<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom">
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/modules/blog/atom.php?cid=53" rel="self" type="application/rss+xml" />
<id>tag:gazetebirlik.com,2015:cid-53</id>
<title type="text">Analiz Gazetesi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/" />
<generator>Analiz Gazetesi</generator>
<updated>2026-08-08T13:03:25+03:00</updated>
<entry>
<title type="text">Yeni "sürdürülebilirlik" tanımı TDK Genel Türkçe Sözlük'e girdi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yeni-surdurulebilirlik-tanimi-tdk-genel-turkce-sozluke-girdi--594/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yeni-surdurulebilirlik-tanimi-tdk-genel-turkce-sozluke-girdi--594/</id>
<published><![CDATA[2026-08-08T13:03:25+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-08T13:03:25+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BA67C2-829A91-86F43C-4BAEAF-5E1A46-3F7ABE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kasım ayında gerçekleşecek COP31’de küresel iklim müzakerelerine ev sahipliği yapmaya hazırlanan Türkiye, iklim politikalarının şekillendirilmesinde önemli bir rol üstlenecek. Bu süreçte sürdürülebilirlik kavramının çevresel, sosyal, ekonomik ve yönetişimsel boyutlarını kapsayan güncel ve ortak bir tanıma sahip olması, kamu, özel sektör, akademi ve toplumun aynı kavramsal çerçevede hareket etmesi açısından önem taşıyor. Bu ihtiyaçtan hareketle İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye), Sabancı Üniversitesi ile birlikte kapsamlı bir bilimsel çalışma yürüttü.</p><p>SKD Türkiye üyelerinin katkısı ve Sabancı Üniversitesi akademisyenlerinin analiziyle yeni tanım hazırlandı</p><p>SKD Türkiye üyelerinin katkılarıyla şekillenen “Sürdürülebilirlik Tanım Seferberliği” çalışması kapsamında, Sabancı Üniversitesi tarafından sürdürülebilirlik kavramının tarihsel gelişimi, ulusal ve uluslararası kullanımı ile günümüzde kazandığı anlam kapsamlı bir bilimsel araştırmayla incelendi. Akademik yayınlardan kamu politikalarına, sözlüklerden kurumsal raporlara kadar geniş bir veri setine dayanan çalışma, kavramsal çerçeve analizi, yapı geçerliliği ve kavramsal haritalama gibi bilimsel yöntemlerle desteklendi. Araştırma sonucunda hazırlanan yeni tanımın Türk Dil Kurumu tarafından değerlendirilmesinin ardından, “sürdürülebilir” ve “sürdürülebilirlik” kelimelerinin yeni tanımları Güncel Türkçe Sözlük’te yerini aldı.</p><p>Sözlüğe iki yeni sürdürülebilirlik tanımı eklendi</p><p>Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlük’te bugüne kadar yalnızca “Sürdürülebilir olma durumu” tanımıyla yer alan “sürdürülebilirlik” kavramının kapsamı genişletildi. Güncellemeyle birlikte kavrama “Gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama imkânlarına zarar vermeden bugünün ihtiyaçlarını karşılamayı içeren yaklaşım” anlamı eklenirken; ekonomi alanına özgü üçüncü bir tanım da ilk kez sözlüğe girdi. Buna göre sürdürülebilirlik, ekonomi terimi olarak “Herhangi bir sistemin işleyişi ve gelişimi çerçevesinde bugünün ihtiyaçlarını karşılarken gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılama imkânlarını tehlikeye atmadan değer ve dayanıklılık yaratma gerekliliğini içeren toplumsal, ekonomik, çevresel ve yönetişimsel sorumluluk ilkesi” olarak tanımlandı. “Sürdürülebilir” sıfatı ise “Aynı düzeyde veya biçimde devam ettirilebilen” olarak tanımlanırken, ikinci anlamı “Gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama imkânlarına zarar vermeden bugünün ihtiyaçlarını karşılayabilen (sistem, yöntem, yaklaşım&hellip;)” olarak sözlüğe girdi.</p><p>Ediz Günsel: “Türkçede sürdürülebilirlik günümüzü yansıtan bir tanıma kavuştu”</p><p>SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel, çalışmaya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Sürdürülebilirlik kavramı, yıllar içinde önemli bir dönüşüm geçirdi. Bugün tanım çevreden ekonomiye, toplumsal refahtan yönetişime kadar pek çok alana yön veren ortak bir yaklaşımı ifade ediyor. Bunun Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğündeki tanımına da yansıması gerekliliğine olan inancımızdan hareketle, geçtiğimiz yıl Derneğimizin 20. Yıldönümüne özel sürdürülebilirlik tanım seferberliğini başlatarak bilimsel temele dayanan kapsamlı bir çalışma yürüttük. Türkiye'nin COP31 Dönem Başkanlığı'nı üstleneceği böylesine önemli bir yılda, sürdürülebilirlik kavramının günümüzü yansıtan bir tanıma kavuşmasını çok değerli bir gelişme olarak görüyoruz. Çalışmaya katkı sunan Sabancı Üniversitesi akademisyenlerine, bu süreci sahiplenen ve yeni tanımın oluşturulmasına liderlik eden Türk Dil Kurumu'na ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”</p><p>Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Kurumsal Yönetim Forumu Direktörü Ozan Duygulu ise “Sürdürülebilirlik, dünyaya farklı bir perspektiften bakmayı gerektiren temel bir kavram. Sabancı Üniversitesi akademisyenleri olarak bu anlayışa katkıda bulunmaktan gurur duyuyoruz; zira üstlendiğimiz her araştırmada ve verdiğimiz her derste sürdürülebilirlikle temas halindeyiz. Sürekli başvurduğumuz bu kavramın kapsamını derinlemesine incelemek ve bunu toplum yararına net bir tanıma dönüştürmek bizler için son derece anlamlı bir adım oldu. Bu proje vesilesiyle Üniversite olarak sürdürülebilirliğe olan güçlü bağlılığımızı bir kez daha tescil ederken; ortaya koyduğumuz bu çabanın gelecek kuşaklara dünyayı önceki nesillerden daha sorumlu bir anlayışla ele almaları yönünde ilham vermesini temenni ediyoruz. Böyle anlamlı bir girişime öncülük ettiği için SKD Türkiye’ye içtenlikle teşekkür ederiz.” diyerek görüşlerini dile getirdi.&nbsp;</p><p>Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Osman MERT, çalışmaya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Ortak iletişim aracımız olan Türkçemizi ölçünleştirme, toplumsal bilgi birikimimizin paylaşma aracı olan kavramları doğru tanımlayarak genel ve özel dil alanlarında iletişimin sağlıklı işleyişini sağlama hedefi doğrultusunda Kurumumuz ile sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliği sürdürülmektedir.</p><p>Bu kapsamda, İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) tarafından hazırlanan "sürdürülebilirlik" kavramının Güncel Türkçe Sözlük’te (GTS) düzeltilmesine yönelik talep raporu, Türk Dil Kurumu (TDK) bünyesinde akademisyen ve uzmanlardan oluşturulan bir alt komisyon tarafından incelemeye alınmıştır.</p><p>Dil bilimi, terim bilimi ve sözlük bilimi ilkeleri doğrultusunda yürütülen titiz çalışmalar sonucunda; GTS’de yer alan "sürdürülebilir" ve "sürdürülebilirlik" maddeleri, hem genel amaçlı dil ögesi hem de özel amaçlı dil/terim ögesi boyutlarıyla yeniden yapılandırılmış ve Güncel Türkçe Sözlük’te güncellenmiştir.</p><p>Kurumumuz ile SKD Türkiye’nin ortak çabasıyla gerçekleştirilen bu çalışma; ölçünlü dil yapımızın geliştirilmesi, terim birliğinin sağlanması ve doğru bilginin topluma aktarılması yolunda sürdürdüğümüz çalışmalara önemli bir örnek oluşturmaktadır.”</p><p></p><p>Yeni tanım çok paydaşlı ve bilimsel bir çalışmanın ürünü oldu</p><p>Türkçedeki sürdürülebilirlik tanımının genişletilmesi için yapılan çalışma, SKD Türkiye’nin girişimiyle ve Sabancı Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen kapsamlı bir bilimsel araştırmaya dayandı. Çalışmada öncelikle SKD Türkiye üyesi 185 şirketle gerçekleştirilen anketle, sürdürülebilirlik kavramına ilişkin yaklaşımları elde edildi. Yapılan değerlendirmeler, SKD Türkiye üyelerinin sürdürülebilirliği yalnızca “süreklilik” anlamıyla sınırlı görmediklerini; çevre koruma ekseninin yanı sıra insan, ekonomi ve etik yönetim ilkeleriyle bütünleşik bir stratejik kavram olarak tanımladıklarını ortaya koydu. Bunun yanı sıra 2012-2025 dönemini kapsayan ulusal ve uluslararası medya içerikleri, akademik yayınlar, kamu politikaları, mevzuat metinleri, sözlük karşılaştırmaları ve kurumsal raporlar incelendi.</p><p>Sabancı Üniversitesi akademisyenlerinin yürüttüğü süreçte sürdürülebilirlik tanımlarının çözümlenmesi için kavramın içsel tutarlılığını ve dışsal ilişkilerini inceleyen iki aşamalı bir kavramsal çerçeve analizi yürütüldü. Yapı geçerliliği, nomolojik ağ analizi ve kavramsal haritalama yöntemleri kullanılarak, sürdürülebilirlik kavramının günümüzde kazandığı anlam bütüncül biçimde değerlendirildi. Elde edilen bulgular doğrultusunda hazırlanan yeni tanım, Türk Dil Kurumu’nun değerlendirmesi sonucunda kabul edilerek Güncel Türkçe Sözlük’e eklendi.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kibar Topluluğu, yeni döneme 2030 Stratejisi ile hazırlanıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kibar-toplulugu-yeni-doneme-2030-stratejisi-ile-hazirlaniyor-7378/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kibar-toplulugu-yeni-doneme-2030-stratejisi-ile-hazirlaniyor-7378/</id>
<published><![CDATA[2026-08-04T11:54:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-08-04T11:54:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_461B28-36CFA2-8FA051-210A29-3171E9-A0BBAB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kibar Holding, sürdürülebilirlik raporlarının 13’üncüsünü yayınladı. 1 Ocak-31 Aralık 2025 dönemini kapsayan rapor, Topluluk için bir strateji döneminin kapandığı yılı anlatıyor. Türkiye’de bir holding tarafından belirlenen en erken sürdürülebilirlik ajandası olan 2025 Sürdürülebilirlik Stratejisi, 2020’de çoğulcu katılımla belirlenen 36 hedef içeriyordu. Topluluk, bu hedeflerin tamamını planlanandan önce başarıyla tamamladı.</p><p>Hedef: 2050’ye kadar net sıfır emisyon</p><p>Yeni dönemde öncelikli konular doğrultusunda belirlenen ‘2030 Sürdürülebilirlik Stratejisi’ 34 hedef ve 92 performans göstergesini içerirken, ‘Yeşil Dönüşüm Eylem Planı’ ise 14 hedef ve 93 eylemden oluşuyor. Tüm hedef ve eylemler zaman planı tanımlanmış bir çerçevede izleniyor. Topluluğun uzun vadeli hedefi ise 2050’ye kadar net sıfır emisyon.</p><p>Kibar Holding CEO’su ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Haluk Kayabaşı, 2025’in sürdürülebilirlik özelinde Topluluk için stratejik yenilenme yılı olduğunu belirterek şunları söyledi: “Hedef koymakla o hedefin hesabını verebilmek arasında bir mesafe var; 2025’te bu mesafeyi kapatmaya odaklandık. Yeşil Dönüşüm Eylem Planı’yla her hedefin karşısına bir sorumlu, bir uygulama adımı ve bir takvim koyduk. Kibar Topluluğu olarak sürdürülebilirliği raporlama yükümlülüğü değil; yatırım kararlarımızdan ürün geliştirmeye kadar iş modelimizin tamamına yön veren bir yönetim alanı olarak görüyoruz.”</p><p>Rapor döneminde üretimde kullanılan ham maddenin yüzde 30,8’i geri dönüştürülmüş kaynaklardan sağlandı, atıkların geri kazanım oranı ise yüzde 97,8 seviyesinde gerçekleşti.</p><p>Net sıfır hedefi ürün tarafına yansıyor</p><p>2050 yılına kadar net sıfır emisyon hedefi, Topluluk Şirketlerinin ürün gruplarına özgü çalışmalarıyla destekleniyor. Assan Alüminyum, hurda ve sekonder alüminyumun üretim süreçlerinde daha etkin kullanılmasını sağlayan alaşım çalışmalarıyla birincil alüminyum kullanımını ve ürünlerin karbon ayak izini azaltmaya yönelik çözümler geliştiriyor.</p><p>Assan Hanil, ağırlık azaltımı odaklı Ar-Ge çalışmalarıyla araçların enerji verimliliğini destekleyen ürün tasarımları üzerinde çalışıyor. Assan Panel, güneş enerjisinden elektrik üretimine uygun solar kepli panel sistemleri ile binalarda gün ışığından yararlanmayı artıran doğal aydınlatma çözümleri sunuyor. İspak Ambalaj ise geri dönüşüme uygun, kompostlanabilir ve kaynak verimliliğini destekleyen yeni nesil ambalaj çözümleri geliştiriyor.</p><p>Dönüşüm tedarik zincirine taşındı</p><p>Kibar Topluluğu, K-Star Tedarikçi Sürdürülebilirlik Programı ile tedarikçilerinin çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki olgunluk seviyesini ve gelişim alanlarını dijital platform üzerinden izliyor. Programın eğitim ve kapasite geliştirme boyutunu güçlendirmek amacıyla 2025’te K-Star Rise dijital öğrenme platformu devreye alındı. K-STAR, 22. Uluslararası İş Ödülleri Stevie Awards’ta ‘Sustainability Initiative of the Year’ kategorisinde Gümüş ödül kazandı.</p><p>Uluslararası büyüme iki yeni tesisle sürdü</p><p>Rapor döneminde Topluluğun uluslararası üretim ağı iki yatırımla genişledi. ABD’nin Batı Virginia eyaletine bağlı Fairmont kentindeki alüminyum folyo üretim tesisi devralındı; Birleşik Krallık’ın Suffolk bölgesindeki Freeport East serbest ticaret bölgesinde Assan Panel’in yeni üretim tesisi hayata geçirildi.</p><p>Topluluk, 2025’te 100’ü aşkın ülkeye yaklaşık 3 milyar ABD doları ihracat gerçekleştirdi, Topluluk şirketlerinin satış gelirleri önceki yıla göre yüzde 29 arttı. Kibar Dış Ticaret, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin İlk 1000 İhracatçı Firma listesinde Türkiye genelinde 6’ncı, Demir ve Demir Dışı Metaller kategorisinde 1’inci sırada yer aldı.</p><p>Ölçüm ve doğrulama Avrupa standardına taşındı</p><p>Raporlama döneminde çifte önemlilik analizi (Double Materiality Assessment), Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD) doğrultusunda yayımlanan Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’nın (ESRS) metodolojik çerçevesinden yararlanılarak yenilendi.&nbsp;</p><p>Sürdürülebilirlik verilerinin toplandığı ve raporlandığı Kibar Holding Sürdürülebilirlik Bilgi Yönetim Sistemi, 2025’te ESG gösterge paneli altyapısıyla geliştirildi; göstergeler raporlama dönemleriyle sınırlı kalmadan karar destek süreçlerinde de izlenebilir hale geldi. Aynı dönemde 200’ün üzerinde süreç Robotik Süreç Otomasyonu kapsamına alındı, ayda ortalama 100 bin dakikalık tekrarlı iş yükü yazılım robotlarıyla yönetilmeye başlandı.</p><p>Bir önceki rapor dört ödül kazandı</p><p>Kibar Holding’in 2024 Sürdürülebilirlik Raporu, üç farklı uluslararası platformda dört ayrı ödüle layık görüldü. Rapor, Amerikan İletişim Profesyonelleri Birliği’nin (LACP) düzenlediği Global Communications Competition 2025 Spotlight Awards’ta ‘Sürdürülebilirlik Raporu’ kategorisinde Platinum, ‘Yıllık Rapor’ kategorisinde Gold ödül kazandı. International Annual Report Design Awards’ta (IADA) üst üste ikinci kez Altın Ödül, Stevie Awards’ta ise ‘Yıllık Rapor’ kategorisinde Bronz Ödül aldı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Her 10 yöneticiden 7'si sürdürülebilirliği biliyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/her-10-yoneticiden-7si-surdurulebilirligi-biliyor-8334/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/her-10-yoneticiden-7si-surdurulebilirligi-biliyor-8334/</id>
<published><![CDATA[2026-07-30T13:42:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-30T13:42:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_51FE61-6DF251-C8EAF2-7471AE-923434-1A447E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Günümüzde şirket yöneticilerinin sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatlara ilişkin farkındalığı artsa da bu fırsatlar; finansal modellere, yatırım değerlendirmelerine ve stratejik planlama süreçlerine henüz tutarlı ve güvenilir biçimde yansıtılamıyor. Bu durum, sürdürülebilirliğin iş kararları üzerindeki etkisinin sınırlı kalmasına neden oluyor. KPMG’nin hazırladığı “Sürdürülebilirlikte Değerleme Açığını Kapatmak” raporu sürdürülebilirlik ile değerleme arasındaki açığı ortaya koyarken bu açığın nasıl kapatılabileceğine ilişkin KPMG uzmanlarının değerlendirmelerine ve şirketler için öne çıkan uygulama alanlarına yer veriyor.&nbsp;</p><p></p><p>Küresel çapta 2 binden fazla üst düzey yönetici ve karar alıcının katılımıyla yapılan anketin sonuçlarına dayanan rapora göre yöneticilerin yüzde 72’si sürdürülebilirlik stratejisi, göstergeleri ve performansları hakkında kapsamlı bilgiye sahip veya temel unsurlara aşina. Yüzde 60’ı finansal planlama süreçlerinde sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatları dikkate aldığını, yüzde 50’si ise sürdürülebilirliğin kurumsal stratejilerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade ediyor.&nbsp;</p><p></p><p>Buna karşın, katılımcıların yalnızca yüzde 19’u sürdürülebilirliğin finansal performans, operasyonel kazanımlar ve inovasyon üzerindeki etkisini ölçülebilir hale getirmek için gelişmiş analitik yaklaşımlar kullandığını belirtiyor. Bu sonuç, birçok şirketin sürdürülebilirlikle bağlantılı risklerden kaynaklanabilecek potansiyel kayıpları ölçülebilir hale getirmek için hâlâ yeterince gelişmiş analitik yaklaşımlara sahip olmadığını ortaya koyuyor.&nbsp;</p><p></p><p>Düzenlemelerin rolü ve bölgesel farklılıklar</p><p>KPMG’nin anketine göre sürdürülebilirlikle ilgili düzenlemeler, yöneticilerin bu konudaki farkındalığını artırmada kilit bir rol oynuyor. Özellikle Avrupa’daki düzenlemelerin etkisi açıkça görülüyor. Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat stratejisi kapsamındaki düzenlemeler, sürdürülebilirliği şirketlerin stratejik gündeminin merkezine taşıyor. TCFD, ISSB ve CSRD gibi çerçeveler ise şirketlerin sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatları stratejik ve finansal planlama süreçleri ile yatırım kararlarına entegre etmelerini teşvik ediyor. Aynı zamanda bu çerçeveler, şirketlere ve yatırımcılara sürdürülebilirlik faktörlerinin finansal performans ve şirket değeri üzerindeki etkilerini daha sistematik şekilde değerlendirebilecekleri bir yapı sunuyor. Bölgesel olarak bakıldığında İtalya’da, yöneticilerin yaklaşık üçte ikisi (yüzde 64) sürdürülebilirliğin şirket stratejilerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ve yönetim kurulu toplantıları ile yıllık raporlarda yer aldığını belirtiyor. İspanya’da ve Fransa’da da yöneticiler büyük oranda (yüzde 61) aynı görüşü paylaşıyor.&nbsp;</p><p></p><p>Yol haritası: Sürdürülebilir kaynaklı değer yaratımının ölçülmesi</p><p>Raporda kurumların sürdürülebilirlik ile şirket değeri arasındaki bağı kurabilmesi için sistematik bir yaklaşım benimseyerek şu adımları atması tavsiyesinde bulunuluyor:</p><p>•	Değer yaratım alanlarının belirlenmesi: Sektör dinamikleri, düzenleyici eğilimler, benzer şirket uygulamaları ve şirketin mevcut performansı analiz edilerek sürdürülebilirlikle bağlantılı değer yaratma potansiyeli taşıyan alanlar belirlenir.</p><p>•	Sürdürülebilirlik unsurlarının finansal performans ve değer yaratımıyla ilişkilendirilmesi: Belirlenen sürdürülebilirlik unsurları; büyüme, rekabet avantajı, operasyonel verimlilik, pazar konumu ve risk profili gibi şirket değerini doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen unsurlarla ilişkilendirilir.</p><p>•	Finansal etkilerin modellenmesi: Sürdürülebilirlikle bağlantılı girişimlerin kârlılık, gelir yaratma kapasitesi ve şirket değeri üzerindeki potansiyel etkileri aşağıdaki başlıklar altında analiz edilir.</p><p></p><p>“Sistemik riskler söz konusu olduğunda, asıl risk eylemsizlik”</p><p>Raporun sonuçlarını değerlendiren KPMG Türkiye Sürdürülebilirlik Şirket Ortağı Sertuğ Özkan, “Günümüzde sürdürülebilirlik, yönetim kurullarının gündeminde giderek daha merkezi bir yer edinirken, bu gündemin finansal planlama ve yatırım kararlarıyla aynı hızda entegre edilemediğini görüyoruz. Sürdürülebilirliğin ‘finansal dile’ çevrilememesi stratejik bir kırılma noktasını da oluşturuyor. Hedef belirleme mekanizmalarının büyük ölçüde yerleşmiş olduğu mevcut ortamda asıl ihtiyaç; sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatların yatırım kararları ve stratejik planlama süreçleriyle doğrudan ilişkilendirilebildiği bir finansal çerçevenin oluşturulmasıdır. Sistemik riskler söz konusu olduğunda, belirsizliği gerekçe göstererek aksiyon almamak giderek daha yüksek bir maliyet doğuruyor. Raporumuzun da vurguladığı gibi, asıl risk eylemsizliktir. KPMG olarak geliştirdiğimiz metodolojiler ve iş birlikleriyle kurumların sürdürülebilirlik risk ve fırsatlarının finansal etkilerini ölçülebilir hale getirmelerine ve bu etkileri finansal planlama ile yatırım kararlarına yansıtmalarına destek oluyoruz.” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>“Sürdürülebilirlik, yalnızca raporlama veya uyum perspektifiyle ele alınacak bir konu olmaktan çıkmış durumda”</p><p>KPMG Türkiye Değerleme ve Modelleme, Şirket Ortağı Burak Şahin ise değerlendirmesinde şunları söyledi: “Değerleme perspektifinden bakıldığında, sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatların FAVÖK, nakit akışları, iskonto oranları, devam eden değer ve değerleme çarpanları üzerindeki etkilerinin yeterince analiz edilememesi, şirket değerinin doğru şekilde belirlenmesini zorlaştırıyor. Bu durum, yatırım kararları, kaynak kullanım öncelikleri ve stratejik karar alma süreçlerinde ek belirsizlikler yaratırken, kaynakların etkin kullanımını ve uzun vadeli değer yaratımını da olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle sürdürülebilirlik, yalnızca raporlama veya uyum perspektifiyle ele alınacak bir konu olmaktan çıkmış; finansal planlama, değerleme, yatırım değerlendirmesi ve kaynakların önceliklendirilmesine ilişkin kararların ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. KPMG olarak, sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatların şirket değeri üzerindeki etkilerinin ölçülmesini, şirketlerin uzun vadeli değer yaratma kapasitelerini daha bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirebilmeleri açısından oldukça önemli görüyoruz.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ODAŞ 2025 Sürdürülebilirlik Raporu'nu yayımladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/odas-2025-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi-1178/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/odas-2025-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi-1178/</id>
<published><![CDATA[2026-07-29T10:22:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-29T10:22:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_81F15F-BAE7FF-4161A9-8AAF5C-1F5876-2EFC2E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ODAŞ, Küresel Raporlama Girişimi (GRI) ve Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ile uyumlu olarak hazırladığı 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. 1 Ocak – 31 Aralık 2025 dönemini kapsayan rapor, şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) alanlarındaki performansını ve sürdürülebilirlik yaklaşımını şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda kapsamlı şekilde ortaya koydu.&nbsp; ODAŞ, 2023 yılında başlattığı sürdürülebilirlik stratejisini “Sorumlu Büyüme”, “Sürekli İyileştirme” ve “Birlikte Güçlenme” odak alanlarıyla sürdürerek sürdürülebilirliği kurumsal yapısının merkezine almaya devam etti.</p><p>Çevre yatırımlarıyla operasyonel dönüşüm sağladı</p><p>ODAŞ, sürdürülebilirlik stratejisini somut adımlarla destekleyerek 2025 yılında toplam 255 milyon TL çevre yatırımı ve harcaması gerçekleştirdi. Bu yatırım ve harcamalar; dış ortam havasını ve iklimi koruma, atıksu yönetimi, atık yönetimi altyapısı ve çevresel uyum başlıklarında hayata geçirilerek sürdürülebilirlik yaklaşımının operasyonel bir kararlılığa dönüşmesini sağladı. Çan2 Termik Santrali’nden kaynaklanan uçucu kül ve alçıtaşı atıklarının çimento ve inşaat sektörlerine hammadde olarak kazandırılmasıyla döngüsel ekonomi yaklaşımı benimsendi. Bu uygulamalar sayesinde atık yönetimi yalnızca bir bertaraf süreci olmaktan çıkarılarak ekonomik değer katan bir yapıya dönüştürüldü. Son üç yılda tehlikesiz atık bertaraf yükü önemli ölçüde azaltılırken, kaynak verimliliği artırıldı.&nbsp;</p><p>Çifte önemlilik analiziyle stratejik önceliklerini netleştirdi</p><p>Sürdürülebilirlik önceliklerini de yeniden belirlemek amacıyla kapsamlı bir çifte önemlilik analizi gerçekleştiren şirket, bu analiz kapsamında faaliyetlerinin çevre ve toplum üzerindeki etkileri ile sürdürülebilirlik konularının finansal etkileri birlikte değerlendirildi.&nbsp; Analiz sürecinde çalışanlardan tedarikçilere, kamu kurumlarından sivil toplum kuruluşlarına kadar geniş bir paydaş grubunun görüşleri alınarak önceliklendirme süreci çok boyutlu bir yaklaşımla yürütüldü. Bu kapsamda emisyon yönetimi, fiziksel ve geçiş iklim riskleri, enerji yönetimi ve dönüşümü, su yönetimi, atık yönetimi ve iş sağlığı ve güvenliği başlıkları öncelikli alanlar arasında öne çıktı.&nbsp;</p><p>İnsan kaynağı, kurumsal yönetişim ve yatırımlarını güçlendirdi</p><p>ODAŞ, sürdürülebilirlik yaklaşımını sosyal boyutta da güçlendirmeye devam etti. 2024-2025 döneminde grup genelinde çalışan sayısı yüzde 9 artış gösterirken, şirket nitelikli istihdam yaklaşımını korudu.&nbsp; Sürdürülebilirlik performansına ilişkin sosyal göstergelerini daha şeffaf ve hesap verebilir bir yaklaşımla takip etmek amacıyla ilgili KPI’larını ilk kez denetlenmiş veri olarak yayımlamaya başladı. Bu kapsamda çalışan demografisi, çalışan eğitimleri, taşeronlara verilen İSG eğitimleri, çalışan devri, İSG göstergeleri, gönüllülük faaliyetlerine ilişkin göstergeler ve çalışan bağlılığı oranı gibi önemli performans göstergeleri raporda yer aldı. ODAŞ People Programı kapsamında çalışanlar 2025 yılı boyunca 12 farklı sosyal sorumluluk projesinde aktif rol aldı. Kurumsal gönüllülük faaliyetleri kapsamında toplam gönüllülük süresi yaklaşık 1.334 saat olarak gerçekleşti. Ayrıca, sürdürülebilirlik yönetişimini güçlendirmek amacıyla 2025 yılında Sürdürülebilirlik Komitesi’ni daha bağımsız ve yapılandırılmış bir yapıya kavuşturan şirket, “Kurumsal Yönetim İlkeleri”ne uyum seviyesini değerlendirmek üzere Kobirate Uluslararası Kredi Derecelendirme Hizmetleri ve Kurumsal Yönetim A.Ş. tarafından yapılan derecelendirme sonucunda, Kurumsal Yönetim Uyum Derecelendirme Notunu 8,84’ten 8,95’e yükseltti.&nbsp;</p><p>“Sürdürülebilirliği tüm iş süreçlerimize entegre ediyoruz”</p><p>ODAŞ Finans ve Yatırımcı İlişkileri Direktörü ve Sürdürülebilirlik Komitesi Üyesi Melih Yüceyurt, rapora ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “ODAŞ olarak yayımladığımız sürdürülebilirlik raporu, yalnızca bir raporlama süreci değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik alanındaki kurumsal kapasitemizi, hedeflerimizi ve kararlılığımızı ortaya koyan stratejik bir belgedir. Çifte önemlilik yaklaşımıyla belirlediğimiz öncelikler doğrultusunda çevresel, sosyal ve yönetişim performansımızı sistematik olarak değerlendiriyor; şeffaflık anlayışımız doğrultusunda elde ettiğimiz çıktılarla paydaşlarımıza açık, güvenilir ve karşılaştırılabilir bilgi sunuyoruz. Sürdürülebilirliği tüm iş süreçlerimize entegre ederek faaliyet gösterdiğimiz tüm coğrafyalara kalıcı değer katmaya devam edeceğiz.”</p><p>UN Global Compact’e katılarak sürdürülebilirlik taahhüdünü küresel düzeye taşıdı</p><p>ODAŞ, sürdürülebilirlik stratejisini küresel standartlarla uyumlu hale getirme hedefi doğrultusunda önemli bir adım atarak Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ne (UN Global Compact) imzacı oldu. Bu katılımla birlikte ODAŞ, insan hakları, çalışma standartları, çevresel sorumluluk ve yolsuzlukla mücadele alanlarını kapsayan 10 temel ilkeye uyum sağlamayı taahhüt etti. Şirket, bu çerçeveyi yalnızca bir uyum beyanı olarak değil, kurumsal kültürünün ve operasyonel süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırıyor. Bu adım, ODAŞ’ın sürdürülebilirlik yaklaşımını daha sistematik, ölçülebilir ve uluslararası standartlarla uyumlu bir yapıya taşıma hedefini destekliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Maruderm, sürdürülebilirlik raporu'nu yayımladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/maruderm-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi-5698/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/maruderm-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi-5698/</id>
<published><![CDATA[2026-07-25T15:56:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-25T15:56:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1A4B76-4D92B6-04235D-C2F059-2AC157-7CF678.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bilimin rehberliğinde geliştirdiği sürdürülebilir güzellik anlayışını iş stratejisinin merkezine taşıyan Maruderm, Global Reporting Initiative (GRI) Standartları ile uyumlu olarak hazırladığı ilk 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu kamuoyuyla paylaştı. Rapor, şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanındaki performansını şeffaf bir şekilde ortaya koyarken; Maruderm Gezegeni, Maruderm Topluluğu ve Maruderm Güvencesi olmak üzere üç temel eksen üzerine inşa edilen 3M sürdürülebilirlik yaklaşımını da ilk kez kapsamlı şekilde açıklıyor.</p><p>"Cildin senin hikâyen, gelecek hepimizin" yaklaşımıyla faaliyetlerini sürdüren Maruderm, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil; ürün geliştirmeden tedarik zincirine, insan kaynağından yönetişim anlayışına kadar tüm süreçlerini şekillendiren stratejik bir yönetim modeli olarak konumlandırıyor. GRI Standartları doğrultusunda hazırlanan ve 1 Ocak-31 Aralık 2025 dönemini kapsayan rapor, şirketin çevresel etkilerini azaltmaya yönelik uygulamalarını, toplumsal fayda çalışmalarını ve kurumsal yönetişim yaklaşımını uluslararası raporlama standartları çerçevesinde paydaşlarıyla buluşturuyor.</p><p>Sürdürülebilirlik stratejisinin merkezinde 3M yaklaşımı yer alıyor</p><p>Maruderm, sürdürülebilirlik stratejisini Maruderm Gezegeni, Maruderm Topluluğu ve Maruderm Güvencesi olmak üzere üç temel başlık altında yönetiyor.</p><p>Maruderm Gezegeni; iklim değişikliğiyle mücadele, enerji ve kaynak verimliliği, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir ambalaj uygulamaları ve biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik çalışmaları kapsıyor.</p><p>Maruderm Topluluğu; çalışanlardan tedarikçilere, iş ortaklarından müşterilere kadar tüm paydaşlarla birlikte sosyal değer yaratmayı, fırsat eşitliğini güçlendirmeyi ve toplumsal fayda sağlamayı hedefliyor.</p><p>Maruderm Güvencesi ise ürün güvenliği, içerik şeffaflığı, etik iş yapış biçimi ve güçlü yönetişim anlayışıyla tüketici güvenini güçlendiren uygulamaları bir araya getiriyor.</p><p>Şirket, sürdürülebilirliği yalnızca belirli projelerle sınırlı bir yaklaşım yerine, değer zincirinin tamamına yayılan kurumsal bir dönüşüm modeli olarak ele alıyor.</p><p>Karbon ayak izi ISO 14064-1 standardına göre hesaplandı</p><p>İklim değişikliğiyle mücadeleyi öncelikli çalışma alanlarından biri olarak gören Maruderm, 2025 yılında kurumsal karbon ayak izini ISO 14064-1 Standardı kapsamında hesapladı. Kapsam 1, Kapsam 2 ve Kapsam 3 emisyonlarını analiz eden şirket, karbon emisyonlarını bundan sonraki süreçte her yıl düzenli olarak hesaplayacağını, elde edilen veriler doğrultusunda emisyon azaltım stratejilerini uygulayacağını ve çevresel performansını sürekli geliştireceğini açıkladı. Şirket ayrıca enerji verimliliğini artıran uygulamalar, lojistik optimizasyonu ve döngüsel ekonomi yaklaşımıyla kaynak kullanımını azaltmaya yönelik çalışmalarını da sürdürüyor.</p><p>Ambalaj dönüşümünde somut sonuçlar</p><p>Raporda yer alan verilere göre Maruderm, "Az ama Öz" yaklaşımı doğrultusunda 15 farklı ürününde kutu ambalaj kullanımını kaldırarak kaynak tüketimini azaltan önemli adımlar attı. Bu uygulama sayesinde yaklaşık 108 ağacın korunmasına, 16 ton CO₂e sera gazı emisyonunun önlenmesine ve 6,4 ton ambalaj kullanımının azaltılmasına katkı sağlandı. Şirket ayrıca 2025 itibarıyla tüm ürün kutularında FSC sertifikalı kâğıt kullanımına geçerken, önümüzdeki dönemde kargo ambalajlarında da aynı dönüşümü tamamlamayı hedefliyor.</p><p>Kadın liderliği sürdürülebilir büyümenin önemli bir parçası</p><p>İnsan odaklı kurum kültürünü sürdürülebilirlik anlayışının temel bileşenlerinden biri olarak gören Maruderm'de çalışan ekibinin yüzde 66'sını kadınlar oluşturuyor. Şirket, kadınların karar alma mekanizmalarındaki temsilini artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürürken, 2030 yılına kadar kadın çalışan oranını daha da yükseltmeyi hedefliyor. Çeşitlilik ve kapsayıcılığı kurum kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiren Maruderm, çalışan gelişimi, fırsat eşitliği ve iyi olma hâli uygulamalarını da sürdürülebilir büyümenin temel unsurları arasında görüyor.</p><p>Sosyal etki odağında STK iş birlikleri güçlenecek</p><p>Maruderm, sürdürülebilirlik stratejisinin sosyal boyutunda sivil toplum kuruluşlarıyla geliştirilecek iş birliklerine daha fazla odaklanmayı hedefliyor. Türk Kanser Derneği, Haytap ve İhtiyaç Haritası gibi kuruluşlarla yürüttüğü projeleri önümüzdeki dönemde daha da yaygınlaştırmayı planlayan şirket; kadınların güçlenmesi, cilt sağlığı farkındalığı, çevre bilinci, hayvan refahı ve yerel kalkınma alanlarında sosyal etki yaratan projeleri artırmayı amaçlıyor. Yeni dönemde STK iş birlikleriyle geliştirilecek projeler, Maruderm'in sürdürülebilirlik yol haritasının önemli yapı taşlarından biri olacak.</p><p>"Sürdürülebilirliği büyüme stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz"</p><p>Maruderm CEO'su ve Kurucusu Altuğ Aynur, raporla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi:</p><p>"Maruderm'i kurarken yalnızca etkili dermokozmetik ürünler geliştirmeyi değil, doğaya, insana ve geleceğe karşı sorumluluk alan bir marka oluşturmayı hedefledik. Bugün yayımladığımız GRI uyumlu ilk Sürdürülebilirlik Raporumuz, bu yaklaşımımızın en somut göstergelerinden biri. Sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin merkezine yerleştiriyor; çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki çalışmalarımızı Maruderm Gezegeni, Maruderm Topluluğu ve Maruderm Güvencesi olarak tanımladığımız 3M yaklaşımıyla yönetiyoruz. Bu kapsamda kurumsal karbon ayak izimizi ISO 14064-1 Standardı doğrultusunda hesapladık. Bundan sonraki dönemde karbon emisyonlarımızı her yıl düzenli olarak ölçerek emisyon azaltım stratejilerimizi kararlılıkla uygulayacağız. Aynı zamanda kadınların liderliğini destekleyen kapsayıcı kurum kültürümüzü güçlendirirken, sivil toplum kuruluşlarıyla kuracağımız iş birliklerini artırarak sosyal etkimizi daha da büyütmeyi hedefliyoruz. Güzellik sektöründe sürdürülebilir dönüşümün önemli aktörlerinden biri olma hedefiyle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz."</p><p>“Rapor önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerimizi de ortaya koyuyor”</p><p>Maruderm Kıdemli Sürdürülebilirlik Uzmanı Ece Nur Balcı ise rapora ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Maruderm'de sürdürülebilirliği yalnızca çevresel uygulamalarla sınırlı değil, iş yapış biçimimizin tamamına yön veren bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. GRI Standartları doğrultusunda hazırladığımız ilk Sürdürülebilirlik Raporumuz, çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki performansımızı şeffaflıkla paylaşırken, önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerimizi de ortaya koyuyor. 3M yaklaşımımız doğrultusunda karbon yönetiminden toplumsal etki çalışmalarına, ürün güvenliğinden kapsayıcı kurum kültürüne kadar tüm süreçlerimizi sürekli geliştirmeye ve paydaşlarımızla birlikte daha sürdürülebilir bir gelecek için değer üretmeye devam edeceğiz."</p><p>İlk sürdürülebilirlik raporuyla birlikte Maruderm, uluslararası raporlama standartlarına uyumlu, şeffaf ve hesap verebilir sürdürülebilirlik yönetimini kurumsal yapısının önemli bir parçası haline getirirken; çevresel etkisini azaltan, toplumsal fayda üreten ve etik yönetişimi güçlendiren uygulamalarını önümüzdeki dönemde daha da yaygınlaştırmayı hedefliyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Fortinet 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu açıkladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/fortinet-2025-surdurulebilirlik-raporunu-acikladi-3900/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/fortinet-2025-surdurulebilirlik-raporunu-acikladi-3900/</id>
<published><![CDATA[2026-07-25T13:48:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-25T13:48:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1AB416-8B613A-CA6B68-1CB111-B15426-A0DB3D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>25 yılı aşkın bir süredir dijital dünyayı güvence altına almaya yardımcı olan</p><p>Fortinet, siber tehditler geliştikçe, insanları, kurumları ve toplumu koruma sorumluluğunu da geliştiriyor. Şirket, 2025 yılında, portföyü genelinde yapay zeka odaklı tehdit korumasının kapsamını genişletti, FortiOS işletim sistemine kuantum güvenli özellikler ekledi ve küresel siber suçları çökertme girişimlerini destekledi. Ayrıca şirket, ürün enerji verimliliğini artırdı ve dünya çapında siber güvenlik eğitimine erişimi genişletti.&nbsp;</p><p></p><p>Bu çabaların müşterileri, ortakları ve topluluklar için güveni, esnekliği ve uzun vadeli değeri nasıl güçlendirdiğini göz önünde bulundurarak; dijital dünyayı güvence altına alma, enerji verimli ürünler ve operasyonlar yoluyla çevresel etkiyi azaltma, siber güvenlik eğitimine erişimi genişletme ve sorumlu iş uygulamalarını güçlendirme konularındaki ilerlemeleri özetleyen 2025 Sürdürülebilirlik Raporu'nu yayınladı.</p><p></p><p>2025 Sürdürülebilirlik Raporu'ndan Öne Çıkan Temel Gelişmeler</p><p>Fortinet’in sürdürülebilirlik stratejisi dört alana odaklanıyor:</p><p></p><p>1. Dijital dünyayı güvence altına almak</p><p>2025 yılında Fortinet, müşterilerini desteklemek ve siber suçlara karşı yürütülen daha geniş kapsamlı çabalara katkıda bulunmak için siber güvenlik inovasyonunu artırdı. İş birliği ve koordineli eylemler yoluyla küresel siber suçların çökertilmesine katkıda bulunuyor; INTERPOL liderliğindeki, 11.400'den fazla kötü amaçlı altyapının çökertilmesini ve 1.200'den fazla siber suçlunun tutuklanmasını sağlayan Serengeti 2.0 Operasyonu'nu destekledi. Kurumların ortaya çıkan kriptografik risklere hazırlanmalarına yardımcı olmak için FortiOS'taki Kuantum Sonrası Kriptografi (Post-Quantum Cryptography), hibrit şifreleme ve Kuantum Anahtar Dağıtımı (Quantum Key Distribution) dahil olmak üzere kuantum güvenli yetenekleri de genişletti.</p><p></p><p>2. Çevresel ayak izini en aza indirmek</p><p>Fortinet, ürün inovasyonu ve operasyonel verimlilik yoluyla çevresel etkiyi azaltmaya devam ediyor. 2025 yılında ürün enerji verimliliğini artırdı ve seçili ürünlerde önceki nesle kıyasla enerji tüketiminde %62'ye varan bir azalma sağladı. Fortinet, ağ ve güvenlik ürünleri için Çevresel Ürün Beyanları (EPD'ler) yayınlayan ilk siber güvenlik şirketi oldu ve ürün yaşam döngüleri boyunca şeffaf çevresel veriler sağladı.</p><p></p><p>3. İnsanları ve toplulukları güçlendirmek</p><p>Siber güvenlik eğitimine erişimi genişletmek, Fortinet'in sosyal etki stratejisinin temel taşı olmayı sürdürüyor. 2022'den bu yana ve 2025 sonu itibarıyla Fortinet, siber güvenlik alanında 914.800'den fazla kişiyi eğiterek şirketi, 2026 sonuna kadar küresel olarak 1 milyon kişiyi eğitme hedefine daha da yaklaştırdı. 2025 yılında Fortinet, çalışan bağlılığı ve yetenek geliştirmeye yönelik süregelen odağını yansıtacak şekilde iş yerine yönelik yedi dış ödül de aldı.</p><p></p><p>4. Dürüstlük sergilemek</p><p>Rapor ayrıca Fortinet’in yönetişim, etik ve sorumlu iş uygulamalarına olan odağını da vurguluyor. Şirket 2025 yılında güçlü uyum programlarını sürdürdü, bir Yapay Zeka Yönetişim Komitesi kurdu ve Sorumlu Yapay Zeka Kullanımı ve Geliştirme İlkeleri'ni yayınladı. Fortinet, çalışanlarımızın %99'unun yıllık Güven ve Uyum eğitimini tamamlamasıyla ve distribütörlerinin ile en büyük sözleşmeli üreticilerinin %100'ünün (ki bu harcamaların %90'ından fazlasını temsil ediyor) uyum ve iş etiği eğitimini tamamlamasıyla güçlü bir uyum taahhüdünü korudu.</p><p></p><p>Raporlama çerçeveleri ve tanınırlık</p><p>Fortinet, bağımsız kuruluşlardan AAA MSCI ESG Derecesi ve "Düşük Risk" Sustainalytics ESG Risk Derecesi dahil olmak üzere güçlü ESG derecelendirmelerini sürdürüyor.&nbsp;</p><p>2025 Sürdürülebilirlik Raporu; İklimle İlgili Finansal Beyanlar Görev Gücü (TCFD), Küresel Raporlama Girişimi (GRI) Standartları, Sürdürülebilirlik Muhasebesi Standartları Kurulu (SASB) Standartları ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (UN SDGs) dahil olmak üzere önde gelen sürdürülebilirlik raporlama çerçeveleriyle uyumlu.</p><p>Fortinet’in Kurumsal Sosyal Sorumluluk vizyonu ve yaklaşımı hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bayer, Manisa'da 1000'e yakın üreticiyle için buluştu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bayer-manisada-1000e-yakin-ureticiyle-icin-bulustu-678/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bayer-manisada-1000e-yakin-ureticiyle-icin-bulustu-678/</id>
<published><![CDATA[2026-07-25T12:06:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-25T12:06:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C1581D-42307E-3790F8-B0EC0C-25CAB6-84C5D4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bayer Tarım Ürünleri ekibi, etkinlik boyunca üreticilere bağcılıkta doğru zamanda doğru çözümü kullanmanın önemini aktardı, bağ entegre mücadele programı kapsamında doğru miktarda uygulamayla daha etkili sonuçlar elde edilmesini sağlayan çözümleri paylaştı. Programın hastalık ve zararlılarla mücadelede sağladığı faydaların yanı sıra verim, kalite ve sürdürülebilirlik açısından üreticilere sunduğu katkılar örnekler üzerinden anlatıldı.</p><p>Etkinlikte ihracat pazarları açısından önem taşıyan kalıntı yönetimi konusu da ele alındı. Bayer uzmanları, üreticilere kalıntı risklerini yönetmeye yardımcı olan çözümler ve uygulamalar hakkında bilgi verdi; biyolojik ve kimyasal çözümlerin entegre kullanımına dayanan sürdürülebilir mücadele yaklaşımlarını paylaştı.</p><p>Bayer Tarım Ürünleri Bahçe Bitkileri Üretici ve Kanal Pazarlama Müdürü İlker Ercan, etkinliğe dair yaptığı açıklamada, "Bağcılıkta sürdürülebilir üretim için etkili çözümleri doğru bilgi ve uygulamalarla desteklemek büyük önem taşıyor. Agro Arena etkinliklerimizle üreticilerimizi sahada yenilikçi çözümlerimiz, dijital teknolojilerimiz ve geleceğin biyolojik mücadele yaklaşımlarıyla buluşturuyoruz. Amacımız, üreticilerimizin daha verimli, kaliteli ve sürdürülebilir üretim yapmalarına katkı sağlamak ve bağcılığın geleceğine birlikte yön vermek" dedi.</p><p>Üreticiler uygulama alanlarını inceledi</p><p>Etkinlik alanında, Bayer çözümlerinin doğru zamanda ve doğru dozda uygulandığı bağlar ile hiçbir uygulamanın yapılmadığı alanlar yan yana sergilendi. Üreticiler; zamanında yapılan müdahalenin bağ sağlığı, yaprak canlılığı ve ürün kalitesine etkisini sahada birebir gözlemleme imkanı buldu.&nbsp;</p><p></p><p></p><p>Yeni nesil biyolojik çözümler paylaşıldı</p><p>Bağ Agro Arena'da Bayer'in önümüzdeki dönemde üreticilerle buluşturmayı planladığı yenilikçi entegre biyolojik çözümlerden bahsedildi. Özellikle salkım güvesine yönelik feromon çözümü ve unlu bite karşı geliştirilen mücadele yaklaşımı, yeni nesil teknolojiler arasında öne çıktı. Bu çözümlerin, sürdürülebilir üretimi desteklerken etkili zararlı yönetimine katkı sağlaması hedefleniyor.</p><p>Dijital tarım teknolojileri üreticilerle buluştu</p><p>Etkinlikte Bayer'in dijital tarım çözümleri tanıtıldı. FieldView, uydu görüntüleri ve dijital tarla verileriyle üreticilerin bağlarını sezon boyunca takip etmelerine ve riskleri yöneterek maksimum verim almalarına desteklerken ResiYou, kalıntı yönetimine katkı sağlayarak üreticilerin hasat öncesi süreçlerini daha etkin planlamalarına yardımcı oluyor.&nbsp;</p><p>Güvenli ürün kullanımı ve Kazananlar Kulübü anlatıldı</p><p>Etkinlik kapsamında güvenli ürün kullanımının önemi de vurgulandı. Bayer uzmanları, bitki koruma ürünlerinin doğru ve güvenli kullanılmasına yönelik iyi uygulama örneklerini paylaşarak sürdürülebilir üretimin temel unsurlarına dikkat çekti.</p><p>Üreticiler ayrıca Bayer'in sadakat programı Kazananlar Kulübü hakkında bilgi aldı. Programa üye olan üreticiler, Bayer bitki koruma ürünlerinden ve bazı mısır çeşitlerinden puan kazanabiliyor ve kendilerine özel avantajlardan yararlanabiliyor.</p><p>Bayer Tarım Ürünleri, Agro Arena etkinlikleriyle üreticilerle sahada buluşmaya ve verimlilik, kalite ile sürdürülebilirliği destekleyen çözümlerini paylaşmaya devam edecek.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ODAŞ 2025 Sürdürülebilirlik Raporu'nu yayımladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/odas-2025-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi-701/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/odas-2025-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi-701/</id>
<published><![CDATA[2026-07-24T14:12:30+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-24T14:12:30+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E200E0-BDC0A7-3B593E-A7AC98-2EDDD3-7FA002.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ODAŞ, Küresel Raporlama Girişimi (GRI) ve Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ile uyumlu olarak hazırladığı 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. 1 Ocak – 31 Aralık 2025 dönemini kapsayan rapor, şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) alanlarındaki performansını ve sürdürülebilirlik yaklaşımını şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda kapsamlı şekilde ortaya koydu.&nbsp; ODAŞ, 2023 yılında başlattığı sürdürülebilirlik stratejisini “Sorumlu Büyüme”, “Sürekli İyileştirme” ve “Birlikte Güçlenme” odak alanlarıyla sürdürerek sürdürülebilirliği kurumsal yapısının merkezine almaya devam etti.</p><p>Çevre yatırımlarıyla operasyonel dönüşüm sağladı</p><p>ODAŞ, sürdürülebilirlik stratejisini somut adımlarla destekleyerek 2025 yılında toplam 255 milyon TL çevre yatırımı ve harcaması gerçekleştirdi. Bu yatırım ve harcamalar; dış ortam havasını ve iklimi koruma, atıksu yönetimi, atık yönetimi altyapısı ve çevresel uyum başlıklarında hayata geçirilerek sürdürülebilirlik yaklaşımının operasyonel bir kararlılığa dönüşmesini sağladı. Çan2 Termik Santrali’nden kaynaklanan uçucu kül ve alçıtaşı atıklarının çimento ve inşaat sektörlerine hammadde olarak kazandırılmasıyla döngüsel ekonomi yaklaşımı benimsendi. Bu uygulamalar sayesinde atık yönetimi yalnızca bir bertaraf süreci olmaktan çıkarılarak ekonomik değer katan bir yapıya dönüştürüldü. Son üç yılda tehlikesiz atık bertaraf yükü önemli ölçüde azaltılırken, kaynak verimliliği artırıldı.&nbsp;</p><p>Çifte önemlilik analiziyle stratejik önceliklerini netleştirdi</p><p>Sürdürülebilirlik önceliklerini de yeniden belirlemek amacıyla kapsamlı bir çifte önemlilik analizi gerçekleştiren şirket, bu analiz kapsamında faaliyetlerinin çevre ve toplum üzerindeki etkileri ile sürdürülebilirlik konularının finansal etkileri birlikte değerlendirildi.&nbsp; Analiz sürecinde çalışanlardan tedarikçilere, kamu kurumlarından sivil toplum kuruluşlarına kadar geniş bir paydaş grubunun görüşleri alınarak önceliklendirme süreci çok boyutlu bir yaklaşımla yürütüldü. Bu kapsamda emisyon yönetimi, fiziksel ve geçiş iklim riskleri, enerji yönetimi ve dönüşümü, su yönetimi, atık yönetimi ve iş sağlığı ve güvenliği başlıkları öncelikli alanlar arasında öne çıktı.&nbsp;</p><p>İnsan kaynağı, kurumsal yönetişim ve yatırımlarını güçlendirdi</p><p>ODAŞ, sürdürülebilirlik yaklaşımını sosyal boyutta da güçlendirmeye devam etti. 2024-2025 döneminde grup genelinde çalışan sayısı yüzde 9 artış gösterirken, şirket nitelikli istihdam yaklaşımını korudu.&nbsp; Sürdürülebilirlik performansına ilişkin sosyal göstergelerini daha şeffaf ve hesap verebilir bir yaklaşımla takip etmek amacıyla ilgili KPI’larını ilk kez denetlenmiş veri olarak yayımlamaya başladı. Bu kapsamda çalışan demografisi, çalışan eğitimleri, taşeronlara verilen İSG eğitimleri, çalışan devri, İSG göstergeleri, gönüllülük faaliyetlerine ilişkin göstergeler ve çalışan bağlılığı oranı gibi önemli performans göstergeleri raporda yer aldı. ODAŞ People Programı kapsamında çalışanlar 2025 yılı boyunca 12 farklı sosyal sorumluluk projesinde aktif rol aldı. Kurumsal gönüllülük faaliyetleri kapsamında toplam gönüllülük süresi yaklaşık 1.334 saat olarak gerçekleşti. Ayrıca, sürdürülebilirlik yönetişimini güçlendirmek amacıyla 2025 yılında Sürdürülebilirlik Komitesi’ni daha bağımsız ve yapılandırılmış bir yapıya kavuşturan şirket, “Kurumsal Yönetim İlkeleri”ne uyum seviyesini değerlendirmek üzere Kobirate Uluslararası Kredi Derecelendirme Hizmetleri ve Kurumsal Yönetim A.Ş. tarafından yapılan derecelendirme sonucunda, Kurumsal Yönetim Uyum Derecelendirme Notunu 8,84’ten 8,95’e yükseltti.&nbsp;</p><p>“Sürdürülebilirliği tüm iş süreçlerimize entegre ediyoruz”</p><p>ODAŞ Finans ve Yatırımcı İlişkileri Direktörü ve Sürdürülebilirlik Komitesi Üyesi Melih Yüceyurt, rapora ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “ODAŞ olarak yayımladığımız sürdürülebilirlik raporu, yalnızca bir raporlama süreci değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik alanındaki kurumsal kapasitemizi, hedeflerimizi ve kararlılığımızı ortaya koyan stratejik bir belgedir. Çifte önemlilik yaklaşımıyla belirlediğimiz öncelikler doğrultusunda çevresel, sosyal ve yönetişim performansımızı sistematik olarak değerlendiriyor; şeffaflık anlayışımız doğrultusunda elde ettiğimiz çıktılarla paydaşlarımıza açık, güvenilir ve karşılaştırılabilir bilgi sunuyoruz. Sürdürülebilirliği tüm iş süreçlerimize entegre ederek faaliyet gösterdiğimiz tüm coğrafyalara kalıcı değer katmaya devam edeceğiz.”</p><p>UN Global Compact’e katılarak sürdürülebilirlik taahhüdünü küresel düzeye taşıdı</p><p>ODAŞ, sürdürülebilirlik stratejisini küresel standartlarla uyumlu hale getirme hedefi doğrultusunda önemli bir adım atarak Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ne (UN Global Compact) imzacı oldu. Bu katılımla birlikte ODAŞ, insan hakları, çalışma standartları, çevresel sorumluluk ve yolsuzlukla mücadele alanlarını kapsayan 10 temel ilkeye uyum sağlamayı taahhüt etti. Şirket, bu çerçeveyi yalnızca bir uyum beyanı olarak değil, kurumsal kültürünün ve operasyonel süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırıyor. Bu adım, ODAŞ’ın sürdürülebilirlik yaklaşımını daha sistematik, ölçülebilir ve uluslararası standartlarla uyumlu bir yapıya taşıma hedefini destekliyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Roma Kulübü, Dr. Uygar Özesmi'yi üyeliğe davet etti</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/roma-kulubu-dr-uygar-ozesmiyi-uyelige-davet-etti-1420/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/roma-kulubu-dr-uygar-ozesmiyi-uyelige-davet-etti-1420/</id>
<published><![CDATA[2026-07-20T09:50:44+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-20T09:50:44+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3CC3C1-64FC25-D3584D-66F790-95D2E3-3F3C3C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İnsanlığın karşı karşıya olduğu uzun vadeli ve karmaşık sorunlara bilimsel ve sistemik çözümler geliştirmek amacıyla 1968 yılında kurulan bağımsız düşünce kuruluşu Roma Kulübü (Club of Rome), Dr. Uygar Özesmi’yi üyeliğe davet etti.</p><p>İklim krizi, biyolojik çeşitlilik kaybı, doğal kaynakların tükenmesi, ekonomik eşitsizlikler ve toplumsal adalet gibi birbiriyle bağlantılı küresel sorunlara bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşan Roma Kulübü, sürdürülebilir ve adil bir gelecek için sistem odaklı politikaların geliştirilmesine öncülük ediyor.</p><p>“Büyümenin Sınırları” ile dünyada yeni bir tartışma başlattı</p><p>Roma Kulübü, dünya çapındaki en büyük yankısını 1972 yılında yayımladığı ve sürdürülebilirlik tartışmalarında bir dönüm noktası kabul edilen “Büyümenin Sınırları” (The Limits to Growth) raporuyla uyandırdı.</p><p>Rapor; nüfus artışı, doğal kaynakların kontrolsüz tüketimi, çevre kirliliği ve sınırsız ekonomik büyüme anlayışının gezegenin ekolojik sınırları içinde değerlendirilmesi gerektiğini bilimsel veriler ve sistem modellemeleriyle ortaya koydu.</p><p>Yayımlanmasının üzerinden yarım asırdan fazla zaman geçmesine rağmen “Büyümenin Sınırları”, sürdürülebilirlik politikalarının ve ekonomik sistemlerin dönüşümüne ilişkin tartışmaların temel referanslarından biri olmayı sürdürüyor.</p><p>Küresel sorunlara sistemik ve bütüncül yaklaşım</p><p>Roma Kulübü’nün çalışmalarının temelinde, küresel sorunları birbirinden bağımsız alanlar olarak değil, birbiriyle bağlantılı sistemlerin parçaları olarak ele alan bir yaklaşım bulunuyor.</p><p>Ekonomik refahın, toplumsal adaletin ve ekolojik dengenin birbirini doğrudan etkilediği anlayışından hareket eden kuruluş; karar vericileri kısa vadeli ve parçalı çözümler yerine uzun vadeli, disiplinlerarası ve sistemik düşünmeye davet ediyor.</p><p>Bilim, ekonomi, iş dünyası, siyaset, kamu yönetimi, akademi ve sivil toplum gibi farklı alanlardan gelen üyeler, herhangi bir ülkeyi, hükümeti veya kurumu temsil etmeksizin, bireysel kapasiteleri ve bağımsız kimlikleriyle insanlığın ortak geleceğine yönelik çalışmalar yürütüyor.</p><p>Dr. Uygar Özesmi: “Bu üyeliği önemli bir sorumluluk olarak görüyorum”</p><p>Roma Kulübü üyeliğine ilişkin değerlendirmede bulunan Dr. Uygar Özesmi şunları söyledi:</p><p>“Roma Kulübü, dünyanın farklı coğrafyalarından ve disiplinlerinden gelen yaklaşık 170 bağımsız düşünce ve eylem insanını bir araya getiren çok özel bir yapı. Yarım asrı aşkın süredir insanlığın karşı karşıya olduğu sorunlara sistemik bir bakış açısıyla yaklaşan bu topluluğun bir parçası olmak benim için büyük bir onur. Bu üyeliği, bugüne kadar sürdürdüğümüz çalışmaların yanı sıra, türetim ekonomisi ve gelecek ekonomiler üzerine yürüttüğümüz çalışmaların uluslararası düzeyde daha güçlü bir etki yaratması için önemli bir sorumluluk olarak görüyorum.”</p><p>35 yılı aşkın süredir çevre ve ekonomik sistemlerin dönüşümü için çalışıyor</p><p>35 yılı aşkın süredir doğanın korunması ve ekonomik sistemlerin dönüşümü alanlarında çalışan Dr. Uygar Özesmi, University of Minnesota’da Koruma Biyolojisi ve yandal Kalkınma ve Toplumsal Değişim alanlarında doktora yaptı.</p><p>Özesmi, kurduğu Good4Trust.org aracılığıyla türetim ekonomisi yaklaşımını pratiğe dökerken, daha sonra dünyaya yayılan Türkiye’nin ilk yurttaş bilimi platformu KuşBank.org’u kurdu. Kariyeri boyunca TEMA Vakfı, Greenpeace Akdeniz ve Change.org Türkiye gibi kuruluşlarda genel müdürlük ve kuruculuk görevleri üstlendi.</p><p>Bugün Türetim Ekonomisi Derneği (Türetim) Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüten Dr. Uygar Özesmi, Türetim tarafından Club of Rome ve Earth4All ortaklığında düzenlenen Next Economies Forum'un organizasyonu ve içerik çalışmalarına liderlik ediyor. Ayrıca yapay zekâ destekli sistem modellemesi geliştiren Complexys.ai 'ın kurucu ortakları arasında yer alıyor.</p><p>Dr. Uygar Özesmi’nin Roma Kulübü üyeliğine davet edilmesi, uzun yıllardır doğa koruma, sistem düşüncesi ve ekonomik dönüşüm alanlarında sürdürdüğü çalışmaların uluslararası düzeyde önemli bir karşılığı olarak değerlendiriliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">DOA Sistemi ABD ve Batılı Ülkelere Örnek Gösterildi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/doa-sistemi-abd-ve-batili-ulkelere-ornek-gosterildi-5818/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/doa-sistemi-abd-ve-batili-ulkelere-ornek-gosterildi-5818/</id>
<published><![CDATA[2026-07-20T09:49:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-20T09:49:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_627F73-2F0432-E7EAA1-764689-CFCF7C-D81A6E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Dünyanın önde gelen ekonomi ve iş dünyası yayınlarından Forbes, Türkiye’nin Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Sistemi’nin kritik hammadde tedariğinin güçlendirilmesi ve geri dönüşümün ekonomik altyapıya dönüştürülmesi gibi avantajlarını öne çıkararak dünyaya örnek gösterdi.</p><p>Wesley Alexander Hill imzasıyla 13 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan “American Defense Should Champion Recycling To Compete With China” başlıklı analizde geri dönüşümün yalnızca çevresel bir mesele olmadığı, sanayi üretimi, ulusal güvenlik ve kritik hammaddelere erişim açısından stratejik öneminin arttığı ele alındı. Analizde özellikle alüminyum, lityum, bakır ve kalay gibi üretim, enerji, teknoloji ve savunma sanayi açısından kritik öneme sahip malzemelerin ekonomiye yeniden kazandırılmasının, ülkelerin hammaddede dışa bağımlılığını ve küresel tedarik zincirlerindeki kırılganlığı azaltabileceği vurgulandı.</p><p>Türkiye Modeli “En Uygulanabilir Ulusal Sistem” Olarak Gösterildi</p><p>Forbes’un analizinde birçok ABD eyaletinde ve Avrupa ülkesinde depozito iade sistemlerinin uygulandığı hatırlatılırken, Türkiye’nin geliştirdiği DOA Sistemi ulusal ölçekte uygulanabilecek en güçlü örneklerden biri olarak değerlendirildi. Haberde Türkiye’de uygulanan modelin en önemli avantajlarından birinin kamu finansmanı yerine özel sermayeye ve genişletilmiş üretici sorumluluğuna dayanması olduğuna yer verilirken, bu yaklaşımın DOA Sistemi’ni vergi mükelleflerine ilave yük getirmeden hayata geçirilmesini mümkün kıldığı belirtildi.</p><p>Analizde, DOA’nın güçlü dijital altyapısını oluşturan barkodlar, uçtan uca takip sistemi, Depozito İade Makineleri ve vatandaşların iadelerini mobil cüzdanlarına alabilmesini sağlayan teknoloji de sistemin öne çıkan unsurları olarak yer aldı. Kurgulanan altyapının vatandaşların sisteme katılımını kolaylaştırdığı, toplama verimliliğini artırdığı ve kullanılmış içecek ambalajlarının çöp veya atık olarak değil, ülke ekonomisinde tutulması gereken değerli endüstriyel girdiler olarak değerlendirilmesini sağladığı ifade edildi.</p><p>ABD’ye “Türkiye Modeli Depozito Sistemi” Önerisi</p><p>Analizde Türkiye’de uygulanan sistemin yalnızca çevresel bir proje değil, yerli tedarik zincirlerini güçlendiren modern bir sanayi altyapısı olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. ABD’nin geri dönüşüm ve kritik hammadde politikalarını güçlendirmesi için “Türkiye modeli bir depozito iade sistemi” kurabileceği belirtilirken, mevcut perakende noktaları, belediye tesisleri ve farklı kurumların modern dijital takip teknolojileriyle entegre edilebileceği aktarıldı.</p><p>Analizin sonuç bölümünde Türkiye’nin DOA modeli, Batılı ülkelerin kendi ihtiyaçlarına göre uyarlayabileceği bir yol haritası olarak tanımlandı. Ayrıca Türkiye’nin yaptığına benzer modern bir depozito iade sisteminin kısa sürede kurulabileceği, özel kaynaklarla finanse edilebileceği ve yalnızca çevresel bir uygulama olarak görülmenin ötesine geçerek sanayi altyapısının bir parçasına dönüştürülebileceği ifade edildi.</p><p>Türkiye’deki Yerli Teknoloji Üreticileri İçin Önemli Bir Fırsat</p><p>Forbes’un haberinde görüşlerine yer verilen Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk, DOA Sistemi’nin Türkiye’nin yerli teknoloji sektörü açısından da önemli bir araç olduğunu belirtti. Türkiye’nin tek bir ekipman tedarikçisine bağımlı bir yapı yerine rekabete açık bir model benimsediğini ifade eden Öztürk, son iki yılda farklı Türk üreticilerin gerekli sertifikasyon süreçlerini tamamlayarak yerli Depozito İade Makineleri üretmeye başladığını aktardı.</p><p>Yerli üreticilerin ihracat pazarlarını da hedeflediğini belirten Öztürk, bu gelişmenin geri dönüşüm teknolojileri alanında tamamen yeni bir sanayi ekosisteminin oluşmasına yol açacağını ifade etti. Öztürk, değerli hammaddelerin Türkiye ekonomisi içerisinde tutulması sayesinde DOA Sistemi’nin cari açığın düşürülmesine katkıda bulunacağını, sistemin tam kapasiteyle faaliyete geçmesiyle yılda yaklaşık 1 milyar dolar katkı sağlamasının beklendiğini belirtti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Barceló Istanbul'un sürdürülebilirlik performansı  ödülle taçlandı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/barcelo-istanbulun-surdurulebilirlik-performansi-odulle-taclandi-4202/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/barcelo-istanbulun-surdurulebilirlik-performansi-odulle-taclandi-4202/</id>
<published><![CDATA[2026-07-20T09:47:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-20T09:47:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A485D4-713E6A-14AE51-2183DE-0ABD0B-E19E09.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Çevresel etkisini azaltmaya yönelik uygulamalarını uzun vadeli bir strateji olarak benimseyen Barceló Istanbul, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarının karşılığını ödülle aldı. Beyoğlu Belediyesi tarafından bu yıl ikinci kez düzenlenen Beyoğlu Çevre Festivali kapsamında verilen ödül, otelin atık yönetimi konusundaki istikrarlı performansını ortaya koydu. Barceló Istanbul, festival kapsamında “Yatak Başı Ambalaj Atığı En Çok Toplayan Otel” kategorisinde ödüle layık görüldü.&nbsp;</p><p>Ödül değerlendirmesinde, otelin başarısının arkasındaki temel unsurun, tesisin detaylı ayrıştırma sistemi olarak gösterildi. Özellikle cam atıklar başta olmak üzere ambalaj atıklarının doğru şekilde ayrıştırılması ve düzenli olarak geri dönüşüm sistemine kazandırılması kriterleri öne çıktı. Bu kapsamda Barceló Istanbul’un yıl boyunca sürdürdüğü atık yönetimi uygulamaları, detaylı çalışma sistemiyle ödüle değer bulundu.</p><p>Hasköy Etkinlik Alanı’nda düzenlenen Beyoğlu Çevre Festivali’nde gerçekleştirilen törende belge ve plaket takdimi yapıldı. Festival, çevre bilincinin artırılması ve sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla çeşitli etkinliklere ev sahipliği yaptı.</p><p>&nbsp;</p><p>‘Temel sorumluluğumuz olarak kabul ediyoruz’</p><p>Barceló Hotel Group Bölge Müdürü Hasan Ekmen, aldıkları ödüle ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:</p><p>“Turizm sektörünün çevresel etkilerini azaltmak artık bir tercih değil, temel bir sorumluluk. Barceló İstanbul olarak atıkların kaynağında ayrıştırılmasından enerji ve kaynak verimliliğine kadar birçok alanda sürdürülebilirlik odaklı uygulamaları kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Bu alanda gerçekleştirdiğimiz tüm çalışmalar küresel sürdürülebilirlik stratejimiz olan Barceló Regen programımızın bir parçası. Bu ödül, ekip arkadaşlarımızın yıl boyunca gösterdiği özenli çalışmanın ve çevreye duyduğumuz sorumluluğun önemli bir göstergesi. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilir turizm anlayışımız doğrultusunda çevresel performansımızı geliştirmeye devam edeceğiz. Bu değerli farkındalığı oluşturdukları ve gerek bölgeye gerekse ortak geleceğimize sağladıkları kesintisiz destekler için Beyoğlu Belediyesine ve Beyoğlu Belediyesi Başkan Vekili Sefer Karaahmetoğlu’na teşekkürlerimi sunuyorum.”</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Avrasya Tüneli, kamu ile gelir paylaşımını sürdürüyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/avrasya-tuneli-kamu-ile-gelir-paylasimini-surduruyor-5368/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/avrasya-tuneli-kamu-ile-gelir-paylasimini-surduruyor-5368/</id>
<published><![CDATA[2026-07-20T09:46:17+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-20T09:46:17+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_54226C-BF50C5-AFB148-AA3C03-764775-155650.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İstanbul'un iki yakasını deniz tabanının altından karayolu tüneli ile birbirine bağlayan Avrasya Tüneli, yayımladığı 2024–2025 Sürdürülebilirlik Raporu ile çevresel, ekonomik, sosyal ve yönetişim alanlarında sağladığı somut katkıları kamuoyuyla paylaştı. Türkiye’den Yapı Merkezi ve Güney Kore’den SK Ecoplant tarafından Kamu Özel Sektör İşbirliği (KÖİ) modeli ile hayata geçirilen tünel, dokuz yıllık işletme döneminde 180 milyonun üzerinde yolculuk için güvenli ve kesintisiz hizmet sağladı. Tünel, bu dönemde zaman tasarrufu, yakıt tüketiminin azaltılması, emisyonların ve kaza maliyetlerinin düşürülmesiyle şehir içi mobilitenin iyileştirilmesi sayesinde Türkiye ekonomisine yaklaşık 2,6 milyar ABD doları katkı sağladı.</p><p>Rapora göre, Avrasya Tüneli'nden 2025 yılında günlük ortalama 77 bin araç geçti. Bu rakam garanti edilen trafik miktarının yüzde 8 üzerinde gerçekleşirken, garanti üzerindeki her geçiş için kamu ile yüzde 30 gelir paylaşımı yapıldı.</p><p>Öte yandan, Avrasya Tüneli, açıldığı günden bu yana toplam 180 milyon araç geçişine de güvenle ev sahipliği yaptı. Tünel, dokuz yıllık işletme sürecinde kullanıcılarına her bir geçiş için 77 dakika olmak üzere toplam 250 milyon saat zaman kazandırdı. Mesafeyi kısalttığı için 304 bin ton yakıt tasarrufu sağladı, 139 bin ton emisyon azaltıldı ve toplam 687 milyon araç kilometre azalımı ile kaza maliyetleri düşürüldü. Bütün bu kazanımlar birlikte değerlendirildiğinde, Avrasya Tüneli'nin ulaşımı kolaylaştıran bir proje olmanın yanı sıra, ülke ekonomisine ve şehir yaşamına değer üreten stratejik bir altyapı yatırımı olduğu görülüyor.</p><p>Karbon nötr işletme anlayışı sürüyor</p><p>Avrasya Tüneli, çevresel sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını da kararlılıkla sürdürüyor. Elektrik tüketiminin tamamını yenilenebilir kaynaklardan sağlayarak Uluslararası Yeşil Enerji Sertifikası (I-REC) alan Avrasya Tüneli, sera gazı emisyonlarını ISO 14064 standardına göre hesaplayıp uygun karbon kredileri ile dengeleyerek karbon nötr proje statüsünü 2024 – 2025 döneminde de devam ettirdi.</p><p>Dokuz yılda gerçekleştirdiği sistem iyileştirmeleri sayesinde yıllık elektrik tüketimini yüzde 80 azaltarak 6,5 milyon kWh seviyesine düşüren tünel, çatı güneş enerjisi santrali ile de yenilenebilir enerji üretimine katkı sağladı. Tünel, bu yıl aldığı ISO 14046 Su Ayak İzi Sertifikası ile su yönetiminde de uluslararası standartlara uyumunu güçlendirdi.</p><p>Patentli hareketli aydınlatma sistemi ani hız değişimlerini yüzde 69 azalttı</p><p>Sürdürülebilir şehir mobilitesini destekleyen yenilikçi uygulamalardan biri olan ve kurum içinde geliştirilen Türk patentli Pacemaker (Hız Düzenleyici Hareketli Aydınlatma Sistemi), tünel içerisindeki ani hız düşüşü kaynaklı trafik sıkışıklıklarını yüzde 69, egzoz salımlarını ise yüzde 12'ye kadar azalttı. Trafik verimliliğini yüzde 8,5 artıran bu yenilikçi çalışma, geçtiğimiz yıl UNECE (Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu) tarafından Özel Övgü ödülüne layık görüldü.</p><p>İstanbul'un sürdürülebilir geleceğine katkı</p><p>İnşaat ve işletme dönemleri boyunca tüm faaliyetlerini çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) ilkeleri doğrultusunda yürüten Avrasya Tüneli, bu yaklaşımı sonucunda kaliteli ve sürdürülebilir altyapı yatırımlarını teşvik eden Blue Dot Network (Mavi Nokta Ağı) Sertifikasını almaya hak kazanan dünyanın ilk projesi oldu.</p><p>Avrasya Tüneli Operasyon Genel Müdür Yardımcısı Murat Gücüyener, tünelin iki kıtayı birbirine bağlayan bir altyapı yatırımı olmanın ötesinde; düşük karbonlu ulaşımı destekleyen, şehir içi erişilebilirliği artıran, afetlere karşı dirençli altyapısıyla İstanbul’un sürdürülebilir geleceğine katkı sağlayan stratejik bir şehircilik yatırımı olduğunu ifade etti. Gücüyener, şöyle devam etti:</p><p>“INRIX Küresel Trafik Raporu’na göre İstanbul, dünyada trafikte en fazla zaman kaybeden şehirlerden biri. Avrasya Tüneli ise, her gün 80 binden fazla yolculuğa ev sahipliği yapıyor. Tünel, milyonlarca kullanıcı için öngörülebilir, hızlı ve güvenli bir kıtalar arası bağlantı demek. Trafik akışını, sistem performansını ve kullanıcı davranışlarını sürekli izliyoruz. Bu verilerle operasyonlarımızı gerçek zamanlı olarak uyarlıyor ve iyileştirmeler yapıyoruz. Böylece Avrasya Tüneli kullanıcılarına günlük 77 dakikalık zaman tasarrufu sağlıyoruz. Özetle, Avrasya Tüneli 16 milyonluk bir metropol için oyunun kurallarını değiştiren bir mobilite çözümü oldu. Dokuz yıldır olduğu gibi bundan sonra da sorumluluk ve güvenle kıtaları geleceğe bağlamaya devam edeceğiz.”</p><p>İnsan odaklı kurum kültürü dünyaya örnek</p><p>Avrasya Tüneli’nde finansal sürdürülebilirliği, çevresel, sosyal ve yönetişim unsurlarıyla birlikte yönettiklerine işaret eden Avrasya Tüneli Finans Genel Müdür Yardımcısı Sidem Yavrucu ise, 1,2 milyar ABD doları yatırım maliyetiyle hayata geçirilen tünelin dokuz yıllık işletme sürecinde ülke ekonomine 2,6 milyar ABD doları seviyesinde katkı sağladığını vurguladı. Yavrucu, “2023 yılı son çeyreğinde başlayan; 2024 ve 2025 yıllarında da devam eden gelir paylaşımı aşamasına geçmemiz, kamunun doğrudan fayda elde ettiği sürdürülebilir iş modeline dönüştüğümüzü gösteriyor” dedi.&nbsp;</p><p>Sürdürülebilir başarının temelinde güçlü kurum kültürünün bulunduğuna da işaret eden Yavrucu, çeşitlilik ve kapsayıcılığı kurumsal yönetim anlayışının temel unsurlarından biri olarak benimsediklerini ifade etti. Yavrucu, bu kapsamda gerçekleştirilen çalışmalarla 2025 yılında Great Place to Work® Sertifikası’nı almaya hak kazandıklarını hatırlattı. Üst yönetimde yüzde 33, yönetici seviyesinde ise yüzde 50 kadın temsil oranıyla sadece ulusal değil uluslararası alanda da örnek kurum olarak gösterildiklerine değinen Yavrucu, “Tünelin faaliyet döneminde hiçbir etik ihlalin yaşanmamış olması da şirketin şeffaflık ve yönetişim yaklaşımını net olarak ortaya koyuyor” şeklinde konuştu.</p><p></p><p>&nbsp;</p><table class="MsoTableGrid" border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" style="border-width: medium; border-style: none; border-color: currentcolor;"><tbody><tr style="height: 14.25pt;"><td width="604" nowrap="" colspan="3" valign="top" style="width: 453.1pt; border-width: 1pt; border-color: windowtext; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" align="center" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif; text-align: center;"><b>Avrasya Tüneli Sürdürülebilirlik Raporu Özeti<o:p></o:p></b></p></td></tr><tr style="height: 14.25pt;"><td width="231" nowrap="" valign="top" style="width: 172.95pt; border-width: medium 1pt 1pt; border-style: none solid solid; border-color: currentcolor windowtext windowtext; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;"><b>Konu<o:p></o:p></b></p></td><td width="251" nowrap="" valign="top" style="width: 188.3pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;"><b>Rakam / Sonuç<o:p></o:p></b></p></td><td width="122" nowrap="" valign="top" style="width: 91.85pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;"><b>Dönem<o:p></o:p></b></p></td></tr><tr style="height: 14.25pt;"><td width="231" nowrap="" valign="top" style="width: 172.95pt; border-width: medium 1pt 1pt; border-style: none solid solid; border-color: currentcolor windowtext windowtext; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">Ortalama günlük trafik, birim araç<o:p></o:p></p></td><td width="251" nowrap="" valign="top" style="width: 188.3pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">77 bin (Minimum trafik garantisinin %8 üzerinde)<o:p></o:p></p></td><td width="122" nowrap="" valign="top" style="width: 91.85pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">2025<o:p></o:p></p></td></tr><tr style="height: 14.25pt;"><td width="231" nowrap="" valign="top" style="width: 172.95pt; border-width: medium 1pt 1pt; border-style: none solid solid; border-color: currentcolor windowtext windowtext; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">Güvenli yolculuk<o:p></o:p></p></td><td width="251" nowrap="" valign="top" style="width: 188.3pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">180 milyon<o:p></o:p></p></td><td width="122" nowrap="" valign="top" style="width: 91.85pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">2016 - 2025<o:p></o:p></p></td></tr><tr style="height: 14.25pt;"><td width="231" nowrap="" valign="top" style="width: 172.95pt; border-width: medium 1pt 1pt; border-style: none solid solid; border-color: currentcolor windowtext windowtext; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">Kullanıcı tasarrufu ile ülke ekonomisine katkı<o:p></o:p></p></td><td width="251" nowrap="" valign="top" style="width: 188.3pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">2,6 milyar ABD doları<o:p></o:p></p></td><td width="122" nowrap="" valign="top" style="width: 91.85pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">2016 - 2025<o:p></o:p></p></td></tr><tr style="height: 14.25pt;"><td width="231" nowrap="" valign="top" style="width: 172.95pt; border-width: medium 1pt 1pt; border-style: none solid solid; border-color: currentcolor windowtext windowtext; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">Kullanıcılara kazandırılan zaman<o:p></o:p></p></td><td width="251" nowrap="" valign="top" style="width: 188.3pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">250 milyon saat<o:p></o:p></p></td><td width="122" nowrap="" valign="top" style="width: 91.85pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">2016 - 2025<o:p></o:p></p></td></tr><tr style="height: 14.25pt;"><td width="231" nowrap="" valign="top" style="width: 172.95pt; border-width: medium 1pt 1pt; border-style: none solid solid; border-color: currentcolor windowtext windowtext; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">Yakıt tasarrufu<o:p></o:p></p></td><td width="251" nowrap="" valign="top" style="width: 188.3pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">304 bin ton (8 milyon otomobil deposu)<o:p></o:p></p></td><td width="122" nowrap="" valign="top" style="width: 91.85pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">2016 - 2025<o:p></o:p></p></td></tr><tr style="height: 14.25pt;"><td width="231" nowrap="" valign="top" style="width: 172.95pt; border-width: medium 1pt 1pt; border-style: none solid solid; border-color: currentcolor windowtext windowtext; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">Emisyon azaltımı<o:p></o:p></p></td><td width="251" nowrap="" valign="top" style="width: 188.3pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">139 bin ton (≈ 5,5 milyon ağacın yıllık karbon tutumuna eşdeğer)<o:p></o:p></p></td><td width="122" nowrap="" valign="top" style="width: 91.85pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">2016 - 2025<o:p></o:p></p></td></tr><tr style="height: 14.25pt;"><td width="231" nowrap="" valign="top" style="width: 172.95pt; border-width: medium 1pt 1pt; border-style: none solid solid; border-color: currentcolor windowtext windowtext; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">Elektrik tüketiminde azalma<o:p></o:p></p></td><td width="251" nowrap="" valign="top" style="width: 188.3pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">%80<o:p></o:p></p></td><td width="122" nowrap="" valign="top" style="width: 91.85pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">2016 - 2025<o:p></o:p></p></td></tr><tr style="height: 14.25pt;"><td width="231" nowrap="" valign="top" style="width: 172.95pt; border-width: medium 1pt 1pt; border-style: none solid solid; border-color: currentcolor windowtext windowtext; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">Karbon nötr işletme<o:p></o:p></p></td><td width="251" nowrap="" valign="top" style="width: 188.3pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">2021'den beri<o:p></o:p></p></td><td width="122" nowrap="" valign="top" style="width: 91.85pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">2021 – 2025<o:p></o:p></p></td></tr><tr style="height: 14.25pt;"><td width="231" nowrap="" valign="top" style="width: 172.95pt; border-width: medium 1pt 1pt; border-style: none solid solid; border-color: currentcolor windowtext windowtext; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">İlk müdahale süresi<o:p></o:p></p></td><td width="251" nowrap="" valign="top" style="width: 188.3pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">2 dakikanın altında<o:p></o:p></p></td><td width="122" nowrap="" valign="top" style="width: 91.85pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">2024 - 2025<o:p></o:p></p></td></tr><tr style="height: 14.25pt;"><td width="231" nowrap="" valign="top" style="width: 172.95pt; border-width: medium 1pt 1pt; border-style: none solid solid; border-color: currentcolor windowtext windowtext; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">Olay sonuçlandırma süresi<o:p></o:p></p></td><td width="251" nowrap="" valign="top" style="width: 188.3pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">10 dakikanın altında<o:p></o:p></p></td><td width="122" nowrap="" valign="top" style="width: 91.85pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">2024 - 2025<o:p></o:p></p></td></tr><tr style="height: 14.25pt;"><td width="231" nowrap="" valign="top" style="width: 172.95pt; border-width: medium 1pt 1pt; border-style: none solid solid; border-color: currentcolor windowtext windowtext; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">Kadın temsil oranı (Üst Yönetim)<o:p></o:p></p></td><td width="251" nowrap="" valign="top" style="width: 188.3pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">%33<o:p></o:p></p></td><td width="122" nowrap="" valign="top" style="width: 91.85pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">2024 - 2025<o:p></o:p></p></td></tr><tr style="height: 14.25pt;"><td width="231" nowrap="" valign="top" style="width: 172.95pt; border-width: medium 1pt 1pt; border-style: none solid solid; border-color: currentcolor windowtext windowtext; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">Kadın temsil oranı (Yönetici Seviyesi)<o:p></o:p></p></td><td width="251" nowrap="" valign="top" style="width: 188.3pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">%50<o:p></o:p></p></td><td width="122" nowrap="" valign="top" style="width: 91.85pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">2024 - 2025<o:p></o:p></p></td></tr><tr style="height: 14.25pt;"><td width="231" nowrap="" valign="top" style="width: 172.95pt; border-width: medium 1pt 1pt; border-style: none solid solid; border-color: currentcolor windowtext windowtext; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">Uluslararası raporlama<o:p></o:p></p></td><td width="251" nowrap="" valign="top" style="width: 188.3pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">GRI + ESRS uyumlu<o:p></o:p></p></td><td width="122" nowrap="" valign="top" style="width: 91.85pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">&nbsp;<o:p></o:p></p></td></tr><tr style="height: 14.25pt;"><td width="231" nowrap="" valign="top" style="width: 172.95pt; border-width: medium 1pt 1pt; border-style: none solid solid; border-color: currentcolor windowtext windowtext; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">Uluslararası sertifikalar<o:p></o:p></p></td><td width="251" nowrap="" valign="top" style="width: 188.3pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">Blue Dot Network, ISO 14046,<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">ISO 14064, Great Place to Work®<o:p></o:p></p></td><td width="122" nowrap="" valign="top" style="width: 91.85pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">2024 - 2025<o:p></o:p></p></td></tr><tr style="height: 14.25pt;"><td width="231" nowrap="" valign="top" style="width: 172.95pt; border-width: medium 1pt 1pt; border-style: none solid solid; border-color: currentcolor windowtext windowtext; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">Uluslararası ödüller<o:p></o:p></p></td><td width="251" nowrap="" valign="top" style="width: 188.3pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">UNECE Özel Övgü Ödülü,<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">PPP Week "Yılın En İyi ESG Projesi"<o:p></o:p></p></td><td width="122" nowrap="" valign="top" style="width: 91.85pt; border-width: medium 1pt 1pt medium; border-style: none solid solid none; border-color: currentcolor windowtext windowtext currentcolor; padding: 0cm 5.4pt; height: 14.25pt;"><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif;">2024 - 2025<o:p></o:p></p></td></tr></tbody></table><p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm 8pt; line-height: 18.4px; font-size: 12pt; font-family: Aptos, sans-serif; color: rgb(0, 0, 0);">&nbsp;</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yeni dönem vizyonunu ortaya koydu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yeni-donem-vizyonunu-ortaya-koydu-5982/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yeni-donem-vizyonunu-ortaya-koydu-5982/</id>
<published><![CDATA[2026-07-20T09:34:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-20T09:34:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_77A4DA-0920AD-861EE6-5F882D-F28E30-60CE6C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Akkök Holding'in Yalova'da faaliyet gösteren kimya ve ileri malzeme şirketi Aksa Carbon açısından 2025 yılı, yalnızca sürdürülebilirlik performansının paylaşıldığı bir dönem değil; aynı zamanda şirketin yeni kurumsal yapılanmasının, büyüme stratejisinin ve küresel rekabet vizyonunun paydaşlarla buluştuğu önemli bir dönüm noktası oldu. Aksa Akrilik'in DowAksa'daki hisselerin tamamını devralmasının ardından Aksa Carbon markasıyla hazırlanan ilk sürdürülebilirlik raporu olma özelliğini taşıyan çalışma, şirketin yeni dönem vizyonunu ortaya koyuyor.</p><p>‘Köklü Deneyim, Güçlü Gelecek’ temasıyla hazırlanan raporda; ileri malzemeler alanındaki uzmanlık, sürdürülebilir büyüme yaklaşımı ve uzun vadeli değer yaratma hedefleri öne çıkıyor. Karbon elyaf ve kompozit malzemeler alanında Türkiye'nin küresel ölçekteki üretim ve teknoloji yetkinliğini temsil eden Aksa Carbon, enerji dönüşümünden havacılığa, savunmadan mobiliteye kadar uzanan stratejik sektörlerde geliştirdiği çözümlerle büyümesini sürdürmeyi hedefliyor.</p><p>“Sürdürülebilirliği, ileri malzemelerdeki yetkinliklerimizle birleştiriyoruz”</p><p>Aksa Carbon Genel Müdürü Gürcan Koman, rapora ilişkin değerlendirmesinde, “2025 Sürdürülebilirlik Raporumuz, Aksa Carbon markasıyla başladığımız yeni dönemin ve uzun vadeli vizyonumuzun önemli bir göstergesi oldu. Sürdürülebilirlik yaklaşımımızı ileri malzemeler alanındaki yetkinliklerimizle bir araya getirirken, Türkiye'de geliştirdiğimiz üretim ve teknoloji altyapısını küresel büyüme hedeflerimizle buluşturmayı planlıyoruz. Bu kapsamda; ulusal ve uluslararası alanda iş ortaklarımıza yüksek katma değerli entegre çözümler sunmaya ve daha sürdürülebilir bir gelecek için katkı sağlamaya devam edeceğiz” dedi.</p><p>Koman, karbon elyaf ve kompozit teknolojilerinin enerji dönüşümünden mobiliteye, havacılıktan savunma sanayine kadar birçok stratejik alanın dönüşümünde belirleyici bir rol üstlendiğine dikkat çekerek, ileri malzemeler alanındaki yetkinliklerini sürdürülebilir büyüme yaklaşımıyla birlikte geliştirmeyi sürdüreceklerini belirtti.</p><p>Sürdürülebilirlik altyapısını güçlendirmeye devam ediyor</p><p>Sürdürülebilirlik yaklaşımı doğrultusunda operasyonel süreçlerinin yanı sıra düşük karbonlu üretim, izlenebilirlik ve döngüsel ekonomi alanlarında da çalışmalar gerçekleştiren Aksa Carbon, ürün bazlı karbon ayak izi çalışmaları, veri izlenebilirliği uygulamaları ve Avrupa Birliği düzenlemelerine uyum süreçleriyle sürdürülebilirlik altyapısını güçlendirmeye devam ediyor.</p><p>Türkiye'nin ilk ve tek karbon elyaf üreticisi olan Aksa Carbon, precursor üretiminden karbon elyaf ve kompozit çözümlerine kadar uzanan entegre üretim altyapısıyla faaliyet gösterirken; ileri malzemeler alanındaki teknik uzmanlığını üretim, Ar-Ge ve uygulama geliştirme yetkinlikleriyle birleştirerek küresel pazarlarda rekabetçi ve yüksek katma değerli çözümler geliştirmeyi sürdürüyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">OPET'e çifte platin ödül</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/opete-cifte-platin-odul-7066/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/opete-cifte-platin-odul-7066/</id>
<published><![CDATA[2026-07-13T02:45:19+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-13T02:45:19+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FAA403-A7B851-30A755-24D0F6-90596C-71B001.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rapor, her iki değerlendirmede de “100 üzerinden 99 puan alarak” uluslararası ölçekte önemli bir başarı elde etti.</p><p>OPET’in Sürdürülebilirlik Raporu, küresel iletişim sektörünün prestijli değerlendirme programlarından 2025/26 Inspire Awards Corporate Publishing Competition’da “Dünyanın En İyi 100 İletişim Materyali” arasında gösterildi. Rapor, 2025/26 Spotlight Awards Global Communications Competition kapsamında ise “Dünyanın En İyi 100 Kurumsal Yayını” arasına seçildi.&nbsp;</p><p>Küresel Raporlama Girişimi (GRI) Standartları ile uyumlu olarak hazırlanan ve 2022-2024 dönemini kapsayan rapor; şirketin yönetişim, sorumlu değer zinciri, Ar-Ge/inovasyon ve dijital dönüşüm, çalışma hayatı, çevre, toplumsal yatırımlar ana başlıklarındaki yönetim yaklaşımlarını, performansını, iyi uygulama örneklerini ve gelecek hedeflerini ortaya koyuyor. Sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda kamuoyuyla paylaşan OPET'in Sürdürülebilirlik Raporu, içerik kalitesi, şeffaflık, tasarım ve sürdürülebilirlik performansının etkin şekilde aktarılması kriterleriyle öne çıkıyor. OPET Genel Müdürü Özgür Kahramanzade, “LACP gibi saygın bir kuruluş tarafından verilen bu ödüller, sürdürülebilirlik performansımızın ve şeffaf raporlama anlayışımızın uluslararası ölçekte takdir gördüğünü ortaya koyması açısından büyük önem taşıyor” dedi.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">DOA sisteminde zorunlu kayıt dönemi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/doa-sisteminde-zorunlu-kayit-donemi-6649/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/doa-sisteminde-zorunlu-kayit-donemi-6649/</id>
<published><![CDATA[2026-07-13T02:43:57+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-13T02:43:57+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_67832B-EC7990-115A95-ABD366-E071F3-96C131.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye Çevre Ajansı tarafından yürütülen DOA Sistemi ile Türkiye'de her yıl piyasaya sürülen yaklaşık 25 milyar içecek ambalajının geri kazanılması hedefleniyor. İlk aşamada geri kazanım oranının yüzde 50 seviyesine çıkarılması, sistemin olgunlaşmasıyla birlikte ise yüzde 80'e ulaşılması amaçlanıyor.</p><p>Bu hedeflere ulaşılmasında otel, restoran ve kafe işletmeleri belirleyici bir rol üstleniyor. Geri kazanılması hedeflenen içecek ambalajlarının yaklaşık yüzde 65'inin bu işletmelerde tüketilmesi, onları sistemin en önemli paydaşlarından biri haline getiriyor. Bu kapsamda sisteme kazandırılacak her DOA logolu ambalaj, geri kazanım oranlarının yükselmesine, kaynak verimliliğinin artmasına ve döngüsel ekonominin güçlenmesine katkı sağlayacak.</p><p>DBYS Kayıtlarının Ekim Ayı Sonuna Kadar Tamamlanması Bekleniyor</p><p>Zorunlu uygulama süreci kapsamında otel, restoran ve kafe işletmelerinin Depozito Bilgi Yönetim Sistemi (DBYS) üzerinden kayıt işlemlerini tamamlayarak birlikte çalışacakları yetkilendirilmiş saha operatörlerini belirlemeleri gerekiyor. Ulusal entegrasyon sürecinin planlandığı şekilde ilerleyebilmesi için bu sürecin Ekim ayı sonuna kadar tamamlanması bekleniyor. Belirlenen süre sonunda yükümlülüklerini yerine getirmeyen işletmeler hakkında ise ilgili mevzuat kapsamında gerekli idari işlemler uygulanacak.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sandoz sürdürülebilir üretimde hedef büyütüyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sandoz-surdurulebilir-uretimde-hedef-buyutuyor-5377/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sandoz-surdurulebilir-uretimde-hedef-buyutuyor-5377/</id>
<published><![CDATA[2026-07-13T02:42:21+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-13T02:42:21+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A42AF5-7F4B8D-1F9399-6119FC-6F8AD7-B9562B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Gebze tesisi, sürdürülebilirlik stratejileriyle paralel olarak çevresel sorumluluk ve operasyonel verimliliği odağına alarak çalışmalarını sürdürüyor. Güneş enerjisi uygulamalarıyla öne çıkan çalışmalar şirketin sürdürülebilir bir geleceğe olan bağlılığını ortaya koyuyor.</p><p>Sıfır Atık Sertifikası”na sahip Sandoz’un Gebze fabrikası, sürdürülebilir ve çevre dostu laboratuvar yaklaşımıyla My Green Lab Sertifikası ile TS EN ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi Sertifikası’nı alarak bu alandaki kararlılığını pekiştiriyor.</p><p>Sandoz META Bölgesi ve Türkiye Ülke Başkanı Cengiz Zaim şunları söyledi: “2007 yılından bu yana Gebze Fabrikamızla ülke ekonomisine katkı sağlarken, hastaların uygun maliyetli ve kaliteli ilaçlara erişimini mümkün kılıyoruz. 2025 yılı sonunda ihracatımızı 110 milyon doların üzerine çıkararak ihracat şampiyonları listesinde üçüncü sırada yer almayı başardık. Bu süreçte yeşil dönüşümün öneminin farkındayız. Yeni nesil uygulamalar ve teknolojilerle kendimizi sürekli geliştiriyor, daha sürdürülebilir bir gelecek için çalışıyoruz.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Çimko'nun raporu dünyanın en iyileri arasında</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/cimkonun-raporu-dunyanin-en-iyileri-arasinda--684/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/cimkonun-raporu-dunyanin-en-iyileri-arasinda--684/</id>
<published><![CDATA[2026-07-13T02:40:48+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-13T02:40:48+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_65EB90-E4D363-746672-95EB0C-411D22-78928C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Çimko 2024 Sürdürülebilirlik Raporu, dünyanın en prestijli iletişim platformlarından League of American Communications Professionals (LACP) tarafından düzenlenen 2025/26 Inspire Awards Kurumsal Yayıncılık Kategorisinde küresel ölçekte önemli bir derece elde etti.</p><p>Farklı sektörlerden yaklaşık 1.500 başvurunun kabul edildiği ve küresel düzeyde yoğun katılımla gerçekleşen organizasyonda Çimko, bağımsız jüri heyetinin değerlendirmesi sonucunda en yüksek derece olan Platinum Ödül’ün sahibi oldu. Şirketin sürdürülebilirlik vizyonunu ve stratejik adımlarını kamuoyuyla paylaşan rapor, uluslararası değerlendirme sürecinde 100 üzerinden 99 toplam skor elde ederek dünya genelindeki en iyi çalışmalar listesinde 14. sırada, Türkiye’de ise en iyi beş rapor arasında yer aldı.</p><p>LACP jürisinin metrik bazlı detaylı değerlendirmesinde Çimko 2024 Sürdürülebilirlik Raporu; İlk İzlenim kriterinde 30 üzerinden 30, Genel Anlatım ve İçerik Kalitesinde 10 üzerinden 10, Genel Görsel Tasarımda 10 üzerinden 10 tam puan aldı. Rapor, Mesaj Netliği ve Organizasyon alanında 20 üzerinden 20 tam puana ulaşırken, Algılanan Alaka Düzeyi ve Güncellik kriterinde 10 üzerinden 10; Yaratıcılık başlığında ise 20 üzerinden 19 puan elde etti. Kazanılan bu başarı, Çimko’nun kurumsal duruşunun, şeffaflık yaklaşımının ve sürdürülebilirlik alanındaki kararlılığının uluslararası düzeyde tescili niteliği taşıyor. Çimko, sektörüne ve geleceğe değer katma hedefi doğrultusunda; yerel kurumlar, daha sürdürülebilir, daha şeffaf ve daha güçlü yarınlara katkı sunmaya devam ediyor.</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Plastiği azalt geleceği yaşat</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/plastigi-azalt-gelecegi-yasat-5327/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/plastigi-azalt-gelecegi-yasat-5327/</id>
<published><![CDATA[2026-07-13T02:39:21+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-13T02:39:21+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_69514F-5ED4D2-D0AC50-2D0C26-70A28A-E8CDFF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şirket döngüsel ekonomi yaklaşımını merkeze alarak bir mısır tanesini yalnızca tek bir ürüne değil; biyopolimer, ilaç, kozmetik, gıda ve yem başta olmak üzere onlarca farklı sektöre değer üreten entegre bir üretim ekosistemine dönüştürüyor. Ayrıca; doğal kaynakların verimli kullanıldığı, karbon ayak izinin azaltıldığı ve çevresel etkinin minimize edildiği bir üretim modeliyle çalışıyor. Ar-Ge yatırımlarıyla biyomalzeme teknolojilerine odaklanan Sunar Yatırım, geleceğin sanayi dönüşümünde çevreyle uyumlu çözümler geliştirmeyi stratejik bir öncelik olarak konumlandırıyor.</p><p>Plastic Free July kapsamında değerlendirmelerde bulunan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, plastik sorununun tek bir malzeme değişimiyle çözülemeyecek kadar kapsamlı bir dönüşüm alanı olduğuna dikkat çekerek, sürdürülebilirliğin üretim zincirinin tamamına entegre edilmesi gerektiğini, tüketicilerin de bu konuda farkındalık geliştirmesinin önemli bir nokta olduğunu vurguladı. Çomu, biyopolimer teknolojilerinin bu dönüşümde kritik bir rol üstlendiğini belirterek, “Fosil bazlı plastiklere alternatif olarak geliştirdiğimiz mısır nişastası bazlı biyobozunur ve biyobazlı çözümler, çevresel etkiyi azaltmakla kalmıyor; sanayide döngüsel ekonomi yaklaşımını güçlendiren yeni bir üretim modeline de işaret ediyor. Sanayi olarak çevre dostu çözümler geliştirmek bizim ortak sorumluluğumuz. Ancak kalıcı dönüşüm için tüketicilerin de gereksiz plastik tüketimini azaltan, yeniden kullanılabilir ürünleri tercih eden ve doğru atık yönetimini destekleyen bilinçli seçimler yapması büyük önem taşıyor. Gerçek değişim, üretici ve tüketicinin ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmesiyle mümkün olacak” ifadelerini kullandı.</p><p>Pew Charitable Trusts ve SYSTEMIQ tarafından hazırlanan Breaking the Plastic Wave 2025 raporuna göre küresel plastik sistemi, üretim ve atık arasındaki dengesizliğin giderek büyüdüğü bir yapıya dönüşüyor. 2025 yılı itibarıyla dünyada yaklaşık 450 milyon ton plastik üretilirken, plastik kirliliği yıllık 130 milyon ton seviyesine ulaşmış durumda. Mevcut eğilimler devam ederse bu miktarın 2040’ta iki katından fazla artması bekleniyor. Aynı dönemde plastik üretiminin yüzde 52 artışla 680 milyon tona ulaşacağı öngörülürken, atık yönetimi kapasitesi bu artışa paralel şekilde genişlemiyor ve sistem giderek daha fazla baskı altında kalıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sıfır Atık'tan küresel iklim diplomasisi atağı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sifir-atiktan-kuresel-iklim-diplomasisi-atagi-5304/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sifir-atiktan-kuresel-iklim-diplomasisi-atagi-5304/</id>
<published><![CDATA[2026-07-13T02:31:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-13T02:31:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C88C24-CCB763-AF80B4-78C711-644EAE-2D7D93.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sıfır Atık Vakfı, küresel iklim diplomasisindeki etkinliğini artıracak önemli bir temas trafiğine imza attı. Dünya Ekonomik Forumu (WEF) programları kapsamında İsviçre'nin Cenevre kentinde gerçekleştirilen görüşmelerde, uluslararası kuruluşlar, özel sektör temsilcileri ve sivil toplum örgütleriyle bir araya gelen vakıf, sürdürülebilir kalkınma ve iklim politikalarına yönelik yeni iş birliği fırsatlarını masaya yatırdı.</p><p>Temasların odağında döngüsel ekonomi, enerji dönüşümü, iklim finansmanı, sürdürülebilir gıda sistemleri ve sağlık politikalarının yanı sıra sivil toplumun iklim eylemindeki rolü yer aldı. Görüşmelerde ayrıca İstanbul'da düzenlenen ve 183 ülkeden 5 bini aşkın katılımcıyı buluşturan Sıfır Atık Forumu'nda ortaya konulan ortak vizyonun uluslararası uygulamalara dönüştürülmesi için atılabilecek somut adımlar değerlendirildi.</p><p>Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Dünya Ekonomik Forumu Doğa ve İklim Merkezi Genel Müdürü Sebastian Buckup ile yaptığı görüşmede doğal ekosistemlerin korunması, gıda sistemlerinin dönüştürülmesi ve iklim taahhütlerinin uygulamaya geçirilmesi konusunda ortak çalışma alanlarını ele aldı. Taraflar, küresel çevre hedeflerinin yalnızca taahhütlerle sınırlı kalmaması, somut projelerle desteklenmesi gerektiği konusunda görüş birliğine vardı.</p><p></p><p>Ağır sanayi sektörü konuşuldu</p><p></p><p>Program kapsamında düzenlenen döngüsellik ve karbonsuzlaşma toplantılarında ise sanayide emisyonların azaltılması, kaynak verimliliğinin artırılması ve döngüsel ekonomi uygulamalarının yaygınlaştırılması başlıkları öne çıktı. Özellikle ağır sanayi sektöründe karbon giderimi ve özel sektör yatırımlarının hızlandırılması için geliştirilebilecek uluslararası iş birlikleri değerlendirildi.</p><p>Enerji dönüşümü de temasların önemli gündem maddelerinden biri oldu. Elektrifikasyon ve enerji sistemlerine ilişkin toplantılarda temiz enerji yatırımları, modern elektrik şebekelerinin yaygınlaştırılması ve enerjiye erişimin sınırlı olduğu bölgelerde kamu, özel sektör ve finans kuruluşlarının birlikte geliştirebileceği projeler masaya yatırıldı. Görüşmelerde enerji dönüşümünün finansman boyutuna ilişkin yeni modeller de ele alındı.</p><p>Cenevre programı kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Cenevre Başkonsolosluğu ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantılarda ise Sıfır Atık Hareketi'nin uluslararası başarısı ve sivil toplumun iklim politikalarındaki rolü değerlendirildi. Başkonsolos Salih Boğaç Güldere, Birleşmiş Milletler tarafından da desteklenen Sıfır Atık Hareketi'nin Türkiye'nin çevre diplomasisindeki en önemli küresel girişimlerinden biri haline geldiğini ifade etti.</p><p></p><p>İklim krizi küresel sorun</p><p></p><p>Konferansta konuşan Samed Ağırbaş ise atık krizinin artık iklim değişikliği kadar önemli bir küresel sorun olduğuna dikkat çekerek mikroplastik kirliliğinin insan sağlığı üzerindeki etkilerinin giderek arttığını söyledi. Bireysel davranış değişikliklerinin bile önemli çevresel kazanımlar sağlayabileceğini belirten Ağırbaş, İstanbul'da gerçekleştirilen Sıfır Atık Forumu'nun COP31 süreci için güçlü bir uluslararası iş birliği zemini oluşturduğunu dile getirdi.</p><p>Dünya Ekonomik Forumu kapsamında düzenlenen "Liderlik Diyaloğu: Taahhütten Rekabet Avantajına" oturumunun açılış konuşmasını da yapan Ağırbaş, iklim liderliğinin artık yalnızca çevresel sorumluluk olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, bunun ülkelerin ekonomik rekabet gücünü belirleyen stratejik faktörlerden biri haline geldiğini söyledi.</p><p>Düşük emisyonlu ulaşım, yeşil koridorlar, temiz enerji ve sürdürülebilir sanayileşme alanlarında geliştirilen uluslararası ortaklıkların hızla uygulamaya geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Ağırbaş, teknolojik altyapının büyük ölçüde hazır olduğunu, bundan sonraki süreçte politika, finansman ve uygulama koordinasyonunun güçlendirilmesinin kritik önem taşıdığını ifade etti.</p><p>İsviçre temasları kapsamında Uluslararası Sürdürülebilir Kalkınma Enstitüsü (IISD), We Mean Business Coalition ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) temsilcileriyle de görüşmeler gerçekleştiren Sıfır Atık Vakfı, iklim finansmanı, sürdürülebilir sanayi, halk sağlığı ve enerji dönüşümü alanlarında yeni ortaklık imkanlarını değerlendirdi. Vakıf, COP31'e giden süreçte kamu, özel sektör, uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum arasında çok paydaşlı iş birliklerini güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdüreceğini bildirdi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türk Telekom finansal başarılarını sürdürülebilirlik vizyonuyla taçlandırdı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-telekom-finansal-basarilarini-surdurulebilirlik-vizyonuyla-taclandirdi-3109/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-telekom-finansal-basarilarini-surdurulebilirlik-vizyonuyla-taclandirdi-3109/</id>
<published><![CDATA[2026-07-10T11:02:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-10T11:02:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5C0ECD-67EC3A-FD9E93-F893A2-885BAB-9B088F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin dijital dönüşüm mimarı Türk Telekom, sürdürülebilirlik odaklı köklü stratejilerinin ve yatırımlarının küresel bir yansıması olarak Borsa İstanbul’un en prestijli ligi olan BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi’nde yerini aldı. Sürdürülebilirlik yolculuğundaki şeffaflık vizyonunu 2020’deki ilk raporuyla başlatan ve 2023’te ilk Entegre Faaliyet Raporu’nu sunan şirket, başarı grafiğini güncel Entegre Faaliyet Raporu ile taçlandırdı. Türk Telekom ayrıca, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) uyumlu ilk Sürdürülebilirlik Raporu’nu da kamuoyuyla paylaşarak; MSCI (Morgan Stanley Capital International), S&amp;P Global (Standard &amp; Poor's), LSEG (London Stock Exchange Group), FTSE4Good (Financial Times Stock Exchange Sürdürülebilirlik Endeksi) ve Sustainalytics gibi dünyanın en prestijli uluslararası endekslerinde ÇSY (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) odaklı küresel değer yaratma modelini ve şeffaf raporlama liderliğini bir kez daha tescilledi.</p><p>“BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi başarımızın arkasında güçlü sürdürülebilirlik performansı var”</p><p>Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, elde ettikleri başarılara ilişkin değerlendirmesinde “Türkiye'nin dijitalleşme yolculuğuna öncülük ederken, teknolojiyi topluma ve çevreye değer katacak, sürdürülebilir geleceğin anahtarı olarak konumlandırıyoruz. Son dört yıldır sektörümüzün yatırım lideri olarak dijital geleceğin inşasına yönelik çalışmalarımızı sürdürürken, her adımımızı daha yeşil, daha adil ve daha yaşanabilir bir dünya hedefiyle atıyoruz.&nbsp; BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi’nde yer almamız başarılı finansal performansımızın yanı sıra altyapıdan veri merkezlerine, akıllı şehir çözümlerinden yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik yatırımlarımıza kadar tüm iş süreçlerimize yansıttığımız sürdürülebilirlik odaklı vizyonumuzun en somut tescilidir. Bu süreçte LSEG performansımızı yükseltirken, Sustainable Fitch notumuzu 3'ten 2'ye yükselttik ve global sıralamada en üst yüzdelik dilimde yer aldık. CDP (Karbon Saydamlık Projesi) İklim Değişikliği Programı'nda A notumuzu koruyarak Global A Listesi'ndeki konumumuzu güçlendirdik; ilk defa raporlama yaptığımız Su Güvenliği Programı'nda ise A- notu aldık. Son iki yılda gerçekleştirdiğimiz finansman hamleleriyle yeşil finansman portföyümüzü 1,1 milyar ABD dolarına yükselttik. Tüm bu başarılar, sürdürülebilir büyüme vizyonumuzun uluslararası ölçekte de karşılık bulduğunu gösteriyor. Çevreye ve topluma duyarlı yönetim yaklaşımımız Türk Telekom’a uluslararası alanda duyulan güveni artırırken, operasyonel nakit akışımız ve uluslararası finansman kaynaklarına erişimimiz uzun vadeli stratejik yatırımlarımızı güvence altına alıyor. Güçlü altyapımız ve teknoloji birikimimizle Türkiye’nin her köşesinde ve herkes için eşit bir dijital gelecek inşa ederken, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğuyla çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.&nbsp;</p><p></p><p>GES yatırımları sürüyor&nbsp;</p><p>Yeni nesil çevreci iletişim teknolojileri ile güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklara yönelerek yeşil dönüşüm adına öncü çalışmalar gerçekleştiren Türk Telekom, Güneş Enerjisi Santralleri (GES) yatırımlarıyla enerji tüketimini yenilenebilir kaynaklardan sağlamaya odaklanırken, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedeflerine de katkı sunuyor. Türk Telekom’un 1.300 dönümlük arazi üzerine Sivas’ta inşa ettiği GES, yıllık 128 MWp enerji üretim kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük yenilenebilir enerji tesislerinden biri olarak enerji üretimine başladı. GES yatırımlarını Malatya ve Ağrı’da sürdürecek olan Türk Telekom, toplam 6 bin dönüm arazi üzerinde 530 MWp seviyesinde kurulu güce sahip üç adet GES’i önümüzdeki yıllarda devreye alarak tam kapasite üretim yapmayı hedefliyor. Üç şehirde yapacağı yatırımlarla yıllık 800 GWh enerjiyi yenilenebilir kaynaklardan sağlamayı hedefleyen Türk Telekom, yıllık 350 bin ton seviyesinde karbon salımını engelleyecek.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Polinas 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu yayınladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/polinas-2025-surdurulebilirlik-raporunu-yayinladi-8630/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/polinas-2025-surdurulebilirlik-raporunu-yayinladi-8630/</id>
<published><![CDATA[2026-07-08T21:10:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-08T21:10:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2AA348-03F96F-D5FDF0-2810AD-8AB5C6-28D27D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Esnek ambalaj sektörünün öncü şirketleri arasında yer alan Polinas, 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Sürdürülebilirliği iş stratejisinin ayrılmaz bir parçası olarak konumlandıran ve bütüncül bir yaklaşımla ele alan Polinas, 2025 yılında yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi, çalışan deneyimi, çeşitlilik ve kapsayıcılık ile dijital dönüşüm alanlarında önemli adımlar attı.&nbsp;</p><p>Yenilenebilir enerji yatırımlarıyla 5.745 kWp kurulu güce ulaştı</p><p>2025 yılı içerisinde devreye alınan güneş enerjisi santralleriyle toplam 5.745 kWp kurulu güce ulaşan Polinas, yıllık 8,2 milyon kWh üretim kapasitesine sahip altyapısıyla yenilenebilir enerji kullanım payını artırdı. Enerji verimliliği alanındaki çalışmalarıyla da güçlü bir performans ortaya koyan Polinas, enerji yoğunluğunu bir önceki yıla göre yüzde 14 oranında iyileştirirken, sera gazı emisyonlarını da yüzde 5,3 oranında azaltarak bilim temelli hedefleri doğrultusunda ilerlemeyi sürdürdü.</p><p>19 bin tonun üzerinde malzeme yeniden üretime kazandırıldı</p><p>Döngüsel ekonomi alanındaki çalışmalarını kararlılıkla sürdüren Polinas, üretim süreçlerinden çıkan hurdaları geri dönüştürerek yeniden üretime kazandırmaya devam etti. 2025 yılında bu yolla geri kazanılan malzeme miktarı 19.337 tona ulaşırken, plastik ambalaj kullanımında da azaltım sağlandı. Şirket ayrıca geri dönüştürülebilir ambalaj çözümleri, mono-materyal film teknolojileri ve sertifikalı ham madde kullanımıyla ürün portföyünün dönüşümünü sürdürüyor.</p><p>Çalışan memnuniyeti yüzde 94’e yükseldi</p><p>İnsan odaklı kurum kültürünü güçlendiren Polinas çalışan memnuniyetini %94 seviyesine çıkarırken bu alandaki başarısını 2025 yılında almaya hak kazandığı Happy Place to Work "Olağanüstü Çalışan Deneyimi" sertifikası ile tescilledi. Çeşitlilik ve kapsayıcılık alanındaki çalışmalarına da devam eden Polinas, 2024 yılını baz alarak önümüzdeki beş yıl içinde kadın çalışan sayısını yüzde 43 oranında artırmayı hedefliyor. Kadın çalışanların gelişimini, görünürlüğünü ve kariyer fırsatlarını desteklemek amacıyla hayata geçirilen Polinas Women@Work platformu ile kapsayıcı kurum kültürünün güçlenmesine katkı sağlıyor.</p><p>Yapay zekâ sürdürülebilir dönüşümün parçası oldu</p><p>Dijital dönüşüm ve yapay zekâ uygulamaları da 2025 yılında Polinas’ın sürdürülebilirlik gündeminde önemli yer tuttu. “Yapay Zekâ Manifestosu”nu yayınlayan Polinas; üretim, bakım, insan kaynakları ve veri analitiği süreçlerinde kullanılan yapay zekâ destekli uygulamalarla verimliliği artırırken teknolojiyi çalışan yetkinliklerini destekleyen bir araç olarak konumlandırıyor.</p><p>EcoVadis’ten Altın Madalya</p><p>2025 yılında sürdürülebilirlik performansıyla, bağımsız uluslararası sürdürülebilirlik derecelendirme platformu EcoVadis tarafından çevre, iş gücü ve insan hakları, etik ve sürdürülebilir tedarik alanlarında Altın Madalya almaya hak kazanan Polinas; uluslararası arenadaki rekabet gücünü artırırken, müşterilerine ve iş ortaklarına sunduğu güveni pekiştiriyor.</p><p>Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact), Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs), Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) ve CEFLEX üyelikleriyle uluslararası sürdürülebilirlik taahhütlerini güçlendirmeyi sürdüren Polinas, 2030 yılına kadar Kapsam 1 ve 2 emisyonlarında yüzde 42, Kapsam 3 emisyonlarında ise yüzde 25 azaltım hedefliyor. Şirket, 2050 net sıfır emisyon vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor.</p><p></p><p>Polinas CEO’su Faik Önaldı, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:</p><p>“İçinde bulunduğumuz dönemde sürdürülebilirlik, şirketlerin çevresel performanslarıyla birlikte bütünsel olarak iş modellerini ve rekabet gücünü de şekillendiriyor. Polinas olarak sürdürülebilirliği iş yapış şeklimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Yenilenebilir enerji yatırımlarımız, kaynak verimliliği uygulamalarımız, dijital dönüşüm projelerimiz ve çalışanlarımızı merkeze alan insan odaklı yaklaşımımızla uzun vadeli değer yaratmaya odaklanıyoruz. Bilim temelli hedeflerimiz doğrultusunda ilerlerken sürdürülebilir büyümeyi tüm paydaşlarımızla birlikte gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Uçak içinde kullanılan 88 ton plastik yeniden dönüştü</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ucak-icinde-kullanilan-88-ton-plastik-yeniden-donustu-6357/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ucak-icinde-kullanilan-88-ton-plastik-yeniden-donustu-6357/</id>
<published><![CDATA[2026-07-06T02:15:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-06T02:15:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_126F09-977697-6DA5B6-ABA130-3225CB-653995.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Havayolu, son bir yılda Ekonomi Sınıfında kullanılan uçak içi yemek servis ekipmanlarından elde edilen 88 bin kilogramdan fazla plastiği yeniden işleyerek uçaklarda kullanılmak üzere yeni ürünlere dönüştürdü.</p><p>Çevresel sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda hareket eden Emirates, uçak içi ikram servis ekipmanlarında kapalı döngü üretim modeline geçiş için 50 milyon Dirhem’in üzerinde yatırım gerçekleştirdi. Kullanım ömrünü tamamlayan veya hasar gören Ekonomi Sınıfı tepsileri, yemek kapları, atıştırmalık servis ürünleri ve kâseler uçuşların ardından toplanarak temizleniyor, inceleniyor ve Dubai'deki alanında uzman bir tesiste yeniden işleniyor. Bu süreç sonunda, yüzde 25'e kadar geri dönüştürülmüş malzeme içeren yeni servis ürünleri üretiliyor. Üretilen ekipmanlar daha sonra Emirates Flight Catering'e teslim edilerek binlerce uçuşta yeniden kullanıma sunuluyor.</p><p>Emirates'in küresel uçuş ağında her yıl milyonlarca tepsi, kâse ve servis ürünü kullanılıyor. Program sayesinde çöpe gönderilen plastik atık miktarı önemli ölçüde azaltılırken, geri dönüşüm ve üretim süreçlerinin yerel olarak gerçekleştirilmesi sayesinde lojistik kaynaklı emisyonların da düşürülmesi hedefleniyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Karbon ayak izinde hedef aşıldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/karbon-ayak-izinde-hedef-asildi-3591/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/karbon-ayak-izinde-hedef-asildi-3591/</id>
<published><![CDATA[2026-07-06T02:14:08+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-06T02:14:08+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_328A46-20B676-555E2C-58887D-B876B0-77ADE4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şirket, “Biz Buradayız” yaklaşımıyla hayata geçirdiği 2022-2026 Stratejik Sürdürülebilirlik Planı kapsamında çevre, toplum, kurumsal yönetim ve iş alanlarında belirlenen hedeflerini somut sonuçlara dönüştürüyor.</p><p>2025 yılı sonuna kadar karbon ayak izini yüzde 40, 2030 yılına kadar ise yüzde 48 azaltmayı hedefleyen Mapfre Sigorta, 2025 yılında elektrik tüketiminden kaynaklanan karbon ayak izini yüzde 100, toplam karbon ayak izini ise yüzde 50 oranında azaltarak 2030 hedeflerine şimdiden ulaştı. Şirket ayrıca MAPFRE Grup içinde elektrik tüketiminin azaltılmasına yüzde 6 oranında katkı sağlarken, binalar ve araç filosuna ilişkin enerji tüketiminin yüzde 2 oranında azaltılmasında da önemli rol oynadı.</p><p>MAPFRE Sigorta Genel Müdürü Erdinç Yurtseven, Dünya Çevre Günü vesilesiyle yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Mapfre Sigorta olarak sürdürülebilirliği, karar alma süreçlerimizin, risk yönetimi yaklaşımımızın ve değer yaratma modelimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Grubumuzun küresel sürdürülebilirlik vizyonunu Türkiye’de güçlü ve somut adımlarla temsil etme sorumluluğuyla hareket ediyoruz. Bu doğrultuda çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki taahhütlerimizi ölçülebilir hedeflerle destekliyor; iklim sorumluluğundan kapsayıcılığa, müşteri deneyiminden etik ve şeffaf yönetime kadar tüm alanlarda yarattığımız etkiyi görünür kılmaya önem veriyoruz. 2025 yılında toplam karbon ayak izimizi yüzde 50 oranında azaltarak 2030 hedeflerimize şimdiden ulaşmamız, bu kararlılığın somut bir sonucu. Bununla birlikte karbon dengeleme alanında da doğa temelli projelere destek veriyoruz. 2025 yılında biri Türkiye’de, diğeri Meksika’da olmak üzere iki projeye katkı sağlayarak yıllık karbon ayak izimizi tamamen nötrledik. 2025’te Kayseri Molu Atık Gazlardan Enerji Üretimi Projesi ile 484 ton, Meksika’daki Tarahumar projesi ile de 153 ton karbon salınımı nötrledik. Müşterilerimiz, çalışanlarımız, iş ortaklarımız ve toplum için uzun vadeli değer üretirken, sürdürülebilirlik taahhütlerimizi somut sonuçlara dönüştürme kararlılığımızı sürdüreceğiz.”&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Karton ambalaj sektörü sürdürülebilirlikle büyüyecek</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/karton-ambalaj-sektoru-surdurulebilirlikle-buyuyecek-4118/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/karton-ambalaj-sektoru-surdurulebilirlikle-buyuyecek-4118/</id>
<published><![CDATA[2026-07-06T02:12:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-06T02:12:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A922EE-A33695-FD1553-9AE690-DF52A8-B23DEA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>KASAD Yönetim Kurulu Başkanı Alican Duran, karton ambalaj sektörünün hem sürdürülebilirlik hedefleri hem de ihracat performansıyla Türkiye ekonomisine önemli katkılar sunduğunu vurguladı. Dünya genelinde hızlanan dönüşümün ambalaj sektörünü de yeniden şekillendirdiğini belirten Duran, yapay zekâ, değişen müşteri beklentileri ve yeni teknolojilerin sektörün geleceğini belirleyen temel dinamikler olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Karton ambalajın önemi daha da artacak</p><p></p><p>Gıda güvenliği ve gıda israfının önlenmesinde ambalajın kritik rol üstlendiğini ifade eden Alican Duran, Avrupa ve Amerika’da oldukça büyük ve çeşitli olan soğutulmuş, dondurulmuş gıda pazarının yakın zamanda Türkiye’de de daha hızlı artacağını düşündüğünü ve dolayısıyla özellikle bu pazarındaki büyümenin karton ambalaj talebini artıracağını belirtti. Duran, "Gıda ambalajı her zaman sektörün en önemli alanlarından biri olmaya devam edecek. Bunun yanında içeceklerden temizlik ürünlerine kadar birçok kategoride, geri dönüşümü daha zor olan ambalaj türlerinin yerini kağıt ve karton bazlı ambalajların aldığını görüyoruz. Önümüzdeki yıllarda bu dönüşümün daha da hızlanmasını bekliyoruz" dedi.</p><p></p><p>Avrupa'nın yeni regülasyonları karton ambalajı öne çıkarıyor</p><p></p><p>Avrupa Birliği'nin yürürlüğe alacağı yeni çevre düzenlemelerinin karton ambalaj sektörüne önemli fırsatlar sunduğunu belirten Duran, geri dönüştürülebilir ürünlere yönelik talebin hızla artacağını söyledi. Karton ve kâğıdın geri dönüşüm performansına dikkat çeken Duran, "Sektörümüz zaten döngüsel ekonomi anlayışıyla çalışan bir yapıya sahip. Türkiye'de karton ve kâğıt ambalajlarda geri dönüşüm oranı yüzde 70-75 seviyelerine ulaşmış durumda. Avrupa Birliği'nin 2030 hedefleri doğrultusunda geri dönüştürülebilir ambalajlara geçiş hızlanırken, karton ambalaj bu dönüşümün merkezinde yer alacak" ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Türkiye Avrupa'nın ilk 5 üreticisi arasında</p><p></p><p>Türkiye'nin karton ambalaj sektöründe Avrupa'nın önde gelen üreticileri arasında bulunduğunu belirten Alican Duran, kâğıt-karton ambalaj sektörün yıllık yaklaşık 1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini ve cari fazla yarattığını söyledi. Duran, "Türkiye bugün Avrupa karton ambalaj sektöründe yüzde 9,2 payla büyüklük açısından ilk beş ülke arasında yer alıyor. Üretim kabiliyetimiz, teknolojik altyapımız ve insan kaynağımızla çok daha üst sıralarda yer alma potansiyeline sahibiz. Özellikle Amerika pazarı son yıllarda sektörümüz için önemli bir büyüme alanı haline geldi" dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Çorluda iş dünyasının gündemi sürdürülebilirlik</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/corluda-is-dunyasinin-gundemi-surdurulebilirlik-8764/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/corluda-is-dunyasinin-gundemi-surdurulebilirlik-8764/</id>
<published><![CDATA[2026-07-06T02:10:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-06T02:10:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F96580-0F805E-E36927-A89899-993922-50F1DB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şirketlerden temsilcilerin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, UN Global Compact Türkiye’nin sunduğu program, araç, kaynak ve platformlarla iş dünyasını sürdürülebilirlik yolculuğunda nasıl desteklediği de paylaşıldı.</p><p>Toplantı, Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Korkut’un, yeşil dönüşüm ve karbon düzenlemelerinin küresel pazarlarda rekabet edebilmenin ön koşulu hâline geldiğini; toplumsal cinsiyet eşitliği ve insan odaklı tedarik zinciri uygulamalarının ise sosyal sorumluluğun ötesinde stratejik bir gereklilik olduğunu vurguladığı konuşmasıyla başladı. Ardından UN Global Compact Türkiye Genel Sekreteri Melda Çele, UN Global Compact’in insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele alanındaki On İlkesini paylaştı. Çele, UN Global Compact Türkiye’nin iklim değişikliği ve çevre, insan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, inovasyon, sürdürülebilir finans, raporlama ve sürdürülebilirlik düzenlemeleri alanında sunduğu eğitim, kaynak, program ve iş birliği imkanlarını sundu.&nbsp;</p><p>Buluşma kapsamında düzenlenen “ İş Dünyasının Sürdürülebilirlik Yolculuğu” başlıklı panelde UN Global Compact Türkiye Üye ve Paydaş İlişkileri Müdürü Güzin Öztürk moderatörlüğünde&nbsp; Ereks-Blue Matters Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ece Müftüoğlu Narcy,&nbsp; Lila Kağıt Kurumsal İletişim Müdürü Tolga Meriç ve Etap Enjeksiyon Plastik Sürdürülebilirlik ve Kalite Uzmanı Aras Demirağ şirketlerinin sürdürülebilirlik stratejilerini oluşturma süreçlerini, uygulamalarını, odaklandıkları alanları ve bu çalışmaların şirketlerin büyümelerine katkıyı değerlendirdi. Konuşmacılar ayrıca şirketlerinin sürdürülebilir kalkınma odaklı gelecek perspektiflerini paylaştı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bekleme modu faturayı da karbon salımını da büyütüyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bekleme-modu-faturayi-da-karbon-salimini-da-buyutuyor-6488/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bekleme-modu-faturayi-da-karbon-salimini-da-buyutuyor-6488/</id>
<published><![CDATA[2026-07-06T02:08:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-07-06T02:08:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9430D9-E90D16-D00B87-A6849B-210608-0309E5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın himayelerinde 2017 yılında başlatılan Sıfır Atık Hareketi, enerji verimliliği konusunda yeni bir farkındalık kampanyası başlattı. Sıfır Atık Vakfı, "Yarın için beklemede bırakma, tamamen kapat" sloganıyla vatandaşları bekleme modunda bırakılan elektronik cihazların oluşturduğu görünmeyen enerji tüketimine karşı uyardı.</p><p>Vakıf tarafından yapılan açıklamada, evlerde, ofislerde ve iş yerlerinde kullanılan televizyon, bilgisayar, modem, oyun konsolu, yazıcı, ses sistemi ve kahve makinesi gibi birçok elektronik cihazın kapatılmış görünmesine rağmen bekleme modunda elektrik tüketmeye devam ettiği belirtildi. Bu durumun hem ekonomik kayıplara hem de gereksiz enerji kullanımına neden olduğu ifade edildi.</p><p></p><p>Milyonlarca ton emisyon</p><p></p><p>Araştırmalara göre dünya genelindeki toplam elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 5 ila 10'u yalnızca bekleme modunda çalışan cihazlardan kaynaklanıyor. Milyonlarca hanede devam eden bu görünmeyen tüketim, küresel ölçekte yüz milyarlarca kilovatsaatlik enerji kaybına ve milyonlarca ton sera gazı emisyonuna yol açıyor.</p><p>Uzmanlar, elektronik cihazların uzaktan kumanda sinyalini alabilmesi, internet bağlantısını sürdürebilmesi veya hızlı açılabilmesi amacıyla bekleme modunda sürekli enerji çektiğini belirtiyor. Uluslararası enerji kuruluşlarının verilerine göre gelişmiş ülkelerde bir hanenin yıllık elektrik tüketiminin ortalama yüzde 5 ila 12'si yalnızca stand-by modundaki cihazlardan oluşabiliyor.</p><p>Özellikle günün 24 saati açık bırakılan modemler, internet yönlendiricileri ve dijital yayın kutularının önemli bir enerji tüketimine neden olduğu belirtilirken, prizde unutulan telefon ve dizüstü bilgisayar şarj cihazlarının da cihaz bağlı olmasa bile elektrik çekmeye devam ettiği vurgulandı.</p><p></p><p>Cihazı tamamen kapatın</p><p></p><p>Enerji verimliliği uzmanları, gereksiz tüketimin önüne geçmek için kullanılmayan elektronik cihazların tamamen kapatılmasını, gece saatlerinde televizyon ve oyun konsollarının fişten çekilmesini, anahtarlı çoklu prizlerin kullanılmasını, şarj cihazlarının kullanım sonrası prizden çıkarılmasını ve enerji verimli ürünlerin tercih edilmesini öneriyor. Akıllı priz sistemlerinin de gereksiz elektrik tüketimini kontrol altına almada etkili olduğu ifade ediliyor.</p><p>Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ise enerji tasarrufunun sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, Sıfır Atık Hareketi'nin yalnızca atık yönetimiyle sınırlı olmadığını, doğal kaynakların verimli kullanılması ve israfın önlenmesini esas alan küresel bir dönüşüm modeli haline geldiğini söyledi.</p><p></p><p>En değerli kaynak enerji</p><p></p><p>Enerjinin en değerli doğal kaynaklardan biri olduğuna dikkat çeken Ağırbaş, bekleme modunda bırakılan cihazların fark edilmeyen ancak sürekli devam eden bir enerji tüketimi oluşturduğunu belirterek, kullanılmayan cihazların tamamen kapatılmasının hem elektrik tasarrufu sağladığını hem de karbon emisyonlarının azaltılmasına katkı sunduğunu ifade etti.</p><p>Tasarrufun Sıfır Atık kültürünün temel davranış biçimlerinden biri olduğunu vurgulayan Ağırbaş, her bireyin göstereceği küçük hassasiyetin Türkiye'nin enerji verimliliği hedeflerine, iklim değişikliğiyle mücadeleye ve sürdürülebilir kalkınmaya önemli katkılar sağlayacağını belirterek vatandaşlara "Yarın için beklemede bırakma, tamamen kapat" çağrısında bulundu.</p><p>Sıfır Atık Vakfı, enerji verimliliğini yalnızca çevresel bir gereklilik olarak değil, aynı zamanda ekonomik kalkınma, iklim direnci ve toplumsal refahın temel unsurlarından biri olarak değerlendirdiklerini belirterek, enerjiden suya ve gıdaya kadar tüm doğal kaynakların tasarruflu kullanılması konusunda toplumsal farkındalık çalışmalarını sürdüreceğini bildirdi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Letven Capital sürdürülebilirlik yolculuğunu raporladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/letven-capital-surdurulebilirlik-yolculugunu-raporladi-8330/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/letven-capital-surdurulebilirlik-yolculugunu-raporladi-8330/</id>
<published><![CDATA[2026-06-29T02:38:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-29T02:38:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0DA8A9-6823A2-3BB4A1-E9CACC-EF667A-AC4001.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Küresel Raporlama Girişimi (GRI) standartlarına uyumlu olarak hazırlanan rapor, şirketin sürdürülebilirliği iş modelinin merkezine yerleştirme yaklaşımını ortaya koyuyor.</p><p>2025 yıl sonu itibarıyla konsolide gelirini 251,5 milyon liraya, yönetilen portföy büyüklüğünü ise Haziran 2026 itibarıyla 11,2 milyar liraya yükselten Letven Capital, sürdürülebilirlik raporuyla etki yatırımcılığındaki güçlü konumunu pekiştirdi. Tarım teknolojilerinden yenilenebilir enerjiye geniş bir yelpazede 27 farklı girişime yatırım yapan şirket, finansal başarısını çevreye ve topluma katkı sağlayan sorumlu yatırım modeliyle destekliyor.&nbsp;</p><p>Letven Capital’in web sayfasında da yayınlanan raporun önsözünde geniş bir perspektif çizen Letven Capital Genel Müdürü Kamil Kılıç, sürdürülebilirliği finansal bir zorunluluk olmanın ötesinde kurum kültürünün bir parçası olarak gördüklerini vurguladı. Kılıç rapora ilişkin değerlendirmesinde ise şunları söyledi: “Değişen dünyada çevresel ve sosyal etki iş yapış biçimlerinin ayrılmaz bir parçası haline geldi. Letven Capital olarak sürdürülebilirliği iş modelimizin merkezine alıyor, yatırım kararlarımızı bu perspektifle şekillendiriyoruz. Yayımladığımız ilk sürdürülebilirlik raporu, bu yolculuğun önemli bir başlangıç noktası. Emisyonlarımızı ilk kez ölçerek veri temelli bir yaklaşım benimsedik ve sürdürülebilirlik stratejimizi netleştirdik. Bu yaklaşımı kendi operasyonlarımızın yanı sıra yatırım yaptığımız girişimlerde de yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde odağımız; etki odaklı yatırımları artırmak, döngüsel ekonomi ve yeşil dönüşüm alanlarında daha fazla değer yaratmak ve Türkiye’nin sürdürülebilirlik ekosistemine katkı sağlayan öncü kurumlardan biri olmak.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Creavit'ten Responsible markası</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/creavitten-responsible-markasi-3199/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/creavitten-responsible-markasi-3199/</id>
<published><![CDATA[2026-06-29T02:36:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-29T02:36:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_39F476-587E44-E24A17-BAE050-FA7807-D8AD8C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Avrupa Yeşil Mutabakatı doğrultusunda Türk sanayisinin çevresel dönüşümünü desteklemek ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırmak amacıyla hayata geçirilen program kapsamında verilen Responsible Markası; üretim süreçlerinde çevresel sorumluluk, kaynak verimliliği ve sürdürülebilir iş uygulamaları alanlarında belirlenen kriterleri karşılayan şirketlere tahsis ediliyor. Bu marka kullanım hakkı, ilgili kriterlerin T.C. Ticaret Bakanlığı nezdinde doğrulanarak tescillendiğini gösteren önemli bir belge niteliği taşıyor.</p><p>Program kapsamında, 21 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen törende Responsible Markası kullanım hakkı kazanan şirketler ve iş birliği kuruluşları bir araya geldi. Törende Creavit de bu önemli etiketi resmen teslim alarak sürdürülebilirlik alanındaki kararlı çalışmalarını bir kez daha ortaya koydu.</p><p>Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Creavit Genel Müdürü Ahmet Sağlam, “T.C. Ticaret Bakanlığımız tarafından Responsible Markası kullanım hakkına layık görülmüş olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu etiket, yıllardır kararlılıkla sürdürdüğümüz çevresel sorumluluk ve sürdürülebilir üretim politikalarımızın resmi bir göstergesidir. Yeşil Mutabakata uyum yolculuğumuzda elde ettiğimiz bu kazanım, hem ihracat pazarlarımızdaki konumumuzu güçlendirecek hem de paydaşlarımıza karşı taahhütlerimizin somut bir kanıtı olacaktır. Bizi bu noktaya taşıyan tüm çalışanlarımıza, iş ortaklarımıza ve değerli müşterilerimize teşekkür ederiz.” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Anadolu Hayat Emeklilik'den ikinci rapor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/anadolu-hayat-emeklilikden-ikinci-rapor--7058/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/anadolu-hayat-emeklilikden-ikinci-rapor--7058/</id>
<published><![CDATA[2026-06-29T02:35:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-29T02:35:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4E2FAC-DBE200-D90DFE-52EF79-2DDC36-527E0B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Anadolu Hayat Emeklilik bu raporla birlikte sürdürülebilirlik stratejisini iş modeline entegre eden yaklaşımını daha derinlikli bir perspektifle ortaya koyuyor.</p><p>Raporda öne çıkan başlıklar arasında, şirketin faaliyetlerini bütünsel bir çerçevede ele aldığı değer zinciri ve değer modeli yer alıyor. Anadolu Hayat Emeklilik, paydaşlarıyla kurduğu ilişkilerden operasyonel süreçlerine kadar uzanan değer yaratma mekanizmasını raporda detaylı biçimde aktararak sürdürülebilir iş yapış biçimini somutlaştırıyor. Bununla birlikte raporda, iklimle bağlantılı riskler ve fırsatlar da kapsamlı şekilde ele alınıyor.&nbsp;</p><p>TSRS ile uyumlu ikinci raporlarını yayımlamaktan duydukları memnuniyeti dile getiren Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Dolgun şunları söyledi: “Anadolu Hayat Emeklilik olarak, faaliyetlerimizin merkezine yerleştirdiğimiz sürdürülebilirlik yaklaşımıyla; müşterilerimizden çalışanlarımıza, yatırımcılarımızdan iş ortaklarımıza uzanan tüm paydaşlarımız için kalıcı değerler yaratmaya devam ediyoruz. 2025 faaliyet yılına ilişkin yayımladığımız Entegre Faaliyet Raporumuzdan sonra aynı döneme ilişkin yayımladığımız TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu ile bu alandaki uyum ve şeffaflık sürecimizi daha ileri taşıyoruz. Raporda, değer zincirimizi ve değer modelimizi daha bütüncül bir bakış açısıyla ele alırken, iklimle bağlantılı fırsat ve riskleri de paylaşıyoruz.”&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Arçelik 3. kez sektörünün zirvesinde</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/arcelik-3-kez-sektorunun-zirvesinde-100/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/arcelik-3-kez-sektorunun-zirvesinde-100/</id>
<published><![CDATA[2026-06-29T02:34:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-29T02:34:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DA53A0-5505DA-B603CD-B091D9-91579B-56CCEE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Dünyanın en köklü yayınlarından TIME Dergisi’nin önde gelen istatistik kuruluşu Statista iş birliğinde üçüncüsünü yayımladığı “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri” listesinde bu yıl 750 şirket arasında 89’uncu olarak sıralanan Arçelik, endekste bu yıl da sektörünün lideri oldu ve Türkiye’den listeye giren şirketler arasında zirvedeki yerini korudu.</p><p>TIME dergisi ve Statista’nın “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri 2026” listesi 43 ülkeden 5800’ü aşkın şirketin karbon emisyonu, sürdürülebilirlik hedef ve girişimlerine bağlılık, iş güvenliği, çalışan devir hızı, cinsiyet ücret farkı, yönetim kurulunda kadın oranı ve uluslararası raporlama standartlarına uyum gibi sürdürülebilirlik yönetimi ve şeffaflığına ilişkin 20'den fazla temel performans göstergesine göre 4 aşamalı bir süreç ile değerlendirilmesiyle oluşturuldu. Endeks, şirketleri Karbon Saydamlık Projesi (CDP) puanları, Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) onaylı yakın ve uzun vadeli hedefleri, Dow Jones Sürdürülebilirlik Endeksi, UN Global Compact, S&amp;P Global Sürdürülebilirlik Yıllığı, UNFCCC Race to Zero ve MSCI ESG sıralamaları ile Küresel Raporlama Girişimi (GRI), Sürdürülebilirlik Muhasebesi Standartları Kurulu (SASB) ve İklimle İlgili Finansal Açıklamalar Görev Gücü (TCFD) ve Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlaması Standartları (ESRS) raporlama standartlarına uyum gibi göstergeleri de göz önüne alarak&nbsp; değerlendirdi. Liste, sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalarıyla fark yaratan ilk 750 şirketi sıraladı.&nbsp;</p><p></p><p>Büyüme stratejisinin parçası</p><p></p><p>Arçelik’in sürdürülebilirliği raporlama gerekliliklerinin ötesinde, şirketin uzun vadeli değer yaratma yaklaşımının temel unsurlarından biri olarak ele aldığını belirten Arçelik CEO’su Can Dinçer, “Sürdürülebilirliği, uzun vadeli büyüme stratejimizin ve küresel rekabet gücümüzün ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırıyoruz. Değişen koşullar şirketlerin önceliklerini yeniden şekillendirirken, sürdürülebilirliği tüm değer zincirimizin merkezinde tutmaya devam ediyoruz. Ürün geliştirmeden üretime, tedarik zincirinden satış sonrası hizmetlere kadar her alanda kaynakları daha verimli kullanan, teknolojiden güç alan, çevik bir yapı inşa ediyoruz. Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından onaylı yakın vadeli hedeflerimiz ve net sıfır yol haritamız doğrultusunda bu yaklaşımımızı ölçülebilir hedefler ve somut uygulamalarla destekliyoruz. Attığımız adımların TIME ve Statista gibi saygın kurumlar tarafından bir kez daha takdir edilmesi bizim için büyük bir gurur” diye konuştu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İstanbul sıfır atık çalışma merkezi olacak</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/istanbul-sifir-atik-calisma-merkezi-olacak-1486/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/istanbul-sifir-atik-calisma-merkezi-olacak-1486/</id>
<published><![CDATA[2026-06-29T02:31:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-29T02:31:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_13917B-DCDA19-1BC447-4C575A-0887CD-FD4079.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, İstanbul'da düzenlenen Anahtar Fikirler Zirvesi'nde sürdürülebilirlik, yeşil dönüşüm ve şehirlerin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Vakıftan yapılan açıklamaya göre, Emlak Konut GYO tarafından, gayrimenkul ve inşaat sektöründeki gerçek ihtiyaç alanlarına yenilikçi çözümler geliştiren girişimleri sektör temsilcileri, yatırımcılar ve kurumlarla buluşturan Anahtar Fikirler Zirvesi 2026, dün ve bugün Rixos Tersane İstanbul'da gerçekleştirildi.</p><p>Zirvenin ikinci gününün açılış programına Sıfır Atık Vakfı Başkanı Ağırbaş, Emlak Konut Genel Müdürü Yasir Yılmaz, Emlak Konut Strateji ve Kurumsal Gelişim Koordinatörü Hasan Tural, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp başta olmak üzere çok sayıda girişimci, yatırımcı, sivil toplum kuruluşu ve sektör temsilcisi katıldı.</p><p></p><p>Zirve ortak akıl platformuna dönüştü</p><p></p><p>Açıklamada, zirve kapsamındaki konuşmasına yer verilen Sıfır Atık Vakfı Başkanı Ağırbaş, sürdürülebilir şehirlerin inşasının, inovasyonun ve verimlilik odaklı dönüşümün önemine dikkati çekti.</p><p>Ağırbaş, Anahtar Fikirler Zirvesi'nin geçen yılki ilk buluşmadan bu yana önemli bir dönüşüm geçirdiğini belirterek, "Farklı kurumların, farklı insanların ortak hedef doğrultusunda fikirlerini yarıştırdığı güçlü bir ambiyansa şahit olmuştuk. Bu yıl ikincisi düzenlenen zirvenin, Emlak Konut ve paydaşlarının katkılarıyla daha ileri taşınarak gerçek bir ortak akıl platformuna dönüştüğünü görüyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p>Sıfır Atık Hareketi'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın öncülüğünde 2017'de başlatıldığını anımsatan Ağırbaş, "Sıfır Atık Vakfı olarak 2017 yılında Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin başlattığı Sıfır Atık Hareketi'ni, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızla birlikte dünya sahnesine taşıdık. Bugün Türkiye'nin 81 ilinde ve dünyanın 193 ülkesinde karşılık bulan küresel bir marka haline geldi." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>COP31 süreci</p><p></p><p>Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 sürecine de değinen Ağırbaş, "COP31 ile beraber Türkiye'nin iklim dönüşümü, çevre ve şehircilik alanında yaptığı çalışmaların dünyaya anlatılacağı ve daha ileri taşınacağı önemli bir süreç yaşayacağız. COP31 Başkanımız ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum'un liderliğinde, insanı merkeze alan ve dünyanın gerçeklerinin konuşulduğu bir COP toplantısı inşa etmek için çalışıyoruz." dedi.</p><p>Ağırbaş, şehirlerin geleceğinin sürdürülebilirlik ekseninde şekilleneceğini ifade ederek, şunları kaydetti:</p><p>"İstanbul'u sıfır atık çalışmalarının merkezi haline getirmek istiyoruz. Sıfır atık temelli teknoparklar, AR-GE merkezleri ve kurduğumuz Sıfır Atık Enstitüsü ile İstanbul'da sivil toplum, iş dünyası ve farklı kesimlerle birlikte önemli çalışmalar gerçekleştireceğiz. Yaşanabilir, sürdürülebilir şehirler inşa edersek iklim kriziyle mücadeleyi daha güçlü hale getiririz. Yapı sektörü, çevresel etkilerin önemli bir bölümünü oluşturuyor.</p><p>&nbsp;Bu alandaki yeşil dönüşüm, emisyon azaltıcı projeler ve sürdürülebilir uygulamalar, dünyadaki çevre sorunlarıyla mücadelede büyük katkı sağlayacaktır."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sürdürülebilirlikte uluslararası tescil</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilirlikte-uluslararasi-tescil-9471/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilirlikte-uluslararasi-tescil-9471/</id>
<published><![CDATA[2026-06-22T02:06:49+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-22T02:06:49+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_12E42A-E3CEFA-A11B6B-FB3F66-BE7FDE-A4C0F8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Panda Grubu bünyesinde hayata geçirilen güneş enerjisi yatırımları, atıktan enerji üretimi ve karbon yönetimi uygulamaları sayesinde grup genelinde yılda yaklaşık 550 bin ton karbon emisyonunun önüne geçilirken, enerjide kendi kendine yeten ve kaynak verimliliğini merkeze alan bir üretim yapısı hedefleniyor.</p><p>Alüminyum üretimi gibi enerji yoğun bir sektörde faaliyet gösteren Panda Alüminyum, Ankara Polatlı’da kurulu 26 MW gücündeki güneş enerji santrali (GES) ile elektrik ihtiyacının önemli bir bölümünü yenilenebilir kaynaklardan karşılıyor.</p><p>Panda Alüminyum’un enerji ve çevre teknolojileri alanındaki iştiraki Panab Enerji ise atık yönetimini enerji üretimi ve karbon azaltımı perspektifiyle ele alıyor. Katı atık entegre tesislerinde yürüttüğü proje kapsamında depolama sahalarında oluşan metan gazı atmosfere salınmadan toplanarak enerjiye dönüştürülüyor. Bu sayede hem sera gazı emisyonları azaltılıyor hem de yenilenebilir enerji üretimine katkı sağlanıyor.</p><p>Panda Alüminyum Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hüseyin Seherli, “Sanayinin düşük karbonlu dönüşümünde enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve döngüsel ekonomi uygulamaları artık bir tercih değil, rekabet gücünün temel unsurları haline geldi. Panda Grubu olarak kendi operasyonlarımızda enerji bağımsızlığını artırırken, iştiraklerimiz aracılığıyla atığı ekonomiye kazandıran ve karbon emisyonlarını azaltan çözümler geliştiriyoruz” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Baymak'a , sıfır atık belgesi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/baymaka-sifir-atik-belgesi-7762/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/baymaka-sifir-atik-belgesi-7762/</id>
<published><![CDATA[2026-06-22T02:05:33+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-22T02:05:33+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6F649A-1C232F-B7FA16-FC1049-77BF13-B0A36B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>DIN SPEC 91436 standardı kapsamında TÜV SÜD tarafından gerçekleştirilen denetim sürecinin ardından elde edilen bu belge, şirketin atık yönetiminde uçtan uca izlenebilir ve etkin bir sistem kurduğunu ortaya koyuyor. Baymak, bu başarıyla birlikte sektörde belgeyi alan ilk şirketlerden biri olurken, Türkiye genelinde ise ikinci şirket olarak dikkat çekiyor.</p><p>Yaklaşık bir yıl süren çalışmalar sonucunda elde edilen belge, tesislerden çıkan tüm atıkların değerlendirilmesini esas alıyor. Baymak, bu kapsamda yalnızca atıkları yeniden kullanmayı hedeflemekle kalmıyor; aynı zamanda atık oluşumunu en başta engellemeye ve azaltmaya yönelik uygulamaları da hayata geçiriyor. Tedarik süreçlerinden başlayarak nihai bertaraf aşamasına kadar uzanan bu bütünsel yaklaşım, şirketin tüm paydaşlarını kapsayan bir farkındalık modeli ile destekleniyor.</p><p>Üretim ve operasyon süreçlerinde önemli dönüşümler gerçekleştiren Baymak, ürün tedarik süreçlerinde karton kutu yerine katlanabilir plastik kutu kullanımı projesi ile atık azaltımını hedeflerken, tüm üretim ve yönetim süreçlerin de pet şişe ve karton bardak kullanımını kaldırarak atık oluşumunu engelleyen somut adımlar atıyor. Ayrıca geri kazanımı mümkün olmayan evsel atıkların enerji elde edilerek değerlendirilmesi ile çevresel etkisi en aza indiriliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Çimko'dan sürdürülebilir finansman hamlesi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/cimkodan-surdurulebilir-finansman-hamlesi-7625/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/cimkodan-surdurulebilir-finansman-hamlesi-7625/</id>
<published><![CDATA[2026-06-22T02:04:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-22T02:04:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_31857A-86E24E-447C87-546194-8D5842-F69155.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şirket, küresel sermaye piyasalarında gerçekleştirdiği başarılı tahvil ihraçlarının ardından, Almanya merkezli kalkınma finansmanı kuruluşu DEG ve Fransa Kalkınma Ajansı’nın (AFD) iştiraki olan Proparco ile stratejik bir finansman protokolü oluşturdu.</p><p>Söz konusu anlaşma, Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, DEG CEO’su Roland Siller ve Proparco Üretim, Tarım ve Hizmet Sektörleri Küresel Başkanı Reza Hassam Daya’nın katılımıyla düzenlenen törenle resmiyet kazandı. Bu iş birliği, Çimko’nun hem uluslararası finans çevrelerindeki güvenilirliğini hem de sürdürülebilirlik odaklı büyüme vizyonunu güçlendiren önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p><p>Anlaşma kapsamında sağlanacak finansmanın, Çimko’nun düşük karbonlu ekonomi hedeflerine yönelik projelerde kullanılması planlanıyor. Bu çerçevede şirket, karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik teknolojik yatırımlar, enerji verimliliğinin artırılması, ön kalsinasyon sistemleri ve çevre dostu üretim süreçlerinin geliştirilmesi gibi kritik alanlara odaklanacak. Böylece Çimko’nun üretim süreçlerinde hem çevresel etkilerin azaltılması hem de uluslararası sürdürülebilirlik standartlarına uyumun güçlendirilmesi hedefleniyor.</p><p>Şirketin bu yatırımlarla birlikte küresel rekabet gücünü artırması, aynı zamanda uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konum elde etmesi bekleniyor. Çimko’nun sürdürülebilirlik temelli finansman modeli, yalnızca çevresel dönüşüm değil, aynı zamanda yatırımcı tabanının genişlemesi ve küresel finans piyasalarındaki görünürlüğün artması açısından da stratejik önem taşıyor.</p><p>Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde, Çimko’nun uluslararası finans piyasalarında elde ettiği başarının kurumsal yönetim anlayışı ve sürdürülebilir büyüme vizyonunun bir sonucu olduğunu vurguladı. Konukoğlu, sürdürülebilirliği bir iş modeli olarak benimsediklerini belirterek karbon azaltımı ve enerji verimliliği yatırımlarına kararlılıkla devam edeceklerini ifade etti. DEG ve Proparco ile kurulan iş birliğinin hem çevre dostu projelere kaynak sağlayacağını hem de şirketin küresel yatırımcı ağını genişleteceğini dile getirdi.</p><p>DEG CEO’su Roland Siller ise Çimko ile kurulan ortaklığın yalnızca finansman sağlamaktan ibaret olmadığını, aynı zamanda ESG standartlarının güçlendirilmesi ve düşük karbonlu dönüşüm sürecinin desteklenmesi açısından stratejik bir adım olduğunu belirtti. Siller, özel sektörle yapılan bu tür iş birliklerinin sürdürülebilir iş modellerinin yatırım yapılabilirliğini artırdığına dikkat çekti.</p><p>Proparco yetkilisi Reza Hassam Daya da çimento sektörünün karbon azaltım sürecinde kritik bir rol oynadığını ifade ederek, Çimko ile yürütülen iş birliğinin iklim hedefleriyle uyumlu ekonomik büyümeyi desteklediğini vurguladı. Daya, bu ortaklığın hem Türkiye ekonomisi hem de küresel iklim hedefleri açısından olumlu sonuçlar doğuracağını belirtti.</p><p>Genel olarak değerlendirildiğinde, Çimko’nun DEG ve Proparco ile geliştirdiği bu stratejik iş birliği, şirketin sürdürülebilirlik odaklı dönüşümünü hızlandırırken, aynı zamanda Türkiye’de sanayi sektöründe yeşil finansman modellerinin yaygınlaşmasına da katkı sunuyor. Bu adım, Çimko’nun küresel ölçekte daha rekabetçi, çevreci ve yatırımcı dostu bir yapıya dönüşüm sürecinde önemli bir kilometre taşı olarak öne çıkıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Eksim Enerji'den çocuklara sürdürülebilirlik eğitimi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/eksim-enerjiden-cocuklara-surdurulebilirlik-egitimi-9787/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/eksim-enerjiden-cocuklara-surdurulebilirlik-egitimi-9787/</id>
<published><![CDATA[2026-06-22T02:03:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-22T02:03:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7A0261-2CC4F3-CC9586-726C24-2A6ABB-EC302F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şirket, sosyal etki platformu “Yeteri Kadar” çatısı altında devreye aldığı Doğa Dostu Etkinlik Uygulamaları’nın üçüncüsünü Karaman’da gerçekleştirdi.</p><p>Karaman Bucakkışla İlk ve Ortaokulu’nda gerçekleştirilen uygulamadan, 1’inci sınıftan 8’inci sınıfa kadar toplam 120 öğrenci yararlandı. Etkinlikte enerji tasarrufu, su verimliliği, geri dönüşüm, karbon ayak izi farkındalığı, iklim değişikliği ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıkları başlıklarında uygulamalı eğitimler düzenlendi.</p><p>“Hem bölgesel kalkınmaya hem de çevresel sürdürülebilirliğe katkı sunuyoruz”</p><p>Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, yenilenebilir enerji yatırımlarını toplumsal fayda projeleriyle desteklediklerini belirterek; “YEKA ihalesi kapsamında hayata geçirdiğimiz Karaman rüzgar enerjisi santralimiz (RES), 70 MW kurulu güç büyüklüğüyle temiz enerji üretimi sağlarken aynı zamanda bulunduğu bölgede sosyal açıdan değer oluşturuyor. 2025 yılında devreye aldığımız tesisimizin olduğu bu bölgedeki çalışmalarımızla çocuklarımız; enerji sistemleri, çevre teknolojileri ve sürdürülebilirlik alanlarında da kariyer farkındalığı kazanıyor. Attığımız bu adımların yerelden ulusala uzanan örnek bir sosyal etki modeline dönüşeceğine inanıyoruz” şeklinde konuştu.</p><p>Milli Eğitim müfredatıyla uyumlu olarak hazırlanan program kapsamında 7-12 yaş grubundaki öğrenciler; oyunlaştırma, grup çalışmaları, istasyon uygulamaları, yaratıcı drama ve deneysel öğrenme yöntemleriyle süreçlere aktif olarak dahil oldu. Gerçekleşen çalışmalar arasında tohum topu yapımı, teraryum yapımı ve tohum döngüsü eğitimleri yer aldı. Sürdürülebilirlik bilincinin ve çevresel dönüşümün toplumsal tabana yayılmasına katkı sunmayı amaçlayan Eksim Enerji, 2027 yılı sonuna kadar 10 ilde toplam 2 bin çocuğa ulaşmayı hedefliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sıfır atıkta Afrika ittifakı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sifir-atikta-afrika-ittifaki-9017/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sifir-atikta-afrika-ittifaki-9017/</id>
<published><![CDATA[2026-06-22T02:01:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-22T02:01:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AF69B7-4002F1-333023-8BFDCB-6AF36E-7711A7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sıfır Atık Vakfı, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin küresel vizyonu doğrultusunda, sıfır atık, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir kalkınma alanındaki uluslararası çalışmalarını güçlendirmeye devam ediyor.</p><p>Bu kapsamda Sıfır Atık Vakfı tarafından önümüzdeki yıl gerçekleştirilecek Sıfır Atık Forumu kapsamında, Etiyopya Hükümeti iş birliğiyle Afrika’nın iklim gündemine odaklanan özel bir toplantı düzenlenecek. Başkent Addis Ababa’da gerçekleştirilecek Afrika Toplantısı ile kıtanın iklim değişikliğiyle mücadeledeki öncelikleri, sürdürülebilir kalkınma hedefleri, kaynak verimliliği, döngüsel ekonomi uygulamaları ve sıfır atık çözümleri çok paydaşlı bir platformda ele alınacak.</p><p>Afrika’nın iklim değişikliğinin etkilerine karşı dayanıklılığının artırılması, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin desteklenmesi ve sıfır atık yaklaşımının iklim eyleminin ayrılmaz bir parçası haline getirilmesi amacıyla gerçekleştirilecek toplantı; hükümetler, uluslararası kuruluşlar, yerel yönetimler, akademi, sivil toplum ve özel sektör temsilcilerini bir araya getirecek.</p><p></p><p>Ortak çalışma dönemi</p><p></p><p>Sıfır Atık Forumu 2027 kapsamında düzenlenecek Afrika Toplantısı için hazırlık sürecinde, Sıfır Atık Vakfı ile Etiyopya Hükümeti arasında ortak çalışma dönemi başlatıldı. Bu doğrultuda oluşturulan iş birliği mekanizmasıyla; bölgesel ihtiyaçların değerlendirilmesi, iyi uygulama örneklerinin paylaşılması, kapasite geliştirme çalışmaları ve ortak proje alanlarının belirlenmesi hedefleniyor.</p><p>Sıfır Atık Forumu: Küresel İş Birlikleri İçin Ortak Platform</p><p>Sıfır Atık Vakfı, Sıfır Atık Forumu aracılığıyla sıfır atık yaklaşımının küresel ölçekte yaygınlaştırılması, döngüsel ekonomiye geçişin hızlandırılması ve iklim değişikliğiyle mücadelede uygulama odaklı çözümlerin geliştirilmesi için uluslararası iş birliklerini artırmayı hedefliyor.</p><p>Afrika Toplantısı da bu vizyon doğrultusunda, kıtanın çevresel ve iklimsel önceliklerini küresel gündeme taşıyan önemli bir buluşma niteliği taşıyacak. Toplantıda; atık yönetimi, doğal kaynakların korunması, iklim finansmanına erişim, sürdürülebilir şehirler ve yeşil kalkınma başlıklarında ortak çözüm önerileri değerlendirilecek.</p><p></p><p>Addis Ababa’da diplomasi trafiği</p><p></p><p>Bu kapsamda, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’da çeşitli temaslarda bulundu. Gerçekleştirilen görüşmelerde, Sıfır Atık Forumu kapsamında düzenlenecek Afrika Toplantısı’nın içeriği, iş birliği alanları ve bölgesel katkı imkanları ele alındı.</p><p>Ağırbaş, 16 Mayıs’taki Etiyopya temasları kapsamında ilk olarak Etiyopya Dışişleri Bakanı ve COP32 Başkanı Gedion Timothewos ile bir araya geldi. Görüşmede, Sıfır Atık Forumu kapsamında Afrika’da gerçekleştirilecek toplantının önemi, iklim değişikliğiyle mücadelede ortak çalışma alanları ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik iş birliği imkanları değerlendirildi.</p><p></p><p>Afrika’nın iklim dayanıklılığı ve sürdürülebilir kalkınma gündemi</p><p></p><p>Samed Ağırbaş, Birleşmiş Milletler Afrika Ekonomik Komisyonu (UNECA) Genel Sekreteri Claver Gatete ile gerçekleştirdiği görüşmede, Afrika’nın sürdürülebilir kalkınma hedefleri, iklim dayanıklılığı, iklim finansmanına erişim ve küresel iklim süreçlerinde Afrika’nın daha güçlü temsil edilmesi konularını ele aldı.</p><p>Etiyopya Planlama ve Kalkınma Bakanı Dr. Fitsum Assefa ile yapılan görüşmede ise ülkenin iklim dirençli yeşil ekonomi yaklaşımı, yenilenebilir enerji yatırımları, sürdürülebilir arazi yönetimi, ekosistem restorasyonu ve yeşil kalkınma politikaları değerlendirildi.</p><p></p><p>COP31’den COP32’ye uzanan süreçte ortak iklim eylemi</p><p></p><p>Türkiye’nin COP31 Başkanlığı sürecinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum’un liderliğinde yürütülen çalışmalar, küresel iklim diplomasisinde ortak çözüm ve uygulama odaklı yaklaşımı güçlendiriyor.</p><p>Sıfır Atık Vakfı da COP31 sürecinde ortaya konulan vizyon doğrultusunda; sıfır atık, döngüsel ekonomi ve kaynak verimliliği başlıklarında uluslararası iş birliklerini geliştirerek COP31’den COP32’ye uzanan dönemde kalıcı ve kapsayıcı iklim eylemlerine katkı sunmayı amaçlıyor.</p><p>Bu kapsamda Sıfır Atık Vakfı ve Etiyopya Hükümeti iş birliğiyle oluşturulan çalışma mekanizması; COP31 ve COP32 süreçleri arasında bilgi paylaşımı, deneyim aktarımı ve ortak proje geliştirme alanlarında kurumsal devamlılığı destekleyecek.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İhtiyaca özel sürdürülebilir mobilite çözümlerini sergiliyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ihtiyaca-ozel-surdurulebilir-mobilite-cozumlerini-sergiliyor-7699/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ihtiyaca-ozel-surdurulebilir-mobilite-cozumlerini-sergiliyor-7699/</id>
<published><![CDATA[2026-06-19T12:44:13+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-19T12:44:13+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D32763-397739-BD9D64-8515C6-5202F4-3CAA6E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Benzersiz alternatif enerji seçenekleri ve geniş ürün yelpazesiyle üretici, müşterilerinin operasyonları ve enerji dönüşümleri için araçları uzman hizmetlerle entegre eden, ihtiyaçlara uygun mobilite çözümleri sunuyor.&nbsp; Ayrıca, markanın standı ziyaretçilere etkileyici bir karma gerçeklik deneyimi sunarak dikkat çekiyor.</p><p>İstanbul, 16 Haziran 2026</p><p>Küresel çapta eksiksiz bir ürün gamı sunan bir üretici ve alternatif enerji çözümlerinde lider olan IVECO BUS, Busworld Türkiye 2026’da yerini alıyor. Marka; biyoyakıt, biyometan, doğal gaz ve tamamen elektrikli teknolojileri içeren çoklu ürün gamı ve çoklu enerji yaklaşımıyla; kentsel ve yerel hizmetlerden orta ve uzun mesafeli operasyonlara kadar tüm yolcu taşımacılığı görevlerini kapsayacak şekilde tasarlanmış anahtar teslim entegre mobilite çözümleri sunuyor.</p><p>Salon 4'te yer alan D25 numaralı IVECO BUS standını ziyaret edenler, markanın üç farklı alternatif enerji çözümünü bir araya getiren amiral gemisini yakından tanıma şansı elde ediyor.</p><p>•	Türkiye’de ilk kez sergilenen CROSSWAY Low Entry ELEC: şehir içi ve çevre bölgelerdeki mobilite için sıfır emisyonlu, batarya-elektrikli bir çözüm sunuyor.</p><p>•	Türkiye’de ilk kez sergilenen CROSSWAY Low Entry: yüksek manevra kabiliyeti ile 12 metre araçlara alternatif olarak yolcu sayısından kaybetmeden daha verimli taşımacılık yapmaya elverişli bir şehir içi otobüsü.</p><p>•	EVADYS: Tur operatörü servislerinden düzenli uzun mesafe şehirler arası hatlara kadar geniş bir yelpazedeki görevlere uygun, çok amaçlı, sınıfının en yüksek bagaj hacmine sahip, pazara özel sürücü uyku kabini eklenmiş bir seyahat otobüsü.</p><p>•	Türkiye’de ilk kez sergilenen G-WAY: 9,5 metre uzunluğu ve sadece 2,33 metre genişliğiyle manevra kabiliyeti açısından sınıfının en iyisi olan&nbsp; CNG uyumlu şehir içi otobüs.</p><p>•	IVECO BUS, sanal ve karma gerçeklik (VR/MR) teknolojileri aracılığıyla ziyaretçilere sürükleyici bir deneyim de sunuyor.</p><p>IVECO BUS’dan Orta Asya’daki Varlığını Güçlendirme Yolunda Önemli Adımlar</p><p>IVECO BUS, hem eksiksiz araç çözümleri hem de minibüs şasisi sağlama yetkinliğiyle, stratejik ortaklıklar ve iş birlikleri sayesinde Orta Asya ve Türkiye pazarındaki varlığını güçlendirmeye devam ediyor.&nbsp;</p><p>Marka, kısa süre önce DAILY minibüs modellerinin CKD (Completely Knocked Down - Demonte) üretimi ve IVECO BUS ürün serisinin Özbekistan genelindeki distribütörlüğünü içeren iki önemli anlaşmaya imza attığını duyurdu. Asaka Motors International LLC ile yürütülen üretim süreci hazırlıklarının Mart 2026'da başladığı belirtilirken, distribütörlük faaliyetlerinin ASAKA EFVI Truck and Bus JV LLC tarafından üstlenileceği açıklandı.</p><p>Düşük Karbonlu Mobiliteye Geçişe Yön Veren Çeşitlendirilmiş Çoklu Enerji Portföyü</p><p>Geçtiğimiz yıl tüm Avrupa’da satılan çevre dostu yolcu taşımacılığı araçlarında %24’lük bir paya sahip olan IVECO BUS, alternatif teknolojilerde tartışmasız lider konumunda. Marka, teknoloji bağımsız (technology-neutral) yaklaşımı sayesinde müşterilerinin taşımacılık faaliyetlerini karbonsuzlaştırma süreçlerini pratik, erişilebilir ve başarılı bir şekilde desteklemektedir.</p><p>CROSSWAY: IVECO BUS’ın Çoklu Teknoloji Stratejisinin Öncü Modeli</p><p>2026 yılında 20. yılını kutlayan CROSSWAY ürün gamı, kendi segmentinde önemli bir referans noktası olmayı sürdürmektedir. Stantta sergilenen iki model, bu dönüm noktasını özel bir logo ile gururla taşımaktadır. Sınıf I’den Sınıf III’e kadar farklı uzunluk ve konfigürasyon seçenekleri sunan IVECO BUS CROSSWAY ve CROSSWAY Low Entry (Alçak Girişli) ürün gamı; HVO (Hidrojenize Bitkisel Yağ), CNG, hibrit ve bataryalı elektrik dahil olmak üzere çok çeşitli operasyonel gereksinimleri karşılayacak geniş bir alternatif enerji çözümü yelpazesi sunmaktadır.</p><p>Türkiye pazarına 2024 yılında sunulan CROSSWAY ürün ailesi, Busworld Türkiye’de iki adet Low Entry versiyonu ile temsil ediliyor. Türkiye’de ilk kez sergilenen CROSSWAY Low Entry versiyonları, maksimum konfor ve güvenlik eşliğinde daha fazla yolcuyu ağırlamak için mükemmel bir çözüm sunmaktadır. Yerden yüksekliği sırasıyla 320 mm ve 330 mm olan ön ve orta basamaklar, özellikle hareket kabiliyeti kısıtlı yolcular için araca biniş ve iniş kolaylığı sağlamaktadır. Araçlar, hem şehir içi hem de şehirler arası operasyonlar için ideal şekilde tasarlanmıştır.</p><p>CROSSWAY Low Entry ELEC: Sıfır Emisyonlu Şehir İçi ve Banliyö Çözümü</p><p>IVECO BUS’ın E-WAY, CROSSWAY ELEC ve eDAILY modellerinden oluşan kapsamlı tam elektrikli ürün gamının bir parçası olan CROSSWAY Low Entry ELEC, işletmecilere verimli, geleceğe hazır ve sıfır emisyonlu bir çözüm sunmaktadır.</p><p>CROSSWAY ailesinin başarısı kanıtlanmış güçlü yönlerini IVECO BUS’ın elektromobilite uzmanlığıyla birleştiren CROSSWAY Low Entry ELEC; 290 kW'lık elektrik motoru ve geniş bir operasyonel gereksinim yelpazesini karşılamak üzere tasarlanan modüler 69 kWh NMC bataryaları sayesinde güçlü, güvenilir ve emniyetli bir performans sergilemektedir. Uluslararası güvenlik standartlarıyla (ISO 26262 ve UNECE R100.3) tamamen uyumlu olan batarya, bekleme (standby) modunda dahi termal kaçak algılanması durumunda otomatik uyarı aktivasyonu gibi gelişmiş güvenlik özelliklerini entegre ederek yüksek sistem güvenilirliği sunmaktadır. Batarya yönetim sistemi, optimum izleme sağlayarak batarya bütünlüğünü korumakta ve hizmet ömrünü maksimuma çıkarırken, otobüs uygulamalarına özel güvenlik ve siber güvenlik fonksiyonlarını da barındırmaktadır.</p><p>Hem oturan hem de ayakta yolculuk eden kullanıcıların kapasitesini en verimli şekilde optimize etmek amacıyla geliştirilen CROSSWAY Low Entry ELEC, sıfır emisyon özelliğini Alçak Girişli (Low Entry) tasarımıyla bir araya getiriyor. Bu sayede şehir merkezlerine herhangi bir kısıtlama olmadan erişim imkânı sunarken, aynı zamanda toplu taşıma ağlarının karbon ayak izini azaltmaya katkıda bulunuyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sürdürülebilir geleceğin yol haritası masaya yatırılacak</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-gelecegin-yol-haritasi-masaya-yatirilacak--532/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-gelecegin-yol-haritasi-masaya-yatirilacak--532/</id>
<published><![CDATA[2026-06-15T11:23:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-15T11:23:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0CDD7A-ED8C0F-06F213-AB1774-E3E942-84FA4D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, AK Parti Kayseri Milletvekili ve TBMM Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler ve TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile uluslararası uzmanların katılımıyla gerçekleşecek zirve, sürdürülebilir geleceğe yönelik çözüm önerileri ve iş birliği fırsatlarının ele alınacağı önemli bir platform işlevi üstlenecek. Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ve Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun zirvede hitaplarını gerçekleştirecek.&nbsp;</p><p>Küresel önemdeki iklim değişikliği, su yönetimi, gıda güvenliği ve sürdürülebilir kalkınma başlıkları, 19 Haziran 2026’da Kayseri’de “İklim, Su, Gıda ve Güvenlik" temasıyla gerçekleştirilecek Erciyes Zirve-1’de masaya yatırılacak.&nbsp;</p><p>Zirveyle, iklim değişikliği, su kaynakları, gıda sistemleri ve bunlarla bağlantılı çevresel ve toplumsal sorunların bütüncül çerçevede ele alınması ve çözüm odaklı bir istişare zemini oluşturulması hedefleniyor.</p><p>Büyük Sanat Vakfı’nın organizasyonu ve Erciyes Üniversitesi’nin ev sahipliğindeki zirve, Kayseri Valiliği, Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve Orta Anadolu Kalkınma Ajansı iş birliğiyle düzenlenecek. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Sıfır Atık Vakfı, Su Politikaları Derneği, TARPOL Vakfı, TEMA Vakfı ve Türk Kızılay’ın katkı verdiği zirvenin paydaş üniversiteleri ise Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Abdullah Gül Üniversitesi, Kayseri Üniversitesi, Kapadokya Üniversitesi ve Nuh Naci Yazgan Üniversitesi olacak.</p><p>Zirvede Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, AK Parti Kayseri Milletvekili ve TBMM Milli Savunma Komisyon Başkanı Hulusi Akar başta olmak üzere alanında uzman politika yapıcıları, uluslararası kurum yöneticileri ve akademisyenler konuşmacı olarak yer alacak. Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ve Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun da zirvede hitaplarını gerçekleştirecek.</p><p>Riskler, iş birliği olanakları ve çözüm önerileri tüm yönleriyle ele alınacak</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">COP31 öncesi ortak çağrı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/cop31-oncesi-ortak-cagri-1721/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/cop31-oncesi-ortak-cagri-1721/</id>
<published><![CDATA[2026-06-15T11:16:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-15T11:16:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FF14B1-0966F9-B0CA2B-AB4D56-F22E00-A8617B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bonn’da ara dönem iklim müzakereleri sürerken, Türkiye ve Avustralya’yı temsil eden çeşitli sivil toplum kuruluşlarından oluşan bir koalisyon, COP31 Başkanı Murat Kurum ve Müzakerelerden Sorumlu Başkan Sayın Chris Bowen'i fosil yakıtlardan çıkış için birleşmeye çağırıyor.</p><p>İklim Ağı bileşenlerinin de dahil olduğu 94 kuruluş tarafından imzalanan ve Türkiye Çevre Şehircililk ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen’e hitaben yazılan ortak mektupta, sivil toplum temsilcileri Türkiye ve Avustralya arasındaki yakın iş birliğinin, fosil yakıtlardan çıkış sürecinde uluslararası ilerleme sağlamak için tarihî bir fırsat sunduğunu vurguluyor. Bu süreçte, ülkelerin kendi sınırları içinde sözlerini eyleme dönüştürmesi ve temiz bir geleceğin yolunu açması gerektiği belirtiliyor.</p><p>Mektupta ayrıca, her iki ev sahibi ülkenin diplomatik kapasitesini, Pasifik bölgesinin uzun süredir devam eden iklim liderliğiyle birleştirmesi, bu sayede COP31’in 1,5°C hedefini pusula olarak korumak için gerekli olan “uygulama çağını” sahiplenmesi gerektiği ifade ediliyor.</p><p></p><p>Temel talepler&nbsp;</p><p></p><p>Zirveden iddialı ve adil bir sonucun elde edilebilmesi için, COP31 Başkanı ve Müzakerelerden Sorumlu Başkan’a şu çağrılar yapılıyor:</p><p>Fosil yakıtlardan adil, düzenli ve eşitlikçi bir uzaklaşma sürecini sahiplenme ve ilerletme taahhüdünde bulunmaları,</p><p>COP30’da uluslararası iş birliğini güçlendirmek, adil ve kapsayıcı geçişleri desteklemek için üzerinde uzlaşılan Adil Geçiş Mekanizması’nı; belirlenmiş finansman, net zaman çizelgeleri ve işçiler&nbsp; ile kırılgan toplulukları koruyacak uygulama unsurlarıyla somut eylemlere dönüştürmeleri,</p><p>Azaltım, uyum ve kayıp-zarar dahil olmak üzere iklim eylemine dair tüm alanlarda ilerleme sağlamak için uluslararası iklim finansmanının güçlendirilmesine katkı sunmaları, böylece “büyük kirleticiler öder” ilkesini güvence altına almaları,</p><p>“Dürüst arabulucu” rolünü üstlenecek bir başkanlık anlayışıyla, son COP’larda fosil yakıt endüstrisinin endişe verici düzeyde artan etkisine karşı müzakerelerin bütünlüğünü korumaları, sivil toplum ve yerel toplulukların sürece anlamlı katılımını sağlamları, insan haklarını gözetmeleri, bu sayede çok taraflı sürece olan güveni yeniden tesis etmeleri.</p><p></p><p>İki ülke örnek olmalı</p><p></p><p>Mektup, Türkiye ve Avustralya’yı Antalya’daki müzakerelerden güçlü küresel sonuçlar alınabilmesi için örnek olmaya çağırıyor. Bu kapsamda her iki ülkenin de fosil yakıtlardan çıkışa yönelik ulusal yol haritaları geliştirmeleri ve iç politikada cesur kararlar almaları gerektiği vurgulanıyor.</p><p>Mektubun imzacılarından ve İklim Ağı bileşenlerinden WWF-Türkiye’nin İklim ve Enerji Programı Müdürü Tanyeli Behiç Sabuncu Türkiye’nin kömürden çıkışı planlaması gerektiğine dikkat çekerek “COP31 Başkanı olarak Türkiye, kömürden çıkışı erteleme yaklaşımını bu zirvede sürdürmemeli. Geçmişin politikalarına bağlı kalmak mı, yoksa adil ve temiz bir enerji geleceğine doğru dönüştürücü bir liderlik sergilemek mi? Kömürden çıkışa yönelik bir tarihi açıklamak, ülkenin COP’taki liderlik rolünü ciddiye aldığını gösteren en güçlü ilk sinyal olacaktır” ifadelerine yer verdi.</p><p>Climate Action Network Avustralya Direktörü Denise Cauchi ise şöyle konuştu:</p><p>"Fosil yakıt çağı sona eriyor. Derinleşen enerji krizi, fosil yakıtlara bağımlılığın gerçek maliyetlerini gözler önüne seriyor; bu maliyetler yalnızca ağırlaşan iklim etkileriyle sınırlı değil, aynı zamanda küresel güvensizlik, enerji fiyatlarındaki şoklar ve artan yaşam maliyetleriyle de kendini gösteriyor.”</p><p>Greenpeace Avustralya Pasifik Pasifik Bölge Sorumlusu Shiva Gounden şunları söyledi:&nbsp;</p><p>"Pasifik, fosil yakıtlardan uzaklaşmaya yönelik küresel çabaların ön saflarında yer almaktadır. En başından beri, çok taraflı işbirliğini ilerletmek ve küresel iklim rejimini güçlendirmek için çalıştık; Paris Anlaşması’nda 1,5 °C sınırını resmileştirdik, kayıp ve hasar için finansman sağladık ve dünyanın en büyük sorununu dünyanın en yüksek mahkemesine taşıdık. COP31 ortaklığına, 30 yıllık ön saflarda liderlik deneyimimizi, karşılıklılık ve kolektif sorumluluk değerlerimizi ve topluluklarımızın sıcak yüreklerini ve bitmeyen kararlılığını getiriyoruz. Bilim, adalet ve hırsın sesi olmaya devam edeceğiz. Bizim için fosil yakıtları aşamalı olarak ortadan kaldırmak ve 1,5 °C sınırını korumak bir hayatta kalma meselesidir. Birlikte, Pasifik halkları ve dünya çapındaki topluluklar için daha güvenli ve refah dolu bir gelecek sağlayabiliriz."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">IC Holding, "Etki Serisi" buluşmasını gerçekleştirdi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ic-holding-etki-serisi-bulusmasini-gerceklestirdi-5369/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ic-holding-etki-serisi-bulusmasini-gerceklestirdi-5369/</id>
<published><![CDATA[2026-05-18T02:31:48+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-18T02:31:48+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F1BD64-819A5F-01482F-7066B5-915879-C192EF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>IC Holding, COP31’e giden süreçte sürdürülebilirlik yaklaşımını sahadaki uygulamalar ve ölçülebilir etkiler üzerinden ele almak amacıyla “Etki Serisi” buluşmalarını başlattı. Holding’in sahiplendiği dört Sürdürülebilir Kalkınma Amacı ekseninde kurgulanan buluşmaların ilkinde, “İklim Eylemi” başlığı altında biyoçeşitlilik odağı gündeme taşındı.</p><p>IC Holding; enerji, turizm, altyapı ve şehircilik alanlarında yürüttüğü çalışmalarda biyoçeşitliliği yalnızca korunması gereken bir çevre başlığı olarak değil, faaliyet alanlarının ayrılmaz bir sürdürülebilirlik unsuru olarak ele alıyor. Holding grup şirketleri aracılığıyla geliştirilen iş birlikleri kapsamında yürütülen çalışmalarda; habitat bütünlüğünün korunması, göç yollarının gözetilmesi, ekosistem rehabilitasyonu ve bilimsel izleme mekanizmaları öncelikli çalışma alanları arasında yer alıyor. Bu kapsamda IC Hotels tarafından Antalya’daki kum zambakları ve caretta caretta yaşam alanlarına yönelik koruma uygulamaları yürütülüyor. IC Enterra Yenilenebilir Enerji’nin Hatay’da bulunan Erzin-2 Güneş Enerjisi Santrali’nde ise flora ve fauna türlerine yönelik bilimsel koruma uygulamaları gerçekleştiriliyor. Ayrıca, Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. (TREDAŞ) ile Doğa Koruma ve Milli Parklar 1. Bölge Müdürlüğü (DKMP) tarafından yürütülen “Trakya’nın Kuşlarını Halkalıyoruz” projesiyle kuş göç yollarına yönelik koruma çalışmaları sürdürülüyor.&nbsp;</p><p>Aslı Ünlü: “İklim krizi yalnızca çevresel değil; sosyal ve toplumsal etkileriyle ele alınmalı”</p><p>IC Holding Kurumsal İletişim ve Sosyal Etki Direktörü Aslı Ünlü, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapacak olmasının iklim diplomasisi açısından önemli bir dönemeç olduğunu ifade etti. COP31’e giden süreçte IC Holding olarak, sahiplendikleri dört Sürdürülebilir Kalkınma Amacı ekseninde “Etki Serisi” buluşmaları gerçekleştirdiklerini belirten Ünlü, her bir buluşmayı; sahada ölçülebilir sonuç üreten uygulamaların paylaşıldığı bir paylaşım ve etki platformu olarak kurguladıklarını aktardı.</p><p>Bu kapsamda ilk Etki Serisi buluşmasını, “İklim Eylemi” başlığı altında biyoçeşitlilik temasıyla gerçekleştirdiklerini kaydeden Ünlü, bugün iklim krizinin yalnızca çevresel değil; sosyal, ekonomik ve toplumsal etkileriyle birlikte ele alınması gerektiğini, doğal yaşamın korunmasının ise uzun vadeli toplumsal dayanıklılık ve sürdürülebilir kalkınma açısından kritik bir sorumluluk alanı haline geldiğini ifade etti.&nbsp;</p><p>Necati Ergin: “Kuş dostu enerji altyapısı modeliyle hem doğayı hem de enerji geleceğimizi koruyoruz”</p><p>Bugün gelinen noktada doğayı korumak ve hizmet kalitesini artırmanın TREDAŞ için aynı hedefin iki parçası olduğunu vurgulayan TREDAŞ Genel Müdürü Necati Ergin, “Baktığımızda Trakya, dünyanın en önemli kuş göç yollarından biri üzerinde yer alıyor. Biz de TREDAŞ olarak enerji dağıtımında yalnızca hatları değil, bölgenin ekosistemini de yönetiyoruz. DKMP 1. Bölge Müdürlüğü ile gerçekleştirdiğimiz ‘Trakya’nın Kuşlarını Halkalıyoruz’ projesiyle, göç yolları üzerindeki riskleri azaltmaya, kuşlar için daha güvenli yaşam alanları oluşturmaya ve bilimsel verilerle desteklenen uzun soluklu bir koruma modeli ortaya koymaya odaklanıyoruz. Bu yaklaşımı Kuş Dostu Enerji Altyapısı Modeli olarak tanımlıyoruz. Bu projeyle Trakya’nın gökyüzünde yüzyıllardır süregelen yolculuğunu nasıl koruma altına aldığımızı anlatıyoruz” dedi.</p><p>Özellikle sığırcıklar gibi kalabalık sürülerin enerji hatlarına konmasının hem kuşlar açısından risk oluşturabildiğini hem de sistemde arızalara yol açabildiğini belirten Ergin, izolasyon uygulamaları, yuva platformları ve koruma çalışmalarıyla bu riskleri henüz oluşmadan yönettiklerini aktardı. Ergin, “Kuşları koruduğumuzda, aslında enerji altyapımızı da koruyoruz. Bunun doğal sonucu olarak vatandaşlarımıza daha kesintisiz ve güvenilir bir hizmet sunuyoruz” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p><p>“Trakya’nın Kuşlarını Halkalıyoruz” projesi yeni faza geçti</p><p>TREDAŞ ile DKMP 1. Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülen “Trakya’nın Kuşlarını Halkalıyoruz” projesi 2025 yılı itibarıyla yeni bir faza taşındı. Projede halkalama ve GPS ile izleme çalışmaları da devreye alındı. Önümüzdeki beş yıl boyunca 500 leylek ve 100 şah kartalın halkalanması, göç rotaları ve davranışlarının uydu vericili GPS’lerle takip edilmesi planlanıyor. Projenin ilk yılında ise 100 leylek ve 13 şah kartal halkalanarak izlemeye alındı. Saha çalışmalarında bugüne kadar Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli’nde yaklaşık 30 kilometrelik iletken izolasyonu gerçekleştirildi.</p><p>Trakya, Avrupa ve Asya arasındaki en önemli kuş göç koridorlarından biri olma özelliği taşırken, özellikle leylekler ve nesli tehlike altındaki şah kartallar için kritik yaşam alanları arasında yer alıyor. Yürütülen çalışmalarla, elektrik hatlarından kaynaklanan kuş ölümlerinin azaltılması, güvenli göç koridorlarının oluşturulması ve doğayla uyumlu enerji altyapılarının yaygınlaştırılması amaçlanıyor.</p><p>DKMP 1.Bölge Müdürlüğü, yaban hayatının korunması, geliştirilmesi ve sürdürülebilir yönetimiyle görevli temel kurum olup protokol kapsamında çalışmalarına devam ediyor. Saha çalışmalarında Trakya’nın göç yolları açısından taşıdığı öneme dikkat çekilerek yaban hayvanlarının barınma, beslenme ve üreme koşullarını iyileştirici tedbirler konusunda çalışmalar yapılıyor.</p><p>Bu yönüyle “Trakya’nın Kuşlarını Halkalıyoruz” Projesi, yalnızca kuş halkalama çalışması olmanın ötesinde; Trakya’nın biyolojik mirasının korunmasına, ekolojik dengenin sürdürülebilir yapısına ve yaban hayatı yönetiminin bilimsel temeller üzerine inşa edilmesine hizmet eden kapsamlı bir doğa koruma projesi niteliği taşıyor.&nbsp;</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yaşam'dan temiz enerjiyle karbon hamlesi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yasamdan-temiz-enerjiyle-karbon-hamlesi-1727/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yasamdan-temiz-enerjiyle-karbon-hamlesi-1727/</id>
<published><![CDATA[2026-05-11T02:32:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-11T02:32:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D5AB62-0A5052-F43FD0-0F7E80-0CCAC5-8244AF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yaşam Hastaneler Grubu tarafından gerçekleştirilen güneş enerjisi üretimi ve elektrikli araç kullanımı sayesinde sadece 2025 yılında toplam 3.924 ton karbon emisyonunun atmosfere salınması önlendi. Bu katkı, sürdürülebilir sağlık hizmeti yaklaşımının somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.</p><p>Yaşam Hastaneler Grubu’nun kurduğu güneş enerji sistemleri sayesinde 2025 yılında 6.070,40 MWh temiz elektrik üretildi. Bu üretim sayesinde yaklaşık 3.789 ton CO₂ emisyonunun oluşması engellendi.</p><p>Proje kapsamında sağlanan çevresel katkı, uluslararası sürdürülebilirlik hesaplamalarına göre kayda değer bir etkiye karşılık geliyor. Elde edilen kazanım; 170.000’den fazla ağacın yıllık karbon tutumuna, 2.000’den fazla hanenin yıllık elektrik tüketimine ve 800’den fazla aracın yıllık emisyonuna eş değer bir çevresel fayda yaratılmasını sağladı.</p><p>Elektrikli araç filosuyla 135 ton karbon azaltımı</p><p>Yaşam Hastaneler Grubu’nun çevre dostu ulaşım politikası kapsamında kullanılan elektrikli araç filosu ile 2025 yılında 676.808 kilometrelik ulaşım sağlandı. Elektrikli araç kullanımı sayesinde içten yanmalı araçlara kıyasla 135 ton CO₂ emisyonunun oluşması önlenirken, elde edilen çevresel katkı 6.000 ağacın yıllık karbon tutumuna ve 30 aracın yıllık karbon emisyonuna eş değer bir kazanım yarattı.</p><p>Yaşam Hastaneler Grubu, sağlık hizmetlerinde ileri teknoloji yatırımlarını sürdürürken çevresel sorumluluğu da kurumsal stratejisinin önemli bir parçası olarak görüyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sıfır Atık Festivali Atatürk Havalimanı'nda</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sifir-atik-festivali-ataturk-havalimaninda-2754/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sifir-atik-festivali-ataturk-havalimaninda-2754/</id>
<published><![CDATA[2026-05-11T02:30:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-11T02:30:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D87E94-A37262-0B5BD7-17EC58-5FE37F-73AECE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sıfır Atık Hareketi’nin kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın himayesi ve vizyonu doğrultusunda, COP31 sürecinde faaliyetlerini hızlandırarak sürdüren Sıfır Atık Vakfı, enerji verimliliği ve sürdürülebilir yaşam odağında yeni bir buluşmaya hazırlanıyor.</p><p>İstanbul Valiliği ve Sıfır Atık Vakfı iş birliğinde, 1-7 Haziran İstanbul Sıfır Atık Haftası kapsamındaki “Sıfır Atık Festivali”, 4-7 Haziran 2026 tarihleri arasında Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirilecek.&nbsp;</p><p>Sıfır Atık Vakfı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı iş birliğinde gerçekleştirilecek Sıfır Atık Festivali, çevre duyarlılığı ve enerji verimliliği ekseninde toplumun her kesimini İstanbul’da bir araya getirecek. 7’den 77’ye herkese hitap edecek festival; sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaştırılması, yenilikçi çevre teknolojilerinin tanıtılması ve sıfır atık bilincinin güçlendirilmesi amacıyla düzenlenecek etkinliklerle, COP31 sürecinde Türkiye’nin çevre ve iklim vizyonuna katkı sunan önemli bir buluşma noktası olacak.</p><p></p><p>Güçlü bir farkındalık hareketi</p><p></p><p>Emine Erdoğan, Sıfır Atık Festivali'ne ilişkin değerlendirmesinde, "Sıfır Atık Vakfımız ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız iş birliğinde, İstanbul Sıfır Atık Haftası kapsamında bu yıl ilk kez gerçekleştirilecek olan Sıfır Atık Festivali, güçlü bir farkındalık hareketi. “Enerjide Verimlilik, Gelecekte Dönüşüm” temasıyla hayat bulan festival; geleneğin birikimini geleceğin ihtiyaçlarıyla harmanlayan, her yaştan insanı ortak bir sorumluluk etrafında buluşturan anlamlı bir adım. Daha yaşanabilir bir dünya için tüm vatandaşlarımızı, bu dönüşüm hareketinin bir parçası olmaya davet ediyorum. Festival; sıfır atık, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir şehircilik, iklim farkındalığı ve çevre teknolojileri başlıklarında kamu, özel sektör, akademi, yerel yönetimler, gençler, çocuklar ve sivil toplum kuruluşlarını aynı çatı altında buluşturacak" dedi.</p><p></p><p>Bütüncül bir sürdürülebilirlik kültürü</p><p></p><p>Festival; sıfır atık, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir şehircilik, iklim farkındalığı ve çevre teknolojileri başlıklarında kamu, özel sektör, akademi, yerel yönetimler, gençler, çocuklar ve sivil toplum kuruluşlarını aynı çatı altında buluşturacak.</p><p>Festival kapsamında uygulamalı deneyim alanları, kültür-sanat etkinlikleri, çocuk atölyeleri, çevre teknolojileri sergileri, girişimcilik buluşmaları ve iyi uygulama örnekleriyle; sıfır atık yaklaşımının yalnızca çevresel bir politika değil, aynı zamanda yaşamın tüm alanlarını kapsayan bütüncül bir sürdürülebilirlik kültürü olduğu vurgulanacak.</p><p></p><p>Uluslararası bir farkındalık platformu&nbsp;</p><p></p><p>Sıfır Atık Festivali; çevre bilinci, sürdürülebilir yaşam, teknoloji, sanat ve eğitimi bir araya getiren uluslararası bir farkındalık platformu olarak hayata geçiriliyor. Festival, sürdürülebilir yaşam pratiklerini günlük hayatın doğal bir parçası haline getirmeyi amaçlayan eğitici ve deneyim odaklı etkinliklerle ziyaretçilerine kapsamlı bir deneyim sunacak.</p><p>“Farkındalık”, “Hareket” ve “Gelecek” eksenlerinde kurgulanan festival kapsamında; interaktif&nbsp;</p><p>ekolojik atölyeler, uzman isimlerin katılımıyla gerçekleştirilecek paneller, çevre teknolojileri odaklı etkinlikler ve sürdürülebilir ürünlerin yer aldığı yeşil pazaryerleri katılımcılarla buluşacak.</p><p>Festival, yalnızca sıfır atık yaklaşımını anlatan değil, aynı zamanda uygulayan bir organizasyon modeliyle gerçekleştirilecek. Tek kullanımlık plastik kullanımına yer verilmeyecek etkinlik alanında; dijital biletleme sistemleri, güneş enerjisi destekli sahneler, kompost istasyonları ve depozitolu bardak uygulamalarıyla karbon ayak izinin en aza indirilmesi hedefleniyor.</p><p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı iş birliğiyle, Sıfır Atık Vakfı’nın küresel sürdürülebilirlik vizyonunu yansıtan festival; israfın önlendiği, kaynakların verimli kullanıldığı ve döngüsel ekonominin yaygınlaştığı bir gelecek anlayışını toplumun tüm kesimleriyle buluşturmayı amaçlıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye Yeşil Fonu'ndan Sapro'ya 30 milyon euro yatırım</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-yesil-fonundan-saproya-30-milyon-euro-yatirim-8958/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-yesil-fonundan-saproya-30-milyon-euro-yatirim-8958/</id>
<published><![CDATA[2026-05-11T02:04:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-11T02:04:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_06790B-AC8F55-5973AC-BBA6D8-24D3F8-87D12B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tamamı sermaye artırımı yoluyla sağlanan ve doğa pozitif üretime pozitif katkı sunan bu yatırımla Sapro Temizlik Ürünleri’nin yeşil dönüşüm ve büyüme stratejilerinin desteklenmesi hedefleniyor.&nbsp;</p><p>Türkiye Yeşil Fonu ile Türkiye’nin kalkınma planı doğrultusunda büyüme ve gelişme potansiyeli taşıyan alanlarda katma değer sağlayan firmalara orta-uzun vadeli yatırımlar yaparak sera gazı salımlarının azaltılması ve Türkiye ekonomisinin yeşil ve kapsayıcı dönüşümünün desteklenmesi amaçlanıyor. Bu doğrultuda sermaye piyasalarının iklim finansmanı odağında derinleşmesine ve çeşitlenmesinde etkin rol üstlenilerek özel sermayenin harekete geçirilmesi de sağlanacak.</p><p>Avrupa’nın önde gelen ıslak mendil üreticilerinden biri olan Sapro Temizlik Ürünleri, bu ortaklık kapsamında karbon ayak izinin azaltılması, yenilenebilir enerji yatırımları, verimlilik projeleriyle atık ve su yönetimi gibi çevresel dönüşüm planlarını hayata geçirecek. Yatırım aynı zamanda Türkiye’nin 2053 Net Sıfır hedefi doğrultusunda sanayide kapsayıcı ve yeşil dönüşümü hızlandırmayı amaçlıyor.</p><p>Anlaşmaya dair değerlendirmelerde bulunan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “75 yılı aşkın süredir Türkiye’nin çok yönlü kalkınması için çalışan bir banka olarak, kalkınma bankacılığındaki derin uzmanlığımızı yatırım bankacılığı alanındaki faaliyetlerimizle birleştirerek kurduğumuz Türkiye Yeşil Fonu kapsamında ikinci yatırımımızı gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Dünya Bankası ile uzun soluklu ilişkilerimizin güçlü bir yansıması olan Türkiye Yeşil Fonu ile ortaklığımızı daha da ileriye götürecek işlere imza atarak kalkınmaya desteğimizi büyütüyoruz. Sapro Temizlik Ürünleri ile sağladığımız bu iş birliği, sanayimizin yeşil dönüşümüne ivme kazandırmanın yanı sıra yerli üretimimizin küresel standartlarla uyumunu güçlendirecek stratejik bir adım olma özelliğini de taşıyor. Bu kıymetli iş birliğinin Sapro Temizlik Ürünleri başta olmak üzere tüm paydaşlarımız ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum” dedi.</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Eczacıbaşı Yapı Gereçleri'ne gümüş madalya</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/eczacibasi-yapi-gereclerine-gumus-madalya-217/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/eczacibasi-yapi-gereclerine-gumus-madalya-217/</id>
<published><![CDATA[2026-05-11T02:03:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-11T02:03:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_754CD3-3B2E51-6DE9EF-7A7136-237957-9E6E73.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bu yıl elde edilen başarı; hayata geçirilen somut iyileştirmeler ve güçlenen uygulamaların bir sonucu olarak öne çıkarken, Eczacıbaşı Yapı Gereçleri 2025’teki performansıyla, küresel ölçekte en iyi %15’lik dilimde yer aldı.</p><p>Sürdürülebilirlik alanında küresel ölçekte güvenilir bir referans olarak konumlanan EcoVadis’ten aldıkları gümüş madalyanın, uluslararası standartlarla uyum içinde şeffaf, kanıta dayalı performans sunma konusundaki taahhütlerini güçlendirdiğine dikkat çeken Eczacıbaşı Yapı Gereçleri CEO’su Hasan Pehlivan, “EcoVadis değerlendirmesi, sürdürülebilirlik performansımızı objektif olarak ölçerken, gelişim alanlarımızı da net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu süreci, büyüme ve hesap verebilirlik açısından önemli bir vesile olarak görüyoruz” dedi.</p><p>“Bir üst seviye yükselerek gümüş madalya almamızın, sürdürülebilirlik yolculuğumuzdaki kararlı ilerlemenin somut bir göstergesi olduğuna inanıyorum. Yeni değerlendirmeyle, tüm şirketlerin %91’inden daha iyi durumdayız ve altın madalyaya ulaşmaya çok yaklaştık” diyen Hasan Pehlivan, VitrA markası özelinde sürdürülebilirliği yalnızca stratejik bir öncelik olarak değil, günlük iş kararlarının ayrılmaz bir parçası olarak ele aldıklarını vurguladı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Düşük ve küçük karbon kahramanlarına ödül</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dusuk-ve-kucuk-karbon-kahramanlarina-odul-1339/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dusuk-ve-kucuk-karbon-kahramanlarina-odul-1339/</id>
<published><![CDATA[2026-05-11T02:02:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-11T02:02:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9FFDB3-2C495C-4AACD8-1F0C88-786246-F652F8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İTÜ Öğretim Üyesi ve SÜT-D Başkanı Prof.Dr. Filiz Karaosmanoğlu günlük yaşam ve iş dünyasında doğrudan ve dolaylı sera gazları emisyonu yayıp küresel ısınma sonucu iklim değişikliğine sebep olarak Karbon Ayaz İzi(KAİ) yaparız. İklim değişikliği mücadelemizde, bu gidişata dur demek için gücümüz,&nbsp; yaşam döngüsü yönetiminde her yerde, üretim-tüketim-hizmet süreçlerinde Karbon El İzi(KEİ) yükseltmektir. KEİ pozitif etki ve fayda yaratarak iklim teknolojileri desteğinde sera gazları emisyonunu düşürmektir. Zirvemizi ülkemizin ilk ve tek “ISO 20121 Sürdürülebilir Etkinlik Yönetim Sistemi” belgemiz gerekliliklerine uygun ve ST Climate desteğinde “Karbon Nötr” gerçekleştirerek etkinliğimizin KEİ yüksek etkisi için uğraştık. İTÜ Rektörü Prof.Dr. Hasan Mandal ile ÇŞİDB Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan zirveyi açarak sergide incelemede bulundular bilgisini verdi. ÇŞİDB İklim Değişikliği Başkanı Prof.Dr. Halil Hasar ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Dr. Zafer Demircan’ın delegeye hitaplarını sunan Prof. Karaosmanoğlu Kasım 2026’da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde zirvemiz çıktılarıyla ayrıcalıklı konumda. Oturum başkanlarımıza, konuşmacılarımıza ve yüksek paydaş katılımı başarımız için delegelerimize hassaten teşekkür ediyorum. Zirve Sonuç Raporu ve Sunum E-Kitabı için çalışmaya başladık dedi.&nbsp; &nbsp;</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kastamonu Entegre'ye Altın Çekül'den Gümüş Ödül</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kastamonu-entegreye-altin-cekulden-gumus-odul-6486/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kastamonu-entegreye-altin-cekulden-gumus-odul-6486/</id>
<published><![CDATA[2026-05-09T10:20:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-09T10:20:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1CFB2A-053B69-B88DAD-32EFDA-7B8653-D114D6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yapı sektörünün prestijli ödüllerinden olan Altın Çekül Uluslararası Yapı Kataloğu Ödülleri bu sene 31. kez sahiplerini buldu. Ahşap bazlı panel sektöründe Türkiye’nin lider, Avrupa’nın üçüncü, dünyanın dördüncü büyük üreticisi Kastamonu Entegre, sürdürülebilirlik vizyonunu yansıtan yüzde 100 ve yüzde 50 oranında biyo-bazlı tutkal teknolojisiyle geliştirilmiş yenilikçi yonga levha ürünü olan PureBoard ile Yapıda Yenilikçi Ürün Kategorisi’nde Gümüş Çekül Ödülüne layık görüldü. 6 Mayıs’ta Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi’nde gerçekleşen törende ödülü Kastamonu Entegre adına Global AR-GE ve İnovasyon Direktörü Hüseyin Güler ve AR-GE Grup Müdürü Başak Bengü aldı. Sürdürülebilirliği tüm iş süreçlerinin merkezine koyan Kastamonu Entegre, PureBoard ürünüyle karbon ayak izini azaltarak yüzde 100 geri dönüştürülebilir yapısıyla döngüsel ekonomiyi destekliyor.&nbsp;</p><p>PureBoard: Kullanıcı sağlığını ve iç mekân hava kalitesini önceleyen yenilikçi çözüm</p><p></p><p>Kastamonu Entegre’nin çevresel sürdürülebilirliği merkeze alarak geliştirdiği PureBoard, ahşap bazlı panel sektöründe uzun yıllardır kullanılan petrokimyasal esaslı bağlayıcılar yerine biyo-bazlı tutkal teknolojisiyle üretiliyor. Türkiye’de bu alanda bir ilk olan PureBoard, geleneksel yonga levhalara kıyasla düşük emisyon seviyesiyle öne çıkıyor.</p><p></p><p>Formaldehit içermeyen NAF sınıfı yapısıyla doğal ahşapla eşdeğer emisyon seviyeleri sunan PureBoard, uçucu organik bileşiklere maruziyeti azaltarak iç mekân hava kalitesinin iyileştirilmesine katkı sağlıyor. Çevre dostu malzeme kullanımını destekleyen ürün, aynı zamanda LEED gibi yeşil bina derecelendirme sistemlerinde puan katkısı sağlayabilecek nitelikleriyle yapı sektörü için güçlü bir alternatif oluşturuyor.</p><p></p><p>Kastamonu Entegre, sürdürülebilirlik ve inovasyonu odağına alarak yapı sektörüne yön vermeye devam ediyor. Şirket, çevre dostu ürünleriyle geleceğin yaşam alanlarına katkı sağlamayı hedefliyor.</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Susona Bodrum'a sürdürülebilirlik ödülü</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/susona-bodruma-surdurulebilirlik-odulu-5006/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/susona-bodruma-surdurulebilirlik-odulu-5006/</id>
<published><![CDATA[2026-05-04T10:00:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-04T10:00:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6CC101-FDD0A9-4A6C64-EE27B8-930908-1DD5C7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Susona Bodrum LXR Hotels &amp; Resorts, sürdürülebilirlik konusundaki başarılı uygulamalarıyla uluslararası ölçekte önemli bir başarıya imza attı.</p><p>Hilton’un küresel sürdürülebilirlik stratejisi olan Travel with Purpose doğrultusunda verilen bu ödüller; çevresel sorumluluk, toplumsal katkı ve sürdürülebilir operasyon alanlarında örnek uygulamalar geliştiren otelleri ödüllendiriyor.</p><p>Ege’nin rafine yaşam tarzını doğayla uyum içinde yeniden tanımlayan Susona Bodrum, sürdürülebilirliği lüks deneyimin merkezine yerleştiren yaklaşımıyla, dünya genelindeki Hilton otelleri arasında fark yaratarak, bu prestijli ödüle layık görüldü.</p><p>Lüks deneyim çevresel ve toplumsal sorumlulukla buluşuyor</p><p>Travel with Purpose Ödülleri’nde LXR - Global kategorisinin kazananı olmaktan büyük gurur duyduklarını belirten Susona Bodrum Genel Müdürü Volkan Amaç konuyla ilgili açıklamasında “Susona Bodrum’da kullandığımız elektrik enerjisinin tamamını yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlıyoruz. Elektrikli araç transferleri ve tesis içi elektrikli şarj istasyonları, güneş enerjisi ve ısı pompası ile hibrit sıcak su üretimi, deniz suyundan kullanma suyu üretimi ile atık suların arıtılarak çevre sulamada kullanılması gibi öncü sürdürülebilir uygulamalarla lüks deneyimi çevresel ve toplumsal sorumlulukla buluşturuyoruz. Ayrıca Yeşil Yıldız, Sıfır Atık, I REC, Sürdürülebilir Turizm, Sıfır Atık ve Mavi Bayrak gibi birçok sürdürülebilirlik sertifikasına gururla sahibiz. Cam şişelerden dijital anahtarlara kadar her detayda sürdürülebilirliği ilke ediniyor, yerel üreticilerle kurduğu iş birlikleri ve toplumsal fayda projeleriyle Travel with Purpose vizyonunu bütüncül bir şekilde hayata geçiriyoruz. Bu ödül, misafirlerimize sunduğumuz eşsiz deneyimi, çevresel ve toplumsal duyarlılıkla birleştirme yolundaki kararlılığımızın en güçlü göstergesi oldu.” dedi.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Uluslararası kuruluşlar Türkiye'yi tercih etti</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/uluslararasi-kuruluslar-turkiyeyi-tercih-etti-7028/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/uluslararasi-kuruluslar-turkiyeyi-tercih-etti-7028/</id>
<published><![CDATA[2026-05-04T09:58:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-04T09:58:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_812613-FCDD3E-A7509B-B7B869-970469-84EDB3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, Sıfır Atık Hareketi'nin artık kıtaları aştığını, hemen hemen her ülkede, bu hareketin dünyaya verdiği pozitif katkıyı gördüklerini söyledi.</p><p>Daha yaşanılabilir, daha müreffeh bir dünya hayali kurduklarını ve bu hedeflere ulaşmak için çalıştıklarını belirten Ağırbaş, "5-7 Haziran'da Sıfır Atık Forumu'nu düzenliyoruz. Oraya 150'den fazla ülke katılacak ve 5 binden fazla katılım bekliyoruz. Dünyanın en büyük sivil çevre ve sıfır atık etkinliği olma özelliğini taşıyor." dedi.</p><p>Bugün itibarıyla dünya genelinden 200'den fazla belediye başkanının Sıfır Atık Forumu'nda olacağını anlatan Ağırbaş, orada yerel yönetim ve özel sektör temsilcileriyle sıfır atık uygulamalarını konuşacaklarını dile getirdi.</p><p>Ağırbaş, vakıf olarak Emine Erdoğan liderliğinde dünyadaki bütün çevre örgütlerine rahatça tartışabilecekleri, özgürce fikirlerini ifade edebilecekleri bir platform sunduklarına işaret ederek, insanların bundan dolayı foruma katılmak istediğini kaydetti.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul'la ilgili özel bir vizyonu olduğuna vurgu yapan Ağırbaş, Erdoğan'ın bu kenti Birleşmiş Milletler'in (BM) bir merkezi haline getirmek istediğini söyledi.</p><p>Kendilerinin de Emine Erdoğan liderliğinde bu vizyonun sıfır atık ve çevre bağlamındaki takipçisi olmak istediklerini belirten Ağırbaş, şöyle konuştu:</p><p>"Bu bağlamda önümüzdeki 5 yıl içerisinde 10'dan fazla uluslararası kuruluşun sıfır atık çalışmalarını yapacağı ofisini İstanbul'a açmasını hedefliyoruz. Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı, yaptığımız anlaşma sonucunda İstanbul'da ofisini açtı. Önümüzdeki günlerde diğer Birleşmiş Milletler organizasyonlarının da ofis açıp sıfır atık çalışmalarını İstanbul merkezli yürütmesini arzuluyoruz çünkü İstanbul, 8 bin yıldan fazla tarihi olan çok önemli kadim bir şehir. Biz bu şehrin diplomasinin ve özellikle sıfır atık çalışmalarının merkezi olmasını önemsiyoruz."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Temiz çevre için sıfır atığa ağırlık verilmeli</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/temiz-cevre-icin-sifir-atiga-agirlik-verilmeli-7075/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/temiz-cevre-icin-sifir-atiga-agirlik-verilmeli-7075/</id>
<published><![CDATA[2026-05-04T09:57:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-04T09:57:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D34765-988A7E-61B7AB-42D2A0-3B7158-A1D49D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Van Gölü Havzası'nda, Türkiye'nin farklı bölgelerinde ve Sibirya'da 2005'ten bu yana küresel iklim değişikliği, yağış rejimi, kuraklık ve su kaynakları üzerine bilimsel çalışmalar yürüten Gökdere, Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde ve TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirilen 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi'ne katılan ekipte yer aldı.</p><p>Antarktika Bilim Seferi'ndeki akademisyenlerle küresel iklimden yer bilimlerine, yakın uzay çalışmalarından biyolojik çeşitliliğe, sağlık ve tarımdan ekosistem dinamiklerine kadar birçok alanda araştırma yapan Gökdere, burada elde ettiği bilgileri yürüttüğü çalışmalardaki verilerle karşılaştırma imkanı buldu.</p><p>Çalışmalarını akademisyenler ve öğrencilerle de paylaşan Gökdere, Cumhurbaşkanlığının, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ve TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsünün bilime verdiği desteğin önemli olduğunu söyledi.</p><p>10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi'nin çok başarılı geçtiğini belirten Gökdere, "Bilimsel araştırmalarımızı yaptık, örneklerimizi topladık. Ben paleoiklim alanında çalışıyorum. Paleoiklim konusunda şöyle bir durum var, geçmişin izlerini sürerek geleceğe yönelik tahminler yapıyor, projeksiyonlar oluşturuyoruz. Bu çalışmaların en iyi yapıldığı yer ise Antarktika. En net veriler buradan elde ediliyor. Buradan elde ettiğimiz verileri, daha önce küresel ölçekte yaptığımız çalışmalarla elde ettiğimiz verilerle karşılaştırarak gelecekteki iklim değişikliklerine yönelik projeksiyonlar oluşturmayı hedefliyoruz. İhtiyaç duyduğumuz materyalleri örnekleyebildiğimiz için bu süreçte kendimi çok mutlu ve başarılı hissediyorum." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Küresel iklim değişikliği konusunda 2005'ten bu yana bilimsel çalışmalar yaptığını anlatan Gökdere, Van Gölü'nün iklim geçmişinin araştırıldığı projede de yer aldığını, araştırmalarının hep bu doğrultuda geliştiğini ifade etti.</p><p>Gökdere, Türkiye ve Rusya işbirliğinde 2015-2018 yıllarında Sibirya'da ve Türkiye'deki bazı göllerde çalışma yaptığını belirterek, “Farklı bölgelerden alınan örneklerle çalışmalarımızı sürdürdük. Yeni projeyle Antarktika'dan elde ettiğimiz verilerle karşılaştırmalar yaparak daha güçlü projeksiyonlar oluşturmayı hedefliyoruz. Bu çalışmaların hem ülkemize bilimsel katkı sağlayacağını hem de uluslararası alanda önemli bir altlık oluşturacağını düşünüyorum” dedi.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yükselen enerji maliyetleri yeşil dönüşümü hızlandırıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yukselen-enerji-maliyetleri-yesil-donusumu-hizlandiriyor-4440/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yukselen-enerji-maliyetleri-yesil-donusumu-hizlandiriyor-4440/</id>
<published><![CDATA[2026-05-04T09:50:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-04T09:50:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6C5132-5B207F-228DE1-54E4A8-26DD51-376725.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Orta Doğu'daki çatışmaların tetiklediği arz kesintileri, yenilenebilir enerjiye yönelik destek mekanizmalarında dönüşümü hızlandırıyor.</p><p>Rapora göre, birçok ülkede sabit fiyatlı desteklerden piyasa bazlı mekanizmalara geçiş yaşanırken 2025-2030 döneminde devreye alınacak yeni kapasitenin yaklaşık yüzde 60'ının bu yöntemlerle sağlanması öngörülüyor.</p><p>IEA, mevcut kriz ortamını 1970’lerdeki petrol şoklarına benzer şekilde enerji politikalarında köklü değişimlere yol açabilecek bir kırılma noktası olarak değerlendiriyor. Halihazırda 150 ülke yenilenebilir ve nükleer enerji yatırımlarını destekleyen politikalara sahipken 130 ülke enerji verimliliği ve elektrifikasyon stratejileri uyguluyor.</p><p>Kurum, mevcut teknolojik ve politik altyapının fosil yakıtlara bağımlılığın geçmişe kıyasla daha hızlı azaltılmasına imkan tanıdığına işaret ediyor.</p><p>Bu kapsamda uzmanlar, krizlerin kısa vadede belirsizlik yaratsa da uzun vadede enerji dönüşümünü hızlandırdığını, Orta Doğu'daki mevcut tablonun yenilenebilir enerji ve akıllı teknolojiler için güçlü bir büyüme zemini oluşturduğunu belirtiyor.</p><p></p><p>Güneş enerjisi stratejik gereklilik</p><p></p><p>Gayrimenkul Yatırım ve Teknolojileri Derneği Başkanı Burak Ustaoğlu, enerji piyasalarındaki oynaklığın yatırımcıları daha öngörülebilir ve sürdürülebilir çözümlere yönlendirdiğini söyledi.</p><p>Bu doğrultuda güneş enerjisi ve enerji depolama sistemlerinin artık çevresel tercih olmanın ötesine geçtiğini ve stratejik bir gereklilik haline geldiğini belirten Ustaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Petrol fiyatlarındaki artış, enerji verimliliği odaklı teknolojilere yönelik talebi artırıyor. Bu kapsamda akıllı ev sistemleri öne çıkıyor. Enerji tüketimini optimize eden, maliyetleri düşüren ve kullanıcıya daha fazla kontrol imkanı sunan çözümler, yükselen enerji fiyatlarıyla birlikte daha hızlı benimseniyor. Jeopolitik risklerin sürmesi halinde küresel ölçekte farkındalığın daha fazla artması ve yatırım tercihlerinin yenilenebilir enerji sistemleriyle entegre, yapay zeka destekli akıllı konutlara yönelmesi bekleniyor."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yapılması gereken temiz enerjiye geçişi hızlandırmak</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yapilmasi-gereken-temiz-enerjiye-gecisi-hizlandirmak-8634/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yapilmasi-gereken-temiz-enerjiye-gecisi-hizlandirmak-8634/</id>
<published><![CDATA[2026-05-04T09:49:23+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-04T09:49:23+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_446373-87B609-09BB23-54785A-7E4028-D03590.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA)&nbsp; Paris'te bulunan genel merkezinde düzenlenen Yüksek Düzeyli Enerji Dönüşümü Diyaloğu Toplantısı’nın açılış oturumuna katıldı. 50'den fazla hükümetten bakanların yanı sıra büyükelçiler ve diğer üst düzey temsilcilerin bir araya geldiği toplantının açılış konuşmasını Bakan Kurum ile birlikte IEA Başkanı Fatih Birol gerçekleştirdi.&nbsp;&nbsp;</p><p></p><p>Küresel enerji krizi fırsata çevrilmeli</p><p></p><p>Dünyada yaşanan enerji krizine dikkat çeken Bakan Kurum ülkelerin bu süreçte temiz enerjiye geçişi hızlandırmanın ne kadar önemli olduğunu net bir biçimde gördüğünü anlattı: Paris Anlaşması'nın ikinci 10 yılına adım atıyoruz. Bildiğiniz gibi; ilk 10 yıl, çerçeveyi inşa etmekle geçti. Hedefler koyuldu, taahhütler verildi, kurumlar şekillendi. Artık ikinci 10 yılın ana odağını, ‘Uygulama’ olarak görüyoruz. Elbette, bu geçişin kolay olmayacağını biliyoruz. Bugün dünya, tarihinin en büyük enerji kriziyle karşı karşıya. Bu durumu hep birlikte fırsata çevirmek zorundayız. Bugün küresel enerji krizi; bağımlılığı ve güvenliği tekrar gündemin en üst sıralarına taşıdı. Enerji çeşitliliğini koruma zorunluluğumuz, her zamankinden çok daha önemli hale geldi. Öte yandan, bu alandaki bütün krizler; yalnızca yükselen maliyetlerle sonuçlanmadı, bilimin rehberliğinde yürütülen planlamanın da ne kadar kritik olduğunu gösterdi. Şunu artık net bir şekilde biliyoruz: Küresel ekonomi, enerji paradigmasını dönüştürmek zorundadır ve yapılması gereken en kritik atılım, temiz enerjiye geçişi hızlandırmaktır.</p><p></p><p>Yenilenebilir enerji üretimi 3 katına çıktı</p><p></p><p>Bakan Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin son 10 yılda yenilenebilir enerji üretimini 3 katına çıkardığını, enerji verimliliğine 10 milyar dolardan fazla yatırım yaptığını vurguladı. Depolama kapasitesinde de AB’ye üye devletlerin önüne geçtiğini anlatan Bakan Kurum, “Fosil yakıt ithalatına olan bağımlılığımızı azaltmak, vatandaşlarımızı küresel piyasa dalgalanmalarının yarattığı kırılganlıklardan korumak için somut adımlar attık, atmaya da devam edeceğiz” diye konuştu.&nbsp;</p><p>Bakan Kurum, COP31 Başkanlığı’nın bu süreçte temiz enerji alanındaki çalışmalar için Uluslararası Enerji Ajansı ile stratejik ortaklık yürüteceğini duyurdu: Uluslararası Enerji Ajansı’nın krizlere hızlı müdahale kabiliyetiyle, stratejik rezervlerin yönetimindeki altyapısıyla birleştirdiğimizde istediğimiz her hedefe ulaşacağımız aşikardır. Ajans çok kritik ve önemli adımlar attı, atmaya da devam ediyor. Bu kapsamda Uluslararası Enerji Ajansı ile stratejik ortaklığımızı bu toplantıda açıklamaktan memnuniyet duyuyorum. Bu stratejik ortaklık duruşuyla, iş birliğimizi bir adım daha ileri taşımak istiyoruz. Bu manada, COP31 Eylem Gündemimizde, enerji arzı güvenliği ve talebini önceleyen temalara özellikle yer verdik. Arz tarafında odak noktamız temiz enerji geçişini hızlandırmaktır. Talep tarafında ise yeşil sanayileşme, döngüsel ekonomi, Sıfır Atık ve dirençli şehirler yer almaktadır.&nbsp;</p><p></p><p>COP31’in temiz enerjiye geçiş başlıkları</p><p></p><p>Bakan Kurum, toplantıda COP31 Başkanlığı’nın Eylem Gündemi’ndeki temiz enerjiye geçiş başlıklarını da anlattı: Eylem gündemimizin, temiz enerji geçişi başlığı altında; yenilenebilir enerji, yeni elektrik sistemi mimarisi, elektrifikasyonun yaygınlaştırılması, enerji verimliliği gibi alanlarda doğrudan sahada sonuç üretmeye odaklanacağız. Tam da bu noktada; bir konuyu daha özellikle paylaşmak istiyorum. O da temiz pişirme. Bugün dünyada 2,3 milyardan fazla insan, katı yakıtlarla çalışan geleneksel sobaları kullanıyor. Bu sebepten, her yıl milyonlarca insanımız hayatını kaybediyor. Özellikle de Sahraaltı Afrika, Güney Asya ve bazı Pasifik ülkelerinde yoğunlaşan bu acı tablo bizleri derinden üzüyor, endişelendiriyor. Buradan bir kez daha ilan ediyorum ki; Uluslararası Enerji Ajansı ile ortaklığımızın en önemli ayaklarından biri bu alana yönelik çözümler olacaktır. COP31'de temiz pişirmeye erişimi küresel gündemin merkezine taşıyacağız.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sürdürülebilir sigortacılıkta Allianz Türkiye imzası</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-sigortacilikta-allianz-turkiye-imzasi-5613/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-sigortacilikta-allianz-turkiye-imzasi-5613/</id>
<published><![CDATA[2026-04-27T02:58:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-27T02:58:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2D75C0-AE9663-3312C0-981EAC-E1DDD7-AF2678.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>2019 yılında sektörde bir ilke imza atarak başladığı entegre raporlama yolculuğuna kesintisiz devam eden şirket, TSRS uyumlu sürdürülebilirlik raporunu da içeren yeni raporunda stratejik hedeflerini ve paydaşları için yarattığı değeri şeffaflıkla ortaya koyuyor.</p><p>Allianz Sigorta A.Ş., Allianz Hayat ve Emeklilik A.Ş., Allianz Yaşam ve Emeklilik A.Ş. ve Beykoz Gayrimenkul Yatırım Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. şirketlerinin 2025 yılı konsolide performansının şeffaf bir şekilde paylaşıldığı rapor, Uluslararası Entegre Raporlama Konseyi (IIRC) çerçevesi, Küresel Raporlama Girişimi (GRI) Standartları ve Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ile uyumlu şekilde hazırlandı. Bağımsız dış denetimden geçen raporda, şirketin iklim kriziyle mücadeleden toplumsal cinsiyet eşitliğine kadar geniş bir yelpazedeki performansı yer alıyor.</p><p>Allianz Türkiye, bu yılki raporunda paydaşlarıyla birlikte sürdürdüğü değer yaratma yolculuğunu daha somut çıktılara dönüştürerek rapor içeriğini zenginleştirdi. Bu kapsamda geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen geniş kapsamlı paydaş diyaloğuna ilişkin özel bir bölüm de rapora eklendi. Paydaşlardan alınan geri bildirimler detaylıca analiz edilerek, bu beklentilere karşılık Allianz Türkiye tarafından geliştirilen stratejik aksiyonlar da rapora dahil edildi.</p><p>Allianz Türkiye İcra Kurulu Başkanı Tolga Gürkan, yeni raporla ilgili değerlendirmesinde; “Entegre raporlama yolculuğumuzun yedinci yılında, sürdürülebilirliği sadece bir proje veya beyan olarak değil işimizin kendisi olarak görüyoruz. Bu yıl paydaşlarımızla kurduğumuz derin diyaloglar ve aldığımız kıymetli geri bildirimler, şeffaflık vizyonumuzu bir adım daha ileri taşımamıza rehberlik etti. Aldığımız kıymetli ödüllerin de verdiği motivasyonla; ekosistemimize ilham vermeye, kalıcı değer yaratmaya ve herkes için daha güvenli bir gelecek inşa etmeye devam edeceğiz” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İklim-Su-Enerji buluşması Türkiye'yi COP31'e taşıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/iklim-su-enerji-bulusmasi-turkiyeyi-cop31e-tasiyor-7558/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/iklim-su-enerji-bulusmasi-turkiyeyi-cop31e-tasiyor-7558/</id>
<published><![CDATA[2026-04-27T02:57:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-27T02:57:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_525533-172BD5-64EDFD-669107-74B491-47116C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>COP31’e Doğru: İklim-Su-Enerji Buluşması kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirerek, COP31’e giden yolda yalnızca bir hazırlık süreci değil, aynı zamanda çok paydaşlı bir dönüşüm platformu ortaya koydu.</p><p>Sürdürülebilir Gelecek Platformu Kurucusu Doğan Başaran, açılış konuşmasında COP31’in Türkiye için yalnızca bir ev sahipliği değil, küresel ölçekte söz söyleme ve yön verme fırsatı sunduğunu vurgularken; Kurucu Üye Havva Olçum, platformun bu süreci nasıl yapılandırdığına ve oluşturduğu etki alanına dair kapsamlı bir çerçeve çizdi.</p><p>Programın ilk oturumu olan “COP31: Türkiye’nin Ev Sahipliği ve Etkileri” başlığında, Türkiye’nin COP31 sürecindeki stratejik rolü çok boyutlu bir perspektifle ele alındı. Politika geliştirme süreçlerinden uluslararası iş birliklerine uzanan bu çerçevede, COP31’in yalnızca bir zirve değil; ekonomik, diplomatik ve sektörel etkileriyle geniş bir etki alanı yarattığı vurgulandı.&nbsp;</p><p></p><p>Gelecek için su</p><p></p><p>“Gelecek için Su” oturumunda ise suyun, iklim krizinin en kritik kesişim noktalarından biri olduğu gerçeği güçlü bir şekilde ortaya kondu. Su kaynaklarının sürdürülebilirliği; çevresel olduğu kadar ekonomik ve toplumsal boyutlarıyla ele alınırken, çözümün ancak disiplinler arası iş birlikleriyle mümkün olduğu vurgulandı.&nbsp;</p><p>Programın son oturumunda enerji başlığı, COP gündeminin merkezinde konumlandırıldı. Türkiye’nin enerji jeopolitiği, karbonsuzlaşma süreci ve enerji dönüşümünün geleceği; küresel iklim hedefleriyle uyumlu bir perspektifte değerlendirilerek, bu dönüşümün yalnızca bir gereklilik değil, aynı zamanda stratejik bir fırsat alanı olduğunun altı çizildi.&nbsp;</p><p>“COP31’e Doğru: İklim – Su – Enerji Buluşması”, Türkiye’nin COP31 yolculuğunun yalnızca bir takvim ilerleyişi olmadığını; aynı zamanda fikirlerin, iş birliklerinin ve çözüm önerilerinin somutlaştığı dinamik bir süreç olduğunu bir kez daha ortaya koydu.</p><p>Sürdürülebilir Gelecek Platformu, bu yolculuk boyunca çok paydaşlı diyalog ortamlarını büyütmeye, etki odaklı iş birliklerini güçlendirmeye ve Türkiye’nin COP31 sürecinde küresel ölçekte güçlü bir aktör olarak konumlanmasına katkı sunmaya kararlılıkla devam ediyor.</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kordsa'dan sürdürülebilir havacılığa yönelik teknoloji</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kordsadan-surdurulebilir-havaciliga-yonelik-teknoloji-740/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kordsadan-surdurulebilir-havaciliga-yonelik-teknoloji-740/</id>
<published><![CDATA[2026-04-27T02:53:30+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-27T02:53:30+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_45688E-5EFFA5-5871F7-5BDF66-132E1E-C7A8CE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tanıtılan ürünler arasında havacılık sektöründe yaygın olarak kullanılan Nomex® honeycomb core çözümleri, sandwich paneller, doğal fiber bazlı termoset ve termoplastik prepreg ürünleri ile biyobazlı ve alev geciktirici prepreg çözümleri yer aldı. Kordsa’nın alev geciktirici ürünleri, solvent içermeyen yapıları ve katkı malzemeleriyle sağlanan yanma geciktirici özellikleri sayesinde çevre dostu bir alternatif sunarken, havacılık alanındaki güvenlik standartlarını da karşılıyor. Nomex® honeycomb ve sandwich panel teknolojileri ise kabin içi uygulamalarda ihtiyaç duyulan hafiflik ve dayanıklılığı bir araya getirerek yakıt verimliliğine katkı sağlarken, operasyonel performansı da önemli ölçüde destekliyor. Biyobazlı alev geciktirici prepreg çözümler de kompozit üretim süreçlerinde karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sunuyor. Böylece daha yüksek alev geciktirici performans sunan ürünler elde edilebiliyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Eski elektronik cihazları evde tutmayın</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/eski-elektronik-cihazlari-evde-tutmayin-5893/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/eski-elektronik-cihazlari-evde-tutmayin-5893/</id>
<published><![CDATA[2026-04-27T02:08:30+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-27T02:08:30+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_588D33-2B5C79-A16999-674E87-89509D-DEFE68.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İTÜ Sıfır Atık Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Börte Köse Mutlu, kaynakların verimli kullanımı açısından geri dönüşümün önemine dikkati çekti.</p><p>Her gün tonlarca atığın toplandığına işaret eden Mutlu, çok fazla yer kaplayan bu atıkların düzenli depolama yapılmadığında doğaya karıştığını, oradan da besin zinciriyle çevre ve insana ulaştığını söyledi.</p><p>Elektronik cihazlarda kullanılan altın, gümüş, bakır, paladyum, nikel gibi değerli metallerin geri dönüşümde çıkartılarak ülke ekonomisine kazandırıldığını belirten Mutlu, "Telefonun markası, modeli, üretim yılının değişmesi fark ediyor ama bir telefondan 25-35 miligram altın çıkarılıyor. Daha büyük, gözle görülür şekilde ifade etmek istersek, 1 milyon telefon toparladık, onların içinden de ortalama 35 kilo kadar altın çıkartılıyor. Bizim yıllık atık üretimimize baktığımızda, ekonomiye dönemeyen ciddi bir yüzdeden bahsediyoruz. Bu bütün dünyada böyle. Tam bir döngü sistemini kurabilmiş değiliz. Burada öncelikle toplama ve ayrıştırma kısmındaki başarı yüzdemizi artırmamız gerekiyor." diye konuştu.</p><p>Mutlu, geri dönüşüm sürecine ilişkin şunları kaydetti:</p><p>"Birden bir altını elle çektiğimiz gibi bir süreç değil. Çok karmaşık yapılar. Pek çok değişik elektronik atık (e-atık) var. Tek bir telefondan bile bahsetsek, geri kazanım için 4 adımı uygulamamız gerekir. Bu adımların en önemlisi, elektronik atıkları toplamak ve kendi içinde sınıflandırmak. Basit görünen ama toplamdaki verimi düşüren ve odaklanılması gereken adım bu. Elektronik atıklar toplandığında lisanslı kuruluşlar var, onlar işliyorlar. Vatandaşlar bunları teslim istasyonlarına verebilirler. İnsanların bu dönüşümü kendi yapması mümkün değil. Bunların hepsini geri kazanmamız halinde, tekrar madencilik yapmak yerine, bu şekilde kazanım sağlanmış olur. Ülke ekonomisine, ülkenin enerji ve hammadde bağımsızlığına sosyal fayda sağlanmış oluyor, çevreye fayda sağlanmış oluyor. Vatandaşlar için ekonomik olarak teşvik sistemleri var, bunlar da geliştiriliyor."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sürdürülebilir yaşam isteği var yol haritası eksik</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-yasam-istegi-var-yol-haritasi-eksik-9139/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-yasam-istegi-var-yol-haritasi-eksik-9139/</id>
<published><![CDATA[2026-04-27T02:05:57+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-27T02:05:57+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_ABEAF4-692039-B1D209-1F4822-1C60C3-26244E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yapılan araştırmaların, her 10 kişiden 6’sının sürdürülebilir bir yaşam sürmek istemesine rağmen bu konuda net bir yol haritasına ihtiyaç duyduğunu göstermesi; şirketlerin doğru bilgi ve yönlendirme konusundaki sorumluluğunu artırıyor. Bu içgörüyle tüketicilerin farkındalığını artırmaya çalışan L’Oréal Türkiye; su ve enerji tasarrufu sağlayan teknolojilerden yeniden doldurulabilir ürünlerine, eko-tasarımdan şeffaf çevresel etiketleme sistemlerine kadar uzanan uygulamaların rehberliğinde tüketicilerin daha bilinçli tercihler yapabilmesine destek oluyor. Küresel inisiyatifleri yerel stratejiyle birleştirerek gezegenimizi koruma sorumluluğuyla hareket eden L’Oréal Türkiye, sürdürülebilir bir dönüşümün parçası olmayı sürdürüyor.</p><p>L'Oréal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü &amp; Ülke Sürdürülebilirlik Lideri İrem Karaoda Tanrıkulu “Sürdürülebilirliği bir stratejinin ötesine taşıyarak tüm iş süreçlerimizin temel değeri haline getiriyoruz.&nbsp; ‘Gelecek İçin L’Oréal’ sürdürülebilirlik programımızla, gezegenimizin sınırlarına saygı duyan bir güzellik anlayışını bilim ve teknolojinin gücüyle somut bir etkiye dönüştürüyoruz. Sürdürülebilir yaşam konusundaki rehberlik ihtiyacına, sunduğumuz yenilikçi çözümler ve şeffaf bilgilendirme sistemlerimizle yanıt veriyoruz. Tekno-güzellik vizyonumuzla sadece ürünlerimizi değil, güzellik rutinlerinin tamamını gezegenimize değer katan bir deneyime dönüştürüyoruz” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sürdürülebilir mutfağın ilham verenleri seçildi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-mutfagin-ilham-verenleri-secildi-9350/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-mutfagin-ilham-verenleri-secildi-9350/</id>
<published><![CDATA[2026-04-27T02:03:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-27T02:03:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9FA2CB-89424F-A74781-B37B07-D00918-7884BA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Jüri başkanlığını 3 Michelin yıldızlı şef Frédéric Anton’un üstlendiği yarışmada finalistler, çevresel etkisi düşük, sağlıklı, yaratıcı ve lezzetli yemekler hazırlama görevini üstlendi. Jürinin öne çıkan diğer isimleri arasında Sodexo Global Executive Chef’i Lloyd Mann, WWF Küresel Gıda Baş Bilim İnsanı Brent Loken ve Nobel Ödülü ziyafeti şefi Jessie Sommarström yer aldı.</p><p>Yaratıcılığın ve operasyonel etkinin ödüllendirildiği yarışmada, Hollanda’dan Robert Janse "Miso ile Tütsülenmiş Alabaş ve Beyaz Fasulye Kreması" tabağıyla “Yılın Şefi” seçildi. Birleşik Krallık &amp; İrlanda’dan katılan Gordon Carberry, pastırnak dokularını aquafaba mayonez ile birleştirdiği tarifiyle Mutfak İnovasyonu Ödülü’ne layık görülürken, ABD’den Randall Prudden, bütün balkabağı ve fırınlanmış maitake mantarı hazırladığı tabağıyla Ölçekli Etki Ödülü’nü kazandı.</p><p>Şeflerin yaratıcılığı sayesinde lezzeti besin kalitesiyle buluşturan pratik çözümler sunduklarını ifade eden Sodexo Grup CEO’su Thierry Delaporte, ekiplerinin gıdayı her gün daha sürdürülebilir bir geleceğin temel unsurlarından biri haline getirmesinden gurur duyduğunu vurguladı. WWF Küresel Gıda Baş Bilim İnsanı Brent Loken ise etkinlikte, iklim ve sağlık zorluklarının aşılabilmesi için gıda sistemlerinin dönüşmesi gerektiğini, şeflerin sağlıklı beslenmeyi erişilebilir kılmada kritik bir rol oynadığını belirtti.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">The Grand Tarabya'dan sürdürülebilirlik yaklaşım</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/the-grand-tarabyadan-surdurulebilirlik-yaklasim-6668/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/the-grand-tarabyadan-surdurulebilirlik-yaklasim-6668/</id>
<published><![CDATA[2026-04-27T02:00:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-27T02:00:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1457F9-63E153-060BAC-97B8F1-D43614-21ECFB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Turizm sektöründe faaliyet gösteren işletmeler için bu anlayış, hem doğal kaynaklara saygılı bir işletme modeli oluşturmanın hem de geleceğe daha güçlü bir şekilde hazırlanmanın temelini oluşturmaktadır. The Grand Tarabya Managed by Accor da bu bilinçle, sürdürülebilirlik yaklaşımını operasyonel süreçlerinin merkezine yerleştirerek çevresel ve ekonomik fayda yaratan uygulamalarını kararlılıkla sürdürüyor.&nbsp;</p><p>Otelin su verimliliği alanındaki çalışmaları ise bu yaklaşımın en dikkat çekici örneklerinden birini oluşturuyor. The Grand Tarabya Managed by Accor, açık hava yetişkin ve çocuk yüzme havuzlarında deniz suyu kullanarak şehir şebeke suyuna olan bağımlılığı azaltıyor. Toplam 360 m³ kapasiteli açık havuzların su ihtiyacının doğal yollarla temin edilen deniz suyu ile karşılanması sayesinde tatlı su kaynaklarının korunmasına katkı sağlanırken, aynı zamanda su temininde enerji ve maliyet tasarrufu da elde ediliyor. Otel bünyesinde gerçekleştirilen Su Haftası kapsamında ise su yönetimi ve su verimliliği konularında eğitimler düzenlenirken, Boğaz’da deniz temizliği etkinliği de gerçekleştirilip; farklı departmanlar tarafından su tasarrufuna yönelik farkındalık çalışmaları da hayata geçiriliyor.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ozon maruziyeti kanserdeki ölüm riskini yükseltiyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ozon-maruziyeti-kanserdeki-olum-riskini-yukseltiyor-407/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ozon-maruziyeti-kanserdeki-olum-riskini-yukseltiyor-407/</id>
<published><![CDATA[2026-04-20T09:59:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-20T09:59:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_808543-99C2DC-933ED5-736B55-BC6EF8-11FCEB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Avustralya, Brezilya, Kanada, Şili, Güney Kore, Meksika, Yeni Zelanda ve Tayland'da kanser bağlantılı 9 milyon 223 bin 332&nbsp; ölüme dayanan ve sonuçları Journal of Hazardous Materials bilim dergisinde yayımlanan çalışmada kısa vadeli ozon maruziyetiyle kanser türlerinden kaynaklanan ölümler arasındaki ilişki araştırıldı.&nbsp;</p><p>2000 yılında 261 bin 270 olan ozon bağlantılı ölümler 2023'te yüzde 80 artışla 469 bin 860'a çıkarken trafik ve orman yangınlarından kaynaklı emisyonlar, ozonla ilişkili kanser ölümlerinin başlıca nedeni olarak saptandı.</p><p>Yıllık ozon konsantrasyonları trafikten kaynaklı metreküp başına 11 mikrogram, arazi yangınlarından metreküp başına 4,8 mikrogram ve endüstriyel faaliyetlerden metreküp başına 2,66 mikrogram olarak ölçüldü.</p><p>Ozon konsantrasyonlarının kaynağı ülkelere göre değişirken Avustralya ve Brezilya'nın bazı bölgelerinde en büyük kaynak arazi yangınları olarak saptandı.</p><p>Çalışmaya göre, ozon maruziyetindeki her metreküp başına 10 mikrogramlık artış 24 yaygın kanser türündeki ölümlerde yüzde 0,84'lük bir artışla ilişkilendiriliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ahmet Eroğlu Sürdürülebilirlik Liderleri 2026 listesinde</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ahmet-eroglu-surdurulebilirlik-liderleri-2026-listesinde-1097/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ahmet-eroglu-surdurulebilirlik-liderleri-2026-listesinde-1097/</id>
<published><![CDATA[2026-04-20T09:58:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-20T09:58:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_74B0A3-4E185A-47994F-272A5B-8B993F-39966B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Enerji dönüşümü, döngüsel tasarım ve sorumlu tedarik olmak üzere üç temel odak alanı üzerine inşa edilen model kapsamında COLIN’S, yenilenebilir enerji yatırımlarını genişletirken mağazalarda enerji verimliliğini artıran uygulamaları hayata geçiriyor. Enerji yönetim sistemine entegre edilen mağaza oranını yüzde 80’e ulaştıran marka, bu alanda 650.000 kWh enerji tasarrufu sağladı.</p><p>Tedarik zincirinde şeffaflık ve izlenebilirliği güçlendiren sistemleri devreye alan COLIN’S, FSC sertifikalı kâğıt ve geri dönüştürülmüş materyal kullanımını standart hale getirdi. Döngüsel tasarım yaklaşımı doğrultusunda geri dönüştürülmüş malzeme kullanımını artıran marka, yeni mağazalarında yüzde 100 geri dönüştürülmüş askı kullanımına geçti. İnsan kaynağı tarafında çeşitlilik ve kapsayıcılık odağında ilerleyen COLIN’S, kadın yönetici oranını yüzde 33’e yükseltirken, 2030 yılı için belirlediği yüzde 50 hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sürdürülebilir kaplama teknolojileriyle dikkat çekti</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-kaplama-teknolojileriyle-dikkat-cekti--7808/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-kaplama-teknolojileriyle-dikkat-cekti--7808/</id>
<published><![CDATA[2026-04-20T09:57:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-20T09:57:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7B1386-64EBED-788B3A-12FC6C-5DDBE3-82C4E4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Almanya’nın Frankfurt kentinde düzenlenen Ambiente Fuarı; mutfak gereçleri, yaşam alanları ve tasarım odaklı ürünlerin sergilendiği, küresel ölçekte referans kabul edilen önemli bir buluşma noktası olarak öne çıkıyor. Her yıl üreticilerden tasarımcılara, markalardan satın alma profesyonellerine kadar geniş bir katılımcı profiline ev sahipliği yapan fuarda, inovatif ürünleri ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımıyla ziyaretçilerden yoğun ilgi gören Akcoat, sektörün en yeni trendlerini, çevreye duyarlı ve yenilikçi çözümlerini binlerce ziyaretçiyle paylaştı ve sektördeki öncü rolünü pekiştirdi.</p><p>Ambiente Fuarı’nı, ürün portföylerini bütüncül şekilde sunabildikleri, mevcut iş birliklerini güçlendirdikleri ve yeni pazar fırsatlarını değerlendirdikleri stratejik bir platform olarak gördüklerini belirten Akcoat Performans Kaplamaları Satış Direktörü Ahmet Madenli, Akcoat standına gösterilen yoğun ilgiden memnuniyetlerini dile getirdi. Madenli, “Ambiente, uluslararası ölçekte görünürlük sağlarken aynı zamanda sektörün yönünü okumamıza da imkan tanıyor. Burada yer almak, Akcoat’un teknolojik yetkinliğini ve sürdürülebilirlik yaklaşımını global paydaşlarla doğrudan paylaşmak açısından önemli bir fırsat. Fuar süresince gerçekleştirdiğimiz verimli görüşmelerin, önümüzdeki dönemde yeni iş birliklerine zemin hazırlayacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu.&nbsp;</p><p>Ambiente 2026’da Akcoat’un standında, sürdürülebilirlik yaklaşımı ile yüksek performansı bir araya getiren yeni nesil kaplama teknolojileri öne çıktı. Yapışmaz ve dekoratif kaplamalar kategorisinde yer alan IonGuard Tourmaline Shield, PC3+ Prime ve SD1+ teknolojileri; uzun ömür, dayanıklılık ve çevreye duyarlı üretim anlayışı doğrultusunda geliştirilen çözümler arasında yer aldı. PFAS içermeyen yapısıyla dikkat çeken IonGuard Tourmaline Shield, 1400°C’de işlenen güçlendirilmiş yüzeyi sayesinde 4 kata kadar uzun ömürlü yapışmazlık sunarken; çok katmanlı yapıya sahip PC3+ Prime, 3 kata kadar daha uzun yapışmazlık ömrü ve 10 kata kadar yüksek aşınma direnciyle özellikle yoğun ve profesyonel kullanıma uygun bir performans sağlıyor. SD1+ teknolojisi ise optimize edilmiş üretim süreci ve geliştirilmiş ultra parlak ve üstün dayanımı ile hem üreticilere verimlilik avantajı hem de son kullanıcıya estetik, güvenilir, uzun ömürlü bir pişirme deneyimi sunuyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Anadolu Sigorta sürdürülebilirlikte başarıyı taçlandırdı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/anadolu-sigorta-surdurulebilirlikte-basariyi-taclandirdi--1246/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/anadolu-sigorta-surdurulebilirlikte-basariyi-taclandirdi--1246/</id>
<published><![CDATA[2026-04-20T09:51:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-20T09:51:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_807395-D60697-7C26E7-18B691-D9E21B-A50A8A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Anadolu Sigorta Kurumsal İletişim, Sürdürülebilirlik ve Afet Yönetimi Koordinatörü Berna Semiz Ergüntan, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarıyla ilk 50 lider arasında gösterildi. Ödül töreni ise 9 Nisan’da İstanbul’da İş Kuleleri İş Sanat Oditoryumu’nda gerçekleştirildi.</p><p>Listeye giren liderler; kurumlarında ve toplum genelinde yarattıkları dönüşüm, geliştirdikleri projeler ve ortaya koydukları somut katkılar çerçevesinde, farklı disiplinlerden uzmanların yer aldığı jüri tarafından kapsamlı bir değerlendirme sürecinden geçirildi.</p><p>Anadolu Sigorta Kurumsal İletişim, Sürdürülebilirlik ve Afet Yönetimi Koordinatörü Berna Semiz Ergüntan, “Fast Company Türkiye tarafından hazırlanan ‘Türkiye’nin Fark Yaratan Sürdürülebilirlik Liderleri’ listesinde yer almak, Anadolu Sigorta olarak sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin merkezine alma konusundaki kararlılığımızın önemli bir göstergesi ve sonucu. Sürdürülebilirliği yalnızca çevresel başlıklarla sınırlamıyor; sosyal etkiyi artıran, afetlere karşı dayanıklılığı güçlendiren ve güçlü yönetişim anlayışını destekleyen bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Bu doğrultuda hayata geçirdiğimiz projelerin ve attığımız somut adımların böylesine saygın bir platformda karşılık bulması bizim için son derece değerli. Aynı zamanda bu tür çalışmaların daha geniş kitlelere ulaşmasına ve sürdürülebilirlik alanında farkındalığın artmasına katkı sağladığına inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de daha sürdürülebilir, daha dirençli ve daha kapsayıcı bir gelecek için sorumluluk almaya, iş birlikleri geliştirmeye ve değer üretmeye devam edeceğiz” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">COP31 yolunda kritik adım</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/cop31-yolunda-kritik-adim-7660/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/cop31-yolunda-kritik-adim-7660/</id>
<published><![CDATA[2026-04-20T09:49:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-20T09:49:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_02AAAD-38B034-6B0271-36B88E-EE7CB3-066195.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sanayi, akademi ve kamu temsilcileri üretim ve enerji dönüşümünü çok boyutlu ele aldı. Uzmanlar, yeşil dönüşümde somut adımlar ve iş birliklerinin önemine dikkat çekti. Türkiye’nin enerji ve üretimde sürdürülebilirlik yolculuğuna hız verecek mesajlar öne çıktı</p><p></p><p>Yeşil İş Platformu’nun hayata geçirdiği “Sürdürülebilirlik Konferansları 2026”nın ilk durağı Gebze oldu. “COP31’e Doğru: Gebze”de akademi, iş dünyası, kamu yöneticileri ve üniversite öğrencileri bir araya gelerek, “Üretimde Sürdürülebilirlik” ve “Enerjide Sürdürülebilirlik” konularını ele aldı.</p><p>Üretim ve enerji sektörlerinde sürdürülebilir çözümleri masaya yatırmak amacıyla Yeşil İş Platformu tarafından düzenlenen “COP31’e Doğru Gebze” isimli Gebze Sürdürülebilirlik Konferansı, 8 Nisan günü Pendik Mövenpick Hotel’de büyük bir katılımla gerçekleşti. Akademi, iş dünyası, kamu yöneticileri ile Okan Üniversitesi, Medipol Üniversitesi ve Gebze Teknik Üniversitesi öğrencilerini bir araya getiren etkinlik, alanında uzman konuşmacıların paylaşımlarıyla dikkat çekti.</p><p>Yeşil İş Platformu Başkanı Efe Gökçe yaptığı “Hoş geldiniz” konuşmasında “Ülkemizde düzenlenecek COP31 süreci öncesi sanayimizin gözbebeği Gebze’de ilk konferansımızı vermenin heyecanını yaşıyoruz. Bundan sonraki duraklarımız Bursa ve Adana olacak” bilgisini verdi.</p><p></p><p>Sanayi ve üniversite iş birlikleri vurgusu</p><p></p><p>Konferansın açılış konuşmalarını UN Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Haluk Kayabaşı ve Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hacı Ali Mantar yaptı.&nbsp;</p><p>Kayabaşı, sürdürülebilirliğin risk yönetimi ve dayanıklılığın temel unsuru haline geldiğini belirterek avantajlarını sıraladı:&nbsp;</p><p>“Sürdürülebilirlik bize yön veren bir çerçeve sunuyor. Enerjide tek bir kaynağa olan bağımlılıkları azaltarak riskleri dağıtıyor, maliyetleri öngörülebilir kılıyor, tedarik zincirini güçlendiriyor, finansmana ve pazarlara erişim daha avantajlı oluyor. Ülkemizin COP31'e ev sahipliği yapması, bizi iklim gündemine yön veren bir aktör olma fırsatını sunacak. Bugün Türkiye'de iş dünyasının büyük bölümü sürdürülebilirliğin önemini biliyor, artık asıl fark hedefleri eyleme, niyetleri verilere, taahhütleri sonuçlara dönüştürmekte yatıyor. UN Global Compact Türkiye olarak bilim temelli emisyon hedeflerini belirleme, iklim risklerinin yönetimi, uyum ve adil geçiş gibi alanlarda şirketlerin kapasitelerini geliştirmelerine destek oluyoruz. Sürdürülebilir tedarik zinciri programımız ise şirketlerin özellikle tedarik zincirlerinden kaynaklanan riskleri daha iyi yönetmelerine ve KOBİ’lerin yeşil dönüşümüne katkı sağlayacak. Türkiye'de bugüne dek birçok krizi göğüsleyen şirketlerimizin belki de en yetenekli olduğu konu, değişime uyum kapasitesi, bu konuda çok tecrübeliyiz. Şimdi de bu gücümüzü stratejik avantaja dönüştürme zamanı&hellip;”</p><p></p><p>Üniversitemiz temiz enerjiye geçiyor</p><p></p><p>Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hacı Ali Mantar, üniversite ve sanayi iş birliğinin ayrılmaz bir ikili olarak gördüklerini belirterek, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>“Sürdürülebilecek aslında sınırladığımız sınırların çok ötesinde bir kavram. Gebze Teknik Üniversitesi son 3-4 yılda GreenMetrik’te ciddi şekilde yükselmiştir. Ancak bizler için asıl olan geleceği cesaretle taahhüt altına almaktır. İşte bu misyonla yürürlüğe koyduğumuz Gebze Teknik Üniversitesi İklim Eylem Planı 2024-2035 üniversitemizin rotasını kesin ve ölçülebilir çizgilerle belirlemiştir. Hedefimiz 2035 yılına kadar kampüsümüzde %100 temiz enerjiye geçmek ve 2050 yılına kadar da net sıfır atık karbon hedefine ulaşmak. Kampüsümüzde başlattığımız ve yeşil dokuya zarar vermeden, otoparklar ve teraslarımız üzerinde hızla yükselen güneş enerji santrali projemiz 6 megavatlık kurulu güce ulaştırıyoruz. Haziran ayında tüm elektriği yeşil dönüşümden sağlamış olacağız. Gebze Teknik Üniversitesi, Ar-Ge altyapısıyla, teknoloji transfer ofisiyle sahada ve fabrikalarımızın üretim süreçlerinde omuz omuza çalışmaya hazırdır. Bu vizyonla sizleri çözüm ortağı olmaya devam ediyoruz. COP31'e doğru hızla ilerlerken bugün burada atacağımız ortak adımlar, Türkiye'nin yeşil dönüşümüne büyük bir ivme kazandıracaktır.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Keskinoğlu'nun odağında sürdürülebilir üretim var</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/keskinoglunun-odaginda-surdurulebilir-uretim-var-7341/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/keskinoglunun-odaginda-surdurulebilir-uretim-var-7341/</id>
<published><![CDATA[2026-04-20T09:47:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-20T09:47:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EF4718-CB7CC7-9CFEA2-B66910-59E915-B55889.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Keskinoğlu’nun gerçekleştirdiği GES yatırımları üretimde sürdürülebilir enerji kullanımını güçlendiren çok önemli bir çalışma olarak ön plana çıkarken, kurulan güneş enerjisi sistemi sayesinde üretim süreçlerinde kullanılan elektriğin yaklaşık %20’si yenilenebilir enerji kaynaklarından elde ediliyor. GES yatırımı yalnızca enerji maliyetlerini optimize etmekle kalmıyor, aynı zamanda karbon ayak izinin azaltılmasına da doğrudan katkı sağlıyor.&nbsp;</p><p>Gıda sektöründe teknolojik dönüşümün yalnızca üretim verimliliğiyle sınırlı olmadığının bilinciyle faaliyetlerini sürdüren Keskinoğlu, GES yatırımlarının yanında atık su arıtma ve üretimde kullanılan su miktarının azaltılmasına yönelik projeleri de hayata geçiriyor.&nbsp;&nbsp;</p><p>“Bugünün tüketicisi çevreye duyarlı üretim süreçleri talep ediyor” diyen Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Keskinoğlu Genel Müdürü Önder Matlı konuyla ilgili şunları söylüyor: “Keskinoğlu olarak üretim artışına yönelik yatırımlarımızla beraber, doğal kaynakların korunmasına yönelik yatırımlara da çok önem veriyoruz. Doğal kaynakların korunmasına yönelik yatırımlarımızın başında ise GES geliyor. Keskinoğlu olarak hayata geçirdiğimiz yatırımlarla mevcuttaki 2,5 MegaWatt’lık kurulu gücümüzü, 2026 yılının ilk yarısında yapacağımız yeni yatırımlarla 15 MegaWatt’a yükselteceğiz. Bu sistem tüm kesimhane kampüsümüzü kapsayacak şekilde, toplam elektrik tüketimimizin %20’sini karşılayacak. Gıda endüstrisi olmamız sebebiyle, hijyen şartlarına büyük önem veriyoruz. Bu nedenle yıkama ve dezenfeksiyon işlemleri en çok su tüketimi olan üretim aşamalarımız. Su stresi yaşayan ülkeler sınıfında olmamız sebebiyle, gelecek nesillerin ve doğada var olan tüm canlıların yaşam hakkına saygı duyarak öncelikli hedefimiz, arıttığımız suların tekrar kullanımını sağlamak ve su tüketimimizi 30 kat azaltmaktır. Bu doğrultuda her gün 4.200 metreküp atık suyu yüksek verimlilikle arıtma tesislerimizde arıtarak, alıcı ortam ekolojisine, yeraltı sularına ve toprağa zarar vermeden üretim yapmaktayız.”</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yemeksepeti'nin yeşil dönüşüm yolculuğu sürüyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yemeksepetinin-yesil-donusum-yolculugu-suruyor-3946/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yemeksepetinin-yesil-donusum-yolculugu-suruyor-3946/</id>
<published><![CDATA[2026-04-13T09:12:08+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-13T09:12:08+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EC938C-7CA806-62FC44-D0DBF3-F84A7A-A94319.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>“Yeşil Ofis-Yeşil Dönüşüm Devam Programı” kriterlerini başarıyla tamamlayan şirket, çevre dostu ofis yönetimindeki istikrarını ve doğaya olan sorumluluk bilincini bir kez daha tescilledi.</p><p>WWF-Türkiye’nin Yeşil Ofis Devam Programı çerçevesinde, ofislerdeki ekolojik ayak izini azaltmayı hedefleyen Yemeksepeti; enerji tasarrufu, atık yönetimini ve kaynakların verimli kullanımı konularındaki kararlılığını sürdürüyor. WWF-Türkiye tarafından iletilen tebrik mesajında, Yemeksepeti Yeşil Ofis ekibinin özverisi ve kararlılığı vurgulanırken, diplomanın bir bitiş değil, devam eden bir dönüşüm sürecinin parçası olduğu ifade edildi.</p><p>2024 yılında Yeşil Ofis hedefleri kapsamında gıda israfını odağına alan Yemeksepeti, yemekhanesinde hayata geçirdiği akıllı tartı sistemiyle gıda atığını %13,2 oranında azaltarak günlük ortalama 29,6 kg seviyesine indirdi. Döngüsel ekonomi yaklaşımıyla sadece kağıt ve plastik atıkları değil, 986 kg kahve posasını da ileri dönüştürerek atık yönetiminde yenilikçi bir model sergiledi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hülya Kırçuval Türkiye'nin 50 sürdürülebilirlik lideri arasında</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hulya-kircuval-turkiyenin-50-surdurulebilirlik-lideri-arasinda--9417/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hulya-kircuval-turkiyenin-50-surdurulebilirlik-lideri-arasinda--9417/</id>
<published><![CDATA[2026-04-13T09:10:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-13T09:10:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_830764-A31D22-8C6D6D-BA9136-C42B30-AD2B6C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kırsalda yaşayan kadınlardan üniversite öğrencilerine uzanan sosyal etki projeleriyle farklı kesimlere dokunan Kırçuval, sürdürülebilir bir gelecek için yürüttüğü çalışmalarla ödüle layık görüldü.</p><p>Akfen Holding’in kurumsal sosyal sorumluluk çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV) Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval, Fast Company Türkiye tarafından her yıl düzenlenen “Sürdürülebilirlik Liderleri 50” listesinde bu yıl da yer alarak ‘Sürdürülebilirlik Lideri’ ödülünün sahibi oldu.</p><p></p><p>Fast Company Türkiye’nin bu yıl “Daha İyi Bir Dünya İçin: Karar, Denge ve Dönüşüm” temasıyla gerçekleştirdiği Sürdürülebilirlik Liderleri Zirvesi’nde takdim edilen ödül, Kırçuval’ın öncülüğünde TİKAV’ın yürüttüğü sürdürülebilir kalkınma alanındaki çok boyutlu çalışmaların bir yansıması olarak öne çıktı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Enpara'dan küresel sürdürülebilirlik taahhüdü</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/enparadan-kuresel-surdurulebilirlik-taahhudu-2616/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/enparadan-kuresel-surdurulebilirlik-taahhudu-2616/</id>
<published><![CDATA[2026-04-13T09:09:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-13T09:09:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9EBBDB-C0B874-9C4600-30A2B7-62149D-D99A1D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Enpara, böylece insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele alanlarında belirlenen 10 evrensel ilkeye bağlılığını teyit ederek sürdürülebilirlik yaklaşımını küresel bir çerçeveye taşıdı.&nbsp;</p><p>Dijital iş modelini çevresel ve sosyal sürdürülebilirlik odağında şekillendiren Enpara, yüzde 100 kağıtsız bankacılık vizyonu ve karbon nötr operasyonlarıyla çevresel ayak izini yönetmeye devam ediyor. Toplumsal faydayı önceliklendiren Enpara, ayrıca müşterileri adına desteklediği sosyal sorumluluk projeleri ve bağış süreçlerini dijitalleştiren 'Kalpten Transfer' platformu ile finansal hizmetleri somut bir sosyal fayda aracına dönüştürüyor.</p><p>Enpara Bank Marka Yönetimi, İş Birlikleri ve Sürdürülebilirlik Direktörü Ayşegül Sınar konuyla ilgili görüşlerini şu sözlerle ifade etti: “Sürdürülebilirlik alanındaki öncü küresel girişimlerden biri olan UN Global Compact imzacıları arasında yer almaktan mutluluk duyuyoruz. 165’ten fazla ülkede 25.000’i aşkın şirket ve paydaşın yer aldığı bu inisiyatifin sunduğu deneyim paylaşımı, iş birliği ve iyi uygulama örneklerinin, Enpara’nın sürdürülebilirlik çalışmalarını daha da ileriye taşıyacağına inanıyoruz. Şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri Enpara’nın kuruluşundan bu yana sahiplendiği ilkeler, UN Global Compact’e katılımımız kapsamında yapacağımız çalışmalarla uluslararası standartlara uyumlu uygulamalarımızı güçlendirmeyi ve uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyoruz. Bu katılımın, sürdürülebilirlik yaklaşımımızın kurumsal yapımıza daha güçlü bir şekilde entegre edilmesine katkı sağlayacağını düşünüyoruz.”</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Dünyanın ilk negatif karbon ayak izine sahip kablosu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dunyanin-ilk-negatif-karbon-ayak-izine-sahip-kablosu-2877/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dunyanin-ilk-negatif-karbon-ayak-izine-sahip-kablosu-2877/</id>
<published><![CDATA[2026-04-13T09:07:59+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-13T09:07:59+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_953CED-DD52C4-0114D8-552EF8-23D142-E0C5BA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>“Cradle-to-gate” yaklaşımıyla tasarlanan bu yeni nesil kablo, üretim sürecinde ortaya çıkan emisyonlardan daha fazlasını dengeleyerek net negatif karbon ayak izi sunuyor. Geliştirilen teknoloji, mevcut şebeke altyapılarına entegre edilebilirken aynı zamanda iklim üzerinde pozitif etki yaratmayı hedefliyor. Prysmian, bu yeniliği 2026 yılının ikinci yarısında Power Grid iş kolunda devreye almayı planlıyor.</p><p>Enerji ve telekomünikasyon kablo sistemlerinde dünya lideri Prysmian, sürdürülebilirlik alanında sektöre yön verecek önemli bir adım attı. Şirket, karbon emisyonlarını azaltmanın ötesine geçerek, üretim sürecinde net negatif karbon ayak izi sunan ilk kabloyu geliştirdi. Patent başvurusu sürecinde olan bu teknoloji, Prysmian’ın ileri mühendislik ve yenilikçi malzeme yaklaşımını bir araya getirerek iklim değişikliğiyle mücadelede yeni bir yaklaşım ortaya koyuyor.</p><p>Yeni nesil kablo, “cradle-to-gate” yaklaşımı kapsamında ham madde tedarikinden üretim aşamasına kadar tüm süreçlerde karbon dengesini negatif seviyeye taşıyacak şekilde tasarlandı. Ürün, gelişmiş mühendislik çözümleri sayesinde elektriksel ve mekanik performanstan ödün vermeden optimize edilmiş bir kablo mimarisi sunuyor. Aynı zamanda biyopolimerler ile düşük karbonlu ve geri dönüştürülmüş malzemelerin birleşimi sayesinde karbon ayak izini azaltmakla kalmayıp negatif seviyeye indiriyor.</p><p>Prysmian Türkiye CEO’su Daniele Mazzarella konuyla ilgili şunları söyledi:</p><p>“Enerji dönüşümünün hız kazandığı günümüzde, karbon emisyonlarını azaltmak artık bir tercih değil zorunluluk. Prysmian olarak geliştirdiğimiz bu teknolojiyle karbon nötrlüğünün de ötesine geçerek, dünyanın ilk negatif karbon ayak izine sahip kablosunu hayata geçirdik. Bu inovasyon, iş ortaklarımızın sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına katkı sağlarken, sektörümüzde üretimin iklim üzerindeki rolünü yeniden tanımlıyor.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ford Otosan'dan 2025 Sürdürülebilirlik Raporu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ford-otosandan-2025-surdurulebilirlik-raporu-3415/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ford-otosandan-2025-surdurulebilirlik-raporu-3415/</id>
<published><![CDATA[2026-04-13T09:06:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-13T09:06:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1F7628-AD27E0-BB8E6A-421001-0C1CF6-26BFC7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Raporda Ford Otosan’ın günümüz dünyasında yalnızca ekonomik başarılar elde etmenin değil aynı zamanda topluma, çevreye ve çalışanlara değer katmanın da bir şirketin başarısını tanımlayan temel ölçütler arasında yer aldığına olan inancının altı çiziliyor. Ford Otosan’ın sürdürülebilirlik odağındaki kapsamlı ve stratejik yol haritasını detaylandıran raporun ana temasını ise sorumluluk anlayışını şirket stratejilerinin merkezine yerleştiren Ford Otosan’ın sektörüne liderlik etme ve ekosistemindeki dönüşümün itici gücü olma vizyonu oluşturuyor.&nbsp;</p><p>Mega AI ve %100 yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrik enerjisiyle dönüşüme öncülük ediyor</p><p>İklim kriziyle mücadeleyi bir operasyonel zorunluluk olarak gören Ford Otosan, 2050 net sıfır hedefine emin adımlarla ilerliyor. Şirketin emisyon azaltım hedefleri, Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından 2025 yılında onaylanarak uluslararası standartlarca tescillendi.</p><p>Yenilenebilir enerji dönüşümü, sahada kurulan güneş enerjisi yatırımlarıyla destekleniyor.&nbsp; Önceki yıl devreye alınan 10 MW’lık kapasiteyle enerji dönüşüm yolculuğunda güçlü bir başlangıç yapıldı. 2025 yılında Hasandede ve Çiçektepe’de hayata geçirilen 6,1 MW’lık yeni kapasiteyle birlikte; toplam 16,1 MW’lık kurulu güce ulaşıldı. 2025 yılında Sancaktepe Ar-Ge Merkezi’nde hayata geçirilen çatı GES projesi ile enerji üretimi Ar-Ge altyapısına da taşındı, böylece özkaynak elektrik tüketiminin belirli bir kısmı buradan karşılanacak. Yeniköy fabrikasında devreye alınan 2.897 kWe kapasiteli çatı GES ve fotovoltaik cam duvar uygulaması ile enerji üretimi doğrudan üretim süreçlerine entegre edildi. Ayrıca, Craiova fabrikasında kurulan çatı tipi güneş enerjisi sistemi ile 12.000 metrekarelik alanda 2.753 panel üzerinden elektrik üretimi sağlandı.</p><p>Enerji yönetiminde ise Ford Otosan, yapay zekâ tabanlı MEGA AI projelerinden “Enerji Yönetiminde Yapay Zekâ – AI Powered Energy Management (APEM)” sistemi ile üretim verisini enerji yönetimiyle entegre eden bir yapı kurdu. Yapay Zeka Destekli Enerji Yönetimi projesi, WEF Global Lighthouse Network (Dünya Ekonomik Forumu) kapsamında öne çıkan dijital dönüşüm projeleri arasında yer aldı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">COP31 öncesi bakanlar İstanbul'da buluşacak</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/cop31-oncesi-bakanlar-istanbulda-bulusacak-7252/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/cop31-oncesi-bakanlar-istanbulda-bulusacak-7252/</id>
<published><![CDATA[2026-04-13T09:05:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-13T09:05:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9161C9-3AE21E-2D2D08-F11327-A182E0-5D5B84.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Uluslararası iklim diplomasisinin en kritik eşiklerinden biri öncesinde dünya; çevre, iklim ve sürdürülebilirlik gündeminin en kapsamlı buluşması için İstanbul’da bir araya gelecek. 5-7 Haziran tarihleri arasında İstanbul’daki Atatürk Havalimanı’nda düzenlenecek Sıfır Atık Forumu, içerik derinliği, katılım düzeyi ve temsil gücü bakımından COP31 süreci öncesindeki en büyük çevre, iklim ve sıfır atık toplantısı olma özelliği taşıyor.</p><p>Sıfır Atık Vakfı tarafından “Antalya’ya Giden Yol: İklim Eylemi Olarak Sıfır Atık” temasıyla gerçekleştirilecek olan forum; hükümet temsilcileri, uluslararası kuruluşlar, akademi, özel sektör ve sivil toplumun üst düzey katılımıyla küresel çevre politikalarının şekillendiği stratejik bir platform niteliği taşıyacak. Sıfır Atık Forumu’nun 150’den fazla ülkeden katılımcıyı, 500’ün üzerinde kurumsal paydaşı ve 5 binden fazla uluslararası konuğu İstanbul’da buluşturması bekleniyor.</p><p></p><p>Global iklim politikalarına yön veriyor</p><p></p><p>Vakfın Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın himayelerinde 2017 yılında başlatılan Sıfır Atık Hareketi, kısa sürede ulusal bir çevre politikası olmanın ötesine geçerek küresel ölçekte örnek gösterilen bir modele dönüştü. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 30 Mart’ın “Uluslararası Sıfır Atık Günü” ilan edilmesiyle birlikte Türkiye’nin öncülüğünde şekillenen bu yaklaşım, artık çok taraflı diplomasi, kalkınma politikaları ve iklim müzakereleriyle doğrudan ilişkilendiriliyor. Bu kapsamda İstanbul’da düzenlenecek Forum, kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, akademiyi, özel sektör temsilcilerini, finans kuruluşlarını ve uluslararası organizasyonları bir araya getirerek çok paydaşlı bir dönüşüm zemini oluşturacak.</p><p></p><p>Hedefimiz uygulanabilir çıktılarla katkı sunmak</p><p></p><p>Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, İstanbul’da düzenlenecek Forum’un, sıfır atık yaklaşımını küresel iklim müzakerelerinin merkezine taşıyan stratejik bir hazırlık platformu niteliği taşıdığını belirterek şunları kaydetti:“COP31 sürecine ilerlerken, sıfır atık yaklaşımını iklim eyleminin ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırmak zorundayız. İstanbul’da gerçekleştireceğimiz bu kapsamlı buluşma; hükümetler, yerel yönetimler, finans kuruluşları, özel sektör ve gençleri aynı zeminde bir araya getirerek yalnızca sorunları tartışan değil, uygulanabilir ve ölçülebilir politika önerileri geliştiren güçlü bir iş birliği altyapısı oluşturacaktır. Hedefimiz; sıfır atık yaklaşımını küresel iklim ajandasının belirleyici bileşenlerinden biri haline getirmek ve COP31’e somut, uygulanabilir çıktılarla katkı sunmaktır.”</p><p></p><p>100’ün üzerinde Bakan İstanbul’da buluşacak</p><p></p><p>Forum kapsamında 100’den fazla ülkenin çevre, iklim, enerji ve sürdürülebilirlik alanlarından sorumlu bakanlarının İstanbul’da bir araya gelmesi bekleniyor. Bu düzeyde bir katılım, organizasyonu yalnızca bir tematik zirve olmaktan çıkararak küresel çevre diplomasisinin en güçlü buluşma noktalarından biri haline getiriyor. Bakanlar düzeyindeki oturumlarda; ‘Döngüsel ekonomi politikaları’, ‘Plastik kirliliği ile mücadele’, ‘Atık yönetiminde küresel standartların uyumlaştırılması’, ‘İklim finansmanı ve yeşil yatırımlar’, ‘Gelişmekte olan ülkeler için kapasite geliştirme mekanizmaları’ gibi başlıklarda somut politika önerileri ele alınacak.</p><p>Üç gün sürecek çok boyutlu politika gündemi</p><p>Sıfır Atık Forumu 2026 kapsamında, üç gün boyunca eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek çok sayıda panel ve oturumda sıfır atık yaklaşımının farklı boyutları kapsamlı şekilde değerlendirilecek. Programda öne çıkan başlıklar arasında: ‘Gıda israfının önlenmesi, ‘Organik atık yönetimi ve metan emisyonlarının azaltımı’, ‘Döngüsel ekonomi finansmanı ve sürdürülebilir yatırım araçları’, ‘Şehirlerde sıfır atık uygulamaları ve yerel yönetim modelleri’, ‘Plastik kirliliği ve küresel politika süreçleri’, ‘Yeniden kullanım sistemleri ve ürün onarımını teşvik eden mekanizmalar’, ‘Enerji sistemlerinde atık önleme stratejileri’, ‘Tekstil ve moda sektöründe döngüsel dönüşüm’ yer alıyor.</p><p></p><p>Küresel ajandayı belirleyecek</p><p></p><p>Forum, Türkiye’nin ev sahipliği ve başkanlığında 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Konferansı’nın 31. Oturumu (COP31) öncesinde ülkelerin pozisyonlarını netleştireceği ve ortak deklarasyon zeminini güçlendireceği en kapsamlı platform olarak konumlanıyor.</p><p>Üç gün sürecek program kapsamında: ‘Yüksek Düzeyli Bakanlar Oturumları’, ‘Küresel İyi Uygulama Sunumları’, ‘Gençlik ve Yerel Yönetimler Oturumları’, ‘Özel Sektör ve Yeşil Finans Panelleri’ yer alacak. Ayrıca döngüsel üretim modelleri, ileri geri dönüşüm teknolojileri ve sürdürülebilir tasarım çözümleri geniş bir sergi alanında uluslararası paydaşlarla buluşturulacak.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">TESAB Elektrik ve Sürdürülebilirlik Ağı Eğitimleri Ankara'da başladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tesab-elektrik-ve-surdurulebilirlik-agi-egitimleri-ankarada-basladi-940/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tesab-elektrik-ve-surdurulebilirlik-agi-egitimleri-ankarada-basladi-940/</id>
<published><![CDATA[2026-04-11T12:34:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-11T12:34:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A453B1-2B6D6C-5D7C20-59AF2B-749B1E-144EA1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Toplam 10 hafta sürecek programda, elektrik üretiminden iletim ve dağıtıma, enerji piyasaları ve regülasyonlardan depolama teknolojilerine, yapay zeka uygulamalarından sürdürülebilirlik ve küresel iklim politikalarına uzanan konular geniş bir çerçevede ele alınıyor.</p><p></p><p>Açılış programında konuşan Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ) Genel Müdürü Zafer Benli, 17 çalışma grubu ve 250'yi aşan gönüllü ile sektörün teknik bilgi birikimini kurumsal bir yapıda buluşturduklarını belirterek, düzenlenen konferans ve etkinliklerle sektörün fikir alışverişine katkı sağlandığını, dijitalleşme, yapay zeka, siber dayanıklılık ve şebeke esnekliği gibi başlıklardaki çalışmaların ise sektörün dönüşümüne yön verdiğini söyledi.</p><p></p><p>- EÜAŞ hidroelektrik üretiminde rekor kırdı</p><p></p><p>EÜAŞ'ın martta 5 milyon megavatsaati aşan üretimiyle tarihindeki en yüksek aylık hidroelektrik üretimine ulaştığını dile getiren Benli, 26 Mart'ta ise 221 bin megavatsaat ile günlük rekor kırıldığı bilgisini paylaştı.</p><p></p><p>Benli, Türkiye'nin enerji dönüşümünde önemli bir ilerleme kaydedilirken, kurulu güç yapısındaki yenilenebilir kaynakların payının da dikkat çekici seviyelere ulaştığının altını çizerek, "124 bin megavatı aşan kurulu gücümüzün yaklaşık yüzde 62'si yenilenebilir kaynaklardan oluşuyor. Yenilenebilir kurulu güç açısından Avrupa’da 5'inci, dünyada ise 11'inci sırada yer alıyoruz. Yine 32 bin megavatı aşan hidroelektrik kurulu gücümüzle Avrupa'da 2'nci sırada yer alıyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Küresel enerji piyasalarında yaşanan dalgalanmalara da değinen Benli, petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki artışların enerji dönüşümünün ve elektrifikasyonun önemini artırdığını ancak Akkuyu Nükleer Güç Santrali, Gabar petrol sahaları ve Karadeniz doğal gazı keşfi gibi projelerin Türkiye’nin enerji arz güvenliğini güçlendirdiğini vurguladı.</p><p></p><p>Benli, Türkiye'nin enerji merkezi olma hedefiyle uyumlu olarak yerli ve yenilenebilir kaynaklara dayalı, sürdürülebilir ve erişilebilir bir enerji sistemi kurmayı amaçladıklarını anlatarak, eğitim programlarıyla da sektöre çok boyutlu bir bakış kazandırmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Güneşin gücü 641 kat arttı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gunesin-gucu-641-kat-artti-8984/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gunesin-gucu-641-kat-artti-8984/</id>
<published><![CDATA[2026-04-06T02:59:30+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-06T02:59:30+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8E3F3D-4ADF6C-17934C-A60080-E59BFE-BBDA3C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Arz güvenliğinin sağlanması amacıyla yenilenebilir enerji yatırımlarını hız kesmeden sürdüren Türkiye, 2013'te sıfır olan güneş enerjisi kurulu gücünü her yıl katlayarak artırdı.</p><p>2014'te 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 Ocak sonu itibarıyla itibarıyla 641 kat artarak 25 bin 827 megavata yükseldi. Güneş enerjisinin toplam kurulu güç içindeki payı da aynı dönemde binde 1 seviyesinden yıl başında yüzde 20,9'a çıktı.</p><p>Güneşten elektrik üretiminde de benzer artış görüldü. 2014'te 17 gigavatsaat olan üretim, 2025 sonunda 38 bin 69 gigavatsaate ulaştı. Ocakta toplam 31,9 milyon megavatsaatlik elektrik üretiminin yüzde 4,87'sini güneş enerjisi santralleri (GES) oluştururken, şubatta 27,6 milyon megavatsaatlik üretimde güneşin payı yüzde 7,11'e yükseldi.</p><p>İklim değişikliğiyle mücadele ve cari açığın azaltılması için yerli kaynak kullanımına ağırlık veren Türkiye'nin elektrik üretim portföyünde temiz enerji kaynakları önemli bir yer tutuyor.</p><p>Türkiye'de sanayi sektörünü büyütmek, artan nüfusa paralel yükselen enerji ihtiyacını karşılamak ve fosil yakıt ithalatından kaynaklı cari açığı azaltmak hedefleri kapsamında özellikle yenilenebilir enerji yatırımlarına ağırlık veriliyor.</p><p>GES'ler, temiz ve sürdürülebilir enerji sağlamaları, sera gazı salımını azaltmaları, enerji arz güvenliğini güçlendirmeleri, düşük işletme maliyetleri ve yerli olarak yenilenebilir kaynaklar arasında öne çıkıyor.</p><p>Türkiye'de toplam elektrik kurulu gücü şubat sonu itibarıyla 123 bin 320 megavata ulaştı. GES'ler kurulu gücün yüzde 20,9'unu oluşturdu.&nbsp;</p><p>Ayrıca, toplam kurulu güç içinde hidroelektrik santrallerin payı yüzde 26, doğal gaz santralleri yüzde 19,7, kömür santralleri yüzde 17,7, rüzgar santralleri yüzde 12,1, jeotermal yüzde 1,4 ve diğer kaynaklar yüzde 2,1 olarak kaydedildi.</p><p>Türkiye'de toplam 41 bin 505 elektrik üretim santrali bulunuyor. Santrallerin kaynaklara göre dağılımına bakıldığında, GES'ler 39 bin 426 ile öne çıkarken, bunu 776 santralle barajlı hidroelektrik ve 403 santralle rüzgar takip etti.</p><p>- Kurulu gücün beşte biri güneş enerjisinden sağlanıyor</p><p>Yenilenebilir enerjide hayata geçirilen projelerle Türkiye'nin toplam elektrik kurulu gücünün beşte biri güneş enerjisinden sağlanıyor. 2035'e kadar güneş ve rüzgarda 20 bin megavata ulaşılması için 80 milyar dolarlık yeni yatırım yapılması hedefleniyor.</p><p>Geçen yıl tamamlanan projelerle 2035 hedefinin üçte birine şimdiden ulaşıldı. Devreye alınacak yeni yatırımlarla Türkiye'nin enerjide bağımsızlığı güçlendirilecek.</p><p>Geçen yıl 2053 Net Sıfır Emisyon vizyonuyla gerçekleştirilen YEKA GES-2025 yarışmaları sonucunda sağlanan 102 milyon avro katkı payıyla 8 projeye toplam 650 megavat güneş enerjisi kapasitesi kazandırılacak.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Çelik sektöründe dönüşüm ve rekabet avantajı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/celik-sektorunde-donusum-ve-rekabet-avantaji-8608/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/celik-sektorunde-donusum-ve-rekabet-avantaji-8608/</id>
<published><![CDATA[2026-04-06T02:57:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-06T02:57:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4832E5-FAC453-4489A2-5A6A20-6E8236-47725C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yenilikçiliği benimseyen, öncü yatırımlar gerçekleştiren ve süreç iyileştirmelerinde uygulayıcı rol üstlenen vizyonundan doğan “Geleceğin Çeliğine Hayat Veriyoruz” yaklaşımı doğrultusunda şirket; üretimden tedarik zincirine, insan kaynağından ürün geliştirmeye kadar tüm süreçlerini çevresel ve sosyal etkiler odağında yeniden şekillendirmektedir.</p><p>2026 yılı itibarıyla kesin uygulama dönemine giren Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), çelik sektörüne yeni bir rekabet dinamiği oluşturmuştur. Avrupa Birliği’nin karbon fiyatlandırma yaklaşımını ithal ürünleri kapsayacak şekilde genişletmesiyle birlikte, ürünlerin gömülü emisyon değerleri ihracat süreçlerinde belirleyici bir maliyet unsuru haline gelmiştir. Bu çerçevede, Çolakoğlu Metalurji için SKDM yalnızca bir mevzuat uyumu değil; aynı zamanda sürdürülebilir büyüme ve kurumsal dayanıklılık stratejisinin temel bileşenlerinden biri olarak öne çıkmaktadır.</p><p>SKDM sürecinde en kritik unsurlar arasında doğrulanmış emisyon hesaplaması, izlenebilirlik ve güçlü paydaş ilişkileri yer almaktadır. Çolakoğlu Metalurji, uzun yıllardır yürüttüğü emisyon ölçümleme, veri toplama ve raporlama çalışmaları sayesinde bu yeni döneme güçlü bir altyapıyla hazırlanmıştır. Paydaş beklentileri sistematik olarak analiz edilmekte, müşteri geri bildirimleri doğrultusunda pazar dinamikleri yakından takip edilmekte ve emisyon yoğunluğunu etkileyen tüm girdiler bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmektedir.</p><p>Bu süreç, aynı zamanda önemli risk ve fırsatları da beraberinde getirmektedir. İklim risk ve fırsat analizleri ile desteklenen yaklaşım; karbon maliyetlerinin etkin yönetimi, şeffaf ve güvenilir veri yapısının oluşturulması ve rekabet gücünün korunması açısından kritik rol oynamaktadır. Şirket, sürdürülebilirlik performansını yönetmek amacıyla geliştirdiği dijital altyapılar ile emisyon, enerji, su ve atık verilerini entegre bir şekilde takip etmekte; bu sistemler sayesinde karar alma süreçlerini güçlendirirken uluslararası raporlama standartlarına uyumu da desteklemektedir. GRI uyumlu sürdürülebilirlik raporları ve CDP raporlaması aracılığıyla küresel platformlara düzenli veri paylaşımı yapılmakta; bu şeffaf raporlama yaklaşımı, şirketin hesap verebilirlik ve güvenilirlik anlayışının güçlü bir göstergesini oluşturmaktadır.</p><p>Çolakoğlu Metalurji, SKDM sürecini düşük karbonlu üretim, şeffaf veri yönetimi ve sürdürülebilir tedarik zinciri yaklaşımıyla desteklenen bütüncül bir dönüşüm alanı olarak ele almaktadır. Bu yaklaşım, şirketin küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırırken, çelik sektörünün sürdürülebilir geleceğine katkı sağlayan öncü bir rol üstlenmesini mümkün kılmaktadır.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sakarya'da sıfır atık hamlesi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sakaryada-sifir-atik-hamlesi--5842/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sakaryada-sifir-atik-hamlesi--5842/</id>
<published><![CDATA[2026-04-06T02:07:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-06T02:07:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FDBD03-F72438-627162-ECB221-C1FDB4-808113.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sıfır Atık Vakfı tarafından “Yerelden Ulusala İsraf ve Atık” temasıyla hayata geçirilen “COP31 Sürecinde Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları”nın Sakarya ayağı, düzenlenen Sakarya Çalıştayı Sonuç Konferansı ile tamamlandı. Sakarya Üniversitesi’nde gerçekleştirilen konferansla birlikte kentin 2027 Sıfır Atık Yılı vizyonu ortaya konulurken, şehir için tespit edilen sorunlara yönelik stratejik hedefler açıklandı. Ayrıca Sakarya’da yürütülecek sıfır atık çalışmalarını koordine etmek üzere Sıfır Atık İl Koordinasyon Kurulu oluşturuldu. Çalıştay çıktıları, yalnızca çevre politikaları açısından değil, kaynak verimliliği, yatırım ihtiyacı ve sürdürülebilir büyüme perspektifi açısından da Sakarya’nın yeni yol haritasını şekillendirdi.</p><p></p><p>Küresel model ve ekonomik değer üretimi</p><p></p><p>Sıfır Atık Vakfı’nın çalışmaları, Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi çerçevesinde gelişirken, Türkiye’nin bu alandaki yaklaşımı ulusal bir çevre politikasından küresel ölçekte karşılık bulan bir sürdürülebilirlik modeline dönüşmüş durumda. Bu kapsamda Sakarya Sıfır Atık Çalıştayı, Sıfır Atık Vakfı ve Sakarya Valiliği himayelerinde üniversiteler, yerel yönetimler ve ilgili kamu kurumlarının iş birliğiyle hayata geçirilerek çok paydaşlı bir dönüşüm modeli ortaya koydu.</p><p>Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ise Türkiye’nin sıfır atık yaklaşımının geldiği noktaya ilişkin değerlendirmesinde, “Sıfır Atık Hareketi bugün 193 ülkede karşılık bulan küresel bir yapıya dönüştü. Bu süreç yalnızca çevresel değil aynı zamanda ekonomik bir paradigma değişimini ifade ediyor. Kaynakların daha verimli kullanılması ve atık yönetiminin ekonomik değere dönüştürülmesi açısından Türkiye önemli bir model sunuyor” dedi.</p><p>Konferansta paylaşılan veriler, Türkiye’nin atık yönetiminde son yıllarda kaydettiği ilerlemeyi ortaya koyarken, geri kazanım oranının 2017’deki yüzde 13 seviyelerinden 2025 itibarıyla yüzde 37,5’in üzerine çıktığı ve 90 milyon tonun üzerinde atığın ekonomiye yeniden kazandırıldığı bilgisi dikkat çekti. Buna ek olarak, Sakarya’da depozito iade sistemi kapsamında 7 milyon adedin üzerinde içecek ambalajının toplandığı, sistemin yıl sonuna kadar 81 ilde yaygınlaştırılmasının hedeflendiği açıklandı. Bu gelişim, sıfır atık uygulamalarının döngüsel ekonomi kapsamında yarattığı ekonomik değeri daha da güçlendiriyor.</p><p></p><p>Dönüşümün odağı kaynak yönetimi</p><p></p><p>Sakarya özelinde yapılan değerlendirmelerde, kentin güçlü tarım altyapısı, sanayi kapasitesi ve turizm potansiyeline rağmen plansız yapılaşma, atık yönetim altyapısındaki eksiklikler, artan nüfus ve kaynak tüketimi gibi unsurların sürdürülebilir büyüme üzerinde baskı oluşturduğu vurgulandı. Bu çerçevede belirlenen stratejik hedefler; kaynağında ayrıştırma sistemlerinin yaygınlaştırılması, enerji verimliliği yatırımları, atıktan enerji üretimi ve su kaynaklarının korunması gibi başlıklarda somut dönüşüm adımlarını içeriyor.&nbsp;</p><p></p><p>Kamu ve akademiden güçlü destek</p><p></p><p>Konferansta konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan, Türkiye’nin sıfır atık alanında önemli bir mesafe kat ettiğini belirterek, geri kazanım oranındaki artışın ve elde edilen ekonomik kazanımların bu modelin başarısını ortaya koyduğunu ifade etti. Depozito iade sisteminin yaygınlaştırılmasıyla birlikte atık yönetiminde yeni bir aşamaya geçileceği vurgulandı.&nbsp;</p><p>Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar ise sıfır atık yaklaşımının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda gelecek vizyonunu şekillendiren bir kalkınma meselesi olduğuna dikkat çekerek, yerel yönetimler olarak atıkları ekonomiye kazandırmaya yönelik çalışmaları sürdürdüklerini belirtti.&nbsp;</p><p>Sakarya Valisi Rahmi Doğan da kentin sahip olduğu doğal kaynakların korunmasının stratejik önemine işaret ederek, özellikle su kaynakları ve tarım arazilerinin sürdürülebilirliği için yürütülen çalışmaların hız kesmeden devam ettiğini ifade etti.&nbsp;</p><p>Akademi tarafında ise Sakarya Üniversitesi ve Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, sıfır atık yaklaşımını eğitim, araştırma ve uygulama boyutlarıyla ele alarak kampüslerde entegre sistemler ve sürdürülebilirlik odaklı projeler geliştirdiklerini açıkladı.&nbsp;</p><p></p><p>COP31 ile küresel ölçekte güçlenen Türkiye modeli</p><p></p><p>Samed Ağırbaş, COP31 sürecine ilişkin değerlendirmesinde ise küresel ölçekte yürütülen çalışmalara dikkat çekerek, “COP31 kapsamında dünyanın farklı bölgelerinde çalışmalar yürütüyor, devlet dışı aktörlerin sürece daha güçlü katılımı için çalışıyoruz” dedi.&nbsp; Yerelden ulusala uzanan bu yapı sayesinde sıfır atık vizyonunun yalnızca bir çevre politikası olmaktan çıkarak ekonomik ve toplumsal dönüşümün ana unsurlarından biri haline geldiği vurgulandı.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yurtbay Seramik'ten sürdürülebilirlikte yeni dönem</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yurtbay-seramikten-surdurulebilirlikte-yeni-donem--5000/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yurtbay-seramikten-surdurulebilirlikte-yeni-donem--5000/</id>
<published><![CDATA[2026-04-06T02:03:52+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-06T02:03:52+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_00EAAA-887DAC-29DAEB-4C9540-4C17A3-578D1D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yurtbay Seramik, çevresel sorumluluk anlayışını bir adım ileriye taşıyarak Eskişehir İnönü’deki üretim tesisinde kurduğu 5 MWe kurulu güce sahip çatı tipi Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımını başlattı. Bu önemli yatırım, şirketin sürdürülebilirlik vizyonunu somut bir uygulamaya dönüştürürken enerji verimliliğinde de yeni bir dönemi beraberinde getiriyor.</p><p>Yıllık yaklaşık 9.427 MWh elektrik üretim kapasitesine sahip olan GES yatırımı, Yurtbay Seramik’in toplam elektrik tüketiminin %13’ünü karşılıyor. Proje sayesinde yılda yaklaşık 4.600 ton CO₂ salımının önüne geçilerek çevresel etkiler önemli ölçüde azaltılıyor.</p><p>Sadece elektrik üretimiyle sınırlı kalmayan proje, doğrudan doğalgazla çalışan kojenerasyon türbinlerine entegre edilerek kojenerasyon sisteminde tüketilen doğalgazdan tasarruf edilmesini sağlamıştır. Bu entegrasyon sayesinde yılda yaklaşık 1.500.000 Sm³ doğalgaz tasarrufu elde edilirken, karbon ayak izi önemli ölçüde küçültülüyor ve enerji maliyetlerinde verimlilik sağlanıyor.</p><p>Doğaya saygılı üretim anlayışını gelecek nesillere taşımayı ilke edinen Yurtbay Seramik, yenilenebilir enerji yatırımlarıyla sektöre ilham vermeye ve çevresel etkilerini en aza indirme hedefi doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Enerjide dönüşüm stratejisi derinleşiyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/enerjide-donusum-stratejisi-derinlesiyor-4670/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/enerjide-donusum-stratejisi-derinlesiyor-4670/</id>
<published><![CDATA[2026-04-06T02:02:05+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-06T02:02:05+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C1A537-6B3A3D-FDE56F-9ADACA-E1F75F-282502.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye, Paris İklim Anlaşması kapsamında 2053 net sıfır emisyon hedefini benimserken, enerji üretiminde fosil yakıtların payını azaltmayı ve temiz enerji kaynaklarını artırmayı hedefliyor. Bu doğrultuda güneş, rüzgâr ve jeotermal enerji yatırımları son yıllarda ivme kazandı.</p><p></p><p>Yenilenebilir enerji yatırımları artıyor</p><p></p><p>Türkiye, coğrafi avantajlarını kullanarak yenilenebilir enerji kapasitesini hızla genişletiyor. Özellikle güneş enerjisinde lisanssız üretim modelinin yaygınlaşması, sanayi tesislerinden bireysel kullanıcılara kadar geniş bir kesimi kapsıyor.</p><p>Rüzgâr enerjisinde ise yerli üretim ve teknoloji yatırımları dikkat çekiyor. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre Türkiye, Avrupa’da yenilenebilir enerji büyümesi açısından öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor.</p><p></p><p>Enerji verimliliği öne çıkıyor</p><p></p><p>Sürdürülebilir enerji politikalarının bir diğer önemli ayağını enerji verimliliği oluşturuyor. Sanayi tesislerinde enerji tasarrufu sağlayan teknolojilere yapılan yatırımlar artarken, binalarda yalıtım ve akıllı sistemler yaygınlaşıyor.</p><p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yürütülen destek programları, hem sanayi hem de konut tarafında enerji tasarrufunu teşvik ediyor. Uzmanlar, Türkiye’nin enerji ithalat faturasını azaltmak için verimlilik yatırımlarının kritik önemde olduğunu vurguluyor.</p><p></p><p>Yeşil hidrojen ve depolama teknolojileri gündemde</p><p></p><p>Enerji dönüşümünde yeni nesil teknolojiler de dikkat çekiyor. Yeşil hidrojen üretimi ve enerji depolama sistemleri, sürdürülebilir enerji altyapısının önemli bileşenleri olarak öne çıkıyor.</p><p>Türkiye’de pilot projelerle başlayan hidrojen çalışmaları, uzun vadede sanayi ve ulaşım sektörlerinde karbon emisyonlarını azaltmayı hedefliyor. Batarya teknolojilerindeki gelişmeler ise yenilenebilir enerji kaynaklarının sürekliliğini artırmayı amaçlıyor.</p><p></p><p>Yeşil finansman enerji projelerini destekliyor</p><p></p><p>Enerji dönüşümünün finansmanı da giderek çeşitleniyor. Bankalar ve yatırım kuruluşları, yenilenebilir enerji projelerine yönelik yeşil kredi ve sürdürülebilir tahvil ihraçlarını artırıyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından geliştirilen politikalar, finansal sistemin bu dönüşüme uyum sağlamasını destekliyor.</p><p>Uzmanlara göre uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye ilgisi, sürdürülebilir enerji projeleriyle birlikte artış gösteriyor.</p><p></p><p>Türkiye için stratejik fırsat</p><p></p><p>Enerjide sürdürülebilirlik, Türkiye açısından yalnızca çevresel bir zorunluluk değil, aynı zamanda ekonomik bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Yenilenebilir enerji yatırımları, cari açığın azaltılmasına katkı sağlarken, yerli üretim ve teknoloji geliştirme süreçlerini de hızlandırıyor.</p><p>Ancak uzmanlar, hedeflere ulaşabilmek için politika sürekliliği, altyapı yatırımları ve özel sektör iş birliklerinin güçlendirilmesi gerektiği konusunda uyarıyor. Türkiye’nin enerji dönüşümünde atacağı adımlar, hem ekonomik büyümesini hem de küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyecek.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kullanılmış reçineler ekonomiye kazandırılıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kullanilmis-recineler-ekonomiye-kazandiriliyor-4116/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kullanilmis-recineler-ekonomiye-kazandiriliyor-4116/</id>
<published><![CDATA[2026-03-30T02:27:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-30T02:27:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D574C8-C1FFEC-B60F89-82EBA3-3142B6-2AFD9C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bu yıl dördüncüsü kutlanacak 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü'nün teması "gıda atığı" olarak belirlendi. Bu kapsamda gıda israfını önlemek ve bazı atıkların dönüştürülerek tekrar kullanımını sağlamak için birçok çalışma yürütülüyor.</p><p>Mersin Üniversitesi Çevre Mühendisliği Çevre Teknolojileri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nadir Dizge ve çevre mühendisi Prof. Dr. Bülent Keskinler, gıdadan tekstile çok sayıda fabrikanın su yumuşatma uygulamalarında kullandığı ve ömrünü tamamlayan iyon değiştirici reçineleri ileri dönüşüm yöntemiyle ekonomiye kazandıran bir sistem geliştirdi.</p><p>Dizge, iyon değiştirici reçinelerin gıdadan tekstile tüm fabrika üretimlerinde özellikle su yumuşatma uygulamalarında yoğun şekilde kullanıldığını söyledi.</p><p>Söz konusu reçinelerin belirli bir kullanım süresinin ardından rejenerasyonunun mümkün olmadığını belirten Dizge, “Biz de bu atıkları nasıl değerlendirebiliriz sorusundan yola çıktık.” dedi.</p><p>Dizge, atıkların çoğu zaman doğru değerlendirilmediğine dikkati çekerek, "Genellikle depolama alanlarına gönderiliyor veya uygun olmayan alanlarda bırakılıyor. Biz de bu atıkları katma değeri yüksek bir ürüne dönüştürmeyi hedefledik. Burada klasik geri dönüşümden farklı olarak bir 'ileri dönüşüm' yaklaşımı benimsedik yani bir firmanın atığı, başka bir firma için yüksek katma değerli ham madde haline gelebiliyor." ifadesini kullandı.</p><p>Reçinelerin çok geniş bir kullanım alanına sahip olduğunu ve oluşan atık miktarının yüksek olduğunu vurgulayan Dizge, şunları kaydetti:</p><p>"İyon değiştirici reçineler su yumuşatma süreçlerinde kalsiyum ve magnezyum gibi sertlik oluşturan iyonları tutuyor, belli bir kullanım ömründen sonra bu reçineler atık hale geliyor ve miktarları oldukça yüksek seviyelere ulaşıyor. Bu atıkları ekonomiye kazandırmak hem çevresel hem de ekonomik açıdan çok önemli. Ayrıca geliştirdiğimiz sistem sayesinde ekonomik değerini yitirmiş bu atık, farklı bir sektörde yüksek katma değerli bir ham maddeye dönüştürülebiliyor. Bu yaklaşım, döngüsel ekonomiye ve sürdürülebilir üretim anlayışına katkı sağlıyor."</p><p>Dizge, reçinelerin özellikle kuyu suyu kullanan tesislerde suyun sertliğini gidermek için tercih edildiğini aktararak, "Küçük tesislerde günde 300-500 metreküp, büyük tesislerde ise 10 bin metreküpe kadar su kullanımı söz konusu olabiliyor." diye konuştu.</p><p>Atık reçinelerin çevresel etkilerine de değinen Dizge, "Bu reçineler hacimli malzemeler olduğu için depolandığında ciddi alan kaplıyor. Üzerlerinde biriken kalsiyum ve magnezyum yağışlarla birlikte toprağa karışabilir ve sertliğe neden olabilir. Daha ileri aşamada bu iyonlar yeraltı sularına kadar taşınabilir" değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sürdürülebilir geleceğin sessiz kahramanı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-gelecegin-sessiz-kahramani-3340/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-gelecegin-sessiz-kahramani-3340/</id>
<published><![CDATA[2026-03-30T02:25:49+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-30T02:25:49+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_26C1CC-6FFB6E-FFE36A-51BEB6-CAB4E4-E35B2A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bu çözümler arasında öne çıkan yağmur suyu hasadı, hem çevresel sürdürülebilirlik hem de ekonomik tasarruf açısından kritik bir rol üstleniyor.</p><p>Uzmanlara göre yağmur suyunun toplanarak yeniden kullanılması, özellikle büyük şehirlerde artan su talebine karşı önemli bir denge unsuru oluşturuyor. Türkiye, Paris İklim Anlaşması hedefleri doğrultusunda su kaynaklarının daha verimli kullanılması için çeşitli politikalar geliştirirken, yağmur suyu hasadı bu sürecin önemli araçlarından biri olarak değerlendiriliyor.</p><p></p><p>Şehirlerde su stresi artıyor</p><p></p><p>Hızlı nüfus artışı ve kentleşme, su kaynakları üzerindeki baskıyı artırıyor. Özellikle İstanbul gibi меgakentlerde kişi başına düşen su miktarı her geçen yıl azalıyor. Uzmanlar, mevcut kaynakların korunmasının yanı sıra alternatif su kazanım yöntemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguluyor.</p><p>Yağmur suyu hasadı, binaların çatı ve yüzeylerinden toplanan yağmur suyunun depolanarak bahçe sulama, temizlik ve rezervuar gibi alanlarda kullanılmasını sağlıyor. Bu yöntem, şebeke suyu kullanımını azaltarak su tasarrufuna doğrudan katkı sunuyor.</p><p></p><p>Ekonomik ve çevresel faydalar bir arada</p><p></p><p>Yağmur suyu hasadı sistemleri, uzun vadede hem bireyler hem de işletmeler için maliyet avantajı sağlıyor. Su faturalarında düşüş sağlanırken, aynı zamanda şehir altyapısı üzerindeki yük de azalıyor.</p><p>Çevresel açıdan ise bu sistemler, yağmur suyunun doğrudan kanalizasyona karışmasını önleyerek sel ve su baskını riskini azaltıyor. Ayrıca yeraltı su kaynaklarının korunmasına da katkı sağlıyor.</p><p></p><p>Yeni düzenlemeler ve teşvikler gündemde</p><p></p><p>Türkiye’de son yıllarda yağmur suyu hasadı uygulamalarını teşvik eden düzenlemeler dikkat çekiyor. Özellikle yeni yapılan binalarda yağmur suyu toplama sistemlerinin kurulmasına yönelik çalışmalar hız kazanıyor.</p><p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen projeler, sürdürülebilir şehircilik anlayışı kapsamında su verimliliğini artırmayı hedefliyor. Yerel yönetimler de bu alanda çeşitli teşvikler ve pilot projelerle sürece destek veriyor.</p><p></p><p>Geleceğin şehirleri için kritik adım</p><p></p><p>Uzmanlara göre yağmur suyu hasadı, yalnızca bugünün değil, geleceğin şehirleri için de vazgeçilmez bir uygulama olacak. İklim değişikliğinin etkilerinin daha da hissedileceği önümüzdeki yıllarda, su yönetimi politikalarının merkezinde bu tür çözümlerin yer alması bekleniyor.</p><p>Türkiye’nin su kaynaklarını koruyarak sürdürülebilir bir gelecek inşa edebilmesi için yağmur suyu hasadı gibi yenilikçi uygulamaların yaygınlaştırılması gerektiği vurgulanıyor. Bu alanda atılacak adımlar hem çevresel riskleri azaltacak hem de ekonomik açıdan önemli kazanımlar sağlayacak.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye'de dönüşüm tarlada başladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyede-donusum-tarlada-basladi-1846/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyede-donusum-tarlada-basladi-1846/</id>
<published><![CDATA[2026-03-30T02:23:59+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-30T02:23:59+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C55BAF-5E24EB-AFD613-CBA1AF-AD221C-184DE9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Uzmanlara göre sürdürülebilir tarım uygulamaları, hem gıda güvenliği hem de ekonomik istikrar açısından artık vazgeçilmez hale geldi.</p><p>Türkiye, Paris İklim Anlaşması kapsamında belirlediği hedefler doğrultusunda tarımda daha verimli ve çevre dostu üretim modellerine yöneliyor. Özellikle su kullanımının optimize edilmesi ve karbon salımının azaltılması, bu dönüşümün temel unsurları arasında yer alıyor.</p><p></p><p>Su yönetimi öncelikli gündem</p><p></p><p>Tarımda sürdürülebilirliğin en kritik başlıklarından biri su yönetimi olarak öne çıkıyor. Türkiye’de toplam su tüketiminin yaklaşık yüzde 70’i tarımda kullanılırken, geleneksel sulama yöntemleri ciddi kayıplara yol açıyor. Bu nedenle damla ve yağmurlama sulama sistemleri hızla yaygınlaşıyor.</p><p>Tarım ve Orman Bakanlığı’nın destek programlarıyla çiftçiler, modern sulama tekniklerine yönlendirilirken, dijital sensörler ve uydu destekli izleme sistemleri sayesinde su kullanımı daha verimli hale getiriliyor.</p><p></p><p>Dijital tarım ve akıllı uygulamalar</p><p></p><p>Teknoloji, sürdürülebilir tarımın en önemli itici güçlerinden biri haline geldi. Akıllı tarım uygulamaları sayesinde toprak analizi, hava durumu tahmini ve ürün takibi daha hassas şekilde yapılabiliyor. Bu da hem verimliliği artırıyor hem de gereksiz gübre ve pestisit kullanımını azaltıyor.</p><p>Uzmanlar, veri odaklı tarımın yaygınlaşmasının çiftçilerin maliyetlerini düşürdüğünü ve ihracat potansiyelini artırdığını belirtiyor.</p><p></p><p>Organik ve iyi tarım uygulamalarına ilgi artıyor</p><p></p><p>Tüketici talebindeki değişim, üretim modellerini de dönüştürüyor. Organik tarım ve iyi tarım uygulamalarına olan ilgi her geçen yıl artarken, sertifikalı üretim yapan çiftçilerin sayısında da yükseliş gözleniyor.</p><p>Bu kapsamda, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen teşvik programları, çevre dostu üretimi desteklerken, çiftçilerin uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştırıyor.</p><p></p><p>Döngüsel tarım modeli yaygınlaşıyor</p><p></p><p>Atıkların yeniden değerlendirildiği döngüsel tarım modeli de Türkiye’de giderek yaygınlaşıyor. Hayvansal ve bitkisel atıkların biyogaz ve organik gübreye dönüştürülmesi, hem maliyetleri düşürüyor hem de çevresel etkileri azaltıyor.</p><p>Bu model, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için yeni bir gelir kapısı oluşturuyor.</p><p></p><p>Riskler ve fırsatlar birlikte büyüyor</p><p></p><p>Uzmanlara göre Türkiye’nin sürdürülebilir tarımda başarılı olabilmesi için eğitim, finansman ve teknolojiye erişim konularında daha fazla adım atılması gerekiyor. Küresel iklim krizinin etkilerinin artmasıyla birlikte, tarımda dönüşümün ertelenemez bir zorunluluk olduğu vurgulanıyor.</p><p>Öte yandan sürdürülebilir tarım uygulamalarını benimseyen üreticiler, hem maliyet avantajı sağlıyor hem de ihracatta rekabet gücünü artırıyor. Türkiye’nin bu alandaki potansiyeli, doğru politikalar ve yatırımlarla küresel ölçekte önemli bir avantaja dönüşebilir.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sürdürülebilir gelecek için Türkiye yol ayrımında</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-gelecek-icin-turkiye-yol-ayriminda-8065/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-gelecek-icin-turkiye-yol-ayriminda-8065/</id>
<published><![CDATA[2026-03-30T02:22:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-30T02:22:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8FF769-6DE816-450472-3EAB13-5C0351-375BA6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İklim krizi, enerji dönüşümü ve kaynak yönetimi, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki on yılını şekillendirecek en kritik başlıklar arasında yer alıyor. Uzmanlara göre sürdürülebilirlik artık yalnızca çevresel bir zorunluluk değil, aynı zamanda ekonomik büyümenin yeni anahtarı.</p><p>Türkiye, Paris İklim Anlaşması kapsamında 2053 net sıfır emisyon hedefini benimserken, sanayiden enerjiye, tarımdan finansa kadar geniş bir dönüşüm sürecine girmiş durumda. Bu hedef doğrultusunda atılan adımlar, hem yatırım ortamını yeniden şekillendiriyor hem de iş dünyasında yeni fırsatlar yaratıyor.</p><p></p><p>Enerji dönüşümü hız kazanıyor</p><p></p><p>Enerji sektörü, sürdürülebilir dönüşümün merkezinde yer alıyor. Türkiye’nin son yıllarda güneş ve rüzgâr enerjisine yaptığı yatırımlar dikkat çekici seviyelere ulaştı. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, yenilenebilir enerji kapasitesindeki artış, Türkiye’yi Avrupa’nın önde gelen pazarlarından biri haline getiriyor.</p><p>Özellikle güneş enerjisinde lisanssız üretim modelinin yaygınlaşması, hem bireysel hem de kurumsal yatırımcıların ilgisini artırıyor. Rüzgâr enerjisinde ise yerli ekipman üretimi, cari açığın azaltılmasına katkı sağlayan önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.</p><p></p><p>Yeşil finans ve yatırım iştahı artıyor</p><p></p><p>Sürdürülebilirlik eksenli dönüşümde finans sektörü de kritik rol oynuyor. Türkiye’de bankalar ve finans kuruluşları, yeşil tahvil ve sürdürülebilirlik bağlantılı kredi ürünlerine yöneliyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından geliştirilen düzenlemeler, bu alandaki finansal araçların yaygınlaşmasını destekliyor.</p><p>Uzmanlar, özellikle Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (CBAM) Türk ihracatçılar için hem risk hem de fırsat barındırdığına dikkat çekiyor. Karbon yoğun üretim yapan sektörler için maliyet baskısı artarken, yeşil dönüşümü tamamlayan firmalar rekabet avantajı elde ediyor.</p><p></p><p>Sanayi ve tarımda dönüşüm zorunlu</p><p></p><p>Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden sanayi, karbon ayak izini azaltmak için ciddi bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Enerji verimliliği yatırımları, atık yönetimi ve döngüsel ekonomi uygulamaları, üretim süreçlerinin yeniden tasarlanmasını gerektiriyor.</p><p>Tarım sektöründe ise su yönetimi ve iklim dostu üretim teknikleri ön plana çıkıyor. Kuraklık riskinin artmasıyla birlikte, damla sulama ve dijital tarım uygulamaları yaygınlaşıyor. Uzmanlar, gıda güvenliğinin sürdürülebilirlik politikalarının merkezinde yer alması gerektiğini vurguluyor.</p><p></p><p>Şehirler ve yaşam tarzı değişiyor</p><p></p><p>Sürdürülebilir gelecek yalnızca üretim süreçlerini değil, şehir yaşamını da dönüştürüyor. Akıllı şehir uygulamaları, toplu taşıma yatırımları ve enerji verimli binalar, karbon emisyonlarının azaltılmasında kritik rol oynuyor. Büyükşehirlerde elektrikli araç kullanımının artması ve şarj altyapısının genişlemesi de bu dönüşümün bir parçası olarak öne çıkıyor.</p><p></p><p>Zaman daralıyor</p><p></p><p>İklim bilimciler ve ekonomistler, Türkiye’nin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşabilmesi için daha hızlı ve koordineli adımlar atılması gerektiği görüşünde. Politika yapıcılar, özel sektör ve bireyler arasında güçlü bir iş birliği olmadan dönüşümün başarıya ulaşmasının zor olduğu ifade ediliyor.</p><p>Sürdürülebilirlik Türkiye için bir tercih değil, ekonomik ve sosyal bir zorunluluk haline gelmiş durumda. Atılacak doğru adımlar, Türkiye’yi yalnızca çevresel açıdan değil, küresel rekabet gücü bakımından da yeni bir lige taşıyabilir.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Güneşin gücü 641 kat arttı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gunesin-gucu-641-kat-artti-7985/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gunesin-gucu-641-kat-artti-7985/</id>
<published><![CDATA[2026-03-30T02:20:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-30T02:20:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CB33FE-14810D-F2FAA8-5484A0-B308EA-9455FE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Arz güvenliğinin sağlanması amacıyla yenilenebilir enerji yatırımlarını hız kesmeden sürdüren Türkiye, 2013'te sıfır olan güneş enerjisi kurulu gücünü her yıl katlayarak artırdı.</p><p>2014'te 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 Ocak sonu itibarıyla itibarıyla 641 kat artarak 25 bin 827 megavata yükseldi. Güneş enerjisinin toplam kurulu güç içindeki payı da aynı dönemde binde 1 seviyesinden yıl başında yüzde 20,9'a çıktı.</p><p>Güneşten elektrik üretiminde de benzer artış görüldü. 2014'te 17 gigavatsaat olan üretim, 2025 sonunda 38 bin 69 gigavatsaate ulaştı. Ocakta toplam 31,9 milyon megavatsaatlik elektrik üretiminin yüzde 4,87'sini güneş enerjisi santralleri (GES) oluştururken, şubatta 27,6 milyon megavatsaatlik üretimde güneşin payı yüzde 7,11'e yükseldi.</p><p>İklim değişikliğiyle mücadele ve cari açığın azaltılması için yerli kaynak kullanımına ağırlık veren Türkiye'nin elektrik üretim portföyünde temiz enerji kaynakları önemli bir yer tutuyor.</p><p>Türkiye'de sanayi sektörünü büyütmek, artan nüfusa paralel yükselen enerji ihtiyacını karşılamak ve fosil yakıt ithalatından kaynaklı cari açığı azaltmak hedefleri kapsamında özellikle yenilenebilir enerji yatırımlarına ağırlık veriliyor.</p><p>GES'ler, temiz ve sürdürülebilir enerji sağlamaları, sera gazı salımını azaltmaları, enerji arz güvenliğini güçlendirmeleri, düşük işletme maliyetleri ve yerli olarak yenilenebilir kaynaklar arasında öne çıkıyor.</p><p>Türkiye'de toplam elektrik kurulu gücü şubat sonu itibarıyla 123 bin 320 megavata ulaştı. GES'ler kurulu gücün yüzde 20,9'unu oluşturdu.&nbsp;</p><p>Ayrıca, toplam kurulu güç içinde hidroelektrik santrallerin payı yüzde 26, doğal gaz santralleri yüzde 19,7, kömür santralleri yüzde 17,7, rüzgar santralleri yüzde 12,1, jeotermal yüzde 1,4 ve diğer kaynaklar yüzde 2,1 olarak kaydedildi.</p><p>Türkiye'de toplam 41 bin 505 elektrik üretim santrali bulunuyor. Santrallerin kaynaklara göre dağılımına bakıldığında, GES'ler 39 bin 426 ile öne çıkarken, bunu 776 santralle barajlı hidroelektrik ve 403 santralle rüzgar takip etti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Enerjide dönüşüm stratejisi derinleşiyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/enerjide-donusum-stratejisi-derinlesiyor-3114/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/enerjide-donusum-stratejisi-derinlesiyor-3114/</id>
<published><![CDATA[2026-03-30T02:18:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-30T02:18:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C38424-F2EBCB-39B7FC-39992F-814631-30EAC0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yenilenebilir enerji yatırımları, enerji verimliliği projeleri ve yeşil finansman araçları, ülkenin enerji politikalarında belirleyici rol oynamaya başladı.</p><p>Türkiye, Paris İklim Anlaşması kapsamında 2053 net sıfır emisyon hedefini benimserken, enerji üretiminde fosil yakıtların payını azaltmayı ve temiz enerji kaynaklarını artırmayı hedefliyor. Bu doğrultuda güneş, rüzgâr ve jeotermal enerji yatırımları son yıllarda ivme kazandı.</p><p></p><p>Yenilenebilir enerji yatırımları artıyor</p><p></p><p>Türkiye, coğrafi avantajlarını kullanarak yenilenebilir enerji kapasitesini hızla genişletiyor. Özellikle güneş enerjisinde lisanssız üretim modelinin yaygınlaşması, sanayi tesislerinden bireysel kullanıcılara kadar geniş bir kesimi kapsıyor.</p><p>Rüzgâr enerjisinde ise yerli üretim ve teknoloji yatırımları dikkat çekiyor. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre Türkiye, Avrupa’da yenilenebilir enerji büyümesi açısından öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor.</p><p></p><p>Enerji verimliliği öne çıkıyor</p><p></p><p>Sürdürülebilir enerji politikalarının bir diğer önemli ayağını enerji verimliliği oluşturuyor. Sanayi tesislerinde enerji tasarrufu sağlayan teknolojilere yapılan yatırımlar artarken, binalarda yalıtım ve akıllı sistemler yaygınlaşıyor.</p><p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yürütülen destek programları, hem sanayi hem de konut tarafında enerji tasarrufunu teşvik ediyor. Uzmanlar, Türkiye’nin enerji ithalat faturasını azaltmak için verimlilik yatırımlarının kritik önemde olduğunu vurguluyor.</p><p></p><p>Yeşil hidrojen ve depolama teknolojileri gündemde</p><p></p><p>Enerji dönüşümünde yeni nesil teknolojiler de dikkat çekiyor. Yeşil hidrojen üretimi ve enerji depolama sistemleri, sürdürülebilir enerji altyapısının önemli bileşenleri olarak öne çıkıyor.</p><p>Türkiye’de pilot projelerle başlayan hidrojen çalışmaları, uzun vadede sanayi ve ulaşım sektörlerinde karbon emisyonlarını azaltmayı hedefliyor. Batarya teknolojilerindeki gelişmeler ise yenilenebilir enerji kaynaklarının sürekliliğini artırmayı amaçlıyor.</p><p></p><p>Yeşil finansman enerji projelerini destekliyor</p><p></p><p>Enerji dönüşümünün finansmanı da giderek çeşitleniyor. Bankalar ve yatırım kuruluşları, yenilenebilir enerji projelerine yönelik yeşil kredi ve sürdürülebilir tahvil ihraçlarını artırıyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından geliştirilen politikalar, finansal sistemin bu dönüşüme uyum sağlamasını destekliyor.</p><p>Uzmanlara göre uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye ilgisi, sürdürülebilir enerji projeleriyle birlikte artış gösteriyor.</p><p></p><p>Türkiye için stratejik fırsat</p><p></p><p>Enerjide sürdürülebilirlik, Türkiye açısından yalnızca çevresel bir zorunluluk değil, aynı zamanda ekonomik bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Yenilenebilir enerji yatırımları, cari açığın azaltılmasına katkı sağlarken, yerli üretim ve teknoloji geliştirme süreçlerini de hızlandırıyor.</p><p>Ancak uzmanlar, hedeflere ulaşabilmek için politika sürekliliği, altyapı yatırımları ve özel sektör iş birliklerinin güçlendirilmesi gerektiği konusunda uyarıyor. Türkiye’nin enerji dönüşümünde atacağı adımlar hem ekonomik büyümesini hem de küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyecek.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sıfır atık bir tercih değil mecburiyettir</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sifir-atik-bir-tercih-degil-mecburiyettir-6202/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sifir-atik-bir-tercih-degil-mecburiyettir-6202/</id>
<published><![CDATA[2026-03-30T02:16:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-30T02:16:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A382AB-832A6B-CD5A05-E2A23D-AED7C4-DA69CB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, ABD’de Uluslararası Sıfır Atık Günü Anma Programı’na katıldı. BM binasında düzenlenen gıda israfı temalı programa, BM Genel Kurulu 88. Oturumu Başkan Yardımcısı Büyükelçi Abdulaziz Alwasel, Politikadan Sorumlu BM Genel Sekreter Yardımcısı Guy Ryder, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 İklim Değişikliği Üst Düzey Şampiyonu Samed Ağırbaş, Birleşmiş Milletler Çevre Programı İcra Direktörü Inger Andersen, Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı (UN-Habitat) İcra Direktörü Anacláudia Rossbach da katılım sağladı. Programın başında Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan Hanımefendi’nin ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in video mesajları yayımlandı.&nbsp;</p><p></p><p>Yarının dünyasını şekillendirecek</p><p></p><p>Programda konuşan Bakan Kurum, Sıfır Atık Günü Anma Etkinliğine ilişkin şunları söyledi: Bugün burada, sadece bir etkinlik için değil; insanlığın geleceğine sahip çıkmak için, doğaya ve kaynaklarımıza saygıyı hatırlamak için bir aradayız. Çünkü hepimiz biliyoruz ki, Türkiye’nin Sıfır Atık ve iklim kriziyle mücadelede attığı adımlar, yarının dünyasını şekillendirecek. Şurası çok açık. Tüketim alışkanlıklarımız değişmeden, geleceğimizi korumamız mümkün değil. Bugün ürettiğimiz atık miktarı, doğanın kendi kendini yenileme hızını aşmış durumda. Artık mesele sadece üretmek değil, nasıl tükettiğimiz. İşte Sıfır Atık tam bu noktada devreye giriyor. Çünkü Sıfır Atık; israfı reddeden, kaynağı koruyan, geleceği önceleyen bir harekettir.</p><p></p><p>Kısa sürede dönüşüm başlattık</p><p></p><p>Bakan Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Sıfır Atık Hareketiyle ilgili “Bu anlayışı bir politika değil, seferberlik olarak ele aldık” sözlerini hatırlatarak, “Türkiye olarak kısa sürede milyonlarca insanın hayatına dokunan, alışkanlıkları değiştiren toplumsal bir dönüşümü başlattık. Çünkü doğamız yoruldu. Kaynaklarımız azaldı. Dengemiz bozuldu. Bakın, sadece 2022 yılında bile, yaklaşık 1 milyar ton gıda, yani toplam gıdanın beşte birini israf etmişiz. Sadece gıda israfının azaltılması bile; çok yüksek etki bırakabilecek bir iklim çözümü olarak önümüzde duruyor. Yani hala bir şansımız var. Ve o şans, biziz. Bizim irademiz, bizim tercihlerimiz, bizim attığımız adımlar” dedi.&nbsp;</p><p></p><p>Ben de yapabilirim’ bilincini oluşturduk</p><p></p><p>Bakan Kurum, Sıfır Atık Hareketi’nin başladığı 2017 yılından bu yana elde edilen kazanımları açıkladı: Sıfır Atık bir tercih değil, bir mecburiyettir. Biz Türkiye olarak bu düşüncemizi sadece bireysel çabalarla değil, kurumsal ve toplumsal seferberlikle de destekledik. Bugün Türkiye’de, 205 bin nokta Sıfır Atık Yönetim Sistemiyle donatılmış, geri kazanım oranımız yüzde 36’ya yükselmiş durumda. İnanın, toplumun her kesiminde, özellikle de genç ve çocuklarda bir zihniyet değişimini gerçekleştirdik, “Ben de yapabilirim” bilincini oluşturduk. Ve bunun sonuçlarını da memnuniyetle tespit ettik. 74,5 milyon ton atığı geri kazandık. 553 milyon ağacın kesilmesine engel olduk. 150 milyon ton karbon salımını engelledik.</p><p></p><p>Eyleme geçmenin yolunu arayacağız</p><p></p><p>Emine Erdoğan’ın “Türkiye, ortak evimize karşı hissettiği yüksek sorumluluk şuuruyla, Sıfır Atık uygulamasına geçmek isteyen tüm milletlere rehber olmalıdır” sözlerinin önemine vurgu yapan Bakan Kurum, şöyle devam etti: Rehber olmalıyız, çünkü Pakistan’da bir okul atıkları ayrıştırırsa, Afrika’da bir köy temiz suya ulaşır. Eğer Endonezya’da bir ada deniz temizliği yaparsa, Karayipler’deki mercan resifleri yeniden canlanır. Eğer Almanya’da bir işletme Sıfır Atık sistemi kurarsa, Asya’daki şehirlerde hava ve su kalitesi yükselir. Şimdi küresele dair, insanlığa dair bu anlayışımızı yeni bir safhaya taşıyoruz. COP31’e ev sahipliği yapıyor, başkanlık ediyoruz. Hedefimiz, küresel çapta iklime somut katkılar sağlamak, uluslararası iş birliğini güçlendirmek ve Sıfır Atık bilincini tüm dünyada yaygınlaştırmaktır. COP31 sürecinde Türkiye olarak attığımız adımların, sadece kendi ülkemizle sınırlı kalmaması; komşu ülkelerden Afrika’ya, Asya’dan Latin Amerika’ya kadar yayılarak fark yaratması için çabalayacağız. Sadece sözle kalmayacak, eyleme geçmenin yolunu arayacağız. Kimseyi geride bırakmadan daha adil bir dünya düzeni için, ‘Ortak Evimiz Dünyamız için artık hareket zamanı’ diyeceğiz. İklim değişikliğine karşı artık tolerans sıfır. Sıfır noktasına gelmiş durumdayız. Bunun bilinciyle COP31’de Antalya’da tüm dünyaya en güçlü mesajı vereceğiz.&nbsp;</p><p></p><p>Harekete geçme zamanı geldi de geçiyor</p><p></p><p>Bakan Kurum, bu yıl Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31 zirvesi için katılımcıları Antalya’ya davet ederek, şunları söyledi: Savaşların, acıların, dramların yaşanmadığı bir dünya için, barışın ve adaletin hakim olduğu yarınlar için; daha temiz bir çevre, daha yaşanabilir bir dünya için artık bekleme lüksümüz yok. Harekete geçme zamanı geldi de geçiyor. Biz, Sıfır Atık yaklaşımıyla, COP31 boyunca, gıda israfının önlenmesine dair tüm yenilikçi sistemleri ve somut taahhütler geliştirilmesini sonuna kadar destekleyeceğiz. Bugün attığımız her adım, sadece Türkiye’nin değil, dünyanın geleceğini belirleyecek. Biz, insanlığın sesi ve eylemin öncüleriyiz. Ben bu duygularla; Saygıdeğer Emine Erdoğan’ın bir vicdan ve gönül inisiyatifi olarak insanlığa armağan ettiği Sıfır Atık Hareketinin, tüm insanlığın mutluluğuna katkı sunduğu çok daha güzel günlerde buluşma dileğiyle diyorum.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Prysmian sürdürülebilirlik performansıyla zirvede</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/prysmian-surdurulebilirlik-performansiyla-zirvede-5922/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/prysmian-surdurulebilirlik-performansiyla-zirvede-5922/</id>
<published><![CDATA[2026-03-16T02:43:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-16T02:43:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7F296B-516BBC-E17168-9E48EB-EED731-FA6807.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şirket, S&amp;P Global tarafından yayımlanan Sustainability Yearbook kapsamında Elektrik Bileşenleri ve Ekipmanları sektöründe “Top 1%” kategorisine girerek sürdürülebilirlik performansıyla sektöründe en yüksek dereceyi elde etti.</p><p>Bu başarı, S&amp;P Global’in şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim performanslarını değerlendirdiği Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi (CSA) kapsamında Prysmian’ın 86/100 puan almasına dayanıyor. Prysmian, değerlendirmeye dahil edilen 150 şirket arasında kendi kategorisinde birinci olarak dikkat çekti.</p><p>S&amp;P Global’in sürdürülebilirlik değerlendirmesi; çevresel, sosyal ile yönetişim ve ekonomik olmak üzere üç ana boyuta dayanıyor. Değerlendirme kapsamında çevresel performans yüzde 35, sosyal performans yüzde 30 ve yönetişim ile ekonomik performans ise yüzde 35 ağırlığa sahip. Süreç; iklim stratejisi, çevre politikaları, insan kaynağı yönetimi, iş sağlığı ve güvenliği, iş etiği, tedarik zinciri yönetimi ve kurumsal yönetişim gibi birçok kritik başlığı kapsayan kapsamlı bir analizle gerçekleştiriliyor.</p><p>Prysmian Türkiye CEO’su Daniele Mazzarella, elde edilen başarıya ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Toplam piyasa değeri 650 milyar doların üzerinde olan bu sıralama, elektrifikasyon sektörünün en önemli şirketlerini bir araya getiriyor. Prysmian olarak sektördeki uzmanlığımızı sürdürülebilirlik odaklı inovasyonla birleştirerek müşterilerimiz için yenilikçi çözümler geliştiriyoruz. Bu yaklaşım, bizi bir kablo üreticisinden dünya çapında bir çözüm sağlayıcısına dönüştürüyor. Sürdürülebilirlik aynı zamanda şirket kimliğimizin ayrılmaz bir parçası. Müşterilerimiz, tedarikçilerimiz, çalışanlarımız ve yatırımcılarımızla birlikte öğrenmeye ve gelişmeye devam ederek önümüzdeki yıllarda da kendimizi sürekli geliştirmeyi sürdüreceğiz.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Enpara Bank 267 ton karbon emisyonunu nötrledi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/enpara-bank-267-ton-karbon-emisyonunu-notrledi-4112/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/enpara-bank-267-ton-karbon-emisyonunu-notrledi-4112/</id>
<published><![CDATA[2026-03-16T02:09:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-16T02:09:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DA0902-5239BE-BEFD0E-614664-B3B89C-57435C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bankanın web sitesi ve tüm dijital kanalları üzerinden gerçekleşen işlemlerden doğan enerji kullanımının çevresel etkisi, yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanan sertifikalar aracılığı ile dengelendi. Bununla beraber, Enpara’nın müşterilerle fiziksel olarak temas ettiği noktalar olan kredi kartı ve banka kartlarının üretiminde kullanılan malzemelerden kaynaklanan emisyonlar da karbon sertifikaları aracılığıyla dengelendi. Kart üretiminde kullanılan malzeme kaynaklı oluşan 40 ton, dijital kanallar üzerinden ortaya çıkan 227 ton; toplamda ise nötrlenen 267 ton karbon emisyonu, yaklaşık 4.415 yetişkin ağacın yıllık olarak önlediği karbon emisyonuna eşit.&nbsp;</p><p>Kurulduğu günden bu yana tamamen dijital bankacılık modeliyle faaliyet gösteren Enpara, %100 şubesiz ve uçtan uca dijital bankacılık uygulamalarıyla da doğal kaynakların korunmasına katkı sağlıyor. Bu kapsamda iklim dostu bankacılık hedefleriyle 2025 yılında toplam 11,3 milyon adet kâğıt tasarrufu sağlandı. Enpara Bank, çevreci uygulamalarıyla iklim dostu bankacılık yaklaşımını ortaya koymaya devam ediyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">TSKB sürdürülebilirlik çalışmalarını sürdürüyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tskb-surdurulebilirlik-calismalarini-surduruyor-2903/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tskb-surdurulebilirlik-calismalarini-surduruyor-2903/</id>
<published><![CDATA[2026-03-16T02:01:52+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-16T02:01:52+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_065292-7B9CCA-86D54A-DC122B-E17DCA-1B5A33.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Banka, raporunda sürdürülebilirlik faaliyetlerini bütünleşik bir bakış açısıyla ele alarak finansal, çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki çalışmalarını kamuoyu ile paylaştı.</p><p>Sürdürülebilirlik faaliyetlerini bütünsel çerçevede ele alan TSKB, yayımladığı 2025 Entegre Faaliyet Raporu ile eş zamanlı sürdürülebilirlik politikalarını güncelledi. Sürdürülebilirlik politikaları kapsamında yayımladığı Doğa ve Biyoçeşitlilik Politikası ile Banka, analiz süreçlerini Doğa ile İlgili Finansal Açıklamalar Görev Gücü (TNFD) tarafından geliştirilen LEAP (Locate, Evaluate, Assess, Prepare) metodolojisiyle uyumlu hale getiriyor. Banka’nın iklim odaklı çevresel risk yönetimi yaklaşımı; iklim değişikliği ve doğa kaybını birlikte ele alan “ikiz kriz” perspektifi doğrultusunda şekilleniyor. Bu kapsamda bilimsel araçlar kullanılarak, kredi portföyünün sektörel ve coğrafi dağılımı üzerinden doğayla olan etkileşimlerinin de detaylıca incelenmesi hedefleniyor. Doğal sermaye ve ekosistem hizmetlerine olan bağımlılıkların, etkilerin ve bunlara ilişkin risk ve fırsatların belirleneceği bu süreçte, elde edilen bulguların kredi süreçlerine ve portföy yönetimine kademeli olarak entegrasyonu amaçlanıyor. Banka, özellikle doğaya bağımlılığın ve etkinin yüksek olduğu sektörlerde faaliyet gösteren müşterileriyle proaktif bir etkileşim kurarak, etki azaltıcı uygulamaların geliştirilmesini ve doğa pozitif çözümlerin benimsenmesini teşvik edecek.</p><p>Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan TSKB Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Lideri Meral Murathan, “TSRS uyumlu sürdürülebilirlik raporunu da içeren 2025 Entegre Faaliyet Raporumuzla önemli bir adım attık. Doğa ve biyoçeşitliliği gözeten stratejik önceliklerimiz kapsamında bu yıl da sürdürülebilirlik faaliyetlerimizi entegre bir bakış açısıyla ele alıyoruz. Bu bütüncül yaklaşım doğrultusunda Bankamızın finansal, çevresel, sosyal ve yönetişim performansını kapsamlı bir çerçevede paylaşıyoruz. Rapor kapsamında, farklı sermaye unsurları üzerinden yarattığımız somut çıktı ve etkiyi ortaya koyarken gelecek hedeflerimizi çok yönlü bir yaklaşımla aktarıyoruz” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yer altı ve yer üstü kaynaklar tükeniyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yer-alti-ve-yer-ustu-kaynaklar-tukeniyor-7885/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yer-alti-ve-yer-ustu-kaynaklar-tukeniyor-7885/</id>
<published><![CDATA[2026-03-16T02:00:30+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-16T02:00:30+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_125B48-0C11B8-E6C4FC-9FCEBC-1D95FA-3B6579.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Uluslararası Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Derneği (USKD) günümüzde önemi giderek daha çok anlaşılan sıfır atık yönetimi ve atık azaltma yöntemleri konularında bilgilendirme toplantısı düzenledi.</p><p>USKD dernek merkezinde gerçekleştirilen toplantıya konuk olan Coeco Kurucusu ve Sürdürülebilirlik Danışmanı Ergül Güngör, dünyanın yer altı ve yer üstü kaynaklarının hızla tükendiğini belirterek, limit aşımının başladığını söyledi.&nbsp;&nbsp;</p><p>Sürdürülebilir yaşam pratikleri, atık azaltma yöntemleri ve kurumsal sıfır atık uygulamaları hakkında ayrıntılı bilgiler veren Güngör, “Dünya limit aşımı insanlığın o yıl için doğanın yenileyebileceği doğal kaynakları tükettiği ve ekolojik borçlanmanın başladığı gündür. 2025 yılında Türkiye'nin limit aşım tarihi 18 Haziran olarak belirlendi, bu da küresel ortalamadan daha hızlı kaynak tüketildiğini gösteriyor. Önümüzdeki yılın kaynaklarını tüketmeye başladık. Dünyada giderek yoğunlaşan sanayileşme ve nüfus artışı da hammadde tüketimini hızlandırıyor. Sanayi dönemi, ürün, gıda, üretim, ulaşım ve barınma ihtiyaçlarını katladı. 2019 yılında ise Türkiye'de sıfır atık yönetmeliği yayımlandı. Sıfır atık yönetim sistemi, atık oluşumunun önlenmesini veya en aza indirilmesini, oluşan atıkların ise özelliklerine göre ayrı biriktirilip geri kazanıma yönlendirilmesini hedefliyor" diye konuştu.&nbsp;</p><p></p><p>Azaltın yeniden kullanın dönüştürün</p><p></p><p>Dünyada üretilen atıkların yarısını gıda ürünlerinin oluşturduğuna dikkat çeken Ergül Güngör, sözlerine şöyle devam etti: “Gıda üretimi de tüketimi de çok fazla oldu. Fakat maalesef üretilen gıdalardan 3'te biri atık oluyor. Ürünler tarım, işleme, paketleme ve transfer süreçlerinde belli oranlarda zayi oluyor. Fakat gıdanın yüzde 58'i tüketim aşamasında israf oluyor. Bu konuda bireylerden başlayarak toplumun her kesiminin bilinçlenmesi gerekiyor. Atık önleme, geri dönüşüm ve tekrar kullanma sistemleri yaygınlaştırılmalı. Örneğin plastik kaplar farklı amaçlarla kullanılmalı, kavanozlar değerlendirilmeli, geri dönüştürülebilir ürünler ayrıştırılarak ekonomiye değer olarak kazandırılmalı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, plastik kirliliğini azaltmak amacıyla plastik çatal, bıçak, tabak, pipet ve kulak pamukları gibi tek kullanımlık ürünlerin piyasaya arzını yasaklamaya yönelik yönetmeliği bu yılın sonunda yürürlüğe koymayı hedefliyor. Yaklaşık 1,5 milyar liralık atık yönetim maliyetinden tasarruf edilecek. Bu hem çevre sağlığı hem de ekonomik anlamda ülkemiz adına çok önemli bir gelişme”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Daha az atık daha düşük karbon ayak izi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/daha-az-atik-daha-dusuk-karbon-ayak-izi-6835/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/daha-az-atik-daha-dusuk-karbon-ayak-izi-6835/</id>
<published><![CDATA[2026-03-09T02:14:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-09T02:14:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9CC853-1FF714-7979F0-8F2E1A-841726-C97DAA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Aşınmış fren balataları gibi önceden uyarı vermiyor ya da kötü durumunu sesle belli etmiyor. Sorun, araç çalışmadığında ve gösterge panelinde hata mesajları art arda belirmeye başladığında ortaya çıkıyor. Oysa ekoloji ve sorumlu enerji kullanımı açısından bakıldığında akü özel bir ilgiyi hak ediyor. Çünkü erken değiştirilen her akü, geri dönüşüme gidecek yeni bir batarya ve tüketilen ilave kaynaklar anlamına geliyor.</p><p>Giderek daha fazla sürücü, akü ömrünü gerçekten uzatan veya aşırı yüklenmesini önleyen çözümlere yöneliyor. Pratikte bu çözümler iki tamamlayıcı cihazdan oluşuyor; takviye (jump starter) booster ve akıllı akü şarj cihazı. Her biri farklı bir işlev üstleniyor; birlikte ise araçtaki enerji yönetimini optimize eden ve dolaylı olarak çevreyi koruyan etkili bir sistem oluşturuyorlar.</p><p>Takviye cihazları son yıllarda önemli bir dönüşüm geçiriyor. Eskiden ağır ve hantal kutularla özdeşleşen bu ürünler, bugün kompakt, akıllı ve modern araçların hassas elektronik sistemleri için güvenli çözümler sunuyor. Görevleri oldukça net: Araç aküsü neredeyse tamamen boşalmış olsa bile, motoru saniyeler içinde çalıştırmak için gerekli enerjiyi sağlıyor. Bu yalnızca konfor anlamına gelmiyor; aynı zamanda çevresel bir avantaj da sağlıyor. Yol yardım ya da çekici çağırma ihtiyacının azalması, daha az trafik, daha düşük yakıt tüketimi ve daha düşük emisyon anlamına geliyor.</p><p>OSRAM’ın BATTERYjumpstart serisi, farklı sürücü ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunuyor</p><p>BATTERYjumpstart 1000 modeli, 8.000 mAh kapasiteli bataryasıyla 250 A marş akımı ve Boost modunda 1.000 A güç sağlıyor. 5 litreye kadar benzinli ve 2 litreye kadar dizel motorları çalıştırabiliyor. USB-C ve USB-A portları sayesinde powerbank olarak da kullanılabiliyor; entegre LED lambası ise gece kullanımını kolaylaştırıyor.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Commited ile ikas'tan e-ticarette karbon nötr alışveriş</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/commited-ile-ikastan-e-ticarette-karbon-notr-alisveris--1774/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/commited-ile-ikastan-e-ticarette-karbon-notr-alisveris--1774/</id>
<published><![CDATA[2026-03-09T02:11:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-09T02:11:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A7C441-3C8D32-A6CCB5-F51434-457EE6-08712B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Böylece hem markalar hem de son kullanıcılar, satın alma anında karbon ayak izlerini dengeleyerek sürdürülebilirliğe somut katkı sağlayabiliyor.</p><p>Commited platformu; Gold Standard ve Verra gibi uluslararası doğrulanmış karbon kredi kayıtlarıyla entegre çalışıyor. API entegrasyonu ve Octinel yapay zekâ motoru sayesinde ürün ve hizmet bazlı karbon hesaplamasını otomatikleştiriyor ve satın alma anında dijital sertifika oluşturabiliyor. ikas entegrasyonu ile bu altyapı artık doğrudan online satın alma süreçlerine taşınmış oldu.</p><p>Commited Genel Müdürü Levent Köseoğlu iş birliğine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Karbon ayak izini dengelemek artık yalnızca büyük ölçekli şirketlerin sürdürülebilirlik raporlarında yer alan bir hedef değil; her ölçekte işletme ve her tüketici için erişilebilir olması gereken bir dönüşüm alanı. Commited olarak amacımız, karbon dengelemeyi karmaşık ve maliyetli bir süreç olmaktan çıkararak satın alma deneyimin doğal bir parçası haline getirmek.</p><p>Biz bu projeyi yalnızca bir entegrasyon olarak değil, e-ticaret ekosisteminde davranışsal dönüşümü hızlandıracak bir adım olarak görüyoruz. Satın alma anında sunulan karbon dengeleme seçeneği, tüketicinin karar sürecine sürdürülebilirlik boyutunu dahil ediyor. Bu da uzun vadede hem markaların değer algısını güçlendiriyor hem de karbon piyasalarının daha şeffaf ve ölçeklenebilir büyümesine katkı sağlıyor. Hedefimiz; finansal güvenilirliğimiz, uluslararası doğrulanmış sertifika altyapımız ve ölçeklenebilir teknolojimizle karbon nötr ekonomiye geçişi hızlandırmak.”</p><p>ikas İş Ortaklıkları Müdürü Ezgi Çelikler iş birliğine ilişkin şunları söyledi: “Biz ikas olarak sadece e-ticarette yaptıklarımızla değil, dünyaya ve çevremize kattığımız değerle de anılmak istiyoruz. Commited ile yaptığımız iş birliği bu yüzden bizim için stratejik bir adım. ikas kullanıcıları, müşterilerine alışveriş sırasında karbon azaltım sertifikası satın alma imkânı sunabiliyor. Böylece site sahipleri, son kullanıcı ve biz; hep birlikte karbon ayak izimizi azaltmak için somut bir adım atıyoruz. Bu modelin tüm e-ticaret ekosistemini kapsayacak şekilde kurgulanmış olması bizim için ayrıca kıymetli.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Vestel'den sürdürülebilirlik başarısı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vestelden-surdurulebilirlik-basarisi-7904/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vestelden-surdurulebilirlik-basarisi-7904/</id>
<published><![CDATA[2026-03-09T02:10:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-09T02:10:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DC8743-47DAA9-679C03-4FDB8F-59EB19-1CD755.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Vestel Elektronik ve Vestel Beyaz Eşya, şirketlerin karbon ayak izlerini, sera gazı emisyonlarını ve iklim değişikliği risklerini ölçerek raporlamalarını sağlayan uluslararası CDP platformunda 2025'te İklim Değişikliği kategorisindeki skorlarını A seviyesine yükseltti. Böylece Vestel, ilk kez CDP Küresel A Listesi’nde yer almaya hak kazandı. Şirketlerin Su Güvenliği skorları ise B seviyesinde gerçekleşti.</p><p>İklim değişikliği kategorisinde A seviyesine ulaşılması, Vestel’in uzun vadeli çevresel stratejisi kapsamında belirlediği bilim temelli hedeflerin ve karbonsuzlaşma yol haritasının küresel ölçekte karşılık bulduğunu gösteriyor. Su Güvenliği alanındaki B seviyesi ise suyun verimli kullanımına yönelik belirlenen hedefler doğrultusunda su tasarrufu projelerinin istikrarlı şekilde yürütüldüğünü ortaya koyuyor.&nbsp;</p><p>Kâr amacı gütmeyen uluslararası bir kuruluş olan CDP, şirketler ve şehirler için dünyanın tek küresel çevre ve doğa raporlama sistemini sunuyor. 2000 yılında Londra’da kurulan CDP, sermaye piyasalarının ve kurumsal tedarik zincirlerinin gücünü kullanarak, şirketlerin çevresel etkilerini şeffaf biçimde raporlamaları konusunda öncü rol üstleniyor.</p><p>Vestel Elektronik ve Vestel Beyaz Eşya, sürdürülebilirlik faaliyetleri ve süreçlerdeki şeffaflıkları nedeniyle S&amp;P Global’in 2026 Sürdürülebilirlik Yıllığı’na dahil edildi. Vestel Elektronik ve Vestel Beyaz Eşya, Sürdürülebilirlik Yıllığı için dünya çapında 59 sektörden 9 bin 200’ü aşkın şirket arasından seçilen 848 Yıllık Üyesi arasında yer aldı.</p><p>Vestel Elektronik buna ilave olarak S&amp;P Global CSA skoruna göre ilk yüzde 10’luk dilimde yer almaya hak kazandı. Bu sonuçlar, Vestel’de sürdürülebilirliğin operasyonel uygulamaların ötesine geçerek stratejik karar mekanizmalarına entegre edildiğini ve uzun vadeli değer yaratma kapasitesinin temel unsuru olarak konumlandırıldığını ortaya koyuyor.</p><p>S&amp;P Global sürdürülebilirlik alanında kurumların, çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim (ÇSY) performanslarını ölçmeleri, raporlamaları ve stratejik sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmaları için kapsamlı veri, analiz ve araçlar sunuyor. S&amp;P Global, şirketlerin sürdürülebilirlik stratejilerini bilimsel veri ile desteklerken küresel ölçekte sürdürülebilir dönüşüm süreçlerini hızlandırıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Dardanel'den 4,35 milyon dolarlık GES yatırımı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dardanelden-435-milyon-dolarlik-ges-yatirimi-8073/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dardanelden-435-milyon-dolarlik-ges-yatirimi-8073/</id>
<published><![CDATA[2026-03-09T02:08:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-09T02:08:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1DC4BE-413C2A-4F79D8-DD6A31-53568E-7B9208.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Dardanel, Çorum’un İskilip ilçesinde hayata geçirilecek Arazi Güneş Enerjisi Santrali (GES) projesi için 4.350.000 USD + KDV bedelle yatırım anlaşması gerçekleştirdi. Yatırım, Türk Eximbank finansmanı ile hayata geçirildi. Bu yatırımla birlikte Dardanel, üretim süreçlerindeki elektrik tüketimini yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılayacak.&nbsp;</p><p>Toplam 112.214 m² arazi üzerinde kurulacak projede 16.484 adet güneş paneli kullanılacak. Santralin kurulu gücü 10.220 mWp (10,22 MWp) olacak. Yatırım süreci başlamış olup projenin Haziran ayında devreye alınması planlanıyor. Yatırımın tamamlanmasıyla birlikte Dardanel’in yenilenebilir enerji kullanım oranının artması ve karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sağlanması hedefleniyor. Proje sayesinde karbon salımının önemli ölçüde azaltılması ve üretimde yenilenebilir enerji kullanım oranının üst seviyelere taşınması amaçlanıyor. Yeşil enerji kullanımının artırılması ve sorumlu üretim anlayışının güçlendirilmesi, projenin temel çevresel kazanımları arasında yer alıyor. Dardanel enerji dönüşümü için önümüzdeki dönem yatırım bütçesini 9 milyon USD olarak belirledi.&nbsp;</p><p></p><p>Yenilenebilir enerjide yeni dönem</p><p></p><p>Projenin tamamlanmasıyla birlikte üretilecek elektrik enerjisi, Dardanel Önentaş Tesisinin yıllık elektrik tüketiminin tamamını karşılayacak. Böylece Dardanel’in yenilenebilir enerji kullanım oranı önemli ölçüde artarken, elektrik kaynaklı dolaylı emisyonlarda da kayda değer bir azalma sağlanacak. Bu adım, şirketin operasyonel faaliyetlerinden kaynaklanan karbon yoğunluğunu azaltma hedefi açısından önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor.</p><p>Söz konusu yatırım, maliyet yapısını daha güçlü ve öngörülebilir hale getirirken enerji arz güvenliğini destekliyor. Aynı zamanda uzun vadeli sürdürülebilir büyüme stratejisini destekleyen bir altyapı yatırımı olarak konumlanıyor.</p><p>Dardanel, operasyonel verimliliği artıran ve çevresel sürdürülebilirliği destekleyen yatırımlarını önümüzdeki dönemde de sürdürmeyi planlamakta olup, yenilenebilir enerji yatırımlarını grup bünyesindeki diğer şirketlerde kademeli olarak hayata geçirmeyi hedefliyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Atık su altyapısında sürdürülebilir işletme</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/atik-su-altyapisinda-surdurulebilir-isletme-2761/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/atik-su-altyapisinda-surdurulebilir-isletme-2761/</id>
<published><![CDATA[2026-03-09T02:04:33+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-09T02:04:33+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_677303-0A75E7-B5E67B-857C66-11EE4C-98E946.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Atık su altyapısında son yıllarda sağlanan kapasite artışıyla birlikte şehirlerde altyapı yönetiminin kapsamı da genişliyor. Yeni tesis yatırımlarının yanı sıra şebeke bütünlüğü, terfi sistemlerinin sürekliliği ve işletme süreçlerinin koordineli yönetimi, altyapı performansının belirleyici unsurları arasında yer alıyor. Artan nüfus, değişen yağış rejimleri ve büyüyen altyapı ağları, sistemlerin yalnızca kurulmasını değil, kesintisiz ve verimli şekilde işletilmesini de ön plana çıkarıyor. Bu çerçevede bütüncül altyapı yönetimi, şehirlerin çevresel güvenliği ve hizmet sürekliliği açısından kritik bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.</p><p></p><p>Enerji giderlerine destek</p><p></p><p>Atık su altyapısında yerçekimi akışının her noktada yeterli olmaması nedeniyle şehirlerde çok sayıda terfi merkezi bulunuyor. Bu sistemler, atık suyun düşük kotlardan arıtma tesislerine ulaştırılmasını sağlayarak akışın sürekliliğinde kritik bir rol üstleniyor. Kanalizasyon sistemlerinin işletme deneyimleri, pompa arızalarının taşkın ve kanalizasyon taşması riskini artırabildiğini gösteriyor. Bu nedenle tek bir terfi merkezinde yaşanan aksama, yalnızca ekipman arızası olarak kalmayıp geniş bir hizmet alanında çevresel ve operasyonel sonuçlar doğurabiliyor.</p><p>Atık su arıtma tesislerinde enerji tüketimi de belediyelerin işletme bütçelerinde giderek daha belirleyici bir unsur haline geliyor. Özellikle pompalama ve arıtma süreçlerinin sürekli çalışması, enerji ihtiyacını altyapı işletmesinin temel maliyet kalemlerinden biri haline getiriyor. Türkiye’de yüksek enerji ihtiyacı nedeniyle atık su arıtma tesislerine yönelik enerji giderlerine destek mekanizmaları uygulanıyor. Bu durum, pompa sistemlerinde verimliliğin yalnızca teknik performans açısından değil, aynı zamanda kamu kurumlarının mali sürdürülebilirliği açısından da kritik bir başlık olduğunu gösteriyor.</p><p></p><p>Verimlilik sürdürülebilir şehirlerin anahtarı</p><p></p><p>Masdaf CEO’su Erhan Özdemir, atık su altyapısında verimliliğin şehirlerin çevresel sürdürülebilirliği ve hizmet sürekliliği açısından giderek daha kritik hale geldiğini belirterek şunları söyledi: “Günümüzde atık su altyapısının başarısı, kurulan tesislerin yanı sıra bu sistemlerin verimli, güvenilir ve kesintisiz şekilde işletilmesine bağlı olarak şekilleniyor. Artan nüfus, değişen iklim koşulları ve büyüyen şehir altyapıları, enerji verimliliği ile sürdürülebilir işletme anlayışını birlikte ele almayı gerekli kılıyor. Verimli çalışan sistemler, enerji kullanımının dengelenmesine, bakım süreçlerinin daha öngörülebilir hale gelmesine ve kamu kaynaklarının etkin kullanılmasına katkı sağlıyor. Masdaf olarak akışkan teknolojilerini bütüncül bir sistem yaklaşımıyla ele alıyoruz. Doğru mühendislik çözümleri ve yüksek verimli pompa sistemleriyle kamu kurumlarının altyapı performansını desteklemeyi, enerji verimliliğini artırmayı ve şehirlerin çevresel sürdürülebilirliğine katkı sunmayı hedefliyoruz. Şehirlerin görünmeyen altyapısının güvenilir şekilde çalışması, sürdürülebilir kent yaşamının temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sasbach tesisi dünyaya örnek oluyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sasbach-tesisi-dunyaya-ornek-oluyor-6861/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sasbach-tesisi-dunyaya-ornek-oluyor-6861/</id>
<published><![CDATA[2026-03-03T10:15:23+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-03T10:15:23+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BE969D-BDC27A-3F13C6-508171-D0F032-5361E9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Program çerçevesinde hayata geçirilen yenilenebilir enerji yatırımları, elektrifikasyon uygulamaları ve dijital enerji yönetimi çözümleri sayesinde tesis hem operasyonel dayanıklılığını artırdı hem de karbon emisyonlarını önemli ölçüde azalttı.</p><p>ABB’nin dünya genelinde Mission to Zero programına dahil olan 37 tesisinden biri olan Sasbach’ta; enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve akıllı enerji yönetimine dayalı veriye dayalı bir karbonsuzlaşma yol haritası uygulanıyor. Panolar ve enerji dağıtım sistemleri üreten tesis, sanayide düşük karbonlu dönüşümün somut örneklerinden biri olarak gösteriliyor.</p><p>Program kapsamında sağlanan toplam 3 bin 786 tonluk emisyon azaltımının yaklaşık 2 bin 700 tonu sertifikalı yenilenebilir enerji tedarikinden, yaklaşık bin 86 tonu ise tesis içi verimlilik ve elektrifikasyon uygulamalarından elde edildi. Bu tesis içi azaltımın yaklaşık 550 tonu, kapasitesi artırılan güneş enerjisi sisteminden sağlandı. Tesiste bulunan 3 bin 410 fotovoltaik modül yılda yaklaşık bin 500 megavat-saat elektrik üretiyor. Bu miktar, yaklaşık 400 hanenin yıllık elektrik tüketimine karşılık geliyor.&nbsp;</p><p>Tesisin kendi ürettiği elektrik, toplam enerji ihtiyacının yaklaşık üçte birini karşılayarak enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı koruma sağlıyor ve uzun vadeli enerji güvenliğini destekliyor. Kurulan yeni trafo istasyonu ise yenilenebilir enerjinin tesis altyapısına istikrarlı biçimde entegre edilmesine imkân tanıyor. Emisyon azaltımı; elektrikli üretim sistemleri, enerji verimliliği uygulamaları ve dijital enerji yönetimi çözümleriyle destekleniyor.</p><p>ABB Elektrifikasyon Akıllı Binalar Divizyon Başkanı Mike Mustapha, konuyla ilgili açıklamasında, “Sasbach’ta attığımız adımlar, Mission to Zero&trade; programımızın sahadaki somut karşılığını gösteriyor. Yenilenebilir enerji yatırımları, elektrifikasyon ve dijital enerji yönetimi sayesinde karbon emisyonlarını azaltırken enerji dayanıklılığını ve operasyonel istikrarı güçlendiriyoruz. Üretim sektöründe sürdürülebilir dönüşümün anahtarı, bu tür uygulanabilir ve ölçülebilir adımlardan geçiyor” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">2026 odağı sürdürülebilir büyüme</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/2026-odagi-surdurulebilir-buyume-5611/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/2026-odagi-surdurulebilir-buyume-5611/</id>
<published><![CDATA[2026-03-03T10:10:13+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-03T10:10:13+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_35C777-D741CA-594AD6-EA4557-EB2145-2FC5EA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>B2B ödeme ve tahsilat çözümleri alanında faaliyet gösteren ve şirketlerin işletme sermayesinin güçlenmesine destek olan Octet Türkiye, 2025 yılında büyüme stratejisini ürün bazlı performans üzerinden şekillendirdi. Şirket, 2025 yılı boyunca ürün portföyü içinde Sanal POS, Doğrudan Borçlandırma Sistemi (DBS) ve Tedarikçi Finansman Sistemi (TFS) çözümlerinin kullanım alanını genişletti. Geçtiğimiz yıl Octet Türkiye, DBS gelirlerinde %194, TFS gelirlerinde ise %450 oranında artış kaydetti. Elde edilen bu performans, şirketin çoklu banka altyapısı ve B2B odaklı platform yaklaşımının işletmelerin nakit akışı yönetiminde yarattığı etkiyi ortaya koydu.</p><p>Octet Türkiye’nin Sanal POS çözümleri de 2025 yılı boyunca istikrarlı büyümesini sürdürdü. Sanal POS gelirleri, yıl genelinde %56 oranında artış gösterdi. Bu oran, enflasyonun yaklaşık iki katı seviyesinde bir büyümeye işaret ederken şirketin tahsilat çözümlerinde ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir yapı sunduğunu gösterdi.</p><p>Octet Türkiye CEO’su Derya Ekemen Fidan, 2026 perspektifine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2026’yı fintek ekosisteminde hızlı büyümeden çok, dayanıklı ve sürdürülebilir yapıların öne çıktığı bir dönem olarak görüyoruz. Octet Türkiye olarak büyümeyi, ürünlerimizin işletmelerin nakit akışına sağladığı somut katkı üzerinden kurguluyoruz. Regülasyonlara uyum ve şeffaflık ise bu yaklaşımın doğal bir parçası.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">25 tonu aşkın e-atık toplandı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/25-tonu-askin-e-atik-toplandi-8281/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/25-tonu-askin-e-atik-toplandi-8281/</id>
<published><![CDATA[2026-03-03T10:08:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-03T10:08:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5EE293-93573A-83BFDE-D5ADB3-2DBD98-A75C73.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Proje kapsamında toplanması hedeflenen 15 ton e-atık miktarına hedeflenen tarihten önce ulaşılarak şimdiye kadar toplam 25 tonu aşkın e-atık toplandı. Projeye destek veren gönüllü sayısı 400’ü geçerken, doğayı koruma eğitimleriyle ulaşılan kişi sayısı da 57 bini aştı. Projede Mayıs ayına kadar 70 bin kişiye doğayı koruma eğitimi verilmesi ve 500 gönüllüye ulaşılması hedefleniyor.&nbsp;</p><p>Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, şunları söyledi:&nbsp;</p><p>“Vodafone olarak, Amaç Odaklı yaklaşımımız kapsamında global odak alanlarımız olan ‘Topluma Değer Katmak’, ‘Gezegenimizi Korumak’ ve ‘Güven İnşa Etmek’ anlayışımız doğrultusunda çalışmaya devam ediyoruz. WWF-Türkiye ve Habitat Derneği işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz ‘Dünya İçin Lazım’ projesinde amacımız, e-atıkları dönüştürerek doğamıza sıfır atık katkısında bulunmak ve e-atık dönüşümleri sayesinde doğa bilinci gelişen bir topluluğun oluşmasını sağlamak. Projemizin gördüğü ilgiden son derece memnunuz. Bu yoğun ilgi sayesinde, toplamayı hedeflediğimiz e-atık miktarına hedef tarihimizden önce ulaştık ve bugün itibarıyla toplam 25 tonu aşkın e-atığı geri dönüşüme kazandırdık. Daha sürdürülebilir bir dünya için projemize destek olan herkese çok teşekkür ediyoruz. Devam eden projemizle e-atıkların geri dönüşümüne katkı sağlamayı sürdürüyoruz. Bu vesileyle, projemizin devam ettiğini hatırlatmak ve müşterimiz olsun olmasın herkesi bir gün lazım olur diye çekmecelerde duran e-atıkları geri dönüştürülmesi için mağazalarımıza getirmeye davet etmek istiyorum.”</p><p>“Dünya İçin Lazım” projesinde, Türkiye genelinde 7-14 yaş arasındaki çocuklara, e-atık ve sürdürülebilirlik bilinci kazandırmak amacıyla eğitimler veriliyor. Bu kapsamda, ilkokul ve ortaokul grupları için yüz yüze ve çevrim içi olacak şekilde Doğa Koruma, E-Atık, İklim Değişimi, İleri Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik başlıklarında eğitimler düzenleniyor.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">AKO Grup karbon salımını azaltıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ako-grup-karbon-salimini-azaltiyor-2002/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ako-grup-karbon-salimini-azaltiyor-2002/</id>
<published><![CDATA[2026-03-03T10:06:54+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-03T10:06:54+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_615B15-DB90A8-00AA02-3718A8-E08E77-8F6005.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yakılarak bertaraf edilen lastikler zehirli gaz salımına neden olurken, doğada kontrolsüz şekilde bırakıldığında uzun yıllar çözünmeden toprak ve su kaynaklarını tehdit ediyor. Bu sorunun çözümünde geri dönüşüm süreçleri büyük önem taşırken, AKO Grup sıfır atık yaklaşımı doğrultusunda hayata geçirdiği yatırımlarla çevreye duyarlı üretim anlayışını güçlendiriyor.&nbsp;</p><p>AKO ÖTL Geri Dönüşüm Tesisi’nde geri dönüştürülen atık lastiklerden elde edilen kauçuk ve çelik gibi nitelikli ham maddeler yeniden ekonomiye kazandırılıyor. Bu süreç hem enerji tasarrufu sağlıyor hem de ithal hammadde ihtiyacını azaltarak ülke ekonomisine katkı sunuyor.</p><p>AKO Grup, Ömrünü Tamamlamış Lastik (ÖTL) Geri Dönüşüm Tesisi ile atık lastiklerin çevreye verdiği zararı en aza indirmeyi hedefliyor. Toplamda 80 bin metrekare açık, 21 bin metrekare kapalı alana sahip tesis, yıllık 75 bin ton atık lastiği geri dönüştürme kapasitesiyle Türkiye’de bir yılda oluşan lastik atığının yaklaşık dörtte birini bertaraf edebiliyor.&nbsp;</p><p>Yaklaşık 30 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen tesis, Sıfır Atık Projesi’ne sağladığı katkının yanı sıra karbon salımının azaltılmasında da önemli bir rol üstleniyor. Tesisin tam kapasiteyle faaliyete geçmesiyle yıllık 834 bin ton karbon salımının önlenmesi mümkün hale gelirken, bu miktar yaklaşık 250 bin ağacın bir yılda sağladığı karbon azaltımına eşdeğer bir etki yaratıyor.&nbsp;</p><p>AKO Grup Yönetim Kurulu Üyesi Safa Özcan, “Çevresel sorumluluğu, iş yapış şeklimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Ömrünü Tamamlamış Lastik Geri Dönüşüm Tesisi, AKO Grup’un sıfır atık ve sürdürülebilirlik hedeflerinin somut bir göstergesidir. Bu tesisle hem çevresel riskleri azaltıyor hem de atıkları ekonomik değere dönüştürerek ülkemize katkı sağlıyoruz. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakmak için yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Odeabank PCAF'e İmza Attı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/odeabank-pcafe-imza-atti-1563/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/odeabank-pcafe-imza-atti-1563/</id>
<published><![CDATA[2026-03-03T10:00:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-03T10:00:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FA4AF1-1FB32A-C9215E-787252-29E463-7BED34.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Altı kıtada 700’ü aşkın finans kuruluşunu bir araya getiren PCAF, finans sektöründe karbon muhasebesi standartlarının oluşturulmasına öncülük ediyor. Odeabank, bu adımla finanse edilen emisyonların hesaplanmasında küresel metodolojilere erişim sağlayarak süreçlerini uluslararası standartlarla uyumlu hale getirmeyi hedefliyor.</p><p>Banka, “Güçlendiren ve Dönüştüren Bankacılık” yaklaşımı doğrultusunda sürdürülebilirliği stratejisinin merkezine yerleştirirken, Türkiye’nin 2053 net sıfır hedefiyle uyumlu ilerlemeyi amaçlıyor. PCAF üyeliği sayesinde kapsamlı eğitimlere, küresel emisyon veri tabanlarına ve teknik metodolojilere erişim sağlayacak olan Odeabank, kredi portföyünün yarısından fazlasını kapsayacak şekilde finanse edilen emisyonlarını hesaplayarak çevresel etkisini daha şeffaf biçimde yönetecek.</p><p>Odeabank Finansal Kurumlar, Fonlama ve Sürdürülebilirlik faaliyetlerinden Sorumlu Lideri Burcu Akın Öztemel, PCAF iş birliğiyle finanse edilen emisyon hesaplamalarına yönelik kapasitesini artıracaklarını belirterek, “Sürdürülebilirliği, uluslararası ölçekte tanımlanmış standartlar, ortak metodolojiler ve şeffaf veri setleriyle yönettiğimiz bütüncül bir sorumluluk alanı olarak ele alıyoruz. Attığımız bu adımla çevresel etkimizi küresel finans ekosistemiyle ortak bir dil üzerinden ölçülebilir kılıyor, finansal kararlarımızın iklim ve çevre üzerindeki etkisini uluslararası platformlarda karşılaştırılabilir ve izlenebilir hale getiriyoruz.” dedi.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kardemir Çelik'e Sanayide Yeşil Dönüşüm desteği</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celike-sanayide-yesil-donusum-destegi-1445/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celike-sanayide-yesil-donusum-destegi-1445/</id>
<published><![CDATA[2026-03-03T09:58:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-03T09:58:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0FB98F-0E44D3-B965A2-C9892E-940294-ADEA3A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kardemir Çelik, İzmir Kalkınma Ajansı’nın (İZKA) “Sanayide Yeşil Dönüşüm” programı kapsamında birinci sıradan destek almaya hak kazandı. Altı ay sürecek program kapsamında şirketlere, eğitim, mevcut durum analizi, strateji ve yol haritası oluşturulması, danışmanlık ve proje geliştirme alanlarında kapsamlı destek sağlanıyor.</p><p>Yeşil dönüşümün şirket için uzun yıllardır önemli bir gündem olduğunu vurgulayan Kardemir Çelik Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Bakırel, “Sürdürülebilirliği çevresel gerekliliğin ötesinde gelecek nesillere karşı kurumsal sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Ar-Ge yatırımlarımızdan yenilenebilir enerji projelerimize, enerji verimliliği uygulamalarımızdan karbon ayak izi ölçümlerimize kadar attığımız her adım bu bakış açımız doğrultusunda şekilleniyor. İZKA’dan aldığımız destek de yeşil dönüşüm çalışmalarımıza güç katacak” dedi.</p><p></p><p>Yeşil dönüşüm stratejik öncelik</p><p></p><p>Yatırımlarda da sürdürülebilirliği ön planda tuttuklarını belirten Bakırel, sözlerini şöyle sürdürdü: “2016 yılından bu yana Ar-Ge Merkezimiz bünyesinde sürdürülebilirlik odaklı projeler geliştiriyor, üniversite-sanayi iş birlikleriyle çevre dostu üretim teknolojilerine yatırım yapıyoruz. İzmir Aliağa’da bulunan çelikhane tesisimiz, Türkiye’de alanında en yeni teknolojilere sahip üretim tesisleri arasında yer alıyor. Elektrikli ark ocağı teknolojisi ile hurdadan kütük demir üretimi gerçekleştiriyoruz. Fescon sistemine sahip 100 tonluk elektrikli ark ocağımız sayesinde atık ısı geri kazanımı sağlıyor ve üretimde yüzde 15 ila yüzde 30 arasında enerji tasarrufu elde ediyoruz.</p><p>Yıllık 40 bin ton kapasiteli karbon üretim tesisimiz ve yüksek kapasiteli hava ayrıştırma tesisimizle entegre bir üretim altyapısına sahibiz. Tesislerimizin tamamı ÇED iznine sahip olmasının yanı sıra uluslararası akredite kuruluş TÜV Austria aracılığıyla karbon ayak izi hesaplamalarımızı her yıl yaptırıyor ve raporlarımızı alıyoruz.</p><p>Yenilenebilir enerji tarafında da önemli yatırımlar gerçekleştirdik. 19,7 MW’lık rüzgâr enerji santralimiz, 4 MW’lık güneş enerji santralimiz ve atık ısıdan 1 MW elektrik üretimi sağlayan ORC sistemimizle mevcut yenilenebilir enerji üretim gücümüz 24,7 MW’a ulaştı.”</p><p></p><p>Sürdürülebilir üretimle uluslararası avantaj</p><p></p><p>Türkiye’de elektrik tüketimi ve karbon salınımı düşük demir çelik üreticileri arasında yer aldıklarına dikkat çeken Bakırel, “Çevreye duyarlı üretim sistemlerine yaptığımız yatırımlar sayesinde hem maliyet avantajı sağlıyor hem de uluslararası pazarlarda rekabet gücümüzü artırıyoruz. Sürdürülebilir üretim hedeflerimiz kapsamında yenilenebilir enerji yatırımlarımıza hız veriyoruz. Önümüzdeki dönemde hayata geçireceğimiz yeni GES, RES ve atık ısı yatırımlarıyla yenilenebilir enerji de toplam gücü 52,1 MW’a çıkarmayı amaçlıyoruz. Sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve verimlilik odaklı dönüşüm stratejimizle birlikte şirketimizin geleceğe daha sağlam adımlarla ilerlemesini hedefliyoruz” diye konuştu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">RUSAL'dan geri dönüştürülebilir yatırım</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/rusaldan-geri-donusturulebilir-yatirim-5098/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/rusaldan-geri-donusturulebilir-yatirim-5098/</id>
<published><![CDATA[2026-02-23T02:26:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-23T02:26:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AF0009-310CF6-5A21E7-D1FDA1-2FAAA8-1B2763.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şirket, iç pazar için alüminyum gıda kaplarına yönelik ek üretim kapasitelerini devreye alırken, orta vadede dış pazarlara açılmayı da hedefliyor. Buna paralel olarak, yüksek oranda geri dönüştürülmüş alüminyum içeren içecek kutularına yönelik sektörler arası bir proje de hayata geçiriliyor.</p><p>RUSAL’ın geri dönüştürülebilir ambalaj stratejisi, birbiriyle bağlantılı bir dizi yatırım projesi üzerinden ilerliyor. 2025’in ikinci yarısında şirket, yüzde 75 oranında geri dönüştürülmüş alüminyum içeren, düşük karbon ayak izine sahip yenilikçi bir içecek kutusuna yönelik uzun vadeli sektörler arası iş birliği projesinin bir aşamasını başarıyla tamamladı. Bu ürün, ALLOW INERTA markalı, düşük karbonlu birincil alüminyum kullanılarak üretildi. Bununla eş zamanlı olarak RUSAL, geri dönüştürülebilir alüminyumdan üretilen gıda kaplarının seri üretimine yönelik kapasite artış yatırımlarını da sürdürüyor.</p><p>Türkiye ambalaj sektörü son yıllarda istikrarlı bir büyüme gösteriyor. Kamuya açık sektörel değerlendirmeler sektör büyüklüğünün yaklaşık 28 milyar dolar seviyesinde olduğunu ortaya koyuyor. Ambalaj pazarının en büyük segmentini gıda ambalajları oluşturuyor. Kentleşme, nüfus artışı ve paketli ürün tüketiminin yaygınlaşması gıda ambalajlarına olan talebi artırıyor; bu segmentte üretim ve ihracat hacmi yükseliyor. Gıda güvenliği ve hijyen konularına verilen önemin artması da ambalajlı ürünlere olan tüketici tercihini güçlendirerek genel pazar büyümesini destekliyor. Metal ve cam ambalajların payı plastik ve kâğıt bazlı çözümlere kıyasla daha düşük olsa da, özellikle gıda sektöründe birçok alt segment için kritik bir rol oynuyor. Bu küresel ve bölgesel eğilimler, RUSAL’ın hedeflediği talep yapısını şekillendiriyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Pirelli'den sürdürülebilirlik başarısı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/pirelliden-surdurulebilirlik-basarisi-5818/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/pirelliden-surdurulebilirlik-basarisi-5818/</id>
<published><![CDATA[2026-02-23T02:24:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-23T02:24:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_060408-7F416D-8A6BC7-615CE3-DEC0F8-1F5006.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>S&amp;P Global tarafından 9.200’den fazla şirketin değerlendirildiği 2026 listesinde dünyadaki tek lastik üreticisi olarak “İlk %1” içinde yerini aldı.</p><p>Pirelli Sürdürülebilirlik, Yeni Mobilite ve Motorsport İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Giovanni Tronchetti Provera, konuyla ilgili şu açıklamada bulundu: “Pirelli’nin 2026 Sürdürülebilirlik Yıllığı’nda ilk %1 içerisinde yer almaya devam etmesi, şirketimizin uzun soluklu dönüşüm yolculuğunun önemli bir teyidi. Yenilikçi gelişim ve sorumlu büyüme anlayışı, operasyonel kararlarımızın merkezinde yer alıyor. Teknolojiye sürekli yatırım, değer zincirinin tamamında şeffaf yönetim anlayışı ve güvenlik, yetkinlikler ile insan kaynağının gelişimine güçlü odaklanma, rekabetçiliğimizi ve tüm paydaşlarımız için uzun vadeli değer yaratma kabiliyetimizi pekiştiriyor.”</p><p>2026 Sürdürülebilirlik Yıllığı’nda “İlk %1” içerisinde yer almak, S&amp;P Global tarafından verilen en yüksek takdir düzeyi olarak kabul ediliyor. Bu değerlendirme, dünya genelinde 9.200’den fazla şirketin ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) performanslarının analizine dayanıyor.</p><p>Bu sonuç, Pirelli’nin 2025 Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi kapsamında elde ettiği 86 puanlık başarıyı yansıtıyor. Söz konusu skor hem Otomotiv Bileşenleri hem de Otomotiv sektörlerinde ulaşılan en yüksek puan olma özelliğini taşıyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
</feed>