<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">

<channel>
<title><![CDATA[Analiz Gazetesi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/]]></link>
<description><![CDATA[Son 100 Haber Rss - GÜNDEM]]></description>
<language>tr-tr</language>
<generator>Analiz Gazetesi</generator>
<lastBuildDate><![CDATA[Wed, 12 Aug 2026 11:36:03 +0300]]></lastBuildDate>
<item>
<title><![CDATA[Şirketler israfı azaltamayınca fatura tüketiciye çıkıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sirketler-israfi-azaltamayinca-fatura-tuketiciye-cikiyor-6001/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sirketler-israfi-azaltamayinca-fatura-tuketiciye-cikiyor-6001/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_989138-B0BC30-095E0E-37C719-A6C6BB-A98863.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yalın dönüşüm, dijital dönüşüm ve verimlilik odağında hizmet veren LeanViser'ın Kurucusu Can Yükselen, süreçlerindeki israfı azaltamayan işletmelerin çoğu zaman maliyet baskısını gramaj küçültme (shrinkflasyon) veya kaliteyi düşürme (skimpflasyon) yoluyla yönetmeye çalıştığını&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_989138-B0BC30-095E0E-37C719-A6C6BB-A98863.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yalın dönüşüm, dijital dönüşüm ve verimlilik odağında hizmet veren LeanViser'ın Kurucusu Can Yükselen, süreçlerindeki israfı azaltamayan işletmelerin çoğu zaman maliyet baskısını gramaj küçültme (shrinkflasyon) veya kaliteyi düşürme (skimpflasyon) yoluyla yönetmeye çalıştığını belirterek, kalıcı çözümün tek seferlik tasarruflar değil, sürekli iyileştirme anlayışı olduğunu vurguluyor.Şirketler maliyetlerini düşürmek istediklerinde çoğu zaman satın alma fiyatlarına, personel giderlerine veya enerji tüketimine odaklanıyor. Oysa işletmelerin rekabet gücünü sessizce eriten asıl maliyetler, süreçlerde fark edilmeyen kayıplardan kaynaklanıyor. Finansal tablolarda doğrudan görünmeyen bu kayıplar; üretimde beklemeler, gereksiz taşıma hareketleri, tekrar edilen işler, plansız duruşlar, fazla stok ve yavaş karar süreçleri gibi birçok unsurdan oluşuyor.Yalın yönetim yaklaşımında "israf" olarak tanımlanan bu faaliyetlerin ortak özelliği, müşteriye hiçbir değer katmamasına rağmen ürün maliyetinin içine dâhil olmasıdır. Bu nedenle görünmeyen maliyetlerin bedelini yalnızca işletmeler değil, daha yüksek fiyat, daha uzun teslimat süresi ve daha düşük kaliteyle tüketiciler de ödüyor.Beş Somut Görünüm: Şirkete Maliyeti, Tüketiciye YansımasıGörünmeyen maliyetler, üretim ve hizmet süreçlerinde çoğunlukla beş temel başlık altında ortaya çıkıyor:Fazla stok: İhtiyaçtan fazla tutulan stok, işletmenin sermayesini gereksiz yere bağlarken depolama, finansman ve fire maliyetlerini artırıyor. Bu yük, ürün maliyetine eklenerek tüketiciye yansıyor. Ayrıca yüksek stok seviyeleri, tüketiciye daha eski üretim tarihli ürünlerin ulaşmasına da neden olabiliyor.Plansız duruşlar ve uzun hazırlık süreleri: Üretimde yaşanan kısa süreli duruşlar bile yıl sonunda önemli kapasite kayıplarına dönüşüyor. Bunun sonucu olarak teslimatlar gecikebiliyor, üretim maliyetleri artıyor ve bu artış ürün fiyatlarına yansıyor.Gereksiz taşıma ve hareket: Çalışanların malzeme aramak, gereksiz mesafe kat etmek veya ekipman beklemek için harcadığı zaman, ürüne hiçbir değer katmıyor. Buna rağmen oluşan işçilik ve operasyon maliyetleri nihai ürünün fiyatına ekleniyor.Yeniden işleme ve kalite hataları: Hatalı üretim nedeniyle yeniden yapılan işlemler; ek işçilik, malzeme ve enerji tüketimine yol açıyor. Bunun yanında kalite sorunları, iade oranlarını artırırken müşteri memnuniyetini de olumsuz etkiliyor.Yavaş onay süreçleri: Uzun süren karar mekanizmaları, işletmelerin değişen talebe hızlı yanıt vermesini zorlaştırıyor. Bu durum hem operasyonel maliyetleri artırıyor hem de tüketicinin ürüne zamanında ulaşmasını engelleyebiliyor.Bu kayıplar tek tek değerlendirildiğinde önemsiz gibi görünse de aynı işletmede bir araya geldiklerinde milyonlarca liralık ek maliyet oluşturabiliyor. Üstelik bu maliyetler çoğu zaman fark edilmeden ürün fiyatına eklenerek tüketici tarafından karşılanıyor.Enflasyon, Tek Seferlik Tasarrufları EritiyorArtan maliyet baskısı karşısında birçok işletme ilk olarak toplu alım pazarlıkları, harcama kısıtları veya yatırım ertelemeleri gibi tek seferlik önlemlere yöneliyor. Bu adımlar kısa vadede rahatlama sağlasa da yüksek enflasyon ortamında etkileri hızla ortadan kalkıyor.Bu nedenle kalıcı maliyet avantajı sağlayabilen işletmeler, tasarrufu tek seferlik bir uygulama olarak değil, sürekli iyileştirme kültürünün bir parçası olarak ele alıyor. Süreçlerdeki kayıpları düzenli olarak azaltan şirketler hem rekabet güçlerini koruyor hem de maliyet artışlarını daha kontrollü yönetebiliyor.Aksi durumda işletmelerin önünde çoğu zaman üç seçenek kalıyor: fiyatı artırmak, ürün miktarını azaltmak veya kaliteyi düşürmek. Özellikle rekabetin yoğun olduğu pazarlarda, son yıllarda ikinci ve üçüncü seçeneklerin daha sık tercih edildiği görülüyor.Zam Görünmüyorsa: Shrinkflasyon ve SkimpflasyonMaliyet baskısı süreçlerin içinden karşılanamadığında şirketler bazen maliyeti doğrudan tüketiciye yansıtıyor.Shrinkflasyon, ürünün satış fiyatı aynı kalırken gramajının veya miktarının azaltılması anlamına geliyor. Tüketici ilk bakışta aynı fiyatı ödediğini düşünse de gerçekte daha az ürün satın almış oluyor.Skimpflasyon ise ürünün fiyatı ve miktarı değişmeden, kullanılan malzemenin, içeriğin ya da hizmet kalitesinin düşürülmesiyle ortaya çıkıyor. Daha düşük kaliteli hammaddeler, sadeleştirilen üretim süreçleri veya azaltılan satış sonrası hizmetler bunun en yaygın örnekleri arasında yer alıyor.Can Yükselen'e göre bu iki yöntem, gerçek anlamda maliyet iyileştirmesi değil; maliyetin tüketiciye aktarılması anlamına geliyor.Yalın düşüncenin temel yaklaşımı ise bunun tam tersini savunuyor. Amaç; müşterinin değer verdiği ürün, hizmet veya kalite unsurlarını azaltmak değil, değer yaratmayan faaliyetleri ortadan kaldırmak. Böylece maliyet düşerken tüketicinin aldığı ürünün niteliği korunabiliyor.Üstelik kaliteyi düşürmeye yönelik kısa vadeli uygulamalar, zaman içinde daha fazla hata, yeniden işleme, iade ve müşteri memnuniyetsizliği yaratarak işletmelere yeni maliyetler de oluşturabiliyor. Benzer şekilde gramaj değişikliklerinin tüketici tarafından fark edilmesi, yalnızca fiyat algısını değil markaya duyulan güveni de olumsuz etkileyebiliyor.Süreçlerini sürekli iyileştiren işletmeler ise maliyet artışlarının tamamını fiyatlara yansıtmak zorunda kalmadan rekabet güçlerini koruyabiliyor. Bu yaklaşım, hem şirketler hem de tüketiciler açısından daha sürdürülebilir bir maliyet yönetimi modeli sunuyor.Yatırım Kararından Önce Mevcut Kapasiteye Bakmakİşletmeler çoğu zaman maliyetlerin nedenlerini değil, yalnızca sonuçlarını görüyor. Benzer şekilde yeni makine veya kapasite yatırımı planlanırken, mevcut kaynakların ne kadarının süreçlerdeki israflar nedeniyle verimsiz kullanıldığı gözden kaçabiliyor.LeanViser Kurucusu Can Yükselen, birçok işletmede yeni yatırım ihtiyacının önemli bir bölümünün, süreçlerdeki verimsizliklerin ortadan kaldırılmasıyla ertelenebileceğini veya tamamen ortadan kalkabileceğini belirtiyor. Farklı sektörlerde yürütülen operasyonel verimlilik çalışmalarında, kurulu kapasitenin yüzde 15 ila 30'unun çeşitli israflar nedeniyle kullanılamadığı sıklıkla görülüyor.Yüksek finansman maliyetlerinin yaşandığı dönemlerde mevcut kapasitenin daha verimli kullanılması, yalnızca işletmelerin yatırım yükünü azaltmakla kalmıyor; bu maliyetlerin ürün fiyatlarına yansımasını da sınırlıyor.Günümüzde rekabet yalnızca daha düşük maliyetle üretmekten ibaret değil. Daha hızlı karar alabilmek, değişen taleplere çevik yanıt verebilmek ve mevcut kaynaklardan en yüksek verimi sağlayabilmek de şirketlerin rekabet gücünü belirleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor.Bu nedenle başarılı dönüşüm çalışmalarının ilk adımı çoğu zaman yeni teknoloji yatırımı değil, mevcut süreçleri görünür hâle getirmek oluyor. Değer akış haritalama (VSM), Gemba yürüyüşleri ve süreç analizleri gibi yöntemlerle işletmeler, daha önce fark etmedikleri kayıpları tespit ederek düşük maliyetli ancak yüksek etkili iyileştirmeler gerçekleştirebiliyor.LeanViser Kurucusu Can Yükselen "Şirketler çoğu zaman maliyetleri azaltmaya çalışıyor; oysa asıl ihtiyaç, maliyetleri oluşturan nedenleri ortadan kaldırmaktır. Görünmeyen kayıplar yalnızca kârlılığı değil, teslimat performansını, çalışan motivasyonunu, müşteri memnuniyetini ve tüketicinin ödediği fiyatı da doğrudan etkiliyor. Enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde tek seferlik tasarruflar kısa sürede etkisini kaybediyor. Süreçlerdeki kayıplar giderilmediğinde ise maliyet baskısı gramajdan ya da kaliteden kesilerek tüketiciye yansıyor. Oysa kalıcı çözüm, müşterinin değer verdiği unsurlardan ödün vermeden israfı ortadan kaldıran sürekli iyileştirme anlayışıdır.Küresel rekabetin giderek arttığı günümüzde sürdürülebilir büyümenin yolu yalnızca daha fazla üretmekten değil, daha verimli üretmekten geçiyor. Görünmeyen maliyetleri görünür hâle getiren ve sürekli iyileştirme kültürünü benimseyen işletmeler; hem rekabet güçlerini artırıyor hem de tüketicilere fiyat, kalite ve erişilebilirlik açısından daha sürdürülebilir bir değer sunabiliyor" diyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 12 Aug 2026 11:36:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Faydasıçok Vakfı'nda yeni dönem]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/faydasicok-vakfinda-yeni-donem-8402/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/faydasicok-vakfinda-yeni-donem-8402/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_410C6E-7C4B53-5FA287-0B3E9F-088912-FE6B86.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Niğde'de doğan Gülay Faydasıçok, ilk, orta ve lise öğrenimini Niğde'de tamamladı. Selçuk Üniversitesi Çocuk Gelişimi Eğitimi ve Okul Öncesi Öğretmenliği Lisans Programı'ndan mezun olduktan sonra çalışma hayatına adım attı.Eğitime ve insan gelişimine duyduğu ilgiyi akademik&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_410C6E-7C4B53-5FA287-0B3E9F-088912-FE6B86.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Niğde'de doğan Gülay Faydasıçok, ilk, orta ve lise öğrenimini Niğde'de tamamladı. Selçuk Üniversitesi Çocuk Gelişimi Eğitimi ve Okul Öncesi Öğretmenliği Lisans Programı'ndan mezun olduktan sonra çalışma hayatına adım attı.Eğitime ve insan gelişimine duyduğu ilgiyi akademik yaşamında da sürdüren Faydasıçok, daha sonra Üsküdar Üniversitesi Psikoloji Lisans Programı'nı tamamlayarak ikinci lisans derecesini aldı. Ardından yine Üsküdar Üniversitesi Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisans Programı'ndan mezun oldu.Çocuk gelişimi, eğitim ve psikoloji alanlarında edindiği birikimi gençlerin eğitimine ve gelişimine yönelik çalışmalara aktaran Gülay Faydasıçok, Faydasıçok Vakfı çatısı altında sürdürdüğü çalışmalarına bundan böyle Yönetim Kurulu Başkanı olarak liderlik edecek.Gülay Faydasıçok, Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini, 2016 yılından bu yana vakfa bu görevde liderlik eden Selcen Faydasıçok'tan devraldı. Yeni dönemde vakfın bugüne kadar oluşturduğu güçlü birikimi ve değerleri koruyarak gençlerin eğitim ve gelişim yolculuğuna katkı sunan çalışmaların sürekliliğini sağlamayı ve etkisini daha da artırmayı hedefliyor.Gülay Faydasıçok, yeni döneme ilişkin şu değerlendirmede bulundu:"Faydasıçok Vakfı olarak en güçlü inancımız, her gencin içinde keşfedilmeyi ve desteklenmeyi bekleyen çok değerli bir potansiyel olduğudur.Gençlerin, içinde bulundukları koşullardan bağımsız olarak nitelikli eğitime erişebildiği, kendilerini özgürce geliştirebildiği ve geleceğe güvenle hazırlanabildiği bir Türkiye'ye katkı sunmayı amaçlıyoruz.Bugüne kadar olduğu gibi, gençlerimizi yalnızca eğitim süreçlerinde desteklemekle kalmayıp onları dinleyen, cesaretlendiren, yolculuklarına eşlik eden ve kendi yollarını çizerken yanlarında duran bir vakıf anlayışını kararlılıkla sürdüreceğiz.Faydasıçok Vakfı'nın bugüne kadar büyük emek ve özveriyle oluşturduğu değerleri korurken burs, mentorluk ve gönüllülük çalışmalarımızı daha da güçlendirerek daha fazla gence ulaşmayı hedefliyoruz. Gençlerimizin yalnızca bugünkü eğitimlerine değil, gelecekte üstlenecekleri sorumluluklara da katkı sunmak ve kendi potansiyellerini gerçekleştirebilecekleri güçlü bir gelecek inşa etmelerine destek olmak istiyoruz.Faydasıçok Vakfı olarak, yeni dönemde de gençlerin yanında olmaya, onların potansiyellerine inanarak geleceğe birlikte değer katmaya devam edeceğiz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 12 Aug 2026 10:03:30 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çocuğunuzun ilk fotoğraf paylaşımı öncesi ebeveynlere 5 kritik öneri]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/cocugunuzun-ilk-fotograf-paylasimi-oncesi-ebeveynlere-5-kritik-oneri-1454/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/cocugunuzun-ilk-fotograf-paylasimi-oncesi-ebeveynlere-5-kritik-oneri-1454/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6967BC-694654-EF238A-CDE280-0552AA-7A91A1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çocukların büyük bölümü belli bir yaşa geldiğinde kendi fotoğrafını veya videosunu çevrimiçi paylaşmak istiyor. Ancak bir görüntü internete yüklendiğinde artık tümüyle kontrol altında tutulamıyor. Fotoğraflar ekran görüntüsüyle kaydedilebiliyor, izinsiz yeniden paylaşılabiliyor,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6967BC-694654-EF238A-CDE280-0552AA-7A91A1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çocukların büyük bölümü belli bir yaşa geldiğinde kendi fotoğrafını veya videosunu çevrimiçi paylaşmak istiyor. Ancak bir görüntü internete yüklendiğinde artık tümüyle kontrol altında tutulamıyor. Fotoğraflar ekran görüntüsüyle kaydedilebiliyor, izinsiz yeniden paylaşılabiliyor, arama motorlarında indekslenebiliyor ve çoğu zaman fark edilmeyen konum ile cihaz bilgileri (meta veri) taşıyabiliyor. Bu da yalnızca bir paylaşımın, çocuğun yıllarca sürecek bir dijital ayak izinin parçası haline gelmesi anlamına geliyor. Bu noktada Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, ebeveynlerin çocuklarına paylaşım öncesinde temel dijital güvenlik alışkanlıklarını kazandırmasının önemine dikkat çekiyor.&#34;Bir Fotoğraf Paylaşıldığı An Kontrolden Çıkabilir&#34;Çocukların dijital güvenliğinde ebeveyn rehberliğinin belirleyici olduğunu ifade eden Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, &#34;Ebeveynler çoğunlukla çocuğun ne paylaştığına odaklanıyor, oysa asıl mesele o görüntünün paylaşıldıktan sonra nereye gidebileceği. Bir fotoğraf yüklendiği anda kopyalanabilir, farklı platformlara taşınabilir ve yıllar sonra bile karşınıza çıkabilir. Üstelik pek çok fotoğraf, çekildiği yeri ve zamanı gösteren gizli konum bilgileri taşır. Bu nedenle çocuğa &#39;Paylaş&#39; düğmesine basmadan önce kimlerin görebileceğini, görüntünün nasıl yayılabileceğini ve hangi bilgileri açık ettiğini öğretmek gerekiyor. En etkili koruma, doğru gizlilik ayarlarını bütünsel bir güvenlik çözümüyle birleştirmekten geçiyor.&#34; dedi.Alev Akkoyunlu, ebeveynlerin çocuklarıyla fotoğraf paylaşımı öncesinde konuşması gereken 5 konuyu paylaşıyor:1. Paylaşımın kalıcı olduğunu çocuğunuza anlatın. Çoğu çocuk bir fotoğrafı nasıl yükleyeceğini bilir, ancak paylaşımdan sonra neler olabileceğini daha az öngörür. Sadece arkadaşlara açık bir paylaşımın bile ekran görüntüsü, indirme ve yeniden paylaşım yoluyla hızla yayılabileceğini, internete giren bir görüntünün tümüyle silinmesinin çoğu zaman mümkün olmadığını hatırlatın.2. Fotoğrafların gizli konum bilgisi taşıdığını gözden kaçırmayın. Akıllı telefonlarla çekilen fotoğraflar, çoğu zaman çekildiği yeri ve zamanı gösteren meta veri (EXIF) içerir. Bu bilgi, çocuğunuzun ev, okul veya sık gittiği yerlerin belli olmasına yol açabilir. Cihazın kamera ayarlarından konum etiketlemesini kapatmak, paylaşımdan önce alınabilecek en basit önlemlerden biridir.3. Hesap gizlilik ayarlarını birlikte yapılandırın. Çocuğunuzun hesabını kimlerin takip edebileceğini, fotoğrafları kimlerin görebileceğini ve yorum yapabileceğini birlikte belirleyin. Hesabı gizli moda almak ve takipçileri yalnızca tanıdık kişilerle sınırlamak, yabancılardan gelebilecek istenmeyen temas ve içerik toplama girişimlerini belirgin şekilde azaltır.4. Yabancılardan gelen ilgi ve isteklere karşı dikkatli olun. Çocuğunuza tanımadığı kişilerden gelen takip, mesaj veya fotoğraf isteklerini kabul etmemesi gerektiğini öğretin. Paylaşılan görüntülerin kötü niyetli kişiler tarafından toplanabileceğini ve farklı amaçlarla kullanılabileceğini, bu nedenle kişisel bilgi içeren fotoğraflardan (okul forması, adres, tanınabilir mekânlar) kaçınmanın önemini anlatın.5. Korumayı bütünsel bir çözümle destekleyin. Çocuğunuzun dijital yaşamı tek bir uygulamayla sınırlı değil. Bitdefender Parental Control gibi çözümlerle küçük çocuklar için internet süresini yönetebilir, uygunsuz içerikleri filtreleyebilir oltalama, zararlı bağlantılar ve kimlik hırsızlığı gibi çevrimiçi tehditlere karşı koruyabilirsiniz.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 12 Aug 2026 09:57:33 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Güvenlikte yeni dönem ekonomide milyarlık fırsat]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/guvenlikte-yeni-donem-ekonomide-milyarlik-firsat-5890/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/guvenlikte-yeni-donem-ekonomide-milyarlik-firsat-5890/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_34D354-ADF475-7C3F9C-866EFE-D3EE46-E3FAE3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mustafa DENİZTürkiye Büyük Millet Meclisi'nde görüşülen ve kabul edilen çerçeve yasa teklifi, yalnızca siyasi ve hukuki sonuçlarıyla değil, ekonomiye olası etkileriyle de dikkat çekiyor. "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda hazırlanan düzenlemenin, güvenlik risklerinin azalması&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_34D354-ADF475-7C3F9C-866EFE-D3EE46-E3FAE3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mustafa DENİZTürkiye Büyük Millet Meclisi'nde görüşülen ve kabul edilen çerçeve yasa teklifi, yalnızca siyasi ve hukuki sonuçlarıyla değil, ekonomiye olası etkileriyle de dikkat çekiyor. "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda hazırlanan düzenlemenin, güvenlik risklerinin azalması halinde yatırım ortamını iyileştirebileceği ve bölgesel kalkınmayı hızlandırabileceği değerlendiriliyor.Ekonomistler, güvenlik sorununun yalnızca can ve mal kaybı yaratmadığını; aynı zamanda kamu harcamaları, özel sektör yatırımları, turizm gelirleri ve bölgesel ticaret üzerinde ciddi maliyetler oluşturduğunu vurguluyor.Yatırımcı için kritik unsur güvenEkonomide yatırım kararlarının temel belirleyicilerinden biri güven ortamı olarak öne çıkıyor. Uzun vadeli yatırım planları yapan şirketler, faaliyet gösterecekleri bölgelerde güvenlik riskinin düşük olmasını ve hukuki çerçevenin öngörülebilir olmasını bekliyor.Uzmanlara göre terör riskinin kalıcı biçimde azalması, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da ertelenen yatırımların yeniden gündeme gelmesini sağlayabilir. Tarım, hayvancılık, enerji, madencilik, lojistik ve imalat sanayisi açısından yüksek potansiyele sahip bölgelerde yatırım iştahının artabileceği ifade ediliyor.Sınır ticaretinde yeni dönem beklentisiDüzenlemenin kalıcı bir normalleşme sürecine katkı sağlaması halinde Irak ve Suriye başta olmak üzere komşu ülkelerle ticaretin de ivme kazanabileceği belirtiliyor.Sınır illerinde lojistik faaliyetlerin güçlenmesi, ticaret koridorlarının gelişmesi ve bölgesel taşımacılık ağlarının genişlemesi durumunda Türkiye'nin Orta Doğu'ya açılan ticaret merkezi rolünün güçlenebileceği değerlendiriliyor. Bu gelişmenin toplam ihracat performansına da olumlu yansıyabileceği ifade ediliyor.Kamu bütçesinde kaynak değişimi mümkünEkonomik değerlendirmelerde dikkat çekilen bir diğer başlık ise kamu bütçesi. Güvenlik harcamalarının azalması durumunda oluşabilecek mali alanın eğitim, sağlık, altyapı, teknoloji ve üretken yatırımlara yönlendirilmesi halinde büyüme üzerinde daha güçlü bir etki yaratabileceği belirtiliyor.Ancak uzmanlar, oluşacak kaynakların tüketim ağırlıklı politikalara yönelmesi durumunda beklenen ekonomik kazanımların sınırlı kalabileceği uyarısında bulunuyor.Turizm ve yabancı sermaye etkisiGüvenlik algısındaki iyileşmenin kültür, doğa ve gastronomi turizmi açısından yüksek potansiyele sahip bölgelerde yeni yatırım fırsatları yaratabileceği ifade ediliyor. Özellikle uluslararası ziyaretçi sayısındaki artışın bölgesel ekonomilere önemli katkı sağlayabileceği belirtiliyor.Bununla birlikte yabancı yatırımcıların yalnızca güvenlik riskine bakmadığına dikkat çekiliyor. Hukuk güvenliği, enflasyon görünümü, faiz ve kur istikrarı, vergi politikaları ve genel öngörülebilirlik gibi unsurların da sermaye kararlarında belirleyici olduğu vurgulanıyor.En büyük risk: Güven ve adalet algısıTeklife yönelik farklı siyasi partilerden gelen eleştiriler, sürecin toplumsal boyutunu da gündeme taşıdı. Düzenlemenin toplumun bir kesiminde "adalet", "eşitlik" veya "cezasızlık" algısı oluşturması halinde ekonomik güvenin zedelenebileceği belirtiliyor.Ekonomistler, yatırım ortamının yalnızca finansal göstergelerle değil, vatandaşların adalet sistemine ve hukuki çerçeveye duyduğu güvenle de şekillendiğini ifade ediyor.Yeni bütçe yükü uyarısıSürecin yeniden entegrasyon, sosyal destek, eğitim ve istihdam politikaları nedeniyle kamu bütçesi üzerinde ek yük oluşturabileceği de değerlendiriliyor.Yüksek enflasyon ve finansman maliyetlerinin devam ettiği mevcut ekonomik konjonktürde, yeni harcamaların mali disiplinle uyumlu biçimde planlanmasının kritik önem taşıdığı belirtiliyor.Asıl sınav uygulama süreciEkonomi çevrelerinde yapılan değerlendirmelerde, çerçeve yasanın Meclis'ten geçmesinden çok sonrasında uygulanacak politikaların belirleyici olacağı görüşü öne çıkıyor.Güven ortamının kalıcı hale gelmesi durumunda; Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun üretim kapasitesinin artırılması, sınır ticaretinin geliştirilmesi, lojistik koridorların güçlendirilmesi, turizm yatırımlarının hızlandırılması, tarım ve hayvancılığın yeniden yapılandırılması, enerji ve madencilik yatırımlarının genişletilmesi, genç nüfusun yerinde istihdam edilmesi gibi adımların Türkiye'nin potansiyel büyüme kapasitesini yukarı taşıyabileceği ifade ediliyor.Ekonomik temettü mümkün ama garanti değilUzmanlar, çerçeve yasanın doğru uygulanması ve şeffaf bir yönetim anlayışıyla desteklenmesi halinde Türkiye ekonomisi için önemli bir fırsat yaratabileceğini belirtiyor.Daha düşük güvenlik riski, daha yüksek yatırım hacmi, daha güçlü üretim kapasitesi, daha fazla istihdam ve daha yoğun bölgesel ticaret potansiyeli öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.Ancak hukuki öngörülebilirliğin zayıflaması, toplumsal adalet algısının zarar görmesi veya bütçe disiplininin bozulması halinde beklenen ekonomik kazanımların yeni risklere dönüşebileceği uyarısı yapılıyor.Ekonomi çevrelerine göre kalıcı barışın gerçek başarısı, güvenlikte sağlanacak sessizliğin yatırıma, üretime, istihdama ve refaha dönüştürülebilmesinde yatıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 12 Aug 2026 02:02:26 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türk Henkel'in İz Bırak projesi, bu yıl İzmirli çocuklarla buluştu…]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-henkelin-iz-birak-projesi-bu-yil-izmirli-cocuklarla-bulustu-2566/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-henkelin-iz-birak-projesi-bu-yil-izmirli-cocuklarla-bulustu-2566/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0C0B8C-46D786-11C64C-9C6C9C-539735-063FE1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İhtiyaç Haritası iş birliğiyle gerçekleştirilen proje, sürdürülebilirlik bilincini Türkiye&#39;nin farklı şehirlerindeki çocuklarla buluşturma yolculuğunu bu yıl da sürdürdü. Daha önce Hatay&#39;daki konteyner yaşam alanlarında hayatlarını sürdüren çocuklara ulaşan proje,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0C0B8C-46D786-11C64C-9C6C9C-539735-063FE1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İhtiyaç Haritası iş birliğiyle gerçekleştirilen proje, sürdürülebilirlik bilincini Türkiye&#39;nin farklı şehirlerindeki çocuklarla buluşturma yolculuğunu bu yıl da sürdürdü. Daha önce Hatay&#39;daki konteyner yaşam alanlarında hayatlarını sürdüren çocuklara ulaşan proje, bu kez de İzmir&#39;de 30 bin hektarlık alanı etkileyen büyük orman yangınlarının ardından bölgede hayata geçirilerek çocukların doğayla yeniden bağ kurmalarına katkı sağladı.İz Bırak Projesi, 444 çocuğa ulaşarak sürdürülebilirlik bilinci aşıladı&hellip;Türk Henkel&#39;in İz Bırak projesi, İzmir Konak Belediyesi Toros Sosyal Tesisi&#39;nde gerçekleştirildi. Karabağlar, Seferihisar ve Menderes&#39;te yangından etkilenen bölgelerden çocukların da dâhil olduğu proje kapsamında, alanında uzman eğitimciler tarafından düzenlenen atölye ve etkinliklere 8-12 yaş aralığındaki çocuklar katılım sağladı. Proje kapsamında hazırlanan tohum topları ve çocukların yaratıcı çalışmalarını destekleyen boya kalemi setleriyle farklı okullara da destek sağlandı. Atölye çalışmaları, uygulamalı etkinlikler ve okul destekleri sayesinde proje, doğrudan katılımcılarla sınırlı kalmayarak toplam 444 çocuğa ulaştı. Proje ile yangın sonrası bölgenin yeniden ormanlaştırma sürecine katkı sağlanması, çocukların doğayla bağlarının güçlendirilmesi ve sürdürülebilirlik bilincinin desteklenmesi amaçlandı.&nbsp;&nbsp;Çocuklar, Sürdürülebilirlik Bilincini Güçlendiren Atölyelere Katıldı&hellip;Proje kapsamında çocuklar, çevre duyarlılığı kazanmalarını ve doğayı koruma yollarını öğrenmelerini destekleyen ücretsiz atölyelere katıldı. Örneğin; "Sürdürülebilirlik Kahramanları" atölyesinde geri dönüşüm uygulamalarına ve atıklardan yeni ürün tasarımlarına yönelik çalışmalar yapılarak çocuklarda çevre bilinci ve yeniden kullanım farkındalığının geliştirilmesi hedeflendi. "Doğa Sevgisi Drama" atölyesinde hikâyeleştirme ve drama çalışmaları aracılığıyla çocukların doğayla empati kurmalarını desteklemek üzere uygulamalar gerçekleştirildi. "Doğa Koruyucuları Tasarım" atölyesi kapsamında poster ve maket çalışmaları yapıldı. "Tohum Topu Hazırlama" atölyesinde ise çocuklar yerel bitki tohumları, kil ve toprak kullanarak kendi tohum toplarını hazırladı. Böylece çocukların doğa koruma bilincini uygulamalı deneyimlerle pekiştirmelerine katkı sağlandı. Atölyelere ek olarak tüm çocukların katılımıyla "Benim Fidanım, Benim Geleceğim" isimli bir saha etkinliği de düzenlendi. Bu çerçevede çocuklar kendi fidanlarını dikti ve atölyelerde hazırladıkları tohum toplarını doğayla buluşturdu."Çocukların gelişimine sunulan her katkı, aydınlık yarınlar için atılmış bir adım."Türk Henkel Kurumsal İletişim Müdürü Öznur Çatı, projeyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Türk Henkel olarak, kurumsal vatandaşlık anlayışını, sahip olduğumuz sorumluluk hissinin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Çocukların gelişimine sunulan her katkının, aydınlık yarınlar için atılmış anlamlı bir adım olduğuna inanıyoruz. Bu yıl İzmir'de hayata geçirdiğimiz İz Bırak projemizle de daha önce Hatay'da olduğu gibi çocuklarımıza hem sürdürülebilirlik bilinci kazandırmayı hem de onların kişisel gelişimlerini ve öğrenme süreçlerini desteklemeyi hedefledik.&nbsp; Bundan sonra da eğitim, çevre bilinci ve sürdürülebilirlik alanlarında toplumsal fayda yaratan projeler geliştirerek, çocukların ve gençlerin bilinçlenmesine katkıda bulunmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz." dedi.&nbsp;İz Bırak Projesi, Geçtiğimiz Yıl Hatay'da Depremden Etkilenen Çocuklara Ulaşmıştı&hellip;Proje geçtiğimiz yıl da yine İhtiyaç Haritası iş birliğinde Hatay'da depremden etkilenen çocuklar için hayata geçirilmişti. İz Bırak projesi, eğitici ve öğretici temalardaki ücretsiz atölyeler aracılığıyla İhtiyaç Haritası konteyner yaşam alanında hayatlarını sürdüren yaklaşık 250 çocuğumuzun yaratıcı düşünme becerilerini geliştirmelerine, çevre bilinci kazanmalarına ve toplumsal farkındalık oluşturmalarına destek sağlamıştı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 11 Aug 2026 12:23:47 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye ile Azerbaycan arasında kimya ticaretine yeni köprü]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-ile-azerbaycan-arasinda-kimya-ticaretine-yeni-kopru-2626/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-ile-azerbaycan-arasinda-kimya-ticaretine-yeni-kopru-2626/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0AC1CA-1A1CE1-E356E8-1FB799-025B22-6F3D9D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği, üretim üslerinin çeşitlendiği ve Orta Koridor&#39;un uluslararası ticarette önem kazandığı süreçte Azerbaycan, kimya ve petrokimya yatırımlarında bölgenin yükselen üretim ve yatırım merkezlerinden biri haline geliyor. Güçlü&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0AC1CA-1A1CE1-E356E8-1FB799-025B22-6F3D9D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği, üretim üslerinin çeşitlendiği ve Orta Koridor&#39;un uluslararası ticarette önem kazandığı süreçte Azerbaycan, kimya ve petrokimya yatırımlarında bölgenin yükselen üretim ve yatırım merkezlerinden biri haline geliyor. Güçlü enerji altyapısı, gelişen sanayi yatırımları, zengin hammadde kaynakları ve yatırım teşvikleriyle öne çıkan ülke; Türkiye, Kafkasya, Hazar Havzası ve Orta Asya&#39;yı kapsayan yaklaşık 300 milyonluk pazara erişim sağlayan konumuyla uluslararası yatırımcıların ilgisini çekiyor. Bu dönüşümün en önemli yapı taşlarından biri olan Sumgayıt Kimya Sanayi Parkı, bugün 39 yatırımcıya ev sahipliği yapıyor. Parkta yatırım taahhüdü 6 milyar manatı, gerçekleşen yatırım tutarı ise 5,5 milyar manatı aşarken, 6 bin 200&#39;ün üzerinde kişiye istihdam sağlanıyor. Burada üretilen ürünler 70&#39;ten fazla ülkeye ihraç ediliyor. Alat Serbest Ekonomik Bölgesi ile birlikte oluşturulan yatırım ekosistemi de Azerbaycan&#39;ın bölgesel üretim ve ihracat merkezi olma hedefini destekliyor.BÖLGESEL TİCARETİN YENİ BULUŞMA NOKTASIGelişen sanayi altyapısından hareketle hayata geçirilen Turkchem Azerbaijan; üreticileri, hammadde tedarikçilerini, distribütörleri, teknoloji sağlayıcılarını, laboratuvar ekipmanı üreticilerini, yatırımcıları, satın alma profesyonellerini ve sektör karar vericilerini aynı çatı altında buluşturacak. Kimyasallar, petrokimya ürünleri, özel kimyasallar, laboratuvar teknolojileri, proses ekipmanları ve üretim teknolojilerini kapsayan organizasyon; uluslararası konferanslar, Turkchem Stage oturumları ve planlı B2B iş görüşmeleriyle katılımcılara yeni ticaret ve yatırım fırsatları sunacak. Turkchem Azerbaijan, yalnızca ürünlerin sergilendiği bir fuar olmanın ötesinde; sektör profesyonellerinin bilgi paylaşımında bulunduğu, yeni teknolojilerin tanıtıldığı ve uluslararası iş bağlantılarının geliştirildiği bir buluşma noktası olmayı amaçlıyor.TURKCHEM&#39;İN ULUSLARARASI BÜYÜME YOLCULUĞUNDA YENİ ADIMTurkchem Azerbaijan&#39;ın iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin yanı sıra teknoloji transferi ve yatırım iş birliklerine de katkı sağlayacağını belirten Artkim Group Kurucusu ve CEO&#39;su Ahmet Güler: &#34;Turkchem, yıllardır Türkiye&#39;de kimya sektörünün en önemli buluşmalarından biri olarak üreticileri, tedarikçileri, yatırımcıları ve sektör profesyonellerini bir araya getiriyor. Azerbaycan da son yıllarda kimya ve petrokimya yatırımlarında önemli bir ivme yakaladı. Türkiye ile güçlü ticari ilişkileri, gelişen sanayi altyapısı ve Kafkasya ile Orta Asya pazarlarına açılan stratejik konumu nedeniyle Turkchem&#39;in uluslararası büyüme yolculuğundaki ilk adımını Azerbaycan&#39;da atmayı tercih ettik. Bu doğrultuda, Turkchem&#39;in Türkiye&#39;de oluşturduğu güçlü ekosistemi şimdi Azerbaycan&#39;a taşıyoruz. Turkchem Azerbaijan&#39;ın, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ticari ilişkilerin güçlenmesine, yeni yatırım fırsatlarının oluşmasına ve bölgesel iş birliklerinin gelişmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz&#34; dedi.BAKÜ&#39;NÜN STRATEJİK KONUMU YENİ FIRSATLAR SUNUYORBakü&#39;nün sunduğu bölgesel avantajlara dikkat çeken Güler, sözlerini şöyle sürdürdü: &#34;Bakü; Kafkasya, Hazar Havzası ve Orta Asya pazarlarına erişim sağlayan stratejik konumuyla uluslararası şirketler için önemli bir ticaret ve yatırım merkezi. Turkchem Azerbaijan, fuar deneyimini uluslararası konferanslar, Turkchem Stage oturumları ve planlı B2B görüşmeleriyle destekleyerek katılımcılara iş geliştirme odaklı kapsamlı bir sektör buluşması sunacak. Bu adımla Turkchem&#39;in uluslararası etki alanını genişletirken, Türkiye&#39;nin kimya sektörünü de yeni pazarlara taşımayı hedefliyoruz.&#34;Artkim Group, uluslararası fuarcılık vizyonu doğrultusunda Türkiye&#39;nin kimya sektörünü yeni pazarlarla buluşturmaya devam ederken, Turkchem Azerbaijan&#39;ın Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlenmesine, bölgesel ticaret hacmini artıracak yeni ortaklıkların kurulmasına ve Kafkasya ile Orta Asya&#39;nın önemli sektör buluşmalarından biri haline gelmesine katkı sunması hedefleniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 11 Aug 2026 10:27:46 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Güçlü iş birliği, ortak güvenlik, müşterek gelecek]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/guclu-is-birligi-ortak-guvenlik-musterek-gelecek-4917/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/guclu-is-birligi-ortak-guvenlik-musterek-gelecek-4917/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_44839F-0CE5BD-1BDD64-2AC356-1F9754-DC69AB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />MİA Teknoloji tarafından yapılan değerlendirmede, Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayii ve yüksek teknoloji alanında ortaya koyduğu kapasitenin, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonunun önemli unsurlarından biri olduğuna dikkat çekildi.&nbsp;"Güvenlik,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_44839F-0CE5BD-1BDD64-2AC356-1F9754-DC69AB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />MİA Teknoloji tarafından yapılan değerlendirmede, Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayii ve yüksek teknoloji alanında ortaya koyduğu kapasitenin, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonunun önemli unsurlarından biri olduğuna dikkat çekildi.&nbsp;"Güvenlik, teknoloji ve ekonomik kalkınma artık birbirinden ayrı düşünülemez" anlayışıyla hareket eden MİA Teknoloji, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın yalnızca savunma alanında değil; yüksek teknoloji, siber güvenlik, yapay zekâ, kritik altyapıların korunması, enerji, ulaşım ve ticaret gibi stratejik alanlarda da yeni iş birliklerinin önünü açabilecek önemli bir zemin oluşturduğunu ifade etti.Türkiye Yüzyılı'nın vizyonu bölgesel iş birlikleriyle güçleniyorMİA Teknoloji'nin değerlendirmesinde, Türkiye'nin güçlü savunma sanayii, yüksek teknoloji üretme kabiliyeti ve etkin diplomasi kapasitesiyle bölgede giderek daha fazla sorumluluk üstlendiğine vurgu yapıldı.&nbsp;Şirket, Türkiye Yüzyılı vizyonunun yalnızca Türkiye'nin ekonomik ve teknolojik yükselişini değil, aynı zamanda Türkiye'nin dost ve müttefik ülkelerle birlikte güvenlik, istikrar, teknoloji ve ortak kalkınma ekseninde yeni bir gelecek inşa etme iradesini de temsil ettiğini belirtti.MİA Teknoloji tarafından yapılan açıklamada şu değerlendirmeye yer verdi:"Köklü dostluk bağlarını stratejik bir güvenlik ortaklığıyla geleceğe taşıyan bu tarihi adımın; ortak caydırıcılığın güçlendirilmesinin yanı sıra bölgemizde kalıcı barışın, istikrarın ve karşılıklı güvenin tesisine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz."Güvenlikten teknolojiye, savunmadan ekonomiye uzanan yeni bir dönemMİA Teknoloji'ye göre güvenlik alanında oluşacak daha güçlü iş birliği zemini, üç ülke arasındaki ekonomik ve teknolojik ilişkilerin de derinleşmesine katkı sağlayabilir.Şirket; savunma sanayii, ileri teknoloji, enerji, ulaşım ve ticaret alanlarında oluşabilecek yeni ortaklıkların, karşılıklı yatırımların ve teknoloji transferlerinin bölgesel kalkınmayı destekleyeceğine dikkat çekti.Bu çerçevede anlaşmanın, yalnızca bugünün güvenlik ihtiyaçlarına cevap veren bir yapı olarak değil, geleceğin teknolojik ve ekonomik iş birliklerine zemin hazırlayan stratejik bir adım olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.MİA Teknoloji: "Yerli mühendislik gücümüzü dost ve kardeş ülkelerle buluşturuyoruz"MİA Teknoloji, Türkiye'nin yazılım, yapay zekâ, siber güvenlik, kritik tesis ve altyapı güvenliği ile sistem entegrasyonu alanlarındaki yerli mühendislik kapasitesini dost ve kardeş ülkelerle buluşturmayı stratejik bir sorumluluk olarak gördüğünü açıkladı.Şirketin NATO ve uluslararası projelerden savunma haberleşmesine; kritik tesis güvenliğinden biyometri, erişim kontrolü ve gerçek zamanlı video analitiğine kadar farklı güvenlik katmanlarını tek bir dijital omurga üzerinde bir araya getiren bütünleşik sistem mimarileri geliştirdiği vurgulandı.&nbsp;MİA Teknoloji, veri ve karar mekanizmalarının ülke kontrolünde tutulduğu, tedarikçiden bağımsız ve ölçeklenebilir teknolojik çözümlerle yalnızca Türkiye'nin değil, dost ve müttefik ülkelerin de güvenlik ve teknolojik bağımsızlık hedeflerine katkı sunmayı amaçladığını belirtti.Stratejik bağımsızlığın temelinde teknoloji varMİA Teknoloji açısından önümüzdeki dönemin en önemli başlıklarından birini, ülkelerin kendi kritik teknolojilerini geliştirebilme kapasitesi oluşturuyor.Yapay zekâdan siber güvenliğe, biyometriden kritik tesis güvenliğine ve gerçek zamanlı veri analizine kadar birçok alanın artık ulusal güvenliğin ayrılmaz parçaları haline geldiğine dikkat çeken şirket, teknolojik bağımsızlığın güçlü mühendislik altyapısı ve yerli çözümlerle mümkün olduğuna vurgu yaptı.Bu yaklaşımın, Türkiye Yüzyılı vizyonunda ortaya konulan yüksek teknoloji, yerli üretim ve stratejik bağımsızlık hedefleriyle örtüştüğü ifade edildi.Ortak gelecek, ortak güvenlik ve ortak teknolojiyle inşa edilecekMİA Teknoloji, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki stratejik birlikteliğin, üç ülkenin savunma gücünü, teknoloji kapasitesini ve ekonomik potansiyelini ortak bir gelecek perspektifinde buluşturmasını temenni etti.Şirket açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:"Türkiye'nin güçlü savunma sanayisi, yüksek teknoloji üretme kapasitesi ve etkin diplomasisiyle üstlendiği öncü rol; Türkiye Yüzyılı'nın yalnızca ülkemizin yükselişini değil, bölgemizin barış, güven ve ortak kalkınma temelinde şekillenen geleceğini de temsil ettiğini bir kez daha göstermektedir."MİA Teknoloji, üç ülke arasında oluşan bu stratejik birlikteliğin bölgeye barış ve istikrar, halklara güven ve refah getirmesini dileyerek açıklamasını şu mesajla tamamladı:Türkiye'nin mühendislik gücüyle, ortak geleceğin güvenliğini inşa etmeye devam ediyoruz.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 10 Aug 2026 09:01:32 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kompozit sektörünün uluslararası vitrini kapılarını açıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kompozit-sektorunun-uluslararasi-vitrini-kapilarini-aciyor-3146/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kompozit-sektorunun-uluslararasi-vitrini-kapilarini-aciyor-3146/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4796D5-6B26CA-D974BC-DCC146-DBE07A-E5C7CB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin kompozit malzeme ve teknolojileri alanındaki en kapsamlı organizasyonu olan Uluslararası Kompozit Fuarı TURKCOMPOSITE 2026, çok daha güçlü bir organizasyon yapısıyla sektöre ve dünyaya kapılarını açmaya hazırlanıyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi'nin destekleriyle&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4796D5-6B26CA-D974BC-DCC146-DBE07A-E5C7CB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin kompozit malzeme ve teknolojileri alanındaki en kapsamlı organizasyonu olan Uluslararası Kompozit Fuarı TURKCOMPOSITE 2026, çok daha güçlü bir organizasyon yapısıyla sektöre ve dünyaya kapılarını açmaya hazırlanıyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi'nin destekleriyle gerçekleştirilecek fuar, 21-23 Ekim 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi 9 ve 10. salonlar ile fuaye alanında, 15 bin m²'lik alanda düzenlenecek. TURKCOMPOSITE 2026 kapsamında yüzde 30'u yabancı katılımcı olmak üzere 500'den fazla markanın yine yüzde 30'u yabancı ziyaretçi olmak üzere 4 bini aşkın uluslararası ziyaretçi ile bir araya gelmesi bekleniyor. "Meet4Composite" sloganıyla hayata geçirilecek etkinlik, katılımcılara hammadde, yarı mamul, nihai ürünler, laboratuvar sistemleri ve üretim teknolojileri gibi birçok alanda kapsamlı bir platform sunacak.Yeni Organizasyon, Yeni VizyonKompozit Sanayicileri Derneği desteğiyle düzenlenen; Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ), Roketsan, Baykar Teknoloji gibi önde gelen kurumların da katılım göstereceği fuar, önceki yıllardan farklı olarak 20 yılı aşkın sektörel deneyime sahip CNG Expo tarafından organize ediliyor. Bu iş birliği ile fuarın organizasyon yapısı tamamen yenileniyor. Bu değişim sayesinde hem ziyaretçi deneyimi hem de uluslararası tanıtım stratejileri büyük ölçüde güçlendirilerek, Türk kompozit sektörünün uluslararası bilinirliği ve prestijinin artırılması hedefleniyor.Kompozit Sanayicileri Derneği ve Türk firmalarının her yıl Fransa'daki JEC World ve ABD'deki CAMX gibi dünyanın önde gelen fuarlarında başarıyla yer aldığını söyleyen CNG Expo Yönetim Kurulu Başkanı Başkanı Cengiz Yaman, artık hedefin bu global etkiyi TURKCOMPOSITE Fuarı ile Türkiye'ye taşımak ve ülkemizi kompozit alanında bölgesel bir merkez haline getirmek olduğunu söyledi.&nbsp; TURKCOMPOSITE 2026'nın yalnızca bir ürün sergileme platformu değil; aynı zamanda bilgi paylaşımı, teknoloji transferi ve uluslararası iş birliği fırsatlarının buluşma noktası olduğunu kaydeden Yaman, "Yenilenen organizasyon yapısıyla fuar, bu yıl Türk kompozit sektörünü küresel vitrine taşıma yolunda güçlü bir adım olarak konumlanıyor" dedi.&nbsp;Türk Kompozit Sektörü GüçleniyorTürk kompozit sektörü, son yıllarda inşaat, otomotiv, havacılık ve savunma sanayi başta olmak üzere birçok stratejik alanda güçlü bir büyüme sergiliyor. 2024 itibarıyla 2 milyar doları aşan pazar büyüklüğünün önümüzdeki beş yıl içinde 7 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Uluslararası standartlarda üretim yapan sektör, yüksek mühendislik ve tasarım kabiliyetleri sayesinde Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya pazarlarında rekabet gücünü artırıyor.Geleneksel kompozit ürünlerin yanı sıra karbon fiber takviyeli polimerler (CFRP), aramid fiberler ve nano-kompozitler gibi ileri teknoloji ürünlere yönelen sektör; hafiflik, dayanıklılık ve yüksek performans özellikleriyle öne çıkıyor. Kompozit ürünlerin ihracatı 2024'te 2 milyar doları aşarak Türkiye'nin yüksek teknolojili ihracatında önemli bir paya ulaştı. Türk kompozit sektörü, artan teknoloji yatırımlarıyla Kuzey Amerika, Batı Avrupa, Hindistan, Güneydoğu Asya ve MENA bölgesindeki varlığını daha da güçlendirmeyi hedefliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 09 Aug 2026 13:32:00 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yapay zeka desteğiyle hatalı kamu harcamalarına son]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/apay-zeka-destegiyle-hatali-kamu-harcamalarina-son-6095/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/apay-zeka-destegiyle-hatali-kamu-harcamalarina-son-6095/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5E6196-D2F766-0D43DC-18B1F3-24A1C0-2DA258.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bakanlık, mali disiplini güçlendirmek, kamu kaynaklarını etkin ve verimli kullanmak, veriye dayalı karar alma kapasitesini artırmak amacıyla kamu harcamalarını analiz eden, riskleri önceden tespit eden ve karar alma süreçlerini destekleyen yeni nesil mali yönetim altyapısını devreye&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5E6196-D2F766-0D43DC-18B1F3-24A1C0-2DA258.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bakanlık, mali disiplini güçlendirmek, kamu kaynaklarını etkin ve verimli kullanmak, veriye dayalı karar alma kapasitesini artırmak amacıyla kamu harcamalarını analiz eden, riskleri önceden tespit eden ve karar alma süreçlerini destekleyen yeni nesil mali yönetim altyapısını devreye aldı.Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Bilişim Sistemi (BKMYBS), yapay zeka destekli karar alma süreçleriyle bu alandaki dijital platforma dönüştü.BKMYBS, Türkiye&#39;nin ihtiyaçları doğrultusunda tamamen yerli ve milli imkanlarla geliştirildi. Bu alanda yaklaşık 16 yıl önce başlayan dijital dönüşüm yolculuğu yeni bir aşamaya taşındı.Sistemin bütçe, muhasebe, ödeme, raporlama ve mali karar destek süreçleri tek bir dijital ekosistem altında birleştirildi.Muhasebat Genel Müdürlüğü tarafından geliştirilen yapay zeka destekli muhasebe ve ileri analitik uygulamaları sayesinde sistem, risk odaklı analiz yapabilen, verimsiz ve hatalı harcamaları tespit edebilen ve karar vericilere öngörü sunan akıllı bir kamu mali yönetimi platformuna dönüştü.Sistem, 497 kamu idaresi, 95 bin harcama, 4 bin muhasebe birimi ve yaklaşık 400 bin kullanıcıya hizmet verirken, her yıl yaklaşık 150 milyon muhasebe kaydı, 3 milyon maaş ve ücret hesaplaması, 18 milyon ödeme emri belgesi, 5,5 milyon elektronik imzalı belge ve 10 milyon e-fatura güvenli şekilde işleniyor.Projenin devreye alındığı günden bugüne kadar büyüklüğü 2 milyar liranın üzerinde verimsizlik riski taşıyan kamu harcaması tespit edildi. Böylece kamu kaynaklarının daha etkin, ekonomik ve verimli kullanılmasına yönelik önleyici kontrol yaklaşımı önemli ölçüde güçlendirildi.- Kamuda hesap verebilirliği artırdıProje sayesinde 2025-2026 döneminde BKMYBS üzerinden yürütülen mali işlemler kapsamında yaklaşık 200 milyon sayfa kağıt kullanımından tasarruf edildi, yaklaşık 5 bin ton karbon salımının önlenmesine katkı sağladı.Proje, kamuda şeffaflık ve hesap verebilirliğin artırılması açısından da önem taşıyor.Muhasebat Genel Müdürlüğü tarafından geliştirilen &#34;Yapay Zeka Destekli Muhasebe ve İleri Analitik Projesi&#34;, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca düzenlenen 11. Verimlilik Proje Ödülleri kapsamında yapay zeka kategorisinde birincilik ödülüne de layık görüldü.- &#34;Yeni nesil mali yönetim altyapısını hayata geçirdik&#34;Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, mali disiplini güçlendirmek, kamu kaynaklarını etkin ve verimli kullanmak, veriye dayalı karar alma kapasitesini artırmak amacıyla kamu harcamalarını analiz eden, riskleri önceden tespit eden ve karar alma süreçlerini destekleyen yeni nesil bir mali yönetim altyapısını hayata geçirdiklerini belirtti.Sistemin, bütünleşik mimarisi, yüksek işlem kapasitesi ve yapay zeka destekli analitik altyapısıyla uluslararası kuruluşlar ve birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini ifade eden Şimşek, şunları kaydetti:&#34;Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Bilişim Sistemi çatısı altında yapay zekayı ve ileri analitik teknolojileri daha da yaygınlaştıracağız. Hedefimiz, şeffaflığı, hesap verebilirliği, verimliliği ve sürdürülebilirliği esas alan güçlü kamu mali yönetim sistemini daha ileri taşımaktır.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 09 Aug 2026 11:17:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çalışma alanları konser sahnesine dönüşüyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/calisma-alanlari-konser-sahnesine-donusuyor-5137/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/calisma-alanlari-konser-sahnesine-donusuyor-5137/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9AB14F-FB73CE-DC68DC-F5AB03-DF9662-6F99D8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Klasik konser ruhunu binlerce mumun büyüleyici ışığıyla yeniden tanımlayan Candela Concert, bu kez Workinton iş birliğiyle çalışma alanlarını kültür ve sanatla buluşturuyor. &#34;Afterwork Sessions&#34; adıyla hayata geçirilen proje kapsamında Workinton&#39;un farklı lokasyonları&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9AB14F-FB73CE-DC68DC-F5AB03-DF9662-6F99D8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Klasik konser ruhunu binlerce mumun büyüleyici ışığıyla yeniden tanımlayan Candela Concert, bu kez Workinton iş birliğiyle çalışma alanlarını kültür ve sanatla buluşturuyor. &#34;Afterwork Sessions&#34; adıyla hayata geçirilen proje kapsamında Workinton&#39;un farklı lokasyonları belirli dönemlerde konser sahnesine dönüşecek.Klasik ve popüler çağdaş müziğin zamansız eserlerini özgün sahne kurgusuyla buluşturacak konser serisi, katılımcılara iş çıkışında kültür ve sanatla iç içe farklı bir deneyim sunacak. Candela Concert&#39;in zengin sahne yaklaşımıyla hayat bulacak etkinliklerde müzik, ışık ve görsel estetik bir araya gelerek iş yaşamının temposuna kısa bir mola verecek."Klasik Müziği Farklı Disiplinlerle Buluşturarak Yeni Deneyimler Sunuyoruz"Amaçlarının klasik müziği ve kültür-sanatı daha fazla insanın hayatına dokunan, farklı disiplinlerle zenginleşen özgün deneyimlere dönüştürmek olduğunu belirten Candela Concert Genel Koordinatörü Özal Özyiği, "Konserlerimizi müziğin ötesinde; hikâyelerin, görsel sanatların, sahne tasarımının ve atmosferin bir araya geldiği kültürel buluşmalar olarak kurguluyoruz. Workinton ile hayata geçirdiğimiz &#39;Afterwork Sessions&#39; serisi tam da bu yaklaşımımızı yansıtıyor. Kültür ve sanatın yalnızca belirli mekânlarda kalmayıp günlük hayatın içine karışması gerektiğine inanıyoruz. İş çıkışında müzik etrafında toplanan insanların günün koşturmacasından uzaklaşabildiği, nefes alıp yeni deneyimler yaşayabildiği bir atmosfer yaratmak istedik" ifadelerini kullandıGünün Büyük Bölümü Ofiste Geçiyor, Çalışma Alanlarının Rolü DeğişiyorGünün büyük bir kısmının ofislerde geçirildiğinin altını çizen Workinton CEO'su Yaşar Atilla Taç, "Hatta çoğu zaman iş arkadaşlarımızla ailemizden daha fazla vakit paylaşıyoruz. Bu nedenle Workinton olarak sunduğumuz deneyimin yalnızca bir masa, internet bağlantısı ya da ofis çözümünden ibaret olmamasına önem veriyoruz. İnsanların çalışırken sosyalleşebildiği, ilham alabildiği ve farklı deneyimlerle buluşabildiği bir ortam yaratmaya odaklanıyoruz. Candela Concert ile hayata geçirdiğimiz &#39;Afterwork Sessions&#39; serisi de bu yaklaşımımızın bir parçası.Kültür ve sanatın insanları bir araya getiren güçlü bir ortak payda olduğuna inanıyoruz. Günün yoğun temposunun ardından insanların müzik eşliğinde bir araya gelebileceği, keyifli vakit geçirebileceği ve biraz olsun nefes alabileceği bir buluşma noktası oluşturmak istedik. İlk konserimizi Maçka&#39;da gerçekleştireceğiz. Önümüzdeki dönemde bu seriyi Workinton&#39;un farklı lokasyonlarına da taşıyarak daha fazla kişiyi sanatla buluşturmayı ve iş çıkışını sıradan bir rutinden keyifli bir deneyime dönüştürmeyi hedefliyoruz" dedi.Serinin ilk buluşması, 21 Ağustos&#39;ta saat 20.00&#39;de Workinton Maçka Teras&#39;ta gerçekleşecek. İstanbul manzarası ve Boğaz&#39;ın etkileyici görüntüsü eşliğinde düzenlenecek konser, klasik müziğin seçkin eserlerini iş çıkışında sanatseverlerle buluşturacak. Proje kapsamında önümüzdeki dönemde Workinton&#39;un farklı lokasyonlarında da konserler düzenlenmesi planlanıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 09 Aug 2026 10:06:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gaziantep'te 4,5 büyüklüğünde deprem]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gaziantepte-45-buyuklugunde-deprem-3583/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gaziantepte-45-buyuklugunde-deprem-3583/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EFCC5C-789679-7B9F31-5AD04C-6E57FA-FCCF1A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 03.42&#39;de, merkez üssü Nurdağı olan 4,5 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.Depremin yerin 7,44 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EFCC5C-789679-7B9F31-5AD04C-6E57FA-FCCF1A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 03.42&#39;de, merkez üssü Nurdağı olan 4,5 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.Depremin yerin 7,44 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 09 Aug 2026 08:10:56 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Migros ve Bakanlık'tan  'çevre etiketli' ürünler için iş birliği]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/migros-ve-bakanliktan-cevre-etiketli-urunler-icin-is-birligi-9218/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/migros-ve-bakanliktan-cevre-etiketli-urunler-icin-is-birligi-9218/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3DBF58-20E0EE-BC1C18-EB6489-FEC1BD-AB2F69.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Migros, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile sürdürülebilir tüketimi teşvik etmek için önemli bir iş birliğine imza attı. İmzalanan &#34;Çevre Etiketine Sahip Ürünlerin Tanıtımına İlişkin İkili İş Birliği Protokolü&#34; kapsamında Türkiye Çevre Etiketi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3DBF58-20E0EE-BC1C18-EB6489-FEC1BD-AB2F69.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Migros, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile sürdürülebilir tüketimi teşvik etmek için önemli bir iş birliğine imza attı. İmzalanan &#34;Çevre Etiketine Sahip Ürünlerin Tanıtımına İlişkin İkili İş Birliği Protokolü&#34; kapsamında Türkiye Çevre Etiketi ve Avrupa Birliği Ecolabel sertifikasına sahip ürünler, seçili Migros ve Macrocenter mağazalarında&nbsp; özel alanlarda sergilenecek, Migros Sanal Market&#39;te ise ayrı bir görünürlükle tüketicilerle buluşacak.&nbsp;Türkiye Çevre Etiketi Sistemi'nin kullanımın yaygınlaşması ve sürdürülebilir üretimin teşvik edilmesi amacıyla Migros tedarikçilerine yönelik online eğitimler düzenlenecek. Yapılan teknik inceleme ve denetimler sonucunda Çevre Etiketi logosu kullanmaya hak kazanan Migros markalı 3 sıvı sabun ürünü de yakında raflarda yerini alacak.&nbsp;Perakende sektörüne öncülük eden bir uygulamayı daha hayata geçiren Migros, bu çalışmayla çevre performansı bağımsız kriterlerle doğrulanmış ürünleri daha görünür hale getirerek tüketicilerin bilinçli alışveriş kararlarını desteklemeyi ve sürdürülebilir tüketim konusunda farkındalığı artırmayı hedefliyor.Çevre etiketli ürünlere ulaşmak artık daha kolayÇevre Etiketi; ürünlerin hammadde temininden üretimine, kullanımından bertarafına kadar tüm yaşam döngüsü boyunca çevresel etkilerini değerlendiren, bilimsel kriterlere dayalı gönüllü bir belgelendirme sistemi olarak öne çıkıyor. Düşük karbon emisyonu, su tasarrufu, enerji verimliliği, atık oluşumunun azaltılması ve zararlı kimyasalların kullanımının sınırlandırılması gibi çevresel kriterleri karşılayan ürünler bu etiketle belgelendiriliyor."Bakanlık olarak hedefimiz sürdürülebilir üretimi teşvik ederken tüketiciler için güvenilir bir rehber oluşturmak"Türkiye Çevre Etiketi Sistemi ile ürünlerin çevresel etkilerini hammadde temininden kullanım ömrünün sonuna kadar bilimsel kriterlerle değerlendirdiklerini ifade eden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdür Yardımcısı Ömer Albayrak, "Bakanlık olarak hedefimiz üreticilerimizi daha temiz üretim yöntemlerine yönlendirmek ve sürdürülebilir tüketimi yaygınlaştırmak. Bugüne kadar 21 ürün ve hizmet grubunda kriterler yayımladık, 600&#39;ün üzerinde ürünü Çevre Etiketi ile belgelendirdik. Migros ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği, çevre etiketi sertifikalı ürünlerin tüketiciler tarafından daha kolay fark edilmesini sağlayacak ve çevresel performansı yüksek ürünlere yönelik talebi güçlendirecektir. Tüketiciler güvenilir çevresel kriterlere uyan ürünlere daha kolay ulaşabilecek, üreticiler ise çevresel performanslarını geliştirme konusunda teşvik edilmiş olacaktır. Kamu ve özel sektörün ortak çabasıyla ülkemizin yeşil dönüşüm hedeflerine daha hızlı ulaşacağına inanıyoruz." dedi.&nbsp;"Sürdürülebilir tercihleri günlük alışverişin bir parçası haline getiriyoruz"Sürdürülebilirliğin günlük yaşamın bir parçası haline gelmesinin doğru bilgiye erişim ve kolay ulaşılabilir seçeneklerle mümkün olduğunu belirten Migros Grubu Pazarlama İcra Kurulu Üyesi Ekmel Nuri Baydur, "Çevresel sorunların çözümünde üretim kadar tüketim alışkanlıkları da kritik önem taşıyor. Günlük alışverişlerde yapılan bilinçli tercihler birçok alanda çevre üzerinde olumlu etki yaratabiliyor. Bu nedenle çevre etiketleri, tüketicilerin güvenilir bilgiye dayalı karar verebilmeleri açısından önemli bir rehber niteliği taşıyor. Türkiye Çevre Etiketi sahibi ürünleri hem mağazalarımızda hem de dijital kanallarımızda ön plana çıkararak sürdürülebilir tüketim bilincini geliştirmeyi hedefliyoruz. Aynı zamanda üreticilerimizin çevre etiketi sistemine yönelik ilgisinin ve katılımının artmasına katkı sağlamayı amaçlıyoruz. İyi Gelecek Planımız doğrultusunda, kamu, üretici ve tüketiciyi ortak bir gaye etrafında buluşturan bu projenin, sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaşmasında güçlü bir rol oynayacağına inanıyoruz." dedi.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 08 Aug 2026 16:42:57 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dron saldırısına uğrayan "NADEZHDA" isimli gemi Samsun'a getirildi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dron-saldirisina-ugrayan-nadezhda-isimli-gemi-samsuna-getirildi-4856/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dron-saldirisina-ugrayan-nadezhda-isimli-gemi-samsuna-getirildi-4856/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_30AA7D-DBBE6A-A23148-06EFE7-123C20-4293D0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Rusya&#39;nın Novorossiysk Limanı&#39;na yaklaşık 20 deniz mili açıkta bulunan gemide yüklü olan boş dorselerin başka bir gemiye nakledilmesinin ardından dün gece hareket eden &#34;NADEZHDA&#34; isimli Ro-Ro gemisi, Samsun açıklarına ulaştı.Gemi, İl Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_30AA7D-DBBE6A-A23148-06EFE7-123C20-4293D0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Rusya&#39;nın Novorossiysk Limanı&#39;na yaklaşık 20 deniz mili açıkta bulunan gemide yüklü olan boş dorselerin başka bir gemiye nakledilmesinin ardından dün gece hareket eden &#34;NADEZHDA&#34; isimli Ro-Ro gemisi, Samsun açıklarına ulaştı.Gemi, İl Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şubesi ekiplerinin gözetiminde, römorkörler yardımıyla Samsun Limanı&#39;na yanaştırıldı.Limana demir atan geminin güvertesinde büyük hasar olduğu görüldü.Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü, 3 Ağustos&#39;ta Karadeniz&#39;de dron saldırısına uğrayan &#34;NADEZHDA&#34; isimli Ro-Ro gemisinde 13&#39;ü Türk vatandaşı olmak üzere toplam 22 kişilik mürettebatın bulunduğunu ve gemide bulunan denizcilerin Rusya deniz unsurları tarafından emniyetli şekilde Novorossiysk Limanı&#39;na tahliye edildiğini bildirmişti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 08 Aug 2026 15:53:30 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Depoların geleceği artık robotlarla şekilleniyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/depolarin-gelecegi-artik-robotlarla-sekilleniyor-7637/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/depolarin-gelecegi-artik-robotlarla-sekilleniyor-7637/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_37330F-733A14-D37836-3DF314-51A797-E506E9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Depolama teknolojilerinde dijital dönüşüm hız kazanırken, işletmeler de operasyonel verimliliği artıracak akıllı sistemlere yöneliyor. Temesist Şirketler Grubu CEO&#39;su Murat Kadir Gül, artık depo yatırımlarının yalnızca raflardan ibaret olmadığını, yapay zekâ destekli otomasyon&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_37330F-733A14-D37836-3DF314-51A797-E506E9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Depolama teknolojilerinde dijital dönüşüm hız kazanırken, işletmeler de operasyonel verimliliği artıracak akıllı sistemlere yöneliyor. Temesist Şirketler Grubu CEO&#39;su Murat Kadir Gül, artık depo yatırımlarının yalnızca raflardan ibaret olmadığını, yapay zekâ destekli otomasyon sistemlerinin sektörün standartlarını değiştirdiğini söyledi. Depoların, ürünlerin bekletildiği alanlar olmaktan çıktığını belirten Gül, tasarladıkları sistemlerde her sektörün ihtiyaçlarına özel mühendislik çalışmaları yürüttüklerini ifade etti. Otomotivden e-ticarete, savunma sanayinden gıdaya kadar farklı sektörler için projeler geliştirdiklerini belirten Gül, yeni nesil depo mühendisliğinin tamamen verimlilik odaklı ilerlediğini vurguladı.TÜRK MÜHENDİSLİĞİYLE GELİŞTİRİLEN ROBOTİK SİSTEMTemesist&#39;in geliştirdiği en önemli teknolojilerden birinin robotik &#34;Mekik&#34; sistemi olduğunu belirten Gül, bu ürünün tamamen Türk mühendisleri tarafından geliştirildiğini söyledi. Yaklaşık 1,5 ton yük taşıyabilen sistemin, depo içerisinde insan müdahalesi olmadan tüm operasyonu gerçekleştirebildiğini ifade eden Gül, dört yönlü robotik mekik teknolojisinin ürünü alarak ilgili rafa yerleştirdiğini, gerektiğinde ise tekrar teslim noktasına ulaştırabildiğini anlattı. Temesist tarafından geliştirilen sistemin eksi 30 dereceye kadar soğuk hava depolarında da çalışabildiğini belirten Gül, ürünün geliştirme çalışmalarının hâlen devam ettiğini söyledi.'KOLONSUZ DEPO' MODELİYLE DAHA FAZLA DEPOLAMA ALANITemesist&#39;in geliştirdiği dış cephe giydirme sistemi sayesinde depoların taşıyıcı yapısının da raf sistemleri tarafından oluşturulduğunu belirten Gül, böylece kolon ve kiriş ihtiyacının ortadan kalktığını ifade etti. Sistemin daha fazla depolama hacmi sunduğunu kaydeden Gül, yatırımcıların aynı alan içerisinde çok daha yüksek kapasite elde edebildiğini, bunun da uzun vadede önemli maliyet avantajı sağladığını dile getirdi.Küresel belirsizliklere rağmen otomasyon yatırımlarının hız kesmediğini belirten Gül, depo otomasyonunu tercih eden şirketlerin kısa vadeli maliyetlerden ziyade uzun vadeli rekabet gücünü düşündüğünü söyledi.&nbsp;Bugün yapılan yatırımın gelecekte operasyonel maliyetleri ciddi şekilde düşürdüğünü ifade eden Gül, konvansiyonel sistemlerin ilk yatırım maliyeti açısından avantajlı görünse de zaman kaybı ve iş gücü maliyetleri nedeniyle uzun vadede işletmelere daha pahalıya mal olduğunu belirtti.YENİ FABRİKA YATIRIMIYLA ÜRETİM KAPASİTESİ ARTIRILDITemesist&#39;in en güçlü olduğu alanlardan birinin ihracat olduğunu söyleyen Gül, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika&#39;da birçok büyük projeye imza attıklarını belirtti. Şirketin Sırbistan, Bulgaristan, Almanya, İngiltere ve Dubai&#39;deki yapılanmasını sürdürdüğünü ifade eden Gül, özellikle Körfez ülkelerinde depo otomasyonu yatırımlarının hız kazandığını, Türk mühendisliğiyle geliştirilen çözümlerin uluslararası pazarlarda ilgi gördüğünü söyledi. Artan talebi karşılamak amacıyla üretim tarafında da önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerini belirten Gül, ikinci fabrika niteliğindeki yeni bir üretim alanını devreye aldıklarını açıkladı. Yeni nesil üretim hatları sayesinde raf sistemlerinin büyük bölümünün insan müdahalesi olmadan üretildiğini ifade eden Gül, yapılan teknoloji yatırımlarının hem kaliteyi hem de teslim sürelerini önemli ölçüde iyileştirdiğini söyledi.TÜRKİYE LOJİSTİK ÜSSÜ OLABİLİRTürkiye&#39;nin jeopolitik konumunun lojistik açısından büyük avantaj sunduğunu belirten Gül, Kalkınma Yolu Projesi, Orta Koridor ve Kuşak ve Yol gibi uluslararası projelerle birlikte Türkiye&#39;nin bölgesel bir lojistik merkezi olma potansiyelinin daha da güçleneceğini ifade etti. İhracatta fiyat rekabetinden çok teknolojinin belirleyici hâle geldiğini belirten Gül, mühendislik odaklı ve katma değerli ürünler geliştiren firmaların küresel pazarda daha güçlü konumlandığını söyledi. Çin ile fiyat bazlı rekabetin zor olduğuna dikkat çeken Gül, teknolojik çözümlerin ise firmalara önemli avantajlar sağladığını vurguladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 08 Aug 2026 13:37:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Yapılandırma gerçekten önemli bir fırsat"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yapilandirma-gercekten-onemli-bir-firsat-5897/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yapilandirma-gercekten-onemli-bir-firsat-5897/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D0CEEB-DECBEC-4172C4-93EFC9-E0F46E-DD668F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Vergi ve SGK borçlarının yeniden yapılandırılmasında önceden işletilen faizlerin silinmesi ve yeni hesaplamaların yalnızca anapara üzerinden yapılması gerektiğini belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Yapılandırma gerçekten önemli bir fırsat. 25 günde 228 bin başvuru&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D0CEEB-DECBEC-4172C4-93EFC9-E0F46E-DD668F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Vergi ve SGK borçlarının yeniden yapılandırılmasında önceden işletilen faizlerin silinmesi ve yeni hesaplamaların yalnızca anapara üzerinden yapılması gerektiğini belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Yapılandırma gerçekten önemli bir fırsat. 25 günde 228 bin başvuru yapıldı. Yani bu meblağı 206 milyar lira borcun ödeme planına alındığını da gösteriyor. Ancak tabii faizin faiziyle ödenmesi esnaf için çok büyük bir yük. İnsanlar bu borçlarını ödemek istiyor ama anaparanın faiziyle ödenmesi lazım gelirken şimdi geride kalan anaparanın üzerinden değil, faizini faiziyle ödenmesi hesaplandığı zaman ödenmesi mümkün olmayan bir borç miktarı çıkıyor" dedi.&nbsp;-"FAİZ YÜKÜ AZALTILMADAN YAPILANDIRMA AMACINA ULAŞAMAZ"Yapılandırmanın amacına ulaşabilmesi için faiz yükünün azaltılması gerektiğinin altını çizen Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Örneğin eğer 500 bin lira ana para borcunuz varsa, siz bunu ödemeye çalışsanız taksit sayısını ne kadar artırırsanız artırın. Ama bu bunun faizi 500 bin üzerinden hesaplandığı zaman gerçekten ödenebilecek bir miktar. Ama yıllara bari olan ödemeleri üst üste koyulduğu zaman zaten bunun ödenmesi de mümkün olmuyor. Bu sefer esnaf artık bu borcundan dolayı, kamuya olan borçlarından dolayı, vergi borcu, sosyal güvenlik vesaire bunların tamamını ödemek zorunda veyahut yapılandırmak zorunda kaldığı zaman da netice itibari ile bu borç ödenebilecek bir miktar değil. Ne krediye ulaşabiliyor ne de esnaf için verilen kredilerden yararlanmaya çalışılıyor. Verilen kredi miktarıyla işini tekrar vergi mükellefiyetini istihdama katkı koyan esnaf bu sefer mağdur oluyor, ödeyemez hali geliyor"&nbsp; diye konuştu.-"AYNI KİRA ÜZERİNDEN HEM MAL SAHİBİ HEM ESNAF VERGİ ÖDÜYOR"Öte yandan esnafın sırtındaki büyük bir yük olan stopajın da çifte vergi doğurduğuna dikkat çeken Palandöken, "Netice itibariyle bizim talebimiz borcun anaparasıyla birlikte o güne kadarki olan faizin faiziyle ödenmesi çok da mümkün olmuyor. Çünkü esnafın üstünde o kadar çok yük var ki yıllardır ısrarla söylediğimiz stopaj vergisi de bunlardan birisi. Hem mal sahibi ödüyor. Hem de aynı şekilde dükkandaki veya iş yerindeki mükellef de bunu diyor. Bu rakam da yüzde 20. Bunları biriktirdiğiniz zaman ne kadar borcunuzu ödemeye çalışsanız mümkün olmuyor. Bunun mutlaka esnafın ödeyebileceği aynı şekilde taksitlendirmeyle birlikte anaparayla birlikte faizin hesaplandığı zaman bu miktar ödenebilir bir hale dönüşebilecek. Yoksa bunu ödemek mümkün olmayacak. Birçok devlete vermiş olduğu desteklerden, kredilerden de yararlanamıyor. Netice itibariyle her kapatılan işletme hem ekonomiye hem de işsizliğe aynı şekilde de istihdama önemli darbe vuruyor. Bunun tekrar makul bir ödeme planı yine aynı şekildeki faiz hesaplamalarıyla bu sorun kökten hallolabilecek" ifadelerini kullandı.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 08 Aug 2026 02:37:21 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[S. Arabistan, Pakistan ve Türkiye'den savunma anlaşması]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-suudi-arabistan-ve-pakistandan-ortak-savunma-anlasmasi-9637/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-suudi-arabistan-ve-pakistandan-ortak-savunma-anlasmasi-9637/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CAD1CC-E5D940-754DB1-A89286-3DAC90-88923D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan, ortak açıklamaya göre 'kolektif güvenliği daha da güçlendirmeye yönelik ortak kararlılığı yansıtan 'Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı imzaladı.İletişim Başkanlığı&#39;nın paylaşımına göre ortak açıklama şöyle:&#34;İki Kutsal Caminin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CAD1CC-E5D940-754DB1-A89286-3DAC90-88923D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan, ortak açıklamaya göre 'kolektif güvenliği daha da güçlendirmeye yönelik ortak kararlılığı yansıtan 'Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı imzaladı.İletişim Başkanlığı&#39;nın paylaşımına göre ortak açıklama şöyle:&#34;İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdülaziz Al Suud'un nazik davetleri üzerine, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan İslam Cumhuriyeti Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, 24 Sefer 1448, miladi 7 Ağustos 2026 tarihinde Suudi Arabistan Krallığı'na bir ziyarette bulunmuşlardır.Veliaht Prens ve Başbakan Altesleri Prens Muhammed bin Selman bin Abdülaziz Al Suud; Türkiye Cumhurbaşkanı ve Pakistan İslam Cumhuriyeti Başbakanı ile Mekke'deki Safa Sarayı'nda bir araya gelmiş, burada resmî görüşmeler gerçekleştirilmiş, bu görüşmeler esnasında Suudi Arabistan Krallığı, Türkiye Cumhuriyeti ve Pakistan İslam Cumhuriyeti arasındaki müstesna ilişkiler ile karşılıklı çıkar alanına giren konular ele alınmıştır.Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Altesleri Prens Muhammed bin Selman bin Abdülaziz Al Suud, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan İslam Cumhuriyeti Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, üç devlet arasındaki derin tarihî ilişkiler, köklü kardeşlik ve İslami dayanışma bağları, müşterek stratejik çıkarları ve köklü savunma iş birlikleri temelinde; kolektif güvenliklerini daha da güçlendirmek, bölgede ve ötesinde barış, güvenlik ve istikrarı teşvik etmek, güvenli ve müreffeh bir geleceği birlikte inşa etmek yönündeki ortak iradelerini yansıtan Ortak Savunma Anlaşması'nı imzalamışlardır.Anlaşma, her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlamakta ve üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağını hükme bağlamaktadır. Anlaşma ayrıca, üç devlet arasındaki savunma iş birliğinin tüm boyutlarıyla geliştirilmesini öngörmektedir.&#34;Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik çalışma ziyareti için Suudi Arabistan&#39;a geldi. Erdoğan, çalışma ziyareti çerçevesinde, Mekke&#39;de Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif&#39;le bir araya gelerek, 3&#39;lü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirilmişti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 07 Aug 2026 17:08:47 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türk Öğrenci, eşsiz keşif gezisinde Türkiye'yi temsil edecek]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-ogrenci-essiz-kesif-gezisinde-turkiyeyi-temsil-edecek--7316/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-ogrenci-essiz-kesif-gezisinde-turkiyeyi-temsil-edecek--7316/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_25553B-0B6C1D-534482-348A11-9971DA-664770.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gezi, buzkıran gemisinin kaptanı Ruslan Sasov'un denize açılma emrini vermesiyle start aldı. Keşif gezisinin katılımcıları Murmansk'tan Kuzey Kutbu'na, oradan Franz Josef Toprakları'na ve yeniden Murmansk'a uzanan rota için yola çıktı.10 gün boyunca devam edecek geziye ilişkin değerlendirmelerde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_25553B-0B6C1D-534482-348A11-9971DA-664770.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gezi, buzkıran gemisinin kaptanı Ruslan Sasov'un denize açılma emrini vermesiyle start aldı. Keşif gezisinin katılımcıları Murmansk'tan Kuzey Kutbu'na, oradan Franz Josef Toprakları'na ve yeniden Murmansk'a uzanan rota için yola çıktı.10 gün boyunca devam edecek geziye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom'un Genel Müdürü Alexey Likhachev, "Arktik, en iddialı fikirlerin doğduğu ve hayata geçirildiği bir güç merkezidir. Daha iyi bir gelecek inşa etmeye hazır, cesur ve girişken insanlar buraya geliyor. "Bilgi Buzkıranı" da tam olarak bu nitelikteki çocukları Kuzey Kutbu'na götürüyor. Dünyada eşi benzeri bulunmayan nükleer buzkıran filomuzun onlara bu imkânı sunmasından dolayı gurur duyuyoruz. Öğrenciler, 50 Let Pobedy nükleer gemisinde başka hiçbir yerde göremeyecekleri teknolojileri tanıma fırsatı bulacak. En parlak genç zihinlerin enerjisini bilimin ilerlemesi ve gezegenin korunması için kullanmak istiyoruz. Bu enerji, ilerlemenin başlıca itici gücüdür" ifadelerini kullandı.&nbsp;Keşif Gezisi'nin tek Türk katılımcısı, genç öğrenci Alper Tapkı da yolculuğa ilişkin duygularını şu sözlerle paylaştı: &#34;Henüz her şey yeni başlıyor olsa da insan bazen hayatına yön verecek bir deneyimin eşiğinde olduğunu hissediyor. Bu yolculuktan sonra dünyaya artık bambaşka bir gözle bakacağımı şimdiden biliyorum. Her yolculuk insana yaşananların büyüklüğünü bu kadar güçlü hissettirmez; ancak bunun onlardan biri olduğuna inanıyorum. Bilinmezin heyecanını ve gerçek bir keşfin çağrısını içinde barındıran bu deneyimi sabırsızlıkla bekliyorum.&#34;Dünyanın Tepesi'ne çıkacakTapkı'nın da aralarında bulunduğu katılımcılar, yolculuk boyunca Uzak Kuzey'in doğasını keşfedecek, nükleer buzkıranın işleyişini yerinde gözlemleyecek ve nükleer teknolojinin Arktik deniz taşımacılığının gelişimindeki rolü hakkında bilgiler edinecek. Tapkı ve diğer ülkelerden katılımcılar "Dünyanın Tepesi" olarak adlandırılan 90° noktasında ülkelerin bayraklarını dalgalandıracak.&nbsp;50 Let Pobedy nükleer buzkıranıyla gerçekleştirilecek yolculuk, dünyanın dört bir yanından gelen öğrencilere Arktik'i kendi gözleriyle görme, kuzey topraklarının enginliğini deneyimleme ve bilime, teknolojiye ve geleceğe duydukları ilgiyle bir araya gelen uluslararası genç araştırmacılar topluluğunun bir parçası olma imkânı sunacak.5.000 Öğrenci Yarıştı&nbsp;Sefere katılmak üzere düzenlenen uluslararası seçme sürecinde 22 ülkeden yaklaşık 5.000 öğrenci yarıştı. Yarışmaya Türkiye'nin yanı sıra Ermenistan, Bangladeş, Belarus, Bolivya, Brezilya, Macaristan, Vietnam, Mısır, Hindistan, Endonezya, Kazakistan, Çin, Kırgızistan, Moğolistan, Myanmar, Namibya, Ruanda, Sırbistan, Tanzanya, Özbekistan ve Güney Afrika'dan öğrenciler yer aldı.Sefer kapsamında katılımcıları dersler, atölye çalışmaları, bilimsel deneyler, kariyer danışmanlığı ve yaratıcı etkinliklerin yanı sıra unutulmaz anlar bekliyor. Dünyanın en kuzeydeki postanesinden gönderilecek kartpostallar ile tüm meridyenlerin kesiştiği noktada yapılacak "dünya turu" da bunlar arasında yer alıyor.Sefer katılımcılarıyla birlikte nükleer buzkıranda önde gelen uluslararası uzmanlar da çalışacak. Bunlar arasında JSC NIITFA Genomik Teknolojiler ve Doku Mühendisliği Laboratuvarı Proje Müdürü Egor Plakhotnyuk, Beloyarsk NGS Baş Mühendis Yardımcısı Andrey Smelov, Rosatom Elektrik Enerjisi Birimi'nin BT entegratörü olan CONSIST-OS'un Genel Müdürü Ilya Kholkin, Brezilya Nükleer Enerji Derneği İletişim Direktörü Jairu Silva Bastos, hekim ve bilim iletişimcisi olan Tanzanya Mwanachuo Family Foundation uzmanı Dr. Noel Rajabu Mabele ile Hindistan Cochin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Deniz Biyolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bijoy Nandan yer alıyor.Popüler sanatçılar ve blog yazarlarının yanı sıra tanınmış Rus bilimkurgu yazarı Sergey Lukyanenko da yolculuğun özel konukları arasında yer alacak. Lukyanenko, Arktik seferi sırasında katılımcılar için yaratıcı yazarlık atölyesi yürütecek. Atölyede yazar, bir bilimkurgu öyküsünün merak uyandıran giriş bölümünü kaleme alacak; öğrenciler ise öykünün sonu için kendi versiyonlarını önerecek. Ortaya çıkan ortak eser, seferin ardından resmî olarak yayımlanacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 07 Aug 2026 16:33:44 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gümrüklerde 58 bin 519 canlı hayvan ele geçirildi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gumruklerde-58-bin-519-canli-hayvan-ele-gecirildi-1179/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gumruklerde-58-bin-519-canli-hayvan-ele-gecirildi-1179/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5E8E5D-4B3AA4-0B55AD-D2F6BD-36E8AA-910AEF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bakanlıktan yapılan açıklamada, Gümrükler Muhafaza ekiplerinin, kaçakçılıkla mücadele faaliyetleriyle milli ekonominin yanı sıra her türlü canlıyı ve doğal yaşamı koruma görevini de ilke edindiği belirtildi.Bu kapsamda 2026&#39;da yapılan 29 operasyonda 58 bin 519 canlı hayvan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5E8E5D-4B3AA4-0B55AD-D2F6BD-36E8AA-910AEF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bakanlıktan yapılan açıklamada, Gümrükler Muhafaza ekiplerinin, kaçakçılıkla mücadele faaliyetleriyle milli ekonominin yanı sıra her türlü canlıyı ve doğal yaşamı koruma görevini de ilke edindiği belirtildi.Bu kapsamda 2026&#39;da yapılan 29 operasyonda 58 bin 519 canlı hayvan ele geçirildiği bilgisi verilen açıklamada, şunlar ifade edildi:&#34;Gümrüklü yer ve sahalarda ele geçirilen canlı hayvanlar, veteriner sınır kontrol noktalarında görevli Tarım ve Orman Bakanlığı personelince muayene edilerek rapor düzenlenmesini müteakip yine Tarım ve Orman Bakanlığının ilgili taşra birimlerine teslim edilmektedir. Bununla birlikte, Nesli Tehlike Altındaki Yabani Bitki ve Hayvan Türlerinin Uluslararası Ticaretine Yönelik Sözleşme kapsamında koruma altında bulunan türlerin kaçak olarak tespit edilmesi halinde söz konusu türler veya parçaları, Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Göre Elkonulan Eşya ve Alıkonulan Taşıtlara İlişkin Uygulama Yönetmeliği&#39;nin ilgili maddesi uyarınca Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün ilgili bölge müdürlüklerine teslim edilmektedir.&#34;Açıklamada yer alan tabloya göre, havalimanı gümrük kapıları arasında en fazla canlı hayvan 51 bin 65 ile İstanbul Havalimanı&#39;nda yakalanırken, bunların 46 bin 420&#39;sini tıbbi sülük, 4 binini sülük oluşturdu.Kara sınırı gümrük kapıları arasında da en fazla canlı hayvan 6 bin 300 etlik tavukla Çobanbey Gümrük Kapısı&#39;nda ele geçirildi. Sarp Gümrük Kapısı&#39;nda 450 arı, Akçakale Sınır Kapısı&#39;nda 350 koyun ve keçi yakalandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 06 Aug 2026 09:40:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İzmir Limanı'nın Türkiye Varlık Fonu'na devri tamamlandı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/izmir-limaninin-turkiye-varlik-fonuna-devri-tamamlandi-5343/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/izmir-limaninin-turkiye-varlik-fonuna-devri-tamamlandi-5343/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9CFD71-0EC42C-F806F6-4579F0-A2C3AA-535C77.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İzmir Limanı, gerçekleştirilecek modernizasyon yatırımlarıyla daha etkin, sürdürülebilir ve uluslararası standartlarda hizmet sunan bir lojistik merkez olarak yeniden yapılandırılacak.Türkiye Varlık Fonu, stratejik varlıkların uzun vadeli değer üretme kapasitesini artırma yaklaşımı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9CFD71-0EC42C-F806F6-4579F0-A2C3AA-535C77.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İzmir Limanı, gerçekleştirilecek modernizasyon yatırımlarıyla daha etkin, sürdürülebilir ve uluslararası standartlarda hizmet sunan bir lojistik merkez olarak yeniden yapılandırılacak.Türkiye Varlık Fonu, stratejik varlıkların uzun vadeli değer üretme kapasitesini artırma yaklaşımı doğrultusunda İzmir Limanı'nda kapsamlı bir dönüşüm süreci başlatıyor. Proje ile limanın rekabet gücünün geliştirilmesi, İzmir'in lojistik altyapısının güçlendirilmesi ve bölge ekonomisine kalıcı katkı sağlanması amaçlanıyor.Limanın Mülkiyeti Türkiye Varlık Fonu'nda Kalacakİzmir Limanı'nın işletme ve yatırım modeli çerçevesinde limanın mülkiyeti Türkiye Varlık Fonu bünyesinde kalmaya devam edecek ve herhangi bir imtiyaz devri söz konusu olmayacak. Yük ve yolcu limanı olmak üzere iki ana bölümden oluşan İzmir Limanı'nda, her iki bölümün ihtiyaçlarına uygun işletme ve yatırım modelleri uygulanacak.Yük limanının işletme faaliyetleri, alanında uluslararası tecrübeye sahip Alport tarafından yürütülecek. Modernizasyon yatırımları kademeli olarak hayata geçirilirken yük limanı, operasyonlarında herhangi bir kesinti yaşanmadan hizmet vermeyi sürdürecek.Yeni işletme yapısıyla limanın operasyonel etkinliğinin artırılması, hizmet kalitesinin geliştirilmesi ve uluslararası taşımacılık ağlarıyla bağlantısının güçlendirilmesi hedefleniyor.Yük Limanı Kapsamlı Bir Modernizasyon Sürecinden GeçecekYük limanına yönelik dönüşüm programı kapsamında mevcut altyapı ve üstyapının rehabilitasyonu, yenilenmesi ve modernizasyonunun yanı sıra limanın gelişimini destekleyecek büyüme yatırımları hayata geçirilecek. Çevresel sürdürülebilirlik ilkeleriyle&nbsp;şekillenen bu yaklaşım, İzmir Limanı'nın ekonomik değerinin yanı sıra kentsel ve çevresel katkısını da artıracak.Yolcu Limanı Ayrı Bir Model Çerçevesinde GeliştirilecekYolcu limanına ilişkin işletme ve yatırım modeli, limanın kendine özgü ihtiyaçları doğrultusunda ayrı bir yapı içinde ele alınacak. Proje kapsamında yolcu limanının hizmet kapasitesinin geliştirilmesinin yanı sıra liman ve çevresiyle bütünleşen ticari, sosyal ve kültürel alanlara da yer verilmesi planlanıyor. Böylece yolcu limanının İzmir'in turizm potansiyeline ve kent ekonomisine katkısının artırılması amaçlanıyor.İzmir Limanı Projesi, kamu mülkiyetindeki stratejik bir varlığın uzun vadeli bir perspektifle geliştirilmesini esas alıyor. Dönüşümün tamamlanmasıyla liman, İzmir'in ticaret, lojistik ve turizm kapasitesini destekleyen, bölgesel bağlantıları güçlendiren ve Türkiye'nin sürdürülebilir büyümesine katkı sunan modern bir yapıya kavuşacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 05 Aug 2026 10:37:27 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TDV Gönüllüsü mobil uygulamasıyla iyilik faaliyetlerine katılım kolaylaşıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tdv-gonullusu-mobil-uygulamasiyla-iyilik-faaliyetlerine-katilim-kolaylasiyor-2193/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tdv-gonullusu-mobil-uygulamasiyla-iyilik-faaliyetlerine-katilim-kolaylasiyor-2193/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FC8820-EFBD91-B022F6-D28C58-CCC364-CBA04E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gönüllülük süreçlerinin dijital ortamda yönetilmesini sağlayan TDV Gönüllü Otomasyon Sistemi, gonullu.tdv.org adresi üzerinden hizmet verirken, mobil uygulama ile gönüllülerin faaliyetlere erişimi daha kolay ve hızlı hale getiriliyor.Android ve iOS platformlarında kullanıma sunulan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FC8820-EFBD91-B022F6-D28C58-CCC364-CBA04E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gönüllülük süreçlerinin dijital ortamda yönetilmesini sağlayan TDV Gönüllü Otomasyon Sistemi, gonullu.tdv.org adresi üzerinden hizmet verirken, mobil uygulama ile gönüllülerin faaliyetlere erişimi daha kolay ve hızlı hale getiriliyor.Android ve iOS platformlarında kullanıma sunulan uygulama sayesinde gönüllüler, Türkiye Diyanet Vakfı tarafından gerçekleştirilen gönüllülük faaliyetlerine tek bir platform üzerinden ulaşabiliyor, kendilerine uygun çalışmaları inceleyerek başvurularını gerçekleştirebiliyor.Türkiye Diyanet Vakfı gönüllüleri; sosyal sorumluluk, insani yardım, eğitim, çevre ve canlı hakları ile kültür ve sanat başta olmak üzere, toplumun ihtiyaçlarına yönelik birçok farklı alanda yürütülen iyilik çalışmalarına katılabiliyor. Yurt içinde ve yurt dışında gerçekleştirilen gönüllülük faaliyetleriyle ihtiyaç sahiplerine ulaşılıyor, toplumsal dayanışma güçleniyor ve iyiliğin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlanıyor.Gönüllüler uygulama aracılığıyla, TDV tarafından yürütülen projeler, gönüllülük faaliyetleri ve güncel duyurular hakkında bilgi sahibi olabiliyor. Uygulamanın bildirim sistemi sayesinde faaliyetler, duyurular ve gönüllülerin katılım süreçleriyle ilgili bilgilendirmeler anlık olarak kullanıcılara ulaştırılıyor."TDV Gönüllüsü" mobil uygulamasında yer alan kişisel profil alanı sayesinde kullanıcılar; bilgilerini güncelleyebiliyor, meslek ve uzmanlık alanları ile ilgi duydukları gönüllülük alanlarını sisteme ekleyebiliyor. Böylece gönüllülerin sahip oldukları bilgi, beceri ve deneyimlerin uygun çalışmalarda değerlendirilmesi amaçlanıyor.Gönüllülük faaliyetleri kişiye uygun şekilde planlanıyor&nbsp;Uygulamada yer alan "Müsaitlik Takvimi" özelliğiyle gönüllüler, uygun oldukları gün ve saatleri sisteme tanımlayabiliyor. Bu bilgiler doğrultusunda kendilerine uygun zaman aralıklarındaki faaliyetlerle ilgili bildirimler gönderiliyor.Faaliyetler; il, ilçe, kategori ve tarih bilgilerine göre görüntülenebilirken, gönüllüler katılmak istedikleri çalışmanın detaylarını inceleyerek başvurularını uygulama üzerinden yapabiliyor. Başvurusu onaylanan faaliyetler ile davet edildikleri çalışmalar da yine uygulama üzerinden takip edilebiliyor.Uygulamada yer alan "Yetkinliklerim" bölümüyle gönüllüler; meslek, uzmanlık alanı, ilgi alanları ve gönüllü olmak istedikleri çalışma alanlarını sisteme tanımlayabiliyor. Bu özellik sayesinde ihtiyaç duyulan faaliyetlerde gönüllülerin yetkinliklerinden daha etkin şekilde yararlanılması hedefleniyor.Kullanıcıların uygulamayla ilgili öneri, talep, görüş ve destek ihtiyaçlarını iletebilmesi amacıyla "Bize Ulaşın" modülü bulunurken, "Sıkça Sorulan Sorular" bölümüyle gönüllülük süreçleri ve uygulama kullanımı hakkında bilgilere kolayca ulaşılabiliyor.Türkiye Diyanet Vakfı, "TDV Gönüllüsü" mobil uygulamasıyla gönüllülerle daha güçlü bir iletişim ağı oluşturmayı, gönüllülük faaliyetlerinin koordinasyonunu güçlendirmeyi ve iyilik çalışmalarına katılımı artırmayı hedefliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 05 Aug 2026 09:44:36 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kompozit sektörünün vitrini kapılarını açıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kompozit-sektorunun-vitrini-kapilarini-aciyor-2572/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kompozit-sektorunun-vitrini-kapilarini-aciyor-2572/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0F7CF8-63C85C-70C343-2B4B17-667012-BA4779.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin kompozit malzeme ve teknolojileri alanındaki en kapsamlı organizasyonu olan Uluslararası Kompozit Fuarı TURKCOMPOSITE 2026, çok daha güçlü bir organizasyon yapısıyla sektöre ve dünyaya kapılarını açmaya hazırlanıyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi'nin destekleriyle&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0F7CF8-63C85C-70C343-2B4B17-667012-BA4779.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin kompozit malzeme ve teknolojileri alanındaki en kapsamlı organizasyonu olan Uluslararası Kompozit Fuarı TURKCOMPOSITE 2026, çok daha güçlü bir organizasyon yapısıyla sektöre ve dünyaya kapılarını açmaya hazırlanıyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi'nin destekleriyle gerçekleştirilecek fuar, 21-23 Ekim 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi 9 ve 10. salonlar ile fuaye alanında, 15 bin m²'lik alanda düzenlenecek. TURKCOMPOSITE 2026 kapsamında yüzde 30'u yabancı katılımcı olmak üzere 500'den fazla markanın yine yüzde 30'u yabancı ziyaretçi olmak üzere 4 bini aşkın uluslararası ziyaretçi ile bir araya gelmesi bekleniyor. "Meet4Composite" sloganıyla hayata geçirilecek etkinlik, katılımcılara hammadde, yarı mamul, nihai ürünler, laboratuvar sistemleri ve üretim teknolojileri gibi birçok alanda kapsamlı bir platform sunacak.Yeni Organizasyon, Yeni VizyonKompozit Sanayicileri Derneği desteğiyle düzenlenen; Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ), Roketsan, Baykar Teknoloji gibi önde gelen kurumların da katılım göstereceği fuar, önceki yıllardan farklı olarak 20 yılı aşkın sektörel deneyime sahip CNG Expo tarafından organize ediliyor. Bu iş birliği ile fuarın organizasyon yapısı tamamen yenileniyor. Bu değişim sayesinde hem ziyaretçi deneyimi hem de uluslararası tanıtım stratejileri büyük ölçüde güçlendirilerek, Türk kompozit sektörünün uluslararası bilinirliği ve prestijinin artırılması hedefleniyor.Kompozit Sanayicileri Derneği ve Türk firmalarının her yıl Fransa'daki JEC World ve ABD'deki CAMX gibi dünyanın önde gelen fuarlarında başarıyla yer aldığını söyleyen CNG Expo Yönetim Kurulu Başkanı Başkanı Cengiz Yaman, artık hedefin bu global etkiyi TURKCOMPOSITE Fuarı ile Türkiye'ye taşımak ve ülkemizi kompozit alanında bölgesel bir merkez haline getirmek olduğunu söyledi.&nbsp; TURKCOMPOSITE 2026'nın yalnızca bir ürün sergileme platformu değil; aynı zamanda bilgi paylaşımı, teknoloji transferi ve uluslararası iş birliği fırsatlarının buluşma noktası olduğunu kaydeden Yaman, "Yenilenen organizasyon yapısıyla fuar, bu yıl Türk kompozit sektörünü küresel vitrine taşıma yolunda güçlü bir adım olarak konumlanıyor" dedi.&nbsp;Türk Kompozit Sektörü GüçleniyorTürk kompozit sektörü, son yıllarda inşaat, otomotiv, havacılık ve savunma sanayi başta olmak üzere birçok stratejik alanda güçlü bir büyüme sergiliyor. 2024 itibarıyla 2 milyar doları aşan pazar büyüklüğünün önümüzdeki beş yıl içinde 7 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Uluslararası standartlarda üretim yapan sektör, yüksek mühendislik ve tasarım kabiliyetleri sayesinde Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya pazarlarında rekabet gücünü artırıyor.Geleneksel kompozit ürünlerin yanı sıra karbon fiber takviyeli polimerler (CFRP), aramid fiberler ve nano-kompozitler gibi ileri teknoloji ürünlere yönelen sektör; hafiflik, dayanıklılık ve yüksek performans özellikleriyle öne çıkıyor. Kompozit ürünlerin ihracatı 2024'te 2 milyar doları aşarak Türkiye'nin yüksek teknolojili ihracatında önemli bir paya ulaştı. Türk kompozit sektörü, artan teknoloji yatırımlarıyla Kuzey Amerika, Batı Avrupa, Hindistan, Güneydoğu Asya ve MENA bölgesindeki varlığını daha da güçlendirmeyi hedefliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 05 Aug 2026 09:07:08 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[UniChallenge+ 12. dönemini tamamladı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/unichallenge-12-donemini-tamamladi-1327/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/unichallenge-12-donemini-tamamladi-1327/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F7FF5C-BF0980-6F6239-5CF10E-18C832-0F5C57.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de Tahmini Medya ve Reklam Yatırımları Raporu'na göre; Türkiye&#39;de dijital reklam yatırımlarının 2024&#39;te 158 milyar TL&#39;yi aşmasıyla birlikte, sektörün nitelikli insan kaynağı ihtiyacı her zamankinden daha kritik hale geldi. Yapay zekanın iş yapış biçimlerini&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F7FF5C-BF0980-6F6239-5CF10E-18C832-0F5C57.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de Tahmini Medya ve Reklam Yatırımları Raporu'na göre; Türkiye&#39;de dijital reklam yatırımlarının 2024&#39;te 158 milyar TL&#39;yi aşmasıyla birlikte, sektörün nitelikli insan kaynağı ihtiyacı her zamankinden daha kritik hale geldi. Yapay zekanın iş yapış biçimlerini hızla dönüştürdüğü dönemde, genç yeteneklerin sektöre gerçek proje deneyimiyle hazırlanması da bir o kadar önem kazanıyor. Bu ihtiyaca yanıt vermek üzere IAB ve Akbank iş birliğiyle düzenlenen Akbank UniChallenge+ Dijital Öğrenci İşleri Eğitim Kampı, 12. dönemini tamamladı. Program kapsamında 13 şehir ve 28 üniversiteden 50 genç yetenek, 36 eğitmen ve geçmiş dönem mezunlarından oluşan 10 mentor rehberliğinde iki hafta boyunca dijital pazarlama ve reklamcılığın güncel dinamiklerini deneyimledi.Mezundan Mentora: Kendi Kendini Besleyen Bir EkosistemSektörün önde gelen isimlerinden oluşan 36 uzman eğitmen, kamp süresince katılımcılara dijital reklamcılıktan veri analizine, içerik stratejilerinden teknoloji trendlerine kadar geniş bir yelpazede eğitimler sundu.&nbsp;UniChallenge+'ın yer alan 10 mentorun tamamı, geçmiş dönem UniChallenge+ mezunlarından oluştu. Böylece program, kendi mezunlarını sektöre kazandırmakla kalmayıp, onları bir sonraki kuşağın rehberi hâline getirerek kendi kendini besleyen bir ekosistem yaratmaya devam etti.Teoriden Pratiğe: Gerçek Proje Deneyimi ve Jüri SunumlarıYoğun eğitim sürecinin ardından öğrenciler, edindikleri teorik bilgileri Akbank ekibi tarafından verilen Şehrin İyi Hali briefi üzerinden proje ile pratiğe dönüştürdü. Kampın sonunda jüri karşısına çıkan takımlar arasından dereceye giren ilk üç proje belirlenerek ödüllendirildi ve bu ekipler IAB üyesi firmalarda staj yapma hakkı kazandı."Geleceğin Dijital Liderlerine Yol Arkadaşlığı Etmekten Gurur Duyuyoruz"Projeye ve dönemin tamamlanmasına ilişkin görüşlerini paylaşan IAB CEO'su Neslihan Olcay, &#34;UniChallenge+ ile 12 yıldır sektörün en kritik ihtiyacına yanıt veriyoruz: donanımlı, yenilikçi ve güncel becerilerle donatılmış genç yetenekler. Mezunlarımızın kısa sürede staj ve istihdam olanağı bulması, programın yarattığı somut etkinin en güçlü göstergesi. Fırsat eşitliği vizyonumuzla Anadolu&#39;nun dört bir yanındaki yetenekleri sektörün liderleriyle buluşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Emeği geçen tüm eğitmenlerimize, mentorlarımıza ve sponsorlarımıza gönülden teşekkür ederim.&#34; dedi.Akbank Marka ve İletişim Başkanı Seçil Demiralp ise şunları söyledi: "Akbank olarak geleceğin liderleri, tasarımcıları ve inovasyon öncülerini her yönden desteklemeye ve onların kariyerlerine katkı sunmaya devam ediyoruz. Akbank Gençlik Akademisi çatısı altında bugüne kadar yüz binlerce gencimizin kariyer yolculuklarına eşlik ettik. Bu yıl 12'ncisini geride bıraktığımız UniChallenge+ etkinliği ile sınırları zorlayan, ezber bozan ve gelişen teknoloji ile yeteneklerini harmanlayan gençlerimizle bir kez daha bir arada olmaktan dolayı mutluluk duyuyoruz. Değişimin öncüsü olan tüm takımları yürekten tebrik ediyor, her bir gencimizin bu süreçte kazandığı deneyimlerle geleceğe çok daha güçlü adımlarla ilerleyeceğine inanıyoruz.&#34;&nbsp;12 Yılda 670'i Aşkın Genç Sektöre KazandırıldıUniChallenge+, 12 yıllık yolculuğu boyunca 380'den fazlası İstanbul dışından olmak üzere toplamda 670'i aşkın genç yeteneği dijital reklamcılık ve pazarlama iletişimi sektörüne kazandırdı. Katılımcıların %57'sinin kampın hemen sonrasında staj ve iş aracılığıyla sektöre ilk adımlarını atması, programın başarısını ortaya koyuyor.&nbsp;Güçlü Sponsor Desteği ile Sektörel DayanışmaProgram bu yıl da dijital reklam ekosisteminin önde gelen firmalarının desteğiyle gerçekleştirildi. Akbank'ın ana sponsorluğunda 9. kez hayata geçirilen Akbank UniChallenge+ 12. Dönemi, dijital ekosistemin önde gelen markalarının geniş desteğiyle tamamlandı. Programa Superfresh, Publicis Groupe Türkiye ve Sinoz Destek Sponsoru, Hopi Ödül Sponsoru, Sanipak Temiz ve Sağlıklı Yaşam Sponsoru, FCB Artgroup Reklam Kampanyası Destekçisi, MAD İçerik Partneri; Arby's, Burger King, Coca-Cola, IceBreak, Jacobs, Kazan Kazan, Popeyes, Tedarik Sponsoru ve Analytica House Kapanış Etkinliği Mekan Destekçisi olarak destek verdi.&nbsp;UniChallenge+, 12 yıldır genç yetenekleri sektörle buluşturarak dijital reklamcılık ekosisteminin ihtiyaç duyduğu insan kaynağının yetişmesine katkı sunmayı sürdürüyor. Program hakkında detaylı bilgi almak ve gelecek yılın başvuru dönemini takip etmek için: www.unichallenge.net&nbsp;Yapılan jüri değerlendirmesi sonrasında ilk 3'e giren ekipler:BİRİNCİ: GRUP 10&nbsp;•	Altay Karaca Özkubilay (Vrije Universiteit Brussel)•	Kübra Merkezoğlu (Erciyes Üniversitesi)•	Merve Soydan (Dokuz Eylül Üniversitesi)•	Sudenaz Yıldız (Kadir Has Üniversitesi)•	Zeynep Dervişoğlu (İstanbul Üniversitesi)GRUP MENTORU: Yunus Tezcan, Grafis DDB (2019 mezunu)İKİNCİ: GRUP 4•	Elif Eylül Çakır (İstanbul Medipol Üniversitesi)•	Emirhan Arıkan (Selçuk Üniversitesi)•	Mahmut Efe Yılmaz (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi)•	Rumeysa Gedik (Anadolu Üniversitesi)•	Sude Atlı (Çanakkale 18 Mart Üniversitesi)GRUP MENTORU: Nevzat Tiraki, Bumm Agency (2018 mezunu)ÜÇÜNCÜ: GRUP 3•	Aybüke Esila İnan (Bahçeşehir Üniversitesi)•	Cihangir Kaplan (Anadolu Üniversitesi)•	Esra Gülhan (Erciyes Üniversitesi)•	Naz Eylül Tuncel (İstanbul Bilgi Üniversitesi)•	Yazel Karaca (Trabzon Üniversitesi)]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 04 Aug 2026 11:56:22 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[105 marka toplatılıyor, asansör, otomotiv ve enerji ilk sırada]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/105-marka-toplatiliyor-asansor-otomotiv-ve-enerji-urunleri-ilk-sirada-7793/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/105-marka-toplatiliyor-asansor-otomotiv-ve-enerji-urunleri-ilk-sirada-7793/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FE28FB-66B7AE-322B5B-672CEA-14192C-D11746.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, 2026 yılının ilk altı ayında gerçekleştirdiği piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerinin sonuçlarını açıkladı.Bakanlık ekipleri, metroloji ve sanayi ürünleri alanlarında yürütülen denetimler kapsamında 26 bin 310 sanayi ürününü inceledi. Yapılan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FE28FB-66B7AE-322B5B-672CEA-14192C-D11746.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, 2026 yılının ilk altı ayında gerçekleştirdiği piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerinin sonuçlarını açıkladı.Bakanlık ekipleri, metroloji ve sanayi ürünleri alanlarında yürütülen denetimler kapsamında 26 bin 310 sanayi ürününü inceledi. Yapılan kontrollerde 2 bin 441 ürünün mevzuata aykırı olduğu tespit edilirken, 232 ürün ise ayrıntılı test ve inceleme sürecine gönderildi.Denetlenen ürünlerdeki uygunsuzluk oranı yüzde 9,28 olarak hesaplandı.105 marka ve model için toplatma kararıDenetimler sonucunda tüketici güvenliğini ilgilendiren uygunsuzluklar nedeniyle 105 farklı marka ve modeldeki sanayi ürünü hakkında toplatma kararı verildi.Toplatma kararlarının en yoğun uygulandığı ürün grupları ise:45 otomotiv ürünü20 enerji verimliliği ürünüolarak açıklandı.175,9 milyon liralık ceza kesildiBakanlık, tespit edilen mevzuata aykırılıklar nedeniyle üretici ve ilgili firmalara toplam 175 milyon 898 bin 583 lira idari para cezası uyguladı.Ayrıca 238 ürün için eksikliklerin giderilmesi amacıyla firmalara süre tanındığı bildirildi.En fazla ceza asansör sektörüneİdari para cezalarının sektörlere göre dağılımında asansörler ilk sırada yer aldı.Buna göre en yüksek cezalar şu alanlarda uygulandı:Asansörler: 106 milyon 458 bin 656 TLOtomotiv ürünleri: 38 milyon 649 bin 685 TLMakineler: 10 milyon 607 bin 564 TLEn riskli ürün grupları belli olduDenetim sonuçlarına göre uygunsuzluk oranının en yüksek olduğu ürün grupları da dikkat çekti.Buna göre;Kazanlar: %42,86Enerji verimliliği ürünleri: %37,97Asansörler: %17,14 oranıyla en fazla uygunsuzluğun tespit edildiği ürün grupları oldu.En çok denetlenen ürünler açıklandıBakanlığın ilk altı aylık denetim programında en yoğun kontrol ise asansör ve elektrikli ekipmanlarda gerçekleştirildi.Denetim sayıları şu şekilde açıklandı:Asansör: 9 bin 225Elektrikli ekipman: 6 bin 698Yetkililer, piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerinin yıl boyunca tüketici güvenliği ve ürün standartlarının sağlanması amacıyla devam edeceğini belirtti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 03 Aug 2026 08:10:08 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Beyaz eşya sektöründe daralma sürüyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/beyaz-esya-sektorunde-daralma-suruyor-8741/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/beyaz-esya-sektorunde-daralma-suruyor-8741/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B09364-465267-D073DD-8F28D8-0C8CB2-D172DD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD), sektörün 2026 yılı ilk yarı sonuçlarına dair değerlendirmelerini paylaştı. Arçelik, BSH, Dyson, Electrolux, Haier Europe, Midea Grup Türkiye, Miele, Samsung, Versuni (Philips) ve Vestel gibi Türkiye'de üretim veya ithalat faaliyetinde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B09364-465267-D073DD-8F28D8-0C8CB2-D172DD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD), sektörün 2026 yılı ilk yarı sonuçlarına dair değerlendirmelerini paylaştı. Arçelik, BSH, Dyson, Electrolux, Haier Europe, Midea Grup Türkiye, Miele, Samsung, Versuni (Philips) ve Vestel gibi Türkiye'de üretim veya ithalat faaliyetinde bulunan yerli ve uluslararası firmaları bünyesinde barındıran TÜRKBESD'in verilerine göre, 2026 yılının ilk yarısında 6 ana ürün grubunda iç satışlar, geçen yılın aynı dönemine kıyasla %7 geriledi. İhracatta son yıllarda gözlemlenen gerileme trendi devam ederken, 2026 yılının ilk yarısında ihracat bir önceki yılın aynı dönemine göre %19 azaldı. İhracattaki düşüş üretim adetlerine de yansırken üretim miktarı geçen yılın aynı dönemine göre %15 geriledi. Toplam satışlar ise %15 düşüşle 13.026.952 adet olarak gerçekleşti. Haziran ayı özelinde ise geçen yılın aynı ayına göre iç satışlarda %15, ihracatta %11 daralma yaşanırken üretim aynı seviyede kaldı. Toplam satışlar ise %12 gerileyerek 2.033.470 adet olarak kaydedildi.Türkiye, %7'lik üretim hacmiyle Avrupa'nın birinci, dünyanın ise en büyük ikinci beyaz eşya üretim merkezi konumunda yer alıyor. 2025 yılı itibarıyla yıllık 29 milyon adetlik üretim hacmine sahip olan beyaz eşya sektörü, 60 bin kişiye doğrudan, 600 bin kişiye ise dolaylı istihdam sağlıyor. 2025 yılında 20,2 milyon adet ihracat gerçekleştiren sektör, küresel piyasalardaki rekabetçiliğini artırmak amacıyla Ar-Ge, dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm yatırımlarını sürdürüyor.Sonuçları değerlendiren TÜRKBESD Başkanı Alper Şengül, "Sektörümüz, küresel pazarlarda yaşanan ihracat daralmasının temel nedenleri arasında rekabet gücümüzdeki zayıflama ile dış ticaret politikalarının yarattığı ilave maliyet ve yüklerin bulunduğunu uzun süredir dile getirmektedir. Gelinen noktada, ihracattaki düşüşün devam ettiğini görüyoruz" dedi.Şengül, ihracat pazarlarındaki kayıpların devam etmesinin sektörün bugünkü performansının yanı sıra gelecek yatırımlarını, istihdamı ve üretim kapasitesini belirleyici nitelikte olduğunu ifade etti.&nbsp; Avrupa gibi köklü pazarlarda kamu ve özel sektörün ortak çabasıyla uzun yıllar içinde oluşturduğu güçlü ihracat kapasitesi ve pazar konumuna değinen Şengül, "Sektörün sürdürülebilirliği için rekabetçiliği güçlendirecek, ihracatı destekleyecek ve üretim maliyetlerini dengeleyecek adımlar büyük önem taşıyor" dedi.&nbsp;&nbsp;Anti-Damping Önlemleri Sektörü Maliyet ve İhracat Cephesinde ZorluyorBeyaz eşya sektörünün temel girdilerinden biri olan yassı çelik ürünlerine ilişkin anti-damping soruşturmalarının yüksek vergilerle sonuçlanmasını değerlendiren TÜRKBESD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yavuz, "Sektörün temel girdilerinden biri olan yassı çelik ürünlerine ilişkin anti-damping soruşturmalarının yüksek vergilerle sonuçlanması, üreticilerin maliyet yapısını doğrudan ve olumsuz biçimde etkiliyor. Üretim maliyetlerindeki her ilave artış, ihracat rekabetçiliğimizi etkilemektedir" dedi. Bu tablonun etkilerini sektör verilerinde açıkça gördüklerini ifade eden Yavuz, "Üretim ve ihracattaki daralmada küresel talepteki zayıflama ve ihracat pazarlarındaki belirsizlikler de rol oynamakla birlikte, temel girdilere getirilen ilave maliyetlerin sektörümüzün rekabet gücü üzerindeki başlıca baskı unsurlarından birini oluşturduğu açıktır. Türkiye&#39;nin katma değerli üretim ve ihracat hedeflerine ulaşabilmesi için sanayimizin uluslararası rekabet gücünü koruyacak, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir maliyet yapısına ihtiyacı vardır" diye belirtti.&nbsp;Rekabet Edilen Ülkelerde Bulunmayan Maliyet Kalemleri Büyüme Kapasitesini SınırlandırıyorSektörün uluslararası rekabetçiliğini doğrudan etkileyen maliyet unsularına dikkat çeken TÜRKBESD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fatih Özkadı, Geri Kazanım Katılım Payı'nın (GEKAP) beyaz eşya üreticilerinin başlıca uluslararası rakiplerinin karşılaşmadığı ilave bir maliyet yarattığını ve üretim, yatırım ve ihracat üzerinde doğrudan baskı oluşturduğunu belirtti. Özkadı, "2020 yılında uygulamaya alınan GEKAP birim tutarları bugün yaklaşık 15 ila 17 katına çıkmış durumda. Aynı dönemde üretici ve tüketici fiyatlarındaki artış yaklaşık 7 kat seviyesinde gerçekleşti. Dolayısıyla GEKAP tutarlarındaki artış, enflasyonun çok üzerinde seyrediyor." bilgisini paylaştı. GEKAP'ın sektör üzerindeki yıllık maliyetinin yaklaşık 3 milyar TL'ye ulaştığını, 2020–2025 döneminde sektörden tahsil edilen toplam GEKAP tutarının ise yaklaşık 250 milyon dolar seviyesinde olduğunu açıklayan Özkadı, sektörün son yıllarda yaşadığı üretim ve ihracat kaybının aciliyeti dikkate alınarak, GEKAP yükümlülüğünün geçici bir süre için kaldırılmasının veya birim tutarların en az yüzde 50 oranında azaltılmasının sektörün rekabet gücünün korunması açısından büyük önem taşıdığını söyledi.Ayrıca GEKAP'ın hesaplanma yönteminin beyaz eşya ürünlerinin özelliklerine göre yeniden ele alınması gerektiğini vurgulayan Özkadı, "Beyaz eşya ürünleri kapsam dahilindeki birçok üründen farklı olarak yüksek ağırlığa ve uzun kullanım ömrüne sahiptir. Bu nedenle GEKAP'ın yalnızca ürün ağırlığı üzerinden hesaplanması, ürünlerin çevresel etkisini ve fiili geri kazanım maliyetini yeterince yansıtmamakta ve sektör üzerinde orantısız bir maliyet oluşturmaktadır. Ürünlerin yapısal özelliklerini gözeten, ürün bazında farklılaştırılmış, daha adil ve dengeli bir hesaplama sistemine ihtiyaç bulunmaktadır" ifadelerini kullandı.Yetkili Servisler için Markaların Web Siteleri Tercih EdilmeliBeyaz eşya sektörünün üretim, satış ve satış sonrası hizmetleriyle dev bir ekosistem oluşturduğunu belirten TÜRKBESD Yönetim Kurulu Üyesi Semir Kuseyri, Türkiye genelinde faaliyet gösteren 3.500&#39;den fazla yetkili servisin bu ekosistemin önemli bir parçasını oluşturduğunu söyledi. Kuseyri, "Tüketicilerimizin satın alma sonrasındaki tüm ihtiyaçlarına cevap veren servislerimiz her gün binlerce eve ulaşıyor. Ancak ne yazık ki bazı kötü niyetli kişilerin, yetkili servis olmadıkları halde bu sıfatı kullanarak tüketicilerimizi mağdur ettiklerine şahit oluyoruz. Tüketicilerimize herhangi bir teknik destek ve/veya onarım ihtiyacı duyduklarında, servis hizmetlerimize erişmek için arama motorları yerine mutlaka markaların resmi web sitelerini veya Ticaret Bakanlığımızın servis.gov.tr adresini kullanarak yetkili servislere ulaşmalarını tavsiye ediyoruz. Bu yöntem, tüketicilerimizin güvenli ve doğru hizmet alabilmeleri açısından kritik önem taşıyor" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 01 Aug 2026 11:58:17 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ticaret Bakanlığına 14 sözleşmeli bilişim personeli alınacak]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ticaret-bakanligina-14-sozlesmeli-bilisim-personeli-alinacak-4390/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ticaret-bakanligina-14-sozlesmeli-bilisim-personeli-alinacak-4390/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2F0677-A4AA87-6A5AC4-4711F8-6C7822-801D1D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bakanlığın Resmi Gazete&#39;de yayımlanan ilanına göre söz konusu personel, Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yapacak.Bu kapsamda, Bakanlıkça sözlü/uygulamalı sınav gerçekleştirilecek. Sınavların sonucuna göre 14 sözleşmeli bilişim personeli alınacak.Başvurular,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2F0677-A4AA87-6A5AC4-4711F8-6C7822-801D1D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bakanlığın Resmi Gazete&#39;de yayımlanan ilanına göre söz konusu personel, Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yapacak.Bu kapsamda, Bakanlıkça sözlü/uygulamalı sınav gerçekleştirilecek. Sınavların sonucuna göre 14 sözleşmeli bilişim personeli alınacak.Başvurular, dijital ortamda 17-28 Ağustos döneminde yapılabilecek. Sınava katılmak isteyen adaylar, e-Devlet (Ticaret Bakanlığı/Kariyer Kapısı) veya Kariyer Kapısı&#39;nın &#34;https://kariyerkapisi.gov.tr&#34; adresi üzerinden başvurularını gerçekleştirecek.Sözlü ve uygulamalı sınava çağırılacak adaylar, başarılı olanların listesi ve alım sürecine ilişkin tüm bilgiler, Bakanlığın internet adresi (www.ticaret.gov.tr) ile Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Kariyer Kapısı üzerinden görüntülenebilecek.İlanda, başvuru şartları, adaylarda aranan nitelikler, istenen belgeler de yer alıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 31 Jul 2026 09:14:09 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Köprü geçiş cezalarına ilişkin düzenleme yapıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kopru-gecis-cezalarina-iliskin-duzenleme-yapildi-7029/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kopru-gecis-cezalarina-iliskin-duzenleme-yapildi-7029/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7CCDC4-9619F0-B01C6E-59E160-398D53-50D6BD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının hazırladığı &#34;Ücretli Karayollarında Yabancı Plakalı Araçlara Ait Geçiş Ücretleri ve İdari Para Cezaları ile Cezaların Tahsiline İlişkin Yönetmelik&#34;, Resmi Gazete&#39;de yayımlanarak yürürlüğe girdi.Uraloğlu, yaptığı yazılı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7CCDC4-9619F0-B01C6E-59E160-398D53-50D6BD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının hazırladığı &#34;Ücretli Karayollarında Yabancı Plakalı Araçlara Ait Geçiş Ücretleri ve İdari Para Cezaları ile Cezaların Tahsiline İlişkin Yönetmelik&#34;, Resmi Gazete&#39;de yayımlanarak yürürlüğe girdi.Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, yeni yönetmelikle yabancı plakalı araçların ücretli otoyollar ve erişme kontrollü kara yollarındaki geçiş ücretleri ile idari para cezalarının tahsiline ilişkin usul ve esasların yeniden düzenlendiğini, ödeme, takip, veri paylaşımı ve tahsil süreçlerinin güncellendiğini belirtti.Düzenlemenin, yabancı plakalı araçların ücretli kara yollarını kullanımına ilişkin uygulamaları tek bir çerçevede topladığını belirten Uraloğlu, &#34;Yönetmelikle hem Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) sorumluluğundaki ücretli yollar hem de işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollarda uygulanacak usul ve esasları ayrıntılı şekilde belirledik. Böylece uygulamada birlik sağlayacak, tahsilat süreçlerini daha etkin hale getireceğiz.&#34; ifadesini kullandı.Uraloğlu, yönetmelik kapsamında yabancı plakalı araçların, ücretli kara yollarını kullandıkları her geçiş için yürürlükteki geçiş ücretleri tarifesine göre ödeme yapmakla yükümlü olduğuna dikkati çekerek, düzenlemenin KGM tarafından işletilen otoyolların yanı sıra işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar ile erişme kontrollü kara yollarını da kapsadığını bildirdi.- Abonelik ve yeterli bakiye esas alınacakYabancı plakalı araçların ücretli kara yollarını kullanırken hızlı geçiş sistemi (HGS) veya benzeri elektronik geçiş sistemlerinden birine abone olmasının esas olduğunu vurgulayan Uraloğlu, şu bilgileri verdi:&#34;Araçlarda kullanılacak elektronik etiketlerin çalışır durumda bulundurulması zorunlu. Araç sahipleri ve sürücüler, etiketin çalışır durumda olmasından, ön cama uygun şekilde yerleştirilmesinden ve araç plakalarının temiz, okunabilir durumda tutulmasından sorumlu olacak. Ayrıca hesaplarda geçiş ücretlerini karşılayacak yeterli bakiyenin bulundurulması da araç sahiplerinin sorumluluğunda olacak.&#34;Bakan Uraloğlu, yabancı plakalı araçlara ait HGS hesaplarının PTT şubeleri, acenteleri, anlaşmalı bankalar ve üye iş yerleri üzerinden açılabileceğini, HGS etiketlerinin de araç sahiplerine bu kanallar aracılığıyla teslim edileceğini belirtti.Yönetmelikte &#34;ihlalli geçiş&#34; kavramının da açık şekilde tanımlandığını ifade eden Uraloğlu, &#34;Herhangi bir geçiş sistemi aboneliği bulunmadan, hesabında yeterli bakiye olmadan veya geçiş ücretini ödemeden ücretli yol kesiminden yapılan geçişler &#39;ihlalli geçiş&#39; olarak değerlendirilecek.&#34; dedi.- 15 gün içinde ödeyenler ceza almayacakUraloğlu, KGM tarafından işletilen ücretli otoyollarda geçiş ücretini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen yabancı plakalı araçlara, geçiş ücretine ilave olarak geçiş ücretinin 4 katı tutarında idari para cezası uygulanacağını bildirdi.Sürücülere önemli kolaylık sağlandığını vurgulayan Uraloğlu, şunları ifade etti:&#34;İhlalli geçiş tarihini izleyen 15 gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun şekilde ödeyenlerden idari para cezası tahsil edilmeyecek. 15 günlük sürenin ardından başlayacak 30 günlük dönem içinde ödeme yapılması halinde ise geçiş ücretiyle birlikte geçiş ücreti kadar idari para cezası uygulanacak. Bu durumda ayrıca tebligat yapılmayacak ve Kabahatler Kanunu&#39;ndaki peşin ödeme indirimi de uygulanmayacak.&#34;Bakan Uraloğlu, ihlalli geçiş tarihinden itibaren 45&#39;inci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş-çıkış yapılan mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte 4 katı tutarında ceza tahsil edileceğini, yap-işlet-devret kapsamında işletilen otoyollarda da aynı esasların geçerli olacağını belirtti.Yabancı plakalı araç sürücülerinin, abonesi oldukları geçiş ücreti toplama sistemine ait giriş ve çıkış şeritlerini kurallarına uygun şekilde kullanmakla yükümlü olduğuna işaret eden Uraloğlu, aynı şeritte birden fazla geçiş ücreti toplama sisteminin hizmet verdiği ücretli kara yollarında ise bu zorunluluğun uygulanmayacağını bildirdi.- Borçlar ödenmeden yurt dışına çıkışa izin verilmeyecekUraloğlu, yönetmelikle sınır kapılarındaki tahsilat sürecinin de yeniden düzenlendiğini belirterek, yabancı plakalı araçlara ait geçiş ücretleri ile idari para cezalarının, sürücünün Türk vatandaşı olup olmadığına bakılmaksızın, ayrıca tebligat şartı aranmaksızın sürücünün bilgilendirilmesi suretiyle tahsil edileceğini bildirdi.Önceliğin geçiş ücretleri ve cezaların ülke içindeki ödeme kanalları üzerinden tahsil edilmesi olduğunu belirten Uraloğlu, &#34;Ülke içinde tahsil edilemeyen borçlar, yabancı plakalı aracın Türkiye&#39;den çıkış yapmak üzere sınır kapısına gelmesi halinde elektronik ortamda sorgulanacak. KGM sistemlerinde kayıtlı borçların Hazine ve Maliye ile Ticaret bakanlıkları sistemleri üzerinden görüntülenmesiyle birlikte borçlar tahsil edilmeden aracın yurt dışına çıkışına gümrük idaresince izin verilmeyecek.&#34; ifadesini kullandı.Bakan Uraloğlu, gümrük kapılarında yabancı plakalı araçlara ilişkin geçiş ücretleri ile idari para cezalarının banka kartı veya kredi kartıyla ödenebileceğini bildirdi.Muhasebe birimlerinin veznelerinde ise nakit ödeme yapılabileceğini belirten Uraloğlu, böylece sürücülere farklı ödeme alternatifleri sunulacağını kaydetti.Uraloğlu, yabancı plakalı araçların, halen kullanımda olan ücret toplama sistemlerine abone olarak açtıracakları hesaplar üzerinden geçiş ücretlerini ödemesinin esas olduğuna dikkati çekerek, &#34;Bu hesaplarda geçiş ücretlerini karşılayacak tutarda bakiye bulundurmak, araç sahipleri veya sürücülerin sorumluluğundadır.&#34; ifadesini kullandı.KGM tarafından işletilen ücretli otoyollarda ödemesiz geçişlere ilişkin geçiş ücretlerinin belirlenen ödeme kanalları aracılığıyla tahsil edileceğini belirten Uraloğlu, tahsil edilen idari para cezalarının genel bütçeye gelir olarak kaydedileceği, geçiş ücretlerinin ise KGM&#39;ye aktarılacağı bilgisini verdi.Uraloğlu, işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollarda ise yabancı plakalı araçların geçiş ücretleri ve cezalarının sınır kapılarında tahsil edilmesi halinde elde edilen tutarın yüzde 60&#39;ının hizmet payı olarak genel bütçeye gelir kaydedileceğini belirterek, &#34;Kalan yüzde 40&#39;lık kısmı ise KGM aracılığıyla ilgili işletici şirkete aktarılacak. KGM&#39;ye aktarılan tutar takip eden 7 iş günü içinde işletici şirketlerin hesaplarına gönderilecek. Düzenlemeyle 17 Şubat 2017 tarihli yönetmelik yürürlükten kaldırıldı. Yeni yönetmelikle uygulamanın daha etkin, hızlı ve koordineli yürütülmesini sağlayacak kapsamlı bir çerçeve oluşturduk.&#34; ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 29 Jul 2026 11:24:53 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye'de beklenen yaşam süresi 78,5 yıl]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyede-beklenen-yasam-suresi-785-yil-5797/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyede-beklenen-yasam-suresi-785-yil-5797/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A2C1A8-96E67A-C591BF-155BE9-611447-028A90.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), &#34;Hayat Tabloları, 2023-2025&#34; istatistiklerini açıkladı.Buna göre, doğuşta beklenen yaşam süresi, Türkiye geneli için 78,5 yıl olarak belirlendi. Bu süre, 2022-2024 döneminde 78,1 yıl olarak hesaplanmıştı.Doğuşta beklenen yaşam süresi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A2C1A8-96E67A-C591BF-155BE9-611447-028A90.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), &#34;Hayat Tabloları, 2023-2025&#34; istatistiklerini açıkladı.Buna göre, doğuşta beklenen yaşam süresi, Türkiye geneli için 78,5 yıl olarak belirlendi. Bu süre, 2022-2024 döneminde 78,1 yıl olarak hesaplanmıştı.Doğuşta beklenen yaşam süresi erkeklerde 75,9, kadınlarda 81,1 yıl olarak saptandı. Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşarken, doğuşta beklenen yaşam süresi farkı 5,2 yıl oldu.Çalışma çağının başlangıcı olan 15 yaşındaki kişilerin ortalama kalan yaşam süresi 64,7 yıl olurken, bu süre erkekler için 62,1 yıl, kadınlar için 67,3 yıl olarak hesaplandı.Türkiye&#39;de 30 yaşındaki bir kişi için ortalama 50,3 yıl olan kalan yaşam süresi erkeklerde 47,8 yıl, kadınlarda 52,7 yıl olarak belirlendi. Bu yaş için kadın ve erkek arasındaki beklenen yaşam süresi farkı 4,9 yıl olarak kayıtlara geçti.Ülke genelinde 50 yaşındaki bir kişinin kalan yaşam süresi ortalama 31,3 yıl olurken, bu süre erkeklerde 29 yıl, kadınlarda 33,4 yıl olarak tespit edildi.Türkiye&#39;de 65 yaşındaki bir kişinin kalan yaşam süresi ortalama 18,4 yıl olarak kayıtlara geçerken, bu süre erkeklerde 16,7 yılı, kadınlarda 20 yılı buluyor. 65 yaşındaki kadınların erkeklerden ortalama 3,3 yıl daha uzun yaşaması bekleniyor.- Eğitim düzeyi yükseldikçe beklenen yaşam süresi uzadıTürkiye&#39;de eğitim düzeyine göre beklenen yaşam süresi incelendiğinde, bu düzey yükseldikçe beklenen yaşam süresinin de uzadığı görüldü. Her yaştaki beklenen yaşam süresi, düşük eğitime sahip kişiler arasında daha az olurken, artan eğitim düzeyiyle birlikte beklenen yaşam süresinin arttığı tespit edildi.Cinsiyet özelinde eğitim düzeyine göre beklenen yaşam süresine bakıldığında, hem erkek hem de kadınlarda eğitim düzeyi yükseldikçe beklenen yaşam süresinin de arttığı kayıtlara geçti. Yaşı 30 olan erkekler için ortaöğretim altı eğitim seviyesiyle yükseköğretim eğitim seviyelerinde beklenen yaşam süresi farkı 5,1 yıl iken, kadınlar için bu farkın 4,6 yıl olduğu görüldü.- Doğuşta sağlıklı yaşam süresi 58 oldu&#34;Belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısı&#34; olarak tanımlanan &#34;sağlıklı yaşam süresi&#34; doğuşta 58 yıl olarak kayıtlara geçti.Bu süre erkeklerde 59,1 yıl, kadınlarda 56,9 yıl olarak hesaplandı. Buna göre, erkeklerin sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 2,2 yıl daha uzun olduğu görüldü.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 29 Jul 2026 11:01:12 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Faaliyetlerimiz güçlü şekilde kesintisiz devam ediyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/faaliyetlerimiz-guclu-sekilde-kesintisiz-devam-ediyor--9613/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/faaliyetlerimiz-guclu-sekilde-kesintisiz-devam-ediyor--9613/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4E43CE-66F56D-19C0AF-4BC10C-D369DB-72F6E9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Son günlerde VARTA AG hakkında uluslararası ve yerel basında yer alan haberlerin ardından VARTA Tüketici Pilleri Türkiye, iş ortakları, müşterileri ve kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla bir açıklama yaptı.Şirket tarafından yapılan açıklamada, medyada yer alan gelişmelerin VARTA Consumer&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4E43CE-66F56D-19C0AF-4BC10C-D369DB-72F6E9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Son günlerde VARTA AG hakkında uluslararası ve yerel basında yer alan haberlerin ardından VARTA Tüketici Pilleri Türkiye, iş ortakları, müşterileri ve kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla bir açıklama yaptı.Şirket tarafından yapılan açıklamada, medyada yer alan gelişmelerin VARTA Consumer Batteries iş kolunu kapsamadığı belirtilirken, VARTA Tüketici Pilleri'nin hukuki, operasyonel ve mali açıdan bağımsız yapısıyla faaliyetlerini aynı kararlılıkla sürdürdüğü ifade edildi.&nbsp;Açıklamada, Türkiye operasyonlarında satış, dağıtım, müşteri hizmetleri, sipariş yönetimi, garanti süreçleri ve satış sonrası hizmetler başta olmak üzere tüm ticari faaliyetlerin kesintisiz devam ettiği belirtilerek, iş ortakları ve tüketiciler açısından herhangi bir operasyonel değişiklik bulunmadığı vurgulandı. Mevcut siparişlerin planlandığı şekilde karşılanmaya devam ettiği ve tedarik zincirinin normal akışıyla sürdüğü ifade edildi.TÜKETİCİ PİLLERİ ALMANYA'DA ÜRETİM FAALİYETLERİNİ SÜRDÜRÜYORVARTA Tüketici Pilleri'nin üretim faaliyetlerinin Almanya'daki üretim tesislerinde planlandığı şekilde devam ettiği belirtilen açıklamada, tüketici pilleri alanındaki üretim, kalite standartları ve küresel tedarik süreçlerinde herhangi bir değişiklik olmadığı kaydedildi.Yaklaşık 140 yıllık köklü geçmişiyle tüketici pilleri sektörünün öncü markalarından biri olan VARTA Consumer Batteries, bugün milyonlarca kullanıcıya yüksek performanslı enerji çözümleri sunmayı sürdürüyor. Güçlü üretim altyapısı, uluslararası dağıtım ağı ve yüksek kalite standartlarıyla faaliyetlerine kesintisiz devam eden şirket, Türkiye pazarındaki iş ortakları ve tüketicilerine aynı güven ve hizmet anlayışıyla destek vermeyi sürdürüyor.VARTA Tüketici Pilleri Türkiye, şeffaf iletişim anlayışı doğrultusunda gelişmeleri paylaşmaya devam edeceğini belirtirken, iş ortakları ve tüketiciler için mevcut süreçlerde herhangi bir değişiklik olmadığını bir kez daha vurguladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 28 Jul 2026 13:27:10 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Perrigo'da üst düzey atama]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/perrigoda-ust-duzey-atama-642/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/perrigoda-ust-duzey-atama-642/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_601EA3-AC9131-0F073E-A1B9CE-BE5F0E-D9E9A2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yeni görevi kapsamında Shavky, Türkiye&#39;deki pazarlama organizasyonuna liderlik etmeyi sürdürürken, aynı zamanda MEA bölgesinde pazarlama stratejilerinin oluşturulması ve uygulanmasından sorumlu olacak. Bununla birlikte Orta Doğu Avrupa Bölgesi&#39;nde Acil Doğum Kontrolü kategorisinin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_601EA3-AC9131-0F073E-A1B9CE-BE5F0E-D9E9A2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yeni görevi kapsamında Shavky, Türkiye&#39;deki pazarlama organizasyonuna liderlik etmeyi sürdürürken, aynı zamanda MEA bölgesinde pazarlama stratejilerinin oluşturulması ve uygulanmasından sorumlu olacak. Bununla birlikte Orta Doğu Avrupa Bölgesi&#39;nde Acil Doğum Kontrolü kategorisinin büyüme stratejilerine liderlik ederek, Perrigo&#39;nun farklı pazarlardaki ticari hedeflerine katkı sağlayacak.Perrigo bünyesinde son dört buçuk yılda Türkiye organizasyonunun büyüme yolculuğunda önemli başarılara imza atan Gözde Gündüz Shavky&#39;nin bölgesel göreve atanması, şirketin uluslararası organizasyonunda lider yetiştirme vizyonunun ve çalışanlarına duyduğu güvenin önemli bir göstergesi niteliği taşıyor.Galatasaray Üniversitesi Reklamcılık ve Halkla İlişkiler Bölümü mezunu olan Gözde Gündüz Shavky, kariyerine Doluca Şarapçılık'ta başladı. Ardından Hayat Kimya&#39;da marka yönetimi ve kategori yönetimi alanlarında farklı görevler üstlendi. 2013 yılında şirketin Mısır organizasyonunda pazarlama yöneticisi olarak görev alan Shavky, 2019 yılında Türkiye&#39;ye dönerek Hayat Kimya Global Pazarlama Müdürü olarak çalışmalarını sürdürdü. 2022 yılında Perrigo Türkiye Pazarlama Direktörü olarak şirkete katılan Shavky, bugüne kadar tüketici odaklı büyüme stratejileri ve pazarlama alanındaki liderliğiyle şirketin gelişimine katkı sağladı.Evli ve iki erkek çocuk annesi olan Gözde Gündüz Shavky, ileri düzeyde İngilizce ve Fransızca biliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 28 Jul 2026 09:51:48 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[50 yaş ve üzeri kadınlar aynı masada buluşuyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/50-yas-ve-uzeri-kadinlar-ayni-masada-bulusuyor-14/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/50-yas-ve-uzeri-kadinlar-ayni-masada-bulusuyor-14/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_045E6D-3B12F2-F96224-9EDA5F-C4331F-821786.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tekno-güzellik lideri L'Oréal Türkiye, &#39;Önce İnsan&#39; yaklaşımıyla hareket ediyor. Equileap 2025 Cinsiyet Eşitliği Raporu'nda dünya genelinde 9. sırada yer alan ve DIAL Global Index 2025'te ilk 50 şirket arasına giren şirket; çeşitlilik, hakkaniyet ve kapsayıcılığı kurum&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_045E6D-3B12F2-F96224-9EDA5F-C4331F-821786.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tekno-güzellik lideri L'Oréal Türkiye, &#39;Önce İnsan&#39; yaklaşımıyla hareket ediyor. Equileap 2025 Cinsiyet Eşitliği Raporu'nda dünya genelinde 9. sırada yer alan ve DIAL Global Index 2025'te ilk 50 şirket arasına giren şirket; çeşitlilik, hakkaniyet ve kapsayıcılığı kurum kültürünün merkezinde konumlandırıyor. L&#39;Oréal Türkiye, bu küresel taahhüdünü ülkemizde &#39;Yaşın Ötesinde, Sınırların Ötesinde: 50+ Kapsayıcılık Devrimi&#39; yaklaşımıyla çok daha güçlü bir boyuta taşıyor. L'Oréal Türkiye, bu programla 50 yaş ve üzeri kadınları teknolojinin gerisinde kalan pasif bir grup olarak değil; yeni üretim biçimlerine yön veren aktif liderler olarak konumlandırıyor.Kuşaklar arası öğrenmeyi güçlendiren tersine mentörlük modeli&nbsp;Programın ikinci yılında eğitim içerikleri zenginleştirilerek modül sayısı 12'den 25'e çıkarılırken; kuşaklar arası bilgi ve deneyim paylaşımını merkeze alan tersine mentörlük modeli de ilk kez hayata geçirildi. Program kapsamında eğitimlere aktif katılım gösteren 50 yaş ve üzeri kadınlar, genç kadın mentörlerle birebir eşleştirildi. Mentör havuzu; farklı departmanlarda görev yapan L'Oréal Türkiye çalışanları ile STEM alanında öğrenim gören üniversite öğrencisi kadınlardan oluşuyor. İlgi alanları, yetkinlikler ve beklentiler doğrultusunda gerçekleştirilen eşleşmeler sayesinde katılımcılar, altı ay boyunca ayda bir kez çevrim içi olarak bir araya gelerek karşılıklı öğrenmeye dayalı bir deneyim paylaşımı gerçekleştirecek. Bu süreçte, dijital alandaki kuşaklar arası farkın azaltılması ve teknolojiye erişimde fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.L'Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova, programın ikinci yılında başlayan tersine mentörlük modeline ilişkin şunları söyledi: &#34;Biz güzelliği; bireylerin özgüvenini artıran ve onları hayallerindeki potansiyele ulaştıran bir güç olarak görüyoruz. 40 yıldır bu topraklarda güven inşa ederken; çeşitliliği, hakkaniyeti ve kapsayıcılığı aktif bir şekilde teşvik etmeyi temel bir sorumluluk olarak benimsiyoruz. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz tersine mentörlük modeliyle, toplumda yaygın olan &#39;50 yaş ve üzeri bireyler teknolojik dönüşüme uyum sağlayamaz&#39; önyargısını kırmayı amaçlıyor; gençlerin dijital yetkinlikleri ile deneyimli kadınların bilgi ve yaşam tecrübelerini aynı masada buluşturuyoruz. Çünkü gerçek dönüşüm, farklı kuşakların birbirinden öğrenmesiyle mümkün oluyor. Çalışma arkadaşlarımızın da bu projeye gerek eğitmen gerekse mentör olarak katkı sağlamasından büyük gurur duyuyoruz. İlk yılında hedefimizin çok üzerinde bir etki yaratan ve bugün 5.000&#39;in üzerinde kadına ulaşan 50+ Tekno Kadın Guru Programımızı, kadınların yaşam boyu öğrenme yolculuğunu destekleyen, dijital dönüşümde daha görünür olmalarını sağlayan sürdürülebilir bir güçlenme platformu olarak görmeye devam edeceğiz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 28 Jul 2026 09:25:48 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[3 gün boyunca sistemler kapanacak, işlem yapılmayacak]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/3-gun-boyunca-sistemler-kapanacak-islem-yapilmayacak-3218/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/3-gun-boyunca-sistemler-kapanacak-islem-yapilmayacak-3218/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_26C4FE-E184A8-9843D6-E607E2-6A3004-417647.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gelir İdaresi Başkanlığı mükellefleri ilgilendiren duyuruyu yayımladı.Başkanlık, e-Beyan sistemlerinde yapılacak çalışmalar nedeniyle, 01 Ağustos 026 Saat 00:00 ila 03 Ağustos 2026 Saat 23:59 tarihleri arasında, beyanname sistemlerine (DBS, e-Beyanname, İnternet Vergi Dairesi) Muhtasar&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_26C4FE-E184A8-9843D6-E607E2-6A3004-417647.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gelir İdaresi Başkanlığı mükellefleri ilgilendiren duyuruyu yayımladı.Başkanlık, e-Beyan sistemlerinde yapılacak çalışmalar nedeniyle, 01 Ağustos 026 Saat 00:00 ila 03 Ağustos 2026 Saat 23:59 tarihleri arasında, beyanname sistemlerine (DBS, e-Beyanname, İnternet Vergi Dairesi) Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi gönderilemeyeceğini duyurdu.GİB, çalışmaların tamamlanmasının ardından, Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi için beyanname sistemleri ivedilikle yeniden aktif hale getirileceğini açıkladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 27 Jul 2026 19:28:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kadın voleybolunun başarısı Cumhuriyet'in ekonomik mirası]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kadin-voleybolunun-basarisi-cumhuriyetin-ekonomik-mirasi-5510/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kadin-voleybolunun-basarisi-cumhuriyetin-ekonomik-mirasi-5510/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D4A822-B4A593-B87057-487ADD-2A99A3-ED22FE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Kadın Milli Voleybol Takımı&#39;nın son yıllarda elde ettiği uluslararası başarıları değerlendiren ekonomist Mahfi Eğilmez, bu başarının yalnızca spor alanındaki yatırımlarla açıklanamayacağını, arkasında Cumhuriyet&#39;in oluşturduğu kurumsal ve toplumsal dönüşümün&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D4A822-B4A593-B87057-487ADD-2A99A3-ED22FE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Kadın Milli Voleybol Takımı&#39;nın son yıllarda elde ettiği uluslararası başarıları değerlendiren ekonomist Mahfi Eğilmez, bu başarının yalnızca spor alanındaki yatırımlarla açıklanamayacağını, arkasında Cumhuriyet&#39;in oluşturduğu kurumsal ve toplumsal dönüşümün bulunduğunu vurguladı.Eğilmez, sporun yalnızca fiziksel performansı değil, ülkelerin eğitim sistemi, kurumları, kültürel yapısı ve toplumsal gelişmişlik düzeyini de yansıtan önemli bir gösterge olduğunu belirterek, Kadın Milli Voleybol Takımı&#39;nın başarısının Türkiye&#39;nin yüz yıllık kurumsal birikiminin ürünü olduğunu ifade etti.Cumhuriyet&#39;in ilk yıllarında gerçekleştirilen eğitim, hukuk ve kadın hakları reformlarının birbirinden bağımsız değil, çağdaş bir toplum oluşturma hedefinin parçaları olduğuna dikkat çeken Eğilmez, bu dönüşümün ekonomik kalkınmanın da temelini oluşturduğunu kaydetti.Ekonomik gelişmenin anahtarı güçlü kurumlarKadınların eğitim ve çalışma hayatına katılımının ekonomik büyüme açısından kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Eğilmez, hukukun üstünlüğü, liyakat, bilimsel eğitim ve fırsat eşitliğinin sürdürülebilir kalkınmanın vazgeçilmez unsurları olduğunu belirtti.Eğilmez, kadınların kamusal yaşamda daha fazla yer aldığı, eğitim sisteminin bilimsel temeller üzerine kurulduğu ve kurumların güçlü olduğu ülkelerin hem ekonomik hem de sportif başarılarını kalıcı hale getirebildiğine işaret etti.Laiklik ekonomik verimliliği de destekliyorYazısında laikliğin yalnızca din ve devlet ilişkileri açısından değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Eğilmez, bu ilkenin karar alma süreçlerinin bilim ve akıl temelinde şekillenmesini sağlayan kurumsal bir yapı sunduğunu dile getirdi.Bilimsel eğitimin ancak bu zeminde gelişebileceğini belirten Eğilmez, spor biliminden teknolojiye, sağlıktan ekonomiye kadar birçok alanda kalıcı başarının aynı kurumsal altyapıya dayandığını söyledi.Başarı fırsat eşitliğinin ürünüKadın Milli Voleybol Takımı&#39;nın kazandığı her başarının yalnızca spor alanına ait olmadığını belirten Eğilmez, bu başarıların kız çocuklarının eğitimine, kadınların iş gücüne katılımına ve fırsat eşitliğine yönelik güçlü bir mesaj taşıdığını ifade etti.&#34;Kardelen&#34; benzetmesini kullanan Eğilmez, zorlu koşullara rağmen eğitim ve emekle başarıya ulaşan kadınların, Cumhuriyet&#39;in sağladığı fırsatlar sayesinde toplumsal dönüşümün simgesi haline geldiğini belirtti.Eğilmez&#39;e göre milli takımın elde ettiği uluslararası başarılar; öğretmenlerden ailelere, bilimsel eğitimden güçlü kurumlara kadar uzanan geniş bir toplumsal yatırımın sonucu olurken, filede kazanılan her sayı aynı zamanda Cumhuriyet&#39;in oluşturduğu kurumsal ve ekonomik birikimin de göstergesi niteliği taşıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 27 Jul 2026 11:59:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tiryaki Agro, Cibuti'de liman projesi için imza attı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tiryaki-agro-cibutide-liman-projesi-icin-imza-atti-201/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tiryaki-agro-cibutide-liman-projesi-icin-imza-atti-201/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A5FD22-AE6604-50D157-E230F9-F7A86C-34594F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />60 yılı aşkın deneyimiyle dünyanın önde gelen tarım ürünleri tedarik zinciri şirketleri arasında yer alan Tiryaki Agro, Afrika Boynuzu&#39;nun stratejik ticaret kapılarından Tadjourah Limanı&#39;nın geliştirilmesi için Cibuti Limanlar ve Serbest Bölgeler İdaresi (Djibouti Ports and&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A5FD22-AE6604-50D157-E230F9-F7A86C-34594F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />60 yılı aşkın deneyimiyle dünyanın önde gelen tarım ürünleri tedarik zinciri şirketleri arasında yer alan Tiryaki Agro, Afrika Boynuzu&#39;nun stratejik ticaret kapılarından Tadjourah Limanı&#39;nın geliştirilmesi için Cibuti Limanlar ve Serbest Bölgeler İdaresi (Djibouti Ports and Free Zones Authority-DPFZA) ile mutabakat anlaşması imzaladı. Anlaşma; limanın modernizasyonu, lojistik ve depolama kapasitesinin artırılması ile gelecekteki işletme modelinin oluşturulmasına yönelik teknik, ticari ve operasyonel çalışmalar için taraflar arasında iş birliği zemini oluşturuyor.Mutabakat kapsamında Tiryaki Agro ve DPFZA, Tadjourah Limanı&#39;nın uzun vadeli gelişimine yönelik fizibilite çalışmalarını birlikte yürütecek. Sürecin başarıyla tamamlanması halinde proje; liman altyapısının geliştirilmesini, tarımsal ve dökme yük elleçleme kapasitesinin artırılmasını, depolama ve lojistik altyapısının güçlendirilmesini ve bölgesel ekonomik kalkınmaya katkı sağlanmasını öngörüyor. Mutabakat Zaptı ayrıca, tarafların limanın yönetimi ve işletilmesine ilişkin uzun vadeli bir imtiyaz anlaşmasını müzakere edilmesini kapsıyor.Söz konusu iş birliği, Uluslararası Finans Kurumu&#39;nun (IFC), Cibuti&#39;nin Afrika Boynuzu&#39;ndaki bölgesel ticaret ve gıda güvenliği için stratejik lojistik rolünü güçlendirmeye yönelik yürüttüğü çalışmalar kapsamında, Tiryaki Agro ile geliştirdiği ortaklığın devamı niteliğini taşıyor. IFC&#39;nin fizibilite, planlama ve paydaş yönetimine yönelik desteği, projenin bu önemli adımın temellerinin oluşturulmasına katkı sağladı.Bölgesel ticaret için stratejik iş birliğiBabülmendep Boğazı üzerinde yer alan Cibuti, Afrika, Orta Doğu ve küresel pazarları birbirine bağlayan stratejik konumuyla Afrika Boynuzu&#39;nun en önemli lojistik merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor. Tadjourah Limanı&#39;nın geliştirilmesiyle birlikte, Etiyopya başta olmak üzere bölge ülkelerine yönelik ticaret akışının güçlendirilmesi ve daha verimli hale getirilmesi, tedarik zinciri dayanıklılığının artırılması ve Doğu Afrika&#39;nın küresel ticaret ağlarıyla bağlantısının artırılması hedefleniyor.Proje aynı zamanda Tiryaki Agro&#39;nun yükselen pazarlarda büyüme stratejisinin önemli halkalarından birini oluştururken, şirketin Doğu Afrika&#39;daki uzun vadeli varlığını güçlendirmesi açısından da kritik önem taşıyor. Tiryaki Agro'nun tarım ürünleri tedarik zinciri, lojistik, depolama ve uluslararası ticaret alanlarındaki uzmanlığı, Tadjourah Limanı'nın gelecekteki gelişim potansiyeline katkı sağlayacak stratejik unsurlar arasında yer alıyor.CEO Süleyman Tiryakioğlu: &#34;Uzun vadeli vizyonumuzun önemli bir adımı&#34;Tiryaki Agro CEO&#39;su Süleyman Tiryakioğlu konu hakkında şu açıklamayı yaptı: &#34;Bu mutabakatın imzalanması, Cibuti&#39;ye yönelik uzun vadeli vizyonumuz açısından önemli bir dönüm noktasıdır. Tadjourah Limanı&#39;nın bölgesel ticaret ve lojistik geçidi rolüne katkı sağlayacak bu iş birliğini, Cibuti Hükümeti, Cibuti Limanlar ve Serbest Bölgeler İdaresi ile IFC&#39;nin değerli katkılarıyla hayata geçirmekten memnuniyet duyuyoruz. Projenin sonraki aşamalarında da bölgesel ticareti, gıda güvenliğini ve sürdürülebilir ekonomik kalkınmayı destekleyecek çalışmalarımızı birlikte yürütmeyi hedefliyoruz.&#34;Mutabakat anlaşması, tarafların ilerleyen dönemde yatırım modeli, teknik fizibilite ve işletme yapısına ilişkin çalışmaları birlikte yürütmeleri için temel oluşturuyor. Sürecin başarıyla tamamlanmasının ardından Tadjourah Limanı&#39;nın, Afrika Boynuzu&#39;nda tarım ticareti, lojistik ve tedarik zincirleri açısından bölgenin önde gelen merkezlerinden biri haline gelmesi planlanıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 25 Jul 2026 14:22:45 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Özgür Özel ve 90 milletvekili CHP'den istifa etti]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ozgur-ozel-ve-90-milletvekili-chpden-istifa-etti-9924/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ozgur-ozel-ve-90-milletvekili-chpden-istifa-etti-9924/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B72828-B6928E-6B85F4-7888E6-5CEDCE-D24AD7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Özgür Özel, Yeni Parti'nin kuruluş evraklarını imzalayarak Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa etti.Özel ile birlikte toplam 91 milletvekili Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa ederek Yeni Parti Kurucular Kurulu'na katıldı. Böylece Yeni Parti resmen ana muhalefet partisi oldu.Özgür Özel&#39;in&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B72828-B6928E-6B85F4-7888E6-5CEDCE-D24AD7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Özgür Özel, Yeni Parti'nin kuruluş evraklarını imzalayarak Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa etti.Özel ile birlikte toplam 91 milletvekili Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa ederek Yeni Parti Kurucular Kurulu'na katıldı. Böylece Yeni Parti resmen ana muhalefet partisi oldu.Özgür Özel&#39;in resmi X hesabındaki kapak fotoğrafının da Yeni Parti logosu ile değiştirildiği görüldü.Özel&#39;in CHP&#39;den istifa ettiğine dair dilekçeyi imzaladığı anlar da paylaşıldı.Özel, &#34;Vatana, millete, partimize, hepimize hayırlı olsun&#34; dedi.Ankara Milletvekili Murat Emir, saat 12:15&#39;te İçişleri Bakanlığı önünde açıklama yapacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 24 Jul 2026 12:48:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Politikalarımızı kalıcı kazanımları gözeterek belirliyoruz"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/politikalarimizi-kalici-kazanimlari-gozeterek-belirliyoruz-5230/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/politikalarimizi-kalici-kazanimlari-gozeterek-belirliyoruz-5230/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BD2363-3C56E7-4CE7E9-7D7EC2-7AD669-0E1BCC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şimşek, NSosyal hesabından, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının temmuz ayı &#34;Sektörel Enflasyon Beklentileri&#34; verilerini değerlendirdi.Hane halkının ve reel sektörün enflasyon beklentilerinin iyileştiğine işaret eden Şimşek, &#34;Jeopolitik gelişmelerin oluşturduğu belirsizliklere&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BD2363-3C56E7-4CE7E9-7D7EC2-7AD669-0E1BCC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şimşek, NSosyal hesabından, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının temmuz ayı &#34;Sektörel Enflasyon Beklentileri&#34; verilerini değerlendirdi.Hane halkının ve reel sektörün enflasyon beklentilerinin iyileştiğine işaret eden Şimşek, &#34;Jeopolitik gelişmelerin oluşturduğu belirsizliklere rağmen hane halkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi son 3 ayda toplam 6,6 puan, reel sektörün beklentisi 1,2 puan geriledi.&#34; ifadesini kullandı.Şimşek, şunları kaydetti:&#34;Küresel belirsizliklerin arttığı mevcut konjonktürde finansal istikrarın korunması kritik önemdedir. Rekabet gücümüzde kalıcı artış, verimlilik, teknolojiye dayalı üretim ve makroekonomik istikrar ile sağlanacaktır. Enflasyonla mücadelede politikalarımızı kalıcı kazanımları gözeterek belirliyoruz. Politikalarımızın nihai hedefi, yüksek katma değerli üretimle sürdürülebilir büyümeyi ve kalıcı refah artışını sağlamaktır.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 24 Jul 2026 12:42:05 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çalışan deneyiminde doğru anın gücü]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/calisan-deneyiminde-dogru-anin-gucu-3317/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/calisan-deneyiminde-dogru-anin-gucu-3317/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5AEF2B-3D97B6-BCAFEB-B08552-CE81BC-FC802D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çalışan beklentilerinin hızla dönüştüğü yeni çalışma dünyasında bağlılık, ücret ve yan hakların ötesine geçiyor. Çalışanlar, kurumlarıyla yalnızca bir iş ilişkisi değil; kendilerini gören, hatırlayan ve değer veren daha insani bir bağ kurmak istiyor. Doğum günleri&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5AEF2B-3D97B6-BCAFEB-B08552-CE81BC-FC802D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çalışan beklentilerinin hızla dönüştüğü yeni çalışma dünyasında bağlılık, ücret ve yan hakların ötesine geçiyor. Çalışanlar, kurumlarıyla yalnızca bir iş ilişkisi değil; kendilerini gören, hatırlayan ve değer veren daha insani bir bağ kurmak istiyor. Doğum günleri de çalışanların kurumları tarafından hatırlandığını hissettiği en kişisel temas anlarından biri olarak öne çıkıyor.TokenFlex'in devreye aldığı yeni uygulama, şirketlerin tek bir panel üzerinden çalışanlarının doğum günü kutlamalarını otomatik ve dijital olarak günün ilk saatlerine planlayabilmesini sağlıyor. Şirketler bakiye yükleme işlemlerini yönetebiliyor, tüm süreci uçtan uca takip edebiliyor ve çalışanlarının özel gününe günün ilk anlarında eşlik edebiliyor.&nbsp;Uygulama; hediye seçimi, teslimat ve manuel takip gibi geleneksel süreçleri ortadan kaldırıyor. Çalışanlar, Türkiye'nin 81 ilinde giyimden teknolojiye, ev yaşamından günlük ihtiyaçlara kadar geniş bir kullanım ağına sahip TokenFlex Hediye Kartı ile hediyelerini kendi tercihlerine göre özgürce seçebiliyor. Böylece hediye seçimi, fiziksel teslimat, lojistik takip ve manuel operasyon gibi süreçler sadeleşirken çalışanlara daha hızlı, esnek ve kişisel bir deneyim sunulabiliyor.&nbsp;Tamamen dijital altyapısı sayesinde TokenFlex; hız, esneklik, kişiselleştirme ve kullanım özgürlüğünü bir araya getirerek çalışan deneyiminde yeni nesil bir standart oluşturmayı hedefliyor.Teknolojiyle kolaylaşan, doğru anda anlam kazanan hediye deneyimi&nbsp;TokenFlex Genel Müdürü Erkin Uzun, çalışanların doğum günü kutlamaları için hazırlanan kişiselleştirilmiş bu deneyimle ilgili şunları söyledi: "Yapay zekâ ve otomasyon çağında birçok süreç hızlanıyor ve standartlaşıyor. Ancak çalışan bağlılığını güçlendiren unsurlardan biri hâlâ insanın kendisini görülmüş, hatırlanmış ve değerli hissettiği anlar. Doğum günleri de bu anlamda çalışanların kurumlarıyla kurduğu bağı daha kişisel ve daha anlamlı hale getiren önemli temas noktalarından biri. Birçok şirketin çalışanlarının doğum günleri konusunda duyarlı olduğunu ve o gün çalışanlarına kendilerini özel hissettirme konusunda samimi bir niyet taşıdığını görüyoruz. Ancak doğru hediyeyi seçme zorluğu, hediyenin beğenilmeme riski, lojistik süreçler ve operasyonel yük bu iyi niyetin hayata geçmesini zorlaştırabiliyor. Biz TokenFlex olarak, bu ihtiyaca cevap vermek için özel günlere yönelik dijital hediye bakiyesi yaklaşımını geliştirdik. Bu çözüm sayesinde şirketlerin çalışanlarının doğum günlerini günün ilk saatlerinde kutlamasını sağlarken, çalışanlara da kendilerine tanımlanan bakiyeyi kendi tercihleri doğrultusunda kullanma imkânı sunuyoruz. Çünkü burada asıl mesele hediye vermenin ötesinde; şirketlerin çalışanlarına doğru anda, doğru şekilde temas edebilmesini kolaylaştırmak."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 23 Jul 2026 10:25:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Paintistanbul sektör profesyonellerini bir araya getirdi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/paintistanbul-sektor-profesyonellerini-bir-araya-getirdi-4134/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/paintistanbul-sektor-profesyonellerini-bir-araya-getirdi-4134/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_86C356-E8C0C6-F61EF1-8148D8-CC7295-44FAEB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Boya ham maddeleri, yapı kimyasalları, yapıştırıcı bileşenleri ile laboratuvar ve üretim teknolojilerini aynı çatı altında buluşturan Paintistanbul 2026, sektörün yoğun ilgisiyle tamamlandı. Boya Sanayicileri Derneği (BOSAD) ve CNG Expo Events iş birliğinde İstanbul Fuar Merkezi&#39;nde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_86C356-E8C0C6-F61EF1-8148D8-CC7295-44FAEB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Boya ham maddeleri, yapı kimyasalları, yapıştırıcı bileşenleri ile laboratuvar ve üretim teknolojilerini aynı çatı altında buluşturan Paintistanbul 2026, sektörün yoğun ilgisiyle tamamlandı. Boya Sanayicileri Derneği (BOSAD) ve CNG Expo Events iş birliğinde İstanbul Fuar Merkezi&#39;nde düzenlenen organizasyon, boya ve kaplama sektörünün küresel buluşma noktalarından biri olarak öne çıktı.Avrupa ve Uzak Doğu'dan Gelen Sektör Profesyonellerini AğırladıDört salonda, toplam 35 bin metrekare brüt ve 14 bin metrekare net sergi alanında gerçekleştirilen fuarda, sektörün önde gelen 619 firması ürün ve çözümlerini sergiledi. Toplam ziyaretçi sayısının 10 bin 376'yı bulduğu fuarda aynı zamanda 93 ülkeden gelen 2 bin 594 uluslararası ziyaretçi de yeni iş birlikleri ve ticari fırsatlara zemin hazırladı. Fuara en fazla ziyaretçi gönderen ilk 10 ülke Çin, İran, Almanya, İtalya, Mısır, Rusya, Suriye, BAE, Pakistan, Irak olurken; katılımcı ilk 10 ülke ise Çin, İtalya, Almanya, İtalya, İspanya, Belçika, Fransa, Hindistan, Singapur, USA oldu. Yabancı katılımcı oranının yüzde 46'ya ulaşması, Paintistanbul'un uluslararası ölçekte artan etkisini ortaya koyarken; boya üreticilerinin fuardaki payı yüzde 6'dan yüzde 20'ye, genel üretici oranı ise yüzde 7'den yüzde 25'e yükselerek organizasyonun nitelikli büyümesini gözler önüne serdi.Yenilikçi Deneyimler SunduPaintistanbul 2026, iş dünyasını buluşturmanın ötesine geçerek ziyaretçilerine teknoloji ve sanatın kesişiminde yenilikçi deneyimler sundu. Fuarda yer alan yapay zekâ destekli AI Graffiti ve sanal gerçeklik tabanlı Tilt Brush uygulamaları, katılımcılara dijital ortamda yaratıcılıklarını özgürce ifade etme imkânı tanıdı. Paintistanbul 2026 ile eş zamanlı olarak düzenlenen Powder Dosing Expo, üretim teknolojilerine odaklanan profesyonelleri bir araya getirerek organizasyonun kapsamını daha da genişletti.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 22 Jul 2026 13:48:54 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[DOA'da toplu iade kolaylığı devreye alındı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/doada-toplu-iade-kolayligi-devreye-alindi-2939/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/doada-toplu-iade-kolayligi-devreye-alindi-2939/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_991E90-D0E0F2-8CDFA6-9BCB38-93D07D-77F33D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye Çevre Ajansı tarafından yürütülen Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Sisteminde bireysel toplu iadelere yönelik yeni uygulama başladı. Yüksek miktarda DOA logolu içecek ambalajı biriktiren vatandaşlar, iadelerini&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_991E90-D0E0F2-8CDFA6-9BCB38-93D07D-77F33D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye Çevre Ajansı tarafından yürütülen Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Sisteminde bireysel toplu iadelere yönelik yeni uygulama başladı. Yüksek miktarda DOA logolu içecek ambalajı biriktiren vatandaşlar, iadelerini Sayma ve Doğrulama Merkezlerine teslim ederek gerçekleştirebilecek.Sayma ve Doğrulama Hatları üzerinden gerçekleştirilecek bireysel toplu iadelerde teşvik bedeli DOA logolu ambalaj başına 0,50 TL olarak uygulanacak. Depozito İade Makineleri ve Manuel İade Noktalarındaki mevcut uygulama ise değişmeden sürecek. Vatandaşlar, günlük 200 adet ambalaja kadar 1 TL teşvik bedeliyle Depozito İade Makinelerine bireysel iade yapmaya devam ederken, yüksek miktarlı iadeleri için Sayma ve Doğrulama Merkezlerinden de yararlanabilecek. Kendilerine en yakın Sayma ve Doğrulama Hattına ilişkin güncel bilgilere ise DOA Mobil Uygulaması ve DOA Çağrı Merkezi üzerinden ulaşabilecek.Ulusal entegrasyon sürecinde artan iade hacmine yanıt vermek amacıyla hayata geçirilen yeni uygulama, operasyonel kapasitenin artırılmasına, yüksek hacimli iadelerin daha etkin yönetilmesine ve geri kazanım süreçlerinin daha verimli yürütülmesine katkı sağlayacak.Nurullah Öztürk: "İade Altyapımızı Güçlendirmeye Devam Ediyoruz"Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk, yeni uygulamaya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:"Ulusal entegrasyon sürecinde vatandaşlarımızın gösterdiği yoğun ilgi doğrultusunda iade altyapımızı güçlendirmeye devam ediyoruz. Sayma ve Doğrulama Merkezlerini bireysel toplu iadeler için devreye alarak vatandaşlarımıza yeni bir iade kanalı sunarken, yüksek hacimli iadelerin daha etkin ve verimli şekilde yönetilmesini de sağlıyoruz. Sahadan aldığımız geri bildirimler doğrultusunda sistemimizi geliştirmeyi ve iade altyapımızı ülke genelinde güçlendirmeyi sürdüreceğiz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 22 Jul 2026 13:29:09 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[AbbVie'de üst düzey atama]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/abbviede-ust-duzey-atama-8828/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/abbviede-ust-duzey-atama-8828/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_71FDD2-3C76E3-2BBADC-4DD464-43D181-61D92D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />AbbVie Türkiye İmmünoloji Grup Medikal Müdürü Bihter Atıl, AbbVie Avusturya Medikal Direktörü olarak atandı. Atıl, medikal alandaki kapsamlı deneyimiyle AbbVie Avusturya'nın bilimsel ve stratejik faaliyetlerine liderlik edecek.&nbsp;Viyana Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_71FDD2-3C76E3-2BBADC-4DD464-43D181-61D92D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />AbbVie Türkiye İmmünoloji Grup Medikal Müdürü Bihter Atıl, AbbVie Avusturya Medikal Direktörü olarak atandı. Atıl, medikal alandaki kapsamlı deneyimiyle AbbVie Avusturya'nın bilimsel ve stratejik faaliyetlerine liderlik edecek.&nbsp;Viyana Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü mezunu olan Atıl, akademik kariyerine Viyana Tıp Üniversitesi Onkoloji ve Kanser Biyolojisi Enstitüsü'nde devam ederek Kanser Tedavileri Araştırma ve Geliştirme alanında 2010 yılında yüksek lisansını tamamladı. Atıl, aynı üniversitenin Farmakoloji Enstitüsü'nde 2010-2014 yılları arasında Onkoloji alanında araştırma asistanı olarak görev yaparak doktorasını tamamladı.AbbVie'de kariyerine 2014 yılında Hepatoloji Bölgesel Medikal Müdürü olarak başlayan Atıl, sonraki yıllarda Dermatoloji Medikal Müdürü, Romatoloji Medikal Müdürü, Romatoloji Terapötik Alan Lideri rollerini üstlendi. 2022 yılından beri ise İmmünoloji Grup Medikal Müdürü görevini sürdürdü. Medikal departman içerisinde çeşitli sorumluluklar üstlenen Atıl, bu alanda oldukça kapsamlı bir deneyime sahip.Atıl, 15 Temmuz itibarıyla AbbVie Avusturya Medikal Direktörlüğü görevine başladı. Yeni görevinde medikal stratejilerin uygulanmasına ve bilimsel çalışmaların koordinasyonuna liderlik edecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 21 Jul 2026 11:20:50 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Müşteri deneyimini gelir, marj ve güven odağında tanımladı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/musteri-deneyimini-gelir-marj-ve-guven-odaginda-tanimladi-5590/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/musteri-deneyimini-gelir-marj-ve-guven-odaginda-tanimladi-5590/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6A62CB-4A5ADE-5E6A3B-978759-25681E-305C40.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Müşteri deneyimi yönetiminde uzun yıllar operasyonel verimlilik ön planda tutulurken, bugün kurumlar için yeni bir dönem başlıyor. Mplus Türkiye, geliştirdiği "Experience Intelligence" yaklaşımıyla müşteri deneyimini artık doğrudan büyüme, kârlılık ve güvenle ilişkilendiriyor.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6A62CB-4A5ADE-5E6A3B-978759-25681E-305C40.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Müşteri deneyimi yönetiminde uzun yıllar operasyonel verimlilik ön planda tutulurken, bugün kurumlar için yeni bir dönem başlıyor. Mplus Türkiye, geliştirdiği "Experience Intelligence" yaklaşımıyla müşteri deneyimini artık doğrudan büyüme, kârlılık ve güvenle ilişkilendiriyor. Mplus Türkiye ve MENA CEO'su Banu Hızlı, yapay zekânın ölçeklenebilir gücünü insan uzmanlığının muhakeme, empati ve karar alma becerileriyle bir araya getiren bu yeni yaklaşımın, kurumların iş hedeflerine hizmet edecek şekilde tasarlandığını vurguladı. Hızlı, "Yapay zekâ hız ve hacim gerektiren süreçlerde devreye girerken; güven, empati ve karar alma becerisinin kritik olduğu anlarda insan uzmanlığı sürece yön veriyor. Yapay zekânın gerçek değeri, insanın yerine geçmekte değil, insan uzmanlığını daha güçlü hale getirmekte yatıyor. Experience Intelligence yaklaşımımızın temelinde de bu anlayış yer alıyor" dedi.İnsan ve yapay zekâ birlikte tasarlandıMüşteri deneyiminin uzun yıllar maliyet odaklı bir bakış açısıyla yönetildiğine dikkat çeken Hızlı, artık kurumların ihtiyacının müşteri deneyimini gelir, güven ve sürdürülebilir büyümeyle ilişkilendirebilen bir yaklaşım olduğunu belirtti. Mplus Türkiye, bu doğrultuda hayata geçirdiği Experience Intelligence modelini, yapay zekâ ve insanı birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcı unsurlar olarak konumlandırıyor. Böylece hızın gerektiği yerde yapay zekâdan, güvenin belirleyici olduğu yerde ise insan deneyiminden yararlanılıyor.Mplus, Experience Intelligence ile yeni nesil müşteri deneyimi sunuyor2007 yılında Adriyatik bölgesinde kurulan ve bugün 19 ülkede 15 binden fazla çalışanıyla küresel ölçekte hizmet veren Mplus, müşteri deneyiminde yeni bir dönemi başlatıyor. Mplus Türkiye ve MENA CEO'su Banu Hızlı, 25 yıllık gerçek müşteri etkileşimlerinden beslenen operasyonel uzmanlıklarını, kendi Ar-Ge ekipleri tarafından geliştirilen yapay zekâ yetkinliği Graia ile birleştirerek Experience Intelligence yaklaşımını hayata geçirdiklerini ifade eden Mplus Türkiye ve MENA CEO'su Banu Hızlı, bu yaklaşımı "Kendimizi yeniden keşfetmedik, geleceği birlikte tasarladık" anlayışıyla tanımlıyor. Hızlı, Mplus'ın pazardaki birçok oyuncunun yaptığı gibi yapay zekâyı mevcut sistemlerin üzerine sonradan eklemek yerine, teknolojiyi operasyonel deneyimin doğal bir uzantısı olarak kurguladıklarının altını çiziyor.Önce operasyonel derinlik, sonra yapay zekâMplus, önce güçlü bir operasyonel derinlik ve saha deneyimi inşa etti; ardından yapay zekâyı bu yapının içine entegre ederek, sürekli öğrenen ve gelişen bir sistem oluşturdu. Bu sistemde hız ve ölçek gerektiren süreçlerde yapay zekâ devreye girerken; güven, empati ve muhakemenin kritik olduğu anlarda ise insan uzmanlığı belirleyici rol üstleniyor. Ortaya çıkan yapı, hibrit ya da katmanlı bir model olmanın ötesinde; insan ve yapay zekânın birlikte tasarlandığı, iş hedeflerine doğrudan hizmet eden bir sistem olarak öne çıkıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 21 Jul 2026 09:23:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çelikte ek gümrük vergilerinin kaldırılması bekleniyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/celikte-ek-gumruk-vergilerinin-kaldirilmasi-bekleniyor-1089/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/celikte-ek-gumruk-vergilerinin-kaldirilmasi-bekleniyor-1089/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_653B8F-501BB8-409231-EC029C-87FB5A-4DB9BF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Artan üretim maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve küresel pazarlarda giderek sertleşen rekabet, züccaciye sektörünün önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Özellikle paslanmaz çeliğin temel ham madde olarak kullanıldığı mutfak eşyaları, hediyelik ve dekoratif&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_653B8F-501BB8-409231-EC029C-87FB5A-4DB9BF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Artan üretim maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve küresel pazarlarda giderek sertleşen rekabet, züccaciye sektörünün önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Özellikle paslanmaz çeliğin temel ham madde olarak kullanıldığı mutfak eşyaları, hediyelik ve dekoratif ev eşyaları, endüstriyel mutfak ekipmanları ile elektrikli ev aletleri üreticileri, son dönemde uygulanan ek gümrük vergilerinin maliyet baskısını daha da artırdığını ifade ediyor. Hatırlanacağı üzere, yerli üretimi koruma gerekçesiyle Posco Assan TST'nin başvurularının ardından ithal paslanmaz çeliğe uygulanan gümrük vergisi önce yüzde 8'den yüzde 12'ye çıkarılmış, Aralık 2025 itibarıyla tamamlanan anti-damping soruşturması sonrasında ise ek vergi yükü yüzde 16 seviyesine ulaşmıştı. Son olarak Kibar Holding'in, Güney Koreli ortağı POSCO'ya "kârın Güney Kore'ye aktarıldığı" iddiasıyla dava açması ve ortaklığın giderilmesi için hukuki süreç başlatması, uzun süredir tartışılan transfer fiyatlaması iddialarını yeniden gündeme taşırken, üretici kesim de artan maliyetler nedeniyle ek gümrük vergilerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Sektör temsilcileri, söz konusu vergilerin yalnızca üretim maliyetlerini yükseltmekle kalmadığını, ihracat pazarlarında Türk üreticisinin fiyat rekabetini de olumsuz etkilediğini belirtiyor.&nbsp;MALİYETLER REKABET GÜCÜNÜ ZAYIFLATIYORKonuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Züccaciyeciler Derneği (ZÜCDER) Yönetim Kurulu Başkanı Burak Önder, paslanmaz çeliğin sektörün birçok alt kolunda temel üretim girdisi olduğunu söyledi. Özellikle katma değerli üretim yapan firmaların artan maliyetler nedeniyle uluslararası pazarlarda rekabet etmekte zorlandığını belirten Önder, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bugün mutfak eşyası, hediyelik ve dekoratif ev eşyaları, endüstriyel mutfak ekipmanları ile elektrikli ev aletleri üreten birçok firmamız, paslanmaz çelikte uygulanan ek gümrük vergilerinin maliyetlerini doğrudan hissetmektedir. Ham madde maliyetlerindeki her artış, üretimden ihracata kadar tüm zinciri etkiliyor. Küresel pazarlarda fiyat odaklı rekabetin yoğun olduğu bir dönemde bu ilave maliyetler, üreticimizin hareket alanını daraltıyor." Önder, üretim maliyetlerindeki yükselişin sadece firmaları değil, Türkiye'nin ihracat performansını ve katma değerli üretim hedeflerini de yakından ilgilendirdiğini ifade etti.ÜRETİCİYE VERİLECEK EN GÜÇLÜ DESTEKEk gümrük vergilerinin yeniden değerlendirilmesinin sektör açısından önemli bir kazanım olacağını dile getiren Burak Önder, mevcut ekonomik koşullarda üreticilerin rekabet gücünü artıracak her adımın büyük önem taşıdığını söyledi. Önder, "Sanayicimiz bugün yüksek finansman maliyetleri, artan üretim giderleri ve küresel talepteki yavaşlamayla aynı anda mücadele ediyor. Böyle bir dönemde üreticimizin üzerindeki maliyet baskısını azaltacak düzenlemeler büyük önem taşıyor. Ek gümrük vergilerinin kaldırılması ya da yeniden gözden geçirilmesi, paslanmaz çelik kullanan üreticimize verilecek en somut desteklerden biri olacaktır. Bu adım hem yatırımları hem üretimi hem de ihracatı destekleyecektir." diye konuştu.REKABET GÜCÜ İÇİN MALİYETLER AZALTILMALITürkiye'nin züccaciye sektöründe tasarım, üretim kalitesi ve ihracat kabiliyetiyle dünyanın önemli üretim merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Önder, sektörün bu gücünü koruyabilmesi için üretim maliyetlerini artıran unsurların azaltılması gerektiğini vurguladı. Önder, "Üreticimizin önünü açacak her düzenleme ülkemizin ihracatına, istihdamına ve katma değerli üretimine katkı sağlayacaktır. Özellikle paslanmaz çelik kullanan sektörler açısından ek gümrük vergilerinin yeniden değerlendirilmesi, firmalarımızın uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artıracak ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyecektir. Üreticilerimiz, bu konuda atılacak adımları umutla bekliyor." ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 20 Jul 2026 02:52:37 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Cloudone, Pekin'de stratejik anlaşma imzaladı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/cloudone-pekinde-stratejik-anlasma-imzaladi-5599/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/cloudone-pekinde-stratejik-anlasma-imzaladi-5599/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2D6CFF-76C071-97EE09-292BFC-7865F9-99751B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Pekin Uluslararası Bilim ve Teknoloji İş Birliği Merkezi ile Zhongguancun Dongsheng Teknoloji Parkı tarafından, AI Origin Community&#39;de düzenlenen &#34;Türkiye&#39;ye Açılmak: Çin-Türkiye Yapay Zekâ Endüstri Diyaloğu&#34; etkinliği kapsamında Cloudone ile Zhongguancun Dongsheng Teknoloji&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2D6CFF-76C071-97EE09-292BFC-7865F9-99751B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Pekin Uluslararası Bilim ve Teknoloji İş Birliği Merkezi ile Zhongguancun Dongsheng Teknoloji Parkı tarafından, AI Origin Community&#39;de düzenlenen &#34;Türkiye&#39;ye Açılmak: Çin-Türkiye Yapay Zekâ Endüstri Diyaloğu&#34; etkinliği kapsamında Cloudone ile Zhongguancun Dongsheng Teknoloji Parkı arasında stratejik iş birliği anlaşması imzalandı. İmza töreni, Pekin Uluslararası Bilim ve Teknoloji İş Birliği Merkezi Başkan Yardımcısı Zheng Zhiming ile ATA Grup Yönetim Kurulu Başkanı, TFI TAB Gıda Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve CEO&#39;su Korhan Kurdoğlu&#39;nun katılımıyla gerçekleştirildi.Taraflar; yapay zekâ odaklı projeler, girişimci destekleri, ortak programlar ve pilot uygulamalar konularında birlikte çalışacak. İş birliği, yalnızca Çinli teknoloji şirketlerinin Türkiye pazarına açılmasını değil, Türkiye&#39;de geliştirilen ihtiyaç ve çözümlerin de Çin&#39;in güçlü inovasyon ekosistemiyle buluşturulmasını hedefleyen çift yönlü bir model üzerine kuruldu.Üç alanda ortak çalışma yürütülecekAnlaşma kapsamında öncelikli olarak üç alanda ortak çalışmalar gerçekleştirilecek. İlk olarak, Türkiye ve Çin pazarına açılmak isteyen girişimlere yönelik karşılıklı kuluçka programları oluşturularak şirketlere, ev sahibi ülkede 3 ila 6 ay süreyle ofis alanı ve operasyonel destek sağlanacak.İkinci olarak taraflar; hackathonlar, girişimcilik yarışmaları, konferanslar ve sektörel etkinliklerde ortak organizasyonlar düzenleyerek girişimcilerin uluslararası ekosistemlere erişimini destekleyecek. Cloudone hackathonları ile Dongsheng Cup Uluslararası Girişimcilik Yarışması gibi programlarda ortak çalışmalar yürütülmesi de planlanıyor.İş birliğinin üçüncü ayağını ise her iki ekosistemde faaliyet gösteren olgun teknoloji şirketlerinin bir araya getirilmesi oluşturuyor. Bu kapsamda şirketler arasında yatırım, finansman, teknoloji geliştirme ve pazara giriş süreçlerine yönelik yeni iş birlikleri teşvik edilecek.Korhan Kurdoğlu'ndan Yapay Zekâ VurgusuKorhan Kurdoğlu, yapay zekâ ve dijital dönüşümün gıda, hızlı servis restoranları ve büyük ölçekli operasyonlar açısından giderek daha stratejik bir önem kazandığını; yapay zekânın destekleyici bir araç olmanın ötesinde sektörün geleceğini şekillendirecek temel dönüşüm başlıklarından biri olduğunu vurguladı.Furkan Ünal: Küresel yapılanma yeni fırsatlar sunuyorATA Grubu Grup CFO'su Furkan Ünal, grubun farklı sektörlere yayılan iş yapısı ve uluslararası tecrübesinin teknoloji odaklı yeni iş birlikleri için güçlü bir altyapı sunduğunu; yapay zekânın grup şirketleri için verimliliğin ötesinde yeni büyüme alanları ve yatırım fırsatları anlamına geldiğini, Cloudone'ın da bu vizyonu destekleyen önemli bir platform olduğunu vurguladı.Prof. Dr. Mustafa Ergen: &#34;Gerçek iş problemleriyle buluşan girişimler büyür&#34;Cloudone Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Ergen: "Sürdürülebilir inovasyon, yapay zekâ girişimlerinin gerçek kullanıcılar ve gerçek iş problemleriyle buluşmasıyla mümkün olur. Cloudone olarak amacımız, girişimcilerin fikirlerini hızla doğrulayıp küresel ölçekte büyütebilecekleri bir platform oluşturmak; bu iş birliği de bu vizyonun somut bir adımıdır."Ata Bridge iki ülke arasında aktif rol üstlenecekAta Bridge Çin İcra Direktörü Ahmet Faruk Işık, Çin'de Ata Holding'i temsil eden Ata Bridge'in ekosistemi Çinli teknoloji şirketleri, girişimciler ve yatırımcılarla buluşturduğunu; Cloudone üzerinden çift yönlü teknoloji ve pazar geliştirme süreçlerinde aktif rol üstleneceğini ifade etti.Çinli teknoloji şirketleriyle yeni iş birlikleri masaya yatırıldı2026 Teknoloji Diplomasisi Serisi kapsamında gerçekleştirilen ve yatırım kuruluşlarını, üniversiteleri, araştırma merkezlerini ve yapay zekâ şirketlerini bir araya getiren etkinlikte restoran teknolojileri, akıllı operasyon sistemleri ve lojistik alanlarında faaliyet gösteren Çinli şirketler Türk heyetiyle bir araya geldi. JD Technology Group ile Yum China, McDonald&#39;s China ve Burger King gibi markalarla çalışan Aoqiwei Information Technology&#39;nin çözümleri değerlendirilirken, Türkiye&#39;de hayata geçirilebilecek pilot uygulamalar ile Orta Doğu ve Avrupa pazarlarına yönelik iş birliği fırsatları ele alındı.Önümüzdeki dönemde taraflar arasında ortak hackathonlar, girişimci eşleştirme programları ve pilot uygulamaların hayata geçirilmesi planlanıyor. Cloudone, geliştirdiği bu iş birliği modeliyle Türkiye ve Çin arasında teknoloji girişimciliğini destekleyen, sürdürülebilir ve uzun vadeli bir inovasyon köprüsü oluşturmayı hedefliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 19 Jul 2026 12:32:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Aslı Sipahi'den yoğun temponun ardından Bodrum molası]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/asli-sipahiden-yogun-temponun-ardindan-bodrum-molasi-4939/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/asli-sipahiden-yogun-temponun-ardindan-bodrum-molasi-4939/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C1AF3A-496065-D0EA64-433C87-BA5E2A-09C4BA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yoğun geçen bir dönemin ardından, Osman Kerem Öztürk'ün yurt dışı eğitim programı ve kampları nedeniyle geciken tatil planını hayata geçiren anne-oğul, günlerini Kuum Otel'in gözde beach'inde güneş ve denizin tadını çıkararak geçiriyor.Aslı Sipahi ise akşam saatlerinde sosyal&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C1AF3A-496065-D0EA64-433C87-BA5E2A-09C4BA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yoğun geçen bir dönemin ardından, Osman Kerem Öztürk'ün yurt dışı eğitim programı ve kampları nedeniyle geciken tatil planını hayata geçiren anne-oğul, günlerini Kuum Otel'in gözde beach'inde güneş ve denizin tadını çıkararak geçiriyor.Aslı Sipahi ise akşam saatlerinde sosyal hayatın temposuna ayak uydurarak yakın dostlarıyla davetlerde ve özel akşam yemeklerinde boy gösteriyor. Bodrum'un enerjisini hem dinlenerek hem de sosyalleşerek yaşamayı ihmal etmiyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 19 Jul 2026 12:29:10 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TESK'in yeni hizmet projesi tanıtıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/teskin-yeni-hizmet-projesi-tanitildi-6024/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/teskin-yeni-hizmet-projesi-tanitildi-6024/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_763A2E-7A0F55-01C233-14F2F3-6D8845-939A83.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Selçuklu mimarisiyle yapılacak, ahilik kültüründen izler taşıyacak yeni TESK yerleşkesiyle ile ilgili TESK Genel Merkezinde her ay düzenli olarak gerçekleştirilen Merkez İşyeri Denetleme ve Danışmanlık Grubu ile Meslek Eğitimini Geliştirme Kurulu toplantıları TESK Genel Başkanı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_763A2E-7A0F55-01C233-14F2F3-6D8845-939A83.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Selçuklu mimarisiyle yapılacak, ahilik kültüründen izler taşıyacak yeni TESK yerleşkesiyle ile ilgili TESK Genel Merkezinde her ay düzenli olarak gerçekleştirilen Merkez İşyeri Denetleme ve Danışmanlık Grubu ile Meslek Eğitimini Geliştirme Kurulu toplantıları TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken'in başkanlığında birlik ve federasyon başkanlarının katılımıyla gerçekleştirildi.&nbsp;Toplantının açılışında konuşan Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Bizim yönetim anlayışımızda istişare, ortak akıl ve teşkilatımızın geleceğini birlikte inşa etmek esastır. Bu anlayışla TESK Konferans Salonumuzda düzenlediğimiz toplantımızda, uzun süredir üzerinde titizlikle çalıştığımız ve yakın zamanda temelini atmayı planladığımız yeni TESK yerleşkesi projemizi siz değerli başkanlarımızla paylaşıyoruz. Proje firmamız tarafından hazırlanan tasarım görsellerini değerli başkanlarımızın değerlendirmesine sunduk. Aldığımız olumlu görüşler ve güçlü destek, doğru bir yolda ilerlediğimizi bir kez daha gösterirken, bu büyük eseri teşkilatımıza kazandırma konusundaki azmimizi ve heyecanımızı daha da artırdı" dedi.26 DÖNÜM ARAZİYE DEV PROJE&nbsp;Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan'ın destekleri ile Eskişehir Yolu ile Sabancı Bulvarı arasında bulunan yaklaşık 26 dönümlük arazi üzerine inşa edilmesi planlandığını belirten Palandöken, "Yeni TESK Kompleksi, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir hizmet binası değil; teşkilatımızın geleceğine bırakacağımız kalıcı ve güçlü bir eser olacaktır. Hayata geçireceğimiz bu projede emeği geçen başta Sn. cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Ticaret Bakanımız Sn. Ömer Bolat ile Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile Bakanlık yetkililerine camiamız adına teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu.&nbsp;SELÇUKLU MİMARİSİ TESK PROJESİNDESelçuklu mimarisi ve Ahilik izleri taşıyan yeni TESK Kompleksi; teşkilatımızın gücüne, büyüklüğüne ve köklü geçmişine yakışan bir eser olarak esnaf ve sanatkârlarımızın ortak evi olacağını kaydeden Bendevi Palandöken, "Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da birlik ve beraberliğimizden aldığımız güçle; esnaf ve sanatkârlarımızın bizlere duyduğu güvene layık olmak ve teşkilatımızın itibarını daha da yükseltmek için aynı azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Bu önemli yatırımın ülkemize, teşkilatımıza ve tüm esnaf ve sanatkâr camiamıza şimdiden hayırlı olmasını diliyorum" şeklinde konuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 19 Jul 2026 12:26:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Peritas'tan yeni marka Velora ile pazara güçlü giriş]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/peritastan-yeni-marka-velora-ile-pazara-guclu-giris-2253/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/peritastan-yeni-marka-velora-ile-pazara-guclu-giris-2253/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BA92B3-795014-9432F1-60CF94-BD9066-AD3E04.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Peritas, yeni markası Velora ile kedi-köpek maması pazarında market kanalına güçlü bir giriş yaptı. Kedi ve köpek ihtiyaçlarına yönelik farklı alt markalarıyla dikkat çeken Peritas, diğer ürünlerinde olduğu gibi 'Doğru Beslenme Uzman Ellerde' mottosuyla geliştirilen ve veteriner&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BA92B3-795014-9432F1-60CF94-BD9066-AD3E04.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Peritas, yeni markası Velora ile kedi-köpek maması pazarında market kanalına güçlü bir giriş yaptı. Kedi ve köpek ihtiyaçlarına yönelik farklı alt markalarıyla dikkat çeken Peritas, diğer ürünlerinde olduğu gibi 'Doğru Beslenme Uzman Ellerde' mottosuyla geliştirilen ve veteriner hekimler tarafından formüle edilen Velora'yı pazara sundu. Petshop ve e-ticaret kanallarıyla kuru kedi ve köpek mamaları pazarında Peritas Signature, Peritas Midos ve Peritas Rico markalarıyla tanınan Peritas'ın; kedi – köpek maması kategorisinde kanalına yönelik geliştirdiği yeni markası Peritas Velora ile ürün portföyünü genişletiyor.Peritas'ın yeni ürünleri raflardaPeritas Velora, pazar araştırmaları doğrultusunda geliştirilen ürünleriyle raflarda yerini aldı. Tüm ürünleri Low Grain – Düşük Tahıllı özelliği sahip olan Peritas Velora, portföyünde kediler için tavuklu, köpekler için ise kuzulu çeşitlerini bulunduruyor. Ayrıca, pazardaki eksik bir çeşit olan tüy yumağı oluşumu önleyici, somonlu kısırlaştırılmış kedi maması da Velora ürün portföyünde yer alıyor. Velora ürünleri, perakende kanalındaki zincir marketlerde farklı gramaj seçenekleriyle tüketicilere sunuluyor.Peritas, petshop kanalında Peritas Signature, Peritas Midos ve Peritas Rico markalarıyla faaliyet gösteriyor. Lansmanı gerçekleştirilen Peritas Velora markası Yavru Kedi, Yetişkin Kedi, Kısırlaştırılmış Kedi ve Yetişkin Köpek'lere uygun çeşitleriyle kedi – köpek sahiplerinin beğenisine sunuluyor.Petfood pazarına yeni ürünler geliyorŞirket, Peritas JUNO markasıyla kuru kedi ve köpek maması, Peritas Fresh Paty markasıyla ise kedi kumu kategorilerinde ürün portföyünü genişletmeyi planlıyor. Peritas, perakende kanalından gelen tüketici ihtiyaçları ve pazar beklentileri doğrultusunda yeni ürünlerini pazara sunmayı hedefliyor.Peritas, evcil hayvanlarını ailenin bir parçası olarak görenlere yönelik ürünler geliştiriyor. Genişleyen ürün portföyü ve kalite odaklı üretim anlayışıyla şirket, kedi ve köpek beslenmesi alanında pazarın güçlü markalarından biri olmayı amaçlıyor.Üretimde en ileri teknoloji kullanılıyorPeritas kedi ve köpek mamaları, Manyas Pet Mama Üretim Tesisi'nde ileri üretim teknolojileri kullanılarak üretiliyor. Entegre Kontrol Sistemi ile yönetilen tesiste, tam otomasyonla üretilen ürünler 57 farklı kalite kontrol noktasından geçiyor.&nbsp;40 bin metrekare kurulu alana ve saatte 10 ton üretim kapasitesine sahip Manyas Pet Mama Üretim Tesisi'nde her üretim sürecinde mikrobiyoloji, toksikoloji, besin ve duyusal değerlendirmeleri kapsayan 22 farklı analiz gerçekleştiriliyor. Tesis, FSSC 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi ile GMP kalite belgeleri dahil 7 kalite belgesiyle faaliyetlerini sürdürüyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 18 Jul 2026 12:19:33 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kara para aklama ve terör finansmanına karşı yol haritası]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kara-para-aklama-ve-terorun-finansmanina-karsi-yeni-yol-haritasi-2813/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kara-para-aklama-ve-terorun-finansmanina-karsi-yeni-yol-haritasi-2813/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_95AFA2-A46B42-F218D8-64FC62-595A04-3A71A8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;de Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörizmin Finansmanı ile Mücadele ve Müsadere Uygulamalarında Etkinliğin Artırılması Strateji Belgesi (2026-2030) ile mali suçlara karşı yeni eylem planı hazırlandı.Strateji belgesiyle Türkiye&#39;de kara para aklama ve terörizmin finansmanı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_95AFA2-A46B42-F218D8-64FC62-595A04-3A71A8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;de Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörizmin Finansmanı ile Mücadele ve Müsadere Uygulamalarında Etkinliğin Artırılması Strateji Belgesi (2026-2030) ile mali suçlara karşı yeni eylem planı hazırlandı.Strateji belgesiyle Türkiye&#39;de kara para aklama ve terörizmin finansmanı suçlarına karşı el koyma ve müsadere uygulamalarına ilişkin adli ve idari süreçlerin etkili şekilde yürütülmesi, yükümlülüklere uyumun geliştirilmesi amaçlanıyor. Aynı zamanda suçluların suç gelirinden mahrum bırakılmasına ilişkin önleyici ve bastırıcı tedbirlerin koordineli şekilde uygulanması hedefleniyor.Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün ilgili genelgesinde belirtilen yüksek riskli kategoride yer alan suçlar ile nakit kontrolleri kapsamında açılmış adli soruşturmalara ek olarak aklama suçunun işlendiği izlenimi veren hallerde bu suçtan da soruşturmalara başlanılması öncelikli olacak.Karmaşık vakalara ilişkin şüpheli işlem bildirimleri MASAK tarafından öncelikli analiz edilecek. Alınan adli taleplerin de öncelikli yanıtlanması sağlanacak. Aynı zamanda MASAK tarafından hazırlanan raporların akıbeti, ilgili kurumların da katkılarıyla sistematik şekilde takip edilecek.- Pay defterlerinin eski kayıtları elektronik ortama aktarılacakFinansman unsuru taşıyan tüm terörizm vakalarında eş zamanlı &#34;terörizmin finansmanı&#34; soruşturması açılacak.Kamuya ait diğer bilgi sistemlerinden alınabilecek ilave verilerle ticaret sicilindeki temel bilgi kontrolleri geliştirilecek. Pay defterinin elektronik ortamda tutulması zorunluluğunun kapsamı genişletilecek ve eski kayıtların elektronik ortama aktarılması sağlanacak.Gerçek faydalanıcılık sicilindeki olası hatalı bildirimlerin tespiti amacıyla Ticaret Bakanlığı ve Gelir İdaresi Başkanlığınca asgari olarak 6 aylık periyotlarda ortaklaşa çalışmalar yürütecek.Gerçek faydalanıcılık sicili ile ticaret sicili arasında açıklanamayan uyumsuzluğun tespiti durumunda veriler açıklamalarla birlikte MASAK ve Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına bildirilecek. Mükellefin risk analiz çalışmalarına dahil edilerek denetim programı kapsamına alınması da ayrıca değerlendirilecek.- Çalışma grupları oluşturulacakStrateji belgesinin uygulanması kapsamında, kara para aklama ve terörizmin finansmanına ilişkin tehdit ve kırılganlıkların değerlendirilmesine yönelik kurulmuş mevcut çalışma gruplarına bağlı, ilgili kurumların temsilcilerinden oluşan yeni alt çalışma grupları oluşturulacak. Politika hedefleri ve uygulama sonuçları öncelikle Mali Suçlarla Mücadele Koordinasyon Kurulu toplantılarında görüşülecek.Aklama ve Terörizmin Finansmanı Tehditleri Çalışma Grupları, MASAK temsilcisinin koordinatörlüğünde, Adalet Bakanlığı, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), İçişleri Bakanlığının ilgili kurum ve kuruluşları, Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) uygun göreceği sayıda teknik uzmanlığa sahip temsilcisinden oluşacak.Bu çalışma gruplarında operasyonel etkililiğin iyileştirilmesi ve risk değerlendirmesi amacıyla ortaklaşa çalışmalar yürütülecek. Aklama ve Terörizmin Finansmanı Tehditleri Çalışma Grupları ile bağlantılı olarak ve ihtiyaca göre mevzuat geliştirme tedbirlerinin tartışılacağı Mevzuat Alt Çalışma Grubu ve operasyonel düzeyde devam eden vakalar ile ilgili görüşmeler yapılmasına imkan sağlayacak Vaka Alt Çalışma Grubu kurulabilecek.Kırılganlık Çalışma Grubu ile Yaptırımların İzlenmesi Çalışma Grubu da oluşturulacak.Ana çalışma grupları düzenli olarak ve en az üç ayda bir toplanacak. Strateji belgesinde ele alınan konulara ilişkin ulusal seviyedeki politikalar ile stratejik amaçlar, hedefler ve faaliyetlere ilişkin gerçekleşme durumu, uygulamada karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri Cumhurbaşkanlığına raporlanacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 18 Jul 2026 11:20:34 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Anadolu Grubu'nun istikrarlı gelişimi bir kez daha teyit edildi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/anadolu-grubunun-istikrarli-gelisimi-bir-kez-daha-teyit-edildi--7391/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/anadolu-grubunun-istikrarli-gelisimi-bir-kez-daha-teyit-edildi--7391/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7D95C8-EF9098-F10006-0F17E3-F71511-A5F6D4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Güçlü çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) performansına sahip şirketleri değerlendiren ve uluslararası yatırımcılar tarafından önemli bir referans olarak kabul edilen FTSE4Good Endeksi&#39;ne dahil olan Anadolu Grubu, sürdürülebilirlik alanındaki istikrarlı gelişimini bağımsız&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7D95C8-EF9098-F10006-0F17E3-F71511-A5F6D4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Güçlü çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) performansına sahip şirketleri değerlendiren ve uluslararası yatırımcılar tarafından önemli bir referans olarak kabul edilen FTSE4Good Endeksi&#39;ne dahil olan Anadolu Grubu, sürdürülebilirlik alanındaki istikrarlı gelişimini bağımsız bir değerlendirme ile ortaya koydu. FTSE4Good değerlendirmesinde sektör ortalamasının üzerinde skor elde eden Grup; özellikle insan hakları ve toplum, kurumsal yönetim, risk yönetimi ile tedarik zinciri uygulamalarındaki güçlü performansıyla öne çıktı."Daha sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek için çalışıyoruz"Anadolu Grubu İcra Başkanı Burak Başarır konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: &#34;Anadolu Grubu, Türkiye ekonomisinin en büyük itici güçlerinden biri olmasının yanı sıra faaliyet gösterdiği tüm coğrafyalarda önemli bir etki alanına sahip. Sürdürülebilirlik stratejimizle, var olduğumuz her yerde daha sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek için çalışıyoruz. Sürdürülebilirliği, uzun vadeli değer üretmenin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Çevresel ve sosyal sorumluluklarımızı güçlü kurumsal yönetim anlayışımızla birlikte ele alıyor; insan haklarına saygıyı, şeffaflığı ve hesap verebilirliği tüm kararlarımızın merkezinde tutuyoruz. FTSE4Good Endeksi&#39;nde yer almak, yıllardır benimsediğimiz sürdürülebilirlik yaklaşımımızın uluslararası ölçekte de karşılık bulduğunun önemli bir göstergesi. Daha iyi bir yarın inşa etme hedefimiz doğrultusunda, tüm paydaşlarımız için kalıcı değer üretmeye ve bu alandaki performansımızı sürekli geliştirmeye devam edeceğiz.&#34;&nbsp;Sürdürülebilirliği bütüncül bir anlayışla yönetiyorAnadolu Grubu, ÇSY performansını sürekli geliştirme, sürdürülebilirliği kurum kültürü haline getirme ve faaliyet gösterdiği coğrafyalarda rol model olma hedefleriyle daha iyi bir yarın için bugünden kararlı adımlar atıyor. 2035 vizyonu doğrultusunda; çalışanlar, pazar ekosistemi, çevre ve toplum olmak üzere dört odak alanında değer üretiyor. İnsan hakları politikası, tedarik ilkeleri, iş sağlığı ve güvenliği yaklaşımı ile güçlü yönetişim yapısı da bu stratejinin temel yapı taşlarını oluşturuyor.&nbsp;Uluslararası ÇSY performansını ileriye taşıyor&nbsp;Anadolu Grubu, çevresel, sosyal ve yönetişim performansını her yıl istikrarlı bir şekilde ileriye taşıyor. 2020 yılından bu yana BIST Sürdürülebilirlik Endeksi&#39;nde yer alan Grup, Londra Menkul Kıymetler Borsası Grubu&#39;nun (LSEG) Mart 2026 tarihli ÇSY değerlendirmesinde 'Yatırım Holdingi Şirketleri' kategorisinde çevresel ve sosyal performansıyla küresel ölçekte lider oldu. Geçtiğimiz yıl ilk defa TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu'nu kamuoyuyla paylaşan Anadolu Grubu, bu yıl üçüncü Entegre Raporu&#39;nu da yayımlamaya hazırlanıyor.&nbsp;Şirketlerin ÇSY performansını öne çıkarmak üzere tasarlandı&nbsp;FTSE Russell, yatırımcılara yönelik endeks, analitik ve veri çözümleri sunan küresel bir kuruluş. FTSE Russell tarafından oluşturulan FTSE4Good Endeks Serisi, şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki performanslarını uluslararası kriterler doğrultusunda değerlendiren ve sürdürülebilir yatırım alanında referans kabul edilen endeksler arasında yer alıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 17 Jul 2026 14:30:45 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bağış ekonomisinde şeffaflık alarmı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bagis-ekonomisinde-seffaflik-alarmi-6728/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bagis-ekonomisinde-seffaflik-alarmi-6728/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D073E6-137EE5-2D1780-39BEAC-57FD8B-DC4F1D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Figen KARADENİZTürkiye&#39;de sivil toplum kuruluşlarının yönettiği bağış ekonomisi son yıllarda tarihi bir büyüklüğe ulaştı. İçişleri Bakanlığı verilerine göre derneklerin toplam gelirleri 2020 yılında 23,9 milyar lirayken, 2025 itibarıyla 172,9 milyar liraya yükseldi. Yaklaşık&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D073E6-137EE5-2D1780-39BEAC-57FD8B-DC4F1D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Figen KARADENİZTürkiye&#39;de sivil toplum kuruluşlarının yönettiği bağış ekonomisi son yıllarda tarihi bir büyüklüğe ulaştı. İçişleri Bakanlığı verilerine göre derneklerin toplam gelirleri 2020 yılında 23,9 milyar lirayken, 2025 itibarıyla 172,9 milyar liraya yükseldi. Yaklaşık yedi katlık büyüme, sosyal yardımların ve gönüllü bağışların ekonomide giderek daha büyük bir pay oluşturduğunu ortaya koyarken, bu büyüklüğün beraberinde daha güçlü denetim ve daha yüksek şeffaflık ihtiyacını da getirdi.Son dönemde Ahbap Derneği başta olmak üzere bazı büyük sivil toplum kuruluşlarının bağış süreçlerine ilişkin kamuoyunda yaşanan tartışmalar, bağışların nasıl toplandığı, nasıl harcandığı ve hangi mekanizmalarla denetlendiği sorularını yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlara göre bağış sisteminin sürdürülebilirliği, yalnızca iyi niyetle değil, hesap verebilirlik ilkesiyle güvence altına alınabiliyor.Bağışta güvenin temeli şeffaflıkBağış yapan vatandaşların en büyük beklentisi, verdikleri desteğin amacına uygun şekilde kullanıldığını görebilmek. Bunun yolu ise düzenli bağımsız denetimlerden, açık mali raporlamadan ve kamuoyuna sunulan şeffaf faaliyet bilgilerinden geçiyor.Uzmanlar, bağış hacmi büyüdükçe denetim mekanizmalarının da aynı ölçüde güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Aksi halde küçük ihmallerin dahi zamanla ciddi suiistimallere dönüşebileceği, bunun da yalnızca ilgili kurumlara değil, tüm sivil toplum sektörüne duyulan güveni zedeleyebileceği belirtiliyor.100 dernekten 14&#39;ü hakkında işlem önerildiİçişleri Bakanlığı&#39;nın 2025 yılı denetim istatistiklerine göre denetlenen derneklerin yüzde 86,43&#39;ü hakkında herhangi bir işlem önerilmedi. Buna karşılık yüzde 12,10&#39;u için idari işlem, yüzde 0,68&#39;i için adli işlem, yüzde 0,79&#39;u için ise hem idari hem adli işlem önerildi.Böylece denetlenen her 100 dernekten yaklaşık 14&#39;ü hakkında mevzuata aykırılık nedeniyle işlem yapılması gerektiği yönünde değerlendirme ortaya çıktı. Bu tablo, denetim mekanizmasının yalnızca usulsüzlükleri ortaya çıkarmak açısından değil, bağış sistemine duyulan güvenin korunması bakımından da kritik önem taşıdığını gösteriyor.En ağır yaptırım yardım toplama ihlallerineDenetim sonuçlarında dikkat çeken en önemli başlıklardan biri ise 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu kapsamında tespit edilen ihlaller oldu.İdari para cezalarının en büyük bölümünü mevzuata aykırı yardım toplama faaliyetleri oluştururken, ikinci sırada ise yurt dışından alınan veya yurt dışına gönderilen yardımlara ilişkin bildirim yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle uygulanan yaptırımlar yer aldı.Bu durum, bağış toplama süreçlerinin en sıkı şekilde izlenen alanlardan biri haline geldiğini ortaya koyuyor.Kayıt düzenindeki eksikler dikkat çektiDenetimlerde en sık rastlanan aykırılıklar ise defter ve kayıt düzenine ilişkin eksiklikler oldu. Usulüne uygun tutulmayan dernek defterleri, yetki belgesi olmadan gelir toplanması, genel kurul bildirimlerinin zamanında yapılmaması, adres değişikliklerinin bildirilmemesi ve mevzuata aykırı genel kurul uygulamaları öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.Her ne kadar bu eksikliklerin önemli bölümü idari nitelikte olsa da uzmanlar, kayıt sistemindeki zafiyetlerin zamanla mali şeffaflığı zedeleyebileceği ve olası suiistimaller için uygun bir zemin oluşturabileceği uyarısında bulunuyor.Şeffaflık olmazsa güven de kalmazBağış ekonomisinin ulaştığı 172,9 milyar liralık büyüklük, sivil toplum kuruluşlarının toplumsal ve ekonomik etkisini artırırken, aynı zamanda sorumluluklarını da büyütüyor.Uzmanlara göre düzenli denetim, bağımsız mali raporlama, dijital izlenebilirlik ve kamuoyuna açık hesap verme kültürü güçlendirilmediği sürece bağış sisteminde suiistimal riskini tamamen ortadan kaldırmak mümkün değil. Yaşanabilecek usulsüzlükler ise yalnızca ilgili kurumların değil, dürüst ve şeffaf çalışan binlerce sivil toplum kuruluşunun da itibarına zarar verebilir.Ekonomistler, bağış ekonomisinin sağlıklı büyümesinin ön koşulunun daha fazla bağış toplamak değil, toplanan her kuruşun şeffaf, denetlenebilir ve hesap verebilir bir sistem içinde yönetilmesi olduğuna dikkat çekiyor. Çünkü bağışta en değerli sermaye para değil, güvendir. Güvenin korunmasının yolu ise etkin denetim ve tam şeffaflıktan geçiyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 17 Jul 2026 01:42:48 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Limak'a Great Place to Work Sertifikası]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/limaka-great-place-to-work-sertifikasi-6374/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/limaka-great-place-to-work-sertifikasi-6374/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_15919A-5D64B1-693EFF-0B3DF0-38295F-89A70D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />50'nci yılını kutlayan ve bugün inşaattan enerjiye, turizmden çimentoya kadar uzanan sekiz sektörde, dünyanın farklı coğrafyalarında büyük ölçekli projelere imza atan Limak; çalışanların güven, saygı, hakkaniyet, gurur ve aidiyet alanlarındaki deneyimleri doğrultusunda 'Türkiye'nin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_15919A-5D64B1-693EFF-0B3DF0-38295F-89A70D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />50'nci yılını kutlayan ve bugün inşaattan enerjiye, turizmden çimentoya kadar uzanan sekiz sektörde, dünyanın farklı coğrafyalarında büyük ölçekli projelere imza atan Limak; çalışanların güven, saygı, hakkaniyet, gurur ve aidiyet alanlarındaki deneyimleri doğrultusunda 'Türkiye'nin En iyi İşverenleri Listesi'ne girdi.&nbsp;Great Place to Work® Trust Index&trade; araştırmasının sonuçları, Limak çalışanlarının şirketi güçlü bir güven kültürüne sahip, adil ve kapsayıcı bir iş yeri olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Araştırmaya katılan çalışanlar, iş yerini fiziksel olarak güvenli bulduklarını, herkes için eşit ve adil bir çalışma ortamının benimsendiğini, yöneticilerin yetkinliğine güvendiklerini ve çalışanlara hakkaniyetli yaklaşıldığını ifade etti.&nbsp;Küresel ölçekte ortak kurum kültürü&nbsp;Bugün Türkiye'den Afrika'ya, Orta Doğu'dan Avrupa'ya uzanan geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren Limak, farklı ülkelerde görev yapan çalışanlarını ortak değerler ve iş yapma anlayışı etrafında buluşturuyor. Farklı disiplinlerden ve kültürlerden çalışanların bir araya geldiği bu yapı, bilgi paylaşımını, iş birliğini ve ortak başarı anlayışını destekleyen çalışma kültürünün temelini oluşturuyor.50&#39;nci yılını yalnızca bir kilometre taşı değil, gelecek dönem hedeflerini şekillendiren bir dönüm noktası olarak değerlendiren Limak, teknolojik dönüşüm ve sürdürülebilir büyümenin yanı sıra, bu dönüşümü mümkün kılacak insan kaynağına yatırım yapmayı sürdürüyor."En değerli veri çalışanların sesi"Great Place to Work® Sertifikası&#39;nın çalışanların doğrudan geri bildirimleriyle alınmasının ayrı bir anlam taşıdığını belirten Limak Yatırım İnsan Kaynakları Direktörü Arzu Uğur, "İnsan kaynakları ekipleri için en değerli veri çalışanların sesi. Dolayısıyla geri bildirimleri yalnızca birer sayı olarak değil, kurum kültürünü ve çalışma deneyimini geliştiren önemli birer rehber olarak görüyoruz. Karar süreçlerimizi bu doğrultuda şekillendiriyor, farklı görüş ve beklentileri iş yapış biçimimizin doğal bir parçası olarak ele alıyoruz. Elde ettiğimiz bu sonuç da güvene dayalı ve güçlü bir çalışma kültürü oluşturma hedefimizin önemli bir yansıması" ifadelerini kullandı.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 16 Jul 2026 08:15:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[DOXA artık Konyalı Saat güvencesi ile Türkiye'de]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/doxa-artik-konyali-saat-guvencesi-ile-turkiyede-2293/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/doxa-artik-konyali-saat-guvencesi-ile-turkiyede-2293/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_59A944-FE68FB-923BA3-F6D581-8F257C-194B77.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />1961 yılında saatçiliğin kalbi Sirkeci&#39;de açtığı mağazayla Türkiye&#39;de saatçilik kültürünün gelişiminde önemli bir rol üstlenen Konyalı Saat, 75 yılı aşkın deneyimiyle saat perakendeciliğinin en köklü ve güvenilir temsilcileri arasında yer alıyor. Dünyanın önde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_59A944-FE68FB-923BA3-F6D581-8F257C-194B77.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />1961 yılında saatçiliğin kalbi Sirkeci&#39;de açtığı mağazayla Türkiye&#39;de saatçilik kültürünün gelişiminde önemli bir rol üstlenen Konyalı Saat, 75 yılı aşkın deneyimiyle saat perakendeciliğinin en köklü ve güvenilir temsilcileri arasında yer alıyor. Dünyanın önde gelen saat markalarını tüketicilerle buluşturan Konyalı Saat; lüks, premium ve günlük yaşam segmentlerini kapsayan zengin marka portföyü, konsept mağazaları ve uzman teknik servis ağıyla sektörde fark yaratmayı sürdürüyor. Bu vizyon doğrultusunda marka, İsviçre saatçiliğinin köklü temsilcilerinden DOXA&#39;yı da portföyüne dahil ederek Türkiye&#39;deki saat tutkunlarına benzersiz bir marka deneyimi sunuyor.&nbsp;İş birliği kapsamında DOXA&#39;nın İsviçre merkez ofisinden gelen satış sorumlusu Anastasia Zanetti, Konyalı Saat satış danışmanlarına markanın tarihi, teknik altyapısı, mekanik kalibreleri ve koleksiyonlarına ilişkin kapsamlı bir eğitim programı gerçekleştirdi. Eğitim sayesinde Konyalı Saat ekibi, DOXA&#39;nın 130 yılı aşkın saatçilik mirasını ve teknik üstünlüğünü müşterilere en doğru şekilde aktarabilecek bilgi birikimini kazandı.Saatçilik kültürü bilgiyle güçleniyorKonuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Konyalı Saat Yönetim Kurulu Üyesi Tolga Arıkan; &#34;Konyalı Saat olarak müşterilerimize yalnızca dünyanın en seçkin saat markalarını sunmakla kalmıyor, aynı zamanda bu markaların köklü mirasını ve saatçilik kültürünü de en doğru şekilde aktarmayı önemsiyoruz. DOXA, mühendislik anlayışı, yenilikçi yaklaşımı ve köklü geçmişiyle saatçilik dünyasında ayrıcalıklı bir yere sahip. İsviçre merkez ofisinden gelen uzman ekibin gerçekleştirdiği eğitim sayesinde saha ekibimiz, markanın teknik özellikleri ve tarihine ilişkin kapsamlı bilgi edinme fırsatı yakaladı. Bu değerli mirası, Konyalı Saat&#39;in uzman satış danışmanlığı, satış sonrası hizmet anlayışı ve güçlü teknik servis altyapısıyla Türkiye&#39;deki saat severlerle buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz&#34; dedi.DOXA&#39;nın 130 yıllık İsviçre saatçilik mirası1889 yılında İsviçre&#39;nin Le Locle kentinde kurulan DOXA, hassas mekanizmaları, yenilikçi mühendislik anlayışı ve üstün işçiliğiyle saatçilik dünyasının köklü markaları arasında yer alıyor. 1905 ve 1906 yıllarında Dünya Fuarları&#39;nda kazandığı ödüllerle uluslararası başarısını tescilleyen marka, 1907 yılında geliştirdiği 8 Günlük DOXA Kalibresi ile de dönemin otomotiv endüstrisine yön veren yeniliklerden birine imza atarak Bugatti yarış otomobillerinde standart ekipman olarak tercih edildi.Marka, ilerleyen yıllarda profesyonel dalış saatleri alanındaki yenilikleriyle de saatçilik tarihine damga vurdu. Neuchâtel Gölü&#39;nde gerçekleştirilen testler sonucunda su altında en yüksek görünürlüğü sağlayan rengin parlak turuncu olduğu tespit edildi. DOXA&#39;nın cesur tasarım anlayışının simgesi haline gelen bu renk, bugün de markanın ikonik kimliğinin en ayırt edici unsurlarından biri olmayı sürdürüyor.DOXA deneyimine Konyalı Saat güvencesi eşlik ediyorDOXA&#39;nın Türkiye&#39;de sunulan tüm koleksiyonları, Konyalı Saat&#39;in uzman teknik servis ekibi ve yaygın satış sonrası hizmet ağıyla destekleniyor. Saat tutkunları, DOXA&#39;nın ikonik modellerini Konyalı Saat mağazalarında ve online satış kanallarında keşfederken, markanın global kalite standartlarına uygun satış sonrası hizmetlerden de faydalanabiliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 15 Jul 2026 10:44:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kentsel dönüşüme eşya depolama dopingi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kentsel-donusume-esya-depolama-dopingi-8779/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kentsel-donusume-esya-depolama-dopingi-8779/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5A0ACA-5397C6-FF9A26-58BBBD-164EEE-79659A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Küresel çaptaki araştırmalara göre eşya depolama sektörü 2025 yılını 76 milyar dolarlık ciro ile kapatırken, Türkiye'de bu rakam 2.2 milyar dolar olarak kayıtlara geçti. Kullanıcılar ev ile ofis eşyalarını başta kentsel dönüşüm olmak üzere deprem güçlendirme çalışmaları,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5A0ACA-5397C6-FF9A26-58BBBD-164EEE-79659A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Küresel çaptaki araştırmalara göre eşya depolama sektörü 2025 yılını 76 milyar dolarlık ciro ile kapatırken, Türkiye'de bu rakam 2.2 milyar dolar olarak kayıtlara geçti. Kullanıcılar ev ile ofis eşyalarını başta kentsel dönüşüm olmak üzere deprem güçlendirme çalışmaları, kapsamlı yenileme faaliyetleri, evlenme, boşanma, yurt dışında iş ve eğitim gibi nedenlerle depo kiralama hizmeti alma yoluna gidiyor. Aynı zamanda dünyada 9 trilyon dolar, Türkiye'de ise 5 trilyon Türk lirasına yükselen e-ticaret nedeniyle artan siparişlere yetişmek isteyen girişimcilerin stok ürünler için depo ihtiyacının artmasının sektördeki rolü büyük.Eşya depolama eskiye oranla daha ekonomik bir seçeneğe dönüştüğü için son dönemde gördüğü ilgi de artıyor.&nbsp; Kullanıcılar ev ya da ofis eşyalarını uzun uğraşlar sonucunda piyasa değerinin 10'da 1'i kadar ücretler karşılığında ikinci el dükkanları ile online kanalda satabilirken, yenilerini edinmek için ise az birkaç ay süren pazar ve model araştırmasının ardından özellikle mobilya ve beyaz eşyada 2-3 ay süren teslimat süreçlerini beklemek zorunda kalıyor. Yaşanan para, zaman ve emek kaybı nedeniyle eşya depolamak çok daha avantajlı bir seçeneğe dönüşüyor. 3+1 evin eşyasını baştan yenilemek 1 milyon TL'ye ulaşabilirken, aynı eşyayı 1 yıl depolamanın ortalama ücreti ise 180 bin TL.&nbsp;Dönüşümü hızlandıran rol üstlendiYine 3+1 evi kentsel dönüşüme giren vatandaşlar, aynı eşya ile İstanbul'da 80 bin TL bandında aylık konut kiralamak yerine birçok eşyasını depoya kaldırarak ayda 25 bin TL'ye 1+1 konutlara geçerek, inşaatlarının tamamlanmasını bekleme yoluna gidiyor. Bu kolaylık da Kadıköy, Bakırköy, Maltepe, Beşiktaş, Üsküdar, Sarıyer gibi kiraların yüksek olduğu semtlerde kentsel dönüşümün hızlanmasında öncü rol üstleniyor.&nbsp;Yılda 660 bin TL cepte kalıyorSektördeki eksiklikleri görerek bu alana yatırım yapan ve 2023 yılından itibaren İstanbul, Kocaeli, Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya'da 1.000'den fazla başarılı operasyona imza atan Troy Depo'nun kurucu ortağı Batuhan Yusuf Hakan, "3+1 evin eşyalarının tamamı yıllık 180 bin TL'ye depolanabiliyor. 1+1 eve sığacak kadarı çıkarıldığında rakam metreküp üzerinden hesaplanıyor ve ortalama yılda m3 hesabı ile 120 bin TL ödenebiliyor. 3+1 ev kiralayıp ayda 80 bin TL'den yılda 960 bin TL vermek istemeyen kullanıcılar, ayda 25 bin TL'den yılda 300 bin TL'ye konut kiralıyor, 660 bin TL kâr sağlamış oluyorlar" diye konuştu.&nbsp;Merdiven altı depolardan uzak durunKiralık depolara yoğun ilgi olduğunu aktaran Hakan, "Depolama konusunda yoğun bir ilgi olsa da sektörün en büyük eksikliğini güven oluşturuyor. Türkiye'de ne depolama ne de nakliye sektörü henüz kurumsallaşma süreçlerini tamamlamadı. Bu nedenle de artan depolama talebini karşılayabilmek için gün aşırı faaliyete geçen yeterli depolama alanına sahip olmayan, bu alanda deneyimi bulunmayan aynı zamanda finansal süreçleri sağlıklı yürütmeyen kuruluşlar, çok sayıda kullanıcıya farklı mağduriyetler yaşatıyor" dedi. Hakan şöyle devam etti: "Özellikle yanlış, hatalı ve eksik bilgilendirmeler en sık yaşanan sorunların başında geliyor. Depolama alanının koşullarının yetersizliği ilk sırada yer alıyor. Sözleşmeler ise başka bir sorun odağı konumunda bulunuyor. Bir seferinde ileri yaşta bir hanımefendi bizimle iletişime geçti. Eşyasını bir depoya göndermişler ama ne adres vermişler ne de sözleşme yapmışlar. Deponun yeri de belirsiz. Eşyasını bize göndermek istiyor ama nerede tutulduğuna dair bilgi de alamıyor. Buna ilişkin özellikle ileri yaştaki kullanıcılara yönelik çok sorun çıkarılıyor. Biz de sektördeki bu güvensiz uygulamalardan şikayetçiyiz. Bu tür merdiven altı depolardan uzak durmak gerekiyor."İlk kriteriniz memnuniyet olsunDepolama şirketi seçerken fiyattan önce müşteri memnuniyetine bakılması gerektiğini kaydeden Troy Depo'nun kurucu ortağı Batuhan Yusuf Hakan, "Yalnızca maddi değeri olan eşyaları depolamıyoruz. Özellikle kentsel dönüşüm nedeniyle 65 yaş ve üzeri büyüklerimizden talep görüyoruz. Onlar çocuklarını büyüttükleri, torunlarıyla oynadıkları, eşlerinin hatırasını barındıran eşyalara cansız varlık değil birer dost gözüyle bakıyor. Evleri tamamlanana dek 2 yıl boyunca bu şekilde özenle muhafaza edilmesini istiyor. Biz 6 şehirde 20'den fazla anlaşmalı modern depolama tesisleriyle çalışıyoruz. Artan taleple birlikte yenilerini ekliyoruz. Yalova ve Bodrum'a açılmayı planlıyoruz" diye konuştu.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 15 Jul 2026 10:17:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Geçen yıl yaklaşık 2,5 milyon kişi iller arasında göç etti]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gecen-yil-yaklasik-25-milyon-kisi-iller-arasinda-goc-etti-8147/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gecen-yil-yaklasik-25-milyon-kisi-iller-arasinda-goc-etti-8147/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_115DA0-EC2C4F-6E3846-0AB5AF-DAA309-CBF155.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin &#34;İç Göç İstatistikleri&#34; bültenini yayımladı.Buna göre, ülkede 2008 yılında yüzde 3,18 olan iller arası göç eden nüfus oranı, yıllar içinde inişli ve çıkışlı bir seyir izleyerek 2025&#39;te yüzde 2,87 oldu.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_115DA0-EC2C4F-6E3846-0AB5AF-DAA309-CBF155.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin &#34;İç Göç İstatistikleri&#34; bültenini yayımladı.Buna göre, ülkede 2008 yılında yüzde 3,18 olan iller arası göç eden nüfus oranı, yıllar içinde inişli ve çıkışlı bir seyir izleyerek 2025&#39;te yüzde 2,87 oldu. Bu çerçevede, Türkiye&#39;de geçen yıl 2 milyon 475 bin 19 kişi, iller arasında göç etti. Bu nüfusun yüzde 47,5&#39;ini erkekler, yüzde 52,5&#39;ini ise kadınlar oluşturdu.- En çok göç alan il İstanbul, en az göç alan il ArdahanTürkiye&#39;de iller arası göç eden nüfusun dağılımına bakıldığında, İstanbul&#39;un 329 bin 912 kişiyle en çok göç alan il olduğu görüldü. İstanbul&#39;u, 176 bin 833 kişiyle Ankara, 106 bin 83 kişiyle İzmir takip etti. En az göç alan iller ise 4 bin 914 kişiyle Ardahan, 5 bin 64 kişiyle Bayburt, 6 bin 78 kişiyle Tunceli oldu.İstanbul 371 bin 258 kişiyle en çok göç veren il olurken, bu ili 145 bin 661 kişiyle Ankara, 98 bin 728 kişiyle İzmir izledi. En az göç veren iller ise 5 bin 916 kişiyle Ardahan, 6 bin 388 kişiyle Bayburt, 7 bin 558 kişiyle Tunceli olarak belirlendi.- Geçen yıl en fazla göç hareketliliği 20-24 yaş grubundaGeçen yıl en fazla göç hareketliliği, 480 bin 185 kişiyle 20-24 yaş grubunda gerçekleşti. Söz konusu yaş grubunda göç edenlerin yüzde 41,5&#39;ini erkekler, yüzde 58,5&#39;ini ise kadınlar oluşturdu.Türkiye&#39;de, 2025 yılında iller arası göç eden 2 milyon 475 bin 19 kişiden, 564 bin 114&#39;ü hanedeki fertlerden birine bağımlı göç etti. Diğer göç etme nedenleri incelendiğinde, 510 bin 226 kişinin daha iyi konut ve yaşam koşulları, 406 bin 144 kişinin ise eğitim nedeniyle göç ettiği görüldü.Cinsiyete göre en önemli göç etme nedeni erkeklerde 253 bin 93 kişiyle daha iyi konut ve yaşam koşulları olurken, kadınlarda 334 bin 900 kişi ile hanedeki fertlerden birine bağımlı göç oldu. Erkeklerde, hanedeki fertlerden birine bağımlı göç ve tayin/iş değişikliği, kadınlarda ise eğitim ve daha iyi konut ve yaşam koşulları diğer önemli göç nedenleri arasında yer aldı.En fazla göç hareketliliğinin yaşandığı 20-24 yaş grubunun göç etme nedenleri incelendiğinde, bu hareketliliğin en önemli sebebinin eğitim olduğu belirlendi. Söz konusu yaş grubunda göç edenlerin 179 bin 612&#39;sinin eğitim, 75 bin 591&#39;inin işe başlamak/iş bulmak, 42 bin 391&#39;inin ise daha iyi konut ve yaşam koşulları nedeniyle göç ettiği tespit edildi.Öte yandan, 6 Şubat 2023&#39;te yaşanan deprem sonrasında başka bir ile göç eden kişilerden, deprem öncesindeki ikamet ettikleri illere geri dönen kişiler &#34;aile yanına/memlekete geri dönme&#34; başlığı altında değerlendirildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 14 Jul 2026 11:20:35 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kadınların güçlenmesine hibe desteği]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kadinlarin-guclenmesine-hibe-destegi-8681/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kadinlarin-guclenmesine-hibe-destegi-8681/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C5F71A-03A749-88475C-DBEC27-6999CE-05E829.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İbrahim Çeçen Vakfı, toplumsal gelişim çalışmalarını yeni bir aşamaya taşıyarak Ağrı, Ardahan, Iğdır, Kars illerini kapsayan TRA2 Bölgesi'nde kadınların sosyal ve ekonomik olarak güçlenmesini hedefleyen yeni hibe programını hayata geçirdi. Vakıf tarihinde bir ilk olma özelliği&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C5F71A-03A749-88475C-DBEC27-6999CE-05E829.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İbrahim Çeçen Vakfı, toplumsal gelişim çalışmalarını yeni bir aşamaya taşıyarak Ağrı, Ardahan, Iğdır, Kars illerini kapsayan TRA2 Bölgesi'nde kadınların sosyal ve ekonomik olarak güçlenmesini hedefleyen yeni hibe programını hayata geçirdi. Vakıf tarihinde bir ilk olma özelliği taşıyan "Kadınların Güçlenmesine Yönelik Sosyal Fayda Hibe Programı" kapsamında, kadın odaklı projelere mali destek sağlanacak.Kuruluşundan bu yana başta eğitim olmak üzere kalkınma ve sosyal yardım alanlarında yürüttüğü faaliyetlerle toplumsal gelişime katkı sunan İbrahim Çeçen Vakfı, Ağrı ve çevre illerde yerel kapasiteyi güçlendirmek amacıyla stratejik bir adım daha atıyor. Program; sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları, belediyeler, devlet üniversiteleri, devlet okulları ve meslek örgütlerinin kadınların güçlenmesine yönelik projelerini desteklemeyi amaçlıyor.Bölgedeki kadınları güçlendirecek projeler desteklenecekVakfın "dayanışmacı filantropi" anlayışının bir yansıması olan ve TRA2 Bölgesi'nin sosyo-ekonomik koşulları gözetilerek tasarlanan program kapsamında, kadınların sosyal ve ekonomik hayata daha güçlü katılımını destekleyen projelere kaynak aktarılacak. Programla, yerel ihtiyaçlara çözüm üreten, sosyal etki potansiyeli yüksek ve sürdürülebilir projelerin desteklenmesi hedefleniyor.Hibe programı kapsamında; kadına yönelik şiddetle mücadele, kırsal bölgelerde kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesi, kültür, sanat ve spor yoluyla kadınların sosyal hayata katılımının artırılması gibi alanlarda geliştirilecek projeler desteklenecek. Dezavantajlı grupların temel ihtiyaçlarına çözüm üretilmesi, bireylerin iyilik halinin artırılması ve sosyal dışlanmanın azaltılması da programın öncelikli odak alanları arasında yer alıyor."Kadınların yaşamında sürdürülebilir dönüşüm hedefliyoruz"Programın uzun vadeli hedeflerine ilişkin değerlendirmede bulunan İbrahim Çeçen Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Günseli Çeçen, şunları söyledi:"Kadınların ekonomik ve sosyal yaşamda daha güçlü yer almasının, bölgesel kalkınmanın en temel unsurlarından biri olduğuna inanıyoruz. Bu programla yalnızca projelere mali destek sağlamayı değil; kadınların yaşamlarına dokunan, sürdürülebilir ve kalıcı çözümleri desteklemeyi amaçlıyoruz. Bölgedeki kadınların potansiyelini açığa çıkaracak her adımın, toplumsal refaha ve ortak geleceğimize katkı sunacağına inanıyoruz."Geniş katılımlı bir destek modeli sunacakHibe programı; TRA2 Bölgesi'ndeki kamu kurumları, devlet üniversiteleri, belediyeler ve tüm kademelerdeki devlet okulları, kamu yararı ilkelerine uygun faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütlerinin başvurusuna açık olacak. Kadınların güçlenmesine yönelik projeleri desteklemek amacıyla hayata geçirilen program kapsamında hibeler doğrudan şahıslara değil, bu alanda proje geliştiren kurum ve kuruluşlara sağlanacak.Proje başına 50 bin TL ile 250 bin TL arasında mali destek sağlanacakİbrahim Çeçen Vakfı'nın icvakfi.org.tr web sitesi üzerinden başvuruları alınan hibe programının değerlendirme süreci; ihtiyaç analizi, sosyal etki potansiyeli, uygulanabilirlik ve sürdürülebilirlik gibi kriterler doğrultusunda bağımsız bir jüri tarafından yürütülecek.&nbsp; Program kapsamında proje başına 50 bin TL ile 250 bin TL arasında mali destek sağlanırken, projelerin uygulama süresi ise 6 ile 12 ay arasında olacak. Ayrıca, kurumlar arası iş birliğini teşvik etmek amacıyla Kamu-Üniversite-STK ortaklığıyla hazırlanan projeler ile eş finansman içeren başvurular değerlendirme sürecinde ek puan avantajına sahip olacak. Kadınların toplumsal ve ekonomik hayata daha güçlü katılımını desteklemeyi amaçlayan programın, bölgedeki kurumlar arasında iş birliğini artırması ve sürdürülebilir sosyal etki yaratması hedefleniyor.İbrahim Çeçen Vakfı, bu programla kadınların toplumsal ve ekonomik hayata daha güçlü katılımını desteklemeyi, bölgedeki kurumlar arasında iş birliğini artırmayı ve sürdürülebilir sosyal etki yaratmayı hedefliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 14 Jul 2026 09:44:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İstanbul Varlık'ta Genel Müdürlük görevine Sema Argın atandı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/istanbul-varlikta-genel-mudurluk-gorevine-sema-argin-atandi-1044/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/istanbul-varlikta-genel-mudurluk-gorevine-sema-argin-atandi-1044/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_11C419-C40A4E-333BE3-F8BC47-79C94B-8E11F0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin öncü yatırım hizmetleri ve varlık yönetimi gruplarından Ünlü &amp; Co'nun iştiraklerinden İstanbul Varlık Yönetim A.Ş.'nin üst yönetiminde görev değişikliği gerçekleşti. Şirkette uzun yıllardır Genel Müdür olarak görev yapan Tahir Selçuk Tuncalı, bu görevini&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_11C419-C40A4E-333BE3-F8BC47-79C94B-8E11F0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin öncü yatırım hizmetleri ve varlık yönetimi gruplarından Ünlü &amp; Co'nun iştiraklerinden İstanbul Varlık Yönetim A.Ş.'nin üst yönetiminde görev değişikliği gerçekleşti. Şirkette uzun yıllardır Genel Müdür olarak görev yapan Tahir Selçuk Tuncalı, bu görevini Sema&nbsp; Argın'a devrederken, Yönetim Kurulu'ndaki görevine ise devam edecek.İstanbul Varlık'ta en son Finans ve Yatırımlardan Sorumlu Yönetici Direktör olarak görev alan Sema Argın şirketin yeni Genel Müdürü olarak atanırken, Argın'ın Yönetim Kurulu üyeliğine atanması ise ilk Genel Kurul sonrasında gerçekleşecek. Argın, yeni görevinde şirketin tahsili gecikmiş alacak yönetimi alanındaki güçlü operasyonel kapasitesini, teknoloji destekli takip sistemlerini ve müşteri odaklı çözüm yaklaşımını daha ileri taşımaya odaklanacak.Bankacılık ve finans sektöründe 30 yıla yaklaşan deneyime sahip olan Sema Argın, lisans derecesini Marmara Üniversitesi İngilizce İktisat Bölümü'nden almış; yüksek lisans eğitimlerini ise State University of New York'ta MBA ve İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde Örgütsel Psikoloji alanlarında tamamlamıştır. Kariyerine Yapı Kredi Bankası'nda başlayan Argın, 20 yıldır Ünlü &amp; Co bünyesinde görev yapmaktadır. Ünlü &amp; Co'da tahsili gecikmiş alacak yönetimi iş kolunun kuruluşundan itibaren bu alanda üst düzey yöneticilik yapan Argın, İstanbul Varlık Yönetim A.Ş.'nin büyüme stratejisinin oluşturulması, portföy yatırımları ve operasyonel dönüşüm süreçlerinde aktif rol üstlenmiştir.Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Ünlü &amp; Co Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mahmut L. Ünlü, şunları söyledi:"Selçuk Tuncalı, İstanbul Varlık'ın kuruluşundan bugüne gelmesi ve sektörün önde gelen oyuncularından biri olması sürecinde önemli katkılar sundu. Kendisine değerli çalışmaları için teşekkür ediyorum. Sema Argın'ın ise finans alanındaki güçlü uzmanlığı, yönetim deneyimi ve İstanbul Varlık'taki kurumsal birikimiyle şirketimizin performansını daha da ileri taşıyacağına inanıyorum. Her iki liderimize de yeni görevlerinde başarılar diliyorum. Ünlü &amp; Co ve iştirakleri olarak 30 yıllık deneyimimizden aldığımız güçle, finansal sistemin gelişimini destekleyerek değer yaratan çözümler sunmaya devam edeceğiz."İstanbul Varlık Yönetim A.Ş. Genel Müdürü Sema Argın ise yeni görevine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:"İstanbul Varlık'ın güçlü kurumsal mirasını ve bugüne kadar ortaya koyduğu başarılı performansı daha ileri taşıma sorumluluğunu üstlenmekten mutluluk duyuyorum. Deneyimli ekibimizle birlikte tahsili gecikmiş alacak yönetimi alanında verimlilik, esneklik ve güven ilkeleri doğrultusunda çözüm üretmeye; müşterilerimizin finansal sisteme yeniden kazandırılmasına katkı sağlamaya devam edeceğiz. Önümüzdeki dönemde de teknoloji destekli operasyonel kabiliyetlerimizi, etkin portföy yönetimi yaklaşımımızı ve müşteri odaklı çözümlerimizi güçlendirerek hem sektörümüze hem de Ünlü &amp; Co ekosistemine sürdürülebilir değer yaratmayı hedefliyoruz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 13 Jul 2026 17:54:12 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Egemen eşitlik olmadan masa kurulmaz]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/egemen-esitlik-olmadan-masa-kurulmaz-8780/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/egemen-esitlik-olmadan-masa-kurulmaz-8780/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_33C378-0B7FF9-2D49A3-1FDF1B-105E7F-DF7C81.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan DİKMENKKTC&#39;nin geleceği, iki devletli çözüm, BM&#39;nin yeni Kıbrıs iddiaları ve Doğu Akdeniz&#39;deki güç dengeleri... KKTC Cumhurbaşkanı Özel Temsilcisi ve Gezici Büyükelçi Sayın Hüseyin Macit Yusuf, Kıbrıs meselesine ilişkin tartışmaları gazetemize değerlendirdi.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_33C378-0B7FF9-2D49A3-1FDF1B-105E7F-DF7C81.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan DİKMENKKTC&#39;nin geleceği, iki devletli çözüm, BM&#39;nin yeni Kıbrıs iddiaları ve Doğu Akdeniz&#39;deki güç dengeleri... KKTC Cumhurbaşkanı Özel Temsilcisi ve Gezici Büyükelçi Sayın Hüseyin Macit Yusuf, Kıbrıs meselesine ilişkin tartışmaları gazetemize değerlendirdi. Devletin tartışma konusu yapılamayacağını vurgulayan Hüseyin Macit Yusuf,&nbsp; &#34;Egemen eşitlik kabul edilmeden yeni bir müzakere süreci başlamamalıdır&#34; dedi. &#34;KKTC, tarihi bir mücadelenin eseridir&#34;Temmuz ayı Kıbrıs Türk halkı açısından ayrı bir anlam taşıyor. Ancak son yıllarda KKTC&#39;nin geleceğine ilişkin farklı görüşler gündeme geliyor. Siz bugün gelinen noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, tesadüflerin ya da geçici siyasi gelişmelerin ortaya çıkardığı bir yapı değildir. KKTC, Kıbrıs Türk halkının uzun yıllara yayılan varoluş mücadelesinin, ödediği ağır bedellerin ve kendi kendini yönetme iradesinin eseridir.1974 Kıbrıs Barış Harekâtı Kıbrıs Türk halkına güvenlik ve özgürlük kazandırırken, 15 Kasım 1983&#39;te Cumhuriyet&#39;in ilanı bu iradenin devletleşmesini sağlamıştır.Benim yaklaşımım yıllardır değişmedi. Kıbrıs Türk halkının meselesi hiçbir zaman azınlık hakları meselesi olmadı. Bu dava, egemenlik ve devlet olma mücadelesidir.Bugün KKTC tüm uluslararası ambargolara ve izolasyonlara rağmen varlığını sürdürüyor. Elbette ekonomik, idari ve siyasi sorunlarımız var. Bunların çözülmesi gerekiyor. Ancak bu sorunlar devletimizin meşruiyetini ya da Kıbrıs Türk halkının egemenlik hakkını tartışmaya açamaz.Beni asıl düşündüren konu ise milli meselelerin günlük siyasi tartışmaların parçası hâline getirilmesidir. Devlet, siyasi rekabetin konusu olmamalıdır. Hükümetler değişebilir; ancak devletin varlığı ve egemenliği ortak değerimiz olarak korunmalıdır.Bizim önceliğimiz devletimizi güçlendirmek ve dünyaya şu gerçeği anlatmaktır:Kıbrıs Türk halkı bu adanın eşit sahibidir ve hiçbir zaman bir azınlık olmamıştır.Yeni bir Kıbrıs planı hazırlanıyorsa bu kabul edilemezRum basınında, BM Genel Sekreteri&#39;nin Kişisel Temsilcisi Maria Ángela Holguín&#39;in yeni bir Kıbrıs planı hazırladığı yönünde haberler yer aldı. Bu iddiaları nasıl değerlendiriyorsunuz?Öncelikle kamuoyunda önemli bir kavram karmaşası bulunduğunu düşünüyorum. Sayın Holguín, Birleşmiş Milletler&#39;in Kıbrıs sorununa çözüm üretmekle görevlendirilmiş özel bir arabulucusu değildir. Kendisi yalnızca BM Genel Sekreteri&#39;nin Kişisel Temsilcisi olarak taraflar arasında ortak bir zemin bulunup bulunmadığını araştırmakla görevlidir.Dolayısıyla herhangi bir BM yetkilisinin Kıbrıs Türk halkının geleceğini belirleyecek yeni bir çözüm planı hazırlaması gibi bir yetkisi bulunmamaktadır.Rum basınında yer alan iddiaların resmî bir BM belgesine dayandığı da doğrulanmış değildir. Ancak kamuoyuna yansıyan başlıklar dikkatle değerlendirilmelidir.Maraş&#39;ın, Güzelyurt&#39;un veya Mesarya&#39;nın bir bölümünün toprak düzenlemesi adı altında gündeme getirilmesi, Türkiye&#39;nin etkin ve fiilî garantörlüğü yerine farklı uluslararası güvenlik modellerinin önerilmesi ya da Kıbrıs Türk halkının egemenliğini ortadan kaldıracak yeni ortaklık modelleri bizim açımızdan kabul edilebilir değildir. Geçmişte yaşanan süreçler de önemli dersler içeriyor.Kıbrıs Türk halkı Annan Planı&#39;na destek verdi, Rum tarafı ise reddetti. Buna rağmen uluslararası toplumun yaklaşımı değişmedi.Benzer şekilde Crans-Montana görüşmeleri de federasyon modelinin artık sürdürülebilir olmadığını açık biçimde ortaya koydu.Bu nedenle Birleşmiş Milletler&#39;in artık yeni çözüm senaryoları üretmek yerine sahadaki gerçeği tespit etmesi gerekiyor.Bugün Kıbrıs&#39;ta tarafların üzerinde uzlaşabildiği ortak bir zemin bulunmuyor. Öncelikle bu gerçeğin uluslararası toplum tarafından açık biçimde kabul edilmesi gerektiğine inanıyorum.&#34;Egemen eşitlik kabul edilmeden yeni bir müzakere başlamamalı&#34;&nbsp;Diplomasi yalnızca açıklamalarla yürütülemezEgemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelindeki iki devletli çözüm vizyonu sizce ulaşılabilir bir hedef mi?İki devletli çözüm yalnızca dile getirilen bir söylem olarak kalırsa zamanla etkisini kaybeder. Bunun devlet politikası hâline gelmesi ve uluslararası alanda kararlılıkla savunulması gerekir.Bugün Türkiye Cumhuriyeti&#39;nin devlet politikası da bu yöndedir. Türkiye Büyük Millet Meclisi&#39;nin kararları, Milli Güvenlik Kurulu&#39;nun yaklaşımı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu&#39;nda yaptığı KKTC&#39;nin tanınması çağrıları bu iradenin açık göstergeleridir. Aynı şekilde KKTC Cumhuriyet Meclisi de iki devletli çözümü benimseyen bir irade ortaya koymuştur.Ancak diplomasi yalnızca açıklamalarla yürütülemez.Hiçbir devlet uluslararası alanda oturduğu yerden tanınmamıştır. Dünyanın başkentlerine gitmek, parlamentolarla, düşünce kuruluşlarıyla, üniversitelerle ve uluslararası medya ile sürekli temas kurmak gerekir. Yıllardır yürüttüğüm diplomatik görevlerde şunu gördüm; haklı olmak tek başına yeterli değildir. Haklılığınızı dünyaya anlatacak güçlü ve sürdürülebilir bir diplomasiye de ihtiyaç vardır.Bugün hâlâ Rum tarafının oluşturduğu gündemin arkasından açıklama yapan taraf olmamalıyız. Kendi tezlerini ortaya koyan, uluslararası kamuoyunu etkileyen aktif bir diplomasi anlayışına geçmek zorundayız.Yeni bir kapsamlı müzakere sürecine başlanacaksa bunun ön şartı egemen eşitliğin ve eşit uluslararası statünün kabul edilmesidir.Çünkü egemen eşitlik kabul edilmeyen bir masada taraflar eşit değildir.Uluslararası statünüz tanınmıyorsa siz devlet olarak değil, bir toplum olarak müzakereye oturtulursunuz. Böyle bir zeminde kalıcı ve adil bir çözüm üretmek mümkün değildir.İki devletli çözüm ulaşılabilir bir hedeftir. Ancak bunun için kararlı, uzun soluklu ve sonuç odaklı bir diplomasi yürütülmesi şarttır.&#34;Toprak meselesi yalnızca ekonomi değil, milli güvenlik konusudur&#34;&nbsp;Yalnızca yasa çıkarmak yeterli değilKKTC&#39;de yabancılara taşınmaz satışı kamuoyunda sıkça tartışılıyor. Siz bu konuda nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz?Ben bu meseleyi yalnızca ekonomik açıdan değerlendirmiyorum. Kuzey Kıbrıs&#39;ın sınırlı bir coğrafyası ve sınırlı toprak kaynakları var. Bu nedenle taşınmaz edinimi aynı zamanda milli güvenlik açısından da ele alınması gereken stratejik bir konudur.Geçmiş yıllarda yabancıların taşınmaz edinimine ilişkin çeşitli yasal düzenlemeler yapıldı. Bunlar önemli adımlardır. Ancak yalnızca yasa çıkarmak yeterli değildir. Esas olan etkin denetim mekanizmasının işletilmesidir.Devletin şu soruların tamamına cevap verebilmesi gerekir:•	Kim taşınmaz satın alıyor?•	Hangi ülke vatandaşı?•	Gerçek yatırımcı kim?•	Şirketlerin arkasındaki ortaklık yapısı nedir?•	Yasal sınırlamalar farklı şirketler veya vekâlet yöntemleriyle aşılıyor mu?Bu bilgiler devlet tarafından eksiksiz biçimde takip edilmelidir. Yabancı yatırımına karşı değilim. KKTC&#39;nin yatırım çekmeye ihtiyacı vardır. Ancak yatırım ile kontrolsüz biçimde toprak el değiştirmesi aynı şey değildir. Özellikle kıyı bölgeleri, stratejik alanlar, tarım arazileri ve güvenlik açısından hassas bölgelerde çok daha dikkatli davranılması gerektiğine inanıyorum. Çünkü toprak bir kez el değiştirdiğinde bunun telafisi son derece güç olur.Bu nedenle yaklaşımım nettir: &#34;Yatırıma evet, milli güvenliği riske atacak kontrolsüz mülk edinimine hayır.&#34;&#34;Devlet günlük siyasetin değil, milli mutabakatın konusu olmalıdır&#34; Kıbrıs meselesi yalnızca dış politikada değil, iç siyasette de en çok tartışılan başlıklardan biri. Röportajımızın bu bölümünde, KKTC&#39;deki siyasi atmosferi ve Türk dünyasıyla ilişkileri yine KKTC Cumhurbaşkanı Özel Temsilcisi ve Gezici Büyükelçi Sayın Hüseyin Macit Yusuf'a sorduk.Farklı düşünceler zenginliktir, ancak devlet ortak paydadırKuzey Kıbrıs&#39;ta neden bu kadar farklı ses yükseliyor? Milli konularda ortak bir duruş oluşturulamıyor mu?Demokrasilerde farklı görüşlerin olması son derece doğaldır. Hatta bunun sağlıklı bir siyasi hayatın gereği olduğuna inanıyorum. Tek sesli bir toplum ne mümkündür ne de arzu edilir.Ancak devletin varlığı, egemenlik hakları ve milli dava söz konusu olduğunda ortak bir duruş sergilemek zorundayız. Bugün Rum tarafına baktığınızda çok sert siyasi rekabetler yaşandığını görürsünüz. Hükümetler değişir, partiler birbirini ağır şekilde eleştirir. Fakat Kıbrıs meselesine gelindiğinde, Rum yönetiminin temel tezleri konusunda büyük ölçüde ortak hareket edilir. Bizde ise, zaman zaman devletin varlığı bile siyasi tartışmaların konusu hâline getiriliyor. Bence asıl sorun da burada başlıyor. Elbette hükümet eleştirilebilir. Cumhurbaşkanı eleştirilebilir. Siyasi partiler eleştirilebilir. Demokrasinin gereği de budur.Ancak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti&#39;nin varlığı, Kıbrıs Türk halkının egemenliği ve Türkiye&#39;nin garantörlüğü günlük siyasi polemiklerin parçası olmamalıdır.Devlet kalıcıdır. Hükümetler ise gelir ve gider. Bu ayrımı doğru yapabilirsek hem iç siyasette hem de dış politikada çok daha güçlü bir duruş ortaya koyabiliriz. Benim inandığım şey, milli meselelerde ortak aklın oluşturulmasıdır.Devlet, hepimizin ortak çatısıdır.Türk dünyasıyla ilişkiler protokol ziyaretlerinin ötesine geçmeliTürk Cumhuriyetleri ile ilişkileri nasıl değerlendiriyorsunuz? Bundan sonra nasıl bir yol izlenmeli?Türk dünyası, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti açısından stratejik öneme sahip bir coğrafyadır. KKTC&#39;nin Türk Devletleri Teşkilatı&#39;nda gözlemci statüsü kazanması tarihi bir gelişmeydi. Ancak bunu nihai hedef değil, yeni bir başlangıç olarak görmek gerekir.Artık ilişkilerimizi yalnızca liderler düzeyindeki temaslarla sınırlamamalıyız.Kalıcı sonuçlar üretecek ekonomik, akademik ve kültürel iş birliklerine ağırlık vermeliyiz.Üniversiteler arasında ortak programlar geliştirilebilir. Öğrenci değişim projeleri artırılabilir. İş dünyasını buluşturacak ticaret platformları kurulabilir. Kültür ve gençlik projeleriyle toplumlar arasındaki bağlar güçlendirilebilir. Bunun yanında KKTC&#39;nin Türk dünyasında daha görünür olmasını sağlayacak sürekli bir tanıtım ve kamu diplomasisi yürütülmesi gerektiğine inanıyorum. Bu noktada Türkiye&#39;nin desteği son derece önemlidir.Doğu Akdeniz&#39;deki Kıbrıs Türk varlığı yalnızca KKTC&#39;nin meselesi değildir; aynı zamanda Türk dünyasının da ortak değeridir.Doğu Akdeniz&#39;de yeni güç dengesi kuruluyorÖnümüzdeki dönemde Kıbrıs meselesi açısından nasıl bir tablo öngörüyorsunuz? Bölgedeki kriz ortamı sona erebilir mi?&#34;Kıbrıs artık yalnızca bir müzakere konusu değildir. Doğu Akdeniz&#39;de yeni güç dengesi kuruluyor&#34;&nbsp;Bugün Doğu Akdeniz&#39;e ve çevremizdeki coğrafyaya baktığımızda yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte bir güç mücadelesi yaşandığını görüyoruz. Enerji kaynakları, deniz yetki alanları, ticaret yolları ve askeri üsler yeniden şekilleniyor. Kıbrıs da bu jeopolitik rekabetin merkezinde yer alıyor. Bu nedenle Kıbrıs meselesini artık yalnızca Türkler ile Rumlar arasında yürütülen bir müzakere süreci olarak değerlendirmek doğru olmaz.Bölgedeki gelişmeler, adanın stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. Bu süreçte Güney Kıbrıs Rum Yönetimi&#39;nin ABD, Fransa, İsrail ve Yunanistan ile geliştirdiği askeri ve stratejik iş birlikleri dikkatle takip edilmelidir.Biz de değişen güvenlik ortamına uygun yeni adımlar atmak zorundayız.Savunma ve Güvenlik İş Birliği Anlaşması imzalanmaLIBu çerçevede nasıl bir güvenlik politikası izlenmeli?Türkiye&#39;nin etkin ve fiilî garantörlüğü Kıbrıs Türk halkı için vazgeçilmezdir. Türkiye ile savunma iş birliği daha kurumsal hale gelmeli. Ancak, bölgesel güvenlik şartları değişirken mevcut yapının da güncellenmesi gerektiğini düşünüyorum.Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında kapsamlı bir Savunma ve Güvenlik İş Birliği Anlaşması imzalanmasının önemli olacağı kanaatindeyim.Böyle bir anlaşma, iki ülke arasındaki savunma ilişkilerini daha güçlü, daha kurumsal ve günümüzün güvenlik ihtiyaçlarına uygun bir zemine taşıyacaktır.Bölgedeki gelişmeler gösteriyor ki küçük devletlerin en büyük hatası, yaşananları yalnızca izlemek olur.KKTC&#39;nin yapması gereken; devlet kurumlarını güçlendirmek, savunma kapasitesini geliştirmek ve Türkiye ile stratejik iş birliğini daha da ileri taşımaktır.&#34;Kıbrıs Türk halkı artık belirsizlik içinde beklememeli&#34;&nbsp;Son olarak Türk halkına vermek istediğiniz mesaj nedir?Ben geleceğe karamsar bakmıyorum.Kıbrıs Türk halkı tarih boyunca çok ağır bedeller ödedi. Zor dönemlerden geçti, baskılarla karşılaştı, ambargolar altında yaşamını sürdürdü. Ancak tüm bu süreçlerde kendi kimliğini ve iradesini korumayı başardı. Bugün sahip olduğumuz devlet, bu mücadelenin en önemli kazanımıdır. Artık temel görevimiz, bu devleti daha güçlü kurumlarla geleceğe taşımaktır.Önümüzdeki dönemde Türkiye ile ilişkilerimizi daha da geliştirmeli, Türk dünyasıyla bağlarımızı güçlendirmeli ve uluslararası alanda çok daha etkin bir diplomasi yürütmeliyiz.Kıbrıs Türk halkının geleceğinin, iki egemen devletin karşılıklı saygı ve iyi komşuluk temelinde varlığını sürdürdüğü bir modelde şekilleneceğine inanıyorum.Devletimizden, egemenliğimizden ve güvenliğimizden taviz vermeden yolumuza devam edeceğiz.Çünkü tarih, haklılığını kararlılıkla savunan milletlerin önüne mutlaka yeni fırsatlar çıkarır.Ben de Anafartalar Lisesinde okudum ve Dikmen köyünün ben ve ailem için değeri büyük. Bu nedenle Kıbrıs konusunda hep olumlu düşünmek hep güzele ulaşmak benim de dileğim.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 12 Jul 2026 02:40:15 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dijital usta platformu Mr Usta Bursa'da hizmete başlıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dijital-usta-platformu-mr-usta-bursada-hizmete-basliyor-556/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dijital-usta-platformu-mr-usta-bursada-hizmete-basliyor-556/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6C7099-01581D-FE394E-7C9584-6B66B5-FB70D3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ustalık gerektiren hizmetlerde güven, hız ve kaliteyi dijital bir platformda buluşturan Mr Usta, Türkiye genelindeki büyüme yolculuğunu sürdürüyor. İstanbul, Ankara ve İzmir'de aktif olarak hizmet veren platform, şimdi Bursa'da da kullanıcılarıyla buluşmaya hazırlanıyor.&nbsp; Platform,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6C7099-01581D-FE394E-7C9584-6B66B5-FB70D3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ustalık gerektiren hizmetlerde güven, hız ve kaliteyi dijital bir platformda buluşturan Mr Usta, Türkiye genelindeki büyüme yolculuğunu sürdürüyor. İstanbul, Ankara ve İzmir'de aktif olarak hizmet veren platform, şimdi Bursa'da da kullanıcılarıyla buluşmaya hazırlanıyor.&nbsp; Platform, usta arama, teklif toplama ve fiyat karşılaştırma gibi süreçleri ortadan kaldırarak hizmet deneyimini uçtan uca dijitalleştiriyor."Amacımız, her şehirde aynı güvenilir, şeffaf ve kaliteli hizmet deneyimini sunmak"&nbsp;Mr Usta, Bursa'da taşınma, elektrik ve sıhhi tesisat çözümleri, klima ve kombi bakım ve montajı, boya, badana ve tadilat gibi temel hizmetlerin yanı sıra mobilya montajı ve renovasyon, temizlik, kuru temizleme ve çamaşır hizmetleri ile cep telefonu ve teknik cihaz tamiri gibi birçok farklı alanda da kullanıcıların ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Tüm bu hizmetler tek bir dijital platform üzerinden erişilebilir hale getirilerek, toplamda 25'ten fazla hizmet kategorisiyle günlük yaşamın farklı ihtiyaçları tek noktada buluşturuluyor.Mr Usta CEO'su Ayşe Pehlivaner Güney Bursa açılımına ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "Türkiye'de büyüme stratejimizi adım adım hayata geçirirken, her yeni şehir bizim için yalnızca bir genişleme değil, aynı zamanda hizmet kalitemizi daha fazla kullanıcıyla buluşturma anlamına geliyor. İstanbul, Ankara ve İzmir'de elde ettiğimiz deneyim, bize doğru modelle ilerlediğimizde kullanıcı memnuniyetinin ne kadar güçlü bir şekilde artabildiğini gösterdi. Bursa ile bu standardı daha da geniş bir coğrafyaya taşıyoruz. Amacımız yalnızca daha fazla şehirde olmak değil, her şehirde aynı güvenilir, şeffaf ve kaliteli hizmet deneyimini sunmak."Dijital planlama ile sorunsuz hizmet deneyimi&nbsp;Kullanıcılar, ustayla tek tek iletişime geçme, teklif bekleme veya pazarlık yapma ihtiyacı olmadan diledikleri tarih ve saat aralığını seçerek online rezervasyon oluşturabiliyor. Mr Usta'da hizmet süreci; doğrulanmış ustalar, standartlaştırılmış operasyon yapısı ve hizmet sonrası garanti sistemi ile desteklenerek uçtan uca güvenli ve kontrollü bir deneyim sunuyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 11 Jul 2026 12:55:44 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ambalaj sektöründe satışlar yüzde 13,5 arttı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ambalaj-sektorunde-satislar-yuzde-135-artti-3265/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ambalaj-sektorunde-satislar-yuzde-135-artti-3265/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_90878C-A9C356-60294B-EF81DA-2EC6C8-4E9B13.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından hazırlanan Türkiye&#39;nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması'nın 2025 yılı sonuçlarına göre, 16&#39;sı Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) üyesi olmak üzere toplam 25 ambalaj sektörü firması listede yer aldı. Bir önceki yıl ise listede&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_90878C-A9C356-60294B-EF81DA-2EC6C8-4E9B13.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından hazırlanan Türkiye&#39;nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması'nın 2025 yılı sonuçlarına göre, 16&#39;sı Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) üyesi olmak üzere toplam 25 ambalaj sektörü firması listede yer aldı. Bir önceki yıl ise listede 18&#39;i ASD üyesi 28 firma yer almıştı.2025 yılında 25 firmanın gerçekleştirdiği üretimden satışlar yüzde 13,48 artışla 248,3 milyar TL&#39;den 281,8 milyar TL&#39;ye çıktı. İhracatları ise yüzde 9,32 düşüşle 913 milyon dolara geriledi. 25 firmanın toplam çalışan sayısı da yüzde 20,44 düşüşle 10 bin 395 kişiye indi. Ambalaj sektöründeki firmaların üretimden satışları 2025'te toplam içerisinde yüzde 2,5&#39;lik pay alırken, ihracattaki payları yüzde 0,9, çalışan sayısındaki payları ise yüzde 1,3 olarak gerçekleşti.AMBALAJ SANAYİ GÜCÜNÜ ORTAYA KOYDUAmbalaj sanayinin küresel ekonomide yaşanan zorlu koşullara, artan maliyetlere ve dış pazarlardaki daralmaya rağmen üretimden satışlarını artırmayı başararak üretim gücünü ve dayanıklılığını bir kez daha ortaya koyduğunu belirten ASD Başkanı Zeki Sarıbekir, &#34;Ancak aynı dönemde ihracatta yaşanan gerileme ve özellikle çalışan sayısındaki düşüş, sektörümüz açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken önemli bir tabloyu işaret ediyor. İstihdamdaki bu azalma, yalnızca ambalaj sektörünün değil, genel sanayi ekosisteminin karşı karşıya olduğu maliyet baskılarının ve rekabet koşullarının bir yansımasıdır.&#34; dedi.Zeki Sarıbekir değerlendirmelerine şöyle devam etti:&#34;Ambalaj sanayisi, ihracatçı sektörlerin en önemli çözüm ortaklarından biri olarak gıdadan kimyaya, otomotivden beyaz eşyaya kadar birçok sektörün küresel rekabet gücüne katkı sağlıyor. Dolayısıyla ambalaj sektörünün güçlenmesi, Türkiye sanayisinin tamamının güçlenmesi anlamına geliyor. Önümüzdeki dönemde finansmana erişimin kolaylaştırılması, ihracatçının rekabetçiliğini artıracak desteklerin sürdürülmesi ve yeşil dönüşüm yatırımlarının teşvik edilmesiyle sektörümüzün istihdam oluşturan ve ihracatını artıran bir büyüme ivmesi yakalayacağına inanıyoruz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 11 Jul 2026 12:31:00 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Deniz Kızı Kadın Yelken Kupası 18 Ekim'de]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/deniz-kizi-kadin-yelken-kupasi-18-ekimde-2647/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/deniz-kizi-kadin-yelken-kupasi-18-ekimde-2647/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9DC189-E2634F-04AE32-6B4B10-DEF373-268386.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Deniz Kızı Kadın Yelken Kupası, 11 yıldır kadınların yelken sporuna olan ilgisini desteklerken; fiziksel ve zihinsel sınırları zorlayarak bireysel cesareti artırıyor, ortak strateji geliştirme ve doğayla uyum içinde hareket etme kabiliyeti kazandırıyor. Yelkencilikte kadın varlığını&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9DC189-E2634F-04AE32-6B4B10-DEF373-268386.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Deniz Kızı Kadın Yelken Kupası, 11 yıldır kadınların yelken sporuna olan ilgisini desteklerken; fiziksel ve zihinsel sınırları zorlayarak bireysel cesareti artırıyor, ortak strateji geliştirme ve doğayla uyum içinde hareket etme kabiliyeti kazandırıyor. Yelkencilikte kadın varlığını güçlendirerek toplumsal cinsiyet eşitliğinin benimsenmesine katkı sunan organizasyon, iş dünyasından da büyük ilgi görüyor.Kupa; kurumsal hayatta ihtiyaç duyulan takım çalışması, çevik karar alma ve esnek liderlik gibi refleksleri denizde deneyimleme fırsatı sunuyor. Bugüne kadar 80'den fazla ekibin yarıştığı organizasyon; şirketlerin işveren markası, çalışan bağlılığı ve kadın liderliği vizyonlarını sergileyebilecekleri bir platform olmanın yanında, üniversite kulüplerini ve bireysel kadın yelken takımlarını da aynı rüzgârda buluşturmaya devam ediyor.11. Deniz Kızı Kadın Yelken Kupası 18 Ekim'de!Türkiye Yelken Federasyonu himayesinde, BAU International Sailing Club (BAUISC) teknik koordinasyonunda 18 Ekim Pazar Günü Kalamış - Adalar parkurunda gerçekleşecek organizasyonda en az 16 saatlik temel yelken eğitimi almış&nbsp; ekipler; IRC ve Gezgin sınıflarında, coğrafi ve şamandıra yarışlarında mücadele edecek. Rüzgârın durumuna göre sabah saatlerinde başlayıp gün boyu denizde kıyasıya bir rekabete sahne olacak yarışın kazananları, ödül töreninde kupalarına kavuşacak."İyiliğe Yelken Açıyoruz" mottosuyla sivil toplum kuruluşları destekleniyor.Deniz Kızı Kadın Yelken Kupası, kadınların denizdeki varlığını desteklerken sosyal fayda odağıyla da öne çıkıyor. İlk yılından bu yana "İyiliğe Yelken Açıyoruz" mottosuyla hareket eden organizasyon, her yıl kadın veya çocuğu odağına alan Türkiye'nin saygın sivil toplum kuruluşlarına katkı sağlayarak sosyal faydanın tabana yayılmasına katkıda bulunuyor.Geçmiş dönemlerde kupada yarışan ekipler kategorilerine göre şu şekilde sıralanıyor:Kurumsal Takımlar; AÇEV, Akkök Holding, Akpa Chemicals, Alize, Anadolu Hayat Emeklilik, Angel of CMC Holding, Arçelik, Borusan, Bosch – Gemini, BSH Ev Aletleri, Burgan On Bankacılık, BurganBank, Çimsa, Deniz Kuvvetleri, Doğuş Grubu, Dunapack Dentaş, Edenred, Eker, Eti, Fiba Faktoring, Ford Otosan, Garanti Bankası, Garanti Emeklilik, GSK, Hepsiburada, ICE Yacht Yelken Takımı, Innova, İstanbul Yelken Kulübü, Kadın Yelkenciler SKD, Kotex, Lipton Luce, Logo Yazılım, Media Markt, Mercedes Benz Türk, MSI, Nissan, Organik Kimya, Pegasus Hava Yolları, Permolit, Pfizer, Polat Enerji, Ravago, Sahibinden.com, Shape Club – Bonetastic, Skechers Kadın Yelken Takımı, Şenpiliç, TUSAŞ Kadın Yelken Takımı, Tüpraş, Türk Telekom, TWRE ve Uniliver.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 10 Jul 2026 18:29:01 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TMSF, Birinci Hastanesi'ni satışa çıkardı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tmsf-birinci-hastanesini-satisa-cikardi-9260/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tmsf-birinci-hastanesini-satisa-cikardi-9260/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FC8A33-F84A93-20A924-F8E917-EED853-63B10F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />TMSF&#39;nin Birinci Hastanesi Ticari ve İktisadi Bütünlüğü&#39;nün satışına ilişkin ihale ilanı, Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.Muhammen bedelinin 546 milyon 500 bin lira olarak belirlendiği ihalede, kapalı zarf ve açık artırma usulleri birlikte uygulanacak.İhaleye katılabilmek&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FC8A33-F84A93-20A924-F8E917-EED853-63B10F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />TMSF&#39;nin Birinci Hastanesi Ticari ve İktisadi Bütünlüğü&#39;nün satışına ilişkin ihale ilanı, Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.Muhammen bedelinin 546 milyon 500 bin lira olarak belirlendiği ihalede, kapalı zarf ve açık artırma usulleri birlikte uygulanacak.İhaleye katılabilmek için 54 milyon 650 bin lira teminat ücreti yatırılması ve 28 Temmuz saat 16.00&#39;ya kadar kapalı ve üzeri imzalı zarf içinde teklif verilmesi gerekiyor. Söz konusu ihaleye ilişkin açık artırma ise 29 Temmuz saat 11.00&#39;de TMSF&#39;nin İstanbul Esentepe&#39;deki binasında gerçekleştirilecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 10 Jul 2026 09:18:36 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tiens'te üst düzey atama]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tienste-ust-duzey-atama-8830/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tienste-ust-duzey-atama-8830/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CD457B-F70B28-A2EAF1-8CEA6B-A76FBF-4CF82D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />1991 yılında Çin&#39;in Tianjin kentinde kurulan, takviye edici gıdalardan kişisel bakım ürünlerine, sağlıklı yaşam çözümlerinden eğitim ve girişimcilik programlarına uzanan geniş bir ekosistemle faaliyet gösteren Tiens, Türkiye yapılanmasını deneyimli yönetici Ömer Barış&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CD457B-F70B28-A2EAF1-8CEA6B-A76FBF-4CF82D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />1991 yılında Çin&#39;in Tianjin kentinde kurulan, takviye edici gıdalardan kişisel bakım ürünlerine, sağlıklı yaşam çözümlerinden eğitim ve girişimcilik programlarına uzanan geniş bir ekosistemle faaliyet gösteren Tiens, Türkiye yapılanmasını deneyimli yönetici Ömer Barış Turan&#39;a emanet etti. Wellness ve doğrudan satış sektörlerinde uzun yıllara dayanan deneyime sahip Turan, Tiens Türkiye&#39;de sürdürülebilir büyüme, distribütör gelişimi ve marka yapılanmasına liderlik edecek.İstanbul Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi&#39;nde lisans, İstanbul Üniversitesi İşletme Bölümü&#39;nde yüksek lisans eğitimini tamamlayan Ömer Barış Turan, kariyerine satış yönetimi alanında başladı. 2005-2011 yılları arasında ulusal ve uluslararası şirketlerde satış müdürlüğü ve satış direktörlüğü görevlerini üstlenen Turan, 2011-2018 yılları arasında LR Health &amp; Beauty Türkiye Ülke Müdürü olarak görev yaptı. Aynı dönemde, 2017-2018 yıllarında Türkiye Doğrudan Satış Derneği Başkanlığı görevini üstlenerek sektörün gelişimine katkı sundu. 2019-2025 yılları arasında Vorwerk Türkiye Genel Müdürü olarak görev yapan Turan, şimdi ise kariyerine Tiens Türkiye Ülke Müdürü olarak devam edecek.Yeni görevinde Tiens&#39;in Türkiye&#39;deki büyüme hedeflerine liderlik edecek olan Ömer Barış Turan, distribütör ağının güçlendirilmesi, operasyonel verimliliğin artırılması ve markanın Türkiye pazarındaki konumunun pekiştirilmesine odaklanacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 09 Jul 2026 13:19:48 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[SPK'den 3 kişiye geçici işlem yasağı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/spkden-3-kisiye-gecici-islem-yasagi-5358/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/spkden-3-kisiye-gecici-islem-yasagi-5358/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1062CB-83D508-E604F0-58564B-0D4079-313AEB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />SPK bültenine göre, Kurul, GSD Denizcilik Gayrimenkul İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ (GSDDE) ile Şekerbank TAŞ&#39;nin (SKBNK) pay piyasalarında gerçekleştirilen işlemlerden dolayı yatırımcıların hak ve yararlarının korunmasını teminen, yapay piyasa oluşturmaya yönelik işlemlerin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1062CB-83D508-E604F0-58564B-0D4079-313AEB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />SPK bültenine göre, Kurul, GSD Denizcilik Gayrimenkul İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ (GSDDE) ile Şekerbank TAŞ&#39;nin (SKBNK) pay piyasalarında gerçekleştirilen işlemlerden dolayı yatırımcıların hak ve yararlarının korunmasını teminen, yapay piyasa oluşturmaya yönelik işlemlerin engellenmesi amacıyla 3 kişiye 9 Temmuz itibarıyla borsalarda 6 ay süreyle geçici işlem yasağı uygulanmasını kararlaştırdı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 09 Jul 2026 08:26:33 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Okulların kapanışı ve NATO Zirvesi başkenti hareketlendirdi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/okullarin-kapanisi-ve-nato-zirvesi-baskenti-hareketlendirdi-5305/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/okullarin-kapanisi-ve-nato-zirvesi-baskenti-hareketlendirdi-5305/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_99673B-842922-718BC8-137666-1199AE-ACB24A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin lider seyahat platformu ENUYGUN.com&#39;un verilerine göre, okulların tatil olmasıyla beraber yaz sezonunun tam anlamıyla başlaması otobüs bileti satışlarında büyük hareketlilik yaşattı. Bu hareketliliğe, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da düzenlenecek olan NATO Zirvesi&#39;nin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_99673B-842922-718BC8-137666-1199AE-ACB24A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin lider seyahat platformu ENUYGUN.com&#39;un verilerine göre, okulların tatil olmasıyla beraber yaz sezonunun tam anlamıyla başlaması otobüs bileti satışlarında büyük hareketlilik yaşattı. Bu hareketliliğe, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da düzenlenecek olan NATO Zirvesi&#39;nin etkisi de eklendi.Karne heyecanının ardından tatil beldelerine ve memleketlerine gitmek için harekete geçen pek çok Ankaralı rotasını oluştururken, şehirde zirve nedeniyle uygulanacak trafik düzenlemeleri ve yol kapanmaları da pek çok kişinin planını erkene almasına, başkent çıkışlı bilet talebinin artmasına neden oldu.En çok artış gösteren rotanın başında Ankara varENUYGUN.com'un otobüs bileti satış verilerine göre, satışların en çok gerçekleştiği rotaların başında Ankara çıkışlı rotalar geliyor.&nbsp; Verilere göre, son haftalarda bilet satışının en fazla arttığı rota Ankara (AŞTİ)-İzmir olurken, onu hemen ardından Ankara (AŞTİ) – Antalya rotası takip etti. Bu iki tatil bölgesi, grafikte en yüksek ivmeyi yakalayarak başkentlilerin yaz tatili için sahil şeridine gittiğini gösteriyor.İstanbul ve Anadolu şehirlerinde de hareketlilik görülüyorBaşkentten sadece sahil bölgelerine değil, metropollere ve memleket ziyaretlerine yönelik seyahatlerde de ciddi bir artış yaşanıyor. Ankara (AŞTİ) çıkışlı İstanbul seferleri (Ataşehir Dudullu, Esenler ve Alibeyköy otogarlarına) en çok satış artışı gösteren rotalar arasında üst sıralarda yer aldı. Aynı şekilde Ankara-Kayseri ve Ankara- Gaziantep rotalarındaki artış da, memleket ziyaretlerinin veya kültür turlarının bu dönemde hızlandığına işaret ediyor.&#34;NATO Zirvesi'nin yoğunluğu tatil fırsatına dönüştü&#34;Verilerdeki bu dikkat çekici tabloyu değerlendiren ENUYGUN.com Otobüs İş Geliştirme Müdürü Furkan Ayyıldız: &#34;Okulların kapanmasıyla birlikte yaz aylarında sahil kesimlerine ve Anadolu&#39;ya olan talebin artması her yıl beklediğimiz bir durum. Ancak bu yıl, okul tatilinin hemen ardından 7-8 Temmuz&#39;da gerçekleşecek NATO Zirvesi, Ankara çıkışlı otobüs bileti satışlarındaki bu ivmeyi çok daha belirgin hale getirdi. Tatil planını halihazırda yapmış olan Ankaralılar, zirve dönemindeki ulaşım yoğunluğunu ve trafik düzenlemelerini de hesaba katarak seyahatlerini öne çekti. Bu da başkent çıkışlı rotalarda talebi belirgin şekilde artırdı."şeklinde konuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 08 Jul 2026 21:16:25 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Bence İran'la ateşkes bitti"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bence-iranla-ateskes-bitti-2415/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bence-iranla-ateskes-bitti-2415/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3C9A47-C6A1EC-3A5F32-79C49F-95D8BC-F534A1.jpeg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ABD Başkanı Donald Trump ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara&#39;daki NATO Liderler Zirvesi&#39;nde basın toplantısında konuştu.Trump buradaki konuşmasında İspanya ile tüm ticareti kesmeyi düşündüğünü belirtti.İspanya&#39;nın kötü bir NATO ortağı olduğunu belirten Trump&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3C9A47-C6A1EC-3A5F32-79C49F-95D8BC-F534A1.jpeg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ABD Başkanı Donald Trump ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara&#39;daki NATO Liderler Zirvesi&#39;nde basın toplantısında konuştu.Trump buradaki konuşmasında İspanya ile tüm ticareti kesmeyi düşündüğünü belirtti.İspanya&#39;nın kötü bir NATO ortağı olduğunu belirten Trump &#34;Ne katılım gösteriyor, ne para ödüyorlar, bütün ticareti kesmeyi düşünüyorum. Onlarla artık ticaret yapmamız gerekmiyor.&#34; diye konuştu.Bir gazetecinin İran sorusuna cevap veren Trump, &#34;Bence İran&#39;la ateşkes bitti. Onlar yalancı&#34; dedi.İran ile ateşkesin bittiğini belirten Trump &#34;Bana göre mutabakat zaptı da ortadan kalktı. İran&#39;ı hasta insanlar yönetiyor. Bunlar gerçekten dolandırıcılık yapıyorlar. Bir anlaşma yaptık, nükleer silah olmayacak dediler, sonra böyle bir şey konuşmadık dediler. Bana sorarsanız bence herşey bitti&#34; ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 08 Jul 2026 12:55:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Etkili bir insansız hava aracı savunma sistemi kuruyoruz"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/etkili-bir-insansiz-hava-araci-savunma-sistemi-kuruyoruz-3738/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/etkili-bir-insansiz-hava-araci-savunma-sistemi-kuruyoruz-3738/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C7C13F-85B030-69ED1C-21E683-BF7EFD-C4FB6F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Rutte, 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi çerçevesinde Ankara&#39;da düzenlenen Savunma Sanayii Forumu&#39;nda İttifak&#39;ın yeni projelerine dair konuştu.Bugün Savunma Sanayii Forumu kapsamında yapılan proje duyurularının, NATO&#39;nun sanayiyle etkileşimiyle başladığını&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C7C13F-85B030-69ED1C-21E683-BF7EFD-C4FB6F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Rutte, 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi çerçevesinde Ankara&#39;da düzenlenen Savunma Sanayii Forumu&#39;nda İttifak&#39;ın yeni projelerine dair konuştu.Bugün Savunma Sanayii Forumu kapsamında yapılan proje duyurularının, NATO&#39;nun sanayiyle etkileşimiyle başladığını belirten Rutte, &#34;Basitçe ve hızlıca olmasını istiyoruz. Kendimizi sizler olmadan savunamayız. Bu nedenle bugün &#39;NATO Front Door for Industry&#39;i duyuruyoruz. Bu, sanayi sektörünün fırsatların farkında olması ve İttifak ile etkileşimi kolaylaştırmak için yeni bir platform.&#34; dedi.Rutte, bu platform ile her şeye erişim sağlanabileceğini belirterek, ilerleyen aylarda geliştirmeyi sürdürecekleri platformun 2027&#39;de tam olarak kullanılabileceğini söyledi.Bu dönemin, NATO&#39;nun sanayiyle ilişkilerinde yeni bir aşamayı teşkil ettiğine işaret eden Rutte, sanayi üretimi alanında transatlantik işbirliğine yönelik &#34;NATO Engine&#34; adlı yeni bir girişimi de duyurdu.Rutte, sözlerini şöyle sürdürdü:&#34;Özellikle hava savunması ve saldırı kapasitesi gibi en çok ihtiyaç duyduğumuz bazı kabiliyetler söz konusu olduğunda, hiçbir ülke, büyük ve giderek artan talebi karşılamak için gerekli sanayi kapasitesine tek başına sahip değil. Silah depolarımızı ve üretim kapasitemizi yeniden inşa etmek ve rakiplerimizi geride bırakmak için, büyük ölçekte kabiliyetler geliştirmemiz ve inovasyonu hızlandırmamız gerekiyor.&#34;&#34;NATO Engine&#34; programının, en umut vadeden şirketlere büyük yatırımlara gerek kalmadan sınır ötesi üretim ve işbirliğini genişletmelerine destek olacağını anlatan Rutte, mevcut kapasitesi bulunan fabrikalar ve ileri üretim tesislerinden oluşan bir ağ kurulacağını ve atıl kapasiteyi hızlı üretim yapmak isteyenlerle eşleştirerek üretimin önemli ölçüde artmasını sağlayacaklarını vurguladı.- Materyallerin istikrarlı tedarikine yönelik projeBirkaç NATO müttefikinin yeni çok uluslu tedarik koalisyonuna katılacağını duyuran Rutte, bunun ihtiyaç duyulan çeşitli kabiliyetleri elde etme noktasında İttifak&#39;a yardımcı olduğunu dile getirdi.Rutte, &#34;Müttefikler, talebi ve tutarlı tedarik yaklaşımlarını, endüstriyel kapasite çalışmaları ve yatırımları bir araya getirerek, belirli kapasite eksikliklerini gerçekten gidermeye başlayabilir.&#34; diye konuştu.ABD ve önde gelen bazı savunma sanayi şirketlerinin bu sektördeki büyük Avrupa aktörleriyle yeni sanayi işbirliği girişimleri konusunda anlaştığını aktaran Rutte, bunun Avrupa&#39;da ABD&#39;nin temel kabiliyetlerini üretmeye ve sürdürmeye devam etmesini sağlayacağını söyledi.Rutte, bu adımların, NATO&#39;nun birliğini gösterdiğine dikkati çekerek, birlikte daha fazlasına ulaşabileceklerinin altını çizdi.İttifak&#39;ın savunmasının hazır ve güçlü olması için sanayinin ve tedarik zincirlerinin sağlam ve güvenli olması gerektiğinin altını çizen Rutte, bu bağlamda olası şoklar ve aksamalardan bağımsız olarak önemli sektörlerde, istikrarlı bir materyal ve bileşen tedarikinin sağlanmasına ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.Rutte, birkaç müttefikin savunma sektöründe önemli materyallerin, parçaların ve geri dönüştürülmüş ürünlerin elde edilmesi, depolanması ve ulaştırılması üzerine birlikte çalıştığını, bu projenin güvenliği artırmak için en iyi yolun işbirliği yaklaşımı olduğuna dair güçlü inancı gösterdiğini vurguladı.- İnsansız hava araçlarının etkin kullanımına yönelik projeRutte, insansız hava araçlarının (İHA) modern savaşın karakteristiği olduğuna, savaş alanında belirleyici unsur haline geldiklerine ve bunun Ukrayna&#39;da, Orta Doğu&#39;da ve NATO içerisinde açıkça görüldüğünü işaret etti.Bu bağlamda NATO&#39;nun büyük ölçekte İHA&#39;ları konuşlandırma ve kullanma becerilerini hızla genişlettiğini kaydeden Rutte, &#34;Aynı zamanda insansız hava araçlarını tespit etmek, tanımlamak ve etkisiz hale getirmek için etkili bir insansız hava aracı savunma sistemi kuruyoruz.&#34; ifadesini kullandı.Rutte, bu nedenle &#34;NATO Drone Edge&#34; girişimini duyurduklarını belirterek, &#34;Bu girişimle müttefikler, önümüzdeki 5 yıl boyunca insansız hava araçlarına karşı savunma kapasitelerine 40 milyar doların üzerinde yatırım yapacak.&#34; şeklinde konuştu.Bu kapasitenin etkin şekilde kullanılabilmesi için müttefiklerin silahlı kuvvetlerinde 2027&#39;ye 5 kat daha fazla insansız hava aracı operatörü yetiştirmeyi de taahhüt ettiğini anlatan Rutte, NATO&#39;nun müttefiklerini taahhütlerini yerine getirmeleri için çeşitli yollarla destekleyeceğini belirtti.Rutte, İHA karşıtı kabiliyetlerin büyük çapta ve hızla sağlanmasını amaçladıklarını kaydederek, NATO&#39;nun İHA eğitimi kapasitesini de artırdığını, bu bağlamda &#34;NATO Flight Training Europe&#34; projesi bulunduğunu vurguladı.Bugün Finlandiya, Fransa ve İsveç&#39;in bu projeye katıldığını ve NATO&#39;dan katılımın 20&#39;ye ulaştığını aktaran Rutte, 8 müttefik ülkede 16 eğitim merkezi olduğu bilgisini paylaştı.Rutte, birlikte &#34;insansız hava aracına hazır&#34; bir İttifak inşa ettiklerine dikkati çekerek, &#34;En son yenilikçi teknolojilerden yararlanıyor, transatlantik savunma sanayilerimize yatırım yapıyor ve Ukrayna&#39;daki savaş alanından gerçek hayat dersleri çıkarıyoruz.&#34; dedi.&nbsp;Ankara&#39;nın ev sahipliğinde düzenlenen 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, transatlantik savunma üretimi ve buna ilişkin yatırımların ön planda olacağı Savunma Sanayii Forumu&#39;yla başladı.ATO Congresium&#39;da başlayan Savunma Sanayii Forumu, NATO tarihinin en geniş kapsamlı sanayi etkinliği olacak.NATO devlet ve hükümet başkanları da 8 Temmuz&#39;da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;nde bir araya gelecek.Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;nde bugün NATO savunma ve dışişleri bakanlarının katılacağı etkinlikler düzenlenecek.Son 3-4 yıldır NATO&#39;nun yan etkinliği şeklinde tasarlanan Savunma Sanayii Forumu, ilk kez Türkiye&#39;de zirvenin resmi programı dahilinde yapılıyor.NATO&#39;nun paylaştığı programa göre önemli bir duyurunun yapılacağı Forum&#39;da, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte&#39;nin konuşma yapması planlanıyor.Savunma sanayisine ilişkin çeşitli oturumların düzenleneceği Forum kapsamında Rutte ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de açıklama yapacak.NATO Genel Sekreteri Rutte, savunma sanayisi üretiminin artırılmasının Forum&#39;un en önemli başlıklardan olacağını belirtmişti.- Ankara dünya liderlerini ağırlıyorCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında aralarında ABD Başkanı Donald Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Slovakya Cumhurbaşkanı Peter Pellegrini, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Kanada Başbakanı Mark Carney, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, Karadağ Başbakanı Milojko Spajic ve NATO Genel Sekreteri Rutte ile Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Antonio Costa&#39;nın bulunduğu liderlerle görüşecek.Zirve kapsamında dışişleri bakanları ve savunma bakanları da çalışma yemeklerinde bir araya gelecek.2004&#39;te İstanbul&#39;daki NATO Zirvesi&#39;nde hayata geçirilen ve Katar, Bahreyn, Kuveyt ile Birleşik Arap Emirlikleri&#39;nin yer aldığı İstanbul İşbirliği Girişimi kapsamında dışişleri bakanları düzeyinde özel oturum düzenlenecek ve NATO İstanbul İşbirliği Girişimi Dışişleri Bakanları Toplantısı yapılacak.Zirvede, transatlantik ilişkilerde son dönemde artan gerginliklere rağmen müttefiklerin birlik ve dayanışma mesajı vermesi en önemli beklentiler arasında yer alıyor.Ana gündem maddeleri arasında Avrupa&#39;nın konvansiyonel savunmada liderliği üstlenmesi ve ABD&#39;nin Avrupa&#39;daki askeri varlığının yeniden değerlendirilmesini öngören &#34;NATO 3.0&#34; vizyonunun inşa edilmesi bulunuyor.Ukrayna&#39;ya desteğin geleceğinin de ele alınacağı zirvede, müttefiklerin savunma harcamalarını ve savunma sanayi üretim kapasitelerini artırmaları konusunda taahhütlerde bulunmaları bekleniyor.NATO Ankara Zirvesi, uluslararası basının da en yoğun katılım göstereceği NATO zirvesi olacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 07 Jul 2026 13:25:53 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Küresel birleşme ve satın alma pazarı 2,4 trilyon dolar]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kuresel-birlesme-ve-satin-alma-pazari-24-trilyon-dolar-307/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kuresel-birlesme-ve-satin-alma-pazari-24-trilyon-dolar-307/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F33C79-F26B1C-5C610D-0BE91E-2541FA-9892D6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyanın önde gelen yönetim danışmanlığı şirketlerinden Bain &amp; Company'nin '2026 Yıl Ortası Birleşme ve Satın Alma (M&amp;A) 2026' raporuna göre şirketlerin stratejik dönüşüm ihtiyacı ve mega satın almalardaki sıçrama, M&amp;A piyasasını tarihinin en güçlü dönemlerinden&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F33C79-F26B1C-5C610D-0BE91E-2541FA-9892D6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyanın önde gelen yönetim danışmanlığı şirketlerinden Bain &amp; Company'nin '2026 Yıl Ortası Birleşme ve Satın Alma (M&amp;A) 2026' raporuna göre şirketlerin stratejik dönüşüm ihtiyacı ve mega satın almalardaki sıçrama, M&amp;A piyasasını tarihinin en güçlü dönemlerinden birine taşıyor. 10 milyar doların üzerindeki işlemlerin sayısı yüzde 52, toplam değeri ise yüzde 53 yükselerek küresel M&amp;A piyasasında yeni bir büyüme dönemine işaret ediyor.Küresel birleşme ve satın alma (M&amp;A) pazarında geçtiğimiz yıl başlayan güçlü toparlanma, kalıcı bir yükseliş trendine dönüşüyor. Rapora göre, 2025'te yüzde 40 artışla 4,9 trilyon dolara ulaşarak tarihindeki en yüksek ikinci seviyeyi gören pazar, 2026'nın ilk beş ayında da ivmesini korudu. İşlem hacmi geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 41 artarak 2,4 trilyon dolara yükseldi. Mevcut hızın sürmesi halinde yıl sonunda toplam hacmin 5,3 trilyon doları aşması ve 2026'nın, 2020 rekorunun ardından tarihin en güçlü ikinci yılı olarak kayda geçmesi bekleniyor.Bain &amp; Company&#39;ye göre bu büyümenin arkasında, farklı sektörlere ve bölgelere yayılan güçlü bir stratejik dönüşüm dalgası bulunuyor. Hızla değişen rekabet ortamında şirketler, büyüme, dayanıklılık ve rekabet güçlerini artırabilmek için birleşme ve satın almaları yeniden temel stratejik araçlardan biri olarak konumlandırıyor. Yapay zekâ odaklı ekonomiye geçişin hız kazanması, ekonomik büyümedeki yavaşlama, enflasyonist baskılar ve küresel ticarette artan jeopolitik belirsizlikler de şirketleri ölçek ekonomisi sağlayacak ve operasyonel verimliliklerini artıracak stratejik satın almalara yönlendiriyor. Ancak Bain, sermaye kullanımında önceliklerin giderek daha fazla rekabet ettiği bu dönemde, şirketlerin gündemine giren her satın alma işleminin ölçülebilir değer yaratması ve iş performansına somut katkı sunması gerektiğine dikkat çekiyor.Öte yandan Bain, özellikle büyük ölçekli satın almalara imza atan şirketlerin yeni bir "kazanan paradoksu" ile karşı karşıya olduğuna dikkat çekiyor. Şirketler bir yandan daha büyük ölçek ve dayanıklılık kazanmak amacıyla satın almalar gerçekleştirirken, diğer yandan yapay zekâ dönüşümünü de eş zamanlı yürütmek zorunda kalıyor. Bu durum yöneticileri, iki büyük dönüşüm programını aynı anda nasıl yönetecekleri sorusuna yanıt aramaya zorlarken, bu dönüşümleri ertelemenin de artık mümkün olmadığını gösteriyor.Bain &amp; Company Türkiye Yönetici Ortağı Onur Candar, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "2025 yılında başlayan güçlü M&amp;A toparlanması geçici bir yükseliş değildi. Bu eğilimi besleyen stratejik gerekçeler bugün daha da güçlenmiş durumda. Şirketler hızla değişen dünyada ihtiyaç duydukları ölçeği ve yetkinlikleri kazanabilmek için cesur satın almalara yöneliyor. Ancak yapay zekâ yatırımlarının hızlanması yeni bir paradoks yaratıyor. Büyük ve karmaşık işlemleri başarıyla tamamlamak hiç olmadığı kadar zorlaştı; buna karşın doğru yönetildiğinde en büyük değer yaratma fırsatını da yine bu işlemler sunuyor."Sektörler ve bölgeler genelinde güçlü büyümeRapora göre stratejik birleşme ve satın alma işlemlerinin toplam değeri yılın ilk bölümünde yüzde 36 artarken, şirket değerleme çarpanları medyan bazda 11,6 FAVÖK seviyesinde yatay seyretti. İşlem sayısı ise yalnızca yüzde 2 yükseldi. Enerji ve doğal kaynaklar, sanayi ile sağlık ve yaşam bilimleri sektörleri işlem hacmindeki büyümeye en yüksek katkıyı sağladı. Finansal yatırımcıların gerçekleştirdiği işlemler yüzde 9 gerilerken, girişim sermayesi ve kurumsal girişim sermayesi yatırımlarının toplam değeri yüzde 206 artış gösterdi. Bu artışta OpenAI&#39;ın 122 milyar dolarlık yatırım turu önemli rol oynadı.Mega satın almalar da büyümenin ana itici gücü olmayı sürdürdü. 10 milyar doların üzerindeki işlemlerin sayısı yüzde 52, toplam değeri ise yüzde 53 arttı. İşlemlerde hisse ve nakit kombinasyonunun payı tarihi zirve olan yüzde 35&#39;e yükselirken, tamamen nakit finansmanlı işlemlerin payı döngüsel olarak en düşük seviyelerden biri olan yüzde 55&#39;e geriledi.Bölgesel bazda ise Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesi küresel M&amp;A faaliyetlerinin en hareketli merkezlerinden biri haline geldi. Bölgedeki mega satın almalar sayesinde işlem hacmi mayıs sonu itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 77 arttı. Avrupa şirketleri hem kendi ülkelerinde konsolidasyonu güçlendirecek hem de bölgesel ve küresel ölçekte rekabet avantajı sağlayacak işlemlere imza attı.Yapay zekâ M&amp;A stratejilerini yeniden şekillendiriyorRapora göre yapay zekânın birleşme ve satın alma süreçlerine etkisi artık teknoloji sektörünün çok ötesine taşınmış durumda. ABD&#39;li enerji şirketleri NextEra Energy ile Dominion Energy arasında planlanan 119 milyar dolarlık birleşme bunun önemli örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Artan veri merkezi yatırımları nedeniyle yükselen enerji talebi, şirketleri daha büyük ölçekli enerji altyapıları oluşturmaya yönlendiriyor.Bain&#39;e göre CFO&#39;lar ve üst düzey yöneticiler için asıl soru, büyük ölçekli entegrasyon süreçlerini yürütürken yapay zekâ dönüşümünü de aynı anda nasıl gerçekleştirecekleri. Raporda, başarılı şirketlerin uzun vadeli sermaye planlarını hem M&amp;A odaklı büyüme stratejilerini hem de yapay zekâ destekli iş süreçleri ve iş gücü dönüşümü yatırımlarını kapsayacak şekilde birlikte planlamaları gerektiği belirtiliyor.Rapor ayrıca beklemenin artık bir seçenek olmadığını vurguluyor. Bain verilerine göre büyük ölçekli birleşmelerde iki şirketin tam entegrasyonu çoğu zaman 36 ayı aşarken, 10 milyar doların üzerindeki işlemlerde anlaşmanın duyurulmasından kapanışına kadar yaklaşık yedi ay, beklenen maliyet sinerjilerinin büyük bölümünün hayata geçirilmesi ise ilave 24-36 ay sürüyor. Bu nedenle entegrasyon süreçlerinin aynı zamanda yapay zekâ dönüşümünü hızlandıracak kritik fırsatlar olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.Bain&#39;e göre bu yeni "kazanan paradoksu", aynı zamanda önemli bir değer yaratma fırsatı da sunuyor. Yapay zekâ kullanan entegrasyon ekipleri, maliyet sinerjisi fırsatlarını geleneksel yöntemlere kıyasla iki ila üç kat daha hızlı tespit edebiliyor ve çok daha iddialı hedefler belirleyebiliyor.Raporla ilgili değerlendirmesinde, Bain &amp; Company Türkiye Ortaklarından Armando Guastella ise şöyle konuştu: "Entegrasyon süreçleri her zaman hem risk hem fırsat barındırıyordu. Yapay zekâ ise bu iki unsuru da çok daha kritik hale getiriyor. Başarılı şirketler, satın alma işlemlerini yapay zekâ dönüşümlerini hızlandıracak stratejik bir fırsat olarak değerlendirenler olacak."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 07 Jul 2026 02:23:34 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Büyükelçilerin duayeni Pulat Tacar'a veda]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/buyukelcilerin-duayeni-pulat-tacara-veda-7743/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/buyukelcilerin-duayeni-pulat-tacara-veda-7743/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A76B59-B44676-B53E4B-6060D2-A0D1E3-B1114C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Cumhuriyeti'nin yetiştirdiği en saygın diplomatlar arasında yer alan Pulat Tacar, yaklaşık kırk yılı aşan meslek yaşamı boyunca ülkemizi uluslararası platformlarda başarıyla temsil etti. Cakarta Büyükelçiliği, Avrupa Topluluğu nezdindeki Daimi Temsilcilik, UNESCO Daimi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A76B59-B44676-B53E4B-6060D2-A0D1E3-B1114C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Cumhuriyeti'nin yetiştirdiği en saygın diplomatlar arasında yer alan Pulat Tacar, yaklaşık kırk yılı aşan meslek yaşamı boyunca ülkemizi uluslararası platformlarda başarıyla temsil etti. Cakarta Büyükelçiliği, Avrupa Topluluğu nezdindeki Daimi Temsilcilik, UNESCO Daimi Temsilciliği ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı gibi kritik görevlerde Türkiye'nin sesini uluslararası arenada güçlü biçimde duyurdu.1931 yılında İstanbul'da doğan Tacar, Kabataş Lisesi'nin ardından Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden mezun oldu ve 1955 yılında Dışişleri Bakanlığı'na katıldı. Diplomasi kariyerini yalnızca görev yaptığı ülkelerle değil; fikirleri, üretkenliği ve entelektüel derinliğiyle de zenginleştirdi.Meslek yaşamı boyunca kültür diplomasisi, Avrupa Birliği, UNESCO, demokrasi, insan hakları ve uluslararası hukuk alanlarında önemli çalışmalara imza atan Pulat Tacar; emekliliğinin ardından da yazdığı kitaplar, makaleler ve konferanslarla düşünce hayatına katkı sunmayı sürdürdü. "Yaşam Bir Rüyadır", "Terör ve Demokrasi", "Kültürel Haklar", "Siyasetin Finansmanı" ve UNESCO üzerine eserleri, diplomasi dünyasının yanı sıra akademik çevrelerde de önemli başvuru kaynakları arasında yer aldı.Pulat Tacar'ın vefatının ardından Dışişleri camiasından gelen yüzlerce taziye mesajı, onun yalnızca başarılı bir diplomat değil; aynı zamanda bilgeliği, nezaketi, üstün hukuk bilgisi, kültürel birikimi ve genç diplomatların yetişmesine yaptığı katkılarla hafızalarda yer eden örnek bir devlet insanı olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Meslektaşları onu "bir kültür hazinesi", "Cumhuriyet aydını", "bilge", "düşünür", "öğretici", "vizyon sahibi diplomat" ve "son büyük sefirlerden biri" olarak tanımladı.&nbsp;&nbsp;Hayatı boyunca öğrenmeye, üretmeye ve bilgisini paylaşmaya devam eden Pulat Tacar, yalnızca diplomasi tarihine değil, Türkiye'nin düşünce ve kültür hayatına da kalıcı izler bıraktı.Ardında, eserleriyle yaşamaya devam edecek zengin bir fikir mirası; ailesi, öğrencileri ve meslektaşlarının hafızalarında silinmeyecek bir örnek devlet insanı bıraktı.Başta kıymetli eşi Selda Sylvia Tacar olmak üzere ailesine, sevenlerine ve Dışişleri Bakanlığı camiasına başsağlığı diliyor; Büyükelçi Pulat Tacar'ı saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 06 Jul 2026 16:48:34 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Plastiği azalt, geleceği yaşat"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/plastigi-azalt-gelecegi-yasat--7126/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/plastigi-azalt-gelecegi-yasat--7126/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C4F9FE-CFF57C-BAE9CF-6B122F-8FB4C3-C00314.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tarım, gıda ve biyoendüstri alanlarında faaliyet gösteren Sunar Yatırım, üretim gücünü sürdürülebilirlik vizyonuyla birleştiren entegre yapısıyla dikkat çekiyor.&nbsp; Şirket döngüsel ekonomi yaklaşımını merkeze alarak bir mısır tanesini yalnızca tek bir ürüne değil; biyopolimer,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C4F9FE-CFF57C-BAE9CF-6B122F-8FB4C3-C00314.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tarım, gıda ve biyoendüstri alanlarında faaliyet gösteren Sunar Yatırım, üretim gücünü sürdürülebilirlik vizyonuyla birleştiren entegre yapısıyla dikkat çekiyor.&nbsp; Şirket döngüsel ekonomi yaklaşımını merkeze alarak bir mısır tanesini yalnızca tek bir ürüne değil; biyopolimer, ilaç, kozmetik, gıda ve yem başta olmak üzere onlarca farklı sektöre değer üreten entegre bir üretim ekosistemine dönüştürüyor. Ayrıca; doğal kaynakların verimli kullanıldığı, karbon ayak izinin azaltıldığı ve çevresel etkinin minimize edildiği bir üretim modeliyle çalışıyor. Ar-Ge yatırımlarıyla biyomalzeme teknolojilerine odaklanan Sunar Yatırım, geleceğin sanayi dönüşümünde çevreyle uyumlu çözümler geliştirmeyi stratejik bir öncelik olarak konumlandırıyor.Plastic Free July kapsamında değerlendirmelerde bulunan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mustafa Nuri Çomu, plastik sorununun tek bir malzeme değişimiyle çözülemeyecek kadar kapsamlı bir dönüşüm alanı olduğuna dikkat çekerek, sürdürülebilirliğin üretim zincirinin tamamına entegre edilmesi gerektiğini, tüketicilerin de bu konuda farkındalık geliştirmesinin önemli bir nokta olduğunu vurguladı. Çomu, biyopolimer teknolojilerinin bu dönüşümde kritik bir rol üstlendiğini belirterek, "Fosil bazlı plastiklere alternatif olarak geliştirdiğimiz mısır nişastası bazlı biyobozunur ve biyobazlı çözümler, çevresel etkiyi azaltmakla kalmıyor; sanayide döngüsel ekonomi yaklaşımını güçlendiren yeni bir üretim modeline de işaret ediyor. Sanayi olarak çevre dostu çözümler geliştirmek bizim ortak sorumluluğumuz. Ancak kalıcı dönüşüm için tüketicilerin de gereksiz plastik tüketimini azaltan, yeniden kullanılabilir ürünleri tercih eden ve doğru atık yönetimini destekleyen bilinçli seçimler yapması büyük önem taşıyor. Gerçek değişim, üretici ve tüketicinin ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmesiyle mümkün olacak" ifadelerini kullandı.Tek kullanımlık plastikler, plastik kirliliğinin üçte birini oluşturuyorPew Charitable Trusts ve SYSTEMIQ tarafından hazırlanan Breaking the Plastic Wave 2025 raporuna göre küresel plastik sistemi, üretim ve atık arasındaki dengesizliğin giderek büyüdüğü bir yapıya dönüşüyor. 2025 yılı itibarıyla dünyada yaklaşık 450 milyon ton plastik üretilirken, plastik kirliliği yıllık 130 milyon ton seviyesine ulaşmış durumda. Mevcut eğilimler devam ederse bu miktarın 2040'ta iki katından fazla artması bekleniyor. Aynı dönemde plastik üretiminin yüzde 52 artışla 680 milyon tona ulaşacağı öngörülürken, atık yönetimi kapasitesi bu artışa paralel şekilde genişlemiyor ve sistem giderek daha fazla baskı altında kalıyor.Bu tabloya göre küresel ölçekte plastik atığın sınırlı bir bölümü geri dönüştürülebilirken, sistemin önemli bir kısmı ya depolanıyor ya da doğrudan çevreye karışıyor. Pew Charitable Trusts ve SYSTEMIQ&#39;nin Breaking the Plastic Wave 2025 raporunda tek kullanımlık plastiklerin toplam plastik kirliliğinin yaklaşık üçte birini oluşturduğubelirtiliyor. Aynı rapora göre düşük geri dönüşüm oranları ve artan tüketim, mikroplastik riskini her geçen yıl daha görünür hale getiriyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan Tek Kullanımlık Plastikler, Deniz Çöpleri ve Mikroplastikler Yol Haritası dokümanına göre ise Türkiye'de de benzer şekilde tek kullanımlık plastiklerin çevresel etkilerini azaltmaya yönelik düzenlemeler gündemde yer alırken, biyobozunur ve biyobazlı alternatifler stratejik bir çözüm alanı olarak öne çıkıyor.Enerji verimliliği ile güçlenen çevresel performansSunar Yatırım, biyopolimer alanındaki yatırımlarını yalnızca malzeme geliştirme perspektifiyle değil, enerji dönüşümü ve karbon azaltım hedefleriyle birlikte ele alıyor. Şirketin yenilenebilir enerji stratejisi kapsamında devreye aldığı Güneş Enerjisi Santralleri (GES) ile üretim tesislerinde önemli bir emisyon azaltımı sağlanıyor. Bu yatırımlar sayesinde karbon salımının önüne geçilirken, enerji ihtiyacının giderek artan bir bölümü yenilenebilir kaynaklardan karşılanıyor. Enerji verimliliği projeleriyle birlikte değerlendirildiğinde, yalnızca 2025 yılında sağlanan 7,36 milyon kWh enerji tasarrufu ile 576 bin Euro'nun üzerinde mali kazanım elde edilirken, 3 bin 529 ton karbon emisyonu azaltıldı. Bu çevresel kazanım aynı zamanda yıllık bazda 527 ağacın oksijen üretimine eşdeğer bir etki olarak hesaplanıyor. Aynı yaklaşım doğrultusunda atık yönetimi, su geri kazanımı ve proses optimizasyonu gibi alanlarda yürütülen çalışmalar, Sunar Yatırım'ın sürdürülebilirliği ayrı bir başlık değil, üretim modelinin temel bileşeni olarak konumlandırdığını gösteriyor.3 Temmuz Plastik Poşet Kullanmama Günü: Küçük tercihler büyük dönüşüm sağlıyorHer yıl 3 Temmuz&#39;da kutlanan Plastik Poşet Kullanmama Günü, tek kullanımlık plastiklerin çevre üzerindeki etkisine dikkat çekerek daha sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarının yaygınlaşmasını teşvik ediyor. Plastik poşet kullanımını azaltmaya yönelik bireysel tercihler kadar, çevresel etkisi daha düşük malzemelerin geliştirilmesi ve sanayide yaygınlaşması da bu dönüşümün önemli bir parçasını oluşturuyor. Temmuz ayı boyunca devam eden Plastic Free July (Plastiksiz Temmuz) farkındalık hareketi de tüketicileri günlük yaşamlarında küçük ama etkili değişiklikler yapmaya; yeniden kullanılabilir çanta, matara ve ambalaj alternatiflerini tercih ederek plastik kullanımını azaltmaya teşvik ediyor.&nbsp;180 günde doğadan çözünen plastik poşetSanayinin yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler geliştirmesi kadar, tüketicilerin bilinçli tercihleri de plastiksiz bir geleceğin inşasında kritik rol oynuyor. Bu doğrultuda Sunar Yatırım bünyesinde faaliyet gösteren Sunar NP, Türkiye&#39;nin ilk TÜV sertifikalı nişasta bazlı biyopolimer üreticisi olarak, mısır nişastasından ürettiği biyobozunur plastiklerle çevreye duyarlı çözümleri sanayiyle buluşturuyor. Şirketin geliştirdiği biyobozunur ham madde, doğada yaklaşık 180 gün içinde tamamen çözünerek herhangi bir özel işleme ihtiyaç duymadan toprağa geri dönebiliyor. Bu yenilikçi yaklaşım, tek kullanımlık plastiklere sürdürülebilir bir alternatif sunarken, döngüsel ekonominin yaygınlaşmasına ve plastiksiz yaşam vizyonunun desteklenmesine de katkı sağlıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 05 Jul 2026 14:32:30 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kooperatifler ihracata olumlu katkı sağlıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kooperatifler-ihracata-olumlu-katki-sagliyor-1787/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kooperatifler-ihracata-olumlu-katki-sagliyor-1787/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A9A37B-4283BB-68F62C-717069-D35CAD-9950FC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Söz konusu gün, bu yıl &#34;Barışçıl Bir Dünya İçin Kooperatifler&#34; temasıyla kutlanıyor.Bu temayla kooperatiflerin sadece ekonomik kalkınmaya değil, dayanışmaya, toplumsal uyuma ve barışın güçlenmesine sunduğu katkılara dikkat çekilmesi amaçlanıyor.Türkiye&#39;de kooperatifler,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A9A37B-4283BB-68F62C-717069-D35CAD-9950FC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Söz konusu gün, bu yıl &#34;Barışçıl Bir Dünya İçin Kooperatifler&#34; temasıyla kutlanıyor.Bu temayla kooperatiflerin sadece ekonomik kalkınmaya değil, dayanışmaya, toplumsal uyuma ve barışın güçlenmesine sunduğu katkılara dikkat çekilmesi amaçlanıyor.Türkiye&#39;de kooperatifler, üretimin artırılmasından istihdamın desteklenmesine, kadın girişimciliğinin güçlendirilmesinden kırsal kalkınmaya kadar birçok alanda ekonomiye katkı sağlıyor.- Kooperatifleri güçlendirecek yeni stratejiler oluşturuluyorÜreticilerin birlikte hareket ederek, daha düşük maliyetle üretim yapmasını sağlayan kooperatifler, aynı zamanda finansmana erişmelerinde ve ürünlerini daha güçlü pazarlara ulaştırmalarında önemli bir ekonomik yapı olarak öne çıkıyor.Bu çerçevede, ülkede kooperatiflerin daha güçlü, rekabetçi ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasına yönelik yeni strateji ve çalışmalar, her geçen gün hız kazanıyor.Özellikle Ticaret Bakanlığının koordinasyonunda, ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği içinde hazırlanan, 2025-2029 Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı&#39;na ilişkin Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, kooperatifçiliğin gelişimine uygun bir ekosistemin oluşturulması, sektörün etkin, sürdürülebilir, rekabetçi ve yenilikçi bir yapıya kavuşturulması açısından önem taşıyor. Genelge ile kooperatiflerin kurumsal ve mali kapasitelerinin güçlendirilmesi ve dijital dönüşümlerinin hızlandırılması öncelikli hedefler arasında yer alıyor.- KOOP-DES ile proje bazında destekler veriliyorTicaret Bakanlığının, &#34;Mayıs 2026 Kooperatif Veri Bülteni&#34;ne göre, Türkiye&#39;de 46 türde, yaklaşık 50 bin kooperatif bulunuyor. Bakanlığın yetki alanında olan ve en fazla aktif kooperatif, 708 ile Ankara&#39;da bulunuyor. Bu ili, 686 kooperatif ile İzmir, 493 ile İstanbul, 373 ile Muğla ve 341 ile Antalya izliyor.Bakanlıkça hayata geçirilen Kooperatiflerin Desteklenmesi Programı (KOOP-DES) ile 2020 yılından bu yana kooperatifler ile üst kuruluşlarına, projeleri bazında destekler sağlanıyor. Programla, özellikle ortaklarının çoğunluğunu kadınların oluşturduğu kooperatiflerin, üretim ve istihdama katkı sağlayacak projelerine, makine ve ekipman alımları ile nitelikli personel istihdamı için destek veriliyor.Bu kapsamda, KOOP-DES ile 2020-2025 yıllarında 848 kooperatifin 907 projesine, toplam 151,5 milyon lira hibe verildi. Ayrıca Bakanlık gözetiminde Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliği (TESKOMB) arasında imzalanan protokolle 4,5 milyar liralık kredi paketi, kooperatiflerin hizmetine sunuldu.- Destek tutarları artırıldıProgram doğrultusunda verilen destek tutarlarında ise bu yıl artış oldu. Buna göre, bu yıl için kooperatiflerin, makine ve ekipman alımları ile ortaklarının en az yüzde 90&#39;ını kadınların oluşturduğu kooperatiflerin, işletecekleri yaşlı ve engelli bakım merkezleri, çocuk kulüpleri, kreş ve gündüz bakımevlerinin demirbaş eşya niteliğindeki yatırım malı alımlarına yönelik destek üst limiti, 400 bin liradan 1 milyon liraya çıkarıldı.Kooperatif ürünlerinin tanıtımı ve pazarlanmasına ilişkin sergi ve fuar katılımlarına yönelik destek üst limiti 60 bin lira iken, 150 bin lira oldu.Nitelikli personel istihdamı desteği ise bir personel için yıllık 420 bin liraya, iki personel içinse yıllık toplam 840 bin liraya yükseldi.- Kooperatifler, küçük üreticileri uluslararası pazarlara ulaştırıyorKüçük üreticileri uluslararası pazarlara taşımaya katkı sunan kooperatiflerin dış ticarete sağladığı katkı da son yıllarda büyüyor.Buna göre, 2019 yılında kooperatiflerce yapılan ihracatın toplam tutarı 61,2 milyon dolar iken, bu tutar geçen yıl 96,2 milyon dolara ulaştı. Bu yılın mayıs ayı sonunda ise kooperatiflerce 47 milyon dolarlık dış satım gerçekleştirildi.İhracat yapan kooperatif sayısı da son yıllarda yükseldi. Bu çerçevede, 2019 yılında 12 kooperatif dış satım gerçekleştirirken, geçen yıl bu sayı 55 oldu. Bu yılın ocak-mayıs döneminde ise toplam 73 kooperatif ülke ihracatına katkı sundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 05 Jul 2026 11:04:10 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Hizmet toplumuna dönüşmek sürdürülebilir değil"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hizmet-toplumuna-donusmek-surdurulebilir-degil-1594/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hizmet-toplumuna-donusmek-surdurulebilir-degil-1594/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_49692D-2FE763-9CAD96-F6F2C2-0D7984-90BFE1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan ÖZBAYKüresel ekonomide yaşanan dalgalanmalar, yüksek enflasyon ve faiz oranları Türkiye&#39;de iş dünyasının ve sanayicilerin rotasını yeniden şekillendiriyor. Elektrik panosu üretimi ve teknik hizmetler alanında küresel ölçekte faaliyet gösteren Omega Grup&#39;un Yönetim Kurulu&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_49692D-2FE763-9CAD96-F6F2C2-0D7984-90BFE1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan ÖZBAYKüresel ekonomide yaşanan dalgalanmalar, yüksek enflasyon ve faiz oranları Türkiye&#39;de iş dünyasının ve sanayicilerin rotasını yeniden şekillendiriyor. Elektrik panosu üretimi ve teknik hizmetler alanında küresel ölçekte faaliyet gösteren Omega Grup&#39;un Yönetim Kurulu Başkanı Öner Çelebi, makroekonomik gelişmeleri, sektörel daralmaları ve yatırım iklimini gazetemize değerlendirdi.Türkiye&#39;nin üretim kültüründen uzaklaşarak tüketim ve hizmet odaklı bir yapıya evrildiğine dikkat çeken Çelebi, istihdamdaki yapısal kaymaların ve sanayideki plansızlıkların gelecekte ciddi sorunlara yol açabileceğini belirtti.HİZMET SEKTÖRÜNE KAYIŞ ÇOK TEHLİKELİ&nbsp;Türkiye&#39;de tarım toplumundan sanayiye, oradan da hizmet sektörüne geçişin çok hızlı ve plansız yaşandığını ifade eden Öner Çelebi, köylerin boşalmasına ve kırsal nüfusun sanayi kentlerine yığılmasına bizzat şahit olduklarını anlattı. Çelebi, &#34;Kendi memleketim Tokat Zile&#39;de lise yıllarımda nüfus 30-32 bindi, bugün hala aynı. Herkes büyük şehirlere göç etti. Ancak asıl tehlike, sanayileşmeyi tam oturtmadan hızla hizmet toplumu olmaya başlamamız. Hizmet sektörü akıl almaz boyutlara ulaştı. Her yerde kuryeler, garsonlar var. Biz o kadar zengin bir ülke değiliz. Üretmeden, her öğün yemeği dışarıdan sipariş edecek lüksümüz yok. Çin gibi devasa bir sanayi ülkesi bile ancak şimdi yavaş yavaş hizmet toplumuna geçiyor. 86 milyonluk Türkiye için üretimi arka plana atıp hizmet sektörüne dalmak sürdürülebilir bir durum değil&#34; tespitinde bulundu.Ekonomi yönetiminin politikaları doğrultusunda tekstil sektöründe yaşanan daralmayı &#34;korkunç boyutlarda&#34; olarak nitelendiren Çelebi, sektördeki çıkmazı şu sözlerle özetledi: &#34;Tekstilde 500 bin kişilik bir istihdam kaybından bahsediliyor. Makro düzeyde bir ülkeden belirli sektörlerden çıkış kararı alınabilir ancak bunun Devlet Planlama Teşkilatı mantığıyla, kademeli ve altyapısı kurularak yapılması gerekir. Köylerin boşaltılmasına benzer bir travma tekstilde yaşanıyor. Yatırımcı ya fabrikasını Mısır&#39;a, Afrika&#39;ya taşıdı ya da sektörden çıktı. İşsiz kalan on binlerce nitelikli insan muhtemelen gidip kurye oldu. Savunma sanayisine büyük yatırımlar yapılıyor ve logaritmik büyüyor; ancak savunma sanayiinin mevcut istihdam hacmi, tekstilin yarattığı bu devasa boşluğu dolduracak boyutta değil.&#34;PLANSIZLIĞIN FATURASINI ÜLKE OLARAK ÖDÜYORUZ&nbsp;Faizlerin yüksek seyretmesinin ve enflasyonun reel sektörü derinden etkilediğini vurgulayan Çelebi, yatırım iklimindeki duraklamaya dikkat çekti. Omega Grup bünyesindeki Omega Mühendislik ve Omega Enerji&#39;nin iş hacminin ülkedeki genel yatırım iştahıyla doğrudan paralel olduğunu belirten Çelebi, &#34;Yatırım olması için finansal ve siyasal güven ortamı şart. Bankada risksiz yüksek faiz getirisi varken, hiçbir yatırımcı personel derdiyle, inşaat riskiyle ve bürokrasiyle uğraşmak istemiyor.Yatırımlar şu an bekleme modunda. Faizler düşecek ve sınırımızdaki jeopolitik riskler azalacak ki o para bankadan çıkıp yatırıma dönsün. Dışarıdan yabancı sermaye gelip güven ortamını sağlamadığı sürece yerli yatırımcı da parasını yurt dışına taşımaya devam edecektir&#34; ifadelerini kullandı.Pandemi süreci ve sonrasında küresel tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmaların piyasalardaki dengeleri bozduğunu hatırlatan Çelebi, &#34;Tedarik zinciri kırılınca dünyada &#39;üretici&#39; kral oldu. 3 aylık teslimatlar 15 aya çıktı. Arz açığını kapatmak için devasa yatırımlar yapıldı. Ancak şimdi parasal bolluk bitti ve enflasyon patladı. Biz iş insanları olarak ekonomideki bu zikzakları hiç sevmeyiz. Yavaş ama planlı ve istikrarlı bir büyümeyi tercih ederiz. Plansızlığın faturasını ülke olarak ödüyoruz&#34; dedi.OMEGA GRUP UL SERTİFİKASINI ALDI: ROTA AMERİKA&nbsp;Dünyanın küresel ısınma, elektrikli araçlar ve devasa data merkezleri ile tam anlamıyla bir &#34;elektrik çağına&#34; girdiğini söyleyen Çelebi, elektrik panosu sektörünün geleceğinin çok parlak olduğunu dile getirdi. Farklı bir sektöre girmeyi düşünmediklerini ve mevcut işlerini küresel çapta büyütmeye odaklandıklarını belirten Çelebi, gazetemize şu önemli gelişmeyi duyurdu:&#34;Avrupa ve Arap coğrafyası dâhil 40 ülkeye ihracat yapıyoruz. Siemens markalı pano üretebilen bir partneriz. Şimdi bunun bir ileri adımı olarak Amerika pazarı için zorunlu olan UL sertifikasını aldık. Data merkezleri ve altyapı projeleriyle Amerika&#39;da inanılmaz bir pazar var. Doğru müşteriyi yakalayarak kapasitemizi bu bölgeye kaydıracağız. Eğer ileride &#39;Trump faktörü&#39; devreye girer ve ek gümrük vergileriyle &#39;burada üretin&#39; baskısı oluşursa, 15-20 yıllık uzun vadeli projeksiyonumuzda Amerika&#39;da kendi üretim üssümüzü kurma hedefimiz de bulunuyor.&#34;EĞİTİMDE ÖZELLEŞTİRME ÇIKMAZI VE MESLEK LİSELERİ KRİZİİş dünyasının en çok zorlandığı konulardan birinin nitelikli eleman eksikliği olduğunu belirten Öner Çelebi, eğitim sistemindeki yapısal sorunlara dikkat çekti. Türkiye&#39;de eğitim altyapısıyla çok fazla oynandığını ve tablonun iç açıcı olmadığını ifade eden Çelebi, mesleki eğitime verilmesi gereken önemin altını çizdi.&#34;Herkesin üniversite mezunu olmasına ihtiyacımız yok&#34; diyen Çelebi, &#34;Dünyanın her yerinde özel okullar vardır ama 100 devlet okulunun yanında 1 ya da 2 tane olur. Bizim dönemimizde böyleydi; şimdi ise eğitimde kontrolsüz bir özelleştirme var. Biz sanayiciler olarak üretebilmek için o el emeği göz nuru döken, işini iyi bilen, ahlaklı ve kaliteli ustalar bulmakta zorluk çekiyoruz. Meslek liselerinin ve teknik eğitimin arka plana atılması, üretim bantlarında çalışacak ara eleman krizini derinleştiriyor. Eğitim sisteminin sadece üniversite odaklı olmaktan çıkarılıp, sanayinin kalbi olan meslek liselerine yeniden hak ettiği itibarın kazandırılması şart&#34; değerlendirmesinde bulundu.MÜHENDİSLİK VE DİJİTALLEŞMEYİ TEK ÇATIDA BULUŞTURAN YAPITemelleri 1990&#39;lı yıllarda atılan Omega Grup; mühendislik, enerji teknolojileri ve entegre teknik hizmetler alanlarında faaliyet gösteriyor. Bünyesinde Omega Mühendislik, Omega Enerji Teknolojileri A.Ş., ProAsist Teknik Hizmetler ve Mr Usta şirketlerini barındıran grup; elektrik taahhüdü, pano üretimi, teknik işletme ve bakım-onarım işlemleri gerçekleştiriyor. 75&#39;ten fazla sektörde 4 binin üzerinde kurumsal müşterisi bulunan grup, 500 çalışanı ve bini aşkın çözüm ortağıyla yaklaşık 35 bin lokasyonda operasyon yürütüyor. Grup, 2025 yılında dijitalleşme ve Ar-Ge çalışmaları için 1,18 milyon dolarlık yatırım bütçesi kullandı.Grubun endüstriyel üretimini gerçekleştiren Omega Enerji Teknolojileri A.Ş., İstanbul Beylikdüzü&#39;ndeki 7 bin metrekarelik tesisinde yıllık 10 bin adet elektrik panosu üretim kapasitesine sahip. Siemens çözüm ortağı olarak SIVACON S8, SIVACON S4 ve Alpha Universal panoları ile kendi markası OMGPANO&#39;nun üretimini gerçekleştiren şirket, 150 personeliyle 40&#39;ın üzerinde ülkeye ihracat yapıyor. Grubun 1993 yılında kurulan şirketi Omega Mühendislik ise finans kuruluşları, veri merkezleri ve endüstriyel tesislere elektrik taahhüt projeleri sunuyor. Türkiye genelinde tesis yönetimi ve teknik hizmetler alanında çalışan ProAsist, 300&#39;den fazla müşteriye ait yaklaşık 32 bin lokasyonun operasyonunu kendi yazılımı olan PSS dijital platformu üzerinden gerçekleştiriyor. 135 farklı teknik hizmet sunan şirketin hedefi, yönettiği lokasyon sayısını 100 bine, çözüm ortağı sayısını ise 2 bine çıkarmak. Grubun 2022 yılında kurulan şirketi Mr Usta ise bireysel kullanıcılara ve küçük işletmelere dijital uygulama üzerinden tesisat, bakım ve tadilat hizmeti sağlıyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 05 Jul 2026 01:49:17 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gelecek Atölyesi projesi ilk mezunlarını verdi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gelecek-atolyesi-projesi-ilk-mezunlarini-verdi-4108/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gelecek-atolyesi-projesi-ilk-mezunlarini-verdi-4108/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_90601B-ED1C28-0B9ABC-4D5055-77CD06-3B6328.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Mobilitenin Geleceğinde Bir Adım Önde" olma vizyonuyla dünyada toplu taşımanın dönüşümünde öncü rol oynayan Karsan, bir yandan da sosyal hayatı ve eğitimi desteklemeye devam ediyor. Bu kapsamda Karsan'ın proje ortağı olduğu Bursa'da mesleki ve teknik eğitim alan kız öğrencilerin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_90601B-ED1C28-0B9ABC-4D5055-77CD06-3B6328.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Mobilitenin Geleceğinde Bir Adım Önde" olma vizyonuyla dünyada toplu taşımanın dönüşümünde öncü rol oynayan Karsan, bir yandan da sosyal hayatı ve eğitimi desteklemeye devam ediyor. Bu kapsamda Karsan'ın proje ortağı olduğu Bursa'da mesleki ve teknik eğitim alan kız öğrencilerin iş hayatına hazırlanmalarını desteklemek amacıyla hayata geçirilen "Gelecek Atölyesi" projesi, ilk mezunlarını verdi. Karsan, Borçelik Teknik Akademi ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında eğitimlerini başarıyla tamamlayan öğrenciler için 5 Haziran 2026 tarihinde Bursa Şehit Ömer Halisdemir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde mezuniyet töreni düzenlendi.Kapsamlı bir farkındalık programına dönüştü!5 Haziran'da gerçekleştirilen mezuniyet töreni yalnızca proje katılımcılarıyla sınırlı kalmadı; okulun tüm öğrencilerine açık olarak düzenlenen etkinlik, çalışma hayatı, sendikal haklar ve kadınların sanayideki rolüne ilişkin önemli mesajlar paylaşıldı. Genç kadınların teknik becerilerini geliştirmeyi, iş hayatına hazırlanmalarını sağlamayı, özgüven ve liderlik yetkinliklerini güçlendirmeyi hedefleyen proje, Şubat 2026'da başladı ve kısa sürede kapsamlı bir gelişim programına dönüştü.&nbsp;Proje kapsamında öğrenciler; iş sağlığı ve güvenliği, çevre ve kalite yönetim sistemleri, sürdürülebilirlik, özgeçmiş hazırlama, mülakat teknikleri, iletişim becerileri, takım çalışması ve çalışma hayatında eşitlik gibi birçok alanda eğitim alma fırsatı buldu. Bunun yanı sıra gerçekleştirilen firma ziyaretleri sayesinde öğrenciler üretim süreçlerini yerinde gözlemleyerek sanayi dünyasını yakından tanıma ve iş yaşamına dair önemli deneyimler edinme imkanı elde etti. Program süresince edinilen bilgi ve deneyimler, katılımcıların yalnızca teknik becerilerini değil, aynı zamanda çalışma yaşamına ilişkin farkındalıklarını ve kariyer planlama yetkinliklerini de geliştirdi. Böylece genç kadınların gelecekteki istihdam yolculuklarına daha güçlü hazırlanmaları desteklendi.Yeni rol modellerin yetişmesine katkı sunuyoruz!Konu hakkında açıklama yapan Karsan CEO'su Okan Baş, "Gelecek Atölyesi Projesi; Karsan, Borçelik Teknik Akademi ve ILO'nun ortak vizyonuyla, genç kadınların teknik alanlarda daha görünür, daha güçlü ve daha donanımlı bireyler olarak iş hayatına hazırlanmasını hedefliyor. Bursa Şehit Ömer Halisdemir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde yürütülen proje, sanayi ile eğitim dünyası arasında güçlü bir köprü kurarken öğrencilerin kariyer planlamalarına somut katkı sağlamayı amaçlıyor. Karsan olarak, genç kadınların teknik eğitimden istihdama uzanan yolculuğunda yeni rol modelleri yetişmesine katkı sunarak sanayide fırsat eşitliğinin güçlenmesine katkı sunmaya devam edeceğiz" dedi.&nbsp;Okul müdürü Vedat Sevinç'in açılış konuşması ile başlayan programın ilk bölümünde çalışma hayatının önemli paydaşları olan işçi ve işveren sendikalarının rolü ele alındı. Açılış bölümünde yaptığı değerlendirmede teknik eğitim alan genç kadınların desteklenmesinin daha kapsayıcı iş gücü piyasalarının oluşmasına katkı sunduğunu vurgulayan ILO Türkiye Ofisi Kıdemli Proje Koordinatörü Ebru Özberk Anlı, kamu kurumları, eğitim kuruluşları ve özel sektör arasında geliştirilen iş birliklerinin genç kadınların nitelikli istihdama erişiminde önemli rol oynadığını ifade etti.Türk Metal Sendikası 2 No'lu Şube Başkanı Serhat Erken ile MESS'i temsilen Avukat Emre Büyükkarabostanoğlu tarafından gerçekleştirilen oturumda, sendikal yapıların görevleri, çalışma hayatındaki rolleri ve sosyal diyaloğun önemi öğrencilerle paylaşıldı. Oturum, çalışma hayatının temel aktörleri arasında sosyal diyaloğun önemini gençlere aktarması bakımından da dikkat çekti. Sosyal diyalog, ILO&#39;nun insana yakışır iş gündeminin temel unsurlarından biri olarak çalışma yaşamında kapsayıcı ve sürdürülebilir çözümlerin geliştirilmesine katkı sağlıyor.Günün ikinci oturumunda Karsan Endüstriyel İlişkiler ve İdari İşler Yöneticisi&nbsp; Mete Renklidağ tarafından "Çalışma Hayatında Kadın Hakları" başlıklı sunum gerçekleştirildi. Sunumda kadın çalışanların iş yaşamındaki hakları, fırsat eşitliği uygulamaları ve kapsayıcı çalışma kültürünün önemi ele alındı.&nbsp;13 kız öğrenci sertifikalarını aldı!Etkinliğin en ilgi çekici bölümlerinden biri ise "İlham Veren Kadın Mühendisler ve Operatörler" paneli oldu. Moderatörlüğünü ILO Türkiye Ofisi'nden Kıdemli Program Yöneticisi Ebru Özberk Anlı'nın üstlendiği panelde, Karsan'dan Operasyonel Mükemmellik Yöneticisi Merve Bükücü Cengiz ve Üretim Takım Lideri Esin Açıkkol ile Borçelik'ten Teknik Eğitim Gelişim Yetkili Uzmanı Özlem Zehra Erbil öğrencilerle bir araya geldi.Kendi kariyer yolculuklarını paylaşan konuşmacılar; mühendislik ve üretim alanlarında karşılaştıkları deneyimleri, başarı hikâyelerini ve genç kadınların teknik mesleklerde daha görünür olması için atılması gereken adımları anlattı. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği panelde, sanayide kadın istihdamının artırılmasının yalnızca eşitlik açısından değil, sürdürülebilir kalkınma ve nitelikli iş gücü açısından da kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Panelde ayrıca, genç kadınların teknik eğitimden istihdama uzanan yolculuklarında karşılaştıkları engellerin aşılmasında rol modellerin, mentorluk mekanizmalarının ve kapsayıcı işyeri uygulamalarının önemine dikkat çekildi.Panelin ardından Gelecek Atölyesi projesinin koordinasyonunu yürüten Karsan Eğitim ve Gelişim Sorumlusu Zeynep Aydın kapanış konuşmasını gerçekleştirdi. Proje süresince öğrencilerin gelişiminden duyduğu memnuniyeti dile getiren Aydın, Karsan, Borçelik Teknik Akademi ve ILO Türkiye Ofisi iş birliğiyle hayata geçirilen çalışmanın genç kadınların mesleki ve kişisel gelişimlerine katkı sunmasından gurur duyduklarını ifade etti. Aydın'ın konuşmasının ardından sertifika törenine geçildi ve programı başarıyla tamamlayan 13 kız öğrenciye sertifikaları takdim edildi.İlk mezunlarını veren Gelecek Atölyesi, genç kadınların teknik eğitimden istihdama geçişini destekleyen sürdürülebilir bir model olarak önümüzdeki dönemde daha fazla öğrenciye ulaşmayı hedefliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 04 Jul 2026 11:08:12 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bedelli askerliğe ne kadar zam geldi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bedelli-askerlige-ne-kadar-zam-geldi-8368/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bedelli-askerlige-ne-kadar-zam-geldi-8368/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_682AB2-2D291A-AC928A-BE90B8-3F9F55-008C42.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bedelli askerlik ücreti 416 bin 361 lira 30 kuruştan, 472 bin 653 lira 34 kuruşa, yoklama kaçağı ve bakayaların ödeyeceği tutar ise 4 bin 857 lira 55 kuruştan 5 bin 541 lira 29 kuruşa yükseldi.Bedelli askerliğe ilişkin artışlar memur maaş zamlarına gelen oran kadar oluyor.Bedelli askerlik&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_682AB2-2D291A-AC928A-BE90B8-3F9F55-008C42.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bedelli askerlik ücreti 416 bin 361 lira 30 kuruştan, 472 bin 653 lira 34 kuruşa, yoklama kaçağı ve bakayaların ödeyeceği tutar ise 4 bin 857 lira 55 kuruştan 5 bin 541 lira 29 kuruşa yükseldi.Bedelli askerliğe ilişkin artışlar memur maaş zamlarına gelen oran kadar oluyor.Bedelli askerlik ücretine ilişkin olarak Milli Savunma Bakanlığı&#39;nın açıklaması esas alınacak.Yeni bedelli askerlik ücreti 1 Temmuz 2026 - 31 Aralık 2026 tarihleri arasında geçerli olacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 03 Jul 2026 10:22:47 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Türkiye NATO'da stratejik merkez olmalı"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-natoda-stratejik-merkez-olmali-158/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-natoda-stratejik-merkez-olmali-158/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B0F7CB-22B5C3-F78659-34BA87-13A810-1D3DE3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />London Energy Clup Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Öğütçü'nün kaleme aldığı yazıya göre, bazı zirveler yalnızca diplomatik buluşmalar değil, ittifakların kendilerini yeniden tanımladığı tarihsel dönüm noktaları kabul ediliyor. 2026 Ankara Zirvesi&#39;nin de bu nitelikte nadir&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B0F7CB-22B5C3-F78659-34BA87-13A810-1D3DE3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />London Energy Clup Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Öğütçü'nün kaleme aldığı yazıya göre, bazı zirveler yalnızca diplomatik buluşmalar değil, ittifakların kendilerini yeniden tanımladığı tarihsel dönüm noktaları kabul ediliyor. 2026 Ankara Zirvesi&#39;nin de bu nitelikte nadir fırsatlardan biri olduğunu belirten Öğütçü, asıl meselenin NATO'nun değişen jeopolitiği okuyarak bunu yeni önceliklere dönüştürüp dönüştüremeyeceği olduğunu ifade ediyor. İçinde bulunduğumuz çağda devletlerin gücünün yalnızca askerî donanımla değil, enerji arzı, kritik mineraller, yapay zeka altyapısı ve siber dayanıklılık ile ölçüldüğü aktarılıyor. Ukrayna savaşı ve ticaret yollarına yönelik saldırıların, NATO&#39;nun salt askerî bir ittifak olarak kalmasının yetersizliğini gösterdiği vurgulanıyor.DEĞİŞEN JEOPOLİTİK İŞLEV VE STRATEJİK KONUMÖğütçü, Türkiye&#39;nin Soğuk Savaş dönemindeki güneydoğu kanadını koruma işlevinin geride kaldığını belirtiyor. Günümüzde Türkiye&#39;nin öneminin coğrafyasından ziyade yerine getirdiği fonksiyondan kaynaklandığını ifade eden yazar, ülkenin enerji hatları ve ulaştırma ağları sayesinde küresel bağlantısallığın en kritik düğüm noktalarından biri haline geldiğini aktarıyor. Savunma sanayiinde elde edilen teknolojik ilerlemelerin ve üretim kapasitesinin, Türkiye&#39;yi NATO&#39;nun kolektif dayanıklılığına katkı sağlayan başlıca ülkelerden biri konumuna yükselttiği kaydediliyor.GÜVENLİĞİ YENİDEN TANIMLAYAN ANKARA DOKTRİNİAnkara Zirvesi&#39;nin mevcut tehditlere cevap vermenin ötesinde güvenlik anlayışına yeni bir düşünsel çerçeve kazandırması gerektiğini savunan Öğütçü, bu yaklaşımı Ankara Doktrini olarak adlandırıyor. Güvenliğin artık birbirinden bağımsız coğrafyaların değil, birbirine bağlı sistemlerin yönetimi anlamına geldiğini belirten Öğütçü, ekonomik, altyapısal ve teknolojik dayanıklılığın en az askerî güç kadar stratejik olduğunu ifade ediyor. Yazıda ayrıca, değişen küresel rekabet ortamında ABD ile geçmiş anlaşmazlıkların ötesine geçilerek yapay zeka, uzay teknolojileri ve enerji güvenliği üzerinden yeni bir stratejik ortaklık mimarisinin kurulabileceği aktarılıyor.ZİRVENİN BAŞARISI İÇİN BEŞ STRATEJİK ÖNCELİKAnalizde, NATO&#39;nun gelecek yirmi yılına yön verecek stratejik çerçevenin oluşturulması hedefiyle beş temel tavsiye sıralanıyor. İlk olarak Türkiye&#39;nin cephe ülkesi tanımından çıkarılıp stratejik bir merkez olarak konumlandırılması ve Ankara&#39;da enerji güvenliği ile hibrit tehditler konusunda NATO&#39;ya bağlı merkezler kurulması öneriliyor. İkinci olarak NATO&#39;nun savunma sanayii mimarisinin yeniden düşünülerek Türkiye&#39;nin kapasitesinin kolektif üretimin parçası yapılması gerektiği aktarılıyor. Üçüncü maddede enerji güvenliğinin NATO&#39;nun asli görevlerinden biri kabul edilmesi gerektiği belirtilirken, dördüncü tavsiyede ittifakın stratejik bakışının güney kanadını kapsayacak şekilde genişletilmesi isteniyor. Son olarak, Türkiye&#39;nin uzun vadeli bir NATO insan kaynağı stratejisi hazırlaması gerektiği ifade ediliyor.YENİ GÜVENLİK DÜZENİNİ KİM TASARLIYORÖğütçü değerlendirmesini yirmi birinci yüzyılda en değerli stratejik kaynağın nitelikli insan olduğunu belirterek sonlandırıyor. Büyük güç rekabetinin yaşandığı yeni çağda asıl belirleyici sorunun kimin daha fazla askeri olduğu değil, yeni güvenlik düzenini kimin tasarladığı olduğunu ifade eden analist, Türkiye&#39;nin bu yeni düzenin yalnızca bir parçası olmak yerine, onu şekillendiren başlıca mimarlarından biri haline gelmesi gerektiğini kaydediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 03 Jul 2026 09:59:35 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bir annenin 45 yıllık mücadelesi uluslararası ödülle taçlandı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bir-annenin-45-yillik-mucadelesi-uluslararasi-odulle-taclandi-2110/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bir-annenin-45-yillik-mucadelesi-uluslararasi-odulle-taclandi-2110/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5E15A8-76630C-7B1421-5FA71B-D9CD86-FA997B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />MPS ve ilişkili nadir hastalıklar alanında dünyanın farklı ülkelerinden uzmanları, hasta derneklerini, gönüllüleri ve aileleri bir araya getiren 2026 Uluslararası MPS Sempozyumu, 4–7 Haziran 2026 tarihleri arasında İtalya'nın Floransa kentinde gerçekleştirildi.Sempozyum kapsamında&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5E15A8-76630C-7B1421-5FA71B-D9CD86-FA997B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />MPS ve ilişkili nadir hastalıklar alanında dünyanın farklı ülkelerinden uzmanları, hasta derneklerini, gönüllüleri ve aileleri bir araya getiren 2026 Uluslararası MPS Sempozyumu, 4–7 Haziran 2026 tarihleri arasında İtalya'nın Floransa kentinde gerçekleştirildi.Sempozyum kapsamında düzenlenen ödül töreninde, MPS topluluğuna uzun yıllardır katkı sağlayan isimler onurlandırıldı. Almanya'dan Carmen Kunkel ile Türkiye'den Aynur Uğuz, MPS topluluğuna sundukları uzun soluklu katkılar, farkındalık çalışmaları ve hasta ailelerine yönelik destekleri nedeniyle "2026 Life for MPS Family Award" ile ödüllendirildi.Aynur Uğuz'un bu anlamlı ödüle uzanan hikâyesi, kızı Ayşe Nihan Uğuz ile birlikte verdiği 45 yıllık yaşam mücadelesine dayanıyor. MPS hastalığı nedeniyle yıllarca tanı ve tedavi süreçlerinde mücadele eden Uğuz, kızını kaybettikten sonra bu mücadelesini, başka ailelere umut olmak ve MPS konusunda farkındalık yaratmak amacıyla sürdürdüğü çalışmalarla devam ettirdi.Kızının yaşamından ve hastalık sürecinden ilham alarak kaleme aldığı "Nadide Çiçeğim Nihan" adlı kitabıyla da MPS hastası bireylerin ve ailelerinin yaşadığı zorluklara dikkat çeken Aynur Uğuz, nadir hastalıklar alanında farkındalık çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor.MPS hastalıkları konusunda yıllardır ailelere destek olmak ve farkındalık oluşturmak için çalışan Aynur Uğuz'un bu ödülle onurlandırılması, verdiği uzun soluklu mücadelenin uluslararası alanda takdir edildiğini gösterdi.Floransa'daki ödül töreni; yalnızca bir ödül gecesi olmanın ötesinde, nadir hastalıklarla mücadelede sevgi, sabır, dayanışma ve umut dolu hikâyelerin buluştuğu anlamlı bir organizasyon olarak hafızalarda yer aldı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 03 Jul 2026 02:45:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Varta'dan minik ellerle büyük değişim]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vartadan-minik-ellerle-buyuk-degisim-2245/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vartadan-minik-ellerle-buyuk-degisim-2245/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_803EE6-4F4B02-A41B66-83643E-C286CD-6539E2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Varta Pilleri Türkiye, sürdürülebilirlik yaklaşımını toplumun her kesimine yayma hedefi doğrultusunda TAK Okulları Atakent ve AKD Anaokulları Halkalı'da atık pil toplama kampanyası düzenledi. Eğitim ve uygulamayı bir araya getiren proje kapsamında öğrencilere atık pillerin çevre&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_803EE6-4F4B02-A41B66-83643E-C286CD-6539E2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Varta Pilleri Türkiye, sürdürülebilirlik yaklaşımını toplumun her kesimine yayma hedefi doğrultusunda TAK Okulları Atakent ve AKD Anaokulları Halkalı'da atık pil toplama kampanyası düzenledi. Eğitim ve uygulamayı bir araya getiren proje kapsamında öğrencilere atık pillerin çevre üzerindeki etkileri, geri dönüşüm süreçleri ve doğal kaynakların korunmasının önemi yaş gruplarına uygun, eğlenceli ve interaktif etkinliklerle anlatıldı.Sınıf içi eğitimler ve uygulamalı etkinliklerle desteklenen kampanyada çocuklar, kullanılmış pillerin neden ayrı toplanması gerektiğini ve geri dönüşüm sayesinde doğal kaynakların nasıl korunduğunu öğrenirken, çevreye duyarlı davranışların günlük yaşamın bir parçası haline gelmesi konusunda da farkındalık kazandı.Kampanyanın en heyecanlı bölümlerinden biri olan atık pil toplama yarışmasında öğrenciler, evlerinde biriktirdikleri atık pilleri okullarına getirerek geri dönüşüm sürecine doğrudan katkı sağladı. Yarışma sonunda en fazla atık pil toplayan öğrenciler, Varta tarafından hazırlanan hediye setleriyle ödüllendirildi.Çocukların yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, çevre bilincini eğlenceli bir öğrenme deneyimiyle buluştururken ailelerin de geri dönüşüm konusunda farkındalık kazanmasına katkı sundu.Varta Pilleri Türkiye Pazarlama Yöneticisi Bengü Toker eğitimler ile ilgili şöyle konuştu: "Çocukların çevre bilinciyle erken yaşta tanışmasını çok önemsiyoruz. Atık pillerin doğru şekilde toplanması ve geri dönüşüme kazandırılması, sürdürülebilir bir gelecek için küçük gibi görünen ancak etkisi büyük adımlardan biridir. TAK Okulları Atakent ve AKD Anaokulları Halkalı öğrencilerinin kampanyaya gösterdiği ilgi ve heyecan bizleri çok mutlu etti. Bu farkındalığın çocuklardan ailelerine, oradan da toplumun geneline yayılacağına inanıyoruz."Çevreye duyarlı projelerini sürdürmeyi hedefleyen Varta Türkiye, atık pillerin güvenli şekilde toplanması ve geri dönüşüm sistemine kazandırılmasına yönelik farkındalık çalışmalarına önümüzdeki dönemde de devam edecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 03 Jul 2026 02:18:26 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Türkiye, AB ile ortaklığını daha  ileri taşımaya kararlıdır"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-ab-ile-ortakligini-daha-ileri-tasimaya-kararlidir-3077/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-ab-ile-ortakligini-daha-ileri-tasimaya-kararlidir-3077/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_749AEB-F0545F-2D3644-5D50E8-80E3B2-4FDF14.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şimşek, Dolmabahçe Çalışma Ofisi&#39;nde basına kapalı düzenlenen Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog Toplantısı&#39;nın ardından Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Ekonomiden Sorumlu Üyesi Valdis Dombrovskis ile basın toplantısı düzenledi.Toplantının, Türkiye ile AB arasındaki&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_749AEB-F0545F-2D3644-5D50E8-80E3B2-4FDF14.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şimşek, Dolmabahçe Çalışma Ofisi&#39;nde basına kapalı düzenlenen Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog Toplantısı&#39;nın ardından Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Ekonomiden Sorumlu Üyesi Valdis Dombrovskis ile basın toplantısı düzenledi.Toplantının, Türkiye ile AB arasındaki stratejik ekonomik entegrasyonu daha da ileri taşıma yönündeki ortak iradelerinin güçlü bir göstergesi olduğunu ifade eden Şimşek, küresel ekonominin önemli bir dönüşümden geçtiğini, jeopolitik gerilimlerin arttığını, ticaretin yeniden şekillendiğini, tedarik zincirlerinin çeşitlendiğini anlattı.Şimşek, böyle bir dönemde istikrarlı, öngörülebilir ve ileriye dönük ortaklıkların her zamankinden daha fazla önem taşıdığını kaydederek, geçen yıl Brüksel&#39;de 6 yıllık aranın ardından bu diyaloğu yeniden başlattıklarını, o toplantının karşılıklı güveni tazelediğini ve iletişim kanallarını güçlendirdiğini söyledi.Bugün aynı ivmeyi İstanbul&#39;da sürdürdüklerini dile getiren Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:&#34;Sabah gerçekleştirdiğimiz hükümetler arası oturumda, küresel ekonomik görünümü, ortak sınamalarımızı ve işbirliğimizi ileri taşıyacak somut adımları kapsamlı şekilde ele aldık. Sanayide iş birliği, yeni ticaret koridorları, enerji arz güvenliği, üçüncü ülkelerde ortak projeler ve tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi gündemimizin öne çıkan önemli başlıklarıydı. Bütün bu başlıkların ortak noktası ise ekonomilerimizi daha rekabetçi ve dayanıklı hale getirmekti.&#34;- &#34;Gümrük Birliği&#39;nin modernizasyonu stratejik bir gereklilik&#34;Bakan Şimşek, bu çerçevede Gümrük Birliği&#39;nin özel bir önem taşıdığını belirterek, bu anlaşmanın 30 yılı aşkın süredir ekonomik ilişkilerin temelini oluşturduğunu, ancak dünyanın değiştiğini, Gümrük Birliği&#39;nin ise hala 1990&#39;ların ekonomik gerçeklerine göre işlediğini söyledi.Şimşek, &#34;Bugünün ekonomisi yalnızca sanayi ürünlerinden ibaret değil. Hizmetler, dijital ticaret, kamu alımları ve tarım artık ekonomik entegrasyonun ayrılmaz parçaları. Bu nedenle Gümrük Birliği&#39;nin modernizasyonunu teknik bir güncelleme değil, stratejik bir gereklilik olarak görüyoruz.&#34; diye konuştu.Mevcut asimetrinin giderek daha belirgin hale geldiğini dile getiren Şimşek, şöyle devam ett:&#34;AB, üçüncü ülkelerle ticaret anlaşmaları ağını genişletirken, Türkiye ile Gümrük Birliği aynı çerçevede kalıyor. Oysa değişen küresel ekonominin ihtiyaçlarına birlikte uyum sağlamamız gerekiyor. Modernize edilmiş bir Gümrük Birliği; işletmelerimize, yatırımcılarımıza ve tedarik zincirlerimize önemli katkılar sunacaktır. Aynı şekilde, vize serbestisi sürecinde ilerleme sağlanması da iş dünyamızın hareket kabiliyetini artıracak ve ekonomik ilişkilerimize yeni ivme kazandıracaktır. Aslında bir ilerleme var. Bu nedenle Komisyona teşekkür ediyoruz.&#34;- &#34;(AB&#39;nin Made in EU yaklaşımı) Otomotiv sektöründeki bazı belirsizlikler giderilmeli&#34;Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, bugün Sanayi Hızlandırma Yasası teklifini de değerlendirdiklerini belirterek, şu açıklamalarda bulundu.&#34;Son taslakta Türkiye&#39;de üretilen ürünlerin, Birlik menşeli ürünlerle eşdeğer kabul edilmesi tabii ki memnuniyet verici. Bununla birlikte, özellikle otomotiv sektöründe bazı belirsizliklerin giderilmesi gerektiğini de ifade ettik. Çünkü Türkiye ile Avrupa Birliği artık yalnızca ticaret yapan iki taraf değildir. Ortak üretim yapan, aynı değer zincirlerinin parçası olan iki önemli ekonomik ortaktır. Bu düzeydeki entegrasyon daha modern, daha öngörülebilir ve daha kapsayıcı bir iş birliği çerçevesini gerekli kılıyor. Biz de bu anlayışla, Kamu İhale Kanunu&#39;nda yapacağımız değişiklikle Avrupa Birliği firmalarına karşılıklılık esasına dayalı eşit muamele sağlayacağız. Böylece ekonomik ortaklığımızın getirdiği işbirliğini, hukuki zeminde daha da güçlendirmiş olacağız.&#34;Bakan Şimşek, bugünkü görüşmelerinin önemli başlıklarından birisinin de &#34;bağlantısallık&#34; olduğunu kaydederek, yeni ticaret, enerji ve ulaştırma koridorlarının artık yalnızca lojistik projeleri değil rekabet gücünü, yatırımı ve üretimi destekleyen stratejik araçlar haline geldiğini anlattı.Avrupa, Asya ve Orta Doğu&#39;nun kesişim noktasındaki Türkiye&#39;nin başta Orta Koridor olmak üzere yeni bağlantı hatlarının doğal merkezinde yer aldığını dile getiren Şimşek, bu durumun Türkiye ile Avrupa arasındaki ekonomik entegrasyonu daha da güçlendirdiğini vurguladı.- &#34;Yüksek düzeyli katılım, ortak irademizin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor&#34;Bakan Şimşek, günün ikinci bölümünde uluslararası finans kuruluşlarının temsilcileri ile bir araya geldiklerini ifade ederek, altyapıdan iklim finansmanına, KOBİ&#39;lerden dijital dönüşüme kadar geniş bir yelpazede ortak çalışmaları değerlendirdiklerini, ardından iş dünyası ile buluştuklarını anlattı.Türkiye&#39;den ve Avrupa&#39;dan çatı kuruluşların, ticaret odalarının, Türkiye&#39;de faaliyet gösteren AB menşeli şirketlerin ve sivil toplum kuruluşlarının başkanlarının da toplantıya katıldığını aktaran Şimşek, şu ifadeleri kullandı:&#34;Bu yüksek düzeyli katılım, ortak irademizin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Çünkü biliyoruz ki hükümetler çerçeveyi oluşturur. Yatırımı, üretimi, inovasyonu ve istihdamı özel sektör hayata geçirir. Bu nedenle iş dünyamızın katkısını ekonomik ortaklığımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Önerilerini dikkatle dinledik ve dikkate alacağız. Yatırım ortamını iyileştirmeye devam edeceğiz.&#34;- &#34;Türkiye, SEPA&#39;ya katılım için niyet mektubunu Avrupa Ödemeler Konseyi&#39;ne iletti&#34;Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, önemli bir gelişmeyi paylaşmak istediğini belirterek, şu açıklamalarda bulundu:&#34;Türkiye, Tek Avro Ödeme Alanı&#39;na yani SEPA&#39;ya katılım için niyet mektubunu Avrupa Ödemeler Konseyi&#39;ne iletti. SEPA üyeliği, sınır ötesi ödemeleri daha hızlı, daha güvenli ve daha düşük maliyetli hale getirecek, ticareti ve yatırımı kolaylaştıracak, şirketlerimizin rekabet gücünü artıracaktır. Hem işletmelerimize hem vatandaşlarımıza doğrudan fayda sağlayacak bu sürecin, en kısa sürede tamamlanmasını temenni ediyorum. Türkiye, Avrupa Birliği ile güçlü, istikrarlı ve karşılıklı faydaya dayanan ortaklığını daha da ileri taşımaya kararlıdır. Bugün ortaya koyduğumuz yapıcı diyalog ve işbirliği anlayışı bunun en somut göstergesi olmuştur. AB üyeliği Türkiye&#39;nin stratejik hedefi olmaya devam edecektir.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 02 Jul 2026 19:12:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Beni annemi öldürmekle suçladılar"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/beni-annemi-oldurmekle-sucladilar-8678/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/beni-annemi-oldurmekle-sucladilar-8678/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_13C3C7-2FCE65-FCC1AB-C98779-A89832-264C2B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gözyaşlarına hakim olamayan Calvin, annesinin son günlerini, cenaze sürecinde yaşadıklarını, kendisine yöneltilen ağır suçlamaları ve kamuoyunda gündeme gelen iddiaları tek tek yanıtladı.ANNEM ÖLÜMÜ ÇOK İSTİYORDUAnnesinin son dönemlerinde yaşadığı ruh halini anlatan Calvin,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_13C3C7-2FCE65-FCC1AB-C98779-A89832-264C2B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gözyaşlarına hakim olamayan Calvin, annesinin son günlerini, cenaze sürecinde yaşadıklarını, kendisine yöneltilen ağır suçlamaları ve kamuoyunda gündeme gelen iddiaları tek tek yanıtladı.ANNEM ÖLÜMÜ ÇOK İSTİYORDUAnnesinin son dönemlerinde yaşadığı ruh halini anlatan Calvin, Ahu Tuğba&#39;nın içinde bulunduğu dünyadan rahatsız olduğunu söyledi.'Annem artık bu dönemden hoşnut değildi. Sosyal medyada yapılan paylaşımları gördükçe tiksiniyordu. Özellikle insanların özel hayatlarını sergilemesini hazmedemiyordu. Anneannesini kaybettikten sonra büyük bir travma yaşadı. Koca çınar kadın adeta ürkek ve masum bir çocuğa dönmüştü.'SON BİR HAFTA BÜYÜK ACILAR ÇEKTİCalvin, annesinin ölümünden önceki son haftanın çok ağır geçtiğini belirterek şunları söyledi, 'Hiç uyuyamıyordu. Nedensiz şekilde ateşleniyordu. Sürekli kalbinin ağrıdığını söylüyordu. Elindeki tabağı bile tutamayacak kadar güçsüzleşmişti. Sanki ölüm sarhoşluğu yaşıyordu.'EVİN ÖNÜ KARGALARLA DOLMUŞTUAnnesinin ölümünden önce yaşanan ilginç olayları da anlatan Calvin, şu ifadeleri kullandı 'Bir hafta boyunca evimizin önünde kargalar vardı. Kara bulutlar evimizin üzerine çökmüştü. Annem bana &#39;Benim için geldiler&#39; dedi. &#39;Kim geldi?&#39; diye sordum. &#39;Takım elbiseliler geldi. Bir daha argo konuşma, besmele çekip gittiler&#39; dedi.'BEN ÖLECEĞİM GÜNÜ BİLİRİMAnjelik Calvin, annesinin ölümünden iki gün önce kendisine söylediklerini ömrü boyunca unutamayacağını dile getirdi.'Koluma dokundu ve &#39;Ben gideceğim. Ben öleceğim günü bilirim. Bana bir şey olursa beni burada bırakma, vatan toprağına gömün&#39; dedi.'O GECE YAŞADIĞI PİŞMANLIĞI ANLATIRKEN İSE GÖZYAŞLARINA BOĞULDU'Bir kase yoğurdun üzerine pudra şekeri döküp yedi. Bana &#39;Kızım, ben ilgi istiyorum&#39; dedi. Alnından öptüm ama çok uykusuzdum. &#39;Anne sabah yine konuşuruz&#39; dedim. İçime kötü bir his doğmuştu. O gece anneme sarılmayı erteledim. Hâlâ bunun vicdan azabını yaşıyorum. Keşke ona son kez sımsıkı sarılsaydım.'SABAH UYANDIRAMADIMAhu Tuğba&#39;nın ölüm anını anlatırken duygularına hakim olamayan Calvin şunları söyledi 'Evde ustalar çalışıyordu. Annem normalde en küçük sese bile uyanırdı. O sabah hiç ses çıkmadı. Odamdan çıkıp yanına gittim. &#39;Anne&#39; diye seslendim. Cevap vermedi. Dokunduğumda buz gibiydi. Annem artık yaşamıyordu.'BENİ ANNEMİ ÖLDÜRMEKLE SUÇLADILAREn büyük acısının annesini kaybetmekten sonra yöneltilen suçlamalar olduğunu söyleyen Calvin, şu ifadeleri kullandı 'Bazı insanlar beni annemi öldürmekle suçladı. Hatta bir televizyon programında hakkımda akıl almaz yorumlar yapıldı. Annem beni büyüten, hem annelik hem babalık yapan insandı. Ona nasıl zarar verebilirdim? Tek suçluluğum ona son gece sarılamamış olmak.'ANNEM 27 GÜN MORGDA KALDICenaze sürecinde yaşadıklarını anlatan Calvin, büyük mücadele verdiğini söyledi. 'Annemin naaşı tam 27 gün morgda kaldı. Otopsi yapılması için çok uğraştım. Defalarca mücadele ettim. Annemin maddi sıkıntısı yoktu. Gayrimenkulleri ve varlığı vardı ancak işlemler nedeniyle hesaplarına ulaşamıyordum. Allah devletimizden ve dönemin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu&#39;ndan razı olsun. İş insanı Cemal Kalyoncu&#39;nun da desteğiyle annemi Türkiye&#39;ye getirebildim.'EKMEĞİNİ YİYENLER DAHA TOPRAĞA VERİLMEDEN KONUŞMAYA BAŞLADICalvin, annesinin yıllarca yardım ettiği bazı isimlere de sert sözlerle yüklendi. 'Annemin cenazesi daha morgdayken, yıllarca onun ekmeğini yiyen bazı oyuncular ve solistler çıkıp hakkında konuşmaya başladı. &#39;İyi oyuncu değildi&#39; dediler. Bu büyük bir vefasızlıktı.'CENAZEDE YOKTULAREn çok kırıldığı konunun ise cenaze olduğunu belirtti.'Annemin yıllarca yedirip içirdiği, dost bildiği insanların çoğu cenazeye bile gelmedi. Gerçek dostları onu son yolculuğuna uğurladı.'İMAMOĞLU İDDİALARINA NOKTAYI KOYDUSosyal medyada hakkında çıkan iddialara da açıklık getiren Calvin, şu ifadeleri kullandı 'Ben yıllarca annemle Amerika&#39;da yaşadım. Ekrem İmamoğlu&#39;nu tanımam. Annem de tanımazdı. Cenazeye birçok siyasi isim çelenk gönderdi. Sayın Ekrem İmamoğlu&#39;nun da çelengi vardı. Bundan farklı anlamlar çıkarmak doğru değil. Böyle bir ilişki olsaydı zaten devlet ortaya çıkarırdı. Annem hiçbir zaman siyasi kimliğiyle ön plana çıkan biri değildi. Ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;a sevgi ve saygı duyuyordu.'m]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 02 Jul 2026 10:56:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[NG Grubu'ndan dayanışmayı güçlendiren yaz şenliği!]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ng-grubundan-dayanismayi-guclendiren-yaz-senligi-3761/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ng-grubundan-dayanismayi-guclendiren-yaz-senligi-3761/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C06327-AA1B77-1E17CC-7130F7-2F2BC5-2019B0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Engelli bireyler ve değerli aileleri için sevgiyle hazırlanan anlamlı bir etkinlikte bir araya gelen NG Grubu, yaza birlik ve dayanışmayla merhaba dedi!Sosyal fayda odaklı proje ve etkinliklerle Kütahya'da toplumun pek çok farklı kesimine güç veren NG Grubu, 30 Haziran Salı akşamı özel&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C06327-AA1B77-1E17CC-7130F7-2F2BC5-2019B0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Engelli bireyler ve değerli aileleri için sevgiyle hazırlanan anlamlı bir etkinlikte bir araya gelen NG Grubu, yaza birlik ve dayanışmayla merhaba dedi!Sosyal fayda odaklı proje ve etkinliklerle Kütahya'da toplumun pek çok farklı kesimine güç veren NG Grubu, 30 Haziran Salı akşamı özel bir &#34;Yaza Merhaba&#34; etkinliği düzenledi.Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Sema Güral Sürmeli'nin ev sahipliğinde Saklı Dünya Restoran'da gerçekleştirilen şenlik tadındaki buluşmanın en anlamlı yanı, engelli bireylerin ve ailelerinin katılımıyla hayata geçirilmesi oldu.Anlamlı geceye; Kütahya Valisi Musa Işın, NG Grup Kurucu Başkanı Nafi Güral, NG Eğitim Vakfı Başkanı Gülsüm Güral, NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, NG Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Hediye Güral Gür, Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gülden Güral ile Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Dr. Tanzer Polat Yılmaz da katılarak destek verdi. Etkinlikte, Kütahya Hava Er Eğitim Tugay ve Garnizon Komutanı Mustafa Baş ve eşi Figen Baş da davetliler arasındaydı.&nbsp;Protokol üyeleri ve aile üyelerinden Sema Güral Sürmeli, Gülden Güral ile Nafi Güral&#39;ın komutan ve eşiyle birlikte sergilediği sürpriz zeybek gösterisi, etkinliğe katılan çocuklar tarafından büyük bir hayranlık ve neşeyle izlendi.NG Grubu Çalışanları Dayanışmayı Sahneye TaşıdıDavetlilerin renkli aktiviteler ve sahne gösterileriyle keyifli anlar yaşadığı buluşmada; coşku, NG Grubu çalışanlarının katılımıyla ikiye katlandı. Hiçbir profesyonel ders almadan, tamamen gönüllülük esası ve doğal yetenekleriyle NG Ritim ve Dans Topluluğu'nu oluşturan çalışanlar, sergiledikleri performansla geceye damga vurdu. Bu içten katılım, etkinliğin odağında yer alan birlik, beraberlik ve samimiyet duygularını bir kez daha perçinledi.Sema Güral Sürmeli: &#34;Farklılıklarımız en büyük zenginliğimiz&#34;Bu özel buluşmada konuşan Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Sema Güral Sürmeli, etkinliğe ilişkin değerlendirmede bulundu:"Toplumsal bağları güçlendiren, sosyal kapsayıcılığı ve sorumluluğu ilke edinen bir şirket olarak; farklılıkları kucaklamanın, paylaşmanın ve birlik olabilmenin mutluluğunu bir etkinlikte daha yeniden yaşadık. Engelli bireylerimiz ve aileleriyle bir araya gelerek birlik ve dayanışmayı güçlendiren kıymetli paylaşımlarda bulunduk. Kurum kültürümüzün önemli bir parçası olan toplumsal kapsayıcılık ile onları sevgiyle sarmaladık. Çünkü inanıyoruz ki, farklılıklarımız bizi ayıran değil, birbirimizi tamamlayan en önemli zenginliğimizdir ve değerli olan, herkesin sosyal hayatın içinde özgürce yer alabildiği bir anlayışı büyütmektir. Buradan hareketle tüm katılımcılarımıza ve emeği geçen çalışma arkadaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 02 Jul 2026 07:45:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Besler'in büyüme yolculuğuna EBRD'den stratejik destek]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/beslerin-buyume-yolculuguna-ebrdden-stratejik-destek-6157/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/beslerin-buyume-yolculuguna-ebrdden-stratejik-destek-6157/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_54BF38-827873-35E8B2-592D70-1F13D4-BD65D8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dondurulmuş gıda ve konserve kategorisinde SuperFresh, donuk fırıncılıkta DFU, yağ kategorisinde Bizim Yağ, Terem, Luna, Yayla, Sabah ve Halk, sürülebilir peynir kategorisinde Ülker Sürmix markalarını bünyesinde barındıran Besler, bu stratejik iş birliğiyle hem Türkiye'de hem de&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_54BF38-827873-35E8B2-592D70-1F13D4-BD65D8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dondurulmuş gıda ve konserve kategorisinde SuperFresh, donuk fırıncılıkta DFU, yağ kategorisinde Bizim Yağ, Terem, Luna, Yayla, Sabah ve Halk, sürülebilir peynir kategorisinde Ülker Sürmix markalarını bünyesinde barındıran Besler, bu stratejik iş birliğiyle hem Türkiye'de hem de uluslararası pazarlarda büyümesini destekleyecek önemli bir adım atıyor.Finansman kapsamında hayata geçirilecek yatırım programı; kapasite artışı sağlayacak yeni yatırımları, mevcut tesislerde modernizasyon çalışmalarını, depo ve lojistik altyapısının güçlendirilmesini kapsıyor. Besler, artan tüketici talebine daha etkin yanıt verirken operasyonel verimliliğini de ileri seviyeye taşımayı hedefliyor.Yeşil dönüşüm ve toplumsal fayda hedeflerine güçlü katkıEBRD finansmanı, Besler'in çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine de katkı sunacak. Enerji verimliliğinin artırılması, emisyonların azaltılması ve lojistik süreçlerde karbon ayak izinin düşürülmesine yönelik yatırımlar finansmanın öncelikli kullanım alanları arasında yer alıyor. Bu yatırımlarla Besler, üretimden tedarik zincirine kadar tüm değer zincirinde daha verimli ve daha sürdürülebilir bir operasyonel yapı oluşturmayı hedefliyor.EBRD iş birliğinin önemli bileşenlerinden biri de toplumsal fayda odaklı projeler oluşturuyor. Bu kapsamda EBRD, SuperFresh'in kadınların tarımdaki rolünü güçlendirmeyi amaçlayan "Tarımın Kadın Yıldızları" gibi fırsat eşitliği ve kapsayıcılık odaklı projelerine destek verecek. 2022 yılından bu yana devam eden proje; kadın çiftçilere eğitim, finansman ve alım garantisi destekleri sunarak tarımda fırsat eşitliğinin geliştirilmesine katkı sağlıyor. Program aynı zamanda kadınların ekonomik ve sosyal açıdan güçlenmesini desteklerken, geçtiğimiz yıl hayata geçirilen staj programı aracılığıyla gençlerin tarım sektörüne katılımını teşvik ederek istihdamın sürdürülebilirliğine de katkı sunuyor.Mert Altınkılınç: "Gıda sektörünün sürdürülebilir dönüşümüne öncülük ediyoruz"Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı ve Besler CEO'su Mert Altınkılınç, anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Yıldız Holding Gıda Grubu bünyesinde Besler olarak, 16 farklı kategoride yaklaşık 1.250 ürün ve 50'nin üzerinde markamızla faaliyet gösteriyor, üretimden inovasyona, tedarik zincirinden ürün geliştirmeye kadar tüm&nbsp;süreçlerimizi sürdürülebilir büyüme anlayışıyla yönetiyoruz. EBRD ile gerçekleştirdiğimiz bu stratejik iş birliği, üretim kapasitemizi ve rekabet gücümüzü artıracak önemli bir finansman kaynağı olmasının yanında, sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda hedeflerimizi hızlandıracak önemli bir iş birliği niteliği taşıyor.Bu yatırımlarla hem yurt içindeki hem de uluslararası pazarlardaki büyümemizi desteklerken, markalarımızı yeni coğrafyalara taşımaya ve ihracat gücümüzü artırmaya devam edeceğiz. Enerji verimliliği, yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve kapsayıcı kalkınma alanlarında hayata geçireceğimiz projelerle geleceğin gıda ekosisteminin sürdürülebilir dönüşümüne öncülük etme hedefimiz doğrultusunda kararlılıkla ilerliyoruz. Herkes için güvenli ve yüksek kaliteli gıdaya erişim sağlama misyonumuzla sürdürülebilir büyüme yolculuğumuzu güçlendirerek sürdüreceğiz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 02 Jul 2026 02:26:10 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kalkınma yolu projesi ve enerjide büyük işbirliği fırsatları]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kalkinma-yolu-projesi-ve-enerjide-buyuk-isbirligi-firsatlari-8576/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kalkinma-yolu-projesi-ve-enerjide-buyuk-isbirligi-firsatlari-8576/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_237B6A-86709B-9AB78E-1335DD-08B46E-C429EC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Irak'taki muazzam enerji kaynakları, Türkiye'nin bu enerji kaynaklarının Avrupa ve dünya pazarlarına ulaştırılmasındaki kilit rol ve konumu bunu mümkün kılıyor.Yazı dizimizin bu son bölümünde bu konulara odaklanmaya çalışacağız.Önceki bölümlerde aktarmaya çalıştığımız&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_237B6A-86709B-9AB78E-1335DD-08B46E-C429EC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Irak'taki muazzam enerji kaynakları, Türkiye'nin bu enerji kaynaklarının Avrupa ve dünya pazarlarına ulaştırılmasındaki kilit rol ve konumu bunu mümkün kılıyor.Yazı dizimizin bu son bölümünde bu konulara odaklanmaya çalışacağız.Önceki bölümlerde aktarmaya çalıştığımız gibi yeni Irak Başbakanı Ali Zeydi, akılcı, rasyonel, Irak'ta istikrarı ve ekonomik kalkınmayı önceleyen, iş dünyasından gelme finansçı kökenli bir siyasetçi ve seleflerine oranla İran yerine Türkiye ve ABD ile ilişkileri çok daha önemseyen bir isim.Zeydi'nin, son 20 yıldaki tüm Irak başbakanlarının aksine ilk ziyaretini İran'a değil ABD'ye yapacak olması bunun en somut yansımalarından birisi. Zeydi'nin bu Temmuz ayı içinde Washington'a ziyareti bekleniyor.Şimdi tek tek hem ilgili aktörlerin yaklaşımlarına hem de "muazzam fırsat" dediğimiz konulara mercek tutarak bunun nasıl mümkün olabilirliğini ele almaya çalışalım.Belirttiğimiz gibi yeni Irak Başbakanı Zeydi, Türkiye ve ABD ile yakın çalışmaya istekli birisi. Göreve başlar başlamaz ülkesinde güvenlik ve siyasi istikrarın sağlanması konusunda düğmeye bastı bile.ABD Başkanı Donald Trump tarafından Irak Özel Temsilciliğine atanan Tom Barrack, Suriye Özel Temsilciliği'nin yanı sıra aynı zamanda ABD'nin Ankara Büyükelçisi.Kendisi de aynı zamanda Trump gibi bir iş insanı olan Barrack da selefleri ABD özel temsilcileri ve büyükelçilere oranla şuana kadar Ankara ile çok daha olumlu, çok daha uyumlu bir yaklaşım sergiledi. sergiliyor.&nbsp;SİYASİ İSTİKRAR VE GÜÇLÜ MERKEZİ YAPIÖzellikle Suriye'de Türkiye'nin "kırmızı çizgi" olarak nitelendirdiği "siyasi birlik ve üniter yapı" konularında Ankara ve Şam ile ortak hareket etmesi, PYD/YPG'nin entegrasyonu ve özerklik/federasyon gibi konuların aşılmasında önemli rol oynadı.&nbsp;Tom Barrack'ın Irak konusunda da benzer bir yaklaşım sergileyeceği anlaşılıyor; "Güvenlik, siyasi istikrar ve güçlü bir merkezi yapı."Bunlar Türkiye'nin Irak yaklaşımları için de hayati önemde.Açıktan dile getirilmese bile bu yaklaşımların Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ni (IKYB) rahatsız ettiği ve edeceği aşikâr. Özellikle de Barzanilerin KDP'sinin "güçlü merkezi yapı" yaklaşımından memnun olmadığı görülüyor ki bu anlaşılır bir durum.&nbsp;Buna mukabil Talabanilerin KYB'nin, KDP kadar buna güçlü bir itirazı yok.&nbsp;Hatta özellikle Ekim 2024'teki seçimlerin üzerinden geçen 20 aya yakın süre içinde hükümetin kurulamaması ve bunun yarattığı siyasi istikrarsızlık ve ekonomik sorunlar nedeniyle KYB çevrelerinden sık sık Bağdat ile daha yakın işbirliği yapılması gerektiği yönündeki çıkışlar bunu gösteriyor.Uzun yıllardan bu yana Irak üzerinde güçlü nüfuzu bulunan İran ise, özellikle ABD ve İsrail ile girdiği savaş sonrası kendi sorunlarına odaklanmak durumunda.Yani önümüzdeki dönem içerisinde İran'ın Irak'taki etkinliği geçtiğimiz yıllara oranla çok daha az olacağa benziyor.Bu anlattıklarımız Irak ile ilgili aktörlerin durum ve yaklaşımlarını özetliyor.Uluslararası Enerji Ajansı'nın 2026 raporuna göre Irak bugün yaklaşık 145 milyar varillik kanıtlanmış petrol rezervi ile dünyanın en zengin beş petrol ülkesinden biri olmaya devam ediyor.TRİLYON DOLARLIK ENERJİ REZERVLERİ&nbsp;Gelelim ekonomik ve enerji alanlarındaki işbirliği fırsatlarına.Öncelikle Irak, Türkiye'nin ihracatında uzun yıllardan bu yana hep ilk beş içinde yer alıyor. Zaman zaman birinci sıraya oturduğu bile oluyor.&nbsp;Bu anlamda iki ülke arasında oldukça önemli ekonomik ilişkiler söz konusu.&nbsp;Ancak daha da önemlisi Ankara ile Bağdat arasında Nisan 2024'te imzalanan Kalkınma Yolu Projesi, bu ekonomik ilişkileri çok daha üst seviyelere çıkarma potansiyeline sahip.&nbsp;Projenin Irak ayağında çalışmalar çoktan başlamış durumda.&nbsp;Yeni Başbakan Ali Zeydi, bu projeyi çok daha güçlü şekilde sahiplenip hızlandıracaklarının sinyallerini veriyor.&nbsp;Bir diğeri Irak, dünyada petrol üretiminde ilk beş ülke arasında.&nbsp;Uluslararası Enerji Ajansı'nın 2026 raporuna göre Irak bugün yaklaşık 145 milyar varillik kanıtlanmış petrol rezervi ile dünyanın en zengin beş petrol ülkesinden biri olmaya devam ediyor. Bunun yaklaşık 45 milyar varili, yani yaklaşık üçte biri, IKYB sınırları içindeki sahalarda bulunuyor. Doğalgazda ise Irak'ın 125 trilyon fit küplük kanıtlanmış rezervinin yaklaşık 25 trilyon fit küpü Kuzey Irak'ta yer alıyor. Daha da önemlisi, henüz tam geliştirilememiş sahalar dikkate alındığında Kuzey Irak'ın doğalgaz potansiyelinin 150-200 trilyon fit küpe kadar çıkabileceği değerlendiriliyor. Bu rezervlerin değeri trilyon dolarlarla ifade ediliyor.Başka bir ifadeyle, Irak rezerv bakımından enerji süper güçlerinden biri olmasına rağmen, güvenlik sorunları, siyasi belirsizlikler ve yatırım eksikliği nedeniyle bu potansiyelin ancak sınırlı bir bölümünü üretebilmektedir. Özellikle Musul, Kerkük, Germiyan ve Batı Irak havzalarında bekleyen hidrokarbon kaynakları, önümüzdeki on yılın en büyük yatırım fırsatlarından biri olarak görülmektedir.Bu devasa kaynaklar ekonomiye kazandırılmayı bekliyor.&nbsp;Öte yandan Türkiye ile Irak arasında 1973 yılında imzalanan Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması, 27 Temmuz 2026 tarihi itibariyle sona eriyor.İki ülke arasında yeni bir anlaşma için yoğun görüşmeler sürüyor.KYB İLE İLİŞKİLERİN GELİŞTİRİLMESİ DAHA AKILCI BİR YOLUluslararası Enerji Ajansı'nın 2012 raporunda sözünü ettiğimiz rezervlerin önemli bir kısmı daha önce IKYB'nin denetimindeki alanlarda bulunuyordu.&nbsp;2017'deki Bağımsızlık Referandumu sonrasında bu rezervlerin önemli bir kısmının bulunduğu Kerkük, Tuzhurmatu ve Germiyan bölgesi Bağdat'ın denetimine geçti.&nbsp;Bu arada anımsanacağı üzere Türkiye'nin IKBY ile yaptığı anlaşma kapsamında bu bölgeden Kerkük, Yumurtalık, Ceyhan boru hattı üzerinden Türkiye'ye petrol aktarılması konusu da Uluslararası Tahkim Kurulu tarafından reddedilince Ankara ile Erbil arasında yapılan anlaşma sorunlu hale geldi ve Ankara yeni görüşme ve anlaşmalar için Bağdat'a yönelme durumunda kaldı.&nbsp;Hem söz konusu bölgelerin IKBY'nin denetiminden çıkmış olması, hem Uluslararası Tahkim'in kararı nedeniyle Erbil'in eli fazlasıyla zayıflamış durumda.&nbsp;Hali hazırda söz konusu rezervler konusunda Bağdat ile ortak hareket ederken KDP yerine, Süleymaniye ve Halepçe bölgesini kontrolü altında tutan ve Kerkük'te de en güçlü parti konumunda olan KYB ile yakın ilişki içine girmek çok daha rasyonel ve çok daha akılcı bir hal alıyor.Tüm bu tespitlerin ışığında Türkiye'nin yeni dönemde, yeni perspektifler ve yeni yaklaşımlarla yeni bir yol haritası belirlemesi durumunda önümüzdeki dönemin enerji ve kalkınma anlamında muazzam fırsatlar elde edebileceğini yaratabileceğini söylemek mümkün.&nbsp;ÖĞÜTÇÜ: YENİ BİR EKONOMİK ENTEGRASYONUN OMURGASIBölgeyi yakından bilen, dünyanın en önemli enerji ve yatırım otoritelerinden biri olan London Energy Club Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Öğütçü'nün tespit ve değerlendirmeleri de bu yönde.Konunun sadece, Irak petrolünün dünya pazarlarına ulaştırılması olmadığını belirten Öğütçü, "Bugün mesele yalnızca Irak petrolünün Türkiye üzerinden dünya pazarlarına ulaştırılması değildir. Asıl mesele, Türkiye'nin kendisini Avrupa'nın yeni enerji güvenliği mimarisinin vazgeçilmez ülkesi haline getirebilmesidir. Rus gazına bağımlılığı azaltmaya çalışan Avrupa için Irak, Doğu Akdeniz, Körfez ve gelecekte yeşil hidrojen kaynaklarının en güvenli çıkış kapısı Türkiye olabilir. Bu stratejik avantaj doğru kullanılırsa Türkiye sadece transit ülke değil, enerji ticaretinin fiyatlandığı ve finanse edildiği bölgesel bir merkez haline gelebilir" diyor.ABD ve İsrail ile İran arasında yaşanan savaş ve gerilim nedeniyle ortaya çıkan enerji güvenli meselesi ve özellikle de Avrupa'nın enerji konusunda yaşadığı sıkıntılara dikkat çeken Öğütçü, "Irak'ın özellikle batısı ve kuzeyinde yıllardır değerlendirilemeyen önemli petrol ve doğal gaz rezervleri bulunuyor. Bu potansiyel, güvenlik sorunları nedeniyle bugüne kadar kullanılamadı. Ancak değişen jeopolitik ortam, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan kırılganlık ve Avrupa'nın enerji arzını çeşitlendirme ihtiyacı bu kaynakları yeniden stratejik hale getiriyor" diyerek Avrupa'nın da Türkiye ile Irak arasında bu yönde gelişecek projelere destek verebileceğinin altını çiziyor."SON YARIM YÜZYILIN EN BÜYÜK EKONOMİK FIRSATI"Öğütçü, Kalkınma Yolu Projesi'nin önemine dair de şunları söylüyor:&nbsp;"Kalkınma Yolu Projesi yalnızca bir demiryolu ve otoyol inşası olarak, böyle bir ulaştırma koridoru olarak görülmemeli. Koridor boyunca kurulacak organize sanayi bölgeleri, lojistik üsler, veri merkezleri, elektrik iletim hatları, fiber optik ağlar ve petrokimya yatırımları projenin gerçek ekonomik değerini oluşturacaktır. Böylece Türkiye ile Irak arasındaki ekonomik entegrasyon, klasik ticaret ilişkisinin ötesine geçerek ortak üretim ve ortak yatırım modeline dönüşebilir. Bunun sağlanması halinde bu proje Türkiye ile Irak arasında yeni bir ekonomik entegrasyonun omurgasına dönüşebilir ki böyle bir yaklaşım hem Türkiye'ye hem Irak'a hem de Avrupa'nın enerji güvenliğine önemli katkılar sağlayacaktır."&nbsp;Irak'ta siyasi istikrar ve güvenliğin sağlanmasının önemini vurgulayan Mehmet Öğütçü, "Uluslararası enerji şirketleri ve yatırım fonları da güvenlik ve hukuki belirsizliklerin azalmasını bekliyor. Siyasi istikrar sağlanabildiği takdirde Irak'ın kuzeyindeki hidrokarbon sahalarına on milyarlarca dolarlık yeni yatırımın gelmesi mümkündür. Türk müteahhitlik sektörü, enerji ekipman sanayii, bankacılık ve lojistik şirketleri de bu süreçten önemli pay alabilecek konumdadır" diyor.Türkiye-Irak ilişkilerini, güvenlik, siyasi istikrar, iç dengeler, aktörlerin yaklaşımları, zorunluluklar ve fırsatlar dâhil tüm yönleriyle ele almaya çalıştığımız bu yazı dizimizi Mehmet Öğütçü'nün Türkiye için engin bir vizyon içeren şu ifadeleriyle noktalamış olalım:&nbsp;"Türkiye açısından hedef yalnızca komşusuyla daha fazla ticaret yapmak olmamalıdır. Hedef; Irak'ı, Körfez'i ve Avrupa'yı birbirine bağlayan yeni ekonomik kuşağın ana omurgasını oluşturmak, enerji, ulaştırma, finans ve dijital altyapının kesiştiği bölgesel merkez haline gelmektir. PKK'nın silah bırakması ve güvenlik risklerinin azalması halinde önümüzdeki on yıl, Türkiye-Irak ilişkilerinde belki de son yarım yüzyılın en büyük ekonomik fırsat dönemine dönüşebilir."&nbsp;SON]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 02 Jul 2026 02:04:04 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Made ın Europe türk ihracatçısı için zamanlı bir bomba olabilir"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/made-in-europe-turk-ihracatcisi-icin-zamanli-bir-bomba-olabilir-3651/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/made-in-europe-turk-ihracatcisi-icin-zamanli-bir-bomba-olabilir-3651/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_50B504-A23053-CD0C70-9AA48E-C7C4F4-D9DB29.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dış Ticaret ve Yönetim Derneği (DIŞYÖNDER) Başkanı Dr. Hakan Çınar, Avrupa Birliği&#39;nin sanayi tabanını yeniden güçlendirmek amacıyla hazırladığı Sanayi Hızlandırıcı Yasası (Industrial Accelerator Act) kapsamındaki &#34;Made in EU&#34; girişimine ilişkin kamuoyunu uyardı.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_50B504-A23053-CD0C70-9AA48E-C7C4F4-D9DB29.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dış Ticaret ve Yönetim Derneği (DIŞYÖNDER) Başkanı Dr. Hakan Çınar, Avrupa Birliği&#39;nin sanayi tabanını yeniden güçlendirmek amacıyla hazırladığı Sanayi Hızlandırıcı Yasası (Industrial Accelerator Act) kapsamındaki &#34;Made in EU&#34; girişimine ilişkin kamuoyunu uyardı. Kamu alımları ve devlet destekli projelerde Avrupa menşeli üretim şartı getirmeyi öngören düzenlemenin, Türkiye&#39;nin Gümrük Birliği statüsü nedeniyle hukuki olarak kapsam içinde değerlendirilmesine rağmen, uygulamada Türk ihracatçısının aleyhine işleyecek bir mekanizmaya dönüşebileceğini belirten Çınar, &#34;Bu düzenlemeyi sadece bir teknik mevzuat değişikliği gibi görmek büyük bir hata olur. Masada konuşulan, Türkiye&#39;nin Avrupa değer zincirindeki konumunun bir gecede sorgulanır hale gelmesidir&#34; dedi.&nbsp;Düzenlemenin Arka Planı&nbsp;Avrupa Birliği&#39;nde imalat sektörünün gayri safi yurt içi hasıla içindeki payı 2000 yılında yüzde 18,4 seviyesindeyken 2024&#39;te yüzde 14,3&#39;e kadar geriledi. Bu gerilemeyi tersine çevirmek isteyen AB&nbsp;Komisyonu, söz konusu oranı 2035 yılına kadar yüzde 20&#39;ye çıkarmayı hedefliyor. Bu kapsamda hazırlanan taslak, başta otomotiv, çelik, alüminyum, çimento, kimya, batarya, rüzgâr türbinleri ve fotovoltaik sistemler olmak üzere stratejik sektörlerde kamu alımlarında ve destek programlarında &#34;Avrupa&#39;da üretilmiş olma&#34; ve &#34;düşük karbon&#34; şartı arıyor.&nbsp;Türkiye Kapsamda mı, Kapsam Dışında mı?&nbsp;AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Stéphane Séjourné&#39;nin Brüksel&#39;de duyurduğu teklife göre, AB ile serbest ticaret anlaşması ya da Gümrük Birliği bulunan ülkelerden gelen içerikler AB menşeli sayılacak. Bu düzenleme Türkiye&#39;yi ilke olarak kapsam içine alıyor; ancak kamu alımlarında karşılıklılık ilkesinin uygulanması şart koşuluyor. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AB ile yürütülen istişareler sonucunda bu yasal zeminin teyit edilmesini &#34;önemli bir adım&#34; olarak değerlendirdi. Ancak konunun uzmanları, otomatik bir kapsama dahil oluşun söz konusu olmadığı uyarısında bulunuyor. Kapsamın nihai sınırları, ilgili düzenlemenin metni, Türkiye-AB anlaşmaları ve olası eşdeğerlik tanınmasıyla belirlenecek.&nbsp;Risk Boyutu: Otomotiv Sektörü Alarmda&nbsp;DIŞYÖNDER Başkanı Çınar, riskin boyutunu somut bir örnekle açıklıyor: &#34;Eğer bu düzenleme Türkiye&#39;yi kapsam dışında bırakacak şekilde yasalaşırsa, Türk malı ürünler bir gecede &#39;ithal ürün&#39; statüsüne düşürülür ve Avrupa ihalelerinden elenir. Bu, lafta kalan bir ihtimal değil; masada somut olarak tartışılan bir senaryo. Özellikle elektrikli araçlarda aranan yerlilik şartı, Türkiye&#39;nin ihracat şampiyonu konumundaki otomotiv ana sanayisini doğrudan tehdit ediyor. Şimdiden hazırlık yapmayan firmalar, kapıda bekleyen bu riski çok geç fark edecek&#34; diye konuştu.&nbsp;&nbsp;Dr. Hakan Çınar, sorunun yalnızca Türk üreticileri değil, Türkiye&#39;deki Avrupalı yatırımcıları da doğrudan vuracağını sert bir dille vurguluyor: &#34;Türkiye&#39;nin ihracatının yaklaşık yüzde 42&#39;si AB&#39;ye gidiyor; ama bu rakamın gerisindeki gerçeği herkes görmeli: Bu ihracatın üçte ikisi, Türkiye&#39;deki Avrupa yatırımı olan fabrikalardan çıkıyor. Yani Brüksel, kendi şirketlerini kendi eliyle cezalandırmak üzere. Son 23 yılda Türkiye&#39;ye gelen yaklaşık 270 milyar dolarlık uluslararası yatırımın yüzde 70&#39;i Avrupa kaynaklı. Bu yatırımcılar bir gecede mağdur edilirse, bunun faturası sadece bize değil, Avrupa&#39;nın kendi sanayisine de çıkar. Brüksel&#39;deki karar alıcıları bu çelişkiyi görmezden gelmeye devam ederse, bedelini iki taraf da ağır şekilde öder&#34; dedi.&nbsp;AB İçinde de Görüş Birliği Yok&nbsp;Konu, AB üyeleri arasında da tartışmalı. Fransa girişimin en güçlü destekçisi olarak öne çıkarken, Almanya ile birlikte Estonya, Finlandiya, Letonya, Litvanya, Hollanda ve İsveç gibi ülkeler yerli üretim şartının yatırımları caydırabileceği, kamu ihalelerinde maliyetleri artırabileceği ve AB&#39;nin küresel rekabet gücünü zayıflatabileceği görüşünü savunuyor. Almanya, &#34;Made in Europe&#34; tanımının dar kaldığını belirterek ticaret ortaklarını da kapsayan &#34;Made with Europe&#34; yaklaşımının benimsenmesini öneriyor ki bu yaklaşım kabul edilirse Türk ihracatçılar için daha avantajlı bir tablo doğabilir.&nbsp;Uyum Yükü Görmezden Gelinemez&nbsp;Dr. Çınar, konunun sadece &#34;kapsama girer miyiz, girmez miyiz&#34; sorusuna indirgenemeyeceği konusunda da uyarıyor: &#34;Diyelim ki Türkiye kapsama dahil edildi. Bu, işin bittiği anlamına gelmiyor; aksine yeni bir yükümlülükler döneminin başladığı anlamına geliyor. Türk şirketleri artık &#39;Türkiye&#39;de montaj yaptık&#39; demekle yetinemeyecek. Menşe ispatı, tedarik zinciri şeffaflığı, kayıt tutma, ERP ve gümrük veri altyapısı gibi alanlarda AB standartlarına tam uyum şart olacak. Bu hazırlığı bugünden yapmayan, özellikle tekstil, otomotiv yan sanayi, makine ve batarya zincirinde çalışan firmalarımız, yarın Avrupa pazarının dışında kalmanın şokunu yaşayabilir. Bunu söylemek benim görevim&#34; dedi.&nbsp;DIŞYÖNDER&#39;den Net Çağrı: &#34;Beklemek Bir Seçenek Değil&#34;&nbsp;Dr. Hakan Çınar, bültenini sert bir çağrıyla noktalıyor: &#34;Hükümetimizin ve sektör kuruluşlarımızın Brüksel nezdinde sürdürdüğü diplomatik çaba elbette değerli. Ancak ihracatçılar, bu süreci masadaki diplomatlara havale edip rahat oturmamalı. Avrupa Parlamentosu&#39;ndaki müzakerelerde taslağın hangi yöne evrileceği henüz netleşmedi. DIŞYÖNDER olarak tüm üyelerimizi ve sektördeki firmaları şimdiden menşe ve tedarik zinciri uyumu konusunda hazırlık yapmaya davet ediyoruz. Bu konuda beklemek, lüks değil; doğrudan rekabet gücümüzü kaybetmek anlamına gelir. Bu uyarıyı yapmak bizim sorumluluğumuz, gerekli adımı atmak ise artık ihracatçımızın elinde.&#34;&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 01 Jul 2026 08:36:01 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Irak'ta yeni dönem ve yeni denge arayışları]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/irakta-yeni-donem-ve-yeni-denge-arayislari-6010/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/irakta-yeni-donem-ve-yeni-denge-arayislari-6010/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_12D18A-AAE2C3-B7C969-A32A30-F4C6D7-2EA157.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Faruk AKTAŞTürkiye'nin Suriye politikaları açısından "kırmızı çizgi" niteliği taşıyan PYD/YPG konusu ve "Suriye'nin siyasi birliği ve üniter yapısı" mevzusu kriz durumundan çıkarak henüz tamamen neticelenmiş olmasa bile bir çözüm sürecine girmiş bulunuyor.&nbsp;Hatta PYD/YPG&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_12D18A-AAE2C3-B7C969-A32A30-F4C6D7-2EA157.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Faruk AKTAŞTürkiye'nin Suriye politikaları açısından "kırmızı çizgi" niteliği taşıyan PYD/YPG konusu ve "Suriye'nin siyasi birliği ve üniter yapısı" mevzusu kriz durumundan çıkarak henüz tamamen neticelenmiş olmasa bile bir çözüm sürecine girmiş bulunuyor.&nbsp;Hatta PYD/YPG konusunun PKK'nın silah bırakması hususundan daha olumlu seyrettiğini bile söylemek mümkün.Kuşkusuz bunda Ankara ve Şam'ın ortak anlayış ve işbirliği içinde hareket etmelerinin yanı sıra ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın da oldukça önemli bir rol oynadığını belirtmek gerek.&nbsp;Tom Barrack, PYD-YPG mevzusunu Suriye ve Türkiye'nin başına bela eden Barack Obama ve Joe Biden yönetimlerinin atadığı dönemin Suriye Özel Temsilcisi Brett McGurk'ün aksine Ankara ve Şam ile ortak hareket ederek sorunun çözümüne önemli katkılar sağladı ve sağlamaya devam ediyor.Türkiye'de özellikle bazı muhalefet partileri tarafından, kimi sözleri bağlamından çıkarılarak "şeytanlaştırılmaya" hatta "istenmeyen adam" ilan edilmeye çalışılan Barrack'ın, PYD/YPG ve Suriye konularında şu ana kadarki yaklaşımlarının seleflerinden çok daha makul, çok daha olumlu ve sorunu çözme yönünde olduğu aşikâr.Bu açıdan bakıldığında aynı zamanda ABD'nin Ankara Büyükelçisi de olan Tom Barrack'ı yıpratmaya çalışan kesimlerin bu yaklaşımları, onun yerine geçtiğimiz yıllarda ABD-Türkiye ilişkilerinde ciddi krizlerin yaşanmasına yol açan John Bass ve David Satterfield gibi büyükelçiler ve McGurk gibi bir Suriye Özel Temsilcisi mi istedikleri sorularını akla getirtiyor.İç politikada zaman zaman gündeme sokulan bu tartışmalara dair açtığımız kısa parantezi kapatarak konumuza dönecek olursak, belirttiğimiz gibi Suriye ve PYD/YPG konusunda Türkiye ile paralel yaklaşımlara sahip olan ve bugüne dek sorunun çözümü konusunda önemli rol oynayan Tom Barrack'ın geçtiğimiz günlerde Suriye Özel Temsilciliği görevi sona erdi.&nbsp;Onun yerine gelecek kişinin kim olacağı merak edilirken ABD Başkanı Trump tarafından görev süresi hem görev süresi uzatıldı hem de yaklaşık yarım asırdan bu yana Türkiye'nin en büyük problemlerinden biri olan PKK'nın yuvalandığı Irak için de Özel Temsilcilik göreviyle görevlendirildi.&nbsp;Kerkük Valisi Mehmet Seman Ağa, Türkiye ziyaretinde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından da kabul edildi.IRAK'TA TOM BARRACK ETKİSİIrak'taki gelişmeleri ele alacağımız bu bölümde Suriye, PYD/YPG ve Tom Barrack mevzularına değinmemizin sebebi, Barrack'ın Suriye'de oynadığı olumlu rolün benzerinin Irak için de beklenebileceği hususu.&nbsp;Obama ve Biden dönemlerinde ABD, Suriye'de siyasi istikrarsızlık ve kaosun sürmesinden yana bir yaklaşım sergiledi. Barrack ise Suriye'de siyasi birlik ve istikrardan yana davrandı.Aynı ABD, özellikle 2003'te Saddam rejiminin devrilmesinden bu yana Irak'ta da siyasi istikrarsızlık ve kaos planları uyguladı.&nbsp;Barrack'ın ise, Irak Özel Temsilciliği görevine gelir gelmez ilk açıklaması Irak'ta da siyasi istikrarın sağlanması yönünde oldu.&nbsp;Irak'ta Kasım 2025'te yapılan seçimler sonrasında en çok sandalyeyi elde eden Şii partiler eski Başbakan Nuri Maliki'yi yeniden başbakan adayı olarak gösterme konusunda anlaşmıştı.&nbsp;Barrack'ın telkinleriyle Trump yönetimi buna sert tepki verdi ve söz konusu partiler Maliki yerine Ali Zeydi üzerinde karar kılmak zorunda kaldı.&nbsp;Irak'ın yeni başbakanı olarak geçtiğimiz Mayıs ayında göreve başlayan Zeydi, seleflerine göre çok daha rasyonel, uzlaşmacı ve hem ABD hem de Türkiye ile ilişkileri geliştirmeye çok daha yatkın bir isim.Barrack'ın, Irak'ta güvenlik ve siyasi istikrarın sağlanması gerektiği yönündeki açıklamaların ardından yeni Başbakan Zeydi, tüm silahlı grupların silahlarını devlete teslim etmesi gerektiği yönünde bir adım attı.Bu çağrı üzerine, Irak'taki en güçlü Şii grupların başında gelen Sadr hareketinin lideri Mukteda es-Sadr kendisine bağlı grupların silahlarını teslim edeceğini duyurdu.Irak'ta İran destekli silahlı milis grubu Haşdi Şabi bünyesindeki bazı gruplar dâhil diğer gruplardan da benzer açıklamalar gelmeye başladı.&nbsp;Yani Barrack'ın ABD'nin Irak Özel Temsilciliği, Ali Zeydi'nin de Irak Başbakanlığı görevine geldiği son iki aydan bu yana hızlı ve oldukça önemli gelişmeler yaşanıyor.&nbsp;Irak, "güvenlik, siyasi istikrar ve merkezi yönetimin güçlenmesi" doğrultusunda yeni bir yola girmiş gibi görünüyor.ABD'nin Irak ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Bağdat'ta Irak'ın yeni Başbakanı Ali Zeydi tarafından kabul edildi.IKBY'DE "MEŞRUİYET" TARTIŞMALARIBuna karşın Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ndeki (IKYB) Kuzey Irak'ta tersi bir durum söz konusu. Bölgede ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlık had safhada.IKYB'de 20 Ekim 2024'te yapılan son seçimlerin üzerinden 20 ay geçmesine karşın hâlâ yeni hükümet kurulamadı. Seçimlerde hiçbir parti tek başına hükümet kurabilecek bir çoğunluğu elde edemedi. Federal bölgenin iki büyük partisi Barzanilerin KDP'si ile Talabanilerin partisi KYB hükümet kurma konusunda uzlaşamıyor. Parlamento fesih durumda. Bu durum beraberinde "meşruiyet" tartışmalarını da beraberinde getiriyor.Öte yandan burada Türkiye ile ilişkiler konusunda olumlu ve önemli gelişmeler de yaşanıyor. PKK ile ilişkileri nedeniyle Türkiye ile sorun yaşayan KYB ile Ankara arasında, Terörsüz Türkiye Süreci ile birlikte PKK'nın sorun olmaktan çıkmaya başlamasına paralel olarak olumlu gelişmelerin sinyalleri görülüyor. Türkiye, uzun süreden bu yana askıya aldığı Süleymaniye ile uçak seferlerine yeniden izin verdi. KYB ise buna "jest" niteliğinde bir adım atarak kendi yönetimlerinde olan Kerkük Valiliği'nin 102 yıl aradan sonra Türkmenlere geçişine katkı sağladı.&nbsp;ANKARA-SÜLEYMANİ İLİŞKİLERİNDE YENİ DÖNEMBaşta gıda olmak üzere tedariklerinin önemli kısmını İran'dan sağlayan KYB, ABD ve İsrail ile İran arasında yaşanan savaş nedeniyle bu tedarik zincirinde yaşanan sıkıntıların giderilmesi konusunda Türkiye'ye ihtiyaç duyuyor. Bu durum Türkiye'nin KYB'nin etkili olduğu Süleymaniye, Kerkük ve Halepçe bölgesine yönelik ticari ilişkilerini arttırma zemini sunuyor.&nbsp;Yani bu anlamda ilişkilerin geliştirilmesi her iki tarafın da yararına.İlişkilerin geliştirilmesinin sadece ekonomik değil siyasi alanda da gerek Türkiye'nin Kuzey Irak ile ilişkilerde kendilerini vazgeçilmez gören ve bu sebeple zaman zaman Türkiye karşıtı yaklaşımlar içine girme konusunda fazlaca cesur davranan KDP'nin dengelenmesi açısından gerekse de Irak'ta siyasi birlik ve istikrarın sağlanması açısından ciddi ve önemli çıktıları olacaktır.&nbsp;Önümüzdeki dönem içinde bu yönde ciddi adımların atılması muhtemeldir.Yarın:Türkiye ile Irak arasında işbirliğinin yaratacağı muazzam fırsatlar&hellip;Kalkınma Yolu Projesi'nin her iki ülkenin ekonomilerine etkileri&hellip;Hürmüz Boğazı geriliminin ortaya çıkardığı enerjide işbirliği gereklilik ve fırsatları&hellip;Bağdat ile enerji işbirliğinde KYB ile ilişkilerin önemi&hellip;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 01 Jul 2026 02:04:27 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kaleseramik, yeni nesil cephe sistemini tanıttı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kaleseramik-yeni-nesil-cephe-sistemini-tanitti-288/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kaleseramik-yeni-nesil-cephe-sistemini-tanitti-288/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_540D4B-1EBBDD-D6FE8C-6FD8EB-F6D4B3-D66602.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;nin ilk seramik karo üreticisi ve 69 yıllık köklü geçmişiyle sektörün lideri Kaleseramik, Çanakkale Çan&#39;da gerçekleştirdiği lansman etkinliğiyle mimarlık ve inşaat sektöründe yeni bir dönemin kapılarını araladı. FS25 Kaset Cephe Sistemi lansmanı, sektör profesyonellerinin,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_540D4B-1EBBDD-D6FE8C-6FD8EB-F6D4B3-D66602.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;nin ilk seramik karo üreticisi ve 69 yıllık köklü geçmişiyle sektörün lideri Kaleseramik, Çanakkale Çan&#39;da gerçekleştirdiği lansman etkinliğiyle mimarlık ve inşaat sektöründe yeni bir dönemin kapılarını araladı. FS25 Kaset Cephe Sistemi lansmanı, sektör profesyonellerinin, iş ortaklarının ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleştirildi.230 Milyon Dolarlık Yatırımın Yeni Halkası: FS25 Kaset Cephe SistemiKaleseramik Genel Müdürü Timur Karaoğlu, lansman konuşmasında son 5 yılda 230 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirdiklerini ve System Ceramics ile SITI B&amp;T gibi dünya devleriyle iş birlikleri kurduklarını belirtti. Karaoğlu, &#34;Bugün burada, yalnızca bir sistem lansmanı gerçekleştirmiyoruz. Türkiye&#39;nin mimarlık ve inşaat sektöründe yeni bir dönemin kapılarını aralıyoruz. 2 mm kalınlığında dünyanın en ince porselen plakasını Türkiye&#39;de üretmeye başladık. Bugün Kalebodur&#39;un porselen plaka kapasitesi 5,6 milyon metrekareyi aştı. 100x300 cm&#39;den 162x323 cm&#39;ye kadar büyük ebatlar, 2 ila 20 mm arası kalınlıklar... Seramiğin sınırlarını aştık ve mimariye hayal gücü kattık&#34; dedi.Karaoğlu, Kalebodur&#39;un 20 yılı aşkın süredir Türkiye&#39;nin ilk porselen plakası Kalesinterflex ile ülkenin seçkin ve prestijli cephe projelerinde yer aldığını vurgulayarak, &#34;Porselenin cephelerde kullanılmaya başlandığı ilk günden bu yana, bu alandaki bilgi birikimimizi ve deneyimimizi sektörle paylaşarak gelişimine katkı sağlıyoruz. Yaklaşımımız yalnızca ürün sunmak olmadı. Tasarım aşamasından uygulamaya kadar cephe projelerinde uçtan uca rehberlik hizmeti vererek mimarlarımıza, yatırımcılarımıza, danışmanlarımıza ve uygulayıcılarımıza çözüm ortağı olduk&#34; ifadelerini kullandı.Mobil Teknik Destek ve Uçtan Uca Hizmet AnlayışıKalebodur'un cephe projelerindeki başarısının arkasında güçlü bir teknik destek altyapısı bulunuyor. Mobil teknik destek aracı ve uzman ekipleriyle, uygulamacılardan şantiye ekiplerine kadar tüm paydaşlara eğitim desteği sağlayan şirket, karşılaşılan teknik konularda hızlı ve etkin çözümler üretiyor. Karaoğlu, &#34;Başarılı bir cephe uygulamasının yalnızca doğru ürünle değil, doğru bilgi, doğru uygulama ve güçlü teknik destekle mümkün olduğuna inanıyoruz. Termin sürelerine uyum sağlamayı, ihtiyaç duyulan her anda şantiyede müşterilerimizin yanında olmayı temel önceliklerimiz arasında görüyoruz&#34; dedi.FS25 Kaset Cephe Sistemi: Hız, Güvenlik ve Maliyet AvantajıKaleseramik Kategori Pazarlama Direktörü Selin Çevik Ersayın, FS25 Kaset Cephe Sistemi&#39;nin teknik detaylarını katılımcılarla paylaştı. Ersayın, &#34;Bugün cepheler, yalnızca yapıların dış yüzeyini tanımlayan bir unsur değil; estetik yaklaşım, teknik performans ve mühendislik anlayışını bir araya getiren bütüncül sistemler haline geldi. Cephe sistemlerinde yenilik budur&#34; dedi.FS25 Kaset Cephe Sistemi, büyük ebatlı porselen plakaların modern yapılara güvenli ve yüksek performansla uygulanabilmesi için Kalebodur tarafından geliştirilen yeni nesil bir taşıyıcı sistem. Global standartlara uygun teknoloji altyapısı ve optimize edilmiş panel yapısı sayesinde büyük plakaların cephelere hızlı, kontrollü ve güvenli şekilde uygulanmasını mümkün kılıyor. Sistemin modüler yapısı, uygulama süreçlerini hızlandırırken şantiye işçiliğini azaltıyor ve hata riskini minimum seviyeye indiriyor. Üretim aşamasında hazırlanan paneller sayesinde hem dikey hem yatay uygulamalarda sistematik bir montaj süreci sağlanıyor.FS25, yüksek rüzgâr dayanımı, yangın performansı ve deprem güvenliği gibi kritik teknik gerekliliklerde güçlü performans sunuyor. 3 mm, 5 mm, 6 mm ve 12 mm kalınlık seçenekleriyle uyumlu olarak kullanılan porselen plakalar, sistemle birlikte yüksek performanslı bir cephe çözümü oluşturuyor.&nbsp;Kalesinterflex: Teknik Mükemmellik ve Kaleguard TeknolojisiFS25 sistemiyle birlikte kullanılan Kalesinterflex büyük ebatlı porselen plakalar, 100x300 cm ve 120x360 cm büyük ebatlarda sunuluyor. İnce ve hafif yapısına rağmen yüksek mukavemet sağlayan plakalar, su emme oranının çok düşük olması (%0,3) sayesinde bina üzerindeki yükü minimum seviyede tutuyor. UV dayanımı sayesinde uzun yıllar boyunca güneş ışığı maruziyetinde renk kaybı yaşanmazken dona dayanıklı yapısı ve yüksek aşınma direnci, ürünün uzun yıllar deforme olmadan kullanım sağlamasını mümkün kılıyor.Plakalarına uygulanan Kaleguard teknolojisi, ürünlere fotokatalitik özellik kazandırıyor. Bu teknoloji sayesinde plakalar yağmur suyu ve güneş ışığı ile kendi kendine temizleniyor. Büyük ebatlarda üretilebilmesi sayesinde cephe tasarımlarında minimum derz kullanımı ve bütüncül yüzey görünümü sağlanıyor. Hafif yapısı sayesinde doğal taşa kıyasla daha düşük işleme maliyeti sunan plakalar, ürün ömrü açısından yapı ömrü ile eşdeğer dayanıklılık gösteriyor.Sürdürülebilirlik ve Mimari Tasarım ÖzgürlüğüKalebodur&#39;un tasarım anlayışının merkezinde yalnızca estetik ve performans değil; doğaya, yaşama ve geleceğe duyulan sorumluluk yer alıyor. Dünya mimarlığında şekillenen trendleri yakından takip ederek cephe projelerine özel, farklılaşan, yenilikçi ve estetik açıdan güçlü ürün gamları geliştirmeye devam eden şirket, enerji verimliliği, su tasarrufu, atık yönetimi ve geri dönüştürülebilir malzeme kullanımı gibi birçok alanda sürekli iyileştirme süreçleri yürütüyor.FS25 sistemi ile Kalebodur büyük ebatlı porselen plakaları, estetik, dayanıklılık ve işlevselliği bütüncül bir yapıda buluşturuyor. Sistem sayesinde mimarlar artık daha büyük yüzeyler tasarlayabiliyor, daha az derz ile bütüncül görünümler elde edebiliyor ve daha hızlı uygulama süreçleriyle projelerini hayata geçirebiliyor. FS25 sisteminin hızlı uygulama süreçleri, minimum işçilik ihtiyacı ve yüksek güvenlik standartları, modern yapılarda estetik ile fonksiyon arasında dengeli bir bütünlük oluşturuyor.Çanakkale Çan'daki fabrikada gerçekleştirilen FS25 Kaset Cephe Sistemi lansmanı, Kalebodur'un cephe teknolojilerindeki Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarının somut bir çıktısı olarak konumlanıyor. Ersayın, &#34;Bugün attığımız bu adımın, Türkiye&#39;nin mimarlık ve inşaat sektörüne yeni bir soluk getireceğine inanıyorum. FS25 Kaset Cephe Sistemi ile Kalebodur, yalnızca ürün değil; mimarlık kültürüne katkı sunan, geleceği şekillendiren bir vizyon sunuyor&#34; ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 30 Jun 2026 15:03:51 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türker'den Mahra'ya Türkiye'ye yatırım daveti]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkerden-mahraya-turkiyeye-yatirim-daveti-1435/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkerden-mahraya-turkiyeye-yatirim-daveti-1435/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_95A7F3-F66289-ECE400-45F347-A45F20-8BE7E6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dubai&#39;de uzun yıllardır yaşayan sunucu ve sosyal medya içerik üreticisi Esra Nur Türker, bu kez aldığı dikkat çekici bir sosyal medya takibiyle gündeme geldi. Dubai Emiri Sheikh Mohammed bin Rashid Al&nbsp;Maktoum&#39;un kızı Sheikha Mahra&#39;nın, kendisine ait &#34;Xtiana&#34; isimli&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_95A7F3-F66289-ECE400-45F347-A45F20-8BE7E6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dubai&#39;de uzun yıllardır yaşayan sunucu ve sosyal medya içerik üreticisi Esra Nur Türker, bu kez aldığı dikkat çekici bir sosyal medya takibiyle gündeme geldi. Dubai Emiri Sheikh Mohammed bin Rashid Al&nbsp;Maktoum&#39;un kızı Sheikha Mahra&#39;nın, kendisine ait &#34;Xtiana&#34; isimli sosyal medya hesabı üzerinden Türker&#39;i takibe alması, Körfez ve magazin çevrelerinde geniş yankı uyandırdı.Milyonları aşan takipçi kitlesiyle özellikle lüks yaşam, moda ve Dubai&#39;den yaptığı paylaşımlarla öne çıkan Türker, kraliyet ailesinden gelen bu ilginin ardından dikkat çeken bir mesaj verdi. Türkiye&#39;nin son yıllarda yatırım, turizm ve gayrimenkul alanlarında önemli fırsatlar sunduğunu belirten Türker, Körfez yatırımcılarının Türkiye&#39;ye olan ilgisinin daha da artırılabileceğini ifade etti.Türker, &#34;Türkiye, genç nüfusu, stratejik konumu ve güçlü ekonomik potansiyeliyle uluslararası yatırımcılar için önemli fırsatlar barındırıyor. Başta turizm, teknoloji, gayrimenkul ve enerji olmak üzere birçok alanda ciddi yatırım imkanları mevcut. Körfez ülkeleri ile Türkiye arasındaki ekonomik iş birliklerinin daha da gelişmesini arzu ediyoruz&#34; değerlendirmesinde bulundu.Sosyal medyada kısa sürede gündem olan takip gelişmesi, &#34;Dubai sarayının radarı Esra Nur Türker&#39;e çevrildi&#34; ve &#34;Kraliyet ailesinden sürpriz destek&#34; yorumlarını da beraberinde getirdi.Esra Nur Türker cephesinden söz konusu takibe ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken, Dubai kraliyet ailesiyle yaşanan bu sürpriz etkileşimin, Türkiye-Körfez eksenindeki yatırım ve iş birliği fırsatlarına yönelik yeni tartışmaları da beraberinde getirmesi bekleniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 30 Jun 2026 11:54:39 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[PKK'nın yerine KDP mi?]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/pkknin-yerine-kdp-mi-7055/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/pkknin-yerine-kdp-mi-7055/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F1D049-E86BC1-0B04D3-F83C29-D70C73-751FA6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bugünkü bölümde ise PKK çevrelerinin, bir yandan süreci zamana yaymaya çalışırken bir yandan da ne tür alternatif arayışlar içinde olduğunu, bu kapsamda devreye sokulan "Kürt Birliği ve Ulusal İttifakı" adlı projeyi, küresel güçlerin bu projedeki rollerini, KDP ve Barzanilerin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F1D049-E86BC1-0B04D3-F83C29-D70C73-751FA6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bugünkü bölümde ise PKK çevrelerinin, bir yandan süreci zamana yaymaya çalışırken bir yandan da ne tür alternatif arayışlar içinde olduğunu, bu kapsamda devreye sokulan "Kürt Birliği ve Ulusal İttifakı" adlı projeyi, küresel güçlerin bu projedeki rollerini, KDP ve Barzanilerin rolünü ve bütün bunların ABD'de önümüzdeki Kasım ayında yapılacak kongre ve iki yıl sonraki başkanlık seçimleri ile ilgisini masaya yatıracağız.Terörsüz Türkiye Süreci başladığından bu yana PKK'nın Avrupa'daki iki büyük yapılanması olan Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) ile Kürdistan Halk Kongresi (KONGRA-GEL) tarafından "dört bir elle sarılınılan) bir proje yürütülüyor.&nbsp;Projenin adı, "Kürt Birliği ve Projesi".Başında Mustafa Karamus, Zübeyir Aydar ve Remzi Kartal gibi PKK'nın Avrupa sorumluları var.&nbsp;Projenin, kendileri tarafından açıklanan amacı, onların tabiriyle "Dört parça Kürdistan'daki tüm güçleri bir tek çatı altında toplayarak Kürtlerin hak ve kazanımlarını korumak ve bağımsız bir Kürt devleti için mücadele etmek."Söz konusu yapılanmalar ve başlarındaki isimler bir yandan "Önder Apo'nun arkasındayız" diyor, "süreci destekliyoruz" diyor, bir yandan da harıl harıl bu proje etrafında, kendi dillendirdikleri bu amaç doğrultusunda bir girişim yürütüyor.Projenin öncülüğünü PKK'nın Avrupa kanadı yürütüyor olsa da Kandil ve DEM Parti de işin içinde.&nbsp;Bu projeyi, önüyle arkasıyla, geçmişiyle, bugünüyle ayrıntılı olarak masaya yatırmakta fayda var zira bu proje esasen Terörsüz Türkiye Süreci'ni boşa çıkarma amacı taşıyor, bunun başarılamaması halinde ise PKK'nın alternatifini oluşturmayı hedefliyor.&nbsp;MCGURK'ÜN PLANIBu proje aynı bu isimle, yani "Kürt Birliği ve Ulusal İttifakı" adıyla Barack Obama'nın ikinci başkanlığı döneminde ABD-Türkiye ilişkilerinin gerilmesi sonrası Obama tarafından ABD Suriye Özel Temsilcisi olarak atanan Brett McGurk tarafından, Pentagon ve CENTCOM'un desteğiyle tasarlanıp hazırlanan, İsrail, Fransa ve İngiltere'nin de desteğiyle hayata geçirilmeye çalışılan bir proje.&nbsp;Projenin ilk versiyonu o dönem, PKK'nın Suriye kolu PYD/YPG ile Barzanilere yakın ancak Suriye muhalefeti ile birlikte hareket eden ENKS'yi bir araya getirmek, Kuzey Irak ile Kuzey Suriye'yi birleştirerek bunu "devletimsi bir yapı" olarak tanımak ve bunu Türkiye'ye karşı kullanma amacını güdüyordu.&nbsp;Yıllarca Türkiye ile ABD arasında büyük gerilimlere yol açan PYD/YPG'ye verilen askeri ve siyasi destek de bu çerçevede yürütülüyordu.&nbsp;Her ne kadar Barzanilerin arabuluculuğunda masa üzerinde bazı adımların atılmasını sağladılarsa da Türkiye'nin sahada ve diplomasideki güçlü ve etkili hamleleri nedeniyle başarıya ulaşamadılar.Ve nihayet Suriye'de Aralık 2024'te Esad'ın devrilmesiyle hayalleri kursaklarında kaldı.Esad devrildi, Obama'yla kafadaki Joe Biden gitti, Donald Trump ABD'de başkanlık koltuğuna oturdu, McGurk gitti yerine Tom Barrack geldi vs.KNK, KONGRA-GEL VE KDP YAN YANAVe bu arada Türkiye'de Terörsüz Türkiye Süreci başladı derken aynı proje bu kez İsrail tarafından Fransa, İngiltere ve Almanya gibi bazı ülkelerin desteğiyle yeniden devreye sokuldu.Bu kez projede Barzanilerin KDP'si de doğrudan ve aktif şekilde yer alıyor.Proje kapsamında "Avrupa Kürt Diasporası" adıyla bir yapı kuruldu.&nbsp;KDP yetkilileri de KNK ve KONGRA-GEL ile birlikte bu yapının içinde.&nbsp;Bu yapı uzun süreden bu yana başta Brüksel olmak üzere çeşitli Avrupa başkentlerinde toplantı, konferanslar, etkinlikler vs düzenliyor.Aynı proje kapsamında aynı yapının bir benzeri de "Kürt Milli Platformu" adı altında Türkiye'de Barzanilerin desteklediği bazı irili ufaklı partilerle DEM Parti'nin bir araya gelmesiyle oluşturuldu.Onlar da bir süredir benzer ortak etkinlikler düzenliyor.Herkesin farklı hedef ve beklentileri var.&nbsp;Projenin arkasındaki güçlerin en büyük hedefi her daim Türkiye'ye karşı "koçbaşı" ve "koz" olarak kullanabilecekleri bir "Kürt kartı"nı canlı tutmak.&nbsp;Bunun için mümkünse Terörsüz Türkiye Sürecini boşa çıkararak PKK'yı yok olmaktan kurtarmak, bu başarılamasa yerini dolduracak yeni bir yapı tahkim etmek.&nbsp;EN BÜYÜK UMUTLARI TRUMP'IN GİTMESİPKK ve bağlantılı yapıların öncelikli hedefi şu:Birincisi Terörsüz Türkiye Sürecinin ilk etapta önümüzdeki Kasım ayında ABD'de yapılacak kongre seçimlerine kadar zamana yayılması. Seçimlerde Cumhuriyetçilerin ağır yenilgi alması halinde –ki beklentileri o yönde- "topal ördek" pozisyonuna düşecek olan Trump'ın Türkiye'ye karşı şuan olduğu kadar olumlu yaklaşımlar sergileyemeyeceği ve bunun etkisiyle sürecin iki yıl sonraki başkanlık seçimlerine kadar da uzatılarak başkan seçilmesini umdukları Obama/Biden benzeri bir başkanın desteğiyle eskiye dönüşün sağlanması.&nbsp;Bu kesimler için öncelikli hedeflerinin gerçekleşmemesi yani Terörsüz Türkiye Sürecini boşa çıkaramamaları halinde "bir bütün olarak yok olmak" yerine KDP ve Barzanilerle işbirliği yaparak, onlarla ortak hareket ederek onlar sayesinde ayakta kalabilmek ve varlıklarını devam ettirebilmek.Barzaniler açısından ise durum farklı.&nbsp;KDP esasen PKK'nın silah bırakma ve tasfiye sürecinden oldukça memnun. O nedenle süreci destekliyorlar. Zira onlar açısından en büyük rakipleri Talabaniler ve KYB değil PKK.Dolayısıyla PKK'nın ortadan kaldırılması işlerine gelir ancak onlar da bu süreçten kendileri için rakiplerinin yok olmasından daha öte bir şeyler çıkarma arzusundalar.BARZANİ'NİN LİDERLİK HAYALLERİBirincisi bir yandan süreci desteklerken bir yandan da "Öcalan Kürtlere ihanet etti. Kürtlerin en büyük ve tek lideri Mesut Barzani" propagandası yayarak Kürt milliyetçiliği üzerinden güçlerini tahkim etme arayışındalar.İkincisi PKK'nın hem Irak, hem Avrupa hem de DEM Parti üzerinden Türkiye'deki devasa networkü bünyelerine katma arzu ve hesabı içindeler.&nbsp;Onun için dikkat edilecek olursa yıllardan bu yana Türkiye'yi karşısına almamak için, "Her ülkedeki Kürtler kendi sorunlarını, gelecekleri bulundukları ülke içinde çözmeli, belirlemeli" diyen Mesut Barzani, "Dört parça Kürdistan'daki Kürtlerin kaderi birdir, birbirinden ayrılamaz" demeye başladı. Süreçten rahatsız olan PKK çevrelerinin tümünü kendi himayesine alma stratejisi güdüyor.Dikkat edilecek olursa Şam yönetimi ile PYD arasındaki görüşmeler sırasında, Türkiye'yi karşısına almak pahasına en büyük "federasyon" dayatmasını PKK/PYD çevreleri değil KDP ve Barzaniler yaptı. Sorun aşılmasına rağmen hâlâ bunu gündemlerinde tutmaya devam ediyorlar.&nbsp;Hatta anımsanacağı üzere ABD ve İsrail ile İran arasında savaşın başladığı ilk günlerde PKK'nın İran kolu PJAK ile KDP'ye bağlı gruplar arasında ittifaklar kurularak İran'a karşı savaşmanın hazırlıkları yapıldı ki, bu konu doğrudan Türkiye'nin ABD nezdindeki girişimleri sayesinde önlendi.&nbsp;Bu girişim de doğrudan bu "Kürt Birliği ve Ulusal İttifakı" projesi kapsamında hayata geçirildi ve hâlâ yürütülmeye devam ediliyor.&nbsp;Hasılıkelam, bizzat McGurk tarafından tasarlanan bu "Kürt Birliği ve Ulusal İttifakı" projesi bugün farklı versiyonu ile devrede.Bu proje ile Terörsüz Türkiye Sürecinin hedefe ulaşması önlenemezse bir sonraki hedef KDP'yi PKK yerine ikame etmek.Yarın:Irak'ta nasıl bir değişim yaşanıyor?Yeni Başbakan Ali Zeydi döneminde neler bekleniyor_Silahlı gruplar tasfiye edilebilecek mi?Irak, merkezi yönetime doğru mu gidiyor?Tom Barrack'ın ABD'nin Irak Özel Temsilciliği görevinin ne tür etkileri olur?Erbil, Kerkük-Süleymaniye hattında neler dönüyor?Ankara-Süleymaniye ilişkilerindeki olumlu ivme nereye varır, ne tür sonuçları olur?]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 30 Jun 2026 02:04:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TÜBİTAK 170 aday araştırmacı alacak]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tubitak-170-aday-arastirmaci-alacak-7938/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tubitak-170-aday-arastirmaci-alacak-7938/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7C9AB5-D34D52-05AB64-AF2EF6-3609FA-43C930.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kurumun konuya ilişkin ilanı Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.Buna göre kurum bünyesine yükseköğretim kurumlarının çeşitli bölümlerinde 2026-2027 eğitim-öğretim yılında 3. veya 4. sınıfta öğrenim görecek öğrencilerden kısmi süreli 170 proje personeli alınacak. Söz konusu&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7C9AB5-D34D52-05AB64-AF2EF6-3609FA-43C930.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kurumun konuya ilişkin ilanı Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.Buna göre kurum bünyesine yükseköğretim kurumlarının çeşitli bölümlerinde 2026-2027 eğitim-öğretim yılında 3. veya 4. sınıfta öğrenim görecek öğrencilerden kısmi süreli 170 proje personeli alınacak. Söz konusu araştırmacılar, Ankara ve Kocaeli&#39;de görev yapacak.Alınacak personel, TÜBİTAK&#39;ın Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi (BİLGEM), Marmara Araştırma Merkezi (MAM), Raylı Ulaşım Teknolojileri Enstitüsü (RUTE), Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü (SAGE), Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü (TÜSSİDE), Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (UZAY) birimlerinde görevlendirilecek.Başvurular için gerekli koşullara, diğer detaylar ve süreçlere ilişkin bilgiye Kurumun internet sayfasından (www.tubitak.gov.tr) ve TÜBİTAK İş Başvuru Sistemi&#39;nden (kariyer.tubitak.gov.tr) ulaşılabilecek.Başvurular, &#34;kariyer.tubitak.gov.tr&#34; üzerinden 20 Temmuz saat 17.00&#39;ye kadar gerçekleştirilebilecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 29 Jun 2026 07:06:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İstanbul Modern'de Yaz Sanat Okulu başlıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/istanbul-modernde-yaz-sanat-okulu-basliyor-1860/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/istanbul-modernde-yaz-sanat-okulu-basliyor-1860/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B77521-55B335-6D17AF-A8E93F-960383-953E7D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çocukların yaratıcılıklarını desteklemeyi amaçlayan İstanbul Modern Yaz Sanat Okulu, müze eğitimcileri rehberliğinde gerçekleştirilecek. Program kapsamında çocuklar, müzenin güncel sergilerinde yer alan yapıtları inceleyip yorumlama fırsatı bulacak. Fotoğraf, portre, heykel, doğa,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B77521-55B335-6D17AF-A8E93F-960383-953E7D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çocukların yaratıcılıklarını desteklemeyi amaçlayan İstanbul Modern Yaz Sanat Okulu, müze eğitimcileri rehberliğinde gerçekleştirilecek. Program kapsamında çocuklar, müzenin güncel sergilerinde yer alan yapıtları inceleyip yorumlama fırsatı bulacak. Fotoğraf, portre, heykel, doğa, kent ve gündelik nesneler gibi farklı temalar üzerinden sanat tarihini keşfedecek olan çocuklar, farklı tekniklerle kendi özgün sanat çalışmalarını üretecek.Pazartesi hariç hafta içi her gün yaz boyunca devam edecek olan Yaz Sanat Okulu'nda sanatın farklı kavramlarına ve üretim biçimlerine odaklanan sekiz özgün atölye yer alıyor. Yaz Sanat Okulu kapsamında çocuklar, Fotokolaj, Hayal Mekân, Nesnelerin İzleri, Hayvanlar Alemi, Soyut Heykeller, Gölge Resimler, Doğa Sahnesi ve Kent Manzaraları atölyelerinde hem eğlenecek hem de yaratıcılıklarının sınırlarını zorlayacak.&nbsp;Katılımcılar, atölyelerin birine veya hepsine, tarihleri seçerek kayıt yaptırabilecek. Sekiz atölyenin en az dördüne katılanlara İstanbul Modern Yaz Sanat Okulu Katılım Belgesi verilecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 29 Jun 2026 02:54:44 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[PKK neden silah bırakmıyor?]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/pkk-neden-silah-birakmiyor-1289/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/pkk-neden-silah-birakmiyor-1289/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8DAF9D-27DA88-1D1BC7-0EB368-5176C9-AA1E45.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Terörsüz Türkiye Süreci, Irak'ta denge arayışları, riskler ve fırsatlar" başlıklı bu yazı dizimizde sürecin neden öngörülen hızda ilerlemediğini, tıkanıklığın nedenlerini, PKK'nın ve bağlı unsurlarının yaklaşımlarını, küresel, bölgesel ve yerel güçlerin etki ve beklentilerini&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8DAF9D-27DA88-1D1BC7-0EB368-5176C9-AA1E45.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Terörsüz Türkiye Süreci, Irak'ta denge arayışları, riskler ve fırsatlar" başlıklı bu yazı dizimizde sürecin neden öngörülen hızda ilerlemediğini, tıkanıklığın nedenlerini, PKK'nın ve bağlı unsurlarının yaklaşımlarını, küresel, bölgesel ve yerel güçlerin etki ve beklentilerini ve ayrıca bu konunun Irak'ta yaşanan gelişmelerle ilişkisini, bu durumun Türkiye için ortaya çıkardığı risk ve fırsatları ele almaya çalışacağız.&nbsp;Terörsüz Türkiye Sürecinden başlayalım.TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada, "Silahların bırakılması, teslimi konusunda İmralı&#39;nın iradesinin dışında da ciddi bir gecikme olduğunu görüyoruz" dedi.Bu tespit, devletin istihbarat ve güvenlik birimlerinin konuyla ilgili raporlarına dayanıyor.&nbsp;PKK tarafı (Kandil, Avrupa kanadı ve DEM Parti cephesi) uzunca bir süreden bu yana sürecin ilerlemesinin önündeki en büyük engelin Öcalan'ın durumu, pozisyonu ve koşulları ile silah bırakacak PKK'lıların akıbetleriyle ilgili yasal düzenlemeler konusunda adım atılmaması olduğunu öne sürüyordu.&nbsp;Hükümet yetkilileri ise, önce terör örgütü PKK'nın tüm unsurlarının silah bırakması ve bu durumun istihbarat ve güvenlik birimlerince teyit edildiğinin raporlanması gerektiğine dikkat çekiyordu.&nbsp;Süreç ile ilgili tartışmalar sürerken yasal düzenleme konusu gündemin önemli maddelerinden biri haline geldi.&nbsp;Anlaşılan hükümet, tıkanıklığı aşmak için, PKK'nın silah bıraktığının teyit edilmesi şartıyla yürürlüğe girecek yasal düzenlemeler konusunda yeni bir adım atma niyetinde.AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ve AK Parti Genel Vekili Efkan Ala'nın açıklamaları bunu gösteriyor.Bu kapsamda 1 Temmuz'da tatile girmesi planlanan TBMM'nin çalışma süresi uzatılarak, Meclis tatile girmeden önce bir "Çerçeve Yasa"nın çıkarılması planlanıyor.Muhtemelen, çıkarılacak yasanın yürürlüğe girmesi de, PKK'nın silah bırakması şartına bağlanacak.Tüm bu çabalar, devletin ve hükümetin bu konuyu ne denli önemsediğini gösteriyor.Peki, gerekli yasal düzenlemeler ortaya çıkınca PKK tamamen silah bırakacak mı?ÖCALAN'IN 27 ŞUBAT ÇAĞRISINI KABULLENMİŞ DEĞİLLER&nbsp;Ne yazık ki, PKK açısından sürecin fiili başlangıcı olan Öcalan'ın 27 Şubat 2025'te yaptığı "PKK'nın feshedilmesi ve silah bırakılması" yönündeki çağrıdan bu yana yaşanan gelişmeler, ortaya çıkan durum, mevcut gidişat ile bu hedefe ulaşılmasının zayıf olduğuna işaret ediyor.&nbsp;Öcalan'ın çağrısından sonra PKK, 12 Mayıs 2025'te "silahlı mücadelenin sonlandırılması ve fesih" kararı almış, ardından 11 Temmuz 2025'te bir grup PKK'lı Süleymaniye'de bir basın toplantısının ardından "silah yakma etkinliği" gerçekleştirmişti. Aradan geçen yaklaşık bir yıllık süre zarfında bazı mağaraların boşaltılması dışında hiçbir adım atılmadı.Sürekli bir oyalama, bahaneler öne sürme ve süreci zamana yayma hal ve çabası söz konusu.O nedenle kanımca devletin ve hükümetin daha bütünlüklü bir bakış açısıyla daha farklı enstrümanları da devreye sokması şart.Açmaya çalışalım&hellip;Birincisi Öcalan'ın 27 Şubat'taki çağrısında ortaya koyduğu bakış açısı ve yaklaşımlarıyla örgütün tüm unsurlarının (Kandil, Avrupa Kanadı ve DEM Parti) yaklaşımları hiçbir şekilde uyuşmuyor.Öcalan, söz konusu çağrısında özetle, "silahla hak arama döneminin kapandığını, Türkiye'de siyasi koşulların demokratik siyaset için elverişli hale geldiğini, bu nedenle örgütün varlık sebebinin ortadan kalktığını, buna bağlı olarak örgütün silah bırakıp kendini feshetmesini ve ayrıca Türkiye ve bölge üzerinde emelleri bulunan küresel ve bölgesel güçler tarafından kullanılır durumdan çıkmak bu sürecin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini, demokratik zeminde yürütülecek siyaset kapsamında da günümüz dünyası açısından bakıldığında 'kültüralist talepler'in bile yersiz olduğunu esas olanın yerelden başlanarak demokratik standartların yükseltilmesi Avrupa Birliği yaklaşımlarında olduğu gibi bireysel hak ve özgürlüklerin genişletilmesi gerektiğini" dile getirdi.&nbsp;Öcalan'ın PKK'nın silah bırakıp kendisini feshetmesi yönündeki çağrısı, İmralı Heyeti ve DEM Parti yetkililerinin katılımıyla 27 Şubat 2025 tarihinde İstanbul'da düzenlenen bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu.&nbsp;Buna karşın aradan geçen 1.5 yıl süreye rağmen DEM Parti dâhil, PKK tarafındaki unsurların hiçbiri bu yaklaşıma gelmedi.&nbsp;Hâlâ, her fırsatta, her açıklamalarında "Kürt hakları, Kürtlerin kazanımları, statü" vb kavramları kullanmaya devam ede gelmekteler.Birincisi, bu unsurların tamamıyla Öcalan arasında ciddi bir yaklaşık farkı söz konusu.İkincisi, Öcalan "PKK'nın varlık sebebi ortadan kalktı" derken onlar hiçbir şekilde bunu kabullenmek istemiyorlar.&nbsp;Özellikle Kandil ve Avrupa kanadından gelen açıklamaların tümüne bakın, bir yandan "Biz Önder Apo'nun arkasındayız" derken bir yandan da "Halkımızın bu konuda endişeleri var" gibi ifadeler kullanarak esasen kendi endişelerini ve bu sürece dair karşı oluşlarını dışa vuruyorlar.&nbsp;Hatta DEM Parti yetkililerinden de bu yönde yapılmış sayısız açıklama mevcut.ÖCALAN'IN DEVREYE SOKULMASI&hellip;Çok açık ve net olan durum şu;Özellikle Avrupa kanadının hemen tamamı, Kandil'deki yönetici kadronun önemli bir kısmı ile DEM Parti'de ise başta "Türk solu" kanadı olmak üzere bir kısmı sürece tamamen karşı.Bu kesimler, PKK sayesinde elde ettikleri gücü, nüfuzu, ekonomik ve siyasi rantı kaybetmek istemiyor.&nbsp;Bunların hiçbirisi, alenen sürece ve Öcalan'a karşı çıkamadığı için yasal düzenleme vs bahanelerle süreci yaymaya çalışıyorlar.Umdukları şey, hali hazırda kendi aleyhlerine olan uluslararası dengelerin, jeopolitik koşulların değişmesi ve varlıklarını sürdürmesine olanak sağlayan koşulların oluşması halinde daha önceki süreçlerde olduğu gibi bir vesileyle, bir bahaneyle bu süreci de akamete uğratıp yeniden eskiye dönüşün sağlanması.&nbsp;Bu, sübjektif bir değerlendirmeden öte, PKK'yı, unsurlarını, geçmişini, küresel ve bölgesel güçlerle bağlantılarını bilen ve süreci baştan bu yana ayrıntılarıyla takip eden konuyla ilgili her uzmanın rahatlıkla tespit edebileceği bir gerçekliktir.O nedenle, sürecin devamı açısından gerekli yasal düzenlemeler için çalışmalar yürütülürken, sözünü ettiğimiz bu durum çerçevesinde doğru ve ciddi değerlendirmeler yapılarak, bu unsurların süreci boşa çıkarmaya yönelik niyet ve beklentilerinin önüne geçilecek adımların atılması şarttır.Kanımca bunun için en uygun yol ise, PKK'nın ilgili tüm unsurlarının niyet ve yaklaşımlarını en iyi bilen kişi olan Öcalan'ın devreye sokularak bu unsurlara müdahale etmesinin sağlanmasıdır.Bunun için Öcalan'ın mesajlarını, İmralı Heyeti, avukatları veya aile üyeleri aracılığıyla kamuoyuna veya söz konusu unsurlara ulaştırmanın ötesinde, o gruplar üzerindeki etkisini daha güçlü şekilde hissettireceği bir yol ve yöntemin geliştirilmesi gerekir.&nbsp;Tespit bu olduktan sonra yol ve yöntemin nasıl olacağını belirlemek çok güç olmayacaktır.Yarın:&nbsp;"Kürt Birliği ve Ulusal İttifakı" projesi nedir?Bu projenin PKK'nın silah bırakmasının geciktirilmesiyle ilgisi ne?Barzanilerin burada nasıl bir rol ve fonksiyonları var?PKK'nın yerine KDP mi ikame edilmeye çalışılıyor?Bu kesimlerin ABD'de kongre ve başkanlık seçimlerinden umdukları ne?]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 29 Jun 2026 02:44:25 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Etik Değerler ve Eğitim Diplomasisi masaya yatırıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/etik-degerler-ve-egitim-diplomasisi-masaya-yatirildi-3424/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/etik-degerler-ve-egitim-diplomasisi-masaya-yatirildi-3424/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6BE923-C77154-35FD56-C08D67-827675-0C8132.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Millî Eğitim Bakanlığı himayelerinde bu yıl yedincisi gerçekleştirilen Türkiye Eğitim Teknolojileri Zirvesi ve Fuarı (TETZ 2026), ikinci gününde dünya çapında isimlerin katıldığı önemli panellerle devam ediyor.&nbsp;Küresel dönüşümü "Devletler", "Kurumlar" ve "Şirketler"&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6BE923-C77154-35FD56-C08D67-827675-0C8132.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Millî Eğitim Bakanlığı himayelerinde bu yıl yedincisi gerçekleştirilen Türkiye Eğitim Teknolojileri Zirvesi ve Fuarı (TETZ 2026), ikinci gününde dünya çapında isimlerin katıldığı önemli panellerle devam ediyor.&nbsp;Küresel dönüşümü "Devletler", "Kurumlar" ve "Şirketler" olmak üzere üç farklı perspektiften ele alan TETZ 2026 kapsamında, günün ikinci büyük oturumu olan "Dijital Çağda Barış, Güven ve İş Birliği: Kurumlar Perspektifi" başlıklı panel gerçekleştirildi. Sektörel standartları ve küresel iş birliklerini şekillendiren uluslararası kurumların temsil edildiği panelde; Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Eski Genel Direktörü ve Küresel Eğitim Diplomasisi Lideri Irina Bokova ile Kosta Rika Eski Cumhurbaşkanı ve Eski Dünya Ekonomik Forumu CEO&#39;su José María Figueres Olsen konuşmacı olarak yer aldı.Irina Bokova: "Hala 2,3 milyar insan internete erişemiyor ve bunların çoğunluğu kadın"Konuşmasına sosyal kapsayıcılık, ekonomi, refah ve barış temalı bu zirveye davet edilmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek başlayan UNESCO Eski Genel Direktörü ve Küresel Eğitim Diplomasisi Lideri Irina Bokova, Birleşmiş Milletler şemsiyesi altındaki UNESCO&#39;nun, dünyada &#34;herkes için eğitim&#34; kavramını öne süren kurum olduğunu hatırlattı.Eşitlik arayışında eğitimde kalitenin ve yaşam boyu öğrenimin kritik bir rol oynadığını vurgulayan Bokova, yapay zekânın eğitim dahil olmak üzere nasıl etik bir şekilde kullanılabileceği konusunun, teknolojinin kamunun yararına hizmet etmesi gereken kesişim noktasında durduğunu belirtti."Yapay zekada da ilaç sektöründeki gibi denetim süreci olmalı"Yapay zekânın olumsuz durumlar için ikna edilebilmesi, ahlak ve değerler konusunda açık kapılar barındırması ve bazen insanlara zarar vermeye teşvik edebilmesi gibi risklerin kontrol edilip edilemeyeceğine dair soruyu yanıtlayan Bokova, şu açıklamada bulundu:"Örneğin ilaç sektöründe çok büyük bilimsel araştırmalar var ama bugün sahip olduğunuz ilaçlar ve tıbbi cihazlar ciddi testlerden geçiyor ve bir onaylama süreci oluyor. Bence benzer bir onaylama ve denetim süreci yapay zekâ için de geçerli olmalı. Yapay zekâyı durdurmadan ama çok net kurallarla bunun takip edilmesi gerekiyor. İnsan haklarıyla ilgili kaygılar da var ve ben inanıyorum ki bu işin temelinde mutlak surette etik olmalı."Dünyada daha önce yaklaşık 4 milyar kişinin internete erişimi olmadığını, UNESCO bünyesinde kurulan Geniş Bant Komisyonu sayesinde insanlara dijital araçlara erişim imkânı sunulduğunu belirten Bokova, şunları kaydetti:"Bakın bugün dünyada hâlâ 2,3 milyar insan internete erişemiyor ve bunların büyük bir çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor. Kovid-19 döneminde okullar kapanınca her şeyin online yapılabileceğini düşündük ama maalesef öyle olmadı. Öğretmenler bu dijital araç gereçleri kullanmak için eğitimli değildi ve geniş bant internet kullanımında eşitsizlikler vardı. Bugünü düşündüğümüzde yapay zekayla ilgili karşımızda duran en büyük görev, küresel ve adil bir alan yaratmaktır. Bu konuyla ilgili öğretmenlere içerik ve gerekli imkanlar verilmeli. Sadece çocuklara tablet dağıtarak iş bitmiyor. Mevcut programların dili yerel kültürlere uymuyor, bu yüzden yazılımların dili yerel kültüre adapte edilmeli ve daha fazla açık kaynak sunulmalı. Çocukların bunlara doğrudan erişmesi gerekiyor. Birçok alanda büyük bir sıçrama yapmak için fırsatımız var ama bunun için doğru yaklaşımı seçmeliyiz. Ancak o zaman doğru potansiyeli ortaya koyabiliriz."Uluslararası kurumsal düzeydeki dijital ayrımı kapatmak için paydaşların birlikte nasıl çalışabileceğine değinen Bokova; akademisyenlerin, uzmanların, liderlerin, özel sektörün ve kamunun hepsinin bu sürece dahil olduğu bir ekosistem kurulması gerektiğini kaydetti. Sürdürülebilir bir gelecek için çevre bilincinin önemine de değinen Irına Bokova, sorulan soru üzerine Emine Erdoğan'ın öncülük ettiği Sıfır Atık Vakfı çalışmalarını çok kıymetli olduğunu belirterek, doğayla kurulan bu dengede eğitimin de kurucu bir rol üstlendiğini vurguladı.José María Figueres Olsen: "Pusulamız doğru değilse yapay zekânın yıkıcı ve tahrip edici etkileri olur"Kosta Rika Eski Cumhurbaşkanı ve Eski Dünya Ekonomik Forumu CEO&#39;su José María Figueres Olsen ise konuşmasına TETZ gibi bir zirveyi gerçekleştirmek için insanlık tarihini şekillendiren İstanbul'dan daha iyi bir yer olamayacağını belirterek, eğitimin insanları birleştiren bir köprü olduğunu vurguladı.&nbsp;Yapay zekânın genellikle sadece teknolojik bir devrim olarak adlandırıldığını ifade eden Olsen, bu durumun sıradan bir teknoloji hamlesinden çok daha büyük, "medeniyetler bağlamında" bir devrim olduğunu söyledi.Makinelerin giderek daha akıllı hale geldiğini ve gelmeye de devam edeceğini belirten Olsen, bu durumun insanlığa &#34;akıllı olmanın ne demek olduğunu yeniden tanımlama&#34; fırsatı verdiğine dikkati çekti."Bu yüzyılda yetkinlik değil artık karakter ödüllendirilmeli"Geçtiğimiz yüzyıl boyunca eğitim ve iş dünyasında hep teknik &#34;yetkinliğin&#34; ödüllendirildiğine dikkat çeken Olsen, içinde bulunduğumuz yapay zekâ çağında ise yetkinlikten ziyade &#34;karakterin&#34; ödüllendirilmesi gerektiğini kaydetti.&nbsp;Dünyanın her yerinde çatışmaların yaşandığı zorlu bir dönemden geçildiğini, demokratik kurumlara duyulan güvensizliğin ve yıkıcı değişimlerin etkilerinin hissedildiğini belirten Olsen, şu ifadeleri kullandı:"Değerler bu çağda çok önemli. Çünkü eğer bizim ahlaki pusulamız doğru değilse ve yapay zekâyı doğru yönlendiremezsek, teknolojinin çok ciddi yıkıcı ve tahrip edici etkileri olabilir; toplumdaki güvensizliği daha da artırabilir. Etik ve ahlaki değerler konusuna baktığımızda yapay zekâ çok kritik bir eşikte duruyor ancak bazen bu kısmı gözden kaçırabiliyoruz. Çünkü teknoloji bu insani hususları kendi kendine çözmüyor. Ben şahsen yapay zekâ teknolojisine hayranım; bize sağladığı ilave kabiliyetler ve katkılar tartışılmaz ancak bir yandan da etik konuları ıskalamamalıyız. Yapay zekâ bir araçtır, iyi ya da kötü amaçla kullanılabilir, istendiğinde kötü şeyler de yapabilir. İşte tam da bu yüzden öğretmenlerin rolü günümüzde çok daha önemli hale geldi. Çocuklara etik değerlerin öğretilmesinde öğretmenler her zaman önemli olacak."Yapay zekânın bir medeniyet devrimi olurken aynı zamanda dijital ayrımı ve eşitsizliği artırıp artırmayacağına yönelik soru üzerine yakın tarihte Afrika'daki cep telefonun yaygınlaşması ve güneş enerjisinden faydalanılması gibi iki büyük örnek veren Olsen, geçmişteki devrimlerin de ilk başta kötülük getireceğinin ve uçurumları artıracağının düşünüldüğünü ancak aksine insanları bir araya getirdiğini belirtti.&nbsp;José María Figueres Olsen, konuşmasını şöyle tamamladı:"Yapay zekâ neredeyse her şeyi yapabilir ve yapmaya devam edecek ancak muhakeme, etik ve liderlik alanında asla usta olamayacaklar. Yapay zekânın geleceği ve yönetimi sadece hükümetlerin eline bırakılacak bir konu değildir. Tüm insanlığın ve toplumun bu yeni toplum sözleşmesine aktif olarak katkı sağlaması gerekmektedir."Fuar stantları ve interaktif alanlar ziyaretçilerini bekliyorZirveyle eş zamanlı düzenlenen fuarda ise teknolojiyle ilişkili çok sayıda şirket stant açtı.&nbsp; Girişimcilik oturumları ve deneyim alanlarıyla katılımcılara etkileşimli bir ortam sağlanıyor. Fuar alanının temel hedeflerinden biri, yerli ve millî eğitim teknolojisi şirketlerini uluslararası platformlarla buluşturmak ve girişimlerin küresel pazara açılımını desteklemek olarak belirlendi.Ziyaretçilere çok sayıda oturum, workshop ve sürpriz etkinliklerle eşsiz bir deneyim sunan TETZ 2026 kapsamında, interaktif alanlar da sektöre yön verecek. Etkinlik&nbsp;süresince "Açık Sahne, Çocuk Dijital Deneyim Alanı, İnteraktif Öğrenme Sınıfı ve Kuluçka Merkezi" gibi özel alanlar, 28 Haziran'a kadar teknoloji ve eğitim meraklılarının ziyaretine açık olacak.Millî Eğitim Bakanlığı&#39;nın öncülüğünde hayata geçen TETZ 2026, yapay zekayı merkezine alan uluslararası bir eğitim teknolojileri etkinliği olarak Türkiye&#39;nin bu alandaki kararlılığını ve küresel vizyonunu güçlü biçimde yansıtmayı hedefliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 28 Jun 2026 14:02:37 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Beta Enerji halka arzına 14 kat talep geldi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/beta-enerji-halka-arzina-14-kat-talep-geldi--5293/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/beta-enerji-halka-arzina-14-kat-talep-geldi--5293/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AEBB27-87EEB7-982119-CE1530-773F3F-69ED67.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa'nın en büyük enerji ve teknoloji kampüslerinden birini hayata geçiren Beta Enerji'nin halka arzı yoğun yatırımcı ilgisi ile tamamlandı. Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) ve Ziraat Yatırım'ın liderliğinde, Yatırım Finansman Menkul Değerler'in (YF) eş liderliğinde toplam&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AEBB27-87EEB7-982119-CE1530-773F3F-69ED67.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa'nın en büyük enerji ve teknoloji kampüslerinden birini hayata geçiren Beta Enerji'nin halka arzı yoğun yatırımcı ilgisi ile tamamlandı. Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) ve Ziraat Yatırım'ın liderliğinde, Yatırım Finansman Menkul Değerler'in (YF) eş liderliğinde toplam 41 kurumdan oluşan konsorsiyum aracılıyla talep toplayan Beta Enerji'nin 60 milyon 750 bin TL nominal değerli halka arzına tahsisatın yaklaşık 14 katı olmak üzere 855 milyon 631 bin 987 TL nominal değerli talep geldi. Halka arzda toplam 1 milyon 143 bin 799 emirle başvuru yapılırken, yurtiçi bireysel yatırımcılardan tahsisatın 2,46 katı; yüksek talepte bulunan yatırımcılardan tahsisatın 88,6 katı; yurtiçi kurumsal yatırımcıdan ise tahsisatın 10,20 katı talep toplandı.&nbsp;Satış sonuçlarına göre; halka arzda 1 milyon 103 bin 933 yurtiçi bireysel yatırımcıya 30 milyon 375 bin adet, 20 bin 394 yüksek talepte bulunan yatırımcıya 6 milyon 75 bin adet, 359 Beta Grubu çalışanlarına 607 bin 500 adet, 267 yurtiçi kurumsal yatırımcıya da 23 milyon 692 bin 500 adet olmak üzere toplamda 1 milyon 124 bin 953 yatırımcıya 60 milyon 750 bin adet payın dağıtımı yapıldı. Büyük başarıyla tamamlanan halka arz sonrası şirketin halka açıklık oranı yüzde 15 oldu."Uzun vadeli değer yaratmaya ve ülkemizin enerji altyapısına katkı sunmaya kararlıyız"Halka arzı yoğun ilgiyle tamamlamanın gururunu yaşadıklarını belirten Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, &#34;Beta Enerji olarak yatırımcılarımızdan gördüğümüz güçlü talep, son yıllarda gerçekleştirdiğimiz yatırımların, üretim gücümüzün ve ortaya koyduğumuz büyüme vizyonunun yatırımcılarımızda karşılık bulduğunu gösterdi. Halka arz sürecimize ilgi gösteren, şirketimize ve geleceğimize güven duyan tüm yatırımcılarımıza teşekkür ediyorum. Avrupa&#39;nın en büyük enerji ve teknoloji kampüslerinden birini hayata geçirirken ortaya koyduğumuz hedeflere yatırımcılarımızın da ortak olması bizim için son derece kıymetli. Bu ilgi, büyüme hamlelerimize duyulan güvenin önemli bir göstergesi oldu. Hedefimiz; halka arzdan elde edeceğimiz kaynakla üretim kapasitemizi artırmak, yüksek katma değerli ürünlere odaklanmak ve ihracat pazarlarındaki etkinliğimizi güçlendirmek. Yatırımcılarımızın bize duyduğu bu güvene layık olmak için üretimden teknolojiye, ihracattan sürdürülebilir büyümeye kadar her alanda daha güçlü bir Beta Enerji inşa etmeyi sürdüreceğiz. Tüm paydaşlarımızla birlikte uzun vadeli değer yaratmaya ve ülkemizin enerji altyapısına katkı sunmaya kararlıyız" dedi.Borsa İstanbul Yıldız Pazar'da işlem görecek&nbsp;Katılım endeksine uygun olan Beta Enerji hisselerinin 1 Temmuz Çarşamba günü, Borsa İstanbul Yıldız Pazar'da işlem görmeye başlaması planlanıyor. Şirket, ayrıca kâr dağıtım politikası kapsamında dağıtılabilir net dönem kârının asgari yüzde 30'unu nakit olarak dağıtmayı hedefliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 27 Jun 2026 14:51:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye İMSAD üye buluşması 2026 gerçekleştirildi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-imsad-uye-bulusmasi-2026-gerceklestirildi--2458/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-imsad-uye-bulusmasi-2026-gerceklestirildi--2458/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_ED5C82-53D276-2FDBC2-ED9BAB-203642-E8E1CD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İMSAD (Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği) Üye Buluşması, 24 Haziran Çarşamba günü İstanbul Marriott Hotel Asia'da gerçekleştirildi.&nbsp;Dernek üyelerinin geniş katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda açılış konuşmasını yapan Türkiye İMSAD Yönetim&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_ED5C82-53D276-2FDBC2-ED9BAB-203642-E8E1CD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İMSAD (Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği) Üye Buluşması, 24 Haziran Çarşamba günü İstanbul Marriott Hotel Asia'da gerçekleştirildi.&nbsp;Dernek üyelerinin geniş katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda açılış konuşmasını yapan Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Savcı, inşaat malzemesi sanayisinin mevcut ekonomik büyüklüğü ile sektörün yeşil dönüşüm, enerji verimliliği, karbon yönetimi, dijitalleşme ve döngüsel ekonomi alanlarındaki gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantının konuk konuşmacısı Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Gazeteci Hakan Güldağ, küresel ekonomide yaşanan dönüşüm, Türkiye ekonomisinin önündeki fırsatlar ve risklere ilişkin görüşlerini katılımcılarla paylaştı. Buluşmada Türkiye İMSAD Genel Sekreteri Aygen Erkal, sektör verileri ve dernek çalışmalarına ilişkin bilgiler aktardı. Etkinlik kapsamında yeni üyelere plaket takdim edilirken, Geleceğe Yatırım Ödülleri – Sivil Toplum 2025 kazananları belli oldu."Türkiye inşaat malzemesi sanayisi, Türkiye ekonomisinin stratejik üretim güçlerinden biri"Dünya ekonomisinde teknolojik dönüşüm, iklim politikaları, değişen ticaret rotaları, jeopolitik gelişmeler ve yeni yatırım eğilimleriyle birlikte yeni bir döneme girildiğini belirten Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Savcı, ülkelerin gücünün artık üretim kabiliyetleri, sanayi altyapıları ve değişime uyum hızlarıyla ölçüldüğünü söyledi. Türkiye inşaat malzemesi sanayisinin bu dönüşümün merkezinde yer aldığını vurgulayan Savcı, şu değerlendirmelerde bulundu: "Sektörümüz, 149,6 milyar dolarlık iç pazar, 32,1 milyar dolarlık dış pazar hacmi ve 51,8 milyon tonluk ihracat performansıyla toplamda 181,7 milyar dolarlık devasa ekonomik büyüklük oluştururken Türkiye ekonomisinin en stratejik üretim güçlerinden biri olmayı sürdürüyor. Türkiye toplam ihracatından yüzde 12 pay alan sanayimiz, 13,1 milyar dolarlık ithalata karşılık cari dengeye yüzde 245 pozitif katkı sağlıyor ve ülkemize net döviz kazandıran en önemli lokomotif olduğunu bir kez daha kanıtlıyor."Hedef mevcut üretim gücünü sürdürülebilir şekilde geleceğe taşımakÖncelikli gündemlerinin sektörün mevcut üretim gücünü sürdürülebilir şekilde geleceğe taşımak olduğunu söyleyen Savcı, önümüzdeki dönemde inşaat malzemesi sanayisinde rekabetin yalnızca ölçekle değil, katma değer, sürdürülebilir üretim ve dönüşüm kapasitesiyle şekilleneceğini vurguladı. Savcı, "Önümüzdeki dönemde temel hedefimiz, sektörümüzü büyümenin ötesine geçirerek daha yüksek katma değer üreten ve küresel ölçekte çok daha güçlü konumlanan bir yapıya kavuşturmak. Bunun için ihracatın artırılması, pazar çeşitliliğinin genişletilmesi ve sürdürülebilir üretim modellerine geçiş büyük önem taşıyor. Küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu süreçte sektörümüzün rekabet gücünü koruması; yeşil dönüşüm, enerji verimliliği, inovasyon ve dijitalleşme alanlarında atacağımız adımlara bağlı olacak" dedi."İnşaat malzemesi sanayisinin en önemli gündemlerinden biri karbon yönetimi olacak"Deprem bölgesindeki yeniden yapılanma faaliyetleri, kentsel dönüşüm projeleri, altyapı yatırımları ve devam eden konut ihtiyacının sektörün temel dinamikleri arasında yer aldığını belirten Savcı, şehirleri depreme karşı daha dirençli hale getirirken güvenliğin yanı sıra enerji verimliliği, doğru malzeme kullanımı, yapıların uzun ömürlü olması ve çevresel performansın da birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.&nbsp; 2026 yılının ilk çeyreğinde yapı ruhsatı alınan bina sayısındaki yaklaşık yüzde 20'lik artışın sektörde yeni projelere yönelik yatırım iştahının sürdüğüne işaret ettiğine dikkat çeken Savcı, "Büyüklük kadar büyümenin niteliği de önem kazanacak. Daha düşük karbonlu üretim süreçleri, enerji verimliliği yüksek yapılar, dijitalleşmiş üretim sistemleri ve döngüsel ekonomi uygulamaları sektörümüzün yeni rekabet alanlarını oluşturacak. Bu doğrultuda önümüzdeki beş yıl içerisinde inşaat malzemesi sanayisinin en önemli gündemlerinden biri karbon yönetimi olacak" şeklinde konuştu.Avrupa Birliği başta olmak üzere ihracat pazarlarında sürdürülebilirlik kriterlerinin rekabet gücünü ve pazara erişimi şekillendiren temel unsurlar arasında yer aldığını belirten Savcı, ürünlerin karbon ayak izinin ölçülmesi, uluslararası standartlara uygun şekilde raporlanması ve belgelenmesinin bu dönemin temel rekabet koşulları arasında yer alacağını söyledi. Savcı, Yaşam Döngüsü Analizi, Çevresel Ürün Beyanı ve dijital ürün pasaportu gibi uygulamaların da ürünlerin çevresel performansını daha görünür ve izlenebilir hale getireceğini vurguladı."Yeni rekabet döneminde sanayinin yol haritası daha stratejik ele alınmalı"Toplantıda Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Gazeteci Hakan Güldağ, küresel ekonomide yaşanan dönüşüm, Türkiye ekonomisinin önündeki fırsatlar ve riskler ile sanayinin yeni dönemdeki rekabet başlıklarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Güldağ, Türkiye ekonomisinin özel bir dönemden geçtiğini belirterek finansman ve üretim maliyetleri, kur-enflasyon dengesi ve küresel rekabet baskısı altında sanayinin yeni yol haritalarına ihtiyaç duyduğunu söyledi. İnşaat malzemesi sanayisinin Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Güldağ, sektörün akıllı binalar, yeşil binalar ve kaynak tasarrufu sağlayan yapılar üzerinden sanayi ile inşaatı güçlü biçimde buluşturabilecek bir alan sunduğunu ifade etti."Artık yeni yol ve yöntemler geliştirmek üzere hareket etmemiz lazım"Güldağ, "İnşaat malzemesi sanayisi, Türkiye ekonomisinin güçlü kaslarından biri olan inşaat sektörüyle sanayi tarafını akıllı bir şekilde bir araya getirerek akıllı binalar, yeşil binalar ve dönüşüme temel oluşturacak alanlarda önemli bir uygulama ve gelişme potansiyeline sahip. Bunu doğru teşvik ettiğimizde, ortak akılla ve devletin katkısıyla inşaat malzemesi sektörünün dünyada liderlik yapabilecek, inovasyona da güçlü bir kanal oluşturabilecek bir alan olduğunu düşünüyorum" dedi. Dünya ticaretinde dengelerin değiştiğine ve yeni bir sanayileşme yarışının başladığına dikkat çeken Güldağ, şunları söyledi: "Bütün dünyada yeniden bir sanayileşme yarışı ortaya çıkıyor. Dünya ticareti ciddi bir yön değiştiriyor. Bu koşullar altında artık dünyada geçerli olan bazı varsayımların değiştiğini görüyoruz. Artık yeni yol ve yöntemler geliştirmek, yenilikçiliğimizi güçlendirmek üzere hareket etmemiz lazım. Ben inşaat malzemesi sanayicilerinin hem tecrübesiyle hem de dinamizmiyle bu konuda öncü olacaklarını düşünüyorum."United Circles EU ile atıkların katma değerli ürüne dönüşümü hedefleniyorTürkiye İMSAD Genel Sekreteri Aygen Erkal, toplantıda gerçekleştirdiği sunumda Türkiye İMSAD'ın temsil gücüne, güncel sektör verilerine ve yürütülen projelere ilgili bilgiler verdi. 1984 yılından bu yana inşaat malzemesi sektörünü yurt içinde ve yurt dışında temsil eden Türkiye İMSAD'ın 85 şirket, 60 dernek, 5 üniversite ve 1 sendika üyesiyle geniş bir ekosistemi temsil ettiğini belirten Erkal, derneğin 36 alt sektörde faaliyet gösteren 32 bin üretici ve bayiye ulaşan güçlü bir ağa sahip olduğunu aktardı.&nbsp;Ayrıca Türkiye İMSAD'ın sürdürülebilirlik, dış ticaret, deprem güvenliği, kentsel dönüşüm, Ar-Ge, inovasyon, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi ve dijitalleşme başlıklarındaki çalışmalarının yanı sıra C-INTEL Projesi kapsamında dijital ürün pasaportları ve ürün karbon ayak izi beyanlarının dijital olarak takip edilmesine yönelik gelişmeleri paylaştı. Türkiye İMSAD'ın ilk Horizon projesi olan United Circles EU kapsamında ise şehirler ve sanayinin birlikte çalışarak atıkları katma değerli ürünlere dönüştürmesini hedefleyen döngüsel ekonomi yaklaşımına dikkat çekildi.&nbsp; Erkal, 15 ülkeden 45 ortağın yer aldığı ve toplam 25 milyon Euro bütçeye sahip olan United Circles EU Projesi'nin, Avrupa Birliği tarafından desteklenen büyük ölçekli çalışmalardan biri olduğunu belirterek Türkiye'den 6 kurumun projede yer aldığını aktardı. Proje kapsamında Ankara'da kurulması hedeflenen Döngüsellik Merkezi ile inşaat ve yıkıntı atıklarının yeniden kullanıma kazandırılmasının, şehirlerin atıklarını kaynak olarak değerlendiren bir model geliştirilmesinin ve bu yaklaşımın ilerleyen dönemde farklı şehirlere örnek oluşturmasının hedeflendiğini katılımcılarla paylaştı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 27 Jun 2026 14:39:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İGDAŞ Altın Bilezik Programı'nda üçüncü dönem başarıyla tamamlandı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/igdas-altin-bilezik-programinda-ucuncu-donem-basariyla-tamamlandi-2314/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/igdas-altin-bilezik-programinda-ucuncu-donem-basariyla-tamamlandi-2314/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DBAD9D-22687D-103CB7-7525B8-0929C6-58C5A4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Büyükşehir Belediye iştiraki İGDAŞ, 2023 yılında başlattığı Altın Bilezik Eğitim ve İstihdam Programı ile genç istihdamını desteklemeye ve doğal gaz sektörüne nitelikli teknik insan kaynağı yaratmaya devam ediyor. Bu yıl üçüncü dönemini hayata geçiren program;&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DBAD9D-22687D-103CB7-7525B8-0929C6-58C5A4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Büyükşehir Belediye iştiraki İGDAŞ, 2023 yılında başlattığı Altın Bilezik Eğitim ve İstihdam Programı ile genç istihdamını desteklemeye ve doğal gaz sektörüne nitelikli teknik insan kaynağı yaratmaya devam ediyor. Bu yıl üçüncü dönemini hayata geçiren program; 6 farklı Mesleki ve Teknik Anadolu liselerinde öğrenim gören öğrencilere yönelik eğitim, staj ve istihdam imkânı sunuyor.Altın Bilezik Eğitim ve İstihdam Programı'nın başlangıcından bu yana 681 öğrenci eğitimlerden, 89 öğrenci staj programından yararlandı, 28 genç ise İGDAŞ bünyesinde teknik personel olarak istihdam edildi. Eğitimde fırsat eşitliği ilkesini temel alan programın üçüncü dönemine 10. ve 11. sınıflarda öğrenim gören 215 öğrenci eğitimlere katılırken, 12. sınıfta bulunan 33 öğrenciye İGDAŞ bünyesinde staj imkânı sağlandı.Mezunlara katılım belgeleri düzenlenen törenin ardından İGDAŞ Genel Müdürü Nihat Narin ve kurum yöneticileri tarafından takdim edildi. Staj süreçlerini geride bırakan öğrencilerin mezuniyet coşkusuna, arkadaşları, eğitmenleri ve aileleri dahil oldu."GENÇLERİMİZİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ"Törende programla ilgili görüşlerini paylaşan İGDAŞ Genel Müdürü Nihat Narin, "Gençlerimizin potansiyeline inanıyor, onların bilgi ve yeteneklerini doğru fırsatlarla buluşturmanın ülkemizin geleceğine yapılan en değerli yatırımlardan biri olduğunu düşünüyoruz. Altın Bilezik Eğitim ve İstihdam Programı ile gençlerimizin eğitim hayatından çalışma hayatına daha güçlü adımlarla geçmelerine destek oluyoruz. Üç yıldır sürdürdüğümüz program kapsamında, yüzlerce öğrencimizi eğitimlerle buluştururken, staj ve istihdam imkânlarıyla meslek hayatlarına katkı sunduk. Bugün mezun olan gençlerimizin yarının başarılı çalışanları, uzmanları ve yöneticileri olarak ülkemize değer katacaklarına yürekten inanıyorum. İGDAŞ olarak gençlerimizin yanında olmaya, nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkı sunmaya ve geleceğe yatırım yapmaya devam edeceğiz" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 26 Jun 2026 17:00:10 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Dünyada iklim finansman açığı çok yüksek seviyede"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dunyada-iklim-finansman-acigi-cok-yuksek-seviyede-354/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dunyada-iklim-finansman-acigi-cok-yuksek-seviyede-354/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BCE882-52E62B-19E188-940A86-D6A412-95C656.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şimşek, Londra İklim Eylemi Haftası kapsamında düzenlenen İklim Dayanıklılığı Finansmanı Zirvesi&#39;nde açılış konuşmasını gerçekleştirdi.Küresel iklim gündeminin 10 yıl öncesine göre önemli ölçüde değiştiğini dile getiren Şimşek, 10 yıl önce &#34;hedef ve taahhüt&#34;&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BCE882-52E62B-19E188-940A86-D6A412-95C656.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şimşek, Londra İklim Eylemi Haftası kapsamında düzenlenen İklim Dayanıklılığı Finansmanı Zirvesi&#39;nde açılış konuşmasını gerçekleştirdi.Küresel iklim gündeminin 10 yıl öncesine göre önemli ölçüde değiştiğini dile getiren Şimşek, 10 yıl önce &#34;hedef ve taahhüt&#34; odaklı tartışmalar bulunurken bugün taahhütlerin uygulanmasının asıl konu haline geldiğini anlattı.Şimşek, bu kapsamda Türkiye&#39;nin bu yıl başkanlığını yürüttüğü Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı&#39;ndaki (COP31) önceliğinin net olduğunu ifade ederek, &#34;Artık bu planların uygulanmasını hızlandırmamız gerekiyor. Bunun yolu da büyük ölçüde finansmandan geçiyor. Yeterli sermayeyi zamanında harekete geçirerek insanlar için somut sonuçlar üretecek yatırımlara yönlendirmemiz asıl mesele. Dünyadaki iklim kaynaklı zararların sadece dörtte biri sigorta kapsamında karşılanabiliyor. Geriye kalan yük hane halkları, işletmeler ve kamu maliyesinin omuzlarına biniyor. Bu nedenle iklim direncini sağlamak sadece çevresel bir hedef değil, toplumları iklim kaynaklı afetlere karşı korumanın bir aracı.&#34; diye konuştu.İklim şokları giderek şiddetlenirken buna karşı dayanıklılığı artıran yatırımların ekonomik bir zorunluluk haline geldiğine dikkati çeken Şimşek, iklim direnci oluşturmanın yalnızca gelecekteki riskleri azaltmak anlamına gelmediğini dile getirdi.Şimşek, geçen yıl Türkiye&#39;de yaşanan şiddetli zirai don ve sonrasındaki kuraklığın milyonlarca insanın geçimini doğrudan etkilediğini belirterek, &#34;Mazeret olarak ifade etmiyorum ancak enflasyon büyük ölçüde bu şokların etkisiyle öngördüğümüzden biraz daha yüksek çıktı. Bu nedenle, şoklara daha hazırlıklı olan ekonomilerin daha üretken, rekabetçi ve yatırımlar için daha cazip olduğunu düşünüyorum.&#34; dedi.- Dünyada iklim finansman açığı çok yüksek seviyedeİklim şoklarına karşı dirençli bir ekonominin daha iyi su yönetimi, iklim dostu tarım, sürdürülebilir arazi kullanımı, dayanıklı altyapı ve sağlıklı ekosistemlere yatırım yapmaktan geçtiğini söyleyen Şimşek, dayanıklılığı artıran yatırımları &#34;doğru yatırımlar&#34; olarak tanımladı.Şimşek, bunun yalnızca bir iklim politikası değil, aynı zamanda sağlam bir ekonomi politikası olduğunun altını çizerek konuşmasına şöyle devam etti:&#34;Ancak iklim direnci hala iklim gündeminin en yetersiz finanse edilen alanlarından biri. Finansman açığı çok yüksek. Dünya çapında iklim hedeflerine ulaşabilmek için 2030&#39;a kadar yıllık 6,3-6,7 trilyon dolar yatırım gerekli ama bugünkü toplam iklim finansmanı 2 trilyon doları ancak buluyor. Finansman açığı gelişmekte olan ülkeler için çok daha fazla. Çin haricindeki gelişmekte olan ülkelerin finansman ihtiyacı yıllık yaklaşık 2,4 trilyon dolar seviyesinde ama bu ülkeler halihazırda bu miktarın ancak onda biri kadar finansmana erişebiliyor. Buradaki sorun sermaye yetersizliği değil, iklim önceliklerini yatırım yapılabilir fırsatlara dönüştürebilmek. Finansman bulamayan, yeterince hazırlanmamış çok sayıda proje bulunmasına karşılık cazip getiri arayan büyük miktarda sermaye de var.&#34;Buradaki eksiğin, her iki tarafı buluşturacak bir köprü olduğunu belirten Şimşek, &#34;Türkiye&#39;nin COP31 kapsamındaki öncü girişimlerinden biri olan İklim Uygulama Köprüsü bu boşluğu doldurmayı hedefliyor. Hedefimiz, ülkelerin iklim planlarını yatırım yapılabilir projelere dönüştürmelerine, finansman ihtiyaçlarını ise bankalar ve yatırımcılar açısından finanse edilebilir proje havuzlarına çevirmelerine yardımcı olmak. Amacımız yeni bir platform veya kurum oluşturmak değil, mevcut ekosistemde işbirliğini güçlendirmek ve finansmanın en fazla ihtiyaç duyulan alanlara daha etkin şekilde ulaşmasını sağlamak.&#34; şeklinde konuştu.Şimşek, bunun başarılabilmesi için iklim şoklarına karşı dayanıklılığı artıracak politikaların ekonomi politikalarının merkezine yerleşmesi gerektiğini vurguladı.- &#34;Türkiye tüm paydaşlarıyla birlikte çalışmaya hazır&#34;Bu durum sağlandığında kurumları harekete geçirmenin ve uzun vadeli özel sektör yatırımlarını teşvik etmenin daha kolay hale geleceğini söyleyen Şimşek, iklim direnci finansmanında kritik rol üstlenen çok taraflı kalkınma bankalarının finansman açığını tek başına kapatamayacağını aktardı.Şimşek, ihracat kredi kuruluşları, kredi derecelendirme kuruluşları, düzenleyici kurumlar ve yerel finans kuruluşlarının daha aktif rol alması gerektiğini ve geniş bir işbirliğine ihtiyaç olduğunu dile getirdi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 25 Jun 2026 13:49:35 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hesap ve PASSO güçlerini birleştirdi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hesap-ve-passo-guclerini-birlestirdi-9032/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hesap-ve-passo-guclerini-birlestirdi-9032/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DE1E2C-962723-82BC0F-46CB7F-1D6FA8-F98918.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kullanıcıların finansal kararlarını daha bilinçli ve verimli hale getirmeyi amaçlayan, teknoloji odaklı bankacılık ürünleri pazaryeri Hesap.com, iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. Türkiye'nin öncü maç ve etkinlik biletleme platformu PASSO ile hayata geçirilen entegrasyon sayesinde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DE1E2C-962723-82BC0F-46CB7F-1D6FA8-F98918.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kullanıcıların finansal kararlarını daha bilinçli ve verimli hale getirmeyi amaçlayan, teknoloji odaklı bankacılık ürünleri pazaryeri Hesap.com, iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. Türkiye'nin öncü maç ve etkinlik biletleme platformu PASSO ile hayata geçirilen entegrasyon sayesinde kullanıcılar, kredi ve kredi kartı tekliflerini tek noktadan karşılaştırabilecek ve ihtiyaçlarına uygun ürünlere kolayca başvurabilecek. PASSO uygulamasının ana sayfasında yer alan "Finans" kategorisi üzerinden kullanıcılar, farklı bankaların kredi tekliflerini görüntüleyebilecek ve başvurularını kolayca tamamlayabilecek.Kalaycı: "Finansal karar süreçlerini kolaylaştırmayı sürdüreceğiz"Hesap.com Genel Müdür Yardımcısı Lütfi Kalaycı, iş birliğine ilişkin şunları söyledi: "Finansal ürünleri karşılaştırmak ve doğru seçeneğe ulaşmak kullanıcılar için giderek daha önemli hale geliyor. PASSO ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği sayesinde finansal çözümleri, kullanıcıların günlük hayatlarında sıklıkla kullandıkları bir platforma taşıyoruz. Amacımız, kredi ve kredi kartı başvuru süreçlerini daha erişilebilir, daha şeffaf ve daha kolay hale getirmek. PASSO'nun kullanıcılarına sunduğu hizmet alanlarını genişletme vizyonunun bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz. Önümüzdeki dönemde de farklı platformlarla hayata geçireceğimiz iş birlikleriyle finansal karşılaştırma deneyimini daha fazla kullanıcıyla buluşturmaya ve finansal karar süreçlerini kolaylaştırmaya devam edeceğiz."Aykar: "Finansal çözümleri de PASSO deneyiminin bir parçası haline getiriyoruz"PASSO Genel Müdürü Atıl Aykar ise iş birliğiyle ilgili olarak, "PASSO olarak kullanıcılarımıza yalnızca maç ve etkinlik biletleme hizmeti sunmanın ötesine geçerek, günlük hayatlarına değer katacak yeni deneyimler geliştirmeye odaklanıyoruz. Hesap.com ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği sayesinde kullanıcılarımız finansal ürünlere de kolay, hızlı ve şeffaf bir şekilde erişebilecek. Eğlence ve spor dünyasında milyonlarca kullanıcıya temas eden bir platform olarak, ihtiyaç duydukları hizmetleri tek bir ekosistem içinde sunmayı önemsiyoruz. Bu iş birliğinin, kullanıcı deneyimini zenginleştirirken PASSO'nun sunduğu fayda alanlarını da genişleteceğine inanıyoruz" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 25 Jun 2026 09:14:15 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sunar Yatırım, İSO 500'deki varlığını üç şirketle güçlendirdi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sunar-yatirim-iso-500deki-varligini-uc-sirketle-guclendirdi-5298/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sunar-yatirim-iso-500deki-varligini-uc-sirketle-guclendirdi-5298/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_34A48E-AE13CE-1D3BB0-D40A0D-4A6C7C-90D96D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İSO'nun her yıl düzenli olarak yayımladığı "Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu" araştırması; sanayi sektörü başta olmak üzere, büyüme, ihracat, finansman ve yatırım alanlarında Türkiye'nin en büyük şirketlerine yer veriyor. Tarım, gıda ve biyoendüstri alanlarında güçlü&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_34A48E-AE13CE-1D3BB0-D40A0D-4A6C7C-90D96D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İSO'nun her yıl düzenli olarak yayımladığı "Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu" araştırması; sanayi sektörü başta olmak üzere, büyüme, ihracat, finansman ve yatırım alanlarında Türkiye'nin en büyük şirketlerine yer veriyor. Tarım, gıda ve biyoendüstri alanlarında güçlü bir yelpazeyle faaliyet gösteren Sunar Yatırım, bu yıl Sunar Mısır, Elita Gıda ve Sunar Un ve Yem şirketleriyle İSO 500 listesinde yer alarak büyüme yolculuğunda önemli bir ilki gerçekleştirdi.&nbsp;"İSO 500'de yer almak sürdürülebilir büyüme ve entegre üretim gücümüzün bir yansıması"Tarımsal ham maddeden katma değerli gıda ürünlerine uzanan üretim zinciri boyunca gerçekleştirdiği yatırımlar, operasyonel verimlilik odaklı yaklaşımı ve ihracat gücüyle Sunar Yatırım, Türkiye sanayisindeki etkinliğini her geçen yıl daha da artırıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mustafa Nuri Çomu, şunları söyledi; "İSO 500, Türkiye sanayisinin üretim kapasitesini, rekabet gücünü ve ekonomik değer sağlama kabiliyetini ortaya koyan en önemli göstergelerden biri. Bu yıl üç şirketimizle birden listede yer almak, Sunar Yatırım'ın sürdürülebilir büyüme vizyonunun ve uzun yıllara dayanan üretim kültürünün güçlü bir yansımasıdır. Özellikle Sunar Un ve Yem'in ilk kez İSO 500'e girerek Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşları arasına katılması bizim için son derece kıymetli bir başarıdır. Bugün geldiğimiz noktada verimliliğimizi, dayanıklılığımızı ve geleceğe hazırlık seviyemizi de ortaya koyuyoruz. Tarım ve gıda değer zincirinin her halkasında gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla ülkemiz için katma değer üretmeye, ihracat gücümüzü artırmaya ve sürdürülebilir kalkınma için çalışmaya devam edeceğiz."Sunar Un ve Yem bu yıl ilk kez İSO 500 listesinde2024 yılında Sunar Yatırım şirketlerinden Sunar Mısır ve Elita Gıda İSO 500 listesinde yer alırken, Sunar Un ve Yem bu yıl ilk kez, 482'nci sıradan listeye girdi. Böylece Sunar Yatırım, Türkiye'nin en büyükleri arasında üç şirketiyle yer alarak listede temsil gücünü artırdı. Elita Gıda geçen yıla göre 13 basamak yükselerek 229'uncu sırada, Sunar Mısır da 455'inci sırada listede yer aldı.&nbsp; Grup şirketlerinin farklı alanlarda elde ettiği başarılar, Sunar Yatırım'ın üretim gücünü ve Türkiye ekonomisine katkısını bir kez daha gözler önüne serdi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 24 Jun 2026 18:38:51 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İlerleme olmazsa danışma süreci başlatacak]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ilerleme-olmazsa-danisma-sureci-baslatacak-4492/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ilerleme-olmazsa-danisma-sureci-baslatacak-4492/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_763F96-BF8E4D-FE7128-410A55-654EBD-CF69A6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />MSCI, Türkiye piyasasında Kasım 2026 MSCI Endeks İncelemesi'ne kadar yeterli, somut ve güvenilir ilerleme görülmezse, MSCI Türkiye endeksi ve ilgili hisseler için yeni bir danışma süreci başlatabileceğini açıkladı.2026 Piyasa Sınıflandırması İncelemesi'ni yayımlayan MSCI, "Uluslararası&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_763F96-BF8E4D-FE7128-410A55-654EBD-CF69A6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />MSCI, Türkiye piyasasında Kasım 2026 MSCI Endeks İncelemesi'ne kadar yeterli, somut ve güvenilir ilerleme görülmezse, MSCI Türkiye endeksi ve ilgili hisseler için yeni bir danışma süreci başlatabileceğini açıkladı.2026 Piyasa Sınıflandırması İncelemesi'ni yayımlayan MSCI, "Uluslararası kurumsal yatırımcılar, belirli küçük ölçekli ve halka açık şirketlerle yakından bağlantılı bazı fonların sahip olduğu hisselerde olası koordineli işlem davranışlarının tekrar eden örneklerini MSCI'ye ilettiler. Bu durumun, serbest dolaşımdaki pay tahminlerini yapay şekilde yükseltme etkisi yarattığı belirtildi" dedi.Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) halka açık şirketler için getirdiği fiili dolaşımdaki pay oranı kararına atıfta bulunan MSCI, "Piyasa katılımcıları bu düzeltilmiş hesaplamaların pratikteki etkisini görmek istiyor" değerlendirmesini yaptı."Ayrıca uluslararası yatırımcılar; sahipliğin ayrıntılı ve zamanında açıklanması, koordineli işlem davranışlarına karşı güçlü gözetim ve yaptırım uygulanması ve yapısal olarak bozulmuş serbest dolaşım oranı sergileyen menkul kıymetlerin belirlenmesi ve ele alınması için şeffaf, kurallara dayalı bir çerçevenin oluşturulması da dahil olmak üzere daha fazla ilerleme görmek istediklerini ilettiler"]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 24 Jun 2026 09:59:09 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kırıkkale mühimmat deposunda patlama: 2 kişi hayatını kaybetti]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kirikkale-muhimmat-deposunda-patlama-2-kisi-hayatini-kaybetti-5195/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kirikkale-muhimmat-deposunda-patlama-2-kisi-hayatini-kaybetti-5195/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F4D7A9-8EF328-75ECC7-2E2685-F6C9F5-48B8ED.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kırıkkale Yahşihan&#39;da bulunan imha sahasında patlama meydana geldi. Valilik tarafından yapılan açıklamada mühimmatın kazaen patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 kişi hayatını kaybetti.Valilik açıklama yaptıValilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F4D7A9-8EF328-75ECC7-2E2685-F6C9F5-48B8ED.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kırıkkale Yahşihan&#39;da bulunan imha sahasında patlama meydana geldi. Valilik tarafından yapılan açıklamada mühimmatın kazaen patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 kişi hayatını kaybetti.Valilik açıklama yaptıValilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:&#34;Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 23 Jun 2026 17:24:40 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[BTSO Başkanı Burkay, yeni döneme ilişkin projelerini açıkladı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/btso-baskani-burkay-yeni-doneme-iliskin-projelerini-acikladi-4409/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/btso-baskani-burkay-yeni-doneme-iliskin-projelerini-acikladi-4409/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_37ADC0-857908-861EAC-5072FC-B38242-65AA77.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kentteki bir otelde düzenlenen ve iş dünyasının yoğun katılım sağladığı toplantıda konuşan Burkay, ortak akıl ve iradeyle bu kentin ve Türkiye&#39;nin ekonomi tarihine geçen 60&#39;tan fazla devasa eseri hayata geçirdiklerini söyledi.Bursa&#39;nın son 13 yılda 50 yıllık bir altyapı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_37ADC0-857908-861EAC-5072FC-B38242-65AA77.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kentteki bir otelde düzenlenen ve iş dünyasının yoğun katılım sağladığı toplantıda konuşan Burkay, ortak akıl ve iradeyle bu kentin ve Türkiye&#39;nin ekonomi tarihine geçen 60&#39;tan fazla devasa eseri hayata geçirdiklerini söyledi.Bursa&#39;nın son 13 yılda 50 yıllık bir altyapı hamlesini gerçekleştiren bir şehir olduğunu vurgulayan Burkay, bu kentte yeni nesil sanayi, teknoloji odaklı üretim, nitelikli insan kaynağı, inovasyon, dijital dönüşüm, enerji verimliliği, yalın üretim, kümelenme ve ihracatın çok güçlü bir altyapısının bulunduğunu aktardı.Burkay, son 13 yılda ekonomik dalgalanmalar, küresel krizler, pandemi, deprem gibi çok büyük olayların yaşandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:&#34;Başarmaya inanmış bir iradenin karşısında hiçbir zorluk duramaz. Bizler her kriz döneminde daha fazla çalıştık. Her zorlukta çok daha güçlü kenetlendik. Her belirsizlikte üyelerimizle çok daha yakın temas kurarak çalıştık. Hızlı çözümleri hep birlikte öğrendik. Bugün de karşınızda sadece yeni hedeflerle değil Bursa iş dünyasının gerçek ihtiyaçlarından doğmuş ve tamamlanmış somut adımlarla çıkıyoruz. Çünkü güven sadece sözle inşa edilmez. Başlatılan projeler ve bunların tamamlanmasıyla ve verilen sözlerin de arkasında durulmasıyla güveni inşa edebilirsiniz. Bugün anlatacağımız vizyonun merkezinde de tam bu anlayış bulunmaktadır.&#34;Bursa&#39;nın yıllık 36 milyar dolarlık dış ticareti hacmiyle 124 ülkeyi geride bıraktığını belirten Burkay, konuşmasını şöyle sürdürdü:&#34;Aslında biz bir ülke ekonomisini konuşuyoruz. Mart 2013&#39;te yola çıkarken &#39;Bursa için bir hayalimiz var&#39; dedik ve 16 makro proje sunmuştuk. Şükürler olsun 60&#39;ın üzerinde büyük devasa projeyi birlikte hayata geçirdik. Bunları yaparken hiçbir zaman ortak akıldan ayrılmadık. Özellikle meclisimizin, komitelerimizin ve Türkiye&#39;de bir ilk olan 22 konseyimizin yapmış olduğu çalışmalarla ortaya konan vizyon ve yol haritası aslında bizim bu dönemdeki en önemli yol göstericimiz oldu.&#34;- &#34;KOBİ&#39;lerimiz için dönüşüm resmen başladı&#34;KFA Küresel Fuar Acentası, TEKNOSAB, Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi (GUHEM), Bursa Business School, gibi hayata geçirilen projeleri anlatan Burkay, yeni döneme ilişkin hedeflerini açıkladı.Yeni dönemde TEKNOSAB KOBİ OSB, Organize Ticaret Bölgeleri, Gıda İhtisas OSB, inşaat sektörü için lojistik depolama alanları, Data Center Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, TEKNOSAB Teknopark, Yapay Zeka Dönüşüm Merkezi ve Fidan Han gibi projelerin Bursa&#39;nın büyüme modelinin ana unsurları olacağını belirten Burkay, bu projelerin üretimden ticarete, teknolojiden lojistiğe kadar bütüncül bir kalkınma yaklaşımının parçaları olduğunu kaydetti.Burkay, TEKNOSAB ekosisteminin sunduğu altyapı, lojistik, teknoloji ve yatırım avantajlarının KOBİ&#39;lerle buluşacağına değinerek, şunları kaydetti:&#34;KOBİ OSB ile uzun yıllardır büyük bir heyecanla beklenen önemli bir yatırımı hayata geçirdik. Kamu yararı onaylarımız çıktı. Kamulaştırma sürecimiz başladı. Temmuz ve ağustos aylarında nihai taleplerimizi toplayacağız. TEKNOSAB ekosisteminin sunduğu avantajlarla KOBİ&#39;lerimiz için dönüşüm resmen başladı. KOBİ&#39;lerimiz ve Bursamız için hayırlı olsun.&#34;Projenin, Bursa&#39;da küçük ve orta ölçekli işletmelerin daha planlı, güçlü ve rekabetçi üretim alanlarına kavuşması açısından tarihi bir adım olduğuna işaret eden Burkay, KOBİ&#39;lerin yeni nesil sanayi altyapısı içinde büyümesinin Bursa ekonomisinin geleceği için kritik önemde olduğunu vurguladı.Konuşmaların ardından Burkay, programa katılan iş insanlarıyla hatıra fotoğrafı çektirdi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 23 Jun 2026 11:46:09 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[senCard Games iş dünyasını spor sahasında buluşturdu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sencard-games-is-dunyasini-spor-sahasinda-bulusturdu-904/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sencard-games-is-dunyasini-spor-sahasinda-bulusturdu-904/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EF4CEE-AF4F2C-30BDFC-A5B448-AE019B-20C7CB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İBB Maltepe Spor Tesisleri&#39;nde hafta sonu boyunca gerçekleştirilen organizasyonda, iş dünyasının her alanından şirket çalışanları, hem sahada mücadele etti hem de sosyal etkinliklerle kurumlar arası etkileşim imkanı buldu.Katılımcıların, plaj voleybolu ve futbol kategorilerinde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EF4CEE-AF4F2C-30BDFC-A5B448-AE019B-20C7CB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İBB Maltepe Spor Tesisleri&#39;nde hafta sonu boyunca gerçekleştirilen organizasyonda, iş dünyasının her alanından şirket çalışanları, hem sahada mücadele etti hem de sosyal etkinliklerle kurumlar arası etkileşim imkanı buldu.Katılımcıların, plaj voleybolu ve futbol kategorilerinde mücadele ettiği organizasyonda, rekabet ile birlikteliği bir araya getiren &#34;rekaberlik&#34; yaklaşımı öne çıkarıldı.Sağlık, sigorta, bankacılık, finans, otomotiv, teknoloji, telekomünikasyon, gıda, enerji, danışmanlık, eğitim, üretim ve hizmet sektörlerinden markaların yer aldığı organizasyonda katılımcılar farklı kurumlarla bir araya gelme ve hafta sonu boyunca sosyal etkinliklere katılma imkanı buldu.senCard Games Plaj Voleybolu Turnuvası&#39;nda Şişecam şampiyon olurken, Pegasus organizasyonu ikinci sırada tamamladı. Futbol Turnuvası&#39;nda ise kupayı Türk Telekom kazandı, Garanti BBVA ikinci oldu.Organizasyon kapsamında katılımcı markaların üst düzey yöneticilerinin yer aldığı &#34;Liderler Maçı&#34; da düzenlendi. Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği yararına gerçekleştirilen karşılaşmayla sosyal sorumluluk çalışmasına destek sağlandı.Liderler Maçı ile turnuvanın sportif yönünün yanı sıra sosyal fayda boyutu da öne çıkarıldı. Organizasyonla kurum içi dayanışmanın güçlendirilmesi ve kurumlar arası etkileşimin arttırılması hedefleniyor.- &#34;Well-being kavramı her geçen gün daha fazla önem kazanıyor&#34;Organizasyon kapsamında AA muhabirine etkinliğe ilişkin değerlendirmelerde bulunan senCard Direkt Satış Genel Müdürü Alen Karabetyan, senCard Games&#39;i, şirket olarak iş ortaklığı yaptıkları ekosistemde yer alan kurumsal firmaları, hastaneleri, sigorta şirketlerini ve brokerlarını davet ederek gerçekleştirdiklerini söyledi.Davet esaslı düzenlenen organizasyonda bu yıl 43 marka ve 63 takımın yer aldığını vurgulayan Karabetyan, &#34;Grubumuzun mottosu, mutlu ve sağlıklı yaşam danışmanlığı yapmak. Dolayısıyla bu organizasyonda sporu ve sağlığı bir araya getiriyoruz. Şirket çalışanlarının, ailelerinin ve çocuklarının İstanbul Maltepe&#39;de güzel bir hafta sonu geçirmelerine imkan sağlıyoruz.&#34; dedi.Karabetyan, well-being kavramının Türkiye&#39;de her geçen gün çok daha fazla önem kazandığına dikkati çekti.&#34;Sağlıklı yaşam&#34; dendiğinde akla sadece hastalık durumunda yararlanılacak bir sigorta ve bununla ilgili bir hizmet gelmediğinin altını çizen Karabetyan, şunları kaydetti:&#34;Önleyici sağlık kapsamında, sağlık problemlerinin ortaya çıkmamasına yönelik yaşamsal seçimlerimize yön vermemiz her geçen gün daha önemli hale geliyor. Bizim burada vermek istediğimiz öncelikli mesajlardan biri de bu. Sağlıklı yaşamın önemini ortaya koymaya çalışıyoruz. Diğer yandan sunduğumuz hizmetlerin ekosistemimizle buluşmasını organize ediyor, bu ekosistemde yer alan kişilerin sağlıklı yaşamla ilgili bir aktivitenin parçası olmalarını sağlıyoruz.&#34;- &#34;Rekabeti ve birlikteliği bir araya getiriyoruz&#34;Karabetyan, organizasyonun sosyal sorumluluk boyutu kapsamında Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği yararına plaj voleybol maçı yaptığını vurguladı.Rekabeti ve birlikteliği, &#34;rekaberlik&#34; olarak ifade ettikleri organizasyona katılan şirketlerin üst düzey yöneticilerinin plaj voleybolu maçında sahaya çıkmasına değinen Karabetyan, bunun sonucunda Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği yararına önemli bir tekerlekli sandalye bağışı yapmayı hedeflediklerini söyledi.Karabetyan, maçın organizasyon açısından önemli bir bölüm ve amaç olduğunu kaydetti.Geçmiş yıllara göre organizasyona katılımda önemli büyüme gördüklerine dikkati çeken Karabetyan, &#34;Cumartesi ve pazar günü olmak üzere, toplam 6 bin-7 bin kişiyi burada ağırladık. Bir önceki organizasyonumuzda bu rakamlar 3 bin civarındaydı. Dolayısıyla hem takım sayısında hem de katılım sayısında iki katın üzerinde artış var. Bu da bizim için mutluluk verici.&#34; dedi.Karabetyan, organizasyon kapsamında kurumsal katılımla en büyük plaj voleybol turnuvasına imza attıklarını ve sadece plaj voleybolunda 39 takımın yer aldığını belirtti.Böyle bir ünvana sahip olmanın kendileri için gurur kaynağı olduğunu vurgulayan Karabetyan, &#34;Bunu bilerek yapmadık ama ortaya çıkan tablo bizim açımızdan çok kıymetli. Yaklaşık üç buçuk yıl önce bu organizasyonun ilkini gerçekleştirdiğimizde hayalimiz bunun da ötesine gitmekti.&#34; diye konuştu.Bupa Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Gürcan da senCard Games&#39;in yıllar içinde bir spor organizasyonunun ötesine geçerek güçlü bir ekosistem buluşmasına dönüştüğünü vurguladı.Gürcan, senCard Games&#39;in paydaşlarıyla inşa ettikleri güven ve işbirliği kültürünün sahadaki en güzel tezahürlerinden biri olduğunu söyledi.İş ortaklarıyla aynı sahayı paylaşırken Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği yararına toplumsal fayda üretme imkanı bulduklarını da aktaran Gürcan, senCard Games&#39;i ilerleyen yıllarda da yalnızca kurumları bir araya getiren bir organizasyon olarak değil, sosyal fayda üreten ve daha geniş kitlelere dokunan bir platform olarak geliştirmeyi arzu ettiklerini dile getirdi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 23 Jun 2026 11:44:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[e-Fatura zorunluluğu başlayacak işletmelere uyarı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/e-fatura-zorunlulugu-baslayacak-isletmelere-uyari-9774/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/e-fatura-zorunlulugu-baslayacak-isletmelere-uyari-9774/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5FBCD5-9D3A7C-EFA428-037558-B3278C-99F1E7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yıldız, e-Fatura ve e-Arşiv sistemine geçiş zorunluluğuna ilişkin açıklamalarda bulundu.Gelir İdaresi Başkanlığının (GİB) Vergi Usul Kanunu tebliğleri ile 2021 yılında e-Fatura zorunluluğunun başladığını hatırlatan Yıldız, uygulamanın sektörlere ve ciro limitlerine göre&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5FBCD5-9D3A7C-EFA428-037558-B3278C-99F1E7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yıldız, e-Fatura ve e-Arşiv sistemine geçiş zorunluluğuna ilişkin açıklamalarda bulundu.Gelir İdaresi Başkanlığının (GİB) Vergi Usul Kanunu tebliğleri ile 2021 yılında e-Fatura zorunluluğunun başladığını hatırlatan Yıldız, uygulamanın sektörlere ve ciro limitlerine göre kademeli olarak getirildiğini anlattı.Yıldız, e-Fatura ve e-Arşiv uygulamasına, iki kategorideki mükelleflerin geçme zorunluluğu bulunduğuna işaret ederek, &#34;2025 yılı cirosu 3 milyon lira ve üzeri olan mükelleflerin, en geç 1 Temmuz&#39;a kadar e-Fatura sistemine geçiş zorunluluğu bulunuyor.&#34; ifadesini kullandı.- Uygulamaya geçiş zorunluluğu olan sektörlerYıldız, cirodan bağımsız olarak bazı kritik sektörlerdeki firmaların da geçiş zorunluluğu bulunduğuna dikkati çekerek, bunların akaryakıt için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan (EPDK) lisans alanlar, sigara, alkol imal ve ithal edenler, internet satış platformları, internet reklam aracıları, kendi veya başkasının internet sitesinde mal ve hizmet satışını yapanlar, ilgili kanunca komisyoncu veya tüccar olarak sebze ve meyve ticaretiyle uğraşan şirketler olduğunu söyledi.Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile hizmet sözleşmesi imzalayan hastanelerin, tıp merkezlerinin, gayrimenkul veya motorlu araç alım, satım veya kiralama işlemleri yapanların, Kültür ve Turizm Bakanlığından yatırım veya işletme belgesi alan otellerin, elektrikli araçlara şarj hizmeti verenlerin de bu sektörler arasında yer aldığına değinen Yıldız, Maden Kanunu&#39;na göre ruhsat alanların, Şeker Kanunu&#39;na göre şeker imal edenlerin ve demir-çelik ve demir-çelikten eşya imal edenlerin, gübre takip sistemine kayıtlı mükelleflerin de zorunluluğunun bulunduğunu vurguladı.- &#34;Mükellefler özel entegratör kuruluşlara başvurabilir&#34;Yıldız, uygulamaya dahil mükelleflerin, müşterilerine ya e-Fatura ya da e-Arşiv fatura düzenlediğinin altını çizerek, &#34;Böylece satıcılar, faturaları tamamen elektronik ortamda ve Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) sistemleri üzerinden müşteriye iletilirken, e-Arşiv faturalar ise müşterinin talebine göre kağıt çıktısı ya da elektronik ortamda iletimi suretiyle, müşteriye iletimi sağlanır.&#34; diye konuştu.Mükelleflerin GİB tarafından izin verilen özel entegratör kuruluşlara başvurabileceğini kaydeden Yıldız, şu değerlendirmelerde bulundu:&#34;Mükelleflerin dikkat etmesi gereken hususlar var. Zorunluluğu olduğu halde kağıt fatura düzenlenmeye devam edildiğinde, işletmelere Vergi Usul Kanunu&#39;na göre özel usulsüzlük cezaları kesiliyor. Bu cezaların, yıllık üst sınırı 2026 için 17 milyon lira. Fatura bedelinin yüzde 10 oranında özel usulsüzlük cezası, pek çok mükellef için önemli boyuta ulaşabilmektedir. Bu nedenle, zorunluluk kapsamında olanların mutlaka süresinde uygulamaya dahil olması, ileride cezai işleme maruz kalmamak bakımından önem taşıyor.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 22 Jun 2026 11:24:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[SGK borçlarında faiz düştü yapılandırma süresi uzadı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sgk-borclarinda-faiz-dustu-yapilandirma-suresi-uzadi-9477/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sgk-borclarinda-faiz-dustu-yapilandirma-suresi-uzadi-9477/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D1886D-638ED1-36BD8A-6B325F-8898CF-60D34A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), işverenlere ait 4A prim borçları, Bağ-Kur kapsamındaki 4B prim borçları ile idari para cezalarının yeniden yapılandırılmasına yönelik hazırlanan genelgeyi ülke genelindeki tüm teşkilat birimlerine iletti. Genelgeyle birlikte borçların yapılandırılmasına&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D1886D-638ED1-36BD8A-6B325F-8898CF-60D34A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), işverenlere ait 4A prim borçları, Bağ-Kur kapsamındaki 4B prim borçları ile idari para cezalarının yeniden yapılandırılmasına yönelik hazırlanan genelgeyi ülke genelindeki tüm teşkilat birimlerine iletti. Genelgeyle birlikte borçların yapılandırılmasına ilişkin uygulama esasları da netleşmiş oldu.Genelgeye göre, 2026 yılı Haziran ayı dahil olmak üzere bu dönemden önceki aylara ait borçlar ile 31 Ağustos 2026'ya kadar tebliğ edilip kesinleşen idari para cezaları yapılandırma kapsamına alınacak.Taksit süresi 72 aya çıkarıldıYapılandırma kapsamında azami tecil yani taksitlendirme süresi 36 aydan 72 aya çıkarıldı. Teminatsız tecil işlem limiti ise 10 milyon lira olarak güncellendi. Toplam borcun 10 milyon lirayı aşması halinde, yalnızca aşan tutarın yarısı kadar teminat istenecek.Son tarih 31 AğustosYapılandırmadan yararlanmak isteyenlerin ilk taksiti en geç 31 Ağustos 2026'ya kadar ödemesi gerekiyor. Bu tarihe kadar yapılacak işlemlerde tecil faiz oranı yüzde 39 yerine yüzde 29 olarak uygulanacak. İlk taksitin ödenmesiyle birlikte haciz, icra ve satış işlemleri durdurulacak. Araçlar üzerindeki yakalama şerhlerinin de kaldırılabilmesinin önü açılacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 22 Jun 2026 09:24:16 +0300]]></pubDate>
</item>
</channel>
</rss>