Microsoft Türkiye olarak bireyler, kurumlar ve toplum için uzun vadeli ve sürdürülebilir değer yaratma hedefiyle ilerlerken, Türkiye’nin %30’luk yükselişine tanıklık etmek bizler için büyük bir gurur ve ilham kaynağı.” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bilgi ve iletişim teknolojileri sektörünün büyüklüğü 2,1 trilyona ulaştı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bilgi-ve-iletisim-teknolojileri-sektorunun-buyuklugu-21-trilyona-ulasti-6935/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bilgi-ve-iletisim-teknolojileri-sektorunun-buyuklugu-21-trilyona-ulasti-6935/</id>
<published><![CDATA[2026-06-10T10:16:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-10T10:16:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FD05FF-FE11F9-F1B405-EA027C-7B2265-48A820.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD), 2025 yılı “Bilgi ve İletişim Teknoloji Sektörü Pazar Verileri”ni açıkladı. Açılış konuşmalarını TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tombalak’ın yaptığı toplantıda, Deloitte Teknoloji ve Dönüşüm Hizmetleri Lideri Hakan Göl, 2025 raporunun sonuçlarını paylaştı.&nbsp;&nbsp;</p><p></p><p>2025 yılında raporda 13 bin 186 şirketin verisi yer aldı. Rapora göre Türkiye Bilgi ve İletişim pazarı büyüklüğü 2025 yılında TL bazında bir önceki yıla kıyasla yüzde 77 oranında büyüyerek 2 trilyon 129,3 milyar TL’ye ulaştı. Sektörün dolar bazındaki büyüklüğü ise yüzde 47’lik artışla 53,8 milyar dolara çıktı. Enflasyondan arındırılmış (reel) büyüme incelendiğinde, TL bazında yüzde 42,6, dolar bazında yüzde 35 büyüme gözlemlendi. 2021-2025 yılları arasında sektörün TL bazındaki yıllık ortalama büyümesi yüzde 68 civarında seyretti.&nbsp;</p><p></p><p>Alt kategoriler&nbsp;</p><p>Toplam sektör büyüklüğünü oluşturan iki ana unsura bakıldığında; Bilgi Teknolojileri, 2021–2025 döneminde sürdürülebilir bir büyüme ivmesi göstererek sektör büyümesinin temel itici gücü haline geldi.</p><p></p><p>Bir önceki yıla göre yüzde 85 büyüyen bilgi teknolojileri, 2025 yılında 1.261,5 milyar TL’ye ulaşırken; iletişim teknolojileri ise yüzde 67 büyüyerek 867,6 milyar TL’ye çıktı. Dolar bazında ise Bilgi teknolojileri yüzde 53 büyüyerek 31,9 milyar dolara yükselirken, iletişim teknolojileri ise yüzde 38 büyüyerek 21,9 milyar dolara ulaştı.&nbsp;</p><p></p><p>Bilgi Teknolojileri Donanım kategorisi yüzde 27 büyüyerek 293 milyar TL seviyesine çıkarken, Yazılım yüzde 124 büyüyerek 760,9 milyar TL oldu. Bilgi Teknolojileri Hizmet ise yüzde 83 büyüyerek 207,6 milyar TL’ye ulaştı. İletişim Teknolojileri Elektronik Haberleşme kategorisi yüzde 112 büyüyerek 620,2 milyar TL’ye, Donanım kategorisi ise yüzde 9 büyüyerek 247,4 milyar TL’ye çıktı.</p><p></p><p>Teknoloji Geliştirme Bölgeleri&nbsp;&nbsp;</p><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yayınlanan istatistikler baz alındığında 2024-2025 yılları arasında teknokent sayısının yüzde 8,6 artarak 114’e çıktığı ve şirket sayısının yüzde 12,5 oranında artarak 12 bin 996’ya geldiği görüldü. Teknoloji geliştirme bölgelerinde çalışan kişi sayısı yüzde 10,1 artışla 130 bin 490 kişiye ulaştı. Teknokentlerin toplam cirosu yüzde 98,6 büyüme ile 371,5 milyar TL’den 738 milyar TL’ye çıktı. Cirodaki artışla birlikte yüzde 74,4’lük artış oranıyla toplam ihracat 98,6 milyar TL’den 172 milyar TL’ye yükseldi.</p><p></p><p>İhracat&nbsp;</p><p>2025 yılında toplam ihracatta yüzde 76’lık büyüme gözlendi ve 195,8 milyar TL’ye ulaştı. Toplam ihracat içerisindeki en büyük payı Bilgi Teknolojileri Yazılım kategorisi aldı. BT Yazılım ihracatı yüzde 72 oranında büyüyerek 177,9 milyar TL tutara ulaştı. Sektörün toplam ihracatı 2021-2025 yılları arasında dolar bazında yıllık ortalama yüzde 26 büyüyerek, 4,95 milyar dolar seviyesine çıktı.</p><p></p><p>İstihdam&nbsp;</p><p>Sektörün toplam istihdamı yüzde 17’lik büyümeyle 2025 yılında 289 bin kişiye ulaştı. Kadın çalışan sayısı 2024 yılına göre 7 puan artışla yüzde 33’e ulaştı. Bu veri, BİT sektöründe çalışan her üç kişiden birisinin kadın olduğunu ortaya koyuyor.</p><p></p><p>TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tombalak, “2025 yılı verileri, Türkiye teknoloji sektörünün ölçek, yetkinlik ve küresel rekabet gücü açısından önemli bir eşiği geride bıraktığını gösteriyor. Bilgi ve İletişim Teknolojileri sektörümüz 2,1 trilyon TL büyüklüğe ulaşırken, ekonomimiz içindeki payını yüzde 3,38 seviyesine yükseltti. Son beş yılda yaklaşık 2,5 kat artan ihracatımız 5 milyar dolar seviyesine yaklaşırken, teknokent şirketlerimizin dolar bazında yüzde 65 büyümesi ve yazılımın sektör içindeki payının yüzde 60'a ulaşması, Türkiye'nin yüksek katma değerli teknoloji üretiminde yeni bir döneme girdiğini ortaya koyuyor. Bugün artık yalnızca teknolojiyi kullanan değil; geliştiren, ihraç eden ve küresel ölçekte rekabet eden bir Türkiye'den söz ediyoruz. Türkiye'nin küresel BİT pazarından aldığı payın yüzde 0,97 seviyesine yükselmesi ve 53,8 milyar dolarlık pazar büyüklüğünün bölgesel ekonomik ağırlığımızla uyumlu bir görünüm sergilemesi, ülkemizin teknoloji ekosisteminin ulaştığı ölçeği ve olgunluğu ortaya koymaktadır. Türkiye'nin geleceği için teknoloji, teknolojinin geleceği için ise güçlü bir ekosistem gereklidir. Güçlü insan kaynağımız, girişimcilik kapasitemiz ve gelişen teknoloji ekosistemimizle Türkiye'nin bölgesinin en güvenli, en yetkin ve en ölçekli teknoloji merkezi olduğuna inanıyoruz. Kamu, özel sektör, girişimler ve akademinin birlikte değer ürettiği ekosistem ekonomisi, Teknolojiyle Güçlenen Türkiye vizyonunun temelini oluşturmaktadır. Odaklandığımız, birleştiğimiz ve birlikte etki yarattığımız ölçüde ülkemizin teknoloji alanındaki küresel konumunu daha da güçlendireceğimize inanıyoruz” dedi.</p><p></p><p>Raporda öne çıkanlar</p><p></p><p>•	Türkiye BİT sektörü 2 trilyon TL eşiğini aşarak ekonomideki stratejik konumunu güçlendirdi: Türkiye BİT sektörü, 2025 yılında TL bazında %77 büyüyerek 2,1 trilyon TL büyüklüğe ulaşırken, sektörün GSYİH (Gayrisafi Yurtiçi Hasıla) içerisindeki payı %2,77’den %3,38’e yükselmiştir. Bu görünüm, dijital ekonominin Türkiye ekonomisindeki ağırlığının arttığına işaret etmektedir.</p><p>•	Reel büyüme verileri sektörün sürdürülebilir büyüme eğilimini doğruluyor: Enflasyondan arındırılmış veriler incelendiğinde, sektörün son beş yılda TL bazında yıllık ortalama %12, dolar bazında ise %11 reel büyüme kaydettiği görülmektedir. Bu durum büyümenin yalnızca fiyat etkisinden değil, gerçek hacim artışından kaynaklandığını göstermektedir.</p><p>•	Sektör büyümesinin ana taşıyıcısı yazılım segmenti oldu: 2025 yılında BT-Yazılım segmenti geçen yıla kıyasla TL bazında %124, dolar bazında ise %86 büyüme kaydetmiştir. Yazılımın toplam BT pazarı içindeki payının 2024 yılına kıyasla %50’den %60’a yükselmesi sektör kompozisyonundaki dönüşüm olasılığına işaret etmektedir.</p><p>•	Teknokent ekosistemi sektörel büyümenin itici gücü konumunda: Teknokent şirketlerinin toplam cirolarılarının 2025 yılında dolar bazında yaklaşık %65, ihracatlarının ise %45 arttığı tespit edilmiştir. Bu durum, teknokent ekosisteminin yüksek katma değerli teknoloji üretiminin ve ihracatının itici güçlerinden birisi olduğunu göstermektedir.</p><p>•	BİT ihracatı son beş yılda yaklaşık 2,5 kat büyüdü: 2021 yılında yaklaşık 2 milyar dolar seviyesinde olan sektör ihracatı, 2025 yılında yaklaşık 5 milyar dolara ulaşmıştır. Bu performans, sektörün büyümesinin yalnızca iç talep kaynaklı olmadığını, aynı zamanda ülkemizdeki BİT sektörü oyuncularının küresel pazarlarda da ölçeklenebildiğini göstermektedir.</p><p>•	Türkiye'nin teknoloji ihracatı yazılım ağırlıklı bir yapıya evriliyor: 2025 yılında gerçekleştirilen yaklaşık 196 milyar TL’lik (4,95 milyar USD) BİT ihracatının %90’ından fazlası BT-Yazılım segmentinden gelmiştir. Bu görünüm, Türkiye'nin uluslararası pazarlarda bilgi yoğun ve yüksek katma değerli alanlarda rekabet gücü oluşturduğunu göstermektedir.</p><p>•	Türkiye'nin küresel BİT pazarından aldığı pay geçen yıla kıyasla artış gösterdi: Türkiye'nin küresel BİT pazarından aldığı pay %0,72’den %0,97’ye yükselmiştir. Bu artış, Türkiye'nin yalnızca iç pazarda değil, küresel teknoloji ekosistemi içerisinde de daha görünür ve rekabetçi bir konuma geldiğini göstermektedir.</p><p>•	Türkiye'nin teknoloji büyümesi istihdam yaratmaya devam ediyor: Sektörde çalışan sayısı 289 bine ulaşırken, çalışanların yaklaşık %80'i bilgi teknolojileri alanında görev yapmaktadır. Kadın çalışan sayısındaki 7 puanlık artışla birlikte, toplam istihdam içindeki kadın oranı %33 olarak gerçekleşmiştir. Bir başka ifadeyle, BİT sektöründe çalışan her 3 kişiden birisi kadındır.</p><p>•	Şirketler yapay zekayı stratejik bir dönüşüm aracı olarak konumlandırıyor: Şirketlerin %90'ının yapay zekayı iş süreçlerinde aktif olarak kullanması veya değerlendirme sürecinde olması, sektörün yapay zeka benimsenme seviyesinin kritik bir olgunluk eşiğini aşmış olduğunu göstermektedir.</p><p>•	Yapay zeka yatırımlarında ilk kazanımlar verimlilik odaklı şekilleniyor: Katılımcılar, yapay zeka uygulamalarının ve bu alanda yaptıkları harcamaların en güçlü etkisini operasyonel süreçler ve çalışan üretkenliği üzerinde gözlemlerken, gelecek beklentileri de aynı değer alanlarına odaklanmaktadır.</p><p>•	“Türkiye’nin BİT pazar büyüklüğü, bölgesel ekonomik ağırlığı ile uyumlu bir görünüm sergilemektedir: Türkiye’nin MENA (Orta Doğu ve Kuzey Afrika) bölgesi GSYİH’si içerisindeki %33,8’lik payı esas alındığında, bölgenin 154 milyar dolarlık 2025 BİT pazarından alması beklenen pay yaklaşık 52 milyar dolar seviyesindedir. Çalışmamız kapsamında hesaplanan 53,8 milyar dolarlık Türkiye BİT pazar büyüklüğü bu referans değere yakın olup, tahminlenen sektör büyüklüğünün uluslararası çalışmalarla uyumlu olduğuna işaret etmektedir.”&nbsp; - Kaynak: IMF, Gartner</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">HP Scuderia Ferrari yapay zekâ bilgisayarı tanıtıldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hp-scuderia-ferrari-yapay-zeka-bilgisayari-tanitildi-2111/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hp-scuderia-ferrari-yapay-zeka-bilgisayari-tanitildi-2111/</id>
<published><![CDATA[2026-06-07T02:46:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-07T02:46:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FB050E-6F497D-3B7D44-7948B5-B3A588-CD0357.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İki dev markanın iş birliğiyle üretilen HP Limited Edition Scuderia Ferrari AI PC, süper otomobillerin ruhunu modern yapay zekâ teknolojileriyle buluşturuyor. Sınırlı sayıda meraklılarına sunulacak olan bu özel bilgisayar, lüks tasarımı kadar güçlü donanım bileşenleriyle de dikkatleri üzerine çekiyor.</p><p>Geliştirme süreci yaklaşık iki yıl süren bu özel model, Ferrari'nin efsanevi Rosso Magma kırmızısı rengine sahip CNC alüminyum gövdeyle şekilleniyor. Cihazın alt panelinde karbon fiber ve dayanıklı Corning Gorilla Glass malzemelerinin birleşimi tercih edilirken, şeffaf bırakılan bölümler sayesinde görülebilen soğutma sistemi doğrudan süper spor otomobillerin motor mimarisine gönderme yapıyor. Dokunulduğu anda aydınlanan hassas dokunmatik yüzey ise bilgisayarın premium hissini tamamlayan bir diğer estetik detay olarak öne çıkıyor.</p><p>HP Limited Edition Scuderia Ferrari AI PC, performans tarafında Intel Core Ultra X7 358H işlemcisinden ve grafik yükünü üstlenen Intel Arc B390 ekran kartından güç alıyor. Yapay zekâ iş yüklerinde ve agentic iş akışlarında 180 TOPS seviyesine kadar yüksek bir performans vadeden sistem, akıcı ve güçlü bir bilgi işlem deneyimi sunuyor. Görsel tarafta ise kullanıcılara derin kontrast ve yüksek canlılık sağlayan 3K çözünürlüklü Tandem OLED dokunmatik ekran eşlik ederken, özelleştirilebilir RGB aydınlatmalı klavye de donanım bütünlüğünü sağlıyor.</p><p>Koleksiyon değeri yüksek olan bu özel cihaz, dünya genelinde yalnızca 4.999 adetle sınırlı olacak şekilde üretilecek. Kutusundan kendine özel lüks deri taşıma kılıfıyla birlikte çıkacak olan bilgisayar, ilk etapta ABD, İngiltere, Avustralya ve belirli Avrupa pazarlarında teknoloji tutkunlarıyla buluşacak. HP ve Ferrari imzasını taşıyan bu nadide yapay zekâ bilgisayarının satış fiyatı ise 5.599 dolar olarak belirlendi. Cihaz, hem yüksek performansı hedefleyen profesyonellere hem de Ferrari tutkunu koleksiyonerlere hitap ediyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">MSI Computex 2026'da dört ödül kazandı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/msi-computex-2026da-dort-odul-kazandi-6237/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/msi-computex-2026da-dort-odul-kazandi-6237/</id>
<published><![CDATA[2026-06-07T02:44:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-07T02:44:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5134A3-F60536-79B5C9-2F0E58-06EAE5-1B43D3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>40 fazlı güç mimarisi ve çift 16pin konnektörü ile sınırları zorlayan kart, gelişmiş sıvı soğutma sistemi, tamamen bakır coldplate ve yüksek basınçlı pompasıyla yeni nesil termal mühendislik sunuyor. Üzerindeki 8 inç entegre ekran ise performans verilerini gerçek zamanlı izleme ve görsel tasarımı özelleştirme imkanı tanıyor.</p><p>Oyun ve Kapsayıcı Teknolojiler kategorisinde ödül alan amiral gemisi Titan 18 HX Dragon Edition Draco Epic, MSI’ın 40. yıl dönümü anısına sınırlı sayıda üretildi. Bilgisayar, şirketin tasarım yeteneklerinin zirvesini temsil ediyor. Yapay zeka iş istasyonları için geliştirilen MPG Ai TS Serisi PSU ise üst sınıf ekran kartlarının AI Edge ve büyük veri işleme süreçlerindeki güvenlik gereksinimlerini karşılıyor. GPU Safeguard+ teknolojisiyle konnektörlerdeki akım değerlerini ölçerek veri kayıplarını önleyen güç kaynağı, SiC MOSFET bileşenleri sayesinde yüksek yük altında sessiz çalışıyor ve çift yerleşik konnektörüyle gelecekteki donanım yükseltmelerini destekliyor.</p><p>COMPUTEX 2026 jürisi, MSI'ın oyun, yayın ve üretkenlik odaklı iki yeni klavye modelini de ödüllendirdi:</p><p>STRIKE ALLOY TMR: Yeni nesil TMR algılama teknolojisi, 8.000Hz'e kadar seçme hızı ve ultra kesin aktivasyon kontrolleri sunuyor. Çift hot-swap tasarımı ile hem mıknatıslı hem de mekanik anahtarları destekliyor.</p><p>STRIKE NEXUS: Mıknatıslı tasarımıyla kolayca takılıp çıkarılabilen 4.3 inç dokunmatik ekran ve harici M.2 SSD genişleme yuvasıyla geliyor. Tek bir USB-C bağlantısı üzerinden sistem izleme ve şifreli veri koruması sağlıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Huawei'den şirketlere uçtan uca yapay zekâ altyapısı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/huaweiden-sirketlere-uctan-uca-yapay-zeka-altyapisi-2896/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/huaweiden-sirketlere-uctan-uca-yapay-zeka-altyapisi-2896/</id>
<published><![CDATA[2026-06-07T02:43:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-07T02:43:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D6454C-1766C8-50058A-87C9BE-C3D901-50D831.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şirket, bu yeni sistemle işletmelerin dijital dönüşümlerini daha az maliyetle ve daha hızlı gerçekleştirmelerini hedefliyor. Huawei Başkan Yardımcısı ve Huawei Veri Depolama Ürün Hattı Başkanı Yuan Yuan, "Data Awakening, Infra Evolving" başlıklı bir açılış konuşması gerçekleştirdi. Yapay zekâ ajanlarının şirketlerin yeni dijital çalışanlarına dönüştüğünü belirten Yuan, bu durumun işlem yükünü görülmemiş bir hıza çıkardığını söyledi.</p><p>Huawei, yeni dönemin ihtiyaçlarına yanıt vermek için altı temel alanda destek veren kapsamlı bir altyapı çözümü geliştirdi: verinin depolanması, bilgi ve hafıza yönetimi, model kurulumu, ajan geliştirme, kaynak yönetimi ve güvenlik. Bu yeni yaklaşım, depolamadan güvenliğe kadar tüm halkaları tek bir bütün hâlinde sunarak kurumların yapay zekâ uygulamalarını daha hızlı, daha doğru ve daha ekonomik biçimde devreye almasını sağlıyor.</p><p>Yuan Yuan, yapay zekânın bugün şirketlerin çalışma biçimini kökten değiştirdiğini, ajanların ise yeni dönemin en önemli üretkenlik aracı hâline geldiğini vurguladı. Kurumların bu dönüşümü kaçırmamak için mevcut bilişim altyapılarını hızla yapay zekâya uygun hâle getirmeleri gerektiğine dikkat çeken Yuan, geleneksel sistemlerin artan veri yükünü kaldıramayacağının altını çizdi. Yuan, konuşmasında veri depolamada teknolojik yeniliğe bağlı kalan Huawei'nin, sektördeki yapay zekâ benimseme deneyimini biriktireceğini ve müşterilerin akıllı çağa yolculuğunu hızlandırmak için tüm sektörle yakın iş birliği içinde çalışacağını ifade etti.</p><p>Huawei'nin tanıttığı OceanStor Pacific depolama çözümü, oldukça küçük bir alana çok büyük miktarda veri sığdırarak şirketlerin depolama maliyetlerini düşürüyor. Şirketin DME Omni-Dataverse adlı veri yönetim platformu ise farklı kaynaklardaki ve lokasyonlardaki verileri tek noktadan izlenebilir ve yönetilebilir hâle getiriyor. Yapay zekâ uygulamalarında kullanıcıya ilk yanıtın geç verilmesi sorununa çözüm getiren yeni hafıza teknolojisi Context Memory Storage (CMS), bu süreyi yüzde 90 oranında kısaltıyor. Şirketin sunduğu yapay zekâ veri platformu sorulara verilen yanıtların doğruluğunu yüzde 30 artırırken, bilgi bankasıyla yüzde 95'in üzerinde doğru bilgi getirme oranı yakalıyor.</p><p>Huawei'nin ModelEngine çözümü, şirketlerin yeni yapay zekâ modellerini hiç kod yazmadan sistemlerine entegre etmelerini ve tek tıkla devreye almalarını sağlıyor. Çözümün akıllı kaynak yönetimi sayesinde, tek bir donanım birimi aynı anda 10 farklı işi bir arada yapabiliyor; bu da şirketlerin çok daha fazla verim almasına olanak tanıyor. Yapay zekâ sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte artan veri güvenliği risklerine karşı da önlem alan Huawei, yapay zekâ araçlarının kötüye kullanılması, yanlış veri besleyerek sistemlerin zehirlenmesi ya da fidye yazılımı saldırıları gibi tehditlere karşı sunduğu çözümle yapay zekâ verisini uçtan uca koruma sistemiyle güvence altına alıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Samsung Your Companion to AI Living kampanyasını başlatıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/samsung-your-companion-to-ai-living-kampanyasini-baslatiyor-6580/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/samsung-your-companion-to-ai-living-kampanyasini-baslatiyor-6580/</id>
<published><![CDATA[2026-06-07T02:41:00+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-07T02:41:00+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FF1702-717F29-7BD01C-594C40-A74441-8E475E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>CES 2026 kapsamındaki etkinlikte tanıtılan kampanya, şirketin yapay zeka inovasyonlarına yönelik vizyonunu yansıtıyor. Çalışma; yapay zeka teknolojisinin ve bağlantılı ürün ile hizmetlerin günlük yaşama nasıl sorunsuz bir şekilde entegre olduğunu, kullanıcıların ihtiyaçlarını önceden tahmin eden yeni bir yaşam tarzı sunduğunu öne çıkarıyor. Samsung Electronics Global Marka Merkezi Başkanı Stephanie Choi, bu kampanya aracılığıyla ürün ve hizmetlerin, kullanıcıların ihtiyaçlarını proaktif şekilde anlayarak en çok ihtiyaç duyulan anlarda nasıl bir yaşam arkadaşı haline gelebileceğini göstermeyi amaçladıklarını belirtti. Kampanya; sağlık, aile ve evcil hayvan bakımına odaklanan, mizahi unsurlar barındıran üç videoluk bir seriden oluşuyor.&nbsp; Sağlıklı yaşam bilincine sahip kullanıcılar için Galaxy Watch8 ve Samsung Health uygulaması üzerinden sunulan Antioksidan Endeksi'nin, zindelik durumunu kontrol etmeye ve kişiselleştirilmiş öğün önerileri almaya nasıl yardımcı olduğu anlatılıyor. Mutfakta kolaylık arayanlar için Bespoke AI buzdolabındaki AI Food Manager özelliği malzeme yönetimini basitleştirip tarif önerileri sunuyor. Evcil hayvan sahipleri için SmartThings uygulamasındaki Pet Care entegrasyonu, köpek yürüyüş rotalarını ayrıntılı kaydederken; aileler için Galaxy telefonlardaki Arama Tarama özelliği yaşlı aile üyelerini sesli kimlik avı girişimlerinden koruyor. </p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Acer yeni Veriton bilgisayarlarını tanıttı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/acer-yeni-veriton-bilgisayarlarini-tanitti-8561/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/acer-yeni-veriton-bilgisayarlarini-tanitti-8561/</id>
<published><![CDATA[2026-06-07T02:39:32+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-07T02:39:32+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BBF646-F06AAA-FB694A-32C8A5-9217FA-5BFAEC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Geliştiriciler ve yaratıcı profesyoneller için tasarlanmış bir Windows 11 Copilot+ bilgisayarı olan Veriton RA110, AMD Radeon&trade; 8060S Grafik Kartına sahip AMD Ryzen&trade; AI Max+ 395 işlemciyle destekleniyor. Sistem, en zorlu uygulamaların üstesinden gelmek için 200 milyara kadar parametreden oluşan yapay zeka modellerini destekleyerek 126 TOPS’a kadar çalıştırma kapasitesi sunuyor. Kompakt form faktöründe 128 GB’a kadar LPDDR5X bellek ve 2 TB’a kadar SSD barındıran model; Wi-Fi 7, Bluetooth 5.4 ve USB 4 Type-C bağlantılarıyla kesintisiz veri aktarımı sağlıyor.</p><p>Cihaz, model geliştirme için özel olarak tasarlanmış Acer Sense Pro AI DevOps kontrol panelini içeriyor. Bu platform, Token per Second (TPS) ve Time to First Token (TTFT) gibi metrikleri görselleştirirken; profesyonel bir arayüz aracılığıyla CPU, GPU, depolama ve belleği takip etme imkanı sunuyor.&nbsp;</p><p>Kompakt yapılarıyla ofis iş istasyonları ve eğitim kurumları için uygun olan her iki model de Intel Core Ultra 2 Serisi işlemcilerden güç alıyor. Veriton Vero 6000 Mini, kurumsal düzeyde güvenlik için ekstra Intel vPro platform seçenekleri de sunuyor. 64 GB’a kadar DDR5 bellek ve 2 TB’a kadar SSD depolamayı destekleyen bu cihazlar, VESA montaj desteğiyle yerden tasarruf için monitör arkasına gizlenebiliyor.</p><p>Yerleşik TPM 2.0 yongasına sahip bilgisayarlar, Acer Office Manager ve ProShield Plus gibi eksiksiz yönetim araçlarıyla korunuyor. EPEAT Gold ve TCO sertifikalarına sahip olan seride, tüketici sonrası geri dönüştürülmüş (PCR) plastik kasa ve tamamen geri dönüştürülebilir ambalajlar kullanılarak çevresel sürdürülebilirlik destekleniyor.</p><p>Acer’ın ticari masaüstü serisine eklenen Veriton 1000 Compact Tower, minimal profiline rağmen Intel Core Ultra 2 Serisi işlemcilerin gücünü barındırarak günlük iş bilgisayarları için yetenekli bir çözüm sunuyor. 64 GB’a kadar DDR5 bellek, 1 TB PCIe SSD depolama, Wi-Fi 7 ve Bluetooth 5.4 ile modern çalışma ortamlarının ihtiyaçlarını karşılıyor. TPM 2.0 yongasıyla kritik verileri donanım düzeyinde koruyan model, PCIe yuvaları sayesinde ekran kartı ve ek depolama gibi bileşenler eklenerek uzun vadeli ölçeklenebilirlik sağlıyor. Acer Veriton RA110 AI Mini İş İstasyonu, Veriton Vero 6000 ve 4000 Mini modelleri ile Veriton 1000 Compact Tower, EMEA bölgesinde yılın 3. çeyreği itibarıyla satışa sunulacak.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">DeepSeek V4 Pro ve Flash modelleri tanıtıldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/deepseek-v4-pro-ve-flash-modelleri-tanitildi-1802/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/deepseek-v4-pro-ve-flash-modelleri-tanitildi-1802/</id>
<published><![CDATA[2026-06-06T16:47:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-06T16:47:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7372A7-75BCAD-0C8BFD-B174D3-AE2057-B125E2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şirket, "maliyet-etkin 1 milyon bağlam uzunluğu çağına hoş geldiniz" diyerek yeni seriyi paylaştı. Bir modelin konuşmalardaki tutarlılığını belirleyen bağlam penceresi, OpenAI'ın GPT-5.5 modelinde 400 bin ile 1 milyon token arasında değişirken, DeepSeek bu uzunluğu yeni açık kaynaklı modellerinde standart hale getiriyor. Geliştirilmiş ajan yeteneklerine sahip olan V4 Pro, kapalı kaynaklı rakipleriyle yarışabilecek dünya standartlarında bir akıl yürütme performansı sunuyor. Şirket, modelin zengin dünya bilgisiyle öne çıktığını ve sadece Gemini-3.1-Pro'nun gerisinde kaldığını belirtiyor. V4 Flash ise Pro versiyonu kadar güçlü olmasa da daha hızlı yanıt süreleriyle dikkat çekiyor. Flash sürümünün basit ajan görevlerinde Pro ile eşit performans gösterdiği açıklandı. </p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Girişimcilik, teknoloji ve yatırım dünyasının liderleri bir araya geldi!</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/girisimcilik-teknoloji-ve-yatirim-dunyasinin-liderleri-bir-araya-geldi-7959/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/girisimcilik-teknoloji-ve-yatirim-dunyasinin-liderleri-bir-araya-geldi-7959/</id>
<published><![CDATA[2026-06-06T13:54:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-06T13:54:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A319BC-10CE92-07BB93-A03393-0604D7-9A5FD2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>“Geleceğin Ekosistemi: Girişimden Geleceğe” temasıyla hayata geçirilen zirve, girişimcilik, yatırımcılık, teknoloji ve yapay zeka alanlarında Türkiye'nin önde gelen isimlerini bir araya getirdi. Yapay zekadan startup yatırımlarına, girişimcilik ekosisteminin gelişiminden geleceğin iş modellerine uzanan birçok konu başlığının ele alındığı zirvede, inovasyon odaklı dönüşüm ve yeni nesil ekonomik fırsatlar gündeme alındı.</p><p>Bloomberg HT Sunucusu, Gazeteci ve GEV Gönüllüsü Hande Demirel moderasyonunda gerçekleşen zirvede, Türkiye’den ve uluslararası ölçekte alanında uzman konuşmacılar görüşlerini katılımcılarla paylaştı.</p><p>“Yatırım Yapmak Sadece Sermaye Koymak Değil, Yol Arkadaşı Olmaktır”</p><p>Zirvenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Gedik Holding Yönetim Kurulu Başkanı, Gedik Eğitim Vakfı ve İstanbul Gedik Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Hülya Gedik “Geçen yıl Gedik Eğitim Vakfı ve İstanbul Gedik Üniversitesi iş birliğiyle GEV Gelecek Zirvesi’nin ilkini gerçekleştirmiştik. O dönem teknoloji, eğitim ve insan sermayesini konuşuyorduk. Bu yıl ise odağımızda girişimcilik var.</p><p>Biz her zaman yeniliklerle gelmeye çalışıyoruz. Çünkü yerimizde durmuyor, sürekli çalışıyor ve üretiyoruz. Girişimcilik geçen yıl da gündemimizdeydi ancak bunu bir platform altında yürütmüyorduk. Bugün ise bunun heyecanını yaşıyoruz ve GearUp’ın lansmanını gerçekleştiriyoruz.</p><p>Gedik Eğitim Vakfı olarak 1994 yılından bu yana eğitim ve toplumsal fayda odaklı çalışmalar yürütüyoruz. Kadınların meslek edinmesine destek oluyor, gençlerin gelişimine katkı sağlıyor ve eğitimin dönüştürücü gücüne inanıyoruz. Üniversitemizde ise özellikle mesleki eğitimi önemsiyor, öğrencilerimizi ‘ara eleman’ değil, ‘aranan eleman’ olarak yetiştirmeyi hedefliyoruz.</p><p>GearUp’ı kurarken gençlerin en girişimci, en cesur ve en üretken oldukları dönemin üniversite yılları olduğunu gördük. Bu nedenle onların fikirlerini ekonomik değere dönüştürebilecekleri bir platform oluşturduk. Bizim için yatırım yapmak sadece sermaye sağlamak değil; bilgi, deneyim ve network desteğiyle girişimcilerin yanında olmak anlamına geliyor.</p><p>GearUp bugün çok yeni bir oluşum olsa da hedefimiz büyük. Sadece İstanbul Gedik Üniversitesi öğrencilerine değil, Türkiye’nin dört bir yanındaki gençlere açık bir platform olarak, geleceğe değer katacak girişimlerin yanında olmaya devam edeceğiz"dedi.</p><p>Kamu, akademi, özel sektör ve girişimcilik dünyasından temsilcilerin katılım gösterdiği etkinlikte, Türkiye’nin inovasyon kapasitesini artıracak fırsatlar, girişimcilik ekosisteminin dönüşümü ve yeni nesil teknolojilerin ekonomik büyümeye etkileri ele alındı. Zirve boyunca gerçekleştirilen paneller ve oturumlarda, fikir aşamasından küresel ölçekte büyüyen şirketlere uzanan girişimcilik yolculuğu farklı boyutlarıyla değerlendirildi.</p><p>Etkinliğin öne çıkan başlıkları arasında startup ekosisteminin gelişimi, girişimci-yatırımcı ilişkileri, yapay zeka destekli iş modelleri, teknoloji girişimlerinin ölçeklenme süreçleri ve Türkiye'nin küresel rekabet gücünü artıracak stratejiler yer aldı. Alanında uzman konuşmacılar, değişen ekonomik ve teknolojik dinamiklerin girişimcilik dünyasına etkilerini paylaşırken, geleceğin iş modellerine ilişkin öngörülerini de katılımcılarla buluşturdu.</p><p>Zirvede; Girişimcilik Ekosistemi, Girişimcilik &amp; Yatırım, Girişimcilik &amp; Teknoloji – Yapay Zekâ, Türkiye Unicorn’ları ve Startup Ekosistemi ile Yatırımcı–Girişimci B2B Modelleri başlıklarında gerçekleştirilen panel ve özel oturumlarda, Türkiye’de yükselen startup kültürü, yapay zekâ destekli iş modelleri, yatırımcı–girişimci iş birlikleri ve küresel rekabet gücü çok boyutlu olarak ele alındı. Yapay zeka tabanlı çözümlerin şirketlerin verimliliklerini artırdığı, yeni yatırım alanları oluşturduğu ve teknoloji odaklı girişimlerin büyüme potansiyelini güçlendirdiği vurgulandı. Uzmanlar, önümüzdeki dönemde yapay zekâ ve veri odaklı girişimlerin yatırım ekosisteminde daha fazla öne çıkacağına dikkat çekti.</p><p>Girişimcilik ve yatırım dünyasının farklı paydaşlarını bir araya getiren 2. GEV Gelecek Zirvesi; girişimciler, yatırımcılar, kurumsal dünya, akademi ve ekosistemin önde gelen temsilcilerini aynı çatı altında buluşturarak fikirlerin değere, bağlantıların ise fırsata dönüşeceği güçlü bir zemin oluşturdu.</p><p>Bu kapsamda, GearUp ve Inveo Ventures iş birliğinde, startups.watch hosted by gerçekleştirilen “Girişimci &amp; Yatırımcı B2B Buluşmaları” speed networking etkinliği ile girişimciler ve yatırımcılar arasında nitelikli ilişkilerin kurulmasına, potansiyel yatırım ve iş birliği fırsatlarının değerlendirilmesine olanak sağlandı. Gün boyunca gerçekleştirilen networking buluşmaları sayesinde katılımcılar doğrudan temas kurarak yeni iş birliklerinin temellerini attı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Vodafone, iş ortakları ve bayi çalışanları  ile KKTC'de buluştu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vodafone-is-ortaklari-ve-bayi-calisanlari-ile-kktcde-bulustu-5935/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vodafone-is-ortaklari-ve-bayi-calisanlari-ile-kktcde-bulustu-5935/</id>
<published><![CDATA[2026-06-06T13:28:00+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-06T13:28:00+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_19AC44-CDC9E0-33C9A9-52EF06-E3E348-3A617B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, iş ortaklarını ve mağaza ekiplerini bir kez daha Vodafone Ticari Operasyonlar Zirvesi’nde buluşturdu. KKTC’de gerçekleştirilen zirveye Türkiye’nin 81 ilinden yaklaşık 1.700 kişi katıldı. “Bizden Sorulur” temasıyla düzenlenen zirvede, müşteri deneyiminden satış başarısına, mağazacılık gücünden büyümeye ve 5G’ye kadar birçok alanda fark yaratmayı hedefleyen Vodafone’un vizyonu, stratejik öncelikleri, son bir yılda hayata geçirdiği operasyonlar, projeler ve yatırımlarının yanı sıra büyüme planları ve yeni mali yılın öncelikleri paylaşıldı.</p><p></p><p>Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi:&nbsp;</p><p></p><p>“Vodafone olarak başarımızın temelinde teknoloji, insan, saha gücü ve müşteri deneyiminin birlikte hareket etmesi var. Vodafone Ticari Operasyonlar Zirvesi’nde bu yıl 2025 mali yılındaki başarılarımızı, 2026 mali yılı hedeflerimizi ve bu hedeflere ulaşılmasını sağlayacak öncelikleri paylaştık. Bu zirvede de anlattığımız gibi, tek başına hizmet veren bir operatör değiliz; müşterilerimizle, çalışanlarımızla ve iş ortaklarımızla birlikte dönüşüm yaratıyor; geleceği birlikte inşa ediyoruz. Müşteri deneyimini yeniden tanımlıyoruz; ‘Sorununu bir kez söyle’ yaklaşımıyla müşterimizin tekrar tekrar aynı problemi anlatmasının önüne geçiyoruz. ‘Mutlu et’ anlayışıyla, operasyonel çözümün yanı sıra duygusal dönüşümü de odağımıza alıyoruz. Müşterilerimizin ‘İyi ki geldim’ demesini hedefliyoruz. Bize göre büyümenin formülü, teknolojik dönüşüm artı mutlu müşteri şeklinde. Mağazalar artık sadece satış noktası değil: teknolojik deneyim merkezi, çözüm merkezi, memnuniyet merkezi, marka deneyim alanı. Vodafone da tek başına teknoloji şirketi değil; çalışanıyla, yatırımcısıyla, saha liderleriyle, müşterisiyle birlikte dönüşüm yaratan bir marka. Vodafone olarak, yeni nesil müşteri deneyimini inşa etmeyi sürdüreceğiz.”</p><p></p><p>İnsan odağını kaybetmeyen şirket</p><p></p><p>Bir Vodafone geleneği haline gelen Vodafone Ticari Operasyonlar Zirvesi ile, çalışan bağlılığının artırılması, şirket içi motivasyonun güçlendirilmesi, yatırımcı güveninin pekiştirilmesi, gelecek projelere dair şeffaf iletişimin sağlanması, “Teknolojiyle büyüyen ama insan odağını kaybetmeyen Vodafone” yaklaşımının ortaya koyulması ve mağaza çalışanlarının, yatırımcıların ve Vodafone ekiplerinin marka hedefleriyle hizalanması hedeflendi. Etkinlikte Vodafone üst yönetimi tarafından “Teknolojik Dönüşüm”, “Mutlu Müşteri”, “İnsan Odaklı Yaklaşım” ve “Birlikte Büyüme” ana temalarına odaklanan sunumlar yapıldı.&nbsp;</p><p></p><p>Teknoloji iş ortakları da katıldı</p><p></p><p>Vodafone’un akıllı telefon ve yeni nesil teknolojiler alanındaki iş ortakları Samsung, Infinix, Tecno ve JBL’in en yeni ürünlerini ve 2026 Türkiye pazarındaki stratejilerini anlattığı toplantıya, Xiaomi, Oppo, Realme, Huawei, General Mobile, Nubia ve Casper gibi markalar da katılım göstererek Vodafone iş ortakları ve mağaza ekiplerine en yeni teknoloji ürünlerini tanıtma fırsatı yakaladı. Katılımcılar ayrıca, Vodafone müşterilerinin 5G deneyimini artıracak, Türkiye’de ilk kez ve sadece Vodafone mağazalarında deneyimleyebilecekleri ve dijital mağazadan satın alabilecekleri, akıllı gözlüklerden projeksiyon cihazlarına, sağlık takip cihazlarından yapay zekâ destekli akıllı ev ürünlerine pek çok cihazı içeren 5G’li Teknoloji Dünyası’nı deneyimleme fırsatı yakaladı.&nbsp;</p><p></p><p>Eğlenceli anlar yaşandı</p><p></p><p>Vodafone Ticari Operasyonlar Zirvesi, eğlenceli anlara da sahne oldu. Sunuculuğunu İlker Ayrık’in üstlendiği etkinliğin gala gecesinde katılımcılar Serkan Kaya ve Aşkın Nur Yengi’nin performanslarıyla, parti gecesinde ise Derya Uluğ ve Edis ile doyasıya eğlendi.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Dünya Kupası'yla mobil ekonomide büyüme bekleniyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dunya-kupasiyla-mobil-ekonomide-buyume-bekleniyor-7329/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dunya-kupasiyla-mobil-ekonomide-buyume-bekleniyor-7329/</id>
<published><![CDATA[2026-06-04T10:31:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-04T10:31:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C4878E-91588D-D95B45-724879-0B2860-74E0F9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Büyük futbol turnuvaları, kullanıcı davranışlarını anlık olarak değiştiren küresel etkileşim dönemlerine dönüşüyor. 2022 FIFA Dünya Kupası dönemine ilişkin Sensor Tower’ın mobil uygulama yükleme trendlerine ilişkin verileri, Adjust’ın mobil kullanım ve etkileşim analitiğiyle birlikte değerlendirildiğinde, büyük spor organizasyonlarının mobil uygulama ekosistemi üzerinde güçlü ve ölçülebilir etkiler yarattığını ortaya koyuyor.&nbsp;</p><p>Bu analizler, mobil pazarlamacılara turnuva dönemlerindeki kullanıcı davranışlarını daha iyi anlama ve kampanya performanslarını optimize etme konusunda önemli içgörüler sunuyor. Verilere göre turnuva dönemlerinde özellikle spor haberleri, streaming, spor eğlence, yemek teslimatı ve alışveriş uygulamalarında ciddi büyüme yaşanırken, kullanıcı oturum süreleri ve uygulama etkileşimleri de belirgin şekilde artıyor.</p><p>Veriler, en güçlü büyümenin açılış haftasında, milli takım maçlarında ve eleme turlarında gerçekleştiğini gösteriyor. Dünya Kupası’nın ilk haftasında spor haber uygulamalarının yüklemeleri küresel ölçekte %56 artarken, streaming uygulamalarında yüklemeler %41 yükseldi. Turnuvanın en yoğun günlerinden biri olan 22 Kasım’da ise spor eğlence uygulamalarındaki küresel büyüme %189’a, spor haber uygulamalarındaki artış ise %204’e ulaştı.</p><p>Analizler, kullanıcı davranışındaki değişimin yalnızca spor kategorisiyle sınırlı kalmadığını da gösteriyor. Dünya Kupası’nın açılış gününde yemek teslimatı uygulamalarının yüklemeleri küresel olarak %15 artarken, büyük maç günlerinde alışveriş uygulamalarındaki oturumlarda da dikkat çekici artışlar yaşandı. Kullanıcıların maçları takip ederken aynı anda canlı skor, sosyal medya, streaming ve sipariş uygulamaları arasında geçiş yaptığı “ikinci ekran” davranışı, mobil ekonomide eş zamanlı büyüme yarattı.</p><p>2026 FIFA Dünya Kupası’nın, önceki turnuvalara kıyasla daha uzun sürecek maç takvimi, artan takım sayısı ve gelişmiş dijital yayın altyapısı sayesinde mobil uygulama ekonomisi üzerindeki etkisinin daha da büyük olması bekleniyor. Özellikle canlı yayın, spor eğlence, hızlı teslimat, alışveriş ve sosyal etkileşim uygulamalarında kullanıcı edinimi ve uygulama içi etkileşimlerin rekor seviyelere ulaşacağı öngörülüyor.</p><p>Adjust META Satış Direktörü Başak Zerman, Dünya Kupası gibi küresel organizasyonların mobil pazarlama ekosistemi açısından giderek daha stratejik bir rol üstlendiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p><p>“Dünya Kupası gibi küresel organizasyonlar, mobil uygulama pazarlamacıları için yalnızca görünürlük sağlayan etkinlikler değil, kullanıcı kazanımı, yeniden etkileşim ve gelir artışı açısından stratejik büyüme dönemleri olarak öne çıkıyor. Uygulama yüklemelerinde ve eş zamanlı kullanıcı etkileşimlerinde yaşanan hızlı artış, markalara büyüme fırsatı sunarken rekabeti de önemli ölçüde artırıyor.</p><p>Bu dönemde yalnızca kullanıcı kazanımına odaklanmak yeterli olmuyor. Kampanya performansını doğru ölçmek, kullanıcıları doğru zamanda yeniden etkileşime geçirmek ve pazarlama yatırımlarını anlık verilerle optimize edebilmek markalar için kritik avantaj sağlıyor. Özellikle maç günlerinde yaşanan yoğun trafik, veri odaklı stratejilerin önemini daha da artırıyor.</p><p>Kullanıcı edinim maliyetlerinin arttığı bu yoğun dönemlerde doğru attribution modelleri, gelişmiş analitik ve fraud prevention çözümleri pazarlama yatırımlarının daha verimli yönetilmesini sağlıyor. Kullanıcı davranışı ve dönüşüm süreçlerinin doğru şekilde analiz edilmesi ise sürdürülebilir büyüme için belirleyici hale geliyor.</p><p>Adjust, sunduğu uçtan uca ölçümleme, attribution, otomasyon ve fraud prevention çözümleriyle markalara kampanya performansını gerçek zamanlı yönetme, kullanıcı yolculuğunu daha net anlama ve yatırım geri dönüşünü optimize etme imkânı sunuyor. Böylece markalar, Dünya Kupası gibi yüksek etkileşimli dönemleri kısa vadeli kazanımın ötesinde, uzun vadeli büyüme fırsatlarına dönüştürebiliyor.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bosch iki standıyla Win Eurasia'ya katılıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bosch-iki-standiyla-win-eurasiaya-katiliyor--7722/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bosch-iki-standiyla-win-eurasiaya-katiliyor--7722/</id>
<published><![CDATA[2026-06-03T13:25:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-03T13:25:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A98CDB-87E25D-35DAB5-9C70CC-405201-E0CAD5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Salon 7’de toplamda yaklaşık 350 metrekarelik geniş bir alanda ziyaretçilerini ağırlayacak olan şirket, Bosch Üretim Çözümleri (BMG) ile geleceğin üretim teknolojilerini ziyaretçilerinin deneyimine sunarken, Bosch Rexroth ile Türkiye’deki 50. yılını iş ortaklarıyla birlikte kutlayacak, hareket ve kontrol teknolojileri portföyünü fuar alanına taşıyacak.</p><p></p><p>Bosch’tan Geleceğin Fabrikasına Yönelik Üretim Çözümleri</p><p>Bosch Üretim Çözümleri (BMG), Bosch’un küresel üretim uzmanlığını Türkiye’deki mühendislik gücüyle birleştirerek ileri mühendislik, dijital mühendislik, akıllı otomasyon ve uçtan uca hizmet yetkinliklerini sektörle buluşturuyor. Mobilite, sensör ve elektronik, batarya, hidrojen, tüketici ürünleri, enerji ve HVAC gibi çok çeşitli sektörler için üretim süreçlerine yönelik müşteriye özel çözümler geliştiren BMG, fuar ziyaretçilerine geleceğin fabrikasına yönelik teknolojileri yakından inceleyebilecekleri interaktif bir stant deneyimi sunmaya hazırlanıyor. BMG standında, cobotlar, batarya, hidrojen, görüntü işleme sistemleri ve akıllı üretim teknolojileri öne çıkarken, ziyaretçiler insan-makine iş birliği, operatör yönlendirme ve akıllı denetim sistemlerinin esnek otomasyonu nasıl desteklediğini bizzat deneyimleme fırsatı bulacak.&nbsp;</p><p></p><p>Bosch Rexroth, Türkiye’deki 50 Yıllık Hareket ve Kontrol Deneyimini Sergiliyor</p><p>Bosch Rexroth, hareket ve kontrol teknolojilerindeki 50 yıllık uzmanlığını, yerel mühendislik bilgi birikimi ve güçlü hizmet ağıyla harmanlayarak sergileyecek. Yarım asırlık varlığıyla global hareket ve kontrol teknolojilerini Türkiye sanayisinin farklı sektörleriyle buluşturan Bosch Rexroth, fuarda fabrika otomasyonu, montaj teknolojileri, hidrolik çözümler ve mobil elektronik alanlarındaki uygulamalarını ziyaretçilerle buluşturacak. Bosch Rexroth, bu çözümlerle üretimde daha yüksek verimlilik, esneklik, bağlantılı sistemler ve dijital dönüşüm alanlarındaki yetkinliklerini ortaya koyarken, geleceğin üretim ve makine teknolojilerine yönelik yaklaşımını sergileyecek. Bosch Rexroth Türkiye’nin Certified Excellence Partner ağı, fuar boyunca stant programında sunumlarıyla yer alacak.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kolay İK'dan biyometrik veri kullanan şirketlere kritik uyarı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kolay-ikdan-biyometrik-veri-kullanan-sirketlere-kritik-uyari-7997/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kolay-ikdan-biyometrik-veri-kullanan-sirketlere-kritik-uyari-7997/</id>
<published><![CDATA[2026-06-03T11:46:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-03T11:46:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4FD5DD-9BD87E-8741C3-C9226E-9C84AC-7BCC6E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İşletmelerin çalışma saatleri, mesai, vardiya takibi için parmak izi, yüz tanıma, iris ve retina taraması gibi biyometrik veriler kullanması hem yargı hem de Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun kararları gereği hak ihlali sayılabiliyordu. Şimdi bu konu, Kurul kararıyla hukuki çerçeve kazandı. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun ‘Mesai Takibi Amacıyla Biyometrik Veri İşlenmesi Hakkında İlke Kararı’, 2 Haziran tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre çalışan rızası olsa bile mesai takibi amacıyla biyometrik veri işlenmesi hukuka aykırı kabul edilecek.&nbsp;</p><p></p><p>Çağlar Yalı: “Hem çalışanı hem şirketleri koruyor”</p><p>KVKK kapsamında tartışmalı bir konu olan biyometrik veri toplamanın Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile netlik kazandığını ifade eden Kolay İK CEO’su Çağlar Yalı, “Biyometrik verilerin toplanması, ölçülülük ilkesine aykırıydı. Yani kart okuma, QR kod veya şifre gibi alternatif yöntemler mevcutken biyometrik verilerin kullanılması çalışan mahremiyetinin ihlal edilmesi olarak kabul ediliyordu. Resmi Gazete’de yayımlanan karar çalışanları koruduğu gibi şirketlerin olası hukuki problemler yaşamasının da önüne geçecek” dedi.&nbsp;</p><p></p><p>“Müdahaleye kapalı, kanunlara tam uyumlu PDKS sunuyoruz”</p><p>Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ile uyumlu Personel Devam Kontrol Sistemi (PDKS) hakkında da bilgi veren Yalı şöyle devam etti; “PDKS süreçleri, biyometrik veri toplamadan hem verimli hem de hukuka uygun şekilde yönetilebilir. Kolay İK olarak, biyometrik veri işleme risklerini tamamen ortadan kaldıran, kanunlara tam uyumlu, evden veya sahadan çalışanların da kullanabildiği PDKS yöntemlerini tek bir platformda sunarak işletmelerin mevzuata kolayca uyum sağlamasına destek oluyoruz. Bulut tabanlı sistemlerde saklanan ve müdahaleye kapalı olan bu PDKS kayıtlar, güvenilir ve denetlenebilir bir mesai takip altyapısı sağlıyor.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">KoçDigital ve Microsoft Türkiye'den endüstriyel yapay zeka işbirliği</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kocdigital-ve-microsoft-turkiyeden-endustriyel-yapay-zeka-isbirligi-8143/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kocdigital-ve-microsoft-turkiyeden-endustriyel-yapay-zeka-isbirligi-8143/</id>
<published><![CDATA[2026-06-03T10:16:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-03T10:16:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E25DA0-820A5F-F73E5D-E5073E-069EB2-EF58FE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Microsoft Türkiye ofisinde düzenlenen imza törenine KoçDigital Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Akarca, KoçDigital Genel Müdürü Evren Dereci, Microsoft Güney Avrupa Genel Müdürü Kristina Tikhonova ve Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin katıldı.</p><p></p><p>İşbirliği kapsamında KoçDigital'in Endüstri 4.0, yapay zeka, ileri analitik ve tedarik zinciri alanlarındaki deneyimi, Microsoft'un teknolojik altyapısıyla bir araya gelecek.</p><p></p><p>İki şirket, Türkiye'de farklı sektörlerde faaliyet gösteren kurumların ihtiyaçlarını birlikte analiz ederek şirketler için özelleştirilmiş çözümler geliştirecek.</p><p></p><p>Agentic AI, Industrial AI ve Physical AI alanlarında kurumsal ve endüstriyel çözümler ele alınacak. Copilot, Azure AI ve ilgili Microsoft teknolojileriyle geliştirilecek çözümlerin, şirketlerin süreçlerini daha hatasız, hızlı, verimli ve sürdürülebilir hale getirmesine katkı sunması amaçlanıyor.</p><p></p><p>Varılan mutabakat kapsamında taraflar, şirketlere özel kullanım senaryolarının belirlenmesi, hızlı prototipleme, pilot proje geliştirme, eğitim programları, hackathonlar ve teknik destek faaliyetleri gibi alanlarda birlikte çalışma kararı aldı.</p><p></p><p>- "Güçlü sanayinin yapay zekayla birleşmesi rekabet avantajı yaratır"</p><p></p><p>Açıklamada imza törenindeki değerlendirmelerine yer verilen KoçDigital Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Akarca, Türkiye'nin güçlü sanayi altyapısının yapay zekayla birleştiğinde önemli bir rekabet avantajı yaratabileceğini belirtti.</p><p></p><p>Akarca, "Bu işbirliği, kurumların dijital dönüşümünü hızlandırmanın yanı sıra Türkiye'de endüstriyel yapay zeka ekosisteminin gelişimi için de değerli bir adım." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>KoçDigital Genel Müdürü Evren Dereci de yapay zekanın artık kurumlar için yalnızca bir teknoloji yatırımı değil, rekabet gücünü belirleyen yeni iş yapış şekli haline geldiğini vurguladı.</p><p></p><p>Dereci, "KoçDigital’in sektörel deneyimini Microsoft'un güçlü teknoloji altyapısıyla buluşturuyoruz. Amacımız, Türkiye'deki kurumların yapay zekayı somut iş sonuçları üreten, ölçeklenebilir bir değere dönüştürmesine katkı sağlamak." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>- "Yapay zeka kurumlar için yeni büyüme ve rekabet alanları yaratıyor"</p><p></p><p>Microsoft Güney Avrupa Genel Müdürü Kristina Tikhonova da Microsoft'un bulut ve yapay zeka teknolojilerini, KoçDigital'in güçlü sektör ve uygulama yetkinlikleriyle bir araya getirerek, Türkiye'de endüstriyel yapay zeka ekosisteminin gelişmesine katkı sağlamayı hedeflediklerini kaydetti.</p><p></p><p>Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin ise yapay zekanın dönüştürücü gücünün, kurumlar için yeni büyüme ve rekabet alanları yarattığını aktardı.</p><p></p><p>Özbilgin, "KoçDigital ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğiyle, farklı sektörlerdeki kurumların yapay zekayı iş süreçlerine entegre ederek daha verimli, sürdürülebilir ve yenilikçi modeller geliştirmelerine destek oluyoruz. Yapay zeka tabanlı bu 360 derecelik kültür dönüşümü sayesinde projelerden daha somut ve ölçeklenebilir sonuçlar elde edildiğini görüyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Üçay Mühendislik, yatırım planını açıkladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ucay-muhendislik-yatirim-planini-acikladi-6171/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ucay-muhendislik-yatirim-planini-acikladi-6171/</id>
<published><![CDATA[2026-06-03T09:47:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-03T09:47:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7B6269-D75C79-735C16-B7C4C0-A51954-F8F0E2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Üçay Mühendislik, halka arz sürecinden elde ettiği 850 milyon TL’lik net gelirin kullanım alanlarını ve bugüne kadar gerçekleştirilen harcamaları açıkladı. Kaynağın büyük bölümünü güneş enerjisi santrali (GES) yatırımlarına ayıran şirket, bugüne kadar sağlanan fonun yaklaşık 44,3 milyon TL’lik kısmının fiilen harcandığını paylaştı.</p><p>Halka arzın net geliri 850 Milyon TL’yi aştı</p><p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı, “Sermaye artırımı kapsamında gerçekleştirdiğimiz halka arz sürecinde 900 milyon TL brüt gelir elde ettik. Halka arz giderlerinin düşülmesiyle birlikte net 850 milyon 15 bin 706,33 TL’lik gelire ulaştık. Bu tutar, şirketimizin uzun vadeli büyüme ve dönüşüm stratejileri açısından önemli bir finansal güç oluşturmaktadır.</p><p>En büyük pay GES yatırımlarına ayrılıyor</p><p>Elde ettiğimiz fonu; güneş enerjisi santrali yatırımları, sürdürülebilirlik ve operasyonel verimlilik projeleri, şube ağımızın genişletilmesi ve elektrikli araç şarj istasyonu altyapısının geliştirilmesi gibi alanlarda değerlendiriyoruz. Bu kapsamda en büyük payı GES yatırımlarına ayırıyoruz.”</p><p>Fon dağılımına ilişkin detayları da paylaşan Şakacı, kaynakların yüzde 40-50’sinin GES kurulumu projelerinde, yüzde 30-40’ının sürdürülebilirlik ve organizasyonel verimlilik projelerine, yüzde 10-15’inin şubeleşme faaliyetlerine ve yüzde 5-10’unun ise Elaris elektrikli araç şarj istasyonu ağının genişletilmesinde değerlendirileceğini ifade etti.</p><p>42,9 Milyon TL araç filosu dönüşümüne aktarıldı</p><p>Şakacı ayrıca, bugüne kadar planlanan kullanım doğrultusunda yaklaşık 44,3 milyon TL’lik kısmın fiilen harcandığını belirterek, bu tutarın 42,9 milyon TL’lik bölümünün araç filosunun dönüşümü ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlara, kalan 1,39 milyon TL’lik kısmının ise elektrikli araç şarj istasyonu altyapısına aktarıldığını ifade etti. Geriye kalan yaklaşık 806 milyon TL’lik net fonun ise planlanan yatırım takvimi çerçevesinde değerlendirileceğini sözlerine ekledi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Piyasalarda teknoloji ve yapay zeka rallisi tekrar sahnede</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/piyasalarda-teknoloji-ve-yapay-zeka-rallisi-tekrar-sahnede-9014/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/piyasalarda-teknoloji-ve-yapay-zeka-rallisi-tekrar-sahnede-9014/</id>
<published><![CDATA[2026-06-03T09:09:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-03T09:09:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DF4CA9-5AF90E-B8817A-435F8A-FE3A2E-9C0B5B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yatırımcıların teknoloji ve yapay zeka hisselerine taleplerinin devam etmesi küresel piyasalardaki risk iştahını desteklemeyi sürdürüyor.</p><p></p><p>Orta Doğu'da çatışmaların devam etmesi fiyatlamalarda etkili olurken, yeni günde teknoloji hisselerinde görülen sert yükselişler jeopolitik risklerin fiyatlamalar üzerindeki etkisini sınırladı.</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump, İran'la müzakerelerin aralıksız sürdüğünü belirterek, İran'a "öyle ya da böyle bir anlaşma yapması" çağrısında bulundu.</p><p></p><p>Makroekonomik veri tarafında ABD'de JOLTS açık iş sayısı nisanda bir önceki aya kıyasla 731 bin artarak 7 milyon 618 bine ulaştı ve Mayıs 2024'ten bu yana en yüksek seviyesini gördü. Söz konusu veri ABD'de iş gücü piyasasının gücünü koruduğunu ortaya koyarken, ABD Merkez Bankasının (Fed) bir sonraki adımının faiz oranlarını artırmak olacağı yönündeki tahminleri güçlendirdi.</p><p></p><p>ABD ve İran'ın barış anlaşmasına varma olasılığına ilişkin iyimserliği azalması ve Orta Doğu'da çatışmaların devam etmesiyle Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1,3 artışla 96,4 dolara yükseldi.</p><p></p><p>ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yatay seyirle yüzde 4,46'da, dolar endeksi önceki kapanışın hemen altında 99,3 seviyesinde seyrediyor.</p><p></p><p>Altının onsu enflasyonist baskıların borçlanma maliyetlerini daha uzun süre yüksek tutacağına yönelik endişelerle yüzde 0,4 değer kaybederek 4 bin 469 dolardan işlem görüyor.</p><p></p><p>Bitcoin, jeopolitik riskler ve borsa yatırım fonlarından görülen çıkışlarla yüzde 1,6 azalışla 66 bin 590 dolarda seyrediyor.</p><p></p><p>- New York borsası rekor tazeledi</p><p></p><p>New York borsasında teknoloji şirketlerindeki yükselişlerin öncülüğünde dün pozitif bir seyir izlendi.</p><p></p><p>ABD'nin büyük teknoloji şirketlerinden Alphabet'in yapay zeka altyapısına yönelik yatırımlarını finanse etmek amacıyla toplam 80 milyar dolarlık sermaye artırımı planı açıklamasına karşın hisseleri yüzde 3,8 değer kaybetti.</p><p></p><p>Teknoloji şirketi Hewlett Packard Enterprise'ın (HPE) hisseleri ise beklentileri aşan finansal sonuçları ve güçlü görünümünün etkisiyle yüzde 19,5 yükseldi.</p><p></p><p>Marvell Technology'nin hisseleri de Nvidia Üst Yöneticisi Jensen Huang'ın bir konferansta şirketi "bir sonraki trilyon dolarlık şirket" olarak nitelendirmesinin ardından yüzde 32,5 değer kazandı.</p><p></p><p>Bu gelişmelerle Dow Jones endeksi yüzde 0,45, S&amp;P 500 endeksi yüzde 0,13 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,03 değer kazandı.</p><p></p><p>Dow Jones endeksi 51.369,61 puan, S&amp;P 500 endeksi 7.620,90 puanla rekor kırdı. ABD'de endeks vadeli kontratlar güne karışık seyirle başladı.</p><p></p><p>- Avrupa borsaları pozitif seyretti</p><p></p><p>Avrupa borsalarında dün alış ağırlıklı bir seyir izlendi.</p><p></p><p>Teknoloji şirketlerinde görülen yükseliş ve petrol fiyatlarının 100 doları altında seyretmesinin seyahat şirketlerinin hisselerini desteklemesi Avrupa borsalarındaki yükselişlerde etkili olurken, Trump'ın Lübnan'daki gerilimin yatışmasına yönelik iyimser açıklamaları da piyasalardaki iyimser havayı destekledi.</p><p></p><p>Değerli metallerdeki yükselişlerin etkisiyle madencilik şirketlerinde görülen yükselişler de Avrupa piyasalarındaki pozitif fiyatlamalara katkı sağladı.</p><p></p><p>Öte yandan Avro Bölgesinde mayıs ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi yüzde 3,2 ile 2,5 yılın ardından ilk kez yüzde 3'ün üzerine çıktı.</p><p></p><p>Bölgede, çekirdek enflasyon yüzde 2,5 seviyesinde gerçekleşti. Bu da Avrupa Merkez Bankasının (ECB) Orta Doğu'daki çatışmanın yarattığı fiyat baskılarını kontrol altına almak amacıyla faiz oranlarını artırması gerektiği yönündeki argümanı güçlendirdi.</p><p></p><p>Bu arada, Avrupa Parlamentosu (AP) Uluslararası Ticaret Komitesi, Avrupa Birliği (AB) ile ABD arasındaki ticaret anlaşmasının uygulanmasına yönelik yasal düzenlemeleri kabul etti.</p><p></p><p>AP Uluslararası Ticaret Komitesi Başkanı Bernd Lange, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, komite üyesi milletvekillerinin AB-ABD ticaret anlaşmasının uygulanmasına ilişkin düzenlemeleri onayladıklarını, AP Genel Kurul oylamasının da 16 Haziran'da yapılacağını ifade etti.</p><p></p><p>Bu gelişmelerle, Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 0,48, İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,33, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,77 ve İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1,61 değer kazandı. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar güne karışık seyirle başladı.</p><p></p><p>- Asya borsaları Hong Kong hariç pozitif seyrediyor</p><p></p><p>New York borsasındaki rallinin Asya piyasalarına taşınmasıyla Asya piyasalarında da alış ağırlıklı bir seyir izleniyor.</p><p></p><p>Bu gelişmelerle Japonya merkezli elektronik şirketi Tokyo Electron'un hisseleri yüzde 12,8 yükseldi.</p><p></p><p>Dolar/yen paritesinin 160 seviyesini test etmesiyle Asya'da odak noktası yen olmaya devam ederken, Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda’nın bugün yapması beklenen konuşma da yatırımcıların odağında bulunuyor. Kazuo'nun açıklamalarından Bankanın bundan sonraki para politikasına ilişkin ipuçları aranacak.</p><p></p><p>Makroekonomik veri tarafına bakıldığında Japonya'da mayıs ayına ilişkin hizmet sektörü Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) 50 ile değişmezken, Çin'de mayıs ayına ilişkin hizmet sektörü PMI 52,6'dan 54,4 seviyesine çıktı.</p><p></p><p>Bu gelişmelerle Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 3, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,6 değer kazanırken, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 1,7 değer kaybetti.</p><p></p><p>Nikkei 225 endeksi 68.786,49 puanla rekor seviyeyi gördü.</p><p></p><p>Güney Kore borsasında tatil nedeniyle işlem yapılmıyor.</p><p></p><p>- Borsa günü yükselişle tamamladı</p><p></p><p>Dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 3,62 değer kazanarak 14.200,20 puandan tamamladı.</p><p></p><p>Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı haziran vadeli kontrat ise akşam seansında normal seans kapanışına göre yatay seyretti.</p><p></p><p>Dolar/TL kuru dünü yüzde 0,1 artışla 45,9380'den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın hemen üzerinde 45,9472'den işlem görüyor.</p><p></p><p>Analistler, bugün yurt içinde haftalık para ve banka istatistiklerinin, yurt dışında ise dünya genelinde hizmet sektörü ve bileşik Satın Alma Yöneticileri (PMI) ve ABD'de ADP özel sektör istihdamı ve Fed'in Bej Kitap raporu başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.300 ve 14.400 puanın direnç, 14.100 ve 14.000 puan seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.</p><p></p><p>Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:</p><p></p><p>10.55 Almanya, mayıs ayı hizmet sektörü/bileşik PMI</p><p></p><p>11.00 Avro Bölgesi, mayıs ayı hizmet sektörü/bileşik PMI</p><p></p><p>11.30 İngiltere, mayıs ayı hizmet sektörü/bileşik PMI</p><p></p><p>12.00 Avro Bölgesi, nisan ayı üretici fiyat endeksi</p><p></p><p>14.00 ABD, haftalık mortgage başvuruları</p><p></p><p>14.30 Türkiye, haftalık para ve banka istatistikleri</p><p></p><p>15.15 ABD, mayıs ayı ADP özel sektör istihdamı</p><p></p><p>16.45 ABD, mayıs ayı hizmet sektörü/bileşik PMI</p><p></p><p>17.00 ABD, mayıs ayı ISM hizmet sektörü PMI</p><p></p><p>17.00 ABD, nisan ayı fabrika siparişleri</p><p></p><p>21.00 ABD, Fed'in Bej Kitap Raporu</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Vodafone Red'liler Avrupa seyahatlerinde tarifelerini Türkiye'deymiş gibi kullanabilecek</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vodafone-redliler-avrupa-seyahatlerinde-tarifelerini-turkiyedeymis-gibi-kullanabilecek-6976/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vodafone-redliler-avrupa-seyahatlerinde-tarifelerini-turkiyedeymis-gibi-kullanabilecek-6976/</id>
<published><![CDATA[2026-06-01T12:33:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-01T12:33:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BDA8CB-615A5D-7BA82F-2B1543-E13299-9DC91D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Vodafone Red, yenilikçi ürün ve hizmetleriyle kullanıcılarının hayatını ekonomik ve sosyal yönden kolaylaştırmaya devam ediyor.</p><p></p><p>Vodafone Red, yeni bir roaming (uluslararası dolaşım) ayrıcalığı sunuyor. Buna göre, Vodafone 5G Red tarifesi kullanan Red'liler, Avrupa seyahatlerinde tarifelerini Türkiye'deymiş gibi kullanabilmek için Avrupa ülkelerinde geçerli, her ay 10 gün ücretsiz "Avrupa Her Şey Dahil Pasaport" hizmetinden faydalanabilecek. Bu yeni hizmetle, Red müşterilerinin Avrupa seyahatlerinde en iyi deneyimi yaşamaları ve memnuniyetlerinin artırılması hedefleniyor.</p><p></p><p>Avrupa ülkeleri dışında tarifesini Türkiye'deymiş gibi kullanmak isteyen Vodafone müşterileri, "Red Her Şey Dahil Pasaport" ile tarifelerindeki her yöne dakika, SMS ve internetin tamamını günlük 499 lira karşılığında yurt dışında da tıpkı Türkiye'deymiş gibi kullanabiliyor.</p><p></p><p>Öte yandan şirket, 2024 nisan ayından beri tüm faturalı kullanıcılarına otomatik olarak yüklenen ve yurt dışına ilk iniş anındaki acil iletişim ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek "Yurt Dışına Hoş Geldin Hediyesi"ni sunmaya devam ediyor. Paket, 200 ülkede geçerli ve ücretsiz olup, her fatura döneminde aylık olarak yenileniyor. Yurt dışında 30 gün geçerli 50 MB internet, 5 dakika arama-aranma ve 2 SMS hakkı içeren paketle sunulan 50 MB internet, 48 dakikalık WhatsApp konuşması ve 8 dakikalık görüntülü konuşmaya eşdeğer oluyor.</p><p></p><p>Avrupa ülkeleri dışında tarifesini Türkiye'deymiş gibi özgürce kullanmak isteyen Vodafone müşterileri, 156 ülkede geçerli "Red Her Şey Dahil Pasaport" ürününü tercih ediyor. Kullanımlarını daha limitli tutmak isteyen Vodafone kullanıcıları, 200 ülkede geçerli avantajlı yurt dışı ek paketlerinden birini seçebiliyor.</p><p></p><p>Kullanıcılar, bu yıl ürün portföyüne yeni eklenen Yurt Dışı 5GB paketi ile 5GB internet, 150 dakika ve 50 SMS'i 829 lira karşılığında, mevcut ürün portföyünde bulunan Yurt Dışı 3GB paketi ile 3GB internet, 100 dakika ve 30 SMS'i 629 lira karşılığında, Yurt Dışı 1GB paketi ile de 1GB internet, 50 dakika ve 10 SMS'i 229 lira karşılığında 30 gün kullanabiliyorlar.</p><p></p><p>Vodafone, yurt dışındayken yardıma ihtiyaç duyan müşterilerinin yanında olmak ve sorununu çözmek amacıyla, 200 ülkede geçerli ücretsiz Kırmızı Servis desteği de sunuyor. Bu hizmet sayesinde, "KIRMIZI" yazıp 542'ye SMS atan müşterilere, uzman Vodafone müşteri hizmetleri yetkilisi ücretsiz arayarak yardımcı oluyor.</p><p></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, her ihtiyaca uygun "roaming" çözümleriyle kullanıcılarına yurt dışından özgürce iletişim kurma imkanı sunduklarını belirtti.</p><p></p><p>Uluslararası dolaşım yapan müşterilerinin yüzde 61'inin Red'li müşterilerden oluştuğunu aktaran Şahin, "En çok yurt dışına seyahat eden müşteri grubumuz olan Red müşterilerimiz için bu yıl fark yaratan bir ayrıcalık sunuyoruz. Vodafone 5G Red tarifesi kullanan Red'liler, Avrupa seyahatlerinde tarifelerini Türkiye'deymiş gibi kullanabilmek için Avrupa ülkelerinde geçerli, her ay 10 gün ücretsiz 'Avrupa Her Şey Dahil Pasaport' hizmetinden faydalanabilecek. Müşterilerimize yurt dışında iletişim kurmanın en kolay, güvenilir ve uygun yolunu sunmaya devam edeceğiz." değerlendirmelerinde bulundu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Logitech yastıklı serisini tanıttı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/logitech-yastikli-serisini-tanitti-6569/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/logitech-yastikli-serisini-tanitti-6569/</id>
<published><![CDATA[2026-05-31T11:38:54+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-31T11:38:54+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FD3B03-84D8D7-593D16-711CBE-6E6A27-EB6C4B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Seride, yastık görevi gören, avuç içi destekli yapısıyla Signature Comfort Plus M850 L mouse ve Signature Comfort Plus MK880 klavye ve mouse seti bulunuyor. Seride ayrıca avuç içi desteği bulunmayan mouse modeli M840 L de yer alıyor. Ürün, yoğun iş akışı içinde sürekli tekrar eden zorlukları azaltarak verimlilik sağlamak için geliştirildi.</p><p>M850 L mouse, Logitech’in ilk avuç içi yastık destekli tasarımını sunuyor. MK880 klavye ve mouse seti, avuç içi desteği ve yazım açılarıyla uzun kullanım sağlıyor. Bu tasarım, masa başında olanların çalışmasına ve iş akışını sürdürmesine yardımcı oluyor.</p><p>Logitech Türkiye Kategori ve Pazarlama Direktörü Cihan Önal, yeni seriyle ilgili yaptığı açıklamada, kullandıkları ürünlerin kullanıcıyı yormaması ve süreci kolaylaştırmasının önem taşıdığını belirtti. Önal, yeni seriyle kullanıcıların günlük iş akışına uyum sağlayan ve kesintisiz bir kullanım sunmayı hedeflediklerini ifade etti.</p><p>CİHAZLARIN BAĞLANTI ÖZELLİKLERİ</p><p>Seri, sessiz mouse tıklamaları ve düşük sesli yazım özelliği barındırıyor. Smart Wheel kaydırma teknolojisi işlerde kontrollü gezinmeyi sağlıyor. Signature Comfort Plus serisi, farklı işletim sistemleriyle uyumlu yapısı ve Easy-Switch özelliği ile kullanıcıların üç cihaza kadar bağlanmasına ve cihazlar arasında geçiş yapmasına imkan tanıyor.</p><p>Logi Options+ ve Logi Tune uygulamalarıyla kontroller kişiselleştirilebiliyor. Serinin Business versiyonu ise Logi Bolt bağlantı teknolojisi ve Logitech Sync cihaz yönetimi desteği içeriyor.</p><p>SERİNİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ODAĞI</p><p>Signature Comfort Plus serisi, sürdürülebilirlik odaklı tasarım anlayışıyla geliştirildi. Ürünlerde renge bağlı olarak yüzde 49 ile yüzde 77 arasında sertifikalı geri dönüştürülmüş plastik kullanılarak karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sağlanıyor. FSC sertifikalı kağıt ambalajlarla sunulan seri, uzun pil ömrü sayesinde pil değişim ihtiyacını da azaltıyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Xiaomi yeni 17T serisini tanıttı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/xiaomi-yeni-17t-serisini-tanitti-8350/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/xiaomi-yeni-17t-serisini-tanitti-8350/</id>
<published><![CDATA[2026-05-31T11:37:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-31T11:37:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4EB68A-39A605-304B1F-C1D373-97A1EA-F815D4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Leica optikleri ile Xiaomi görüntüleme teknolojilerini bir araya getiren cihazlar, 50 MP ana kameraya sahip üçlü kamera sistemiyle fotoğraflar çekiyor. Her iki modelde de Leica UltraPure optik tasarımı ve Leica Summilux lens yapısı bulunuyor.</p><p>XİAOMİ'NİN KAMERA ÖZELLİKLERİ</p><p>Serinin tüm modellerinde Leica 5x telefoto kamera sunuluyor. 50 MP çözünürlük ve OIS desteğine sahip bu sistem, 30 cm makro çekimlerden 10x optik yakınlaştırmaya ve 120x AI Ultra Zoom’a kadar kullanım imkanı sağlıyor.</p><p>Telefoto kamera sistemi video tarafında da donanımlar sunuyor. Xiaomi 17T Pro, 4K 60 fps sinematik video kaydı desteği getiriyor. Sahne modu gibi çekim modları ise konser, performans ve düşük ışık koşullarında çekimler yapılmasına yardımcı oluyor.</p><p>LEİCA LİVE MOMENT DONANIMI</p><p>Xiaomi 17T serisi, Leica Live Moment özelliği barındırıyor. Bu özellik çekim anını ve öncesindeki hareketi kaydediyor. Leica Live Portrait özelliği ise portre modunda bokeh efekti oluşturarak konuyu belirgin hale getirirken hareket akıcılığını koruyor.</p><p>Leica Live Moment çekimleri için Leica filigranları sunuluyor ve birden fazla an kolaj haline getirilerek paylaşılabiliyor. Xiaomi 17T Pro modelinde 4K Ultra-HD Live Moment kayıt desteği ve Freestyle ile Portrait Live çekim modlarında yakınlaştırma efektleri yer alıyor.</p><p>XİAOMİ VİSİON CARE EKRANI</p><p>Xiaomi 17T serisi, Xiaomi Vision Care ekran teknolojisini kullanıyor. Bu teknoloji ortam ışığına göre ekranı ayarlıyor, mavi ışığı, titreşimi ve hareket bulanıklığını azaltıyor. Xiaomi 17T serisi, TÜV Rheinland’ın dört farklı göz koruma sertifikasını alırken, Xiaomi’nin ilk akıllı göz koruma sertifikasını da edindi.</p><p>Cihazların renk seçenekleri arasında Xiaomi 17T Pro için siyah, mavi ve mor yer alırken, Xiaomi 17T modeli için opal beyazı, mor ve siyah bulunuyor.</p><p>CİHAZLARIN BATARYA KAPASİTELERİ</p><p>Xiaomi 17T Pro, 7000 mAh batarya kapasitesi barındırıyor. Cihaz, 100 W kablolu ve 50W kablosuz HyperCharge desteği sunuyor. Xiaomi 17T modeli ise 6500 mAh batarya kapasitesine ve 67 W HyperCharge desteğine sahip.</p><p>Her iki model de üçüncü parti şarj adaptörleriyle uyumlu çalışıyor. Cihazlarda bulunan Xiaomi 3D IceLoop soğutma sistemi de ısı yönetimi uyguluyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Samsung enerji kampanyası başlattı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/samsung-enerji-kampanyasi-baslatti-8029/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/samsung-enerji-kampanyasi-baslatti-8029/</id>
<published><![CDATA[2026-05-31T11:36:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-31T11:36:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_867436-BD72D1-ACBD88-0E28D7-962691-94740F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Düzenlenen yapay zeka enerji tasarrufu kampanyasıyla tasarruf kazanca dönüşüyor. Kampanya kapsamında 31 Mayıs’a kadar seçili beyaz eşyaların birlikte alımında hediye fırsatları bulunuyor.</p><p>Seçili buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, çamaşır kurutma makinesi, duvar tipi klima ve televizyon modellerini kapsayan kampanyada cihazlar SmartThings uygulamasına eklenerek sisteme dahil ediliyor.</p><p>SAMSUNG'UN REWARDS SİSTEMİ</p><p>Kullanıcılar, cihazlarını ekledikleri SmartThings üzerinden enerji modunu aktif hale getirip günlük 400W ve üzeri enerji tasarrufuna ulaştıklarında yıl sonuna kadar günde 1 enerji damgası kazanıyor. Biriken enerji damgaları Samsung Rewards puanlarına dönüştürülüyor. Tüketiciler, bu puanları online mağazadaki alışverişlerde TL’ye çevirerek kullanabiliyor.</p><p>CİHAZLARDA ENERJİ TASARRUFU</p><p>Yapay zeka destekli ekosistem, farklı ürün gruplarında enerji verimliliği sunuyor. Enerji modu sayesinde çamaşır makinelerinde yüzde 70'e, klimalarda yüzde 30'a, bulaşık makinelerinde yüzde 23'e, kurutma makineleri ve televizyonlarda yüzde 20'ye, buzdolaplarında ise yüzde 15'e varan enerji tasarrufu sağlanıyor. Kullanıcılar, enerji tüketimlerini ve karbon ayak izlerini takip ederek enerji maliyetlerini düşürüyor.</p><p>BEYAZ EŞYA KAMPANYASI</p><p>Samsung Türkiye, kampanya dahilinde birlikte alımlarda hediye veriyor. 1 Mayıs’tan 31 Mayıs’a dek Samsung Bespoke AI gardırop tipi 4 kapılı buzdolabı ve T-Combo kurutmalı çamaşır makinesi birlikte alındığında Nespresso Vertuo Lattissima Matte Black kahve makinesi hediye ediliyor.</p><p>Seçili 4'lü beyaz eşya alımında Jet 75E şarjlı dikey süpürge ve Galaxy Tab A11 tablet, seçili 3'lü beyaz eşya alımında ise Samsung Jet 75 şarjlı dikey süpürge veriliyor. Fırsatlardan faydalanmak için Samsung Fırsatları uygulaması üzerinden başvuru yapılması gerekiyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">GM 26 Pro 5G tanıtıldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gm-26-pro-5g-tanitildi-1796/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gm-26-pro-5g-tanitildi-1796/</id>
<published><![CDATA[2026-05-31T11:34:00+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-31T11:34:00+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_597688-8DF3CE-F5C023-B8C338-61F880-C31137.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>General Mobile, yeni modeli GM 26 Pro 5G’yi kullanıcılarıyla buluşturdu. 5G işlemcili cihaz, 1.6 inç AMOLED arka ekranı ve 50 MP Sony sensörlü kamerası ile geliyor. Marka, GM AI destekli ürünleri ile yapay zekayı günlük hayata entegre etmeyi amaçlıyor.</p><p>GM 26 Pro 5G, 1.6 inç AMOLED arka ekran barındırıyor. Cihaz, Sony sensörlü ana kamerasıyla arka ekrandan kadrajı ayarlayarak selfie çekilmesini sağlıyor.</p><p>GM 26 Pro 5G'nin arka ekranına dokunarak gelen aramaları cevaplamak veya sonlandırmak, şarj sırasında pil seviyesini görmek ve anlık bildirimler almak mümkün. Ayrıca, arka ekran kontrol paneliyle müzik kontrolü, saat, tarih ve adım sayısı gibi özelliklere erişilebiliyor. Cihaz içinde gelen saat kadranlarıyla kullanıcılar arka ekranı kişiselleştirebiliyor.</p><p>GM 26 PRO 5G'NİN TEKNİK ÖZELLİKLERİ</p><p>GM 26 Pro 5G, MediaTek Dimensity 7060 5G 8 çekirdekli (2.6 GHz’e kadar) işlemci kullanıyor. 256GB ve 512GB depolama alanı seçeneklerine sahip olan cihaz, 24 GB'a kadar genişletilmiş RAM barındırıyor.</p><p>6,67 inç ekranıyla 120Hz yenileme hızı, FHD+ çözünürlük ve AMOLED teknolojisi sunan cihaz, 50MP Sony sensörlü AI kamerasıyla ışığı ve sahneyi otomatik ayarlıyor.</p><p>Cihaz, 5000 mAh batarya kapasitesi ve 33W hızlı şarj desteğine sahip. Derin Uzay ve Yıldız Tozu renk seçenekleriyle gelen telefon, yapay zeka donanımları içeriyor.</p><p>GENERAL MOBİLE'IN YAPAY ZEKA SİSTEMLERİ</p><p>General Mobile tarafından geliştirilen GM AI; soruları yanıtlayabilen, metin, görsel ve farklı içerikleri anlayıp analiz edebilen, içgörüler sunabilen ve görsele dönüştürebilen bir sistem olarak çalışıyor.</p><p>Belirlenen konularda eğitilmiş GM AI Ekibi, 6 farklı konuda (İngilizce, Matematik ve Çince öğretmeni, Türk yemekleri, Astrolog ve İsim Profesörü) kullanıcılara yanıtlar veriyor. Matematik Öğretmeni, soru fotoğrafının paylaşılması ile çözümler sunarak öğrencilere destek oluyor. Sadece matematik odaklı yanıtlar vererek kontrollü bir kullanım sağlıyor.</p><p>GM AI Fotoğraf Editörü; basit çizimleri görsellere dönüştüren, fotoğraftan istenmeyen objeleri silen ve fotoğrafların kompozisyonunu bozmadan genişleten özelliklere sahip. Yazıları düzenleyen, çeviren ve farklı tonlara uyarlayan AI Metin Editörü metinleri düzenliyor. AI Çağrı Özeti ise telefon görüşmelerini ve çevrimiçi toplantıları özetlerken görüşmenin notlarını belirleyerek metne döküyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yerli devre kartı üretim makinesi geliştirildi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yerli-devre-karti-uretim-makinesi-gelistirildi-6106/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yerli-devre-karti-uretim-makinesi-gelistirildi-6106/</id>
<published><![CDATA[2026-05-31T11:32:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-31T11:32:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_744B43-1A7D8C-E8F009-B15DBC-05E1A3-50EE36.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İTÜ'de eğitim gördükleri 2023 yılında bir araya gelen Kaan Yapıcı, Ömer Faruk Güleç ve Yaren Özdemir, elektronik cihazların temel bileşenlerinden biri olan devre kartlarının yerli imkanlarla üretilmesine yönelik çalışmalar başlattı.</p><p></p><p>Mezuniyetlerinin ardından 2024 yılında girişimlerini hayata geçiren 3 girişimci, Teknopark İstanbul bünyesinde kurdukları şirkette elektronik devre kartı üretiminde kullanılan makineleri geliştirmeye ve üretmeye devam ediyor. Şu anda iç pazarda satışa sunulan yerli üretim makinenin gelecek dönemde ise dış pazara açılması hedefleniyor.</p><p></p><p>Girişimcilerden Kaan Yapıcı, projenin geliştirilme sürecinde TÜBİTAK, İTÜ ARI Teknokent ve Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi'nden (BTM) destek aldıklarını belirterek, klasik yöntemlerle devre kartı üretiminde yaşanan sorunlar nedeniyle alternatif teknolojilere yöneldiklerini ve bu sebeple "eklemeli elektronik yöntemi" üzerine yoğunlaştıklarını, çalışmalar sonucunda 3 boyutlu yazıcı teknolojisini kullanarak elektronik devre kartı ve esnek elektronik üretimi yapabilen yerli cihaz geliştirdiklerini aktardı.</p><p></p><p>Geliştirilen cihaz sayesinde devre kartlarının daha hızlı üretilebildiğini ifade eden Yapıcı, devre kartlarının televizyonlardan giyilebilir cihazlara, cep telefonlarından küçük ev aletlerine kadar birçok alanda kullanılabileceğini söyledi.</p><p></p><p>Girişimci Kaan Yapıcı, cihazın çalışma şekline ilişkin, şunları anlattı:</p><p></p><p>"Geliştirdiğimiz sistem, klasik anlamda filament eriterek katman oluşturan bir 3D printerdan farklı olarak, mikro dozajlama prensibiyle çalışan bir eklemeli elektronik üretim platformu. Cihazın temel çalışma mantığı, iletken veya fonksiyonel mürekkeplerin belirli basınç, hız ve akış parametreleri altında kontrollü şekilde yüzeye aktarılmasına dayanıyor. Bu sayede devre kartı üzerindeki iletken yollar, kimyasal aşındırma yerine malzemenin ihtiyaç duyulan bölgelere seçici olarak aktarılmasıyla oluşturuluyor. Benzer amaçlarla kullanılan yurt dışı menşeli sistemler çoğu zaman on binlerce avrodan başlayıp, özellik seviyesine göre yüz binlerce avroya kadar çıkabiliyor. Bu da özellikle üniversiteler, AR-GE laboratuvarları, teknoloji girişimleri ve KOBİ'ler için erişimi zorlaştırıyor."</p><p></p><p>Yapıcı, geliştirdikleri teknolojinin en önemli avantajlarından birinin, maliyetleri düşürerek bu teknolojiyi daha erişebilir hale getirmesi olduğunu belirterek, "Yerli olarak geliştirdiğimiz mekanik tasarım, elektronik altyapı, kontrol sistemi ve yazılım sayesinde hem ilk yatırım maliyetini hem de bakım, servis ve teknik destek maliyetlerini ciddi şekilde azaltabiliyoruz. Kullanıcılar ithal bir cihaz aldığında yalnızca cihaz bedelini değil, kurulum, eğitim, yedek parça, servis, ithalat, lojistik ve uzun bekleme sürelerinin maliyetini de üstlenmek zorunda kalıyor. Yerli bir sistem geliştirdiğinizde bu kalemlerin önemli bir kısmını daha hızlı ve ekonomik şekilde yönetebiliyorsunuz." şeklinde konuştu.</p><p></p><p>- "Bu katkıyı yalnızca 'bir cihazın yerlileştirilmesi' olarak görmüyoruz"</p><p></p><p>Yapıcı, elektronik ve devre kartı üretiminde dışa bağımlılığın yalnızca son ürün tedarikiyle ilgili bir konu olmadığını, aynı zamanda prototip geliştirme, test, revizyon ve AR-GE süreçlerindeki üretim altyapısıyla da doğrudan ilişkili olduğunu anlattı.</p><p></p><p>Türkiye'de birçok kurumun güçlü elektronik tasarım kabiliyetine sahip olsa da tasarlanan kartların fiziksel prototipe dönüşmesinin çoğu zaman dış tedarik süreçlerine, ithal ekipmanlara veya uzun teslim sürelerine bağlı kaldığını belirten Yapıcı, bunun da özellikle hızlı geliştirme gerektiren projelerde önemli bir zaman ve maliyet baskısı oluşturduğunu söyledi.</p><p></p><p>Yapıcı, geliştirdikleri teknolojinin bu noktada, devre kartı ve fonksiyonel elektronik prototiplerinin kurum içinde üretilebilmesini sağladığını ifade ederek, "Cihaz ile kullanıcılar iletken mürekkebi kontrollü şekilde yüzeye aktararak elektroniklerini doğrudan oluşturabiliyor. Böylece her tasarım revizyonunda yurt dışından prototip kart beklemek yerine, laboratuvar ortamında aynı gün içinde deneme yapabilen bir üretim altyapısı kurulmuş oluyor." dedi.</p><p></p><p>Ürünün tamamen yerli imkanlarla Türkiye'de üretildiğini vurgulayan Yapıcı, "Bu katkıyı yalnızca 'bir cihazın yerlileştirilmesi' olarak görmüyoruz. Asıl önemli olan, elektronik geliştirme döngüsünün kritik bir adımını yerelleştirmek. Devre tasarımı, malzeme seçimi, yüzey uyumu, baskı parametreleri, elektriksel performans gibi süreçlerin kurum içinde kontrol edilebilmesi, Türkiye'de donanım geliştiren ekiplerin daha hızlı öğrenmesini ve daha bağımsız hareket etmesini sağlıyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>- "Almanya, Hollanda, İtalya, Fransa ve Birleşik Krallık bizim için öncelikli pazarlar arasında"</p><p></p><p>Yapıcı, iç pazarda satışlara başladıklarını, şu ana kadar iç pazarda ağırlıklı olarak AR-GE ve eğitim odaklı kurumlardan talep aldıklarını, ilk aşamada ürünü özellikle üniversiteler, araştırma merkezleri ve teknoloji geliştirme süreçleri yürüten kurumlarla buluşturduklarını söyledi.</p><p></p><p>Şu anda yurt dışı satış ve iş geliştirme süreçlerini ağırlıklı olarak Avrupa pazarı üzerinden ilerlettiklerini belirten Yapıcı, "Özellikle Almanya, Hollanda, İtalya, Fransa ve Birleşik Krallık bizim için öncelikli pazarlar arasında. Bu ülkelerde hem ileri üretim teknolojileri hem de esnek elektronikler, sensörler, malzeme geliştirme ve elektronik prototipleme alanlarında güçlü AR-GE altyapıları var. Dolayısıyla şirketimizin sunduğu hızlı prototipleme, farklı yüzeylere malzeme aktarımı ve laboratuvar ölçeğinde elektronik üretim kabiliyeti bu pazarlarda karşılık buluyor." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Yapıcı, geleceğe yönelik hedeflerine ilişkin, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"İhracat tarafında hedefimiz, Türkiye'de geliştirdiğimiz bu teknolojiyi önce Avrupa'daki AR-GE ve araştırma ekosistemine taşımak, ardından farklı bölgelere yaymak. Çünkü burada yalnızca bir donanım ihracatı değil, aynı zamanda yerli olarak geliştirilen bir üretim teknolojisinin ve malzeme işleme kabiliyetinin uluslararası pazara açılması söz konusu. Bizim için en kritik nokta, şirketimizi global pazarda erişilebilir, esnek ve AR-GE odaklı bir elektronik üretim platformu olarak konumlandırmak."</p><p></p><p>Küresel pazarda Türk teknoloji girişimlerine yönelik algının son yıllarda olumlu yönde değiştiğini gördüklerini anlatan Yapıcı, "Özellikle mühendislik gücü yüksek, sahada çalışan ürüne sahip ve yalnızca yazılım değil donanım geliştirme kabiliyeti de olan girişimler daha fazla dikkat çekiyor. Avrupa'da görüştüğümüz kurumlarda, Türkiye'den çıkan bir donanım girişiminin kendi mekanik tasarımını, elektronik altyapısını, yazılımını ve malzeme süreçlerini birlikte geliştirebilmesi oldukça değerli bulunuyor." diye konuştu.</p><p></p><p>Yapıcı, donanım ve derin teknolojiyi geliştirmenin zaman aldığını kaydederek, "Hata yapmak, tekrar denemek, malzeme bulamamak, üretimde sorun yaşamak bu sürecin doğal parçası. Ancak Türkiye'de teknoloji üretmek için çok ciddi bir potansiyel var. Bu potansiyelin gerçek ürüne dönüşmesi için genç mühendislerin yalnızca tüketen değil, tasarlayan, deneyen ve üreten tarafta daha fazla yer alması gerekiyor." ifadelerini kullandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Startup yatırımlarında yapay zeka ve fintek zirvede</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/startup-yatirimlarinda-yapay-zeka-ve-fintek-zirvede-1051/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/startup-yatirimlarinda-yapay-zeka-ve-fintek-zirvede-1051/</id>
<published><![CDATA[2026-05-30T11:12:52+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-30T11:12:52+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_887764-2D2AD3-EB23C0-B61A2D-F01E61-6676B2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sektör temsilcileri, yılın kalanında özellikle yapay zeka destekli kurumsal yazılımlar, siber güvenlik, fintek ve derin teknoloji alanlarında yatırım hareketliliğinin devam etmesini bekliyor.</p><p></p><p>212 Kurucu Ortağı Numan Numan, AA muhabirine, bu yılın startup ekosistemi açısından daha dengeli ve olgun bir dönem olarak ilerlediğini belirterek, "Son birkaç yıldaki agresif büyüme döneminin ardından bugün yatırımcılar, daha seçici hareket ediyor ancak kaliteli girişimlere olan ilgi güçlü şekilde devam ediyor. Özellikle yapay zeka, siber güvenlik, fintek ve verimlilik odaklı teknolojiler, yatırımcı gündeminde üst sıralarda yer alıyor." diye konuştu.</p><p></p><p>Türkiye'de de güçlü ekipler ve küresel potansiyeli olan girişimlerin yatırım çekmeye devam ettiğini söyleyen Numan, "Özellikle erken aşamada hala ciddi bir hareketlilik görüyoruz. Bugün yatırımcılar için en önemli konu sürdürülebilir büyüme. Elbette büyüme, hala çok önemli ancak artık büyümenin arkasındaki ekonomik yapı daha yakından inceleniyor. Tekrar eden gelir modeli, müşteri tutundurma oranı, operasyonel verimlilik ve ürünün gerçekten bir problem çözüp çözmediği çok daha belirleyici hale geldi. Özellikle yapay zeka tarafında yatırımcılar, artık sadece 'AI kullanan' değil yapay zekayı iş süreçlerine entegre ederek somut verimlilik yaratan şirketlere odaklanıyor." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>- Oyun sektöründe Türkiye, hala güçlü bir konumda</p><p></p><p>Numan, 2026'da en güçlü hareketliliğin yapay zeka tarafında devam ettiğine dikkati çekerek, özellikle dikey çözümlerin öne çıktığını vurguladı.</p><p></p><p>Operasyon otomasyonu, müşteri destek sistemleri, finansal analiz, üretim verimliliği ve kurumsal yazılım alanlarında geliştirilen yapay zeka çözümlerinin ilgi gördüğünü belirten Numan, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Siber güvenlik ve savunma teknolojileri de hem globalde hem Türkiye'de yükselen alanlar arasında. Bunun yanında enerji verimliliği, ileri malzeme teknolojileri ve endüstriyel teknolojiler de yatırımcı ilgisinin arttığı alanlar arasında yer alıyor. Oyun sektöründe Türkiye, hala güçlü bir konumda. Yeni dönemde yalnızca oyun geliştiren değil oyun stüdyolarına altyapı, analiz, reklam ve yapay zeka desteği sunan teknoloji şirketlerinin de öne çıktığını görüyoruz. Sağlık teknolojilerinde ise özellikle yapay zeka destekli teşhis, uzaktan sağlık hizmetleri ve kişiselleştirilmiş sağlık çözümleri dikkat çekiyor."</p><p></p><p>- Yatırımcılar, dünya genelinde daha stratejik hareket ediyor</p><p></p><p>Numan, Türkiye'nin artık yalnızca lokal bir pazar olarak değil hızlı ürün geliştirebilen, dayanıklı ve küresel ölçekte rekabet edebilen ekiplerin çıktığı ekosistem olarak görüldüğüne işaret etti.</p><p></p><p>Küresel ekonomik gelişmeler ve jeopolitik gündemin startup yatırımlarını özellikle sermaye akışının yönü açısından etkilediğine dikkati çeken Numan, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Küresel ekonomik gelişmeler ve jeopolitik gündem, startup yatırımlarını özellikle sermaye akışının yönü açısından etkiliyor. Son dönemde yüksek faiz ortamı, ABD ve Avrupa'daki ekonomik yavaşlama beklentileri, enerji maliyetleri ve bölgesel jeopolitik riskler nedeniyle yatırımcılar, dünya genelinde daha stratejik hareket ediyor. Bu da yatırım kararlarında teknoloji derinliğini, küresel gelir potansiyelini ve operasyonel dayanıklılığı daha önemli hale getiriyor.</p><p></p><p>Türkiye açısından baktığımızda ise bu ortamın bazı alanlarda fırsat yarattığını görüyoruz. Savunma teknolojileri, siber güvenlik, yapay zeka ve verimlilik odaklı yazılımlar gibi alanlar, jeopolitik gelişmelerin de etkisiyle daha fazla yatırım çekmeye başladı. Şirketler, artık yalnızca büyüme potansiyeliyle değil değişen küresel ihtiyaçlara ne kadar hızlı çözüm üretebildikleriyle de öne çıkıyor."</p><p></p><p>Numan, yılın geri kalanında özellikle yapay zeka destekli kurumsal yazılımlar, siber güvenlik, fintek ve derin teknoloji alanlarında yatırım hareketliliğinin devam etmesini beklediklerini belirterek, "Bunun yanında savunma teknolojilerinden çıkan yeniliklerin sivil teknolojilere yayılması da önümüzdeki dönemde önemli fırsatlar yaratabilir." dedi.</p><p></p><p>- "Yatırımcıların kısa-orta vadeli yatırımlara eğilimlerinin daha yüksek olduğu bir dönemdeyiz"</p><p></p><p>Boğaziçi Ventures Üst Yöneticisi (CEO) Barış Özistek de fikir aşamasındaki girişimlere yönelik yatırım iştahının geçmiş yıllara göre düşük olduğunu dile getirerek, "Parlak ve yetenekli girişimciler, yatırım almaya devam ediyor ve Türkiye'de hep söylediğimiz potansiyel enerjiyi yüksek tutuyor fakat yeni fikir aşamasındaki girişimlerin gerekli kaynaklara ulaşmakta zorlandığı, büyüme aşamasına gelen girişimlerin de yine finansal kaynak yetersizliğinden ya da kaynaklara zamanında ulaşamama endişelerinden tempo düşürdüklerini, büyüme ve küresel ölçeklenmelerinin yavaşladığını gözlemliyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Yatırımcıların her zaman olduğu gibi büyümeye odaklandıklarını vurgulayan Özistek, şunları ifade etti:</p><p></p><p>"Karlılık da artık önemli, şirket karlı olmasa da karlı noktaya geçiş aşaması ve stratejinin ne kadar somut olduğu önemli. Sürdürülebilirlik konusunda ise bu konuya özellikle önem veren yatırımcılar dışında hassasiyetin halen az olduğunu görüyoruz. Oysa COP31, bu yıl Antalya'da gerçekleşecek. Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için inovasyon ve teknolojiden azami ölçüde faydalanmaya, çözümler üretmeye ihtiyacımız var. Sürdürülebilirlikle ilgili yatırımlar, etki yanında finansal dönüşü de yüksek olan fakat diğer alanlar ile karşılaştırıldığında daha uzun sürede geri dönüş sağlıyor.</p><p></p><p>Yatırımcıların kısa-orta vadeli yatırımlara eğilimlerinin daha yüksek olduğu bir dönemdeyiz."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Körfez ülkeleri altyapı gücüyle yapay zeka yarışında</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/korfez-ulkeleri-altyapi-gucuyle-yapay-zeka-yarisinda-3781/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/korfez-ulkeleri-altyapi-gucuyle-yapay-zeka-yarisinda-3781/</id>
<published><![CDATA[2026-05-30T11:10:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-30T11:10:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_146227-560619-F320D6-8EA19F-968570-9F87F7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Middle East Institute'un bu yıl yayımladığı analize göre Suudi Arabistan, BAE ve Katar'ın toplam 8-10 gigavat düzeyinde AI bağlantılı işlem kapasitesi planladığı belirtiliyor. Uzmanlar, Körfez'in yapay zeka yarışına "model üreticisi" değil, "hesaplama gücü ve veri merkezi sağlayıcısı" olarak girdiğini değerlendiriyor.</p><p></p><p>International Data Corporation'ın (IDC) verilerine göre de küresel yapay zeka altyapı harcaması 2025'te 318 milyar dolara ulaştı. Orta Doğu ve Afrika bölgesinde yapay zeka altyapı harcamaları geçen yılın son çeyreğinde yıllık bazda yüzde 500'den fazla artarak 1,8 milyar dolara çıktı. Bu artışın Körfez'deki yapay zeka girişimleri ve ulusal yapay zeka altyapı yatırımlarıyla bağlantılı olduğu tahmin ediliyor.</p><p></p><p>- Körfez'in yapay zeka vitrini BAE</p><p></p><p>BAE'nin en önemli güncel hamlesi 5 gigavat kapasiteli "Stargate UAE" projesi olarak görülüyor. ABD'li şirket OpenAI'ın açıklamasına göre Abu Dabi'de kurulacak 1 gigavatlık Stargate UAE yapay zeka işlem kümesinin ilk 200 megavatlık bölümünün bu yıl devreye alınması bekleniyor. Projede G42, OpenAI, Oracle, Nvidia, Cisco ve SoftBank şirketleri yer alıyor.</p><p></p><p>Microsoft'un ise 2023'te başladığı BAE'ye yönelik sermaye, gelişmiş AI ve bulut veri merkezleri yatırımlarını 2029'a kadar 15,2 milyar dolara yükseltmesi bekleniyor.</p><p></p><p>Öte yandan BAE, yapay zeka eğitimini de tüm sınıf seviyeleri için 2025-2026 eğitim-öğretim yılından itibaren zorunlu hale getirdi.</p><p></p><p>- Suudi Arabistan'ın Humain hamlesi</p><p></p><p>Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF), Mayıs 2025'te Humain adlı yapay zeka şirketini kurdu. PIF'e göre Humain, veri merkezleri, bulut altyapısı, yapay zeka modelleri ve uygulamalar dahil yapay zeka değer zincirinin tamamında faaliyet gösterecek. Bunun, Suudi Arabistan'ın petrol bağımlılığını azaltma ve ekonomiyi bilgi temelli yapıya dönüştürme hedefinde önemli rol oynaması bekleniyor.</p><p></p><p>Suudi Arabistan'ın yapay zeka altyapısı için en dikkati çekici gelişmelerden biri de Nvidia ile yapılan işbirliği oldu. Nvidia'dan yapılan açıklamada, Humain'in gelecek 5 yılda 500 megavata kadar çıkabilecek kapasitede yapay zeka fabrikaları kurmak üzere Suudi Arabistan'a yatırım yapacağı ifade edildi. Yatırımın binlerce Nvidia çipi ile destekleneceği kaydedilen açıklamada, bu kapsamda şirketin gelişmiş yapay zeka çiplerinden 18 bin adet göndereceği belirtildi.</p><p></p><p>Tüm bu gelişmeler, Riyad yönetiminin yapay zekayı Vision 2030 Programı'nın ekonomik çeşitlendirme hedefleriyle birlikte ele aldığını gösteriyor.</p><p></p><p>- Katar'da 20 milyar dolarlık yatırım</p><p></p><p>Katar ise BAE ve Suudi Arabistan'a kıyasla daha küçük ölçekli ancak stratejik yatırımlarla öne çıkıyor. Katar, hem akıllı hem de çevre dostu şehirler, altyapı ve hizmetler tasarlamak için yapay zekadan yararlanıyor.</p><p></p><p>Ülke, yapay zeka, teknoloji ve inovasyon programları için 9 milyar Katar riyali teşvik ayırdı. Scale AI ile kamu hizmetlerinde 50'den fazla yapay zeka uygulaması geliştirmeye yönelik anlaşma imzalandı.</p><p></p><p>Katar'ın en güncel büyük hamlesi ise Katar'ın ulusal yapay zeka şirketi Qai ile Brookfield ortaklığı oldu. Brookfield ve Qai, Katar'da ve seçili uluslararası pazarlarda yapay zeka altyapısı geliştirmek için 20 milyar dolarlık stratejik yatırım ortaklığı kurdu.</p><p></p><p>Bu gelişmeler, BAE, Suudi Arabistan ve Katar'ın sermaye, enerji ve veri merkezi yatırımlarıyla yapay zekada küresel model üreticisi olmaktan çok, işlem gücü ve altyapı sağlayıcısı olarak konumlanma stratejisini güçlendirdi.</p><p></p><p>Ayrıca, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşta veri merkezlerinin hedef haline gelmesi, Körfez'in stratejik yapay zeka altyapı yatırımlarının önemini de gösterdi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Öksüt'ten genç mühendislere  işe hazırlık simülasyonları</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/oksutten-genc-muhendislere-ise-hazirlik-simulasyonlari-3760/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/oksutten-genc-muhendislere-ise-hazirlik-simulasyonlari-3760/</id>
<published><![CDATA[2026-05-30T10:17:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-30T10:17:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F6FCCB-54E615-28F237-DD3586-6870AC-273FBD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Madencilik sektörü, yapısı gereği ileri uzmanlık gerektiren alanların başında geliyor. Bu alanda oldukça zorlu bir eğitim sürecinden geçen gençler için deneyim ise oldukça kritik. Ancak bu alanda eğitim gören pek çok genç, zaman zaman staj imkanına kavuşmakta bile güçlük çekebiliyor. Bu noktada özel sektörün bu alandaki gençleri desteklemesi hem istihdam hem de yetenek havuzunun geliştirilmesi anlamında büyük önem taşıyor.&nbsp;</p><p></p><p>Kayseri'nin Develi ilçesinde faaliyet gösteren Öksüt Madencilik, bu ihtiyacı görerek çözüm üretmek amacıyla önemli bir sorumluluk aldı ve sektörde öncü bir uygulamayı hayata geçirdi. Simülasyonlar, genç mühendislerin sektördeki istihdamını desteklemek amacıyla, gerçek senaryolar üzerinden teknik ekiplerle birlikte hazırlanıyor. Bu sayede üniversite öğrencileri ve yeni mezunlar, mühendislik görevlerini online şekilde deneyimleyebiliyor.</p><p></p><p>Simülasyonları tamamlayan öğrenci ve mezunlar, bir maden şirketinde işleyişim nasıl olduğunu öğrenirken, sahada çalışma deneyimini yaşıyor. Teorik bilgiyi pratikle birleştirme imkânı bulan gençleri bu tarz simülasyonların artmasını bekliyor.&nbsp;</p><p></p><p>Platformda aktif üç iş simülasyonu mevcut</p><p>Türkiye’de madencilik sektöründe ilk olan iş birliği kapsamında, projenin başlangıcından bu yana 500’e yakın mühendislik öğrencisi ve yeni mezun simülasyonlara katıldı. Öksüt Madencilik, bu uygulama ile kontenjan kısıtlaması ya da coğrafi nedenlerle staj yapma imkânı bulamayan öğrencilere, şirketi tanıma fırsatı sunmayı ve genç mühendis yetenek havuzunu güçlendirmeyi hedefliyor. Şu anda platformda jeoteknik, proses, maden ve jeoloji mühendisliği olmak üzere üç modülde simülasyonlar yer alıyor. Katılımcılar sahadan alınan verileri yorumlamak, toplantı dinamiklerini deneyimlemek ve departmanlar arası koordinasyon süreçlerine aşina olmak gibi gerçek iş görevlerini tamamlıyor. Her modülde iş sağlığı ve güvenliği olmazsa olmaz görevler arasında yer alıyor. Platforma QR kod veya doğrudan bağlantı üzerinden, herhangi bir kurulum gerekmeksizin ücretsiz erişilebiliyor. Simülasyonları tamamlama süresi modüle göre 1 ila 3 saat arasında değişiyor. Arama jeologu rolüne yönelik dördüncü bir modülün de platforma eklenmesi çalışmalarına başlandı.</p><p></p><p>“Öksüt Kampüste ile üniversitelerle buluşuyor ve simülasyonları anlatıyoruz”</p><p>Öksüt Madencilik İK, İdari İşler ve Kurumsal İletişim Direktörü Fatih Koç, uygulamanın işveren markası açısından taşıdığı anlamı şöyle aktardı: "Güçlü bir işveren markası, yalnızca 'bize gelin' demekle oluşmuyor; insanlara anlamlı bir deneyim yaşatmanız gerekiyor. Ludi simülasyonları, öğrencilerin Öksüt'ü bir tanıtım materyalinden değil, bizzat deneyimleyerek tanımasına imkân veriyor. Staj kontenjanlarının ötesine geçen bu yaklaşımla hem daha bilinçli adaylar yetiştiriyor hem de şirketimize olan ilgiyi somut bir temele oturtuyoruz. Gençlerle temasımızı çok yönlü bir şekilde ilerletiyoruz. Bu kapsamda bugüne kadar Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa olmak üzere Türkiye’deki 5 üniversitede gerçekleştirdiğimiz ‘Öksüt Kampüste’ etkinliklerinde iş simülasyonlarımızı da öğrencilerle buluşturduk. Yıl sonuna kadar bu sayıyı 7 üniversiteye çıkarmayı hedefliyoruz. Üniversitelerle buluşarak madencilik sektörünü konuşuyor, genç mühendis adaylarının daha eğitim süreçlerindeyken iş yaşamına hazırlanmasına katkı sunuyoruz. Bu amaçla, Ludi simülasyonlarını da gençlerin deneyim kazanabileceği önemli bir araç olarak anlatıyoruz. Amacımız, gençleri çok yönlü bir şekilde destekleyerek sektörle daha güçlü bir bağ kurmalarını sağlamak.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yeni Xiaomi 17T serisi tanıtıldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yeni-xiaomi-17t-serisi-tanitildi-4135/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yeni-xiaomi-17t-serisi-tanitildi-4135/</id>
<published><![CDATA[2026-05-29T14:33:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-29T14:33:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_386B41-A3AF51-2D2E60-B42ECB-557233-6871F7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İlk kez iki farklı boyut seçeneğiyle gelen yeni Xiaomi 17T Serisi, kullanıcıların ihtiyaçlarına uygun üst düzey bir deneyim vadediyor.</p><p></p><p>Leica optikleri ile Xiaomi'nin gelişmiş görüntüleme teknolojilerini bir araya getiren Xiaomi 17T Serisi, 50 MP ana kameraya sahip üçlü kamera sistemiyle yüksek netlikte fotoğraflar çekebiliyor. Her iki modelde de Leica UltraPure optik tasarımı ve Leica Summilux lens yapısı yer alıyor.</p><p></p><p>T Serisi’nde Bir İlk: Leica Her An Cebinizde</p><p></p><p>Xiaomi 17T Serisi ile birlikte ilk kez T Serisi’nin tüm modellerinde Leica 5x telefoto kamera sunuluyor. 50 MP çözünürlük ve OIS desteğine sahip bu kamera sistemi; 30 cm makro çekimlerden 10x optik seviyesinde yakınlaştırmaya ve 120x AI Ultra Zoom’a kadar geniş kullanım imkanı sağlıyor. Böylece kullanıcılar yakın ya da uzak fark etmeksizin, Leica merceklerinin gücünü her an ceplerinde hissederek farklı odak uzaklıklarında rahatça çekim yapabiliyor.</p><p></p><p>Telefoto kamera sistemi video tarafında da önemli yenilikler sunuyor. Özellikle Xiaomi 17T Pro, Xiaomi serisinde ilk kez 4K 60 fps sinematik video kaydı desteği getiriyor. Bu özellik sayesinde daha doğal arka plan bulanıklığıyla etkileyici videolar çekilebiliyor. Sahne modu gibi özel çekim modları ise konser, performans ve zorlu ışık koşullarında daha net sonuçlar elde edilmesine yardımcı oluyor.</p><p>Fotoğraflara Duygu Katan Özellik: Leica Live Moment</p><p>Xiaomi 17T Serisi, klasik fotoğraf deneyiminin ötesine geçerek Leica Live Moment özelliğini sunuyor. Bu özellik yalnızca çekim anını değil, o anın öncesindeki hareketi ve duyguyu da kaydediyor. Hareketleri ve kısa süreli ifadeleri koruyan Leica Live Moment, fotoğraflara daha fazla hikaye ve duygu katıyor.</p><p></p><p>Leica Live Portrait özelliği ise portre modunda doğal bokeh efekti oluşturarak konuyu daha belirgin hale getirirken hareket akıcılığını da koruyor. Ayrıca Leica Live Moment çekimleri için özel Leica filigranları sunuluyor ve birden fazla an kolayca kolaj haline getirilerek sosyal medyada paylaşılabiliyor.</p><p></p><p>Sadece Xiaomi 17T Pro modeline özel canlı sinematik video özellikleri arasında 4K Ultra-HD Live Moment kayıt desteği ve Freestyle ile Portrait Live çekim modlarında akıcı yakınlaştırma efektleri de bulunuyor.</p><p>Göz Konforu Ön Planda</p><p>Xiaomi 17T Serisi, kullanıcı deneyimini ön planda tutarak Xiaomi Vision Care ekran teknolojisini sunuyor. Tıbbi araştırmalar doğrultusunda geliştirilen bu teknoloji; ortam ışığına göre ekranı otomatik olarak ayarlıyor, mavi ışığı, titreşimi ve hareket bulanıklığını azaltarak gün boyu daha konforlu bir kullanım sağlıyor. Bu yenilikler sayesinde Xiaomi 17T Serisi, TÜV Rheinland’ın dört farklı göz koruma sertifikasını alan ilk seri olurken, Xiaomi’nin ilk “Akıllı Göz Koruma” sertifikasını da aldı.</p><p></p><p>Dikkat Çeken Renk Seçenekleri</p><p></p><p>Xiaomi 17T Pro; siyah, koyu mavi ve koyu mor renk seçenekleriyle geliyor. Xiaomi 17T modeli ise opal beyazı, mor ve siyah olmak üzere üç farklı renk seçeneğine sahip. Yan yüzeylerdeki fırçalanmış metal görünümü ve daha küçük kamera modülü cihazlara modern ve şık bir görünüm kazandırıyor.</p><p>Güçlü Performans ve Uzun Pil Ömrü</p><p>Xiaomi 17T Pro, uluslararası pazarlarda Xiaomi serisinin şimdiye kadarki en büyük bataryası olan 7000 mAh kapasiteyle geliyor. Önceki nesle göre yüzde 27 daha yüksek kapasite sunan cihaz, ortalama kullanıcılar için yaklaşık 2 güne kadar kullanım süresi sağlıyor. Ayrıca 100 W kablolu HyperCharge ve 50W kablosuz HyperCharge desteğiyle hızlı şarj imkanı sunuyor.</p><p></p><p>Daha kompakt yapıya sahip Xiaomi 17T modeli ise 6500 mAh batarya kapasitesiyle geliyor. Önceki nesle göre yüzde 18 daha yüksek kapasite sunan cihaz, 67 W HyperCharge desteğiyle gün boyu kesintisiz kullanım sağlıyor. Her iki model de üçüncü parti hızlı şarj adaptörleriyle uyumlu çalışabiliyor.</p><p></p><p>Cihazlarda bulunan Xiaomi 3D IceLoop soğutma sistemi, gelişmiş ısı yönetimi sunarak yoğun kullanım sırasında bile stabil performans ve daha serin bir kullanım deneyimi sağlıyor</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Girişimci kadınların ürünleri, dijitalin gücüyle dünya vitrinine açıldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/girisimci-kadinlarin-urunleri-dijitalin-gucuyle-dunya-vitrinine-acildi--4157/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/girisimci-kadinlarin-urunleri-dijitalin-gucuyle-dunya-vitrinine-acildi--4157/</id>
<published><![CDATA[2026-05-27T09:42:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-27T09:42:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6D9187-E99064-4E6BDD-BD1D0D-79AC71-CDD478.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin dijital dönüşümünün öncüsü Türk Telekom, kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları ile teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürmeye devam ediyor. Türk Telekom’un, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Habitat Derneği ile birlikte yürüttüğü ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesi sayesinde Türkiye’nin dört bir yanındaki kadınlar, ülke sınırlarını aşarak ürünleri ve girişimleriyle uluslararası pazarların kapılarını aralıyor.&nbsp;</p><p></p><p>Türk Telekom’un “Dijitalde Hayat Kolay” projesi, girişimci kadınları küresel pazarlarla buluşturuyor. Projeden aldıkları destekle e-ticaret, yapay zekâ kullanımı ve dijital pazarlama alanlarında kendilerini geliştiren kadınlar, ürettikleri yerel ürün ve yenilikçi teknolojileri Belçika’dan Avusturya’ya, Amerika’dan küresel teknoloji devlerine kadar dünyanın dört bir yanına ihraç etmeye başladı. 2019 yılından bu yana toplamda 50 binin üzerinde katılımın olduğu proje kapsamında kadınlar, dijital yetkinliklerini geliştirerek ekonomik hayatta daha aktif rol alıyor. Kırsalda ürettikleri lavanta ürünlerini Avrupa’ya ihraç edenlerden, geliştirdikleri yapay zekâ çözümlerini global şirketlere sunanlara kadar farklı sektörlerden pek çok kadın, aldıkları eğitim, mentörlük ve hibe desteğiyle sınırları aşıyor.&nbsp;</p><p>"Girişimci kadınların dijital fırsatlarla daha rekabetçi olmalarını desteklemek öncelikli sorumluluğumuz"</p><p>Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, Dijitalde Hayat Kolay projesi ile dünyaya açılan kadın girişimciler ile ilgili şunları ifade etti: "Türkiye’ye Değer vizyonumuzla ülkemizin dijital dönüşümüne öncülük ederken, teknolojiyi sadece bir araç değil, toplumsal fayda ve ekonomik değer üreten bir güç olarak görüyoruz. Türkiye’nin dijital geleceğini inşa etme misyonumuz doğrultusunda ekonomik, sosyal, bölgesel veya fiziksel sebeplerle toplumsal hayata eşit şekilde katılamayan herkes için kapsayıcı çözümler sunuyor, sürdürülebilir kalkınmayı destekliyoruz.&nbsp; 2019 yılından bu yana 50 binin üzerinde kadına yüz yüze ve çevrim içi eğitimlerle ulaşmanın, girişimlerini büyütmek isteyen kadınlarımıza hibe desteği sağlamanın gururunu yaşıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projemizle sadece fırsat eşitliğine katkı sunmakla kalmıyor, kültürel değerlerimizin ve yerel üreticimizin dünyaya açılmasına da destek oluyoruz. Anadolu’daki girişimcimizin, aldığı eğitimlerle dijital dünyada görünür hale gelerek Belçika’dan Avusturya’ya, Amerika’dan küresel teknoloji devlerine kadar uzanan bir ihracat ağı kurması, ülkemizin dijital ekonomideki potansiyelini gözler önüne seriyor. Kadınların dijital dünyada fırsatları değerlendirerek daha rekabetçi ve sürdürülebilir iş modelleri kurmalarını destekleyerek, değerlerimizi sınırların ötesine taşımaya ve ülkemizin dijital geleceğini kadınlarla birlikte yazmaya kararlılıkla devam edeceğiz."&nbsp;&nbsp;</p><p></p><p>Adana’dan ABD’ye havuçlu atıştırmalık ihracatı</p><p>Adana'da kurduğu Cezy &amp; Pepcubes markasıyla şekersiz ve %100 doğal hammaddelerle dünyanın ilk havuç bazlı atıştırmalığını tasarlayan Selen Canoğulları, çalışanlarının %90'ının kadınlardan oluştuğunu belirterek, ürünlerini ulusal zincir marketlerde tüketiciyle buluşturduklarını, Amerika pazarına açıldıklarını ifade etti. Canoğulları; ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesinin eğitimleri ve sunduğu vizyon yurt dışına açılma hayalimizi gerçeğe dönüştürmemizde bize büyük bir özgüven verdi. Türk Telekom’dan aldığımız hibe ile ambalajlarımızı uluslararası standartlarda yeniledik ve Amerika pazarına girdik. Kanada ve Avrupa ülkeleri ile de görüşmelere başladık” dedi.</p><p></p><p>Tekirdağ’ın geleneksel dokuması uluslararası belgesellerde</p><p>Tekirdağ'da coğrafi işaretli Karacakılavuz dokumasını modern tasarımlarla yeniden yorumlayan Büruz markasının kurucusu Pelin Begüm Karadağ, yerel dokumayla kadınlara istihdam sağlarken yeni ustalar yetiştiriyor. Uluslararası ödüller alan ve uluslararası görünürlük kazanan bu tasarımlar, belgesellere de konu oldu. Karadağ; “Yerel mirasımızı yaşatırken dijitalleşmenin gücünü kullanarak dünyaya açılmak, vizyonumuzu tamamen değiştirdi. Dijitalde Hayat Kolay projesiyle edindiğimiz dijital becerilerin yanı sıra mentörlük sürecinde aldığımız eğitimler sayesinde sadece Türkiye'de değil, uluslararası arenada da tanınan ve ödüller alan bir marka haline geldik” diye konuştu.</p><p></p><p>İstanbul’dan uluslararası teknoloji firmalarına uzanan yapay zekâ çözümü</p><p>Esra Odabaşı, kurduğu sosyal girişim ES Kariyer ile engelli bireylerle kurumları yetkinlik bazlı eşleştiren yapay zekâ destekli yetenek havuzu geliştirdi. Odabaşı'nın sistemi, uluslararası teknoloji firmalarına istihdam çözümleri sunuyor. Odabaşı; “Engelli bireyler için fırsat eşitliği yaratırken teknolojinin çarpan etkisine çok inanıyorum. Dijitalde Hayat Kolay projesinden aldığımız destekle yapay zeka destekli yetenek bazlı eşleştirme havuzu olan PowerPool’u kurduk, böylece daha hızlı bir şekilde doğru işe doğru engelli istihdam kaynağını yönlendirebiliyoruz. Bugün küresel teknoloji devlerine çözüm üretebilmemizin arkasında bu dijital güç yatıyor” dedi.</p><p></p><p>Uşak’taki kadınların ürünleri Belçika ve Avusturya’da</p><p>SS Kilim Kadın Girişim Üretim ve İşletme Kooperatifi’ni kuran bir diğer girişimci Nezahat Hıdır, kırsalda yaşayan, iş gücüne katılamayan, özellikle engelli çocuğu olan kadınlara evde üretim imkânı sunuyor. Lavanta ve benzeri bitkilerden elde edilen yağlarla üretilen kozmetik ürünleriyle gelir yaratan, çevredeki meyve suyu fabrikalarının atıklarını değerlendirerek döngüsel ekonomi modeli kuran Hıdır, kooperatif ürünlerini Belçika ve Avusturya’ya ihraç ediyor. Hıdır, “Dijitalde Hayat Kolay eğitimleriyle daha önce dışarıdan hizmet aldığımız ürünlerimizin etiket tasarımlarını kendimiz yapmaya başladık ve dijital pazarlamayı öğrendik ve sınırlarımızı aştık. Türk Telekom'un yanımızda olduğunu bilmek, Avrupa gibi zorlu pazarlara açılırken en büyük cesaret kaynağımız oldu. Yıl sonuna kadar 5 ülkeye ihracat yapmayı ve yurt dışına ofis açmayı hedefliyoruz” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Vodafone, 5G kapsama liderliğini müşterileriyle kutluyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vodafone-5g-kapsama-liderligini-musterileriyle-kutluyor-8337/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vodafone-5g-kapsama-liderligini-musterileriyle-kutluyor-8337/</id>
<published><![CDATA[2026-05-27T09:40:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-27T09:40:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A7EC40-071980-AD0910-4FFEA6-699B3E-1F2543.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, 5G coşkusunu müşterileriyle paylaşmaya devam ediyor. Uluslararası bağımsız denetim kuruluşu P3 tarafından Türkiye’nin en geniş 5G kapsamasına sahip operatörü seçilen Vodafone, 5G kapsama liderliğini müşterileriyle kutlamak amacıyla yeni bir kampanya düzenliyor. Buna göre, Vodafone müşterileri, Hediye Çarkı’nı her çevirmede internet kazanacak ve kazandıkları interneti 10’a katlayacak. 21 Haziran’a kadar sürecek kampanyadan tüm Vodafone’lular yararlanabilecek. Müşteriler, Hediye Çarkı’nı Yanımda uygulamasında her hafta, Vodafone mağazalarında ise ayda bir kez çevirerek kampanyaya katılabilecek. Kampanya kapsamında milli basketbolcu Alperen Şengün ve Vodafone’un reklam yüzü Cengiz Bozkurt’un rol aldıkları özel bir reklam filmi de hazırlandı.</p><p></p><p>Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi:</p><p></p><p>“Vodafone olarak, dünya genelinde en fazla ülkede 5G hizmeti veren bir numaralı mobil operatörüz. 1 Nisan’da 81 il ve 922 ilçede 5G sinyalini aynı anda vermeye başladık. Hemen ardından, uluslararası bağımsız denetim kuruluşu P3 tarafından ülkemizin en geniş 5G kapsamasına sahip operatörü sertifikasını kazandık. 5 kıtadaki 5G deneyimimizi Türkiye’deki yaygın kapsama gücümüzle birleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu mutluluğumuzu müşterilerimizle paylaşmak istedik ve 5G kapsama liderliğimizi kutlamak üzere yeni bir kampanya başlattık. Tüm müşterilerimizin Hediye Çarkı’nda kazandığı interneti 10’a katlayacağız. Müşterilerimizi kampanyamızdan yararlanmaya davet ediyoruz.”&nbsp;</p><p></p><p>Ayrıntılı ve güvenilir analiz</p><p></p><p>P3 tarafından 1-8 Nisan tarihleri arasında toplam 30 bin kilometrelik alanda yapılan ölçümlerde 5G kapsama alanı&nbsp; değerlendirildi. 5G kapsama alanının güvenilir ve anlamlı bir şekilde tespit edilmesini sağlamak için P3 tarafından global standardartlara uygun metodolojiler uygulandı. Vodafone Türkiye elde ettiği sonuçlarla ülke genelinde en geniş 5G kapsamasını sağladı.</p><p></p><p>Kutlamaya özel reklam filmi</p><p></p><p>Vodafone, 5G kapsama liderliğini kutladığı kampanya kapsamında özel bir reklam filmi de hazırladı. Milli basketbolcu Alperen Şengün’ün rol aldığı filmde bir basketbol maçının en kritik anı gösteriliyor. “5G kapsamasında Türkiye’de sahanın yeni lideri Vodafone” mesajını veren reklam filminde Alperen Şengün’ün yanı sıra Vodafone’un reklam yüzü Cengiz Bozkurt da yer alıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD şirketleri yapay zekada atakta</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/abd-sirketleri-yapay-zekada-atakta-6531/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/abd-sirketleri-yapay-zekada-atakta-6531/</id>
<published><![CDATA[2026-05-27T01:27:52+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-27T01:27:52+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8B5DA8-1933ED-5681E0-FF48E3-BA905D-1849A5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD, ChatGPT, Gemini ve Claude gibi büyük dil modellerinin desteği, üniversite-sanayi işbirliği, Silikon Vadisi merkezli girişimcilik kültürü, savunma odaklı araştırma programları ve bulut bilişim altyapısı sayesinde yapay zekayı ekonomik, teknolojik ve stratejik bir güce dönüştürmeyi hedefliyor.</p><p></p><p>Bunun için çalışmalara ağırlık veren Washington yönetimi, geçen yıl açıkladığı "America's AI Action Plan" ile inovasyon kapasitesini artırmayı, yapay zeka altyapısını güçlendirmeyi ve uluslararası güvenlik-diplomasi alanlarında liderlik kurmayı öngörüyor.</p><p></p><p>- Özel sektör şirketleri lokomotif rolde</p><p></p><p>Ülkenin bu alandaki stratejisinde özel sektör belirleyici konumda bulunuyor. OpenAI, Google, Microsoft, Amazon, Meta, Anthropic ve Nvidia gibi teknoloji şirketleri yalnızca model geliştirme yarışında değil, çip, bulut bilişim, veri merkezi ve yapay zeka hizmet ihracatı alanlarında da ülke ekonomisine katkı sağlıyor.</p><p></p><p>Bu kapsamda, geçen yıl küresel çapta özel şirketlerce yapılan 344,7 milyar dolarlık yapay zeka yatırımının 285,9 milyar dolarını ABD'li şirketler gerçekleştirdi.</p><p></p><p>- Yapay zekanın gücü veri merkezlerinde</p><p></p><p>Özellikle OpenAI'ın ChatGPT ile başlattığı yaygın kullanım furyası, yapay zekayı nihai kullanıcıların günlük yaşamına taşıdı.</p><p></p><p>Google Gemini, Anthropic Claude ve Meta'nın açık kaynaklı modelleri, ABD merkezli şirketlerin küresel yapay zeka rekabetindeki ağırlığını artırdı.</p><p></p><p>ABD'de geçen yıl sonu itibarıyla 5 bin 427 veri merkezi bulunuyor. Bunu 529 ile Almanya ve 523 ile Birleşik Krallık takip ediyor.</p><p></p><p>Bu merkezlerin herhangi bir bölgeden daha fazla enerji tüketmesi, enerji ihtiyacını da ABD'nin yapay zeka stratejisinin merkezine taşıyor.</p><p></p><p>ABD, kişi başına veri merkezi elektrik tüketiminde de en büyük paya sahip ülkelerden biri olarak öne çıkıyor.</p><p></p><p>- Çipte Tayvan "bağımlılığı"</p><p></p><p>Yapay zeka uygulamalarına yönelik talep arttıkça, grafik işlem birimi (GPU) erişimi de yalnızca şirketlerin değil, ülkelerin stratejik kapasitesini belirleyen unsurlardan biri olarak dikkati çekiyor.</p><p></p><p>Bu kapsamda, ABD'li Nvidia'nın GPU'ları, yapay zeka modellerinin eğitimi ve çalıştırılması için kritik altyapı haline geldi.</p><p></p><p>Çip tedarikinde sektörü domine eden Tayvanlı TSMC şirketi, piyasa değeri olarak dünyanın en değerli şirketleri arasında yer alıyor.</p><p></p><p>Dünyada yapay zeka teknolojisinde liderliği hedefleyen ABD, söz konusu teknolojinin temel gereksinimlerinden olan çipte Tayvan "bağımlılığı"nı azaltmaya odaklandı. Bu nedenle son dönemde çip yatırımlarına ağırlık verildi.</p><p></p><p>"America's AI Action Plan" kapsamında ABD, yarı iletken üretimini bölgeye taşıyarak teknolojik güvenliğini ve tedarik zincirini rakiplerinden korumayı planlıyor.</p><p></p><p>- Savunmada yapay zeka anlaşmazlığı</p><p></p><p>Yapay zekanın ABD ekonomisindeki etkisi yalnızca teknoloji şirketleriyle sınırlı kalmıyor.</p><p></p><p>ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) hem savaş alanında yeteneklerini artırmak hem de bürokratik işleyişini otomatikleştirmek için yapay zekayı kullanmayı hedefliyor.</p><p></p><p>Hükümet ile yapay zeka şirketleri arasında "askeri amaçlı kullanım" konusunda anlaşmazlık bulunuyor. Yapay zeka firması Anthropic'in, Claude modelini "tüm yasal askeri amaçlar" için kullanıma açmayı reddetmesi ve bu anlamdaki endişeleri, Pentagon ile aralarında anlaşmazlıklara yol açmıştı.</p><p></p><p>Bunun üzerine OpenAI, bu konuda hükümetle anlaşma yaptıklarını duyurmuştu. Kullanıcıların tepkisi sonrası şirket anlaşmanın yurt içi gözetim faaliyetlerinde kullanılmayacağını bildirmişti.</p><p></p><p>- Sektörlerde yapay zeka kullanımı yaygınlaşıyor</p><p></p><p>ABD, yapay zeka imkanlarından her sektörde yararlanmanın planlarını yapıyor.</p><p></p><p>Bu kapsamda, sağlıkta erken teşhis ve ilaç geliştirme, finans sektöründe dolandırıcılık tespiti ve siber güvenlik yapay zekanın dönüştürdüğü alanlar arasında öne çıkıyor.</p><p></p><p>Buna karşın ABD modeli bazı riskleri de beraberinde getiriyor.</p><p></p><p>Yapay zeka pazarının birkaç büyük teknoloji şirketinde yoğunlaşması, telif hakları davaları, kişisel verilerin korunması, "deepfake" içerikler, yanlış bilgi üretimi, iş gücü dönüşümü ve veri merkezlerinin enerji-su tüketimi ülkede en çok tartışılan başlıklar arasında bulunuyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türk Telekom e-dergi ile yeni nesil içerik deneyimi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-telekom-e-dergi-ile-yeni-nesil-icerik-deneyimi-3476/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-telekom-e-dergi-ile-yeni-nesil-icerik-deneyimi-3476/</id>
<published><![CDATA[2026-05-26T11:51:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-26T11:51:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FA0E90-6C50C6-C13EE1-316A59-210205-25E1E6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin dijital dönüşümünün öncüsü Türk Telekom, ürün ve hizmetlerinde geliştirdiği yeniliklerle kullanıcılarına farklı deneyimler sunmaya devam ediyor. Moda, sağlık, spor, ekonomi gibi çok sayıda çeşitli kategoriye yönelik dergi ve günlük gazetenin yer aldığı dijital okuma platformu e-dergi, Sesli Gündem özelliği ile kullanıcılara günlük gazetelerdeki öne çıkan haberlere sesli olarak erişim imkânı sunarken, Günün Rengi ve Gizemli Kart özellikleriyle de kullanıcı deneyimini daha etkileşimli ve eğlenceli hale getiriyor.&nbsp;&nbsp;</p><p></p><p>E-dergi’den sesli içerik kolaylığı ve birçok eğlenceli içerik&nbsp;</p><p></p><p>Türk Telekom, kullanıcı deneyimini zenginleştiren e-dergi uygulamasını yalnızca haber takibi ve yüzlerce dergi ile sınırlı tutmayarak, eğlenceli ve motive edici yeni özelliklerle geliştirmeye devam ediyor. Kullanıcılar; makale, astroloji, röportaj, dergi ve gazete içeriklerinin yanı sıra artık uygulama içerisinde sunulan farklı deneyim alanlarıyla da buluşuyor.</p><p>Uygulamanın öne çıkan özelliklerinden Sesli Gündem sayesinde kullanıcılar, günlük gazetelerdeki öne çıkan haberleri yapay zekâ destekli seslendirme ile dinleyebiliyor. Ortalama 6–10 dakikalık içeriklerle kullanıcılar gündemi hızlı ve pratik şekilde takip edebiliyor. Bunun yanı sıra Günün Rengi özelliği, kullanıcılara her gün farklı bir renk ve o renge özel pozitif bir mesaj sunarak günlük motivasyonu artırmayı hedefliyor. Gizemli Kart özelliğinde ise kullanıcılar haftada bir kez çark çevirerek karşılarına çıkan karttaki ilham verici mesajları keşfedebiliyor.</p><p>Türk Telekom, bu zengin içerik ve deneyim dünyasını avantajlı paketlerle kullanıcılarına sunuyor.&nbsp; Tarifesine e-dergi dahil olan Türk Telekom müşterileri, uygulamayı indirip giriş yaptıktan sonra tüm içeriklere doğrudan premium üyelik kapsamında erişebiliyor. Diğer kullanıcılar ise aylık 24,99 TL veya yıllık 169,99 TL karşılığında premium üyelik satın alarak tüm içeriklere sınırsız erişim sağlayabiliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">NFC tabanlı siber saldırılarda artış yaşanıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/nfc-tabanli-siber-saldirilarda-artis-yasaniyor-7892/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/nfc-tabanli-siber-saldirilarda-artis-yasaniyor-7892/</id>
<published><![CDATA[2026-05-25T12:57:13+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-25T12:57:13+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3C74BA-449615-A1FBD1-3DE5EB-C58604-FA963A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, ocak-nisan döneminde Kaspersky siber güvenlik çözümleri, SuperCard X, PhantomCard, NGate ve NFCGate aracının diğer kötü amaçlı modifikasyonları da dahil NFC altyapısından yararlanan farklı Android zararlı yazılım ailelerine ait 35 bin 600 saldırıyı engelledi.</p><p></p><p>Geçen yılın ilk 4 ayında engellenen saldırı sayısı 12 bin 300 seviyesindeydi. Rusya'daki kullanıcılar, NFC yönlendirme tehditleriyle daha sık karşılaşsa da başta Latin Amerika ve Avrupa olmak üzere diğer bölgelerdeki kullanıcılar da bu saldırılara maruz kaldı.</p><p></p><p>NFC tabanlı saldırılar, temelde iki farklı yöntemle gerçekleştiriliyor. "Doğrudan NFC" saldırılarında dolandırıcılar, mesajlaşma uygulamaları üzerinden kullanıcılarla iletişime geçiyor ve kimlik doğrulama bahanesiyle mağdurları zararlı yazılım indirmeye ikna ediyor. Çoğunlukla finans uygulaması görünümünde sunulan bu uygulamalar aracılığıyla kullanıcılardan banka kartlarını zararlı yazılım bulaştırılmış cihaza yaklaştırmaları ve kart PIN bilgilerini girmeleri isteniyor. Böylece kart verileri doğrudan saldırganların eline geçiyor.</p><p></p><p>"Tersine NFC" olarak adlandırılan ikinci yöntemde ise saldırganlar, kullanıcıların cihazlarına kötü amaçlı uygulama yüklemelerini sağlıyor ve sosyal mühendislik yöntemleriyle bu uygulamayı cihazın varsayılan temassız ödeme aracı olarak ayarlamalarını istiyor. Uygulama, ATM'lerin saldırganlara ait kartmış gibi algıladığı bir NFC sinyali üretiyor. Kullanıcılar, sözde güvenli hesaba para yatırmaları için ATM'ye yönlendirilirken, gerçekte yatırılan tutar doğrudan dolandırıcıların hesabına aktarılıyor.</p><p></p><p>Kaspersky uzmanları, NFC yönlendirme saldırılarından ve diğer mobil tehditlerden korunmak için mesajlaşma uygulamaları, sosyal medya, kısa mesaj veya telefon görüşmeleri sırasında önerilen bağlantılar dahil resmi olmayan kaynaklardan uygulama yüklenmemesi önerisinde bulunuyor.</p><p></p><p>ATM başındayken yabancı kişilerin yönlendirmelerine ve talimatlarına uyulmaması gerektiğini belirten uzmanlar, web tarayıcıları ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden oltalama sitelerine erişimi engellemek ve kötü amaçlı yazılımların yüklenmesinin önüne geçmek için Android akıllı telefonlarda kapsamlı bir güvenlik çözümü kullanılmasını tavsiye ediyor.</p><p></p><p>- "Saldırı coğrafyasının genişleyeceğini öngörüyoruz"</p><p></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Kaspersky Baş Güvenlik Uzmanı Sergey Golovanov, saldırganların daha önce Doğrudan NFC yöntemini kullandığını, ancak Tersine NFC yönteminin daha yaygın hale geldiğini belirtti.</p><p></p><p>Golovanov, bu yeni ve daha karmaşık yöntemde tehlikenin tespit edilmesi ve engellenmesinin çok daha zor olduğunu vurgulayarak,"Çünkü parayı saldırganların hesaplarına bizzat kurbanlar aktarıyor ve bu tür işlemlerin meşru işlemlerden ayırt edilmesi oldukça güçleşiyor. NFC yönlendirme yazılımlarının gelişmeye devam edeceğini ve saldırı coğrafyasının genişleyeceğini öngörüyoruz. Bu nedenle bu tehdidin yakından takip edilmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Kaspersky Siber Güvenlik Uzmanı Dmitry Kalinin de meşru bir NFC aracının değiştirilmesiyle gerçekleştirilen ve kamuoyuna yansıyan ilk saldırıların 2023'ün sonlarında ağırlıklı olarak Avrupa'da tespit edildiğini aktardı.</p><p></p><p>Rusya ve diğer bölgelerdeki kullanıcıların da benzer mobil kötü amaçlı yazılım saldırılarıyla karşı karşıya kaldığını ifade eden Kalinin, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"İlerleyen süreçte siber suçluların, NFC yönlendirme yazılımlarını 'Malware-as-a-Service' modeliyle sundukları anlaşıldı, bu da diğer saldırganların bu tehlikeli araçlara erişimini kolaylaştırdı. NFC yönlendirme kampanyaları, tehdit aktörlerinin, kullanıcıların hesaplarındaki paraları ele geçirmek için yeni yöntemleri ne kadar hızlı benimsediğini ve uyarladığını açıkça gösteriyor."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Elektronik imza süreçlerinde entegrasyon odaklı dönem başladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/elektronik-imza-sureclerinde-entegrasyon-odakli-donem-basladi-8614/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/elektronik-imza-sureclerinde-entegrasyon-odakli-donem-basladi-8614/</id>
<published><![CDATA[2026-05-25T10:27:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-25T10:27:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_32ACCE-FBC8FC-97B091-322B80-E0FBC8-6093C5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte kurumların elektronik imza teknolojilerine yaklaşımı da değişiyor. Kurumlar artık yalnızca elektronik imza kullanmak değil; imzalama süreçlerini mevcut uygulamaları, iş akışları ve kurumsal operasyon sistemleri içerisinde entegre bir yapıda yönetmek istiyor.</p><p>Özellikle e-belge, e-fatura, e-defter, sözleşme yönetimi, finans operasyonları ve kurumsal onay süreçlerinde; elektronik imza altyapılarının RESTful API tabanlı, esnek ve sürdürülebilir mimarilerle sunulmasına yönelik ihtiyaç her geçen gün artıyor.</p><p>BTK verilerine göre Türkiye’de elektronik sertifika sayısı milyonlarla ifade edilirken; kamu, finans, sigorta, üretim ve hizmet sektörlerinde elektronik imza kullanımı da hızla yaygınlaşıyor. Bu dönüşüm, kurumların yalnızca belge imzalamaya değil; imza süreçlerini kendi sistemleri içinde merkezi, kontrollü ve entegre şekilde yönetebilecek yapılara ihtiyaç duymasına neden oluyor.</p><p>Günümüzde teknoloji sağlayıcıları, entegratörler, SMS servis sağlayıcıları ve kurumsal yazılım geliştiricileri; kullanıcılarını farklı platformlara yönlendirmek yerine, elektronik imza süreçlerini doğrudan kendi uygulamalarına entegre etmeyi tercih ediyor. Bu noktada imzalama kütüphaneleri, RESTful API mimarileri, platform bağımsız çalışma yetkinliği ve merkezi yönetim kabiliyetleri daha fazla önem kazanıyor.&nbsp;</p><p>Günümüzde teknoloji sağlayıcıları, entegratörler, SMS servis sağlayıcıları ve kurumsal yazılım geliştiricileri; kullanıcılarını farklı platformlara yönlendirmek yerine, elektronik imza süreçlerini doğrudan kendi uygulamalarına entegre etmeyi tercih ediyor. Bu noktada imzalama kütüphaneleri, RESTful API mimarileri, platform bağımsız çalışma yetkinliği ve merkezi yönetim kabiliyetleri daha fazla önem kazanıyor. Kurumlar yalnızca imzalama işlemini gerçekleştirmeyi değil; farklı uygulamalar üzerinden yürüyen süreçleri tek merkezden izleyebilmeyi, hangi uygulamada kaç adet imza işlemi gerçekleştiğini görüntüleyebilmeyi ve operasyonel süreçleri anlık olarak yönetebilmeyi de önceliklendiriyor.</p><p>İzometri tarafından geliştirilen İmzalayıcı; elektronik imza, mobil imza, mali mühür ve zaman damgası süreçlerinin mevcut uygulamalara hızlı ve esnek şekilde entegre edilmesini sağlayan API tabanlı bir imzalama kütüphanesi ve imzalama altyapısı sunuyor.</p><p>Java gerektirmeyen mimarisi sayesinde farklı işletim sistemleri ve tarayıcılarda çalışabilen İmzalayıcı; PAdES, CAdES ve XAdES gibi farklı elektronik imza standartlarını destekleyen yapısıyla kurumların farklı kullanım senaryolarına uyum sağlayabiliyor. HSM, token ve mobil imza desteğinin yanı sıra; farklı elektronik sertifika sağlayıcılarının sürücülerini otomatik olarak tanıyabilmesi ve ek bir üçüncü parti uygulama ihtiyacı oluşturmadan çalışabilmesi kullanıcı deneyimini önemli ölçüde kolaylaştırıyor. Bulut veya On-Premise olarak konumlandırılabilen yapı; e-fatura, e-defter, e-arşiv ve diğer elektronik belge süreçlerinde güvenli, sürdürülebilir ve merkezi yönetilebilir bir kullanım deneyimi sunuyor.</p><p>İzometri’nin geliştirdiği İmzalayıcı çözümü; kurumların imzalama süreçlerini ayrı platformlara ihtiyaç duymadan kendi iş akışları içerisinde yönetebilmesine olanak tanıyor. Tarayıcı ve işletim sistemi bağımsız mimarisi ise farklı teknolojik altyapılarla uyumlu çalışmayı destekliyor.</p><p>Kurumların dijital operasyonlarında hız, güvenlik, mevzuat uyumluluğu ve kullanıcı deneyimi beklentileri artarken; elektronik imza altyapılarının da daha esnek, yönetilebilir ve entegre yapılara dönüşmesi kaçınılmaz hale geliyor.</p><p>Elektronik imza artık yalnızca bir onay adımı değil; kurumların güvenli, sürdürülebilir ve merkezi dijital operasyonlarının önemli bir parçası olarak konumlanıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türk Telekom Ventures'ten yenilikçi teknolojik girişimler</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-telekom-venturesten-yenilikci-teknolojik-girisimler-8652/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-telekom-venturesten-yenilikci-teknolojik-girisimler-8652/</id>
<published><![CDATA[2026-05-25T10:22:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-25T10:22:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BDA741-AE36A5-D82EBE-76315B-1E5AE7-282015.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İnovasyon kültürünü yaygınlaştırarak Türkiye’nin dijital geleceğini inşa etmeyi hedefleyen Türk Telekom, yerli girişimlerin küresel varlığını güçlendirmek için stratejik adımlar atmaya devam ediyor. TT Ventures, yurt dışında yürütülen tamamlayıcı programlarla girişimlerin globalleşme yolculuğuna öncülük ederken, yerli girişimler ile uluslararası ekosistemler arasında köprü görevi üstleniyor. Yenilikçi girişimleri dünyanın en prestijli teknoloji liderleri ve küresel yatırımcılarıyla buluşturan TT Ventures, yerli ve milli girişimleri küresel girişimcilik ekosisteminin merkezinde konumlandırarak Türkiye’nin yüksek teknoloji üreten ve ihraç eden bir ülke olma vizyonunu desteklemeyi sürdürüyor. Yenilikçi girişimleri küresele taşıma vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdüren TT Ventures’ın “Stanford Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Küresel ve Uzaktan Eğitim Merkezi” iş birliğiyle hayata geçirdiği “Ölçeklenme ve Küreselleşme” odaklı tamamlayıcı yurt dışı programı sona erdi.&nbsp; TT Ventures portföyündeki dokuz girişim, Stanford Üniversitesi’ndeki büyüme programının yanı sıra iki hafta boyunca Silikon Vadisi’nde çeşitli toplantılara ve etkinliklere katılarak, TT Ventures’ın güçlü küresel bağlantıları sayesinde yatırımcılar ve küresel teknoloji şirketlerinin liderlerinden oluşan uluslararası bir ağ ile buluşma fırsatı buldu.</p><p>“Gelişmiş bir girişimcilik kültürü ile Türkiye’nin geleceğe taşınmasına liderlik ediyoruz”</p><p>Hedeflerinin Türkiye'den yeni 'unicorn'lar çıkarmak olduğunu vurgulayan TT Ventures Genel Müdürü Muhammed Özhan, “TT Ventures olarak yenilikçi girişimlere sadece yatırım yapmakla yetinmiyor, onların küresel arenada söz sahibi olması adına stratejik hamleler yapıyoruz. Bu vizyonla yeni nesil teknolojiler geliştiren yerli ve milli girişimlere TT Ventures ile hem stratejik danışmanlık desteği sağlayarak yatırım yapıyor hem de global bağlantılarımız sayesinde iş birliği ve yatırım fırsatları sunuyoruz. Hızlandırma programımız TT Ventures PİLOT ile 10 yılı aşkın süredir girişimlere mentorluk, nakit ve yatırım desteği, ofis ve altyapı desteği, geniş müşteri ağımızın yanı sıra sadece Türkiye’deki değil globaldeki iş bağlantılarımıza erişim, mobil iletişim desteği gibi önemli faydalar sağlıyoruz. Silikon Vadisi’ndeki (San Francisco) ofisimiz ve güçlü sektör bağlantılarımızla, yerli girişimleri küresel ölçekte büyüyebilecekleri uluslararası teknoloji ve girişimcilik ekosistemi ile buluşturan bir köprü görevi görüyoruz. Stanford Üniversitesi kampüsünde gerçekleştirilen program, girişimlerimizin büyümesi ve uluslararası ölçekte değer yaratabilmesi açısından kritik önem taşıyor. Bugüne kadar 131 PİLOT mezunu girişime toplam 3,2 milyon dolar nakit ve yatırım desteği sağladık. Bu girişimlerden 78’i, yerli ve uluslararası yatırımcılardan toplam 58 milyon dolar yatırım aldı. 2025 yıl sonu itibarıyla PİLOT mezunlarının portföy değeri 600 milyon doları aştı. Bugün girişimlerimiz Asya’dan Avrupa’ya, Kuzey Amerika’dan Güney Amerika’ya kadar dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteriyor. Ekiplerimizin küresel ekosistemin dinamiklerini doğru yorumlamasını ve ülkemize yüksek katma değerli çıktılarla dönmesini çok önemsiyoruz. Gelişmiş girişimcilik kültürüyle Türkiye’nin geleceğe yolculuğuna liderlik etme misyonumuz doğrultusunda, yerli ve milli teknoloji girişimlerinin küresel yükselişini hızlandırmaya ve Türkiye’den yeni global şirketler çıkarmaya kararlılıkla devam ediyoruz” dedi.&nbsp;</p><p>TT Ventures girişimleri için özel tasarlanan Silikon Vadisi’ndeki program tamamlandı</p><p>Silikon Vadisi’nde TT Ventures girişimlerine özel tasarlanan programa; tekstil ve moda profesyonellerine uçtan uca yapay zeka çözümleri sunan Refabric, güvenlik operasyonları çözümleri sunan Priam AI, 3D iç mimari tasarım uygulaması ile Homster, veriyi gelire dönüştüren pazarlama platformu ile Zuzzuu, rüzgar türbin kanatları için yapay zeka tabanlı sağlık izleme teknolojisi sunan Werover, otonom mobil robot (AMR) çözümleri ile Milvus, kullanıcılar için dijital cüzdan pazaryeri uygulaması olan Macellan Super App, gerçek zamanlı yapay zeka ile ultrason görüntülerini herkes için basitleştiren Smart Alpha, her yerden güvenli bağlanma özgürlüğü sunan Pocket E-Sim’den oluşan dokuz ekip katıldı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yapay zeka yatırımlarında rekor kırıldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yapay-zeka-yatirimlarinda-rekor-kirildi-8954/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yapay-zeka-yatirimlarinda-rekor-kirildi-8954/</id>
<published><![CDATA[2026-05-25T07:55:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-25T07:55:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8E607E-F877E4-F7778F-6CB39E-CD92F9-643735.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yapay zeka hayatın her alanında tarihi bir dönüşüm başlatırken ülkeler arasındaki rekabet de yatırımlarda rekoru beraberinde getirdi.</p><p></p><p>Yapay zekanın birçok sektörde hızla benimsenmesiyle söz konusu teknolojilere yönelik artan talep, şirketleri çip, grafik işleme merkezi, veri merkezi ve enerji altyapısı yatırımlarını hızlandırmaya yöneltti. Bu alanda çalışmalar yürüten Nvidia, AMD, Microsoft, Google, Amazon ve Huawei gibi şirketlerin milyarlarca dolarlık yatırımları enerji, yarı iletken ve savunma sanayisi gibi alanları doğrudan etkiler boyuta ulaştı.</p><p></p><p>- Rekabet arttı, yatırımlar katlandı</p><p></p><p>Son yıllarda yapay zeka rekabeti büyürken yapılan yatırımlar da rekoru beraberinde getirdi.</p><p></p><p>Stanford Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya göre, 2013-2025 döneminde ülkelerin özel sektör yapay zeka yatırımları 757,3 milyar doları buldu.</p><p></p><p>En büyük gelişme ise geçen yıl yaşandı. Şirketler, sadece 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 127,5 artışla 344,7 milyar dolarlık yapay zeka yatırımı yaptı. Böylece söz konusu dönemdeki yatırımların yaklaşık yarısı geçen yıl yapıldı.</p><p></p><p>Söz konusu geçen yıl yapılan yatırımların 285,9 milyar dolarlık kısmını ABD'li şirketler gerçekleştirdi. Bunu "bilinen" 12,4 milyar dolarlık yatırımla Çinli şirketler, 5,9 milyar dolarla Birleşik Krallık şirketleri izledi.</p><p></p><p>Bazı ülkelerin ve şirketlerin yatırımlarını gizli yürütmesi dolayısıyla açıklananlar dışında da bu alana yatırımların zamanla gün yüzüne çıkması bekleniyor.</p><p></p><p>- Türkiye yeni stratejiyle atılım planlıyor</p><p></p><p>Son yıllarda Türkiye de yapay zeka projelerine ağırlık verdi. Stanford Üniversitesinin raporunda Türkiye ile ilgili verilerin yer almadığı görüldü.</p><p></p><p>Türkiye ise yaptığı çalışmaların yanı sıra stratejisini güncelledi. Yeni Eylem Planı'nın Kurban Bayramı'ndan sonra kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor. 2021-2025 dönemini kapsayan Ulusal Yapay Zeka Stratejisi kapsamında 6 öncelik ve 119 tedbirle adımlar atılmıştı. Yeni stratejiyle yapay zeka yatırımlarının artırılması hedefleniyor.</p><p></p><p>- Yapay zeka modelinde ABD-Çin yarışı</p><p></p><p>Kurumsal ve diğer yan yatırımlarla birlikte toplam yapay zeka yatırımı ise geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 129,9 artışla 581,7 milyar dolara ulaştı.</p><p></p><p>ABD, fonlanan şirketler sayısında da 1953 ile ilk sırada yer aldı. İkinci sırada 172 ile Birleşik Krallık ve üçüncü sırada 161 ile Çin geldi.</p><p></p><p>Buna karşın Çin, bu alandaki yayınlar, atıflar ve patent verme konularında lider konumda bulunuyor. Çin, sadece geçen yıl 35 patent alarak dikkati çekti.</p><p></p><p>- Yapay zeka yasalarına öncelik</p><p></p><p>Ülkeler bir yandan bu dönüşümün ekonomik fırsatlarını değerlendirmeye çalışırken teknolojinin oluşturabileceği sosyal, etik ve güvenlik risklerini kontrol altına alabilmek amacıyla yeni regülasyon mekanizmalarını da devreye alıyor.</p><p></p><p>Veri güvenliği, telif hakları, dezenformasyon, kişisel mahremiyet ve algoritmik şeffaflık gibi başlıklar, hükümetlerin yapay zeka politikalarında öncelikli alanlar arasında bulunuyor. Avrupa Birliği'nin "AI Act" düzenlemesi, ABD'de yürütülen güvenlik odaklı tartışmalar ve Çin'in devlet kontrolünü merkeze alan yaklaşımı küresel ölçekte farklı regülasyon modellerini ortaya koyuyor.</p><p></p><p>Bu kapsamda 2016'ya kadar G20 ülkeleri arasında yapay zekayla ilgili hiçbir yasa yokken geçen yıl sonu itibarıyla bu sayı 150'ye yükselmiş bulunuyor. ABD, 25 ile burada da ilk sırada yer alırken bu ülkeyi Güney Kore 17, Fransa ve Japonya 10'ar yasayla takip ediyor.</p><p></p><p>- "Yapay zeka çağı" sektörleri de dönüştürüyor</p><p></p><p>Teknolojiyi derinlemesine değiştiren yapay zeka, sağlıktan tarıma, ulaştırmadan enerjiye, savunmadan bankacılık ve finansa kadar hemen her alanda dönüşümü beraberinde getirdi.</p><p></p><p>Bu kapsamda yapay zekanın tarım teknolojilerinde kullanılmasıyla üretim süreçlerinde verimliliğin artırılması, kaynak kullanımının optimize edilmesi ve iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerinin azaltılması hedefleniyor. Halen tarımda sensörler, uydu görüntüleri, dron teknolojileri de kullanılarak, sulama, gübreleme, ürün sağlığı ve hasat zamanı yapay zekayla doğru şekilde belirlenebiliyor.</p><p></p><p>- Sağlıkta uzaktan ameliyat, ulaşımda akıllı yol uygulamaları artıyor</p><p></p><p>Sağlık alanında ise yapay zeka, erken teşhis, tıbbi görüntüleme, ilaç geliştirme, hasta takibi ve kişiselleştirilmiş tedavi süreçlerinde önemli rol üstleniyor. Son dönemde mobil imkanların da artmasıyla birlikte uzaktan ameliyatlar dahil birçok tedavi yönteminde yapay zekadan yararlanılıyor.</p><p></p><p>Ulaştırma ve lojistik sektöründe yapay zeka, rota optimizasyonu, trafik yönetimi, yakıt tasarrufu, otonom araç teknolojileri ve tedarik zinciri planlamasında kullanılıyor. Sürücüsüz araçlar, akıllı yollar gibi sistemler yapay zekayla birlikte günlük hayatı kolaylaştırıyor.</p><p></p><p>Enerji ve sanayi sektöründe yapay zeka, yenilenebilir enerji üretiminin desteklenmesi, arıza tahmini ve verimlilik uygulamalarında öne çıkıyor.</p><p></p><p>- Savaşlarda yapay zekayla konsept değişiyor</p><p></p><p>Savunma sanayisinde ise otonom sistemler, görüntü işleme, hedef tespiti, elektronik harp, siber güvenlik, simülasyon ve karar destek sistemleri gibi alanlarda yapay zeka stratejik bir unsur haline geliyor. Son dönemde yaşanan savaşlarda yapay zeka teknolojilerinden de yoğun olarak yararlanıldı.</p><p></p><p>Bankacılık ve finans sektöründe yapay zeka teknolojisi, dolandırıcılık tespiti, kredi risk analizi, müşteri davranışlarının modellenmesi ve kişiselleştirilmiş finansal hizmetlerde yaygın şekilde kullanılıyor. Bu sayede banka şubelerine gitmeden işlemlerin yapılması, yatırımlarda yapay zekanın kullanılması hem zamandan hem mekandan tasarruf imkanı sağlıyor.</p><p></p><p>- Ülkeler yapay zekayla dolandırıcılığa çare arıyor</p><p></p><p>Bu yönüyle yapay zeka, yalnızca yeni bir teknoloji alanı olarak değil, ülkelerin üretim kapasitesini, hizmet ihracatını, verimlilik artışını ve küresel rekabet gücünü etkileyen temel ekonomik unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Son dönemde yapay zeka kullanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılık ve usulsüzlük faaliyetleri ise ülkelerin odaklandığı ana sorunlar arasında yer alıyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Vodafone, bulut temelli DNS çözümü kullanmaya başladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vodafone-bulut-temelli-dns-cozumu-kullanmaya-basladi-9826/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vodafone-bulut-temelli-dns-cozumu-kullanmaya-basladi-9826/</id>
<published><![CDATA[2026-05-24T16:29:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-24T16:29:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B2EF1B-71DCE9-C720F1-D7B7F3-F2549D-DD9A3E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şirketten yapılan açıklamada, Türkiye'nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone'nun, mobil şebeke elemanlarını kendi bulut altyapısına taşımaya devam ettiği belirtildi.</p><p></p><p>Vodafone'nun, geleneksel mevcut internet DNS çözümü yerine Open-Xchange firmasının bulut temelli DNS çözümünü kendi bulut altyapısında devreye alarak tüm mobil internet kullanıcılarına hizmet vermeye başladığı bildirilen açıklamada, "Bu uygulama Vodafone Grubu içinde de bir ilk oldu. Diğer yandan DNS servisi gecikme sürelerindeki iyileştirme ile mobil kullanıcılarının internet erişim kalitesini en üst seviyeye taşımaya devam eden Vodafone, gecikme sürelerinin çok önemli olduğu 5G'de üstün performans sunarak kullanıcı deneyimini ileriye taşıyor." ifadesi kullanıldı.</p><p></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Yago Lopez, şebekelerini 5G'ye hazır hale getirmek için yoğun biçimde çalışmaya devam ettiklerine işaret etti.</p><p></p><p>5G'ye şebeke genelinde uçtan uca hazırlık yaptıklarını, 5G çekirdeğinden baz istasyonlarına ve aktarım katmanlarına kadar her noktada 5G'ye hazır hale getirdiklerini belirten Lopez, "Bulut temelli DNS çözümünü kendi bulut altyapımızda devreye alarak 5G altyapısında önemli bir adım daha atmış olduk. Müşterilerimize güçlü 5G altyapısıyla kaliteli deneyim yaşatmak için çalışmaya devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>- Bulut temelli DNS çözümü</p><p></p><p>Bulut temelli DNS çözümü, bulut mimarisinin esneklik ve otomatizasyon gibi tüm operasyonel yeteneklerinden faydalanıyor. Yeni internet DNS çözümünde, saha bazlı DNS servis yedekliliği dinamik hale getirildi. Mobil internet DNS servisi, bu çözümle birlikte hem lokal hem de saha yedekliliği açısıdan daha da güçlü mimariye sahip oldu.</p><p></p><p>Open-Xchange firmasının PowerDNS ürünüyle birlikte Securenet DNS ve Safe DNS gibi katma değerli servislerin internet DNS çözümü üzerinden mobil internet kullanıcılarına sunulmasıyla daha önceden dağıtık olan bu servisler tek çözümde toplanarak sadelik hedeflendi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Teknosa'dan "depoları boşaltıyoruz" kampanyası</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/teknosadan-depolari-bosaltiyoruz-kampanyasi-5848/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/teknosadan-depolari-bosaltiyoruz-kampanyasi-5848/</id>
<published><![CDATA[2026-05-24T14:04:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-24T14:04:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F548A0-0142F5-84F0E7-417EEE-160BD3-E06222.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kampanya kapsamında akıllı telefondan televizyona, elektrikli scooter'dan buzdolabına, bluetooth hoparlörden oyun ekipmanlarına ve aksesuarlara kadar birçok seçili ürün fiyatlarla tüketicilerle buluşuyor. Stoklarla sınırlı olarak geçerli olacak kampanya, farklı ihtiyaçlarını tek noktadan karşılamak isteyen tüketiciler için seçenekler sunuyor. Türkiye genelindeki yaygın Teknosa mağazalarında ve Teknosa online kanallarında geçerli olan kampanya ile seçili Thomson Smart LED TV 13.999 TL, JBL Bluetooth Hoparlör farklı renk seçenekleriyle 3.499 TL, Xiaomi Elektrikli Scooter 4 Ultra 46.999 TL ve Omix O1 Icon 8/256 akıllı telefon modelleri 9.497 TL fiyat avantajıyla tüketicilerle buluşuyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Xiaomi kendi çip ekosistemini kuruyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/xiaomi-kendi-cip-ekosistemini-kuruyor-2095/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/xiaomi-kendi-cip-ekosistemini-kuruyor-2095/</id>
<published><![CDATA[2026-05-24T13:53:30+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-24T13:53:30+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7A6202-9676BA-8F15B3-250616-56D37B-12F10B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şirket, özel çip tarafında daha iddialı hale gelmeyi hedefliyor. Xiaomi'nin geliştirdiği ilk özel işlemcilerden biri olan XRING 01, şirketin bu alandaki en önemli adımlarından biri oldu. Yonganın 1 milyon adetlik sevkiyat hacmi, her ne kadar Qualcomm ve MediaTek'in gerisinde kalsa da, şirket uzun vadeli planlar yapmaya başladı. Xiaomi, son 5 yılda otomotiv, özel silikon, büyük dil modelleri ve akıllı ev ürünleri gibi alanlara toplam 105.5 milyar yuan yatırım yaptı. Bu yatırımların şirkete yaklaşık 64 milyar dolarlık gelir sağladığı belirtiliyor. Şimdi ise Xiaomi, bu yatırımı neredeyse iki katına çıkarmayı hedefliyor.</p><p>Aktarılan bilgilere göre bir sonraki nesil işlemci olan XRING 03, bu yılın ilerleyen dönemlerinde tanıtılabilir. Lu Weibing tarafından paylaşılan detaylara göre Xiaomi, yeni çipinde TSMC'nin 2nm üretim sürecine geçmeyecek. Bunun yerine şirketin daha olgun ve maliyet açısından avantajlı olan 3nm "N3P" sürecinde kalacak. Bu karar teknolojik yarışta geri kalmak gibi görünse de, Xiaomi'nin mevcut üretim hacmi düşünüldüğünde mantıklı bir tercih olarak değerlendiriliyor. Çünkü yeni nesil üretim teknolojileri; tasarım, prototip geliştirme, test ve seri üretim tarafında ciddi maliyetler yaratıyor.</p><p>Şirketin XRING 03'te büyük ihtimalle ARM tabanlı CPU ve GPU tasarımlarını kullanmaya devam edeceği söyleniyor. Ancak Xiaomi'nin uzun vadeli hedefi, tıpkı Qualcomm'un Oryon mimarisinde yaptığı gibi tamamen kendi işlemci çekirdeklerini geliştirmek. Özellikle Apple'ın A serisi işlemcileriyle elde ettiği başarı ve Qualcomm’un özel çekirdek stratejisi düşünüldüğünde, Xiaomi'nin de benzer bir yola girmesi mobil işlemci pazarındaki rekabeti önümüzdeki yıllarda daha da kızıştırabilir.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Alibaba yeni yapay zeka modelini ve çiplerini tanıttı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/alibaba-yeni-yapay-zeka-modelini-ve-ciplerini-tanitti-4378/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/alibaba-yeni-yapay-zeka-modelini-ve-ciplerini-tanitti-4378/</id>
<published><![CDATA[2026-05-24T13:52:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-24T13:52:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_77A36C-2CFD44-787949-6863BC-B4B642-16BC13.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şirket, yapay zeka üretim merkezi vizyonunu da resmen duyurdu. Alibaba, yapay zeka alanında adımlar atarak yeni nesil büyük dil modeli Qwen3.7-Max’i, geliştirdiği yeni yapay zeka çiplerini ve ajan odaklı bulut altyapısını duyurdu. Çin’de düzenlenen Alibaba Cloud Summit etkinliğinde yapılan açıklamalar, Çin’in yapay zeka üretim merkezi olma hedefini ortaya koyuyor. Yeni büyük dil modeli Qwen3.7-Max, uzun süreli ve çok aşamalı görevleri bağımsız şekilde yerine getirebilen bir ajan altyapısı olarak konumlandırılıyor. Dahili test sonuçlarında modelin, insan müdahalesi olmadan 35 saat boyunca çalıştığı, bu süreçte 1.000’den fazla araç çağrısı gerçekleştirdiği ve üretim seviyesinde bir yapay zeka hesaplama çekirdeği geliştirdiği aktarıldı.</p><p>Yeni modelin çok dosyalı yazılım projelerini yönetebildiği, çoklu ajan ofis iş akışlarını organize edebildiği ve OpenClaw, Hermes Agent gibi sistemlerle optimize çalıştığı ifade edildi. Alibaba’nın açıklamalarına göre Qwen3.7-Max, Çin merkezli rakip modellerin büyük bölümünü testlerde geride bıraksa da ABD merkezli şirketlerin en güçlü modellerinin gerisinde kalıyor ancak aradaki farkın kapandığı görülüyor.</p><p>Alibaba’nın çip tasarım şirketi T-Head tarafından geliştirilen Zhenwu M890 isimli yeni yapay zeka işlemcisi, önceki nesle kıyasla üç kat daha yüksek performans sunuyor. T-Head ayrıca toplamda 25.6 Tbps bant genişliği sunan ağ çipini ve donanımdan verim almak için geliştirilen yazılım platformunu tanıttı. T-Head Başkan Yardımcısı Gao Hui’nin verdiği bilgilere göre Alibaba, şimdiye kadar 560 binin üzerinde Zhenwu çipi sevk etti. Bu işlemciler, otomotiv ve finans başta olmak üzere 20 farklı sektördeki müşteriler tarafından kullanılıyor. Şirket, gelecek yol haritasında yeni işlemcilerin 2027 ve 2028 yıllarında piyasaya sürüleceğini paylaştı. Bulut altyapısında tanıtılan sunucu ise tek bir ünitede 128 yapay zeka hızlandırıcısı barındırıyor. Alibaba CEO’su Eddie Wu, platformun yıllık gelirinin haziran çeyreğinde 10 milyar yuanı aşmasının beklendiğini açıkladı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">LG OLED TV serisini ön siparişe açtı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/lg-oled-tv-serisini-on-siparise-acti-5062/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/lg-oled-tv-serisini-on-siparise-acti-5062/</id>
<published><![CDATA[2026-05-24T13:51:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-24T13:51:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8941F0-844A69-2719F5-0A1779-2319D2-9E93E8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>20-31 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek ön sipariş döneminde, gelişmiş görüntü kalitesi ve yapay zeka destekli özellikleriyle öne çıkan 2026 modelleri lansman avantajlarıyla kullanıcılarla buluşuyor. Bu yılın dikkat çeken yenilikleri arasında, yalnızca LG Online Mağaza’da satışa sunulan özel OLED modelleri de yer alıyor.</p><p>Yeni nesil LG OLED evo modelleri; daha yüksek parlaklık seviyesi, gelişmiş renk doğruluğu ve derin kontrast performansıyla etkileyici bir izleme deneyimi sunuyor. Hyper Radiant Color teknolojisi ve yeni nesil Alpha 11 AI işlemci sayesinde içerikler sahneye, ortam ışığına ve kullanım alışkanlıklarına göre gerçek zamanlı optimize ediliyor. Kendi kendine ışık yayan piksel teknolojisiyle kusursuz siyahlar sağlayan televizyonlar, Intertek tarafından verilen sertifikayla yoğun ışık altında dahi net ve yansımasız görüntü deneyimi sunuyor.</p><p>Türkiye’de ön siparişe açılan 2026 OLED TV serisi G6, C6, C6E ve B6 modellerinden oluşuyor. Yeni nesil webOS deneyimiyle kullanıcıya daha akıllı ve kişiselleştirilmiş bir televizyon kullanımı vadeden seri, ön sipariş dönemine özel hediye ekosistemiyle destekleniyor. Kampanya kapsamında 48 inç C6 modelinde hoparlör, 65 inç B6 ve 55-65 inç C6E modellerinde farklı soundbar seçenekleri, 77 inç C6E modelinde taşınabilir ekran ve 97 inç G6 modelinde ise 48 inç OLED TV hediye olarak sunuluyor. LG, bu sınırlı süreyle geçerli ön satış kampanyasıyla en yeni teknolojilerini ayrıcalıklı fırsatlarla pazara sunmayı sürdürüyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">OpenAI ve Mediatek yapay zekalı telefon üretecek</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/openai-ve-mediatek-yapay-zekali-telefon-uretecek-9241/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/openai-ve-mediatek-yapay-zekali-telefon-uretecek-9241/</id>
<published><![CDATA[2026-05-24T13:49:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-24T13:49:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3EF04A-C4E5D5-EA9363-CCE427-471690-B86C2C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Akıllı telefonlarda yapay zeka özelliklerinin geliştirilmesi ve sürekli görevlerin yürütülmesi için gelişmiş işlemcilere ihtiyaç duyuluyor. MediaTek'in çip tasarımındaki uzmanlığı, OpenAI’ın yapay zeka destekli telefon geliştirme sürecine katkı sağlayacak.</p><p>Yapay zeka destekli akıllı telefonlar; sürekli çıkarım, bellek güncellemeleri, düşük gecikmeli işleme ve sürekli algılama işlemlerini yönetebilen çiplere ihtiyaç duyuyor. Bu ortaklık, MediaTek'in gelecekteki akıllı telefonlar için yapay zeka merkezli sistem çipleri tasarlamak üzere gerçek dünya verilerini toplamasına yardımcı olacak.</p><p>ORTAKLIĞIN 6G STANDARTLARINA ETKİSİ</p><p>Yapay zeka tabanlı cihazların, sürekli bağlantı ve bulut tabanlı işleme alanlarında gelecekteki 6G standartlarının şekillenmesinde de rol oynayacağı öngörülüyor. MediaTek'in bu projeden elde ettiği deneyim sayesinde gelecekteki 6G standart belirlemelerinde daha fazla etki kazanabileceği ifade ediliyor. OpenAI'nin amacı ise standart uygulama tabanlı arayüzler üzerinde çalışmak yerine, geleneksel uygulamaları tamamen proaktif ve çok fonksiyonlu otonom ajanlarla değiştirmek olarak açıklandı.</p><p>HEDEF APPLE IPHONE İLE REKABET</p><p>Seri üretiminin 2027 yılının ilk yarısında başlaması planlanan cihazın, Apple iPhone 18 Pro modeline doğrudan rakip olması bekleniyor. OpenAI, 2027 ve 2028 yıllarında toplamda 30 milyon adetlik bir üretim hacmine ulaşmayı hedefliyor. Şirket, bu yeni donanımı ChatGPT Pro gibi premium abonelik paketleriyle birlikte sunarak gelir elde etmeyi planlıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Samsung'dan yeni zam sinyali</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/samsungdan-yeni-zam-sinyali-614/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/samsungdan-yeni-zam-sinyali-614/</id>
<published><![CDATA[2026-05-24T13:46:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-24T13:46:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_02AFB2-C1FD34-A30D48-60A71E-66798D-DF43C8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Edinilen bilgilere göre Samsung Galaxy Z Fold 8 ve Z Flip 8 modellerinin başlangıç fiyatları korunacak ancak 512 GB ve 1 TB depolama alanına sahip versiyonlar daha pahalıya satılacak. Şirket fiyat artışlarını doğrudan giriş modellerine değil üst depolama seçeneklerine yansıtacak. Artışın nedeni olarak yükselen bellek ve çip maliyetleri gösteriliyor. DRAM fiyatlarının yükselişi ve yapay zeka alanındaki talep yarı iletken sektöründe maliyet baskısını artırdı.</p><p>Galaxy Z Fold 8 serisinde tasarım değişikliklerinden ziyade küçük iyileştirmelere odaklanılacağı belirtiliyor. Ekran kat izi konusunda ilerleme beklenmediği ifade ediliyor. Maliyet kontrolü amacıyla S Pen desteği ve Privacy Display gibi özellikler de ertelenmiş olabilir. Yeni modellerin temmuz sonunda düzenlenecek etkinlikte tanıtılması bekleniyor.</p><p>Tahminlere göre temel Galaxy Z Fold 8 modeli 1999 dolar seviyesinde kalırken üst versiyonlar daha yüksek fiyatlara çıkacak. Galaxy Z Flip 8 tarafında ise daha sınırlı fiyat artışları gündemde. Pazardaki konumunu korumaya çalışan Samsung, Çinli üreticilerin modelleri ve Apple cephesindeki katlanabilir telefon beklentisi nedeniyle sektörde artan bir rekabetle karşı karşıya bulunuyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Vodafone, bulut temelli DNS çözümü kullanmaya başladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vodafone-bulut-temelli-dns-cozumu-kullanmaya-basladi-6415/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vodafone-bulut-temelli-dns-cozumu-kullanmaya-basladi-6415/</id>
<published><![CDATA[2026-05-24T13:36:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-24T13:36:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A92976-51F51A-CBC0E8-DA3EEE-0266FF-9A3BFA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, mobil şebeke elemanlarını kendi bulut altyapısına taşımaya devam ediyor. Vodafone, geleneksel mevcut internet DNS çözümü yerine Open-Xchange firmasının bulut temelli DNS çözümünü kendi bulut altyapısında devreye alarak tüm mobil internet kullanıcılarına hizmet vermeye başladı. Bu uygulama Vodafone Grubu içinde de bir ilk oldu. Diğer yandan DNS servisi gecikme sürelerindeki iyileştirme ile mobil kullanıcılarının internet erişim kalitesini en üst seviyeye taşımaya devam eden Vodafone, gecikme sürelerinin çok önemli olduğu 5G’de üstün performans sunarak kullanıcı deneyimini ileriye taşıyor.</p><p></p><p>Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Yago Lopez, şunları söyledi:</p><p></p><p>“Vodafone Türkiye olarak şebekemizi 5G’ye hazır hale getirmek için yoğun biçimde çalışmaya devam ediyoruz. 5G’ye, şebeke genelinde uçtan uca hazırlık yaparak, 5G çekirdeğinden baz istasyonlarına ve aktarım katmanlarına kadar her noktada 5G’ye hazır hale getirdik. Bulut temelli DNS çözümünü kendi bulut altyapımızda devreye alarak 5G altyapsında önemli bir adım daha atmış olduk. Müşterilerimize güçlü bir 5G altyapısıyla kaliteli bir deneyim yaşatmak için çalışmaya devam edeceğiz.”</p><p></p><p>Yeni mimari ve yedeklilik</p><p></p><p>Bulut temelli DNS çözümü, bulut mimarisinin esneklik ve otomatizasyon gibi tüm operasyonel yeteneklerinden faydalanıyor. Yeni internet DNS çözümünde saha bazlı DNS servis yedekliliği dinamik hale getirildi. Mobil internet DNS servisi, bu çözümle birlikte hem lokal yedeklilik hem de saha yedekliliği açısıdan daha da güçlü bir mimariye sahip oldu.</p><p></p><p>Katma değerli servisler</p><p></p><p>Open-Xchange firmasının PowerDNS ürünüyle birlikte Securenet DNS ve Safe DNS gibi katma değerli servislerin internet DNS çözümü üzerinden mobil internet kullanıcılarına sunulmasıyla daha önceden dağıtık olan bu servisler tek bir çözümde toplanarak sadelik hedeflendi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Filtre teknolojilerinde yüksek performans hamlesi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/filtre-teknolojilerinde-yuksek-performans-hamlesi-8539/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/filtre-teknolojilerinde-yuksek-performans-hamlesi-8539/</id>
<published><![CDATA[2026-05-24T13:28:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-24T13:28:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_18ACD0-AB978E-3BC0C3-10C231-35A790-C204EC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Güçlü Ar-Ge altyapısı ile filtre teknolojilerinde yenilikçi çözümler sunan Flokser Kimya, sektörel ihtiyaçlara özel geliştirilen poliüretan sistemleriyle sektöre değer katıyor. Flokser Kimya’nın poliüretan filtre çözümleri, farklı uygulama ihtiyaçlarına yönelik olarak geliştirilen özel formülasyonlara dayanıyor. Bu çözümler, filtre sistemlerinde sızdırmazlık, esneklik ve uzun ömür sağlayarak sistem performansını artırmayı hedefliyor. Farklı yoğunluk ve sertlik seçenekleri ile de müşteri proseslerine uygun şekilde optimize ediliyor ve yüksek kalite standartlarında üretiliyor.</p><p>Bakım maliyetlerini düşürüyor</p><p>Poliüretan bazlı filtre çözümleri; kauçuk, silikon ve benzeri geleneksel malzemelere kıyasla daha yüksek mekanik dayanım, gelişmiş kimyasal direnç ve daha uzun kullanım ömrü sunuyor. Ayrıca daha iyi sızdırmazlık performansı sağlayarak filtrasyon verimliliğini artırıyor. Geniş sıcaklık aralığında stabil çalışabilmesi sayesinde farklı çalışma koşullarına uyum sağlarken bakım maliyetlerini de düşürüyor. Otomotiv, gıda ve içecek,&nbsp; enerji, HVAC ve genel endüstriyel filtre uygulamalarında yaygın olarak tercih edilen poliüretan filtre sistemleri; özellikle yüksek toz yükü, zorlu çevresel koşullar ve uzun ömür beklentisinin olduğu sektörlerde öne çıkıyor.</p><p>Ağır sanayi uygulamalarında poliüretan filtre sistemleri; yüksek aşınma direnci, darbe ve titreşim dayanımı ile uzun servis ömrü sunuyor. Düşük deformasyon özelliği sayesinde uzun süre formunu koruyup sistem performansını sabit tutuyor. Böylelikle bakım sıklığını azaltarak işletmelerde operasyonel süreklilik ve maliyet avantajı sağlıyor.</p><p>Sürdürülebilirliğe destek oluyor</p><p>Bu sistemlerin yüksek elastikiyet, güçlü yırtılma direnci, düşük kalıcı deformasyon (compression set) ve homojen hücre yapısı ile öne çıktığını söyleyen Flokser Kimya CEO’su Ekin Tükek, “Bu teknik özellikler sayesinde filtre sistemlerinde uzun süreli performans, güvenilirlik ve yüksek verimlilik sağlanıyor. Poliüretan filtre sistemleri, optimize edilmiş hava ve akış direnci sayesinde sistemlerin daha düşük enerji tüketimi ile çalışmasına katkı sağlıyor. Daha düşük basınç kaybı, fan ve motor yüklerini azaltarak enerji maliyetlerini düşürüyor. Aynı zamanda uzun ömürlü yapısı sayesinde filtre değişim sıklığını azaltarak sürdürülebilirliğe destek oluyor” şeklinde konuştu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">TÜRKSAT ile gökyüzünde yerli internet dönemi başlıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turksat-ile-gokyuzunde-yerli-internet-donemi-basliyor-1088/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turksat-ile-gokyuzunde-yerli-internet-donemi-basliyor-1088/</id>
<published><![CDATA[2026-05-24T11:29:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-24T11:29:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B4E884-97476C-D35AF0-0FF777-F43155-F46EB3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bakan Uraloğlu, Uçak İçi İnternet Hizmeti Projesi kapsamında AJet filosundaki uçuşlarda yolculara TÜRKSAT AŞ'nin mevcut ve yeni nesil haberleşme uyduları ve kabiliyetleri üzerinden yüksek hızlı internet erişimi sağlanmasının hedeflendiğini söyledi.</p><p></p><p>THY çatısı altındaki TCI Aircraft Interior ve AJet ile yürütülen proje kapsamında AJet'in 122 yolcu uçağı için test ve montaj süreçlerinin gerçekleştirildiğini anlatan Uraloğlu, bu alandaki testlerin başarıyla tamamlandığına dikkati çekti.</p><p></p><p>Uraloğlu, altyapı kurulum süreçlerinin sürdüğünü ifade ederek, "Bu yıl AJet uçaklarında başlayacak yüksek hızlı internet hizmetinin, 2027 yılında THY filosuna da sunulması planlanıyor. Bu girişimle Türkiye'nin yerli uydu altyapısının sivil havacılıkta etkin kullanımı mümkün hale getirilirken TÜRKSAT'ın yayıncılık dışındaki mobil ve havacılık tabanlı iletişim hizmetlerindeki rekabetçi konumu da pekiştirildi." diye konuştu.</p><p></p><p>- "Hizmet kalitesi garanti altına alınacak"</p><p></p><p>TÜRKSAT'ın, uçak ile uydu arasındaki bağlantıdan yer istasyonlarına, oradan yolcunun cihazına kadar tüm internet trafiğini kendi bünyesindeki Network Operasyon Merkezi üzerinden 7 gün 24 saat izleyerek hizmet kalitesini garanti altına alacağını belirten Uraloğlu, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"Proje kapsamında geçen yıl analiz, tasarım ve uygulama süreçleri TÜRKSAT tarafından yerli ve milli imkanlarla başarıyla tamamlandı. Kullanıcıların etkileşimde bulunduğu ön yüz uygulamaları Turkish Technology tarafından geliştirilirken uydu ve karasal trafik yönetimi, internet paketi tanımlama, kredi kartıyla ödeme alma, faturalandırma ve kota yönetimi gibi entegrasyon ve veri yönetimi süreçleri TÜRKSAT mühendisleri tarafından yapıldı. Bu hizmetle birlikte yolcular, mesajlaşma, video konferans ve bulut tabanlı iş uygulamalarına uçuş boyunca kesintisiz erişebilecek. Türk mühendisleri tarafından geliştirilen yerli 'Yolcu Portalı' üzerinden internet paketi satın alma, kota takibi ve çok dilli destek hizmetleri sunulacak."</p><p></p><p>Uraloğlu, analiz ve dokümantasyon çalışmalarının tamamlandığını ve portal entegrasyonunun başarıyla yürütüldüğünü dile getirerek, uçuş, yolcu ve kota tanımlamalarına ilişkin operasyonel işlemler ile ödeme ve iade süreçlerine yönelik altyapı çalışmalarının gerçekleştirildiğini anlattı.</p><p></p><p>- "Faturalama için GİB, e-posta ve BTK entegrasyonları tamamlandı"</p><p></p><p>Proje kapsamında kritik öneme sahip Derin Paket İncelemesi Sistemi'nin satın alma süreçlerinin tamamlandığı bilgisini veren Uraloğlu, "Yazılım geliştirme ve konfigürasyon hizmetlerinin kabulü ile sistem devreye alındı. Bunlara ek olarak faturalama, Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), e-posta ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) entegrasyonları tamamlandı. Tüm paydaşların katılımıyla uçtan uca test süreçleri ve siber güvenlik testleri yönetilerek, sistem operasyonel kullanıma hazır hale getirildi." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Uraloğlu, projenin, sistem entegrasyonu ve teknik kurulum süreçlerinin yerli havacılık ekosistemi içinde yürütüldüğünü ve TÜRKSAT'ın uydu hizmetlerindeki ürün çeşitliliğini artırma ve yüksek katma değerli yeni gelir alanları oluşturma hedefleriyle tam uyumlu olduğunu belirterek, "Bu işbirliğiyle TÜRKSAT, ulusal ve uluslararası pazarlarda uçak içi bağlantı çözümleri sunabilen küresel uydu operatörü olarak konumunu güçlendirmeyi ve benzer hizmetleri gelecekte farklı hava yolu işletmelerine de yaygınlaştırmayı amaçlıyor." dedi.</p><p></p><p>Yerli yazılım ve uydu altyapısı ile diğer uydu operatörleriyle gerçekleştirilen işbirlikleriyle uçak içi internet hizmeti alanında TÜRKSAT'ın söz sahibi olmayı hedeflediğine işaret eden Uraloğlu, diğer uydu operatörleriyle işbirlikleri sayesinde küresel boyutta uçak içi internet hizmeti sunulması çalışmalarının sürdüğünü sözlerine ekledi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye "uzay vatan" stratejisini Türk devletleriyle güçlendirecek</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-uzay-vatan-stratejisini-turk-devletleriyle-guclendirecek-1094/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-uzay-vatan-stratejisini-turk-devletleriyle-guclendirecek-1094/</id>
<published><![CDATA[2026-05-24T11:26:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-24T11:26:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D94C66-971BDF-74DF4B-993426-FE3C5A-D0C8A5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kazakistan'ın Türkistan şehrinde 15 Mayıs'ta "Yapay Zeka ve Dijital Kalkınma" temasıyla düzenlenen TDT Gayriresmi Zirvesi'nde, tarımdan ulaştırmaya, yapay zekadan dijital ve uzay teknolojilerine kadar birçok konuda kararlar alındı.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katıldığı zirvede yapay zeka ve dijital dönüşümün yanı sıra uzay başlığı da Türk devletlerinin öncelikli konuları arasındaydı.</p><p></p><p>Bu kapsamda, özellikle gençlere ve kadınlara yönelik çalışmalarla, bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarına odaklanılarak, düzenli eğitim platformları, teknoloji, havacılık ve uzay festivalleri ile değişim programlarının gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p><p></p><p>Dijital okuryazarlık, yapay zeka eğitimi, beceri geliştirme ve yetenek hareketliliği konularında ortak programlar aracılığıyla insan sermayesinin geliştirilmesinde işbirliğinin yoğunlaştırılması konusunda da görüş birliğine varıldı.</p><p></p><p>- Ortak uyduda testlere odaklanıldı</p><p></p><p>Dış uzay faaliyetleri alanında işbirliği de geliştirilecek.</p><p></p><p>Teşkilat, teknolojik ortaklıkları güçlendirme, bilimsel ve insan kaynakları potansiyelini geliştirme ve TDT üye devletleri arasındaki işbirliği ve entegrasyonu derinleştirmeyi amaçlayan ortak girişimleri destekleyecek.</p><p></p><p>Etkili çok taraflı işbirliğinin somut örneklerinden biri de nano sınıfı CubeSat-12U projesi oldu. Bilimsel amaçlı başlatılan projede uydunun geliştirilmesine ve yer testlerine odaklanıldı. Teşkilatın son zirvesinde projedeki gelişim değerlendirildi. TDT bayrağı altında, üye devletlerin ortak uzmanlığı ve teknolojik gücüyle elde edilen uydunun bu yıl fırlatılması için çalışmalar yoğunlaştırıldı. Projenin teşkilatın uzay hedeflerine yeni bir boyut getirmesi bekleniyor.</p><p></p><p>Ayrıca yapay zeka ve dijital teknolojiler alanında Türk devletleri arasında yasal bir çerçevenin oluşturulması da hedefler arasında bulunuyor.</p><p></p><p>- "Uzay vatan" anlayışına uygun adımlar</p><p></p><p>Öte yandan TDT'ye üye devletler, uzay alanındaki işbirliğini güçlendirmek için yeni adımları da peyderpey atmayı planlıyor.</p><p></p><p>Bu kapsamda Dünya Uzay Haftası, Uluslararası Astronotik Kongresi ve diğer küresel platformlar çerçevesinde, uzay bilimlerinde görünürlüğü ve işbirliğini teşvik etmek amacıyla TDT bayrağı altında Türk Dünyası Uzay Günleri ve ilgili etkinliklerinin düzenlenmesi için hazırlık yapılıyor.</p><p></p><p>Tüm bu adımlar kardeş ülkelerin hedefleri gibi Türkiye'nin "uzay vatan" olarak şekillenen stratejisini de destekleyen çalışmalar olarak görülüyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türk Telekom'un CDP Global A Liderlik başarısı devam ediyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-telekomun-cdp-global-a-liderlik-basarisi-devam-ediyor-6081/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-telekomun-cdp-global-a-liderlik-basarisi-devam-ediyor-6081/</id>
<published><![CDATA[2026-05-24T10:32:23+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-24T10:32:23+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DBF667-E3BC72-EA21B2-31B7A0-F3B497-8D39AE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak amacıyla evrensel sürdürülebilirlik ilkelerini tüm iş stratejilerinin merkezine yerleştiren Türk Telekom, iklim kriziyle mücadele, enerji verimliliği ve sınırlı kaynakların bilinçli tüketimi alanlarında öncü çalışmalarına devam ediyor. Türk Telekom, dünyanın en büyük çevre raporlama platformu olan Karbon Saydamlık Projesi'nin (CDP) İklim Değişikliği Programı'nda en yüksek seviye olan "A" notunu korurken, Su Güvenliği Programı’ndaki ilk raporlamasında "A-" notunu elde etti. İklim değişikliğiyle mücadelede örnek bir vizyon ortaya koyan Türk Telekom’un çifte başarısı, "COP31'e Doğru: Raporlama İvmesi" temasıyla düzenlenen CDP Türkiye 16. İklim &amp; Doğa Konferansı ve Ödül Töreni’nde ödüle layık görüldü.&nbsp;</p><p>“Çevresel liderliğimizi yeni bir boyuta taşıdık”</p><p>Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türk Telekom olarak gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak amacıyla sürdürülebilirlik ilkelerini tüm iş stratejilerimizin merkezine yerleştiriyoruz.&nbsp; İş birimlerimiz ve paydaşlarımızla birlikte yürüttüğümüz kapsamlı sürdürülebilirlik çalışmaları sonucunda CDP İklim Değişikliği Programı’ndaki “A” skorumuzu bu yıl da korurken, ilk kez raporlama yaptığımız CDP Su Güvenliği Programı’nda “A-” skorunu elde ettik. Böylelikle ülkemizdeki ve küresel A Listesi’ndeki çevresel liderliğimizi yeni bir boyuta taşıdık. 2020 baz yılından 2025’e kadar olan süreçte, grup düzeyinde Kapsam 1, 2 ve 3 kategorilerindeki tüm emisyon hesaplamalarımızı büyük bir titizlikle tamamladık ve raporlamamızı en üst seviyeye çıkardık. Türk Telekom olarak sadece çevresel etkilerimizi yönetmekle kalmıyor, iklimle ilgili risk ve fırsatlarımızı ölçülebilir hale getirip finansal kararlarımızın bir parçası yapıyoruz. Kapsamlı İklim Eylem Planımızı Entegre Raporumuza dahil ederken, emisyon azaltma hedeflerimizi Bilimsel Tabanlı Hedefler Girişimi (SBTi) uyum süreciyle daha da somutlaştırdık. Bu vizyonun kalıcı olması adına sürdürülebilirlik KPI’larını tüm çalışan seviyelerimize yayarak güçlü bir yönetişim sergiliyoruz. Sürdürülebilirliği; Türkiye’nin kendi kaynaklarıyla gücünü geleceğe taşıma iradesinin önemli bir parçası olarak görüyor, bu yaklaşımı Türk Telekom’un iş yapış biçimine ve çalışma vizyonuna entegre ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de raporlama süreçlerimizi en üst seviyeye taşırken, çevresel ve finansal sürdürülebilirliği bütüncül bir yaklaşımla yönetmeye devam edeceğiz” dedi.</p><p>Türk Telekom Sivas GES enerji üretimine başladı</p><p>Ulaşımdan sağlığa, enerjiden güvenliğe kadar pek çok alanda çevre dostu çözümler sunan Türk Telekom, 15 şehirde yürüttüğü akıllı şehircilik uygulamaları, akıllı aydınlatma projeleri ve akıllı kavşak çözümleriyle farklı alanlarda da sürdürülebilir ve çevreci projeler geliştiriyor. Yeni nesil çevreci iletişim teknolojileri ile güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklara yönelerek yeşil dönüşüm adına öncü çalışmalar gerçekleştiren Türk Telekom, Güneş Enerjisi Santralleri’ne (GES) yönelik yatırımlarla enerji tüketimini yenilenebilir kaynaklardan sağlamaya odaklanırken, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedeflerine de katkı sunuyor. Türk Telekom’un 1.300 dönümlük arazi üzerine Sivas’ta inşa ettiği GES, yıllık 128 MWp enerji üretim kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük yenilenebilir enerji tesislerinden biri olarak enerji üretimine başladı. GES yatırımlarını Malatya ve Ağrı’da sürdürecek olan Türk Telekom, toplam 6 bin dönüm arazi üzerinde 530 MWp seviyesinde kurulu güce sahip üç adet GES’i önümüzdeki yıllarda devreye alarak tam kapasite üretim yapmayı hedefliyor. Üç şehirde yapacağı yatırımlarla yıllık 800 GWh enerjiyi yenilenebilir kaynaklardan sağlamayı hedefleyen Türk Telekom, yıllık 350 bin ton seviyesinde karbon salımını engelleyecek. Sürdürülebilir teknolojileri günlük yaşamda da erişilebilir kılmayı amaçlayan Türk Telekom, girişim sermayesi şirketi TT Ventures ile E4 Şarj – Elektrikli Araç Şarj Ağı projesini hayata geçirdi. Türkiye’nin dört bir yanında şarj istasyonları kuran Türk Telekom, elektrikli araç kullanıcılarına her anlamda güvenli, çevreci ve kesintisiz bir şarj hizmeti sunuyor.&nbsp;</p><p>Hedef 2050’de “Net Sıfır”</p><p>Türk Telekom, çevresel sürdürülebilir ilkelerle iş geliştirme faaliyetlerine devam ediyor. Veri yönetişimi ve finansal analizlerle güçlenen stratejisi kapsamında, iklim değişikliğinin iş üzerindeki potansiyel etkilerini sayısallaştırarak risk-fırsat analizlerini finansal tablolara yansıtan Türk Telekom, kurumsal karar alma süreçlerini bu verilerle şekillendiriyor. Enerji verimliliği çözümleri, akıllı şehir uygulamaları ve yeni nesil yeşil şebeke teknolojileriyle iklim kriziyle mücadelede sektör liderliğini güçlendiren Türk Telekom, 2030 yılına kadar emisyonlarını yüzde 45 azaltmayı ve 2050 yılında "Net Sıfır"a ulaşmayı hedefliyor.</p><p>CDP (Karbon Saydamlık Projesi), şirketlerin ve şehirlerin çevresel etkilerini ölçerek, iklim değişikliği, su güvenliği ve ormansızlaşma gibi alanlardaki performanslarını değerlendiren bağımsız bir küresel platformdur. Yatırımcılar ve paydaşlar için şeffaflık sağlayan CDP, sürdürülebilirliğin çevresel alanında en prestijli derecelendirme programlarından biri olarak kabul ediliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Girişim Elektrik, üretim zincirini büyüttü</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/girisim-elektrik-uretim-zincirini-buyuttu-8637/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/girisim-elektrik-uretim-zincirini-buyuttu-8637/</id>
<published><![CDATA[2026-05-23T08:38:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-23T08:38:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_718E85-3040ED-FDC607-C723F0-C0448F-5CFF2F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Halka arz sonrası dönemde üretim ve teknoloji yatırımlarını hızlandıran Girişim Elektrik Grubu, enerji ekipmanları sanayisinde dikey entegrasyonu güçlendiren yeni yatırımları devreye aldı. Güç trafosundan yüksek gerilim ekipmanlarına, güneş panelinden batarya teknolojilerine kadar uzanan yatırımların, şirketin küresel pazarlardaki büyüme stratejisinin önemli ayaklarından birini oluşturduğu belirtildi.</p><p></p><p>Şirketin son dönemde öne çıkan yatırımlarının başında, 120 milyon doları aşan yatırım büyüklüğüyle devreye alınan güç trafosu fabrikası geliyor. 550 kV seviyesinde 400 MVA monofaze ve 1000 MVA trifaze güç trafosu üretim kapasitesine sahip tesisin, tam kapasiteye ulaşmadan ABD, Avrupa ve Afrika’dan 100’ü aşkın sipariş aldığı ifade edildi.</p><p></p><p>Girişim Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı M. Behiç Harmanlı, enerji dönüşümünün artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil, mühendislik gücü ve tedarik güvenliğiyle şekillendiğini belirterek, “Son yıllarda gerçekleştirdiğimiz yatırımları kısa vadeli kapasite artışı olarak değil, Türkiye’nin enerji ekipmanları sanayisinde daha yüksek katma değerli bir üretim altyapısı oluşturma hedefinin parçası olarak görüyoruz. Güç trafosundan yenilenebilir enerji ekipmanlarına kadar uzanan bu yapı, grubumuzun küresel rekabet gücünü de artırıyor” dedi.</p><p></p><p>Peak PV’de yeni faz: Panel, batarya ve konstrüksiyon aynı çatı altında</p><p></p><p>Grubun yenilenebilir enerji tarafındaki büyümesinde ise Peak PV yatırımı öne çıkıyor. Kapasitesi artırılan tesis yaklaşık 30 bin metrekare kapalı alana ulaştırılırken, yıllık 2,5 GW güneş paneli üretim kapasitesine yönelik devlet teşviki alındı. İlk etapta 1 GW’lık üretim kapasitesinin tam performansla devreye alındığı belirtildi.</p><p></p><p>Şirket, Peak PV tesisini yalnızca panel üretim merkezi değil; aynı zamanda batarya ve konstrüksiyon üretimini de kapsayan entegre bir enerji ekipmanları üssüne dönüştürmeyi hedefliyor. Buna göre tesiste ilk etapta 2,5 GW seviyesinde planlanan batarya üretim kapasitesinin, 2028 itibarıyla 5 GW seviyesine çıkarılması öngörülüyor.</p><p></p><p>Girişim Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı M. Behiç Harmanlı, Peak PV yatırımının grubun yenilenebilir enerji tarafındaki uzun vadeli sanayi vizyonunun önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şunları söyledi:</p><p></p><p>“Peak PV’de gerçekleştirdiğimiz kapasite artışıyla birlikte tesisimizi yalnızca güneş paneli üretimi yapan bir yapı olmaktan çıkarıp; batarya, konstrüksiyon ve enerji depolama teknolojilerini aynı çatı altında buluşturan entegre bir üretim üssüne dönüştürüyoruz. İlk etapta 2,5 GW seviyesinde başlayacak batarya üretim kapasitesini 2028 itibarıyla 5 GW seviyesine taşımayı hedefliyoruz. 1C, 0,5C, 0,25C ve 1/8C uygulamalara yönelik geniş ürün gamında; hücreden modüle, modülden komple batarya sistemine kadar tüm üretim süreçlerini aynı tesis bünyesinde gerçekleştirebilecek bir altyapı kuruyoruz. PCS ve EMS üretimini de bu yapıya dahil ederek grup şirketlerimizin ihtiyaçlarını entegre bir üretim modeliyle karşılamayı amaçlıyoruz.”</p><p></p><p>Yüksek gerilim ve üretim altyapısında kapasite artışı</p><p></p><p>Grup bünyesindeki üretim yatırımları yalnızca güç trafosu ve yenilenebilir enerji ekipmanlarıyla sınırlı kalmadığını belirten Harmanlı,“Europower Enerji bünyesinde kuru tip akım ve gerilim transformatörü tesisleri, 420 kV seviyesine kadar pantograf ayırıcı dahil her türlü ayırıcı üretim altyapısı, OG tek ve çift baralı gaz izoleli yüksek akımlı primer hücre üretim tesisleri, CNC ve boya hatları ile modern bakır işleme tesislerinde de önemli kapasite artışları gerçekleştirildi.Yapılan yatırımlarla birlikte grubun toplam kapalı üretim alanı 80 bin metrekareden 200 bin metrekare seviyesine yükseldi” bilgisini verdi.</p><p></p><p>Harmanlı, bunun yanı sıra Europower Enerji’nin yüzde altmış ortaklığı ile kurulan Euromek Elektrik A.Ş. ile 550 kV a kadar yağlı akım gerilim transformatörleri ve bushing üretimi yapan modern bir fabrikaya sahip olduklarını belirtti.</p><p></p><p>Depolamalı GES ve BESS yatırımları sürüyor</p><p></p><p>Yapılan açıklamaya göre; 500 MWp büyüklüğünde güneş enerjisi ve hibrit ESCO projeleri için süreç başlatılırken, 600 MW kapasiteli bağımsız batarya enerji depolama sistemi (BESS) yatırımı için lisans süreci tamamlandı. Toplam 260 MW kapasiteli depolamalı güneş enerjisi santrali projelerinin inşa süreci devam ediyor.</p><p></p><p>Öte yandan akredite laboratuvar yatırımlarıyla birlikte iklimlendirme testleri dahil ileri test süreçlerinin şirket bünyesinde gerçekleştirilebilir hale geldiği belirtildi. Grup bünyesinde faaliyet gösteren Euromek şirketiyle yüksek gerilim akım trafoları, gerilim trafoları ve bushing üretimine yönelik yatırımların da sürdüğü aktarıldı.</p><p></p><p>Halka arz öncesinde yaklaşık 775 olan çalışan sayısının bugün şantiye ve taşeron ekipleriyle birlikte 2 bin 400’ün üzerine çıktığını belirten Harmanlı, “Türkiye’de yüksek mühendislik gerektiren enerji ekipmanlarında üretim derinliğini artırmak, önümüzdeki dönemde en önemli önceliklerimiz arasında yer alıyor” ifadelerini kullandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Müze ve ören yerlerinde milli dijital altyapı dönemi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/muze-ve-oren-yerlerinde-milli-dijital-altyapi-donemi-4283/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/muze-ve-oren-yerlerinde-milli-dijital-altyapi-donemi-4283/</id>
<published><![CDATA[2026-05-23T08:37:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-23T08:37:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E5D651-893281-E76976-80AD6B-755345-5BE2C5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Hakan ÖZBAY</p><p></p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türk Telekom arasında, müze ve ören yerlerinin teknolojik operasyonlarını yeniden yapılandırmayı hedefleyen bir iş birliği protokolü imzalandı. İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde düzenlenen lansmanda kamuoyuna duyurulan yeni modelle, ülke genelinde Bakanlığa bağlı işletilen toplam 216 müze ve ören yerinin dijital altyapısı tek çatı altında birleştirilecek.</p><p>Bakan Mehmet Nuri Ersoy, veri güvenliğinin önemine dikkat çekerek, "Kültürel mirasımıza ait verilerin güvenliği, ülkemizin kültürel egemenliğinin de ayrılmaz bir parçasıdır. Bu yaklaşım günümüz dünyasında yalnızca teknik bir tercih değil, aynı zamanda dijital bağımsızlık meselesidir" ifadelerini kullandı. Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin ise projenin önemine değinerek, "Bu çalışma yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir proje değil, Türkiye’nin kültür ve turizm alanındaki dijital geleceğine yapılan uzun vadeli ve stratejik bir yatırımdır" şeklinde konuştu.</p><p>BÜTÜNLEŞİK YÖNETİM VE STRATEJİK VERİ GÜVENLİĞİ&nbsp;</p><p>Protokol çerçevesinde kurulacak sistem; akıllı biletleme mekanizmalarını, yapay zekâ destekli veri analitiğini, dijital ziyaretçi yönetimini ve yeni nesil bilgilendirme sistemlerini kapsıyor. Bugüne dek farklı işletme modelleriyle idare edilen müzeler ve 2026-2027 yıllarında açılması planlanan 28 yeni nokta bu mimariye dahil edilerek ülke genelindeki hizmet standardı yeknesaklaştırılacak. Projenin en kritik parametrelerinden birini ise veri egemenliği oluşturuyor. Yeni modelde, kültürel mirasa ve ziyaretçi hareketlerine ilişkin üretilen tüm stratejik veriler, Türk Telekom’un yerli teknoloji altyapısı ve veri merkezleri vasıtasıyla ülke sınırları içerisinde muhafaza edilecek. Yetkililer, kültürel verilere yönelik siber güvenliğin sağlanmasını ulusal dijital bağımsızlığın önemli bir parçası olarak değerlendiriyor.</p><p>T.C. KİMLİK KARTI İLE GEÇİŞ VE KAMU TASARRUFU&nbsp;</p><p>Vatandaşların ziyaretlerini kolaylaştırmak adına Müzekart sisteminde de altyapı değişikliğine gidiliyor. Geçerliliği devam eden Müzekartların kullanımında bir kesinti yaşanmayacak; ancak yeni dönemde T.C. kimlik kartları doğrudan sisteme entegre edilecek. e-Devlet ve mobil uygulamalar üzerinden gerçekleştirilecek ödeme işlemlerinin ardından vatandaşlar, sadece kimlik kartlarını okutarak müzelere giriş yapabilecek. Dijital dönüşüm planlaması müze alanlarındaki ticari işletmeleri de kapsarken, mağazalardaki ürünlerin Bakanlık onaylı geleneksel ustalardan tedarik edilmesi kararlaştırıldı. Yeni işletme modelinin mali boyutunda ise operasyonel düzenlemeler ve biletleme personelinin diğer birimlerde istihdam edilmesiyle 10 yıllık süreçte yaklaşık 8 milyar liralık kamu tasarrufu sağlanması hedefleniyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Düşük karbonlu üretim yatırımlarını hızlandırıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dusuk-karbonlu-uretim-yatirimlarini-hizlandiriyor-5522/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dusuk-karbonlu-uretim-yatirimlarini-hizlandiriyor-5522/</id>
<published><![CDATA[2026-05-23T08:16:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-23T08:16:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_092BDF-A5186B-4A4D4B-C2FB56-7AE3B0-48961F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Alüminyum sektöründe entegre üretim altyapısı, ihracat gücü ve yüksek üretim kapasitesiyle faaliyet gösteren Sistem Alüminyum, dijital dönüşüm yatırımlarını üretimden lojistiğe kadar tüm süreçlere yaymayı hedefliyor. Şirket, SAP S/4HANA optimizasyonu, Salesforce CRM uygulamaları, RPA çözümleri ve dijital kalite yönetim sistemleriyle daha çevik, ölçülebilir ve izlenebilir bir operasyon yapısı oluşturuyor.</p><p>Gerçek zamanlı veri analitiği sayesinde üretim performansı, enerji tüketimi ve operasyonel süreçler anlık olarak takip edilirken; dijital kalite yönetim sistemleri üretimden sevkiyata kadar uçtan uca izlenebilirlik sağlıyor. ASRS otomatik depolama sistemleriyle depo operasyonlarında hız ve stok doğruluğu artırılırken, lojistik süreçlerde de verimlilik hedefleniyor.</p><p>“Sanayide hız ve veri yönetimi kritik hale geldi”</p><p>Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Sistem Alüminyum İcra Kurulu Başkanı Ayhan Yerekaban, dijitalleşmenin sanayide rekabetin temel unsurlarından biri haline geldiğini belirterek şunları söyledi: “Küresel rekabet artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil; veri yönetimi, sürdürülebilirlik ve operasyonel çeviklikle şekilleniyor. Biz de dijitalleşmeyi yalnızca verimlilik sağlayan bir teknoloji yatırımı değil, sürdürülebilir büyümeyi destekleyen stratejik bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. Veri odaklı üretim altyapımız sayesinde üretimden sevkiyata kadar tüm süreçleri daha hızlı, daha verimli ve daha sürdürülebilir şekilde yönetiyoruz.” Yerekaban, değişen müşteri beklentileri ve artan sürdürülebilirlik regülasyonlarının da sanayide veri yönetimini daha kritik hale getirdiğine dikkat çekerek, gerçek zamanlı veri analitiğinin operasyonel risklerin daha hızlı yönetilmesine ve müşteri taleplerine daha kısa sürede yanıt verilmesine katkı sağladığını ifade etti.</p><p>Dijitalleşme sürdürülebilir üretimi de destekliyor</p><p>Dijitalleşmeyi sürdürülebilirlik hedeflerinin önemli bir parçası olarak konumlandıran Sistem Alüminyum, 2030 yılına kadar karbon ayak izini yüzde 55 azaltmayı, 2050 yılında ise karbon nötr olmayı hedefliyor. Şirket, enerji verimliliği projeleri, dijital enerji yönetim sistemleri ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla sürdürülebilir üretim altyapısını güçlendiriyor. GES yatırımları sayesinde fabrikanın elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 25’i güneş enerjisinden karşılanırken, ürün bazlı karbon yönetimi kapsamında yürütülen LCA ve EPD çalışmaları da Avrupa Yeşil Mutabakatı ve CBAM uyum sürecini destekliyor.</p><p>75’ten fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren Sistem Alüminyum, önümüzdeki dönemde dijital üretim altyapıları, veri analitiği sistemleri, yapay zeka destekli uygulamalar ve sürdürülebilir üretim teknolojilerine yönelik yatırımlarını sürdürmeye devam edecek.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ankara'ya yüksek teknolojili fabrika yatırımı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ankaraya-yuksek-teknolojili-fabrika-yatirimi-141/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ankaraya-yuksek-teknolojili-fabrika-yatirimi-141/</id>
<published><![CDATA[2026-05-23T08:11:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-23T08:11:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7EFB02-28D252-65BA08-E50382-38AD2F-366F24.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yarım asrı aşkın mühendislik birikimiyle faaliyetlerini sürdüren Göçmen Makina, Ankara’daki yeni üretim tesisini devreye aldı. Ankara Sanayi Odası 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde konumlanan tesis; ileri teknoloji üretim altyapısı, yüksek verimlilik odaklı operasyon yapısı ve sürdürülebilir üretim yaklaşımıyla faaliyet göstermeye başladı. Toplam 7.000 metrekarelik alan üzerine kurulan tesisin tam kapasiteyle devreye alınmasıyla birlikte şirketin mevcut üretim kapasitesinin iki katına çıkması planlanıyor.</p><p>Uluslararası çevre ve enerji verimliliği standartlarını karşılayarak LEED Gold sertifikası almaya hak kazanan tesis, Türkiye makine imalat sektöründe bu sertifikaya sahip ilk ve tek fabrika olma özelliğini taşıyor. Yenilenebilir enerji altyapısıyla kendi enerjisini üretebilen tesis, karbon emisyonunu azaltan sistemleri ve sıfır atık yaklaşımıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Göçmen Makina’nın yeni yatırımı, şirketin sürdürülebilir üretim ve yüksek katma değerli sanayi vizyonunun önemli adımlarından biri olarak konumlanıyor.</p><p>Türkiye’den dünya çikolata devlerine uzanan mühendislik gücü</p><p>Gofret ve çikolata üretim teknolojileri alanında faaliyet gösteren Göçmen Makina, global pazardaki büyümesini sürdürmeye devam ediyor. Dünyanın önde gelen gofret ve çikolata üreticilerinin çözüm ortakları arasında yer alan şirket, geliştirdiği üretim hatları ve makine sistemlerini birçok ülkeye ihraç ederek Türk makine sanayisini uluslararası pazarlarda temsil ediyor.</p><p>Ankara’daki yeni üretim tesisinin sağlayacağı kapasite artışıyla birlikte şirket; ihracat ağını genişletmeyi, yeni pazarlardaki varlığını artırmayı ve yüksek katma değerli üretim gücünü daha ileri taşımayı hedefliyor.</p><p>“Üretim kapasitemizi iki katına çıkarıyoruz”</p><p>Karaman’daki ana üretim merkezinin ardından Ankara’daki yeni yatırımla birlikte üretim kapasitesilerini ve operasyonel güçlerini daha da artırdıklarını belirten Göçmen Makina CEO’su Mustafa Göçmen şunları söyledi: “Ankara’daki yeni tesisimizle büyüme yolculuğumuzda önemli bir adım daha attık. Stratejik büyüme vizyonumuz doğrultusunda ekibimizi nitelikli insan kaynağıyla güçlendirmeyi, Ar-Ge çalışmalarımıza hız vermeyi, yenilikçi üretim teknolojileri geliştirmeyi ve üretim kalitemizi sürekli ileri taşımayı hedefliyoruz. Bugün makinelerimiz dünyanın birçok farklı ülkesinde aktif olarak kullanılıyor. Yeni tesisimizle birlikte üretim kapasitemizi iki katına çıkaracak ve yeni pazarlardaki varlığımızı daha da güçlendireceğiz” dedi.&nbsp;</p><p>Göçmen sözlerine şöyle devam etti: “LEED Gold sertifikalı bu yatırımımız, sürdürülebilir üretim yaklaşımımızın önemli bir göstergesi olurken; özellikle Avrupa Birliği pazarındaki müşterilerimize çeşitli ticari avantajlar da sunuyor. Tesisimizi, projenin ilk aşamasından itibaren LEED Gold kriterlerine uygun şekilde planladık. Enerji verimliliğinden su tasarrufuna, kullanılan malzemelerden iç mekan tasarımına kadar her detay bu standartlar doğrultusunda şekillendi. Makina imalat sektöründe bu prestijli sertifikaya sahip ilk ve tek tesis olmanın da ayrıca gururunu yaşıyoruz.&nbsp; SAP Business One entegrasyonuyla birlikte üretimden lojistiğe tüm operasyonlarımızı daha entegre, verimli ve dinamik bir yapıyla yöneteceğiz.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Vodafone Pay ile faturana yansıt"  ekosistemi büyüyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vodafone-pay-ile-faturana-yansit-ekosistemi-buyuyor-3102/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vodafone-pay-ile-faturana-yansit-ekosistemi-buyuyor-3102/</id>
<published><![CDATA[2026-05-22T02:36:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-22T02:36:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_31A571-DB82F8-7FFF69-C1D58F-D42B91-E3DEA8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, yeni nesil mobil cüzdan uygulaması Vodafone Pay ve Vodafone Pay ile Faturana Yansıt ürünlerinden oluşan Vodafone Pay ürün ailesini yeni işbirlikleriyle geliştirmeye devam ediyor. Buna göre, kullanıcılar artık Hayat Su, ENUYGUN.com ve LikeCard harcamalarını Vodafone Pay ile Faturana Yansıt ödeme seçeneğiyle cep telefonu faturalarına yansıtarak yapabilecek.</p><p></p><p>Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi:&nbsp;</p><p></p><p>“Vodafone Pay olarak, inovatif çözümlerle müşterilerimize ödeme hizmetleri ve elektronik para alanında farklılaşmış deneyimler sunuyoruz. Vodafone Pay ile Faturana Yansıt, faturalı hatlar için harcama tutarını faturaya yansıtarak, faturasız hatlar için ise harcama tutarını bakiyeden düşerek alışveriş yapma imkânı sağlayan alternatif bir ödeme yöntemi. Bu hizmet kapsamında yaptığımız işbirliklerine yenilerini ekledik. Artık, Faturana Yansıt ödeme yöntemimiz Hayat Su, ENUYGUN.com ve LikeCard alışverişleri için de geçerli. Vodafone olarak, mobil finansal hizmetler alanında müşterilerimizin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayan dijital iş ortağı olma hedefiyle çalışmaya devam edeceğiz.”</p><p></p><p>Toplam kullanıcı sayısı 10 milyon</p><p></p><p>Müşterilerinin hayatını kolaylaştırmayı hedefleyen Vodafone, toplam 10 milyon kullanıcıya ulaşan Vodafone Pay’in alternatif ödeme çözümü olan “Vodafone Pay ile Faturana Yansıt” sayesinde faturalı hatlar için harcama tutarını faturaya yansıtarak, faturasız hatlar için ise harcama tutarını bakiyeden düşerek alışveriş yapma imkânı sağlıyor. Ulaşım, Yeme-İçme, Oyun, Uygulama Mağazaları ve daha birçok alanda yapılan harcamaları müşterilerinin faturasına yansıtma veya ön ödemeli hatlarında bakiyeden düşme imkânı sunuyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Arya AI, vizyonunu sektör liderleriyle buluşturdu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/arya-ai-vizyonunu-sektor-liderleriyle-bulusturdu-6243/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/arya-ai-vizyonunu-sektor-liderleriyle-bulusturdu-6243/</id>
<published><![CDATA[2026-05-22T02:09:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-22T02:09:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0E1406-AAA175-408B02-E9F0DA-9162EC-68D661.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İTÜ Çekirdek girişimi Arya-AI, The Marmara Taksim’de düzenlediği “Decision Intelligence Breakfast” etkinliğinde, iş dünyasından 70’e yakın üst düzey yönetici, teknoloji lideri ve sektör temsilcisini bir araya getirdi. Etkinlikte, şirketlerin operasyonel verilerini doğru kararlara ve uygulanabilir aksiyonlara dönüştürmesini sağlayan “Arya-AI Decision Intelligence Platform” vizyonu paylaşıldı.&nbsp;</p><p>Gerçek operasyon deneyimleri paylaşıldı</p><p>Etkinlikte, şirketlerin üretimden dağıtıma, tedarikten finans süreçlerine kadar her gün binlerce operasyonel karar aldığına dikkat çekildi. Artan veri hacmine rağmen doğru karar alma ve bu kararları operasyonel süreçlere entegre etme konusundaki zorluklar ele alındı. Vibrantz Technologies Finans Direktörü Melike Akalın, Arya-AI ile yürüttükleri dönüşüm sürecinde ekiplerin sistemi benimsediğini ve süreçlerin gelişimine aktif katkı sunduğunu belirtti. Türkiye’de geliştirilen uygulamaların global operasyonlara örnek oluşturduğunu ifade etti. Tofaş Satış Stratejisi ve Operasyon Müdürü Orçun Özdemir ise bayilere araç dağıtım süreçlerinde Arya-AI platformunu kullandıklarını söyledi. Özdemir, operasyonel bilgi birikiminin algoritmalara aktarıldığını ve ekiplerin manuel planlama yerine stratejik karar süreçlerine odaklandığını aktardı. Escubedo Turkey COO’su Alp Güven de talep tahminleme alanındaki uygulamaların operasyonel verimlilik açısından önemli kazanımlar sağladığını paylaştı.</p><p>Prof. Dr. Dikbaş: “Açık inovasyon rekabet avantajı yaratacak”</p><p>Etkinlikte konuşan İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş, “Kurumsallar ve Girişimler Nasıl Birlikte Değer Yaratır?” başlıklı oturumunda, girişimcilik ekosisteminin kurumlar tarafından desteklenmesi ve güçlendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Prof. Dr.&nbsp; Dikbaş konuşmasında, “Önümüzdeki dönemde en başarılı şirketler, her şeyi kendi içinde geliştirmeye çalışanlar olmayacak. Doğru girişimlerle birlikte hareket edenler, açık inovasyonu kurum kültürüne dönüştürenler ve güçlü ekosistemler kurabilenler öne çıkacak. Türkiye’nin burada çok büyük bir fırsatı var. Güçlü mühendislik altyapımız var. Bilimsel birikimimiz var. Dünyayla rekabet edebilecek girişimcilerimiz var. Şimdi bunu daha fazla iş birliğiyle büyütmemiz gerekiyor. İTÜ ARI Teknokent olarak biz de girişimleri, kurumsalları, yatırımcıları ve akademiyi aynı zeminde buluşturarak bu dönüşümün aktif bir parçası olmaya devam edeceğiz” dedi.&nbsp;</p><p>İnsan ve yapay zekâ iş birliği öne çıktı</p><p>WEF İşler ve Geleceğin Teknolojileri Konseyi Üyesi Dr. Sertaç Yerlikaya, insan uzmanlığını güçlendiren zekâ sistemlerinin kurumsal dönüşümdeki etkisini değerlendirdi. Yerlikaya, insan odaklı modeller ile yüksek otonomili iş süreçleri arasındaki farklara dikkat çekti. Yapay zekâ eğitmeni ve strateji danışmanı Defne İncekara’nın oturumunda ise Arya-AI ile gerçekleştirilen stratejik iş birliği duyuruldu. İş birliği kapsamında, kurum eğitimleri sonrasında ortaya çıkan kullanım senaryolarının Arya-AI tarafından çalışan çözümlere dönüştürülmesi hedefleniyor.</p><p>“Return on Relation” yaklaşımı dikkat çekti</p><p>Ahu Tanrıkulu moderasyonunda gerçekleşen kapanış panelinde; BE Advise Kurucu Ortağı Arda Berkay Çağın, Escubedo Turkey COO’su Alp Güven, Tofaş Satış Stratejisi ve Operasyon Müdürü Orçun Özdemir ile Bacacı Holding IT İcra Kurulu Üyesi Vildan Çal Özel, kurumlarda karar süreçlerinin nasıl dönüştüğünü değerlendirdi. Çal Özel, yapay zekâ projelerinde başarıyı yalnızca yatırım geri dönüşüyle ölçmenin yeterli olmadığını belirterek “Return on Relation” yaklaşımına dikkat çekti. Çal Özel, kurumlar arasında kurulan güvenin, ortak öğrenme kültürünün ve dönüşüm kapasitesinin uzun vadeli değer yarattığını ifade etti.</p><p>Global büyüme hedefi</p><p>Arya-AI, İngiltere başta olmak üzere Avrupa ve Orta Doğu pazarlarında büyüme çalışmalarını sürdürürken, Decision Intelligence alanında global ölçekte güçlü bir teknoloji markası olmayı hedefliyor. Arya-AI UK Co-Founder &amp; CGO’su İdil Ünverdi, şirketin bu pazarlardaki büyüme odağını güçlendirdiklerini belirterek, Arya-AI’ı karar zekâsı alanında uluslararası ölçekte konumlandırmak istediklerini ifade etti. Etkinliğin kapanışında değerlendirmelerde bulunan Arya-AI Founder &amp; CEO’su Ufuk Peker ise “Bugün burada bulunan liderler, karar zekâsının Türkiye’de yalnızca bir kavram olmadığını, gerçek operasyonlarda çalışan bir teknolojiye dönüştüğünü gösteriyor. Biz bu platformu, kurumların en zorlu operasyonel kararlarını matematiksel olarak çözmek ve uygulamak için geliştiriyoruz” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">GİRVAK Fellow ve Challenger Programları için başvurular başladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/girvak-fellow-ve-challenger-programlari-icin-basvurular-basladi-2080/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/girvak-fellow-ve-challenger-programlari-icin-basvurular-basladi-2080/</id>
<published><![CDATA[2026-05-22T02:03:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-22T02:03:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_033B3E-A1FDF0-EF3F9C-40F403-0910B7-8BF5DC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>GİRVAK Fellow Programı, vakfın ana programı olarak, üniversite öğrencisi gençlere kendi yollarını kurarken yanlarında olacak bir topluluk ve uzun vadeli bir gelişim alanı sunuyor. Programa başvurmak için bir girişim kurmuş ya da girişim fikrine sahip olmak gerekmiyor.</p><p></p><p>Programın seçim sürecinin kendisi de bir gelişim deneyimi ve öğrenme alanı olarak kurgulanıyor. Adaylar başvuru aşamasından itibaren kendilerini ifade etme, yaratıcılıklarını ortaya koyma ve Türkiye'nin önde gelen iş insanları, girişimcileri ve yönetim kurulu üyeleriyle bire bir tanışma fırsatı buluyor.</p><p></p><p>12 yıldır uygulanan Fellow Programı bugüne kadar 1,1 milyondan fazla başvuru aldı; her yıl bu başvurular arasından yaklaşık 30 genç fellow olarak seçildi. Bugün vakfın 432 fellow'u, kurdukları 150'den fazla girişimle, yatırımcı kimlikleriyle ve farklı sektörlerdeki liderlik rolleriyle Türkiye'nin girişimcilik ekosisteminde yer alıyor. Mezunların yüzde 85'inin programa ve gençlere geri vermeyi sürdürmesi, Fellow topluluğunun yalnızca bir mezuniyet anına değil, yıllara yayılan karşılıklı bir dayanışma yapısına dayandığını gösteriyor.</p><p></p><p>Yeni dönemde fellow'lar, FellowUp buluşmalarıyla girişimciler, yaratıcı liderler ve ilham veren konuşmacılarla bir araya geliyor; ekosistem gezileri ile farklı ülkelerde ilham alma fırsatı buluyor. Akran ve alumni mentorluklarıyla güçlü bağlar kurarken, çevrimiçi etkinlikler ve ulusal ile uluslararası konferanslara erişim imkânları sayesinde öğrenme süreçleri fiziksel buluşmaların ötesine taşınıyor.</p><p>&nbsp;</p><p>Challenger Programı: Keşfin ilk adımı</p><p>Altı yıldır düzenlenen Challenger Programı, üniversitelerin hazırlık, birinci ve ikinci sınıf öğrencilerine yönelik bir erken keşif topluluğu olarak tasarlanıyor. Program, potansiyelini keşfetmek için ilk adımı atmış kişilerle tanışarak kendi başlangıç noktasını arayan gençler için kurgulanıyor.</p><p>Challenger Programı kapsamında katılımcılar, çevrimiçi buluşmalarda yalnızca ilham veren konuşmaları dinlemekle kalmıyor; aynı zamanda girişimciler, yatırımcılar ve sosyal etki liderleriyle bir araya gelerek kendi yollarını şekillendirebilecekleri bir topluluğun parçası oluyor. Toplumsal konulara dair atölyelere katılıyor, farklı bakış açıları geliştiriyor ve etki odaklı bir topluluğun parçası oluyorlar.</p><p></p><p>Her iki programa da Türkiye'de ikamet eden, 17-24 yaş aralığında bulunan ve bir üniversiteye kayıt yaptırmış olan tüm gençler başvurabiliyor.</p><p>&nbsp;</p><p>GİRVAK Genel Müdürü Mehru Öztürk, 2026 Fellow ve Challenger Programları başvurularına ilişkin olarak, "GİRVAK olarak, bir gencin potansiyelini fark etmesinin çoğu zaman doğru insanlarla, doğru zamanda karşılaşmasıyla başladığına inanıyoruz. Bizim için girişimcilik yalnızca şirket kurmak değil; merak eden, deneyen, çözüm üreten ve etki yaratmak isteyen gençlerin ortak dili. 12 yıldır Fellow Programı, bu yıl altıncı dönemine giren Challenger Programı ile gençleri ilham alabilecekleri, deneyim kazanabilecekleri ve güçlü bağlar kurabilecekleri bir toplulukla buluşturuyoruz. Bu bağ mezuniyetle sona ermiyor; fellow'larımız Alumni Programı aracılığıyla topluluğun parçası olmayı, deneyimlerini paylaşmayı ve ekosisteme katkı sunmayı sürdürüyor. Yeni dönemde de daha fazla gencin bu topluluğa katılmasını ve kendi yolculuğunu cesaretle kurmasını istiyoruz" dedi.</p><p></p><p>Girişimcilik dünyasına adım atmak isteyen gençler için fırsatlar sunan bu programlara başvurular 5 Temmuz'da sona eriyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Turkcell 5G ile 1500 kilometreden  tıbbi operasyon</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkcell-5g-ile-1500-kilometreden-tibbi-operasyon--9451/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkcell-5g-ile-1500-kilometreden-tibbi-operasyon--9451/</id>
<published><![CDATA[2026-05-21T07:21:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-21T07:21:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F05405-CB7DA2-C70B70-15BD15-CF494D-299F8C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Turkcell gücünde 5G’nin mesafeleri ortadan kaldıran kapasitesi ve sağlık alanına vadettiği dönüşüm, İstanbul ile Muş arasında gerçekleştirilen bir uzaktan ameliyatla ortaya konuldu. Muş Devlet Hastanesi’nde tedavi gören bir hastanın böbrek taşı kırma operasyonu, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki deneyimli doktor ekibi tarafından başarıyla gerçekleştirildi. Operasyon, 5G teknolojisinin sağlık hizmetlerine erişimde sağladığı fırsat eşitliğini de güçlü bir şekilde ortaya koydu.</p><p>Operasyonda, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Tzevat Tefik ile Muş Devlet Hastanesi’nden Op. Dr. Rıfat Burak Ergül görev aldı. Her iki hastanede mevcut olan Turkcell 5G altyapısı, yüksek veri aktarım kapasitesi ve ultra düşük gecikmeyle uzaktan ameliyata imkân verdi. Yaklaşık 4 saat süren ve hastaya herhangi cerrahi müdahale olmadan damar yoluyla yapılan başarılı operasyon, aynı zamanda, böbrek taşı tedavisinde RIRS (Retrograd İntrarenal Cerrahi) ile yapılan dünyanın ilk uzaktan ameliyatı oldu.&nbsp;</p><p>5G teknolojisinin; tıp sektöründe uzaktan teşhis, takip, görüntüleme, eğitim ve operasyon gibi süreçlerde yeni kullanım alanlarının önünü açtığına işaret eden İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, “5G destekli bu operasyon, İstanbul Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı’nın robot yardımlı Retrograd İntrarenal Cerrahi ve ileri endoüroloji alanındaki deneyiminin farklı merkezlere başarıyla aktarılabileceğini göstermesi açısından son derece önemli. Sağlık teknolojileri ve telecerrahi uygulamaları, kendilerini insanlığın hayatını kolaylaştırmaya adamış uzman hekimlerimizin elinde ülkemiz için önemli bir bilimsel adımdır” dedi.&nbsp;&nbsp;</p><p></p><p>“Turkcell 5G, mesafeleri engel olmaktan çıkarıyor”</p><p>Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, 1 Nisan itibarıyla tüm Türkiye’de kullanıma açılan 5G teknolojisinin eğitimden sağlığa, sanayiden ulaşıma kadar yaşamın her alanında köklü bir dönüşümü tetiklediğini belirterek şunları söyledi: “Turkcell olarak 5G’yi Türkiye’nin dijital geleceği için stratejik bir eşik olarak görüyoruz. Bu teknoloji; çok yüksek hız, ultra düşük gecikme ve güçlü veri taşıma kapasitesiyle hayatın her alanında yeni bir dönemin kapılarını açıyor. İstanbul-Muş arasında yaklaşık 1500 kilometre mesafeden Superbox 5G aracılığıyla başarılı bir şekilde gerçekleştirilen bu operasyon, Turkcell 5G’nin mesafeleri engel olmaktan çıkaran kapasitesinin çok çarpıcı bir örneği. Bu kapsamda yakın gelecekte eğitimden sağlığa, sanayiden ulaşıma kadar birçok alanda 5G’nin dönüştürücü etkisini daha da fazla göreceğiz. Turkcell olarak sahip olduğumuz altyapı ve en geniş frekans bandıyla, bu köklü değişime liderlik etmenin haklı gururunu yaşıyoruz. Bu vesileyle sayın rektörümüze, kıymetli hocalarımıza, tüm paydaşlarımıza ve çalışma arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum.”</p><p>“Hastamızı, aynı ameliyathanede gibi takip edebildik”</p><p>İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tzevat Tefik de operasyonla ilgili bilgi vererek şöyle dedi: “Turkcell'in 5G altyapısı ve ELMED'in yerli üretim İbn-i Sina robotu aracılığıyla, Muş'taki hastamızı İstanbul'dan, tıpkı aynı ameliyathanede gibi takip edebildik. Sistemin sağladığı ultra düşük gecikme süresi sayesinde cerrahi sezgimizden hiçbir şey kaybetmeden işlemi tamamladık. Bu çalışma, telecerrahinin yalnızca bir teknoloji demonstrasyonu olmadığını; doğru altyapı, deneyimli ekip ve multidisipliner iş birliğiyle, klinik pratikte güvenle uygulanabilir bir model olduğunu somut biçimde ortaya koydu. Türkiye'de bir ilk olmasının ötesinde, RIRS yöntemiyle gerçekleştirilen dünyanın ilk uzaktan böbrek taşı ameliyatı olması bu başarıyı küresel ölçekte de anlamlı kılıyor. Uluslararası akademik iş birlikleri çerçevesinde robot yardımlı retrodrad intrarenal telecerrahiyi, küresel ölçekte yaygınlaştırmayı ve Türkiye'yi bu alanda uluslararası bir referans merkezi konumuna taşımayı hedefliyoruz.”</p><p>Yerli ve milli teknolojiyle Türkiye’de ilk uzaktan ameliyat</p><p>Türkiye’de yerli ve milli teknolojiyle üretilen bir cihazla yapılan ilk uzaktan ameliyat olan böbrek taşı kırma operasyonunda, ELMED firması tarafından geliştirilen İbn-i Sina adlı cihaz kullanıldı. 1991 yılında Ankara OSTİM’de kurulan ELMED, Türkiye’nin ilk yüksek teknolojili tıbbi cihaz üreticilerinden biri konumunda. Şirket, Türkiye’nin ilk yerli üretim böbrek taşı kırma cihazını 1992’de üretti. 994 yılında da ilk ihracatı yapıldı. İlk Türk malı ESWL cihazını 1996 yılında AUA (Amerikan Üroloji Derneği) Kongresi’nde dünyanın farklı ülkelerinden üroloji uzmanlarına tanıtan şirket, üroloji alanında bilinen bir marka olarak 60’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdi. ELMED 2012 yılında Tübitak projesi ile böbrek taşlarının lazerle kırılarak tedavisinde fURS (flexible ureterorenoskopi) ile kullanılmak üzere Avicenna Roboflex adı verilen İbn-i Sina robotun ilk protipini üretti. Patent alınan bu robot, Avrupa CE işaretine sahip ve ABD’den de FDA onayını aldı. Halen, ABD, Birleşik Krallık, Almanya, Polonya, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar’da bu robot kullanılmaktadır. ELMED, bu robota tele–cerrahi özelliğini ve yapay zekâ desteğini de entegre etmektedir.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Nanoteknoloji ürününde seri üretim başladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/nanoteknoloji-urununde-seri-uretim-basladi-6234/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/nanoteknoloji-urununde-seri-uretim-basladi-6234/</id>
<published><![CDATA[2026-05-21T07:19:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-21T07:19:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BD69D1-EDBEAB-468A94-E5E828-207AAC-B3E4E0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Malzeme Bilimi ve Nonomühendislik laboratuvarlarında geliştirilen ve yaklaşık 15 yıl süren bilimsel çalışmaların ürünü olan ANT Systems, nano malzeme teknolojisini endüstriyel üretime taşıdı. NANOTERN adı verilen ürün, toprağın suyu daha uzun süre tutmasını ve bitkinin ihtiyaç duyduğu anda kontrollü şekilde geri vermesini sağlayan biyobozunur bir nano malzeme. Teknoloji, kendi ağırlığının 1.800 katına kadar suyu absorbe edebiliyor, sulama suyu tüketimini yüzde 50'ye kadar azaltıyor, tarımsal verimliliği yüzde 25'e kadar artırıyor.</p><p>Sabancı Üniversitesi’nin girişimcilik ile teknoloji ekosisteminin somut başarı örneklerinden biri olarak gösterilen girişim, İstanbul Tuzla Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde (KOSB) kurulan yıllık 3 bin ton kapasiteli üretim tesisinde seri üretime başladı. Tesisin 16 Mayıs tarihinde gerçekleştirilen açılış törenine TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Vahit Kirişci, Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Başkanı Dr. Ahmet Abdullah Antalyalı, Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici ile çok sayıda kamu kurumu temsilcisi, akademisyen, sektör paydaşı ve uluslararası konuk katıldı.</p><p></p><p>“Bu girişimlerin arkasında güçlü bir vizyon ve yoğun bir emek bulunuyor”&nbsp;</p><p>Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici, ANT Systems’ın Sabancı Üniversitesi’nin araştırma, girişimcilik ve toplumsal fayda vizyonunun güçlü bir çıktısı olduğunu belirtti. Üniversite bünyesinde geliştirilen bilimsel bilginin ekonomik ve toplumsal değere dönüşmesinin önemine dikkat çeken Leblebici sözlerine şöyle devam etti: “Bu girişimlerin arkasında güçlü bir vizyon ve uzun yıllara dayanan yoğun bir emek bulunuyor. Üniversitemizin Onursal Başkanı Sakıp Sabancı'nın desteği ve üniversitenin bu anlayışla kurulması sürece önemli katkı sağlıyor. Dünyamız farklı kriz dönemlerinden geçiyor. Ancak biz teknoloji çalışmalarımıza kesintisiz devam ediyoruz.”</p><p></p><p>“Gıda ve hasat sonrası korumaya yönelik nanoteknoloji ürünlerimiz var”</p><p>Sabancı Üniversitesi Malzeme Bilimi ve NanoMühendislik Programı Öğretim Üyesi, ANT Systems Yönetim Kurulu Başkanı ve CTO'su Prof. Dr. Yusuf Ziya Menceloğlu konuşmasında, sürdürülebilirlik kavramının yaklaşık 15 yıl önce öne çıkmaya başladığını hatırlattı. Hızlanan nüfus artışının kaynak tüketimini yükselttiğini, karbon salımlarını artırarak küresel ısınmayı tetiklediğini ve bunun da su kıtlığına yol açtığını kaydeden Prof. Dr. Menceloğlu, “Tarımda hem su krizi hem ilaç krizi, özellikle pestisit problemi hem de hasat sonrası depolama problemleri mevcut. Şu an Türkiye gayrisafi milli hasılasının neredeyse yüzde 5'i kadar gıda kaybımız var. Gıda korunması da hasat sonrası koruma da çok önemli. Bu sektörlerde bu amaçla geliştirdiğimiz nanoteknoloji ürünlerimiz var. Bunların nano olmasının nedeni şu: Daha az malzeme ile daha etkin sonuçlar alabiliyorsunuz. Etkinliğinin yüksek olması nedeniyle de kabul görüyor” diye konuştu.&nbsp;</p><p></p><p>“Sabancı Üniversitesi'ndeki girişimcilik ve teknoloji odaklı çalışmalar somut sonuçlara dönüştü”&nbsp;</p><p>Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı ve ANT Systems yatırımcısı Güler Sabancı, dünyada ve Türkiye'de iklim kriziyle birlikte, su stresinin giderek daha görünür hale geldiğini söyledi. Sabancı, yıllara göre değişen kurak ve yağışlı dönemlerin bu gerçeği değiştirmediğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “İklim krizi ve büyük afetlerle ilgili yaşayacağımız ve yaşamakta olduğumuz su stresiyle ilgili güveneceğimiz tek şey, gelecek için teknoloji, bilime dayalı yapılan bu araştırmalar ve araştırma sonunda çıkan başarılı girişimler. Dünyanın güvendiği ve beklediği bu.” Sabancı Üniversitesi'nde 2007'den bu yana desteklenen girişimcilik ve teknoloji odaklı çalışmaların yaklaşık 15 yıllık birikimle küresel sorunlara çözüm üretme hedefiyle somut sonuçlara dönüştüğünün altını çizen Güler Sabancı, laboratuvar aşamasının ötesine geçilerek ilk üretim tesisinin hayata geçtiğini ve iklim kriziyle mücadelede bu tür girişimlerin belirleyici olacağını vurguladı.&nbsp;</p><p></p><p>Nano malzeme teknolojisi birçok ülkede laboratuvar aşamasında</p><p>Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi bünyesinde 15 yıl süren bilimsel çalışmaların ürünü olan ANT Systems'ın amiral ürünü NANOTERN, ayrıca gübre ve tarımsal girdilerin etkinliğini yükselterek üretim maliyetini düşürüyor. NANOTERN bugün Türkiye'nin yanı sıra ABD, Güney Amerika, Körfez ülkeleri ve Afrika'da aktif olarak kullanılıyor. ANT Systems'ın nano malzeme teknolojisi, dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde hâlâ laboratuvar aşamasında. Teknoloji, bugün Sabancı Üniversitesi’nin öncülüğünde Türkiye'de sahada doğrulanıp endüstriyel ölçekte üretilebilir hale geldi.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Treeo VC, yapay zekâ odaklı girişimleri İstanbul'da bir araya getirdi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/treeo-vc-yapay-zeka-odakli-girisimleri-istanbulda-bir-araya-getirdi-3553/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/treeo-vc-yapay-zeka-odakli-girisimleri-istanbulda-bir-araya-getirdi-3553/</id>
<published><![CDATA[2026-05-21T02:16:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-21T02:16:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AD453E-617E5C-E2C7FF-6FD5D9-145CB1-36ADBA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Beylerbeyi Sezen Hanım Yalısı’nda gerçekleşen Treeo VC Founders’ Forum ve Treeo VC Investors Night etkinlikleri; yapay zekâ odaklı girişim kurucularını, yatırımcıları, LPlere, teknoloji liderlerini ve iş dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getirdi.</p><p></p><p>Küresel girişim sermayesi yatırımlarının yaklaşık yüzde 60’ının yapay zekâ odaklı şirketlere yöneldiği ve bu sermayenin yüzde 70’inin ABD merkezli yatırımcılardan geldiği bir dönemde gerçekleşen etkinliklerde ortak tema netti: Yapay zekâ yalnızca yeni bir teknoloji dalgası değil; şirketlerin nasıl kurulduğunu, nasıl ölçeklendiğini ve nasıl rekabet ettiğini yeniden tanımlayan temel bir dönüşüm.</p><p></p><p>Founders’ Forum İstanbul: “Yapay Zekâ Çağında Genişlik Değil, Odak Kazandırıyor”</p><p>Günün ilk bölümünde düzenlenen Founders’ Forum İstanbul kapsamında, ABD pazarında büyümeyi hedefleyen yapay zekâ odaklı girişim kurucuları bir araya geldi. Yuvarlak masa formatında gerçekleşen oturumlarda ABD’de şirket kurma ve ölçeklenme dinamikleri, yatırımcı beklentilerindeki değişim, kurucu liderliğinde büyüme, uyumluluk süreçleri, yapay zekâ odaklı ürün geliştirme, hızlandırma programı stratejileri ve global pazarlara açılma süreçleri ele alındı.</p><p></p><p>Forum boyunca özellikle şu içgörü öne çıktı: ABD pazarı, çok dar tanımlanmış bir İdeal Müşteri Profili (ICP) üzerine odaklanan girişimlerin dahi milyar dolarlık şirketlere dönüşmesine imkân tanıyor. Bu nedenle yapay zekâ çağında gerçek rekabet avantajı, herkese hitap etmeye çalışmak değil; belirli bir iş akışını, müşteri segmentini ve operasyonel problemi derinlemesine anlamaktan geçiyor. Konuşmalarda, “ürüne değil müşterinin problemine aşık olmak” yaklaşımının yeni dönemin en kritik kurucu reflekslerinden biri haline geldiği vurgulandı.</p><p></p><p></p><p>Forumda Öne Çıkan Kritik Dinamikler ve Veriler:</p><p>•	Hızlı İterasyon Kültürü: ABD girişim ekosisteminde kuruculardan aylık yüzde 20-25 büyüme beklentisi bulunuyor.</p><p>•	İlk 90 Günün Önemi: ABD pazarında ilk 90 günün kritik olduğu, kurucunun bizzat yürüttüğü müşteri keşfi süreçleri ve yatırım kararlarındaki hız beklentisi paylaşıldı.</p><p>•	Değerleme Makası: ABD ve Türkiye arasındaki değerleme farkının giderek açıldığı, yapay zekâ odaklı şirketlerde alan uzmanlığı ve iş akışı sahipliğinin öneminin arttığı belirtildi.</p><p>•	Savunulabilirlik: Yapay zekâ ile yazılım geliştirmenin kolaylaşmasının savunulabilirliği ortadan kaldırmadığı; aksine müşteri yakınlığı, operasyon bilgisi ve sürekli öğrenmenin daha da kritik hale geldiği vurgulandı.</p><p></p><p>Investors Night: “Yapay Zekâ Dönüşümünü İzleyenler Değil, Deneyimleyenler Kazanacak”</p><p>Akşam düzenlenen Treeo VC Investors Night kapsamında yatırımcılar, kurucular ve iş dünyası liderleri yapay zekânın girişim sermayesi ve büyük şirketler dünyasında yarattığı dönüşümü değerlendirdi.&nbsp;</p><p></p><p>Webrazzi Kurucusu Arda Kutsal ile Treeo VC Venture Partner’ı Mine Dedekoca’nın moderatörlüğünü üstlendiği panel serilerinde; Treeo VC kurucu ortaklarının yanı sıra AirTies Kurucusu Bülent Çelebi, TurboLaw Kurucu Ortağı Olcay Sarmaz, Sentez Kurucu Ortağı Doğan Turan, Eachlabs Kurucu Ortağı Ferhat Budak ve Patientdesk AI Kurucu Ortağı Öncel Özgül konuşmacı olarak yer aldı. Panel serilerinde yapay zekâ odaklı yatırım trendleri, ABD’nin neden hâlâ yapay zekâ sermayesinin merkezi olduğu, sınır ötesi kurucuların avantajları, yeni yatırım trendleri, büyük şirketlerde yapay zekâ adaptasyonu, iş akışı dönüşümü, kurucu liderliğinde satış ve ABD’den global pazarlara ölçeklenme başlıkları ele alındı.</p><p></p><p>Etkinlikte paylaşılan verilere göre bugün global girişim sermayesi yatırımlarının yaklaşık yüzde 60’ı yapay zekâ odaklı şirketlere yönelirken, bu sermayenin yaklaşık 70’i ABD merkezli yatırımcılardan geliyor. Konuşmacılar, bunun yalnızca finansal bir trend olmadığını; en hızlı deney döngülerinin, en büyük kurumsal müşterilerin, en güçlü teknik ağların ve en agresif ölçeklenme fırsatlarının hâlâ büyük ölçüde ABD’de yoğunlaştığını vurguladı.</p><p></p><p>Treeo VC Kurucu Ortakları Arzu Tekir, Çiğdem Toraman ve Didem Altop etkinlik boyunca verdikleri ortak mesajda, yapay zekânın artık yalnızca yeni bir teknoloji alanı değil; sermaye akışlarını, rekabet dinamiklerini ve şirketlerin büyüme modellerini yeniden şekillendiren temel bir dönüşüm alanı olduğuna dikkat çekti:</p><p>“Yazılım geliştirmenin kolaylaştığı bu yapay zekâ çağında, asıl farkı yaratan şey teknolojiye erişim değil; müşteriyi ne kadar derin anladığınız. Kurucular için artık en büyük avantajlardan biri hız. Hızlı öğrenmek, hızlı iterasyon yapmak ve müşteriye yakın kalmak her zamankinden daha kritik.”</p><p>“Yapay zekâ dönüşümünü dışarıdan izlemek yerine aktif biçimde deneyimleyen kurumlar ve yatırımcılar önümüzdeki dönemde ciddi avantaj kazanacak. Bugün yapay zekâ stratejileri yalnızca şirketlerin değil, ülkelerin ekonomik rekabet gücünü belirleyen temel alanlardan biri haline geliyor. Yapay zekâ yarışında geride kalmamak için bu alandaki girişimlere yatırım yapmak, yeni teknolojileri yakından takip etmek ve hızlı adaptasyon kültürü geliştirmek kritik önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde değer yaratacak şirketler, yapay zekâyı yalnızca kullanan değil; operasyonlarının ve karar mekanizmalarının merkezine yerleştirenler olacak.”</p><p></p><p>Treeo VC: Türkiye ile Global Teknoloji Ekosistemi Arasında Uzun Vadeli Bir Köprü</p><p>Etkinlik boyunca Treeo VC’nin en güçlü vurgularından biri, Türkiye’nin teknik yetenek havuzu ile global teknoloji ekosistemi arasında sürdürülebilir bir köprü kurma vizyonu oldu. Konuşmalarda özellikle bu modelin bir “beyin göçü” değil, Türkiye’nin teknoloji ihracat kapasitesini büyüten yeni nesil bir globalleşme modeli olduğunun altı çizildi.</p><p></p><p>ABD’de faaliyet gösteren birçok Türk kurucu liderliğindeki girişim, global pazarlara ölçeklenirken mühendislik, ürün geliştirme ve teknik ekiplerini Türkiye’de konumlandırmaya devam ediyor. Böylece hem uluslararası ölçekte şirketler inşa ediliyor hem de Türkiye’ye bilgi transferi, teknik istihdam ve ekonomik değer yaratılıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Her 5 çalışandan biri yapay zeka kullandığını gizliyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/her-5-calisandan-biri-yapay-zeka-kullandigini-gizliyor-3035/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/her-5-calisandan-biri-yapay-zeka-kullandigini-gizliyor-3035/</id>
<published><![CDATA[2026-05-21T02:12:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-21T02:12:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_31D613-07FE43-324649-312F50-1C8FD0-81A554.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yapay zeka, çalışanların günlük iş yapış biçimlerini her geçen gün daha fazla etkiliyor. Raporlama, araştırma, içerik hazırlama, veri analizi, özetleme ve planlama gibi pek çok alanda kullanılan bu araçlar çalışanlar için vazgeçilmez bir yardımcıya dönüşürken şirketlerin de bu süreci daha sistemli ele almasını gerektiriyor. İnsan kaynakları platformu Kolay İK, çalışanların yapay zekaya bakışını ve kullanım alışkanlıklarını ölçmek üzere LinkedIn üzerinden bir araştırma yaptı. 254 kişinin katılımıyla yapılan araştırma, yapay zekanın çalışanların gündelik iş hayatında kimi zaman açıkça kimi zamansa sessizce daha fazla yer bulduğunu ortaya koydu.</p><p></p><p>5 çalışandan 1’i yapay zekayı hiç kullanmıyor</p><p>Araştırmada çalışanlara yapay zeka araçlarının kullanımında şirketlerine karşı ne kadar şeffaf oldukları soruldu. Katılımcıların %61’i bu konuda tamamen şeffaf olduğunu belirtti. Buna karşılık %14’lük kesim söylediğinden daha fazla yapay zeka kullandığını, %5’i ise şirketinin olumsuz yaklaşabileceğini düşündüğü için kullanımını paylaşmadığını söyledi. Bu da yaklaşık her 5 çalışandan 1’inin (%19), yapay zeka kullanımını ya da kullanım düzeyini şirketiyle açık biçimde paylaşmadığını gösterdi. Katılımcıların %20’si ise henüz yapay zeka araçlarını kullanmadığını ifade etti.</p><p></p><p>Çalışanların %13’ü yapay zeka nedeniyle işini değiştirebilir</p><p>Çalışanların yapay zekayla değişen iş tanımlarına nasıl hazırlandığına dair sonuçlar da dönüşüme karşı güçlü bir gelişim isteğine işaret etti. Katılımcıların %62’si, yapay zekanın önümüzdeki iki yıl içinde iş tanımlarını önemli ölçüde değiştireceğini bilmeleri halinde yapay zeka becerilerini geliştireceğini belirtti. Her 4 çalışandan 1’i (%25) yapay zekanın etkisinin abartıldığını düşünerek süreci akışına bırakacağını söylerken iş ya da sektör değişikliği yapacağını ifade edenlerin oranı ise %13 oldu.&nbsp;</p><p></p><p>Çağlar Yalı: “Şirketler yapay zekanın nasıl kullanılacağını netleştirmeli”</p><p>Sonuçları değerlendiren Kolay İK CEO’su Çağlar Yalı, “Yapay zeka artık çalışanların işlerini kolaylaştırmak için ilk başvurduğu araçlardan biri haline geldi. Ancak bu kullanım her şirkette aynı açıklıkta konuşulmuyor. Bazı çalışanlar bu araçlardan yararlandığında bunun nasıl karşılanacağını bilmiyor; bazıları ise yaptığı işin değerinin azalacağı kaygısıyla kullanımını paylaşmak istemiyor. Şirketler, çalışanı suçlamak ya da yalnız bırakan bir tutum almak yerine bu konuyu açıkça ele almalı. Hangi bilgilerin paylaşılabileceği, hangi işlerde yapay zekadan destek alınabileceği ve son kontrolün nasıl yapılacağı netleştikçe hem çalışan hem şirket için daha güvenli bir zemin oluşur” dedi.&nbsp;</p><p></p><p>“Eğitimler soyut olmaktan çıkıp çalışanın günlük işlerine dokunmalı”</p><p>Yalı, çalışanların yapay zeka becerilerini geliştirme isteğinin de şirketler tarafından dikkate alınması gerektiğini belirterek şöyle devam etti; “Yapay zeka bir yandan işleri kolaylaştırırken diğer yandan bazı rollerin içeriğini ve çalışanlardan beklenen becerileri değiştiriyor. Böyle bir ortamda çalışanların kendini geliştirmek istemesi son derece önemli. Bu isteğin karşılık bulması için yapay zeka eğitimlerinin soyut anlatımlardan çıkıp günlük işlere dokunması gerekiyor. Bir insan kaynakları çalışanı, bir satış ekibi üyesi, bir finans uzmanı ya da bir operasyon çalışanı yapay zekayı aynı şekilde kullanmaz. Bu nedenle eğitimler de herkesin kendi işinde nasıl fayda sağlayacağını gösterecek şekilde tasarlanmalı. Henüz yapay zeka kullanmayan çalışanlar için de başlangıç noktası bu olmalı. Çünkü birçok kişi bu araçları kullanmıyorsa bunun nedeni ilgisizlikten çok nereden başlayacağını bilmemeleri olabilir.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Vodafone'dan 5G Redbox için hız</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vodafonedan-5g-redbox-icin-hiz-632/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vodafonedan-5g-redbox-icin-hiz-632/</id>
<published><![CDATA[2026-05-21T02:07:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-21T02:07:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DE4DC6-1232A1-3EDF0C-E7B8D0-85D8BE-6A3FFC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, ev interneti ihtiyacı olan müşterilerini yüksek hızlı internetle buluşturmaya devam ediyor. Şirket, fiber altyapısı beklemeyi gerektirmeyen, kurulumsuz, anında fiber hızında ev interneti Vodafone 5G RedBox için 5G ile hız garantisi sunuyor. Müşterinin hizmet adresinde teknisyen eşliğinde yapılan hız testi sonrasında hızın 50 Mbps’nin altında kalması durumunda müşterilere 30 gün içinde iade hakkı sağlanıyor.</p><p></p><p>Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi:</p><p></p><p>“5G ile mobil internette olduğu gibi ev internetinde de yeni bir dönem başladı. Yaşadığı bölgede fiber altyapısı olan ya da olmayan müşterilerimizin yüksek hızlı internet talebini karşılamak üzere, tak çalıştır, kurulum gerektirmeyen, şık tasarımlı, yeni nesil Vodafone 5G RedBox ürünümüz 1 Nisan itibarıyla 5G sinyali ile evlerde 1000 Mbps’e varan hızlarla hizmet vermeye başladı. Şimdi de 5G ile Hız Garantisi kapsamında müşteri memnuniyetini güvence altına alıyoruz. Vodafone mağazalarından veya vodafone.com.tr’den hızlıca teslim edilen 5G RedBox, anında kurulum özelliği ile fişe takıp kolayca çalıştırılabilirken, 5G ile hız garantisi kapsamında, ilk 30 gün içinde hizmet adresinde bağlantı hızının 50 Mbps’nin altında kalması durumunda, teknisyen ziyaretiyle doğrulama yaparak müşterilerimize iade hakkı sunuyoruz. Vodafone olarak, müşterilerimize en iyi 5G deneyimini yaşatmak için çalışmaya devam edeceğiz.”</p><p></p><p>Fişe takıldığında hızla 5G bağlantısı sunuyor</p><p></p><p>Sabit Kablosuz Erişim (FWA) teknolojisine dayanan ve içine SIM kart takılan bir modemden oluşan Vodafone 5G RedBox, mobil şebekedeki sinyali modem aracılığıyla alıyor ve evin içinde Wi-Fi ağına dönüştürüyor. Bu sayede, kablo çekmeye ve kuruluma gerek kalmadan, yüksek hızlı ev interneti sağlıyor. Ürün; fiber altyapısı olmayan evler için güçlü bir alternatif oluştururken, altyapısı olsa bile kurulum ve kabloyla uğraşmak istemeyen müşterilere de pratik bir çözüm sunuyor. DSL’e göre daha hızlı, mobil hotspot’a göre ise daha stabil bir internet deneyimi sağlıyor. Şık tasarımıyla dikkat çeken ve fişe takılarak hızlıca 5G bağlantısı sunan Vodafone 5G RedBox, evlerde kesintisiz ve hızlı internet deneyimi sağlıyor.</p><p></p><p>Mağazadan ya da dijital kanaldan satın alınabiliyor</p><p></p><p>Fiber hızında, kurulumsuz, anında ev interneti Vodafone 5G RedBox, Vodafone mağazalarından anında teslim alınabiliyor veya vodafone.com.tr’den başvuru yapılarak hızlı teslimat ile adrese teslim ediliyor. Ürün, kurulum derdi olmadan, fişe takılıp anında çalıştırılabiliyor. Vodafone, ayrıcalıklı 7/24 çağrı merkezi ile anında öncelikli destek hizmeti de sunuyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türk Telekom'dan milli haberleşme cihazları için tarihi adım</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-telekomdan-milli-haberlesme-cihazlari-icin-tarihi-adim-7870/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-telekomdan-milli-haberlesme-cihazlari-icin-tarihi-adim-7870/</id>
<published><![CDATA[2026-05-19T09:08:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-19T09:08:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_37EC15-6DE277-EF05C6-742ACA-EB3757-CFCC6E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Teknoloji ve dijitalleşme çağına öncülük eden Türk Telekom, Türkiye’nin küresel teknoloji arenasında rekabet gücünü artıracak yerli ve milli çözümler üretmek için tarihi bir adım attı. Türk Telekom, yerli akıllı telefonlar, kullanıcı cihazları ile yerli haberleşme ekipmanlarının donanım ve yazılımlarını geliştirmek üzere ekosistemin en güçlü oyuncularından ASELSAN ile güçlerini birleştiriyor.&nbsp; Kurulan iş birliği, haberleşme teknolojilerinde yerli ve milli üretimin payını en üst seviyeye taşımayı amaçlıyor.&nbsp;</p><p>Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, Aselsan CEO’su Ahmet Akyol, ATO Başkanı Gürsel Baran ve Türk Dünyası İş Konseyi Başkanı Aydın Erkoç’un katılımlarıyla kamu ve özel sektörün güçlü temsilcilerini bir araya getiren toplantıda, yerli ve milli haberleşme cihazı projesinin hayata geçirilmesi için ilk adımlar atıldı ve yol haritası belirlendi.</p><p>“Türkiye'nin geleceğini tasarlayan bir teknoloji şirketiyiz”</p><p>Yeni dönemde teknolojiyi sadece tüketen değil, üreten ve ihraç eden bir vizyonla hareket ettiklerini vurgulayan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, iş birliği hakkında şunları kaydetti: “Dijital dönüşümde liderliği üstleniyor, yenilikçi yerli ve milli ürünler, projeler geliştirmeyi milli sorumluluk olarak ana odak noktamızda tutuyoruz. Ülkemizin küresel teknoloji alanındaki rekabet gücünü artıracak, yerli ve milli haberleşme cihazı üretimi de bu anlamda kırmızı çizgimizdir. Sayın Cumhurbaşkanımızın dijitalleşme ve yerlileşme vizyonu doğrultusunda çok kıymetli bir iş birliğine imza attık. Bu güçlü birliktelik sayesinde yerli ve milli cihaz projemizin yol haritası belirlendi ve hayata geçmesi için ilk somut adımları atıldı. Türkiye’nin teknolojide dışa bağımlılığını azaltacak ve teknolojiye dayalı geleceğini şekillendirecek çalışmalarımız aralıksız devam edecek.”&nbsp;</p><p>Türk Telekom’un yerli ürünlerinin dünyanın çeşitli ülkelerinde kullandığına dikkat çeken Şahin; “Türk Telekom olarak yalnızca bir telekomünikasyon şirketi değil, Türkiye'nin geleceğini tasarlayan bir teknoloji şirketiyiz. İştiraklerimiz Argela ve Netsia’nın ileri teknolojiler alanındaki 70’i aşkın uluslararası patenti, bu konudaki inovasyon gücümüzün en büyük kanıtıdır. Dünyanın dev teknoloji şirketleriyle yaptığımız stratejik anlaşmalar bölgesel gücümüzü pekiştiriyor. Uluslararası ortaklarımızdan Net Insight ile birlikte geliştirdiğimiz senkronizasyon ürünümüzü ticarileştirmeyi başardık. Yine mühendislerimizin özverili çalışmalarıyla ortaya çıkan Open Ran çözümlerimiz, RIC ve SEBA ürünlerimiz hem kendi bünyemizde hem de dünyanın dört bir yanında aktif olarak kullanılıyor. Sektörümüzün en büyük yatırımcılarından biri olarak altyapı hamlelerimiz ve Ar-Ge çalışmalarımız, ülkemizin dijital geleceğini yerli ve imkanlarla inşa etme vizyonumuzda büyük önem taşıyor” dedi.</p><p>“Yaşananlar güvenli iletişimin ve dijital vatan güvenliğinin önemini ortaya koyuyor”</p><p>Ülkemizin savunma sanayiinde yakaladığı ileri teknoloji ivmesinin sivil alanlarda da kullanılmasının önemine dikkat çeken ASELSAN CEO’su Ahmet Akyol, “ASELSAN’ın ilk faaliyet alanı haberleşme. Kuruluş felsefemizde askeri haberleşme cihazlarını yerli olarak üretmek var. Bugüne kadar 1 milyondan fazla haberleşme sistemini üreterek sahaya sunduk. Emniyet ve Jandarma Teşkilatımız için hayata geçirdiğimiz JEMUS ve KETUM projeleriyle Türkiye’nin tamamında kritik iletişim altyapıları kurduk. Son dönemde dünyada yaşanan çatışmalar, haberleşme altyapısı ve cihazlarının sadece bir teknoloji unsuru değil, güvenlik açısından da sahadaki en kritik yeteneklerden biri olduğunu gösterdi. ASELSAN, haberleşme teknolojilerinde sahip olduğu saha tecrübesi, üretim kapasitesi ve kritik altyapı kurma yetkinliği ile bu ekosistemin doğal ve güçlü bir parçasıdır. Başta haberleşme olmak üzere bu gibi millileştirme projelerinin ASELSAN olarak her zaman destekçisiyiz. Yarım asrı aşan tarihimiz ve haberleşme sistemleri alanındaki köklü birikim ve kapasitemizle devletimiz ve milletimize hizmet etmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yapay zekâ odaklı girişimler İstanbul'da bir araya geldi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yapay-zeka-odakli-girisimler-istanbulda-bir-araya-geldi-998/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yapay-zeka-odakli-girisimler-istanbulda-bir-araya-geldi-998/</id>
<published><![CDATA[2026-05-19T02:40:21+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-19T02:40:21+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B907EE-6136EA-CE1D6A-F875E2-7DB142-9A34D7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Beylerbeyi Sezen Hanım Yalısı’nda gerçekleşen Treeo VC Founders’ Forum ve Treeo VC Investors Night etkinlikleri; yapay zekâ odaklı girişim kurucularını, yatırımcıları, LPlere, teknoloji liderlerini ve iş dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getirdi.</p><p></p><p>Küresel girişim sermayesi yatırımlarının yaklaşık yüzde 60’ının yapay zekâ odaklı şirketlere yöneldiği ve bu sermayenin yüzde 70’inin ABD merkezli yatırımcılardan geldiği bir dönemde gerçekleşen etkinliklerde ortak tema netti: Yapay zekâ yalnızca yeni bir teknoloji dalgası değil; şirketlerin nasıl kurulduğunu, nasıl ölçeklendiğini ve nasıl rekabet ettiğini yeniden tanımlayan temel bir dönüşüm.</p><p></p><p>Founders’ Forum İstanbul: “Yapay Zekâ Çağında Genişlik Değil, Odak Kazandırıyor”</p><p>Günün ilk bölümünde düzenlenen Founders’ Forum İstanbul kapsamında, ABD pazarında büyümeyi hedefleyen yapay zekâ odaklı girişim kurucuları bir araya geldi. Yuvarlak masa formatında gerçekleşen oturumlarda ABD’de şirket kurma ve ölçeklenme dinamikleri, yatırımcı beklentilerindeki değişim, kurucu liderliğinde büyüme, uyumluluk süreçleri, yapay zekâ odaklı ürün geliştirme, hızlandırma programı stratejileri ve global pazarlara açılma süreçleri ele alındı.</p><p></p><p>Forum boyunca özellikle şu içgörü öne çıktı: ABD pazarı, çok dar tanımlanmış bir İdeal Müşteri Profili (ICP) üzerine odaklanan girişimlerin dahi milyar dolarlık şirketlere dönüşmesine imkân tanıyor. Bu nedenle yapay zekâ çağında gerçek rekabet avantajı, herkese hitap etmeye çalışmak değil; belirli bir iş akışını, müşteri segmentini ve operasyonel problemi derinlemesine anlamaktan geçiyor. Konuşmalarda, “ürüne değil müşterinin problemine aşık olmak” yaklaşımının yeni dönemin en kritik kurucu reflekslerinden biri haline geldiği vurgulandı.</p><p></p><p></p><p>Forumda Öne Çıkan Kritik Dinamikler ve Veriler:</p><p>•	Hızlı İterasyon Kültürü: ABD girişim ekosisteminde kuruculardan aylık yüzde 20-25 büyüme beklentisi bulunuyor.</p><p>•	İlk 90 Günün Önemi: ABD pazarında ilk 90 günün kritik olduğu, kurucunun bizzat yürüttüğü müşteri keşfi süreçleri ve yatırım kararlarındaki hız beklentisi paylaşıldı.</p><p>•	Değerleme Makası: ABD ve Türkiye arasındaki değerleme farkının giderek açıldığı, yapay zekâ odaklı şirketlerde alan uzmanlığı ve iş akışı sahipliğinin öneminin arttığı belirtildi.</p><p>•	Savunulabilirlik: Yapay zekâ ile yazılım geliştirmenin kolaylaşmasının savunulabilirliği ortadan kaldırmadığı; aksine müşteri yakınlığı, operasyon bilgisi ve sürekli öğrenmenin daha da kritik hale geldiği vurgulandı.</p><p></p><p>Investors Night: “Yapay Zekâ Dönüşümünü İzleyenler Değil, Deneyimleyenler Kazanacak”</p><p>Akşam düzenlenen Treeo VC Investors Night kapsamında yatırımcılar, kurucular ve iş dünyası liderleri yapay zekânın girişim sermayesi ve büyük şirketler dünyasında yarattığı dönüşümü değerlendirdi.&nbsp;</p><p></p><p>Webrazzi Kurucusu Arda Kutsal ile Treeo VC Venture Partner’ı Mine Dedekoca’nın moderatörlüğünü üstlendiği panel serilerinde; Treeo VC kurucu ortaklarının yanı sıra AirTies Kurucusu Bülent Çelebi, TurboLaw Kurucu Ortağı Olcay Sarmaz, Sentez Kurucu Ortağı Doğan Turan, Eachlabs Kurucu Ortağı Ferhat Budak ve Patientdesk AI Kurucu Ortağı Öncel Özgül konuşmacı olarak yer aldı. Panel serilerinde yapay zekâ odaklı yatırım trendleri, ABD’nin neden hâlâ yapay zekâ sermayesinin merkezi olduğu, sınır ötesi kurucuların avantajları, yeni yatırım trendleri, büyük şirketlerde yapay zekâ adaptasyonu, iş akışı dönüşümü, kurucu liderliğinde satış ve ABD’den global pazarlara ölçeklenme başlıkları ele alındı.</p><p></p><p>Etkinlikte paylaşılan verilere göre bugün global girişim sermayesi yatırımlarının yaklaşık yüzde 60’ı yapay zekâ odaklı şirketlere yönelirken, bu sermayenin yaklaşık 70’i ABD merkezli yatırımcılardan geliyor. Konuşmacılar, bunun yalnızca finansal bir trend olmadığını; en hızlı deney döngülerinin, en büyük kurumsal müşterilerin, en güçlü teknik ağların ve en agresif ölçeklenme fırsatlarının hâlâ büyük ölçüde ABD’de yoğunlaştığını vurguladı.</p><p></p><p>Treeo VC Kurucu Ortakları Arzu Tekir, Çiğdem Toraman ve Didem Altop etkinlik boyunca verdikleri ortak mesajda, yapay zekânın artık yalnızca yeni bir teknoloji alanı değil; sermaye akışlarını, rekabet dinamiklerini ve şirketlerin büyüme modellerini yeniden şekillendiren temel bir dönüşüm alanı olduğuna dikkat çekti:</p><p>“Yazılım geliştirmenin kolaylaştığı bu yapay zekâ çağında, asıl farkı yaratan şey teknolojiye erişim değil; müşteriyi ne kadar derin anladığınız. Kurucular için artık en büyük avantajlardan biri hız. Hızlı öğrenmek, hızlı iterasyon yapmak ve müşteriye yakın kalmak her zamankinden daha kritik.”</p><p>“Yapay zekâ dönüşümünü dışarıdan izlemek yerine aktif biçimde deneyimleyen kurumlar ve yatırımcılar önümüzdeki dönemde ciddi avantaj kazanacak. Bugün yapay zekâ stratejileri yalnızca şirketlerin değil, ülkelerin ekonomik rekabet gücünü belirleyen temel alanlardan biri haline geliyor. Yapay zekâ yarışında geride kalmamak için bu alandaki girişimlere yatırım yapmak, yeni teknolojileri yakından takip etmek ve hızlı adaptasyon kültürü geliştirmek kritik önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde değer yaratacak şirketler, yapay zekâyı yalnızca kullanan değil; operasyonlarının ve karar mekanizmalarının merkezine yerleştirenler olacak.”</p><p></p><p>Treeo VC: Türkiye ile Global Teknoloji Ekosistemi Arasında Uzun Vadeli Bir Köprü</p><p>Etkinlik boyunca Treeo VC’nin en güçlü vurgularından biri, Türkiye’nin teknik yetenek havuzu ile global teknoloji ekosistemi arasında sürdürülebilir bir köprü kurma vizyonu oldu. Konuşmalarda özellikle bu modelin bir “beyin göçü” değil, Türkiye’nin teknoloji ihracat kapasitesini büyüten yeni nesil bir globalleşme modeli olduğunun altı çizildi.</p><p></p><p>ABD’de faaliyet gösteren birçok Türk kurucu liderliğindeki girişim, global pazarlara ölçeklenirken mühendislik, ürün geliştirme ve teknik ekiplerini Türkiye’de konumlandırmaya devam ediyor. Böylece hem uluslararası ölçekte şirketler inşa ediliyor hem de Türkiye’ye bilgi transferi, teknik istihdam ve ekonomik değer yaratılıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Acer KA272 P0 teknik özellikleri açıklandı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/acer-ka272-p0-teknik-ozellikleri-aciklandi-1838/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/acer-ka272-p0-teknik-ozellikleri-aciklandi-1838/</id>
<published><![CDATA[2026-05-17T13:54:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-17T13:54:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_45FE24-E1B266-BDEF51-65C476-0ACCC4-6CD27F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>16:9 görüntü oranı ve parlama önleyici ekran yüzeyi bulunuyor. 144 Hz yenileme hızına ve 1 ms tepki süresine sahip model, geçişlerin yoğun olduğu içeriklerde görüntü veriyor. AMD FreeSync desteği sayesinde ekran yırtılmalarını azaltarak video izleme ve oyun kullanımını stabil hale getiriyor. VA panel teknolojisi, kontrast oranı ve siyah tonları barındırıyor.</p><p>KA272 P0, Acer BlueLightShield ve Flickerless teknolojileriyle ekran kullanımında göz konforunu gözetiyor. Mavi ışığın azaltılmasına yardımcı olan bu teknolojiler, ekran karşısında çalışan kullanıcılar için tasarlanıyor. Acer ComfyView ve Low Dimming özellikleri ekran parlamasını azaltarak kullanıcıların monitöre odaklanmasına yardımcı oluyor. İnce çerçeveli yapıya sahip Acer KA272 P0, çoklu monitör kurulumlarında kullanılabiliyor. HDMI 1.4 ve VGA bağlantı seçenekleri sayesinde farklı cihazlarla entegrasyon sağlayan model, 100 x 100 mm VESA desteğiyle duvara monte kullanım imkânı sunuyor. -5 derece ile 25 derece arasında ayarlanabilen eğme açısı sayesinde kullanıcılar ekran pozisyonunu optimize edebiliyor. Ev ofis kullanımından multimedya tüketimine kadar bir kullanım alanına hitap eden Acer KA272 P0, geniş ekran, yüksek yenileme hızı ve ekran teknolojileriyle monitör arayan kullanıcılar için bir alternatif oluyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">HP IQ ekosistem teknolojisi tanıtıldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hp-iq-ekosistem-teknolojisi-tanitildi-7672/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hp-iq-ekosistem-teknolojisi-tanitildi-7672/</id>
<published><![CDATA[2026-05-17T13:52:57+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-17T13:52:57+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EC65A1-6022D1-0F7D6A-45A8C3-8A7796-9A987F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kurumsal ortamlar için geliştirilen HP IQ, HP Workforce Experience Platform ile entegre olarak CIO'lara merkezi görünürlük, operasyon yönetimi ve standartlaştırılmış yönetişim sağlıyor. HP Teknoloji ve İnovasyon Organizasyonu Başkanı Tuan Tran, HP'nin vizyonunun cihazlar ve mekanlar arasında iş akışını kolaylaştıran bir ekosistem olduğunu belirterek, HP IQ'nun kurumların yönettiği ortamlara uyum sağladığını ifade etti.</p><p>HP IQ, çalışanların kullandığı HP cihazlarını rutin görevleri ortadan kaldırmalarına ve kararlar almalarına yardımcı olan ortaklara dönüştürüyor. Yeni nesil HP EliteBook X G2 bilgisayarlarda kullanıma sunulan HP IQ'nun yapay zeka deneyimleri arasında metin ve sesli girdilere yanıt veren Ask IQ yer alıyor. Analiz özelliği, kişisel dosyalarla etkileşime girerek özetleme yapıyor. Notlar ve Bilgi etkileşimlerin kaydını tutarken, Toplantı Asistanı ise toplantı sırasında notlar alıyor. Ek yapay zeka özelliklerinin yıl içinde daha fazla cihazda kullanıma sunulması planlanıyor.</p><p>HP IQ, cihazların birbirini bulmasına ve bağlanmasına yardımcı olan uzamsal zeka teknolojisi HP NearSense'i barındırıyor. Bu teknoloji, kullanıcıların yakındaki cihazlar arasında işlerini aktarmasına imkan tanıyor. HP EliteBook X G2 bilgisayarlarda desteklenmesi planlanan bu sistem, bilgisayarlar arası dosya paylaşım çözümü sunuyor. HP NearSense'in HP Poly video konferans çözümlerine, yazıcılara, masaüstü bilgisayarlara ve çevre birimlerine yayılması planlanıyor. Ortak alanlarda cihaz algılama ve ekrana yayın yapma gibi işlevler sunulacak.</p><p>Çalışanlar, Visor arayüzü aracılığıyla HP IQ özelliklerine erişebiliyor. HP IQ, yerel bir 20 milyar parametreli modelin yanı sıra araçlar ve görevleri koordine eden bir orkestratöre dayanıyor. Belirli görevleri buluta yönlendirirken, deneyimleri cihaz üzerinde çalıştırmak üzere tasarlandı. Yapılandırma, güncellemeler ve güvenlik, HP'nin kontrol düzlemi olan HP Workforce Experience Platform aracılığıyla yönetilebiliyor. HP Solutions Başkanı Manoj Leelanivas, HP IQ'nun cihazlar genelinde bir zeka katmanı sunduğunu, WXP'nin ise BT için bir kontrol düzlemi olarak çalıştığını belirtti. HP IQ, Microsoft Intune gibi araçlar aracılığıyla da dağıtılabiliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">OPPO Find N6 Türkiye pazarında</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/oppo-find-n6-turkiye-pazarinda-4929/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/oppo-find-n6-turkiye-pazarinda-4929/</id>
<published><![CDATA[2026-05-17T13:51:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-17T13:51:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_530450-B1712D-E53F58-EA724C-F638D1-B3932C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tasarımı, mühendislik çözümleri ve üretkenliği odağına alan özellikleriyle OPPO Find N6, katlanabilir telefon kullanımında yeni seçenekler sunuyor. OPPO Find N6, katlanabilir ekran kullanımını Sıfır Kıvrım Hissi yaklaşımıyla şekillendiriyor. Geliştirilmiş menteşe mimarisi ve optimize edilmiş ekran yapısı sayesinde kırışıklık görsel olarak minimize ediliyor ve dokunsal olarak azaltılıyor.</p><p>OPPO Find N6, katlanabilir ekran özelliklerini mühendislik çözümleriyle destekliyor. Cihazda yer alan 2. Nesil Titanyum Esnek Menteşe, 3D Likit Baskı teknolojisiyle pürüzleri gidererek düz bir yüzey oluşturuyor. Bu sayede menteşe içindeki yapısal sapmalar azaltılırken, ekranın açıldığında düzlüğe ulaşması sağlanıyor.&nbsp;</p><p>Dayanıklılık tarafında OPPO Find N6, TÜV Rheinland tarafından gerçekleştirilen testlerle güvence altına alınıyor. Cihaz, 600.000 katlama sonrasında ekran düzgünlüğünü koruyabildiğini gösterirken, 1 milyon katlama testini tamamlayarak uzun ömürlü kullanım için test ediliyor. İnce ve hafif formu ile OPPO Find N6, katlanabilir tasarımın sunduğu ekranı günlük kullanıma uygun hale getiriyor. 6.62 inçlik dış ekran ve açıldığında 8.12 inçe ulaşan iç ekran, parlaklık değerleri ve göz konforu teknolojileri barındırıyor. Malzeme yapısı sayesinde uzun süreli kullanımda formunu koruyacak şekilde tasarlanan telefon, suya ve toza karşı IP56, IP58 ve IP59 dayanıklılık sertifikaları sunuyor.</p><p>Performans tarafında Qualcomm Snapdragon 8 Elite Gen 5 Mobil Platform ve 6000mAh silikon karbon pil ile donatılan OPPO Find N6, yoğun kullanım senaryolarında gün boyu deneyim sunmayı hedefliyor. Hızlı şarj teknolojileri cihazda yer alıyor. Fotoğraf ve video tarafında ise cihaz, Hasselblad Master Kamera Sistemi ile donatıldı. 200MP ana kamera başta olmak üzere kamera kurulumu sayesinde kullanıcılar, fotoğraf ve video çekimleri gerçekleştirebiliyor.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Microsoft Copilot ile engelsiz çalışma dönemi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/microsoft-copilot-ile-engelsiz-calisma-donemi-8717/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/microsoft-copilot-ile-engelsiz-calisma-donemi-8717/</id>
<published><![CDATA[2026-05-17T13:50:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-17T13:50:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_06A5AA-95A061-0BF1C9-53EEFC-490CD6-1F3756.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Microsoft Türkiye Kültür ve Kapsayıcılık Ekibi, Microsoft Copilot uygulamalarından herkesin nasıl faydalanabileceğini anlatan bir dizi video hazırlayarak yayınladı. Kurum, bankacılıktan havacılığa, perakendeden üretime farklı sektörlerde ortaklıkları hayata geçiriyor ve ihtiyaçları dikkate alarak engellilere özel hackathon ve çalıştaylar gerçekleştiriyor. Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin ve Microsoft Türkiye Erişilebilirlik Proje Yöneticisi Duygu Kayaman önderliğinde, Microsoft çalışanlarının rol aldığı videolar kurumun YouTube hesabından izlenebiliyor.</p><p>LEVENT ÖZBİLGİN'İN AÇIKLAMALARI</p><p>Proje ile ilgili görüşlerini paylaşan Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin, erişilebilirlik ve kapsayıcılık konusunun kurum için temel bir değer olduğunu belirterek, "Microsoft’ta erişilebilirliği kapsayıcılığın bir parçası olarak ele alıyoruz. Programlarımızın içine yerleşik erişilebilirlik özellikleri, herkesin eşit şekilde faydalanabilmesi için tasarlanıyor. Otizm, DEHB ya da disleksi gibi nöro-çeşitliliği kapsayan çözümlerden görsel araçlara kadar geniş bir yelpazede, teknolojinin etki yarattığını görüyoruz. Microsoft Copilot’un bu yaklaşımı nasıl güçlendirdiğini anlattığımız video serisinin bir parçası olmaktan gurur duyuyorum. Önümüzdeki dönemde de daha kapsayıcı bir iş kültürünü yaygınlaştırmaya devam edeceğim" ifadelerini kullandı.</p><p>COPİLOT İLE YENİ İŞ MODELİ</p><p>Microsoft, erişilebilirliği tüm çalışan ve yöneticilerin günlük iş yapış biçimlerine entegre edilen bir yaklaşım olarak ele alıyor. Görme engelli bir birey, Copilot yardımıyla etrafı betimleyip web sitesinden sesli komutlarla işlem yapabilirken, bir etkinlik mekânı fiziksel engelliler, işitme engelliler ve nöro çeşitli bireyler için uygun hale getirilebiliyor. Dönüşümün merkezinde yer alan Microsoft 365 Copilot, ekosistemdeki uygulamalarla bütünleşik çalışan bir yapay zekâ asistanı olarak engelli bireylerin görevlerini tamamlamasına destek oluyor. Metin ve sunum oluşturmadan veri analizine, toplantı notlarının çıkarılmasından tekrar eden iş yükünün azaltılmasına kadar Copilot, iş yapma biçimini kolaylaştırıyor.</p><p>ARAŞTIRMA SONUÇLARI VE DETAYLAR</p><p>Copilot’un doğal dil ile komut verme, işaret dili tanıma sistemleri, otomatik altyazı üretimi ve sesten metne dönüştürme gibi özellikleri işitme engelliler için erişimi artırırken, DEHB ve disleksi gibi durumlarda odaklanmayı destekliyor. Görme engelliler için ekran okuyucu uyumu ve görsel açıklamalar, fiziksel engeli olan bireyler içinse sesli komutla ilerleme ve otomasyon öne çıkıyor. Microsoft’un EY ile gerçekleştirdiği araştırma sonuçlarına göre, engelli çalışanların yüzde 91’i Copilot’u yardımcı teknoloji olarak görürken, yüzde 76’sı iş hayatındaki başarısına katkı sağladığını belirtiyor. Konuyla ilgili detaylı bilgiye kurumun resmi internet sitesi üzerinden ulaşılabiliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yapay zekada algoritma tahakkümü uyarısı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yapay-zekada-algoritma-tahakkumu-uyarisi-2316/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yapay-zekada-algoritma-tahakkumu-uyarisi-2316/</id>
<published><![CDATA[2026-05-15T10:48:32+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-15T10:48:32+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D415B6-AF85E9-281998-77CE78-44EB0E-28523C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Akıllı, Birleşmiş Milletler Eğitim ve Araştırma Enstitüsünün (UNITAR) Brüksel'de düzenlediği "Yapay Zeka İle İlgili Her Şey" adlı programdaki konuşmasının ardından AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.</p><p></p><p>Yapay zekanın artık uluslararası sistemde devletler adına stratejik bir kapasite haline dönüştüğünü belirten Akıllı, uluslararası sistemde algoritmaların devlet anlatılarının temel şekillendiricisi olduğuna işaret ederek, devletlerin dış politikalarının meşruiyetinin algoritmalar zemininde inşa edildiğini anlattı.</p><p></p><p>"Algoritmalara hakim olan yapılar uluslararası sistemi tahakküm altına alarak kendi menfaatlerine göre gerçeği ve hakikati karartma yönünde adımlar atabiliyor." diyen Akıllı, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından geliştirilen "Yapay Zeka Kalkanı" girişiminin, Türkiye ile birlikte dost ve kardeş ülkelerin de bu tahakkümden korunması adına büyük bir adım ve fırsat olduğunu anlattı.</p><p></p><p>Akıllı, Türkiye’nin uluslararası gündemi etkileme ve yönlendirme kapasitesine sahip büyük bir ülke olduğuna dikkati çekerek, söz konusu tahakkümden yalnızca Türkiye’nin değil, uluslararası sistemdeki bütün ülkelerin mustarip olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>- Kontrol eden kendi söylemlerini öne çıkarıyor</p><p></p><p>Özellikle sosyal medya mecralarında yapay zeka teknolojileri üzerindeki kontrolü elinde bulunduran ve tekel oluşturan birkaç ülkenin uluslararası sistemde kendi söylemlerini öne çıkardığına işaret eden Akıllı, dünya genelinde yaklaşık 6 milyar aktif sosyal medya kullanıcısı bulunduğunu, sosyal medyadaki içeriklerin yüzde 80’inden fazlasının yapay zeka ile üretildiğini belirtti.</p><p></p><p>Akıllı, tekno-feodal yapı içerisinde hakikatin korunması ve gerçeğin göz önüne serilmesi gerektiğini vurguladı.</p><p></p><p>Türkiye’nin normatif girişimciliğiyle inşa edilen Yapay Zeka Kalkanı adımının büyük öneme sahip olduğuna işaret eden Akıllı, bunun uluslararası sistemde adaletin sağlanması, hakkın, hukukun ve hakikatin korunması açısından önemli bir adım olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Akıllı, Türkiye’nin her zaman uluslararası hukukun, diplomasinin ve diyaloğun tarafı olduğunu hatırlatarak, "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde geliştirilen Yapay Zeka Kalkanı projesi de hakikatin savunulmasına, dünya insanlarının doğru bilgiye ulaşmasına ve kendi seslerini uluslararası kamuoyuna doğru şekilde duyurabilmesine büyük önem atfetmektedir." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
</feed>