<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">

<channel>
<title><![CDATA[Analiz Gazetesi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/]]></link>
<description><![CDATA[Son 100 Haber Rss - Sanayi]]></description>
<language>tr-tr</language>
<generator>Analiz Gazetesi</generator>
<lastBuildDate><![CDATA[Thu, 25 Jun 2026 13:38:01 +0300]]></lastBuildDate>
<item>
<title><![CDATA[Sanayide yeni maliyet dönemi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayide-yeni-maliyet-donemi-4714/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayide-yeni-maliyet-donemi-4714/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FD9239-105867-694E71-CDF74D-0B0CEF-3037F0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ekonomist Mahfi Eğilmez, "Karbon Vergisi ve Türkiye" başlıklı değerlendirmesinde küresel iklim politikalarının ekonomik sistemler üzerindeki etkisini ele aldı. Karbon salımının fosil yakıt kullanımı, sanayi üretimi ve ulaşım gibi alanlardan kaynaklandığını hatırlatan Eğilmez,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FD9239-105867-694E71-CDF74D-0B0CEF-3037F0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ekonomist Mahfi Eğilmez, "Karbon Vergisi ve Türkiye" başlıklı değerlendirmesinde küresel iklim politikalarının ekonomik sistemler üzerindeki etkisini ele aldı. Karbon salımının fosil yakıt kullanımı, sanayi üretimi ve ulaşım gibi alanlardan kaynaklandığını hatırlatan Eğilmez, atmosferde biriken sera gazlarının küresel ısınmayı hızlandırarak iklim değişikliğine yol açtığını ifade etti.Eğilmez, karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik en yaygın ekonomik araçların karbon vergisi ve Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) olduğunu belirterek, bu mekanizmaların karbon salımını maliyet haline getirerek işletmeleri daha temiz üretim yöntemlerine yönlendirmeyi amaçladığını vurguladı.Karbon fiyatlandırmasında iki temel modelKarbon vergisinin doğrudan emisyonlara maliyet yükleyen bir sistem olduğuna dikkat çeken Eğilmez, bu yöntemin karbon yoğun faaliyetleri daha pahalı hale getirerek enerji verimliliğini teşvik ettiğini ifade etti. ETS sisteminin ise "üst sınır ve ticaret" mantığıyla çalıştığını belirten Eğilmez, işletmelerin emisyon hakkı alıp satabildiği bu modelin piyasa mekanizmasıyla karbon azaltımını hedeflediğini kaydetti.Küresel ölçekte giderek önem kazanan bir diğer uygulamanın ise Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) olduğunu hatırlatan Eğilmez, bu sistemin ithal ürünlerin üretimindeki karbon maliyetini dikkate alarak rekabet eşitliği sağlamayı amaçladığını belirtti.Türkiye için yeni ekonomik dönemTürkiye'nin henüz karbon vergisi uygulamasına geçmediğini ancak Emisyon Ticaret Sistemi için hazırlık ve pilot çalışmalar yürüttüğünü belirten Eğilmez, karbon ayak izi ölçümlerinin yaygınlaşmasının ve yenilenebilir enerji yatırımlarının artmasının bu dönüşümün bir parçası olduğunu ifade etti.Avrupa Birliği'nin SKDM uygulamasının özellikle demir-çelik, çimento, alüminyum ve gübre gibi karbon yoğun sektörleri doğrudan etkileyeceğine dikkat çeken Eğilmez, Türkiye'nin ihracatının önemli bölümünü AB'ye yaptığı için bu sürecin rekabet gücü açısından kritik olduğunu vurguladı.Hem fırsat hem maliyet riskiKarbon fiyatlandırmasının Türkiye ekonomisi üzerinde çift yönlü etki yaratabileceğini belirten Eğilmez, enerji verimliliği ve yeşil dönüşüm yatırımlarının artmasının olumlu sonuçlar doğuracağını, ancak kısa vadede sanayi maliyetlerinde artış ve enflasyon baskısı görülebileceğini ifade etti.Eğilmez'e göre temel tartışma, karbon fiyatlandırmasının uygulanıp uygulanmayacağından ziyade hangi modelle ve hangi kapsamda devreye alınacağı üzerinde yoğunlaşıyor. Elde edilecek gelirlerin sanayi dönüşümüne ve temiz enerji yatırımlarına yönlendirilmesinin sürecin sosyal etkilerini dengeleyebileceği değerlendiriliyor.Sürdürülebilir büyümenin anahtarıKarbon fiyatlandırmasının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik bir dönüşüm aracı olduğuna dikkat çeken Eğilmez, doğru tasarlanmış bir sistemin Türkiye'nin düşük karbonlu ekonomiye geçişini destekleyerek hem sürdürülebilir kalkınmaya hem de uluslararası rekabet gücüne katkı sağlayabileceğini belirtti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 25 Jun 2026 13:38:01 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Metal endekste miktar ve değer düştü]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/metal-endekste-miktar-ve-deger-dustu--4103/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/metal-endekste-miktar-ve-deger-dustu--4103/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_244D1B-6E434A-AD4BC7-E27AC7-52C5FD-9DC93F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) tarafından hazırlanan TR-METALENDEKS Türkiye Metal Sanayi İhracat Endeksi'nin 2026 yılı Mayıs ayı sonuçları açıklandı.&nbsp;Endeks verileri, 2026 yılına sert bir düşüşle başlayan ancak Şubat ve Mart&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_244D1B-6E434A-AD4BC7-E27AC7-52C5FD-9DC93F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) tarafından hazırlanan TR-METALENDEKS Türkiye Metal Sanayi İhracat Endeksi'nin 2026 yılı Mayıs ayı sonuçları açıklandı.&nbsp;Endeks verileri, 2026 yılına sert bir düşüşle başlayan ancak Şubat ve Mart aylarındaki toparlanmanın ardından Nisan ayında sert bir şekilde yükselişe geçen endekste belirgin bir gerileme yaşandığını gösterdi. İhracat miktar ve değer endekslerinde düşüş görülürken, ortalama ihracat birim fiyatları ise tarihi zirvesine çok yakın bir seviyede Mayıs ayını tamamladı.&nbsp;MİKTAR VE DEĞER ENDEKSİNDE ÇİFT HANELİ DÜŞÜŞNisan ayında 138,29 seviyesine ulaşan miktar endeksi, Mayıs ayında yüzde 13,2 oranında azalarak 120,00 seviyesine düştü. Geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 17,1&#39;lik bir daralma kaydedildi. Öte yandan ton bazında metal sanayi ihracatı verileri de bu düşüşü teyit etti. Nisan ayındaki 253 bin 814 tonluk ihracat seviyesi, Mayıs ayında 220 bin 252 tona geriledi.Miktar endeksindeki gerilemeye bağlı olarak değer endeksi de Mayıs ayını düşüşle tamamladı. Nisan ayında 201,55 puanla rekor kıran değer endeksi, Mayıs ayında yüzde 13,4 oranında azalarak 174,46 puana indi. Metal sanayi ihracat tutarı da 1 milyar 383 milyon dolardan 1 milyar 197 milyon dolara geriledi.BİRİM FİYATLAR TARİHİ ZİRVESİNE TUTUNDUNisan ayında kilogram başına 5,45 dolar ile 2019&#39;dan bu yana en yüksek seviyesini gören ortalama ihracat birim fiyatı, Mayıs ayında sınırlı bir azalmayla kilogram başına 5,44 dolar/kg olarak gerçekleşti. İhracat miktarındaki kayıplara rağmen fiyatlar yüksek bandındaki yatay seyrini sürdürdü.Alt sektörlere bakıldığında da, ana alt sektörlerin büyük çoğunluğunda miktar bazında düşüş yaşanırken fiyat performansları değişkenlik gösterdi.&nbsp;Miktar bazında endeksin yıldızı olan İskele ve Kalıp sektörünün miktar endeksi Nisan ayındaki 234,8&#39;den Mayıs ayında 304,0&#39;a son derece güçlü bir yükseliş gösterdi. Ancak bu hacimsel artışa karşın sektörün birim fiyatı 2,47 dolardan 1,76 dolara sert bir düşüş yaşadı.Alüminyumda miktar endeksi 165,2'den 142,3'e, değer endeksi 229,5'ten 202,5'e geriledi. Daralan hacme rağmen birim fiyatlar 5,17 dolardan 5,30 dolara yükseldi. Bakırda miktar endeksi 129,1'den 111,3'e inerken, birim fiyatı 13,07 dolardan 13,43 dolar/kg seviyesine çıkarak fiyat bazlı artışını sürdürdü. Mutfak Eşyaları alt sektöründe miktar endeksi 100,5'ten 82,6'ya geriledi, sektörün birim fiyatı ise 4,67 dolardan 4,73 dolara yükseldi.Hırdavat miktar endeksi 122,1'den 109,9'a, değer endeksi ise 158,3'ten 135,6'ya geriledi. Birim fiyatı da 2,83 dolardan 2,70 dolara düştü. Armatür miktar endeksi Nisan ayındaki 112,5 seviyesinden Mayıs ayında 93,7'ye, değer endeksi ise 163,5'ten 134,6'ya geriledi. Sektörün birim fiyatı da 7,32 dolar/kg&#39;dan 7,23 dolar/kg&#39;a düştü. Döküm alt sektöründe de miktar endeksi Nisan ayındaki 128,0 seviyesinden Mayıs ayında 106,4'e, değer endeksi ise 166,7'den 136,0'a indi. İhracat birim fiyatı ise 6,54 dolar/kg&#39;dan 6,42 dolar/kg seviyesine geriledi.&nbsp;TECDELİOĞLU: METAL SANAYİ KATMA DEĞERLİ ÜRETİM VE İHRACAT KAPASİTESİNİ KORUYORTR-METALENDEKS verilerinin Nisan ayında yakalanan güçlü ivmenin ardından Mayıs ayında ihracat miktarında ve toplam ihracat değerinde bir yavaşlamaya işaret ettiğini belirten İDDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu, &#34;Küresel talepteki dalgalanmalar, pazarlardaki belirsizlikler ve artan maliyet baskıları ihracat performansını doğrudan etkiliyor. Buna rağmen ortalama ihracat birim fiyatımızın kilogram başına 5,44 dolar seviyesinde kalarak tarihi zirvesine yakın seyrini sürdürmesi, metal sanayimizin katma değerli üretim ve ihracat kapasitesini koruduğunu ortaya koyuyor. Bugün sektörümüz yalnızca daha fazla ürün satmaya değil, daha yüksek değer üreten ürünlerle uluslararası rekabet gücünü artırmaya odaklanıyor." dedi.&nbsp;Önümüzdeki dönemde küresel ekonomik görünüm, ticaret politikaları ve bölgesel gelişmelerin ihracat performansı üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini kaydeden Tecdelioğlu, &#34;Ancak özellikle alüminyum, bakır ve mutfak eşyaları gibi birçok alt sektörde birim fiyatların yükselişini sürdürmesi, önümüzdeki döneme biraz daha umutlu bakmamızı sağlıyor. Türk metal sanayisi, kalite, tasarım ve teknoloji odaklı dönüşümüne devam edecektir. İDDMİB olarak ihracatçılarımızın yeni pazarlara erişimini artıracak projeler, ticaret heyetleri ve sektörel desteklerle bu dönüşümü güçlendirmeyi sürdüreceğiz. Hedefimiz, geçici dalgalanmaların ötesine geçerek metal sanayimizi sürdürülebilir ve yüksek katma değerli ihracat büyümesiyle küresel pazarlarda daha güçlü bir konuma taşımaktır." ifadelerini kullandı.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 25 Jun 2026 09:24:08 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["'Belirsizlik Türk çelik sektörünün oyun alanıdır"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/belirsizlik-turk-celik-sektorunun-oyun-alanidir-2793/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/belirsizlik-turk-celik-sektorunun-oyun-alanidir-2793/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7F6261-CB4F72-15A494-AC50C1-90A323-410EB8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />World Steel Dynamics (WSD) ve Association for Iron &amp; Steel Technology (AIST) organizasyonunda düzenlenen Global Steel Dynamics Forum, geçtiğimiz günlerde New York, ABD'de gerçekleştirildi. Çelik sektöründeki güncel dinamiklerin, kritik gelişmelerin ve stratejik beklentilerin ele alındığı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7F6261-CB4F72-15A494-AC50C1-90A323-410EB8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />World Steel Dynamics (WSD) ve Association for Iron &amp; Steel Technology (AIST) organizasyonunda düzenlenen Global Steel Dynamics Forum, geçtiğimiz günlerde New York, ABD'de gerçekleştirildi. Çelik sektöründeki güncel dinamiklerin, kritik gelişmelerin ve stratejik beklentilerin ele alındığı foruma, Türk çelik sektörünü ve Çelik İhracatçıları Birliği'ni temsilen Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dalbeler ile Şube Müdürü Uygar Tatar katıldı.Küresel çelik sektörünün önde gelen temsilcilerinin bir araya geldiği "Küresel Çelik Perspektifleri" oturumunda, ÇİB Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dalbeler panelist olarak yer aldı.&nbsp;Küresel ekonomide yaşanan hızlı değişimlerin Türk sanayisi için yeni bir durum olmadığını belirten Dalbeler, Türkiye&#39;nin uzun yıllardır zorlu ve değişken koşullarda faaliyet gösterdiğini ifade etti. Bu durumu &#34;Farz edin ki sisli bir gecede, farlarınız olmadan araç kullanıyorsunuz. Bir süre sonra gözleriniz buna alışmaya başlar." sözleriyle açıklayan Dalbeler, Türk sanayisinin belirsizliklerle yaşamayı öğrendiğini ve bu sayede değişen koşullara hızla uyum sağlayabildiğini vurguladı.&#34;TÜRKİYE SADECE BİR KÖPRÜ DEĞİL&#34;Türkiye&#39;nin uluslararası sistemdeki rolünün yalnızca coğrafi konumla açıklanamayacağını belirten Dalbeler, ülkenin Doğu ile Batı, Asya ile Avrupa arasında bir köprü olmanın ötesinde stratejik bir enerji koridoru, güçlü bir lojistik merkezi ve bölgesel diplomasinin önemli aktörlerinden biri olduğunu söyledi.Türkiye&#39;nin bulunduğu coğrafyanın tarih boyunca yüksek düzeyde dinamizm ve değişim içerdiğini ifade eden Dalbeler, bu durumun Türk sanayisinin reflekslerini güçlendirdiğini kaydetti.&#34;Çevreniz ne kadar dinamikse siz de kaslarınızı o kadar geliştiriyorsunuz. Böyle bir ortamda faaliyet göstermek sizi daha hızlı karar veren, daha hızlı hareket eden ve fırsatları daha erken görebilen bir yapıya dönüştürüyor.&#34; diyen Dalbeler, Türk çelik sektörünün en önemli avantajlarından birinin bu adaptasyon yeteneği olduğunu belirtti.&#34;KOŞULLAR LEHİMİZE OLMASA DA BÜYÜYORUZ&#34;Türk çelik sektörünün yıllardır farklı küresel krizlerle mücadele ederek büyüdüğünü vurgulayan Dalbeler, sektörün geçmişte Sovyetler Birliği&#39;nin dağılması sonrasında Karadeniz havzasından gelen yoğun çelik arzı başta olmak üzere birçok önemli sınamadan başarıyla çıktığını söyledi.Dalbeler, &#34;Ne kadar çok mücadele ederseniz o kadar güçlenirsiniz. Türk çelik sektörü de yıllar içerisinde karşılaştığı her zorluktan yeni kabiliyetler kazanarak çıktı. Bugün de koşullar her zaman lehimize olmasa bile büyümeye devam ediyoruz. Bu da sektörümüzün dayanıklılığını ortaya koyuyor.&#34; dedi.&#34;ÇELİK MEDENİYETİN TEMEL TAŞLARINDAN BİRİ&#34;Çelik sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Dalbeler, çeliğin yalnızca ekonomik değil aynı zamanda stratejik ve toplumsal açıdan da vazgeçilmez bir sektör olduğunu ifade etti.Çelik sektörünün tarih boyunca ülkeler arasında iş birliğini ve ekonomik entegrasyonu desteklediğini belirten Dalbeler, Avrupa Birliği&#39;nin temellerinin de çelik sektöründe kurulan iş birlikleriyle atıldığına dikkat çekti.Küresel ticaretin ülkeler arasındaki ilişkileri güçlendiren en önemli araçlardan biri olduğunu söyleyen Dalbeler, mevcut dönemde artan korumacılık eğilimlerine rağmen uluslararası iş birliğinin sürdürülmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Dalbeler, &#34;Farklılıklarımız olsa da üzerinde uzlaşabileceğimiz çok sayıda ortak alan bulunuyor. Çelik sektörü geçmişte olduğu gibi gelecekte de ülkeler arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlenmesine katkı sağlamaya devam edecektir.&#34; ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 24 Jun 2026 17:38:20 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Özel bir kredi paketi harekete geçirilmeli"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ozel-bir-kredi-paketi-harekete-gecirilmeli-3849/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ozel-bir-kredi-paketi-harekete-gecirilmeli-3849/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1150DC-3F41F7-868E47-078AE9-4807A0-F85CBF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, sanayi sektörünün finansmana erişimde yaşadığı sorunlara dikkat çekerek sanayicilere yönelik özel bir kredi paketinin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.İSO Meclisi&#39;nin haziran ayı olağan toplantısında&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1150DC-3F41F7-868E47-078AE9-4807A0-F85CBF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, sanayi sektörünün finansmana erişimde yaşadığı sorunlara dikkat çekerek sanayicilere yönelik özel bir kredi paketinin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.İSO Meclisi&#39;nin haziran ayı olağan toplantısında konuşan Bahçıvan, mevcut finansman koşullarının üretim yapan işletmeler üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ifade etti.Özel kredi paketi talebi&nbsp;Sanayicilerin finansman konusunda zorlandığını belirten Bahçıvan, &#34;Sanayicinin oksijeni finansmandır. Geldiğimiz noktada sanayicimizin ciddi ölçüde oksijensiz kaldığını görüyoruz&#34; dedi.Bahçıvan, yüksek finansman maliyetleri, krediye erişimde yaşanan güçlükler ve artan mali yüklerin üretim tarafında önemli sorunlar yarattığını vurguladı.Sanayiciler adına çağrıda bulunduğunu ifade eden Bahçıvan, &#34;Sanayicilerimiz için çok özel bir kredi paketine ivedilikle ihtiyaç duyuyoruz. Bu konuda gerekli adımların vakit kaybedilmeksizin atılmasını talep ediyoruz&#34; diye konuştu.&#34;Sanayiye sahip çıkmak, Türkiye&#39;ye sahip çıkmaktır&#34;Türkiye&#39;nin sürdürülebilir büyümesinin güçlü bir sanayi yapısıyla mümkün olacağını vurgulayan Bahçıvan, teknoloji, verimlilik, ihracat ile yeşil ve dijital dönüşümü merkeze alan bir kalkınma anlayışının desteklenmesi gerektiğini belirtti.Bahçıvan, geleneksel sektörlerin ihmal edilmesinin uzun vadede ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade ederek, &#34;Sanayiye sahip çıkmak, Türkiye&#39;ye sahip çıkmaktır&#34; dedi.Eximbank limitlerinin artırılmasını istediTürk Eximbank tarafından sağlanan reeskont kredilerinin ihracatçılar için kritik öneme sahip olduğunu belirten Bahçıvan, günlük kredi limitlerinin yetersiz kaldığını söyledi.Firma başına 60 milyon TL ile sınırlı kullanım nedeniyle krediye erişim süresinin 5-6 aya kadar uzadığını ifade eden Bahçıvan, günlük limitlerin artırılmasının ihracatçı sanayicilere önemli katkı sağlayacağını kaydetti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 24 Jun 2026 16:42:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Henkel'de, Sagrada Familia kulelerine katkı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/henkelde-sagrada-familia-kulelerine-katki-5678/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/henkelde-sagrada-familia-kulelerine-katki-5678/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CD594B-4C47ED-3F7C01-CE7F1E-1725C6-62C185.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Henkel'in gelişmiş Loctite çözümü, bu zorlu mühendislik aşamasının başarıyla tamamlanmasında kritik rol oynadı. 10 yılı aşkın süredir devam eden iş birliği kapsamında Henkel; yalnızca yüksek performanslı yapısal yapıştırıcısı Loctite EA 9497 ile değil, standart gerekliliklerin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CD594B-4C47ED-3F7C01-CE7F1E-1725C6-62C185.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Henkel'in gelişmiş Loctite çözümü, bu zorlu mühendislik aşamasının başarıyla tamamlanmasında kritik rol oynadı. 10 yılı aşkın süredir devam eden iş birliği kapsamında Henkel; yalnızca yüksek performanslı yapısal yapıştırıcısı Loctite EA 9497 ile değil, standart gerekliliklerin ötesine geçen kapsamlı test ve doğrulama süreçleri, teknik uzmanlığı ve projenin ihtiyaçlarına göre esnek biçimde planlanan kesintisiz tedarik desteğiyle de projeye katkı sağladı.Henkel Yapıştırıcı Teknolojileri Başkan Yardımcısı Mark Dorn, "Bu proje, Henkel Yapıştırıcı Teknolojileri olarak yaptığımız işi en iyi şekilde yansıtıyor. Müşterilerimizle birlikte onların vizyonlarını gerçeğe dönüştürmek için çalışıyoruz. Sagrada Familia, doğru iş ortakları bir araya geldiğinde nelerin mümkün olabileceğini gösteriyor. En kritik noktalarda performans sunan çözümlerimizle bunu mümkün kılıyoruz. Henkel'in 150. yılında Sagrada Familia gibi bir projeye katkı sunmak da gerçek ilerlemenin ancak inovasyon ve iş birliği nesiller boyu sürdüğünde mümkün olduğuna dair güçlü bir gösterge oldu." dedi.Taş ve çeliği bir araya getiren yapıştırıcı&hellip;Sagrada Familia'nın kulelerinin dikkat çekici görünümünün ardında, gözle görülmeyen ancak büyük öneme sahip bir unsur yer alıyor: Bu noktada kritik rolü ise taş ve çelik bileşenleri tek bir yapısal bütün olarak bir araya getiren yapıştırıcı üstleniyor. Sıvı halde uygulanan yapıştırıcı, yüzeylere uyum sağlayarak boşlukları dolduruyor ve taş ile çelik bileşenler arasında dayanıklı bir bağlantı oluşturuyor. Ardından yaklaşık 24 saat süren kürlenme sürecinde paneller, sabit sıcaklık koşullarında bekletiliyor.Gaudí'nin, kendi döneminin teknik imkânlarının çok ötesindeki vizyonunu hayata geçirmek amacıyla Sagrada Familia'da, geleneksel yöntemlere kıyasla inşaat süreçlerini 10 kata kadar hızlandıran modüler bir yapı yaklaşımı benimsendi. Henkel'in yapıştırıcı teknolojilerindeki uzmanlığı, bu yaklaşımın uygulanabilir olmasında önemli rol oynayarak taş ve çeliğin tek bir yapısal eleman gibi çalışmasını mümkün kıldı. Bu sayede yapım süresi kısalıp güvenlikten ve yapısal bütünlükten ödün verilmezken kuleler de Gaudí'nin ölümünün 100. yılında tamamlanmış oldu. Bugüne kadar projede toplam 24 ton Loctite yapıştırıcısı kullanıldı ve her panel için ortalama 30 kilogram yapıştırıcı uygulandı. Altı merkezi kulede toplam 826 panel ile 2.100&#39;den fazla taş parça bulunuyor.Loctite EA 9497, zorlu koşullar için geliştirildiLoctite EA 9497, son derece zorlu koşullar altında güvenilir performans sergileyerek yapısal sağlamlık ile esneklik arasında özenle dengelenmiş bir performans sunuyor. Akdeniz&#39;e yaklaşık 2,5 kilometre uzaklıkta bulunan Sagrada Familia, korozyonu hızlandıran tuzlu deniz ortamına sürekli maruz kalıyor. Barselona&#39;da yıl boyunca genellikle %65 ile %75 arasında seyreden yüksek nem oranı da çevresel etkileri daha da artırıyor. Kışın yaklaşık 5 derecenin, yazın ise 30 derecenin üzerine çıkan sıcaklık değişimleri, yapıda sürekli genleşme ve büzülme döngülerine neden oluyor. Buna ek olarak, bazilikanın yakınından geçen iki metro hattının oluşturduğu sürekli titreşimler de yapıyı etkiliyor.Olağanüstü dayanıklılık&hellip;Loctite EA 9497 ile yapıştırılan alanlar, metrekare başına 100.000 kişiye kadar eşdeğer yüke dayanabiliyor. Bu olağanüstü dayanım, kompleksin en yüksek yapısı olan İsa Mesih Kulesi&#39;nin tepesinde yer alan haçın güvenle taşınmasında da kritik rol oynadı. Haçın yapısında yapıştırıcı kullanılmasa da dengesi onu taşıyan yapının sağlamlığına dayanıyor. Bu sayede Sagrada Familia, 172,5 metre yüksekliğe ulaşarak Almanya&#39;daki Ulm Katedrali&#39;ni geride bıraktı ve dünyanın en yüksek dini yapısı unvanını elde etti.Gaudí'nin mirasını yaşatan inovasyon&hellip;Henkel'in Sagrada Familia ile gerçekleştirdiği iş birliği, modern mühendisliğin 140 yılı aşkın süre önce temelleri atılan bir projeye nasıl kusursuz şekilde entegre edilebildiğini ortaya koydu. Bu iş birliği, Gaudí'nin özgün vizyonunu korurken, gelişmiş teknolojiler sayesinde bu vizyonun hayata geçirilmesini de mümkün kıldı.150 yıllık inovasyon mirası&hellip;Bu önemli kilometre taşı, Henkel'in &#34;Gelecek mi? Biz Hazırız!&#34; mottosuyla kutladığı 150. yıl dönümü kapsamında, inovasyon alanındaki kararlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. Sagrada Familia'da kullanılan Loctite teknolojisi ise Henkel'in geleceğe yön veren ve yüksek mühendislik gerektiren inşaat projelerinin hayata geçirilmesine katkı sağlama gücünü gözler önüne seriyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 23 Jun 2026 12:01:39 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Erdemir dünya çelik devleriyle yarışıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/erdemir-dunya-celik-devleriyle-yarisiyor-7926/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/erdemir-dunya-celik-devleriyle-yarisiyor-7926/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EBA8A9-554392-30C34B-AB4422-78E993-055DA6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ordu Yardımlaşma Kurumu'nun (OYAK) amiral gemisi Erdemir, dünya çelik üretiminde kritik tedarik güvenliği sağlayan öncü ve stratejik öneme sahip kuruluşlar arasında yer alırken dünya çelik devleriyle rekabet ediyor. Dünya Çelik Birliği (World Steel Association) OYAK Erdemir'i dünyanın&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EBA8A9-554392-30C34B-AB4422-78E993-055DA6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ordu Yardımlaşma Kurumu'nun (OYAK) amiral gemisi Erdemir, dünya çelik üretiminde kritik tedarik güvenliği sağlayan öncü ve stratejik öneme sahip kuruluşlar arasında yer alırken dünya çelik devleriyle rekabet ediyor. Dünya Çelik Birliği (World Steel Association) OYAK Erdemir'i dünyanın en büyük çelik üreticileri arasında 2025 yılı itibariyle 52'nci sırada yer aldığını belirledi.OYAK Maden Metalürji (OMM) şirketleri bünyesinde faaliyet gösteren Erdemir, 4 milyon ton ham çelik ve 5 milyon ton nihai mamul üretim kapasitesi, güçlü Ar-Ge altyapısı ve ürün çeşitliliği ile küresel ölçekte dünya çelik devleriyle yarışıyor.Erdemir bağlı kuruluşlarıyla birlikte Dünya Çelik Birliği'nin 2025 yılı ham çelik üretimi verilerine göre dünyada 52'nci, AB'ye üye ülkelerin üreticileri arasında ise 4'üncü sırada yer alıyor ve yaklaşık 13 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor. 2026 itibarıyla üretim portföyünde yer alan yassı çelik kalite sayısını 619'a yükselten Erdemir, yüksek katma değerli üretimiyle öne çıkıyor. Özellikle son yıllarda savunma sanayinin yerlileşmesine sağladığı katkılarla Türkiye'nin stratejik öneme sahip şirketleri arasında yer alıyor.Türkiye küresel çelik üretiminde 7'nci sıradaKüresel çelik üretimi, Çin, Hindistan, Japonya, ABD ve Rusya liderliğinde yıllık yaklaşık 1,8 milyar ton seviyelerinde seyrediyor. Türkiye, üretimde Almanya&#39;yı geride bırakarak Avrupa&#39;nın en büyük, dünyanın ise ilk 7-8 çelik üreticisi arasında faaliyet gösteriyor.OYAK iştiraki Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş. (Erdemir), Karadeniz Ereğli&#39;de kurulu olup, otomotiv, beyaz eşya ve boru sektörüne yassı çelik sağlarken Yine OYAK iştiraki İskenderun Demir ve Çelik A.Ş. (İsdemir): Payas, Hatay&#39;da yer alan Türkiye&#39;nin en büyük entegre yassı ve uzun mamul üreticisi olarak üretim yapıyor.&nbsp;Dünya Çelik Birliği&#39;nin &#39;Dünyanın En büyük Çelik Üreticileri 2025&#39; raporuna göre OYAK iştiraki Erdemir 2025 yılında 8,09 milyon ton üretimle dünyada 52&#39;nci sırada yerini aldı. Şirketin 2024 yılı çelik üretimi 8,54 milyon ton oldu. Buna göre üretim 2025 yılında yüzde 5,3 gerilemiş oldu. Erdemir dünya sıralamasında 2024 yılında 50&#39;nci sırada yer alıyordu. OYAK ve diğer Türk çelik üreticileri yatırım, üretim ve ihracatıyla Türkiye'yi 7'ncilikten ilk 5'e dahil etmenin gayretini gösteriyor.Çelik üretiminde 61 yıllık yolculuk1965 yılında üretime başlayan Türkiye'nin ilk entegre yassı çelik üreticisi Erdemir, 61 yıllık üretim yolculuğunda ülke ekonomisine, sanayisine, istihdamına ve bölgesine güçlü katkılar sunmayı sürdürüyor.&nbsp;Erdemir'in 61'inci işletme yıl dönümünde düzenlenen hizmet ödülleri törenine katılan OYAK Genel Müdürü ve Erdemir-İsdemir Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş ve Erdemir Genel Müdürü Şaban Yazıcı OYAK'ın çelik üretiminde dünyada sayılı işletmeler arasında bulunduğunu söylediler.OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, Erdemir'in Türkiye sanayiindeki stratejik rolüne dikkat çekerek, "Erdemir, gelecek inşa eden bir kurumdur. Sanayimizin çarklarının kesintisiz dönmesi, dışa bağımlılığın azaltılması ve rekabet gücümüzün sürdürülebilir şekilde artırılmasında Erdemir'in imzası vardır. İnsanı, bilgiyi ve teknolojiyi merkeze alan entegre sanayi yaklaşımımızın taşıyıcısı olan Erdemir, OYAK ekosistemi içinde stratejik bir güçtür. OYAK'ın amiral gemisidir" dedi.&nbsp;Erdemir çelikte dışa bağımlılığı azalttıTürkiye'nin kalkınma hamlelerinde Erdemir'in vazgeçilmez bir rol üstlendiğini belirten Murat Yalçıntaş, savaşların yaşandığı, belirsizliklerin arttığı, tedarik zincirinin kırıldığı bir ortamda sanayinin sürdürülebilirliği açısından Erdemir'in stratejik rolünün altını çizdi. Yalçıntaş, yerlileşmenin giderek önem kazandığı günümüzde Erdemir'in yüksek katma değerli ve sürekli çelik tedarikiyle başta savunma sanayii olmak üzere ülkemiz için kritik öneme sahip sektörlerde tedarik zincirindeki kırılma riskini ortadan kaldırıp&nbsp; dışa bağımlılığı azaltarak, yerli sanayi için çelik üretiminin sürekliliğini sağladığını vurguladı.Türk donanması envanterindeki en büyük gemi olması planlanan Millî Uçak Gemisi (MUGEM) ve Türk savunma sanayiinin en dikkat çekici adımlarından biri olan Altay Tankı projelerinde Erdemir'in kritik bir rol üstlendiğini hatırlatan Murat Yalçıntaş "Erdemir, ülkemiz için bir güven unsurudur" dedi.Çeliği elinde tutan gücü elinde tutarErdemir'in, Türkiye'nin çehresini değiştiren bir yatırım olduğuna dikkat çeken Erdemir Genel Müdürü Şaban Yazıcı da, "Erdemir Türkiye'de ağır sanayi yatırımlarının önünü açmış yerli üretim kapasitesinin gelişmesine ivme kazandırmış, nitelikli mühendislik kültürünün gelişmesine katkı sunmuş, etrafında şekillenen tedarik ekosistemi ile sanayileşmenin yayılmasına imkân tanımıştır. Erdemir sanayi sistemini kuran bir aktördür. Sanayinin ana maddesi Erdemir'den sağlanıyor. Bugün 600'ün üzerinde çelik kalitesi üretiyoruz. Çelik sektöründe ilk ve en donanımlı Ar-Ge alt yapısına sahip şirketiz. Dolayısıyla çeliği elinde tutan gücü elinde tutar. Teknolojik, mühendislik ve insan kaynağı birikimi ile Erdemir bugün çelik sektörü için bir okul, Türkiye sanayi hafızasında kalıcı bir kurumdur" diye konuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 20 Jun 2026 14:50:39 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Arçelik'ten serinliği genişleten kampanya]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/arcelikten-serinligi-genisleten-kampanya-5398/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/arcelikten-serinligi-genisleten-kampanya-5398/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BD178A-877903-EE72C2-9AD108-2CD22A-75FF6A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ev teknolojileri sektörünün lider markası Arçelik, yaz aylarında artan serinlik ihtiyacına geniş iklimlendirme seçkisiyle yanıt verirken, özel kampanyasıyla tüketicilere bu deneyimi evin farklı noktalarına taşıma fırsatı tanıyor. 16-21 Haziran tarihleri arasında geçerli kampanya&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BD178A-877903-EE72C2-9AD108-2CD22A-75FF6A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ev teknolojileri sektörünün lider markası Arçelik, yaz aylarında artan serinlik ihtiyacına geniş iklimlendirme seçkisiyle yanıt verirken, özel kampanyasıyla tüketicilere bu deneyimi evin farklı noktalarına taşıma fırsatı tanıyor. 16-21 Haziran tarihleri arasında geçerli kampanya kapsamında seçili klima modellerini satın alan tüketiciler taşınabilir, pratik bir serinlik alternatifi sunan AC 6030 Havadar ürününe ek bir ücret ödemeden sahip olma imkânı yakalıyor. Kampanya süresince tüketiciler, ücretsiz demontaj kolaylığı ve seçili modellerde 10 yıl kompresör garantisi gibi avantajlardan da yararlanmaya devam ediyor.Farklı ihtiyaçlara uygun iklimlendirme çözümleriEv tipi klima üretimine başladığı günden bu yana Türkiye pazarındaki liderliğini sürdüren Arçelik, ev tipi, salon tipi, portatif ve multi split klima olmak üzere çeşitli alternatifleri tüketicilerle buluşturuyor. 7.000 BTU'dan 55.000 BTU'ya uzanan kapasite seçenekleriyle farklı ihtiyaçlara uygun çözümler sunan Arçelik klimalar; güçlü soğutma performansı, nem alma, A+++ enerji limitine varan verimlilik ve sessiz çalışma gibi kullanıcı konforunu artıran özellikleriyle öne çıkıyor. Seçili modellerde sunulan HomeWhiz üzerinden kontrol, 4 yönlü otomatik hava kontrolü, alerjen filtre ve ionizer gibi teknolojiler ise hem yaz hem de yıl boyunca evlerde konforlu bir kullanım deneyimi sağlıyor.&nbsp;Arçelik, enerji verimliliği yüksek iklimlendirme çözümleri geliştirme odağıyla ürünlerinde R32 soğutucu akışkan kullanımına da yer veriyor. Bu teknoloji, seçili modellerde sunulan 10 yıl kompresör garantisiyle birlikte uzun ömürlü ve güvenilir kullanım deneyimini destekliyor.&nbsp;Akıllı özelliklerle kişiselleşen klima deneyimiArçelik'in klima modelleri, bağlantılı ve akıllı özellikleriyle kullanıcıların cihazlarını daha kolay yönetmelerine imkân tanıyor. HomeWhiz bağlantılı Arçelik klimalarda yer alan Smart Consumption (Akıllı Tüketim) özelliği; kullanıcıların tüketimlerini daha kolay takip etmesine yardımcı oluyor. HomeWhiz özelliği bulunmayan klima ürünleri için geliştirilen WiFi Ready Kit ise uyumlu modellerde bağlantılı kullanım deneyimini daha erişilebilir hale getiriyor.Seçili ProSmartPlus modellerde sunulan "Sesim", "Takip" ve "AkıllıEko" özellikleri ise klima kullanımını daha kişisel, pratik ve verimli hale getiriyor. Sesim özelliği sesli geri bildirimle erişilebilirliği artırırken, Takip fonksiyonu radar sensörü aracılığıyla kişiye özel hava akışı sağlıyor. AkıllıEko fonksiyonu ise otomatik mod geçişleriyle enerji verimliliğini destekliyor.Teknoloji destekli keşif ile doğru klima seçimiKlima seçiminde doğru kapasite belirlemenin öneminden hareket eden Arçelik, ücretsiz keşif hizmetiyle kurulum öncesinde ortam analizini yaparak doğru kapasite ve montaj alanının belirlenmesine destek oluyor. Kamera destekli uzaktan klima keşif hizmeti ise bu süreci daha pratik hale getirerek tüketicilerin ihtiyaçlarına uygun ürünlere daha hızlı yönlendirilmesini sağlıyor. Türkiye'nin dört bir yanına yayılan 600'ü aşkın yetkili servis ağıyla Arçelik, satış sonrası ve kurulum süreçlerini de uzman ekipleriyle, güvenli şekilde yürütüyor.Havadar ile pratik serinlik deneyimKampanya kapsamında tüketicilere ücretsiz olarak sunulan AC 6030 Havadar; taşınabilir yapısı, 8 litrelik su tankı, 3 hız kademesi, uzaktan kumanda, salınım fonksiyonu, LED ekran, 0-15 saat zamanlayıcı ve buz kutusu aksesuarlarıyla ferahlatıcı bir kullanım deneyimi sunuyor. AC 6030 Havadar yerine AC 7030 Havadar, AC 8030 Havadar veya seçili vantilatör modellerinden birini tercih etmek isteyen tüketiciler, fiyat farkını ödeyerek farklı ürün seçeneklerinden yararlanabiliyor. Kampanya koşullarına ilişkin detaylı bilgiye arcelik.com.tr'den ulaşılabiliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 19 Jun 2026 12:42:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sistem Alüminyum İSO 500'de 273. sıraya yükseldi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sistem-aluminyum-iso-500de-273-siraya-yukseldi-7857/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sistem-aluminyum-iso-500de-273-siraya-yukseldi-7857/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E5ACCB-235490-875823-C067E2-B76843-DF4207.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye sanayisinin en kapsamlı araştırmaları arasında gösterilen İSO 500 listesinde istikrarlı yükselişini sürdüren Sistem Alüminyum; tam entegre üretim yapısı, katma değerli üretim anlayışı, sürdürülebilirlik odaklı yatırımları ve küresel pazarlardaki varlığıyla büyümesini&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E5ACCB-235490-875823-C067E2-B76843-DF4207.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye sanayisinin en kapsamlı araştırmaları arasında gösterilen İSO 500 listesinde istikrarlı yükselişini sürdüren Sistem Alüminyum; tam entegre üretim yapısı, katma değerli üretim anlayışı, sürdürülebilirlik odaklı yatırımları ve küresel pazarlardaki varlığıyla büyümesini devam ettiriyor."İSO 500'deki yükselişimiz uzun vadeli vizyonumuzun bir sonucu"Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sistem Alüminyum İcra Kurulu Başkanı Ayhan Yerekaban, "İSO 500'de bu yıl 40 basamak yükselerek 273'üncü sıraya çıkmamız, üretim, ihracat ve katma değerli büyüme alanlarında ortaya koyduğumuz performansın güçlü bir yansımasıdır. Bu başarı, uzun vadeli yatırım vizyonumuzun ve istikrarlı büyüme anlayışımızın somut sonuçlarından biridir. İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) tarafından düzenlenen İhracatın Metalik Yıldızları Ödülleri'nde, 2025 yılında 'Alüminyum Çubuk ve Profiller' kategorisinde altıncı kez birincilik ödülüne layık görülmemiz de ihracattaki sürdürülebilir başarımızı destekliyor. Son yıllarda hayata geçirdiğimiz teknoloji, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik yatırımlarıyla operasyonel verimliliğimizi artırırken, küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü de geliştirdik. Bugün 75'ten fazla ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracatla yalnızca şirketimize değil, ülkemizin sanayi ve ihracat performansına da katkı sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde de katma değerli üretim, inovasyon ve sürdürülebilir büyüme odağımızla sektörümüzdeki konumumuzu ileri taşımayı hedefliyoruz" dedi.Katma değerli üretim ve ihracat gücüyle büyümesini sürdürüyorSistem Alüminyum'un İSO 500'deki yükselişi, şirketin güçlü üretim altyapısı ve tam entegre üretim yapısıyla destekleniyor. 30 yıllık deneyimi ve yenilikçi vizyonuyla alüminyum sektörünün önde gelen üreticileri arasında yer alan Sistem Alüminyum, Tekirdağ Ergene'de 126 bin metrekaresi kapalı olmak üzere toplam 330 bin metrekarelik alana kurulu tesislerinde üretim faaliyetlerini sürdürüyor.Kalıp üretiminden dökümhane ve alüminyum billet üretimine, ekstrüzyon hatlarından elektrostatik toz boya, eloksal, ahşap kaplama, mekanik işlem, kompozit panel ve alüminyum dövme üretimine kadar birçok süreci tek çatı altında yöneten şirket; Endüstriyel Sistemler, Dövme Çözümleri, Alüminyum Mimari Sistemler ve Kompozit Panel Çözümleri alanlarında geliştirdiği ürünlerle farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yanıt veriyor.Yapı, havacılık, savunma, otomotiv, denizcilik, beyaz eşya, enerji ve elektrik gibi stratejik sektörlere katma değerli çözümler sunan Sistem Alüminyum; yıllık 103 bin ton alüminyum profil, 9 milyon metrekare kompozit panel ve yaklaşık 7 bin ton dövme alüminyum üretim kapasitesine sahip bulunuyor. Bugün 4 kıtada 75'ten fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren şirket, küresel pazarlardaki varlığını güçlendirmeyi sürdürüyor.Kalite, çevre, enerji, iş sağlığı ve güvenliği, bilgi güvenliği, otomotiv ve havacılık alanlarında uluslararası yönetim sistemi belgelerine sahip olan Sistem Alüminyum; CE, UKCA, TSE, QUALICOAT ve QUALANOD belgeleriyle ürün kalitesini güvence altına alıyor. 2024 yılı itibarıyla devlet destekli Turquality Marka Destek Programı'na dahil olan şirket, sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda verimlilik, çevresel performans ve kaynakların etkin kullanımı odağında çalışmalarını sürdürüyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 19 Jun 2026 12:19:43 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bakliyat devi, ISO listesinde 66 sıra birden yükseldi!]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bakliyat-devi-iso-listesinde-66-sira-birden-yukseldi-9193/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bakliyat-devi-iso-listesinde-66-sira-birden-yukseldi-9193/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_32FF4D-A70DDE-CA7607-FC92E6-B6EFE4-F48C4B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin önde gelen bakliyat, hububat ve katma değerli gıda üreticilerinden Armada Gıda, operasyonel verimlilik artışı, etkin maliyet yönetimi ve sürdürülebilir büyüme stratejisi ile sanayinin yükselen yıldızları arasındaki yerini aldı.&nbsp;Şirket, İstanbul Sanayi Odası'nın&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_32FF4D-A70DDE-CA7607-FC92E6-B6EFE4-F48C4B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin önde gelen bakliyat, hububat ve katma değerli gıda üreticilerinden Armada Gıda, operasyonel verimlilik artışı, etkin maliyet yönetimi ve sürdürülebilir büyüme stratejisi ile sanayinin yükselen yıldızları arasındaki yerini aldı.&nbsp;Şirket, İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) hazırladığı 'Türkiye&#39;nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025' araştırmasında, bir önceki yıla göre yüzde 68 artışla 10,9 milyar TL'ye taşıdığı üretimden satış rakamıyla 249'uncu sırada yer aldı. 2024 yılında elde ettiği 6,5 milyar TL'lik üretimden satış rakamı ile listenin 315'inci sırasında yer alan marka, böylece 66 sıra birden yükseldi.Sönmez: "Yüksek katma değerli ürün ve tesis yatırımlarımız, bu sonuçta etkili oldu"&nbsp;2025 yılından bu yana dünyada da büyüme potansiyeli gösteren organik ve katma değerli üretime ağırlık verdiklerini kaydeden Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez, şu değerlendirmede bulundu: "Satış rakamlarımızda kaydettiğimiz bu başarıda katma değerli ürün portföyümüz, artan ihracat kapasitemiz ve operasyonel verimlilik alanlarında yaptığımız ve hedeflediğimiz yatırımların büyük ölçüde etkisi var. Organik bakliyat ve hububat ürünleri, glutensiz makarnalar, protein bazlı ürünler ve sağlıklı atıştırmalıklar gibi yüksek katma değerli ürünlere yatırım yapıyor, bu alanlarda liderliği güçlendirmeye odaklanıyoruz. Yüzde 75'ini tamamladığımız Armada 3 yatırımımız ve önümüzdeki dönemde geliştireceğimiz ileri teknoloji yatırımımız Armada 4 ile katma değerli ürün işleme tesislerimizi artırıyoruz. Türkiye'nin en büyük konvansiyonel ve organik gıda üreticileri ve ihracatçılarından biri olarak, attığımız bu adımların uzun vadeli büyüme vizyonumuza katkı sağlamasını ve ekonomimize değer yaratmayı hedefliyoruz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 19 Jun 2026 09:48:35 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu belli oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-500-buyuk-sanayi-kurulusu-belli-oldu-3397/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-500-buyuk-sanayi-kurulusu-belli-oldu-3397/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_97FD0B-0B2DAE-517267-1391A8-9372A8-0CA336.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Sanayi Odasının (İSO) hazırladığı &#34;Türkiye&#39;nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025&#34; araştırmasına göre, Türkiye Petrol Rafinerileri AŞ (TÜPRAŞ), üretimden satışlarda 698 milyar 789 milyon lirayla en büyük sanayi kuruluşu olma unvanını korudu.İSO Yönetim&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_97FD0B-0B2DAE-517267-1391A8-9372A8-0CA336.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Sanayi Odasının (İSO) hazırladığı &#34;Türkiye&#39;nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025&#34; araştırmasına göre, Türkiye Petrol Rafinerileri AŞ (TÜPRAŞ), üretimden satışlarda 698 milyar 789 milyon lirayla en büyük sanayi kuruluşu olma unvanını korudu.İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, düzenlediği basın toplantısında, İSO&#39;nun &#34;Türkiye&#39;nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu&#34; araştırmasının sonuçlarını açıkladı.Araştırmaya göre, TÜPRAŞ üretimden satışlarda 698 milyar 789 milyon lirayla listede ilk sırayı alırken, Ford Otomotiv 538 milyar 268 milyon lirayla yine ikinci sıranın sahibi oldu.Star Rafineri AŞ 327 milyar 854 milyon lirayla üçüncü olurken, önceki yıl 6&#39;ncı sırada bulunan OYAK-Renault 235,5 milyar lirayla 4&#39;üncülüğe yükseldi. Onu 206,3 milyar liralık üretimden satışla Toyota Otomotiv, 165,7 milyar lirayla Arçelik izledi.Geçen yılki listede ilk 10&#39;da bulunmayan ve 11. sırada yer alan TUSAŞ&#39;ın 140,9 milyar liralık üretimden satışla 7&#39;nciliğe, 16. basamakta bulunan Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı 138,8 milyar lirayla 8&#39;inciliğe, 17. sıradaki ASELSAN&#39;ın 130,2 milyar lirayla 9&#39;unculuğa yükselmesi dikkati çekti.Mercedes-Benz ise 127 milyar liralık üretimden satışla 12&#39;ncilikten 10&#39;unculuğa yükselerek ilk 10&#39;a girdi.İSO tarafından hazırlanan &#34;Türkiye&#39;nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025&#34; araştırmasına göre ilk 10 sanayi kuruluşu şu şekilde:Bulunduğu Sıra (2024)Bulunduğu Sıra (2025)KuruluşÜretimden Satışlar (Net/TL)11TÜPRAŞ698.789.218.72622Ford Otomotiv538.267.883.16733Star Rafineri327.854.252.63464OYAK-Renault235.451.564.91945Toyota Otomotiv206.261.752.18476Arçelik165.720.710.029117TUSAŞ140.894.845.580168Türkiye Petrolleri A.O.138.780.059.253179ASELSAN130.249.849.4981210Mercedes-Benz126.983.846.962En büyük 500 sanayi kuruluşunun üretimden satışları geçen yıl 2024&#39;e göre yüzde 28 artışla 11 trilyon 118 milyar liraya yükseldi.Buna göre, Türkiye&#39;nin 500 büyük sanayi kuruluşunun üretimden satışları geçen yıl 2024&#39;e göre yüzde 28 artışla 11 trilyon 118 milyar liraya çıktı. 2025&#39;te yüzde 25,4 olan yıllık ortalama Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) baz alındığında, üretimden satışların reel olarak yüzde 2,1 arttığı görüldü.Böylece 2022&#39;de yüzde 4,2, 2023&#39;te yüzde 5,2 ve 2024&#39;te yüzde 3,4 olan reel düşüş, 2025 yılında ılımlı bir pozitif büyümeye döndü. Bununla birlikte, bu sınırlı reel artış, satışlardaki zayıf performansın sürdüğüne işaret etti.Üretimden satışların 50&#39;lik gruplara göre dağılımına bakıldığında İSO 500 içinde ölçek yapısının genel olarak korunduğu görüldü. İlk 10 şirketin İSO 500&#39;deki ağırlığı, önceki yıllara göre hafif bir düşüş gösterse de yüzde 24,4 ile yüzde 25 bandına yakın seyrini sürdürdü.İlk 50 kuruluşun payı yüzde 48,6, ikinci 50&#39;nin payı yüzde 13,4 oldu. Sıralamada 101-150 arasındaki şirketler üretimden satışlarda yüzde 9,1, 151-200 arasındakiler yüzde 6,8, 201-500 arasındakiler ise yüzde 22,1 pay aldı.Söz konusu tablo, büyük ölçekli üretimin sanayi içindeki belirleyici ağırlığını gösterdi. Aynı zamanda, İSO 500 kapsamındaki firmalar arasında ölçek farklarının halen belirgin olduğunu ortaya koydu.- İSO 500&#39;den 104,7 milyar dolarlık ihracatTürkiye&#39;nin 2025 yılında gerçekleştirdiği 273,3 milyar dolarlık ihracatın 104,7 milyar dolarını İSO 500&#39;deki şirketler yaptı. 2025&#39;te Türkiye&#39;nin genel mal ihracatı yüzde 4,4 artarken, İSO 500&#39;ün ihracat artışının yüzde 8,4 olması dikkati çekti.Dış rekabet koşullarının giderek zorlaştığı bir dönemde, İSO 500 kuruluşlarının ihracatını daha güçlü bir ivmeyle artırması, Türk sanayisinin dış pazarlardaki dayanıklılığını ve rekabet gücünü ortaya koydu.İSO 500&#39;ün Türkiye sanayi ihracatı içindeki payı 1,4 puan artışla yüzde 39,7&#39;ye yükselerek yüzde 40 bandındaki seviyesini sürdürdü.- Faaliyet karı yüzde 57,1 artarak 1 trilyon liraya ulaştıAraştırmaya göre, 2025 yılında uygulanan dezenflasyon politikaları ve dış pazarlardaki durgunluk, satış gelirleri üzerinde baskı yaratırken yüksek faiz oranları ve artan finansman yükleri, karlılık göstergelerini sınırlamaya devam etti. Buna karşın, şirketlerin maliyet yönetiminde sağladığı göreli başarı, karlılığın ılımlı düzeyde de olsa korunmasında belirleyici oldu.Sanayi kuruluşlarının karları, 2024 yılındaki sert düşüşlerin ardından 2025&#39;te güçlü nominal iyileşmeler kaydetti. Buna rağmen karlılık göstergeleri tarihsel ortalamaların gerisinde seyretti.En büyük 500 sanayi şirketinin faaliyet karı geçen yıl 2024&#39;e göre yüzde 57,1 artarak 1 trilyon liraya yükseldi. Buna paralel olarak faaliyet karlılığı oranı da yüzde 6,2&#39;den yüzde 7,7&#39;ye çıktı. Ancak bu oran, 2015-2024 ortalaması olan yüzde 10,4&#39;ün altında kaldı.Söz konusu şirketlerin vergi öncesi kar ve zarar toplamı da yüzde 64,7 artışla 441 milyar liraya yükseldi. Vergi öncesi dönem kar ve zarar toplamının net satışlara oranı ise yüzde 2,6&#39;dan yüzde 3,4&#39;e çıktı.Faiz, amortisman ve vergi öncesi kar (FAVÖK) toplamı da yüzde 37,5 artarak 1,8 trilyon lira oldu. Bu artış, FAVÖK karlılığı oranını yüzde 12,8&#39;den yüzde 13,9&#39;a çıkardı. Böylece söz konusu oran, 2015-2024 ortalaması olan yüzde 14&#39;e yakın gerçekleşti.Geçen yıl İSO 500&#39;de karlılık göstergelerinde nominal toparlanma yaşandı. Ancak yüksek finansman maliyetleri, zayıf talep koşulları nedeniyle tarihsel ortalamaların altında kalan bu göstergeler, sanayi kuruluşlarında karlılığın halen baskı altında olduğunu gösterdi.- Kar ve zarar eden şirket sayısı değişmediTürkiye&#39;nin en büyük 500 sanayi kuruluşu içerisinde 2025&#39;te 348 şirket kar ederken 152 kuruluş zarar açıkladı. Söz konusu rakamlar bir önceki araştırmaya göre değişmedi.FAVÖK göstergesinde ise zarar eden firma sayısı 1 adet azalarak 18&#39;e geriledi ve görece düşük bir sayıda kaldı.Şirketlerin 2024&#39;te 35 milyar lira civarında olan net kambiyo zararı, 2025&#39;te 172 milyar liraya yaklaştı. Böylece bir önceki yıl net satışlara oranla yüzde 0,3 seviyesinde olan kambiyo net zararı, 1 puan artarak yüzde 1,3&#39;e çıktı.Kambiyo zararı dışındaki üretim faaliyeti dışı gelir ve giderlerden elde edilen net kar ise 2025&#39;te yüzde 43 artarak 484 milyar liraya yükseldi.- AR-GE harcamaları 79,7 milyar liraya yükseldiİSO 500&#39;de teknoloji yoğunluklarına göre katma değer dağılımı, Türk sanayisinin nitelikli ve teknoloji odaklı dönüşüm ihtiyacını bir kez daha net biçimde ortaya koydu. 2025 yılında yaratılan katma değer içinde en yüksek payın yüzde 33 ile düşük ve orta-düşük teknoloji yoğunluklu sektörlere ait olması, sanayinin üretim gücünü koruduğunu ancak katma değerin artırılması noktasında istenilen başarının yakalanamadığını gösterdi.Geçen yıl düşük teknolojili sektörlerin payı 1,6 puan azalırken orta-düşük teknolojili sektörlerin payı aynı oranda arttı. Orta-yüksek teknolojili sanayiler grubunun payı 0,3 puan gerileyerek yüzde 26,4&#39;e düştü. Yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun payının 0,2 puan artışla yüzde 7,6&#39;ya yükselmesi umut verdi.Orta-yüksek ve yüksek teknoloji yoğunluklu sektörlerde yer alan firmaların yaratılan katma değerden aldığı pay, 2023 yılında yüzde 37,4 ile rekor seviyeye ulaştıktan sonra 2024&#39;te yüzde 34,1&#39;e, 2025&#39;te ise yüzde 34&#39;e geriledi.İSO 500&#39;de AR-GE harcaması yapan kuruluş sayısı 2025&#39;te 8 adet artarak 273&#39;e yükseldi ve 2018&#39;den sonraki en yüksek seviyesine ulaştı. İSO 500&#39;ün AR-GE harcaması yüzde 31,4 artarak 79,7 milyar liraya yükseldi. AR-GE harcamalarının üretimden satışlara oranı da yüzde 0,72 ile bugüne kadar ölçülen en yüksek düzeyine ulaştı.- Çalışan başına ödenen maaş ve ücretlerdeki artış yüzde 42,9&#39;a yükseldiEn büyük 500 sanayi kuruluşunun istihdamı yüzde 2,5 düşüşle 804 bin kişiye geriledi. Tam istihkak olarak ödenen brüt maaş ve ücretlerin yüzde 39,3 ile enflasyonun üzerinde artarak 1,1 trilyon liraya yükseldiği görüldü.İstihdamdaki yüzde 2,5 düşüşle değerlendirildiğinde, çalışan başına ödenen maaş ve ücretlerdeki artışın yüzde 42,9&#39;a çıktığı gözlendi.- Halka açık şirket sayısı 91 ile rekor kırdıİSO 500&#39;de halka açık kuruluş sayısında son yıllarda yaşanan dikkati çeken ivme 2025&#39;te de sürdü. 2022&#39;de 73&#39;e, 2023&#39;te 85&#39;e, 2024&#39;te ise 88&#39;e yükselen halka açık şirket sayısı geçen yıl 3 adet daha artarak 91&#39;e çıktı ve İSO 500 tarihindeki en yüksek seviyesine ulaştı.Bu gelişme, sanayi şirketlerinin sermaye piyasalarına ilgisinin artması ve finansman yapılarının çeşitlenmesi açısından olumlu bulundu.Yabancı sermaye paylı kuruluş sayısı 6 azalışla 118&#39;e geriledi.Sanayinin bölgesel dağılımında İSO 500&#39;de Anadolu lehine gelişen eğilimin devam ettiği görüldü. 500 büyük şirket arasında başı 129 üye ile İSO çekerken onu 48 kuruluşla Ankara Sanayi Odası, 43 ile Kocaeli Sanayi Odası, 39 ile Ege Bölgesi Sanayi Odası, 29 ile Gaziantep Sanayi Odası, 23 kuruluşla Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, 16 ile Adana Sanayi Odası izledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 17 Jun 2026 12:10:15 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Siemens'in yeni CEO'su Nalan Abdullahoğlu oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/siemensin-yeni-ceosu-nalan-abdullahoglu-oldu-5393/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/siemensin-yeni-ceosu-nalan-abdullahoglu-oldu-5393/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_29FFA5-C18683-32D887-152C28-84C97F-891D01.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Siemens Healthineers Türkiye, organizasyonun geleceğine yön verecek yeni liderini duyurdu. Şirket bünyesinde uzun yıllardır başarılı finansal ve stratejik süreçlere liderlik eden Nalan Abdullahoğlu, üst düzey atama ile şirketin ülke liderliğini devraldı.Siemens Healthineers bünyesinde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_29FFA5-C18683-32D887-152C28-84C97F-891D01.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Siemens Healthineers Türkiye, organizasyonun geleceğine yön verecek yeni liderini duyurdu. Şirket bünyesinde uzun yıllardır başarılı finansal ve stratejik süreçlere liderlik eden Nalan Abdullahoğlu, üst düzey atama ile şirketin ülke liderliğini devraldı.Siemens Healthineers bünyesinde 30 yıla yakın kurumsal hafızaya sahip olan Nalan Abdullahoğlu, 1997 yılından itibaren Siemens Healthineers bünyesinde farklı ticari ve finansal rollerde stratejik sorumluluklar aldı. 2011'de Ülke Finans Direktörü, 2016'da ise Yönetim Kurulu Üyesi ve CFO görevini üstlenen Abdullahoğlu, bu görevi süresince şirketin finansal raporlama, bütçeleme, risk yönetimi ve kurumsal yönetişim süreçlerini başarıyla yönetti.Türkiye sorumluluğunun yanı sıra şirketin global yapısında da önemli liderlik görevleri üstlenen Abdullahoğlu, Nisan 2023&#39;ten bu yana CEECA (Central Eastern Europe &amp; Central Asia) bölgesinde Romanya, Bulgaristan, İsrail ve Kazakistan&#39;daki finans liderlerine rehberlik ederek bölgesel finansal süreçlerin gelişimine katkı sağladı.İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu olan Nalan Abdullahoğlu İngilizce bilmektedir. İş dünyasında kadının varlığını güçlendiren çalışmalara ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarına destek veren Abdullahoğlu, aynı zamanda yürüttüğü mentorluk faaliyetleriyle de mesleğin genç isimlerine rehberlik etmeyi sürdürüyor. Siemens Healthineers Türkiye Çeşitlilik, Kapsayıcılık ve Aidiyet Komitesi ile Eğitim Komitesine de liderlik eden Abdullahoğlu, bu alandaki vizyoner katkılarını ve toplumsal fayda odaklı çalışmalarını yeni göreviyle birlikte daha geniş bir perspektiften sürdürmeyi hedefliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 16 Jun 2026 18:57:22 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bosch Grubu'nda üst düzey atama]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bosch-grubunda-ust-duzey-atama-8689/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bosch-grubunda-ust-duzey-atama-8689/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_21DBED-2F7C12-525674-F614DC-B3097C-2A60B9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bosch Grubu'nda yaklaşık 30 yıllık bir kariyere sahip olan Karin Gilges, bu sürede Çin ve Almanya başta olmak üzere mobilite ve sanayi teknolojileri sektörlerinde farklı sorumluluklar üstlendi. Bosch Hindistan'daki görevinin ardından Türkiye'ye dönmekten büyük heyecan duyduğunu belirten&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_21DBED-2F7C12-525674-F614DC-B3097C-2A60B9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bosch Grubu'nda yaklaşık 30 yıllık bir kariyere sahip olan Karin Gilges, bu sürede Çin ve Almanya başta olmak üzere mobilite ve sanayi teknolojileri sektörlerinde farklı sorumluluklar üstlendi. Bosch Hindistan'daki görevinin ardından Türkiye'ye dönmekten büyük heyecan duyduğunu belirten Gilges, Türkiye'nin iki kıtayı birbirine bağlayan ve dinamik yapısıyla büyük bir potansiyel barındırdığını ifade etti. Gilges sözlerine şöyle devam etti: "Bosch, yüzyılı aşkın bir süredir Türkiye'de ilerlemenin temel taşlarından biri olmuştur. Yetkin ve motive çalışanlarımızın vereceği destekle, Türkiye&#39;nin geleceğine yönelik katkılarımızı daha da pekiştirme konusunda kararlıyım."Daniel Korioth, yaklaşık 38 yılın ardından emekli oluyorDaniel Korioth, Bosch Grubu'nun Türkiye ve Orta Doğu Başkanı görevinden önce&nbsp; Macaristan ve Adriyatik Bölgesi Temsilcisi ve Bosch Macaristan&nbsp;Genel Müdürü olarak şirketin bölgedeki operasyonlarını yönetti. Kariyerinin önceki dönemlerinde ise İspanya, Arjantin, Almanya ve Brezilya'da üst düzey görevlerde bulundu. Korioth Türkiye'deki görev süresiyle ilgili olarak şunları söyledi: "Burada, Bosch çalışanlarından çok ilham aldım ve onlar için 'imkânsız' diye bir kelime olmadığını gördüm. Son beş yıldır birlikte çalıştığım tüm Bosch Grubu Türkiye ailesine içtenlikle teşekkür ediyorum."100 yılı aşkındır Türkiye'de faaliyet gösteren Bosch, 2025 finansal yılı kapanış sonuçlarına göre 18 bini aşkın çalışanı, 5,2 milyar Euro toplam satış, 2,7 milyar Euro konsolide satış rakamıyla ülkenin önde gelen teknoloji ve servis sağlayıcılarından biri olarak mobilite, sanayi teknolojileri, enerji ve bina teknolojileri ve dayanıklı tüketim malları sektörlerinde faaliyet gösteriyor. Son 25 yılda Türkiye'ye 4,5 milyar Euro'nun üzerinde yatırım yapan Bosch'un, sadece geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği yatırım miktarı 139 milyon Euro'yu buldu. Bosch'un Türkiye'de, Kocaeli, Bursa, Manisa ve Tekirdağ'da fabrikaları ve T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tescilli 5 Ar-Ge ve 2 Tasarım Merkezi bulunuyor. Yaklaşık bin kişiye istihdam sağlayan bu merkezlerde 2025 yılında 68,5 milyon Euro tutarında Ar-Ge harcaması gerçekleşti.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 16 Jun 2026 18:55:48 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi üretimi aylık yüzde 3,7 oranında yükseldi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-aylik-yuzde-37-oraninda-yukseldi-5427/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-aylik-yuzde-37-oraninda-yukseldi-5427/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_527005-A6CD75-08A25E-95D767-9B5DD8-29D735.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nisan ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini açıkladı.Buna göre, söz konusu ayda takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 6 yükseldi.Böylece, endeks yıllık bazda son 8 ayın en yüksek artışını&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_527005-A6CD75-08A25E-95D767-9B5DD8-29D735.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nisan ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini açıkladı.Buna göre, söz konusu ayda takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 6 yükseldi.Böylece, endeks yıllık bazda son 8 ayın en yüksek artışını sergiledi. Endeks, son olarak Ağustos 2025&#39;te yüzde 7,1 artmıştı.Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, nisanda madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,8 azalırken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 6,8, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1,8 artış gösterdi.Arındırılmamış sanayi üretim endeksinde de yıllık bazda yüzde 9,7 artış hesaplandı.- Sanayi üretiminde aylık verilerMevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, söz konusu ayda bir önceki aya kıyasla yüzde 3,7 arttı.Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, nisan ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 0,8, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 4,4 yükselirken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 2,8 geriledi.TÜİK, bazı ayların verilerinde revizyona gitti.Buna göre sanayi üretim endekslerinin takvim etkisinden arındırılmış yıllık değişim oranları şöyle:Yıllar/AylarOcakŞubatMartNisanMayısHaziranTemmuzAğustosEylülEkimKasımAralık20234-8,80,3-1,40,30,98,33,55,22,622,320241,311,24,4-10-5-3,8-5,1-2,2-2,91,7720251,1-22,42,94,88,14,97,132,12,2-2,12026-1,92,2-1,16]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 15 Jun 2026 01:40:43 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[KUTES, CastForge 2026'da Avrupa döküm sanayisinin nabzını tuttu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kutes-castforge-2026da-avrupa-dokum-sanayisinin-nabzini-tuttu-3683/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kutes-castforge-2026da-avrupa-dokum-sanayisinin-nabzini-tuttu-3683/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DF222D-74BD95-5CD284-ECB2B2-FF247A-BEF195.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Döküm ve dövme bileşenlerinden işlenmiş son ürünlere kadar tüm değer zincirini bir araya getiren CastForge 2026, yaklaşık 530 uluslararası katılımcıyı ağırladı. KUTES, fuarda döküm ve talaşlı imalat alanındaki üretim kabiliyetlerini, sürdürülebilirlik yatırımlarını ve&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DF222D-74BD95-5CD284-ECB2B2-FF247A-BEF195.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Döküm ve dövme bileşenlerinden işlenmiş son ürünlere kadar tüm değer zincirini bir araya getiren CastForge 2026, yaklaşık 530 uluslararası katılımcıyı ağırladı. KUTES, fuarda döküm ve talaşlı imalat alanındaki üretim kabiliyetlerini, sürdürülebilirlik yatırımlarını ve dijital dönüşüm çalışmalarını uluslararası ziyaretçilere aktardı. Satışlarının büyük bölümünü ihracat pazarlarından elde eden şirket, başta Almanya olmak üzere birçok ülkeden sektör temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdi. KUTES, mevcut ihracat pazarlarındaki konumunu güçlendirmeye yönelik temaslarının yanı sıra yeni iş birliği fırsatlarını da değerlendirdi."Avrupa sanayisi önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor"CastForge 2026'yı değerlendiren KUTES İcra Kurulu Başkanı Ali Esat Kutmangil, fuarın sektörün mevcut dinamiklerini yakından gözlemlemek açısından önemli bir platform olduğunu belirterek şunları söyledi: "CastForge, yeni iş fırsatlarının yanı sıra sektörün geleceğine yön veren trendlerin takip edildiği önemli bir buluşma noktası. Bu yıl da müşterilerimiz, tedarikçilerimiz ve sektör temsilcileriyle verimli görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Avrupa sanayisinin sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve tedarik güvenliği ekseninde önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini görüyoruz. Özellikle OEM ve Tier-1 müşteriler artık fiyatın yanı sıra karbon yönetimi, izlenebilirlik, kalite sürekliliği ve operasyonel dayanıklılık gibi kriterlere çok daha fazla önem veriyor. CastForge kapsamında gerçekleştirdiğimiz görüşmelerin, mevcut iş birliklerimizi daha da güçlendirmesinin yanı sıra yeni pazarlardaki büyüme hedeflerimize de katkı sağlayacak önemli fırsatlar sunacağına inanıyoruz."Küresel rekabet koşullarının giderek zorlaştığına dikkat çeken Kutmangil, sözlerini şöyle sürdürdü: "Avrupa pazarında talep tarafındaki dalgalanmalar devam ederken enerji maliyetleri, finansmana erişim koşulları ve karbon regülasyonları da sektörün gündemindeki yerini koruyor. Buna rağmen sürdürülebilir üretim altyapısına, dijitalleşmeye ve mühendislik yetkinliğine yatırım yapan şirketlerin rekabette öne çıkacağını düşünüyoruz. KUTES olarak üretimden veri yönetimine, enerji verimliliğinden sürdürülebilirlik uygulamalarına kadar birçok alanda gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla müşterilerimizin değişen beklentilerine yanıt vermeye ve küresel pazarlardaki konumumuzu güçlendirmeye devam ediyoruz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 13 Jun 2026 13:27:01 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Vaillant yeni ısı pompası aroTHERM pro'yu Türkiye'de tanıttı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vaillant-yeni-isi-pompasi-arotherm-proyu-turkiyede-tanitti-6518/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vaillant-yeni-isi-pompasi-arotherm-proyu-turkiyede-tanitti-6518/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DAF1E0-4176BC-A806B1-1C036A-A87892-B4C54C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Vaillant Group Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Alper Avdel&#39;in ev sahipliğinde, İstanbul&#39;un Sarıyer ilçesindeki bir otelde düzenlenen toplantıda tanıtılan aroTHERM pro, &#34;Isı Pompasında Yeni Seviye&#34; yaklaşımıyla öne çıkıyor.Yüksek verim ve ultra sessiz çalışma özelliğine&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DAF1E0-4176BC-A806B1-1C036A-A87892-B4C54C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Vaillant Group Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Alper Avdel&#39;in ev sahipliğinde, İstanbul&#39;un Sarıyer ilçesindeki bir otelde düzenlenen toplantıda tanıtılan aroTHERM pro, &#34;Isı Pompasında Yeni Seviye&#34; yaklaşımıyla öne çıkıyor.Yüksek verim ve ultra sessiz çalışma özelliğine sahip ürün, R290 doğal soğutucu akışkanlı ısı pompaları için standart teşkil eden dış ünite çevresindeki koruma alanlarını azaltan &#34;Esnek Alan Fonksiyonu&#34; teknolojisi sayesinde farklı montaj alanlarına uyum sağlayabiliyor. Kompakt tasarımıyla yüksek kapasiteli modellerde de tek fanlı yapıyı koruyan cihaz, pencere altı gibi dar alanlara konumlandırılabiliyor.Vaillant güvencesi altında 300&#39;den fazla kalite testinden geçirilerek tüketicilerle buluşan aroTHERM pro, C4 seviye korozyon dayanımıyla kıyı şeritlerindeki zorlu dış ortam koşullarında kullanım imkanı sunuyor.Yeni projelerin yanı sıra mevcut binaların modernizasyonu için de çözüm sunan aroTHERM pro, 70 dereceye varan tesisat çıkış suyu sıcaklığı sayesinde mevcut radyatör sistemleri değiştirilmeden fosil yakıtlardan temiz enerjiye geçişe imkan tanıyor.Cihaz, eksi 25 ile artı 46 derece gibi ekstrem dış hava sıcaklıklarında bile yüksek performansla çalışıyor. Beş metre mesafede 27 dB(A) gibi düşük bir ses seviyesine sahip aroTHERM pro, bu özelliği ile dikkati çekiyor.myVAILLANT smart mobil uygulaması ve akıllı kontrol sistemleri üzerinden yönetilebilen cihazla kullanıcılar, enerji tüketimlerini anlık takip edebiliyor ve ısıtma sistemlerini istedikleri yerden kontrol edebiliyor. &#34;Akıllı Servis Sözleşmesi&#34; kapsamında cihazdaki olası arızalar, kullanıcı tarafından fark edilmeden uzaktan tespit edilebiliyor. Uzaktan çözülemeyen durumlarda ise 24 saat içinde yetkili servis yönlendirilerek hizmet sunuluyor.- &#34;Devrim yaratabilecek bir ürün&#34;Etkinlik kapsamında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Alper Avdel, aroTHERM pro&#39;nun ısı pompası alanında fark yaratacak yepyeni bir ürün olduğunu ve farklı özellikleriyle öne çıktığını belirtti.Avdel, &#34;aroTHERM pro&#39;nun birinci özelliği, gücü. Bu ürünün yüksek sıcak su çıkışı, eksi derecelerde de çok ciddi bir avantaj sağlıyor. Ürünün ikinci özelliği sessizliği, üçüncüsü verimliliği, dördüncüsü korozyona karşı dayanıklılığı. Aynı zamanda soğutma açısından ve verim değerlerinde de son derece başarılı bir ürün. Vaillant açısından bakıldığında, sektörde devrim yaratabilecek bir ürün.&#34; dedi.Isı pompalarının COP değerlerinde ciddi avantajlar sağladığına ve yeni ürünün bu alanda performansıyla öne çıktığına değinen Avdel, Türkiye&#39;de ısı pompasına en fazla geçişin katı yakıt kullanılan yerlerde görüldüğünü söyledi.Avdel, ısı pompalarının oduna ve kömüre göre çok daha verimli olduğunu dile getirerek, &#34;Doğal gazla karşılaştırdığımızda ısı pompası, ilk yatırım maliyeti açısından daha avantajlı seviyede değil ama orta ve uzun vadede çok daha avantajlı bir seviyeye geleceğini öngörüyorum.&#34; diye konuştu.Türkiye&#39;deki ısı pompası pazarının her yıl büyüdüğünü ve istikrarlı bir eğilimde ilerlediğini aktaran Avdel, şöyle devam etti:&#34;Bir teşvik mekanizması olmamasına rağmen ısı pompası, 50 bin adet seviyesinde bir pazar büyüklüğüne sahip. Önümüzdeki dönemde, bu rakam rahatlıkla 100 binlere çıkabilir. Dünya genelinde mega trendler arasında elektrifikasyon, yenilenebilir enerji ve verimlilik yer alıyor. Isı pompası, bu üç hedefe de son derece uyuyor. Bu nedenle sektörün hem Türkiye&#39;de hem dünyada geleceğini son derece olumlu görüyorum.&#34;Avdel, Türkiye&#39;de cari açığın en önemli kalemlerinden birinin enerji olduğunu ve yıllık yaklaşık 30 milyar dolara yakın bir enerji maliyeti olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:&#34;Orta ve uzun vadede, ısı pompası ürünlerinin verimlilik değerleriyle enerji maliyetlerindeki düşüşe çok ciddi katkı sağlayacağını düşünüyorum. Nasıl ki yoğuşmasız kombilerden yoğuşmalı kombilere geçerken 1 milyar dolara yakın bir tasarruf hesap ettiysek, ısı pompası pazarı büyüdüğünde de çok ciddi tasarruf sağlanacağını düşünüyorum.&#34;Enerji ve iklimlendirmeyle ilgili konularda portföy yönetimine inandığını kaydeden Avdel, günün şartlarına ve ekonomik ortama göre birim maliyetlerin değişebildiğine dikkati çekerek, &#34;Teknolojiler de değişebiliyor. Türkiye, önümüzdeki dönemde çok enerjili çözümler sunan teknolojilere yönelmeli. Isı pompası ile portföyümüzün zenginleşiyor olması, son derece olumlu bir gelişme.&#34; değerlendirmesinde bulundu.Avdel, Türkiye&#39;de dört mevsimin yaşandığına değinerek, ısıtmanın yanı sıra soğutma pazarının da ciddi bir büyüklüğe sahip olduğunu ifade etti.Isı pompasının sadece ısıtmaya değil, sıcak suya ve soğutmaya da çözüm getirdiğini belirten Avdel, sözlerini şöyle tamamladı:&#34;Vaillant Grup, Türkiye&#39;de üretici ve ihracatçı konumda bulunuyor. Kendimize ait bir AR-GE merkezimiz var. Dolayısıyla teknoloji de geliştiriyoruz. Vaillant Grup, Türkiye&#39;de sattığı ürünlerin neredeyse yüzde 80&#39;ini burada üretiyor. Gelecek dönemde, ısı pompasındaki teknolojinin gelişimiyle fabrikamızda orta ve uzun vadede ısı pompasının üretilip, Türk tüketicisine sunulacağını düşünüyorum.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 12 Jun 2026 09:20:10 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Arçelik, 25 ülkeden distribütörlerini Manisa'da ağırladı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/arcelik-25-ulkeden-distributorlerini-manisada-agirladi-3326/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/arcelik-25-ulkeden-distributorlerini-manisada-agirladi-3326/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0B553B-9B59CF-05BE54-AC189F-5D50A0-B18906.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ev teknolojileri sektörünün öncü şirketi Arçelik, Azerbaycan, Balkanlаr, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT), Doğu Avrupa, Kanada, Kıbrıs, Kuzey Afrika ve Orta Doğu distribütörlerinin temsilcilerini bir araya getirdiği Global Distribütörler Toplantısı'nı Manisa'da düzenledi.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0B553B-9B59CF-05BE54-AC189F-5D50A0-B18906.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ev teknolojileri sektörünün öncü şirketi Arçelik, Azerbaycan, Balkanlаr, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT), Doğu Avrupa, Kanada, Kıbrıs, Kuzey Afrika ve Orta Doğu distribütörlerinin temsilcilerini bir araya getirdiği Global Distribütörler Toplantısı'nı Manisa'da düzenledi. Arçelik CEO'su Can Dinçer ve Arçelik Türkiye Genel Müdürü Cem Kural'ın ev sahipliğinde dijitalleşme, yapay zekâ ve ileri otomasyon da dahil sürdürülebilir üretim ve Endüstri 4.0 uygulamalarıyla Türkiye&#39;nin en ileri üretim tesislerinden biri olan Manisa Çamaşır Makinesi İşletmesi&#39;nde gerçekleştirilen etkinlikte, 100'e yakın distribütör; sattıkları ürünlerin tasarımından üretime uzanan süreçleri bizzat yerinde inceledi. Toplantıda şirketin büyüme stratejisi, rekabet avantajı, çok markalı yönetim anlayışı, kusursuz üretim yaklaşımı, ar-ge ve inovasyon platformu, müşteri hizmetleri, sürdürülebilirlik, yapay zekâ odaklı değer yaratma ve EMENA stratejisi başlıkları ele alınırken, uzun vadeli ve karşılıklı fayda sağlayan ortaklık vizyonu distribütörlerle paylaşıldı.ARÇELİK CEO'SU CAN DİNÇER: "DİSTRİBÜTÖR AĞIMIZ BÜYÜME STRATEJİMİZ İÇİN ÇOK KIYMETLİ"Konuyla ilgili açıklamada bulunan Arçelik CEO'su Can Dinçer, "57 ülkede 120 iştirakimiz ve 22 markamızla faaliyet gösteriyor, dünyanın dört bir yanındaki ar-ge merkezlerimizde farklı pazarların ihtiyaçları doğrultusunda ürünler geliştiriyoruz. Kalite, inovasyon, sürdürülebilirlik odağında ürün ve üretim yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyor, teknoloji altyapımızı güçlendiriyor ve tüketicilerin hayatına gerçek anlamda değer katan yenilikçi ürünler geliştirmeye devam ediyoruz. Bu küresel yapının gücünü sahaya taşıyan, teknolojilerimizi daha geniş kitlelere ulaştıran distribütör ağımız büyüme stratejimizin çok kıymetli bir parçasını oluşturuyor. Distribütörlerimizin tüketicilerle buluşturdukları ürünlerin arkasında nasıl bir ar-ge birikimi, üretim teknolojisi ve mühendislik yetkinliği yattığını bizzat deneyimlemelerini istedik. Bu anlamda %80 otomasyon seviyesi, her 6 saniyede 1 ürün üretimi ve 99 ülkeye ihracatıyla şirketimizin üretim altyapısının en güçlü örneklerinden biri olan Manisa İşletmemizde bir araya geldik. Şirketimizin dünyanın dört bir yanındaki küresel varlığının ve etki alanının güzel bir yansıması olan bu etkinlikte, 25 ülkeden partnerlerimizi işletmemizde ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduk. Önümüzdeki dönemde iş birliklerimizi daha da derinleştirerek daha fazla evde katma değer yaratmaya devam edeceğiz" dedi.&nbsp;Arçelik, 22 markasının sahip olduğu mağazaları, bayi ağı ve distribütörlerini kapsayan geniş satış kanalları üzerinden bugün 150'den fazla ülkede tüketicilere ulaşıyor. Şirket, bu güçlü küresel yapıyı yenilikçi ürün yatırımları ve derinleşen ortaklıklarla daha da ileriye taşıyor.100'E YAKIN ÜLKEYE ÇAMAŞIR MAKİNESİ İHRACATIArçelik'in global distribütörlerini ağırladığı Manisa Çamaşır Makinesi İşletmesi, yapay zekâ destekli üretim sistemleri, veri odaklı yönetim anlayışı ve ileri otomasyon da dahil sürdürülebilir üretim ve Endüstri 4.0 uygulamalarıyla ülkenin en teknolojik üretim tesislerinden biri konumunda yer alıyor. 92 bin m2'lik alana kurulu tesis, 4 milyona yakın çamaşır makinesi üretim kapasitesiyle yılda ortalama 1900 kişiye istihdam sağlarken, işletmede üretilen ürünler 99 ülkeye ihraç ediliyor. Otomatik Yönlendirmeli Araçlar (AGV), Raylı Güdümlü Araçlar (RGV) ve Otomatik Depolama Sistemleri (SLS) teknolojileriyle donatılan tesis, üretim hatlarında %80 otomasyon seviyesine ulaşırken, sürdürülebilirlik performansıyla da sektörde fark yaratıyor. Tesisin çatısına kurulu 10 MW'lık güneş enerji sistemiyle yılın üç ayı enerjisinin tamamı güneşten karşılanırken, yağmur suyu depolama sistemiyle su tüketimi de önemli ölçüde azaltılıyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 11 Jun 2026 14:45:34 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gübretaş Yarımca tesislerinde hissedarlarını ağırladı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gubretas-yarimca-tesislerinde-hissedarlarini-agirladi-5976/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gubretas-yarimca-tesislerinde-hissedarlarini-agirladi-5976/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4521F1-3B621E-C8B3AC-C53D69-F4C766-5F5590.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ziyaret kapsamında katılımcılar, tesislerin üretim süreçleri, operasyonel faaliyetleri, teknoloji altyapısı ve devam eden yatırım projeleri hakkında yetkililerden detaylı bilgi aldı. Program boyunca üretim sahaları gezilerek yürütülen çalışmalar yerinde incelendi; iş sağlığı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4521F1-3B621E-C8B3AC-C53D69-F4C766-5F5590.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ziyaret kapsamında katılımcılar, tesislerin üretim süreçleri, operasyonel faaliyetleri, teknoloji altyapısı ve devam eden yatırım projeleri hakkında yetkililerden detaylı bilgi aldı. Program boyunca üretim sahaları gezilerek yürütülen çalışmalar yerinde incelendi; iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları, çevresel sürdürülebilirlik çalışmaları ve verimlilik artırıcı projeler hakkında bilgilendirme yapıldı.Program kapsamında hissedarlar, Yarımca Tesisleri&#39;nin kuruluşundan günümüze uzanan gelişim süreci hakkında bilgilendirildi. Türkiye sanayisinin gelişiminde önemli bir yere sahip olan tesislerin, yıllar boyunca ülke ekonomisine ve tarım sektörünün dönüşümüne sağladığı katkılar katılımcılarla paylaşıldı. Tarihsel süreç içerisinde birçok teknolojik yeniliğe ve kapasite artışına ev sahipliği yapan Yarımca Tesisleri ve Limanı'nın bugün de modern üretim anlayışıyla faaliyetlerini sürdürdüğü vurgulandı.Katılımcılar, hem tesislerin tarihsel gelişimine tanıklık etme hem de günümüzdeki faaliyetlerini yakından gözlemleme imkânı buldu. Karşılıklı görüş alışverişiyle zenginleşen program, hissedarların şirketin değerleri, kurumsal mirası ve geleceğe yönelik vizyonu hakkında daha kapsamlı bir bakış açısı edinmesine katkı sağladı.Gübretaş 70 yılı aşan köklü geçmişinden aldığı güç ve Tarım Kredi ile sağladığı güçlü sinerji ile geleceğe değer katmaya devam ederken, hissedarlarıyla kurduğu güçlü iletişimi ve şeffaf yönetim anlayışını sürdürmeyi hedeflemektedir. Karşılıklı görüş alışverişinin ön plana çıktığı program, güçlü kurumsal iletişim ve paydaş katılımı açısından önemli bir platform oluşturdu.Gübretaş hissedarları ile açık ve etkin iletişimi sürdürmeye, faaliyetleri hakkında düzenli bilgilendirme yapmaya ve tüm paydaşlarıyla birlikte tarımsal üretime sürdürülebilir değer yaratmaya devam etmektedir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 10 Jun 2026 17:21:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kardemir Çelik, Ege'nin en büyük 10 sanayi şirketi arasında]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celik-egenin-en-buyuk-10-sanayi-sirketi-arasinda-2109/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celik-egenin-en-buyuk-10-sanayi-sirketi-arasinda-2109/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CC936E-4C0BC6-90F3F5-C6C937-149440-5E71CA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />100'den fazla ülkeye gerçekleştirdiği ihracatla Türkiye'nin önde gelen ihracatçıları arasında yer alan Kardemir Çelik, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından açıklanan &#34;Üretimden Satışlara Göre 100 Büyük Sanayi Kuruluşu&#34; araştırmasında 21 milyar 221 milyon TL üretimden&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CC936E-4C0BC6-90F3F5-C6C937-149440-5E71CA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />100'den fazla ülkeye gerçekleştirdiği ihracatla Türkiye'nin önde gelen ihracatçıları arasında yer alan Kardemir Çelik, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından açıklanan &#34;Üretimden Satışlara Göre 100 Büyük Sanayi Kuruluşu&#34; araştırmasında 21 milyar 221 milyon TL üretimden satış rakamıyla 9'uncu sırada yer aldı. Ege Bölgesi'nin üretim gücünü ortaya koyan araştırmada ilk 10'daki yerini koruyan şirket, demir çelik sektöründe ise bölgenin en büyük ikinci sanayi kuruluşu olmayı sürdürdü.Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Kardemir Çelik Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Bakırel, "Demir çelik sektöründe küresel ölçekte yaşanan dalgalanmalara, artan maliyetlere ve yoğun rekabet koşullarına rağmen üretim ve ihracat odaklı büyümemizi sürdürmeye devam ediyoruz. 1.350'nin üzerinde çalışanımız ve 7 üretim tesisimizle ülkemiz için değer yaratırken, 100'den fazla ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracatla küresel pazarlardaki varlığımızı da güçlendiriyoruz. Yüksek üretim kapasitemiz, güçlü satış performansımız, ihracat yetkinliğimiz ve yüksek katma değerli ürünlere odaklanan büyüme stratejimiz sayesinde Ege Bölgesi'nin önde gelen sanayi kuruluşları arasındaki yerimizi korurken, önümüzdeki dönemde bu konumumuzu daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz&#34; dedi.Bakırel, "İzmir Aliağa Bozköy'de yatırımını sürdürdüğümüz büyük ebat profil hadde tesisimizi devreye alarak ürün çeşitliliğimizi artırmayı, özellikle yüksek standart ve sertifikasyon gerektiren uluslararası pazarlardaki konumumuzu güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu yatırımın üretim kapasitemize, ihracat performansımıza ve katma değerli ürünlerimizin toplam satışlarımız içindeki payına önemli katkı sağlamasını bekliyoruz. Bununla birlikte yenilenebilir enerji yatırımlarımızı sürdürerek enerji verimliliğimizi artıracak, ihracat pazarlarımızı genişletecek ve küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü daha da güçlendireceğiz. Ülkemize sağladığımız ekonomik değer ve istihdam katkısını artırarak Türkiye'nin önde gelen demir çelik üreticileri arasındaki konumumuzu daha da ileri taşımayı amaçlıyoruz" diye konuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 10 Jun 2026 02:17:42 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi ihracatı mayısta 50,3 oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-ihracati-mayista-503-oldu-535/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-ihracati-mayista-503-oldu-535/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B7FA43-D4EDA9-DCD151-12F251-82AC15-81C1CF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi&#39;nin mayıs sonuçları açıklandı.Endekste eşik değer olan 50&#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B7FA43-D4EDA9-DCD151-12F251-82AC15-81C1CF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi&#39;nin mayıs sonuçları açıklandı.Endekste eşik değer olan 50&#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50&#39;nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.Buna göre, nisanda 50,2 olan Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi, mayısta hafif artışla 50,3'e yükseldi ve mart ayındaki seviyesine geri döndü. Endeks, mayısta ihracat pazarlarındaki talep koşullarında üst üste 29. kez aylık bazda iyileşmeye işaret etti.Mayıs ayında bazı Avrupa pazarları zayıflık belirtileri gösterirken Avro Bölgesi&#39;nin en büyük iki ekonomisi olan Almanya ve Fransa&#39;da üretim azalmaya devam etti. Fransa&#39;daki düşüş Ocak 2024&#39;ten bu yana en belirgin düzeyde kaydedildi. Birleşik Krallık&#39;ta da üretim mayıs ayında yeniden düşüşe geçti. Bu üç ekonomi, Türk imalat sanayisi ihracatının yüzde 19'unu oluşturuyor.Romanya ve Rusya&#39;da da üretim daralırken İtalya ve İspanya&#39;da ise oldukça sınırlı bir büyüme gözlendi. ABD&#39;de ekonomik aktivite mayıs ayında artmaya devam etti ve mevcut genişleme süreci 40&#39;ıncı aya ulaştı. Bununla birlikte, büyüme ılımlı düzeyde ve nisan ayına göre daha düşük oranda gerçekleşti.- BAE&#39;de petrol dışı üretimde güçlü büyümeBölgede başlayan savaşın yol açtığı aksamaların ardından Orta Doğu&#39;da toparlanma işaretleri devam etti. Birleşik Arap Emirlikleri&#39;nde petrol dışı üretim son 3 ayın en güçlü büyümesini kaydederken Suudi Arabistan&#39;da da genişleme hız kazandı. Mısır, Kuveyt, Lübnan ve Katar&#39;da ise üretimdeki düşüş bir önceki anket dönemine göre daha ılımlı gerçekleşti.Mayıs ayında PMI verisi kapsamındaki tüm ekonomiler arasında en güçlü üretim artışı Singapur&#39;da görülürken bu ülkeyi küçük bir farkla Hindistan takip etti. Ekonomik aktivitede en sert düşüş, keskin maliyet artışlarına bağlı olarak Kenya&#39;da gerçekleşti. Ancak bu ülke Türk imalat sanayisi ihracatının yalnızca yüzde 0,1&#39;ini oluşturuyor.Açıklamada sonuçlara ilişkin değerlendirmeleri yer alan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, mayısta ihracat pazarlarında talep koşullarının genel olarak istikrarlı seyretmesinin Türk imalat sanayisi ihracatı açısından önemli bölgesel pazarlarda ortaya çıkan farklı eğilimleri gölgede bıraktığını ifade etti.Harker, şunları kaydetti:&#34;Avrupa&#39;da zayıflık belirtileri artarken Almanya ve Fransa&#39;nın ardından Birleşik Krallık&#39;ta da üretimin daralması dikkati çekti. Birçok ekonominin hızlı fiyat artışları nedeniyle zorlandığı bölgede şimdilik zayıf bir büyüme görünümü söz konusu. Orta Doğu ekonomilerinde ise daha olumlu bir tablo ortaya çıktı ve şubat ayı sonunda patlak veren savaşın ardından mayısta toparlanma sinyalleri gözlendi. Bununla birlikte genel olarak bakıldığında jeopolitik sorunların en azından yakın vadede uluslararası talebi sınırlamaya devam edeceği öngörülüyor.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 08 Jun 2026 10:51:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Sıfır atık yalnızca çevre politikası değil, yarının kalkınma vizyonudur"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sifir-atik-yalnizca-cevre-politikasi-degil-yarinin-kalkinma-vizyonudur-4916/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sifir-atik-yalnizca-cevre-politikasi-degil-yarinin-kalkinma-vizyonudur-4916/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DF7E88-D7ABDB-D6F971-18C070-763C74-931124.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Sıfır Atık Forumu 2026 kapsamında "Sıfır Atık Perspektifiyle Sürdürülebilir Büyüme: Sanayinin Döngüsel Ekonomiye Geçişi" başlıklı ana oturumda yaptığı konuşmada, sıfır atık yaklaşımının sanayi, kalkınma,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DF7E88-D7ABDB-D6F971-18C070-763C74-931124.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Sıfır Atık Forumu 2026 kapsamında "Sıfır Atık Perspektifiyle Sürdürülebilir Büyüme: Sanayinin Döngüsel Ekonomiye Geçişi" başlıklı ana oturumda yaptığı konuşmada, sıfır atık yaklaşımının sanayi, kalkınma, rekabet gücü ve gelecek nesiller açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti.Konuşmasında dünya ekonomisinin her yıl yaklaşık 100 milyar tonun üzerinde kaynak tükettiğine dikkat çeken Bahçıvan, buna karşın bu kaynakların yalnızca küçük bir bölümünün ekonomik döngü içinde yeniden değerlendirilebildiğini belirtti. Nüfus artışı, kentleşme, enerji ve hammadde talebindeki yükselişin yeni bir üretim anlayışını zorunlu kıldığını dile getiren Bahçıvan, "Bugün meselemiz yalnızca daha fazla üretmek değil; daha akıllı, daha verimli üretmektir. Daha az kaynakla daha fazla değeri, mümkünse hiç atık oluşturmadan üretmektir" dedi.Sıfır atık yaklaşımının yalnızca bir çevre politikası olmadığını, bir kalkınma, üretim ve refah modeli ve bir medeniyet vizyonu olduğunu belirten Bahçıvan "Döngüsel ekonomide, kaynaklar tükenen varlıklar değil korunması gereken sermayedir. Bir fabrikanın atığı başka bir fabrikanın hammaddesi olabilir. Bugünün atığı yarının kaynağı olabilir. Doğanın milyonlarca yıldır yaptığı şey de tam olarak budur" sözleriyle döngüsel ekonomi yaklaşımının temel felsefesini ortaya koydu. Konuşmasında İstanbul ve Anadolu'nun üretim, ticaret ve medeniyet birikimine de değinen Bahçıvan, Türkiye'nin sürdürülebilirlik hikâyesinin köklü medeniyet birikimini çağın teknolojileriyle buluşturma iddiası taşıdığını söyledi. Bahçıvan, ekonomik büyüme, toplumsal refah ve çevresel sorumluluğun aynı vizyon içinde ele alınması gerektiğini belirterek, bugün atılan her adımın gelecek nesillere daha dirençli ve daha müreffeh bir dünya bırakma sorumluluğu taşıdığını ifade etti.Sürdürülebilirlik iyi niyetli bir tercih olmaktan çıktıİSO'nun 23 bine yaklaşan üyesiyle Türkiye sanayi üretiminin yaklaşık üçte birini temsil ettiğini hatırlatan Bahçıvan, yıllar içinde farklı sektörlerden çok sayıda üretim tesisini ziyaret ettiğini anlattı. Geçmişte sanayicilerle yapılan görüşmelerde daha çok enerji maliyetleri, finansmana erişim, ihracat pazarları, kur riski ve işgücü maliyetlerinin konuşulduğunu belirten Bahçıvan, bugün bu başlıklara suya erişim, karbon ayak izi, kaynak verimliliği, yeşil finansman ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin de eklendiğini söyledi. Bahçıvan, sürdürülebilirliğin artık iyi niyetli bir tercih olmaktan çıktığını belirterek, "Bu konu artık Yönetim Kurullarının gündemindedir, yatırım kararlarının merkezine yerleşmiştir ve ihracat stratejilerinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Sürdürülebilirlik artık rekabet gücünün belirleyici unsurlarından biridir" dedi. Sanayinin dönüşümünde bilimin, teknolojinin ve insan kaynağının birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Bahçıvan, yapay zekâ, dijital ikiz teknolojileri, yeni nesil malzemeler, robotik sistemler ve veri analitiğinin kaynak kullanımını iyileştirme konusunda büyük fırsatlar sunduğunu belirtti. Bahçıvan, "İnsanlık tarihinde ilk kez ekonomik büyümeyi kaynak tüketiminden ayrıştırabilecek araçlara sahibiz. Bu nedenle geleceğe dair umutluyum. Sorunlarımız büyük ama çözümlerimiz de tarihte hiç olmadığı kadar güçlü" ifadelerini kullandı.Çocuklara araştırmanın önemini öğretmeliyizTeknolojinin tek başına yeterli olmayacağını, dönüşümün merkezinde insanın bulunduğunu söyleyen Bahçıvan, yeşil ve dijital dönüşümün yeni yetkinlikler gerektirdiğine dikkat çekti. Eğitim sisteminin bu dönüşümün temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Bahçıvan, çocuklara merak etmeyi, sorgulamayı ve araştırmayı öğretmenin önemine işaret etti. "Yeşil ve dijital dönüşümün gerçek yakıtı toplumsal dönüşümdür" diyen Bahçıvan, bilimsel düşüncenin güçlendirilmesi ve nitelikli eğitimin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.Konuşmasında yeşil dönüşümün finansman boyutuna da değinen Bahçıvan, yeşil yatırımların sermayeye erişiminin hayati önem taşıdığını vurguladı. Temiz teknolojilerin teşviki, girişimcilik ekosistemlerinin güçlendirilmesi ve araştırma-geliştirme kapasitesinin artırılmasının dönüşüm sürecinin temel unsurları arasında yer aldığını ifade etti. Bahçıvan, bu dönüşümün kamu, özel sektör, akademi ve finans dünyasının ortak vizyonu ile mümkün olabileceğini belirtti.Türkiye'nin COP31'e ev sahipliği yapacak olmasının son derece anlamlı olduğunu dile getiren Bahçıvan, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel bir mesele değil, üretim sistemlerinin geleceğini belirleyen stratejik bir konu olduğunu söyledi. Türkiye'nin üretim kabiliyeti, mühendislik altyapısı, girişimcilik ruhu ve stratejik konumuyla bu tartışmanın merkezinde yer alabilecek ülkelerden biri olduğunu belirten Bahçıvan, COP31'in gelişmekte olan ekonomilerin sesini daha güçlü duyurması açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Bahçıvan, iklim dönüşümünün adil ve kapsayıcı olması gerektiğini de vurguladı. Türkiye'nin üretim gücünün temelinde KOBİ'lerin, atölyelerin, aile işletmelerinin ve Anadolu'nun dört bir yanında üretim yapan insanların bulunduğunu belirten Bahçıvan, yeşil dönüşümün gerçek başarısının milyonlarca küçük adımın aynı yönde atılmasıyla mümkün olacağını ifade etti.&nbsp;İSO çevre konusunda adım atan ilk kurumİSO'nun çevre bilinci konusunda ilk adım atan kurum olduğunu, yıllar öncesinden itibaren ilk Çevre Ödülleri programını düzenlemekten COP'u ülkenin gündemine ilk kez getirmeye kadar pek çok konuya öncülük yaptıklarının altını çizen Bahçıvan, İSO'nun sanayinin dönüşümüne destek olmayı temel amaçları arasında gördüklerini de belirtti. Bahçıvan, Sıfır Atık Vakfı ile geliştirilen iş birliği kapsamında sanayide sıfır atık farkındalığını artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini, İstanbul Sıfır Atık Haftası'nın da sıfır atık bilincinin artırılması ve çevresel sürdürülebilirlik anlayışının güçlendirilmesi açısından önemli katkılar sağladığını söyledi.&nbsp;Çocuklarımız bizim için "Onlar doğru şekilde büyümeyi seçtiler" desinBugün insanlıktan beklenenin yalnızca daha fazla üretmek değil, çocukların gurur duyacağı bir üretim sistemi kurmak olduğunu vurgulayan Bahçıvan, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Biz umudu bilimde, gücü teknolojide, potansiyeli insanımızda ve geleceği üretmeye devam eden ama doğayla uyum içinde büyüyen bir sanayide görüyoruz. Gelin birlikte öyle bir gelecek inşa edelim ki; fabrikalarımız daha verimli, şehirlerimiz daha yaşanabilir, ekonomilerimiz daha güçlü olsun. Bir gün çocuklarımız dönüp bu döneme baktığında, 'Onlar doğru şekilde büyümeyi seçtiler ve geleceğin kalkınma vizyonunu cesaretle şekillendirdiler' desin."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 07 Jun 2026 11:03:01 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kimya sektörü mayıs ayında ihracatını artırmayı başardı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kimya-sektoru-mayis-ayinda-ihracatini-artirmayi-basardi-6565/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kimya-sektoru-mayis-ayinda-ihracatini-artirmayi-basardi-6565/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_62115F-9CB3FD-40F366-216A1C-0345E6-E25F94.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;nin en çok ihracat gerçekleştiren ikinci sektörü olan kimya, mayıs ayında yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracata imza attı. Kimya sektörünün ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,9 artarken, genel ihracattan aldığı pay yüzde 15,3'e yükseldi. Sektörün Ocak-Mayıs&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_62115F-9CB3FD-40F366-216A1C-0345E6-E25F94.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;nin en çok ihracat gerçekleştiren ikinci sektörü olan kimya, mayıs ayında yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracata imza attı. Kimya sektörünün ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,9 artarken, genel ihracattan aldığı pay yüzde 15,3'e yükseldi. Sektörün Ocak-Mayıs dönemindeki ihracatı ise yüzde 5,3 artışla 13,8 milyar dolara ulaştı.V. İbrahim Aracı: "Kimya sektörü ihracatın itici gücü olmaya devam ediyor"İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı V. İbrahim Aracı, Mayıs ayı ihracat rakamlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Mayıs ayında kimya sektörümüzün yüzde 6,9 oranında artış kaydederek yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracata ulaşması, sektörümüzün dayanıklılığını ve küresel pazarlardaki rekabet gücünü bir kez daha gösterdi. Kimya sektörü olarak ülkemizin en büyük ihracatçı sektörlerinden biri olmanın sorumluluğuyla üretmeye, yatırım yapmaya ve ihracatımızı artırmaya devam ediyoruz. Sektörümüz, Ocak-Mayıs döneminde yaklaşık 14 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirirken, bu dönemde ihracatını yüzde 5,3 artırmayı başardı. Küresel ticarette belirsizliklerin, korumacılık eğilimlerinin ve jeopolitik gelişmelerin yoğun olarak yaşandığı bir dönemde elde ettiğimiz bu performansı son derece değerli buluyoruz. İKMİB olarak katma değerli üretimin artırılması, yeşil dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması, yeni pazarlara erişimin güçlendirilmesi ve sektörümüze yönelik uluslararası yatırımların ülkemize kazandırılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Mayıs ayında dünyanın önde gelen iki önemli fuarı Interpack 2026 ve PLMA's World of Private Label Fuarı 2026'nın milli katılım organizasyonlarını başarıyla tamamladık. Önümüzdeki aylarda yine fuar milli katılım organizasyonlarımıza, ticaret ve alım heyeti etkinliklerimize devam edeceğiz. Kimya sektörümüzün güçlü üretim altyapısı ve ihracatçılarımızın dinamizminin yanı sıra Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan desteklerle birlikte, sektörümüzün Türkiye&#39;nin ihracat hedeflerine en yüksek katkıyı sunmaya devam edeceğine inanıyoruz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 06 Jun 2026 14:17:12 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Poliüretan  sektörünün liderleri İstanbul'da bir araya geldi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/poliuretan-sektorunun-liderleri-istanbulda-bir-araya-geldi-1170/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/poliuretan-sektorunun-liderleri-istanbulda-bir-araya-geldi-1170/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_342C80-946C7D-DC5125-F86810-02A90B-32C589.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Poliüretan sektörü, 11-13 Kasım 2026 tarihlerinde düzenlenecek PU Expo İstanbul 2026 Fuarı kapsamında Conrad İstanbul Bosphorus'ta bir araya geldi.&nbsp;POLYDER Başkanı F. Müge Pınar, POLYDER Yönetim Kurulu Üyesi Ali Kılıç ve CNG Expo Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Yaman'ın ev sahipliğinde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_342C80-946C7D-DC5125-F86810-02A90B-32C589.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Poliüretan sektörü, 11-13 Kasım 2026 tarihlerinde düzenlenecek PU Expo İstanbul 2026 Fuarı kapsamında Conrad İstanbul Bosphorus'ta bir araya geldi.&nbsp;POLYDER Başkanı F. Müge Pınar, POLYDER Yönetim Kurulu Üyesi Ali Kılıç ve CNG Expo Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Yaman'ın ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmada sektörün büyüme potansiyeli, yeni yatırım fırsatları, sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm süreci ve uluslararası pazarlardaki gelişmeler masaya yatırıldı. Katılımcılar ayrıca, PU Expo İstanbul 2026'nın sektöre sağlayacağı katkılar, fuarın hedefleri ve bu yılki organizasyona ilişkin yenilikler hakkında kapsamlı bilgi aldı. Sektör profesyonelleri arasında bilgi paylaşımının ve yeni iş birliği imkanlarının öne çıktığı gece, poliüretan endüstrisinin geleceğine yönelik ortak vizyonun güçlendirilmesine de katkı sağladı.POLYDER Başkanı Pınar: "Pastayı Birlikte Büyütmeyi Hedefliyoruz"Etkinliğin açılış konuşmasını yapan POLYDER Başkanı F. Müge Pınar, Türkiye'nin güçlü sanayi altyapısı, stratejik coğrafi konumu, üretim kapasitesi ve nitelikli insan kaynağıyla poliüretan sektöründe bölgesel bir üretim ve dağıtım merkezi olabilecek potansiyele sahip olduğunu söyledi. Düzenleyecekleri fuarın uluslararası bir kimlik kazanmasının, yalnızca ziyaretçi ve katılımcı sayısının artması anlamına gelmeyeceğini kaydeden Pınar, "Bu, aynı zamanda Türkiye'nin poliüretan sektöründeki görünürlüğünün artması, yeni yatırım fırsatlarının oluşması, ihracat kanallarının genişlemesi ve küresel tedarik zincirlerinde daha güçlü bir konuma ulaşması anlamına gelecektir. Kısacası hedefimiz mevcut pastayı paylaşmak değil, pastayı birlikte büyütmek. Daha fazla üretici, daha fazla tedarikçi, daha fazla teknoloji sağlayıcısı ve daha fazla uluslararası alıcının ülkemizde buluşması; sektörümüzün tüm oyuncularına yeni fırsatlar oluşturacaktır. Kazanan yalnızca tek tek şirketler değil, Türkiye poliüretan ekosisteminin tamamı olacaktır," diye konuştu.POLYDER Yönetim Kurulu Üyesi Ali Kılıç: "Türkiye Poliüretan Sektörü Küresel Liderlik Yolunda Kenetlendi"POLYDER Yönetim Kurulu Üyesi Ali Kılıç, Türk poliüretan sektörünün küresel pazardaki rekabet gücünü artırmak ve uluslararası arenada liderliğe oynamak amacıyla tek çatı altında kenetlendiğini belirtti. 2009 yılında yalnızca birkaç firmayla başlayan sektörel yolculuğun bugün dev bir ekosisteme dönüştüğünü ifade eden Kılıç, tüm sektör paydaşları olarak bu büyük başarı hikayesinin haklı gururunu yaşadıklarını dile getirdi.CNG Expo Yönetim Kurulu Başkanı Yaman: "5 Binin Üzerinde Nitelikli Ziyaretçiye Ulaşmayı Hedefliyoruz"CNG Expo Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Yaman yaptığı konuşmada, "2026 fuarımızı 11-13 Kasım 2026 tarihleri arasında 40 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan AYSAF Fuarı ile eş zamanlı olarak düzenleyeceğiz. Aynı zamanda Foam Eurasia Fuarı&#39;nı da bu yapıya dahil ederek devasa bir sinerji yaratacağız. Bu stratejik hamleyle 2026 fuarımızda; 100'ün üzerinde katılımcı firmayı ağırlamayı, 5 binin üzerinde nitelikli ziyaretçiye ulaşmayı hedefliyoruz. En önemlisi de katılımcılarımızın yüzde 50'sini, ziyaretçilerimizin ise yüzde 30 ila yüzde 40'ını yabancı misafirlerimiz oluşturacak," dedi.&nbsp;PU Expo İstanbul 2026 Kapsamlı Bir Konferans Serisi ile GeliyorPoliüretan üreticileri, otomotiv, mobilya, inşaat gibi sektörleri bir araya getiren PU Expo İstanbul 2026 Fuarı, bu sene 11–13 Kasım 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleşecek. Poliüretan Sanayicileri ve İthalatçıları Derneği (POLYDER) ve CNG Expo iş birliğiyle düzenlenen ve sektörün en prestijli etkinliği olarak konumlanan PU Expo İstanbul 2026, her geçen yıl artan uluslararası katılımıyla poliüretan sektörünün liderlerini, yenilikçi markalarını ve profesyonellerini aynı çatı altında buluşturuyor.Poliüretan sektörünün geleceğini şekillendiren bilgi paylaşımlarına ve inovatif çözümlere ev sahipliği yapacak kapsamlı bir konferans serisi ile gelen PU Expo İstanbul 2026, katılımcılara güncel bilgi ve trendlere erişim, uzman konuşmacılarla buluşma, networking fırsatları, yeni iş birlikleri geliştirme, marka ve kurum görünürlüğü, inovasyon ve yeni teknolojilerle tanışma, karar vericilere doğrudan erişim ve profesyonel gelişim fırsatları sunacak.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 06 Jun 2026 13:20:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Devlet teşvikleri sanayide yeşil dönüşümü hızlandırıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/devlet-tesvikleri-sanayide-yesil-donusumu-hizlandiriyor-8709/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/devlet-tesvikleri-sanayide-yesil-donusumu-hizlandiriyor-8709/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D38524-8DB4BC-4DBB17-6B1FBC-256E42-F02172.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İklim değişikliğinin etkileri her geçen gün daha görünür hale geliyor. Dünyanın sınırlı doğal kaynakları üzerindeki baskının artması, ülkeleri ve sanayi kuruluşlarını yeşil dönüşüm alanında somut adımlar atmaya yönlendiriyor. Enerji verimliliği sağlayan teknolojiler&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D38524-8DB4BC-4DBB17-6B1FBC-256E42-F02172.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İklim değişikliğinin etkileri her geçen gün daha görünür hale geliyor. Dünyanın sınırlı doğal kaynakları üzerindeki baskının artması, ülkeleri ve sanayi kuruluşlarını yeşil dönüşüm alanında somut adımlar atmaya yönlendiriyor. Enerji verimliliği sağlayan teknolojiler ise bu dönüşüm sürecinin en önemli bileşenleri arasında yer alıyor. Özellikle sanayide enerji tüketiminin azaltılmasına yönelik yatırımlar, hem çevresel sürdürülebilirlik hem de rekabet gücü açısından kritik önem taşıyor.5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında açıklamada bulunan Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman Ünlü, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Yeşil Dönüşüm Destek Programı'nın işletmeler için önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Ünlü, bu kapsamda değerlendirilen enerji verimliliği odaklı ısıtma teknolojilerinin, sanayinin yeşil dönüşüm sürecindeki kritik rolüne dikkat çekti:"Sanayi tesislerinden lojistik merkezlerine kadar geniş bir kullanım alanına sahip geleneksel ısıtma sistemleri, işletmelerin enerji tüketimini ve karbon emisyonlarını artırıyor. Özellikle eski ve verimsiz sistemler, yüksek enerji maliyetlerinin yanı sıra çevresel sürdürülebilirlik hedefleri açısından da önemli bir yük oluşturuyor. Bu nedenle mevcut sistemlerin renovasyon kapsamına alınarak modern ve yüksek verimli teknolojilerle yenilenmesi büyük önem taşıyor.&nbsp;Yeşil Dönüşüm Destek Programı, sanayicilere önemli fırsatlar sunuyorSanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Yeşil Dönüşüm Destek Programı da sanayicilerin bu alandaki yatırımlarını hızlandırmaları açısından önemli fırsatlar sunuyor. Bu kapsamda sanayiciler; KDV istisnası, vergi indirimi ve finansman destekleri gibi çeşitli teşviklerden yararlanabiliyor.Verimlilik Artırıcı Proje (VAP) destekleri de dönüşümü teşvik ediyorAyrıca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı da Verimlilik Artırıcı Proje (VAP) destekleri kapsamında; enerji tüketimini azaltmaya yönelik modernizasyon, ekipman dönüşümü ve enerji verimliliği sağlayan sistem yatırımlarını destekliyorIsıtmada %70'e varan tasarruf sunuyor&nbsp;Çukurova Isı olarak, biz de teşvikler kapsamında değerlendirilen ve Avrupa Komisyonu'nun Ecodesign Direktifi'ne (ErP) uygun olarak geliştirdiğimiz Goldsun CPH seramik plakalı radyant ısıtıcı ürünümüz ile ısıtmada %70'e varan tasarruf sağlayarak sanayinin yeşil dönüşüm sürecine önemli katkı sunuyoruz.Dönüşüm süreci 1 hafta ila 10 gün içinde tamamlanıyorÜstelik geleneksel ısıtma sistemlerinden radyant ısıtıcılara geçiş sürecini oldukça hızlı ve pratik bir şekilde gerçekleştiriyoruz. Mevcut altyapıya kolayca entegre edilebilen radyant ısıtma sistemlerini yaklaşık 1 hafta ila 10 gün gibi kısa bir sürede kurulabiliyoruz.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 05 Jun 2026 17:58:47 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayide çalışan kişi başına üretim yıllık yüzde 3 arttı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayide-calisan-kisi-basina-uretim-yillik-yuzde-3-artti-2631/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayide-calisan-kisi-basina-uretim-yillik-yuzde-3-artti-2631/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_241EDC-A65C55-7C4B14-8967B1-A07C49-F8F5C9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ocak-Mart 2026 dönemine ilişkin verimlilik istatistiklerini açıkladı.Buna göre, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış toplam sanayi çalışan kişi başına üretim endeksi, bir önceki döneme göre yüzde 0,8, geçen yılın aynı dönemine göre&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_241EDC-A65C55-7C4B14-8967B1-A07C49-F8F5C9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ocak-Mart 2026 dönemine ilişkin verimlilik istatistiklerini açıkladı.Buna göre, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış toplam sanayi çalışan kişi başına üretim endeksi, bir önceki döneme göre yüzde 0,8, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 artış gösterdi.Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış toplam sanayi çalışılan saat başına üretim endeksi, bir önceki döneme göre yüzde 2,2, yıllık bazda ise yüzde 5,1 yükseldi.- En fazla artış sermaye malları sektöründeTakvim etkilerinden arındırılmış ana sanayi grupları verileri incelendiğinde, çalışan kişi başına üretim endeksinde yıllık bazda en fazla artış yüzde 6,6 ile sermaye malları sektöründe gerçekleşti.Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış çalışan kişi başına üretim endeksinde bir önceki çeyreğe göre en fazla artış yüzde 5,5 ile enerji sektöründe oldu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 05 Jun 2026 10:24:33 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türk metal sektörü Orta Asya'da stratejik pozisyonunu güçlendiriyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-metal-sektoru-orta-asyada-stratejik-pozisyonunu-guclendiriyor-7268/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-metal-sektoru-orta-asyada-stratejik-pozisyonunu-guclendiriyor-7268/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_ABBEBA-C2B826-6043E9-EB9845-53689F-D67574.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İDDMİB tarafından yapılan çalışmada, Türkiye ile Özbekistan arasındaki ekonomik ilişkilerin son yıllarda istikrarlı biçimde güçlendiğine ve iki ülke arasındaki toplam ticaret hacminin 2025 yılında 3,09 milyar dolar seviyesine ulaştığı belirtildi. Türkiye aynı dönemde Özbekistan'a&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_ABBEBA-C2B826-6043E9-EB9845-53689F-D67574.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İDDMİB tarafından yapılan çalışmada, Türkiye ile Özbekistan arasındaki ekonomik ilişkilerin son yıllarda istikrarlı biçimde güçlendiğine ve iki ülke arasındaki toplam ticaret hacminin 2025 yılında 3,09 milyar dolar seviyesine ulaştığı belirtildi. Türkiye aynı dönemde Özbekistan'a 2,05 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirirken, 1,01 milyar dolarlık dış ticaret fazlası verdi. DDŞ sektörünün toplam ihracat içindeki payı yaklaşık yüzde 4 seviyesinde olsa da, sektörün Özbekistan açısından üç açıdan çok önemli olduğu şu ifadelerle anlatıldı:&nbsp;&#34;DDŞ sektörü Özbekistan&#39;ın aktif altyapı, inşaat ve elektrifikasyon projelerinin doğrudan tedarik halkasıdır ve bu projeler önümüzdeki dönemde sektörel talebi yapısal olarak şekillendirecektir. İkincisi, sektör içinde 2024-2025 döneminde +%22,6 oranında bir toparlanma kaydedilmiş olup, ikili ticaretin diğer alanlarındaki -%7,9 daralma ile kıyaslandığında DDŞ&#39;yi pozitif bir ayrışma alanı haline getirmektedir. Üçüncü olarak da Türkiye&#39;nin küresel olarak güçlü olduğu kategorilerle örtüşmekte ve mevcut üretim altyapısıyla hızla kapatılabilir pazar boşlukları sunmaktadır.&#34;"ÖZBEKİSTAN BÖLGENİN EN HIZLI BÜYÜYEN TEKNİK HIRDAVAT PAZARI"İDDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu, Özbekistan'ın son yıllarda teknik hırdavat ve yapı sistemleri alanında dikkat çekici bir büyüme performansı ortaya koyduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:"Dünya teknik hırdavat pazarı durağan bir süreçten geçerken Özbekistan bölgesinde çok güçlü bir büyüme sergiliyor. Özellikle altyapı yatırımları, konut projeleri, sanayi tesisleri ve elektrifikasyon çalışmaları bu büyümeyi destekliyor. Türk firmaları açısından baktığımızda burada ciddi bir potansiyel görüyoruz. Özbekistan artık sadece ürün sattığımız bir ülke değil; Orta Asya coğrafyasına açılan stratejik bir merkez konumunda. Bu nedenle bölgedeki çalışmalarımızı uzun vadeli bir perspektifle sürdürüyoruz."Özbekistan'ın teknik hırdavat ithalatında Türkiye'nin geçmişte çok güçlü bir konuma sahip olduğunu hatırlatan Tecdelioğlu, son yıllarda Çin, Kazakistan ve Rusya'nın agresif büyümesiyle birlikte Türkiye'nin pazar payında gerileme yaşandığını söyledi. Tecdelioğlu, "Biz burada fiyat rekabetiyle değil; kalite, sistem entegrasyonu, hızlı servis ve güvenilir iş&nbsp;ortaklığı modeliyle öne çıkmak istiyoruz. Türk firmalarının en büyük avantajı üretim kabiliyeti ve esnek yapısı." diye konuştu.İNŞAAT MALZEMELERİ VE YAPI SİSTEMLERİ ÖNE ÇIKIYORRapora göre Özbekistan'a yapılan DDŞ ihracatında en güçlü kalemi inşaat malzemeleri kümesi oluşturuyor. Alüminyum profil ve yapı sistemleri, metal mobilyalar, iskele ekipmanları ve bina donanımları toplam ihracatın yaklaşık yüzde 45'ini oluştururken, özellikle altyapı ve yapı yatırımlarındaki büyümenin sektörü doğrudan desteklediği ifade ediliyor.Son dönemin dikkat çeken ürün gruplarından biri ise alüminyum örme halat ve iletken sistemleri oldu. Türkiye'nin Özbekistan'a bu alandaki ihracatı 2023 yılında yalnızca 75 dolar seviyesindeyken, 2025 yılında 6,63 milyon dolara ulaştı. Böylece Özbekistan, söz konusu üründe Türkiye'nin en büyük üçüncü pazarı konumuna yükseldi."ÇİN İLE AYNI SAHADA AMA FARKLI MODELLE REKABET EDİYORUZ"Özbekistan pazarında Çin'in güçlü lojistik avantaja sahip olduğunu belirten Çetin Tecdelioğlu, Türk firmalarının farklı bir strateji izlediğini ifade etti:"Çin'in bölgedeki coğrafi avantajı ve lojistik gücü önemli. Ancak Türk firmaları kalite, proje yönetimi, hızlı üretim ve kurumsal iş yapma kültürüyle ayrışıyor. Bizim hedefimiz burada sadece mal satmak değil; büyük sanayi kuruluşlarının tedarik sistemlerine entegre olmak. Özbekistan'da oluşacak güçlü iş birlikleri, Türk firmalarına Kazakistan'dan Türkmenistan'a kadar çok geniş bir coğrafyada yeni fırsatlar yaratacaktır."İDDMİB'in saha çalışmalarında özellikle bölgenin en büyük sanayi gruplarından biri olan AKFA Group ile kurulan temasların stratejik önem taşıdığı belirtilirken, Türk firmalarının bölgedeki büyük projelerde daha etkin rol almasının hedeflendiği ifade edildi.GÜMRÜK AVANTAJI VE TÜRK DEVLETLERİ İŞ BİRLİĞİ ÖNE ÇIKIYORÖzbekistan'ın uyguladığı gümrük tarifelerinin Türk ihracatçıları açısından önemli avantajlar sunduğuna dikkat çekilen analizde, Türkiye'nin Özbekistan'a ihracatının büyük bölümünün düşük vergi bantlarında pazara giriş yaptığı kaydedildi. Demir-çelik mamulleri, yapı sistemleri ve alüminyum ürünlerinde uygulanan yüzde 10 seviyesindeki tarifelerin, Çin ile rekabette dengeli bir zemin oluşturduğu belirtildi.Öte yandan Türk Devletleri Teşkilatı çerçevesinde sürdürülen ekonomik iş birliklerinin orta vadede sektörel ticareti daha da güçlendirebileceği ifade edildi.HEDEF 150 MİLYON DOLARIN ÜZERİNE ÇIKMAKİDDMİB'in hazırladığı stratejik projeksiyona göre, Özbekistan'a yönelik sektörel çalışmaların derinleştirilmesi ve yeni iş birliklerinin hayata geçirilmesiyle Türkiye'nin DDŞ ihracatının önümüzdeki dönemde 125-150 milyon dolar bandına çıkarılması hedefleniyor.Çetin Tecdelioğlu, "Orta Asya önümüzdeki dönemde Türk metal sektörünün en önemli büyüme alanlarından biri olacak. Özbekistan ise bu dönüşümün merkezinde yer alıyor. Türk firmalarının üretim gücü, kalite standardı ve proje deneyimiyle bölgede çok daha güçlü bir konuma geleceğine inanıyoruz." ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 04 Jun 2026 10:29:51 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayiyi öncelikleyen bir modeli ortaya koymamız gerekiyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayiyi-oncelikleyen-bir-modeli-ortaya-koymamiz-gerekiyor-5595/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayiyi-oncelikleyen-bir-modeli-ortaya-koymamiz-gerekiyor-5595/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BE1D50-763F54-89BA13-177869-D3DCA6-359687.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İlk çeyrek büyüme rakamlarını değerlendiren İçten, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:&nbsp;"Son üç dört yıldır özellikle imalat sanayinin daraldığı bir dönemden geçiyoruz. Ayakkabı bu süreçte en fazla kan kaybeden sektörlerin başında yer alıyor. 2023'ten bu yana&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BE1D50-763F54-89BA13-177869-D3DCA6-359687.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İlk çeyrek büyüme rakamlarını değerlendiren İçten, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:&nbsp;"Son üç dört yıldır özellikle imalat sanayinin daraldığı bir dönemden geçiyoruz. Ayakkabı bu süreçte en fazla kan kaybeden sektörlerin başında yer alıyor. 2023'ten bu yana yüzlerce fabrikamız ve atölyemiz kapanırken, en az 100 bin istihdam kaybı yaşadık. Oysa biz sanayi üretimini ekonomik bağımsızlığın ve ulusal güvenliğin bir unsuru, her fabrikayı ülkemiz için bir kale olarak görüyoruz. Ne yazık ki ayakkabı sektörümüz son üç dört yılda yüzlerce kalesini kaybetti. Hazır giyim ve tekstil gibi birçok sektörde de benzer bir tabloyla karşı karşıyayız. İlk çeyrekteki yüzde 2,5'lik büyümeye sanayinin ve ihracatın eksi yönde etki yaptığını görüyoruz. Dolayısıyla bizim artık ülke olarak bir konuda karar vermemiz gerekiyor: Biz imalat sanayinde üretime devam etmek istiyor muyuz, istemiyor muyuz? Trump yönetimindeki ABD ve Çin bugün sanayi üretimini ulusal güvenlik sorunu yaklaşımıyla ele alıyor ve tüm stratejilerini bu anlayışla kurguluyorlar. Ülkemizde ise imalat sanayimiz her geçen yıl biraz daha fazla güç kaybediyor. Çin'de işletmeler yılda 330-340 gün mesai yaparken biz 240 gün çalışıyoruz. Yani bizden zaten yüzde 30-40 daha fazla çalışan bir ülkenin rekabetiyle karşı karşıyayız. Dolayısıyla bir an önce üretimi öncelikleyen bir modeli ortaya koymamız lazım. Ayakkabı sektörü özelinde Ticaret Bakanlığımızın aldığı önlemlerden büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Ama gelinen aşamada çalışma mevzuatı başta olmak üzere daha bütünsel bir yaklaşımla konunun ele alınması gerekiyor."&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 02 Jun 2026 13:16:33 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Ekonomi büyüyor  amiral gemi sanayi ise daralıyor"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ekonomi-buyuyor-amiral-gemi-sanayi-ise-daraliyor-9391/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ekonomi-buyuyor-amiral-gemi-sanayi-ise-daraliyor-9391/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5E2A2F-8CED54-A1B409-4E845F-B38C62-B24436.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Plastik sanayisinin çatı kuruluşu PLASFED Başkanı şunları söyledi:Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2,5 büyümesi, ekonominin direnç göstermeye devam ettiğini ortaya koyuyor. Ancak büyüme rakamlarının detaylarına baktığımızda, sanayi sektörünün yüzde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5E2A2F-8CED54-A1B409-4E845F-B38C62-B24436.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Plastik sanayisinin çatı kuruluşu PLASFED Başkanı şunları söyledi:Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2,5 büyümesi, ekonominin direnç göstermeye devam ettiğini ortaya koyuyor. Ancak büyüme rakamlarının detaylarına baktığımızda, sanayi sektörünün yüzde 0,8 daralmış olması dikkatle değerlendirilmesi gereken önemli bir gelişmedir.Sanayi yalnızca bir sektör değil, ekonominin amiral gemisidir. Üretimin, ihracatın, istihdamın ve teknolojik dönüşümün merkezinde yer alan sanayi; ekonomideki tüm çarkların dönmesini sağlayan temel güçtür. Bu nedenle sanayide yaşanan her yavaşlama, orta ve uzun vadede büyüme performansını da doğrudan etkiler.Bugün sanayiciler yüksek finansman maliyetleri, krediye erişim sorunları, artan enerji giderleri ve küresel talepteki yavaşlama gibi önemli zorluklarla mücadele ediyor. Buna rağmen üretmeye, yatırım yapmaya ve istihdam oluşturmaya devam ediyorlar. Ancak üretimin sürdürülebilirliği için sanayiyi destekleyen politikaların daha da güçlendirilmesi gerekiyor.PMI endeksi 49,8'e yükseldiÖte yandan bugün açıklanan İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI verileri de sanayi açısından umut veren bir tablo ortaya koydu. Nisan ayında 45,7 seviyesinde bulunan PMI endeksi mayıs ayında 49,8&#39;e yükselerek Mart 2024&#39;ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Endeksin halen 50 eşik değerinin hemen altında bulunması imalat sanayinde daralmanın tamamen sona ermediğini gösterse de faaliyet koşullarındaki bozulmanın belirgin şekilde yavaşladığına ve üretim tarafında toparlanma eğiliminin güçlendiğine işaret ediyor. Ayrıca ihracat siparişlerinin yaklaşık 21 ay sonra ilk kez artış göstermesi de sanayinin önümüzdeki döneme ilişkin beklentilerini destekleyen önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.Sanayi güçlendikçe üretim artacakÖzellikle yatırım ve işletme sermayesine erişimin kolaylaştırılması, üreticiye uygun maliyetli finansman imkanları sunulması, enerji maliyetlerinin azaltılması ve ihracatçının rekabet gücünü artıracak adımların atılması büyük önem taşıyor. Sanayi güçlendikçe üretim artacak, üretim arttıkça ihracat ve istihdam da büyüyecektir.Açıklanan verilerde bilgi ve iletişim sektörünün yüzde 9,5 büyümesi, teknoloji yatırımlarının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Ancak güçlü ekonomiler, hizmet ve teknoloji sektörlerini güçlü bir üretim altyapısıyla destekleyen ülkelerdir. Türkiye de teknoloji ile sanayiyi birlikte büyüten bir kalkınma modeline odaklanmalıdır.PLASFED olarak inanıyoruz ki Türkiye&#39;nin sürdürülebilir büyüme, yüksek katma değerli üretim ve küresel rekabet hedeflerine ulaşmasının yolu sanayinin güçlendirilmesinden geçmektedir. Çünkü sanayi güçlü olduğunda ekonomi büyür, ekonomi büyüdüğünde ise Türkiye güçlenir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 02 Jun 2026 13:00:30 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi üretimi mayısta 49,8'e yükseldi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-mayista-498e-yukseldi-7649/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-mayista-498e-yukseldi-7649/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_096C17-A1E2C6-5628F4-75DB05-5F06F5-9BBB5E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İSO Türkiye İmalat PMI anketinin mayıs ayı sonuçları açıklandı.Eşik değer olan 50'nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre, nisanda 45,7 olan manşet PMI, mayısta 49,8'e yükselerek 50 eşik değerine önemli ölçüde yaklaştı.Mart&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_096C17-A1E2C6-5628F4-75DB05-5F06F5-9BBB5E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İSO Türkiye İmalat PMI anketinin mayıs ayı sonuçları açıklandı.Eşik değer olan 50'nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre, nisanda 45,7 olan manşet PMI, mayısta 49,8'e yükselerek 50 eşik değerine önemli ölçüde yaklaştı.Mart 2024'ten bu yana en yüksek düzeyinde gerçekleşen endeks, faaliyet koşullarındaki bozulmanın belirgin şekilde yavaşladığı yönünde sinyal verdi.Mayıs ayı verileri, imalat sanayisi üretiminin yeniden artışa geçtiğini gösterdi. Böylece nisanda gözlenen sert yavaşlamanın ardından belirgin bir toparlanma kaydedildi. Anket katılımcıları, özellikle uluslararası pazarlardaki talep koşullarında iyileşme belirtilerine dikkati çekti.Yeni ihracat siparişleri, 20 aylık yavaşlama döneminin ardından mayısta büyüme kaydetti. Toplam yeni siparişler ise ihracattaki toparlanmanın olumlu etkilerine rağmen hafif düştü. Yeni siparişlerde yavaşlama bildiren anket katılımcıları, bu durumu belirsizlik, fiyat artışları ve Orta Doğu'daki savaş ile ilişkilendirdi. İstihdam da azalmaya devam etti ancak düşüş, 2026'nın başından bu yana en düşük oranda gerçekleşti.- Satın alma faaliyetleri iki yılı aşkın sürenin ardından ilk kez arttıBazı firmaların Orta Doğu'daki savaştan kaynaklanan fiyat artışlarına ve tedarik zinciri aksamalarına karşı emniyet stoku oluşturma çabaları, satın alma faaliyetlerinin iki yıldan uzun bir sürenin ardından ilk kez artmasını sağladı. Öte yandan, girdi stoklarındaki azalma nisana göre belirgin şekilde hız kesmekle birlikte devam etti.Girdi maliyetleri keskin bir şekilde yükselmeyi sürdürdü. Anket katılımcıları bu durumun büyük ölçüde Orta Doğu'daki savaştan kaynaklandığını bildirirken özellikle akaryakıt, petrol, metal ve taşımacılık fiyatlarındaki artışa dikkati çekti. Bununla birlikte, girdi maliyetleri enflasyonu hafif gerileme kaydetti. Benzer bir eğilim nihai ürün fiyatları için de söz konusu oldu. Savaş aynı zamanda mayısta teslimat sürelerindeki uzamanın sürmesine ve tedarikçi performansının üst üste 7'nci ayda bozulmasına yol açtı.- Üretim giyim ve deri ürünlerinde arttı, tekstilde yavaşladıİSO Türkiye Sektörel PMI mayıs ayı raporu, ikinci çeyreğin ortası itibarıyla imalat sektörünün büyük bölümünde zorlu faaliyet koşullarının sürdüğüne işaret etti.Üretim ve yeni siparişleri artan sektörler sınırlı sayıda kalırken enflasyonist baskılar yüksek seyrini korudu. Tedarikçilerin teslimat süreleri hemen hemen tüm sektörlerde arttı. Giyim ve deri ürünleri, nisanda olduğu gibi mayısta da üretim artışı kaydeden tek sektör oldu. Söz konusu artış, bir önceki aya göre hafif ivme kazandı.Üretimde en belirgin yavaşlama ise tekstil ürünlerinde gerçekleşti. Mayısta giyim ve deri ürünleri sektörünün yeni siparişleri de üst üste ikinci kez arttı. Gıda ürünlerinde de yeni siparişler toparlandı. Üretimde olduğu gibi, yeni siparişlerde de en keskin yavaşlama tekstil sektöründe gözlendi. Uluslararası talep zayıf seyrini sürdürürken yeni ihracat siparişleri yalnızca kimyasal, plastik ve kauçuk ile giyim ve deri ürünlerinde arttı.Kimyasal, plastik ve kauçuk sektörü ihracatta gösterdiği iyileşmeye rağmen güçlü enflasyonist baskılarla karşılaşmaya devam etti.Girdi maliyetleri enflasyonu 4 yılı aşkın sürenin en yüksek düzeyinde gerçekleşirken satış fiyatlarında da belirgin artış gözlendi. Sektörde hem girdi hem de satış fiyatları, anket kapsamında izlenen 10 kategori arasındaki en hızlı yükselişi kaydetti.Mayısta girdi maliyetlerinde en düşük oranlı artışlar gıda ürünleri ile giyim ve deri ürünlerinde gerçekleşti. Nihai ürün fiyatlarında en ılımlı artışın ölçüldüğü sektörler ise tekstil ürünleri ile kara ve deniz taşıtları oldu.Tedarik zinciri aksamaları mayısta da raporun öne çıkan gelişmeleri arasında yer aldı. Makine ve metal ürünleri dışında tüm sektörlerde teslimat süreleri arttı. En belirgin gecikmeler kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe kaydedildi. Bu sektörün tedarikçi performansındaki bozulma Şubat 2024'ten bu yana en yüksek düzeyde gerçekleşti.Mayıs ayı verileri, firmaların stok biriktirme çabasında olduğuna ilişkin bazı sinyaller verdi. Giyim ve deri ürünlerinde satın alma faaliyetleri artış kaydederken geri kalan 9 sektörün 6'sında satın alma hacmindeki daralma hız kesti. Bununla birlikte, girdi stoklarında artış yalnızca giyim ve deri ürünleri sektöründe gözlendi.- "Mayısta Türk imalat sektörünün daha olumlu bir görünüm sergiledi"Açıklamada endekse ilişkin değerlendirmesine yer verilen S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, mayısta Türk imalat sektörünün daha olumlu bir görünüm sergilediğini belirterek, ihracatın yeniden büyümeye geçmesinin üretimde ılımlı bir artışı beraberinde getirdiğini bildirdi.Bu sayede satın alma faaliyetlerinin de arttığını kaydeden Harker, şu değerlendirmelerde bulundu:"Bu artışın bir bölümü, Orta Doğu'daki savaşın yol açtığı aksamalara karşı emniyet stoku oluşturma çabasından kaynaklandı. Dolayısıyla, girdi maliyetlerinde süregelen keskin yükselişler ve tedarik zincirlerindeki gecikmeler dikkate alındığında mayısta gözlenen genişlemenin kalıcı olup olmayacağı belirsizliğini koruyor. İhracatın ardından toplam yeni siparişlerin de büyüme bölgesine geçip geçmeyeceği, önümüzdeki ayların seyrinde belirleyici olacak."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 01 Jun 2026 10:51:57 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TCK BY Kıraç'tan Türkiye sanayisinde yeni dönem]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tck-by-kiractan-turkiye-sanayisinde-yeni-donem-5463/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tck-by-kiractan-turkiye-sanayisinde-yeni-donem-5463/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5B403C-013AB0-286A3F-266BFC-FFC7AD-D58806.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Galvaniz teknolojileri, yol güvenliği sistemleri, enerji altyapıları ve savunma sanayine yönelik üretim alanlarında faaliyet gösteren TCK by Kıraç A.Ş., düzenlediği basın toplantısında yeni yatırım planlarını, üretim kapasitesini güçlendirecek hamlelerini ve ihracat hedeflerini&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5B403C-013AB0-286A3F-266BFC-FFC7AD-D58806.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Galvaniz teknolojileri, yol güvenliği sistemleri, enerji altyapıları ve savunma sanayine yönelik üretim alanlarında faaliyet gösteren TCK by Kıraç A.Ş., düzenlediği basın toplantısında yeni yatırım planlarını, üretim kapasitesini güçlendirecek hamlelerini ve ihracat hedeflerini paylaştı.Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serkan Malçok, şirketin son yıllarda farklı üretim alanlarında entegre bir sanayi yapısı oluşturduğunu belirterek, yeni yatırımlarla üretim kapasitesini ve küresel rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini söyledi.&nbsp;1,35 Milyar TL'lik Üretim YatırımıTCK by Kıraç'ın Bozüyük Organize Sanayi Bölgesi'nde hayata geçirdiği yeni üretim kampüsü, yaklaşık 1,35 milyar TL yatırım büyüklüğü ile şirketin son dönemdeki en önemli sanayi yatırımları arasında yer alıyor.Toplam 54.476 m² alan üzerine kurulan ve yaklaşık 30.000 m² kapalı alana sahip tesis, yüksek otomasyon altyapısı, robotik üretim sistemleri, sıcak daldırma galvanizleme, otomatik paketleme hatları ve dijital izlenebilirlik sistemleriyle faaliyet gösteriyor.Şirket tarafından yapılan açıklamaya göre tesis, çelik altyapı üretiminde yüksek verimlilik ve üretim kapasitesi hedefi doğrultusunda konumlandırılırken; ilk etapta 222 kişiye istihdam sağlayan yatırımda çalışan sayısı yaklaşık 350 kişiye ulaştı.Serkan Malçok, üretim yatırımlarının odağında verimlilik, teknoloji ve ölçeklenebilir üretim altyapısının bulunduğunu belirterek şunları söyledi: "Sanayi yatırımlarında yalnızca kapasite artışına değil; yüksek kalite standardı, verimli üretim ve sürdürülebilir altyapıya odaklanıyoruz. Yeni tesislerimizle birlikte hem üretim kabiliyetimizi hem de ihracat gücümüzü artırmayı hedefliyoruz."Savunma Sanayine Bursa Başköy'de Yeni Teknoloji YatırımıBasın toplantısında öne çıkan başlıklardan biri de Bursa Başköy'de devam eden savunma sanayi ve ileri üretim teknolojileri yatırımı oldu.Şirket, inşaat sürecinde sona yaklaşılan yatırım kapsamında yeni nesil makine ve ekipman yatırımlarına ilişkin fizibilite çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.Yatırımın; savunma sanayi altyapıları, radar ve görüntüleme sistemleri, yüksek dayanımlı özel çelik çözümleri, kritik saha yapıları ve akıllı güvenlik altyapıları alanlarında üretim kapasitesini artırması hedefleniyor.Serkan Malçok, savunma sanayinde güçlü üretim altyapısı ve yerli tedarik zincirinin önemine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: "Savunma sanayisinde sürdürülebilir büyümenin en önemli unsurlarından biri güçlü yerli üretim kapasitesi ve yüksek kalite standartlarına sahip tedarik zinciridir. Bu alandaki yatırımlarımızı uzun vadeli bir perspektifle sürdürüyoruz."İhracatta Hedef Yeni PazarlarTCK by Kıraç, ihracat odaklı büyüme stratejisi kapsamında Avrupa, Balkanlar, Körfez ülkeleri, Kuzey Afrika ve Amerika pazarlarına odaklanıyor.Romanya ve Gürcistan'daki operasyonlarını büyüten şirket, önümüzdeki dönemde Polonya, Kazakistan ve ABD pazarlarında daha aktif rol almayı hedefliyor.Şirket yönetimi, orta vadede ihracat payını yaklaşık %70 seviyesine çıkarmayı planladıklarını açıkladı.Öte yandan TCK by Kıraç, SAHA EXPO kapsamında Norveç merkezli Nordic Deployment ile iş birliği anlaşması imzaladığını duyurdu. Şirket, söz konusu iş birliğinin savunma sanayi ve kritik saha altyapıları alanındaki küresel büyüme hedeflerine katkı sağlamasını bekliyor.Yol Güvenliği, Solar Enerji ve Savunma Sanayinde Büyüme OdağıTCK by Kıraç, büyüme stratejisini yol güvenliği sistemleri, solar enerji altyapı çelikleri ile savunma ve kritik altyapı çözümleri olmak üzere üç temel üretim alanı üzerine kurguluyor. Şirket; otoyol bariyerlerinden motosiklet dostu güvenlik sistemlerine, çarpışma yastıkları ve ses bariyerlerinden solar taşıyıcı sistemlere, radar direklerinden özel mühendislik yapılarına kadar geniş bir üretim yelpazesinde faaliyet gösteriyor.Basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serkan Malçok, özellikle stratejik sektörlerde teknoloji odaklı üretim kapasitesini artırmaya yönelik yatırımlara öncelik verdiklerini belirterek, yol güvenliği, enerji altyapıları ve savunma sanayi alanlarında üretim kabiliyetlerini güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Malçok, ihracat odaklı büyüme stratejisi kapsamında yüksek katma değerli üretim alanlarında yeni pazarlardaki etkinliği artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 22 May 2026 07:42:54 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Otomasyon odaklı kaynak çözümleri sanayinin dönüşümüne yön verecek]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/otomasyon-odakli-kaynak-cozumleri-sanayinin-donusumune-yon-verecek-3024/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/otomasyon-odakli-kaynak-cozumleri-sanayinin-donusumune-yon-verecek-3024/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_948B66-8514A3-68C272-AE82EF-226DAE-2908FE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kaynak teknolojilerinden enerji yönetimine uzanan geniş çözümleriyle global ölçekte lider teknoloji şirketleri arasında yer alan Fronius,10-13 Haziran tarihlerinde düzenlenecek WIN Eurasia Fuarı'nda sektör profesyonelleriyle buluşmaya hazırlanıyor. Fuarda, robotik ve otomasyon odaklı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_948B66-8514A3-68C272-AE82EF-226DAE-2908FE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kaynak teknolojilerinden enerji yönetimine uzanan geniş çözümleriyle global ölçekte lider teknoloji şirketleri arasında yer alan Fronius,10-13 Haziran tarihlerinde düzenlenecek WIN Eurasia Fuarı'nda sektör profesyonelleriyle buluşmaya hazırlanıyor. Fuarda, robotik ve otomasyon odaklı kaynak teknolojileriyle öne çıkacak olan şirket, 6. Salon, A140 numaralı standında yüksek verimlilik ve kaliteyi bir arada sunan sistemleriyle üretimin geleceğine ışık tutmayı hedefliyor.&nbsp;Fronius, fuar kapsamında otomasyon çözümlerini odağına alırken, portföyündeki yenilikçi ürün gamını da ziyaretçilere sunacak. Handling to Welding (HTW) hücresi, CWC-S ve mobil cobot çözümü CWC-Mobile fuarın öne çıkan teknolojileri arasında yer alacak. Özellikle mobil yapısıyla dikkat çeken CWC-Mobile, farklı büyüklükteki parçalar arasında kolayca konumlandırılabilen kompakt tasarımı ve CE uyumlu güvenlik konseptiyle esnek üretim ihtiyaçlarına yanıt veriyor. CWC-Mobile, ayrıca duman emme ünitesi, mobil yansıma koruması ve kişisel koruyucu ekipmanları içeren entegre güvenlik donanımlarıyla tam kapsamlı CE uyumlu bir güvenlik paketi sunarak operatör güvenliğini üst seviyeye taşıyor. Bunun yanı sıra, manuel uygulamalar için geliştirilen yeni nesil MIG/MAG kaynağı çözümü Fortis ve TIG segmentindeki Artis 300 de fuarda sergilenecek ürünler arasında bulunuyor. Özellikle manuel MIG/MAG kaynak tarafında eski TransSteel serisinin yerini alan Fortis, çelik uygulamalarının yanı sıra alüminyum ve paslanmaz çelik gibi farklı malzemelerde de üstün kaynak performansı ve geniş proses hakimiyeti sunuyor.Entegre güvenlik donanımlarıyla çalışan sağlığı koruma altındaWIN Eurasia'nın sektördeki dönüşümü gözlemlemek için kritik bir nokta olduğunu belirten Türkiye Kaynak Teknik Operasyonlar Müdürü Erdem Davulcu, fuara dair beklentilerini şu sözlerle aktardı: "WIN Eurasia bizim için sadece ürün sergilediğimiz bir alan değil; iş ortaklarımızla bir araya geldiğimiz, sahadaki gerçek ihtiyaçları konuştuğumuz stratejik bir buluşma noktası. Bugün üretimde hız ve kalite artık bir standart, ancak asıl farkı &#39;esneklik&#39; yaratıyor. Biz de otomasyon çözümlerimizi tam olarak bu esnekliği sağlamak üzere kurguluyoruz. Özellikle HTW hücresi ve cobot sistemlerimiz, operatörün yükünü alan, karmaşık üretim senaryolarına saniyeler içinde uyum sağlayabilen yapılar. CWC-Mobile ise mobiliteyi güvenlikten ödün vermeden sunduğu için sahada büyük ilgi görüyor. Amacımız, teknolojiyi operatörle karşı karşıya getirmek değil, onları aynı verimli sürecin birer parçası haline getirmek.""Sahada değişen ihtiyaçlara hızlı çözümlerle cevap veriyoruz"Manuel kaynak çözümlerindeki yeniliklere de değinen Davulcu, sahadaki pratik uygulama avantajlarını şöyle vurguladı: "Sadece otomasyonda değil, manuel kaynak tarafında da çıtayı yukarı taşıyoruz. Yeni Fortis serimiz ve Artis 300, aslında sahadaki kaynakçının işini ne kadar kolaylaştırabildiğimizin birer kanıtı. Kararlı ark yapısı ve çoklu proses yeteneği, en zorlu malzemelerde bile kullanıcıya tam kontrol sağlıyor. Fronius olarak tüm bu teknolojik gelişimi, ISO 9001:2015 standartlarıyla tescillenen kalite disiplinimizle birleştiriyoruz. Nihayetinde hedefimiz belli: Sahaya sadece bir makine değil; güvenilir, sürdürülebilir ve yüksek kaliteli bir üretim kültürü sunmak."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 21 May 2026 02:42:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi üretici fiyatları aylık yüzde 3,48 arttı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretici-fiyatlari-aylik-yuzde-348-artti-6553/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretici-fiyatlari-aylik-yuzde-348-artti-6553/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9991A0-5DB98B-133988-DF6435-588A64-0F77FB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nisan ayına ilişkin toplam sanayi üretici fiyat endeksi göstergelerini yayımladı.Buna göre, endeks geçen ay bir önceki aya kıyasla yüzde 3,48, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30,6, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 12,34 ve 12 aylık&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9991A0-5DB98B-133988-DF6435-588A64-0F77FB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nisan ayına ilişkin toplam sanayi üretici fiyat endeksi göstergelerini yayımladı.Buna göre, endeks geçen ay bir önceki aya kıyasla yüzde 3,48, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30,6, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 12,34 ve 12 aylık ortalamalara kıyasla yüzde 27,95 yükseldi.Sanayinin alt sektörlerinin yıllık değişimlerine bakıldığında, madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 41,73, imalatta yüzde 31,87, elektrik, gaz, buhar ile iklimlendirme üretimi ve dağıtımında yüzde 7,19, su temini, kanalizasyon, atık yönetimi ve iyileştirme faaliyetlerinde yüzde 38,26 artış görüldü.Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri dikkate alındığında, ara mallarında yüzde 27,28, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 31,28, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 32,98, enerjide yüzde 46,73 ve sermaye mallarında yüzde 25,01 yükseliş gerçekleşti.- Aylık değişimlerSanayinin alt sektörlerinin aylık değişimleri incelendiğinde ise madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 7,78, imalatta yüzde 3,83, su temini, kanalizasyon, atık yönetimi ve iyileştirme faaliyetlerinde yüzde 2,02 artış kaydedilirken, elektrik, gaz, buhar, iklimlendirme üretimi ve dağıtımı ise yüzde 4,96 azaldı.Ana sanayi gruplarının aylık değişimlerine bakıldığında, ara mallarında yüzde 3,59, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 2,51, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 2,63, sermaye mallarında yüzde 2,44 ve enerjide yüzde 7 artış kaydedildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 20 May 2026 18:47:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türk çeliği ile demir ve demir dışı metalleri Avrupa'da güç kazandı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-celigi-ile-demir-ve-demir-disi-metalleri-avrupada-guc-kazandi-9009/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-celigi-ile-demir-ve-demir-disi-metalleri-avrupada-guc-kazandi-9009/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5D6E9F-13119C-656A9D-979563-5D5F1C-014960.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin nisan ayı ihracatı yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolar oldu. Bu ayda Türkiye geneli demir ve demir dışı metaller ihracatı 2025 yılının eş değer dönemine göre yüzde 26,1 artışla 1,4 milyar dolar, çelik sektörü ihracatı ise yüzde 10,6 artışla 1,4 milyar dolara&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5D6E9F-13119C-656A9D-979563-5D5F1C-014960.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin nisan ayı ihracatı yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolar oldu. Bu ayda Türkiye geneli demir ve demir dışı metaller ihracatı 2025 yılının eş değer dönemine göre yüzde 26,1 artışla 1,4 milyar dolar, çelik sektörü ihracatı ise yüzde 10,6 artışla 1,4 milyar dolara ulaştı. Bu iki sektör birlikte değerlendirildiğinde, 2,8 milyar dolarlık ihracat hacmiyle Türkiye'nin toplam ihracatının yüzde 12,6'sını oluşturdu.Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği'nin (ADMİB) nisan ayı performansına bakıldığında; demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 23,7 artışla 77 milyon dolar, çelik ihracatı ise yüzde 60,7 artışla 234 milyon dolar oldu.&nbsp;Avrupa'da güçlü büyüme, Ukrayna'da dikkat çekici performansNisan ayında Türkiye geneli demir çelik ihracatında Almanya ilk sırada yer aldı. Bu ülkeyi sırasıyla İtalya, Birleşik Krallık, Romanya ve ABD izledi. İlk 10 pazar içinde en fazla artışlar yüzde 58 ile Birleşik Krallık, yüzde 54 ile Romanya, yüzde 51 ile Ukrayna'ya yapılan ihracatta kaydedildi.ADMİB'in nisan ayı ihracatında ilk sırada Ukrayna yer aldı. Bu ülkeyi Romanya, Mısır, Fas ve Birleşik Krallık takip etti. ADMİB'in ihracatında ise en dikkat çekici artışlar yüzde 1705 ile Bosna Hersek, yüzde 784 ile Ukrayna, yüzde 344 ile Romanya, yüzde 281 ile Fas ve yüzde 269 ile Birleşik Krallık'a yapılan ihracatta görüldü.&nbsp;"İhracattaki ivmeyi yıl sonuna taşımak istiyoruz"Nisan ayı verilerini değerlendiren ADMİB Başkanı Rahmi İncetan, Avrupa pazarında talebin yeniden canlanmaya başladığını, Ukrayna başta olmak üzere yakın coğrafyalarda Türk üreticisine yönelik ilginin arttığını ifade etti. Elde edilen büyümenin yılın geri kalanında da korunmasının öncelikli hedefleri olduğunu vurgulayan İncetan, şunları söyledi:&nbsp;"Birliğimiz özelinde özellikle Ukrayna, Romanya, Fas ve Birleşik Krallık pazarlarında kaydedilen güçlü artışlar, bölgesel çeşitlenme stratejimizin karşılık bulduğunu gösteriyor. Ukrayna'nın yeniden yapılanma sürecine yönelik beklentiler ve Avrupa'daki tedarik arayışı sektörümüz açısından önemli fırsatlar oluşturuyor. Bizim hedefimiz yalnızca dönemsel artışlar değil, ihracatta yakalanan büyümeyi yıl sonuna kadar kalıcı hale getirmek. Bu doğrultuda katma değerli üretime, yeni pazarlara ve rekabetçiliği güçlendirecek adımlara odaklanmayı sürdüreceğiz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 15 May 2026 02:23:37 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Sanayici Karanlık Oda'da boğuluyor"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayici-karanlik-odada-boguluyor-359/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayici-karanlik-odada-boguluyor-359/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_98454D-2C8598-F24A83-AF5C44-324AB2-E0B542.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan ÖZBAYKüresel ekonominin bıçak sırtında ilerlediği, İran-İsrail geriliminin stagflasyonist etkilerinin hissedilmeye başlandığı bir konjonktürde, Türk sanayicisi yüksek enflasyon ve sıkı para politikasının yarattığı cenderede hayatta kalma mücadelesi veriyor. İstanbul Sanayi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_98454D-2C8598-F24A83-AF5C44-324AB2-E0B542.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan ÖZBAYKüresel ekonominin bıçak sırtında ilerlediği, İran-İsrail geriliminin stagflasyonist etkilerinin hissedilmeye başlandığı bir konjonktürde, Türk sanayicisi yüksek enflasyon ve sıkı para politikasının yarattığı cenderede hayatta kalma mücadelesi veriyor. İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) mayıs ayı Meclis Toplantısı'nda konuşan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, makroekonomik istikrar arayışının mikro düzeydeki üreticiyi uçuruma sürüklememesi gerektiği konusunda çarpıcı uyarılarda bulundu.Şirketlerin işletme sermayesi ihtiyacının zirveye çıktığı ancak finansmana erişimin bürokratik engellerle adeta "imkansızlaştırıldığı" bu dönemin röntgenini çeken Bahçıvan, ekonomi yönetimine mevcut programın sahadaki gerçeklerle güncellenmesi çağrısını yaptı.FAİZİNİ PEŞİN ÖDEDİĞİN KREDİYE TEMİNAT MEKTUBUİhracatın finansmanında can damarı olan reeskont kredilerinde yaşanan süreç, Bahçıvan'ın konuşmasında kurumsal bürokrasinin ulaştığı boyutu gözler önüne serdi. Kredi kullanan firmaların karşılaştığı tabloyu tüm şeffaflığıyla ortaya koyan Bahçıvan, durumu şu sözlerle özetledi:"Bu kredilerde akıllara sığmayan bir teminat mektubu sistemsizliği çalışıyor. Firmalar zaten faizini peşin ödedikleri, total riskin yüzde yüzü kadar karşılığına bir teminat mektubu vermek zorunda kalıyorlar. Adeta karanlık bir odaya, boşluğa verilen bir teminat!"Sıfır riske rağmen bankaların teminat mektubu komisyonlarını akıl almaz derecede artırdığına ve firmaların halihazırda daralmış kredi limitlerinin yok yere işgal edildiğine dikkat çeken bu tablo, masa başında alınan kararların reel sektörün günlük yaşamında nasıl bir kurumsal beyaz yaka komedisine dönüştüğünü kanıtlar nitelikte. Ayrıca faiz giderlerinin peşin ödenmesine rağmen 12 aya yayılarak muhasebeleştirilmesi zorunluluğu, sanayicinin üzerine ekstra bir vergi ve belgesel yük bindiriyor.PMI VERİLERİ ALARM VERİYORDış ve iç talebin eş anlı zayıfladığı bir ortamda maliyetlerin hızla artmasının üretim kapasitesine verdiği zarar rakamlara da yansımış durumda. İSO Türkiye İmalat PMI verilerinin Mart ayında 1.4, Nisan ayında ise 2.2 puan azalarak Eylül 2024'ten bu yana en düşük seviyelerini gördüğünü belirten Bahçıvan, ihracatçı sektörlerde stres birikiminin hızlandığına işaret etti. Dahilde İşleme Rejimi gibi sanayiciyi küresel arenada rekabetçi kılan can simidi uygulamaların da farklı bakanlıkların uyumsuz kararlarıyla sık sık tıkanması, ihracatçının nefesini kesiyor.DÖNÜŞÜM FATURASI SADECE SANAYİCİYE KESİLEMEZMeclis konuşmasının bir diğer stratejik başlığı ise yeşil ve dijital dönüşümün maliyetiydi. Yapay zeka ve büyük veri analitiğinin üretim hatlarına entegrasyonundan, karbon nötr hedeflerine kadar uzanan süreçte devasa bir bütçe gerekiyor. "Sanayicimiz bu dönüşümlerin ağır maliyetini tek başına karşılayamaz" diyen Bahçıvan, Dünya Bankası ve Avrupa Kalkınma Bankası gibi uluslararası kurumların yeşil fonlarının erişilebilir kılınması gerektiğini belirtti. Nitelikli insan kaynağı açığına da değinen Bahçıvan, en modern makinelerin bile yetkin iş gücü olmadan "eksik kalmaya mahkum" olduğunu vurgulayarak, mesleki yeterlilik belge maliyetlerinin Çalışma Bakanlığı tarafından desteklenmesini talep etti.FİYAT İSTİKRARI MI ÜRETİM KAPASİTESİ Mİ?Enflasyonla mücadeleyi bir kenara bırakma lüksü olmadığını kabul eden sanayi cephesi, diğer taraftan "hastayı iyileştirirken öldürme" riskine dikkat çekiyor. Ekonomi yönetiminin acil müdahalelerde (faiz artışları, kur koruma) başarılı olduğunu belirten Bahçıvan, artık sürecin "kalıcı hasar" bırakmadan yönetilmesi gerektiğini şu kritik ifadelerle vurguladı:"Fiyat istikrarı ile üretim korumasını birbiriyle çelişen hedefler olarak asla kurgulamamalıyız. İç ve dış talebin eş anlı zayıfladığı, maliyet baskılarında muazzam artışların yaşandığı bir ortamda, aşırı zorlayıcı finansman koşulları üretim kapasitemizde kalıcı hasar riskini beraberinde getirmektedir."OVP (Orta Vadeli Program) hedeflerinin küresel sarsıntılar (özellikle İran-İsrail gerilimi sonrası petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artışın cari açıkta yarattığı 3-4 milyar dolarlık yük) nedeniyle sapma riski taşıdığını belirten İSO Başkanı, çözümün teknoloji, verimlilik ve akılcı finansman kanallarının derhal açılmasından geçtiğini söyledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 15 May 2026 02:14:36 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Metal endekste birim fiyatlar rekor kırdı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/metal-endekste-birim-fiyatlar-rekor-kirdi-641/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/metal-endekste-birim-fiyatlar-rekor-kirdi-641/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_16629A-EA13DE-137E77-1B7234-93E779-83B4B1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) tarafından hazırlanan TR-METALENDEKS Türkiye Metal Sanayi İhracat Endeksi'nin 2026 yılı Nisan ayı sonuçları açıklandı.&nbsp;Endeks verileri, 2026 yılına sert bir düşüşle başlayan ancak Şubat ve Mart aylarında&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_16629A-EA13DE-137E77-1B7234-93E779-83B4B1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) tarafından hazırlanan TR-METALENDEKS Türkiye Metal Sanayi İhracat Endeksi'nin 2026 yılı Nisan ayı sonuçları açıklandı.&nbsp;Endeks verileri, 2026 yılına sert bir düşüşle başlayan ancak Şubat ve Mart aylarında toparlanma eğilimine giren metal sanayinin, Nisan ayında yerini sert ve güçlü bir yükselişe bıraktığını gösterdi. 2026 Nisan ayı, jeopolitik krizlerin ihracat rotalarını Türkiye&#39;ye çevirmesinin hacimsel etkileri ve rekor kıran birim fiyatların birleşimiyle, metal sanayi ihracatı için her anlamda zirvelerin test edildiği tarihi bir ay olarak kayıtlara geçti.&nbsp;KÜRESEL GELİŞMELER MİKTAR ENDEKSİNİ YÜKSELTTİİhracat miktar endeksi, Mart ayındaki 118,80 seviyesinden Nisan ayında yüzde 16,4 oranında güçlü bir artışla 138,29 seviyesine yükseldi. Geçen yılın Nisan ayına göre de yüzde 10,3'lük bir büyüme görüldü. Endeks verilerine göre ton bazında bakıldığında ise ihracat büyümesi daha net bir şekilde ortaya çıktı. Mart ayında 218 bin 41 ton olan metal sanayi ihracatı, Nisan ayında yüzde 16,4 artışla 253 bin 814 tona ulaştı. İDDMİB raporuna göre bu dikkat çekici sıçramanın temel nedeni, 28 Şubat 2026 tarihinde başlayan ABD-İsrail-İran savaşı kaynaklı jeopolitik gerilimler nedeniyle Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz&#39;in büyük ölçüde kapatılması oldu. Bu gelişme kg-adet bazında Türkiye&#39;nin metal sanayi ihracatına olumlu bir etki sağladı.&nbsp;BİRİM FİYATLAR 5,45 DOLARA ULAŞTI&nbsp;Öte yandan son aylarda süregelen fiyat artış eğilimi, Nisan ayında da ivmelenerek devam etti. Mart ayında 5,30 dolar/kg olan ihracat birim fiyatı, Nisan ayında yüzde 2,9 oranında artarak 5,45 dolar/kg seviyesine çıktı. Raporda, bu seviyenin endeks çalışmasının başladığı 2019 yılından bu yana ulaşılan en yüksek rakam olduğuna dikkat çekildi.&nbsp;Miktar bazındaki çift haneli büyüme ve birim fiyatlardaki rekor artış, ihracat gelirlerine de pozitif yansırken, değer endeksinin rekor kırmasını sağladı. Mart ayında 168,31 olan ihracat değer endeksi, Nisan ayında yüzde 19,8 artarak 201,55 seviyesine yükseldi ve son bir yılın en&nbsp;yüksek değerine ulaştı. Tutar bazında metal sanayi ihracatı ise Mart ayındaki 1 milyar 155 milyon dolar seviyesinden, Nisan ayında 1 milyar 383 milyon dolara tırmandı.&nbsp;ALT SEKTÖRLERİN TAMAMI YÜKSELDİAlt sektörlere bakıldığında da, 6 ana sektörün tamamında, miktar, değer ve birim fiyat bazında topyekûn bir yükseliş yaşandığı görüldü.&nbsp;Alüminyumda miktar endeksi 137,8'den 165,2'ye hızlı bir şekilde yükselirken, değer endeksi ise 181,9'dan 229,5'e ulaşarak ayın en dikkat çekici büyümelerinden birini sergiledi. Aynı dönemde birim fiyatlar da 4,91 dolardan 5,17 dolara çıktı. Bakırda miktar endeksi 114,9'dan 129,1'e, değer endeksi ise 214,7'den 242,5'e yükseldi. Birim fiyatlar 13,01 dolardan 13,07 dolar/kg seviyesine çıkarak yüksek seyrini devam ettirdi. Armatür sektöründe miktar endeksi 97,8&#39;den 112,5&#39;e, değer endeksi ise 138,8&#39;den 163,5&#39;e çıkarak güçlü bir toparlanma gösterdi. Bu alt sektörde birim fiyatlar 7,14 dolardan 7,32 dolara ulaştı.&nbsp;Döküm sektöründe miktar endeksi 110,6&#39;dan 128,0&#39;a, değer endeksi 140,3&#39;ten 166,7&#39;ye sıçrarken, birim fiyatı 6,37 dolardan 6,54 dolara yükseldi. Benzer şekilde hırdavat alt sektörü Mart ayındaki artışını sürdürerek miktar endeksini 119,3'ten 122,1'e, değer endeksini 139,9'dan 158,3'e taşıdı. Birim fiyatlar da 2,56&#39;dan 2,83 dolara çıktı. Mutfak Eşyaları sektöründe miktar endeksi 87,1'den 100,5'e, değer endeksi ise 111,2&#39;den 130,2&#39;ye çıkarak toparlanmasını sürdürdü. Birim fiyatlar da 4,60 dolardan 4,67 dolara yükseldi.ÇETİN TECDELİOĞLU: TÜRKİYE ALTERNATİF TEDARİK MERKEZİ HALİNE GELDİİDDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu, küresel ticarette yaşanan kırılmaların Türkiye metal sanayisi açısından yeni fırsat alanları oluşturduğunu belirterek, Nisan ayında kaydedilen yükselişin yalnızca miktarsal değil, katma değer açısından da tarihi bir performansa işaret ettiğini söyledi. Tecdelioğlu, "TR-METALENDEKS verileri, sektörümüzün kriz dönemlerinde dahi hızlı refleks gösterebildiğini ve küresel tedarik zincirlerindeki değişimlere güçlü şekilde adapte olabildiğini ortaya koyuyor. Nisan ayında hem miktar hem değer hem de birim fiyat endekslerinde aynı anda yaşanan yükseliş, Türk metal sanayisinin rekabet gücünü ve esnek üretim kabiliyetini net şekilde gösterdi." dedi.Jeopolitik gelişmelerin ihracat rotalarında önemli değişimlere yol açtığını ifade eden Tecdelioğlu, özellikle Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz hattında yaşanan sorunların Türkiye'yi alternatif tedarik merkezi haline getirdiğine dikkat çekti. Tecdelioğlu, "Türk metal sektörü; hızlı teslimat avantajı, üretim altyapısı ve yüksek kalite standardıyla küresel alıcıların güvenli limanı olmaya devam ediyor. Bu süreçte kilogram başına ihracat birim fiyatımızın 5,45 dolara ulaşarak endeks tarihinin en yüksek seviyesine çıkması da sektörümüzün daha yüksek katma değerli üretime yöneldiğinin önemli bir göstergesidir." ifadelerini kullandı.Metal sanayisinin 2026 yılına zorlu başladığını ancak sektörün kısa sürede güçlü bir toparlanma gösterdiğini vurgulayan Tecdelioğlu, "Alt sektörlerin tamamında eş zamanlı büyüme yaşanması son derece kıymetli. Alüminyumdan bakıra, dökümden mutfak eşyalarına kadar geniş bir yelpazede güçlü artışlar görüyoruz. Önümüzdeki dönemde küresel ticarette normalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte Türk metal sanayisinin ihracatta çok daha güçlü bir ivme yakalayacağına inanıyoruz." dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 15 May 2026 02:07:43 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çayeli Bakır'a çifte ödül]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/cayeli-bakira-cifte-odul-217/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/cayeli-bakira-cifte-odul-217/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EA0C56-043F6E-57B608-640FB0-E37615-DD613D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin yeraltı madenciliği alanındaki önemli kuruluşlarından Çayeli Bakır, iş sağlığı ve güvenliği kültürünün merkezine çalışanlarını alan uygulamalarıyla uluslararası arenada dikkat çekiyor. Çayeli Bakır, yıllar içinde oluşturduğu güçlü iş sağlığı ve güvenliği&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EA0C56-043F6E-57B608-640FB0-E37615-DD613D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin yeraltı madenciliği alanındaki önemli kuruluşlarından Çayeli Bakır, iş sağlığı ve güvenliği kültürünün merkezine çalışanlarını alan uygulamalarıyla uluslararası arenada dikkat çekiyor. Çayeli Bakır, yıllar içinde oluşturduğu güçlü iş sağlığı ve güvenliği kültürünü, çalışan katılımını esas alan DÜŞÜN! İş Emniyet Programı ile daha da güçlendirdi. Şirket, iş güvenliği alanında dünyanın en saygın kuruluşları arasında gösterilen Royal Society for the Prevention of Accidents (RoSPA) ile British Safety Council (BSC) tarafından iki önemli ödüle layık görüldü.Çayeli Bakır, RoSPA Sağlık ve Güvenlik Ödülleri'ne yaptığı ilk başvuruda "Gold Award" kazanarak önemli bir başarı elde etti. 70 yılı aşkın geçmişe sahip RoSPA ödül programı; iş kazalarının önlenmesi, çalışan güvenliğinin geliştirilmesi ve sürdürülebilir iş sağlığı kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla dünyanın dört bir yanından şirketleri değerlendiriyor. Her yıl yaklaşık 2.500 başvurunun yapıldığı programda, 60'tan fazla ülkeden kuruluş yer alıyor.British Safety Council tarafından verilen Uluslararası İş Güvenliği Ödülleri'nde ise Çayeli Bakır, "Merit" kategorisinde ödüllendirildi. Bu kategori; iş kazalarını ve meslek hastalıklarını önlemeye yönelik etkili yönetim anlayışı, çalışan refahını önceleyen yaklaşım ve sürdürülebilir güvenlik uygulamalarıyla öne çıkan kuruluşları kapsıyor.&nbsp;Köklü emniyet kültürü, DÜŞÜN! ile daha da güçlendiÇayeli Bakır'ın elde ettiği bu iki ödül, şirketin yalnızca operasyonel başarılarını değil, aynı zamanda çalışan sağlığı ve güvenliğine yönelik yaklaşımını da uluslararası standartlarda sürdürdüğünü ortaya koyuyor. DÜŞÜN! İş Emniyet Programı, Tehlike Bildirimi, Dur ve Konuş, BİREY Kart gibi uygulamalarla mevcut güvenlik kültürü sahada daha görünür ve etkin hale getirilirdi.&nbsp;Sürdürülebilir başarıya katkı sağlıyorÇayeli Bakır'ın iş sağlığı ve güvenliği alanındaki çalışmaları, şirketin sürdürülebilir madencilik yaklaşımının temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Köklü güvenlik kültürü ve DÜŞÜN! ile güçlenen bu yapı; uluslararası standartlara uyumlu süreçler, sürekli iyileştirme odaklı yönetim anlayışı ve çalışan katılımını destekleyen uygulamalarla her yıl daha ileriye taşınıyor.RoSPA ve British Safety Council tarafından verilen ödüller, Çayeli Bakır'ın sadece Türkiye'de değil, global ölçekte de örnek gösterilen iş güvenliği uygulamalarına sahip olduğunu ortaya koyarken; şirketin güvenli, sürdürülebilir ve insan odaklı üretim yaklaşımını bir kez daha tescillemiş oldu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 15 May 2026 02:03:10 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Enflasyonla mücadeledeki kararlılığı sonuna kadar destekliyoruz"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/enflasyonla-mucadeledeki-kararliligi-sonuna-kadar-destekliyoruz-8214/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/enflasyonla-mucadeledeki-kararliligi-sonuna-kadar-destekliyoruz-8214/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E5BEAB-B38F57-E3E980-933D4E-2629A8-25C944.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ASO Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı, Oda meclis üyelerinin katılımıyla, Antalya&#39;da bir otelde yapıldı.Ardıç, toplantının açılışındaki konuşmasında Anneler Günü&#39;nü kutladı.ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın enerji fiyatlarını yüzde 60 düzeyinde yukarı çektiğine&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E5BEAB-B38F57-E3E980-933D4E-2629A8-25C944.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ASO Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı, Oda meclis üyelerinin katılımıyla, Antalya&#39;da bir otelde yapıldı.Ardıç, toplantının açılışındaki konuşmasında Anneler Günü&#39;nü kutladı.ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın enerji fiyatlarını yüzde 60 düzeyinde yukarı çektiğine işaret eden Ardıç, &#34;Yarın sabah ne olacağını bilmiyoruz. Navlun ve sigorta maliyetlerini yükseltti, tedarik zincirlerinde yeni kırılmalar yarattı. Oluşan belirsizlik, sanayicimizin üretim maliyetini, enerji, ham madde, ara malı ve teslimat süreleri üzerinden de artırdı.&#34; diye konuştu.- &#34;Ekonomi programının reel sektör ayağı desteklenmeli&#34;Enflasyonla mücadeledeki kararlılığı sonuna kadar desteklediklerini dile getiren Ardıç, &#34;Ancak bu mücadelenin üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapasitesini zayıflatmadan yürütülmesi için ekonomi programının reel sektör ayağının güçlü tamamlayıcı adımlarla desteklenmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur.&#34; değerlendirmesinde bulundu.Ardıç, dünyada savaşların, jeopolitik çatışmaların, enerji şoklarının ve lojistik kırılmaların yaşandığına değinerek, şu ifadeleri kullandı:&#34;Savaşlar artık sadece cephede sonuç doğurmuyor, sigorta primlerinde, navlun fiyatlarında, ihracatçının teslim süresinde, enerji faturalarında, merkez bankalarının kararlarında sonuç doğuruyor. Bu durum, doğrudan sanayicimizin maliyetini ve KOBİ&#39;mizin nakit akışını olumsuz etkiliyor. Sorun geçici bir fiyat artışı değildir, küresel ekonominin güven kaybetmesidir.&#34;Teknoloji üreten, veriye hakim olan ve karbon yükümlülüklerine uyan ülkelerin bu süreçte öne çıkacağını vurgulayan Ardıç, Avrupa Birliği&#39;ne (AB) karbon ayak izi için ödenecek ek verginin demir çelikten alüminyuma, çimentodan gübreye, elektrikten hidrojene kadar pek çok alanı etkilediğinin altını çizdi.- &#34;Yapay zekadan geri kalmanın bedelini pazar kaybıyla ödeyeceğiz&#34;Yapay zeka ve bu alanda yaşanan gelişmelere de değinen Ardıç, yapay zekanın tüm iş model ve süreçlerini kökten değiştirdiğine dikkati çekti.Bu dönüşümün gerisinde kalmanın bedelini yalnızca verimlilik kaybıyla değil, doğrudan pazar kaybıyla ödeyeceklerini ifade eden Ardıç, şunları kaydetti:&#34;Burada çok önemli bir ayrım yapmamız lazım. Muhasebeyi hızlandırmak, raporlamayı kolaylaştırmak elbette önemlidir ama büyük yarış orada değil, üretimin kalbindedir. İşin sırrı teknolojiye erişimde değildir, işin sırrı veri, süreç ve organizasyon kültüründedir. Şunu hiç unutmayalım. Veriyi üretemeyen, süreci ölçemeyen üretimi dönüştüremez, ürünü değere çeviremez. Bugün geldiğimiz noktada, sanayi politikasını artık yalnızca teşvik, kredi ve yatırım yeri ile değil teknoloji, eğitim, finansman, lojistik, enerji, dijital altyapı ve kurumsal kapasiteyle birlikte tasarlamak zorundayız.&#34;- &#34;Türkiye, Avrasya&#39;nın Brezilya&#39;sı değil, Güney Kore&#39;si olmalı&#34;Ardıç, yeni düzende Türkiye&#39;nin önünde tarihi bir tercih durumu olduğuna işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:&#34;Brezilya gibi, ham maddeye, iç pazara ve dönemsel büyümeye yaslanan bir ekonomiyle mi yetineceğiz veya Güney Kore gibi teknolojiyi, ihracatı, markayı, verimliliği merkeze alan bir üretim/sanayi gücü mü olacağız? Konu yalnızca daha çok fabrika kurmak değildir. Asıl belirleyici olan hangi teknolojiyi ürettiğimizdir, ihracatta kilogram başına değerimizi ne kadar yükselttiğimizdir, sanayicimizin küresel rekabette ulaşacağı yüksek konumdur. Bizim tercihimiz çok net olmalıdır. Türkiye, Avrasya&#39;nın Brezilya&#39;sı değil, Güney Kore&#39;si olmak zorundadır.&#34;Pazar, alıcı, standart, teknoloji ve rakip gibi unsurların değişkenliğine dikkati çeken Ardıç, &#34;Bu salondaki ortak fikir şudur. Sanayisizleşme riskinin önünde duracağız.&#34; dedi.- &#34;Yüksek teknoloji ligine sıçrama yapamıyoruz&#34;Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayisi ihracatı içindeki payının yıllardır yüzde 4 civarında sabit kaldığını dile getiren Ardıç, şöyle devam etti:&#34;2025 sonu itibarıyla bu pay yüzde 3,8&#39;dir. Yani yüksek teknoloji, ihracat yapımızın merkezine yerleşemedi. Orta-yüksek teknolojide görece olumlu bir tablo var. Otomotiv, makine, elektrikli ekipman, kimya ve savunma sanayisinde ciddi bir kapasite oluşturduk. Orta-yüksek teknolojinin imalat ihracatımız içindeki payı 2025&#39;te yüzde 43,5&#39;e yükseldi. Yani orta-yüksek teknoloji liginde güçleniyoruz ama yüksek teknoloji ligine geçişte beklenen sıçramayı yapamıyoruz.&#34;- &#34;Ankara&#39;mızın 18,5 milyar dolarlık toplam ihracatının yaklaşık üçte biri savunmadan&#34;Ankara sanayisinin mevcut durumu hakkında da görüşlerini paylaşan Ardıç, savunma sanayisi, üniversiteler, teknoparklar, organize sanayi bölgeleri, kamu kurumları ve yüksek teknoloji kabiliyetlerinin aynı şehirde buluşmasının Ankara için büyük bir avantaj olduğunu belirtti.Ardıç, söz konusu avantajları oluşturan aktörlerin ise birbirlerine temas etmediklerini vurgulayarak, kentin üretim gücü ve yenilik kapasitesinin geliştirilmesi adına bu aktörlerin ortak çalışmaları gerektiğini ifade etti.Savunma sanayisinin Ankara&#39;nın taşıyıcı kolonlarından olduğuna işaret eden Ardıç, şu değerlendirmede bulundu:&#34;Ankara&#39;mızın 18,5 milyar dolarlık toplam ihracatının yaklaşık üçte biri savunmadan gelmektedir. Şehrimizde savunma sanayimiz için çalışan 50 bin nitelikli mühendis ve teknik personel, hem üretimimizin hem AR-GE yoğunluğumuzun kalbindedir. Bu doğal avantajı daha büyük bir fırsata dönüştürebilmemiz için savunma alanındaki ileri malzeme, yapay zeka, sensör, otonom sistem, siber güvenlik, test altyapısı ve AR-GE yetkinliğini, enerji, medikal cihaz, raylı sistemler, tarım teknolojileri, otomotiv elektroniği ve makine sektörlerine de aktarmamız şarttır.&#34;Konuşmasının ardından Ardıç, 2025&#39;teki faaliyetleri nedeniyle öne çıkan 5 komiteye &#34;Yılın Komitesi&#34; ödüllerini takdim etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 11 May 2026 12:22:36 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayide eski konfor dönemi bitti]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayide-eski-konfor-donemi-bitti-5519/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayide-eski-konfor-donemi-bitti-5519/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6B673A-F374A5-591CE0-A3243C-85C23C-6B8C09.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mustafa DENİZTürkiye'de sanayicinin zorlu bir dönemden geçtiğini ifade eden Güral, geçmişte daha rahat hareket edilen ekonomik koşulların artık bulunmadığını dile getirerek, "Maliyetler ciddi şekilde yükseldi. Bazı sektörler çok zorlanıyor. Eskiden alışık olunan performans ortamı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6B673A-F374A5-591CE0-A3243C-85C23C-6B8C09.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mustafa DENİZTürkiye'de sanayicinin zorlu bir dönemden geçtiğini ifade eden Güral, geçmişte daha rahat hareket edilen ekonomik koşulların artık bulunmadığını dile getirerek, "Maliyetler ciddi şekilde yükseldi. Bazı sektörler çok zorlanıyor. Eskiden alışık olunan performans ortamı artık yok ama buna rağmen herkes üretmeye, ihracat yapmaya ve borcunu ödemeye devam ediyor" dedi.İhracatta "çok ülkeye satış" söyleminin gerçeği tam yansıtmadığını belirten Güral, ihracatın büyük bölümünün belirli pazarlarda yoğunlaştığını söyledi. Kendi şirketlerinin ihracatının yaklaşık yüzde 80'inin belli ülkelere yapıldığını ifade eden Güral, Avrupa pazarındaki durağanlığa dikkat çekti. Avrupa'da yeni yatırımların azaldığını, daha çok yenileme odaklı bir ekonomi oluştuğunu belirten Güral, "Bugün en hareketli pazarlar Amerika, Afrika ve Orta Doğu. Oralarda ciddi bir büyüme potansiyeli var" diye konuştu.Yaklaşık 230 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini söyleyen Güral, düşük katma değerli üretim yerine kilogram değeri yüksek ürünlere odaklandıklarını vurguladı.Klasik büyüme modeli sona erdiGrup bünyesinde yaklaşık 4 bin 600 kişinin çalıştığını belirten Güral, bunların 1500'ünün turizm, yaklaşık 3 bininin ise sanayi tarafında görev yaptığını ifade etti. Seramik sektörünün emek, enerji ve sermaye yoğun bir alan olduğunu kaydeden Güral, klasik yöntemlerle büyüme döneminin sona erdiğini söyledi.Teknoloji ve farklılaşmanın önemine dikkat çeken Güral, "Artık herkesin yaptığı işi yaparak büyüyemezsiniz. Teknolojiyle fark yaratmanız gerekiyor. Pazarda ayrışmanın yolu buradan geçiyor" dedi.Amerika'da da operasyon yürüttüklerini belirten Güral, burada kurdukları satış merkezinde torununun görev yaptığını anlattı.Turizm sanayiye göre daha kolayDaha sonra turizm sektörüne girdiklerini belirten Güral, şehir otelciliği tecrübelerinin bu süreçte etkili olduğunu söyledi. Sanayinin çok daha zor bir alan olduğunu ifade eden Güral, "Üretim, satış, tahsilat ve finansman ayrı ayrı mücadele gerektiriyor. Turizmde ise müşteri ödemesini çıkarken yapıyor" diye konuştu.Bugün grup cirosunun yaklaşık üçte birinin turizmden, üçte ikisinin ise sanayiden geldiğini aktaran Güral, aile yapısının iş hayatındaki başarı açısından belirleyici olduğunu söyledi.Ayrılık bize yeni enerji verdiAile şirketlerinin ayrılma sürecine de değinen Güral, kardeşleriyle yollarını ayırmalarının yaklaşık yedi yıl sürdüğünü belirtti. Sürecin sonunda herkesin kendi alanında büyümeye devam ettiğini kaydeden Güral, "Bazen zamanında ayrılmak yeni bir motivasyon yaratıyor" ifadelerini kullandı.Hisarcıklıoğlu'na destek mesajıRifat Hisarcıklıoğlu hakkında da değerlendirmelerde bulunan Güral, mevcut yönetimin devam etmesi gerektiğini düşündüğünü söyledi.Hisarcıklıoğlu'nun iş dünyasında karşılığı olan bir isim olduğunu belirten Güral, uluslararası temsil gücüne dikkat çekti. TOBB seçim sürecinde birlikte yaklaşık 100 oda ve borsa gezdiklerini anlatan Güral, Hisarcıklıoğlu'nun zor dönemlerde mücadeleyi bırakmayan bir profil çizdiğini söyledi.İş dünyası ile siyasetin hassas bir denge gerektirdiğini belirten Güral, Türkiye'nin geleceğinde iş dünyasından gelen temsil kabiliyeti yüksek isimlerin daha fazla rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 11 May 2026 02:28:20 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Sanayimizi desteklemek amacıyla kapsamlı tedbirler alıyoruz"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayimizi-desteklemek-amaciyla-kapsamli-tedbirler-aliyoruz-8752/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayimizi-desteklemek-amaciyla-kapsamli-tedbirler-aliyoruz-8752/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FB0831-669A81-63A4E6-6D93D8-FD1C8B-0F22D6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şimşek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, mart ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini değerlendirdi.Jeopolitik gelişmelerin yol açtığı belirsizlik ve yüksek enerji fiyatlarının küresel ölçekte ticaret ve talep üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Şimşek, şunları&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FB0831-669A81-63A4E6-6D93D8-FD1C8B-0F22D6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şimşek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, mart ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini değerlendirdi.Jeopolitik gelişmelerin yol açtığı belirsizlik ve yüksek enerji fiyatlarının küresel ölçekte ticaret ve talep üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Şimşek, şunları kaydetti:&#34;İlk çeyrekte sanayi üretimi çeyreklik yüzde 0,2 artarken, eksik çalışma günlerinin de etkisiyle yıllık yüzde 1,3 daraldı. Mevcut küresel konjonktürden en az şekilde etkilenmek ve sanayimizi desteklemek amacıyla kapsamlı tedbirler alıyoruz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 08 May 2026 17:37:01 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çayeli Bakır'da güvenlik bir öncelik değil, temel bir değer]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/cayeli-bakirda-guvenlik-bir-oncelik-degil-temel-bir-deger-4954/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/cayeli-bakirda-guvenlik-bir-oncelik-degil-temel-bir-deger-4954/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A0A5ED-6A294C-705379-C37D36-22B7B8-C7B019.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çayeli Bakır, iş sağlığı ve güvenliğini yalnızca bir prosedürler bütünü olarak değil, kurumsal kültürünün temel bir parçası olarak ele alıyor. Sahada kararlılıkla uygulanan politikalar ve çalışanların aktif katılımını teşvik eden yaklaşım, emniyetli çalışma ortamının&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A0A5ED-6A294C-705379-C37D36-22B7B8-C7B019.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çayeli Bakır, iş sağlığı ve güvenliğini yalnızca bir prosedürler bütünü olarak değil, kurumsal kültürünün temel bir parçası olarak ele alıyor. Sahada kararlılıkla uygulanan politikalar ve çalışanların aktif katılımını teşvik eden yaklaşım, emniyetli çalışma ortamının sürdürülebilirliğini sağlıyor. Şirket, her çalışanın güvenlik sürecinin ayrılmaz bir parçası olduğu bilinciyle hareket ederek, bireysel farkındalığı kurumsal refleks haline dönüştürüyor.Bu yaklaşım, sadece fiziksel güvenliği değil, aynı zamanda çalışanların kendilerini ifade edebildiği, riskleri açıkça dile getirebildiği bir iş ortamını ve psikolojik güvenliği de beraberinde getiriyor. İş güvenliğinin ortak bir sorumluluk olduğu anlayışıyla hareket eden Çayeli Bakır, çalışanların bilinçli katkısını teşvik ederek sahada güçlü bir güvenlik kültürü oluşturuyor.Çayeli Bakır, DÜŞÜN! İş Emniyet programı, saha uygulamaları ve çalışanlarının emniyet kültürüne bağlılığı sayesinde 2025 yılını kayıp zamanlı kaza olmadan tamamladı.DÜŞÜN! İş Emniyet Programı iş güvenliği kültürünü güçlendiriyor2023 yılında hayata geçirilen DÜŞÜN! programı, çalışanların işe başlamadan önce olası riskleri değerlendirmelerini, güvenli ekip çalışmasına yönelmelerini ve iş güvenliği farkındalığını içselleştirmelerini teşvik ediyor. Programın hayata geçirilmesinden bu yana yüksek seviyeli hadiseler %55 oranında azaldı. Çalışanların sürece aktif katılımı, iş güvenliği kültürünün gelişimini hızlandırdı. 2025 yılında çalışanlardan gelen 743 öneri, katılımcı ve sürekli gelişen bir güvenlik kültürünün oluştuğunu gösterdi. Ayrıca geçtiğimiz yıl verilen 1.300 saatlik eğitim uygulamalı örneklerle desteklenerek güvenli davranışların kalıcı hale gelmesine katkı sağladı.Tehlikeli İşi Reddetme Politikası ve BİREY Kart uygulaması&nbsp;Çayeli Bakır'da tüm çalışanlar, tehlikeli olduğunu düşündükleri işleri reddetmekle yükümlü. Bu politika, güvenlik kültürünü güçlendirirken çalışanların emniyetli davranışlarını destekliyor. Son 3 yılda "Tehlikeli İşi Reddetme" oranı %30 artış gösterirken, yalnızca 2025 yılında 312 tehlikeli iş reddinin kayda geçmesi bu yaklaşımın etkinliğini ortaya koyuyor.Risk değerlendirmesi süreçlerinde BİREY Kart ile Dur ve Konuş uygulamaları öne çıkıyor. 2025 yılında 61.103 BİREY Kart doldurularak yılda çalışan başına ortalama 194 bireysel risk analizi yapıldı. 13.153 kez Dur ve Konuş uygulaması gerçekleştirildi.Basit bir sohbetin hayat kurtarabileceği yaklaşımıyla geliştirilen Dur ve Konuş uygulaması, çalışanların işle ilgili risk gördüklerinde bu riskler hakkında konuşmalarını ve farkındalıklarını artırmalarını sağlıyor. Ayrıca ekip içi iletişimi de pekiştiriyor.&nbsp;Sahada güvenlik kültürünü güçlendiren çalışan katkısıÇalışan katılımını merkeze alan bu yaklaşım, sahadaki bireysel katkılarla da somut şekilde karşılık buluyor.Vardiya Amiri Abdulkadir Geylani Yalçın, çalışma ortamındaki ve çevredeki tehlike ile riskleri zamanında fark ederek yapılan bildirimlerin olası kaza ve hadiselerin önüne geçilmesine önemli katkı sağladığını vurguladı. "Tehlike Bildirimi" uygulamasının daha emniyetli bir çalışma ortamı oluşturduğunu ifade etti.&nbsp;Tesis Operatörü Ünal Yazıcı ise tehlike bildirimlerinin çalışma güvenliğine aktif katkı sunarken, sahadaki emniyet uygulamalarının temel amacının riskleri ortadan kaldırmak olduğunu belirtti. Yazıcı, herhangi bir tehlike durumunda mobil uygulama üzerinden yapılan bildirimlerin, Çayeli Bakır'da yerleşik hale gelen güçlü emniyet kültürünün bir yansıması olduğunu ve çalışanların birbirini gözetme anlayışının önemli bir parçasını oluşturduğunu dile getirdi.&nbsp;Vardiya Amiri Niyazi Yılmaz "Dur ve Konuş" uygulamasının, risklerin önceden fark edilmesine katkı sağladığını söyledi. Ayrıca bu risklerin ekip içinde değerlendirildiğini ve böylece daha emniyetli bir şekilde çalıştıklarını belirtti.Sahada yaptığı "Dur ve Konuş"lar ile Çayeli Bakır'ın emniyet kültürüne en çok katkı sunanlar arasında yer alan Mobil İş Makineleri Yeraltı Mekanik Teknikeri Emre Fakir de bu uygulamanın bilinçli hareket etme kültürünü geliştirdiğini ve çalışanlar arasındaki iletişimin güçlenmesine katkı sağladığını vurguladı. Ayrıca yapılan bildirimlerin takdir edilmesinin ve ödüllendirilmesinin çalışanları motive ettiğini ifade etti.Kademeli denetimlerle sahada sürekli iyileşmeİş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının sahada etkili biçimde sürdüğünden emin olmak için son 3 yılda 2.710 saha denetimi ve 783 kademeli denetim gerçekleştirildi. Çayeli Bakır yöneticileri ve uzmanları tarafından yapılan bu iç denetimler; iş güvenliği yönetim sisteminin sahadaki etkinliğini ölçüyor ve gelişim fırsatlarını ortaya çıkarıyor.DÜŞÜN! İş Emniyet Programı, yalnızca fiziksel güvenliği güçlendirmekle kalmıyor; çalışanların kendilerini özgürce ifade edebildiği bir iş ortamı oluşturulmasına da katkı sağlıyor. Çalışanların tehlikeli bir durumu bildirmekten ya da tehlikeli olduğunu düşündüğü bir işi reddetmekten çekinmemesi, psikolojik güvenliğin kurum kültürünün bir parçası haline geldiğini gösteriyor. Bu yaklaşım, hem çalışanların karar alma süreçlerine aktif katılımını destekliyor hem de ekip içi güveni ve açık iletişimi güçlendiriyor.Çayeli Bakır, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarında gösterdiği sürdürülebilir başarıyla sektörde örnek olmaya devam ediyor. Şirket hem çalışanlarına hem de sektöre, güvenli çalışmanın sadece bir hak değil, aynı zamanda ortak bir sorumluluk olduğunu hatırlatıyor.Sayılarla Çayeli Bakır'ın Son 3 Yıllık İş Güvenliği Performansı&nbsp;•	3.330'un Üzerinde DÜŞÜN! İş Emniyet Toplantısı•	853 Tehlikeli İşi Reddetme•	33.395 Dur ve Konuş&nbsp;•	244.413 BİREY Kart Risk Değerlendirmesi•	2.710 Saha Denetimi•	783 Kademeli Denetim]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 08 May 2026 10:53:37 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İSO İhracat Pazarları İklim Endeksi nisanda 50,2 oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/iso-ihracat-pazarlari-iklim-endeksi-nisanda-502-oldu-1615/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/iso-ihracat-pazarlari-iklim-endeksi-nisanda-502-oldu-1615/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E20AEE-8D3754-C23B01-36378F-8BC7D1-EB730C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi&#39;nin nisan sonuçları açıklandı.Endekste eşik değer olan 50&#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E20AEE-8D3754-C23B01-36378F-8BC7D1-EB730C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi&#39;nin nisan sonuçları açıklandı.Endekste eşik değer olan 50&#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50&#39;nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.Buna göre, martta 50,3 olan Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi, nisanda 50,2'ye geriledi. Endeks, ihracat pazarlarındaki talep koşullarında üst üste 28. kez aylık bazda iyileşmeye işaret etti.Bununla birlikte, nisandaki iyileşme sınırlı kalırken, mevcut büyüme döneminin en düşük oranında gerçekleşti.Nisanda büyümenin iki ana kaynağı, Türk imalat sanayi ihracatının toplamda yüzde 12,5&#39;ini oluşturan ABD ve Birleşik Krallık oldu. Üretim artışı ABD&#39;de bir önceki aya göre hafif ivme kazanırken, Birleşik Krallık&#39;ta martta görülen yatay seyrin ardından yeniden genişleme kaydedildi.Öte yandan, Türkiye&#39;nin en büyük ihracat pazarı olan Almanya&#39;da üretim nisanda yeniden daralma bölgesine geçti. Bu ülkede ekonomik aktivite yaklaşık bir yıldır ilk kez geriledi.Diğer Avro Bölgesi ekonomilerinde de talep koşulları nisanda olumsuz yönde seyretti. Fransa ve İspanya&#39;da üretim azalırken, İtalya&#39;da ekonomik aktivite değişim göstermedi. Hollanda&#39;da imalat sanayi üretimi ise güçlü şekilde arttı.- Suudi Arabistan&#39;da üretim yeniden genişledi, en sert daralma Kuveyt&#39;teBirleşik Arap Emirlikleri&#39;nde (BAE) petrol dışı ekonomik aktivite mart ayına göre güçlendi ancak büyüme düşük hızda seyretmeyi sürdürdü. Suudi Arabistan&#39;da üretim yeniden genişlemeye geçerken, Katar ve Lübnan&#39;da ise daralma hız kesti.Nisan ayının önemli bir bölümünde hava sahası kapalı kalmaya devam eden Kuveyt&#39;te ekonomik aktivite mart ile aynı oranda azaldı. Nisanda PMI kapsamındaki tüm ekonomiler arasında en sert daralma Kuveyt&#39;te gerçekleşti.Bu dönemde en güçlü üretim artışı Uganda&#39;da kaydedilirken, bu ülkeyi Singapur ve Hindistan izledi. Ancak bu ekonomiler, Türkiye&#39;nin imalat sanayi ihracatında nispeten küçük bir paya sahip bulunuyor.Açıklamada sonuçlara ilişkin değerlendirmeleri yer alan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, Orta Doğu&#39;daki savaşın ekonomik etkilerinin nisan ayında dünya genelinde hissedildiğini belirterek, &#34;Buna bağlı olarak ihracat pazarlarında talep artışı yaklaşık iki buçuk yılın en düşük oranında kaydedildi. Savaşın hızlı bir şekilde sona ermesi durumunda dahi önümüzdeki ayların Türk imalat sanayi ihracatçıları açısından zorlu geçmesi bekleniyor.&#34; ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 08 May 2026 10:43:42 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi üretimi aylık %0,8 azaldı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-aylik-08-azaldi-7421/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-aylik-08-azaldi-7421/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D0FC4D-F4C347-6ABFEE-A01776-AF80CF-F48FB2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini açıkladı.Buna göre, söz konusu ayda takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, geçen yılın aynı ayına kıyasla, yüzde 1,1 azalış kaydetti.Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, martta&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D0FC4D-F4C347-6ABFEE-A01776-AF80CF-F48FB2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini açıkladı.Buna göre, söz konusu ayda takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, geçen yılın aynı ayına kıyasla, yüzde 1,1 azalış kaydetti.Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, martta madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,6, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,3 azalırken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 5,8 arttı.Arındırılmamış sanayi üretim endeksinde, yıllık bazda yüzde 3,3 azalış oldu.- Sanayi üretiminde aylık verilerMevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, söz konusu ayda bir önceki aya kıyasla, yüzde 0,8 azaldı.Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, mart ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 1,6, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,1 gerilerken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 3,9 arttı.TÜİK, bazı ayların verilerinde revizyona gitti.Buna göre sanayi üretim endekslerinin takvim etkisinden arındırılmış yıllık değişim oranları şöyle:Yıllar/AylarOcakŞubatMartNisanMayısHaziranTemmuzAğustosEylülEkimKasımAralık20234-8,80,3-1,40,30,98,33,65,22,622,320241,311,24,4-10-5-3,8-5,1-2,2-2,91,7720251,1-22,32,94,88,14,97,132,12,2-2,12026-1,92,2-1,1]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 08 May 2026 10:27:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TABA-AmCham Savunma Komitesi'ne Serdar Mert Ünsal atandı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/taba-amcham-savunma-komitesine-serdar-mert-unsal-atandi-2899/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/taba-amcham-savunma-komitesine-serdar-mert-unsal-atandi-2899/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0F3C95-FBE792-828E9E-BB59B8-4FD198-E1F23E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinde öncü rol üstlenen Türk-Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham) bünyesinde önemli bir atama gerçekleşti. Ulukartal Holding CEO'su Serdar Mert Ünsal, TABA-AmCham Savunma, Havacılık&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0F3C95-FBE792-828E9E-BB59B8-4FD198-E1F23E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinde öncü rol üstlenen Türk-Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham) bünyesinde önemli bir atama gerçekleşti. Ulukartal Holding CEO'su Serdar Mert Ünsal, TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkan Yardımcılığı görevine getirildi.Küresel rekabetin en yoğun yaşandığı yüksek teknoloji alanlarında iki ülke arasındaki stratejik iş birliklerinin artırılması vizyonuyla çalışmalarını yürütecek olan Serdar Mert Ünsal, yeni göreviyle ilgili yaptığı ilk değerlendirmede sektörün stratejik önemine vurgu yaptı.'TEMEL BİR GÜÇ ÇARPANI'Savunma ve uzay sanayisinin salt bir ticari alan olmanın ötesinde bir ekosistem yarattığını belirten Ünsal, şunları kaydetti:&#34;Savunma, havacılık ve uzay sanayii; yalnızca bir sektör değil, aynı zamanda ülkelerin stratejik bağımsızlığını, teknolojik derinliğini ve küresel rekabet gücünü belirleyen temel bir güç çarpanıdır. Bu alan; ileri mühendislik, yapay zekâ, siber güvenlik ve yüksek katma değerli üretim gibi kritik bileşenleri bir araya getirerek ekonomik kalkınmayı doğrudan etkileyen bir ekosistem oluşturur. Bu bağlamda, TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkan Yardımcılığı görevine layık görülmekten büyük onur duyuyorum.&#34;TABA-AMCHAM YÖNETİMİNE TEŞEKKÜRİleri teknoloji odaklı yatırımların ve sektörel iş birliklerinin her zamankinden daha hayati olduğu bir dönemde bu sorumluluğu üstlenmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Serdar Mert Ünsal, &#34;Başta Başkanımız Sayın Süleyman Ecevit Şanlı olmak üzere, beni bu göreve layık gören tüm TABA-AmCham Yönetim Kurulu üyelerine teşekkürlerimi sunarım.&#34; dedi.Serdar Mert Ünsal'ın yeni göreviyle birlikte komitenin, iki ülkenin savunma ve havacılık sektörleri arasında köprü kuracak projelere ve katma değeri yüksek teknoloji transferi süreçlerine ivme kazandırması bekleniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 08 May 2026 10:24:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sakarya ve Dilovası'na 150 milyon dolarlık paslanmaz çelik yatırımı geliyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sakarya-ve-dilovasina-150-milyon-dolarlik-paslanmaz-celik-yatirimi-geliyor-8926/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sakarya-ve-dilovasina-150-milyon-dolarlik-paslanmaz-celik-yatirimi-geliyor-8926/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_70A881-C4788A-57983A-5FAB39-33294F-3A6645.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;de biri Kocaeli Dilovası&#39;nda biri de Sivas&#39;ta olmak üzere iki fabrika ile faaliyet gösteren Nikel Paslanmaz Çelik&#39;in Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Yalgın, şirketin yatırım planlarını, sektörün mevcut durumunu ve Türkiye'de paslanmaz çelik üretimine yönelik stratejik&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_70A881-C4788A-57983A-5FAB39-33294F-3A6645.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;de biri Kocaeli Dilovası&#39;nda biri de Sivas&#39;ta olmak üzere iki fabrika ile faaliyet gösteren Nikel Paslanmaz Çelik&#39;in Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Yalgın, şirketin yatırım planlarını, sektörün mevcut durumunu ve Türkiye'de paslanmaz çelik üretimine yönelik stratejik hedeflerini paylaştı. Türkiye'nin ikinci büyük paslanmaz çelik servis merkezi ve ihracatçısı konumunda bulunan şirket, yeni yatırımlarla hem kapasitesini artırmayı hem de küresel ölçekte büyümeyi hedefliyor.&nbsp;2025 yılında yaklaşık 200 milyon dolar konsolide ciroya ve 70 milyon dolar ihracata ulaştıklarını belirten Yalgın, 2026 yılı için tüm zorlu koşullara rağmen yüzde 30 büyüme hedeflediklerini açıkladı. Yalgın, "Bulunduğumuz coğrafyada yaşanan gelişmelerin ardından yeniden inşa sürecinde paslanmaz çeliğe olan talebin artacağını öngörüyoruz. Bu da büyüme hedeflerimizi destekleyecek önemli bir unsur." dedi.'TÜRKİYE'DE ENTEGRE ÜRETİM ARTIK KAÇINILMAZ'Türkiye'de paslanmaz çeliğin entegre olarak üretilmediğine dikkat çeken Yalgın, sektörün en kritik ihtiyaçlarından birinin bu alandaki yatırım olduğunu vurguladı.&nbsp;Türkiye'nin paslanmaz çelik tüketiminde dünyada önemli bir konumda bulunduğuna dikkat çeken Yalgın, dünyada en çok paslanmaz çelik kullanan 9'uncu ülke olduğumuzu ifade etti. Yıllık yaklaşık 700 bin tonluk ithalata işaret eden Yalgın, "Bu rakamların 1 milyon ton seviyesine ulaşması halinde Türkiye'de entegre bir paslanmaz çelik tesisinin kurulması ekonomik olarak mümkün hale gelecek. Biz şu anda Türkiye olarak paslanmaz çeliği ülkemizde üretmiyoruz ama tüm amacımız o. Türkiye&#39;de entegre bir paslanmaz çelik üretimi sağlamak istiyoruz. Bu nedenle rakamlar artsın da Türkiye artık iyice sıfırdan paslanmaz çelik üretimi yoluna girsin diye tüketicilere, kullanıcılara her türlü imkanı sağlıyoruz. Şu anda o rakamların çok yakınındayız artık. Ancak bu çok büyük bir yatırım ve bir entegre tesis için gerçekten çelik sektörünün önde gelenlerinin bir araya gelmesi lazım. Mevcut koşullarla Türkiye&#39;de bir kişinin kolay kolay altından kalkabileceği bir yatırım değil.&#34; ifadelerini kullandı.&nbsp;ANTİDAMPİNG VE GÜMRÜK VERGİLERİ SANAYİYİ ZORLUYORPaslanmaz çeliğin birçok sektör için temel ham madde olduğunu hatırlatan Yalgın, mevcut gümrük vergileri ve antidamping uygulamalarının sanayi üzerindeki etkisine dikkat çekti. "Ham maddeye uygulanan yüzde 12 gümrük vergisi zaten başlı başına ciddi bir yük ve paslanmaz çelik kullanan tüm sektörlerin rekabetçiliğini etkiliyor. Bunun üzerine gelen antidamping uygulamaları, özellikle paslanmaz kullanan sektörlerin rekabet gücünü daha da zorluyor, bu tür maliyet artışları zincirleme şekilde tüm üretim ve tüketim süreçlerine yansıyor." diyen Yalgın, beyaz eşya ve endüstriyel mutfak gibi sektörlerde ihracat düşüşlerinin bu etkinin somut göstergesi olduğunu belirtti. Yalgın, ideal senaryonun gümrüklerin sıfırlanması olduğunu ifade etti.ÜÇ BÜYÜK YATIRIM YOLDANikel Paslanmaz, büyüme stratejisi kapsamında üç önemli yatırımı hayata geçirmeye hazırlanıyor. Bu yatırımların merkezinde Türkiye'de kurulacak üretim tesisleri yer alıyor.En büyük yatırımın, Sakarya Ferizli'de hayata geçirilecek yaklaşık 100 milyon dolar değerindeki entegre paslanmaz çelik çubuk üretim tesisi olduğunu belirten Yalgın, "Ergitmeden döküme, sıcak ve soğuk işlemlerden yüzey işlemlerine kadar tüm süreçleri kapsayan bir tesis kuruyoruz. 2028 sonunda devreye almayı hedefliyoruz." dedi.Bunun yanı sıra, yıllık 40-50 bin ton kapasiteli ve yaklaşık 50 milyon dolar yatırım bedeline sahip yassı paslanmaz çelik soğuk haddeleme tesisinin de 2027 sonunda Dilovası&#39;nda devreye girmesi planlanıyor.Yurt dışı yatırımları kapsamında ise İngiltere'nin Manchester/Burnley bölgesinde 4 milyon dolar seviyesinde bir yatırımla 50 bin ton kapasiteli bir paslanmaz çelik servis merkezi kurulacak. Bu merkez, müşterilerin özel ölçü ve yüzey taleplerine hızlı yanıt verecek şekilde konumlandırılacak.&nbsp;İngiltere de Burnley dışında Londra da, Azerbeycan/Bakü, Kazakistan/Almatı, Kuzey Mekodenya/Üsküp&nbsp; bölgelerinde aktif olarak depoları ve 100'ü aşkın personel ve satış ekibi ile faaliyet gösteren firma bu bölgelerde&nbsp; de servis merkezi yatırımlarını geliştirmeyi planlıyor.Şirketin özellikle paslanmaz çelik boru üretiminde önemli bir başarı yakaladığını belirten Yalgın, "Geçmişte tamamen ithal edilen dikişli paslanmaz boru ve profil ürünlerinde bugün ithalatı neredeyse sıfırlama noktasına geldik. Sektördeki diğer firmalarla birlikte 60 milyon dolarlık ithalatın önüne geçtik. Hatta üretim fazlamızı ihraç ediyoruz." diye konuştu.AVRUPA'DAKİ DARALMAYI GÖRDÜ, YENİ PAZARLARA AÇILDIİhracatta Balkanlar, Kuzey Afrika ile Güney Amerika'nın öne çıktığını belirten Yalgın, özellikle uzun ürün grubunda artan talep nedeniyle Güney Amerika pazarına odaklandıklarını ifade etti. Avrupa pazarında ise kota ve tarife engelleri nedeniyle daralma yaşandığını belirten Yalgın, "Geçmişte ihracatımızın yüzde 80'i Avrupa'ya yapılırken bugün bu oran yüzde 20 seviyelerine geriledi. Bu nedenle alternatif pazarlara yönelimimizi hızlandırdık." dedi.Amerika kıtasındaki büyüme planlarına da değinen Yalgın, Brezilya ile başlayan sürecin ABD'ye yapılacak boru ihracatıyla devam edeceğini ifade etti. Batı Afrika'nın da odak pazarlar arasında yer aldığını belirten Yalgın, yurt dışı depo yatırımlarının bu bölgelerde doğrudan ihracatı desteklediğini söyledi.'YATIRIM YAPMAZSANIZ DÜŞERSİNİZ'Zorlu ekonomik koşullara rağmen yatırımlara devam etme kararlılıklarının altını çizen Yalgın, "Bu iş bisiklete binmek gibi; durduğunuz anda düşersiniz. Biz güçlü kadromuza ve bilgi birikimimize güvenerek yatırımlarımıza devam ediyoruz." ifadelerini kullandı.FİNANSMAN PROBLEMİ ÇOK ÖNEMLİ&nbsp;Mevcut ekonomide sanayicinin en önemli problemlerinden birinin yüksek maliyetli finansman olduğuna işaret eden Yalgın, &#34;Bankalar kredi verecek güvenilir sanayici bulmakta çok zorlanacaklar. Ama güvenilir sanayici de artık bu parayı bu maliyetlerle kullanmak istemiyor. Bu dönemde ana sorunlardan biri, özellikle de küçük firmalar için finansa ulaşımın zorluğu. Ama &#39;biz küçük firma değiliz, bize ne&#39; diyecek bir halimiz yok çünkü bizim küçük ve çok değerli müşterilerimiz de var. Dolayısıyla onların refahı bizim refahımız. İkinci problem bu zor ulaşılan finansın pahalılığı, üçüncüsü de işçilik maliyetlerinin dolar bazında çok yükselmesi. Şu anda bizim sektörde işçi başına maliyetler neredeyse yüzde 40 artış gösterdi.&#34; diye konuştu.&nbsp;Yalgın, ABD ile İran arasındaki savaş nedeniyle tedarik problemi yaşanıp yaşanmadığına ilişkin bir soru üzerine, &#34;Bir kesinti olmadı ama navlunlarda ciddi bir artış oldu. Bunun yanında nikel madenine bazı kotalar getirildi ve bir fiyat yükselişi oldu. Şu an bu şekilde etkileniyoruz ama lojistik, ham madde ve tedarik zincirinde bir sıkıntı yaşamıyoruz. Ama tabii yavaşlamalar var. Yine Türkiye&#39;ye bir şekilde ulaşabiliyor fakat İngiltere, diğer bölgeler ve Avrupa&#39;ya biraz daha uzun tutuyor. O aşamada da biz Türkiye olarak biraz daha avantajlı duruma geçtik.&#34; ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 07 May 2026 02:57:19 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Türkiye, bu coğrafyada üretimin ve sanayinin hamisi olma sorumluluğu taşıyor"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-bu-cografyada-uretimin-ve-sanayinin-hamisi-olma-sorumlulugu-tasiyor-2026/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-bu-cografyada-uretimin-ve-sanayinin-hamisi-olma-sorumlulugu-tasiyor-2026/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1C0009-B4B372-7D77B9-D49BE4-360367-B6BE28.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI verisinin nisan ayında 45,7'ye gerilemesinin, imalat sanayinin ikinci çeyreğe kayda değer bir yavaşlamayla başladığına işaret ettiğini belirtti. PMI verisine göre sektördeki&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1C0009-B4B372-7D77B9-D49BE4-360367-B6BE28.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI verisinin nisan ayında 45,7'ye gerilemesinin, imalat sanayinin ikinci çeyreğe kayda değer bir yavaşlamayla başladığına işaret ettiğini belirtti. PMI verisine göre sektördeki yavaşlama eğilimi 25'inci aya ulaşırken; üretimdeki düşüş, salgın sonrası dönemin en belirgin daralma hızlarından birine işaret etti.Bahçıvan değerlendirmesinde, anket katılımcılarının önemli bir bölümünün zayıflamada Orta Doğu'daki çatışmaların etkisine dikkat çektiğini, tedarik zincirlerinde aksamalar ve maliyet baskılarının belirginleştiğini vurguladı."Bugün sanayi cephesindeki zayıflama ile fiyat istikrarı hedefi etrafındaki zorlukların aynı anda yaşanması, ekonomide denge kurmanın ne kadar hassas bir noktaya geldiğini gösteriyor" diyen Bahçıvan, enflasyonla mücadelenin önemine de dikkat çekti:"Enflasyonla mücadeleyi son derece önemli ve vazgeçilmez görüyoruz. Fiyat istikrarı olmadan sanayicimizin uzun vadeli yatırım planı yapması, finansmana sağlıklı erişmesi ve rekabet gücünü koruması mümkün değildir. Ancak bugün geldiğimiz noktada, dezenflasyon sürecinin başarısı için üretim ayağının da güçlendirilmesi gerektiği açıktır.Üretim cephesinde yaşanan yavaşlama ile maliyet baskılarının eş zamanlı seyretmesi, ekonomi politikalarının sanayiyi, istihdamı ve ihracatı koruyan tamamlayıcı adımlarla desteklenmesini zorunlu kılmaktadır. Enflasyonla mücadele ile üretimin korunması birbirinin alternatifi değil; aynı programın iki tamamlayıcı ayağı olarak değerlendirilmelidir.Kalıcı fiyat istikrarına giden yol, üretim kapasitesini zayıflatmadan; verimlilik, teknoloji, finansmana erişim ve öngörülebilirlik başlıklarında sanayicinin desteklenmesinden geçmektedir."Bahçıvan, Orta Vadeli Program'ın mevcut şartlar karşısında üretim hayatının ihtiyaçlarıyla birlikte ele alınması gerektiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:Orta Vadeli Program'ın (OVP) temel hedefi olan dezenflasyon ve finansal istikrar yönündeki kararlılığı değerli buluyoruz. Ancak ortaya çıkan yeni koşullar; programın üretim hayatını destekleyecek tamamlayıcı adımlarla güçlendirilmesini artık kaçınılmaz hale getirmiştir. Bu güncellemenin, üretim paydaşlarıyla istişare içinde ve sahadaki gerçeklik dikkate alınarak yapılacağına inanıyoruz.Bahçıvan, üç yıldır uygulanan istikrar yaklaşımına en güçlü desteğin üretim kesiminden geldiğini hatırlatarak, sanayinin bu desteği sürdürebilmesi için zamanlamanın kritik olduğunu ifade etti:"Sanayimizin yeniden ivme kazanabilmesi için; finansmana erişimin kolaylaştırılması, maliyet baskılarının hafifletilmesi ve öngörülebilirliğin artırılması büyük önem taşıyor. Aynı zamanda teknolojik dönüşümü hızlandıracak, verimliliği yükseltecek ve yüksek katma değerli üretimi teşvik edecek yapısal adımların gecikmeden devreye alınması gerekiyor.""Bölgesel riskler artarken Türkiye'nin üretim rolü daha da stratejik"Bahçıvan, küresel ve bölgesel gelişmelerin hızla değiştiği bir dönemde Türkiye'nin üretim kapasitesinin yalnızca ekonomik açıdan değil, stratejik açıdan da kritik olduğunu vurguladı:"Bölgesel gerilimlerin tedarik zincirlerini ve maliyetleri etkilediği bu dönemde, Türkiye'nin bu coğrafyada üretimin güvenli limanı olma rolü daha da güçleniyor. Türk sanayisinin rekabet gücünü korumak ve artırmak; bugünün şartlarında stratejik bir zorunluluk haline gelmiştir."İSO olarak her zaman çözümün parçası olduklarını vurgulayan Bahçıvan, "Üretimi merkeze alan, uzun vadeli kalkınma hedefleriyle uyumlu ve reel sektörü güçlendiren yeni bir politika çerçevesinin oluşturulmasını kritik görüyoruz. İSO olarak ilgili tüm paydaşlarla birlikte çalışmaya hazırız" dedi.Bahçıvan, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:"Ekonomi yönetimimizin bu süreci hızlı ve kararlı adımlarla tamamlayacağına, dezenflasyon hedefinden sapmadan sanayimizin rekabet gücünü koruyacak destek mekanizmalarını gecikmeden devreye alacağına güvenimiz tamdır. Türkiye'nin bu coğrafyada üretimin güvenli limanı olma rolünü güçlendirmesi hem ekonomik hem de stratejik bir zorunluluktur."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 06 May 2026 02:58:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi üretimi yüzde 2.2 azaldı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-yuzde-22-azaldi-1499/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-yuzde-22-azaldi-1499/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CD805D-426049-C6C9C8-A69BBB-3B33D0-9FB3B6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İSO Türkiye İmalat PMI anketinin nisan ayı sonuçları açıklandı.Eşik değer olan 50&#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre, martta 47,9 olan manşet PMI, nisanda 45,7&#39;ye gerileyerek ikinci çeyreğin imalat sanayi faaliyet&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CD805D-426049-C6C9C8-A69BBB-3B33D0-9FB3B6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İSO Türkiye İmalat PMI anketinin nisan ayı sonuçları açıklandı.Eşik değer olan 50&#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre, martta 47,9 olan manşet PMI, nisanda 45,7&#39;ye gerileyerek ikinci çeyreğin imalat sanayi faaliyet koşullarında kayda değer bir yavaşlamayla başladığına işaret etti.İmalat sanayi üretimindeki düşüş, Eylül 2024&#39;te görülen oranla aynı olacak şekilde Kovid-19 salgınından bu yana en yüksek hızda daraldı. Böylece yavaşlama eğilimi 25. aya ulaştı. Anket katılımcılarının önemli bir bölümü, son düşüşün Orta Doğu&#39;daki savaştan kaynaklandığını bildirdi.Toplam yeni siparişler ve yeni ihracat siparişlerindeki düşüş marta göre belirgin şekilde hızlandı. Yeni siparişlerdeki yavaşlamada, enflasyonist baskıların güçlenmesi etkili oldu. Girdi maliyetleri enflasyonu üst üste 5&#39;inci ay artarak Ocak 2024&#39;ten bu yana en yüksek düzeye ulaştı. Nihai ürün fiyatları da iki yıldan uzun bir dönemin en keskin artışını kaydetti.Katılımcıların önemli bir bölümü, savaşa bağlı olarak akaryakıt ve petrol maliyetlerinin arttığını belirtti. Firmalar ayrıca tedarikçilerin teslimat sürelerinde gözle görülür bir artış yaşandığını ifade etti. Tedarikçi performansındaki bozulma Şubat 2023&#39;ten bu yana en yüksek düzeyde gerçekleşti. İmalatçılar, yeni siparişlerdeki düşüşe bağlı olarak istihdam, satın alma faaliyetleri ve stoklarını azaltmayı sürdürdü. Girdi stoklarındaki düşüş son 6 yılın en yüksek hızına ulaştı.- 10 sektörden 9&#39;unda üretim yavaşladıİSO Türkiye Sektörel PMI nisan ayı raporu, Orta Doğu&#39;daki savaşın Türk imalat sektörünün geneli üzerindeki etkilerini ortaya koydu.Anket kapsamında izlenen sektörlerin büyük çoğunluğunda enflasyonist baskılar güçlenirken tedarikçilerin teslimat süreleri neredeyse tüm sektörlerde uzadı. Öte yandan, nisanda üretim ve yeni siparişlerini artıran tek sektör giyim ve deri ürünleri oldu. Bu sektörde gerçekleşen üretim artışıyla 10 aylık daralma süreci sona erdi. Geri kalan 9 sektörün tamamında üretim yavaşladı. Üretimde en belirgin düşüş, bir önceki ay büyüme kaydeden kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe görüldü.Yeni siparişlerde de üretimdekine benzer bir tablo izlenirken en sert gerileme tekstil ürünlerinde yaşandı. Yeni ihracat siparişleri ise yine tekstil öncülüğünde tüm sektörlerde düştü.Giyim ve deri ürünleri ile makine ve metal ürünleri sektörlerinde ihracat kaybı çok sınırlı düzeyde gerçekleşti. Nisanda iş yükünün düşük seyri, takip edilen sektörlerin büyük bölümünün ikinci çeyrek başında istihdam azaltmasına yol açtı. Çalışan sayısı yalnızca giyim ve deri ürünleri ile elektrikli ve elektronik ürünlerde arttı. İstihdamda en belirgin düşüş ise ana metal sanayisinde gerçekleşti.- En ılımlı artış makine ve metal ürünlerinde kaydedildiNisanda maliyet baskıları yaygın bir şekilde güçlendi. 10 sektörden 8&#39;inde girdi fiyatları enflasyonu mart ayına göre artış sergiledi.Maliyetlerde en sert yükseliş, enflasyonun 27 aylık zirveye ulaştığı kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe gerçekleşti. En ılımlı artış ise makine ve metal ürünlerinde kaydedildi.Kimyasal, plastik ve kauçuk sektörü nihai ürün fiyatları enflasyonunda da başı çekti. Nisandaki artış, 4 yılı aşkın bir sürenin en yüksek hızında gerçekleşti. Giyim ve deri ürünlerinde bir önceki ay sabit kalan satış fiyatları nisanda sert bir şekilde yükseldi.Nihai ürün fiyatlarında artışın hız kestiği tek sektör elektrikli ve elektronik ürünler oldu. Ancak bu sektörde dahi enflasyon belirgin düzeyde kaldı. Nisanda tedarikçilerin teslimat süreleri yaygın bir artış eğilimi sergiledi. Tedarikçi performansında iyileşme gerçekleşen tek sektör ana metaller olurken en belirgin bozulma ise Ocak 2022&#39;den bu yana en uzun gecikmelerin yaşandığı tekstil sektöründe kaydedildi.- &#34;Orta Doğu&#39;daki savaşın Türk imalat sektörü üzerindeki etkileri arttı&#34;Açıklamada endekse ilişkin değerlendirmesine yer verilen S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, nisanda Orta Doğu&#39;daki savaşın Türk imalat sektörü üzerindeki etkilerinin arttığının gözlendiğini belirtti.Harker, &#34;Firmalar talebin zayıf olduğunu, enflasyonun güçlendiğini ve tedarik zincirlerinde aksamalar yaşandığını bildirdi. Savaşın etkilerinin ne kadar süreceğine ilişkin endişeler, imalatçıların temkinli bir tutum sergileyerek istihdam, satın alma faaliyetleri ve stoklarını azaltmasına yol açtı. Firmalar, önümüzdeki aylarda toparlanmanın yeniden başlaması için savaşın hızlı bir şekilde çözüme kavuşmasını umut ediyor.&#34; değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 04 May 2026 10:19:46 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye'nin ham çelik üretimi yıllık bazda yüzde 5,3 arttı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-ham-celik-uretimi-yillik-bazda-yuzde-53-artti-4625/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-ham-celik-uretimi-yillik-bazda-yuzde-53-artti-4625/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_865C5A-63F682-63D0A3-6E9EB0-4CE683-EF9934.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türk çelik sektörü yılın ilk çeyreğini üretim ve tüketimde artışla tamamladı.Türkiye&#39;nin ham çelik üretimi martta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 6,4 yükselişle 3,3 milyon tona çıktı. Yılın ilk çeyreğinde de üretim yüzde 5,3 artışla 9,7 milyon tona ulaştı.Nihai&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_865C5A-63F682-63D0A3-6E9EB0-4CE683-EF9934.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türk çelik sektörü yılın ilk çeyreğini üretim ve tüketimde artışla tamamladı.Türkiye&#39;nin ham çelik üretimi martta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 6,4 yükselişle 3,3 milyon tona çıktı. Yılın ilk çeyreğinde de üretim yüzde 5,3 artışla 9,7 milyon tona ulaştı.Nihai mamul tüketimi ise martta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 20,9 artarak 3,2 milyon ton, yılın ilk çeyreğinde de yüzde 8,9 yükselişle 9,9 milyon ton olarak hesaplandı.- Dış ticaret verileriÇelik ürünleri ihracatı martta, geçen yılın aynı ayına kıyasla miktar yönünden yüzde 5 artışla 1,5 milyon ton, değer yönünden de yüzde 0,5 yükselişle 1 milyar dolar oldu.İhracat, ocak-mart döneminde 2025&#39;in aynı dönemine kıyasla miktar itibarıyla yüzde 6,8 azalışla 3,5 milyon ton, değer itibarıyla da yüzde 9,4 gerileyerek 2,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.Çelik ürünleri ithalatı ise martta 2025&#39;in aynı ayına göre miktar yönünden yüzde 38,2 artışla 1,6 milyon ton, değer yönünden de yüzde 23,4 yükselişle 1,1 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.İthalat, ocak-mart döneminde de geçen yılın aynı dönemine kıyasla miktar itibarıyla yüzde 2,6 artışla 4,3 milyon tona çıkarken değer itibarıyla yüzde 1,5 azalarak 3 milyar dolara geriledi.Geçen yılın ilk çeyreğinde yüzde 84,5 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 77,8 olarak kaydedildi.- Türk çeliği Avrupa&#39;da görünür hale geldiTÇÜD Genel Sekreteri Veysel Yayan, AA muhabirine, Körfez Bölgesi ve Orta Doğu&#39;daki gerilimlerin küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendirdiğini söyledi.Özellikle Çinli üreticilerin maliyet baskısı nedeniyle siparişler konusunda daha ihtiyatlı davranmalarının Türkiye açısından yeni bir fırsat penceresi araladığına dikkati çeken Yayan, şunları kaydetti:&#34;Coğrafi yakınlık ve kalite avantajı Türk çeliğini Avrupa pazarında daha görünür hale getirdi. Hurda ve enerji fiyatlarındaki hızlı yükseliş ile navlun ve sigorta giderlerindeki artış, üretim maliyetlerini yukarı yönlü baskılarken sektörün rekabet gücünü zorlayan temel unsurlar arasında öne çıktı. Diğer taraftan, Avrupa Birliği tarafından kabul edilen ithalatı sınırlamaya yönelik yeni düzenlemeler, sektörün en önemli gündem maddelerinden biri olarak ön plana çıktı. Çin&#39;in ardından Hindistan ve Endonezya büyümelerini çelik sektöründeki gelişmeler üzerine inşa ettiğini, Birleşik Krallık ise çelik sektörünü kritik sektör ilan ederek kota seviyelerini yüzde 60 düşüreceğini açıkladı. Korumacılığın çelik sektöründe gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere hızla yayıldığı bu dönemde, Türkiye&#39;nin de çelik sektörünü dampingli ithalata karşı daha aktif bir şekilde koruması hayati önem taşıyor.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 01 May 2026 12:46:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Türk Telekom, 5G'de kamu ve kurumsal çözümlerle öne çıkıyor"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-telekom-5gde-kamu-ve-kurumsal-cozumlerle-one-cikiyor-7567/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-telekom-5gde-kamu-ve-kurumsal-cozumlerle-one-cikiyor-7567/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7AF356-3DB294-0EFF77-B65FD1-F5F954-BA8261.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bahçıvan, &#34;İSO Meclis Toplantısı&#34;nda yaptığı konuşmada, yarın çok anlamlı ulusal bayramlardan birisinin kutlanacağını anımsatarak, &#34;23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı milli egemenliğe değer verilmesi ve dünyada bir ilk olarak Mustafa Kemal Atatürk tarafından&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7AF356-3DB294-0EFF77-B65FD1-F5F954-BA8261.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bahçıvan, &#34;İSO Meclis Toplantısı&#34;nda yaptığı konuşmada, yarın çok anlamlı ulusal bayramlardan birisinin kutlanacağını anımsatarak, &#34;23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı milli egemenliğe değer verilmesi ve dünyada bir ilk olarak Mustafa Kemal Atatürk tarafından sevgili çocuklara armağan edilmiş olması nedeniyle bizler için çok kıymetli. Ulusal egemenliğimizin sonsuza dek sürmesi, bu topraklar üzerinde kıymetli çocuklarımızın sevgi ve güven içinde yaşaması dileğiyle 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nızı kutluyorum.&#34; diye konuştu.Jeopolitik krizlerin küresel ticaret yollarında tedirgin edici aksamalar yarattığını ifade eden Bahçıvan, böylesi kritik bir dönemde Orta Koridor ve Kalkınma Yolu projeleriyle Türkiye&#39;nin küresel lojistik ağlarının buluştuğu güvenli bir kavşak özelliği kazandığını, dünya ticaretinin Anadolu coğrafyasında lojistik bir buluşmaya hazırlanırken ulaştırma ve iletişim alanındaki vizyoner yatırımlarla Türkiye&#39;nin giderek öneminin arttığını söyledi.Bahçıvan, sanayi ve üretim hayatı için de bu gelişmeleri anlamlı bulurken Türkiye&#39;nin bulut tabanlı ve yazılım odaklı 5G ile buluşmasının gururunu da yaşadıklarını anlatarak, &#34;Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın &#39;Organize sanayi bölgelerinde, limanlarda, büyük tesislerde ve kritik üretim tesislerinde 5G teknolojisi yaygınlaşacak. Bu dönüşüm ise hiç şüphesiz Türkiye&#39;nin yüksek katma değerli üretim kapasitesinde çarpan etkisi oluşturacak.&#39; şeklindeki ifadeleri 5G&#39;nin sanayimiz için taşıdığı değeri veciz bir şekilde ifade ediyor.&#34; diye konuştu.Bölgede yaşanan ve endişeyle takip edilen gelişmeler sonucunda ekonomik görünümün bir kez daha jeopolitik gerilimlerin gölgesi altına girmiş bulunduğuna işaret eden Bahçıvan, son günlerde yoğunlaşan ateşkes ve barış yönündeki çabalar çok kıymetli olsa da taraflar arasındaki derin anlaşmazlıkların iyimserliği sınırlamakta olduğunu kaydetti.- &#34;Orta Koridor ve Kalkınma Yolu&#39;nun önemi daha da artıyor&#34;Erdal Bahçıvan, &#34;Hiç kuşkusuz, en başta insani boyutu nedeniyle bölgemizdeki savaşın bir an önce sona ermesi hepimizin dileği. Bununla birlikte bu süreçten küresel ekonomi, ticaret ve üretim ekosistemi gibi konularda önemli dersler çıkaracağımız da kesin. Zira bundan 6 yıl önce salgınla tanık olduğumuz tedarik zinciri zayıflıkları bu kez de jeopolitik bir krizle yeniden karşımıza çıkıyor.&#34; değerlendirmesinde bulundu.Bölgede deniz trafiğini etkileyen gelişmeler ve ticaret akışına ilişkin artan belirsizliklerin, küresel ticaretin ne kadar hassas geçiş noktalarına bağlı olduğunu açık biçimde ortaya koyduğunu anlatan Bahçıvan, şunları kaydetti:&#34;Üstelik son dönemde yalnızca Hürmüz hattında değil, Kızıldeniz ve Süveyş güzergahında yaşanan aksaklıklar da göstermiştir ki küresel ticarette tekil geçiş noktalarına aşırı bağımlılık artık ciddi bir maliyet ve süre riski üretmektedir. Burada problem sadece petrol fiyatlarının yükselmesi değildir. Esas mesele doğal gaz ve LNG arzından petrokimya ve plastik ham maddelerine, alüminyum ve gübre tedarikinden navlun maliyetlerine, savaş riski sigortalarından teslim sürelerine kadar uzanan çok yönlü baskının sanayimizin üzerine binmesidir.&#34;İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, tüm bu gelişmelerin ulaştırma koridorlarının çeşitlendirilmesini artık bir tercih değil, stratejik bir zorunluluk haline getirdiğini belirterek, bu çerçevede Orta Koridor ve Kalkınma Yolu&#39;nun öneminin daha da artmakta olduğunu, bu projeleri yalnızca jeopolitik vizyon başlıkları olarak değil, sanayicinin yükünü kriz dönemlerinde daha güvenli, hızlı ve öngörülebilir biçimde taşıyacak hatlar olarak değerlendirdiklerini söyledi.Üretim, ihracat ve lojistiğin artık birbirinden ayrı düşünülemeyecek alanlar haline geldiğini vurgulayan Bahçıvan, sanayici açısından lojistiğin yalnızca bir taşıma meselesi değil, maliyet yapısını, teslim sürelerini, tedarik güvenliğini ve nihayet rekabet gücünü doğrudan etkileyen temel belirleyicilerden biri olduğunu anlattı.Bahçıvan, Türkiye&#39;nin üç tarafının denizlerle çevrili olduğunu ve deniz yolu taşımacılığından etkin olarak daha fazla yararlanılması gerektiğini dile getirerek, deniz yolu taşımacılığının da demir yolunda olduğu gibi maliyet avantajı sağlamakla kalmadığını, aynı zamanda sağlıklı nakliye ile ürünlerdeki fire oranını da önemli ölçüde düşürdüğünü ifade etti.- &#34;5G&#39;nin Türkiye ekonomisine yaklaşık 100 milyar dolar katkısı hedefleniyor&#34;Bahçıvan, deniz yolu taşımacılığının önemli unsurlarından biri olan limanlar konusunda da Bakanlığın yürüttüğü çalışmaları kıymetli bulduklarını aktararak, &#34;Bununla birlikte, dış ticaret hedeflerimize ulaşabilmek için mevcut limanlarımızın kapasitesinin ve verimliliğinin artırılması, limanların demir yolu ile güçlü bir şekilde entegre edilmesi büyük önem taşımaktadır.&#34; dedi.Dijital dönüşüm ve yapay zeka uygulamalarının başarısı için güçlü bir iletişim altyapısının stratejik bir ön koşul olduğuna dikkati çeken Bahçıvan, yüksek hızlı ve ölçeklenebilir bir altyapı olmadan veri işleme ve yapay zeka çözümlerinin etkin bir şekilde çalışamayacağını, bu nedenle 5G, fiber internet ve veri merkezlerinin bu dönüşümün kritik yapı taşları olduğunu kaydetti.Bahçıvan, şöyle devam etti:&#34;Bu kritik yapı taşlarının başında gelen 5G, 1 Nisan itibarıyla ülkemizde resmen kullanıma açıldı. Ülkemizin üretim gücünü, hizmet kalitesini ve teknolojik rekabetçiliğini bir bütün olarak yükseltecek bu vizyoner adım için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımıza ve emeği geçenlere çok teşekkür ediyoruz. 5G sanayimizin köklü biçimde yeniden şekillenmesini tetiklemekle kalmayacak, tarımdan ulaştırmaya, enerjiden sağlığa kadar birçok sektörde yepyeni uygulamaların hayata geçirilmesine zemin oluşturacaktır.Üretim sektörlerine tam entegrasyon sağlandığında, 5G&#39;nin 2030 yılına kadar Türkiye ekonomisine yaklaşık 100 milyar dolarlık katkı sunması ve 1,5 milyon nitelikli istihdam yaratması hedefleniyor. Konuya lojistik açıdan baktığımızda, asıl büyük fırsat Türkiye'nin jeostratejik konumuyla 5G&#39;nin kesiştiği noktada yatmakta. Biraz önce değindiğim Orta Koridor ve Kalkınma Yolu güzergahları, baştan başa 5G altyapısıyla donatıldığında Türkiye, bir transit geçiş ülkesi olmaktan çıkacak, küresel ticaretin planlandığı ve yönetildiği akıllı bir merkez üs konumuna da gelecektir.&#34;Bu noktada Türk Telekom&#39;un 5G alanında sergilediği performansı takdirle izlediklerini vurgulayan Bahçıvan, &#34;Türkiye'de en geniş fiber ağına ve fiberle bağlı en fazla baz istasyonuna sahip Türk Telekom, 5G'de kamu ve kurumsal çözümlerle öne çıkıyor. 5G şebekelerinde yerli ürün kullanımına da önem vererek Türkiye&#39;yi teknolojiyi dışarıdan alan değil bizzat üreten bir ülke konumuna geçişine katkıda bulunuyor. 5G&#39;ye geçiş sürecini başarıyla tamamlayan Türk Telekom&#39;un, bir yandan bugünün ihtiyaçlarına odaklanırken diğer yandan 6G için şimdiden hazırlıklara başlamasını da son derece değerli buluyoruz.&#34; ifadelerini kullandı.Bahçıvan, bütün bu güzel gelişmeler ve fırsatlar bağlamında bugün İstanbul Sanayi Odası ile Türk Telekom arasında bir işbirliği protokolü imzaladıklarını belirterek, &#34;Bu protokol İSO&#39;nun sanayi ekosistemini yönlendiren kurumsal kapasitesi ile Türk Telekom&#39;un teknolojik altyapısını, dijital çözümlerini ve mühendislik yetkinliğini buluşturmaktadır. Beklentimiz nettir, teknolojiyi konuşmak değil, onu fabrikalarımızda, üretim hattında, tedarik zincirinde somut ve ölçülebilir bir değere dönüştürmektir. Daha yüksek verimlilik, daha iyi kalite, daha güvenli veri ve daha hızlı karar alma. Bunlar birer vaat değil, 5G&#39;nin sanayi dünyamızdaki karşılıklarıdır.&#34; şeklinde konuştu.Bu işbirliğinin somut bir adımı olarak, bilgilendirme etkinlikleri ve uygulamalı eğitimlerle 5G&#39;nin doğru kullanım senaryolarının sektörün her kesimine ulaştırılacağına işaret eden Bahçıvan, bu kapsamda 5G&#39;nin yanı sıra Endüstri 4.0, nesnelerin interneti, yapay zeka, büyük veri ve bulut bilişim alanlarında da farkındalık ve kapasite geliştirme faaliyetlerinin yürütüleceğini söyledi.Bahçıvan, &#34;Türk Telekom&#39;un dijital dönüşüm çözümleri, üye firmalarımızın stratejik dönüşüm yol haritalarına da entegre edilecek, sahadaki pilot çalışmalar ölçeklenebilir projelere dönüştürülecektir.&#34; ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 22 Apr 2026 17:04:46 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi ihracatı martta 50,3 oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-ihracati-martta-503-oldu-6670/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-ihracati-martta-503-oldu-6670/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_23A5A1-203BE6-D6766E-6A68B4-D36B8C-296E8E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi&#39;nin mart sonuçları açıklandı.Endekste eşik değer olan 50&#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50&#39;nin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_23A5A1-203BE6-D6766E-6A68B4-D36B8C-296E8E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi&#39;nin mart sonuçları açıklandı.Endekste eşik değer olan 50&#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50&#39;nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.Buna göre, Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi, martta 50,3 olarak gerçekleşti ve ihracat pazarlarındaki talep koşullarında üst üste 27. kez iyileşmeye işaret etti.Bununla birlikte, endeksin şubattaki 52,1 seviyesinden gerilemesi, ihracat pazarları iklimindeki iyileşmenin oldukça sınırlı kaldığını ve mevcut güçlenme sürecinin en düşük oranında gerçekleştiğini ortaya koydu.Türk imalat sanayisinin ihracatında yaklaşık yüzde 6 paya sahip olan ABD&#39;de üretim artışı zayıflamayı sürdürdü. Ekonomik aktivitedeki genişleme martta oldukça sınırlı gerçekleşerek, son 2,5 yılın en düşük hızında kaydedildi. En büyük ihracat pazarı olan Almanya&#39;da da büyümenin ivme kaybederek ılımlı seyrettiği gözlendi.Birleşik Krallık&#39;ta ise ekonomik aktivite üst üste 5 aylık büyümenin ardından martta yatay seyretti. Ekonomik aktivite, Türk imalat sektörünün diğer bazı önemli ihracat pazarlarında da daraldı. İtalya&#39;da üretim son 14 ayda ilk kez gerilerken, Fransa ve Romanya&#39;da düşüşler devam etti. Rusya&#39;da ise iki aylık büyümenin ardından hafif geriledi.Geçen ayın görece pozitif gelişmesi ise İspanya ve Hollanda&#39;da talep koşullarının iyileşmeye devam etmesi ve büyümenin şubata göre hız kazanması oldu.- Orta Doğu&#39;daki savaş martta BAE&#39;de büyümeyi yavaşlattıOrta Doğu&#39;daki savaş, martta Birleşik Arap Emirlikleri&#39;nde (BAE) büyümenin yavaşlamasına yol açtı. Bu ülkede petrol dışı ekonomik aktivitedeki artış yaklaşık son 5 yılın en düşük hızında gerçekleşti. Bölgedeki diğer ekonomilere bakıldığında, Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar ve Lübnan&#39;da da üretimin azaldığı görüldü. Martta, rapor kapsamında yer alan ekonomiler arasında en belirgin üretim artışı Singapur'da kaydedildi. Bu ülkede ekonomik aktivite hızlı bir genişleme sergiledi.Hindistan, Tayland ve Uganda da üretimin güçlü şekilde arttığı ülkeler arasında yer aldı ancak bu ekonomiler, Türk imalat sanayisinin ihracatında nispeten düşük paylara sahip bulunuyor.- &#34;Türk ihracatçıların performansı büyük ölçüde savaşın süresine bağlı olacak&#34;Açıklamada sonuçlara ilişkin değerlendirmeleri yer alan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, martta Orta Doğu&#39;da başlayan savaşın bazı ülkelerde ticareti aksattığını ve fiyatları artırdığını belirterek, bunun küresel talepte büyümenin yavaşlamasına neden olduğunu bildirdi.Harker, &#34;Bu nedenle, Türk ihracatçıların önümüzdeki aylardaki performansı, büyük ölçüde savaşın süresine ve tedarik aksamalarının ne kadar hızlı giderilebileceğine bağlı olacak.&#34; ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 22 Apr 2026 16:42:01 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kardemir Çelik Wire Düsseldorf'ta 20'nci kez yerini aldı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celik-wire-dusseldorfta-20nci-kez-yerini-aldi-3437/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celik-wire-dusseldorfta-20nci-kez-yerini-aldi-3437/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_55BADF-392F07-916A48-8A86D4-A62E3A-30CF49.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bugün 1350'nin üzerinde çalışanı ve 7 adet üretim tesisi ile yeşil enerjiyle nihai ürüne kadar üretim gerçekleştiren Kardemir Çelik, 13–17 Nisan tarihleri arasında Almanya'nın Düsseldorf kentinde gerçekleştirilen ve yaklaşık 65 ülkeden 2 bin 700 katılımcıyı ağırlayan Tube&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_55BADF-392F07-916A48-8A86D4-A62E3A-30CF49.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bugün 1350'nin üzerinde çalışanı ve 7 adet üretim tesisi ile yeşil enerjiyle nihai ürüne kadar üretim gerçekleştiren Kardemir Çelik, 13–17 Nisan tarihleri arasında Almanya'nın Düsseldorf kentinde gerçekleştirilen ve yaklaşık 65 ülkeden 2 bin 700 katılımcıyı ağırlayan Tube &amp; Wire Fuarı'na 20'nci kez katıldı. Sektörün en güçlü buluşma noktalarından olan fuar, on binlerce ziyaretçiyi bir araya getirirken, Kardemir Çelik de standında çok sayıda sektör profesyonelini ağırladı. Şirket, fuar süresince gerçekleştirdiği görüşmelerle yeni iş birliklerinin temellerini attı.Kardemir Çelik olarak ihracat odaklı büyüme stratejileri doğrultusunda uluslararası pazarlardaki varlıklarını güçlendirmeyi kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Kardemir Çelik Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Bakırel, "Bugün 100'den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren bir şirket olarak küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü her geçen gün artırıyoruz. Sektörümüz, artan korumacılık önlemleri, AB pazarındaki kotalar, ilave vergiler ile navlun, enerji ve hammadde maliyetlerindeki yükseliş gibi zorluklarla karşı karşıya. Ancak Türk çelik sektörünün dünyada 7'nci, Avrupa'da 1'inci sırada yer alması, sektörümüzün gücünü net şekilde ortaya koyuyor.Kardemir Çelik olarak biz de bu zorlu koşullara rağmen ihracattaki güçlü performansımızı sürdürüyoruz. Tube &amp; Wire Fuarı'nda 20'nci kez yer alarak sektörün en önemli buluşma noktalarında varlığımızı istikrarlı şekilde ortaya koyuyoruz. 30 yılı aşkın birikimimiz, uzman ekibimiz ve yıllara yayılan uluslararası iş birliklerimizle farklı pazarlarda derinleşmeye ve yeni iş birlikleri geliştirmeye devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de ürün çeşitliliğimizi artırmaya, üretim kapasitemizi geliştirmeye ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. Yeşil dönüşüm ve yenilenebilir enerji yatırımlarının kritik rol oynadığı bu dönemde, hem şirketimizin hem de ülkemizin küresel rekabet gücüne katkı sağlamayı sürdüreceğiz" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 21 Apr 2026 02:41:54 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çolakoğlu Metalurji, Wire & Tube Fuarı'nda yer aldı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/colakoglu-metalurji-wire-tube-fuarinda-yer-aldi-270/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/colakoglu-metalurji-wire-tube-fuarinda-yer-aldi-270/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AAD49F-B1E299-A0B9D5-CCD47D-64AE53-6392F9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyanın en prestijli demir-çelik organizasyonları arasında gösterilen fuar, 65 ülkeden yaklaşık 2.700 katılımcı ve on binlerce ziyaretçiyi bir araya getirdi. Çolakoğlu Metalurji, 4. Salon F30 numaralı standında hem mevcut iş ortaklarını ağırladı hem de yeni iş birlikleri için&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AAD49F-B1E299-A0B9D5-CCD47D-64AE53-6392F9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyanın en prestijli demir-çelik organizasyonları arasında gösterilen fuar, 65 ülkeden yaklaşık 2.700 katılımcı ve on binlerce ziyaretçiyi bir araya getirdi. Çolakoğlu Metalurji, 4. Salon F30 numaralı standında hem mevcut iş ortaklarını ağırladı hem de yeni iş birlikleri için önemli temaslar gerçekleştirdi.Fuar süresince ileri teknolojiyle geliştirilen, yüksek katma değerli ürün portföyünü sergileyen şirket; uluslararası pazarlardaki etkinliğini artırma ve ihracat hacmini büyütme hedefi doğrultusunda güçlü bir görünüm ortaya koydu.Küresel Büyüme Vizyonu GüçleniyorÇolakoğlu Metalurji Satış ve Pazarlama Direktörü Gökhan Erdem, Ar-Ge ve inovasyon odaklı yaklaşımla müşterilere özel çözümler sunmaya devam ettiklerini vurgulayarak, Wire &amp; Tube Fuarı'nın yeni iş birlikleri geliştirmek ve marka değerini küresel ölçekte daha ileri taşımak açısından önemli bir platform olduğunu ifade etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 21 Apr 2026 02:15:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi üretici fiyatları aylık yüzde 2,81 arttı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretici-fiyatlari-aylik-yuzde-281-artti-1370/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretici-fiyatlari-aylik-yuzde-281-artti-1370/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EE0E45-905755-0636A9-C4A74C-002E38-44C6B1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayına ilişkin toplam sanayi üretici fiyat endeksi göstergelerini yayımladı.Buna göre, endeks geçen ay bir önceki aya kıyasla yüzde 2,81, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30,33, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 8,56 ve 12 aylık&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EE0E45-905755-0636A9-C4A74C-002E38-44C6B1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayına ilişkin toplam sanayi üretici fiyat endeksi göstergelerini yayımladı.Buna göre, endeks geçen ay bir önceki aya kıyasla yüzde 2,81, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30,33, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 8,56 ve 12 aylık ortalamalara kıyasla yüzde 27,29 yükseldi.Sanayinin alt sektörlerinin yıllık değişimlerine bakıldığında, madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 35,74, imalatta yüzde 31,31, elektrik, gaz, buhar, iklimlendirme üretimi ve dağıtımında yüzde 14,32, su temini, kanalizasyon, atık yönetimi ve iyileştirme faaliyetlerinde yüzde 38,25 artış görüldü.Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri dikkate alındığında, ara mallarında yüzde 26,98, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 33,54, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 33,91, enerjide yüzde 36,93 ve sermaye mallarında yüzde 27,56 yükseliş gerçekleşti.- Aylık değişimlerSanayinin alt sektörlerinin aylık değişimleri incelendiğinde ise madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 1,85, imalatta yüzde 3,52, su temini, kanalizasyon, atık yönetimi ve iyileştirme faaliyetlerinde yüzde 2,94 artış kaydedilirken, elektrik, gaz, buhar, iklimlendirme üretimi ve dağıtımı ise yüzde 7,51 azaldı.Ana sanayi gruplarının aylık değişimlerine bakıldığında, ara mallarında yüzde 2,03, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 0,89, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 2,13, sermaye mallarında yüzde 0,27 ve enerjide yüzde 12,86 artış kaydedildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 20 Apr 2026 17:22:51 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Philips'te üst düzey atama]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/philipste-ust-duzey-atama-8425/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/philipste-ust-duzey-atama-8425/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7CC508-B04C41-026BD5-F89931-15561B-F9E0F9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sağlık teknolojilerinde küresel liderlerden biri olan Royal Philips (NYSE: PHG, AEX: PHIA), 1 Nisan 2026 itibarıyla Marc Zora'nın Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) CEO'su olarak atandığını duyurdu.Philips'te 15 yıllık deneyime sahip olan Zora, farklı pazarlarda büyüme ve dönüşüm&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7CC508-B04C41-026BD5-F89931-15561B-F9E0F9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sağlık teknolojilerinde küresel liderlerden biri olan Royal Philips (NYSE: PHG, AEX: PHIA), 1 Nisan 2026 itibarıyla Marc Zora'nın Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) CEO'su olarak atandığını duyurdu.Philips'te 15 yıllık deneyime sahip olan Zora, farklı pazarlarda büyüme ve dönüşüm süreçlerine liderlik etme konusunda güçlü bir geçmişe ve kapsamlı bölgesel deneyime sahip. 2011 yılında Philips'e Uluslararası Müşteri Yöneticisi olarak katılan Zora; şirketin ilk Katar Genel Müdürü, Körfez ve Levant Bölgesi Lideri ve son olarak META Bölgesi Tıbbi Görüntüleme Sistemleri İş Birimi Lideri gibi üst düzey yöneticilik görevlerinde bulundu.Marc Zora; "Sağlık alanında hızlı dönüşüm acil ve önemli fırsatlar yaratıyor. Bu da META Bölgesi için belirleyici bir eşik niteliğinde. 15 yılı aşkın süredir müşterilerimiz ve iş ortaklarımızla birlikte çalışarak bu bölgeyi şekillendiren dayanıklılığı ve vizyonu yakından gözlemleme fırsatı buldum. Philips; sağlık sonuçlarını iyileştiren, sağlık hizmetlerine erişimi artıran ve sağlık profesyonellerinin üzerindeki yükü hafifleten yenilikçi çözümleriyle bu ivmeyi desteklemek için benzersiz bir konumda yer alıyor. Önceliğim, bu etkiyi hızlandırmak, iş birliklerimizi derinleştirmek ve daha sürdürülebilir, hasta odaklı sağlık sistemlerinin hayata geçirilmesine katkı sağlamak." dedi.Bölgede 90 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren Philips, sağlık hizmetlerinin tüm aşamalarında hükümetler, sağlık sistemleri ve sağlık hizmeti sağlayıcılarıyla yakın iş birliği içinde operasyonlarını sürdürüyor. Philips, anlamlı inovasyonlarla insanların hayatını iyileştirme amacı doğrultusunda; stratejik ortaklıklarını güçlendirmeye ve yerel sağlık önceliklerine uygun çözümler sunmaya odaklanıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 17 Apr 2026 19:32:12 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Erdemir, Ankara'nın su alt yapısı ve depolama projelerinin çelik tedarikçisi oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/erdemir-ankaranin-su-alt-yapisi-ve-depolama-projelerinin-celik-tedarikcisi-oldu-952/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/erdemir-ankaranin-su-alt-yapisi-ve-depolama-projelerinin-celik-tedarikcisi-oldu-952/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CFB9E4-9AE5A7-59A70E-5D1D29-CBF83C-B53B96.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />OYAK Maden Metalürji (OMM) şirketlerinden Erdemir, Almanya'nın Düsseldorf kentinde düzenlenen "Tube &amp; Wire 2026 Fuarı"na katıldı. Erdemir, uluslararası çelik sektörünün buluşma noktası olan bu fuarda önemli bir iş birliğine imza attı. Türkiye'nin en büyük entegre çelik üreticisi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CFB9E4-9AE5A7-59A70E-5D1D29-CBF83C-B53B96.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />OYAK Maden Metalürji (OMM) şirketlerinden Erdemir, Almanya'nın Düsseldorf kentinde düzenlenen "Tube &amp; Wire 2026 Fuarı"na katıldı. Erdemir, uluslararası çelik sektörünün buluşma noktası olan bu fuarda önemli bir iş birliğine imza attı. Türkiye'nin en büyük entegre çelik üreticisi Erdemir ile Ankara merkezli ve altyapı projelerindeki tecrübesiyle öne çıkan YDA Group arasında çelik rulo temini konusunda satış sözleşmesi imzalandı.&nbsp;Sözleşme, OYAK Genel Müdürü - Erdemir Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş ile Erdemir Yönetim Kurulu Üyesi-Murahhas Aza Serdar Başoğlu ve YDA Group Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve CEO'su Cüneyt Arslan tarafından imzalandı. Gerçekleştirilen sözleşme ile Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) tarafından yaptırılacak "Kesikköprü Barajı – İvedik İçme Suyu Arıtma Tesisleri Arası Su Alma Yapısı, Ana İsale Hattı, Pompa istasyonları ve depo imalatları yapımında Erdemir çeliği kullanılacak.Yalçıntaş: "Ülkemize değer katan bir projeye katkı sağlıyoruz"Erdemir Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde, iş birliğinin Türkiye'deki stratejik projeler açısından önemine dikkat çekti.Yalçıntaş, "Erdemir olarak YDA Group ile gerçekleştirdiğimiz bu sözleşme ile stratejik altyapı projelerine yüksek kaliteli yerli çelik tedarik ediyoruz. Bu sayede ülkemizin su kaynaklarının verimli kullanımı ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlıyoruz.İklim değişikliği ve artan kuraklık riskleri ile birlikte tüm dünyada su kaynakları giderek daha da stratejik hale geliyor. Erdemir olarak, Türkiye'nin tüm önemli ve büyük projelerinde olduğu gibi bu projede de yerli ve milli çelik tedarikçisi olarak yer almaktan ve Ankara - Kesikköprü Barajı arası toplam 132 kilometre boru hattını kapsayan bu kritik ve ülkemiz için çok kıymetli projenin tüm çeliğini karşılamaktan büyük mutluluk duyuyoruz." ifadelerini kullandı.Yüksek katma değerli ürünlerle yerli tedarikçiİş birliği kapsamında yalnızca ürün temini değil, uzun vadeli stratejik çözüm ortaklığı hedefleniyor. Özellikle su yönetimi ve altyapı projelerinde kullanılan yüksek katma değerli ürünler iş birliğinin odağında yer alıyor.Söz konusu anlaşma, Erdemir'in yerli tedarikçi olarak Türkiye'deki altyapı projelerine daha fazla katkı sağlamasına vesile olacak. İş birliğinin aynı zamanda bölgesel kalkınmayı destekleyeceği ifade ediliyor.Erdemir, Tube &amp; Wire 2026 Fuarı'nda Yerini AldıTürkiye'nin entegre çelik gücü Erdemir, Messe Düsseldorf Fuar Alanı'nda Hall 3, C49 numaralı 252 metrekarelik standında sektör profesyonellerini ağırlıyor. Şirket, katma değerli ürün portföyünü ve geliştirdiği yenilikçi uygulamaları ziyaretçilerine sunuyor.Uluslararası çelik sektörünün önemli buluşma noktalarından biri olan fuarda Erdemir; tel üretimi, tel işleme malzemeleri, tel üretim makineleri, kablo imalatı, kablolar, yay üretimi ile kablo ve boru üretim kontrol sistemlerine yönelik güncel gelişmeleri paylaşıyor.Fuar 17 Nisan'a kadar devam edecek olup, Erdemir fuar boyunca müşterilerini ağırlamaya ve yeni iş birlikleri geliştirmeye devam edecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 17 Apr 2026 19:29:44 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ADMİB'in yeni başkanı Rahmi İncetan oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/admibin-yeni-baskani-rahmi-incetan-oldu-9489/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/admibin-yeni-baskani-rahmi-incetan-oldu-9489/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EF7DEC-22D113-B34549-B5E130-A9097E-DF702B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği'nin (ADMİB) yeni başkanı Rahmi İncetan oldu. Birliğin 9-10 Nisan 2026 tarihlerinde yapılan 2025 Olağan Seçimli Genel Kurulu sonucunda seçime tek liste ile giren İncetan, başkanlık görevini Fuat Tosyalı'dan devraldı.&nbsp;Genel&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EF7DEC-22D113-B34549-B5E130-A9097E-DF702B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği'nin (ADMİB) yeni başkanı Rahmi İncetan oldu. Birliğin 9-10 Nisan 2026 tarihlerinde yapılan 2025 Olağan Seçimli Genel Kurulu sonucunda seçime tek liste ile giren İncetan, başkanlık görevini Fuat Tosyalı'dan devraldı.&nbsp;Genel kurul sürecinin tamamlanmasıyla birlikte ADMİB'de yeni dönem resmen başladı. Seçim sonrasında açıklamalarda bulunan Başkan Rahmi İncetan, birlik ve beraberlik vurgusu yaparak yeni dönemin ortak akıl ve güç birliğiyle şekilleneceğini ifade etti. İncetan, yönetim kadrosuna katılacak yeni isimlerle birlikte daha dinamik ve kapsayıcı bir yapı oluşturmayı hedeflediklerini belirtti.Başkan İncetan açıklamasında, "Yeni dönemde de hep birlikte, ekibimize katılacak yeni isimlerle gücümüzü artırarak, Fuat Tosyalı Bey'den devraldığımız bayrağı daha ileriye taşımak için çalışacağız." ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 17 Apr 2026 16:14:41 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Karel Tel Sanayi Ege Bölgesi'nin lideri oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/karel-tel-sanayi-ege-bolgesinin-lideri-oldu-7312/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/karel-tel-sanayi-ege-bolgesinin-lideri-oldu-7312/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2F69C7-D20B6F-BBBADC-7B67DC-428547-604D3E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Karel Tel, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği tarafından gerçekleştirilen 2025 yılı "İhracatın Yıldızları" ödül töreninde ihracatta gösterdiği başarılı performansla gümüş kategoride ödüle layık görüldü. Şirket, demir çelik tel ihracatında ise&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2F69C7-D20B6F-BBBADC-7B67DC-428547-604D3E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Karel Tel, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği tarafından gerçekleştirilen 2025 yılı "İhracatın Yıldızları" ödül töreninde ihracatta gösterdiği başarılı performansla gümüş kategoride ödüle layık görüldü. Şirket, demir çelik tel ihracatında ise birincilik ödülünün sahibi oldu.Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Karel Tel Sanayi A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Tunç Bakırel:"90 ülkeye ihracat gerçekleştirerek 2025 yılında 32 milyon dolar ihracat hacmine ulaşmasının gururunu yaşıyoruz. 2026 yılı için 3 milyar TL ciro ve 40 milyon dolar ihracat hedefi belirledik. Yılın ilk çeyreğini de bu hedefimize uygun bir şekilde tamamladık. 2026'nın, geçtiğimiz yıla kıyasla hem ciro hem de ihracat tarafında güçlü bir büyüme kaydettiğimiz bir yıl olacağına inanıyoruz. Karel Tel olarak üretim gücümüzü teknoloji ve Ar-Ge yatırımlarımızla sürekli geliştirirken, ihracatı büyüme stratejimizin merkezine konumlandırıyoruz. Kısa süre önce TURQUALITY Marka Destek Programı'na kabul edilmemizle birlikte, küresel hedeflerimize daha güçlü bir stratejik çerçevede ilerleme imkanı sağladık. TURQUALITY marka destek programıyla beraber sağladığımız destekle, yüksek katma değerli ve yenilikçi ürünlerimizle küresel pazarlardaki varlığımızı daha da güçlendirmeyi ve ülkemizin ihracatına katkımızı artırmayı sürdüreceğiz"&nbsp; dedi.Uluslararası standartlarda sürdürülebilir üretim taahhüdüÇevre dostu üretim yatırımlarıyla sürdürülebilir bir gelecek için önemli adımlar atan Karel Tel, TÜV AUSTRIA'dan altı ürün modeli (galvanizli tel, tavlı tel, çekilmiş tel, yağlı tel, PVC kaplı tel ve yuvarlak çubuk) ve kurumsal düzeyde olmak üzere aldığı toplam yedi sertifika ile uluslararası standartlarda çevre dostu üretimi taahhüt ediyor. Karel Tel RES ve GES ile toplam 8 MW/saat kapasiteyle yenilenebilir enerji üreten şirket, üretimde ihtiyacı olan enerjinin bir kısmını kendi ürettiği yenilenebilir enerjiden karşılıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 16 Apr 2026 08:29:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[KARDEMİR Olağan Genel Kurul Toplantısı yapıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-olagan-genel-kurul-toplantisi-yapildi-5155/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-olagan-genel-kurul-toplantisi-yapildi-5155/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A1FA9B-F11AA6-C43E1D-E9C327-184EB3-019D2B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />KARDEMİR&#39;in 2025 yılı faaliyetlerinin görüşüldüğü Olağan Genel Kurul Toplantısı, KARDEMİR Eğitim ve Kültür Merkezi&#39;nde yönetim kurulu üyeleri, genel müdür, genel müdür yardımcıları ve hissedarların katılımıyla gerçekleşti.Toplantıda konuşan Oflaz, KARDEMİR&#39;in&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A1FA9B-F11AA6-C43E1D-E9C327-184EB3-019D2B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />KARDEMİR&#39;in 2025 yılı faaliyetlerinin görüşüldüğü Olağan Genel Kurul Toplantısı, KARDEMİR Eğitim ve Kültür Merkezi&#39;nde yönetim kurulu üyeleri, genel müdür, genel müdür yardımcıları ve hissedarların katılımıyla gerçekleşti.Toplantıda konuşan Oflaz, KARDEMİR&#39;in cumhuriyetin sanayileşme yolculuğunda önemli rol ve sorumluluk üstlendiğini, &#34;fabrikalar kuran fabrika&#34; ünvanının onurlu temsilcisi olduğunu söyledi.Oflaz, 2025&#39;in, küresel ölçekte belirsizliklerin derinleştiği, dünya ekonomisi ve özellikle ağır sanayi için belirsizliğin yeni normal olarak kayıtlara geçtiği ancak yeni stratejik açılımların ve dönüşüm fırsatlarının da ortaya çıktığı önemli dönem olduğunu belirterek, şöyle devam etti:&#34;Başta yanı başımızda vuku bulan savaş olmak üzere jeopolitik gelişmeler, ticaret politikalarındaki değişimler, artan maliyet baskıları küresel ekonomiyi daha karmaşık hale getirmiş, yeşil dönüşüm ve enerji bağımsızlığı hedefleri daha da ön plana çıkmıştır. Yaygınlaşan yapay zeka uygulamaları istihdam piyasası ve uzun vadeli büyüme beklentilerini sarsmaya daha fazla başlamıştır. Demir çelik sektörü de bu süreçte artan rekabet, maliyet baskıları ve düşük karbonlu üretime geçiş zorunluluğuyla çok yönlü sınav vermiştir. Bu tablo, sektörde verimlilik, esneklik ve stratejik yönetimin her zamankinden daha kritik hale geldiğini açıkça göstermiştir.&#34;Dünya ham çelik üretiminin 2025&#39;te bir önceki yıla göre yüzde 2 azalarak 1,8 milyar ton seviyesine gerilediğini, ABD&#39;de yönetim değişikliği sonrası gündeme gelen ek gümrük vergileri ve Avrupa Birliği&#39;nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması&#39;yla (SKDM) pazar dengelerinin kökten sarsıldığını anlatan Oflaz, sözlerini şöyle sürdürdü:&#34;Türkiye, bu karamsar tablo içerisinde bir kez daha pozitif ayrışmayı başarmış. Ülkemiz ham çelik üretimini yüzde 3,3 artışla tamamlayarak Avrupa&#39;nın en büyük çelik üreticisi ünvanını almış, dünyadaki sıralamasını 7. sıraya yükseltmiştir. Bizler de KARDEMİR olarak, bağlı ortaklık ve iştiraklerimizle 2025&#39;te köklü sanayi mirasımızdan aldığımız güçle, ortak akılla belirlediğimiz stratejik yol haritamız doğrultusunda, disiplinli ve sürdürülebilir büyüme vizyonumuzla bu milli direncin ön saflarında yer aldık. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında değişen küresel dengeleri doğru okuyarak şirketimizi geleceğe daha güçlü taşıma kararlılığımızı sürdürdük.&#34;Oflaz, 2,6 milyon ton ham çelik üretimi ile kapasitelerini sonuna kadar kullandıklarını dile getirerek, &#34;Nihai mamul üretimimizde 2,45 milyon tona ulaştık ve bir tarihi rekoru daha kırmış olduk. 2025&#39;te sıvı ham demir, sıvı çelik ve nihai mamul üretimi dahil olmak üzere 45 farklı alanda rekor üretim seviyelerine erişmemiz, operasyonel çevikliğimizin en önemli, en somut göstergesidir.&#34; dedi.- &#34;Toplam sevkiyatımız bir önceki yıla göre yüzde 12 arttı&#34;KARDEMİR&#39;in katma değeri yüksek ürün üretimine yönelik stratejisi doğrultusunda, özellikle raylı sistemler ürün grubunda önemli performans sergilendiğine, demir yolu ray sevkiyatının yüzde 40 artırıldığına işaret eden Oflaz, &#34;2025&#39;te ihracat faaliyetlerimiz de güçlü ivme kazanmış ve toplam sevkiyatımız bir önceki yıla göre yüzde 12 artmıştır. Kuzey Afrika, Kafkasya ve Avrupa Birliği pazarlarında müşteri çeşitliliği artırılarak sürdürülmüş, Ukrayna, Sırbistan ve Kosova gibi ülkelerin yanı sıra Tunus başta olmak üzere Afrika pazarlarına, Azerbaycan ve Gürcistan gibi bölgesel pazarlara satış gerçekleştirilmiştir. Amsted Rail ve Kolowag gibi dünya devleriyle yaptığımız işbirlikleri, ürünlerimizin uluslararası pazarlarda hızlıca ölçeklenmesini sağlayacaktır.&#34; diye konuştu.Oflaz, 2026&#39;da satış stratejilerinin, karlılık odaklı büyüme, uzun vadeli müşteri ilişkilerinin güçlendirilmesi, pazar çeşitliliğinin artırılması ve katma değerli ürün ihracatının payının yükseltilmesi üzerine kurgulandığını belirterek, &#34;Profil, demir yolu rayı ve demir yolu tekeri ürün gruplarında rekabet gücümüzü artırmayı ve uluslararası pazardaki konumumuzu güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu dönemde lokomotif, metro ve yük vagonlarında kullanılacak 6 yeni teker tipi ürün gamımıza eklenmiş olup, geliştirilen uluslararası işbirlikleri sayesinde küresel pazarlarda daha hızlı kabul görmesi hedeflenmektedir. Gücümüzün ve çevikliğimizin temelinde çalışanlarımızın özverisi, paydaşlarımızın güven ve desteği, ülkemize duyduğumuz sorumluluk bilinci yer almaktadır. KARDEMİR, 89 yıllık sanayi tecrübesiyle sadece çelik üretmiyor, ülkenin bağımsız sanayisine ve Türkiye Yüzyılı vizyonuna önemli katkılar sunuyor, sosyal sorumluluk proje ve faaliyetleriyle insan kaynağına en güçlü yatırımları gerçekleştiriyor.&#34; ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 10 Apr 2026 14:15:50 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi üretimi şubatta yıllık yüzde 2.2 arttı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-subatta-yillik-yuzde-22-artti-362/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-subatta-yillik-yuzde-22-artti-362/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_29E638-005DE5-559B7D-A6356C-58A555-4C6413.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ocak ayında gerileme görelen sanayi üretim endeksinin Şubat&#39;ta toparladığı görüldü.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Şubat ayına ilişkin sanayi üretimi verilerini yayımladı.Buna göre, sanayi üretimi yıllık yüzde 2,2 arttı. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_29E638-005DE5-559B7D-A6356C-58A555-4C6413.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ocak ayında gerileme görelen sanayi üretim endeksinin Şubat&#39;ta toparladığı görüldü.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Şubat ayına ilişkin sanayi üretimi verilerini yayımladı.Buna göre, sanayi üretimi yıllık yüzde 2,2 arttı. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2026 yılı Şubat ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,1 arttı, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 2,4 arttı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 2,2 azaldı.Sanayi üretimi aylık yüzde 2,6 arttıSanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2026 yılı Şubat ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 0,4 arttı, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 3,3 arttı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 3,6 azaldı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 10 Apr 2026 10:31:00 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi ihracat endeksi 50.3 oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-ihracat-endeksi-503-oldu-6524/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-ihracat-endeksi-503-oldu-6524/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2D5231-0ED0D1-F2A781-1A7751-1C2739-B792C8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi&#39;nin mart sonuçları açıklandı.Endekste eşik değer olan 50&#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50&#39;nin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2D5231-0ED0D1-F2A781-1A7751-1C2739-B792C8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi&#39;nin mart sonuçları açıklandı.Endekste eşik değer olan 50&#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50&#39;nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.Buna göre, Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi, martta 50,3 olarak gerçekleşti ve ihracat pazarlarındaki talep koşullarında üst üste 27. kez iyileşmeye işaret etti.Bununla birlikte, endeksin şubattaki 52,1 seviyesinden gerilemesi, ihracat pazarları iklimindeki iyileşmenin oldukça sınırlı kaldığını ve mevcut güçlenme sürecinin en düşük oranında gerçekleştiğini ortaya koydu.Türk imalat sanayisinin ihracatında yaklaşık yüzde 6 paya sahip olan ABD&#39;de üretim artışı zayıflamayı sürdürdü. Ekonomik aktivitedeki genişleme martta oldukça sınırlı gerçekleşerek, son 2,5 yılın en düşük hızında kaydedildi. En büyük ihracat pazarı olan Almanya&#39;da da büyümenin ivme kaybederek ılımlı seyrettiği gözlendi.Birleşik Krallık&#39;ta ise ekonomik aktivite üst üste 5 aylık büyümenin ardından martta yatay seyretti. Ekonomik aktivite, Türk imalat sektörünün diğer bazı önemli ihracat pazarlarında da daraldı. İtalya&#39;da üretim son 14 ayda ilk kez gerilerken, Fransa ve Romanya&#39;da düşüşler devam etti. Rusya&#39;da ise iki aylık büyümenin ardından hafif geriledi.Geçen ayın görece pozitif gelişmesi ise İspanya ve Hollanda&#39;da talep koşullarının iyileşmeye devam etmesi ve büyümenin şubata göre hız kazanması oldu.- Orta Doğu&#39;daki savaş martta BAE&#39;de büyümeyi yavaşlattıOrta Doğu&#39;daki savaş, martta Birleşik Arap Emirlikleri&#39;nde (BAE) büyümenin yavaşlamasına yol açtı. Bu ülkede petrol dışı ekonomik aktivitedeki artış yaklaşık son 5 yılın en düşük hızında gerçekleşti. Bölgedeki diğer ekonomilere bakıldığında, Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar ve Lübnan&#39;da da üretimin azaldığı görüldü. Martta, rapor kapsamında yer alan ekonomiler arasında en belirgin üretim artışı Singapur'da kaydedildi. Bu ülkede ekonomik aktivite hızlı bir genişleme sergiledi.Hindistan, Tayland ve Uganda da üretimin güçlü şekilde arttığı ülkeler arasında yer aldı ancak bu ekonomiler, Türk imalat sanayisinin ihracatında nispeten düşük paylara sahip bulunuyor.- &#34;Türk ihracatçıların performansı büyük ölçüde savaşın süresine bağlı olacak&#34;Açıklamada sonuçlara ilişkin değerlendirmeleri yer alan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, martta Orta Doğu&#39;da başlayan savaşın bazı ülkelerde ticareti aksattığını ve fiyatları artırdığını belirterek, bunun küresel talepte büyümenin yavaşlamasına neden olduğunu bildirdi.Harker, &#34;Bu nedenle, Türk ihracatçıların önümüzdeki aylardaki performansı, büyük ölçüde savaşın süresine ve tedarik aksamalarının ne kadar hızlı giderilebileceğine bağlı olacak.&#34; ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 08 Apr 2026 14:16:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kardemir Çelik ihracatta gücünü altın kategori ödülüyle tescilledi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celik-ihracatta-gucunu-altin-kategori-oduluyle-tescilledi-3932/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celik-ihracatta-gucunu-altin-kategori-oduluyle-tescilledi-3932/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_21773F-D8FE4F-8FAB52-CDC599-FF3EC8-D5A577.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bugün 1350'nin üzerinde çalışanı ve 7 üretim tesisi ile yeşil enerji kullanarak nihai ürüne kadar üretim gerçekleştiren Kardemir Çelik, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği tarafından gerçekleştirilen 2025 yılı "İhracatın Yıldızları" ödül töreninde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_21773F-D8FE4F-8FAB52-CDC599-FF3EC8-D5A577.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bugün 1350'nin üzerinde çalışanı ve 7 üretim tesisi ile yeşil enerji kullanarak nihai ürüne kadar üretim gerçekleştiren Kardemir Çelik, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği tarafından gerçekleştirilen 2025 yılı "İhracatın Yıldızları" ödül töreninde altın kategoride ödüle layık görüldü.&nbsp;Konuya ilişkin açıklamada bulunan Kardemir Çelik Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Bakırel, "Küresel belirsizliklerin, maliyet baskılarının ve korumacılık eğilimlerinin arttığı bir dönemde ihracatımızı yüksek performansta sürdürmeyi başardık. Bu başarımızın altın kategoride ödüllendirilmesi bizim için gurur kaynağı oldu. 100'den fazla ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracat gücümüzün arkasında 30 yılı aşkın birikim, uzman ekibimiz ve yıllara yayılan uluslararası iş birliklerimiz bulunuyor" diye belirtti.Kardemir Çelik'in ihracatta kalıcılığı ve derinleşmeyi odağına alan stratejilerle hareket ettiğini vurgulayan Bakırel, küresel taleplere göre şekillenen yatırımların bu yaklaşımın temelini oluşturduğunu dile getirdi. İzmir Aliağa'da devreye alınması planlanan büyük profil hadde tesisinin, üretim esnekliğini ve pazar uyum kabiliyetini artıracak stratejik bir yatırım olduğunu hatırlatan Bakırel, bunun yanı sıra elektrikli ark ocağı teknolojileri, yenilenebilir enerji yatırımları ve Ar-Ge çalışmalarıyla daha düşük karbonlu, verimli ve dayanıklı bir üretim modeli inşa ettiklerinin altını çizdi. Bakırel, "Bu bütüncül yaklaşım sayesinde hem değişen küresel taleplere hızlı uyum sağlıyoruz hem de ihracatta sürdürülebilir büyüme ve uzun vadeli rekabet gücümüzü pekiştiriyoruz. Önümüzdeki dönemde de pazar çeşitliliğini artıran, ihracatta derinleşmeyi hedefleyen ve Türkiye'ye daha fazla değer kazandıran yaklaşımımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 03 Apr 2026 11:52:12 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Assan Alüminyum, Batı Virginia'daki folyo tesisini satın aldı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/assan-aluminyum-bati-virginiadaki-folyo-tesisini-satin-aldi-2648/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/assan-aluminyum-bati-virginiadaki-folyo-tesisini-satin-aldi-2648/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6A63D6-2F86C1-A376B7-8E0663-1B34F5-2D29DF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa'nın en büyük iki folyo üreticisinden biri, Türkiye'nin ise en büyük yassı alüminyum üreticisi Assan Alüminyum, çatısı altında faaliyet gösterdiği Kibar Holding&#39;in yurtdışında büyüme stratejisi kapsamında ABD'nin Batı Virginia eyaletine bağlı Fairmont kentindeki alüminyum&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6A63D6-2F86C1-A376B7-8E0663-1B34F5-2D29DF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa'nın en büyük iki folyo üreticisinden biri, Türkiye'nin ise en büyük yassı alüminyum üreticisi Assan Alüminyum, çatısı altında faaliyet gösterdiği Kibar Holding&#39;in yurtdışında büyüme stratejisi kapsamında ABD'nin Batı Virginia eyaletine bağlı Fairmont kentindeki alüminyum folyo üretim tesisinin satın alma sürecini tamamladı. Tesis, Assan Alüminyum tarafından Kibar Americas üzerinden Novelis şirketinden satın alındı.Kibar Holding CEO'su Haluk Kayabaşı satın almanın, uzun süredir gündemlerinde olan globalleşme vizyonlarının doğal bir sonucu olduğunu belirtti. Kayabaşı yaptığı değerlendirmede, &#34;Kibar Topluluğu olarak yurt içindeki güçlü sanayi temellerimizi, yurt dışı yapılanmalarla daha da derinleştirerek global ölçekte rekabet gücümüzü artırmak için adımlar atmaya devam ediyoruz. Globalleşme stratejimizin merkezinde, sürdürülebilir üretim, dijitalleşme ve çevresel sorumluluk ilkeleriyle faaliyet alanlarımızı uluslararası ölçekte güçlendirmek var&#34; diye konuştu. Kayabaşı bu yatırımın, Kibar Holding'in alüminyum, otomotiv ve ambalaj sektörlerinde büyümeye devam eden sürdürülebilir sanayi grubu vizyonunun önemli bir halkası olduğunu da vurguladı.Yerel üretici olarak küresel oyuncuAssan Alüminyum Genel Müdürü ve Kibar Americas Yönetim Kurulu Üyesi Göksal Güngör, bu önemli yatırımla ilgili şunları söyledi: &#34;Tesis, özellikle otomotiv finstok, iklimlendirme finstok, gıdaya uygun alüminyum buruşuk kap ve endüstriyel folyo gibi alanlarda üretim yapacak. Tesisin kullanımına yönelik detaylı analizler ve değerlendirmeler yapılıyor. Bu adım, Assan Alüminyum'un halihazırda hizmet verdiği sektörlerde 'yerinde üretim' anlayışıyla büyümesini destekleyecek.&#34;Güngör, Assan Alüminyum'un Avrupa'dan sonra Amerika kıtasında da faaliyetlerini genişleterek, &#39;yerel üretici olarak küresel oyuncu&#39; konumunu güçlendirdiğini vurgularken, &#34;Küresel ticaretin yeniden şekillendiği, yerel üretimin giderek daha fazla önem kazandığı bir dönemde bu yatırım, uzun vadeli vizyonumuzun önemli bir yansıması. Güvenilirlik, esneklik, yenilikçilik ve sürdürülebilirlik temelinde oluşturduğumuz büyüme modelimizi, yeni dönemde Amerika kıtasına taşıyacağız&#34; dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 01 Apr 2026 19:02:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi üretimi son beş ayın en düşük seviyesinde]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-son-bes-ayin-en-dusuk-seviyesinde-5835/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-son-bes-ayin-en-dusuk-seviyesinde-5835/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A7BC9B-2E7CC7-E2B71B-20481C-081330-97B3C2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu veri, ilk çeyreğin sonu itibarıyla faaliyet koşullarında ılımlı bir bozulma sinyali verdi. Böylece sektörün performansında kesintisiz yavaşlama eğilimi iki yıla ulaştı. Mart ayı verileri hem toplam yeni siparişlerde hem de yeni ihracat siparişlerinde yavaşlamanın keskinleştiğine&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A7BC9B-2E7CC7-E2B71B-20481C-081330-97B3C2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu veri, ilk çeyreğin sonu itibarıyla faaliyet koşullarında ılımlı bir bozulma sinyali verdi. Böylece sektörün performansında kesintisiz yavaşlama eğilimi iki yıla ulaştı. Mart ayı verileri hem toplam yeni siparişlerde hem de yeni ihracat siparişlerinde yavaşlamanın keskinleştiğine işaret etti.&nbsp;&nbsp;İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI mart ayı verilerine göre, anket kapsamında izlenen 10 sektörün tamamında yeni siparişler yavaşlama kaydetti. Bu durum geçen yılın temmuz ayından bu yana ilk kez gözlemlendi. En keskin ivme kaybının gözlemlendiği sektör, yeni siparişlerin Nisan 2020'den bu yana en yüksek oranda azaldığı kara ve deniz taşıtları oldu. Buna karşılık, en hafif bozulma ise kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe gerçekleşti. Yeni ihracat siparişleri de tüm sektörlerde düşüş sergiledi. Mart ayında üretim hacmini artıran tek sektör kimyasal, plastik ve kauçuk ürünler oldu.&nbsp;&nbsp;Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi performansında en hızlı ve güvenilir referans kabul edilen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) anketinin Mart 2026 dönemi sonuçları açıklandı. Eşik değer olan 50,0'nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre şubat ayında 49,3 ile son 22 ayın en yüksek seviyesine ulaşan manşet PMI, Mart'ta 47,9'a gerileyerek son beş ayın en düşük seviyesinde gerçekleşti. Bu veri, ilk çeyreğin sonu itibarıyla faaliyet koşullarında ılımlı bir bozulma sinyali verdi. Böylece sektörün performansında kesintisiz yavaşlama eğilimi iki yıla ulaştı. Mart ayı verileri hem toplam yeni siparişlerde hem de yeni ihracat siparişlerinde yavaşlamanın keskinleştiğine işaret etti. Bazı firmalar bu durumu Orta Doğu'daki savaşın yol açtığı belirsizliğin piyasa talebi üzerindeki etkilerine bağladı. Fiyatlardaki yükselişin de yeni siparişlerdeki yavaşlamada rolü olduğu bildirildi. Talepteki zayıflık ve fiyat baskıları, imalat sanayi üretiminde yavaşlamanın devam etmesine neden oldu. Üretimdeki düşüş 2025 Kasım ayından bu yana en yüksek oranda gerçekleşti. Anket katılımcılarına göre fiyat baskıları genellikle Orta Doğu'daki savaşa bağlı olarak navlun, yakıt ve petrol maliyetlerinde yaşanan artıştan kaynaklandı. Benzer şekilde ham madde fiyatlarında da yükseliş bildirildi. Bunların sonucu olarak, girdi maliyetlerinde son 23 ayın, nihai ürün fiyatlarında ise son 25 ayın en hızlı artışı gözlendi. Savaşın bir diğer etkisi de malzeme yetersizliği ve taşımacılıktaki aksamalar nedeniyle tedarikçilerin teslim sürelerinin uzaması oldu. Teslimat sürelerinde Ağustos 2024'ten bu yana en belirgin artış kaydedildi. Yeni siparişlerin yavaşlaması ve üretim gereksinimlerinin azalmasıyla birlikte, Türk imalatçıları istihdamı son altı ayın en yüksek oranında azaltırken, satın alma faaliyetleri ile stok seviyelerinde de düşüş gerçekleştirdi.İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI anket verileri hakkında değerlendirmede bulunan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları söyledi: "Şubat ayında koşulların iyileşme patikasına girdiğini gösteren sinyallerin ardından, Türk imalat sektörü mart ayında bir miktar ivme kaybı yaşadı. Sektördeki yavaşlamanın ilk çeyrek sonunda belirginleşmesi büyük ölçüde Orta Doğu'daki savaştan kaynaklandı. Savaş, başta yakıt ve petrol olmak üzere girdi maliyetlerini artırırken, tedarik zincirlerinde de aksamalara neden oldu. Bu nedenle sektörün kısa vadeli görünümü, çatışmanın ne kadar süreceğine ve bunun küresel fiyat ve arz koşulları üzerindeki etkilerine bağlı olacak gibi görünüyor."İSO Türkiye Sektörel PMI'a göre 10 sektörde yeni siparişler yavaşladıİstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI mart ayı verilerine göre, anket kapsamında izlenen 10 sektörün tamamında yeni siparişler yavaşlama kaydetti. Bu durum geçen yılın temmuz ayından bu yana ilk kez gözlemlendi. En keskin ivme kaybının gözlemlendiği sektör, yeni siparişlerin Nisan 2020'den bu yana en yüksek oranda azaldığı kara ve deniz taşıtları oldu. Buna karşılık, en hafif bozulma ise kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe gerçekleşti. Yeni ihracat siparişleri de tüm sektörlerde düşüş sergiledi. Mart ayında üretim hacmini artıran tek sektör kimyasal, plastik ve kauçuk ürünler oldu. Böylece sektörün üretimi son üç ayın ikisinde güçlü artış gösterdi. Üretimde en sert daralma ise ağaç ve kağıt ürünleri sektöründe yaşandı. Martta üretimin arttığı tek faaliyet kolu olmasına rağmen, kimyasal plastik ve kauçuk ürünler sektöründe enflasyonist baskılar belirgin şekilde yoğunlaştı ve rapor kapsamındaki on sektör arasında en belirgin düzeyde gerçekleşti. Orta Doğu'da savaşın başlamasının ardından girdi maliyetleri yaklaşık iki yılın en yüksek hızında artarken, satış fiyatları da Şubat 2022'den bu yana en sert yükselişini kaydetti. Diğer sektörlerde enflasyon eğilimleri farklılık gösterdi. Mart ayında bazı sektörlerde fiyat artışları hızlanırken, bazılarında ise yavaşlama kaydedildi. Girdi maliyetleri enflasyonunun en düşük gerçekleştiği sektör olan giyim ve deri ürünlerinde nihai ürün fiyatları üst üste iki aylık artışın ardından değişim göstermedi. Diğer tüm sektörlerde ise satış fiyatları arttı. İlk çeyreğin sonunda altı sektörde tedarikçilerin teslimat süreleri kısalırken, kimyasal, plastik ve kauçuk sektörünün tedarik zincirlerinde önemli aksamalar yaşandı. Bu sektörde teslimat süreleri iki yıldan uzun sürenin en yüksek oranında arttı. Beş sektörün istihdamını genişlettiği şubat ayının ardından, Mart'ta çalışan sayısı artan sektör sayısı iki olarak gerçekleşti. Elektrikli ve elektronik ürünler ile makine ve metal ürünleri sektörlerinde görülen artışa karşılık diğer tüm sektörlerde istihdam azaldı.İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI ve Sektörel PMI Mart 2026 dönemi raporlarının tamamına ekteki dosyalardan ulaşabilirsiniz.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 01 Apr 2026 11:05:26 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kardemir Çelik ihracatta gücünü altın kategori ödülüyle tescilledi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celik-ihracatta-gucunu-altin-kategori-oduluyle-tescilledi-1037/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celik-ihracatta-gucunu-altin-kategori-oduluyle-tescilledi-1037/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_63A79E-320784-A6A690-918E78-067CC2-4E6407.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bugün 1350'nin üzerinde çalışanı ve 7 üretim tesisi ile yeşil enerji kullanarak nihai ürüne kadar üretim gerçekleştiren Kardemir Çelik, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği tarafından gerçekleştirilen 2025 yılı "İhracatın Yıldızları" ödül töreninde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_63A79E-320784-A6A690-918E78-067CC2-4E6407.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bugün 1350'nin üzerinde çalışanı ve 7 üretim tesisi ile yeşil enerji kullanarak nihai ürüne kadar üretim gerçekleştiren Kardemir Çelik, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği tarafından gerçekleştirilen 2025 yılı "İhracatın Yıldızları" ödül töreninde altın kategoride ödüle layık görüldü.&nbsp;Konuya ilişkin açıklamada bulunan Kardemir Çelik Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Bakırel, "Küresel belirsizliklerin, maliyet baskılarının ve korumacılık eğilimlerinin arttığı bir dönemde ihracatımızı yüksek performansta sürdürmeyi başardık. Bu başarımızın altın kategoride ödüllendirilmesi bizim için gurur kaynağı oldu. 100'den fazla ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracat gücümüzün arkasında 30 yılı aşkın birikim, uzman ekibimiz ve yıllara yayılan uluslararası iş birliklerimiz bulunuyor" diye belirtti.Kardemir Çelik'in ihracatta kalıcılığı ve derinleşmeyi odağına alan stratejilerle hareket ettiğini vurgulayan Bakırel, küresel taleplere göre şekillenen yatırımların bu yaklaşımın temelini oluşturduğunu dile getirdi. İzmir Aliağa'da devreye alınması planlanan büyük profil hadde tesisinin, üretim esnekliğini ve pazar uyum kabiliyetini artıracak stratejik bir yatırım olduğunu hatırlatan Bakırel, bunun yanı sıra elektrikli ark ocağı teknolojileri, yenilenebilir enerji yatırımları ve Ar-Ge çalışmalarıyla daha düşük karbonlu, verimli ve dayanıklı bir üretim modeli inşa ettiklerinin altını çizdi. Bakırel, "Bu bütüncül yaklaşım sayesinde hem değişen küresel taleplere hızlı uyum sağlıyoruz hem de ihracatta sürdürülebilir büyüme ve uzun vadeli rekabet gücümüzü pekiştiriyoruz. Önümüzdeki dönemde de pazar çeşitliliğini artıran, ihracatta derinleşmeyi hedefleyen ve Türkiye'ye daha fazla değer kazandıran yaklaşımımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 01 Apr 2026 11:02:20 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Savaşın ekonomik dalgası üretim bantlarını zorluyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/savasin-ekonomik-dalgasi-uretim-bantlarini-zorluyor-6867/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/savasin-ekonomik-dalgasi-uretim-bantlarini-zorluyor-6867/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_217BB7-4E09D6-E9CE34-31A4F8-ECE91B-31C754.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Orta Doğu'da yaşanan savaşın küresel enerji piyasalarında yarattığı dalgalanma, Türkiye'de sanayi üretimini de doğrudan etkilemeye başladı. Petrol fiyatlarında yaşanan hızlı yükseliş, özellikle enerji ve petro-kimya türevli hammaddelere dayalı sektörlerde ciddi maliyet baskısı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_217BB7-4E09D6-E9CE34-31A4F8-ECE91B-31C754.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Orta Doğu'da yaşanan savaşın küresel enerji piyasalarında yarattığı dalgalanma, Türkiye'de sanayi üretimini de doğrudan etkilemeye başladı. Petrol fiyatlarında yaşanan hızlı yükseliş, özellikle enerji ve petro-kimya türevli hammaddelere dayalı sektörlerde ciddi maliyet baskısı oluşturuyor.Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, savaşın yalnızca jeopolitik değil aynı zamanda ekonomik bir dalga yarattığını belirterek, enerji ve hammadde maliyetlerindeki artışın üretim maliyetlerine doğrudan yansıdığını ifade etti. Petrol fiyatlarında yaşanan yükselişin başta plastik sanayisi olmak üzere sanayinin birçok kolunu etkilediğini söyleyen Karadeniz, "Petrol fiyatlarında yaşanan hızlı yükseliş, plastik sanayisi başta olmak üzere petro-kimya türevli hammaddelere dayalı üretim yapan sektörleri doğrudan etkiliyor. İlk değerlendirmelerimize göre enerji ve hammadde maliyetlerinde kısa süre içinde önemli ölçüde artışlar yaşandı. Mevcut koşulların bu şekilde devam etmesi halinde maliyetlerin hızla yükselebileceğini öngörebiliriz" dedi.Plastik sektöründe hammaddenin üretim maliyetleri içindeki payının oldukça yüksek olduğuna dikkat çeken Karadeniz, ürünün türüne göre bu oranın yüzde 70 ile yüzde 85 arasında değiştiğini bildirdi. Çatı kuruluş PLASFED Başkanı, bu nedenle enerji ve hammadde fiyatlarındaki artışın sanayicinin maliyet yapısını ciddi şekilde zorladığını vurguladı."Maliyet baskısı tüketici fiyatlarına yansıyacak"Sanayicinin maliyet artışlarını mümkün olduğunca kendi içinde dengelemeye çalıştığını ifade eden Karadeniz, ancak artışların uzun süre devam etmesi halinde bunun nihai ürün fiyatlarına yansımasının kaçınılmaz olacağını kaydetti.&nbsp;Karadeniz, "Bu süreç aynı şekilde devam ederse, A'dan Z'ye tüm ürünlerde zam kaçınılmaz olacak ve doğrudan tüketici bu durumdan etkilenecek. Maliyet baskısının özellikle ambalaj, temizlik ürünleri, lojistik ve perakende zincirlerinde artması bekleniyor. Sonuç olarak, maliyetlerin tüketici fiyatlarına yansıması ve daha kritik seviyelere ulaşması olası görünüyor" diye konuştu.&nbsp;"Sanayici son yılların en zor dönemiyle karşı karşıya"Türk sanayicisinin bugüne kadar birçok küresel krizden üretim gücü ve esnekliği sayesinde çıkmayı başardığını hatırlatan Karadeniz, mevcut koşulların sanayici açısından son yılların en zor dönemlerinden birine işaret ettiğini ifade etti."Enerji ve hammadde maliyetlerindeki artış, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve küresel ticaretteki belirsizlikler üretim maliyetlerini ciddi şekilde yükseltiyor. Özellikle bu dönemde sanayicimizin finansmana ulaşması için acil desteğe ihtiyaç var ve bu desteğin devlet tarafından sağlanmasını bekliyoruz. Buna rağmen sanayicimiz üretimi sürdürmek, ihracatını korumak ve istihdam yaratmak için büyük bir çaba gösteriyor" diyen Karadeniz, üretim ekonomisinin desteklenmesinin Türkiye'nin sürdürülebilir büyümesi açısından kritik olduğunu vurguladı.&nbsp;"İlk fiyat ayarlamaları ambalaj ürünlerinde görülebilir"Plastik sektörünün birçok sektör için ara malı üretimi yaptığını hatırlatan Karadeniz, maliyet artışlarının ilk etapta bazı ürün gruplarında daha hızlı hissedilebileceğini söyledi.Karadeniz, "İlk aşamada plastik ambalaj ürünleri, tek kullanımlık gıda ambalajları, temizlik ve hijyen ürünlerinin ambalajları ile lojistik ve taşıma ekipmanlarında fiyat ayarlamaları görülebilir. Enerji fiyatlarının yüksek seyretmesi halinde bu fiyat düzenlemelerinin hızla yükselebileceği ihtimali göz ardı edilmemelidir" değerlendirmesinde bulundu."Enflasyon hedefleri üzerinde risk oluşabilir"Orta Doğu'daki savaşın küresel enerji fiyatlarını yukarı çektiğini belirten Karadeniz, bunun Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerde enflasyon beklentilerini de etkileyebileceğini söyledi.Karadeniz, "Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki her artış üretim maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Savaşın uzun sürmesi halinde yıl sonu enflasyon hedeflerinin tutturulması zorlaşabilir ve yukarı yönlü bir revizyon gündeme gelebilir" dedi.Buna rağmen Türkiye'nin güçlü üretim altyapısına dikkat çeken Karadeniz, sanayicinin kriz dönemlerinde geliştirdiği esnekliğin önemli bir avantaj olduğunu belirterek, enerji piyasalarında hızlı bir normalleşme yaşanması halinde hem üretim maliyetleri hem de enflasyon üzerindeki baskının kontrol altına alınabileceğini ifade etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 01 Apr 2026 02:47:47 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Metal endeks şubatta yönünü yukarı çevirdi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/metal-endeks-subatta-yonunu-yukari-cevirdi-7445/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/metal-endeks-subatta-yonunu-yukari-cevirdi-7445/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4B5371-5A3075-69C1DA-5A2E16-BC031C-89DCC5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) tarafından hazırlanan TR-METALENDEKS Türkiye Metal Sanayi İhracat Endeksi'nin 2026 yılı Şubat ayı sonuçları açıklandı.&nbsp;Endeks verileri, 2026 yılına sert bir düşüşle başlayan metal sanayinin Şubat&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4B5371-5A3075-69C1DA-5A2E16-BC031C-89DCC5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) tarafından hazırlanan TR-METALENDEKS Türkiye Metal Sanayi İhracat Endeksi'nin 2026 yılı Şubat ayı sonuçları açıklandı.&nbsp;Endeks verileri, 2026 yılına sert bir düşüşle başlayan metal sanayinin Şubat ayında yeniden toparlanma eğilimine girdiğini gösterdi. Ocak ayında son 22 ayın en düşük seviyesine gerileyen ihracat miktar endeksi, Şubat ayında yüzde 3,5 oranında artış göstererek ocak ayındaki 111,84 olan değerinden şubat ayı sonunda 115,72 seviyesine çıktı. Ton bazında ihracat rakamları da bu toparlanmayı desteklerken, Ocak ayında 205 bin 262 ton olan metal sanayi ihracatı, şubat ayında yüzde 3,5 artışla 212 bin 394 tona yükseldi.&nbsp;İHRACAT DEĞER ENDEKSİNDE YÜZDE 2,5&#39;LİK ARTIŞTR-METALENDEKS verilerine göre, miktar bazındaki artış ihracat gelirlerine de pozitif yansıdı. Ocak ayında 158,98 olan ihracat değer endeksi, şubat ayında yüzde 2,5 oranında artarak 162,93 seviyesine ulaştı. Tutar bazında bakıldığında ise metal sanayi ihracatı, ocak ayındaki 1 milyar 91 milyon dolar seviyesinden şubat ayında 1 milyar 118 milyon dolara yükseldi. Rapora göre bu değer artışı, büyük ölçüde adet ve kilogram bazındaki miktar artışının bir sonucu oldu.&nbsp;Öte yandan ocak ayında 5,32 dolar/kg ile endeks tarihinin rekorunu kıran ortalama ihracat birim fiyatları, şubat ayında yüzde 1,1 oranında azalarak 5,26 dolar/kg seviyesine geriledi.&nbsp;İDDMİB raporunda, dünya ekonomisinin 2026-2029 dönemine ilişkin zayıf beklentiler nedeniyle metal fiyatlarının önümüzdeki süreçte düşük ve yatay bir seyir izlemesinin öngörüldüğü bir kez daha vurgulandı.Alt sektörlere bakıldığında ise ocak ayındaki sert düşüşlerin ardından çoğu sektörde bir toparlanma olduğu göze çarptı.&nbsp;Alüminyum miktar endeksi 121,2'den 132,0 puana, değer endeksi ise 159,4'ten 173,0 puana çıkarak güçlü bir toparlanma kaydetti. Aynı ayda birim fiyatlar da 4,76 dolar/kg&#39;dan 4,83 dolar/kg'a yükseldi. Hırdavat sektörü miktar endeksi ocak ayındaki sert düşüşün ardından 87,1'den 99,2'ye, değer endeksi de 125,0'ten 135,9'a yükseldi. Birim fiyatlar ise 3,14 dolar/kg&#39;dan 2,99 dolar/kg seviyesine geriledi. Mutfak Eşyaları miktar endeksi 78,8'den 81,2'ye, değer endeksi 97,5&#39;ten 105,1&#39;e çıkarken, Armatür ve Döküm sektörleri de hem miktar hem de değer bazında artış trendine eşlik etti.&nbsp;Şubat ayında genel tablodan farklı ayrışan tek alt sektör ise bakır oldu. Bakırda miktar endeksi 126,7'den 108,3'e gerilemesine rağmen, birim fiyatların 12,68 dolardan 13,22 dolar/kg seviyesine çıkarak yükselişini sürdürmesi dikkat çekerken, miktardaki düşüşün etkisiyle değer endeksi 230,8 puandan 205,8 puana geriledi.&nbsp;TR-METALENDEKS verilerine göre 2026 Şubat ayı, Ocak ayındaki miktar kayıplarının telafi edilmeye başlandığı, ihracat tutarının yeniden ivme kazandığı ve rekor seviyedeki birim fiyatların küçük bir düzeltme ile yatay seyre geçtiği bir ay olarak kayıtlara geçmiş oldu.&nbsp;İDDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Tecelioğlu: Sanayimizin esnek üretim kabiliyeti ve pazar çeşitliliği sayesinde hızlı reaksiyon alabiliyoruz diyerek şu değerlendirmelerde bulundu;&nbsp; "2026 yılına miktar bazında zayıf bir başlangıç yapan metal sanayinin şubat ayı itibarıyla yeniden toparlanma eğilimine girdiğini görüyoruz. Özellikle ihracat miktarındaki artışın, değer endeksine de olumlu yansıması sektörümüz açısından önemli bir gelişme. Bu tablo, küresel talepteki dalgalanmalara rağmen Türk metal sanayinin esnek üretim kabiliyeti ve pazar çeşitliliği sayesinde hızlı reaksiyon alabildiğini ortaya koyuyor.Diğer taraftan, ocak ayında tarihi zirveye ulaşan birim fiyatlarda sınırlı bir geri çekilme yaşanması, önümüzdeki dönemde daha dengeli bir fiyat yapısına işaret ediyor. Küresel ekonomiye ilişkin temkinli beklentilerin sürdüğü bir ortamda, ihracatta kalıcı büyüme için miktar artışını destekleyecek stratejilere odaklanmamız gerekiyor. Katma değerli üretim, yeni pazarlar ve rekabetçi fiyat dengesiyle sektörümüzün bu yılı daha güçlü bir performansla tamamlayacağına inanıyoruz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 25 Mar 2026 02:41:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kapasite kullanım oranı martta yüzde 73,3 oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kapasite-kullanim-orani-martta-yuzde-733-oldu-4081/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kapasite-kullanim-orani-martta-yuzde-733-oldu-4081/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4D9510-13B3F3-514D55-D37A05-692574-23E7BF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), mart ayına ilişkin İmalat Sanayi KKO verilerini açıkladı.Buna göre, mart ayında imalat sanayisinde faaliyet gösteren 1761 iş yerinin İktisadi Yönelim Anketi&#39;ne verdiği yanıtlar birleştirilerek değerlendirildi. İmalat sanayisi genelinde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4D9510-13B3F3-514D55-D37A05-692574-23E7BF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), mart ayına ilişkin İmalat Sanayi KKO verilerini açıkladı.Buna göre, mart ayında imalat sanayisinde faaliyet gösteren 1761 iş yerinin İktisadi Yönelim Anketi&#39;ne verdiği yanıtlar birleştirilerek değerlendirildi. İmalat sanayisi genelinde mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı değişmeyerek yüzde 74 olarak hesaplandı.Mevsimsel etkilerden arındırılmamış kapasite kullanım oranı (KKO) ise martta geçen aya göre 0,2 puan azalışla yüzde 73,3 seviyesinde gerçekleşti.Türkiye&#39;de 2025 ve 2026 yıllarında aylar itibarıyla kapasite kullanım oranları (yüzde) şöyle:Aylar/Yıl20252026Ocak74,674,1Şubat74,573,5Mart74,473,3Nisan74,3Mayıs75,0Haziran74,6Temmuz74,2Ağustos73,5Eylül74,0Ekim74,2Kasım74,4Aralık74,4]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 24 Mar 2026 10:34:53 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Epsan, PIAE 2026 Fuarı'nda sektör profesyonelleriyle buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/epsan-piae-2026-fuarinda-sektor-profesyonelleriyle-bulustu-1903/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/epsan-piae-2026-fuarinda-sektor-profesyonelleriyle-bulustu-1903/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_574F37-298D6A-C092C3-8FF22E-EB1B53-57A602.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yüksek performanslı mühendislik plastikleri üretimi alanında faaliyet gösteren Epsan, Almanya'nın Mannheim şehrinde gerçekleştirilen Plastics in Automotive Engineering (PIAE) Konferans ve Fuarı'nda sektör profesyonelleriyle bir araya geldi. Otomotiv endüstrisinde plastik teknolojilerinin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_574F37-298D6A-C092C3-8FF22E-EB1B53-57A602.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yüksek performanslı mühendislik plastikleri üretimi alanında faaliyet gösteren Epsan, Almanya'nın Mannheim şehrinde gerçekleştirilen Plastics in Automotive Engineering (PIAE) Konferans ve Fuarı'nda sektör profesyonelleriyle bir araya geldi. Otomotiv endüstrisinde plastik teknolojilerinin geleceğine yön veren etkinlikte Epsan, sürdürülebilir ve inovatif ürün çözümlerini uluslararası katılımcılarla paylaşma imkânı buldu.&nbsp;"Büyüme hedeflerimize katkı sağlayacak yeni bağlantılar kurma fırsatı bulduk"Fuara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Epsan Yönetim Kurulu Başkanı Bora Efe, "Otomotiv sektöründe hafifletme ve sürdürülebilirlik odaklı malzeme çözümlerine olan ihtiyaç her geçen gün artıyor. PIAE'de yer almak, yüksek performanslı mühendislik plastiklerimizi uluslararası paydaşlarla buluşturmak ve sektördeki güncel gelişmeleri yakından takip etmek açısından değerli bir fırsat sundu. Fuar süresince hem mevcut iş ortaklarımızla temaslarımızı güçlendirdik hem de Epsan'ın global büyüme hedeflerine katkı sağlayacak yeni bağlantılar kurma imkânı elde ettik. Bu tür teknik platformlarda edindiğimiz bilgi ve geri bildirimlerin Ar-Ge ve ürün geliştirme çalışmalarımıza doğrudan katkı sağlayacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.Otomotiv plastikleri sektörünün profesyonelleri PIAE'de buluştuAlmanya'da düzenlenen Plastics in Automotive Engineering (PIAE) Konferans ve Fuarı, otomotiv endüstrisinde plastik malzemeler ve mühendislik çözümleri üzerine çalışan üreticileri, tedarikçileri, araştırmacıları ve karar vericileri bir araya getiren önemli bir sektör platformu olarak öne çıktı. Hafifletme teknolojileri, sürdürülebilir malzeme çözümleri, yeni üretim yöntemleri ve geleceğin mobilite uygulamalarına yönelik yeniliklerin ele alındığı etkinlik, katılımcılara hem teknik bilgi paylaşımı hem de yeni iş birlikleri geliştirme açısından güçlü bir buluşma zemini sundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 24 Mar 2026 02:30:26 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Deprem gerçeği sanayinin yönünü değiştiriyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/deprem-gercegi-sanayinin-yonunu-degistiriyor-1775/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/deprem-gercegi-sanayinin-yonunu-degistiriyor-1775/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_45E3D7-389218-AB3627-B669F7-81ABCD-6DAB87.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de sanayi yatırımlarının mekânsal dağılımı yeniden şekilleniyor. Marmara havzasında yoğunlaşan üretim altyapısının, deprem riski ve tedarik zinciri kırılganlıkları nedeniyle daha dengeli bir yapıya kavuşturulması artık stratejik bir gereklilik olarak ele alınıyor.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_45E3D7-389218-AB3627-B669F7-81ABCD-6DAB87.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de sanayi yatırımlarının mekânsal dağılımı yeniden şekilleniyor. Marmara havzasında yoğunlaşan üretim altyapısının, deprem riski ve tedarik zinciri kırılganlıkları nedeniyle daha dengeli bir yapıya kavuşturulması artık stratejik bir gereklilik olarak ele alınıyor. Bu dönüşüm sürecinde Konya; organize sanayi kapasitesi, genişleme potansiyeli ve lojistik bağlantılarıyla yeni üretim dengesinde kritik şehirlerden biri olarak konumlanıyor.Bu çerçevede Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Anadolu'da yeni ve büyük ölçekli endüstri alanlarının oluşturulmasına yönelik somut adımları kamuoyuyla paylaştı. 16 Ocak 2026 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan kararla 16 mega endüstri bölgesinin ilan edilmesi, Türkiye'nin sanayi yerleşim stratejisinde yeni bir dönemin başladığını gösteriyor.Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da son dönemde yaptığı değerlendirmede üretimin Anadolu'ya dengeli dağılımının stratejik önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:"Türkiye'nin üretim gücünü tek bir bölgeye bağımlı bırakmadan, daha dirençli ve sürdürülebilir bir sanayi altyapısı inşa ediyoruz. Yeni mega endüstri bölgeleriyle birlikte Anadolu şehirlerimiz üretimin yeni merkezleri olacak. Deprem riski görece düşük, altyapısı güçlü ve lojistik avantajı bulunan şehirlerimiz önümüzdeki dönemde yatırımın ana adresi haline gelecek."Sanayide Yeni Denge Arayışı: Riskten DayanıklılığaSanayinin deprem riski yüksek havzalarda yoğunlaşması; yalnızca tesis güvenliği değil, tedarik zinciri sürekliliği ve ihracat akışı açısından da kırılganlık yaratıyor. Bu nedenle üretimin daha dengeli dağıldığı, planlı büyümeye elverişli ve genişleme kapasitesi bulunan şehirler stratejik öncelik kazanıyor. Yeni mega endüstri bölgeleri kararı, risk odaklı üretim modelinden dayanıklılık odaklı bir modele geçişin kurumsal çerçevesini oluşturuyor.Konya: Coğrafi Avantajdan Stratejik GüceAnadolu'nun merkezinde konumlanan Konya; kara ve demiryolu bağlantıları, gelişmiş organize sanayi altyapısı ve geniş arazi rezerviyle bu dönüşümün somut yansımalarının izlenebileceği şehirlerden biri olarak öne çıkıyor. Türkiye Deprem Tehlike Haritası'na göre Marmara havzasına kıyasla daha düşük sismik risk bandında yer alması, yatırım kararlarında uzun vadeli güvenlik perspektifini destekleyen unsurlar arasında değerlendiriliyor.Şehir, hem iç pazara erişim hem de liman bağlantılarına ulaşım açısından lojistik avantaj sunarken; büyük ölçekli üretim ve yaşam alanı projeleri için genişleme kapasitesi sağlıyor.Sanayi Hareketinin Konut Piyasasına EtkisiSanayi yatırımları yalnızca üretim kapasitesini değil; istihdam kompozisyonunu ve şehirlerin demografik yapısını da dönüştürüyor. Orta ve üst düzey yönetici kadroları, teknik ekipler ve tedarik zinciri firmalarının şehirde konumlanması, konut talebini nicelikten çok nitelik eksenine taşıyor.Bu süreçte genellikle kiralık konut talebinde artış, ardından satılık konut pazarında segment farklılaşması ve planlı, mühendislik altyapısı güçlü projelere yönelim gözlemleniyor. Konya'da oluşan yeni üretim ivmesi, konut tarafında bu yapısal dönüşümün zeminini oluşturuyor.Stratejik PerspektifKonuyla ilgili değerlendirmede bulunan Aydın Yatırım Grup Yönetim Kurulu Başkanı Cihad Aydın, üretimin mekânsal dönüşümünün şehirlerin yaşam altyapısını da dönüştüreceğini belirtiyor:"Üretimin daha dengeli ve dirençli bir zemine taşınması, şehirlerin yalnızca sanayi kapasitesini değil yaşam kalitesini de doğrudan etkiler. Konya'da oluşan yeni sanayi ivmesi, konut talebini planlı, güvenli ve uzun vadeli değer üreten projelere yönlendirecektir. Önümüzdeki dönemde şehirlerin rekabeti yalnızca üretim gücüyle değil, sundukları yaşam standartlarıyla da ölçülecek."Türkiye'de üretim coğrafyasının yeniden tanımlandığı bir dönemde Konya; sanayi, lojistik ve yaşam altyapısını birlikte taşıyabilen yapısıyla yeni ekonomik dengenin kritik şehirleri arasında yer alıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 24 Mar 2026 02:03:19 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[DemirDöküm, gençlerin eğitim yolculuğunu desteklemeye devam ediyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/demirdokum-genclerin-egitim-yolculugunu-desteklemeye-devam-ediyor-7087/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/demirdokum-genclerin-egitim-yolculugunu-desteklemeye-devam-ediyor-7087/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_06085B-C07AAE-4DA4BA-AE6C82-1A1DCC-8AACA2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />DemirDöküm, sektörün kaliteli iş gücü ihtiyacını karşılamak ve genç yetenekleri yarınlara hazırlamak amacıyla yürüttüğü eğitim projelerine bir yenisini daha ekledi. DemirDöküm ve TESİDER' in Kocaeli'de gerçekleştirilen ortak organizasyonuyla; Gebze Mevlana Meslekî ve Teknik&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_06085B-C07AAE-4DA4BA-AE6C82-1A1DCC-8AACA2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />DemirDöküm, sektörün kaliteli iş gücü ihtiyacını karşılamak ve genç yetenekleri yarınlara hazırlamak amacıyla yürüttüğü eğitim projelerine bir yenisini daha ekledi. DemirDöküm ve TESİDER' in Kocaeli'de gerçekleştirilen ortak organizasyonuyla; Gebze Mevlana Meslekî ve Teknik Anadolu Lisesi ile Çayırova Şehit Davut Ali Karadağ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri mesleki kimliklerinin sembolü olan önlüklerine kavuştu.Kocaeli'deki iki okulda toplam 150 öğrenci ve okul yöneticileri, öğretmenlerin katılımıyla gerçekleştirilen törenler, gençlerin mesleki kimliklerini benimsemeleri yolunda anlamlı bir buluşmaya sahne oldu. DemirDöküm yöneticilerinin de yer aldığı törenlerde öğrenciler profesyonel iş hayatına ilk adımlarını attı. Sektörün geleceğini genç yeteneklerle inşa etme vizyonunu koruyan şirket, Kocaeli'deki bu etkinlikle mesleki eğitimdeki sürdürülebilir destek modelini bir adım daha ileri taşıdı.EĞİTİMDE ÇOK YÖNLÜ DESTEK MODELİ&nbsp;Mesleki eğitimin gelişimini çok boyutlu bir stratejiyle destekleyen DemirDöküm; eğitimci programlarından laboratuvar malzeme desteğine, teknik gezilerden kariyer rehberliğine kadar geniş bir yelpazede sektörel farkındalık yaratıyor. Okul-sanayi iş birliğini kağıt üzerinde bırakmayıp sahaya taşıyan şirket; yurt içi staj imkanları ve &#39;Infomobil&#39; araçlarıyla gerçekleştirdiği yerinde eğitimlerle, öğrencilerin teorik bilgilerini profesyonel saha deneyimiyle harmanlıyor.KİTAPTAN VR TEKNOLOJİSİNE YENİ NESİL EĞİTİM YAKLAŞIMI&nbsp;İklimlendirme sektöründeki öncülüğünü, 10 yılı aşkın süredir eğitim alanında hayata geçirdiği projelerle pekiştiren DemirDöküm, geleceğin uzmanlarını yetiştirmek için çok katmanlı bir destek modeli uyguluyor. Şirket, bu vizyon kapsamında 6 yıl boyunca Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin temel kaynağı olan &#34;Isıtma Tesisatı&#34;, &#34;Doğal Gaz Bina İçi Tesisatı&#34; ve &#34;Gaz Yakıcı Cihazlar&#34; ders kitaplarının ücretsiz dağıtım sponsorluğunu üstlenerek, binlerce gencin mesleki gelişimine temel oluşturdu. Teorik birikimi sahaya taşımayı önceliklendiren marka, 34 şehirdeki 60'tan fazla meslek lisesine gerçekleştirdiği kombi bağışlarıyla laboratuvar imkanlarını modernize ederken; &#34;Eğiticinin Eğitimi&#34; programıyla da öğretmenleri en güncel sektörel teknolojilerle buluşturarak eğitim zincirini tamamlıyorEğitim vizyonunun merkezine teknolojiyi yerleştiren DemirDöküm, sanal gerçeklik (VR) uygulamalarıyla mesleki gelişimi dijital boyuta taşıyor. Pilot okullarda hayata geçirilen proje kapsamında öğrenciler, 3D VR gözlüklerle markanın Bozüyük Fabrikası'ndaki ileri teknoloji üretim süreçlerini ve yenilikçi çözümlerini yerinde deneyimleme şansı buluyor. Geleneksel ustalığı geleceğin dijital dünyasıyla harmanlayan proje ile genç yeteneklerin modern sanayi standartlarını sınıflarından takip etmesine olanak tanınıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 18 Mar 2026 02:53:22 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmeler sanayi üretiminin seyrini belirleyecek]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/enerji-fiyatlari-ve-jeopolitik-gelismeler-sanayi-uretiminin-seyrini-belirleyecek-6008/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/enerji-fiyatlari-ve-jeopolitik-gelismeler-sanayi-uretiminin-seyrini-belirleyecek-6008/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_810CAE-3C646D-638460-A0840D-725624-01444F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Enerji maliyetleri, küresel enflasyon ve jeopolitik gelişmeler sanayi üretiminin geleceğini şekillendiren başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Enerji yoğun sektörlerde maliyet baskısı artarken, bazı sektörler için yeni ihracat fırsatları da ortaya çıkabiliyor. GNC Makina Yönetim&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_810CAE-3C646D-638460-A0840D-725624-01444F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Enerji maliyetleri, küresel enflasyon ve jeopolitik gelişmeler sanayi üretiminin geleceğini şekillendiren başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Enerji yoğun sektörlerde maliyet baskısı artarken, bazı sektörler için yeni ihracat fırsatları da ortaya çıkabiliyor. GNC Makina Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Çetinkaya, enerji fiyatları, bölgesel gelişmeler ve sanayi üretimine ilişkin beklentilerini değerlendirdi.Enerji fiyatları sanayi üretimini doğrudan etkiliyorSanayi üretiminde enerjinin en kritik girdilerden biri olduğunu belirten Gökhan Çetinkaya, enerji fiyatlarındaki artışın küresel ekonomik dengeleri de etkileyebileceğine dikkat çekti."Sanayi üretiminde enerji oldukça kritik bir girdi. Enerji fiyatlarında yaşanabilecek kalıcı artışlar küresel ölçekte enflasyonu yukarı çekebilir ve bu durum merkez bankalarını yeniden parasal sıkılaşma politikalarına yöneltebilir. Böyle bir tabloda küresel ekonomide büyümenin yavaşlaması ve finansmana erişimin zorlaşması da mümkün. Bu nedenle sanayi sektörünün 2026 yılında göstereceği performansta enerji fiyatları ve bölgedeki jeopolitik gelişmeler belirleyici olacak."Türkiye'nin enerji bağımlılığı maliyet baskısını artırıyorTürkiye'nin enerji ithalatına yüksek derecede bağımlı bir ekonomi olduğunu vurgulayan Çetinkaya, enerji fiyatlarındaki artışın üretim maliyetleri başta olmak üzere ekonominin birçok alanını etkilediğini söyledi."Petrol fiyatlarındaki artışın ilk olarak akaryakıt fiyatlarına yansıdığını, bunun da kısa sürede taşımacılık, üretim ve gıda fiyatları üzerinde etkisini gösterdiğini görüyoruz. Enerji fiyatları yükseldiğinde enerji ithalatı için daha fazla dövize ihtiyaç duyuluyor ve bu durum kur üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabiliyor."Bölgesel gelişmeler enerji maliyetlerini etkileyebilirEnerji arzı ve bölgesel gelişmelerin Türkiye açısından dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade eden Çetinkaya, "Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu verilerine göre Türkiye, Aralık 2025'te İran'dan 575,99 milyon standart metreküp doğalgaz ithal etti ve bu miktar toplam doğalgaz ithalatının yüzde 7,53'ünü oluşturdu. EPDK'nın yıllık sektör raporuna baktığımızda ise Türkiye'nin 2024 yılında İran'dan 7 milyar 43 milyon Sm3 doğalgaz ithal ettiğini görüyoruz. Aynı dönemde Türkiye'nin en fazla doğalgaz ithal ettiği ülke 21 milyar 572 milyon Sm3 ile Rusya olurken, ikinci sırada 11 milyar 478 milyon Sm3 ile Azerbaycan yer alıyor. İran ise üçüncü sırada bulunuyor. 2014–2024 döneminde İran'ın Türkiye'nin doğalgaz ithalatındaki payı ortalama yüzde 13,49 seviyesinde gerçekleşti. Bu tablo, bölgedeki jeopolitik gelişmelerin Türkiye'nin enerji maliyetleri üzerinde doğrudan etkili olabileceğini gösteriyor." ifadelerini kullandı.Bazı sektörler için risk, bazıları için fırsatJeopolitik gelişmelerin sektörler üzerindeki etkisinin farklı şekillerde ortaya çıkabileceğini belirten GNC Makina Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Çetinkaya, özellikle enerji yoğun sektörlerde maliyet baskısının daha belirgin hale gelebileceğini ifade etti."Cam, seramik ve demir-çelik gibi sektörlerde enerji maliyetleri toplam üretim maliyetinde önemli bir paya sahip. Bu nedenle küresel enerji fiyatlarındaki oynaklık bu sektörlerde kârlılık üzerinde baskı yaratabilir. Öte yandan İran'ın gerçekleştirdiği ihracatın önemli bir bölümünün Türkiye ile doğrudan rekabet edilen ürün gruplarında yoğunlaştığını görüyoruz. Türkiye, buradan doğacak boşlukta özellikle plastik, demir-çelik, meyve-sebze, alüminyum ve bakır gibi alanlarda üretim kapasitesiyle öne çıkabilir."Sanayide toparlanma jeopolitik risklerin seyrine bağlı2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Çetinkaya, sanayi üretiminde toparlanmanın zamanlamasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu."2026 yılına temkinli bir iyimserlikle bakıyoruz. Yılın ilk bölümünde daha temkinli bir görünümün öne çıkması beklenebilir. Ancak sanayi üretiminde daha belirgin bir toparlanmanın 2026'nın ikinci yarısında, jeopolitik risklerin seyrine bağlı olarak gündeme gelebileceğini öngörüyoruz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 17 Mar 2026 11:48:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Jeopolitik kriz, sanayide maliyet baskısını artırıyor"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/jeopolitik-kriz-sanayide-maliyet-baskisini-artiriyor-6651/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/jeopolitik-kriz-sanayide-maliyet-baskisini-artiriyor-6651/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4176FE-7D4D11-985C6E-3448FF-3CD704-0B29E1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ardıç, yaptığı yazılı açıklamada, ABD ve İsrail&#39;in İran&#39;a yönelik saldırılarıyla başlayan ve Hürmüz Boğazı&#39;nda deniz taşımacılığını ciddi biçimde aksatan çatışma sürecinin yalnızca bölgesel güvenliği değil, küresel enerji piyasalarını, ticaret yollarını&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4176FE-7D4D11-985C6E-3448FF-3CD704-0B29E1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ardıç, yaptığı yazılı açıklamada, ABD ve İsrail&#39;in İran&#39;a yönelik saldırılarıyla başlayan ve Hürmüz Boğazı&#39;nda deniz taşımacılığını ciddi biçimde aksatan çatışma sürecinin yalnızca bölgesel güvenliği değil, küresel enerji piyasalarını, ticaret yollarını ve tedarik zincirlerini doğrudan etkilediğini belirtti.Petrol akışındaki bozulmanın, tanker trafiğindeki daralma ve sigorta maliyetlerindeki artışın dünya ekonomisine yeni bir belirsizlik dalgası yaydığına işaret eden Ardıç, enerjiye bağımlı ekonomiler açısından bu tablonun, üretim maliyetlerinden enflasyona kadar geniş bir alanda baskı oluşturduğunu belirtti. Dünyanın bir köşesindeki jeopolitik gerilimin, doğrudan üreticinin navlun hesabına yansıdığına dikkati çeken Ardıç, bu tür krizlerin yarattığı maliyet şokunun artık anlık değil, kalıcı bir hesap dengesi sorunu haline geldiğini ifade etti.Ardıç, Türkiye 2025 yılında mal ihracatında rekor kırmış olsa da 2026 yılının ilk aylarına ilişkin verilerin ihracatta daha kırılgan bir görünüme, ithalatta ise yukarı yönlü baskıya işaret ettiğinin altını çizerek şu değerlendirmede bulundu:&#34;Jeopolitik kriz, sanayide maliyet baskısını artırıyor, stratejik hazırlığı zorunlu kılıyor. Enerji ve lojistik kaynaklı yeni maliyet şokları, dış ticaret dengesi, enflasyonla mücadele ve sanayi üretimi üzerinde ilave yük oluşturabilir. Bu nedenle önümüzdeki süreci sadece güvenlik meselesi olarak değil, aynı zamanda sanayi politikası, dış ticaret stratejisi ve ekonomik dayanıklılık meselesi olarak da ele almak zorundayız. Bu çatışma süreci, yaklaşık 50 milyar dolar ihracat hacmimizin bulunduğu Yakın ve Orta Doğu pazarlarında faaliyet gösteren ihracatçılarımız açısından ayrıca dikkatle izlenmelidir. Bölgedeki talep daralması, ödeme ve teslimat riskleri ile ticaret rotalarındaki kırılmalar, siparişten sevkiyata kadar bütün zinciri yavaşlatabilir.&#34;- &#34;Türkiye&#39;nin pazar çeşitlendirmesini hızlandırması büyük önem taşıyor&#34;Ardıç, sahada sanayicilerden aldıkları veri ve yaptıkları anketlere bakıldığında, Körfez ülkelerine ihracat yapan firmaların nakliye maliyetlerinin ve ek operasyonel gerekliliklerinin arttığını, mal sevkiyat sürelerinin uzadığını ifade ederek, gümrük işlemlerinin de zorlaştığının ve uzadığının sanayiciler tarafından dile getirildiğini, bu durumun kalıcı olması halinde tedarik zincirlerinde aksamaların başlamasının muhtemel olduğunu belirtti.Türkiye&#39;nin yeni dönemde pazar çeşitlendirmesini hızlandırması, lojistik güvenliğini güçlendirmesi ve ihracatçıyı finansman ile sigorta araçları bakımından daha güçlü desteklemesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Ardıç, şunları kaydetti:&#34;Her kriz yalnızca tehdit üretmez, bazı alanlarda yeni imkanları da görünür hale getirir. Savunma sanayimizin kalbi olan Ankara, sahip olduğu ileri mühendislik kapasitesi, üretim kabiliyeti ve teknoloji altyapısıyla bu yeni dönemde öne çıkabilecek merkezlerden biridir. Türkiye&#39;nin savunma ve havacılık ihracatı, 2025 yılında 11 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Küresel güvenlik kaygılarının arttığı dönemlerde, yüksek teknolojiye dayalı savunma ürünlerine olan ilginin artması mümkündür. Ancak asıl mesele, savunma sanayisinde oluşan bu yüksek teknoloji birikimini makine, elektronik, yazılım, malzeme ve diğer sektörlere yayabilmektir. Kalıcı kazanım, ancak bu şekilde sağlanabilir. Sanayicimizin enerji maliyetleri karşısında korunması, ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi, lojistik hatlarının güvence altına alınması ve yüksek teknolojinin daha geniş sanayi tabanına yayılması artık bir tercih değil, zorunluluktur.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 13 Mar 2026 12:48:55 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İmalat sanayinde alarm çalıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/imalat-sanayinde-alarm-caliyor-2843/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/imalat-sanayinde-alarm-caliyor-2843/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DA6B53-B15F82-73BADA-5381C6-6ECCF0-79367D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de sanayi üretimindeki zayıflama 2026 yılının ilk ayında da sürdü. Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı verilere göre Sanayi Üretim Endeksi ocak ayında yıllık bazda yüzde 1,8, aylık bazda ise yüzde 2,8 geriledi. Üretimdeki düşüş özellikle imalat sanayinde daha&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DA6B53-B15F82-73BADA-5381C6-6ECCF0-79367D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de sanayi üretimindeki zayıflama 2026 yılının ilk ayında da sürdü. Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı verilere göre Sanayi Üretim Endeksi ocak ayında yıllık bazda yüzde 1,8, aylık bazda ise yüzde 2,8 geriledi. Üretimdeki düşüş özellikle imalat sanayinde daha belirgin şekilde hissedildi. İmalat Sanayi Sektörü Endeksi ocakta yıllık yüzde 2,5, aylık yüzde 3,4 düşüş kaydetti.Sanayi üretimi 2025 yılını da yüzde 2,1'lik daralma ile tamamlamıştı. Yeni yılın ilk verileri ise üretimdeki zayıf seyrin devam ettiğini ortaya koydu.Maliyet baskısı artıyorİstanbul Tüccarlar Kulübü Derneği Başkanı İlker Önel, açıklanan verilerin imalat sektöründe giderek derinleşen maliyet baskısını ve iç talepteki yavaşlamayı net biçimde ortaya koyduğunu söyledi. Önel'e göre özellikle yüksek enflasyon ortamında artan üretim maliyetleri ve finansmana erişimde yaşanan zorluklar sanayicinin hareket alanını daraltıyor.Önel, "Sanayi sektörü yıla zayıf bir başlangıç yaptı. Artan maliyetler, daralan iç talep ve finansman koşullarındaki sıkılık üretim üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. İmalat sanayindeki düşüş, reel sektörün içinde bulunduğu zorlu süreci açık şekilde yansıtıyor" dedi.Üretimde gerileme sürüyorVerilere göre imalat sanayi üretimindeki gerileme yılın son aylarında da dikkat çekmişti. Sektör endeksi Aralık 2025'te aylık bazda sınırlı artış gösterse de yıllık bazda düşüş kaydetmişti.Önel, üretimdeki daralmanın sahada da hissedildiğini vurgulayarak özellikle emek yoğun sektörlerde ciddi kayıplar yaşandığını belirtti. Hazır giyim ve tekstil sektöründe geçen yıl yaklaşık 5 bin işletmenin faaliyetini sonlandırdığını ifade eden Önel, bu süreçte 113 binden fazla kişinin işini kaybettiğini söyledi.Sanayicinin karşı karşıya olduğu zorlukların sadece iç piyasayla sınırlı olmadığına dikkat çeken Önel, küresel gelişmelerin de maliyetleri artırdığını kaydetti. Jeopolitik risklerin hammadde fiyatlarının yanı sıra navlun ve sigorta giderlerinde de yükselişe neden olduğunu belirten Önel, bunun özellikle ihracata yönelik üretim yapan firmaları zorladığını ifade etti.Destek mekanizması işlemeliReel sektörün üretim kapasitesini koruyabilmesi için destek mekanizmalarının devreye alınması gerektiğini dile getiren Önel, finansman tarafında yeni adımlar atılması çağrısında bulundu. Önel, "İşletmelerin nefes alabilmesi için reeskont kredi maliyetlerine yakın koşullarla yeni bir Nefes Kredisi paketinin devreye girmesi önemli olacaktır" diye konuştu.Önel ayrıca üretim maliyetlerini azaltmaya yönelik düzenlemelerin de gündeme alınmasını önerdi. Kira stopaj oranlarının düşürülmesi ve SGK prim desteklerinin tüm sektörleri kapsayacak şekilde genişletilmesinin kısa vadede sanayiye destek sağlayabileceğini ifade eden Önel, aksi halde önümüzdeki dönemde işletme kapanmaları ve işsizlikte artış riskinin güçlenebileceği uyarısında bulundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 12 Mar 2026 02:37:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye paslanmaz çelikte bölgesel üretim merkezi olabilir]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-paslanmaz-celikte-bolgesel-uretim-merkezi-olabilir-5499/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-paslanmaz-celikte-bolgesel-uretim-merkezi-olabilir-5499/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_27AD94-4411FF-249DED-D44723-6B858F-633444.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İftar programında değerlendirmelerde bulunan Küçükemre, sektörün geçtiğimiz yıl zorlu bir dönemden geçtiğini belirterek, "Geçen yıl sektör olarak çok çalıştık ancak istediğimiz ölçüde kazanç elde edemedik. Zor bir yılı geride bıraktık. Bununla birlikte paslanmaz çelik&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_27AD94-4411FF-249DED-D44723-6B858F-633444.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İftar programında değerlendirmelerde bulunan Küçükemre, sektörün geçtiğimiz yıl zorlu bir dönemden geçtiğini belirterek, "Geçen yıl sektör olarak çok çalıştık ancak istediğimiz ölçüde kazanç elde edemedik. Zor bir yılı geride bıraktık. Bununla birlikte paslanmaz çelik ithalatına ilişkin davamızı kazanmış olmamız sektörümüz açısından önemli bir gelişme oldu" dedi.Küçükemre, küresel gelişmelerin üretimin stratejik önemini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade ederek, "Son yıllarda yaşanan savaşlar bize şunu çok net gösterdi: Üretim gücü olmayan ülkelerin ne kendini koruyacak ne de güçlü bir şekilde ayakta kalacak imkânı var. Her şeyin temelinde üretim yer alıyor. Bu nedenle üretimden vazgeçmemek ve sanayimizi güçlendirmek zorundayız." diye konuştu."TÜRKİYE'DE PASLANMAZ ÇELİK ÜRETİMİ İÇİN ORTAK HAREKET ETMELİYİZ"Türkiye'de paslanmaz çelik üretiminin hayata geçirilmesi için sektörün tüm paydaşlarının birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Küçükemre, bu süreçte sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, sanayi ve ticaret odaları ile birlikte çalışacaklarını söyledi.Küçükemre, "Bundan sonraki görevimiz Türkiye'de paslanmaz çelik üretimi konusunda farkındalık oluşturmak. Basın, akademi ve iş dünyasıyla birlikte kamuoyunu bilgilendirmeli ve bu ürünün Türkiye'de üretilmesi için gerekli adımları atmalıyız. Biz PASİD olarak bu süreçte hem paydaş hem de ortak olmaya hazırız." ifadelerini kullandı.PASLANMAZ ÇELİK İHRACATI 750 MİLYON DOLARA ULAŞTISektöre ilişkin verileri de paylaşan Küçükemre, paslanmaz çelikte ihracatın miktar bazında 140 bin tona ulaştığını, bunun da yaklaşık 750 milyon dolar değerinde olduğunu söyledi. İşlenmiş mamuller de dahil edildiğinde sektörün ihracat hacminin 6 milyar dolar seviyesine ulaştığını belirten Küçükemre, bu yıl ihracatta yaklaşık yüzde 20 civarında bir artış beklediklerini ifade etti.Paslanmaz çeliğin küresel çelik üretimindeki payının giderek arttığını belirten Küçükemre, "Bugün dünya çelik üretimi içinde paslanmaz çeliğin payı yüzde 3 seviyesine çıktı. Paslanmaz çelik geleceğin metali olarak görülüyor. Geri dönüşüm oranları arttıkça hem maliyetlerin düşeceğini hem de kullanım alanlarının daha da genişleyeceğini öngörüyoruz." dedi.TÜRKİYE BÖLGESEL ÜRETİM MERKEZİ OLABİLİRTürkiye'nin paslanmaz çelik üretiminde bölgesel bir merkez olma potansiyeline sahip olduğuna dikkat çeken Küçükemre, çevre ülkelerde paslanmaz çelik üretim tesisi bulunmadığını hatırlattı.Türkiye'de 1 milyon tonluk bir kapasite projeksiyonuyla 600 bin tonluk bir üretim tesisi kurulması gerektiğini söyleyen Arslan, "Bu üretim ile iç piyasanın ihtiyacı karşılanabilir. 1,2 milyar dolar seviyelerinde bir yatırımla bu yapılabilir. Paslanmaz çelikte yapılacak bu yatırımın geri dönüşü de 8 yıl olacaktır. Böylece Türkiye çok önemli bir üretim tesisi kazanmış olur." ifadelerini kullandı.Küçükemre ayrıca Türkiye'de TOGG ile otomotiv sektöründe uygulanan iş birliği modellerine benzer şekilde ortak yatırım modellerinin de değerlendirilebileceğini belirterek, "Kamu tarafına da bu konuyu aktardık. İç piyasada tüketimin 1 milyon ton seviyesine ulaşması halinde yatırım için önemli bir eşik oluşabileceği ifade ediliyor. Bu noktada sektörümüz içinde de girişimlerde bulunan firmalar bulunuyor." dedi.PASİD ULUSLARARASI İŞ BİRLİKLERİNİ ARTIRIYORKonuşmasında PASİD'in son dönemde yürüttüğü çalışmalara da değinen Küçükemre, uluslararası pazarlara açılma hedefi doğrultusunda gerçekleştirilen Mısır iş heyeti ziyaretinde üyelerin yeni iş bağlantıları kurma fırsatı yakaladığını söyledi.Yurt içinde ise sektörün karşı karşıya kaldığı anti-damping süreçleri, maliyet artışları ve ithalat baskısı gibi konularda üyelerle birlikte hareket ettiklerini belirten Küçükemre, kamu kurumlarıyla temaslarını sürdürerek sektörün beklentilerini dile getirmeye devam ettiklerini ifade etti.SEKTÖRDE KADINLARIN VE GENÇLERİN ROLÜ ARTACAKPASİD olarak sektörün kapsayıcı bir yapıyla büyümesini önemsediklerini belirten Küçükemre, geçtiğimiz yıl düzenlenen Çelik Kadınlar Gecesi'nin sektörde kadınların daha görünür olması açısından önemli bir adım olduğunu söyledi.Genç kuşakların sektöre daha fazla dahil olması için de çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Küçükemre, "PASİD Gençlik Komitesi kurulması için çalışmalarımıza başladık. Yeni neslin sektörde daha aktif rol alması hem derneğimiz hem de sektörümüz açısından büyük önem taşıyor." dedi.Küçükemre, PASİD'in önümüzdeki dönemde uluslararası iş birliklerini artırmaya, bilgi paylaşımı ve eğitim ortamlarını geliştirmeye ve derneği bölgesel ölçekte referans gösterilen bir platform haline getirmeye devam edeceğini sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 12 Mar 2026 02:00:05 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi depreme karşı GEBKİM ile güçleniyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-depreme-karsi-gebkim-ile-gucleniyor-9219/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-depreme-karsi-gebkim-ile-gucleniyor-9219/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8E261F-2821F0-F04D45-A56FE7-C93A6D-295503.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye, aktif fay hatları üzerinde yer alması nedeniyle sanayi tesisleri açısından deprem ve afet riskine karşı hazırlıklı olmayı zorunlu kılıyor. 1999 Marmara Depremi ve 6 Şubat 2023'teki büyük depremler, sanayi bölgelerinde afetlere hazırlık ve iş sürekliliği çalışmalarının&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8E261F-2821F0-F04D45-A56FE7-C93A6D-295503.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye, aktif fay hatları üzerinde yer alması nedeniyle sanayi tesisleri açısından deprem ve afet riskine karşı hazırlıklı olmayı zorunlu kılıyor. 1999 Marmara Depremi ve 6 Şubat 2023'teki büyük depremler, sanayi bölgelerinde afetlere hazırlık ve iş sürekliliği çalışmalarının önemini bir kez daha ortaya koydu. Bu bağlamda, 1–7 Mart Deprem Haftası'nda GEBKİM OSB'nin afet hazırlık projeleri gündeme geldi.GEBKİM OSB, Türkiye'nin ilk kimya ihtisas organize sanayi bölgesi olarak, arama kurtarma kapasitesi, afet müdahale altyapısı ve eğitim programlarıyla dikkat çekiyor. Bölgede oluşturulan 27 kişilik Hafif Seviye Arama Kurtarma Ekibi, özel ekipmanlarla donatılmış deprem konteynerleri ve acil müdahale çadırları sayesinde olası afet senaryolarına hızlı müdahale edebilecek kapasitede bulunuyor. Deprem konteynerlerinde enkaz altı arama cihazları, termal kameralar, sismik akustik dinleme sistemleri, kırıcı ve kesici ekipmanlar yer alıyor. Ayrıca jeneratörler, aydınlatma sistemleri ve lojistik ekipmanlar hazır tutuluyor.Afet hazırlık süreci sadece fiziki altyapı ile sınırlı değil. İnsan kaynağının bilinçlendirilmesi de kritik önem taşıyor. GEBKİM OSB'de faaliyet gösteren firmalara yönelik düzenli eğitimler, seminerler ve farkındalık etkinlikleri yürütülüyor. Türkiye'de ilk kez hayata geçirilen Acil Müdahale Yazılımı kapsamında yaklaşık 2.000 kişiye afet ve acil durum eğitimleri verildi. Bu sayede çalışanların deprem ve diğer afet durumlarında doğru hareket edebilmesi sağlanıyor.Sanayide risk azaltma çalışmaları Kocaeli İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamında yürütülüyor. Bölgede yapıların dayanıklılığı güçlendirilirken, katılımcı firmalarla birlikte olası afet senaryolarına karşı acil durum hazırlıkları planlanıyor. Amaç, riskleri önceden azaltan ve dayanıklı bir sanayi altyapısı oluşturmak.GEBKİM OSB'nin bir diğer önemli çalışması ise iş sürekliliği yönetimi. Avrupa Birliği ve AFAD eş finansmanlı "RESMAR – İş Sürekliliği Yönetimi Yaklaşımı ile Sanayi Kuruluşlarının Afetlere Dirençli Hale Getirilmesi: Marmara Bölgesi Uygulaması" projesinde pilot OSB olarak yer alıyor. Teknik ziyaretlerde iş etki analizleri, iş sürekliliği planları ve afet yönetimi süreçleri değerlendirilerek, sanayi tesislerinin afet sonrası üretim ve tedarik süreçlerini sürdürebilmesi hedefleniyor.HER FABRİKA BİR KALEDİRDeprem gerçeğinin sanayi bölgeleri açısından büyük bir sorumluluk alanı oluşturduğunu belirteren GEBKİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, "Ülkemiz deprem kuşağında yer alıyor ve bu gerçekle yaşamayı öğrenmek zorundayız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Her fabrika bir kaledir' sözü çok kıymetli. Bizler de sanayi bölgemize bu anlayışla yaklaşıyoruz. Sanayi tesisleri ülke ekonomisinin üretim gücünü temsil eden stratejik merkezlerdir. Bu nedenle organize sanayi bölgelerinde yürütülen hazırlık çalışmaları hem çalışanlarımızın güvenliği hem de üretim sürekliliği açısından büyük önem taşıyor. GEBKİM OSB olarak altyapımızı güçlendiren, afetlere müdahale kapasitemizi artıran ve sanayimizin iş sürekliliğini güvence altına alan çalışmaları kararlılıkla sürdürüyoruz. RESMAR Projesi gibi uluslararası iş birlikleri sayesinde sanayi kuruluşlarımızın afetlere karşı daha dirençli hale gelmesini hedefliyoruz. Amacımız, güçlü üretim kapasitesine sahip, afetlere hazırlıklı ve dayanıklı bir sanayi ekosistemi oluşturmaktır." ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 11 Mar 2026 11:32:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi üretimi ocakta aylık yüzde 2,8 azaldı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-ocakta-aylik-yuzde-28-azaldi-5754/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-ocakta-aylik-yuzde-28-azaldi-5754/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7FE9A3-2D0CED-73C54C-D62773-656B66-1A5D97.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ocak ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini açıkladı.Buna göre, söz konusu ayda takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 1,8 azalış kaydetti.Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, ocakta&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7FE9A3-2D0CED-73C54C-D62773-656B66-1A5D97.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ocak ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini açıkladı.Buna göre, söz konusu ayda takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 1,8 azalış kaydetti.Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, ocakta madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,8, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 2,5 gerilerken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 5,6 arttı.Arındırılmamış sanayi üretim endeksinde yıllık bazda yüzde 2,6 azalış oldu.- Sanayi üretiminde aylık verilerMevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, söz konusu ayda bir önceki aya kıyasla yüzde 2,8 geriledi.Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, ocak ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 2,1, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1,8 artarken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 3,4 azaldı.TÜİK, bazı ayların verilerinde revizyona gitti.Buna göre sanayi üretim endekslerinin takvim etkisinden arındırılmış yıllık değişim oranları şöyle:Yıllar/AylarOcakŞubatMartNisanMayısHaziranTemmuzAğustosEylülEkimKasımAralık20234-8,80,3-1,40,30,98,33,65,22,622,320241,311,24,4-10-5-3,8-5,1-2,2-2,91,7720251,1-22,42,94,88,14,97,132,12,2-2,12026-1,8]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 10 Mar 2026 10:19:15 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi ihracatı ikliminde iyileşme belirtileri]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-iuhracati-ikliminde-iyilesme-belirtileri-4593/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-iuhracati-ikliminde-iyilesme-belirtileri-4593/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D1C8A1-72A7EA-85BD53-967E8B-1C8CCA-DD15BA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi&#39;nin Şubat 2026 dönemi sonuçları açıklandı.Endekste eşik değer olan 50&#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50&#39;nin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D1C8A1-72A7EA-85BD53-967E8B-1C8CCA-DD15BA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi&#39;nin Şubat 2026 dönemi sonuçları açıklandı.Endekste eşik değer olan 50&#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50&#39;nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.Buna göre, İSO Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi şubat ayında değişim göstermeyerek 52,1 düzeyinde gerçekleşti. Endeks yılın ilk çeyreğinin ortasında imalatçıların ihracat pazar ikliminde ılımlı iyileşmenin sürdüğüne işaret etti. Bu veriyle birlikte talep koşulları son 26 ay boyunca kesintisiz olarak güçlendi.- Almanya ve Birleşik Krallık&#39;ta büyüme güçlü seyrettiTürk imalatçıların en büyük 10 ihracat pazarından 7&#39;sinde ekonomik aktivite şubat ayında artış kaydetti.Türk imalat sektörü ihracat hacminin 4&#39;te 1&#39;inden fazlasını oluşturan ilk dört pazarın tamamı bu grupta yer aldı. Almanya ve Birleşik Krallık&#39;ta büyüme güçlü seyretti.Bununla birlikte, Birleşik Krallık&#39;taki genişleme ocak ayına göre hafif yavaşlarken, Almanya&#39;da büyüme son dört ayın en yüksek hızına ulaştı. ABD&#39;de ise ekonomik aktivitedeki artış devam etmekle birlikte büyüme son dört ayın en düşük düzeyinde gerçekleşti.- BAE&#39;deki üretim artışı son 22 ayın en yüksek hızındaBirleşik Arap Emirlikleri&#39;nde (BAE) petrol dışı ekonomik aktivite güçlü düzeyde arttı ve söz konusu artış son 22 ayın en yüksek hızında gerçekleşti.PMI verileri kapsamında izlenen ekonomiler içerisinde Singapur&#39;un hemen ardından ikinci en hızlı büyüme bu ülkede kaydedildi. Şubat ayında üretimin azaldığı üç önemli ihracat pazarı Fransa, Romanya ve Polonya oldu.Fransa ve Polonya&#39;da ekonomik aktivitedeki düşüş ocak ayına göre daha hafif gerçekleşti. Romanya&#39;da ise imalat sanayi üretimi belirgin bir şekilde geriledi ve düşüş anketin başladığı Temmuz 2023&#39;ten bu yana en yüksek hızda ölçüldü.Türkiye&#39;nin imalat sanayi ihracatının yüzde 3&#39;ünü oluşturan Romanya&#39;nın üretimindeki düşüş, anket kapsamında izlenen tüm ekonomiler içerisinde en belirgin düzeyde gerçekleşti. Son olarak şubat ayı verileri Çin&#39;de üretimin güçlü bir şekilde arttığına ve büyüme hızının Mayıs 2023&#39;ten bu yana en yüksek düzeye ulaştığına işaret etti.Açıklamada sonuçlara ilişkin değerlendirmeleri yer alan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları kaydetti:&#34;Önemli ihracat pazarlarının büyük bölümünde talep koşullarının iyileşmesi, önümüzdeki aylarda Türk imalatçılarının yurt dışından yeni iş fırsatları elde etmesine katkı sağlayabilir. ABD&#39;nin son gümrük vergilerinin bu eğilimler üzerinde bir etkisi olup olmayacağını takip etmemiz gerekecek.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 09 Mar 2026 10:26:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye, Avrupa sanayi zincirinin stratejik parçası]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-avrupa-sanayi-zincirinin-stratejik-parcasi-8196/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-avrupa-sanayi-zincirinin-stratejik-parcasi-8196/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D773F5-34A00D-4F3CAE-3B8BC9-D06ED2-B25CBC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Avrupa Birliği'nin yeni sanayi politikaları kapsamında şekillenen "Made in Europe" yaklaşımında Türkiye'nin Avrupa değer zincirinin bir parçası olarak değerlendirilmesini Türk sanayisi açısından tarihi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D773F5-34A00D-4F3CAE-3B8BC9-D06ED2-B25CBC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Avrupa Birliği'nin yeni sanayi politikaları kapsamında şekillenen "Made in Europe" yaklaşımında Türkiye'nin Avrupa değer zincirinin bir parçası olarak değerlendirilmesini Türk sanayisi açısından tarihi ve stratejik bir gelişme olarak değerlendirdi.Karadeniz, Türkiye'nin AB–Türkiye Gümrük Birliği çerçevesinde Avrupa üretim ve tedarik zincirlerinde önemli bir aktör olarak kabul edilmesinin, Türk sanayisinin küresel rekabet gücünü artıracak bir dönüm noktası olduğunu belirtti.Türkiye'nin Avrupa değer zincirlerinin doğal bir parçası olarak görülmesinin, sanayimizin üretim gücünü ve güvenilir tedarikçi kimliğini bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Karadeniz, "Özellikle otomotivden beyaz eşyaya, plastikten inşaata kadar birçok sektörde Türkiye'de üretilen parçalar ve ürünler, Avrupa üretim zincirinin güvenilir bir parçası olarak kabul ediliyor. Bu durum, Türk firmalarının Avrupa projelerine doğrudan katılmasını ve ihracat hacimlerini artırmasını sağlayarak sanayimiz için stratejik bir avantaj yaratıyor" dedi."Plastik sektörü Avrupa sanayisi için önemli bir partner"Plastik sektörünün otomotivden ambalaja, beyaz eşyadan inşaata kadar 45'i aşkın sektörün temel girdisini sağlayan stratejik bir üretim alanı olduğunu vurgulayan Karadeniz, Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı ve esnek tedarik kabiliyeti sayesinde Avrupa sanayisi için önemli bir partner konumunda bulunduğunu ifade etti.Türkiye'de yaklaşık 14 bin üretici firmanın faaliyet gösterdiğini, sektörün 300 bini aşkın kişiye doğrudan, toplamda 1 milyondan fazla kişiye ise dolaylı istihdam sağladığını söyleyen Karadeniz, 10 milyar doları aşan ihracat hacmiyle ekonomiye önemli katkı sunduğunu belirtti. Plastik sektörünün çatı kuruluşu PLASFED Başkanı, Avrupa ile sanayi entegrasyonunun güçlenmesinin sektörün büyümesini hızlandıracağını belirtti.&nbsp;"Kamu ve özel sektör iş birliği, sürece katkı sağladı"Bu sürecin oluşmasında kamu kurumları, iş dünyası ve sektör temsilcilerinin yürüttüğü çalışmaların önemli rol oynadığını kaydeden Karadeniz, şu değerlendirmede bulundu:"Bu süreçte başta Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat, Ticaret Bakanlığı bürokratları, iş dünyası kuruluşları ve sektör temsilcileri önemli katkılar sundu. Türk sanayisinin Avrupa değer zincirlerindeki konumunun güçlendirilmesine destek veren tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyoruz.""Sürdürülebilir üretim ve rekabet gücü güçlenecek"Karadeniz, Avrupa ile sanayi entegrasyonunun güçlenmesinin aynı zamanda yeşil dönüşüm, sürdürülebilir üretim ve teknoloji yatırımları açısından da önemli fırsatlar yaratacağını belirtti.PLASFED olarak Türk plastik sanayisinin uluslararası rekabet gücünü artıracak, Avrupa pazarındaki entegrasyonunu derinleştirecek ve sürdürülebilir üretim dönüşümünü hızlandıracak her türlü çalışmayı desteklemeye devam edeceklerini ifade eden Karadeniz, Türkiye'nin Avrupa üretim ekosistemindeki rolünün önümüzdeki dönemde daha da güçleneceğini sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 09 Mar 2026 02:28:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Demir-çelikte kadın varlığı güçleniyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/demir-celikte-kadin-varligi-gucleniyor-978/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/demir-celikte-kadin-varligi-gucleniyor-978/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C8FB7E-1B5CD1-C1067C-B3D72D-288581-18F3B9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin önden gelen demir-çelik üreticilerinden Kardemir Çelik'in Yönetim Kurulu Üyesi ve Karel Tel Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Bakırel, ağır sanayide yaşanan dönüşümün kadınların sektörde daha görünür hale gelmesini sağlayacağını belirtti. Bakırel'e göre&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C8FB7E-1B5CD1-C1067C-B3D72D-288581-18F3B9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin önden gelen demir-çelik üreticilerinden Kardemir Çelik'in Yönetim Kurulu Üyesi ve Karel Tel Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Bakırel, ağır sanayide yaşanan dönüşümün kadınların sektörde daha görünür hale gelmesini sağlayacağını belirtti. Bakırel'e göre otomasyonun artması, üretim süreçlerinin dijitalleşmesi ve teknik uzmanlık gereksiniminin yükselmesi, kadın istihdamı açısından önemli bir fırsat alanı oluşturuyor.Demir-çelik sektörüne 25 yıl önce adım attığında farklı bir tabloyla karşılaştığını ifade eden Bakırel, "İlk yıllarda kadının adı bu sektörde yoktu, 'kadının ne işi var' deniyordu. Bugün ise sektörün her kademesinde, üretimden yönetime kadar kadın çalışanların sayısının arttığını görüyoruz" dedi. Bakırel, küresel rekabetin arttığı bir dönemde insan kaynağının niteliğinin belirleyici olduğuna dikkat çekerek, özellikle teknik bilgiye dayalı pozisyonlarda kadın istihdamının artmasının sektör için bir avantaj olduğunu vurguladı."Dijital dönüşüm kadın istihdamının önünü açıyor"Kardemir Çelik bünyesinde kadın çalışan oranının özellikle dış ticaret ve idari birimlerde yükseldiğini belirten Bakırel, üretim sahasında da mühendis ve teknik personel olarak görev yapan kadınların sayısının arttığını ifade etti. Bakırel, şöyle konuştu:"Kadınların iş gücüne katılım oranı hâlâ istenilen seviyede değil. Ancak ağır sanayide dijitalleşme ve otomasyon arttıkça fiziksel güçten çok teknik yetkinlik ön plana çıkıyor. Bu da kadınların sektörde daha fazla yer almasının önünü açıyor. Biz de şirket olarak 'Kardemir'de kadının gücü demirden öte' mottosuyla yürüttüğümüz çalışmalarla yalnızca istihdamı artırmayı değil, kadınların karar alma mekanizmalarında yer aldığı sürdürülebilir bir kurum kültürü oluşturmayı hedefliyoruz" dedi."Kararlılık ve yetkinlik belirleyici"Sektördeki dönüşümün zaman alacağını ancak sürecin doğru yönde ilerlediğini belirten Bakırel, konuşmasını şöyle tamamladı:"Bir şeye gerçekten inanıp emek verdiğinizde karşılığını mutlaka alırsınız. Elbette bu yolculuk her zaman kolay olmayabilir; zaman zaman önyargılarla, zorluklarla ve engellerle karşılaşabilirsiniz. Ancak önemli olan mağduriyet duygusuna kapılmadan profesyonel duruşu korumak, sürekli gelişime açık olmak ve yetkinliğinizi kararlılıkla ortaya koymaktır. Çalıştığınız alanda değer üretmeye odaklandığınızda, emeğiniz mutlaka görünür hale gelir. Ağır sanayi de dahil olmak üzere her alanda kadınların daha fazla sorumluluk üstlendiği ve daha görünür olduğu bir gelecek mümkün."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 06 Mar 2026 02:47:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayide çalışan kişi başına üretim yüzde 4,3 arttı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayide-calisan-kisi-basina-uretim-yuzde-43-artti-4227/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayide-calisan-kisi-basina-uretim-yuzde-43-artti-4227/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B5D077-FA30B8-EBB9B6-23CEDC-2B069F-53AAC8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ekim-Aralık 2025 dönemine ilişkin verimlilik istatistiklerini açıkladı.Buna göre, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış toplam sanayi çalışan kişi başına üretim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,9, bir önceki yılın aynı dönemine&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B5D077-FA30B8-EBB9B6-23CEDC-2B069F-53AAC8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ekim-Aralık 2025 dönemine ilişkin verimlilik istatistiklerini açıkladı.Buna göre, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış toplam sanayi çalışan kişi başına üretim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,9, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,3 yükseldi.Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış toplam sanayi çalışılan saat başına üretim endeksi, bir önceki döneme göre yüzde 2 azalırken, yıllık bazda yüzde 3,1 artış kaydetti.- En fazla artış sermaye malları sektöründeTakvim etkilerinden arındırılmış ana sanayi grupları verileri incelendiğinde, çalışan kişi başına üretim endeksinde yıllık bazda en fazla artış yüzde 6,7 ile sermaye malları sektöründe gerçekleşti.Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış çalışan kişi başına üretim endeksinde bir önceki çeyreğe göre en fazla artış, yüzde 1,9 ile ara malları sektöründe oldu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 05 Mar 2026 10:18:19 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çelik sektörünün kalbi İstanbul'da atacak]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/celik-sektorunun-kalbi-istanbulda-atacak-8118/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/celik-sektorunun-kalbi-istanbulda-atacak-8118/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_71D864-440C58-495D6A-1A61FA-3DAFB1-1405F4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin çelik sektöründeki güçlü ve istikrarlı konumu, bu önemli organizasyonun İstanbul'da düzenlenmesinde belirleyici rol oynuyor. Türkiye, dünyanın 7'nci büyük, Avrupa'nın ise en büyük çelik üreticisi konumunda bulunuyor. Aynı zamanda dünyanın 5'inci büyük çelik ihracatçısı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_71D864-440C58-495D6A-1A61FA-3DAFB1-1405F4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin çelik sektöründeki güçlü ve istikrarlı konumu, bu önemli organizasyonun İstanbul'da düzenlenmesinde belirleyici rol oynuyor. Türkiye, dünyanın 7'nci büyük, Avrupa'nın ise en büyük çelik üreticisi konumunda bulunuyor. Aynı zamanda dünyanın 5'inci büyük çelik ihracatçısı olan Türkiye, 200'den fazla ülkeye ihracat yapan küresel bir tedarik merkezi olarak uluslararası pazarlarda öne çıkıyor.25–27 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul'da düzenlenecek Steel Networking Summits 2026&#39;ya 80 farklı ülkeden 500'ün üzerinde üst düzey katılımcı ile 40'tan fazla uluslararası konuşmacının katılım sağlaması bekleniyor. Konferans programı kapsamında; dünya çelik piyasalarında arz-talep dengesi, ticaret savaşlarının sektöre etkileri, Avrupa, Amerika, Afrika ve Asya pazarlarındaki güncel gelişmeler ile yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik başlıkları masaya yatırılacak.Steel Networking Summits 2026, yalnızca bilgi paylaşımıyla sınırlı kalmayarak planlı iş görüşmeleri, alım heyeti organizasyonları ve özel networking etkinlikleriyle doğrudan ticarete dönüşebilecek iş bağlantıları için kapsamlı bir platform sunacak. İstanbul Boğazı'nda gerçekleştirilecek özel networking organizasyonu ile açılışı yapılacak zirvenin, küresel ölçekte yeni iş fırsatlarının önünü açması bekleniyor.UĞUR DALBELER: "İSTANBUL, KÜRESEL ÇELİK TİCARETİNİN DOĞAL BULUŞMA NOKTASI"Dünya Çelik Birliği Başkanı Uğur Dalbeler, Steel Networking Summits 2026'nın küresel çelik sektörü açısından stratejik bir buluşma olacağını vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu:"Türkiye, üretim gücü, ihracat kabiliyeti ve geniş pazar ağıyla küresel çelik ticaretinde çok önemli bir konumda bulunuyor. İstanbul ise bu gücün dünyaya açılan vitrini. Avrupa'dan Asya'ya, Orta Doğu'dan Afrika'ya uzanan ticaret ağlarının kesiştiği bu şehirde, dünya çelik sektörünü bir araya getirmek son derece anlamlı."Dalbeler, zirvenin yalnızca bugünü değil, sektörün geleceğini de şekillendireceğine dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü:"Steel Networking Summits 2026, firmalarımızın yeni pazarlara erişimini kolaylaştıracak, doğrudan ticarete dönüşebilecek temasların önünü açacak ve sektörün yeşil dönüşüm, sürdürülebilirlik ve yeni ticaret dinamikleri gibi kritik başlıklarda ortak akıl üretmesine katkı sağlayacak. Bu organizasyonun, Türkiye'nin küresel çelik ticaretindeki stratejik konumunu daha da güçlendirecek tarihi bir buluşma olacağına inanıyoruz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 04 Mar 2026 02:22:20 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi üretimi şubatta 49,3'e yükseldi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-subatta-493e-yukseldi-2271/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-subatta-493e-yukseldi-2271/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C0EB79-AE5096-2BC574-1B3A97-4DCD37-EEDCD2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi performansında en hızlı ve güvenilir referans kabul edilen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) anketinin Şubat 2026 dönemi sonuçları açıklandı. Eşik değer olan 50,0'nin üzerinde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C0EB79-AE5096-2BC574-1B3A97-4DCD37-EEDCD2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi performansında en hızlı ve güvenilir referans kabul edilen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) anketinin Şubat 2026 dönemi sonuçları açıklandı. Eşik değer olan 50,0'nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre ocakta 48,1 olan manşet PMI, şubatta 49,3'e yükselerek imalat sektörünün faaliyet koşullarında aylık bazda çok hafif bir bozulmaya işaret etti. Sektörün genel performansındaki düşüş, mevcut daralma eğiliminin başlangıcı olan Nisan 2024'ten bu yana en sınırlı düzeyde gerçekleşti. Anket kapsamındaki firma geri dönüşlerinin önemli bir bölümü talepte toparlanmaya işaret etti. Bu durum özellikle yeni siparişlerde belirgin şekilde gözlendi. Yeni siparişlerdeki azalma çok sınırlı oldu ve Temmuz 2023'ten bu yana devam eden yavaşlama döneminin (Mart 2024 ile aynı oranda olacak şekilde ikinci kez) en hafif düzeyinde kaydedildi. Yeni siparişlerde yavaşlama bildiren anket katılımcılarından bazıları, bu durumu fiyatlardaki yükselişin etkisiyle açıkladı. Girdi maliyetleri şubatta keskin artış gösterdi ve bu artış yaklaşık son iki yılın en yüksek hızına ulaştı. Anket katılımcılarının birçoğu, tedarikçiler tarafından yapılan yeni fiyat artışlarının ham madde maliyetlerini yükselttiğini, ayrıca asgari ücretteki yükselişin de personel maliyetlerini yukarı çektiğini belirtti. Buna bağlı olarak, nihai ürün fiyatları enflasyonu üst üste üçüncü ay hızlanarak Nisan 2024'ten bu yana en yüksek düzeye çıktı. Yükselen fiyatlara rağmen yeni siparişlerin dengeye yaklaşmasıyla birlikte imalatçılar üretim, istihdam, satın alma hacmi ve stok seviyelerini ocak ayına göre dahadüşük oranlarda azalttı. Üretimdeki yavaşlama son 14 ayın en ılımlı düzeyinde gerçekleşti.İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI anket verileri hakkında değerlendirmede bulunan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları söyledi: "Türkiye'ye ilişkin son imalat PMI verileri, sektörün faaliyet koşullarında yavaşlamanın sürdüğüne işaret etmesine rağmen, iyimser olmak için somut nedenler sunuyor. Birçok firma müşteri talebinde iyileşme sinyalleri olduğunu bildirdi ve yeni siparişler istikrar kazanmaya yaklaştı. Buna bağlı olarak, üretimdeki düşüşün hız kesmesi önümüzdeki aylarda resmi verilerde de bir toparlanma görebileceğimize işaret ediyor. Öte yandan, enflasyonist baskılar firmalar için giderek artan bir sorun teşkil ediyor. Şubat ayında maliyetlerin yaklaşık son iki yılın en yüksek hızında artması, genel olarak iyimserleşen tabloya temkinli bir not düşmemize neden oluyor."İSO Türkiye Sektörel PMI'a göre üretimini artıran sektör sayısı iki olduİstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI şubat ayı raporuna göre de ocak ayında üretimini artıran sektör sayısı beş iken bu sayı şubatta ikiye geriledi. En güçlü genişlemenin yaşandığı elektrikli ve elektronik ürünler sektöründe üretim artış hızı Haziran 2023'ten bu yana en yüksek düzeye ulaştı. Gıda ürünlerinde ise büyüme ocak ayına göre hızlanmasına rağmen ılımlı düzeyde kaldı. Üretimde en belirgin düşüş ise ana metal sanayinde gerçekleşti. Bu sektörde yaklaşık bir buçuk yılın en sert daralması kaydedildi. Üretimde olduğu gibi yeni siparişlerde de büyüme yalnızca elektrikli ve elektronik ürünler ile gıda ürünleri sektörlerinde gözlendi. Buna karşılık, yeni siparişlerde en sert aylık düşüş ise kara ve deniz taşıtlarında gerçekleşti. İhracat tarafında en güçlü performansı yine elektrikli ve elektronik ürünler sektörü gösterirken, bu alanda iyileşme kaydeden diğer sektör tekstil ürünleri oldu.&nbsp;Genel olarak zayıf seyreden talep koşullarına rağmen, şubat ayında istihdam tarafında daha olumlu bir görünüm ortaya çıktı. Ocakta dört sektör istihdamını artırırken, bu sayı şubatta beşe yükselerek takip edilen sektörlerin yarısına ulaştı. Çalışan sayısındaki artışta elektrikli ve elektronik ürünler ile kara ve deniz taşıtları sektörleri liderliği paylaştı. En belirgin istihdam kaybı ise giyim ve deri ürünlerinde gerçekleşti. Bu sektörde istihdam, Ocak 2024&#39;ten bu yana en sert düşüşü kaydetti. Girdi maliyetleri tüm sektörlerde keskin bir şekilde yükselmeye devam etti. Artışın en hızlı gerçekleştiği sektör elektrikli ve elektronik ürünler olurken en ılımlı seyir ise tekstil ürünlerinde görüldü. Artan maliyet baskılarına bağlı olarak, ocak ayının ardından şubatta da nihai ürün fiyatları tüm sektörlerde yükseldi. Girdi fiyatlarında olduğu gibi nihai ürün fiyatlarında en sınırlı artış tekstil ürünlerinde gerçekleşti. En yüksek enflasyon ise ağaç ve kağıt ürünleri sektöründe kaydedildi.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 02 Mar 2026 10:50:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Halep'teki stratejik projeye tarihi imza]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/halepteki-stratejik-projeye-tarihi-imza-878/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/halepteki-stratejik-projeye-tarihi-imza-878/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EF1DCF-12E297-94213C-3593AB-CEBD0F-F4614A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Suriye'nin geleceğinde önemli bir rol oynayacak olan Kamouna Sanayi Bölgesi (IPP) projesi için resmi protokol, Suriye devleti yetkilileri ve İSRA Holding yöneticilerinin katılımıyla imzalandı. Stratejik öneme sahip proje, bölgedeki geçici yerleşim alanlarını kalıcı ve akıllı üretim&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EF1DCF-12E297-94213C-3593AB-CEBD0F-F4614A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Suriye'nin geleceğinde önemli bir rol oynayacak olan Kamouna Sanayi Bölgesi (IPP) projesi için resmi protokol, Suriye devleti yetkilileri ve İSRA Holding yöneticilerinin katılımıyla imzalandı. Stratejik öneme sahip proje, bölgedeki geçici yerleşim alanlarını kalıcı ve akıllı üretim merkezlerine dönüştürmeyi hedefliyor. Gerçekleştirilen imza töreniyle birlikte Kamouna bölgesinin bir yardım kampı niteliğinden çıkarılarak, sürdürülebilir istihdam sağlayan entegre bir sanayi ekosistemine dönüştürülmesi yönündeki süreç resmen başlatıldı.SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİMİN ÖNCÜSÜ OLACAKProje, bölge halkı için kalıcı istihdam olanakları oluşturmayı ve üretim odaklı bir ekonomik model inşa etmeyi amaçlıyor. Gayrimenkul geliştirme, enerji ve altyapı alanlarında 20 yılı aşkın deneyime sahip Türk yatırım grubu İSRA Holding'in stratejik ortaklığıyla hayata geçirilen girişim, Kamouna'yı bölgesel bir üretim ve ihracat üssü haline getirmeyi hedefliyor.STRATEJİK KONUM, MODERN ALTYAPIBab al-Hava sınır kapısına yalnızca 7 kilometre mesafede konumlanan proje, Türkiye ve bölge pazarlarıyla doğrudan lojistik entegrasyon imkânı sunuyor. Toplam 5 milyon metrekareyi aşan bir alanı kapsayan masterplan kapsamında;•	Entegre Enerji Altyapısı: Fabrika çatılarına entegre edilecek güneş panelleriyle toplam 45,6 MWp kapasiteli temiz enerji sistemi kurulacak.•	Mesleki Eğitim Merkezi: Sanayi bölgesinin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünü yetiştirmek amacıyla modern bir Mesleki Eğitim Merkezi inşa edilecek.•	Lojistik ve İhracat Merkezi: Üretilecek ürünlerin uluslararası pazarlara etkin şekilde ulaştırılmasını sağlayacak merkezi bir lojistik aks oluşturulacak.Proje toplam yaklaşık 5,6 milyon metrekarelik bir alan üzerine, altı gelişim aşaması halinde hayata geçirilecek ve ilk etabı yaklaşık 812 bin metrekare alandan oluşacak.&nbsp; Tüm aşamalar tamamlandığında ise yaklaşık 1.300 üretim birimine ev sahipliği yaparak organize ve kademeli büyüyebilen bir sanayi ekosistemi oluşturacak.HUKUKİ GÜVENCE VE ŞEFFAF FİNANSMAN MODELİKamouna Sanayi Bölgesi Projesi, Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanlığı'nın 432 Sayılı Kararı çerçevesinde mevcut yasal düzenlemelere tam uyumlu olarak yapılandırıldı. Model kapsamında yatırımcılar, altyapı maliyetlerini karşılayan bir "Katkı Payı" ödeyerek "İntifa" (kullanım) hakkı elde ediyor; arazi mülkiyeti ve egemenlik ise devlette kalıyor. Bu yapı sayesinde emlak spekülasyonunun önüne geçilirken, yatırımın doğrudan üretime yönlendirilmesi sağlanıyor.RESTART FİNANSMANIYLA İNŞA EDİLECEK, EKONOMİK DÖNÜŞÜMDE ÖNCÜ OLACAK"Syria ReStart" finansman aracıyla desteklenen proje, yalnızca bir sanayi yatırımı olmanın ötesinde; bölge halkına onurlu yaşam imkânı ve binlerce yeni iş fırsatı sunacak kapsamlı bir kalkınma modeli olarak öne çıkıyor. İmzalanan protokol, Kamouna Sanayi Bölgesi'nin sahada hayata geçirilmesi adına en kritik aşamanın tamamlandığını ortaya koyuyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 28 Feb 2026 11:20:11 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Eti Alüminyum haddehane yatırımıyla 600 milyon dolarlık ithalatı önleyecek]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/eti-aluminyum-haddehane-yatirimiyla-600-milyon-dolarlik-ithalati-onleyecek-2861/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/eti-aluminyum-haddehane-yatirimiyla-600-milyon-dolarlik-ithalati-onleyecek-2861/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E1C13C-B29978-871706-1A9903-8323A0-6F9580.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin tek birincil alüminyum üreticisi olan Eti Alüminyum, yeni haddehane yatırımıyla savunma sanayi başta olmak üzere ülkemizin ihtiyaç duyduğu yüksek nitelikli ürün üretim kabiliyetine sahip olacak. Konya Seydişehir'de 400 milyon dolarlık yatırımla kurulan sıcak ve soğuk&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E1C13C-B29978-871706-1A9903-8323A0-6F9580.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin tek birincil alüminyum üreticisi olan Eti Alüminyum, yeni haddehane yatırımıyla savunma sanayi başta olmak üzere ülkemizin ihtiyaç duyduğu yüksek nitelikli ürün üretim kabiliyetine sahip olacak. Konya Seydişehir'de 400 milyon dolarlık yatırımla kurulan sıcak ve soğuk hadde ürünlerinin üretileceği haddehaneyle bu tesisi besleyecek yeni dökümhane, yassı alüminyum ürünlerinde 600 milyon dolarlık ithalatın önüne geçecek. Haddehanenin 2027'nin ilk çeyreğinde üretime başlaması hedefleniyor.&nbsp;Geleneksel hale gelen iftar yemeğinde açıklamalarda bulunan Eti Alüminyum Genel Müdürü Mehmet Arkan, "Alüminyum artık yalnızca bir sanayi girdisi değil; savunmadan enerjiye, ileri teknolojiden yeşil dönüşüme kadar pek çok alanın stratejik yapı taşı. 2025 yılında odağımız, Eti Alüminyum'u bu dönüşümün merkezinde konumlandıracak üretim ve teknoloji altyapısını güçlendirmek oldu. Haddehane yatırımımız, Ar-Ge projelerimiz ve yeşil enerji hamlelerimizle bugün attığımız adımların, önümüzdeki yıllarda daha yüksek katma değer, daha güçlü rekabet ve daha sürdürülebilir bir sanayi yapısı yaratacağına inanıyoruz. Bu vizyonla, Eti Alüminyum'u yalnızca bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarına da cevap verebilen bir üretim gücü haline getirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu.ÜRETİM KAPASİTESİ 250 BİN TONU BULACAKEti Alüminyum'un 1.700 kişiye istihdam sağladığını hatırlatan Arkan, şirketin 53 yıllık geçmişinden edindiği bilgi birikimi ile çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Eti Alüminyum'un 2005 yılından bu yana Cengiz Holding çatısı altında büyüdüğünü kaydeden Arkan, "Geride bıraktığımız 21 yılda Konya'ya çok önemli yatırımlar yaptık. Şu anda içinde dökümhane ve haddehanenin bulunduğu devam eden yatırımlarımızın toplam tutarı 400 milyon dolar civarında. Ne mutlu bize ki bu yıl yapımını tamamlayıp, gelecek yıl ilk ürünlerini alacağımız haddehanemizle ülkemizin savunma sanayisine daha yüksek katma değerli ürün sunar hale geleceğiz. Ülkemizin yerli kaynaklarla üretim kapasitesine çok önemli bir katkı sunacağız. Haddehanemiz ilk etapta 100 bin tonluk üretim kapasitesine sahip olacak. Bunu 250 bin tona kadar çıkarabileceğiz. Böylece Türkiye'nin yassı alüminyum ürünlerde ithalata olan bağımlılığının azaltarak, yıllık yaklaşık 600 milyon dolarlık ithalatın önüne geçeceğiz. Bu yolla Seydişehir'de uzun vadeli istihdam ile ekonomik hareketliliği destekleyeceğiz" dedi.İNCE HİDRATTA İHRACAT HEDEFLİ YATIRIMEti Alüminyum'da devam eden diğer yatırımlar hakkında da bilgi veren Arkan, şöyle devam etti: "Haddehanede hem sıcak ve hem de soğuk hadde ürünlerini üretebileceğiz. Aynı zamanda haddehaneyi besleyecek bir dökümhane yatırımımız da devam ediyor. Geçtiğimiz yıl duyurduğumuz özel alüminada üretimimizle artık ticari satışlara başladık. Öte yandan kablo üretimi için önemli bir girdi olan ince hidrat üretimimizde de kapasitemizi artırmayı hedefliyoruz. Ülkemizin yıllık ihtiyacının 25 bin ton olduğu ince hidratta kapasiteyi 10 bin tondan 35 bin tona çıkararak ihracata da başlayacağız."DÜNYAYA ÖRNEK MODEL İLE PATENT ALDIŞirketin Türkiye'nin önde gelen sanayi kuruluşlarından biri olarak Ar-Ge yatırımlarına da ara vermeden devam ettiğine değinen Arkan, "Hatırlayacağınız üzere biz boksit madeninden lityum karbonat üretimi ile ilgili dünyada ilk çalışmaları yapan şirket biziz. Bu başarı Cengiz Holding çatısı altındaki tüm şirketlerin üretim sonrası arta kalan maddelere atık değil artık madde gözüyle bakma stratejisinden ve döngüsel ekonomiye olan inancından kaynaklanıyor. Sizin de yakından takip ettiğiniz üzere lityum karbonat üretim faaliyetlerimizin patentini aldık. Bu başarı için tüm çalışma arkadaşlarımı yürekten kutluyorum" diye konuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 28 Feb 2026 10:26:56 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["TVF, stratejik bir vizyon ile sanayinin dönüşümü için güvenilir bir paydaş olabilir"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tvf-stratejik-bir-vizyon-ile-sanayinin-donusumu-icin-guvenilir-bir-paydas-olabilir-4150/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tvf-stratejik-bir-vizyon-ile-sanayinin-donusumu-icin-guvenilir-bir-paydas-olabilir-4150/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_108822-21BF90-ADC1E0-11EA79-2133B6-BE1F63.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin şubat ayı olağan toplantısı "Değer Yaratma, Stratejik Yatırımlar ve Sürdürülebilir Kalkınma Açısından Türkiye Varlık Fonu'nun Üretim Hayatımız Açısından Önemi" ana gündemi ile Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu'nda gerçekleştirildi.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_108822-21BF90-ADC1E0-11EA79-2133B6-BE1F63.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin şubat ayı olağan toplantısı "Değer Yaratma, Stratejik Yatırımlar ve Sürdürülebilir Kalkınma Açısından Türkiye Varlık Fonu'nun Üretim Hayatımız Açısından Önemi" ana gündemi ile Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu'nda gerçekleştirildi. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan'ın açılış konuşmasını yaptığı toplantıya, Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Arda Ermut konuk olarak katılarak gündeme yönelik görüş ve değerlendirmelerini paylaştı.&nbsp;Konuşmasında dünya ölçeğinde devletlerin giderek daha fazla oyuna dahil olmaya başladıklarına, bu doğrultuda uzun vadeli finansman, kamu destekli risk paylaşımı ve hedefli dönüşüm programlarıyla sanayiyi aktif bir şekilde yönlendirmeye çalıştıklarına dikkat çeken İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan "ABD'nin doğrudan yatırımları yeniden kendi sınırlarına çekme çabalarından AB'nin savunma sanayi ağırlıklı teşvik programlarına kadar çok daha müdahaleci bir yapıyla karşı karşıyayız. Gelişmekte olan ülkeler ise genelde göreli avantaja sahip oldukları sektörlere yönelik stratejik öncelikler belirleyerek değer zincirleri içerisindeki yerlerini sağlamlaştırmaya çalışıyor" dedi.&nbsp;"Türkiye'nin azımsanamayacak güçte bir sanayi alt yapısı var. Üretim kabiliyetimiz, esnekliğimiz, coğrafi konumumuz ve ihracat deneyimimiz birçok sektörde son derece önemli avantajlar sağlıyor. Ancak bu durum, bizleri kendi gerçekliğimizle yüzleşmekten alıkoymamalı" diyerek konuşmasına devam eden Bahçıvan şunları söyledi: "Son yıllardaki iyileşmelere rağmen sanayimiz halen ağırlıklı olarak düşük ve orta-düşük teknolojiye dayalı bir yapıya sahip. 2024 itibarıyla imalat sanayi girişimlerinin yüzde 87'si, istihdamın yüzde 77'si, cironun ise yüzde 70'i düşük ve orta-düşük yoğunluklu sanayilerde toplanmış durumda. Daha da önemlisi, sanayimizin uzun yıllar taşıyıcı kolonu olmuş bazı sektörlerimiz, son dönemde sıkı para politikaları, döviz bazında artan maliyetler ve bir dizi yapısal sorun nedeniyle rekabet gücü sıkıntıları yaşıyor. Bu sektörlerde varlık ve iddialarımızı sürdürmemizin yolu, teknoloji açığımızı kapatarak yüksek katma değer odaklı yapısal dönüşümü başarmamızdan geçiyor. Bu artık bir tercih değil; dış kırılganlıkları azaltmak ve sürdürülebilir bir kalkınma patikasına girmek için tarihi bir zorunluluk olarak kendini dayatıyor. Ancak az önce de ifade ettiğim gibi, sanayide dönüşümün yalnızca özel sektörün imkanlarıyla hayata geçirilmesinin gerçekçi olmadığı açık. Yüksek teknoloji yatırımları, doğası gereği sermaye-yoğun, getirisi uzun vadede elde edilebilen ve başlangıç aşamasında risk seviyesi yüksek olabilen yatırımlar. Bu bağlamda AR-GE, dijital altyapı, yeşil dönüşüm ve ölçeklenme gibi yatırım süreçleri, ciddi büyüklüklerde finansman da gerektiriyor. Bu nedenle kamunun daha etkin rol aldığı, kamu-özel iş birliğine dayalı, riskin paylaşıldığı ve uzun vadeli bakış açısının hakim olduğu bir çerçeveye ihtiyacımız var. Gerekirse daha fazla kamu kaynağının daha stratejik ve hedefli bir şekilde bu dönüşüme yönlendirilmesi gerekiyor."&nbsp;İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, konuşmasında 2016'da kurulan Türkiye Varlık Fonu'nun diğer birçok ülkedeki benzerlerine göre yeni olmasına rağmen, kısa sürede önemli bir ekonomik aktör haline geldiğine dikkat çekti. Dünyadaki fonların kuruluş amaçları açısından Türkiye Varlık Fonunun; "stratejik kalkınma fonu" kapsamına girdiğini belirten Bahçıvan "Bu türdeki fonlar, "doğrudan yatırımlar aracılığıyla iç pazarı derinleştirme ve kritik sektörlerde ekonomik bağımsızlığı güçlendirme" hedefi taşıyor. Türkiye Varlık Fonu'nun temel amacı da "ulusal değer ve varlıkları, sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek şekilde değerlendirmek" olarak tanımlanıyor" diyerek konuşmasına şöyle devam etti:&nbsp;"Bu çerçevede, sanayi sektörümüz adına Türkiye Varlık Fonu'ndan beklentimizi açık bir şekilde dile getirmek istiyorum. Beklentimiz, Varlık Fonu'nun özel sektörün yerine geçmeyen, ama onunla birlikte hareket eden, riskleri paylaşan ve uzun vadeli dönüşümü mümkün kılan bir ortak olarak konumlanmasıdır. Özellikle büyük ölçekli, sermaye ihtiyacı yüksek ve geri dönüş süresi uzun yatırımlarda, özel sektörün tek başına üstlenmekte zorlanacağı risklerin paylaşılması büyük önem taşıyor. Zira, sanayimizin en kritik hedeflerinden biri, stratejik sektörlerde ölçek büyütme, kapasite derinleştirme ve küresel ölçekte rekabet edebilen güçlü oyuncular yaratmaktır. Bu hedef doğrultusunda Türkiye Varlık Fonu'nun uzun vadeli bakış açısı ve güçlü bilançosuyla sürece eşlik etmesi sanayimiz için önemli bir kaldıraç işlevi görecektir."Büyük çaplı projeler cari dengeye katkı açısından kıymetliSanayiciler olarak içinde oldukları bu beklentinin önemli bir boyutunun da üretimde yerlileşmeyi güçlendiren ve cari açığı yapısal olarak azaltan yatırımların desteklenmesi olduğunu dile getiren Bahçıvan "Bildiğimiz üzere sanayi sektörümüzde bazı ara mal ve ham maddelerde süregelen dışa bağımlılık, ekonomimizin küresel şoklara karşı kırılganlığını artırıyor.&nbsp; Sanayiciler olarak bir diğer beklentilerinin yüksek katma değerli üretime yönelik dönüşüm sürecinde ülkemizin Ar-Ge kapasitesini, teknolojik yetkinliğini ve beşeri sermaye yapısını güçlendiren bir yaklaşımın benimsenmesi olduğuna işaret eden Bahçıvan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Varlık Fonu'nun dahil olduğu projelerde yalnızca bugünün finansal getirisine değil, yarının rekabet gücüne odaklanacak bir anlayışın hakim olması, sanayimizin küresel değer zincirinde daha üst basamaklara çıkmasına katkı sağlayacaktır. Hiç kuşkusuz, tüm bu sürecin serbest piyasa ilkeleriyle uyumlu, özel sektörün dinamizmini destekleyecek ve uzun vadede sürdürülebilirliği esas alan bir zeminde yürütülmesi büyük önem arz ediyor.&nbsp;Etkin ve akılcı bir şekilde kullanıldığı takdirde, Türkiye Varlık Fonu'nun sahip olduğu finansal kapasite ve stratejik vizyonun, dönüşüm sürecinde sanayimize yalnızca bir finansman aracı değil, güvenilir bir yol arkadaşı olabileceğine inanıyorum. Türkiye'nin sanayide nitelikli bir sıçrama yapabilmesi, kamu ile özel sektörün aynı vizyon etrafında, aynı uzun vadeli perspektifle buluşmasından geçiyor."İSO olarak son yıllarda sanayide dönüşümün gerçekleştirilmesi amacıyla İSO Stratejik Dönüşüm Merkezi ve İSO Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (İSO GSYF)'nun hayata geçirilmesi gibi önemli adımlar attıklarını da hatırlatan Bahçıvan "Bu vesileyle özellikle ifade etmek isterim ki Türkiye Varlık Fonu ve Türkiye Teknoloji Fonu'nun İSO GSYF'ye yapacağı yatırımların bizi daha da güçlendireceğine ve sanayinin dönüşümüne katkı sağlayacağına inanıyorum" dedi.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 26 Feb 2026 02:03:47 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kimya sanayisinin Avrasya'daki stratejik buluşması]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kimya-sanayisinin-avrasyadaki-stratejik-bulusmasi--9990/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kimya-sanayisinin-avrasyadaki-stratejik-bulusmasi--9990/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8BA103-9D9BAA-E8CD5C-0E51C9-A636E5-B5961C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İlk kez 2006 yılında düzenlenen Turkchem Eurasia Fuarı, geçen yıllar içinde kimya endüstrisinin bölgedeki en köklü ve güvenilir buluşma noktalarından biri haline geldi. Kurulduğu dönemde Türkiye kimya sektörünün ekonomik hacmi yaklaşık 8,7 milyar dolar seviyesindeyken, sektör&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8BA103-9D9BAA-E8CD5C-0E51C9-A636E5-B5961C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İlk kez 2006 yılında düzenlenen Turkchem Eurasia Fuarı, geçen yıllar içinde kimya endüstrisinin bölgedeki en köklü ve güvenilir buluşma noktalarından biri haline geldi. Kurulduğu dönemde Türkiye kimya sektörünün ekonomik hacmi yaklaşık 8,7 milyar dolar seviyesindeyken, sektör son 18 yılda önemli bir dönüşüm geçirerek 2022 yılı itibarıyla 33,6 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı ve Türkiye'nin en yüksek ihracat payına sahip sektörlerinden biri konumuna geldi.Kimya sanayisinin büyümesiyle paralel olarak Turkchem de ölçeğini ve uluslararası etki alanını genişletti. Yıllardır "Kimya ile İlgili Her Şey" mottosuyla düzenlenen fuar; yeni iş bağlantılarının kurulması, mevcut iş birliklerinin geliştirilmesi ve sektöre dair güncel gelişmelerin paylaşılması açısından katılımcılar ve ziyaretçiler için güçlü bir etkileşim alanı sunuyor.&nbsp;RAKAMLARLA TURKCHEM'İN ULUSLARARASI GÜCÜTurkchem Eurasia 2024, üç gün boyunca 95 ülkeden 13.897 profesyonel ziyaretçiyi ağırlayarak organizasyonun uluslararası erişimini bir kez daha ortaya koydu. En yoğun ziyaretçi katılımı İran, Çin, Rusya, Pakistan, Mısır, Almanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan, İtalya, Rusya ve Hindistan'dan gerçekleşti. Bu tablo, Turkchem'in yalnızca Türkiye için değil, Avrasya ve çevre bölgeler için de önemli bir ticaret ve iş birliği platformu haline geldiğini gösterdi.KİMYA SANAYİSİNİN GELECEĞİ İÇİN ORTAK ZEMİNTurkchem Eurasia 2026'ya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Artkim Group Kurucusu ve CEO'su Ahmet Güler, kimya sanayisinin küresel ölçekte önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğine dikkat çekti. Güler, "Artan rekabet, sürdürülebilir üretim zorunluluğu ve yeni pazarlara erişim ihtiyacı, sektör paydaşlarını aynı platformda buluşturan uluslararası organizasyonların önemini her geçen gün artırıyor. Geçmiş yıllarda yerli ve yabancı çok sayıda firmayı ve sektör profesyonelini aynı çatı altında buluşturmamız, Turkchem Eurasia'nın sektör nezdinde güçlü bir karşılık bulduğunu açıkça gösteriyor. 2026 edisyonuna yönelik lansman sürecinde gözlemlediğimiz yoğun ilgi ise fuarın yalnızca Türkiye'de değil, Avrasya genelinde de yakından takip edilen bir organizasyon haline geldiğini ortaya koyuyor. Devlet destekleriyle güçlenen yapımız ve artan uluslararası katılımla birlikte, 2026 edisyonunda katılımcılarımıza daha nitelikli iş birlikleri, sürdürülebilir ticari ilişkiler ve yeni pazar bağlantıları sunmayı hedefliyoruz. Turkchem Eurasia, sektörün bugünkü ihtiyaçlarının yanı sıra geleceğe yönelik dönüşüm başlıklarını da gündeminde tutmaya devam edecek." dedi.PRESTİJLİ FUAR STATÜSÜYLE GÜÇLENEN 2026 EDİSYONUTurkchem Eurasia 2026, T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından Prestijli Fuar Statüsü kapsamında değerlendirilerek, güncellenen Yurt İçi Fuar Destekleri Tebliği çerçevesinde desteklenen organizasyonlar arasında yer alıyor. 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni düzenleme kapsamında katılımcı firmalar, metrekare bazlı devlet desteklerinden faydalanabilecek. Buna göre fuarda m² başına 5.307 TL destek sağlanırken, firma başına uygulanabilecek üst destek limiti 1.292.800 TL olarak belirlendi. Bu destek modeli, firmaların fuar yatırımlarını daha öngörülebilir ve sürdürülebilir bir yapı içinde planlamalarına olanak tanıyor.KİMYA SANAYİSİNİN DÖNÜŞÜM NOKTASITurkchem Eurasia 2026; yalnızca ürün ve çözümlerin sergilendiği bir fuar olmanın ötesinde, sürdürülebilir üretim, yüksek katma değerli kimyasal çözümler, ihracat odaklı büyüme ve uluslararası iş birliklerini destekleyen yapısıyla kimya sanayisinin dönüşen dinamiklerine yön veren stratejik bir buluşma noktası olarak konumlanıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 19 Feb 2026 02:30:22 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Metal sektöründe ihracat birim fiyatları rekor kırdı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/metal-sektorunde-ihracat-birim-fiyatlari-rekor-kirdi-2867/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/metal-sektorunde-ihracat-birim-fiyatlari-rekor-kirdi-2867/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6C4631-0C5F53-39F7DB-039846-408E87-0DFBA1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) tarafından hazırlanan TR-METALENDEKS Türkiye Metal Sanayi İhracat Endeksi'nin 2026 yılı Ocak ayı sonuçları açıklandı. Endeks verileri, metal sanayisinin 2026 yılına ihracat miktarında sert bir daralma ile&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6C4631-0C5F53-39F7DB-039846-408E87-0DFBA1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) tarafından hazırlanan TR-METALENDEKS Türkiye Metal Sanayi İhracat Endeksi'nin 2026 yılı Ocak ayı sonuçları açıklandı. Endeks verileri, metal sanayisinin 2026 yılına ihracat miktarında sert bir daralma ile başladığını, buna karşın arz kaynaklı fiyat baskısının ihracat birim fiyatlarını tarihi zirveye taşıdığını ortaya koydu.İHRACAT MİKTARINDA SERT GERİLEMETR-METALENDEKS verilerine göre metal sanayi ihracat miktar endeksi, Aralık 2025'teki toparlanmanın ardından Ocak ayında sert bir düşüş yaşadı. Aralık ayında 126,0 puan olan miktar endeksi, Ocak 2026'da yüzde 11,3 azalarak 111,8 puana geriledi. Bu seviye, son 22 ayın en düşük miktar endeksi olarak kayıtlara geçti. Yıllık bazda bakıldığında ise miktar endeksi, Ocak 2025'e göre yüzde 10,7 düşüş gösterdi.Ton bazında ihracat da benzer bir tablo ortaya koydu. Aralık ayında 231 bin 246 ton olan ihracat, Ocak ayında 205 bin 262 tona gerileyerek yüzde 11,2 oranında azaldı.DEĞER ENDEKSİ FİYAT ARTIŞLARIYLA AYAKTA KALDIİhracat miktarındaki sert düşüşe rağmen, rekor seviyelere ulaşan birim fiyatlar ihracat değerindeki kaybı sınırladı. Ocak 2026'da metal sanayi ihracatı bir önceki aya göre yüzde 3,3 azalarak 1 milyar 91 milyon dolar olarak gerçekleşti. Buna karşın değer endeksi, yıllık bazda yüzde 6 artışla 159 puana yükseldi.Raporda, değer endeksindeki bu artışın tamamının fiyat kaynaklı olduğu, miktar artışının katkı sağlamadığı özellikle vurgulandı.BİRİM FİYATLAR ENDEKS TARİHİNİN ZİRVESİNDEOcak ayında arz eksikliğinin etkisiyle fiyat baskısı en üst seviyeye çıktı. Aralık 2025'te 4,88 dolar/kg olan ortalama ihracat birim fiyatı, Ocak 2026'da 5,32 dolar/kg seviyesine yükseldi. Bu rakam, TR-METALENDEKS'in hesaplanmaya başladığı günden bu yana görülen en yüksek birim fiyat oldu.İDDMİB raporunda, son dört aydır devam eden fiyat artışlarının temel nedeninin arz yetersizliği olduğu belirtilirken, küresel ekonomiye ilişkin 2026–2029 dönemi büyüme beklentilerinin zayıf seyretmesi nedeniyle uzun vadede fiyatların daha yatay bir seyir izleyebileceği öngörüldü.ALT SEKTÖRLERDE BAKIR POZİTİF AYRIŞTIOcak ayında genel düşüş eğilimine rağmen bakır sektörü güçlü bir performans sergileyerek pozitif ayrıştı. Bakırda miktar endeksi 96,7'den 126,7 puana, değer endeksi ise 164,8'den 230,8 puana yükseldi. Birim fiyatlar da 11,87 dolardan 12,68 dolar/kg seviyesine çıktı. Alüminyum sektöründe miktar endeksi 140,0'dan 121,2 puana, değer endeksi 159,4 puana geriledi. Hırdavatta ise miktar endeksi 117,2'den 87,1 puana düşerek en sert gerilemeyi yaşayan alt sektörlerden biri oldu. Mutfak Eşyaları sektöründe miktar endeksi 100,7'den 78,8 puana gerileyerek zayıf bir performans sergiledi. Armatür ve Döküm sektörlerinde de miktar ve değer endekslerinde düşüşler gözlendi.TECDELİOĞLU: "FİYAT ARTIŞLARI GELİR KAYBINI DENGELEDİ"İDDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu, Ocak ayı verilerine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:"2026 yılına ihracat miktarında ciddi bir daralma ile başlamış olsak da, arz kaynaklı fiyat artışları ihracat gelirlerindeki kaybı sınırladı. İhracat birim fiyatlarının 5,32 dolar/kg ile endeks tarihinin zirvesine ulaşması, metal sanayimizin katma değerli üretim potansiyelini net biçimde ortaya koyuyor."Tecdelioğlu, küresel görünümün temkinli bir duruş gerektirdiğine dikkat çekerek şunları söyledi:"Önümüzdeki dönemde miktar artışından ziyade, birim fiyatı kalıcı biçimde yükselten, pazar ve ürün çeşitliliğini güçlendiren bir ihracat yapısına odaklanmamız gerekiyor. TR-METALENDEKS verileri, 2026 yılında rekabet gücünü korumanın yolunun katma değer ve stratejik konumlanmadan geçtiğini açıkça gösteriyor."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 17 Feb 2026 02:02:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kimya sanayisinin Avrasya'daki stratejik buluşması]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kimya-sanayisinin-avrasyadaki-stratejik-bulusmasi-6586/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kimya-sanayisinin-avrasyadaki-stratejik-bulusmasi-6586/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9870C9-0E683D-1DD331-6830D3-68902B-EA8787.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İlk kez 2006 yılında düzenlenen Turkchem Eurasia Fuarı, geçen yıllar içinde kimya endüstrisinin bölgedeki en köklü ve güvenilir buluşma noktalarından biri haline geldi. Kurulduğu dönemde Türkiye kimya sektörünün ekonomik hacmi yaklaşık 8,7 milyar dolar seviyesindeyken, sektör&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9870C9-0E683D-1DD331-6830D3-68902B-EA8787.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İlk kez 2006 yılında düzenlenen Turkchem Eurasia Fuarı, geçen yıllar içinde kimya endüstrisinin bölgedeki en köklü ve güvenilir buluşma noktalarından biri haline geldi. Kurulduğu dönemde Türkiye kimya sektörünün ekonomik hacmi yaklaşık 8,7 milyar dolar seviyesindeyken, sektör son 18 yılda önemli bir dönüşüm geçirerek 2022 yılı itibarıyla 33,6 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı ve Türkiye'nin en yüksek ihracat payına sahip sektörlerinden biri konumuna geldi.Kimya sanayisinin büyümesiyle paralel olarak Turkchem de ölçeğini ve uluslararası etki alanını genişletti. Yıllardır "Kimya ile İlgili Her Şey" mottosuyla düzenlenen fuar; yeni iş bağlantılarının kurulması, mevcut iş birliklerinin geliştirilmesi ve sektöre dair güncel gelişmelerin paylaşılması açısından katılımcılar ve ziyaretçiler için güçlü bir etkileşim alanı sunuyor.&nbsp;RAKAMLARLA TURKCHEM'İN ULUSLARARASI GÜCÜTurkchem Eurasia 2024, üç gün boyunca 95 ülkeden 13.897 profesyonel ziyaretçiyi ağırlayarak organizasyonun uluslararası erişimini bir kez daha ortaya koydu. En yoğun ziyaretçi katılımı İran, Çin, Rusya, Pakistan, Mısır, Almanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan, İtalya, Rusya ve Hindistan'dan gerçekleşti. Bu tablo, Turkchem'in yalnızca Türkiye için değil, Avrasya ve çevre bölgeler için de önemli bir ticaret ve iş birliği platformu haline geldiğini gösterdi.KİMYA SANAYİSİNİN GELECEĞİ İÇİN ORTAK ZEMİNTurkchem Eurasia 2026'ya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Artkim Group Kurucusu ve CEO'su Ahmet Güler, kimya sanayisinin küresel ölçekte önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğine dikkat çekti. Güler, "Artan rekabet, sürdürülebilir üretim zorunluluğu ve yeni pazarlara erişim ihtiyacı, sektör paydaşlarını aynı platformda buluşturan uluslararası organizasyonların önemini her geçen gün artırıyor. Geçmiş yıllarda yerli ve yabancı çok sayıda firmayı ve sektör profesyonelini aynı çatı altında buluşturmamız, Turkchem Eurasia'nın sektör nezdinde güçlü bir karşılık bulduğunu açıkça gösteriyor. 2026 edisyonuna yönelik lansman sürecinde gözlemlediğimiz yoğun ilgi ise fuarın yalnızca Türkiye'de değil, Avrasya genelinde de yakından takip edilen bir organizasyon haline geldiğini ortaya koyuyor. Devlet destekleriyle güçlenen yapımız ve artan uluslararası katılımla birlikte, 2026 edisyonunda katılımcılarımıza daha nitelikli iş birlikleri, sürdürülebilir ticari ilişkiler ve yeni pazar bağlantıları sunmayı hedefliyoruz. Turkchem Eurasia, sektörün bugünkü ihtiyaçlarının yanı sıra geleceğe yönelik dönüşüm başlıklarını da gündeminde tutmaya devam edecek." dedi.PRESTİJLİ FUAR STATÜSÜYLE GÜÇLENEN 2026 EDİSYONUTurkchem Eurasia 2026, T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından Prestijli Fuar Statüsü kapsamında değerlendirilerek, güncellenen Yurt İçi Fuar Destekleri Tebliği çerçevesinde desteklenen organizasyonlar arasında yer alıyor. 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni düzenleme kapsamında katılımcı firmalar, metrekare bazlı devlet desteklerinden faydalanabilecek. Buna göre fuarda m² başına 5.307 TL destek sağlanırken, firma başına uygulanabilecek üst destek limiti 1.292.800 TL olarak belirlendi. Bu destek modeli, firmaların fuar yatırımlarını daha öngörülebilir ve sürdürülebilir bir yapı içinde planlamalarına olanak tanıyor.KİMYA SANAYİSİNİN DÖNÜŞÜM NOKTASITurkchem Eurasia 2026; yalnızca ürün ve çözümlerin sergilendiği bir fuar olmanın ötesinde, sürdürülebilir üretim, yüksek katma değerli kimyasal çözümler, ihracat odaklı büyüme ve uluslararası iş birliklerini destekleyen yapısıyla kimya sanayisinin dönüşen dinamiklerine yön veren stratejik bir buluşma noktası olarak konumlanıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 14 Feb 2026 02:36:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["1 milyon 705 bin ton ray üretimi gerçekleştirildi"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/1-milyon-705-bin-ton-ray-uretimi-gerceklestirildi-6596/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/1-milyon-705-bin-ton-ray-uretimi-gerceklestirildi-6596/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_205F70-758CA9-FF3A72-F93EE9-9113BC-11379B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Fabrikadan yapılan açıklamaya göre, Anadolu Raylı Ulaşım Sistemleri Kümelenmesi (ARUS) tarafından düzenlenen Türkiye Raylı Sistemler İş Forumu&#39;na katılan Oflaz, Türkiye&#39;nin raylı sistemler serüveni ve KARDEMİR&#39;in stratejik rolünden bahsetti.Cumhuriyetin ilk yıllarındaki&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_205F70-758CA9-FF3A72-F93EE9-9113BC-11379B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Fabrikadan yapılan açıklamaya göre, Anadolu Raylı Ulaşım Sistemleri Kümelenmesi (ARUS) tarafından düzenlenen Türkiye Raylı Sistemler İş Forumu&#39;na katılan Oflaz, Türkiye&#39;nin raylı sistemler serüveni ve KARDEMİR&#39;in stratejik rolünden bahsetti.Cumhuriyetin ilk yıllarındaki kalkınma ruhuna atıfta bulunan Oflaz, KARDEMİR&#39;in bugün Türkiye&#39;nin ray ve demir yolu tekeri ihtiyacının tamamını karşılayacak güce ulaştığını vurguladı.Oflaz, 1930&#39;larda Selahattin Şanbaşoğlu ve Nuri Demirağ gibi isimlerin başlattığı milli demir yolu hamlesinin önemine değinerek, 1950&#39;lerde duraklama dönemine giren ray üretiminin, 2004&#39;te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın vizyonuyla yeniden devlet politikası haline geldiğini belirtti.KARDEMİR&#39;in 2007&#39;de devreye alınan ray-profil tesisiyle sektörde yeni sayfa açtığını aktaran Oflaz, &#34;KARDEMİR&#39;de 2008&#39;den bu yana 1 milyon 705 bin ton ray üretimi gerçekleşti. Üretilen rayların 333 bin tonu uluslararası pazarlara ihraç edildi. 2018&#39;de kurulan Demiryolu Tekeri Üretim Tesisi ile Türkiye&#39;nin bu alandaki dışa bağımlılığı sona erdirildi.&#34; ifadesini kullandı.Oflaz, milli ulaşım ağında KARDEMİR&#39;in emeğinden bahsederek, &#34;Bağlı ortaklığımız KARDÖKMAK bünyesindeki teker montaj tesisimizle ürettiğimiz tren tekerlerini, aks montajı yapılmış teker seti olarak piyasaya sunuyoruz. TCDD&#39;nin stratejik ortaklarından biri olarak milli ulaşım ağımızın omurgasını oluşturuyoruz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile TÜBİTAK gibi kurumların desteği önemli. Raylı ulaşım ekosisteminin gelişmesi için tüm paydaşlarla ortak paydada çalışmaya devam edeceğiz.&#34; değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 13 Feb 2026 14:21:12 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Lila Kağıt, 2025'i güçlü bir finansal performansla kapattı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/lila-kagit-2025i-guclu-bir-finansal-performansla-kapatti-4110/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/lila-kagit-2025i-guclu-bir-finansal-performansla-kapatti-4110/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E432F8-221F43-2E83DC-1E5C60-77EFE5-7C19CF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyada 5 kıtada 81 ülkeye yaptığı ihracatı ve Sofia, Maylo, UltraBerrak, Nua markaları ile temizlik kağıdı sektörünün en büyük oyuncularından biri olan Lila Kağıt'ın Genel Müdürü Alp Öğücü; şirketin 2025 yıl sonu finansal sonuçları ve devam eden yatırımları hakkında&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E432F8-221F43-2E83DC-1E5C60-77EFE5-7C19CF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyada 5 kıtada 81 ülkeye yaptığı ihracatı ve Sofia, Maylo, UltraBerrak, Nua markaları ile temizlik kağıdı sektörünün en büyük oyuncularından biri olan Lila Kağıt'ın Genel Müdürü Alp Öğücü; şirketin 2025 yıl sonu finansal sonuçları ve devam eden yatırımları hakkında değerlendirmelerde bulundu.&nbsp;Lila Kağıt Genel Müdürü Alp Öğücü konuya ilişkin şöyle konuştu: "Geride bıraktığımız 2025 yılı, küresel ölçekte jeopolitik riskler ve belirsizliklerin yoğun olduğu bir dönemdi. Uluslararası ticaret politikaları kaynaklı selüloz fiyatlarındaki dalgalanmalar ve bunun sonucunda ortaya çıkan satış fiyatlarındaki rekabete karşın, Lila Kağıt olarak kararlılıkla uyguladığımız kârlılık odaklı stratejimizle zorlukları fırsata çevirdik ve yılı güçlü bir finansal performansla kapattık.2025 yılında toplam satış tonajımız 192 bin ton olarak gerçekleşirken, net satış gelirimiz 13,6 milyar TL'ye ulaştı. Konverting satışlarımızda, markalarımızın güçlü performansı ve hem yurtiçi hem yurtdışındaki pozitif momentum ile yüzde 13 büyüme kaydettik. Bobin satışlarımızda ise uluslararası ticaret politikalarının selüloz ve yarı mamül satış fiyatları üzerinde yarattığı rekabetin etkisiyle yüzde 16 daralma yaşandı. Brüt kârımız 4,1 milyar TL, FAVÖK ise 2,6 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Brüt kâr marjımız, etkin ve verimli maliyet yönetimi ile yüzde 30,1 olurken, FAVÖK marjımız yüzde 19,2 ile güçlü bir seviyede seyretti. Net dönem kârımız bir önceki yıla kıyasla yüzde 11 büyüyerek 1,7 milyar TL seviyesine ulaştı.&nbsp;Buna paralel olarak yarattığımız değeri tüm hissedarlarımız ile paylaşma stratejimiz çerçevesinde 2025 yılı kârından brüt 900 milyon TL kâr payı ödemesini gerçekleştirmek üzere olağan genel kurulda ortaklarımızın onayına sunmak üzere Yönetim Kurulu kararı aldık. Bu sonuçlar, kârlı iş modelimiz, etkin maliyet yönetimimiz ve disiplinli finansal politikalarımızın bir yansıması oldu.""Güçlü nakit akışı ile yatırımlarımıza devam ettik"Devam eden Erzurum fabrika yatırımı için 2025 yılında 1 milyar TL'yi aşkın yatırım harcaması gerçekleştirdiklerini paylaşan Öğücü, "Güçlü nakit akışı yaratan operasyonlarımızın da katkısı ile yatırımlarımız 2025 yılında aralıksız devam etti. Erzurum'da 2026 yılının ikinci çeyreğinde, Konverting tesisimizde üretime başlamayı öngörüyoruz. Mevcut Ergene fabrikamızda hayata geçirilecek ve verimliliğe katkı sağlayacak olan akıllı depo ve otomasyon yatırımlarımızla birlikte 2025 yılında toplam yatırım harcamalarımız yaklaşık 1,5 milyar TL'ye ulaştı. Bu yatırımlar ile hem operasyonel mükemmelliğimizi güçlendirmeyi hem de Lila Kağıt'ı sürdürülebilirlik hedeflerimizle uyumlu bir şekilde geleceğe hazırlamayı hedefliyoruz."&nbsp;"2026 için temkinli ve iyimseriz"2026 yılı için temkinli iyimserliklerini koruduklarını ileten Alp Öğücü, "Bobin iş kolunda pazar çeşitlenmesi, tarifeler sonrası normalleşen pazar koşulları ve konverting iş kolunda Erzurum fabrikamızın de katkısı ile hem iç pazar hem de yurt dışı pazarlarında büyüme öngörüyoruz. Tamamlanan ve devam eden yatırımlarımız ile ilk günden beri dile getirdiğimiz kaliteli büyüme iştahı ve taahhüdümüzü somut bir şekilde ortaya koyuyoruz. 2026 yılında yoğun yatırım döngüsüne rağmen net nakit/FAVÖK oramızı yaklaşık +1,0x seviyesinde korumayı hedefliyoruz.&nbsp;Diğer yandan, sürdürülebilirliği bir tercih değil, zorunluluk olarak görüyor ve bu kapsamda işimizin odağına yerleştiriyoruz. Bu alanda attığımız adımların göstergesi olarak 2030 sürdürülebilirlik hedeflerimiz ve 2050 karbon nötr olma yolunda çalışmalarımıza devam ediyoruz. Koşullar ne kadar zorlayıcı olursa olsun, hissedarlarımız ve tüm paydaşlarımız için sürdürülebilir değer yaratma konusundaki kararlılığımızı aynı şekilde devam ettiriyoruz" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 12 Feb 2026 02:38:38 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Sanayi üretiminde yıllık yüzde 2,6 artış gerçekleşti"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretiminde-yillik-yuzde-26-artis-gerceklesti-5832/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretiminde-yillik-yuzde-26-artis-gerceklesti-5832/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B38EAA-2CCA8F-2B9094-6D9CD0-232937-64CB9A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şimşek, NSosyal hesabından Aralık 2025 dönemine ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini değerlendirdi.Katma değerli üretimi ve potansiyel büyümeyi güçlendiren, enerjide dışa bağımlılığı azaltan politikaların sonuçlarını almaya devam ettiklerine işaret eden Şimşek, şunları&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B38EAA-2CCA8F-2B9094-6D9CD0-232937-64CB9A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şimşek, NSosyal hesabından Aralık 2025 dönemine ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini değerlendirdi.Katma değerli üretimi ve potansiyel büyümeyi güçlendiren, enerjide dışa bağımlılığı azaltan politikaların sonuçlarını almaya devam ettiklerine işaret eden Şimşek, şunları kaydetti:&#34;2025 yılında sanayi üretiminde yıllık yüzde 2,6 artış gerçekleşti. Üretimimiz, yüksek teknolojili ürünlerde yüzde 11,4, sermaye mallarında yüzde 8,5, ham petrol ve doğal gaz çıkarımında yüzde 25,6 arttı. Katma değeri, yatırımı ve verimliliği önceliklendiren politikalarımızla ülkemizin küresel değer zincirlerindeki konumunu daha da güçlendirmeye devam edeceğiz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 10 Feb 2026 13:14:47 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi üretimi Aralık 2025'te aylık yüzde 1,2 yükseldi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-aralik-2025te-aylik-yuzde-12-yukseldi-3748/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-aralik-2025te-aylik-yuzde-12-yukseldi-3748/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C7BA2E-D4DE7B-0A16BF-1CD8DA-0C5855-F2DDB3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), geçen yılın aralık ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini açıkladı.Buna göre, söz konusu ayda takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, 2024&#39;ün aynı ayına kıyasla yüzde 2,1 azalış kaydetti.Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C7BA2E-D4DE7B-0A16BF-1CD8DA-0C5855-F2DDB3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), geçen yılın aralık ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini açıkladı.Buna göre, söz konusu ayda takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, 2024&#39;ün aynı ayına kıyasla yüzde 2,1 azalış kaydetti.Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, Aralık 2025&#39;te madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,9, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 2,4 artarken imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 2,7 azaldı.Arındırılmamış sanayi üretim endeksinde yıllık bazda yüzde 0,8 artış oldu.- Sanayi üretiminde aylık verilerMevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, söz konusu ayda bir önceki aya kıyasla yüzde 1,2 yükseldi.Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, Aralık 2025&#39;te madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 1,3, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 4,1, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1 artış gösterdi.TÜİK, bazı ayların verilerinde revizyona gitti.Buna göre sanayi üretim endekslerinin takvim etkisinden arındırılmış yıllık değişim oranları şöyle:Yıllar/AylarOcakŞubatMartNisanMayısHaziranTemmuzAğustosEylülEkimKasımAralık2022612,389,46,88,11,80,90,12,4-1,71,720234-8,80,4-1,40,30,88,33,65,22,622,320241,311,24,3-10,1-5-3,8-5,1-2,2-2,91,7720251,1-22,334,88,24,97,132,12,2-2,1]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 10 Feb 2026 10:56:52 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi ihracatı ocakta 52,1'e yükseldi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-ihracati-ocakta-521e-yukseldi-8536/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-ihracati-ocakta-521e-yukseldi-8536/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_798C52-C705E8-929974-C4D394-BEAD39-FEAB6B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi&#39;nin Ocak 2026 dönemi sonuçları açıklandı.Endekste eşik değer olan 50&#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50&#39;nin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_798C52-C705E8-929974-C4D394-BEAD39-FEAB6B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi&#39;nin Ocak 2026 dönemi sonuçları açıklandı.Endekste eşik değer olan 50&#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50&#39;nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.Buna göre, Aralık 2025&#39;te 51,6 olan İSO Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi, Ocak 2026&#39;da 52,1&#39;e yükseldi.Endeks böylece üst üste 25&#39;inci ay 50 eşik değerinin üzerinde gerçekleşti. Son veri, ihracat pazarlarında talep ikliminin ılımlı ölçüde iyileştiğine ve bu iyileşmenin Aralık 2025&#39;e göre hafif daha güçlü olduğuna işaret etti. İhracat pazarları iklimini destekleyen önemli faktörlerden biri, Avrupa&#39;daki önemli ihracat pazarlarında talebin güçlendiğine yönelik sinyaller oldu.- Birleşik Krallık&#39;ta üretim artışı bir buçuk yılın en yüksek hızındaBirleşik Krallık&#39;ta üretim artışı ocak ayında yaklaşık bir buçuk yılın en yüksek hızında gerçekleşirken Almanya&#39;da da büyüme ivme kazandı.Bu iki ekonominin Türk imalat sanayi ihracatındaki payı yaklaşık yüzde 15 seviyesinde bulunuyor. Avrupa&#39;nın diğer bölgelerine bakıldığında İtalya, İspanya, Hollanda ve Yunanistan&#39;ın ekonomik aktivitesi artış gösterirken Fransa, Romanya ve Polonya&#39;da ise talebin zayıflamaya devam ettiği görüldü.ABD&#39;de özel sektör faaliyeti ocak ayında yine güçlü bir artış kaydetti ve büyüme 2025 sonuna göre hafif hız kazandı.- Ekonomik aktivitede en güçlü artış BAE&#39;de kaydedildiOrta Doğu, talep koşullarındaki güçlenmenin başlıca kaynaklarından biri olmayı 2026&#39;nın ilk ayında da sürdürdü. Birleşik Arap Emirlikleri&#39;nde (BAE) petrol dışı ekonomik aktivite hem hızlı hem de ivmelenen bir artış sergiledi. Söz konusu artış aynı zamanda anket kapsamında izlenen ekonomiler içerisindeki en yüksek oranda gerçekleşti.Suudi Arabistan ve Kuveyt&#39;te de üretim belirgin iyileşme kaydederken Mısır&#39;da da ılımlı bir büyüme gözlendi. Diğer bölge ülkeleri incelendiğinde ise üretimin Lübnan&#39;da yatay seyrettiği, Katar&#39;da ise hafif daraldığı görüldü.Bu altı ekonomi toplamda Türkiye&#39;nin imalat sanayi ihracatının yaklaşık yüzde 7&#39;sini oluşturuyor. Ocakta ekonomik aktivitede en güçlü büyüme BAE&#39;de yaşanırken en sert daralma ise Meksika&#39;da kaydedildi. Bu ülkede imalat sanayi üretimindeki kesintisiz düşüş eğilimi 19&#39;uncu aya ulaştı.Açıklamada sonuçlara ilişkin değerlendirmeleri yer alan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları kaydetti:&#34;Ekonomilerin önemli bir bölümünün 2026 yılına yaptığı pozitif başlangıç, önümüzdeki aylarda Türk imalatçılar için yeni ihracat fırsatları yaratma potansiyeli taşıyor. Özellikle ocak ayında Türkiye&#39;nin en büyük dört ihracat pazarının tümünde ekonomik aktivitenin artış kaydetmesi, yılın ilerleyen dönemlerinde de devam etmesini ümit ettiğimiz bir gelişme.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 09 Feb 2026 11:16:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kardemir Çelik ihracatta pazar çeşitliliği ve stratejik dirençle ilerliyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celik-ihracatta-pazar-cesitliligi-ve-stratejik-direncle-ilerliyor-40/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celik-ihracatta-pazar-cesitliligi-ve-stratejik-direncle-ilerliyor-40/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7804B1-C3378A-247400-C6F626-CE7D27-DA4A15.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Demir-çelik sektöründe küresel talep dalgalanmaları, enerji maliyetleri ve ticaret politikaları risk oluşturmaya devam ederken, Kardemir Çelik bu süreci 100'ü aşkın ülkeye uzanan ihracat ağı, pazar çeşitliliği, üretim esnekliği ve ihracat odaklı stratejilerle yönetiyor. Şirket,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7804B1-C3378A-247400-C6F626-CE7D27-DA4A15.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Demir-çelik sektöründe küresel talep dalgalanmaları, enerji maliyetleri ve ticaret politikaları risk oluşturmaya devam ederken, Kardemir Çelik bu süreci 100'ü aşkın ülkeye uzanan ihracat ağı, pazar çeşitliliği, üretim esnekliği ve ihracat odaklı stratejilerle yönetiyor. Şirket, tek bir pazara ya da ürüne bağımlı kalmadan, her coğrafyanın ihtiyacına uygun çözümler geliştirerek uluslararası pazarlardaki varlığını kalıcı hale getirmeyi amaçlıyor.İhracatta 30 yılı aşan deneyimKardemir Çelik'in ihracat gücünün ardında 30 yılı aşkın birikim, Kardemir bünyesinde görev yapan uzman ekip ve yıllara yayılan uluslararası iş birlikleri bulunuyor. Şirket fuar katılımları, teknik geziler, pazar araştırmaları, birebir müşteri ziyaretleri ve gelişmiş müşteri yönetim sistemleriyle kalite ve güven odaklı bir ihracat yapısı inşa ediyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) "Türkiye'nin En Büyük 1000 İhracatçısı" listesinde 120'nci sırada, sektöründe ise 16'ncı sırada yer alan Kardemir Çelik, Ege İhracatçı Birlikleri'nin 2024 yılı verilerine göre Ege Bölgesi'nde demir ve demir dışı metaller sektörünün en büyük ikinci ihracatçısı konumunda bulunuyor."Çekilmek yerine derinleşmeyi seçiyoruz"Küresel belirsizliklerin, maliyet baskılarının ve korumacılık eğilimlerinin arttığı bir dönemde birçok şirket için en kolay tercihin geri çekilmek olduğuna dikkat çeken Kardemir Çelik Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Bakırel, şirketin bu süreci farklı bir bakış açısıyla yönettiğini vurguladı. Bakırel, şunları söyledi:"Ancak biz Kardemir Çelik olarak bunun yerine ihracatta kalıcı olmayı, bulunduğumuz pazarlarda derinleşmeyi ve uzun vadeli rekabet gücümüzü koruyacak stratejik adımları atmayı seçiyoruz. Çünkü sürdürülebilir büyümenin konjonktüre göre pozisyon değiştirmekten değil, zor dönemlerde dahi vizyonunu koruyabilmekten geçtiğine inanıyoruz."Küresel talepler doğrultusunda yatırımStratejik yaklaşımın önemli bir parçasının, küresel taleplere göre şekillendirilen yatırımlar olduğunu belirten Bakırel, şöyle konuştu:"Dünyada çelik yapı kullanımının artması, büyük ebat profillere olan ihtiyacı her geçen gün daha görünür hale getiriyor. Biz de bu dönüşümü doğru okuyarak, ürün gamımızı yapısal profiller odağında genişleten bir yatırım sürecini hayata geçiriyoruz. İzmir Aliağa Bozköy'de devreye almayı planladığımız büyük profil hadde tesisimiz, kapasite artışının ötesinde Kardemir Çelik'in üretim esnekliğini ve pazar uyum kabiliyetini güçlendiren stratejik bir adım niteliği taşıyor. Yeni tesisimizle birlikte farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik özel profil çözümleri sunmayı, üretim ve bakım süreçlerinde verimliliği artırmayı ve maliyetleri daha yönetilebilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Bu yatırımımız uzun vadeli rekabet gücümüze de doğrudan katkı sağlayacak.""Başarıyı rakamlarla değil dayanıklılıkla tanımlıyoruz"Kardemir Çelik'in büyüme yaklaşımında kısa vadeli göstergelerden çok yapısal güçlenmenin belirleyici olduğunu dile getiren Bakırel, üretim, enerji ve Ar-Ge yatırımlarının bu anlayışın merkezinde yer aldığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:"Başarıyı sadece kısa vadeli finansal sonuçlarla tanımlamıyoruz. Verimlilik, sürdürülebilirlik ve yönetilebilir risk anlayışı bizim için en az büyüme kadar önemli. Elektrikli ark ocağı teknolojileri, yenilenebilir enerji yatırımları ve Ar-Ge gücümüzle daha düşük karbonlu, daha esnek ve daha dayanıklı bir üretim modeli inşa ediyoruz. Değişen küresel taleplere hızlı uyum sağlarken, ihracatta istikrarı ve uzun vadeli rekabet gücünü korumayı hedefliyoruz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 07 Feb 2026 10:42:51 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Panda Alüminyum'a "Great Place to Work" sertifikası]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/panda-aluminyuma-great-place-to-work-sertifikasi--4904/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/panda-aluminyuma-great-place-to-work-sertifikasi--4904/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9FE8D8-50CBAE-FAC830-B7DA07-835F1D-FC3968.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Panda Alüminyum, Great Place to Work sertifikasyon süreci kapsamında gerçekleştirilen çalışan anketlerinden 79 puan alarak Great Place to Work Sertifikası'nı kazandı. Anket sonuçlarında en yüksek skorlar güven başlığı altında toplandı. Güvenilirlik, saygı ve hakkaniyet ölçütleri&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9FE8D8-50CBAE-FAC830-B7DA07-835F1D-FC3968.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Panda Alüminyum, Great Place to Work sertifikasyon süreci kapsamında gerçekleştirilen çalışan anketlerinden 79 puan alarak Great Place to Work Sertifikası'nı kazandı. Anket sonuçlarında en yüksek skorlar güven başlığı altında toplandı. Güvenilirlik, saygı ve hakkaniyet ölçütleri öne çıkan alanlar olurken; bu başlıkları gurur, adalet ve takım ruhu izledi.&nbsp;Panda Alüminyum Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hüseyin Seherli, bu yıl ilk kez alınan sertifikaya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "Great Place to Work Sertifikası, Panda Alüminyum'da uzun süredir üzerinde çalıştığımız kurum kültürünün çalışanlarımızın geri bildirimleriyle değerlendirilmesi açısından önemli bir sonuç. Anket sonuçlarında özellikle güven başlığının öne çıkması, güvenilirlik, saygı ve hakkaniyet gibi değerlerin en yüksek puanlanan alanlar arasında olması bizim için anlamlı. Gurur, adalet ve takım ruhu gibi başlıkların da bu tabloyu tamamlaması, çalışan mutluluğunu önceleyen yaklaşımımızın günlük iş yapış biçimlerimize yansıdığını ortaya koyuyor. Bu sonuç, Panda Alüminyum'da çalışan deneyiminin şirket kültürünün temel unsurlarından biri olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 06 Feb 2026 07:24:33 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Türkiye - ABD ticareti, 'ortaklık için önemli bir fırsat"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-abd-ticareti-ortaklik-icin-onemli-bir-firsat-243/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-abd-ticareti-ortaklik-icin-onemli-bir-firsat-243/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BD4FF4-23DFD6-03A1B4-C8970A-BAE7E4-664926.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Ticaret Bakanlığı'nın ülkede yatırım yapmak isteyen şirketlere yönelik resmi yatırım destek ve networking programı olan SelectUSA kapsamında&nbsp;İstanbul Sanayi Odası (İSO), DEİK/Türkiye-ABD İş Konseyi ve ABD İstanbul Başkonsolosluğu iş birliğiyle&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BD4FF4-23DFD6-03A1B4-C8970A-BAE7E4-664926.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Ticaret Bakanlığı'nın ülkede yatırım yapmak isteyen şirketlere yönelik resmi yatırım destek ve networking programı olan SelectUSA kapsamında&nbsp;İstanbul Sanayi Odası (İSO), DEİK/Türkiye-ABD İş Konseyi ve ABD İstanbul Başkonsolosluğu iş birliğiyle SelectUSA Roadshow to Türkiye etkinliği düzenlendi. Türk iş dünyası açısından ABD pazarını daha yakından tanıma, yatırım fırsatlarını doğrudan muhataplarıyla değerlendirme ve uzun vadeli ortaklıklar kurma açısından önem arz eden bir platform özelliği taşıyan SelectUSA kapsamında İSO Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonunda gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmalarını İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ve ABD İstanbul Başkonsolosu Michael Lally yaptı.&nbsp;Ölçek, sektör ve yatırım türlerine göre ABD'deki genel teşvik sistemine yönelik bilgilerin paylaşıldığı etkinlikte SelectUSA temsilcilerinin yanı sıra Iowa, Mississippi, Ohio, Pennsylvania, South Carolina, Virginia ve West Virginia olmak üzere yedi eyaletin kalkınma ofisleri tarafından yatırım ve iş yapma ortamına ilişkin güncel bilgiler verildi. Türk Yatırımcılar Gözünden ABD'de Yatırım Fırsatları Paneli ve ABD'de Hizmet Sağlayıcılar Panelleri ile de ABD&#39;de yatırım yapmış ve çeşitli teşvik programlarından faydalanmış olan başarılı Türk firmalarının tecrübelerini aktardığı etkinlikte, ikili görüşmelerle Türk firmalarına ABD'ye açılma süreçlerinde, hukuk, finans, muhasebe, iş geliştirme, inşaat ve lokasyon seçimi konularında bilgiler de verildi.&nbsp;İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan konuşmasında, SelectUSA Roadshow to Türkiye etkinliğinde oluşacak etkileşimin, yakın zamanda somut yatırım kararlarına ve kalıcı ortaklıklara dönüşeceğine inandıklarına dikkat çekerek "Bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz öngörülebilirlik ve kurumsal kolaylaştırıcılık ilkeleriyle güven veren bir yatırım ortamının kapılarını aralıyoruz" dedi.&nbsp;Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinin, yalnızca ticaret hacmini artırmaya değil, aynı zamanda uzun vadeli stratejik ortaklıklar kurmaya odaklanması gerektiğinin altını çizen Bahçıvan "Bu yaklaşım, iki ülkenin hem ekonomik büyümesini hem de küresel rekabet gücünü artıracaktır. Yakın dönemde iki ülke arasında gerçekleştirilen görüşmeler de bu yönde önemli bir mesaj vermiştir. Liderler düzeyindeki diyalog, stratejik ortaklık zeminini güçlendirme ve özellikle de yatırım ile ticaret alanlarında yeni bir ivme yaratma iradesini açıkça ortaya koymuştur. Gerek dünyanın içinden geçtiği koşullar gerekse potansiyel vadeden ikili ticaretimiz; birbirini tamamlayıcı, diğer bir ifadeyle "terzi usulü" tasarlanmış bir ortaklık zemini için muazzam bir fırsat teşkil ediyor. Bu fırsatı heba etme lüksümüz olmadığına göre, sektörler bazında titiz bir hazırlık süreci başlatarak, yürütülecek müzakerelerle iki ülkenin de kazançlı çıkacağı bir iş birliği modelini rahatlıkla oluşturabileceğimiz kanaatindeyim.Bugün ABD, dünyanın en büyük ekonomisi ve önemli bir teknolojik güce sahip. Türkiye ise gelişmiş sanayi altyapısı, girişimcilik kültürü ve coğrafi konumu ile bölgesinin en büyük üretim üssü durumunda. İki ülke, bu yönleriyle yatırımlar açısından birbirlerini tamamlayıcı birer ortak konumunda bulunuyor. Bu avantajı üçüncü ülkelere yönelik fırsata dönüştürmek için Türkiye ile ABD arasında karşılıklı yatırımların çok önemli olduğunu vurgulamak istiyorum" dedi.&nbsp;Stratejik başlık enerjide ortak projeler şartKonuşmasında "Özellikle yüksek teknoloji ve dijitalleşme, otomotiv, beyaz eşya, tekstil-hazır giyim, elektrik-elektronik ve enerji alanlarında ortak projeler geliştirmek iki ülkenin çıkarına olacaktır" diyen Bahçıvan, "Özellikle enerji güvenliği ve çeşitliliği, günümüzde yalnızca ekonomik değil; stratejik bir başlık haline gelmiş durumda. Nitekim hükümetlerimiz arasında imzalanan sıvılaştırılmış doğal gaz ve nükleer iş birliği anlaşmaları Türkiye'nin enerji arzındaki çeşitliliği artıracak hem ülkemizin hem de bölgemizin tedarik güvenliğini güçlendirecektir" vurgusunda bulundu. İki ülke arasında önemli potansiyele sahip e-ticarete de değinen Bahçıvan, şunları söyledi: "ABD, küresel ölçekte e-ticaret hacmi bakımından lider ülkeler arasında yer almaktadır. İki ülke arasındaki iş birliği bağlamında; ABD menşeli küresel pazaryerlerinin Türkiye'ye 100 milyon doların üzerinde yatırımla lojistik merkezleri kurması, ülkemizin stratejik bir pazar olarak değerlendirildiğini açıkça göstermektedir. Öte yandan ABD pazarı, hacmi ve potansiyeli sebebiyle e-ticarette Türk sanayicisi ve girişimcisi için öncelikli hedefler arasında yer almaya devam ediyor. Nitekim ABD, coğrafi uzaklığına rağmen firmalarımızın e-ticaret platformları aracılığıyla hatırı sayılır miktarda sipariş aldığı ülkeler arasında yer alıyor. Bu da ABD'li tüketicilerin Türk ürünlerine gösterdiği ilginin açık bir göstergesi olarak önümüzde duruyor."ABD İstanbul Başkonsolosu Michael Lally de şunları söyledi: "SelectUSA, ABD hükümetinin en büyük yatırım teşvik platformu olarak açık bir önceliğimizi, yani ABD'nin doğrudan yabancı yatırımın en büyük adresi olduğunu ortaya koymaktadır. Amerika, endüstriyel büyüme için ölçekleme, inovasyon, hukuki güvence, sermaye erişimi, enerji güvenliği ve dünyanın en üretken iş gücü gibi benzersiz avantajlar sunar. Doğrudan yabancı yatırım, ABD imalat sektörünü güçlendirir ve ortak ekonomik liderliğimizi pekiştirir. Türkiye'den, bilhassa bu salondaki imalat uzmanlarından ABD'ye yapılan yatırımlar, iki ülke arasındaki stratejik ekonomik ortaklığı daha da derinleştiriyor."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 03 Feb 2026 10:56:11 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi üretimi hafif bir düşüşle 48,1 düzeyinde gerçekleşti]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-hafif-bir-dususle-481-duzeyinde-gerceklesti-1553/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-hafif-bir-dususle-481-duzeyinde-gerceklesti-1553/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1D22A0-951059-77C8A8-18A502-5E8D36-E18FE3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI raporuna göre 10 sektörden beşi ocakta üretim hacmini genişletti. Böylece üretim artışı sağlayan sektörler Mayıs 2023'ten bu yana en yüksek sayıya ulaştı. En güçlü büyüme kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe kaydedildi. Bu sektörde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1D22A0-951059-77C8A8-18A502-5E8D36-E18FE3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI raporuna göre 10 sektörden beşi ocakta üretim hacmini genişletti. Böylece üretim artışı sağlayan sektörler Mayıs 2023'ten bu yana en yüksek sayıya ulaştı. En güçlü büyüme kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe kaydedildi. Bu sektörde üretim bir yıllık aranın ardından toparlandı ve Ekim 2020&#39;den bu yana en yüksek hızda arttı. Tekstil üretimi de son 31 aylık dönemin ilk artışını kaydetti.&nbsp;Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi performansında en hızlı ve güvenilir referans kabul edilen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) anketinin Ocak 2026 dönemi sonuçları açıklandı. Eşik değer olan 50,0'nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre aralıkta 48,9 olan manşet PMI, ocakta hafif bir düşüşle 48,1 düzeyinde gerçekleşti.&nbsp;Endeks, üst üste 22'nci ay 50,0 eşik değerinin altında kaldı ve imalat sektörünün genel performansında aylık bazda ılımlı bir bozulmaya işaret etti.&nbsp;İmalatçılar ocak ayı itibarıyla talep koşullarının zayıf seyrettiğini belirtti. Bu durum yeni siparişlerde yavaşlamanın devam etmesine yol açtı. Düşüş aralık ayına göre hızlanmakla birlikte ılımlı düzeyde gerçekleşti. Yeni ihracat siparişleri de ivme kaybetti ve toplam yeni siparişlere göre daha belirgin bir daralma sergiledi. Yeni siparişlerdeki zayıflamaya bağlı olarak imalatçılar üretim hacmini de azalttı. Böylece üretimdeki daralma üst üste 22'nci aya ulaştı. Ocaktaki düşük aralık ayına göre daha yüksek oranda ölçüldü. Firmalar yılın başında istihdam ve satın alma faaliyetlerinin yanı sıra girdi ve nihai ürün stoklarını da azalttı. Girdi maliyetleri ocak ayında keskin bir şekilde artarken, enflasyon üst üste ikinci ay hızlanarak Nisan 2024'ten bu yana en yüksek düzeye çıktı. Anket katılımcıları, metaller başta olmak üzere ham madde maliyetlerinin arttığını bildirdi. Maliyetlerdeki artışın müşterilere yansıtılmasıyla birlikte nihai ürün fiyatlarında son 21 ayın en hızlı artışı kaydedildi. Satış fiyatları enflasyonu tarihsel ortalamasının da üzerinde seyretti.İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI anket verileri hakkında değerlendirmede bulunan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları söyledi:"Türk imalat sektörü, 2026 yılına 2025'in kapanışına benzer bir görünümle girdi. Zorlu faaliyet koşullarının devam etmesine bağlı olarak yeni siparişler ve üretimde ılımlı düşüş gözlendi. Enflasyonist baskılar da güçlenerek son dönemdeki eğilimini sürdürdü ve hem girdi maliyetleri hem de nihai ürün fiyatları keskin artış kaydetti. Firmalar, önümüzdeki aylarda bu baskıların bir miktar azalmasını ve büyüme için daha elverişli bir ortamın oluşmasını umut ediyor."İSO Türkiye Sektörel PMI'a göre 10 sektörden beşinde üretim hacmi genişlediİstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI raporu da Türk imalat sanayi sektörleri arasında daha genele yayılı bir büyümeye işaret etti. Anket kapsamındaki sektörlerin yarısı üretimini artırdı. Yeni siparişlerde ise daha zayıf bir tablo ortaya çıktı. Diğer yandan, girdi maliyetleri enflasyonundaki genel yükselişe bağlı olarak tüm sektörlerin nihai ürün fiyatlarında artış gerçekleşti. Rapor kapsamındaki 10 sektörden beşi ocak ayında üretim hacmini genişletti. Böylece üretim artışı sağlayan sektörler Mayıs 2023'ten bu yana en yüksek sayıya ulaştı. En güçlü büyüme kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe kaydedildi. Bu sektörde üretim bir yıllık aranın ardından toparlandı ve Ekim 2020&#39;den bu yana en yüksek hızda arttı. Tekstil üretimi de son 31 aylık dönemin ilk artışını kaydetti. Üretimde en sert düşüş ise metalik olmayan mineral ürünler sektöründe yaşandı ve söz konusu daralma son dört ayın en yüksek oranında ölçüldü. Yeni siparişler tarafında iyileşme kimyasal, plastik ve kauçuk ürünleri ile sınırlı kalırken, diğer sektörlerde bozulma görüldü. Üretimde olduğu gibi yeni siparişlerde de en belirgin zayıflama metalik olmayan mineral ürünler sektöründe gerçekleşti. Toplam yeni siparişlerdeki genel durgunluğa rağmen, yeni ihracat siparişleri 10 sektörün beşinde artış gösterdi. Yurt dışı siparişlerde en hızlı iyileşme sağlayan sektör giyim ve deri ürünleri oldu ve söz konusu artış son 20 ayın en yüksek seviyesine ulaştı.&nbsp;Ocak ayında çalışan sayısında artış bildirilen dört sektör içerisinde en güçlü genişleme gıda ürünlerinde yaşandı. Bu sektörde işe alım hızı Mart 2025&#39;ten bu yana en yüksek düzeyde gerçekleşti. Metalik olmayan mineral ürünler sektöründe yaşanan zorluklar nedeniyle son üç ayın ilk istihdam kaybı gerçekleşti. Söz konusu düşüş Ekim 2023&#39;ten bu yana yüksek oranda kaydedildi. Bu yılın ilk ayında maliyet baskıları sektörlerin tamamında güçlendi. Aralık ayında olduğu gibi ocakta da girdi fiyatlarındaki en keskin yükseliş, elektrikli ve elektronik ürünler sektöründe kaydedildi. En ılımlı artış ise makine ve metal ürünlerinde görüldü, ancak bu sektörde dahi enflasyonun yüksek seyretmesi dikkat çekti. Girdi maliyetlerindeki artışın hızlanmasıyla birlikte son üç aydır ilk kez tüm sektörler satış fiyatlarında artışa gitti. Maliyetlerde olduğu gibi nihai ürün fiyatlarında da en yüksek enflasyon elektrikli ve elektronik ürünler sektöründe ölçüldü. Giyim ve deri ürünleri sektörünün fiyatlarında ise nispeten ılımlı bir artış gözlendi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 02 Feb 2026 09:41:04 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İllerin yerel yatırım konuları yeniden düzenlendi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/illerin-yerel-yatirim-konulari-yeniden-duzenlendi-4948/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/illerin-yerel-yatirim-konulari-yeniden-duzenlendi-4948/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F9C33C-9EB315-83559A-6A17DE-5E9BF4-8674F8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca hazırlanan &#34;Yerel Yatırım Konuları Listesi Tebliği&#39;nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ&#34; Resmi Gazete&#39;de yayımlanarak yürürlüğe girdi.Buna göre, tebliğde yer alan &#34;Yerel Yatırım Konuları Listesi&#34;ndeki illerin yatırım&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F9C33C-9EB315-83559A-6A17DE-5E9BF4-8674F8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca hazırlanan &#34;Yerel Yatırım Konuları Listesi Tebliği&#39;nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ&#34; Resmi Gazete&#39;de yayımlanarak yürürlüğe girdi.Buna göre, tebliğde yer alan &#34;Yerel Yatırım Konuları Listesi&#34;ndeki illerin yatırım konularında bazı değişiklikler yapıldı.81 ildeki yatırımları içeren söz konusu liste, bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltmayı ve bölgelerin rekabet güçlerini artırmayı amaçlıyor.Liste oluşturulurken yerel ihtiyaçların karşılanması, atıl kaynakların değerlendirilmesi, bölgede üretimi olmayan ancak başarı olasılığı yüksek sektörlerin geliştirilmesi, bölgelerin sektörel öncelikleri doğrultusunda ileri-geri bağlantılı sektörlerin desteklenmesi gibi kriterler dikkate alındı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 31 Jan 2026 11:49:57 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayici hem yüksek faiz hem de taksit kıskacında]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayici-hem-yuksek-faiz-hem-de-taksit-kiskacinda-353/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanayici-hem-yuksek-faiz-hem-de-taksit-kiskacinda-353/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A2CC7E-4C7AEE-356BF8-CF1EF7-1DC7D1-70BA06.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan ÖZBAYTürkiye ekonomisinin lokomotifi olan üretim sektörü, tarihinin en zorlu virajlarından birini dönüyor. MAKSDER Başkanı ve sanayici Gökhan Kocabaş ile gerçekleştirdiğimiz özel röportaj, reel sektörün içinde bulunduğu kusursuz fırtınayı tüm gerçekleriyle gözler önüne&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A2CC7E-4C7AEE-356BF8-CF1EF7-1DC7D1-70BA06.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan ÖZBAYTürkiye ekonomisinin lokomotifi olan üretim sektörü, tarihinin en zorlu virajlarından birini dönüyor. MAKSDER Başkanı ve sanayici Gökhan Kocabaş ile gerçekleştirdiğimiz özel röportaj, reel sektörün içinde bulunduğu kusursuz fırtınayı tüm gerçekleriyle gözler önüne serdi. Kocabaş, mevcut durumu &#34;Daha önce yönettiğimiz krizlerin hiçbirine benzemiyor&#34; sözleriyle özetledi.İHRACATTA DRAMATİK DÜŞÜŞTürk sanayicisinin küresel pazarlarda rekabet gücünü kaybettiğine dikkat çeken Kocabaş, kendi firmasından çarpıcı bir örnek vererek sektörün genel fotoğrafını çekti. Avrupa, İngiltere ve Balkanlar gibi pazarlarda güçlü olduklarını belirten Kocabaş, &#34;İhracatın ciroya oranı yüzde 30 seviyelerindeyken, şu an yüzde 8'lere kadar düştük. Sadece biz değil, çok başarılı firmalarımızda da durum aynı&#34; dedi.Bu düşüşün temelinde yatan nedenleri &#34;kur politikası&#34; ve &#34;ölçek ekonomisi&#34; olarak sıralayan Kocabaş, Çin faktörüne şu sözlerle dikkat çekti: &#34;Sipariş yetersizliğinden dolayı verimli üretemiyoruz, ölçek ekonomisinde Çin&#39;e yeniliyoruz. Çin bütün siparişleri toplayınca, bize gelen siparişler verimli üretim yapmamıza mani oluyor.&#34;SANAYİCİ VADE KISKACINDARöportajın en can alıcı noktası ise piyasadaki nakit akışının tıkanması oldu. Enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan politikaların sanayiciyi &#34;finansal bir cendereye&#34; soktuğunu belirten Kocabaş, piyasadaki &#34;taksitli yaşam&#34; mecburiyetinin üreticiyi nasıl vurduğunu şöyle anlattı:&#34;Piyasada insanların satın alma gücü düştüğü için herkes taksitle mal almaya çalışıyor. Perakendeci bizden taksit istiyor, çünkü tüketiciye öyle satıyor. Ancak biz hammaddeyi taksitle alamıyoruz. Hammaddeci paramızı bugün istiyor, iki gün sonra mal geliyor. Üretiyoruz, mamul haline getiriyoruz, satıyoruz ve tahsilat için kredi kartı valörünü veya 6 aylık taksit vadesini bekliyoruz. Yüzde 13 de oradan kaybediyoruz. Sanayicinin bu döngüde ayakta kalması matematiksel olarak imkânsız hale geliyor.&#34;İş hayatında devalüasyonlar dahil pek çok kriz gördüğünü belirten Kocabaş, bugünkü durumu geçmişten ayıran temel farkı &#34;yönetilemezlik&#34; olarak tanımladı: &#34;Biz sanayiciler olarak krizlere bağışıklığı olan bir yapıyız. Eskiden devalüasyon olurdu, 3-4 ay sıkıntı çekerdik ama ihracat kapımız açılırdı, malımıza talep olurdu. Şimdi o kapı kapalı. Düşük kur politikası tercih ediliyor, bu bir dışsal etki ve biz bunu yönetemiyoruz. Elimiz kolumuz bağlı.&#34;2026'NIN İKİNCİ YARISINA KADAR UMUT YOKSektörün 2026 yılı beklentilerini de değerlendiren Kocabaş, iyimser tablolar çizmekten kaçındı. &#34;2025&#39;in en kötüsü olduğunu düşünüyoruz ve öyle olmasını umuyoruz&#34; diyen Kocabaş, 2026 projeksiyonunu şöyle çizdi: &#34;Ocak, Şubat ve araya giren Ramazan ayı ile birlikte 2026'nın ilk yarısı, 2025'i aratmayabilir. Ancak Ramazan Bayramı'ndan sonra, yılın ikinci yarısında ufak düzelmeler bekliyoruz. Gösterge faizlerinin düşmesinin banka kredilerine ve komisyon oranlarına yansıması şart. Yoksa kağıt üzerinde faizin düşmesinin sanayiciye bir faydası yok.&#34;YEŞİL MUTABAKAT VE KARBON VERGİSİ TEHDİDİSektörün bir diğer büyük sınavının Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenlemesi olduğunu hatırlatan Kocabaş, büyük hammadde tedarikçilerinin (demir-çelik gibi) uyum sağladığını ancak KOBİ ölçeğindeki üreticilerin zorlanacağını belirtti. Kocabaş, &#34;Her taraftan kıskaca alınmış durumdayız&#34; diyerek sözlerini noktaladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 31 Jan 2026 02:44:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Gümrük Birliği, sanayimiz için mevcut haliyle bir pranga"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gumruk-birligi-sanayimiz-icin-mevcut-haliyle-bir-pranga-7765/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gumruk-birligi-sanayimiz-icin-mevcut-haliyle-bir-pranga-7765/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E6F1D4-2AF2CB-B4E8BE-03562B-C7AC7A-74B510.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin ocak ayı olağan toplantısı "Küresel Görünüm ve 2026'da Sanayimizi Bekleyen Riskler-Fırsatlar" ana gündemi ile Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu'nda gerçekleştirildi. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan'ın açılış konuşmasını yaptığı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E6F1D4-2AF2CB-B4E8BE-03562B-C7AC7A-74B510.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin ocak ayı olağan toplantısı "Küresel Görünüm ve 2026'da Sanayimizi Bekleyen Riskler-Fırsatlar" ana gündemi ile Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu'nda gerçekleştirildi. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan'ın açılış konuşmasını yaptığı toplantıda, Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ moderatörlüğünde Ekonomi Yazarı ve BloombergHT Yorumcusu Abdurrahman Yıldırım, İSO Danışmanı, BESFİN Danışmanlık CEO'su Ferda Besli ile Uludağ Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Hekim'in katıldığı panelde ana gündem maddesi ele alındı.&nbsp;İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, açılış konuşmasında ihracatçı sanayicileri yakından ilgilendiren Gümrük Birliğine dikkat çekti. "Avrupa Birliğine tam üyeliğimiz kısa vadede mümkün görünmüyorsa; o zaman artık Gümrük Birliğini tüm alanlarıyla yeni baştan gözden geçirmemiz gerekiyor. Kendi aramızda karşılıklı dertlenmek yerine; Gümrük Birliği'ni komple ele alıp bu süreçte güncellenen durumları, fırsatları ve riskleri birlikte değerlendireceğimiz, her sektörün kendisine göre durum analizini yapacağı ve buna göre şekillenecek yeni bir Gümrük Birliği çalışmasına ihtiyacımız var" diyen Bahçıvan, şöyle konuştu: "Son zamanlarda AB tarafında yeni bir sanayi stratejisi olarak gündeme gelen ve bir slogan, bir plan olarak değerlendirilen Made in Europe'u bu çerçevede değerlendirmeliyiz. Örneğin şu anda Türkiye AB ülkesi değil ama Gümrük Birliğinde. Bu durumda Made in Europe'dan sektörlerimiz ne şekilde etkilenecek, bunun değerlendirmesi nasıl yapılacak? Yine 30 yıl önce dünyanın gündeminde olmayan ama bugün en çok konuştuğumuz Yeşil Dönüşüm ve Sınırda Karbon Düzenlemesi ele alınması gereken konular arasında. STA'lar bizi en çok rahatsız eden konulardan biri. AB üyesi olmadığımız için AB'nin imzaladığı STA'lardan negatif yönde etkileniyoruz ve bu nedenle birçok ülkeyle aramızda ticaret dengesizliklerimiz var. Bütün bu nedenlerden dolayı, bunların hepsini ele alan, sanayimiz için artık bir pranga haline gelen Gümrük Birliği'nin komple yenilenmesi ihtiyacının daha fazla ertelenmemesi gerektiğini bir kere daha önemle vurgulamak istiyorum. AB'nin Güney Amerika ortak pazarı MERCOSUR ile yaptığı yeni STA ve Hindistan ile imzalanan STA da önemli bir gelişme. Söz konusu anlaşmalar, en büyük ihracat pazarımızda Çin'in yanına yeni büyük rakiplerin eklenmesi anlamına geliyor. Özellikle Brezilya ve Arjantin kaynaklı ürünlerde rekabet baskısının artmasına kesin gözüyle bakılıyor. Sayıları gittikçe çoğalan bölgesel kapsamlı ortaklıkların ticaret ve yatırımlara etkilerini yakından izlemeli, ülkemiz için yaratacağı risk ve fırsatları mutlaka analiz etmeliyiz. Küresel ekonomide oyunun kurallarının hızla değiştiği böylesine çetin bir rekabet ortamına ayak uydurabilmek için üretimde niteliğe ve katma değere odaklanmak çok önemli. Bu yılki yapısal reformlar ve bütçedeki iyileşmeden cesaretle bu konuda sanayimize daha fazla kaynak tahsis edileceğine yönelik umutluyuz."&nbsp;Yüksek belirsizlik "yeni normal" olduBahçıvan, konuşmasında 2026 yılına ekonominin siyasetle, jeopolitikle ve küresel egemenlik yarışıyla iç içe geçtiği kaotik bir dünya tablosu içerisinde girdiğimize de dikkat çekti. Dünyamızın köklü bir dönüşümden geçtiği, bir anlamda "oyunun kurallarının" yeniden yazılmaya çalışıldığı bir dönemde, yüksek belirsizlik ve öngörülemezliğin 'yeni normal' haline geldiğine dikkat çeken İSO Başkanı, "Jeopolitik gerilimlerin olumsuz etkileri, finansal piyasaların yanı sıra tedarik zincirleri ve emtia fiyatları gibi pek çok farklı kanal üzerinden de kendini gösteriyor. Bu riskler hiç kuşkusuz, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye için de son derece önemli. Zira bizler oldukça zor bir coğrafyada üretim ve ticaret yapıyoruz. Ukrayna, İran ve Suriye başta olmak üzere etrafımızda derin fay hatları var ve maalesef her an yeni çatışma potansiyeli barındıran gelişmeler yaşanıyor. Bölgemizde kalıcı bir istikrarın sağlanabileceğine dönük iyimserlik henüz ne yazık ki yeterince güçlü değil. Öte yandan, bu karmaşıklığın içerisinde dahi ülkemiz için birçok önemli fırsat olduğu gerçeğini gözden kaçırmamalıyız. Sürekli bir kaosun egemen olduğu günümüz dünyasında Türkiye; jeopolitik konumu, bölgenin geneline göre önemli bir gelişkinliğe ulaşmış ekonomisi ve dengeli dış politika çabalarıyla, komşu ve müttefikleri açısından gittikçe önemi artan bir aktör" değerlendirmesinde bulundu.&nbsp;&nbsp;Ürün ve pazar çeşitliliğimiz ciddi avantajÜlke ihracatı açısından en önemli parametrenin kilit pazarlarımızı oluşturan ülkelerdeki genel talep koşulları olduğuna değinen Bahçıvan "Türk sanayisinin hem ürün hem de pazar çeşitliliği açısından güçlü bir pozisyona sahip olması ciddi bir avantaj oluşturuyor. Küresel talep koşullarındaki dalgalanmalara karşı bu tamponlarımızı daha da güçlendirmek zorundayız. Bizi çevreleyen risklere karşı korunmanın da fırsatları değerlendirmenin de yolu, kendi sorun ve kırılganlıklarımıza çözüm üretmekten ve ekonomik temellerimizi güçlendirmekten geçiyor" dedi.&nbsp;Bu çerçeveden ekonomiye bakıldığında, 2023 ortalarında başlayan makro-finansal istikrarı yeniden sağlamaya dönük politikaların meyvelerini vermeye başladığını gördüklerini söyleyen Bahçıvan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Enflasyon, çok olağanüstü gelişmeler olmazsa bu yılın sonlarında yüzde 20'ye doğru düşüşünü sürdürecek. Ancak burada da hala kimi zorluklarımız var: Beklenti ve fiyatlama davranışlarında iyileşme zaman alıyor. Finansal sıkılığa rağmen iç talep canlı seyrediyor. Deprem harcamalarındaki azalış ve mali disiplini artırıcı adımlar sayesinde bütçe tarafında gözle görülür iyileşme var. Buradan para politikasına gelen destek artıyor. Dış dengemizde uluslararası enerji fiyatlarındaki düşüş ile sıkı para politikasının ithalat talebini sınırlayıcı etkisinin faydalarını görüyoruz. Cari açığımız gayet sürdürülebilir seviyelerde. Bununla birlikte, uluslararası sermaye akımlarından halen yeterince yararlanamıyoruz. CDS'lerimizdeki düşüşle bu konuda emsal ülkelere yeniden yaklaşabileceğimizi, ayrıca rezervlerimizdeki güçlenmenin sürmesiyle dış finansmanda da hak ettiğimiz seviyelere geleceğimizi düşünüyorum. Kısacası, makro-finansal istikrarı yeniden tesis ediyoruz. Ancak bunu tek başına bir amaç olarak göremeyiz. Finansal istikrarı, ekonominin asıl ihtiyaçlarına cevap verecek reformları hayata geçirirken ayağımızı bastığımız sağlam zemin olarak görmek durumundayız."Bu yılın bir reform yılı olmasının önemine de değinen Bahçıvan, "Makro-finansal istikrar zeminine ayağımızı sağlam şekilde basarak, bu sert küresel iklimde yapısal eksikliklerimizi hızlı şekilde tamamlamak durumundayız. Söz konusu eksikliklerin başında teknoloji açığımız geliyor. Savunma sanayinde önemli bir trend yakaladık, bununla gurur duyuyoruz. Ancak sektörlerin genelinde bununla aynı hızda bir iyileşme de görmüyoruz. En öncelikli meselelerimizden biri, bu asimetriyi ortadan kaldırarak ülkemizde verimliliği ve yapısal dönüşümü sanayinin tabanına yaymaktır. Dolayısıyla, ülkemizin yapısal reform ajandasının ilk sırasında, sanayide yapısal dönüşümü ve verimlilik artışını ödüllendiren bir kaynak tahsis mekanizması olmalıdır" diye konuştu.&nbsp;&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 29 Jan 2026 02:21:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[OYAK Çimento ARKE arama ve kurtarma ekibi kuruldu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/oyak-cimento-arke-arama-ve-kurtarma-ekibi-kuruldu-8774/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/oyak-cimento-arke-arama-ve-kurtarma-ekibi-kuruldu-8774/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_01739D-24495B-5186A2-679EA5-C59996-A1B861.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />6 Şubat depremleri sonrası deprem&nbsp; bölgesinde hem arama kurtarma hem de yardımların ulaştırılması konusunda etkin bir rol alan OYAK Çimento, sahadaki deneyimlerini profesyonel bir yapıya kavuşturma kararı alarak, &#34;ARKE – OYAK Çimento Arama ve Kurtarma Ekibi&#34;ni kurdu.Farklı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_01739D-24495B-5186A2-679EA5-C59996-A1B861.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />6 Şubat depremleri sonrası deprem&nbsp; bölgesinde hem arama kurtarma hem de yardımların ulaştırılması konusunda etkin bir rol alan OYAK Çimento, sahadaki deneyimlerini profesyonel bir yapıya kavuşturma kararı alarak, &#34;ARKE – OYAK Çimento Arama ve Kurtarma Ekibi&#34;ni kurdu.Farklı üretim tesislerinden gönüllü çalışanların katılımıyla oluşturulan ARKE ekibi; arama-kurtarma teknikleri, ilk yardım, enkazda çalışma ve kriz yönetimi gibi kritik alanlarda yoğun teorik ve uygulamalı eğitim süreçlerini tamamladı. 5 Aralık 2025 itibarıyla eğitimlerini başarıyla bitiren ekip, AFAD Kentsel Arama Kurtarma Hafif Seviye Akreditasyon sürecinin ardından profesyonel düzeyde operasyonlara katılabilecek yetkinliğe sahip olacak."Afet hazırlığını somut bir kurumsal kapasiteye dönüştürdük"&nbsp;Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan OYAK Çimento Ülke CEO'su Murat Sela şunları söyledi: &#34;OYAK Çimento olarak afetlere karşı hazırlıklı olmayı bir kurumsal ve sosyal sorumluluk olarak görüyoruz. Deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülkede şirketimizin iş sürekliliğini düşünürken, insan hayatını önceleyen bir yaklaşımı benimsemek ve içselleştirmek zorundayız. Afetlere hazırlığı somut bir kurumsal kapasiteye dönüştürmek çok önemli bir karar, bunun sonucu olarak AFAD Kentsel Arama Kurtarma akreditasyon süreci kapsamında kurduğumuz ARKE – OYAK Çimento Arama ve Kurtarma Ekibi, bu yaklaşımın sahadaki karşılığı olarak konumlanıyor. Farklı tesislerimizden oluşturulan ekibimiz, yoğun eğitimler ile gerçek operasyon senaryolarına hazır hale geldi. ARKE, sadece OYAK Çimento tesisleri için değil ihtiyaç duyulması halinde bulunduğumuz bölgelerde de destek verebilecek donanıma sahiptir. Bu yapıyı sürekli geliştirmeye ve yaygınlaştırmaya devam edeceğiz.&#34;Sürdürülebilir afet yönetimi ve toplumsal katkıARKE, OYAK Çimento'nun sadece kendi tesis ve çalışan güvenliğini korumakla kalmayıp, aynı zamanda Türkiye'nin genel afet müdahale kapasitesine de katkı sunma hedefini taşıyor. Şirketin İSG odaklı dönüşüm stratejisinin bir parçası olan bu girişim, çalışan bağlılığını artırırken kurumsal sosyal sorumluluk anlayışını da pekiştiriyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 27 Jan 2026 07:58:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Seza Çimento, 10'uncu yılında  bayileriyle bir araya geldi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/seza-cimento-10uncu-yilinda-bayileriyle-bir-araya-geldi-9283/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/seza-cimento-10uncu-yilinda-bayileriyle-bir-araya-geldi-9283/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D19813-2B6F96-8CCF6D-57AB58-D1FF5C-0736D7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Seza Çimento, güçlü bayi ağıyla olan iş birliğini pekiştirmek ve karşılıklı iletişimi güçlendirmek amacıyla 21-24 Ocak tarihleri arasında Antalya Belek'te bayi toplantısı düzenledi. Başta Seza Çimento Fabrika Müdürü Ahmet Tursun olmak üzere yöneticiler, çalışanlar ve Türkiye'nin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D19813-2B6F96-8CCF6D-57AB58-D1FF5C-0736D7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Seza Çimento, güçlü bayi ağıyla olan iş birliğini pekiştirmek ve karşılıklı iletişimi güçlendirmek amacıyla 21-24 Ocak tarihleri arasında Antalya Belek'te bayi toplantısı düzenledi. Başta Seza Çimento Fabrika Müdürü Ahmet Tursun olmak üzere yöneticiler, çalışanlar ve Türkiye'nin dört bir yanından gelen bayilerin katılımıyla gerçekleşen organizasyonda, paydaşların yoğun iş temposundan uzaklaşarak önümüzdeki dönemi planlamaları sağlanırken karşılıklı fikir alışverişiyle gelecek stratejileri değerlendirildi.Prof. Dr. Yasemin Açık: "Bayilerimizle birlikte büyüyoruz"Seza Çimento'nun 10 yıllık serüveninde bayilerin stratejik önemine değinen Seza Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, "Şimdi geriye dönüp bu 10 yıla baktığımda, en büyük gücümüzün sizlerle aramızda oluşan sağlam 'sevgi, saygı ve güven bağı' olduğunu görüyorum. Kurumsal kimliğimizin sahadaki temsilcileri olan bayilerimiz, markamızın güvenilirliğini her gün yeniden inşa ediyor. Kendi görüşleriyle birlikte müşterilerimizin talep ve beklentilerini de bize ileterek, operasyonel süreçlerimize değer katıyorlar.&nbsp; Biz de bunları dikkate alarak hem iş süreçlerimizi kolaylaştırıyor hem de beraber büyüyoruz. Daha nice 10 yıllarda, yine hep beraber, çok daha büyük başarılara imza atmayı diliyorum" diye konuştu.&nbsp;Prof. Dr. Açık ayrıca, Mart ayında bayilerinin de katılımıyla 10'uncu yıl kutlama etkinlikleri düzenleyeceklerini açıkladı.&nbsp;Yeni teknoloji yatırımı ile sipariş ve sevk süreçleri hızlanacakToplantıda, Seza Çimento'nun teknoloji yatırımları zincirinin yeni halkası olan 'Akıllı Araç Kabul ve Otomatik Yükleme Sistemi' de ilk kez tanıtıldı. Prof. Dr. Yasemin Açık'ın desteğiyle yaklaşık bir yıldır üzerinde çalışılan ve yeni sezonda aktif olarak devreye alınacak proje; siparişten sevkiyata ve sahada kabule kadar tüm aşamaları kapsayan yazılım ile otomasyon temelli bir yapıdan oluşuyor. Bu yeni yatırım ile çimento sipariş ve sevk süreçlerinin daha hızlı, güvenilir ve kontrollü hale getirilmesi hedeflenirken insan kaynaklı hata payının minimum seviyeye indirilmesi ve daha şeffaf bir operasyon yapısının oluşturulması amaçlanıyor.2030 vizyonu ikiz dönüşümle şekilleniyor10'uncu yılında operasyonel süreçlerini dijitalleşme ve yeşil dönüşümü kapsayan 'ikiz dönüşüm' vizyonuyla şekillendiren Seza Çimento, geçen yıl itibarıyla yapay zeka teknolojilerini kullanmaya başladı. Şirket, 2026 yılında Fırat Üniversitesi iş birliğiyle bir Ar-Ge Merkezi kurmayı ve yeşil çimentodaki klinker oranını 2030 yılına kadar yasal sınırların da altına çekerek dijitalleşme ile sürdürülebilirliği aynı potada buluşturmayı hedefliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 27 Jan 2026 07:52:55 +0300]]></pubDate>
</item>
</channel>
</rss>