<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom">
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/modules/blog/atom.php?cid=59" rel="self" type="application/rss+xml" />
<id>tag:gazetebirlik.com,2015:cid-59</id>
<title type="text">Analiz Gazetesi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/" />
<generator>Analiz Gazetesi</generator>
<updated>2026-06-27T12:55:40+03:00</updated>
<entry>
<title type="text">Kırtasiye sektörü ciro bazlı büyümesini devam ettirdi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kirtasiye-sektoru-ciro-bazli-buyumesini-devam-ettirdi-6786/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kirtasiye-sektoru-ciro-bazli-buyumesini-devam-ettirdi-6786/</id>
<published><![CDATA[2026-06-27T12:55:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-27T12:55:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_31AE24-8772B9-5F84AB-E12084-C6BDEF-0B5DE1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kırtasiye sektörünün çatı kuruluşu Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD), sona eren 2025-2026 eğitim öğretim yılının ardından sektörel durum raporunu ve gelecek dönem öngörülerine dair bilgiler paylaştı. Özellikle okul açılış döneminde defter, kalem, boya grupları, okul çantası ve matara gibi temel ihtiyaçlarda güçlü bir talep yaşanırken makroekonomik dengeler alışveriş alışkanlıklarını da yıl içinde dönüştürdü. Tüketiciler bunun yanında yıl içinde alışveriş alışkanlığında planlı hareket etti.</p><p>Tüketicinin satın alma davranışı fiyat-performans odaklı şekilleniyor</p><p>2025-2026 eğitim öğretim yılının kırtasiye sektörü için hareketli olduğu kadar temkinli geçtiğini de belirten TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, “Geçtiğimiz yılla kıyaslama yaparsak sektörümüzde ciro bazlı büyüme devam etti. Ancak ilgili büyümenin önemli bir kısmı maliyet artışlarından ve raf fiyatlarına yansıyan güncellemelerden kaynaklandı. Adet bazında bakıldığında ise daha dengeli, hatta bazı ürün gruplarında daha seçici bir alışveriş davranışı gördük. Tüketiciler artık daha planlı alışveriş yapıyor, ihtiyaç dışı ürünlerde daha temkinli davranıyor. 2025-2026 döneminde ithalat, üretim, ham madde, enerji, işçilik, kur ve lojistik maliyetleri de raf fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam etti. Sektörümüz mümkün olduğunca bu artışların tamamını tüketiciye yansıtmamaya çalıştı. Ancak özellikle ithal girdi oranı yüksek ürünlerde fiyat güncellemeleri kaçınılmaz hale geldi.” dedi.</p><p>Yaz döneminde rotayı hobi ve sanat ürünleri belirliyor</p><p>Yaz tatilinin başlamasıyla birlikte sektördeki talepte de bir değişim yaşandığını ifade eden Keresteci, şu açıklamaları yaptı: “Okulların açık olduğu dönem boyunca en güçlü talebin temel kırtasiye ürünlerinde, güvenli ve markalı ürünlerde, lisanslı ürünlerde ve okul destek materyallerinde yaşandığını gördük. Tüketici tarafında en belirgin eğilim fiyat, performans dengesi ve güvenli ürün hassasiyeti oldu. Okulların kapanmasıyla birlikte sektör elbette tamamen durmuyor, sadece talebin yönü değişiyor. Yaz döneminde okul alışverişi yerini yaz okulları, kurslar, sanat atölyeleri, hobi ürünleri, boyama setleri, oyun ve etkinlik materyalleri ile ofis kırtasiyesi ürünlerine bırakıyor. Özellikle çocukların tatil dönemini üretken geçirmesine katkı sağlayan boyama, el işi, yaratıcı etkinlik ve sanatsal ürün gruplarında hareketlilik devam ediyor.”</p><p></p><p>2026-2027 eğitim öğretim döneminde sınırlı fiyat düzenlemeleri gündemde</p><p>Değerlendirmesinde gelecek eğitim öğretim yılına dair öngörüleri de paylaşan Keresteci, “2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde maliyet baskısının tamamen ortadan kalktığını söylemek pek de mümkün değil. Bu sebeple ürün gruplarına göre değişmekle birlikte sınırlı fiyat düzenlemeleri gündeme gelebilir. Bir okul çantasının dolum maliyeti öğrencinin sınıf düzeyine, ihtiyaç listesine, tercih edilen marka ve ürün kalitesine göre değişiyor. Geçtiğimiz yıla kıyasla daha yüksek bir sepet maliyeti oluşması beklenebilir elbette ancak burada geniş bir fiyat aralığı olduğunu da özellikle belirtmekte fayda var. Kırtasiye sektörünün tek sivil toplum örgütü TÜKİD olarak her dönemde velilerimize tavsiyemiz güvenilir satış noktalarından, markası ve üreticisi belli, üzerinde gerekli uyarı ve etiket bilgileri bulunan ürünleri tercih etmeleridir. Kırtasiye yalnızca ticari bir alan değil çocuklarımızın eğitim hayatına, gelişimine doğrudan temas eden bir sektördür. Bu nedenle güvenli ürün, kayıtlı ticaret ve sağlıklı rekabet başlıklarını sektörümüzün öncelikli gündemleri arasında tutmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Darüşşafaka, Dünyanın En İyi Okulu Ödülleri'nde finalde</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/darussafaka-dunyanin-en-iyi-okulu-odullerinde-finalde-3385/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/darussafaka-dunyanin-en-iyi-okulu-odullerinde-finalde-3385/</id>
<published><![CDATA[2026-06-26T17:08:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-26T17:08:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9797F3-C56344-09A799-897115-AB820C-5173E2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin en köklü eğitim kurumlarından Darüşşafaka Eğitim Kurumları, eğitimde örnek uygulamaları dünya çapında görünür kılmayı amaçlayan uluslararası T4 Education platformunun düzenlediği Dünyanın En İyi Okulu Ödülleri’nde (World’s Best School Prizes 2026) tarihî bir başarıya imza attı.</p><p>163 yıldır “Eğitimde Fırsat Eşitliği” misyonuyla çocukların hayatını değiştiren Darüşşafaka, “Zorlukların Üstesinden Gelme” (Overcoming Adversity) kategorisinde, dünyanın dört bir yanından başvuran okullar arasından sıyrılarak ilk 10 finalist okul arasında yer aldı.</p><p>Babası veya annesi hayatta olmayan, maddi olanakları iyi bir eğitim için yetersiz, başarılı öğrencileri tam burslu, yatılı, nitelikli eğitimle geleceğe hazırlayan Darüşşafaka’nın bu uluslararası başarısı, “Eğitimde Fırsat Eşitliği” alanında yürüttüğü çalışmaların küresel ölçekte de takdir gördüğünü ortaya koydu.</p><p>2022 yılında İngiltere merkezli T4 Education tarafından kurulan ve sınıflarda ya da ötesinde hayatları dönüştüren en iyi okul uygulamalarını paylaşmayı amaçlayan bu organizasyon, günümüzde dünyanın en prestijli eğitim ödülleri arasında yer alıyor. Okulların yalnızca akademik başarılarının değil, aynı zamanda topluma sundukları sosyal etkilerin ve kapsayıcılık vizyonlarının da değerlendirildiği ödüllerde Darüşşafaka, eğitimle yaratılan toplumsal dönüşümün öncüsü olarak Türkiye’yi temsil ediyor.</p><p>“Zorlukların üstesinden gelme kategorisi, asırlık varlık sebebimizle örtüşüyor”</p><p>Darüşşafaka’nın dünya genelindeki binlerce okul arasından sıyrılarak Türkiye’yi temsil etmesinin gururunu yaşadıklarını ifade eden Darüşşafaka Eğitim Kurumları Genel Müdürü Ebru Arpacı, "Darüşşafaka olarak, kurulduğumuz günden bu yana her bir öğrencimizin potansiyelini en üst seviyeye çıkarmak ve onlara küresel standartlarda bir eğitim sunmak için çalışıyoruz. Öte yandan Darüşşafaka, sadece sınıflardan ve dersliklerden oluşan bir okul değil; 163 yıldır her bir çocuğumuzun hayatına sevgiyle, şefkatle dokunduğumuz, onlara güvenli bir gelecek sunduğumuz büyük bir yuva. Finale kaldığımız 'Zorlukların Üstesinden Gelme' kategorisi, bizim asırlık varlık sebebimizle, yani her türlü imkânsızlığın karşısına eğitimi koyan o köklü kuruluş felsefemizle doğrudan örtüşüyor. Çocuklarımızın hayatındaki engelleri sevgi ve inançla aşarken, uluslararası alanda da dünyanın en iyi 10 okulu arasında gösterilmek ve Türkiye'yi finalde temsil eden okul olmak bizler için tarifsiz bir gurur. Bu başarı, her çocuğun doğru imkânlarla dünyayı değiştirebileceğine olan inancımızı da tazeliyor."</p><p>Dünyanın en iyi okulları, halk oylamasıyla seçilecek</p><p>Darüşşafaka, ilk 10 finalist arasına girerek elde ettiği bu büyük başarının ardından, kategorisinde birincilik için yarışmaya devam edecek. Dünyanın dört bir yanından okulların en ilham verici hikâyelerinin yarıştığı organizasyonda, kazanan okullar halk oylaması ve uzman jürinin değerlendirmesi sonucunda belirlenecek. Darüşşafaka, bu tarihî süreçte tüm Türkiye’yi oylarıyla desteğe davet ediyor. Temsilcimize destek olmak ve oyunuzu doğrudan kullanmak için https://applications.worldsbestschool.org/public-vote-26/entry/4355 üzerinden bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Selahattin Bilgen ACI EUROPE Yürütme Komitesi'ne seçildi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/selahattin-bilgen-aci-europe-yurutme-komitesine-secildi-8178/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/selahattin-bilgen-aci-europe-yurutme-komitesine-secildi-8178/</id>
<published><![CDATA[2026-06-26T16:19:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-26T16:19:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_880417-C1DAB6-6CBEC3-452C0B-046EF2-FFC96F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bu üyelikle birlikte İGA İstanbul Havalimanı; sürdürülebilirlik standartlarının belirlenmesi, yolcu deneyimi politikalarının oluşturulması ve havacılığı etkileyen düzenleyici kararlar gibi kritik süreçlerde Avrupa düzeyinde doğrudan söz sahibi olacak. 46 ülkede 500’den fazla havalimanını temsil eden ACI Europe’un Yürütme Komitesi, organizasyonun stratejik gündemini belirleyen ve Avrupa havacılık politikalarını doğrudan şekillendiren en üst karar alma organlarından biri.</p><p>Komite; Selahattin Bilgen’in yanı sıra ACI Europe Başkanı Dr. Stefan Schulte (Fraport CEO’su), Başkan Yardımcısı Aletta von Massenbach (Flughafen Berlin Brandenburg CEO &amp; CFO), Başkan Yardımcısı Thomas Woldbye (London Heathrow CEO), Hazinedar Javier Marín (AENA İcra Başkan Yardımcısı) ve Geçmiş Dönem Başkanı Armando Brunini (SEA Milano CEO’su) gibi etkili isimlerden oluşuyor.&nbsp;</p><p>ACI Europe Yürütme Komitesi’ne Türkiye’den seçilen ilk üye olan Selahattin Bilgen, Uluslararası Havalimanları Konseyi ACI Europe ve ACI World Yönetim Kurulu üyelik görevlerini de sürdürüyor.&nbsp;</p><p>ACI Europe ve Yürütme Komitesi Hakkında</p><p>ACI Europe, havalimanı işletmeciliği, güvenlik, sürdürülebilirlik, yolcu deneyimi ve havacılık politikaları başta olmak üzere pek çok kritik alanda Avrupa Birliği kurumları, hükûmetler ve uluslararası havacılık otoriteleriyle doğrudan diyalog yürütüyor. Yürütme Komitesi ise ACI Europe bünyesinde stratejik kararların alındığı ve organizasyonun politika gündemini şekillendiren en üst düzey yönetim organı. Komite üyeliği, Avrupa havacılık sektörünün en prestijli pozisyonlarından biri olarak kabul edilmekte olup; üyeler kıtanın havacılık politikalarını, düzenleyici çerçevelerini ve sektörün geleceğini doğrudan etkileme kapasitesine sahip oluyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sürdürülebilirlik ve ESG raporlama uzmanlığı programı ilk mezunlarını verdi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilirlik-ve-esg-raporlama-uzmanligi-programi-ilk-mezunlarini-verdi-3946/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilirlik-ve-esg-raporlama-uzmanligi-programi-ilk-mezunlarini-verdi-3946/</id>
<published><![CDATA[2026-06-26T15:33:13+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-26T15:33:13+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2FE425-4ADFD5-927A0B-787D38-282AC1-44BB6C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Multinet Up’ın, YenidenBiz iş birliğiyle 2026 Beceri Gelişim Programları kapsamında hayata geçirdiği Sürdürülebilirlik ve ESG Raporlama Uzmanlığı Programı ilk mezunlarını verdi. Kariyer molası veren kadınların yeniden iş hayatına dönüşlerini desteklemeyi ve sürdürülebilirlik alanında nitelikli insan kaynağının gelişimine katkı sunmayı amaçlayan programın ilk eğitim dönemine katılan 25 kadın, sertifika almaya hak kazandı. Nisan-Haziran 2026 döneminde gerçekleştirilen ve sekiz hafta süren program kapsamında katılımcılar; sürdürülebilirlik ve ESG temelleri, kurumsal sürdürülebilirlik yönetimi, raporlama standartları, ESG performans ölçümü, emisyon yönetimi, risk yönetimi ve sürdürülebilir finansman gibi alanlarda kapsamlı bir eğitim sürecinden geçti. Teorik içeriklerin yanı sıra uygulama odaklı çalışmalar ve vaka analizleriyle desteklenen program kapsamında katılımcılar, sürdürülebilirlik ve ESG alanlarında yetkinlik kazandı. Programı başarıyla tamamlayan katılımcılara, sertifikaları eğitmen Esra Hepileri ve Multinet Up CEO’su Ali Emre Sever tarafından takdim edildi.</p><p>YenidenBiz Genel Müdürü Tülay Cerit Tiryaki: “Kadınların gelişimini sürdürülebilir bir modele dönüştürüyoruz”</p><p>“Beceri Gelişim Programları’nı yalnızca bir eğitim faaliyeti olarak değil, kariyerine ara veren kadınların iş hayatına güçlü ve güncel yetkinliklerle dönmesini destekleyen bir gelişim modeli olarak kurguluyoruz. Multinet Up iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Sürdürülebilirlik ve ESG Raporlama Uzmanlığı Programı da bu yaklaşımın çok değerli bir örneği oldu. Programı başarıyla tamamlayan 25 kadın, sürdürülebilirlik ve ESG gibi iş dünyasının giderek daha fazla ihtiyaç duyduğu bir alanda yetkinlik kazanarak yeni bir başlangıca hazırlandı. İlk dönemi tamamlamış olmaktan mutluluk duyuyoruz. Eylül ayında başlayacak ikinci dönemle bu etkiyi daha da büyütmeye devam edeceğiz.”</p><p>Ali Emre Sever: “Sürdürülebilirlik yolculuğunda kadınların gücüne inanıyoruz”</p><p></p><p>Konuyla ilgili açıklamada bulunan Multinet Up CEO’su Ali Emre Sever, “Sürdürülebilirlik alanında yaşanan dönüşüm, nitelikli insan kaynağına duyulan ihtiyacı her geçen gün artırıyor. YenidenBiz ile hayata geçirdiğimiz programla, kariyer molası veren kadınların yeniden iş hayatına dönüşlerini desteklerken, aynı zamanda sürdürülebilirlik ve ESG alanında yetkin profesyonellerin yetişmesine katkı sunmayı hedefledik. Programı başarıyla tamamlayan öğrencilerimizin bu alandaki yolculuklarında önemli bir adım attıklarına inanıyor, kendilerini gönülden tebrik ediyorum” dedi.</p><p></p><p>2026 yılı boyunca iki dönem olarak planlanan programın ikinci eğitim dönemi ise eylül ayında başlayacak. Eğitim programı kapsamında yıl sonuna kadar toplam 50 kadının sürdürülebilirlik ve ESG alanlarında eğitim alması hedefleniyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">At yarışlarının asırlık efsanesi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/at-yarislarinin-asirlik-efsanesi--3819/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/at-yarislarinin-asirlik-efsanesi--3819/</id>
<published><![CDATA[2026-06-26T10:31:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-26T10:31:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1D01EE-91D911-811A49-E8C116-EE136E-8E7C13.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İstanbul’a taşınmasına rağmen kesintisiz bir gelenekle bu yıl 100’üncü kez düzenlenen efsane yarışa, 3 yaşındaki safkan İngiliz tayları yarış hayatlarında sadece bir kez katılabiliyor.</p><p>Bu geleneksel randevu; öncesi, sonrası ve tüm detaylarıyla Tay TV ekranlarında olacak. Jokey deklareleri, kura çekimi ve start numaralarının belirlendiği o heyecan dolu anlar canlı yayınlarla ekrana gelecek. Tay TV’nin tecrübeli ekipleri; at sahipleri, jokeyler ve antrenörlerle yapılan özel röportajları, uzman görüşlerini, analizleri, yarış otoritelerinin yorumlarını ve hipodromdan renkli anları sadece Türkiye’deki değil, tüm dünyadaki milyonlarca yarışseverlerle buluşturacak.</p><p>22 SEÇKİN SAFKAN&nbsp;</p><p>100. Gazi Koşusu, 28 Haziran 2026 Pazar günü saat 17.15’te İstanbul Veliefendi Hipodromu’nun büyüleyici atmosferinde gerçekleşecek. Kazananın adını tarihe altın harflerle yazdıracağı bu anlamlı kupa için 3 yaşlı 22 seçkin İngiliz safkanı kıyasıya bir mücadeleye girişecek. Tüm atçıların kariyer zirvesi olarak kabul ettiği yarış, 2 bin 400 metrelik çim pistte koşulacak.</p><p>TAY TV DEV KADRO İLE PİSTTE&nbsp;</p><p>Bu büyük derbi, yarış yayıncılığının öncü kuruluşu Tay TV’de, dev bir yayın kadrosu ve kapsamlı özel program serisiyle ekranlara gelecek.</p><p>İLK BÜYÜK HEYECAN&nbsp;</p><p>Asırlık koşunun ilk büyük heyecanı, jokey deklareleri ve start kuralarının çekimiyle Veliefendi'de başlayacak. 26 Haziran Cuma günü saat 10.00 ile 12.00 arasında gerçekleştirilecek olan geleneksel "Yıldızlarla Kahvaltı" organizasyonu ve start numaralarının belirlendiği o kritik dakikalar Tay TV’den canlı olarak yayınlanacak.</p><p>ÇOK ÖZEL RÖPORTAJLAR&nbsp;</p><p>Ekranların usta isimleri Hakan Cantınaz, Aykut Aydın ve Eray Balcı’nın sunumlarıyla ekrana gelecek bu özel programda ; 100. yıl kupasını müzelerine götürmek isteyen at sahipleri, tarihe geçmek isteyen jokeyler ve yarış dünyasının deneyimli isimleriyle&nbsp; yapılacak çok özel söyleşiler yer alacak.</p><p>ANALİZLER VE STRATEJİLER “YARIŞ MASASI”NDA&nbsp;</p><p>Gazi Koşusu'nun ilk teknik analizlerinin ve kura stratejilerinin masaya yatırılacağı bu dinamik yayının hemen ardından, stüdyoda bayrağı devralacak olan "Yarış Masası" ekibi Gazi Koşusu öncesinde yarışseverlerin nabzını tutmaya devam edecek.</p><p>100’ÜNCÜ YIL COŞKUSU ‘SON DÜZLÜK’TE&nbsp;</p><p>Kupa günü olan 28 Haziran Pazar günü, sabahın erken saatlerinden itibaren 100’üncü yıl coşkusu hipodrom sınırlarını aşarak ekran başındaki milyonları saracak. Tay TV’nin ekran klasiği "Son Düzlük" programı, kendi saati olan 10.30’da Veliefendi Hipodromu’nun kalbinden, canlı yayın noktasından izleyicilerle buluşacak.</p><p>KESİNTİSİZ YAYIN MARATONU&nbsp;</p><p>Hakan Cantınaz’ın moderatörlüğünde, usta yorumcular Eray Balcı ve Tolgahan İmal'in eşsiz analizleriyle ekrana gelecek olan "Son Düzlük", 10.30 - 13.30 saatleri arasında kesintisiz bir yayın maratonuna imza atacak. Üç saat boyunca sürecek canlı yayında; yarış dünyasının otoriteleri, özel davetliler, cemiyet hayatının önde gelen isimleri, sanatçılar ve at sahipleri mikrofona konuk edilerek tarihi derbinin heyecanı en sıcak haliyle yansıtılacak.</p><p>İLKE DUYAN İLE GAZİ ÖZEL&nbsp;</p><p>100. Gazi Koşusu gününün en kapsamlı ve soluk soluğa takip edilecek analiz kuşağı ise saat 14.00’te izleyiciyle buluşacak. At yarışı yayıncılığının vazgeçilmez ismi İlke Duyan, "İlke Duyan ile Gazi Özel" programının sunuculuğunu üstlenecek. Saat 18.00’e kadar tam dört saat boyunca Veliefendi’den yayın yapacak programda, her koşuda farklı uzman konuklar ve usta yazarlar mikrofon başında olacak.</p><p>TAY TV KALİTESİYLE EKRANDA&nbsp;</p><p>Programda o gün koşulacak tüm yarışlar, start öncesi analizler ve finiş çizgisinin hemen ardından yapılacak değerlendirmeler ekrana taşınacak. Yarışseverler, asırlık kupanın sahibini bulacağı o büyük ana kadar tüm teknik detayları ve pist arkası gelişmeleri Tay TV kalitesiyle izleme şansı bulacak.</p><p>100’ÜNCÜ YILDA 100 MİLYON LİRALIK ÖDÜL&nbsp;</p><p>Adeta bir şölene dönüşecek olan Gazi Koşusu’nun birincilik ödülü 50 milyon lira olarak belirlendi. Yetiştiricilik primleri ve diğer tüm ek ödemelerle birlikte, şampiyon safkanın sahibine kazandıracağı toplam ödül 100 milyon liranın üzerine çıkacak.</p><p>TARİH, SPOR VE KÜLTÜR&nbsp;</p><p>Aradan geçen bir asırda tarih, spor ve kültürün iç içe geçtiği özel bir etkinliğe dönüşen Gazi Koşusu, ilk kez 1927 yılında düzenlendi. Ali Muhiddin Hacıbekir'in sahibi olduğu "Neriman" isimli safkanın kazandığı Ankara’daki bu ilk yarışı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk de büyük bir ilgiyle takip etti. Türk at yarışçılığının bu en önemli koşusunda geçtiğimiz yıl , jokey Ahmet Çelik idaresinde start alan "Cutha" finişi ilk gören safkan olurken; ikinciliği "Handsome King", üçüncülüğü ise "Special Man" elde etti. Gazi Koşusu tarihinde en iyi derece 2.26.22 ile ise efsane isim Bold Pilot ait olup bu rekor 1996 yılından beri henüz kırılamadı.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Boya sektöründe son 30 yılın en büyük daralması yaşanıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/boya-sektorunde-son-30-yilin-en-buyuk-daralmasi-yasaniyor-6621/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/boya-sektorunde-son-30-yilin-en-buyuk-daralmasi-yasaniyor-6621/</id>
<published><![CDATA[2026-06-25T17:58:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-25T17:58:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_973B81-A71DB7-410F7C-49C7D4-B592F7-A0635A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye ekonomisindeki sıkı para politikaları, yükselen faizler ve değişen tüketici öncelikleri birçok sektörü olduğu gibi boya sektörünü de etkiliyor. Ancak sektör temsilcilerine göre yaşanan tablo klasik bir talep kaybından çok, ertelenen ihtiyaçlardan kaynaklanıyor. Bianca Boya Kurucu Ortağı Veysel Feyzoğlu, son yıllarda yaşanan değişimin yalnızca ekonomik göstergelerle açıklanamayacağını belirterek, tüketicinin harcama davranışının da köklü şekilde değiştiğine dikkat çekerek, “Geçmişte bir evin boyanmasında malzeme maliyeti ile işçilik maliyeti birbirine yakındı. Bugün işçilik maliyetleri çok daha hızlı arttı. Tüketici evini yenilemek istiyor ancak bu kararı öteliyor. Çünkü boya artık zorunlu değil, ertelenebilir bir ihtiyaç olarak görülüyor.” dedi.</p><p>Sektör Son 30 Yılın En Sert Döneminden Geçiyor</p><p>Feyzoğlu’na göre boya sektörü 2024 ve 2025 yıllarında son otuz yılın en sert daralmalarından birini yaşadı. Sektörde toplam küçülmenin yüzde 50 seviyelerine ulaştığını belirten Feyzoğlu, özellikle yenileme pazarındaki yavaşlamanın tüm dengeleri değiştirdiğini ifade ederek, “Boya sektöründeki talebin yaklaşık yüzde 85’i renovasyon ve yenileme kaynaklı. Yeni konut üretimi ve yeni yatırımlar ise toplam talebin yalnızca yüzde 15’ini oluşturuyor. Şehirlerde yükselen vinçler ve yeni projeler sektörü canlı gösterse de gerçek tablo farklı. Yenileme tarafındaki kayıp, yeni projelerle telafi edilemiyor.” şeklinde konuştu.</p><p>Hürmüz Boğazı’ndaki Gerilim Boya Sektörünü de Etkiliyor</p><p>Küresel gelişmelerin boya sanayisi üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Feyzoğlu, son dönemde Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan jeopolitik gerilimin sektör açısından yeni riskler oluşturduğunu söyledi. Boya üretiminde kullanılan hammaddelerin önemli bir bölümünün ithalata dayandığını belirten Feyzoğlu, bölgede yaşanan her gelişmenin tedarik zincirinden maliyetlere kadar birçok başlığı doğrudan etkilediğini ifade ederek, “2026 yılına girerken sektör olarak düşüşün durmasını ve yeniden büyüme trendine geçmeyi bekliyorduk. Ancak Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmeler, hammadde tedarikinde ve lojistik süreçlerinde yeni belirsizlikler yarattı. İlk etapta elimizdeki stoklarla bu süreci yönetebileceğimizi düşündük. Ancak stokların azalmasıyla birlikte yeni siparişlerin daha yüksek maliyetlerle üretime girdiğini görüyoruz.” dedi.</p><p>Kaliteli Boya da Talebi Yavaşlatıyor</p><p>Sektördeki ilginç gelişmelerden biri de ürün kalitesindeki artışın satış sıklığını azaltması. Geçmişte her birkaç yılda bir yapılan boya işlemlerinin artık çok daha uzun aralıklarla gerçekleştiğini belirten Feyzoğlu, özellikle silinebilir ve dayanıklı ürünlerin tüketicilerin yenileme ihtiyacını geciktirdiğini söyleyerek, “Türkiye’de boya kalitesi son 15 yılda ciddi şekilde yükseldi. Doğalgaz kullanımının yaygınlaşmasıyla duvarlar daha az kirleniyor. Silinebilir ürünler sayesinde tüketici aynı boyayı yıllarca kullanabiliyor. Bu da doğal olarak talebi aşağı çekiyor.” şeklinde konuştu.</p><p>‘Fırtınada Gemiyi Yüzdürmeye Devam Ediyoruz’</p><p>Sektörün zorlu bir dönemden geçtiğini ancak umutsuz olmadıklarını vurgulayan Feyzoğlu, Türk sanayisinin geçmişte çok daha ağır krizleri atlattığını söyleyerek, sözlerini şöyle tamamladı.&nbsp;</p><p>“Biz ticaret insanları için önemli olan sakin denizlerde ilerlemek kadar fırtınada gemiyi koruyabilmektir. Türkiye ekonomisine, üretim gücüne ve sektörümüze güveniyoruz. Bugüne kadar pek çok zorlu dönemi atlattık. Bugün de üretmeye, yatırım yapmaya ve geleceğe hazırlanmaya devam ediyoruz.”&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Kararı İstinaf Mahkemesi'ne taşıyoruz"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/karari-istinaf-mahkemesine-tasiyoruz-7233/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/karari-istinaf-mahkemesine-tasiyoruz-7233/</id>
<published><![CDATA[2026-06-25T10:13:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-25T10:13:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D41A72-69F0DE-B7E0C6-0854E3-DE223F-2A38B2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>TAG uygulamasına ilişkin davanın 7’nci duruşması, 24 Haziran’da İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görüldü. İstanbul Otomobilciler Esnaf Odası, Birleşik Taksi Şoförleri Derneği, İstanbul Havalimanı Turizm Taksiciler Karayolu Yolcu Taşıma Kooperatifi, Sabiha Gökçen Havaalanı Taşıma ve İşletme Kooperatifi, İstanbul Taksi Sahipleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası, Antalya Şoförler ve Otomobilciler Odası, Gaziantep Şoförler ve Otomobilciler Odası ile Kayseri Otomobilciler Kamyon, Otobüs, Kamyonet ve Şoförler Odası Başkanlığı tarafından açılan davada mahkeme heyeti, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verdi.&nbsp;</p><p>“Hukuki sürece inancımız tam, inanıyoruz ki haklılığımız bir kez daha tescil edilecek”</p><p>Duruşma sonrası açıklama yapan TAG Kurucusu Oğuz Alper Öktem, kararın üst mahkemeye taşınacağını belirterek şunları söyledi: “Taksicilerin uygulamanın bugün kapatılmasına yönelik tedbir talebi reddedildi. Genel olarak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildi. 2024 yıllarında verilen benzer karar, İstinaf Mahkemesi tarafından hatalı bulunarak kaldırılmıştı. Bu kararı da yeniden İstinaf Mahkemesi’nin değerlendirmesine sunacağız. Hukukun üstünlüğüne ve yargı süreçlerinin sağlıklı şekilde işleyeceğine olan inancımız tam. Bu süreç boyunca bize güvenen, destek veren ve Türkiye’nin en büyük topluluğunu oluşturan TAG ailesinin tüm mensuplarına teşekkür ediyoruz. Kamuoyunu süreçle ilgili gelişmeler hakkında şeffaf şekilde bilgilendirmeyi sürdüreceğiz.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">DOA sistemine kayıtlı HOREKA sayısı hızla artıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/doa-sistemine-kayitli-horeka-sayisi-hizla-artiyor-9287/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/doa-sistemine-kayitli-horeka-sayisi-hizla-artiyor-9287/</id>
<published><![CDATA[2026-06-25T10:10:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-25T10:10:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_648788-90AB1A-F3FF21-2076CC-BC4E65-A070E6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından yürütülen Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Sistemi, 1 Temmuz itibarıyla ulusal entegrasyon sürecine geçiyor. Vatandaşlardan işletmelere, üreticilerden geri dönüşüm sektörüne kadar geniş bir iş birliği ağı oluşturan sistem, DOA logolu içecek ambalajlarının kontrollü şekilde toplanarak yeniden ekonomiye kazandırılmasını amaçlıyor. Bu süreçte HOREKA işletmeleri de sistemin sahadaki yaygınlaşmasında kritik rol üstleniyor.</p><p>Oteller, restoranlar ve kafeler, her gün milyonlarca içecek ambalajının tüketildiği noktalar olarak DOA Sisteminin başarısında önemli rol oynuyor. Marketler, süpermarketler, bakkallar ve büfeler iade noktası olarak hizmet verirken, HOREKA işletmeleri de kendi bünyelerinde tüketilen DOA logolu ambalajları ayrıca biriktirerek sisteme kazandırıyor. Bu sayede ambalajların düzenli şekilde toplanması ve yeniden üretim süreçlerinde değerlendirilmesi sağlanırken, geri kazanım hedeflerine ulaşılmasına ve kaynakların daha verimli kullanılmasına katkı sunuluyor.</p><p>Nurullah Öztürk: "Türkiye'nin Kaynaklarını Koruma Seferberliğinde HOREKA'ların Katkısı Çok Değerli"</p><p>Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk, DOA Sisteminin çevre, ekonomi ve kaynak yönetimi alanlarında güçlü bir dönüşüm ortaya koyduğunu belirterek şunları söyledi:</p><p>"DOA Sistemi ile vatandaşlarımızı, işletmelerimizi, üreticilerimizi ve geri dönüşüm sektörünü aynı hedef etrafında buluşturuyoruz. Daha temiz bir çevre, daha verimli kaynak kullanımı ve daha güçlü bir döngüsel ekonomi için yürüttüğümüz bu dönüşümün başarısı, tüm paydaşlarımızın katılımıyla mümkün olacak. Türkiye'nin kaynaklarını koruma seferberliğinde HOREKA işletmelerimizin katkısını son derece değerli buluyoruz. İşletmelerimizi DBYS kayıt süreçlerini tamamlayarak DOA Sistemine dahil olmaya ve bu dönüşümün aktif bir parçası olmaya davet ediyoruz. 1 Temmuz'da başlayacak ulusal entegrasyon süreciyle birlikte hep birlikte daha güçlü, daha yaygın ve daha etkili bir geri dönüşüm ağı oluşturacağımıza inanıyoruz."</p><p>DBYS Kayıtları ve Operatör Belirleme Süreci Devam Ediyor</p><p>1 Temmuz'da başlayacak ulusal entegrasyon süreci öncesinde HOREKA işletmelerinin Depozito Bilgi Yönetim Sistemi (DBYS) üzerinden kayıt işlemlerini tamamlayarak birlikte çalışacakları saha operatörlerini belirlemeleri gerekiyor. Sisteme kayıt olan işletmelerde biriken DOA logolu ambalajlar, seçilen operatörler tarafından düzenli olarak teslim alınarak geri dönüşüm süreçlerine yönlendiriliyor. HOREKA işletmeleri, sisteme kazandırdıkları her bir ambalaj için 0,20 TL teşvik bedeli kazanarak hem geri dönüşüm sürecine katkı sağlıyor hem de ekonomik fayda elde ediyor.</p><p>Yetkilendirilen operatörler toplama, taşıma ve doğrulama faaliyetlerini yürütürken, tüm operasyonlar dijital altyapı üzerinden anlık olarak takip ediliyor. Böylece DOA logolu ambalajların işletmelerden teslim alınmasından geri dönüşüm süreçlerine dahil edilmesine kadar tüm aşamalar şeffaf, güvenilir ve izlenebilir şekilde yönetiliyor.</p><p>Kaynaklar Ekonomiye Geri Kazandırılacak</p><p>DOA Sistemi ile geri kazanılan içecek ambalajlarının yeniden üretimde değerlendirilmesi ve ekonomik değere dönüştürülmesi amaçlanıyor. Ambalajların kontrollü şekilde toplanması sayesinde geri dönüşüm süreçlerinin verimliliğinin artırılması ve sanayinin ihtiyaç duyduğu kaliteli geri dönüştürülmüş hammaddenin daha yüksek oranlarda yurt içinden karşılanması hedefleniyor.</p><p>Sistemin yaygınlaşmasıyla birlikte içecek ambalajı hammaddesi ithalatında yüzde 35 ila 40 oranında azalma sağlanması öngörülüyor. Türkiye ekonomisine yıllık yaklaşık 30 milyar liralık katkı sunması beklenen sistemin; yaklaşık 37 bin ton sera gazı emisyonunun azaltılmasına, 1,3 milyar kilovatsaat enerji tasarrufu sağlanmasına ve 3,6 milyon varil petrol kullanımının önlenmesine katkı sunması hedefleniyor.</p><p>Kutu: HOREKA İşletmeleri DOA Sistemine Nasıl Dahil Oluyor?</p><p>• HOREKA işletmeleri dbys.gov.tr web sitesi üzerinden kayıt oluşturacak.</p><p>• İşletmeler birlikte çalışacakları yetkili saha operatörünü belirleyecek.</p><p>• İşletmelerde tüketilen DOA logolu ambalajlar ayrı olarak biriktirilecek.</p><p>• Biriktirilen ambalajlar seçilen operatöre teslim edilecek.</p><p>• Sisteme teslim edilen her DOA logolu ambalaj için işletmelere 0,20 TL teşvik bedeli ödenecek.</p><p>• Operatörler toplama, taşıma ve doğrulama süreçlerini yürütecek.</p><p>• Tüm operasyonlar dijital altyapı üzerinden anlık olarak takip edilecek.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kimpur'dan tren koltuklarına özel HR köpük sistemi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kimpurdan-tren-koltuklarina-ozel-hr-kopuk-sistemi-2604/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kimpurdan-tren-koltuklarina-ozel-hr-kopuk-sistemi-2604/</id>
<published><![CDATA[2026-06-25T09:54:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-25T09:54:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8210E2-CBA752-E30975-A58742-4D0840-AF328E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Poliüretan sistemleri alanında bölgesel lider konumunu sürdüren Kimpur; tren koltukları için geliştirdiği KIMflex® HR Köpük Sistemi ile yangın güvenliği ve dayanıklılık beklentilerinin kritik önem taşıdığı bu alanda Ar-Ge ve mühendislik yetkinliğini de ortaya koyuyor.</p><p>Uluslararası Güvenlik Standartlarını Karşılayan Performans</p><p>Gün içerisinde binlerce yolcu tarafından kullanılan tren koltuklarında yalnızca konfor değil; yangın güvenliği, düşük emisyon değerleri, uzun servis ömrü ve yoğun kullanıma karşı dayanıklılık gibi kriterler de büyük önem taşıyor. Bu nedenle kullanılan malzemelerin uluslararası güvenlik standartlarını karşılamasının yanı sıra uzun yıllar boyunca performansını koruyabilmesi gerekiyor.&nbsp;</p><p>Kimpur tarafından geliştirilen KIMflex® HR Köpük Sistemi, demiryolu araçlarında kullanılan malzemelerin yangına tepki performanslarını değerlendiren Avrupa güvenlik standardı EN 45545-2 kapsamında gerçekleştirilen ısı salım hızı ve toksik gaz yoğunluğu testlerini başarıyla tamamlayarak raylı sistem uygulamalarında aranan yangın güvenliği kriterlerini karşıladı. Düşük VOC (Uçucu Organik Bileşikler) emisyonu, düşük duman oluşumu ve düşük toksik gaz emisyonu özellikleriyle öne çıkan sistem; yüksek geri esneme özelliği sayesinde uzun süreli konfor sunarken, yoğun kullanıma uygun dayanıklı yapısıyla da dikkat çekiyor.</p><p></p><p></p><p>Ar-Ge Yetkinliğinin Yeni Bir Göstergesi</p><p>Kimpur CEO’su Cavidan Karaca, geliştirilen sistemle ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Raylı sistemler, malzeme geliştirme açısından son derece yüksek güvenlik ve performans beklentilerinin bulunduğu bir alan. Bu alanda kullanılacak ürünlerin yalnızca konfor ve dayanıklılık sunması yeterli değil; aynı zamanda uluslararası standartları da karşılaması gerekiyor. KIMflex® HR Köpük Sistemi ile elde ettiğimiz sonuç, Kimpur’un güçlü Ar-Ge altyapısının ve farklı sektörlerin ihtiyaçlarına özel çözümler geliştirme yeteneğinin önemli bir göstergesidir."</p><p>Karaca ayrıca, bu çalışmanın şirketin yüksek katma değerli ürün geliştirme vizyonunu desteklediğini belirterek, Kimpur’un gelecekte de ileri mühendislik gerektiren uygulamalara yönelik yenilikçi poliüretan teknolojileri geliştirmeyi sürdüreceğini ifade etti.</p><p>40 yılı aşkın deneyimi boyunca farklı sektörlerin ihtiyaçlarına özel poliüretan sistemler geliştiren Kimpur, tren koltukları için geliştirdiği KIMflex® HR Köpük Sistemi ile yüksek teknik gereksinimlere sahip uygulamalara yönelik çözüm geliştirme yetkinliğini bir kez daha ortaya koydu. Şirket, önümüzdeki dönemde de ileri mühendislik ve Ar-Ge kabiliyetleriyle farklı sektörlere değer katacak yenilikçi poliüretan teknolojileri geliştirmeyi sürdürecek.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">SPK, 5 şirketin halka arzını onayladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/spk-5-sirketin-halka-arzini-onayladi-7713/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/spk-5-sirketin-halka-arzini-onayladi-7713/</id>
<published><![CDATA[2026-06-25T08:39:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-25T08:39:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A910D3-07F391-C925F3-36C487-7C7876-446199.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>SPK haftalık bültenine göre Kurul, Orzaks İlaç ve Kimya'nın 69 liradan, Ekim Turizm'in 30,26 liradan, Soho Giyim ve Enerji'nin 15 liradan, İsvea Seramik ve Banyo Ürünleri'nin 20,9 liradan, Golda Gıda'nın ise 9,2 liradan halka arzını uygun buldu.</p><p></p><p>İş Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı AŞ'nin yaklaşık 415 milyon liralık bedelsiz sermaye artırımı onaylandı.</p><p></p><p>Kurul, Adil Varlık Yönetim AŞ'nin 500 milyon liralık, Yapı Kredi Faktoring AŞ'nin 6,8 milyar liralık, Koç Finansman AŞ'nin 1,4 milyar liralık, Türkiye Garanti Bankası AŞ'nin 6 milyar dolarlık, İş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ'nin 10 milyar liralık, Ak Yatırım Menkul Değerler AŞ'nin 15 milyar liralık borçlanma aracı ihraç başvurusuna izin verdi.</p><p></p><p>ZKB Varlık Kiralama AŞ'nin 3 milyar liralık, Bizim Varlık Kiralama AŞ'nin ise 500 milyon liralık kira sertifikası ve VİDMK ihracı başvurusu onaylandı.</p><p></p><p>- Kuruluşuna izin verilen yeni fonlar</p><p></p><p>SPK, BV Portföy Yönetimi AŞ'nin "Boğaziçi Ventures Global Girişim Sermayesi Yatırım Fonu" ile "Greenwise Girişim Sermayesi Yatırım Fonu" kurmasına izin verdi.</p><p></p><p>İş Portföy BIST 30 Endeksi Hisse Senedi Yoğun Borsa Yatırım Fonu'nun kuruluşuna izin verilmesi talebi olumlu karşılandı.</p><p></p><p>Fiba Yatırım Menkul Değerler AŞ ile Marbaş Menkul Değerler AŞ'ye yurt dışında işlem aracılığı faaliyet izni verilirken, Gekas Kitle Fonlama Platformu AŞ ünvanlı bir kitle fonlama platformunun kurulması onaylandı.</p><p></p><p>- İdari para cezaları ve suç duyuruları</p><p></p><p>Kurul, Girişim Elektrik Sanayi Taahhüt ve Ticaret AŞ ile Europower Enerji ve Otomasyon Teknolojileri Sanayi Ticaret AŞ hakkında yapılan inceleme sonucunda bu iki şirkete ve 4 kişiye toplamda 20,7 milyon liralık idari para cezası uyguladı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bihter Yalçın Öçal, Aura Dermokozmetik Genel Müdürü oldu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bihter-yalcin-ocal-aura-dermokozmetik-genel-muduru-oldu-3249/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bihter-yalcin-ocal-aura-dermokozmetik-genel-muduru-oldu-3249/</id>
<published><![CDATA[2026-06-25T02:17:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-25T02:17:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5AB64B-6B583C-E5F3F5-AF8711-731953-30D759.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü mezunu olan Bihter Yalçın Öçal, profesyonel kariyerine Unilever’de Yönetici Adayı olarak başladı. Kariyeri boyunca tüketici sağlığı ürünleri, tıbbi cihaz, ilaç ve medikal estetik alanlarında faaliyet gösteren uluslararası şirketlerde önemli liderlik görevleri üstlenen Öçal; Allergan Aesthetics, Galderma, Fillmed ve Alcon-Novartis gibi sektörün önde gelen kuruluşlarında pazarlama, satış ve ticari operasyonların yönetiminde aktif rol aldı.</p><p>Türkiye, Kanada, İngiltere, Avrupa, Türki Cumhuriyetler ve İsrail bölgelerinde artan sorumluluklarla görev alan Öçal, farklı coğrafyalarda elde ettiği deneyimle büyüme stratejilerinin oluşturulması, ticari yapılanmaların güçlendirilmesi ve yüksek performanslı ekiplerin yönetilmesi konularında başarılı çalışmalara imza attı.</p><p>Farmareyon bünyesindeki görev süresince OTC kategorisindeki premium markaların büyümesine liderlik eden Bihter Yalçın Öçal, şirketin sürdürülebilir büyüme stratejisinin şekillendirilmesinde önemli katkılar sağladı. GNC'nin 10 yılı aşkın bir aranın ardından Türkiye pazarına yeniden kazandırılması, Curaprox'un eczane kanalındaki lider konumunun daha da güçlendirilmesi ve TruKid'in anne-çocuk kategorisinde büyümesi ile yeni satış kanallarına açılması gibi stratejik projelere öncülük etti.</p><p>Öçal ayrıca uluslararası marka iş birliklerinin geliştirilmesi, omnichannel ticari yapının oluşturulması, distribütör ve kanal yönetimi süreçlerinin yapılandırılması ve güçlü ekiplerin kurulması süreçlerinde aktif sorumluluk üstlendi.</p><p>Yeni görevinde Aura Dermokozmetik'in medikal estetik alanındaki öncü ürün portföyünün yanı sıra, dünyanın en prestijli dermokozmetik markalarından Obagi'nin Türkiye'deki büyüme ve gelişim stratejilerine liderlik edecek olan Bihter Yalçın Öçal; klinik medikal estetik ve lüks dermokozmetik alanlarında şirketin büyüme hedeflerini daha da ileri taşımayı amaçlıyor.</p><p>Sağlık profesyonelleriyle kurulan iş birliklerinin güçlendirilmesi, marka yatırımlarının artırılması, yeni iş fırsatlarının değerlendirilmesi ve sürdürülebilir büyüme hedeflerinin hayata geçirilmesinde önemli rol üstlenecek olan Öçal'ın liderliğinde Aura Dermokozmetik, sektördeki güçlü konumunu daha da pekiştirmeyi ve paydaşlarına değer yaratmayı sürdürmeyi hedefliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Beyaz eşyada satışlar sert düştü</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/beyaz-esyada-satislar-sert-dustu-7797/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/beyaz-esyada-satislar-sert-dustu-7797/</id>
<published><![CDATA[2026-06-24T16:29:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-24T16:29:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_230934-6F3E46-C1DFC8-7C51F6-B33B6A-168949.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) tarafından yapılan açıklamaya göre, 2026 yılının ilk beş aylık dönemine ilişkin veriler, sektör açısından iç talepte önemli</p><p></p><p>bir daralma, dış pazarlarda ise daha belirgin bir yavaşlamaya işaret etti.</p><p></p><p>Ocak–Mayıs 2026 döneminde iç satışlar bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6 azalışla</p><p></p><p>4.054.692 adet olarak gerçekleşirken, ihracat yüzde 20 düşüşle 6 milyon 938 bin 790 adede geriledi.</p><p></p><p>Gelişmelere paralel olarak üretim yüzde 17 azalarak 10 milyon 835 bin 306 adet seviyesinde</p><p></p><p>gerçekleşti. Toplam satışlar ise yüzde 15’lik düşüşle 10 milyon 993 bin 482 adet oldu.</p><p></p><p>Mayıs 2026 verilerine bakıldığında ise iç satışlar yüzde 1 oranında çok sınırlı bir toparlanma ile</p><p></p><p>852 bin 837 adet seviyesine yükselirken, ihracatta yüzde 29’luk bir düşüş yaşanarak 1 milyan 276 bin 833 adet olarak kaydedildi. Üretim yüzde 31 oranında azalarak 1 milyon 814 bin 866 adede gerilerken, toplam satışlar yüzde 19 düşüşle 2 milyon 129 bin 670 adet olarak izlendi.</p><p></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen TÜRKBESD Yönetim Kurulu Başkanı Alper Şengül, "Genel tablo, iç pazarda dirençli görünüm korunurken, ihracat tarafındaki daralmanın sektör performansı üzerinde belirleyici olmaya devam ettiğini göstermektedir" ifadlerini kullandı.</p><p></p><p>Şengül, yakın zamanda sonuçlanan galvanizli ve boyalı çelik ürünlerine yönelik anti-damping soruşturması kapsamında alınan kararların, sektörün temel girdilerinden biri olan çelikteki maliyet baskılarının önümüzdeki dönemde de etkisini artıracağına işaret ettiğini belirterek, "Talep koşullarının zorlu seyrettiği mevcut ortamda, bu gelişme sektör üzerindeki maliyet yükünü artıran önemli unsurlardan biri olarak öne çıkmaktadır" dedi.</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ardahan'da 4.1 büyüklüğünde deprem</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ardahanda-41-buyuklugunde-deprem-6548/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ardahanda-41-buyuklugunde-deprem-6548/</id>
<published><![CDATA[2026-06-23T08:30:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-23T08:30:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7D9673-927BFA-C73F3B-B95382-82417C-31C9E4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>AFAD'ın paylaştığı bilgilere göre, Ardahan'ın Posof ilçesinde saat 07.07'de 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.</p><p></p><p>Merkezi Posof olan depremin derinliği 7 kilometre olarak ölçüldü.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Türkiye Diri Fay Haritası" 13 yıl sonra güncellendi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-diri-fay-haritasi-13-yil-sonra-guncellendi-9934/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-diri-fay-haritasi-13-yil-sonra-guncellendi-9934/</id>
<published><![CDATA[2026-06-22T10:48:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-22T10:48:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BAC9B3-E01314-3DFA82-B034DE-DE52D9-3102AB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında "Türkiye Diri Fay Haritası-2026"nın tanıtım programındaki konuşmasında, yeni harita sürümünün kamuoyuyla paylaşılmasından dolayı memnun olduklarını söyledi.</p><p></p><p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün vizyonuyla 1935'te kurulan ve bugün 91 yaşında olan MTA'nın stratejik değerinin giderek arttığını dile getiren Yanık, "Gazi Mustafa Kemal'in kurumumuzun kuruluşunu müjdelerken ifade ettiği 'Memleketin henüz meçhul bulunan diğer servetlerinin jeolojik bakımdan birer birer tetkik vazifesini Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü'ne verdik. Çalışacaklardır. Mesut sürprizler temenni ediyoruz.' sözü, 91 yıldır bizlere sadece bir görev tanımı değil, o 'mutlu sürprizleri' arama heyecanını ve tükenmeyen bir keşif azmini miras bırakmıştır." diye konuştu.</p><p></p><p>Yanık, MTA'nın yaklaşık bir asırlık süreçte, Batman'daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova'daki dünyanın en stratejik Nadir Toprak Elementleri sahalarına, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş'taki zengin bakır yataklarından sanayinin can damarı olan yüzlerce endüstriyel ham madde kaynağına kadar sayısız keşfe imza attığını ifade etti.</p><p></p><p>Küresel dengelerin değiştiğini ve madenlere ihtiyacın arttığını belirten Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p></p><p>"Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, 'Türkiye Diri Fay Haritası-2026' sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur."</p><p></p><p>Yanık, haritanın 2013'te yayımlanmasından bu yana geçen 13 yılda, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik çalışmalarla önemli büyüklükte veri birikiminin sağlandığına dikkati çekti.</p><p></p><p>2022'de yatırım programına alınan güncelleme projesinin, yoğun bir emeğin ardından tamamlandığına işaret eden Yanık, "2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>- MTA Bilimsel Etkinlikler Haftası-2026, beş gün dürecek</p><p></p><p>Yanık, MTA'nın sadece sahada arama yapan bir kurum olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin en köklü yerbilimleri okulu olduğunu belirtti.</p><p></p><p>Bilimsel üretimin paylaşılması ve kurumlar arası işbirliğinin geliştirilmesinin her zaman temel öncelik olduğuna işaret eden Yanık, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Bugün açılışını yaptığımız ve 5 gün boyunca sürecek olan 'MTA Bilimsel Etkinlikler Haftası-2026', bu okulun en güzel meyvelerinden biri. Etkinlik kapsamında sunulacak olan 48 sözlü ve 20 poster sunum, kurumumuz bünyesinde yürütülen projelerin sonuçlarını akademi, kamu ve sektör temsilcileriyle buluşturacak. 91 yıllık bu şanlı tarihin dağlarda, vadilerde, laboratuvarlarda gece gündüz demeden dökülen alın terinin, mühendislerimizin, araştırmacılarımızın ve diğer çalışanlarımızın fedakarlıklarının eseri olduğunu çok iyi biliyorum. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, 100. yılımıza doğru emin adımlarla yürürken, Türkiye'yi dünya yerbilimleri ve madencilik sektöründe lider bir konuma getirme hedefimize hep birlikte ulaşacağımıza yürekten inanıyorum."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İzinsiz yapılara elektrik ve su yok</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/izinsiz-yapilara-elektrik-ve-su-yok-2818/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/izinsiz-yapilara-elektrik-ve-su-yok-2818/</id>
<published><![CDATA[2026-06-21T11:13:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-21T11:13:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_85CEE2-575BC0-F76125-CE6816-37FD57-B7DD10.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>"Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun", Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p><p>Buna göre, çeltik tarlaları, il ve ilçe merkezlerine imar sınırından itibaren 500 metre, köy ve mahallelerde ise 50 metre uzaklıkta bulunabilecek. Uzaklıklar, köy ve mahallelerde, en kenar evin dış çevresi ile çeltik ekilen yerlerin en yakın noktasının arası ölçülerek belirlenecek.</p><p>Alkollü içkilerin veya alkollü içkileri üreten, ithal eden ve pazarlayan firmaların isim, marka, logo, amblemleriyle arz ambalajlarında yer alan ifadeler, şekil, isim, işaret ve görseller, iş yerlerinin içinde, dışında, vitrinlerinde, satış ünitelerinde ve hiçbir etkinlik alanında bulundurulamayacak. Fermente alkollü içki markası, distile alkollü içki markası olarak, distile alkollü içki markası fermente alkollü içki markası olarak kullanılamayacak.</p><p>Hidroelektrik enerji üretim tesisinin, Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından belirlenen işletme talimat ve programına uymaması veya eksiklikleri gidermemesi halinde, şirkete toplam ceza tutarı 250 bin liradan az, 5 milyon liradan çok olmamak üzere, tesisin hidrolik kurulu gücüne bağlı olarak megavat başına 50 bin lira ile 100 bin lira arasında idari para cezası uygulanacak.</p><p>Karbon yutak ormanları kurulacak</p><p>İl özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları, köy tüzel kişilikleri ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, su yapılarından kaynaklanabilecek kaza ve kayıpların önlenmesi için kendi görev ve sorumlulukları dahilinde gereken koruyucu güvenlik tedbirlerini alacak ve bu konuda DSİ'yi bilgilendirecek.</p><p>Mülkiyeti DSİ'ye ait su yapıları ile servis yolları ve diğer unsurları, amacı dışında kullanılamayacak. Bunların zorunlu nedenlerle amaç dışı kullanımı halinde, koruyucu güvenlik tedbirleri, kullanan kişi veya kamu kurum ve kuruluşlarınca alınacak. Amaç dışı kullanımdan kaynaklanan zararlardan, amacı dışında kullanan kişi veya kamu kurum ve kuruluşları sorumlu olacak.</p><p>Orman Genel Müdürlüğünce, küresel iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlamak ve ormanların sera gazı tutum kapasitesini artırmak için karbon yutak ormanları (atmosferdeki karbonu tutarak ve depolayarak iklim değişikliğinin etkilerini azaltmaya yardımcı olan ekosistem) kurulacak.</p><p>Lisans almaksızın Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce yapılan veya yaptırılmakta olan ikili işbirliği anlaşmaları kapsamında yer alan projeler ve önceki yıllar yatırım programlarındaki projeler için belirlenen süre, 31 Aralık 2025'ten 31 Aralık 2040'a uzatılacak.</p><p>Orman Kanunu'nun 2/B hükmüne göre uygulamaların gerçekleştirildiği yerlerde, Orman Genel Müdürlüğünce yürütülecek inceleme sonucunda, bu uygulamaların hükmen iptal edildiği yerler ile 2/B uygulamalarına ait orman kadastrosu tutanaklarında, bu uygulamaların tamamlandığı veya başkaca uygulama yapılacak sahanın bulunmadığının yazılı olup olmadığına bakılmaksızın, 2/B hükmünün şartlarını taşımadığı açıkça belirtilen yerler dışında kaldığı tespit edilen alanlarda 2/B uygulamaları yapılabilecek.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Paintİstanbul 2026, 10 bini aşkın ziyaretçiyi ağırladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/paintistanbul-2026-10-bini-askin-ziyaretciyi-agirladi-1041/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/paintistanbul-2026-10-bini-askin-ziyaretciyi-agirladi-1041/</id>
<published><![CDATA[2026-06-21T08:56:30+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-21T08:56:30+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5D9F66-A21508-586FFA-1FAA08-BD9D33-788451.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Boya ham maddeleri, yapı kimyasalları, yapıştırıcı bileşenleri ile laboratuvar ve üretim teknolojilerini aynı platformda buluşturan Paintistanbul 2026, sektörün yoğun katılımıyla başarıyla tamamlandı. Boya Sanayicileri Derneği (BOSAD) ve CNG Expo Events iş birliğiyle İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilen Paintistanbul 2026, toplam dört salonda, 35 bin metrekare brüt ve 14 bin metrekare net sergi alanında düzenlendi. Fuarda boya ve kaplama sektörünün önde gelen 619 firması yer alırken, 43 farklı ülkeden gelen 10 bini aşkın uluslararası ziyaretçi etkinliğe katıldı. Yabancı katılımcı oranının yüzde 46 gibi rekor bir seviyeye taşındığı fuarda boya üretici firma oranı yüzde 6’dan yüzde 20’ye, genel üretici sayısı ise yüzde 7’den yüzde 25’e yükselerek nitelikli bir büyüme sergiledi. Bu güçlü katılım, Paintistanbul'un küresel boya ve kaplama sektöründeki stratejik konumunu bir kez daha ortaya koydu.</p><p>Yeni Ticari Bağlantılar Kurma Fırsatları Doğdu</p><p>Üç gün boyunca sektör temsilcileri yeni ticari bağlantılar kurma, mevcut iş ortaklıklarını geliştirme ve dünya pazarlarındaki güncel eğilimleri yakından takip etme fırsatı buldu. Fuarda sergilenen yenilikçi ürünler, ileri teknoloji çözümleri ve sürdürülebilir üretim uygulamaları, katılımcı firmalara uluslararası ölçekte görünürlük kazandırırken, eş zamanlı düzenlenen konferans programları da sektörün geleceğine ışık tuttu.</p><p>Fuar, Türkiye’nin Yükselen Cazibesini Gözler Önüne Serdi</p><p>Orta Doğu’da devam eden jeopolitik gelişmeler ve bölgedeki bazı fuar organizasyonlarının, özellikle Dubai başta olmak üzere MENA coğrafyasında ertelenmesi veya takvimlerinin yeniden planlanması, uluslararası sektör temsilcilerinin alternatif buluşma noktalarına yönelmesine neden oldu. İstanbul’un lojistik avantajları, güçlü üretim altyapısı ve bölgesel ticaret merkezi konumu sayesinde Paintistanbul’a yönelik hem katılımcı hem de profesyonel ziyaretçi talebinde belirgin bir artış olduğunu vurgulayan CNG Group Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Yaman, “İstanbul’un stratejik konumu ve artan küresel ilgisiyle öne çıkan fuarımız, Körfez bölgesinde, özellikle Dubai’de, fuarların savaş nedeniyle iptal edilmesinin ardından Türkiye’nin yükselen cazibesini de gözler önüne serdi” dedi. Paintistanbul’un hem ihracatın artırılmasına hem de boya sanayinin sürdürülebilir biçimde büyümesine katkı sağladığını vurgulayan Yaman, “Paintistanbul Fuarı, yerli üreticiler ile uluslararası alıcıları bir araya getirerek yeni iş birliklerinin önünü açtı, sektörün teknolojik dönüşümüne hız kazandırdı” diye konuştu.</p><p>Boya Sanayinin Geleceği Masaya Yatırıldı</p><p>Paintistanbul 2026 kapsamında düzenlenen konferanslar, sektörün dönüşümüne yön veren önemli isimleri bir araya getirdi. Fuarın ilk gününde European Coatings Editörü Damir Gagro moderatörlüğünde gerçekleştirilen "Vizyon 2030: Küresel Boya Sanayinin Geleceğini Yeniden Tanımlamak" başlıklı panelde, EVA Consultancy Kurucu Ortağı Engin Çörüşlü, BOSAD Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Baytaş ve Dünya Boyacılar Birliği (WCC) Yönetim Kurulu Başkanı Tom Bowtell konuşmacı olarak yer aldı. Panelde küresel boya sektörünün geleceği, sürdürülebilirlik hedefleri, yeni pazar dinamikleri ve sektörün önümüzdeki yıllara ilişkin yol haritası değerlendirildi.</p><p>Etkinliğin ikinci gününde ise teknoloji ve inovasyon odağında düzenlenen "Akıllı Boya ve Kaplamalar Çağı: Yapay Zekâ ile Boya Sanayinde Büyük Dönüşüm" paneli yoğun ilgi gördü. Akiş Boya Yönetim Kurulu Başkan Vekili Semih İyigüllü’nün modere ettiği, Betek Boya İleri Teknolojiler ve Sürdürülebilirlik AR-GE Uzmanı Mihriban Sarı, ILGE AI Kurucusu ve Genel Müdürü Sedat Karakaş ile İndas Otomasyon Genel Müdür Yardımcısı Yavuz Aydın'ın konuşmacı olarak katıldığı panelde, yapay zekânın boya sektöründeki üretim süreçlerine etkileri, akıllı kaplama teknolojileri, veri odaklı üretim modelleri ve geleceğin inovasyon alanları ele alındı.</p><p>Teknoloji ve Sanat Aynı Platformda Buluştu</p><p>Paintistanbul 2026, iş dünyasını bir araya getirmenin yanı sıra ziyaretçilerine teknoloji ve sanatın kesişim noktasında farklı deneyimler de sundu. Katılımcılar, yapay zekâ destekli AI Graffiti ve Tilt Brush uygulamalarıyla interaktif etkinliklere katılarak yaratıcılıklarını dijital platformlarda sergileme fırsatı yakaladı. Bu deneyimler, fuarın teknoloji odaklı vizyonunu ziyaretçilere doğrudan yaşattı.</p><p>Powder Dosing Expo ile Kapsam Genişledi</p><p>Paintistanbul 2026 ile eş zamanlı olarak gerçekleştirilen Powder Dosing Expo da sektör profesyonellerinden yoğun ilgi gördü. Toz, granül ve katı ham maddelerin dozajlama teknolojilerine odaklanan fuar, üretici ve tedarikçileri aynı çatı altında buluşturdu. Dozaj sistemleri, otomasyon çözümleri, proses ekipmanları ve dijital teknolojilerin sergilendiği organizasyon, üretim süreçlerinde verimlilik ve hassasiyet sağlayan yenilikçi uygulamaları ziyaretçilerle buluşturdu. Bu sayede katılımcılar, boya ve kaplama teknolojilerinin yanı sıra toz dozajlama alanındaki son gelişmeleri de yakından inceleme fırsatı elde ederek üretim süreçlerini geliştirecek yeni teknolojiler hakkında kapsamlı bilgi edinme imkânı buldu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Türkiye ile ticareti iki katına çıkarmak istiyoruz"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-ile-ticareti-iki-katina-cikarmak-istiyoruz-4314/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-ile-ticareti-iki-katina-cikarmak-istiyoruz-4314/</id>
<published><![CDATA[2026-06-20T11:15:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-20T11:15:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FBE728-27FFF2-F528BF-C6108C-E5FE6B-06B5B5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bryant, Avrupa'nın bir kitabın iki ucu gibi düşünülebileceğini belirterek, Türkiye ile Birleşik Krallık'ın Avrupa'nın iki ucunda yer aldığını ve NATO'nun ortak üyeleri olarak birbirleri için büyük önem taşıdıklarını söyledi.</p><p></p><p>Türkiye ve Birleşik Krallık arasında ortak yönlerin çok fazla olduğunu düşündüğünü dile getiren Bryant, "Örneğin Türkiye'nin güçlü bir müzik ve sinema geleneği var, Birleşik Krallık'ın da öyle." diye konuştu.</p><p></p><p>Bryant, Türkiye ile Birleşik Krallık arasında her yıl 28 milyar sterlin ticaret hacmi bulunduğunu, gelecek yıllarda bunu iki katına çıkarmak istediklerini belirterek, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"Her iki ülkede de güçlü savunma sektörleri bulunuyor ve bu alanlarda daha yakın işbirliği yapmaya çalışıyoruz. Ayrıca bu yılın başında, ocak ayında Ukrayna'daydım. Ruslar Kiev'e ilerlemeye çalışırken yıkılan köprülerden birini gördüm. Bu köprü şimdi yeniden inşa edilmiş durumda, İskoçya'da üretilen İngiliz çeliği ve İngiliz mühendisliği kullanılmış ancak inşaatı Türk müteahhitler tarafından gerçekleştirilmiş. Bu gerçekten çok iyi bir ortaklık örneği. Özellikle dünyanın zorlu bölgelerinde, Birleşik Krallık ile Türk şirketlerinin inşaat alanında ne kadar yakın çalışabildiğini sıkça görüyoruz. Gelecekte de görmek istediğimiz tam olarak budur."</p><p></p><p>- "Türkiye ile Birleşik Krallık arasında hala yeterince ticaret yapılmayan pek çok sektör var"</p><p></p><p>Bryant, şu anda Türkiye ile Birleşik Krallık arasında hala yeterince ticaret yapılmayan pek çok sektörün bulunduğuna işaret etti.</p><p></p><p>Hizmetler sektörünün bunların başında geldiğini dile getiren Bryant, "Eğitim, tasarım, reklamcılık ve daha birçok alanda birlikte çok daha fazla iş yapabiliriz. İşte şu sıralar Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Ticaret Bakanı Yardımcısı Mustafa Tuzcu ile görüştüğüm konular da bunlar." dedi.</p><p></p><p>Bölgedeki neredeyse tüm ülkelerle yakından ilgilendiklerini anlatan Bryant, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Önümüzdeki birkaç hafta içinde Azerbaycan ve Kazakistan'a da gideceğim. Oralarda da önemli fırsatlar bulunuyor ve Türk şirketlerinin zaten bu bölgelerde aktif olduğunu biliyorum. Daha önce de söylediğim gibi, Türkiye ile Birleşik Krallık benzersiz bir ortaklık oluşturuyor. Birlikte hareket ettiğimizde, bazı ülkelerin başaramadığı şekilde işleri ilerletebiliyoruz. Yıl sonuna kadar çok daha kapsamlı ve gelişmiş bir serbest ticaret anlaşmasına ulaşacağımızdan oldukça eminim."</p><p></p><p>Bryant, geçmişte serbest ticaret anlaşmalarının daha çok gıda, tarım ürünleri ve mobilya gibi malların ticaretine odaklandığını belirterek, bugün ise teknoloji, dijital ekonomi, hizmetler, eğitim, reklamcılık, tasarım ve inşaat gibi alanların da en az bu sektörler kadar önemli hale geldiğini vurguladı.</p><p></p><p>- "Modern ekonomilerin ihtiyaçlarına uygun bir serbest ticaret anlaşması oluşturmayı hedefliyoruz"</p><p></p><p>Yeni serbest ticaret anlaşmasına şimdiye kadar mevcut anlaşmaların parçası olmayan yeni sektörleri de dahil etmek istediklerini söyleyen Bryant, bunun kolay olmadığını, müzakerelerin zorlu geçtiğini ifade etti.</p><p></p><p>Türk muhataplarıyla bu konular üzerinde kapsamlı görüşmeler yürüttüklerini dile getiren Bryant, "Modern ekonomilerin ihtiyaçlarına uygun bir serbest ticaret anlaşması oluşturmayı hedefliyoruz." diye konuştu.</p><p></p><p>Türkiye ile Birleşik Krallık arasında yalnızca geçmiş dönemin ekonomik ilişkilerini yansıtan bir anlaşmanın yeterli olmayacağını vurgulayan Bryant, geleceğin ekonomisine odaklanılması gerektiğini belirtti.</p><p></p><p>Bryant, "2050, 2070 ve 2080 yıllarında dünyanın nasıl şekilleneceğini düşünmemiz gerekiyor. Bu serbest ticaret anlaşmasını başarıyla hayata geçirebilirsek önümüzde çok parlak fırsatlar olduğuna inanıyorum." dedi.</p><p></p><p>Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki ilişkilerden gurur duyduklarını ifade eden Bryant, iki ülke arasındaki işbirliğini daha da ileri taşımak istediklerini sözlerine ekledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bazı taşınmaz satışları onaylandı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bazi-tasinmaz-satislari-onaylandi-3965/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bazi-tasinmaz-satislari-onaylandi-3965/</id>
<published><![CDATA[2026-06-20T11:06:30+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-20T11:06:30+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_68696A-6EF673-BFE9E1-4DADCF-0EED8C-CED921.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı kararları, Resmi Gazete'de yayımlandı.</p><p></p><p>Buna göre, mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı Antalya'nın Muratpaşa ilçesi Kırcami Mahallesi'ndeki taşınmazın, 175 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren Binbay Ltd. Şti.-Topdemir Nalburiye Ltd. Şti. Ortak Girişim Grubu'na satışı uygun bulundu.</p><p></p><p>Maliye Hazinesi adına kayıtlı söz konusu mahalledeki bir taşınmazın, 108 milyon 500 bin lira bedelle en yüksek teklifi veren Akfen Tasarım İnşaat Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne satışı onaylandı.</p><p></p><p>Yine aynı mahalledeki, Maliye Hazinesi adına kayıtlı bir taşınmazın, 123 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren Abdülkadir Yüksel'e satılmasına onay verildi.</p><p></p><p>Maliye Hazinesi adına kayıtlı, Eskişehir'in Tepebaşı ilçesi Yukarısöğütönü Mahallesi'ndeki bazı taşınmazların, 370 milyon lira ve 232 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren Özgün Matbaacılık Sanayi ve Ticaret AŞ'ye satışı uygun bulundu.</p><p></p><p>Mülkiyeti özelleştirme kapsamında bulunan Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ adına kayıtlı Kırklareli'nin Babaeski ilçesi, Alpullu köyündeki bazı taşınmazların, 63 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren Aegean Gıda Ticaret AŞ'ye satılması kararlaştırıldı.</p><p></p><p>Maliye Hazinesi adına kayıtlı Kocaeli'nin Kandıra ilçesi, Kurtyeri Mahallesi'ndeki bir taşınmazın ve üzerinde yer alan yapıların bir bütün halinde, 310 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren Mürsel Öztürk'e satılmasına karar verildi.</p><p></p><p>Sümer Holding AŞ adına kayıtlı Manisa'nın Akhisar ilçesi Atatürk Mahallesi'ndeki bir taşınmazın, 213 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren Argeus Gayrimenkul ve Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi AŞ Üçüncü Gayrimenkul Yatırım Fonu'na satılması uygun bulundu.</p><p></p><p>Aynı mahalledeki başka bir taşınmazın, 238 milyon 600 bin lira bedelle en yüksek teklifi veren Maslak Yatırım Ortak Girişim Grubu'na satışı onaylandı.</p><p></p><p>Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ) adına kayıtlı Manisa'nın Soma ilçesi, İstasyon Mahallesi'ndeki bazı taşınmazlar ve üzerindeki EÜAŞ'a ait yapıların (Soma A Termik Santrali) bir bütün halinde, 436 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren CAE Danışmanlık Ticaret AŞ ile DC Kömür ve Enerji Limited Şirketi Ortak Girişim Grubu'na özelleştirilmesi uygun bulundu.</p><p></p><p>Öte yandan, mülkiyeti Karayolları Genel Müdürlüğü adına kayıtlı İzmir'in Bayındır ilçesi, Zeytinova Mahallesi'ndeki taşınmazın, "lojistik tesis alanı ve yol" kullanım kararına ilişkin nazım imar planı değişikliğine yönelik itirazlar reddedildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Aksoy Holding ve İTÜ'den örnek iş birliği</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/aksoy-holding-ve-ituden-ornek-is-birligi-1904/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/aksoy-holding-ve-ituden-ornek-is-birligi-1904/</id>
<published><![CDATA[2026-06-19T13:17:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-19T13:17:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0DF9D8-B051ED-7D679A-9BFF5E-84E548-8CFBF6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Aksoy Holding ile İstanbul Teknik Üniversitesi’nin ortak vizyonuyla hayata geçirilen laboratuvarın açılışına Aksoy Holding Kurucu Başkanı Erdal Aksoy, Aksoy Holding CEO ve Başkan Yardımcısı Batu Aksoy, Aksoy Holding Başkan Yardımcısı Banu Aksoy, şirket yöneticileri, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, İTÜ Elektrik-Elektronik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhan Kocaarslan ile İTÜ akademik kadrosu ve iş dünyası temsilcileri katıldı.&nbsp;</p><p>Uygulamaya dayalı eğitim ve ileri teknoloji altyapısı</p><p></p><p>Türkiye’nin yapay zekâ ve robotik ekosisteminin gelişimine ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sunmayı amaçlayan laboratuvar, ileri teknoloji altyapısıyla eğitim, araştırma ve uygulamayı aynı çatı altında buluşturuyor.</p><p></p><p>Laboratuvar bünyesinde robotik ve otomasyon teknolojilerinde küresel ölçekte öncü konumda bulunan OMRON ve Unitree gibi markaların ileri teknoloji ürünleri yer alıyor. Aynı anda 15 araştırmacının çalışabileceği şekilde tasarlanan bu merkez yüksek lisans ve doktora öğrencilerine yönelik uygulamalı araştırma altyapısıyla öne çıkıyor.&nbsp;</p><p></p><p>Laboratuvarda çalışmalar; endüstriyel üretim süreçlerini daha verimli ve güvenli hâle getirecek robotik sistemlerin geliştirilmesi, makine öğrenmesi ve yapay zekâ teknolojilerinin gerçek dünya uygulamalarına yönelik araştırmaların yürütülmesi ile çevresini algılayarak bağımsız karar verebilen otonom sistemlerin tasarlanması olmak üzere üç temel eksende gerçekleştirilecek. Laboratuvar, öğrencilere teorik bilgilerini gerçek üretim senaryolarında test etme, prototip geliştirme ve disiplinler arası projelerde yer alma imkânı sunarken, akademik çalışmaların sanayi uygulamalarına dönüşmesini destekleyen önemli bir araştırma ve geliştirme merkezi olarak konumlanacak.&nbsp;</p><p></p><p>Türkiye’nin yapay zekâ ve robotik ekosistemine somut katkı sağlayacak&nbsp;</p><p></p><p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aksoy Holding Kurucu Başkanı Erdal Aksoy, “1966 yılında mezun olduğum İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde böyle bir laboratuvarın hayata geçirilmesine katkı sunmak bizim için son derece anlamlı ve gurur verici. Günümüzde küresel rekabette fark yaratan unsurların başında ileri teknoloji üretimi, nitelikli insan kaynağı ve üniversite-sanayi entegrasyonu geliyor. Bu iş birliğinin genç mühendislerin yetkinliklerini geliştireceğine, sanayinin ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi çözümlerin ortaya çıkmasını destekleyeceğine ve Türkiye’nin teknoloji ekosistemi ile yapay zekâ alanındaki stratejik&nbsp; hedeflerine uzun vadeli değer katacağına inanıyoruz.” dedi.&nbsp;&nbsp;</p><p></p><p>İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, “İTÜ Erdal Aksoy Endüstriyel Robotik ve Yapay Zekâ Laboratuvarı’nı; yapay zekâ, robotik ve otonom sistemler alanlarında geleceğin teknolojilerinin geliştirileceği önemli bir araştırma ve üretim ekosistemi olarak görüyoruz. İTÜ olarak geleneksel üniversite-sanayi iş birliği anlayışının ötesinde, birlikte öğrenmeyi ve birlikte değer üretmeyi merkeze alan üniversite-sanayi "birlikte iş yapma" modelini benimsiyoruz. Çünkü gerçek öğrenmenin; öğrencilerin, akademisyenlerin, mezunların ve sektör temsilcilerinin ortak hedefler etrafında buluştuğu, birlikte geliştirdiği ve birbirinden öğrendiği ortamlarda gerçekleştiğine inanıyoruz. Bu nedenle bu laboratuvarı bir araştırma altyapısından öte, birlikte öğrenme ve birlikte geliştirme kültürümüzü güçlendiren bir ekosistem olarak görüyoruz.” değerlendirmelerinde bulundu.</p><p>İTÜ Elektrik-Elektronik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhan Kocaarslan ise açılışta yaptığı konuşmada laboratuvarın yalnızca fiziki bir altyapı yatırımı olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin teknolojik dönüşümüne katkı sunacak stratejik bir adım olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Kocaarslan, İTÜ Erdal Aksoy Endüstriyel Robotik ve Yapay Zekâ Laboratuvarı'nın mezun desteği, kurumsal vizyon ve ortak çabanın somut bir ürünü olduğunu belirterek, laboratuvarın genç mühendisler, araştırmacılar ve sanayi için değer üretecek güçlü bir çalışma ortamı sağlayacağını ifade etti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türk mobilite teknolojisi Azerbaycan'dan dünyaya açılacak</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-mobilite-teknolojisi-azerbaycandan-dunyaya-acilacak-5386/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-mobilite-teknolojisi-azerbaycandan-dunyaya-acilacak-5386/</id>
<published><![CDATA[2026-06-19T12:17:44+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-19T12:17:44+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_04C3F6-4EADA6-06AFAF-A28F51-72C93C-E85E67.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>MİA Teknoloji iştiraki Tripy Mobility Teknoloji A.Ş., uluslararası büyüme stratejisi kapsamında önemli bir iş birliğini hayata geçirdi. Şirket, Azerbaycan'ın önde gelen mobilite operatörlerinden Apar Ride MMC ile kapsamlı bir iş birliği ve yazılım lisans sözleşmesi imzaladı. MİA Teknoloji'nin teknoloji ihracatı ve küresel büyüme vizyonunun önemli bir göstergesi olan anlaşma, aynı zamanda Türk mühendisliğiyle geliştirilen mobilite teknolojilerinin uluslararası pazarlarda değer üretme kapasitesi açısından da büyük önem taşıyor.&nbsp;</p><p>İmzalanan anlaşma kapsamında, Apar Ride MMC'nin operasyonel olarak ihtiyaç duyduğu tüm mobilite teknolojileri ve yazılım altyapıları Tripy tarafından sağlanacak. Sözleşme; yazılım lisans hizmetlerini, araç tedarik süreçlerini ve operasyonel hizmetleri kapsarken, taraflar arasındaki iş birliği 10 yıllık süreyi içeren uzun vadeli bir stratejik ortaklık niteliği taşıyor.</p><p>200 binden fazla üyesiyle Azerbaycan'ın en büyük mikro mobilite (bisiklet ve elektrik scooter paylaşım) operatörlerinden biri olan Apar Ride, geniş kullanıcı ağı ve şehir içi mobilite alanındaki güçlü operasyonel kabiliyetiyle bölgesel ölçekte sektörün öncü oyuncuları arasında yer alıyor.&nbsp;</p><p>Uluslararası büyüme yolculuğunda kritik eşik</p><p>Söz konusu iş birliği; Tripy’nin geliştirdiği teknoloji altyapısının uluslararası pazarlarda ölçeklenebilirliğini ve rekabet gücünü ortaya koyması açısından stratejik önem taşıyor. Anlaşmanın yalnızca Azerbaycan pazarıyla sınırlı kalmayarak; Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Türkmenistan başta olmak üzere Türk Cumhuriyetleri ile daha geniş Asya coğrafyasında yeni büyüme fırsatlarının önünü açması bekleniyor.</p><p>Tripy’nin mobilite teknolojileri alanında geliştirdiği yazılım altyapısı, filo yönetimi çözümleri ve operasyonel kabiliyetlerin farklı pazarlarda uygulanabilirliğini göstermesi açısından şirketin küresel büyüme vizyonunda stratejik bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor.</p><p>10 milyon dolarlık iş hacmi hedefleniyor</p><p>Taraflar arasında imzalanan stratejik iş birliği kapsamında; lisans gelirleri, araç tedariki, operasyonel hizmetler ve ilerleyen dönemlerde hayata geçirilmesi planlanan yeni projeler dikkate alındığında toplam iş hacminin kısa vadede 10 milyon dolar seviyesine ulaşması hedefleniyor.</p><p>Bu büyüme potansiyeli, Tripy'nin yalnızca bir mikro mobilite operatörü değil, aynı zamanda teknoloji ihracatı gerçekleştiren bir mobilite teknolojileri şirketi olarak konumunu güçlendirmesine katkı sağlayacak.&nbsp;</p><p>Hedefte Avrupa ve küresel mobilite pazarı var</p><p>Azerbaycan'da başlayan bu stratejik açılımın ardından Tripy, Orta Asya pazarının yanı sıra, Birleşik Krallık ve Fransa başta olmak üzere Avrupa'nın gelişmiş mikro mobilite ekosistemlerinde de faaliyet göstermeyi hedefliyor.</p><p>Küresel ölçekte yaklaşık 45 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan mikro mobilite pazarında daha güçlü bir konum elde etmeyi amaçlayan şirket, geliştirdiği teknoloji çözümlerini farklı coğrafyalara taşıyarak uluslararası varlığını hızlandırmayı planlıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Şişecam, Tarsus cam üretim üssünü zenginleştiriyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sisecam-tarsus-cam-uretim-ussunu-zenginlestiriyor-307/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sisecam-tarsus-cam-uretim-ussunu-zenginlestiriyor-307/</id>
<published><![CDATA[2026-06-19T09:58:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-19T09:58:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_67CBD8-269109-934C32-F3EED8-2BB187-18ABD2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Son 6 ay içinde Tarsus’ta yıllık brüt 432 bin ton kapasiteli düz cam ve yıllık 47 milyon metrekare kapasiteli enerji camı hatlarını devreye alan Şişecam, aynı tesiste yıllık 7 milyon metrekare üretim kapasitesine sahip yeni kaplamalı cam hattı yatırımını tamamladı.&nbsp;</p><p>Toplam 25 milyon Euro yatırım ile kurulan yeni hat, Şişecam’ın katma değerli ürün portföyünü genişletirken, global pazarlardaki rekabet gücünü de ileriye taşıyacak önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Yeni hat ile üretilecek ürünler yalnızca iç pazara değil; Ortadoğu - Kuzey Afrika, Doğu Avrupa ve Güney Asya başta olmak üzere geniş bir coğrafyaya ihraç edilecek.</p><p>Şişecam stratejik bir konumda yer alan bu üretim kompleksi ile düz cam üretiminde katma değerli ürünlerin payını artırmayı, tedarik zinciri esnekliğini güçlendirmeyi ve operasyonel verimliliğini daha da ileri taşımayı hedefliyor.</p><p>“Küresel rekabet gücümüzü pekiştiriyoruz”</p><p>Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, yatırımla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:</p><p>“Kaplamalı cam alanındaki yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Bulgaristan ve İtalya’daki yatırımlarımızın ardından Tarsus hattımızı da devreye almaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Kaplamalı cam yatırımlarımız; Türkiye’deki lider konumumuzu güçlendirirken, küresel rekabet gücümüzü de pekiştiriyor. Katma değerli ürünlerin üretimimiz içindeki payını artırmaya yönelik bu adımlar, sürdürülebilir kârlılık ve operasyonel verimlilik hedeflerimize doğrudan katkı sağlıyor.”</p><p>Yücel ayrıca, yatırımın orta ve uzun vadede şirketin kârlılığına ve nakit yaratma kapasitesine olumlu katkı sağlamasının beklendiğini vurguladı.</p><p>Şişecam, 2026 yılı başından bu yana kaplamalı cam yatırımlarını küresel ölçekte hızlandırdı. 30 Ocak 2026’da Bulgaristan’daki düz cam tesisinde yıllık 6 milyon metrekare kapasiteli yeni hattını tamamlayan şirket, şubat ayında ise İtalya’nın San Giorgio di Nogaro tesisinde yeni hattını devreye almıştı.</p><p>Tarsus yatırımının da faaliyete geçmesiyle birlikte Şişecam’ın dünya genelindeki kaplamalı cam hattı sayısı yediye, toplam kaplamalı cam üretim kapasitesi ise 48,1 milyon metrekareye ulaştı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Gümrük uzlaşma komisyonlarının yetkileri belirlendi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gumruk-uzlasma-komisyonlarinin-yetkileri-belirlendi-544/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gumruk-uzlasma-komisyonlarinin-yetkileri-belirlendi-544/</id>
<published><![CDATA[2026-06-18T08:50:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-18T08:50:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0F9340-1D7211-06E68F-8D2BF1-507835-0A5F10.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ticaret Bakanlığınca hazırlanan "Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p><p></p><p>Buna göre düzenleme kapsamına giren başvurularda, konusu 7 milyon liraya kadar olanlar için gümrük ve dış ticaret bölge müdürlüğü uzlaşma komisyonları, 7 milyon lirayı aşanlarda ise merkezi uzlaşma komisyonları yetkili kılındı.</p><p></p><p>Bugüne kadar sınır 3 milyon lira olarak uygulanıyordu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">9 taşınmazın satışı için ihale düzenlenecek</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/9-tasinmazin-satisi-icin-ihale-duzenlenecek-9739/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/9-tasinmazin-satisi-icin-ihale-duzenlenecek-9739/</id>
<published><![CDATA[2026-06-18T08:49:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-18T08:49:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B82700-D716E4-55BCAC-4DAED1-984AC4-290F80.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ÖİB'nin konuya ilişkin ilanı, Resmi Gazete'de yayımlandı.</p><p></p><p>Buna göre Amasya'nın merkez ilçesinde 1, Ankara'nın Gölbaşı ilçesinde 3, Balıkesir'in Savaştepe ilçesinde 1, Elazığ'ın merkez ilçesinde 1, Kastamonu'nun Tosya ilçesinde 1, Kilis'in merkez ilçesinde 2 taşınmazın satışı yapılacak.</p><p></p><p>Bu taşınmazlar için ihale şartnamesi bedeli 5 bin lira olarak belirlendi. Geçici teminat bedeli ise 100 bin lira ile 500 bin lira arasında değişiyor.</p><p></p><p>Son teklif verme tarihi söz konusu taşınmazlar için 22 Temmuz olarak belirlendi.</p><p></p><p>İhaleler, birden fazla teklif sahibinden kapalı zarfla teklif almak ve görüşmeler yapmak suretiyle "pazarlık" usulüyle gerçekleştirilecek. Ardından pazarlık görüşmelerine devam edilen teklif sahiplerinin katılımıyla yapılacak açık artırma suretiyle sonuçlandırılacak.</p><p></p><p>İhalelere ilişkin belgelerin Sümer Holding'in Ankara'daki adresine son teklif verme tarihinde saat 17.00'ye kadar elden teslim edilmesi gerekiyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">BTM, Londra'da küresel girişimcilik ekosistemiyle bir araya geldi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/btm-londrada-kuresel-girisimcilik-ekosistemiyle-bir-araya-geldi-1429/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/btm-londrada-kuresel-girisimcilik-ekosistemiyle-bir-araya-geldi-1429/</id>
<published><![CDATA[2026-06-18T02:43:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-18T02:43:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C55548-3BCA04-A7F361-D6ABA6-F98526-4A2BB9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM), uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda önemli bir yurt dışı programını daha başarıyla tamamladı. BTM Yönetim Kurulu üyelerinin katılımıyla 8-12 Haziran tarihleri arasında Londra’da gerçekleştirilen program kapsamında girişimcilik, yatırım ve inovasyon ekosisteminin önde gelen temsilcileriyle bir araya gelinerek uluslararası iş birliği fırsatları değerlendirildi. BTM heyetinin ilk ve en önemli durağı dünyanın en önemli teknoloji ve inovasyon buluşmalarından biri olarak kabul edilen London Tech Week (Londra Teknoloji Haftası) oldu. Etkinliğe katılan BTM heyeti, program boyunca girişim sermayesi fonları, kuluçka ve hızlandırma merkezleri, üniversiteler, teknoloji girişimcileri ve yatırım ekosisteminin farklı paydaşlarıyla görüşmeler gerçekleştirdi.&nbsp;</p><p></p><p>Globalleşme stratejisine katkı</p><p>Ziyaretler London Tech Week’in ardından Londra’daki girişimcilik ekosisteminin önemli paydaşları ile de bir araya gelen BTM heyeti, Founders Factory, Level39, TTB Partners, Plexal, MassChallenge UK, Grow London Global ve University of East London ile görüşmeler gerçekleştirildi. Temaslarda; girişimlerin uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştıracak mekanizmalar, Londra merkezli hızlandırma programları, yatırımcı ağlarıyla bağlantı imkanları, startup-kurumsal iş birliği modelleri, girişimlerin İngiltere pazarına açılım süreçleri ve ortak program geliştirme fırsatları ele alındı. Ayrıca BTM girişimlerinin uluslararası hızlandırma programlarına dahil edilmesi, karşılıklı startup yönlendirme mekanizmalarının oluşturulması ve Londra merkezli yeni iş birlikleri geliştirilmesi konusunda görüşmeler gerçekleştirildi.&nbsp;</p><p>Heyet Londra programı çerçevesinde, Türkiye Cumhuriyeti Londra Büyükelçiliği Konutu’nda düzenlenen resepsiyona da katılarak diplomasi, iş dünyası ve girişimcilik ekosisteminin temsilcileriyle bir araya geldi. Gerçekleştirilen temaslarda Türkiye girişimcilik ekosisteminin son yıllarda ortaya koyduğu gelişim, teknoloji odaklı girişimlerin küresel pazarlardaki potansiyeli ve İstanbul’un bölgesel girişimcilik merkezi olma hedefi üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.</p><p></p><p>“Amaç küresel girişimciliğin bir parçası olmak”</p><p>Londra programını değerlendiren BTM Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Doğan Salman, BTM’nin yalnızca Türkiye’nin değil bölgenin de önemli girişimcilik merkezlerinden biri olma yolunda ilerlediğini belirterek. “Girişimcilik ekosistemi artık yerel sınırlarla tanımlanmıyor. Girişimlerin büyümesi, yatırım alması ve uluslararası pazarlara açılması için küresel ağlara erişim büyük önem taşıyor. Londra’da gerçekleştirdiğimiz temaslar, BTM’nin uluslararasılaşma stratejisine önemli katkılar sağladı. Dünyanın önde gelen yatırımcıları, hızlandırma programları ve inovasyon merkezleriyle gerçekleştirdiğimiz görüşmeler sayesinde yeni iş birliği imkanlarını değerlendirme fırsatı bulduk. Hedefimiz, BTM’yi küresel girişimcilik ağlarının güçlü ve etkin bir parçası haline getirerek girişimcilerimize uluslararası ölçekte daha fazla fırsat sunmak” dedi.&nbsp;</p><p></p><p>“Dünyaya açılan kapıları çoğaltıyoruz”</p><p>BTM Genel Müdürü Önder Kul da gerçekleştirilen programın girişimciler açısından önemli kazanımlar sunduğunu kaydederek, “BTM olarak girişimcilerimizin yalnızca Türkiye pazarında değil, küresel ölçekte de rekabet edebilen ve değer üreten şirketlere dönüşmelerini hedefliyoruz. Londra’da gerçekleştirdiğimiz görüşmeler, girişimcilerimizin yatırımcılarla buluşması, uluslararası hızlandırma programlarına erişimi ve yeni pazarlara açılması açısından önemli fırsatlar ortaya koydu. Kurduğumuz temasların önümüzdeki dönemde somut iş birliklerine dönüşmesini ve girişimcilerimize yeni imkanlar sunmasını bekliyoruz. BTM olarak girişimcilerimizin dünyaya açılan kapılarını çoğaltmaya ve onları küresel ekosistemin aktif oyuncuları haline getirmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p><p>Uluslararası ekosistemlerle kurduğu güçlü bağlantılar sayesinde girişimcilerin küresel pazarlara erişimini destekleyen BTM, önümüzdeki dönemde de yurt dışı iş birlikleri, yatırımcı ilişkileri ve uluslararası program geliştirme çalışmalarına devam etmeyi planlıyor. Bu doğrultuda BTM, girişimcilerinin küresel ölçekte büyümesine katkı sağlayacak yeni mekanizmalar oluşturmayı ve Türkiye ile dünya girişimcilik ekosistemleri arasında köprü görevi üstlenmeyi sürdürecek.</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Esnek ambalaj sektöründe bir ilk</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/esnek-ambalaj-sektorunde-bir-ilk-8285/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/esnek-ambalaj-sektorunde-bir-ilk-8285/</id>
<published><![CDATA[2026-06-16T14:27:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-16T14:27:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_05BC1B-084B99-919E72-3210C4-59BDF3-3C930F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Esnek ambalaj sektörünün öncü şirketlerinden Polinas, sürdürülebilirlik vizyonunu ve insan odaklı yönetim anlayışını sektörde fark yaratan bir belge ile taçlandırdı. Şirket, dünya genelinde işyerlerindeki çalışma koşullarını iyileştirmeyi amaçlayan ve bağımsız denetimler sonucunda verilen SA 8000 standardına tam uyum sağlayarak uluslararası denetim kuruluşu Intertek tarafından gerçekleştirilen bağımsız denetimleri başarıyla tamamladı. Uyum sürecinin ardından Sosyal Uygunluk Belgesi’ni almaya hak kazanan şirket Türkiye esnek ambalaj sektöründe bir ilki gerçekleştirdi.</p><p>Etik değerlerini kurum kültürünün temeli olarak konumlandıran Polinas, sürdürülebilirlik yaklaşımını çevresel hedeflerin yanı sıra sosyal uyumluluk anlayışıyla da güçlendiriyor. Şirketin Türkiye’deki üretim tesislerini kapsayan bu belgeyi almaya hak kazanması; iş sağlığı ve güvenliği, kapsayıcılık, adil çalışma ve ücretlendirme gibi şirket bünyesinde uygulanan tavizsiz etik kuralların bağımsız otoritelerce de onaylanması anlamına geliyor.</p><p>Küresel tedarik zincirinde şeffaflığı ve güvenilirliği temsil eden SA 8000 standardı kapsamında alınan bu belge, Polinas’ın uluslararası arenadaki rekabet gücünü artırırken, müşterilerine ve iş ortaklarına sunduğu güveni daha da pekiştiriyor.</p><p>Faik Önaldı: "Başarımızın temelini insan odaklı yaklaşımımız oluşturuyor"</p><p>Şirketin Türkiye esnek ambalaj sektöründe imza attığı başarıyla gurur duyduklarını belirten Polinas CEO’su Faik Önaldı şu değerlendirmelerde bulundu:&nbsp;</p><p>“Polinas olarak çalışanlarımızın kendilerini değerli ve güvende hissettiği, eşit fırsatlara sahip oldukları bir çalışma ortamı oluşturmayı kurumsal kültürümüzün ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Sürdürülebilirliği ise çevresel etkileri yönetmenin de ötesinde çalışanlarımız, iş ortaklarımız ve içinde bulunduğumuz toplum için uzun vadeli değer yaratmak olarak değerlendiriyoruz.&nbsp;</p><p>Sürdürülebilirlik vizyonumuzla birlikte insana verdiğimiz değerin ve kapsayıcı çalışma kültürümüzün somut bir çıktısı olan SA 8000 Sosyal Uygunluk Belgesi ile bu alandaki taahhütlerimizi uluslararası standartlarda da tescillemiş olduk. Bu başarıyı sürekli gelişim yolculuğumuzun yeni bir adımı olarak görüyor, emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ahmet Davutoğlu'ndan İncimercan Dent'e vefalı açılış</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ahmet-daavutoglundan-incemarcan-dente-vefali-acilis-8088/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ahmet-daavutoglundan-incemarcan-dente-vefali-acilis-8088/</id>
<published><![CDATA[2026-06-15T20:31:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-15T20:31:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0C0172-F6FC59-FE89C5-6B3111-BCFB44-711699.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yerel yöneticilerden işdünyasına çok sayıda davetlinin katıldığı açılışa eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu da katılarak ‘hayırlı olsun’ dedi.</p><p></p><p>Siyasilerden yerel yöneticilere, muhtarlardan işdünyası ve STK temsilcilerine çok sayıda davetlinin katıldığı açılış törenine İncimercan Dent Sahibi Muhyiddin Yılmaz’ın okul arkadaşı Türkiye Cumhuriyeti 26. Dönem Başbakanı ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu da katılarak ‘hayırlı olsun’ dileklerini iletti.</p><p></p><p>Türkiye Cumhuriyeti 26. Dönem Başbakanı ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu da yaptığı konuşmada açılışını gerçekleştirdikleri Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi İncimercan Dent’in hayırlı olmasını diledi ve sağlığın önemine vurgu yaptı. Ağız ve diş sağlığının bedenin tamamı için öncelikli noktaların başında geldiğini kaydeden Davutoğlu, “Çocukluktan okul arkadaşım Muhyiddin Yılmaz kardeşimin açmış olduğu bu merkezden de dilerim herkes aradığı şifasını bulur, dermanını alır” şeklinde konuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Açık Holding'te, iki stratejik atama</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/acik-holdingte-iki-stratejik-atama-5998/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/acik-holdingte-iki-stratejik-atama-5998/</id>
<published><![CDATA[2026-06-15T17:24:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-15T17:24:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_66AF8E-21B0BB-7EE4B9-70D610-8CA8E4-C31273.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yeni organizasyon yapısı doğrultusunda Boreas Genel Müdürü Selçuk Şentürk, Açık Holding Operasyonlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Chief Operating Officer olarak atanırken, Boreas’ın Genel Müdürlük görevine teknoloji sektörünün deneyimli yöneticilerinden İsmail Yamangil getirildi.</p><p>Dijital dönüşüm, veri merkezi yatırımları ve sürdürülebilir teknoloji çözümlerinin küresel ölçekte önem kazandığı bir dönemde Açık Holding, büyüyen operasyonlarını daha entegre bir yapıyla yönetmeyi hedefliyor. Telekomünikasyon ve bilişim teknolojileri, havacılık ve savunma sanayii, dijital altyapı teknolojileri, sağlık ve sağlık teknolojileri, mühendislik, inşaat ve gayrimenkul ile turizm olmak üzere stratejik sektörlerde faaliyet gösteren Açık Holding, yeni liderlik yapılanmasıyla operasyonel mükemmeliyet, çeviklik ve grup genelinde entegre iş birliğini güçlendirmeyi amaçlıyor.</p><p>Operasyonel Yönetim Selçuk Şentürk’e Emanet</p><p>Açık Holding’in önde gelen şirketleri CES İleri Kompozit ve Boreas’ta gerçekleştirdiği başarılı dönüşüm projeleri ve operasyonel yönetim performansıyla dikkat çeken Selçuk Şentürk, yeni görevinde Açık Holding bünyesindeki tüm iştiraklerin operasyonel süreçlerinden sorumlu olacak. Şentürk, veriye dayalı yönetim modelleri, süreç optimizasyonu, sürdürülebilirlik programları ve uluslararası operasyonların koordinasyonuna liderlik edecek.</p><p>Boreas’ta Yeni Dönem: İsmail Yamangil</p><p>İklimlendirme teknolojileri ve veri merkezi altyapı çözümleri alanında faaliyet gösteren Boreas’ın uluslararası ölçekte büyüme stratejisini bir sonraki aşamaya taşımak amacıyla, Schneider Electric’te (Türkiye ve Orta Asya) Genel Müdür rolü de dahil olmak üzere uzun yıllar çeşitli üst düzey görevlerde bulunan Yamangil, Boreas Genel Müdürü olarak göreve başladı.</p><p>Açık Holding yönetimi tarafından yapılan değerlendirmede, söz konusu atamaların grubun küresel büyüme hedefleri, teknoloji odaklı yatırım stratejileri ve sürdürülebilir değer yaratma vizyonuna önemli katkı sağlayacağı belirtildi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Funda Küçükosmanoğlu, Dimes kurumsal ilişkiler direktörü oldu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/funda-kucukosmanoglu-dimes-kurumsal-iliskiler-direktoru-oldu-1443/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/funda-kucukosmanoglu-dimes-kurumsal-iliskiler-direktoru-oldu-1443/</id>
<published><![CDATA[2026-06-15T17:18:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-15T17:18:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6FFE10-40B1AB-9B90EF-59005C-56268F-62BA45.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin yerli sermayeli ilk meyve suyu markası ve ülkemizin önde gelen içecek şirketlerinden DİMES, “tarıma dayalı, katma değerli içecek şirketi” vizyonuyla belirlediği stratejileri ve küresel marka genişlemesi hedefleri kapsamında organizasyon yapısını güçlendirmeye devam ediyor.&nbsp;&nbsp;</p><p>Hedefler ve ihtiyaçlar doğrultusunda şekillenebilen esnek bir organizasyon yapısına sahip olan DİMES bünyesinde, Kurumsal İlişkiler ve İletişim Direktörü görevine, deneyimli isim Funda Küçükosmanoğlu atandı. Bugüne dek farklı sektörlerde stratejik iletişim, itibar ve kriz yönetimi ile medya ilişkileri alanlarına üst düzey iletişim yöneticisi olarak liderlik eden Funda Küçükosmanoğlu, DİMES bünyesinde Kurumsal İlişkiler ve İletişim, Pazarlama İletişimi, Regülasyon ve Sürdürülebilirlik gibi konularda sorumluluk üstlenecek.</p><p>Çalışma hayatına 1997 yılında Turkcell İletişim AŞ’de başlayan Küçükosmanoğlu, Turkcell ve grup şirketlerinde müşteri ilişkileri yönetimi alanında farklı görevler üstlendi. Coca-Cola Türkiye Kurumsal İletişim ve İlişkiler Departmanı’nın farklı alanlarında edindiği yöneticilik deneyiminin ardından 2019 yılında Nestlé Waters Türkiye’ye Kurumsal İletişim Müdürü olarak katıldı. 2021-2022 yılları arasında Zorlu Enerji’de Kurumsal İletişim Grup Müdürü olarak görev yapan Küçükosmanoğlu, Temmuz 2022 itibarıyla Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü olarak atandı. Zorlu Enerji ve Grup Şirketlerinin kurumsal ve pazarlama iletişiminin sorumluğunu yürüttükten sonra, şirketin elektrikli araç şarj networkü kolunun Avrupa pazarına açılması ile pozisyonunu uluslararası alana taşıyarak Global Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü rolünü üstlendi.</p><p>Lisans derecesini Uludağ Üniversitesi Fizik Bölümü’nden alan Küçükosmanoğlu, sonrasında Yeditepe Üniversitesi İngilizce MBA programını başarıyla bitirdi. İlgi alanı olan kültürel miras alanında eğitimini ise ikinci üniversite kapsamında İstanbul Üniversitesi Kültürel Miras ve Turizm Bölümünde tamamladı</p><p>Profesyonel görevlerinin yanında Kurumsal İletişimciler Derneği (KİD), İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye), Türkiye Kurumsal Sorumluluk Derneği (TKSD), Özel Sektör Gönüllüleri Derneği (ÖSGD) ve Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD) gibi derneklerde de bugüne kadar çalıştığı şirketleri temsil eden Funda Küçükosmanoğlu, 2025 yılından bu yana gönüllü profesyonel koç olarak gençlerin kariyer hedeflerine ulaşmalarına destek olmaktadır.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">BNP Paribas Cardif'te üst düzey atama</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bnp-paribas-cardifte-ust-duzey-atama-6340/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bnp-paribas-cardifte-ust-duzey-atama-6340/</id>
<published><![CDATA[2026-06-15T17:16:21+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-15T17:16:21+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_49E2BC-99F9E0-20B396-E0C5BB-E94AE4-7E5510.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>BNP Paribas Cardif Türkiye’deki kariyerine 2017 yılında İş Ortaklıkları Kanalı’nda direktör olarak başlayan Banu Büyükoğuz, 2019 yılında Mali İşler Kontrol alanında görev aldı. 2023 yılından bu yana Bütçe ve Raporlama Direktörü olarak çalışmalarını sürdürmüş olan Büyükoğuz, bu süreçte gösterdiği performans ve katkılarıyla organizasyona önemli değer sağladı.</p><p>BNP Paribas Cardif Türkiye çatısı altında farklı fonksiyonlarda deneyim kazanan Banu Büyükoğuz’un, yeni görevinde iş ortaklıkları kanalının gelişimine katkı sağlaması hedefleniyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kütahya Seramik, Genç Mimarlar Ödülleri'nin sponsoru' oldu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kutahya-seramik-genc-mimarlar-odullerinin-sponsoru-oldu-2582/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kutahya-seramik-genc-mimarlar-odullerinin-sponsoru-oldu-2582/</id>
<published><![CDATA[2026-06-14T11:01:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-14T11:01:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BDB14B-B19720-06EEFB-36E6A9-87172D-E03EA0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin önde gelen seramik üreticilerinden NG Kütahya Seramik, mimarlık sektörünün geleceğine yön veren çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor. Ürettiği yenilikçi ürün ve teknolojilerle mimari dönüşümün önemli bir tamamlayıcısı haline gelen NG Kütahya Seramik, bu kez genç mimarları destekleyen büyük bir etkinliğe katkı sağladı.&nbsp;</p><p></p><p>Marka, Türk Serbest Mimarlar Derneği tarafından iki yılda bir düzenlenen ve özgün fikirleri, nitelikli uygulamaları ve yeni üretim biçimlerini destekleyerek genç mimarların mesleki görünürlüğünü artırmayı hedefleyen Altı Üstü 30 Genç Mimarlar Ödülleri programının ana ‘Gold’ sponsoru oldu.&nbsp;</p><p></p><p>NG Kütahya Seramik’ten tasarımın geleceğine yatırım</p><p></p><p>Genç ve üretken kuşakları destekleyen yenilikçi bir programa güç veren NG Kütahya Seramik; mimarlık, tasarım ve yaratıcılık odaklı hedef kitlelerle nitelikli bir bağ kurmayı, kültür-sanat ve mesleki üretim alanında toplumsal katkı sağlayan bir sürecin paydaşı olmayı ve ulusal ile uluslararası görünürlüğe sahip bir platformda marka değerini daha da güçlendiriyor. Tasarımın geleceğinin yalnızca estetik yaklaşımlarla değil; teknoloji, sürdürülebilirlik ve yenilikçi üretim anlayışıyla şekillendiğine inanan NG Kütahya Seramik, genç mimarların yaratıcı yolculuklarında yanlarında yer alarak geleceğin mimarlığını birlikte inşa ediyor. Marka, çevreye duyarlı üretim süreçleri, sürdürülebilir malzeme teknolojileri ve dijital dönüşüm odaklı yatırımlarıyla mimarlık dünyasında değer yaratırken, genç üretimlerin sesini güçlendirip mimarlık kültürünü kolektif biçimde zenginleştiriyor.&nbsp;</p><p></p><p>Genç mimarların ödüllü fikirleri, NG Kütahya Seramik ile geniş kitlelere ulaştı!</p><p></p><p>Ödüller geçtiğimiz günlerde Ankara’da ASO Salonu’nda gerçekleştirilen törenle sahiplerini bulurken, program genç mimarları sektörün profesyonelleriyle buluşturarak önemli bir etkileşim ve gelişim alanı oluşturdu. Fikir, proje ve uygulama aşamasındaki çalışmaları değerlendirerek sektöre yeni bakış açıları kazandıran program, NG Kütahya Seramik’in ana sponsorluğu ile daha geniş kitlelere ulaştı ve genç mimarların ulusal ve uluslararası ölçekte görünürlük kazanmasına katkı sağladı.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Yapay zeka okur yazarlığını başlatıyoruz"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yapay-zeka-okur-yazarligini-baslatiyoruz-9246/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yapay-zeka-okur-yazarligini-baslatiyoruz-9246/</id>
<published><![CDATA[2026-06-13T16:37:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-13T16:37:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FAC794-6DC2BA-5119A4-4400FE-899A99-727EE8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tersane İstanbul’da 'Türkiye Yapay Zeka Zirvesi'nde konuştu.</p><p></p><p>İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan satır başları:</p><p></p><p>Denizcilik tarihimizde çok önemli bir yer tutan, Sultan Fatih'in temellerini attığı Tersane-i Âmire'de, Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi münasebetiyle sizlerle bir aradayız. Sözlerimin hemen başında, zirvemizi teşrif eden misafirlerimize tek tek şükranlarımı sunuyor, hepinize hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlerin vasıtasıyla, cihanın incisi İstanbul'umuzun 39 ilçesinde ve Türkiye'nin 81 ilinde yaşayan tüm vatandaşlarımıza buradan selamlarımı ve sevgilerimi gönderiyorum.</p><p></p><p>Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi'nin ülkemiz, milletimiz ve sektörlerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızı ve programa katkı sunan herkesi tebrik ediyorum. Zirve kapsamında icra edilen panel ve etkinliklerin, burada yapılacak değerlendirmelerin hepimiz için ufuk açıcı olmasını temenni ediyorum. Birazdan, 2026-2030 dönemini kapsayan ve bu alanda kritik bir yol haritası olan Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı'mızı sizlerle ve milletimizle paylaşacağız. Türkiye'yi yapay zekâ teknolojilerinde lider ülkeler sınıfına taşıyacak yeni eylem planımızın şimdiden hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.</p><p></p><p><b>Dünyanın ve insanlığın yeni bir döneme girdiği tarihî günlerden geçiyoruz</b></p><p></p><p>Dünyanın ve insanlığın yeni bir döneme girdiği tarihî günlerden geçiyoruz. Bu dönemdeki değişim, geçmişe nazaran son derece hızlı ve eskilerin deyimiyle sarih seyrediyor. Diplomasiden ticarete, enerjiden ulaşıma, tarımdan güvenliğe kadar değişimin etkileri hemen her alana nüfuz ediyor. Yeni bir düzen kurulurken eski nizam ciddi bir sarsıntı yaşıyor. Kimileri bu süreci tarihî bir fırsat olarak görürken, bazıları da bu dönüşümü aşılması gereken bir kriz olarak değerlendiriyor. Yapay zeka ve yeni dijital teknolojilerin, hakikat ötesi olarak adlandırılan bu çağda olgularla birlikte algıları da dönüştürdüğüne, yeni gerçekliğin temel dinamiği hâline geldiğine şahit oluyoruz.</p><p></p><p>Şu bir gerçek ki günümüzde bilgiye erişim hiç olmadığı kadar kolaylaştı. Dezenformasyon gibi bilgi düzensizlikleri de aynı ölçüde yaygınlaştı. Veriye artık saniyeler içinde ulaşılabiliyor. Veri işleme ve veri analizi tarzı süreçleri kolaylıkla yönetebiliyoruz. Fakat veri emniyeti ve siber güvenlikte oluşacak en küçük zafiyetin hangi ölümcül sonuçlara yol açtığını da çevremizde meydana gelen savaş ve çatışmalarda sık sık görüyoruz. Siyasi, askerî ve iktisadî gücün dijital egemenlikten bağımsız ele alınamayacağını, dijital kapasitenin caydırıcı bir kuvvet çarpanı olduğunu artık hepimiz çok iyi biliyoruz.</p><p></p><p><b>Dışa bağımlı olduğumuz teknolojileri artık kendimiz üretiyoruz</b></p><p></p><p>Şunu bugün büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim. Türkiye, teknolojideki bu dönüşümü en erken fark eden, tedbir, politika ve uygulamalarını buna göre şekillendiren nadir ülkelerden biridir. Büyük matematikçimiz Ordinaryüs Profesör merhum Cahit Arf, bundan tam 67 yıl önce Erzurum'da verdiği bir konferansta şu soruyu sormuştu. Makine düşünebilir mi ve nasıl düşünebilir? Cahit Arf, aynı konferansta bu sorunun cevabını ararken dinleyicilere şunu söylemişti: "Hadiseler veya tertiplerin anlaşılması işi, bir merdiveni çıkmaya benzetilebilir. Bir basamağa çıkmak kolay bir iştir. Fakat bin basamağın çıkılması işi bir hayli ter dökmeye bağlıdır."</p><p></p><p>Bilim ve teknolojiye asırlar boyunca çok önemli katkılar yapmış bir millet olarak o basamakları tek tek çıkmaya bugün de devam ediyoruz. Üniversitelerimiz, araştırma merkezlerimiz, bilim ve teknoloji üslerimiz dünyada çığır açan ve ses getiren işlere imza atıyor. Genç mühendislerimiz, yazılımcılarımız ve teknisyenlerimiz yüksek teknoloji gerektiren her alanda yepyeni başarılar elde ediyor. Dışa bağımlı olduğumuz teknolojileri artık kendimiz üretiyoruz. AR-GE'den seri imalata kadar tüm aşamaları kendi öz kaynaklarımızla şekillendiriyoruz. En önemlisi Millî Teknoloji Hamlemizi, Türkiye Yüzyılı'nın baş tacı yapacak Teknofest kuşağıyla, azmiyle, maharetiyle ve projeleriyle bugünü ve geleceği nakış nakış işlemeye devam ediyoruz. Bu vesileyle, teknolojide yazdığımız bu başarı hikâyesinde payı olan tüm kurumlarımıza, firmalarımıza ve sivil toplum kuruluşlarımıza teşekkür ediyor, genç kardeşlerimin her birine çalışmalarında başarılar diliyorum.</p><p></p><p><b>Siber Güvenlik Başkanlığımızı kurduk</b></p><p></p><p>Türkiye olarak savunma sanayindeki birikim ve yeteneklerimizi yapay zekâ başta olmak üzere diğer alanlara da yansıtmak için yoğun bir çaba harcıyoruz. Biliyorsunuz, 31 Mart'ta dijital bağımsızlığımızı daha da perçinleyecek yeni nesil mobil iletişim altyapımız 5G'yi hizmete aldık. Siber tehditlere karşı ülkemizin direncini artırmak amacıyla Siber Güvenlik Başkanlığımızı kurduk. 2024'te uzaya fırlattığımız ilk yerli ve millî uydumuz Türksat 6A ile Türkiye'yi, dünyada kendi uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri yaptık. Son 23 yılda çok az sayıda ülkenin sahip olduğu büyük bir inovasyon altyapısı inşa ettik. Teknofest'lerle, Deneyap atölyeleriyle, bilim şenlikleri ve bilim fuarlarıyla her yıl milyonlarca gencimizi teknoloji yolculuğuna dâhil ettik. Bugün Türkiye genelindeki 1700'ü aşkın araştırma, geliştirme ve tasarım merkezlerinde araştırmacılarımız, mühendislerimiz ve teknisyenlerimiz geleceğin projelerini geliştiriyor. 114 teknoparkta 13 binin üzerinde teknoloji firması yenilikçi fikirleri ürüne dönüştürüyor.</p><p></p><p><b>Türkiye Yüzyılı'nda büyük ve güçlü bir Türkiye'yi dijital alanda da inşa etmekte kararlıyız</b></p><p></p><p>Şunu da burada ifade etmek durumundayım. Teknolojide elde ettiğimiz kazanımlar buzdağının sadece görünen yüzüdür. Sunduğu fırsatları değerlendirerek Türkiye Yüzyılı'nda büyük ve güçlü bir Türkiye'yi dijital alanda da inşa etmekte kararlıyız. Bugün hepimizin karşı karşıya olduğu sorular şunlardır. Yapay zeka insana hizmet mi edecek yoksa insanı kontrol mü edecek? Teknoloji şirketleri ellerine geçen bu asimetrik gücü nasıl kullanacak? Hızla büyüyen bu şirketlerin derebeyi hâline gelmesinin önü nasıl alınacak? Kişisel veriler üzerinden bireylerin ve toplumların manipülasyonu nasıl engellenecek? Bu sorulara verilecek cevaplar hayati önemde olacaktır.</p><p></p><p><b>Yapay Zeka Eylem Planımız dört eylem üzerine inşa edildi</b></p><p></p><p>Yapay Zeka Eylem Planımız işte bu hassasiyetlerin ürünüdür. Eylem planımız, "Fark Et", "İstifade Et", "Üret" ve "Yönet" olmak üzere dört temel eksen ve her eksende birbirini tamamlayan dört eylem üzerine inşa edildi.</p><p></p><p>Planımızın birinci ekseni olan "Fark Et" hedeflerimiz doğrultusunda, yapay zekânın ihtiva ettiği fırsat ve riskleri milletimize aktaracak, toplumun her kesiminde bu konudaki bilinç ve temel yetkinlikleri artıracağız. Her yaştan insanımızın yapay zekâyı doğru anlamasını ve güvenli biçimde kullanmasını sağlamak üzere Ulusal Yapay Zekâ Okuryazarlığı Programı'nı başlatacağız. 81 ilimizde hayata geçireceğimiz yapay zekâ okuryazarlığı atölyeleriyle iki yılda 5 milyon vatandaşımıza eğitim vereceğiz. 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştireceğiz. Veriye erişimi kolaylaştırarak araştırmacılarımızın, girişimcilerimizin ve kamu kurumlarımızın veriyi değere dönüştürme sürecini hızlandıracağız. Sağlık, tarım, savunma ve elektronik ticaret başta olmak üzere en az 2000 kamu veri setini Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden milletimizin istifadesine sunacağız. Kullanıcıların haklarını koruyan ve yatırımcılara öngörülebilirlik sağlayan bir düzenleyici çerçeve oluşturacağız. Orantılı risk yaklaşımına dayalı bu çerçeveyle yeniliğin önünü açarken vatandaşlarımızın mahremiyetini ve emniyetini de güvence altına alacağız.</p><p><b><br /></b></p><p><b>Yapay zekayı kamudan sanayiye, eğitimden sağlığa, tarımdan güvenliğe kadar hayatın farklı alanlarında somut faydaya dönüştüreceğiz</b></p><p></p><p>Planımızın ikinci ekseni olan "İstifade Et" kapsamında yapay zekayı kamudan sanayiye, eğitimden sağlığa, tarımdan güvenliğe kadar hayatın farklı alanlarında somut faydaya dönüştüreceğiz. Veri merkezlerimizin uluslararası standartlara uygunluğunu ve enerji verimliliğini teminat altına alacak hukuki düzenlemeyi hayata geçireceğiz. 2030 yılına kadar ülkemizin veri merkezi kurulu gücünü en az 1 gigavata çıkaracağız. Elektronik devleti, vatandaşımızın yapay zeka destekli kamu hizmetlerini doğrudan deneyimleyeceği bir dönüşüm alanı olarak ele alacağız. Kamu yatırım programlarımızdan yapay zeka projelerine en az yüzde 2 pay ayıracağız. Kamu sektörümüz, başarılı ve yerli yapay zeka çözümlerinin ilk alıcısı ve en güçlü referansı olacak. Sağlık, enerji ve akıllı üretim başlıkları olmak üzere öncelikli alanlarda fikirleri sahada test edilmiş ürünlere dönüştürecek KOBİ'lerimize, yapay zeka kuponlarıyla erişilebilir teknoloji sağlayacağız.</p><p></p><p><b>Vatandaşlarımızın yapay zeka ile değer üretmesini temin edecek, kendi modellerimizi geliştireceğiz</b></p><p></p><p>Planımızın üçüncü ekseni olan "Üret" hedeflerimizle vatandaşlarımızın yapay zeka ile değer üretmesini temin edecek, kendi modellerimizi geliştireceğiz. Yatırımcılarımıza enerjisi ve altyapısı hazır kampüsler, KOBİ'lerimize ve araştırmacılarımıza hızlı prototip imkanı sunan yapay zeka büyüme bölgeleri kuracağız. Ulusal Yapay Zeka Araştırma Fonu ile araştırmalarımızı, Yapay Zeka Büyüme Fonu ile girişimlerimizin hayata geçmesini ve ölçeklenmesini destekleyeceğiz. Büyük dil modeli çalışmalarımızı dijital egemenliğimizi güçlendirmek üzere kararlılıkla sürdüreceğiz. Geliştirme çalışmaları devam eden TÜBİTAK'ın yerli dil modeli Bilge, bu yolda kat ettiğimiz mesafenin önemli bir göstergesidir. Yine T3 Vakfımız ve Baykar iş birliğinde geliştirilen büyük dil modeli ile HAVELSAN'ımızın MAIN platformundaki 9 milyar parametreli büyük dil modeli, Türkçenin bütün zenginliğini merkeze alan önemli çalışmalardır. Diğer taraftan, Turkcell ve diğer mobil iletişim şirketlerimizin veri odaklı çalışmaları ülkemiz için kıymetli adımlardır. Yapay zekanın imalat sanayimizde ve katma değerli ürünlerde kullanımını yaygınlaştıracak, robotik teknoloji kabiliyetlerimizi derinleştireceğiz.</p><p></p><p><b>Veri merkezi, bulut ve yapay zekâ altyapılarında en az 10 milyar dolarlık özel sektör ağırlıklı kaynağı harekete geçireceğiz</b></p><p></p><p>Planımızın dördüncü ekseni olan "Yönet" hedeflerimiz çerçevesinde ise egemen yapay zeka kapasitemizi güvence altına alacak ve güçlendireceğiz. Bu doğrultuda veri merkezi, bulut ve yapay zekâ altyapılarında en az 10 milyar dolarlık özel sektör ağırlıklı kaynağı harekete geçireceğiz. Uluslararası girişimcilere tek pencereden, en çok 30 iş gününde sunacağımız yol haritası ile öngörülebilir, hızlı ve koordineli bir yatırım ortamı sağlayacağız. İstanbul'u yapay zekâ alanında Türkiye'nin uluslararası vitrini ve yatırım diplomasisi şehri olarak konumlandıracağız. Terminal İstanbul'u girişimcilerimizin ve küresel yatırımcıların buluşma zemini olarak kullanacağız. OECD, G20, Birleşmiş Milletler ve diğer platformlarda insan merkezli yapay zekâ standartlarının belirlenmesinde etkin bir rol üstleneceğiz. Türk Devletleri Teşkilatı ile aşamalı olarak Oğuz, Kıpçak ve Karluk dillerini kapsayan ortak bir Türk dilleri büyük dil modeli geliştireceğiz. Yenilikçi yapay zeka çözümlerinin kontrollü bir ortamda test edilmesini sağlamak üzere en az 5 öncelikli sektörde düzenleyici deney alanları kuracağız.</p><p></p><p><b>Kaynakların üreteceği katma değerin 1 trilyon lirayı aşmasını bekliyoruz</b></p><p></p><p>Planımızın uygulanması kamu kurumlarımızın, özel sektörümüzün, üniversitelerimizin ve araştırma merkezlerimizin ortak katkısıyla olacaktır. Ulusal Yapay Zeka Kurulu ise bu sürecin yönetişim zeminini teşkil edecektir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız, ilgili tüm kurumlarımızla yakın iş birliği içinde eylemlerin uygulanmasını düzenli olarak takip edecektir. Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı ile harekete geçireceğimiz kaynakların üreteceği katma değerin 1 trilyon lirayı aşmasını bekliyoruz. Türkiye'yi yapay zeka çağının öncü ülkeleri arasına inşallah hep birlikte taşıyacağız. Türkiye Yüzyılı'nı aynı zamanda dijital üretimin yüzyılı yapacağız.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İTO Başkanlığı için Avdagiç tekrar aday</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ito-baskanligi-icin-avdagic-tekrar-aday-4584/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ito-baskanligi-icin-avdagic-tekrar-aday-4584/</id>
<published><![CDATA[2026-06-13T14:23:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-13T14:23:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0CC1CA-3DBE49-678567-76DE80-303C85-A65219.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Florya'da gerçekleştirilen ve plastik sektörü temsilcilerinin bir araya geldiği toplantıda gündeme dair açıklamalarda bulunan Avdagiç, seçim sürecine ilişkin aldığı kararın arka planını anlattı. Karar sürecinde iş dünyası ve sektörel camialarla görüş alışverişinde bulunduğunu belirten Avdagiç, oda yönetiminin bireysel bir temsiliyetten ziyade bir ekip çalışması olduğuna dikkat çekti.</p><p>İSTİŞARELER SONUCUNDA YOLA ÇIKMAYA KARAR VERDİK&nbsp;</p><p>Toplantıda konuşan Avdagiç, adaylık sürecine dair şunları kaydetti:</p><p>"İçinden geldiğimiz camialarla ve iş dünyasının farklı kesimleriyle istişare ederek, değerli isimlerin görüşlerini alarak bir dönem daha aday olma konusunda yola çıkmaya karar verdik. Bu bir ekip meselesidir; sanayisi, toplumu ve şehri için çalışmalar yürüten insanların ortak yürüyüşüdür."</p><p>Açıklamasında sektörel dayanışmanın önemine vurgu yapan Avdagiç, süreçte kendisine destek veren sektör temsilcilerine ve ev sahibi PAGEV yönetimine teşekkürlerini iletti.</p><p>PAGEV'DEN AVDAGİÇ’İN ADAYLIĞINA DESTEK AÇIKLAMASI&nbsp;</p><p>Toplantının açılışında konuşan PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, kurum olarak Şekib Avdagiç'in yeniden adaylığını desteklediklerini resmi olarak ifade etti.</p><p>Avdagiç’in İTO bünyesinde 68 No’lu Plastik ve Kauçuk Meslek Komitesinden çıkarak başkanlık görevine gelmesinin sektör açısından taşıdığı öneme değinen Eroğlu, bu durumun plastik ve kompozit sektörünün İstanbul ekonomisindeki kurumsal ağırlığını yansıttığını belirtti. Eroğlu, geçmiş iki İTO seçiminde olduğu gibi bu dönemde de sektörel bir ortak kararla Avdagiç’e destek vereceklerini vurgulayarak, "68 No’lu komitemizden çıkan sanayici bir ismin İTO gibi köklü bir kurumda başkanlık görevini sürdürmesini, sektörümüzün temsiliyetinin korunması ve oda ile olan kurumsal iş birliğinin devamı açısından stratejik görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.</p><p>SANAYİ TEMSİLİYETİNİN İTO SEÇİMLERİNDEKİ ROLÜ&nbsp;</p><p>Aynı zamanda Avitaş Kompozit Plastik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini de yürüten Şekib Avdagiç, İTO Meclisine plastik ve kauçuk sektörünü temsil eden 68 No’lu komiteden seçilmişti. Üretim kökenli bir sanayicinin İTO’nun başında bulunması, reel sektör temsilcileri tarafından sorunların üst kuruluşlar nezdinde çözümü için önemli bir kanal olarak değerlendiriliyor.</p><p>Önümüzdeki aylarda şekillenecek olan İstanbul Ticaret Odası seçimlerinde, meslek komitelerinin ve sektörel çatı kuruluşların belirleyeceği tutumların, iş dünyasının yeni dönem stratejilerinde ve oda yönetiminin vizyonunda belirleyici olması bekleniyor. Avdagiç'in PAGEV toplantısında yaptığı bu erken adaylık çıkışı, seçim sürecindeki ilk somut adım olarak kayıtlara geçmiş oldu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Sponsorluk kısıtlamalarının etkileri değerlendirilmeli"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sponsorluk-kisitlamalarinin-etkileri-degerlendirilmeli-6048/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sponsorluk-kisitlamalarinin-etkileri-degerlendirilmeli-6048/</id>
<published><![CDATA[2026-06-13T10:45:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-13T10:45:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_404AE2-08BBB1-4E6D37-2625C0-A8310C-09AF8A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Koralı, “Sponsorluk destekleri yalnızca ticari bir faaliyet değil, aynı zamanda birçok gastronomi etkinliği, festival, kültür-sanat organizasyonu ve şehir tanıtım çalışmasının önemli finansman kaynaklarından biri olarak öne çıkıyor. Yeni düzenlemenin özellikle yerel etkinlikler, gastronomi festivalleri ve bağımsız organizasyonlar üzerindeki etkilerinin zaman içinde daha net görüleceğini düşünüyoruz” dedi.</p><p>Türkiye’nin son yıllarda gastronomi turizmi alanında önemli bir ivme yakaladığını belirten Koralı, “Şehirlerin tanıtımına katkı sağlayan organizasyonlar, gastronomi kültürünün gelişmesine ve turizm hareketliliğinin artmasına destek oluyor. Bu nedenle sponsorluk mekanizmalarındaki değişikliklerin etkinlik ekonomisi üzerindeki sonuçlarının dikkatle değerlendirilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p><p>Koralı, sektör temsilcilerinin uygulamanın sahadaki etkilerini yakından takip edeceğini ve özellikle gastronomi ile turizm alanında faaliyet gösteren işletmeler açısından ortaya çıkabilecek sonuçların önümüzdeki dönemde daha net ortaya çıkacağını sözlerine ekledi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">SPK'dan 3 kişi hakkında suç duyurusu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/spkdan-3-kisi-hakkinda-suc-duyurusu-8185/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/spkdan-3-kisi-hakkinda-suc-duyurusu-8185/</id>
<published><![CDATA[2026-06-13T09:09:59+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-13T09:09:59+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_40697A-D07CBA-CE56FC-F7A72D-F7643D-69001A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>SPK bültenine göre, DERHL pay piyasasında yapılan işlemler ve sosyal medyada yapılan paylaşımların incelenmesi sonucunda, 3 gerçek kişi ve 1 tüzel kişi hakkında 11.06.2026 tarihli işlemlerden başlamak üzere borsalarda 2 yıl geçici işlem yapma yasağı uygulanmasına karar verildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Gaziantep'te 4,6 büyüklüğünde deprem</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gaziantepte-46-buyuklugunde-deprem-8301/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gaziantepte-46-buyuklugunde-deprem-8301/</id>
<published><![CDATA[2026-06-13T08:41:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-13T08:41:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D9ECBE-589A4A-B14AAF-DD5174-C0A339-F8E94A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Nurdağı ilçesi olan 4,6 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.</p><p></p><p>Depremin, 7,01 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye'de sorun balon değil, gelirden kopan fiyatlar</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyede-sorun-balon-degil-gelirden-kopan-fiyatlar-2566/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyede-sorun-balon-degil-gelirden-kopan-fiyatlar-2566/</id>
<published><![CDATA[2026-06-13T08:19:54+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-13T08:19:54+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2306DC-3CD28F-B943D4-B7FA3E-E60D9F-8844B6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’de son yıllarda hızla yükselen konut fiyatları ve hizmet sektöründeki maliyet artışları yeniden “ekonomik balon” tartışmalarını gündeme taşırken, ekonomist Mahfi Eğilmez dikkat çekici bir değerlendirmede bulundu. Eğilmez’e göre Türkiye’de yaşanan gelişmeler, İspanya’daki gibi klasik bir emlak balonundan çok, geniş çaplı bir fiyat-gelir uyumsuzluğuna işaret ediyor.</p><p>Ekonomide balon kavramının, fiyatların ekonomik gerçeklerden koparak sürekli yükseleceği beklentisiyle şişmesi anlamına geldiğini hatırlatan Eğilmez, bu tür süreçlerin sonunda kaçınılmaz olarak sert düzeltmeler veya uzun süreli durgunluk dönemleriyle sonuçlandığını ifade etti.</p><p></p><p>İspanya örneği sert çöküşle sonuçlandı</p><p></p><p>Eğilmez, 2000’li yıllarda İspanya’da yaşanan emlak krizini klasik balon örneği olarak gösterdi. Euro Bölgesi’ne katılım sonrası düşük faiz ortamı ve kolay kredi erişiminin konut talebini hızla artırdığını belirten Eğilmez, zamanla konut üretiminin gerçek ihtiyacın üzerine çıktığını ve fiyatların spekülatif beklentilerle yükseldiğini söyledi.</p><p>2008 küresel finans krizinin ardından bu yapının çöktüğünü hatırlatan Eğilmez, konut fiyatlarında sert düşüşler yaşandığını, işsizliğin yükseldiğini ve birçok şirketin iflas ettiğini vurguladı.</p><p></p><p>Yunanistan’da sorun arz yetersizliği oldu</p><p></p><p>Buna karşılık Yunanistan’da farklı bir tablo yaşandığını belirten Eğilmez, ekonomik kriz sonrası inşaat faaliyetlerinin zayıflaması nedeniyle yeni konut üretiminin yetersiz kaldığını, buna rağmen turizm ve yabancı yatırımcı talebinin konut fiyatlarını yukarı taşıdığını ifade etti.</p><p>Bu nedenle Yunanistan’daki fiyat yükselişlerinin spekülatif bir balondan çok arz-talep dengesizliğinin sonucu olduğunu kaydeden Eğilmez, her fiyat artışının otomatik olarak balon anlamına gelmediğinin altını çizdi.</p><p></p><p>Türkiye’de tablo daha karmaşık</p><p></p><p>Türkiye’de konut fiyatlarının son yıllarda çok hızlı arttığını belirten Eğilmez, buna rağmen balon teşhisi koyabilmek için yalnızca fiyat hareketlerine bakmanın yeterli olmadığını söyledi.</p><p>Konut fiyatlarının gelirlerden daha hızlı yükselmesi, kira çarpanlarının artması, yatırım amaçlı alımların çoğalması ve “fiyatlar düşmez” algısının güçlenmesi gibi göstergelerin Türkiye’de belirgin hale geldiğini ifade eden Eğilmez, buna karşılık İspanya’daki türden yaygın bir arz fazlasının bulunmadığını dile getirdi.</p><p>Yüksek inşaat maliyetleri, finansman sorunları ve arz kısıtlarının da piyasada etkili olduğuna dikkat çeken Eğilmez, Türkiye’nin mevcut görünümünün İspanya’daki klasik balon modelinden farklılaştığını belirtti.</p><p></p><p>Sorun sadece konutla sınırlı değil</p><p></p><p>Eğilmez’e göre dikkat çekici gelişme yalnızca konut piyasasında yaşanmıyor. Restoranlar, kafeler, oteller ve çeşitli hizmet sektörlerinde de fiyatların gelir düzeylerinin üzerine çıktığı görülüyor.</p><p>Birçok alanda maliyet artışlarının fiyatları açıklamakta yetersiz kaldığını savunan Eğilmez, işletmelerin tüketicilerin yüksek fiyatları ödemeye devam edeceği beklentisiyle hareket ettiğini ifade etti.</p><p>Ekonomide beklentilerin fiyatlama davranışları üzerinde güçlü etkisi bulunduğunu vurgulayan Eğilmez, geçmişte konut piyasasında görülen “nasıl olsa alıcı bulunur” anlayışının bugün bazı hizmet sektörlerinde “nasıl olsa müşteri gelir” yaklaşımına dönüştüğünü söyledi.</p><p></p><p>İstanbul, Bodrum ve Çeşme örneği</p><p></p><p>Özellikle İstanbul, Bodrum ve Çeşme gibi bölgelerde fiyatların yerel gelirlerden çok yüksek gelir gruplarının ve yabancı talebin ödeme kapasitesine göre şekillenmeye başladığını belirten Eğilmez, bu durumun toplumun geniş kesimleri ile piyasa fiyatları arasındaki makası açtığını ifade etti.</p><p>Türkiye’de yaşanan gelişmelerin klasik bir balon yerine fiyatların gelir düzeyinden kopması şeklinde değerlendirilmesinin daha doğru olacağını savunan Eğilmez, ekonomik tarihin gelirlerden uzaklaşan fiyatların sonsuza kadar sürdürülemeyeceğini gösterdiğini kaydetti.</p><p></p><p>Düzeltme mutlaka fiyat düşüşü olmayabilir</p><p></p><p>Eğilmez, yüksek enflasyon ortamlarında piyasa düzeltmesinin her zaman fiyatların gerilemesiyle gerçekleşmediğini belirterek, birçok durumda fiyatların uzun süre yatay seyretmesi ve gelirlerin zamanla bu seviyelere yaklaşmasının da bir düzeltme yöntemi olduğunu söyledi.</p><p>Türkiye ekonomisinde asıl sorunun fiyatların ne kadar arttığı değil, gelir düzeyiyle ne kadar uyumlu olduğu olduğunu vurgulayan Eğilmez, önümüzdeki dönemde belirleyici olacak unsurun bu uyumsuzluğun ne zaman ve hangi maliyetlerle giderileceği olacağını ifade etti.</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">TABA-AmCham'den Hakkari'ye bilim ve teknoloji yatırımı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/taba-amchamden-hakkariye-bilim-ve-teknoloji-yatirimi-6542/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/taba-amchamden-hakkariye-bilim-ve-teknoloji-yatirimi-6542/</id>
<published><![CDATA[2026-06-12T09:16:23+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-12T09:16:23+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C949BB-1BECE3-D630AA-BDD7C0-326829-11C58E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türk-Amerikan İş Adamları Derneği ve Amerikan Ticaret Odası Türkiye (TABA-AmCham) tarafından Yüksekova Fen Lisesi bünyesinde kurulan “TABA-AmCham Astronomi, Uzay ve Havacılık Atölyesi”, düzenlenen törenle hizmete açıldı. TABA-AmCham’ın eğitim, bilim ve gençlik odaklı sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında hayata geçirilen proje, öğrencilerin astronomi, uzay ve havacılık alanlarına olan ilgilerini artırmayı, bilimsel düşünme ve araştırma becerilerini geliştirmeyi amaçlıyor.</p><p>Murat Doğan ve Gürkan Balık Koordinasyonunda Hayata Geçirildi</p><p>Atölye projesinin planlanması ve hayata geçirilmesi süreci, TABA-AmCham Yönetim Kurulu Üyesi Murat Doğan ve Gebze Temsilcisi Gürkan Balık koordinasyonunda yürütüldü. Bölgedeki gençlerin bilim ve teknolojiyle daha güçlü bağ kurmasına katkı sağlamayı hedefleyen proje, Hakkâri’de bu alanda kurulan ilk eğitim merkezlerinden biri olma özelliğini taşıyor.</p><p>Açılış programına; TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, Yönetim Kurulu Üyeleri Murat Doğan, Ulaş Kayacan, Elvan Boz ve Av. Zeynep Hilal Doy, Gebze Temsilcisi Gürkan Balık, Sosyal Sorumluluk Komitesi Başkanı Fahriye Erbil, dernek üyeleri Atakan Çetintaş ve Av. Erhan Saraç katıldı. Ayrıca Esendere Belediye Başkanı Dırbaz Büyüksu, İlçe Millî Eğitim Müdürü Kadir Çetin, Kadim Aşiretler Federasyonu temsilcileri, okul yönetimi, öğretmenler ve öğrenciler de törende yer aldı.</p><p>“Gençlerimizin Hayal Etmesini Sağlamalıyız”</p><p>TABA-AmCham Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, açılış konuşmasında eğitimin, bilimin ve teknolojinin gençlerin geleceğini şekillendiren en önemli unsurlar olduğunu vurguladı. Türkiye’nin her bölgesindeki gençlerin fırsat eşitliği içerisinde bilimsel bilgiye ve teknolojik imkânlara erişmesinin önemine dikkat çeken Sanlı, TABA-AmCham olarak gençlerin araştıran, üreten ve dünyayla rekabet edebilen bireyler olarak yetişmelerine katkı sunmayı hedeflediklerini ifade etti.</p><p>Süleyman Ecevit Sanlı konuşmasında; “Edirne’den Kars’a, Jüpiter’den Mars’a&hellip;</p><p>gençlerimizin hayal etmesini sağlamalıyız.&nbsp; Bu anlamlı projeye sponsor olan TABA AmCham Başkan Yardımcısı Eren Derinkök ve Yönetim Kurulu üyelerimiz Murat Doğan ve Erdem İpekçi ile Gebze Temsilcisi Gürkan Balık’a teşekkür ederek sözlerini sonlandırdı.</p><p>Öğrenciler Bilimle Buluştu</p><p>Açılış töreninde gerçekleştirilen konuşmaların ardından kurdele kesimi yapılarak atölye resmen hizmete açıldı. Katılımcılara teleskoplar, simülasyon sistemleri ve eğitim ekipmanları tanıtılırken, öğrenciler ilk gözlem çalışmalarını ve uygulamalı eğitim faaliyetlerini gerçekleştirdi. Atölyede düzenli olarak gökyüzü gözlemleri, temel astronomi eğitimleri, uzay bilimleri çalışmaları ve havacılık teknolojilerine yönelik uygulamalı programlar gerçekleştirilecek.</p><p></p><p>Katkı Sunanlara Plaket Takdimi</p><p>Program kapsamında, projenin hayata geçirilmesine katkı sağlayan Yönetim Kurulu Üyeleri Murat Doğan ve Gebze Temsilcisi Gürkan Balık ve bu projeye destek verenlere teşekkür edilerek plaket takdim edildi.</p><p>Bölgenin Bilimsel Gelişimine Katkı Sağlayacak</p><p>TABA-AmCham tarafından sosyal sorumluluk projesi olarak hayata geçirilen atölyenin, bölgedeki öğrencilerin bilim ve teknolojiye olan ilgisini artırması, yeni nesil projelere ilham vermesi ve geleceğin bilim insanları, mühendisleri ve araştırmacılarının yetişmesine katkı sağlaması hedefleniyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Muratbey, inovatif Türk peynirlerini Avrupa vitrinine taşıdı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/muratbey-inovatif-turk-peynirlerini-avrupa-vitrinine-tasidi-1611/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/muratbey-inovatif-turk-peynirlerini-avrupa-vitrinine-tasidi-1611/</id>
<published><![CDATA[2026-06-12T02:37:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-12T02:37:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5877B5-39C89C-324047-938A36-C6E8D6-06D463.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Süt ve peynir endüstrisinin en önemli küresel buluşmalarından biri olarak gösterilen fuarda Muratbey, C-005 standında yenilikçi ve fonksiyonel ürün gamını dünya profesyonelleriyle buluşturdu. Muratbey, fuarda günümüz tüketici beklentilerine yanıt veren zenginleştirilmiş ve fonksiyonel ürünlerini tanıttı. Başta Kaymaklı ailesi olmak üzere Ballı Kaymaklı, Avokadolu Kaymaklı, Burgu (Helix), Anadolu Lezzetleri, Dilimli Izgara Peynir, Misto ve Topi gibi yenilikçi ürünler uluslararası ziyaretçilerle buluştu. Muratbey ayrıca tüm ürün portföyünü yansıtan özel video wall gösterimiyle inovatif marka vizyonunu ziyaretçilere aktardı.&nbsp;</p><p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Muratbey Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Erol, Avrupa pazarının Muratbey için stratejik önem taşıdığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Avrupa’da tüketicilerin ‘otantik ama yenilikçi’ ürün arayışı Türk peynirlerine olan ilgiyi artırıyor. Muratbey olarak geleneksel Türk peynirlerini modern tüketici beklentileriyle buluşturuyoruz. Özellikle Burgu (Helix), Anadolu Lezzetleri, Dilimli Izgara Peynir, Misto ve Topi gibi ürünlerimiz Avrupa’da yoğun ilgi görüyor.”</p><p>Muratbey’in bugün ağırlıklı olarak Avrupa ve Orta Doğu pazarlarına ihracat gerçekleştirdiğini belirten Erol, son üç yılda ihracatın toplam üretim içindeki payının ortalama yüzde 16 seviyesinde gerçekleştiğini aktardı.&nbsp;</p><p>Erol; “Paris’te ilk kez katıldığımız bu önemli fuarın, markamızın Avrupa’daki bilinirliğini artıracağına ve yeni iş birlikleri açısından önemli fırsatlar yaratacağına inanıyoruz. Fuar boyunca hem Türk peynir kültürünü hem de geliştirdiğimiz yenilikçi ürün yaklaşımını uluslararası sektör temsilcilerine tanıttık. Türkiye’nin katma değerli süt ürünleri alanındaki güçlü potansiyelini global pazarlara taşımayı hedefliyoruz.” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Addo, geleceğin çalışma kültürüne yatırım yapıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/addo-gelecegin-calisma-kulturune-yatirim-yapiyor-3390/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/addo-gelecegin-calisma-kulturune-yatirim-yapiyor-3390/</id>
<published><![CDATA[2026-06-11T15:50:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-11T15:50:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_24C45C-662309-184A81-0D622D-F737E9-C67627.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Çalışma kültürünün hızla değiştiği günümüzde, ADDO geleceğin çalışma alanlarına yön veren yatırımlarını sürdürüyor. Skyland HOM'da hayata geçirdiği deneyim merkeziyle yeni nesil çalışma alışkanlıklarını destekleyen marka, Çatalca'da planladığı yeni üretim tesisiyle global büyüme yolculuğunda önemli bir adım atmaya hazırlanıyor. Yeni showroom yatırımıyla birlikte büyüme ivmesini güçlendiren ADDO, önümüzdeki dönemde yüzde 40'ın üzerinde büyüme hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor.</p><p></p><p>Çalışma kültürü değişiyor, ADDO bu dönüşüme yatırım yapıyor</p><p>Kuruluşundan bu yana çalışma alanlarını yalnızca iş yapılan mekanlar olarak değil, insanların üretim, paylaşım ve yaratıcılık deneyimini şekillendiren yaşam alanları olarak ele alan ADDO, bugün Türkiye'nin yanı sıra dünyanın farklı coğrafyalarında gerçekleştirdiği projelerle uluslararası ölçekte büyümeye devam ediyor. Çalışma alanlarını ürün grupları üzerinden değil, çalışma davranışları ve mekânsal sistemler üzerinden ele alan marka, her projeyi çalışanların etkileşim biçimleri, hibrit çalışma modelleri ve organizasyonel ihtiyaçlar doğrultusunda değerlendirerek çalışma kültürünü destekleyen bütüncül çözümler geliştiriyor.</p><p></p><p>ADDO Yönetici Ortağı İbrahim Yıldız, çalışma kültürünün geçirdiği dönüşümün markanın gelişim yolculuğuna yön verdiğini belirterek şunları söyledi: " Çalışma hayatı büyük bir dönüşüm geçiriyor. İnsanların çalışma alanlarından beklentileri değişiyor. Eskiden insanlar işe gitmek için ofislere gidiyordu. Bugün ise iyi hissetmek, sosyalleşmek, üretmek ve ilham almak için bir araya geliyor. Ofislerde artık tasarım, şıklık, çalışma konforu ve farklılık öne çıkıyor. Çalışma alanlarının geleceği de tam olarak bu dönüşüm etrafında şekilleniyor. Bu dönüşüm pazarı büyütüyor ve yeni fırsatlar yaratıyor. Biz de ADDO olarak bu dönüşümü bir risk değil, bir fırsat olarak gördük. Çünkü inanıyoruz ki geleceğin çalışma alanları yalnızca fonksiyonel değil, aynı zamanda ilham veren, insan odaklı ve deneyim sunan yaşam alanları olacak. Yaptığımız her yatırımın merkezinde de bu bakış açısı yer alıyor."</p><p>Değişen çalışma alışkanlıkları ve hibrit çalışma modelleri, çalışma alanları sektöründe yeni bir dönüşüm dalgası yaratırken, ADDO bu dönüşümün sunduğu fırsatları uzun vadeli bir büyüme alanı olarak görüyor. Şirket, 2025 yılı itibarıyla 595 milyon dolar büyüklüğe ulaşan ve 2026-2034 yılları arasında yıllık ortalama yüzde 3,19 büyüyerek 2034'te 788,8 milyon dolara çıkması öngörülen Türkiye ofis mobilyası pazarında; özel üretim, kalite, tasarım ve satış sonrası hizmet yaklaşımıyla hem yurt içinde hem de Körfez ve Avrupa pazarlarında ciddi bir büyüme hedefliyor.</p><p></p><p>Türkiye'den doğan, dünyaya açılan bir tasarım markası</p><p>1992 yılında Yıldız Mobilya adıyla başlayan yolculuk, bugün Türkiye'den doğan ve uluslararası pazarlarda büyüyen, dünyanın önemli tasarımcıları ile iş birliği yaparak ofis kültürüne yeni bir boyut katan bir tasarım markasına dönüştü. Kurulduğu günden bu yana kalite, tasarım, ergonomi ve fonksiyonelliği bir araya getiren marka; modern ofislerden yönetici alanlarına, ortak çalışma bölümlerinden toplantı odalarına kadar çağdaş iş dünyasının ihtiyaçlarına yanıt veren çözümler geliştiriyor. İstanbul’daki toplam 11.500 metrekarelik üretim alanında farklı ölçeklerdeki kurumsal projeler için üretim gerçekleştiren ADDO, bugün mimarlar, iç mimarlar ve kurumsal şirketler için yalnızca bir ofis mobilyası markası değil; ürün seçimi, mekan kurgusu, projelendirme, uygulama ve satış sonrası destek süreçlerinde güvenilir bir çözüm ortağı olarak konumlanıyor. Avrupa, Orta Doğu ve çevre coğrafyalarda 25 ülkeye ulaşan ihracat ağıyla faaliyet gösteren ADDO; Sezgin Aksu, Tanju Özelgin, Atilla Kuzu ve Hadi Teherani gibi ulusal ve uluslararası ölçekte tanınan tasarımcılarla yürüttüğü iş birlikleri, Interstuhl ve CAIMI gibi global markalarla kurduğu partnerlikler, uluslararası tasarım ödülleriyle tanınan ürün portföyü ve 3D konfigürasyon ile artırılmış gerçeklik gibi dijital deneyim çözümleriyle çalışma alanlarında tasarım, teknoloji ve mühendisliği buluşturuyor. Gelişmiş üretim altyapısıyla yılda yaklaşık 10 bin kişilik çalışma alanı kurabilecek kapasiteye sahip olan ADDO, önümüzdeki dönemde bu kapasiteyi yeni üretim yatırımlarıyla daha da artırmayı hedefliyor.</p><p></p><p>ADDO'dan 1,5 milyon Euro'luk deneyim merkezi yatırımı</p><p>ADDO, çalışma alanlarının geleceğinin yalnızca ofis mobilyalarıyla değil, insanların bir araya gelme, üretme ve ilham alma biçimleriyle şekilleneceğine inanıyor. Bu anlayışla Skyland HOM'da hayata geçirilen deneyim merkezi, klasik bir showroom olmanın ötesinde; mimarlar, tasarımcılar, iş dünyası profesyonelleri ve yaratıcı sektörlerin yanı sıra ilham almak, çalışmak ve yeni fikirler geliştirmek isteyen ziyaretçilere açık yaşayan bir buluşma noktası olarak kurgulandı. ADDO için bu alan aynı zamanda yeni nesil çalışma alışkanlıklarının, farklı etkileşim modellerinin ve mekânsal deneyimlerin gözlemlenebildiği yaşayan bir çalışma laboratuvarı niteliği taşıyor. Yaklaşık 1,5 milyon Euro yatırımla hayata geçirilen bu özel alan; tasarımı, sanatı ve iş kültürünü aynı çatı altında buluştururken, mimarlar, tasarımcılar, iş dünyası profesyonelleri ve yaratıcı sektörler için ortak bir yaşam ve etkileşim alanı sunuyor. Ürünlerin sergilendiği bir mekan olmanın ötesinde, insanların çalışabileceği, fikir alışverişinde bulunabileceği, ilham alabileceği ve yeni iş birlikleri geliştirebileceği bir deneyim merkezi olarak tasarlanan showroom, ADDO'nun geleceğin çalışma alanlarına bakış açısını da yansıtıyor. Showroom yeni nesil çalışma anlayışını tasarımla buluşturan ürünlerin yanı sıra sanatla kurduğu ilişkiyle de farklı bir vizyon ortaya koyuyor. DirimArt iş birliği ile farklı sanatçıların eserlerinden oluşan etkileyici tablolarla görsel bir yolculuğa dönüşen showroom, ofisini sanatla buluşturmak isteyenleri ilham verici bir keşfe davet ediyor. ADDO Yönetici Ortağı İbrahim Yıldız, yeni nesil çalışma kültürüne ilişkin görüşlerini şu sözlerle dile getiriyor: "Biz ofisleri artık yalnızca çalışılan yerler olarak görmüyoruz. İnsanların bir araya geldiği, ürettiği, sosyalleştiği ve ilham aldığı yaşam alanları olarak görüyoruz. Skyland HOM'daki deneyim merkezimiz de bu bakış açısının bir sonucu. Burada yalnızca ürünlerimizi sergilemiyoruz; çalışma kültürünün geleceğine dair fikirlerimizi ve deneyimlerimizi de paylaşıyoruz. Mimarlar, iş insanları, satın almacılar showroom’u ziyaret ederek ADDO’nun tasarım ve kalite anlayışını deneyimliyor. Çünkü burada sadece ofis mobilyası değil bir ofis tasarımı ve vizyonu ortaya konuyor. Hayal etmek yerine realize ediliyor. Showroom içinde yer alan yönetici ve toplantı odaları, çalışma masaları bir çeşit simülasyon gibi konumlandırılmış durumda. Yöneticiler nasıl ofise sahip olmak istediklerini ve yapılan çok özel uygulamaları showroom içinde görebiliyor. Biz yalnızca ofis mobilyaları üretmiyoruz; mimari konsepti ve çalışma kültürünü destekleyen mekânsal sistemler geliştiriyoruz. İnsanların çalışmak, üretmek ve bir araya gelmek isteyeceği yaşam alanları hayata geçiriyoruz."&nbsp;</p><p></p><p>Tasarımcı iş birlikleri ADDO'nun DNA'sında var</p><p>ADDO, tasarımı yalnızca bir ürün geliştirme süreci olarak değil, marka kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak görüyor. Tasarım yolculuğunu belirli bir perspektifte tutmak amacıyla sektörde bir ilke imza atarak uzun yıllardır Sezgin Aksu ile baş tasarımcı olarak iş birliği yapan markanın koleksiyonunda Sezgin Aksu imzası taşıyan birçok yönetici masası, açık ofis mobilyaları, koltuklar olmak üzere birçok tasarım öğesi yer alıyor. Baş Tasarımcı Sezgin Aksu'nun yanı sıra Atilla Kuzu ve Tanju Özelgin gibi Türkiye'nin önemli tasarımcılarıyla gerçekleştirilen iş birlikleri, markanın farklı disiplinlerden beslenen yaratıcı yaklaşımını destekliyor. ADDO'nun tasarım odaklı vizyonunun en yeni temsilcilerinden biri olan AVALON koleksiyonu da markanın çalışma alanlarına getirdiği yenilikçi bakış açısını yansıtıyor. Sezgin Aksu imzasını taşıyan AVALON, insanlığın keşfetme tutkusu ve bilinmeyene doğru cesur yolculuklarından ilham alıyor. Bir yönetici masasının ötesinde, geleceğin çalışma alanları için tasarlanan bir keşif platformu olarak kurgulanan koleksiyon, tasarım dili ve malzeme seçimleriyle dikkat çekiyor.</p><p>Uzay ve havacılık teknolojilerinin en önemli malzemelerinden biri olan karbon fiberin hafifliği, dayanıklılığı ve yüksek performansını tasarım anlayışıyla buluşturan AVALON, teknolojiyi estetikle bir araya getiriyor. Geliştirilmeye devam edecek akıllı çözümler ve yeni teknolojilerle sürekli evrilmesi planlanan koleksiyon, ADDO'nun çalışma alanlarını geleceğe taşıma vizyonunun önemli bir parçası olarak öne çıkıyor.</p><p></p><p>Hedef, Türkiye'den çıkan bir dünya markası olmak</p><p>Çalışma kültüründeki dönüşümü ve değişen iş dünyası dinamiklerini uzun vadeli bir büyüme fırsatı olarak gören ADDO, şimdi de Çatalca'da yatırımını gerçekleştirdiği 20 bin metrekarelik alanda yeni üretim tesisini hayata geçirmek için çalışmalarını sürdürüyor. İbrahim Yıldız, markanın gelecek vizyonunu şu sözlerle anlatıyor: "Biz yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir marka olmak istemiyoruz. Hedefimiz, tasarımı, üretimi ve proje geliştirme gücünü aynı çatı altında buluşturan, Türkiye'den çıkan ve uluslararası ölçekte söz sahibi olan bir dünya markası haline gelmek. Skyland HOM'daki deneyim merkezimiz de, Çatalca'daki üretim yatırımımız da bu vizyonun önemli adımları." Bugün dünyanın farklı noktalarında projeler geliştiren ADDO, çalışma alanlarını yalnızca tasarlayan bir marka olmanın ötesinde; çalışma davranışlarını, mekânsal deneyimi ve organizasyonel verimliliği birlikte ele alan bütüncül bir yaklaşım geliştiriyor. Global büyüme hedefini yalnızca üretim kapasitesiyle değil, çalışma kültürüne dair geliştirdiği bilgi birikimi ve tasarım sistemleriyle destekleyen marka, çalışma alanlarını yalnızca donatan değil; çalışma kültürünün geleceğine dair fikir üreten, araştıran ve geliştiren bir tasarım markası olmayı hedefliyor.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">7. Yaratıcı Çocuk Festivali'nde binlerce çocukla buluştu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/7-yaratici-cocuk-festivalinde-binlerce-cocukla-bulustu-1024/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/7-yaratici-cocuk-festivalinde-binlerce-cocukla-bulustu-1024/</id>
<published><![CDATA[2026-06-11T14:51:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-11T14:51:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_908861-2CF259-190509-D4F43A-981936-F461BB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İki gün boyunca devam eden festivalde Doğa Koleji; Dash Robot Atölyesi, Çiçek Atölyesi ve Sanat Tarihi Atölyesi ile ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Çocuklar, uygulamalı etkinlikler sayesinde hem yaratıcılıklarını geliştirdi hem de yeni keşifler yapma fırsatı yakaladı.</p><p>Dash Robot Atölyesi’nde çocuklar robotik kodlama uygulamalarıyla tanışırken, Çiçek Atölyesi’nde doğanın ilham veren dünyasını keşfederek kendi tasarımlarını oluşturdu. Sanat Tarihi Atölyesi’nde ise sanatın geçmişten günümüze uzanan yolculuğunu eğlenceli ve interaktif uygulamalarla deneyimledi.</p><p>Festival boyunca aileler de Doğa Kolejinin uygulamalı öğrenme ve çok yönlü gelişim odaklı eğitim yaklaşımını yakından tanıma fırsatı buldu. Teknoloji, sanat ve üretimi aynı çatı altında buluşturan atölyeler, çocukların merak duygularını harekete geçirirken öğrenmeyi keyifli bir deneyime dönüştürdü.</p><p></p><p>Doğa Koleji Kurucu Temsilcisi ve Genel Müdürü Selim Genç etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada, “Çocukların merak eden, araştıran, üreten ve kendilerini özgürce ifade edebilen bireyler olarak yetişmelerini önemsiyoruz. Yaratıcı Çocuk Festivali’nde gerçekleştirdiğimiz atölyelerle çocuklarımızı sanat, teknoloji ve doğayla buluştururken aynı zamanda onların hayal güçlerini destekleyen deneyim alanları oluşturduk. Doğa Koleji olarak öğrencilerimize okul içinde olduğu kadar okul dışında da ilham veren öğrenme ortamları sunmaya devam edeceğiz.” dedi.</p><p>Çeyrek asra yaklaşan eğitim deneyimiyle Türkiye’nin önde gelen eğitim kurumlarından biri olan Doğa Koleji, öğrencilerini bilim, sanat, teknoloji ve yaşam becerileriyle buluşturarak çok yönlü gelişimlerini desteklemeyi sürdürüyor.</p><p>Türkiye’nin Doğa’sı olan Doğa Koleji, çocukların merak duygusunu destekleyen, keşfetmeye teşvik eden ve öğrenmeyi keyifli bir yolculuğa dönüştüren eğitim anlayışını her platformda yaygınlaştırmaya devam ediyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Özelleştirme İdaresi 6 ildeki taşınmazların satışını onayladı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ozellestirme-idaresi-6-ildeki-tasinmazlarin-satisini-onayladi-1130/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ozellestirme-idaresi-6-ildeki-tasinmazlarin-satisini-onayladi-1130/</id>
<published><![CDATA[2026-06-11T09:34:05+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-11T09:34:05+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E00FE0-528B80-0083AA-054518-A62A03-9D925E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Buna göre, Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ adına kayıtlı Çorum'un merkez ilçesi Karaca köyündeki taşınmazın, özelleştirme ihalesinde 45 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren Çorum Şeker Fabrikası AŞ'ye satışı kararlaştırıldı.</p><p></p><p>Sümer Holding AŞ adına kayıtlı Samsun'un Çarşamba ilçesi Demirarslan Mahallesi'ndeki taşınmazın, ihalede 27 milyon 700 bin lira bedelle en yüksek teklifi sunan Erdem Torun'a satışı onaylandı.</p><p></p><p>Mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı Ankara'nın Gölbaşı ilçesi İncek-İmar Mahallesi'ndeki taşınmazın, 26 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren Emre Gökdemir İnşaat Mimarlık Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd Şti'ye satışına onay verildi. Gölbaşı'nda Karaoğlan-İmar Mahallesi'ndeki taşınmazın da 11 milyon 980 bin lira bedelle en yüksek teklifi sunan AEM Taahhüt Yapı İnşaat Ticaret Ltd Şti'ye satışı kararlaştırıldı. Aynı mahalledeki bir diğer taşınmazın da 7 milyon 650 bin lira bedelle en yüksek teklifi veren Kızılırmak İnşaat Ticaret ve Sanayi AŞ'ye satışı uygun bulundu.</p><p></p><p>Maliye Hazinesi adına kayıtlı Sivas'ın merkez ilçesi Budaklı köyündeki taşınmazın, 5 milyon 200 bin lira bedelle en yüksek teklifi veren Bahattin Eken'e satılması kararlaştırıldı.</p><p></p><p>Mülkiyeti Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ adına kayıtlı Bayburt'un Merkez ilçesi Konursu köyündeki taşınmazın, 4 milyon 50 bin lira bedelle en yüksek teklifi sunan Hamit Açıkgöz'e satışı onaylandı.</p><p></p><p>Maliye Hazinesi adına kayıtlı Sivas'ın merkez ilçesi Budaklı köyündeki taşınmazın, 3 milyon 150 bin lira bedelle en yüksek teklifi veren Bahattin Eken'e satışına karar verildi.</p><p></p><p>Mülkiyeti Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ adına kayıtlı Balıkesir'in Altıeylül ilçesi Küçükbostancı Mahallesi'ndeki taşınmazın, 2 milyon 910 bin lira bedelle en yüksek teklifi veren İstanbul Yatırım Ortak Girişim Grubu'na satışı kararlaştırıldı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Milaslı muhtarlardan önemli mesaj</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/milasli-muhtarlardan-onemli-mesaj-8782/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/milasli-muhtarlardan-onemli-mesaj-8782/</id>
<published><![CDATA[2026-06-11T08:01:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-11T08:01:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_487BB6-57FFE2-9106F4-399347-0F3CB5-3D4204.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Milas-Ören karayolu üzerinde bulunan ve Yeniköy Kemerköy Enerji'nin sosyal etki alanında yer alan yaklaşık 7 bin kişinin yaşadığı 15 mahalleye hizmet verecek yol, muhtarlar ve yöre halkından vatandaşların katıldığı törenle açıldı. Çalışma sayesinde özellikle kış aylarında ulaşımın güçleştiği bölgede vatandaşların tarım arazilerine, zeytinliklerine ve yaşam alanlarına erişimi önemli ölçüde kolaylaştı.</p><p>Açılış töreninde bir araya gelen bölge muhtarları ve yöre halkı Yeniköy Kemerköy Enerji’nin faaliyetlerinin yerel ekonominin vaz geçilmez unsur olduğunu belirtti ve önemli bir mesaj verdi: “Kömür yoksa, iş de yok, aş da yok”&nbsp;</p><p>Mahallelerin öncelikleri ortak akılla belirleniyor</p><p>Açılışa katılan bölge mahalle muhtarları, ihtiyaçların yerinde tespit edilerek çözüm üretilmesinin önemine dikkat çekti. Törende ortak değerlendirmede bulunan muhtarlar, Yeniköy Kemerköy Enerji'nin özellikle üretimi destekleyen yatırımlarının bölgenin gelişimine önemli katkılar sağladığını belirterek, yerel paydaşlarla sürdürülen iş birliğinin büyük değer taşıdığını ifade etti.</p><p>“Üretim varsa istihdam ve yatırım var, üretimin durursa bölge halkımız derinden etkilenir”</p><p>Ocak 2026'da Resmî Gazete'de yayımlanan acele kamulaştırma kararı kapsamında bazı parselleri bulunan Karacaağaç Mahallesi'nin Muhtarı ve Muhtarlar Danışma Kurulu Sözcüsü Dursun Uysal, köyünün ihtiyaç duyduğu temel bir eksikliğin giderildiğini belirterek, “Bu yol, vatandaşlarımızın zeytinliklerine, tarlalarına ve bağ evlerine ulaşmak için kullandığı ana güzergâhlardan biri. Yolun eski hali özellikle araçla ulaşım açısından ciddi sıkıntı yaratıyordu. Çalışma sayesinde hem tarımsal faaliyetler kolaylaştı hem de mahallemizin üst kesimlerinde bulunan evlere ulaşım çok daha güvenli hale geldi. Yeniköy Kemerköy Enerji’nin yöremizdeki linyit kaynaklarıyla üretimi sürdürmesi, sadece enerji arzı açısından değil, bölgemizdeki istihdamın devamı, ilçemizdeki ekonominin canlılığı ve bu tür altyapı yatırımlarının yapılabilmesi açısından da kritik önem taşıyor. Üretim devam ettiği sürece istihdam olur, bölgesel kalkınma devam eder. Yeniköy Kemerköy Enerji’nin üretimi durursa bütün bölge halkımız derinden etkilenir” diye konuştu.&nbsp;&nbsp;</p><p>Burak Işık: “Hiçbir köyümüz yok olmayacak”&nbsp;</p><p>Faaliyet gösterdikleri bölgede muhtarlarla kurulan güçlü iletişimin sosyal projelerin şekillenmesinde belirleyici olduğuna dikkat çeken Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık bölgenin ihtiyaçlarını yerinde tespit etmeye, çözüm üretmeye devam edeceklerini belirt“ Üretim yoksa istihdamın, ticaretin ve yerel kalkınmanın sürdürülebilir olması da mümkün değil. Şirket olarak Türkiye’nin arz güvenliği için elektrik üretimi gerçekleştirirken, çevremizde oluşturduğumuz istihdam, ticaret ve ekonomik hareketlilikle yerel kalkınmaya ciddi katkı sağlıyoruz. Bugün Karacaağaç’ta hizmete açtığımız bu yol da bunun somut örneklerinden biri. Yeniköy Kemerköy Enerji olarak Türkiye’nin en büyük beş elektrik üreticisinden biriyiz ve bunu yerli linyit kaynağımızla yapıyoruz. Doğrudan 3 bin 100 kişiye istihdam yaratırken, yıllık yaklaşık 5 milyar liralık bir ekonomik ekosistem oluşturuyoruz. Yerli kaynakla ürettiğimiz elektrik sayesinde cari açığın azalmasına yıllık 600 milyon dolar katkı sağlıyoruz.”</p><p>Acele kamulaştırma süreciyle ilgili zaman zaman kamuoyuna yansıyan köylerin ortadan kalkacağı iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirten Işık, “Karacaağaç Mahallesi, acele kamulaştırmaya konu olan 679 parselin bulunduğu altı mahalleden biri.&nbsp; Köyümüz yok olmayacak, aksine burada yaşam devam ediyor ve ihtiyaçlar çeşitleniyor. Yeniköy Kemerköy Enerji olarak, Karacaağaç Mahallesi’nde olduğu gibi bölgemizdeki altyapı yatırımlarını, eğitim ve tarımsal kalkınma projelerini destekliyoruz” diye konuştu.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Silivri Motosiklet Panayırı'na yoğun ilgi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/silivri-motosiklet-panayirina-yogun-ilgi-3173/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/silivri-motosiklet-panayirina-yogun-ilgi-3173/</id>
<published><![CDATA[2026-06-09T12:44:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-09T12:44:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4A6622-769AEF-385457-A94608-A5A2E7-E108A2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Motosiklet ekosisteminin ve kültürünün Türkiye’deki en büyük destekçilerinden biri olan Quick Sigorta, sektördeki öncü rolünü sosyal etkinliklerle de sürdürüyor. Silivri Motosiklet Kulübü ve Silivri Belediyesi iş birliğiyle, Quick Sigorta’nın ana sponsorluğunda gerçekleştirilen “Silivri Motosiklet Panayırı”, 4-7 Haziran 2026 tarihleri arasında Silivri Sahil Etkinlik Alanı’nda Türkiye’nin dört bir yanından gelen motosiklet tutkunlarını ağırladı.</p><p>Dört gün boyunca deniz esintisi eşliğinde festival atmosferini yaşayan katılımcılar; konserler, DJ performansları, özel söyleşiler ve yarışmalarla dolu dolu bir programı geride bıraktı.</p><p>Belediye Başkanı Balcıoğlu’ndan Quick Sigorta’ya teşekkür plaketi</p><p>Festivalin en yoğun noktalarından biri olan Quick Sigorta standı, hem motosiklet kullanıcılarının hem de acentelerin buluşma noktası oldu. Katılımcılar, Quick Sigorta’nın iki teker tutkunlarına özel geliştirdiği ürün ve çözümler hakkında doğrudan bilgi alma fırsatı buldu.</p><p>Etkinlik kapsamında Quick Sigorta standını ziyaret eden Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, motosiklet camiasına ve kültüre sunduğu vizyoner katkılardan dolayı Quick Sigorta’ya bir teşekkür plaketi takdim etti. Marka yetkilileri, bu plaketin Quick Sigorta’nın motosiklet ekosistemine verdiği uzun soluklu ve sürdürülebilir desteğin değerli bir nişanesi olduğunu vurguladı.</p><p>"Motosiklet kültürünün sadece sigortacısı değil, yol arkadaşıyız"</p><p>Etkinliğe dair bir değerlendirmede bulunan Quick Sigorta Genel Müdürü Eyüp Özsoy, şu ifadeleri kullandı: "Quick Sigorta olarak kurulduğumuz günden bu yana motosiklet sürücülerinin ihtiyaçlarını anlayan, onlara özel ürünler geliştiren ve bu kültürü sahiplenen bir marka olduk. Silivri Motosiklet Panayırı’nda binlerce motosiklet sevdalısıyla bir araya gelmek, onların heyecanını sahada paylaşmak bizim için çok değerli. Biz kendimizi bu topluluğun bir yol arkadaşı olarak görüyoruz. Motosiklet ekosistemini büyütecek sosyal projelere ve organizasyonlara destek vermeye kararlılıkla devam edeceğiz."</p><p>"Kadın Motorculara Saygı Günü" festivalin anlamını güçlendirdi</p><p>Cumartesi günü gerçekleştirilen resmi açılışın ardından festival, pazar günü çok özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Trafikte ve sosyal hayatta kadın sürücülerin görünürlüğünü artırmayı ve farkındalık yaratmayı amaçlayan “Kadın Motorculara Saygı Günü” etkinlikleri, festivalin en çok ses getiren ve takdir toplayan bölümlerinden biri oldu.</p><p>Müzikal anlamda da zengin bir programa sahip olan panayırda, Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği korolarının yanı sıra Uygar Süleymanoğlu ve Atölyedili konserleri katılımcılara coşku dolu anlar yaşattı.</p><p></p><p>Quick Sigorta’nın 2026 festival takvimi&nbsp;</p><p>1.	25 - 28 Haziran: İkinci Quick Sigorta Gaziantep Motofest</p><p>2.	03 - 05 Temmuz: 7’nci Quick Sigorta Çorum Hitit Motofest</p><p>3.	10 - 12 Temmuz: Birinci Quick Sigorta Sivas Motofest</p><p>4.	9 - 12 Temmuz: 5’inci Akhisar Motofest</p><p>5.	16 - 19 Temmuz: 5’inci Bucak Motofest</p><p>6.	24 - 26 Temmuz: İkinci Quick Sigorta Erbaa My Enduro Motofest</p><p>7.	01 - 02 Ağustos: Üçüncü Quick Sigorta Tosya Motofest</p><p>8.	07 - 09 Ağustos: İkinci Quick Sigorta Fatsa Motofest</p><p>9.	14 - 16 Ağustos: 13’üncü Quick Sigorta Artvin Motofest</p><p>10.	03 - 06 Eylül: 14’üncü Quick Sigorta Balıkesir Motofest</p><p>11.	11 - 13 Eylül: İkinci Quick Sigorta Kahramanmaraş Motofest</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Danone'dan  Hatay'a uzun soluklu destek</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/danonedan-hataya-uzun-soluklu-destek-1580/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/danonedan-hataya-uzun-soluklu-destek-1580/</id>
<published><![CDATA[2026-06-09T12:31:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-09T12:31:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C68D7C-7E9DB0-CAC14F-F88A52-AFDBC9-D6A7E3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Dünyada 100 yılı, Türkiye’de ise 40 yılı aşkın süredir “mümkün olan en fazla sayıda insana gıda yoluyla sağlık ulaştırma” misyonuyla faaliyetlerini yürüten Danone Türkiye, faydaya dönüşen sorumluluk anlayışıyla şekillendirdiği kurumsal sosyal sorumluluk projelerine bir yenisini ekliyor.</p><p>6 Şubat Kahramanmaraş Depremleri’nden derinden etkilenen Hatay’daki iyileşmeye katkı sağlamak üzere “Yarına Bir’iz” çatısı altında hayata geçirilen projeler uzun soluklu bir sosyal fayda hareketi olarak öne çıkıyor. Danone Türkiye, proje paydaşı Gülmek İyileştirir Derneği ile yürüttüğü çalışmalar kapsamında; çevresel sürdürülebilirlikten sağlık hizmetlerine, gençlerin geleceğe hazırlanmasından toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesine kadar geniş bir alanı kapsayan, çok boyutlu bir fayda yaratmayı hedefliyor.</p><p>Hatay’da Yeniden Doğan Umut</p><p>Hatay’da yeniden kurulan yaşamı desteklemek amacıyla hayata geçirilen 100. Yıl Köyü kapsamında Danone Türkiye, projenin sürdürülebilirlik sponsoru olarak köyün ilk iki fazının inşasında kullanılan kerpiç tuğlaların üretimini üstlendi. Hatay’ın kendi toprağından üretilen, yeniden kullanılabilir, geri dönüştürülebilir ve çevre dostu özellikleriyle öne çıkan bu tuğlalar, çevresel ayak izini en aza indirirken bölgenin doğal kaynaklarının sürdürülebilir kullanımına katkı sağladı.</p><p>Projelerin bir diğer boyutunda ise, özellikle afet gibi olağanüstü durumlarda sağlığa erişimin ve sağlık hizmetlerinde sürekliliğin öneminden hareketle ihtiyaca yönelik adımlar atıldı. Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Hastanesi çocuk ve yenidoğan bölümüne sağlanan yaklaşık 100 tıbbi cihaz desteğiyle sağlık hizmetlerinin güçlenmesine katkı sunulurken; çocuk polikliniğinde kurulan iki adet oyun odasıyla da çocukların psikososyal iyileşme süreci destekleniyor.</p><p>Çalışmalar kapsamında, gençlerin geleceğine yatırım da ön plana çıkan başlıklardan birini oluşturuyor. “Güçlü Nesillerle Güçlü Gelecek” gelişim ve mentorluk programında, depremden etkilenen 20 gencin kişisel, sosyal ve mesleki gelişimlerini destekleyen kapsamlı bir gelişim modeli sunuldu. Gelişim seansları ve Danone çalışanlarının yürüttüğü birebir mentorluk süreçleriyle gençlerin potansiyellerini keşfetmelerine ve geleceğe daha güçlü hazırlanmalarına katkı sağlandı.</p><p>Cem Küçükcan: “Toplumsal Fayda Yaratmak Bugünden Yarına Uzanan Ortak Bir Sorumluluk”</p><p>Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Danone Türkiye, Orta Asya, Kafkasya, Orta Doğu ve Afrika Genel Müdürü Cem Küçükcan şunları söyledi: “Danone olarak sorumluluğumuzun fabrika kapılarıyla sınırlı olmadığını biliyoruz. İçinde bulunduğumuz topluma uçtan uca fayda sağlama anlayışımız ve kurumsal vatandaşlık misyonumuz doğrultusunda sürdürülebilir ve sorumlu uygulamalar hayata geçirmeyi önceliklendiriyoruz. ‘Yarına Bir’İz’ çatısı altında, çevresel, toplumsal ve sağlıkla ilgili ihtiyaçlara yönelik uzun soluklu projelerle Hatay’ın kalkınmasına katkı sunabilmeyi amaçlıyoruz. Çünkü dayanışmanın en güçlü hali, yalnızca iyileşmeye eşlik etmek değil; geleceği birlikte inşa edebilmektir. Toplumsal fayda yaratmayı bugünden yarına uzanan ortak bir sorumluluk olarak görüyoruz.”</p><p>Faydaya Dönüşen Sorumluluk Anlayışı</p><p>Danone Türkiye’nin “Yarına Bir’İz” çatısı altında yürüttüğü çalışmalar, geçtiğimiz yıl B Corp (Faydalı Şirket) sertifikası alan şirketin fayda odaklı yaklaşımının ve uzun vadeli toplumsal etki vizyonunun somut örnekleri arasında yer alıyor. Şirket, toplumsal farkındalığın sorunların çözümündeki kritik rolüne olan inancıyla başta sağlık ve beslenme olmak üzere farklı alanlarda sosyal fayda odağında projeler geliştirmeyi sürdürürken; afet sonrası dayanışmayı kalıcı iyileşmeye dönüştüren modeller üretmeyi hedefliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tarkan'ın Dünya Kupası Marşı 24 yıl sonra geri döndü</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tarkanin-dunya-kupasi-marsi-24-yil-sonra-geri-dondu-6569/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tarkanin-dunya-kupasi-marsi-24-yil-sonra-geri-dondu-6569/</id>
<published><![CDATA[2026-06-09T12:30:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-09T12:30:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D8F565-1191A6-921206-F1A913-31A86F-5DC7F8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Trendyol, Türkiye'nin Dünya Kupası sahnesinde iz bıraktığı 2002 yılının ruhunu bugünün heyecanıyla buluşturduğu reklam filmini yayınladı. Filmde 2002 yılı FIFA Dünya Kupası’nda milli takımın hafızalara kazınan isimleri İlhan Mansız, Rüştü Reçber ve Ümit Davala yer alıyor. Film, Trendyol ve Tarkan’ı bir kez daha bir araya getirerek 24 yıl sonra yeniden FIFA Dünya Kupası'na katılma başarısı gösteren A Milli Takım'a güçlü bir destek mesajı veriyor.</p><p>Reklam filminin en dikkat çekici unsurlarından biri ise, Tarkan'ın 2002 Dünya Kupası için hazırladığı ve yıllar boyunca milyonlarca futbolseverin hafızasında yer eden "Bir Oluruz Yolunda" marşının yeniden kullanılması oldu. Türk futbol tarihinin en özel dönemlerinden biriyle özdeşleşen marş, bu kez 2026 Dünya Kupası'na katılma başarısı gösteren A Milli Takım için yeniden hayat buluyor.</p><p>Trendyol, film boyunca kullanılan "Bir Oluruz Yolunda, Trendyol Millilerimizin Yanında!" söylemiyle milli takım etrafında kenetlenen milyonların ortak heyecanına ve birlik duygusuna dikkat çekiyor. Geçmişten gelen unutulmaz ruhu bugünün yıldızlarıyla buluşturan film, Türkiye'nin Dünya Kupası yolculuğunda tüm ülkeyi aynı hedef etrafında bir araya getirmeyi amaçlıyor.</p><p>Filmde 2002 kadrosunun unutulmaz isimleri bir berber dükkânında buluşuyor. İlhan Mansız'ın Kenan Yıldız, Ümit Davala'nın Ferdi Kadıoğlu ve Rüştü Reçber'in Uğurcan Çakır saç modelini yaptırdığı sahneler, geçmişin kahramanlarından bugünün yıldızlarına uzanan sembolik bir bayrak teslimini temsil ediyor. Film böylece "Şimdi yeni idollerin, yeni ikonların zamanı" mesajını güçlü bir şekilde vurguluyor.</p><p>6 Haziran itibarıyla izleyicilerle buluşan reklam filmi, turnuva boyunca televizyon kanalları, dijital mecralar ve sosyal medya platformlarında yayınlanacak.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Zor coğrafyada yaşadığınız için gelişmeleri belirlemiyorsunuz"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/zor-cografyada-yasadiginiz-icin-gelismeleri-belirlemiyorsunuz-9233/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/zor-cografyada-yasadiginiz-icin-gelismeleri-belirlemiyorsunuz-9233/</id>
<published><![CDATA[2026-06-09T09:57:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-09T09:57:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C40DDC-B38EE6-976AF2-CFB578-684CC8-E2FB3E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD/İsrail-İran Savaşı'nın Türkiye'ye etkilerine dikkati çeken Şimşek, gübreden çip üretimindeki ham maddeye kadar akla gelen birçok temel ham maddenin orada üretildiğini, işlendiğini, dünyaya arz edildiğini söyledi. Bunun büyük arz şoku olduğunu dile getiren Şimşek, kimsenin de bağışıklığının olmadığına işaret etti.</p><p></p><p>- "Bu şok öngörülenden çok daha uzun sürdü"</p><p></p><p>Şimşek, küresel büyümenin olumsuz etkilendiğini, finansal koşulların sıkılaştığının altını çizerek, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"Çünkü, dünyada enflasyon beklentileri yükseldi. Enflasyonun yükselmesi, enflasyon beklentilerinin bozulması finansal koşulları yani küresel faizleri etkiliyor. Bu bir. Bu da büyümeyi olumsuz etkiliyor. İkincisi bizim gibi petrol, doğalgaz ve türevlerini ithal eden ülkelerin dış dengesinde bozulma oluyor. Daha çok dış kaynağa ihtiyacınız var. Daha çok rezerv kullanmanız lazım. Bu süreci yoğun bir şekilde takip ediyoruz. Bu şok öngörülenden çok daha uzun sürdü. Küresel petrol arzına baktığınız zaman bugünkü şokun etkilediği üretim ve sevkiyat miktarı bütün bu geçmişte yaşanan şoklardan daha büyük. Diyelim ki bugün 20 milyon varil günlük etkileniyorsa geçmişteki en büyük şok da 4,5 milyon varil etkilendi. Onun için ciddiye alıyoruz. Önemli bir şok."</p><p></p><p>- "En az 5 puanlık ilave enflasyonist baskı var"</p><p></p><p>Türkiye'deki enflasyon gelişmelerine değinen Şimşek, "Enflasyon, bu dış şok olmasaydı bu sene yüzde 20'nin bir tık altında ya da bir tık üstünde olma olasılığı oldukça yüksekti. Savaş nedeniyle birincil doğrudan ve ikincil etkileri ile piyasaların yılın tamamı için fiyatladığı petrol fiyat seviyesini dikkate aldığımızda en az 5 puanlık ilave enflasyonist baskı var. Başta enflasyon yüzde 21 olacaksa idi yüzde 26. Merkez Bankası da zaten oraya doğru çekti." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Şimşek, bu süreç uzadıkça etkilerinin daha yoğun olabildiğini belirterek, bütün senaryoları daha ilk günden değerlendirdiklerini, şoktan hemen sonra senaryo analizlerini yaptıklarını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la paylaştıklarını dile getirdi.</p><p></p><p>- "Ben bahane peşinde değilim"</p><p></p><p>Son 3 ayda varil fiyatlarının 118 dolarları bulduğunu, bu şokları programda öngörüp fiyatlamanın imkansız olduğunu vurgulayan Şimşek, "Ben bahane peşinde değilim. Biz 2025'te de çoklu şok yaşadık. Şimdi bunlar etkilemiyor desem doğru olmaz. Ama yani enflasyon hedeflerini tutturamadığımızda bunlara da sığınmam. Niye? Çünkü yapısal konular da var. Bu şartlarda öngörü üretmek de kolay değil. Savaşın etkisi önemli. Savaş büyük bir şok. Yönetilebilir bir şok. Yönetiyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>- "Yaklaşık 160 milyar dolar rezervimiz var"</p><p></p><p>Şimşek, Orta Vadeli Programın başlangıç tasarımın ekstrem riskleri yönetmeye yönelik olduğunu belirterek, şu açıklamalarda bulundu:</p><p></p><p>"Önemli seçim yaşanmış, büyük deprem yaşanmış, EYT gibi önemli bir inisiyatif alınmış. O dönemde var olan bir kur korumalı mevduat gerçeğimiz var. Bu ekosistemde önceliklendirmeyi, makro finansal istikrara verdik. İkinci yılda dezenflasyonun başlanması, bütçe disiplinin tesisi ve cari dengenin yönetilebilir düzeylerde tutulması. Ama en kritik bileşeni söyleyeceğim. Biz tabiri caizse tamponları inşa ettik. Yani rezerv biriktirdik. Zor coğrafyada yaşadığınız zaman sizin dışındaki gelişmeleri belirlemiyorsunuz. Bu bölge, bu mahalle zor bir mahalle. O zaman ne yaparsınız? Her zaman şoklara karşı bünyeyi nasıl güçlendiririm? diye düşünürsünüz."</p><p></p><p>Rezerv biriktirdiklerini dile getiren Şimşek, şu anda yaklaşık 160 milyar dolar rezerv olduğunu, şokun etkisinin önemli ölçüde yaşandığı için bu seviyelerin değerli, rezervin bu haliyle de yeterli olduğunu kaydetti.</p><p></p><p>Kur korumalı mevduatın (KKM) koşullu bir yükümlülük olduğunu ifade eden Şimşek, KKM'nin kapandığını ve Türkiye'nin bilançosunun sadece KKM üzerinden 143 milyar dolar iyileştiğine işaret etti.</p><p></p><p>Şimşek, deprem bölgesi için bütçeden bugünkü fiyatlarla şu ana kadar 4,1 trilyon lira harcama yapıldığını bildirdi.</p><p></p><p>Şoklara karşı toplantılar yaparak kısa, orta ve uzun vadeli hedefler belirlediklerini söyleyen Şimşek, şu ifadeleri kullandı:</p><p></p><p>"Bütçede alanımız var dedik. Cumhurbaşkanı'mızın takdiriyle eşel mobil sistemini devreye aldık. Öyle dönemler yaşadık ki petrol fiyatları 118 doları buldu. Ankara'da savaştan bir gün önce, mazotun litre fiyatı yaklaşık 60 lira, benzinin de 59 lira civarı. Bu şoku tam yansıtsaydık mazot 95 liranın üstüne çıkacaktı, benzin de 80 lira civarına. Eşel mobil sistemini devreye aldık, hem vatandaşımızı hem esnafımızı hem ihracatçımızı bu şoka karşı büyük oranda koruduk."</p><p></p><p>- "Enflasyonun aşağı yönlü trendine devam etmesi önemli"</p><p></p><p>Şimşek, Bakan olarak kendisinin şahsi enflasyon tahmini olmayacağını bildirerek, "Çünkü doğru olmaz. Kurumsal kapasiteye inanıp sorumlu kurumlarımızın, kuruluşlarımızın, örneğin Merkez Bankasının, ürettiği tahminleri referans alırız. Merkez Bankamız enflasyonu yıl sonunda yüzde 26 olarak öngörüyor. Piyasa, biraz daha yüksek görüyor. 28-29 civarı beklentiler var. Burada önemli olan yön." diye konuştu.</p><p></p><p>2023 sonunda enflasyonun yaklaşık yüzde 65 olduğunu anımsatan Şimşek, geçen yıl sonunda yüzde 31'e indiğine işaret etti. Bu yıla yönelik enflasyona ilişkin ise Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p></p><p>"Çok büyük petrol şokuna, savaşa rağmen ve nispeten yılın ilk birkaç ayındaki olumsuz hava koşullarına rağmen, geçen seneki kuraklığın etkilerine rağmen şu anda enflasyon yüzde 32,6. Bizim için önemli olan enflasyonun aşağı yönlü trendine devam etmesi. Bunun için gerekli olan para ve maliye politikası duruşu bozulmadı."</p><p></p><p>- "Kötümser olmak için sebep yok, enflasyon düşüyor"</p><p></p><p>Şimşek, petrol fiyatları düşünce olumlu etkilenecek ülkelerin başında Türkiye'nin olduğunu ifade ederek, beklentilerin iyileşeceğini söyledi.</p><p></p><p>Enflasyonun düşüş trendine devam edeceğine işaret eden Şimşek, "Kötümser olmak için sebep yok, enflasyon düşüyor. Tabii ki dünyaya göre hala yüksek. Hayat pahalılığıyla mücadelemiz bitmiş değil. Hayat pahalılığıyla mücadele kararlılık gerektiriyor, devamlılık gerektiriyor." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>- "Sene sonu itibarıyla büyük ihtimalle kira enflasyonu yüzde 30-35 civarına iner"</p><p></p><p>Şimşek, ülke genelinde konut kampanyaları yürüttüklerini anlatarak, "İnşallah ilave bir 750 bin-800 bin konut devreye alındığında kira enflasyonu, konuta erişim büyük oranda çözülecek. Sene sonu itibarıyla büyük ihtimalle kira enflasyonu yüzde 30-35 civarına iner." dedi.</p><p></p><p>Manşet enflasyondaki düşüşe işaret eden Şimşek, "İnşallah yüzde 20'lerde bitireceğiz. Devam edeceğiz çünkü bu mücadeleyi bırakamazsınız. Milletimiz hayat pahalılığıyla mücadele için bize yetki vermiş. Bu konuda kararlıyız ve inanın siyasi sahiplenme çok güçlü." diye konuştu.</p><p></p><p>- " Programda ilerleme sağladık"</p><p></p><p>Şimşek, reel sektörün finansmana erişimde sıkıntısının olduğunu belirterek, bu sıkıntıları hafifletmek için yoğun çaba içinde olduklarını anlattı.</p><p></p><p>Sektörlere ve yatırımlara yönelik verilen desteklere değinen Şimşek, "Türkiye'nin potansiyeline inanıyoruz. Bunu başaracağız ama bazı konularda da temkinli olmamız lazım. Finansmana erişim konusunda serzenişler var. Saygı duyuyorum ama birçok üretim kesimini kapsayan, bütçe imkanları çerçevesinde, Merkez Bankasının bilançosunun ve işsizlik fonunun imkanlarının elverdiği ölçüde seferberlik anlayışıyla hareket ediyoruz. Bu program olmasaydı onlar açısından her şey güllük gülistanlık olacak. Böyle bir dünya yok." değerlendirmelerinde bulundu.</p><p></p><p>Yapısal kırılmaların olduğunu, programın bir tedavi gibi düşünülmesi gerektiğini vurgulayan Şimşek, "Yan etkisi var diye tedaviden vazgeçer misiniz? Bizim programın amacı Türkiye'nin makroekonomik sorunları, cari açığı, bütçe açığını, enflasyonu, verimlilik sorununu yapısal dönüşümlerle, köklü çözümlerle çözmek. İlerleme sağladık, sadece zaman alıyor. Bu da normal." dedi.</p><p></p><p>- "Amacımız yatırım çekmek"</p><p></p><p>Dünyada ve Türkiye'nin bulunduğu bölgede önemli kırılmalar olduğunu belirten Şimşek, "Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı'nın" detaylarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p></p><p>Şimşek, amaçlarının yatırım çekmek olduğunu bildirerek, "Kurumlar vergisi oranını üretimde yüzde 12,5'e indirdik ama yabancıya değil, herkese. Dolayısıyla sadece yabancıya alan diye bir şey yok. Eğer, dünyada birileri başka bir yerde bir şey üretecekse veya bizimkiler dünyanın bir köşesinde bir şey üreteceklerse burayı tercih etsinler. Dışarıya gitmesinler, dışarıdan da bize gelsinler." dedi.</p><p></p><p>Çok uluslu şirketlerin Türkiye'de nitelikli yönetim merkezi kurması amacıyla vergi istisnası sunduklarına işaret eden Şimşek, "Yaptığın küresel hizmetin yüzde 80'ini dışarıda veriyorsan, birden çok ülkede faaliyetin varsa, bu faaliyetin hizmet merkezini Türkiye olarak seçersen vergi istisnası sunuyoruz. Zaten şu anda öyle bir vergi almıyoruz. Buraya nitelikli insan çekelim, nitelikli mezunlarımız orada çalışsın. Esnafımız faydalansın. Bu arada o nitelikli hizmet merkezlerinde çalışacak olanlar Türkiye'de herhangi bir şeyi tüketirlerse vergiye tabidir, KDV'sini, ÖTV'sini ödeyecek. Vatandaşımız hangi vergileri veriyorsa o da verecek." dedi.</p><p></p><p>Yerli, yabancı ayrımı olmaksızın son 3 yılda Türkiye'de vergi mükellefi olmayanlar Türkiye'ye gelirlerse yurt dışından elde ettikleri kazançlardan 20 yıl boyunca vergi almayacaklarını belirten Şimşek, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Türkiye'den bir gelir elde ederlerse, Türkiye'de bir şey tükettikleri zaman o vergiye tabi. Bir yer kiraladıkları zaman stopaj ödenecekse stopaj. Mevduatları varsa stopaj ödeyecekler. Türkiye'de çalışırlarsa gelir vergisi ödeyecekler. Türkiye'den elde edecekleri gelirler vergiye tabi Türk vatandaşlarımız olduğu gibi. Sadece yurt dışından kazandığını biz vergi almayacağız."</p><p></p><p>- "Olay sadece vergi değil, bir ekosistem meselesi"</p><p></p><p>Daha önce Türkiye'de yerleşik olmayan Türk vatandaşlarına da bu kapının açık olduğunu anlatan Şimşek, "Yunanistan ve İtalya benzer programı uyguluyor. Yıllardır bunu yapan başarılı ülkeler var ve imrenerek bunları yazıyorlar. Biz yapınca herhalde birileri bunlara yazdırıyor." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Şimşek, milyonerlerin geleceğine inandığını, olayın sadece vergi değil, bir ekosistem meselesi olduğuna işaret ederek, ekosistemi iyileştirdiklerini söyledi.</p><p></p><p>Bütün bürokrasiyi minimize edecek yapılanmaya gittiklerini dile getiren Şimşek, ayrıca Atatürk Hava Limanı'nı dünyada teknoloji "start-up" yani teknolojik girişimlerin merkezine dönüştürdüklerini belirtti. Şirketlerin ister fiziki ister dijital olarak yönetilebileceğinin altını çizen Şimşek, hem Türk vatandaşlarına hem de küresel girişimcilere açık olduğunu vurguladı.</p><p></p><p>- "Türkiye'ye sermaye ve yetenek çekmeye çalışıyoruz"</p><p></p><p>Şimşek, Türkiye'ye sermaye ve yetenek çekmeye çalıştıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Varlık barışı bizim vatandaşlara yönelik, yabancılara yönelik değil. Sisteme giren kaynağın kısa süre içinde çıkarılması halinde yüzde 5 vergi uygulanacak. Ancak kaynak sistemde tutuldukça vergi oranı kademeli olarak düşecek. Dolayısıyla yüzde 5 vergi aslında vergisiz demek değildir. Bizim çifte vergilendirme anlaşmalarımız var. Bazı ülkelerle sıfır, bazı ülkelerle yüzde 10. Ortasını bulduk yüzde 5. Bunu yaparken 4 ilkeye dikkat ettik. Ne ilkeleri var? FATF diye bu OECD bünyesinde kara para aklanması ve terörizmin finansmanıyla mücadele eden bir yapı var. Biz 2024'te reform yaptık ve gri listeden çıktık. O konuda çok hassasız. FATF'ın bu tür varlık barışlarına yönelik 4 tane temel ilkesi var. Biz bu ilkelere elimizden geldiğince harfiyen bu yasanın uymasını sağladık. Bu düzenlemenin amacı bir vergisel kolaylıktır. Kanunda yazıyor, eleştirenler bu konuda haksızlar. Kanunda kara para aklama, terörizmin finansmanı gibi düzenlemelerde bir istisna tanınmıyor, bir muafiyet tanınmıyor. Kara para aklama, terörizmin finansmanı konusundaki çerçeve düzenlemelerin hakkı saklı tutuldu, kanunda var bu. İki, takibi yapılabilmeli diyor. Sadece beyanname ver demiyoruz, getir banka sistemine koy diyoruz."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Saat&Saat'ten Babalar Günü'ne özel reklam filmi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/-saatsaatten-babalar-gunune-ozel-reklam-filmi-7837/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/-saatsaatten-babalar-gunune-ozel-reklam-filmi-7837/</id>
<published><![CDATA[2026-06-09T02:01:44+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-09T02:01:44+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9BAD55-94B837-2F18CC-29B1C7-F80456-A55084.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Saat&amp;Saat’in Babalar Günü’ne özel hazırladığı yeni reklam filmi, izleyiciyi tek bir soruyla geçmişe götürüyor.&nbsp;</p><p></p><p>“Bir çocuğun en güzel anları ne zaman başlar?” sorusuyla ekrana taşınan film, bu sorunun cevabını bir çocuğun gözünden anlatıyor. Babasının saatini çıkardığı anla birlikte başlayan oyunlar, hafızalarda yer eden sıcak anılar; bir babanın çocuklarına ayırdığı saatlerin ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatıyor.</p><p></p><p>Alametifarika imzalı reklam filmi, “Bir babanın saatini kolundan çıkardığı an, taktığı an kadar anlamlıdır. Çünkü bazen asıl önemli olan, zamanı bir kenara bırakıp sadece o anı yaşamaktır.” içgörüsünden hareketle izleyenleri de anılarına götürerek duygusal anlar yaşatıyor.&nbsp;</p><p></p><p>Saat&amp;Saat’in Babalar Günü’ne özel hazırladığı reklam filmi, zamanın en değerli halinin sevdiklerimizle paylaşılan anlar olduğunu vurguluyor.</p><p></p><p>Saat&amp;Saat’in Babalar Günü’ne özel hazırladığı reklam filmini buradan izleyebilirsiniz.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İhracatta yapısal reformları hayata geçiriyoruz"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ihracatta-yapisal-reformlari-hayata-geciriyoruz-5803/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ihracatta-yapisal-reformlari-hayata-geciriyoruz-5803/</id>
<published><![CDATA[2026-06-08T14:45:52+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-08T14:45:52+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A7C7E1-45C09D-96DDDD-C3E0B8-321494-D31EF7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın başkanlığında, EKK toplantısı düzenlendi.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki toplantıya, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Nihat Zeybekci ve Ahmet Baha Öğütken, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcıları İsmail İlhan Hatipoğlu ve Osman Çelik, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan, İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Çoştu, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ahmet Bağcı, Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü Salim Arda Ermut, İstanbul Finans Merkezi Genel Müdürü Ahmet İhsan Erdem katıldı.</p><p></p><p>Toplantının ardından yapılan yazılı açıklamada, uygulanan programla makroekonomik temellerin güçlendiği, ekonominin daha dayanıklı, rekabetçi ve küresel koşullardaki değişimlere hızlı uyum sağlayabilen bir yapıya kavuştuğu belirtildi.</p><p></p><p>Açıklamada şu değerlendirmelere yer verildi:</p><p></p><p>"Yaşanan çoklu şoklara karşın Türkiye, 23 çeyrektir kesintisiz büyümesini sürdürürken işsizlik oranı tek haneli seviyelerde kalmıştır. Bütçe dengesi program hedefiyle uyumlu bir seyir izlerken ülkemiz risk primi CDS savaş öncesi seviyelere yaklaşmıştır. Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle artan enerji fiyatları enflasyon ve cari denge üzerinde baskı oluşturmaktadır. Bu etkilerin ekonomimize yansımalarını sınırlamak amacıyla, ilgili kurumlarımızın işbirliğiyle gerekli tedbirler zamanında ve etkin bir şekilde uygulanmaktadır. "</p><p></p><p>Küresel ekonomide belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin arttığı, teknolojik dönüşümün hızlandığı bu süreçte güçlü makroekonomik temeller ile esnek ve çeşitlendirilmiş politikalar sayesinde Türkiye'nin, ortaya çıkan fırsatları değerlendirmek için avantajlı bir konumda olduğu vurgulandı.</p><p></p><p>"Orta Vadeli Program hedefleri doğrultusunda, program takvimiyle uyumlu olarak, üretim kapasitesini ve rekabet gücünü artıran, iş ve yatırım ortamını iyileştiren, ihracatta çeşitliliği destekleyen yapısal reformları hayata geçiriyoruz" ifadesi kullanılan açıklamada, sanayide dönüşümü hızlandıran, AR-GE, inovasyon ve teknoloji odaklı üretim ekosistemini güçlendiren, yeşil ve dijital dönüşüm alanlarındaki çalışmalara devam edildiği bildirildi.</p><p></p><p>Küresel ölçekte yatırım rekabetinin yoğunlaştığı mevcut konjonktürde, bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi, nitelikli işgücüne erişimin kolaylaştırılması, çalışma izinlerinin etkinleştirilmesi ve öngörülebilir yatırım ortamının tesis edilmesinin büyük önem taşıdığı vurgulanan açıklamada, "Bu kapsamda, 'Türkiye Yüzyılında Yatırımlar İçin Güçlü Merkez Programı' çerçevesinde yatırımcılara daha hızlı ve etkin hizmet sunulması amacıyla İstanbul Finans Merkezi'nde uygulamaya alınan 'Tek Durak Ofis' modelinin kademeli olarak ülke geneline yaygınlaştırılması hedeflenmektedir." bilgisi paylaşıldı.</p><p></p><p>Açıklamada, EKK toplantısında görüşülen temel hususlara ilişkin şunlar kaydedildi:</p><p></p><p>"OVP (2026-28) yapısal reform eylemlerinin mevcut durumu değerlendirilmiş, çalışmaların hızlandırılmasına yönelik ilave adımlar istişare edilmiştir. İşgücü piyasasındaki gelişmeler değerlendirilmiş, ihtiyaç duyulan alanlarda yabancı işgücü istihdamı ve çalışma izin süreçlerinin etkinleştirilmesine yönelik politikalar ele alınmıştır. 'Tek Durak Ofis' uygulamasında gelinen aşama değerlendirilmiş, yatırımcıların izin, ruhsat ve diğer idari süreçlere tek noktadan erişimini sağlayacak mekanizmaların etkin şekilde devreye alınmasına yönelik atılacak adımlar belirlenmiştir. Rekabet gücümüzü kalıcı olarak artıracak ve küresel değer zincirlerindeki konumumuzu daha ileri taşıyacak politikaları kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Gençliğin yeni sessiz salgını: Sanal kumar ve</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gencligin-yeni-sessiz-salgini-sanal-kumar-ve--3042/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gencligin-yeni-sessiz-salgini-sanal-kumar-ve--3042/</id>
<published><![CDATA[2026-06-08T09:24:13+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-08T09:24:13+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F9859A-7BA173-5AE63D-F9516E-A0D9D5-9905A4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Akıllı telefonlar ve dijital platformlar üzerinden birkaç saniyede ulaşılabilen sanal bahis ve kumar uygulamaları, gençler arasında giderek büyüyen bir bağımlılık sorununa dönüşüyor. Uzmanlar, özellikle ekonomik kaygılar ve kısa yoldan kazanç elde etme isteğinin gençleri bu platformlara yönelttiğini belirtirken, başlangıçta sunulan küçük kazançların bağımlılık döngüsünü tetiklediğine dikkat çekiyor.</p><p></p><p>Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi, Bağımlılık Akademisi ve İstanbul Kent Üniversitesi iş birliği ile Kent Üniversitesi Taksim Kampüsü'nde düzenlenen 2. Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumu'nda konuşan Bilimsel Kurul Başkanı Prof. Dr. Kültegin Ögel, sanal kumarın Türkiye'de en hızlı yayılan bağımlılık türlerinden biri haline geldiğini söyledi. Kumarın artık yalnızca fiziksel mekânlarla sınırlı olmadığını vurgulayan Ögel, cep telefonları aracılığıyla günün her saatinde erişilebilen dijital platformların riski katladığını ifade etti.</p><p></p><p>"Sanal kumar yeni neslin karşı karşıya olduğu en önemli bağımlılık alanlarından biri haline geldi" diyen Prof. Dr Ögel, özellikle gençlerin hızlı para kazanma arzusu nedeniyle bu sistemlerin hedef kitlesi haline geldiğini belirtti. Ancak sanal kumarın vaat ettiği kazancın büyük ölçüde bir yanılsama olduğunu vurgulayan Ögel, "Bu yolla düzenli para kazanmak mümkün değil. Buna rağmen gençler bir kez başladığında kendilerini durdurmakta ciddi güçlük yaşıyor" dedi.</p><p></p><p>SANAL BAHİSİN EN TEHLİKELİ YÖNÜ</p><p></p><p>Uzmanlara göre sanal bahis sitelerinin en tehlikeli yönlerinden biri ise kullanıcıyı sisteme bağlamak için kullandıkları yöntemler. Renkli tasarımlar, anlık bildirimler ve hızlı geri dönüş mekanizmalarıyla dikkat çeken platformların özellikle ilk aşamada kazandırarak güven oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Ögel, "Bir kez kazanan kişi kaybetmeye başladığında da oyunda kalmayı sürdürüyor. Çünkü kayıplarını geri kazanabileceğine inanıyor. Asıl tuzak da burada başlıyor" ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>DİJİTAL DÜNYA YENİ BAĞIMLILIK BİÇİMLERİ ÜRETİYOR</p><p></p><p>Bağımlılığın yalnızca kumarla sınırlı olmadığını dile getiren Ögel, dijital dünyanın yeni bağımlılık biçimlerini sürekli ürettiğini söyledi. Bir dönem çevrimiçi oyunların ön planda olduğunu hatırlatan Ögel, bugün sosyal medya platformlarının benzer bir etki yarattığını belirterek, algoritmaların kullanıcıları ekranda daha uzun süre tutmak üzere tasarlandığını ve bunun bağımlılık riskini artırdığını kaydetti.</p><p></p><p>ORTAK MÜCADELE ÇAĞRISI!</p><p>Prof. Dr. Kültegin Ögel, ailelerin çocuklarında ortaya çıkan davranış değişikliklerini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Harcama alışkanlıklarında ani değişimler, sosyal çevreden uzaklaşma, okul başarısında düşüş ve dijital cihazlarla geçirilen sürenin artması önemli işaretler arasında yer alıyor. Ancak Prof. Dr. Ögel'e göre bu belirtiler tek başına yeterli değil. "Bağımlılığı anlamanın en etkili yolu çocukla sağlıklı iletişim kurmaktır. Ergenlik dönemine ait davranışlarla bağımlılık belirtilerini ayırt etmek ancak güçlü bir iletişimle mümkündür" dedi.</p><p>Dünyada bağımlılık eğilimlerinin hızla değiştiğini belirten Prof. Dr. Ögel, önümüzdeki yıllarda yeni risk alanlarının ortaya çıkabileceğine dikkat çekti. ABD'de gençler arasında farklı bağımlılık türlerinin öne çıktığını hatırlatan Ögel, Türkiye'de ise sentetik maddelerin yanı sıra sanal kumarın endişe verici bir hızla yayıldığını söyledi. "Kumar alışkanlığı Avrupa'nın birçok ülkesine kıyasla daha hızlı büyüyor. Bu tabloyu görmezden gelme lüksümüz yok" diyen Ögel, ailelere, eğitimcilere ve kamu kurumlarına ortak mücadele çağrısında bulundu.</p><p></p><p>Uzmanlar, sanal kumarın yalnızca ekonomik kayıplara yol açmadığını; aile ilişkilerinden eğitim hayatına, ruh sağlığından sosyal yaşama kadar birçok alanda kalıcı sorunlara neden olabileceğini belirtiyor. Bu nedenle sanal bahis ve kumarın, dijital çağın en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.</p><p></p><p>BAĞIMLILIK BİR BEYİN HASTALIĞI</p><p>Bu yıl ikincisi düzenlenen Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumun koordinasyonunu gerçekleştiren Klinik Psikolog Yusuf Babacan da bağımlılığın irade sorunu değil, bir beyin hastalığı olduğunu ve tedavi edilmediğinde her geçen gün şiddetlenen patolojik bir duruma evrildiğini açıkladı.</p><p></p><p>Kumar, içki vb. bağımlılıkların beyinde fiziksel değişime yol açtığını belirten Psikolog Babacan, “Bağımlılık kamuoyunda bir nefis mücadelesi gibi algılanıyor. Oysa bağımlılık beynin bazı bölgelerinin işlevselliğini kaybetmesi anlamına geliyor. Beyin ödül merkezi ve kontrol merkezinden oluşur. Kontrol merkezindeki bozulma bağımlılığın gelişmesine neden oluyor. Kontrol merkezi devre dışı kaldığı için kişi kendisini frenleyemiyor. Beynin içsel frenleme sistemi devre dışı kalıyor” diye konuştu.&nbsp;</p><p></p><p>Özellikle son dönemde gençler arasında kumar bağımlılığının hızlı geliştiğine dikkat çeken Klinik Psikolog Yusuf Babacan, online bahis sisteminin ve kumarın gençleri hedef aldığına işaret etti. Erişimin kolaylaşmasının bağımlılığın gelişip sürdürülmesine katkıda bulunduğunu ifade eden Klinik Psikolog Babacan, gençlerin başlangıçta can sıkıntısı, keyiflenmek ama en önemlisi kısa yoldan zengin olma dürtüsü ile kumara başladığını ifade etti. Kumarın sonu olmayan ekonomik bir bataklık olduğuna dikkat çeken Babacan sözlerini şöyle sürdürdü: “Kısa yoldan köşeyi dönme, emek harcamadan zengin olma hayali bu davranışı başlatıyor, sonra kazanıp-kaybedip bunu devam ettiriyorlar. Zengin olma fantezisi onları dipsiz bir kuyuya çekerek, ailelerinin de iflasına sebep oluyor. Çünkü gençler kumar borçlarını ailelerine ödetmeye çalışıyor. “Bağımlı olduğum için değil, borcumdan dolayı kumar oynadım, borcum olmazsa oynamayacağım” diyerek ailelerini borçlarını ödemeye ikna ediyorlar. Aile de borcu üstleniyor, oysa bu gençlerde bağımlılığın devam etmesine neden oluyor. Çünkü borç kapandığında çok hızlı bir şekilde ve bu defa daha yüklü oranda oynamaya devam ediyorlar. Bu nedenle biz ailelere diyoruz ki, “siz borcu ödemeyin. Gelin yapılandıralım”. Çünkü uluslararası araştırmalar gösteriyor ki, gençler uzun vadede kendi borçlarını ödediklerinde, bağımlılıklarının negatif sonuçlarıyla yüzleşiyorlar ve bu durum kumar oynama davranışını durdurmada daha etkili oluyor. Unutulmamalıdır ki, bağımlılık kronik bir hastalık ve tedavi edilmediğinde her geçen gün şiddetlenen patolojik bir duruma evriliyor”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Otokoç'un merkezine silahlı saldırı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/otokocun-merkezine-silahli-saldiri-1569/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/otokocun-merkezine-silahli-saldiri-1569/</id>
<published><![CDATA[2026-06-07T12:43:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-07T12:43:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_57B7DC-7354C8-5E516E-CE30C0-F12540-DD09CD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İstanbul Maltepe’de bulunan Otokoç Genel Müdürlüğü merkezine yönelik sabah saatlerinde silahlı saldırı düzenlendi.</p><p></p><p>İddialara göre kimliği henüz belirsiz maskeli kişiler tarafından binaya yönelik çok sayıda kurşun atıldı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Avlanma bölgeleri ve türleri belirlendi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/avlanma-bolgeleri-ve-turleri-belirlendi-1469/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/avlanma-bolgeleri-ve-turleri-belirlendi-1469/</id>
<published><![CDATA[2026-06-07T09:57:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-07T09:57:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AA7813-FF8CD4-43114A-9E87A9-771D4E-89A630.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Karara göre, yaban hayvanlarının biyolojik gelişimlerinde iklimsel bölgesel farklılıklar dikkate alınarak, avlanma bölgeleri, süreleri, türleri ve limitleri belirlendi.</p><p></p><p>Bıldırcın ve üveyik avı, Ege ve Marmara bölgelerinde 18 Ağustos'ta, Doğu Akdeniz, Batı Akdeniz, İç Anadolu, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Doğu Karadeniz ve Batı Karadeniz bölgelerinde ise 25 Ağustos'ta başlayacak.</p><p></p><p>Aynı bölgelerde (bazı iller hariç) kum kekliği, kınalı keklik ve çil keklik avı ise 28 Ekim 2026 ile 17 Ocak 2027 tarihleri arasında yapılabilecek.</p><p></p><p>Söz konusu bölgelerde, sakar meke, sakarca, yeşilbaş, boz ördek, fiyu, çamurcun, Macar ördeği, tepeli patka, kılkuyruk, elmabaş patka, çıkrıkçın, su çulluğu, kaya güvercini, tahtalı, karatavuk, öter ardıç, kaşıkgaga ve çulluk avı 24 Ekim'de başlayacak ve 7 Mart 2027'de sona erecek.</p><p></p><p>Alakarga, küçük karga, ekin kargası, leş kargası, karabatak ve saksağan avı Ege ve Marmara'da 18 Ağustos'ta diğer bölgelerde ise 25 Ağustos'ta başlayıp 7 Mart 2027'ye kadar devam edecek.</p><p></p><p>Yaban tavşanı ve tilki avı, Marmara'da 10 Ekim diğer bölgelerde 28 Ekim, yaban domuzu ve çakal avı ise Ege ve Marmara'da 18 Ağustos diğer bölgelerde 25 Ağustos'ta başlayacak.</p><p></p><p>- Av limitleri</p><p></p><p>Avcıların bir günde avlayabileceği limitler de karara bağlandı. Bir avcı gün içinde, 10'dan fazla bıldırcın, alakarga, 3'er adetten fazla üveyik, karatavuk, öter ardıç, sakarca ve karabatak, 4'ten fazla sakar meke, 6'dan fazla kaya güvercini, tahtalı, 5'ten fazla çulluk, 1'den fazla su çulluğu avlayamayacak.</p><p></p><p>Söz konusu süreler içinde çarşamba, cumartesi, pazar ve resmi tatillerde (idari tatiller de dahil) avlanmak serbest olacak.</p><p></p><p>Yaban domuzu, bıldırcın, üveyik, sakar meke, sakarca, yeşilbaş, boz ördek, fiyu, çamurcun, Macar ördeği, tepeli patka, kılkuyruk, kaşıkgaga, elmabaş patka, çıkrıkçın, su çulluğu, kaya güvercini, tahtalı, karatavuk, öter ardıç ve çulluk avı salı günü de yapılabilecek.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Dünyanın dört bir yanından kadın liderler İstanbul'da buluştu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dunyanin-dort-bir-yanindan-kadin-liderler-istanbulda-bulustu-8060/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dunyanin-dort-bir-yanindan-kadin-liderler-istanbulda-bulustu-8060/</id>
<published><![CDATA[2026-06-07T09:40:21+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-07T09:40:21+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2C0794-DC4D28-F6D893-6858A2-814E1F-FAA367.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bu yıl Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen Küresel Kadın Zirvesi (Global Summit of Women), 4-6 Haziran günlerinde Hilton Bomonti İstanbul’da gerçekleştirildi. Üç gün boyunca devam eden zirve, 45 ülkeden yüzlerce kadın kamu yöneticisini, iş liderini ve girişimciyi İstanbul’da bir araya getirdi.</p><p></p><p>Bu yıl 36’ncısı düzenlenen ve dünyanın önde gelen iş ve ekonomi platformlarından biri olarak kabul edilen zirvede, delegeler üç gün boyunca “Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Kurmak” teması çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda bir araya geldi.</p><p></p><p>Tayland’dan Kazakistan’a, İspanya’dan Meksika’ya, Kamerun’dan Azerbaycan’a, Fransa’dan Çin’e kadar dört kıtadan gelen heyetleri, Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş karşıladı. Bakan Göktaş ayrıca, kadınların ve kız çocuklarının ekonomik ve sosyal gelişimini desteklemeye yönelik kamu-özel sektör iş birliklerinin ele alındığı Bakanlar Yuvarlak Masa Toplantısı’na da ev sahipliği yaptı.</p><p></p><p>Küresel Kadın Zirvesi Başkanı Irene Natividad, “Bu Yuvarlak Masa Toplantısı, Zirve’nin otuz yılı aşkın süredir hayata geçirdiği çalışmaların en güzel örneklerinden biridir. İster hükümette ister iş dünyasında olalım, birbirimizden öğrenerek ekonomik ilerlemeyi hızlandırmak ve kadınlar arasında sınırları aşan köprüler kurmak için buradayız” dedi. Natividad, Doğu ile Batı arasında stratejik bir köprü görevi gören Türkiye’nin, iş dünyasındaki kadın liderliği açısından dünyanın daha yakından incelemesi gereken güçlü ekonomilerden biri olduğunu vurguladı.</p><p></p><p>Türkiye ekonomisine ilişkin güncel görünüm ise Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in katılımıyla gerçekleştirilen “Türkiye ile İş Yapmak” başlıklı açılış oturumunda ele alındı. Oturumda Şimşek’e, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve QNB Invest CEO’su Pamir Karagöz ile Garanti BBVA KOBİ Bankacılığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya eşlik etti.</p><p></p><p>Zirvenin Ev Sahibi Komitesi Eş Başkanı ve ABB Türkiye eski CEO’su Dr. Gülden Türktan ise, “Bu zirvenin en değerli yönlerinden biri, Türk kadın liderleri dünyanın farklı ülkelerinden gelen meslektaşlarıyla aynı platformda buluşturmasıdır. Program boyunca Türkiye’den pek çok başarılı kadın liderin deneyimlerini paylaşacak olmasından büyük memnuniyet duyuyorum” diye konuştu.</p><p></p><p>Boeing Türkiye Genel Müdürü Ayşem Sargın, Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürk, Beymen CEO’su Elif Çapçı, Hepsiburada CEO’su Nilhan Önal Gökçetekin ve Allianz Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran-Symes, zirvede konuşmacı olarak yer alan Türk kadın liderler arasında yer aldı.</p><p></p><p>“Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Kurmak” temasıyla düzenlenen zirvede; yapay zekâ, dijital para birimleri, teknoloji destekli sağlık çözümleri, kurumsal markalaşma ve sürdürülebilir liderlik gibi geleceğin iş dünyasını şekillendiren başlıklar ele alındı. Microsoft tarafından desteklenen yapay zekâ eğitimleri de programın dikkat çeken bölümleri arasında yer aldı.</p><p></p><p>Zirvenin öne çıkan oturumlarından biri olan Erkek CEO Forumu’nda Siemens, Nestlé, Unilever ve Bureau Veritas yöneticileri değer odaklı liderliği tartıştı. Kadın CEO Forumu ise “Çalkantılı Dönemlerde Şirketlere Liderlik Etmek” temasıyla, günümüz iş dünyasının çok boyutlu zorluklarına odaklandı.</p><p></p><p>August Leadership Ortağı ve Zirvenin Ev Sahibi Komitesi Eş Başkanı Ümran Beba, “İş birliğinin, kapsayıcılığın ve cesur liderliğin her zamankinden daha önemli olduğu bir dönemdeyiz. Küresel Kadın Zirvesi, daha yenilikçi, daha adil ve daha sürdürülebilir bir geleceğe giden yolda güçlü bir platform görevi üstleniyor” diye konuştu.</p><p></p><p>Kadın liderliğine öncülük eden isimleri onurlandırmak amacıyla verilen Türkiye Kadın Liderlik Ödülleri ise 5 Haziran Cuma akşamı gerçekleştirilen Gala Yemeği’nde sahiplerini buldu. Bu yılın ödülleri; MIT’de görev yapan ve çalışmalarıyla uluslararası alanda tanınan bilim insanı Dr. Canan Dağdeviren ile kadın hakları alanındaki uzun yıllara dayanan çalışmaları nedeniyle Kadın Kuruluşları Federasyonu Başkanı Canan Güllü’ye takdim edildi.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"2026, Türk tarımı için büyüme yılı olacak"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/2026-turk-tarimi-icin-buyume-yili-olacak-4132/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/2026-turk-tarimi-icin-buyume-yili-olacak-4132/</id>
<published><![CDATA[2026-06-07T09:36:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-07T09:36:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F8112B-356532-F796B0-ADC56A-5B72DB-F16637.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>2026 yılının tarım sektörü açısından önemli fırsatlar barındırdığını söyleyen Genel Müdür Terzi, son yıllarda yaşanan kuraklık ve iklim kaynaklı zorlukların ardından Türk tarımında yeniden büyüme dönemine girildiğini belirtti.</p><p>Türk tarımının öncü kuruluşlarından HEKTAŞ’ın, bitki koruma alanındaki liderliğini korurken tohum ve biyostimülant alanlarında da büyümesini sürdürdüğüne dikkat çeken Terzi, HEKTAŞ’ın faaliyetlerini kültürel ve coğrafi olarak yakın pazarlara taşımayı hedeflediğini kaydetti.</p><p>“Tarımda yeni bir büyüme dönemine giriyoruz”</p><p>HEKTAŞ olarak finansal sürdürülebilirliği önceleyen bir yaklaşım benimsediklerini vurgulayan Terzi, “Yıllardır beklenen yağışların gelmesi, barajların dolması ve üretimi olumsuz etkileyen doğal afetlerin yaşanmaması tarım sektöründe olumlu bir tablo ortaya çıkardı. Bu nedenle 2026’nın Türk tarımı açısından büyüme yılı olacağına inanıyoruz.” dedi.</p><p>Terzi, HEKTAŞ’ın uzun vadeli büyüme planlarına ilişkin de bilgi vererek, önümüzdeki dönemde uluslararası pazarlardaki etkinliği artırmayı hedeflediklerini belirtti.</p><p>Şirketin özellikle Orta Asya ve Afrika pazarlarına odaklanacağını ifade eden Terzi, HEKTAŞ'ın bitki koruma alanındaki güçlü deneyimini yeni coğrafyalara taşıyacaklarını, aynı zamanda geleceğin büyüme alanları olarak gördükleri yeni girişimlere de yatırım yapmaya devam edeceklerini söyledi.&nbsp;</p><p>“10 yıl içinde Orta Asya ve Afrika’ya yöneleceğiz”</p><p>Terzi, Orta Asya ve Afrika stratejilerine dair çalışmalarının devam ettiğini belirterek, şunları kaydetti:</p><p></p><p>“10 yıl içinde temelde güçlü olduğumuz iş kollarını Orta Asya ve Afrika’daki ülkelere penetre etmeye çalışacağız. Hali hazırda güçlü olduğumuz bitki koruma iş kolunun yanı sıra sıvı biyostimülant ve bitki gelişimi düzenleyicileri ile tohum olmak üzere 3 ana iş kolunda ilerleyeceğiz. Bundan sonraki 10 yıl içinde enerjimizi bu iş kollarına aktaracağımızı net bir şekilde ifade edebilirim.”&nbsp;</p><p>Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te devam eden tesis yatırımının 2027 yılı içinde tamamlanacağını aktaran Terzi, “Bu yatırımların tamamlanmasını beklemeden aktif ihracat ve satış politikalarımızla burada çok daha güçlü bir pozisyon elde etmeyi umuyoruz. Bu yatırım sadece Özbekistan'ı ilgilendirmiyor. Baktığımız zaman bulunduğu jeopolitik yer itibariyle aslında bütün Orta Asya ülkelerine hizmet verecek.” şeklinde konuştu.</p><p>HEKTAŞ’ın köklü geçmişiyle önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Terzi, şirketin yeni iş kolları ve uluslararası yatırımlarla daha güçlü bir yapıya ulaşacağını kaydetti.</p><p>Köklü geçmiş güçlü gelecek</p><p>Bu yıl HEKTAŞ’ın 70’inci kuruluş yıldönümünü kutladığına dikkat çeken Terzi, “70 yıllık tecrübesi ile köklü bir geçmişe sahip olan HEKTAŞ, sahip olduğu deneyimi genç ve dinamik kadrosuyla birleştirerek geleceğe umutla ilerliyor. HEKTAŞ markasına duyulan güven, geleceğin ihtiyaçlarını analiz ederek yaptığımız yatırımlarımız ve yetkin kadrolarımızla büyümeye odaklanıyor, güçlü bir geleceğe hazırlanıyoruz” dedi.&nbsp;</p><p>Tarımın uzun soluklu ve yüksek emek gerektiren bir alan olduğuna dikkati çeken Terzi, yatırımcıların HEKTAŞ’ın büyüme stratejisine güven duymaya devam etmeleri gerektiğini sözlerine ekledi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İş güvenliği maliyet değil verimlilik yatırımı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/is-guvenligi-maliyet-degil-verimlilik-yatirimi-5082/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/is-guvenligi-maliyet-degil-verimlilik-yatirimi-5082/</id>
<published><![CDATA[2026-06-07T02:58:21+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-07T02:58:21+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B009B9-B9D4B9-99F8C9-11C8CF-44A4A0-47CB51.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Çiğdem MEN</p><p></p><p>İş sağlığı ve güvenliği alanında uzun yıllardır rafineri, üretim ve madencilik gibi yüksek riskli sektörlerde görev yapan İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Serkan Aydın ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; proaktif iş güvenliği yaklaşımlarını, güvenlik kültürünün geliştirilmesinde çalışan katılımının önemini, teknolojinin sektöre etkilerini ve iş güvenliğinin sürdürülebilir başarıdaki kritik rolünü konuştuk. Aydın, iş güvenliğinin bir maliyet unsuru değil, işletmelerin verimliliğini ve geleceğini doğrudan etkileyen stratejik bir yatırım olduğunun altını çizdi.</p><p></p><p>Kısaca kendinizden ve iş güvenliği alanındaki deneyiminizden bahseder misiniz?</p><p></p><p>Maden mühendisliği altyapısına sahip bir iş sağlığı ve güvenliği uzmanıyım. Yaklaşık 10 yıldır rafineri, üretim ve madencilik gibi yüksek riskli sektörlerde aktif olarak görev almaktayım.</p><p></p><p>Kariyerim boyunca iş güvenliği süreçlerinin sahada uygulanması, risk yönetimi, iş kazası analizleri ve çalışan eğitimleri gibi alanlarda görev aldım. Farklı sektörlerde çalışmak, iş güvenliğine daha geniş ve sistematik bir bakış açısı kazanmamı sağladı.</p><p></p><p>Amacım, iş güvenliği alanında sürdürülebilir ve uygulanabilir çözümler geliştirerek hem çalışan güvenliğine hem de operasyonel süreçlerin iyileştirilmesine katkı sağlamaktır.</p><p></p><p>En kritik iş güvenliği sorunları</p><p></p><p></p><p>Yüksek riskli sektörlerde en kritik iş güvenliği sorunları nelerdir?</p><p></p><p>Yüksek riskli sektörlerde en kritik sorunlardan biri, iş güvenliğinin çoğu zaman operasyonun ayrılmaz bir parçası olarak değil, yerine getirilmesi gereken bir zorunluluk olarak görülmesidir.</p><p></p><p>Sahada karşılaşılan problemler arasında plansız çalışma süreçleri, iş programı baskısı nedeniyle güvenlik önlemlerinin geri planda kalması ve çalışanların risk algısının yeterince gelişmemiş olması öne çıkmaktadır.</p><p></p><p>Bu tür ortamlarda iş güvenliğinin sürdürülebilir şekilde sağlanabilmesi için daha sistematik ve özellikle proaktif yaklaşımların benimsenmesi büyük önem taşımaktadır.</p><p></p><p>Proaktif iş güvenliği yaklaşımı nedir ve neden önemlidir?</p><p></p><p>Proaktif iş güvenliği yaklaşımı, kazalar meydana gelmeden önce potansiyel risklerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve ortadan kaldırılmasını hedefleyen sistematik bir yönetim anlayışıdır.</p><p></p><p>Bu yaklaşımda temel amaç, olay gerçekleştikten sonra müdahale etmek yerine riskleri önceden kontrol altına almaktır. Bu doğrultuda düzenli saha denetimleri, dinamik risk analizleri, çalışanların sürekli eğitimi ve yönetimin sürece aktif katılımı önemli rol oynar.</p><p></p><p>Proaktif yaklaşımın etkin şekilde uygulanması, iş kazalarının azaltılması, çalışan güvenliğinin artırılması ve iş süreçlerinin daha verimli hale getirilmesi açısından kritik öneme sahiptir.</p><p></p><p>Sahada uyguladığınız yaklaşımlara somut bir örnek verebilir misiniz?</p><p></p><p>Görev aldığım projelerde özellikle yüksek risk içeren alanlarda çalışma başlamadan önce detaylı saha değerlendirmeleri yaparak önleyici planlamalar oluşturduk.</p><p></p><p>Bu süreçte risk değerlendirmelerini proje süresince güncel tutarak değişen saha koşullarına hızlı şekilde adapte olabilecek bir yapı kurduk. Ayrıca saha denetimlerini sistematik hale getirerek potansiyel tehlikelerin erken aşamada tespit edilmesini sağladık.</p><p></p><p>Bu uygulamalar sayesinde güvenlik performansında belirgin iyileşmeler elde edildiğini ve risk seviyelerinin önemli ölçüde düşürülebildiğini gözlemledim.</p><p></p><p>Çalışanlar aktif olarak katılmalı</p><p></p><p>İş güvenliği kültürünü geliştirmek için hangi yaklaşım daha etkilidir?</p><p>İş güvenliği kültürünün gelişmesi için en etkili yaklaşım, çalışanların sürece aktif olarak dahil edilmesi ve bu sürecin sürekli eğitimlerle desteklenmesidir.</p><p></p><p>Bu noktada düzenli ve uygulamaya yönelik iş güvenliği eğitimleri, çalışanların riskleri daha doğru değerlendirmesine ve güvenli davranış alışkanlıkları geliştirmesine katkı sağlar. Eğitimlerin sürekliliği, güvenlik kültürünün kalıcı hale gelmesinde önemli bir rol oynamaktadır.</p><p></p><p>Ayrıca açık iletişim, geri bildirim mekanizmaları ve çalışanların risk bildirimine teşvik edilmesi de bu sürecin önemli bileşenleridir.</p><p></p><p>Bu yaklaşımların uluslararası ölçekte uygulanabilirliği hakkında ne düşünüyorsunuz?</p><p></p><p>İş güvenliği prensipleri evrensel nitelik taşımakta olup, yüksek riskli sektörlerde benzer sorunlar dünya genelinde gözlemlenmektedir.</p><p></p><p>Bu nedenle sahada geliştirilen sistematik ve uygulanabilir yaklaşımların farklı ülkelerde de başarıyla uygulanabileceği değerlendirilmektedir. Özellikle proaktif iş güvenliği yaklaşımlarının yaygınlaştırılması, iş kazalarının azaltılması ve güvenlik standartlarının yükseltilmesi açısından önemli katkılar sağlayabilir.</p><p></p><p>Bunun yanında iş gücü kayıplarının azaltılması, maliyetlerin düşürülmesi ve operasyonel verimliliğin artırılması gibi ekonomik faydalar da söz konusudur.</p><p></p><p>Gelecekte iş güvenliği alanında hangi gelişmeler öne çıkacak?</p><p></p><p>Gelecekte iş güvenliği alanında teknolojinin daha etkin kullanıldığı bir döneme girileceği öngörülmektedir. Veri analitiği, yapay zekâ destekli sistemler ve uzaktan izleme teknolojileri sayesinde risklerin daha erken tespit edilmesi mümkün olacaktır.</p><p></p><p>Bununla birlikte iş güvenliği kültürü ve çalışan farkındalığı her zaman temel unsur olmaya devam edecektir.</p><p></p><p>Son olarak eklemek istediğiniz bir mesaj var mı?</p><p></p><p>İş güvenliği yalnızca yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda sürdürülebilir iş süreçlerinin temel unsurlarından biridir. Bu alanda geliştirilen doğru ve sistematik yaklaşımların yaygınlaştırılması, hem çalışan güvenliği hem de iş dünyasının daha verimli hale gelmesi açısından büyük önem taşımaktadır.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kointra ve Monetari blockchain dünyasını aynı çatı altında buluşturdu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kointra-ve-monetari-blockchain-dunyasini-ayni-cati-altinda-bulusturdu-36/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kointra-ve-monetari-blockchain-dunyasini-ayni-cati-altinda-bulusturdu-36/</id>
<published><![CDATA[2026-06-06T14:29:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-06T14:29:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_54ABD8-48EC78-5FEDDA-5E457C-51F911-1C6882.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tera Girişim’in yatırımı Kointra ve Monetari’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikte, dijital finans dünyasının geleceğini şekillendiren başlıklar uzman isimler tarafından ele alındı. Blockchain teknolojileri, kripto varlık düzenlemeleri, yapay zekâ uygulamaları ve tokenizasyon süreçleri gün boyu süren oturumlarda kapsamlı şekilde değerlendirildi.</p><p></p><p>Kripto Varlık Düzenlemeleri ve Uyum Süreçleri Masaya Yatırıldı</p><p>Etkinliğin uyum ve regülasyon panelinde, Türkiye’de kripto varlık sektöründe başlayan yeni düzenleme dönemi ele alındı. Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının karşılaşacağı operasyonel değişiklikler, uyum süreçleri ve uluslararası regülasyon trendleri sektör temsilcileri tarafından değerlendirildi. Avrupa Birliği ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi çevre pazardaki pazarlardaki uygulamaların Türkiye ekosistemine olası etkileri de oturumun öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Son dönemin en önemli gündem maddelerinden biri olan Travel Rule uygulaması da etkinlikte detaylı şekilde ele alındı. Uzmanlar, uygulamanın kripto varlık hizmet sağlayıcıları üzerindeki etkilerini ve sektördeki uyum süreçlerini değerlendirdi.</p><p>Tokenizasyonun Geleceği Değerlendirildi</p><p>Etkinliğin tokenizasyon odaklı bölümlerinde emtia ve fon tokenizasyonu öne çıktı. Altın başta olmak üzere fiziksel varlıkların blockchain üzerinde temsil edilmesi, yatırımcılara sunduğu erişilebilirlik avantajları ve küresel uygulama örnekleri değerlendirildi.</p><p>Fon tokenizasyonu oturumunda ise yatırım fonlarının blockchain altyapısı üzerinde dijitalleştirilmesi, yatırımcı erişiminin genişletilmesi ve sermaye piyasalarında dijital dönüşümün hızlanması gibi konular masaya yatırıldı.</p><p>Tera Girişim, Kointra ve Monetari tarafından gerçekleştirilen etkinlikte katılımcılar; düzenleyici gelişmelerden yapay zekâya, tokenizasyondan dijital varlık piyasalarının geleceğine kadar uzanan geniş bir yelpazede sektör liderlerinin görüşlerini dinleme ve ekosistemin geleceğine ilişkin öngörüleri ilk elden öğrenme fırsatı buldu.</p><p></p><p>Yapay Zekâ ve Blockchain’in Kesişim Noktaları Ele Alındı</p><p>Yapay zekâ ve blockchain teknolojilerinin kesişim noktalarının ele alındığı oturumlarda, AI tabanlı projelerin sektörde yarattığı dönüşüm, yapay zekâ destekli token projelerinin sürdürülebilirliği ve gerçek kullanım alanları tartışıldı. Yapay zekânın girişimcilik ekosisteminde verimlilik, operasyon yönetimi ve karar alma süreçlerine sağladığı katkılar da katılımcılarla paylaşıldı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">VitrA Karo'da üst düzey atama</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vitra-karoda-ust-duzey-atama-8989/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vitra-karoda-ust-duzey-atama-8989/</id>
<published><![CDATA[2026-06-06T13:08:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-06T13:08:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9AD086-B55123-3DBBAC-2FD853-D7650C-A7BDEE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği tarafından sekiz yıldır Türkiye’nin ihracat lideri seçilen VitrA Karo’nun Finans Direktörlüğü görevine Cihan Akkaya atandı. 20 yılı aşkın deneyimiyle farklı sektörlerde üst düzey görev üstlenen Cihan Akkaya; VitrA, Villeroy &amp; Boch ve engers karo markalarının finans süreçlerine liderlik edecek.</p><p></p><p>İş hayatına 2003’te PwC denetim bölümünde başlayan Cihan Akkaya, 2008-2012 yılları arasında Standard Profil A.Ş.’de Bütçe ve Raporlama Müdürü rolünde görev yaptı. 2015’te Toksöz Grup’ta Yatırımlar ve Finansal Raporlama Müdürü olarak çalışan Cihan Akkaya, 2016’da Standard Profil A.Ş. bünyesinde sırasıyla Finans Direktörlüğü ve Grup Finans Direktörlüğü görevlerini yaptı. 2022’de Oba Makarna’da CFO ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini üstlenen Cihan Akkaya, 2023 itibarıyla Flormar’da CFO olarak görev yaptı.</p><p></p><p>Cihan Akkaya, lisans eğitimini 2003 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği Bölümü’nde onur derecesi ile, yüksek lisans eğitimini ise 2014 yılında Oxford Üniversitesi’nde tamamladı.</p><p></p><p>27 Nisan 2026 tarihinde şirkete katılan Cihan Akkaya, VitrA Karo’ya katılan uzun vadeli başarı ve büyüme hedeflerinde önemli rol oynayacak.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yeni nesil mentörler yetişiyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yeni-nesil-mentorler-yetisiyor-2163/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yeni-nesil-mentorler-yetisiyor-2163/</id>
<published><![CDATA[2026-06-06T12:27:25+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-06T12:27:25+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3AD065-583BED-DBE5B3-88B7E3-10ECDA-449FC5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İş dünyasında değişen ihtiyaçlar artık yalnızca bilgi sahibi profesyonelleri değil; deneyimini aktarabilen, insan gelişimine katkı sunabilen ve yeni nesillere rehberlik edebilen mentörleri ön plana çıkarıyor. Tam da bu dönüşümün merkezinde yer alan “Mentörlükte Masterclass&trade;”, Avrupa Birliği fon desteğiyle Türkiye’de yeni bir gelişim modelinin kapısını araladı.</p><p>MCC Fatih Elibol liderliğinde hayata geçirilen programın ilk mentör adayları eğitim sürecine başladı. Alanında deneyim sahibi profesyonelleri; kurumlara, girişimcilik ekosistemine, üniversitelere ve yeni nesil çalışma dünyasına hazırlayan yapı, Türkiye’de bu ölçekte uygulanan ilk Avrupa Birliği destekli mentörlük modeli olma özelliği taşıyor.</p><p>Program yalnızca klasik bir eğitim süreci sunmuyor; katılımcıları stratejik düşünme, davranış analizi, iletişim yönetimi, insan gelişimi, mentörlük metodolojileri ve global profesyonel standartlar ekseninde yeniden konumlandırıyor.</p><p>Unutulan Usta-Çırak Kültürü Yeni Nesil Mentörlükle Yeniden Hayat Buluyor</p><p>Türkiye’de yüzyıllar boyunca bilgi, deneyim ve mesleki birikim; usta-çırak ilişkisiyle kuşaktan kuşağa aktarıldı. Bugün ise hızla değişen iş dünyasında bu kültürün modern sistemlerle yeniden yapılandırılması kritik önem taşıyor.</p><p>Uzmanlara göre mentörlük, yalnızca bireysel gelişim alanı değil; sektörlerde bilgi sürekliliğinin sağlanması, mesleki deneyimin korunması ve yetkinlik aktarımının sürdürülebilir hale gelmesi açısından stratejik bir rol üstleniyor.</p><p></p><p></p><p></p><p>Bu program tam bu noktada, geleneksel bilgi aktarım kültürünü günümüz dünyasının ihtiyaçlarına uygun profesyonel bir modele dönüştürüyor. Yapının, Avrupa Birliği tarafından desteklenen dünyadaki ilk kapsamlı mentörlük eğitim programlarından biri olduğu belirtiliyor.</p><p>Dünyanın İlk Mentörlerinden Biri Sokrates’ti</p><p>Mentörlüğün tarihsel kökenine bakıldığında ise dünyanın ilk mentörlerinden biri olarak kabul edilen Sokrates dikkat çekiyor. Sokrates’in bilgiyi doğrudan aktarmak yerine doğru sorularla insanın potansiyelini ortaya çıkarma yaklaşımı, bugün modern mentörlük sistemlerinin temel taşlarından biri olarak değerlendiriliyor. İşte MCC Fatih Elibol’un verdiği Mentörlükte Masterclass&nbsp; programında bu ilkeden yola çıkılarak gelecek nesillere bilgi birikimini aktaracak, mesleklerindeki tüm dönüm noktalarını ve kritik eşikleri bilgi ve beceriyle aşmalarını sağlayacak “ustalar” mentör olmayı öğrenecek.</p><p>Avrupa Birliği Artık İnsan Gelişimini Destekliyor.</p><p>Uzmanlara göre hibrit çalışma düzeni, yapay zekâ dönüşümü ve çok kuşaklı iş yaşamı; mentörlüğü önümüzdeki yılların en kritik profesyonel yetkinliklerinden biri haline getirecek.</p><p>Avrupa Birliği destekli “Mentörlükte Masterclass&trade;” programını başarıyla tamamlayan ve gerekli kriterleri sağlayan katılımcıların; Avrupa Birliği projelerinde mentör olarak görev alabilmesi, gençlere rehberlik etmesi ve uluslararası projelerde aktif rol üstlenebilmesi hedefleniyor.</p><p>Program mezunlarının yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası platformlarda da mentör kimliğiyle konumlandırılması planlanıyor. Katılımcılar; gençlik, girişimcilik, sürdürülebilirlik ve mesleki gelişim alanlarında Avrupa Birliği projelerine mentör olarak katkı sunabilecek.</p><p>İlk Mezunlar Üniversite Projelerinde Görev Almaya Başladı.</p><p>Projenin ilk mezunlarının, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde yürütülen projelerde mentör olarak görev almaya başlaması ise, modelin sahadaki ilk güçlü örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Programı tamamlayan mentörlerin ayrıca Avrupa Birliği destekli Blue in West yapılanması içerisinde bilgi ve deneyimlerini yeni nesillere aktaran profesyoneller arasında yer alması hedefleniyor. Böylece sektörlerde bilgi birikiminin sürdürülebilirliği, kurumsal hafızanın korunması, mesleki deneyimin yeni nesillere aktarılması ve yetkinlik gelişiminin güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p><p></p><p></p><p>Fatih Elibol: “Türkiye’den Dünyaya Mentörler Yetiştirmek İstiyoruz”</p><p>Programın kurucusu MCC Fatih Elibol, sürecin yalnızca bir eğitim modeli olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: “Bugün dünya artık yalnızca bilgiye sahip insanları değil, deneyimini aktarabilen insanları arıyor. Avrupa Birliği de artık yalnızca projeleri değil, insan gelişimini destekliyor. Bu programın amacı yalnızca mentör yetiştirmek değil; bilgi aktarım kültürünü yeniden canlandırmak.”</p><p>Elibol sözlerine şöyle devam etti: “Biz Türkiye’den dünyaya mentörler yetiştirmeyi hedefliyoruz. Bu yapı sayesinde deneyimli profesyoneller; üniversitelerdeki gençlere, girişimcilere ve yeni nesil çalışma hayatına rehberlik edebilecek. Mentörlük artık geleceğin en güçlü sosyal dönüşüm modellerinden biri haline geliyor.” “İlk mentör grubunun eğitime başlaması bizim için sadece bir başlangıç. Buradan yetişecek mentörlerin kurumlara, gençlere, iş dünyasına ve uluslararası projelere uzun vadeli dönüşüm etkisi oluşturacağına inanıyoruz.”</p><p>İş Dünyasında Yeni Bir Dönemin İşareti,</p><p>Kurumların artık yalnızca çalışan değil; gelişim kültürü taşıyan, deneyimini aktarabilen ve insan yetiştirebilen profesyoneller aradığı bir dönemde, mentörlük odaklı bu yeni modelin insan kaynakları, eğitim ve kurumsal gelişim dünyasında önemli bir referans oluşturması bekleniyor. Avrupa Birliği destekli “Mentörlükte Masterclass&trade;”, Türkiye’de mentörlük kültürü ve insan gelişimi alanında yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Karadeniz'de Türk balıkçı teknesine saldırı: 1 ölü, 4 yaralı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/karadenizde-turk-balikci-teknesine-saldiri-1-olu-4-yarali-7930/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/karadenizde-turk-balikci-teknesine-saldiri-1-olu-4-yarali-7930/</id>
<published><![CDATA[2026-06-06T10:01:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-06T10:01:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AEBDF9-1ACEDA-1139BB-081BB8-A6F11A-6D6ECE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bakanlıktan 5 Haziran'da yapılan açıklamada, Karadeniz'de Kırım'ın batısında, Sivastapol açıklarında Türk bayraklı DURU 67 isimli teknenin saldırı sonucu hasar alıp battığı belirtildi.</p><p></p><p>"Yakın bölgede bulunan BURAK KAYA isimli balıkçı teknesi, batan teknedeki 5 yaralı balıkçımızı ivedilikle tahliye ederek İnebolu istikametine doğru intikale başlamış, intikal esnasında yaralılardan durumu ağır olan 1 balıkçımız maalesef hayatını kaybetmiştir" denildi.</p><p></p><p>Saldırıyı üstlenen olmadı. Ancak Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin başladığı 2022'den bu yana taraflar Karadeniz'de sık sık birbirlerinin gemilerini ve limanlarını hedef alıyor.</p><p></p><p>İhbarın ardından Sahil Güvenlik Komutanlığına ait bir geminin saat 12:35'te İnebolu Limanı'ndan 19 kişilik uzman sağlık ekibiyle hareket ettiği belirtildi.</p><p></p><p>Diğer balıkçı teknesine saat 19:20'de İnebolu Limanı'na 115 deniz mili mesafede ulaşılmasıyla, hayatını kaybeden balıkçının naaşı ve yaralı balıkçıların gemiye transfer edilerek tıbbi müdahaleye başlandığı ve limana doğru yol aldığı ifade edildi.</p><p></p><p>Son günlerde Karadeniz'de aralarında Türk sahiplilerin de olduğu yük gemilerine saldırılarda artış olmuştu.</p><p></p><p>Dışişleri Bakanlığı, konuyla ilişkili tüm taraflara "uyarıların ifade edildiğini" belirten açıklama yapmıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">BSH ile gençlerin fikirleri hayat buluyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bsh-ile-genclerin-fikirleri-hayat-buluyor--9264/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bsh-ile-genclerin-fikirleri-hayat-buluyor--9264/</id>
<published><![CDATA[2026-06-05T10:45:49+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-05T10:45:49+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2D3A12-F737C0-ACE2F4-6E28D8-3D3DB4-93684E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>BSH Türkiye, genç yetenekleri desteklemek ve üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği BSH Teknoloji Maratonu: Tech Run kapsamında Future Minds etkinliğini düzenledi. Yıldız Teknik Üniversitesi Startup House iş birliği ile düzenlenen etkinlikte, okulun lisans öğrencileri Ar-Ge bakış açısıyla geliştirdikleri fikir ve projeleri sundu. Öğrencilerin projeleri; Yıldız Teknik Üniversitesi akademik jürisi, global ve Türkiye’deki Ar-Ge liderleri ile pazarlamadaki uzman ekiplerden oluşan jüri tarafından değerlendirildi.&nbsp;</p><p>Future Minds kapsamında öğrencilerin yaratıcı fikirlerinin uygulanabilirliğini değerlendirme, genç mühendis adaylarına gerçek iş dünyası perspektifi kazandırma ve Ar-Ge odaklı projelerin sektörle buluşmasına zemin hazırlanması amaçlandı. Etkinlikte öğrenciler, başta soğutucu ve pişirici ev aletleri teknolojileri olmak üzere BSH’nin uzmanlık alanlarına yönelik teknoloji odaklı çözümlerini paylaşma fırsatı buldu.&nbsp; Sunumların ardından düzenlenen oturumlarda, öğrenciler ile Ar-Ge&nbsp; profesyonelleri arasında bilgi alışverişi ve etkileşim ortamı sağlandı.&nbsp;</p><p>“Ar-Ge kültürümüzü yeni nesil yeteneklerle birlikte geliştiriyoruz”</p><p>Etkinlikte ayrıca teknoloji geliştirme süreçleri ve genç yeteneklerin inovasyon ekosistemindeki rolü ele alındı. Program sırasında üniversiteli öğrencilerle bir araya gelen BSH Türkiye CTO/COO’su Hakan Mandalı; “Teknoloji maratonumuzun öğrenci ve üniversitelerle buluştuğu Future Minds ile genç mühendis adaylarının yaratıcı fikirlerini desteklemeyi, bu fikirlerin uygulanabilir projelere dönüşmesine katkı sağlamayı ve üniversite-sanayi iş birliğini daha da güçlendirmeyi amaçlıyoruz. BSH Türkiye olarak Ar-Ge kültürümüzü yeni nesil yeteneklerle birlikte geliştirmeyi ve geleceğin teknolojilerine değer katacak projelere alan açmayı önemsiyoruz” dedi. Program, BSH ürün portföyü kapsamında değerlendirmeye alınacak fikirleri ile dereceye giren öğrenci takımlarının duyurulması ile sona erdi.&nbsp;</p><p></p><p>Tech Run maratonu Ar-Ge ekosistemini bir araya getirdi</p><p>Etkili inovasyonu pekiştirmek amacıyla düzenlen BSH Teknoloji Maratonu Tech Run, genç yeteneklerin yanı sıra inovasyon ekosistemi ve çalışan buluşmalarına da ev sahipliği yaptı.&nbsp;</p><p>Maratonun ikinci günü olan Teknoloji Ortakları Günü’nde yaklaşık 30 girişimci, yenilikçi çözümlerini sundu. Potansiyel iş birliklerinin değerlendirildiği etkinlik, geleceğin teknolojilerini şekillendirmede ekosistem iş birliğinin gücünü de ortaya koydu.</p><p>Tech Run’ın üçüncü gününde ise şirket, Ar-Ge&nbsp; ekiplerini bir araya getirerek inovasyon kültürünü odağına aldı.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">AYM, süresiz nafaka düzenlemesini iptal etti</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/aym-suresiz-nafaka-duzenlemesini-iptal-etti-3418/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/aym-suresiz-nafaka-duzenlemesini-iptal-etti-3418/</id>
<published><![CDATA[2026-06-04T15:28:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-04T15:28:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_612DB9-7DE67F-1BBEF2-65DEDC-031E92-AE64D1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Anayasa Mahkemesi (AYM), boşanan eşe süresiz nafaka verilmesine ilişkin düzenlemeyi oy çokluğuyla iptal etti.</p><p>AYM, bugünkü Genel Kurul gündeminde Antalya 12. Aile Mahkemesinin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde hüküm altına alınan yoksulluk nafakasının "süresiz olması"na ilişkin düzenlemenin iptali için yaptığı başvuruyu görüştü.</p><p>Edinilen bilgiye göre, Yüksek Mahkeme, ilgili düzenlemenin oy çokluğuyla iptaline, iptal hükmünün 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi. Kararın gerekçesi daha sonra yazılacak.</p><p>Türk Medeni Kanunu'nun "yoksulluk nafakası" başlıklı 175. maddesi, "Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz." hükmünü içeriyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yabancı yatırımcılar Türkiye'de en çok hangi hataları yapıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yabanci-yatirimcilar-turkiyede-en-cok-hangi-hatalari-yapiyor-4395/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yabanci-yatirimcilar-turkiyede-en-cok-hangi-hatalari-yapiyor-4395/</id>
<published><![CDATA[2026-06-04T11:56:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-04T11:56:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_863C44-15D65C-00023B-E8926A-DA1D6B-0126F7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Açıklanan verilere göre Türkiye yabancı yatırımcıların radarında bulunan ilk ülkeler arasında yer alıyor. Ancak yanlış yönlendirmeler, yapılan stratejik hatalar yatırımcıları hayal kırıklığına uğratıyor. Yabancı yatırımcıların en sık yaptığı hataların başında, yatırım yapılacak şirket veya taşınmaz hakkında yeterli hukuki inceleme (due diligence) gerçekleştirmemek geliyor. Avukat İbrahim Aslan, özellikle şirket satın almaları ve ortaklık süreçlerinde yatırımcıların yalnızca mali tabloları incelemekle yetindiğini belirtti. Avukat Aslan: “Bir şirketin bilançosu güçlü olabilir ancak devam eden davalar, vergi uyuşmazlıkları, lisans eksiklikleri veya sözleşmesel yükümlülükler yatırımın geleceğini doğrudan etkileyebilir. Türkiye’de yatırım yapacak yabancıların ilk adımı mutlaka kapsamlı hukuki inceleme olmalıdır” diye konuştu.&nbsp;</p><p>Aslan’a göre bazı yatırımcılar satış sürecinde profesyonel hukuki destek almadan hareket ederek sonradan ciddi değer kayıplarıyla karşılaşabiliyor. “Özellikle vatandaşlık veya oturum amacıyla yapılan gayrimenkul yatırımlarında yatırımcıların önemli bir kısmı yalnızca lokasyona ve satış fiyatına odaklanıyor. Oysa tapu kayıtları, imar planları, kullanım izinleri, yapı kayıt durumu ve taşınmaz üzerindeki şerhler yatırımın değerini doğrudan etkileyebiliyor” diyen Aslan, ortaklık yapısının detaylarını düzenleyen hissedar sözleşmelerinin çoğu zaman yetersiz hazırlandığını belirtti. Aslan:</p><p>“Yatırımcılar başlangıçta güven ilişkisine dayanarak hareket ediyor. Ancak şirket büyüdükçe karar alma süreçleri, kâr dağıtımı, hisse devri ve yönetim yetkileri konusunda uyuşmazlıklar ortaya çıkabiliyor” diyen Aslan, yatırım öncesi kurumsal yönetişim mekanizmalarının net şekilde belirlenmesi gerek” dedi.</p><p></p><p>Uyuşmazlık Çözüm Mekanizmalarını İkinci Plana Atmak Yanlış</p><p>Uluslararası yatırımcıların önem verdiği konuların başında hukuki güvenlik ve uyuşmazlıkların çözüm şekli geliyor. “Özellikle tahkim şartlarının sözleşmelere doğru şekilde yerleştirilmemesi, ileride ortaya çıkabilecek milyonlarca dolarlık anlaşmazlıklarda ciddi zaman ve maliyet kayıplarına yol açabiliyor” diyen Aslan son dönemde iş dünyasında yabancı yatırımcıların hukuki güvenlik ve tahkim mekanizmalarına daha sık önem verildiğini söyledi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Belirsizlik dönemlerinde amaç sadece getiri değil, birikimi korumaktır"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/belirsizlik-donemlerinde-amac-sadece-getiri-degil-birikimi-korumaktir-2776/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/belirsizlik-donemlerinde-amac-sadece-getiri-degil-birikimi-korumaktir-2776/</id>
<published><![CDATA[2026-06-04T10:23:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-04T10:23:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_019268-307BAA-63AB3F-61720C-85E2F2-817ED4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Orman, yatırımcıların kısa vadeli fiyat hareketlerinden ziyade birikimlerini koruyacak ve riskleri dengeleyecek stratejilere odaklanması gerektiğini vurguladı.</p><p>“Yüksek faiz ortamı yatırımcı tercihlerinde belirleyici olmaya devam ediyor”</p><p>Faizlerin halen yatırımcı açısından cazibesini koruduğunu belirten Orman, döviz kurlarında zaman zaman yukarı yönlü hareketler yaşansa da yatırımcıların ağırlıklı olarak TL getirilerine odaklandığını ifade etti.</p><p>Orman, “Enflasyonla mücadele programının devam ettiği mevcut ortamda yatırımcılar kısa vadede yüksek faiz getirisini daha fazla önemsiyor. Kur tarafında zaman zaman beklenmedik gelişmeler nedeniyle sert hareketler yaşanabiliyor. Bu nedenle dövizin daha çok bir sigorta enstrümanı olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Faizin cazibesini koruduğu bir dönemde TL varlıklar yatırımcılar açısından ön planda kalmaya devam edecektir” dedi.</p><p>“CDS düşüşü yabancı yatırımcı ilgisini artırır”</p><p>Türkiye'nin risk primini gösteren CDS göstergesinin yatırımcılar açısından kritik önemde olduğunu vurgulayan Orman, risk primindeki gerilemenin yabancı sermaye girişleri için önemli bir sinyal oluşturduğunu söyledi. “CDS bir ülkenin risk karnesidir” diyen Orman, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>“CDS'in düşmesi, ülkenin finansman maliyetlerinin gerilemesi ve yabancı yatırımcı ilgisinin artması anlamına gelir. Enflasyonla mücadele programının başarıyla devam ettiği, küresel risklerin azaldığı ve jeopolitik tansiyonun düştüğü bir senaryoda CDS tarafında da aşağı yönlü hareket görebiliriz. Bu durumda ilk etapta en olumlu etkiyi bankacılık, holdingler ve yabancı yatırımcının yoğun ilgi gösterdiği büyük ölçekli şirketlerde görmemiz mümkün.”</p><p>“Belirsizlik dönemlerinde amaç sadece getiri değil, koruma olmalı”</p><p>Yatırımcıların zaman zaman yalnızca getiriye odaklandığını ancak belirsizliğin yüksek olduğu dönemlerde varlık korumanın daha önemli hale geldiğini belirten Orman, portföy çeşitlendirmesinin önemine dikkat çekti.</p><p>“Yüksek enflasyon, jeopolitik riskler ve küresel belirsizliklerin yoğun olduğu dönemlerde yatırımcıların tüm varlıklarını tek bir enstrümana yönlendirmemesi gerekiyor” diyen Orman, profesyonel portföy yönetiminin bu süreçte önemli avantaj sağladığını vurguladı.</p><p>“Portföylerde TL ağırlığı korunmalı”</p><p>Mevcut ekonomik görünümde yatırımcıların portföylerinde TL varlıklara ağırlık vermesinin daha doğru bir yaklaşım olacağını ifade eden Orman, döviz ve altının ise koruma amaçlı kullanılabileceğini söyledi.</p><p>Orman, “Bugünkü şartlarda yatırımcıların portföylerinde TL ağırlığının daha yüksek olması gerektiğini düşünüyoruz. Bunun yanında döviz tarafında yüzde 20-25 seviyelerinde bir koruma pozisyonu değerlendirilebilir. Altın da özellikle jeopolitik risklere karşı sigorta görevi görebilecek önemli araçlardan biri olmaya devam ediyor” dedi.</p><p>“ASELSAN öncülüğünde yeni bir hikâye yazılıyor”</p><p>Son dönemde Borsa İstanbul'da yükselişin belirli sektörler ve şirketler öncülüğünde gerçekleştiğini belirten Orman, özellikle savunma sanayi şirketlerinin küresel ölçekte artan ilgiden olumlu etkilendiğini söyledi. Savunma sanayi alanında Türkiye'nin önemli bir oyuncu haline geldiğine dikkat çeken Orman, şu değerlendirmeyi yaptı:</p><p>“ASELSAN son dönemin en dikkat çekici başarı hikâyelerinden biri oldu. Dünyada savunma harcamalarının hızla arttığı bir dönemde şirket güçlü sipariş akışı, büyüyen iş hacmi ve uluslararası görünürlüğüyle öne çıkıyor. Avrupa'dan ve farklı coğrafyalardan gelen talep artışı, ASELSAN'ın küresel ölçekte daha fazla tanınmasını sağladı. Bu nedenle şirketin son dönemde endeksin lokomotiflerinden biri haline gelmesi son derece doğal.”</p><p>“Enerji ve teknoloji temaları öne çıkmaya devam edecek”</p><p>Küresel piyasalarda yapay zekâ, veri merkezleri ve enerji dönüşümünün yeni yatırım temaları oluşturduğunu belirten Orman, Türkiye'de de bu alanlara hizmet veren şirketlerin ön plana çıkabileceğini söyledi.</p><p>Özellikle enerji altyapısı, elektrik ekipmanları ve teknoloji odaklı şirketlerin orta vadede güçlü büyüme potansiyeli taşıdığını ifade eden Orman, küresel eğilimlerin Borsa İstanbul'a da yansımaya devam edeceğini belirtti.</p><p>“Türkiye hisse senetlerinde yeni bir hikâye başlayabilir”</p><p>Jeopolitik risklerin azalması, enflasyonda düşüş sürecinin yeniden hız kazanması ve yabancı yatırımcı ilgisinin artması halinde Borsa İstanbul'da yeni bir yükseliş döneminin başlayabileceğini ifade eden Orman, yatırımcıların hisse senedi piyasasını göz ardı etmemesi gerektiğini söyledi. Orman sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>“Son dönemde endeksi ağırlıklı olarak belirli hisseler taşıyor. Ancak Türkiye'ye yönelik ilginin artması, CDS'lerin gerilemesi ve ekonomik programın sonuç vermeye başlamasıyla birlikte yükselişin daha geniş bir tabana yayılabileceğini düşünüyoruz. Risk alabilen yatırımcılar için hisse senetleri ve hisse senedi fonları orta ve uzun vadede önemli fırsatlar sunmaya devam ediyor. Türkiye'nin önümüzdeki dönemde küresel yatırımcıların radarında daha güçlü bir şekilde yer alacağını düşünüyoruz.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Şoklara rağmen enflasyonun düşmesini bekliyoruz"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/soklara-ragmen-enflasyonun-dusmesini-bekliyoruz-5335/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/soklara-ragmen-enflasyonun-dusmesini-bekliyoruz-5335/</id>
<published><![CDATA[2026-06-04T10:19:21+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-04T10:19:21+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E08B4C-04EF0E-AC12C9-D37272-B92F59-5385A5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şimşek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, "Nomura Yatırım Forumu Asya 2026" etkinliğinde "Türkiye'nin Finansal İstikrara Giden Yeni Rotası" başlıklı oturumuna video konferans yöntemiyle katıldığını belirtti.</p><p></p><p>Türkiye'nin şoklara açık bir dünyada ve zorlu bir coğrafyada bulunduğuna işaret eden Şimşek, şokların, ekonomi programının hedeflerine ulaşma hızını yavaşlatabileceğini ancak gidişatın yönünü değiştirmesinin pek olası olmadığını ifade etti.</p><p></p><p>Şimşek, dezenflasyon programında duruşlarının net olduğuna dikkati çekerek, "Büyük şokların yaşandığı bir yılda bile enflasyonun düşmeye devam etmesini ve yılı yüzde 20'li seviyelerin ortalarında tamamlamayı bekliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Elde ettikleri başarıların kendisini açıkça gösterdiğini aktaran Şimşek, son 23 yılda Türkiye'nin ortalama bütçe açığının Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'ya (GSYH) oranının yüzde 2,6 olduğunu anımsattı.</p><p></p><p>- "Orta vadede bütçe açığını GSYH'nin yüzde 3'ünün altında tutma yolunda kararlılıkla ilerliyoruz"</p><p></p><p>Şimşek, harcama disiplini, kayıt dışılıkla mücadele, güçlü vergi uyumu, denetim ve tahsilattaki iyileşmeler sayesinde bütçe açığını 2023'teki yüzde 5,1 seviyesinden geçen yıl yüzde 2,9'a düşürdüklerine işaret ederek, "Yüksek petrol fiyatlarının etkisini hafifletmek için eşel mobil sistemiyle mali alanı kullanmış olmamıza rağmen 2026 hedefimize ulaşma ve orta vadede bütçe açığını GSYH'nin yüzde 3'ünün altında tutma yolunda kararlılıkla ilerliyoruz." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Belirli kur hedeflerinin olmadığını aktaran Şimşek, programın başından bu yana Türk lirasına olan güvenin önemli ölçüde arttığına dikkati çekti.</p><p></p><p>Şimşek, bu durumun sıkı para politikası duruşu, etkili makroihtiyati tedbirler ve geçmiş dalgalanma dönemlerine kıyasla temelden çok daha güçlü döviz rezerv pozisyonunun sonucu olduğunu kaydetti.</p><p></p><p>Yüksek enerji fiyatlarının muhtemel cari açığı artırmasının yönetilebilir düzeyde olduğuna işaret eden Şimşek, iç talepteki yavaşlamanın ve ihracattaki dayanıklılığın savaşın olumsuz etkilerini sınırlamasını beklediklerini bildirdi.</p><p></p><p>Şimşek, ihracatın, tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesi, avro/dolar paritesi ve yüksek katma değerli üretim ile desteklendiğini belirterek, cari açığın, uzun vadeli ortalamanın altında kalarak GSYH'nin yaklaşık yüzde 3'ü seviyesinde gerçekleşmesini beklediklerini aktardı.</p><p></p><p>Şimşek, doğrudan yabancı yatırımları, nitelikli iş gücünü ve sermayeyi çekmek amacıyla kapsamlı bir düzenleme yaptıklarını belirterek, paylaşımında bu kapsamdaki hususlara ilişkin bilgi verdi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Vergi düzenlemelerini içeren kanun Resmi Gazete'de</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vergi-duzenlemelerini-iceren-kanun-resmi-gazetede-4742/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vergi-duzenlemelerini-iceren-kanun-resmi-gazetede-4742/</id>
<published><![CDATA[2026-06-04T09:51:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-04T09:51:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EA47EA-6894F7-0B5203-9A2548-7166F2-374829.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Vergiye yönelik düzenlemeleri de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Resmi Gazete'de yayımlandı.</p><p></p><p>Buna göre, amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki ya da haczolunmuş malların paraya çevrilmesi, amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse borçlu tarafından yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla, alacaklı amme idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca amme alacağı 72 ayı geçmemek üzere ve faiz alınarak tecil olunabilecek.</p><p></p><p>Amme borçlusunun alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamı 1 milyon lirayı aşmadığı takdirde teminat şartı aranılmayacak. Bu tutarın üzerindeki amme alacaklarının tecilinde, gösterilmesi zorunlu teminat tutarı 1 milyon lirayı aşan kısmın yarısı olacak. Cumhurbaşkanı, bu tutarı 10 katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, yeniden kanuni tutarına getirmeye ve alacaklı amme idareleri itibarıyla bu hadler arasında farklı tutar belirlemeye yetkili olacak.</p><p></p><p>- Yurt dışından elde edilen kazanç ve iratlar için vergi istisnası</p><p></p><p>Gelir Vergisi Kanunu'nda "yurt dışından elde edilen kazanç ve iratlar için vergi istisnası" başlıklı yeni madde ihdas edildi. Buna göre, ülkede yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, Türkiye'de yerleşmiş sayılmasından önceki son 3 takvim yılında ülkede ikametgahının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratları, 20 yıl boyunca gelir vergisinden müstesna tutulacak.</p><p></p><p>Bu kanunda yapılan değişikliğe göre, Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu'nda tanımlanan nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin 3 katını aşmayan kısmı için (Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan endüstri bölgelerinde, bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar ile katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi'nde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri açısından brüt asgari ücretin 5 katı) gelir vergisi istisnası uygulanacak.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı, bu bentte yer alan 3 ve 5 katlarını birlikte veya ayrı ayrı bir kata kadar belirlemeye, iki katına kadar artırmaya yetkili olacak.</p><p></p><p>- Yurt dışından getirilerek ekonomiye kazandırılan varlıklar</p><p></p><p>Kurumlar Vergisi Kanunu'na eklenen hükme göre, vergiye gönüllü uyumu artırmak amacıyla, gerçek veya tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, 31 Temmuz 2027'ye kadar banka veya aracı kurumlara bildirilecek. Bu kapsamda bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren 2 ay içinde Türkiye'deki banka ya da aracı kurumlarda adlarına açılan hesaplara transfer edilmesi veya yurt dışından fiziki olarak getirilenlerin bu hesaplara yatırılması gerekecek. Fiziki olarak yurt dışından getirilen varlıklar, yurda getirildiği gümrük idaresine yapılacak beyana ilişkin belgeler ile tevsik olunacak. Gümrük idaresi, bu kapsamda aldığı beyanları, alındığı ayı takip eden ayın sonuna kadar Gelir İdaresi Başkanlığına bildirecek.</p><p></p><p>Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye'de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, 31 Temmuz 2027'ye kadar banka veya aracı kurumlara bildirilecek. Bildirilen varlıkların bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılmak suretiyle tevsik edilmesi zorunlu olacak. Bu kapsamda bildirilen varlıklar, Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükellefler tarafından bildirim tarihi itibarıyla kanuni defterlere kaydedilecek. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu kapsamdaki hükümler uyarınca kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetler için pasifte özel fon hesabı açacak. Bu fon hesabı, bildirim tarihinden itibaren 2 yıl geçmedikçe işletmeden çekilemeyecek. Sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamayacak, işletmenin tasfiye edilmesi halinde ise vergilendirilmeyecek. Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterecek. Bu varlıklar, dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayacak ve bildirim tarihinden itibaren 2 yıl geçmesi koşuluyla vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilecek.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı, 31 Temmuz 2027 tarihini, bitim tarihinden itibaren her defasında 6 ayı geçmeyen süreler halinde bir yıla kadar uzatmaya, Hazine ve Maliye Bakanlığı hüküm kapsamına giren varlıkların Türkiye'ye getirilmesi ve bildirimi ile işletmeye dahil edilmelerine ilişkin hususları, bildirim ve beyana esas şekli ile hükmün uygulanmasında kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak.</p><p></p><p>- "Teknogirişim" rozetine sahip halka açık olmayan şirketlere ilişkin düzenleme</p><p></p><p>Kanunla Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunu'nda yapılan düzenlemeye göre de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca verilen "Teknogirişim" rozetine sahip, halka açık olmayan şirketlerin paya dönüştürülebilir borç sözleşmelerine dayanarak yapacakları şarta bağlı sermaye artırımlarında Türk Ticaret Kanunu'nun şarta bağlı sermaye artırımına ilişkin hükümleri uygulanmayacak. Bu kapsamda yer alan şirketlerin şarta bağlı sermaye artırımlarının usul ve esasları, Ticaret Bakanlığının görüşü üzerine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenecek.</p><p></p><p>İstanbul Finans Merkezi'nde katılımcı belgesi alarak finansal faaliyette bulunan kuruluşların kazançları için yüzde 100 olarak uygulanan kurumlar vergisi indirimi uygulamasının süresi 2047 yılına kadar uzatıldı. Ayrıca bu kuruluşlara kuruluş ve izinleri için finansal faaliyet harçları yönünden 5 yıl süreyle sağlanan muafiyet 20 yıla çıkarıldı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Arçelik'ten Milli Takım'a tam kadro destek</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/arcelikten-milli-takima-tam-kadro-destek-3991/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/arcelikten-milli-takima-tam-kadro-destek-3991/</id>
<published><![CDATA[2026-06-03T11:02:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-03T11:02:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0E824F-389F0F-4913BA-13F06A-57573F-F52A7D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ev teknolojileri sektörünün lider markası Arçelik, tüm Türkiye’yi 2026 FIFA Dünya Kupası heyecanına ortak olmaya çağırıyor. Milli Futbol Takımları Ana Sponsoru Arçelik, 24 yıl sonra yeniden Dünya Kupası heyecanı yaşayan A Milli Futbol Takımı için hazırladığı yeni imaj filmi ve seçili televizyon alımlarında özel hediyeler sunduğu tüketici kampanyasıyla 85 milyonun heyecanını ekranlardan evlere uzanan bir deneyime dönüştürüyor.</p><p>Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Arçelik Türkiye Genel Müdürü Cem Kural, “Bu topraklardan doğan ve bayrağını dünyada dalgalandıran bir şirket olarak 71 yıldır teknolojiye, sanata ve spora yatırım yapıyoruz. Arçelik markamızla 2017 yılından bu yana Milli Futbol Takımları Ana Sponsoru olarak Milli Takım’ımızın yanında yer alıyoruz. A Milli Futbol Takımı’mızın 24 yıl sonra yeniden FIFA Dünya Kupası heyecanına hazırlanması hepimiz için büyük bir gurur kaynağı. Bu yıl Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika ev sahipliğinde düzenlenecek FIFA Dünya Kupası’nda Milli Takım’ımızın yeniden sahaya çıkacak olması milyonlarca insanımızı aynı heyecan etrafında buluştururken, biz de yeni imaj filmimiz ve özel tüketici kampanyamızla taraftarlarımızın coşkusunu hem ekranlarda hem evlerde yaşatmayı amaçlıyoruz. Arçelik markamızın Türkiye’nin dört bir yanına yayılan mağazaları ve online satış kanallarıyla bu büyük futbol bayramına tam kadro ortak oluyoruz. Önümüzdeki dönemde de Milli Takımımızın yanında olmaya ve bu ortak heyecana katkı sunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.&nbsp;</p><p>Milli Coşku Ekrandan Evlere Taşınıyor</p><p>Arçelik’in yeni imaj filmi, FIFA Dünya Kupası heyecanını enerjik ve samimi bir anlatımla ekranlara taşıyor. Barış Manço’nun nesilleri birleştiren "Bugün Bayram" şarkısının coşkulu bir uyarlamasının eşlik ettiği film, Türkiye’nin Dünya Kupası vizesini aldığı Kosova maçının son dakikalarıyla açılıyor. Maçın bitiş düdüğüyle birlikte ise Arçelik ürünlerinin eşlik ettiği neşeli bir “futbol bayramı” hazırlığı başlıyor. Bir çocuğun babasına sorduğu "Bu ne bayramı?" sorusu üzerine kurulu duygusal sekansıyla 24 yıllık özlemi ve milli gururu ekranlara taşıyan film, futbol bayramının tüm ülkeye yayılan coşkulu kutlama anlarıyla doruk noktasına ulaşıyor. Dünya Kupası heyecanını evlerde, sokaklarda ve günlük yaşamın doğal anlarında yansıtan film, futbolun birleştirici gücünü tüm Türkiye ile paylaşıyor.</p><p>FIFA Dünya Kupası’na Özel Kampanya</p><p>Arçelik, 2026 FIFA Dünya Kupası heyecanına özel hazırladığı tüketici kampanyası kapsamında ise 1-15 Haziran tarihleri arasında seçili televizyon alımlarında tüketicilere özel hediyeler sunuyor. Turnuva maçlarının sabahın ve akşamın erken saatlerinde oynanacak olmasından yola çıkan Arçelik, üstün ses ve görüntü kalitesini en iyi kahve deneyimiyle buluşturuyor. Kampanya kapsamında, tüketicilere seçili 55 inç televizyon alımında K 3300 Mini Telve Türk Kahve Makinesi, 65 inç ve üzeri televizyon alımında ise Imperium Barista EM 6450 Yarı Otomatik Kapsüllü Espresso Makinesi hediye ediliyor. Tüketiciler ayrıca fiyat farkı ödeyerek farklı küçük ev aletleri veya 32 inç televizyon seçeneklerinden de yararlanabiliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Vergi Konseyinin yeni yönetimi belirlendi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vergi-konseyinin-yeni-yonetimi-belirlendi-7587/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vergi-konseyinin-yeni-yonetimi-belirlendi-7587/</id>
<published><![CDATA[2026-06-03T10:44:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-03T10:44:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B0D751-B11500-3AED11-7CD628-09BC4E-BAA6EB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Vergi Konseyi, vergi politikalarını oluşturan birimlerle mükellef arasında köprü vazifesi görerek tüm tarafların temsil edildiği toplumsal bir mutabakat platformu olarak görev yapıyor.</p><p></p><p>AA muhabirinin edindiği bilgilere göre, Konseyde yeni dönemde görev yapacak başkan, genel sekreter, genel sekreter yardımcıları, icra kurulu üyeleri, doğal üyeler, uzmanlar, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları, sektör temsilcileri, müteşebbis üyeler ve kamu kurumları temsilcileri belirlendi.</p><p></p><p>Konseyin yeni yapılanmasıyla, Türkiye'de vergi sisteminin geliştirilmesine yönelik çalışmaların ortak akıl, uzlaşma, teknik uzmanlık ve katılımcılık temelinde yürütülmesi hedefleniyor.</p><p></p><p>Vergi Konseyi Başkanlığı görevini Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Abdullah Erdem Cantimur üstlendi. Genel Sekreterlik görevine Hasan Gül, genel sekreter yardımcılıklarına da Sevilay Akay Güvendi ve Gamze Memur Demir getirildi.</p><p></p><p>Konseyin çalışma gündeminin oluşturulması, teknik raporların değerlendirilmesi ve Bakanlığa sunulacak önerilerin olgunlaştırılması görevini üstlenen İcra Kurulu, Konsey Başkanı Cantimur ve Genel Sekreter Gül ile birlikte İsa Coşkun, Abdülkadir Kahraman, Erdal Aydın, Abdullah Kiraz, Soner Ülgen, Recep Bıyık, Prof. Dr. Ersan Öz, Prof. Dr. Adnan Gerçek ve İrfan Vural'dan oluşacak.</p><p></p><p>Bakanlık ve bağlı/ilgili birimlerin üst düzey temsilinden oluşan Vergi Konseyinin doğal üyeleri, Konsey çalışmalarının kamu idaresiyle doğrudan koordinasyon içinde yürütülmesini sağlayacak. Doğal üyelerde Gelir İdaresi Başkanı Bekir Bayrakdar, Vergi Denetim Kurulu Başkanı Muhsin Atcı ve Vergi Konseyi Genel Sekreteri Hasan Gül yer alıyor.</p><p></p><p>- Daha etkin rol üstlenecek</p><p></p><p>Yeni dönemde, vergi, muhasebe, denetim, finans, ekonomi ve sektör uygulamaları alanlarında uzmanlarla vergi politikalarının yalnızca kamu idaresi perspektifiyle değil, akademik, mesleki ve sektörel bakış açılarıyla da değerlendirilmesi için sivil toplum kuruluşları ve sektör temsilcileri de yeniden belirlendi. Ayrıca, Konseydeki müteşebbis üyeler ve kamu kurumları üyeleri de yenilendi.</p><p></p><p>Vergi Konseyinin yeni döneminde vergi mevzuatının sadeleştirilmesi, uygulamada yaşanan sorunların azaltılması, vergi idaresinin etkinliğinin artırılması, mükellef uyumunun güçlendirilmesi ve uluslararası gelişmelerin yakından takip edilmesi gibi başlıklarda Bakanlığa teknik katkı sunması öngörülüyor.</p><p></p><p>Yeni yapılanmayla birlikte Konseyin, kamu-özel sektör-akademi-sivil toplum işbirliğini güçlendiren platform olarak daha görünür ve etkin rol üstlenmesi bekleniyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Parmak izi ile mesai takibine KKVK'dan kritik sınır</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/parmak-izi-ile-mesai-takibine-kkvkdan-kritik-sinir-236/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/parmak-izi-ile-mesai-takibine-kkvkdan-kritik-sinir-236/</id>
<published><![CDATA[2026-06-02T10:25:59+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-02T10:25:59+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_588710-7CC712-CA15DD-40077F-D82C5D-FA7728.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Karar, özellikle parmak izi, yüz tanıma, iris ve benzeri biyometrik sistemleri kullanan işyerleri açısından dikkat çekici sonuçlar içeriyor.</p><p></p><p>Avukat Özge Özmen Korkut, bu önemli gelişme hakkında şu bilgileri verdi:</p><p></p><p>PARMAK İZİ, YÜZ GEOMETRİSİ, RETİNA VE İRİS</p><p></p><p>“Biyometrik veriler, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında özel nitelikli kişisel veri olarak kabul edilmektedir. Parmak izi, yüz geometrisi, retina ve iris verileri gibi bilgiler kişinin kimliğini benzersiz şekilde belirleyebilmekte ve ele geçirilmeleri halinde değiştirilmeleri mümkün olmamaktadır. Bu nedenle söz konusu verilerin işlenmesi çok daha sıkı hukuki şartlara tabidir.</p><p></p><p>Kurul kararında özellikle işçi-işveren ilişkisindeki güç dengesizliğine dikkat çekmiştir. Uygulamada birçok işveren, çalışanlardan alınan açık rızaya dayanarak biyometrik sistemler kullanmaktadır. Ancak Kurul, çalışanın işverene karşı bağımlı konumu nedeniyle verilen rızanın her zaman özgür iradeye dayanıp dayanmadığının tartışmalı olduğunu vurgulamıştır.</p><p></p><p>Kararda ayrıca mesai takibinin mutlaka biyometrik sistemlerle yapılmasını zorunlu kılan açık bir kanuni düzenleme bulunmadığı belirtilmiştir. İşverenlerin çalışma sürelerini kayıt altına alma yükümlülüğü bulunmakla birlikte, bu yükümlülüğün yerine getirilmesi için daha az müdahaleci yöntemlerin mevcut olduğu ifade edilmiştir.</p><p></p><p>ÇALIŞANIN AÇIK RIZASI BULUNSA DAHİ&hellip;</p><p></p><p>Kurul, şifreli kart sistemleri, PIN kodları, RFID/NFC kartları, imza föyleri veya denetçi gözetiminde giriş-çıkış kayıtlarının tutulması gibi alternatif yöntemlerin kullanılabileceğine dikkat çekmiştir. Bu nedenle yalnızca mesai takibi amacıyla biyometrik veri işlenmesinin "ölçülülük" ve "veri minimizasyonu" ilkeleri bakımından sorunlu olduğu değerlendirilmiştir.</p><p></p><p>Kararın en önemli sonucu ise çalışanın açık rızası bulunsa dahi bunun tek başına yeterli görülmemesidir. Kurul, mesai takibinin biyometrik veri işlenmesini zorunlu kılmadığını, aynı sonuca ulaşabilecek daha hafif yöntemlerin mevcut olduğunu belirterek biyometrik sistemlerin kullanımına karşı oldukça sınırlayıcı bir yaklaşım ortaya koymuştur.</p><p></p><p>Bu ilke kararı sonrasında işverenlerin kullandıkları personel devam kontrol sistemlerini yeniden gözden geçirmeleri önem taşımaktadır. Özellikle parmak izi ve yüz tanıma sistemleri kullanan işyerlerinin KVKK uyum süreçlerini değerlendirmeleri, alternatif yöntemlere yönelmeleri ve veri işleme faaliyetlerini ölçülülük ilkesi çerçevesinde yeniden analiz etmeleri gerekecektir.</p><p></p><p>KVKK'nın bu kararı, çalışanların kişisel verilerinin korunmasına ilişkin yaklaşımın giderek daha hassas hale geldiğini göstermekte olup, önümüzdeki dönemde işyerlerinde kullanılan biyometrik sistemler bakımından önemli bir referans niteliği taşımaktadır.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">40. yılında sektörün dönüşüm gündemini İstanbul'a taşıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/40-yilinda-sektorun-donusum-gundemini-istanbula-tasiyor-5762/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/40-yilinda-sektorun-donusum-gundemini-istanbula-tasiyor-5762/</id>
<published><![CDATA[2026-06-02T10:17:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-02T10:17:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_271361-9CF253-0E3198-795884-9AAFBC-3365C0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Cam ve kimyasallar sektörlerinin küresel oyuncusu Şişecam, camın farklı endüstrilerde üstlendiği dönüştürücü rolü çok boyutlu bir perspektifle ele alarak akademi, tasarım ve sanayi dünyasını aynı platformda buluşturmaya devam ediyor. 40 yıllık köklü bir bilgi paylaşımı geleneği olan Şişecam Uluslararası Cam Konferansı, bu yıl da cam endüstrisinin geleceğine yön veren stratejik konuları gündemin merkezine taşıyacak.</p><p></p><p>Konferansın ana konuşmacısı, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) İcra Direktörü Dr. Fatih Birol olacak. Dr. Birol, küresel enerji dönüşümünün sanayi üzerindeki etkilerini değerlendirirken; cam sektörü özelinde sürdürülebilir üretim, enerji verimliliği ve düşük karbonlu dönüşümün yol haritasına dair kapsamlı bir çerçeve sunacak. Konferans kapsamında ayrıca Dr. Birol’un katılımıyla gerçekleştirilecek özel oturumda, enerji dönüşümünün sektöre etkileri daha kapsamlı biçimde tartışmaya açılacak.</p><p></p><p>Konferansın diğer ana konuşmacıları arasında yer alan AGC Architectural Glass Avrupa ve Amerika Başkanı ve Glass for Europe Belçika Yönetim Kurulu Başkanı Davide Cappellino sürdürülebilirlik ve enerji dönüşümü kapsamında Avrupa düz cam sektörü için zorluklar ve fırsatlara odaklanırken; +MURAT TABANLIOĞLU Studio’nun kurucusu mimar Murat Tabanlıoğlu ise camın mimarlık ve tasarım alanındaki kullanımını mekânsal deneyim ve tasarım yaklaşımı üzerinden ele alacak.</p><p></p><p>Programın merkezinde yer alan panel oturumları, sektörün dönüşümünü en somut başlıklarıyla ele alacak. İlk gün düzenlenecek “How the Glass Innovation and Technology Ecosystem Works” panelinde, inovasyonun temel araştırmadan endüstriyel ölçeğe taşınmasındaki zorluklar, cam inovasyonunun neden yavaş ölçeklendiği, dekarbonizasyon yarışı, kurumlar arası iş birliği ihtiyacı ve rekabet–tamamlayıcılık dengesi gibi kritik başlıklar tartışılacak.&nbsp;</p><p></p><p>İkinci gün gerçekleştirilecek “From Lab to Scalable Innovation” panelinde ise teknolojilerin ticarileşme süreci; ölçeklenme stratejileri, kurumsal–startup iş birlikleri, yatırımcı yaklaşımı, hızlandırma programları, yetenek ekosistemi ve girişimlerin karşılaştığı “valley of death” gibi başlıklar üzerinden ele alınacak.</p><p></p><p>İki gün boyunca gerçekleştirilecek paralel oturumlarda ise; enerji dönüşümü, dekarbonizasyon, dijitalleşme, yapay zekâ, ileri üretim teknolojileri ve tasarım başlıkları tartışılacak. Program dahilinde uluslararası konuşmacılar; akıllı cam teknolojileri, düşük karbonlu üretim yaklaşımları ve AI destekli üretim çözümleri gibi alanlardaki güncel gelişmeleri paylaşacak. Konferans, panel ve sunumların yanı sıra poster oturumları ile katılımcılar arasında doğrudan etkileşim ve iş birliği imkânı sunacak.</p><p></p><p>Şişecam Uluslararası Cam Konferansı; sürdürülebilirlik, dijitalleşme, yeni üretim teknolojileri ve tasarım trendlerini aynı çatı altında buluşturarak cam endüstrisinin dönüşümüne yön veren stratejik bir bilgi paylaşım platformu olma özelliğini sürdürüyor. Camın geleceğine yön veren küresel bir buluşma noktası olarak konumlanan konferans, Şişecam’ın uluslararası cam ekosistemini geliştirme vizyonu doğrultusunda sektör profesyonelleri için güçlü bir etkileşim ve düşünce alışverişi alanı sunuyor.</p><p>&nbsp;</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Girişimcilik ekosisteminde 10 milyar dolarlık buluşma</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/girisimcilik-ekosisteminde-10-milyar-dolarlik-bulusma-7811/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/girisimcilik-ekosisteminde-10-milyar-dolarlik-bulusma-7811/</id>
<published><![CDATA[2026-06-01T09:49:05+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-01T09:49:05+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9FA62A-628C2C-D9FF29-2BCBA2-77E999-81F83A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafından kurulan Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi, Türkiye’deki girişimcilik ekosistemini bir araya getiren önemli bir etkinliğe imza attı. İTO-BTM Ekosistem Buluşması, Türkiye girişimcilik ekosisteminin önde gelen yatırımcılarını, fon yöneticilerini, kamu temsilcilerini ve kurumsal dünyayı aynı platformda buluşturdu.</p><p>Etkinliğe; KOSGEB, İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) ve TOBB İstanbul Genç Girişimciler Kurulu gibi kamu kurumları ve paydaş temsilcilerinin yanı sıra, kümülatif portföy ve fon büyüklükleri 10 milyar dolar seviyesini aşan yatırım kuruluşları ve girişim sermayesi fonları başta olmak üzere 10’a yakın sektörü temsilen 45’ten fazla kişi katıldı. e2vc, Boğaziçi Ventures, Simya VC, Laton Ventures, Al Baraka Portföy, H2O Investment, İSO GSYF ve Insha Ventures gibi yatırım ekosisteminin önemli aktörleri ile Eczacıbaşı Holding ve Plug and Play Tech Center gibi kurumsal yapılar ve inovasyon merkezlerinin yöneticileri de buluşmada yer alan isimler oldu.</p><p></p><p>Ekosistemin geleceği konuşuldu</p><p>İTO’nun Eminönü’ndeki merkez binasında gerçekleştirilen etkinlikte, Türkiye girişimcilik ekosisteminin geleceği, yatırım iklimi, yapay zekâ dönüşümü ve küresel rekabet gücü çok boyutlu şekilde ele alındı. Türkiye’de girişimcilik ekosisteminin gelişimine uzun yıllardır öncülük eden BTM’nin ev sahipliğinde gerçekleşen buluşma, yalnızca mevcut tabloyu değerlendiren bir networking etkinliği olmanın ötesine geçerek, ekosistemin geleceğine ilişkin stratejik bir fikir platformuna dönüştü. Etkinlikte; yatırımcılar, kamu kurumları, kurumsal yapılar ve girişimcilik dünyasının temsilcileri arasında güçlü bir etkileşim ve iş birliği zemini oluşturuldu.</p><p>Etkinlikte konuşan İTO Yönetim Kurulu Üyesi ve BTM Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Doğan Salman, girişimcilik ekosisteminin artık yalnızca teknoloji üretimi açısından değil; ekonomik dönüşüm, küresel rekabet ve sürdürülebilir kalkınma açısından da stratejik önem taşıdığını belirterek, “Türkiye’nin genç insan kaynağı, üretim kültürü ve girişimcilik dinamizmi önemli bir potansiyel barındırıyor. Bu potansiyelin güçlü bir yatırım ekosistemi, doğru iş birlikleri ve uluslararası bağlantılarla desteklenmesi gerekiyor. BTM olarak girişimcilik ekosisteminin tüm paydaşlarını bir araya getiren, ortak aklı güçlendiren platformlar oluşturmaya devam edeceğiz” dedi.</p><p>Buluşmanın açılış konuşmasını yapan BTM Genel Müdürü Dr. Önder Kul ise “Girişimcilik Ekosistemine Genel Bakış” başlıklı sunumunda Türkiye’nin girişimcilik alanındaki mevcut konumuna, küresel dönüşüm dinamiklerine ve yeni dönemin fırsat alanlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kul, özellikle yapay zekâ çağında veri altyapısı, stratejik teknoloji geliştirme kapasitesi, ileri aşama yatırım mekanizmaları ve küresel ölçeklenmenin girişimcilik ekosisteminin geleceğini belirleyecek temel unsurlar arasında yer aldığını ifade etti.</p><p></p><p>Kritik konular masaya yatırıldı</p><p>Etkinlik boyunca gerçekleştirilen interaktif oturumlarda ise girişimcilik ekosisteminin geleceğine yön verecek kritik sorular masaya yatırıldı. Yapay zekâ çağında gerçek gücün uygulama katmanında mı yoksa veri, altyapı ve stratejik teknoloji kapasitesinde mi oluşacağı; Türkiye’nin global sermaye ve teknoloji ağları açısından daha güçlü bir merkez haline gelebilmesi için hangi adımların atılması gerektiği; ekosistemin temel eşiğinin yatırım eksikliği mi yoksa ölçeklenme, takip yatırımı ve başarılı exit üretimi mi olduğu gibi başlıklar, katılımcıların görüş ve değerlendirmeleriyle kapsamlı şekilde ele alındı.</p><p>Katılımcıların yapay zekânın artık yalnızca teknoloji sektörünün değil; ticaret, üretim, finans, oyun ve kurumsal dönüşüm süreçlerinin merkezinde yer alan stratejik bir güç alanına dönüştüğü konusunda görüş birliğine vardığı toplantıda Türkiye’nin güçlü olduğu sektörlerde yapay zekâ entegrasyonunun hızlandırılmasının küresel rekabet açısından kritik önemde olduğu ifade edildi. Toplantıda ortaya çıkan fikirler daha sonra rapor haline getirildi.&nbsp;</p><p>Sonuç raporuna göre, Türkiye’nin özellikle oyun, fintech ve yapay zekâ alanlarında önemli bir potansiyele sahip olduğu, ancak seri A sonrası yatırım mekanizmaları, global yatırımcı erişimi, uluslararası ölçeklenme ve veri yönetimi kapasitesi gibi alanlarda yapısal gelişim ihtiyacının sürdüğü vurgulandı. İstanbul’un MENA, Avrupa ve Kuzey Amerika ekseninde bölgesel bir girişimcilik merkezi olma potansiyeline sahip olduğu ifade edilirken; kurumsal şirketlerle startup’lar arasındaki açık inovasyon modellerinin yaygınlaştırılması, başarı hikâyelerinin uluslararası ölçekte daha görünür hale getirilmesi ve güçlü olan kamu desteklerinin daha etkin mekanizmalarla güçlendirilmesi gerektiği değerlendirildi.</p><p>BTM’nin girişimcilik ekosisteminin farklı bileşenlerini aynı masa etrafında buluşturan bu organizasyonu, Türkiye’de girişimcilik kültürünün güçlendirilmesi, yatırım ortamının derinleşmesi ve kurumsal dünya ile girişimler arasındaki etkileşimin artırılması açısından ekosistemin geleceğine yön veren önemli buluşmalar arasında gösteriliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türk halıcılar yılın ilk 4 ayında 872 milyon dolarlık halı sattı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-halicilar-yilin-ilk-4-ayinda-872-milyon-dolarlik-hali-satti-144/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-halicilar-yilin-ilk-4-ayinda-872-milyon-dolarlik-hali-satti-144/</id>
<published><![CDATA[2026-05-31T14:43:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-31T14:43:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9A9E0E-9D7FAF-BAC1B4-22A0CD-608112-938A26.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yılın ilk 4 ayında ihraç edilen 172 milyon 946 bin metrekare halıdan 871 milyon 732 bin dolar gelir sağlandı.</p><p></p><p>Geçen yılın aynı dönemine göre, değerde yüzde 2,1, miktarda ise yüzde 2'lik gerileme yaşandı.</p><p></p><p>En fazla ihracat 250 milyon 298 bin dolarla ABD'ye, 120 milyon 951 bin dolarla Suudi Arabistan'a ve 68 milyon 400 bin dolarla İngiltere'ye gerçekleştirildi.</p><p></p><p>- Yıl sonu hedefi 3,5 milyar dolar</p><p></p><p>TİM Halı Sektör Kurulu Başkanı İskender Kaplan, AA muhabirine, Türkiye'nin en güçlü olduğu sektörler arasında halının yer aldığını ifade ederek, "Her geçen gün yeni moda, yeni tasarım, AR-GE ve inovasyonla çok güçlü çalışarak, satışlarımız ivme kazanarak gidiyor. Global dünyadaki savaşlardan dolayı etkilenme elbette oluyor. Özellikle Orta Doğu çok büyük pazarımız olduğu için İran savaşı ile ilgili tedarik konusunda ve lojistik konusunda bazı sıkıntılar yaşanıyor. Bunun da zaman içerisinde giderileceğini düşünüyorum." dedi.</p><p></p><p>Bu yıl ihracat hedeflerini büyüttüklerine değinen Kaplan, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"Geçen yıl 2,8 milyar dolarla kapatmıştık bu yıl hedefimiz 3,5 milyar dolar civarında olacak. Bu hedef doğrultusunda da gerekli çalışmaları yapıyoruz. Bu konuda arkadaşlarımız da çalışıyor ve bütün ihracatçılarımız emek veriyor. Savaş durur, süreçler biraz daha doğru ilerlerse bu hedefe yetişeceğimize inanıyorum. Suudi Arabistan, Dubai, Katar, Bahreyn ve Irak, bu bölgelerin hepsi etkileniyor. Elbette ki çalışmalar sürdürülüyor ama halı pazarının merkezi olduğu için telafi edilme durumu olmuyor. Şu an en büyük pazarımız orası."</p><p></p><p>- "Bütün halı alıcıları Gaziantep'e geliyor"</p><p></p><p>Sektörle ilgili projelerinin olduğunu ve bunları da hayata geçireceklerine değinen Kaplan, "Halı tasarım müzesi projesini hayata geçirmek istiyoruz. Dünyada hiçbir sektör yok ki bir şehirden yönetilsin. Bütün halı alıcıları Gaziantep'e geliyor. Bu şehrimizin çok büyük bir gücü, bizim kendi yerli ve milli programımızı yapmamız gerekiyor hem üretim hem tasarım anlamında. Bunu da yapay zeka ile birleştirerek yerli ve milli program yapmamız lazım. Bizim kullandığımız bütün programlar ithal, bu makine üreticileri bir şekilde bütün sistemi kendilerine adapte etmek istiyorlar." diye konuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İTO-BTM Ekosistem Buluşması"na sektör paydaşları katıldı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ito-btm-ekosistem-bulusmasina-sektor-paydaslari-katildi-8786/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ito-btm-ekosistem-bulusmasina-sektor-paydaslari-katildi-8786/</id>
<published><![CDATA[2026-05-31T11:30:44+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-31T11:30:44+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F23F1F-0DD8F3-D476E7-B5D3C6-F6399E-EE6B31.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>BTM'den yapılan açıklamaya göre, İstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafından kurulan Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi Türkiye'deki girişimcilik ekosistemini buluşturan önemli bir etkinliğe imza attı.</p><p></p><p>"İTO-BTM Ekosistem Buluşması", Türkiye girişimcilik ekosisteminin önde gelen yatırımcılarını, fon yöneticilerini, kamu temsilcilerini ve kurumsal dünyayı aynı platformda bir araya getirdi.</p><p></p><p>İTO'nun Eminönü'ndeki merkez binasında gerçekleştirilen etkinliğe, KOSGEB, İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) ve TOBB İstanbul Genç Girişimciler Kurulu gibi kamu kurumları ve paydaş temsilcilerinin yanı sıra kümülatif portföy ve fon büyüklükleri 10 milyar dolar seviyesini aşan yatırım kuruluşları ve girişim sermayesi fonları başta olmak üzere 10'a yakın sektörü temsilen 45'ten fazla kişi katıldı.</p><p></p><p>e2vc, Boğaziçi Ventures, Simya VC, Laton Ventures, Al Baraka Portföy, H2O Investment, İSO GSYF ve Insha Ventures gibi yatırım ekosisteminin önemli aktörleri ile Eczacıbaşı Holding ve Plug and Play Tech Center gibi kurumsal yapılar ve inovasyon merkezlerinin yöneticileri de buluşmada yer alan isimler oldu.</p><p></p><p>Etkinlikte, Türkiye girişimcilik ekosisteminin geleceği, yatırım iklimi, yapay zeka dönüşümü ve küresel rekabet gücü çok boyutlu şekilde ele alındı.</p><p></p><p>Türkiye'de girişimcilik ekosisteminin gelişimine uzun yıllardır öncülük eden BTM'nin ev sahipliğinde gerçekleşen buluşma, yalnızca mevcut tabloyu değerlendiren bir networking etkinliği olmanın ötesine geçerek, ekosistemin geleceğine ilişkin stratejik bir fikir platformuna dönüştü.</p><p></p><p>Etkinlikte, yatırımcılar, kamu kurumları, kurumsal yapılar ve girişimcilik dünyasının temsilcileri arasında güçlü bir etkileşim ve işbirliği zemini oluşturuldu. Etkinlik boyunca gerçekleştirilen interaktif oturumlarda ise girişimcilik ekosisteminin geleceğine yön verecek kritik sorular masaya yatırıldı.</p><p></p><p>"Yapay zeka çağında gerçek gücün uygulama katmanında mı yoksa veri, altyapı ve stratejik teknoloji kapasitesinde mi oluşacağı, Türkiye'nin global sermaye ve teknoloji ağları açısından daha güçlü bir merkez haline gelebilmesi için hangi adımların atılması gerektiği, ekosistemin temel eşiğinin yatırım eksikliği mi yoksa ölçeklenme, takip yatırımı ve başarılı exit üretimi mi olduğu" gibi başlıklar, katılımcıların görüş ve değerlendirmeleriyle kapsamlı şekilde ele alındı.</p><p></p><p>Katılımcıların yapay zekanın artık yalnızca teknoloji sektörünün değil, ticaret, üretim, finans, oyun ve kurumsal dönüşüm süreçlerinin merkezinde yer alan stratejik bir güç alanına dönüştüğü konusunda görüş birliğine vardığı toplantıda, Türkiye'nin güçlü olduğu sektörlerde yapay zeka entegrasyonunun hızlandırılmasının küresel rekabet açısından kritik önemde olduğu ifade edildi. Toplantıda ortaya çıkan fikirler daha sonra rapor haline getirildi.</p><p></p><p>Sonuç raporuna göre, Türkiye'nin özellikle oyun, FinTek ve yapay zeka alanlarında önemli bir potansiyele sahip olduğu, ancak seri A sonrası yatırım mekanizmaları, global yatırımcı erişimi, uluslararası ölçeklenme ve veri yönetimi kapasitesi gibi alanlarda yapısal gelişim ihtiyacının sürdüğü vurgulandı.</p><p></p><p>İstanbul'un MENA, Avrupa ve Kuzey Amerika ekseninde bölgesel bir girişimcilik merkezi olma potansiyeline sahip olduğu, kurumsal şirketlerle startuplar arasındaki açık inovasyon modellerinin yaygınlaştırılması, başarı hikayelerinin uluslararası ölçekte daha görünür hale getirilmesi ve güçlü olan kamu desteklerinin daha etkin mekanizmalarla güçlendirilmesi gerektiği değerlendirildi.</p><p></p><p>BTM'nin girişimcilik ekosisteminin farklı bileşenlerini aynı masa etrafında buluşturan bu organizasyon, Türkiye'de girişimcilik kültürünün güçlendirilmesi, yatırım ortamının derinleşmesi ve kurumsal dünya ile girişimler arasındaki etkileşimin artırılması açısından ekosistemin geleceğine yön veren önemli buluşmalar arasında gösteriliyor.</p><p></p><p>Açıklamada etkinlikteki konuşmasına yer verilen İTO Yönetim Kurulu Üyesi ve BTM Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Doğan Salman, girişimcilik ekosisteminin artık yalnızca teknoloji üretimi açısından değil, ekonomik dönüşüm, küresel rekabet ve sürdürülebilir kalkınma açısından da stratejik önem taşıdığını belirtti.</p><p></p><p>Salman, Türkiye'nin genç insan kaynağı, üretim kültürü ve girişimcilik dinamizminin önemli bir potansiyel barındırdığını aktararak, "Bu potansiyelin güçlü bir yatırım ekosistemi, doğru işbirlikleri ve uluslararası bağlantılarla desteklenmesi gerekiyor. BTM olarak girişimcilik ekosisteminin tüm paydaşlarını bir araya getiren, ortak aklı güçlendiren platformlar oluşturmaya devam edeceğiz." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>BTM Genel Müdürü Önder Kul ise "Girişimcilik Ekosistemine Genel Bakış" başlıklı sunumunda Türkiye'nin girişimcilik alanındaki mevcut konumuna, küresel dönüşüm dinamiklerine ve yeni dönemin fırsat alanlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p></p><p>Kul, özellikle yapay zeka çağında veri altyapısı, stratejik teknoloji geliştirme kapasitesi, ileri aşama yatırım mekanizmaları ve küresel ölçeklenmenin girişimcilik ekosisteminin geleceğini belirleyecek temel unsurlar arasında yer aldığını ifade etti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye'de kişi başına yıllık 1301 metreküp su düşüyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyede-kisi-basina-yillik-1301-metrekup-su-dusuyor-1566/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyede-kisi-basina-yillik-1301-metrekup-su-dusuyor-1566/</id>
<published><![CDATA[2026-05-31T11:03:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-31T11:03:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7F600B-E80767-92FD74-CFE56D-DD28BF-E6C470.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye'nin 78 milyon hektarlık toplam yüz ölçümünün yaklaşık 24 milyon hektarı ekilebilir tarım arazisinden oluşuyor. 2028 yılı sonuna kadar 7,85 milyon hektar alanın sulanabilir hale getirilmesi hedefleniyor.</p><p></p><p>Yarı kurak iklim özelliklerine sahip Türkiye'nin yağış rejimi, iklim ve mevsimsel özelliklerine bağlı olarak bölgesel farklılıklar gösteriyor. Bununla birlikte yıllık yağış miktarı 450 milyar metreküp olarak hesaplandı.</p><p></p><p>Rasat faaliyetleri kapsamında anlık olarak hidrometrik, hidrometeorolojik, sediment, kar ve su kalite gözlemleri yapılırken HES'lerden bırakılan doğal hayat suyu seviyeleri de izleniyor. Türkiye genelinde depolama hacmi mevcut durumda 183,82 milyar metreküp olduğu kayıtlara geçerken sulanan alanın brüt 7,28 milyon hektar olduğu tespit edildi.</p><p></p><p>- Su zengini ülkelerde yıllık kişi başına 1700 metreküpten fazla su düşüyor</p><p></p><p>Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye'nin nüfusu 31 Aralık 2025 itibarıyla 86 milyon 92 bin 168 kişi olarak belirlendi. Bir ülkenin su yönünden zengin olarak değerlendirilebilmesi için kişi başına su potansiyelinin yıllık 1700 metreküpten fazla olması gerekiyor. Türkiye'nin teknik ve ekonomik olarak kullanılabilir 112 milyar metreküp su potansiyeli dikkate alındığında kişi başına düşen su miktarı yıllık 1301 metreküp düzeyinde bulunuyor.</p><p></p><p>Su potansiyeli bakımından zengin bir ülke olmayan Türkiye'nin, nüfus artışı ve iklim değişikliği etkileri dikkate alındığında gelecek yıllarda su kısıtı bulunan ülkeler arasında yer alacağı tahmin ediliyor. Bu nedenle suyun tasarruflu ve optimum şekilde kullanılması önem taşıyor. Depolamalı tesisler yapılarak su kaynakları potansiyelinin değerlendirilmesi ve çok maksatlı kullanılmasına yönelik çalışmaların yürütülmesi gerekiyor.</p><p></p><p>- 25 hidrolojik havzada master planları güncellenecek</p><p></p><p>Ayrıca, işletmede olan sulamalarda kayıpların önüne geçilerek suyun daha etkin ve verimli kullanılabilmesi, toprağın kalitesini etkileyen drenaj sorunlarının giderilebilmesi için yenileme projelerinin ön plana çıkarılması ve klasik açık sistem sulama şebekeleri yerine modern kapalı basınçlı borulu sulama sistemlerinin kullanımının yaygınlaştırılması hedefleniyor.</p><p></p><p>Son yıllarda küresel iklim değişikliğinin etkisiyle yağış miktarı ve rejiminde büyük değişimler görülüyor. Bu durum geliştirilen projelerde kaynak-ihtiyaç dengesini olumsuz yönde etkiliyor. İklim değişikliği etkilerinin dikkate alınarak mevcut projelerden maksimum fayda elde edilebilmesi ve optimum proje formülasyonlarının geliştirilebilmesi amacıyla 25 hidrolojik havzada master planlarının güncellenmesi için hazırlık yapılıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Denizli'de otobüs kazası, biri bebek 8 ölü, 33 yaralı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/denizlide-otobus-kazasi-biri-bebek-8-olu-33-yarali-5331/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/denizlide-otobus-kazasi-biri-bebek-8-olu-33-yarali-5331/</id>
<published><![CDATA[2026-05-31T09:59:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-31T09:59:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2FFF11-5B987B-BE78FB-B03664-F11DDA-0CD445.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Denizli'de trafik kazası faciaya dönüştü, 8 kişi hayatını kaybetti.</p><p></p><p>Mustafa Fevzi Merdun (50) idaresindeki Pamukkale Turizm firmasına ait 45 BAH 834 plakalı yolcu otobüsü, Denizli-Aydın Otoyolu'nun Tırkaz Mahallesi yakınlarında bariyerlere çarptı.</p><p></p><p><b>Otobüs yandı</b></p><p></p><p>Çarpmanın etkisiyle otobüste yangın çıktı.</p><p></p><p>İhbar üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, AFAD, UMKE, polis, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.</p><p></p><p><b>Hayatını kaybedenler arasında 9 aylık bebek var</b></p><p></p><p>İtfaiye ekiplerinin söndürdüğü yangında sürücü Merdun ve yolculardan Merve Erik, Fatma Kartal, Gülitay Boğa, Zehra Eyiol, Hayriye Arıkan, Civan Şen ve 9 aylık oğlu Eyip Miraç Şen hayatını kaybetti, 33 kişi yaralandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İHA'ların izinsiz uçuşuna karşı özel takip sistemi geliyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ihalarin-izinsiz-ucusuna-karsi-ozel-takip-sistemi-geliyor-6697/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ihalarin-izinsiz-ucusuna-karsi-ozel-takip-sistemi-geliyor-6697/</id>
<published><![CDATA[2026-05-31T06:25:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-31T06:25:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D10150-62E0F6-674451-1452EC-9D8AD1-B0DDFD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM), son dönemde sayıları ve kullanımları artan İHA'lara ilişkin "İnsansız Hava Aracı Sistemleri Talimatı" taslağı hazırladı.</p><p></p><p>Genel görüşe sunulan taslak, İHA'ların tasarımı, üretimi, piyasaya arzı ve Türk hava sahasında işletilmesine ilişkin emniyet, güvenlik ile teknik usul ve esasları yeniden düzenliyor.</p><p></p><p>Buna göre, İHA operasyonları riske göre açık, özel ve sertifikalı olmak üzere üç kategoriye ayrılıyor.</p><p></p><p>Sertifikalı kategoride bulunanlar, kalabalık insan grupları üzerinden uçuş yapabilecek, insan ve tehlikeli madde taşınmasında kullanılabilecek.</p><p></p><p>Yabancı tescilli İHA'lar için 20 gün önceden uçuş izni alınması gerekecek.</p><p></p><p>Tarım ve Orman Bakanlığınca ruhsatlandırılmış İHA sistemleri ile izin verilen bitki koruma ürünlerinin uygulanması, tehlikeli madde taşımacılığı kapsamında değerlendirilmeyecek.</p><p></p><p>Sertifikalı kategorideki İHA'lar için SHGM tarafından uçuşa elverişlilik sertifikası düzenlenecek.</p><p></p><p>- İHA Takip ve Trafik Yönetim Sistemi ile kontrol artacak</p><p></p><p>Türkiye'de İHA sistemlerine ilişkin tescil, kayıt, denetim ve yetkilendirme süreçlerini yürütmeye yetkili otorite olan SHGM, İHATTYS'ni kuracak ve işletecek.</p><p></p><p>İHA trafiğini izleyip yönetmek amacıyla kurulacak sistemle anlık konum takibi ve uçuş emniyeti tespitleri merkezi olarak yapılabilecek.</p><p></p><p>Genel Müdürlük, kayıtlı İHA'ların anlık konum ve uçuş durum bilgisini izleme, coğrafi bölge verilerini işleticilere makine tarafından okunabilir dijital formatta yayımlama ve gerçek zamanlı güncelleme, uçuş izni başvurularını, onaylarını ve iptallerini çevrim içi ve belgelenebilir biçimde kayıt altına alma, aynı hava sahasını aynı anda talep eden birden fazla İHA arasında çatışma tespiti yaparak işleticileri uyaracak biçimde sistemi tasarlama ve işletme çalışmalarını yönetecek.</p><p></p><p>Tarım ve Orman Bakanlığınca ruhsatlandırılmış İHA sistemleri ile serbest bölgelerde (yeşil bölge) ve meskun mahal dışında gerçekleştirilecek tarımsal operasyonlarda, İHATTYS üzerinden yapılacak bildirim yeterli olacak, ayrıca operasyonel yetkilendirme aranmayacak.</p><p></p><p>- Talimata aykırı hareket edenlere idari para cezası</p><p></p><p>Talimatta belirtilen usul ve esaslara aykırı hareket edenler hakkında 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu'nun ilgili ceza hükümleri ile SHGM Tarafından Verilecek İdari Para Cezaları Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanacak.</p><p></p><p>Genel Müdürlük, emniyet denetimleri sonucu talimat gerekliliklerini karşılamadığı tespit edilen işleticilerin operasyonel yetkilendirmelerini, Hafif İHA İşleticisi Sertifikası ve pilotların yetkinlik belgelerini sınırlandırarak askıya alabilecek veya iptal edebilecek.</p><p></p><p>Kurumdan gerekli izinler alınmadan veya belirlenen sahalar dışına çıkılarak gerçekleştirilen uçuşlarda, ilgili şahıs ve işletmeler hakkında idari yaptırım işlemleri başlatılacak ve suç teşkil eden fiiller bakımından Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacak.</p><p></p><p>- Terör ve mahremiyet hassasiyeti</p><p></p><p>İşletici ve pilot, İHA'nın terör ve yasa dışı kullanımına karşı tedbir almakla yükümlü olacak, mahremiyet ihlalinde Türk Ceza Kanunu hükümleri uygulanacak.</p><p></p><p>Açık ve özel kategorilerde İHA kullanacak uzaktan pilotlar için yaş sınırı 16 olacak. Ancak "C0 sınıfı" İHA'nın işletilmesinde, azami kalkış ağırlığı 500 gramın altındaki İHA'ların kullanılmasında, 16 yaşından büyük yetkin pilotun doğrudan denetimi altında yapılan uçuşlarda asgari yaş sınırı aranmayacak.</p><p></p><p>- Yabancı tescilli İHA operasyonları</p><p></p><p>Başka bir ülkede tescilli İHA işleticisi, Türk hava sahasında operasyon yapmak istediğinde tescil edildiği ülkenin otoritesinden aldığı geçerli operasyonel yetkilendirmeyi ve Genel Müdürlükçe talep edilen risk analizlerini sunacak.</p><p></p><p>Genel Müdürlük veya onun yetkilendirdiği kurum ve kuruluşlar, sunulan yetkilendirmenin planlanan operasyon yeri ve şartları için uygunluğunu teyit ederek, yerel saha kısıtlamaları hakkında işleticiyi bilgilendirecek.</p><p></p><p>Yabancı tescilli İHA'ların Türk hava sahasında gerçekleştireceği her türlü operasyon, en az 20 gün önce Genel Müdürlüğe başvuru yapılması ve izin alınması şartına bağlanacak. Acil durum, kamu güvenliği, basın-yayın faaliyetleri ve afet müdahalesi gibi öngörülemeyen hallerde Genel Müdürlük, başvuru süresini kısaltabilecek veya bu şartı aramaksızın geçici uçuş izni düzenleyebilecek.</p><p></p><p>Yabancı pilotların lisanslarının tanınması, karşılıklılık (mütekabiliyet) ilkesi ve uluslararası antlaşmalar çerçevesinde Genel Müdürlükçe değerlendirilecek.</p><p></p><p>- Kayıt zorunluluğu</p><p></p><p>Özel veya sertifikalı kategoride operasyon yapanlar ile açık kategoride azami kalkış ağırlığı 500 gram ve üstü olan veya üzerinde kamera, mikrofon gibi kişisel verileri kaydetmeye yarayan sensör bulunan İHA'ları işletenler, Genel Müdürlüğün sistemine kayıt yaptıracaklar.</p><p></p><p>Sertifikalı kategorideki İHA'lar ile azami kalkış ağırlığı 150 kilogram ve üzerinde olanlar, Genel Müdürlük Hava Aracı Sicili'ne tescil edilecek ve buna ilişkin işaret alacak.</p><p></p><p>Kayıt ve tescil başvuruları, diğer ilgili kurumların sonuçlandırmasını müteakip Genel Müdürlükçe en geç 15 iş günü içinde tamamlanacak.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">CHP'de iki bayramlaşma: Özel ve Kılıçdaroğlu neler söyledi?</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/chpde-iki-bayramlasma-ozel-ve-kilicdaroglu-neler-soyledi-5975/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/chpde-iki-bayramlasma-ozel-ve-kilicdaroglu-neler-soyledi-5975/</id>
<published><![CDATA[2026-05-30T15:17:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-30T15:17:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_814FBE-2D4A7D-A96C6E-674FE0-9BAAEB-DC0116.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Mahkemenin mutlak butlan kararıyla genel başkanlık görevinden alınan Özgür Özel, CHP Ankara İl Başkanlığı binasında saat 14:00'ten itibaren partililerle bir araya geldi.</p><p></p><p>Güvenpark'ta toplanan çok sayıda kişi Özgür Özel'e destek ve Kemal Kılıçdaroğlu'na tepki sloganları attı. BBC Türkçe'den Pınar Erdoğan, kalabalığın arttığını, binlerce kişinin Ankara İl Başkanlığı önünde toplandığını aktardı.</p><p></p><p>Alana Özgür Özel ile birlikte gelen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, "İnsanların umudunu tüketen bir konumda bulunmaktansa, siyaseti bırakırım. CHP''yi zayıflatmaya yönelik her girişim, yalnızca partiyi hedef almamaktadır. Türkiye'nin birikimini ve Cumhuriyet'in değerlerini hedef almaktadır" dedi.</p><p></p><p>Reklam</p><p></p><p>Ardından konuşmasını yapmaya başlayan Özgür Özel, "Bu mesele CHP'nin iç meselesi değildir, doğru anlayalım. Bu mesele Tayyip Erdoğan'la milletin meselesidir" dedi.</p><p></p><p>"Diplomasız Erdoğan, mazbatasız Genel Başkan istemektedir" diyen Özel, "Buna izin vermeyeceğiz" sözleriyle devam etti ve "Derhal bir kurultay yapın, partiyi seçilmiş bir genel başkana kavuşturun" ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Özel, buluşmaya katılan binlerce kişiyi Anıtkabir'e doğru yürümeye devam etti.</p><p></p><p>Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ise ilk kez CHP Genel Merkezi'ne gitti ve burada buluşanlarla bir araya geldi.</p><p></p><p>Kılıçdaroğlu da saat 14:00'te konuşma yapmaya başladı.</p><p></p><p>"Bizim hesaplaşmamız kişisel değil, ahlakidir" diyen Kılıçdaroğlu, "Önce hesaplaşacağız, sonra kurultay sandığını tertemiz önünüze getireceğim" diye konuştu.</p><p></p><p>Kılıçdaroğlu şunları söyledi: ""Biz bu partiyi mahkeme salonlarında itibarımız çiğnensin diye mi büyüttük? Atalarımızın emaneti partimizi kimler pavyon masalarına meze etmeye çalıştı? Benim ne yapacağım bellidir. Ben hesap soracağım."</p><p></p><p>"Benim bu millete özür borcum var" diyen Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:</p><p></p><p>"Ruhunu satmış FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için özür diliyorum. Dış odaklardan medet uman gafilleri koynumda beslediğim için özür diliyorum. Pavyon masasında pazarlık yapanların, partiyi mahkeme kapılarına düşürenlerin maskesini zamanında indiremediğim için özür diliyorum."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sağlıklı kent, güçlü sosyal bağlarla mümkün</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/saglikli-kent-guclu-sosyal-baglarla-mumkun-2435/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/saglikli-kent-guclu-sosyal-baglarla-mumkun-2435/</id>
<published><![CDATA[2026-05-30T10:27:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-30T10:27:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D323EE-93A521-9993BD-DA6F88-28FDF1-FF42DF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sunumunda mekân ve yer kavramları arasındaki farklara değinen Doç. Dr. Tutar, mekânın daha çok fiziksel ve matematiksel bir alanı ifade ettiğini, “yer” kavramının ise ancak insan etkileşimi, kültür, bellek ve iletişim süreçleriyle anlam kazandığını vurguladı. Doç. Dr. Tutar, bir mekânın “yer” haline gelmesinde toplumsal ilişkiler, tarihsel hafıza, ekonomik yapı ve politik işlevlerin belirleyici olduğuna dikkat çekti.</p><p>Şehir ve kent aynı anlama gelmiyor</p><p>Konuşmasında kent ve şehir kavramları arasındaki farklara dikkat çeken Doç. Dr. Tutar, şehrin tarihsel, kültürel ve geleneksel bir yapıyı temsil ettiğini; kentin ise Endüstri Devrimi sonrası ortaya çıkan, üretim ilişkileriyle şekillenen modern bir mekânsal yapı olduğunu belirtti. Doç. Dr. Tutar, “Kent, sanayileşme, otomasyon ve kitlesel göçle birlikte ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda şehir ve kent aynı anlama gelmez” dedi.</p><p>Bugünkü kentlerin henüz “tam anlamıyla oluşmuş” mekânlar olmadığını ifade eden Doç. Dr. Tutar, “Gerçek kentsel mekân, insanların yönetime katıldığı, söz sahibi olduğu bir yapıda mümkündür. Bugün ise kentler, hâlâ kapitalist sistem tarafından parçalanmış ve kontrol edilen alanlar olarak varlığını sürdürüyor.” ifadelerini kullandı.</p><p>Kent hakkı; kenti yönetme ve sahiplenme hakkıdır</p><p>“Kent hakkı” kavramına da işaret eden Doç. Dr. Tutar, “Bu kavram Henri Lefebvre tarafından geliştirildi. Kent hakkı yalnızca oy kullanmakla sınırlı değildir. Kent hakkı; kenti üretme, dönüştürme, yönetme ve sahiplenme hakkıdır. Birey bu sürece katılmazsa kent, bireyi şekillendirir, yabancılaştırır ve izole eder” dedi.</p><p>Kentsel alanların sürdürülebilirliği için katılım ve sahiplenmenin zorunlu olduğunu belirten Tutar, sivil toplumun ve yerel katılım mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p><p>Kentlileşme yalnızca kentte yaşamakla sınırlı bir olgu değil</p><p>Doç. Dr. Cem Tutar, kentlileşmenin yalnızca kentte yaşamakla sınırlı bir olgu olmadığını vurgulayarak, “Kentlileşme; modern dünyaya ait yaşam dizgesini, iletişim formlarını ve kültürel kodları benimsemek, özümsemek ve gündelik hayata katabilmek demektir.” dedi.</p><p>Yirminci yüzyılın başında modern kentlerin bireyler üzerinde güçlü sosyal ve psikolojik etkiler yarattığını belirten Doç. Dr. Tutar, literatürde bu durumu tanımlamak için “metropol tipi kişilik” kavramının kullanıldığını söyledi ve “Metropol tipi kişilik, kent içerisinde diğer insanlardan kendini yalıtan, yabancılaşma duygusu yaşayan bir birey tipini ifade eder. Bu durum, medya endüstrilerinin gelişmesi, iş bölümü, uzmanlaşma ve kentin anonim yapısıyla doğrudan ilişkilidir.” ifadelerini kullandı.</p><p>Kentin en ayırt edici özelliklerinden birinin anonimlik olduğunu belirten Doç. Dr. Tutar, “Kent, bireye tanınmama ve kaybolma hakkı verir. Bu özellik, modern kent yaşamında bireysel özgürlük kadar izolasyonu da beraberinde getirir. İlişkiler araçsallaşır, bireyler kent içinde birden fazla rol üstlenmek zorunda kalır.” diye konuştu.</p><p>1970’lerden itibaren kentler yeni birikim alanları haline geldi</p><p>Neoliberal döneme geçişle birlikte kentlerin yapısında köklü bir dönüşüm yaşandığını ifade eden Doç. Dr. Tutar, 1970’li yıllardan itibaren kentlerin sınıf mücadelesinin ve sermaye birikiminin merkezleri haline geldiğini söyledi. Bu süreci “mülksüzleştirme yoluyla birikim” kavramıyla açıklayan Doç. Dr. Tutar, kentsel dönüşüm projeleri, özelleştirme, borçlandırma, finansallaşma ve doğanın metalaştırılmasının bu yeni birikim rejiminin parçaları olduğunu vurguladı.</p><p>“Bugün konut, yalnızca barınma alanı değil; sermayenin el değiştirdiği bir yatırım aracına dönüşmüştür” diyen Doç. Dr. Tutar, Türkiye’de de konutun sermaye aktarımının temel unsurlarından biri haline geldiğini belirtti.</p><p>Kent, bir tüketim ve gösteri alanına dönüştü</p><p>1970’lerden sonra kent merkezlerinin işlev değiştirdiğini belirten Doç. Dr. Tutar, “Kentler artık üretim merkezleri olmaktan çıkıp tüketim ve gösteri alanlarına dönüşmüştür. İş alanları kentin çeperlerine kayarken, kent merkezleri AVM’ler, medya teknolojileri ve ekranlarla çevrili bir ‘gösteri mekânı’ haline gelmiştir” dedi.</p><p>Bu dönüşümün, modern kentten metropole, metropolden ise post-metropole geçişi beraberinde getirdiğini ifade eden Doç. Dr. Tutar, günümüz kentlerinin artık gelir, sınıf ve kimlik temelli ayrışmaların yoğunlaştığı kentsel kutuplaşma özelliklerini taşıdığını söyledi.</p><p>“İstanbul, 1980’lerden itibaren küresel sistemle eklemlendi”</p><p>Konuşmasında İstanbul’un tarihsel dönüşümüne de değinen Doç. Dr. Tutar, kentsel planlamanın Osmanlı’da 19. yüzyılın ikinci yarısında başladığını, Cumhuriyet döneminde ise ulus-devlet inşasının mekânsal stratejilerle sürdürüldüğünü belirtti. İstanbul’un asıl kırılma noktasının ise 1980’lerle birlikte küresel kent olarak kurgulanması olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Tutar, Boğaziçi, Beyoğlu ve Haliç bölgelerinin bu süreçte farklı işlevlerle küresel sisteme entegre edildiğini ifade etti.</p><p>“Mahalle, keyfi sınırlarla kurulamaz”</p><p>Konuşmasında mahalle kavramını da ele alan Doç. Dr. Cem Tutar, mahallenin Arapça kökenli “mahalla” kelimesinden geldiğini ve konaklama, yerleşme anlamı taşıdığını belirtti. Mahallenin keyfi sınırlarla oluşturulamayacağını vurgulayan Doç. Dr. Tutar, “Mahalle, ortak yaşam pratikleri, kültür ve gündelik etkileşimler üzerinden oluşur.” dedi.</p><p>Mahallenin en temel özelliğinin farklılıkları barındırması olduğunu ifade eden Doç. Dr. Tutar, “Mahalle, yabancıyla kurulan ilişki üzerinden var olur. Yabancıyı dışlayan mahalle, zamanla siyasal bir cemaat yapısına dönüşür ve mahalle olma özelliğini yitirir.” diye konuştu.</p><p>Göç olgusu üzerinden günümüz mahallelerine değinen Doç. Dr. Tutar, “Mahalle; karışma, yan yana gelme ve ortak bir kültür üretme alanıdır. Bu özelliklerini kaybeden mahalle, yalnızca fiziksel bir yerleşim alanına dönüşür.” değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Mahalle yalnızca fiziksel bir yerleşim alanı değil</p><p>Mahallenin yalnızca fiziksel bir yerleşim alanı olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Tutar, “Mahalle, kentin makro yapısı ile bireyin mikro dünyası arasında konumlanan bir ara yüzeydir. Toplumsal ilişkilerin, kimliğin ve gündelik hayatın kurulduğu temel alanlardan biridir.” dedi.</p><p>Mahallenin cemaat özellikleri taşıdığına dikkat çeken Doç. Dr. Tutar, karşılıklı tanışıklılık, gayri resmi ilişkiler ve gayri resmi sosyal denetim mekanizmalarının mahalle yaşamının temel unsurları olduğunu belirtti.</p><p>Mahallenin aynı zamanda bir kimlik ve aidiyet üretim alanı olduğunu kaydeden Doç. Dr. Tutar, “‘Hangi mahalledensin?’ sorusu, bireyin sosyal statüsüne ve kimliğine dair güçlü bir göndermedir. Mahalle, mekân üzerinden sınıfsal ve kültürel bir ayrım üretir.” dedi.</p><p>“Mahalle, eşitsizlik ve ayrışmanın da mekânıdır”</p><p>Mahallenin neoliberal politikalar altında sınıfsal ayrışmanın görünür hale geldiği bir alan olduğunu belirten Doç. Dr. Tutar, göç, yoksulluk ve gelir dağılımındaki eşitsizliklerin mahalleler üzerinden mekânsallaştığını ifade etti. Mahallenin aynı zamanda gündelik hayatın sahnesi olduğunu söyleyen Doç. Dr. Tutar, “Sokaklar, parklar, marketler ve sıradan görülen tüm pratikler mahallede kültürel ve iletişimsel bir forma dönüşür.” diye konuştu.</p><p>Mahallelerin sürekli bir dönüşüm içinde olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Tutar, apartmanlaşma, siteleşme ve kentsel dönüşüm süreçlerinin mahalle dokusunu köklü biçimde değiştirdiğini belirtti.</p><p>“Osmanlı’da kent, mahallelerin toplamıydı”</p><p>Osmanlı döneminde mahallenin kentin temel örgütlenme birimi olduğunu ifade eden Doç. Dr. Tutar, “Osmanlı’da kent, mahallelerin toplamı olarak düşünülürdü. Kentli olmak, bir mahalleye mensup olmakla doğrudan ilişkiliydi.” dedi. Mahallenin dini merkezler etrafında şekillendiğini belirten Doç. Dr. Tutar, yüz yüze ilişkilerin, güçlü komşuluk bağlarının ve cemaat tipi bir yapının Osmanlı mahallesinin temel özellikleri olduğunu söyledi.</p><p>Mahallenin ahlaki düzeni ve gayri resmi denetimi sağladığını dile getiren Doç. Dr. Tutar, “Bu yapı modernite öncesi kentler için oldukça işlevsel bir kontrol mekanizmasıydı. Aidiyet güçlüydü, bireysel özgürlükler sınırlıydı ancak güvenlik hissi yüksekti.” dedi.</p><p>“Cumhuriyet’le birlikte mahalle idari bir birime dönüştü”</p><p>Cumhuriyet’in erken döneminde kentlerin modernleşme ve sekülerleşme iddiasıyla yeniden kurgulandığını belirten Doç. Dr. Tutar, imar planları, bulvarlar ve modern mimarinin ön plana çıktığını söyledi. Bu süreçte mahallenin Osmanlı’daki kültürel anlamını yitirdiğini vurgulayan Doç. Dr. Tutar, “Mahalle artık bir topluluğu temsil eden bir yapı değil, idari ve fiziki bir yerleşim alanı haline gelmiştir.” dedi.</p><p>“2000 sonrası dönemde mahalle, adından ibaret kaldı”</p><p>1980 sonrası küreselleşme ve neoliberal politikalarla birlikte kentsel mekânın parçalandığını belirten Doç. Dr. Tutar, 2000’li yıllarla birlikte güvenlikli sitelerin yaygınlaştığını söyledi ve “Bu alanlarda mahalle yalnızca bir isim olarak varlığını sürdürüyor. Organik karşılaşmaların, yabancıyla temasın olmadığı, steril ve yalıtılmış mekânsal deneyimler ortaya çıkıyor.” ifadesinde bulundu.</p><p>Güvenlikli sitelerde homojen nüfus yapısının, sınırlı ve profesyonel komşuluk ilişkilerinin görüldüğünü belirten Doç. Dr. Tutar, bu yapıların mekânsal ayrışmanın en belirgin örnekleri olduğunu söyledi. Kent merkezlerinden kaçışın, suç korkusu ve sosyoekonomik eşitsizliklerle bağlantılı olduğunu ifade eden Doç. Dr. Tutar, “Ancak kimse ömrünü bir kafesin içinde geçiremez. Bu alanlardan çıkıldığında herkes yine gerçek kentle yüzleşmek zorunda kalır.” değerlendirmesinde bulundu.</p><p>“Kent sağlığı, bireysel değil toplumsal bir sorumluluktur”</p><p>Kentlerin yalnızca güvenlikli alanlar üzerinden değil, sosyal ve çevresel bütünlük içinde iyileştirilmesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Tutar, “Sağlıklı kentler, suçun minimuma indiği, sosyal bağların güçlü olduğu kentlerdir. Bu yalnızca bireylerin değil, toplumun ortak sorumluluğudur.” dedi.</p><p>Katılımcı bir kent ortamının mümkün olabileceğini belirten Doç. Dr. Tutar, “Kent hakkı dediğimiz kavrama sahip çıkmak istiyorsak, kentin yönetimine dâhil olmalı, sokaklara, caddelere, kamusal alanlara sahip çıkmalıyız.” ifadelerini kullandı.</p><p>Etkinlikte katılımcıların sorularını da yanıtlayan Doç. Dr. Tutar, özellikle güvenlikli siteler ve yeni yerleşim alanları üzerine değerlendirmelerde bulundu. Bu tür mekânlarda yaşamanın aynı zamanda bir statü ve sembolik sermaye anlamına geldiğini belirten Doç. Dr. Tutar, “Orada bulunmak, belirli bir sınıfsal ve kültürel konumlanmayı da beraberinde getirir.” ifadelerini kullandı.</p><p>“Mimari aynı kalsa da kültür değişebilir”</p><p>Bir katılımcının “Mimari olarak aynı kalan bir mekân kültürel olarak değişebilir mi?” sorusuna yanıt veren Doç. Dr. Tutar, “Mimari formun korunması, kültürel yapının değişmediği anlamına gelmez” şeklinde sözlerini tamamladı.&nbsp;&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Roca ile 2026 banyo trendleri</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/roca-ile-2026-banyo-trendleri-7497/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/roca-ile-2026-banyo-trendleri-7497/</id>
<published><![CDATA[2026-05-29T13:59:21+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-29T13:59:21+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6B7DD1-7C466C-C97EFD-34D307-D39055-EDABE0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Roca’nın doğal malzemeleri akıllı çözümlerle harmanlayan tasarım dili, kullanıcı ihtiyaçlarını merkeze alan yenilikçi yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Temassız kullanım teknolojileri, su ve enerji tasarrufu sağlayan sistemler ile kişiselleştirilebilir kullanıcı senaryoları, artık tasarımın görünmeyen ancak deneyimi belirleyen en önemli katmanlarından biri haline geliyor. Ferah ve daha az parçalı duş alanları mekansal sadeliği güçlendirirken, doğa odaklı tasarım yaklaşımıyla banyolara spa hissi veren yeni bir atmosfer kazandırıyor.</p><p>2026 banyo trendlerinde renk ve yüzey tercihleri de kullanıcı deneyiminin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Roca; armatür, aksesuar, vitrifiye ve banyo mobilyalarında sunduğu farklı renk, doku ve malzeme seçenekleriyle kullanıcıların yaşam tarzlarına uygun kişiselleştirilmiş mekanlar oluşturmasına imkan tanıyor. Mat siyah, fırçalanmış metal yüzeyler, doğal toprak tonları ve yumuşak nötr renk paletleri banyolarda sıcak ve zamansız bir atmosfer yaratırken, farklı koleksiyonlar arasında sağlanan tasarım bütünlüğü banyolarda daha karakteristik bir görünüm sunuyor.</p><p></p><p>“Banyolar artık kullanıcıyla etkileşim kuran yaşam alanlarına dönüşüyor”</p><p></p><p>Banyoların yalnızca günlük ihtiyaçlara yanıt veren mekanlar olmaktan çıktığını belirten Roca Ürün Müdürü Sibel Altuntaş, kullanıcı deneyiminin giderek daha kişisel bir yapıya evrildiğini vurguladı. Altuntaş, “Bugün kullanıcılar banyolarda yalnızca estetik değil; konfor, kişiselleştirme, sürdürülebilirlik ve teknoloji entegrasyonunu da aynı anda talep ediyor. Roca olarak biz, tasarımı yalnızca görsel bir unsur olarak değil, yaşam kalitesini artıran bütüncül bir deneyim olarak ele alıyoruz. Banyolar; kullanıcıyla etkileşim kuran, ihtiyaçları öğrenen ve günlük yaşamı kolaylaştıran akıllı yaşam alanlarına dönüştü. Biz de geliştirdiğimiz çözümlerle teknolojiyi görünmez ama etkili bir katman haline getirerek daha konforlu, daha sürdürülebilir ve daha kişisel bir banyo deneyimi sunmayı hedefliyoruz” dedi.</p><p></p><p>Akıllı banyo ekosistemiyle yeni nesil konfor</p><p></p><p>Roca’nın akıllı ürün ekosistemi, banyolarda teknolojiyi kullanıcı deneyiminin doğal bir parçasına dönüştürüyor. Temassız armatürler sensör teknolojisi sayesinde su akışını otomatik olarak kontrol ederek hijyen standartlarını yükseltirken gereksiz su tüketiminin de önüne geçiyor. Dijital duş sistemleri ise sıcaklık ve su basıncını hassas biçimde ayarlayarak her kullanımda kişiye özel bir konfor alanı yaratıyor. Akıllı klozet çözümleri, gelişmiş hijyen özellikleri ve kullanıcı dostu teknolojileriyle banyolardaki konfor anlayışını yeniden tanımlıyor.&nbsp;</p><p>Sürdürülebilirlik odağını ürün teknolojilerinin ötesine taşıyan Roca, alternatif ve uzun ömürlü malzeme çözümleriyle de dikkat çekiyor. Markanın küvet ve duş teknesi koleksiyonlarında kullandığı Stonex® malzemesi; doğal mineral bazlı yapısı, yüksek dayanıklılığı ve kaymaz yüzey özellikleriyle öne çıkıyor. Doğal taş dokusunu modern üretim teknolojileriyle buluşturan bu özel malzeme, hem uzun kullanım ömrü hem de estetik görünümüyle sürdürülebilir banyo tasarımları için güçlü bir alternatif sunuyor.</p><p></p><p>Akıllı ürün ekosistemini teknolojik yeniliğin dışında kullanıcı deneyimini uçtan uca dönüştüren bütünsel bir yaklaşımın parçası olduğunu ifade eden Altuntaş, ““Temassız armatürlerden dijital duş sistemlerine ve akıllı klozet çözümlerine kadar uzananakıllı ürün ekosistemimiz, , kullanıcıya üst düzey hijyen ve konfor sunarken aynı zamanda onların sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarını da destekliyor. Önümüzdeki dönemde banyoların, kişiselleştirilmiş deneyim sunan akıllı yaşam alanları olarak konumlanacağını öngörüyoruz ve Roca olarak bu dönüşüme katkı sunmaya devam edeceğiz” dedi.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Schengen vize randevuları bot hesaplarla bloke ediliyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/schengen-vize-randevulari-bot-hesaplarla-bloke-ediliyor-9200/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/schengen-vize-randevulari-bot-hesaplarla-bloke-ediliyor-9200/</id>
<published><![CDATA[2026-05-29T13:07:21+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-29T13:07:21+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B2318B-4EA753-24209E-A08E55-A4AED7-565E4B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>TÜRSAB'dan yapılan açıklamaya göre, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, 2025 yılına ilişkin Schengen vize istatistiklerini yayımladı.</p><p></p><p>Buna göre, Schengen bölgesi ülkelerine yönelik vize başvuru sayısı 11 milyon 934 bin 106'ya ulaşırken, vize ret oranı yüzde 14,8 olarak gerçekleşti.</p><p></p><p><b>Schengen vize ret oranı: Yüzde 14.6</b></p><p></p><p>Türkiye, 1 milyon 268 bin 376 ile Çin'den sonra en çok Schengen vizesi başvurusu yapan ikinci ülke olurken, ret oranı yüzde 14,6 seviyesinde gerçekleşti.</p><p></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, 2025'te Türkiye'den Schengen bölgesine yönelik vize randevularında yüzde 8 oranında artış kaydedildiğini ancak bu yükselişe rağmen seyahat acentelerinin yoğun tur programları düzenlediği İtalya ve Fransa gibi ülkelere yapılan vize başvuru sayılarında gerileme yaşandığını aktardı.</p><p></p><p>AB Komisyonu'nun 2025'te İtalya'ya vize başvurusu yapabilen vatandaşların sayısının bir önceki yıla göre yüzde 32,3 azaldığı verisine dikkati çeken Bağlıkaya, Fransa'ya başvuru sayısının da yüzde 6'ya yakın gerilediğini anlattı.</p><p></p><p>'Biz vize kotalarının artırılmasını beklerken daha da kısıldığı görülüyor'</p><p></p><p>Bağlıkaya, açıklanan verilerde randevu alabilenlerin sayısına yer verildiğini, randevu bulamayanların sayısının ise bilinmediğine işaret ederek, "Ancak bir önceki yıla göre yaşanan düşüş dahi bize randevu bulamayan vatandaşlarımızın sayısı konusunda önemli bir fikir veriyor. Biz vize kotalarının artırılmasını beklerken daha da kısıldığı görülüyor." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>İtalya ve Fransa'nın tur programları içinde önemli yere sahip olduğunu vurgulayan Bağlıkaya, vize kotalarındaki düşüşün seyahat acentelerinin iş hacminde önemli oranda gerilemeye neden olduğunun altını çizdi.</p><p></p><p><b>'Bu duruma bir dur denilmeli'</b></p><p></p><p>Bağlıkaya, vize randevusu nedeniyle yaşanan sıkıntıların birçok farklı sorunu da beraberinde getirdiğini belirterek, şunları kaydetti</p><p></p><p>"Avrupa Komisyonu verileri bizi haklı çıkarttı. İtalya'ya vize başvurusu yapabilen vatandaşlarımızın sayısı yüzde 32,3 oranında geriledi. Fransa'ya başvuru sayısı da yüzde 6'ya yakın oranda azaldı. Bu düşüşler vatandaşlarımızın vize randevusu bulamadığının en açık göstergesi.</p><p></p><p>Mevcut uygulamalar nedeniyle vatandaşlarımız henüz vize başvurusuna dahi imkan bulamadan sistemin dışında kalıyorlar. Sınırlı sayıda ve zamansız şekilde açılan randevular da botlar aracılığıyla bloke ediliyor.</p><p></p><p>Gece yarısı, bayram sabahı, pazar günü randevular açılıyor. Sonrasında bu randevular 300, 500, hatta acil durumlarda bin avroya kadar çıkan fiyatlarla satılıyor. Bu duruma bir 'dur' denilmeli."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sahte güneş gözlüğüne karşı tüketiciye "ucuz ürün" uyarısı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sahte-gunes-gozlugune-karsi-tuketiciye-ucuz-urun-uyarisi-5793/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sahte-gunes-gozlugune-karsi-tuketiciye-ucuz-urun-uyarisi-5793/</id>
<published><![CDATA[2026-05-29T11:22:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-29T11:22:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C9DB5D-0E7144-A6BFE2-C18348-ECCDB3-4471AF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliği (TOGB) Genel Başkanı Ayhan Demircan, yaptığı açıklamada, piyasada denetimsiz şekilde satılan güneş gözlüklerinin cam kalitesine ilişkin tüketici bilincinin yetersiz olduğunu belirterek, bu durumun üzerinde durulması gereken önemli konulardan biri olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Optisyenlik müesseselerinin Sağlık Bakanlığına bağlı olduğunu ve yılda en az iki defa denetlendiğini vurgulayan Demircan, güneş gözlüklerinin bu işletmelerde satılmasının hem göz sağlığının korunmasına katkı sağlayacağını hem de vergi kaybını önleyeceğini dile getirdi.</p><p></p><p>Demircan, güneş gözlüklerinin üzerinde yer alan ibareler için, "Bunlarla ilgili testler de yaptırıyoruz. Gözlüğün UV400, CE veya TSE belgeli olması tek başına yeterli değil." dedi.</p><p></p><p>Tüketicinin internette satılan ucuz güneş gözlüklerine şüpheyle yaklaşması gerektiğini söyleyen Demircan, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Sağlıklı bir güneş gözlüğü almanın adresi optisyenlik müessesesi. Tüketici bir gözlüğü yüzüne takmadan satın almamalı. Çünkü bunun anatomik ayarları da var. Örneğin, sizin burunla kulağınız arasındaki mesafe uzundur, başkasının kısadır. Alacağınız gözlüğün sap uzunluğunun ne olduğunu bilemezsiniz. Optisyenlik müesseselerinden alınması hem satın almış olduğunuz ürünün arkasında duracak birinin olması sebebiyle hem de gözlüğün yüzünüze göre ayarlanması sebebiyle daha doğru bir yaklaşım olur."</p><p></p><p>- "Fiyat ciddi bir göstergedir"</p><p></p><p>Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkan Vekili İbrahim Güllü de sahte güneş gözlüklerine ilişkin, "Yaz aylarında güneş gözlüğü talebi artarken özellikle e-ticaret platformlarında sahte ve taklit ürünler görülmekte. Tüketicilerin hem sağlık hem de maddi kayıp yaşamamaları için alışveriş sırasında dikkatli olmaları gerekiyor." diye konuştu.</p><p></p><p>Tüketicilerin alışveriş sırasında sahte ürün riskini azaltmak için e-ticaret platformlarında yetkili satıcı, resmi mağaza veya markanın doğrulanmış hesabını tercih etmesi gerektiğine dikkati çeken Güllü, "Ürünün açıklama kısmında UV400 koruması, CE belgesi, garanti bilgisi ve fatura ibaresi bulunup bulunmadığı incelenmeli. Özellikle alışveriş yapanların olumsuz değerlendirmeleri dikkatlice okunmalıdır. Sahte ürünler genellikle UV koruması sağlamaz ve göz sağlığına zarar verebilir. Tüketiciler, yalnızca ürün fotoğrafına değil satıcının ticari ünvanı, iletişim bilgileri ve iade koşullarına da bakmalı. Güvenli ödeme sistemleri kullanılmalı, mümkünse kayıt dışı havale/EFT taleplerinden kaçınılmalı." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Güllü, piyasa değerinin çok altında satılan ürünlere ve "fazla iyi görünen fırsatlara" tüketicinin temkinli yaklaşması gerektiğine işaret ederek, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Fiyatı orijinal ürünün yüzde 50-70 altında olan teklifler neredeyse her zaman sahte veya çok düşük kaliteli replika şüphesi ve sahtecilik göstergesi olabilir. Fiyat ciddi bir göstergedir. 'İnanılmaz fırsat', 'stok eritme', 'son fırsat', 'outlet', 'gümrük fazlası', 'orijinal üretim fazlası', 'bugüne özel' gibi cezbedici ve acele ettiren ifadeler bazen tüketiciyi yanıltmak amacıyla kullanılabiliyor. Bu nedenle ürünün kaynağı mutlaka sorgulanmalıdır. Sahte güneş gözlükleri yalnızca ekonomik zarar oluşturmaz, UV koruması olmadığı için göz sağlığını da ciddi tehdit edebilir."</p><p></p><p>Tüketicinin satın aldığı ürünün sahte olduğunu anladığı anda yasal haklarını kullanması gerektiğini söyleyen Güllü, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında sahte ürünün "ayıplı mal" kategorisine girdiğini dile getirdi.</p><p></p><p>- "Belgeli alışveriş yapan tüketicinin hak araması ve sonuç alması kuvvetlenecektir"</p><p></p><p>İbrahim Güllü, ilk aşamada satıcıya platform üzerinden yazılı şekilde başvuru yapılarak iade ve ücret talebi oluşturulması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Ürünün sahte olduğuna ilişkin kutu, etiket, seri numarası, uzman görüşü veya marka doğrulaması gibi deliller saklanmalı. E-ticaret platformunun şikayet ve güvenlik birimine bildirim yapılmalı. Bu süreçte tüketiciler fatura, ekran görüntüsü, ürün ilanı ve yazışmaları, banka ve ödeme dekontlarını saklamalı. Belgeli alışveriş yapan tüketicinin hak araması ve sonuç alması kuvvetlenecektir. Satıcı iade kabul etmezse tüketici, e-Devlet üzerinden Tüketici Hakem Heyetine başvurarak ürünün bedel iadesini ya da ürünün ayıpsız orijinaliyle değişimi talep etmelidir. Tüketici eğer marka taklidi ve dolandırıcılık şüphesi varsa savcılığa suç duyurusunda bulunmalıdır."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Fırtınanın Ortasında Ortadoğu"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/firtinanin-ortasinda-ortadogu-4063/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/firtinanin-ortasinda-ortadogu-4063/</id>
<published><![CDATA[2026-05-27T11:12:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-27T11:12:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6CF816-231EC9-15D8CE-A899B6-D69775-C259FE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Program, Ortadoğu’da son dönemde yaşanan gelişmeler, bölgesel güvenlik dengeleri, uluslararası hukuk ihlalleri ve küresel sistemin karşı karşıya bulunduğu krizlerin çok yönlü şekilde değerlendirilmesi amacıyla düzenlendi. Etkinlik başlangıcında UAAD tarafından özel olarak hazırlanan kısa film gösterimi katılımcılarla buluştu. Gösterimde; Hiroşima saldırısından Irak savaşına, Gazze’de yaşanan insanlık dramından Hürmüz Boğazı merkezli gelişmelere kadar uzanan süreçte savaşların insani boyutları, uluslararası sistemde yaşanan kırılmalar ve küresel güç mücadelelerinin etkileri ele alındı.&nbsp;</p><p>Programın açılış konuşmalarında sırasıyla; Dr. Ayşe Yasemin Çetinel – UAAD Yönetim Kurulu Başkanı, Av. Tevfik Çetinel – UAAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve T.C. Eyüpsultan Kaymakamı Arslan Yurt katılımcılara hitap ettiler. Açılış konuşmalarının ardından programın ana oturumu olan panel bölümüne geçildi. Panelde; güvenlik uzmanı Coşkun Başbuğ, hukukçu Doç. Dr. Özlem Reşat Yücel, DİPAM Başkanı Dr. Tolga Sakman, strateji uzmanı Dr. Muhammed Berdibek ve İstanbul Esenyurt Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Zekeriya Şahin yer aldılar. Yaklaşık iki buçuk saat süren panelde; İran merkezli gelişmeler, Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gerilimler, Gazze’de yaşanan insani kriz, savaş hukuku ihlalleri, enerji güvenliği, küresel güç mücadeleleri ve uluslararası hukukun günümüzde karşı karşıya kaldığı sınamalar kapsamlı biçimde ele alındı. Program boyunca, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu “Dünya beşten büyüktür” vizyonu, Türkiye’nin diplomasi odaklı yaklaşımı ve mazlum coğrafyalara yönelik tarihî sorumluluğu da önemli değerlendirme başlıkları arasında yer aldı. Etkinlik, katılımcıların yoğun ilgisi ve anlamlı değerlendirmeleri eşliğinde başarıyla tamamlandı.</p><p>Konuşmalarda; uluslararası hukukun yalnızca teorik metinlerden ibaret olmadığı, insanlığın ortak vicdanını koruyan temel değerlerden biri olduğu vurgulanırken, özellikle Gazze’de yaşananların ve Ortadoğu’da giderek derinleşen krizlerin küresel sistem açısından ciddi bir kırılma noktası oluşturduğu ifade edildi.&nbsp; &nbsp;Panelde; İran merkezli gerilimler, İsrail’in bölgesel politikaları, ABD’nin Ortadoğu’daki askeri müdahaleleri, Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmeler, enerji güvenliği, savaş suçları, uluslararası hukuk ihlalleri ve bölgesel güvenlik riskleri çok boyutlu şekilde değerlendirildi. Program kapsamında yapılan konuşmalarda; uluslararası hukukun yalnızca güçsüz devletlere uygulanan bir mekanizma hâline dönüşmesinin küresel adalet anlayışına zarar verdiği vurgulanırken, sivillerin hedef alınmasının, eğitim kurumları ile hastanelerin vurulmasının ve savaş hukukunun ihlal edilmesinin insanlık vicdanında derin yaralar açtığı ifade edildi. Özellikle Gazze’de yaşananların yalnızca bölgesel bir çatışma değil, aynı zamanda insan hakları ve uluslararası hukuk açısından tarihî bir sınav niteliği taşıdığı belirtilirken; Filistin meselesinin unutulmaması gerektiği ve mazlum coğrafyalarda yaşanan insani krizlere karşı uluslararası toplumun daha adil ve tutarlı bir tavır ortaya koymasının zorunlu olduğu dile getirildi. Programda ayrıca Türkiye’nin son yıllarda izlediği çok boyutlu diplomasi anlayışına da dikkat çekildi.&nbsp; &nbsp;</p><p>UAAD yetkilileri tarafından yapılan değerlendirmede ise; insan hakları, uluslararası hukuk ve bölgesel barış ekseninde farkındalık oluşturmaya yönelik akademik programların önümüzdeki süreçte de devam edeceği belirtildi</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Çırağan Sarayı'nda Boğaz'a karşı lüks piknik geleneği</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ciragan-sarayinda-bogaza-karsi-luks-piknik-gelenegi--9376/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ciragan-sarayinda-bogaza-karsi-luks-piknik-gelenegi--9376/</id>
<published><![CDATA[2026-05-27T09:17:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-27T09:17:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C90338-2E8D56-583ED2-D15B83-EAA8F2-0F6F16.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Boğaz'ın kıyısında, renkli bir konseptle sunulan, Çırağan Sarayı'nın tarihi atmosferiyle bütünleşen lüks piknik deneyimi, konukları tarihle iç içe, zarif ve keyifli bir gastronomi yolculuğuna çıkarıyor. Özenle seçilmiş lezzetlerden oluşan menülerin eşsiz sunumu, şehirde keyifli bir deneyim yaşamak isteyenler için muhteşem bir seçenek sunuyor. Sarayın tarihi atmosferini modern gastronomiyle buluşturan bu özel deneyim, misafirleri açık havada zarif ve çok katmanlı bir lezzet yolculuğuna davet ediyor. Boğaz’ın ferah esintisi eşliğinde, saray bahçelerinde rengarenk bir konseptle sunulan piknik deneyimi; tarihle iç içe, rafine ve keyifli bir sofra etrafında buluşma fırsatı sunarken, her detayında saray mutfağının incelikli yaklaşımını hissettiriyor.</p><p>Saray Bahçesinde Göz Alıcı Bir Sofra, Benzersiz Lezzetler&nbsp;</p><p>Çırağan Sarayı’nın ihtişamlı bahçelerinde kurulan bu deneyimde misafirlere üç farklı menü alternatifi sunuluyor. Menülerin her biri, özel tarifler ve özenle seçilmiş malzemelerle hazırlanmış, sofistike bir açık hava sofrası vadediyor.</p><p>Menülerin ortak noktası ise taze malzemeler, dengeli tabaklar ve paylaşım odaklı bir sunum yaklaşımı. Peynir ve şarküteri tabaklarından mevsim salatalarına, focaccia ve deniz ürünlerine uzanan seçenekler hem hafif hem doyurucu bir akış yaratıyor. Izgara sebzeler, arancini, mini empanada, tavuk şiş ve farklı sıcak atıştırmalıklara ek olarak istiridye, karides ve lakerda gibi deniz ürünleri de öne çıkıyor. Nefis sandviçler, saray pastanesinde yapılan çeşit çeşit artizan ekmekler, kruvasanlar ve grisini çeşitlerinin yanı sıra mini paçanga böreği, mini etli burger gibi atıştırmalıklar, Boğaz’ın büyüleyici silueti eşliğinde doyumsuz bir gurme piknik deneyimi yaşatıyor. Daha geleneksel tatlar tercih edenler için ise peynir çeşitleri, simit sandviçler ve sıcak lezzetler menüde yer alıyor. Kaymaklı menemen, kavurmalı börek, sucuk, paçanga ve mücver gibi klasikler; günün her saatine uygun, tanıdık ve keyifli bir alternatif sunuyor.&nbsp;</p><p></p><p>Piknik menüsünde yer alan tatlılardan; sarayın baklava odasında özel baklava şefleri tarafından hazırlanan baklavalar, lokumlar, el yapımı saray sarması, yaz meyveli kekler, yeşil çaylı ve ahududulu muffin, meyveli tartlar ve çikolatalı mus, Antep fıstıklı sarma, üzümlü cevizli muffin ve taptaze meyveler; konukları Boğaz’ın büyüleyici manzarası eşliğinde unutulmaz anılara dönüşen bir tatlı şölenine davet ediyor.</p><p></p><p>Özel Anlar İçin Eşsiz Bir Atmosfer</p><p>Enfes saray lezzetleriyle dolup taşan bir piknik sefasında, Çırağan Sarayı ekibinin benzersiz hizmet kalitesi ile sunulan bu deneyim; özel kutlamalar, doğum günleri ve aile buluşmaları gibi etkinlikler için benzersiz bir konsept olarak öne çıkıyor. Lüks piknik deneyimi, minimum 6 kişilik rezervasyonlar için olup, her menü çeşitli içecek paketleriyle zenginleştirilebiliyor.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Rap'in yükselen yıldızı Keskin</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/rapin-yukselen-yildizi-keskin-4545/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/rapin-yukselen-yildizi-keskin-4545/</id>
<published><![CDATA[2026-05-26T15:42:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-26T15:42:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C115BC-1BF5DA-915C93-5E396C-A23939-972EA9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yaklaşık 1 yıl önce Wegh ile yayımladığı “Yanlışlarla Karşılaştım” ve “55-53” projeleriyle önemli bir çıkış yakalayan Keskin; sokak anlatımı, gerçek hikâyeleri ve sert atmosferiyle kısa sürede geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı.</p><p></p><p>Bununla birlikte “EĞME BOYUN” isimli projesi sadece Spotify’da 60 milyondan fazla dinlendi. Bu proje Keskin'in "DOMDOM" isimli projesinden sonra kariyerindeki en büyük projelerden biri oldu.</p><p></p><p>2026 yılına hızlı bir giriş yapan Keskin, mart ayında yayımladığı “Gibi” ve sonrasında “ASLAN YAKIŞMAZ KAFESTE” ile büyük bir ivme yakaladı. Son projesi "ASLAN YAKIŞMAZ KAFESTE", Spotify Top 50 listesinde 8. sıraya kadar yükselirken sosyal medyada da yoğun şekilde dikkat çekti. Şuanda Keskin'in spotify aylık dinleyicisi neredeyse 3 milyona ulaşmış durumda.</p><p></p><p>Geçtiğimiz günlerde 10.000’i aşkın üniversite öğrencisinin oy kullandığı Üniversite Ödülleri’nde “Yılın Çıkış Yapan Şarkıcısı” seçilen Keskin, bu ödülle yükselişini kanıtladı.</p><p></p><p>Keskin, önümüzdeki süreçte her ay yeni bir proje yayımlamaya hazırlanıyor.&nbsp;</p><p></p><p>Peki sizce Keskin, Türçke rap sahnesinde önümüzdeki dönemin en büyük isimlerinden biri olabilir mi?</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kurbanlıklar ikinci el araç fiyatıyla yarışıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kurbanliklar-ikinci-el-arac-fiyatiyla-yarisiyor-3348/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kurbanliklar-ikinci-el-arac-fiyatiyla-yarisiyor-3348/</id>
<published><![CDATA[2026-05-26T02:23:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-26T02:23:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B3BA3D-B749C9-5D61AE-FAD01F-E9DF42-2F64B3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Hakan ÖZBAY</p><p></p><p>İstanbul'un dört bir yanında kurulan hayvan pazarlarında ve kesim alanlarında yoğun bir hareketlilik yaşanıyor. Çadırlarda haftalardır süren kıran kırana pazarlıkların ardından etiketlerin ulaştığı seviyeler, bu yılın en çok konuşulan ekonomik detayı haline geldi. Analiz Gazetesi'nin nabzını tuttuğu pazar alanlarından yansıyan güncel istatistikler, büyükbaş kurbanlık fiyatlarının ikinci el otomobil piyasasındaki birçok modeli geride bıraktığını ortaya koyuyor.</p><p></p><p>İstanbul genelindeki pazarlarda en düşük tonajlı büyükbaş kurbanlıkların fiyatı 140 bin TL'den başlarken, standart büyüklükteki bir tosunun pazar değeri ortalama 250 bin TL ile 400 bin TL bandında seyrediyor. Pazarın en gözde, özel besili ve yüksek tonajlı büyükbaş hayvanlarında ise fiyatlar 700 bin TL seviyelerine kadar tırmanıyor. Yedi kişilik bir büyükbaş hissesine girmek isteyenler için fiyatlar ortalama 35 bin TL ile 55 bin TL arasında şekillenirken, küçükbaş kurbanlıklar ise çadırlarda ağırlığına göre 15 bin TL'den başlayıp 50 bin TL'ye kadar alıcı buluyor. Satıcılar, çadırlardaki bu tarihi zirveyi temel maliyet kalemlerindeki artışa bağlıyor. Tarım işçilerinin yükselen ücretleri, tonu 7 bin 768 TL'ye ulaşan saman fiyatları ve özellikle Doğu illerinden İstanbul'a bir tırın nakliye bedelinin 80 bin TL seviyelerine çıkması, fiyatları doğrudan etkileyen ana unsurlar olarak öne çıkıyor.</p><p></p><p><b>İKİNCİ EL ARAÇ PİYASASIYLA DİKKAT ÇEKEN KIYASLAMA</b></p><p></p><p>Pazarda tonajlı ve gösterişli büyükbaş hayvanlar için telaffuz edilen 700 bin TL'lik tavan fiyat, ikinci el otomobil piyasasıyla karşılaştırıldığında ortaya çok daha çarpıcı bir ekonomik tablo çıkarıyor. Güncel ikinci el araç ilanları incelendiğinde, İstanbul'da tek bir premium büyükbaş kurbanlık parasına temiz durumda çok sayıda binek ve hafif ticari araç bulmanın, hatta bu bütçeyle iki adet mütevazı araç almanın bile mümkün hale geldiği görülüyor. Piyasa genelinde 200 bin TL ile 300 bin TL aralığında 2000 model Honda Civic, 2004 model Peugeot Partner veya 2004 model Fiat Doblo gibi araçlar el değiştiriyor. Bütçe 300 bin TL ile 450 bin TL bandına çıktığında ise 2011 model Fiat Linea, 2012 model Peugeot Partner Tepee ve 2005 model Opel Vectra gibi modellerin aktif satışı gerçekleşiyor. Kurban pazarlarındaki 700 bin TL'lik rekortmen boğaların fiyatına ise piyasada 2015-2017 model aralığındaki daha üst segment B ve C sınıfı araçlar rahatlıkla alınabiliyor.</p><p></p><p><b>RAKAMLARIN DİLİYLE KURBANLIK VE OTOMOBİL DEĞERLERİ</b></p><p></p><p>İstanbul pazarlarındaki üst segment bir büyükbaş hayvan için istenen bedel ile ikinci el otomotiv sektöründeki fiyatların kesişmesi, piyasa dinamiklerini net bir şekilde özetliyor. Pazarın en üst sınırında yer alan 500 bin TL ile 700 bin TL aralığındaki özel besi kurbanlık bütçesi; piyasada 380 bin TL ile 420 bin TL bandında satılan 2011 model Fiat Linea veya 390 bin TL ile 415 bin TL aralığında alıcı bulan 2005 model Opel Vectra gibi ekonomik sınıf araçların değerini tamamen aşmış durumda. Öte yandan, 250 bin TL ile 280 bin TL arasında satılan 2004 model Fiat Doblo gibi ticari araçlar, 250 bin TL ile 350 bin TL arasında alıcı bulan ortalama bir büyükbaş kurbanlık fiyatının bile altında kalıyor. Hayvan pazarlarından yansıyan bu veriler; kurbanlık tavan fiyatlarının, otomotiv sektöründeki birçok ekonomik sınıf aracın değerini aştığını istatistiksel olarak doğruluyor. Çadırlardaki kıran kırana pazarlıklar ve satışlar, bu gerçekliğin ışığında pazar alanlarında devam ediyor.</p><p></p><p><b>ELDE KALAN KURBANLIKLAR İÇİN DÖNÜŞ YOLCULUĞU YOK</b></p><p></p><p>İstanbul gibi metropollere binlerce kilometre uzaktan gelen yetiştiricilerin en büyük endişesi olan "satılamayan hayvanlar" sorunu, Et ve Süt Kurumu'nun (ESK) alım garantisiyle çözülüyor. Kurban Bayramı sonrasında çadırlarda elde kalan büyükbaş ve küçükbaş hayvanların, ulaştığı rakamlarla dikkat çeken nakliye fiyatları nedeniyle memlekete geri götürülmesi üretici için ciddi bir zarar anlamına geliyor.</p><p>Bu durumu ve olası mağduriyetleri önlemek amacıyla ESK, pazar yerlerinde satılamayan hayvanları, besicilerin talebi doğrultusunda güncel karkas et kilogram fiyatları üzerinden satın alarak kesime gönderiyor. Bu uygulama, yüksek lojistik ve bakım maliyeti yükü altında ezilme riski taşıyan besiciler için pazarda adeta bir sigorta görevi üstleniyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Zeynep Tecer göz kamaştiriyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/zeynep-tecer-goz-kamastiriyor-9958/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/zeynep-tecer-goz-kamastiriyor-9958/</id>
<published><![CDATA[2026-05-24T13:25:25+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-24T13:25:25+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_925A24-BFBE79-C8EEE1-0597CB-8DD16F-757BF1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İlk bölümlerde mütevazı bir çiçekçi olarak tanıdığımız Zeynep, artık Tecer Ailesi’nin güçlü ve dikkat çeken bir üyesi haline geldi.</p><p>MÜTEVAZI HAYATTAN KARMAŞIK DÜNYAYA</p><p>Dizinin ilk bölümlerinde sade, naif ve kendi halinde bir hayat süren Zeynep, yaşadığı olaylarla birlikte ‘kader’inin yönünü değiştirdi. Önce çiçekçi, ardından öğretmen kimliğiyle tanınan Zeynep, zamanla Tecer Ailesi’nin karmaşık dünyasına adım attı.&nbsp;</p><p>FORMALİTE EVLİLİKTEN GERÇEK AŞKA</p><p>Zeynep’in hayatındaki en büyük kırılma noktalarından biri, Serhat ile yaptığı formalite evliliği oldu. Başlangıçta yalnızca bir amaç uğruna yapılan bu evlilik, zamanla gerçek bir aşka dönüştü. Bu süreçte Zeynep, hem duygusal hem de sosyal anlamda kendini yeniden inşa etti.</p><p>TARZINDAKİ BÜYÜK DEĞİŞİM</p><p>Zeynep’in dönüşümü en çok tarzına yansıdı. Önceleri sade ve dikkat çekmeyen bir görünüme sahip olan karakter, artık daha iddialı, öz güvenli ve zarif bir stile sahip. Zeynep, kıyafet seçimlerinden duruşuna kadar her detayıyla “Zeynep Tecer” kimliğini benimsemiş durumda. Bu değişim, izleyiciye karakterin içsel gücünü de hissettiriyor.</p><p>CEMRE BAYSEL’DEN ETKİLEYİCİ PERFORMANS</p><p>Cemre Baysel, Zeynep karakterindeki bu değişimi ekrana başarıyla yansıtıyor. Güzel oyuncu hem duygusal sahnelerdeki derinliği hem de güçlü duruşuyla izleyicinin gönlünü fethediyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">DEİK/DTİK Genç Diaspora Lansmanını Londra'da gerçekleştirdi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/deikdtik-genc-diaspora-lansmanini-londrada-gerceklestirdi-4517/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/deikdtik-genc-diaspora-lansmanini-londrada-gerceklestirdi-4517/</id>
<published><![CDATA[2026-05-24T11:36:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-24T11:36:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_887697-F49A48-9BB9CC-C1DE7F-7A7D7C-DBDFF8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Lansman kapsamında, Birleşik Krallık’ta yaşayan Türk gençlerinin kariyer gelişimlerine katkı sunmak amacıyla, YeniBirLider Derneği iş birliğinde, deneyimli iş insanları ve profesyoneller ile öğrenciler ve genç profesyoneller arasında mentorluk programı başlatıldı.&nbsp;</p><p></p><p>Ertaş: “Gençlerimize mentorluk sağlamayı amaçlayan bu sürecin, onların hayatına anlamlı katkılar sunacağına inanıyorum”</p><p></p><p>T.C. Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, “Gençlerimizin eğitimi hem bugünümüz hem de ortak geleceğimiz açısından en stratejik konuların başında geliyor. Birleşik Krallık’ta üniversite eğitimi gören 7 binden fazla öğrencimiz var. Bu kardeşlerimizin arasında burslu öğrencilerimiz de bulunuyor. Bizler de öğrencilerimizin iş dünyasına ve akademiye geçiş süreçlerinde yanlarında olmaya, onlara destek vermeye çalışıyoruz. Bu alanlarda ne kadar başarılı olurlarsa, ülkemize katkıları da o kadar büyük olacaktır. Bugün bu alanda önemli bir başlangıca imza atıyoruz.&nbsp; Dünya Türk İş Konseyi’nin bugün başlattığımız Genç Diaspora Akademisi girişimi için şükranlarımı sunuyorum. Gençlerimize mentorluk sağlamayı amaçlayan bu sürecin, onların hayatına anlamlı katkılar sunacağına inanıyorum. Geleceğimiz siz gençlere emanet. Bu yolu birlikte yürümeye devam edeceğiz” dedi.&nbsp;</p><p></p><p>Timuray: “Birleşik Krallık’ta bugün başlattığımız mentorluk programı ile gençlerimizin kariyer gelişimine destek olmayı amaçlıyoruz.”</p><p></p><p>DTİK Yürütme Kurulu Üyesi ve DTİK Birleşik Krallık Temsilcisi Serpil Timuray ise, “DTİK Birleşik Krallık Temsilciliği olarak, Birleşik Krallık’ta yaşayan genç profesyonellerden, girişimcilere ve öğrencilere kadar tüm Türk gençlerinin kariyer gelişimlerine katkı sunmayı amaçlıyoruz. Bu amaç doğrultusunda, kariyerlerinde önemli deneyimler edinmiş ve başarı hikâyeleri oluşturmuş iş insanlarımızın ve profesyonellerimizin, gençlerimizin çalışma hayatına hazırlanma sürecine ve kariyer gelişimine destek olacağı Mentorluk Programını başlatıyor olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Birleşik Krallık’ta yaşayan gençlerimizi bu programa katılmaya ve iş insanlarımızı gençlerimize mentorluk desteği sunmaya davet ediyoruz. Bu programın hayata geçmesinde değerli katkıları için, Sayın Büyükelçimiz Koray Ertaş’a, mentorluk proje ortağımız YeniBirLider Derneğine ve gençlerimize mentorluk desteği verecek iş insanlarımıza teşekkür ediyoruz” dedi.</p><p></p><p>DTİK Genç Diaspora Birleşik Krallık Lansmanının sponsoru ise, Pladis Global oldu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Çin kaynxaklı alüminyum şerit ithalatına damping önlemi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/cin-kaynxakli-aluminyum-serit-ithalatina-damping-onlemi-5537/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/cin-kaynxakli-aluminyum-serit-ithalatina-damping-onlemi-5537/</id>
<published><![CDATA[2026-05-24T11:02:44+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-24T11:02:44+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_979F41-433EED-1F969D-0ADAE5-A644D7-42C0D9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ticaret Bakanlığınca hazırlanan "İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ", Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p><p></p><p>Tebliğle, Çin menşeli "kalınlığı 0,2 milimetreyi geçmeyen, haddelenmiş fakat daha ileri bir işleme tutulmamış alüminyumdan mesnetsiz yapraklar ve şeritler" ve "diğerleri" ürünlerine yönelik tamamlanan damping soruşturmasına ilişkin esaslar belirlendi.</p><p></p><p>Çin menşeli ürüne yönelik önlemin yürürlükten kalkması durumunda dampingin ve zararın devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğu tespit edildi.</p><p></p><p>Çin menşeli ürünün ithalatında CIF bedelinin yüzde 22 düzeyinde dampinge karşı önlem uygulanması kararlaştırıldı.</p><p></p><p>Söz konusu önlem, yürürlük tarihinden itibaren 5 yıl sonra yürürlükten kalkacak.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Özgür Özel CHP Grup Başkanı seçildi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ozgur-ozel-chp-grup-baskani-secildi-4981/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ozgur-ozel-chp-grup-baskani-secildi-4981/</id>
<published><![CDATA[2026-05-23T14:36:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-23T14:36:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_65F82D-D13C09-7C93A0-2B0E85-8229B6-3AE848.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Mutlak butlan kararının ardından Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) mesai devam ediyor. CHP Genel Merkezi'ndeki toplantıda bugün seçim yapıldı. Özgür Özel, CHP Grup Başkanı seçildi.</p><p>CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Genel Merkezimizde yaptığımız kapalı grup toplantımızda partimizin grup başkanlığına seçilen, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’i tebrik ediyorum." dedi.</p><p>Burhanettin Bulut, "Türkiye’nin yarınları için verdiğimiz demokrasi ve adalet mücadelesinde aynı yolu yürümekten onur duyuyorum." mesajını da verdi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"253 Şehidimiz Anısına 253 Kurban" organizasyonu</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/253-sehidimiz-anisina-253-kurban-organizasyonu-7373/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/253-sehidimiz-anisina-253-kurban-organizasyonu-7373/</id>
<published><![CDATA[2026-05-23T08:20:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-23T08:20:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7FDD40-9F5DE5-42A94D-FD6209-475E39-E98D15.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Organizasyon için 25 Mayıs Pazartesi günü bölgeye hareket edecek heyette; 15 Temmuz Derneği Başkanı İsmail Hakkı Turunç ile 15 Temmuz Derneği Şehit ve Gazi Aileleri Komisyon Başkanı, aynı zamanda 15 Temmuz gecesi Boğaziçi Köprüsü’nde gazi olan Ahmet Alkılıç, 15 Temmuz Gazisi Mehmet Emin Ertaş, 15 Temmuz Şehit Babası Turan Satır yer alacak.</p><p>Kurban kesimlerinin ardından, 27 Mayıs Çarşamba günü saat 15.00 itibarıyla İdlib’de bulunan kamplarda et dağıtım faaliyetleri başlayacak. Yardım organizasyonu, 28 Mayıs Perşembe günü de devam edecek. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan 15 Temmuz Derneği Başkanı İsmail Hakkı Turunç, organizasyonun toplumsal dayanışma açısından büyük anlam taşıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı:</p><p>15 Temmuz Derneği Başkanı İsmail Hakkı Turunç: “Mazlum kardeşlerimiz ile 15 Temmuz Şehit Aileleri Arasında Köprü Kuruyoruz</p><p>“Bu yıl ikincisini düzenlediğimiz kurban kesim organizasyonumuzu, bizlere destek veren kıymetli iş insanlarının katkılarıyla gerçekleştiriyoruz. Şehitlerimiz adına hayata geçirilen bu anlamlı organizasyonda emeği bulunan tüm hayırsever dostlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Bu vesileyle, bölgede zor şartlar altında yaşam mücadelesi veren Müslüman kardeşlerimizi ziyaret etmekten ve onların yanında olduğumuzu hissettirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Temennimiz; kamplarda yaşamlarını sürdüren kardeşlerimizin en kısa sürede güvenli ve huzurlu bir şekilde gündelik hayatlarına dönebilmeleridir. Aynı zamanda şehit ailelerimizin selamlarını da bölgeye ulaştırarak gönül köprüleri kurmaya devam ediyoruz.”</p><p>15 Temmuz Derneği tarafından gerçekleştirilen organizasyonun, savaş mağduru sivillere destek olmanın yanı sıra, 15 Temmuz şehitlerinin aziz hatırasını yaşatma amacı taşıdığı ifade edildi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Mutlak Butlan kararı piyasaları dalgalandırdı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/mutlak-butlan-karari-piyasalari-dalgalandirdi-6829/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/mutlak-butlan-karari-piyasalari-dalgalandirdi-6829/</id>
<published><![CDATA[2026-05-23T02:28:54+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-23T02:28:54+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A5CD5B-B211A1-AF9CE0-62EA10-1C1D9D-CCAF40.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ana muhalefet partisinin en üst karar organı olan kurultaylarının yargı eliyle hükümsüz kılınması, Ankara’da siyasi dengeleri bir anda altüst ederken, oluşan bu yoğun belirsizlik ortamı finans piyasalarına anında ve şiddetli bir şekilde yansıdı. Siyasi istikrara ve öngörülebilirliğe yüksek hassasiyet gösteren piyasa aktörleri, kararın duyulmasıyla birlikte hızla riskten kaçınma eğilimine girdi. Yurt içi pay piyasalarından vadeli işlemlere, uluslararası risk primlerinden dış borçlanma araçlarına kadar geniş bir yelpazede kendini gösteren panik satışları, makroekonomik göstergelerde ani fiyatlamalara yol açtı. İlk gün yaşanan bu şokun ardından, piyasalarda dalgalı seyir devam etti.</p><p>SİYASETTE YÖNETİM DEĞİŞİMİ SÜRECİ</p><p>Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21’inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle istinafa taşınan davada, her iki kurultay hakkında da “mutlak butlan” kararına hükmetti. Alınan karar doğrultusunda, mevcut CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile parti yönetimi tedbiren görevden uzaklaştırıldı. Mahkeme kararı gereğince, görevin önceki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetimi tarafından devralınmasına karar verildi. Hukuk sisteminde bir işlemin “baştan itibaren hiç doğmamış, geçersiz ve yok hükmünde” sayılması anlamına gelen mutlak butlan kararı, ana muhalefet partisinde dengeleri tamamen değiştirirken, siyasi arenada derin belirsizlikleri de beraberinde getirdi.</p><p>BORSA İSTANBUL’DA DEVRE KESİCİ SONRASI DALGALI SEYİR</p><p>Siyasette yaşanan bu ani gelişme, piyasalarda belirsizlik algısını hızla artırarak güçlü bir satış baskısına yol açtı. Kararın kamuoyuna yansımasının hemen ardından Borsa İstanbul BIST 100 Endeksi’nde sert kayıplar yaşandı. İlk gün endeksteki kayıpların yüzde 6’yı aşması üzerine Endekse Bağlı Devre Kesici Sistemi tetiklendi. Borsa İstanbul’dan yapılan resmi açıklamada, Pay Piyasası ile Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’ndaki (VİOP) tüm işlem sıralarının geçici olarak durdurulduğu, işlemlerin kapanış seansıyla yeniden başlatılacağı bildirildi. Dün gün sonu itibarıyla BIST 100 endeksi %4,89 yükselişle 13.808 puandan, BIST 30 endeksi ise %4,91 primle 15.791,14 puandan kapandı.</p><p>VİOP VE RİSK PRİMLERİNDE YENİDEN FİYATLAMALAR</p><p>Gelişmelerin ardından Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) çok daha sert bir fiyatlama hakim oldu. Yatırımcıların geleceğe yönelik risk algısının hızla bozulmasıyla birlikte VİOP’ta BIST 30 kontratları yüzde 10 düşüş kaydederek taban seviyeyi gördü. Siyasi belirsizlik, Türkiye’nin uluslararası piyasalardaki risk algısına da doğrudan yansıdı. Türkiye’nin kredi risk primi (CDS), kararın ardından 9 baz puanlık bir artış göstererek 250 baz puana yükseldi. Siyasi arenadaki bu beklenmedik gelişme, yabancı yatırımcı nezdinde risk iştahını baskılarken, Türkiye’nin dış borçlanma maliyetlerini de yukarı taşıdı. Buna karşın, dün itibarıyla sürekli işlem yöntemiyle yeniden başlayan VİOP işlemlerinde, taban seviyelerinden gelen tepki alımları etkili oldu ve piyasa günü denge bularak tamamladı.</p><p>EUROBOND FAİZLERİ VE BANKACILIK SEKTÖRÜNDE SON DURUM</p><p>Piyasalardaki genel satış eğilimi, yabancı para cinsi devlet tahvili piyasasında da kendisini hissettirdi. Satış baskısının artmasıyla birlikte Türkiye’nin 5 yıl vadeli dolar cinsi Eurobond faizi 14 baz puan yükselişle %6,77 seviyesine çıktı. Özellikle bankacılık sektöründeki yoğun satışlar dikkat çekerken, bankacılık endeksindeki düşüş yüzde 8’i aştı. Uzmanlar, ana muhalefet partisinin kurumsal yapısında ve yönetiminde yaşanan bu eşi görülmemiş hukuki sürecin, makroekonomik dinamiklerden bağımsız olarak yatırımcı tarafında ani bir “riskten kaçınma” eğilimini tetiklediğini belirtiyor. Piyasa aktörlerinin gözü, sürecin yaratacağı siyasi atmosferin orta vadeli ekonomik dengelere olası etkilerinde olacak. Dünkü sert düşüşlerin ardından bugün Bankacılık Endeksi %6,5 yükselişle 2.180 puan seviyelerine toparlanırken, Türkiye'nin 5 yıl vadeli dolar cinsi Eurobond faizi ise %6,84 seviyesine (7 baz puan artış) gelerek piyasalardaki dalgalanmanın devam ettiğini gösterdi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Almina Besra Babar'a büyük onur</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/almina-besra-babara-buyuk-onur-2981/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/almina-besra-babara-buyuk-onur-2981/</id>
<published><![CDATA[2026-05-20T02:57:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-20T02:57:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6640F0-753BDE-41CCAD-A2CC0A-FEAF0C-688079.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sanat, medya ve iş dünyasından birçok önemli ismin katıldığı gecede, Habercaddesi TV Genel Müdürü, program sunucusu ve yönetmen Almina Besra Babar da ödüle layık görüldü.&nbsp;</p><p>Dijital yayıncılık alanında kısa sürede önemli başarılara imza attıklarını belirten Almina Besra Babar, sahnede yaptığı konuşmada son üç yılda büyük bir yol katettiklerini ifade etti.&nbsp;</p><p>Alkışlar eşliğinde ödülünü alan Babar, duygu dolu açıklamasında, ‘Her ödül törenine katılan biri değilim.&nbsp;</p><p>Ancak böyle anlamlı bir gecede ödül almak beni çok mutlu etti. Bu ödülü Habercaddesi ailesinin tüm çalışanlarına hediye ediyorum’ dedi.&nbsp;</p><p>Gecede Almina Besra Babar’ın başarısı davetliler tarafından da büyük takdir topladı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Arabesk müziğin efsane ruhunu yaşatıyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/arabesk-muzigin-efsane-ruhunu-yasatiyor-8113/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/arabesk-muzigin-efsane-ruhunu-yasatiyor-8113/</id>
<published><![CDATA[2026-05-20T02:36:33+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-20T02:36:33+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5C0B06-451D5A-85BA23-4BF54D-F44A6F-CD9060.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Küçük yaşlardan itibaren müzik, şiir ve sahne sanatlarına ilgi duyan Hakan Turan; çocukluk yıllarında şarkılar söyleyip şiirler yazdı, besteler yaptı. Okul dönemlerinde tiyatro oyunlarında sahne alan sanatçı, resim ve eskiz çalışmalarıyla da çeşitli sergilerde yer aldı. Müziğe olan tutkusunun temelinde ise büyük hayranlık duyduğu Ferdi Tayfur sevgisi yer aldı.</p><p></p><p>Sanat yolculuğunu profesyonel bir noktaya taşımak isteyen Turan, Adana Belediye Konservatuvarı sınavlarını kazanarak eğitim hayatına başladı. Ancak dönemin şartları nedeniyle eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Görev yaptığı yıllarda katıldığı yurt içi ve yurt dışı seyahatler sayesinde birçok ülke ve kültürü yakından tanıma fırsatı buldu.</p><p></p><p>Emekliliğinin ardından yeniden sanat dünyasına yönelen başarılı isim, oyunculuk ve diksiyon alanında profesyonel eğitimler aldı. Oyunculuk eğitimini Celal Kadri Kınoğlu, Cihan Ünal, Suzan Aksoy ve Özgür Yalım gibi önemli isimlerden alan sanatçı, çeşitli dizi projelerinde de rol aldı.</p><p></p><p>Sanatın birçok dalıyla ilgilenmeye devam eden Hakan Turan; şiirler, makaleler ve besteler üretirken, doğa ve hayvan sevgisiyle de dikkat çekiyor. İki kedisi ve bir köpeğiyle yaşamını sürdüren sanatçı, yeni müzik ve oyunculuk projeleri için çalışmalarını sürdürüyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Malatya'da 5.6 büyüklüğünde deprem</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/malatyada-56-buyuklugunde-deprem-3822/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/malatyada-56-buyuklugunde-deprem-3822/</id>
<published><![CDATA[2026-05-20T00:20:54+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-20T00:20:54+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3AB85F-2DE35D-2C6F21-A45F20-5EC7B7-60A679.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Malatya'nın Battalgazi ilçesinde saat 09.00'da 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi.</p><p></p><p>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Battalgazi ilçesi olan 5,6 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.</p><p></p><p><b>Belediye Başkanından açıklama</b></p><p></p><p>Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, şu ana kadar olumsuz bir ihbarın olmadığını açıkladı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">19 Mayıs ruhu meydanlarda yaşadı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/19-mayis-ruhu-meydanlarda-yasadi-2911/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/19-mayis-ruhu-meydanlarda-yasadi-2911/</id>
<published><![CDATA[2026-05-19T14:55:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-19T14:55:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2E8AF9-2EA631-16766A-FFF667-06DC69-E086EB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sabahın erken saatlerinden itibaren Türkiye’nin dört bir yanında vatandaşlar anma törenlerine yoğun katılım gösterdi. Resmi törenlerde saygı duruşunda bulunulurken, İstiklal Marşı’nın hep bir ağızdan okunması duygu dolu anlara sahne oldu. Özellikle gençlerin katılımı, 19 Mayıs’ın yalnızca bir tarih değil, aynı zamanda bağımsızlık ve cumhuriyet bilincinin nesilden nesile taşındığı güçlü bir miras olduğunu bir kez daha ortaya koydu.</p><p>Törenlerde yapılan konuşmalarda, 19 Mayıs 1919’un yalnızca bir kurtuluş hareketinin başlangıcı değil; aynı zamanda milletin yeniden ayağa kalkışının sembolü olduğu vurgulandı. Atatürk’ün gençliğe duyduğu güvenin altı çizilirken, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerine sahip çıkmanın önemine dikkat çekildi.</p><p>Kent meydanlarında düzenlenen yürüyüşlerde binlerce kişi ellerinde Türk bayraklarıyla “Yaşasın Cumhuriyet” sloganları attı. Öğrenciler tarafından hazırlanan halk oyunları ve gösteriler izleyicilerden büyük alkış aldı. Birçok şehirde düzenlenen fener alayları ise geceyi adeta kırmızı beyaza boyadı.</p><p>Uzmanlar, 19 Mayıs’ın yalnızca tarihi bir dönüm noktası olmadığını, aynı zamanda toplumsal birlik ve beraberlik duygusunu güçlendiren önemli bir milli değer olduğunu belirtiyor. Ekonomik ve sosyal zorlukların yaşandığı dönemlerde milli bayramların toplum üzerindeki moral etkisinin daha da arttığı ifade edilirken, ortak tarih bilincinin ülkenin geleceği açısından kritik önemde olduğu değerlendiriliyor.</p><p>Vatandaşlar ise törenlerde en çok “vatan sevgisi” ve “Atatürk’e bağlılık” duygularının öne çıktığını söyledi. Özellikle genç kuşakların törenlere gösterdiği yoğun ilgi, Cumhuriyet değerlerinin yaşamaya devam ettiğinin güçlü bir göstergesi olarak yorumlandı.</p><p>19 Mayıs coşkusu, Türkiye’nin dört bir yanında gün boyu süren etkinliklerle devam ederken, meydanlardan verilen ortak mesaj net oldu: “Bağımsızlık ruhu ve Atatürk sevgisi sonsuza kadar yaşayacak.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Gençlik ve bağımsızlık ruhu yeniden meydanlara taşınacak</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/genclik-ve-bagimsizlik-ruhu-yeniden-meydanlara-tasinacak-8926/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/genclik-ve-bagimsizlik-ruhu-yeniden-meydanlara-tasinacak-8926/</id>
<published><![CDATA[2026-05-19T09:12:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-19T09:12:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_69F0F0-015F3E-1F91B9-1EB587-583038-2C84F7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>19 Mayıs 1919’un 107’nci yılı kapsamında yurt genelinde düzenlenecek programlarda, milli mücadele ruhu ve gençliğin önemi ön plana çıkarılacak.</p><p>Başta Samsun olmak üzere birçok kentte resmi törenler düzenlenecek. Kamu kurumları, belediyeler, üniversiteler ve gençlik kuruluşları tarafından organize edilen etkinliklerde konserler, fener alayları, spor gösterileri ve gençlik buluşmaları gerçekleştirilecek. Özellikle gençlerin yoğun katılım göstermesi beklenen organizasyonlarda, birlik ve beraberlik mesajları verilecek.</p><p>Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlık mücadelesini başlatmak üzere Samsun’a çıkışının simgesi olan 19 Mayıs’ın, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecindeki tarihi önemi bir kez daha vurgulanacak. Eğitim kurumlarında düzenlenecek etkinliklerde öğrenciler şiirler okuyacak, halk oyunları ve müzik gösterileri sahnelenecek.</p><p>Gençlik ve Spor Bakanlığı öncülüğünde gerçekleştirilecek kutlamalar kapsamında çeşitli spor organizasyonları, maratonlar ve bisiklet turları da yapılacak. Birçok şehirde akşam saatlerinde konser ve ışık gösterileri düzenlenmesi planlanıyor.</p><p>Yetkililer, vatandaşları Türk bayraklarıyla kutlamalara katılmaya davet ederken, 19 Mayıs’ın gençlere emanet edilen Cumhuriyet değerlerinin yaşatılması açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">30 milyon dolarlık tier-2 sukuk ihracı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/30-milyon-dolarlik-tier-2-sukuk-ihraci-1165/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/30-milyon-dolarlik-tier-2-sukuk-ihraci-1165/</id>
<published><![CDATA[2026-05-19T02:48:30+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-19T02:48:30+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A21ACE-FB1CF5-3AD252-EC4A28-22E70B-4E3930.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Faizsiz finans prensipleri doğrultusunda faaliyetlerini sürdüren Golden Global Yatırım Bankası, etkin bilanço yönetimi, güçlü iş modeli ve disiplinli büyüme stratejisiyle yerel ve uluslararası piyasalardaki etkinliğini artırmaya devam ediyor.</p><p>10 yıl vadeli ve 5’inci yılda erken itfa opsiyonuna sahip olarak yapılandırılan Tier-2 Sukuk ihracı, yatırımcılardan güçlü ilgi gördü. İşlem sonucunda bankanın sermaye yeterlilik oranı yüzde 17,5 seviyesine yükseldi.</p><p>Güçlü sermaye yapısıyla sürdürülebilir büyümeye katkı</p><p>Golden Global Yatırım Bankası Genel Müdürü Yavuz Yeter, gerçekleştirilen ihraca ilişkin yaptığı değerlendirmede, Basel III uyumlu ilk katkı sermayesi borçlanmasını başarıyla tamamlamaktan memnuniyet duyduklarını belirtti.</p><p>Yeter, “2020 yılında faaliyetlerine başlayan genç ve dinamik bir yatırım bankası olarak kısa sürede ulaştığımız bu önemli kilometre taşı, güçlü iş modelimizin ve disiplinli büyüme stratejimizin somut bir göstergesidir. Gerçekleştirdiğimiz 30 milyon ABD doları tutarındaki Tier-2 Sukuk ihracı ile sermaye yapımızı daha da güçlendirdik” dedi.</p><p>Golden Global Yatırım Bankası’nın güçlü sermaye yapısıyla müşterilerine daha etkin, esnek ve kapsamlı çözümler sunma kapasitesini artırdığını ifade eden Yeter, şu açıklamalarda bulundu:</p><p>“Güçlenen sermaye yapımız sayesinde yatırım bankacılığı faaliyetlerimizde daha yüksek işlem hacmi ve ürün çeşitliliğiyle hizmet verme imkânı elde ediyoruz. Bu stratejik işlem, bankamızın öz kaynak yapısını kuvvetlendirirken büyümemize çarpan etkisi yaratacak sağlam bir temel oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde de ölçeklenebilir ve sürdürülebilir büyüme hedeflerimiz doğrultusunda müşterilerimize ve ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceğiz.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">1030 takım Godiva için yarıştı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/1030-takim-godiva-icin-yaristi-7705/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/1030-takim-godiva-icin-yaristi-7705/</id>
<published><![CDATA[2026-05-19T02:36:17+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-19T02:36:17+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4ECDC2-D44871-47F303-EC53F4-0AE699-28222C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Her yıl farklı bir pladis markası için yenilikçi fikirlerin geliştirildiği bizz@kampüs Pazarlama Fikir Yarışması’nın 15’incisi “Fikirlerinle Işılda” sloganıyla düzenlendi. pladis’in genç yeteneklerin gelişimine katkı sağlama vizyonuyla hayata geçirdiği yarışmada bu yıl üniversitelerin 3. ve 4. sınıf ile yüksek lisans öğrencileri, global premium çikolata markası GODIVA için yaratıcı pazarlama projeleri geliştirirken, ürün fikrinden pazarlama süreçlerine&nbsp; kadar tüm aşamaları deneyimleme fırsatı buldu.&nbsp;&nbsp;</p><p>Yarışmada Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğrencileri Yiğitcan Kızıl ve Ahmet Oğuzhan Kökülü’den oluşan “HUptrik”, yaratıcı fikriyle ipi göğüsleyen takım oldu.&nbsp;</p><p>İkinciliği Dokuz Eylül Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümü öğrencisi Batuhan İzmir, Dumlupınar Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümü öğrencisi Umut Can Bakar ve Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü öğrencisi Taha Kurt’tan oluşan “Keçiler” takımı kazandı.&nbsp;</p><p>Bu yılki yarışmada, Sakarya Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümü öğrencileri Feyza Yıldızözü ve İrem Aktaş’ın yer aldığı “MilkyWay” ile Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü öğrencileri Nil Uyanık ve Sena Altunkalbur’dan oluşan “S&amp;N” takımı üçüncülüğü paylaştı.</p><p>pladis Çamlıca ofisinde düzenlenen törende birinci takıma ödülünü Ülker CEO’su ve pladis TURCA (Türkiye ve Orta Asya) Başkanı Özgür Kölükfakı, ikinci ve üçüncü takımlara ise jüri üyeleri takdim etti. Toplam 375 bin TL ödülün dağıtıldığı yarışmada birinci takım 125 bin TL, ikinci takım 100 bin TL, üçüncü takımlar ise 75’er bin TL ile ödüllendirildi. İlk 3’te yer alan takımlar uzun dönem staj hakkı da kazandı.&nbsp;&nbsp;</p><p>1030 takım yaratıcı fikirleriyle GODIVA için kıyasıya yarıştı</p><p>“bizz@kampüs”te bu yıl, Türkiye’deki 140 üniversitenin 129 farklı bölümünden 2 bin 455 öğrencinin katılımıyla 2-3 kişiden oluşan 1030 takım yer aldı. Süreç boyunca profesyonel koçlar tarafından sunum eğitimi verilen takımlara, GODIVA’nın insan kaynakları ve pazarlama ekiplerinden danışmanlar da atandı. Finale kalan 10 ekibin sunumlarının ardından dereceye girenler belirlendi.&nbsp;</p><p>Ülker CEO’su ve pladis TURCA Başkanı Özgür Kölükfakı, yaratıcı fikirleriyle bu yıl 15’incisi düzenlenen yarışmaya katılan gençleri kutlayarak, şu değerlendirmede bulundu:&nbsp;</p><p>“bizz@kampüs ile genç yeteneklerimize fırsat vermek, onların fikirleriyle ışıldamalarına ve potansiyellerine tanıklık etmek bizler için büyük bir mutluluk. Her yıl farklı bir heyecanla düzenlediğimiz bizz@kampüs, gençlerin imkân tanındığında takım ruhuyla, emekle, özveriyle ve büyük bir özgüvenle fikirlerini ortaya koyduğu bir öğrenme ekosistemi. pladis olarak gençlerin hayal gücüne alan açmaya ve onları gerçek iş dünyası deneyimiyle buluşturmaya&nbsp; devam edeceğiz.”</p><p>pladis TURCA İnsan Kaynakları Başkan Yardımcısı Eylem Özgür ise, katılımcı sayısının ve yenilikçi fikirlerin umut verdiğini belirterek, “Stratejik düşünme, yaratıcı problem çözme ve planlama gibi yetkinliklerini uygulamalı geliştirme fırsatı bulan gençlerimizin ekip ruhu, öğrenme tutkusu ve yaratıcılıkları bizler için çok değerli.” dedi.</p><p>pladis TURCA CMO’su Mustafa Kabakçı ise,&nbsp; “Bugün pazarlama, bir ürünü tanıtmanın çok ötesine geçerek anlam, duygu ve deneyim tasarımı odaklı bir sürece evrildi. bizz@kampüs ile bu dönüşümü bizzat deneyimleyen gençlerimizin cesur fikirlerini, profesyonel marka yönetimi disipliniyle birleştirmelerini, sektörümüzün geleceği açısından umut verici buluyoruz.” ifadelerini kullandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Fırsatçı firmalara denetimler sürecek"</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/firsatci-firmalara-denetimler-surecek-8426/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/firsatci-firmalara-denetimler-surecek-8426/</id>
<published><![CDATA[2026-05-18T17:15:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-18T17:15:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_448BC2-B8BD38-A9ADCF-AC22C1-A9A1FC-9B9A3F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TOBB İkiz Kuleler'de TOBB Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni'nde konuştu.</p><p></p><p>Erdoğan savaş ve krizlerin yol açtığı zorluklara karşın ihracatın güçlü ivmesini koruduğunu belirtti.</p><p></p><p>Bölgedeki çatışmalara rağmen geçtiğimiz yıl ekonominin yüzde 3,6 oranında büyüyerek milli gelirin 1,6 trilyon dolara, kişi başı milli geliri 18 bin 40 dolara ulaştığını kaydetti.</p><p></p><p>Erdoğan "Hizmetler ticaretinde dünyanın en yüksek düzeyde fazla veren altıncı ülkesi konumuna geldik. Savunma ve havacılık ihracatımız geçen sene 10 miyar doları aştı..İhracatta yakaladığımız ivmeyi istihdamı turizm ve istihdam rakamlarıyla perçinledik. 2025'te 64 milyon ziyaretçi ağırladık, 65,2 milyar dolar turizm geliri elde ettik. İşsizlik oranımızı yüzde 8,1'e indirdik, istihdam oranımızı ise yüzde 48,5'e yükselttik. Türk ekonomisinin potansiyelinin farkında olan yurtdışı yatırımcılar da son 23 yılda ülkemizde 89 bin şirket kurarak 290 milyar dolar tutarında yatırım yaptılar.</p><p></p><p>Bölgesel ve küresel gelişmelerden kaynaklı geçici fiyat artışlarının hem vatandaş, hem reel sektör üzerindeki baskıyı biliyoruz. Ekonomi yönetimimiz piyasanın yaşadığı stresi asgari düzeye indirmek için her türlü tedbiri alıyor ve almaya devam edecek." değerlendirmesini yaptı.</p><p></p><p>Üretim ve ulaştırma maliyetlerindeki artışla izah edilemeyecek ölçüde fırsatçı bir fiyatlama alışkanlığıyla karşı karşıya olunduğunu belirten Erdoğan "Piyasadaki fırsatçılara dönük denetimlerimizi kararlı bir şekilde sürdürüyoruz." diye konuştu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Şanlıurfa ve Gaziantep'te bayram tatilinde yoğunluk bekleniyor</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanliurfa-ve-gaziantepte-bayram-tatilinde-yogunluk-bekleniyor-826/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanliurfa-ve-gaziantepte-bayram-tatilinde-yogunluk-bekleniyor-826/</id>
<published><![CDATA[2026-05-18T12:12:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-18T12:12:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E0DEEE-95ADDF-65C5ED-DE886B-C4C16A-67F4C5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tarihi mekanları, inanç turizmi değerleri ve zengin mutfağıyla öne çıkan Güneydoğu Anadolu Bölgesi, bayram tatilini değerlendirmek isteyen ziyaretçilerin önemli rotalarından biri olarak öne çıkıyor.</p><p></p><p>İnanç, kültür ve gastronomi alanındaki değerleriyle her geçen gün daha fazla turist ağırlayan bölge, tarihin doğayla buluştuğu eşsiz güzellikteki kentleriyle ziyaretçilerine güzel bir tatil imkanı sunuyor.</p><p></p><p>Yaz aylarının kavurucu sıcakları öncesine denk gelen bayram tatili, bölgeyi ziyaret etmek isteyenler için avantaj sağlıyor.</p><p></p><p>UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Göbeklitepe ile Hazreti İbrahim'in doğduğuna inanılan Şanlıurfa, en çok ziyaret edilen şehirler arasında yer alıyor.</p><p></p><p>Gastronomisiyle öne çıkan Gaziantep ise tarihi ve turistik mekanlarıyla yoğun ilgi görüyor.</p><p></p><p>- Şanlıurfa'da yoğun hareketlilik bekleniyor</p><p></p><p>Şanlıurfa Turist Rehberleri Odaları Birliği Denetim Kurulu Başkanı Müslüm Çoban, AA muhabirine, Kurban Bayramı tatiliyle birlikte bölgede turizm hareketliliğinin artacağını söyledi.</p><p></p><p>Tatilin 9 güne çıkarılmasının sektörü olumlu etkilediğini belirten Çoban, "Ciddi bir hareketlilik bekliyoruz. Mayıs ayı bölgemizi gezmek için en uygun dönemlerden biri. Bayramın uzun olmasıyla birlikte Şanlıurfa ve Gaziantep başta olmak üzere Güneydoğu'da yoğunluk yaşanacağını öngörüyoruz." şeklinde konuştu.</p><p></p><p>Şanlıurfa Turizm Komitesi Başkanı Mehmet Kamil Türkmen de havaların ısınmasıyla bölgedeki turizm hareketliliğinin artacağını vurgulayarak, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"Bayram tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla birlikte bölgemizde önemli bir hareketlilik gözlemliyoruz. Şu an rezervasyon doluluk oranları yüzde 35-40 seviyelerinde. Bu oranın bayram haftasında yüzde 80 ila 100'e ulaşmasını bekliyoruz."</p><p></p><p>- Gaziantep'te otellerde doluluk oranı arttı</p><p></p><p>Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) GAP Bölge Temsil Kurulu Başkanı İbrahim Halil Kılınç, Gaziantep'in gastronomi ve tarihi zenginliğiyle önemli bir turizm potansiyeline sahip olduğunu belirtti.</p><p></p><p>GAP turlarının genellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında yoğunlaştığını dile getiren Kılınç, "Bayram tatilinde otellerde doluluk oranlarının yüzde 90 seviyelerine ulaşmasını bekliyoruz. Rezervasyonlar artmaya başladı, ulaşım ve konaklama sektöründe hareketlilik gözleniyor." diye konuştu.</p><p></p><p>- Yabancı turist sayısında artış</p><p></p><p>Kılınç, yabancı turist sayısında da artış yaşandığına işaret ederek, "Yakın zamanda Almanya'dan 17 seyahat acentesini Gaziantep'te ağırladık. Bu bölgeye turlar düzenlenmesi konusunda anlaşmalar yaptık. Çin ve Japonya ile de çalışmalar sürüyor. Bu ülkelerden de turist çekmeyi hedefliyoruz. Bölgemizde güvenlik ortamının iyileşmesiyle birlikte turizm hareketliliğinin daha da artacağını düşünüyoruz." dedi.</p><p></p><p>Turizm işletmecisi Mustafa Yılmaz ise yurt dışından gelen gurbetçilere yönelik turlar düzenlediklerini ifade ederek, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Almanya başta olmak üzere yurt dışından gelen vatandaşlarımıza bölgenin tarihini ve kültürel zenginliklerini tanıtıyoruz. Bayram tatilinde oteller, restoranlar ve çarşı-pazarlarda yoğunluk yaşanmasını bekliyoruz. Havaların ısınması ve tatilin 9 gün olması nedeniyle özellikle bu bölgede hareketliliğin artacağını öngörüyoruz."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Odine ilk çeyrekte satışlarını % 174 artırdı</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/odine-ilk-ceyrekte-satislarini-174-artirdi--1599/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/odine-ilk-ceyrekte-satislarini-174-artirdi--1599/</id>
<published><![CDATA[2026-05-18T02:33:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-18T02:33:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B4FFFB-6D078F-70023E-525C50-9F0F4B-CB46A1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Dijital altyapılar için danışmanlık, sistem entegrasyonu ile yapay zekâ destekli yazılım ve servis çözümleri sunan global teknoloji iş ortağı Odine, 2026 yılının ilk 3 aylık dönemine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, veri egemenliği odaklı bulut mimarileri ve yapay zekâ teknolojileri odağındaki büyüme stratejisini sürdürerek 651 milyon TL net satış geliri elde etti. Bu rakam, 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde174’lük artışa işaret ediyor. Şirket’in brüt kârı ise 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 38 artarak 127 milyon TL’ye çıktı. Brüt kâr marjı da yüzde19,48 olarak gerçekleşti.</p><p>Odine’in 2025 yıl sonu itibarıyla gerçekleştirdiği ve gelecekte gelirle kârlılığa önemli katkı sağlaması beklenen stratejik Ar-Ge yatırımlarının etkileri, 2026 yılının ilk çeyreğinde finansal sonuçlara yansımaya başladı. Mevsimsellik kaynaklı talep artışı ve proje kapanışlarının yılın ilerleyen dönemlerinde hız kazanmasının da katkısıyla, söz konusu yatırımların gelir ve kârlılık üzerindeki olumlu etkisinin ilerleyen dönemlerde daha da belirgin şekilde görülmesi bekleniyor.</p><p>Operasyonel performansta iyileşme</p><p>Yılın ilk çeyreğinde uzun vadeli ve sürdürülebilir büyüme hedefler doğrultusunda gerçekleştirilen stratejik yatırımların olumlu etkilerinin görülmeye başladığını belirten Odine CFO’su Ali Yöney, şunları söyledi:</p><p>“Özellikle 2025 yılında gerçekleştirilen organik ve inorganik yatırımlar ile Ar-Ge çalışmalarının katkısıyla satış gelirlerimiz geçen yılın aynı dönemine göre güçlü artış gösterirken, operasyonel performansımızda da iyileşme kaydedildi. Sektörde geçmiş dönem eğilimleri incelendiğinde, yılın ilerleyen çeyreklerinde talep artışı ve proje kapanışlarının hız kazandığı görülüyor. Bu kapsamda, ilk çeyrekte finansallarımıza yansımaya başlayan stratejik yatırımların katkısının yılın geri kalanında daha belirgin hale gelmesi bekliyoruz. 2026 yılının ilk çeyreğinde elde edilen güçlü ciro büyümesi ve net kârlılık performansı, şirketimizin uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli çıktıları arasında yer alıyor. Odine olarak, rekabet gücümüzü artıracak ve sürdürülebilir büyümemizi destekleyecek Ar-Ge yatırımlarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Teknoloji odaklı iş modelimizin uzun vadede kârlılık ve operasyonel verimliliğe güçlü katkı sağlayacağına inanıyoruz.”</p><p>Odine, güçlü nakit pozisyonu, pozitif işletme sermayesi ve sağlam özkaynak yapısıyla; egemen bulut mimarileri, çoklu bulut yönetimi, yapay zekâ destekli orkestrasyon teknolojileri ve yeni nesil dijital altyapılar odağındaki uzun vadeli büyüme vizyonunu sürdürüyor. Şirketin küresel organizasyon yapısını güçlendiren stratejik adımlarının, hızlanan Ar-Ge yatırımlarının, patent odaklı inovasyon yaklaşımının ve uluslararası teknoloji iş birliklerinin, Odine’in küresel pazardaki rekabet gücünü daha da artırması bekleniyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İstanbul'da nisan ayında en çok hamsi tüketildi</title>
<link href="https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/istanbulda-nisan-ayinda-en-cok-hamsi-tuketildi-6222/" />
<id>https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/istanbulda-nisan-ayinda-en-cok-hamsi-tuketildi-6222/</id>
<published><![CDATA[2026-05-17T11:20:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-17T11:20:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_27877B-33D357-9C3370-6B05B7-63C02B-CC213E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki İstanbul Yönetim Yenileme AŞ'nin (İSYÖN) Gürpınar Su Ürünleri Hali'ndeki verilerine göre, nisan ayında halde 95 farklı ürün satıldı.</p><p></p><p>Halde, bu ayda toplam 2 bin 778 ton balık satışa sunulurken ağlara en çok hamsi takıldı.</p><p></p><p>Nisan ayında 760 ton 801 kilogram hamsi alıcı buldu. Böylece halde satılan ürünlerin yüzde 27,39'unu hamsinin oluşturduğu belirlendi.</p><p></p><p>Hamsiyi 672 ton 574 kilogramla istavrit, 216 ton 364 kilogramla somon, 196 ton 406 kilogramla levrek, 195 ton 24 kilogramla çipura, 109 ton 615 kilogramla mezgit, 56 ton 345 kilogramla kolyoz, 50 ton 584 kilogramla mırlan, 45 ton 100 kilogramla tekir ve 33 ton 704 kilogramla sardalya izledi.</p><p></p><p>Nisanda hamsinin kilogramı ortalama 54,83 liradan satıldı.</p><p></p><p>İstavrit 54,01 lira, somon 235,42 lira, levrek 379,95 lira, çipura 335,13 lira, mezgit 124,89 lira, kolyoz 87,87 lira, mırlan 255,97 lira, tekir 347,49 lira, sardalya 147,71 liradan alıcı buldu.</p><p></p><p>- En pahalı balık ıstakoz</p><p></p><p>Gürpınar Su Ürünleri Hali'nde birim fiyatı en yüksek ürün ise ıstakoz oldu.</p><p></p><p>Nisan ayında kilogramı ortalama 2 bin 260 lira 77 kuruştan satılan ıstakozu, 1754 lira 63 kuruşla pisi, 1430 lira 60 kuruşla sinarit, 1060 lira 66 kuruşla Karabiga karides, 971 lira 45 kuruşla kalkan, 947 lira 31 kuruşla lahoz, 846 lira 36 kuruşla jumbo karides, 785 lira 82 kuruşla deniz levreği ve 780 lira 87 kuruşla dülger takip etti.</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
</feed>