<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom">
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/modules/blog/atom.php?cid=23" rel="self" type="application/rss+xml" />
<id>tag:gazetebirlik.com,2015:cid-23</id>
<title type="text">Analiz Gazetesi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/" />
<generator>Analiz Gazetesi</generator>
<updated>2026-08-11T15:33:24+03:00</updated>
<entry>
<title type="text">Boyner'de üst düzey atama</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/boynerde-ust-duzey-atama-4414/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/boynerde-ust-duzey-atama-4414/</id>
<published><![CDATA[2026-08-11T15:33:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-11T15:33:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_94B1A1-C75B1A-211B97-83893A-3EE6A6-742DE8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yeditepe Üniversitesi Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Mazhar Özsoy, aynı üniversitede pazarlama alanında MBA eğitimini tamamladı. Kariyerine 2006 yılında Nortel / Netaş’ta telekomünikasyon altyapı çözümleri ve kurumsal teknoloji uygulamaları alanında başlayan Özsoy, 2010-2014 yılları arasında Amadeus’ta havayolları ve seyahat acenteleriyle stratejik iş ortaklıklarının yönetiminden sorumlu oldu.&nbsp; 2014-2016 yılları arasında Paravion’da (Bavul.com) görev alan Özsoy, şirketin kuruluş sürecinde ürün geliştirme, teknoloji altyapısının kurgulanması ve ticari modellerin geliştirilmesi çalışmalarına liderlik etti. 2016 yılı itibarıyla kariyerine Hepsiburada’da devam eden Özsoy; burada sırasıyla Marketplace Geliştirme Grup Direktörü, Kategori Grup Direktörü ve Moda ve Ev Kategorilerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı.&nbsp;</p><p></p><p>Mazhar Özsoy, Boyner Büyük Mağazacılık E-Ticaret Genel Müdür Yardımcısı olarak yeni görevinde, Boyner’in e-ticaret ve dijital büyüme stratejilerine liderlik ederken farklı satış kanalları arasında kesintisiz ve bütünsel bir müşteri deneyiminin geliştirilmesine odaklanacak.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Mango, Ankara'daki 8'inci mağazasıyla Türkiye'deki varlığını güçlendirdi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/mango-ankaradaki-8inci-magazasiyla-turkiyedeki-varligini-guclendirdi-4421/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/mango-ankaradaki-8inci-magazasiyla-turkiyedeki-varligini-guclendirdi-4421/</id>
<published><![CDATA[2026-08-11T15:31:30+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-11T15:31:30+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_696442-967C95-3F4384-DB517A-D2BBF2-4EDC19.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yaklaşık 1200 metrekare alana sahip mağazada, Mango’nun Barselona merkez ofisinde görev yapan 500’ün üzerinde uzmandan oluşan ekip tarafından tasarlanan giyim, ayakkabı ve aksesuardan oluşan yeni sezon kadın ve erkek koleksiyonu sunuluyor. Zamansız ve çok yönlü temel parçaları, markanın Akdeniz mirasından ilham alan daha şık ve çağdaş tasarımlarla bir araya getiren Mango koleksiyonları, markanın üstün kalite ve zarif tasarım anlayışına olan bağlılığını yansıtıyor.</p><p>&nbsp;</p><p>Mağazada ayrıca Mango’nun Akdeniz mirası ve kültüründen ilham alan New Med konsepti de yer alıyor. Doğal dokular, sıcak tonlar ve sürdürülebilir malzemelerle şekillenen iç mekân tasarımı, aydınlık ve ferah bir alışveriş ortamı sunuyor.</p><p>&nbsp;</p><p>Mango, sadık müşteri kitlesi ve istikrarlı şekilde büyüyen Mango Loyalty üye topluluğundan aldığı güçle Ankara'yı stratejik büyüme hedefleri doğrultusunda öncelikli pazarlarından biri olarak konumlandırmaya devam ediyor. Bu doğrultuda Mango, önümüzdeki dönemde Ankara'daki yatırımlarını ve yeni projelerini sürdürmeyi hedefliyor.</p><p>&nbsp;</p><p>4E 2024–2026 Stratejik Planı kapsamında açtığı mağaza ile farklılaşan değer önerisini güçlendirmeyi ve güçlü büyüme ivmesiyle birlikte hem mevcut mağazalarda hem de online kanallarında satışları artırmayı amaçlayan Mango, bu strateji doğrultusunda Türkiye’de yıl sonuna kadar yaklaşık 10 yeni satış noktası açmanın yanı sıra, öne çıkan lokasyonlarda toplamda yaklaşık 5 New Med renovasyonu da gerçekleştirecek.</p><p></p><p>Şirket, bu stratejisini 2026 yılının ilk yarısını 1,852 milyar Euro ciro ile tamamlayarak, bir önceki yılın aynı dönemine göre %7,2, sabit kur bazında ise %10,7 büyüme kaydettiği güçlü finansal performansı üzerine inşa ediyor.&nbsp;&nbsp;</p><p></p><p>Mango, 1997 yılından bu yana Türkiye'de faaliyet gösteriyor ve Türkiye, markanın dünya genelindeki en güçlü performans gösteren ilk beş pazarı arasında yer alıyor. Şirket, 2025 yılını ülke genelinde toplam 40.000 m²’yi aşan 70’in üzerinde satış noktasıyla kapatırken, kendi online kanalı ve diğer pazar yerleri üzerindeki dijital varlığını da sürdürüyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Beymen Group'ta üst düzey atama</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/beymen-groupta-ust-duzey-atama-3110/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/beymen-groupta-ust-duzey-atama-3110/</id>
<published><![CDATA[2026-08-10T11:09:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-10T11:09:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D62D68-3C978C-BFED5C-5AD90B-2759F2-91BFE9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yeni görevinde Sipahioğlu, monobrand satış kanalının strateji, operasyon ve büyüme süreçlerinden sorumlu olacak.</p><p>Lüks moda dünyasında sürdürülebilir büyüme vizyonu doğrultusunda gerçekleştirilen yeni yapılanma ile Beymen’in multibrand ve monobrand mağaza yapıları ayrı kanal stratejileriyle yönetilecek.&nbsp;</p><p>Marmara Üniversitesi İngilizce İktisat mezunu olan Sipahioğlu, Clark University’de finans alanında yüksek lisans eğitimini tamamladı. 25 yılı aşkın kariyeri boyunca perakende ve moda sektöründe üst düzey görevler üstlenen Sipahioğlu, son olarak Yargıcı’da Genel Müdür olarak görev yaptı. Daha önce Vakko ve Beymen Group’ta üst düzey pozisyonlarda bulunan Sipahioğlu, çok kanallı satış yönetimi, perakende büyüme stratejileri ve operasyonel verimlilik alanlarında önemli başarılara imza attı.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Merinos halka arz ediliyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/merinos-halka-arz-ediliyor-3704/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/merinos-halka-arz-ediliyor-3704/</id>
<published><![CDATA[2026-08-10T06:30:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-10T06:30:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4BF761-E34CB4-844FB2-D75900-85E065-D30CCD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Erdemoğlu Holding bünyesinde faaliyet gösteren Merinos Halı, halka arz için hazırlıklarını sürdürüyor. Merinos Halı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erdemoğlu, şirketin halka arz sürecine ilişkin EKONOMİ Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar’a önemli bilgiler verdi.</p><p></p><p>Erdemoğlu, Merinos’un 30 Haziran 2026 finansalları itibarıyla halka arza hazır olduğunu, ancak Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) henüz başvuru yapılmadığını belirtti.</p><p></p><p>Halka arzda şirketin yüzde 20-30’unun yatırımcılara açılması planlanıyor. Halka arzın en az yarısının sermaye artırımı şeklinde gerçekleştirilmesi, bunun yanında bir miktar ortak satışı yapılması öngörülüyor.</p><p></p><p>Merinos’un halka arz planındaki en dikkat çekici başlıklardan biri, elde edilecek kaynağın kullanım alanı olacak.</p><p></p><p>Mehmet Erdemoğlu, halka arz gelirlerinin iki temel alanda değerlendirilmesinin planlandığını belirterek, bunları yatırımların finansmanı ve ilgili yükümlülüklerin dengelenmesi ile grup şirketlerinin sermaye yapısının güçlendirilmesi olarak sıraladı.</p><p></p><p>Halka arzdan sağlanacak kaynağın bir bölümünün ise Sasa’nın sermaye tabanını desteklemek için kullanılacağını ve Sasa’nın borçluluk açısından rahatlayacağını ifade etti.</p><p></p><p>Böylece Merinos’un halka arzından sağlanacak kaynağın, Erdemoğlu Grubu içerisindeki şirketlerin finansal yapısının güçlendirilmesinde de kullanılması planlanıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye'de AVM'lere ilgi azalıyor mu?</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyede-avmlere-ilgi-azaliyor-mu-5287/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyede-avmlere-ilgi-azaliyor-mu-5287/</id>
<published><![CDATA[2026-08-08T01:08:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-08T01:08:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2EAA66-ABE5C3-A05014-827AC2-E4AAD1-A30024.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Gamze ŞAHİN</p><p></p><p>2026 yılının ilk yarısı tamamlanırken, AVM’lerin alışveriş kategorisinde öne çıkan konuları kozmetik ve teknoloji sektörü oldu. Bunun sonucunda AVM’lerin eskisi kadar ilgi görmemesi, alım gücünün azalması ve hazır giyim bölümünde kıyafet alışverişinin eskiye göre düşük oranda olması birçok soruyu beraberinde getirdi.&nbsp;</p><p></p><p>EKONOMİK KOŞULLAR TÜKETİCİYİ ETKİLİYOR</p><p></p><p>Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği (AYD) Başkanı Nuri Şapkacı, AVM’lerin eskisi kadar ilgi görmemesi ve gelecekte AVM sektörünü neler beklediğiyle ilgili soruları cevapladı. Şapkacı, “Tüketici diğer kategorilere yöneldiği zaman ‘hazır giyim’ mağazalarının önemini yitirmediğini” ifade ederek, “Mevcut ekonomik koşulların dönemden döneme tüketiciyi etkilediğini ve alışveriş yapılan ürünlerin farklılık gösterdiğini” belirtti. Ayrıca yeme-içme kategorisinde fast-food tercihinin öne çıktığını söyleyen Şapkacı, “Haziran ayında yiyecek-içecek ve teknoloji kategorilerinin yıllık artışının hazır giyimin üzerinde gerçekleştiğini, ancak mayıs ayında Kurban Bayramı’nın etkisiyle hazır giyimin enflasyonun üzerinde %41,6 büyüme kaydettiğini gösterdi” dedi.</p><p><img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/uploads/2026%20-%2008%20-%20Agustos/avm-i.jpg" alt="avm-i" class="tubi right floated image rounded float-right ml-3 ml-2"></p><p>AVM’lerin eskiye göre artık yalnızca alışveriş yapılan yerler değil; yeme-içme, kültür, spor, eğlence ve sosyalleşme gibi birçok alanı tek çatı altında birleştiren yaşam merkezleri olduğuna dikkat çeken Şapkacı, hazır giyimin perakende sektörünün yapı taşı olmasına devam edeceğini söyledi. Mevcut ekonomik koşulların normale dönmesi ve tüketicilerin alım gücünün artmasıyla birlikte kıyafet alışverişinin AVM'lerde yeniden ağır basan taraf olacağını ve daha dengeli bir seviyeye geleceğini belirtti. Öte yandan “E-ticaret sektörünün dünyada ve Türkiye’de hızlıca yayılmasıyla AVM'lerin e-ticaret ile rekabet etmekten ziyade dijital platformlarla uyum içinde çalışan çoklu merkezlere dönüşmesinin stratejik bir gereklilik olduğuna” dikkat çekti.</p><p></p><p>Nuri Şapkacı, “Bu yaklaşımın fiziksel ve dijitalin birbirinden farklı seçenekler olmak yerine birbirini tamamlayan merkezler olacağını” dile getirerek, günümüzde yapay zekâ, veri analitiği ve dijitalleşmenin AVM yönetiminde kiracı karması oluşturmaktan ziyaretçi deneyimine ve operasyonel verimliliğe kadar temel bir rol oynadığının altını çizdi. Bundan sonraki süreçte “Fiziksel alanların sadece ürün sergilenen ve satılan yerler olmaktan çıkarak e-ticaret siparişlerinin teslim alındığı, iade süreçlerinin yürütüldüğü ve farklı alışveriş deneyimlerine imkân sağlayan hibrit kullanım alanlarına dönüşmesinin daha da yaygınlaşacağını” ifade etti. Bu süre içinde AVM'ler, e-ticaret platformları ve perakendeciler arasındaki veri paylaşımı, tüketici davranışlarının doğru anlaşılması, doğru marka karması ve operasyonel verimlilik odaklı yeni iş birliği modellerinin gelişebileceğini de ekledi. Buna ilişkin olarak “AVM sektörünün direkt 600 bin, dolaylı olarak 2,1 milyon kişiye istihdam sağlayan, üretimden lojistiğe kadar uzanan devasa bir ekosistemi temsil eden alan” olduğunu söyleyen Şapkacı, dijital ve fiziksel dünyanın bir bütün hâle gelerek yönetilmesinin sektörün sürdürülebilirliği açısından giderek daha fazla önem kazandığını ifade etti.</p><p></p><p>RUJ PSİKOLOJİSİ</p><p></p><p>AYD Başkanı Nuri Şapkacı kozmetik sektörünün alışverişte öne çıkmasında müşterinin “ruj etkisi” adı altındaki alım gücünü ve tüketimini şu sözlerle değerlendirerek “Nitekim 2026 yılının ilk yarısında alım gücündeki daralma nedeniyle tüketiciler bir yandan günlük ihtiyaçlarını karşılamaya yönelirken diğer yandan kendilerini iyi hissettirecek görece ulaşılabilir harcamalara da öncelik verdi. Bu eğilim, kozmetik kategorisinde "lipstick etkisi" olarak tanımlanan davranışın da etkisiyle güçlü performansın sürmesini sağladı” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Boyner'de üst düzey atama</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/boynerde-ust-duzey-atama-2041/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/boynerde-ust-duzey-atama-2041/</id>
<published><![CDATA[2026-08-04T18:28:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-04T18:28:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7E7B4B-1F8016-42C271-08B240-D96FB4-1DA7AB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yeditepe Üniversitesi Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Mazhar Özsoy, aynı üniversitede pazarlama alanında MBA eğitimini tamamladı. Kariyerine 2006 yılında Nortel / Netaş’ta telekomünikasyon altyapı çözümleri ve kurumsal teknoloji uygulamaları alanında başlayan Özsoy, 2010-2014 yılları arasında Amadeus’ta havayolları ve seyahat acenteleriyle stratejik iş ortaklıklarının yönetiminden sorumlu oldu.&nbsp; 2014-2016 yılları arasında Paravion’da (Bavul.com) görev alan Özsoy, şirketin kuruluş sürecinde ürün geliştirme, teknoloji altyapısının kurgulanması ve ticari modellerin geliştirilmesi çalışmalarına liderlik etti. 2016 yılı itibarıyla kariyerine Hepsiburada’da devam eden Özsoy; burada sırasıyla Marketplace Geliştirme Grup Direktörü, Kategori Grup Direktörü ve Moda ve Ev Kategorilerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı.&nbsp;</p><p></p><p>Mazhar Özsoy, Boyner Büyük Mağazacılık E-Ticaret Genel Müdür Yardımcısı olarak yeni görevinde, Boyner’in e-ticaret ve dijital büyüme stratejilerine liderlik ederken farklı satış kanalları arasında kesintisiz ve bütünsel bir müşteri deneyiminin geliştirilmesine odaklanacak.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Defacto sürdürülebilir tedarik koalisyonuna katıldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/defacto-surdurulebilir-tedarik-koalisyonuna-katildi-6581/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/defacto-surdurulebilir-tedarik-koalisyonuna-katildi-6581/</id>
<published><![CDATA[2026-08-02T11:49:05+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-02T11:49:05+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4C335B-2A8CD9-CC725E-B883D5-952DBA-B0E33D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Koalisyon komitesinde şirketi Küresel Tedarik, Sürdürülebilirlik ve KSS Başkanı Elif Çam temsil edecek. DeFacto bu üyelikle birlikte; tekstil tedarik zincirinde izlenebilirlik, tedarikçi gelişimi, sorumlu ham madde kullanımı, kaynak verimliliği, karbon emisyonlarının azaltılması, insan hakları ve çalışma koşulları gibi alanlardaki tecrübelerini küresel bilgi paylaşımına taşıyarak yeni uygulama çerçevelerinin geliştirilmesine katkı sunacak. Birleşmiş Milletler çatısı altındaki bu yapı, sürdürülebilir satın alma uygulamalarını yaygınlaştırmayı ve özel sektörün bu alandaki dönüşümünü hızlandırmayı hedefliyor.</p><p>Katılıma ilişkin açıklamalarda bulunan DeFacto Küresel Tedarik, Sürdürülebilirlik ve KSS Başkanı Elif Çam, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Sorumlu tedarik yaklaşımımızı tedarikçilerimizle birlikte gelişen, ölçülebilir ve uzun vadeli bir yapı üzerine kuruyoruz. DeFacto'nun koalisyona resmi üye olarak kabul edilmesi ve Türkiye'den bu platformda yer alan tek üye olması bizim için büyük bir gurur. Tekstil ve moda sektöründeki deneyimimizi küresel bilgi paylaşımına taşırken farklı sektörlerin iyi uygulamalarından yararlanmayı, ortak çözüm ve araçların geliştirilmesine katkı sunmayı hedefliyoruz. Bu işbirliğinin sürdürülebilir satın alma uygulamalarının yaygınlaşmasına ve daha sorumlu, izlenebilir ve dirençli tedarik zincirlerinin oluşturulmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Beymen Club'ın Denizli mağazası kapılarını açtı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/beymen-clubin-denizli-magazasi-kapilarini-acti-4090/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/beymen-clubin-denizli-magazasi-kapilarini-acti-4090/</id>
<published><![CDATA[2026-08-02T11:48:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-02T11:48:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FACA22-FE730B-65DAE5-0C7E38-46CA5B-A8A1B2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre 260,4 metrekare net satış alanına sahip olan mağaza, markanın modern yaşam stilini yansıtan mimari yaklaşımını Denizli'ye taşıyor. Türkiye genelinde 22 ilde hizmet veren 75 mağazalık perakende ağıyla faaliyetlerine devam eden Beymen Club, bu yatırımıyla perakende ağındaki büyümesini sürdürüyor.</p><p>Denizli Forum Çamlık AVM'deki mağaza, yalın ve çağdaş tasarım çizgilerini öne çıkaran yeni nesil mağazacılık anlayışıyla tasarlandı. Genişleyen satış alanı koleksiyonların ferah bir atmosferde sergilenmesine imkan sağlarken, tasarımda kullanılan traverten yüzeyler, doğal dokular ve nötr renk paleti mağaza atmosferine katkı sunuyor.</p><p>Mağaza kurgusunda fiziksel alışveriş deneyimini desteklemek amacıyla dijital ekranlar ve esnek mağaza alanları kullanılırken; sanat eserleri, dekoratif objeler ve yaşam alanlarını çağrıştıran mimari detaylara yer veriliyor. Mağazada, markanın günlük yaşamın temposuna uyum sağlayan kadın ve erkek seçeneklerinden oluşan İlkbahar/Yaz 2026 koleksiyonu yer alıyor. Açık tonların öne çıktığı koleksiyon bünyesinde elbiseler, trikolar, tişörtler, loafer'lar, çantalar ve aksesuarlar ziyaretçilere sunuluyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Lufian teknolojiyi ve stili Hi-Tech ile birleştiriyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/lufian-teknolojiyi-ve-stili-hi-tech-ile-birlestiriyor-5172/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/lufian-teknolojiyi-ve-stili-hi-tech-ile-birlestiriyor-5172/</id>
<published><![CDATA[2026-08-02T11:46:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-02T11:46:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C420F5-CB073A-BAE215-255B93-D1B499-A03FBA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yaz sezonunun dinamik temposuna uyum sağlamak üzere geliştirilen koleksiyon, dikişsiz yapıları ve yüksek performanslı detaylarıyla gün boyu hareket özgürlüğü sunuyor.</p><p>Koleksiyonun öne çıkan üst giyim parçalarından Nuvor Modern Grafik T-Shirt ve Altero Modern Grafik T-Shirt; terin hızla uzaklaştırılmasını sağlayan Quick Dry Technology, serinlik sunan Cool Touch Fabric, antibakteriyel kumaş yapısı ve esneklik sağlayan Bi-Stretch teknolojisiyle dikkat çekiyor. Nuvor modeli ayrıca Anti-UV özelliği sayesinde açık havada güneş ışınlarının filtrelenmesine katkıda bulunuyor.</p><p>Alt giyim grubunda yer alan hafif ve dayanıklı Nimbus Erkek Eşofman Altı ile Loom Erkek Spor Şort ise hızlı kuruma, serin tutma ve esneklik özelliklerinin yanı sıra reflektörlü detaylarıyla günlük kullanımdan spor aktivitelerine kadar farklı alanlarda yüksek konfor sağlıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Anneler örüyor, aile bütçesi kazanıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/anneler-oruyor-aile-butcesi-kazaniyor-3504/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/anneler-oruyor-aile-butcesi-kazaniyor-3504/</id>
<published><![CDATA[2026-07-29T09:46:23+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-29T09:46:23+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A1A577-2DB976-2FD39E-398F32-5A092A-4302B3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>El emeğiyle üreten kadınların oluşturduğu ekonomik hareketliliğin sektörü büyüttüğünü ifade eden Toygun Batallı, şöyle konuştu: "Özellikle anneler yalnızca ekonomik nedenlerle değil, çocuklarına güvenle kullanabilecekleri özel ürünler hazırlamak amacıyla örgüye yöneliyor. Bunun yanında sosyal medya ve dijital satış platformları sayesinde birçok kadın ürettiği ürünleri satarak ek gelir elde ediyor. El emeğiyle üretim yapan anneler, bugün yeni bir ekonomik ekosistemin oluşmasına önemli katkı sağlıyor."</p><p>Bebek ürünlerinde organik ve güvenilir ipliklere yönelik talebin de belirgin şekilde arttığını vurgulayan Batallı, kaliteli hammaddelerle geliştirilen ürünlerin tüketici tercihinde öne çıktığını ifade etti.</p><p>"Çocuk Ürünleri Segmenti Sektörün En Hızlı Büyüyen Alanlarından Biri Olacak"</p><p>El yapımı ürünlere ilginin önümüzdeki dönemde de artarak devam edeceğini belirten Batallı, “Çocuk ve bebek ürünleri segmentinin sektörün en dinamik alanlarından biri. El yapımı ürünlere olan ilginin artması, sürdürülebilir tüketim anlayışının yaygınlaşması ve kişiselleştirilmiş ürünlerin değer kazanması bu segmenti büyüten en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Biz de Etrofil olarak özellikle bebek ve çocuk örgülerine uygun, yumuşak dokulu, yüksek kullanım konforu sunan yeni kalite ve renk alternatifleri geliştirmeye devam ediyoruz”dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Anne Bebek Fuarı'nın ziyaretçi kayıtları açıldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/anne-bebek-fuarinin-ziyaretci-kayitlari-acildi-7724/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/anne-bebek-fuarinin-ziyaretci-kayitlari-acildi-7724/</id>
<published><![CDATA[2026-07-29T09:35:32+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-29T09:35:32+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_523E7E-AC054F-3FEF5A-A5C252-3AD4AC-EA953D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bölgesinin en büyük ve en uzun soluklu uluslararası anne, bebek ve çocuk ürünleri fuarı olan CBME Türkiye, uluslararası ziyaretçi sayısı, alıcıların satın alma hacmi ve katılımcı markaların çeşitliliği ile yine sektörün geleceğine yön vermeye hazırlanıyor. Kasım ayında 44’üncüsü düzenlenecek fuarın ziyaretçi kayıtları başladı. Erişime açılan link üzerinden online kayıtlarını yaptıranlar, fuar girişlerindeki ziyaretçi yoğunluğuna takılmadan CBME Türkiye 2026’yı gezebilecek.&nbsp;</p><p></p><p>Satın Almacılar, 2027 Siparişlerini Kasım Ayında Verecek</p><p></p><p>Stratejik bir kararla tarih değişikliğine giden CBME Türkiye, bu yıl Aralık ayı yerine sektörün küresel ölçekli satın alma takvimiyle daha uyumlu olan Kasım ayında düzenlenecek. 11 – 13 Kasım tarihlerinde Çarşamba – Cuma günleri arasında gerçekleştirilecek fuar, özellikle yurt dışından gelen alıcıların CBME Türkiye’ye erişimini arttırırken, katılımcı firma ve markalar da fuardan maksimum verim elde edebilecek.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">UTİB'den tekstil sektörüne SA 8000 eğitimi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/utibden-tekstil-sektorune-sa-8000-egitimi-969/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/utibden-tekstil-sektorune-sa-8000-egitimi-969/</id>
<published><![CDATA[2026-07-28T09:24:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-28T09:24:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B2D4D4-366408-605916-0866D5-D61A23-F0F592.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>UTİB tarafından düzenlenen eğitimde Serap Tümen, sosyal uygunluk denetimlerinin faydalarıyla başlattığı eğitiminde, marka tanınırlığını korumak ve geliştirmeyi hedefleyen SA 8000’in detaylarını dinleyicilerle paylaştı. Tümen; prestij, daha güvenilir bir tedarik zinciri, verimlilik artışı gibi pek çok faydası bulunan SA 8000’in küresel pazarlarda faaliyet gösteren firmaların SA 8000 gerekliliklerini nasıl karşılayabileceklerini ve belgelendirme sürecini detaylı şekilde anlattı.</p><p>Serap Tümen, “Marka imajının artırımında SA 8000 çok önemli bir husus. Uluslararası standartlarda büyümenin temel taşı olarak gören SA 8000, sisteme güvenin artırılması ve işçi verimini artırarak karlılık payını ciddi şekilde artıran bir belge niteliği taşımaktadır. İşçi hakları, işçi sağlığı, güvenliği ve refahını önceleyen bu sistem sayesinde, gelişimin sürdürülebilir olması hedeflenmektedir” dedi.&nbsp;</p><p>SA 8000’in tarihçesinden bahseden Tümen, “Gönüllülük esasına dayalı bu sistem, çocuk işçilik, zorla çalıştırma gibi pek çok alanda bir savunma mekanizması yaratıyor. Belgelendirme sürecinde iki aşamalı bir denetim süreci bulunuyor. Tüm aşamalarıyla incelenen firma hak edişe bağlı olarak sertifika verilerek, SA 8000’e uygun şeklinde nitelendiriliyor. Bu da işçi ve yönetim arasındaki bağı güçlendiren ve verimliliği hat safhaya taşıyan prestijli bir sürecin kapılarını aralamamıza olanak tanıyor” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p><p>Eğitimin sonunda SA 8000 standardının en önemli unsurlarından biri olan Sosyal Performans Ekibi'nin yapısı ve görevleri ele alındı. Serap Tümen, “Sosyal Performans Ekibi sayesinde risklerin saptanmasının ardından oluşturulacak köprünün, sistemde bulunan ve işleyişe zarar veren verilerini ortaya koyarak çözüm odaklı bir yapının oluşmasını sağlıyor. Bu da sistemin kendi kendisini iyileştiren ve geliştiren bir yapıya dönüşmesinin önünü açıyor” şeklinde konuştu.&nbsp;&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türk tekstili yılın ilk yarısında 4,7 milyar dolar gelir sağladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-tekstili-yilin-ilk-yarisinda-47-milyar-dolar-gelir-sagladi-5387/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-tekstili-yilin-ilk-yarisinda-47-milyar-dolar-gelir-sagladi-5387/</id>
<published><![CDATA[2026-07-27T11:54:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-27T11:54:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_167E90-1DC86B-F28511-E9388C-9BBC9F-67733C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tekstil üreticileri 2026'nın ocak-haziran döneminde 196 ülke ve serbest bölgeye 1 milyon 226 bin 764 ton ürün gönderdi.</p><p></p><p>Sektör, bu ihracat karşılığında 4 milyar 708 milyon 604 bin dolar gelir elde etti. En fazla ihracat 1 milyar 807 milyon 649 bin dolarla Avrupa Birliği ülkelerine yapıldı.</p><p></p><p>Afrika ülkelerine yapılan ihracat ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,9 artarak 764 milyon 376 bin dolara ulaştı.</p><p></p><p>- İtalya ilk sırada yer aldı</p><p></p><p>Sektör, ülke bazında en fazla ihracatı 385 milyon 836 bin dolarla İtalya'ya gerçekleştirdi. Bu ülkeyi, yüzde 23,9 artışla 301 milyon 270 bin dolarla ABD, yüzde 11,1 artışla 289 milyon 865 bin dolarla İspanya izledi.</p><p></p><p>Alt mal grupları incelendiğinde, en fazla dış satım 2 milyar 874 milyon 418 bin dolarla kumaş grubunda gerçekleşti. Kumaşı, 1 milyar 217 milyon 683 bin dolarla iplik ve 616 milyon 503 bin dolarla elyaf takip etti.</p><p></p><p>İller bazında ise en fazla ihracat 1 milyar 829 milyon 231 bin dolarla İstanbul'dan yapıldı. Gaziantep 779 milyon 981 bin dolarla ikinci, Bursa 626 milyon 714 bin dolarla üçüncü, Kahramanmaraş ise 375 milyon 120 bin dolarla dördüncü sırada yer aldı.</p><p></p><p>- "Tekstil sektörü dönüşüm sürecinde"</p><p></p><p>TİM Başkanvekili ve TİM Sektörler Konseyi Tekstil ve Hammaddeleri Sektör Temsilcisi Ahmet Öksüz, AA muhabirine, küresel belirsizlikler ve jeopolitik gelişmelerin ana ihracat pazarlarındaki talep koşullarını ve sektörün performansını doğrudan etkilediğini belirtti.</p><p></p><p>Türk tekstil sektörünün entegre üretim yapısı, kaliteli üretimi, hızlı teslim kabiliyeti ve güçlü tedarik altyapısıyla küresel ticarette önemli bir konumda bulunduğunu vurgulayan Öksüz, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Mevcut rakamları sektörümüzün potansiyelinden ziyade, içinde bulunduğumuz küresel konjonktürü yansıtan bir tablo olarak değerlendiriyoruz. Tekstil sektörü bugün yalnızca Türkiye'de değil, dünyada da önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Küresel talepteki yavaşlama, maliyet baskıları ve uluslararası rekabet şartları sektörümüzü zorlarken, tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesi Türkiye açısından önemli fırsatlar sunuyor."</p><p></p><p>Rekabetin yalnızca fiyat üzerinden şekillenmediğine dikkati çeken Öksüz, kalite, hız, sürdürülebilirlik, teknoloji ve inovasyonun da satın alma kararlarında belirleyici hale geldiğini ifade etti.</p><p></p><p>Öksüz, sektörün rekabet gücünü koruyabilmesi için katma değerli üretim, teknik ve fonksiyonel tekstiller, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve AR-GE çalışmalarına daha fazla odaklanılması gerektiğini kaydetti.</p><p></p><p>Yılın ikinci yarısına temkinli ancak olumlu baktıklarını belirten Öksüz, küresel talepte kademeli toparlanma ve stratejik pazarlardaki ivmenin sürmesi halinde yılı daha dengeli ve güçlü bir performansla tamamlamayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Küresel rekabet için üçüz dönüşüm şart</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kuresel-rekabet-icin-ucuz-donusum-sart-592/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kuresel-rekabet-icin-ucuz-donusum-sart-592/</id>
<published><![CDATA[2026-07-22T01:26:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-22T01:26:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_35919F-47EB7B-8A4CAC-B19249-CCB747-8D06CA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Hakan ÖZBAY</p><p></p><p>Türkiye Giyim Sanayiciler Derneği (TGSD) ve SEDEFED işbirliğiyle, Vodafone Türkiye ev sahipliğin-de düzenlenen etkinlikte tekstil ve hazır giyim sektörünün dönüşüm süreçleri masaya yatırıldı. Top-lantının açılışında konuşan SEDEFED Yönetim Kurulu Başkanı Emine Erdem, Türkiye ekonomisinin en sağlam omurgalarından biri olan sektörün içinden geçtiği kritik döneme ve küresel rekabetin yeniden yazılan kurallarına dikkat çekti.</p><p></p><p>Maliyet baskılarının arttığı ve tedarik zincirlerinin yakın coğrafyalara yöneldiği bir dönemden geçil-diğini belirten Erdem, risklerin yanında çok önemli fırsatların da olduğunu ifade etti. Üretimi bir kumaş dokumaya benzeten Erdem, "Kumaş tek bir iplikle dokunmaz. Çözgü kumaşın omurgasıdır; sabır ve emek ister. Atkı iplikleri arasından geçer ve desen ortaya çıkar" diyerek, rekabet gücünün de ortak emek ve işbirliği ile büyütülebileceğinin altını çizdi.</p><p>GELECEĞİ DOKUYAN 3 İPLİK</p><p>Türkiye'nin küresel rekabetteki konumunu belirleyecek çerçevenin "üçüz dönüşüm"den geçtiğini aktaran Erdem, bu stratejik odakları dijital, yeşil ve toplumsal dönüşüm olarak detaylandırdı. Ku-maşa hız kazandıran ilk aşama olan dijital dönüşüm kapsamında; SEDEFED'in ABD Dışişleri Bakan-lığı desteğiyle yürüttüğü yapay zeka odaklı AI Impact programı ve hacimden değere geçişi hedefle-yen sektörel yapay zeka dönüşüm çalıştayları ile hız, maliyet ve kapasite planlamasında ölçeklene-bilir etki yaratılması amaçlanıyor. Dijital hızın dünya pazarında değer bulmasını sağlayan ikinci aşama olan yeşil dönüşümde; Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı ve dijital ürün pasaportu uygulama-ları ile sürdürülebilir üretim, karbon ayak izi takibi ve yeşil finansman artık bir tercih olmaktan çı-kıp rekabetin temel koşulu haline geliyor. Dönüşümün merkezinde yer alan ve diğer iki dönüşümü anlamlı kılan insani boyut olan toplumsal dönüşüm ise tüm bu sürecin kilit noktasını oluşturuyor.</p><p>HİÇBİR TEZGAH KENDİ KENDİNE ÇALIŞMAZ</p><p>Konuşmasında üçüz dönüşümün toplumsal ayağına özel bir ağırlık veren Emine Erdem, sadece teknolojinin ve çevresel sürdürülebilirliğin kalıcı bir değer yaratmaya yetmeyeceğini, başarının te-melinde insanın yattığını vurguladı.</p><p>Toplumsal dönüşümü, "rekabet gücünün en insani boyutu" olarak tanımlayan Erdem, şu ifadeleri kullandı: "Elbette hiçbir tezgah sadece kendi kendine çalışmaz. Kumaşın dokunmasında yalnızca makine değil, insan faktörü de çok önemli. Toplumsal dönüşüm; nitelikli iş gücü, yetkinlikler, kap-sayıcı çalışma kültürü, kadın ve genç istihdamı ile çalışan hakları demektir."</p><p></p><p>Özellikle hazır giyim sektöründe kadın emeğinin çok yoğun olduğuna dikkat çeken Erdem, "Kadını güçlendiren her adım, doğrudan doğruya rekabet gücümüzü de güçlendirecektir" dedi. SEDEFED olarak kadın girişimciliğinin desteklenmesinden, eşitliğe duyarlı kurum kültürünün inşasına kadar pek çok alanda çalıştıklarını belirten Erdem; veri, teknoloji ve sürdürülebilirlik kavramlarının nitelik-li iş gücüyle aynı tezgahta dönüştürülmesi halinde gerçek bir toplumsal kalkınmanın sağlanabile-ceğini ifade etti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">DeFacto ve LilyRose'dan Bodrum'da plaj koleksiyonu lansmanı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/defacto-ve-lilyrosedan-bodrumda-plaj-koleksiyonu-lansmani-6601/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/defacto-ve-lilyrosedan-bodrumda-plaj-koleksiyonu-lansmani-6601/</id>
<published><![CDATA[2026-07-19T16:32:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-19T16:32:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2AF5B3-7A79C3-E7952A-48D64A-2BBAA5-B5B028.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yazın özgür ruhundan ilham alan koleksiyonun tanıtım davetine Dilara Aksüyek, Gizem Hatipoğlu, Ece Vahapoğlu ve Mihre Mutlu gibi ünlü isimler katıldı.</p><p>Global moda markası DeFacto, özgün stiliyle öne çıkan LilyRose ile hazırladığı yeni plaj koleksiyonunu Bodrum'da özel bir davetle tanıttı. Bodrum'un yaz enerjisini yansıtan etkinlikte davetliler, LilyRose x DeFacto plaj koleksiyonunu yakından keşfetme fırsatı buldu. Koleksiyon, plaj modasında özgün ve şık parçaları bir araya getiriyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Penti'den plaj koleksiyonunda 2 Al 1 Öde fırsatı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/pentiden-plaj-koleksiyonunda-2-al-1-ode-firsati-6435/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/pentiden-plaj-koleksiyonunda-2-al-1-ode-firsati-6435/</id>
<published><![CDATA[2026-07-19T16:31:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-19T16:31:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CBD540-2F8621-79B1F9-69AE05-22DF02-BC45DF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kadın, erkek, çocuk plaj ürünleri ve yaz aksesuarlarında geçerli olacak sınırlı süreli "2 Al 1 Öde" kampanyasıyla yaz alışverişi daha avantajlı hale geliyor. Yazın enerjisinden ilham alan yeni sezon plaj koleksiyonu; kadın, erkek ve çocuklara yönelik mayo, bikini, şort, plaj giyimi ve yaz aksesuarlarından oluşuyor. Kampanya kapsamında ürünler, Penti mağazaları, penti.com ve Penti App üzerinden alışveriz severlerle buluşuyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Altınyıldız Classics'ten yapay zekâ destekli smokin deneyimi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/altinyildiz-classicsten-yapay-zeka-destekli-smokin-deneyimi-8193/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/altinyildiz-classicsten-yapay-zeka-destekli-smokin-deneyimi-8193/</id>
<published><![CDATA[2026-07-19T16:27:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-19T16:27:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A5F167-83540E-61ECE3-079BB4-0EA83A-5EE9FF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kullanıcılar smokinbizimisimiz.com üzerinden beğendikleri smokini yapay zeka desteğiyle kendi fotoğrafları üzerinde deniyor, aynı platformdan mağaza randevularını oluşturuyor ve randevu saatinde mağazada kendilerini bekleyen ürünle bire bir prova deneyimi yaşıyor. Böylece dijitalde başlayan yolculuk, Altınyıldız Classics mağazalarındaki terzilik uzmanlığıyla tamamlanıyor.</p><p>Fiziksel olarak mağazaya gitmek istemeyenler için geliştirilen deneyimin ilk adımı dijitalde atılıyor. Kullanıcılar smokinbizimisimiz.com'a kendi fotoğraflarını yüklüyor; seçtikleri smokin modelleri yapay zeka teknolojisiyle fotoğrafları üzerinde gerçekçi bir şekilde konumlandırılıyor. "Üzerimde nasıl durur?" sorusunu daha evden çıkmadan yanıtlayan kullanıcılar, kendilerine en çok yakışan modeli belirledikten sonra doğrudan o ürün için diledikleri mağazaya ve saate online randevu oluşturuyor.</p><p>Deneyimin kalbi ise mağazada atıyor. Randevu saatinde mağazaya gelen müşteriyi, dijitalde beğendiği smokin kendi bedeninde hazır olarak bekliyor. Satış danışmanları eşliğinde gerçekleşen bire bir provada yaka formu, kol boyu ve pantolon paçası gibi detaylar Altınyıldız Classics'in terzilik uzmanlığıyla kişiye özel hale getiriliyor; papyon, kuşak, gömlek ve ayakkabı gibi tamamlayıcılarla görünüm tek seferde tamamlanıyor. Böylece mağaza gezme ve sırada bekleme derdi ortadan kalkıyor, smokin alışverişi randevulu ve kişiye özel bir deneyime dönüşüyor.</p><p>Düğün ve mezuniyet sezonunun en yoğun olduğu bu dönemde hayata geçirilen proje, erkeklerin alışveriş stresini ve istediği ürünü bulmak için mağazalar arası gezme zorunluluğunu bitirirken; randevulu mağaza deneyimiyle her müşteriye kesintisiz ve birebir ilgi sunmayı hedefliyor.</p><p>Altınyıldız Classics Online Kanallar ve Pazarlama Direktörü Onur Uluğ, projenin ticari ve operasyonel faydalarıyla ilgili, "Smokin kategorisinde online tarafta çok yüksek bir trafiğe sahibiz. Ancak erkek tüketicinin prova süreçleri ve kalıp tereddütleri nedeniyle satışa dönüşüm oranları düşük kalıyordu. smokinbizimisimiz.com ile bu e-ticaret bariyerini yapay zekayla yıktık. Müşterilerimiz mağazaya gelmeden önce smokinini dijital olarak deniyor ve nokta atışı randevusunu alıyor; randevu saatinde mağazada ise ürünü hazır buluyor, birebir prova ve terzilik hizmetiyle ağırlanıyor. Bu sayede hem kararsız internet trafiğini verimli bir satış kanalına dönüştürüyoruz hem de mağaza deneyimini kişiye özel hale getiriyoruz" dedi.</p><p>Geleneksel mağazacılık ile e-ticareti kusursuz bir hibrit modelde buluşturan Altınyıldız Classics, perakendede dijital deneyim standartlarını yukarı taşımaya devam ediyor. Yapay zeka destekli smokin deneyimini keşfetmek ve mağaza randevusu oluşturmak için smokinbizimisimiz.com adresi ziyaret edilebiliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kiğılı ve Atolyewolf'tan erkek aksesuar koleksiyonu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kigili-ve-atolyewolftan-erkek-aksesuar-koleksiyonu-3955/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kigili-ve-atolyewolftan-erkek-aksesuar-koleksiyonu-3955/</id>
<published><![CDATA[2026-07-19T16:25:59+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-19T16:25:59+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4E2F7A-7DAF4E-C10BE8-9731B7-8EDDCA-E37762.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yüksek kaliteli çelikten üretilen bileklik, kolye, yaka iğnesi ve yüzük gibi aksesuarlardan oluşan Atolyewolf x Kiğılı koleksiyonu; incelikli tasarım anlayışı, dayanıklı yapısı ve günlük kullanıma uygun modelleriyle dikkat çekiyor. Klasik şıklıktan casual kombinlere kadar farklı giyim stilleriyle uyum sağlayan aksesuarlar, stiline özen gösteren bireylerin görünümünü güçlü ama sade dokunuşlarla tamamlamayı hedefliyor.</p><p>Sınırlı sayıda hazırlanan koleksiyon, Türkiye genelinde yalnızca seçili 50 Kiğılı mağazasında ve kigili.com ile Kiğılı mobil uygulamasında satışa sunuluyor. Günlük kullanımdan özel davetlere kadar farklı stil ihtiyaçlarına hitap eden koleksiyon, aksesuar kategorisine güçlü ve özgün bir yorum getiriyor.</p><p>Lansmanda konuşan Kiğılı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hilal Suerdem, "Günümüzde erkekler yalnızca iyi giyinmek değil, stilini her yönüyle yansıtmak istiyor. Atolyewolf ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, aksesuar kategorisindeki büyüme stratejimizin önemli bir adımı" dedi. Atolyewolf Kurucu Ortağı Coşkun Güneş ise "Kiğılı gibi köklü bir marka ile buluşmak bizim için büyük değer taşıyor. Koleksiyon, erkek aksesuarları kategorisine yeni bir bakış açısı kazandıracak" ifadelerini kullandı.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">34. Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarişması'nda finalistler açıklandı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/34-koza-genc-moda-tasarimcilari-yarismasinda-finalistler-aciklandi-5127/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/34-koza-genc-moda-tasarimcilari-yarismasinda-finalistler-aciklandi-5127/</id>
<published><![CDATA[2026-07-18T12:17:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-18T12:17:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2CC4A3-85B001-7BBB7F-52709D-B2F02E-AD6989.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>1992 yılından bu yana genç tasarımcıları sektörle buluşturan ve Türk moda dünyasına Bahar Korçan, Özgür Masur, Zeynep Tosun, Hakan Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu çok değerli isimler kazandıran Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması’nda 2026 finalistleri belirlendi.</p><p>İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) tarafından, yeni yetenekleri sektöre kazandırmak amacıyla düzenlenen Türkiye’nin ilk ve en prestijli moda tasarım yarışmasında, yarı finale katılan genç tasarımcılar, yüz yüze mülakatta tasarımlarını sergiledi.</p><p>Final 12 Ekim’de</p><p>İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Yönetim Kurulu Üyesi Hilal Suerdem ve Belma Özdemir mentorluğundaki jüri değerlendirmesi sonucunda, final ve gala gecesi için yarışmaya hak kazanan 10 isim belirlendi.</p><p>Berra Bozömer, Dilara Eroğlu, Ezgi Çelik, Karya Kalkavan, Lamia Duran, Mehmet Uğun, Merve Nur Kara, Nur Özyıldırım, Yavuz Selim Tülmen, Zeynep Sude Kuriş; 12 Ekim’de gerçekleşecek finalde defile yapmaya hak kazandı. Belirlenen bu 10 finalist, tasarımcı Belma Özdemir mentorluğunde koleksiyonlarını hayata geçirip defileye hazırlanacakları hummalı bir süreçten geçecek.&nbsp;</p><p>Finale kalan 10 yarışmacıyı atölye ve danışmanlık desteği,&nbsp; koleksiyon hazırlama ve malzeme bedeli, uluslararası bir fuar ziyareti hakkı, PR ve tanıtım ödülleri ile Moda Tasarımcıları Derneği’ne bir yıllık üyelik hakkı bekliyor. Yarışmada ilk 3 dereceyi alacak finalistler; yurt dışı eğitim ödülü hakkı, yurt içinde bir yıllık İngilizce dil eğitimi hakkı kazanırken, yarışmanın birincisi 400&nbsp; bin TL’lik, ikincisi 300 bin TL’lik, üçüncüsü ise 200&nbsp; bin TL’lik para ödülünün sahibi olacak.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Derimod, 10 yil sonra Bağdat Caddesi'ne geri döndü</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/derimod-10-yil-sonra-bagdat-caddesine-geri-dondu-3172/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/derimod-10-yil-sonra-bagdat-caddesine-geri-dondu-3172/</id>
<published><![CDATA[2026-07-17T14:41:54+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-17T14:41:54+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_27CA61-015CE6-D8AE6B-50C55A-71CCB3-FE7ABA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Deri ayakkabı ve ceket kategorilerinin öncü markalarından Derimod, Vizyon 2030 stratejisi kapsamında mağazacılık ve müşteri deneyimi yatırımlarını aralıksız sürdürüyor.</p><p></p><p>Perakende ağını nicelikten çok nitelikle büyütmeyi hedefleyen marka, bu yaklaşımın en güçlü örneklerinden birini yeni Bağdat Caddesi mağazasıyla hayata geçirdi. Daha geniş, daha konforlu ve ilham veren alanlarla bütünsel bir müşteri deneyimi sunmayı amaçlayan flagship mağaza, Derimod’un dönüşüm sürecinde önemli bir kilometre taşı olarak öne çıkıyor.</p><p></p><p>“Cadde’ye Yeni Gelmedik, Geri Geldik!”</p><p>Yaklaşık 10 yıl önce Bağdat Caddesi’nde daha küçük bir mağazayla yer alan Derimod, aynı caddeye bu kez çok daha güçlü döndü.</p><p></p><p>Erenköy, Bağdat Caddesi, No:337 adresinde, üç kata yayılan 800 metrekarelik yeni flagship mağaza, markanın ölçek, deneyim ve tasarım anlayışındaki dönüşümü somutlaştırıyor. Derimod’un yeni nesil mağaza konseptinin ilk kez hayata geçirildiği bu lokasyon, yalnızca bir satış noktası değil; müşteri deneyimini merkezine alan, ilham veren bir yaşam ve moda alanı olarak kurgulandı.</p><p></p><p>Kadın koleksiyonları giriş ve üst katta, erkek koleksiyonları ise alt katta konumlanıyor; üst kat, alışveriş deneyimini zenginleştiren çok amaçlı bir alan olarak tasarlandı.</p><p></p><p>Verimli, Akıllı ve Sürdürülebilir Bir Mağaza Deneyimi</p><p>Bağdat Caddesi mağazasında yalnızca mimari ve müşteri deneyimi değil, teknik altyapı da sürdürülebilirlik ve operasyonel verimlilik odağıyla dikkat çekiyor.</p><p></p><p>Enerji verimliliği yüksek iklimlendirme sistemi, düşük tüketimli yeni nesil LED aydınlatma altyapısı ve uzaktan yönetilebilen bina otomasyon sistemi sayesinde mağaza, çevresel etkisini azaltırken operasyonel süreçlerini de daha verimli hale getiriyor.</p><p></p><p>Dönüşüm sürecinde geri kazanıma uygun malzemelerin ayrıştırılarak yeniden değerlendirilmesi, projenin döngüsel ekonomi yaklaşımını yansıtan önemli uygulamalardan biri oldu. İç mekân ve cephelere yerleştirilen büyük dijital ekranlar aracılığıyla koleksiyonlar, sürdürülebilirlik projeleri ve tasarım hikâyeleri ziyaretçilerle buluşuyor.</p><p></p><p>“Hayat Sokakta, Sokağın Modası Derimod’da”</p><p>“Hayat Sokakta, Sokağın Modası Derimod’da” yaklaşımıyla şehir yaşamının ritmine güçlü biçimde dahil olan Derimod, Bağdat Caddesi yatırımıyla müşterileriyle bağını daha da derinleştirmeyi hedefliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tekstil ve hazır giyimin kurtuluşu Güneydoğu sınırında</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tekstil-ve-hazir-giyimin-kurtulusu-guneydogu-sinirinda-7040/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tekstil-ve-hazir-giyimin-kurtulusu-guneydogu-sinirinda-7040/</id>
<published><![CDATA[2026-07-16T02:09:25+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-16T02:09:25+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5F13BA-0DF271-B62DC2-DD30C0-16083C-DC28BF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><b>Hakan ÖZBAY</b></p><p></p><p>Türkiye ihracatının ve istihdamının sürükleyici güçlerinden hazır giyim sektörü, son yıllarda yaşanan maliyet şokları ile daralan pazar payı nedeniyle yeni bir sanayi politikası arayışında. TGSD Başkanı Toygar Narbay, sektörün 360 derecelik veri tabanlı analizini barındıran kapsamlı "Strateji ve Uzgörü Haritası"nın detaylarını paylaştı. Yeni oyun planında en çok dikkat çeken başlık ise Suriye sınırında kurulması planlanan "Güvenli Yeni Üretim Havzası" oldu.</p><p>Türkiye'deki demografik değişimlere dikkat çekerek 13-14 yıl sonra sanayide çalışacak insan bulmanın imkânsız hale geleceğini vurgulayan Narbay, atıl durumdaki makine parkurunun da ekonomiye kazandırılması için bir formül sundu. Narbay, "Suriye'de kontrol ettiğimiz 444 kilometre uzunluğunda ve 30 kilometre derinliğindeki hattan 15 milyon metrekarelik bir alanın 99 yıllığına kiralanmasını öneriyoruz. Bu, Suriye'nin içlerine gidip fabrika kurmak değil. Yönetişimi Türkiye'de olan, Türk ordusu tarafından korunan ve Türkler tarafından işletilen bir endüstri bölgesinden bahsediyoruz. Altyapı finansmanı, göçmenlerin dönüşünü desteklemek isteyen EBRD ve Dünya Bankası gibi kurumlardan sağlanabilir. Türkiye'deki atıl ve teşvikli makineleri oraya taşıyarak, yıllardır üretim yapamadığımız 'ekonomi' (ucuz perakende) segmentindeki markalara da üretim yapabiliriz. Böylece müşteriyle çalışma derinliğimizi artırır, içerideki beyaz ve gri yakalı çalışanlarımıza da üst düzey iş alanları yaratmış oluruz" ifadelerini kullandı. Doğuda sınır ticaretini geliştirecek bir serbest bölge ile İran, Ermenistan ve Türki Cumhuriyetler pazarlarına yönelik güçlü bir satış stratejisi kurgulanabileceğini de ekledi.</p><p>MALİYET KRİZİ VE SANAYİSİZLEŞME TEHLİKESİ</p><p>Sektörün mevcut durumuna ilişkin çarpıcı veriler paylaşan Narbay, 845 bin kişilik istihdam, 75 milyar dolarlık üretim ve 26 milyar dolarlık ihracat büyüklüğüne sahip olan hazır giyimin, kilogram başına 16,2 dolar ile Türkiye ortalamasının 10 katı değer yarattığını vurguladı. 14 milyar dolarlık dış ticaret fazlasıyla makroekonomik dengeye büyük katkı sağlayan sektörün, 2022-2025 döneminde ciddi bir maliyet kıskacına girdiğini belirten Narbay şunları söyledi: "Maliyetimizin yüzde 40'ı dolar, yüzde 60'ı TL bazlı. Bu dönemde enflasyon yüzde 216, finansman maliyeti yüzde 241, asgari ücret ise yüzde 351 arttı. Gelirimiz sadece yüzde 144 artarken, biz maliyetleri düşük enflasyon verisiyle hesaplasak bile yüzde 26'lık bir ekstra maliyet artışı yaşadık. Bu yapıya dayanmak mümkün değildi. Zirve yılımız olan 2022'den bu yana tam 377 bin kişilik istihdam kaybettik. O dönem yapılan ilave yatırımlarla birlikte şu an elimizde 6 milyar doları makine olmak üzere 10 milyar dolarlık korkunç bir atıl yatırım bulunuyor."</p><p>Türkiye'nin hızla sanayisizleşme tuzağına sürüklendiğini belirten Narbay, mal ihracatının GSYH içindeki payının 2022'deki yüzde 27.2 seviyesinden 2025 sonunda yüzde 17.5'e düştüğünü hatırlatarak, Avrupa'nın 1980'lerde yaptığı "üretimi bırakıp yüksek teknolojiye odaklanma" hatasına düşülmemesi gerektiği konusunda uyardı. Bugün en yenilikçi teknoloji şirketlerinin hiçbirinin Avrupa'dan çıkmadığını, üretimi ve ölçeği elinde tutan Asya ülkelerinin teknolojide de zirveye yerleştiğini belirtti.</p><p>YÜZDE 10 DÖVİZ DESTEĞİ VE OTOMATİK FAİZ İNDİRİMİ</p><p>Sektörün ayakta kalabilmesi ve bilançoların tamir edilmesi için kısa vadeli stabilizasyon adımlarının şart olduğunu dile getiren TGSD Başkanı, hükümetten beklentilerini şöyle özetledi: "Türkiye'de mal ihracatının yaklaşık yüzde 70'i ithalata bağımlı. Yüzde 80 ithal girdiyle çalışanla, bizim gibi içeride yüzde 80 katma değer üretene aynı oranda (yüzde 3) döviz dönüşüm desteği verilmesi haksızlık. Net ihracatçılar için bu oranın yüzde 10'a çıkarılmasını istiyoruz. İstihdam desteğinin 1. bölgede 3.500 TL'den başlayarak 6. bölgede 6.000 TL'ye kadar kademelendirilmesi bölgesel kalkınmayı güçlendirecektir. Ayrıca, reeskont kredilerinde faizin otomatik olarak politika faizinin yüzde 50'sine sabitlenmesini ve tahsilatın dönem başında değil sonunda yapılmasını talep ediyoruz. Tabelada yüzde 23 görünen faize gerçekte yüzde 30 ödemek zorunda kalıyoruz."</p><p>YENİ TEŞVİK SİSTEMİ</p><p>Orta ve uzun vadeli sanayi politikasında üretim bölgelerinin segmente edilmesinin zorunlu olduğunu aktaran Narbay, lüks ve premium markaların 1. ve 2. bölgelerde yüksek know-how ve esnek yapılarla üretilmeye devam etmesini, hacim oluşturan pazar markalarının ise 5. ve 6. bölgelere kaydırılmasını önerdi. Bu büyük dönüşüm için "Nitelikli Tedarikçi Sertifikasyon Sistemi"ni (NTS) gündeme getiren Narbay, sistemin nasıl işleyeceğini şöyle anlattı: "Teşvikler dağınık yapıdan kurtarılmalı. Tıpkı bir bankanın kredi verirken yaptığı gibi, firmalar için Türk Standartları Enstitüsü tarafından 300-400 soruluk ölçülebilir bir standart oluşturulmalı. Firmalar; kurumsallaşma, kalite, yetkinlik ve sosyal standartlarına göre uluslararası denetimden geçip platin veya altın gibi puanlar almalı. Bütün teşvik sistemi bu skora bağlanmalı. Böylece koca bir transatlantik gemiyi joystick ile yönetir gibi sektörü stratejik olarak yönlendirebiliriz. Üretimlerini 5. ve 6. bölgeye taşıyacak firmalara da artan maliyetleri dengelemek için mutlaka enerji ve navlun desteği verilmeli." Narbay ayrıca teknik tekstillerde katma değer yaratmak için kamu ihalelerinin önemine değinerek Türkiye'nin mutlaka GPA (Uluslararası Kamu Alımları Anlaşması) imzacısı olması gerektiğini vurguladı. E-ticaret tarafında ise yurt dışında ortak showroom'lar ve konsorsiyumlar oluşturularak maliyetlerin paylaşılabileceğini ifade etti.</p><p>ÇİNLİLERİN 'GO' TAKTİĞİ İLE AVRUPALI MARKALARI ALALIM</p><p>Türkiye'nin değer yaratma aşamasında, sıfırdan marka oluşturmanın yanı sıra Avrupa'daki yaşlanan markaları satın alma yoluna gitmesi gerektiğini belirten Narbay, stratejik bir finansman modeli paylaştı: "Avrupa'da 3. ve 4. jenerasyona geçmiş ama yeni nesle devredilemeyen köklü markalar var. Çinliler tam bir 'Go' oyunu oynayarak Avrupa'daki limanları ve bu markaları satın alıp rakibin oyun alanını daraltıyor. Aynı taktiği bizim de uygulamamız lazım. Eximbank ve Avrupa Kalkınma Bankası (EBRD) aracılığıyla bu markaları satın alacak fonlar yaratılmalı. Garantör kurumlar üzerinden sağlanacak 15-20 yıllık düşük faizli (Libor + 0.5) kredilerle Türk firmaları bu markaların işletmesini devralıp, borç bitiminde mülkiyetini ülkemize kazandırabilir."</p><p></p><p>REKABETÇİLİKTE 18. SIRAYA GERİLEDİK</p><p>Yapay zeka destekli TGSD Bilgi Merkezi'nin verilerine göre, ham madde hariç tutulduğunda 23 ülke ile yapılan rekabetçilik analizinde Türkiye'nin 18. sıraya gerilediğini ifade eden Narbay, işçilik bedelinin alıcı kararlarında yüzde 52 ile en ağır paya sahip olduğunu ancak sorunun sadece ücretlerle açıklanamayacağını kaydetti. Narbay, "İşçilik maliyetini düşürsek bile sadece iki basamak atlayabiliyoruz. Brüt asgari ücretin Euro bazındaki adil değerini hesapladığımızda, sorunun asgari ücretin yüksekliğinden ziyade, ekonomi politikalarından kaynaklanan kur-asgari ücret dengesizliği olduğunu görüyoruz. Emeğin milli gelirden aldığı pay yüzde 32,7 ile OECD standartlarının çok altında. Finansman ve yapısal sorunlar çözülmeden, sadece maliyetleri baskılayarak rekabet edemeyiz. Avrupa'da pazar K şeklinde ayrışıyor, genel enflasyon ile giyim enflasyonu makası açılıyor. Ucuza yönelen bu yeni pazarda mevcut oyun planıyla kalırsak oyun dışı oluruz" dedi.</p><p></p><p>ÜLKE MARKASI İÇİN SAĞLAM ZEMİN ŞART</p><p>Küresel çapta bir ülke markası olmanın temel şartlarını anlatan Toygar Narbay, ekonomideki yapısal sorunların aşılması gerektiğinin altını çizdi. Narbay, "Marka yaratmak zemin meselesidir. 4 koşucu düşünün; balçıkta, kumda, betonda ve tartanda koşuyorlar. Bu yarışı kimin kazanacağı bellidir. Fikri mülkiyet güvencesinin tam olmadığı, adil rekabet koşullarının işlemediği, makroekonomisi dalgalı bir zeminde, tüketici milli gelirinin 18 bin dolar barajını aşamadığı bir ortamda küresel marka çıkaramazsınız. Taksilerden yollara, lokantalardaki menülerden Olimpiyat ekibimizin giydiği formaya kadar her şeyin; kültür, sanat, tasarım ve strateji uzmanlarının oturduğu tek bir masadan yönetildiği bir yapıya kavuşmalıyız" değerlendirmesinde bulundu. Narbay, doğru sanayi politikalarının uygulanması halinde sektörün ihracatını kısa sürede 26 milyar dolardan 39 milyar dolara taşıyabileceğini; aksi durumda ise küçülerek 30 milyar dolar bandına sıkışan butik bir yapıya bürüneceğini kaydetti.</p><p></p><p>4 YILDA 400 BİNE YAKIN İSTİHDAM KAYBI</p><p></p><p>Türkiye giyim ve tekstil sanayisi, son dört yılda 400 bine yakın istihdam kaybederek ciddi bir yara aldı. Sektörün içinde bulunduğu durum hakkında değerlendirmelerde bulunan TGSD Başkanı Ümit Özüren, emek yoğun bir yapıya sahip olan hazır giyim sektöründeki bu erimenin salt bir istatistik olmadığını vurguladı. Bu dramatik tablonun ardındaki gerçeğe dikkat çeken Özüren, "İstihdam kaybettik derken kullandığımız 400 bin rakamı; aynı zamanda bir bilgi birikimi, aynı zamanda bir hayat olarak karşımıza çıkmakta" ifadelerini kullandı. Sektörün geleceğinde vizyon değişikliğinin şart olduğunu belirten Özüren, darboğazdan çıkışın yolunun dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı "ikiz dönüşüm"den geçtiğini ifade etti. Giyim sanayisinin bilgi ve teknoloji yoğun bir yapıya evrilmesi gerektiğinin altını çizen Özüren, "Eğer bizler o katma değerimizi bilgi, teknoloji ve tasarım temelli olarak sağlarsak rekabet gücümüz de artacak; sektörümüz 'ucuz işçilik' ile anılan bir sektör olmaktan çıkacaktır" değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Karaca Giyim'de üst düzey atama</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/karaca-giyimde-ust-duzey-atama-7378/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/karaca-giyimde-ust-duzey-atama-7378/</id>
<published><![CDATA[2026-07-11T13:10:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-11T13:10:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_48EC6A-6C4CE8-230AE7-4D34EB-FC8289-F367DD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Hazır giyim sektöründe kalite, zamansız tasarım ve köklü marka mirasını çağdaş bir yaklaşımla buluşturan Karaca Giyim, büyüme hedefleri doğrultusunda kurumsal ve pazarlama iletişimi süreçlerini tek çatı altında yönetmeyi amaçlıyor. Bu doğrultuda Kurumsal ve Pazarlama İletişimi Direktörlüğü görevine getirilen Vildan Yıldırım, markanın iletişim stratejilerine liderlik edecek.</p><p>Yıldırım, yeni görevinde Karaca Giyim'in kurumsal iletişim ve pazarlama iletişimi stratejilerinin oluşturulması ve hayata geçirilmesinden sorumlu olacak. Marka konumlandırması, kurumsal itibar yönetimi, tüketici iletişimi, medya ilişkileri, dijital iletişim, etkinlik yönetimi ve iç iletişim süreçlerini bütüncül bir bakış açısıyla yönetecek olan Yıldırım; markanın hedef kitlesiyle kurduğu bağı güçlendirecek iletişim çalışmalarına öncülük edecek.</p><p>Karaca Giyim'in 110 yılı aşkın marka mirasını geleceğe taşıyacak iletişim vizyonunun oluşturulmasında aktif rol üstlenecek olan Yıldırım, markanın sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda tüm iletişim faaliyetlerinin stratejik olarak planlanması ve yönetilmesini sağlayacak.</p><p>Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklamcılık Bölümü mezunu olan Vildan Yıldırım, kariyeri boyunca hazır giyim, perakende, teknoloji ve medya sektörlerinde faaliyet gösteren önemli markalarda; kurumsal iletişim, pazarlama iletişimi, marka yönetimi, etkinlik ve sponsorluk alanlarında üst düzey yöneticilik görevleri üstlendi. Marka itibarı, entegre pazarlama iletişimi, müşteri deneyimi ve kurumsal iletişim alanlarında kapsamlı deneyime sahip olan Yıldırım, son olarak pazarlama, kurumsal iletişim ve iç iletişim süreçlerinden sorumlu üst düzey yönetici olarak görev yaptı.</p><p>2024 yılından bu yana Kurumsal İletişimciler Derneği (KİD) üyesi olan Vildan Yıldırım, yeni görevinde Karaca Giyim'in kurumsal ve pazarlama iletişimi faaliyetlerini tek çatı altında yöneterek markanın iletişim stratejilerine yön verecek.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tekstilde toparlanma sinyalleri</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tekstilde-toparlanma-sinyalleri-1316/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tekstilde-toparlanma-sinyalleri-1316/</id>
<published><![CDATA[2026-07-08T19:50:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-08T19:50:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6291D4-264F32-4CB2D0-51B3AD-982E53-8B4EBA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin köklü iç giyim markalarından Yeni İnci’nin Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Atakan, tekstil sektörünün mevcut görünümüne ve yeni dönem beklentilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Son yıllarda maliyet baskısı, iç pazardaki talep dengesi ve küresel pazarlardaki dalgalanmalar nedeniyle sektörün zorlu bir dönemden geçtiğini belirten Atakan, buna rağmen pazarda yeniden toparlanma sinyalleri görüldüğünü ifade etti.</p><p>Tekstil sektöründe üretim gücünü koruyan firmalar için önümüzdeki dönemin daha umut verici olduğunu belirten Atakan, Türkiye’nin bu alandaki tecrübesini yalnızca üretimle değil, güçlü markalarla da dünyaya taşıması gerektiğini vurguladı. Atakan, “Tekstil bizim için sadece bir üretim alanı değil; istihdam, ihracat ve markalaşma açısından stratejik bir sektör. Türkiye’nin fason üretici algısından çıkarak kendi markalarıyla dünyada daha güçlü konumlanması gerekiyor” dedi.</p><p></p><p>“Üretim ruhunu kaybetmemeliyiz”</p><p>Yeni İnci’nin büyüme stratejisinde üretim, kalite ve markalaşmanın birlikte ilerlediğini söyleyen Atakan, iç giyimin tekstilin en uzmanlık gerektiren alanlarından biri olduğuna dikkat çekti. Tasarım, kalıp, konfor, kalite ve üretim disiplininin bu kategoride bir arada yönetilmesi gerektiğini belirten Atakan, Yeni İnci’nin hem ana kategorilerinde güçlenmeye hem de yeni ürün gruplarıyla tüketiciye daha geniş seçenekler sunmaya odaklandığını ifade etti.</p><p>Küresel maliyet dengeleri nedeniyle bazı tekstil yatırımlarının farklı ülkelere kaydığına da değinen Atakan, Yeni İnci olarak Türkiye’de üretmeye ve istihdam yaratmaya devam edeceklerini belirtti. Türkiye’deki üretim kültürünün, iş gücü niteliğinin ve sektör deneyiminin önemli bir avantaj olduğunu söyleyen Atakan, sürdürülebilir büyümenin yerel üretim gücünü koruyarak mümkün olacağına inandıklarını dile getirdi.</p><p>Yeni dönemde fiyat-kalite dengesi belirleyici olacak</p><p>İç pazarda tüketicinin satın alma davranışlarının değiştiğini belirten Atakan, erişilebilir fiyat, kalite ve doğru maliyet yönetiminin markalar için her zamankinden daha kritik hale geldiğini söyledi. Tüketicinin artık daha seçici davrandığını ve fiyat-kalite dengesine daha fazla önem verdiğini ifade eden Atakan, Yeni İnci’nin ulaşılabilir fiyatlarla kaliteli ürün sunmaya devam edeceğini belirtti.</p><p>Yeni İnci’nin önümüzdeki dönemde mağazacılık ve ihracat tarafında da büyüme hedeflerini sürdüreceğini aktaran Atakan; “Yeni İnci olarak cadde mağazacılığına daha fazla odaklandık, ihracatta ise güçlü olduğumuz pazarlardaki konumumuzu pekiştirerek yeni pazarlarda kalıcı olmak için çalışıyoruz. Ana hedefimiz, Türkiye’den çıkan güçlü bir iç giyim markası olarak daha geniş coğrafyalarda kalıcı hale gelmek” dedi.</p><p>1964 yılından bu yana iç giyim sektöründe faaliyet gösteren Yeni İnci, üretim gücü, kalite yaklaşımı, geniş ürün gamı ve markalaşma vizyonuyla Türkiye tekstil sektörünün köklü temsilcilerinden biri olarak yatırımlarını sürdürmeye devam ediyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Geleceğin moda tasarımcıları sertifikalarını aldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gelecegin-moda-tasarimcilari-sertifikalarini-aldi-5319/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gelecegin-moda-tasarimcilari-sertifikalarini-aldi-5319/</id>
<published><![CDATA[2026-07-07T02:57:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-07T02:57:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_ADD9D0-FD1EA1-BEDC30-EB0B7B-E1AC50-C11316.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Öğrencilere teknik yeterlilik kazandırmakla birlikte onları sektörün dinamiklerine hazırlamak amacıyla yürütülen program kapsamında 16 öğrencinin sertifika almaya hak kazandığı törende, en başarılı 5 öğrenciye de ‘başarı belgesi’ takdim edildi.</p><p>Sertifika törenine; Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (UHKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Özkarakaşlı, UHKİB Yönetim Kurulu Üyesi Nüvit Gündemir, Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) Genel Sekreteri Mümin Karacakayalılar, İstanbul Moda Akademisi (İMA) Direktörü Cemal Bayazıt, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Zekeriyya Arı, Bursa Uludağ Üniversitesi Teknik Bilimler MYO Müdürü Prof. Dr. Mehmet Karahan’ın yanı sıra davetliler, sertifika almaya hak kazanan öğrenciler ve öğrenci velileri katıldı.&nbsp;</p><p>Mesleki yolculukların dönüm noktası</p><p>Öğrencilerin sergiledikleri emek ve kararlılığın takdire değer olduğunu belirten Özkarakaşlı, “Bu program öğrencilerimize, sektörün gerektirdiği vizyon, özen ve disiplini de kazandıracaktır. Bugün aldıkları sertifika, mesleki yolculuklarının bir dönüm noktasıdır. İş hayatında tasarım ile üretilebilirlik arasındaki dengeyi gözeterek ilerlemelerini tavsiye ederim” ifadelerinde bulundu.</p><p>Özkarakaşlı sözlerinin sonunda eğitim programının düzenlenmesindeki iş birlikleri nedeniyle; İstanbul Moda Akademisi’ne (İMA), Bursa Uludağ Üniversitesi’ne ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne teşekkür etti.</p><p>Model geliştirmede yetkin çalışmalar</p><p>İstanbul Moda Akademisi (İMA) Direktörü Cemal Bayazıt da sertifikalarını başarıyla almaya hak kazanan öğrencilerin, moda tasarımı ve model geliştirme alanında yetkin çalışmalar sergileyeceklerine olan inancını dile getirdi.</p><p>Moda tasarımının, yeniliklere açık bakış anlayışına sahip olmayı da beraberinde getirdiğini vurgulayan Bayazıt, “Kendini yenileyebilen, vizyoner kimlik taşıyan moda tasarımcılarının başarıya ulaşacakları aşikârdır. Bu tespitten hareketle, başarılı çalışmalarını sertifikayla taçlandıran değerli öğrencilerimizin sektöre büyük katkıları olacağına inanıyorum.” ifadelerinde bulundu.</p><p>Moda tasarımında yenilikçi anlayış</p><p>Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Zekeriyya Arı da konuşmasında, moda tasarımındaki fikri hakların kullanım ve geçerlilik sürelerinin kapsam sınırlılığına dikkat çekerek, bu durumun, sektördeki yenilikçi anlayış ve bakış açılarının önemini gündeme getirdiğini vurguladı.</p><p>Moda tasarımcısının üst düzey hayal gücüne sahip olması gerektiğine işaret eden Arı, “Moda, çok çabuk tüketilebilen bir kavram. Bu nedenle moda tasarımcılarının, inovatif düşüncenin ürünü olan yeni tasarım modellerine önem vermeleri gerekir. Eğitim programı kapsamında sertifika almaya hak kazanan öğrencilerimizin yeniliklere açık olma hususunda seçkin eserler ortaya koyacaklarına inanıyorum” ifadelerinde bulundu.</p><p></p><p>Türkiye’nin en iyi ‘moda tasarım programı’</p><p>Bursa Uludağ Üniversitesi Teknik Bilimler MYO Müdürü Prof. Dr. Mehmet Karahan da konuşmasında, 19 branş programları, 65 öğretim üyeleri ve 5 bini aşkın öğrencileri ile meslek yüksek okulları arasında nitelikli eğitim veren kurumların başında geldiklerini vurguladı.</p><p>Karahan, Türkiye’nin en iyi moda tasarım programına sahip olduklarını, uzman eğitim kadroları ile moda tasarımındaki son gelişmeler bağlamında üst düzey eğitim verilerek nitelikli işlere imza attıklarını belirtti. İstanbul Moda Akademisi ve Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği ile ortaklaşa düzenlediğimiz ‘Moda Tasarımında Kalıp ve Model Geliştirme Eğitim Programı’nın 3. dönem mezunlarına, başarılar diliyorum” dedi.</p><p>Konuşmaların ardından, sertifika törenine geçildi. Sertifika almaya hak kazanan 16 öğrenci ile eğitim sürecinde başarılı olan 5 öğrenciye ‘başarı belgesi’ takdim edildi.</p><p>Etkinlik, sergi alanının gezilmesi ve toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Premium çocuk moda markası Kids Around aArtık Türkiye'de</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/premium-cocuk-moda-markasi-kids-around-aartik-turkiyede-5263/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/premium-cocuk-moda-markasi-kids-around-aartik-turkiyede-5263/</id>
<published><![CDATA[2026-07-06T16:39:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-06T16:39:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B81F12-654575-8B36FD-B5CEA1-FD25FD-217FC8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Lüks perakende sektöründe dünyanın önde gelen premium çocuk moda konseptlerinden biri olan Kids around, Türkiye pazarına giriş yaptı. Dünyanın en prestijli moda devlerinin çocuk koleksiyonlarını aynı çatı altında buluşturan marka, ilk mağazasını Bodrum Yalıkavak Marina'da açarken, İstanbul ve Ankara'da planlanan yeni yatırımlarla Türkiye'deki büyümesini sürdürmeye hazırlanıyor.</p><p>Premium çocuk modasının dünyadaki güçlü oyuncusu</p><p>Fransa merkezli Children Worldwide Fashion (CWF) bünyesinde faaliyet gösteren Kids around, bugün premium çocuk modasının en güçlü çok markalı perakende konseptlerinden biri olarak kabul ediliyor. Yeni doğandan 16 yaşa kadar geniş bir yaş grubuna hitap eden Kids around, BOSS, Givenchy, Chloé, Lanvin, Kenzo Kids, Marc Jacobs, Karl Lagerfeld Kids, DKNY, Michael Kors, Zadig&amp;Voltaire ve Billieblush başta olmak üzere dünyanın önde gelen moda devlerinin çocuk koleksiyonlarını tek çatı altında bir araya getiriyor.</p><p>Deneyim odaklı yeni nesil mağazacılık anlayışı</p><p>Sadece çok markalı bir mağaza zinciri olmanın ötesine geçen Kids around, marka seçkisi, mağaza tasarımı ve müşteri deneyimiyle çocuk modasında “premium lifestyle retail” anlayışının temsilcileri arasında gösteriliyor. Ebeveynler çocuk modasındaki global koleksiyonlara tek mağazada ulaşabilirken, kişiselleştirilmiş hizmet anlayışı ve premium mağaza deneyimi de markanın öne çıkan özellikleri arasında yer alıyor.</p><p>İlk mağaza Bodrum Yalıkavak Marina’da açıldı</p><p>Dünyanın en prestijli lüks alışveriş destinasyonlarından Bodrum Yalıkavak Marina'da açılan ilk mağaza, markanın Türkiye’deki büyüme planının ilk adımını oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde İstanbul ve Ankara'da hayata geçirilmesi planlanan yeni mağazaların yanı sıra online satış platformuyla Kids around'un Türkiye'deki satış ağının genişletilmesi hedefleniyor.</p><p>Premium çocuk modasından dikkat çeken dev yatırım</p><p>Türkiye operasyonu Hobb Tekstil tarafından yürütülecek olan Kids around'un pazara girişi, premium çocuk modası ve lüks perakende segmentinin son yıllardaki en dikkat çeken dev yatırımları arasında gösteriliyor. Marka, Türkiye'yi bölgesel büyüme stratejisinin önemli merkezlerinden biri olarak konumlandırıyor.</p><p>“Türkiye, premium çocuk modasında güçlü bir büyüme potansiyeli taşıyor”</p><p>Kids around Türkiye kurucu ortağı Burcu Hergül Aydoğan, markanın Türkiye operasyonlarıyla ilgili olarak, “Kids around gibi dev bir yatırımı Türkiye pazarına kazandırmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Türkiye, genç nüfusu, güçlü perakende altyapısı, turizm potansiyeli ve premium tüketim segmentindeki gelişimiyle uluslararası markalar için son derece stratejik bir pazar konumunda. Kids around ile dünyaca ünlü moda markalarının çocuk koleksiyonlarını Türkiye'deki ailelerle buluştururken, aynı zamanda yeni bir deneyim standardı oluşturmayı hedefliyoruz” dedi.&nbsp;</p><p>Aydoğan, markanın Türkiye'deki büyüme hedeflerine ilişkin ise “Türkiye yolculuğumuzun başlangıç noktasını, dünyanın en prestijli lüks alışveriş destinasyonlarından biri olan Bodrum Yalıkavak Marina'dan başlattık. Önümüzdeki dönemde İstanbul ve Ankara'da hayata geçirmeyi planladığımız yeni mağaza yatırımları ve online satış platformumuzla Kids around'un Türkiye'deki erişimini genişletmeyi hedefliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tonny Black yaz için online'a özel üretimi ve indirimi katladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tonny-black-yaz-icin-onlinea-ozel-uretimi-ve-indirimi-katladi-9332/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tonny-black-yaz-icin-onlinea-ozel-uretimi-ve-indirimi-katladi-9332/</id>
<published><![CDATA[2026-07-06T12:50:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-06T12:50:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_388362-E17C6F-0B4DD0-904603-1B716F-ACC230.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin önde gelen ayakkabı markalarından Tonny Black, ülke ekonomisine olan inancını göstermek için önemli bir karara imza attı. Marka, kendi kategorisinin en çok ziyaretçi ağırlayan alışveriş siteleri arasında bulunan www.tonnyblack.com.tr için daha fazla ürünü erişilebilir fiyatlarla tüketiciyle buluşturmak üzere yeni yatırım yapacak.</p><p>Bu doğrultuda özel koleksiyonlarını ülke genelindeki 50’yi aşkın üretim tesisine ileten Tonny Black; yaz dönemi kategorisindeki sandalet, spor ayakkabı, casual, yürüyüş, trekking ile düğünler, eğlenceler ve mezuniyet törenlerinin vazgeçilmezi olan topuklu ayakkabı kategorisindeki ürün sayısını kısa sürede 2 katına çıkaracak.</p><p>Özel İndirim Fırsatları Sürecek</p><p>www.tonnyblack.com.tr adresini ziyaret eden tüketiciler; uzun süredir devam eden "1 Alana 1 Bedava" kampanyasının dışında ayakkabı, tişört, gözlük, bavul, çanta ve çorap gibi çok sayıdaki kategoride bulunan farklı ürünlerde kişiye özel indirim fırsatlarının da sahibi olacak.</p><p>"Lüks AVM Yerine E-Ticarete Yatırım Yaptık"</p><p>Ürünlerini 2018 yılından beri Trendyol, Hepsiburada, N11.com, Pazarama ve LCW gibi dev pazaryerlerinde satışa sunan Tonny Black, bugüne kadar milyonlarca çift yerli üretim ayakkabıyı tüketicinin beğenisine sundu.</p><p>Kaliteli ürünleri erişilebilir fiyatlarla geniş sosyo-ekonomik çevrelerin kullanımı için tasarlayıp ürettiklerini kaydeden Tonny Black Kurucusu Şiyar Ağca, markanın lüks alışveriş merkezlerinde metrekaresi binlerce Euro’dan başlayan mağazalar açmak yerine tüm yatırımını üretim, istihdam ve e-ticaret alanına gerçekleştirdiğini kaydetti.</p><p>Ağca konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı: “2025 yılını 4.6 trilyon TL ile kapatan Türkiye e-ticaret sektöründe yüzde 24’lük paya sahip olan ayakkabı kategorisinde yerli üretimin payını artırmak mümkün. Ülkemizde e-ticaret pazaryerlerinde yılda yaklaşık 60 milyon çift ayakkabı satılıyor. Bu pazarda Tonny Black gibi yerli üretim markaların payını artırdığımız doğrultuda ülke ekonomimize de büyük katkı sağlayacağız. Biz de bu amaçla yaz döneminin ihtiyaçlarını düşünerek, ‘uygun fiyata kaliteli ayakkabı satmak mümkün’ politikamız doğrultusunda üretim kapasitemizi artırıp; www.tonnyblack.com.tr satış sitemizde tüketicilere daha fazla ekonomik fayda sağlamaya yönelik yatırım sürecini başlattık. Üretim kapasitemizi ülke genelindeki 50’yi aşkın tesiste yakın zamanda 2 katına çıkartmayı planlıyoruz. Bu durum daha fazla istihdam anlamına geliyor. Bunu yaparken aynı zamanda 1 Alana 1 Bedava kampanyamızı ve indirimlerimizi de sürdüreceğiz.”</p><p>"Düşük Bütçe ile Kaliteyi Yakalamak Mümkün"</p><p>Tonny Black’in kuruluş amacının, ayakkabı hakkındaki "pahalı ve yılda bir kez satın alınan ürün" algısını kırmak olduğunu kaydeden Ağca, “Bu doğrultuda herkesin ihtiyacına uygun, kaliteli ve ulaşılabilir fiyatlarla ayakkabı satışına başladık. Modellerimiz 895 TL’den başlıyor. Çok uzun süredir 1 Alana 1 Bedava kampanyası düzenliyoruz ve çok büyük ilgi görüyoruz. Çünkü asgari ücretli çalışanlar, emekliler, ev kadınları, dar gelirliler ve öğrenciler ayakkabı için büyük bütçeler ayıramıyorlar. Onların kaliteli ayakkabıya olan ihtiyacının daha fazla olduğunu biliyoruz. O nedenle www.tonnyblack.com.tr satış sitemizde ayda milyonlarca tüketicinin trafiğini ağırlıyor, onlara daha iyisini daha uygun fiyatla sunma politikamızı sonuna kadar sürdürüyoruz” dedi.</p><p>Avrupa’ya İhracat Başlayacak</p><p>Kısa süre içinde Türkiye ekonomisi için yeni bir atılımda daha bulunacaklarını kaydeden Tonny Black Kurucusu Şiyar Ağca, “Türkiye ayakkabı sektörü ülke sanayisinin en önemli kollarından birini oluşturuyor. Yıllık 580 million çift üretim kapasitesi, 300 bin kişilik istihdamı ve 20 bini aşkın irili ufaklı üretim tesisi ile ülkemiz Çin, Pakistan, Mısır gibi dev üreticiler arasında bulunuyor. Türkiye ayakkabı ekosisteminde her bütçeye uygun ve her kalitede ürün bulmak mümkün. Bugüne kadar iç pazar için çalıştık, şimdi ise ihracat odaklı üretim yapacağız. İlk hedefimiz 100 milyar dolar büyüklüğe sahip Avrupa pazarı olacak. Ülkemizden bu kıtaya 1.1 milyar dolarlık ayakkabı ihracatı söz konusu. Biz bu rakamı daha yukarıya çekmek için özel bir çalışma yaptık ve yakında Avrupa pazarına Tonny Black markası ile yine online satış kanallarından güçlü bir giriş yapacağız” diye konuştu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Deri sektörü Kanada'da yeni iş birliklerinin peşinde</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/deri-sektoru-kanadada-yeni-is-birliklerinin-pesinde-1570/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/deri-sektoru-kanadada-yeni-is-birliklerinin-pesinde-1570/</id>
<published><![CDATA[2026-07-05T15:10:30+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-05T15:10:30+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_460221-F8145D-6AAD9F-9E8251-EAB43E-0C6CC1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ayakkabı ile deri ve kürk konfeksiyon sektörlerinde faaliyet gösteren 16 Türk firması, heyet kapsamında Kanadalı alıcılarla bir araya gelerek yeni ticaret ve iş birliği fırsatlarını değerlendirecek. Programın en önemli ayağını ise 8 Temmuz'da gerçekleştirilecek ikili iş görüşmeleri oluşturacak. Heyet süresince firmalar, Kanada pazarındaki tüketici eğilimlerini, satış kanallarını ve sektörel dinamikleri yerinde inceleme fırsatı bulurken, potansiyel ithalatçılarla doğrudan temas kurarak yeni ihracat bağlantıları geliştirmeyi hedefliyor.</p><p></p><p>KANADA, TÜRK DERİ VE DERİ MAMULLERİ SEKTÖRÜ İÇİN STRATEJİK HEDEF PAZARLAR ARASINDA</p><p>Yaklaşık 4,9 milyar dolarlık deri ve deri mamulleri ithalatı gerçekleştiren Kanada, özellikle ayakkabı, saraciye ve katma değerli deri ürünlerinde önemli bir talep oluşturuyor.</p><p>Türkiye'nin Kanada'ya deri ve deri mamulleri ihracatı 2025 yılında 12,6 milyon dolar seviyesinde gerçekleşirken, İDMİB, gerçekleştirilecek ticaret heyetiyle bu pazardaki Türk firmalarının görünürlüğünü artırmayı ve yeni ticari iş birliklerinin önünü açmayı amaçlıyor.</p><p>İDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Güven Karaca, Kanada'nın Türk deri ve deri mamulleri sektörü açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirterek şunları söyledi:</p><p>"Küresel ticarette yaşanan değişim, ihracatçılarımız için pazar çeşitliliğini her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Kanada; güçlü ekonomisi, yüksek alım gücü ve kaliteli ürün talebiyle sektörümüz açısından stratejik hedef pazarlarımız arasında yer alıyor. Montreal'de gerçekleştireceğimiz sektörel ticaret heyetiyle firmalarımızı doğrudan doğruya nitelikli alıcılarla buluşturmayı, kalıcı ticari ilişkiler kurulmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz. Türk deri ve deri mamulleri sektörü; kaliteli üretimi, tasarım gücü ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla dünya pazarlarında önemli bir konuma sahip. Bu gücümüzü Kuzey Amerika'da daha görünür hale getirmek ve Kanada pazarındaki payımızı artırmak istiyoruz. İDMİB olarak ihracatçılarımızın yeni pazarlara erişimini sağlayacak sektörel ticaret heyetleri, fuarlar ve tanıtım faaliyetleriyle sektörümüzün küresel rekabet gücünü artırmaya kararlılıkla devam edeceğiz."</p><p>KANADA PAZARI BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR</p><p>TradeMap verilerine göre Kanada'nın deri ve deri mamulleri ithalatı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 6,6 artarak yaklaşık 4,9 milyar dolara ulaştı. Özellikle ayakkabı ve katma değerli deri ürünlerinde büyümesini sürdüren Kanada pazarı, Türk üreticileri açısından önemli fırsatlar sunuyor.</p><p>İDMİB'in düzenlediği Kanada Sektörel Ticaret Heyeti ile Türk firmalarının pazardaki etkinliğinin artırılması, yeni ihracat bağlantılarının kurulması ve Türkiye'nin kaliteli üretim gücünün Kanadalı alıcılara daha güçlü şekilde tanıtılması hedefleniyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">H&M'den güçlü ilk yarı karnesi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hmden-guclu-ilk-yari-karnesi-2764/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hmden-guclu-ilk-yari-karnesi-2764/</id>
<published><![CDATA[2026-06-28T14:33:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-28T14:33:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_28D728-F72716-7B2A64-CF04DB-8CBD6A-327D5D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yılın ilk yarısında (Aralık 2025-Mayıs 2026) ise grubun toplam net satışları 104,4 milyar SEK olarak gerçekleşti.</p><p>Dünyanın önde gelen moda perakendecilerinden H&amp;M Grubu, küresel perakende sektöründeki zorlu koşullara ve mağaza sayısının geçen yıla göre yüzde 3 azalmasına rağmen satışlarını korurken kârlılığını artırmayı başardı. İlk altı aylık dönemde yerel para birimleri bazında net satışlar yüzde 1 gerilese de şirketin faaliyet kârı 7,425 milyar SEK’e, faaliyet marjı ise yüzde 6,4’ten yüzde 7,1’e ulaştı.</p><p>Fiziksel mağaza ağını optimize ederek daha verimli bir portföy oluşturan şirket; dijital kanallar, tedarik zinciri ve müşteri deneyimi yatırımlarına devam ediyor. Bölgesel performanslara bakıldığında; Avrupa ve Afrika bölgesi 69,5 milyar SEK dış satışla grubun en büyük pazarı olmayı sürdürürken, Kuzey ve Güney Amerika'da faaliyet kârı 1,5 milyar SEK’e yükseldi, Asya ve Okyanusya bölgesinde ise 12,1 milyar SEK satış gerçekleştirildi. H&amp;M Grubu, operasyonel verimlilik adımlarıyla ilk yarıyı kârlılık göstergelerini güçlendirerek tamamladı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Vakko Esmod Moda Akademisi yeni mezunlarını verdi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vakko-esmod-moda-akademisi-yeni-mezunlarini-verdi-9604/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vakko-esmod-moda-akademisi-yeni-mezunlarini-verdi-9604/</id>
<published><![CDATA[2026-06-25T11:28:32+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-25T11:28:32+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D3CB2D-88E6EF-8DCF3E-BE6598-5A92B6-F2A48E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Moda alanındaki 90 yılı aşkın deneyimini eğitim yatırımlarıyla geleceğe taşıyan Vakko, ESMOD ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında Türkiye'de moda eğitimine yön vermeyi sürdürüyor. Vakko ESMOD Moda Akademisi'nin 2026 Mezuniyet Defilesi, genç tasarımcıların yaratıcı vizyonlarını moda dünyasıyla buluştururken Vakko'nun sektöre nitelikli insan kaynağı kazandırma misyonunu da bir kez daha ortaya koydu.</p><p></p><p>Vakko Moda Merkezi'nde gerçekleşen defilede, Moda Tasarımı ve Yaratımı Programı'nı tamamlayan öğrenciler, yıl boyunca üzerinde çalıştıkları koleksiyonlarını moda, sanat, iş ve eğitim dünyasının seçkin isimlerinin beğenisine sundu. Teknik yetkinlik, yaratıcılık ve özgün bakış açısını bir araya getiren koleksiyonlar, genç tasarımcıların geleceğin moda dünyasına dair yorumlarını yansıttı.</p><p></p><p><b>Moda Markasının Ötesinde Bir Vizyon</b></p><p></p><p>Vakko, yalnızca moda üreten bir marka olmanın ötesinde, modanın geleceğini şekillendirecek yaratıcı profesyonellerin yetişmesine katkı sağlayan kapsamlı bir eğitim ekosistemi inşa ediyor. ESMOD ile iş birliği yapan Vakko, 2013 yılından bu yana Vakko ESMOD Moda Akademisi çatısı altında Türkiye'de moda eğitimine standartlar kazandırıyor.&nbsp;</p><p></p><p>Vakko ESMOD, Moda Tasarımı ve Yaratımı Programı'nın yanı sıra modelizm, styling, moda yönetimi, stil danışmanlığı, çanta ve ayakkabı tasarımı gibi farklı alanlarda eğitimler sunuyor. Akademi, teorik eğitimi uygulamalı deneyimlerle destekleyen yapısı sayesinde öğrencilerini doğrudan sektörle buluşturarak moda dünyasına gençler yetiştiriyor.&nbsp;</p><p></p><p>İstanbul'un merkezinde, tarihi Sıraevler'de konumlanan akademi; alanlarında uzman eğitmenler ve sektör profesyonellerinden oluşan güçlü akademik kadrosuyla faaliyet gösteriyor. Öğrenciler eğitim süreçleri boyunca yalnızca teknik bilgi edinmekle kalmıyor, aynı zamanda sektörün güncel dinamiklerini deneyimleme ve profesyonel ağlar kurma fırsatı da yakalıyor.</p><p></p><p>Vakko ESMOD Moda Akademisi, 2013 yılından bu yana eğitim programlarından mezun verirken, moda tasarımı, styling, modelizm, moda yönetimi ve farklı uzmanlık alanlarında düzenlenen eğitim programlarıyla yıllar içerisinde çok sayıda katılımcıyı da moda dünyasıyla buluşturdu. Bugün akademi mezunları moda markalarında tasarımcı, modelist, ürün geliştirme uzmanı, stil danışmanı ve yaratıcı ekiplerin üyeleri olarak kariyerlerini sürdürürken, bazı mezunlar kendi markalarını kurarak Türkiye moda sektörüne yeni değerler kazandırıyor.</p><p></p><p><b>Cem Hakko: "Modanın Geleceğine Yapılan En Değerli Yatırım Eğitimdir"</b></p><p></p><p>Vakko'nun ev sahipliğinde gerçekleşen organizasyona Vakko Yönetim Kurulu Başkanı Cem Hakko, Vakko CEO'su Jaklin Güner, ESMOD International Grup Başkan Yardımcısı Véronique Beaumont ve Campus France Türkiye Direktörü'nün yanı sıra basın, moda, eğitim ve iş dünyasından davetliler katıldı.</p><p></p><p>Vakko Yönetim Kurulu Başkanı Cem Hakko mezuniyet defilesinde yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Benim en büyük hayallerimden biri, Türkiye'de dünya standartlarında moda eğitimi verecek bir kurumun hayata geçirilmesiydi. Vakko’nun Yönetim Kurulu Başkanı olduğum ilk günden beri, modanın gelişiminin ancak bilgi paylaşımı ve yeni nesillerin yetişmesiyle mümkün olduğuna inanarak bu vizyonu farklı projelerle geliştirmeyi hedefledim. İlk etapta önceliğimizi eğitime katkı sağlayacak önemli bir kaynak oluşturmaya vererek Vitali Hakko Kreatif Endüstriler Kütüphanesi'ni hayata geçirdik. Dünyanın farklı noktalarından, çoğu Türkiye'de o dönem erişimi bulunmayan yüzlerce özel yayını öğrenciler, araştırmacılar ve genç yaratıcılarla buluşturduk. Ardından yollarımız Uluslararası eğitim kurumu ESMOD ile kesişti ve ortak vizyonumuz doğrultusunda Vakko ESMOD Moda Akademisi'ni hayata geçirdik.</p><p></p><p>Vakko olarak modayı yalnızca tasarlanan ve üretilen bir alan olarak görmüyoruz. Bir moda markasının gerçek sorumluluğunun, sektörün geleceğini şekillendirecek yaratıcı insan kaynağının yetişmesine katkı sağlamak olduğuna inanıyoruz. Bugün burada Vakko ESMOD çatısı altında ortaya çıkan her koleksiyon; yaratıcılığın, disiplinin, emeğin ve eğitimin bir sonucu. Okulun geldiği bu başarılı seviye, Vakko’nun bir moda markasının ötesinde eğitim ve kültür misyonunun simgelerinden biri haline geldi. Son 13 yılda yetişen 1672 mezun bizim için yalnızca bir sayı değil; Türkiye moda sektörüne kazandırılmış yeni yüzlerce profesyonel, yüzlerce yeni hikâye anlamına geliyor. Gençlerin sektörde kendi yollarını açtığını görmek, yaptığımız yatırımın en değerli karşılığı. Modanın geleceği, yaratıcı, cesur ve iyi eğitimli gençlerin ellerinde şekillenecek."</p><p></p><p>Organizasyona katılan ESMOD International Grup Başkan Yardımcısı Véronique Beaumont ise genç tasarımcılara seslendiği konuşmasında, "Mükemmellik sadece teknik ustalıkta değil, duyguda, deneyimde ve zanaatkarlıkta el sanatında yatmaktadır; burada yapay zekâ da dahil olmak üzere yenilik, yaratıcılığa hizmet edebilir ancak asla onun yerini alamaz," ifadelerini kullandı.&nbsp;</p><p></p><p><b>Vakko ESMOD Moda Akademisi 2026 Ödülleri Sahiplerini Buldu</b></p><p></p><p>Defilede yer alan koleksiyonlar; kişisel hikâyelerden kültürel referanslara, sürdürülebilirlikten çağdaş yaşam biçimlerine uzanan farklı temaları yaratıcı bakış açılarıyla yorumladı. Öğrenciler yalnızca tasarım becerilerini değil; araştırma, konsept geliştirme, koleksiyon oluşturma ve ürün geliştirme alanlarındaki yetkinliklerini de ortaya koydu.</p><p></p><p>Mezuniyet defilesinin ardından gerçekleştirilen ödül töreninde, başarılı bulunan öğrenciler ödüllerine kavuştu. Vakko ESMOD Moda Akademisi'nin yaratıcılık, tasarım yaklaşımı, teknik yetkinlik ve koleksiyon bütünlüğü kriterleri doğrultusunda değerlendirilen projeleri arasından seçilen öğrenciler, törenin en prestijli ödüllerinin sahibi oldu. Jüri değerlendirmesi sonucunda Esmod Altın İğne ödülüne Sabira Zhukenova layık görülürken; Vakko Jüri Özel Ödülü moda tasarımı alanında Emir ve Ege Abbasi’ye, modelizm alanında ise Mahshad Attarian’a takdim edildi. Fransız Büyükelçiliği Özel Ödülü’nün sahibi ise Yağmur Coşkun oldu.</p><p></p><p>Bu yılki mezuniyet defilesi yalnızca genç tasarımcıların çalışmalarını sergiledikleri bir etkinlik olmanın ötesinde, Vakko'nun moda eğitimine yaptığı uzun soluklu yatırımın ve Türkiye moda sektörüne kazandırdığı yaratıcı insan kaynağının önemli bir göstergesi oldu. 2013 yılından bu yana yetiştirdiği yüzlerce mezun ile Vakko ESMOD Moda Akademisi, Türkiye'nin moda eğitimindeki en güçlü referans noktalarından biri olmayı sürdürüyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sanko Tekstil'de üst düzey atama</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanko-tekstilde-ust-duzey-atama-1341/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanko-tekstilde-ust-duzey-atama-1341/</id>
<published><![CDATA[2026-06-24T18:45:54+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-24T18:45:54+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3EA851-B4A61E-945319-CFD9A6-AD32A1-EEF044.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Uluslararası pazarlarda farklı sektörlerde üst düzey liderlik deneyimine sahip olan H. Hakan Şahin, lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nde tamamladıktan sonra Michigan Üniversitesi’nde MBA derecesini aldı. Profesyonel kariyerine Procter &amp; Gamble bünyesinde başlayan H. Hakan Şahin, Avrupa’da altı farklı ülkede üretim, tedarik zinciri, küresel kategori planlaması ve satış gibi kritik fonksiyonlarda 15 yıl boyunca üst düzey sorumluluklar üstlendi. Ardından Eczacıbaşı Yapı Grubu’nda Avrupa’da satın alınan şirketlerin gruba entegrasyonu ile Hindistan pazarına giriş süreçlerine liderlik etti. Daha sonra McKinsey &amp; Company’de yönetim danışmanı olarak görev alan Şahin, farklı coğrafya ve sektörlerde stratejik dönüşüm ve büyüme projelerini yönetti. 2013-2021 yılları arasında Nobel İlaç’ta Yönetim Kurulu Üyeliği ve CEO’luk görevini yürüten Şahin, son olarak Biofarma İlaç’ın CEO’luğunu üstleniyordu.</p><p>Hasan Hakan Şahin, Sanko Tekstil’in köklü üretim gücünü ve yenilikçi yapısını küresel pazarlarda daha da ileriye taşıyacak yeni döneme liderlik edecek.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">LC Waikiki, Alperen Duymaz ile duygulara sesleniyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/lc-waikiki-alperen-duymaz-ile-duygulara-sesleniyor-8918/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/lc-waikiki-alperen-duymaz-ile-duygulara-sesleniyor-8918/</id>
<published><![CDATA[2026-06-20T12:04:52+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-20T12:04:52+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_384E84-BF21F4-1D1403-A9A131-F89B9C-2CB8DC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>LC Waikiki, Babalar Günü kapsamında hazırladığı yeni reklam filmiyle duygusal bir hikayeyi ekranlara taşıyor. Oyuncu Alperen Duymaz’ın rol aldığı film, bir babanın çocuğuna duyduğu sevgiyi ve birlikte geçirilen anların değerini sade bir anlatımla ele alıyor.</p><p>Daha önce "Bodrum Masalı", "Son Yaz" ve "EGO" gibi yapımlardaki performanslarıyla geniş bir hayran kitlesine ulaşan Alperen Duymaz, LC Waikiki’nin Babalar Günü filminde bu kez izleyicilerin karşısına bir baba olarak çıkıyor. Duymaz’ın canlandırdığı karakterin çocuğuna yazdığı şiir, filmin duygusal omurgasını oluştururken baba ve çocuk arasında yaşanan küçük ama unutulmaz anlar hikayenin merkezinde yer alıyor.</p><p>Siyah-beyaz görsel diliyle dikkat çeken LC Waikiki’nin reklam filmi, gerçek duygulara odaklanırken Babalar Günü’nün en özel duygularını samimi ve içten bir dille ekrana taşıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Karma Marka Mağazacilik'ta üst düzey atama</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/karma-marka-magazacilikta-ust-duzey-atama-4409/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/karma-marka-magazacilikta-ust-duzey-atama-4409/</id>
<published><![CDATA[2026-06-18T02:41:32+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-18T02:41:32+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D12B6C-5BE6C7-D8F170-0ED805-BCB9AC-455900.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tuğba Güler Barlık yeni göreviyle ilgili, “Perakende sektöründe 25 yılı aşkın süre boyunca edindiğim satış, planlama, ürün yönetimi ve satınalma deneyimini, markalarımızın büyüme yolculuğuna değer katacak şekilde kullanmayı hedefliyorum. Offline’daki güçlü satış ağımızı, digital kanallarımızla daha entegre hale getirerek omni-channel dönüşümünü hızlandıracak, ürün yönetimini merkeze alan, müşteri odaklı, veriye dayalı ve sürdürülebilir büyüme stratejilerine odaklanacağız. Ekiplerimiz ve iş ortaklarımızla birlikte rekabet gücümüzü artırarak sektördeki konumlamamızı daha da ileriye taşıyacağımıza inanıyorum. Perakendenin her alanında edindiğim birikimi, tutkuyla bağlı olduğum bu sektörde yeni başarı hikayelerine dönüştürmek için sabırsızlanıyorum” dedi.&nbsp;</p><p>Tuğba Güler Barlık kimdir?</p><p>Anadolu Üniversitesi İşletme mezunu olan ve Bahçeşehir Üniversitesi’nde Stratejik Pazarlama ve Marka Yönetimi yüksek lisansı eğitimini tamamlayan Tuğba Güler Barlık, kariyerine Boyner Büyük Mağazacılık A.Ş.’de başladı. 1999 itibarıyla 26 yıl boyunca Boyner Büyük Mağazacılık A.Ş.’de farklı görevlerde sorumluluk üstlendi.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Colin's'e global moda dünyasından üst düzey transfer</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/colinse-global-moda-dunyasindan-ust-duzey-transfer-7167/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/colinse-global-moda-dunyasindan-ust-duzey-transfer-7167/</id>
<published><![CDATA[2026-06-18T02:36:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-18T02:36:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_985351-C4D32E-1AFF86-E00FF2-EA29A8-421830.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Jean odaklı moda anlayışını genç, dinamik ve ulaşılabilir bir marka diliyle buluşturan ve yönetim kadrosunu uluslararası atamalarla güçlendiren Colin’s, bu defa yeni oluşturulan Global Merchandising Direktörlüğü görevine, global moda ve perakende sektöründe 25 yılı aşkın deneyime sahip John Pien’i atadı.</p><p>Son olarak Tommy Hilfiger’da Global Erkek Giyim kategorisinin Merchandising liderliğini yürüten Pien, kariyeri boyunca Gap ve Nike gibi önde gelen global markalarda görev aldı. Erkek, kadın ve çocuk giyim kategorilerinde küresel ve bölgesel sorumluluklar üstlenen Pien, Colin’s’in tüketici farkındalığını artırmayı ve markayı mevcut pazarlarda daha güçlü bir konuma taşımayı amaçlayan dönüşüm sürecinde önemli bir rol oynayacak.</p><p>Merchandising fonksiyonunun şirket yapılanmasına dahil edilmesiyle birlikte Pien, ürün yaşam döngüsü boyunca farklı ekipler arasındaki uyumun sağlanmasına liderlik edecek. Tasarım, planlama, satın alma ve ilgili diğer ekiplerle yakın iş birliği içinde çalışacak olan Pien, tüketici odaklı yaklaşımın hayata geçirilmesine, koleksiyonların güçlendirilmesine ve marka ile tüketici arasındaki bağın derinleştirilmesine katkı sağlayacak.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">FLO Group'ta üst düzey atamalar</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/flo-groupta-ust-duzey-atamalar-263/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/flo-groupta-ust-duzey-atamalar-263/</id>
<published><![CDATA[2026-06-18T02:05:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-18T02:05:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F51A33-606046-874295-A58E14-E8802C-48455D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şirket içinde yetişen ve uzun yıllardır farklı kademelerde sorumluluk üstlenen iki deneyimli yöneticinin yeni görevleriyle birlikte FLO Group'un yurt içi ve uluslararası büyüme hedeflerine daha güçlü katkı sunması hedefleniyor.</p><p></p><p>Herman Barin, Kategori Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Oldu</p><p>Kategori yönetimi, marka yönetimi ve satın alma alanlarında 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Herman Barin, 2005 yılında FLO Group'a katıldı. Kariyeri boyunca ürün yönetimi, marka yönetimi ve kategori yönetimi alanlarında farklı görevler üstlenen Barin, son olarak Kategori Grup Direktörü olarak görev yaptı.</p><p></p><p>Yeni görevinde FLO Group bünyesindeki markaların kategori yönetimi fonksiyonlarına liderlik edecek olan Barin; şirketin yurt içi ve uluslararası operasyonlarında kategori yönetimi yapısının güçlendirilmesine, ticari karar süreçlerinin daha veriye dayalı hale getirilmesine ve global satın alma süreçlerinin daha entegre şekilde yönetilmesine katkı sağlayacak. Kanal ve ülke bazlı ticari modellerin geliştirilmesi, stok verimliliğinin artırılması ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek stratejilerin oluşturulması da öncelikli sorumlulukları arasında yer alacak.</p><p></p><p>Perakende sektöründeki kariyeri boyunca ürün geliştirme, merchandising, tedarik zinciri ve ticari strateji alanlarında önemli deneyimler kazanan Barin, veri odaklı karar alma kültürünün güçlendirilmesi ve fonksiyonlar arası iş birliğinin artırılmasına yönelik çalışmalarıyla öne çıkıyor.</p><p></p><p>İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü mezunu olan Herman Barin, aynı üniversitede Uluslararası Yönetim Programı'nı tamamladı ve İşletme alanında yüksek lisans (MBA) eğitimi aldı.</p><p></p><p>Moşe Yohay, Ayakkabı Ürün Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Oldu</p><p>Perakende sektöründe marka yönetimi, ürün yönetimi, satın alma ve ticari operasyonlar alanlarında 21 yılı aşkın deneyime sahip olan Moşe Yohay, 2005 yılında FLO Group bünyesine katıldı. Kariyeri boyunca Asistan Ürün Yöneticiliğinden başlayarak Ürün Yöneticisi, Marka Müdürü, Marka Direktörü ve son olarak Markalar Grup Direktörü görevlerini üstlenen Yohay, şirketin ürün ve marka yönetimi yapılanmasının gelişiminde önemli rol oynadı.</p><p></p><p>Ayakkabı Ürün Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapacak olan Yohay, FLO Group'un ayakkabı kategorilerine yönelik ürün yönetimi, marka portföyü ve satın alma fonksiyonlarına liderlik edecek. Yeni görevinde ürün geliştirme, marka portföyü ve satın alma süreçlerinin stratejik yönetimine liderlik ederek müşteri beklentilerine uygun yenilikçi ürün ve koleksiyonların geliştirilmesine katkı sağlayacak.</p><p></p><p>Ürün geliştirme, marka yönetimi, merchandising, tedarik zinciri ve ticari strateji alanlarında geniş deneyime sahip olan Yohay, müşteri ihtiyaçlarını ve pazar dinamiklerini ürün stratejilerine dönüştürme konusundaki uzmanlığıyla FLO Group'un ürün yönetimi yapılanmasına katkı sunmaya devam edecek.</p><p></p><p>İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü mezunu olan Moşe Yohay, ürün yönetimi, marka yönetimi, satın alma ve ticari operasyonlar alanlarındaki deneyimiyle FLO Group'un büyüme yolculuğuna katkı sunmaya devam ediyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">MANGO, Edremit'te açtığı yeni mağaza ile Türkiye'deki varlığını güçlendirdi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/mango-edremitte-actigi-yeni-magaza-ile-turkiyedeki-varligini-guclendirdi-8063/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/mango-edremitte-actigi-yeni-magaza-ile-turkiyedeki-varligini-guclendirdi-8063/</id>
<published><![CDATA[2026-06-12T09:17:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-12T09:17:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_767A95-47B90F-0CAA73-31E27D-0891F3-8BBAC6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yaklaşık 520 m² alana sahip mağazada, MANGO’nun Barselona merkez ofisinde görev yapan 500’ün üzerinde uzmandan oluşan ekip tarafından tasarlanan giyim, ayakkabı ve aksesuardan oluşan yeni sezon kadın ve erkek koleksiyonu sunuluyor. Zamansız ve çok yönlü temel parçaları, markanın Akdeniz mirasından ilham alan daha şık ve çağdaş tasarımlarla bir araya getiren MANGO koleksiyonları, markanın üstün kalite ve zarif tasarım anlayışına olan bağlılığını yansıtıyor.</p><p></p><p>Mağazada ayrıca markanın ruhunu ve tazeliğini yansıtan Akdeniz esintili New Med konsepti de yer alıyor. Sürdürülebilirlik ve mimari bütünleşmeyi odağına alan tasarım anlayışıyla şekillenen konsept, mekânı; sıcak tonlar ve nötr renklerle karakterize edilen, geleneksel, el işçiliğiyle üretilmiş, sürdürülebilir ve doğal malzemelerle zenginleştirilmiş farklı alanlardan oluşan bir Akdeniz evi olarak yeniden yorumluyor.</p><p></p><p>Şirket, 4E 2024–2026 Stratejik Planı kapsamında açtığı mağaza ile farklılaşan değer önerisini güçlendirmeyi ve güçlü büyüme ivmesiyle birlikte hem mevcut mağazalarda hem de online kanallarında satışları artırmayı amaçlıyor. Bu strateji doğrultusunda MANGO, Türkiye’de yıl sonuna kadar yaklaşık 10 yeni satış noktası açmanın yanı sıra, önemli lokasyonlarda toplamda yaklaşık 5 New Med renovasyonu da gerçekleştirecek.</p><p>Şirket, 2025 yılındaki güçlü performansının ardından gelirlerini yüzde 13'lük artışla 3,8 milyar Euro'ya ulaştırarak rekor bir büyüme kaydetmişti.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">LC Waikiki, gençlerin fikirlerini iş dünyasıyla buluşturdu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/lc-waikiki-genclerin-fikirlerini-is-dunyasiyla-bulusturdu--1742/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/lc-waikiki-genclerin-fikirlerini-is-dunyasiyla-bulusturdu--1742/</id>
<published><![CDATA[2026-06-10T12:50:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-10T12:50:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_364503-5594EF-B6A89A-6B086D-652618-BDDEA7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>LC Waikiki, deneyim odaklı gelişim projeleriyle geleceğin çalışanlarını bugünden kazanmayı hedefliyor. Gençlerin fikirlerinin değer gördüğü, deneyim kazandığı Waikiki Challengers, kariyer yolculuklarında somut adımların atıldığı bir yarışma olarak konumlanıyor.</p><p>Waikiki Challengers, İşveren Marka Müdürlüğü liderliğinde, Kurumsal Akademi iş birliğiyle yürütülürken, program, gençlerin yaratıcı bakış açılarını iş dünyasının dinamikleriyle bir araya getirerek katılımcılara kariyer yolculuklarında deneyim odaklı bir gelişim alanı sundu.</p><p>Tekstil mühendisliğinden endüstri mühendisliğine, moda tasarımından işletme ve pazarlamaya kadar farklı disiplinlerden yaklaşık 1.600 öğrencinin başvurduğu yarışma, yarattığı etkiyle dikkat çekti. Başvuru sürecinin ardından 365 öğrenci vaka çalışmasını tamamladı, 85 öğrenci finale yükseldi. Final gününde ise 11 takım, LC Waikiki Kampüs’te bir araya gelerek projelerini şirket yöneticileri ve jüri üyelerine sundu.</p><p>Yarışmanın vaka çalışması, LC Waikiki’nin genç moda markası XSIDE odağında kurgulandı. Katılımcılardan markanın gençler arasındaki bilinirliğini artıracak, tercih edilme oranını yükseltecek ve gençlerle daha güçlü bağ kurmasını sağlayacak yenilikçi fikirler geliştirmeleri istendi. Böylece öğrenciler yalnızca teorik bilgiyle değil, gerçek bir marka stratejisi üzerinde çalışarak iş dünyasının karar süreçlerini deneyimleme fırsatı yakaladı.</p><p>Gençler, ekip çalışması, problem çözme, veriyle düşünme, sunum becerileri geliştirme ve gerçek iş ortamını deneyimleme fırsatı buldu. Yarışma kapsamında finale kalan 30 katılımcıya 2.000 TL değerinde LC Waikiki hediye çeki verilirken birinci takım 120 bin TL, ikinci takım 90 bin TL ve üçüncü takım 60 bin TL ödülün sahibi oldu.</p><p>Program sonunda elde edilen yüksek memnuniyet oranları ve katılımcı geri bildirimleri, gençlerin LC Waikiki’ye yönelik güçlü ilgisini de ortaya koydu. Yarışmada öne çıkan öğrenciler için staj süreçleri başlatılırken, şirket genç yetenekleri uzun vadeli yetenek ekosisteminin bir parçası olarak değerlendiriyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye inovatif tekstil ürünleriyle dünya sahnesinde</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-inovatif-tekstil-urunleriyle-dunya-sahnesinde-4243/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-inovatif-tekstil-urunleriyle-dunya-sahnesinde-4243/</id>
<published><![CDATA[2026-06-08T09:09:33+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-08T09:09:33+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F0F5BB-F6FBD6-B0F826-CB42D4-6D0386-CBCE4D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İleri teknoloji yatırımlarıyla tekstil, savunma sanayi ve havacılık sektörlerini enerji tasarruflu, akustik, ısı yalıtımlı, yanmaz ve elektromanyetik kalkanlı pek çok inovatif kumaşla tanıştıran 103 yıllık tekstil devi Berteks, Mayıs ayında arka arkaya sektörün iki önemli uluslararası fuarına katıldı. Türkiye’nin en büyük ev tekstili organizasyonlarından biri olarak İstanbul’da gerçekleştirilen Hometex 2026 Fuarı’na katılan şirket; en son Çin’in Şanghay kentinde düzenlenen Asya- Pasifik bölgesinin en büyük güneşlik, gölgelendirme ve kapı/otomasyon sistemleri fuarı R+T Asia 2026’ta yerini aldı. National Exhibition and Convention Center'da (NECC) düzenlenen; Çin, Avrupa ve Ortadoğu’dan üreticileri bir araya getiren R+T Asia 2026, 3 gün boyunca 100’ün üzerinde ülkeden profesyonel alıcılara ve 50 binin üzerinde ziyaretçiye ev sahipliği yaptı.&nbsp;</p><p>Berteks, inovatif kumaş ve perde ürünleriyle yoğun ilgi gördü&nbsp;</p><p>Fuarda akıllı ev sistemleri, enerji verimli bina çözümleri ve otomatik kapı teknolojilerinin öne çıktığı fuarda güneşlik, pergola, tente, akıllı kontrol, motor, panjur ve stor sistemleri ile yapı teknolojileri sergilendi. Şanghay’daki katılımıyla akıllı bina teknolojileri ve sürdürülebilir yapı sistemleri alanında küresel ölçekte dikkat çeken markalardan biri olan Berteks, özellikle teknik performansı yüksek, sürdürülebilir ve akıllı yapılara entegre olabilen ürün gruplarıyla öne çıktı. Şirket mekanizmalı perdede son teknolojiyle ürettiği ve ışık kontrolü, ses ve ısı izolasyonu özellikleriyle dekorasyon ve işlevselliği bir arada arayanların tüm beklentilerini karşılayan Honeycomb kumaşlardan ışık ve ses kontrolü sağlayan Plicell plise perde sistemlerine, blackout çözümlerinden kolay temizlenen stor ve zebra sistemlerine kadar pek çok yenilikçi ürününü Çin, Avrupa ve Ortadoğulu yapı profesyonelleriyle tanıştırdı.&nbsp;</p><p>Noyan: “Fonksiyonel ve yenilikçi ürünlerimiz, küresel arenada başarısını ispatladı”</p><p>Yüksek teknoloji, inovasyon ve mühendislik temelli teknik tekstil ürünlerinin dayanıklılık, hafiflik, ısıya ve kimyasallara direnç, filtreleme, koruma veya yalıtım gibi özellikleri ile profesyonellerin dikkatini çektiğini kaydeden Berteks Yönetim Kurulu Başkanı Asım Berk Noyan, “Ürünlerimiz bu alanda Çin, Avrupa ve Ortadoğu’dan ithalatçılar, inşaat ve proje firmaları ile mimar ve mühendislerden yoğun bir ilgi gördü. Avrupa, Avustralya ve Amerika olmak üzere 5 kıtada 55 ülkeye ihracat yapan bir şirket olarak fuarda aldığımız yoğun ilgi, tekstilde katma değeri yüksek alanların öne çıktığını bir kez daha gösterdi. Fonksiyonel, yenilikçi ve sürdürülebilir ürünlerimiz küresel arenada bir kez daha başarısını ispatladı. Bu önemli uluslararası fuarda gördüğümüz talep, önümüzdeki dönemde Türkiye’de sektörde en yüksek ihracatı yapan 3 marka arasında yer almayı hedefimizi destekliyor” değerlendirmesinde bulundu.&nbsp;</p><p></p><p>Ev tekstilinde trend, teknik performans sergileyen ürünler!&nbsp;</p><p></p><p>İstanbul’da düzenlenen ev tekstili fuarı Hometex 2026’da ise teknik performans sergileyen fonksiyonel ürünlerin gözde olduğunu kaydeden Noyan, şöyle devam etti: “Fuarda sergilediğimiz ürünler arasında akustik, anti-bakteriyel, su itici ve kolay temizlenen kumaşlardan enerji tasarrufu sağlayan termoteks, biyo bozunur ve yanmaz kumaşlara, iç ortam hava kalitesini artıran VOC- Neutrilizer özellikli kumaşlardan ses ve ısı yalıtımı sağlayan tekstil tabanlı duvar kağıtlarına kadar geniş ürün yelpazemiz yoğun ilgi gördü. Isı dayanımı ve dayanıklı yapısı sayesinde hava, yağ ve diğer sıvı filtreleme alanlarında kullanılabilen Nonwoven kumaşlar üretiyoruz. Tekstil tabanlı duvar kağıtları markamız WALL, fuarda yine öne çıkan ürünler arasında yer aldı. Doku, tasarım ve kullanım kolaylığını bir araya getiren tekstil tabanlı yeni nesil duvar kağıtları WALL, yüzeylerinin kir tutmaması, silinebilirliği, ses ve ısı yalıtımı sağlamasıyla fark yarattı.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Rabia Polat'tan sezona damga vuran koleksiyon</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/rabia-polattan-sezona-damga-vuran-koleksiyon-7709/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/rabia-polattan-sezona-damga-vuran-koleksiyon-7709/</id>
<published><![CDATA[2026-06-04T15:46:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-04T15:46:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CFAB1B-279CA1-C0224F-949479-68E72B-DF4E04.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Baharın enerjisini yansıtan koleksiyonda; toprak tonları, yumuşak süet dokular ve modern silüetler ön plana çıkarken, şıklık ve zarafet adeta yeniden tanımlandı.</p><p>Cemiyet hayatının önde gelen isimlerinin yoğun ilgi gösterdiği davet, olumsuz hava koşullarına rağmen büyük bir katılımla gerçekleşti. Şık atmosferi ve özenle hazırlanan sunumuyla dikkat çeken gecede davetliler, yeni sezon parçalarını yakından inceleme fırsatı bulurken, koleksiyon moda tutkunlarından tam not aldı.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tekstilde alarm zilleri çalıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tekstilde-alarm-zilleri-caliyor-8861/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tekstilde-alarm-zilleri-caliyor-8861/</id>
<published><![CDATA[2026-06-04T02:20:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-04T02:20:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_162F09-8588A6-94EAE1-25A82D-7A982D-7E9D40.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye ekonomisinin ihracat, üretim ve istihdam açısından stratejik sektörleri arasında yer alan tekstil ve hazır giyim sanayisinde daralma eğilimi hız kesmeden devam ediyor. Artan işçilik giderleri, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar ve uluslararası pazarlardaki talep yavaşlaması, sektörde faaliyet gösteren firmaların üzerindeki baskıyı artırıyor.</p><p>Sosyal Güvenlik Kurumu verileri, yılın ilk üç ayında sektörde hem şirket sayısında hem de istihdamda önemli gerilemeler yaşandığını ortaya koydu. Ocak-Mart döneminde binin üzerinde işletme faaliyetlerine son verirken, çalışan sayısındaki düşüş 12 bin kişinin üzerine çıktı.</p><p></p><p>Hazır giyimde kayıplar derinleşiyor</p><p></p><p>Sektördeki olumsuz tablonun en belirgin şekilde hissedildiği alan ise hazır giyim oldu. Avrupa pazarında talebin beklenen seviyelere ulaşamaması ve siparişlerin daha düşük maliyet avantajı sunan ülkelere yönelmesi, üreticilerin iş hacminde ciddi daralmaya yol açtı.</p><p>İlk çeyrekte yüzlerce hazır giyim işletmesi üretim faaliyetlerini sonlandırırken, binlerce çalışan da sektörden ayrılmak zorunda kaldı. Özellikle emek yoğun üretim yapan işletmeler, yükselen personel maliyetleri karşısında rekabet gücünü korumakta zorlanıyor.</p><p></p><p>Üretim merkezleri kan kaybediyor</p><p></p><p>Türkiye'nin tekstil ve konfeksiyon üretiminde öne çıkan şehirlerinde de kapasite kullanım oranlarının gerilediği belirtiliyor. Birçok firma üretimi azaltma, vardiya düşürme veya yatırım planlarını erteleme yoluna giderken, bazı işletmeler ise üretimlerini yurt dışına taşımayı değerlendiriyor.</p><p>Sektör temsilcileri, mevcut koşulların devam etmesi halinde yılın ikinci yarısında da istihdam kayıplarının sürebileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle ihracatçı firmalar, kur politikası, enerji maliyetleri ve finansman giderleri konusunda destekleyici adımlar atılmaması halinde rekabet avantajının daha da zayıflayacağını ifade ediyor.</p><p></p><p>Destek çağrıları artıyor</p><p></p><p>Sanayiciler, tekstil ve hazır giyimin Türkiye'nin dış ticaretinde kritik bir rol üstlendiğine dikkat çekerek, sektörün yeniden güç kazanabilmesi için maliyetleri azaltacak ve üretimi teşvik edecek politikaların hayata geçirilmesini talep ediyor.</p><p>Uzmanlara göre, küresel ekonomideki yavaşlama ve maliyet baskılarının sürmesi halinde sektördeki yeniden yapılanma süreci hızlanabilir. Bu durum, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler açısından önümüzdeki dönemin daha da zorlu geçebileceğine işaret ediyor.</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ünlü tekstil firması üretimi durdurdu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/unlu-tekstil-firmasi-uretimi-durdurdu-9348/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/unlu-tekstil-firmasi-uretimi-durdurdu-9348/</id>
<published><![CDATA[2026-06-03T12:34:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-03T12:34:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_113CE6-B5D9AE-B4AC39-C9A7E0-7DB711-42FFC5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Grubun, üretim faaliyetlerini İtalya’da konsolide etme ve tedarik zincirini “Made in Italy” (İtalya’da Üretilmiştir) etiketiyle sürdürme stratejisi doğrultusunda alınan bu karar, birkaç yıl önce başlatılan geniş kapsamlı sürecin bir parçası. ISMACO, Grubun İtalya ve İsviçre’deki ana pazarları dışında yer alan son dahili üretim tesisiydi.</p><p>Söz konusu karar doğrultusunda; ISMACO, TEKSİF (Türkiye Tekstil, Örme, Giyim ve Deri Sanayii İşçileri Sendikası) yöneticileri ve çalışan temsilcileri karşılıklı saygı çerçevesinde görüşmeler gerçekleştirdiler. Şirket bu görüşmelerde, 85 ISMACO çalışanın tamamının yasal ve sözleşmesel haklarının eksiksiz olarak ödeneceğini teyit etti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Trussardi Antalya'da mağaza açtı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/trussardi-antalyada-magaza-acti-6570/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/trussardi-antalyada-magaza-acti-6570/</id>
<published><![CDATA[2026-05-31T13:19:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-31T13:19:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5F170E-C887CA-F233CB-D02A65-9AFD24-BD5262.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Markanın Türkiye operasyonları, Ipekyol Group iş birliğiyle hayata geçirildi. Yeni mağazada Trussardi’nin kadın ve erkek giyim koleksiyonlarının yanı sıra çanta, gözlük ve seçili aksesuar grupları yer alıyor. Antalya’nın uluslararası turizm profiline uygun olarak kurgulanan mağaza, resort yaşam stiline hitap eden bir ürün seçkisi sunuyor. 1911 yılında kurulan Trussardi, tasarım anlayışıyla global moda dünyasında yer alıyor. Ipekyol Group, bu iş birliğiyle uluslararası marka ekosistemini güçlendirirken, çok markalı perakende vizyonunu da genişletmeye devam ediyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hometex 2026'da milyar dolarlık işbirliği rüzgarı esti</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hometex-2026da-milyar-dolarlik-isbirligi-ruzgari-esti-6889/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hometex-2026da-milyar-dolarlik-isbirligi-ruzgari-esti-6889/</id>
<published><![CDATA[2026-05-30T12:26:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-30T12:26:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0F8A60-0305B3-5A5CFA-A72B4B-71BA91-0C132B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TETSİAD) öncülüğünde, BTSO İştiraki KFA Fuarcılık organizasyonuyla düzenlenen HOMETEX 2026, sektörel iş birlikleri ve inovatif ürünleriyle göz doldurdu. Türkiye ev tekstili sektörünün güç birliği yaptığı dev organizasyonda, yaklaşık 600 firma en yeni ve yenilikçi koleksiyonlarını görücüye çıkardı. Yerli üreticiler ile yabancı alıcılar arasında stratejik bir köprü görevi üstlenen fuar kapsamında düzenlenen alım heyeti programları, Türk tekstil sektörü temsilcileri için çok önemli ihracat fırsatları yarattı.</p><p></p><p>80 ülkeden nitelikli alım heyeti Türkiye’ye geldi</p><p>Fuara Fransa, İtalya, Hindistan, Hollanda, Rusya Federasyonu, İspanya ve Türk Cumhuriyetleri başta olmak üzere, sadece alım heyeti kapsamında 45 ülkeden katılım sağlandı. Toplamda ise 80’i aşkın ülkeden gelen nitelikli alıcılar, yerli firmalarla ikili iş görüşmesi masalarında bir araya geldi. Yurt içi ve yurt dışından zincir mağazalar, perakende devleri, otel ve proje grupları ile mimar ve tasarımcılar, sektöre yön verecek yeni ihracat anlaşmalarına imza attı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen üretici firmalar da açtıkları stantlarla yeni sezon ürünlerini dünyaya tanıtma fırsatı buldu.</p><p></p><p>"HOMETEX Dialogs" ile tekstilde yapay zekâ dönemi</p><p>HOMETEX 2026, sadece bir ticaret platformu olmakla kalmayıp, "HOMETEX Dialogs" oturumlarıyla sektörel dönüşümün de zirvesi oldu. Dialogs sahnesinde; küresel tasarım trendlerinden döngüsel ekonomi pratiklerine, dijitalleşmeden tekstilde yapay zekâ kullanımının getirdiği yeni olanaklara kadar geniş bir vizyon paylaşıldı. Dünyaca ünlü trend uzmanları, akademisyenler ve tekstil mühendislerinin katıldığı seminerlerde, insan emeğinin özgünlüğü ile geleceğin teknolojilerini harmanlayan "akıllı kumaş stratejileri" masaya yatırıldı.</p><p></p><p>Uluslararası katılımcılardan Türk tekstiline tam not&hellip;</p><p>Fuarı yakından takip eden ve ikili iş görüşmelerine katılan yabancı sektör temsilcileri ile tasarımcılar da Türk ev tekstili sektörünün ulaştığı noktayı değerlendirdi. Fuara Avusturya’dan katılan ünlü tasarımcı Veenu Kanwar da Türk tekstilinin kalitesine ve inovasyon gücüne tam not veren isimler arasında yer aldı. Kanwar, hem kurumsal/otel hem de konut sektörü için döşemelik ve perdelik kumaşlar üzerine çalıştıklarını belirterek, “B2B iş ortaklığı görüşmelerinde standı olmayan veya burada temsil edilmeyen diğer ortaklarla da tanışmak bizim için önemliydi ve aradığımız ürünler için çok güzel tedarik kaynakları bulduk” dedi.&nbsp;</p><p></p><p>HOMETEX'in zorlu küresel koşullara rağmen geçmiş yıllardaki gibi aynı yoğunluk ve hareketlilikte olduğunu belirten Kanwar, “Türkiye'den ürün tedarik ettiğim son 10 yıla baktığımda, ürün çeşitliliğinde gözle görülür bir artış var. Eskiden daha çok hafif tül ve perde alırken, şimdi her türlü döşemelik kumaş ve suni deriyi bulabiliyoruz. Kalite yüksek, tedarikçiler profesyonel, fiyatlar gayet iyi.” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p><p></p><p>Hollandalı tasarımcı Marie Louise Van Steenbergen ise Türk üreticilerin işçilik yeteneğine ve zanaatkarlığına hayran kaldığını söyledi. Türk üreticilerin trendleri çok iyi yakaladığını dile getiren Steenbergen, “Yapay zekanın büyük rol oynamaya başladığı günümüzde, insan elinin dokunuşunu ve otantikliği göstermek çok kritik. Türk üreticilerin de tam olarak bunu sağlama potansiyeli var. Türk tekstil endüstrisinin şansı yüksek; çünkü Avrupa'nın geri kalanına coğrafi olarak daha yakınsınız ve çok güçlü bir üretim kültürüne sahipsiniz” diye konuştu.</p><p>Fuara Macaristan’dan katılan Zsuzsanna Szentirmai de “Buradaki tekstil ürünlerini, tüm tasarımları ve kaliteleri çok etkileyici buldum. Ürünlerin en üst düzeyde olduğuna inanıyorum. İstanbul'a tekrar gelmeyi çok isterim, çünkü yeniliklerin nasıl geliştiğini görmek harika. Trendleri fantastik buluyorum” dedi.&nbsp;</p><p>Rusya Federasyonu’ndan gelen Zaira Malieva da fuarın kendileri için büyük önem taşıdığını dile getirdi. Malieva, şunları söyledi: “Müşterilerimizin taleplerini karşılamaya bazen üretim kapasitemiz yetmeyebiliyor; bu yüzden buraya gelip ortaklarımızla tanışıyoruz. Bu yılki B2B görüşmeleri oldukça iyi geçti. Organizasyon her zamanki gibi 10 puanlıktı. Türklerin dünyadaki en güçlü tekstil üreticilerinden biri olduğunu düşünüyorum. Türkler trendleri belirliyor. Ev tekstili üretiminde çok iyiler ve bunu dünyadaki herkesten daha iyi yapıyorlar.”</p><p>“Türk Tekstilini Hiçbir Yerle Kıyaslayamazsınız”</p><p>Fuarın Moldovalı ziyaretçilerinden Mariana Conoenco da halı, yastık ve yorgan gibi ev tekstili ürünlerinin tamamını Türkiye’den tedarik ettiklerini söyledi. Conoenco, “Uzun yıllardır bu fuara geliyoruz ve kaliteden çok memnunuz. Ortaklarımız son derece duyarlı ve bize her konuda yardımcı oluyorlar. Tasarımlar çok güzel ve iletişimleri son derece başarılı. Türk tekstilini dünyadaki hiçbir tekstille kıyaslayamazsınız; hem tasarımlarıyla hem kalitesiyle her bakımdan kusursuz.” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tarihi kulede unutulmaz defile</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tarihi-kulede-unutulmaz-defile-1110/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tarihi-kulede-unutulmaz-defile-1110/</id>
<published><![CDATA[2026-05-30T10:25:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-30T10:25:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_477C47-332140-8CF856-5AE037-9046CF-656886.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin en ünlü tasarımcılarının koleksiyonlarının sergileneceği etkinlik Rusya, Kazakistan ve Dubai’den tasarımcıların da katılımıyla uluslararası boyuta taşınacak.&nbsp; 3 gün boyunca ünlü tasarımcıların defileleri ve farklı etkinliklerle dikkatleri üzerine çekecek olan AFW 2026’nın kapanış defilesi ise adeta sanatsal bir şölene dönüşecek. Antalya'nın Kaleiçi bölgesinde bulunan ve şehrin en önemli simgelerinden biri olan Roma dönemi anıtı Hıdırlık Kulesi’nde gerçekleştirilecek Cihan Nacar defilesinde ünlü top model Tülin Şahin baş manken olarak podyuma çıkacak.</p><p></p><p>Yaklaşık 1900 yıllık bir geçmişi bulunan Hıdırlık Kulesi, sanat temalı tasarımlarıyla tanınan Cihan Nacar’ın defilesi için özel olarak düzenlenecek. Cihan Nacar’ın 6 aydır dev bir kadro ile üzerinde çalıştığı koleksiyon, el işçilikleriyle dikkat çekecek. Heykelsi formlarıyla öne çıkacak olan koleksiyonun sergileneceği defilenin açılışı ve kapanışını ünlü top model Tülin Şahin yapacak. Toplam 35 mankenin yer alacağı defile, Sonat Coşkuner şefliğindeki Akdeniz Üniversitesi Antalya Devlet Konservatuvarı Senfoni Orkestrası’nın Vivaldi eserleri eşliğinde sergilenecek. Özel davetlilerin katılımıyla 4 Haziran’da gerçekleştirilecek defile tarih, moda ve sanatın muhteşem uyumuna sahne olacak.</p><p></p><p>“SANATSAL BİR ŞÖLEN”</p><p></p><p>Uzun süredir üzerinde çalıştığı koleksiyonunu Antalya Fashion Week’te tarihi bir mekânda sergileyecek olmanın heyecanını yaşadığını belirten Cihan Nacar, “Koleksiyonumda kullanılan materyaller, form kadar duyguyu da taşıyor. Sert hacimli taftalar; akışkan, neredeyse sıvı gibi hareket eden kumaşlarla birleşiyor. Mat dokuların içine gizlenen yüzde 100 el işçiliğiyle hazırlanan parlak yansımalar, ışığı değil silueti öne çıkarıyor. Transparan kumaşlar, keskin detayların arasından görünerek bedeni tamamen açığa çıkarmadan hissettiriyor. Tüm bu güzellikleri muhteşem bir atmosferde sanatsal bir şölen eşliğinde sunacağız” dedi.</p><p></p><p>“ANTALYA’DA OLMAK ÇOK ANLAMLI”</p><p></p><p>Dünyaca ünlü Allure Dergisi tarafından “Dünyanın En İyi ve En Güzel 50 Top Modeli” arasında gösterilen ilk ve tek Türk top model olan Tülin Şahin de, moda dünyasının en dikkat çekici etkinliklerinden birinde yer alacağı için çok mutlu olduğunu söyledi. Antalya’nın kendisinde özel bir yeri olduğunu belirten Tülin Şahin, “Çocukluğumun ve ergenlik dönemimin tüm yaz tatilleri burada geçti. Böylesine özel ve uluslararası bir organizasyon kapsamında Antalya’da podyuma çıkacak olmak benim için ayrıca çok anlamlı” dedi.</p><p></p><p>“MODA DÜNYASININ GÖZÜ ANTALYA’DA OLACAK”</p><p></p><p>Emy Organizasyon Kurucusu Eda Meltem Yılmaz ise, “Moda dünyasının gözü Antalya’da olacak. Ülkemizin en önemli moda tasarımcılarından olan Cihan Nacar’ın defilesi de bu iddiamızın en önemli göstergelerinden biri olacak. Arso Group ana sponsorluğunda ve Antalya Valiliği, TGA ve Antalya İl Kültür Turizm Müdürlüğü’nün değerli destekleri ile kentimizde unutulmaz bir etkinlik gerçekleştireceğiz” dedi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Doğadan ve Akdeniz'den gelen estetik</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dogadan-ve-akdenizden-gelen-estetik-6038/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dogadan-ve-akdenizden-gelen-estetik-6038/</id>
<published><![CDATA[2026-05-28T09:49:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-28T09:49:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_30E9C1-2D9B23-27A484-F0CF17-0820B8-3FE54D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>55 yılı aşkın moda deneyimiyle Türkiye'nin önde gelen kadın giyim markalarından Gusto, SS26 Koleksiyonu ile sanatın inceliğini, doğanın özgün dokularını ve Akdeniz estetiğini modern bir tasarım diliyle buluşturuyor. İlkbahar/Yaz sezonunda zanaatkar ruhun romantik detaylarıyla çağdaş siluetler bir araya gelerek hem güçlü hem zarif bir stil sunuyor.</p><p>Koleksiyonun ilham kaynağı, Akdeniz’in güneş ışığında parlayan sahilleri, mozaik duvarları ve sıcak renk paleti olurken; uçuşan formlar, rahat kesimler ve nefes alan kumaşlar, yaz mevsiminin konforunu gündelik hayata taşıyor. Doğal dokularla birleşen yalın siluetler, şehirden tatil rotalarına uzanan çok yönlü kombin seçenekleri yaratıyor.</p><p>Bu estetik anlayış, desen dilinde de kendini gösteriyor. Koleksiyonda geometrik mozaikler güçlü bir grafik etki sunarken, şal desenleri koleksiyona etnik bir zarafet katıyor; floral motifler ise romantik ve feminen bir dokunuş ekliyor. Modern çizgilerle dengelenen tüm bu detaylar, koleksiyona zamansız bir estetik kazandırıyor. Benzer şekilde, kumaş seçiminde de koleksiyonun karakteri öne çıkıyor. Keten, liyosel, viskon, bambu ve modal gibi doğal içerikler hem serin ve hafif dokular sunuyor hem de sürdürülebilir üretim anlayışıyla bütünleşiyor. Böylece konfor ve estetik bir arada sunuluyor. Renk paleti, pudra, bej ve vişne tonlarının zarafetini Akdeniz’in canlı mavi-yeşil tonlarıyla buluşturuyor. Toprak tonları tasarımlara sofistike bir temel sağlarken, çok katmanlı renk dünyası gündüzden geceye uzanan çok yönlü stil olanaklarını vurguluyor.</p><p>Doğadan ilham alan “İZ” kapsül koleksiyonu ise ecoprint tekniğiyle her parçaya benzersiz bir karakter kazandırıyor. Yaprak, dal ve çiçeklerin kumaş üzerindeki doğal izleri, sürdürülebilir üretim yaklaşımıyla birleşerek doğayla kurulan bağın modadaki yansımasını güçlü şekilde ortaya koyuyor.</p><p>Gusto, koleksiyonu abiye tasarımlarla da tamamlıyor. Payet, saten, dantel ve şifon dokularla tasarlanan modern seri, yaz davetleri ve özel geceler için akışkan siluetler ve sofistike detaylarla güçlü, feminen bir stil sunuyor.</p><p>SS26 Koleksiyonu, Gusto’nun yıllardır süregelen ince işçiliğini, doğanın özgün dokusunu ve Akdeniz’in yaşam dolu ruhunu modern siluetlerle birleştirerek; şehirden sahillere, gündüzden geceye uzanan çok yönlü, rafine ve zamansız bir stil evreni sunuyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Denizli'de tekstilin yanına oto aksesuarı eklendi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/denizlide-tekstilin-yanina-oto-aksesuari-eklendi-4998/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/denizlide-tekstilin-yanina-oto-aksesuari-eklendi-4998/</id>
<published><![CDATA[2026-05-27T09:38:19+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-27T09:38:19+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_666822-C12200-551910-CF928A-103463-4312CC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ev tekstili ve giyim ürünleriyle tanınan Türkiye ekonomisinin dinamik şehirlerinden Denizli'deki Trendyol satıcıları, platform üzerinden ülke geneline yayılan bir satış performansı sergiliyor. Trendyol verilerine göre, Denizlili üreticilerin en çok satış yaptığı iller İstanbul, Ankara ve İzmir olurken, üç büyük şehri Bursa, Antalya, Kocaeli, Adana, Mersin, Konya, Muğla, Tekirdağ, Gaziantep ve Balıkesir takip etti.</p><p></p><p>Denizlili satıcıların&nbsp; ilk 100 listesinde sürpriz ürünler</p><p>Ev tekstili Denizli’nin e-ticaretinin ana omurgasını oluşturmaya devam ederken, Trendyol verileri Denizlili üreticilerin pazarın nabzını tutarak niş alanlarda da Türkiye genelinde söz sahibi olmaya başladığını gösterdi. Denizli'den yurt geneline yapılan satışların hayatın her alanına yayıldığı göze çarparken, ilk 100 listesinde paspas, kılıf, pet shop ürünleri ve oto aksesuarı gibi ürünler dikkat çekti.&nbsp;</p><p></p><p>Denizli’nin üretim gücü, Trendyol ile küresel pazarlara açılıyor</p><p>Denizli, tekstil başta olmak üzere üretim gücüyle Türkiye’nin ihracat kaslarından biri olmayı sürdürürken, e-ihracat bu potansiyelin küresel pazarlara taşınmasında kritik bir rol üstleniyor. Dijitalleşmenin hız kazandığı bu dönemde, yerel üreticilerin sınır ötesi ticarete erişimini kolaylaştırmak, rekabet güçlerini artırmanın en önemli unsurlarından biri haline geliyor.</p><p>Trendyol, sunduğu teknoloji, lojistik ve pazarlama altyapısıyla Denizlili üretici ve satıcıların e-ihracata katılımını kolaylaştırarak, ürünlerini dünya pazarlarıyla buluşturuyor. Böylece sadece satış hacmini artırmakla kalmayıp, yerel kalkınmaya da doğrudan katkı sağlayan bir köprü görevi görüyor.</p><p>Denizli, yıllık 5 milyar dolara ulaşan rakamla Türkiye'nin dünyaya ihracatında sekizinci sırada yer alıyor. Denizli, Trendyol ekosistemi içindeki e-ihracat performansıyla Türkiye beşincisi olarak dikkat çekiyor. E-ihracat, Denizli'de en hızlı büyüyen alan olarak göze çarpıyor.</p><p>Kentin üretim gücünün dijital kanallarla daha geniş pazarlara taşınması, sanayi ve ihracat temsilcileri tarafından da Denizli’nin yeni büyüme alanlarından biri olarak değerlendiriliyor.&nbsp;</p><p></p><p>Selim Kasapoğlu: “Rekabetin Yolu Dijitalden Geçiyor”</p><p>Denizli’nin üretim gücü ve girişimci ruhuyla Türkiye’nin en önemli sanayi şehirlerinden biri olduğunu belirten Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, günümüzde rekabette öne çıkmanın yolunun üretilen değeri dijital dünyada güçlü bir şekilde konumlandırıp küresel pazarlara doğrudan taşıyabilmekten geçtiğini ifade ederek şunları söyledi: "E-ticaret ve mikro ihracat, özellikle KOBİ’lerimiz için önemli fırsatlar sunuyor. Daha önce yalnızca toptan çalışan birçok işletmemiz bugün kendi markasını oluşturarak dijital platformlar üzerinden son kullanıcıya ulaşabiliyor. Bu dönüşüm hem katma değeri artırıyor hem de firmalarımızın rekabet gücünü yükseltiyor. Biz de Denizli Sanayi Odası olarak şehrimizin e-ihracat ve e-ticaret alanındaki potansiyelinin farkındayız. Hedefimiz, firmalarımızın dijital dönüşüm süreçlerini desteklemek, markalaşmayı güçlendirmek ve Denizli’nin üretim başarısını dijital ticarette de daha ileri taşımaktır.”</p><p>“Osman Uğurlu: E-ihracat, Denizli’ye esnek ve doğrudan satış kanalı açıyor”</p><p>Denizli İhracatçılar Birliği Başkanı Osman Uğurlu ise, e-ihracatın Denizli için stratejik önemine vurgu yaptı: "Avrupa başta olmak üzere birçok pazara yüksek kaliteli tekstil ürünleri ihraç ediyoruz. Ancak geleneksel ihracat modeli genellikle büyük siparişler ve uzun vadeli anlaşmalar üzerine kurulu. E-ihracat ise bu yapıyı tamamlayan ve esnek hale getiren yeni bir kanal oluşturuyor. Bugün Denizlili bir üretici, e-ihracat sayesinde Almanya’daki bir son kullanıcıya tek bir bornoz satışı gerçekleştirebiliyor. Bu, geçmişte mümkün olmayan bir iş modeliydi. Aynı şekilde ABD veya Körfez pazarlarına küçük hacimli ama yüksek katma değerli ürünler gönderilebiliyor."</p><p></p><p>Dijitalin Denizli’ye getirdiği köklü değişim</p><p>Denizlili işletmeler, e-ticaret ve e-ihracatın sağladığı verilerle daha esnek ve talep odaklı üretim gerçekleştiriyor. Bir ürünün hangi şehirde ya da ülkede çok sattığı, hangi renk veya modelin daha çok talep gördüğü gibi veriler, Denizli'deki üretim planlamasına doğrudan yansıdı.</p><p>Trendyol verileri, Denizli'deki üretim modelinin köklü bir dönüşüm geçirdiğini gösteriyor. E-ticaret ve e-ihracat öncesinde ürünler önce toptancı, ardından perakendeci zinciriyle son kullanıcıya ulaşıyordu. Ancak günümüzde dijitalin gücüyle üretici doğrudan müşteriyle buluşabiliyor. Bu dönüşüm kadın ve genç girişimcilerin daha kolay pazara girmesini, küçük atölyelerin marka haline gelmesini ve sınırlı bir kitleye hitap eden özel ürünlerin üretimini artırdı.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İstanbul'da moda rüzgarı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/istanbulda-moda-ruzgari-2252/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/istanbulda-moda-ruzgari-2252/</id>
<published><![CDATA[2026-05-26T12:51:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-26T12:51:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_373FA1-DE181F-1BFB4F-45B46A-4DBD44-90C7A0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şıklığın ve zarafetin ön planda olduğu gecede iş dünyasının dikkat çeken isimlerinden Aslı Sipahi de yerini aldı.</p><p>Aslı Sipahi, davet için İtalya’dan gelen moda devinin önemli yöneticileri Giulia Rotandi ve Graziella Contin Mancini ile uzun süre sohbet ederek moda ve iş dünyasına dair keyifli paylaşımlarda bulundu. Gecenin en dikkat çeken isimlerinden biri olan Sipahi, samimi anlarını bol bol hatıra fotoğrafı ile ölümsüzleştirdi.</p><p>Gecenin sonunda dostane bir atmosferde vedalaşan üçlü, en kısa zamanda İtalya’nın moda başkenti Milano’da yeniden bir araya gelme sözü vererek davetten ayrıldı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türk deri ve kürk sektörü katma değerle büyüyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-deri-ve-kurk-sektoru-katma-degerle-buyuyor-6042/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-deri-ve-kurk-sektoru-katma-degerle-buyuyor-6042/</id>
<published><![CDATA[2026-05-22T02:08:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-22T02:08:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_84E533-B303E2-8FD4A7-8B8420-8A9B51-11E5FA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye deri ve kürk konfeksiyon sektörünün küresel ölçekteki en önemli ticaret ve moda buluşmalarından biri olarak gösterilen TDK Leather &amp; Fur Fashion Show Fuarı, Antalya’da yoğun katılımla başladı. Türkiye’den 56 firmanın koleksiyonlarını sergilediği organizasyonda toplam katılımcı ve ziyaretçi sayısının 1500’e yaklaşması bekleniyor.</p><p>ÜÇ ÜLKEDEN ALIM HEYETİ GELDİ&nbsp;</p><p>Fuar kapsamında gerçekleştirilen ikili iş görüşmeleri (B2B) programı ise organizasyonun en önemli başlıkları arasında yer alıyor. Ticaret Bakanlığı ve İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) iş birliğiyle organize edilen görüşmelerde Avrupa Birliği ülkeleri, ABD, Kanada, Birleşik Krallık ve İspanya başta olmak üzere birçok ülkeden nitelikli alıcılar Türk firmalarıyla bir araya geliyor. Bunların yanında ABD, Kanada ve İspanya’dan gelen 11 firmalık alım heyeti de Türk üreticilerle önemli görüşmeler gerçekleştirecek.&nbsp;</p><p>İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Güven Karaca, Antalya’daki organizasyonun sektörün katma değerli büyüme stratejisi açısından kritik bir rol üstlendiğini belirterek, deri ve kürk konfeksiyonunun Türkiye’nin en yüksek katma değer yaratan alanlarından biri olduğunu söyledi.</p><p>2025 yılında deri ve deri mamulleri sektörünün toplamda 1 milyar 440 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirten Karaca, deri ve kürk konfeksiyonunun ise diğer alt sektörlerden pozitif ayrışarak yüzde 17 büyüme ile 226 milyon dolarlık ihracata ulaştığını ifade etti. Karaca, “Biz deri ve kürk konfeksiyon sektörüne ülkenin ve sektörün katma değer lokomotifi diyoruz.&nbsp;</p><p></p><p>Çünkü kilogram başına ihracat değerine baktığımızda 2025 yılında 128 dolar seviyesindeydik. 2026’nın ilk dört ayında ise bu rakam 156 dolara yükseldi. Türkiye’nin genel ihracat kilogram değerinin yaklaşık 1,5 dolar olduğu düşünüldüğünde burada olağanüstü bir katma değer yaratıldığını görüyoruz.” dedi.</p><p>“ARTIK UCUZ ÜRÜN DEĞİL, LÜKS SEGMENT SATIYORUZ”</p><p>Sektörün artık fiyat rekabeti yerine kalite, tasarım ve hız avantajıyla hareket ettiğini vurgulayan Karaca, Türkiye’nin özellikle lüks segmentte dünyadaki en güçlü oyunculardan biri haline geldiğini söyledi. Karaca, “Biz artık ucuz ürün segmentinde değiliz. Niş, butik ve yüksek kaliteli ürünlere odaklanıyoruz. Dünyanın en iyi vitrinlerinde Türk deri konfeksiyon ürünleri yer alıyor. A ve A Plus segmentte üretim yapıyoruz. Bugün bizim yaptığımız kaliteyi aynı hız ve esneklikle üretebilen çok fazla ülke kalmadı.” diye konuştu.</p><p>Türkiye’nin ham maddeden nihai ürüne kadar entegre bir üretim gücüne sahip olduğuna dikkat çeken Karaca, güçlü tabakhane altyapısının sektörün en önemli avantajlarından biri olduğunu belirtti. Trendlerin artık Türk tabakhaneleri ve Türk üreticileri tarafından şekillendirildiğini ifade eden Karaca, “Bizim en büyük avantajımız hızımız. Bir müşteri bizden numune istediğinde iki hafta içinde sonuç verebiliyoruz. Aynı süreç bazı Uzak Doğu ülkelerinde aylar sürebiliyor. Trendlerin çok hızlı değiştiği moda dünyasında bu büyük bir avantaj sağlıyor.” dedi.</p><p>ABD İLK SIRAYA YERLEŞTİ</p><p>Uzun yıllar sektörün ana pazarı olan Rusya’nın yerini artık ABD’nin aldığını belirten Karaca, deri ve kürk konfeksiyonunda son iki yıldır en büyük pazarın Amerika olduğunu söyledi. ABD’ye ihracatın her geçen yıl arttığını ifade eden Karaca, Avrupa’da da büyümenin hızlandığını kaydetti.</p><p>Karaca, “Amerika deri konfeksiyonunda en güçlü pazarımız haline geldi. Bunun yanında İngiltere’de ilk dört ayda yüzde 155, Almanya’da yüzde 77, İtalya’da ise yüzde 72 büyüme yakaladık. Yani sadece Amerika’da değil Avrupa’da da ciddi bir ivme söz konusu. Kanada’yı da stratejik hedef pazarlarımız arasına aldık. Önümüzdeki dönemde Kanada’ya yönelik özel çalışmalarımız olacak.” ifadelerini kullandı.</p><p>DÜNYADAKİ OYUN KURUCULARDAN BİRİ OLDUK</p><p>İDMİB olarak son dönemde agresif pazarlama stratejileri uyguladıklarını anlatan Karaca, klasik fuarcılık anlayışının dışına çıktıklarını belirtti. Son 5 ayda 9 ülkeden 27 önemli alıcıyı bire bir eşleştirme modeliyle İstanbul’da ağırladıklarını söyleyen Karaca, “Artık başkasının kurduğu oyunun içine dahil olmak yerine oyunu bizim kurmamız gerekiyor. Antalya’daki bu organizasyon da bunun en güçlü örneklerinden biri. Yaklaşık 60 güçlü üreticimizi dünyanın dört bir yanından gelen bine yakın alıcıyla buluşturuyoruz.” dedi.</p><p>Deri ve kürk konfeksiyonunda Türkiye’nin artık dünyadaki oyun kurucularından biri olduğunu ifade eden Karaca, “Bugün lüks segmentte Türk deri sektörü dünyaya yön veren ülkelerden biri&nbsp;</p><p></p><p>haline geldi. Rakiplerimizle fiyat üzerinden değil kalite, tasarım, hız ve inovasyon üzerinden rekabet ediyoruz. Bu da bizi farklı bir noktaya taşıyor.” değerlendirmesinde bulundu.</p><p>100 MİLYON DOLARLIK HACİM BEKLENİYOR</p><p>Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği (TDKD) Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Sarıgül de, fuarın açılışında yaptığı değerlendirmede organizasyonun sektör açısından kritik önem taşıdığını belirterek, 100 milyon dolarlık bir ticaret hacmine ulaşmayı beklediklerini kaydetti. Sarıgül, “Antalya’daki fuarımız sektörümüzün en önemli vitrini konumunda. Burada sadece ürün sergilemiyoruz; aynı zamanda yeni pazarlara açılıyor, yeni iş birlikleri kuruyoruz. Özellikle ABD ve Avrupa’dan gelen alıcı ilgisinin artması bizim için son derece değerli.” dedi.</p><p>Son yıllarda sektörün önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ifade eden Sarıgül, Türk deri konfeksiyon sektörünün artık yüksek katma değerli, butik ve tasarım odaklı üretime yöneldiğini söyledi. Sarıgül, “Artık modayı takip eden değil, moda üreten bir yapıya sahibiz. Küçük adetli, hızlı teslimat avantajı sağlayan ve yenilikçi koleksiyonlarla hareket eden firmalarımız dünya pazarlarında daha fazla tercih ediliyor.” diye konuştu.</p><p>Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında sektörün alternatif pazarlara yöneldiğini hatırlatan Sarıgül, özellikle Avrupa Birliği, ABD ve Kuzey Amerika pazarlarında daha görünür hale geldiklerini kaydetti. Antalya’daki fuarın bu strateji açısından önemli bir görev üstlendiğini vurgulayan Sarıgül, “Bu organizasyon mevcut müşterilerimizi korumanın yanı sıra yeni ticari bağlantılar kurulmasına da ciddi katkı sağlıyor. Fuar boyunca yapılacak B2B görüşmelerinin ihracata doğrudan katkı vereceğine inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.</p><p>Sektörün halen zorlu ekonomik koşullar altında faaliyet gösterdiğini belirten Sarıgül, buna rağmen firmaların yatırımlarını ve üretim gücünü korumaya çalıştığını söyledi. 2026’nın ilk aylarında ihracat tarafında daha olumlu sinyaller aldıklarını ve ilk 4 ayda yüzde 6'lık bir yükseliş gördüklerini ifade eden Sarıgül, birim fiyatlardaki yükselişin de sektörün katma değerli üretime yöneliminin önemli bir göstergesi olduğunu sözlerine ekledi.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Dünya ev tekstili sektörü HOMETEX'te buluştu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dunya-ev-tekstili-sektoru-hometexte-bulustu-9463/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dunya-ev-tekstili-sektoru-hometexte-bulustu-9463/</id>
<published><![CDATA[2026-05-20T02:04:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-20T02:04:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E552FD-48E443-9EBF05-DCE368-1CEF68-9B8A17.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin (TETSİAD) ev sahipliğinde, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) iştiraki KFA Fuarcılık organizasyonuyla düzenlenen fuarın açılışı Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, protokol üyeleriyle ve sektör temsilcileriyle birlikte gerçekleştirildi. 11 holde yaklaşık 200 bin metrekarelik alanda gerçekleştirilen fuarda, 600’e yakın firma ürünlerini ve yeni koleksiyonlarını sergiliyor. Fuar kapsamında yüzlerce yabancı firma temsilcisi yeni ticaret bağlantıları için HOMETEX’i ziyaret ederken, alım heyeti kapsamında da 45 ülkeden gelen 250’ye yakın iş insanı Türk firmalarıyla iş görüşmeleri gerçekleştiriyor.</p><p>Bolat: “Türkiye Fuarcılıkta Küresel Merkez Haline Geldi”</p><p>Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, fuarın açılışında yaptığı konuşmada, HOMETEX’in 33 yıllık geçmişiyle dünyanın önde gelen uluslararası fuar organizasyonlarından biri olduğunu söyledi. Türkiye’nin artık fuarcılıkta ve uluslararası ticarette güçlü merkezlerden biri haline geldiğini belirten Bolat, “Geçmişte sektör Frankfurt’a giderdi. Bugün Türkiye uluslararası ticaretin ve fuarcılığın merkezlerinden biri haline geldi. HOMETEX de bu başarının en güzel örneklerinden biri olarak kayda geçecektir. TETSİAD’ı ve KFA Fuarcılık firmamızı bu önemli organizasyon için kutluyorum.” dedi.&nbsp;</p><p>Bakan Bolat, tekstil ve konfeksiyon sektörünün Türkiye ekonomisi için stratejik değer taşıdığını vurgulayarak, Türkiye’nin bu alanda 211 ülkeye ihracat yaptığını kaydetti. Türkiye’nin tekstil ve konfeksiyon ihracatında dünyada 7’nci, Avrupa Birliği’nde ise 3’üncü sırada yer aldığını ifade eden Bolat, “Ev tekstilinde Türkiye Avrupa birincisi, dünyada 5’inci konumdadır.” diye konuştu.&nbsp;</p><p>“Müşterilerin İlk Adresi Türkiye”</p><p>Bakan Bolat, HOMETEX’in prestijli fuar kapsamına alındığını ve firma başına destek miktarının yükseltildiğini bildirdi. Ticaret Bakanlığı’nın alım heyetleri, UR-GE projeleri, fuar destekleri, marka programları ve tanıtım destekleriyle sektörün yanında olduğunu dile getiren Bolat, küresel ticarette yaşanan zorluklara rağmen Türkiye’nin üretim, tedarik ve lojistik gücüyle öne çıktığını söyledi. Ömer Bolat, “Kriz dönemlerinde uluslararası müşterilerin ilk döndüğü adres yine Türkiye oluyor.” değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Şahinler: “HOMETEX Sektörümüzün Dünyaya Verdiği Güçlü Mesajdır”</p><p>TETSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Şahinler, HOMETEX’in Türk ev tekstili sektörünün üretim kapasitesini, tasarım vizyonunu, ihracat gücünü ve küresel rekabet yetkinliğini dünyaya gösterdiğini söyledi. Şahinler, “HOMETEX sektörümüzün dünyaya verdiği güçlü bir mesaj haline gelmiştir. Yakın coğrafyamızdaki savaşlara ve küresel ekonomideki kırılmalara rağmen fuarımız katılım gücünü korumuştur.” dedi. Bu yıl fuarın 11 holde, yaklaşık 200 bin metrekarelik alanda, 600’e yakın katılımcı firmayla düzenlendiğini belirten Şahinler, 45 ülkeden 250’den fazla iş insanının alım heyeti kapsamında firmalarla buluşturulduğunu ifade etti. Şahinler, ev tekstili sektörünün geleceğinde dijitalleşme, yapay zeka, sürdürülebilirlik ve tasarım odaklı üretimin belirleyici olacağını kaydetti. TETSİAD’ın bu doğrultuda HomeTex.org platformunu hayata geçirdiğini aktaran Şahinler, “HomeTex.org ile üreticileri, markaları, tasarımcıları ve global alıcıları aynı dijital ekosistemde buluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı. Şahinler, platformun firmalara kendilerini dünyaya tanıtma ve profesyonel alıcılarla 7/24 iletişim kurma imkanı sağlayacağını belirtti. TETSİAD Başkanı Şahinler ayrıca ev tekstil sektörüne destekleri için de Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’a teşekkür etti.&nbsp;</p><p>“HOMETEX Sektörümüzün Dünyaya Açılan Güçlü Vitrinidir”</p><p>Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, HOMETEX’in Türkiye’de fuarcılık kültürünün gelişmesine önemli katkılar sunan köklü organizasyonlardan biri olduğunu söyledi. İbrahim Burkay, tekstil ve konfeksiyon sektörünün 30 milyar dolara yaklaşan ihracatıyla Türkiye ekonomisinin lokomotif alanları arasında yer aldığını belirtti. Türkiye’nin son yıllarda üretim, ihracat ve teknoloji alanlarında önemli atılımlar gerçekleştirdiğini ifade eden Burkay, özel sektörün bu dönüşümde güçlü bir sorumluluk üstlendiğini kaydetti. Aynı zamanda KFA Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı da olan İbrahim Burkay, Türkiye’nin ev tekstilinde trendlerin belirlendiği önemli merkezlerden biri haline geldiğini vurgulayarak, “Ev tekstili sektörümüz 3 milyar doların üzerindeki ihracatıyla tekstil ve konfeksiyonun en güçlü ürün gruplarından birini oluşturuyor. HOMETEX’te firmalarımız yeni koleksiyonlarını dünyanın dört bir yanından gelen alıcılarla buluşturuyor. Bu fuar, sektörümüzün tasarım kabiliyetini, üretim kalitesini ve ihracat vizyonunu dünyaya gösteren güçlü bir vitrindir.” diye konuştu.&nbsp;</p><p>“Fuar Destekleri Sektör İçin Kritik Önemde”</p><p>KFA Fuarcılık’ın HOMETEX başta olmak üzere uluslararası ölçekte önemli organizasyonlara imza attığını belirten Burkay, Ticaret Bakanlığı’nın prestijli fuar desteklerinin sektör açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Başkan Burkay, Bakanlık destekleriyle gerçekleştirilen alım heyetlerinin sektöre yeni ticaret kapıları açtığını belirterek, “600’e yakın firmamızın katıldığı bu organizasyonun üretimimize, ihracatımıza ve ülke ekonomimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Destekleri için Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat’a ve bakanlık bürokratlarımıza teşekkürlerimizi sunuyorum.” dedi.</p><p>Gültepe: “Daha Verimli Üretmeli, Daha Güçlü Markalar Çıkarmalıyız”</p><p>TİM Başkanı Mustafa Gültepe, fuarların, ticaret heyetlerinin ve alım heyetlerinin ihracattaki kayıpların telafi edilmesinde büyük önem taşıdığını söyledi. Türkiye’nin mal ihracatını 273 milyar dolardan 282 milyar dolara çıkarmak için çalıştığını belirten Gültepe, tekstil sektörünün 2025’te 9,4 milyar dolar, hazır giyim sektörünün ise 16,8 milyar dolar ihracat gerçekleştirdiğini ifade etti. Türk ev tekstilinin kalite, tasarım ve güven konusunda dünyada güçlü bir marka altyapısına sahip olduğunu belirten Gültepe, küresel rekabetin her geçen gün sertleştiğine işaret ederek, Gültepe, “Artık üretmek yetmiyor. Daha verimli üretmek, daha yenilikçi olmak, daha güçlü markalar çıkarmak ve katma değerli ihracatımızı büyütmek zorundayız.” dedi.</p><p>Öksüz: “Türkiye Kalite Ve Katma Değerde Farkını Ortaya Koyuyor”</p><p>İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Öksüz, Türkiye’nin dünya ev tekstili ihracatında 5’inci sırada yer aldığını, Avrupa’nın ise en büyük ev tekstili üreticisi konumunda bulunduğunu söyledi. Öksüz, Avrupa’nın dünya genelinden yaptığı ithalatta ortalama birim fiyatın 6,2 euro seviyesinde olduğunu, Türkiye’den yaptığı ithalatta ise bu rakamın 9,7 euroya ulaştığını belirtti. Öksüz, “Bu tablo Türkiye’nin kalite, katma değer ve rekabet üstünlüğünü açık şekilde ortaya koyuyor.” dedi. Küresel talep daralması ve maliyet artışlarına rağmen sektörün üretmeye, istihdam sağlamaya ve dünya pazarlarındaki güçlü duruşunu korumaya devam ettiğini ifade eden Öksüz, Ticaret Bakanlığı destekleriyle düzenlenen alım heyetlerinin sektör için önemli fırsatlar oluşturduğunu söyledi.</p><p>Develioğlu: “Tekstil Türkiye Ekonomisinin Temel Direklerinden Biri”</p><p>İstanbul Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Mehmet Develioğlu, HOMETEX’in 33 yıldır sektörün en önemli buluşma noktalarından biri olduğunu söyledi. Develioğlu, tekstil sektörünü Türkiye’nin dünyaya açılan en güçlü kapılarından biri olarak nitelendirdi. Sektörün maliyet baskıları, kur dengesi ve enerji giderleri gibi zorluklarla karşı karşıya bulunduğunu belirten Develioğlu, “Tekstil ve hazır giyim sektörümüz yüksek istihdam kapasitesi ve ihracat gücüyle Türkiye ekonomisinin temel direklerinden biri olmaya devam ediyor.” dedi. Develioğlu, HOMETEX’in sektörün küresel rekabet gücünü ortaya koyduğunu belirterek, fuarın katılımcı firmalar için verimli geçmesini diledi.</p><p>Konuşmaların ardından Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve protokol üyeleri fuarın açılış kurdelesini kesti. Protokol üyeleri daha sonra fuarda stant açan firmaların stantlarını gezdi.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ayakkabıda ithalat hız kesti</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ayakkabida-ithalat-hiz-kesti-9670/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ayakkabida-ithalat-hiz-kesti-9670/</id>
<published><![CDATA[2026-05-19T02:19:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-19T02:19:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FD1D7F-C863E7-E6FE48-4845C4-026E07-BADEBC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ticaret Bakanlığının aldığı önlemler sayesinde ayakkabıda ithalat fırtınası dindirilirken, ihracatta 2023 yılıyla birlikte başlayan kan kaybı bir türlü durdurulamıyor. 2026’nın ilk çeyreğinde Türkiye’nin ayakkabı ihracatı miktar bazında yüzde 36,5, değer olarak yüzde 19,4 azaldı. Türkiye, Ocak-Mart döneminde 255 milyon dolar karşılığında 29,8 milyon çift ayakkabı ihraç etti.&nbsp;</p><p></p><p>Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, yüksek üretim maliyetleri nedeniyle ayakkabı sektörünün son üç yıldır rekabetçilikte zorlandığını söyledi. 2021’de 550 milyon dolar cari fazla veren sektörün, 2025’i 650 milyon dolar açıkla kapattığını hatırlatan İçten, şunları söyledi:</p><p></p><p>“TASD’nin yoğun girişimleri sonucunda Ticaret Bakanlığımız 2025’in başından itibaren sektörün elini rahatlatmak için çeşitli düzenlemelere imza attı. Bu kapsamda ayakkabı ithalatına uygulanan ilave gümrük vergisi yüzde 30’dan yüzde 40’a çıkarıldı. Ardından posta ve hızlı kargo taşımacılığı yoluyla ayakkabı ithalatı kısıtlandı. Önlemler sayesinde 2026’nın ilk çeyreğinde ayakkabı ithalatı geçen yılın aynı dönemine göre miktar bazında yüzde 35,2, değer olarak yüzde 24,1 azaldı. Türkiye, bu yılın ilk çeyreğinde 387 milyon dolar karşılığında 15,6 milyon çift ayakkabı ithalatı gerçekleştirdi. İthalatı frenleyen önlemler için Ticaret Bakanlığımıza bir kez daha şükranlarımızı sunuyoruz. Ancak ihracattaki kan kaybı, dördüncü yılda da devam ediyor. 2026’nın ilk çeyreğinde ayakkabı ihracatımız miktar bazında yüzde 36,5, değer olarak yüzde 19,4 azaldı. Ocak-Mart döneminde 255 milyon dolar karşılığında, 29,8 milyon çift ayakkabı ihracatı gerçekleştirdik. İthalattaki yüksek oranlı daralmaya rağmen ilk çeyrekte 132 milyon dolarlık dış ticaret açığı verdik.”&nbsp;</p><p></p><p>SEKTÖRE REKABETÇİLİĞİNİ KAZANDIRACAK ÖNLEMLER HIZLA DEVREYE ALINMALI</p><p>Berke içten, ihracattaki kan kaybının daha fazla büyümemesi için sektöre rekabetçiliğini kazandıracak önlemlerin hızla devreye alınması gerektiğini söyledi. Ticaret Bakanlığının 2026’ya girerken ayakkabı imalatında kullanılan mikrofiber suni deri ithalatında ilave gümrük vergisini sıfırlamasının sektör için çok önemli bir adım olduğunu belirten İçten, şöyle devam etti:&nbsp;</p><p></p><p>“Bakanlığımız bu kararla, ‘devlet ayakkabı sektörünü gözden çıkardı’ diyenlere karşı çok net ve güçlü bir mesaj vermiş oldu. Ancak rahat bir nefes alabilmemiz için PU suni deriler, tabanlar ve air file kumaşlar gibi yedi sekiz malzemede daha gümrük vergisinin sıfırlanması gerekiyor. En kısa zamanda bu malzemelerle ilgili bir çalışma yapılacağını ümit ediyoruz. Sadece bu talebimizin karşılanması halinde üretim maliyetlerimiz yüzde 25 azalacağı için sektörü daha rekabetçi bir konuma taşıyabiliriz. Böyle bir adım Asya’daki üretimlerinin bir bölümünü Türkiye’ye kaydırmak için zemin yoklayan uluslararası markaların ülkemize gelme konusundaki motivasyonunu artırabilir.”</p><p>Berke İçten taleplerinin karşılanması halinde yılın ikinci yarısından itibaren ihracatta ibrenin yeniden yukarıya dönebileceğini sözlerine ekledi.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hazır giyim sektörü AB'nin dijital ürün pasaportuna hazırlanıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hazir-giyim-sektoru-abnin-dijital-urun-pasaportuna-hazirlaniyor-5520/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hazir-giyim-sektoru-abnin-dijital-urun-pasaportuna-hazirlaniyor-5520/</id>
<published><![CDATA[2026-05-18T11:28:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-18T11:28:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_267D79-20EDDE-147337-B27D9A-7D4568-6AAF0D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>AB'nin, Yeşil Mutabakat hedefleri doğrultusunda tekstil sektöründe şeffaflığı ve izlenebilirliği sağlamak amacıyla hayata geçireceği, ürünün tarladan rafa tüm yolculuğunu dijital bir veri setiyle kayıt altında tutan kimlik niteliği taşıyan dijital ürün pasaportu için, Türk hazır giyim sektörü hazırlıklarını sürdürüyor.</p><p></p><p>Ürünün ham madde kaynağı, su ve enerji tüketimi, karbon ayak izi ve geri dönüştürülebilirliği gibi kritik bilgileri içeren uygulama ürünün çevresel etkisini belgeleyecek. Üzerinde yer alan kare kodlar aracılığıyla hem tüketiciler hem de gümrük yetkilileri bu verilere erişebilecek.</p><p></p><p>- "Uzak Doğu rakiplerimize karşı avantaj sağlayacağız"</p><p></p><p>Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, AA muhabirine sektörde pasaporta yönelik hazırlıkların devam ettiğini söyledi.</p><p></p><p>Eğitim ve seminerlerle üreticileri bilgilendirdiklerini kaydeden Bağcı, bu konuda Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi (UR-GE) projesi yürüttüklerini anlattı.</p><p></p><p>Sistemin tarladan başlayan zorlu bir izleme süreci gerektirdiğini ifade eden Bağcı, "Dijital ürün pasaportu düşünülenin aksine Türk hazır giyim sektörü için bir avantaj çünkü Türk hazır giyim sektörünün adaptasyonu ne kadar kolaysa, bizim rakiplerimiz olan Uzak Doğu, Bangladeş, Vietnam, Çin gibi ülkelerin adapte olması daha zor. O yüzden bizim için dezavantaj gibi görünen şey aslında sektörümüzün adaptasyona yatkınlığı sebebiyle ileride ihracat, müşterilere ulaşma anlamında avantajımıza döneceğine inanıyorum. Adapte olamayan firmalar tabii ki zarar görecekler ama bunun olmaması için de çalışmalarımızı sürdürüyoruz." diye konuştu.</p><p></p><p>Bağcı, dijital ürün pasaportu uygulamasına ilişkin şunları söyledi:</p><p></p><p>"Eğer üretici firmalar, ürün pasaportunu sunamazsa ek vergi uygulanacak Avrupa Birliği tarafından. Gümrükten geçememe gibi değil ama ek vergiyle, ek maliyetlerle karşılaşacak. Tabii bu da onların ürünlerini rekabetçi bir şekilde piyasaya sunamamalarını sağlayacak. Bu ürün pasaportu olmayan hiçbir firma orta vadede piyasada tutunamayacak. İlk önce büyük firmalar, büyük alıcılar bunu uygulayacak. Sonra ölçeğe göre aşağı doğru yıllar içerisinde sirayet edecek ve tamamında artık önümüzdeki 3-5 yıl içerisinde de tamamen bu bütün sektörü yayılmış olacak."</p><p></p><p>Ege Giyim Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Akçakaya ise sektörün henüz tam anlamıyla dijital ürün pasaportuna hazır olmadığını ancak yazılım altyapısının hızla geliştiğini belirtti.</p><p></p><p>Üretim süreçlerinin her aşamasını kontrol altına almanın kritik önem taşıdığını dile getiren Akçakaya, "Sektörün bu yolu bir an önce dikkate alıp stratejisini belirlemesi gerekiyor." dedi.</p><p></p><p>Dijital ürün pasaportu uzmanı Bekam Örün de uygulamanın teknik zorunluluklarına dikkati çekerek bir ürünün "şeceresini" ortaya koyacak uygulamanın tercih değil, şart olduğunu ifade etti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">""Uluslararası proje ortakları İtalya'da bir araya geldi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/uluslararasi-proje-ortaklari-italyada-bir-araya-geldi-3956/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/uluslararasi-proje-ortaklari-italyada-bir-araya-geldi-3956/</id>
<published><![CDATA[2026-05-18T02:11:25+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-18T02:11:25+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A3A1B6-D21B68-D0FC41-9DE7A2-DAC868-DA232C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Toplantıya TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken ile birlikte Proje Koordinatörü Nuran Senar, AB ve Dış İlişkiler Uzmanı Serdar Dalmaz ve Eğitim ve Planlama Uzmanı Ahmet Derin katıldı. Program kapsamında proje ortakları yürütülen çalışmalar hakkında sunumlar gerçekleştirirken, ayakkabı ve deri sektöründe dijital ve yeşil dönüşüm alanında faaliyet gösteren işletmelere teknik ziyaretler yapıldı.</p><p>“ESNAFIMIZI GELECEĞİN MESLEKLERİNE HAZIRLIYORUZ”</p><p>Toplantıda konuşan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, mesleki eğitimin güçlendirilmesi ve küçük işletmelerin dönüşüm sürecine hazırlanmasının önemine dikkat çekerek, “Dünyada yaşanan ekonomik belirsizlikler, savaşlar ve göç hareketleri ülkeleri ve ekonomileri doğrudan etkiliyor. Bu süreçte esnaf ve sanatkârlarımızın dijitalleşme ve yeşil dönüşüm süreçlerine uyum sağlaması büyük önem taşıyor. Mesleki eğitimin geliştirilmesi, uluslararası iş birliklerinin artırılması ve kalıcı barış ortamının güçlendirilmesi hem ülkemiz hem de Avrupa için önemli bir ihtiyaçtır. Özellikle ayakkabı ve deri sektöründe faaliyet gösteren işletmelerimizin yeni döneme hazırlanması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 1 Aralık 2024 - 30 Kasım 2026 tarihleri arasında yürütülecek proje ile ayakkabı ve deri sektöründe dijital ve yeşil dönüşümün desteklenmesi, mesleki eğitimin geliştirilmesi ve uluslararası standartların Türkiye’deki esnaf ve sanatkârlara kazandırılması hedefleniyor” dedi.</p><p>Daha önce Ankara, Porto ve Elche şehirlerinde gerçekleştirilen toplantıların ardından İtalya’da düzenlenen toplantının verimli geçtiğini belirten heyet, proje kapsamında kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve gelecekte yapılacak ortak çalışmalar konusunda değerlendirmelerde bulundu.</p><p>TESK’in koordinatörlüğünde yürütülen projede; Ticaret Bakanlığı Esnaf, Sanatkârlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü, Türkiye Umum Ayakkabıcılar Federasyonu, İklim Değişikliği Araştırma ve Politika Derneği ile Siteler Mesleki Eğitim Merkezi Türkiye’den proje ortakları arasında yer alırken, İtalya’dan CNA, İspanya’dan AVECAL ve Portekiz’den CTCP uluslararası ortak olarak projeye katkı sağlıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Akdeniz şıklığının yeni tanımı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/akdeniz-sikliginin-yeni-tanimi-7705/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/akdeniz-sikliginin-yeni-tanimi-7705/</id>
<published><![CDATA[2026-05-17T10:26:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-17T10:26:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B6392C-77EE83-0C8C4B-B29A53-97D591-7C80E5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Trendyolmilla ve SIEDRÉS imzalı koleksiyon, yazın dinginliğini, doğallığını ve özgürlük hissini merkezine alarak zamansız bir stil önerisi sunuyor. Hafif ve nefes alabilen kumaşlar, zarif transparan katmanlar ve akışkan silüetler koleksiyonun ana karakterini oluşturuyor.</p><p>Sahil stilinin rahatlığı ile şehir şıklığını bir araya getiren tasarımlar, günün farklı anlarına adapte olabilen çok yönlü bir gardırop kurgusu yaratıyor. Akdeniz estetiğini modern gardıroplara taşıyan koleksiyon yalnızca estetik değil, aynı zamanda yüksek kalite hissiyle de dikkat çekiyor.</p><p>Trendyolmilla’dan tasarım ve kalite odağında önemli bir iş birliği</p><p>Yeni koleksiyon, Trendyolmilla’nın modada erişilebilirliği korurken tasarım ve kalite odağını bir kez daha ortaya koyuyor. Trendyolmilla Genel Müdürü Sanem Tuna, iş birliğine dair şunları söyledi: “Trendyolmilla olarak, tasarım gücü yüksek markalarla gerçekleştirdiğimiz iş birlikleriyle modayı geniş kitleler için erişilebilir kılma vizyonumuzu güçlendirmeye devam ediyoruz. Bu doğrultuda SIEDRÉS ile hayata geçirdiğimiz koleksiyonun heyecanını yaşıyoruz. Akdeniz yaşamından ilham alan bu özel seçki; sahil ve şehir stilini bir araya getirirken kalite, tasarım ve stil dengesini güçlü bir şekilde yansıtıyor. Kullanıcılarımıza daha özgün bir yaz gardırobu sunan koleksiyonla, zarif olduğu kadar özgür bir stil deneyimi vadediyoruz.”</p><p>SIEDRÉS’in imza estetiği geniş kitlelerle buluşuyor</p><p>Akdeniz ruhunu çağdaş bir bakış açısıyla yorumlayan SIEDRÉS’in Kurucusu Ceylin Türkkan Bilge ise koleksiyonu şu sözlerle değerlendirdi: “Bu koleksiyonda bizim için en önemli çıkış noktası, yazın o ‘kaçış’ hissini gerçek ve giyilebilir bir dile dönüştürmekti. Tasarım sürecinde özgürlük hissini sadece görsel bir estetik olarak değil, bir kullanım deneyimi olarak da ele aldık. Her detayda hafiflik, hareket ve rahatlık ön plandaydı. Aynı zamanda SIEDRÉS’in karakteristik desen dili ve işçiliğe verdiğimiz önemle her parçanın kendi hikâyesini taşımasını istedik. Bu iş birliğiyle birlikte kendi tasarım dilimizi daha geniş bir kitleyle buluşturmak ve tasarımı daha ulaşılabilir kılmak da bizim için önemli bir motivasyondu. Yaz stiline daha sezgisel ve kişisel bir yorum katarken, bu dünyayı daha fazla insanın deneyimleyebilmesini hedefledik.”</p><p>Plajdan şehre uzanan sofistike bir yaz gardırobu</p><p>Özgürlük duygusundan ilham alan koleksiyon, yazın hafifliğini ve doğallığını her tasarımda hissettiriyor. Nefes alabilen kumaşlar, zarif transparan katmanlar ve akışkan silüetler, koleksiyonun karakterini belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Toplam 52 parçadan oluşan seçki, mayo ve bikini modellerinden elbiselere, aksesuar grubundan tamamlayıcı parçalara uzanan bütüncül bir yaz gardırobu sunuyor. SIEDRÉS’in imza desenleri, ince işçilikli nakış detayları ve özgün kesimleri koleksiyona güçlü bir kimlik kazandırırken, kıyı manzaralarından ilham alan doğal renk paleti modern ve dengeli bir görünüm yaratıyor. Ayakkabıdan çantaya, kemerden şapka ve şallara uzanan aksesuar seçkisiyle tamamlanan koleksiyon, yaz stiline sofistike ve çok yönlü bir yaklaşım getiriyor. SIEDRÉS’in yaratıcı tasarım dili ile Trendyolmilla’nın geniş erişim gücünü buluşturan bu özel iş birliği, sezonun öne çıkan koleksiyonları arasında yer almaya hazırlanıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Suwen operasyonel dayanıklılığını korudu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/suwen-operasyonel-dayanikliligini-korudu-9947/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/suwen-operasyonel-dayanikliligini-korudu-9947/</id>
<published><![CDATA[2026-05-15T02:37:13+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-15T02:37:13+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2A9273-E7A01F-166309-D4E3E0-9C3D58-A75E14.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Suwen’in enflasyon muhasebesine göre düzenlenmiş finansal sonuçlarına göre, 2026 yılının ilk çeyreğinde cirosu 1.264 milyon TL seviyesinde gerçekleşirken, geçen yılın aynı dönemine göre sınırlı bir daralma kaydedildi. Buna karşın brüt kâr %5,2 artışla 613 milyon TL’ye yükseldi.</p><p>Brüt kâr marjı, etkin ürün ve fiyatlama yönetimi, kampanya disiplininin korunması ve stok yönetimi sayesinde geçen yılın aynı dönemindeki %45,0 seviyesinden %48,5’e yükselerek 3,5 puan iyileşti. Bu performans, zorlu makroekonomik koşullara ve tüketici talebindeki baskıya rağmen şirketin kârlılık odağını koruduğunu gösterdi.</p><p>Suwen’in 2026 yılının ilk çeyreğinde faiz, amortisman ve vergi öncesi karı (FAVÖK) 84 milyon TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK marjı %6,6 seviyesinde korundu. Böylece şirket, reel hasılat baskısına rağmen operasyonel kârlılık marjını geçen yılın aynı dönemiyle paralel seviyede tutmayı başardı.</p><p>Suwen Genel Müdürü Ali Bolluk, 2026 ilk çeyrek finansal sonuçlarıyla ilgili şu değerlendirmeleri yaptı:</p><p>“Zorlu bir yıla girdiğimizin bilincinde olarak hareket ettik. Global gelişmelerin etkilediği makroekonomik sonuçlar, tüketici talebindeki sezonsal daralma, finansman giderleri, parasal pozisyon etkileri ve enflasyon muhasebesi kaynaklı etkiler nedeniyle net sonucumuz negatif bölgede kalsa da operasyonel tarafta brüt kâr marjındaki iyileşme ve FAVÖK marjının korunması, şirketimizin kârlılık ve verimlilik odaklı yönetim anlayışının sürdüğüne işaret ediyor. 2026 yılının devamında seçici büyüme, stok disiplini, brüt marj yönetimi ve operasyonel gider kontrolüne odaklanarak sürdürülebilir kârlılığı güçlendirmeyi hedefliyoruz.”&nbsp;</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">DESA, 111,5 milyon TL konsolide net kar açıkladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/desa-1115-milyon-tl-konsolide-net-kar-acikladi-8145/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/desa-1115-milyon-tl-konsolide-net-kar-acikladi-8145/</id>
<published><![CDATA[2026-05-15T02:31:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-15T02:31:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_ED4A40-B45D8D-D038DC-6DDE35-16A5FE-549CBE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Küresel lüks tüketim pazarındaki konjonktürel daralma ve yurt içi ekonomik baskıların etkili olduğu dönemde şirket, brüt kâr marjını geçen yılın aynı dönemine göre 3,3 baz puan artırarak %56,8’e yükseltti. DESA ayrıca 1,841 milyar TL seviyesindeki net nakit pozisyonuyla güçlü bilanço yapısını korumayı sürdürdü.</p><p>Satışlarda Toptan Kanalda Baz Etkisi</p><p>DESA’nın 2026 yılının ilk üç ayındaki toplam konsolide satış gelirleri 949 milyon TL olarak gerçekleşti.&nbsp;</p><p>DESA’nın markalı perakende ve e-ticaret kanallarında kaydettiği güçlü büyümeye rağmen, toplam konsolide performans geçen yılın ilk çeyreğinde gerçekleşen tek seferlik yüksek hacimli kurumsal toptan satışların oluşturduğu kanaldaki baz etkisinden dolayi şirketin toplam konsolide gelirleri ilk çeyrekte %4,4 oranında daralma gösterdi.</p><p>Söz konusu tek seferlik satışların etkisi hariç tutulduğunda ise şirketin ilk çeyrek cirosundaki büyüme 2025 yılının aynı dönemine göre %9,7’ye ulaştı.&nbsp;</p><p>DESA Markalı Perakende ve E-Ticaret Kanallarında Güçlü Büyüme</p><p>DESA markalı perakende ve e-ticaret kanalları, geçen yılın aynı dönemine kıyasla Türk lirası bazında sırasıyla %53 ve %98 büyüme kaydetti. Enflasyondan arındırılmış verilere göre ise bu iki kanal toplamda %24,7 oranında reel büyüme gerçekleştirdi.</p><p>İç talebin genel olarak baskı altında seyrettiği bir dönemde elde edilen bu performans, DESA’nın yurt içi perakende operasyonlarına ilişkin güçlü beklentilerini destekledi. Şirketin markalı perakende ve e-ticaret kanallarındaki satış adetleri yılın ilk çeyreğinde %26,5 artış gösterdi. Büyümenin ağırlıklı olarak fiyat artışlarından değil, satış hacmindeki artıştan kaynaklanması ise önümüzdeki döneme ilişkin olumlu görünümü güçlendirdi.</p><p>Güçlü Karlılık, Sağlam Marjlar ve Yüksek Net Nakit Pozisyonu</p><p>Dünyanın önde gelen lüks markalarının küresel ölçekte daralma yaşadığı ve iç piyasada ekonomik zorlukların devam ettiği bir dönemde şirket, brüt kârını geçen yılın aynı dönemine göre %1,6 artışla 539 milyon TL’ye yükseltirken, brüt kar marjında 3,3 baz puan iyileşme kaydetti.</p><p>Brüt kâr marjındaki artış, DESA’nın yüksek katma değerli ürün karması, etkin maliyet yönetimi ve güçlü fiyatlama kabiliyetinin bir kez daha göstergesi oldu.</p><p>FAVÖK, geçen yılın ilk çeyreğinde gerçekleşen tek seferlik kurumsal satışların baz etkisi nedeniyle yıllık bazda %9 gerilerken, söz konusu etkinin hariç tutulması durumunda %15,7 oranında büyüme kaydetti. DESA, yılın ilk çeyreğinde %29,7 FAVÖK marjı ve %11,7 net kâr marjı elde ederek güçlü operasyonel performansını sürdürdü.</p><p>Zorlu ekonomik koşullara ve artan operasyonel giderlere rağmen verimlilik odaklı yaklaşımını sürdüren şirket, net nakit pozisyonunu koruyarak ilk çeyrek sonunda 41,5 milyon ABD doları seviyesinde raporladı.</p><p>İhracatta Dönüşüm ve Güçlenen Pazar Dinamikleri</p><p>DESA, ihracat gelirlerini ABD doları bazında geçen yılın ilk çeyreğiyle aynı seviyede gerçekleştirdi. Şirket, çeşitlendirilmiş müşteri portföyü ve küresel markalardan gelen güçlü talep sayesinde önümüzdeki çeyreklerde bu satış kanalında 2025 yılına kıyasla daha güçlü bir büyüme ivmesi yakalanacağına yönelik olumlu sinyaller verdi.</p><p>Öte yandan, ABD doları bazlı ihracat gelirlerinin geçen yıl ile aynı seviyede gerçekleşmesine rağmen, USD/TL kurunun geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık %50 daha düşük artış göstermesi, TL bazında bakıldığında satış gelirlerini olumsuz etkiledi.</p><p>2025 Yılı Kârından Toplam 115 Milyon TL Temettü Dağıtımı Kararı</p><p>Şirketin 2025 yılı Olağan Genel Kurulu’nda alınan karar doğrultusunda, 2025 yılı net dağıtılabilir dönem kârından toplam net 115 milyon TL tutarında temettü dağıtılması kararlaştırıldı.</p><p>Temettü ödemeleri üç taksit halinde gerçekleştirilecek olup;</p><p>•	30 Eylül 2026 tarihinde net 35 milyon TL,&nbsp;</p><p>•	30 Ekim 2026 tarihinde net 40 milyon TL ve&nbsp;</p><p>•	30 Kasım 2026 tarihinde net 40 milyon TL&nbsp;</p><p>olmak üzere toplam net 115 milyon TL ortaklara kâr payı olarak dağıtılacaktır.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tekstil Sektöründe su yönetimi programı ilk webinarı ile başladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tekstil-sektorunde-su-yonetimi-programi-ilk-webinari-ile-basladi-1041/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tekstil-sektorunde-su-yonetimi-programi-ilk-webinari-ile-basladi-1041/</id>
<published><![CDATA[2026-05-15T02:04:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-15T02:04:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CB413D-C6E230-25BAF9-F7837D-B0B759-327EEF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tekstil sektöründe faaliyet gösteren firmaların su tüketimini azaltarak su verimliliğini artırması ve döngüsel su kullanımı başta olmak üzere su yönetimi alanında bütüncül bir yaklaşım benimsemesi amacıyla hayata geçirilen “Tekstil Sektöründe Su Yönetimi Programı”nın ilk webinarı gerçekleştirildi.</p><p>İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) tarafından, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) stratejik ortaklığında, Beymen Group ve SANKO Holding sponsorluğunda düzenlenen program ile; eğitim, çalıştaylar, iyi uygulama paylaşımları ve teknik gezi ile sektörün su yönetimi alanındaki dönüşümüne katkı sağlanması hedefleniyor.</p><p>“Tekstil Sektöründe Su Yönetiminde Küresel Trendler ve Markaların Üreticilerden Beklentileri” başlıklı ilk webinarda; tekstil sektöründe su yönetimine ilişkin küresel eğilimler, tedarik zincirindeki dönüşüm gereklilikleri, markaların üreticilerden beklentileri ve sürdürülebilir üretim perspektifleri çok paydaşlı bir bakış açısıyla ele alındı.</p><p>Webinarın açılış konuşmaları; SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel, İTHİB Yönetim Kurulu Üyesi ve Tekstil Sektörü Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Sultan Tepe,&nbsp;</p><p>Beymen Group CEO’su Elif Çapçı ve SANKO Holding CSO’su Enise Ademoğlu Matbay tarafından gerçekleştirildi. Konuk konuşmacı Prof. Dr. Mehmet Kitiş ise tekstil sektöründe su yönetimine yönelik küresel trendler, risk alanları ve sürdürülebilirlik eksenindeki dönüşüm başlıklarına dair kapsamlı bir çerçeve sundu.</p><p>SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel yaptığı açılış konuşmasında; “Tekstil sektörü uzun yıllardır üretim gücü, ihracat kapasitesi ve yarattığı istihdamla ülkemizin en önemli sektörlerinden biri oldu. Ancak artık sektörlerin başarısı yalnızca ne kadar ürettikleriyle değil, kaynakları nasıl yönettikleriyle de ölçülüyor. Türkiye topraklarının yaklaşık yüzde 88’i çölleşme riski altında ve tekstil suyun en çok kullanıldığı sektörler arasında yer alıyor. Tekstilde su yönetimi yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, Türkiye’nin üretim gücünü, ihracat rekabetini ve küresel değer zincirlerindeki konumunu güçlendirecek stratejik bir dönüşüm alanı. Bu nedenle Tekstil Sektöründe Su Yönetimi Programı’nı su verimliliğinden atıksu yönetimine, döngüsel su kullanımından iyi uygulama örneklerine kadar geniş bir çerçevede kurguladık” ifadelerini kullandı.</p><p>İTHİB Yönetim Kurulu Üyesi ve Tekstil Sektörü Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Sultan Tepe, konuşmasında tekstil sektörünün Türkiye ekonomisi açısından stratejik önemine dikkat çekti. Üretimden ihracata, istihdamdan yarattığı katma değere kadar sektörün güçlü bir ekosistem oluşturduğunu belirten Tepe, sürdürülebilirlik ekseninde yaşanan dönüşümün merkezinde artık su yönetiminin yer aldığını ifade etti. Su kaynakları üzerindeki baskının her geçen gün arttığını vurgulayan Tepe, “Su artık yalnızca bir üretim girdisi değil, sektörün geleceğini belirleyen stratejik bir kaynak haline geldi. İklim krizi, artan regülasyonlar ve küresel markaların beklentileri doğrultusunda sürdürülebilir su yönetimi; rekabet gücü, tedarik zinciri dayanıklılığı ve marka itibarı açısından kritik önem taşıyor” dedi. “Geleceğin tekstili, suyu verimli kullanan tekstil olacaktır” değerlendirmesinde bulunan Tepe, Tekstil Sektöründe Su Yönetimi Programı’nın yalnızca bir eğitim serisi değil; sektörün ortak akılla hareket ettiği, iyi uygulamaların yaygınlaştırıldığı ve sürdürülebilir üretim kültürünün güçlendirildiği önemli bir dönüşüm platformu olduğunu söyledi.</p><p>“SU YÖNETİMİ ARTIK TEKSTİL SEKTÖRÜ İÇİN STRATEJİK BİR ALAN”</p><p>Programın açılış konuşmasını Beymen Group CEO’su Elif Çapçı yaparken, Beymen Group olarak sürdürülebilirlik çalışmalarını “Beymen Promise” çatısı altında yürüttüklerini belirterek, “Dünyaya Sözümüz Var” yaklaşımıyla doğaya, topluma ve insana karşı sorumluluklarını işin ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini ifade etti.</p><p>Çapçı, tekstil sektöründe su yönetiminin artık yalnızca çevresel bir başlık olmadığını; üretimin sürekliliğini, tedarik zincirinin dayanıklılığını ve sektörün rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir konu haline geldiğini vurguladı. Su yönetimini konuşmanın aynı zamanda kaynak verimliliğini, maliyet yapısını ve sektörün gelecekteki varlık koşullarını konuşmak anlamına geldiğini belirten Çapçı, Beymen Group’un tedarikçiyi, üreticiyi ve müşteriyi dönüştürme gücüyle ekosistemin merkezinde kritik bir role sahip olduğuna dikkat çekti.</p><p>Beymen Group olarak sürdürülebilirliği bir hedef değil, yarım asrı aşan mirasın getirdiği bir sorumluluk olarak gördüklerini ifade eden Çapçı, Türkiye’nin lüks moda ve yaşam stili destinasyonu olmanın gücü ve bilinciyle dönüşümü sahiplendiklerini; dokundukları tüm paydaşları bu dönüşümün bir parçası haline getirmek için kararlı ve somut adımlar attıklarını belirtti.</p><p>İklim krizinin etkilerini artık çok daha somut ve ölçülebilir şekilde hissettiğimiz bir dönem yaşadığımızı vurgulayan SANKO Holding CSO’su Enise Ademoğlu Matbay sözlerini şöyle sürdürdü;</p><p>“Aşırı hava olaylarının artması, su stresi ve kaynak baskısının derinleşmesi hem ülkemizde hem de küresel ölçekte ekonomik ve operasyonel riskleri artırıyor. Bilimsel veriler, bu risklerin yönetilmemesi halinde büyüme ve refah üzerinde ciddi kayıplar yaşanabileceğine işaret ediyor. Bu tablo, sürdürülebilirliği artık yalnızca çevresel bir sorumluluk değil; iş dünyası için rekabetçiliği, tedarik zinciri dayanıklılığını ve finansmana erişimi belirleyen stratejik bir dönüşüm alanı haline getiriyor. Bu nedenle SANKO Holding olarak, atılacak her adımın, sadece bugünü değil geleceği de güvence altına alacak şekilde bütüncül bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğine inanıyoruz.”</p><p>Program 2026 boyunca eğitim, çalıştay, teknik gezi ve webinarlarla devam edecek</p><p>Tekstil Sektöründe Su Yönetimi Programı, 2026 yılı boyunca farklı içeriklerle devam edecek. Program kapsamında; 4 Haziran’da su verimliliği ve atık su geri kazanımı üzerine bir eğitim programı, 5 Haziran’da üretim süreçlerinde su tüketimini azaltma teknikleri ve global iyi uygulamalara odaklanan ilk çalıştay, 30 Haziran’da finansman kaynakları ve yeşil krediler konulu ikinci webinar, 17 Eylül’de mevzuat ve atık su geri kazanımı odağında ikinci çalıştay, 18 Eylül’de ileri atık arıtma ve geri kazanım uygulamalarına yönelik OSB teknik gezisi ve 5 Ekim’de dijital izleme, raporlama ve uluslararası iyi uygulamalar konulu üçüncü webinar gerçekleştirilecek.</p><p>Program çıktıları arasında; eğitim ve etkinliklerden elde edilecek sektörel içgörüler, firmaların uygulamaya aldığı iyi örnekler, politika yapıcılara yönelik öneriler ve sektörel su yönetimi yaklaşımına katkı sağlayacak veri ve içerikler yer alıyor.</p><p>Artan su stresi, dönüşen regülasyonlar ve sürdürülebilir üretim beklentileri doğrultusunda, tekstil sektöründe su yönetimi alanında ortak aklın güçlendirilmesi ve sektör paydaşları arasında daha etkili iş birlikleri geliştirilmesi hedefleniyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Moda ve sanatın buluştuğu şık davet</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/moda-ve-sanatin-bulustugu-sik-davet-5835/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/moda-ve-sanatin-bulustugu-sik-davet-5835/</id>
<published><![CDATA[2026-05-14T02:02:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-14T02:02:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FAAC43-0C048B-AE60E2-6D88BD-B10C69-D2F991.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şehrin önde gelen isimlerinin katılım gösterdiği davette, Gai Marque’nin zarif ve modern çizgisi büyük beğeni toplarken, Neşe Aykut misafirleriyle yakından ilgilenerek ev sahipliğinde de fark yarattı. Stil ve estetiğin buluştuğu davette, moda tutkunları markanın yeni parçalarını yakından inceleme fırsatı buldu.</p><p></p><p>Davetin dikkat çeken bir diğer detayı ise sanatın moda ile buluşması oldu. Sanatçı Şahin Demir ile gerçekleştirilen iş birliği kapsamında “Collaborating” boya tabloları davetlilerin beğenisine sunulurken, özgün eserler kısa sürede yoğun ilgi gördü. Moda ve sanatın iç içe geçtiği bu özel davet, Ankara sosyal hayatına ilham veren şık atmosferiyle uzun süre konuşulacak.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Derimod'un Pazarlama Direktörlüğü'ne Caner Uluğ atandı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/derimodun-pazarlama-direktorlugune-caner-ulug-atandi-7756/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/derimodun-pazarlama-direktorlugune-caner-ulug-atandi-7756/</id>
<published><![CDATA[2026-05-13T18:50:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-13T18:50:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5B8168-B76EC4-D51F87-BD2EC7-D1A006-DFDCF7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Perakende ve moda sektöründe 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Caner Uluğ, Derimod’un yeni Pazarlama Direktörü olarak göreve başladı.</p><p>Marmara Üniversitesi İşletme (Almanca) mezunu olan Caner Uluğ, pazarlama, marka yönetimi, perakende ve çok kanallı iletişim alanlarındaki uzmanlığıyla dikkat çekiyor.</p><p>Kariyeri boyunca global ve yerel ölçekte güçlü markalarda üst düzey görevler üstlenen Uluğ; Derimod’un marka konumlandırmasını güçlendirmeye, müşteri odaklı pazarlama stratejilerini geliştirmeye ve markanın hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlardaki büyüme yolculuğuna katkı sağlamaya odaklanacak.&nbsp;</p><p>Bu kapsamda Derimod; Caner Uluğ’un pazarlama liderliğinde Vizyon 2030 yolculuğunda daha güçlü bir marka deneyimi ve küresel ölçekte etkisini artıran bir yapıya doğru ilerlemeyi hedefliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Beymen Group'ta üst düzey atama</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/beymen-groupta-ust-duzey-atama-7099/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/beymen-groupta-ust-duzey-atama-7099/</id>
<published><![CDATA[2026-05-12T02:30:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-12T02:30:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F099AC-7787C0-7768EB-DC39C0-6D08B6-686763.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olan Berrin Özduman, 27 yılı aşkın profesyonel kariyerine 1997 yılında L’Oréal’de başladı. Şirket bünyesinde 12 yıl boyunca ‘Lüks Ürünler Bölümü’nde Marka ve Pazarlama alanlarında liderlik görevleri üstlenen Özduman, 2009–2018 yılları arasında M·A·C Cosmetics Türkiye’de Ülke Marka Müdürü olarak görev yaptı.&nbsp;</p><p>Estée Lauder Companies bünyesinde Online ve Perakende Ticari Direktörlüğü görevini üstlenen Özduman, 2021–2024 yılları arasında Sephora Türkiye Genel Müdürlüğü görevini üstlendi.Kariyeri boyunca büyüme stratejileri, global ve lokal marka yapılanmaları ile organizasyonel verimlilik projelerine liderlik eden Özduman, Beymen Beauty Studio (BBS) kozmetik kategorisinin stratejik büyüme hedeflerine; omni-channel gelişim, marka yönetimi ve operasyonel verimlilik odağında yön verecek.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hazır giyimciler yeni dönemde değere odaklanacak</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hazir-giyimciler-yeni-donemde-degere-odaklanacak-8241/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hazir-giyimciler-yeni-donemde-degere-odaklanacak-8241/</id>
<published><![CDATA[2026-05-11T13:37:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-11T13:37:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7BD5A5-DD3304-E72385-D4F728-324B07-5FDC7E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İHKİB, hazır giyim sektörünün rekabetçiliğine yönelik yeni yol haritasını İHKİB yönetim kurulu üyeleriyle düzenlediği basın toplantısında duyurdu.</p><p></p><p>İHKİB Başkanı Paşahan, sektörün yeni dönemde fiyat odaklı rekabet yerine markalaşma ve ikiz dönüşümle katma değerli üretime odaklanacağını söyledi.</p><p></p><p>Hazır giyim sektörünün yüksek istihdamı ve ihracatta sağladığı güçlü katkı ile Türkiye ekonomisinin stratejik alanlarından biri olduğunu kaydeden Paşahan, "Sektörümüzde istihdamın yüzde 55’i kadınlardan oluşuyor, toplam 493 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. 2025 yılında 16,8 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. Sektör 2025'te 12 milyar dolar dış ticaret fazlası sağladı. Bu rakamlara baktığımızda sektörün ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz." diye konuştu.</p><p></p><p>- "Türkiye artık ucuz üretim ülkesi değil, Biz oyunu fiyatla değil, değerle kazanacağız"</p><p></p><p>Paşahan, sektöre yönelik desteklerin artırılması için ilgili bakanlıklarla görüştüklerini belirterek, taleplerinin karşılanması durumunda sektörde ibrenin hızla yukarı döndürülebileceğini kaydetti.</p><p></p><p>Paşahan, teşvik ve destek paketlerini sürekli gündeme getirmek istemediklerini ancak söz konusu desteklerin artırıldığı takdirde sektörün performansının hızla yükseleceğini anlatarak, "Orta ve uzun vadede katma değerli üretime odaklanmak durumundayız. Türkiye artık ucuz üretim ülkesi değil. Biz oyunu fiyatla değil, değerle kazanacağız." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Mevcut desteklerden bahseden Paşahan, Türkiye geneli tüm bölgelerde kurulu tekstil ve konfeksiyon yatırımlarının 3 yıl boyunca 6. bölge teşviklerinden yararlandırılmasına ve kurulu kapasitelerin korunmasının sağlanmasına dikkati çekti.</p><p></p><p>Ucuz işçilik üzerinden Asya ülkeleriyle rekabet edemeyeceklerini dile getiren Paşahan, Avrupa’da üretim ve tedarik zincirinin kökten dönüştüğünü söyledi.</p><p></p><p>Paşahan, Avrupa'nın sektör için önemli bir pazar olduğunu, Avrupa'da daha uzun ömürlü ve akıllı üretim döneminin başladığını ifade ederek, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Biz bu konuda avantajlıyız. Kullanılmış giysi ithalatında döngüselliği sunacak ve geri kabul edecek yetkinliğe sahibiz. Daha az adetli, daha nitelikli, daha uzun ömürlü ve yüksek fiyatlı ürünleri üreteceğimiz hızlı bir dönüşümün içine girdik. Özetle biz artık satın alınabilir lüksün, hızın ve kalitenin adresi olacağız. Önümüzdeki süreçte yenilenecek mevzuat gereği Avrupa stok fazlasını yok edemeyeceği için büyük siparişler yerine hızlı ve kontrollü üretim talebi gündeme gelecek. Artık üretimin bir bölümü garanti, kalan kısmı performansa bağlı olacak. Hızlı ve esnek olan kazanacak. İşte burada biz devreye gireceğiz. Yeni dönemde anahtar envanter üreticisi ülke kimliğimizle öne çıkacağız."</p><p></p><p>- "Küresel ticaretin mevcut gerçeklerine uygun bir master plan hazırlanması gerek"</p><p></p><p>İHKİB Başkanı Paşahan, üretimin ne kadar kaliteli olursa olsun tek başına yetmediğini ve bir marka hikayesi olunması gerektiğini vurgulayarak, markalaşma komitesinin kurulduğunu aktardı.</p><p></p><p>"Turkish Apparel" algısının küresel ölçekte güçlendirilmesinin, uluslararası pazarlarda agresif tanıtım ve iletişimin, global alıcılarla doğrudan temas imkanlarını kullanarak Türk markalarını küresel vitrine taşıyacağını belirten Paşahan, "Hazır giyim sektörü için küresel ticaretin mevcut gerçeklerine uygun bir master plan hazırlanması gerek. Avrupa Birliği’nin (AB) Hindistan ve MERCOSUR ülkeleri ile imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının (STA) önümüzdeki yıllarda sektöre vereceği zararları önlemek ve hazır giyimin Made in EU kapsamında kalması için ticaret diplomasisinin imkanlarını sonuna kadar kullanmalıyız." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Paşahan, sektörün gelişimi için KOBİ'lerin önemine dikkati çekerek, söz konusu şirketlerin bir üst lige çıkarılması için desteklerin sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.</p><p></p><p>Türk firmalarının yurt dışından marka alımlarında Ticaret Bakanlığı'nın desteklerinden faydalanabilmesi için çalışmalar yaptığını aktaran Paşahan, "Yapılan destekler hazır giyim sektörü için çok kıymetli. Marka alımlarında verilecek bu destekler bizim sektörümüz için de önem arz ediyor." diye konuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Teknik tekstilde 100 milyar dolarlık AB pazarı için "Güç Birliği" hamlesi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/teknik-tekstilde-100-milyar-dolarlik-ab-pazari-icin-guc-birligi-hamlesi-8772/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/teknik-tekstilde-100-milyar-dolarlik-ab-pazari-icin-guc-birligi-hamlesi-8772/</id>
<published><![CDATA[2026-05-10T10:02:52+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-10T10:02:52+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_84FD5C-3F222F-B1921F-F076F1-9A6646-C7977F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye ev tekstili sektörünün çatı kuruluşu Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (TETSİAD), Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) Yönetim Kurulu Başkanı İhsan İpeker’i ziyaret etti. TETSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Şahinler ve beraberindeki heyetin gerçekleştirdiği ziyarette; sektörün küresel rekabet gücünü artıracak projeler ve dijitalleşme hamleleri gibi başlıklar masaya yatırıldı.</p><p>İhsan İpeker: “Katma değerli üretime odaklanmalıyız”</p><p>Görüşmede tekstil sektörünün gelecek vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan UTİB Yönetim Kurulu Başkanı İhsan İpeker, sektörün küresel rekabette daha güçlü bir konuma ulaşması için katma değerli üretim, teknik tekstiller ve dijital dönüşüm başlıklarının büyük önem taşıdığını belirtti.</p><p>Türk tekstil sektörünün güçlü üretim tecrübesine sahip olduğunu vurgulayan İpeker, “Sektörümüzün sahip olduğu birikimi; teknik tekstiller, fonksiyonel ürünler, sürdürülebilir üretim ve dijitalleşme gibi alanlarla destekleyerek daha rekabetçi bir yapıya kavuşturmalıyız” dedi.</p><p>Murat Şahinler: “Genç TETSİAD ile geleceği inşa ediyoruz”</p><p>TETSİAD Başkanı Murat Şahinler ise sektörün geleceğini güçlü kılmanın yolunun, genç kuşakları üretim süreçlerine daha erken dahil etmekten geçtiğini belirtti. Yeni dönemde “Genç TETSİAD” ve “Genç TETSİAD Akademi” projelerine büyük önem verdiklerini ifade eden Şahinler, “Gençlerimizi okuldan sonra değil, işin içinde yetiştirmeliyiz. Bakanlığımızın da desteklediği Genç TETSİAD yapılanmasıyla, sektördeki tecrübeyi yeni neslin enerjisi ve dijital vizyonuyla birleştiriyoruz.” dedi.</p><p>Teknik Tekstilde 100 Milyar Dolarlık Pasta</p><p>Sektörün katma değerini artırmak için "Teknik Tekstil" dönüşümünün kaçınılmaz olduğu vurgulanan görüşmede, Avrupa’daki 100 milyar dolarlık tekstil üretim pazarından daha fazla pay alınması gerektiği ifade edildi. Toplantıda; eğitimden fuar organizasyonlarına kadar birçok başlıkta istişarelerde bulunulurken, sektörün güncel sorunlarının raporlanarak ilgili bakanlıklara sunulmasına karar verildi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tekstilin yol haritası Texsum'6'da ele alındı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tekstilin-yol-haritasi-texsum6da-ele-alindi-3833/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tekstilin-yol-haritasi-texsum6da-ele-alindi-3833/</id>
<published><![CDATA[2026-05-08T10:47:59+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-08T10:47:59+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9CFA00-ECA691-87BEDF-D8ACFE-E29A36-0CE1BF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) ev sahipliğinde, UTİB ve UHKİB iş birliğiyle BUÜ Tekstil Mühendisliği Topluluğu tarafından düzenlenen TEXSUM’6, Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde sektör temsilcileri, akademisyenler ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinliğin açılışında BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, BUÜ Tekstil Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Dilek Kut, BUÜ Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Rıza Yıldız konuştu.&nbsp;</p><p>Açılış konuşmalarının ardından Polyteks Yönetim Kurulu Başkanı ve UTİB Denetim Kurulu Üyesi Pınar Taşdelen Engin’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Sektörel Panorama: Mevcut Durum, Rekabet ve Fırsatlar” başlıklı oturumda, UTİB Yönetim Kurulu Başkanı İhsan İpeker, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (ETHİB) Yönetim Kurulu Başkanı Turan Göksan ile ETHİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Muzaffer Turgut Kayhan öğrencilerden gelen soruları da yanıtlayarak tekstil sektörü hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p><p>“Katma değerli üretime odaklanmamız gerekiyor”</p><p>Oturumda konuşan UTİB Yönetim Kurulu Başkanı İhsan İpeker, tekstil sektörünün üretimden ihracata, istihdamdan tasarıma, Ar-Ge’den sürdürülebilirliğe kadar geniş bir alanda ülkeye katkı sağladığını belirterek sektörün geleceğinde katma değerli üretimin belirleyici olacağını ifade etti.</p><p>Türkiye tekstil ihracatının genel ihracata göre ortalama olarak birkaç kat daha fazla değerli olmasının yanı sıra Bursa’dan yapılan tekstil ihracatında ise ortalama kilogram değerinin tekstilde 10 dolar üzerinde konfeksiyonda da 23 dolar üzerinde olduğunu belirterek tekstil sektörünün sıra dışı düzeyde yüksek katma değer ürettiğine dikkat çeken İpeker, “Bursa’da kilogram başına yaratılan katma değerin, genel ihracat ortalamasının çok üzerinde olduğu bir sektörden söz ediyoruz. Bu nedenle fiyat endeksli bir bakış açısının ötesine geçerek; gençlerimizin de yer aldığı bu ekosistemde daha fazla nasıl katma değer yaratabileceğimize odaklanmamız gerekiyor.” dedi.</p><p>Bursa’nın bilgi, teknoloji, tasarım ve yenilikçi yaklaşımlarla tekstilin geleceğe taşındığı önemli merkezlerden biri olduğunu vurgulayan İpeker, “Tekstil, Türkiye için geçmişte olduğu gibi bugün de lider sektörlerden biridir. Ancak bu liderliği geleceğe taşımak için teknoloji, tasarım, sürdürülebilirlik ve insan kaynağı odağında daha güçlü bir vizyon ortaya koymamız gerekiyor. Genç mühendislerimizin, tasarımcılarımızın, araştırmacılarımızın ve girişimcilerimizin sektöre katacağı yenilikçi bakış açısının bu süreçte önemli rol üstleneceğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı.</p><p>“Tekstil her alanda varlığını sürdürecek”</p><p>ETHİB Yönetim Kurulu Başkanı Turan Göksan ise tekstil sektörünün küresel gelişmelerden etkilense de güçlü ve dinamik yapısını koruduğunu ifade ederek sektörün sağlıktan savunma sanayisine, inşaattan teknik tekstillere kadar çok geniş bir kullanım alanına sahip olduğunu söyledi. Göksan, “Tekstil sektörü emek yoğun bir sektör ancak günümüzde dijital teknolojiler, yapay zekâ, otomasyon ve sürdürülebilir üretim yaklaşımları sektörün geleceğini doğrudan şekillendiriyor. Gençlerimizin mesleki bilgilerini dijital yetkinliklerle desteklemesi, dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmesi ve sektörle erken temas kurması büyük önem taşıyor” dedi.</p><p>“Sürdürülebilirlik ve markalaşma daha kritik hale geliyor”</p><p>ETHİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Muzaffer Turgut Kayhan da tekstil sektöründe sürdürülebilirlik, ham madde ve markalaşma başlıklarının giderek daha fazla önem kazandığını belirtti. Türkiye’nin pamuk üretimi ve tekstil tecrübesiyle güçlü bir potansiyele sahip olduğuna değinen Kayhan, bu gücün sertifikasyon, izlenebilirlik ve markalaşma süreçleriyle daha ileri taşınması gerektiğini ifade etti. Kayhan, üniversite ile sektörün bu tür organizasyonlarda bir araya gelmesini çok kıymetli bulduğunu belirterek, “Öğrencilerimizin sektör temsilcileriyle temas kurması, sahadaki gelişmeleri doğrudan dinlemesi ve geleceğe dair bakış açısını bu doğrultuda şekillendirmesi büyük bir kazanım.” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Sanayisizleşme riskine karşı hazır giyimi güçlendirmeliyiz"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayisizlesme-riskine-karsi-hazir-giyimi-guclendirmeliyiz-5720/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayisizlesme-riskine-karsi-hazir-giyimi-guclendirmeliyiz-5720/</id>
<published><![CDATA[2026-05-08T09:24:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-08T09:24:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_078E73-7FFD9A-0181C1-92BECE-00C95B-400BC8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türk hazır giyim sektörünün kapsayıcılığı en yüksek sivil toplum kuruluşu olan Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), 50. yılını Ankara’da düzenlediği bir dizi etkinlikle kutladı. TGSD Müşterek Başkanları Dr. Ümit Özüren ve Toygar Narbay’ın ev sahipliğinde düzenlenen programın ilk bölümünde Yönetim Kurulu ve dernek üyeleri Anıtkabir ziyareti gerçekleştirdi. Heyet, Atatürk'ün mozolesine çelenk bıraktıktan sonra saygı duruşunda bulundu.&nbsp;</p><p></p><p>TGSD Müşterek Başkanı Dr. Ümit Özüren, Anıtkabir Özel Defteri’ne yazdığı mesajda, “Sizin milletimize gösterdiğiniz vizyon sayesinde çalışmanın, üretmenin, sanayileşmenin ve ekonomik gücü millî güce dönüştürmenin bağımsızlığımızın en güçlü teminatlarından biri olduğuna inanıyoruz. Bugün sorumluluğumuz, sanayimizi daha rekabetçi, nitelikli, sürdürülebilir ve güçlü kılmak; emeği, bilgiyi, tasarımı, inovasyonu ve girişimciliği Türkiye’nin yarınları için ortak bir değere dönüştürmek, ‘Türkiye Markası’nı daha güçlü biçimde geleceğe taşımaktır” ifadelerine yer verdi.</p><p></p><p>Anıtkabir ziyaretinin ardından gerçekleşen TGSD 50. Yıl Buluşması’na ise özel sektör ve STK temsilcileri katıldı. TGSD Müşterek Başkanı Toygar Narbay, TGSD’nin 50. yılının, sektörün dönüşümünü ve ortak akıl üretme kapasitesini temsil ettiğini belirterek, “TGSD’nin hikayesi; Türkiye’de üretmenin, dünyaya açılmanın, kalite ve hızla rekabet etmenin, moda ve tasarımı sanayinin ayrılmaz parçası haline getirmenin, kamu ile diyalog kurmanın ve sektör adına ortak bir gelecek fikri geliştirmenin hikayesidir. Bugün ikinci yarım yüzyılımıza girerken sorumluluğumuz daha da büyüyor. Üretim gücümüzü daha yüksek katma değer, daha güçlü tasarım kapasitesi, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve markalaşma ile yeni bir seviyeye taşımak zorundayız” dedi.&nbsp;</p><p></p><p>“Emek yoğun sektörleri geride bırakmak bir yana daha da ileri taşımalıyız”</p><p>Dünyada üretim dengelerinin yeniden kurulduğu bir dönemde Türkiye’nin sanayi kapasitesini koruması gerektiğini söyleyen Narbay, mal ihracatının GSYH’ye oranının, sanayileşme seviyesi açısından önemli bir gösterge olduğuna dikkat çekti. Narbay, “Bu oran 2022’de %27 seviyesindeyken 2025 sonunda %18’in altına geriledi; Orta Vadeli Program çerçevesinde 2028 için öngörülen oran ise %16,4. Dünya ortalaması yaklaşık %22-25 bandındayken ülkemizde oluşan bu tablo, sanayisizleşme riskiyle karşı karşıya olduğumuzu açık biçimde ortaya koyuyor. Türkiye açısından mesele, emek yoğun sektörleri geride bırakmak yerine bu sektörleri daha yüksek verimlilik, güçlü tasarım kapasitesi, ileri teknoloji kullanımı ve yüksek marka değeriyle yeni bir aşamaya taşımaktır” diye konuştu.</p><p></p><p>“Üretimden uzaklaşmanın maliyetini Avrupa örneğinde görüyoruz”</p><p>Avrupa’nın uzun yıllar boyunca üretiminin önemli bir bölümünü üçüncü ülkelere bırakan yaklaşımının bugün teknoloji geliştirememe, teknolojik gelişimde geride kalma, stratejik bağımlılık, kırılgan tedarik zincirleri ve istihdam kaybı olarak geri döndüğünü vurgulayan Narbay, Çin’in ise bunun tersine düşük ve orta teknolojili üretimi sistemin dışına itmeden, bu alanların üzerine yüksek teknoloji ve inovasyon kapasitesi inşa ettiğini ifade etti. Narbay şöyle devam etti; “Avrupa örneği bize üretimden uzaklaşmanın uzun vadeli maliyetini gösteriyor. Çin örneği ise üretim ekosistemini koruyarak yukarı çıkmanın mümkün olduğunu ortaya koyuyor. Bir ülkede üretim tabanı zayıfladığında yalnızca bugünkü kapasite kaybedilmez; yarının tasarım, teknoloji, marka ve inovasyon imkanı da daralır. Bu nedenle hazır giyim gibi yüksek istihdam, ihracat ve katma değer yaratan, ülkemizin üretim hafızası olan sektörlerimizi korumalı, bu ekosistemi daha da büyütmeliyiz.”</p><p></p><p>“Fırsatları değerlendirmek için üretim kaslarımızı ve insan kaynağımızı korumalıyız”</p><p>Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan dönüşümün Türkiye için yeni fırsatlar yarattığını ifade eden Narbay, Türk hazır giyim sektörünün dünyanın ikinci büyük tedarik zinciri ve beşinci büyük üreticisi olarak alıcılar açısından güçlü bir havza olduğunu ancak yüksek maliyetlerin rekabetçiliği azalttığını belirtti. Avantajların korunması için ölçek, finansman, iş gücü ve rekabetçilik başlıklarında sektörün desteklenmesi gerektiğini söyleyen Narbay, “Bugün dünyada tedarik zincirleri yeniden şekilleniyor. Jeopolitik riskler, lojistik maliyetleri, hızlı teslimat ihtiyacı ve güvenilir tedarik arayışı Türkiye’yi yeniden çok önemli bir konuma taşıyabilir. Ancak bu fırsat kendiliğinden kalıcı siparişe dönüşmez. Üretim kaslarımızı, nitelikli insan kaynağımızı ve ölçeğimizi korumamız gerekiyor. Ölçek kaybı yaşandığında sanayicinin dijitalleşme, yeşil dönüşüm, tasarım, markalaşma ve yeni pazarlara açılma kapasitesi de zayıflar” açıklamasında bulundu.</p><p></p><p>“2040’a kadar somut bir çerçeve sunduk”</p><p>TGSD’nin 2026-2040 Sektörel Stratejik Yol Haritası’nın bu anlayışla hazırlandığını belirten Narbay, sektörün yeniden konumlanması için somut bir çerçeve sunduklarını kaydederek, “2026-2028 dönemini stabilizasyon, 2028-2034 dönemini değişim ve dönüşüm, 2034-2040 dönemini ise ‘Türkiye Markası’ ekseninde daha yüksek katma değerli yapı inşa etme dönemi olarak görüyoruz. İlk aşamada bozulan bilançoların onarılması, işletmelerin sermaye yapısının korunması ve firmaların orta vadeli dönüşüme hazırlanması gerekiyor. Ardından daha yüksek katma değerli üretim, pazar çeşitliliği, markalaşma, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik başlıklarında güçlü bir sıçrama hedefliyoruz” şeklinde konuştu.</p><p></p><p>“Doğru ekonomi politikaları ve desteklerle yeniden konumlanabiliriz”</p><p>Yılın ilk dört ayına ilişkin verileri de değerlendiren Narbay, “Türk hazır giyim sektörünün ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre %1,34 düşüşle 5,3 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. İthalat yılın ilk çeyreğinde %2 artışla 1,05 milyar dolara çıkarken tekstil ve ham maddeleri ihracatı ise %1,8 geriledi. 2025 yılı sonuna göre sektör maliyetlerimizin dolar bazında 13-14 puan arttığı bu dönem, kapanmaları da beraberinde getirdi. Yılın ilk iki ayında 651 hazır giyim, 202 tekstil olmak üzere toplam 853 işletme kapandı; ilk üç ayda 85 firma konkordato ilan etti. İki sektörün ilk iki ayda istihdam kaybı ise 8.204’e ulaştı” dedi.</p><p></p><p>Narbay, yılın geri kalanına ilişkin ise şu açıklamada bulundu; “Küresel talep, jeopolitik riskler, enerji ve lojistik maliyetleri ile finansman koşulları sektörümüz üzerinde belirleyici olacak. Körfez’de ortaya çıkan durum dolayısıyla kısa vadede siparişler ülkemize geldi. Bu dönemde rekabetçiliğimizi artıracak adımlar atılırsa stabilizasyon sağlanabilir ve tekrar toparlanma patikasına girebiliriz. Ancak yıl sonuna kadar sert bir sıçramadan çok, kayıpların derinleşmesini önleyen ve dengelenme sağlayan bir görünüm daha gerçekçi duruyor. İç ve dış koşullarda ilave bir bozulma yaşanmaz, tedarik zincirlerindeki yeni arayışlar doğru ekonomi politikalarıyla desteklenirse sektör yılın ikinci yarısında suyun üzerine çıkmaya başlayabilir. Bu yılı yalnızca bir sonuç yılı olarak görmüyoruz; doğru adımlar atılırsa 2026, hazır giyimde yeniden konumlanmanın ilk eşiği olabilir. Tam da bu nedenle 2026-2028 stabilizasyon dönemi kritik önem taşıyor. Bu süreçte ‘net ihracatçıya %10 kur dönüşüm desteği verilmesi’, ‘bölgesel gelişmişliğe göre 3.500 TL desteğin kademelendirilmesi, 6. Bölge için 6 bin TL’ye çıkarılması ve yaygın kullanımı için %3 tolerans sağlanması’, ‘daha sürdürülebilir bir maliyet yapısı için reeskont faizlerinin politika faizinin %50’si kadar olması, faiz tahsilatının dönem sonunda yapılması’, ‘Eximbank teminatlarında KGF desteği’, ‘ham madde üzerindeki yüklerin azaltılması’ ve ‘DİR işlemlerinin kolaylaştırılması’ gibi adımlar, günü kurtarmanın ötesinde 2028 sonrasındaki dönüşüm dönemine kaynak yaratmak için de gerekli.”</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">21 ülkeden 1000 alıcı Türk derisi için Antalya'ya geliyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/21-ulkeden-1000-alici-turk-derisi-icin-antalyaya-geliyor-1816/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/21-ulkeden-1000-alici-turk-derisi-icin-antalyaya-geliyor-1816/</id>
<published><![CDATA[2026-05-06T02:08:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-06T02:08:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A2DF96-BDF559-79B4A9-0A8DEB-2B12BC-5FFC9A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği (TDKD) Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Sarıgül, TDK Leather &amp; Fur Fashion Show Fuarı'ndan önce yaptığı açıklamada fuarın sektör açısından taşıdığı kritik öneme dikkat çekerek, “Antalya’daki fuarımız sektörün can suyu, olmazsa olmazı” ifadelerini kullandı. Son üç yılda iki kez olmak üzere toplam altı fuar gerçekleştirdiklerini belirten Sarıgül, bu organizasyonların sektörün sürdürülebilirliği açısından hayati rol oynadığını vurguladı.</p><p></p><p>1500’E YAKIN SEKTÖR PROFESYONELİ ANTALYA’DA BULUŞACAK</p><p></p><p>Bu yılki organizasyona 21 ülkeden 1000’in üzerinde yabancı alıcının katılması beklenirken, Türkiye’den 56 firmanın yer alacağı fuarda toplam katılımcı ve ziyaretçi sayısının 1500’e ulaşması öngörülüyor. 20 Mayıs’ta girişlerin başlayacağı organizasyon, 21 Mayıs’ta resmi açılışla başlayacak ve 24 Mayıs’a kadar devam edecek.</p><p>Fuar kapsamında gerçekleştirilecek ikili iş görüşmeleri (B2B) programı da öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Ticaret Bakanlığı ve İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) iş birliğiyle organize edilecek görüşmelerde Avrupa Birliği ülkeleri, Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık başta olmak üzere yaklaşık 15 ülkeden nitelikli alıcılar Türk firmalarıyla bir araya gelecek. Sarıgül, bu görüşmelerin ihracata doğrudan katkı sağlayacağını belirterek, “Asıl büyük alıcılar ve ihracata katkı sağlayacak iş birliklerinin B2B çalışmalarından çıkacağını düşünüyoruz.” dedi.</p><p></p><p>SEKTÖR KATMA DEĞERLİ ÜRETİMLE YOLUNA DEVAM EDİYOR</p><p>Küresel ekonomik zorluklara rağmen sektörün dönüşüm sürecine dikkat çeken Sarıgül, Türk deri konfeksiyon sektörünün artık yüksek katma değerli üretime yöneldiğini ifade etti. “Artık çok daha katma değerli ürünler üretiyoruz ve modayı takip eden değil, modayı üreten bir noktaya geldik.” diyen Sarıgül, bu dönüşümün Türkiye’yi farklı bir rekabet ligine taşıdığını vurguladı.</p><p>Sektörde Çin'in etkisine de değinen Sarıgül, "Ama biz artık bunları düşünmekten kendimizi çıkardık. Onlarla böyle bir yarışın içinde değiliz çünkü farklı ürünler üretiyoruz. Çin'in ürettiği kalemdeki malların hepsinden çıktık. Sürekli yenilik, değişim ve ufak üretimlerle farklılaştık. Onların lojistik sorunu ve yüksek adetli üretimlerinden dolayı biz daha çok butik müşteriye hitap etmeye başladık." dedi.&nbsp;</p><p>Öte yandan sektörün halen zorlu bir süreçten geçtiğini belirten Sarıgül, firmaların büyük ölçüde ayakta kalma mücadelesi verdiğini dile getirdi. “Firmalarımız kazançtan ziyade ayakta kalma mücadelesi veriyor. Buna rağmen sektörümüzü korumak adına mücadelemizi sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>YENİ PAZARLARA YÖNELİM HIZ KAZANDI</p><p></p><p>Rusya-Ukrayna savaşı sonrası pazarlarda yaşanan değişime de değinen Sarıgül, sektörün yönünü alternatif pazarlaraçevirdiğini belirtti. Avrupa Birliği ülkeleri, ABD ve Birleşik Krallık gibi pazarlarda daha görünür hale gelindiğini ifade eden Sarıgül, “Firmalarımız artık farklı coğrafyalara açılmak zorunda kaldı.” dedi.</p><p>Antalya’daki fuarın bu yeni pazar arayışında kritik bir rol üstleneceğini vurgulayan Sarıgül, organizasyonun hem mevcut ilişkileri güçlendireceğini hem de yeni ticari bağlantılar kurulmasına katkı sağlayacağını belirtti. Sarıgül, “Bu yılın biraz daha iyi geçeceğine inanıyoruz. Çünkü artık butik, yenilikçi ve yüksek katma değerli üretim yapıyoruz. Bu da bizi daha tercih edilir hale getiriyor.” değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>DAHA GÜÇLÜ TİCARET, DAHA YÜKSEK KATMA DEĞER</p><p></p><p>Geçtiğimiz günlerde TDKD Başkanlığına ikinci kez seçilen Sarıgül, ilk 3 yıllık dönemleri hakkında, "Yaptığımız en kapsamlı işlerden bir tanesi Antalya'daki fuarımız. Sektörün can suyu, olmazsa olmazı. Bu üç yıllık dönemimizde, yılda iki tane olmak üzere Antalya'da altı tane fuar gerçekleştirdik. Bununla birlikte İDMİB’le beraber hareket ederek B2B'ler düzenledik ve yine onlarla birlikte sektöre nitelikli eleman yetişmesi için meslek liselerine desteğimiz devam ediyor." dedi.&nbsp;</p><p></p><p>2026 yılının ilk aylarında ihracat tarafında görece olumlu sinyaller alındığını ifade eden Sarıgül, birim fiyatlardaki artışın sektörün katma değerli üretime yöneliminin bir sonucu olduğunu vurguladı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Jeteveux SS26 ile ihtişam yeniden yazılıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/jeteveux-ss26-ile-ihtisam-yeniden-yaziliyor-2379/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/jeteveux-ss26-ile-ihtisam-yeniden-yaziliyor-2379/</id>
<published><![CDATA[2026-05-05T02:41:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-05T02:41:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7A6D11-E44A88-5B4B18-B0FF47-A0D72E-F6741B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sonsuz bir yazın sıcaklığından doğan bu koleksiyon; özgür, ışıltılı ve sınır tanımayan yeni bir kimliğin ifadesi. Ornate Rebellion, kontrol ile özgürlük arasındaki o ince gerilim hattında şekilleniyor. İhtişam artık geçmişin katı kurallarına bağlı değil; aksine bükülüyor, akıyor ve dönüşerek yepyeni bir forma evriliyor.</p><p>Ornate Rebellion: İhtişamın Kuralları Yıkıldığı An</p><p>Koleksiyon, gücün zarafetle buluştuğu dinamik bir anlatı sunuyor. Silüetler akışkan, formlar sezgisel ve her parça kendi içinde yaşayan bir enerji taşıyor. Barok estetiğin izleri, nostaljik bir tekrar olarak değil; çağdaş bir yorumla yeniden hayat buluyor. Desenler ten üzerinde ışık gibi değişirken, kumaşlar hareketle birlikte nefes alıyor.</p><p>Ornate Rebellion, kusursuzluk fikrini geride bırakıyor. Onun yerine “var olma” halini merkeze alıyor. Gösterişli ama zahmetsiz, güçlü ama akışkan bir duruş&hellip; Bu koleksiyon, dikkat çekmek için çaba harcamayan, varlığıyla iz bırakan bir tavrı temsil ediyor.</p><p>Her parça, tanıdık ama tarif edilemeyen bir his yaratıyor, sanki daha önce hiç yaşanmamış ama hafızada iz bırakmış bir an gibi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tekstilde ekotasarım vurgusu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tekstilde-ekotasarim-vurgusu--1623/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tekstilde-ekotasarim-vurgusu--1623/</id>
<published><![CDATA[2026-05-02T09:31:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-02T09:31:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FCF92B-DCC762-F19DB8-21C22B-5A7E7F-7C4DF5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) ve Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (UHKİB) tarafından, çevrim içi olarak düzenlenen “Eko Tasarım Projeleri ve AR-GE Semineri”nde; tekstil ve hazır giyim sektörünün sürdürülebilir üretim süreçlerine uyumu, Avrupa Birliği mevzuatları çerçevesinde gelişen yeni yükümlülükler ve firmaların Ar-Ge temelli dönüşüm çalışmaları ele alındı.</p><p>Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Tekstil Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Dilek Kut’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen seminerde; Ticaret Bakanlığı Uluslararası Anlaşmalar ve AB Genel Müdürlüğü AB Tek Pazar ve Yeşil Mutabakat Daire Başkanı Elif Berrak Taşyürek ile sektör firmalarının Ar-Ge temsilcileri değerlendirmelerde bulundu.</p><p>“Ekotasarım, tekstil sektörü için stratejik bir başlık haline geliyor”</p><p>Seminerde değerlendirmelerde bulunan Ticaret Bakanlığı Uluslararası Anlaşmalar ve AB Genel Müdürlüğü AB Tek Pazar ve Yeşil Mutabakat Daire Başkanı Elif Berrak Taşyürek, Avrupa Birliği’nin sürdürülebilirlik odaklı düzenlemelerinin tekstil ve hazır giyim sektörü açısından önemli bir dönüşüm süreci başlattığını belirtti. Taşyürek, “Sürdürülebilir Ürünler İçin Ekotasarım Tüzüğü kapsamında ürünlerin daha dayanıklı, yeniden kullanılabilir, tamir edilebilir ve geri dönüştürülebilir şekilde tasarlanması bekleniyor. Enerji ve su kaynak verimliliği, geri dönüştürülmüş içerik kullanımı, karbon ve çevre ayak izi ile dijital ürün pasaportu gibi başlıklar önümüzdeki dönemde sektörümüz için daha belirleyici hale gelecek. Bu süreç yalnızca AB pazarına ihracat yapan firmalarımız için değil, sektörün genel rekabet gücü açısından da yakından takip edilmesi gereken bir alan” dedi.</p><p>“İhracatta yeni bir eşik oluşturuyor”</p><p>Hazır giyim ürünlerinde dayanıklılık ve geri dönüştürülebilirlik kriterlerinin giderek daha fazla önem kazanacağına dikkat çeken Taşyürek, “Firmalarımızın üretim süreçlerinden hammadde tercihine, ürün tasarımından belgelendirme ve izlenebilirlik süreçlerine kadar bütüncül bir yaklaşım geliştirmesi büyük önem taşıyor.” ifadelerini kullandı.</p><p>Türkiye’nin AB mevzuatına uyum sürecini yakından takip ettiğini belirten Taşyürek, “Gümrük Birliği’nin işleyişinin aksamaması ve ihracatımızın sürdürülebilir şekilde devam etmesi açısından bu düzenlemelere uyum sürecini önemsiyoruz. Ticaret Bakanlığı olarak firmalarımızın yeşil dönüşüm sürecine hazırlanmasını destekleyen çalışmalar yürütüyoruz. Bu dönüşüm doğru yönetildiğinde, Türkiye tekstil sektörü için önemli bir rekabet avantajına dönüşecektir” diye konuştu.</p><p>Firmalar Ar-Ge ve sürdürülebilir üretim deneyimlerini paylaştı</p><p>Seminerin devamında sektörün önde gelen temsilcileri, firmalarında yürütülen Ar-Ge süreçleri ile sürdürülebilir üretim odaklı projelere ilişkin deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. KİPAŞ Ar-Ge Merkezi Müdürü Kıymet Kübra Kaya Denge, Kordsa Proje Yönetimi ve Fikri Haklar Müdürü Dr. Giray Ersözoğlu, SASA Ar-Ge Müdürü Nurcan Çetin ve Sun Tekstil Ar-Ge Merkezi Müdür Yardımcısı Sinem Öztürk, sektörün sürdürülebilir üretim süreçlerine yönelik güncel uygulamaları ve stratejik yaklaşımları hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Bu kapsamda; geri dönüştürülmüş içerik kullanımı, biyobazlı malzeme geliştirme, enerji, su ve atık verimliliği, karbon ayak izinin azaltılması ile ürün geliştirme süreçlerinde ekotasarım yaklaşımının yaygınlaştırılması gibi kritik başlıklarda hayata geçirilen projeler ve iyi uygulama örnekleri detaylı şekilde ele alındı. Paylaşılan örnekler, sektörün yeşil dönüşüm sürecinde izlediği yol haritasına ışık tutarken, firmalar arası bilgi paylaşımının ve iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koydu.</p><p>“Ekotasarım teoride kalmadı, somut çıktılara dönüştü”</p><p>Program hakkında değerlendirmelerde bulunan BUÜ Tekstil Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Dilek Kut, seminerin tekstil sektörünün yeşil dönüşüm kapasitesini ortaya koyması açısından verimli olduğunu belirtti. Prof. Dr. Kut, “Değer zincirinin her aşamasında ekotasarım kavramının ülkemizdeki üreticiler açısından teoride kalmadığını, somut çıktılarla desteklendiğini gördük. Bu çok kıymetli. Hem ulusal hem de uluslararası platformlarda iş birliklerine açık bir sektör yapısına sahibiz. Umuyoruz ki tekstil sektörü, bu dönüşüm sürecini doğru yöneterek hak ettiği yere çok daha kısa sürede ulaşacaktır.” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliğinde Halil Gündoğdu dönemi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ege-deri-ve-deri-mamulleri-ihracatcilari-birliginde-halil-gundogdu-donemi-185/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ege-deri-ve-deri-mamulleri-ihracatcilari-birliginde-halil-gundogdu-donemi-185/</id>
<published><![CDATA[2026-04-30T08:56:44+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-30T08:56:44+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_07D30C-451608-7105C7-A09428-9E3F2B-14F2A2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Genel Kurulu, 2025 yılında birliğin ihracatının yüzde 62’sine imza atan 31 firmanın ödüllendirildiği “İhracatın Yıldızları Ödül Töreni”ne de ev sahipliği yaptı.</p><p></p><p>Deri sektörü 3 yıldır ihracat kaybı yaşıyor</p><p></p><p>Genel kurulda söz alan Erkan Zandar, Türkiye’deki dezenflasyon politikasından en olumsuz etkilenen sektörlerin başında deri ve deri mamulleri sektörünün geldiğini vurguladı.&nbsp;</p><p></p><p>Tarım sektörlerinde düşük kur, yüksek faiz sarmalının son 1 yıldır hissedildiğinin altını çizen Zandar, “Deri sektörü olarak biz 3 yıldır ihracatta kan kaybediyoruz. Pek çok sektör bizim 3 yıldır yaşadıklarımızı yeni yaşamaya başladı. 2026 yılında deri sektörü ayakta kalabilir mi bilemiyorum. Türkiye’de sistem bizim dışımızda ilerliyor, uyum sağlayamadığımız takdirde emekli olacağız. Aslında bu süreci başka ülkelerde de gördük. Deri sektörü önce İngiltere’de güçlendi sonrasında Güney Avrupa ülkelerine yönelmek durumunda kaldı. Rusya bizden alımı kesince bizim için kötü günlerin başlangıcı oldu. Ben bu yılki kadar negatif olduğum bir yıl hatırlamıyorum. Biz paramız yettiği kadar ayakta kalmak için savaşacağız. 2026 yılı deri sektörünün silkelendiği bir yıl olacak” dedi.</p><p></p><p>Deri sektörü köklü geçmişiyle geleceğine yön verecek</p><p></p><p>Genel kurul sonrasında gazetecilerin sorularını cevaplayan Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, Türkiye’nin deri sektöründe köklü bir geçmişe sahip olduğunu, kötü günlerin geride kalması için çaba göstereceklerini ifade etti.&nbsp;</p><p></p><p>Deri sektörü olarak fuarlardan ziyade sektörel ticaret heyetlerinden daha fazla verim aldıklarını dillendiren Gündoğdu; “İtalya Riva Del Garda’da 2019 yılından bu yana düzenlediğimiz Expo Riva Schuh &amp; Garda Bags Fuarı’na Türkiye Milli Katılım Organizasyonları yapmayı sürdüreceğiz. 2027 yılından itibaren Milano Mipel Saraciye Fuarına daha da güçlü bir katılım göstereceğiz. Avrupa Birliği bizim en güçlü pazarımız. AB pazarındaki konumumuzu korurken hedef pazarlara yönelik Sektörel Ticaret Heyetleri ile yeni ihracat rotaları oluşturacağız. Afrika, Amerika ve Kuzey Avrupa hedef pazarlarımız olacak. 2026-2027 dönemi için Yunanistan, Kanada, Afrika ülkeleri ve politik kriz aşıldığında Körfez ülkelerine yönelik sektörel ticaret heyetleri düzenleyeceğiz” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p><p></p><p>Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin 2026 yılı bütçesi ve iş programı genel kurulda kabul edildikten sonra seçimlere geçildi. Genel Kurulda tek aday olarak giren Halil Gündoğdu 48 oyla Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi.</p><p></p><p>Yönetim Kurulu’na; “Asorti Ayakkabı Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti, Lepi Ayakkabı San. Tic. Ltd. Şti., Lider Deri Ürünleri San. Tic. A.Ş., Narinbebe Ayakkabı ve Tekstil San. Tic. Ltd. Şti., Nevzat Onay Ayakkabı ve Deri Mam. San. ve Tic. Ltd. Şti., On-Ar Ayakkabı Kalıp San. ve Tic. Ltd. Şti., Riwalli Ayakkabı Deri Tekstil San. Tic. Ltd. Şti., Sepiciler Çaybaşı Deri San. Tic. A.Ş., Seray Ayakkabı ve Terlik San. Tic. Ltd. Şti. ve Zandar Dış Ticaret Ltd. Şti.” firmaları seçildi.&nbsp;</p><p></p><p>Denetim Kurulu; “DGC Deri İth. İhr. San. ve Tic., Rıfat Üçel Üçel Ayakkabı Dış Tic. Paz. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve Ülkücan Ayak. ve Ayak. Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti.” firmalarından oluştu.</p><p></p><p>Halil Gündoğdu kimdir?</p><p></p><p>Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilen Halil Gündoğdu, 2001 yılında New York’ta Uluslararası Ticaret Eğitimini bitirdikten sonra deri ve deri mamulleri sektöründe köklü bir geçmişe sahip olan Gündoğdular Deri Saraciye İmalat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. firmasında iş hayatına atıldı.&nbsp;</p><p></p><p>Gündoğdular Deri Saraciye İmalat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. firmasında ihracat, sektör temsilciliği ve yönetim alanlarında aktif rol alan Halil Gündoğdu, sektörel bilgi birikimiyle deri ve deri mamulleri sektörünü ulusal ve uluslararası platformlarda etkin şekilde temsil ediyor. İş birlikleri geliştirme, ihracat odaklı stratejiler oluşturma ve karar alma süreçlerinde aktif görev alıyor.&nbsp;</p><p></p><p>Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kuruluna 2018 yılında giren Halil Gündoğdu, son 4 yıldır Başkan Yardımcılığı görevini sürdürüyordu. İzmir Ticaret Odası (İZTO)’nda Komite Başkanı &amp; Meclis Üyesi olarak sektöre hizmet eden Gündoğdu, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Sektör Kurulu Üyesi olarak görev yapıyor. İngilizce bilen Halil Gündoğdu evli ve 3 çocuk babası.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Mavi'nin yeni CMO'su Işıl Buldur oldu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/mavinin-yeni-cmosu-isil-buldur-oldu--1810/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/mavinin-yeni-cmosu-isil-buldur-oldu--1810/</id>
<published><![CDATA[2026-04-28T08:35:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-28T08:35:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FA4557-396AE6-C5974C-F9A6BF-35CA41-E962AC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Işıl Buldur, profesyonel kariyerine 2005 yılında Unilever Türkiye’de başladı. 12 yılı aşkın süre farklı kategorilerde görev alan Buldur; marka geliştirme, kategori yönetimi ve bölgesel büyüme stratejileri konularında dikkat çeken başarılara imza attı. Özellikle Algida, Magnum ve Skin Cleansing kategorilerinde Türkiye ve çevre ülkeleri kapsayan geniş bir coğrafyada strateji geliştirme ve büyüme fırsatları yaratma konusunda güçlü bir deneyim kazandı. Ardından 2017-2018 yılları arasında Brita Türkiye’de “Pazarlama Direktörü” olarak görev alarak markanın yeniden lansman sürecine liderlik etti. Son 8 yıldır Dyson Türkiye’de CMO olarak görev yapan Işıl Buldur, şirketin Türkiye’deki büyüme hikâyesinde etkili isimlerden biri oldu. Temelden başlayarak kurguladığı kategori, dijital pazarlama, CRM, PR ve ticari pazarlama organizasyonu ile birlikte markanın EMEA bölgesinde 1’inci, globalde ise 3’üncü sıraya yükselmesine önemli katkılar sundu.&nbsp;</p><p></p><p>Nisan 2026’da Mavi’deki yeni görevine başlayan Işıl Buldur, etkili liderliği, veri odaklı karar alma yaklaşımı ve kapsamlı pazarlama deneyimiyle Mavi’nin hem Türkiye’de hem global pazarlardaki sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sağlayacak.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tekstil sektörü sentetik yerine doğal pamuğa yöneldi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tekstil-sektoru-sentetik-yerine-dogal-pamuga-yoneldi-5576/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tekstil-sektoru-sentetik-yerine-dogal-pamuga-yoneldi-5576/</id>
<published><![CDATA[2026-04-26T12:10:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-26T12:10:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A58503-057FC7-554247-51235E-A4AE45-3E684F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İzmir'de düzenlenen 8. Ulusal Pamuk Zirvesi'nde AA muhabirine açıklamalarda bulunan Çondur, ABD/İsrail-İran Savaşı ve özellikle de Hürmüz Boğazı odaklı gerilimin pamuk fiyatlarına yukarı yönlü ivme kazandırdığını ifade etti.</p><p></p><p>Çondur, Hürmüz Boğazı'ndan petrol ve petrol ürünleri sevkiyatının aksamasının tekstil sanayisinde yoğun kullanılan petrol bazlı sentetik elyafın fiyatını doğrudan etkilediğini belirterek, savaş öncesi kilogramı ortalama 1 dolar seviyesinde olan sentetik elyaf fiyatlarının 1,70 dolara kadar yükseldiğini vurguladı.</p><p></p><p>Sentetik elyaf fiyatındaki yüzde 70 artışın tekstil sektöründe geri plana düşen doğal elyafı yeniden gündeme getirdiğini dile getiren Çondur, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Yaşanan bu gerilim nedeniyle 3 yıldır değişmeyen pamuk fiyatları yukarı yönde seyrediyor. Tekstil sektörü, ABD/İsrail-İran Savaşı'ndan dolayı petrol fiyatları yükselince sentetik elyaf yerine doğal pamuğa yönelmeye başladı. Uluslararası piyasalarda bu çok ciddi şekilde gündeme geldi. Orta Doğu'da yaşananlar pamuğa olumlu olarak yaradı diyebilirim, en azından Türk pamuğuna, ayrıca Türkiye'nin tekstilde rakibi olan ve enerjide Körfez ülkelerine bağımlı ülkeler, siparişlerini yerine getiremez oldu. Bu durumun bizim tekstil sanayimize sipariş olarak olumlu bir dönüşü oldu. Son 20-25 günde 3-4 ayın çalışmasını sağlayabilecek ciddi bir sipariş gelmeye başladı. Yani iki taraflı bir fayda oldu diyebiliriz."</p><p></p><p>Çondur, Ege Bölgesi'nde son 2 yıldır yaşanan kuraklığın ardından baraj doluluk oranlarının bu sene iyi seviyeye ulaştığını, 2026 üretim sezonu için su kısıtı beklemediklerini ancak vahşi sulamadan kaçınılması gerektiğini vurguladı.</p><p></p><p>- "Türkiye'de organik ve kaliteli üretim yapılıyor"</p><p></p><p>ÇUKOBİRLİK Şanlıurfa Kooperatifi Başkanı ve Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi Selahattin Güneş ise Türkiye'nin pamuk üretiminin yüzde 45'inin Şanlıurfa'da gerçekleştirildiğini söyledi.</p><p></p><p>Türkiye'nin dünyada GDO'suz pamuk üreten üç ülkeden biri olduğunu kaydeden Güneş, "Dünyanın büyük bölümü GDO'lu pamuk üretirken Türkiye'de organik ve kaliteli üretim yapılıyor. Aslında bizim en büyük avantajımız bu, bunu değerlendirmemiz lazım." dedi.</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bitlis'te açılan tekstil kursunda kadınlar iş hayatına hazırlanıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bitliste-acilan-tekstil-kursunda-kadinlar-is-hayatina-hazirlaniyor-6294/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bitliste-acilan-tekstil-kursunda-kadinlar-is-hayatina-hazirlaniyor-6294/</id>
<published><![CDATA[2026-04-25T11:27:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-25T11:27:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_183A05-52ED48-8572A0-042840-B00B5A-7F0EA6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ahlat Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfınca iş hayatına hazırlanmak isteyen kadınlar için "Kadınlara Yönelik Mesleki Eğitim Merkezi İçin Ekipman Sağlanması Projesi" başlatıldı.</p><p></p><p>Japonya Büyükelçiliğince Yerel Projelere Hibe Programı kapsamında destek verilmesi kararlaştırılan proje için İlçe Halk Eğitimi Merkezinde kadınların mesleki eğitim alacağı atölyeler oluşturuldu.</p><p></p><p>Haftada 5 gün merkezde açılan tekstil kursuna katılan 50 kadın kursiyere, dikiş makinesi kullanımı, overlok, elbise tasarımı, kesim, nakış ve dikim konularında mesleğin incelikleri öğretiliyor.</p><p></p><p>Atölyelerde uygulamalı eğitim alarak iş hayatına hazırlanan kadınların, ilerleyen süreçte tekstil atölyelerinde istihdam edilmesi amaçlanıyor.</p><p></p><p>- "Kursumuzun amacı kadınlara istihdam sağlamak"</p><p></p><p>Ahlat Halk Eğitimi Merkezinde görevli usta öğretici Tülay Gürbüz, AA muhabirine, kursun kadınların sosyalleşmesi ve ekonomik hayata katılması için önemli olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Eğitimlerle kadınları geleceğe hazırladıklarını anlatan Gürbüz, "Kursumuzun amacı kadınlara istihdam sağlamak. Burada verdiğimiz eğitimlerle daha sonra Ahlat'ta açılacak tekstil atölyelerinde iş imkanı sağlayacağız. Kadınların gelişimi ve evlerine ekmek götürmeleri açısından çok güzel bir proje. Proje kapsamında 10 yıllık sözleşme imzalandı. Kursiyerlerimizle eğitime devam edeceğiz." dedi.</p><p></p><p>Avrupa standartlarında iş yerlerine dönüştürülecek olan atölyelerde isteyen kursiyerlerin istihdam edilebileceğini belirten Gürbüz, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Kadınların istihdamına yönelik bu proje kapsamında eğitimler devam ediyor. Kadınlara istihdam sağlamak için çabalıyoruz. Kadınlarımız burada sosyalleşiyor. Bir arada oturuyoruz, sohbet ediyoruz, işimizi yapıyoruz. Talep çok var. Şu anda 50 kayıtlı öğrencimiz var ve kayıt almaya da devam ediyoruz. Tekstil anlamında overlok ve sanayi makinesi kullanımı, dikiş, nakış, her türlü eğitimi veriyoruz. Kursiyerlerimiz buradan çıktıklarında tekstilde çalışabilecek kadar donanımlı olacaklar."</p><p></p><p>- "Bu kursun bize çok katkısı oldu"</p><p></p><p>Kursiyerlerden 4 çocuk annesi 50 yaşındaki Hatice Şafak Yam, "Çok güzel şeyler öğrendik. Elbiseler diktik. Güzel kıyafetler dikmeye başladık. Hatta ustalaştık diyebiliriz çünkü giysi dikmek için talep alıyoruz, tadilat işlerini yapabiliyoruz. Kadınların kendilerini geliştirmeleri açısından bu kurs çok verimli ve iyi oldu." dedi.</p><p></p><p>Annesiyle kursa katılan Suna İşler de "Açıldığı günden beri annemle geliyoruz. Bu kursun bize çok katkısı oldu. En azından bir şeyler öğrendim ve belgem oldu. Kursta tüm eğitimleri aldıktan sonra dışarıda çalışmayı planlıyorum." diye konuştu.</p><p></p><p>Kursiyer Mahiye İşler ise "Ev hanımıyken burada bütün makineleri, kesmeyi, biçmeyi ve dikmeyi öğrendik. Birkaç ay öncesine kadar ev hanımıydım. Şu an üretime katkı sağlayabilecek kadar bilgiye, donanıma sahibim. Bu eğitim bizim için güzel oldu." ifadelerini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ramazan bayramı hazır giyime nefes aldırdı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ramazan-bayrami-hazir-giyime-nefes-aldirdi--60/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ramazan-bayrami-hazir-giyime-nefes-aldirdi--60/</id>
<published><![CDATA[2026-04-21T02:58:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-21T02:58:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_709E4F-E1B593-75D8A2-CF73F8-1AA90C-1FB3A1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İndirim kampanyalarına rağmen 2026’nın ilk iki ayında adet satışı daralan markalı perakende, mart ayında ramazan bayramı alışverişinin etkisiyle canlanan alışveriş sayesinde moral buldu. Ramazan bayramı özellikle hazır giyim ve ayakkabı markalarına nefes aldırdı.&nbsp;&nbsp;</p><p></p><p>Çatısı altındaki 514 marka ile gıda dışı perakende sektörünün en önemli temsilcisi olan Birleşmiş Markalar Derneği (BMD), üyeleri arasında gerçekleştirdiği mart ayı anketinin sonuçlarını açıkladı. Anketi değerlendiren BMD Başkanı Sinan Öncel, 2026’nın ilk iki ayında markalı perakendede satış grafiğinin aşağı yönlü seyrettiğini hatırlattı. Mart ayında ise ramazan bayramı alışverişinin etkisiyle özellikle hazır giyim ve ayakkabı satışlarında önemli bir canlanma olduğunu bildiren Öncel, şunları söyledi:&nbsp;</p><p></p><p>“BMD üyesi markaların yüzde 79’u şubata göre mart ayında adet satışlarını artırdı. Aynı dönemde cirosunu artıran üyelerimizin oranı yüzde 87 oldu. Gerçekçi bir değerlendirme yapabilmek için biz cirodan çok adet satışına bakıyoruz. Mart ayında her beş markadan hemen hemen dördünün adet satışını artırması önemli. Özellikle hazır giyim ve ayakkabı markalarımız açısından mart ayının verimli geçtiğini söyleyebilirim. Hatırlanacağı üzere indirimlere rağmen hazır giyim ve ayakkabı markalarımızın satışları dört aydır daralıyordu. Hatta şubat ayında hazır giyim ve ayakkabıda son üç yılın en düşük işlem adedi gerçekleşmişti. Ramazan bayramı alışverişinin etkisiyle martta ibrenin yeniden yukarı döndüğünü görüyoruz. Geçen ay hazır giyim markalarımızın yüzde 86’sı, ayakkabı markalarımızın ise yüzde 82’si adet satışlarını artırdı. Giyim markalarımızın yüzde 36’sının, ayakkabı markalarımızın ise yüzde 21’inin adet satışlarında yüzde 40 ve üzerinde artış olması sektöre moral verdi. Merkez Bankası verilerinde de anketimize paralel bir sonuç dikkat çekiyor. Merkez Bankası’na göre, martta giyim ve ayakkabı satışlarında kartlı işlem adedinin yüzde 40,6, harcama tutarının ise yüzde 41,3 arttığını görüyoruz. Artışta bayram alışverişinin yanı sıra şubata göre mart ayının üç gün daha uzun olmasının etkisini görmezden gelemeyiz. Yine de her şeye rağmen bayramın hazır giyim ve ayakkabı markalarımıza nefes aldırdığını söyleyebiliriz.”</p><p></p><p>MARKALARIN YÜZDE 17’SİNİN KİRA/CİRO ORANI YÜZDE 20’Yİ GEÇTİ</p><p>Sinan Öncel, mart ayı anketinde üye markaların son iki yıldaki kira/ciro oranlarındaki değişimi de ölçümlediklerini bildirdi. Öncel, “2024’te üyelerimizin yüzde 80’nin kira/ciro oranı yüzde 15 ve altındaydı. Bu oran, 2025’te yüzde 58’e geriledi. Aynı dönemde kira/ciro oranı yüzde 10’un altında olan üyelerimiz oranı yüzde 34’ten yüzde 20’ye düştü. Kira/ciro oranı yüzde 20’nin üzerinde olan üyelerimizin oranı ise yüzde 5’ten yüzde 17’ye çıktı. Bu tablo kiraların markalı perakende için nasıl bir yapısal soruna dönüştüğünü net bir şekilde ortaya koyuyor.” diye konuştu.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ayakkabı sanayicilerinden savaş  fırsatçılarına karşı acil önlem çağrısı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ayakkabi-sanayicilerinden-savas-firsatcilarina-karsi-acil-onlem-cagrisi-1261/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ayakkabi-sanayicilerinden-savas-firsatcilarina-karsi-acil-onlem-cagrisi-1261/</id>
<published><![CDATA[2026-04-20T09:19:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-20T09:19:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_315D5B-30330E-0F68AB-58EECD-280180-9643C9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, İran savaşı nedeniyle petrokimya türevi yan sanayi malzemelerindeki fiyat artışını bahane eden fırsatçıların, taban ve suni deri gibi hammadde ve yarı mamul ürünlere yüzde 30-40 zam yaptığını bildirdi. İçten, savaş fırsatçılarına karşı sektöre nefes aldırmak için taban ve suni deri başta olmak üzere ayakkabı üretimine kullanılan ürünlerin ithalatında uygulanan tüm vergilerin belli bir süre için kaldırılması gerektiğini söyledi.&nbsp;</p><p></p><p>Berke İçten, rekabetçilikle ilgili sorunlar nedeniyle ayakkabı sektörünün son üç yılda adet bazında yüzde 50 ihracat kaybı yaşadığını, istihdamının yüzde 35-40’ını kaybettiğini hatırlattı. Rekabetçilikle ilgili sorunlar devam ederken, piyasada savaş fırsatçılarının ortaya çıktığını belirten İçten, şunları söyledi:</p><p></p><p>DÜNYADA YÜZDE 10, BİZDE YÜZDE 40 ARTTI</p><p>“İran savaşı nedeniyle hammadde fiyatlarında yüzde 10 gibi bir artışın olduğunu hepimiz biliyoruz. Fiyatlardaki bu artış, Çin’de üreticiye ayakkabı tabanında çift başına 5-10 centlik bir maliyet yükü getiriyor. İtalya’da da hemen hemen aynı düzeyde bir maliyet artışı oluyor. Türkiye’de ise taban ve suni deri fiyatlarında yüzde 30-40 oranında artışlar konuşuluyor. Bu fahiş fiyat artışı nedeniyle rakip ülkelerde tabanda 5-10 cent düzeyinde olan çift başına maliyet farkı, Türkiye’de 1-1,5 dolar seviyesine kadar çıkıyor. Ölçüsüz ve ticaret etiği ile bağdaşmayan keyfi zamlar, rekabetçiliğimizi daha da zayıflatıyor. Savaş nedeniyle Asya’daki üretimlerinin bir bölümünü Türkiye’ye kaydırmak isteyen Avrupalı markalar sipariş için zemin yoklarken karşılaştığımız bu durum elimizi kolumuzu bağlıyor. Çünkü maliyet artışının yanı sıra müşteriye fiyat vermekte de zorlanıyoruz. Yıllar sonra kapımıza kadar gelen bir şansı, savaş fırsatçılarının haksız kazanç hırsı nedeniyle kaçırma riskiyle karşı karşıyayız. Dolayısıyla Ticaret Bakanlığımızdan taban ve suni deri başta olmak üzere ayakkabı üretiminde kullanılan belirli ürünlerin ithalatında uygulanan vergi, referans fiyat ve anti damping gibi tüm önlemlerin bir süre için tamamen kaldırmasını bekliyoruz. Zor dönemlerimizde her zaman sektörün yanında olan Bakanlığımızın bu konuda da hızlı bir düzenleme yaparak sektöre nefes aldıracağına inanıyoruz.&nbsp;&nbsp;</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">EHKİB Başkanlığına Çağlar Bağcı seçildi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ehkib-baskanligina-caglar-bagci-secildi-2909/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ehkib-baskanligina-caglar-bagci-secildi-2909/</id>
<published><![CDATA[2026-04-19T11:07:32+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-19T11:07:32+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_84C070-6B08D5-D9E546-79A64B-80E337-C08E83.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nde 2018-2026 yılları arasında Yönetim Kurulu Başkanlığı yapan Burak Sertbaş, görevi Çağlar Bağcı’ya devretti. Sertbaş, 2026-30 döneminde TİM Genel Kurulu Delegesi olarak Çağlar Bağcı’nın listesinde yer aldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">&nbsp;</p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini Çağlar Bağcı’ya devreden Burak Sertbaş genel kurul konuşmasında,&nbsp;2018-2026 döneminde hayata geçirdikleri projeleri paylaştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">&nbsp;</p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;"><b>26 fuara 563 firmayla katıldık<o:p></o:p></b></p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">&nbsp;</p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">“Uluslararası tanıtım ve pazarlama faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdürdük” diyen Sertbaş; “Milli katılım organizasyonlarımızla firmalarımızı dünyanın en önemli platformlarında görünür kılmaya devam ettik.&nbsp; 563 firma katılımıyla 26 milli katılım organizasyonu, 3 sanal fuar katılımı ve 4 yurt içi sektörel fuar organizasyonu gerçekleştirdik” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">&nbsp;</p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">2025 yılının hazır giyim sektörü açısından rekabetçiliğin yeniden tanımlamak zorunda kalındığı bir yıl olduğunu dillendiren Sertbaş şöyle devam etti: “Küresel talepteki zayıflama ve alıcıların artan fiyat baskısı; içeride yükselen üretim maliyetleri ve finansmana erişimdeki sıkılık ile birleşince, ihracatımız hem değer hem de miktar açısından zorlandı.<b> 2025 yılı ihracatımız</b> 2024 yılına göre yüzde 8 oranında azalarak 1 milyar 268 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu süreçte tek tesellimiz ihracat birim fiyatımızın 21,19 $/kg seviyesinde tutunması oldu. 2025 yılının bütününde 1191 üye firmamız 163 ülkeye ihracat gerçekleştirdi. İhracatta ilk <b>5 ülke İspanya, Almanya, Hollanda, İngiltere ve İtalya</b> oldu.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">&nbsp;</p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;"><b>Tasarıma yatırımda 20 yılı geride bıraktık<o:p></o:p></b></p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">&nbsp;</p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">EİB Moda Tasarım Yarışmasını her yıl daha da güçlenen bir vizyonla sürdürerek, 20’ncisini gerçekleştirdiklerini aktaran Sertbaş, EİB Moda Tasarım Yarışmasının yalnızca Ege Bölgesi’nin değil, Türkiye’nin en istikrarlı ve en güçlü moda platformlarından biri haline getirdiklerinin altını çizdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">&nbsp;</p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">Sürdürülebilirlik alanında da öncü bir adım atarak, birlikler arasında ilk Sürdürülebilirlik UR-GE’sini hayata geçirdikleri bilgisini veren Sertbaş “Firmalarımızın bu alandaki dönüşüm kapasitesini güçlendiren önemli bir yapı oluşturduk. Avrupa Birliği projeleriyle Birliğimizin uluslararası iş birliği ağını genişlettik; proje geliştirme kapasitemizi güçlendirerek bu alanda da görünür ve etkili bir konuma ulaştık. Koordinatör veya partner olarak 2 ulusal, 11 uluslararası proje başvurusu gerçekleştirdik” diyerek sözlerini noktaladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">&nbsp;</p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;"><b>Bağcı; “Net ihracatçı sektörüz”<o:p></o:p></b></p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">&nbsp;</p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanlığına seçilen Çağlar Bağcı yaptığı konuşmada hazır giyim sektörünün zor bir dönemden geçiyor olmasına karşın Türkiye’nin en köklü, eğitimli, öncü ve güçlü sektörü olduğuna vurgu yaptı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">&nbsp;</p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">“Hazır giyim sektörü olarak net ihracatçı bir sektörüz. Sektörümüz katma değer üreten bir güç” diyerek hazır giyim sektörünü tanımlayan Bağcı, “İhraç birim fiyatımız Türkiye ortalamasının on kat üzerinde, bu da gücümüzü ortaya koyan en net göstergedir. Sektörün deneyimine, potansiyeline, krizler karşısında hızlı aksiyon alabilme kabiliyetine, tasarım gücüne güvenim tam. Ve en önemlisi&hellip; Bu çatı altında çok büyük bir aileyiz. Bu birlikteliğimiz gücümüzün en önemli kaynağıdır. Deneyimimiz var. Hızlı hareket etme kabiliyetimiz var. Tasarım gücümüz var. İnanıyorum ki; birlikte hareket ettiğimiz sürece aşamayacağımız hiçbir zorluk yok” şeklinde konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">&nbsp;</p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;"><b>Mesleki eğitime ağırlık vereceğiz<o:p></o:p></b></p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;"></p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">2026-30 dönemi için EHKİB üyelerine seslenen Bağcı sözlerini şöyle sürdürdü<b>; “</b>Kapım da açık olacak, aklım da açık olacak, tüm gayretim de sizlerle birlikte olacak. Sektörümüzü ileri taşıyan, ülkemize değer katan her ulusal ve uluslararası projede hep birlikte çalışacağız. Özellikle eğitim alanında meslek liseleri, meslek yüksek okulları, üniversitelerin Tekstil mühendisliği bölümleri ile dirsek temasında ve onların önünü açacak çalışmalarımıza devam edeceğiz. Oluşturduğumuz dış pazar stratejileri geliştirme, yarışma, eğitim kurumları ve sanayi iş birliği, finansmana erişim ve mevzuat, yapay zekâ, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik, yurt içi fuarlar ve üye ilişkileri komitelerimizle sektörümüzün bu zorlu süreci atlatması için sonsuz gayret göstereceğiz.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">&nbsp;</p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;"><b>EHKİB Yönetim Kurulu’nda 4 kadın yer aldı<o:p></o:p></b></p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">&nbsp;</p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda 2026 yılı iş programı ve bütçesinin kabulünden sonra yapılan seçimlerde Yönetim Kurulu Başkanlığına Çağlar Bağcı seçilirken, Yönetim Kurulu; “Melis Vekiloğlu, Serhan Ünsal, Mehmet Peköz, Ertan Aslan, Seray Seyfeli, Tolga Narbay, Mert Telyas, Yasin Akçakaya, Gizem Batur ve Tuğba Hazar” isimlerinden oluştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">&nbsp;</p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">Denetim Kurulu’nda; “Fırat Özdemir, Ahmet Özcan ve Fesih Demirer” yer aldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">&nbsp;</p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">TİM Genel Kurulu Delegeliklerine Burak Sertbaş ve Mukadder Özden seçildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">&nbsp;</p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;"><b>Çağlar Bağcı kimdir?<o:p></o:p></b></p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;"></p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">1980 yılında Ankara’da doğan Çağlar Bağcı, 2003 yılında Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü'nden mezun olduktan sonra profesyonel kariyerine MEBA Giyim San. ve Tic. Ltd. Şti.'nde adım atmıştır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">&nbsp;</p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">Akademik gelişimini 2010 yılında İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde tamamladığı İşletme yüksek lisansı (MBA) ile pekiştiren Bağcı, mühendislik disiplini ile işletme vizyonunu birleştirerek aile şirketinde stratejik sorumluluklar üstlenmiştir. Günümüzde MEBA Giyim’in Yönetim Kurulu’nda görev yapan Bağcı, 22 yılı aşkın sektörel tecrübesiyle sürdürülebilir üretim ve ihracat odaklı bir vizyonla çalışmalarını sürdürmektedir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">&nbsp;</p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">Sektörel sivil toplum kuruluşlarında uzun yıllardır aktif roller üstlenen Çağlar Bağcı, 2019&mdash;2025 yılları arasında üç dönem Ege Giyim Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; color: rgb(0, 0, 0); text-align: justify;">&nbsp;</p><p>Çağlar Bağcı, 2021-2025 yılları arasında Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (EHKİB) bünyesinde Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini yürütmüştür. Özellikle Avrupa Yeşil Mutabakatı uyum süreçleri, dijital dönüşüm ve üniversite-sanayi iş birliği projelerinde sektöre rehberlik eden Bağcı, eğitim kurumları destek komitelerinde de başkanlık yaparak nitelikli iş gücü gelişimine katkı sağlamıştır. İleri düzeyde İngilizce ve Almanca bilen Çağlar Bağcı, evli ve iki çocuk babasıdır.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İTHİB'de yeni başkan Ahmet Şişman oldu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ithibde-yeni-baskan-ahmet-sisman-oldu-6369/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ithibde-yeni-baskan-ahmet-sisman-oldu-6369/</id>
<published><![CDATA[2026-04-16T08:56:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-16T08:56:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_34C729-FA5DB5-36949A-E9238E-B72901-0190DE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda yapılan seçim sonucunda yeni başkan olarak seçilen Ahmet Şişman, sonucun sektöre hayırlı olmasını diledi. Şişman, genel kurulda yaptığı konuşmada sektörün mevcut zorluklarına dikkat çekti ve görevi büyük bir sorumluluk bilinciyle devraldığını ifade etti. Türk tekstil sektörünün yalnızca üretim gücüyle değil, aynı zamanda Türkiye’nin ihracat vizyonunun temel taşlarından biri olduğunu vurgulayan Şişman, “Zorlu ve belirsizliklerin yüksek olduğu bir dönemde bu görevi üstlenmenin ne denli büyük bir sorumluluk taşıdığının bilincindeyiz.” dedi.</p><p>‘REKABET GÜCÜMÜZÜ ARTIRMAYA ODAKLANACAĞIZ’</p><p>Yeni dönemde izleyecekleri yol haritasına ilişkin mesajlar veren Ahmet Şişman, sektörün rekabet gücünü korumanın ötesine geçerek artırmayı hedeflediklerini belirtti. Katma değerli üretimin sektörün merkezine yerleştirilmesi gerektiğini vurgulayan Şişman, Türkiye’nin özellikle Avrupa pazarındaki konumunu daha da güçlendirmeyi amaçladıklarını dile getirdi. Şişman, “Bizim hedefimiz net; rekabet gücümüzü sadece korumak değil, artırmak; katma değerli üretimi sektörün merkezine koymak ve Türkiye’yi Avrupa pazarında daha güçlü bir oyuncu hâline getirmek.” ifadelerini kullandı.</p><p>‘STRATEJİK GÜCÜN KAHRAMANLARI”</p><p>Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini Ahmet Şişman’a devreden Ahmet Öksüz, yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:</p><p>“Tercihim Tekstil Mühendisliği Burs Projesi’nden Texhibition İstanbul Fuarı’na, sürdürülebilirlik çalışmalarından İstanbul Tekstil Meslek Lisesi’ne kadar birçok yeni projeye birlikte imza attık. 68 fuar ve 58 heyet organizasyonuyla üyelerimizi uluslararası alıcılarla buluşturduk. Projelerimizi daha etkin hale getirirken, çözüm önerileriyle katkı sağlayan; ihracatla kalkınan Türkiye ekonomisi için çalışan stratejik gücün kahramanlarına teşekkür ederim. Bu makamlar, birlikte düşünen, birlikte üreten ve birlikte ilerleyen firmalarımızın ortak emeğinin bir yansımasıdır. Bu çerçevede yeni Yönetim Kurulu Başkanımız Ahmet Şişman’a yürekten başarılar diliyorum. Kendisinin bu görevi en iyi şekilde yerine getireceğine olan inancım tamdır.” dedi.</p><p></p><p></p><p>‘BU BİR BAYRAK DEĞİŞİMİ DEĞİL, DEVAMLILIK SÜRECİ’</p><p>Önceki dönem İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Öksüz’e de teşekkür eden Ahmet Şişman, geçmiş dönemde ortaya konan birikimin üzerine koyarak ilerleyeceklerini belirtti. Yeni dönemi yalnızca bir görev değişimi olarak görmediklerini ifade eden Şişman, bunun aynı zamanda bir devamlılık ve güç birliği süreci olduğunu söyledi.</p><p>“Bu süreci sadece bir bayrak değişimi olarak görmüyoruz. Bu, aynı zamanda bir devamlılık ve güç birliği sürecidir.” diyen Şişman, sektörün geleceği için kararlılıkla çalışacaklarını vurguladı.</p><p>Şişman, konuşmasını “Birlikte hareket ettiğimiz sürece aşamayacağımız hiçbir zorluk yoktur. Güveninizden aldığımız güçle çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.” sözleriyle tamamladı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türk tekstilinde 'Hız' ve 'Sürdürülebilirlik' yeni rekabet alanı oldu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-tekstilinde-hiz-ve-surdurulebilirlik-yeni-rekabet-alani-oldu-9759/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-tekstilinde-hiz-ve-surdurulebilirlik-yeni-rekabet-alani-oldu-9759/</id>
<published><![CDATA[2026-04-14T09:49:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-14T09:49:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A2C0A2-C7E749-EB58B0-16F317-BD304F-3C0ABA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>PwC’nin strateji danışmanlığı grubu Strategy&amp; tarafından hazırlanan Türk tekstil sektörünün küresel ticaret haritasındaki yerini ve geleceğini değerlendiren “Küresel Değişimlere Uyum Sağlamak: Türk Tekstil Sektörünün Stratejik Öncelikleri” raporu yayımlandı. Rapor; üretim coğrafyasındaki kaymalar, sürdürülebilirlik baskısı ve teknolojik dönüşümün sektördeki rekabet parametrelerini nasıl yeniden tanımladığını kapsamlı bir veri setiyle analiz ediyor.</p><p>Küresel Tedarik Zincirinde "Hız" Yeni Rekabet Alanı</p><p>Rapora göre, Türkiye’nin coğrafi yakınlık avantajı, küresel moda dünyasındaki kısalan teslimat süreleriyle daha da kritik bir hale geliyor. Bu durum, stok riskini minimize etmek isteyen perakendecileri daha çevik üretim merkezlerine yönlendiriyor. Asya'daki rakiplerin 3 aya varan teslim sürelerine karşılık, Türkiye'nin bu süreyi 20-30 gün bandına çekme potansiyeli, perakendecilerin "düşük maliyet" yerine "hız ve dayanıklılık" odaklı stratejilere yönelmesini sağlıyor. Ancak rapor, bu avantajın kalıcı olması için maliyet yapısının da yönetilebilir seviyelerde tutulması gerektiğine dikkat çekiyor.</p><p>Maliyet Yapısının Değişen Dengesi</p><p>Tekstil üretiminde maliyet kompozisyonu, rekabetin seyrini belirleyen en temel unsurlardan biri olmayı sürdürüyor. Strategy&amp; analizlerine göre, kumaş üretiminde iş gücü ve enerji maliyetleri toplam maliyetin üçte birine yakın bir pay alıyor. Özellikle 2022'deki enerji krizinden bu yana Türkiye’deki endüstriyel elektrik fiyatlarının, düşük maliyetli üretim yapan rakiplerin (Mısır, Hindistan, Vietnam) üzerinde seyretmesi, üreticileri operasyonel mükemmellik arayışına itiyor. Rapor, bu baskıyı hafifletmek için dijital dönüşüm ve enerji verimliliği yatırımlarına ağırlık vermesi gerektiğini vurguluyor.</p><p>PwC Türkiye Şirket Ortağı Tolga Baloğlu, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:</p><p>“Kumaş üretiminde iş gücü ve enerji maliyetlerinin toplam maliyet içindeki payının %25 ila %35 seviyesinde olması, sektörün rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Türkiye’de endüstriyel elektrik fiyatlarının düşük maliyetli rakip ülkelere kıyasla daha yüksek seyretmesi, üreticileri maliyet yönetimi ve verimlilik odağında yeniden düşünmeye zorluyor. Bu noktada, enerji verimliliği yatırımları ve dijitalleşme adımları, maliyet baskısını dengelemek ve rekabet avantajını sürdürülebilir kılmak açısından kritik bir rol oynuyor.”</p><p>PwC Türkiye Direktörü Can Yapan, rapor sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Tekstil sektörü, sadece üretim hacmiyle değil, üretimin nasıl ve nerede yapıldığıyla yeniden tanımlandığı bir eşikte. İş gücü ve enerji gibi yapısal maliyetlerin toplam maliyet içindeki %35’e varan payı, sektörün 'düşük maliyetli üretici' kimliğini zorluyor. Ancak bu durum, daha nitelikli bir dönüşümü tetiklemekte. Artık rekabet avantajı; hızı, izlenebilirliği ve sürdürülebilirliği üretim sürecinin her aşamasına entegre edebilen oyunculara geçiyor. Özellikle kişiselleştirme ve fonksiyonel tekstiller gibi yüksek katma değerli alanlarda Ar-Ge kabiliyetlerini artıran şirketler, 2026 ve sonrasında küresel arenada oyun kurucu olmaya devam edecek. Geleceğin kazananları, değişimin hızına kapılanlar değil; değerin nerede yeniden oluştuğunu doğru okuyanlar olacak.”</p><p>Yüksek Katma Değerli Üretime Geçiş Zorunlu</p><p>Rapor, sektörün geleceği için fonksiyonel ve performans tekstillerini büyüme potansiyeli en yüksek alanlar olarak tanımlıyor. Teknik kumaşlar ve performans odaklı ürünler, klasik tekstil ürünlerine kıyasla çok daha yüksek kâr marjı potansiyeline sahip. Bu dönüşümün bir parçası olarak, online tasarım araçları ve modüler üretim sistemleri gibi yenilikler, üreticilerin kısa moda döngülerine uyum sağlamasını mümkün kılıyor.</p><p>Operasyonel Yetkinliklerdeki Kritik Boşluklar</p><p>Strategy&amp; analizinde, Türk tekstil oyuncularının küresel rekabette öne çıkabilmesi için sadece teknolojiye değil, aynı zamanda operasyonel disipline de odaklanması gerektiği belirtiliyor. Müşteri segmentasyonu, değer bazlı fiyatlama ve talep tahmini gibi alanlarda görülen yetkinlik eksiklikleri, şirketlerin kâr marjlarını ve stok yönetimini doğrudan olumsuz etkileyebiliyor. Satış ve Operasyon Planlaması (S&amp;OP) süreçlerinin güçlendirilmesi ve ERP/CRM sistemlerinin "tek gerçek veri kaynağı" olarak konumlandırılması, raporun sunduğu en kritik çözüm önerileri arasında yer alıyor.</p><p>Pazar Payını Korumanın Anahtarı Sürdürülebilirlik</p><p>Global markaların "net-zero" taahhütleri ve çevreci elyaflara olan talebin artması, Türk üreticiler için sürdürülebilirliği kaçınılmaz bir yol haritası kılıyor. GRS (Global Recycled Standard) ve GOTS (Global Organic Textile Standard) gibi uluslararası sertifikasyonlar, şeffaflık ve izlenebilirlik beklentilerini karşılamak adına hayati önem taşıyor. Sürdürülebilirlik yatırımlarını bir maliyet unsuru olarak değil, pazar payını koruma ve geliştirme stratejisi olarak gören şirketlerin, önümüzdeki dönemde finansman olanaklarına erişimde de avantajlı olacağı öngörülüyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Uluslararası İstanbul İplik Fuarı yoğun ilgiyle tamamlandı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/uluslararasi-istanbul-iplik-fuari-yogun-ilgiyle-tamamlandi-4890/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/uluslararasi-istanbul-iplik-fuari-yogun-ilgiyle-tamamlandi-4890/</id>
<published><![CDATA[2026-04-12T10:45:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-12T10:45:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DF1297-208B89-A8BF5E-793568-CF2DC7-F77759.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. organizasyonuyla gerçekleştirilen fuar, Türkiye’nin iplik alanındaki tek uluslararası ihtisas fuarı olma özelliğini bir kez daha pekiştirirken, hem coğrafi avantajı hem de Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı sayesinde sektör profesyonellerine yüksek katma değerli bir ticaret ortamı sundu.</p><p>12 Bini Aşkın Ziyaretçi, 90’dan Fazla Ülkeden Yoğun İlgi&nbsp;</p><p>Uluslararası İstanbul İplik Fuarı, bu yıl 9 bin 750’si yerli, 2 bin 535’i yabancı olmak üzere toplam 12 bin 285 sektör profesyonelini ağırladı. 91 farklı ülkeden gelen ziyaretçiler, fuarın uluslararası niteliğini ve küresel cazibesini bir kez daha gözler önüne serdi.</p><p>250’si yerli olmak üzere toplam 400 katılımcı firmanın yer aldığı organizasyon, iplik sektörünün üretim gücünü, çeşitliliğini ve yenilikçi yaklaşımını geniş bir perspektifte sergileme imkânı sundu.</p><p>Fuarda pamuk, yün, ipek ve keten gibi doğal ipliklerin yanı sıra teknik ve fantezi iplikler de sergilenirken, elyaf ve elyaf ürünleri, tekstil kimyasalları, boyalar ve üretim ekipmanları gibi geniş bir ürün gamı ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.</p><p>Başta Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Asya ve Avrupa olmak üzere 30’a yakın ülkeden gelen alım heyetleri, fuar süresince katılımcı firmalarla birebir görüşmeler gerçekleştirdi. Bu görüşmeler sayesinde firmalar yeni ihracat bağlantıları kurma, mevcut iş ilişkilerini güçlendirme ve farklı pazarlara açılma fırsatı yakaladı.</p><p>Sürdürülebilirlik ve İnovasyon Öne Çıktı</p><p>Fuarın en dikkat çeken başlıkları arasında sürdürülebilir üretim yaklaşımları ve yenilikçi iplik teknolojileri yer aldı. Çevre dostu üretim süreçleri, geri dönüştürülmüş hammaddeler ve yüksek katma değerli teknik iplikler, sektörün geleceğine ışık tutan önemli başlıklar olarak öne çıktı.</p><p>Fuar kapsamında düzenlenen Doku Kumaş Tasarım Sergisi ve Defilesi ile interaktif etkinlik alanları, iplikten kumaşa uzanan yaratıcı süreci ziyaretçilere deneyimleme imkânı sundu. Bu etkinlikler, fuarı yalnızca ticari bir platform olmanın ötesine taşıyarak ilham veren bir buluşma noktası haline getirdi.</p><p>Bir sonraki buluşma için hazırlıklar şimdiden başlarken, sektörün önde gelen temsilcileri 24–26 Mart 2027 tarihlerinde yeniden bir araya gelmek üzere şimdiden ajandalarına not düştü. Uluslararası İstanbul İplik Fuarı, gelecek edisyonunda da yenilikçi çözümler, güçlü iş birlikleri ve ilham veren içerikleriyle sektöre yön vermeyi sürdürecek.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kadınlara güç veren moda eğitimi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kadinlara-guc-veren-moda-egitimi-2965/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kadinlara-guc-veren-moda-egitimi-2965/</id>
<published><![CDATA[2026-04-12T10:36:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-12T10:36:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C66B45-ECEB18-2680DA-239E87-47BF1C-A2CF0F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Maltepe Belediyesi bünyesinde eğitim alan kursiyer kadınlar, Maltepe Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen özel sunum programına katılarak moda tasarımına dair güncel ve uygulamaya dönük bilgiler edindi. Üniversitenin akademik birikimiyle hazırlanan içerikler, katılımcılara sektörel bakış açısı kazandırdı.</p><p>Eğitim programı kapsamında, akademisyenler Zehra Kurtul, Yelda Egeli ve Duygu Ercan tarafından gerçekleştirilen sunumlarda; tasarımın temel prensiplerinden teknik uygulamalara kadar birçok konu detaylı biçimde ele alındı. Prof. Erkut Özel Konferans Salonu’nda düzenlenen program, yoğun katılım ve yüksek ilgiyle gerçekleşti.</p><p>Programa katılan Maltepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Edibe Sözen Çetintaş ise yaptığı konuşmada, üniversitenin toplumsal katkı misyonuna vurgu yaparak, kadınların eğitim yoluyla güçlenmesini desteklemeye devam edeceklerini belirtti. Çetintaş, bu tür iş birliklerinin hem bireysel gelişime hem de toplumsal kalkınmaya önemli katkılar sunduğunu ifade etti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">UTİB'de Bayrağı İhsan İpeker devraldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/utibde-bayragi-ihsan-ipeker-devraldi-1384/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/utibde-bayragi-ihsan-ipeker-devraldi-1384/</id>
<published><![CDATA[2026-04-09T16:19:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-09T16:19:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CEDFBE-F53811-BD65D7-F119CB-071422-4D8253.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Uludağ İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterlik binasında yapılan ve çok sayıda ihracatçı firma temsilcisinin yer aldığı genel kurula Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkanı İbrahim Burkay da katılarak sektöre destek verdi. İhsan İpeker başkanlığındaki listede Yönetim Kurulu’nda; Polyteks Tekstil, Güleser Tekstil, İlay Dış Ticaret, Fistaş Fantazi İplik, Harput Tekstil, Vanelli Tekstil, Acar İhracat İthalat, Korteks Mensucat, Aymes İç ve Dış ticaret, Sinateks Kumaş Dokuma, Denetim Kurulu’nda Burkay Tekstil, Taşdelen Tekstil, Mayfil Tekstil gibi sektörün önde gelen firmaları yer aldı.&nbsp;</p><p>Pınar Taşdelen Engin : “Zor dönemlerde geleceğe ümit veren işler başardık”</p><p>Genel Kurul’un açılış konuşmasını yapan Pınar Taşdelen Engin, pandemi, savaşlar ve ekonomik krizlerin ağırlığını hissettirdiği zorlu bir dönemde görev yaptıklarına dikkat çekerek, yine de çok olumlu işler yaptıklarını vurguladı.&nbsp;</p><p>Sektör olarak 2025 yılını 9,4 milyar dolarlık ihracatla kapattıklarını belirten Engin, aynı dönemde UTİB’in ihracatı 1,22 milyar dolara ulaştı. Tekstil ve hazır giyim sektörlerimiz birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye 2025 yılında 26,2 milyar dolarlık toplam ihracatla halen bölgemizin tartışmasız üretim üssü konumunu sürdürüyor. Türkiye küresel tedarik zincirinde stratejik bir öneme sahip. 2026 yılı itibarıyla UTİB ihracatımızda kilogram başına ortalama 9,4 dolar değere ulaştık; bu oran, yüksek katma değerli üretim anlayışımızın en net göstergesidir Sekiz yıl boyunca yalnızca ihracat rakamlarıyla değil, sektörümüzü dönüştürecek faaliyetler, organizasyonlar ve projelerle de sahada olduk. Tasarım yarışmalarından ödül törenlerine, URGE projelerinden etkinliklere uzanan geniş bir yelpazede Birliğimizi sektörün merkezi haline getirdik. Eğitim Programları, Burslar, Ur-Ge Projeleri ve önde gelen fuarlara milli katılım organizasyonlarıyla Birliğimizin uluslararası alandaki güçlü duruşunun da sürekliliğini güvence altına alıyoruz. Birliğimizin bundan sonraki yolculuğunda da ihracat rekortmenleri çıkarmasını, inovasyon liderliği oluşturmasını ve sektörün güçlü sesi olmaya devam etmesini yürekten diliyorum” diye konuştu.&nbsp;</p><p>İhsan İpeker: “Dönüşümün sadece takipçisi değil, oyun kurucusu olacağız”</p><p>Yeni dönemde birlik, devamlılık ve dönüşüm vurgusu yapan UTİB Başkanı İhsan İpeker, geçmiş dönemde hayata geçirilen projelerin üzerine yenilerini ekleyerek sektörün ihtiyaçlarına çözüm üretecek bir anlayışla çalışacaklarını söyledi. İpeker, “Genel kurulumuza katılım sağlayan tüm üyelerimize teşekkür ediyorum. Yeni dönemde ayrıca sektörün küresel değişim karşısındaki ihtiyaçlarına cevap verecek yeni adımları da devreye almayı hedefliyoruz. Büyük-küçük demeden tüm ihracatçılarımızın sorunlarını gündeme taşıyan, onlara yalnız olmadıklarını hissettiren ve katma değerli üretimi destekleyen bir anlayışla çalışacağız.&nbsp;</p><p>Bildiğiniz gibi, tekstil sektörü sadece bir üretim alanı değil; Türkiye’nin sanayileşme tarihindeki en köklü mirası ve geleceğe açılan kapısıdır. Ancak hepimiz biliyoruz ki dünya artık sadece üretmeyi değil, sürdürülebilir, dijital ve katma değeri yüksek üretimi alkışlıyor. Geleneksel tekstilden, teknik tekstile; hızlı modadan, çevre dostu döngüsel ekonomiye geçiş bir seçenek olmaktan çıktı. UTİB olarak bu dönüşümün sadece takipçisi değil, bizzat oyun kurucusu olacağız” diye konuştu.&nbsp;</p><p>Açılış konuşmalarının ardından geçmiş dönemde görev alan yönetim ve denetim kurulu üyelerine birer teşekkür plaketi takdim edildi. UİB Genel Sekreteri Mümin Karacakayalılar ise Genel Sekreterlik çalışanları&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">UHKİB''in yeni başkanı Haluk Özkarakaşlı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/uhkibin-yeni-baskani-haluk-ozkarakasli-1408/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/uhkibin-yeni-baskani-haluk-ozkarakasli-1408/</id>
<published><![CDATA[2026-04-09T16:17:00+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-09T16:17:00+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4E0F36-D3F263-4748E4-78EDBD-44C66A-75C2C8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>2026-2030 dönemini kapsayacak yeni yönetimde Özkarakaşlı’nın yönetiminde; Yönetim Kurulunda Akbaşlar Tekstil Enerji, Alle Dış Ticaret, Almaxtex Tekstil, Bebetto Tekstil, Dress All Tekstil Konfeksiyon, Mass Konfeksiyon, Miya Konfeksiyon, Safran Tekstil Konfeksiyon, Timhan Klima Soğutma Tekstil, Yeşim Satış Mağazaları ve Tekstil Fabrikaları, Denetim Kurulunda ise Anılteks Tekstil, Ev-Kon Tekstil ve Interkidsy Elektronik Ticaret yer aldı.&nbsp;</p><p>Hazır giyimcinin ‘kur’ sorunu</p><p>Başkanlık dönemi sona eren Nüvit Gündemir toplantının açılışında yaptığı konuşmada hazır giyim konfeksiyon ihracatının yaşanan konjonktürel gelişmelerden olumsuz etkilendiğini söyledi.</p><p>2022’de 1 milyar 98 milyon dolar seviyesine çıkan yıllık hazır giyim konfeksiyon ihracatının 847 milyon dolarlar düzeyine gerilediğini belirten Gündemir, “Pandemi sonrası sektörümüzde dünya ölçeğinde yüzde 6’lık daralma yaşandı. 2024 ile başlayan ve 2025 yılında devam eden büyüme yüzde 6 olarak gerçekleşti. Hâlbuki aynı dönemde Türkiye’nin ihracatı önce yüzde 9 küçüldü, sonrasında yüzde 6 daralmayla devam etti. Bu veriler, sektörümüzün mevcut sorunlarına acil çözüm bulunması gerektiğini net bir şekilde ortaya koyuyor” diye konuştu.</p><p>Kurun enflasyonla paralel seyretmemesi nedeniyle, fiyat avantajlarını kaybettiklerini dile getiren Gündemir, önceki dönemde Merkez Bankası’na ilettikleri taleplerde, döviz dönüşüm desteğinin artırılmasını, grup şirketleri sınırlamasının kaldırılmasını ve hazır giyim gibi emek yoğun sektörlere özel, farklılaştırılmış destekler uygulanmasını istediklerini ifade etti.</p><p>Sekiz yıl boyunca sürdürdüğü Birlik Başkanlığı görevi süresince sektörü güçlendiren, değer oluşturan pek çok kalıcı çalışmayı el birliğiyle tamamladıklarını vurgulayan Gündemir, Haluk Özkarakaşlı ve yeni yönetime başarılar diliyorum. İnanıyorum ki devraldıkları bu emaneti daha vizyoner noktalara taşıyacak ve sektörümüzün başarılarının devam etmesini sağlayacaklardır.”</p><p>Gündemir’in konuşmasının ardından Birliğin bir önceki döneminde görev alan yönetim ve denetim kurulu üyelerine teşekkür plaketi takdim edildi.&nbsp;</p><p>Devraldığımız bayrağı daha yukarılara çıkarmaya çalışacağız.&nbsp;</p><p>Seçimin ardından bir konuşma yapan UHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Özkarakaşlı, “Bugün burada, Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün Bursa’daki kalbi UHKİB’de, şahsıma ve yönetim kuruluma gösterdiğiniz güven için hepinize en içten şükranlarımı sunuyorum. Bu bir bayrak yarışıdır; amacımız devraldığımız bu kıymetli mirası, küresel rekabetin yeni kurallarına göre daha ileriye taşımaktır” dedi.&nbsp;</p><p>"Zorlukları, Fırsata Çevirecek Güce Sahibiz"</p><p>Sektör olarak sadece bir üretim merkezi değil, aynı zamanda tasarımın, sürdürülebilirliğin ve dijital dönüşümün öncüsü olmak zorunda olduklarını kaydeden Özkarakaşlı, şöyle konuştu:&nbsp;</p><p>Yeni dönemde önceliğimiz, eski yönetimin başarı ile gerçekleştirdiği projeleri geliştirerek sürdürmek olacak Avrupa Yeşil Mutabakatı başta olmak üzere, çevreci üretim standartlarını bir tercih değil, bir zorunluluk olarak görüp üyelerimize bu yolda rehberlik edeceğiz. Hızlı modadan akıllı modaya geçiş yaparak, kilogram başına düşen ihracat değerimizi artıracak tasarım odaklı projelere ağırlık vereceğiz ve üretim süreçlerimizden pazarlamaya kadar dijitalleşmeyi tüm katmanlara yayarak verimliliğimizi maksimize edeceğiz.”</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">AYSAF 21 Nisan'da açılıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/aysaf-21-nisanda-aciliyor-6360/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/aysaf-21-nisanda-aciliyor-6360/</id>
<published><![CDATA[2026-04-09T10:39:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-09T10:39:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_660A42-4C18AE-DDD5D4-6A0DD3-8C164A-B47B27.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ayakkabı Yan Sanayicileri Derneği (AYSAD) tarafından düzenlenen 74. AYSAF, kapılarını zorlu bir küresel iklimde açmaya hazırlanıyor. 21 Nisan Salı günü başlayacak fuar, Türkiye’nin ayakkabı yan sanayindeki üretim tecrübesini, tasarım gücünü ve tedarik zincirindeki güvenilirliğini bir kez daha uluslararası arenaya taşıyacak.</p><p>“Jeopolitik ve Ekonomik Zorluklara Rağmen Üretmeye Devam Ediyoruz”</p><p>İçinde bulunulan dönemin gerçeklerini ve sektörün dayanıklılığını vurgulayan AYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Sait Salıcı, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bugün maalesef çevremizde devam eden savaşların ve küresel ekonomideki daralmanın getirdiği zorlu bir süreçten geçiyoruz. Sektör olarak bu jeopolitik gerilimlerin ve ekonomik baskıların farkındayız; ancak Türkiye’nin üretim gücünü korumak ve ihracat kapılarını açık tutmak her zamankinden daha kritik bir önem taşıyor. 74. AYSAF, bu anlamda sadece bir ticaret alanı değil, aynı zamanda sektörümüzün tüm bu olumsuzluklara karşı sergilediği bir direnç ve istikrar platformudur. Bölgesel risklere rağmen, sahip olduğumuz tasarım kabiliyeti ve hızlı tedarik avantajımızla küresel pazardaki payımızı korumaya kararlıyız. Bu fuarın, zorlu şartlara rağmen yeni iş birlikleri doğuracağına ve sektörümüze nefes aldıracağına yürekten inanıyoruz."</p><p></p><p>Profesyonel Dönüşüm ve Verimlilik Odaklı Fuar</p><p>Fuar bu yıl, sektör paydaşlarının maliyet yönetimi ve verimlilik arayışına yanıt verecek şekilde, ürünün niteliğine odaklanan bir anlayışla kapılarını açıyor. Katılımcıların tasarım ve AR-GE yetkinliklerinin ön planda olacağı 74. AYSAF, özellikle "yakından tedarik" (nearshoring) avantajını kullanarak Avrupa ve yakın coğrafyadaki alıcıları İstanbul’da buluşturacak.</p><p>Dört gün boyunca sürecek fuarda, 2026-27 sezonunun trendlerinin yanı sıra sürdürülebilir ve çevreci üretim teknolojileri de mercek altına alınacak.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">EİB Moda Tasarım Yarışması'nın kazananları ödüllerini aldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/eib-moda-tasarim-yarismasinin-kazananlari-odullerini-aldi-7171/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/eib-moda-tasarim-yarismasinin-kazananlari-odullerini-aldi-7171/</id>
<published><![CDATA[2026-04-09T09:25:49+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-09T09:25:49+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A0CD81-14A5EC-59633A-C36668-818C32-ACB208.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, kentteki bir otelde gerçekleştirilen Final Defilesi ve Ödül Töreni'nde yaptığı konuşmada, tekstil ve hazır giyim sektörlerinin Türkiye'ye ihracatı, üretimi ve yarışmaları öğrettiğini söyledi.</p><p></p><p>Tekstil ve hazır giyimin, tecrübelerini paylaşan kıymetli bir sektör olduğunu ifade eden Gültepe, söz konusu sektörlerde dalgalanmaların yaşandığını dile getirdi.</p><p></p><p>Gültepe, tekstil ve hazır giyimde önemli yarışmaların yapıldığına ve bazı yarışmaların 33 yıldır düzenlendiğine dikkati çekerek, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Sadece üretmek yetmiyor. Ürettiğinize değer katmak gerekiyor. Tasarım yarışmalarında önemli olan yarıştırmak değil, önemli olan gençlerimizi sektöre alıştırmak ve kazandırmak. Yarışmaların anlamı, manası budur. Dolayısıyla İzmir, İstanbul, Akdeniz gibi her bölgede bu tarz yarışmaları, sektörleri canlı tutmak, gençlerimizi sektöre kazandırmak için yapıyoruz. Bunun meyvelerini de özellikle markalaşma, katma değeri arttırma, birim fiyatı arttırma noktasında görüyoruz."</p><p></p><p>Mustafa Gültepe, tasarım ekosisteminin ve öneminin gelecekte de devam edeceğini vurguladı.</p><p></p><p>Ticaret Bakanlığı ve TİM'in yarışmaları desteklemeye devam edeceğini belirten Gültepe, "Bütün sektörlerimiz önemli. Bütün sektörlerde ihracatları arttırarak biz orta vadede Türkiye'yi dünyanın ilk 10 ihracatçı ülkesi arasına çıkarmak istiyoruz." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş ise yarışmacı katılımcıları tebrik ederek, yarışmayla genç tasarımcıları keşfetmeyi, sektöre kazandırmayı ve Türk moda endüstrisinin geleceğini tasarımla güçlendirmeyi hedeflediklerini anlattı.</p><p></p><p>Konuşmaların ardından yarışma kapsamında finale kalan tasarımların defilesi gerçekleştirildi.</p><p></p><p>Defilenin ardından dereceye giren ilk 3 tasarımcıya ödülleri takdim edildi.</p><p></p><p>Yarışmada "Illusia" adlı tasarımıyla Halit Tiryaki birinci, "Evidentiary Dream" adlı tasarımıyla Bilgenur Nehir Demir ikinci, "Serap" adlı çalışmasıyla Huriye Kızkut ise üçüncü oldu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hazır giyimin asıl açmazı maliyet değil katma değer</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hazir-giyimin-asil-acmazi-maliyet-degil-katma-deger-7385/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hazir-giyimin-asil-acmazi-maliyet-degil-katma-deger-7385/</id>
<published><![CDATA[2026-04-09T01:58:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-09T01:58:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4FD28D-06D84E-60D14B-DFEEAC-0EFD15-A65DDB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><b>Hakan ÖZBAY</b></p><p></p><p>Küresel ekonomide yaşanan dalgalanmalar, artan enflasyon oranları ve değişen tedarik zinciri dengeleri, Türk perakende ve hazır giyim sektörünü yeni bir dönemeçle karşı karşıya bırakıyor. Sektör temsilcileri bir yandan iç pazarda daralan alım gücü ve yükselen operasyonel giderlerle mücadele ederken, diğer yandan ihracat pazarlarında rakiplerin fiyat avantajlarına karşı konumunu korumaya çalışıyor. Sektördeki bu zorlu dönemi ve makroekonomik baskıları değerlendiren Lufian Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Emin Gümüştepe, pazarın karşı karşıya olduğu mevcut tablonun tek boyutlu olmadığını vurguladı. Maliyet enflasyonu ile sert rekabet koşullarının eş zamanlı olarak yönetilmesi gerektiğini belirten Gümüştepe, sektörün geleceğinin salt maliyetleri kısmaya değil, kalıcı katma değer yaratma kapasitesine bağlı olduğunun altını çizdi.</p><p></p><p>AVM VE CADDE KİRALARI SÜRDÜRÜLEBİLİR SINIRI AŞTI</p><p></p><p>Üretim maliyetlerinin yanı sıra perakende sektörünün en zorlayıcı ve en kritik gündem başlıklarından birini ticari gayrimenkul piyasasındaki fiyatlamalar oluşturuyor. AVM’ler ve ana caddelerde yaşanan fahiş kira artışlarının artık birçok noktada sürdürülebilir sınırların çok üzerine çıktığını belirten Gümüştepe, bu tablonun şirketlerin mağazalaşma ve yatırım stratejilerini doğrudan değiştirdiğini dile getirdi. Markaların artık her lokasyonda fiziki olarak var olmaktan ziyade, verimliliği yüksek, marka algısını güçlendiren ve ticari getirisi rasyonel olan doğru noktalarda konumlanmayı öncelik haline getirdiğine işaret eden Gümüştepe, artan maliyetlerin etiketlere yansımasına ilişkin olarak da net mesajlar verdi. Gümüştepe, "Maliyet artışlarının fiyatlara yansıması belirli ölçüde kaçınılmaz bir son. Ancak burada perakendeci için asıl kritik olan nokta, bu maliyet yükünü tamamen tüketiciye yansıtmadan; arka planda operasyonel verimlilik ve doğru fiyatlama stratejileri kurarak bu durumu dengeleyebilmektir. Bu dengeyi kurabilenler mevcut koşullarda daha sağlıklı bir büyüme zemini yakalayabiliyor" değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>FİYATLA DEĞİL MARKA ALGISIYLA REKABET</p><p></p><p>Dış pazar dinamikleri incelendiğinde, ihracat pazarlarında Uzak Doğu ülkeleri ve Mısır gibi alternatiflerin belirgin bir fiyat avantajı sunması, Türk hazır giyimcilerinin küresel pazar payını tehdit eden ana unsurların başında geliyor. Sadece fiyatla rekabet etmeye odaklanan her ticari yapının, daha düşük maliyetli bir alternatif karşısında kaçınılmaz olarak kırılgan hale geldiğine dikkat çeken Gümüştepe, Türkiye’nin bu darboğazdan çıkış yolunun güçlü bir markalaşma hamlesinden geçtiğini belirtti. Türkiye’nin küresel pazardaki en büyük avantajlarının hız, esneklik, kalite ve tasarım gücü olduğunu hatırlatan Gümüştepe, bu yeteneklerin marka değeriyle birleşmediği sürece eksik kalacağını ifade etti. Gümüştepe, "İhracatta sadece üretici konumunda olmak günümüzde tek başına yeterli bir ayakta kalma stratejisi olmuyor; marka sahibi olmak da artık kritik bir eşik. Buradaki kırılma noktası; üretilen ürünün sadece maliyetini hesaplamak değil, onun hikayesini, tasarımını ve genel marka değerini büyütebilmektir. Gelecek dönemde sektörü ayakta tutacak yegane unsur, katma değerli, farklılaşmış ve global ölçekte anlam ifade eden markalar yaratabilme becerisi olacaktır. Kalıcı rekabet gücü tam olarak bu eksende şekillenecek" dedi.</p><p></p><p>ENFLASYONİST ORTAM TÜKETİCİ DAVRANIŞLARINI DÖNÜŞTÜRDÜ</p><p></p><p>Makroekonomik cephede yaşanan yüksek enflasyonist ortam ve tüketicinin giderek baskılanan alım gücü, perakende alışveriş reflekslerinde de köklü ve kalıcı değişimler yaratıyor. Tüketicilerin alışveriş kararlarında artık çok daha seçici ve sorgulayıcı bir tutum sergilediği bu dönemde, yalnızca ihtiyaç odaklı tüketim ile kalite arayışı kavramları iç içe geçmiş durumda. Eskiden daha hızlı tüketilen ürünlerin yerini artık rasyonel tercihler alıyor. Orta-üst segment tüketicisinin pazar davranışlarını analiz eden Gümüştepe, hedef kitlenin sadece bir ürünü satın almadığını; o markanın sunduğu güvene, tasarım diline ve kalite sürekliliğine de uzun vadeli bir yatırım yaptığını belirtti. Gerçekten ihtiyaç duyulan ürünlere yönelimin arttığını kaydeden Gümüştepe, "Tüketici artık bu ürünlerin uzun ömürlü, fonksiyonel ve ödediği fiyatın karşılığını veren nitelikte olmasına büyük özen gösteriyor. Bu durum, pazar genelinde daha az ancak çok daha bilinçli bir tüketim eğilimini beraberinde getiriyor. Dolayısıyla markalar için kalite, tasarım ve fiyat dengesi bir tercih olmaktan çıkarak, ayakta kalmanın ve sürdürülebilir büyümenin temel şartı haline geliyor" şeklinde konuştu.</p><p>NİCELİKSEL BÜYÜMEDEN NİTELİKLİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR YATIRIMA GEÇİŞ</p><p>Piyasa koşullarındaki bu sert değişimler, hazır giyim şirketlerinin ajandalarındaki yatırım ve büyüme hedeflerini de yeniden şekillendiriyor. Yakın dönemde perakende konseptlerini yenileyerek erkek giyiminin ötesine geçen ve kadın giyim pazarına da giriş yaparak daha kapsayıcı bir yapıya bürünen Lufian, büyüme stratejisinde sayısal genişlemeden ziyade niteliğe odaklandığını duyurdu. Ayda iki mağaza açma hızına ulaşılan agresif büyüme dönemlerinin ardından, şirket artık yeni yatırımlarda sadece lokasyon sayısını artırmayı değil; açılan noktanın marka algısına katkısını, müşteri deneyimini ve arka plandaki operasyonel verimliliği dikkate alıyor. Yurt dışı açılım planlarında ise her pazarda bulunma hedefi yerine, markanın global konumlandırmasını güçlendirecek doğru noktalarda, seçici iş birlikleriyle ilerleme modeli benimseniyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İtalya'nın tanınan tekstil markalarının ürünleri İstanbul'da üretiliyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/italyanin-taninan-tekstil-markalarinin-urunleri-istanbulda-uretiliyor-9570/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/italyanin-taninan-tekstil-markalarinin-urunleri-istanbulda-uretiliyor-9570/</id>
<published><![CDATA[2026-04-07T02:53:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-07T02:53:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B55AE3-C5275A-5D1DD5-80AFCC-5BC7AB-36A220.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kurumsal tekstil ürünleri üreten firma sahibi Mücahit Artar, İstanbul'un Güngören ilçesindeki üretim tesislerinde faaliyetlerini sürdürerek başta İtalya olmak üzere Avrupa'nın önde gelen markalarına kurumsal tekstil tasarımı ve üretimi gerçekleştirdiklerini söyledi.</p><p></p><p>Artar, Türkiye'nin tekstilde uzun yıllara dayanan birikimine dikkati çekerek, "Sektörün en önemli avantajlarından biri yetişmiş iş gücü ve bilgi birikimi. Türkiye tekstile yıllardır yön veren bir ülke. Know-how ve teknik personel açısından güçlü olmamız, küresel pazarda elimizi kuvvetlendiriyor." dedi.</p><p></p><p>Son dönemde yaşanan küresel krizler ve savaşların tedarik zincirlerini etkilediğini belirten Artar, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Malumunuz son zamanlarda yaşanan savaşla birlikte Türkiye'nin jeopolitik konumu çok daha önemli olmaya başladı. Avrupa'ya yakınlığı hatta dünyanın da merkezinde oluşu bu konuda ne kadar büyük bir avantaja sahip olduğunu gösterdi. Yıllardır sektöre yön veren ve teknik personel yetiştiren bir ülke olmamız, dolayısıyla son zamanlarda yaşanan bu krizlerle birlikte aslında ne kadar önemli bir konumda olduğumuz da anlaşıldı."</p><p></p><p>Artar, jeopolitik konumun ne kadar önemli olduğunun görüldüğünü ve Türkiye bu konuda da yerini çok iyi koruduğunu aktararak, "Bu bizim sektörümüz için de çok büyük avantaj oldu. Özellikle Uzak Doğu pazarından bu savaş dolayısıyla yaşanan olumsuzluklardan kaçan birçok firmanın Türkiye'yi tekrar tercih etmeye başladığını söyleyebilirim. Bunun kısa zaman içerisinde geri dönüşümlerini aldık. Daha da ilerleyeceğini ve daha da iyi sonuçlar alacağımızı düşünüyorum." şeklinde konuştu.</p><p></p><p>Şirketlerinin 1994 yılında kurulduğunu ve 2000 yılından beri ihracat yaptıklarını anlatan Artar, "O zamandan beri de dünyaca tanınan özellikle İtalyan markalarının da hem tasarımını hem üretimini yapıyoruz. Sektöre de o konu da yön veren Türk şirketlerinden bir tanesiyiz." dedi.</p><p></p><p>Artar, Avrupa'dan Türk ürünlerine bakış açısına ilişkin, "Türkiye her zaman kaliteyi ön planda tutan, özellikle müşteri memnuniyetini ön planda tutan ve çok hızlı servis verebilen bir ülke. Bu konuda çok flexible (esnek) bir ülkeyiz. Çözüm odaklı bir ülkeyiz ve analitik zekası çok iyi çalışan bir ülkeyiz." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Türkiye'nin her zaman kalite konusunda kendini geliştiren ve her geçen gün iyi ürünler üreten, yurt dışında da algısı daha üst segmente yönelen bir ülke olduğuna işaret eden Artar, kalitenin, hızın ve çözüm odaklı olmanın önemini vurguladı.</p><p></p><p>- "Türkiye tekstilde çok deneyimli, çok tecrübeli bir ülke"</p><p></p><p>Artar, Türkiye'nin tekstil sektöründe herhangi bir probleme çözüm üretme kabiliyetiyle birlikte jeopolitik konumu ve uzun senelerdir sektörde olmasından dolayı çok önemli bir konumda bulunduğunu ifade etti.</p><p></p><p>İstanbul'da yapılan üretimle şu anda 29 ülkeye ihracat yaptıklarını anlatan Artar, "Avrupa'nın birçok ülkesine, İngiltere'ye ve ABD'ye ihracatlarımızı gerçekleştiriyoruz. Bu pazarlar dışındaki ülkelere savaşlar dolayısıyla satışlarımızda bir geri çekilme var ama Avrupa'nın tamamıyla işlerimizi sürdürüyoruz." dedi.</p><p></p><p>Artar, yurt dışı satışlarına ilişkin şunları söyledi:</p><p></p><p>"25 yıldır İtalya'nın dünyaca ünlü markaları ile çalışıyoruz. İlk başladığımız senelerde bize üretimi, tasarımı en kolay ürünleri veriyorlardı. Şimdi artık en zor, işçiliği en ağır olan ve know-how'a ihtiyaç duyulan ürünleri veriyorlar. Çünkü artık Türkiye tekstilde çok deneyimli, çok tecrübeli bir ülke. Çalışanından yöneticisine kadar herkes sektöre çok vakıf. Bu konudan dolayı tercih sebebi de olmaya başladı."</p><p></p><p>Satış ve pazarlama ofislerinin İsviçre'de bulunduğunu belirten Artar, "İsviçre'yi konumlandırarak Avrupa'nın tamamına yayılıyoruz. Almanya, Fransa, Belçika, İspanya'ya kadar Avrupa'nın tamamıyla çalışıyoruz. İtalya marka derinliği konusunda diğer ülkelerden daha ileri olduğu için İtalya'yı ihracatta merkeze koyduk ama bugün bir Fransa, Almanya, İsviçre de bu konuda çok etkin ve güçlü markalara sahip olan ülkeler." şeklinde konuştu.</p><p></p><p>- "En ucuz olmaya yoğunlaşırsak rekabete giremeyiz"</p><p></p><p>Artar, global markalarla çalışmanın kendilerine çözüm odaklı ve disiplinli olmayı öğrettiğini ifade ederek, "Son 25 yıldır Türkiye tekstilde çok büyük bir adım attı. Bugün lüks dediğimiz markaların birçoğu Türkiye'de üretiliyorsa bu Türkiye'nin çok yol aldığını gösteriyor." diye konuştu.</p><p></p><p>Uzak Doğu ülkelerine göre Türkiye'de üretimin daha kaliteli ve hızlı olduğunu dile getiren Artar, her şeyden önce Türkiye'nin çözüm odaklı olduğu için çok sıra dışa işler üretebildiğini ve tekstille ilgili her geçen gün geliştiğine işaret etti.</p><p></p><p>Artar, Türkiye'nin her zaman tekstilde öncü bir ülke ve üretimde ilk tercih edilecek ülkelerden biri olduğunu belirterek, "Türkiye'deki insanlar çözüm odaklı olduğu için naz çeken firmalarımız var. Biz en ucuz olmaya yoğunlaşırsak rekabete giremeyiz ama en kaliteli, en hızlı, en pratik ve en seri çözümcül olursak rekabet edebiliriz. Biz de şirketimizde bunu yapıyoruz." dedi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İHKİB'de yeni dönem</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ihkibde-yeni-donem-3353/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ihkibde-yeni-donem-3353/</id>
<published><![CDATA[2026-04-06T18:08:32+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-06T18:08:32+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3F55CA-01AC39-70BD80-66682A-5ADFC6-C5820B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin en stratejik ihracat sektörlerinden biri olan hazır giyim ve konfeksiyon sektörünü temsil eden İHKİB’de seçimler tamamlandı ve yeni başkan Mustafa Paşahan oldu. Paşahan, seçim sonrası yaptığı konuşmada tüm katılımcılara teşekkür ederek seçim sonuçlarının hayırlı olmasını diledi.</p><p></p><p>"İHRACATÇININ REKABET GÜCÜNÜ ARTIRACAĞIZ"</p><p></p><p>Konuşmasında sektörün mevcut zorluklarına rağmen üretim, ihracat ve markalaşma gücüne dikkat çekerek güçlü mesajlar veren Paşahan, sektörün rekabet gücünün artırılmasının temel hedeflerinden biri olduğunu vurguladı. Paşahan, "Öncelikli olarak kaybettiğimiz rekabetçiliğimizi geri alıp sektörümüzün değerini artıracağız. İhracatçılarımızın uluslararası rekabet gücünü artıracak her adımı stratejik öncelik olarak görüyoruz. Yabancılara yapılan satışların İHKİB’e beyan edilmesi şartıyla ihracat olarak sayılmasının yaygınlaştırılması için girişimlerde bulunacağız. Bu uygulama sayesinde ihracatçılarımızın yeşil pasaport hakkından daha fazla yararlanabilmesine katkı sağlayacağız. Amacımız, ihracat yapanı destekleyen, üreteni ödüllendiren, rekabeti kolaylaştıran bir yapıyı güçlendirmektir. Hazır giyim sektörümüzün önünü açmaya, ihracatçımızın yanında olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” dedi.</p><p></p><p>Hazır giyim sektörünün Türkiye’nin en kritik sektörlerinden biri olduğunu vurgulayan Paşahan, "Tasarım ve markalaşma konusunda birçok sektöre ilham veriyoruz. Onlarca markanın arkasında sabır, ortak akıl ve güçlü bir üretim kültürü var. Son 3 yıldır maliyet ve kur dengesizliği nedeniyle sektörümüz daralsa da bu süreci kısa sürede aşacağımıza inanıyoruz. Hazır giyimden vazgeçilemeyeceğini her platformda vurguluyoruz. Bu sektör güçlü, dinamik ve yeniden toparlanma kapasitesi çok yüksek bir sektördür. Geçmiş ile gelecek arasında köprü kuran bir sektör için çalışmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.</p><p></p><p>KOBİ'LERLE İLGİLİ ÖZEL YAPILANMA</p><p></p><p>İhracatın önündeki en önemli engellerden birinin de vize sorunları olduğunu belirten Paşahan, konu ile ilgili en üst düzeyde girişimlerini sürdürdüklerini ve yeni dönemde de yakından takipçisi olacaklarını söyledi. KOBİ’lere ilgili olarak da özel bir yapılanmaya gideceklerini belirten Paşahan, sektörel dönüşümün merkezine küçük ve orta ölçekli firmaları koyduklarını söyledi. KOBİ’lerin ihracat potansiyelinin çok yüksek olduğunu kaydeden Paşahan, bu nedenle bir KOBİ destek masası kuracaklarını ifade etti.</p><p></p><p>Paşahan yeni dönemde sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve dönüşüm başlıklarını da gündemin en üst sıralaraına taşıyacaklarını ve bu konularda finansman ve hibe modelleri üzerinde çalışacaklarını kaydetti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Zorlu yılda 1.2 milyar dolarlık gurur tablosu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/zorlu-yilda-12-milyar-dolarlik-gurur-tablosu-76/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/zorlu-yilda-12-milyar-dolarlik-gurur-tablosu-76/</id>
<published><![CDATA[2026-04-04T12:18:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-04T12:18:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_10A5DE-35FBB3-770870-5509E6-B90AE2-BC8446.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bursa’da düzenlenen görkemli törende, 2025 yılı performanslarıyla fark yaratan 51 firma podyuma çıktı. Yılın ihracat şampiyonu ise Fistaş Fantazi İplik oldu.</p><p>İhracatın Devler Ligi: İlk 10 Belli Oldu</p><p>2025 yılında tekstil ihracatına yön veren ve İpek Böceği Ödülleri’nde zirveyi göğüsleyen ilk 10 firma, sektörün üretim ve pazarlama gücünü bir kez daha kanıtladı. Listenin başında yer alan Fistaş Fantazi İplik'i sırasıyla; Almaxtex Tekstil, Yeşim Satış Mağazaları, Küçükçalık Tekstil ve ACN-TR Dış Ticaret takip etti. İhracatın zirvesindeki diğer isimler ise Marteks Marmara Tekstil, Harput Tekstil, Berteks Pazarlama, Vanelli Tekstil ve Martur Sünger ve Koltuk Tesisleri oldu. Bu dev kuruluşlar, sağladıkları döviz girdisiyle tekstil sektörünün sürdürülebilir büyümesindeki lokomotif rollerini bir kez daha tescillediler.</p><p>Zor Şartlarda 1.2 Milyar Dolarlık Başarı Hikayesi</p><p>Etkinliğin açış konuşmasını yapan UTİB Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, tekstil sektörünün direnç gücüne dikkat çekti. Rekabetin her zamankinden zor olduğu bir iklimde UTİB olarak 1 milyar 222 milyon dolarlık ihracat rakamına ulaştıklarını belirten Engin, "Bu ödüller sadece birer plaket değil; azmin, emeğin ve ‘Made in Türkiye’ imzasını dünyaya taşıma kararlılığımızın birer tescilidir" dedi.</p><p></p><p>Ticaretin Yeni Anayasası: Yeşil Mutabakat</p><p>2026 yılına dair stratejik bir yol haritası çizen Engin, sürdürülebilirliğin artık bir seçenek değil, "ticaretin yeni anayasası" olduğunu vurguladı. Sektörün geleceği için devlet desteği ve uygun finansman imkanlarının kritik önemde olduğunu ifade eden Engin, "Yeşil Mutabakat ve dijitalleşme projelerimize hız kesmeden devam edecek, tasarım ve inovasyonu en güçlü kasımız haline getireceğiz" mesajını verdi.</p><p></p><p>İş Dünyasından Tam Destek ve Ortak Vizyon</p><p>Törende, tekstil sektörü ve iş dünyasının temsilcileri ile oda başkanları da sektörün geleceğine dair önemli mesajlar verdi.</p><p>Bursa’nın ihracatındaki başarıları ve tekstille olan sinerjiyi vurgulayan UİB Koordinatör Başkanı ve OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, "Küresel ticaretin yeniden şekillendiği bu dönemde, Bursa’nın üretim gücü ve ihracatçı firmalarımızın adaptasyon yeteneği, Türkiye’nin en büyük rekabet avantajıdır" dedi.</p><p></p><p>Bursa iş dünyasının üretim azmine dikkat çeken BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş ise, "Zorlu bir yılı başarıyla geride bırakan ihracatçılarımız, sadece ekonomik bir değer yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda şehrimizin ve ülkemizin küresel arenadaki itibarını da yükseltiyorlar" ifadelerini kullandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Adidas'ta üst düzey atama</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/adidasta-ust-duzey-atama-4587/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/adidasta-ust-duzey-atama-4587/</id>
<published><![CDATA[2026-04-02T08:31:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-02T08:31:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B76D96-481991-497470-6F08FE-9AE3B9-07E631.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Mayıs 2021’den bu yana adidas Türkiye’de görev alan Orhan Domaniç, Kıdemli Talep Planlama Müdürü olarak üstlendiği liderlik rolünde, pazar talebinin etkin yönetimi ve veri odaklı karar alma kültürünün güçlendirilmesinde önemli katkılar sağladı. Satış ve pazarlama fonksiyonları arasında güçlü bir uyum ve ortak bakış açısı oluşturarak entegre bir iş planının hayata geçirilmesine liderlik eden Domaniç, analitik yaklaşımı ve stratejik perspektifiyle iş sonuçlarının iyileştirilmesine katkıda bulundu. Talep planlamadan tedarik süreçlerine uzanan uçtan uca yaklaşımıyla organizasyonel çevikliği artırırken, sürdürülebilir büyümeyi destekleyen güçlü bir temel oluşturulmasında etkili rol oynadı. Ayrıca kısa süreli bir görevlendirme kapsamında Kıdemli Finans Direktörü olarak üstlendiği görevle, finansal liderlik ve stratejik karar alma deneyimini daha da güçlendirdi.</p><p></p><p>Orhan Domaniç, yeni görevinde adidas Türkiye’nin kârlı ve sürdürülebilir büyüme yolculuğuna yön veren stratejik iş geliştirme ajandasına liderlik edecek. Şirketin satış ve pazarlama ekipleri başta olmak üzere ticari fonksiyonlarını kapsayan bütüncül iş modellerinin şekillendirilmesine öncülük ederken, ölçeklenebilir büyüme fırsatlarının hayata geçirilmesi ve global stratejilerin yerel pazar dinamikleriyle güçlü bir şekilde entegre edilmesini sağlayacak. Aynı zamanda, organizasyon genelinde etki yaratan stratejik girişimlere liderlik ederek, iş yapış şekillerinin dönüşümüne ve Türkiye operasyonunun uzun vadeli büyüme vizyonunun güçlendirilmesine katkıda bulunacak.</p><p></p><p>Bu atama, adidas Türkiye’nin stratejik iş geliştirme alanındaki yetkinliklerini güçlendirirken, kârlı ve sürdürülebilir büyüme hedeflerini desteklemeyi amaçlıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Gardıroplarda yaklaşık 500 milyon ton atıl kıyafet var</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gardiroplarda-yaklasik-500-milyon-ton-atil-kiyafet-var-1585/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gardiroplarda-yaklasik-500-milyon-ton-atil-kiyafet-var-1585/</id>
<published><![CDATA[2026-03-31T02:41:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-31T02:41:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C58E87-48B51F-D8C784-35FE72-831F55-3C24AB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Plastik geri dönüşümünde küresel gelişmeler, yenilikçi teknolojiler ve döngüsel ekonomiye yön veren uygulamalar, 3. Plastik Geri Dönüşüm Konferansı kapsamında düzenlenen panellerde değerlendirildi. Konferans kapsamında fuarın ikinci gününde düzenlenen ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kimya, Sağlık, Tekstil ve Ağaç Ürünleri Sanayi Daire Başkanı Gökhan Yazıcı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kimya, Sağlık, Tekstil ve Ağaç Ürünleri Sanayi Daire Başkanlığı Sanayi ve Teknoloji Uzmanı Tuğba Taşçı Alak'ın da takip ettiği Tekstil Geri Dönüşümü Paneli, sektörün önde gelen temsilcilerini bir araya getirdi.&nbsp;</p><p>Panelin açılış konuşmalarını PAGÇEV Kurumsal İletişim Direktörü Cesur Çaça, RePlast Eurasia Danışma Kurulu Başkanı Bernard Merkz ve PAGÇEV Başkanı Yavuz Eroğlu'nun yaptı. Eroğlu, dünyada artık lineer ekonominin kabul görmediğini belirterek, üretim ve tüketim alışkanlıklarının köklü bir değişim içinde olduğunu ifade etti. Kaynakların sınırsız olmadığı gerçeğinin, geri dönüşüm sistemlerini zorunlu hale getirdiğini vurgulayan Eroğlu, döngüsel ekonominin artık tüm sektörler için temel bir yaklaşım haline geldiğini söyledi.</p><p>“AŞAĞI DÖNÜŞÜM DEĞİL, KAPALI ÇEVRİM GERİ DÖNÜŞÜM”</p><p>Mevcut geri dönüşüm uygulamalarının önemli bir bölümünün “aşağı dönüşüm” olarak tanımlanan, ürün kalitesinin düştüğü bir modele dayandığını belirten Eroğlu, bunun sürdürülebilir bir çözüm olmadığını dile getirdi. Yeni dönemde hedefin, geri dönüştürülen ürünlerin ilk kalitesine eşdeğer şekilde yeniden üretilebilmesi olduğunu vurgulayan Eroğlu, bu yaklaşımın “kapalı çevrim geri dönüşüm” olarak adlandırıldığını ifade etti.</p><p>Avrupa başta olmak üzere dünya genelinde bu modelin hızla yaygınlaştığını belirten ve özellikle tekstil ve plastik sektörlerinde bu dönüşümün kaçınılmaz olduğunu kaydeden Eroğlu, "Geri dönüşümde artık yeni bir aşamaya geçiyoruz. Bugün hâlâ yaygın olarak uygulanan aşağı&nbsp;</p><p></p><p>dönüşüm modeli yerine, ürünleri ilk haline eşdeğer şekilde yeniden üretmeyi hedefleyen kapalı çevrim geri dönüşüm sistemleri öne çıkıyor. Örneğin şişeyi tekrar şişeye, tekstili tekrar tekstile dönüştürmek, esas olan yaklaşım haline geliyor.” dedi.&nbsp;</p><p>TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK FIRSAT</p><p>Türkiye’nin hem güçlü tekstil üretim altyapısına hem de gelişmiş plastik geri dönüşüm sanayisine sahip olduğuna dikkat çeken Eroğlu, bu iki alanın birleşiminin önemli bir avantaj sunduğunu belirtti. Tekstil ürünlerinin önemli bir bölümünün plastik bazlı ham maddelerden oluştuğunu hatırlatan Eroğlu, tekstilden tekstile geri dönüşümün ancak güçlü bir plastik geri dönüşüm altyapısı ile mümkün olabileceğini ifade etti.</p><p>Türkiye’nin mevcut üretim gücü ve sanayi altyapısıyla tekstil geri dönüşümünde önemli bir merkez haline gelebileceğini vurgulayan Eroğlu, "Eğer mevzuatımızı ve altyapımızı bu dönüşüme uygun şekilde geliştirirsek, tekstil geri dönüşümünde bölgesel değil küresel bir merkez haline gelebiliriz. Bu alan, yeşil dönüşümün tam merkezinde yer alıyor ve çok hızlı büyüme potansiyeli taşıyor.” dedi.&nbsp;</p><p>GARDIROPLARDA YAKLAŞIK 500 MİLYON TON ATIL KIYAFET VAR</p><p>Eroğlu'nun konuşmasının ardından PAGÇEV Kurumsal İletişim Direktörü Cesur Çaça'nın moderasyonunu yaptığı panelde konuşan Gama Recycle Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Kaplan, tekstil geri dönüşümünde en kritik ayrımın “geri dönüşüm” ile “geri kazanım (rejenerasyon)” arasındaki fark olduğunu vurguladı. Geri dönüşümün bir döngü sistemi içinde atığın yeniden ekonomiye kazandırılması anlamına geldiğini, ancak mevcut sistemde ağırlıklı olarak endüstriyel atıkların dönüştürüldüğünü ifade etti. Dünyada her yıl yaklaşık 110 milyon ton tekstil üretildiğini, ancak bunun çok küçük bir kısmının gerçekten tekstilden tekstile geri dönüştürülebildiğini belirten Kaplan, tüketim alışkanlıklarının sorunu büyüttüğünü söyledi. Gardıroplarda yaklaşık 500 milyon ton atıl kıyafet bulunduğuna dikkat çekerek, bu durumun sürdürülemez olduğunu vurguladı.</p><p>En büyük sorunlardan birinin tekstil ürünlerinin karışık yapısı nedeniyle geri dönüşümün zor olması olduğunu belirten Kaplan, bu noktada geliştirdikleri kimyasal geri dönüşüm teknolojisiyle tekstili tekrar ham maddesine ayırabildiklerini ve bunun özellikle karışık tekstiller için önemli bir çözüm sunduğunu ifade etti.</p><p>SADECE 50 BİN TON ATIK TOPLANABİLİYOR</p><p>Meltem Kimya Teknik Müdürü İbrahim Söylemez, tekstil atıklarının aslında “atık” değil değerli bir ham madde olarak görülmesi gerektiğini belirtti. Meltem Kimya’nın uzun yıllardır polyester atıkları kimyasal yöntemlerle ekonomiye geri kazandırdıklarını aktaran Söylemez, en büyük sorunun karışık tekstil yapıları ve regülasyon eksikliği olduğunu vurguladı. Türkiye’de yılda yaklaşık 1,1 milyon ton tekstil atığı oluşmasına rağmen yalnızca 50 bin tonunun toplanabildiğini belirterek, sistematik bir toplama altyapısına ihtiyaç olduğunu söyledi.&nbsp;</p><p>Söylemez ayrıca, sektörde yalnızca “geri dönüştürülmüş ürün” değil, “geri dönüştürülebilir ürün” tasarımının da teşvik edilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p><p></p><p>GERİ DÖNÜŞÜM ARTTI AMA İSTENEN SEVİYEDEN ÇOK UZAK</p><p>Aksa Carbon Sürdürülebilirlik Müdürü Serdar Asmaoğlu da karbon elyaf ve kompozit malzemelerin özellikle havacılık, otomotiv ve yenilenebilir enerji sektörlerinde sağladığı avantajlara dikkat çekti, hafiflik sayesinde ciddi enerji tasarrufu sağlandığını belirtti. Ancak bu malzemelerin kullanımının artmasıyla birlikte kompozit atıkların hızla büyümesi sorunun ortaya çıktığını aktaran Asmaoğlu, 2030’a gelindiğinde geri dönüşüm bekleyen karbon elyaf miktarının, üretimin yaklaşık yüzde 30’una ulaşacağına dikkat çekti. Asmaoğlu, bu nedenle kompozit geri dönüşümünün artık bir zorunluluk haline geldiğini söyledi.</p><p>Asmaoğlu, Aksa Carbon olarak atıkları yakmak veya gömmek yerine, bunları yeni bir iş koluna dönüştürmeye çalıştıklarını, yani geri dönüşümü ekonomik olarak sürdürülebilir bir modele oturtmayı hedeflediklerini vurguladı.</p><p>Gülle Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle de tekstil sektöründe geri dönüşüm çalışmalarının arttığını ancak mevcut seviyenin gerçek çözümden hâlâ uzak olduğunu ifade etti. Kullanılan geri dönüştürülmüş ham madde oranlarının düşük olduğunu ve bunun hem arz hem de sistem eksikliğinden kaynaklandığını belirtti. Özellikle tekstil üretiminde su tüketimi ve boyama süreçlerinin ciddi çevresel etkiler yarattığını vurgulayan Gülle, bu dönüşümün tek tek firmalarla değil, devlet politikalarıyla desteklenmesi gerektiğini söyledi.</p><p>Çözümün yalnızca üretimde değil, tüketici tercihinde de yattığına işaret eden Gülle, daha sürdürülebilir ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini belirterek, hem markaların hem de tüketicilerin bu dönüşümde sorumluluk alması gerektiğini ifade etti. Ayrıca çevre bilincinin küçük yaşlardan itibaren kazandırılmasının önemine değinen Gülle, döngüsel ekonominin uzun vadeli bir kültürel dönüşüm gerektirdiğini vurguladı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tekstilde geleceğin kodları yazıldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tekstilde-gelecegin-kodlari-yazildi-4246/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tekstilde-gelecegin-kodlari-yazildi-4246/</id>
<published><![CDATA[2026-03-29T09:45:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-29T09:45:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_231A39-CC580A-6702A9-3FB7EB-26CD80-810014.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) tarafından, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) koordinatörlüğü ve T.C. Ticaret Bakanlığı desteğiyle tekstil sektöründe inovasyon ve girişimcilik kültürünü güçlendirmek amacıyla düzenlenen 7. TechXtile Challenge, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Dış Ticaret Kompleksi'nde gerçekleştirilen görkemli bir finalle sona erdi. Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (UHKİB), Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) ve Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi (BUTEKOM)’un destekçileri arasında yer aldığı "Verimlilik" temalı etkinlikte hem genç girişimciler hem de sektörün devleri inovasyon sahasında buluştu.</p><p>Pınar Taşdelen Engin: “Attığımız tohumlar koca bir ormana dönüştü”&nbsp;</p><p>Törenin açılış konuşmasını yapan UTİB Başkanı Pınar Taşdelen Engin, TechXtile Challenge’ın başlangıçtan bugüne kadar geldiği nokta hakkında bilgi vererek şunları söyledi: “Bir girişim fikrine sahip olmak değerli; Ona inanmak daha da değerli. Ama o fikri geliştirip bir vizyona dönüştürmek, emekle beslemek ve böylesine güçlü bir platformda paylaşmak da çok büyük cesaret ister. Bu nedenle finale kalan tüm girişimcilerimizi içtenlikle kutluyorum. Biz bu yapıya hiçbir zaman bir yarışma olarak bakmadık. Bizim için burası; yeni fikirlerin sektörle buluştuğu, genç girişimcilerin deneyimle güçlendiği, iş birliği imkânlarının doğduğu ve geleceğe dair somut adımların atıldığı çok kıymetli bir gelişim alanı. TechXtile Challenge, girişimcilerimiz için yalnızca bugünün değil, yarının da platformudur. Bugün bu sahnede sadece projeleri değil, tekstil sektörünün dönüşüm iradesini alkışlıyoruz. Bu platform benim için bir yarışmadan çok daha fazlası; bir zihniyet inşasıydı. Attığımız tohumların koca bir ormana dönüştüğünü görmek benim için en büyük gurur."</p><p>Mustafa Gültepe: “Teknolojiyle dokunan yeni bir tekstil dünyası var”</p><p>Törenin açılışında konuşan TİM Başkanı Mustafa Gültepe, tekstil sektörünün Türkiye ekonomisi için taşıdığı kritik öneme değindi. Gültepe, "Artık rekabet ettiğimiz alan sadece üretim bantları değil; yazılım, mühendislik ve teknolojiyle dokunan yeni bir tekstil dünyası var. TechXtile Challenge, sanayicimizin birikimiyle gençlerimizin hayal gücünü bir araya getirerek geleceğe güçlü bir köprü kuruyor," dedi.</p><p>İnovasyon Ligi’nde Devlerin Yarışı</p><p>Etkinlik kapsamında ayrıca TechXtile İnovasyon Ligi sonuçları da açıklandı. Sektördeki Ar-Ge merkezlerinin ve firmaların performanslarının değerlendirildiği yarışmada, geliştirdikleri sürdürülebilir ve teknolojik projelerle fark yaratan firmalar ödüllendirildi. Sektörün inovasyon karnesi niteliğindeki bu ödüller, tekstilin geleceğinin "akıllı üretim" odaklı olacağını bir kez daha tescilledi. İnovasyon Ligi’nde ilk 10 sırayı Almaxtex, Barutçu Tekstil, Bossa, Emirali Tekstil, İskur Tekstil, Kipaş Mensucat, Nurel Tekstil, Polyteks, Sun Tekstil, Toroman Tekstil firmaları alırken, ödüllü projeler arasından En Sürdürülebilir Proje ödülünü Kadife Kumaşta Görsel Dönüşüm ve Sürdürülebilir Üretim projesi ile Bossa kazandı. “En İnovatif” proje kapsamında İnovasyon Ligi’nin şampiyonu ise UPCLO: Tekstil Atıklarının Döngüsel Ekonomi Yaklaşımıyla Katma Değerli Yeni Nesil Hammaddelere Dönüştürülmesi projesiyle Emirali Tekstil oldu.</p><p></p><p>Level Up Şampiyonu Fabric Guard, Scale Up şampiyonu CarByCelium&hellip;</p><p>Girişimcilik ekosisteminin nabzını tutan TechXtile Challenge’da iki ana kategoride ödüller dağıtıldı. Fikir aşamasını geçmiş, prototip seviyesindeki girişimcilerin yarıştığı Level Up Kategorisi ile Ölçeklenebilir ve ticarileşme potansiyeli yüksek projelerin yarıştığı Scale Up Kategorilerinde ilk üçe giren ekipler büyük ödülün sahibi oldu.</p><p>Level-Up Kategorisinde birincilik ödülünü Fabric Guard projesiyle ekip üyesi Abdurrahman Yüksel kazandı. Bu kategoride CarByCelium projesiyle Yağmur Bodur ikinci olurken, Üçüncülük ödülünü ise Terapötik Balmumu Sargısı projesiyle Eren Cihan Karsu Asal kazandı.&nbsp;</p><p>Scale-Up Kategorisinde ise Refabric AI isimli projesiyle Begüm Doğru Öztekin birincilik kürsüsüne çıktı. Özdemir Erdal, Guartec isimli projesiyle ikinci olurken, üçüncülük ödülünün sahibi ise CombinUp projesiyle Nazlı Demirci Erel oldu.</p><p>Özel Ödüllerde Anlamlı İmzalar</p><p>TechXtile Challenge içinde geleneksel hale gelen özel ödüller de sahiplerini buldu. Geçtiğimiz yıllarda hayatını kaybeden ünlü tasarımcı Bahar Korçan adına her yıl verilen Bahar Korçan Sürdürülebilirlik Özel Ödülü, "Tedarik Zinciri Entegre Akıllı Enerji Yönetimi Sistemi" projesiyle Umut Oğur’a verildi. Nazlı Demirci Erel ise "Combin Up" isimli inovatif projesiyle yine her yıl kadın girişimcileri teşvik etmek hedefiyle programa dahil edilen Kadın Girişimci Özel Ödülü’nün sahibi oldu.</p><p>Sektör Liderlerinden Tam Destek</p><p>Tekstil dünyasını buluşturan törene; TİM Başkanı Mustafa Gültepe’nin yanı sıra, Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Gürkan Tekin, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Jak Eskinazi, Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Nüvit Gündemir, BUSİAD Başkanı Tuncer Hatunoğlu, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Öksüz, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, TİM Başkan Vekili ve Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Koordinatör Başkanı Fikret Kileci, TETSİAD Başkanı Murat Şahinler, Tekstil Sektörü Sürdürülebilirlik Komite Başkanı Sultan Tepe, BEBKA Genel Sekreter Vekili Sabri Bayram, TİM Wings Kadın İhracatçıyı Güçlendirme Komite Üyesi ve İMA Yönetim Kurulu Başkanı Jale Tunçel ve ARYA Büyüme Lideri Sedef Erdoğmuş etkinliğe katılarak dereceye giren girişimcilere ödüllerini verdiler.&nbsp;</p><p>Törende UTİB Başkanı Pınar Taşdelen Engin, TechXtile Challenge’ın başlangıcından bugüne kadar gelmesinde büyük emekleri olan Proje Koordinatörü Ufuk Batum’a bir plaket ile teşekkür etti.&nbsp;</p><p></p><p>Güçlü İş Birlikleri ve Sponsorluklar</p><p>Etkinliğin başarısında sektörün öncü firmaları büyük rol oynadı. Almaxtex, Burboya, BUSİAD, Doca Textile, Elyaf Tekstil, Emirali, İlay, İpeker, Karesi Holding, Kıvanç Tekstil, Küçükçalık, Nilba, Polyteks, TETSİAD ve Vanelli gibi sektörün dev isimleri sponsorluklarıyla organizasyona güç katarak inovasyon ekosistemine verdikleri önemi bir kez daha gösterdiler.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Fason üretim sarmalından çıkış reçetesi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/fason-uretim-sarmalindan-cikis-recetesi-533/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/fason-uretim-sarmalindan-cikis-recetesi-533/</id>
<published><![CDATA[2026-03-29T02:01:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-29T02:01:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_718FC8-10BB07-15107B-48422A-F8B24C-B85A8E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><b>Hakan ÖZBAY</b></p><p></p><p>Sektörün içinden geçtiği zorlu süreci ve geleceğe yönelik stratejileri Analiz Gazetesi'ne özel olarak değerlendiren TASD Başkanı Berke İçten, yalnızca ayakkabı sanayisinin değil, genel ülke ihracatının yapısal sorunlarına da ayna tuttu.</p><p>ÜLKE İMAJI OLMADAN ŞİRKETLER MARKA OLAMAZ</p><p>Türk ayakkabı sektörünün yüksek üretim kapasitesi ve esnek üretim kabiliyetine rağmen, katma değerli ihracatın anahtarı olan markalaşma noktasında arzu edilen seviyenin çok uzağında kaldığına dikkat çeken İçten, bu durumun bir ekosistem sorunu olduğunu ifade etti. Üreticilerin bireysel çabalarının küresel pazarlarda marka yaratmak için tek başına yeterli olmadığını belirten İçten, çözümün devlet politikalarından geçtiğini şu sözlerle aktardı:</p><p>"Açıkça konuşmak gerekirse ülke olarak markalaşma noktasında sıkıntılıyız. Bu sadece ayakkabı sektörünün meselesi değil, maalesef genel olarak marka çıkartamıyoruz. Burada devletin daha farklı, vizyoner teşvik mekanizmalarını devreye sokması elzemdir. Bizim öncelikli düşüncemiz; ülkenin kendisinin bir marka haline gelmesi gerektiğidir. 'Türkiye' algısı küresel çapta bir marka değerine ulaştıktan sonra, bizlerin üreticiler olarak o şemsiye altında kendi markalarımızı yaratmamız çok daha kolay ve kalıcı olacaktır."</p><p>KÜRESEL DEVLER VE ÇAKMA ÜRÜNLER</p><p>Markalaşma yolculuğunda yerli sanayicinin belini büken en kritik engellerden birinin sahte ürün (çakma) ekonomisi olduğunu vurgulayan İçten, piyasadaki haksız rekabet ortamının üreticiyi nasıl köşeye sıkıştırdığını anlattı.</p><p>Yerli bir girişimin marka olma iddiasıyla yola çıktığında çift yönlü bir rekabet kıskacına girdiğini belirten İçten, "Düşünün ki yerli bir firmamız marka olmak istiyor. Sahaya indiğinde hem yılların küresel markalarıyla mücadele etmek zorunda kalıyor hem de o global markaların piyasayı saran çakmalarıyla rekabet etmeye çalışıyor. İki yönlü, son derece yıpratıcı bir rekabete tabi tutuluyoruz. İlgili bakanlıklarımızın bu konuya acilen neşter vurması gerekiyor. Kayıt dışılığı besleyen, haksız rekabet yaratan ve en önemlisi içimizdeki markalaşma hevesini öldüren bu olumsuz tablo bir an önce ortadan kaldırılmalıdır" uyarısında bulundu.</p><p>SAVAŞIN DOMİNO ETKİSİ VE HAMMADDE KRİZİ UYARISI</p><p>Kuzeydeki savaşın Avrupa pazarlarında ve Türkiye'nin ihracat kanallarında yarattığı tahribat henüz atlatılamamışken, güney sınırlarına yakın bölgelerde patlak veren yeni çatışmalar, sektörü hammadde maliyetleri üzerinden tehdit ediyor. Savaşın uzaması halinde yaşanacak tehlikelere dikkat çeken İçten, petrol fiyatlarındaki artışın doğrudan petrokimya hammaddelerine, taban ve suni deri fiyatlarına yansıdığını ifade etti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İstanbul İplik Fuarı kapılarını açtı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/istanbul-iplik-fuari-kapilarini-acti-2576/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/istanbul-iplik-fuari-kapilarini-acti-2576/</id>
<published><![CDATA[2026-03-27T09:51:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-27T09:51:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F62E0E-85721A-1EA3A9-1DD6FC-7002AE-BAD966.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. organizasyonuyla gerçekleştirilen fuar, Türkiye’nin iplik alanındaki tek uluslararası ihtisas fuarı olma özelliğini taşıyor. Avrupa ile Asya’nın kesişim noktasında yer alan İstanbul’da düzenlenen fuar, hem coğrafi avantajı hem de Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı sayesinde sektör profesyonelleri için önemli bir ticaret ve iş birliği platformu sunuyor.</p><p>30’a Yakın Ülkeden Alım Heyeti Geliyor</p><p>Fuarda pamuk, yün, ipek ve keten gibi doğal ipliklerin yanı sıra teknik ve fantezi iplikler de sergileniyor. Elyaf ve elyaf ürünleri, bobin, masura ve makara çeşitleri ile tekstil kimyasalları ve boyaları gibi üretim zincirinin farklı aşamalarına yönelik ürünler de ziyaretçilerin incelemesine sunuluyor. Özellikle sürdürülebilir üretim yaklaşımları ve yenilikçi iplik teknolojileri fuarın öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor.</p><p>Fuar, yalnızca ürün sergileme alanı olmanın ötesinde, uluslararası iş bağlantılarının kurulduğu bir ticaret platformu niteliği taşıyor. Fuara Mısır, Tunus, Fas, Cezayir, Irak, Suriye, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Gürcistan, Rusya, Ukrayna, Sırbistan, Kuzey Makedonya ve Kosova başta olmak üzere 30’a yakın ülkeden alım heyetleri gelirken, fuar süresince gerçekleştirilecek B2B görüşmeler sayesinde katılımcı firmalar, farklı coğrafyalardan gelen alıcılarla doğrudan temas kurma fırsatı yakalayacak.&nbsp;</p><p></p><p></p><p></p><p>Tasarım ve Yaratıcılık Ön Planda</p><p>Fuar kapsamında düzenlenen Doku Kumaş Tasarım Sergisi ve Defilesi ile interaktif etkinlik alanları, iplikten kumaşa uzanan yaratıcı süreci ziyaretçilere deneyimleme imkânı sunuyor. Bu etkinlikler, fuarı yalnızca ticari değil aynı zamanda ilham veren bir platform haline getiriyor.</p><p>Sektörün Küresel Buluşma Noktası&nbsp;</p><p>Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü, fuarın açılışında yaptığı değerlendirmede, İstanbul İplik Fuarı'nın, sektörün üretim gücünü, tasarım kabiliyetini ve ihracat vizyonunu dünya ile buluşturan en önemli platformlardan biri olduğunu belirtti. Ersözlü, “Kesintisiz olarak 22'ncisini düzenlediğimiz, coğrafyamızın ve dünyanın en büyük ihtisas fuarlarından birinin açılışını gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. Bu yıl fuarımızda çok anlamlı bir tabloyla karşı karşıyayız. 5 ayrı salonda, 40 bin metrekarelik devasa bir alanda; 250 yerli ve 150 yabancı olmak üzere toplam 400 firmanın katılımıyla kapılarımızı açıyoruz. Alanında birbirinden değerli üreticilerimiz, ihracatçılarımız ve dünya markası firmalarımız bu platformda sektörle buluşuyor. Üç gün boyunca devam edecek olan fuarımızda, yüksek bir katılımla verimli iş birliklerinin kurulmasını temenni ediyoruz. Toplamda 20 bin civarında ziyaretçi ağırlamayı hedeflediğimiz bu büyük organizasyonun ülkemize ve sektörümüze hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Yerli üretimin önemi  bir kez daha ortaya çıktı"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yerli-uretimin-onemi-bir-kez-daha-ortaya-cikti-9841/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yerli-uretimin-onemi-bir-kez-daha-ortaya-cikti-9841/</id>
<published><![CDATA[2026-03-26T11:23:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-26T11:23:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_570C96-84D9B9-EF506A-6780AC-53B92F-AFC009.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) tarafından düzenlenen ödül töreninde, 2025 yılı tekstil sektörünün başarılı ihracatçıları ödüllendirildi. İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz’ün ev sahipliğinde gerçekleştirilen törene; İstanbul Valisi Davut Gül, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gültepe, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türk Ticaret Bankası Genel Müdürü İlker Yeşil, ihracatçı birlik başkanları ve çok sayıda davetli katıldı. Ödül töreninde 5 Yıldız, 26 Platin, 28 Altın, 66 Gümüş, 258 Bronz ve 191 Başarı olmak üzere toplam 574 ödül sahiplerini buldu.</p><p>“İHRACATÇILAR ÇOK BÜYÜK FEDAKARLIKLAR YAPTI”</p><p>Ödül töreninde konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, ihracatçıların hem bireysel hem de kurumsal anlamda çok büyük fedakârlıklar yaptığını belirtti. Mevcut durumda dünyanın her yerinde sıkıntılar yaşandığını ve bunu en çok hisseden kesimlerden birinin de ihracatçılar olduğunu kaydeden Gül, şöyle konuştu:</p><p>“Dünya ve coğrafya bize şunu gösterdi: Belki üç lira daha ucuza alınan yerler vardı; ancak istikrar olmayınca, orta vadede ihtiyaçların karşılanamadığını herkes anladı. Türkiye’nin barış iklimi ve üretim zincirinin kesintisiz devam etmesi sayesinde sizler de müşterilerinize güven telkin ediyorsunuz. İnşallah dünyadaki huzurun yeniden tesis edilmesi ve Türkiye’nin muhafaza ettiği barış iklimiyle birlikte, ihracatçılar da bekledikleri rakamlara çok kısa sürede ulaşacaktır.”</p><p>‘TEKSTİL VE HAZIR GİYİM EKONOMİNİN TEMEL TAŞI’</p><p>TİM Başkanı Mustafa Gültepe de tekstil ve hazır giyim sektörlerinin yalnızca ihracat rakamlarıyla değil; üretim gücü, istihdam kapasitesi ve küresel rekabetteki direnciyle Türkiye ekonomisinin temel taşlarından biri olmayı sürdürdüğünü belirtti. Gültepe, “Son yıllarda yaşanan maliyet baskısı, talep daralması ve finansmana erişim zorluklarına rağmen ihracatçılarımız üretim zincirini ayakta tutmayı başardı. Bu dönemde elde edilen her başarı, sektörümüzün dayanıklılığının ve kararlılığının en somut göstergesidir.” dedi.</p><p>Gültepe sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>“Bugün küresel rekabetin her zamankinden daha sert olduğu bir süreçten geçiyoruz. Ancak Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, hızlı teslim kabiliyeti ve güvenilir tedarikçi kimliği önemli bir avantaj sunuyor. Tüm bu zorluklara rağmen, sektörlerimizin sahip olduğu birikim ve ihracat iradesiyle bu süreci aşacağına inanıyoruz. Tekstil ve hazır giyim, dönüşüm kabiliyeti yüksek yapısıyla önümüzdeki dönemde de Türkiye’ye değer katmaya devam edecektir.”</p><p>TEKSTİL İHRACATI 11,4 MİLYAR DOLARA ULAŞTI</p><p>2022 yılının son çeyreğinde başlayan ve etkisini hâlâ sürdüren küresel talep daralmasının sektörü derinden etkilemeye devam ettiğini ifade eden Ahmet Öksüz, “2025 yılı; artan üretim maliyetleri, küresel durgunluk, daralan talep ve jeopolitik riskler nedeniyle oldukça zorlu bir yıl oldu. Tüm bu olumsuzluklara rağmen tekstil sektörü ihracatımız, 2025 yılında 11,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.” dedi.</p><p>AB’DEKİ DARALMA SEKTÖRÜ ETKİLEDİ</p><p>Sektörün en büyük ihracat pazarı olan AB’deki daralmanın sektörü ciddi şekilde etkilemesine rağmen pazar paylarını korumaya çalıştıklarını vurgulayan Ahmet Öksüz, “Sektörümüzün en büyük 2’nci ihracat pazarı olan ABD pazarında ise önemli bir ivme yakaladık. 2025 yılında 800 milyon dolara yaklaşan ihracatımızla ABD’nin 8’inci büyük tedarikçisi konumundayız. Son 5 yılda payımızı yüzde 1,6’dan yüzde 3,2’ye çıkardık. Hedefimiz ise ABD’nin en büyük 5 tedarikçisi arasına girmek. Önümüzdeki süreçte küresel faizlerin düşüş eğilimine girmesiyle birlikte bu hedefimize ulaşacağımıza yürekten inanıyoruz.” diye konuştu.</p><p>HAKSIZ REKABETE KARŞI KORUNMALIYIZ</p><p>Bugün “durgunluk” olarak tanımlanan dönemlerin aslında sektörlerin kendini yeniden tanımladığı kritik eşikler olduğunu söyleyen Ahmet Öksüz, lojistik sorunların ve tedarik zincirlerindeki kırılmaların yerli üretimin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu, haksız rekabete karşı sektörün korunmasının ne kadar elzem olduğunu gösterdiğini dile getirdi. Diğer taraftan ABD’nin ilave gümrük vergilerini devreye almasının ve en büyük ihracat pazarı olan Avrupa Birliği’nin yeni ticaret anlaşmalarının Türkiye gibi üretici ülkeleri Asya için hedef pazar hâline getirdiğini kaydeden Ahmet Öksüz, “Bu nedenle dahilde işleme rejiminde yaşanan suistimallerin engellenmesi için şahit numune alınması, hâlihazırda bakanlığımızın titizlikle üzerinde çalıştığı menşe sapmasıyla daha etkin mücadele edilmesi gibi yerli üretimi etkileyen konularda adımlar atılması büyük önem taşıyor. Unutulmamalıdır ki milyarlarca dolarlık yatırımla oluşmuş ve ülkemizin sanayi hafızası konumundaki sektörümüzden Türkiye’nin vazgeçme lüksü yoktur.” ifadelerini kullandı.</p><p>ÖDÜL ALANLAR</p><p>Gecede, 2025 yılı ihracat performanslarıyla öne çıkan firmalar ödüllerine kavuştu. Başarılarıyla sektöre değer katan ilk 10 firma aşağıdaki gibi sıralandı:</p><p>•	AK-PA TEKSTİL İHR. PAZ. A.Ş.</p><p>•	AKSA AKRİLİK KİMYA SAN. A.Ş.</p><p>•	KORDSA TEKNİK TEKSTİL A.Ş.</p><p>•	KİPAŞ PAZ. VE TİC. A.Ş.</p><p>•	FPS TURKEY AMBALAJ SAN. VE TİC. A.Ş.</p><p>•	TEKSİS TEKSTİL ÜRÜNLERİ PAZARLAMA ANONİM ŞİRKETİ</p><p>•	ZORLU DIŞ TİC. A.Ş.</p><p>•	ORMO İTH. İHR. A.Ş.</p><p>•	AYDIN TEKS. TİC. VE PAZ. A.Ş.</p><p>•	DGS DIŞ TİC. A.Ş.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Avrupa'nın ekonomik güvenliğinde biyo bazlı malzemeler öne çıkıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/avrupanin-ekonomik-guvenliginde-biyo-bazli-malzemeler-one-cikiyor-2550/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/avrupanin-ekonomik-guvenliginde-biyo-bazli-malzemeler-one-cikiyor-2550/</id>
<published><![CDATA[2026-03-26T09:55:17+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-26T09:55:17+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_795422-C741E2-8C71AC-154835-C98060-6D6CDB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tekstil ve dokusuz yüzeyler sektörlerine yönelik rejenere selüloz elyaf alanında önde gelen tedarikçilerden biri olan Lenzing Group, biyo bazlı malzemelerin Avrupa’nın ekonomik güvenliğini nasıl güçlendirebileceğini ve fosilsiz bir geleceğe geçişi nasıl destekleyebileceğini ele almak üzere Brüksel’de üst düzey bir toplantı düzenledi. Euractiv iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte Avrupa Komisyonu, AB nezdindeki Birleşik Krallık Misyonu, akademi, sivil toplum ve sanayi dünyasından temsilcileri bir araya geldi.</p><p>Toplantının konuşmacıları arasında Avrupa Komisyonu Çevre Genel Müdürlüğü Rekabetçi Döngüsel Ekonomi ve Temiz Sanayi Politikası Direktörü Aurel Ciobanu-Dordea, AB nezdindeki Birleşik Krallık Misyonu İklim ve Çevre Başkanı ve Müsteşar Yardımcısı Dr. Daniel Bradley ile Lenzing Group Nonwovens Commercial İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Patricia A. Sargeant yer aldı.</p><p></p><p>Biyo bazlı çözümler için ortak politika vurgusu</p><p>Görüşmelerde öne çıkan başlıklardan biri, ıslak mendil gibi dokusuz yüzey uygulamalarında tamamen biyo bazlı ve biyolojik olarak parçalanabilir alternatifler sunan selülozik elyafların potansiyeli oldu. Avrupa, bu fosilsiz malzemeleri ölçeklendirebilecek sanayi altyapısına sahip olsa da küresel ölçekte düzenleyici farklılıklar ve maliyet asimetrileri rekabet gücünü sınırlıyor. Toplantıda, yatırımların artırılması ve pazarın daha geniş ölçekte benimsemesi açısından, Tek Kullanımlık Plastik Direktifi’nde (SUPD) yapılabilecek güncellemeler de dahil olmak üzere, açık ve tutarlı politika sinyallerinin kritik önem taşıdığı vurgulandı.</p><p></p><p>Lenzing Group Yönetim Kurulu Üyesi Georg Kasperkovitz, “Avrupa, temiz sanayi dönüşümü konusunda iddialı hedefler ortaya koydu. Brüksel’de gerçekleştirdiğimiz yuvarlak masa toplantısı, biyo bazlı malzemelerin geleceğe ait bir vizyon değil; bugün için uygulanabilir ve ölçeklenebilir bir gerçeklik olduğunu gösterdi. Avrupa’da köklü bir geçmişe sahip entegre bir selülozik elyaf üreticisi olarak Lenzing, sanayinin dayanıklılığını güçlendirirken fosil bazlı sentetik elyaflardan uzaklaşma sürecini de hızlandırıyor” dedi.</p><p></p><p>Sanayi rekabetçiliği ile iklim hedeflerinin birbirini destekleyen unsurlar olduğunu bir kez daha teyit edildiği toplantıda, yenilenebilir ağac hammaddesinden üretilen özellikli elyaflar, standart alternatiflere kıyasla daha düşük sera gazı emisyonu sunarken, biyolojik olarak parçalanabilir ve kompostlanabilir özellikleriyle de öne çıktığı konuşuldu. Şirketin iklim hedefleri 1,5 derece senaryosu ile uyumlu olup Science Based Targets initiative tarafından da doğrulanmış durumda.</p><p></p><p>Lenzing Group Nonwovens Commercial İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Patricia A. Sargeant ise şunları söyledi; “Avrupa’daki üretim kapasitesinin korunması ve artırılması, tedarik zinciri dayanıklılığı ve stratejik özerklik açısından büyük önem taşıyor. Lenzing, Avusturya, Çekya ve Birleşik Krallık’taki büyük entegre hamur ve elyaf tesisleriyle; Avrupa merkezli Ar-Ge yatırımları sayesinde bölgede istihdamı, inovasyonu ve teknolojik bilgi birikimini destekliyor. Selülozik elyaflar, hijyen amaçlı tek kullanımlık ürünlerde kritik bir rol üstleniyor. Bu da ürünlerin, SUPD kapsamındaki kaygıları ve mikroplastik kirliliğini ele alacak şekilde, biyolojik olarak parçalanabilir malzeme çözümleri doğrultusunda yeniden tasarlanmasının gerekliliğini ortaya koyuyor.”</p><p></p><p>İklim liderliği, inovasyon ve Avrupa’daki üretim gücüne yönelik uzun soluklu taahhüdüyle Lenzing Group, dayanıklı ve fosilsiz bir malzeme ekonomisinin gelişimini desteklemek amacıyla politika yapıcılar ve sektör paydaşlarıyla yakın iş birliğine devem edecek.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Milli Takımlar ve Damat Tween ortak mağazası  TFF Riva'da açıldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/milli-takimlar-ve-damat-tween-ortak-magazasi-tff-rivada-acildi-3352/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/milli-takimlar-ve-damat-tween-ortak-magazasi-tff-rivada-acildi-3352/</id>
<published><![CDATA[2026-03-25T10:57:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-25T10:57:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_28E013-8CCFA8-F5FBF2-C187AC-3D6CC9-3618F7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Global moda kuruluşu Orka Holding’in lüks erkek giyimdeki lider markası ve Türkiye Milli Futbol Takımlarının resmi moda partneri Damat Tween’in Milli Takımlar ile ortak mağazası, Riva’da törenle hizmete açıldı.</p><p>Son yıllarda ekonomik ve sosyal çekim merkezine dönüşen Riva’da yer alan Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesislerinde gerçekleşen Milli Takımlar ve Damat Tween ortak mağazasının açılışına Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, TFF Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu ve TFF Genel Sekreteri Abdullah Ayaz ile iş ve spor dünyasının saygın temsilcileri de katıldı.&nbsp;</p><p>Milli Takımlar ve Damat Tween ortak mağazasında Türkiye Milli Futbol Takımlarının formalarından eşofmanlara, tişörtlerden aksesuarlara Damat Tween’in Milli Futbol Takımları için hazırladığı özel kapsül koleksiyondan sezon ürünlerine kadar geniş yelpazede ürünler satışa sunulacak.&nbsp;</p><p></p><p>Hacıosmanoğlu: “Orka Holding Milli Takımlar mağazası için yanımızda oldu”</p><p>Milli Takımlar’ın da ilk mağazası olma özelliği taşıyan ortak mağazanın açılışında konuşan TFF Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu, “Federasyonumuzun Orka Holding'in öncü, yenilikçi ve modern markası Damat Tween ile yaklaşık 10 yıldır bir yol arkadaşlığı söz konusu. 2017’den bu yana Milli Takımlarımızın resmi moda sponsoru olan Damat, federasyonumuz bünyesindeki hakemler, profesyoneller ve temsilcilerimizin resmi kıyafetlerinde bize destek olmaktalar. Türkiye’nin en köklü moda markalarından biri olarak Orka Holding, Milli Takımlarımıza bugüne kadar verdikleri desteklerin yanı sıra Milli Takımlar Mağazamızın faaliyete geçme sürecinde de yanımızda oldular. Damat markasının Milli Takımlarımıza hazırladıkları özel koleksiyonlarla birlikte ay yıldızımıza gönül veren tüm taraftarlarımıza yönelik ürün çeşitliliğinin de ilerleyen günlerde çok daha çeşitleneceğinin müjdesini verebiliriz. Dünya Kupası’na gitme yolculuğumuzda bizi yalnız bırakmayan değerli sponsorumuz Damat Tween, D’S damat markalarının kurucusu, Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu’na bir kez daha teşekkürlerimizi sunmak isterim” dedi.&nbsp;</p><p></p><p>Orakçıoğlu: “Ortak ruh, Türk futbolu ve modasının global prestijini artıracak”</p><p>Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, açılışta yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Sadece futbolda değil her branşta sporun ve sporcunun yanında olmak DNA’mızda var. Dünya modasında değer katma ve her zaman en iyisini hedefleme tutkusuna sahibiz. Sporun disiplini ve centilmenliği her zaman ilham kaynağımız oldu. Damat Tween olarak geçmişten bugüne aralarında Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor, Atletico Madrid, Deportivo Alaves, Genoa, Spartak Moskova ve Güney Afrika Kadın Milli Futbol Takımının da olduğu pek çok dev kulübün resmi moda partneri olarak yanında ve destekçisi olduk. Ulusal ve uluslararası sporun gücünü Damat Tween markamızın lüks modadaki gücüyle pekiştirmeye devam ediyoruz. Ülkemizin Avrupa ve dünya futbolunda akademik ve sportif başarısının gururu olan Türkiye Milli Futbol Takımlarımızın resmi moda partneri olmaktan da ayrıca çok mutlu ve gururluyuz. Bugün gerçekleştirdiğimiz Milli Takımlar ve Damat Tween ortak mağazası sadece bir açılış değil, Türkiye’nin sportif ve akademik geleceğinin vizyonunu temsil eden önemli bir adım. Ortak mağazamız ile Milli Takımımızın sahadaki azmini ve gücünü Damat Tween’in ultra şıklığı ile birleştiriyoruz. Evet kalbimiz birlikte atıyor! Bu ortak ruhun gerek Türk futbolunun gerekse moda endüstrisinin birleştirici ruhuna ve global prestijine önemli katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum.”&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Modanın geleceği İMA'da şekilleniyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/modanin-gelecegi-imada-sekilleniyor-7809/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/modanin-gelecegi-imada-sekilleniyor-7809/</id>
<published><![CDATA[2026-03-24T02:49:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-24T02:49:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_175FE5-D598D4-0AEC66-4E5B12-7AFF48-063097.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Moda, günümüzde yalnızca estetik üretim pratikleriyle sınırlı bir alan olmaktan çıkarak; teknoloji, veri, sürdürülebilirlik ve kültürel dönüşümlerle birlikte yeniden tanımlanan çok katmanlı bir ekosistem haline geliyor. Bu dönüşüm, tasarım süreçlerinden üretim modellerine, iletişim biçimlerinden tüketici davranışlarına kadar uzanan geniş bir etki alanı yaratıyor.</p><p>İstanbul Moda Akademisi (İMA), bu çok boyutlu dönüşümü odağına alan İMA Fashion Talks 2026 ile moda endüstrisinin farklı disiplinlerini bir araya getirerek, sektöre yönelik güncel tartışma başlıklarını kapsamlı bir çerçevede ele almayı hedefliyor. 25–26 Mart 2026 tarihlerinde gerçekleşecek etkinlik; yapay zekâ, görsel kültür, sürdürülebilirlik, zanaat, üretim teknolojileri ve medya dönüşümü ekseninde modanın bugünü ve geleceğine odaklanıyor.</p><p>İki gün sürecek program boyunca; tasarımcılar, yaratıcı profesyoneller, teknoloji girişimleri, akademisyenler ve medya temsilcileri aynı platformda buluşarak moda ekosisteminin dönüşen dinamiklerini çok yönlü bir perspektifle değerlendirecek. Program kapsamında gerçekleştirilecek paneller ve konuşmalar, disiplinler arası iş birliklerinin önemini vurgularken; moda üretiminin giderek artan şekilde teknoloji ve veri odaklı bir yapıya evrildiğini ortaya koyuyor.</p><p>Etkinlikte öne çıkan başlıklar arasında; yapay zekâ destekli tasarım ve üretim süreçleri, dijitalleşen moda görselleri ve yeni anlatım biçimleri, tasarımcı–sanayi iş birliklerinin dönüşümü, sürdürülebilirlik ve döngüsel tasarım yaklaşımları ile moda ve medyanın değişen dili yer alıyor. Bu başlıklar, yalnızca mevcut üretim pratiklerini değil, aynı zamanda modanın gelecekte nasıl konumlanacağını da tartışmaya açıyor.</p><p>İMA Fashion Talks 2026 kapsamında ayrıca oluşturulan workshop ve deneyim alanları, katılımcılara teorik içeriğin ötesine geçerek yeni nesil üretim araçlarını ve teknolojileri birebir deneyimleme imkânı sunuyor. Bu alanlar, moda eğitimi ile sektör pratikleri arasındaki ilişkiyi güçlendiren önemli bir temas noktası oluşturuyor.</p><p>Etkinliğin konuşmacı kadrosunda; Adnan Bakkal, Ali Kiremitçioğlu, Anıl Can, Ayşe Ege, Baki Özçelik, Başak Kocabıyıkoğlu, Bediz Yıldırım, Bünyamin Yevlal, Bünyamin Yılmaz, Cem Kaprol, Ceylin Türkkan, Ece Sükan, Feride Tansuğ, Füsun Demircan, Gül Ağış, İsmail Kutlu, Kerem Kadiroğlu, Koray Parlak, Mehmet Kaya, Mehtap Elaidi, Merve Aydıner, Mina Dilber, Nihan Peker, Özgecan Üstgül, Özlem Kaya, Özgür Masur, Seda Domaniç, Serli Gazer, Sertaç Ersayın, Şansım Adalı, Tuğba Ansen ve Yaren Doğanyılmaz gibi moda, medya ve teknoloji dünyasının önde gelen isimleri yer alıyor. Alanlarında uzman bu isimler, deneyimlerini ve öngörülerini paylaşarak moda sektörünün geleceğine dair farklı perspektifler sunacak.</p><p>İstanbul Moda Akademisi tarafından düzenlenen İMA Fashion Talks 2026, yalnızca güncel trendleri ele alan bir etkinlik olmanın ötesinde; moda sektörünün geleceğine yön verecek fikirlerin tartışıldığı, disiplinler arası etkileşimi teşvik eden ve yaratıcı üretimi destekleyen güçlü bir düşünme platformu niteliği taşıyor.</p><p>İMA, uluslararası moda eğitimi standartları doğrultusunda geliştirdiği eğitim modeli ve sektörle kurduğu güçlü bağ ile yaratıcı endüstrilerde sürdürülebilir değer üretmeyi hedeflerken; Fashion Talks gibi etkinliklerle bu ekosistemi beslemeye ve genişletmeye devam ediyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Çok ağırıma gidiyor" diyerek fabrikasını kapattı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/cok-agirima-gidiyor-diyerek-fabrikasini-kapatti-67/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/cok-agirima-gidiyor-diyerek-fabrikasini-kapatti-67/</id>
<published><![CDATA[2026-03-21T13:07:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-21T13:07:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2EC447-9A82D6-3D3E93-4F3BAB-1C59D4-CB19FD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye'nin en büyük şirket topluluklarından biri olan Eren Grubu, Çorlu'daki fabrikasını kapattığını duyurdu. Şirketin patronu Ahmet Eren 'çok ağrıma gidiyor' derken dünya devleri için üretim yapan fabrikada 2 bin kişinin işten çıkarılacağı da kaydetti.</p><p></p><p><b>Dünya devlerine üretim yapıyordu</b></p><p></p><p>Bünyesinde 14 bin kişiyi istihdam eden Eren Grubu, tekstil alanında üretim yaptığı Çorlu'daki dev yerleşkesini kapatma kararı aldı. Kararı bizzat açıklayan holding patronu Ahmet Eren, "Çok ağrıma gidiyor" dedi.</p><p>Çorlu’da kurulu olan ve Türkiye tekstil sanayisinin en büyük merkezlerinden biri kabul edilen iplik fabrikası, devasa kapasitesiyle biliniyordu. Günlük 13 ton iplik üretimi, 10 ton iplik boyama ve 25 ton kumaş boyama kapasitesine sahip tesiste, üretim tamamen durduruldu. Tesiste Lacoste, Burberry, Gant ve Nautica gibi dünya devlerine üretim yapılıyordu.</p><p></p><p><b>2 bin kişiyi işten çıkaracaklar</b></p><p></p><p>Halk TV'nin haberine göre, süreçte yaşadıkları zorlukları anlatan Ahmet Eren, fabrikada çalışan 2 binin üzerinde kişinin işten çıkarıldığını doğruladı. Eren, "Çorlu fabrikamızı kapatmak zorunda kaldık. Kapatmamak için 3-4 ay bekledik. Çok ağrıma gidiyor çünkü işçinizin işine son veriyorsunuz. Nasıl iş bulacak, nerede çalışacak? Fabrika kapatan sadece biz de değiliz ki birçok fabrika kapandı" ifadelerini kullandı.</p><p></p><p><b>Zenginlik listesinde üst sıralarda yer alıyor</b></p><p></p><p>Eren ailesi, Forbes tarafından hazırlanan "Türkiye'nin En Zengin 100 Ailesi" listesinde 37. sırada yer alıyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">'Türkiye hazır giyim sektöründen vazgeçemez'</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-hazir-giyim-sektorunden-vazgecemez-3585/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-hazir-giyim-sektorunden-vazgecemez-3585/</id>
<published><![CDATA[2026-03-18T02:17:49+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-18T02:17:49+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A51CBB-DAD506-24EAD6-626153-4DECBF-AA3F44.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye hazır giyim ve konfeksiyon sektörü Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gültepe, İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başkan Adayı Mustafa Paşahan, İHKİB Başkan Yardımcısı Ürfi Akbalık tarafından düzenlenen iftar programında buluştu. Sektörde yaşanan son gelişmeler ve TİM’de yaklaşan seçimlerin değerlendirildiği iftar programına 700’e yakın sektör temsilcisi katıldı.&nbsp;</p><p></p><p>SORUNLARI GÜNDEME TAŞIDIK, ÇÖZÜM ARADIK&nbsp;</p><p>Türkiye’de hazır giyimden tekstile, mobilyadan deriye genel olarak imalat sanayinde bir problem yaşandığını ifade eden Mustafa Gültepe, “Ben hem İHKİB Başkanı olarak hem de TİM Başkanı olarak bu sorunları ve sıkıntıları birçok kez dile getirdim. Bu sorunları sürekli gündeme taşıdık. Biliyorsunuz ortada bir ekonomik program var. Bu da düşük kur-yüksek faiz politikası. Düşük kur ve yüksek faiz maalesef imalat sanayisini zorlayan bir tablo ortaya çıkarıyor. Biz bunları dile getirirken bazı kesimler ise özellikle son dönemde bunu fırsata çevirerek farklı bir şekilde birlik başkanlarını, yönetim kurullarını eleştirmeye çalışıyor. Haklarımızı, politikalarımızı ve stratejilerimizi savunmadığımızı zannediyorlar. İnanın ki hepimiz yıllardan beri burada bu sektör için çalışıyoruz.” dedi. Çağrılarına çok güçlü yanıtlar alamadıklarını ancak bazı sonuçlar da elde ettiklerinin altını çizen Mustafa Gültepe, “2025’te 2 bin 500 TL olan bazı desteklerin 3 bin 500 TL’ye çıkarılması ve döviz dönüşüm desteğinin yüzde 3’e yükseltilmesi sağlandı. Asgari ücret desteği 1270 TL oldu. Bu da TİM’in, birliklerin ve devletimizle yürütülen görüşmelerin bir sonucu olarak ortaya çıktı.” diye konuştu.</p><p>Yaklaşan seçimlerle ilgili değerlendirmelerde bulunan Mustafa Gültepe, birliklerde ve derneklerde sürdürülebilir yönetimlerin çok daha faydalı ve yararlı olduğuna inandıklarına vurgu yaparak, “Geçmişten böyle gördük ve uzun yıllardır bu anlayışla çalışıyoruz. Bu kapsamda 6 Nisan’da yapılacak İHKİB seçimlerinde Mustafa Paşahan, sektörümüz adına başkan adayımızdır.” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p><p></p><p>TÜRKİYE’NİN EN KRİTİK SEKTÖRLERİNDEN BİRİYİZ</p><p>Çok özel bir sektörün temsilcileri olduklarını ifade eden Mustafa Paşahan da, yıllarca en çok ihracat yapan sektörler sıralamasında birinci ve ikinci sıralarda yer aldıklarını hatırlattı. Katma değerli üretimle, istihdamlarıyla ve ihracatlarıyla Türkiye’nin en kritik sektörlerinden biri olduklarını dile getiren Mustafa Paşahan, “Tasarım ve markalaşma konusunda birçok sektöre ilham veriyoruz. Onlarca markamızın arkasında bitmeyen bir sabır, ortak akıl ve istişareye dayanan güçlü bir birikim var.” dedi.</p><p></p><p>HAYAL EDİLEMEYEN PROJELERİ HAYATA GEÇİRDİK</p><p>İHKİB yönetiminde yıllardır ortak akıl anlayışıyla çalıştıklarını ve çalışmaya da devam edeceklerinin altını çizen Mustafa Paşahan, “Sektörümüzün otuz yıllık hayalini gerçeğe dönüştürdük. Hazır giyim ve moda fuarı IFCO’yu İstanbul’umuza kazandırdık. IFCO, çok kısa sürede Avrupa’nın en büyük hazır giyim fuarı hâline geldi. Avrupa Birliği’nden önemli hibe destekleri sağladık. Bugüne kadar tasarım ve ikiz dönüşüm odağını merkezine alan on iki projeyi tamamladık. İstanbul Moda Akademisi’ni ve Dijital Dönüşüm Merkezi’ni bu desteklerle kurduk. Ekoteks’i dünyanın sayılı laboratuvarlarından biri hâline getirdik. Şimdi bu üç kurumumuzu tek bir çatı altında topluyoruz. On dört bin metrekare kapalı alana sahip tasarım ve eğitim merkezimizin inşaatını tamamladık. Birilerinin hayal bile edemeyeceği projeleri, geçmişten aldığımız güçle hayata geçiriyor ve sektörümüzü geleceğe hazırlıyoruz.” diye konuştu.&nbsp;</p><p></p><p>HAZIR GİYİMDEN VAZGEÇİLEMEZ&nbsp;</p><p>Son üç yıldır rekabetçilikle ilgili sorunlar nedeniyle ihracatın düşüş gösterdiğine değinen Mustafa Paşahan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>“Üç yıl içerisinde yaklaşık 4,4 milyar dolar ihracat kaybı yaşadık ve ithalatımız neredeyse 5 milyar dolar sınırına dayandı. İstihdamda ise üç yıl içinde yaklaşık 400 bin kişilik bir kayıp yaşandı. Ama ben inanıyorum ki bu sektör çok güçlü bir sektördür. Dinamik bir sektördür. Bu süreci de çok kısa süre içerisinde hep birlikte aşacağız. Bu tablonun sürdürülebilir olmadığını her platformda dile getirdik. Her platformda hazır giyimden vazgeçilemeyeceğinin altını kalın çizgilerle çizdik. Çözüm önerilerimizi ilgili bakanlıklarımızla paylaştık, paylaşmaya da devam edeceğiz. Geçmiş ile gelecek arasında köprü kurmaya hazır bir sektör için çalışmaya devam edeceğiz.”</p><p></p><p>İHKİB SEÇİMLERİ TİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ&nbsp;</p><p>TİM’de yaklaşan seçimler hakkında da değerlendirmelerde bulunan Mustafa Paşahan, “İHKİB seçimleri, Türkiye İhracatçılar Meclisi başkanlığına açılan kapının kilidi konumundadır. Yaşadığımız sorunlara çözüm geliştirme, beklentilerimize yanıt verme ve Ankara ile ilişkilerde güçlü bir temsil sağlama açısından TİM başkanının hazır giyim sektöründen olması son derece önemlidir. Bu nedenle tüm üyeleri 6 Nisan’da sandığa bekliyorum. Akabinde de TİM’de Mustafa Gültepe Başkanımızı, yeniden başkan olarak seçerek güçlü bir temsil oluşturacağız.” diye konuştu.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Etrofil, Avrupa ve ABD pazarına güçlü açılım yapıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/etrofil-avrupa-ve-abd-pazarina-guclu-acilim-yapiyor-8281/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/etrofil-avrupa-ve-abd-pazarina-guclu-acilim-yapiyor-8281/</id>
<published><![CDATA[2026-03-18T02:09:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-18T02:09:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D053A1-A24043-117B5A-060AFB-A3D7D8-5424C0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tekstil ve mobilya sektöründe güçlü yatırımlarıyla bilinen Acme Holding’in öne çıkan markalarından biri olan Etrofil El Örgüsü İplikleri, fuar kapsamında el örgüsü ipliklerindeki yenilikçi ürünlerini sektör profesyonelleriyle buluşturacak.</p><p>Kadın emeğine dayanan sektörün hem ekonomik büyüme hem de kültürel miras açısından ülkemizin önemli bir değeri olduğunu vurgulayan Toygun Batallı, “Etrofil markası olarak, Yalova’daki üretim tesisimiz ve Gaziantep’teki boyahane tesisimizle Türkiye’de iplik üretimi ve ticareti alanında güçlü bir konumdayız. 2002 yılından bu yana, Acme Holding çatısı altında faaliyet göstererek sektördeki yenilikçi ve kaliteli üretim anlayışımızla ön plana çıkıyoruz. Özellikle kaşmir, angora, kuzu yünü, pamuk ve ipek gibi doğal elyaflarla birlikte viskon ve polyamid gibi sentetik elyafların harmanlandığı geniş ürün yelpazemizle, hem örgü hem de dokuma iplikleri üretmekteyiz. Bunun yanı sıra, yüzde 100 organik ve geri dönüştürülmüş iplikler üreterek çevre dostu bir üretim anlayışını benimsiyoruz” dedi.</p><p>Etrofil için üretimde büyüme ve ihracatta yeni açılımlar yaşandığını belirten Toygun Batallı, “Üretim hacmimizi artırırken özellikle yün ve yün karışımlı ipliklerimize olan talepte ciddi bir artış yaşadık. Bu dönemde üretim süreçlerimizi daha verimli hale getirerek, kalite standartlarımızı bir üst seviyeye taşıdık. Müşteri beklentilerine uygun inovatif çözümler geliştirerek pazardaki konumumuzu güçlendirmeye devam ettik. Yıllık 1.440.000 ton olan üretim kapasitemizi yüzde 20 artırmayı hedefliyoruz. Özellikle akrilik ve akrilik karışımlı iplikler, Türkiye’nin en güçlü olduğu segmentler arasında. Ayrıca amigurumi akımının etkisiyle pamuk iplikler de ihracatta öne çıkan ürünler arasında bulunuyor. Amerika pazarı ise Türkiye için farklı bir dinamik sunuyor. ABD’de tüketiciler daha çok organik, bebek cildine uygun ve sertifikalı iplikleri tercih etmektedir.</p><p>Etrofil İplik olarak üretim kapasitemiz, renk ve desen çeşitliliğimiz, fiyat-performans dengemiz ve hızlı tedarik avantajımız sayesinde Avrupa’da geniş bir görünürlük elde ettik.</p><p>Doğal içerikli pamuk ipliklerimizle hem yurt içinde hem de yurt dışında doğal iplik ihtiyacına yönelik çalışmalarımızı sürdürmekteyiz” açıklamasında bulundu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Gültepe'den İHKİB seçimleri için iddialı mesaj</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gultepeden-ihkib-secimleri-icin-iddiali-mesaj-9987/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gultepeden-ihkib-secimleri-icin-iddiali-mesaj-9987/</id>
<published><![CDATA[2026-03-18T01:03:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-18T01:03:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5E7567-A67473-F8AEBD-C6BB8B-60C319-DF1794.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><b>Hakan ÖZBAY</b></p><p></p><p>İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği'nin (İHKİB) tarafından düzenlenen iftar programı, hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün en önemli temsilcilerini bir araya getirdi. Yaklaşan seçimler öncesi değerlendirmelerde bulunan TİM ve İHKİB Başkanı Mustafa Gültepe, 6 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilecek İHKİB seçimleri için iddialı konuştu. Seçimlerin önemine değinen Gültepe, "6 Nisan'da İHKİB'in seçimleri var. Benim ikinci dönemim bitiyor. İnşallah TİM'de de ilk dönem bitiyor, ikinci dönemde yine aynı şekilde İHKİB'i kazanarak 6 Nisan'da farklı bir şekilde kazanarak genç ihracatçılarımıza hizmet etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.</p><p>İHKİB SEÇİMLERİ TİM'İN KİLİDİ KONUMUNDA</p><p>İHKİB Başkan Yardımcısı ve İHKİB Başkan Adayı Mustafa Paşahan ise konuşmasında sektörün katma değerli üretimi, istihdamı ve ihracatıyla stratejik bir konumda olduğunu vurgulayarak, hayata geçirdikleri IFCO fuarı ve 14 bin metrekarelik yeni tasarım eğitim merkezi gibi projelere dikkat çekti. Ancak sektördeki daralmayı da rakamlarla ortaya koyan Paşahan, "Son 3 yıldır rekabetçilikte iyi günde sunulanlar nedeniyle ihracatımız düşüyor. Evet 3 yıl içerisinde 4.4 milyar dolar eksi yazdık. İthalatımızda ise 5 milyar dolar sınırına dayandı. İstihdamda 3 yıl içerisinde 400 bine yakın kayıp yaşadık" diyerek durumun ciddiyetini özetledi.</p><p>Yaşanan sorunlara karşı birlik ve dayanışma çağrısı yapan Paşahan, 6 Nisan 2026 tarihindeki seçimlerin stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Ankara ile ilişkilerin güçlü tutulması ve sorunlara çözüm üretilmesi için TİM başkanının hazır giyim sektöründen olmasının şart olduğunu belirten Paşahan, "İHKİB seçimleri TİM başkanlığına açılan kapının kilidi konumunda bulunuyor. Yaşadığımız sorunlara çözüm geliştirme beklentilerimize yanıt verme Ankara ile ilişkilerde bir adım önde yer almak ve çözüm üretmek için TİM başkanının hazır giyimden olması son derece önemlidir. Onun için sizleri 6 Nisan'da muhakkak bekliyorum. Sandıkta da Allah'ın izniyle Türkiye ihracatçılarına güçlü bir şekilde Mustafa Gültepe başkanımızı tekrar başkan olarak hep birlikte taşıyacağız" diyerek sözlerini tamamladı.</p><p></p><p>DÜŞÜK KUR YÜKSEK FAİZ İMALAT SANAYİSİNİ ZORLUYOR</p><p>Konuşmasında sektörün içinden geçtiği zorlu ekonomik koşullara da geniş yer ayıran TİM Başkanı Mustafa Gültepe, tekstil, deri, mobilya ve imalat sanayisinde ciddi sıkıntılar yaşandığının altını çizdi. Bu sorunları her platformda dile getirdiklerini belirten Gültepe, "Ama biliyorsunuz ortada bir program var. Nedir? Düşük kur yüksek faiz. Düşük kur yüksek faizin sonucu maalesef imalat sanayisini zorluyor" dedi.</p><p>Eleştirilere karşı Mevlana'nın "Suskunluğum asaletimdendir" sözüyle yanıt veren Gültepe, sektör için elde ettikleri kazanımları da hatırlattı. Döviz dönüşümünün %3'e çıkarılması gibi adımların TİM, birlik ve dernek başkanlarının ortak başarısı olduğunu ifade eden Gültepe, yeni dönem için İHKİB Başkan Adayı Mustafa Paşahan'a destek vererek "Söz sizin, gelecek hazır giyim ve TİM'in olsun" mesajını verdi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">6 farklı coğrafyanın yünleri etrofil ile iplik fuarında görücüye çıkıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/6-farkli-cografyanin-yunleri-etrofil-ile-iplik-fuarinda-gorucuye-cikiyor-6095/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/6-farkli-cografyanin-yunleri-etrofil-ile-iplik-fuarinda-gorucuye-cikiyor-6095/</id>
<published><![CDATA[2026-03-13T02:48:52+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-13T02:48:52+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0203AC-08783C-604A3B-40DA1A-6E3948-A5437B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tekstil ve mobilya sektöründe güçlü yatırımlarıyla bilinen Acme Holding’in öne çıkan markalarından biri olan Etrofil El Örgüsü İplikleri, fuar kapsamında el örgüsü ipliklerindeki yenilikçi ürünlerini sektör profesyonelleriyle buluşturacak.</p><p>Kadın emeğine dayanan sektörün hem ekonomik büyüme hem de kültürel miras açısından ülkemizin önemli bir değeri olduğunu vurgulayan Toygun Batallı, “Etrofil markası olarak, Yalova’daki üretim tesisimiz ve Gaziantep’teki boyahane tesisimizle Türkiye’de iplik üretimi ve ticareti alanında güçlü bir konumdayız. 2002 yılından bu yana, Acme Holding çatısı altında faaliyet göstererek sektördeki yenilikçi ve kaliteli üretim anlayışımızla ön plana çıkıyoruz. Özellikle kaşmir, angora, kuzu yünü, pamuk ve ipek gibi doğal elyaflarla birlikte viskon ve polyamid gibi sentetik elyafların harmanlandığı geniş ürün yelpazemizle, hem örgü hem de dokuma iplikleri üretmekteyiz. Bunun yanı sıra, yüzde 100 organik ve geri dönüştürülmüş iplikler üreterek çevre dostu bir üretim anlayışını benimsiyoruz” dedi.</p><p>Etrofil için üretimde büyüme ve ihracatta yeni açılımlar yaşandığını belirten Toygun Batallı, “Üretim hacmimizi artırırken özellikle yün ve yün karışımlı ipliklerimize olan talepte ciddi bir artış yaşadık. Bu dönemde üretim süreçlerimizi daha verimli hale getirerek, kalite standartlarımızı bir üst seviyeye taşıdık. Müşteri beklentilerine uygun inovatif çözümler geliştirerek pazardaki konumumuzu güçlendirmeye devam ettik. Yıllık 1.440.000 ton olan üretim kapasitemizi yüzde 20 artırmayı hedefliyoruz. Özellikle akrilik ve akrilik karışımlı iplikler, Türkiye’nin en güçlü olduğu segmentler arasında. Ayrıca amigurumi akımının etkisiyle pamuk iplikler de ihracatta öne çıkan ürünler arasında bulunuyor. Amerika pazarı ise Türkiye için farklı bir dinamik sunuyor. ABD’de tüketiciler daha çok organik, bebek cildine uygun ve sertifikalı iplikleri tercih etmektedir.</p><p>Etrofil İplik olarak üretim kapasitemiz, renk ve desen çeşitliliğimiz, fiyat-performans dengemiz ve hızlı tedarik avantajımız sayesinde Avrupa’da geniş bir görünürlük elde ettik.</p><p>Doğal içerikli pamuk ipliklerimizle hem yurt içinde hem de yurt dışında doğal iplik ihtiyacına yönelik çalışmalarımızı sürdürmekteyiz” açıklamasında bulundu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">DESA, Milano Moda Haftası'nda büyüledi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/desa-milano-moda-haftasinda-buyuledi-6247/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/desa-milano-moda-haftasinda-buyuledi-6247/</id>
<published><![CDATA[2026-03-06T02:03:57+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-06T02:03:57+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_07EC04-A763A0-5F2252-354AEE-A0915C-6309BD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye'nin lider deri markası DESA’nın premium segmentteki uluslararası temsilcisi 1972 DESA’nın geçtiğimiz eylül ayında tanıtılan "Tulips of Hope" koleksiyonunun ardından marka, baştan çıkarıcı tonlardan oluşan yeni tasarımlarıyla moda tutkunlarının büyük ilgisini topladı. İstanbul’un kültürel mirasından ilham alan ve yarım asrı aşan tecrübeyi yansıtan bu özel seçki, Türk deri sektörünün uluslararası arenadaki gücünü bir kez daha ortaya koydu.</p><p>1972 DESA: Güçlü, Dengeli, Zamansız</p><p>Yeni sezona damga vuran "Shades of Seduction" koleksiyonu, gücünü baştan çıkarıcı tonlardan oluşan bir renk paletinden alıyor. Zengin ve kadifemsi tonlar mevsime derinlik ve cazibe katarken, yumuşatılmış nötr renkler dengeli ve zahmetsiz bir silüet sunuyor.</p><p>Sessiz bir özgüvenle ışığı yakalayan yanardöner vurgular hem modern hem de zamansız bir ruh halini yansıtıyor. Zarafetin aşırılıkta değil, özündeki ham güzellikte yaşadığı bu seri, tek bir arzu kelimesi bile etmeden bir dizi duyguyu ifade edebilen ruhun sessiz dili olarak podyumda yerini alıyor.</p><p>Burak Çelet: “Türk Derisinin Gücünü Dünya Sahnesine Taşıyoruz”</p><p>DESA CEO’su Burak Çelet, etkinlik sonrasında yaptığı açıklamada, “DESA olarak, Türk derisinin kalitesini ve tasarım gücünü dünya sahnesine taşımaktan gurur duyuyoruz. 1972 DESA markamızın Milano Moda Haftası’nda sergilediği koleksiyon hem ülkemiz hem de sektörümüz adına büyük bir başarı. 'Shades of Seduction' temasıyla sunduğumuz bu koleksiyonun uluslararası moda profesyonellerinden gördüğü ilgiden dolayı mutluyuz. Milano Moda Haftası’nda elde ettiğimiz prestij ve ilhamla uluslararası pazarlarda büyümeye ve yenilikçi koleksiyonlarımızı moda dünyasının önde gelen temsilcileriyle buluşturmaya devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.&nbsp;</p><p>1972’den Gelen Miras</p><p>Yarım asrı aşan tecrübesiyle uluslararası moda dünyasının en prestijli etkinliklerinden biri olan Milano Moda Haftası’nda yer alan 1972 DESA, Milano, Paris ve Londra gibi moda başkentlerinde açtığı showroom ve mağazalarla Türk deri işçiliğini ve yenilikçi tasarım yaklaşımını dünya çapında tanıtıyor.</p><p>1972 DESA, adını DESA’nın kuruluş yılı olan 1972’den alıyor ve köklü mirasıyla modern tasarım anlayışını bir araya getiriyor. İstanbul’un kültürel mirasından ilham alan, zamansız ve sürdürülebilir tasarımlarıyla lüks deri çanta, aksesuar ve hazır giyim koleksiyonlarını moda tutkunlarıyla buluşturuyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">125 ülkeden 25 binin üzerinde ziyaretçi Texhibition İstanbul'da buluştu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/125-ulkeden-25-binin-uzerinde-ziyaretci-texhibition-istanbulda-bulustu-3719/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/125-ulkeden-25-binin-uzerinde-ziyaretci-texhibition-istanbulda-bulustu-3719/</id>
<published><![CDATA[2026-03-05T11:09:48+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-05T11:09:48+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4C2E65-15D425-DBCCD8-F7281F-70B3A7-5D73F3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Geçtiğimiz yılı 11,4 milyar dolarlık ihracatla tamamlayan ve Türkiye’nin üretimde ve istihdamda önde gelen sektörlerinden biri olan tekstil sektörü, bu yıl 9'uncu kez düzenlenen Avrupa’nın en büyük tekstil fuarı Texhibition İstanbul İplik, Kumaş ve Tekstil Aksesuarları Fuarı’nda buluştu. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) ev sahipliğinde, İTKİB Fuarcılık AŞ organizasyonuyla düzenlenen ve 6 Mart’a kadar sürecek fuarın açılışına Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ticaret Bakan Yardımcısı Volkan Ağar, İstanbul Valisi Davut Gül ve Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe katıldı. Açılış töreninde ayrıca ticaret ve sanayi odalarının başkanları, kamu finans ve destek kuruluşlarının temsilcileri, sektörel derneklerin yöneticileri ile sektör paydaşları da yer aldı.</p><p>‘HEDEFİMİZ TEKSTİL SEKTÖRÜNÜN DÜNYA LİGİNDEKİ KONUMUNU ÜST SIRALARA TAŞIMAK’</p><p>Texhibition İstanbul İplik, Kumaş ve Tekstil Aksesuarları Fuarı’nın açılışında konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Texhibition’un yalnızca bir fuar organizasyonu değil, Türk tekstil sektörünün üretim gücünü ve marka vizyonunu küresel ölçekte görünür kılan stratejik bir platform olduğunu belirterek, “İhracatın temeli güçlü üretim altyapısıdır; ancak bu değerin uluslararası pazarlarda doğru tanıtılması en az üretim kadar önemlidir. Texhibition, sektörümüzün sürdürülebilirlik yaklaşımını, tasarım kabiliyetini ve yüksek katma değerli üretim kapasitesini doğrudan küresel alıcılarla buluşturan güçlü bir ticaret köprüsüdür. Bakanlık olarak fuar katılım desteklerimizin yanı sıra alım heyeti programlarımızla da bu organizasyonu somut ticari sonuçlar üreten bir zemine dönüştürüyoruz” dedi.</p><p>Bakanlık olarak ihracatçıların her aşamada yanında olduklarını vurgulayan Bolat, “2025 yılında yaklaşık 33 milyar TL’lik desteği ihracatçılarımıza sunduk, 2026’da bu rakamı 45 milyar TL’ye çıkaracağız. Türk Eximbank’ın 59 milyar dolarlık destek hedefi, Türk Ticaret Bankası’nın 100 milyar TL finansman planı ve İGE A.Ş.’nin kefalet mekanizmalarıyla güçlü bir finansman altyapısı oluşturuyoruz. Hedefimiz; tekstil sektörümüzün katma değerli ihracatını artırarak dünya ligindeki konumunu daha üst sıralara taşımak ve Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda ihracatçılarımızı küresel rekabette daha da güçlendirmektir” ifadelerini kullandı.</p><p>KATMA DEĞERLİ ÜRETİM VURGUSU</p><p>Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe de Texhibition’ın tekstil sektöründeki önemine dikkat çekerek, organizasyonun sektörün küresel marka değerini yükselten en önemli vitrinlerden birisi olduğunu söyledi.&nbsp;</p><p>Türkiye’nin tekstil sektöründeki avantajlarına karşın son üç yılda rekabet koşullarının zorlaştığına dikkat çeken Gültepe, “Düşük kur–yüksek faiz dengesi, artan maliyetler ve küresel belirsizlikler ihracatımız üzerinde baskı oluşturuyor. Ancak rekabeti yalnızca fiyat üzerinden yapamayız. Yüksek teknoloji, Ar-Ge, inovasyon, tasarım ve markalaşmayı merkeze alarak katma değerli üretimi artırmak zorundayız. Avrupa’ya yakınlığımız, entegre üretim yapımız ve hızlı teslim kapasitemiz en büyük avantajlarımız. Bu avantajları ikiz dönüşüm ve verimlilik yatırımlarıyla güçlendirerek yeniden yükselişe geçeceğimize inanıyorum” ifadelerini kullandı.</p><p>‘TEXHIBITION ARTIK BÖLGEMİZİN EN GÜÇLÜ TEKSTİL VİTRİNİ’</p><p>Açılışta konuşan İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz, Texhibition’un kısa sürede Avrupa’nın en büyük tekstil fuarı konumuna ulaştığını belirterek, “Texhibition İstanbul’u 2022 yılında planlarken hedefimiz yalnızca ihracatımızı artırmak değildi. Aynı zamanda küresel trendlerin belirlendiği, Türk tekstilinin kalite algısının güçlendirildiği uluslararası bir marka yaratmaktı. Bugün geldiğimiz noktada Texhibition yalnızca bir fuar değil; bölgemizin tekstil alanındaki en gözde vitrini ve referans noktasıdır.” ifadelerini kullandı.</p><p>Bu başarının sektörün ortak emeğinin sonucu olduğunu vurgulayan Öksüz, üreticiden ihracatçıya, kamu kurumlarından paydaş kuruluşlara kadar tüm ekosistemin fuara katkı sunduğunu ifade etti.</p><p>195 ÜLKEYE 11,4 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT</p><p>Türk tekstil sektörünün zorlu küresel koşullara rağmen üretim ve ihracat gücünü koruduğunu belirten Öksüz, 2025 yılı performansına ilişkin şu değerlendirmede bulundu:</p><p>“Firmalarımız, 2025 yılında tüm olumsuz koşullara rağmen 195 ülkeye 11,4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirmeyi başardı. Küresel talebin daraldığı bir dönemde pazar payımızı koruyabilmemizi, Türkiye’nin köklü tekstil tecrübesine ve sektörümüzün bitmeyen azmine borçluyuz.”</p><p>Küresel rekabette artık yalnızca üretmenin yeterli olmadığını belirten Öksüz, katma değerli üretim, Ar-Ge ve alternatif pazarların önemine dikkat çekti. Öksüz, “Küresel rekabette fark yaratmak için katma değeri yüksek üretim yapmalı, Ar-Ge ile farklılaşmalı ve yeni pazarlara yönelmeliyiz. İTHİB olarak ihracatçılarımızın dünya pazarlarında daha güçlü bir konum elde etmesi için yoğun bir mesai yürütüyoruz.” dedi.</p><p>Son bir yılda 6 ülkede 11 uluslararası fuara millî katılım organizasyonu gerçekleştirdiklerini, 7 ticaret heyeti ve 13 alım heyeti düzenlediklerini belirten Öksüz, bu çalışmaların Ticaret Bakanlığı’nın güçlü destekleriyle hayata geçirildiğini vurguladı.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
</feed>