<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom">
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/modules/blog/atom.php?cid=34" rel="self" type="application/rss+xml" />
<id>tag:gazetebirlik.com,2015:cid-34</id>
<title type="text">Analiz Gazetesi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/" />
<generator>Analiz Gazetesi</generator>
<updated>2026-08-12T11:37:36+03:00</updated>
<entry>
<title type="text">"Türkiye önemli fırsatlar sunuyor "</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-onemli-firsatlar-sunuyor--5067/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-onemli-firsatlar-sunuyor--5067/</id>
<published><![CDATA[2026-08-12T11:37:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-12T11:37:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_770EB8-8065C3-0F23AA-50DD3A-E0E801-5361ED.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Petkim Genel Müdürü &amp; SOCAR Türkiye Rafineri ve Petrokimya İş Birimi Başkanı Kanan Mirzayev, petrokimya sektöründeki dönüşüme yönelik değerlendirme yaparak Türkiye ve Petkim açısından gelecek dönem fırsatları ve önceliklerine yönelik konuştu. Mirzayev, "Petrokimya sektörünün önemli bir dönüşümden, hatta tarihinin en zor dönemlerinden birinden geçtiğini söyleyebiliriz. Bir yandan küresel ölçekte devreye alınan yeni üretim kapasiteleri rekabet koşullarını yeniden şekillendirirken, diğer yandan Avrupa başta olmak üzere önemli pazarlarda tesis kapatma kararlarına tanıklık ediyoruz. Jeopolitik gelişmeler, enerji maliyetleri ve tedarik zincirlerindeki yeniden yapılanma da ortaya çıkan bu yeni dengeyi daha karmaşık hale getiriyor. Artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil; arz güvenliği, verimlilik, entegrasyon ve değişen pazar ihtiyaçlarına hızla uyum sağlayabilme yetkinliğiyle rekabet edilen yeni bir dönemin içindeyiz" diye konuştu.&nbsp;</p><p></p><p>'TÜRKİYE ÖNEMLİ BİR POTANSİYELE SAHİP'</p><p>Türkiye'nin bu dönüşümde önemli avantajlara sahip ülkelerden biri olduğunu söyleyen Mirzayev, "Avrupa, Orta Doğu ve Asya'nın kesişim noktasındaki stratejik konumu, güçlü sanayi altyapısı ve büyümeye devam eden iç pazarıyla bölgesel petrokimya üretim ve tedarik merkezi olabilecek önemli bir potansiyele sahip. Özellikle petrokimya ürünlerinde yüksek ithalat bağımlılığı dikkate alındığında, yerli üretim kapasitesini güçlendirecek her adımın hem sanayi hem de ülke ekonomisi açısından stratejik değer taşıdığına inanıyoruz. Türkiye'nin sahip olduğu sanayi birikimi, yetişmiş insan kaynağı ve güçlü iç pazar dinamikleri, doğru yatırımlar ve sağlam üretim altyapısıyla birleştiğinde önümüzdeki dönemde önemli fırsatlar sunuyor" diye konuştu.&nbsp;</p><p></p><p>'PETKİM'İN GELECEĞİNİ ÖNÜMÜZDEKİ 40-50 YILI DÜŞÜNEREK PLANLIYORUZ'</p><p>Mirzayev, "SOCAR Türkiye olarak, bu tabloya kısa vadeli piyasa koşullarının ötesinde, uzun vadeli stratejik bir bakış açısıyla yaklaşıyoruz. Avrupa'da petrokimya tesislerinin kapandığı ve birçok oyuncunun kapasite azalttığı bir dönemde biz, Petkim'in geleceğini önümüzdeki 40-50 yılı düşünerek planlıyoruz. Amacımız yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap vermek değil; geleceğin rekabet koşullarına uyum sağlayabilecek daha verimli, daha esnek, daha güçlü ve daha güvenilir bir üretim yapısının temellerini atmaktır. Petkim'i de bu vizyon doğrultusunda, değişen küresel dinamiklere uyum sağlayan, teknoloji, verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı dönüşümünü sürdüren bir oyuncu olarak konumlandırıyoruz" ifadelerini kullandı.&nbsp;</p><p>Güçlü rafineri-petrokimya entegrasyonunun önemine dikkat çeken Mirzayev, "Bugün küresel ölçekte rekabet avantajı sağlayan şirketlere baktığınızda, ortak özelliklerinden birinin güçlü rafineri-petrokimya entegrasyonuna sahip olmaları olduğunu görüyoruz. Bu model tedarik zincirinden maliyet yapısına, enerji verimliliğinden operasyonel çevikliğe kadar birçok alanda önemli avantajlar yaratıyor. STAR Rafineri ile Petkim arasında kurduğumuz entegrasyonun stratejik değeri de tam olarak burada yatıyor. 61 yıllık köklü deneyime sahip Petkim ile Türkiye'nin en yeni ve ileri teknolojiyle donatılmış rafinerisi olan STAR Rafineri arasında kurduğumuz entegre yapı, Türkiye'de bu ölçekteki tek örnek olma özelliğini taşıyor. Bu yapı, küresel piyasalardaki dalgalanmalara karşı daha dayanıklı bir operasyonel model oluşturmamıza katkı sağlıyor. Entegrasyon, iki şirketin üretim ve planlama kabiliyetlerinin birbirini desteklemesine imkan verirken, değişen piyasa koşullarına daha hızlı ve esnek şekilde uyum sağlamamızı mümkün kılıyor" dedi.&nbsp;</p><p>'STAR RAFİNERİ'DE JET YAKITI ÜRETİMİNİ MAKSİMUM SEVİYEYE ÇIKARABİLİYORUZ'</p><p>Mirzayev, "Bu avantajın somut yansımalarını pandemi döneminde, bölgesel çatışmaların ve küresel tedarik zinciri kırılmalarının yaşandığı süreçlerde açıkça gördük. Entegrasyon sayesinde temel hammaddemiz olan naftaya STAR Rafineri'den güvenli ve esnek erişim sağladık. Sektörün zorlandığı günümüzde de Petkim, hammadde tedariği riski taşımadan operasyonlarına odaklanabiliyor ve piyasa beklentilerine hızlı şekilde yanıt verebiliyor. STAR Rafineri ise Petkim ile kurduğu entegrasyon sayesinde operasyonel esneklik ve enerji güvenliği açısından önemli avantajlar elde ediyor. Ayrıca Petkim ile rafineri arasındaki aromatik nafta gibi ara ürün transferleri sayesinde, ihtiyaç duyulan dönemlerde STAR Rafineri'de jet yakıtı üretimini maksimum seviyeye çıkarabiliyoruz. SOCAR Türkiye olarak biz de bu entegrasyondan aldığımız güçle, rafineri-petrokimya entegre üretim kompleksimizde Petkim ve STAR Rafineri'nin yanı sıra SOCAR Petrol Ticaret, SOCAR Depolama ve SOCAR Ar-Ge ve İnovasyon şirketlerimizde görev yapan 3 bini aşkın çalışma arkadaşımızla birlikte Türkiye ekonomisine ve sanayisine her gün değer katmaya devam ediyoruz" diye konuştu.&nbsp;</p><p>'MASTER PLAN, PETKİM'İN UZUN VADELİ GELİŞİM VİZYONUNU ORTAYA KOYDU'</p><p>Mirzayev, "Geçtiğimiz yılın başında kamuoyuyla paylaştığımız Master Plan, Petkim'in uzun vadeli gelişim vizyonunu ortaya koyan kapsamlı bir yol haritasıydı. Aliağa'da yaklaşık 41 yıldır faaliyet gösteren üretim kompleksimizde yatırımlarımızı sürdürmekle birlikte, uzun süredir Master Plan kapsamında öngörülen bu ölçekte ve kapasite artırıcı nitelikte bir yatırım gerçekleştirilmemiş olması, bugün daha kapsamlı bir modernizasyon ve dönüşüm ihtiyacını da beraberinde getiriyor. Biz bu ihtiyacı Petkim'in geleceğini şekillendirecek cesur ve planlı bir yatırım vizyonunun başlangıcı olarak görüyoruz. Bu doğrultuda yürüttüğümüz teknik ve stratejik değerlendirmelerin ardından şimdi bir sonraki önemli aşamaya geçmiş bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.&nbsp;</p><p>'FEED SÜRECİNİN BAŞLATILMASI AÇISINDAN ÖNEMLİ BİR KİLOMETRE TAŞI'</p><p>Mirzayev, "Küresel ölçekte önemli mühendislik deneyimine sahip Technip ile imzaladığımız İyi Niyet Anlaşması (MoU), Petkim Master Plan kapsamındaki FEED (Uç Mühendislik Tasarımı) sürecinin başlatılması açısından önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Bu adımın ardından, 2026 yılının üçüncü çeyreğinde FEED'e ilişkin ticari sözleşmelerimizi imzalamayı planlıyoruz. Söz konusu sözleşmelerle başlayacak FEED çalışmaları; olası yatırım kararımıza temel oluşturacak mühendislik tasarımlarını, teknik değerlendirmeleri, ekonomik analizleri ve proje kapsamının detaylandırılmasını içeren kritik bir hazırlık süreci olacak. Master Plan'ın nihai yatırım kararına yönelik değerlendirmeler ise FEED çalışmalarının tamamlanmasının ardından gerçekleştirilecek" dedi.&nbsp;</p><p>'TÜRKİYE'NİN POLİETİLEN ÜRÜNLERİNDEKİ DIŞA BAĞIMLILIĞINI YAKLAŞIK 1,5 MİLYAR DOLAR AZALTABİLECEK'</p><p>Bu ölçekteki petrokimya yatırımlarında nihai yatırım kararına tek bir adımda ulaşılmasının mümkün olmadığını aktaran Mirzayev, "Dünyanın herhangi bir yerinde gerçekleştirilen benzer büyüklükteki projeler de Pre-FEED ve FEED gibi kapsamlı teknik ve ekonomik değerlendirme aşamalarından geçiyor. Bu süreçlerde tesislerin mühendislik tasarımları, teknoloji alternatifleri, yatırım maliyetleri, ekonomik fizibilitesi ve uygulama planları ayrıntılı şekilde analiz ediliyor. Dolayısıyla çalışmaların belirli bir zaman dilimine yayılması sağlıklı ve doğru bir yatırım kararı alınabilmesi için izlenmesi gereken uluslararası standartlardaki sürecin doğal bir parçası. Nihai yatırım kararının alınması halinde, Petkim'e ve dolayısıyla Türkiye'nin yerli üretim altyapısına yaklaşık 5 ila 7 milyar dolar arasında olmasını öngördüğümüz önemli bir yatırım gerçekleştirmiş olacağız. Ancak bu projenin değeri yalnızca yatırım büyüklüğüyle sınırlı değil. Master Plan ile yenilenecek Petkim, Türkiye'nin polietilen ürünlerindeki dışa bağımlılığını yaklaşık 1,5 milyar dolar azaltabilecek" diye konuştu.&nbsp;&nbsp;</p><p>Mirzayev, "Biz bu süreci aynı zamanda Petkim'in uzun vadeli rekabet gücünü destekleyecek stratejik bir dönüşüm olarak değerlendiriyoruz. Değişen küresel rekabet koşullarında doğru zamanda ve güçlü bir mühendislik altyapısıyla ilerlemenin kritik öneme sahip olduğuna inanıyoruz.&nbsp; Türkiye'nin petrokimya ürünlerindeki açığının tek bir üretim tesisi ya da şirket tarafından kapatılması mümkün olmasa da değerlendirdiğimiz bu yatırımla özellikle Türkiye'nin polietilen ürünlerindeki ihtiyacının önemli bir kısmını karşılamayı ve ithalat bağımlılığının azaltılmasına önemli bir katkı sunmayı amaçlıyoruz. Böylece yerli üretim altyapısının güçlendirilmesine destek olurken Türkiye sanayisinin ihtiyaç duyduğu stratejik ürünlerin daha yüksek oranda yurt içinden karşılanmasına da katkı sağlamayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.&nbsp;</p><p></p><p>Petkim'in ürün portföyü ve pazardaki konumuna ilişkin de değerlendirme yapan Kanan Mirzayev, "Petrokimya sektörü hiçbir zaman tek bir ürün grubundan oluşan homojen bir pazar olmadı. Petkim de yaklaşık 60 farklı ürün türü üreten entegre bir petrokimya şirketi. Bu nedenle şirketimizin rekabet gücünü yalnızca tek bir toplam pazar payı üzerinden değerlendirmek sağlıklı bir yaklaşım olmaz. Ürün gruplarının üretim hacimleri, kullanım alanları ve pazar dinamikleri birbirinden farklılık gösteriyor. Burada asıl değerlendirilmesi gereken unsur, stratejik ürün gruplarındaki konumumuz ve bu ürünlerin Türkiye sanayisi açısından taşıdığı değerdir. Petkim'in stratejik değeri Türkiye sanayisine sağladığı arz güvenliği, yerli üretime katkısı, ithalatın azaltılmasındaki rolü ve sanayicilere sunduğu lojistik avantajla birlikte ele alınmalı" dedi.&nbsp;</p><p>'AMACIMIZ UZUN VADELİ DEĞER YARATMAK'</p><p>Mirzayev, "Bugün Petkim, özellikle odaklandığı ürün gruplarında Türkiye pazarındaki güçlü konumunu koruyor. 2022 yılından bu yana yürüttüğümüz dönüşüm süreciyle birlikte portföyümüzü daha stratejik ve rekabetçi alanlara odakladık. Özellikle polimer ürün gruplarında yaklaşık yüzde 13-15 seviyesinde bir pazar payına sahibiz. Polimerler içerisinde yer alan AYPE gibi bazı özellikli ürünlerde ise yüzde 40-45 seviyelerine ulaşan pazar payımızla sektörün önemli oyuncularından biriyiz. Diğer taraftan PA, PP, PVC gibi ürünlerde sınırlı üretim hacmimiz nedeniyle yüzde 5-10 aralığında değişen pazar paylarıyla rekabet ediyoruz. Şu anda üretmediğimiz elyaf hammaddelerinde (PTA, MEG, ACN gibi) pazarda aktif bir oyuncu olarak yer almıyoruz. Bununla birlikte, özellikle aromatikler zincirindeki ürünlerimiz aracılığıyla bu ürünleri üreten şirketlere hammadde tedariki sağlamayı sürdürüyoruz. Ürettiğimiz tüm ürünlerde sanayicilerimize hem yüksek kaliteli yerli ürün tedarik ediyoruz hem de tedarik güvenliği, lojistik avantaj ve operasyonel esneklik sağlıyoruz. Stratejimiz Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu ve Petkim olarak rekabet avantajı yaratabileceğimiz stratejik ürün gruplarına odaklanmak üzerine kurulu. Master Plan kapsamında değerlendirdiğimiz yatırımlar da tam olarak bu yaklaşımın somut bir yansıması niteliğinde. Özellikle polietilen alanında hedeflediğimiz kapasite artışıyla hem iç pazarın ihtiyaçlarını daha güçlü şekilde karşılamayı hem de Türkiye'nin bu alandaki ithalat bağımlılığını önemli ölçüde azaltmayı amaçlıyoruz. Bu doğrultuda önceliğimiz, yalnızca pazar payını büyütmek değil; Türkiye sanayisi için stratejik öneme sahip ürünlerde daha güçlü bir yerli üretim kapasitesi oluşturmak ve uzun vadeli değer yaratmaktır" diye konuştu.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Yüksek teknoloji sektörlerinde üretim yüzde 3,9 arttı"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yuksek-teknoloji-sektorlerinde-uretim-yuzde-39-artti-9291/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yuksek-teknoloji-sektorlerinde-uretim-yuzde-39-artti-9291/</id>
<published><![CDATA[2026-08-10T13:38:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-10T13:38:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8A1553-07DC70-B08184-BB05DE-1A5207-9822FE.jpeg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şimşek, NSosyal hesabından, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan haziran ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini değerlendirdi.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Zorlu küresel koşullara rağmen sanayi üretiminin ikinci çeyrekte yıllık yüzde 1,9 büyüdüğüne dikkati çeken Şimşek, "Bu dönemde yüksek teknoloji sektörlerinde üretim yüzde 3,9 arttı, orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı haziran itibarıyla yüzde 44,5'e ulaştı." ifadesini kullandı.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Şimşek, şunları kaydetti:</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">"Katma değerli üretimdeki güçlü artış ve ihracat kompozisyonundaki iyileşme, sanayideki dönüşümün somut göstergeleridir. Verimlilik odaklı politikalarımızla küresel değer zincirlerinde daha üst basamaklara çıkmayı sürdüreceğiz."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Erdemir'den 201 milyon dolar net kar</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/erdemirden-201-milyon-dolar-net-kar-3266/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/erdemirden-201-milyon-dolar-net-kar-3266/</id>
<published><![CDATA[2026-08-10T11:57:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-10T11:57:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_147F76-9305A6-D85072-A85D32-A067C3-AEDD8B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Erdemir, 2026'nın ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını paylaştı.</p><p></p><p>Buna göre, yüksek üretim disiplini ve operasyonel verimliliğe odaklanan şirket, yılın ilk yarısında tüm temel göstergelerde büyüme kaydetti.</p><p></p><p>Söz konusu dönemde şirketin satış gelirleri 2025'in aynı dönemine göre yüzde 10,4 artarak 2 milyar 801 milyon dolara yükseldi.</p><p></p><p>Şirket net karını, yılın ilk yarısında 2025'in aynı dönemine göre 46 milyon dolardan 201 milyon dolara çıkarırken, ham çelik kapasite kullanım oranında ise yüzde 95'e ulaştı.</p><p></p><p>Faiz, amortisman ve vergi öncesi kar (FAVÖK) marjını yüzde 10 seviyesinde koruyan Erdemir, üretimini 4,3 milyon tona, satışlarını ise 4,2 milyon tona yükseltti. Şirket, elde ettiği satış hacminin yüzde 14,2'sini doğrudan ihracat hanesine yazdırdı.</p><p></p><p>- Akıllı üretim ve yeşil çelik odağında dönüşüm</p><p></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Erdemir Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, yakalanan güçlü performansın sadece kapasiteyle değil, "akıllı üretim" vizyonuyla gerçekleştiğini belirtti.</p><p></p><p>Yalçıntaş, "Sadece çok değil, akıllı ve verimli üretiyoruz. Başlattığımız 'İş'te Dönüşüm Programı' ile yapay zeka ve ileri veri analitiğini süreçlerimizin merkezine aldık." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Özellikle demir üretiminde kullandıkları "Dijital İkiz" modellemeleriyle maliyetleri düşürdüklerini, dünyada örnek gösterilecek bir optimizasyona imza attıklarını aktaran Yalçıntaş, eş zamanlı olarak iş süreçlerini de yapay zeka yetkinlikleriyle donattıklarını vurguladı.</p><p></p><p>Türk sanayisinin dışa bağımlılığını azaltmayı birincil görev olarak gördüklerinin altını çizen Yalçıntaş, savunma sanayisi ve yeşil dönüşüm hedeflerine ilişkin şunları kaydetti:</p><p></p><p>"AR-GE gücümüzle Altay Tankı ve Milli Uçak Gemisi gibi gurur projelerimizin ihtiyaç duyduğu çeliği biz üretiyoruz. Tüm bunları yaparken rotamızı net olarak düşük karbonlu, yeşil çelik olarak belirledik. Yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımlarımızla sektörün lideri olmanın sorumluluğunu taşıyor, ülkemiz sanayisi için güven unsuru olmaya kararlılıkla devam ediyoruz."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sanayi üretimi yıllık yüzde 1,4 azaldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-yillik-yuzde-14-azaldi-8943/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-yillik-yuzde-14-azaldi-8943/</id>
<published><![CDATA[2026-08-10T10:19:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-10T10:19:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_09247B-9BC09E-992547-93942C-0FFBE8-C1431B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI temmuz ayı raporuna göre üretimini artıran sektör sayısı üçe yükseldi. En güçlü büyüme giyim ve deri ürünleri sektöründe gerçekleşti; bu sektörün büyüme hızı dört yılı aşkın bir dönemin en yüksek seviyesine ulaştı. Elektrikli ve elektronik ürünler ile metalik olmayan mineral ürünler de yeniden genişleme bölgesine geçti. Üretimde en belirgin yavaşlama gıda ürünlerinde görüldü. Temmuzda üretim artışı kaydeden üç sektör, yeni siparişlerde de büyüme sergiledi. Yeni ihracat siparişlerinde ise 10 sektörün dördünde artış kaydedildi. İstihdamını artıran sektör sayısı ise temmuzda beşe çıkarak şubat ayından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.</p><p></p><p>Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi performansında en hızlı ve güvenilir referans kabul edilen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) anketinin Temmuz 2026 dönemi sonuçları açıklandı. Eşik değer olan 50,0’nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre haziran ayında 47,1 olan manşet PMI, temmuzda 47,7’ye yükselmekle birlikte 50,0 eşik değerinin altında kalarak imalat sektöründeki belirgin yavaşlamanın sürdüğüne işaret etti. Böylece faaliyet koşullarındaki kesintisiz bozulma eğilimi 28’inci aya ulaştı. Yeni siparişlerdeki azalış hazirana göre biraz daha düşük hızda gerçekleşse de belirgin düzeyde devam etti. Anket katılımcıları, yeni siparişlerdeki azalışı olumsuz piyasa koşullarına ve fiyat baskılarına bağladı. Orta Doğu’daki savaş, üçüncü çeyreğin başı itibarıyla uluslararası talebin de zayıflamasında etkili oldu.&nbsp;</p><p></p><p>Piyasa koşullarındaki durgunluk, imalatçıların üretimi sınırlı düzeyde de olsa üst üste ikinci ay azaltmalarına neden oldu. İstihdam, kısmen çalışan istifalarının da katkısıyla düşüş gösterdi. Talebin zayıf seyrine bağlı olarak, firmalar satın alma faaliyetlerini ve stoklarını da azalttı. Girdi talebinin yavaşlamasıyla birlikte tedarik zincirleri üzerindeki baskı da bir miktar hafifledi ve tedarikçilerin teslimat süreleri son dokuz ayın en düşük oranında arttı. Bununla birlikte, anket katılımcıları deniz taşımacılığında gecikmeler yaşandığını bildirdi. Girdi fiyatları temmuz ayında da hızlı şekilde yükselmeye devam etti. Firmalar, petrol ve ham madde maliyetlerinde artış bildirirken, birçok katılımcı bu artışın Orta Doğu’daki savaştan kaynaklandığını ifade etti. Öte yandan, girdi maliyetleri enflasyonu üst üste üçüncü ay gerileyerek Kasım 2025’ten bu yana en düşük hızına indi. Benzer şekilde, nihai ürün fiyatları enflasyonu da 2026’nın başından bu yana en düşük oranda kaydedildi.&nbsp;</p><p></p><p>İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI anket verileri hakkında değerlendirmede bulunan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları söyledi:</p><p></p><p>“2026’nın ikinci yarısı, ilk yarının sonundaki görünüme büyük ölçüde benzer şekilde başladı. Türk imalatçıları, Orta Doğu’daki savaşın daha da ağırlaştırdığı durgun talep ortamında büyüme sağlamakta zorlanmaya devam etti. İmalat sanayi üretimindeki yavaşlamanın en azından hazirana kıyasla daha sınırlı kalması, daha istikrarlı bir tabloya işaret etti. Girdi maliyetleri enflasyonundaki gerilemenin devam etmesi de olumlu bir gelişme oldu. Bu durum, firmalara talebi canlandırmak amacıyla satış fiyatlarındaki artışları sınırlama konusunda bir miktar hareket alanı sağladı.”</p><p></p><p><b>İSO Türkiye Sektörel PMI’a göre 10 sektörden üçünde üretim arttı</b></p><p></p><p>İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI temmuz ayı raporuna göre anket kapsamında izlenen 10 sektör arasında üretimini artıranların sayısı haziranda iki iken temmuzda üçe yükseldi. En güçlü büyüme giyim ve deri ürünleri sektöründe gerçekleşti; bu sektörün büyüme hızı dört yılı aşkın bir dönemin en yüksek seviyesine ulaştı. Elektrikli ve elektronik ürünler ile metalik olmayan mineral ürünler sektörleri de yeniden genişleme bölgesine geçti. Buna karşılık, üretimde en belirgin yavaşlama gıda ürünleri sektöründe görüldü. Temmuzda üretim artışı kaydeden üç sektör, yeni siparişlerde de büyüme sergiledi. Bu alanda da öncülüğü yine giyim ve deri ürünleri sektörü üstlendi. Yeni sipariş hacmindeki en belirgin gerileme ise ana metal sanayi sektöründe gerçekleşti. Yeni ihracat siparişlerinde ise büyüme biraz daha geniş bir alana yayıldı; 10 sektörün dördünde artış kaydedildi. İstihdamını artıran sektör sayısı ise temmuzda beşe çıkarak şubat ayından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. İstihdamda en güçlü artışlar elektrikli ve elektronik ürünler ile kara ve deniz taşıtları sektörlerinde görüldü. Temmuzda enflasyonist baskılar genel olarak hafifledi. Girdi maliyetleri enflasyonu ağaç ve kağıt ürünleri dışındaki tüm sektörlerde yavaşladı. En ılımlı artış makine ve metal ürünlerinde ölçüldü. Bu sektörde maliyet enflasyonu, serinin başladığı Ocak 2016’dan bu yana en düşük seviyede kaydedildi. Benzer şekilde, nihai ürün fiyatları enflasyonu da sektörlerin çoğunluğunda hız kesti. En ılımlı fiyat artışları gıda ürünleri, kimyasal, plastik ve kauçuk ürünler ile tekstil sektörlerinde gözlendi. En güçlü fiyat artışı ise kara ve deniz taşıtları sektöründe gerçekleşti. Bu sektörde nihai ürün fiyatları enflasyonu Ağustos 2024’ten bu yana en yüksek düzeye ulaştı. Kara ve deniz taşıtları sektöründe tedarikçilerin teslimat süreleri belirgin bir şekilde kısaldı. Bu durum, firmaların satın alma faaliyetlerini 2026 yılının başından bu yana ilk kez artırmasını sağladı. Temmuzda girdi alımlarını artıran diğer sektörler ise elektrikli ve elektronik ürünler ile giyim ve deri ürünleri oldu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sanayi ihracatı temmuzda 52,2'ye yükseldi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-ihracati-temmuzda-522ye-yukseldi-8091/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-ihracati-temmuzda-522ye-yukseldi-8091/</id>
<published><![CDATA[2026-08-10T10:05:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-10T10:05:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FE4407-178C75-1EB9B8-9B47BE-D58661-D30E57.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi'nin temmuz sonuçları açıklandı.</p><p></p><p>Endekste eşik değer olan 50'nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50'nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.</p><p></p><p>Buna göre, haziranda 50,4 olan İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi, temmuzda 52,2'ye yükselerek ihracat pazarlarında talep koşullarının ılımlı şekilde iyileştiğine işaret etti.</p><p></p><p>Bu, aynı zamanda son sekiz ayın en belirgin iyileşmesi oldu. Böylece ihracat pazarları iklimi Ocak 2024'ten bu yana kesintisiz olarak güçlendi. Temmuzda Türk imalat sektörünün en büyük 10 ihracat pazarından 8'inde ekonomik aktivite arttı, yalnızca Fransa ve Polonya'da ekonomik aktivite geriledi.</p><p></p><p>En büyük pazar konumundaki Almanya'da üretim, ılımlı düzeyde de olsa son 4 ayda ilk kez büyüme kaydetti. Birleşik Krallık ise yeniden genişlemeye geçti. Bu iki ülkeye yapılan ihracat, Türk imalat sektörünün toplam ihracatının yaklaşık yüzde 15'ini oluşturuyor.</p><p></p><p>- ABD'de ekonomik aktivitedeki büyüme son 9 ayın en yüksek hızına ulaştı</p><p></p><p>ABD'de ise ekonomik aktivite belirgin şekilde arttı ve büyüme son 9 ayın en yüksek hızına ulaştı. İtalya'da büyüme son 8 ayın en yüksek oranında gerçekleşirken İspanya'da da güçlü seyrederek son 1,5 yılın en yüksek hızında ölçüldü. Romanya'da imalat sanayi üretimi üçüncü çeyreğe ılımlı bir artışla başlayarak temmuzda 25 aylık daralma dönemine son verdi.</p><p></p><p>Anket kapsamında izlenen ekonomiler içerisinde en sert üretim daralması Mısır'da kaydedildi. Ancak söz konusu daralma, mart ayından bu yana en ılımlı düzeyde gerçekleşti. Buna karşılık, üretimdeki en hızlı artış ise Uganda'da kaydedildi. Bu ülkeyi Tayland ve Singapur yakından takip etti. Ancak üç ekonominin de Türk imalat sanayisi ihracatındaki payı oldukça küçük durumda bulunuyor.</p><p></p><p>Açıklamada sonuçlara ilişkin değerlendirmeleri yer alan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Türkiye'nin bazı ana ihracat pazarlarından gelen büyüme sinyalleri, küresel ekonominin yılın ikinci yarısına olumlu başladığını açıkça gösteriyor. Önemli ihracat pazarlarının çoğunda ekonomik aktivite temmuzda ya yeniden artışa geçti ya da önceki aya göre ivme kazandı. Bu gelişmeler, imalatçılara yeni iş almak açısından daha fazla fırsat sundu. Öte yandan, Orta Doğu'daki gelişmelere ilişkin devam eden belirsizlik, önümüzdeki aylarda görünümün daha değişken olabileceğine işaret ediyor."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Demir çelik sektöründe temmuz ayı hareketliliği</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/demir-celik-sektorunde-temmuz-ayi-hareketliligi-4140/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/demir-celik-sektorunde-temmuz-ayi-hareketliligi-4140/</id>
<published><![CDATA[2026-08-10T08:59:44+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-10T08:59:44+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AB7120-ABDA38-E2E07E-08B779-03E255-5813E9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Karayolları Genel Müdürlüğünün yol durumu bültenine göre TEM Otoyolu'nun Orhanlı Kavşağı bağlantı kollarında 22.00-06.00 saatlerinde üstyapı onarım ve yenileme çalışmaları yapılacak. Bu kapsamda kavşağın Ankara ve İstanbul yönündeki çıkışlar trafiğe tamamen kapatılarak ulaşım, alternatif güzergahlardan sağlanacak. Ankara istikametine giden ve Orhanlı gişelerini kullanmak isteyen sürücüler, Kurtköy gişelerinden çıkış yaparak Şekerpınar gişelerinden D-100 devlet yoluna bağlanabilecek. İstanbul istikametine giden sürücüler de Şekerpınar gişelerinden çıkış yapıp D-100 devlet yoluna ulaşarak Kurtköy Kavşağı'ndan çıkış yapabilecek.</p><p></p><p>Aydın-Denizli Otoyolu'nun 10-11. kilometrelerinde Aydın istikametindeki üstyapı çalışmaları sebebiyle sol ve orta şerit araç trafiğine kapatılarak ulaşım, sağ şeritten kontrollü sürdürülüyor.</p><p></p><p>Aksaray-Nevşehir yolunun 29-31. kilometreleri yol yapım çalışmaları dolayısıyla araç trafiğine kapatılarak ulaşım, Nevşehir-Aksaray yönünde iki yönlü ve servis yolundan sağlanıyor.</p><p></p><p>Ankara-Kırıkkale yolunun 35-37. kilometreleri yol yapım çalışmaları nedeniyle trafiğe kapatılarak ulaşım, diğer istikametten iki yönlü gerçekleştiriliyor.</p><p></p><p>Göksun-Elbistan yolunun Elbistan şehir geçişi 26-31. kilometrelerinde, Samsun-Çarşamba-Terme yolunun da 5-6. kilometrelerinde yapım çalışmaları sebebiyle ulaşıma kontrollü izin veriliyor.</p><p></p><p>Kayseri-Kırşehir yolunun 16-20. kilometrelerinde yol yapım çalışması dolayısıyla ulaşım, bölünmüş yolun bir kesiminden iki yönlü devam ediyor.</p><p></p><p>Elazığ-Malatya yolunun 38-42. kilometrelerinde üstyapı yenileme, İznik-Mekece yolunun 5-7. kilometrelerinde de yapım çalışmaları nedeniyle ulaşım kontrollü sağlanıyor.</p><p></p><p>Çavdır-Söğüt-Korkuteli yolunun 5-12. kilometrelerinde yol yapım çalışmaları sebebiyle sürücülerin trafik işaret ve işaretçilerine dikkat etmesi gerekiyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Bize mühendis değil, kalıpçı lazım"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bize-muhendis-degil-kalipci-lazim-6545/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bize-muhendis-degil-kalipci-lazim-6545/</id>
<published><![CDATA[2026-08-08T13:16:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-08T13:16:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_65F169-874A17-F26009-CCB86A-29629F-BE5921.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ege Plastik Sanayicileri Derneği (EGEPLASDER) Yönetim Kurulu, plastik ve ambalaj sektörlerinin Türkiye’deki en önemli üretim merkezleri arasında yer alan İzmir’deki bu eksikliğe dikkat çekmek üzere Yönetim Kurulu toplantısını Bornova Mazhar Zorlu Plastik Endüstri Meslek Lisesi’nde gerçekleştirdi. Okul Müdürü Zülküf Yıldız’ın ev sahipliğinde gerçekleşen ziyarette, 28 yıldır eğitim veren lisenin eğitim müfredatı ve sanayicilerin talepleri değerlendirildi.&nbsp;</p><p></p><p>“BU KADAR MÜHENDİSE İHTİYAÇ YOK”</p><p></p><p>EGEPLASDER Yönetim Kurulu Başkanı ve Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkan Yardımcısı Şener Gençer, sektörde faaliyet gösteren firmaların sahipleri ile ara iş gücü olarak sektöre katılmayı hedefleyen gençleri her fırsatta bir araya getirdiklerini belirterek, gerek lisede gerekse üniversitede polimer ve plastik üzerine eğitim gören tüm gençleri istihdam etmeye hazır olduklarını dile getirdi.&nbsp;</p><p>Firmalara çok sayıda genç mühendisin başvurduğunun altını çizen Gençer, “Ülkemizde iş dünyasıyla koordineli bir mesleki eğitim politikası maalesef bulunmuyor. İşsiz durumda yüz binlerce genç mühendis olmasının yanlışlığı bir yana, onları istihdam edecek firmalarımız da yok. Ancak kalıp çekecek, enjeksiyon yapacak, şişirme yapacak, hammadde işleyecek genç iş gücüne çok ihtiyacımız var. Bu gençlerimize ödediğimiz ücretler mühendislere ödenen maaşların da üzerinde. Adeta yetişmiş gençlerimiz bir yerlere gitmesinler diye gözlerinin içine bakıyoruz.” dedi.&nbsp;</p><p>2004 yılında vefat eden Mazhar Zorlu’nun, Türk plastik sektörünün en büyük duayeni ve vizyoner ismi olduğunu vurgulayan Gençer, 1998 yılında eğitim hayatına başlayan lisenin de Mazhar Zorlu’nun bizzat eseri olduğunu anımsattı.&nbsp;</p><p></p><p>“GENÇLERİMİZE GÖZÜMÜZ GİBİ BAKIYORUZ”</p><p></p><p>Lise ve meslek yüksekokulu seviyesinde eğitim alarak sektöre ilk adımını atan gençlerin okulu bırakmamaları ve başka bölümlere geçmemeleri için okul yönetimleri ile sıkı diyalog kurduklarını sözlerine ekleyen Gençer, İzmir ve Ege Bölgesi’nin plastik başta olmak üzere petrokimyanın tüm alt bileşenlerinde yoğun bir üretim yaptığını hatırlattı.&nbsp;</p><p>Şener Gençer, sözlerini şöyle sürdürdü:&nbsp;</p><p>“Ülkemizde bugün itibarıyla 208 devlet ve vakıf üniversitesi bulunuyor. Bu kurumlar her sene yüz binlerce genci mezun ediyor. Almanya gibi sanayisi son derece gelişmiş ülkelerde bile bu kadar üniversite ve bu kadar fazla mezun bulunmuyor. Bizim bu kadar mühendise ihtiyacımız olmadığı gibi, mühendis diplomalı gençlerimizin marketlerde kasiyer olarak çalışmaları dramatik bir insan kaynağı israfıdır. Üniversite bitirdim diye eline diplomasını alan karşımıza dikiliyor, ‘Ben ne zaman müdür olacağım?’ sorusunu sormaya başlıyor. Ortalığa dökülen yüz binlerce gencimiz iş bulamazken, biz ara iş gücü arıyoruz. Bugün dünyada ekonomisi ve kalkınmışlık düzeyiyle örnek gösterilen ülkelerin ortak özellikleri, ara iş gücüne verdikleri önem ve yüksek standartlı mesleki eğitim sistemleridir. Bu nedenle plastik sanayicileri olarak gerek Mazhar Zorlu Plastik Meslek Lisesi’nde gerekse Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu Polimer Teknolojileri Bölümü’nde eğitim gören gençlerimize gözümüz gibi bakıyoruz.”&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Finansman zinciri kırılırsa üretim zinciri de durur"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/finansman-zinciri-kirilirsa-uretim-zinciri-de-durur-5501/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/finansman-zinciri-kirilirsa-uretim-zinciri-de-durur-5501/</id>
<published><![CDATA[2026-08-07T01:57:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-07T01:57:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5FE14D-7667F7-1F4DC1-57572D-C27922-1F50E3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, son açıklanan İSO Türkiye İmalat PMI verilerinin, imalat sanayinde yaşanan zayıflamanın geçici bir dalgalanmanın ötesine geçtiğini ve finansman sorunlarının artık üretim zincirinin tamamını etkileyen yapısal bir meseleye dönüştüğünü gösterdiğine dikkat çekti.&nbsp;</p><p></p><p>Temmuz ayında 47,7 olarak gerçekleşen İSO Türkiye İmalat PMI verisinin, 50 eşik değerinin altında kalmaya devam ettiğini hatırlatan Bahçıvan; faaliyet koşullarındaki bozulmanın 28’inci aya ulaştığını, yeni siparişlerin zayıf seyrini koruduğunu, üretim ve istihdamın gerilediğini vurguladı. Bahçıvan şu değerlendirmelerde bulundu: “PMI verisindeki sınırlı yükseliş bizi yanıltmamalıdır. Üretim ve istihdam uzun zamandır düşüş trendi gösteriyor.&nbsp; Yeni siparişlerdeki zayıflık devam ediyor. Bu tablo, sanayide yalnızca talep sorunu yaşanmadığını; finansman, işletme sermayesi ve likidite zincirinde de ciddi bir bozulma bulunduğunu açıkça göstermektedir.”</p><p></p><p><b>“Finansman yükü ortadan kalkmıyor, KOBİ’ye doğru aktarılıyor”</b></p><p></p><p>Türkiye’deki sanayiciler açısından finansman sıkışıklığının artık yalnızca bankadan kredi bulabilme meselesi olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Bahçıvan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p></p><p>“Kredi mekanizması yeterince çalışmadığında finansman ihtiyacı ortadan kalkmıyor; yalnızca adres değiştiriyor. Büyük alıcıların vadeleri uzuyor, vade farkları üzerinde baskı oluşuyor ve finansman maliyeti tedarik zinciri boyunca aşağıya doğru aktarılıyor. Sonuçta en ağır yükü, pazarlık gücü daha sınırlı olan KOBİ üreticilerimiz ve tedarikçilerimiz taşıyor. Bugün birçok KOBİ’miz yalnızca üretim yapmakla kalmıyor; müşterisinin finansman ihtiyacını da fiilen üstleniyor. Alacağını geç tahsil ediyor, işletme sermayesi ihtiyacı büyüyor, fakat aynı anda banka kredisine erişimi zorlaşıyor. Sanayicinin görevi müşterisini finanse etmek değil; üretmek, yatırım yapmak, istihdam sağlamak ve ihracat yapmaktır.”</p><p></p><p><b>“Mesele programdan vazgeçmek değil, üretim ayağını tamamlamak ve güçlendirmek”</b></p><p></p><p>Enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi, cari açığın kontrol altında tutulması ve makroekonomik istikrarın sağlanmasına yönelik hedefleri son derece önemli bulduklarını ifade eden Bahçıvan, geniş ve kontrolsüz bir kredi büyümesi talep etmediklerinin altını çizdi:</p><p></p><p>“Mesele mevcut istikrar programından vazgeçmek değildir. Mesele, programın üretim ve yatırım ayağını kalıcı finansman araçlarıyla tamamlamaktır. Üretime, ihracata, teknolojiye ve verimliliğe yönelen finansmanın; seçici, izlenebilir ve ölçülebilir mekanizmalarla ayrı bir kanala kavuşturulması gerekiyor.”</p><p></p><p>Bahçıvan, dönemsel kredi paketleri, yapılandırmalar ve kampanyaların sanayici açısından değerli olduğunu; ancak bu adımların yapısal sorunu tek başına çözemeyeceğini belirtti: “Geçici destek paketleri sanayicimize nefes aldırır. Ancak kalıcı çözüm, nefes alınacak finansman sistemini yeniden kurmaktır. Banka kredisine aşırı bağımlı mevcut yapı daha dengeli, çeşitli ve dayanıklı bir modele dönüştürülmelidir.”</p><p></p><p><b>“Yeni nesil sanayi finansman mimarisi kurulmalı”</b></p><p></p><p>Bahçıvan, yeni finansman modelinin şu alanlar üzerine inşa edilmesi gerektiğini ifade etti:</p><p></p><p><span style="white-space:pre">	•	Tedarik zinciri ve ticari alacak finansmanı modellerinin yaygınlaştırılması,</span></p><p><span style="white-space:pre">	•	KOBİ’lere yönelik garanti ve risk paylaşım mekanizmalarının güçlendirilmesi,</span></p><p><span style="white-space:pre">	•	Kalkınma bankacılığı, proje finansmanı ve yatırım kredilerinin büyütülmesi,</span></p><p>•	KOBİ’lerin tahvil, fon ve diğer sermaye piyasası araçlarına erişiminin kolaylaştırılması,</p><p><span style="white-space:pre">	•	Alternatif finansman araçlarının hukuki ve kurumsal altyapısının geliştirilmesi.</span></p><p></p><p>Türk sanayisinin ekonominin lokomotifi olma özelliğini, üretme ve toparlanma kapasitesinin hala güçlü olduğunu ifade eden Bahçıvan, “Sanayicimizin üretme iradesinde bir eksiklik yoktur. İhtiyaç duyduğu şey, bu iradeyi destekleyen doğru finansman iklimidir” dedi.&nbsp;</p><p></p><p>Bahçıvan açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “İstanbul Sanayi Odası olarak sorunu yalnızca tarif etmiyor, kalıcı çözümün çerçevesini de ortaya koyuyoruz. Kamu otoritelerimiz, finans kuruluşlarımız ve sermaye piyasası kurumlarımızla birlikte üretim odaklı yeni bir finansman mimarisi kurmaya hazırız. Unutulmamalıdır ki; finansman zinciri kırılırsa üretim zinciri de durur. Üretim zincirinin durması ise yalnızca sanayicinin değil; istihdamın, ihracatın, şehirlerimizin ve Türkiye’nin geleceğinin meselesidir. Sanayiye sahip çıkmak, Türkiye’ye sahip çıkmaktır.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Dünya çelik sektörü İstanbul'da buluşuyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dunya-celik-sektoru-istanbulda-bulusuyor-7382/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dunya-celik-sektoru-istanbulda-bulusuyor-7382/</id>
<published><![CDATA[2026-08-06T12:24:19+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-06T12:24:19+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D150F5-5A0D84-EACA43-3D3F5F-C970EA-C3232B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İstanbul, 25–27 Ekim 2026 tarihleri arasında dünya çelik sektörünün en önemli uluslararası organizasyonlarından biri olan Steel Networking Summits 2026’ya ev sahipliği yapacak. Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) iş birliği ve desteğiyle Swissôtel The Bosphorus’ta düzenlenecek organizasyonda, 400’ün üzerinde katılımcı, 200’ün üzerinde uluslararası sektör temsilcisi, 80’den fazla ülkeden delegasyon ve 30’un üzerinde üst düzey konuşmacı bir araya gelecek. Konferans kapsamında 30 saati aşan hedefli networking programı, B2B görüşmeleri ve Alım Heyeti organizasyonları gerçekleştirilecek.</p><p></p><p>DÜNYA ÇELİK SEKTÖRÜNÜN LİDERLERİ İSTANBUL’DA</p><p>Steel Networking Summits 2026, dünya çelik sektörüne yön veren kurumların ve isimlerin aynı platformda buluşacağı uluslararası bir organizasyon olma özelliği taşıyor. Konferansta Dünya Çelik Birliği (World Steel Association) ve Çelik İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dalbeler’in yanı sıra EUROFER Başkanı Henrik Adam, EUROMETAL Başkanı Alexander M. Julius, Dünya Çelik Birliği Genel Direktörü Edwin Basson, MC-CCPIT Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Su Buxin ve World Steel Dynamics CEO’su Philipp Englin’in de aralarında bulunduğu 30’un üzerinde uluslararası üst düzey konuşmacı yer alacak. Etkinlik boyunca küresel çelik piyasalarındaki son gelişmeler, ticaret politikaları, korumacılık önlemleri, uluslararası rekabet, yatırım fırsatları, yeşil dönüşüm ve sektörün geleceğini şekillendirecek stratejiler masaya yatırılacak.</p><p></p><p>TİCARET VE NETWORKING ODAĞINDA BİR ZİRVE</p><p>Steel Networking Summits 2026, konferans içeriğinin yanı sıra ticaret ve iş geliştirme odaklı yapısıyla da öne çıkıyor. Organizasyon kapsamında düzenlenecek hedefli networking programları, B2B görüşmeleri ve alım heyeti programı sayesinde katılımcılar yeni ticari bağlantılar kurma ve uluslararası pazarlara erişim imkânı elde edecek. Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika’nın kesişim noktasında bulunan İstanbul’un stratejik konumu sayesinde organizasyonun, küresel çelik ticaretinde yeni iş birliklerine zemin hazırlaması bekleniyor.</p><p></p><p>İSTANBUL KÜRESEL ÇELİK TİCARETİNİN BULUŞMA NOKTASI OLACAK</p><p>Çelik İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dalbeler, Steel Networking Summits 2026’nın yalnızca bir konferans değil, küresel ölçekte ticaretin gelişmesini sağlayacak önemli bir platform olduğunu belirterek şunları söyledi: “Steel Networking Summits 2026 ile dünyanın dört bir yanından üreticileri, tüccarları, sektör kuruluşlarını ve karar vericileri İstanbul’da buluşturacağız. İstanbul’u yalnızca bölgesel değil, küresel çelik ticaretinin en önemli buluşma merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz. Kurulacak yeni ticari bağlantılar, gerçekleştirilecek iş görüşmeleri ve uluslararası iş birlikleri hem sektörümüzün hem de ülkemizin küresel rekabet gücüne önemli katkılar sağlayacak.”</p><p></p><p>TÜRKİYE’NİN STRATEJİK KONUMU GÜÇLENECEK</p><p>Sektör temsilcileri, kamu kurumları, uluslararası kuruluşlar ve özel sektör paydaşlarını aynı çatı altında buluşturacak Steel Networking Summits 2026’nın, Türkiye’nin dünya çelik ticaretindeki stratejik konumunu daha da güçlendirmesi hedefleniyor. Organizasyonun, İstanbul’u uluslararası çelik ticaretinin en önemli buluşma merkezlerinden biri haline getirirken, yeni ihracat fırsatlarının oluşmasına ve uzun vadeli ticari iş birliklerinin geliştirilmesine önemli katkı sunması bekleniyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Cüruf bazlı yüksek performanslı asfalt Kocaeli yollarında</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/curuf-bazli-yuksek-performansli-asfalt-kocaeli-yollarinda--3095/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/curuf-bazli-yuksek-performansli-asfalt-kocaeli-yollarinda--3095/</id>
<published><![CDATA[2026-08-06T11:46:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-06T11:46:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B29AD8-4DF859-F96937-50A0A6-2AFEEE-9C324D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yenileyici iş modeli doğrultusunda sürdürülebilirliği bir iş yapış biçimi haline getiren Tosyalı, yeşil çelik yatırımlarının yanı sıra üretim sırasında ortaya çıkan yan ürünleri yeniden ekonomiye kazandıran döngüsel üretim uygulamalarıyla da Türkiye ekonomisi için katma değer yaratmaya devam ediyor.&nbsp;</p><p>Bu yaklaşım doğrultusunda Tosyalı'nın geri dönüşüm alanındaki uzman şirketlerinden Tosyalı Harsco tarafından geliştirilen yüksek performanslı cüruf bazlı asfalt çözümleri, ilk uygulamaların ardından artık farklı şehirlerin ulaşım altyapısında da tercih edilmeye başlanıyor.</p><p>Daha güvenli, daha uzun ömürlü ve daha sürdürülebilir yollar</p><p>Bu konudaki en yeni projelerden biri Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin ulaşım altyapısını güçlendirmek amacıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında, Tosyalı Harsco ve Simgemat iş birliğiyle, Gazanfer Bilge Bulvarı'nda (Santral Rampası) hayata geçirildi. Bu kapsamda Tosyalı Harsco tarafından temin edilen çelikhane cürufu, Harsco’nun İngiltere merkezli bir şirketi olan Steelphalt teknolojisi ile Simgemat tarafından yapay bir taş mastik asfalta dönüştürülerek bu projede kullanıldı.&nbsp;</p><p>Yoğun ağır taşıt trafiğine maruz kalan ve yüksek eğime sahip güzergâhlarda kullanılmak üzere geliştirilen bu yüksek performanslı modifiye asfalt uygulaması (SteelSurf), deformasyona karşı yüksek direnci, düşük geçirgenlik özelliği ve uzun hizmet ömrüyle öne çıkıyor. Aynı zamanda yüksek aşınma dayanımı sayesinde yolun bakım ihtiyacını azaltırken sürüş güvenliği ve konforuna da katkı sağlıyor. Çelikhane cürufunun asfalt karışımında değerlendirilmesi sayesinde doğal agrega ihtiyacı azaltılırken, doğal kaynakların korunmasına ve döngüsel ekonomiye de önemli katkı sağlanıyor. Yüksek oranda geri dönüştürülmüş çelik cüruf agregasından üretilen bu çözüm, yol yapımında çevresel etkiyi azaltan yenilikçi uygulamalar arasında yer alıyor.</p><p>Başarısı kanıtlanan inovatif çözüm yeni projelerle yaygınlaşıyor</p><p>Tosyalı, daha önce Türkiye'de ilk kez TEM Otoyolu Gebze Kavşağı-Dilovası Kavşağı arasında hayata geçirilen cüruf bazlı asfalt uygulamasıyla, döngüsel üretim yaklaşımının ulaşım altyapısına kazandırılabileceğini ortaya koymuştu. Elde edilen performansın ardından bu yenilikçi çözüm, farklı yol koşullarında da kullanılmaya devam ediyor. Kocaeli'nin en yoğun ve en eğimli güzergâhlarından biri olan Gazanfer Bilge Bulvarı'ndaki yeni uygulama, bu çevreci çözümün gerçek şehir altyapısındaki kullanım alanlarının genişlediğini gösteren önemli bir örnek niteliği taşıyor.&nbsp;</p><p>Yüksek performansı, uzun hizmet ömrü ve çevreci yapısıyla öne çıkan cüruf bazlı asfalt çözümlerinin, geleceğin sürdürülebilir ulaşım altyapılarında giderek daha yaygın ve tercih edilen bir uygulama haline gelmesi öngörülüyor.</p><p></p><p>Tosyalı Harsco döngüsel ekonomiyi katma değere dönüştürüyor</p><p>Tosyalı ile ABD'li Harsco ortaklığında faaliyet gösteren Tosyalı Harsco, demir-çelik başta olmak üzere alüminyum, bakır, nikel, ferrokrom ve çimento sektörlerine yenilikçi geri dönüşüm çözümleri sunuyor. Şirket, üretim süreçlerinde ortaya çıkan cürufu ileri teknolojilerle işleyerek asfalt ve yol yapımı, çimento katkı malzemeleri, gübre üretimi, agrega ve demiryolu balastı gibi farklı kullanım alanları için yüksek katma değerli hammaddeye dönüştürüyor.&nbsp;</p><p>Sıfır atık yaklaşımıyla geliştirilen ileri işleme teknolojileri ve şirket bünyesinde geliştirilen Bloodhound yazılımı sayesinde cüruf içerisindeki metalik demir anlık olarak takip edilerek metal oranı minimum seviyeye indiriliyor. Bu sayede elde edilen geri dönüştürülmüş cüruf, yüksek aşınma direnci, düşük su geçirgenliği ve dayanıklılığıyla doğal agregaya güçlü bir alternatif oluşturuyor. Cüruf bazlı taş mastik asfalt ise uzun ömürlü yapısının yanı sıra yağışlı hava koşullarında sürüş güvenliğini artıran performansı ve yüksek mekanik dayanımıyla sürdürülebilir ulaşım altyapıları için yenilikçi bir çözüm sunuyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kimya sektörü ihracatı temmuzda 3 milyar doları aştı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kimya-sektoru-ihracati-temmuzda-3-milyar-dolari-asti-4128/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kimya-sektoru-ihracati-temmuzda-3-milyar-dolari-asti-4128/</id>
<published><![CDATA[2026-08-05T09:51:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-05T09:51:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6AA5A4-2EAACF-9D81C6-2593A5-4737AD-1CC177.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan temmuz ayı ihracat verilerine göre Türkiye'nin toplam ihracatı 25,6 milyar dolar olurken, Kimyevi Maddeler ve Mamulleri sektörü 3 milyar 35 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Bu performansıyla sektör, Türkiye'nin en fazla ihracat yapan ikinci sektörü olmayı sürdürdü.</p><p>Yılın ilk yarısında 17,1 milyar dolarlık ihracatla bugüne kadarki en yüksek ilk 6 aylık performansına ulaşan kimya sektörü, temmuz ayı ihracatıyla birlikte ilk 7 ay sonunda ihracatını 20,1 milyar dolara yükseltti. Geçen yılın aynı döneminde 19,2 milyar dolar olan sektör ihracatı böylece yüzde 4,7 artış gösterdi.</p><p>İHRACATTA GÜÇLÜ İVME DEVAM EDİYOR</p><p>Kimya sektörü, yılın ilk aylarında sergilediği istikrarlı performansı ikinci yarının başlangıcında da sürdürerek Türkiye ihracatının lokomotif sektörleri arasındaki güçlü konumunu korudu. İlk 6 ayda kırılan ihracat rekorunun ardından Temmuz ayında 3 milyar dolar eşiğinin aşılması, sektörün yıl sonu hedefleri açısından da olumlu bir görünüm ortaya koydu.</p><p>Plastikten petrokimyaya, kozmetikten boyaya, ilaçtan kauçuğa kadar çok geniş bir üretim altyapısına sahip olan kimya sektörü, üretim gücü, pazar çeşitliliği ve birçok sanayi koluna sağladığı stratejik girdilerle Türkiye ekonomisinin büyümesine katkı sunmaya devam ediyor.</p><p>"YIL SONU HEDEFİMİZE KARARLILIKLA İLERLİYORUZ"</p><p>Temmuz ayı ihracat rakamlarını değerlendiren İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, yılın ilk yarısında elde edilen tarihi ihracat performansının ardından sektörün temmuz ayında da güçlü seyrini koruduğunu belirterek şunları söyledi:</p><p>"Kimya sektörümüz temmuz ayında 3 milyar 35 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirerek Türkiye'nin en çok ihracat yapan ikinci sektörü olmayı sürdürdü. İlk 7 ay sonunda ulaştığımız 20,1 milyar dolarlık ihracat, küresel ticarette yaşanan tüm belirsizliklere rağmen sektörümüzün üretim ve ihracat kabiliyetini koruduğunu açıkça gösteriyor. Yılın ilk yarısında tarihimizin en yüksek ilk 6 aylık ihracatını gerçekleştirmiştik. Temmuz ayında da bu ivmeyi devam ettirmemiz, yıl sonu için belirlediğimiz 35 milyar dolarlık ihracat hedefimize ulaşma konusunda bizlere önemli bir motivasyon sağlıyor."</p><p>Aracı, sektörün rekabet gücünü artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek şöyle devam etti:</p><p>"Kimya sektörü, Türkiye'nin ihracatında stratejik öneme sahip alanların başında geliyor. İKMİB olarak sektörümüzün tüm alt branşlarıyla sürekli iletişim halinde çalışıyor, ihracatçılarımızın ihtiyaçlarını ilgili kamu kurumlarıyla yakın iş birliği içerisinde değerlendiriyoruz. Bazı alt sektörlerimizdeki komitelerimizde ihracatımızı arttıracak uzun vadeli projeler üzerinde çalışıyoruz. Yeni pazarlara erişimi artıracak projeler, katma değerli üretim, sürdürülebilirlik ve rekabetçiliği güçlendirecek uygulamalar önümüzdeki dönemde de öncelikli çalışma alanlarımız olmaya devam edecek. İhracatçılarımızın gösterdiği özveri ve üretim gücü sayesinde yıl sonu hedefimize ulaşacağımıza inanıyoruz."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye'de metal sektörü 208 milyar dolara yükselecek</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyede-metal-sektoru-208-milyar-dolara-yukselecek-9576/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyede-metal-sektoru-208-milyar-dolara-yukselecek-9576/</id>
<published><![CDATA[2026-08-04T16:15:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-04T16:15:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6CA11D-0CFD2F-40CEA8-933CB0-A57AA5-D74EB6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Allianz Trade Metal Sektörü Raporu’nda; küresel metal ve madencilik sektörünü, demir cevheri ve çelikten bakır, altın, lityum ve nadir toprak elementlerine kadar sanayi gelişimini ve küresel enerji dönüşümünü destekleyen temel hammaddeleri ele aldı. Raporda, 2025 yılında temel metaller ve metal ürünleri sektörünün küresel brüt üretiminin yaklaşık 9,6 trilyon dolar seviyesine ulaştığı bilgisine yer verildi.</p><p></p><p>Türkiye küresel metal sektöründe önemli bir pazar&hellip;</p><p>Allianz Trade Metal Sektörü Raporu’nda Türkiye’ye de geniş yer verildi. Raporda Türkiye’nin, küresel metal sektöründe yapısal açıdan önemli bir konuma sahip olduğu belirtilirken, ülkenin 2024 yılında 36,9 milyon ton ham çelik üretimiyle dünyanın yedinci büyük çelik üreticisi konumunda olduğu vurgulandı.&nbsp; Raporda Türkiye’nin 2025 yılında 38,1 milyon ton olan ham çelik üretiminin, 2026 yılında 40,8 milyon tona yükselmesinin beklendiği belirtildi.&nbsp;</p><p></p><p>Bu büyüme eğiliminin, sektörün güçlü yatırım ivmesini ve Türkiye'nin Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya pazarlarını birbirine bağlayan stratejik coğrafi konumunu yansıttığı görüşüne yer verilen raporda, daha geniş kapsamlı temel metaller ve metal ürünleri sektörünün, 2024 yılında yaklaşık 164 milyar dolar brüt üretim gerçekleştirdiğine dikkat çekildi. Bu rakamın 2025 yılında 182 milyar dolara, 2026 yılında ise 208 milyar dolara yükselmesi öngörülüyor. Böylece sektörün, küresel talepteki iyileşme ve hurda bazlı elektrik ark ocağı çelik üretimindeki rekabet avantajının desteğiyle 2026 yılında yaklaşık yüzde 14,4 yıllık büyüme kaydetmesi beklendiği de rapordaki bilgiler arasında bulunuyor.</p><p></p><p>Allianz Trade Türkiye Krediler Genel Müdür Yardımcısı Altuğ Karagöz raporla ilgili şu değerlendirmede bulunuyor: “Allianz Trade Türkiye olarak, sanayimizin temel yapı taşı ve ihracatımızın ana kaldıraçlarından biri olan metal sektöründe verdiğimiz finansal garanti misyonumuzu kararlılıkla büyütmeye devam ediyoruz. Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) ve İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) verilerine göre, 2025 yılını 38,1 milyon tonluk ham çelik üretimi ve güçlü bir ihracat performansı ile kapatan sektör, 2026 yılında küresel pazarlardaki korumacı kotalar, Dahilde İşleme Rejimi (DİR) değişiklikleri ve Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi yapısal ve yeşil dönüşüm süreçlerini deneyimliyor. Bu zorlu ama fırsatlarla dolu konjonktürde, Türk metal üreticilerinin ve tedarik zincirinin likidite akışını korumak adına üstlendiğimiz toplam risk garanti büyüklüğünü, geçen yılın aynı dönemindeki 542 milyon Euro seviyesinden 677 milyon Euro’ya ulaştırarak sektöre sağladığımız desteği yüzde 25 oranında artırdık. Girdi maliyetleri baskısı ve küresel ticaret savaşlarının getirdiği volatiliteye karşı, proaktif risk yönetimi ve derin pazar içgörülerimizle ağır sanayimizin küresel rekabetçiliğini ve finansal sürdürülebilirliğini her adımda desteklemeyi sürdürüyoruz.</p><p></p><p>Altuğ Karagöz sözlerine şöyle devam etti. “Metal sektöründeki 677 milyon Euro’luk risk portföyümüzü yönetirken, alt ürün gruplarındaki dinamikleri proaktif bir yaklaşımla takip ediyoruz. İç piyasa ve küresel kotaların baskıladığı inşaat demiri gibi uzun ürün grubuna kıyasla; otomotiv ve beyaz eşyanın ana girdisi olan yassı çelik grubu ile elektrifikasyon dalgasıyla büyüyen alüminyum ve bakır gibi demir dışı metaller daha dirençli bir talep yapısı sergiliyor. Allianz Trade Türkiye olarak, emtia fiyatlarındaki volatiliteye ve yapısal dönüşümlere rağmen, alt sektörlerin bu farklılaşan risk ve kârlılık döngülerini derinlemesine analiz ediyor, Türk metal sanayisinin tüm kırılımlarında vadeli ticaretin finansal sürdürülebilirliğini güvence altında tutuyoruz.”</p><p></p><p>Allianz Trade Metal Sektörü Raporu’nda sektörün, katma değer açısından ekonomiye sağladığı katkının son derece önemli olduğu vurgulandı. Temel metaller ve metal ürünleri sektörünün, 2024 yılında yaklaşık 37,7 milyar dolar katma değer üretirken, bu tutarın 2025 yılında 42,5 milyar dolar olduğu, 2026 yılında ise yaklaşık 48,4 milyar dolara yükselmesinin beklendiği belirtildi.&nbsp; Böylece sektörün, Türkiye imalat sanayii gayrisafi yurt içi hasılasına en büyük katkıyı sağlayan sanayi kollarından biri olmayı sürdürdüğü raporda vurgulandı. Öte yandan sektör içerisinde demir-çeliğin, 2025-2026 döneminde yaklaşık 78-89 milyar&nbsp; dolar ile en büyük brüt üretim payına sahip olduğu ve demir dışı metallerin ise en hızlı büyüyen alt segment konumunda bulunduğu raporda belirtildi. Bu segmentte brüt üretimin 2024 yılındaki 24,6 milyar&nbsp; dolardan, 2025 yılında 34,0 milyar dolara ve 2026 yılında 40,9 milyar dolara yükselerek, yaklaşık yıllıkr yüzde 20 büyümesinin beklendiği raporda paylaşıldı. Demir dışı metallerdeki bu güçlü büyümenin, yurt içi madencilik yatırımlarıyla, inşaat ve otomotiv sektörlerinden gelen talebin desteği sayesinde Türkiye'nin bakır ve alüminyum işleme alanındaki artan rolünü yansıttığı da raporda yer verilen yorumlar arasında.</p><p></p><p>İnşaat sektörü talebi desteklemeye devam ediyor</p><p>Allianz Trade Raporu’na göre sektörde yatırımlar artış eğilimini sürdürüyor. Temel metaller ve metal ürünleri sektöründeki sermaye harcamalarının (CapEx) 2024 yılında 13,7 milyar dolar olduğu, 2025 yılında 16,4 milyar dolar ve 2026 yılında 17,8 milyar dolar seviyesine ulaşmasının beklendiği rapordaki bilgiler arasında yer alıyor. Raporda, bu yatırım görünümünün birkaç yapısal unsur tarafından desteklendiği belirtiliyor. Bunlardan ilkinin, Türkiye'nin yurt içinde çeliğin en büyük tüketicisi olan inşaat sektörü, yüksek konut kredisi faizleri ve deprem sonrası güney illerindeki yeniden inşa faaliyetlerinden kaynaklanan döngüsel baskılara rağmen talebi desteklemeye devam etmesi olduğu görüşü raporda yer alıyor. İkinci olarak, ihracat odaklı Türk çelik üreticilerinin, Avrupa'nın çelik tedarik zincirlerinde Rusya kaynaklı girdilere bağımlılığın azalmasıyla gerçekleşen yeniden yapılanmadan faydalandıkları ve özellikle Güney ve Doğu Avrupa'da pazar paylarını artırdıkları belirtiliyor. Üçüncü unsur olarak ise Türkiye'nin metal madenciliği alt sektörünün büyümesini sürdürmesi gösteriliyor. Brüt üretimin 2024 yılındaki 14,2 milyar dolar, 2025 yılında 17 milyar dolara ve 2026 yılında ise 18,2 milyar dolara yükselmesi de raporda yer verilen beklentiler arasında bulunuyor. Rapora göre; bu artış; altın, bakır ve bor madenciliğine yönelik yeni yatırımları yansıtıyor. Türkiye’nin, temiz enerji uygulamaları açısından giderek daha stratejik hâle gelen, dünyanın bilinen en büyük bor rezervlerine sahip olduğu da raporda vurgulanıyor.</p><p></p><p>Türkiye dünyanın en büyük on çelik üreticisi arasındaki yerini koruyacak</p><p>Raporda, 2028 yılına kadar olan orta vadeli görünümün, büyümenin devam edeceğine ancak hızının kademeli olarak yavaşlayacağına işaret ettiği bilgisi veriliyor. Sektörün brüt üretiminin 2027 yılında 221 milyar dolar, 2028 yılında ise 227 milyar dolara ulaşması rapordaki beklentiler arasında bulunuyor. Yıllık büyüme oranlarının, 2026 yılındaki güçlü toparlanmanın ardından daha sürdürülebilir yani yüzde 3-4 seviyelerine gerileyeceği öngörüsüne de raporda yer veriliyor. Çelik üretiminin ise 2027 yılında 41,9 milyon tona, 2028 yılında 43,3 milyon tona yükselerek Türkiye'nin dünyanın en büyük on çelik üreticisi arasındaki konumunu koruyacağı beklentisinden raporda söz ediliyor.&nbsp;</p><p></p><p>Çin açık ara önde</p><p>Çin'in hâkim olduğu Asya-Pasifik bölgesinin, küresel pazarın yaklaşık yüzde 60'ını oluşturduğu raporda belirtilirken, Avrupa’nın ise yaklaşık yüzde 21 ile ikinci sırada yer aldığı bilgisi veriliyor. Bu bölgesel yoğunlaşmanın, Çin'in çelik ve alüminyumdan nadir toprak elementlerine kadar metal sektörünün hemen her alanında açık ara en büyük üretici ve tüketici konumunda olduğunu yansıttığına da raporda dikkat çekiliyor. Öte yandan raporda, temel metaller ve metal ürünleri sektörünün küresel brüt üretiminin 2026 yılında yaklaşık 10,4 trilyon dolar seviyesine ulaşacağının tahmin edildiği, 2026-2028 dönemine ilişkin bileşik yıllık büyüme oranının (CAGR) ise yaklaşık yüzde 7 olacağının öngörüldüğü bilgisi veriliyor.</p><p></p><p>Allianz Trade Metal Sektörü Raporu’na göre; 2021 yılındaki emtia süper döngüsü sırasında elde edilen olağanüstü kârların ardından sektörün finansal performansı 2023-2024 döneminde normalleşme sürecine girdi. Birçok baz metal ve hacimli emtianın fiyatı zirve seviyelerinden gerilerken, enerji, kimyasal reaktifler ve iş gücü gibi girdi maliyetlerinin yüksek seviyelerde kalmaya devam ettiği bilgisi de raporda yer verilen bilgiler arasında. Küresel metal ve madencilik sektörünün toplam FAVÖK (EBITDA) marjının 2025 yılında yaklaşık yüzde 15 seviyesinde gerçekleştiği, bu durumun 2021 yılındaki yüksek kârlılık döneminden itibaren normalleşmenin sürdüğünü gösterdiği raporda belirtildi. Rapora göre şirketler bu sürece sermaye disipliniyle karşılık verdi; emtia döngüsü sırasında oluşan fazla nakit, yeni kapasite yatırımlarına yönlendirilmek yerine büyük ölçüde hissedarlara dağıtıldı. Bu yaklaşım bilançoların güçlü kalmasını sağlarken gelecekteki arz artışını da sınırlandırdı. Yine rapora&nbsp; göre; söz konusu ihtiyatlı sermaye politikası mevcut fiyat seviyelerinde kârlılığı korusa da enerji dönüşümünün kritik minerallere yönelik talebi hızlandıkça gelecekte arz yetersizliği riskini beraberinde getirebilir.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sanayi üretimi temmuzda 47,7'ye yükseldi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-temmuzda-477ye-yukseldi-2121/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-temmuzda-477ye-yukseldi-2121/</id>
<published><![CDATA[2026-08-03T11:31:49+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-03T11:31:49+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F0B456-E1FD8C-151446-B07537-A1B6A8-F56517.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İSO Türkiye İmalat PMI anketinin temmuz ayı sonuçları açıklandı.</p><p></p><p>Eşik değer olan 50'nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre, haziranda 47,1 olan manşet PMI temmuzda 47,7'ye yükseldi.</p><p></p><p>Yeni siparişlerdeki azalış hazirana göre biraz daha düşük hızda gerçekleşse de belirgin düzeyde devam etti. Orta Doğu'daki savaş, üçüncü çeyreğin başı itibarıyla uluslararası talebin de zayıflamasında etkili oldu.</p><p></p><p>İmalatçılar üretimi sınırlı düzeyde de olsa üst üste ikinci ay azaltırken istihdam kısmen çalışan istifalarının da etkisiyle düşüş gösterdi. Talebin zayıf seyrine bağlı olarak firmalar satın alma faaliyetlerini ve stoklarını da azalttı.</p><p></p><p>Girdi talebinin yavaşlamasıyla tedarik zincirleri üzerindeki baskı da bir miktar hafifledi ve tedarikçilerin teslimat süreleri son 9 ayın en düşük oranında arttı. Bununla birlikte, anket katılımcıları deniz taşımacılığında gecikmeler yaşandığını bildirdi.</p><p></p><p>Girdi fiyatları temmuz ayında da hızlı şekilde yükselmeye devam ederken firmalar, petrol ve ham madde maliyetlerinde artış bildirdi ve birçok katılımcı bu artışın Orta Doğu'daki savaştan kaynaklandığını ifade etti.</p><p></p><p>Öte yandan, girdi maliyetleri enflasyonu üst üste üçüncü ay gerileyerek Kasım 2025'ten bu yana en düşük hızına indi ve benzer şekilde, nihai ürün fiyatları enflasyonu da 2026'nın başından bu yana en düşük oranda kaydedildi.</p><p></p><p>- Üretimini artıran sektör sayısı temmuzda üçe yükseldi</p><p></p><p>İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI temmuz ayı raporuna göre, anket kapsamında izlenen 10 sektör arasında üretimini artıranların sayısı haziranda iki iken temmuzda üçe yükseldi. En güçlü büyüme giyim ve deri ürünleri sektöründe gerçekleşti. Bu sektörün büyüme hızı dört yılı aşkın bir dönemin en yüksek seviyesine ulaştı.</p><p></p><p>Elektrikli ve elektronik ürünler ile metalik olmayan mineral ürünler sektörleri de yeniden genişleme bölgesine geçti. Buna karşılık, üretimde en belirgin yavaşlama gıda ürünleri sektöründe görüldü.</p><p></p><p>Temmuzda üretim artışı kaydeden üç sektör, yeni siparişlerde de büyüme sergiledi. Bu alanda da öncülüğü yine giyim ve deri ürünleri sektörü üstlendi. Yeni sipariş hacmindeki en belirgin gerileme ise ana metal sanayi sektöründe gerçekleşti.</p><p></p><p>Yeni ihracat siparişlerinde ise büyüme biraz daha geniş bir alana yayıldı. 10 sektörün dördünde artış kaydedildi. İstihdamını artıran sektör sayısı ise temmuzda beşe çıkarak şubat ayından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.</p><p></p><p>- Temmuzda enflasyonist baskılar genel olarak hafifledi</p><p></p><p>İstihdamda en güçlü artışlar elektrikli ve elektronik ürünler ile kara ve deniz taşıtları sektörlerinde görülürken temmuzda enflasyonist baskılar genel olarak hafifledi. Girdi maliyetleri enflasyonu ağaç ve kağıt ürünleri dışındaki tüm sektörlerde yavaşladı.</p><p></p><p>En ılımlı artış makine ve metal ürünlerinde ölçüldü. Bu sektörde maliyet enflasyonu, serinin başladığı Ocak 2016'dan bu yana en düşük seviyede kaydedildi. Benzer şekilde, nihai ürün fiyatları enflasyonu da sektörlerin çoğunluğunda hız kesti.</p><p></p><p>En ılımlı fiyat artışları gıda ürünleri, kimyasal, plastik ve kauçuk ürünler ile tekstil sektörlerinde gözlendi. En güçlü fiyat artışı ise kara ve deniz taşıtları sektöründe gerçekleşti. Bu sektörde nihai ürün fiyatları enflasyonu Ağustos 2024'ten bu yana en yüksek düzeye ulaştı.</p><p></p><p>Kara ve deniz taşıtları sektöründe tedarikçilerin teslimat süreleri belirgin bir şekilde kısaldı. Bu durum, firmaların satın alma faaliyetlerini 2026 yılının başından bu yana ilk kez artırmasını sağladı. Temmuzda girdi alımlarını artıran diğer sektörler ise elektrikli ve elektronik ürünler ile giyim ve deri ürünleri oldu.</p><p></p><p>- "Girdi maliyetleri enflasyonundaki gerilemenin devam etmesi olumlu bir gelişme oldu"</p><p></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, 2026’nın ikinci yarısının ilk yarının sonundaki görünüme büyük ölçüde benzer şekilde başladığını ifade etti.</p><p></p><p>Harker, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Türk imalatçıları, Orta Doğu'daki savaşın daha da ağırlaştırdığı durgun talep ortamında büyüme sağlamakta zorlanmaya devam etti. İmalat sanayi üretimindeki yavaşlamanın en azından hazirana kıyasla daha sınırlı kalması, daha istikrarlı bir tabloya işaret etti. Girdi maliyetleri enflasyonundaki gerilemenin devam etmesi de olumlu bir gelişme oldu. Bu durum, firmalara talebi canlandırmak amacıyla satış fiyatlarındaki artışları sınırlama konusunda bir miktar hareket alanı sağladı."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sanayi denetimlerinde 175,9 milyon lira ceza uygulandı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-denetimlerinde-1759-milyon-lira-ceza-uygulandi-5464/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-denetimlerinde-1759-milyon-lira-ceza-uygulandi-5464/</id>
<published><![CDATA[2026-08-02T12:30:57+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-02T12:30:57+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8E5CD9-C2B52F-962D9B-809802-CB72E5-C0DA72.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bakanlık piyasadaki sanayi ürünlerinin insan can ve mal güvenliği ile çevre şartlarına uygun olmasını sağlamak amacıyla ürün güvenliği denetimlerini, teknik mevzuata uygunluk kontrolü ve idari yaptırımlar çerçevesinde yürütüyor.</p><p></p><p>Denetimler, metroloji ve sanayi ürünleri olmak üzere, iki alanda gerçekleştirildi. Bakanlık ekiplerince, bu dönemde 26 bin 310 sanayi ürünü denetlendi. En fazla denetim, 9 bin 225 ile asansör ve 6 bin 698 ile elektrikli ekipmanlara yönelik yapıldı.</p><p></p><p>Denetlenen sanayi ürünlerinden, 2 bin 441'i uygunsuz bulundu ve 232 ürün teste gönderildi. Söz konusu denetimlere tabi tutulan ürünlerin uygunsuzluk oranı, yüzde 9,28 olarak hesaplandı. Uygunsuzluk oranının en yüksek olduğu ürün grupları yüzde 42,86 ile kazanlar, yüzde 37,97 ile enerji verimliliği ürünleri ve yüzde 17,14 ile asansörler oldu.</p><p></p><p>- En çok para cezası asansörlere kesildi</p><p></p><p>Bu kapsamda, 105 farklı marka ve modeldeki sanayi ürünü hakkında toplatma kararı verildi. Toplatma kararı verilen ürün grupları arasında, 45 ile otomotiv ve 20 ile enerji verimliliği ürünleri öne çıktı.</p><p></p><p>Bakanlıkça, tespit edilen uygunsuzluklara, 175 milyon 898 bin 583 lira idari para cezası uygulandı. Ayrıca, 238 üründeki uygunsuzluğun düzeltilmesi için süre tanındı.</p><p></p><p>En çok idari para cezası uygulanan ürün grubu da 106 milyon 458 bin 656 lirayla asansörler, 38 milyon 649 bin 685 lirayla otomotiv ve 10 milyon 607 bin 564 lirayla makineler olarak sıralandı.</p><p></p><p>- Gaz sayaçları ve takografları da denetlendi</p><p></p><p>Bakanlık, metroloji alanında da 6 ayda 982 bin 583 ürünü denetledi ve muayene etti. Bu çerçevede, 359 bin 221 gaz sayacı, 212 bin 263 takograf, 128 bin 183 tartı aleti ve 93 bin 768 akaryakıt ve LPG sayacı denetime tabi tutuldu.</p><p></p><p>Öte yandan, 6 ayda 57 bin 658 taksimetre ve 49 bin 484 ölçü transformatörü de Bakanlığın denetiminden geçti.</p><p></p><p>Aynı dönemde, 3 bin 20 hazır ambalajlı mamule yönelik denetimler de gerçekleştirildi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ham çelik üretimi yılın ilk yarısında yüzde 8,1 arttı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ham-celik-uretimi-yilin-ilk-yarisinda-yuzde-81-artti-5293/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ham-celik-uretimi-yilin-ilk-yarisinda-yuzde-81-artti-5293/</id>
<published><![CDATA[2026-08-01T14:35:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-01T14:35:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0513E1-57A357-1B1DED-FA2408-D3F374-F6CDA0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Haziranda ham çelik üretimi, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 14,7 yükselerek 3,3 milyon tona çıktı.</p><p></p><p>Ocak-haziran döneminde de üretim yüzde 8,1 artışla 19,8 milyon ton oldu.</p><p></p><p>Nihai mamul tüketimi haziranda yıllık bazda yüzde 0,4 artarak 3,1 milyon ton, ocak-haziran döneminde de yüzde 6,6 yükselişle 19,9 milyon ton olarak belirlendi.</p><p></p><p>- Çelik ürünleri ihracatı arttı</p><p></p><p>Çelik ürünleri ihracatı, haziranda geçen yılın aynı ayına göre miktar yönünden yüzde 28,4 artışla 1,7 milyon tona, değer yönünden yüzde 29,7 yükselişle 1,2 milyar dolara ulaştı.</p><p></p><p>İhracat, ocak-haziran döneminde 2025'in aynı dönemine kıyasla miktar bazında yüzde 2,5 yükselişle 7,8 milyon tona, değer bazında da yüzde 1,3 artışla 5,3 milyar dolara çıktı.</p><p></p><p>- Çelik ürünleri ithalatı haziranda azaldı</p><p></p><p>İthalat, haziranda geçen yılın aynı ayına göre miktar bakımından yüzde 0,8 azalışla 1,8 milyon tona gerilerken değer yönünden yüzde 3,7 artışla 1,2 milyar dolara yükseldi.</p><p></p><p>Ocak-haziran döneminde 2025'in aynı dönemine kıyasla ithalat, miktar bazında yüzde 0,3 artışla 9,3 milyon tona çıktı, değer itibarıyla ise yüzde 2,4 azalışla 6,3 milyar dolara düştü.</p><p></p><p>Geçen yılın ocak-haziran döneminde yüzde 80 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, bu yılın aynı döneminde yüzde 83'e çıktı.</p><p></p><p>- "Eximbank desteklerinin güçlendirilmeli"</p><p></p><p>TÇÜD Genel Sekreteri Veysel Yayan, AA muhabirine, Türkiye'nin, dünyanın en büyük ham çelik üreticileri arasında Almanya'nın önünde 7'nci sıradaki konumunu muhafaza ettiğini belirtti.</p><p></p><p>Yılın ilk 5 ayındaki gerilemenin, hazirandaki güçlü performansla tersine döndüğüne dikkati çeken Yayan, bu gelişmede, özellikle Orta Doğu ve Güney Amerika pazarlarına yönelik güçlü talebin etkili olduğunu bildirdi.</p><p></p><p>Yayan, haziranda Orta Doğu'ya ihracatın yüzde 80 artışla 212,6 bin tona, Güney Amerika'ya ihracatın yüzde 406 artışla 182,5 bin tona yükseldiği bilgisini verdi.</p><p></p><p>İlk 6 ayda ihracatın yüzde 246 artışla 407 bin tona yükseldiği İngiltere'nin ve yüzde 81 artışla 643 bin tona ulaştığı Güney Amerika'nın, öne çıkan pazarlar olduğuna işaret eden Yayan, Avrupa Birliği (AB) pazarının ise zayıf seyrini sürdürdüğünü aktardı.</p><p></p><p>Yayan, söz konusu dönemde AB'ye yönelik çelik ürünleri ihracatının yüzde 22 azalışla 2,6 milyon tona gerilediğini belirterek bölgesel bazda ihracatın düştüğü tek pazarın AB olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Gelecek döneme ilişkin beklentilerine yönelik değerlendirmede bulunan Yayan, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Önümüzdeki dönemde Türk çelik sektörünün mevcut üretim gücünü daha yüksek katma değerli, teknoloji odaklı ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürme, enerji verimliliği, düşük karbonlu üretim ve teknolojik modernizasyon yatırımlarını hızlandırma hedefleri için uzun vadeli ve uygun maliyetli finansman modellerinin oluşturulmasına ihtiyaç vardır. Eximbank desteklerinin güçlendirilmesi ve yatırım kredilerine erişimin kolaylaştırılması önem taşımaktadır. Türkiye'nin yaklaşık 62 milyon tonluk ham çelik üretim kapasitesi, iç tüketimde gözlenen istikrarlı artış ve sektörün ihracat potansiyeli dikkate alındığında, haksız rekabete yol açan ithalat artışına karşı etkin ticaret politikası önlemlerinin daha kararlı şekilde uygulanması hayati önem taşımaktadır."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tafe ve Deutz AG küresel üretim ortaklığını güçlendiriyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tafe-ve-deutz-ag-kuresel-uretim-ortakligini-guclendiriyor-6047/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tafe-ve-deutz-ag-kuresel-uretim-ortakligini-guclendiriyor-6047/</id>
<published><![CDATA[2026-07-31T12:09:52+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-31T12:09:52+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CB8935-18B0E0-4C14DA-4347B3-E7ED36-D9B71E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yeni tesis, Tafe'nin küresel üretim kapasitesini ve ileri üretim teknolojilerindeki yetkinliğini artırırken, şirketin uluslararası pazarlara yönelik motor üretim kabiliyetini de önemli ölçüde güçlendirecek. Endüstri 4.0 tabanlı üretim altyapısı, tam entegre dijital üretim yönetim sistemi (MES) ve gelişmiş kalite kontrol süreçleriyle donatılan tesiste, Deutz lisanslı 2,2 ve 2,9 litrelik motorlar hem Hindistan hem de uluslararası pazarlar için üretilecek. Yıllık 35 bin motor ve 50 bin alt montaj üretim kapasitesine sahip tesis, Tafe ile Deutz arasındaki ilk üretim iş birliği olma özelliğini de taşıyor.</p><p>Açılışta konuşan Tafe Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Mallika Srinivasan, şunları söyledi: "Tafe'nin büyüme yolculuğunda önemli bir dönüm noktasına tanıklık ediyoruz. Tafe ve Amalgamations Group birlikte, 2030 yılına kadar yıllık motor üretim kapasitesini 400 binden 550 bine çıkarmayı hedefleyen, Hindistan'ın en büyük motor üretim ekosistemlerinden birini oluşturuyor. Avrupa'nın önde gelen motor üreticilerinden ve dizel motor teknolojisinin öncülerinden biri olan Deutz ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği, Alman mühendisliğinin hassasiyetini Hindistan'ın güçlü üretim altyapısıyla buluşturuyor."</p><p>Tafe Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Lakshmi Venu ise şöyle konuştu:</p><p>"Tafe Motors-Deutz üretim tesisi, gelişmiş üretim teknolojilerine, güçlü kalite sistemlerine ve sürekli yetkinlik geliştirmeye yaptığımız yatırımların somut bir göstergesidir. Bu sayede hem Hindistan'daki hem de uluslararası pazarlardaki değişen ihtiyaçlara daha hızlı yanıt verebileceğiz. Çalışanlarının yüzde 40'ını kadınların oluşturduğu tesisimiz, toplumsal cinsiyet eşitliği hedeflerimize katkı sağlamaya da devam ediyor."</p><p></p><p>Tafe CEO'su Sandeep Sinha ise şunları söyledi:</p><p>"Tafe-Deutz üretim tesisi; üretim, test ve lojistik süreçlerinde yüksek seviyede otomasyonun yanı sıra kritik montaj operasyonlarında görüntü işleme sistemleri, robotlar ve kolaboratif robotlardan (cobot) yararlanarak dünya standartlarında ürünleri yüksek hacimlerde üretebilme kabiliyetimizi ortaya koyuyor. Hindistan ve uluslararası pazarlardaki müşterilerimize üstün değer sunacak dünya standartlarında bir üretim platformu oluşturuyoruz. Ayrıca tesisimiz, küresel kalite standartlarını güvence altına almak amacıyla tam dijital izlenebilirlik sağlayan son teknoloji motor test merkezi ve gelişmiş kalite laboratuvarıyla donatıldı."</p><p></p><p>Deutz CEO'su Dr. Sebastian Schulte ise şu değerlendirmede bulundu: </p><p>"Alwar'daki yeni Deutz motor montaj hattının açılışı, Tafe ile yürüttüğümüz iş birliği açısından önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Bu yatırım, ortak vizyonumuzu üretime dönüştürme konusunda her iki ekibin ortaya koyduğu güçlü iş birliğinin ve kararlılığının somut bir göstergesidir."</p><p>Bu yeni yatırımla küresel üretim ağını daha da güçlendiren Tafe, ileri mühendislik, dijital üretim teknolojileri ve uluslararası iş birliklerindeki yetkinliklerini geliştirmeyi sürdürüyor. Şirket, daha güçlü ve teknolojik açıdan daha gelişmiş üretim altyapısıyla dünya genelindeki müşterilerine daha etkin hizmet sunmayı hedefliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Arçelik ve İTÜ, güçlerini birleştiriyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/arcelik-ve-itu-guclerini-birlestiriyor-2425/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/arcelik-ve-itu-guclerini-birlestiriyor-2425/</id>
<published><![CDATA[2026-07-31T09:56:25+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-31T09:56:25+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E3B66A-1D1CC7-0AAAEC-CD577A-072261-76756C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ev teknolojileri sektörünün öncü şirketi Arçelik ile dünyanın en köklü üniversitesinden İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), 1773 İTÜ Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) ile birlikte bilimsel bilgi ile sanayinin teknoloji geliştirme deneyimini buluşturan kapsamlı bir iş birliği protokolü imzaladı. Üç yıllık protokol kapsamında; ortak ar-ge (araştırma-geliştirme) ve ür-ge (ürün-geliştirme) çalışmalarından teknoloji transferine, öğrencilere yönelik uygulamalı eğitim ve kariyer olanaklarından bitirme projelerine uzanan geniş bir çalışma alanını kapsıyor.</p><p>Protokolün imza töreni İTÜ Ayazağa Kampüsü’nde gerçekleşti. Törene İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, 1773 İTÜ Teknoloji Transfer Ofisi Genel Müdürü Dr. Bilal Çinici, Arçelik CEO’su Can Dinçer, Arçelik Üretim ve Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nihat Bayız, Arçelik Sürdürülebilirlik, Kalite ve Müşteri Hizmetlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Fatih Özkadı, Arçelik İnsan Kaynakları Kıdemli Direktörü Fikri Özdemir, Arçelik Ar-Ge Kıdemli Direktörü Soner Kahraman ile İTÜ ve Arçelik temsilcileri katıldı.&nbsp;</p><p>Törende konuşan İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, “Üniversite-sanayi ilişkilerini; birlikte öğrenmenin, birlikte geliştirmenin ve iş birliğinden daha çok birlikte iş yapma kültürünün güçlendiği uzun soluklu bir ekosistem olarak değerlendiriyoruz. Arçelik ile imzaladığımız protokolü de araştırmadan teknoloji transferine, eğitimden uygulamaya uzanan çok boyutlu bir birlikte geliştirme modeli olarak görüyoruz. Akademik yetkinliği ve bilgiyi teknolojiye, ürüne ve uygulanabilir çözümlere dönüştürmenin yolu, sanayiyle kurulan uzun soluklu bir birlikte iş yapma kültüründen geçiyor. Arçelik ile attığımız bu adımla üniversitemizin 253 yıllık bilim ve mühendislik birikimini sanayinin araştırma, üretim ve teknoloji geliştirme deneyimiyle buluşturuyoruz. 1773 İTÜ Teknoloji Transfer Ofisimizin katkısıyla; sürdürülebilir malzemelerden enerji verimliliğine, sağlıklı yaşam teknolojilerinden yapay zekâya uzanan alanlarda ortak araştırma ve ürün geliştirme çalışmaları yürüteceğiz. Üretilen bilginin teknolojiye, ürüne ve ölçeklenebilir çözümlere dönüşmesini; geliştirilen çalışmaların ulusal ve uluslararası destek mekanizmalarıyla daha güçlü bir etki oluşturmasını hedefliyoruz. Öğrencilerimizin sanayinin gerçek problem alanlarıyla erken aşamada buluşmalarını, araştırma kültürü kazanmalarını ve daha mezun olmadan teknoloji geliştirme süreçlerine doğrudan katılmalarını çok kıymetli buluyoruz. Arçelik bünyesinde görev yapan İTÜ mezunları, iki kurum arasında yıllar içinde oluşan güçlü bağın ve birlikte üretme kültürünün en anlamlı göstergelerinden biri. Başta Arçelik CEO’su ve değerli mezunumuz Can Dinçer olmak üzere, mezunlarımızın Arçelik’in teknoloji geliştirme süreçlerine ve küresel büyüme yolculuğuna liderlik ederken üniversitemizle yeni çalışma alanlarının gelişmesine katkı sunmalarını ayrıca kıymetli buluyoruz” dedi.</p><p>Protokol çerçevesinde sağlıklı ve uzun süreli gıda koruma, akıllı pişirme, çevreye saygılı sürdürülebilir malzemeler, hava ve su arıtma, enerji verimli soğutma teknolojileri, temizlik ve hijyen teknolojileri ve yapay zekâ gibi alanlarda ortak çalışmalar yürütülmesi hedefleniyor. Bu süreçte 1773 İTÜ Teknoloji Transfer Ofisi; İTÜ’nün akademik birikimi ile Arçelik’in 35 yıllık ar-ge ve teknoloji geliştirme deneyimini ortak projelerde buluşturacak. Geliştirilecek projelerin Avrupa Birliği Çerçeve Programları ve TÜBİTAK gibi ulusal ve uluslararası destek mekanizmalarından yararlanması da değerlendirilecek.&nbsp;</p><p>Arçelik CEO’su Can Dinçer: “Teknoloji geliştirme deneyimimizi İTÜ’nün bilimsel birikimiyle buluşturacağız”</p><p>Arçelik CEO’su Can Dinçer ise, “71 yıllık yolculuğumuz boyunca gücümüzü teknolojiden, bilimden ve sürekli öğrenme kültüründen aldık. Bugün dünyanın farklı coğrafyalarında milyonlarca tüketiciye ulaşan ürün ve çözümler geliştiriyoruz. Yapay zekâdan ileri malzemelere, enerji verimliliğinden yeni nesil üretim teknolojilerine uzanan güçlü bir teknoloji birikimine sahibiz. Bu birikimi daha ileri taşımak için üniversitelerle kurduğumuz iş birliklerine büyük önem veriyoruz. Arçelik’in teknoloji geliştirme deneyimini, ülkemizin mühendislik ve sanayileşme yolculuğuna köklü geçmişiyle yön veren İTÜ’nün bilimsel birikimi ve mühendislik gücüyle buluşturarak çalışmalarımıza yeni bir ivme kazandıracağız. Öğrencilerin daha eğitimleri sırasında gerçek problemlere temas etmesini, araştırma kültürü kazanmasını ve geleceğin yetkinliklerini geliştirmesini destekleyeceğiz. Bir İTÜ mezunu olarak, kariyerimin temelini atan üniversitemle Arçelik adına böyle bir iş birliğine imza atmaktan ayrıca mutluluk duyuyorum. Bu kıymetli ortaklığın ülkemizin teknoloji ekosistemine ve nitelikli insan kaynağına uzun vadeli katkı sağlayacağına inanıyoruz” diye konuştu.</p><p>Öğrencilere ve teknolojiye yönelik geniş kapsamlı iş birliği</p><p>İş birliği ile öğrencilerin akademik programlarında edindikleri bilgi ve becerileri gerçek çalışma alanlarına taşımalarını desteklemek üzere staj, mentorluk ve gelişim programları yürütülecek. Arçelik’in faaliyet gösterdiği ülkelerden İTÜ’de öğrenim gören öğrenciler için başlangıçta Mısır, Pakistan, Rusya, Bangladeş ve Romanya’daki şirket operasyonlarında staj olanakları sunulması hedefleniyor. Bu kapsamda, mühendislik alanında fırsat eşitliğini desteklemek amacıyla kadın mühendislik öğrencilerine yönelik mentorluk çalışmaları planlanıyor. Ayrıca uluslararası öğrencilerin teknik ve kişisel gelişimlerini destekleyecek programların da bu kapsamda yer alması öngörülüyor.</p><p>Protokol çerçevesinde lisans bitirme tasarım projeleri ve yüksek lisans tezleri üzerinde ortak çalışmalar yürütülmesi hedefleniyor. Her yıl hem mühendislik odaklı hem de işletme ve ekonomi alanlarındaki bitirme tasarım projelerinin desteklenmesi hedefleniyor. Protokolün, tarafların mutabakatıyla yeni araştırma alanları ve projelerle genişletilmesi hedefleniyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"ABD'nin vergi kararı Türk tekstiline haksızlıktır"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/abdnin-vergi-karari-turk-tekstiline-haksizliktir-1170/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/abdnin-vergi-karari-turk-tekstiline-haksizliktir-1170/</id>
<published><![CDATA[2026-07-29T16:27:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-29T16:27:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6646CD-4A4D5D-CE7C94-100F0A-A3A898-888116.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bahçıvan, ABD'nin yeni vergi düzenlemesine ilişkin değerlendirmede bulundu.</p><p></p><p>İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, "ABD yönetiminin Section 301 kapsamında yürürlüğe koyduğu yeni vergi düzenlemesini Türk tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörleri açısından adil, dengeli ve karşılıklılık esasına dayalı ticaret anlayışıyla bağdaştırmak mümkün değildir." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Türkiye'den ithal edilen ve istisna listesinde yer almayan ürünlere, mevcut en çok kayrılan ülke vergilerinin üzerine yüzde 12,5 ilave gümrük vergisi uygulanmasının Türk sanayicisinin, ihracatçısının ve üreticisinin üzerine haksız ve ağır bir yük bindirdiğini belirten Bahçıvan, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Burada mesele yalnızca ek bir vergi uygulaması değildir. Asıl mesele, Türk sanayisinin rakipleri karşısında sistematik biçimde dezavantajlı bir konuma itilmesidir. Çünkü aynı düzenleme içinde bazı rakip ülkelere tanınan vergi indirimleri, tarife avantajları ve vergisiz tarife kontenjanları Türkiye açısından açık bir rekabet eşitsizliği doğurmaktadır. Bangladeş, Kamboçya, Endonezya, Malezya, Pakistan ve Hindistan gibi ülkelerin ilave vergi oranlarında indirime gidilirken, Avrupa Birliği, Tayvan, Japonya, Güney Kore ve İsviçre için toplam vergi yüküne üst sınırlar getirilirken Türkiye'nin bu çerçevenin dışında bırakılması hakkaniyetli değildir. Türkiye için benzer bir üst sınırın öngörülmemesi ve yüzde 12,5'lik ilave verginin mevcut vergilerin üzerine eklenmesi, özellikle tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon ürünlerinde toplam gümrük vergisi yükünü yüzde 25-30 seviyelerine taşıyabilecek ağır bir sonuç doğurmaktadır."</p><p></p><p>Bahçıvan, söz konusu tablonun Türk ihracatçısını yalnızca maliyet baskısıyla karşı karşıya bırakmadığını, aynı zamanda uzun yıllardır kaliteye, sürdürülebilir üretime, güvenilir tedarike ve yüksek katma değere yatırım yapan sektörlerin ABD pazarındaki konumunu da zayıflatma riski taşıdığını bildirdi.</p><p></p><p>Türk tekstil ve hazır giyim sektörünün ABD'li alıcılarla uzun yıllardır güvene dayalı ilişkiler geliştirdiğini, hızlı teslimat, kalite standardı, esnek üretim kabiliyeti ve sürdürülebilirlik başlıklarında güçlü bir tedarik ortağı olduğunu defalarca gösterdiğini vurgulayan Bahçıvan, "Daha da önemlisi Türkiye, ABD ile ticaretinde yapısal ve yüksek dış ticaret fazlası veren ülkeler arasında değildir. Buna rağmen Türkiye'nin, ticaret fazlası veren bazı ülkelerle benzer bir yaklaşımla değerlendirilmesi ekonomik gerçeklerle örtüşmemektedir." değerlendirmesini yaptı.</p><p></p><p>- "Sanayiye sahip çıkmak, Türkiye'ye sahip çıkmaktır"</p><p></p><p>Erdal Bahçıvan, Avrupa pazarındaki daralma nedeniyle ABD'yi alternatif ve büyüme potansiyeli yüksek bir pazar olarak değerlendiren sektörlerin, böyle bir dönemde rakiplerine kıyasla daha dezavantajlı hale getirilmesinin son derece kaygı verici olduğuna işaret etti.</p><p></p><p>Tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörlerinin Türkiye ekonomisi için sıradan üretim alanları olmadığını, bu sektörlerin üretim, istihdam, ihracat, bölgesel kalkınma, kadın istihdamı, KOBİ ekosistemi ve tedarik zinciri açısından stratejik yapı taşları olduğunu belirten Bahçıvan, şu ifadeleri kullandı:</p><p></p><p>"Bu nedenle bu sektörlerin rekabet gücünü zayıflatacak her düzenleme, yalnızca ihracat rakamlarını değil üretim merkezlerimizi, istihdam kapasitemizi, bölgesel kalkınma gücümüzü ve sanayi ekosistemimizin dayanıklılığını da etkileyecektir. Bu noktada Türkiye ile ABD arasında başlatılması öngörülen yeni müzakere sürecini son derece önemli görüyoruz. Bu süreçte gümrük vergileri, toplam tarife yükü, vergisiz tarife kontenjanları, menşe kuralları, izlenebilirlik ve zorla çalıştırma konusundaki mevzuat başlıklarının kapsamlı biçimde ele alınması gerekmektedir.</p><p></p><p>İlgili kamu otoritelerimizin, Türkiye'nin vergisiz tarife kontenjanına dahil edilmesi, toplam tarife yüküne üst sınır getirilmesi ve ülkemizin ticari gerçekliklere uygun biçimde yeniden değerlendirilmesi için güçlü, kararlı ve sonuç odaklı girişimlerde bulunmasını bekliyoruz. Bizim talebimiz ayrıcalık değildir. Bizim talebimiz, eşit rekabet şartlarıdır. Türk sanayicisi kaliteyle, üretim kabiliyetiyle, zamanında teslimatla, esnek üretim gücüyle, sürdürülebilirlik yatırımlarıyla ve yılların oluşturduğu güvenle rekabet eder. Ancak rekabetin adil olmadığı bir zeminde hiçbir ülkenin sanayicisi gerçek gücünü ortaya koyamaz."</p><p></p><p>Bahçıvan, İSO olarak Türk tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörlerinin haklı beklentilerinin güçlü biçimde takipçisi olacaklarını kaydederek, "Ülkemizin üretim gücünü, ihracat kapasitesini ve sanayicimizin rekabet hakkını korumak yalnızca sektörel bir mesele değil, Türkiye'nin ekonomik geleceği açısından stratejik bir sorumluluktur. Her zaman ifade ettiğimiz gibi sanayiye sahip çıkmak, Türkiye'ye sahip çıkmaktır." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Arçelik, yaklaşımıyla geleceği yeniden çerçeveliyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/arcelik-yaklasimiyla-gelecegi-yeniden-cerceveliyor-443/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/arcelik-yaklasimiyla-gelecegi-yeniden-cerceveliyor-443/</id>
<published><![CDATA[2026-07-25T13:16:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-25T13:16:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DE9AC2-80937C-223DB5-0ECAAF-DC9E28-DFB84D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>“Dünyaya Saygılı, Dünyada Saygın” vizyonuyla sektöründe sürdürülebilirlik alanındaki dönüşüme öncülük eden Arçelik, 2025 yılı finansal ve finansal olmayan performansını paylaştığı Entegre Raporu’nu yayımladı. “Geleceği Yeniden Çerçevelemek: Amaç Odaklı İlerleme” (Reframing Future: Progress with Purpose) teması ve entegre düşünce yaklaşımıyla hazırlanan rapor, paydaşlarla kurulan etkileşim çerçevesinde şirketin uzun vadeli değer yaratma perspektifini bütüncül biçimde ortaya koyuyor. Raporda, Arçelik’in çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansının yanı sıra iklim kriziyle mücadele kapsamında attığı somut adımlara, Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından onaylı hedeflerine ve kısa, orta ve uzun vadede şirketin ve toplumun sürdürülebilirliğini desteklemeye yönelik çalışmalarına yer veriliyor.</p><p>Arçelik CEO’su Can Dinçer: “Sürdürülebilirlik, büyüme stratejimizin ve rekabet gücümüzün ayrılmaz bir parçası”</p><p>Arçelik CEO’su Can Dinçer, “Arçelik olarak sürdürülebilirliği uzun vadeli büyüme stratejimizin ve küresel rekabet gücümüzün ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Ürün geliştirmeden üretime, tedarik zincirinden finansmana kadar tüm değer zincirimize taşıyoruz. Kaynakları daha verimli kullanan, teknolojiden güç alan ve ölçülebilir etki yaratan bir iş modeli oluşturmak için kararlılıkla çalışıyoruz. İnovasyonu, tasarımı ve sürdürülebilirliği bir arada ele alıyor; tüketicilerin günlük yaşantılarından ödün vermeden çevresel etkilerini azaltmalarına yardımcı olan teknolojiler geliştiriyoruz. Köklü geçmişimiz, geleceğe karşı önemli bir sorumluluğu da beraberinde getiriyor. Sürdürülebilirlik hedeflerimizi bu anlayışla somut uygulamalara ve ölçülebilir sonuçlara dönüştürüyoruz. 2025 yılında düşük karbonlu ürünlerin ciromuzdaki payını %72,6’ya ulaştırdık. Bu sonuç, yaklaşımımızın ürün portföyümüzdeki somut karşılığını gösteriyor” diye konuştu.</p><p>Arçelik, Entegre Rapor ile birlikte Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ile uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu’nu da yayımladı. Raporda iklim kaynaklı risk ve fırsatların şirketin stratejisi, yönetişim yapısı, risk yönetimi süreçleri ve finansal performansı üzerindeki etkilerine ilişkin açıklamalar paylaşıldı.</p><p>Can Dinçer: “244 bin ağacın bir yılda tuttuğu karbon emisyonuna eş değer emisyonu önledik”</p><p>Can Dinçer sözlerini şöyle sürdürdü: “Sürdürülebilir yaşamı daha geniş kitleler için erişilebilir kılmayı önemsiyoruz. Türkiye ve Avrupa’da geliştirdiğimiz bilgi birikimini farklı coğrafyalara taşıyoruz. Yerel operasyonlarımızı geliştirirken pazarlardaki yetkinliklerimizi de güçlendiriyoruz. WEF tarafından Endüstri 4.0 uygulamalarının dünyadaki en iyi örnekleri arasında gösterilen Global Lighthouse işletmelerimizde edindiğimiz deneyimi küresel üretim ağımıza yayıyoruz. 2025 yılında enerji verimliliği projelerimizle 69.562 GJ enerji tasarrufu sağladık ve 5.297 ton CO₂e emisyonunu önledik. Bu miktar, 244 bin ağacın bir yılda tuttuğu emisyona eş değer. Üretim operasyonlarımızdaki yeşil elektrik kullanım oranını %63,5’e, kurulu yenilenebilir enerji kapasitemizi 96 MW’a çıkardık. 222 tedarikçimizden uzun vadeli çevresel hedef taahhüdü alarak değer zincirimizdeki sürdürülebilirlik dönüşümünü destekleyen tedarikçi katılımını yaygınlaştırdık. İlk sürdürülebilirlik bağlantılı kredi anlaşmamızı Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ile imzaladık. Bu anlaşma, güçlü sürdürülebilirlik performansımızın finansmana erişimimizi ve uzun vadeli iş dayanıklılığımızı desteklediğini ortaya koyan önemli bir gösterge oldu. Çalışanlarımızın, tedarikçilerimizin ve iş ortaklarımızın katkısıyla sürdürülebilirliği inovasyonun, rekabet gücünün ve uzun vadeli kârlı büyümenin güçlü bir kaldıracı hâline getirmeye devam edeceğiz.”</p><p>Net sıfır hedefleri bilim temelli yol haritasıyla destekleniyor</p><p>Arçelik’in Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından onaylı sürdürülebilirlik hedefleri, 1,5 derecelik senaryosuyla tam uyumlu şekilde oluşturuldu. Şirket, 2022 baz yılına göre 2030’a kadar mutlak Kapsam 1 ve 2 sera gazı emisyonları ile ürün kullanım fazından kaynaklanan mutlak Kapsam 3 emisyonlarını %42 oranında, 2050 yılına kadar ise mutlak Kapsam 1-2 ve mutlak Kapsam 3 sera gazı emisyonlarını da %90 oranında azaltmayı taahhüt ediyor. Şirketin toplam karbon ayak izinin %99’u Kapsam 3 emisyonlardan kaynaklanıyor ve bunun yaklaşık %80’i ürünlerin kullanım aşamasında oluşuyor. Şirket, bu kapsamda iklim hedeflerini kendi operasyonlarının ötesine taşıyarak ürünlerin tasarım, üretim ve kullanım aşamalarındaki çevresel etkilerini bütüncül bir yaklaşımla yönetiyor.</p><p>Arçelik, Türkiye ve Avrupa’da geliştirdiği sürdürülebilirlik bilgi birikimini faaliyet gösterdiği pazarlara aktararak farklı bölgelerdeki operasyonlarını güçlendiriyor. Şirket, Avrupa’da enerji verimliliği alanında edindiği deneyimle Güney Afrika’da enerji etiketlemesi uygulamalarının benimsenmesine katkı sağladı. Pakistan’da küresel karbonsuzlaşma hedefleri doğrultusunda çatı üstü güneş enerjisi yatırımları hayata geçirilirken, Bangladeş’te yeşil bina standartları doğrultusunda tasarlanan üretim altyapısı ve yerel servis kabiliyetleri geliştirildi.</p><p>Uluslararası Entegre Raporlama Çerçevesi (IIRC), Küresel Raporlama Girişimi (GRI), Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ve Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD) doğrultusunda hazırlanan 2025 Entegre Raporu, çifte önemlilik analizini de içeriyor. Bu kapsamda sürdürülebilirlik konularının Arçelik’in faaliyetleri ve finansal performansı üzerindeki etkileri ile şirketin toplum ve çevre üzerindeki etkileri birlikte değerlendiriliyor. İç ve dış paydaşlardan elde edilen içgörüler, şirketin önceliklerinin ve somut aksiyonlarının belirlenmesine katkı sağlıyor.</p><p>Uluslararası değerlendirmelerde üst sıralarda yer alıyor</p><p>•	Arçelik, 2025 S&amp;P Global Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’nde DHP Dayanıklı Ev Aletleri Sektörü’nde değerlendirilen 79 şirket arasında 100 üzerinden 86 puan alarak yedinci kez en yüksek puanı elde etti. Şirket ayrıca 2026 S&amp;P Sürdürülebilirlik Yıllığı’nda en iyi performans gösteren şirketler arasında ilk %1’lik dilimde yer aldı.</p><p>•	Corporate Knights’ın yayımladığı “Global 100 – Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri” listesine art arda altıncı kez giren Arçelik, dünya genelinde 45’inci, sektöründe ve Türkiye’de 1’inci sırada konumlandı. Şirket ayrıca Corporate Knights’ın Clean200 listesine dördüncü kez girdi.&nbsp;</p><p>•	Arçelik, CDP tarafından İklim Değişikliği ve Su Güvenliği alanlarında art arda ikinci kez A notuyla değerlendirildi. Şirket, CDP Tedarikçi Katılım Değerlendirmesi’nde de A skoru aldı.</p><p>•	TIME ve Statista’nın “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri 2025” listesinde 81,53 puanla 17’nci sırada yer alan Arçelik, sektöründe ikinci kez 1’inci oldu ve Türkiye’den listeye giren şirketler arasında zirvedeki konumunu korudu.</p><p>•	Arçelik, 2025 EcoVadis Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’nde değerlendirilen şirketler arasında 82 puanla ilk %3’lük dilime girdi ve Altın EcoVadis madalyasına layık görüldü.&nbsp;</p><p>•	LSEG ESG değerlendirmesinde 94/100 puan alan şirket, BIST Sürdürülebilirlik ve BIST Sürdürülebilirlik 25 endekslerindeki yerini korudu.</p><p>•	Şirket ayrıca FTSE4Good Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi’nde yer aldı, MSCI sürdürülebilirlik değerlendirmesinde AA notunu aldı ve ISS ESG Kurumsal Derecelendirmesi’nde Prime seviyesinde değerlendirildi.</p><p>•	Arçelik’in Solar Off-Grid Performance buzdolabı TIME’ın “TIME En İyi Buluşlar 2025” listesinin Ev Teknolojileri kategorisinde ana listeye girerken, Isı Pompası Teknolojili Bulaşık Makinesi ise “En İyi Buluşlar 2025: Özel Seçkiler” (The Best Inventions of 2025: Special Mentions) listesinde aynı kategoride yer aldı.</p><p>Arçelik’in 2025 yılı sürdürülebilirlik performansına ilişkin öne çıkan diğer veriler şöyle:</p><p>•	Arçelik, 2025 yılında Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ile 100 milyon Euro tutarındaki ilk sürdürülebilirlik bağlantılı kredi anlaşmasını imzaladı.&nbsp;</p><p>•	Şirket, 2025 yılında dünya genelindeki yenileme (refurbishment) tesislerinde 148.862 ürünü yenileme sürecinden geçirerek yeniden kullanıma sundu.</p><p>•	Arçelik’in geri dönüşüm tesislerinde 2014 yılından bu yana geri dönüştürülen atık elektrikli ve elektronik eşya miktarı ise 1,98 milyon adede ulaştı.</p><p>•	Şirket, su verimliliği ve geri kazanım çalışmalarıyla 219.114 m³ su tasarrufu ve geri kazanımı sağladı.&nbsp;</p><p>•	Malzeme azaltımı çalışmalarıyla 28.997 ton malzeme kullanımını önledi.&nbsp;</p><p>•	Beyaz eşya ve küçük ev aletlerinde 31.665 ton geri dönüştürülmüş plastik kullandı.&nbsp;</p><p>•	Enerji verimli ürünlerin şirket cirosundaki payı %48,3 olarak gerçekleşti.&nbsp;</p><p>•	Çevresel yatırım ve harcamalar 3 milyar 467 milyon TL’ye ulaştı.&nbsp;</p><p>•	Dijital dönüşüm projeleriyle 570,8 milyon TL tasarruf elde etti.&nbsp;</p><p>•	Şirketin toplam satın alma hacmi 5 milyar Euro’yu aştı.&nbsp;</p><p>•	Sürdürülebilirlik yaklaşımını tedarik zincirine de taşıyan Arçelik, 222 tedarikçisinden uzun vadeli çevresel hedef taahhüdü aldı.</p><p>•	Şirket ayrıca tüketicilerin sürdürülebilir yaşama ilişkin değişen beklenti ve önceliklerini ortaya koymak amacıyla Akıllı Yaşam Endeksi (Smart Living Index)’ni yayımladı.&nbsp;</p><p>•	Yıl boyunca 800’ün üzerinde ar-ge projesi yürüttü; Horizon Europe kapsamında 28 proje destekledi. Horizon Europe projelerinden 6,6 milyon Euro fon sağlandı.&nbsp;</p><p>•	Kurumsal vatandaşlık faaliyetlerine 168 milyon 103 bin 24 TL kaynak ayırdı.&nbsp;</p><p>•	Şirket, 500 Kadın Teknisyen projesi kapsamında 814 kadın teknisyene, Beko Kadının İşi, Gücü projesiyle 137 kadın bayiye ulaştı. Dijital Kanatlar projesi kapsamında 281 kız öğrenciye STEM eğitimi verdi.&nbsp;</p><p>•	Food for Soul ve Massimo Bottura iş birliğiyle yürütülen Refettorio çalışmaları kapsamında şirket, 362 bin 714 ton gıdanın israf edilmesinin önlenmesine ve 105,01 milyon öğün sunulmasına katkı sağladı.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hedefimiz Türk sermayesiyle küresel sanayide standartları belirlemek</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hedefimiz-turk-sermayesiyle-kuresel-sanayide-standartlari-belirlemek-9335/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hedefimiz-turk-sermayesiyle-kuresel-sanayide-standartlari-belirlemek-9335/</id>
<published><![CDATA[2026-07-23T11:53:59+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-23T11:53:59+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FEE811-A08223-447374-5FD797-01432D-2BF4FC.jpeg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>OYAK bünyesinde yer alan Almatis, sanayi gücünü dünyaya taşıyan en önemli şirketlerden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Almatis CEO’su Anıl Sönmez, çalışmalarını alümina ve ötesine tasarladıklarını, pazara en yüksek kalite ve en güvenilir özellikli çözümleri pazara sunduklarını söyledi. Vizyonlarını yatırımlarla desteklediklerini belirten Sönmez, “Hedefimiz küreselde söz sahibi olmak, standartları belirlemek ve bu dönüşümü Türk sermayesi gücüyle gerçekleştirmek” dedi.</p><p>Almatis CEO Sönmez, şirketin faaliyet alanları, ürün portföyü ve küresel ölçekteki konumuyla ilgili bilgi verdi.&nbsp; Almatis’in OYAK bünyesinde yer alan ve grubun küresel ölçekteki sanayi gücünü dünyaya taşıyan en önemli şirketlerden biri olduğuna dikkat çeken Sönmez, 2016 yılından bu yana coğrafi yaygınlık, sağladıkları teknoloiik katma değerle küresel yüzü olan OYAK’ın bir parçası olmaktan gurur duyduklarını dile getirdi.</p><p>“Tutku, küresel kapsayıcılık, hesap verilebilirlik, dayanışma ve ekip ruhu”nun Almatis’i rekabette öne çıkaran temel unsurlar olduğunu anlatan Anıl Sönmez, “Bizi farklı kılan temel unsur yalnızca ürün kalitesi değil, teknik derinlik, müşteriyle bire bir çalışma kültürü ve uzun vadeli iş ortaklığı anlayışıdır. Bu değerler, Almatis’i yalnızca bir hammadde tedarikçisi değil, müşterilerinin teknolojik gelişim yolculuğunda güvenilir bir çözüm ortağı haline getiriyor” diye konuştu.</p><p>“Yatırımlarla alümina üretimi ve ötesini tasarlıyoruz”</p><p>Almatis’in alümina üretiminde küresel ve entegre bir operasyonel ağa sahip bir şirket olduğunu ifade eden Anıl Sönmez, vizyonları doğrultusunda “Alümina ve ötesini tasarlıyoruz. Halihazırda pazara en yüksek kalite ve en güvenilir özellikli alümina çözümlerini sunuyoruz. Bununla yetinmiyor; alümina dışı yeni ürün alanlarında da aktif çalışmalar yürütüyoruz. Son yıllarda bu vizyonu somut yatırımlarla destekledik” bilgisini verdi.&nbsp;</p><p>Sönmez, 2022 yılında Hindistan’da yeni bir entegre tabular alümina üretim tesisini devreye aldıklarını, 2025 yılında Almatis ABD Arkansas tesisinde kalsine alümina kapasite artış projesini başarıyla tamamladıklarını hatırlatarak, yine aynı yıl Çin tesisinde yeni bir kalsine alümina tesisinin temelini attıklarını ve bu yatırımın 2027’de devreye girmesinin öngörüldüğünü söyledi.</p><p>Anıl Sönmez, söz konusu tesisin özellikle yarı iletkenler, elektrikli araç bataryaları ve yüksek performanslı elektronik ürünler için kritik bir hammadde üreteceğini, bu yatırımlarla yalnızca kapasite artırımı olarak değil, teknolojik ilerlemeye ve sürdürülebilir ekonomik gelişime katkı olarak gördüklerini dile getirdi. Sönmez, “Bu yatırımlar, Türk ve OYAK bayraklarımızı dünyanın dört bir yanında dalgalandırma isteğimizden güç alıyor. Diğer bölgelerde de benzer kapasite artırımı ve optimizasyon çalışmalarımız devam ediyor” dedi.</p><p>Yüz yılı aşkın süredir küresel lider ve yerel tedarikçi</p><p>Küresel ölçekte Almatis’in gücünü yerel ihtiyaçlara hızlı, güvenilir ve teknik olarak doğru çözümler sunmak için kullandıklarının altını çizen Anıl Sönmez, “Almatis olarak kendimizi yıllardır şu şekilde tanımlıyoruz: ‘Yüz yılı aşkın süredir küresel lider, yerel tedarikçi.’ Küresel ölçekteki gücümüzü; yerel ihtiyaçlara hızlı, güvenilir ve teknik olarak doğru çözümler sunmak için kullanıyoruz” diye konuştu.</p><p>Almatis için inovasyonun laboratuvardan sahaya uzanan ve müşteriyle birlikte şekillenen bir süreç olduğunu anlatan Anıl Sönmez, araştırmalarda Almatis müşterilerinin yüzde 90’ınının şirketin inovasyon yetkinliğini iyi veya mükemmel seviyede değerlendirdiğini, söz konusu araştırma sonuçlarının şirketin yalnızca yüksek kaliteli ürünler sunan bir tedarikçi olmadığını, teknik bilgi birikimiyle müşterileriyle birlikte geliştiren, müşteriye göre üreten (customization), müşteriyi dinleyen, anlayan ve onun başarısı için birlikte çalışan çözüm üreten ve değer oluşturan bir partner olduğunu açıkça ortaya koyduğunu söyledi.&nbsp;</p><p>OYAK bünyesinde Akdeniz Chemson ile stratejik ortaklık</p><p>İnovasyonun sahadaki ihtiyaçları 100 yılı aşkın birikimle derinlemesine anlamaktan geçtiğine inandıklarına işaret eden Anıl Sönmez, “Büyümeyi yalnızca kapasite artışıyla değil, doğru iş birlikleri ve güçlü dağıtım ağlarıyla destekliyoruz. Son dönemde bu anlayışla; Afrika, Kuzey Amerika ve Avrupa’da yeni iş ortaklarıyla anlaşmalar imzalayarak küresel erişimimizi daha da genişlettik. Bu adımlar, müşterilerimize bulunduğumuz her pazarda daha yakın olmak ve yerel ihtiyaçlara daha hızlı yanıt verebilmek açısından stratejik önem taşıyor” dedi.</p><p>OYAK bünyesinde şirketler arası birlikteliğe de önem verdiklerini kaydeden Sönmez, bu çerçevede Akdeniz Chemson ile Güney Amerika’da stratejik bir ortaklığa imza attıklarını, OYAK çatısı altında geliştirilen bu tür sinerjilerin küresel pazarlarda ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir değere dönüştüğüne inandıklarını belirtti. Sönmez, “Ürünlerimizin yanında kurduğumuz iş birlikleriyle de küresel ölçekte büyüyen ve etkisini her geçen gün artıran bir sanayi şirketi olmanın gururu yaşıyoruz” şeklinde konuştu.</p><p>“Zorlukları güçlü operasyonel ağımızla aşıyoruz”</p><p>Son yıllarda ortaya çıkan pandemi, jeopolitik gelişmeler, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve küresel ekonomik belirsizlikler nedeniyle tüm değer zincirleri için oldukça zorlu geçtiğini hatırlatan Anıl Sönmez, söz konusu dönemde Almatis’in en büyük avantajının güçlü ve dengeli küresel operasyonel ağı olduğunun altını çizdi.</p><p>Yerel üretim ve küresel marka yaklaşımlarının müşterilere her koşulda güvenilir tedarik sağlamaya olanak tanıdığına vurgu yapan Sönmez, “Ürün ambalajından depo yönetimine, dağıtım ağından lojistik optimizasyona kadar tedarik zincirinin her halkasını titizlikle ele alıyor ve sürekli geliştiriyoruz. Bu yaklaşımı sahada her gün ispatlıyoruz. Almatis’te teknik destek, sadece bir hizmet değil; müşterilerimizin rekabet gücünün bir parçasıdır” dedi.</p><p>Almatis’te sürdürülebilirlik temel kriterlerinden biri</p><p>Misyon NötrAL (Mission NeutrAL) adını verdikleri sürdürülebilirlik programının ekip çalışmasıyla şekillendiğini dile getiren Anıl Sönmez, inovasyon projelerinde sürdürülebilirliğin temel kriterlerden biri olduğunu ve Almatis’in sürdürülebilirlikte hiçbir zaman bir kontrol listesi maddesi olmadığını, çalışanların güçlü talepleriyle hayata geçtiğini kaydetti.&nbsp;</p><p>Almatis’in Avrupa ve ABD tesislerinde üretilen tüm ürünlerin, bağımsız üçüncü taraflarca doğrulanmış CO₂ eşdeğeri değerlerini talep eden müşterilerilerle paylaştıklarını anlatan Sönmez şöyle konuştu:</p><p>“Sürdürülebilirliği yalnızca kendi operasyonlarımızla sınırlı görmüyoruz. ECO TAB® ve düşük karbonlu alüminalarımız, bu yaklaşımın somut örnekleri arasında yer alıyor. Refrakter üreticileri tarafından kullanılan ECO TAB® tabular alüminaları, bu müşterilerimizin ürünleri aracılığıyla çelik üreticilerine önemli operasyonel faydalar sunuyor. Çelik üreticileriyle gerçekleştirdiğimiz uygulama testleri, ECO TAB® içeren refrakter malzemelerin kullanımı sayesinde yıllık toplam malzeme tüketiminin yüzde 4,7 oranında azaltılabildiğini, aynı zamanda proseslerde önemli düzeyde enerji verimliliği sağlanabildiğini ortaya koyuyor. Bu sonuçlar, çevreci çözümlerin mutlaka ek maliyet anlamına gelmediğini; doğru malzeme ve doğru tasarımla hem karbon ayak izinin hem de toplam işletme maliyetlerinin eş zamanlı olarak düşürülebileceğini net bir şekilde gösteriyor.”</p><p>Hedef Türk sermayesinin gücüyle küreselde söz sahibi olmak</p><p>En güçlü oldukları alanın özellikli alümina olduğunu, ancak mevcut stratejinin bununla sınırlı kalmadığını belirten Anıl Sönmez, gelecek yıllarda ürün portföyünü, alüminanın ötesine geçen yeni materyallerle genişleterek farklı endüstrilere daha kapsamlı çözümler sunmayı hedeflediklerini söyledi. Sönmez, “Almatis’i önümüzdeki 10–20 yıllık dönemde, birçok stratejik endüstride teknik referans noktası olarak kabul edilen, müşterilerinin üretim süreçlerini ve performansını şekillendiren bir şirket olarak konumlandırıyoruz. Bu vizyon, yalnızca ürün çeşitliliğini artırmaya değil; teknoloji, inovasyon ve sürdürülebilirlik odağında derinleşmeye dayanıyor” dedi.</p><p>Almatis’in yolculuğunda sahip oldukları yapının kendilerine güç verdiğine vurgu yapan Sönmez, bir Türk şirketi olarak OYAK 2030 stratejisi doğrultusunda uzun vadeli bakabilen, yatırım yapabilen ve ölçeklenebilen bir yapıyla hareket ettiklerini kaydetti. Almatis CEO’su Anıl Sönmez, “Önümüzdeki dönemde Almatis; alüminadaki liderliğini korurken, ileri malzeme alanında iddiasını büyüten, küresel etkisini daha görünür ve daha güçlü kılan bir şirket olacak. Hedefimiz yalnızca büyümek değil; küresel sanayide söz sahibi olmak, standartları belirlemek ve bu dönüşümü Türk sermayesinin gücüyle gerçekleştirmek” ifadelerini kullandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kardemir Çelik üretim gücünü sermaye piyasalarıyla buluşturuyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celik-uretim-gucunu-sermaye-piyasalariyla-bulusturuyor--8918/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celik-uretim-gucunu-sermaye-piyasalariyla-bulusturuyor--8918/</id>
<published><![CDATA[2026-07-23T10:17:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-23T10:17:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2E201F-E6D683-8B8175-09EB00-3AA3F9-EBC271.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bugün 1.350'nin üzerinde çalışanı ve 7 üretim tesisiyle Türk ekonomisine katma değer sunan Kardemir Çelik’in halka arzı için talep toplama başlıyor. A1 Capital, Vakıf Yatırım ve Ziraat Yatırım'ın liderliğinde toplam 48 aracı kurumdan oluşan konsorsiyum aracılığıyla gerçekleşecek halka arzda talep toplama 22 Temmuz Çarşamba günü başlayacak ve 24 Temmuz Cuma günü sona erecek. Toplam 128 milyon TL nominal değerli payların pay başına 35,0 TL sabit fiyatla satışa sunulduğu halka arzın büyüklüğünün 4 milyar 480 milyon TL olması hedefleniyor. Halka arz sonrası halka açıklık oranının ise yüzde 15,42 olarak gerçekleşmesi öngörülüyor.&nbsp;&nbsp;</p><p>“Hedefimiz, sermaye piyasalarıyla bütünleşmiş kalıcı bir sanayi şirketi haline gelmek”</p><p>Kardemir Çelik'in gelecek nesillere aktarılacak güçlü ve kalıcı bir şirket olma hedefiyle yönetildiğini belirten Kardemir Çelik Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Bakırel, şöyle konuştu: "Kardemir Çelik bugün üç kardeş olarak yönettiğimiz, içinde yetiştiğimiz bir şirket. Son üç yılda bugün yeniden başlasak ancak üç yılda tamamlayabileceğimiz büyüklükte yatırımları hayata geçirdik. Bu yatırımların tamamı üretime başladı. Bugün artık hem yatırım kredilerini geri ödeyen hem de güçlü nakit yaratan bir şirket konumundayız.&nbsp;</p><p>Halka arz kararımızın temelinde bir borç kapatma veya sıfırdan bir yatırım finansmanı ihtiyacı bulunmuyor. Son üç yılda hayata geçirdiğimiz devasa yatırımlarımızın tamamı bitti, üretime geçti ve kendi yarattığı güçlü nakit akışıyla yatırım kredilerini zaten düzenli olarak geri ödeyen bir yapıya ulaştı. Biz halka arzı; şirketimizi dördüncü, beşinci nesillere taşıyacak sürdürülebilir ve şeffaf bir kurumsal yönetim anlayışının en kritik adımı olarak görüyoruz. Dünyanın köklü sanayi şirketlerinin ortak özelliği güçlü kurumsal yönetimdir. Biz de halka arzı bu yolculuğun en önemli adımlarından biri olarak görüyoruz.&nbsp;</p><p>Halka arzdan elde edeceğimiz gelirin yaklaşık yüzde 90'ını işletme sermayesinin güçlendirilmesinde değerlendireceğiz. Son yıllarda tamamladığımız kapasite artırıcı yatırımlarımızın tam verimle çalışabilmesi için ihtiyaç duyulan hammadde ve işletme sermayesi ihtiyacını bu kaynakla destekleyeceğiz. Böylece mevcut yatırımlarımızın verimliliğini artırarak&nbsp; daha yüksek katma değer üretmeyi ve sürdürülebilir büyümemizi desteklemeyi hedefliyoruz. Bugün Türkiye’nin en büyük 111’inci, Ege Bölgesi’nin en büyük 9’uncu sanayi şirketi olduklarını vurgulayan Özlem Bakırel, “İzmir ve Denizli'de bulunan 7 üretim tesisimizde, 1.350'nin üzerinde çalışanımızla yıllık toplam 2,5 milyon ton üretim kapasitesine sahibiz. Yıllık 1,2 milyon ton kapasiteli çelikhanemiz, 600 bin ton kapasiteli filmaşin ve inşaat demiri üretim tesisimiz ile toplam 700 bin ton kapasiteli profil üretim tesislerimiz; hava ayrıştırma, karbon üretim tesislerimiz ve yenilenebilir enerji yatırımlarımızla entegre bir üretim altyapısı oluşturuyor” dedi.</p><p>“Odak noktamız katma değerli ürünlerle büyümek, ihracat pazarlarında derinleşmek”</p><p>Şirket'in finansal performansının da büyüme hikayelerini desteklediğini ifade eden Bakırel, "2025 yılında yaklaşık 1,8 milyon ton üretim gerçekleştirdik. Ciromuzu yüzde 13 artırarak 23 milyar TL seviyesine taşıdık. 2026'nın ilk çeyreğinde ise geçen yılın aynı dönemine göre ciromuzu yüzde 8 artırırken, satışlarımızın yüzde 58'ini ihracat oluşturdu. Bugün geldiğimiz aşamada odak noktamız yeni tesis kurmaktan çok, tamamladığımız yatırımları en yüksek verimlilikle değerlendirerek sürdürülebilir büyüme sağlamaktır. Katma değerli üretim anlayışımız, güçlü Ar-Ge altyapımız ve tamamladığımız yatırımların sağlayacağı verimlilikle küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü daha da artırmayı amaçlıyoruz" diye konuştu.</p><p>Demir-çelik sektörünün son yıllarda Çin kaynaklı arz fazlası, düşük fiyatlı ihracat politikaları, artan enerji ve hammadde maliyetleri, korumacılık önlemleri ile Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi gelişmeler nedeniyle yoğun bir rekabet döneminden geçtiğini belirten Özlem Bakırel, bu ortamda sürdürülebilir başarının fiyat rekabetinden değil, yüksek katma değerli üretim ve güvenilir tedarik anlayışından geçtiğini söyledi. Bakırel, şöyle devam etti: "Bugün Kardemir Çelik olarak kütük demir, filmaşin, inşaat demiri ile yapısal ve ticari çelik profiller başta olmak üzere 10 bine yakın farklı ürün üretebilen güçlü bir üretim altyapısına sahibiz. En önemli avantajlarımızdan biri, ana hammaddemiz olan kütük demiri kendi çelikhanemizde üretebilmemiz. Böylece inşaat demiri, filmaşin ve profil üretiminde ihtiyaç duyduğumuz yarı mamulü dışarıdan tedarik etmiyoruz. Tedarik zincirimizi daha etkin yönetirken maliyet ve arz güvenliği açısından önemli bir rekabet avantajı elde ediyoruz. Özellikle hammadde piyasalarındaki dalgalanmaların yaşandığı dönemlerde bu entegre yapı, bize kalite sürekliliği, maliyet yönetimi, teslimat güvenilirliği ve müşterilerimizin taleplerine hızlı cevap verebilme kabiliyeti kazandırıyor.</p><p>110 ülkeye ulaşan ihracat ağımız ve 30 yılı aşkın dış ticaret tecrübemizle uluslararası pazarlarda güçlü bir itibara sahibiz. 2026 yılının ilk çeyreğinde satışlarımızın yüzde 58'ini ihracat oluşturdu. Bu başarının arkasında uluslararası kalite sertifikalarımız, Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü'nün sağladığı hızlı ve güvenilir gümrük süreçleri, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Ar-Ge merkezimiz, güçlü kalite kontrol altyapımız, ürün çeşitliliğimiz, entegre üretim yapımız ve limanlara yakın üretim tesislerimizin sağladığı lojistik avantaj yer alıyor.</p><p>Avrupa başta olmak üzere ABD, Kuzey Afrika ve gelişmekte olan pazarlarda büyümemizi sürdürürken, her ülkeye aynı ürünü sunmak yerine her pazarın teknik ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştiriyoruz. Esnek üretim kabiliyetimiz sayesinde farklı sektörlerin talep ettiği özel ürünleri yüksek kalite standartlarında üretebiliyor, uzun vadeli iş ortaklıkları kurabiliyoruz. İzmir Aliağa Bozköy'de yatırımını sürdürdüğümüz büyük ebat profil hadde tesisimizin devreye girmesiyle hem katma değerli ürün gamımız genişleyecek hem de ihracat kapasitemiz daha da güçlenecek. Bu yatırımın katkısıyla ihracatımızda yaklaşık yüzde 25 büyüme öngörüyoruz. Teknoloji, kalite, ürün çeşitliliği ve sürdürülebilir üretim anlayışımızla küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü artırırken, ihracat odaklı büyümemizi de kararlılıkla sürdüreceğiz."&nbsp;</p><p>&nbsp;“Yenilenebilir enerji gücümüzü 71,9 MW’a çıkarmayı hedefliyoruz”</p><p>Enerji verimliliği ve düşük karbonlu üretim teknolojilerine yatırımlarını sürdürdüklerini belirten Bakırel, “Türkiye'de elektrik tüketimi ve karbon salınımı düşük olan demir çelik fabrikalarından biri olarak öne çıkıyoruz.&nbsp; İzmir Aliağa'da yer alan çelikhanemiz Türkiye'de alanında en yeni teknolojiye sahip üretim tesislerinden biri olma özelliğine sahip. Atık gaz ile ısıtılan ve sürekli besleme mekanizmasına sahip FESCON sistemimizle enerji tasarrufunda iddialıyız. Diğer ark ocaklarından 100 kwh/ton daha düşük enerji kullanıyoruz. Tamamı kapalı hurda şarj sistemi sayesinde toz salınımını düşürüyoruz. 19,7 MW’lık RES, 4 MW’lık GES santralimiz ve haddehane tav fırını bacasındaki atık ısıyı geri kazanarak 1 MW elektrik üreten ORC sistemimiz sayesinde yenilenebilir enerji üretim gücümüz bugün 24,7 MW seviyesine ulaştı. Önümüzdeki dönemde toplam kurulu gücümüzü 71,9 MW’a çıkaracak GES, RES ve atık ısı geri kazanım projelerini hayata geçirmeyi planlıyoruz” dedi.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Efor Yatırım ve Efor Gübre'den İSO ikinci 500'de çifte başarı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/efor-yatirim-ve-efor-gubreden-iso-ikinci-500de-cifte-basari-7983/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/efor-yatirim-ve-efor-gubreden-iso-ikinci-500de-cifte-basari-7983/</id>
<published><![CDATA[2026-07-21T12:13:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-21T12:13:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_268FF6-8D92A7-73BC1D-1B950B-991E3A-A88C30.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İstanbul Sanayi Odası’nın Türkiye sanayisinin en kapsamlı araştırmaları arasında yer alan “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025” sonuçları açıklandı. Araştırmada, Efor Yatırım geçen yılın ardından listede yer alma başarısını 284’üncü sıra ve 173 basamaklık yükselişle sürdürürken, bağlı ortaklığı Efor Gübre de bu yıl ilk kez listeye girdi. Bu sonuç, Efor Yatırım ve bağlı ortaklığı Efor Gübre’nin üretim ve sanayi alanındaki performansını bir kez daha ortaya koydu.</p><p></p><p>Enerji, tarım, gıda ve sanayi alanlarında faaliyetlerini sürdüren Efor Yatırım ve bağlı ortaklığı Efor Gübre; üretim kapasitesi, tedarik gücü, lojistik kabiliyeti ve katma değerli ürün yaklaşımıyla Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya devam ediyor. Efor Yatırım’ın listede yükselmesi ve Efor Gübre’nin ilk kez listeye dahil olması, entegre büyüme modelinin sanayi performansına yansıması açısından önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.</p><p></p><p>“Üretim gücümüzü Türkiye ekonomisi için değere dönüştürüyoruz”</p><p></p><p>Efor Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Akkuş, İSO İkinci 500 sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:</p><p>“Efor Yatırım ve Efor Gübre olarak büyüme yolculuğumuzu yalnızca finansal göstergelerle değil; üretim, istihdam, yatırım ve ülkemize sağladığımız katma değerle ele alıyoruz. İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırmasında Efor Yatırım’ın yükselişini sürdürmesi ve Efor Gübre’nin bu yıl ilk kez listeye dahil olması, bu yaklaşımımızın somut bir sonucudur. Tarımdan sanayiye, gıdadan enerjiye uzanan faaliyet alanlarımızda daha verimli, daha güçlü ve daha sürdürülebilir bir yapı kurmak için çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde de üretim gücümüzü Türkiye ekonomisi için değere dönüştürmeye devam edeceğiz.”</p><p></p><p>Tarım ve sanayide verimlilik odaklı büyüme</p><p></p><p>Bu yıl ilk kez İSO İkinci 500 listesine dahil olan Efor Gübre, gübre sektöründe verimlilik, sürdürülebilirlik ve etkin tedarik yaklaşımıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Kimyasalların ve kimyasal ürünlerin imalatı listesinde 34’üncü sırada yer alan Efor Gübre, tarımsal üretimin stratejik öneminin arttığı bir dönemde, çiftçinin ihtiyaçlarına yanıt veren ürün ve hizmet yapısıyla tarımsal değer zincirine katkı sunuyor.</p><p></p><p>Sanayi, üretim ve yatırım odaklı büyüme stratejisinin önemli taşıyıcılarından Efor Yatırım ise İSO İkinci 500’de 284’üncü sıraya yükselirken, gıda ürünleri imalatı sektör kategorisinde 66’ncı oldu. Efor Yatırım ve Efor Gübre, sürdürülebilir büyüme, güçlü tedarik yapısı, verimlilik odaklı üretim anlayışı ve katma değerli ürün yaklaşımıyla faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sanayide alarm zilleri çalıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayide-alarm-zilleri-caliyor-4352/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayide-alarm-zilleri-caliyor-4352/</id>
<published><![CDATA[2026-07-20T11:01:52+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-20T11:01:52+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1208C7-CA70C4-529187-BCA83D-9F8F0C-D1463B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Artan maliyetler, finansmana erişim sıkıntısı, kur-enflasyon dengesizliği ve teknoloji yarışında geride kalma riskinin sanayiyi tarihi bir kırılma noktasına getirdiğini belirten Eğilmez, "Ya yüksek teknoloji ve markalaşmaya yöneleceğiz ya da ucuz iş gücüyle rekabet eden ülkelerle aynı ligde kalacağız" uyarısında bulundu</p><p></p><p>Türk sanayisi son kırk yılda otomotivden beyaz eşyaya, makineden savunma sanayine kadar birçok alanda küresel üretim zincirlerinin önemli oyuncularından biri haline geldi. Ancak bugün sektör, geçmişte karşılaşmadığı kadar ağır ekonomik ve yapısal sorunlarla mücadele ediyor.</p><p></p><p>Ekonomist Mahfi Eğilmez, "Sanayimiz Yol Ayrımında" başlıklı değerlendirmesinde, Türkiye'nin artık yalnızca üretim kapasitesini artırmasının yeterli olmadığını, verimlilik, teknoloji ve yüksek katma değer ekseninde yeni bir sanayi modeline geçmesinin zorunlu hale geldiğini vurguladı.</p><p></p><p><b>Üretim var, karlılık yok</b></p><p></p><p>Sanayi üretiminin devam ettiğini ancak işletmelerin aynı oranda kazanç sağlayamadığını belirten Eğilmez, TÜİK verilerinin de bu tabloyu doğruladığını ifade etti.</p><p></p><p>Mayıs ayında sanayi üretim endeksinin aylık bazda yüzde 2,9 gerilediğini, imalat sanayindeki yıllık artışın ise yalnızca yüzde 0,3 seviyesinde kaldığını hatırlatan Eğilmez, üretimdeki ivme kaybının yatırım iştahını da zayıflattığını dile getirdi.</p><p></p><p>Özellikle ihracatçı firmaların artan maliyetler nedeniyle daha fazla üretmelerine rağmen daha düşük kârlılıkla faaliyet göstermek zorunda kaldıklarını belirten Eğilmez, bunun sürdürülebilir olmadığını söyledi.</p><p></p><p><b>Maliyet baskısı rekabet gücünü eritiyor</b></p><p></p><p>Enerji, hammadde, işçilik ve lojistik giderlerindeki yükselişin sanayiciyi ciddi şekilde zorladığını belirten Eğilmez, üretici fiyatlarındaki yüksek seyrin maliyet baskısını artırdığını ifade etti.</p><p></p><p>Bu durumun özellikle KOBİ'lerde yatırım kararlarının ertelenmesine neden olduğunu belirten Eğilmez, enerji verimliliği yatırımlarının teşvik edilmesi, yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılması, yerli ara malı üretiminin geliştirilmesi ve lojistik altyapısının güçlendirilmesinin öncelikli adımlar arasında yer alması gerektiğini kaydetti.</p><p></p><p><b>Kur tartışmasının özünde öngörülebilirlik var</b></p><p></p><p>Sanayicilerin en önemli gündem maddelerinden birinin döviz kuru olduğunu belirten Eğilmez, asıl sorunun kurun seviyesi değil, kur ile enflasyon arasındaki ilişkinin öngörülemez hale gelmesi olduğunu söyledi.</p><p></p><p>İhracatçıların gelirlerini dövizle elde ederken maliyetlerinin büyük bölümünün Türk lirası üzerinden arttığını belirten Eğilmez, enflasyonun kurun üzerinde seyrettiği dönemlerde rekabet avantajının hızla kaybolduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Buna karşılık kurdaki ani yükselişlerin de ithal girdiye bağımlı üretim yapısı nedeniyle maliyetleri artırdığına dikkat çekti.</p><p></p><p><b>Finansman sorunu yatırımları frenliyor</b></p><p></p><p>Yüksek faiz ortamı ve krediye erişimde yaşanan sıkıntıların sanayide yeni yatırımların önündeki en büyük engellerden biri olduğunu belirten Eğilmez, üretim tesisleri, makine yatırımları ve dijital dönüşüm projelerinin yüksek finansman maliyetleri nedeniyle ertelendiğini söyledi.</p><p>Uzun vadeli ve uygun maliyetli yatırım kredileri ile KOBİ'lere yönelik garanti mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Eğilmez, ihracat odaklı yatırımlara özel finansman modellerinin oluşturulmasının önemine dikkat çekti.</p><p></p><p><b>Tekstil sektörü en zor dönemlerinden birini yaşıyor</b></p><p></p><p>Yaklaşık bir milyon kişiye istihdam sağlayan tekstil ve hazır giyim sektörünün tarihinin en kritik dönemlerinden geçtiğini belirten Eğilmez, artan maliyetler ve küresel rekabet nedeniyle sektörün ciddi baskı altında olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Mısır, Bangladeş, Vietnam ve Pakistan gibi ülkelerin düşük maliyet avantajıyla öne çıktığını belirten Eğilmez, birçok Türk firmasının kapasite küçülttüğünü, bazılarının ise üretimlerini yurt dışına taşımaya başladığını söyledi.</p><p></p><p>Çıkış yolunun ise markalaşma, teknik tekstil üretimi, tasarım odaklı dönüşüm ve yeşil üretim yatırımlarından geçtiğini vurguladı.</p><p></p><p><b>Yüksek teknoloji zorunluluk haline geldi</b></p><p></p><p>Türkiye'de yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayindeki payının yalnızca yüzde 3,6 seviyesinde bulunduğunu hatırlatan Eğilmez, küresel rekabetin artık düşük maliyetle değil; inovasyon, teknoloji ve marka değeriyle kazanıldığını ifade etti.</p><p>Ar-Ge harcamalarının artırılması, üniversite-sanayi iş birliklerinin güçlendirilmesi, yapay zekâ ve otomasyon yatırımlarının desteklenmesi gerektiğini belirten Eğilmez, sanayinin dijital dönüşümünü hızlandıracak politikaların önemine dikkat çekti.</p><p></p><p><b>Nitelikli iş gücü açığı büyüyor</b></p><p></p><p>Sanayi tesislerinin en önemli sorunlarından birinin yetişmiş teknik personel eksikliği olduğunu belirten Eğilmez, CNC operatörü, otomasyon teknisyeni, kaynak uzmanı ve mekatronik alanlarında ciddi eleman açığı bulunduğunu söyledi.</p><p>Mesleki eğitimin sanayinin ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırılması, organize sanayi bölgelerinde uygulamalı eğitim merkezlerinin yaygınlaştırılması ve üniversite-sanayi iş birliklerinin güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.</p><p></p><p><b>Yeşil ve dijital dönüşüm rekabetin yeni şartı</b></p><p></p><p>Eğilmez'e göre küresel pazarlarda artık sadece kaliteli üretim yapmak yeterli değil. Avrupa Birliği'nin sürdürülebilirlik ve karbon düzenlemeleri doğrultusunda dijitalleşme, enerji verimliliği ve düşük karbonlu üretim süreçleri rekabetin belirleyici unsurları haline geliyor.</p><p>Bu dönüşümün başlangıçta maliyet oluşturmasına rağmen uzun vadede verimlilik, enerji tasarrufu ve yeni pazarlara erişim açısından önemli fırsatlar sunacağı değerlendiriliyor.</p><p></p><p><b>Teşvik sistemi baştan yazılmalı</b></p><p></p><p>Mahfi Eğilmez, Türkiye'nin mevcut yatay teşvik modelinden çıkarak stratejik ve seçici teşvik sistemine yönelmesi gerektiğini savundu.</p><p>Güney Kore örneğini hatırlatan Eğilmez, kaynakların çok sayıda sektöre dağılması yerine küresel rekabet potansiyeli yüksek alanlara yoğunlaştırılmasının daha başarılı sonuçlar doğuracağını ifade etti.</p><p>Seçici teşviklerin performans kriterlerine bağlanması gerektiğini belirten Eğilmez, böylece kamu kaynaklarının daha verimli kullanılabileceğini söyledi.</p><p></p><p><b>Tercih Türkiye'nin geleceğini belirleyecek</b></p><p></p><p>Değerlendirmesinin sonunda Türkiye'nin önünde iki farklı yol bulunduğunu vurgulayan Eğilmez, düşük maliyetle üretim yapan ülkelerle fiyat rekabetine sıkışan bir sanayi modeli ile teknoloji, marka ve yüksek katma değer üreten bir ekonomi arasında tercih yapılacağını belirtti.</p><p>Eğilmez, sanayi politikalarının günlük ekonomik dalgalanmalara göre değil, uzun vadeli bir vizyonla şekillendirilmesi gerektiğini ifade ederek, bugün atılacak adımların gelecek nesillerin rekabet gücünü belirleyeceği uyarısında bulundu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu açıklandı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-ikinci-500-buyuk-sanayi-kurulusu-aciklandi-3525/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-ikinci-500-buyuk-sanayi-kurulusu-aciklandi-3525/</id>
<published><![CDATA[2026-07-20T10:12:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-20T10:12:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C24BC7-FF0B8D-979AB9-88DD3A-BA1C52-2F2606.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İSO İkinci 500 araştırması, her yıl olduğu gibi bu yıl da söz konusu kuruluşların karşı karşıya kaldığı ekonomik ve finansal koşulların yanı sıra ihracat, AR-GE ve teknoloji faaliyetleri açısından performanslarına ilişkin önemli sonuçlar ortaya koydu.</p><p></p><p>Hiç kuşkusuz bu sonuçları değerlendirirken dezenflasyon süreci ve zorlu küresel koşulların sanayi kuruluşlarımıza etkilerini de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Zira 2025, sanayi firmalarının artan finansman maliyetleri, zayıflayan iç talep, kur ve maliyet dengesi, yatırım iştahındaki yavaşlama ve rekabet gücünü koruma ihtiyacı arasında zorlu bir denge kurmaya çalıştıkları bir yıl olarak tarihe geçti.</p><p></p><p>İSO İkinci 500’ün sıralama kriteri olan üretimden satışlar, 2024 yılında 1 trilyon 393 milyar lira iken 2025’te yüzde 25,7 artışla 1 trilyon 750 milyar liraya yükseldi. Söz konusu artış; 2020 sonrasındaki en düşük oran olarak dikkat çekti.&nbsp;</p><p></p><p>Buna karşılık 2025’te yüzde 25,4 olan yıllık ortalama Yurt İçi Üretici Fiyatları Endeksi (Yİ-ÜFE) ile arındırıldığında; üretimden satışların reel olarak binde 2 ile çok sınırlı bir artış kaydettiği görülüyor. Böylece 2022’de yüzde 10,4; 2023’te yüzde 5,2 ve 2024’te binde 1 olan üretimden satışlardaki reel düşüş eğilimi, İSO 500’de olduğu gibi İSO ikinci 500’de de üç yılın ardından çok ılımlı düzeyde de olsa artışa dönmüş bulunuyor.</p><p></p><p><b>İSO İkinci 500’ün en büyük üç şirketi</b></p><p></p><p>Üretimden satışlar baz alınarak yapılan 2025 yılı İSO İkinci 500 sıralamasına göre Teksan Jeneratör 5 milyar 317 milyon TL ile ilk sırayı aldı. Onu 5 milyar 308 milyon TL ile Norm Salihli Vida ve Cıvata takip ederken, Biska Tekstil 5 milyar 306 milyon TL ile üçüncü oldu.</p><p></p><p>2025 yılı İSO İkinci 500 sıralamasına üretimden satışları 5 milyar 317 milyon TL ile 2 milyar 220 milyon TL arasında kalan şirketler girebildi. İSO İkinci 500’ün 2024 yılı listesinde yer alan şirketlerin üretimden satışları 4 milyar 186 milyon TL ile 1 milyar 821 milyon TL bandında gerçekleşmişti.</p><p></p><p>2025 yılında 69 yeni kuruluş İSO İkinci 500 sıralamasında yer alma başarısı gösterdi. 26 kuruluş, 2024 araştırmasında İSO 500’de iken 2025’te İSO İkinci 500’e geriledi. 405 kuruluş ise son iki yılda da İSO İkinci 500 sıralamasında yer aldı.</p><p></p><p>Zorlu küresel talep koşullarına rağmen Türkiye’nin ihracatı 2025 yılında yüzde 4,4 artışla 273,2 milyar dolara yükselmiş; sanayi malları ihracatı ise yüzde 4,5 artarak 263,4 milyar dolara ulaşmıştı.</p><p></p><p>2025 yılında İSO 500’ün ihracatı yüzde 8,4 artışla 104,7 milyar dolara çıkarken, İSO İkinci 500’ün ihracatı yüzde 0,3 düşüş gösterdi ve 15,9 milyar dolar bandını aşamadı. Bu durum, İSO İkinci 500’ün yoğunlaşan küresel rekabet ortamında pazar payını korumakta ve genişletmekte zorlandığına işaret etti.</p><p></p><p>Bu gelişmeler sonucunda İSO İkinci 500’ün Türkiye sanayi ihracatı içindeki payı 2025 yılında 0,3 puan azalarak yüzde 6’ya geriledi.</p><p></p><p>2025 yılında uygulanan dezenflasyon politikaları ve dış pazarlardaki durgunluk satış gelirleri üzerinde baskı yaratırken, yüksek faiz oranları ve artan finansman yükleri, karlılık göstergelerini sınırlamaya devam etti. Buna karşılık, şirketlerin maliyet yönetiminde sağladığı göreli başarı, karlılığın ılımlı düzeyde de olsa korunmasında etkili oldu.&nbsp;</p><p></p><p>İSO 500’e benzer şekilde İSO İkinci 500’de de sanayi kuruluşlarının karları, 2024 yılındaki sert düşüşlerin ardından 2025’te güçlü nominal artışlar kaydetti. Ancak bu iyileşmede, 2024 yılı karlılık büyüklüklerinin oldukça düşük seviyelerde gerçekleşmesinin yarattığı baz etkisi belirleyici oldu. Bununla birlikte, 2025 yılında tüm karlılık rasyoları 2015-2024 ortalamasının altında kaldı.</p><p></p><p>2024’ten 2025’e İSO İkinci 500’ün faaliyet karı yüzde 35,4 oranında artarak 118 milyar liradan 160 milyar liraya yükseldi. Buna paralel olarak faaliyet karlılığı oranı da yüzde 7,3’ten yüzde 7,7’ye çıktı. Yine de söz konusu oran, son 10 yıl ortalaması olan yüzde 10,9’un oldukça altında kaldı.</p><p></p><p>Aynı dönemde İSO İkinci 500’ün vergi öncesi kar ve zarar toplamı yüzde 34 artışla 34 milyar liradan 46 milyar liraya çıktı. Vergi öncesi dönem karlılığı yüzde 2,1’den yüzde 2,2’ye çok sınırlı bir artış gösterirken, bu oran da 2015-2024 ortalaması olan yüzde 6,6’ya göre çok daha düşük gerçekleşti.</p><p></p><p>Bir diğer önemli karlılık göstergesi olan faiz, amortisman ve vergi öncesi kar/zarar toplamı ise yüzde 28,8’lik artışla 205 milyar liradan 264 milyar liraya yükseldi. Buna karşılık FAVÖK karlılığı oranı 0,1 puan artışla yüzde 12,7’den yüzde 12,8’e yatay seyretti. Söz konusu oran da son 10 yıl ortalaması olan yüzde 14’ün altında seyretti.</p><p></p><p>2025’te karlardaki güçlü nominal artışlara rağmen İSO 500’de olduğu gibi İSO İkinci 500’de de zarar eden kuruluş sayısı yüksek kalmaya devam etti.&nbsp;</p><p></p><p>İSO İkinci 500’de vergi öncesi dönem karı/zararı büyüklüğüne göre; 2024’te 159 ile rekor seviyesine ulaşan zarar eden kuruluş sayısı, 2025’te ılımlı bir düşüşle 155’e geriledi. Ancak yine de bu sayı, 2008 küresel kriz yılından bu yana ikinci en yüksek değer olarak dikkat çekti.</p><p></p><p>Diğer taraftan, operasyonel karlılığı gösteren faiz, amortisman ve vergi öncesi kar/zarar büyüklüğünde ise zarar eden firma sayısı 3 adet azalarak 27’ye indi. Ancak bu rakam da 2013 sonrasındaki dönemin en yüksek ikinci seviyesinde gerçekleşti.</p><p></p><p>İSO İkinci 500’de karlılığın üretim faaliyeti dışı gelir ve giderlerden nasıl etkilendiğini yansıtan bu tablo incelendiğinde; 2023 ve 2024’ün ardından 2025 yılında da net kambiyo zararının oluştuğu görüldü.</p><p></p><p>Net kambiyo zararı geçen yıla göre 4 kat artarak 26 milyar TL’ye yükselirken, kambiyo zararı dışındaki diğer faaliyetlerden elde edilen net kar 55 milyar TL düzeyine çıktı.</p><p></p><p>Sonuçta 28 milyar TL’lik üretim faaliyeti dışı net gelir elde edilirken, bu rakamın net satışlara oranı da yüzde 0,9’dan yüzde 1,4’e yükseldi.</p><p></p><p>Üretim faaliyeti dışı gelir ve giderler içerisinde faiz, temettü, iştirak gelirleri, menkul kıymet ve duran varlık satışları, komisyon vb. gibi birçok kalem yer alıyor.</p><p></p><p>Finansman giderleri geçmiş yıllarda olduğu gibi 2025’te de hem İSO 500’de hem de İSO İkinci 500’de sanayi kuruluşlarının karlılıklarında temel belirleyicilerden biri olmayı sürdürdü.</p><p></p><p>İSO İkinci 500’ün finansman giderleri yüzde 45,2 oranında artarak 138 milyar TL’ye yükseldi. Aynı yılda faaliyet karı ise yüzde 35,4 artışla 160 milyar TL’ye yaklaştı. Böylece finansman giderlerinin faaliyet karına oranı 5,8 puan daha artarak yüzde 86,7’ye yükseldi.</p><p></p><p>Bu oranın 2015-2024 ortalamasının yüzde 47,3 olduğu düşünüldüğünde, yıllardan beri hep işaret edildiği üzere sanayiciler ana faaliyetlerinden elde ettiği karın çok büyük bir bölümünü finansman giderlerine ayırma gerçeğinden uzaklaşamadı.</p><p></p><p>Bilindiği üzere, yaklaşık 20 yıl aradan sonra uygulanan enflasyon muhasebesi nedeniyle 2023 yılında özkaynaklar ve aktifler başta olmak üzere bilanço göstergeleri önemli artışlar kaydederken, 2024 yılında bu etki çok daha sınırlı gerçekleşmişti.</p><p></p><p>2025’te ise karlılığın düşük seyrini koruması ve enflasyon muhasebesinin uygulanmamasının da etkisiyle özkaynaklardaki artışın sınırlı kaldığı görülüyor.</p><p></p><p>Verilere bakıldığında; İSO İkinci 500’de aktif tarafta dönen varlıklar yüzde 36,8; duran varlıklar yüzde 22,6 oranında büyüdü. Böylece aktif toplamındaki artış yüzde 29,9 olarak gerçekleşti.</p><p></p><p>Pasif tarafta ise özkaynaklar yüzde 13,3 ile sınırlı bir artış gösterirken, toplam borçlardaki artış yüzde 50,2 ile çok daha yüksek seyretti.</p><p></p><p>İSO İkinci 500 borç ve özkaynakların dağılımı açısından da çarpıcı veriler sunuyor.</p><p></p><p>Hatırlatmak gerekirse, 2023’te uygulanan enflasyon düzeltmesi, İSO İkinci 500’ün kaynak yapısını esas itibarıyla özkaynaklar üzerinden etkilemiş ve kaynak dağılımını iyileştirici rol oynamıştı. 2024’te de özkaynakların payı hafif bir artış göstermişti.</p><p></p><p>2025’te ise durum tersine dönmüş ve borçların aktifler içindeki payı 7 puanlık artışla yüzde 51,8’e yükselirken, özkaynakların payı yüzde 48,2’ye gerilemiş bulunuyor.</p><p></p><p>Zayıf seyreden karlılık performansı özkaynak artışını sınırlarken, hızlı borçlanma eğiliminin sürmesi nedeniyle kaynak yapısı yeniden hafif borç ağırlıklı hale gelmiş gözüküyor.</p><p></p><p>İSO İkinci 500’de 2024 yılında yüzde 32,2 artan toplam borçlar, 2025’te yüzde 50,2 ile daha hızlı büyüdü.</p><p></p><p>Alt kalemler incelendiğinde; 2024 yılında yüzde 45,1 olan mali borçlardaki artış, 2025 yılında yüzde 52,1’e yükseldi. Diğer borçlar ise 2024 yılındaki yüzde 20,6’lık sınırlı artışın ardından 2025’te yüzde 48,2 ile daha hızlı bir artış gösterdi. Böylece 2021-2023 döneminin aksine, 2024 ve 2025 yıllarında mali borçlar diğer borçların üzerinde büyüdü.</p><p></p><p>2025’te tüm borçlanma türlerinde artışın hızlanması, kredi maliyetlerindeki yükselişe rağmen nispeten daha küçük ve orta ölçekli kuruluşların finansal ihtiyaçlarını karşılamak için daha fazla borçlanmak zorunda kaldığına işaret etti.</p><p></p><p>Borçların vadelerine göre gelişiminde ise uzun vadeli mali borçların kısa vadelilere göre daha hızlı artmasının etkisiyle kısa vadeli mali borçların toplam mali borçlar içindeki payı üst üste üçüncü yıl azalarak 2025’te yüzde 54’e geriledi.&nbsp;</p><p></p><p>Buna rağmen, İSO İkinci 500’ün borç stoku kısa vade ağırlıklı yapısını korudu ve kısa vadeli mali borçların payı 2022 öncesine göre yüksek kalmaya devam etti.</p><p></p><p>Sanayicilerin uzun yıllardır dile getirdiği ve makul bir çözüm bulunması noktasında çeşitli öneriler sunduğu devreden KDV alacakları sorunu, gerek İSO 500’de gerekse İSO İkinci 500’de hala devam ediyor.&nbsp;</p><p></p><p>Hatırlanacağı üzere devreden KDV yükü, İSO 500 için 2025 yılında yüzde 42,1 artışla 120 milyar TL’nin üzerine çıkmıştı. İSO İkinci 500’de de devreden KDV bir önceki yıla göre yüzde 25,2 oranında artarak 22 milyar TL’ye yaklaşmış durumda.</p><p></p><p>Sanayiciler bu döngüyü uzun zamandır devlete sıfır faiz ve sonsuz vade ile borç verilmesi olarak nitelendiriyor. Özellikle finansmana erişimin zorlaştığı, finansman maliyetlerinin yüksek seyrettiği ve firmaların işletme sermayesine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğu mevcut ekonomik koşullarda, sanayiciler açısından önemli bir kaynağın devreden KDV yoluyla sistem içinde kilitli kalmaya devam ettiği görülüyor.</p><p></p><p>Sanayimizin rekabet gücünü desteklemek ve işletmelerimizin finansman imkanlarını güçlendirmek için devreden KDV yükünün azaltılmasına yönelik somut ve kalıcı adımların hayata geçirilmesi gerekiyor.</p><p></p><p>İSO İkinci 500’ün dikkat çeken bir başka göstergesi de teknoloji yoğunluklarına göre yaratılan katma değer dağılımı. Bu verilere bakıldığında, 2013’ten bu yana olduğu gibi 2025 yılında da yaratılan katma değer itibarıyla en yüksek payın yüzde 40,8 ile düşük teknoloji yoğunluklu sanayilere ait olduğu görülüyor. Ancak bu grubun payı geçen yıla göre 0,2 puan düşüş gösterdi.</p><p></p><p>Aynı yılda orta-düşük teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı 0,6 puan azalışla yüzde 27,1’e; orta-yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı ise 0,8 puan azalışla yüzde 27,2’ye gerilemiş durumda.</p><p></p><p>Buna karşılık yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun payı ise yüzde 3,3’ten yüzde 4,9’a çıkmış ve 2015 sonrasındaki en yüksek düzeyine ulaşmış bulunuyor.</p><p></p><p>Bu veriler, özellikle orta-yüksek ve yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin toplam payının 2024’te yüzde 31,3 iken, 2025’te 0,8 puan daha artarak yüzde 32,1 ile rekor seviyesine çıktığına işaret ediyor.&nbsp;</p><p></p><p>Öte yandan, küresel rekabetin geleceğine dijitalleşme ve yeşil dönüşümün damga vuracağı gerçeği göz önüne alındığında, ulaşılan noktanın yeterli olmadığı ve sanayi sektörünün bu alana daha fazla odaklanması gerektiği görülüyor.</p><p></p><p>Sanayi kesiminin rekabetçiliği için AR-GE faaliyetleri hayati önemini korusa da İSO İkinci 500’de 2024’teki yükselişin ardından 2025’te AR-GE harcaması yapan kuruluş sayısı 238’den 229’a gerilemiş bulunuyor.</p><p></p><p>İSO İkinci 500’ün 2024 yılında 8,6 milyar TL olan toplam AR-GE harcamalarının ise 2025’te yüzde 16’lık sınırlı bir artışla 10 milyar TL’ye yükseldiği görülüyor. Buna paralel olarak, AR-GE harcamalarının üretimden satışlara oranı da yüzde 0,62’den yüzde 0,57’ye gerileyerek hafif bir ivme kaybına işaret ediyor.&nbsp;</p><p></p><p>Söz konusu veriler, İSO İkinci 500’ün bu alana kaynak ayırmakta zorlandığını gösteriyor. Bu durum, üretim kapasitesini korumanın tek başına yeterli olmadığını, uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artıracak, verimliliği yükseltecek ve yüksek katma değer yaratacak dönüşüm adımlarının desteklenmesinin önemini bir kez daha teyit ediyor.</p><p></p><p>2025 yılında İSO İkinci 500 istihdamının yüzde 2,2 düşüşle 285 bin kişiye gerilediği görülüyor. İstihdamdaki düşüş, hem özel hem de kamu kuruluşlarında gerçekleşmiş bulunuyor.</p><p></p><p>Aynı yılda tam istihkak olarak ödenen brüt maaş ve ücretler yüzde 37,3 oranında artarken, bu artış yüzde 2,2’lik istihdam düşüşü ile birlikte değerlendirildiğinde, çalışan başına ödenen brüt maaş ve ücretlerdeki artış yüzde 40,4’e çıkıyor.</p><p></p><p>Sermayenin tabana yayılması, kurumsallaşmanın güçlenmesi ve sanayi şirketlerinin finansman kaynaklarını çeşitlendirmesi açısından halka arzlar önemli fırsatlar sunuyor.&nbsp;</p><p></p><p>İSO İkinci 500 şirketleri bu açıdan incelendiğinde, halka açık kuruluş sayısında son yıllarda dikkat çekici bir ivme görülüyor. İSO İkinci 500’de halka açık kuruluşların sayısı 2017-2022 arasında iniş çıkışlı bir seyir izledikten sonra son üç yıldır artış eğilimi gösteriyor. 2023’te 30, 2024’te 39 olan halka açık kuruluş sayısı 2025’te 4 adet daha artarak 43 ile en yüksek düzeyine ulaşmış bulunuyor.</p><p></p><p>Sanayi şirketlerimizin sermaye piyasalarına ilgisinin artması ve finansman yapılarının çeşitlenmesi açısından umut verici olan bu eğilimin gelecek dönemde de güçlenerek devam etmesi önem taşıyor.</p><p></p><p>İSO İkinci 500’de yabancı sermaye paylı kuruluşların sayısında 2018-2021 arasında yaşanan artış eğilimi, 2022’den itibaren tersine dönmüş gözüküyor. 2024’teki yatay seyrin ardından yabancı sermaye paylı kuruluşların sayısı, 2025’te 5 adet daha azalarak 62’ye gerilemiş durumda.</p><p></p><p>Yabancı sermaye paylı kuruluşların sayısındaki gelişmeler, firmaların sermaye yapılarındaki değişimlerin yanı sıra İSO 500 ile İSO İkinci 500 arasındaki geçişlerden de etkileniyor.</p><p></p><p>İSO İkinci 500’de yer alan kuruluşlar bağlı oldukları oda bilgilerine göre değerlendirildiğinde; sanayinin bölgesel dağılımında Anadolu lehine gelişen eğilimin devam ettiği görülüyor. Bu tablo, Türkiye sanayisinin üretim gücünün giderek daha geniş bir coğrafyaya yayıldığını ve Anadolu’daki sanayi merkezlerinin İSO İkinci 500 içindeki ağırlığının arttığını göstermesi bakımından oldukça önemli.</p><p></p><p>Son yıllardaki düşüş eğilimine rağmen İstanbul Sanayi Odası, 2025’te İSO İkinci 500 içindeki üye sayısını 9 adet artırarak 144 kuruluş ile sıralamada en büyük paya sahip olmayı sürdürdü. Bu durum, İstanbul’un sanayi üretimi, ölçek, kurumsal kapasite ve rekabet gücü açısından merkezi konumunu koruduğunu gösteriyor.</p><p></p><p>İstanbul’u 36 şirket ile Ege Bölgesi Sanayi Odası izlerken, Kocaeli 34, Gaziantep 33, Bursa 23, Ankara 20 şirket ile üst sıralarda yer aldı. Bu odaların tümünde İSO İkinci 500 içinde yer alan üye sayılarının geçen yıla göre düşmesi dikkat çekti. Konya, Kayseri ve Adana Sanayi Odası’nın üye sayısı ise artış gösterdi.</p><p></p><p>İSO İkinci 500’ün, İSO tarafından oluşturulmuş olan 10’lu sektör gruplandırmasına göre dağılımına bakıldığında, 2025’te firmaların yaklaşık yüzde 62’sinin 4 sektör grubunda toplandığı görülüyor. Söz konusu dört sektör, üretimden net satışların da yaklaşık yüzde 62’sini gerçekleştiriyor.</p><p></p><p>Sayısal olarak bakıldığında; ilk sırada 107 firma ile “gıda ürünleri sanayi” yer alırken, bu sektörü 76 firma ile “kimyasal ürünler, plastik ve kauçuk ürünleri sanayi”, 70 firma ile “ana metaller ve makine imalat sanayi”, 56 firma ile “tekstil ürünleri sanayi” takip ediyor. 2024’e göre ilk iki sırada yer alan sektörlerde firma sayısı hemen hemen aynı kalırken, ana metal ve makine sektörü firmalarının 9 adet arttığı, tekstil firmalarının ise 12 adet azaldığı görülüyor.</p><p></p><p>Diğer taraftan, sektörlerin üretimden satışlar içindeki paylarına bakıldığında da geçen yıla göre ilk üç sektörün payı artarken dördüncü sıradaki tekstil sektörünün payı 2,1 puan azalmış durumda. Söz konusu azalış, emek-yoğun geleneksel sanayi sektörlerimizdeki zorlanmayı işaret etmesi açısından önemli.</p><p></p><p>2025 yılı İSO İkinci 500 sıralamasında üretimden net satışlar büyüklüğüne göre ilk 10 şirketin sıralaması tablodaki gibi gerçekleşti. Buna göre İSO İkinci 500’de ilk sırayı 5 milyar 317 milyon liralık üretimden satışlar tutarı ile “Teksan Jeneratör Elektrik San. ve Tic. A.Ş.” aldı. Bu kuruluş 2024 yılında İSO 500’ün 496. sırasında yer alıyordu.</p><p></p><p>Bu firmanın hemen ardından ikinci sırada 5 milyar 308 milyon liraya yaklaşan üretimden satışları ile “Norm Salihli Vida ve Cıvata Makine San. ve Tic. A.Ş.” bulunuyor. Norm Salihli, 2024 yılında İSO İkinci 500 içerisinde 31. sıradaydı.</p><p></p><p>Üçüncü sırada yer alan kuruluş ise 5 milyar 306 milyon lira civarındaki üretimden satışları ile “Biska Tekstil San. ve Tic. A.Ş.” oldu. Bu kuruluş da 2024 yılında İSO İkinci 500’de 20. sırada yer almıştı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Metal endeks yönünü tekrar yukarı çevirdi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/metal-endeks-yonunu-tekrar-yukari-cevirdi-3927/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/metal-endeks-yonunu-tekrar-yukari-cevirdi-3927/</id>
<published><![CDATA[2026-07-18T10:35:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-18T10:35:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5AD59E-E9125D-1BE38D-ABE891-9591F3-B3187C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) tarafından hazırlanan "TR-METALENDEKS" Türkiye Metal Sanayi İhracat Endeksi, 2026 yılı Haziran ayı sonuçları açıklandı.</p><p>Mayıs ayında yaşanan gerilemenin ardından Haziran ayında ihracat miktarı yeniden yükselişe geçti. Mayıs ayında 120,00 seviyesine inen miktar endeksi, Haziran ayında yüzde 13,5 oranında artarak 136,21 seviyesine ulaştı. Geçen yılın aynı ayına göre de yüzde 20,51'lik bir büyüme kaydedildi.</p><p>BİRİM FİYATLAR 5,53 DOLARLA TARİHİ ZİRVEDE</p><p>Son dönemdeki yüksek seyrini koruyan ortalama ihracat birim fiyatı, Haziran ayında yüzde 1,6 artışla 5,53 dolar/kg seviyesine yükseldi. Raporda, arz eksikliği kaynaklı bu fiyat seviyesinin, endeks çalışmalarının başladığı 2019 yılından bu yana ulaşılan en yüksek rakam olduğu vurgulandı.</p><p>Miktar endeksindeki sıçrama ve birim fiyatlardaki artış, ihracat değer endeksine de yansıdı. Mayıs ayında 174,46 puana gerileyen değer endeksi, Haziran ayında yüzde 15,4 oranında artarak 201,34 seviyesine ulaştı. Endeks yıllık bazda ise yüzde 40,1 oranında artış gösterdi.</p><p>Haziran ayında alt sektörlerin performansına bakıldığında, İskele ve Kalıp ile Armatür haricindeki ana sektörlerin tamamında miktar ve değer bazında toparlanma görülürken, fiyat performansları değişkenlik gösterdi.&nbsp;</p><p>Alüminyum miktar endeksi 142,3'ten 172,6'ya, değer endeksi ise 202,5'ten 244,6'ya yükselerek ayın en güçlü performanslarından birini sergiledi. Birim fiyatlar da aynı dönemde 5,30 dolardan 5,43 dolara çıktı. Bakır miktar endeksi 111,3'ten 134,6'ya, değer endeksi ise 214,7'den 262,3'e yükseldi. Birim fiyatı 13,43 dolardan 13,57 dolar/kg seviyesine çıkarak artışını sürdürdü.</p><p>Döküm alt sektöründe miktar endeksi 106,4'ten 117,0'a, değer endeksi ise 136,0'dan 151,8'e yükseldi. İhracat birim fiyatı 6,42 dolardan 6,51 dolara çıktı. Hırdavat tarafında mayıs ayındaki&nbsp;</p><p></p><p>düşüşün ardından miktar endeksi 109,9'dan 124,6'ya, değer endeksi ise 135,6'dan 151,6'ya yükseldi. Sektörün birim fiyatı 2,70 dolardan 2,66 dolara hafif bir düşüş yaşadı.</p><p>Mutfak Eşyaları sektöründe miktar endeksi 82,6'dan 85,1'e, değer endeksi ise 108,4'ten 112,2'ye çıktı. Birim fiyatı 4,73 dolardan 4,75 dolara yükseldi. Armatürde sektörün miktar endeksi 93,7'den 90,36'ya gerilemesine rağmen, birim fiyatın 7,23 dolardan 7,75 dolara sert bir yükseliş göstermesiyle değer endeksi 134,6'dan 139,13'e ulaştı.</p><p>İskele ve Kalıp tarafında ise Mayıs ayındaki olağanüstü sıçramanın ardından normalleşme görüldü. Miktar endeksi 304,0'dan 258,5'e, değer endeksi 309,8'den 274,8'e geriledi. Birim fiyatlar ise 1,76 dolardan 1,84 dolara toparlandı.</p><p>"AÇIKLANAN VERİLER SEKTÖRÜN GÜCÜNÜ ORTAYA KOYUYOR"</p><p>Açıklanan verileri değerlendiren Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili ve İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu, "TR-METALENDEKS'in Haziran ayı verileri, metal sektörümüzün mayıs ayında yaşadığı kısa süreli yavaşlamanın ardından yeniden güçlü bir ivme yakaladığını gösteriyor. İhracat miktarında çift haneli artış yaşanması, değer endeksinin yeniden 200 puanın üzerine çıkması ve kilogram birim ihracat değerimizin 5,53 dolarla endeks tarihinin en yüksek seviyesine ulaşması, sektörümüzün katma değerli üretim gücünü ve uluslararası pazarlardaki rekabetçiliğini ortaya koyuyor." dedi.&nbsp;</p><p>Özellikle alüminyum, bakır, döküm ve hırdavat gibi ana alt sektörlerde görülen toparlanmanın sektörün küresel talepteki hareketlenmeyi doğru değerlendirdiğini gösterdiğini ifade eden Tecdelioğlu, "Birim fiyatların tarihi zirveye ulaşması da yalnızca daha fazla ihracat yaptığımızı değil, daha yüksek katma değer üreten bir yapıya doğru ilerlediğimizi ortaya koyuyor. Bununla birlikte bu olumlu tabloyu kalıcı hale getirebilmek için ihracatçımızın rekabet gücünü destekleyecek adımların sürdürülmesi büyük önem taşıyor. Finansmana erişimin kolaylaştırılması, kur istikrarının ihracatı destekleyecek şekilde güçlendirilmesi ve üretim maliyetlerini azaltacak politikalar, sektörümüzün küresel pazarlardaki konumunu daha da yukarı taşıyacaktır. Türkiye metal sanayisi, güçlü üretim altyapısı, esnek tedarik kabiliyeti ve yüksek katma değerli ürün çeşitliliğiyle dünya pazarlarında önemli fırsatlara sahip. İDDMİB olarak ihracatçılarımızın yeni pazarlara erişimini desteklemeye, sektörümüzün katma değerini artıracak çalışmaları sürdürmeye ve sürdürülebilir ihracat büyümesini destekleyecek projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz." diye konuştu.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Haksız rekabet sanayinin önünü tıkıyor"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/haksiz-rekabet-sanayinin-onunu-tikiyor-6300/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/haksiz-rekabet-sanayinin-onunu-tikiyor-6300/</id>
<published><![CDATA[2026-07-18T02:22:33+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-18T02:22:33+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A5855A-5A111F-E689B6-64C3EB-725F5A-166FFF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><b>Hakan ÖZBAY</b></p><p></p><p>Türkiye’nin sanayi üretiminde karşılaştığı maliyet ve finansman baskılarına dikkat çeken Ozan Diren, bu sorunların çözümünün yalnızca genel ekonomik göstergelerle değil, yapısal reformlarla mümkün olabileceğini ifade etti. Konuşmasında özellikle kayıt dışılığın yarattığı tahribata parantez açan Diren, dürüst çalışan üreticinin korunmasının, ekonominin geleceği açısından hayati bir mesele olduğunu dile getirdi.</p><p></p><p>Sanayide haksız rekabetin en büyük sebeplerinden birinin kayıt dışı faaliyetler olduğunu vur-gulayan Diren, "Kayıt içinde kalan, istihdam yaratan, yatırım yapan ve kurallara uyan firmala-rın, haksız rekabetle yıpranmadığı bir zemine ihtiyacımız var. Kayıt dışılıkla mücadele, yalnız-ca adil rekabet temelli bir konu değil; aynı zamanda kamuya ve ekonomiye daha geniş hare-ket alanı yaratacak bir reform alanıdır" değerlendirmesinde bulundu. Diren, kayıt dışılıkla mücadelenin, sektörleri daha şeffaf ve ölçülebilir bir yapıya kavuşturmak için kritik bir adım olduğunu sözlerine ekledi.</p><p></p><p>MAKROEKONOMİK İSTİKRAR VE FİNANSMAN İHTİYACI</p><p></p><p>Diren, makroekonomik istikrarın ve enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürmesinin, sürdürü-lebilir refah için vazgeçilmez olduğuna değindi. Ancak bu süreçte sanayinin finansmana eri-şiminin de göz ardı edilmemesi gerektiğinin altını çizen Diren, şu ifadeleri kullandı: "Enflas-yonla mücadelede kararlı ve sıkı para ve maliye politikalarının, reel kesim üzerindeki etkileri-ni de gözetmemiz gerekiyor. Aksi halde parasal sıkılığın sanayi üzerindeki baskısı daha uzun süre hissediliyor; üreticinin yatırım iştahı, işletme sermayesi ve dönüşüm kapasitesi zorlanı-yor."</p><p></p><p>REKABET GÜCÜ İÇİN YENİ BİR SANAYİ STRATEJİSİ</p><p></p><p>Sanayide fiyat yarışına sıkışmak yerine, değer yarışına geçilmesi gerektiğini belirten Diren, Türkiye'nin hangi alanlarda rekabet edeceğini belirleyen bütünsel bir kalkınma stratejisine ihtiyacı olduğunu savundu. Diren, bu süreci şöyle özetledi: "İhtiyacımız olan şey kamu ve özel sektörün birlikte çalıştığı, veriye dayalı, şeffaf ve ölçülebilir bir sanayi dönüşüm mekanizma-sıdır. Bu mekanizma yalnızca sorunları tespit eden değil, öncelikleri belirleyen, dönüşüm yol haritalarını hazırlayan, destek araçlarını bu haritalara göre uygulamaya alan ve sonuçları dü-zenli olarak ölçen bir yapıda olmalıdır."</p><p></p><p>RGE ENDEKSİ NE DİYOR?</p><p></p><p>Ozan Diren, TÜSİAD bünyesinde bir yıldır yayınlanan "Maliyet Bazlı Rekabet Gücü Endek-si"nin (RGE) verilerine dikkat çekerek, Türkiye'nin küresel pazarlardaki konumunu analiz etti. Dört temel maliyet kalemini (ham madde, enerji, iş gücü ve finansman) ölçen endeks, özel-likle tekstil, hazır giyim ve deri sektörlerinde Türkiye'nin rakip ülkelere kıyasla rekabet kaybı yaşadığını ortaya koyuyor. Verilere göre 2026'nın ilk çeyreğinde Türkiye'de bu sektörlerdeki maliyet artışı %2,1 olurken, rakip ülkelerde bu oran %0,3 seviyesinde kaldı. Bu tablo, enerji maliyetlerindeki düşüşün, iş gücü ve ara malı maliyetlerindeki artışı dengelemeye yetmedi-ğini gösteriyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İmalat sanayimize ve genç girişimcilerimize can suyu olacak"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/imalat-sanayimize-ve-genc-girisimcilerimize-can-suyu-olacak-3237/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/imalat-sanayimize-ve-genc-girisimcilerimize-can-suyu-olacak-3237/</id>
<published><![CDATA[2026-07-15T10:19:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-15T10:19:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F2C6CA-BC3047-77D08D-0981F5-9AF8E6-6392D0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yıldırım, Yatırım Taahhütlü Avans Kredi (YTAK) programının bütçesinin 750 milyar liraya çıkarılması ve imalat sanayisi için devreye alınan 250 milyar liralık yeni paket ile toplamda 1 trilyon liralık bir kaynağın önünün açılmasının, üretim ve ihracat odaklı büyüme hedeflerine stratejik bir ivme kazandıracağını vurguladı.</p><p>Ekonomik sıkılaşma ve küresel pazarlardaki daralma dönemlerinde sanayicinin en büyük ihtiyacının "uygun koşullu ve öngörülebilir işletme/yatırım sermayesi" olduğuna dikkat çeken Gürkan Yıldırım, yaptığı yazılı açıklamada şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>"Yüksek enflasyonla mücadele ettiğimiz ve finansmana erişim maliyetlerinin iş dünyasını zorladığı bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte üretim çarklarının durmaması, istihdamın korunması ve özellikle katma değerli ihracat potansiyelimizin gerilememesi hayati önem taşımaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın ilan ettiği 1 trilyon liralık bu devasa finansman hamlesi, tam zamanında atılmış çok güçlü bir adımdır."</p><p>"6 Ay Ödemesiz Dönem ve 12 Puanlık Devlet Desteği Stratejik Bir Hamle”</p><p>Açıklanan imalat sanayi paketinin içeriğindeki finansal kolaylıklara değinen Yıldırım, hükümetin maliyet üstlenmesinin sanayici üzerindeki yükü ciddi oranda hafifleteceğini belirtti:</p><p>"Özellikle KOBİ'lerimizin ve genç iş insanlarımızın yatırım iştahını kaçıran en büyük unsur, yüksek kredi faizleriydi. Yeni imalat sanayi paketinde yer alan 6 ay anapara ödemesiz, 36 aya kadar vadeli yapı ve daha da önemlisi 12 puanlık maliyetin hükümetimiz tarafından karşılanacak olması, piyasa gerçekleriyle son derece uyumludur. Bu cazip koşullar, sanayicimizin önünü görerek uzun vadeli yatırım kararları almasını sağlayacaktır."</p><p>"Yatırımlar Hız Kesmemeli"</p><p>TÜGİAD Başkanı Gürkan Yıldırım, Türkiye’nin küresel tedarik zincirindeki güçlü konumunu korumasının yolunun yatırımlara hız kesmeden devam etmekten geçtiğini ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>"TÜGİAD olarak her zaman dile getirdiğimiz gibi; sürdürülebilir büyümenin tek anahtarı üretim, istihdam ve ihracattır. Yatırım Taahhütlü Avans Kredileri ile teknoloji odaklı, katma değeri yüksek üretimlerin desteklenmesi, ülkemizin cari açıkla mücadelesine de doğrudan katkı sunacaktır. İş dünyasının sesine kulak vererek imalat sanayimizin istifadesine sunulan bu can suyu niteliğindeki paket için Sayın Cumhurbaşkanımıza ve ekonomi yönetimimize teşekkür ediyoruz.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Sanayiye sahip çıkmak, Türkiye'ye sahip çıkmaktır"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayiye-sahip-cikmak-turkiyeye-sahip-cikmaktir-675/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayiye-sahip-cikmak-turkiyeye-sahip-cikmaktir-675/</id>
<published><![CDATA[2026-07-14T15:03:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-14T15:03:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A45D15-CB52BD-2882A5-C33157-6D4B87-EB22DB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bahçıvan açıklamasında şu görüşlere yer verdi:</p><p></p><p>"Bugün Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından Kabine Toplantısı sonrasında açıklanan sanayi destek paketini, üretim hayatımız adına son derece kıymetli ve umut verici bir adım olarak görüyoruz. Bu karar; yalnızca bir finansman desteği değil, Türkiye’nin üretim gücüne, yatırım iradesine, istihdamına ve ihracat kapasitesine verilen güçlü bir sahiplenme mesajıdır.</p><p>Sanayicimiz uzun süredir finansmana erişimden maliyet baskılarına, küresel rekabetten bölgesel risklere kadar çok ağır bir yük taşıyor.&nbsp;</p><p>Böyle bir dönemde üretim hayatının ihtiyaçlarının en üst düzeyde görülmesi, dinlenmesi ve karşılık bulması bizler için son derece değerlidir. Özellikle Ankara’da gerçekleşen NATO zirvesinin ve&nbsp; uluslararası gündemin hemen ardından sanayimizin finansman ihtiyacının ana gündemlerden biri olarak ele alınmasını, Türkiye’nin üretim kapasitesine verilen stratejik önemin açık bir göstergesi olarak değerlendiriyoruz.&nbsp;</p><p>Biz inanıyoruz ki Türkiye Yüzyılı; yatırım yapan, üreten, istihdam sağlayan, ihracatla ülkesine değer katan sanayicimizin omuzlarında yükselecektir. Bu nedenle atılan bu adımı memnuniyetle karşılıyor; sanayimizin rekabet gücünü, üretim kapasitesini ve dönüşüm ihtiyacını destekleyecek benzer adımların devam edeceğine inanıyoruz.</p><p>İstanbul Sanayi Odası olarak her zaman söylediğimiz gibi:&nbsp;</p><p>Sanayiye sahip çıkmak, Türkiye’ye sahip çıkmaktır.&nbsp;</p><p>Üretimin nefes alması, Türkiye’nin nefes almasıdır.</p><p>Sanayicinin güçlenmesi, ülkemizin güçlenmesidir.”</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">100 birimlik kapasitenin 60'ından fazlası değer üretmiyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/100-birimlik-kapasitenin-60indan-fazlasi-deger-uretmiyor-9591/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/100-birimlik-kapasitenin-60indan-fazlasi-deger-uretmiyor-9591/</id>
<published><![CDATA[2026-07-10T18:18:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-10T18:18:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4EBF74-822997-447551-C1A9DF-07B3A1-719EBE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Dünya genelinde şirketler dijital dönüşüme yılda 2 trilyon doların üzerinde yatırım yapıyor. Buna rağmen sonuçlar beklentilerin gerisinde kalıyor. McKinsey araştırmalarına göre dönüşüm programlarının %70’i hedeflerine ulaşamıyor. Boston Consulting Group’un 850’den fazla şirketi kapsayan analizinde başarı oranı yalnızca %35, Bain &amp; Company’nin 2024 araştırmasında ise iş dönüşümlerinin %88’i başlangıç hedeflerini yakalayamıyor. Gartner’ın 3.100’den fazla CIO ve 1.100’den fazla üst düzey yöneticiyle gerçekleştirdiği küresel araştırmaya göre ise dijital girişimlerin yalnızca %48’i iş sonuçları açısından hedeflerini karşılıyor veya aşıyor.</p><p>Yalın dönüşüm ve süreç iyileştirme çalışmalarında da tablo farklı değil. Harvard Business Review‘da yayımlanan Making Process Improvements Stick araştırmasına göre, incelenen 204 yalın dönüşüm projesinin yalnızca üçte biri iki yıl sonunda kazanımlarını koruyabilirken, %21’i hiçbir iyileşme sağlayamadı. Araştırma, asıl başarının dönüşümü başlatmakta değil, sürdürülebilir hale getirmekte yattığını ortaya koyuyor.</p><p>Sorun teknolojide değil, insan ve organizasyonda</p><p>Araştırmaların ortak işaret ettiği nokta net: Dönüşüm projelerinin başarısını belirleyen temel unsur teknoloji değil, insan ve organizasyon.</p><p>McKinsey’e göre başarılı bir dönüşümün yalnızca %20’sini teknoloji, %80’ini organizasyonel değişim oluşturuyor. Buna rağmen şirketlerin önemli bölümü yatırımlarını teknolojiye yönlendiriyor. Aynı araştırma, kültürel dönüşüme yatırım yapan şirketlerin yalnızca teknolojiye odaklananlara göre 5,3 kat daha yüksek başarı elde ettiğini gösterirken, Forrester verileri başarısızlıkların %58’inin yönetişim kaynaklı, yalnızca %22’sinin ise teknik nedenlerden kaynaklandığını ortaya koyuyor.</p><p>Harvard Business Review araştırmasına göre dönüşümün kalıcı olabilmesi için üst yönetimin görünür desteği, düzenli ölçüm ve takip, kurumsal hedeflerle uyumlu iletişim, çalışanların gerçek sorunlarına odaklanılması ve liderlerin denetçi yerine koç rolünü üstlenmesi kritik önem taşıyor.</p><p>Bu noktada LeanViser Kurucusu Can Yükselen, şirketlerin en büyük stratejik hatasının dijital dönüşümü yalnızca teknoloji yatırımı olarak görmek olduğunu belirterek, “Bir işletme süreçlerindeki israfı ve verimsizlikleri ortadan kaldırmadan teknolojiye yatırım yaparsa, aslında sadece mevcut israfını dijital ortama taşımış olur.” diyor.</p><p>Türkiye tablosu: Verimlilik rekabet gücünü belirliyor</p><p>Türkiye’de veriler, verimlilik sorununun rekabet gücü üzerindeki etkisini net biçimde ortaya koyuyor.</p><p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre imalat sanayinde kapasite kullanım oranı Haziran 2026 itibarıyla %74,5 seviyesinde bulunuyor. TÜİK’in 2026 yılı ilk çeyrek verilerine göre ise sanayide saatlik iş gücü maliyeti yıllık %43 arttı. Aynı dönemde istihdam %3,2, çalışılan saat ise %5,1 geriledi. Maliyetler hızla yükselirken üretkenlik aynı hızda artmıyor.</p><p>Uluslararası saha araştırmaları ve LeanViser’ın 120’den fazla işletmedeki dönüşüm deneyimi, devrede olan kapasitede dahi toplam ekipman etkinliğinin (OEE) ortalama %50-55bandında olduğunu gösteriyor. Küresel veriler de bunu doğruluyor. Üreticilerin ortalama OEE değeri %55-60 seviyesinde kalırken, dünya klasmanı kabul edilen %85 seviyesine ulaşabilen üreticilerin oranı yalnızca %6 civarında.</p><p>Kapasite kullanım oranı ile ortalama ekipman etkinliği birlikte değerlendirildiğinde, Türk sanayisinin kurulu kapasitesinin gerçek etkin kullanımının yalnızca %37-40 bandında olduğu görülüyor. Başka bir ifadeyle, sanayiye kurulu her 100 birimlik kapasitenin 60’ından fazlası değer üretemiyor.</p><p>IMD Dünya Rekabetçilik Endeksi de bu tabloyu destekliyor. Türkiye, 2025 yılında 69 ülke arasında 66’ncı sıraya geriledikten sonra 2026’da 57’nci sıraya yükselse de raporlar; teknolojik altyapı, kurumsal yapı ve dijital dönüşüm hızında hâlâ gelişim alanları bulunduğuna işaret ediyor.</p><p>Verimliliğin önündeki bir diğer engel ise insan kaynağı</p><p></p><p>İstanbul Sanayi Odası’na göre İstanbul’da eleman temini sorunu yaşayan sektörler içinde imalat sanayinin payı %43,2. SETA’nın 2 binden fazla firmayla gerçekleştirdiği araştırma ise genç iş gücünün sanayiden hizmet sektörüne yöneldiğini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre bu eğilimde ücret kadar sanayinin toplumdaki algısı ve yoğun fiziksel çalışma koşulları da etkili oluyor. Ankara Sanayi Odası’nın NEET (Ne Eğitimde Ne İstihdamda) raporu ise dikkat çekici bir çelişkiye işaret ediyor: Sanayi nitelikli çalışan ararken, çok sayıda genç iş gücü piyasasının dışında kalıyor.</p><p></p><p>Sorun yalnızca Türkiye’ye özgü değil. Deloitte ve The Manufacturing Institute’un araştırmasına göre ABD imalat sanayinde 2033 yılına kadar 3,8 milyon yeni çalışana ihtiyaç duyulacak ve mevcut koşullarda bu ihtiyacın yaklaşık 1,9 milyonu karşılanamayabilecek. Gallup verilerine göre ise imalat çalışanları tüm sektörler arasında en düşük işe bağlılık gösteren gruplar arasında yer alıyor. Öte yandan araştırmalar çözümün yönünü de gösteriyor: Gelecekte ihtiyaç duyulacak yetkinlikleri kazanabileceğini hisseden çalışanların işten ayrılma olasılığı 2,7 kat daha düşük.</p><p></p><p>Can Yükselen: “Önce süreçleri iyileştirmeli, sonra teknolojiyi devreye almalıyız”</p><p></p><p>Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan LeanViser Kurucusu Can Yükselen, verilerin Türkiye açısından önemli bir rekabetçilik sorununun altını çizdiğini belirterek şunları söyledi:</p><p></p><p>“Kurulu kapasitenin gerçek etkin kullanımının %37-40 bandında olması, sanayimizde her 100 birimlik kaynağın 60 birimden fazlasının değer üretmediği anlamına geliyor. İşçilik maliyetinin bir yılda %43 arttığı bir ortamda hiçbir işletmenin bu israfı taşıma lüksü yok. Türkiye’nin rekabetçi bir ekonomi olabilmesi için gereksiz maliyetlerden kurtulması gerekiyor ve bu, her şirketin en öncelikli işi olmalıdır. Rekabetçilik sıralamasındaki yerimizi yukarı taşıyacak olan da tam olarak budur: Müşterinin değer verdiği faaliyetlerin payını artırmak, katma değer yaratmayan süreçleri ise ortadan kaldırmak.”</p><p></p><p>Yükselen, şirketlerin en büyük stratejik hatasının dijital dönüşümü yalnızca teknoloji yatırımı olarak görmek olduğunu belirterek şöyle devam etti:</p><p></p><p>“Dijital dönüşüm bir yatırım kalemi değil, süreçleri iyileştirmek için kullanılan bir girdidir. Bir işletme süreçlerindeki israfı ve verimsizlikleri ortadan kaldırmadan teknolojiye yatırım yaparsa, aslında sadece mevcut israfını dijital ortama taşımış olur; başka bir ifadeyle israfı daha hızlı üretmeye başlar. Doğru sıralama; önce etkinliği artırmaya yönelik çalışmaları başlatmak ve süreçleri yeniden tasarlamak, ardından teknolojiyi bu iyileştirilmiş süreçlerin hızlandırıcısı olarak devreye almaktır. Dönüşümün başarısı da kalite, maliyet ve teslimat göstergelerindeki somut iyileşmeyle ölçülmelidir.”</p><p></p><p>Çözümün merkezinde insanın bulunduğunu vurgulayan Yükselen, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p></p><p>“Veriler çok açık: Kültüre ve insana yatırım yapan şirketler 5,3 kat daha yüksek başarı yakalıyor; yetkinliklerini geliştirebileceğini hisseden çalışanların şirkette kalma olasılığı 2,7 kat artıyor. Sanayimizin yaşadığı insan kaynağı krizinin cevabı da burada. Çalışan yetkinliğine yatırım yapmak artık bir eğitim gideri değil, en kritik verimlilik ve rekabet yatırımıdır. Çalışanlar teknolojiyi işlerini ellerinden alacak bir tehdit olarak gördüğünde değişim direnci kaçınılmazdır. Başarılı dönüşümlerde ise çalışanlar teknolojinin işlerini kolaylaştırdığını ve kendilerine daha fazla katma değer üretecek alan açtığını görür. Gerçek dönüşüm; daha fazla yazılım satın alan değil, süreçlerini daha iyi yöneten, çalışanlarını geliştiren ve müşterisine daha fazla değer sunan şirketlerde gerçekleşir.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sanayi üretimi mayısta aylık yüzde 2,9 azaldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-mayista-aylik-yuzde-29-azaldi-906/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-mayista-aylik-yuzde-29-azaldi-906/</id>
<published><![CDATA[2026-07-10T10:59:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-10T10:59:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E64AC9-788F2C-DF40EC-9D96B7-9CB07D-A0EA15.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mayıs ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini açıkladı.</p><p></p><p>Buna göre, söz konusu ayda takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, geçen yılın aynı ayına kıyasla değişmedi.</p><p></p><p>Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, mayısta madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5 azalırken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 0,3, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1 artış gösterdi.</p><p></p><p>Arındırılmamış sanayi üretim endeksinde de yıllık bazda yüzde 16,4 azalış hesaplandı.</p><p></p><p>- Sanayi üretiminde aylık veriler</p><p></p><p>Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, söz konusu ayda bir önceki aya kıyasla yüzde 2,9 azaldı.</p><p></p><p>Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, mayıs ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 1,5 artarken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 3,3, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 0,9 geriledi.</p><p></p><p>TÜİK, bazı ayların verilerinde revizyona gitti.</p><p></p><p>Buna göre sanayi üretim endekslerinin takvim etkisinden arındırılmış yıllık değişim oranları şöyle:</p><p></p><table style="color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; font-size: 14px;"><tbody><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Yıllar/Aylar</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Ocak</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Şubat</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Mart</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Nisan</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Mayıs</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Haziran</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Temmuz</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Ağustos</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Eylül</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Ekim</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Kasım</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Aralık</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2023</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">4</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-8,8</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">0,3</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-1,4</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">0,3</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">0,9</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">8,3</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">3,5</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">5,2</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2,6</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2,3</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2024</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">1,3</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">11,2</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">4,4</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-1</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">0</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-5</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-3,8</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-5,1</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-2,2</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-2,9</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">1,7</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">7</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2025</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">1,1</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-2</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2,4</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2,9</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">4,8</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">8,2</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">4,9</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">7,1</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">3</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2,1</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2,2</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-2,1</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2026</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-1,9</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2,2</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-1,1</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">6,1</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">0</td></tr></tbody></table>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sanayi ihracatı yüzde 50.4'e yükseldi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-ihracati-yuzde-504e-yukseldi-962/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-ihracati-yuzde-504e-yukseldi-962/</id>
<published><![CDATA[2026-07-08T11:41:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-08T11:41:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EC664B-86674F-2052CC-9FD68E-01812C-E39D74.jpeg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi'nin haziran sonuçları açıklandı.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Endekste eşik değer olan 50'nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50'nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Buna göre, mayısta 50,3 olan İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi, haziranda 50,4'e yükselerek, üst üste iki ayda artmış oldu. Ancak bu düzey, Türk imalatçılarının ihracat pazarları iklimindeki iyileşmenin halen çok sınırlı düzeyde olduğuna işaret etti.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Son veriyle birlikte ihracat pazarlarında genel talep koşullarında güçlenme eğilimi 2,5 yıla ulaşmış oldu.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">İhracat pazarları iklimi genel anlamda iyileşme gösterse de Türk imalat sanayi ürünleri açısından önem taşıyan bazı pazarlarda talebin zayıf olduğuna ilişkin sinyaller görüldü. En büyük 5 ihracat pazarından üçünde (Almanya, Birleşik Krallık ve Fransa) üretim azaldı.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Üretimdeki düşüş Almanya ve Fransa'da hız keserken Birleşik Krallık'ta ekonomik aktivite Nisan 2025'ten bu yana en yüksek hızda geriledi. Daha olumlu tarafta ise ABD ve İtalya gibi diğer önemli ihracat pazarlarının büyüme kaydettiği gözlendi. Ancak iki ülkede de büyüme oranları ılımlı düzeyde kaldı.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">İspanya ve Hollanda'da ise üretim artışı daha güçlü seyretti. İspanya'da ekonomik aktivite 2026'nın başından bu yana en yüksek hızda arttı. Orta ve Doğu Avrupa'da ise bazı ekonomilerde talep durgun seyretti. Rusya, Romanya ve Polonya'da üretim daralma sergiledi. Çekya ve Kazakistan'da kaydedilen büyüme ise ayın olumlu gelişmeleri arasında yer aldı.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">- BAE'de petrol dışı aktivite artışı sürdü</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) petrol dışı aktivite haziran ayında artmayı sürdürdü ancak bu artış son 5 yılın en zayıf düzeyinde gerçekleşti. Diğer Orta Doğu ekonomilerine bakıldığında Suudi Arabistan, Katar ve Lübnan'da üretim artış kaydederken, Mısır ve Kuveyt'te ise daralma söz konusu oldu. Anket kapsamında izlenen tüm ekonomiler içerisinde iktisadi faaliyette en belirgin daralma Mısır'da gözlendi.</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Açıklamada sonuçlara ilişkin değerlendirmeleri yer alan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları kaydetti:</p><p style="margin-bottom: 1rem; caret-color: rgb(67, 67, 67); color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; -webkit-tap-highlight-color: rgba(0, 0, 0, 0);">"Jeopolitik belirsizliklerin devam etmesine bağlı olarak haziran ayında küresel talep koşulları zayıf seyrini korudu. Bu durum, Türk imalat sanayi ihracatçılarının yıl ortasında yeni sipariş alma imkanlarını sınırladı. Hatta bazı önemli ihracat pazarlarında üretimin haziranda azaldığı görüldü. İmalatçılar, yılın ikinci yarısında daha istikrarlı bir uluslararası ortamın oluşmasını ve bunun daha fazla ihracat fırsatı yaratmasını umut ediyor."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">GCA, Avrupa cam sektöründeki temsilini sürdürüyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gca-avrupa-cam-sektorundeki-temsilini-surduruyor-8352/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gca-avrupa-cam-sektorundeki-temsilini-surduruyor-8352/</id>
<published><![CDATA[2026-07-06T13:24:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-06T13:24:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_18FD42-A67EFE-1F192F-7386BD-AF463B-9FEA8C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Gürok Grup bünyesinde faaliyet gösteren ve Türkiye cam ambalaj sektörünün öncülerinden biri olan GCA’nın Genel Müdürü Dr. Abdullah Gayret, Avrupa Cam Ambalaj Üreticileri Federasyonu (FEVE) Yönetim Kurulu üyeliğine yeniden atandı. Yeni dönem kapsamında iki yıl süreyle FEVE Yönetim Kurulu’nda görev yapacak olan Gayret, Yönetim Kurulu bünyesinde gıda ve içecek sektörü temsilciliği görevini de sürdürmeye devam edecek. Gayret, sürdürülebilirlik, döngüsel ekonomi ve sektörün rekabetçiliği alanlarında yürütülen çalışmalara katkı sunmayı sürdürecek.&nbsp;</p><p>&nbsp;“Sektörümüzün geleceğine katkı sunmaya devam edeceğiz”</p><p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan GCA Genel Müdürü Dr. Abdullah Gayret, şunları söyledi: “FEVE Yönetim Kurulu’nda görevime devam edecek olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Cam ambalaj sektörü, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu dönüşümün şekillendiği uluslararası platformlarda yer almak, sektörümüzün ortak hedeflerine katkı sunmak açısından önemli bir sorumluluk taşıyor. Önümüzdeki dönemde de bilgi paylaşımını güçlendiren, iş birliklerini geliştiren ve cam ambalajın çevresel faydalarını daha görünür kılan çalışmalara destek vermeyi sürdüreceğiz. Türkiye cam sektörünün Avrupa’daki güçlü temsilini devam ettirirken, sektörümüzün geleceğine değer katacak girişimlerde aktif rol almaya devam edeceğiz.”</p><p>Avrupa cam ambalaj sektörünün ortak sesi</p><p>1977 yılında kurulan Avrupa Cam Ambalaj Üreticileri Federasyonu (FEVE), Avrupa Birliği ülkeleri, Türkiye ve İsviçre’de faaliyet gösteren cam ambalaj üreticilerini temsil ediyor. Brüksel merkezli federasyon; sürdürülebilirlik, döngüsel ekonomi, iklim nötrlüğü, enerji dönüşümü ve sanayi politikaları gibi alanlarda sektörün ortak sesi olarak faaliyet gösteriyor.</p><p>Avrupa genelinde çok sayıda üretici ve sektör kuruluşunu bir araya getiren FEVE, cam ambalajın çevresel ve ekonomik değerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütürken, geri dönüşüm ve kaynak verimliliğini artırmaya odaklanan girişimleri de destekliyor.&nbsp;</p><p></p><p>Federasyon, cam ambalaj sektörünün Avrupa’daki dönüşüm sürecine yön veren önemli platformlardan biri olarak çalışmalarını sürdürüyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sanayide üretim yüzde 47.1 azaldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayide-uretim-yuzde-471-geriledi-8356/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayide-uretim-yuzde-471-geriledi-8356/</id>
<published><![CDATA[2026-07-01T10:10:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-01T10:10:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3BB469-B03C4F-4B60AF-547CE3-69EB34-80D942.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Böylece sektörün performansında zayıflama eğilimi üst üste 27’nci aya ulaştı. Mayıs ayında hafif artış gösteren üretim, haziranda yeniden yavaşladı. Anket katılımcılarına göre, üretimdeki yavaşlamanın kaynağında Orta Doğu’daki savaşın yol açtığı piyasa belirsizliği, yeni siparişlerde süregelen düşüş ve fiyat artışları gibi faktörler yer aldı.</p><p></p><p>İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI haziran ayı raporu da zorlu faaliyet koşullarının sürdüğüne ve büyümenin az sayıda sektörle sınırlı kaldığına işaret etti. Raporun görece olumlu gelişmesi ise enflasyonist baskıların hafifleme sinyalleri vermesi oldu. Haziranda takip edilen 10 sektörden yalnızca ikisinde üretim arttı. Kimyasal, plastik ve kauçuk ürünler ile kara ve deniz taşıtları sektörlerinde üretim yeniden büyümeye geçerken, giyim ve deri ürünlerinde iki aylık genişleme sona erdi. En belirgin yavaşlama ise Temmuz 2025’ten bu yana en sert üretim daralmasının kaydedildiği gıda ürünleri sektöründe yaşandı. Yeni siparişlerde artış gösteren tek sektör kimyasal, plastik ve kauçuk ürünler oldu.</p><p></p><p>Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi performansında en hızlı ve güvenilir referans kabul edilen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) anketinin Haziran 2026 dönemi sonuçları açıklandı. Eşik değer olan 50,0’nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre mayıs ayında 49,8 olan manşet PMI haziranda 47,1’e gerileyerek imalat sektörünün faaliyet koşullarında belirgin bir yavaşlamaya işaret etti. Böylece sektörün performansında zayıflama eğilimi üst üste 27’nci aya ulaştı. Mayıs ayında hafif artış gösteren üretim, haziranda yeniden yavaşladı. Anket katılımcılarına göre, üretimdeki yavaşlamanın kaynağında Orta Doğu’daki savaşın yol açtığı piyasa belirsizliği, yeni siparişlerde süregelen düşüş ve fiyat artışları gibi faktörler yer aldı. Haziranda toplam yeni siparişlerdeki azalma belirgin düzeyde gerçekleşti. Bu gelişmede, mayısta artış gösteren yeni ihracat siparişlerinin yeniden düşüşe geçmesi etkili oldu. Benzer şekilde, satın alma faaliyetleri de mayıs ayındaki artışın ardından haziranda yeni siparişlerdeki zayıflamaya bağlı olarak yeniden düşüş kaydetti. Firmalar ayrıca istihdamı azaltmaya da devam etti. Girdi maliyetleri enflasyonu nisanda ulaştığı yakın dönem zirvesinden gerilemeye devam etti ve geçen yılın kasım ayından bu yana en düşük seviyede gerçekleşti. Bununla birlikte, Orta Doğu’daki savaşın petrol ve diğer ham madde maliyetlerini yükseltmesi nedeniyle girdi fiyatlarında belirgin artış sürdü. Benzer şekilde, nihai ürün fiyatları enflasyonu da ivme kaybetti ve yıl başından bu yana en düşük seviyede ölçüldü. Bölgedeki gerilim nedeniyle firmalar ham madde tedarikinde zorluklarla karşılaşmaya devam etti ve tedarikçilerin teslim süreleri haziranda da uzadı. Bununla birlikte, teslimat sürelerindeki artış şubat ayından bu yana en ılımlı düzeyde gerçekleşti. Son olarak, büyük ölçüde zayıf talep koşullarının etkisiyle firmalar haziran ayında hem girdi hem de nihai ürün stoklarını azaltmaya devam etti.</p><p></p><p>İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI anket verileri hakkında değerlendirmede bulunan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları söyledi: “Mayıs ayında olumlu sinyaller veren Türk imalat sektörü, haziranda yeniden zayıflama gösterdi. Yeni siparişlerdeki zayıf seyir, üretimin yeniden yavaşlamasına yol açtı. Anket sonuçları, firmaların karşılaştığı zorlukların temel nedeninin Orta Doğu’daki savaş olmaya devam ettiğini gösterdi. Bu nedenle, savaşın seyrine ilişkin son haftalarda gözlenen olumlu haber akışının önümüzdeki aylarda faaliyet koşullarının iyileşmesine katkı sağlaması umuluyor.”</p><p></p><p>İSO Türkiye Sektörel PMI’a göre 10 sektörden sadece ikisinde üretim arttı</p><p>İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI haziran ayı raporu, zorlu faaliyet koşullarının sürdüğüne ve büyümenin az sayıda sektörle sınırlı kaldığına işaret etti. Raporun görece olumlu gelişmesi ise enflasyonist baskıların hafifleme sinyalleri vermesi oldu. Haziranda takip edilen 10 sektörden yalnızca ikisinde üretim arttı. Yine de bu durum mayıs ayına göre hafif bir iyileşmeye işaret etti. Kimyasal, plastik ve kauçuk ürünler ile kara ve deniz taşıtları sektörlerinde üretim yeniden büyümeye geçerken, giyim ve deri ürünlerinde iki aylık genişleme sona erdi. En belirgin yavaşlama ise Temmuz 2025’ten bu yana en sert üretim daralmasının kaydedildiği gıda ürünleri sektöründe yaşandı. Yeni siparişlerde artış gösteren tek sektör kimyasal, plastik ve kauçuk ürünler oldu. Sektörün yeni siparişleri son beş ayda ilk kez arttı ve bu artış güçlü gerçekleşti. Yeni siparişlerde en keskin yavaşlama ise tekstil sektöründe izlendi. Benzer bir durum, yurt dışından alınan yeni siparişler için de geçerli oldu. Yeni ihracat siparişlerinde kimyasal, plastik ve kauçuk ürünlerin yanı sıra giyim ve deri ürünleri de artış kaydetti. Haziran ayında girdi maliyetleri enflasyonu, kara ve deniz taşıtları haricindeki tüm sektörlerde hız kesti. Girdi fiyatlarında en keskin artış elektrikli ve elektronik ürünler sektöründe yaşanırken, en düşük oranlı artış ise makine ve metal ürünlerinde ölçüldü. Benzer şekilde, haziran ayında nihai ürün fiyatları enflasyonu da sektörlerin genelinde yavaşlama gösterdi. En belirgin fiyat artışları elektrikli ve elektronik ürünlerde kaydedilirken, en ılımlı yükseliş ise giyim ve deri ürünlerinde gerçekleşti. Haziranda en güçlü enflasyonist baskının gözlendiği elektrikli ve elektronik ürünler sektörü, aynı zamanda tedarikçilerin teslimat sürelerinde en belirgin uzamanın yaşandığı sektör oldu. Sektörün tedarikçi performansındaki bozulma Ağustos 2024'ten bu yana en yüksek oranda gerçekleşti. Teslimat süreleri kısalan iki sektör giyim ve deri ürünleri ile ağaç ve kağıt ürünleri oldu. Ağaç ve kağıt ürünleri sektörünün tedarikçi performansı, anketin başladığı Ocak 2016’dan bu yana en belirgin iyileşmeyi sergiledi. Son olarak, yeni siparişlerde ve üretim gereksinimlerinde görülen zayıflık, birçok sektörde istihdamın azalmasına yol açtı. Anket kapsamında izlenen 10 sektörden yalnızca üçünde çalışan sayısı arttı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sanayide yeni maliyet dönemi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayide-yeni-maliyet-donemi-4714/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayide-yeni-maliyet-donemi-4714/</id>
<published><![CDATA[2026-06-25T13:38:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-25T13:38:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FD9239-105867-694E71-CDF74D-0B0CEF-3037F0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ekonomist Mahfi Eğilmez, “Karbon Vergisi ve Türkiye” başlıklı değerlendirmesinde küresel iklim politikalarının ekonomik sistemler üzerindeki etkisini ele aldı. Karbon salımının fosil yakıt kullanımı, sanayi üretimi ve ulaşım gibi alanlardan kaynaklandığını hatırlatan Eğilmez, atmosferde biriken sera gazlarının küresel ısınmayı hızlandırarak iklim değişikliğine yol açtığını ifade etti.</p><p>Eğilmez, karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik en yaygın ekonomik araçların karbon vergisi ve Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) olduğunu belirterek, bu mekanizmaların karbon salımını maliyet haline getirerek işletmeleri daha temiz üretim yöntemlerine yönlendirmeyi amaçladığını vurguladı.</p><p></p><p>Karbon fiyatlandırmasında iki temel model</p><p></p><p>Karbon vergisinin doğrudan emisyonlara maliyet yükleyen bir sistem olduğuna dikkat çeken Eğilmez, bu yöntemin karbon yoğun faaliyetleri daha pahalı hale getirerek enerji verimliliğini teşvik ettiğini ifade etti. ETS sisteminin ise “üst sınır ve ticaret” mantığıyla çalıştığını belirten Eğilmez, işletmelerin emisyon hakkı alıp satabildiği bu modelin piyasa mekanizmasıyla karbon azaltımını hedeflediğini kaydetti.</p><p>Küresel ölçekte giderek önem kazanan bir diğer uygulamanın ise Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) olduğunu hatırlatan Eğilmez, bu sistemin ithal ürünlerin üretimindeki karbon maliyetini dikkate alarak rekabet eşitliği sağlamayı amaçladığını belirtti.</p><p></p><p>Türkiye için yeni ekonomik dönem</p><p></p><p>Türkiye’nin henüz karbon vergisi uygulamasına geçmediğini ancak Emisyon Ticaret Sistemi için hazırlık ve pilot çalışmalar yürüttüğünü belirten Eğilmez, karbon ayak izi ölçümlerinin yaygınlaşmasının ve yenilenebilir enerji yatırımlarının artmasının bu dönüşümün bir parçası olduğunu ifade etti.</p><p>Avrupa Birliği’nin SKDM uygulamasının özellikle demir-çelik, çimento, alüminyum ve gübre gibi karbon yoğun sektörleri doğrudan etkileyeceğine dikkat çeken Eğilmez, Türkiye’nin ihracatının önemli bölümünü AB’ye yaptığı için bu sürecin rekabet gücü açısından kritik olduğunu vurguladı.</p><p></p><p>Hem fırsat hem maliyet riski</p><p></p><p>Karbon fiyatlandırmasının Türkiye ekonomisi üzerinde çift yönlü etki yaratabileceğini belirten Eğilmez, enerji verimliliği ve yeşil dönüşüm yatırımlarının artmasının olumlu sonuçlar doğuracağını, ancak kısa vadede sanayi maliyetlerinde artış ve enflasyon baskısı görülebileceğini ifade etti.</p><p>Eğilmez’e göre temel tartışma, karbon fiyatlandırmasının uygulanıp uygulanmayacağından ziyade hangi modelle ve hangi kapsamda devreye alınacağı üzerinde yoğunlaşıyor. Elde edilecek gelirlerin sanayi dönüşümüne ve temiz enerji yatırımlarına yönlendirilmesinin sürecin sosyal etkilerini dengeleyebileceği değerlendiriliyor.</p><p></p><p>Sürdürülebilir büyümenin anahtarı</p><p></p><p>Karbon fiyatlandırmasının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik bir dönüşüm aracı olduğuna dikkat çeken Eğilmez, doğru tasarlanmış bir sistemin Türkiye’nin düşük karbonlu ekonomiye geçişini destekleyerek hem sürdürülebilir kalkınmaya hem de uluslararası rekabet gücüne katkı sağlayabileceğini belirtti.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Metal endekste miktar ve değer düştü</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/metal-endekste-miktar-ve-deger-dustu--4103/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/metal-endekste-miktar-ve-deger-dustu--4103/</id>
<published><![CDATA[2026-06-25T09:24:08+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-25T09:24:08+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_244D1B-6E434A-AD4BC7-E27AC7-52C5FD-9DC93F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) tarafından hazırlanan TR-METALENDEKS Türkiye Metal Sanayi İhracat Endeksi’nin 2026 yılı Mayıs ayı sonuçları açıklandı.&nbsp;</p><p>Endeks verileri, 2026 yılına sert bir düşüşle başlayan ancak Şubat ve Mart aylarındaki toparlanmanın ardından Nisan ayında sert bir şekilde yükselişe geçen endekste belirgin bir gerileme yaşandığını gösterdi. İhracat miktar ve değer endekslerinde düşüş görülürken, ortalama ihracat birim fiyatları ise tarihi zirvesine çok yakın bir seviyede Mayıs ayını tamamladı.&nbsp;</p><p>MİKTAR VE DEĞER ENDEKSİNDE ÇİFT HANELİ DÜŞÜŞ</p><p>Nisan ayında 138,29 seviyesine ulaşan miktar endeksi, Mayıs ayında yüzde 13,2 oranında azalarak 120,00 seviyesine düştü. Geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 17,1'lik bir daralma kaydedildi. Öte yandan ton bazında metal sanayi ihracatı verileri de bu düşüşü teyit etti. Nisan ayındaki 253 bin 814 tonluk ihracat seviyesi, Mayıs ayında 220 bin 252 tona geriledi.</p><p>Miktar endeksindeki gerilemeye bağlı olarak değer endeksi de Mayıs ayını düşüşle tamamladı. Nisan ayında 201,55 puanla rekor kıran değer endeksi, Mayıs ayında yüzde 13,4 oranında azalarak 174,46 puana indi. Metal sanayi ihracat tutarı da 1 milyar 383 milyon dolardan 1 milyar 197 milyon dolara geriledi.</p><p>BİRİM FİYATLAR TARİHİ ZİRVESİNE TUTUNDU</p><p>Nisan ayında kilogram başına 5,45 dolar ile 2019'dan bu yana en yüksek seviyesini gören ortalama ihracat birim fiyatı, Mayıs ayında sınırlı bir azalmayla kilogram başına 5,44 dolar/kg olarak gerçekleşti. İhracat miktarındaki kayıplara rağmen fiyatlar yüksek bandındaki yatay seyrini sürdürdü.</p><p></p><p>Alt sektörlere bakıldığında da, ana alt sektörlerin büyük çoğunluğunda miktar bazında düşüş yaşanırken fiyat performansları değişkenlik gösterdi.&nbsp;</p><p>Miktar bazında endeksin yıldızı olan İskele ve Kalıp sektörünün miktar endeksi Nisan ayındaki 234,8'den Mayıs ayında 304,0'a son derece güçlü bir yükseliş gösterdi. Ancak bu hacimsel artışa karşın sektörün birim fiyatı 2,47 dolardan 1,76 dolara sert bir düşüş yaşadı.</p><p>Alüminyumda miktar endeksi 165,2’den 142,3’e, değer endeksi 229,5’ten 202,5’e geriledi. Daralan hacme rağmen birim fiyatlar 5,17 dolardan 5,30 dolara yükseldi. Bakırda miktar endeksi 129,1’den 111,3’e inerken, birim fiyatı 13,07 dolardan 13,43 dolar/kg seviyesine çıkarak fiyat bazlı artışını sürdürdü. Mutfak Eşyaları alt sektöründe miktar endeksi 100,5’ten 82,6’ya geriledi, sektörün birim fiyatı ise 4,67 dolardan 4,73 dolara yükseldi.</p><p>Hırdavat miktar endeksi 122,1’den 109,9’a, değer endeksi ise 158,3’ten 135,6’ya geriledi. Birim fiyatı da 2,83 dolardan 2,70 dolara düştü. Armatür miktar endeksi Nisan ayındaki 112,5 seviyesinden Mayıs ayında 93,7’ye, değer endeksi ise 163,5’ten 134,6’ya geriledi. Sektörün birim fiyatı da 7,32 dolar/kg'dan 7,23 dolar/kg'a düştü. Döküm alt sektöründe de miktar endeksi Nisan ayındaki 128,0 seviyesinden Mayıs ayında 106,4’e, değer endeksi ise 166,7’den 136,0’a indi. İhracat birim fiyatı ise 6,54 dolar/kg'dan 6,42 dolar/kg seviyesine geriledi.&nbsp;</p><p>TECDELİOĞLU: METAL SANAYİ KATMA DEĞERLİ ÜRETİM VE İHRACAT KAPASİTESİNİ KORUYOR</p><p>TR-METALENDEKS verilerinin Nisan ayında yakalanan güçlü ivmenin ardından Mayıs ayında ihracat miktarında ve toplam ihracat değerinde bir yavaşlamaya işaret ettiğini belirten İDDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu, "Küresel talepteki dalgalanmalar, pazarlardaki belirsizlikler ve artan maliyet baskıları ihracat performansını doğrudan etkiliyor. Buna rağmen ortalama ihracat birim fiyatımızın kilogram başına 5,44 dolar seviyesinde kalarak tarihi zirvesine yakın seyrini sürdürmesi, metal sanayimizin katma değerli üretim ve ihracat kapasitesini koruduğunu ortaya koyuyor. Bugün sektörümüz yalnızca daha fazla ürün satmaya değil, daha yüksek değer üreten ürünlerle uluslararası rekabet gücünü artırmaya odaklanıyor.” dedi.&nbsp;</p><p>Önümüzdeki dönemde küresel ekonomik görünüm, ticaret politikaları ve bölgesel gelişmelerin ihracat performansı üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini kaydeden Tecdelioğlu, "Ancak özellikle alüminyum, bakır ve mutfak eşyaları gibi birçok alt sektörde birim fiyatların yükselişini sürdürmesi, önümüzdeki döneme biraz daha umutlu bakmamızı sağlıyor. Türk metal sanayisi, kalite, tasarım ve teknoloji odaklı dönüşümüne devam edecektir. İDDMİB olarak ihracatçılarımızın yeni pazarlara erişimini artıracak projeler, ticaret heyetleri ve sektörel desteklerle bu dönüşümü güçlendirmeyi sürdüreceğiz. Hedefimiz, geçici dalgalanmaların ötesine geçerek metal sanayimizi sürdürülebilir ve yüksek katma değerli ihracat büyümesiyle küresel pazarlarda daha güçlü bir konuma taşımaktır.” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"'Belirsizlik Türk çelik sektörünün oyun alanıdır"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/belirsizlik-turk-celik-sektorunun-oyun-alanidir-2793/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/belirsizlik-turk-celik-sektorunun-oyun-alanidir-2793/</id>
<published><![CDATA[2026-06-24T17:38:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-24T17:38:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7F6261-CB4F72-15A494-AC50C1-90A323-410EB8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>World Steel Dynamics (WSD) ve Association for Iron &amp; Steel Technology (AIST) organizasyonunda düzenlenen Global Steel Dynamics Forum, geçtiğimiz günlerde New York, ABD’de gerçekleştirildi. Çelik sektöründeki güncel dinamiklerin, kritik gelişmelerin ve stratejik beklentilerin ele alındığı foruma, Türk çelik sektörünü ve Çelik İhracatçıları Birliği’ni temsilen Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dalbeler ile Şube Müdürü Uygar Tatar katıldı.</p><p>Küresel çelik sektörünün önde gelen temsilcilerinin bir araya geldiği “Küresel Çelik Perspektifleri” oturumunda, ÇİB Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dalbeler panelist olarak yer aldı.&nbsp;</p><p>Küresel ekonomide yaşanan hızlı değişimlerin Türk sanayisi için yeni bir durum olmadığını belirten Dalbeler, Türkiye'nin uzun yıllardır zorlu ve değişken koşullarda faaliyet gösterdiğini ifade etti. Bu durumu "Farz edin ki sisli bir gecede, farlarınız olmadan araç kullanıyorsunuz. Bir süre sonra gözleriniz buna alışmaya başlar.” sözleriyle açıklayan Dalbeler, Türk sanayisinin belirsizliklerle yaşamayı öğrendiğini ve bu sayede değişen koşullara hızla uyum sağlayabildiğini vurguladı.</p><p>"TÜRKİYE SADECE BİR KÖPRÜ DEĞİL"</p><p>Türkiye'nin uluslararası sistemdeki rolünün yalnızca coğrafi konumla açıklanamayacağını belirten Dalbeler, ülkenin Doğu ile Batı, Asya ile Avrupa arasında bir köprü olmanın ötesinde stratejik bir enerji koridoru, güçlü bir lojistik merkezi ve bölgesel diplomasinin önemli aktörlerinden biri olduğunu söyledi.</p><p>Türkiye'nin bulunduğu coğrafyanın tarih boyunca yüksek düzeyde dinamizm ve değişim içerdiğini ifade eden Dalbeler, bu durumun Türk sanayisinin reflekslerini güçlendirdiğini kaydetti.</p><p>"Çevreniz ne kadar dinamikse siz de kaslarınızı o kadar geliştiriyorsunuz. Böyle bir ortamda faaliyet göstermek sizi daha hızlı karar veren, daha hızlı hareket eden ve fırsatları daha erken görebilen bir yapıya dönüştürüyor." diyen Dalbeler, Türk çelik sektörünün en önemli avantajlarından birinin bu adaptasyon yeteneği olduğunu belirtti.</p><p></p><p>"KOŞULLAR LEHİMİZE OLMASA DA BÜYÜYORUZ"</p><p>Türk çelik sektörünün yıllardır farklı küresel krizlerle mücadele ederek büyüdüğünü vurgulayan Dalbeler, sektörün geçmişte Sovyetler Birliği'nin dağılması sonrasında Karadeniz havzasından gelen yoğun çelik arzı başta olmak üzere birçok önemli sınamadan başarıyla çıktığını söyledi.</p><p>Dalbeler, "Ne kadar çok mücadele ederseniz o kadar güçlenirsiniz. Türk çelik sektörü de yıllar içerisinde karşılaştığı her zorluktan yeni kabiliyetler kazanarak çıktı. Bugün de koşullar her zaman lehimize olmasa bile büyümeye devam ediyoruz. Bu da sektörümüzün dayanıklılığını ortaya koyuyor." dedi.</p><p>"ÇELİK MEDENİYETİN TEMEL TAŞLARINDAN BİRİ"</p><p>Çelik sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Dalbeler, çeliğin yalnızca ekonomik değil aynı zamanda stratejik ve toplumsal açıdan da vazgeçilmez bir sektör olduğunu ifade etti.</p><p>Çelik sektörünün tarih boyunca ülkeler arasında iş birliğini ve ekonomik entegrasyonu desteklediğini belirten Dalbeler, Avrupa Birliği'nin temellerinin de çelik sektöründe kurulan iş birlikleriyle atıldığına dikkat çekti.</p><p>Küresel ticaretin ülkeler arasındaki ilişkileri güçlendiren en önemli araçlardan biri olduğunu söyleyen Dalbeler, mevcut dönemde artan korumacılık eğilimlerine rağmen uluslararası iş birliğinin sürdürülmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Dalbeler, "Farklılıklarımız olsa da üzerinde uzlaşabileceğimiz çok sayıda ortak alan bulunuyor. Çelik sektörü geçmişte olduğu gibi gelecekte de ülkeler arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlenmesine katkı sağlamaya devam edecektir." ifadelerini kullandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Özel bir kredi paketi harekete geçirilmeli"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ozel-bir-kredi-paketi-harekete-gecirilmeli-3849/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ozel-bir-kredi-paketi-harekete-gecirilmeli-3849/</id>
<published><![CDATA[2026-06-24T16:42:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-24T16:42:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1150DC-3F41F7-868E47-078AE9-4807A0-F85CBF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, sanayi sektörünün finansmana erişimde yaşadığı sorunlara dikkat çekerek sanayicilere yönelik özel bir kredi paketinin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.</p><p></p><p>İSO Meclisi'nin haziran ayı olağan toplantısında konuşan Bahçıvan, mevcut finansman koşullarının üretim yapan işletmeler üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ifade etti.</p><p></p><p><b>Özel kredi paketi talebi</b></p><p></p><p>&nbsp;Sanayicilerin finansman konusunda zorlandığını belirten Bahçıvan, "Sanayicinin oksijeni finansmandır. Geldiğimiz noktada sanayicimizin ciddi ölçüde oksijensiz kaldığını görüyoruz" dedi.</p><p></p><p>Bahçıvan, yüksek finansman maliyetleri, krediye erişimde yaşanan güçlükler ve artan mali yüklerin üretim tarafında önemli sorunlar yarattığını vurguladı.</p><p></p><p>Sanayiciler adına çağrıda bulunduğunu ifade eden Bahçıvan, "Sanayicilerimiz için çok özel bir kredi paketine ivedilikle ihtiyaç duyuyoruz. Bu konuda gerekli adımların vakit kaybedilmeksizin atılmasını talep ediyoruz" diye konuştu.</p><p></p><p><b>"Sanayiye sahip çıkmak, Türkiye'ye sahip çıkmaktır"</b></p><p></p><p>Türkiye'nin sürdürülebilir büyümesinin güçlü bir sanayi yapısıyla mümkün olacağını vurgulayan Bahçıvan, teknoloji, verimlilik, ihracat ile yeşil ve dijital dönüşümü merkeze alan bir kalkınma anlayışının desteklenmesi gerektiğini belirtti.</p><p></p><p>Bahçıvan, geleneksel sektörlerin ihmal edilmesinin uzun vadede ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade ederek, "Sanayiye sahip çıkmak, Türkiye'ye sahip çıkmaktır" dedi.</p><p></p><p><b>Eximbank limitlerinin artırılmasını istedi</b></p><p></p><p>Türk Eximbank tarafından sağlanan reeskont kredilerinin ihracatçılar için kritik öneme sahip olduğunu belirten Bahçıvan, günlük kredi limitlerinin yetersiz kaldığını söyledi.</p><p></p><p>Firma başına 60 milyon TL ile sınırlı kullanım nedeniyle krediye erişim süresinin 5-6 aya kadar uzadığını ifade eden Bahçıvan, günlük limitlerin artırılmasının ihracatçı sanayicilere önemli katkı sağlayacağını kaydetti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Henkel'de, Sagrada Familia kulelerine katkı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/henkelde-sagrada-familia-kulelerine-katki-5678/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/henkelde-sagrada-familia-kulelerine-katki-5678/</id>
<published><![CDATA[2026-06-23T12:01:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-23T12:01:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CD594B-4C47ED-3F7C01-CE7F1E-1725C6-62C185.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Henkel’in gelişmiş Loctite çözümü, bu zorlu mühendislik aşamasının başarıyla tamamlanmasında kritik rol oynadı. 10 yılı aşkın süredir devam eden iş birliği kapsamında Henkel; yalnızca yüksek performanslı yapısal yapıştırıcısı Loctite EA 9497 ile değil, standart gerekliliklerin ötesine geçen kapsamlı test ve doğrulama süreçleri, teknik uzmanlığı ve projenin ihtiyaçlarına göre esnek biçimde planlanan kesintisiz tedarik desteğiyle de projeye katkı sağladı.</p><p></p><p>Henkel Yapıştırıcı Teknolojileri Başkan Yardımcısı Mark Dorn, “Bu proje, Henkel Yapıştırıcı Teknolojileri olarak yaptığımız işi en iyi şekilde yansıtıyor. Müşterilerimizle birlikte onların vizyonlarını gerçeğe dönüştürmek için çalışıyoruz. Sagrada Familia, doğru iş ortakları bir araya geldiğinde nelerin mümkün olabileceğini gösteriyor. En kritik noktalarda performans sunan çözümlerimizle bunu mümkün kılıyoruz. Henkel’in 150. yılında Sagrada Familia gibi bir projeye katkı sunmak da gerçek ilerlemenin ancak inovasyon ve iş birliği nesiller boyu sürdüğünde mümkün olduğuna dair güçlü bir gösterge oldu.” dedi.</p><p></p><p><b>Taş ve çeliği bir araya getiren yapıştırıcı&hellip;</b></p><p></p><p>Sagrada Familia’nın kulelerinin dikkat çekici görünümünün ardında, gözle görülmeyen ancak büyük öneme sahip bir unsur yer alıyor: Bu noktada kritik rolü ise taş ve çelik bileşenleri tek bir yapısal bütün olarak bir araya getiren yapıştırıcı üstleniyor. Sıvı halde uygulanan yapıştırıcı, yüzeylere uyum sağlayarak boşlukları dolduruyor ve taş ile çelik bileşenler arasında dayanıklı bir bağlantı oluşturuyor. Ardından yaklaşık 24 saat süren kürlenme sürecinde paneller, sabit sıcaklık koşullarında bekletiliyor.</p><p></p><p>Gaudí’nin, kendi döneminin teknik imkânlarının çok ötesindeki vizyonunu hayata geçirmek amacıyla Sagrada Familia’da, geleneksel yöntemlere kıyasla inşaat süreçlerini 10 kata kadar hızlandıran modüler bir yapı yaklaşımı benimsendi. Henkel’in yapıştırıcı teknolojilerindeki uzmanlığı, bu yaklaşımın uygulanabilir olmasında önemli rol oynayarak taş ve çeliğin tek bir yapısal eleman gibi çalışmasını mümkün kıldı. Bu sayede yapım süresi kısalıp güvenlikten ve yapısal bütünlükten ödün verilmezken kuleler de Gaudí’nin ölümünün 100. yılında tamamlanmış oldu. Bugüne kadar projede toplam 24 ton Loctite yapıştırıcısı kullanıldı ve her panel için ortalama 30 kilogram yapıştırıcı uygulandı. Altı merkezi kulede toplam 826 panel ile 2.100'den fazla taş parça bulunuyor.</p><p><img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/uploads/2026%20-%2006%20-%20Haziran/gaudi-i.jpg" alt="gaudi-i"></p><p><b>Loctite EA 9497, zorlu koşullar için geliştirildi</b></p><p></p><p>Loctite EA 9497, son derece zorlu koşullar altında güvenilir performans sergileyerek yapısal sağlamlık ile esneklik arasında özenle dengelenmiş bir performans sunuyor. Akdeniz'e yaklaşık 2,5 kilometre uzaklıkta bulunan Sagrada Familia, korozyonu hızlandıran tuzlu deniz ortamına sürekli maruz kalıyor. Barselona'da yıl boyunca genellikle %65 ile %75 arasında seyreden yüksek nem oranı da çevresel etkileri daha da artırıyor. Kışın yaklaşık 5 derecenin, yazın ise 30 derecenin üzerine çıkan sıcaklık değişimleri, yapıda sürekli genleşme ve büzülme döngülerine neden oluyor. Buna ek olarak, bazilikanın yakınından geçen iki metro hattının oluşturduğu sürekli titreşimler de yapıyı etkiliyor.</p><p></p><p><b>Olağanüstü dayanıklılık&hellip;</b></p><p></p><p>Loctite EA 9497 ile yapıştırılan alanlar, metrekare başına 100.000 kişiye kadar eşdeğer yüke dayanabiliyor. Bu olağanüstü dayanım, kompleksin en yüksek yapısı olan İsa Mesih Kulesi'nin tepesinde yer alan haçın güvenle taşınmasında da kritik rol oynadı. Haçın yapısında yapıştırıcı kullanılmasa da dengesi onu taşıyan yapının sağlamlığına dayanıyor. Bu sayede Sagrada Familia, 172,5 metre yüksekliğe ulaşarak Almanya'daki Ulm Katedrali'ni geride bıraktı ve dünyanın en yüksek dini yapısı unvanını elde etti.</p><p></p><p><b>Gaudí’nin mirasını yaşatan inovasyon&hellip;</b></p><p></p><p>Henkel’in Sagrada Familia ile gerçekleştirdiği iş birliği, modern mühendisliğin 140 yılı aşkın süre önce temelleri atılan bir projeye nasıl kusursuz şekilde entegre edilebildiğini ortaya koydu. Bu iş birliği, Gaudí’nin özgün vizyonunu korurken, gelişmiş teknolojiler sayesinde bu vizyonun hayata geçirilmesini de mümkün kıldı.</p><p></p><p>1<b>50 yıllık inovasyon mirası&hellip;</b></p><p></p><p>Bu önemli kilometre taşı, Henkel’in "Gelecek mi? Biz Hazırız!" mottosuyla kutladığı 150. yıl dönümü kapsamında, inovasyon alanındaki kararlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. Sagrada Familia’da kullanılan Loctite teknolojisi ise Henkel’in geleceğe yön veren ve yüksek mühendislik gerektiren inşaat projelerinin hayata geçirilmesine katkı sağlama gücünü gözler önüne seriyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Erdemir dünya çelik devleriyle yarışıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/erdemir-dunya-celik-devleriyle-yarisiyor-7926/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/erdemir-dunya-celik-devleriyle-yarisiyor-7926/</id>
<published><![CDATA[2026-06-20T14:50:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-20T14:50:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EBA8A9-554392-30C34B-AB4422-78E993-055DA6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ordu Yardımlaşma Kurumu’nun (OYAK) amiral gemisi Erdemir, dünya çelik üretiminde kritik tedarik güvenliği sağlayan öncü ve stratejik öneme sahip kuruluşlar arasında yer alırken dünya çelik devleriyle rekabet ediyor. Dünya Çelik Birliği (World Steel Association) OYAK Erdemir’i dünyanın en büyük çelik üreticileri arasında 2025 yılı itibariyle 52’nci sırada yer aldığını belirledi.</p><p>OYAK Maden Metalürji (OMM) şirketleri bünyesinde faaliyet gösteren Erdemir, 4 milyon ton ham çelik ve 5 milyon ton nihai mamul üretim kapasitesi, güçlü Ar-Ge altyapısı ve ürün çeşitliliği ile küresel ölçekte dünya çelik devleriyle yarışıyor.</p><p>Erdemir bağlı kuruluşlarıyla birlikte Dünya Çelik Birliği’nin 2025 yılı ham çelik üretimi verilerine göre dünyada 52’nci, AB’ye üye ülkelerin üreticileri arasında ise 4’üncü sırada yer alıyor ve yaklaşık 13 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor. 2026 itibarıyla üretim portföyünde yer alan yassı çelik kalite sayısını 619’a yükselten Erdemir, yüksek katma değerli üretimiyle öne çıkıyor. Özellikle son yıllarda savunma sanayinin yerlileşmesine sağladığı katkılarla Türkiye’nin stratejik öneme sahip şirketleri arasında yer alıyor.</p><p>Türkiye küresel çelik üretiminde 7’nci sırada</p><p>Küresel çelik üretimi, Çin, Hindistan, Japonya, ABD ve Rusya liderliğinde yıllık yaklaşık 1,8 milyar ton seviyelerinde seyrediyor. Türkiye, üretimde Almanya'yı geride bırakarak Avrupa'nın en büyük, dünyanın ise ilk 7-8 çelik üreticisi arasında faaliyet gösteriyor.</p><p>OYAK iştiraki Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş. (Erdemir), Karadeniz Ereğli'de kurulu olup, otomotiv, beyaz eşya ve boru sektörüne yassı çelik sağlarken Yine OYAK iştiraki İskenderun Demir ve Çelik A.Ş. (İsdemir): Payas, Hatay'da yer alan Türkiye'nin en büyük entegre yassı ve uzun mamul üreticisi olarak üretim yapıyor.&nbsp;</p><p>Dünya Çelik Birliği'nin 'Dünyanın En büyük Çelik Üreticileri 2025' raporuna göre OYAK iştiraki Erdemir 2025 yılında 8,09 milyon ton üretimle dünyada 52'nci sırada yerini aldı. Şirketin 2024 yılı çelik üretimi 8,54 milyon ton oldu. Buna göre üretim 2025 yılında yüzde 5,3 gerilemiş oldu. Erdemir dünya sıralamasında 2024 yılında 50'nci sırada yer alıyordu. OYAK ve diğer Türk çelik üreticileri yatırım, üretim ve ihracatıyla Türkiye’yi 7’ncilikten ilk 5’e dahil etmenin gayretini gösteriyor.</p><p>Çelik üretiminde 61 yıllık yolculuk</p><p>1965 yılında üretime başlayan Türkiye’nin ilk entegre yassı çelik üreticisi Erdemir, 61 yıllık üretim yolculuğunda ülke ekonomisine, sanayisine, istihdamına ve bölgesine güçlü katkılar sunmayı sürdürüyor.&nbsp;</p><p>Erdemir’in 61’inci işletme yıl dönümünde düzenlenen hizmet ödülleri törenine katılan OYAK Genel Müdürü ve Erdemir-İsdemir Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş ve Erdemir Genel Müdürü Şaban Yazıcı OYAK’ın çelik üretiminde dünyada sayılı işletmeler arasında bulunduğunu söylediler.</p><p>OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, Erdemir’in Türkiye sanayiindeki stratejik rolüne dikkat çekerek, “Erdemir, gelecek inşa eden bir kurumdur. Sanayimizin çarklarının kesintisiz dönmesi, dışa bağımlılığın azaltılması ve rekabet gücümüzün sürdürülebilir şekilde artırılmasında Erdemir’in imzası vardır. İnsanı, bilgiyi ve teknolojiyi merkeze alan entegre sanayi yaklaşımımızın taşıyıcısı olan Erdemir, OYAK ekosistemi içinde stratejik bir güçtür. OYAK’ın amiral gemisidir” dedi.&nbsp;</p><p>Erdemir çelikte dışa bağımlılığı azalttı</p><p>Türkiye’nin kalkınma hamlelerinde Erdemir’in vazgeçilmez bir rol üstlendiğini belirten Murat Yalçıntaş, savaşların yaşandığı, belirsizliklerin arttığı, tedarik zincirinin kırıldığı bir ortamda sanayinin sürdürülebilirliği açısından Erdemir’in stratejik rolünün altını çizdi. Yalçıntaş, yerlileşmenin giderek önem kazandığı günümüzde Erdemir’in yüksek katma değerli ve sürekli çelik tedarikiyle başta savunma sanayii olmak üzere ülkemiz için kritik öneme sahip sektörlerde tedarik zincirindeki kırılma riskini ortadan kaldırıp&nbsp; dışa bağımlılığı azaltarak, yerli sanayi için çelik üretiminin sürekliliğini sağladığını vurguladı.</p><p>Türk donanması envanterindeki en büyük gemi olması planlanan Millî Uçak Gemisi (MUGEM) ve Türk savunma sanayiinin en dikkat çekici adımlarından biri olan Altay Tankı projelerinde Erdemir’in kritik bir rol üstlendiğini hatırlatan Murat Yalçıntaş “Erdemir, ülkemiz için bir güven unsurudur” dedi.</p><p>Çeliği elinde tutan gücü elinde tutar</p><p>Erdemir’in, Türkiye’nin çehresini değiştiren bir yatırım olduğuna dikkat çeken Erdemir Genel Müdürü Şaban Yazıcı da, “Erdemir Türkiye’de ağır sanayi yatırımlarının önünü açmış yerli üretim kapasitesinin gelişmesine ivme kazandırmış, nitelikli mühendislik kültürünün gelişmesine katkı sunmuş, etrafında şekillenen tedarik ekosistemi ile sanayileşmenin yayılmasına imkân tanımıştır. Erdemir sanayi sistemini kuran bir aktördür. Sanayinin ana maddesi Erdemir’den sağlanıyor. Bugün 600’ün üzerinde çelik kalitesi üretiyoruz. Çelik sektöründe ilk ve en donanımlı Ar-Ge alt yapısına sahip şirketiz. Dolayısıyla çeliği elinde tutan gücü elinde tutar. Teknolojik, mühendislik ve insan kaynağı birikimi ile Erdemir bugün çelik sektörü için bir okul, Türkiye sanayi hafızasında kalıcı bir kurumdur” diye konuştu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Arçelik'ten serinliği genişleten kampanya</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/arcelikten-serinligi-genisleten-kampanya-5398/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/arcelikten-serinligi-genisleten-kampanya-5398/</id>
<published><![CDATA[2026-06-19T12:42:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-19T12:42:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BD178A-877903-EE72C2-9AD108-2CD22A-75FF6A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ev teknolojileri sektörünün lider markası Arçelik, yaz aylarında artan serinlik ihtiyacına geniş iklimlendirme seçkisiyle yanıt verirken, özel kampanyasıyla tüketicilere bu deneyimi evin farklı noktalarına taşıma fırsatı tanıyor. 16-21 Haziran tarihleri arasında geçerli kampanya kapsamında seçili klima modellerini satın alan tüketiciler taşınabilir, pratik bir serinlik alternatifi sunan AC 6030 Havadar ürününe ek bir ücret ödemeden sahip olma imkânı yakalıyor. Kampanya süresince tüketiciler, ücretsiz demontaj kolaylığı ve seçili modellerde 10 yıl kompresör garantisi gibi avantajlardan da yararlanmaya devam ediyor.</p><p>Farklı ihtiyaçlara uygun iklimlendirme çözümleri</p><p>Ev tipi klima üretimine başladığı günden bu yana Türkiye pazarındaki liderliğini sürdüren Arçelik, ev tipi, salon tipi, portatif ve multi split klima olmak üzere çeşitli alternatifleri tüketicilerle buluşturuyor. 7.000 BTU’dan 55.000 BTU’ya uzanan kapasite seçenekleriyle farklı ihtiyaçlara uygun çözümler sunan Arçelik klimalar; güçlü soğutma performansı, nem alma, A+++ enerji limitine varan verimlilik ve sessiz çalışma gibi kullanıcı konforunu artıran özellikleriyle öne çıkıyor. Seçili modellerde sunulan HomeWhiz üzerinden kontrol, 4 yönlü otomatik hava kontrolü, alerjen filtre ve ionizer gibi teknolojiler ise hem yaz hem de yıl boyunca evlerde konforlu bir kullanım deneyimi sağlıyor.&nbsp;</p><p>Arçelik, enerji verimliliği yüksek iklimlendirme çözümleri geliştirme odağıyla ürünlerinde R32 soğutucu akışkan kullanımına da yer veriyor. Bu teknoloji, seçili modellerde sunulan 10 yıl kompresör garantisiyle birlikte uzun ömürlü ve güvenilir kullanım deneyimini destekliyor.&nbsp;</p><p>Akıllı özelliklerle kişiselleşen klima deneyimi</p><p>Arçelik’in klima modelleri, bağlantılı ve akıllı özellikleriyle kullanıcıların cihazlarını daha kolay yönetmelerine imkân tanıyor. HomeWhiz bağlantılı Arçelik klimalarda yer alan Smart Consumption (Akıllı Tüketim) özelliği; kullanıcıların tüketimlerini daha kolay takip etmesine yardımcı oluyor. HomeWhiz özelliği bulunmayan klima ürünleri için geliştirilen WiFi Ready Kit ise uyumlu modellerde bağlantılı kullanım deneyimini daha erişilebilir hale getiriyor.</p><p>Seçili ProSmartPlus modellerde sunulan “Sesim”, “Takip” ve “AkıllıEko” özellikleri ise klima kullanımını daha kişisel, pratik ve verimli hale getiriyor. Sesim özelliği sesli geri bildirimle erişilebilirliği artırırken, Takip fonksiyonu radar sensörü aracılığıyla kişiye özel hava akışı sağlıyor. AkıllıEko fonksiyonu ise otomatik mod geçişleriyle enerji verimliliğini destekliyor.</p><p>Teknoloji destekli keşif ile doğru klima seçimi</p><p>Klima seçiminde doğru kapasite belirlemenin öneminden hareket eden Arçelik, ücretsiz keşif hizmetiyle kurulum öncesinde ortam analizini yaparak doğru kapasite ve montaj alanının belirlenmesine destek oluyor. Kamera destekli uzaktan klima keşif hizmeti ise bu süreci daha pratik hale getirerek tüketicilerin ihtiyaçlarına uygun ürünlere daha hızlı yönlendirilmesini sağlıyor. Türkiye’nin dört bir yanına yayılan 600’ü aşkın yetkili servis ağıyla Arçelik, satış sonrası ve kurulum süreçlerini de uzman ekipleriyle, güvenli şekilde yürütüyor.</p><p>Havadar ile pratik serinlik deneyim</p><p>Kampanya kapsamında tüketicilere ücretsiz olarak sunulan AC 6030 Havadar; taşınabilir yapısı, 8 litrelik su tankı, 3 hız kademesi, uzaktan kumanda, salınım fonksiyonu, LED ekran, 0-15 saat zamanlayıcı ve buz kutusu aksesuarlarıyla ferahlatıcı bir kullanım deneyimi sunuyor. AC 6030 Havadar yerine AC 7030 Havadar, AC 8030 Havadar veya seçili vantilatör modellerinden birini tercih etmek isteyen tüketiciler, fiyat farkını ödeyerek farklı ürün seçeneklerinden yararlanabiliyor. Kampanya koşullarına ilişkin detaylı bilgiye arcelik.com.tr’den ulaşılabiliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sistem Alüminyum İSO 500'de 273. sıraya yükseldi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sistem-aluminyum-iso-500de-273-siraya-yukseldi-7857/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sistem-aluminyum-iso-500de-273-siraya-yukseldi-7857/</id>
<published><![CDATA[2026-06-19T12:19:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-19T12:19:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E5ACCB-235490-875823-C067E2-B76843-DF4207.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye sanayisinin en kapsamlı araştırmaları arasında gösterilen İSO 500 listesinde istikrarlı yükselişini sürdüren Sistem Alüminyum; tam entegre üretim yapısı, katma değerli üretim anlayışı, sürdürülebilirlik odaklı yatırımları ve küresel pazarlardaki varlığıyla büyümesini devam ettiriyor.</p><p>“İSO 500’deki yükselişimiz uzun vadeli vizyonumuzun bir sonucu”</p><p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sistem Alüminyum İcra Kurulu Başkanı Ayhan Yerekaban, “İSO 500’de bu yıl 40 basamak yükselerek 273’üncü sıraya çıkmamız, üretim, ihracat ve katma değerli büyüme alanlarında ortaya koyduğumuz performansın güçlü bir yansımasıdır. Bu başarı, uzun vadeli yatırım vizyonumuzun ve istikrarlı büyüme anlayışımızın somut sonuçlarından biridir. İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) tarafından düzenlenen İhracatın Metalik Yıldızları Ödülleri’nde, 2025 yılında ‘Alüminyum Çubuk ve Profiller’ kategorisinde altıncı kez birincilik ödülüne layık görülmemiz de ihracattaki sürdürülebilir başarımızı destekliyor. Son yıllarda hayata geçirdiğimiz teknoloji, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik yatırımlarıyla operasyonel verimliliğimizi artırırken, küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü de geliştirdik. Bugün 75’ten fazla ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracatla yalnızca şirketimize değil, ülkemizin sanayi ve ihracat performansına da katkı sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde de katma değerli üretim, inovasyon ve sürdürülebilir büyüme odağımızla sektörümüzdeki konumumuzu ileri taşımayı hedefliyoruz” dedi.</p><p>Katma değerli üretim ve ihracat gücüyle büyümesini sürdürüyor</p><p>Sistem Alüminyum’un İSO 500’deki yükselişi, şirketin güçlü üretim altyapısı ve tam entegre üretim yapısıyla destekleniyor. 30 yıllık deneyimi ve yenilikçi vizyonuyla alüminyum sektörünün önde gelen üreticileri arasında yer alan Sistem Alüminyum, Tekirdağ Ergene’de 126 bin metrekaresi kapalı olmak üzere toplam 330 bin metrekarelik alana kurulu tesislerinde üretim faaliyetlerini sürdürüyor.</p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p>Kalıp üretiminden dökümhane ve alüminyum billet üretimine, ekstrüzyon hatlarından elektrostatik toz boya, eloksal, ahşap kaplama, mekanik işlem, kompozit panel ve alüminyum dövme üretimine kadar birçok süreci tek çatı altında yöneten şirket; Endüstriyel Sistemler, Dövme Çözümleri, Alüminyum Mimari Sistemler ve Kompozit Panel Çözümleri alanlarında geliştirdiği ürünlerle farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yanıt veriyor.</p><p>Yapı, havacılık, savunma, otomotiv, denizcilik, beyaz eşya, enerji ve elektrik gibi stratejik sektörlere katma değerli çözümler sunan Sistem Alüminyum; yıllık 103 bin ton alüminyum profil, 9 milyon metrekare kompozit panel ve yaklaşık 7 bin ton dövme alüminyum üretim kapasitesine sahip bulunuyor. Bugün 4 kıtada 75’ten fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren şirket, küresel pazarlardaki varlığını güçlendirmeyi sürdürüyor.</p><p>Kalite, çevre, enerji, iş sağlığı ve güvenliği, bilgi güvenliği, otomotiv ve havacılık alanlarında uluslararası yönetim sistemi belgelerine sahip olan Sistem Alüminyum; CE, UKCA, TSE, QUALICOAT ve QUALANOD belgeleriyle ürün kalitesini güvence altına alıyor. 2024 yılı itibarıyla devlet destekli Turquality Marka Destek Programı’na dahil olan şirket, sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda verimlilik, çevresel performans ve kaynakların etkin kullanımı odağında çalışmalarını sürdürüyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bakliyat devi, ISO listesinde 66 sıra birden yükseldi!</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bakliyat-devi-iso-listesinde-66-sira-birden-yukseldi-9193/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bakliyat-devi-iso-listesinde-66-sira-birden-yukseldi-9193/</id>
<published><![CDATA[2026-06-19T09:48:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-19T09:48:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_32FF4D-A70DDE-CA7607-FC92E6-B6EFE4-F48C4B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin önde gelen bakliyat, hububat ve katma değerli gıda üreticilerinden Armada Gıda, operasyonel verimlilik artışı, etkin maliyet yönetimi ve sürdürülebilir büyüme stratejisi ile sanayinin yükselen yıldızları arasındaki yerini aldı.&nbsp;</p><p></p><p>Şirket, İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) hazırladığı ‘Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025’ araştırmasında, bir önceki yıla göre yüzde 68 artışla 10,9 milyar TL’ye taşıdığı üretimden satış rakamıyla 249’uncu sırada yer aldı. 2024 yılında elde ettiği 6,5 milyar TL’lik üretimden satış rakamı ile listenin 315’inci sırasında yer alan marka, böylece 66 sıra birden yükseldi.</p><p></p><p>Sönmez: “Yüksek katma değerli ürün ve tesis yatırımlarımız, bu sonuçta etkili oldu”&nbsp;</p><p></p><p>2025 yılından bu yana dünyada da büyüme potansiyeli gösteren organik ve katma değerli üretime ağırlık verdiklerini kaydeden Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez, şu değerlendirmede bulundu: “Satış rakamlarımızda kaydettiğimiz bu başarıda katma değerli ürün portföyümüz, artan ihracat kapasitemiz ve operasyonel verimlilik alanlarında yaptığımız ve hedeflediğimiz yatırımların büyük ölçüde etkisi var. Organik bakliyat ve hububat ürünleri, glutensiz makarnalar, protein bazlı ürünler ve sağlıklı atıştırmalıklar gibi yüksek katma değerli ürünlere yatırım yapıyor, bu alanlarda liderliği güçlendirmeye odaklanıyoruz. Yüzde 75’ini tamamladığımız Armada 3 yatırımımız ve önümüzdeki dönemde geliştireceğimiz ileri teknoloji yatırımımız Armada 4 ile katma değerli ürün işleme tesislerimizi artırıyoruz. Türkiye’nin en büyük konvansiyonel ve organik gıda üreticileri ve ihracatçılarından biri olarak, attığımız bu adımların uzun vadeli büyüme vizyonumuza katkı sağlamasını ve ekonomimize değer yaratmayı hedefliyoruz.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu belli oldu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-500-buyuk-sanayi-kurulusu-belli-oldu-3397/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-500-buyuk-sanayi-kurulusu-belli-oldu-3397/</id>
<published><![CDATA[2026-06-17T12:10:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-17T12:10:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_97FD0B-0B2DAE-517267-1391A8-9372A8-0CA336.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İstanbul Sanayi Odasının (İSO) hazırladığı "Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025" araştırmasına göre, Türkiye Petrol Rafinerileri AŞ (TÜPRAŞ), üretimden satışlarda 698 milyar 789 milyon lirayla en büyük sanayi kuruluşu olma unvanını korudu.</p><p></p><p>İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, düzenlediği basın toplantısında, İSO'nun "Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu" araştırmasının sonuçlarını açıkladı.</p><p></p><p>Araştırmaya göre, TÜPRAŞ üretimden satışlarda 698 milyar 789 milyon lirayla listede ilk sırayı alırken, Ford Otomotiv 538 milyar 268 milyon lirayla yine ikinci sıranın sahibi oldu.</p><p></p><p>Star Rafineri AŞ 327 milyar 854 milyon lirayla üçüncü olurken, önceki yıl 6'ncı sırada bulunan OYAK-Renault 235,5 milyar lirayla 4'üncülüğe yükseldi. Onu 206,3 milyar liralık üretimden satışla Toyota Otomotiv, 165,7 milyar lirayla Arçelik izledi.</p><p></p><p>Geçen yılki listede ilk 10'da bulunmayan ve 11. sırada yer alan TUSAŞ'ın 140,9 milyar liralık üretimden satışla 7'nciliğe, 16. basamakta bulunan Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı 138,8 milyar lirayla 8'inciliğe, 17. sıradaki ASELSAN'ın 130,2 milyar lirayla 9'unculuğa yükselmesi dikkati çekti.</p><p></p><p>Mercedes-Benz ise 127 milyar liralık üretimden satışla 12'ncilikten 10'unculuğa yükselerek ilk 10'a girdi.</p><p></p><p>İSO tarafından hazırlanan "Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025" araştırmasına göre ilk 10 sanayi kuruluşu şu şekilde:</p><p></p><table style="color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; font-size: 14px;"><tbody><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">Bulunduğu Sıra (2024)</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">Bulunduğu Sıra (2025)</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">Kuruluş</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">Üretimden Satışlar (Net/TL)</p></td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">1</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">1</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">TÜPRAŞ</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">698.789.218.726</p></td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">2</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">2</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">Ford Otomotiv</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">538.267.883.167</p></td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">3</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">3</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">Star Rafineri</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">327.854.252.634</p></td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">6</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">4</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">OYAK-Renault</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">235.451.564.919</p></td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">4</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">5</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">Toyota Otomotiv</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">206.261.752.184</p></td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">7</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">6</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">Arçelik</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">165.720.710.029</p></td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">11</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">7</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">TUSAŞ</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">140.894.845.580</p></td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">16</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">8</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">Türkiye Petrolleri A.O.</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">138.780.059.253</p></td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">17</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">9</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">ASELSAN</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">130.249.849.498</p></td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">12</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">10</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">Mercedes-Benz</p></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><p style="margin-bottom: 1rem;">126.983.846.962</p></td></tr></tbody></table><p></p><p>En büyük 500 sanayi kuruluşunun üretimden satışları geçen yıl 2024'e göre yüzde 28 artışla 11 trilyon 118 milyar liraya yükseldi.</p><p></p><p>Buna göre, Türkiye'nin 500 büyük sanayi kuruluşunun üretimden satışları geçen yıl 2024'e göre yüzde 28 artışla 11 trilyon 118 milyar liraya çıktı. 2025'te yüzde 25,4 olan yıllık ortalama Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) baz alındığında, üretimden satışların reel olarak yüzde 2,1 arttığı görüldü.</p><p></p><p>Böylece 2022'de yüzde 4,2, 2023'te yüzde 5,2 ve 2024'te yüzde 3,4 olan reel düşüş, 2025 yılında ılımlı bir pozitif büyümeye döndü. Bununla birlikte, bu sınırlı reel artış, satışlardaki zayıf performansın sürdüğüne işaret etti.</p><p></p><p>Üretimden satışların 50'lik gruplara göre dağılımına bakıldığında İSO 500 içinde ölçek yapısının genel olarak korunduğu görüldü. İlk 10 şirketin İSO 500'deki ağırlığı, önceki yıllara göre hafif bir düşüş gösterse de yüzde 24,4 ile yüzde 25 bandına yakın seyrini sürdürdü.</p><p></p><p>İlk 50 kuruluşun payı yüzde 48,6, ikinci 50'nin payı yüzde 13,4 oldu. Sıralamada 101-150 arasındaki şirketler üretimden satışlarda yüzde 9,1, 151-200 arasındakiler yüzde 6,8, 201-500 arasındakiler ise yüzde 22,1 pay aldı.</p><p></p><p>Söz konusu tablo, büyük ölçekli üretimin sanayi içindeki belirleyici ağırlığını gösterdi. Aynı zamanda, İSO 500 kapsamındaki firmalar arasında ölçek farklarının halen belirgin olduğunu ortaya koydu.</p><p></p><p>- İSO 500'den 104,7 milyar dolarlık ihracat</p><p></p><p>Türkiye'nin 2025 yılında gerçekleştirdiği 273,3 milyar dolarlık ihracatın 104,7 milyar dolarını İSO 500'deki şirketler yaptı. 2025'te Türkiye'nin genel mal ihracatı yüzde 4,4 artarken, İSO 500'ün ihracat artışının yüzde 8,4 olması dikkati çekti.</p><p></p><p>Dış rekabet koşullarının giderek zorlaştığı bir dönemde, İSO 500 kuruluşlarının ihracatını daha güçlü bir ivmeyle artırması, Türk sanayisinin dış pazarlardaki dayanıklılığını ve rekabet gücünü ortaya koydu.</p><p></p><p>İSO 500'ün Türkiye sanayi ihracatı içindeki payı 1,4 puan artışla yüzde 39,7'ye yükselerek yüzde 40 bandındaki seviyesini sürdürdü.</p><p></p><p>- Faaliyet karı yüzde 57,1 artarak 1 trilyon liraya ulaştı</p><p></p><p>Araştırmaya göre, 2025 yılında uygulanan dezenflasyon politikaları ve dış pazarlardaki durgunluk, satış gelirleri üzerinde baskı yaratırken yüksek faiz oranları ve artan finansman yükleri, karlılık göstergelerini sınırlamaya devam etti. Buna karşın, şirketlerin maliyet yönetiminde sağladığı göreli başarı, karlılığın ılımlı düzeyde de olsa korunmasında belirleyici oldu.</p><p></p><p>Sanayi kuruluşlarının karları, 2024 yılındaki sert düşüşlerin ardından 2025'te güçlü nominal iyileşmeler kaydetti. Buna rağmen karlılık göstergeleri tarihsel ortalamaların gerisinde seyretti.</p><p></p><p>En büyük 500 sanayi şirketinin faaliyet karı geçen yıl 2024'e göre yüzde 57,1 artarak 1 trilyon liraya yükseldi. Buna paralel olarak faaliyet karlılığı oranı da yüzde 6,2'den yüzde 7,7'ye çıktı. Ancak bu oran, 2015-2024 ortalaması olan yüzde 10,4'ün altında kaldı.</p><p></p><p>Söz konusu şirketlerin vergi öncesi kar ve zarar toplamı da yüzde 64,7 artışla 441 milyar liraya yükseldi. Vergi öncesi dönem kar ve zarar toplamının net satışlara oranı ise yüzde 2,6'dan yüzde 3,4'e çıktı.</p><p></p><p>Faiz, amortisman ve vergi öncesi kar (FAVÖK) toplamı da yüzde 37,5 artarak 1,8 trilyon lira oldu. Bu artış, FAVÖK karlılığı oranını yüzde 12,8'den yüzde 13,9'a çıkardı. Böylece söz konusu oran, 2015-2024 ortalaması olan yüzde 14'e yakın gerçekleşti.</p><p></p><p>Geçen yıl İSO 500'de karlılık göstergelerinde nominal toparlanma yaşandı. Ancak yüksek finansman maliyetleri, zayıf talep koşulları nedeniyle tarihsel ortalamaların altında kalan bu göstergeler, sanayi kuruluşlarında karlılığın halen baskı altında olduğunu gösterdi.</p><p></p><p>- Kar ve zarar eden şirket sayısı değişmedi</p><p></p><p>Türkiye'nin en büyük 500 sanayi kuruluşu içerisinde 2025'te 348 şirket kar ederken 152 kuruluş zarar açıkladı. Söz konusu rakamlar bir önceki araştırmaya göre değişmedi.</p><p></p><p>FAVÖK göstergesinde ise zarar eden firma sayısı 1 adet azalarak 18'e geriledi ve görece düşük bir sayıda kaldı.</p><p></p><p>Şirketlerin 2024'te 35 milyar lira civarında olan net kambiyo zararı, 2025'te 172 milyar liraya yaklaştı. Böylece bir önceki yıl net satışlara oranla yüzde 0,3 seviyesinde olan kambiyo net zararı, 1 puan artarak yüzde 1,3'e çıktı.</p><p></p><p>Kambiyo zararı dışındaki üretim faaliyeti dışı gelir ve giderlerden elde edilen net kar ise 2025'te yüzde 43 artarak 484 milyar liraya yükseldi.</p><p></p><p>- AR-GE harcamaları 79,7 milyar liraya yükseldi</p><p></p><p>İSO 500'de teknoloji yoğunluklarına göre katma değer dağılımı, Türk sanayisinin nitelikli ve teknoloji odaklı dönüşüm ihtiyacını bir kez daha net biçimde ortaya koydu. 2025 yılında yaratılan katma değer içinde en yüksek payın yüzde 33 ile düşük ve orta-düşük teknoloji yoğunluklu sektörlere ait olması, sanayinin üretim gücünü koruduğunu ancak katma değerin artırılması noktasında istenilen başarının yakalanamadığını gösterdi.</p><p></p><p>Geçen yıl düşük teknolojili sektörlerin payı 1,6 puan azalırken orta-düşük teknolojili sektörlerin payı aynı oranda arttı. Orta-yüksek teknolojili sanayiler grubunun payı 0,3 puan gerileyerek yüzde 26,4'e düştü. Yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun payının 0,2 puan artışla yüzde 7,6'ya yükselmesi umut verdi.</p><p></p><p>Orta-yüksek ve yüksek teknoloji yoğunluklu sektörlerde yer alan firmaların yaratılan katma değerden aldığı pay, 2023 yılında yüzde 37,4 ile rekor seviyeye ulaştıktan sonra 2024'te yüzde 34,1'e, 2025'te ise yüzde 34'e geriledi.</p><p></p><p>İSO 500'de AR-GE harcaması yapan kuruluş sayısı 2025'te 8 adet artarak 273'e yükseldi ve 2018'den sonraki en yüksek seviyesine ulaştı. İSO 500'ün AR-GE harcaması yüzde 31,4 artarak 79,7 milyar liraya yükseldi. AR-GE harcamalarının üretimden satışlara oranı da yüzde 0,72 ile bugüne kadar ölçülen en yüksek düzeyine ulaştı.</p><p></p><p>- Çalışan başına ödenen maaş ve ücretlerdeki artış yüzde 42,9'a yükseldi</p><p></p><p>En büyük 500 sanayi kuruluşunun istihdamı yüzde 2,5 düşüşle 804 bin kişiye geriledi. Tam istihkak olarak ödenen brüt maaş ve ücretlerin yüzde 39,3 ile enflasyonun üzerinde artarak 1,1 trilyon liraya yükseldiği görüldü.</p><p></p><p>İstihdamdaki yüzde 2,5 düşüşle değerlendirildiğinde, çalışan başına ödenen maaş ve ücretlerdeki artışın yüzde 42,9'a çıktığı gözlendi.</p><p></p><p>- Halka açık şirket sayısı 91 ile rekor kırdı</p><p></p><p>İSO 500'de halka açık kuruluş sayısında son yıllarda yaşanan dikkati çeken ivme 2025'te de sürdü. 2022'de 73'e, 2023'te 85'e, 2024'te ise 88'e yükselen halka açık şirket sayısı geçen yıl 3 adet daha artarak 91'e çıktı ve İSO 500 tarihindeki en yüksek seviyesine ulaştı.</p><p></p><p>Bu gelişme, sanayi şirketlerinin sermaye piyasalarına ilgisinin artması ve finansman yapılarının çeşitlenmesi açısından olumlu bulundu.</p><p></p><p>Yabancı sermaye paylı kuruluş sayısı 6 azalışla 118'e geriledi.</p><p></p><p>Sanayinin bölgesel dağılımında İSO 500'de Anadolu lehine gelişen eğilimin devam ettiği görüldü. 500 büyük şirket arasında başı 129 üye ile İSO çekerken onu 48 kuruluşla Ankara Sanayi Odası, 43 ile Kocaeli Sanayi Odası, 39 ile Ege Bölgesi Sanayi Odası, 29 ile Gaziantep Sanayi Odası, 23 kuruluşla Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, 16 ile Adana Sanayi Odası izledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Siemens'in yeni CEO'su Nalan Abdullahoğlu oldu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/siemensin-yeni-ceosu-nalan-abdullahoglu-oldu-5393/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/siemensin-yeni-ceosu-nalan-abdullahoglu-oldu-5393/</id>
<published><![CDATA[2026-06-16T18:57:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-16T18:57:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_29FFA5-C18683-32D887-152C28-84C97F-891D01.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Siemens Healthineers Türkiye, organizasyonun geleceğine yön verecek yeni liderini duyurdu. Şirket bünyesinde uzun yıllardır başarılı finansal ve stratejik süreçlere liderlik eden Nalan Abdullahoğlu, üst düzey atama ile şirketin ülke liderliğini devraldı.</p><p>Siemens Healthineers bünyesinde 30 yıla yakın kurumsal hafızaya sahip olan Nalan Abdullahoğlu, 1997 yılından itibaren Siemens Healthineers bünyesinde farklı ticari ve finansal rollerde stratejik sorumluluklar aldı. 2011’de Ülke Finans Direktörü, 2016’da ise Yönetim Kurulu Üyesi ve CFO görevini üstlenen Abdullahoğlu, bu görevi süresince şirketin finansal raporlama, bütçeleme, risk yönetimi ve kurumsal yönetişim süreçlerini başarıyla yönetti.</p><p>Türkiye sorumluluğunun yanı sıra şirketin global yapısında da önemli liderlik görevleri üstlenen Abdullahoğlu, Nisan 2023'ten bu yana CEECA (Central Eastern Europe &amp; Central Asia) bölgesinde Romanya, Bulgaristan, İsrail ve Kazakistan'daki finans liderlerine rehberlik ederek bölgesel finansal süreçlerin gelişimine katkı sağladı.</p><p>İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu olan Nalan Abdullahoğlu İngilizce bilmektedir. İş dünyasında kadının varlığını güçlendiren çalışmalara ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarına destek veren Abdullahoğlu, aynı zamanda yürüttüğü mentorluk faaliyetleriyle de mesleğin genç isimlerine rehberlik etmeyi sürdürüyor. Siemens Healthineers Türkiye Çeşitlilik, Kapsayıcılık ve Aidiyet Komitesi ile Eğitim Komitesine de liderlik eden Abdullahoğlu, bu alandaki vizyoner katkılarını ve toplumsal fayda odaklı çalışmalarını yeni göreviyle birlikte daha geniş bir perspektiften sürdürmeyi hedefliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bosch Grubu'nda üst düzey atama</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bosch-grubunda-ust-duzey-atama-8689/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bosch-grubunda-ust-duzey-atama-8689/</id>
<published><![CDATA[2026-06-16T18:55:48+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-16T18:55:48+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_21DBED-2F7C12-525674-F614DC-B3097C-2A60B9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bosch Grubu’nda yaklaşık 30 yıllık bir kariyere sahip olan Karin Gilges, bu sürede Çin ve Almanya başta olmak üzere mobilite ve sanayi teknolojileri sektörlerinde farklı sorumluluklar üstlendi. Bosch Hindistan’daki görevinin ardından Türkiye’ye dönmekten büyük heyecan duyduğunu belirten Gilges, Türkiye’nin iki kıtayı birbirine bağlayan ve dinamik yapısıyla büyük bir potansiyel barındırdığını ifade etti. Gilges sözlerine şöyle devam etti: “Bosch, yüzyılı aşkın bir süredir Türkiye’de ilerlemenin temel taşlarından biri olmuştur. Yetkin ve motive çalışanlarımızın vereceği destekle, Türkiye'nin geleceğine yönelik katkılarımızı daha da pekiştirme konusunda kararlıyım.”</p><p></p><p>Daniel Korioth, yaklaşık 38 yılın ardından emekli oluyor</p><p>Daniel Korioth, Bosch Grubu’nun Türkiye ve Orta Doğu Başkanı görevinden önce&nbsp; Macaristan ve Adriyatik Bölgesi Temsilcisi ve Bosch Macaristan&nbsp;</p><p>Genel Müdürü olarak şirketin bölgedeki operasyonlarını yönetti. Kariyerinin önceki dönemlerinde ise İspanya, Arjantin, Almanya ve Brezilya’da üst düzey görevlerde bulundu. Korioth Türkiye’deki görev süresiyle ilgili olarak şunları söyledi: “Burada, Bosch çalışanlarından çok ilham aldım ve onlar için ‘imkânsız’ diye bir kelime olmadığını gördüm. Son beş yıldır birlikte çalıştığım tüm Bosch Grubu Türkiye ailesine içtenlikle teşekkür ediyorum.”</p><p></p><p>100 yılı aşkındır Türkiye’de faaliyet gösteren Bosch, 2025 finansal yılı kapanış sonuçlarına göre 18 bini aşkın çalışanı, 5,2 milyar Euro toplam satış, 2,7 milyar Euro konsolide satış rakamıyla ülkenin önde gelen teknoloji ve servis sağlayıcılarından biri olarak mobilite, sanayi teknolojileri, enerji ve bina teknolojileri ve dayanıklı tüketim malları sektörlerinde faaliyet gösteriyor. Son 25 yılda Türkiye’ye 4,5 milyar Euro’nun üzerinde yatırım yapan Bosch’un, sadece geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği yatırım miktarı 139 milyon Euro’yu buldu. Bosch’un Türkiye’de, Kocaeli, Bursa, Manisa ve Tekirdağ’da fabrikaları ve T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tescilli 5 Ar-Ge ve 2 Tasarım Merkezi bulunuyor. Yaklaşık bin kişiye istihdam sağlayan bu merkezlerde 2025 yılında 68,5 milyon Euro tutarında Ar-Ge harcaması gerçekleşti.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sanayi üretimi aylık yüzde 3,7 oranında yükseldi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-aylik-yuzde-37-oraninda-yukseldi-5427/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-aylik-yuzde-37-oraninda-yukseldi-5427/</id>
<published><![CDATA[2026-06-15T01:40:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-15T01:40:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_527005-A6CD75-08A25E-95D767-9B5DD8-29D735.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nisan ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini açıkladı.</p><p></p><p>Buna göre, söz konusu ayda takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 6 yükseldi.</p><p></p><p>Böylece, endeks yıllık bazda son 8 ayın en yüksek artışını sergiledi. Endeks, son olarak Ağustos 2025'te yüzde 7,1 artmıştı.</p><p></p><p>Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, nisanda madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,8 azalırken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 6,8, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1,8 artış gösterdi.</p><p></p><p>Arındırılmamış sanayi üretim endeksinde de yıllık bazda yüzde 9,7 artış hesaplandı.</p><p></p><p>- Sanayi üretiminde aylık veriler</p><p></p><p>Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, söz konusu ayda bir önceki aya kıyasla yüzde 3,7 arttı.</p><p></p><p>Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, nisan ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 0,8, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 4,4 yükselirken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 2,8 geriledi.</p><p></p><p>TÜİK, bazı ayların verilerinde revizyona gitti.</p><p></p><p>Buna göre sanayi üretim endekslerinin takvim etkisinden arındırılmış yıllık değişim oranları şöyle:</p><p></p><table style="color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; font-size: 14px;"><tbody><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Yıllar/Aylar</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Ocak</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Şubat</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Mart</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Nisan</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Mayıs</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Haziran</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Temmuz</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Ağustos</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Eylül</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Ekim</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Kasım</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Aralık</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2023</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">4</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-8,8</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">0,3</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-1,4</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">0,3</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">0,9</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">8,3</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">3,5</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">5,2</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2,6</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2,3</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2024</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">1,3</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">11,2</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">4,4</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-1</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">0</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-5</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-3,8</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-5,1</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-2,2</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-2,9</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">1,7</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">7</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2025</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">1,1</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-2</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2,4</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2,9</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">4,8</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">8,1</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">4,9</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">7,1</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">3</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2,1</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2,2</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-2,1</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2026</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-1,9</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2,2</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-1,1</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">6</td></tr></tbody></table>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">KUTES, CastForge 2026'da Avrupa döküm sanayisinin nabzını tuttu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kutes-castforge-2026da-avrupa-dokum-sanayisinin-nabzini-tuttu-3683/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kutes-castforge-2026da-avrupa-dokum-sanayisinin-nabzini-tuttu-3683/</id>
<published><![CDATA[2026-06-13T13:27:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-13T13:27:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DF222D-74BD95-5CD284-ECB2B2-FF247A-BEF195.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Döküm ve dövme bileşenlerinden işlenmiş son ürünlere kadar tüm değer zincirini bir araya getiren CastForge 2026, yaklaşık 530 uluslararası katılımcıyı ağırladı. KUTES, fuarda döküm ve talaşlı imalat alanındaki üretim kabiliyetlerini, sürdürülebilirlik yatırımlarını ve dijital dönüşüm çalışmalarını uluslararası ziyaretçilere aktardı. Satışlarının büyük bölümünü ihracat pazarlarından elde eden şirket, başta Almanya olmak üzere birçok ülkeden sektör temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdi. KUTES, mevcut ihracat pazarlarındaki konumunu güçlendirmeye yönelik temaslarının yanı sıra yeni iş birliği fırsatlarını da değerlendirdi.</p><p>“Avrupa sanayisi önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor”</p><p>CastForge 2026’yı değerlendiren KUTES İcra Kurulu Başkanı Ali Esat Kutmangil, fuarın sektörün mevcut dinamiklerini yakından gözlemlemek açısından önemli bir platform olduğunu belirterek şunları söyledi: “CastForge, yeni iş fırsatlarının yanı sıra sektörün geleceğine yön veren trendlerin takip edildiği önemli bir buluşma noktası. Bu yıl da müşterilerimiz, tedarikçilerimiz ve sektör temsilcileriyle verimli görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Avrupa sanayisinin sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve tedarik güvenliği ekseninde önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini görüyoruz. Özellikle OEM ve Tier-1 müşteriler artık fiyatın yanı sıra karbon yönetimi, izlenebilirlik, kalite sürekliliği ve operasyonel dayanıklılık gibi kriterlere çok daha fazla önem veriyor. CastForge kapsamında gerçekleştirdiğimiz görüşmelerin, mevcut iş birliklerimizi daha da güçlendirmesinin yanı sıra yeni pazarlardaki büyüme hedeflerimize de katkı sağlayacak önemli fırsatlar sunacağına inanıyoruz.”</p><p>Küresel rekabet koşullarının giderek zorlaştığına dikkat çeken Kutmangil, sözlerini şöyle sürdürdü: “Avrupa pazarında talep tarafındaki dalgalanmalar devam ederken enerji maliyetleri, finansmana erişim koşulları ve karbon regülasyonları da sektörün gündemindeki yerini koruyor. Buna rağmen sürdürülebilir üretim altyapısına, dijitalleşmeye ve mühendislik yetkinliğine yatırım yapan şirketlerin rekabette öne çıkacağını düşünüyoruz. KUTES olarak üretimden veri yönetimine, enerji verimliliğinden sürdürülebilirlik uygulamalarına kadar birçok alanda gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla müşterilerimizin değişen beklentilerine yanıt vermeye ve küresel pazarlardaki konumumuzu güçlendirmeye devam ediyoruz.”</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Vaillant yeni ısı pompası aroTHERM pro'yu Türkiye'de tanıttı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vaillant-yeni-isi-pompasi-arotherm-proyu-turkiyede-tanitti-6518/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vaillant-yeni-isi-pompasi-arotherm-proyu-turkiyede-tanitti-6518/</id>
<published><![CDATA[2026-06-12T09:20:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-12T09:20:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DAF1E0-4176BC-A806B1-1C036A-A87892-B4C54C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Vaillant Group Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Alper Avdel'in ev sahipliğinde, İstanbul'un Sarıyer ilçesindeki bir otelde düzenlenen toplantıda tanıtılan aroTHERM pro, "Isı Pompasında Yeni Seviye" yaklaşımıyla öne çıkıyor.</p><p></p><p>Yüksek verim ve ultra sessiz çalışma özelliğine sahip ürün, R290 doğal soğutucu akışkanlı ısı pompaları için standart teşkil eden dış ünite çevresindeki koruma alanlarını azaltan "Esnek Alan Fonksiyonu" teknolojisi sayesinde farklı montaj alanlarına uyum sağlayabiliyor. Kompakt tasarımıyla yüksek kapasiteli modellerde de tek fanlı yapıyı koruyan cihaz, pencere altı gibi dar alanlara konumlandırılabiliyor.</p><p></p><p>Vaillant güvencesi altında 300'den fazla kalite testinden geçirilerek tüketicilerle buluşan aroTHERM pro, C4 seviye korozyon dayanımıyla kıyı şeritlerindeki zorlu dış ortam koşullarında kullanım imkanı sunuyor.</p><p></p><p>Yeni projelerin yanı sıra mevcut binaların modernizasyonu için de çözüm sunan aroTHERM pro, 70 dereceye varan tesisat çıkış suyu sıcaklığı sayesinde mevcut radyatör sistemleri değiştirilmeden fosil yakıtlardan temiz enerjiye geçişe imkan tanıyor.</p><p></p><p>Cihaz, eksi 25 ile artı 46 derece gibi ekstrem dış hava sıcaklıklarında bile yüksek performansla çalışıyor. Beş metre mesafede 27 dB(A) gibi düşük bir ses seviyesine sahip aroTHERM pro, bu özelliği ile dikkati çekiyor.</p><p></p><p>myVAILLANT smart mobil uygulaması ve akıllı kontrol sistemleri üzerinden yönetilebilen cihazla kullanıcılar, enerji tüketimlerini anlık takip edebiliyor ve ısıtma sistemlerini istedikleri yerden kontrol edebiliyor. "Akıllı Servis Sözleşmesi" kapsamında cihazdaki olası arızalar, kullanıcı tarafından fark edilmeden uzaktan tespit edilebiliyor. Uzaktan çözülemeyen durumlarda ise 24 saat içinde yetkili servis yönlendirilerek hizmet sunuluyor.</p><p></p><p>- "Devrim yaratabilecek bir ürün"</p><p></p><p>Etkinlik kapsamında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Alper Avdel, aroTHERM pro'nun ısı pompası alanında fark yaratacak yepyeni bir ürün olduğunu ve farklı özellikleriyle öne çıktığını belirtti.</p><p></p><p>Avdel, "aroTHERM pro'nun birinci özelliği, gücü. Bu ürünün yüksek sıcak su çıkışı, eksi derecelerde de çok ciddi bir avantaj sağlıyor. Ürünün ikinci özelliği sessizliği, üçüncüsü verimliliği, dördüncüsü korozyona karşı dayanıklılığı. Aynı zamanda soğutma açısından ve verim değerlerinde de son derece başarılı bir ürün. Vaillant açısından bakıldığında, sektörde devrim yaratabilecek bir ürün." dedi.</p><p></p><p>Isı pompalarının COP değerlerinde ciddi avantajlar sağladığına ve yeni ürünün bu alanda performansıyla öne çıktığına değinen Avdel, Türkiye'de ısı pompasına en fazla geçişin katı yakıt kullanılan yerlerde görüldüğünü söyledi.</p><p></p><p>Avdel, ısı pompalarının oduna ve kömüre göre çok daha verimli olduğunu dile getirerek, "Doğal gazla karşılaştırdığımızda ısı pompası, ilk yatırım maliyeti açısından daha avantajlı seviyede değil ama orta ve uzun vadede çok daha avantajlı bir seviyeye geleceğini öngörüyorum." diye konuştu.</p><p></p><p>Türkiye'deki ısı pompası pazarının her yıl büyüdüğünü ve istikrarlı bir eğilimde ilerlediğini aktaran Avdel, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"Bir teşvik mekanizması olmamasına rağmen ısı pompası, 50 bin adet seviyesinde bir pazar büyüklüğüne sahip. Önümüzdeki dönemde, bu rakam rahatlıkla 100 binlere çıkabilir. Dünya genelinde mega trendler arasında elektrifikasyon, yenilenebilir enerji ve verimlilik yer alıyor. Isı pompası, bu üç hedefe de son derece uyuyor. Bu nedenle sektörün hem Türkiye'de hem dünyada geleceğini son derece olumlu görüyorum."</p><p></p><p>Avdel, Türkiye'de cari açığın en önemli kalemlerinden birinin enerji olduğunu ve yıllık yaklaşık 30 milyar dolara yakın bir enerji maliyeti olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Orta ve uzun vadede, ısı pompası ürünlerinin verimlilik değerleriyle enerji maliyetlerindeki düşüşe çok ciddi katkı sağlayacağını düşünüyorum. Nasıl ki yoğuşmasız kombilerden yoğuşmalı kombilere geçerken 1 milyar dolara yakın bir tasarruf hesap ettiysek, ısı pompası pazarı büyüdüğünde de çok ciddi tasarruf sağlanacağını düşünüyorum."</p><p></p><p>Enerji ve iklimlendirmeyle ilgili konularda portföy yönetimine inandığını kaydeden Avdel, günün şartlarına ve ekonomik ortama göre birim maliyetlerin değişebildiğine dikkati çekerek, "Teknolojiler de değişebiliyor. Türkiye, önümüzdeki dönemde çok enerjili çözümler sunan teknolojilere yönelmeli. Isı pompası ile portföyümüzün zenginleşiyor olması, son derece olumlu bir gelişme." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Avdel, Türkiye'de dört mevsimin yaşandığına değinerek, ısıtmanın yanı sıra soğutma pazarının da ciddi bir büyüklüğe sahip olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Isı pompasının sadece ısıtmaya değil, sıcak suya ve soğutmaya da çözüm getirdiğini belirten Avdel, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p></p><p>"Vaillant Grup, Türkiye'de üretici ve ihracatçı konumda bulunuyor. Kendimize ait bir AR-GE merkezimiz var. Dolayısıyla teknoloji de geliştiriyoruz. Vaillant Grup, Türkiye'de sattığı ürünlerin neredeyse yüzde 80'ini burada üretiyor. Gelecek dönemde, ısı pompasındaki teknolojinin gelişimiyle fabrikamızda orta ve uzun vadede ısı pompasının üretilip, Türk tüketicisine sunulacağını düşünüyorum."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Arçelik, 25 ülkeden distribütörlerini Manisa'da ağırladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/arcelik-25-ulkeden-distributorlerini-manisada-agirladi-3326/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/arcelik-25-ulkeden-distributorlerini-manisada-agirladi-3326/</id>
<published><![CDATA[2026-06-11T14:45:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-11T14:45:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0B553B-9B59CF-05BE54-AC189F-5D50A0-B18906.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ev teknolojileri sektörünün öncü şirketi Arçelik, Azerbaycan, Balkanlаr, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT), Doğu Avrupa, Kanada, Kıbrıs, Kuzey Afrika ve Orta Doğu distribütörlerinin temsilcilerini bir araya getirdiği Global Distribütörler Toplantısı’nı Manisa’da düzenledi. Arçelik CEO’su Can Dinçer ve Arçelik Türkiye Genel Müdürü Cem Kural’ın ev sahipliğinde dijitalleşme, yapay zekâ ve ileri otomasyon da dahil sürdürülebilir üretim ve Endüstri 4.0 uygulamalarıyla Türkiye'nin en ileri üretim tesislerinden biri olan Manisa Çamaşır Makinesi İşletmesi'nde gerçekleştirilen etkinlikte, 100’e yakın distribütör; sattıkları ürünlerin tasarımından üretime uzanan süreçleri bizzat yerinde inceledi. Toplantıda şirketin büyüme stratejisi, rekabet avantajı, çok markalı yönetim anlayışı, kusursuz üretim yaklaşımı, ar-ge ve inovasyon platformu, müşteri hizmetleri, sürdürülebilirlik, yapay zekâ odaklı değer yaratma ve EMENA stratejisi başlıkları ele alınırken, uzun vadeli ve karşılıklı fayda sağlayan ortaklık vizyonu distribütörlerle paylaşıldı.</p><p>ARÇELİK CEO’SU CAN DİNÇER: “DİSTRİBÜTÖR AĞIMIZ BÜYÜME STRATEJİMİZ İÇİN ÇOK KIYMETLİ”</p><p>Konuyla ilgili açıklamada bulunan Arçelik CEO’su Can Dinçer, “57 ülkede 120 iştirakimiz ve 22 markamızla faaliyet gösteriyor, dünyanın dört bir yanındaki ar-ge merkezlerimizde farklı pazarların ihtiyaçları doğrultusunda ürünler geliştiriyoruz. Kalite, inovasyon, sürdürülebilirlik odağında ürün ve üretim yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyor, teknoloji altyapımızı güçlendiriyor ve tüketicilerin hayatına gerçek anlamda değer katan yenilikçi ürünler geliştirmeye devam ediyoruz. Bu küresel yapının gücünü sahaya taşıyan, teknolojilerimizi daha geniş kitlelere ulaştıran distribütör ağımız büyüme stratejimizin çok kıymetli bir parçasını oluşturuyor. Distribütörlerimizin tüketicilerle buluşturdukları ürünlerin arkasında nasıl bir ar-ge birikimi, üretim teknolojisi ve mühendislik yetkinliği yattığını bizzat deneyimlemelerini istedik. Bu anlamda %80 otomasyon seviyesi, her 6 saniyede 1 ürün üretimi ve 99 ülkeye ihracatıyla şirketimizin üretim altyapısının en güçlü örneklerinden biri olan Manisa İşletmemizde bir araya geldik. Şirketimizin dünyanın dört bir yanındaki küresel varlığının ve etki alanının güzel bir yansıması olan bu etkinlikte, 25 ülkeden partnerlerimizi işletmemizde ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduk. Önümüzdeki dönemde iş birliklerimizi daha da derinleştirerek daha fazla evde katma değer yaratmaya devam edeceğiz” dedi.&nbsp;</p><p>Arçelik, 22 markasının sahip olduğu mağazaları, bayi ağı ve distribütörlerini kapsayan geniş satış kanalları üzerinden bugün 150’den fazla ülkede tüketicilere ulaşıyor. Şirket, bu güçlü küresel yapıyı yenilikçi ürün yatırımları ve derinleşen ortaklıklarla daha da ileriye taşıyor.</p><p>100’E YAKIN ÜLKEYE ÇAMAŞIR MAKİNESİ İHRACATI</p><p>Arçelik’in global distribütörlerini ağırladığı Manisa Çamaşır Makinesi İşletmesi, yapay zekâ destekli üretim sistemleri, veri odaklı yönetim anlayışı ve ileri otomasyon da dahil sürdürülebilir üretim ve Endüstri 4.0 uygulamalarıyla ülkenin en teknolojik üretim tesislerinden biri konumunda yer alıyor. 92 bin m2’lik alana kurulu tesis, 4 milyona yakın çamaşır makinesi üretim kapasitesiyle yılda ortalama 1900 kişiye istihdam sağlarken, işletmede üretilen ürünler 99 ülkeye ihraç ediliyor. Otomatik Yönlendirmeli Araçlar (AGV), Raylı Güdümlü Araçlar (RGV) ve Otomatik Depolama Sistemleri (SLS) teknolojileriyle donatılan tesis, üretim hatlarında %80 otomasyon seviyesine ulaşırken, sürdürülebilirlik performansıyla da sektörde fark yaratıyor. Tesisin çatısına kurulu 10 MW’lık güneş enerji sistemiyle yılın üç ayı enerjisinin tamamı güneşten karşılanırken, yağmur suyu depolama sistemiyle su tüketimi de önemli ölçüde azaltılıyor.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Gübretaş Yarımca tesislerinde hissedarlarını ağırladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gubretas-yarimca-tesislerinde-hissedarlarini-agirladi-5976/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gubretas-yarimca-tesislerinde-hissedarlarini-agirladi-5976/</id>
<published><![CDATA[2026-06-10T17:21:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-10T17:21:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4521F1-3B621E-C8B3AC-C53D69-F4C766-5F5590.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ziyaret kapsamında katılımcılar, tesislerin üretim süreçleri, operasyonel faaliyetleri, teknoloji altyapısı ve devam eden yatırım projeleri hakkında yetkililerden detaylı bilgi aldı. Program boyunca üretim sahaları gezilerek yürütülen çalışmalar yerinde incelendi; iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları, çevresel sürdürülebilirlik çalışmaları ve verimlilik artırıcı projeler hakkında bilgilendirme yapıldı.</p><p>Program kapsamında hissedarlar, Yarımca Tesisleri'nin kuruluşundan günümüze uzanan gelişim süreci hakkında bilgilendirildi. Türkiye sanayisinin gelişiminde önemli bir yere sahip olan tesislerin, yıllar boyunca ülke ekonomisine ve tarım sektörünün dönüşümüne sağladığı katkılar katılımcılarla paylaşıldı. Tarihsel süreç içerisinde birçok teknolojik yeniliğe ve kapasite artışına ev sahipliği yapan Yarımca Tesisleri ve Limanı’nın bugün de modern üretim anlayışıyla faaliyetlerini sürdürdüğü vurgulandı.</p><p>Katılımcılar, hem tesislerin tarihsel gelişimine tanıklık etme hem de günümüzdeki faaliyetlerini yakından gözlemleme imkânı buldu. Karşılıklı görüş alışverişiyle zenginleşen program, hissedarların şirketin değerleri, kurumsal mirası ve geleceğe yönelik vizyonu hakkında daha kapsamlı bir bakış açısı edinmesine katkı sağladı.</p><p>Gübretaş 70 yılı aşan köklü geçmişinden aldığı güç ve Tarım Kredi ile sağladığı güçlü sinerji ile geleceğe değer katmaya devam ederken, hissedarlarıyla kurduğu güçlü iletişimi ve şeffaf yönetim anlayışını sürdürmeyi hedeflemektedir. Karşılıklı görüş alışverişinin ön plana çıktığı program, güçlü kurumsal iletişim ve paydaş katılımı açısından önemli bir platform oluşturdu.</p><p>Gübretaş hissedarları ile açık ve etkin iletişimi sürdürmeye, faaliyetleri hakkında düzenli bilgilendirme yapmaya ve tüm paydaşlarıyla birlikte tarımsal üretime sürdürülebilir değer yaratmaya devam etmektedir.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kardemir Çelik, Ege'nin en büyük 10 sanayi şirketi arasında</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celik-egenin-en-buyuk-10-sanayi-sirketi-arasinda-2109/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celik-egenin-en-buyuk-10-sanayi-sirketi-arasinda-2109/</id>
<published><![CDATA[2026-06-10T02:17:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-10T02:17:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CC936E-4C0BC6-90F3F5-C6C937-149440-5E71CA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>100’den fazla ülkeye gerçekleştirdiği ihracatla Türkiye’nin önde gelen ihracatçıları arasında yer alan Kardemir Çelik, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından açıklanan "Üretimden Satışlara Göre 100 Büyük Sanayi Kuruluşu" araştırmasında 21 milyar 221 milyon TL üretimden satış rakamıyla 9’uncu sırada yer aldı. Ege Bölgesi’nin üretim gücünü ortaya koyan araştırmada ilk 10’daki yerini koruyan şirket, demir çelik sektöründe ise bölgenin en büyük ikinci sanayi kuruluşu olmayı sürdürdü.</p><p>Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Kardemir Çelik Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Bakırel, “Demir çelik sektöründe küresel ölçekte yaşanan dalgalanmalara, artan maliyetlere ve yoğun rekabet koşullarına rağmen üretim ve ihracat odaklı büyümemizi sürdürmeye devam ediyoruz. 1.350’nin üzerinde çalışanımız ve 7 üretim tesisimizle ülkemiz için değer yaratırken, 100’den fazla ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracatla küresel pazarlardaki varlığımızı da güçlendiriyoruz. Yüksek üretim kapasitemiz, güçlü satış performansımız, ihracat yetkinliğimiz ve yüksek katma değerli ürünlere odaklanan büyüme stratejimiz sayesinde Ege Bölgesi’nin önde gelen sanayi kuruluşları arasındaki yerimizi korurken, önümüzdeki dönemde bu konumumuzu daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz" dedi.</p><p>Bakırel, “İzmir Aliağa Bozköy’de yatırımını sürdürdüğümüz büyük ebat profil hadde tesisimizi devreye alarak ürün çeşitliliğimizi artırmayı, özellikle yüksek standart ve sertifikasyon gerektiren uluslararası pazarlardaki konumumuzu güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu yatırımın üretim kapasitemize, ihracat performansımıza ve katma değerli ürünlerimizin toplam satışlarımız içindeki payına önemli katkı sağlamasını bekliyoruz. Bununla birlikte yenilenebilir enerji yatırımlarımızı sürdürerek enerji verimliliğimizi artıracak, ihracat pazarlarımızı genişletecek ve küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü daha da güçlendireceğiz. Ülkemize sağladığımız ekonomik değer ve istihdam katkısını artırarak Türkiye’nin önde gelen demir çelik üreticileri arasındaki konumumuzu daha da ileri taşımayı amaçlıyoruz” diye konuştu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sanayi ihracatı mayısta 50,3 oldu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-ihracati-mayista-503-oldu-535/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-ihracati-mayista-503-oldu-535/</id>
<published><![CDATA[2026-06-08T10:51:13+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-08T10:51:13+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B7FA43-D4EDA9-DCD151-12F251-82AC15-81C1CF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi'nin mayıs sonuçları açıklandı.</p><p></p><p>Endekste eşik değer olan 50'nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50'nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.</p><p></p><p>Buna göre, nisanda 50,2 olan Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi, mayısta hafif artışla 50,3’e yükseldi ve mart ayındaki seviyesine geri döndü. Endeks, mayısta ihracat pazarlarındaki talep koşullarında üst üste 29. kez aylık bazda iyileşmeye işaret etti.</p><p></p><p>Mayıs ayında bazı Avrupa pazarları zayıflık belirtileri gösterirken Avro Bölgesi'nin en büyük iki ekonomisi olan Almanya ve Fransa'da üretim azalmaya devam etti. Fransa'daki düşüş Ocak 2024'ten bu yana en belirgin düzeyde kaydedildi. Birleşik Krallık'ta da üretim mayıs ayında yeniden düşüşe geçti. Bu üç ekonomi, Türk imalat sanayisi ihracatının yüzde 19’unu oluşturuyor.</p><p></p><p>Romanya ve Rusya'da da üretim daralırken İtalya ve İspanya'da ise oldukça sınırlı bir büyüme gözlendi. ABD'de ekonomik aktivite mayıs ayında artmaya devam etti ve mevcut genişleme süreci 40'ıncı aya ulaştı. Bununla birlikte, büyüme ılımlı düzeyde ve nisan ayına göre daha düşük oranda gerçekleşti.</p><p></p><p>- BAE'de petrol dışı üretimde güçlü büyüme</p><p></p><p>Bölgede başlayan savaşın yol açtığı aksamaların ardından Orta Doğu'da toparlanma işaretleri devam etti. Birleşik Arap Emirlikleri'nde petrol dışı üretim son 3 ayın en güçlü büyümesini kaydederken Suudi Arabistan'da da genişleme hız kazandı. Mısır, Kuveyt, Lübnan ve Katar'da ise üretimdeki düşüş bir önceki anket dönemine göre daha ılımlı gerçekleşti.</p><p></p><p>Mayıs ayında PMI verisi kapsamındaki tüm ekonomiler arasında en güçlü üretim artışı Singapur'da görülürken bu ülkeyi küçük bir farkla Hindistan takip etti. Ekonomik aktivitede en sert düşüş, keskin maliyet artışlarına bağlı olarak Kenya'da gerçekleşti. Ancak bu ülke Türk imalat sanayisi ihracatının yalnızca yüzde 0,1'ini oluşturuyor.</p><p></p><p>Açıklamada sonuçlara ilişkin değerlendirmeleri yer alan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, mayısta ihracat pazarlarında talep koşullarının genel olarak istikrarlı seyretmesinin Türk imalat sanayisi ihracatı açısından önemli bölgesel pazarlarda ortaya çıkan farklı eğilimleri gölgede bıraktığını ifade etti.</p><p></p><p>Harker, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Avrupa'da zayıflık belirtileri artarken Almanya ve Fransa'nın ardından Birleşik Krallık'ta da üretimin daralması dikkati çekti. Birçok ekonominin hızlı fiyat artışları nedeniyle zorlandığı bölgede şimdilik zayıf bir büyüme görünümü söz konusu. Orta Doğu ekonomilerinde ise daha olumlu bir tablo ortaya çıktı ve şubat ayı sonunda patlak veren savaşın ardından mayısta toparlanma sinyalleri gözlendi. Bununla birlikte genel olarak bakıldığında jeopolitik sorunların en azından yakın vadede uluslararası talebi sınırlamaya devam edeceği öngörülüyor."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Sıfır atık yalnızca çevre politikası değil, yarının kalkınma vizyonudur"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sifir-atik-yalnizca-cevre-politikasi-degil-yarinin-kalkinma-vizyonudur-4916/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sifir-atik-yalnizca-cevre-politikasi-degil-yarinin-kalkinma-vizyonudur-4916/</id>
<published><![CDATA[2026-06-07T11:03:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-07T11:03:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DF7E88-D7ABDB-D6F971-18C070-763C74-931124.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Sıfır Atık Forumu 2026 kapsamında “Sıfır Atık Perspektifiyle Sürdürülebilir Büyüme: Sanayinin Döngüsel Ekonomiye Geçişi” başlıklı ana oturumda yaptığı konuşmada, sıfır atık yaklaşımının sanayi, kalkınma, rekabet gücü ve gelecek nesiller açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti.</p><p>Konuşmasında dünya ekonomisinin her yıl yaklaşık 100 milyar tonun üzerinde kaynak tükettiğine dikkat çeken Bahçıvan, buna karşın bu kaynakların yalnızca küçük bir bölümünün ekonomik döngü içinde yeniden değerlendirilebildiğini belirtti. Nüfus artışı, kentleşme, enerji ve hammadde talebindeki yükselişin yeni bir üretim anlayışını zorunlu kıldığını dile getiren Bahçıvan, “Bugün meselemiz yalnızca daha fazla üretmek değil; daha akıllı, daha verimli üretmektir. Daha az kaynakla daha fazla değeri, mümkünse hiç atık oluşturmadan üretmektir” dedi.</p><p>Sıfır atık yaklaşımının yalnızca bir çevre politikası olmadığını, bir kalkınma, üretim ve refah modeli ve bir medeniyet vizyonu olduğunu belirten Bahçıvan “Döngüsel ekonomide, kaynaklar tükenen varlıklar değil korunması gereken sermayedir. Bir fabrikanın atığı başka bir fabrikanın hammaddesi olabilir. Bugünün atığı yarının kaynağı olabilir. Doğanın milyonlarca yıldır yaptığı şey de tam olarak budur” sözleriyle döngüsel ekonomi yaklaşımının temel felsefesini ortaya koydu. Konuşmasında İstanbul ve Anadolu’nun üretim, ticaret ve medeniyet birikimine de değinen Bahçıvan, Türkiye’nin sürdürülebilirlik hikâyesinin köklü medeniyet birikimini çağın teknolojileriyle buluşturma iddiası taşıdığını söyledi. Bahçıvan, ekonomik büyüme, toplumsal refah ve çevresel sorumluluğun aynı vizyon içinde ele alınması gerektiğini belirterek, bugün atılan her adımın gelecek nesillere daha dirençli ve daha müreffeh bir dünya bırakma sorumluluğu taşıdığını ifade etti.</p><p></p><p>Sürdürülebilirlik iyi niyetli bir tercih olmaktan çıktı</p><p>İSO’nun 23 bine yaklaşan üyesiyle Türkiye sanayi üretiminin yaklaşık üçte birini temsil ettiğini hatırlatan Bahçıvan, yıllar içinde farklı sektörlerden çok sayıda üretim tesisini ziyaret ettiğini anlattı. Geçmişte sanayicilerle yapılan görüşmelerde daha çok enerji maliyetleri, finansmana erişim, ihracat pazarları, kur riski ve işgücü maliyetlerinin konuşulduğunu belirten Bahçıvan, bugün bu başlıklara suya erişim, karbon ayak izi, kaynak verimliliği, yeşil finansman ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin de eklendiğini söyledi. Bahçıvan, sürdürülebilirliğin artık iyi niyetli bir tercih olmaktan çıktığını belirterek, “Bu konu artık Yönetim Kurullarının gündemindedir, yatırım kararlarının merkezine yerleşmiştir ve ihracat stratejilerinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Sürdürülebilirlik artık rekabet gücünün belirleyici unsurlarından biridir” dedi. Sanayinin dönüşümünde bilimin, teknolojinin ve insan kaynağının birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Bahçıvan, yapay zekâ, dijital ikiz teknolojileri, yeni nesil malzemeler, robotik sistemler ve veri analitiğinin kaynak kullanımını iyileştirme konusunda büyük fırsatlar sunduğunu belirtti. Bahçıvan, “İnsanlık tarihinde ilk kez ekonomik büyümeyi kaynak tüketiminden ayrıştırabilecek araçlara sahibiz. Bu nedenle geleceğe dair umutluyum. Sorunlarımız büyük ama çözümlerimiz de tarihte hiç olmadığı kadar güçlü” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Çocuklara araştırmanın önemini öğretmeliyiz</p><p>Teknolojinin tek başına yeterli olmayacağını, dönüşümün merkezinde insanın bulunduğunu söyleyen Bahçıvan, yeşil ve dijital dönüşümün yeni yetkinlikler gerektirdiğine dikkat çekti. Eğitim sisteminin bu dönüşümün temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Bahçıvan, çocuklara merak etmeyi, sorgulamayı ve araştırmayı öğretmenin önemine işaret etti. “Yeşil ve dijital dönüşümün gerçek yakıtı toplumsal dönüşümdür” diyen Bahçıvan, bilimsel düşüncenin güçlendirilmesi ve nitelikli eğitimin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.</p><p>Konuşmasında yeşil dönüşümün finansman boyutuna da değinen Bahçıvan, yeşil yatırımların sermayeye erişiminin hayati önem taşıdığını vurguladı. Temiz teknolojilerin teşviki, girişimcilik ekosistemlerinin güçlendirilmesi ve araştırma-geliştirme kapasitesinin artırılmasının dönüşüm sürecinin temel unsurları arasında yer aldığını ifade etti. Bahçıvan, bu dönüşümün kamu, özel sektör, akademi ve finans dünyasının ortak vizyonu ile mümkün olabileceğini belirtti.</p><p>Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapacak olmasının son derece anlamlı olduğunu dile getiren Bahçıvan, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel bir mesele değil, üretim sistemlerinin geleceğini belirleyen stratejik bir konu olduğunu söyledi. Türkiye’nin üretim kabiliyeti, mühendislik altyapısı, girişimcilik ruhu ve stratejik konumuyla bu tartışmanın merkezinde yer alabilecek ülkelerden biri olduğunu belirten Bahçıvan, COP31’in gelişmekte olan ekonomilerin sesini daha güçlü duyurması açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Bahçıvan, iklim dönüşümünün adil ve kapsayıcı olması gerektiğini de vurguladı. Türkiye’nin üretim gücünün temelinde KOBİ’lerin, atölyelerin, aile işletmelerinin ve Anadolu’nun dört bir yanında üretim yapan insanların bulunduğunu belirten Bahçıvan, yeşil dönüşümün gerçek başarısının milyonlarca küçük adımın aynı yönde atılmasıyla mümkün olacağını ifade etti.&nbsp;</p><p></p><p>İSO çevre konusunda adım atan ilk kurum</p><p>İSO’nun çevre bilinci konusunda ilk adım atan kurum olduğunu, yıllar öncesinden itibaren ilk Çevre Ödülleri programını düzenlemekten COP’u ülkenin gündemine ilk kez getirmeye kadar pek çok konuya öncülük yaptıklarının altını çizen Bahçıvan, İSO’nun sanayinin dönüşümüne destek olmayı temel amaçları arasında gördüklerini de belirtti. Bahçıvan, Sıfır Atık Vakfı ile geliştirilen iş birliği kapsamında sanayide sıfır atık farkındalığını artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini, İstanbul Sıfır Atık Haftası’nın da sıfır atık bilincinin artırılması ve çevresel sürdürülebilirlik anlayışının güçlendirilmesi açısından önemli katkılar sağladığını söyledi.&nbsp;</p><p></p><p>Çocuklarımız bizim için “Onlar doğru şekilde büyümeyi seçtiler” desin</p><p>Bugün insanlıktan beklenenin yalnızca daha fazla üretmek değil, çocukların gurur duyacağı bir üretim sistemi kurmak olduğunu vurgulayan Bahçıvan, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Biz umudu bilimde, gücü teknolojide, potansiyeli insanımızda ve geleceği üretmeye devam eden ama doğayla uyum içinde büyüyen bir sanayide görüyoruz. Gelin birlikte öyle bir gelecek inşa edelim ki; fabrikalarımız daha verimli, şehirlerimiz daha yaşanabilir, ekonomilerimiz daha güçlü olsun. Bir gün çocuklarımız dönüp bu döneme baktığında, ‘Onlar doğru şekilde büyümeyi seçtiler ve geleceğin kalkınma vizyonunu cesaretle şekillendirdiler’ desin.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kimya sektörü mayıs ayında ihracatını artırmayı başardı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kimya-sektoru-mayis-ayinda-ihracatini-artirmayi-basardi-6565/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kimya-sektoru-mayis-ayinda-ihracatini-artirmayi-basardi-6565/</id>
<published><![CDATA[2026-06-06T14:17:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-06T14:17:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_62115F-9CB3FD-40F366-216A1C-0345E6-E25F94.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye'nin en çok ihracat gerçekleştiren ikinci sektörü olan kimya, mayıs ayında yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracata imza attı. Kimya sektörünün ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,9 artarken, genel ihracattan aldığı pay yüzde 15,3’e yükseldi. Sektörün Ocak-Mayıs dönemindeki ihracatı ise yüzde 5,3 artışla 13,8 milyar dolara ulaştı.</p><p></p><p>V. İbrahim Aracı: “Kimya sektörü ihracatın itici gücü olmaya devam ediyor”</p><p></p><p>İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı V. İbrahim Aracı, Mayıs ayı ihracat rakamlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Mayıs ayında kimya sektörümüzün yüzde 6,9 oranında artış kaydederek yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracata ulaşması, sektörümüzün dayanıklılığını ve küresel pazarlardaki rekabet gücünü bir kez daha gösterdi. Kimya sektörü olarak ülkemizin en büyük ihracatçı sektörlerinden biri olmanın sorumluluğuyla üretmeye, yatırım yapmaya ve ihracatımızı artırmaya devam ediyoruz. Sektörümüz, Ocak-Mayıs döneminde yaklaşık 14 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirirken, bu dönemde ihracatını yüzde 5,3 artırmayı başardı. Küresel ticarette belirsizliklerin, korumacılık eğilimlerinin ve jeopolitik gelişmelerin yoğun olarak yaşandığı bir dönemde elde ettiğimiz bu performansı son derece değerli buluyoruz. İKMİB olarak katma değerli üretimin artırılması, yeşil dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması, yeni pazarlara erişimin güçlendirilmesi ve sektörümüze yönelik uluslararası yatırımların ülkemize kazandırılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Mayıs ayında dünyanın önde gelen iki önemli fuarı Interpack 2026 ve PLMA’s World of Private Label Fuarı 2026’nın milli katılım organizasyonlarını başarıyla tamamladık. Önümüzdeki aylarda yine fuar milli katılım organizasyonlarımıza, ticaret ve alım heyeti etkinliklerimize devam edeceğiz. Kimya sektörümüzün güçlü üretim altyapısı ve ihracatçılarımızın dinamizminin yanı sıra Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan desteklerle birlikte, sektörümüzün Türkiye'nin ihracat hedeflerine en yüksek katkıyı sunmaya devam edeceğine inanıyoruz.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Poliüretan  sektörünün liderleri İstanbul'da bir araya geldi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/poliuretan-sektorunun-liderleri-istanbulda-bir-araya-geldi-1170/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/poliuretan-sektorunun-liderleri-istanbulda-bir-araya-geldi-1170/</id>
<published><![CDATA[2026-06-06T13:20:13+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-06T13:20:13+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_342C80-946C7D-DC5125-F86810-02A90B-32C589.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Poliüretan sektörü, 11-13 Kasım 2026 tarihlerinde düzenlenecek PU Expo İstanbul 2026 Fuarı kapsamında Conrad İstanbul Bosphorus’ta bir araya geldi.&nbsp;</p><p>POLYDER Başkanı F. Müge Pınar, POLYDER Yönetim Kurulu Üyesi Ali Kılıç ve CNG Expo Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Yaman’ın ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmada sektörün büyüme potansiyeli, yeni yatırım fırsatları, sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm süreci ve uluslararası pazarlardaki gelişmeler masaya yatırıldı. Katılımcılar ayrıca, PU Expo İstanbul 2026’nın sektöre sağlayacağı katkılar, fuarın hedefleri ve bu yılki organizasyona ilişkin yenilikler hakkında kapsamlı bilgi aldı. Sektör profesyonelleri arasında bilgi paylaşımının ve yeni iş birliği imkanlarının öne çıktığı gece, poliüretan endüstrisinin geleceğine yönelik ortak vizyonun güçlendirilmesine de katkı sağladı.</p><p>POLYDER Başkanı Pınar: “Pastayı Birlikte Büyütmeyi Hedefliyoruz”</p><p>Etkinliğin açılış konuşmasını yapan POLYDER Başkanı F. Müge Pınar, Türkiye’nin güçlü sanayi altyapısı, stratejik coğrafi konumu, üretim kapasitesi ve nitelikli insan kaynağıyla poliüretan sektöründe bölgesel bir üretim ve dağıtım merkezi olabilecek potansiyele sahip olduğunu söyledi. Düzenleyecekleri fuarın uluslararası bir kimlik kazanmasının, yalnızca ziyaretçi ve katılımcı sayısının artması anlamına gelmeyeceğini kaydeden Pınar, “Bu, aynı zamanda Türkiye’nin poliüretan sektöründeki görünürlüğünün artması, yeni yatırım fırsatlarının oluşması, ihracat kanallarının genişlemesi ve küresel tedarik zincirlerinde daha güçlü bir konuma ulaşması anlamına gelecektir. Kısacası hedefimiz mevcut pastayı paylaşmak değil, pastayı birlikte büyütmek. Daha fazla üretici, daha fazla tedarikçi, daha fazla teknoloji sağlayıcısı ve daha fazla uluslararası alıcının ülkemizde buluşması; sektörümüzün tüm oyuncularına yeni fırsatlar oluşturacaktır. Kazanan yalnızca tek tek şirketler değil, Türkiye poliüretan ekosisteminin tamamı olacaktır,” diye konuştu.</p><p>POLYDER Yönetim Kurulu Üyesi Ali Kılıç: “Türkiye Poliüretan Sektörü Küresel Liderlik Yolunda Kenetlendi”</p><p>POLYDER Yönetim Kurulu Üyesi Ali Kılıç, Türk poliüretan sektörünün küresel pazardaki rekabet gücünü artırmak ve uluslararası arenada liderliğe oynamak amacıyla tek çatı altında kenetlendiğini belirtti. 2009 yılında yalnızca birkaç firmayla başlayan sektörel yolculuğun bugün dev bir ekosisteme dönüştüğünü ifade eden Kılıç, tüm sektör paydaşları olarak bu büyük başarı hikayesinin haklı gururunu yaşadıklarını dile getirdi.</p><p>CNG Expo Yönetim Kurulu Başkanı Yaman: “5 Binin Üzerinde Nitelikli Ziyaretçiye Ulaşmayı Hedefliyoruz”</p><p>CNG Expo Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Yaman yaptığı konuşmada, “2026 fuarımızı 11-13 Kasım 2026 tarihleri arasında 40 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan AYSAF Fuarı ile eş zamanlı olarak düzenleyeceğiz. Aynı zamanda Foam Eurasia Fuarı'nı da bu yapıya dahil ederek devasa bir sinerji yaratacağız. Bu stratejik hamleyle 2026 fuarımızda; 100’ün üzerinde katılımcı firmayı ağırlamayı, 5 binin üzerinde nitelikli ziyaretçiye ulaşmayı hedefliyoruz. En önemlisi de katılımcılarımızın yüzde 50’sini, ziyaretçilerimizin ise yüzde 30 ila yüzde 40’ını yabancı misafirlerimiz oluşturacak,” dedi.&nbsp;</p><p>PU Expo İstanbul 2026 Kapsamlı Bir Konferans Serisi ile Geliyor</p><p>Poliüretan üreticileri, otomotiv, mobilya, inşaat gibi sektörleri bir araya getiren PU Expo İstanbul 2026 Fuarı, bu sene 11–13 Kasım 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek. Poliüretan Sanayicileri ve İthalatçıları Derneği (POLYDER) ve CNG Expo iş birliğiyle düzenlenen ve sektörün en prestijli etkinliği olarak konumlanan PU Expo İstanbul 2026, her geçen yıl artan uluslararası katılımıyla poliüretan sektörünün liderlerini, yenilikçi markalarını ve profesyonellerini aynı çatı altında buluşturuyor.</p><p>Poliüretan sektörünün geleceğini şekillendiren bilgi paylaşımlarına ve inovatif çözümlere ev sahipliği yapacak kapsamlı bir konferans serisi ile gelen PU Expo İstanbul 2026, katılımcılara güncel bilgi ve trendlere erişim, uzman konuşmacılarla buluşma, networking fırsatları, yeni iş birlikleri geliştirme, marka ve kurum görünürlüğü, inovasyon ve yeni teknolojilerle tanışma, karar vericilere doğrudan erişim ve profesyonel gelişim fırsatları sunacak.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Devlet teşvikleri sanayide yeşil dönüşümü hızlandırıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/devlet-tesvikleri-sanayide-yesil-donusumu-hizlandiriyor-8709/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/devlet-tesvikleri-sanayide-yesil-donusumu-hizlandiriyor-8709/</id>
<published><![CDATA[2026-06-05T17:58:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-05T17:58:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D38524-8DB4BC-4DBB17-6B1FBC-256E42-F02172.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İklim değişikliğinin etkileri her geçen gün daha görünür hale geliyor. Dünyanın sınırlı doğal kaynakları üzerindeki baskının artması, ülkeleri ve sanayi kuruluşlarını yeşil dönüşüm alanında somut adımlar atmaya yönlendiriyor. Enerji verimliliği sağlayan teknolojiler ise bu dönüşüm sürecinin en önemli bileşenleri arasında yer alıyor. Özellikle sanayide enerji tüketiminin azaltılmasına yönelik yatırımlar, hem çevresel sürdürülebilirlik hem de rekabet gücü açısından kritik önem taşıyor.</p><p>5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında açıklamada bulunan Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman Ünlü, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Yeşil Dönüşüm Destek Programı’nın işletmeler için önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Ünlü, bu kapsamda değerlendirilen enerji verimliliği odaklı ısıtma teknolojilerinin, sanayinin yeşil dönüşüm sürecindeki kritik rolüne dikkat çekti:</p><p>“Sanayi tesislerinden lojistik merkezlerine kadar geniş bir kullanım alanına sahip geleneksel ısıtma sistemleri, işletmelerin enerji tüketimini ve karbon emisyonlarını artırıyor. Özellikle eski ve verimsiz sistemler, yüksek enerji maliyetlerinin yanı sıra çevresel sürdürülebilirlik hedefleri açısından da önemli bir yük oluşturuyor. Bu nedenle mevcut sistemlerin renovasyon kapsamına alınarak modern ve yüksek verimli teknolojilerle yenilenmesi büyük önem taşıyor.&nbsp;</p><p>Yeşil Dönüşüm Destek Programı, sanayicilere önemli fırsatlar sunuyor</p><p></p><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Yeşil Dönüşüm Destek Programı da sanayicilerin bu alandaki yatırımlarını hızlandırmaları açısından önemli fırsatlar sunuyor. Bu kapsamda sanayiciler; KDV istisnası, vergi indirimi ve finansman destekleri gibi çeşitli teşviklerden yararlanabiliyor.</p><p>Verimlilik Artırıcı Proje (VAP) destekleri de dönüşümü teşvik ediyor</p><p>Ayrıca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı da Verimlilik Artırıcı Proje (VAP) destekleri kapsamında; enerji tüketimini azaltmaya yönelik modernizasyon, ekipman dönüşümü ve enerji verimliliği sağlayan sistem yatırımlarını destekliyor</p><p>Isıtmada %70’e varan tasarruf sunuyor&nbsp;</p><p>Çukurova Isı olarak, biz de teşvikler kapsamında değerlendirilen ve Avrupa Komisyonu’nun Ecodesign Direktifi’ne (ErP) uygun olarak geliştirdiğimiz Goldsun CPH seramik plakalı radyant ısıtıcı ürünümüz ile ısıtmada %70’e varan tasarruf sağlayarak sanayinin yeşil dönüşüm sürecine önemli katkı sunuyoruz.</p><p>Dönüşüm süreci 1 hafta ila 10 gün içinde tamamlanıyor</p><p>Üstelik geleneksel ısıtma sistemlerinden radyant ısıtıcılara geçiş sürecini oldukça hızlı ve pratik bir şekilde gerçekleştiriyoruz. Mevcut altyapıya kolayca entegre edilebilen radyant ısıtma sistemlerini yaklaşık 1 hafta ila 10 gün gibi kısa bir sürede kurulabiliyoruz.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sanayide çalışan kişi başına üretim yıllık yüzde 3 arttı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayide-calisan-kisi-basina-uretim-yillik-yuzde-3-artti-2631/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayide-calisan-kisi-basina-uretim-yillik-yuzde-3-artti-2631/</id>
<published><![CDATA[2026-06-05T10:24:33+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-05T10:24:33+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_241EDC-A65C55-7C4B14-8967B1-A07C49-F8F5C9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ocak-Mart 2026 dönemine ilişkin verimlilik istatistiklerini açıkladı.</p><p></p><p>Buna göre, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış toplam sanayi çalışan kişi başına üretim endeksi, bir önceki döneme göre yüzde 0,8, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 artış gösterdi.</p><p></p><p>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış toplam sanayi çalışılan saat başına üretim endeksi, bir önceki döneme göre yüzde 2,2, yıllık bazda ise yüzde 5,1 yükseldi.</p><p></p><p>- En fazla artış sermaye malları sektöründe</p><p></p><p>Takvim etkilerinden arındırılmış ana sanayi grupları verileri incelendiğinde, çalışan kişi başına üretim endeksinde yıllık bazda en fazla artış yüzde 6,6 ile sermaye malları sektöründe gerçekleşti.</p><p></p><p>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış çalışan kişi başına üretim endeksinde bir önceki çeyreğe göre en fazla artış yüzde 5,5 ile enerji sektöründe oldu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türk metal sektörü Orta Asya'da stratejik pozisyonunu güçlendiriyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-metal-sektoru-orta-asyada-stratejik-pozisyonunu-guclendiriyor-7268/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-metal-sektoru-orta-asyada-stratejik-pozisyonunu-guclendiriyor-7268/</id>
<published><![CDATA[2026-06-04T10:29:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-04T10:29:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_ABBEBA-C2B826-6043E9-EB9845-53689F-D67574.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İDDMİB tarafından yapılan çalışmada, Türkiye ile Özbekistan arasındaki ekonomik ilişkilerin son yıllarda istikrarlı biçimde güçlendiğine ve iki ülke arasındaki toplam ticaret hacminin 2025 yılında 3,09 milyar dolar seviyesine ulaştığı belirtildi. Türkiye aynı dönemde Özbekistan’a 2,05 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirirken, 1,01 milyar dolarlık dış ticaret fazlası verdi. DDŞ sektörünün toplam ihracat içindeki payı yaklaşık yüzde 4 seviyesinde olsa da, sektörün Özbekistan açısından üç açıdan çok önemli olduğu şu ifadelerle anlatıldı:&nbsp;</p><p>"DDŞ sektörü Özbekistan'ın aktif altyapı, inşaat ve elektrifikasyon projelerinin doğrudan tedarik halkasıdır ve bu projeler önümüzdeki dönemde sektörel talebi yapısal olarak şekillendirecektir. İkincisi, sektör içinde 2024-2025 döneminde +%22,6 oranında bir toparlanma kaydedilmiş olup, ikili ticaretin diğer alanlarındaki -%7,9 daralma ile kıyaslandığında DDŞ'yi pozitif bir ayrışma alanı haline getirmektedir. Üçüncü olarak da Türkiye'nin küresel olarak güçlü olduğu kategorilerle örtüşmekte ve mevcut üretim altyapısıyla hızla kapatılabilir pazar boşlukları sunmaktadır."</p><p>“ÖZBEKİSTAN BÖLGENİN EN HIZLI BÜYÜYEN TEKNİK HIRDAVAT PAZARI”</p><p>İDDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu, Özbekistan’ın son yıllarda teknik hırdavat ve yapı sistemleri alanında dikkat çekici bir büyüme performansı ortaya koyduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p><p>“Dünya teknik hırdavat pazarı durağan bir süreçten geçerken Özbekistan bölgesinde çok güçlü bir büyüme sergiliyor. Özellikle altyapı yatırımları, konut projeleri, sanayi tesisleri ve elektrifikasyon çalışmaları bu büyümeyi destekliyor. Türk firmaları açısından baktığımızda burada ciddi bir potansiyel görüyoruz. Özbekistan artık sadece ürün sattığımız bir ülke değil; Orta Asya coğrafyasına açılan stratejik bir merkez konumunda. Bu nedenle bölgedeki çalışmalarımızı uzun vadeli bir perspektifle sürdürüyoruz.”</p><p>Özbekistan’ın teknik hırdavat ithalatında Türkiye’nin geçmişte çok güçlü bir konuma sahip olduğunu hatırlatan Tecdelioğlu, son yıllarda Çin, Kazakistan ve Rusya’nın agresif büyümesiyle birlikte Türkiye’nin pazar payında gerileme yaşandığını söyledi. Tecdelioğlu, “Biz burada fiyat rekabetiyle değil; kalite, sistem entegrasyonu, hızlı servis ve güvenilir iş&nbsp;</p><p></p><p>ortaklığı modeliyle öne çıkmak istiyoruz. Türk firmalarının en büyük avantajı üretim kabiliyeti ve esnek yapısı.” diye konuştu.</p><p>İNŞAAT MALZEMELERİ VE YAPI SİSTEMLERİ ÖNE ÇIKIYOR</p><p>Rapora göre Özbekistan’a yapılan DDŞ ihracatında en güçlü kalemi inşaat malzemeleri kümesi oluşturuyor. Alüminyum profil ve yapı sistemleri, metal mobilyalar, iskele ekipmanları ve bina donanımları toplam ihracatın yaklaşık yüzde 45’ini oluştururken, özellikle altyapı ve yapı yatırımlarındaki büyümenin sektörü doğrudan desteklediği ifade ediliyor.</p><p>Son dönemin dikkat çeken ürün gruplarından biri ise alüminyum örme halat ve iletken sistemleri oldu. Türkiye’nin Özbekistan’a bu alandaki ihracatı 2023 yılında yalnızca 75 dolar seviyesindeyken, 2025 yılında 6,63 milyon dolara ulaştı. Böylece Özbekistan, söz konusu üründe Türkiye’nin en büyük üçüncü pazarı konumuna yükseldi.</p><p>“ÇİN İLE AYNI SAHADA AMA FARKLI MODELLE REKABET EDİYORUZ”</p><p>Özbekistan pazarında Çin’in güçlü lojistik avantaja sahip olduğunu belirten Çetin Tecdelioğlu, Türk firmalarının farklı bir strateji izlediğini ifade etti:</p><p>“Çin’in bölgedeki coğrafi avantajı ve lojistik gücü önemli. Ancak Türk firmaları kalite, proje yönetimi, hızlı üretim ve kurumsal iş yapma kültürüyle ayrışıyor. Bizim hedefimiz burada sadece mal satmak değil; büyük sanayi kuruluşlarının tedarik sistemlerine entegre olmak. Özbekistan’da oluşacak güçlü iş birlikleri, Türk firmalarına Kazakistan’dan Türkmenistan’a kadar çok geniş bir coğrafyada yeni fırsatlar yaratacaktır.”</p><p>İDDMİB’in saha çalışmalarında özellikle bölgenin en büyük sanayi gruplarından biri olan AKFA Group ile kurulan temasların stratejik önem taşıdığı belirtilirken, Türk firmalarının bölgedeki büyük projelerde daha etkin rol almasının hedeflendiği ifade edildi.</p><p>GÜMRÜK AVANTAJI VE TÜRK DEVLETLERİ İŞ BİRLİĞİ ÖNE ÇIKIYOR</p><p>Özbekistan’ın uyguladığı gümrük tarifelerinin Türk ihracatçıları açısından önemli avantajlar sunduğuna dikkat çekilen analizde, Türkiye’nin Özbekistan’a ihracatının büyük bölümünün düşük vergi bantlarında pazara giriş yaptığı kaydedildi. Demir-çelik mamulleri, yapı sistemleri ve alüminyum ürünlerinde uygulanan yüzde 10 seviyesindeki tarifelerin, Çin ile rekabette dengeli bir zemin oluşturduğu belirtildi.</p><p>Öte yandan Türk Devletleri Teşkilatı çerçevesinde sürdürülen ekonomik iş birliklerinin orta vadede sektörel ticareti daha da güçlendirebileceği ifade edildi.</p><p>HEDEF 150 MİLYON DOLARIN ÜZERİNE ÇIKMAK</p><p>İDDMİB’in hazırladığı stratejik projeksiyona göre, Özbekistan’a yönelik sektörel çalışmaların derinleştirilmesi ve yeni iş birliklerinin hayata geçirilmesiyle Türkiye’nin DDŞ ihracatının önümüzdeki dönemde 125-150 milyon dolar bandına çıkarılması hedefleniyor.</p><p>Çetin Tecdelioğlu, “Orta Asya önümüzdeki dönemde Türk metal sektörünün en önemli büyüme alanlarından biri olacak. Özbekistan ise bu dönüşümün merkezinde yer alıyor. Türk firmalarının üretim gücü, kalite standardı ve proje deneyimiyle bölgede çok daha güçlü bir konuma geleceğine inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sanayiyi öncelikleyen bir modeli ortaya koymamız gerekiyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayiyi-oncelikleyen-bir-modeli-ortaya-koymamiz-gerekiyor-5595/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayiyi-oncelikleyen-bir-modeli-ortaya-koymamiz-gerekiyor-5595/</id>
<published><![CDATA[2026-06-02T13:16:33+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-02T13:16:33+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BE1D50-763F54-89BA13-177869-D3DCA6-359687.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İlk çeyrek büyüme rakamlarını değerlendiren İçten, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:&nbsp;</p><p></p><p>“Son üç dört yıldır özellikle imalat sanayinin daraldığı bir dönemden geçiyoruz. Ayakkabı bu süreçte en fazla kan kaybeden sektörlerin başında yer alıyor. 2023’ten bu yana yüzlerce fabrikamız ve atölyemiz kapanırken, en az 100 bin istihdam kaybı yaşadık. Oysa biz sanayi üretimini ekonomik bağımsızlığın ve ulusal güvenliğin bir unsuru, her fabrikayı ülkemiz için bir kale olarak görüyoruz. Ne yazık ki ayakkabı sektörümüz son üç dört yılda yüzlerce kalesini kaybetti. Hazır giyim ve tekstil gibi birçok sektörde de benzer bir tabloyla karşı karşıyayız. İlk çeyrekteki yüzde 2,5’lik büyümeye sanayinin ve ihracatın eksi yönde etki yaptığını görüyoruz. Dolayısıyla bizim artık ülke olarak bir konuda karar vermemiz gerekiyor: Biz imalat sanayinde üretime devam etmek istiyor muyuz, istemiyor muyuz? Trump yönetimindeki ABD ve Çin bugün sanayi üretimini ulusal güvenlik sorunu yaklaşımıyla ele alıyor ve tüm stratejilerini bu anlayışla kurguluyorlar. Ülkemizde ise imalat sanayimiz her geçen yıl biraz daha fazla güç kaybediyor. Çin’de işletmeler yılda 330-340 gün mesai yaparken biz 240 gün çalışıyoruz. Yani bizden zaten yüzde 30-40 daha fazla çalışan bir ülkenin rekabetiyle karşı karşıyayız. Dolayısıyla bir an önce üretimi öncelikleyen bir modeli ortaya koymamız lazım. Ayakkabı sektörü özelinde Ticaret Bakanlığımızın aldığı önlemlerden büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Ama gelinen aşamada çalışma mevzuatı başta olmak üzere daha bütünsel bir yaklaşımla konunun ele alınması gerekiyor.”&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Ekonomi büyüyor  amiral gemi sanayi ise daralıyor"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ekonomi-buyuyor-amiral-gemi-sanayi-ise-daraliyor-9391/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ekonomi-buyuyor-amiral-gemi-sanayi-ise-daraliyor-9391/</id>
<published><![CDATA[2026-06-02T13:00:30+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-02T13:00:30+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5E2A2F-8CED54-A1B409-4E845F-B38C62-B24436.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Plastik sanayisinin çatı kuruluşu PLASFED Başkanı şunları söyledi:</p><p></p><p></p><p>Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2,5 büyümesi, ekonominin direnç göstermeye devam ettiğini ortaya koyuyor. Ancak büyüme rakamlarının detaylarına baktığımızda, sanayi sektörünün yüzde 0,8 daralmış olması dikkatle değerlendirilmesi gereken önemli bir gelişmedir.</p><p>Sanayi yalnızca bir sektör değil, ekonominin amiral gemisidir. Üretimin, ihracatın, istihdamın ve teknolojik dönüşümün merkezinde yer alan sanayi; ekonomideki tüm çarkların dönmesini sağlayan temel güçtür. Bu nedenle sanayide yaşanan her yavaşlama, orta ve uzun vadede büyüme performansını da doğrudan etkiler.</p><p>Bugün sanayiciler yüksek finansman maliyetleri, krediye erişim sorunları, artan enerji giderleri ve küresel talepteki yavaşlama gibi önemli zorluklarla mücadele ediyor. Buna rağmen üretmeye, yatırım yapmaya ve istihdam oluşturmaya devam ediyorlar. Ancak üretimin sürdürülebilirliği için sanayiyi destekleyen politikaların daha da güçlendirilmesi gerekiyor.</p><p></p><p>PMI endeksi 49,8’e yükseldi</p><p>Öte yandan bugün açıklanan İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI verileri de sanayi açısından umut veren bir tablo ortaya koydu. Nisan ayında 45,7 seviyesinde bulunan PMI endeksi mayıs ayında 49,8'e yükselerek Mart 2024'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Endeksin halen 50 eşik değerinin hemen altında bulunması imalat sanayinde daralmanın tamamen sona ermediğini gösterse de faaliyet koşullarındaki bozulmanın belirgin şekilde yavaşladığına ve üretim tarafında toparlanma eğiliminin güçlendiğine işaret ediyor. Ayrıca ihracat siparişlerinin yaklaşık 21 ay sonra ilk kez artış göstermesi de sanayinin önümüzdeki döneme ilişkin beklentilerini destekleyen önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.</p><p></p><p>Sanayi güçlendikçe üretim artacak</p><p>Özellikle yatırım ve işletme sermayesine erişimin kolaylaştırılması, üreticiye uygun maliyetli finansman imkanları sunulması, enerji maliyetlerinin azaltılması ve ihracatçının rekabet gücünü artıracak adımların atılması büyük önem taşıyor. Sanayi güçlendikçe üretim artacak, üretim arttıkça ihracat ve istihdam da büyüyecektir.</p><p>Açıklanan verilerde bilgi ve iletişim sektörünün yüzde 9,5 büyümesi, teknoloji yatırımlarının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Ancak güçlü ekonomiler, hizmet ve teknoloji sektörlerini güçlü bir üretim altyapısıyla destekleyen ülkelerdir. Türkiye de teknoloji ile sanayiyi birlikte büyüten bir kalkınma modeline odaklanmalıdır.</p><p>PLASFED olarak inanıyoruz ki Türkiye'nin sürdürülebilir büyüme, yüksek katma değerli üretim ve küresel rekabet hedeflerine ulaşmasının yolu sanayinin güçlendirilmesinden geçmektedir. Çünkü sanayi güçlü olduğunda ekonomi büyür, ekonomi büyüdüğünde ise Türkiye güçlenir.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sanayi üretimi mayısta 49,8'e yükseldi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-mayista-498e-yukseldi-7649/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-mayista-498e-yukseldi-7649/</id>
<published><![CDATA[2026-06-01T10:51:57+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-01T10:51:57+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_096C17-A1E2C6-5628F4-75DB05-5F06F5-9BBB5E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İSO Türkiye İmalat PMI anketinin mayıs ayı sonuçları açıklandı.</p><p></p><p>Eşik değer olan 50’nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre, nisanda 45,7 olan manşet PMI, mayısta 49,8’e yükselerek 50 eşik değerine önemli ölçüde yaklaştı.</p><p></p><p>Mart 2024’ten bu yana en yüksek düzeyinde gerçekleşen endeks, faaliyet koşullarındaki bozulmanın belirgin şekilde yavaşladığı yönünde sinyal verdi.</p><p></p><p>Mayıs ayı verileri, imalat sanayisi üretiminin yeniden artışa geçtiğini gösterdi. Böylece nisanda gözlenen sert yavaşlamanın ardından belirgin bir toparlanma kaydedildi. Anket katılımcıları, özellikle uluslararası pazarlardaki talep koşullarında iyileşme belirtilerine dikkati çekti.</p><p></p><p>Yeni ihracat siparişleri, 20 aylık yavaşlama döneminin ardından mayısta büyüme kaydetti. Toplam yeni siparişler ise ihracattaki toparlanmanın olumlu etkilerine rağmen hafif düştü. Yeni siparişlerde yavaşlama bildiren anket katılımcıları, bu durumu belirsizlik, fiyat artışları ve Orta Doğu’daki savaş ile ilişkilendirdi. İstihdam da azalmaya devam etti ancak düşüş, 2026’nın başından bu yana en düşük oranda gerçekleşti.</p><p></p><p>- Satın alma faaliyetleri iki yılı aşkın sürenin ardından ilk kez arttı</p><p></p><p>Bazı firmaların Orta Doğu’daki savaştan kaynaklanan fiyat artışlarına ve tedarik zinciri aksamalarına karşı emniyet stoku oluşturma çabaları, satın alma faaliyetlerinin iki yıldan uzun bir sürenin ardından ilk kez artmasını sağladı. Öte yandan, girdi stoklarındaki azalma nisana göre belirgin şekilde hız kesmekle birlikte devam etti.</p><p></p><p>Girdi maliyetleri keskin bir şekilde yükselmeyi sürdürdü. Anket katılımcıları bu durumun büyük ölçüde Orta Doğu’daki savaştan kaynaklandığını bildirirken özellikle akaryakıt, petrol, metal ve taşımacılık fiyatlarındaki artışa dikkati çekti. Bununla birlikte, girdi maliyetleri enflasyonu hafif gerileme kaydetti. Benzer bir eğilim nihai ürün fiyatları için de söz konusu oldu. Savaş aynı zamanda mayısta teslimat sürelerindeki uzamanın sürmesine ve tedarikçi performansının üst üste 7’nci ayda bozulmasına yol açtı.</p><p></p><p>- Üretim giyim ve deri ürünlerinde arttı, tekstilde yavaşladı</p><p></p><p>İSO Türkiye Sektörel PMI mayıs ayı raporu, ikinci çeyreğin ortası itibarıyla imalat sektörünün büyük bölümünde zorlu faaliyet koşullarının sürdüğüne işaret etti.</p><p></p><p>Üretim ve yeni siparişleri artan sektörler sınırlı sayıda kalırken enflasyonist baskılar yüksek seyrini korudu. Tedarikçilerin teslimat süreleri hemen hemen tüm sektörlerde arttı. Giyim ve deri ürünleri, nisanda olduğu gibi mayısta da üretim artışı kaydeden tek sektör oldu. Söz konusu artış, bir önceki aya göre hafif ivme kazandı.</p><p></p><p>Üretimde en belirgin yavaşlama ise tekstil ürünlerinde gerçekleşti. Mayısta giyim ve deri ürünleri sektörünün yeni siparişleri de üst üste ikinci kez arttı. Gıda ürünlerinde de yeni siparişler toparlandı. Üretimde olduğu gibi, yeni siparişlerde de en keskin yavaşlama tekstil sektöründe gözlendi. Uluslararası talep zayıf seyrini sürdürürken yeni ihracat siparişleri yalnızca kimyasal, plastik ve kauçuk ile giyim ve deri ürünlerinde arttı.</p><p></p><p>Kimyasal, plastik ve kauçuk sektörü ihracatta gösterdiği iyileşmeye rağmen güçlü enflasyonist baskılarla karşılaşmaya devam etti.</p><p></p><p>Girdi maliyetleri enflasyonu 4 yılı aşkın sürenin en yüksek düzeyinde gerçekleşirken satış fiyatlarında da belirgin artış gözlendi. Sektörde hem girdi hem de satış fiyatları, anket kapsamında izlenen 10 kategori arasındaki en hızlı yükselişi kaydetti.</p><p></p><p>Mayısta girdi maliyetlerinde en düşük oranlı artışlar gıda ürünleri ile giyim ve deri ürünlerinde gerçekleşti. Nihai ürün fiyatlarında en ılımlı artışın ölçüldüğü sektörler ise tekstil ürünleri ile kara ve deniz taşıtları oldu.</p><p></p><p>Tedarik zinciri aksamaları mayısta da raporun öne çıkan gelişmeleri arasında yer aldı. Makine ve metal ürünleri dışında tüm sektörlerde teslimat süreleri arttı. En belirgin gecikmeler kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe kaydedildi. Bu sektörün tedarikçi performansındaki bozulma Şubat 2024’ten bu yana en yüksek düzeyde gerçekleşti.</p><p></p><p>Mayıs ayı verileri, firmaların stok biriktirme çabasında olduğuna ilişkin bazı sinyaller verdi. Giyim ve deri ürünlerinde satın alma faaliyetleri artış kaydederken geri kalan 9 sektörün 6’sında satın alma hacmindeki daralma hız kesti. Bununla birlikte, girdi stoklarında artış yalnızca giyim ve deri ürünleri sektöründe gözlendi.</p><p></p><p>- “Mayısta Türk imalat sektörünün daha olumlu bir görünüm sergiledi”</p><p></p><p>Açıklamada endekse ilişkin değerlendirmesine yer verilen S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, mayısta Türk imalat sektörünün daha olumlu bir görünüm sergilediğini belirterek, ihracatın yeniden büyümeye geçmesinin üretimde ılımlı bir artışı beraberinde getirdiğini bildirdi.</p><p></p><p>Bu sayede satın alma faaliyetlerinin de arttığını kaydeden Harker, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p></p><p>“Bu artışın bir bölümü, Orta Doğu’daki savaşın yol açtığı aksamalara karşı emniyet stoku oluşturma çabasından kaynaklandı. Dolayısıyla, girdi maliyetlerinde süregelen keskin yükselişler ve tedarik zincirlerindeki gecikmeler dikkate alındığında mayısta gözlenen genişlemenin kalıcı olup olmayacağı belirsizliğini koruyor. İhracatın ardından toplam yeni siparişlerin de büyüme bölgesine geçip geçmeyeceği, önümüzdeki ayların seyrinde belirleyici olacak.”</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">TCK BY Kıraç'tan Türkiye sanayisinde yeni dönem</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tck-by-kiractan-turkiye-sanayisinde-yeni-donem-5463/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tck-by-kiractan-turkiye-sanayisinde-yeni-donem-5463/</id>
<published><![CDATA[2026-05-22T07:42:54+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-22T07:42:54+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5B403C-013AB0-286A3F-266BFC-FFC7AD-D58806.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Galvaniz teknolojileri, yol güvenliği sistemleri, enerji altyapıları ve savunma sanayine yönelik üretim alanlarında faaliyet gösteren TCK by Kıraç A.Ş., düzenlediği basın toplantısında yeni yatırım planlarını, üretim kapasitesini güçlendirecek hamlelerini ve ihracat hedeflerini paylaştı.</p><p>Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serkan Malçok, şirketin son yıllarda farklı üretim alanlarında entegre bir sanayi yapısı oluşturduğunu belirterek, yeni yatırımlarla üretim kapasitesini ve küresel rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini söyledi.</p><p>&nbsp;1,35 Milyar TL’lik Üretim Yatırımı</p><p>TCK by Kıraç’ın Bozüyük Organize Sanayi Bölgesi’nde hayata geçirdiği yeni üretim kampüsü, yaklaşık 1,35 milyar TL yatırım büyüklüğü ile şirketin son dönemdeki en önemli sanayi yatırımları arasında yer alıyor.</p><p>Toplam 54.476 m² alan üzerine kurulan ve yaklaşık 30.000 m² kapalı alana sahip tesis, yüksek otomasyon altyapısı, robotik üretim sistemleri, sıcak daldırma galvanizleme, otomatik paketleme hatları ve dijital izlenebilirlik sistemleriyle faaliyet gösteriyor.</p><p>Şirket tarafından yapılan açıklamaya göre tesis, çelik altyapı üretiminde yüksek verimlilik ve üretim kapasitesi hedefi doğrultusunda konumlandırılırken; ilk etapta 222 kişiye istihdam sağlayan yatırımda çalışan sayısı yaklaşık 350 kişiye ulaştı.</p><p>Serkan Malçok, üretim yatırımlarının odağında verimlilik, teknoloji ve ölçeklenebilir üretim altyapısının bulunduğunu belirterek şunları söyledi: “Sanayi yatırımlarında yalnızca kapasite artışına değil; yüksek kalite standardı, verimli üretim ve sürdürülebilir altyapıya odaklanıyoruz. Yeni tesislerimizle birlikte hem üretim kabiliyetimizi hem de ihracat gücümüzü artırmayı hedefliyoruz.”</p><p>Savunma Sanayine Bursa Başköy’de Yeni Teknoloji Yatırımı</p><p>Basın toplantısında öne çıkan başlıklardan biri de Bursa Başköy’de devam eden savunma sanayi ve ileri üretim teknolojileri yatırımı oldu.</p><p>Şirket, inşaat sürecinde sona yaklaşılan yatırım kapsamında yeni nesil makine ve ekipman yatırımlarına ilişkin fizibilite çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.</p><p>Yatırımın; savunma sanayi altyapıları, radar ve görüntüleme sistemleri, yüksek dayanımlı özel çelik çözümleri, kritik saha yapıları ve akıllı güvenlik altyapıları alanlarında üretim kapasitesini artırması hedefleniyor.</p><p>Serkan Malçok, savunma sanayinde güçlü üretim altyapısı ve yerli tedarik zincirinin önemine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Savunma sanayisinde sürdürülebilir büyümenin en önemli unsurlarından biri güçlü yerli üretim kapasitesi ve yüksek kalite standartlarına sahip tedarik zinciridir. Bu alandaki yatırımlarımızı uzun vadeli bir perspektifle sürdürüyoruz.”</p><p></p><p>İhracatta Hedef Yeni Pazarlar</p><p>TCK by Kıraç, ihracat odaklı büyüme stratejisi kapsamında Avrupa, Balkanlar, Körfez ülkeleri, Kuzey Afrika ve Amerika pazarlarına odaklanıyor.</p><p>Romanya ve Gürcistan’daki operasyonlarını büyüten şirket, önümüzdeki dönemde Polonya, Kazakistan ve ABD pazarlarında daha aktif rol almayı hedefliyor.</p><p>Şirket yönetimi, orta vadede ihracat payını yaklaşık %70 seviyesine çıkarmayı planladıklarını açıkladı.</p><p>Öte yandan TCK by Kıraç, SAHA EXPO kapsamında Norveç merkezli Nordic Deployment ile iş birliği anlaşması imzaladığını duyurdu. Şirket, söz konusu iş birliğinin savunma sanayi ve kritik saha altyapıları alanındaki küresel büyüme hedeflerine katkı sağlamasını bekliyor.</p><p>Yol Güvenliği, Solar Enerji ve Savunma Sanayinde Büyüme Odağı</p><p>TCK by Kıraç, büyüme stratejisini yol güvenliği sistemleri, solar enerji altyapı çelikleri ile savunma ve kritik altyapı çözümleri olmak üzere üç temel üretim alanı üzerine kurguluyor. Şirket; otoyol bariyerlerinden motosiklet dostu güvenlik sistemlerine, çarpışma yastıkları ve ses bariyerlerinden solar taşıyıcı sistemlere, radar direklerinden özel mühendislik yapılarına kadar geniş bir üretim yelpazesinde faaliyet gösteriyor.</p><p>Basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serkan Malçok, özellikle stratejik sektörlerde teknoloji odaklı üretim kapasitesini artırmaya yönelik yatırımlara öncelik verdiklerini belirterek, yol güvenliği, enerji altyapıları ve savunma sanayi alanlarında üretim kabiliyetlerini güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Malçok, ihracat odaklı büyüme stratejisi kapsamında yüksek katma değerli üretim alanlarında yeni pazarlardaki etkinliği artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Otomasyon odaklı kaynak çözümleri sanayinin dönüşümüne yön verecek</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/otomasyon-odakli-kaynak-cozumleri-sanayinin-donusumune-yon-verecek-3024/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/otomasyon-odakli-kaynak-cozumleri-sanayinin-donusumune-yon-verecek-3024/</id>
<published><![CDATA[2026-05-21T02:42:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-21T02:42:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_948B66-8514A3-68C272-AE82EF-226DAE-2908FE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kaynak teknolojilerinden enerji yönetimine uzanan geniş çözümleriyle global ölçekte lider teknoloji şirketleri arasında yer alan Fronius,10-13 Haziran tarihlerinde düzenlenecek WIN Eurasia Fuarı’nda sektör profesyonelleriyle buluşmaya hazırlanıyor. Fuarda, robotik ve otomasyon odaklı kaynak teknolojileriyle öne çıkacak olan şirket, 6. Salon, A140 numaralı standında yüksek verimlilik ve kaliteyi bir arada sunan sistemleriyle üretimin geleceğine ışık tutmayı hedefliyor.&nbsp;</p><p></p><p>Fronius, fuar kapsamında otomasyon çözümlerini odağına alırken, portföyündeki yenilikçi ürün gamını da ziyaretçilere sunacak. Handling to Welding (HTW) hücresi, CWC-S ve mobil cobot çözümü CWC-Mobile fuarın öne çıkan teknolojileri arasında yer alacak. Özellikle mobil yapısıyla dikkat çeken CWC-Mobile, farklı büyüklükteki parçalar arasında kolayca konumlandırılabilen kompakt tasarımı ve CE uyumlu güvenlik konseptiyle esnek üretim ihtiyaçlarına yanıt veriyor. CWC-Mobile, ayrıca duman emme ünitesi, mobil yansıma koruması ve kişisel koruyucu ekipmanları içeren entegre güvenlik donanımlarıyla tam kapsamlı CE uyumlu bir güvenlik paketi sunarak operatör güvenliğini üst seviyeye taşıyor. Bunun yanı sıra, manuel uygulamalar için geliştirilen yeni nesil MIG/MAG kaynağı çözümü Fortis ve TIG segmentindeki Artis 300 de fuarda sergilenecek ürünler arasında bulunuyor. Özellikle manuel MIG/MAG kaynak tarafında eski TransSteel serisinin yerini alan Fortis, çelik uygulamalarının yanı sıra alüminyum ve paslanmaz çelik gibi farklı malzemelerde de üstün kaynak performansı ve geniş proses hakimiyeti sunuyor.</p><p></p><p>Entegre güvenlik donanımlarıyla çalışan sağlığı koruma altında</p><p>WIN Eurasia’nın sektördeki dönüşümü gözlemlemek için kritik bir nokta olduğunu belirten Türkiye Kaynak Teknik Operasyonlar Müdürü Erdem Davulcu, fuara dair beklentilerini şu sözlerle aktardı: “WIN Eurasia bizim için sadece ürün sergilediğimiz bir alan değil; iş ortaklarımızla bir araya geldiğimiz, sahadaki gerçek ihtiyaçları konuştuğumuz stratejik bir buluşma noktası. Bugün üretimde hız ve kalite artık bir standart, ancak asıl farkı 'esneklik' yaratıyor. Biz de otomasyon çözümlerimizi tam olarak bu esnekliği sağlamak üzere kurguluyoruz. Özellikle HTW hücresi ve cobot sistemlerimiz, operatörün yükünü alan, karmaşık üretim senaryolarına saniyeler içinde uyum sağlayabilen yapılar. CWC-Mobile ise mobiliteyi güvenlikten ödün vermeden sunduğu için sahada büyük ilgi görüyor. Amacımız, teknolojiyi operatörle karşı karşıya getirmek değil, onları aynı verimli sürecin birer parçası haline getirmek.”</p><p></p><p>“Sahada değişen ihtiyaçlara hızlı çözümlerle cevap veriyoruz”</p><p>Manuel kaynak çözümlerindeki yeniliklere de değinen Davulcu, sahadaki pratik uygulama avantajlarını şöyle vurguladı: “Sadece otomasyonda değil, manuel kaynak tarafında da çıtayı yukarı taşıyoruz. Yeni Fortis serimiz ve Artis 300, aslında sahadaki kaynakçının işini ne kadar kolaylaştırabildiğimizin birer kanıtı. Kararlı ark yapısı ve çoklu proses yeteneği, en zorlu malzemelerde bile kullanıcıya tam kontrol sağlıyor. Fronius olarak tüm bu teknolojik gelişimi, ISO 9001:2015 standartlarıyla tescillenen kalite disiplinimizle birleştiriyoruz. Nihayetinde hedefimiz belli: Sahaya sadece bir makine değil; güvenilir, sürdürülebilir ve yüksek kaliteli bir üretim kültürü sunmak.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sanayi üretici fiyatları aylık yüzde 3,48 arttı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretici-fiyatlari-aylik-yuzde-348-artti-6553/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretici-fiyatlari-aylik-yuzde-348-artti-6553/</id>
<published><![CDATA[2026-05-20T18:47:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-20T18:47:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9991A0-5DB98B-133988-DF6435-588A64-0F77FB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nisan ayına ilişkin toplam sanayi üretici fiyat endeksi göstergelerini yayımladı.</p><p></p><p>Buna göre, endeks geçen ay bir önceki aya kıyasla yüzde 3,48, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30,6, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 12,34 ve 12 aylık ortalamalara kıyasla yüzde 27,95 yükseldi.</p><p></p><p>Sanayinin alt sektörlerinin yıllık değişimlerine bakıldığında, madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 41,73, imalatta yüzde 31,87, elektrik, gaz, buhar ile iklimlendirme üretimi ve dağıtımında yüzde 7,19, su temini, kanalizasyon, atık yönetimi ve iyileştirme faaliyetlerinde yüzde 38,26 artış görüldü.</p><p></p><p>Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri dikkate alındığında, ara mallarında yüzde 27,28, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 31,28, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 32,98, enerjide yüzde 46,73 ve sermaye mallarında yüzde 25,01 yükseliş gerçekleşti.</p><p></p><p>- Aylık değişimler</p><p></p><p>Sanayinin alt sektörlerinin aylık değişimleri incelendiğinde ise madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 7,78, imalatta yüzde 3,83, su temini, kanalizasyon, atık yönetimi ve iyileştirme faaliyetlerinde yüzde 2,02 artış kaydedilirken, elektrik, gaz, buhar, iklimlendirme üretimi ve dağıtımı ise yüzde 4,96 azaldı.</p><p></p><p>Ana sanayi gruplarının aylık değişimlerine bakıldığında, ara mallarında yüzde 3,59, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 2,51, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 2,63, sermaye mallarında yüzde 2,44 ve enerjide yüzde 7 artış kaydedildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türk çeliği ile demir ve demir dışı metalleri Avrupa'da güç kazandı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-celigi-ile-demir-ve-demir-disi-metalleri-avrupada-guc-kazandi-9009/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-celigi-ile-demir-ve-demir-disi-metalleri-avrupada-guc-kazandi-9009/</id>
<published><![CDATA[2026-05-15T02:23:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-15T02:23:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5D6E9F-13119C-656A9D-979563-5D5F1C-014960.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin nisan ayı ihracatı yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolar oldu. Bu ayda Türkiye geneli demir ve demir dışı metaller ihracatı 2025 yılının eş değer dönemine göre yüzde 26,1 artışla 1,4 milyar dolar, çelik sektörü ihracatı ise yüzde 10,6 artışla 1,4 milyar dolara ulaştı. Bu iki sektör birlikte değerlendirildiğinde, 2,8 milyar dolarlık ihracat hacmiyle Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 12,6’sını oluşturdu.</p><p>Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği’nin (ADMİB) nisan ayı performansına bakıldığında; demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 23,7 artışla 77 milyon dolar, çelik ihracatı ise yüzde 60,7 artışla 234 milyon dolar oldu.&nbsp;</p><p></p><p>Avrupa’da güçlü büyüme, Ukrayna’da dikkat çekici performans</p><p>Nisan ayında Türkiye geneli demir çelik ihracatında Almanya ilk sırada yer aldı. Bu ülkeyi sırasıyla İtalya, Birleşik Krallık, Romanya ve ABD izledi. İlk 10 pazar içinde en fazla artışlar yüzde 58 ile Birleşik Krallık, yüzde 54 ile Romanya, yüzde 51 ile Ukrayna’ya yapılan ihracatta kaydedildi.</p><p>ADMİB’in nisan ayı ihracatında ilk sırada Ukrayna yer aldı. Bu ülkeyi Romanya, Mısır, Fas ve Birleşik Krallık takip etti. ADMİB’in ihracatında ise en dikkat çekici artışlar yüzde 1705 ile Bosna Hersek, yüzde 784 ile Ukrayna, yüzde 344 ile Romanya, yüzde 281 ile Fas ve yüzde 269 ile Birleşik Krallık’a yapılan ihracatta görüldü.&nbsp;</p><p></p><p>“İhracattaki ivmeyi yıl sonuna taşımak istiyoruz”</p><p>Nisan ayı verilerini değerlendiren ADMİB Başkanı Rahmi İncetan, Avrupa pazarında talebin yeniden canlanmaya başladığını, Ukrayna başta olmak üzere yakın coğrafyalarda Türk üreticisine yönelik ilginin arttığını ifade etti. Elde edilen büyümenin yılın geri kalanında da korunmasının öncelikli hedefleri olduğunu vurgulayan İncetan, şunları söyledi:&nbsp;</p><p>“Birliğimiz özelinde özellikle Ukrayna, Romanya, Fas ve Birleşik Krallık pazarlarında kaydedilen güçlü artışlar, bölgesel çeşitlenme stratejimizin karşılık bulduğunu gösteriyor. Ukrayna’nın yeniden yapılanma sürecine yönelik beklentiler ve Avrupa’daki tedarik arayışı sektörümüz açısından önemli fırsatlar oluşturuyor. Bizim hedefimiz yalnızca dönemsel artışlar değil, ihracatta yakalanan büyümeyi yıl sonuna kadar kalıcı hale getirmek. Bu doğrultuda katma değerli üretime, yeni pazarlara ve rekabetçiliği güçlendirecek adımlara odaklanmayı sürdüreceğiz.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Sanayici Karanlık Oda'da boğuluyor"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayici-karanlik-odada-boguluyor-359/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayici-karanlik-odada-boguluyor-359/</id>
<published><![CDATA[2026-05-15T02:14:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-15T02:14:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_98454D-2C8598-F24A83-AF5C44-324AB2-E0B542.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><b>Hakan ÖZBAY</b></p><p></p><p>Küresel ekonominin bıçak sırtında ilerlediği, İran-İsrail geriliminin stagflasyonist etkilerinin hissedilmeye başlandığı bir konjonktürde, Türk sanayicisi yüksek enflasyon ve sıkı para politikasının yarattığı cenderede hayatta kalma mücadelesi veriyor. İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) mayıs ayı Meclis Toplantısı’nda konuşan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, makroekonomik istikrar arayışının mikro düzeydeki üreticiyi uçuruma sürüklememesi gerektiği konusunda çarpıcı uyarılarda bulundu.</p><p></p><p>Şirketlerin işletme sermayesi ihtiyacının zirveye çıktığı ancak finansmana erişimin bürokratik engellerle adeta “imkansızlaştırıldığı” bu dönemin röntgenini çeken Bahçıvan, ekonomi yönetimine mevcut programın sahadaki gerçeklerle güncellenmesi çağrısını yaptı.</p><p></p><p>FAİZİNİ PEŞİN ÖDEDİĞİN KREDİYE TEMİNAT MEKTUBU</p><p></p><p>İhracatın finansmanında can damarı olan reeskont kredilerinde yaşanan süreç, Bahçıvan’ın konuşmasında kurumsal bürokrasinin ulaştığı boyutu gözler önüne serdi. Kredi kullanan firmaların karşılaştığı tabloyu tüm şeffaflığıyla ortaya koyan Bahçıvan, durumu şu sözlerle özetledi:</p><p>“Bu kredilerde akıllara sığmayan bir teminat mektubu sistemsizliği çalışıyor. Firmalar zaten faizini peşin ödedikleri, total riskin yüzde yüzü kadar karşılığına bir teminat mektubu vermek zorunda kalıyorlar. Adeta karanlık bir odaya, boşluğa verilen bir teminat!”</p><p>Sıfır riske rağmen bankaların teminat mektubu komisyonlarını akıl almaz derecede artırdığına ve firmaların halihazırda daralmış kredi limitlerinin yok yere işgal edildiğine dikkat çeken bu tablo, masa başında alınan kararların reel sektörün günlük yaşamında nasıl bir kurumsal beyaz yaka komedisine dönüştüğünü kanıtlar nitelikte. Ayrıca faiz giderlerinin peşin ödenmesine rağmen 12 aya yayılarak muhasebeleştirilmesi zorunluluğu, sanayicinin üzerine ekstra bir vergi ve belgesel yük bindiriyor.</p><p></p><p>PMI VERİLERİ ALARM VERİYOR</p><p></p><p>Dış ve iç talebin eş anlı zayıfladığı bir ortamda maliyetlerin hızla artmasının üretim kapasitesine verdiği zarar rakamlara da yansımış durumda. İSO Türkiye İmalat PMI verilerinin Mart ayında 1.4, Nisan ayında ise 2.2 puan azalarak Eylül 2024’ten bu yana en düşük seviyelerini gördüğünü belirten Bahçıvan, ihracatçı sektörlerde stres birikiminin hızlandığına işaret etti. Dahilde İşleme Rejimi gibi sanayiciyi küresel arenada rekabetçi kılan can simidi uygulamaların da farklı bakanlıkların uyumsuz kararlarıyla sık sık tıkanması, ihracatçının nefesini kesiyor.</p><p></p><p>DÖNÜŞÜM FATURASI SADECE SANAYİCİYE KESİLEMEZ</p><p></p><p>Meclis konuşmasının bir diğer stratejik başlığı ise yeşil ve dijital dönüşümün maliyetiydi. Yapay zeka ve büyük veri analitiğinin üretim hatlarına entegrasyonundan, karbon nötr hedeflerine kadar uzanan süreçte devasa bir bütçe gerekiyor. “Sanayicimiz bu dönüşümlerin ağır maliyetini tek başına karşılayamaz” diyen Bahçıvan, Dünya Bankası ve Avrupa Kalkınma Bankası gibi uluslararası kurumların yeşil fonlarının erişilebilir kılınması gerektiğini belirtti. Nitelikli insan kaynağı açığına da değinen Bahçıvan, en modern makinelerin bile yetkin iş gücü olmadan “eksik kalmaya mahkum” olduğunu vurgulayarak, mesleki yeterlilik belge maliyetlerinin Çalışma Bakanlığı tarafından desteklenmesini talep etti.</p><p></p><p>FİYAT İSTİKRARI MI ÜRETİM KAPASİTESİ Mİ?</p><p></p><p>Enflasyonla mücadeleyi bir kenara bırakma lüksü olmadığını kabul eden sanayi cephesi, diğer taraftan “hastayı iyileştirirken öldürme” riskine dikkat çekiyor. Ekonomi yönetiminin acil müdahalelerde (faiz artışları, kur koruma) başarılı olduğunu belirten Bahçıvan, artık sürecin “kalıcı hasar” bırakmadan yönetilmesi gerektiğini şu kritik ifadelerle vurguladı:</p><p>“Fiyat istikrarı ile üretim korumasını birbiriyle çelişen hedefler olarak asla kurgulamamalıyız. İç ve dış talebin eş anlı zayıfladığı, maliyet baskılarında muazzam artışların yaşandığı bir ortamda, aşırı zorlayıcı finansman koşulları üretim kapasitemizde kalıcı hasar riskini beraberinde getirmektedir.”</p><p></p><p>OVP (Orta Vadeli Program) hedeflerinin küresel sarsıntılar (özellikle İran-İsrail gerilimi sonrası petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artışın cari açıkta yarattığı 3-4 milyar dolarlık yük) nedeniyle sapma riski taşıdığını belirten İSO Başkanı, çözümün teknoloji, verimlilik ve akılcı finansman kanallarının derhal açılmasından geçtiğini söyledi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Metal endekste birim fiyatlar rekor kırdı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/metal-endekste-birim-fiyatlar-rekor-kirdi-641/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/metal-endekste-birim-fiyatlar-rekor-kirdi-641/</id>
<published><![CDATA[2026-05-15T02:07:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-15T02:07:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_16629A-EA13DE-137E77-1B7234-93E779-83B4B1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) tarafından hazırlanan TR-METALENDEKS Türkiye Metal Sanayi İhracat Endeksi’nin 2026 yılı Nisan ayı sonuçları açıklandı.&nbsp;</p><p>Endeks verileri, 2026 yılına sert bir düşüşle başlayan ancak Şubat ve Mart aylarında toparlanma eğilimine giren metal sanayinin, Nisan ayında yerini sert ve güçlü bir yükselişe bıraktığını gösterdi. 2026 Nisan ayı, jeopolitik krizlerin ihracat rotalarını Türkiye'ye çevirmesinin hacimsel etkileri ve rekor kıran birim fiyatların birleşimiyle, metal sanayi ihracatı için her anlamda zirvelerin test edildiği tarihi bir ay olarak kayıtlara geçti.&nbsp;</p><p>KÜRESEL GELİŞMELER MİKTAR ENDEKSİNİ YÜKSELTTİ</p><p>İhracat miktar endeksi, Mart ayındaki 118,80 seviyesinden Nisan ayında yüzde 16,4 oranında güçlü bir artışla 138,29 seviyesine yükseldi. Geçen yılın Nisan ayına göre de yüzde 10,3’lük bir büyüme görüldü. Endeks verilerine göre ton bazında bakıldığında ise ihracat büyümesi daha net bir şekilde ortaya çıktı. Mart ayında 218 bin 41 ton olan metal sanayi ihracatı, Nisan ayında yüzde 16,4 artışla 253 bin 814 tona ulaştı. İDDMİB raporuna göre bu dikkat çekici sıçramanın temel nedeni, 28 Şubat 2026 tarihinde başlayan ABD-İsrail-İran savaşı kaynaklı jeopolitik gerilimler nedeniyle Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz'in büyük ölçüde kapatılması oldu. Bu gelişme kg-adet bazında Türkiye'nin metal sanayi ihracatına olumlu bir etki sağladı.&nbsp;</p><p>BİRİM FİYATLAR 5,45 DOLARA ULAŞTI&nbsp;</p><p>Öte yandan son aylarda süregelen fiyat artış eğilimi, Nisan ayında da ivmelenerek devam etti. Mart ayında 5,30 dolar/kg olan ihracat birim fiyatı, Nisan ayında yüzde 2,9 oranında artarak 5,45 dolar/kg seviyesine çıktı. Raporda, bu seviyenin endeks çalışmasının başladığı 2019 yılından bu yana ulaşılan en yüksek rakam olduğuna dikkat çekildi.&nbsp;</p><p>Miktar bazındaki çift haneli büyüme ve birim fiyatlardaki rekor artış, ihracat gelirlerine de pozitif yansırken, değer endeksinin rekor kırmasını sağladı. Mart ayında 168,31 olan ihracat değer endeksi, Nisan ayında yüzde 19,8 artarak 201,55 seviyesine yükseldi ve son bir yılın en&nbsp;</p><p></p><p>yüksek değerine ulaştı. Tutar bazında metal sanayi ihracatı ise Mart ayındaki 1 milyar 155 milyon dolar seviyesinden, Nisan ayında 1 milyar 383 milyon dolara tırmandı.&nbsp;</p><p>ALT SEKTÖRLERİN TAMAMI YÜKSELDİ</p><p>Alt sektörlere bakıldığında da, 6 ana sektörün tamamında, miktar, değer ve birim fiyat bazında topyekûn bir yükseliş yaşandığı görüldü.&nbsp;</p><p>Alüminyumda miktar endeksi 137,8’den 165,2’ye hızlı bir şekilde yükselirken, değer endeksi ise 181,9’dan 229,5’e ulaşarak ayın en dikkat çekici büyümelerinden birini sergiledi. Aynı dönemde birim fiyatlar da 4,91 dolardan 5,17 dolara çıktı. Bakırda miktar endeksi 114,9’dan 129,1’e, değer endeksi ise 214,7’den 242,5’e yükseldi. Birim fiyatlar 13,01 dolardan 13,07 dolar/kg seviyesine çıkarak yüksek seyrini devam ettirdi. Armatür sektöründe miktar endeksi 97,8'den 112,5'e, değer endeksi ise 138,8'den 163,5'e çıkarak güçlü bir toparlanma gösterdi. Bu alt sektörde birim fiyatlar 7,14 dolardan 7,32 dolara ulaştı.&nbsp;</p><p>Döküm sektöründe miktar endeksi 110,6'dan 128,0'a, değer endeksi 140,3'ten 166,7'ye sıçrarken, birim fiyatı 6,37 dolardan 6,54 dolara yükseldi. Benzer şekilde hırdavat alt sektörü Mart ayındaki artışını sürdürerek miktar endeksini 119,3’ten 122,1’e, değer endeksini 139,9’dan 158,3’e taşıdı. Birim fiyatlar da 2,56'dan 2,83 dolara çıktı. Mutfak Eşyaları sektöründe miktar endeksi 87,1’den 100,5’e, değer endeksi ise 111,2'den 130,2'ye çıkarak toparlanmasını sürdürdü. Birim fiyatlar da 4,60 dolardan 4,67 dolara yükseldi.</p><p>ÇETİN TECDELİOĞLU: TÜRKİYE ALTERNATİF TEDARİK MERKEZİ HALİNE GELDİ</p><p>İDDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu, küresel ticarette yaşanan kırılmaların Türkiye metal sanayisi açısından yeni fırsat alanları oluşturduğunu belirterek, Nisan ayında kaydedilen yükselişin yalnızca miktarsal değil, katma değer açısından da tarihi bir performansa işaret ettiğini söyledi. Tecdelioğlu, “TR-METALENDEKS verileri, sektörümüzün kriz dönemlerinde dahi hızlı refleks gösterebildiğini ve küresel tedarik zincirlerindeki değişimlere güçlü şekilde adapte olabildiğini ortaya koyuyor. Nisan ayında hem miktar hem değer hem de birim fiyat endekslerinde aynı anda yaşanan yükseliş, Türk metal sanayisinin rekabet gücünü ve esnek üretim kabiliyetini net şekilde gösterdi.” dedi.</p><p>Jeopolitik gelişmelerin ihracat rotalarında önemli değişimlere yol açtığını ifade eden Tecdelioğlu, özellikle Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz hattında yaşanan sorunların Türkiye’yi alternatif tedarik merkezi haline getirdiğine dikkat çekti. Tecdelioğlu, “Türk metal sektörü; hızlı teslimat avantajı, üretim altyapısı ve yüksek kalite standardıyla küresel alıcıların güvenli limanı olmaya devam ediyor. Bu süreçte kilogram başına ihracat birim fiyatımızın 5,45 dolara ulaşarak endeks tarihinin en yüksek seviyesine çıkması da sektörümüzün daha yüksek katma değerli üretime yöneldiğinin önemli bir göstergesidir.” ifadelerini kullandı.</p><p>Metal sanayisinin 2026 yılına zorlu başladığını ancak sektörün kısa sürede güçlü bir toparlanma gösterdiğini vurgulayan Tecdelioğlu, “Alt sektörlerin tamamında eş zamanlı büyüme yaşanması son derece kıymetli. Alüminyumdan bakıra, dökümden mutfak eşyalarına kadar geniş bir yelpazede güçlü artışlar görüyoruz. Önümüzdeki dönemde küresel ticarette normalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte Türk metal sanayisinin ihracatta çok daha güçlü bir ivme yakalayacağına inanıyoruz.” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Çayeli Bakır'a çifte ödül</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/cayeli-bakira-cifte-odul-217/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/cayeli-bakira-cifte-odul-217/</id>
<published><![CDATA[2026-05-15T02:03:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-15T02:03:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EA0C56-043F6E-57B608-640FB0-E37615-DD613D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin yeraltı madenciliği alanındaki önemli kuruluşlarından Çayeli Bakır, iş sağlığı ve güvenliği kültürünün merkezine çalışanlarını alan uygulamalarıyla uluslararası arenada dikkat çekiyor. Çayeli Bakır, yıllar içinde oluşturduğu güçlü iş sağlığı ve güvenliği kültürünü, çalışan katılımını esas alan DÜŞÜN! İş Emniyet Programı ile daha da güçlendirdi. Şirket, iş güvenliği alanında dünyanın en saygın kuruluşları arasında gösterilen Royal Society for the Prevention of Accidents (RoSPA) ile British Safety Council (BSC) tarafından iki önemli ödüle layık görüldü.</p><p>Çayeli Bakır, RoSPA Sağlık ve Güvenlik Ödülleri’ne yaptığı ilk başvuruda “Gold Award” kazanarak önemli bir başarı elde etti. 70 yılı aşkın geçmişe sahip RoSPA ödül programı; iş kazalarının önlenmesi, çalışan güvenliğinin geliştirilmesi ve sürdürülebilir iş sağlığı kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla dünyanın dört bir yanından şirketleri değerlendiriyor. Her yıl yaklaşık 2.500 başvurunun yapıldığı programda, 60’tan fazla ülkeden kuruluş yer alıyor.</p><p>British Safety Council tarafından verilen Uluslararası İş Güvenliği Ödülleri’nde ise Çayeli Bakır, “Merit” kategorisinde ödüllendirildi. Bu kategori; iş kazalarını ve meslek hastalıklarını önlemeye yönelik etkili yönetim anlayışı, çalışan refahını önceleyen yaklaşım ve sürdürülebilir güvenlik uygulamalarıyla öne çıkan kuruluşları kapsıyor.&nbsp;</p><p>Köklü emniyet kültürü, DÜŞÜN! ile daha da güçlendi</p><p>Çayeli Bakır’ın elde ettiği bu iki ödül, şirketin yalnızca operasyonel başarılarını değil, aynı zamanda çalışan sağlığı ve güvenliğine yönelik yaklaşımını da uluslararası standartlarda sürdürdüğünü ortaya koyuyor. DÜŞÜN! İş Emniyet Programı, Tehlike Bildirimi, Dur ve Konuş, BİREY Kart gibi uygulamalarla mevcut güvenlik kültürü sahada daha görünür ve etkin hale getirilirdi.&nbsp;</p><p>Sürdürülebilir başarıya katkı sağlıyor</p><p>Çayeli Bakır’ın iş sağlığı ve güvenliği alanındaki çalışmaları, şirketin sürdürülebilir madencilik yaklaşımının temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Köklü güvenlik kültürü ve DÜŞÜN! ile güçlenen bu yapı; uluslararası standartlara uyumlu süreçler, sürekli iyileştirme odaklı yönetim anlayışı ve çalışan katılımını destekleyen uygulamalarla her yıl daha ileriye taşınıyor.</p><p>RoSPA ve British Safety Council tarafından verilen ödüller, Çayeli Bakır’ın sadece Türkiye’de değil, global ölçekte de örnek gösterilen iş güvenliği uygulamalarına sahip olduğunu ortaya koyarken; şirketin güvenli, sürdürülebilir ve insan odaklı üretim yaklaşımını bir kez daha tescillemiş oldu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Enflasyonla mücadeledeki kararlılığı sonuna kadar destekliyoruz"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/enflasyonla-mucadeledeki-kararliligi-sonuna-kadar-destekliyoruz-8214/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/enflasyonla-mucadeledeki-kararliligi-sonuna-kadar-destekliyoruz-8214/</id>
<published><![CDATA[2026-05-11T12:22:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-11T12:22:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E5BEAB-B38F57-E3E980-933D4E-2629A8-25C944.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ASO Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı, Oda meclis üyelerinin katılımıyla, Antalya'da bir otelde yapıldı.</p><p></p><p>Ardıç, toplantının açılışındaki konuşmasında Anneler Günü'nü kutladı.</p><p></p><p>ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın enerji fiyatlarını yüzde 60 düzeyinde yukarı çektiğine işaret eden Ardıç, "Yarın sabah ne olacağını bilmiyoruz. Navlun ve sigorta maliyetlerini yükseltti, tedarik zincirlerinde yeni kırılmalar yarattı. Oluşan belirsizlik, sanayicimizin üretim maliyetini, enerji, ham madde, ara malı ve teslimat süreleri üzerinden de artırdı." diye konuştu.</p><p></p><p>- "Ekonomi programının reel sektör ayağı desteklenmeli"</p><p></p><p>Enflasyonla mücadeledeki kararlılığı sonuna kadar desteklediklerini dile getiren Ardıç, "Ancak bu mücadelenin üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapasitesini zayıflatmadan yürütülmesi için ekonomi programının reel sektör ayağının güçlü tamamlayıcı adımlarla desteklenmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Ardıç, dünyada savaşların, jeopolitik çatışmaların, enerji şoklarının ve lojistik kırılmaların yaşandığına değinerek, şu ifadeleri kullandı:</p><p></p><p>"Savaşlar artık sadece cephede sonuç doğurmuyor, sigorta primlerinde, navlun fiyatlarında, ihracatçının teslim süresinde, enerji faturalarında, merkez bankalarının kararlarında sonuç doğuruyor. Bu durum, doğrudan sanayicimizin maliyetini ve KOBİ'mizin nakit akışını olumsuz etkiliyor. Sorun geçici bir fiyat artışı değildir, küresel ekonominin güven kaybetmesidir."</p><p></p><p>Teknoloji üreten, veriye hakim olan ve karbon yükümlülüklerine uyan ülkelerin bu süreçte öne çıkacağını vurgulayan Ardıç, Avrupa Birliği'ne (AB) karbon ayak izi için ödenecek ek verginin demir çelikten alüminyuma, çimentodan gübreye, elektrikten hidrojene kadar pek çok alanı etkilediğinin altını çizdi.</p><p></p><p>- "Yapay zekadan geri kalmanın bedelini pazar kaybıyla ödeyeceğiz"</p><p></p><p>Yapay zeka ve bu alanda yaşanan gelişmelere de değinen Ardıç, yapay zekanın tüm iş model ve süreçlerini kökten değiştirdiğine dikkati çekti.</p><p></p><p>Bu dönüşümün gerisinde kalmanın bedelini yalnızca verimlilik kaybıyla değil, doğrudan pazar kaybıyla ödeyeceklerini ifade eden Ardıç, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Burada çok önemli bir ayrım yapmamız lazım. Muhasebeyi hızlandırmak, raporlamayı kolaylaştırmak elbette önemlidir ama büyük yarış orada değil, üretimin kalbindedir. İşin sırrı teknolojiye erişimde değildir, işin sırrı veri, süreç ve organizasyon kültüründedir. Şunu hiç unutmayalım. Veriyi üretemeyen, süreci ölçemeyen üretimi dönüştüremez, ürünü değere çeviremez. Bugün geldiğimiz noktada, sanayi politikasını artık yalnızca teşvik, kredi ve yatırım yeri ile değil teknoloji, eğitim, finansman, lojistik, enerji, dijital altyapı ve kurumsal kapasiteyle birlikte tasarlamak zorundayız."</p><p></p><p>- "Türkiye, Avrasya'nın Brezilya'sı değil, Güney Kore'si olmalı"</p><p></p><p>Ardıç, yeni düzende Türkiye'nin önünde tarihi bir tercih durumu olduğuna işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:</p><p></p><p>"Brezilya gibi, ham maddeye, iç pazara ve dönemsel büyümeye yaslanan bir ekonomiyle mi yetineceğiz veya Güney Kore gibi teknolojiyi, ihracatı, markayı, verimliliği merkeze alan bir üretim/sanayi gücü mü olacağız? Konu yalnızca daha çok fabrika kurmak değildir. Asıl belirleyici olan hangi teknolojiyi ürettiğimizdir, ihracatta kilogram başına değerimizi ne kadar yükselttiğimizdir, sanayicimizin küresel rekabette ulaşacağı yüksek konumdur. Bizim tercihimiz çok net olmalıdır. Türkiye, Avrasya'nın Brezilya'sı değil, Güney Kore'si olmak zorundadır."</p><p></p><p>Pazar, alıcı, standart, teknoloji ve rakip gibi unsurların değişkenliğine dikkati çeken Ardıç, "Bu salondaki ortak fikir şudur. Sanayisizleşme riskinin önünde duracağız." dedi.</p><p></p><p>- "Yüksek teknoloji ligine sıçrama yapamıyoruz"</p><p></p><p>Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayisi ihracatı içindeki payının yıllardır yüzde 4 civarında sabit kaldığını dile getiren Ardıç, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"2025 sonu itibarıyla bu pay yüzde 3,8'dir. Yani yüksek teknoloji, ihracat yapımızın merkezine yerleşemedi. Orta-yüksek teknolojide görece olumlu bir tablo var. Otomotiv, makine, elektrikli ekipman, kimya ve savunma sanayisinde ciddi bir kapasite oluşturduk. Orta-yüksek teknolojinin imalat ihracatımız içindeki payı 2025'te yüzde 43,5'e yükseldi. Yani orta-yüksek teknoloji liginde güçleniyoruz ama yüksek teknoloji ligine geçişte beklenen sıçramayı yapamıyoruz."</p><p></p><p>- "Ankara'mızın 18,5 milyar dolarlık toplam ihracatının yaklaşık üçte biri savunmadan"</p><p></p><p>Ankara sanayisinin mevcut durumu hakkında da görüşlerini paylaşan Ardıç, savunma sanayisi, üniversiteler, teknoparklar, organize sanayi bölgeleri, kamu kurumları ve yüksek teknoloji kabiliyetlerinin aynı şehirde buluşmasının Ankara için büyük bir avantaj olduğunu belirtti.</p><p></p><p>Ardıç, söz konusu avantajları oluşturan aktörlerin ise birbirlerine temas etmediklerini vurgulayarak, kentin üretim gücü ve yenilik kapasitesinin geliştirilmesi adına bu aktörlerin ortak çalışmaları gerektiğini ifade etti.</p><p></p><p>Savunma sanayisinin Ankara'nın taşıyıcı kolonlarından olduğuna işaret eden Ardıç, şu değerlendirmede bulundu:</p><p></p><p>"Ankara'mızın 18,5 milyar dolarlık toplam ihracatının yaklaşık üçte biri savunmadan gelmektedir. Şehrimizde savunma sanayimiz için çalışan 50 bin nitelikli mühendis ve teknik personel, hem üretimimizin hem AR-GE yoğunluğumuzun kalbindedir. Bu doğal avantajı daha büyük bir fırsata dönüştürebilmemiz için savunma alanındaki ileri malzeme, yapay zeka, sensör, otonom sistem, siber güvenlik, test altyapısı ve AR-GE yetkinliğini, enerji, medikal cihaz, raylı sistemler, tarım teknolojileri, otomotiv elektroniği ve makine sektörlerine de aktarmamız şarttır."</p><p></p><p>Konuşmasının ardından Ardıç, 2025'teki faaliyetleri nedeniyle öne çıkan 5 komiteye "Yılın Komitesi" ödüllerini takdim etti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sanayide eski konfor dönemi bitti</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayide-eski-konfor-donemi-bitti-5519/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayide-eski-konfor-donemi-bitti-5519/</id>
<published><![CDATA[2026-05-11T02:28:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-11T02:28:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6B673A-F374A5-591CE0-A3243C-85C23C-6B8C09.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><b>Mustafa DENİZ</b></p><p></p><p>Türkiye’de sanayicinin zorlu bir dönemden geçtiğini ifade eden Güral, geçmişte daha rahat hareket edilen ekonomik koşulların artık bulunmadığını dile getirerek, “Maliyetler ciddi şekilde yükseldi. Bazı sektörler çok zorlanıyor. Eskiden alışık olunan performans ortamı artık yok ama buna rağmen herkes üretmeye, ihracat yapmaya ve borcunu ödemeye devam ediyor” dedi.</p><p></p><p>İhracatta “çok ülkeye satış” söyleminin gerçeği tam yansıtmadığını belirten Güral, ihracatın büyük bölümünün belirli pazarlarda yoğunlaştığını söyledi. Kendi şirketlerinin ihracatının yaklaşık yüzde 80’inin belli ülkelere yapıldığını ifade eden Güral, Avrupa pazarındaki durağanlığa dikkat çekti. Avrupa’da yeni yatırımların azaldığını, daha çok yenileme odaklı bir ekonomi oluştuğunu belirten Güral, “Bugün en hareketli pazarlar Amerika, Afrika ve Orta Doğu. Oralarda ciddi bir büyüme potansiyeli var” diye konuştu.</p><p></p><p>Yaklaşık 230 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini söyleyen Güral, düşük katma değerli üretim yerine kilogram değeri yüksek ürünlere odaklandıklarını vurguladı.</p><p></p><p>Klasik büyüme modeli sona erdi</p><p></p><p>Grup bünyesinde yaklaşık 4 bin 600 kişinin çalıştığını belirten Güral, bunların 1500’ünün turizm, yaklaşık 3 bininin ise sanayi tarafında görev yaptığını ifade etti. Seramik sektörünün emek, enerji ve sermaye yoğun bir alan olduğunu kaydeden Güral, klasik yöntemlerle büyüme döneminin sona erdiğini söyledi.</p><p></p><p>Teknoloji ve farklılaşmanın önemine dikkat çeken Güral, “Artık herkesin yaptığı işi yaparak büyüyemezsiniz. Teknolojiyle fark yaratmanız gerekiyor. Pazarda ayrışmanın yolu buradan geçiyor” dedi.</p><p></p><p>Amerika’da da operasyon yürüttüklerini belirten Güral, burada kurdukları satış merkezinde torununun görev yaptığını anlattı.</p><p></p><p><b>Turizm sanayiye göre daha kolay</b></p><p></p><p>Daha sonra turizm sektörüne girdiklerini belirten Güral, şehir otelciliği tecrübelerinin bu süreçte etkili olduğunu söyledi. Sanayinin çok daha zor bir alan olduğunu ifade eden Güral, “Üretim, satış, tahsilat ve finansman ayrı ayrı mücadele gerektiriyor. Turizmde ise müşteri ödemesini çıkarken yapıyor” diye konuştu.</p><p></p><p>Bugün grup cirosunun yaklaşık üçte birinin turizmden, üçte ikisinin ise sanayiden geldiğini aktaran Güral, aile yapısının iş hayatındaki başarı açısından belirleyici olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Ayrılık bize yeni enerji verdi</p><p></p><p>Aile şirketlerinin ayrılma sürecine de değinen Güral, kardeşleriyle yollarını ayırmalarının yaklaşık yedi yıl sürdüğünü belirtti. Sürecin sonunda herkesin kendi alanında büyümeye devam ettiğini kaydeden Güral, “Bazen zamanında ayrılmak yeni bir motivasyon yaratıyor” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p><b>Hisarcıklıoğlu’na destek mesajı</b></p><p></p><p>Rifat Hisarcıklıoğlu hakkında da değerlendirmelerde bulunan Güral, mevcut yönetimin devam etmesi gerektiğini düşündüğünü söyledi.</p><p></p><p>Hisarcıklıoğlu’nun iş dünyasında karşılığı olan bir isim olduğunu belirten Güral, uluslararası temsil gücüne dikkat çekti. TOBB seçim sürecinde birlikte yaklaşık 100 oda ve borsa gezdiklerini anlatan Güral, Hisarcıklıoğlu’nun zor dönemlerde mücadeleyi bırakmayan bir profil çizdiğini söyledi.</p><p></p><p>İş dünyası ile siyasetin hassas bir denge gerektirdiğini belirten Güral, Türkiye’nin geleceğinde iş dünyasından gelen temsil kabiliyeti yüksek isimlerin daha fazla rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Sanayimizi desteklemek amacıyla kapsamlı tedbirler alıyoruz"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayimizi-desteklemek-amaciyla-kapsamli-tedbirler-aliyoruz-8752/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayimizi-desteklemek-amaciyla-kapsamli-tedbirler-aliyoruz-8752/</id>
<published><![CDATA[2026-05-08T17:37:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-08T17:37:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FB0831-669A81-63A4E6-6D93D8-FD1C8B-0F22D6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şimşek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, mart ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini değerlendirdi.</p><p></p><p>Jeopolitik gelişmelerin yol açtığı belirsizlik ve yüksek enerji fiyatlarının küresel ölçekte ticaret ve talep üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Şimşek, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"İlk çeyrekte sanayi üretimi çeyreklik yüzde 0,2 artarken, eksik çalışma günlerinin de etkisiyle yıllık yüzde 1,3 daraldı. Mevcut küresel konjonktürden en az şekilde etkilenmek ve sanayimizi desteklemek amacıyla kapsamlı tedbirler alıyoruz."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Çayeli Bakır'da güvenlik bir öncelik değil, temel bir değer</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/cayeli-bakirda-guvenlik-bir-oncelik-degil-temel-bir-deger-4954/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/cayeli-bakirda-guvenlik-bir-oncelik-degil-temel-bir-deger-4954/</id>
<published><![CDATA[2026-05-08T10:53:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-08T10:53:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A0A5ED-6A294C-705379-C37D36-22B7B8-C7B019.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Çayeli Bakır, iş sağlığı ve güvenliğini yalnızca bir prosedürler bütünü olarak değil, kurumsal kültürünün temel bir parçası olarak ele alıyor. Sahada kararlılıkla uygulanan politikalar ve çalışanların aktif katılımını teşvik eden yaklaşım, emniyetli çalışma ortamının sürdürülebilirliğini sağlıyor. Şirket, her çalışanın güvenlik sürecinin ayrılmaz bir parçası olduğu bilinciyle hareket ederek, bireysel farkındalığı kurumsal refleks haline dönüştürüyor.</p><p></p><p>Bu yaklaşım, sadece fiziksel güvenliği değil, aynı zamanda çalışanların kendilerini ifade edebildiği, riskleri açıkça dile getirebildiği bir iş ortamını ve psikolojik güvenliği de beraberinde getiriyor. İş güvenliğinin ortak bir sorumluluk olduğu anlayışıyla hareket eden Çayeli Bakır, çalışanların bilinçli katkısını teşvik ederek sahada güçlü bir güvenlik kültürü oluşturuyor.</p><p></p><p>Çayeli Bakır, DÜŞÜN! İş Emniyet programı, saha uygulamaları ve çalışanlarının emniyet kültürüne bağlılığı sayesinde 2025 yılını kayıp zamanlı kaza olmadan tamamladı.</p><p>DÜŞÜN! İş Emniyet Programı iş güvenliği kültürünü güçlendiriyor</p><p>2023 yılında hayata geçirilen DÜŞÜN! programı, çalışanların işe başlamadan önce olası riskleri değerlendirmelerini, güvenli ekip çalışmasına yönelmelerini ve iş güvenliği farkındalığını içselleştirmelerini teşvik ediyor. Programın hayata geçirilmesinden bu yana yüksek seviyeli hadiseler %55 oranında azaldı. Çalışanların sürece aktif katılımı, iş güvenliği kültürünün gelişimini hızlandırdı. 2025 yılında çalışanlardan gelen 743 öneri, katılımcı ve sürekli gelişen bir güvenlik kültürünün oluştuğunu gösterdi. Ayrıca geçtiğimiz yıl verilen 1.300 saatlik eğitim uygulamalı örneklerle desteklenerek güvenli davranışların kalıcı hale gelmesine katkı sağladı.</p><p>Tehlikeli İşi Reddetme Politikası ve BİREY Kart uygulaması&nbsp;</p><p>Çayeli Bakır’da tüm çalışanlar, tehlikeli olduğunu düşündükleri işleri reddetmekle yükümlü. Bu politika, güvenlik kültürünü güçlendirirken çalışanların emniyetli davranışlarını destekliyor. Son 3 yılda “Tehlikeli İşi Reddetme” oranı %30 artış gösterirken, yalnızca 2025 yılında 312 tehlikeli iş reddinin kayda geçmesi bu yaklaşımın etkinliğini ortaya koyuyor.</p><p>Risk değerlendirmesi süreçlerinde BİREY Kart ile Dur ve Konuş uygulamaları öne çıkıyor. 2025 yılında 61.103 BİREY Kart doldurularak yılda çalışan başına ortalama 194 bireysel risk analizi yapıldı. 13.153 kez Dur ve Konuş uygulaması gerçekleştirildi.</p><p>Basit bir sohbetin hayat kurtarabileceği yaklaşımıyla geliştirilen Dur ve Konuş uygulaması, çalışanların işle ilgili risk gördüklerinde bu riskler hakkında konuşmalarını ve farkındalıklarını artırmalarını sağlıyor. Ayrıca ekip içi iletişimi de pekiştiriyor.&nbsp;</p><p>Sahada güvenlik kültürünü güçlendiren çalışan katkısı</p><p>Çalışan katılımını merkeze alan bu yaklaşım, sahadaki bireysel katkılarla da somut şekilde karşılık buluyor.</p><p>Vardiya Amiri Abdulkadir Geylani Yalçın, çalışma ortamındaki ve çevredeki tehlike ile riskleri zamanında fark ederek yapılan bildirimlerin olası kaza ve hadiselerin önüne geçilmesine önemli katkı sağladığını vurguladı. “Tehlike Bildirimi” uygulamasının daha emniyetli bir çalışma ortamı oluşturduğunu ifade etti.&nbsp;</p><p>Tesis Operatörü Ünal Yazıcı ise tehlike bildirimlerinin çalışma güvenliğine aktif katkı sunarken, sahadaki emniyet uygulamalarının temel amacının riskleri ortadan kaldırmak olduğunu belirtti. Yazıcı, herhangi bir tehlike durumunda mobil uygulama üzerinden yapılan bildirimlerin, Çayeli Bakır’da yerleşik hale gelen güçlü emniyet kültürünün bir yansıması olduğunu ve çalışanların birbirini gözetme anlayışının önemli bir parçasını oluşturduğunu dile getirdi.&nbsp;</p><p>Vardiya Amiri Niyazi Yılmaz “Dur ve Konuş” uygulamasının, risklerin önceden fark edilmesine katkı sağladığını söyledi. Ayrıca bu risklerin ekip içinde değerlendirildiğini ve böylece daha emniyetli bir şekilde çalıştıklarını belirtti.</p><p>Sahada yaptığı “Dur ve Konuş”lar ile Çayeli Bakır’ın emniyet kültürüne en çok katkı sunanlar arasında yer alan Mobil İş Makineleri Yeraltı Mekanik Teknikeri Emre Fakir de bu uygulamanın bilinçli hareket etme kültürünü geliştirdiğini ve çalışanlar arasındaki iletişimin güçlenmesine katkı sağladığını vurguladı. Ayrıca yapılan bildirimlerin takdir edilmesinin ve ödüllendirilmesinin çalışanları motive ettiğini ifade etti.</p><p>Kademeli denetimlerle sahada sürekli iyileşme</p><p>İş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının sahada etkili biçimde sürdüğünden emin olmak için son 3 yılda 2.710 saha denetimi ve 783 kademeli denetim gerçekleştirildi. Çayeli Bakır yöneticileri ve uzmanları tarafından yapılan bu iç denetimler; iş güvenliği yönetim sisteminin sahadaki etkinliğini ölçüyor ve gelişim fırsatlarını ortaya çıkarıyor.</p><p>DÜŞÜN! İş Emniyet Programı, yalnızca fiziksel güvenliği güçlendirmekle kalmıyor; çalışanların kendilerini özgürce ifade edebildiği bir iş ortamı oluşturulmasına da katkı sağlıyor. Çalışanların tehlikeli bir durumu bildirmekten ya da tehlikeli olduğunu düşündüğü bir işi reddetmekten çekinmemesi, psikolojik güvenliğin kurum kültürünün bir parçası haline geldiğini gösteriyor. Bu yaklaşım, hem çalışanların karar alma süreçlerine aktif katılımını destekliyor hem de ekip içi güveni ve açık iletişimi güçlendiriyor.</p><p>Çayeli Bakır, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarında gösterdiği sürdürülebilir başarıyla sektörde örnek olmaya devam ediyor. Şirket hem çalışanlarına hem de sektöre, güvenli çalışmanın sadece bir hak değil, aynı zamanda ortak bir sorumluluk olduğunu hatırlatıyor.</p><p>Sayılarla Çayeli Bakır’ın Son 3 Yıllık İş Güvenliği Performansı&nbsp;</p><p>•	3.330’un Üzerinde DÜŞÜN! İş Emniyet Toplantısı</p><p>•	853 Tehlikeli İşi Reddetme</p><p>•	33.395 Dur ve Konuş&nbsp;</p><p>•	244.413 BİREY Kart Risk Değerlendirmesi</p><p>•	2.710 Saha Denetimi</p><p>•	783 Kademeli Denetim</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İSO İhracat Pazarları İklim Endeksi nisanda 50,2 oldu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/iso-ihracat-pazarlari-iklim-endeksi-nisanda-502-oldu-1615/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/iso-ihracat-pazarlari-iklim-endeksi-nisanda-502-oldu-1615/</id>
<published><![CDATA[2026-05-08T10:43:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-08T10:43:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E20AEE-8D3754-C23B01-36378F-8BC7D1-EB730C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi'nin nisan sonuçları açıklandı.</p><p></p><p>Endekste eşik değer olan 50'nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50'nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.</p><p></p><p>Buna göre, martta 50,3 olan Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi, nisanda 50,2’ye geriledi. Endeks, ihracat pazarlarındaki talep koşullarında üst üste 28. kez aylık bazda iyileşmeye işaret etti.</p><p></p><p>Bununla birlikte, nisandaki iyileşme sınırlı kalırken, mevcut büyüme döneminin en düşük oranında gerçekleşti.</p><p></p><p>Nisanda büyümenin iki ana kaynağı, Türk imalat sanayi ihracatının toplamda yüzde 12,5'ini oluşturan ABD ve Birleşik Krallık oldu. Üretim artışı ABD'de bir önceki aya göre hafif ivme kazanırken, Birleşik Krallık'ta martta görülen yatay seyrin ardından yeniden genişleme kaydedildi.</p><p></p><p>Öte yandan, Türkiye'nin en büyük ihracat pazarı olan Almanya'da üretim nisanda yeniden daralma bölgesine geçti. Bu ülkede ekonomik aktivite yaklaşık bir yıldır ilk kez geriledi.</p><p></p><p>Diğer Avro Bölgesi ekonomilerinde de talep koşulları nisanda olumsuz yönde seyretti. Fransa ve İspanya'da üretim azalırken, İtalya'da ekonomik aktivite değişim göstermedi. Hollanda'da imalat sanayi üretimi ise güçlü şekilde arttı.</p><p></p><p>- Suudi Arabistan'da üretim yeniden genişledi, en sert daralma Kuveyt'te</p><p></p><p>Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) petrol dışı ekonomik aktivite mart ayına göre güçlendi ancak büyüme düşük hızda seyretmeyi sürdürdü. Suudi Arabistan'da üretim yeniden genişlemeye geçerken, Katar ve Lübnan'da ise daralma hız kesti.</p><p></p><p>Nisan ayının önemli bir bölümünde hava sahası kapalı kalmaya devam eden Kuveyt'te ekonomik aktivite mart ile aynı oranda azaldı. Nisanda PMI kapsamındaki tüm ekonomiler arasında en sert daralma Kuveyt'te gerçekleşti.</p><p></p><p>Bu dönemde en güçlü üretim artışı Uganda'da kaydedilirken, bu ülkeyi Singapur ve Hindistan izledi. Ancak bu ekonomiler, Türkiye'nin imalat sanayi ihracatında nispeten küçük bir paya sahip bulunuyor.</p><p></p><p>Açıklamada sonuçlara ilişkin değerlendirmeleri yer alan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, Orta Doğu'daki savaşın ekonomik etkilerinin nisan ayında dünya genelinde hissedildiğini belirterek, "Buna bağlı olarak ihracat pazarlarında talep artışı yaklaşık iki buçuk yılın en düşük oranında kaydedildi. Savaşın hızlı bir şekilde sona ermesi durumunda dahi önümüzdeki ayların Türk imalat sanayi ihracatçıları açısından zorlu geçmesi bekleniyor." ifadelerini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sanayi üretimi aylık %0,8 azaldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-aylik-08-azaldi-7421/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-aylik-08-azaldi-7421/</id>
<published><![CDATA[2026-05-08T10:27:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-08T10:27:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D0FC4D-F4C347-6ABFEE-A01776-AF80CF-F48FB2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini açıkladı.</p><p></p><p>Buna göre, söz konusu ayda takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, geçen yılın aynı ayına kıyasla, yüzde 1,1 azalış kaydetti.</p><p></p><p>Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, martta madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,6, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,3 azalırken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 5,8 arttı.</p><p></p><p>Arındırılmamış sanayi üretim endeksinde, yıllık bazda yüzde 3,3 azalış oldu.</p><p></p><p>- Sanayi üretiminde aylık veriler</p><p></p><p>Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, söz konusu ayda bir önceki aya kıyasla, yüzde 0,8 azaldı.</p><p></p><p>Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, mart ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 1,6, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,1 gerilerken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 3,9 arttı.</p><p></p><p>TÜİK, bazı ayların verilerinde revizyona gitti.</p><p></p><p>Buna göre sanayi üretim endekslerinin takvim etkisinden arındırılmış yıllık değişim oranları şöyle:</p><p></p><table style="color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; font-size: 14px;"><tbody><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Yıllar/Aylar</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Ocak</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Şubat</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Mart</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Nisan</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Mayıs</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Haziran</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Temmuz</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Ağustos</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Eylül</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Ekim</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Kasım</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Aralık</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2023</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">4</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-8,8</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">0,3</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-1,4</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">0,3</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">0,9</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">8,3</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">3,6</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">5,2</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2,6</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2,3</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2024</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">1,3</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">11,2</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">4,4</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-1</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">0</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-5</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-3,8</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-5,1</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-2,2</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-2,9</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">1,7</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">7</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2025</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">1,1</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-2</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2,3</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2,9</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">4,8</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">8,1</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">4,9</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">7,1</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">3</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2,1</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2,2</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-2,1</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2026</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-1,9</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2,2</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">-1,1</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;"><br /></td></tr></tbody></table>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">TABA-AmCham Savunma Komitesi'ne Serdar Mert Ünsal atandı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/taba-amcham-savunma-komitesine-serdar-mert-unsal-atandi-2899/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/taba-amcham-savunma-komitesine-serdar-mert-unsal-atandi-2899/</id>
<published><![CDATA[2026-05-08T10:24:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-08T10:24:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0F3C95-FBE792-828E9E-BB59B8-4FD198-E1F23E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinde öncü rol üstlenen Türk-Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham) bünyesinde önemli bir atama gerçekleşti. Ulukartal Holding CEO’su Serdar Mert Ünsal, TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkan Yardımcılığı görevine getirildi.</p><p>Küresel rekabetin en yoğun yaşandığı yüksek teknoloji alanlarında iki ülke arasındaki stratejik iş birliklerinin artırılması vizyonuyla çalışmalarını yürütecek olan Serdar Mert Ünsal, yeni göreviyle ilgili yaptığı ilk değerlendirmede sektörün stratejik önemine vurgu yaptı.</p><p></p><p>‘TEMEL BİR GÜÇ ÇARPANI’</p><p>Savunma ve uzay sanayisinin salt bir ticari alan olmanın ötesinde bir ekosistem yarattığını belirten Ünsal, şunları kaydetti:</p><p>"Savunma, havacılık ve uzay sanayii; yalnızca bir sektör değil, aynı zamanda ülkelerin stratejik bağımsızlığını, teknolojik derinliğini ve küresel rekabet gücünü belirleyen temel bir güç çarpanıdır. Bu alan; ileri mühendislik, yapay zekâ, siber güvenlik ve yüksek katma değerli üretim gibi kritik bileşenleri bir araya getirerek ekonomik kalkınmayı doğrudan etkileyen bir ekosistem oluşturur. Bu bağlamda, TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkan Yardımcılığı görevine layık görülmekten büyük onur duyuyorum."</p><p></p><p>TABA-AMCHAM YÖNETİMİNE TEŞEKKÜR</p><p>İleri teknoloji odaklı yatırımların ve sektörel iş birliklerinin her zamankinden daha hayati olduğu bir dönemde bu sorumluluğu üstlenmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Serdar Mert Ünsal, "Başta Başkanımız Sayın Süleyman Ecevit Şanlı olmak üzere, beni bu göreve layık gören tüm TABA-AmCham Yönetim Kurulu üyelerine teşekkürlerimi sunarım." dedi.</p><p>Serdar Mert Ünsal’ın yeni göreviyle birlikte komitenin, iki ülkenin savunma ve havacılık sektörleri arasında köprü kuracak projelere ve katma değeri yüksek teknoloji transferi süreçlerine ivme kazandırması bekleniyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sakarya ve Dilovası'na 150 milyon dolarlık paslanmaz çelik yatırımı geliyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sakarya-ve-dilovasina-150-milyon-dolarlik-paslanmaz-celik-yatirimi-geliyor-8926/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sakarya-ve-dilovasina-150-milyon-dolarlik-paslanmaz-celik-yatirimi-geliyor-8926/</id>
<published><![CDATA[2026-05-07T02:57:19+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-07T02:57:19+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_70A881-C4788A-57983A-5FAB39-33294F-3A6645.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye'de biri Kocaeli Dilovası'nda biri de Sivas'ta olmak üzere iki fabrika ile faaliyet gösteren Nikel Paslanmaz Çelik'in Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Yalgın, şirketin yatırım planlarını, sektörün mevcut durumunu ve Türkiye’de paslanmaz çelik üretimine yönelik stratejik hedeflerini paylaştı. Türkiye’nin ikinci büyük paslanmaz çelik servis merkezi ve ihracatçısı konumunda bulunan şirket, yeni yatırımlarla hem kapasitesini artırmayı hem de küresel ölçekte büyümeyi hedefliyor.&nbsp;</p><p>2025 yılında yaklaşık 200 milyon dolar konsolide ciroya ve 70 milyon dolar ihracata ulaştıklarını belirten Yalgın, 2026 yılı için tüm zorlu koşullara rağmen yüzde 30 büyüme hedeflediklerini açıkladı. Yalgın, “Bulunduğumuz coğrafyada yaşanan gelişmelerin ardından yeniden inşa sürecinde paslanmaz çeliğe olan talebin artacağını öngörüyoruz. Bu da büyüme hedeflerimizi destekleyecek önemli bir unsur.” dedi.</p><p></p><p>‘TÜRKİYE’DE ENTEGRE ÜRETİM ARTIK KAÇINILMAZ’</p><p>Türkiye’de paslanmaz çeliğin entegre olarak üretilmediğine dikkat çeken Yalgın, sektörün en kritik ihtiyaçlarından birinin bu alandaki yatırım olduğunu vurguladı.&nbsp;</p><p>Türkiye’nin paslanmaz çelik tüketiminde dünyada önemli bir konumda bulunduğuna dikkat çeken Yalgın, dünyada en çok paslanmaz çelik kullanan 9’uncu ülke olduğumuzu ifade etti. Yıllık yaklaşık 700 bin tonluk ithalata işaret eden Yalgın, “Bu rakamların 1 milyon ton seviyesine ulaşması halinde Türkiye’de entegre bir paslanmaz çelik tesisinin kurulması ekonomik olarak mümkün hale gelecek. Biz şu anda Türkiye olarak paslanmaz çeliği ülkemizde üretmiyoruz ama tüm amacımız o. Türkiye'de entegre bir paslanmaz çelik üretimi sağlamak istiyoruz. Bu nedenle rakamlar artsın da Türkiye artık iyice sıfırdan paslanmaz çelik üretimi yoluna girsin diye tüketicilere, kullanıcılara her türlü imkanı sağlıyoruz. Şu anda o rakamların çok yakınındayız artık. Ancak bu çok büyük bir yatırım ve bir entegre tesis için gerçekten çelik sektörünün önde gelenlerinin bir araya gelmesi lazım. Mevcut koşullarla Türkiye'de bir kişinin kolay kolay altından kalkabileceği bir yatırım değil." ifadelerini kullandı.&nbsp;</p><p></p><p>ANTİDAMPİNG VE GÜMRÜK VERGİLERİ SANAYİYİ ZORLUYOR</p><p>Paslanmaz çeliğin birçok sektör için temel ham madde olduğunu hatırlatan Yalgın, mevcut gümrük vergileri ve antidamping uygulamalarının sanayi üzerindeki etkisine dikkat çekti. “Ham maddeye uygulanan yüzde 12 gümrük vergisi zaten başlı başına ciddi bir yük ve paslanmaz çelik kullanan tüm sektörlerin rekabetçiliğini etkiliyor. Bunun üzerine gelen antidamping uygulamaları, özellikle paslanmaz kullanan sektörlerin rekabet gücünü daha da zorluyor, bu tür maliyet artışları zincirleme şekilde tüm üretim ve tüketim süreçlerine yansıyor.” diyen Yalgın, beyaz eşya ve endüstriyel mutfak gibi sektörlerde ihracat düşüşlerinin bu etkinin somut göstergesi olduğunu belirtti. Yalgın, ideal senaryonun gümrüklerin sıfırlanması olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>ÜÇ BÜYÜK YATIRIM YOLDA</p><p>Nikel Paslanmaz, büyüme stratejisi kapsamında üç önemli yatırımı hayata geçirmeye hazırlanıyor. Bu yatırımların merkezinde Türkiye’de kurulacak üretim tesisleri yer alıyor.</p><p>En büyük yatırımın, Sakarya Ferizli’de hayata geçirilecek yaklaşık 100 milyon dolar değerindeki entegre paslanmaz çelik çubuk üretim tesisi olduğunu belirten Yalgın, “Ergitmeden döküme, sıcak ve soğuk işlemlerden yüzey işlemlerine kadar tüm süreçleri kapsayan bir tesis kuruyoruz. 2028 sonunda devreye almayı hedefliyoruz.” dedi.</p><p>Bunun yanı sıra, yıllık 40-50 bin ton kapasiteli ve yaklaşık 50 milyon dolar yatırım bedeline sahip yassı paslanmaz çelik soğuk haddeleme tesisinin de 2027 sonunda Dilovası'nda devreye girmesi planlanıyor.</p><p>Yurt dışı yatırımları kapsamında ise İngiltere’nin Manchester/Burnley bölgesinde 4 milyon dolar seviyesinde bir yatırımla 50 bin ton kapasiteli bir paslanmaz çelik servis merkezi kurulacak. Bu merkez, müşterilerin özel ölçü ve yüzey taleplerine hızlı yanıt verecek şekilde konumlandırılacak.&nbsp;</p><p>İngiltere de Burnley dışında Londra da, Azerbeycan/Bakü, Kazakistan/Almatı, Kuzey Mekodenya/Üsküp&nbsp; bölgelerinde aktif olarak depoları ve 100’ü aşkın personel ve satış ekibi ile faaliyet gösteren firma bu bölgelerde&nbsp; de servis merkezi yatırımlarını geliştirmeyi planlıyor.</p><p>Şirketin özellikle paslanmaz çelik boru üretiminde önemli bir başarı yakaladığını belirten Yalgın, “Geçmişte tamamen ithal edilen dikişli paslanmaz boru ve profil ürünlerinde bugün ithalatı neredeyse sıfırlama noktasına geldik. Sektördeki diğer firmalarla birlikte 60 milyon dolarlık ithalatın önüne geçtik. Hatta üretim fazlamızı ihraç ediyoruz.” diye konuştu.</p><p></p><p>AVRUPA’DAKİ DARALMAYI GÖRDÜ, YENİ PAZARLARA AÇILDI</p><p>İhracatta Balkanlar, Kuzey Afrika ile Güney Amerika’nın öne çıktığını belirten Yalgın, özellikle uzun ürün grubunda artan talep nedeniyle Güney Amerika pazarına odaklandıklarını ifade etti. Avrupa pazarında ise kota ve tarife engelleri nedeniyle daralma yaşandığını belirten Yalgın, “Geçmişte ihracatımızın yüzde 80’i Avrupa’ya yapılırken bugün bu oran yüzde 20 seviyelerine geriledi. Bu nedenle alternatif pazarlara yönelimimizi hızlandırdık.” dedi.</p><p>Amerika kıtasındaki büyüme planlarına da değinen Yalgın, Brezilya ile başlayan sürecin ABD’ye yapılacak boru ihracatıyla devam edeceğini ifade etti. Batı Afrika’nın da odak pazarlar arasında yer aldığını belirten Yalgın, yurt dışı depo yatırımlarının bu bölgelerde doğrudan ihracatı desteklediğini söyledi.</p><p></p><p>‘YATIRIM YAPMAZSANIZ DÜŞERSİNİZ’</p><p>Zorlu ekonomik koşullara rağmen yatırımlara devam etme kararlılıklarının altını çizen Yalgın, “Bu iş bisiklete binmek gibi; durduğunuz anda düşersiniz. Biz güçlü kadromuza ve bilgi birikimimize güvenerek yatırımlarımıza devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>FİNANSMAN PROBLEMİ ÇOK ÖNEMLİ&nbsp;</p><p>Mevcut ekonomide sanayicinin en önemli problemlerinden birinin yüksek maliyetli finansman olduğuna işaret eden Yalgın, "Bankalar kredi verecek güvenilir sanayici bulmakta çok zorlanacaklar. Ama güvenilir sanayici de artık bu parayı bu maliyetlerle kullanmak istemiyor. Bu dönemde ana sorunlardan biri, özellikle de küçük firmalar için finansa ulaşımın zorluğu. Ama 'biz küçük firma değiliz, bize ne' diyecek bir halimiz yok çünkü bizim küçük ve çok değerli müşterilerimiz de var. Dolayısıyla onların refahı bizim refahımız. İkinci problem bu zor ulaşılan finansın pahalılığı, üçüncüsü de işçilik maliyetlerinin dolar bazında çok yükselmesi. Şu anda bizim sektörde işçi başına maliyetler neredeyse yüzde 40 artış gösterdi." diye konuştu.&nbsp;</p><p>Yalgın, ABD ile İran arasındaki savaş nedeniyle tedarik problemi yaşanıp yaşanmadığına ilişkin bir soru üzerine, "Bir kesinti olmadı ama navlunlarda ciddi bir artış oldu. Bunun yanında nikel madenine bazı kotalar getirildi ve bir fiyat yükselişi oldu. Şu an bu şekilde etkileniyoruz ama lojistik, ham madde ve tedarik zincirinde bir sıkıntı yaşamıyoruz. Ama tabii yavaşlamalar var. Yine Türkiye'ye bir şekilde ulaşabiliyor fakat İngiltere, diğer bölgeler ve Avrupa'ya biraz daha uzun tutuyor. O aşamada da biz Türkiye olarak biraz daha avantajlı duruma geçtik." ifadelerini kullandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Türkiye, bu coğrafyada üretimin ve sanayinin hamisi olma sorumluluğu taşıyor"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-bu-cografyada-uretimin-ve-sanayinin-hamisi-olma-sorumlulugu-tasiyor-2026/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-bu-cografyada-uretimin-ve-sanayinin-hamisi-olma-sorumlulugu-tasiyor-2026/</id>
<published><![CDATA[2026-05-06T02:58:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-06T02:58:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1C0009-B4B372-7D77B9-D49BE4-360367-B6BE28.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI verisinin nisan ayında 45,7’ye gerilemesinin, imalat sanayinin ikinci çeyreğe kayda değer bir yavaşlamayla başladığına işaret ettiğini belirtti. PMI verisine göre sektördeki yavaşlama eğilimi 25’inci aya ulaşırken; üretimdeki düşüş, salgın sonrası dönemin en belirgin daralma hızlarından birine işaret etti.</p><p></p><p>Bahçıvan değerlendirmesinde, anket katılımcılarının önemli bir bölümünün zayıflamada Orta Doğu’daki çatışmaların etkisine dikkat çektiğini, tedarik zincirlerinde aksamalar ve maliyet baskılarının belirginleştiğini vurguladı.</p><p></p><p>“Bugün sanayi cephesindeki zayıflama ile fiyat istikrarı hedefi etrafındaki zorlukların aynı anda yaşanması, ekonomide denge kurmanın ne kadar hassas bir noktaya geldiğini gösteriyor” diyen Bahçıvan, enflasyonla mücadelenin önemine de dikkat çekti:</p><p></p><p>“Enflasyonla mücadeleyi son derece önemli ve vazgeçilmez görüyoruz. Fiyat istikrarı olmadan sanayicimizin uzun vadeli yatırım planı yapması, finansmana sağlıklı erişmesi ve rekabet gücünü koruması mümkün değildir. Ancak bugün geldiğimiz noktada, dezenflasyon sürecinin başarısı için üretim ayağının da güçlendirilmesi gerektiği açıktır.</p><p></p><p>Üretim cephesinde yaşanan yavaşlama ile maliyet baskılarının eş zamanlı seyretmesi, ekonomi politikalarının sanayiyi, istihdamı ve ihracatı koruyan tamamlayıcı adımlarla desteklenmesini zorunlu kılmaktadır. Enflasyonla mücadele ile üretimin korunması birbirinin alternatifi değil; aynı programın iki tamamlayıcı ayağı olarak değerlendirilmelidir.</p><p></p><p>Kalıcı fiyat istikrarına giden yol, üretim kapasitesini zayıflatmadan; verimlilik, teknoloji, finansmana erişim ve öngörülebilirlik başlıklarında sanayicinin desteklenmesinden geçmektedir.”</p><p></p><p>Bahçıvan, Orta Vadeli Program’ın mevcut şartlar karşısında üretim hayatının ihtiyaçlarıyla birlikte ele alınması gerektiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p></p><p>Orta Vadeli Program’ın (OVP) temel hedefi olan dezenflasyon ve finansal istikrar yönündeki kararlılığı değerli buluyoruz. Ancak ortaya çıkan yeni koşullar; programın üretim hayatını destekleyecek tamamlayıcı adımlarla güçlendirilmesini artık kaçınılmaz hale getirmiştir. Bu güncellemenin, üretim paydaşlarıyla istişare içinde ve sahadaki gerçeklik dikkate alınarak yapılacağına inanıyoruz.</p><p></p><p>Bahçıvan, üç yıldır uygulanan istikrar yaklaşımına en güçlü desteğin üretim kesiminden geldiğini hatırlatarak, sanayinin bu desteği sürdürebilmesi için zamanlamanın kritik olduğunu ifade etti:</p><p></p><p>“Sanayimizin yeniden ivme kazanabilmesi için; finansmana erişimin kolaylaştırılması, maliyet baskılarının hafifletilmesi ve öngörülebilirliğin artırılması büyük önem taşıyor. Aynı zamanda teknolojik dönüşümü hızlandıracak, verimliliği yükseltecek ve yüksek katma değerli üretimi teşvik edecek yapısal adımların gecikmeden devreye alınması gerekiyor.”</p><p></p><p>“Bölgesel riskler artarken Türkiye’nin üretim rolü daha da stratejik”</p><p></p><p>Bahçıvan, küresel ve bölgesel gelişmelerin hızla değiştiği bir dönemde Türkiye’nin üretim kapasitesinin yalnızca ekonomik açıdan değil, stratejik açıdan da kritik olduğunu vurguladı:</p><p></p><p>“Bölgesel gerilimlerin tedarik zincirlerini ve maliyetleri etkilediği bu dönemde, Türkiye’nin bu coğrafyada üretimin güvenli limanı olma rolü daha da güçleniyor. Türk sanayisinin rekabet gücünü korumak ve artırmak; bugünün şartlarında stratejik bir zorunluluk haline gelmiştir.”</p><p></p><p>İSO olarak her zaman çözümün parçası olduklarını vurgulayan Bahçıvan, “Üretimi merkeze alan, uzun vadeli kalkınma hedefleriyle uyumlu ve reel sektörü güçlendiren yeni bir politika çerçevesinin oluşturulmasını kritik görüyoruz. İSO olarak ilgili tüm paydaşlarla birlikte çalışmaya hazırız” dedi.</p><p></p><p>Bahçıvan, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:</p><p></p><p>“Ekonomi yönetimimizin bu süreci hızlı ve kararlı adımlarla tamamlayacağına, dezenflasyon hedefinden sapmadan sanayimizin rekabet gücünü koruyacak destek mekanizmalarını gecikmeden devreye alacağına güvenimiz tamdır. Türkiye’nin bu coğrafyada üretimin güvenli limanı olma rolünü güçlendirmesi hem ekonomik hem de stratejik bir zorunluluktur.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sanayi üretimi yüzde 2.2 azaldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-yuzde-22-azaldi-1499/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-yuzde-22-azaldi-1499/</id>
<published><![CDATA[2026-05-04T10:19:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-04T10:19:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CD805D-426049-C6C9C8-A69BBB-3B33D0-9FB3B6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İSO Türkiye İmalat PMI anketinin nisan ayı sonuçları açıklandı.</p><p></p><p>Eşik değer olan 50'nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre, martta 47,9 olan manşet PMI, nisanda 45,7'ye gerileyerek ikinci çeyreğin imalat sanayi faaliyet koşullarında kayda değer bir yavaşlamayla başladığına işaret etti.</p><p></p><p>İmalat sanayi üretimindeki düşüş, Eylül 2024'te görülen oranla aynı olacak şekilde Kovid-19 salgınından bu yana en yüksek hızda daraldı. Böylece yavaşlama eğilimi 25. aya ulaştı. Anket katılımcılarının önemli bir bölümü, son düşüşün Orta Doğu'daki savaştan kaynaklandığını bildirdi.</p><p></p><p>Toplam yeni siparişler ve yeni ihracat siparişlerindeki düşüş marta göre belirgin şekilde hızlandı. Yeni siparişlerdeki yavaşlamada, enflasyonist baskıların güçlenmesi etkili oldu. Girdi maliyetleri enflasyonu üst üste 5'inci ay artarak Ocak 2024'ten bu yana en yüksek düzeye ulaştı. Nihai ürün fiyatları da iki yıldan uzun bir dönemin en keskin artışını kaydetti.</p><p></p><p>Katılımcıların önemli bir bölümü, savaşa bağlı olarak akaryakıt ve petrol maliyetlerinin arttığını belirtti. Firmalar ayrıca tedarikçilerin teslimat sürelerinde gözle görülür bir artış yaşandığını ifade etti. Tedarikçi performansındaki bozulma Şubat 2023'ten bu yana en yüksek düzeyde gerçekleşti. İmalatçılar, yeni siparişlerdeki düşüşe bağlı olarak istihdam, satın alma faaliyetleri ve stoklarını azaltmayı sürdürdü. Girdi stoklarındaki düşüş son 6 yılın en yüksek hızına ulaştı.</p><p></p><p>- 10 sektörden 9'unda üretim yavaşladı</p><p></p><p>İSO Türkiye Sektörel PMI nisan ayı raporu, Orta Doğu'daki savaşın Türk imalat sektörünün geneli üzerindeki etkilerini ortaya koydu.</p><p></p><p>Anket kapsamında izlenen sektörlerin büyük çoğunluğunda enflasyonist baskılar güçlenirken tedarikçilerin teslimat süreleri neredeyse tüm sektörlerde uzadı. Öte yandan, nisanda üretim ve yeni siparişlerini artıran tek sektör giyim ve deri ürünleri oldu. Bu sektörde gerçekleşen üretim artışıyla 10 aylık daralma süreci sona erdi. Geri kalan 9 sektörün tamamında üretim yavaşladı. Üretimde en belirgin düşüş, bir önceki ay büyüme kaydeden kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe görüldü.</p><p></p><p>Yeni siparişlerde de üretimdekine benzer bir tablo izlenirken en sert gerileme tekstil ürünlerinde yaşandı. Yeni ihracat siparişleri ise yine tekstil öncülüğünde tüm sektörlerde düştü.</p><p></p><p>Giyim ve deri ürünleri ile makine ve metal ürünleri sektörlerinde ihracat kaybı çok sınırlı düzeyde gerçekleşti. Nisanda iş yükünün düşük seyri, takip edilen sektörlerin büyük bölümünün ikinci çeyrek başında istihdam azaltmasına yol açtı. Çalışan sayısı yalnızca giyim ve deri ürünleri ile elektrikli ve elektronik ürünlerde arttı. İstihdamda en belirgin düşüş ise ana metal sanayisinde gerçekleşti.</p><p></p><p>- En ılımlı artış makine ve metal ürünlerinde kaydedildi</p><p></p><p>Nisanda maliyet baskıları yaygın bir şekilde güçlendi. 10 sektörden 8'inde girdi fiyatları enflasyonu mart ayına göre artış sergiledi.</p><p></p><p>Maliyetlerde en sert yükseliş, enflasyonun 27 aylık zirveye ulaştığı kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe gerçekleşti. En ılımlı artış ise makine ve metal ürünlerinde kaydedildi.</p><p></p><p>Kimyasal, plastik ve kauçuk sektörü nihai ürün fiyatları enflasyonunda da başı çekti. Nisandaki artış, 4 yılı aşkın bir sürenin en yüksek hızında gerçekleşti. Giyim ve deri ürünlerinde bir önceki ay sabit kalan satış fiyatları nisanda sert bir şekilde yükseldi.</p><p></p><p>Nihai ürün fiyatlarında artışın hız kestiği tek sektör elektrikli ve elektronik ürünler oldu. Ancak bu sektörde dahi enflasyon belirgin düzeyde kaldı. Nisanda tedarikçilerin teslimat süreleri yaygın bir artış eğilimi sergiledi. Tedarikçi performansında iyileşme gerçekleşen tek sektör ana metaller olurken en belirgin bozulma ise Ocak 2022'den bu yana en uzun gecikmelerin yaşandığı tekstil sektöründe kaydedildi.</p><p></p><p>- "Orta Doğu'daki savaşın Türk imalat sektörü üzerindeki etkileri arttı"</p><p></p><p>Açıklamada endekse ilişkin değerlendirmesine yer verilen S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, nisanda Orta Doğu'daki savaşın Türk imalat sektörü üzerindeki etkilerinin arttığının gözlendiğini belirtti.</p><p></p><p>Harker, "Firmalar talebin zayıf olduğunu, enflasyonun güçlendiğini ve tedarik zincirlerinde aksamalar yaşandığını bildirdi. Savaşın etkilerinin ne kadar süreceğine ilişkin endişeler, imalatçıların temkinli bir tutum sergileyerek istihdam, satın alma faaliyetleri ve stoklarını azaltmasına yol açtı. Firmalar, önümüzdeki aylarda toparlanmanın yeniden başlaması için savaşın hızlı bir şekilde çözüme kavuşmasını umut ediyor." değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye'nin ham çelik üretimi yıllık bazda yüzde 5,3 arttı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-ham-celik-uretimi-yillik-bazda-yuzde-53-artti-4625/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-ham-celik-uretimi-yillik-bazda-yuzde-53-artti-4625/</id>
<published><![CDATA[2026-05-01T12:46:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-01T12:46:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_865C5A-63F682-63D0A3-6E9EB0-4CE683-EF9934.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türk çelik sektörü yılın ilk çeyreğini üretim ve tüketimde artışla tamamladı.</p><p></p><p>Türkiye'nin ham çelik üretimi martta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 6,4 yükselişle 3,3 milyon tona çıktı. Yılın ilk çeyreğinde de üretim yüzde 5,3 artışla 9,7 milyon tona ulaştı.</p><p></p><p>Nihai mamul tüketimi ise martta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 20,9 artarak 3,2 milyon ton, yılın ilk çeyreğinde de yüzde 8,9 yükselişle 9,9 milyon ton olarak hesaplandı.</p><p></p><p>- Dış ticaret verileri</p><p></p><p>Çelik ürünleri ihracatı martta, geçen yılın aynı ayına kıyasla miktar yönünden yüzde 5 artışla 1,5 milyon ton, değer yönünden de yüzde 0,5 yükselişle 1 milyar dolar oldu.</p><p></p><p>İhracat, ocak-mart döneminde 2025'in aynı dönemine kıyasla miktar itibarıyla yüzde 6,8 azalışla 3,5 milyon ton, değer itibarıyla da yüzde 9,4 gerileyerek 2,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.</p><p></p><p>Çelik ürünleri ithalatı ise martta 2025'in aynı ayına göre miktar yönünden yüzde 38,2 artışla 1,6 milyon ton, değer yönünden de yüzde 23,4 yükselişle 1,1 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.</p><p></p><p>İthalat, ocak-mart döneminde de geçen yılın aynı dönemine kıyasla miktar itibarıyla yüzde 2,6 artışla 4,3 milyon tona çıkarken değer itibarıyla yüzde 1,5 azalarak 3 milyar dolara geriledi.</p><p></p><p>Geçen yılın ilk çeyreğinde yüzde 84,5 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 77,8 olarak kaydedildi.</p><p></p><p>- Türk çeliği Avrupa'da görünür hale geldi</p><p></p><p>TÇÜD Genel Sekreteri Veysel Yayan, AA muhabirine, Körfez Bölgesi ve Orta Doğu'daki gerilimlerin küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendirdiğini söyledi.</p><p></p><p>Özellikle Çinli üreticilerin maliyet baskısı nedeniyle siparişler konusunda daha ihtiyatlı davranmalarının Türkiye açısından yeni bir fırsat penceresi araladığına dikkati çeken Yayan, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Coğrafi yakınlık ve kalite avantajı Türk çeliğini Avrupa pazarında daha görünür hale getirdi. Hurda ve enerji fiyatlarındaki hızlı yükseliş ile navlun ve sigorta giderlerindeki artış, üretim maliyetlerini yukarı yönlü baskılarken sektörün rekabet gücünü zorlayan temel unsurlar arasında öne çıktı. Diğer taraftan, Avrupa Birliği tarafından kabul edilen ithalatı sınırlamaya yönelik yeni düzenlemeler, sektörün en önemli gündem maddelerinden biri olarak ön plana çıktı. Çin'in ardından Hindistan ve Endonezya büyümelerini çelik sektöründeki gelişmeler üzerine inşa ettiğini, Birleşik Krallık ise çelik sektörünü kritik sektör ilan ederek kota seviyelerini yüzde 60 düşüreceğini açıkladı. Korumacılığın çelik sektöründe gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere hızla yayıldığı bu dönemde, Türkiye'nin de çelik sektörünü dampingli ithalata karşı daha aktif bir şekilde koruması hayati önem taşıyor."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Türk Telekom, 5G'de kamu ve kurumsal çözümlerle öne çıkıyor"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-telekom-5gde-kamu-ve-kurumsal-cozumlerle-one-cikiyor-7567/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-telekom-5gde-kamu-ve-kurumsal-cozumlerle-one-cikiyor-7567/</id>
<published><![CDATA[2026-04-22T17:04:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-22T17:04:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7AF356-3DB294-0EFF77-B65FD1-F5F954-BA8261.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bahçıvan, "İSO Meclis Toplantısı"nda yaptığı konuşmada, yarın çok anlamlı ulusal bayramlardan birisinin kutlanacağını anımsatarak, "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı milli egemenliğe değer verilmesi ve dünyada bir ilk olarak Mustafa Kemal Atatürk tarafından sevgili çocuklara armağan edilmiş olması nedeniyle bizler için çok kıymetli. Ulusal egemenliğimizin sonsuza dek sürmesi, bu topraklar üzerinde kıymetli çocuklarımızın sevgi ve güven içinde yaşaması dileğiyle 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nızı kutluyorum." diye konuştu.</p><p></p><p>Jeopolitik krizlerin küresel ticaret yollarında tedirgin edici aksamalar yarattığını ifade eden Bahçıvan, böylesi kritik bir dönemde Orta Koridor ve Kalkınma Yolu projeleriyle Türkiye'nin küresel lojistik ağlarının buluştuğu güvenli bir kavşak özelliği kazandığını, dünya ticaretinin Anadolu coğrafyasında lojistik bir buluşmaya hazırlanırken ulaştırma ve iletişim alanındaki vizyoner yatırımlarla Türkiye'nin giderek öneminin arttığını söyledi.</p><p></p><p>Bahçıvan, sanayi ve üretim hayatı için de bu gelişmeleri anlamlı bulurken Türkiye'nin bulut tabanlı ve yazılım odaklı 5G ile buluşmasının gururunu da yaşadıklarını anlatarak, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Organize sanayi bölgelerinde, limanlarda, büyük tesislerde ve kritik üretim tesislerinde 5G teknolojisi yaygınlaşacak. Bu dönüşüm ise hiç şüphesiz Türkiye'nin yüksek katma değerli üretim kapasitesinde çarpan etkisi oluşturacak.' şeklindeki ifadeleri 5G'nin sanayimiz için taşıdığı değeri veciz bir şekilde ifade ediyor." diye konuştu.</p><p></p><p>Bölgede yaşanan ve endişeyle takip edilen gelişmeler sonucunda ekonomik görünümün bir kez daha jeopolitik gerilimlerin gölgesi altına girmiş bulunduğuna işaret eden Bahçıvan, son günlerde yoğunlaşan ateşkes ve barış yönündeki çabalar çok kıymetli olsa da taraflar arasındaki derin anlaşmazlıkların iyimserliği sınırlamakta olduğunu kaydetti.</p><p></p><p>- "Orta Koridor ve Kalkınma Yolu'nun önemi daha da artıyor"</p><p></p><p>Erdal Bahçıvan, "Hiç kuşkusuz, en başta insani boyutu nedeniyle bölgemizdeki savaşın bir an önce sona ermesi hepimizin dileği. Bununla birlikte bu süreçten küresel ekonomi, ticaret ve üretim ekosistemi gibi konularda önemli dersler çıkaracağımız da kesin. Zira bundan 6 yıl önce salgınla tanık olduğumuz tedarik zinciri zayıflıkları bu kez de jeopolitik bir krizle yeniden karşımıza çıkıyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Bölgede deniz trafiğini etkileyen gelişmeler ve ticaret akışına ilişkin artan belirsizliklerin, küresel ticaretin ne kadar hassas geçiş noktalarına bağlı olduğunu açık biçimde ortaya koyduğunu anlatan Bahçıvan, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Üstelik son dönemde yalnızca Hürmüz hattında değil, Kızıldeniz ve Süveyş güzergahında yaşanan aksaklıklar da göstermiştir ki küresel ticarette tekil geçiş noktalarına aşırı bağımlılık artık ciddi bir maliyet ve süre riski üretmektedir. Burada problem sadece petrol fiyatlarının yükselmesi değildir. Esas mesele doğal gaz ve LNG arzından petrokimya ve plastik ham maddelerine, alüminyum ve gübre tedarikinden navlun maliyetlerine, savaş riski sigortalarından teslim sürelerine kadar uzanan çok yönlü baskının sanayimizin üzerine binmesidir."</p><p></p><p>İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, tüm bu gelişmelerin ulaştırma koridorlarının çeşitlendirilmesini artık bir tercih değil, stratejik bir zorunluluk haline getirdiğini belirterek, bu çerçevede Orta Koridor ve Kalkınma Yolu'nun öneminin daha da artmakta olduğunu, bu projeleri yalnızca jeopolitik vizyon başlıkları olarak değil, sanayicinin yükünü kriz dönemlerinde daha güvenli, hızlı ve öngörülebilir biçimde taşıyacak hatlar olarak değerlendirdiklerini söyledi.</p><p></p><p>Üretim, ihracat ve lojistiğin artık birbirinden ayrı düşünülemeyecek alanlar haline geldiğini vurgulayan Bahçıvan, sanayici açısından lojistiğin yalnızca bir taşıma meselesi değil, maliyet yapısını, teslim sürelerini, tedarik güvenliğini ve nihayet rekabet gücünü doğrudan etkileyen temel belirleyicilerden biri olduğunu anlattı.</p><p></p><p>Bahçıvan, Türkiye'nin üç tarafının denizlerle çevrili olduğunu ve deniz yolu taşımacılığından etkin olarak daha fazla yararlanılması gerektiğini dile getirerek, deniz yolu taşımacılığının da demir yolunda olduğu gibi maliyet avantajı sağlamakla kalmadığını, aynı zamanda sağlıklı nakliye ile ürünlerdeki fire oranını da önemli ölçüde düşürdüğünü ifade etti.</p><p></p><p>- "5G'nin Türkiye ekonomisine yaklaşık 100 milyar dolar katkısı hedefleniyor"</p><p></p><p>Bahçıvan, deniz yolu taşımacılığının önemli unsurlarından biri olan limanlar konusunda da Bakanlığın yürüttüğü çalışmaları kıymetli bulduklarını aktararak, "Bununla birlikte, dış ticaret hedeflerimize ulaşabilmek için mevcut limanlarımızın kapasitesinin ve verimliliğinin artırılması, limanların demir yolu ile güçlü bir şekilde entegre edilmesi büyük önem taşımaktadır." dedi.</p><p></p><p>Dijital dönüşüm ve yapay zeka uygulamalarının başarısı için güçlü bir iletişim altyapısının stratejik bir ön koşul olduğuna dikkati çeken Bahçıvan, yüksek hızlı ve ölçeklenebilir bir altyapı olmadan veri işleme ve yapay zeka çözümlerinin etkin bir şekilde çalışamayacağını, bu nedenle 5G, fiber internet ve veri merkezlerinin bu dönüşümün kritik yapı taşları olduğunu kaydetti.</p><p></p><p>Bahçıvan, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"Bu kritik yapı taşlarının başında gelen 5G, 1 Nisan itibarıyla ülkemizde resmen kullanıma açıldı. Ülkemizin üretim gücünü, hizmet kalitesini ve teknolojik rekabetçiliğini bir bütün olarak yükseltecek bu vizyoner adım için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımıza ve emeği geçenlere çok teşekkür ediyoruz. 5G sanayimizin köklü biçimde yeniden şekillenmesini tetiklemekle kalmayacak, tarımdan ulaştırmaya, enerjiden sağlığa kadar birçok sektörde yepyeni uygulamaların hayata geçirilmesine zemin oluşturacaktır.</p><p></p><p>Üretim sektörlerine tam entegrasyon sağlandığında, 5G'nin 2030 yılına kadar Türkiye ekonomisine yaklaşık 100 milyar dolarlık katkı sunması ve 1,5 milyon nitelikli istihdam yaratması hedefleniyor. Konuya lojistik açıdan baktığımızda, asıl büyük fırsat Türkiye’nin jeostratejik konumuyla 5G'nin kesiştiği noktada yatmakta. Biraz önce değindiğim Orta Koridor ve Kalkınma Yolu güzergahları, baştan başa 5G altyapısıyla donatıldığında Türkiye, bir transit geçiş ülkesi olmaktan çıkacak, küresel ticaretin planlandığı ve yönetildiği akıllı bir merkez üs konumuna da gelecektir."</p><p></p><p>Bu noktada Türk Telekom'un 5G alanında sergilediği performansı takdirle izlediklerini vurgulayan Bahçıvan, "Türkiye’de en geniş fiber ağına ve fiberle bağlı en fazla baz istasyonuna sahip Türk Telekom, 5G’de kamu ve kurumsal çözümlerle öne çıkıyor. 5G şebekelerinde yerli ürün kullanımına da önem vererek Türkiye'yi teknolojiyi dışarıdan alan değil bizzat üreten bir ülke konumuna geçişine katkıda bulunuyor. 5G'ye geçiş sürecini başarıyla tamamlayan Türk Telekom'un, bir yandan bugünün ihtiyaçlarına odaklanırken diğer yandan 6G için şimdiden hazırlıklara başlamasını da son derece değerli buluyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Bahçıvan, bütün bu güzel gelişmeler ve fırsatlar bağlamında bugün İstanbul Sanayi Odası ile Türk Telekom arasında bir işbirliği protokolü imzaladıklarını belirterek, "Bu protokol İSO'nun sanayi ekosistemini yönlendiren kurumsal kapasitesi ile Türk Telekom'un teknolojik altyapısını, dijital çözümlerini ve mühendislik yetkinliğini buluşturmaktadır. Beklentimiz nettir, teknolojiyi konuşmak değil, onu fabrikalarımızda, üretim hattında, tedarik zincirinde somut ve ölçülebilir bir değere dönüştürmektir. Daha yüksek verimlilik, daha iyi kalite, daha güvenli veri ve daha hızlı karar alma. Bunlar birer vaat değil, 5G'nin sanayi dünyamızdaki karşılıklarıdır." şeklinde konuştu.</p><p></p><p>Bu işbirliğinin somut bir adımı olarak, bilgilendirme etkinlikleri ve uygulamalı eğitimlerle 5G'nin doğru kullanım senaryolarının sektörün her kesimine ulaştırılacağına işaret eden Bahçıvan, bu kapsamda 5G'nin yanı sıra Endüstri 4.0, nesnelerin interneti, yapay zeka, büyük veri ve bulut bilişim alanlarında da farkındalık ve kapasite geliştirme faaliyetlerinin yürütüleceğini söyledi.</p><p></p><p>Bahçıvan, "Türk Telekom'un dijital dönüşüm çözümleri, üye firmalarımızın stratejik dönüşüm yol haritalarına da entegre edilecek, sahadaki pilot çalışmalar ölçeklenebilir projelere dönüştürülecektir." ifadelerini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sanayi ihracatı martta 50,3 oldu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-ihracati-martta-503-oldu-6670/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-ihracati-martta-503-oldu-6670/</id>
<published><![CDATA[2026-04-22T16:42:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-22T16:42:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_23A5A1-203BE6-D6766E-6A68B4-D36B8C-296E8E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi'nin mart sonuçları açıklandı.</p><p></p><p>Endekste eşik değer olan 50'nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50'nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.</p><p></p><p>Buna göre, Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi, martta 50,3 olarak gerçekleşti ve ihracat pazarlarındaki talep koşullarında üst üste 27. kez iyileşmeye işaret etti.</p><p></p><p>Bununla birlikte, endeksin şubattaki 52,1 seviyesinden gerilemesi, ihracat pazarları iklimindeki iyileşmenin oldukça sınırlı kaldığını ve mevcut güçlenme sürecinin en düşük oranında gerçekleştiğini ortaya koydu.</p><p></p><p>Türk imalat sanayisinin ihracatında yaklaşık yüzde 6 paya sahip olan ABD'de üretim artışı zayıflamayı sürdürdü. Ekonomik aktivitedeki genişleme martta oldukça sınırlı gerçekleşerek, son 2,5 yılın en düşük hızında kaydedildi. En büyük ihracat pazarı olan Almanya'da da büyümenin ivme kaybederek ılımlı seyrettiği gözlendi.</p><p></p><p>Birleşik Krallık'ta ise ekonomik aktivite üst üste 5 aylık büyümenin ardından martta yatay seyretti. Ekonomik aktivite, Türk imalat sektörünün diğer bazı önemli ihracat pazarlarında da daraldı. İtalya'da üretim son 14 ayda ilk kez gerilerken, Fransa ve Romanya'da düşüşler devam etti. Rusya'da ise iki aylık büyümenin ardından hafif geriledi.</p><p></p><p>Geçen ayın görece pozitif gelişmesi ise İspanya ve Hollanda'da talep koşullarının iyileşmeye devam etmesi ve büyümenin şubata göre hız kazanması oldu.</p><p></p><p>- Orta Doğu'daki savaş martta BAE'de büyümeyi yavaşlattı</p><p></p><p>Orta Doğu'daki savaş, martta Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) büyümenin yavaşlamasına yol açtı. Bu ülkede petrol dışı ekonomik aktivitedeki artış yaklaşık son 5 yılın en düşük hızında gerçekleşti. Bölgedeki diğer ekonomilere bakıldığında, Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar ve Lübnan'da da üretimin azaldığı görüldü. Martta, rapor kapsamında yer alan ekonomiler arasında en belirgin üretim artışı Singapur’da kaydedildi. Bu ülkede ekonomik aktivite hızlı bir genişleme sergiledi.</p><p></p><p>Hindistan, Tayland ve Uganda da üretimin güçlü şekilde arttığı ülkeler arasında yer aldı ancak bu ekonomiler, Türk imalat sanayisinin ihracatında nispeten düşük paylara sahip bulunuyor.</p><p></p><p>- "Türk ihracatçıların performansı büyük ölçüde savaşın süresine bağlı olacak"</p><p></p><p>Açıklamada sonuçlara ilişkin değerlendirmeleri yer alan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, martta Orta Doğu'da başlayan savaşın bazı ülkelerde ticareti aksattığını ve fiyatları artırdığını belirterek, bunun küresel talepte büyümenin yavaşlamasına neden olduğunu bildirdi.</p><p></p><p>Harker, "Bu nedenle, Türk ihracatçıların önümüzdeki aylardaki performansı, büyük ölçüde savaşın süresine ve tedarik aksamalarının ne kadar hızlı giderilebileceğine bağlı olacak." ifadesini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kardemir Çelik Wire Düsseldorf'ta 20'nci kez yerini aldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celik-wire-dusseldorfta-20nci-kez-yerini-aldi-3437/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celik-wire-dusseldorfta-20nci-kez-yerini-aldi-3437/</id>
<published><![CDATA[2026-04-21T02:41:54+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-21T02:41:54+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_55BADF-392F07-916A48-8A86D4-A62E3A-30CF49.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bugün 1350’nin üzerinde çalışanı ve 7 adet üretim tesisi ile yeşil enerjiyle nihai ürüne kadar üretim gerçekleştiren Kardemir Çelik, 13–17 Nisan tarihleri arasında Almanya’nın Düsseldorf kentinde gerçekleştirilen ve yaklaşık 65 ülkeden 2 bin 700 katılımcıyı ağırlayan Tube &amp; Wire Fuarı’na 20’nci kez katıldı. Sektörün en güçlü buluşma noktalarından olan fuar, on binlerce ziyaretçiyi bir araya getirirken, Kardemir Çelik de standında çok sayıda sektör profesyonelini ağırladı. Şirket, fuar süresince gerçekleştirdiği görüşmelerle yeni iş birliklerinin temellerini attı.</p><p>Kardemir Çelik olarak ihracat odaklı büyüme stratejileri doğrultusunda uluslararası pazarlardaki varlıklarını güçlendirmeyi kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Kardemir Çelik Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Bakırel, “Bugün 100’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren bir şirket olarak küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü her geçen gün artırıyoruz. Sektörümüz, artan korumacılık önlemleri, AB pazarındaki kotalar, ilave vergiler ile navlun, enerji ve hammadde maliyetlerindeki yükseliş gibi zorluklarla karşı karşıya. Ancak Türk çelik sektörünün dünyada 7’nci, Avrupa’da 1’inci sırada yer alması, sektörümüzün gücünü net şekilde ortaya koyuyor.</p><p>Kardemir Çelik olarak biz de bu zorlu koşullara rağmen ihracattaki güçlü performansımızı sürdürüyoruz. Tube &amp; Wire Fuarı’nda 20’nci kez yer alarak sektörün en önemli buluşma noktalarında varlığımızı istikrarlı şekilde ortaya koyuyoruz. 30 yılı aşkın birikimimiz, uzman ekibimiz ve yıllara yayılan uluslararası iş birliklerimizle farklı pazarlarda derinleşmeye ve yeni iş birlikleri geliştirmeye devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de ürün çeşitliliğimizi artırmaya, üretim kapasitemizi geliştirmeye ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. Yeşil dönüşüm ve yenilenebilir enerji yatırımlarının kritik rol oynadığı bu dönemde, hem şirketimizin hem de ülkemizin küresel rekabet gücüne katkı sağlamayı sürdüreceğiz” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Çolakoğlu Metalurji, Wire & Tube Fuarı'nda yer aldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/colakoglu-metalurji-wire-tube-fuarinda-yer-aldi-270/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/colakoglu-metalurji-wire-tube-fuarinda-yer-aldi-270/</id>
<published><![CDATA[2026-04-21T02:15:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-21T02:15:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AAD49F-B1E299-A0B9D5-CCD47D-64AE53-6392F9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Dünyanın en prestijli demir-çelik organizasyonları arasında gösterilen fuar, 65 ülkeden yaklaşık 2.700 katılımcı ve on binlerce ziyaretçiyi bir araya getirdi. Çolakoğlu Metalurji, 4. Salon F30 numaralı standında hem mevcut iş ortaklarını ağırladı hem de yeni iş birlikleri için önemli temaslar gerçekleştirdi.</p><p>Fuar süresince ileri teknolojiyle geliştirilen, yüksek katma değerli ürün portföyünü sergileyen şirket; uluslararası pazarlardaki etkinliğini artırma ve ihracat hacmini büyütme hedefi doğrultusunda güçlü bir görünüm ortaya koydu.</p><p>Küresel Büyüme Vizyonu Güçleniyor</p><p>Çolakoğlu Metalurji Satış ve Pazarlama Direktörü Gökhan Erdem, Ar-Ge ve inovasyon odaklı yaklaşımla müşterilere özel çözümler sunmaya devam ettiklerini vurgulayarak, Wire &amp; Tube Fuarı’nın yeni iş birlikleri geliştirmek ve marka değerini küresel ölçekte daha ileri taşımak açısından önemli bir platform olduğunu ifade etti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sanayi üretici fiyatları aylık yüzde 2,81 arttı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretici-fiyatlari-aylik-yuzde-281-artti-1370/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretici-fiyatlari-aylik-yuzde-281-artti-1370/</id>
<published><![CDATA[2026-04-20T17:22:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-20T17:22:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EE0E45-905755-0636A9-C4A74C-002E38-44C6B1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayına ilişkin toplam sanayi üretici fiyat endeksi göstergelerini yayımladı.</p><p></p><p>Buna göre, endeks geçen ay bir önceki aya kıyasla yüzde 2,81, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30,33, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 8,56 ve 12 aylık ortalamalara kıyasla yüzde 27,29 yükseldi.</p><p></p><p>Sanayinin alt sektörlerinin yıllık değişimlerine bakıldığında, madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 35,74, imalatta yüzde 31,31, elektrik, gaz, buhar, iklimlendirme üretimi ve dağıtımında yüzde 14,32, su temini, kanalizasyon, atık yönetimi ve iyileştirme faaliyetlerinde yüzde 38,25 artış görüldü.</p><p></p><p>Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri dikkate alındığında, ara mallarında yüzde 26,98, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 33,54, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 33,91, enerjide yüzde 36,93 ve sermaye mallarında yüzde 27,56 yükseliş gerçekleşti.</p><p></p><p>- Aylık değişimler</p><p></p><p>Sanayinin alt sektörlerinin aylık değişimleri incelendiğinde ise madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 1,85, imalatta yüzde 3,52, su temini, kanalizasyon, atık yönetimi ve iyileştirme faaliyetlerinde yüzde 2,94 artış kaydedilirken, elektrik, gaz, buhar, iklimlendirme üretimi ve dağıtımı ise yüzde 7,51 azaldı.</p><p></p><p>Ana sanayi gruplarının aylık değişimlerine bakıldığında, ara mallarında yüzde 2,03, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 0,89, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 2,13, sermaye mallarında yüzde 0,27 ve enerjide yüzde 12,86 artış kaydedildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Philips'te üst düzey atama</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/philipste-ust-duzey-atama-8425/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/philipste-ust-duzey-atama-8425/</id>
<published><![CDATA[2026-04-17T19:32:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-17T19:32:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7CC508-B04C41-026BD5-F89931-15561B-F9E0F9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sağlık teknolojilerinde küresel liderlerden biri olan Royal Philips (NYSE: PHG, AEX: PHIA), 1 Nisan 2026 itibarıyla Marc Zora’nın Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) CEO’su olarak atandığını duyurdu.</p><p></p><p>Philips’te 15 yıllık deneyime sahip olan Zora, farklı pazarlarda büyüme ve dönüşüm süreçlerine liderlik etme konusunda güçlü bir geçmişe ve kapsamlı bölgesel deneyime sahip. 2011 yılında Philips’e Uluslararası Müşteri Yöneticisi olarak katılan Zora; şirketin ilk Katar Genel Müdürü, Körfez ve Levant Bölgesi Lideri ve son olarak META Bölgesi Tıbbi Görüntüleme Sistemleri İş Birimi Lideri gibi üst düzey yöneticilik görevlerinde bulundu.</p><p></p><p>Marc Zora; “Sağlık alanında hızlı dönüşüm acil ve önemli fırsatlar yaratıyor. Bu da META Bölgesi için belirleyici bir eşik niteliğinde. 15 yılı aşkın süredir müşterilerimiz ve iş ortaklarımızla birlikte çalışarak bu bölgeyi şekillendiren dayanıklılığı ve vizyonu yakından gözlemleme fırsatı buldum. Philips; sağlık sonuçlarını iyileştiren, sağlık hizmetlerine erişimi artıran ve sağlık profesyonellerinin üzerindeki yükü hafifleten yenilikçi çözümleriyle bu ivmeyi desteklemek için benzersiz bir konumda yer alıyor. Önceliğim, bu etkiyi hızlandırmak, iş birliklerimizi derinleştirmek ve daha sürdürülebilir, hasta odaklı sağlık sistemlerinin hayata geçirilmesine katkı sağlamak.” dedi.</p><p></p><p>Bölgede 90 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren Philips, sağlık hizmetlerinin tüm aşamalarında hükümetler, sağlık sistemleri ve sağlık hizmeti sağlayıcılarıyla yakın iş birliği içinde operasyonlarını sürdürüyor. Philips, anlamlı inovasyonlarla insanların hayatını iyileştirme amacı doğrultusunda; stratejik ortaklıklarını güçlendirmeye ve yerel sağlık önceliklerine uygun çözümler sunmaya odaklanıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Erdemir, Ankara'nın su alt yapısı ve depolama projelerinin çelik tedarikçisi oldu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/erdemir-ankaranin-su-alt-yapisi-ve-depolama-projelerinin-celik-tedarikcisi-oldu-952/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/erdemir-ankaranin-su-alt-yapisi-ve-depolama-projelerinin-celik-tedarikcisi-oldu-952/</id>
<published><![CDATA[2026-04-17T19:29:44+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-17T19:29:44+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CFB9E4-9AE5A7-59A70E-5D1D29-CBF83C-B53B96.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>OYAK Maden Metalürji (OMM) şirketlerinden Erdemir, Almanya’nın Düsseldorf kentinde düzenlenen “Tube &amp; Wire 2026 Fuarı”na katıldı. Erdemir, uluslararası çelik sektörünün buluşma noktası olan bu fuarda önemli bir iş birliğine imza attı. Türkiye’nin en büyük entegre çelik üreticisi Erdemir ile Ankara merkezli ve altyapı projelerindeki tecrübesiyle öne çıkan YDA Group arasında çelik rulo temini konusunda satış sözleşmesi imzalandı.&nbsp;</p><p>Sözleşme, OYAK Genel Müdürü - Erdemir Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş ile Erdemir Yönetim Kurulu Üyesi-Murahhas Aza Serdar Başoğlu ve YDA Group Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve CEO’su Cüneyt Arslan tarafından imzalandı. Gerçekleştirilen sözleşme ile Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) tarafından yaptırılacak “Kesikköprü Barajı – İvedik İçme Suyu Arıtma Tesisleri Arası Su Alma Yapısı, Ana İsale Hattı, Pompa istasyonları ve depo imalatları yapımında Erdemir çeliği kullanılacak.</p><p>Yalçıntaş: “Ülkemize değer katan bir projeye katkı sağlıyoruz”</p><p>Erdemir Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde, iş birliğinin Türkiye’deki stratejik projeler açısından önemine dikkat çekti.</p><p>Yalçıntaş, “Erdemir olarak YDA Group ile gerçekleştirdiğimiz bu sözleşme ile stratejik altyapı projelerine yüksek kaliteli yerli çelik tedarik ediyoruz. Bu sayede ülkemizin su kaynaklarının verimli kullanımı ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlıyoruz.</p><p>İklim değişikliği ve artan kuraklık riskleri ile birlikte tüm dünyada su kaynakları giderek daha da stratejik hale geliyor. Erdemir olarak, Türkiye’nin tüm önemli ve büyük projelerinde olduğu gibi bu projede de yerli ve milli çelik tedarikçisi olarak yer almaktan ve Ankara - Kesikköprü Barajı arası toplam 132 kilometre boru hattını kapsayan bu kritik ve ülkemiz için çok kıymetli projenin tüm çeliğini karşılamaktan büyük mutluluk duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.</p><p>Yüksek katma değerli ürünlerle yerli tedarikçi</p><p>İş birliği kapsamında yalnızca ürün temini değil, uzun vadeli stratejik çözüm ortaklığı hedefleniyor. Özellikle su yönetimi ve altyapı projelerinde kullanılan yüksek katma değerli ürünler iş birliğinin odağında yer alıyor.</p><p>Söz konusu anlaşma, Erdemir’in yerli tedarikçi olarak Türkiye’deki altyapı projelerine daha fazla katkı sağlamasına vesile olacak. İş birliğinin aynı zamanda bölgesel kalkınmayı destekleyeceği ifade ediliyor.</p><p>Erdemir, Tube &amp; Wire 2026 Fuarı’nda Yerini Aldı</p><p>Türkiye’nin entegre çelik gücü Erdemir, Messe Düsseldorf Fuar Alanı’nda Hall 3, C49 numaralı 252 metrekarelik standında sektör profesyonellerini ağırlıyor. Şirket, katma değerli ürün portföyünü ve geliştirdiği yenilikçi uygulamaları ziyaretçilerine sunuyor.</p><p>Uluslararası çelik sektörünün önemli buluşma noktalarından biri olan fuarda Erdemir; tel üretimi, tel işleme malzemeleri, tel üretim makineleri, kablo imalatı, kablolar, yay üretimi ile kablo ve boru üretim kontrol sistemlerine yönelik güncel gelişmeleri paylaşıyor.</p><p>Fuar 17 Nisan’a kadar devam edecek olup, Erdemir fuar boyunca müşterilerini ağırlamaya ve yeni iş birlikleri geliştirmeye devam edecek.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ADMİB'in yeni başkanı Rahmi İncetan oldu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/admibin-yeni-baskani-rahmi-incetan-oldu-9489/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/admibin-yeni-baskani-rahmi-incetan-oldu-9489/</id>
<published><![CDATA[2026-04-17T16:14:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-17T16:14:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EF7DEC-22D113-B34549-B5E130-A9097E-DF702B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği’nin (ADMİB) yeni başkanı Rahmi İncetan oldu. Birliğin 9-10 Nisan 2026 tarihlerinde yapılan 2025 Olağan Seçimli Genel Kurulu sonucunda seçime tek liste ile giren İncetan, başkanlık görevini Fuat Tosyalı’dan devraldı.&nbsp;</p><p>Genel kurul sürecinin tamamlanmasıyla birlikte ADMİB’de yeni dönem resmen başladı. Seçim sonrasında açıklamalarda bulunan Başkan Rahmi İncetan, birlik ve beraberlik vurgusu yaparak yeni dönemin ortak akıl ve güç birliğiyle şekilleneceğini ifade etti. İncetan, yönetim kadrosuna katılacak yeni isimlerle birlikte daha dinamik ve kapsayıcı bir yapı oluşturmayı hedeflediklerini belirtti.</p><p>Başkan İncetan açıklamasında, “Yeni dönemde de hep birlikte, ekibimize katılacak yeni isimlerle gücümüzü artırarak, Fuat Tosyalı Bey’den devraldığımız bayrağı daha ileriye taşımak için çalışacağız.” ifadelerini kullandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Karel Tel Sanayi Ege Bölgesi'nin lideri oldu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/karel-tel-sanayi-ege-bolgesinin-lideri-oldu-7312/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/karel-tel-sanayi-ege-bolgesinin-lideri-oldu-7312/</id>
<published><![CDATA[2026-04-16T08:29:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-16T08:29:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2F69C7-D20B6F-BBBADC-7B67DC-428547-604D3E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Karel Tel, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği tarafından gerçekleştirilen 2025 yılı “İhracatın Yıldızları” ödül töreninde ihracatta gösterdiği başarılı performansla gümüş kategoride ödüle layık görüldü. Şirket, demir çelik tel ihracatında ise birincilik ödülünün sahibi oldu.</p><p></p><p>Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Karel Tel Sanayi A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Tunç Bakırel:</p><p></p><p>“90 ülkeye ihracat gerçekleştirerek 2025 yılında 32 milyon dolar ihracat hacmine ulaşmasının gururunu yaşıyoruz. 2026 yılı için 3 milyar TL ciro ve 40 milyon dolar ihracat hedefi belirledik. Yılın ilk çeyreğini de bu hedefimize uygun bir şekilde tamamladık. 2026’nın, geçtiğimiz yıla kıyasla hem ciro hem de ihracat tarafında güçlü bir büyüme kaydettiğimiz bir yıl olacağına inanıyoruz. Karel Tel olarak üretim gücümüzü teknoloji ve Ar-Ge yatırımlarımızla sürekli geliştirirken, ihracatı büyüme stratejimizin merkezine konumlandırıyoruz. Kısa süre önce TURQUALITY Marka Destek Programı’na kabul edilmemizle birlikte, küresel hedeflerimize daha güçlü bir stratejik çerçevede ilerleme imkanı sağladık. TURQUALITY marka destek programıyla beraber sağladığımız destekle, yüksek katma değerli ve yenilikçi ürünlerimizle küresel pazarlardaki varlığımızı daha da güçlendirmeyi ve ülkemizin ihracatına katkımızı artırmayı sürdüreceğiz”&nbsp; dedi.</p><p></p><p>Uluslararası standartlarda sürdürülebilir üretim taahhüdü</p><p></p><p>Çevre dostu üretim yatırımlarıyla sürdürülebilir bir gelecek için önemli adımlar atan Karel Tel, TÜV AUSTRIA’dan altı ürün modeli (galvanizli tel, tavlı tel, çekilmiş tel, yağlı tel, PVC kaplı tel ve yuvarlak çubuk) ve kurumsal düzeyde olmak üzere aldığı toplam yedi sertifika ile uluslararası standartlarda çevre dostu üretimi taahhüt ediyor. Karel Tel RES ve GES ile toplam 8 MW/saat kapasiteyle yenilenebilir enerji üreten şirket, üretimde ihtiyacı olan enerjinin bir kısmını kendi ürettiği yenilenebilir enerjiden karşılıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">KARDEMİR Olağan Genel Kurul Toplantısı yapıldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-olagan-genel-kurul-toplantisi-yapildi-5155/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-olagan-genel-kurul-toplantisi-yapildi-5155/</id>
<published><![CDATA[2026-04-10T14:15:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-10T14:15:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A1FA9B-F11AA6-C43E1D-E9C327-184EB3-019D2B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>KARDEMİR'in 2025 yılı faaliyetlerinin görüşüldüğü Olağan Genel Kurul Toplantısı, KARDEMİR Eğitim ve Kültür Merkezi'nde yönetim kurulu üyeleri, genel müdür, genel müdür yardımcıları ve hissedarların katılımıyla gerçekleşti.</p><p></p><p>Toplantıda konuşan Oflaz, KARDEMİR'in cumhuriyetin sanayileşme yolculuğunda önemli rol ve sorumluluk üstlendiğini, "fabrikalar kuran fabrika" ünvanının onurlu temsilcisi olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Oflaz, 2025'in, küresel ölçekte belirsizliklerin derinleştiği, dünya ekonomisi ve özellikle ağır sanayi için belirsizliğin yeni normal olarak kayıtlara geçtiği ancak yeni stratejik açılımların ve dönüşüm fırsatlarının da ortaya çıktığı önemli dönem olduğunu belirterek, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"Başta yanı başımızda vuku bulan savaş olmak üzere jeopolitik gelişmeler, ticaret politikalarındaki değişimler, artan maliyet baskıları küresel ekonomiyi daha karmaşık hale getirmiş, yeşil dönüşüm ve enerji bağımsızlığı hedefleri daha da ön plana çıkmıştır. Yaygınlaşan yapay zeka uygulamaları istihdam piyasası ve uzun vadeli büyüme beklentilerini sarsmaya daha fazla başlamıştır. Demir çelik sektörü de bu süreçte artan rekabet, maliyet baskıları ve düşük karbonlu üretime geçiş zorunluluğuyla çok yönlü sınav vermiştir. Bu tablo, sektörde verimlilik, esneklik ve stratejik yönetimin her zamankinden daha kritik hale geldiğini açıkça göstermiştir."</p><p></p><p>Dünya ham çelik üretiminin 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 2 azalarak 1,8 milyar ton seviyesine gerilediğini, ABD'de yönetim değişikliği sonrası gündeme gelen ek gümrük vergileri ve Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'yla (SKDM) pazar dengelerinin kökten sarsıldığını anlatan Oflaz, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p></p><p>"Türkiye, bu karamsar tablo içerisinde bir kez daha pozitif ayrışmayı başarmış. Ülkemiz ham çelik üretimini yüzde 3,3 artışla tamamlayarak Avrupa'nın en büyük çelik üreticisi ünvanını almış, dünyadaki sıralamasını 7. sıraya yükseltmiştir. Bizler de KARDEMİR olarak, bağlı ortaklık ve iştiraklerimizle 2025'te köklü sanayi mirasımızdan aldığımız güçle, ortak akılla belirlediğimiz stratejik yol haritamız doğrultusunda, disiplinli ve sürdürülebilir büyüme vizyonumuzla bu milli direncin ön saflarında yer aldık. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında değişen küresel dengeleri doğru okuyarak şirketimizi geleceğe daha güçlü taşıma kararlılığımızı sürdürdük."</p><p></p><p>Oflaz, 2,6 milyon ton ham çelik üretimi ile kapasitelerini sonuna kadar kullandıklarını dile getirerek, "Nihai mamul üretimimizde 2,45 milyon tona ulaştık ve bir tarihi rekoru daha kırmış olduk. 2025'te sıvı ham demir, sıvı çelik ve nihai mamul üretimi dahil olmak üzere 45 farklı alanda rekor üretim seviyelerine erişmemiz, operasyonel çevikliğimizin en önemli, en somut göstergesidir." dedi.</p><p></p><p>- "Toplam sevkiyatımız bir önceki yıla göre yüzde 12 arttı"</p><p></p><p>KARDEMİR'in katma değeri yüksek ürün üretimine yönelik stratejisi doğrultusunda, özellikle raylı sistemler ürün grubunda önemli performans sergilendiğine, demir yolu ray sevkiyatının yüzde 40 artırıldığına işaret eden Oflaz, "2025'te ihracat faaliyetlerimiz de güçlü ivme kazanmış ve toplam sevkiyatımız bir önceki yıla göre yüzde 12 artmıştır. Kuzey Afrika, Kafkasya ve Avrupa Birliği pazarlarında müşteri çeşitliliği artırılarak sürdürülmüş, Ukrayna, Sırbistan ve Kosova gibi ülkelerin yanı sıra Tunus başta olmak üzere Afrika pazarlarına, Azerbaycan ve Gürcistan gibi bölgesel pazarlara satış gerçekleştirilmiştir. Amsted Rail ve Kolowag gibi dünya devleriyle yaptığımız işbirlikleri, ürünlerimizin uluslararası pazarlarda hızlıca ölçeklenmesini sağlayacaktır." diye konuştu.</p><p></p><p>Oflaz, 2026'da satış stratejilerinin, karlılık odaklı büyüme, uzun vadeli müşteri ilişkilerinin güçlendirilmesi, pazar çeşitliliğinin artırılması ve katma değerli ürün ihracatının payının yükseltilmesi üzerine kurgulandığını belirterek, "Profil, demir yolu rayı ve demir yolu tekeri ürün gruplarında rekabet gücümüzü artırmayı ve uluslararası pazardaki konumumuzu güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu dönemde lokomotif, metro ve yük vagonlarında kullanılacak 6 yeni teker tipi ürün gamımıza eklenmiş olup, geliştirilen uluslararası işbirlikleri sayesinde küresel pazarlarda daha hızlı kabul görmesi hedeflenmektedir. Gücümüzün ve çevikliğimizin temelinde çalışanlarımızın özverisi, paydaşlarımızın güven ve desteği, ülkemize duyduğumuz sorumluluk bilinci yer almaktadır. KARDEMİR, 89 yıllık sanayi tecrübesiyle sadece çelik üretmiyor, ülkenin bağımsız sanayisine ve Türkiye Yüzyılı vizyonuna önemli katkılar sunuyor, sosyal sorumluluk proje ve faaliyetleriyle insan kaynağına en güçlü yatırımları gerçekleştiriyor." ifadelerini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sanayi üretimi şubatta yıllık yüzde 2.2 arttı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-subatta-yillik-yuzde-22-artti-362/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-subatta-yillik-yuzde-22-artti-362/</id>
<published><![CDATA[2026-04-10T10:31:00+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-10T10:31:00+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_29E638-005DE5-559B7D-A6356C-58A555-4C6413.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ocak ayında gerileme görelen sanayi üretim endeksinin Şubat'ta toparladığı görüldü.</p><p></p><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Şubat ayına ilişkin sanayi üretimi verilerini yayımladı.</p><p></p><p>Buna göre, sanayi üretimi yıllık yüzde 2,2 arttı. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2026 yılı Şubat ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,1 arttı, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 2,4 arttı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 2,2 azaldı.</p><p></p><p><b>Sanayi üretimi aylık yüzde 2,6 arttı</b></p><p></p><p>Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2026 yılı Şubat ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 0,4 arttı, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 3,3 arttı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 3,6 azaldı.</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sanayi ihracat endeksi 50.3 oldu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-ihracat-endeksi-503-oldu-6524/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-ihracat-endeksi-503-oldu-6524/</id>
<published><![CDATA[2026-04-08T14:16:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-08T14:16:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2D5231-0ED0D1-F2A781-1A7751-1C2739-B792C8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi'nin mart sonuçları açıklandı.</p><p></p><p>Endekste eşik değer olan 50'nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50'nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.</p><p></p><p>Buna göre, Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi, martta 50,3 olarak gerçekleşti ve ihracat pazarlarındaki talep koşullarında üst üste 27. kez iyileşmeye işaret etti.</p><p></p><p>Bununla birlikte, endeksin şubattaki 52,1 seviyesinden gerilemesi, ihracat pazarları iklimindeki iyileşmenin oldukça sınırlı kaldığını ve mevcut güçlenme sürecinin en düşük oranında gerçekleştiğini ortaya koydu.</p><p></p><p>Türk imalat sanayisinin ihracatında yaklaşık yüzde 6 paya sahip olan ABD'de üretim artışı zayıflamayı sürdürdü. Ekonomik aktivitedeki genişleme martta oldukça sınırlı gerçekleşerek, son 2,5 yılın en düşük hızında kaydedildi. En büyük ihracat pazarı olan Almanya'da da büyümenin ivme kaybederek ılımlı seyrettiği gözlendi.</p><p></p><p>Birleşik Krallık'ta ise ekonomik aktivite üst üste 5 aylık büyümenin ardından martta yatay seyretti. Ekonomik aktivite, Türk imalat sektörünün diğer bazı önemli ihracat pazarlarında da daraldı. İtalya'da üretim son 14 ayda ilk kez gerilerken, Fransa ve Romanya'da düşüşler devam etti. Rusya'da ise iki aylık büyümenin ardından hafif geriledi.</p><p></p><p>Geçen ayın görece pozitif gelişmesi ise İspanya ve Hollanda'da talep koşullarının iyileşmeye devam etmesi ve büyümenin şubata göre hız kazanması oldu.</p><p></p><p>- Orta Doğu'daki savaş martta BAE'de büyümeyi yavaşlattı</p><p></p><p>Orta Doğu'daki savaş, martta Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) büyümenin yavaşlamasına yol açtı. Bu ülkede petrol dışı ekonomik aktivitedeki artış yaklaşık son 5 yılın en düşük hızında gerçekleşti. Bölgedeki diğer ekonomilere bakıldığında, Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar ve Lübnan'da da üretimin azaldığı görüldü. Martta, rapor kapsamında yer alan ekonomiler arasında en belirgin üretim artışı Singapur’da kaydedildi. Bu ülkede ekonomik aktivite hızlı bir genişleme sergiledi.</p><p></p><p>Hindistan, Tayland ve Uganda da üretimin güçlü şekilde arttığı ülkeler arasında yer aldı ancak bu ekonomiler, Türk imalat sanayisinin ihracatında nispeten düşük paylara sahip bulunuyor.</p><p></p><p>- "Türk ihracatçıların performansı büyük ölçüde savaşın süresine bağlı olacak"</p><p></p><p>Açıklamada sonuçlara ilişkin değerlendirmeleri yer alan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, martta Orta Doğu'da başlayan savaşın bazı ülkelerde ticareti aksattığını ve fiyatları artırdığını belirterek, bunun küresel talepte büyümenin yavaşlamasına neden olduğunu bildirdi.</p><p></p><p>Harker, "Bu nedenle, Türk ihracatçıların önümüzdeki aylardaki performansı, büyük ölçüde savaşın süresine ve tedarik aksamalarının ne kadar hızlı giderilebileceğine bağlı olacak." ifadesini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kardemir Çelik ihracatta gücünü altın kategori ödülüyle tescilledi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celik-ihracatta-gucunu-altin-kategori-oduluyle-tescilledi-3932/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celik-ihracatta-gucunu-altin-kategori-oduluyle-tescilledi-3932/</id>
<published><![CDATA[2026-04-03T11:52:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-03T11:52:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_21773F-D8FE4F-8FAB52-CDC599-FF3EC8-D5A577.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bugün 1350’nin üzerinde çalışanı ve 7 üretim tesisi ile yeşil enerji kullanarak nihai ürüne kadar üretim gerçekleştiren Kardemir Çelik, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği tarafından gerçekleştirilen 2025 yılı “İhracatın Yıldızları” ödül töreninde altın kategoride ödüle layık görüldü.</p><p>&nbsp;Konuya ilişkin açıklamada bulunan Kardemir Çelik Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Bakırel, “Küresel belirsizliklerin, maliyet baskılarının ve korumacılık eğilimlerinin arttığı bir dönemde ihracatımızı yüksek performansta sürdürmeyi başardık. Bu başarımızın altın kategoride ödüllendirilmesi bizim için gurur kaynağı oldu. 100’den fazla ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracat gücümüzün arkasında 30 yılı aşkın birikim, uzman ekibimiz ve yıllara yayılan uluslararası iş birliklerimiz bulunuyor” diye belirtti.</p><p>Kardemir Çelik’in ihracatta kalıcılığı ve derinleşmeyi odağına alan stratejilerle hareket ettiğini vurgulayan Bakırel, küresel taleplere göre şekillenen yatırımların bu yaklaşımın temelini oluşturduğunu dile getirdi. İzmir Aliağa’da devreye alınması planlanan büyük profil hadde tesisinin, üretim esnekliğini ve pazar uyum kabiliyetini artıracak stratejik bir yatırım olduğunu hatırlatan Bakırel, bunun yanı sıra elektrikli ark ocağı teknolojileri, yenilenebilir enerji yatırımları ve Ar-Ge çalışmalarıyla daha düşük karbonlu, verimli ve dayanıklı bir üretim modeli inşa ettiklerinin altını çizdi. Bakırel, “Bu bütüncül yaklaşım sayesinde hem değişen küresel taleplere hızlı uyum sağlıyoruz hem de ihracatta sürdürülebilir büyüme ve uzun vadeli rekabet gücümüzü pekiştiriyoruz. Önümüzdeki dönemde de pazar çeşitliliğini artıran, ihracatta derinleşmeyi hedefleyen ve Türkiye’ye daha fazla değer kazandıran yaklaşımımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Assan Alüminyum, Batı Virginia'daki folyo tesisini satın aldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/assan-aluminyum-bati-virginiadaki-folyo-tesisini-satin-aldi-2648/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/assan-aluminyum-bati-virginiadaki-folyo-tesisini-satin-aldi-2648/</id>
<published><![CDATA[2026-04-01T19:02:59+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-01T19:02:59+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6A63D6-2F86C1-A376B7-8E0663-1B34F5-2D29DF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Avrupa’nın en büyük iki folyo üreticisinden biri, Türkiye’nin ise en büyük yassı alüminyum üreticisi Assan Alüminyum, çatısı altında faaliyet gösterdiği Kibar Holding'in yurtdışında büyüme stratejisi kapsamında ABD’nin Batı Virginia eyaletine bağlı Fairmont kentindeki alüminyum folyo üretim tesisinin satın alma sürecini tamamladı. Tesis, Assan Alüminyum tarafından Kibar Americas üzerinden Novelis şirketinden satın alındı.</p><p>Kibar Holding CEO’su Haluk Kayabaşı satın almanın, uzun süredir gündemlerinde olan globalleşme vizyonlarının doğal bir sonucu olduğunu belirtti. Kayabaşı yaptığı değerlendirmede, "Kibar Topluluğu olarak yurt içindeki güçlü sanayi temellerimizi, yurt dışı yapılanmalarla daha da derinleştirerek global ölçekte rekabet gücümüzü artırmak için adımlar atmaya devam ediyoruz. Globalleşme stratejimizin merkezinde, sürdürülebilir üretim, dijitalleşme ve çevresel sorumluluk ilkeleriyle faaliyet alanlarımızı uluslararası ölçekte güçlendirmek var" diye konuştu. Kayabaşı bu yatırımın, Kibar Holding’in alüminyum, otomotiv ve ambalaj sektörlerinde büyümeye devam eden sürdürülebilir sanayi grubu vizyonunun önemli bir halkası olduğunu da vurguladı.</p><p>Yerel üretici olarak küresel oyuncu</p><p>Assan Alüminyum Genel Müdürü ve Kibar Americas Yönetim Kurulu Üyesi Göksal Güngör, bu önemli yatırımla ilgili şunları söyledi: "Tesis, özellikle otomotiv finstok, iklimlendirme finstok, gıdaya uygun alüminyum buruşuk kap ve endüstriyel folyo gibi alanlarda üretim yapacak. Tesisin kullanımına yönelik detaylı analizler ve değerlendirmeler yapılıyor. Bu adım, Assan Alüminyum’un halihazırda hizmet verdiği sektörlerde ‘yerinde üretim’ anlayışıyla büyümesini destekleyecek."</p><p>Güngör, Assan Alüminyum’un Avrupa’dan sonra Amerika kıtasında da faaliyetlerini genişleterek, 'yerel üretici olarak küresel oyuncu' konumunu güçlendirdiğini vurgularken, "Küresel ticaretin yeniden şekillendiği, yerel üretimin giderek daha fazla önem kazandığı bir dönemde bu yatırım, uzun vadeli vizyonumuzun önemli bir yansıması. Güvenilirlik, esneklik, yenilikçilik ve sürdürülebilirlik temelinde oluşturduğumuz büyüme modelimizi, yeni dönemde Amerika kıtasına taşıyacağız" dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sanayi üretimi son beş ayın en düşük seviyesinde</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-son-bes-ayin-en-dusuk-seviyesinde-5835/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-son-bes-ayin-en-dusuk-seviyesinde-5835/</id>
<published><![CDATA[2026-04-01T11:05:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-01T11:05:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A7BC9B-2E7CC7-E2B71B-20481C-081330-97B3C2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bu veri, ilk çeyreğin sonu itibarıyla faaliyet koşullarında ılımlı bir bozulma sinyali verdi. Böylece sektörün performansında kesintisiz yavaşlama eğilimi iki yıla ulaştı. Mart ayı verileri hem toplam yeni siparişlerde hem de yeni ihracat siparişlerinde yavaşlamanın keskinleştiğine işaret etti.&nbsp;</p><p></p><p>&nbsp;İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI mart ayı verilerine göre, anket kapsamında izlenen 10 sektörün tamamında yeni siparişler yavaşlama kaydetti. Bu durum geçen yılın temmuz ayından bu yana ilk kez gözlemlendi. En keskin ivme kaybının gözlemlendiği sektör, yeni siparişlerin Nisan 2020’den bu yana en yüksek oranda azaldığı kara ve deniz taşıtları oldu. Buna karşılık, en hafif bozulma ise kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe gerçekleşti. Yeni ihracat siparişleri de tüm sektörlerde düşüş sergiledi. Mart ayında üretim hacmini artıran tek sektör kimyasal, plastik ve kauçuk ürünler oldu.&nbsp;</p><p></p><p>&nbsp;Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi performansında en hızlı ve güvenilir referans kabul edilen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) anketinin Mart 2026 dönemi sonuçları açıklandı. Eşik değer olan 50,0’nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre şubat ayında 49,3 ile son 22 ayın en yüksek seviyesine ulaşan manşet PMI, Mart’ta 47,9’a gerileyerek son beş ayın en düşük seviyesinde gerçekleşti. Bu veri, ilk çeyreğin sonu itibarıyla faaliyet koşullarında ılımlı bir bozulma sinyali verdi. Böylece sektörün performansında kesintisiz yavaşlama eğilimi iki yıla ulaştı. Mart ayı verileri hem toplam yeni siparişlerde hem de yeni ihracat siparişlerinde yavaşlamanın keskinleştiğine işaret etti. Bazı firmalar bu durumu Orta Doğu’daki savaşın yol açtığı belirsizliğin piyasa talebi üzerindeki etkilerine bağladı. Fiyatlardaki yükselişin de yeni siparişlerdeki yavaşlamada rolü olduğu bildirildi. Talepteki zayıflık ve fiyat baskıları, imalat sanayi üretiminde yavaşlamanın devam etmesine neden oldu. Üretimdeki düşüş 2025 Kasım ayından bu yana en yüksek oranda gerçekleşti. Anket katılımcılarına göre fiyat baskıları genellikle Orta Doğu’daki savaşa bağlı olarak navlun, yakıt ve petrol maliyetlerinde yaşanan artıştan kaynaklandı. Benzer şekilde ham madde fiyatlarında da yükseliş bildirildi. Bunların sonucu olarak, girdi maliyetlerinde son 23 ayın, nihai ürün fiyatlarında ise son 25 ayın en hızlı artışı gözlendi. Savaşın bir diğer etkisi de malzeme yetersizliği ve taşımacılıktaki aksamalar nedeniyle tedarikçilerin teslim sürelerinin uzaması oldu. Teslimat sürelerinde Ağustos 2024’ten bu yana en belirgin artış kaydedildi. Yeni siparişlerin yavaşlaması ve üretim gereksinimlerinin azalmasıyla birlikte, Türk imalatçıları istihdamı son altı ayın en yüksek oranında azaltırken, satın alma faaliyetleri ile stok seviyelerinde de düşüş gerçekleştirdi.</p><p></p><p>İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI anket verileri hakkında değerlendirmede bulunan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları söyledi: “Şubat ayında koşulların iyileşme patikasına girdiğini gösteren sinyallerin ardından, Türk imalat sektörü mart ayında bir miktar ivme kaybı yaşadı. Sektördeki yavaşlamanın ilk çeyrek sonunda belirginleşmesi büyük ölçüde Orta Doğu’daki savaştan kaynaklandı. Savaş, başta yakıt ve petrol olmak üzere girdi maliyetlerini artırırken, tedarik zincirlerinde de aksamalara neden oldu. Bu nedenle sektörün kısa vadeli görünümü, çatışmanın ne kadar süreceğine ve bunun küresel fiyat ve arz koşulları üzerindeki etkilerine bağlı olacak gibi görünüyor.”</p><p></p><p>İSO Türkiye Sektörel PMI’a göre 10 sektörde yeni siparişler yavaşladı</p><p>İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI mart ayı verilerine göre, anket kapsamında izlenen 10 sektörün tamamında yeni siparişler yavaşlama kaydetti. Bu durum geçen yılın temmuz ayından bu yana ilk kez gözlemlendi. En keskin ivme kaybının gözlemlendiği sektör, yeni siparişlerin Nisan 2020’den bu yana en yüksek oranda azaldığı kara ve deniz taşıtları oldu. Buna karşılık, en hafif bozulma ise kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe gerçekleşti. Yeni ihracat siparişleri de tüm sektörlerde düşüş sergiledi. Mart ayında üretim hacmini artıran tek sektör kimyasal, plastik ve kauçuk ürünler oldu. Böylece sektörün üretimi son üç ayın ikisinde güçlü artış gösterdi. Üretimde en sert daralma ise ağaç ve kağıt ürünleri sektöründe yaşandı. Martta üretimin arttığı tek faaliyet kolu olmasına rağmen, kimyasal plastik ve kauçuk ürünler sektöründe enflasyonist baskılar belirgin şekilde yoğunlaştı ve rapor kapsamındaki on sektör arasında en belirgin düzeyde gerçekleşti. Orta Doğu’da savaşın başlamasının ardından girdi maliyetleri yaklaşık iki yılın en yüksek hızında artarken, satış fiyatları da Şubat 2022’den bu yana en sert yükselişini kaydetti. Diğer sektörlerde enflasyon eğilimleri farklılık gösterdi. Mart ayında bazı sektörlerde fiyat artışları hızlanırken, bazılarında ise yavaşlama kaydedildi. Girdi maliyetleri enflasyonunun en düşük gerçekleştiği sektör olan giyim ve deri ürünlerinde nihai ürün fiyatları üst üste iki aylık artışın ardından değişim göstermedi. Diğer tüm sektörlerde ise satış fiyatları arttı. İlk çeyreğin sonunda altı sektörde tedarikçilerin teslimat süreleri kısalırken, kimyasal, plastik ve kauçuk sektörünün tedarik zincirlerinde önemli aksamalar yaşandı. Bu sektörde teslimat süreleri iki yıldan uzun sürenin en yüksek oranında arttı. Beş sektörün istihdamını genişlettiği şubat ayının ardından, Mart’ta çalışan sayısı artan sektör sayısı iki olarak gerçekleşti. Elektrikli ve elektronik ürünler ile makine ve metal ürünleri sektörlerinde görülen artışa karşılık diğer tüm sektörlerde istihdam azaldı.</p><p></p><p>İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI ve Sektörel PMI Mart 2026 dönemi raporlarının tamamına ekteki dosyalardan ulaşabilirsiniz.&nbsp;</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kardemir Çelik ihracatta gücünü altın kategori ödülüyle tescilledi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celik-ihracatta-gucunu-altin-kategori-oduluyle-tescilledi-1037/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celik-ihracatta-gucunu-altin-kategori-oduluyle-tescilledi-1037/</id>
<published><![CDATA[2026-04-01T11:02:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-01T11:02:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_63A79E-320784-A6A690-918E78-067CC2-4E6407.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bugün 1350’nin üzerinde çalışanı ve 7 üretim tesisi ile yeşil enerji kullanarak nihai ürüne kadar üretim gerçekleştiren Kardemir Çelik, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği tarafından gerçekleştirilen 2025 yılı “İhracatın Yıldızları” ödül töreninde altın kategoride ödüle layık görüldü.</p><p>&nbsp;Konuya ilişkin açıklamada bulunan Kardemir Çelik Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Bakırel, “Küresel belirsizliklerin, maliyet baskılarının ve korumacılık eğilimlerinin arttığı bir dönemde ihracatımızı yüksek performansta sürdürmeyi başardık. Bu başarımızın altın kategoride ödüllendirilmesi bizim için gurur kaynağı oldu. 100’den fazla ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracat gücümüzün arkasında 30 yılı aşkın birikim, uzman ekibimiz ve yıllara yayılan uluslararası iş birliklerimiz bulunuyor” diye belirtti.</p><p>Kardemir Çelik’in ihracatta kalıcılığı ve derinleşmeyi odağına alan stratejilerle hareket ettiğini vurgulayan Bakırel, küresel taleplere göre şekillenen yatırımların bu yaklaşımın temelini oluşturduğunu dile getirdi. İzmir Aliağa’da devreye alınması planlanan büyük profil hadde tesisinin, üretim esnekliğini ve pazar uyum kabiliyetini artıracak stratejik bir yatırım olduğunu hatırlatan Bakırel, bunun yanı sıra elektrikli ark ocağı teknolojileri, yenilenebilir enerji yatırımları ve Ar-Ge çalışmalarıyla daha düşük karbonlu, verimli ve dayanıklı bir üretim modeli inşa ettiklerinin altını çizdi. Bakırel, “Bu bütüncül yaklaşım sayesinde hem değişen küresel taleplere hızlı uyum sağlıyoruz hem de ihracatta sürdürülebilir büyüme ve uzun vadeli rekabet gücümüzü pekiştiriyoruz. Önümüzdeki dönemde de pazar çeşitliliğini artıran, ihracatta derinleşmeyi hedefleyen ve Türkiye’ye daha fazla değer kazandıran yaklaşımımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Savaşın ekonomik dalgası üretim bantlarını zorluyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/savasin-ekonomik-dalgasi-uretim-bantlarini-zorluyor-6867/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/savasin-ekonomik-dalgasi-uretim-bantlarini-zorluyor-6867/</id>
<published><![CDATA[2026-04-01T02:47:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-01T02:47:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_217BB7-4E09D6-E9CE34-31A4F8-ECE91B-31C754.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Orta Doğu’da yaşanan savaşın küresel enerji piyasalarında yarattığı dalgalanma, Türkiye’de sanayi üretimini de doğrudan etkilemeye başladı. Petrol fiyatlarında yaşanan hızlı yükseliş, özellikle enerji ve petro-kimya türevli hammaddelere dayalı sektörlerde ciddi maliyet baskısı oluşturuyor.</p><p>Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, savaşın yalnızca jeopolitik değil aynı zamanda ekonomik bir dalga yarattığını belirterek, enerji ve hammadde maliyetlerindeki artışın üretim maliyetlerine doğrudan yansıdığını ifade etti. Petrol fiyatlarında yaşanan yükselişin başta plastik sanayisi olmak üzere sanayinin birçok kolunu etkilediğini söyleyen Karadeniz, “Petrol fiyatlarında yaşanan hızlı yükseliş, plastik sanayisi başta olmak üzere petro-kimya türevli hammaddelere dayalı üretim yapan sektörleri doğrudan etkiliyor. İlk değerlendirmelerimize göre enerji ve hammadde maliyetlerinde kısa süre içinde önemli ölçüde artışlar yaşandı. Mevcut koşulların bu şekilde devam etmesi halinde maliyetlerin hızla yükselebileceğini öngörebiliriz” dedi.</p><p>Plastik sektöründe hammaddenin üretim maliyetleri içindeki payının oldukça yüksek olduğuna dikkat çeken Karadeniz, ürünün türüne göre bu oranın yüzde 70 ile yüzde 85 arasında değiştiğini bildirdi. Çatı kuruluş PLASFED Başkanı, bu nedenle enerji ve hammadde fiyatlarındaki artışın sanayicinin maliyet yapısını ciddi şekilde zorladığını vurguladı.</p><p></p><p>“Maliyet baskısı tüketici fiyatlarına yansıyacak”</p><p>Sanayicinin maliyet artışlarını mümkün olduğunca kendi içinde dengelemeye çalıştığını ifade eden Karadeniz, ancak artışların uzun süre devam etmesi halinde bunun nihai ürün fiyatlarına yansımasının kaçınılmaz olacağını kaydetti.&nbsp;</p><p>Karadeniz, “Bu süreç aynı şekilde devam ederse, A’dan Z’ye tüm ürünlerde zam kaçınılmaz olacak ve doğrudan tüketici bu durumdan etkilenecek. Maliyet baskısının özellikle ambalaj, temizlik ürünleri, lojistik ve perakende zincirlerinde artması bekleniyor. Sonuç olarak, maliyetlerin tüketici fiyatlarına yansıması ve daha kritik seviyelere ulaşması olası görünüyor” diye konuştu.&nbsp;</p><p></p><p>“Sanayici son yılların en zor dönemiyle karşı karşıya”</p><p>Türk sanayicisinin bugüne kadar birçok küresel krizden üretim gücü ve esnekliği sayesinde çıkmayı başardığını hatırlatan Karadeniz, mevcut koşulların sanayici açısından son yılların en zor dönemlerinden birine işaret ettiğini ifade etti.</p><p>“Enerji ve hammadde maliyetlerindeki artış, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve küresel ticaretteki belirsizlikler üretim maliyetlerini ciddi şekilde yükseltiyor. Özellikle bu dönemde sanayicimizin finansmana ulaşması için acil desteğe ihtiyaç var ve bu desteğin devlet tarafından sağlanmasını bekliyoruz. Buna rağmen sanayicimiz üretimi sürdürmek, ihracatını korumak ve istihdam yaratmak için büyük bir çaba gösteriyor” diyen Karadeniz, üretim ekonomisinin desteklenmesinin Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesi açısından kritik olduğunu vurguladı.&nbsp;</p><p></p><p>“İlk fiyat ayarlamaları ambalaj ürünlerinde görülebilir”</p><p>Plastik sektörünün birçok sektör için ara malı üretimi yaptığını hatırlatan Karadeniz, maliyet artışlarının ilk etapta bazı ürün gruplarında daha hızlı hissedilebileceğini söyledi.</p><p>Karadeniz, “İlk aşamada plastik ambalaj ürünleri, tek kullanımlık gıda ambalajları, temizlik ve hijyen ürünlerinin ambalajları ile lojistik ve taşıma ekipmanlarında fiyat ayarlamaları görülebilir. Enerji fiyatlarının yüksek seyretmesi halinde bu fiyat düzenlemelerinin hızla yükselebileceği ihtimali göz ardı edilmemelidir” değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>“Enflasyon hedefleri üzerinde risk oluşabilir”</p><p>Orta Doğu’daki savaşın küresel enerji fiyatlarını yukarı çektiğini belirten Karadeniz, bunun Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerde enflasyon beklentilerini de etkileyebileceğini söyledi.</p><p>Karadeniz, “Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki her artış üretim maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Savaşın uzun sürmesi halinde yıl sonu enflasyon hedeflerinin tutturulması zorlaşabilir ve yukarı yönlü bir revizyon gündeme gelebilir” dedi.</p><p>Buna rağmen Türkiye’nin güçlü üretim altyapısına dikkat çeken Karadeniz, sanayicinin kriz dönemlerinde geliştirdiği esnekliğin önemli bir avantaj olduğunu belirterek, enerji piyasalarında hızlı bir normalleşme yaşanması halinde hem üretim maliyetleri hem de enflasyon üzerindeki baskının kontrol altına alınabileceğini ifade etti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Metal endeks şubatta yönünü yukarı çevirdi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/metal-endeks-subatta-yonunu-yukari-cevirdi-7445/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/metal-endeks-subatta-yonunu-yukari-cevirdi-7445/</id>
<published><![CDATA[2026-03-25T02:41:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-25T02:41:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4B5371-5A3075-69C1DA-5A2E16-BC031C-89DCC5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) tarafından hazırlanan TR-METALENDEKS Türkiye Metal Sanayi İhracat Endeksi’nin 2026 yılı Şubat ayı sonuçları açıklandı.&nbsp;</p><p>Endeks verileri, 2026 yılına sert bir düşüşle başlayan metal sanayinin Şubat ayında yeniden toparlanma eğilimine girdiğini gösterdi. Ocak ayında son 22 ayın en düşük seviyesine gerileyen ihracat miktar endeksi, Şubat ayında yüzde 3,5 oranında artış göstererek ocak ayındaki 111,84 olan değerinden şubat ayı sonunda 115,72 seviyesine çıktı. Ton bazında ihracat rakamları da bu toparlanmayı desteklerken, Ocak ayında 205 bin 262 ton olan metal sanayi ihracatı, şubat ayında yüzde 3,5 artışla 212 bin 394 tona yükseldi.&nbsp;</p><p>İHRACAT DEĞER ENDEKSİNDE YÜZDE 2,5'LİK ARTIŞ</p><p>TR-METALENDEKS verilerine göre, miktar bazındaki artış ihracat gelirlerine de pozitif yansıdı. Ocak ayında 158,98 olan ihracat değer endeksi, şubat ayında yüzde 2,5 oranında artarak 162,93 seviyesine ulaştı. Tutar bazında bakıldığında ise metal sanayi ihracatı, ocak ayındaki 1 milyar 91 milyon dolar seviyesinden şubat ayında 1 milyar 118 milyon dolara yükseldi. Rapora göre bu değer artışı, büyük ölçüde adet ve kilogram bazındaki miktar artışının bir sonucu oldu.&nbsp;</p><p>Öte yandan ocak ayında 5,32 dolar/kg ile endeks tarihinin rekorunu kıran ortalama ihracat birim fiyatları, şubat ayında yüzde 1,1 oranında azalarak 5,26 dolar/kg seviyesine geriledi.&nbsp;</p><p>İDDMİB raporunda, dünya ekonomisinin 2026-2029 dönemine ilişkin zayıf beklentiler nedeniyle metal fiyatlarının önümüzdeki süreçte düşük ve yatay bir seyir izlemesinin öngörüldüğü bir kez daha vurgulandı.</p><p>Alt sektörlere bakıldığında ise ocak ayındaki sert düşüşlerin ardından çoğu sektörde bir toparlanma olduğu göze çarptı.&nbsp;</p><p>Alüminyum miktar endeksi 121,2’den 132,0 puana, değer endeksi ise 159,4’ten 173,0 puana çıkarak güçlü bir toparlanma kaydetti. Aynı ayda birim fiyatlar da 4,76 dolar/kg'dan 4,83 dolar/kg’a yükseldi. Hırdavat sektörü miktar endeksi ocak ayındaki sert düşüşün ardından 87,1’den 99,2’ye, değer endeksi de 125,0’ten 135,9’a yükseldi. Birim fiyatlar ise 3,14 dolar/kg'dan 2,99 dolar/kg seviyesine geriledi. Mutfak Eşyaları miktar endeksi 78,8’den 81,2’ye, değer endeksi 97,5'ten 105,1'e çıkarken, Armatür ve Döküm sektörleri de hem miktar hem de değer bazında artış trendine eşlik etti.&nbsp;</p><p></p><p>Şubat ayında genel tablodan farklı ayrışan tek alt sektör ise bakır oldu. Bakırda miktar endeksi 126,7’den 108,3’e gerilemesine rağmen, birim fiyatların 12,68 dolardan 13,22 dolar/kg seviyesine çıkarak yükselişini sürdürmesi dikkat çekerken, miktardaki düşüşün etkisiyle değer endeksi 230,8 puandan 205,8 puana geriledi.&nbsp;</p><p>TR-METALENDEKS verilerine göre 2026 Şubat ayı, Ocak ayındaki miktar kayıplarının telafi edilmeye başlandığı, ihracat tutarının yeniden ivme kazandığı ve rekor seviyedeki birim fiyatların küçük bir düzeltme ile yatay seyre geçtiği bir ay olarak kayıtlara geçmiş oldu.&nbsp;</p><p>İDDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Tecelioğlu: Sanayimizin esnek üretim kabiliyeti ve pazar çeşitliliği sayesinde hızlı reaksiyon alabiliyoruz diyerek şu değerlendirmelerde bulundu;&nbsp; “2026 yılına miktar bazında zayıf bir başlangıç yapan metal sanayinin şubat ayı itibarıyla yeniden toparlanma eğilimine girdiğini görüyoruz. Özellikle ihracat miktarındaki artışın, değer endeksine de olumlu yansıması sektörümüz açısından önemli bir gelişme. Bu tablo, küresel talepteki dalgalanmalara rağmen Türk metal sanayinin esnek üretim kabiliyeti ve pazar çeşitliliği sayesinde hızlı reaksiyon alabildiğini ortaya koyuyor.</p><p>Diğer taraftan, ocak ayında tarihi zirveye ulaşan birim fiyatlarda sınırlı bir geri çekilme yaşanması, önümüzdeki dönemde daha dengeli bir fiyat yapısına işaret ediyor. Küresel ekonomiye ilişkin temkinli beklentilerin sürdüğü bir ortamda, ihracatta kalıcı büyüme için miktar artışını destekleyecek stratejilere odaklanmamız gerekiyor. Katma değerli üretim, yeni pazarlar ve rekabetçi fiyat dengesiyle sektörümüzün bu yılı daha güçlü bir performansla tamamlayacağına inanıyoruz.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kapasite kullanım oranı martta yüzde 73,3 oldu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kapasite-kullanim-orani-martta-yuzde-733-oldu-4081/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kapasite-kullanim-orani-martta-yuzde-733-oldu-4081/</id>
<published><![CDATA[2026-03-24T10:34:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-24T10:34:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4D9510-13B3F3-514D55-D37A05-692574-23E7BF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), mart ayına ilişkin İmalat Sanayi KKO verilerini açıkladı.</p><p></p><p>Buna göre, mart ayında imalat sanayisinde faaliyet gösteren 1761 iş yerinin İktisadi Yönelim Anketi'ne verdiği yanıtlar birleştirilerek değerlendirildi. İmalat sanayisi genelinde mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı değişmeyerek yüzde 74 olarak hesaplandı.</p><p></p><p>Mevsimsel etkilerden arındırılmamış kapasite kullanım oranı (KKO) ise martta geçen aya göre 0,2 puan azalışla yüzde 73,3 seviyesinde gerçekleşti.</p><p></p><p>Türkiye'de 2025 ve 2026 yıllarında aylar itibarıyla kapasite kullanım oranları (yüzde) şöyle:</p><p></p><table style="color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; font-size: 14px;"><tbody><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">Aylar/Yıl</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;"><br /></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">2025</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">2026</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">Ocak</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;"><br /></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">74,6</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">74,1</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">Şubat</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;"><br /></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">74,5</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">73,5</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">Mart</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;"><br /></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">74,4</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">73,3</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">Nisan</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;"><br /></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">74,3</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;"><br /></td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">Mayıs</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;"><br /></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">75,0</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;"><br /></td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">Haziran</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;"><br /></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">74,6</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;"><br /></td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">Temmuz</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;"><br /></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">74,2</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;"><br /></td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">Ağustos</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;"><br /></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">73,5</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;"><br /></td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">Eylül</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;"><br /></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">74,0</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;"><br /></td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">Ekim</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;"><br /></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">74,2</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;"><br /></td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">Kasım</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;"><br /></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">74,4</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;"><br /></td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">Aralık</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;"><br /></td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">74,4</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;"><br /></td></tr></tbody></table>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Epsan, PIAE 2026 Fuarı'nda sektör profesyonelleriyle buluştu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/epsan-piae-2026-fuarinda-sektor-profesyonelleriyle-bulustu-1903/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/epsan-piae-2026-fuarinda-sektor-profesyonelleriyle-bulustu-1903/</id>
<published><![CDATA[2026-03-24T02:30:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-24T02:30:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_574F37-298D6A-C092C3-8FF22E-EB1B53-57A602.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yüksek performanslı mühendislik plastikleri üretimi alanında faaliyet gösteren Epsan, Almanya’nın Mannheim şehrinde gerçekleştirilen Plastics in Automotive Engineering (PIAE) Konferans ve Fuarı’nda sektör profesyonelleriyle bir araya geldi. Otomotiv endüstrisinde plastik teknolojilerinin geleceğine yön veren etkinlikte Epsan, sürdürülebilir ve inovatif ürün çözümlerini uluslararası katılımcılarla paylaşma imkânı buldu.&nbsp;</p><p>“Büyüme hedeflerimize katkı sağlayacak yeni bağlantılar kurma fırsatı bulduk”</p><p>Fuara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Epsan Yönetim Kurulu Başkanı Bora Efe, “Otomotiv sektöründe hafifletme ve sürdürülebilirlik odaklı malzeme çözümlerine olan ihtiyaç her geçen gün artıyor. PIAE’de yer almak, yüksek performanslı mühendislik plastiklerimizi uluslararası paydaşlarla buluşturmak ve sektördeki güncel gelişmeleri yakından takip etmek açısından değerli bir fırsat sundu. Fuar süresince hem mevcut iş ortaklarımızla temaslarımızı güçlendirdik hem de Epsan’ın global büyüme hedeflerine katkı sağlayacak yeni bağlantılar kurma imkânı elde ettik. Bu tür teknik platformlarda edindiğimiz bilgi ve geri bildirimlerin Ar-Ge ve ürün geliştirme çalışmalarımıza doğrudan katkı sağlayacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.</p><p>Otomotiv plastikleri sektörünün profesyonelleri PIAE’de buluştu</p><p></p><p>Almanya’da düzenlenen Plastics in Automotive Engineering (PIAE) Konferans ve Fuarı, otomotiv endüstrisinde plastik malzemeler ve mühendislik çözümleri üzerine çalışan üreticileri, tedarikçileri, araştırmacıları ve karar vericileri bir araya getiren önemli bir sektör platformu olarak öne çıktı. Hafifletme teknolojileri, sürdürülebilir malzeme çözümleri, yeni üretim yöntemleri ve geleceğin mobilite uygulamalarına yönelik yeniliklerin ele alındığı etkinlik, katılımcılara hem teknik bilgi paylaşımı hem de yeni iş birlikleri geliştirme açısından güçlü bir buluşma zemini sundu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Deprem gerçeği sanayinin yönünü değiştiriyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/deprem-gercegi-sanayinin-yonunu-degistiriyor-1775/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/deprem-gercegi-sanayinin-yonunu-degistiriyor-1775/</id>
<published><![CDATA[2026-03-24T02:03:19+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-24T02:03:19+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_45E3D7-389218-AB3627-B669F7-81ABCD-6DAB87.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’de sanayi yatırımlarının mekânsal dağılımı yeniden şekilleniyor. Marmara havzasında yoğunlaşan üretim altyapısının, deprem riski ve tedarik zinciri kırılganlıkları nedeniyle daha dengeli bir yapıya kavuşturulması artık stratejik bir gereklilik olarak ele alınıyor. Bu dönüşüm sürecinde Konya; organize sanayi kapasitesi, genişleme potansiyeli ve lojistik bağlantılarıyla yeni üretim dengesinde kritik şehirlerden biri olarak konumlanıyor.</p><p>Bu çerçevede Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Anadolu’da yeni ve büyük ölçekli endüstri alanlarının oluşturulmasına yönelik somut adımları kamuoyuyla paylaştı. 16 Ocak 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan kararla 16 mega endüstri bölgesinin ilan edilmesi, Türkiye’nin sanayi yerleşim stratejisinde yeni bir dönemin başladığını gösteriyor.</p><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da son dönemde yaptığı değerlendirmede üretimin Anadolu’ya dengeli dağılımının stratejik önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p><p>“Türkiye’nin üretim gücünü tek bir bölgeye bağımlı bırakmadan, daha dirençli ve sürdürülebilir bir sanayi altyapısı inşa ediyoruz. Yeni mega endüstri bölgeleriyle birlikte Anadolu şehirlerimiz üretimin yeni merkezleri olacak. Deprem riski görece düşük, altyapısı güçlü ve lojistik avantajı bulunan şehirlerimiz önümüzdeki dönemde yatırımın ana adresi haline gelecek.”</p><p></p><p>Sanayide Yeni Denge Arayışı: Riskten Dayanıklılığa</p><p>Sanayinin deprem riski yüksek havzalarda yoğunlaşması; yalnızca tesis güvenliği değil, tedarik zinciri sürekliliği ve ihracat akışı açısından da kırılganlık yaratıyor. Bu nedenle üretimin daha dengeli dağıldığı, planlı büyümeye elverişli ve genişleme kapasitesi bulunan şehirler stratejik öncelik kazanıyor. Yeni mega endüstri bölgeleri kararı, risk odaklı üretim modelinden dayanıklılık odaklı bir modele geçişin kurumsal çerçevesini oluşturuyor.</p><p></p><p>Konya: Coğrafi Avantajdan Stratejik Güce</p><p>Anadolu’nun merkezinde konumlanan Konya; kara ve demiryolu bağlantıları, gelişmiş organize sanayi altyapısı ve geniş arazi rezerviyle bu dönüşümün somut yansımalarının izlenebileceği şehirlerden biri olarak öne çıkıyor. Türkiye Deprem Tehlike Haritası’na göre Marmara havzasına kıyasla daha düşük sismik risk bandında yer alması, yatırım kararlarında uzun vadeli güvenlik perspektifini destekleyen unsurlar arasında değerlendiriliyor.</p><p>Şehir, hem iç pazara erişim hem de liman bağlantılarına ulaşım açısından lojistik avantaj sunarken; büyük ölçekli üretim ve yaşam alanı projeleri için genişleme kapasitesi sağlıyor.</p><p></p><p>Sanayi Hareketinin Konut Piyasasına Etkisi</p><p>Sanayi yatırımları yalnızca üretim kapasitesini değil; istihdam kompozisyonunu ve şehirlerin demografik yapısını da dönüştürüyor. Orta ve üst düzey yönetici kadroları, teknik ekipler ve tedarik zinciri firmalarının şehirde konumlanması, konut talebini nicelikten çok nitelik eksenine taşıyor.</p><p>Bu süreçte genellikle kiralık konut talebinde artış, ardından satılık konut pazarında segment farklılaşması ve planlı, mühendislik altyapısı güçlü projelere yönelim gözlemleniyor. Konya’da oluşan yeni üretim ivmesi, konut tarafında bu yapısal dönüşümün zeminini oluşturuyor.</p><p></p><p>Stratejik Perspektif</p><p>Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Aydın Yatırım Grup Yönetim Kurulu Başkanı Cihad Aydın, üretimin mekânsal dönüşümünün şehirlerin yaşam altyapısını da dönüştüreceğini belirtiyor:</p><p>“Üretimin daha dengeli ve dirençli bir zemine taşınması, şehirlerin yalnızca sanayi kapasitesini değil yaşam kalitesini de doğrudan etkiler. Konya’da oluşan yeni sanayi ivmesi, konut talebini planlı, güvenli ve uzun vadeli değer üreten projelere yönlendirecektir. Önümüzdeki dönemde şehirlerin rekabeti yalnızca üretim gücüyle değil, sundukları yaşam standartlarıyla da ölçülecek.”</p><p>Türkiye’de üretim coğrafyasının yeniden tanımlandığı bir dönemde Konya; sanayi, lojistik ve yaşam altyapısını birlikte taşıyabilen yapısıyla yeni ekonomik dengenin kritik şehirleri arasında yer alıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
</feed>