<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">

<channel>
<title><![CDATA[Analiz Gazetesi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/]]></link>
<description><![CDATA[Son 100 Haber Rss - Kültür - Sanat]]></description>
<language>tr-tr</language>
<generator>Analiz Gazetesi</generator>
<lastBuildDate><![CDATA[Sat, 27 Jun 2026 14:52:25 +0300]]></lastBuildDate>
<item>
<title><![CDATA[Efes'te "Kuğu Gölü" sanatseverlerle buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/efeste-kugu-golu-sanatseverlerle-bulustu-646/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/efeste-kugu-golu-sanatseverlerle-bulustu-646/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4BFAD0-E59B05-FFFD38-80049C-D7A0A8-36781C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından bu yıl dokuzuncusu düzenlenen Uluslararası Efes Opera ve Bale Festivali, 26 Haziran Cuma gecesi kapılarını sanatseverlere açtı. Festivalin açılışında, klasik bale repertuvarının en sevilen başyapıtlarından biri olan Pyotr Ilyiç&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4BFAD0-E59B05-FFFD38-80049C-D7A0A8-36781C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından bu yıl dokuzuncusu düzenlenen Uluslararası Efes Opera ve Bale Festivali, 26 Haziran Cuma gecesi kapılarını sanatseverlere açtı. Festivalin açılışında, klasik bale repertuvarının en sevilen başyapıtlarından biri olan Pyotr Ilyiç Çaykovski'nin "Kuğu Gölü" balesi sahnelendi. Binlerce yıllık Efes Antik Tiyatrosu'nun basamaklarını dolduran yaklaşık üç bin izleyici, tarihle sanatın eşsiz buluşmasına tanıklık etti.Çaykovski'nin zamana direnen müziği, İzmir Devlet Opera ve Balesi sanatçılarının zarif ve disiplinli performansıyla buluştuğunda; antik kentin atmosferi ile sahnenin estetiği iç içe geçti. İki perdelik gösteri boyunca, tarihî mekânın gölgeleri arasında yankılanan ezgiler izleyicilere unutulmaz bir gece yaşattı."Kuğu Gölü" 27 Haziran'da İkinci Kez Sahnede Festivalin açılışını yapan "Kuğu Gölü", 27 Haziran Cumartesi gecesi saat 21.00'de Efes Antik Tiyatrosu'nda yeniden sanatseverlerle buluşacak. Gerçek aşkın gücünü anlatan eser; Marius Petipa ve Lev Ivanov'un özgün koreografisi temel alınarak, A. Volkan Ersoy ve G. Armağan Davran'ın yorumuyla iki perde olarak sahneye taşınıyor.Çağda Çitkaya'nın dekoru, Nursun Ünlü'nün kostümleri ve Oğuz Murat Yılmaz'ın ışık tasarımıyla kurulan sahne, 130 dakikalık gösteri boyunca seyirciyi masalsı bir dünyanın içine davet ediyor.Gerçek aşkın gücünü ve büyüsünü anlatan hikâye, Prens Siegfried'in yirmi birinci yaş günü kutlamalarıyla başlar. Annesi onu bir eş seçmeye çağırsa da prens henüz gerçek aşkı bulamamıştır. Ava çıktığı bir gün, büyücü Rothbart'ın laneti nedeniyle gündüzleri kuğuya dönüşen Prenses Odette ile karşılaşır ve ona âşık olur; onu bu lanetten kurtarmaya yemin eder. Ancak Rothbart'ın kızı Odile (Siyah Kuğu), Siegfried'i yanıltarak aşk yeminini kendisine ettirir. Bu ihanet, laneti daha da güçlendirir ve hikâyeyi trajik finaline taşır.Festival 8 Temmuz'a Kadar Beş Eser, Sekiz Temsille Sürecek Bir opera, iki bale, bir sahne kantatı ve bir çocuk oyunundan oluşan zengin programıyla festival, her yaştan sanatseveri Efes'in taşlarında buluşturmaya devam edecek. "Kuğu Gölü"nün 27 Haziran'daki ikinci temsilinin ardından minik izleyiciler için "Pamira ve Ağustos Böceği" müzikli çocuk oyunu (28 Haziran, Bornova Kültür ve Sanat Merkezi Necdet Aydın Sahnesi), Carl Orff'un görkemli sahne kantatı "Carmina Burana" (30 Haziran – 2 Temmuz) ve Mikis Theodorakis'in müziğiyle "Zorba" balesi (4 – 5 Temmuz) sahnelenecek.Festivalin kapanışı, Giacomo Puccini'nin ölümsüz operası "Tosca" ile 8 Temmuz Çarşamba gecesi gerçekleştirilecek. Final gecesine özel bir konuk damga vuracak: Cavaradossi rolünde, Catania doğumlu İtalyan tenor Ivan Magrì konuk solist olarak sahne alacak. Luciano Pavarotti'nin öğrencilerinden olan ve dünyanın önde gelen opera sahnelerinde rol alan Magrì, festivalin finaline uluslararası bir parlaklık katacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 27 Jun 2026 14:52:25 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Lipödeme evrimsel bakış]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/lipodeme-evrimsel-bakis-9062/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/lipodeme-evrimsel-bakis-9062/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_62AE0F-1D607C-220D4D-48BB9D-C45E01-0EE296.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Prof. Dr. Ahmet Karacalar'ın "Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk" adlı eseri genişletilmiş 2. baskısı ile h2o Kitap etiketiyle okurla buluştu.&nbsp;Prof. Dr. Karacalar, lipödemiyi yalnızca hormonal ya da genetik bir sorun olarak değerlendirmek yerine, insanın evrimsel geçmişiyle&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_62AE0F-1D607C-220D4D-48BB9D-C45E01-0EE296.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Prof. Dr. Ahmet Karacalar'ın "Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk" adlı eseri genişletilmiş 2. baskısı ile h2o Kitap etiketiyle okurla buluştu.&nbsp;Prof. Dr. Karacalar, lipödemiyi yalnızca hormonal ya da genetik bir sorun olarak değerlendirmek yerine, insanın evrimsel geçmişiyle ilişkilendirerek ele alıyor. Tarım devriminden günümüz yaşam tarzına uzanan süreçte ortaya çıkan biyolojik uyumsuzlukların lipödem üzerindeki olası etkilerini tartışan kitap, bu yönüyle alandaki çalışmalardan ayrışıyor.Lipödemin nedenlerini, tanı sürecini, tedavi seçeneklerini, beslenmenin rolünü ve psikolojik etkilerini bütüncül bir bakış açısıyla ele alan Prof. Dr. Karacalar ile, kitabının çıkış noktasını, evrimsel yaklaşımını ve lipödemli kadınların en çok merak ettiği soruları konuştuk.Lipödemi neden bir "evrimsel uyumsuzluk" olarak tanımlıyorsunuz? Bugün hastalık olarak değerlendirdiğimiz bu biyolojik özellik, geçmişte avantaj sağlarken günümüz koşullarında nasıl bir dezavantaja dönüşmüş olabilir?İnsan bedeni, bugünün dünyası için değil, yüz binlerce yıllık geçmişin şartları için şekillendi. Bazı biyolojik özellikler bir dönemde avantaj sağlarken, koşullar değiştiğinde dezavantaja dönüşebilir.Lipödeme bu açıdan baktığımızda, onu bir anlamda geçmişten bugüne taşınmış bir biyolojik miras olarak değerlendirebiliriz. Atalarımız için enerji depolamak, kıtlık dönemlerinde hayatta kalmanın sigortasıydı. Özellikle kadın bedeni, gebelik ve emzirme gibi yüksek enerji gerektiren süreçleri desteklemek üzere yağ depolamaya daha yatkın evrimleşti.Sorun bedenin hata yapması değil; bedenin eski bir dünyanın kurallarına göre çalışmaya devam etmesidir.Neden kilo verilse bile bacaklar incelmeyebiliyor?Lipödemli kadınların en sık dile getirdiği cümlelerden biri şudur: "Her yerim zayıflıyor ama bacaklarım aynı kalıyor."Çünkü lipödemde söz konusu olan yalnızca fazla yağ depolanması değildir. Burada yağ dokusunun yapısal ve biyolojik özellikleri değişmiştir. Normal yağ dokusunu gerektiğinde açılan bir banka hesabına benzetebiliriz. Vücut enerjiye ihtiyaç duyduğunda bu hesaptan para çeker.Lipödemli yağ dokusu ise kilitlenmiş bir kasa gibidir. Diyet ve egzersizle genel kilo kaybı yaşansa bile, bacaklardaki ve bazen kollardaki yağ dokusu aynı oranda küçülmez. Bunun nedeni yalnızca yağ miktarı değil; o dokunun içindeki inflamasyon, mikrodolaşım bozuklukları ve bağ dokusu değişiklikleridir.Bu yüzden kişi aynaya baktığında "Demek ki yeterince uğraşmıyorum" diye düşünür. Oysa sorun çoğu zaman irade eksikliği değil, biyolojinin farklı işlemesidir.Lipödemli kadınlar doğru tanıya ulaşana kadar nasıl bir süreçten geçiyor? Lipödem, lenfödem ve obezite nasıl ayırt edilir?Lipödemli birçok kadın yıllarca yanlış kapıları çalar. Farklı tanılar alır: "Sadece kilo fazlanız var", "Ödeminiz var", "Daha çok spor yapın", "Daha az yiyin"&hellip;Oysa lipödemin kendine özgü bir dili vardır.Obezitede yağ dağılımı genellikle tüm vücuda yayılır. Lipödemde ise yağ birikimi özellikle kalça, basen, bacak ve bazen kollarda simetriktir. Gövde ile alt beden arasında belirgin bir orantısızlık oluşur.Lenfödemde çoğu zaman ayaklar da etkilenir. Lipödemde ise ayaklar genellikle korunur ve adeta bacağın sonunda ince bir sınır çizgisi oluşur.Ayrıca kolay morarma, dokunmakla ağrı, hassasiyet ve gün sonunda artan ağırlık hissi lipödem lehine önemli ipuçlarıdır.Doğru tanı çoğu zaman yalnızca fizik muayene değil; hastanın yıllardır anlattığı hikâyenin dikkatle dinlenmesiyle konur.Lipödemi Hızlandıran Üç Dönem VarLipödemi sadece bir yağ dokusu problemi olarak görmek neden eksik kalıyor?Lipödemde yağ dokusu etkilenir ama hikâye burada bitmez. Dolaşım sistemi, lenfatik sistem, bağ dokusu, hormonal sistem, inflamatuvar süreçler ve hatta sinir sistemi bu tabloya farklı derecelerde katılabilir.Lipödemi anlamak için bedenin farklı sistemleri arasındaki ilişkiyi görmek gerekir.Hormonal boyutu nasıl değerlendiriyorsunuz? Ergenlik, gebelik ve menopoz süreci nasıl etkiler?Lipödemin zamanlaması tesadüf değildir. Çoğu vakada belirtiler ergenlik, gebelik veya menopoz gibi hormonal dönüşüm dönemlerinde ortaya çıkar ya da belirginleşir.Ben hormonları bedenin görünmez orkestra şefleri olarak tanımlıyorum. Şefin ritmi değiştiğinde tüm orkestranın sesi değişir.Özellikle östrojen düzeylerindeki değişimler yağ dokusunun dağılımını, damar geçirgenliğini ve bağ dokusunun davranışını etkileyebilir. Bu nedenle birçok kadın ilk belirtileri ergenlikte fark eder; bazıları ise gebelik sonrası ya da menopoz döneminde hastalığın hızlandığını ifade eder.Ancak hormonlar tek neden değildir. Genetik yatkınlıkla hormonal değişimlerin kesiştiği noktada lipödem daha görünür hale gelir.Lipödem tamamen tedavi edilebilir mi, yoksa yönetilebilir bir durum mu?Genetik şifre değişmese de özellikle superdry 4 liposuction gibi, kansız, yağ emboli riski olmayan, lenf koruyucu yöntemler lipödemli yağ sayısını kalıcı azaltır. Bu işlem sonrası epigenetiği hedefleyen programlar ile sorun kontrol altına alınır.&nbsp;Bir bahçeyi düşünün. Bahçıvan mevsimleri değiştiremez ama doğru bakım ile bahçenin sağlıklı kalmasını sağlayabilir. Lipödem yönetimi de buna benzer.Lipödemli kadınların iyi niyetle yaptığı ancak zarar verebilen uygulamalar var mı?Evet. Özellikle aşırı kısıtlayıcı diyetler, uzun süreli açlık uygulamaları, kontrolsüz detoks programları ve kısa sürede mucize vaat eden hasar ve ısı veren yöntemler bunların başında gelir.Bazı kadınlar bacaklarının değişmediğini görünce daha da sert diyetlere yöneliyor. Ancak beden bir düşman değildir. Sürekli cezalandırılan bir beden, zamanla savunmaya geçer.Sorunla savaşmak yerine bedeni anlamaya çalışmak daha sürdürülebilir bir yaklaşımdır.Sizce lipödemli kadınların en çok ihtiyaç duyduğu destek nedir?Bence en çok ihtiyaç duydukları şey anlaşılmaktır. Yıllarca "Daha az ye", "Biraz iradeli ol", "Spor yap geçer" cümlelerini duyan bir kadın, yalnızca bedeninde değil, benlik algısında da yaralar taşımaya başlar.Lipödemin görünmeyen kısmı çoğu zaman fiziksel değil, psikolojiktir. İnsan yalnızca kilosunun değil, sürekli yargılanmanın yükünü taşır.Bu nedenle doğru bilgi kadar empati de tedavinin bir parçasıdır. Bazen bir hastanın iyileşme yolculuğu, kendisini anlayan bir hekimin empatisiyle başlar.Sosyal medyada dolaşan hangi önerilere karşı dikkatli olunmalı?Sosyal medya bilgi ile umut arasında ince bir köprü kuruyor; ancak bazen bu köprü sağlam temeller üzerine inşa edilmiyor."Lipödemi 30 günde tamamen bitiren yöntem", "Tek bir besinle eritin", "Bu cihaz tüm sorunu çözüyor" gibi iddialara temkinli yaklaşılmalıdır.Bilimde mucizeler değil, kanıtlar önemlidir.Bir tedavi yöntemi değerlendirilirken şu soru sorulmalıdır: Bunun arkasında bilimsel veri var mı, yoksa yalnızca kişisel deneyimler mi var?Umut değerlidir ama umudun bilgiyle desteklenmesi gerekir.Bilinçli olursa umut sömürüsüne engel olmuş oluruz.Lipödem tanısı yeni almış ve şu an kendini yalnız hisseden bir kadına neler söylemek istersiniz?Öncelikle şunu bilmesini isterim: Yıllardır yaşadığınız deneyimlerin bir adı var ve siz bunları hayal etmediniz.Tanı almak bazen bir son değil, uzun bir belirsizlik döneminin sona ermesidir.Kendinizi kırılmış bir pusulaya benzetmeyin. Belki yıllarca yanlış haritalarla yol almaya çalıştınız. Şimdi elinizde daha doğru bir harita var.Lipödem sizin kimliğiniz değildir; yaşam hikâyenizin yalnızca bir bölümüdür. Bedeninizle savaşmak yerine onu anlamayı öğrendiğinizde, yol daha yönetilebilir hale gelir.Bu yolda yalnız değilsiniz. Dünyanın birçok yerinde aynı soruları soran, aynı duyguları yaşayan ve aynı mücadeleyi veren kadınlar var. Bazen iyileşmenin ilk adımı, yalnız olmadığını fark etmektir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 27 Jun 2026 14:49:01 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Duman klasiğine Kafadar imzası]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/duman-klasigine-kafadar-imzasi-3315/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/duman-klasigine-kafadar-imzasi-3315/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C0319B-921194-0E0F03-84F5D6-6EA096-8FA713.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Son yılların en çok sevilen gruplarından biri olan Kafadar, bu kez Türk rock müziğinin unutulmaz şarkılarından &#34;Elleri Ellerime&#34;yi kendi yorumuyla müzikseverlerle buluşturdu.Timur Atasever, Hüseyin Pulant ve Özgen Güneş tarafından kurulan Kafadar, kendine özgü tarzı ve güçlü&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C0319B-921194-0E0F03-84F5D6-6EA096-8FA713.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Son yılların en çok sevilen gruplarından biri olan Kafadar, bu kez Türk rock müziğinin unutulmaz şarkılarından &#34;Elleri Ellerime&#34;yi kendi yorumuyla müzikseverlerle buluşturdu.Timur Atasever, Hüseyin Pulant ve Özgen Güneş tarafından kurulan Kafadar, kendine özgü tarzı ve güçlü yorumuyla dikkat çekmeye devam ediyor. Grup, yıllardır hafızalardaki yerini koruyan &#34;Elleri Ellerime&#34; şarkısına modern arabesk dokunuşu katarak dinleyicilere bambaşka bir müzikal deneyim sunuyor.İlk kez 2009 yılında Duman tarafından yayımlanan ve milyonlarca kişinin diline dolanan &#34;Elleri Ellerime&#34;, Kafadar&#39;ın etkileyici yorumuyla yeniden hayat buldu. Sözleri Rıza Kaan Tangöze imzası taşıyan şarkının yeni düzenlemesinde ise başarılı müzik adamı Cüneyt Yamaner&#39;in imzası bulunuyor.Yayınlandığı ilk andan itibaren büyük ilgi gören çalışma, dijital platformlarda dikkat çekici bir çıkış yakalayarak müzik listelerinde hızla yükselmeye başladı. Rock ve arabeskin duygusal gücünü aynı potada eriten Kafadar, bu projeyle hem Duman hayranlarından hem de kendi dinleyici kitlesinden tam not almayı başardı.Yurt içi ve yurt dışında gerçekleştirdiği yoğun konser maratonuyla dinleyicileriyle buluşmaya devam eden Kafadar, &#34;Elleri Ellerime&#34; ile repertuvarına güçlü bir şarkı daha eklemiş oldu. Sahnedeki enerjisi ve kendine özgü yorumuyla geniş bir hayran kitlesine ulaşan grup, yeni çalışmasını da konserlerinde müzikseverlerle buluşturmaya hazırlanıyor.Kafadar&#39;ın merakla beklenen yeni projesi &#34;Elleri Ellerime&#34;, Akustikhane Records etiketiyle tüm dijital müzik platformlarında yayında.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 27 Jun 2026 10:46:57 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yoko Ono: İçses ve İçyapı Sergisi, özel bir davetle açıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yoko-ono-icses-ve-icyapi-sergisi-ozel-bir-davetle-acildi-8373/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yoko-ono-icses-ve-icyapi-sergisi-ozel-bir-davetle-acildi-8373/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D8A8E7-988554-977BB0-5BA4FB-AF8257-9209DC.jpeg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi; Akbank'ın desteği ve İspanya'nın León kentindeki çağdaş sanatlar müzesi MUSAC iş birliğiyle çağdaş sanatın etkili isimlerinden Yoko Ono'nun uluslararası çapta en kapsamlı sergilerinden birine ev sahipliği yapıyor.&nbsp;Yoko Ono: İçses&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D8A8E7-988554-977BB0-5BA4FB-AF8257-9209DC.jpeg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi; Akbank'ın desteği ve İspanya'nın León kentindeki çağdaş sanatlar müzesi MUSAC iş birliğiyle çağdaş sanatın etkili isimlerinden Yoko Ono'nun uluslararası çapta en kapsamlı sergilerinden birine ev sahipliği yapıyor.&nbsp;Yoko Ono: İçses ve İçyapı&nbsp;sergisi,&nbsp;Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı,&nbsp;Akbank Genel Müdürü Kaan Gür&nbsp;ve&nbsp;Sakıp Sabancı Müzesi Müdürü Ahu Antmen'in ev sahipliğinde düzenlenen özel açılış davetiyle tanıtıldı.&nbsp;Sakıp Sabancı Müzesi'nin Emirgan'daki eşsiz atmosferinde gerçekleşen davete Güler Sabancı, Çiğdem Simavi, Melisa Sabancı Tapan, Dilek Hanif, Arslan Sükan, Tansa Mermerci ve Esra Civelek, gibi iş dünyası ile sanat ve cemiyet hayatından ünlü isimler katıldı.&nbsp;&nbsp;Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan&nbsp;Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı, "Akbank olarak kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarımızı girişimcilik, eğitim ve kültür-sanat olmak üzere üç ana başlık altında yürütüyoruz. Fakat kültür-sanatın yeri her zaman ayrı. Özellikle çağdaş sanat, genç, dinamik ve sürekli dönüşen yapısıyla insanı düşünmeye, sorgulamaya ve dünyaya farklı bir perspektiften bakmaya teşvik ediyor. Bu anlayış doğrultusunda kurulduğu günden beri Sakıp Sabancı Müzesi'yle farklı projeleri heyecanla hayata geçiriyoruz. Bu yıl da çağdaş sanatın en özgün isimlerinden Yoko Ono'nun eserlerini sanatseverlerle buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Şiirden videoya, heykelden enstalasyonlara uzanan sergimiz, ziyaretçiye klasik bir müze deneyiminin ötesinde, çok katmanlı ve yaşayan bir deneyim sunuyor. Tüm sanatseverleri bu özel sergiyi görmeye davet ederim" dedi.&nbsp;Yoko Ono: İçses ve İçyapı&nbsp;sergisi, 25 Haziran - 27 Aralık 2026 tarihleri arasında Sakıp Sabancı Müzesi'nde ziyaret edilebilecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 27 Jun 2026 02:34:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kadir İnanır yaşamını yitirdi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kadir-inanir-yasamini-yitirdi-2925/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kadir-inanir-yasamini-yitirdi-2925/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D1B942-516464-DB9BB8-3133D6-3912A9-7C4E33.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Zatürre nedeniyle yoğun bakımda tedavisi süren 77 yaşındaki usta sanatçı Kadir İnanır&#39;ın ölümü tüm Türkiye&#39;yi yasa boğdu.Yeşilçam sinemasının efsane isimlerinden Kadir İnanır, geçtiğimiz haftalarda aniden fenalaşarak hastaneye kaldırılmıştı.Uzun süredir ciddi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D1B942-516464-DB9BB8-3133D6-3912A9-7C4E33.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Zatürre nedeniyle yoğun bakımda tedavisi süren 77 yaşındaki usta sanatçı Kadir İnanır&#39;ın ölümü tüm Türkiye&#39;yi yasa boğdu.Yeşilçam sinemasının efsane isimlerinden Kadir İnanır, geçtiğimiz haftalarda aniden fenalaşarak hastaneye kaldırılmıştı.Uzun süredir ciddi sağlık problemleriyle mücadele eden 77 yaşındaki sanatçı, yoğun bakıma alınmıştı. Zatürre teşhisiyle yoğun bakımda tedavisi süren Kadir İnanır, entübe edilmişti.Tümör haberi yıkmıştıKonuyla ilgili açıklama yapan hayat arkadaşı Jülide Kural, &#34;Maalasef Kadir biraz önce entübe edildi. Akciğerde zatürrenin altında bir tümör görüldü. Daha rahat müdahale etmek, acı çekmemesi için ve kontrollü tedavi için entübe edildi. Daha rahat müdahale etmek, acı çekmemesi için ve kontrollü tedavi için entübe edildi.&#34; ifadelerini kullanmıştı.Kural, sanatçının 2012 yılında bu tümörünün temizlendiğini fakat ilerleyen yıllarda takibinin sürdüğünü belirtmişti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 26 Jun 2026 18:30:33 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Deprem Bölgesindeki 200 bin çocuk "Dedektif Reptır" filmi ile buluşuyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/deprem-bolgesindeki-200-bin-cocuk-dedektif-reptir-filmi-ile-bulusuyor-9749/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/deprem-bolgesindeki-200-bin-cocuk-dedektif-reptir-filmi-ile-bulusuyor-9749/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_194077-8906DE-6ADE85-F6E83D-E12B90-89ED35.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Okullar yaz tatiline girerken&nbsp; Trendyol'un Yanınızdayız projesi, deprem bölgesinde yer alan 11 ildeki çocuklara yönelik bir projeyi hayata geçirdi. "Dedektif Reptır: Birlikte Gülelim" filminde geçerli olacak&nbsp; 200 bin sinema bileti öğrenciler tarafından ücretsiz olarak Sisay'ın&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_194077-8906DE-6ADE85-F6E83D-E12B90-89ED35.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Okullar yaz tatiline girerken&nbsp; Trendyol'un Yanınızdayız projesi, deprem bölgesinde yer alan 11 ildeki çocuklara yönelik bir projeyi hayata geçirdi. "Dedektif Reptır: Birlikte Gülelim" filminde geçerli olacak&nbsp; 200 bin sinema bileti öğrenciler tarafından ücretsiz olarak Sisay'ın (Sinema Salon Yatırımcıları Derneği) desteği ile sinemalardan teslim alınabilecek.Proje ile depremden etkilenen bölgelerde yaşayan çocuklar kültür ve sanatla buluşurken,&nbsp; yaz tatiline de neşeli bir başlangıç yapmaları hedefleniyor.Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa olmak üzere 11 ilde yürütülecek proje 26 Haziran 2026 Cuma günü başlayacak, 9 Temmuz 2026 Perşembe günü sona erecek.&nbsp; Öğrencilerin Sisay'ın (Sinema Salon Yatırımcıları Derneği) desteği ile sinemalardan teslim alacakları biletler, proje kapsamındaki illerde faaliyet gösteren ve projeye katılan sinema salonlarında ilgili süre boyunca geçerli olacak.Birlikte Gülmenin Peşinde Bir Macera"Dedektif Reptır: Birlikte Gülelim", kaybolan Gülme Taşı'nı bulmak için maceraya atılan Dedektif Reptır ve arkadaşlarının hikâyesini konu alıyor. Herkesin yeniden gülümseyebilmesi için çıkılan yolculukta dostluk, dayanışma ve umut gibi değerleri merkezine alan film, eğlenceli anlatımıyla çocukları keyifli bir maceraya davet ediyor.Filmin sevilen kahramanı Dedektif Reptır'a, bulmacaları çözme konusundaki becerisiyle Pisis ve ekibin beyni Misis eşlik ediyor. Bu üçlü çıktıkları eğlenceli yolculukta çocuklara paylaşmanın, birlikte hareket etmenin ve mutluluğu çoğaltmanın önemini anlatıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 26 Jun 2026 16:21:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Coşkun Sabah benzerliğiyle dikkat çekti]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/coskun-sabah-benzerligiyle-dikkat-cekti-50/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/coskun-sabah-benzerligiyle-dikkat-cekti-50/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0D8511-7DC3D8-CED0EC-45FFF6-F89381-9A31CA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Söz ve müziği Ceyhan Yılmaz'a ait olan eserin düzenlemesini Barış Engürlü üstlenirken, mix ve mastering çalışmaları Gökhan Erken tarafından gerçekleştirildi. Duygusal yapısı, güçlü melodisi ve yorumuyla dikkat çeken eser, sanatçının müzikal yolculuğunda yeni bir dönemin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0D8511-7DC3D8-CED0EC-45FFF6-F89381-9A31CA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Söz ve müziği Ceyhan Yılmaz'a ait olan eserin düzenlemesini Barış Engürlü üstlenirken, mix ve mastering çalışmaları Gökhan Erken tarafından gerçekleştirildi. Duygusal yapısı, güçlü melodisi ve yorumuyla dikkat çeken eser, sanatçının müzikal yolculuğunda yeni bir dönemin kapısını aralıyor.Müzikle tanıştığı ilk yıllardan itibaren Türk Sanat Müziği'ne büyük ilgi duyan Ceyhan Yılmaz, çocuk yaşlarda başlayan bu tutkusunu hayatının merkezine yerleştirdi. Karşılaştığı tüm zorluklara rağmen müzikten kopmayan sanatçı, gençlik yıllarında profesyonel müzik dünyasına adım atmak için önemli girişimlerde bulundu. İstanbul'da dönemin önde gelen yapımcılarının ve sanatçılarının kapısını çalan Yılmaz, o günlerde aradığı fırsatı bulamasa da müziğe olan inancını hiçbir zaman kaybetmedi.Üniversite yıllarında yeniden alevlenen müzik tutkusu, onun sanatsal kimliğinin şekillenmesinde önemli rol oynadı. Aldığı eğitimler ve sahne deneyimleri sayesinde yalnızca güçlü bir yorumcu değil, aynı zamanda üretken bir besteci olarak da kendini geliştirdi. Yıllar boyunca onlarca değil, yüzlerce özgün eser üreten sanatçı, bu üretimlerini uzun süre yalnızca kendi dünyasında sakladı.&nbsp;Hayatının önemli bir bölümünü Hollanda'da geçiren Ceyhan Yılmaz, burada yürüttüğü sosyal projeler ve profesyonel kariyerinin yanında müzik çalışmalarını da sürdürdü. Özellikle pandemi döneminde yeniden yoğunlaştığı müzik eğitimi, ud çalışmaları ve profesyonel şan dersleri, sanatçının yıllardır taşıdığı hayalini gerçeğe dönüştürmesinde önemli bir dönüm noktası oldu.Müzik yolculuğunun en dikkat çekici noktalarından biri ise yıllar önce hayranı olduğu ve kapısında beklediği Coşkun Sabah ile yıllar sonra yeniden yollarının kesişmesi oldu. Bestelerini dinleyen usta sanatçının olumlu değerlendirmeleri ve aldığı destek, Ceyhan Yılmaz'ın profesyonel müzik kariyerine daha güçlü adımlarla devam etmesini sağladı. İlk teklisi "Yalanmış" ile dikkatleri üzerine çeken sanatçı, şimdi de "Gözlerinin Derininde" ile dinleyicilerin karşısına çıkıyor.&nbsp;Ses renginin zaman zaman Coşkun Sabah'ın yorumunu hatırlatan sıcaklığı ve duygusal derinliğiyle dikkat çeken Ceyhan Yılmaz, nostaljik Türk müziğinin samimiyetini günümüz müzik anlayışıyla buluşturmayı hedefliyor.Sanatçının en büyük amacı ise Türk müziğinin eşsiz makamlarını, melodik zenginliğini ve duygusal gücünü evrensel müzik diliyle harmanlayarak uluslararası dinleyicilerle buluşturmak.Müziğin yaşla değil tutkuyla yapıldığının en güçlü örneklerinden biri olan Ceyhan Yılmaz, "Gözlerinin Derininde" ile yalnızca yeni bir şarkı değil; yıllara yayılan bir emeğin, sabrın ve vazgeçmeyen bir hayalin hikâyesini de dinleyicilere sunuyor.Ceyhan Yılmaz ''Gözlerinin Derininde'' Engürlü Müzik etiketiyle tüm dijital müzik platformlarında ve klibi NetD kanalında yayında!..]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 26 Jun 2026 15:56:46 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hitlerin bestecisinden yeni hikâye]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hitlerin-bestecisinden-yeni-hikaye-4132/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hitlerin-bestecisinden-yeni-hikaye-4132/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CE27CD-900C25-8CF597-BFE2BD-2EBE48-0013EA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanatçının üçüncü teklisi "Herkes Öldürür Sevdiğini", Yeditepe etiketiyle tüm dijital platformlarda yayımlandı.Müzik kariyeri boyunca sayısız hit şarkıya imza atan Akyıldız, yeni çalışmasında yalnızca besteci ve söz yazarı kimliğini değil, hikâye anlatıcılığını da&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CE27CD-900C25-8CF597-BFE2BD-2EBE48-0013EA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanatçının üçüncü teklisi "Herkes Öldürür Sevdiğini", Yeditepe etiketiyle tüm dijital platformlarda yayımlandı.Müzik kariyeri boyunca sayısız hit şarkıya imza atan Akyıldız, yeni çalışmasında yalnızca besteci ve söz yazarı kimliğini değil, hikâye anlatıcılığını da ön plana çıkarıyor. Şarkının müziği Yalçın Akyıldız'a ait olurken, sözleri Oscar Wilde'ın dünyaca ünlü "The Ballad of Reading Gaol" şiirinden sanatçının yaptığı çeviri ve uyarlamadan oluşuyor.Herkes Öldürür Sevdiğini'ne sinematik klip!Yalçın Akyıldız'ın yeni teklisi "Herkes Öldürür Sevdiğini", etkileyici hikâyesini sinematik bir kliple taçlandırıyor. Karina Film imzası taşıyan klibin yönetmenliğini Görkem Yeltan üstlendi.Farklı kuşaklardan sanatçı ve oyuncuları bir araya getiren klipte; Biket İlhan, Canan Tuna, Arzu Okay, Feyzi Tuna, Mehmet Güreli, Beyza Uluocak, İlay Hazel İlgü, Defne Çağlar, Yağmur Ertan, Derin Yeltan, Yasemin Akyıldız, Kerem Küçüköten, Kerem Berk Bayır ve Bartu Canıbek rol alıyor.Oscar Wilde&#39;ın ölümsüz dizelerinden ilham alan eser, klipte aşk, kayıp, pişmanlık ve insan doğasının kırılganlığı üzerine kurulan güçlü görsel anlatımla destekleniyor. Sinema ve müziği aynı potada buluşturan çalışma, oyuncu kadrosu ve atmosferiyle kısa film estetiği taşıyan bir yapım olarak öne çıkıyor.Hit şarkıların görünmeyen kahramanı!Yalçın Akyıldız, Türk pop müziğinde iz bırakan birçok eserin bestecisi olarak tanınıyor. Emre Altuğ'un yorumuyla hafızalara kazınan "Gidecek Yerim Mi Var", "Neyleyim", "Aşk-ı Kıyamet", "Kal", "Fani Dünya / Rüya" ve son dönemde yeniden farklı sanatçılar tarafından seslendirilen eserler, Akyıldız imzasını taşıyor.Yıllar içinde Kibariye, Emre Altuğ, Dou, Rana Türkyılmaz ve Sufle gibi sanatçıların repertuvarında yer alan bu eserler, kuşaklar boyunca dinlenmeye devam etti. Özellikle "Neyleyim" ve "Aşk-ı Kıyamet", yeniden yapılan yorumlarıyla genç dinleyici kitlesiyle de buluştu.&nbsp;Müzik, edebiyat ve sinemayı buluşturan bir üretim dünyası&hellip;Besteci ve söz yazarı kimliğinin yanı sıra senarist, yazar ve yapımcı olarak da üretimlerini sürdüren Yalçın Akyıldız, müzik, sinema ve edebiyat alanlarında uzun yıllara yayılan çok yönlü bir kariyere sahip. Yapımcı olarak birçok albüm ve film projesine imza atan sanatçı, kültür sanat dünyasında Radikal Kitap ve Andante dergisinde yayımlanan yazılarıyla da dikkat çekti.Disiplinler arası üretim anlayışını müziğine taşıyan Akyıldız, solo çalışmalarında tek bir anlatıcının gözünden ilerleyen bütünlüklü hikâyeler kuruyor. "Herkes Öldürür Sevdiğini" de bu anlatı evreninin en güçlü halkalarından biri olarak öne çıkıyor.Yıllardır başkalarının sesinden milyonlara ulaşan şarkıların yaratıcısı olan Yalçın Akyıldız, şimdi kendi hikâyesini kendi sesiyle anlatıyor.Yalçın Akyıldız "Herkes Öldürür Sevdiğini'' tüm dijital müzik platformlarında ve klibi Yalçın Akyıldız YouTube kanalında yayında!..]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 26 Jun 2026 15:55:45 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Doğadaki İlahi Sanat]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dogadaki-ilahi-sanat-5314/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dogadaki-ilahi-sanat-5314/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B37B7E-65C60D-30B06A-36DE5D-788FCD-5F1A89.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sergide, hiçbir insan eli değmeden doğal yollarla oluşmuş ve içerisinde &#34;ALLAH&#34; ism-i şerifini barındıran 18 eser yer alıyor. Doğanın mucizevi oluşumları arasında yer alan bu eserler, Allah&#39;ın varlığını, kudretini ve hikmetini yansıtan eşsiz işaretler olarak ziyaretçilerin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B37B7E-65C60D-30B06A-36DE5D-788FCD-5F1A89.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sergide, hiçbir insan eli değmeden doğal yollarla oluşmuş ve içerisinde &#34;ALLAH&#34; ism-i şerifini barındıran 18 eser yer alıyor. Doğanın mucizevi oluşumları arasında yer alan bu eserler, Allah&#39;ın varlığını, kudretini ve hikmetini yansıtan eşsiz işaretler olarak ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.Muharrem ayı içerisinde ve Müslümanlar için özel anlam taşıyan Aşure Günü&#39;nde kapılarını açacak olan sergi, ziyaretçilerine manevi ve estetik bir deneyim yaşatmayı amaçlıyor.Sergi hakkında bilgi veren Hafız Faruk Altun, &#34;Gizli ve Aşikâr Sergimiz ile İslam dünyasının huzuruna çıkmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Yüce Allah, kudsi hadis olarak rivayet edilen bir hitabında &#39;Ben gizli bir hazineydim, bilinmeyi istedim&#39; buyurmaktadır. İnsan kâinata rahmet nazarıyla baktığında, bütün güzelliklerin Yüce Allah&#39;ın varlığının bir yansıması olduğuna şahitlik eder. İşte doğada mucizevi şekilde oluşmuş bulunan Allah ism-i şerifleri de bu yansımanın en özel ve en değerli tezahürleridir. Bu eserler, gizli olanı aşikâr eden başyapıtlardır&#34; dedi.18 eser ile 18 bin âleme göndermeSergide yer alan 18 eserin özel bir anlam taşıdığını belirten Altun, &#34;Allah ism-i şerifi, kâinatı nurlandıran rahmani bir mayadır. Biz de bu sergiyle gönülleri ve zihinleri bu nurla mayalamak istiyoruz. Sergimizde yer alan 18 eser ile tasavvuf ve İslam düşüncesinde ifade edilen 18 bin âleme atıfta bulunuyoruz. Her eser, yaratılışın farklı bir tecellisini ve ilahi sanatın eşsiz bir yansımasını temsil ediyor&#34; ifadelerini kullandı.&#34;Bu eserler gizli olanı görünür kılıyor&#34;Doğada hiçbir insan müdahalesi olmadan oluşan eserlerin taşıdığı manevi değere dikkat çeken Altun, &#34;Sergimizde yer alan eserlerin tamamı Allah&#39;ın kudretini ve sanatını yansıtan özel oluşumlardır. Bu eserler, insanı tefekküre sevk eden ve yaratılışın sırlarını hatırlatan işaretlerdir. Gizli olanı görünür kılan bu eserler, Allah&#39;ın isim ve sıfatlarını kâinat üzerinden okumaya davet etmektedir&#34; diye konuştu.Hedef: Mucize-i Esma Müzesi&#34;Arz ve Niyaz&#34; başlığı altında sürdürdükleri sergi serisini &#34;Gizli ve Aşikâr&#34; sergisiyle taçlandırdıklarını belirten Altun, bundan sonraki hedeflerinin kalıcı bir müze oluşturmak olduğunu söyledi.Altun, &#34;İlerleyen süreçte hayata geçirmeyi planladığımız Mucize-i Esma Müzesi&#39;nde bu eserleri kalıcı olarak sergilemeyi arzu ediyoruz. Böyle bir müzenin hem ülkemiz hem de İslam dünyası için önemli bir kültürel ve manevi kazanım olacağına inanıyoruz. Bu hayalin gerçekleşmesi için tüm gönül dostlarımızın dualarını bekliyoruz&#34; dedi.4 Temmuz&#39;a kadar ziyaret edilebilecek&#34;Gizli ve Aşikâr&#34; Sergisi, 4 Temmuz&#39;a kadar, her gün 11.00-17.00 saatleri arasında, Bostanüstü Sokak, No:23, Arnavutköy&#39;de ziyaret edilebilecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 25 Jun 2026 11:38:40 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Şerif Yenen'in Turkısh Odyssey kitabına ABD'den ödül yağdı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/serif-yenenin-turkish-odyssey-kitabina-abdden-odul-yagdi--45/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/serif-yenenin-turkish-odyssey-kitabina-abdden-odul-yagdi--45/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_46DF4E-42BC04-0248B0-97BF3C-75F124-9F3B30.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şerif Yenen'in&nbsp; üç ciltten oluşan kültürel rehber ve kültür mirası kitabı Turkish Odyssey: A Cultural Guide to Türkiye, ilk olarak 2026 Next Generation Indie Book Awards kapsamında Travel / Travel Guide kategorisinin kazananı seçilerek Best Travel Book ödülünü aldı. Kısa bir&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_46DF4E-42BC04-0248B0-97BF3C-75F124-9F3B30.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şerif Yenen'in&nbsp; üç ciltten oluşan kültürel rehber ve kültür mirası kitabı Turkish Odyssey: A Cultural Guide to Türkiye, ilk olarak 2026 Next Generation Indie Book Awards kapsamında Travel / Travel Guide kategorisinin kazananı seçilerek Best Travel Book ödülünü aldı. Kısa bir süre sonra bir başka önemli başarı daha elde eden Turkish Odyssey, 2025 Foreword INDIES Book of the Year Awards kapsamında ise Travel kategorisinde Gold Winner seçildi.Turkish Odyssey'nin uluslararası başarıları bununla da sınırlı kalmadı. American Book Fest tarafından ana akım ve bağımsız kitaplar için dünyanın en büyük uluslararası kitap ödülü programlarından biri olan 2026 Uluslararası Kitap Ödülleri'nin (IBA) kazananları ve finalistleri açıklanırken; Turkish Odyssey, Seyahat-Gezi Rehberi kategorisinde gümüş ödül aldı.Turkish Odyssey, uluslararası alanda elde ettiği başarıların yanı sıra daha önce de Türkiye'de turizm sektörünün saygın organizasyonlarından Skålite – Turizmde Kalite Ödülleri 2025 kapsamında "Yılın En İyi Turizm Yayını" ödülüne layık görülmüştü. Böylece eser, Türkiye'nin kültürel mirasını ve turizm potansiyelini tanıtma alanındaki başarısını tescillemiş oldu.&nbsp;Turizm fakültelerinde ders kitabı olarak okutuluyorKitabının bugün Türkiye'de birçok turizm fakültesinde ders ve kaynak kitabı olarak kullanıldığını belirten Rehber ve Araştırmacı Yazar Şerif Yenen, uluslararası alanda gelen bu takdirlerin Türkiye'nin kültürel mirasının görünürlüğü açısından önemini vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu:"Turkish Odyssey'nin uluslararası ödüller almasının; kitabın dünya çapında tanınırlığının artmasına, daha geniş okur kitlelerine ulaşmasına ve uluslararası dağıtım olanaklarının gelişmesine katkı sağlayacağını düşünüyorum. Bunun yanı sıra farklı ülkelerde ve farklı dillerde yeni baskıların hazırlanmasının da önünü açan bu başarı ülkemizin tanıtımına hizmet ederken, Türkiye kültürüne ilgi duyan okurların da birinci elden, doğru, kapsamlı ve güvenilir bilgilerle buluşmasına imkan sağlayacak."Bağımsız ve üniversite yayınevlerinden çıkan kitapları değerlendiren Foreword INDIES Book of the Year Awards, uluslararası yayıncılık dünyasının takip ettiği prestijli ödül programları arasında. Her yıl olduğu gibi bu yıl da binlerce kitabın başvurduğu programda 55 kategoride finalistler belirlendi ve değerlendirme sürecinde 100'den fazla kütüphaneci ile kitapçı yer aldı. Kazananların kütüphaneci ve kitapçı jüri üyeleri tarafından seçilmesi, Turkish Odyssey'nin uluslararası kitap, kütüphane ve yayıncılık dünyasındaki görünürlüğü açısından ayrı bir değer yarattı.Bağımsız yazarlar ve yayıncıların eserlerini değerlendiren ve bu alandaki en büyük uluslararası ödül organizasyonları arasında yer alan Next Generation Indie Book Awards kapsamında dünyanın farklı ülkelerinden 80'den fazla kategoride binlerce kitap değerlendirilirken, 2026 Uluslararası Kitap Ödülleri ise eserlerin uluslararası ölçekte tanınırlık kazanmasına, yayıncılık dünyasında görünürlük elde etmesine ve yeni okur kitleleriyle buluşmasına olanak sağlayan prestijli organizasyonlar arasında yer alıyor.Kitabı okuyan, öneren, derslerinde kullanan, paylaşan ve Türkiye'yi anlatma tutkusunda yanında olan herkese gönülden teşekkür ettiğini dile getiren Şerif Yenen, "Bu prestijli ödüllerin, Turkish Odyssey için dağıtım, yayın hakları, yabancı dil edisyonları, kütüphaneler ve akademik kurumlara erişim gibi alanlarda yeni olanaklar doğurmasını; kitabın Türkiye kültürüne ilgi duyan daha geniş okur kitleleriyle buluşmasına katkı sağlamasını diliyorum" dedi.Şerif Yenen, Turkish Odyssey'nin yaklaşık 40 yıllık rehberlik, anlatıcılık, araştırma ve saha deneyiminin ürünü olduğunu ifade ederek kitabında Türkiye'yi sadece bir seyahat destinasyonu olarak değil; tarihsel derinliği, kültürel sürekliliği, medeniyet birikimi, coğrafyası ve insan hikayeleriyle ele aldığını belirtti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 23 Jun 2026 10:37:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Babamın Damadı" sete çıktı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/babamin-damadi-sete-cikti-8445/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/babamin-damadi-sete-cikti-8445/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B72147-DEF08A-43FFBF-B8A16E-C5B835-4B3444.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Başrollerini Meltem Akçöl, Recep Usta ve Barış Baktaş'ın paylaştığı yapım, güçlü oyuncu kadrosu ve dikkat çekici hikâyesiyle izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor.Türk sinemasının efsanevi ismi Yılmaz Güney'in 1969 yılında "Aç Kurtlar" filmini çektiği Muş, 57 yıl sonra yeniden&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B72147-DEF08A-43FFBF-B8A16E-C5B835-4B3444.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Başrollerini Meltem Akçöl, Recep Usta ve Barış Baktaş'ın paylaştığı yapım, güçlü oyuncu kadrosu ve dikkat çekici hikâyesiyle izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor.Türk sinemasının efsanevi ismi Yılmaz Güney'in 1969 yılında "Aç Kurtlar" filmini çektiği Muş, 57 yıl sonra yeniden bir sinema setine ev sahipliği yapıyor. Amanos Yapım imzası taşıyan "Babamın Damadı"nın çekimlerine başlandı. Oyuncu kadrosunda Recep Usta, Barış Baktaş, Meltem Akçöl, Erkan Bektaş, Ayşegül Ünsal, Erkan Sever, Neslihan Yeldan, Yücel Erten, Metin Yıldız ve Mihriban Er'in yer aldığı filmin çekimleri 3 haftada tamamlanacak.Kentin doğal güzellikleri ve kültürel zenginlikleri eşliğinde çekilen "Babamın Damadı", yalnızca bir aşk hikâyesini değil, aynı zamanda Anadolu'nun kadim kültürünü ve Muş'un eşsiz coğrafyasını da beyazperdeye taşıyacak.GÜÇLÜ BİR KADININ İLHAM VERİCİ ÖYKÜSÜSenaryosunu Fırat Enez ve Yasemin Türkmenli'nin kaleme aldığı "Babamın Damadı" filminin yönetmenliğini Yasemin Türkmenli üstlenirken, yapımcılığını Fırat Erez gerçekleştiriyor.Merakla beklenen film, Muş'un köklü ailelerinden Halefoğulları'nın kızı Dicle'nin hikâyesini merkezine alıyor. Geliştirdiği tarım projesiyle bölgeye umut olmayı hedefleyen Dicle'nin hayatı, İstanbul'dan Muş'a gelen Fırat ile tanışmasının ardından bambaşka bir yöne evriliyor. Gelenekler, aile baskısı, güç mücadeleleri ve aşk arasında şekillenen olaylar, izleyiciyi hem eğlenceli hem de duygusal bir yolculuğa çıkarıyor.UMUT, AŞK VE DEĞİŞİMİN HİKÂYESİRomantik komedi ile dramatik yapıyı bir araya getiren film; kadınların üretimdeki gücü, bireyin kendi kaderini yazma cesareti ve toplumsal dönüşüm temalarını sıcak bir Anadolu hikâyesi üzerinden ele alıyor. Muş'un doğal güzellikleri, kültürel mirası ve geleneksel yaşamı da filmin görsel dünyasının önemli parçalarından birini oluşturuyor.Sevginin önyargıları aşabileceğini ve değişimin en beklenmedik yerden başlayabileceğini anlatan "Babamın Damadı", umut dolu hikâyesiyle yakında sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 23 Jun 2026 02:45:15 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tuba Ayşe Özgür -Kırık Yansımalar]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tuba-ayse-ozgur-kirik-yansimalar--6213/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tuba-ayse-ozgur-kirik-yansimalar--6213/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8F3432-F2D65E-A64609-F81520-03CBA5-8C7AEB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu zor bir soru çünkü benim kafamda çok grift bir yapı var. Tüm bunların içine elimi daldırıp parmaklarımla çektiğimde ilk hissettiğim eksiklik oluyor. Hayat boyunca tamamlanmaya çalışılan ama hiçbir zaman bütünüyle tamamlanamayan. Çocukluk, beden ve hafıza benim için bu eksikliğin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8F3432-F2D65E-A64609-F81520-03CBA5-8C7AEB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu zor bir soru çünkü benim kafamda çok grift bir yapı var. Tüm bunların içine elimi daldırıp parmaklarımla çektiğimde ilk hissettiğim eksiklik oluyor. Hayat boyunca tamamlanmaya çalışılan ama hiçbir zaman bütünüyle tamamlanamayan. Çocukluk, beden ve hafıza benim için bu eksikliğin en görünür halleri demeliyim. Çocukluk, geride kalmış gibi görünse de bedenin içinde yaşamaya devam eder. Beden hafızayla işlerken, hafıza ise sürekli yeniden yazılan bir hikâyeyi oluşturur. "Kırık Yansımalar" bu eksik parçaların birbirlerine tutunarak ayakta kalma çabasıdır diyebilirim.Öykü ile deneme arasında gidip gelen hibrit bir yapı kuruyorsunuz. Türler arasındaki bu geçiş sizin için bilinçli bir tercih miydi? Yoksa yazarken mi şekillendi?Kurgu yazarak başladım, kurgu dışı yazarak hayatımın ikinci yarısını geçirdim diyebilirim. &nbsp;Başlangıçta bilinçli bir karar değildi ama yazmaya başladıktan sonra bu benim var oluş hikayem oldu. Öyküler bilinçaltımı denemeler ise onları neye çevirdiğimi anlatmaya başladı. Zamanla ikisinin birbirinden ayrılmadığını fark ettim. Bu yüzden Kırık Yansımalar&#39;da türler arasında bir sınır değil, geçirgen bir eşik kurdum. Dolayısıyla bu kitap benim geçmişim, şu anım ve geleceğim.Nihal Gündüz'ün fotoğraflarıyla metinler arasında güçlü bir bağ kurulmuş. Yazı ile görseller arasındaki ilişkiyi nasıl tasarladınız? Önce metinler mi oluştu, yoksa fotoğraflar mı sizi yönlendirdi? Fotoğrafların metni tamamlamasını mı ya da ona itiraz etmesini, yeni anlam açmasını mı istediniz?Sevgili Nihal Gündüz ile benim ilk işim onun ilk işi bizi bir araya getirdi. Biz iş hayatında uzun bir süre birlikte büyüdük diyebilirim. Hayata bakışımız, çalışma disiplinimiz ve en önemlisi kendimizi anlatma biçemimiz birbirini tamamlıyordu.&nbsp;Kitap fikri oluştuğunda, ben yazdıklarımı Nihal'e verdim o da fotoğrafladı. O okuduktan sonra bana getirdiği hiçbir fotoğraf yer değiştirmedi size öyle diyebilirim. Çünkü her bir fotoğraf benim kelimelerimin gözleriydi.Kitap boyunca yer alan bazı metaforlar var; çiğ balık kokusu, kırık aynalar ve paslı demirler gibi imgeler dikkat çekiyor. Bu semboller sizin yazım dilinizde nasıl bir anlam taşıyor?&nbsp;Ben imgelerin bilinçaltının dili olduğunu düşünüyorum. Koku, ses, doku beni çok etkiler ve ciddi izler bırakır. Bir kere balık tutmaya gittim ve bir daha asla gitmedim. İlk oltama gelen balığı da ağlayarak denize geri attım. Belki de o çiğ balık kokusu o gün benim için yalnızca bir koku olmaktan çıktı. Bastırılmış olanın, zihinde taşınan sancının ve unutulduğu sanılan şeylerin kokusuna dönüştü.&nbsp;Yazılanlar hem benden parçalar hem de ben değiller. Bu dengeyi de çıkış noktası olarak baz aldığım düşünden yola çıkarak genişleterek dönüştürerek kurguyla anlatabiliyorum."Ayaksız", "Ölü Çocukluğum" ve "Tuhaf Ağrı" gibi metinlerde yoğun bir tekinsizlik hissi var. Yazarken bilinçaltı ve rüyalardan beslendiğinizi düşünüyor musunuz?Kesinlikle her ikisinden de besleniyorum. Ama en önemlisi büyülü gerçekçi bakış demeliyim. Bu alan benim hayata bakışımı da oluşturuyor. Kelimelerin anlamlarının dışına taştığı alanları seviyorum. Issız ve soğuk dar koridorlarda canlanan yaşamı. Belki bazılarına göre tepe taklak bakmak ama benim rutinim. Yazarken de karakterlerin bilinçaltlarındaki kırıntılarından gelen sesleri izliyorum. Tekinsizlik dışarıda değil aslında çoğunlukla içten geliyor.Anlatınızda tekrarlar önemli bir yere sahip. Aynı imgeler, aynı kokular, aynı kırıklar farklı metinlerde yeniden beliriyor. Bu tekrarlar bilinçli bir ritim oluşturmak için mi yoksa okurun sıkışmışlık hissiyle kendiyle yüzleşmesine vesile olmak için mi?Her ikisi de. Tekrar benim için sadece biçimsel bir tercih değil. İnsan hayatı zaten tekrarlarla örülü. Aynı hataları yapıyoruz, aynı acıların çevresinde dönüyoruz, aynı soruları farklı yaşlarda yeniden soruyoruz. Kitaptaki tekrarlar da hafızanın çalışma biçimini taklit ediyor.&nbsp;Özellikle "Bir Kare" adlı öyküyü burada açmalıyım. O karakterin içinde olduğu kareye ayağıyla basan küçük çocuk. Basıyor ve gülüyor. Başkasının sınırına dokunmak bu kadar basit mi? Başkasının alanına girmek bu kadar kolay mı? Evet bunu tekrarlamayı seviyorum. Sıkışmışlığın içindeki yüzleşme sorgulayarak açılmalı diye düşünüyorum.&nbsp;Bu metinler tek bir dönemde mi yazıldı, yoksa farklı zamanlarda yazılmış parçaların sonradan bir araya gelmesiyle mi oluştu?İki seneye yayılmış bir zaman dilimi diyebilirim. Ama kitabı tasarlarken metinler beni götürdü diyebilirim. Sanki birbirlerinden habersiz yazılmış ama bütünlenmeyi bekliyorlarmış gibiydiler.&nbsp;Psikoloji ve sosyoloji eğitiminizin beden, travma ve hafıza temalarını ele alış biçiminizi etkilediğini düşünüyor musunuz?&nbsp;Sartre, Camus ve özellikle Kafka beni çok besledi. Tiyatro döneminde, drama eğitimi de bu dengeyi destekledi. Bu eserlerle haşır neşir olduğunuzda ister istemez psikoloji ve felsefeyle de bağınız güçleniyor. Şimdi yeniden psikoloji ve sosyoloji eğitimi almaya başladım.Beden yalnızca biyolojik bir varlık değil, hafızanın yaşadığı bir mekân. Travmaların da köklerin de kimliğin de izleri orada. Dolayısıyla da ben heybem derim, heybeme attığım her şey zihnimde hafızamla hemhal olup düşünüme yansıyor diyebilirim.Kitabınız, kolay okunmak isteyen bir kitap değil; okurun kendi kırıklarıyla yüzleşmesini talep eden bir metin. Bu kitabı bitiren bir okurun zihninde hangi sorunun kalmasını isterdiniz?Gerçekliğin binbir yüzünün olduğu bu çağda kişinin kendine ait sandığı şeylerin ne kadar gerçek ne kadar kendinin olduğunu sorgulamasını isterim. Hafıza, aile, toplum ve deneyimlerimiz tarafından sürekli şekillendirilmeye çalışılıyor. Hafızamızın bile kaygan, ailemizin kayıp, köklerimizin eksik olduğu bir dönemdeyiz. Ben tüm bunları denizin ucundan tutup havaya kaldırıp altındaki kumları görmek gibi göstermek istiyorum. Tüm bu katmanların altındaki denizin sesini duyurmak istiyorum.Sadece "var olmak" tek başına "yeterli" bir cevap mı? Ve insan gerçekten kendi yaralarıyla yüzleşebilir mi, yoksa hep eksik bir yansıma mı görür?&nbsp;Kesin sonlar, kesin cevaplar seven bir yazar değilim açıkçası. Kırık Yansımalar bir cevap eserinden çok bir soru kitabı. Ben okura bütün aynayı vermiyorum. Sadece parçalarını bırakıyorum. İnsan o parçaları birleştirirken kendine mi yaklaşır, kendinden mi uzaklaşır, buna okur karar verecek. Belki de ömür dediğimiz eksik kalanı aramakla geçiyordur.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 20 Jun 2026 14:17:30 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Suyun izinden tuvalin renklerine uzanan iki özel sergi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/suyun-izinden-tuvalin-renklerine-uzanan-iki-ozel-sergi-7087/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/suyun-izinden-tuvalin-renklerine-uzanan-iki-ozel-sergi-7087/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_89568B-FC4396-5DBC5B-71E172-F449AE-93661D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;nin ilk ve tek sanayi müzesi olan Rahmi M. Koç Müzesi, kültür ve sanat yaşamına katkı sunan etkinliklerine bir yenisini ekleyerek Koç Üniversitesi Ebru Kulübü ve Resim Kulübü&#39;nün yıl sonu sergilerine ev sahipliği yapıyor. Müzenin Kayıkhane Sergi Salonu&#39;nda düzenlenen&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_89568B-FC4396-5DBC5B-71E172-F449AE-93661D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;nin ilk ve tek sanayi müzesi olan Rahmi M. Koç Müzesi, kültür ve sanat yaşamına katkı sunan etkinliklerine bir yenisini ekleyerek Koç Üniversitesi Ebru Kulübü ve Resim Kulübü&#39;nün yıl sonu sergilerine ev sahipliği yapıyor. Müzenin Kayıkhane Sergi Salonu&#39;nda düzenlenen sergiler, öğrencilerin sanatsal üretimlerini ziyaretçilerle buluşturuyor.Renklerin su üzerinde dansı9-21 Haziran tarihleri arasında açık olacak Ebru Sergisi, öğrencilerin yıl boyunca hazırladığı yaklaşık 70 özgün eserden oluşuyor. Hazırlanan seçkide, klasik ebru çalışmalarının yanı sıra defter, yelpaze ve kumaş gibi farklı yüzeylerde hayat bulan özgün uygulamalar da yer alıyor. Geleneksel sanatın inceliklerini çağdaş yorumlarla buluşturan eserler, suyun üzerinde şekillenen renklerin ve desenlerin büyülü dünyasını ziyaretçilere sunuyor.23 Haziran - 5 Temmuz tarihleri arasında ise Koç Üniversitesi Resim Kulübü öğrencilerinin eserlerinden hazırlanan resim sergisi de sanatseverlerle buluşacak. Sergi, öğrencilerin yaratıcılıklarını ve özgün bakış açılarını bir araya getirerek Rahmi M. Koç Müzesi&#39;nin tarihi atmosferinde sanatla yaratıcılığı buluşturan özel bir deneyim sunuyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 18 Jun 2026 08:36:22 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kafkas Kartalları" 37 yıllık birikimini İstanbul ve Ankara sahnelerine taşıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/-kafkas-kartallari-37-yillik-birikimini-istanbul-ve-ankara-sahnelerine-tasiyor-36/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/-kafkas-kartallari-37-yillik-birikimini-istanbul-ve-ankara-sahnelerine-tasiyor-36/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_39DF66-059746-698FDE-817EFF-9CBAAA-7FE3DA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />70 dansçı ve 15 müzisyenden oluşan dev kadrosuyla İstanbul Kafkas Dans Topluluğu "KAFKAS KARTALLARI", 37 yıla yayılan sanat yolculuğunu, Kafkas halk danslarının zengin kültürel mirasını ve sahne estetiğini bir araya getiren özel bir repertuvarla sanatseverlere&nbsp; çok özel bir gece&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_39DF66-059746-698FDE-817EFF-9CBAAA-7FE3DA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />70 dansçı ve 15 müzisyenden oluşan dev kadrosuyla İstanbul Kafkas Dans Topluluğu "KAFKAS KARTALLARI", 37 yıla yayılan sanat yolculuğunu, Kafkas halk danslarının zengin kültürel mirasını ve sahne estetiğini bir araya getiren özel bir repertuvarla sanatseverlere&nbsp; çok özel bir gece yaşatmaya hazırlanıyor. İki bölümden oluşan ve yaklaşık 90 dakika sürecek gösteri, geleneksel koreografileri ve etnik enstümanlar eşliğinde izleyicilere unutulmaz bir deneyim yaşatacak.Kurulduğu günden bu yana yalnızca Kafkas kültürünün tanıtılmasını değil, aynı zamanda gençlerin&nbsp; Kafkas kültürü ve sanatı ile&nbsp; iç içe, bedenen ve zihnen daha sağlıklı bireyler olarak yetişmelerini hedefleyen topluluk, tüm çalışmalarını kendi olanakları ve sanata gönül vermiş insanların özverileriyle sürdürüyor. İstanbul Kafkas Dans Topluluğu "KAFKAS KARTALLARI, Türkiye'nin bu alandaki en köklü ve kapsamlı dans topluluklarından biri olarak çalışmalarına daha da çoğalarak&nbsp; yoğun bir şekilde devam ediyor.Yüzün üzerinde farklı dansı seyirci ile buluşturan topluluk, repertuvarını oluştururken Kafkasya içerisindeki bölge ayrımına girmeksizin, öncelikle&nbsp; kültürel çeşitliliği ön planda tutarak,&nbsp; sanatsal kaliteyi ve&nbsp; estetik yaklaşımı ön planda tutuyor. Halk danslarını yalnızca folklorik bir değer olarak değil, aynı zamanda güçlü bir sahne sanatı olarak gören İstanbul Kafkas Dans Topluluğu "KAFKAS KARTALLARI, konserlerini Türkiye'de ve dünyada bir çok festival ve&nbsp; prestijli salonlarında sergilemeye devam ediyor.&nbsp;Bugüne kadar Japonya, Kore, Çin ve Tayvan başta olmak üzere birçok ülkede özel turneler gerçekleştiren topluluk, Avrupa'daki festivallerde, kültürel etkinliklerde ve uluslararası organizasyonlarda Türkiye'yi başarıyla temsil etti. 2005 yılında Japonya EXPO kapsamında, 2008 yılında Moskova Kremlin Sarayı'nda gerçekleştirilen özel etkinliklerde ve çeşitli uluslararası kültür projelerinde sahne aldı. Ayrıca 2013 yılında katıldığı "Yetenek Sizsiniz Türkiye" yarışmasıyla geniş kitleler tarafından tanındı.2026 yılı konserleri, topluluğun sanat yolculuğunda yeni bir kilometre taşı olma özelliği taşıyor. İstanbul Kafkas Dans Topluluğu "KAFKAS KARTALLARI", enerjisi, disiplini ve görkemli sahne performansıyla İstanbul ve Ankara'da izleyicileriyle yeniden buluşmaya hazırlanıyor."KAFKAS kültürünün zengin mirasını, dansın ve müziğin büyüleyici uyumuyla sahneye taşıyacak olan İstanbul Kafkas Dans Topluluğu "KAFKAS KARTALLARI, tüm sanatseverleri bu unutulmaz yolculuğa ortak olmaya davet ediyor."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 18 Jun 2026 02:55:00 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gökçe Kırgız Taner'den büyük destek]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gokce-kirgiz-tanerden-buyuk-destek-6330/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gokce-kirgiz-tanerden-buyuk-destek-6330/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C7EA5F-3E40D7-5F3321-A66BC1-572227-44C3A0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Üniversite eğitimi için Denizli'ye yerleşen İldem'in müzik yolculuğu henüz 17 yaşındayken küçük kampüs kafelerinde sahne almasıyla başladı. Aldığı müzik ve şan eğitimlerinin ardından profesyonel müzik kariyerine adım atan genç sanatçı, yıllar boyunca üretmeye ve yazmaya&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C7EA5F-3E40D7-5F3321-A66BC1-572227-44C3A0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Üniversite eğitimi için Denizli'ye yerleşen İldem'in müzik yolculuğu henüz 17 yaşındayken küçük kampüs kafelerinde sahne almasıyla başladı. Aldığı müzik ve şan eğitimlerinin ardından profesyonel müzik kariyerine adım atan genç sanatçı, yıllar boyunca üretmeye ve yazmaya devam etti.Ancak "Alfa"yı diğer şarkılardan ayıran çok özel bir hikâye var...Geçtiğimiz aralık ayında babasını kaybeden İldem, yeni şarkısını babasının vefatından önce kaleme aldı ve ilk kez ona dinletti. Bu nedenle "Alfa", sanatçı için yalnızca yeni bir proje değil, aynı zamanda derin bir anlam taşıyan manevi bir miras.İldem, şarkının kendisindeki yerini şu sözlerle anlatıyor:&#34;Alfa benim için sadece bir şarkı değil. Babamın bana bıraktığı bir emanet, bir vasiyet gibi. Bu yolculuktaki en büyük destekçim her zaman oydu. Gücümü ondan alarak yeniden müziğe dönme kararı verdim.&#34;Söz ve müziği İldem'e ait olan "Alfa", modern pop soundunu yaz enerjisiyle buluşturuyor. Hareketli yapısı, pozitif atmosferi ve akılda kalan melodileriyle dinleyicilere keyifli anlar yaşatırken, yaz aşklarının heyecanını da satır aralarına taşıyor.&nbsp;Projeye ünlü sanatçı ve yapımcı Gökçe Kırgız Taner de güçlü desteğiyle katkı sundu. Prodüktörlüğünü üstlendiği çalışmada İldem'in yeniden müziğe dönüş sürecinde yanında olan Taner, genç sanatçının potansiyeline inanarak projeye destek verdi. Bu iş birliği, "Alfa"nın müzikal kimliğinin şekillenmesinde önemli bir rol oynadı.&nbsp;Şarkının klibi de en az kendisi kadar dikkat çekiyor. Yönetmenliğini Erbay Aras'ın üstlendiği projede, güçlü görsel dünya ve ekranlara yansıyan etkileyici güzellik unsuru şarkının enerjisini tamamlıyor. Renkli görüntüler ve yüksek tempolu sahneler, "Alfa"yı tam anlamıyla bir yaz hitine dönüştürüyor.&nbsp;Altı yıllık sessizliğini anlamlı bir hikâye ve güçlü bir projeyle bozan İldem, "Alfa" ile yalnızca müziğe dönüş yapmıyor; aynı zamanda hayatındaki en özel duyguyu da dinleyicileriyle paylaşıyor.&nbsp;İldem'in yeni projesi "Alfa", GK Müzik etiketiyle tüm dijital müzik platformlarında, klibi ise NetD kanalında yayında!]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 18 Jun 2026 02:29:48 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Memorial Sağlık Grubu'ndan "Müziğin Kalbine Yolculuk"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/memorial-saglik-grubundan-muzigin-kalbine-yolculuk--6326/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/memorial-saglik-grubundan-muzigin-kalbine-yolculuk--6326/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8352C3-B5CCB7-9C2159-21712C-DDB43C-978404.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sheraton İstanbul City Center Balo Salonu'nda gerçekleşen etkinliğe, Ayşen İnci, Ebru Aytemur, Melisa Akman, Sema Gültekin, Zeynep Mansur, Tuğba Özay ve Ece Gürsel'in de aralarında bulunduğu sanat, cemiyet ve moda dünyasından isimler katıldı.Kalp sağlığı farkındalığını klasik&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8352C3-B5CCB7-9C2159-21712C-DDB43C-978404.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sheraton İstanbul City Center Balo Salonu'nda gerçekleşen etkinliğe, Ayşen İnci, Ebru Aytemur, Melisa Akman, Sema Gültekin, Zeynep Mansur, Tuğba Özay ve Ece Gürsel'in de aralarında bulunduğu sanat, cemiyet ve moda dünyasından isimler katıldı.Kalp sağlığı farkındalığını klasik bir bilgilendirme formatının ötesine taşıyan etkinlik, müzik ve ritmin birleştirici gücünden ilham alan özel bir deneyim olarak kurgulandı. Herkesin bildiği, sevdiği ve kalbe iyi gelen evrensel parçalar eşliğinde hazırlanan ritim atölyesinde doktorlar, hastalar, ünlü isimler ve davetliler aynı ritmin parçası oldu.Etkinliğin açılışında Memorial Sağlık Grubu Kardiyoloji ve Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanları Prof. Dr. Ali Aycan Kavala, Doç. Dr. Yusuf Kuserli ve Uzm. Dr. Samet Uysal, kalp sağlığının yalnızca tıbbi kontrollerle değil, sağlıklı yaşam alışkanlıkları, stres yönetimi, sosyal bağlar ve iyi oluş haliyle birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Müzik ve ritmin bu farkındalığı güçlendiren ortak bir dil sunduğunun vurgulandığı kısa konuşmaların ardından, etkinliğin ana deneyimi olan "Müziğin Kalbine Yolculuk" ritim atölyesine geçildi.Kalbe iyi gelen parçalarla ortak ritimSheraton İstanbul City Center'da gerçekleşen atölyede, 5 kişilik ritim ekibi katılımcılara müzik ve ritim aracılığıyla interaktif bir deneyim yaşattı. Toplumun ortak hafızasında yer etmiş, farklı kuşakların kolayca eşlik edebileceği evrensel parçalar üzerinden hazırlanan atölye, kalp sağlığı mesajını daha güçlü, sıcak ve akılda kalıcı bir dile taşıdı.Katılımcılar, kalbin doğal ritminden ilham alan atölye boyunca birlikte ritim tutarak hem müziğin birleştirici enerjisini deneyimledi hem de kalp sağlığının yaşamın her anında korunması gereken en değerli ritimlerden biri olduğuna dikkat çekti.Memorial Sağlık Grubu uzmanları, kalp ve damar hastalıklarının dünyada en önemli sağlık gündemlerinden biri olmaya devam ettiğini belirterek, düzenli doktor kontrolü, tansiyon ve kolesterol takibi, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite, sigaradan uzak durma ve stres yönetiminin kalp sağlığının korunmasında kritik rol oynadığını vurguladı.Müzik, farkındalığın güçlü dili oldu"Müziğin Kalbine Yolculuk" ritim atölyesi, müziğin birleştirici etkisini kalp sağlığı farkındalığıyla buluşturarak güçlü bir toplumsal iletişim alanı yarattı. Kalbe iyi gelen evrensel parçalarla hazırlanan deneyim, katılımcıların yalnızca izleyici değil, etkinliğin aktif bir parçası olmasını sağladı.Müzik ve ritmin ortak bir dil oluşturma gücünden hareketle hazırlanan etkinlikte, kalp sağlığı farkındalığı klasik bir bilgilendirme formatının ötesine taşındı. Katılımcılar, ritim atölyesi boyunca hem birlikte üretmenin enerjisini deneyimledi hem de kalp sağlığının günlük hayatın içinde korunması gereken en değerli ritimlerden biri olduğuna dikkat çekti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 18 Jun 2026 02:27:01 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ulusal Müziğimiz Konseri, "Semiha Berksoy Anısına"  gerçekleşti…]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ulusal-muzigimiz-konseri-semiha-berksoy-anisina-gerceklesti-5301/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ulusal-muzigimiz-konseri-semiha-berksoy-anisina-gerceklesti-5301/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EB7987-FECD72-00B842-ADBE9A-BE7CC8-082907.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi'nde gerçekleşen konser öncesinde; Semiha Berksoy'un kızı akademisyen, yönetmen , tiyatro ve sinema sanatçısı Zeliha Berksoy ve İDOB Müdür ve Sanat Yönetmeni Caner Akgün, bu anlamlı geceye dair konuşmalar gerçekleştirdi.Semiha Berksoy, yalnızca&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EB7987-FECD72-00B842-ADBE9A-BE7CC8-082907.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi'nde gerçekleşen konser öncesinde; Semiha Berksoy'un kızı akademisyen, yönetmen , tiyatro ve sinema sanatçısı Zeliha Berksoy ve İDOB Müdür ve Sanat Yönetmeni Caner Akgün, bu anlamlı geceye dair konuşmalar gerçekleştirdi.Semiha Berksoy, yalnızca Türkiye'nin değil, Cumhuriyet'in kültür politikalarının şekillendirdiği modern sanat vizyonunun da en güçlü sembollerinden biri olarak; opera, tiyatro, resim ve edebiyat arasında kurduğu özgün bağlarla çok yönlü bir sanatçı kimliği inşa etmiş; hem Türkiye'de hem Avrupa'da birçok ilke imza atan Berksoy, Avrupa opera sahnesine çıkan ilk Türk soprano olarak sanat tarihine adını yazdırmıştır.&nbsp;İlk konserini Cemal Reşit Rey ile birlikte veren sanatçı, profesyonel opera kariyerindeki ilk büyük temsillerini Tosca ve Madama Butterfly ile gerçekleştirmiş, 1984 yılında, Türk kadınının seçme ve seçilme hakkını kazanmasının 50. yılı kapsamında, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tarafından kendisine "İlk Kadın Opera Sanatçısı" unvanıyla "Atatürk Opera Ödülü" verilmiştir.Konser programında; Gioachino Rossini, Vincenzo Bellini, Giuseppe Verdi, Giacomo Puccini, Ulvi Cemal Erkin, Ahmet Adnan Saygun, Serdar Yalçın, Turgay Erdener, İlhan Baran'ın eserleri; İDOB solistleri Emre Güngör, Asude Karayavuz, Bülent Külekçi, Hande Soner Ürben, piyanoda Hüseyin Kaya eşliğinde ve Yaylı Çalgılar Dörtlüsü: Yonca Sülün, Ozan Bıkım, Verda Gül, Seren Karabey tarafından seslendirildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 17 Jun 2026 07:34:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tarihi miras geleceğe taşınıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tarihi-miras-gelecege-tasiniyor-2262/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tarihi-miras-gelecege-tasiniyor-2262/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CDC32F-E75183-9E7428-9E2481-D46FC5-72B7B8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyaca ünlü mimar Alexandre Vallaury tarafından tasarlanan tarihi yapı, 1898 yılında &#34;Prinkipo Palas&#34; adıyla otel olarak inşa edildi. 1903 yılında Eleni Zarifi tarafından satın alınarak İstanbul Rum Patrikhanesi'ne bağışlanan bina, uzun yıllar yetimhane olarak hizmet verdi.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CDC32F-E75183-9E7428-9E2481-D46FC5-72B7B8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyaca ünlü mimar Alexandre Vallaury tarafından tasarlanan tarihi yapı, 1898 yılında &#34;Prinkipo Palas&#34; adıyla otel olarak inşa edildi. 1903 yılında Eleni Zarifi tarafından satın alınarak İstanbul Rum Patrikhanesi'ne bağışlanan bina, uzun yıllar yetimhane olarak hizmet verdi. 1964'te boşaltılan ve zamanla yıpranan bina, bu yeni restorasyon girişimiyle mimari kimliği korunarak geleceğe taşınacak.Uluslararası ölçekte kültürel miras değeriKonumu, büyüklüğü ve mimari estetiğiyle dikkat çeken 5 katlı ve 206 odalı yapı, 2018 yılında Europa Nostra tarafından &#34;Avrupa&#39;nın Tehlike Altındaki 12 Kültürel Mirası&#34; listesine alınmıştı. Proje, yalnızca İstanbul'un değil, dünya kültür mirasının da önemli bir parçasını güvence altına almayı hedefliyor.Tarihi miras için uluslararası dayanışma ve iş birliğiRestorasyona ilişkin anlaşma, 15 Haziran 2026 tarihinde İstanbul Rum Patrikhanesi'nde düzenlenen; Patrik Hazretleri Bartholomeos, Avustralya Başepiskoposu Makarios Griniezakis, Bilgili Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Bilgili ve Yönetim Kurulu Üyeleri, ĒNSOFI S.A.&#39;yı temsilen Yönetici Mimar ve UNESCO İyi Niyet Elçisi Costantza Sbokou-Constantakopoulou ile Büyükada Yetimhane Binası Restorasyon Kurulu Koordinatörü Laki Vingas'ın katıldığı törenle imzalandı.Proje; yapının mülkiyetine sahip olan İstanbul Rum Patrikhanesi, Türkiye'nin önde gelen yatırım şirketlerinden Bilgili Holding ve Yunanistan merkezli, sürdürülebilir turizm ve gayrimenkul geliştirmede öncü bir grup olan ĒNSOFI Holding&#39;in katılımıyla hayata geçirilecek. Mimari bir hazineyi restore etmenin ötesinde bu ortaklık, kültürel mirasın halklar ve uluslar arasında nasıl bir köprü olabileceğini, karşılıklı anlayışı ve ortak saygıyı nasıl güçlendireceğini gösteriyor.İstanbul Rum Patrikhanesi&nbsp;Tarihi ve kültürel mirası koruma misyonuyla hareket eden İstanbul Rum Patrikhanesi, dünya çapında milyonlarca Ortodoks Hristiyan&#39;ın ruhani merkezidir. Patrik Bartholomeos'un liderliğinde; çevre bilinci, dinler arası diyalog ve kültürel mirasın yaşatılması konularında küresel çapta öncü bir rol üstlenmektedir. 1903 yılında Patrikhane'ye bağışlanan Prinkipo Palas (Büyükada Rum Yetimhanesi), Patrikhane'nin tarihi hafızayı koruma ve insanlığın ortak mirasını gelecek nesillere aktarma vizyonunun en önemli sembollerinden biridir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 16 Jun 2026 15:19:17 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Londra'dan İstanbul'a uzanan bir tiyatro yolculuğu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/londradan-istanbula-uzanan-bir-tiyatro-yolculugu-9209/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/londradan-istanbula-uzanan-bir-tiyatro-yolculugu-9209/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_34134F-E933A8-09E752-16D67C-976A00-CE0364.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Londra'daki Collective Theatre'da gerçekleştirilecek ön gösterimin ardından seyirciyle buluşacak olan "Hortlak Kızın Hikayesi", dünya prömiyerini 25 Haziran 2026'da DasDas Açık Sahne'de gerçekleştirecek. Deneysel tiyatro ile kara mizahı bir araya getiren, tek perde ve 60 dakikalık oyun,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_34134F-E933A8-09E752-16D67C-976A00-CE0364.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Londra'daki Collective Theatre'da gerçekleştirilecek ön gösterimin ardından seyirciyle buluşacak olan "Hortlak Kızın Hikayesi", dünya prömiyerini 25 Haziran 2026'da DasDas Açık Sahne'de gerçekleştirecek. Deneysel tiyatro ile kara mizahı bir araya getiren, tek perde ve 60 dakikalık oyun, 16 yaş üzeri izleyicilere yönelik olarak aynı gün 19.00'da matine, 21.00'de ise suare temsilleriyle sahnelenecek. Türkiye ve İngiltere ortak yapımı olan eser, güçlü anlatımı ve tek kişilik performansıyla sezonun dikkat çeken yapımları arasında yer almaya hazırlanıyor.Yazar Derem Çıray'ın kaleme aldığı, yönetmenliğini Işık Kaya'nın üstlendiği ve genç oyuncu Iraz Akçam'ın tek kişilik performansıyla sahneye taşınan oyun, kuşaklar boyunca susturulan, dışlanan ve "öteki" ilan edilen kadınların hikâyelerini fantastik bir anlatı üzerinden sahneye taşıyor.Ölümünden Sonra Kendi Hikâyesini Arayan Bir Genç Kız"Hortlak Kızın Hikayesi", on yedi yaşındaki Cazu'nun ölümünün ardından başlayan sıra dışı yolculuğunu konu alıyor. Ölüm sebebini bilmediği için öteki dünyaya kabul edilmeyen Cazu, bir hortlak olarak yaşayanların arasına geri döner. Kendi ölümünün izini sürerken dostluklar, ihanetler ve sırlarla örülü bir dünyanın kapıları aralanır. Ancak bu arayış yalnızca ölümünün gizemini çözmekle kalmaz, Cazu aynı zamanda kendi hikâyesini yeniden yazmaya başlar.&nbsp;"Cadı", "Deli", "Cinli", "Albastı" gibi sıfatlarla yaftalanan kadınların kolektif hafızasına dokunan oyun, kadınların bastırılan seslerini sahneye taşıyarak seyirciyi karanlık, şiirsel ve düşündürücü bir anlatının içine davet ediyor.Performatif Bir Sahne DeneyimiTek kişilik performansıyla oyunun merkezinde yer alan Iraz Akçam, oyundaki karakterlerin pek çok farklı sanatçı tarafından seslendirilmesiyle ve oyuna özel bestelenen müzikleri içeren özgün bir ses tasarımı eşliğinde seyirciyle buluşacak. Deneysel anlatım dili, fiziksel performans öğeleri ve kara mizahın iç içe geçtiği yapım, güncel tiyatronun disiplinlerarası yaklaşımını sahneye taşıyor.Oyuna ilişkin düşüncelerini paylaşan genç oyuncu Iraz Akçam, "Anadolu coğrafyasındaki kadınların yüzyıllardır maruz bırakıldığı döngülere temas etme şansını buldum. Susturulup suçlanmaları, delilikle yaftalanıp korkulacak varlıklara dönüştürülmeleri ve bütün bunların içinden taşan dirençleri, sezgileri ve dönüştürücü güçleri... Cazu'nun hikâyesi bana o kadınların seslerinin, bir genç kızın yarım kalmış nefesinden nasıl geri dönebileceğini gösterdi. Cazu'nun ölümü yalnızca bir son değil, başka bir direnişin başladığı yer."Londra'daki The Royal Central School of Speech and Drama'da yüksek lisans eğitimine devam eden oyuncu ve performans sanatçısı Iraz Akçam'ın sahnelediği yapım, feminist ve ekolojik perspektiflerden beslenen çağdaş tiyatro anlayışını merkezine alıyor.Türkiye ve İngiltere arasında kurulan yaratıcı iş birliğinin ürünü olan oyun, genç kuşak tiyatro sanatçılarının uluslararası üretimlerini görünür kılan önemli projelerden biri olarak öne çıkıyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 16 Jun 2026 14:17:20 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İş, sanat ve sosyal girişimcilik AKM'de buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/is-sanat-ve-sosyal-girisimcilik-akmde-bulustu-2726/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/is-sanat-ve-sosyal-girisimcilik-akmde-bulustu-2726/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FAF778-3C0575-653F15-163FBE-0B396B-F2A5C4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kale Grubu Başkanı ve CEO&#39;su Zeynep Bodur Okyay&#39;ın ev sahipliğinde gerçekleşen geceye; Ali Sabancı, Murat Özyeğin, Murat Büyükekşi, Şenol Güneş&#39;in yanı sıra iş dünyası, yatırım, akademi ve sivil toplum alanlarından çok sayıda davetli katıldı. Gecede, sosyal girişimcilik&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FAF778-3C0575-653F15-163FBE-0B396B-F2A5C4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kale Grubu Başkanı ve CEO&#39;su Zeynep Bodur Okyay&#39;ın ev sahipliğinde gerçekleşen geceye; Ali Sabancı, Murat Özyeğin, Murat Büyükekşi, Şenol Güneş&#39;in yanı sıra iş dünyası, yatırım, akademi ve sivil toplum alanlarından çok sayıda davetli katıldı. Gecede, sosyal girişimcilik alanında fark yaratan girişimler ödüllendirilirken, İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Programı&#39;nın geride bıraktığı 10 yıllık yolculuk da kutlandı.İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Programı&#39;nın (İBSG) 10. yıl ödül töreni, iş dünyası, girişimcilik ve sosyal etki ekosisteminin önde gelen isimlerini Atatürk Kültür Merkezi&#39;nde buluşturdu.&#34;Etkinin 10 Yılı&#34; temasıyla düzenlenen törende, İBSG&#39;nin bugüne kadar yarattığı etki ve sosyal girişimciliğin geleceği üzerine güçlü mesajlar verildi. Özel performanslar ve sahne gösterileri ise tek bir fikrin nasıl toplumsal dönüşüme dönüşebileceğini sanat aracılığıyla izleyicilerle buluşturdu.Konuşmasında sosyal girişimciliğin giderek daha önemli bir rol üstlendiğine dikkat çeken Zeynep Bodur Okyay, İBSG&#39;nin ikinci 10 yılında odağın daha güçlü bir sosyal girişimcilik ekosistemi oluşturmak olacağını belirtti.Bu yıl 560&#39;ın üzerinde başvuru alan programda dört farklı kategoride ödüller sahiplerini bulurken, gece sosyal girişimciliğin Türkiye&#39;deki gelişimine ışık tutan önemli bir buluşmaya sahne oldu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 16 Jun 2026 14:10:41 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Nur Ertürk ekranlara güçlü bir dönüş yaptı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/nur-erturk-ekranlara-guclu-bir-donus-yapti-3318/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/nur-erturk-ekranlara-guclu-bir-donus-yapti-3318/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1053B7-6BF68E-CF3EC9-CC84E7-7A12CA-DB91D9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sivas doğumlu olan Nur Ertürk, çocuk yaşlarda ailesiyle birlikte İstanbul&#39;a yerleşti. Küçük yaşlarda müzikle tanışan sanatçı, Türk Halk Müziği alanında aldığı eğitimlerin ardından profesyonel sanat yaşamına adım attı. Güçlü sesi ve kendine özgü yorumu sayesinde kısa&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1053B7-6BF68E-CF3EC9-CC84E7-7A12CA-DB91D9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sivas doğumlu olan Nur Ertürk, çocuk yaşlarda ailesiyle birlikte İstanbul&#39;a yerleşti. Küçük yaşlarda müzikle tanışan sanatçı, Türk Halk Müziği alanında aldığı eğitimlerin ardından profesyonel sanat yaşamına adım attı. Güçlü sesi ve kendine özgü yorumu sayesinde kısa sürede geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan Ertürk, halk müziğinin en sevilen kadın sanatçıları arasında yer aldı. Müzik kariyerindeki başarısını televizyon ekranlarına da taşıyan Nur Ertürk, yıllar boyunca hazırlayıp sunduğu programlarla milyonların evine konuk oldu. Özellikle &#34;Nur Ertürk&#39;le Her Sabah&#34; programıyla hafızalarda yer edinen sanatçı, samimi sunumu ve izleyicilerle kurduğu sıcak iletişim sayesinde ekranların en sevilen isimlerinden biri haline geldi.Yeni yayın dönemiyle birlikte Cem TV ekranlarında başlayan 'Nur Ertürk ile Hayata Dair', sağlık, kültür, sanat, yaşam ve güncel konulara ışık tutuyor. Alanında uzman konukların ağırlandığı program, izleyicilere hem bilgi veriyor hem de hayatın içinden hikâyeleri ekranlara taşıyor. Sanat yaşamı boyunca birçok başarılı albüme imza atan Nur Ertürk, Türk Halk Müziği repertuvarına kazandırdığı eserlerle de adından söz ettirdi. Müzikal üretkenliğini sürdüren sanatçı, 2026 yılında yayımladığı "Al Götür Beni" albümüyle yeniden dinleyicileriyle buluştu. Geleneksel halk müziği çizgisini modern düzenlemelerle harmanlayan albüm, sanatçının güçlü yorumunu bir kez daha ortaya koydu. Hem müzik hem de televizyon alanındaki çalışmalarına hız kesmeden devam eden Nur Ertürk, ekranlara dönüşüyle birlikte hayranlarından yoğun ilgi görürken, yeni programı ve son albümüyle sanat yolculuğunda emin adımlarla ilerlemeyi sürdürüyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 15 Jun 2026 17:37:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Umut Akyıldız'dan  yeni şarkı: "Hırsız O"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/umut-akyildizdan-yeni-sarki-hirsiz-o-6839/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/umut-akyildizdan-yeni-sarki-hirsiz-o-6839/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_985E06-62E0F1-74E4AB-3844F1-357987-645837.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kendine özgü yorumu ve üretken müzikal kimliğiyle son dönemde adından sıkça söz ettiren Umut Akyıldız, &#34;Hırsız O&#34; ile aşkın, özlemin ve kalpte bıraktığı derin izlerin hikâyesini modern pop müziğin dinamik yapısıyla buluşturuyor.Duygusal altyapısını güçlü ritimler&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_985E06-62E0F1-74E4AB-3844F1-357987-645837.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kendine özgü yorumu ve üretken müzikal kimliğiyle son dönemde adından sıkça söz ettiren Umut Akyıldız, &#34;Hırsız O&#34; ile aşkın, özlemin ve kalpte bıraktığı derin izlerin hikâyesini modern pop müziğin dinamik yapısıyla buluşturuyor.Duygusal altyapısını güçlü ritimler ve çağdaş düzenlemelerle destekleyen şarkı, ilk dinleyişten itibaren dinleyiciyi yakalayan enerjisiyle öne çıkıyor.Şarkının söz ve müziği Umut Akyıldız imzası taşırken, düzenlemesi Türk pop müziğinin son yıllardaki başarılı çalışmalarında imzası bulunan önemli müzik prodüktörlerinden Ozan Bayraşa tarafından gerçekleştirildi. Bayraşa&#39;nın modern pop anlayışını yansıtan güçlü dokunuşları, şarkının duygusal yapısını korurken ona güncel ve etkileyici bir sound kazandırıyor.Dinamik altyapısı, güçlü ritmik yapısı ve zengin müzikal dokusuyla &#34;Hırsız O&#34;, hem radyolarda hem de dijital platformlarda uzun süre adından söz ettirecek bir yapım olarak dikkat çekiyor.Şarkının görsel dünyası da müziğinin enerjisini destekleyecek şekilde özenle hazırlandı. Klip çekimleri, İstanbul&#39;un doğal güzellikleriyle öne çıkan Ağva&#39;da gerçekleştirildi. Nehir manzaraları, yemyeşil doğası ve sakin atmosferiyle Ağva, klibin romantik ve duygusal hikâyesine etkileyici bir fon oluşturdu. Doğanın huzur veren dokusu ile şarkının duygusal anlatımı bir araya gelerek izleyiciye sıcak ve samimi bir yaz hikâyesi sunuyor.Yönetmen koltuğunda Mustafa Yıldırım&#39;ın oturduğu klip, estetik görüntü dili ve doğal atmosferiyle dikkat çekerken; fotoğraf çekimleri ise başarılı fotoğraf sanatçısı Buse Tirman imzası taşıyor. Projenin görsel estetiği, müziğin enerjisini tamamlayan güçlü bir bütünlük sunuyor.Yaz enerjisini dinleyicilere hissettiren &#34;Hırsız O&#34;, modern pop sound&#39;u, güçlü prodüksiyonu ve etkileyici görsel dünyasıyla Umut Akyıldız&#39;ın kariyerinde önemli bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor. Sanatçı, yeni çalışmasıyla hemmevcut dinleyici kitlesini genişletmeyi hem de Türk pop müziğinde kalıcı şarkılar bırakma yolculuğunda güçlü bir adım daha atmayı hedefliyor.Umut Akyıldız&#39;ın yeni teklisi &#34;Hırsız O&#34; tüm dijital müzik platformlarında, klibi ise Umut Akyıldız YouTube kanalında yayında.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 15 Jun 2026 10:55:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Babamın Damadı"  Muş'ta sete çıkıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/babamin-damadi-musta-sete-cikiyor-9907/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/babamin-damadi-musta-sete-cikiyor-9907/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_323FA4-76C3C0-1A4C87-AB9B20-307DAD-A6FF4F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türk sinemasının 'Çirkin Kral'ı Yılmaz Güney'in 1969 yılında "Aç Kurtlar" filmini çektiği Muş, 57 yıl aradan sonra ilk kez yeni bir filmin çekimlerine ev sahipliği yapacak. Oyuncu kadrosunda Recep Usta, Barış Baktaş, Meltem Akçöl, Erkan Bektaş, Ayşegül Ünsal, Erkan Sever, Neslihan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_323FA4-76C3C0-1A4C87-AB9B20-307DAD-A6FF4F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türk sinemasının 'Çirkin Kral'ı Yılmaz Güney'in 1969 yılında "Aç Kurtlar" filmini çektiği Muş, 57 yıl aradan sonra ilk kez yeni bir filmin çekimlerine ev sahipliği yapacak. Oyuncu kadrosunda Recep Usta, Barış Baktaş, Meltem Akçöl, Erkan Bektaş, Ayşegül Ünsal, Erkan Sever, Neslihan Yeldan, Metin Yıldız ve Mihriban Er'in yer aldığı "Babamın Damadı" filminin çekimleri Muş'un eşsiz doğal güzellikleri ve kültürel dokusu eşliğinde gerçekleştirilecek.OKUMA PROVASI YAPILDISenaryosunu Fırat Enez ve Yasemin Türkmenli'nin kaleme aldığı, yönetmenliğini Yasemin Türkmenli'nin, yapımcılığını ise Fırat Erez'in üstlendiği Amanos Yapım imzalı "Babamın Damadı" filminin ekibi önceki gün okuma provasında bir araya geldi. Çekimlerine kısa süre içinde başlanacak proje, güçlü oyuncu kadrosu ve dikkat çeken hikâyesiyle merak uyandırdı.DİCLE VE FIRAT'IN AŞKIMerkezine güçlü bir kadın karakteri yerleştiren "Babamın Damadı", Muş'un köklü ailelerinden Halefoğulları'nın kızı Dicle'nin, hem kendi kaderini hem de yaşadığı coğrafyanın geleceğini değiştirme mücadelesini anlatıyor. Geliştirdiği tarım projesiyle bölgeye umut olmayı hedefleyen Dicle'nin yolu, İstanbul'dan Muş'a gelen Fırat ile kesişiyor. Gelenekler, aile baskısı, güç mücadeleleri ve aşk arasında sıkışan iki gencin hikâyesi; beklenmedik olaylarla romantik, eğlenceli ve duygusal bir yolculuğa dönüşüyor.SICAK BİR ANADOLU HİKÂYESİRomantik komedi ile dramatik yapıyı sosyolojik ve psikolojik alt metinlerle harmanlayan film; kadınların üretimdeki gücü, bireyin kendi kaderini yazma cesareti ve toplumsal dönüşüm temalarını sıcak bir Anadolu hikâyesi üzerinden beyazperdeye taşıyacak. Muş'un doğal güzellikleri, kültürel mirası ve geleneksel yaşamı da filmin görsel dünyasının önemli parçalarından biri olacak."Babamın Damadı", sevginin önyargıları aşabileceğini, değişimin en beklenmedik yerden başlayabileceğini anlatan umut dolu hikâyesiyle izleyiciyle buluşacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 15 Jun 2026 10:42:56 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[4. albümü tüm dijital platformlarda]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/4-albumu-tum-dijital-platformlarda-7643/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/4-albumu-tum-dijital-platformlarda-7643/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E67BCD-F50DEB-6A4F48-442107-202735-C38375.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Müzisyen bir aileden gelen ve 10 yaşına kadar ailesinden aldığı müzik eğitiminin ardından, İstanbul Devlet Konservatuarı'ndan üstün başarı ödülü ile mezun olan Elif Sanchez, 2017'de Bill Pierce Ödülü ve Akdeniz Müzik Enstitüsü Ödülü'nü kazanarak Berklee College of Music'den&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E67BCD-F50DEB-6A4F48-442107-202735-C38375.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Müzisyen bir aileden gelen ve 10 yaşına kadar ailesinden aldığı müzik eğitiminin ardından, İstanbul Devlet Konservatuarı'ndan üstün başarı ödülü ile mezun olan Elif Sanchez, 2017'de Bill Pierce Ödülü ve Akdeniz Müzik Enstitüsü Ödülü'nü kazanarak Berklee College of Music'den mezun oldu.2021 yılında kendi adıyla yayınladığı Türk Halk Müziği, Klasik Müzik ve Caz eğitimini harmanladığı müzikal tarzı ile Anadolu ve Azerbaycan coğrafyasının en sevilen türkülerini, kendine has yorumuyla adını taşıyan ilk albümünün ardından Sanchez'in 11 Grammy Ödüllü, 20&#39;den fazla Altın ve Platin plak sahibi dünyaca ünlü besteci, gitarist ve prodüktör Javier Limon prodüktörlüğünde 11 şarkıdan oluşan2.albümü "MI VOZ"da yer alan ve Kenan Doğulu ile düet olarak seslendirdiği 'Vuelve (Kurşun Adres Sormaz Ki)' ile büyük ses getirdi. Ardı ardına, Paul Sanchezile 'Tres Palabras' ve Javier Limón'un "Viajeras" albümünde yer alan 'A Donde Te Has Ido'yu yayınlayan Elif Sanchez, Selami Şahin'in sanat kariyerinin 57. yılında birbirinden değerli isimlerin yer aldığı "Selami Şahin Şarkıları 1" albümünde kendine özgü yorumuyla 'Benim İçin Öldün Artık' şarkısına hayat verdi. Rycardo Moreno ile&#39;Verdad Amarga&#39; teklisini kaydeden Elif Sanchez , Madrid Caz Festivali'nde de beraber sahne aldığı dünyaca ünlü Alfredo Rodriguez ile 2 şarkı kaydetti. İkili,'Besame Mucho' şarkısını tekli olarak yayınladılar.İspanyolca, Portekizce, Türkçe ve Yunanca şarkılardan oluşan "Así pues&hellip;"albümü için Elif Sanchez "Albümde Guinga, Antonio Serrano, Cenk Erdoğan veDimitris Bakoulis gibi çok değerli isimlerle çalışmanın heyecanını yaşarken;Ismail Lumanovski , Panagiotis Andreou ve Engin Günaydın'ın konuk sanatçı olarak projeye dahil olması benim için ayrıca büyük bir mutluluk oldu. Yıllardır hayranlıkla takip ettiğim müzisyenlerle aynı yolculuğu paylaşmak çok kıymetliydi. Tüm bu yolculuğa ruhunu veren ve her şeyi bir araya getiren yaylı çalgılar dörtlüsü O Kwarteto ile çalışmak ise albümü unutulmaz bir deneyime dönüştürdü. 'Así pues'&hellip; sizi Brezilya'dan İspanya'ya, Yunanistan'dan Türkiye'ye uzanan duygu dolu bir yolculuğa davet ediyor. Sadece arkanıza yaslanın ve bu yolculuğun tadını çıkarın."' diyor.Elif Sanchez en son aşkın tüm katmanlarını keşfe çıktığı, kendi yazdığı Türkçe,İngilizce ve İspanyolca şarkılardan oluşan 3. Albümü "Stages of Love" albümü,&#39;Kırmızı Buğday&#39;, &#39;Ayrılıq&#39; ve 'Me Skotose Giati Tin Agapousa' teklileri ile müzikseverler ile buluşmuştu.Elif Sanchez'in 5 Haziran'da yayınlanan, İspanyolca, Portekizce, Türkçe ve Yunanca şarkılardan oluşan "Así pues&hellip;" albümü Pasion Turca etiketiyle tüm dijital platformlarda.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 13 Jun 2026 13:34:36 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Rami Çocuk ve Sanat Bienali 31 Temmuz'a kadar uzatıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/rami-cocuk-ve-sanat-bienali-31-temmuza-kadar-uzatildi-930/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/rami-cocuk-ve-sanat-bienali-31-temmuza-kadar-uzatildi-930/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_11BE65-66624B-51DA0A-62C2D2-5C499C-E1E38C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Rami Kütüphanesi'nde devam eden Rami Çocuk ve Sanat Bienali, gördüğü yoğun ilgi nedeniyle 31 Temmuz 2026 tarihine kadar uzatıldı.25 Nisan'da başlayan bienal, henüz tamamlanmadan 450 bin ziyaretçi barajını aşarak İstanbul'un en çok ilgi gören kültür sanat etkinliklerinden biri haline&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_11BE65-66624B-51DA0A-62C2D2-5C499C-E1E38C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Rami Kütüphanesi'nde devam eden Rami Çocuk ve Sanat Bienali, gördüğü yoğun ilgi nedeniyle 31 Temmuz 2026 tarihine kadar uzatıldı.25 Nisan'da başlayan bienal, henüz tamamlanmadan 450 bin ziyaretçi barajını aşarak İstanbul'un en çok ilgi gören kültür sanat etkinliklerinden biri haline geldi. Çocuklar, aileler, öğretmenler, yayıncılar, yazarlar, çizerler ve sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği bienal, resimli çocuk kitaplarını sanatın farklı disiplinleriyle buluşturan özgün yaklaşımıyla dikkat çekiyor.Yaklaşık 100 resimli çocuk kitabından ilham alınarak hazırlanan bienalde, kitaplar iki boyutlu sayfalardan çıkarak çocukların içine girebildiği, dokunabildiği ve deneyimleyebildiği üç boyutlu sanat deneyimlerine dönüşüyor. 25 enstalasyon, 14 sergi ve 7 dijital deneyim alanıyla kurgulanan bienal, ziyaretçilerine kitapların dünyasını yeniden keşfetme imkânı sunuyor.Uluslararası Bir Kültür Platformuna DönüştüBienal süresince dünyanın çocuk edebiyatı ve illüstrasyon alanındaki önemli isimleri de Rami Çocuk ve Sanat Bienali için İstanbul'daydı.Uluslararası Çocuk Kitapları Kurulu (IBBY) Yürütücü Direktörü Carolina Ballester, Hans Christian Andersen Ödülü Jüri Başkanı Shereen Kreidieh, Bratislava İllüstrasyon Bienali (BIBIANA) Direktörü Petra Flach, çocuk edebiyatının nobeli olan Hans Christian Andersen Ödüllü Brezilyalı yazar-çizer Roger Mello, İranlı çizer Shima Zarei, Brezilyalı çizer Rodrigo Mattioli'nin katıldığı etkinlikler, Rami Çocuk ve Sanat Bienali'ni uluslararası ölçekte dikkat çeken bir kültür platformuna dönüştürdü.Gerçekleştirilen panel, söyleşi ve buluşmalarda çocuk yayıncılığının geleceği, kültürel çeşitlilik, illüstrasyon sanatı ve çocukların sanatla ilişkisi gibi başlıklar ele alındı.Sergiler Yaz Boyunca Ziyarete Açık OlacakBienalin uzatılan döneminde atölye, panel, söyleşi ve sahne etkinlikleri gerçekleştirilmeyecek. Ancak ziyaretçiler, bienalin en çok ilgi gören sergilerini, enstalasyonlarını ve deneyim alanlarını 31 Temmuz 2026 tarihine kadar gezebilecek."Işıldayan Masallar", "Kitabın Serüveni", Sessiz Kitap Sergisi, ödüllü uluslararası illüstrasyon seçkileri ve çocuk kitaplarından ilham alan büyük ölçekli enstalasyonlar yaz boyunca ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürecek.Tüm ziyaretçilere ücretsiz olarak açık olan Rami Çocuk ve Sanat Bienali, çocukları, gençleri ve aileleri kitapların sayfalardan taşan renkli dünyasını keşfetmek üzere Rami Kütüphanesi'ne davet ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 13 Jun 2026 09:28:09 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Ahıska Türkleri- Kayıp Sürgünün İzinde" sergisi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ahiska-turkleri-kayip-surgunun-izinde-sergisi--6648/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ahiska-turkleri-kayip-surgunun-izinde-sergisi--6648/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8AE9F0-8984ED-C3235C-EF32B9-B7AEA2-AC225D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dışişleri Bakanlığı ve Dünya Ahıskalılar Birliği (DATÜB) işbirliğiyle gerçekleştirilecek olan ve Ahıska Türklerinin sürgününü tarihsel olarak ele almayı amaçlayan sergi 12-27 Haziran tarihleri arasında AKM Galeri'de ziyaretçileri ağırlayacak.Küratörlüğünü Beste Gürsu'nun&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8AE9F0-8984ED-C3235C-EF32B9-B7AEA2-AC225D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dışişleri Bakanlığı ve Dünya Ahıskalılar Birliği (DATÜB) işbirliğiyle gerçekleştirilecek olan ve Ahıska Türklerinin sürgününü tarihsel olarak ele almayı amaçlayan sergi 12-27 Haziran tarihleri arasında AKM Galeri'de ziyaretçileri ağırlayacak.Küratörlüğünü Beste Gürsu'nun yaptığı, sergiye özel müziklerin ise Fahir Atakoğlu tarafından bestelendiği sergi Ahıska Türklerinin sürgün sürecine ilişkin tarihsel bilgilerinin aktarılmasını, uluslararası farkındalığın artırılmasını ve bu sürecin kolektif hafızada yer bulmasını hedefliyor. Sergi, yalnızca bir kitlesel sürgünün hikâyesini değil, aynı zamanda bir halkın hafızasının nasıl parçalandığını, dayanma gücünün nasıl sınandığını ve kimliğini koruma direncinin nasıl yeniden örüldüğünü gözler önüne seriyor. Serginin, ilk defa 12 Haziran Cuma günü İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde açılmasının ardından 2026 yılı boyunca çeşitli ülkelerde ve başkent Ankara&#39;da açılması planlanıyor.Sergide Neler Var?Sergide Ahıska Türkleri sürgününün tanımı yapılarak 20. yüzyıl Rus coğrafyası ve Stalin dönemi sürgünleri hakkındaki bilgiler; grafik panolar, metinler, fotoğraf ve haritalar aracılığıyla sunulacak. Ziyaretçilere Ahıska neresidir, halkı kimdir, nereye ve neden sürgün edilmiştir? sorularına karşılık cevaplar sunulacak.&nbsp;Serginin bir bölümünde duvarlarda 1940'lı yıllarda mütevazı bir Ahıska evinde bulunan eşyalarla hazırlanmış bir oda yansıyacak. Ziyaretçiler, bir kapısından girip diğer kapısından çıkacağı Ahıska kültürel unsurlarıyla bezenmiş odada; Ahıska kilimlerinden bebek beşiklerine, yüklükte döşekten çeyiz sandığına, geride bırakılan ama asla unutulmayan pek çok eşyayı bir arada görme fırsatı bulacak.&nbsp;Tren vagonları şeklinde tasarlanan sergide gerçek bir tren istasyonundan oluşturulacak dekorlarla trenin onları götüreceği ülkeler ve sayısal veriler aktarılacak. Ayrıca trende yaşananlar koku, yapay zeka görüntüleri gibi deneyimlerle ziyaretçilere yaşatılarak empati yapılması sağlanacak.Sergi 12-27 Haziran 2026 tarihleri arasında saat 10.00-19.00 saatleri arası ziyarete açık olacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 11 Jun 2026 15:44:37 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Opera ve Bale Festivali sona erdi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/opera-ve-bale-festivali-sona-erdi-2890/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/opera-ve-bale-festivali-sona-erdi-2890/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DB5744-D81CC3-3F8826-D7AD42-C7BC21-C5E28F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Festivalde, operadan baleye, modern danstan konserlere geniş yelpazede 13 eser, 22 temsil ile sunuldu. Yabancı ve yerli konuk sanatçıların da dahil olduğu festival İstanbul'u bir kez daha uluslararası bir kültür-sanat merkezi haline getirdi.Festival, İtalyan romantik operasının en önemli&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DB5744-D81CC3-3F8826-D7AD42-C7BC21-C5E28F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Festivalde, operadan baleye, modern danstan konserlere geniş yelpazede 13 eser, 22 temsil ile sunuldu. Yabancı ve yerli konuk sanatçıların da dahil olduğu festival İstanbul'u bir kez daha uluslararası bir kültür-sanat merkezi haline getirdi.Festival, İtalyan romantik operasının en önemli eserlerinden biri olan "Lucia di Lammermoor" ile açıldı. İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenen eser, dünyaca ünlü rejisör Jean-Louis Grinda yorumuyla prömiyer yaptı."La Traviata" Operası, İstanbul Devlet Opera ve Balesi ile Azerbaycan Devlet Akademik Opera ve Bale Tiyatrosu sanatçılarının sahlenelemesi ile ve güçlü dramatik anlatımıyla öne çıktı. Verdi&#39;nin müziğinin hikâyeye evrensel bir ruh kazandırdığı eserin rejisi Recep Ayyılmaz&#39;a ait.Wolfgang Amadeus Mozart'ın Doğu ve Batı arasında hayat bulan ölümsüz eseri,&nbsp; "Saraydan Kız Kaçırma" Operası, İDOB sanatçıları ve Caner Akın rejisi ile&nbsp; Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi'nde sahnelenerek festivalin klasik opera seçkisini tamamladı.&#34;Kuğu Gölü&#34; balesi, İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından, ünlü koreograf Ricardo Amarante&#39;nin prodüksiyonu ile sahnelendi. Eserde, göl kenarında lanetlenmiş bir prensesin kader ve aşk arasındaki dramatik yolculuğu muhteşem müzik, etkileyici koreografi ile sahnelendi. İlk temsilde ADOB başdansçıları konuk sanatçı olarak sahnedeydi.Festival kapsamında gerçekleştirilen 7. İstanbul Uluslararası Bale Yarışması final gecesi, ödül töreni ve gala programı, genç dansçılara uluslararası bir platform sundu.Festivalin dikkat çeken yapımlarından "Pinokyo.exe: Çarpık Zamanlar için Bir Kukla", Carlo Collodi'nin klasik hikâyesini distopik ve teknolojik bir dünyada yeniden yorumladı. MDTİst tarafından sahnelenen eser, koreograf Erica Silgoner imzası taşıdı.Modern dans programı kapsamında ayrıca: Aslı Öztürk koreografisi ile "Kız Doğdu / III" (MDTİst) kadınların bireysel ve kolektif varoluşunu sahneye taşıdı. İlk kez festivalde izleyiciyle buluşan Ferhat Güneş koreografisi ile&nbsp; "Hiç Kuş Yok", kadına yönelik şiddet ve toplumsal duyarlılık temalarını ele alan modern dans eseri dramatik diliyle dikkat çekti.İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nin Sedat–Güzin Gürel Sanat ve Bilim Vakfı iş birliğiyle yürüttüğü "Opera Studio İstanbul Projesi" kapsamında yetişen genç solistler,&nbsp; "Opera Studio Sezon Finali" konserinde sahne alarak izleyiciyle buluştu.Festival programında yer alan tematik konserler de ilgi gördü:"Altın Çağın Kadınları", antik dünyadan kadın figürlerini müzikle buluşturdu.&nbsp;Goethe'nin Doğu-Batı Divanından ilham alan "Suleika Lied Akşamı", romantik lied repertuvarına odaklandı.&nbsp;Devlet Çok Sesli Korosu ile ortak sunulan "Aurora", farklı coğrafyaların müzikal miraslarını bir araya getirerek doğanın sesleri ile insanın içsel yolculuğunu sahnede buluşturdu.&nbsp;"Küçük Prens" Çocuk Operası , dünya prömiyeriyle minik izleyicilerle buluştu. Ahmet Sait Karabulut'un bestelediği, Şahan Gürkan rejisiyle sahnelenen eser, çocuklara dostluk, sorumluluk ve sevgi temalarını sahne diliyle aktardı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 11 Jun 2026 08:59:51 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dünya çocuk edebiyatının liderleri İstanbul'da buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dunya-cocuk-edebiyatinin-liderleri-istanbulda-bulustu-8218/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dunya-cocuk-edebiyatinin-liderleri-istanbulda-bulustu-8218/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FAC266-E294BA-984F23-6B3DF3-A1DD6E-86C306.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Taner Beyoğlu moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, Uluslararası Çocuk Kitapları Kurulu (IBBY) Yürütücü Direktörü Carolina Ballester, Hans Christian Andersen Ödülü Jüri Başkanı Shereen Kreidieh ve&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FAC266-E294BA-984F23-6B3DF3-A1DD6E-86C306.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Taner Beyoğlu moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, Uluslararası Çocuk Kitapları Kurulu (IBBY) Yürütücü Direktörü Carolina Ballester, Hans Christian Andersen Ödülü Jüri Başkanı Shereen Kreidieh ve Bratislava İllüstrasyon Bienali (BIBIANA) Direktörü Petra Flach konuşmacı olarak yer aldı.Ballester: "Bienal çocuk kitaplarının eğlenceli tarafını öne çıkarıyor"Uluslararası Çocuk Kitapları Kurulu (IBBY) Yürütücü Direktörü Carolina Ballester, çocuk kitaplarının yalnızca eğitim aracı olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, iyi çocuk kitaplarının aynı zamanda eğlendirmesi gerektiğini söyledi.Rami Çocuk ve Sanat Bienali'nin çocuk kitaplarının niteliğini ve yaratıcı yönünü görünür kıldığını ifade eden Ballester, "Çocuk kitapları eğlendirici olmalı. Sadece eğitim amaçlı olmamalı. Rami Çocuk ve Sanat Bienali'nin çocuk kitaplarının kalitesini ve eğlenceli tarafını öne çıkardığını görüyorum. Çok gelecek vadeden bir bütünlük oluşturulmuş." dedi.Çocuk kitaplarının kültürler arasında köprü kurduğunu vurgulayan Ballester, nitelikli çocuk yayınlarının farklı toplumlar arasında anlayışı güçlendiren birer barış elçisi olduğunu belirtti.Kreidieh: "Türkiye'nin çocuk edebiyatına verdiği önemi burada gördüm"IBBY Hans Christian Andersen Ödülleri Jüri Başkanı Shereen Kreidieh ise Rami Kütüphanesi'nde düzenlenen bienalin çocuk edebiyatına verilen önemin somut göstergelerinden biri olduğunu söyledi."İstanbul'un merkezinde böyle bir kütüphanede çocuk ve sanat bienalinin düzenlenmesi, çocuk edebiyatına verdiğiniz değeri gösteriyor." diyen Kreidieh, bienalin kitapları iki boyutlu sayfalardan çıkararak çocukların deneyimleyebileceği sanat ve oyun alanlarına dönüştürmesinin dikkat çekici olduğunu ifade etti.Çocuk edebiyatında çeşitliliğin önemine değinen Kreidieh, "Sanatın ve hikâye anlatımının tek bir yolu yoktur. Çocuk kitapları dünyadaki çeşitliliği yansıtır. Burada da sanatın farklı biçimlerde çocuk kitaplarıyla buluştuğunu görmek çok değerli." değerlendirmesinde bulundu.Flach: "Çocuk kitapları çocukların sanatla kurduğu ilk temas"Bratislava İllüstrasyon Bienali (BIBIANA) Direktörü Petra Flach da çocuk kitaplarının çocukların sanatla tanıştığı ilk alanlardan biri olduğunu belirtti.İllüstrasyonların çocukların hem kendilerini hem de çevrelerindeki dünyayı anlamalarına yardımcı olduğunu ifade eden Flach, "Çocuk kitapları çok kültürlülüğü, sosyal çeşitliliği, çevre sorunlarını ve göç gibi çağımızın önemli meselelerini yansıtıyor. Çizimler dünyayı olduğu gibi gösteriyor." dedi.Çağdaş illüstrasyonun kültürler arasında güçlü bir iletişim dili oluşturduğunu kaydeden Flach, görsellerin dil engellerini aşarak evrensel bir anlatım sunduğunu vurguladı.Beyoğlu: "Rami Çocuk ve Sanat Bienali amiral etkinliğimiz"Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Taner Beyoğlu ise Rami Kütüphanesi'nin açıldığı günden bu yana milyonlarca ziyaretçiyi ağırladığını belirterek, bienalin kurumun en önemli kültür sanat projeleri arasında yer aldığını söyledi.Beyoğlu, "Rami Çocuk ve Sanat Bienali bizim amiral etkinliğimiz. Çocuk edebiyatından ilham alan yüzlerce sanat eseri ve enstalasyonu bir araya getirerek zengin bir kültürel ekosistem oluşturuyoruz. Burada kitaplar, sanat ve hayal gücü buluşuyor. Bienalimiz başlangıcından bu yana yüz binlerce ziyaretçiyi ağırladı ve ağırlamaya devam ediyor." ifadelerini kullandı.Uluslararası kültür buluşmasıDünyanın çocuk edebiyatı ve yayıncılık alanındaki en önemli kurumlarının liderlerini İstanbul'da buluşturan panel ile Rami Çocuk ve Sanat Bienali'nin yalnızca ulusal ölçekte değil, uluslararası kültür ve yayıncılık dünyasında da dikkat çeken bir platform haline geldiğini ortaya koydu.Çocuk kitaplarında kültürel çeşitlilik, yerel hikâyelerin evrensel anlatılara dönüşmesi, çocuk yayıncılığının geleceği ve illüstrasyonun kültürlerarası rolünün ele alındığı panel, Rami Çocuk ve Sanat Bienali'nin uluslararası niteliğini güçlendiren önemli buluşmalardan biri oldu.Yaklaşık 100 resimli çocuk kitabından ilham alınarak hazırlanan bienal; 25 enstalasyon, 14 sergi, 7 dijital deneyim alanı ve tekil 500'ün üzerinde toplamda 1.600'ün üzerinde etkinlikle ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 10 Jun 2026 11:51:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Doğu ile Batı arasında bir Mozart klasiği]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dogu-ile-bati-arasinda-bir-mozart-klasigi-3364/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dogu-ile-bati-arasinda-bir-mozart-klasigi-3364/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C0C2BD-E26615-67BFF5-71DE55-D8FBCC-95CCFB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Wolfgang Amadeus Mozart&#39;ın başyapıtlarından, libretttosu Johann Gottlieb Stephanie'ye ait&nbsp; "Saraydan Kız Kaçırma" operası,&nbsp; İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelendi. Sahnelendiği ilk günden beri kapalı gişe oynayan eser, hem komik hem de derinlikli bir yapıt&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C0C2BD-E26615-67BFF5-71DE55-D8FBCC-95CCFB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Wolfgang Amadeus Mozart&#39;ın başyapıtlarından, libretttosu Johann Gottlieb Stephanie'ye ait&nbsp; "Saraydan Kız Kaçırma" operası,&nbsp; İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelendi. Sahnelendiği ilk günden beri kapalı gişe oynayan eser, hem komik hem de derinlikli bir yapıt olarak; kahramanlık, aşk, özgürlük ve onur gibi evrensel temaları işlerken, dönemin sosyal sınıf yapıları ve harem kültürü hakkında da önemli izlenimler sundu.Eserde, klasik konunun en önemli unsurlarından biri olan Türklerin kin tutmak yerine merhamete önem vermesi vurgulanıyor. 18. yüzyılın sonlarında Osmanlı İmparatorluğu&#39;nda geçen eser, İspanyol soylusu Belmonte&#39;nin, korsanlar tarafından kaçırılarak Paşa Selim&#39;in sarayına getirilen sevgilisi Konstanze&#39;yi kurtarma mücadelesini anlatır. Belmonte ve uşağı Pedrillo&#39;nun hazırladığı kaçış planı, sarayın bekçisi Osmin&#39;in engelleriyle karşılaşırken hikâye aşk, sadakat ve özgürlük temaları etrafında gelişir. Operanın en etkileyici yönlerinden biri ise, finalde Paşa Selim&#39;in intikam yerine affetmeyi seçmesidir. Bu beklenmedik son, hoşgörü ve merhametin öne çıktığı hümanist bir mesaj vererek eserin evrensel değerini güçlendirir. Eserde, 1918 İspanyol Gribi ile günümüz salgınları arasındaki benzerliklere dikkat çekilerek tarihin tekerrür eden yönü vurgulanıyor.Rejisör Caner Akın'ın sahneye koyduğu eserde, İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası'nı Zdravko Lazarov yönetti. Eserin dekor ve kostüm tasarımı Olcay Engin Kaymaz'a, ışık tasarımı ise Taner Aydın'a ait. Paolo Villa'nın koro şefliğini üstlendiği eserin koreografisi ise Tan Sağtürk'e ait.Festivalde sahnelenen temsillerde; Erdem Erdoğan "Belmonte"; Tuncay Kurtoğlu, "Osmin"; Eylem Demirhan "Konstanze"; Ecem Arıcasoy Yazoğlu "Blonde"; Berk Dalkılıç "Pedrillo"; Caner Akın "Selim Paşa"; Efe Onur Kardeş&nbsp; ve Mehmet Mazhar Elgin "çocuk" rolünde sahnedeydiler.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 10 Jun 2026 08:53:15 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yapay Zeka Film Yarışması'nda ödüller sahiplerini buldu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yapay-zeka-film-yarismasinda-oduller-sahiplerini-buldu-2872/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yapay-zeka-film-yarismasinda-oduller-sahiplerini-buldu-2872/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_881CE6-9C7592-1DF4C3-C9942F-C12AB6-B59991.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ödül töreni öncesi, Aksuvital Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Aksu ve İstinye Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nezih Erdoğan ile Dr. Senai Demirci birer konuşma yaptı.&nbsp;Yunus Aksu, İstinye Üniversitesi Topkapı Kampüsü&#39;nde düzenlenen törende yaptığı açıklamada,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_881CE6-9C7592-1DF4C3-C9942F-C12AB6-B59991.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ödül töreni öncesi, Aksuvital Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Aksu ve İstinye Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nezih Erdoğan ile Dr. Senai Demirci birer konuşma yaptı.&nbsp;Yunus Aksu, İstinye Üniversitesi Topkapı Kampüsü&#39;nde düzenlenen törende yaptığı açıklamada, teknolojik yenilikleri takip etmenin ötesine geçilmesi gerektiğini belirterek: &#34;Sanatın ve bilimsel gelişmelerin öncüsü olmalıyız. Aksuvital, kendi AR-GE sistemini yıllar önce kurmuş, sektörünün bu konuda öncülüğünü üstlenmiştir. Üniversiteler başta olmak üzere, TÜBİTAK gibi bilim kuruluşlarıyla da iş birlikleri ve ortak proje geliştirme gibi önemli misyonlar taşımaktayız. Bugün de, gençlerimizin sanatla teknolojiyi buluşturduğu bu etkinliği, yürekten destekliyoruz.&#34; dedi.Yarışmacıların, sinema dilini, yapay zeka destekli üretim araçlarıyla yeniden yorumladığı yarışmada, ortaya çıkan eserler geleceğin film anlayışına dair güçlü ipuçları verdi. Katılımcılar tarafından hazırlanan kısa filmler; sinematik görüntü kalitesi, özgün hikaye akışı ve dijital sanat estetiğiyle, öğretim üyeleri ve izleyenlerden tam not aldı. Yapay zeka destekli görüntü yönetimi sayesinde, sahnelerde etkileyici ışık kullanımı, güçlü atmosfer tasarımı ve profesyonel kamera geçişleri öne çıkarken; yapay zeka tabanlı ses teknolojileri ise karakterlere doğal ve etkileyici bir anlatım kazandırdı.İstinye Üniversitesi Topkapı Kampüsü&#39;nde düzenlenen törende, dereceye giren yarışmacılar ödüllerini Yunus Aksu, Prof. Dr. Nezih Erdoğan ile diğer öğretim üyelerinin elinden aldı. Yarışmada 1&#39;incilik ödülünü İsmail Bulut alırken, 2&#39;incilik ödülü Semih Tözge'nin, 3&#39;üncülük ödülü ise Ahmet Duvar'ın oldu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 10 Jun 2026 02:10:53 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Eski Türkiye güzelinden müzik dünyasına güçlü dönüş]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/eski-turkiye-guzelinden-muzik-dunyasina-guclu-donus-2128/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/eski-turkiye-guzelinden-muzik-dunyasina-guclu-donus-2128/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0F55E3-D4AAF8-38F49E-50AA36-A5CE23-C67825.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Üniversitesi Radyo, Sinema ve Televizyon Bölümü mezunu olan başarılı isim; televizyon, tiyatro, sunuculuk ve seslendirme alanlarındaki kariyerinin ardından tutkusu olan müziğe profesyonel olarak yöneldi.&nbsp;Şan eğitimini başarılı müzisyen Günay Acar'dan alan sanatçı,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0F55E3-D4AAF8-38F49E-50AA36-A5CE23-C67825.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Üniversitesi Radyo, Sinema ve Televizyon Bölümü mezunu olan başarılı isim; televizyon, tiyatro, sunuculuk ve seslendirme alanlarındaki kariyerinin ardından tutkusu olan müziğe profesyonel olarak yöneldi.&nbsp;Şan eğitimini başarılı müzisyen Günay Acar'dan alan sanatçı, söz ve müziği tamamen kendisine ait olan "Şaka" ile dinleyicilere hem enerjik hem de duygusal bir atmosfer sunuyor. Seçkin, şarkının ilham sürecine dair dikkat çeken bir detayı da paylaşıyor: "Şaka"yı bir rüyasında duyduğunu, uykudan aniden uyandığında melodinin ve hissin zihninde çok net olduğunu, ardından şarkının sözlerinin devamını büyük bir heyecanla yazdığını ifade ediyor.&nbsp;Modern altyapısı, sıcak yaz enerjisi, ritmik yapısı ve kolay ezberlenen nakaratıyla dikkat çeken şarkı, bu yazın en iddialı ve dillere dolanacak pop hitlerinden biri olmaya aday gösteriliyor. Şarkının aranjesinde Göksel Kamçı, mix ve mastering çalışmalarında ise Özgür Yurtoğlu imzası bulunuyor. Hülya Seçkin'in samimi duygularını modern pop tınılarıyla buluşturan "Şaka", yaz aylarında dinleyicisinin içini ısıtacak.&nbsp;Şarkının klibi Berlin'de çekildiŞarkının dikkat çeken klibi ise uluslararası projeleriyle öne çıkan Ukraynalı yönetmen Anastasia Adam tarafından Berlin'de çekildi. Güzelliği ve zarafetiyle kamera karşısında dikkat çeken Hülya Seçkin'e, klip boyunca başarılı ve iddialı dansçılar eşlik etti. Estetik görüntüleri, enerjik sahneleri ve modern atmosferiyle öne çıkan klip için konuşan Seçkin, "Anastasia Adam gibi vizyoner bir yönetmenle çalışmak benim için çok özel bir deneyimdi. Berlin'de klip çekmek ise unutamayacağım tatlı bir anı olarak hayatımda yerini aldı. Çekimler boyunca çok keyifli ve yaratıcı bir süreç yaşadık" sözleriyle duygularını dile getirdi.Müzik kariyerine güçlü bir dönüş yapan Hülya Seçkin, sahne performanslarıyla da dikkat çekmeye hazırlanıyor. Güçlü yorumu ve sahne enerjisiyle öne çıkan sanatçı, çok yakında Türkiye'nin farklı şehirlerinde sahne programlarıyla dinleyicileriyle buluşmaya başlayacak.&nbsp;Hülya Seçkin&#39;in yeni projesi "Şaka" tüm dijital müzik platformlarında ve klibi Hülya Seçkin YouTube kanalında yayında.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 09 Jun 2026 12:43:38 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye'nin ilk çocuk robot tiyatrosu  AKM'de tanıtıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-ilk-cocuk-robot-tiyatrosu-akmde-tanitildi-6214/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-ilk-cocuk-robot-tiyatrosu-akmde-tanitildi-6214/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B84EA4-5EA169-3B36D1-60CC21-DBADDC-74F679.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çocuk tiyatrosunda teknolojiyle sahne sanatlarını buluşturan yenilikçi yapım "Neci'nin Diji Maceraları-3", sunucu ve tiyatro oyuncusu Özgür Özgülgün'ün moderatörlüğünde düzenlenen toplantıyla tanıtıldı. Mezo Group ve CEO Event ortaklığıyla hayata geçirilen tiyatro oyununda&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B84EA4-5EA169-3B36D1-60CC21-DBADDC-74F679.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çocuk tiyatrosunda teknolojiyle sahne sanatlarını buluşturan yenilikçi yapım "Neci'nin Diji Maceraları-3", sunucu ve tiyatro oyuncusu Özgür Özgülgün'ün moderatörlüğünde düzenlenen toplantıyla tanıtıldı. Mezo Group ve CEO Event ortaklığıyla hayata geçirilen tiyatro oyununda sahne alacak yapay zeka Diji Misha ve robot Mini Ada da basın mensuplarıyla buluştu.Dr. Nabat Garakhanova: "Kuşaklar Değiştikçe Dijital Dünya da Gelişiyor"Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Tiyatro Salonu'nda gerçekleştirilen lansmanda konuşan oyunun yazarı Dr. Nabat Garakhanova; "Gerçekten çok heyecanlıyım; çünkü yaklaşık 3 yıldır &#39;Neci'nin Diji Maceraları&#39; kitabını yazıyorum. Asıl uzmanlık alanımın dijital okuryazarlık ve yapay zeka okuryazarlığı ama ruhunuz çocuk olunca her zaman masallarla hareket etmek istiyorsunuz. Zaten masallar ve hayaller bizi büyütüyor, üretmemizi sağlıyor. Şunu fark ettim ki, analog sistemde bir şeyi ürettikten sonra onu deneyimlemek, benimsemek ve kabul etmek için belli bir vaktimiz oluyordu. Fakat dijital evrende her şey o kadar hızlı gelişiyor ki... Bugün var olan bir sosyal medya mecrası 2 ay sonra yok olabiliyor ya da bugün tanıştığımız teknolojik bir ürün yarın bulunamayabiliyor. Kuşaklar değiştikçe dijital dünya da gelişiyor." ifadelerini kullandı."Robotlar Hayatımızın Tamamen Bir Parçası Olacak"Teknolojiyi sanatla buluşturmanın en büyük hayali olduğunu belirten Garakhanova, "Madem bu kadar dijitale, metaverse&#39;e ulaştık; teknoloji, robot ve yapay zekayla iç içeyiz; o halde bunları sanata taşımamız gerekiyordu. Çünkü bunlar artık hayatımızın bir parçası. 3-4 yıl sonra robotlar hayatımızın tamamen içinde olacak. İnsan-robot ilişkileriyle ilgili pek çok çalışma ve deneme yapılıyor. Biz de bu alanda öncü olmak istedik ve Türkiye&#39;nin ilk robot tiyatrosunu planladık. Bu yapıdaki amacımız; Neci ve arkadaşlarının, yapay zekayla her seferinde yeni bir macera yaşaması. Hikayelerdeki bu süreçleri; bol teknoloji, lazer şovları ve üst düzey teknolojik içeriklerle bir tiyatro oyununa dönüştürerek sahneleyeceğiz." diye konuştu."Türkiye&#39;deki Gençler Teknolojiye Çok Açık"Fütüristik olan her şeyin şu anda hızla gerçeğe dönüştüğünü vurgulayan Garakhanova şöyle devam etti:"Türkiye&#39;deki gençler teknolojiye çok açık. Dijital alandaki öncü isimlerimiz, dünyada Türk bayrağını dalgalandırıyor. Dolayısıyla bu bölgedeki teknolojiye yatkın, inanılmaz değerli genç nüfusa ve onlardan sonra gelen nesillere doğruları öğretmek istiyoruz; amacımız bunu oyunlaştırmak. Bu yüzden tiyatromuzda, çok değerli karakterlerle beraber çevre bilincini ve aile bağlarımızı anlatacağız. Biz Türk toplumu olarak aileye çok kıymet veririz ve bu dijital çağda aile bağlarının kaybolmaması gerekir. Bizler halayla, teyzeyle, babaanneyle, anneanneyle ve dedelerle büyüyen bir toplumuz; bu değerin dijital dünyada yok olmaması şart. Oyunda, şu anki iklim krizinden dolayı yaşanan çevre ve su sorunlarına birçok farklı değere dokunuyoruz."Geleceğin Sahnesinde İnsan ve Robot İş BirliğiLansmanın moderatörü Özgür Özgülgün'ün sorularını yanıtlayan yapımın robot oyuncusu Mini Ada, robotların gelecekte tiyatrolarda yer alıp almayacağı sorusuna dikkat çekici bir yanıt verdi. Robotların insanların yerini almak için değil, onların yaratıcılığını desteklemek için sahnede olacağını belirten Mini Ada, teknoloji ve sanatın birlikte çok güzel işler çıkarabileceğini ve geleceğin tiyatrosunda insanlar ile robotların aynı sahneyi paylaşacağını ifade etti.Özgür Özgülgün'ün "Çocuk seyirciler seni sevecekler mi?" sorusunu ise içtenlikle yanıtlayan Mini Ada, kendisi için en büyük ödülün çocukların alkışları ve yüzlerindeki gülümseme olduğunu söyleyerek; onlarla eğlenmenin, dans etmenin ve öğrenmenin en sevdiği şey olduğunu dile getirdi.Çocuklar ve Aileler İçin Sıra Dışı Bir Sahne Yolculuğu KapıdaAkın Robotik ve Butik İnsan Kaynakları'nın katkılarıyla hayata geçirilen "Neci'nin Diji Maceraları-3"; teknoloji, sanat ve eğlenceyi tek bir sahne deneyiminde buluşturarak çocuklara ve ailelerine birlikte keşfedebilecekleri sıra dışı bir tiyatro yolculuğu sunmaya hazırlanıyor. Basın lansmanıyla kamuoyuna duyurulan yenilikçi yapım, Ekim ayında seyirciyle buluşacak.Dijital Çağın Çocuklarına Yepyeni Bir Sanat VizyonuSahne sanatlarında robot oyuncuları çocuklarla Türkiye'de ilk kez buluşturan yapım, teknolojik ve modüler sahne tasarımıyla klasik çocuk tiyatrosunun sınırlarını aşıyor. Özel tasarlanan kostümler, LED ekran sistemleri, green screen uygulamaları, canlı video art kullanımı ve hareket yakalama teknolojileriyle desteklenen sahne yapısı, çocukları dijital evrenin içine taşıyan dinamik bir atmosfer yaratıyor. Farklı yeteneklere sahip robotların yer aldığı projede, teknoloji ve performans sanatı aynı anlatı çatısı altında birleşiyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 09 Jun 2026 10:59:43 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Binlerce caz sever Boğaz kıyısında buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/binlerce-caz-sever-bogaz-kiyisinda-bulustu-3582/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/binlerce-caz-sever-bogaz-kiyisinda-bulustu-3582/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CCC72C-C8F33D-0483AD-5A6238-64F3B2-82D832.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Galataport İstanbul'un bu yıl üçüncü edisyonunu düzenlediği Galataport Jazz, 6-7 Haziran tarihlerinde Doğuş Meydanı'nda müzikseverlerle buluştu. Volkswagen ana sponsorluğunda, Doğuş Perakende altındaki Breitling sponsorluğu, %100 Müzik ve Red Icon katkıları, KIKO Milano, Novotel&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CCC72C-C8F33D-0483AD-5A6238-64F3B2-82D832.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Galataport İstanbul'un bu yıl üçüncü edisyonunu düzenlediği Galataport Jazz, 6-7 Haziran tarihlerinde Doğuş Meydanı'nda müzikseverlerle buluştu. Volkswagen ana sponsorluğunda, Doğuş Perakende altındaki Breitling sponsorluğu, %100 Müzik ve Red Icon katkıları, KIKO Milano, Novotel İstanbul Bosphorus ve İGA Pass sponsorlukları ile D.ream restoranlarının destekleri, Pozitif ve D.Exe organizasyonuyla gerçekleşen festival, iki gün boyunca cazın farklı türlerinden sanatçıları Boğaz kıyısında ağırladı.Festival, 6 Haziran Cumartesi günü Kaan Arslan Co.'nun performansıyla başladı. Ardından ÜÇ feat. Erik Truffaz ve Burhan Öçal &amp; The Trakya All Stars sahne aldı. Gecenin finalinde Frankie'de gerçekleşen Gabriels (DJ Set), festival atmosferini gece saatlerine taşıdı. 7 Haziran Pazar günü ise Grammy ödüllü Avery*Sunshine dinleyicilerle buluşurken, festivalin kapanışını Morcheeba gerçekleştirdi.İki gün boyunca Galataport İstanbul'un Doğuş Meydanı'nda gerçekleşen performanslar, farklı kuşaklardan caz severleri aynı atmosferde buluştururken, festival bir kez daha İstanbul'un açık hava kültür-sanat etkinlikleri arasında öne çıkan buluşmalarından biri oldu.Galataport İstanbul Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Bali, kapanışın ardından yaptığı değerlendirmede, festivalin bu katkısı şu sözlerle ifade etti: "Galataport Jazz'ın üçüncü edisyonunu geride bırakırken, festivalin İstanbul'un kültür-sanat yaşamında kendine özgü bir yer edinmeye başladığını görmekten mutluluk duyuyoruz. Galataport İstanbul'u tasarlarken hedefimiz, şehrin günlük hayatıyla iç içe yaşayan, kültür, sanat ve deneyimi bir araya getiren bir mahalle oluşturmaktı. Galataport Jazz da bugün bu yaklaşımın en güçlü yansımalarından biri haline geldi. Boğaz'ın doğal bir sahne fonu oluşturduğu bu eşsiz atmosferde farklı kuşakları ve farklı kültürlerden insanları caz etrafında buluşturan festivalimizin, önümüzdeki yıllarda da İstanbul'un kültürel kimliğiyle özdeşleşen ve uluslararası ölçekte takip edilen önemli şehir festivallerinden biri olmasını hedefliyoruz."Doğuş Hospitality &amp; Retail Eğlence ve Etkinlik Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Batuhan Alioğlu ise şunları kaydetti: ""Bu yıl da birbirinden değerli sanatçıları ve farklı müzikal yaklaşımları aynı festival çatısı altında buluşturduk. Morcheeba'dan Avery*Sunshine'a, Burhan Öçal &amp; The Trakya All Stars'tan ÜÇ feat. Erik Truffaz'a uzanan programımızla müzikseverlere iki gün boyunca güçlü bir festival deneyimi sunmayı amaçladık. Galataport İstanbul'un benzersiz atmosferiyle birleşen bu programın gördüğü ilgiden büyük memnuniyet duyuyoruz. Galataport Jazz'ın her yıl daha da güçlenerek büyüyeceğine inanıyoruz."İstanbul'un denizle iç içe gastronomi, alışveriş, kültür ve sanat mahallesi Galataport İstanbul, Galataport Jazz ile ziyaretçilerine yalnızca bir müzik festivali değil, şehrin ritmini Boğaz kıyısında deneyimleyebilecekleri bütünsel bir kültür-sanat deneyimi de sundu. Başarılı bir yılı geride bırakan festival, gelecek yıl gerçekleştirilecek dördüncü edisyon için şimdiden beklenti yarattı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 09 Jun 2026 10:58:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Doğanın sesleri festival sahnesinde]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/doganin-sesleri-festival-sahnesinde-816/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/doganin-sesleri-festival-sahnesinde-816/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_ED7823-9EB437-4AC9A4-B62C0D-62686C-447BBF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Atatürk Kültür Merkezi Opera Salonu'nda gerçekleşen ve adını kuzey ışıklarından alan konser, farklı coğrafyaların müzikal miraslarını bir araya getirerek doğanın sesleri ile insanın içsel yolculuğunu aynı sahnede buluşturdu.İsveç, Estonya, Letonya, Norveç ve Amerika'dan bestecilerin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_ED7823-9EB437-4AC9A4-B62C0D-62686C-447BBF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Atatürk Kültür Merkezi Opera Salonu'nda gerçekleşen ve adını kuzey ışıklarından alan konser, farklı coğrafyaların müzikal miraslarını bir araya getirerek doğanın sesleri ile insanın içsel yolculuğunu aynı sahnede buluşturdu.İsveç, Estonya, Letonya, Norveç ve Amerika'dan bestecilerin eserlerinden oluşan program, dinleyicileri tarihsel, kültürel ve duygusal katmanlar arasında dolaştıran bütünlüklü bir anlatı sundu. Doğanın sesleri, insan sesiyle yeniden şekillenirken; ışık ve karanlık, yaşam ve yıkım, yalnızlık ve aidiyet gibi temalar müzik aracılığıyla sahneye taşındı.Konserde Henriette Renié, Ēriks Ešenvalds, Raimund Tiguls, Eric Whitacre, Bodvar Moe ve Veljo Tormis'in eserleri seslendirildi. Her biri doğadan ve insanın doğayla kurduğu ilişkiden beslenen bu eserler, dinleyicilere hem duyusal hem de düşünsel bir deneyim sundu.Programın öne çıkan anlarından biri, Ēriks Ešenvalds'ın Stars adlı eserinde kullanılan cam bardak rezonansları oldu. Eserin saydam ses dokusu, gökyüzünün sonsuzluğunu ve yıldızların ışığını çağrıştıran etkileyici bir atmosfer yarattı. Kuzey ışıklarından ilham alan sahne ve ışık tasarımı da konserin anlatımını güçlendiren önemli unsurlar arasında yer aldı.Veljo Tormis'in Curse Upon Iron (Demire Lanet) adlı Kalevala geleneğinden beslenen eser, Devlet Çoksesli Korosu tarafından Türkçe çevirisiyle seslendirilerek dinleyicilerle buluştu. İnsanlığın savaş ve şiddetle olan ilişkisini sorgulayan eser, konserin dramatik zirvelerinden biri olarak dikkat çekti.Eric Whitacre'ın Cloudburst adlı eseri ise yağmur fırtınasının atmosferini insan sesi, alkış ve beden ritimleri aracılığıyla sahneye taşıdı. Koro, eserde adeta doğanın kendisine dönüşerek dinleyicilere etkileyici bir işitsel deneyim sundu. Bodvar Moe düzenlemesiyle seslendirilen İsveç halk ezgisi Trilo ise yalın anlatımı ve doğal vokal akışıyla programda yer aldı.AURORA, yalnızca kuzey ışıklarının görsel etkisini konu alan bir konser olmanın ötesine geçerek, insanın doğa ile kurduğu ilişkinin farklı boyutlarını müzik aracılığıyla ele aldı. Arkaik seslerden çağdaş koro edebiyatına uzanan program, kültürel hafızanın izlerini günümüz yorumuyla buluşturdu. Konser, Devlet Çoksesli Korosu Şefi Burak Onur Erdem yönetiminde gerçekleştirildi. Programda piyanoda Gülce Sevgen, arpta İlayda Sezen, perküsyonda ise Miraç Biçer ve Mehmet Çınar Yılmaz yer aldı]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 09 Jun 2026 10:43:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Genç yetenekten ikinci kişisel sergi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/genc-yetenekten-ikinci-kisisel-sergi-8213/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/genc-yetenekten-ikinci-kisisel-sergi-8213/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D3AA54-F74B23-FDC7C6-E92CB0-80F828-0F664F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Henüz 14 yaşında olmasına rağmen özgün tarzıyla dikkat çeken Evrim Doğukan Ketenci, insan figürleri, doğa ve günlük yaşamdan kesitlere yer verdiği ikinci kişisel sergisini, dünyayı bir çocuğun gözünden göstererek insanlara ilham vermek ve onların kalbine dokunabilmek amacıyla&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D3AA54-F74B23-FDC7C6-E92CB0-80F828-0F664F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Henüz 14 yaşında olmasına rağmen özgün tarzıyla dikkat çeken Evrim Doğukan Ketenci, insan figürleri, doğa ve günlük yaşamdan kesitlere yer verdiği ikinci kişisel sergisini, dünyayı bir çocuğun gözünden göstererek insanlara ilham vermek ve onların kalbine dokunabilmek amacıyla açtığını belirtiyor. Çizim sürecindeki sevinç ve heyecanını resimlerine aktarırken sanatı &#34;bir rengin başka bir renge dönüşmesi&#34; olarak tanımlayan genç sanatçı, canlı renkleri yaşayan birer varlık olarak gördüğünü ifade ederek renklerin felsefesine çarpıcı bir bakış açısı sunuyor.&nbsp;Yeni çalışmalarını sanatseverlerle buluşturmaktan büyük mutluluk duyan Ketenci, bu yaratıcı yolculuğundaki en büyük destekçisi olan annesine duyduğu minneti ise bu anlamlı sergiyi ona ithaf ederek dile getiriyor.Evrim Sanat Galerisi'nin kurucusu ve yöneticisi Betül Ketenci de genç sanatçının gelişiminden duydukları gururu dile getirerek, genç yeteneğin ilk kişisel sergisi "Evlex Tartunya"'ya geçtiğimiz sezonda ev sahipliği yaptıklarını hatırlatıyor. 2026 yaz sezonunun bu son sergisi olan "Evrimleşen Turtalar" ile sezona veda ettiklerini belirten Betül Ketenci, galerinin en genç ressamının hayal dünyasına konuk oldukları bu rafine sergiyi ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyduklarını vurgulayarak tüm sanatseverleri bu özel deneyimi paylaşmaya davet ediyor.&nbsp;Genç bir sanatçının iç dünyasına pencereler açan, hem yaşının ötesindeki duygusal olgunluğu hem de güçlü renk paletiyle hayranlık uyandıran "Evrimleşen Turtalar" sergisi, 20 Haziran 2026 tarihine kadar Evrim Sanat Galerisi'nde ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 09 Jun 2026 02:40:04 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Halkbank Çocuk Tiyatrosu 34 bin çocuğa ulaştı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/halkbank-cocuk-tiyatrosu-34-bin-cocuga-ulasti--5968/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/halkbank-cocuk-tiyatrosu-34-bin-cocuga-ulasti--5968/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3A4E38-69C971-E0E428-F6DFC8-721872-3C0BF8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Halkbank'ın toplumsal fayda odaklı çalışmaları kapsamında faaliyet gösteren Halkbank Çocuk Tiyatrosu'nun "Süper Kahramanlar: Dünyamızı Koruyoruz!" oyunu, kış ve bahar sezonu boyunca yaptığı iki turne boyunca yaklaşık 34 bin çocuğa ulaşarak büyük bir başarıya imza attı.&nbsp;Başrolünde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3A4E38-69C971-E0E428-F6DFC8-721872-3C0BF8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Halkbank'ın toplumsal fayda odaklı çalışmaları kapsamında faaliyet gösteren Halkbank Çocuk Tiyatrosu'nun "Süper Kahramanlar: Dünyamızı Koruyoruz!" oyunu, kış ve bahar sezonu boyunca yaptığı iki turne boyunca yaklaşık 34 bin çocuğa ulaşarak büyük bir başarıya imza attı.&nbsp;Başrolünde ünlü oyuncu Azra Akın'ın yer aldığı ve yönetmenliğini Hakkı Ergök'ün yaptığı oyun, erken yaşta kaynak yönetimi, tüketim ve çevre bilinci oluşturma hedefiyle yola çıktı. İlk turnesinin ardından Türkiye'nin farklı bölgelerini dolaşmaya devam eden oyun, 6-7 Haziran tarihlerinde Rami Çocuk ve Sanat Bienali kapsamında gerçekleştirilen özel gösterimlerle ikinci turnesini de başarıyla tamamladı.Oyunda öğretmen karakterine hayat veren Azra Akın, turneler kapsamında Türkiye'nin birçok şehrinde çocuklarla buluştuklarını söyledi. Bu sayede okullarda bilinçli tüketim ve çevre bilinci konularına verilen önemi yakından görme fırsatı bulduklarını dile getiren Akın, "Biz de eğlenceli ve müzikli oyunumuzla bu konuların pekiştirilmesine katkı sağladık. Hem bu oyunları izlemiş çocuklar adına hem de ekibim adına Halkbank&#39;a çok teşekkür ediyorum. Bu yolculukta bizimle birlikte olması bizim için çok anlamlıydı." diye konuştu.&nbsp;6-12 yaş grubundaki çocuklara hitap eden "Süper Kahramanlar: Dünyamızı Koruyoruz!" oyunu, Halkbank'ın sosyal sorumluluk yaklaşımı doğrultusunda kurgulandı. "Azalt, Yeniden Kullan, Geri Dönüştür" temasıyla sergilenen 35 dakikalık interaktif oyunla kaynakları verimli kullanmanın önemi çocuklara günlük hayattan örneklerle aktarıldı. Gösterimlerin sonunda çocuklara armağan edilen kumbaralarla ise sahnede verilen mesajların kalıcı birer tasarruf alışkanlığına dönüşmesi hedeflendi.Halkbank, toplumsal fayda sağlayan sosyal sorumluluk faaliyetleri kapsamında, çocukların gelişimini ve sanatsal etkinliklerle buluşmasını destekleyen projeleri hayata geçirmeye önümüzdeki dönemde de devam edecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 08 Jun 2026 16:58:57 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Aterballetto: müziğin ve dansın kusursuz uyum]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/aterballetto-muzigin-ve-dansin-kusursuz-uyum-5787/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/aterballetto-muzigin-ve-dansin-kusursuz-uyum-5787/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_633C46-76DBF6-F8F5C7-F77080-A83D2B-6FA520.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />CCN/Aterballetto festivale, dünya çağdaş dans sahnesinin önde gelen koreograflarından Angelin Preljocaj, Crysal Pite, Iratxe Ansa ve Igor Bcovich imzası taşıyan üçlü bir programla konuk olmaya hazırlanıyor. Programın açılışında yer alan Mavi Rapsodi (Rhapsody in Blue), 2013'ten bu&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_633C46-76DBF6-F8F5C7-F77080-A83D2B-6FA520.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />CCN/Aterballetto festivale, dünya çağdaş dans sahnesinin önde gelen koreograflarından Angelin Preljocaj, Crysal Pite, Iratxe Ansa ve Igor Bcovich imzası taşıyan üçlü bir programla konuk olmaya hazırlanıyor. Programın açılışında yer alan Mavi Rapsodi (Rhapsody in Blue), 2013'ten bu yana ortak üretimleriyle özgün bir estetik dil geliştiren Iratxe Ansa ile Igor Bacovich'in koreografisiyle sahneye taşınacak. Ödüllü Fransız koreograf Angelin Preljocaj imzalı, Beethoven'ın Ayışığı Sonatı eşliğindeki Reconciliatio (Uzlaşma), dansın sözcüklerin ötesine geçen anlatım gücünü gözler önüne serecek. Gecenin finalini yapacak olan Kanadalı koreograf Crystal Pite'ın Solo Echo (Yalnız Yankı) adlı eseri ise, Brahms'ın iki viyolonsel sonatı ile Mark Strand'ın Kış için Dizeler şiirinden beslenerek kaybediş ve kabulleniş üzerine duyarlı, şiirsel ve çarpıcı bir anlatı kuracak. Program, ülkemizin iki genç yeteneği; viyolonselci Dorukhan Doruk ile piyanist Korkmaz Can Sağlam'ın Brahms ve Beethoven sonatlarına getirdiği güçlü yorumlarla bir müzik ve dans şölenine dönüşecek.İKSV'nin farklı disiplinlerdeki festivallerine 1984 yılından bu yana kesintisiz destek veren ENKA Vakfı'nın, 54. İstanbul Müzik Festivali kapsamında gösteri sponsorluğunu üstlendiği CCN/Aterballetto'nun Atatürk Kültür Merkezi Tiyatro Salonu'ndaki bu seçkin programı, 13 Haziran Cumartesi günü saat 20.00'de sanatseverlerle buluşacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 07 Jun 2026 10:58:09 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Modern dansın farklı sesleri festival sahnesinde yankılandı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/modern-dansin-farkli-sesleri-festival-sahnesinde-yankilandi-2682/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/modern-dansin-farkli-sesleri-festival-sahnesinde-yankilandi-2682/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_87E2B9-92E648-53AA2A-8B8E7E-6680E6-D57705.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bir ortamda sessizlik olduğunda 'kız doğdu' denir bazen..."Doğumu hüzünle özdeşleştirilen tüm kadınlara ithafen sahnelenen "Kız Doğdu / III", altı kadın dansçının fiziksel sınırlarını uç noktalara taşıdığı performans, kadın bedeninin alışılmış temsillerinin ötesine&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_87E2B9-92E648-53AA2A-8B8E7E-6680E6-D57705.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bir ortamda sessizlik olduğunda 'kız doğdu' denir bazen..."Doğumu hüzünle özdeşleştirilen tüm kadınlara ithafen sahnelenen "Kız Doğdu / III", altı kadın dansçının fiziksel sınırlarını uç noktalara taşıdığı performans, kadın bedeninin alışılmış temsillerinin ötesine geçerek gücü, direnişi, dayanıklılığı ve dayanışmayı sahneye taşıdı.Eser boyunca izleyiciler, kadınların bireysel ve kolektif varoluşlarına dair güçlü bir anlatıya tanıklık etti. Hareketin dönüştürücü diliyle şekillenen performans, kadına yönelik toplumsal önyargılara, eşitsizliklere ve şiddete karşı güçlü bir duruş sergilerken; kadınların dayanışma içinde ürettikleri gücü görünür kıldı.Konsept ve koreografisi Aslı Öztürk'e, müziği Başak Günak, Kemal Yiğitcan, Utku Kara'ya (Ah! Kosmos); ışık tasarımı Kemal Yiğitcan ve Utku Kara'ya ait performansda dansçılar Ayyüce Uzunlular, Beste Demir, Ece Gül, Eylül Doğan, İlayda Kolaylı, Nil Saraçoğlu sahnedeydi.HİÇ KUŞ YOK&nbsp;Kadına yönelik şiddet ve toplumsal duyarlılık temalarını ele alan modern dans eseri, izleyicilerle güçlü ve düşündürücü bir buluşma gerçekleştirdi.Eser, giderek artan şiddet vakalarının toplumda yarattığı yorgunluk ve duyarsızlaşma hissine dikkat çekerken, bu durumun bireyler ve toplum üzerindeki etkilerini hareket dili aracılığıyla görünür kıldı. Sahnedeki anlatı, kayıpların ve korkunun sıradanlaşmasına karşı bir farkındalık çağrısı niteliği taşıdı.Dansçıların performanslarıyla şekillenen eser, karanlığın karşısına umudu, dayanışmayı ve birlikte hareket etmenin gücünü koydu. Bedenlerin ortak ritmi ve kolektif hareketleri, zorluklar karşısında bir arada kalabilmenin ve birbirine tutunabilmenin önemini vurguladı.Eserin konsept ve koreografisi Ferhat Güneş imzası taşırken, müzik konsepti, canlı ses performansı Özge Arslan tarafından gerçekleştirildi. Kostüm tasarımını Nilsu Baldan, metin tasarımını Murat Güneş üstlendi.Dansçılar; Anna Zasekes, Demet Aksular, Beril Şenöz, Destan Taştan, Gökçe Aksu, Gül Batırbaygil, Miray Bacı, Özge Arslan, Seçil Yenigün, Tuğçe Ceylan sahnedeydi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 07 Jun 2026 09:25:23 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[La Traviata festival sahnesindeydi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/la-traviata-festival-sahnesindeydi-5458/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/la-traviata-festival-sahnesindeydi-5458/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_315A23-6E103A-454721-760315-8129D4-B2705D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Atatürk Kültür Merkezi – Türk Telekom Opera Salonu'nda, sahnelenen "La Traviata", hem müziği hem de hikâyesinin derin trajedisi ve karakterlerinin unutulmazlığıyla, bir kez daha sanatseverlere sunuldu.Azerbaycan Devlet Akademik Opera ve Bale Tiyatrosu'nun sanatçıları arasında yer alan,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_315A23-6E103A-454721-760315-8129D4-B2705D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Atatürk Kültür Merkezi – Türk Telekom Opera Salonu'nda, sahnelenen "La Traviata", hem müziği hem de hikâyesinin derin trajedisi ve karakterlerinin unutulmazlığıyla, bir kez daha sanatseverlere sunuldu.Azerbaycan Devlet Akademik Opera ve Bale Tiyatrosu'nun sanatçıları arasında yer alan, Azerbaycan klasik müzik ve opera dünyasının uluslararası alanda tanınan başarılı isimleri; orkestra şefi Eyyub Guliyev, soprano İnara Babayeva gecede konuk sanatçı olarak yer aldı.Alexandre Dumas (oğul)'nun ölümsüz eseri "Kamelyalı Kadın"dan ilham alan Giuseppe Verdi'nin "La Traviata" operası, aşk ve fedakârlığın dokunaklı hikâyesini etkileyici müziğiyle buluşturarak opera tarihinin en sevilen ve en çok sahnelenen başyapıtlarından biri olarak izleyicileri büyülemeye devam ediyor.Francesco Maria Piave'nin yazdığı libretto, Alexandre Dumas&#39;nın (oğul) romanının özünü kusursuz bir şekilde sahneye taşımaktadır.&nbsp; Verdi'nin müziği, bu hikâyeye evrensel bir ruh kazandırırken; Violetta'nın melankolisi, Alfredo'nun tutkusu ve Germont ailesinin toplumsal baskıları, her biri ayrı ayrı, müzikal olarak canlandırılarak her notada ve her melodide, karakterlerin yaşadığı duygusal fırtınalar gözler önüne serilmektedir. La Traviata, sadece bir aşk hikâyesi değil, aynı zamanda dönemin toplumuna tutulan bir eleştiri aynasıdır. Paris'in eğlence dolu yüzeyinin altında, toplumsal tabular, kadınlara biçilen roller ve aşkın özgürleştirici gücü sorgulanmaktadır.&nbsp;İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası'nı, Eyup Guliyev yönettiği, Recep Ayyılmaz'ın sahneye koyduğu ve dramaturjisini üstlendiği La Traviata'nın dekor tasarımı Çağda Çitkaya, kostüm tasarımı Gizem Betil, ışık tasarımı Yakup Çartık imzalı. İstanbul Devlet Opera ve Balesi Korosu'nu Paolo Villa'nın yönettiği eserde koreografi Kürşat Kılıç'a ait.&nbsp;Temsilde rol dağılımı şöyleydi;Violetta Valéry: Inara Babayeva; Alfredo Germont: Mert Süngü; Giorgio Germont: Murat Güney; Flora Bervoix: Barbora F. Hitay; Gastone: Çağrı Köktekin; Barone Douphol: Burak Kul; Marchese d'Obigny: Erencan Karadi; Dottore Grenvil: Emre Güngör; Annina: Seda Taşpınar; Giuseppe: Anıl Önder; Commissionario: Berke Tükenmez; Alexandre Dumas (fils): Tuğrul Savaşcı; Giuseppe Verdi: Cem Cüneyt Çelik.6 Haziran'da bir kez daha seyirci ile buluşacak olan eserde; Violetta Valéry rolünde Evren Işık Yasemin; Alfredo Germont rolünde Azerbaycan Devlet Akademik Opera ve Bale Tiyatrosu'ndan konuk sanatçı Ramil Qasimov ve Giorgio Germont rolünde Caner Akgün sahnede olacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 06 Jun 2026 10:50:43 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Doğu'nun esintisi, Batı'nın notalarıyla sahnede hayat buldu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dogunun-esintisi-batinin-notalariyla-sahnede-hayat-buldu-3808/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dogunun-esintisi-batinin-notalariyla-sahnede-hayat-buldu-3808/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_16B390-AC8052-262C14-03F4F9-A181FC-01683F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uluslararası opera sahnelerinin seçkin isimlerinden Carolina Ullrich, "Suleika" Lied Akşamı'ndaki performansıyla büyük beğeni topladı. Sanatçı, güçlü vokal tekniği ve duyarlı yorumu ile programın edebi ve müzikal atmosferine etkileyici bir derinlik kazandırdı.Johann Wolfgang von&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_16B390-AC8052-262C14-03F4F9-A181FC-01683F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uluslararası opera sahnelerinin seçkin isimlerinden Carolina Ullrich, "Suleika" Lied Akşamı'ndaki performansıyla büyük beğeni topladı. Sanatçı, güçlü vokal tekniği ve duyarlı yorumu ile programın edebi ve müzikal atmosferine etkileyici bir derinlik kazandırdı.Johann Wolfgang von Goethe'nin 1819 yılında yayımlanan ve dünya edebiyatının en önemli eserleri arasında yer alan Batı-Doğu Divanından ilhamla hazırlanan konser, eserin en etkileyici figürlerinden biri olan Suleika karakterini müziğin diliyle yeniden yorumladı. Goethe'nin Doğu kültürüne ve şiir geleneğine duyduğu hayranlığın yansıması olarak ortaya çıkan Suleika, aynı zamanda şairin yaşamında önemli bir yere sahip olan Marianne von Willemer'in edebi bir yansıması olarak dinleyicilerin karşısına çıktı.Programda, Romantik dönemin önde gelen bestecileri Franz Schubert, Johannes Brahms, Robert Schumann, Hugo Wolf, Franz Schubert'in eserleri, Soprano Carolina Ullrich tarafından, Ahmet Sait Karabulut'un piyanosu eşliğinde seslendirildi.&nbsp;"Suleika" Lied Akşamı, Doğu'nun mistik esintilerini Batı müziğinin romantik tınılarıyla buluşturarak edebiyat ve müziğin evrensel dilinde şekillenen etkileyici bir kültürlerarası yolculuk sundu. Konser boyunca dinleyiciler, Goethe'nin Doğu ile Batı arasında kurduğu kültürel köprünün izlerini hem edebi hem de müzikal boyutlarıyla deneyimleme fırsatı buldu.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 04 Jun 2026 09:32:33 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Kuğu Gölü" festival seyircisiyle buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kugu-golu-festival-seyircisiyle-bulustu-7865/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kugu-golu-festival-seyircisiyle-bulustu-7865/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1559FE-38EF8C-8B0EFE-8EB66A-634C69-4AC9E7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bir yüzyılı aşkın süredir dünyanın en sevilen klasik bale eseri olan "Kuğu Gölü", benzersiz bir virtüözlük içeren koreografisi ve Çaykovski'nin zamana yenik düşmeyen müziğinin aracılığıyla anlatılan destansı bir peri masalıdır. Prenses Odette'e aşık olan genç Prens Siegfried'in&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1559FE-38EF8C-8B0EFE-8EB66A-634C69-4AC9E7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bir yüzyılı aşkın süredir dünyanın en sevilen klasik bale eseri olan "Kuğu Gölü", benzersiz bir virtüözlük içeren koreografisi ve Çaykovski'nin zamana yenik düşmeyen müziğinin aracılığıyla anlatılan destansı bir peri masalıdır. Prenses Odette'e aşık olan genç Prens Siegfried'in hikâyesini konu alır. Kötü kalpli büyücü Baron von Rothbart, yaptığı büyüyle Odette ve arkadaşlarını kuğuya dönüştürür. Gündüzleri hep birlikte bir gölde yüzerek zaman geçirir ve sadece geceleri insan formuna geri dönerler. Yalnızca gerçek aşk bu büyüyü bozabilecektir ve Rothbart bunu engellemek için tüm gücünü kullanacaktır.&nbsp;&nbsp;Çaykovski'nin 1875-76 yıllarında bestelediği, dört perdeden oluşan "Kuğu Gölü" balesi dünyada ilk kez Julius Reisinger'in koreografisiyle Moskova'daki Bolşoy Tiyatrosu'nda sahnelendikten sonra, 15 Ocak 1895 tarihinde Marius Petipa ve Lev Ivanov'un özgün koreografisiyle St.Petersburg'daki Mariinsky Tiyatrosu'nda seyirciyle buluşmuştur. Bu yeni versiyon, büyük başarı kazanarak Kuğu Gölü'nü dünya bale repertuvarının en önemli yapıtlarından biri hâline getirmiştir. Özellikle "Beyaz Kuğu" (Odette) ve "Siyah Kuğu" (Odile) rollerinin zıtlığı, balenin en çarpıcı unsurlarındandır. Romantik ve dramatik unsurları bir araya getiren bu başyapıt, iyiyle kötünün çatışmasını, aşkın kurtarıcı gücünü ve kaderin değiştirilemez oluşunu gözler önüne sermektedir.&nbsp;&nbsp;Petipa ve Ivanov'un versiyonundan hareketle, Ricardo Amarante'nin koreografisiyle sahnelenen, Çaykovski'nin duygusal ve görkemli müziği eşliğinde izleyiciye unutulmaz anlar yaşatan eserde, İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası'nı İbrahim Yazıcı yönetti. Eserin dekor Tasarımı Ferhat Karakaya, Kostüm Tasarımı Serdar Başbuğ, Işık Tasarımı Ahmet Defne imzalı.Odette- Odile rolünde; Sultan Erol, Prens Siegfried rolünde; İlhan Durgut, Rothbart rolünde; Mehmet Nuri Arkan, Benno rolünde; Yılmaz Berkay Günay, 2 Kız Arkadaş rolünde; Berin Günay ve Merve Erdier, Soytarı rolünde; Can Bezirganoğlu, Kraliçe rolünde; Şeyda Duran, Wolfgang rolünde; Alper Akalın, Eşlikçi rolünde; Alkış Peker sahnedeydi.Eser, festival kapsamında 10 Haziran'da bir kez daha seyirci ile buluşacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 04 Jun 2026 09:04:22 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Opera Studio" konser serisinin sezon finali, seyirci ile buluştu...]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/opera-studio-konser-serisinin-sezon-finali-seyirci-ile-bulustu-2289/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/opera-studio-konser-serisinin-sezon-finali-seyirci-ile-bulustu-2289/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E9ABB8-F8C171-C2EC24-F815E7-C8F1C4-E3CEB5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />2025–2026 sanat sezonunda İstanbul Devlet Opera ve Balesi bünyesinde, Sedat – Güzin Gürel Sanat ve Bilim Vakfı iş birliğiyle Opera Studio İstanbul Projesi hayata geçirilmişti.Projede genç opera şarkıcıları; uluslararası düzeyde önemli kariyerlere sahip orkestra şefi, opera sanatçısı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E9ABB8-F8C171-C2EC24-F815E7-C8F1C4-E3CEB5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />2025–2026 sanat sezonunda İstanbul Devlet Opera ve Balesi bünyesinde, Sedat – Güzin Gürel Sanat ve Bilim Vakfı iş birliğiyle Opera Studio İstanbul Projesi hayata geçirilmişti.Projede genç opera şarkıcıları; uluslararası düzeyde önemli kariyerlere sahip orkestra şefi, opera sanatçısı ve pedagoglar eşliğinde düzenlenen ustalık atölyelerinde repertuvar gelişimi, vokal tekniği, reji, dramaturji, kariyer yönetimi ve opera sanatının tarihsel stillerinin yorumlanması gibi konularda eğitim aldı. Genç yeteneklerin, sezon boyunca İDOB bünyesinde konserlerde ve opera eserlerinde sahneye de çıktığı Opera Studio İstanbul Projesi kapsamındaki yoğun ve ilham verici eğitim süreci, genç sanatçıların sahne üzerindeki gelişimlerini izleyiciyle buluşturan özel bir sezon finali konseriyle taçlandı.&nbsp;İDOB Müdür ve Sanat Yönetmeni Caner Akgün'ün emekleri ve katkıları nedeni ile Prof. Güzin Gürel'e plaket sunduğu gecede; Ambroise Thomas, Gustave Charpentier, Léo Delibes, Georg Friedrich Händel, Gaetano Donizetti, Vincenzo Bellini, Giuseppe Verdi, Wolfgang Amadeus Mozart, Gioachino Rossini, Richard Wagner, Carl Orff ve Otto Nicolai bestecilerden eserler, genç sesler; Derin Akdeniz ,Sinem Güç, İpek Zehra Evre, İrem Büşra Bayır ,Efe Doğrukul, Erencan Karadi , Uğur Etiler, Arda Durgut,Talip Savranbaşı, T. Berke Tükenmez, piyanoda Gizem Dalkılıç eşliğinde seslendirildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 03 Jun 2026 09:23:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sınger 170. yıl sergisi, izmirlileri zaman yolculuğuna bekliyor…]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/singer-170-yil-sergisi-izmirlileri-zaman-yolculuguna-bekliyor-2135/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/singer-170-yil-sergisi-izmirlileri-zaman-yolculuguna-bekliyor-2135/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D50F6F-2F451F-924BFD-C713B6-9E93A3-C56C31.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />175. yılını geride bırakan markaya özel hazırlanan "Singer 170. Yıl Sergisi", 28 Temmuz tarihine kadar İzmir Sanat Kültür Fabrikası'nda ziyaretçilerini bekliyor.Singer'le Geçmişin İzleri İzmir'de Hayat Buluyor&hellip;"Singer 170. Yıl Sergisi", 1800'lü yıllardan bugüne uzanan yolculukta&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D50F6F-2F451F-924BFD-C713B6-9E93A3-C56C31.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />175. yılını geride bırakan markaya özel hazırlanan "Singer 170. Yıl Sergisi", 28 Temmuz tarihine kadar İzmir Sanat Kültür Fabrikası'nda ziyaretçilerini bekliyor.Singer'le Geçmişin İzleri İzmir'de Hayat Buluyor&hellip;"Singer 170. Yıl Sergisi", 1800'lü yıllardan bugüne uzanan yolculukta Singer'in farklı dönemlerini yansıtan, hem kullanım hem de kültür değeri yüksek nostaljik ürünleri ziyaretçilerle buluşturuyor. Yaklaşık 60 parçadan oluşan koleksiyonda, yalnızca dikiş makineleri değil; cep saatlerinden radyolara, vantilatörlerden gündelik yaşamın farklı alanlarına dokunan objelere kadar geniş bir seçki yer alıyor. Her biri kendi döneminin izlerini taşıyan bu özel parçalar, ziyaretçilere hem teknik gelişimi hem de yaşam kültüründeki değişimi bir arada deneyimleme fırsatı sunuyor.Zamansız Bir Marka Hikâyesi&hellip;Anadolu'nun farklı bölgelerinden derlenen bu koleksiyon, Singer'ın yıllar içinde nasıl bir yaşam markasına dönüştüğünü gözler önüne seriyor. Nostaljiyle bugünü bir araya getiren sergi, ziyaretçileri geçmişin detayları arasında keyifli bir keşfe davet ediyor. Singer Türkiye Genel Müdürü Sinem Kınran Parlak, sergiyle ilgili düşüncelerini "170. yılımıza özel olarak hazırladığımız bu sergi ile yalnızca ürünlerimizi değil, aynı zamanda yıllar içinde hayatlara dokunan bir markanın hikâyesini de paylaşıyoruz. İzmir'de sanatseverlerle buluşacak bu seçkinin, ziyaretçiler için ilham verici bir deneyim olacağına inanıyoruz. Dikiş makinelerinden gündelik yaşamı tamamlayan çeşitli ürünlere kadar uzanan bu özel seçkiyi keşfetmek için tüm ziyaretçilerimizi sergimize bekliyoruz." sözleriyle ifade etti.&nbsp;&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 02 Jun 2026 14:48:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Altın Çağın Kadınları Konseri, Seyirci ile Buluştu…]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/altin-cagin-kadinlari-konseri-seyirci-ile-bulustu-4840/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/altin-cagin-kadinlari-konseri-seyirci-ile-bulustu-4840/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D7577E-2CC160-24D49A-7B7784-2DD927-C66FB7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tarih çoğu zaman kralların, savaşların ve imparatorlukların hikâyesi olarak anlatılsa da, uygarlıkların belleğinde kadınların sesi her zaman güçlü bir yer edinmiştir. Antik dünyanın altın çağlarında kadınlar, mitolojiden tragedyalara uzanan anlatılarda; aşkı, bilgeliği, direnci&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D7577E-2CC160-24D49A-7B7784-2DD927-C66FB7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tarih çoğu zaman kralların, savaşların ve imparatorlukların hikâyesi olarak anlatılsa da, uygarlıkların belleğinde kadınların sesi her zaman güçlü bir yer edinmiştir. Antik dünyanın altın çağlarında kadınlar, mitolojiden tragedyalara uzanan anlatılarda; aşkı, bilgeliği, direnci ve insan ruhunun en derin duygularını kuşaklar boyunca taşımayı sürdürmüştür.17. Uluslararası İstanbul Opera ve Bale Festivali kapsamında sanatseverlerle buluşan "Altın Çağın Kadınları" konseri, izleyicileri antik dünyanın büyüleyici atmosferinde etkileyici bir yolculuğa çıkardı. Konser repertuvarı, altın çağın kadın figürlerini kimi zaman bir tanrıçanın kudretiyle, kimi zaman bir âşığın kırılganlığıyla, kimi zaman da kaderine meydan okuyan bir kahramanın cesaretiyle sahneye taşıdı. Sanatseverlerin ilgiyle takip ettiği konser, festivalin dikkat çeken etkinliklerinden biri oldu.İstanbul Devlet Opera ve Balesi Oda Orkestrası'nı Şef Giulio Prandi'nin yönettiği konserde, klavsende Paolo Villa solistlere eşlik etti.Besteciler; George Frideric Handel, Antonio Vivaldi, Henry Purcell, Claudio Monteverdi, Christoph Willibald Gluck, Jean-Philippe Rameau'un eserleri solistler; Ceren Aydın, Esra Çetiner, Otilia İpek, Ayşe Şener ve Esen Demirci tarafından seslendirildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 02 Jun 2026 11:34:55 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[7. İstanbul Bale Yarışması, sona erdi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/7-istanbul-bale-yarismasi-sona-erdi-3588/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/7-istanbul-bale-yarismasi-sona-erdi-3588/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_20DD4B-561C6B-52A04A-BC8E56-0F20F2-09538B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />28 Mayıs'da Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası Sahnesi'nde başlayan yarışma süreci, 1 Haziran 2026 akşamı Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu'nda düzenlenen Gala Gecesi ve Ödül Töreni ile sona erdi.&nbsp;Profesyonel kariyerlerinin eşiğinde olan genç dansçılar, uluslararası&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_20DD4B-561C6B-52A04A-BC8E56-0F20F2-09538B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />28 Mayıs'da Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası Sahnesi'nde başlayan yarışma süreci, 1 Haziran 2026 akşamı Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu'nda düzenlenen Gala Gecesi ve Ödül Töreni ile sona erdi.&nbsp;Profesyonel kariyerlerinin eşiğinde olan genç dansçılar, uluslararası deneyime sahip jüri üyelerinin değerlendirmeleri eşliğinde performanslarını sergilerken, aynı zamanda sanatsal gelişimlerine katkı sağlayacak önemli bir platformda yer aldılar. Yarışmaya katılmaya hak kazanan genç dansçılar; Büyük Kızlar, Büyük Erkekler, Küçük Kızlar ve Küçük Erkekler olmak üzere dört kategoride yarı final ve final aşamalarında yeteneklerini sergiledi.Bale sanatının uluslararası gelişimine katkı sunan yarışmada, klasik bale repertuvarı ve modern dans eserlerinden oluşan program, uluslararası arenada kendi dallarında büyük başarılar elde etmiş değerli jüri üyeleri tarafından değerlendirildi.Jüri Başkanlığını; Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakanlık Müşaviri B. Tan Sağtürk üstlendi.Jüri Başkan Yardımcılıklarını ise Uluslararası Bale Yarışmaları Federasyonu (IFBC) Genel Müdürü, Rusya (1996) ve Polonya (1999) Onur Sanatçısı Sergey Usanov ile dans akademisyeni, profesör ve Seul Bale Topluluğu Sanat Yönetmeni Jae Keun Park yürüttü.Jüri üyeleri arasında Meriç Sümen (Türkiye Cumhuriyeti Devlet Sanatçısı ve Devlet Opera ve Balesi (E.) Genel Müdürü), Özkan Arslan, Serhat Güdül, İlke Kodal, Marek Różycki (Berlin Devlet Bale Okulu Vekil Sanat Yönetmeni), Gulzhan Tutkibaeva (KazNTOP Bale Topluluğu Sanat Yönetmeni ve profesörü), Mihaela Vieru (Dance For You Magazine (Almanya) CEO ve Genel Müdürü)&nbsp; ile Joy Womack&nbsp; (Joy Womack Bale Topluluğu ve Joy Womack Bale Akademisi'nin kurucusu) yer aldı.&nbsp;Yarışma, Görkemli Bir Sanat Şöleni ile Sona ErdiAtatürk Kültür Merkezi (AKM) Türk Telekom Opera Salonu'nda gerçekleştirilen Ödül Töreni ve Gala Gecesi, adeta bir yıldızlar geçidine sahne oldu.Gecede, yarışmanın öne çıkan genç dansçıları en başarılı performanslarını sergilerken, ödüller sahiplerini buldu.Dünya bale sahnesinin seçkin isimlerini aynı sahnede buluşturan gala gecesinde dünya sahnelerinin yıldızları Daniil Simkin'in yanı sıra, Macaristan Devlet Operası'nın baş dansçısı Tatyjana Melnyik, Hollanda Ulusal Balesi'nin baş dansçıları Anna Tsygankova ve Giorgi Potskhishvili ile Béjart Ballet Lausanne'ın baş dansçısı Efe Burak, izleyicilerle unutulmaz performanslarını paylaştı.Onur konukları Hollanda Ulusal Balesi Müdürü Ted Brandsen, Türkiye'nin ilk koreografı, baş dansçı, eğitmen ve sanat yöneticisi Sait Sökmen, Azerbaycan Halk Sanatçısı ve Bakü Koreografi Akademisi Rektör Yardımcısı Tarana Muradova'nın katılımıyla gece, uluslararası sanat dünyasının seçkin buluşmalarından biri haline geldi.Küçük Kızlar kategorisinde; Kore'den Seo Yun Lee 1., Türkiye'den Mey Ece Yenici&nbsp; &nbsp; ve Mavisu Tuğrul 2., Türkiye'den Derin Yazici ve Nehir Uslu 3.;&nbsp;Küçük Erkekler kategorisinde; Kore'den Dowon Byun 1., Türkiye'den Memduh Sumakiya 2., Türkiye'den Cinar Karçkay 3.;&nbsp;Büyük Kızlar kategorisinde; Kazakistan'dan Adiya Manabassova 1., Türkiye'den Doğa Su Aktaş ve Milina Fidan 2.,&nbsp; &nbsp;Japonya'dan Miharu Sugahara 3.,&nbsp;Büyük Erkekler kategorisinde; Rusya'dan Iskandar Anvarov 1., Japonya'dan Hideki Yasamuro 2.oldu. (3.'lük ödülü verilmedi)"Nilay Yeşiltepe" özel ödülü ise Türkiye'den Kuzey Bostancı'ya verildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 02 Jun 2026 08:38:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[6.İstanbul Dijital Sanat Festivali başlıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/6istanbul-dijital-sanat-festivali-basliyor-1246/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/6istanbul-dijital-sanat-festivali-basliyor-1246/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6BB12A-876335-8B19F6-A20C78-BB8D12-5C81D5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Festivalin öne çıkan işlerinden "Mental Garden", ziyaretçilerin gerçek zamanlı beyin dalgalarını analiz ederek onları yaşayan dijital çiçek kompozisyonlarına dönüştürüyor. Her katılımcının zihinsel ve duygusal durumu, renkleri, hareketleri ve formları sürekli değişen benzersiz&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6BB12A-876335-8B19F6-A20C78-BB8D12-5C81D5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Festivalin öne çıkan işlerinden "Mental Garden", ziyaretçilerin gerçek zamanlı beyin dalgalarını analiz ederek onları yaşayan dijital çiçek kompozisyonlarına dönüştürüyor. Her katılımcının zihinsel ve duygusal durumu, renkleri, hareketleri ve formları sürekli değişen benzersiz bir görsel evren yaratıyor. İnsan zihninin görünmeyen süreçleri böylece somut, organik ve şiirsel bir dile dönüşüyor."SYMBIONT" ise insan ve teknolojiyi birbirine bağımlı iki yaşam formu olarak ele alıyor. İzleyiciyi pasif bir gözlemci olmaktan çıkaran çalışma, dijital strüktür ile insan varlığını aynı nefes içinde buluşturarak "ontolojik tamamlanma" fikrini merkezine alıyor. Hareket, ışık ve mekânsal etkileşim aracılığıyla ziyaretçiler, yaşayan bir dijital organizmanın parçasına dönüşüyor.Festival kapsamında yer alan "Neural Nectar", arıcılık, robotik ve yapay zekâyı aynı potada eriterek insan bilişini dijital ekosistemde bir "nektar" metaforu üzerinden yeniden yorumluyor. Balmumu beyin heykelleri, video ve robotik sistemlerle birleşirken; insanın teknolojiyle kurduğu ilişkiye dair rahatsız edici ama büyüleyici bir atmosfer yaratıyor."d.memo" adlı çalışma ise REM uykusu estetiği üzerinden hafıza, kimlik ve dijital aktarım süreçlerini araştırıyor. Hipergerçekçi heykel, animatronik sistemler ve projeksiyon teknolojileriyle şekillenen eser, insan bilincinin teknoloji aracılığıyla nasıl yeniden üretildiğini sorguluyor.İklim krizi ve ekolojik yıkım da festivalin önemli temaları arasında yer alıyor. Brenva Glacier'ın dramatik eriyişini deneyimleten sürükleyici enstalasyon, iklim eyleminin aciliyetini fiziksel bir hisse dönüştürüyor. "Computational Compost" ise veri depolamanın çevresel etkilerini sorgulayarak dijital kültürün görünmeyen ekolojik maliyetlerine dikkat çekiyor.Doğa ile teknolojinin sınırlarını bulanıklaştıran "Seedlings", toprağa yerleştirilmiş hoparlörler ve mikrotonal ses frekansları aracılığıyla bitkiler arasında biyosonik bir iletişim ağı kurarken; "Planatorium" isimli çarpıcı yerleştirme, bitkileri bir yoğun bakım ünitesinde yaşatmaya çalışan mekanik sistemiyle insan-doğa ilişkisindeki kırılmayı sert bir yüzleşmeye dönüştürüyor.Festivalde ayrıca artırılmış gerçeklik, holografik projeksiyon ve çok kanallı ses tasarımlarını bir araya getiren "The Pond"; yapay süper zekânın biyomekanik bir tahayyülü olan "T.A.H.I.R.A - 108"; ışık, hareket ve ses arasında yaşayan bir organizma gibi davranan "Array Afterglow"; ve fizik, titreşim ve kozmoloji arasında görsel bir köprü kuran Michela Pelusio'nun etkileyici performansı "SpaceTime Helix" de izleyicilerle buluşacak.Festivalin dikkat çeken deneyimlerinden biri de GastroDigital'in yeni eseri "Journey of Spice | 5 Sense VR Experience" olacak. Gastronomi, kültürel miras ve ileri dijital teknolojileri bir araya getiren eser, izleyicileri Anadolu'nun kadim baharat yolları boyunca çok duyulu bir keşfe çıkarıyor. Büyük ilgi gören "Journey of Wheat" deneyiminin ardından geliştirilen çalışma; baharatın yalnızca mutfak kültürünün değil, aynı zamanda medeniyetleri şekillendiren tarihsel bir güç olduğuna odaklanıyor. Dünya baharat ticaret yollarının doğuşundan Antakya'ya uzanan bu etkileyici yolculuk, ziyaretçilere tarih, ticaret, kültür ve duyular arasında sürükleyici bir deneyim sunuyor.Yakın gelecekte insan ve robotların gündelik yaşamı nasıl paylaşabileceğini sorgulayan yeni medya projeleri, hipergerçekçi robot figürleriyle ziyaretçileri "başka bir akıllı varlıkla birlikte yaşamaya hazır olup olmadığımız" sorusuyla baş başa bırakırken; "The Rising Dusk" gibi gerçek zamanlı görsel-işitsel performanslar, kayıp, dönüşüm ve yeniden doğuş temalarını şiirsel bir deneyime dönüştürüyor.6.İstanbul Dijital Sanat Festivali; yalnızca teknolojik yenilikleri sergileyen bir etkinlik değil, aynı zamanda insanlık, bilinç, doğa ve geleceğe dair derin düşünsel alanlar açan uluslararası bir buluşma noktası olmayı hedefliyor. Ziyaretçiler festival boyunca, yapay zekâdan nörobilime, ekolojik dönüşümden dijital hafızaya uzanan geniş bir spektrumda, dünyanın önde gelen sanatçılarının sıra dışı eserleriyle karşılaşacak.Gerçek ile simülasyonun, organik ile dijitalin, insan ile makinenin sınırlarının giderek belirsizleştiği bu festival; izleyicilerini yalnızca eserleri izlemeye değil, onların bir parçası olmaya davet ediyor.T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteğiyle, Türk Telekom ve PASHA Bank ana sponsorluğunda, Mezo tarafından düzenlenen 6. İstanbul Dijital Sanat Festivali 7 Haziran'a kadar ziyarete açık olacak.Festivalin sponsorları arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü, Anadolu Ajansı, Turkish Airlines, Yıldız Teknik Üniversitesi, Onvo, Akın Robotics, Esas Holding, DİSAD (Dijital Sanat Derneği), Meta Yapı, Mayer, Monster, Sultangazi Belediyesi, Allnjoy, Omni Event, Dewards, Adinteraction, FH İletişim, Gauss, Pakala, Node Media Lab, Ars Electronica, TODA ve Artvive yer alıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 31 May 2026 10:49:50 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Travis Scott yarın İzmir'de]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/travis-scott-yarin-izmirde-115/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/travis-scott-yarin-izmirde-115/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F9C8B7-A39194-ADA45A-7B8EEB-9C9290-7921ED.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hip-hop dünyasının en etkili isimlerinden biri olarak gösterilen sanatçı, Kalt sahnesinde gerçekleştireceği dj performansla hayranlarına unutulmaz bir gece yaşatacak.Gecenin heyecanı konserle sınırlı kalmayacak. Etkinliğin ardından düzenlenecek After Party'de Türk rap sahnesinin sevilen&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F9C8B7-A39194-ADA45A-7B8EEB-9C9290-7921ED.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hip-hop dünyasının en etkili isimlerinden biri olarak gösterilen sanatçı, Kalt sahnesinde gerçekleştireceği dj performansla hayranlarına unutulmaz bir gece yaşatacak.Gecenin heyecanı konserle sınırlı kalmayacak. Etkinliğin ardından düzenlenecek After Party'de Türk rap sahnesinin sevilen isimleri Çakal, Şam, Laçin ve Mavi sahne alarak geceyi rap müziğin enerjisiyle devam ettirecek.İzmir eğlence hayatının önemli duraklarından Kalt, bu özel gecede yerli ve yabancı müzik tutkunlarını bir araya getirecek.1 Haziran'da gerçekleşecek etkinliğin biletleri Bilet Gezegeni üzerinden satışta. Yoğun ilgi görmesi beklenen organizasyon için katılımcıların biletlerini erkenden temin etmeleri öneriliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 31 May 2026 02:44:30 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kanye West İstanbul'da]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kanye-west-istanbulda-3719/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kanye-west-istanbulda-3719/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_20096F-D80955-0E04F8-A65BDA-A81FB5-57E2E3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Konser öncesi İstanbul'daki programı merak konusu olan Ye'nin şehirdeki rotası ise sır gibi saklanıyor. İstanbul'un tarihi ve önemli noktalarını ziyaret etmesi beklenen sanatçının hangi lokasyonlarda bulunacağına ilişkin detaylar paylaşılmadı.Konsere Ünlü Akını!30 Mayıs gecesi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_20096F-D80955-0E04F8-A65BDA-A81FB5-57E2E3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Konser öncesi İstanbul'daki programı merak konusu olan Ye'nin şehirdeki rotası ise sır gibi saklanıyor. İstanbul'un tarihi ve önemli noktalarını ziyaret etmesi beklenen sanatçının hangi lokasyonlarda bulunacağına ilişkin detaylar paylaşılmadı.Konsere Ünlü Akını!30 Mayıs gecesi gerçekleşecek organizasyon öncesinde şehirde yoğun bir davet trafiği de yaşanıyor. Başta A Milli Takım oyuncuları olmak üzere sanat, iş, spor ve cemiyet dünyasından yaklaşık 200 ünlü ismin bayram tatillerini yarıda keserek konsere katılması bekleniyor.&nbsp;Kanye West konseri için oluşan uluslararası ilgi, İstanbul'u adeta küresel bir festival destinasyonuna dönüştürdü. Rusya, Kazakistan, Birleşik Krallık, Almanya, ABD ve Polonya başta olmak üzere birçok ülkeden binlerce ziyaretçinin konser haftası boyunca İstanbul'a gelmesi beklenirken; şehirde müzik, eğlence, turizm ve sosyal yaşamın iç içe geçtiği büyük bir hareketlilik yaşanıyor. Sporcular, sanatçılar, influencer'lar, iş insanları ve uluslararası konukların buluşacağı etkinlik kapsamında otellerden restoranlara, ulaşım ağlarından gece hayatına kadar İstanbul genelinde yoğun bir festival atmosferi oluşması öngörülüyor.120 bin kişilik katılımla rekor kırması beklenen organizasyon için İstanbul'da geri sayım hızlanırken, şehir yalnızca bir konser gecesine değil; tüm güne yayılacak dev bir festival atmosferine hazırlanıyor. Öğle saatlerinde başlayacak Before Party, DJ performansları, özel deneyim alanları, sahne sürprizleri ve farklı etkinlik kurgularıyla konser öncesinde festival atmosferini başlatacak. Konser sonrası gerçekleşecek After Party ile birlikte etkinlik gece boyunca devam edecek.&nbsp;Yüzlerce kişilik teknik ekip, dev LED sahne sistemleri, özel ışık ve ses tasarımı, geniş backstage operasyonu ve uluslararası standartlardaki prodüksiyon hazırlıklarıyla Kanye West konseri, Avrupa'nın bu yaz gerçekleşecek en büyük organizasyonu olacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 30 May 2026 12:20:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Haziran'da şehrin sahnesi yine Fişekhane]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/haziranda-sehrin-sahnesi-yine-fisekhane-1311/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/haziranda-sehrin-sahnesi-yine-fisekhane-1311/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D854B1-7DBD16-945CF0-3765E4-06707E-CAA0A8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Fişekhane Ana Sahne'de gerçekleşecek programda, Ahmet Sami Özbudak imzalı "Şebbaz" ve "Meçhul Paşa", Aylin Balboa'nın eserinden uyarlanan "Bu Hikaye Senden Uzun Osman" ile Molière'in klasikleşen oyunu "Cimri" tiyatroseverlerle buluşuyor.Mizah, Hiciv ve Politik AnlatılarFişekhane Haziran&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D854B1-7DBD16-945CF0-3765E4-06707E-CAA0A8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Fişekhane Ana Sahne'de gerçekleşecek programda, Ahmet Sami Özbudak imzalı "Şebbaz" ve "Meçhul Paşa", Aylin Balboa'nın eserinden uyarlanan "Bu Hikaye Senden Uzun Osman" ile Molière'in klasikleşen oyunu "Cimri" tiyatroseverlerle buluşuyor.Mizah, Hiciv ve Politik AnlatılarFişekhane Haziran programı, mizahı güçlü bir sahne diliyle buluşturan yapımlarla başlıyor. 10 Haziran Çarşamba saat 20.30'da sahnelenecek "Şebbaz", Ahmet Sami Özbudak'ın kaleminden çıkıyor. Emrah Eren'in yönettiği oyunda Erdem Akakçe, Fatih Koyunoğlu ve Aytek Önal rol alıyor. "Bize Bu Oyunu Kim Oynadı?" alt başlığıyla sahneye taşınan yapım, oyun içinde oyun fikri üzerinden izleyiciyi mizah, tempo ve sürprizlerle örülü bir anlatıya davet ediyor.15 Haziran Pazartesi saat 20.30'da sahnelenecek "Meçhul Paşa" ise Türkiye'nin politik mizah geleneğine sahneden bakan güçlü bir yapım olarak öne çıkıyor. Ahmet Sami Özbudak'ın yazdığı, Emrah Eren'in yönettiği oyunda Erdem Akakçe, Fatih Koyunoğlu ve Bülent Çolak rol alıyor. Markopaşa geleneğinden ilham alan oyun; hiciv, tarih ve ortaoyunu estetiğini bir araya getirerek izleyiciye tempolu bir sahne deneyimi sunuyor.Edebiyattan Sahneye Güçlü Bir Kadın Anlatısı12 Haziran Cuma saat 20.30'da izleyiciyle buluşacak "Bu Hikaye Senden Uzun Osman", Aylin Balboa'nın sevilen eserinden sahneye uyarlanıyor. Salih Usta'nın yönettiği, Şenay Gürler'in sahne aldığı oyun; ayrılık, yüzleşme, içsel dönüşüm ve kişisel hafıza ekseninde ilerleyen tek kişilik etkileyici bir anlatı kuruyor. Osman'a yazılan mektuplar üzerinden şekillenen yapım, izleyiciyi hem tanıdık hem de güçlü bir duygusal yolculuğa çıkarıyor.Klasik Komedinin Çağdaş YorumuHaziran programının dikkat çeken yapımlarından "Cimri", 25 Haziran Perşembe saat 20.30'da tiyatroseverlerle buluşacak. Molière'in klasikleşmiş eserinden uyarlanan, Tansu Biçer'in yönettiği Semaver Kumpanya yapımı oyunda Serkan Keskin, Canan Ergüder, Ahmet Kaynak, Mertcan Ertürk, Metin Alpargun, Tuğçe Semiz, Ekremcan Arslandağ, Saniye Samra, Onur Şenol ve Muhammed Türkoğlu rol alıyor. Harpagon karakteri üzerinden para, aile ilişkileri ve insan doğasına dair keskin bir komedi sunan oyun, klasik metni çağdaş bir yorumla sahneye taşıyor.Çocuklara Özel Haziran ProgramıFişekhane, Haziran ayında yetişkinlere yönelik tiyatro programının yanı sıra çocuk izleyiciler için de renkli ve eğlenceli sahne deneyimleri sunuyor. Fişekhane İkinci Sahne'de sahnelenecek müzikal çocuk oyunları, hayal gücünü besleyen hikâyeleri, hareketli anlatımı ve eğlenceli karakterleriyle çocukları tiyatronun büyülü dünyasıyla buluşturacak.7 Haziran Pazar saat 12.00'de Fişekhane İkinci Sahne'de sahnelenecek "Çılgın Profesör", çeşitli icatlar yapan çılgın profesörün zaman makinesi etrafında gelişen eğlenceli bir müzikal çocuk oyunu olarak izleyiciyle buluşacak. Murat Altınok'un yazıp yönettiği Altınok Çocuk Tiyatrosu yapımında Murat Altınok, Hatice İrkin, Metehan Dönmez, İrem İner, Hazal Büşra Güneş, Zeynep Yağmur Uzşen ve Elif Petek Kızmaz rol alıyor.14 Haziran Pazar saat 12.00'de sahnelenecek "Oyuncak Hikayesi" ise Clara'nın oyuncaklar ülkesine uzanan sihirli yolculuğunu sahneye taşıyan 60 dakikalık, tek perdelik bir müzikal çocuk oyunu. Murat Altınok'un yazıp yönettiği oyunda Murat Altınok, Hazal Güneş, Fatih Ermiş, Hatice İrkin, Metehan Dönmez, Yunus Emre Alkın ve İrem İner rol alıyor.ÖZAKKSEV ile Nitelikli Kültür Sanat ProgramıFişekhane'nin sahne programları, Özak Global Holding'in, geçmişin değerlerini geleceğin başarı ve ilham öyküleriyle buluşturma vizyonu doğrultusunda faaliyet gösteren Özak Kültür Sanat Eğitim Vakfı (ÖZAKKSEV) vizyonuyla hayata geçiriliyor. Farklı disiplinlerden üretimleri bir araya getiren bu program, her yaştan izleyiciye ulaşan sürdürülebilir ve nitelikli bir kültür sanat platformu oluşturmayı amaçlıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 30 May 2026 12:14:28 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Eskişehir Şehir Hastanesi çalışanlarından bahar konseri]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/eskisehir-sehir-hastanesi-calisanlarindan-bahar-konseri-4065/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/eskisehir-sehir-hastanesi-calisanlarindan-bahar-konseri-4065/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FF95B7-346DD9-A2CB8C-04E599-21CC8C-F453ED.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Eskişehir Şehir Hastanesi bünyesinde bu yıl kurulan ve hastane çalışanlarından oluşan 60 kişilik Türk Halk Müziği Topluluğu, ikinci konserini 4 Haziran Perşembe günü Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Kültür Sarayı Opera binasında verecek. Hastanenin hizmete girişinin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FF95B7-346DD9-A2CB8C-04E599-21CC8C-F453ED.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Eskişehir Şehir Hastanesi bünyesinde bu yıl kurulan ve hastane çalışanlarından oluşan 60 kişilik Türk Halk Müziği Topluluğu, ikinci konserini 4 Haziran Perşembe günü Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Kültür Sarayı Opera binasında verecek. Hastanenin hizmete girişinin 8. yılı kapsamında gerçekleştirilecek konser, halka açık ve ücretsiz olarak düzenlenecek.Akfen İnşaat tarafından Kamu-Özel İşbirliği (PPP) modeliyle yapımının tamamlanmasının ardından Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı tarafından hizmete alınan Eskişehir Şehir Hastanesi, geride bıraktığı 7 yılda yalnızca sağlık hizmetleriyle değil; sosyal, kültürel ve insana dokunan çalışmalarıyla da Eskişehir'in önemli merkezlerinden biri haline geldi.Bu yaklaşımın bir yansıması olarak bu yıl kurulan ve tamamı hastane çalışanlarından oluşan Eskişehir Şehir Hastanesi Türk Halk Müziği Topluluğu da kısa süre içerisinde gerçekleştirdiği çalışmaların ardından ikinci konseriyle yeniden sahneye çıkmaya hazırlanıyor. Şef Muharrem Atabay yönetimindeki 60 kişilik topluluk, bahar konserinde dinleyicilerle buluşacak.Yoğun çalışma temposu içerisinde sanatı ortak bir buluşma noktası haline getiren hastanenin tüm çalışanları, konser aracılığıyla hem kurum içi dayanışmayı güçlendirmeyi hem de Eskişehirlilerle kültürel bir paylaşım ortamı oluşturmayı hedefliyor.Eskişehir Şehir Hastanesi'nin sağlık hizmetlerinin yanı sıra sosyal yaşamı destekleyen yaklaşımının bir parçası olarak hayata geçirilen konser, 4 Haziran Perşembe günü saat 20.00'de Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Kültür Sarayı (Opera Binası)'nda gerçekleştirilecek.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 29 May 2026 13:57:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Anadolu Arabaları Müzesi bayramda ziyaretçilerini bekliy]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/anadolu-arabalari-muzesi-bayramda-ziyaretcilerini-bekliy-8895/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/anadolu-arabalari-muzesi-bayramda-ziyaretcilerini-bekliy-8895/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FC7230-ABE6B4-13DE44-2CFF39-323D09-761798.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />2002 yılından bu yana sanat, tarih ve otomotiv meraklılarını ağırlayan Tofaş Bursa Anadolu Arabaları Müzesi ve Sanat Galerisi, Anadolu'da ulaşımın tarihsel gelişimini yansıtan koleksiyonu, özgün mimarisi ve interaktif alanlarıyla dikkat çekiyor. Tofaş Bursa Anadolu Arabaları Müzesi,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FC7230-ABE6B4-13DE44-2CFF39-323D09-761798.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />2002 yılından bu yana sanat, tarih ve otomotiv meraklılarını ağırlayan Tofaş Bursa Anadolu Arabaları Müzesi ve Sanat Galerisi, Anadolu'da ulaşımın tarihsel gelişimini yansıtan koleksiyonu, özgün mimarisi ve interaktif alanlarıyla dikkat çekiyor. Tofaş Bursa Anadolu Arabaları Müzesi, ailelerin, çocukların ve sanat severlerin bayram programlarında öncelikli tercihleri arasında yer alıyor. Bu kapsamda ziyaretçiler, Kurban Bayramı'nda arife dahil dört gün boyunca müze aracılığıyla geçmişin izlerini keşfederken, aynı zamanda keyifli ve öğretici bir deneyim yaşama şansına sahip olabilecekler.Anadolu'nun binlerce yıllık otomobil kültürünü, Türkiye otomotiv sanayisinin gelişim hikayesiyle buluşturan müze, Bursalıların olduğu kadar şehir dışından gelen ziyaretçiler için de önemli bir cazibe merkezi.&nbsp;Tarih sanat ve doğanın birleşme noktasıTarih, sanat ve doğanın birleşme noktası olan müze kompleksi içinde Mancınıkhane, Kozaklık, 15. yüzyıldan kalma Umurbey Hamamı bulunuyor. Restore edilen Umurbey Hamamı, günümüzde Tofaş Sanat Galerisi olarak dönemsel sergilere ev sahipliği yapıyor. Müzede halihazırda "Kantarın Topuzu: Teraziler, Ağırlıklar, Ölçü Aletleri" sergisi ziyaret edilerek, terazi ve kantarların, mutfaktan ticaret hayatına, ekonomiden bilime ve kültürel yaşama kadar bıraktığı izlere tanıklık edilebiliyor.Ziyaretçiler, doğayla iç içe tarihi bir atmosfer sunan Fayton Kafe'de keyifli bir mola verebiliyor ya da müze bahçesindeki 382 yıllık çınar ağacı, 200 yıllık kara dut ağacı ve yüzlerce bitki türünü yakından görme fırsatını yakalayabiliyor.Pazartesi günleri hariç haftanın altı günü ücretsiz olarak ziyaret edilebilen müzenin, cep telefonlarına indirilebilen "Tofaş Müzesi" mobil uygulaması sayesinde de hem yetişkinler hem de çocuklar, sesli rehber eşliğinde müzeyi daha da etkili ve teknolojik bir şekilde deneyimliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 27 May 2026 11:15:30 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ressam Meltem Kalafat'tan içsel dönüşüm temalı sergi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ressam-meltem-kalafattan-icsel-donusum-temali-sergi-3902/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ressam-meltem-kalafattan-icsel-donusum-temali-sergi-3902/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4CC449-C8627E-7E5AF3-0B1BC5-DB8398-371AFF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Kırıldığın Yerden Yeniden Doğmak" temasıyla&nbsp; şekillenen sergi; insanın kırılmaları, yeniden ayağa kalkışı ve özünü hatırlama sürecini sanat diliyle anlatıyor. Moda disiplininden gelen estetik bakışını resim, doku ve karma tekniklerle izleyiciyi yalnızca bir sanat deneyimine&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4CC449-C8627E-7E5AF3-0B1BC5-DB8398-371AFF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Kırıldığın Yerden Yeniden Doğmak" temasıyla&nbsp; şekillenen sergi; insanın kırılmaları, yeniden ayağa kalkışı ve özünü hatırlama sürecini sanat diliyle anlatıyor. Moda disiplininden gelen estetik bakışını resim, doku ve karma tekniklerle izleyiciyi yalnızca bir sanat deneyimine değil; aynı zamanda kendi iç dünyasına doğru bir yolculuğa davet ediyor.&nbsp; &nbsp;Ressam Meltem Kalafat, "Sergimin adı &#39;Uyanış&#39;. Bence insan en çok kendine uyanıyor. Hayat bazen seni otomatik yaşatıyor; rollerin, korkuların, alışkanlıkların içinde kayboluyorsun. Sonra bir şey oluyor ve artık eski halin gibi devam edemiyorsun.Eserlerdeki karanlık ve ışık dengesi bilinçli bir seçim. Çünkü insan sadece aydınlıktan oluşmuyorİçimizde bastırılmış yerler de var, parlayan taraflarımız da. İnsanlar eserlerimde hep kendinden bir parça görmesini isterim.Eserlerimin çoğunda güçlü hikayeler var ama &#39;Sustum&#39; biraz daha farklı bir yerde duruyor.Çünkü bazı duyguların hikayesi olmaz, ağırlığı olur.&nbsp;Sergi Haziran ayı boyunca Arnavutköy Kireç Gediği sokakta Meltem Kalafat Art da gezilebilir.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 27 May 2026 11:14:07 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bale Yarışması,  bu yıl 7. kez sanatseverlerle buluşuyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bale-yarismasi-bu-yil-7-kez-sanatseverlerle-bulusuyor-9561/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bale-yarismasi-bu-yil-7-kez-sanatseverlerle-bulusuyor-9561/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_499ED1-0F9ED9-B56D29-0D984B-34333E-5B5CC5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />7.İstanbul Uluslararası Bale Yarışması, 27 Mayıs Çarşamba günü, yarışmacı adaylarının İstanbul'a gelişi ve Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası Sahnesi'nde yapılacak bir bilgilendirme ve tanışma toplantısı ile başlayacak.&nbsp;&nbsp;Genç Dansçılar Uluslararası Sahnede Yeteneklerini&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_499ED1-0F9ED9-B56D29-0D984B-34333E-5B5CC5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />7.İstanbul Uluslararası Bale Yarışması, 27 Mayıs Çarşamba günü, yarışmacı adaylarının İstanbul'a gelişi ve Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası Sahnesi'nde yapılacak bir bilgilendirme ve tanışma toplantısı ile başlayacak.&nbsp;&nbsp;Genç Dansçılar Uluslararası Sahnede Yeteneklerini SergileyecekProfesyonel kariyerlerinin eşiğinde olan genç dansçılar, uluslararası deneyime sahip jüri üyelerinin değerlendirmeleri eşliğinde performanslarını sergilerken, aynı zamanda sanatsal gelişimlerine katkı sağlayacak önemli bir platformda yer alacak. Yarışmaya katılmaya hak kazanan genç dansçılar; Büyük Kızlar, Büyük Erkekler, Küçük Kızlar ve Küçük Erkekler olmak üzere dört kategoride yarı final ve final aşamalarında yeteneklerini sergileyecek.28 Mayıs Perşembe günü gerçekleştirilecek Küçükler Yarı Finali ile 29 Mayıs Cuma günü düzenlenecek Büyükler Yarı Finali, Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası Sahnesi'nde halka açık olarak ücretsiz izlenebilecek.30 Mayıs'ta gerçekleştirilecek finaller ile devam edecek yarışma, Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası Sahnesi'nde sanatseverlerle buluşacak. Yarışma, 1 Haziran 2026 akşamı saat 20.00'de Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu'nda düzenlenecek Gala Gecesi ve Ödül Töreni ile sona erecek.&nbsp;Dünya Çapında Jüri Kadrosu, Genç Dansçıları DeğerlendirecekBale sanatının uluslararası gelişimine katkı sunan yarışmada, klasik bale repertuvarı ve modern dans eserlerinden oluşan program, uluslararası arenada kendi dallarında büyük başarılar elde etmiş değerli jüri üyeleri tarafından değerlendirilecek.Jüri Başkanlığını; Uluslararası Bale Yarışmaları Federasyonu (IFBC) Başkan Yardımcısı B. Tan Sağtürk üstlenecek.Jüri Başkan Yardımcılıklarını ise Uluslararası Bale Yarışmaları Federasyonu (IFBC) Genel Müdürü, Rusya (1996) ve Polonya (1999) Onur Sanatçısı Sergey Usanov ile dans akademisyeni, profesör ve Seul Bale Topluluğu Sanat Yönetmeni Jae Keun Park yürütecek.&nbsp;&nbsp;Jüri üyeleri arasında Meriç Sümen (Türkiye Cumhuriyeti Devlet Sanatçısı ve Devlet Opera ve Balesi (E.) Genel Müdürü), Özkan Arslan, Serhat Güdül, İlke Kodal, Marek Różycki (Berlin Devlet Bale Okulu Vekil Sanat Yönetmeni), Gulzhan Tutkibaeva (KazNTOP Bale Topluluğu Sanat Yönetmeni ve profesörü), Mihaela Vieru (Dance For You Magazine (Almanya) CEO ve Genel Müdürü)&nbsp; ile Joy Womack&nbsp; (Joy Womack Bale Topluluğu ve Joy Womack Bale Akademisi'nin kurucusu) yer almaktadır. Alanlarında uluslararası saygınlığa sahip isimlerden oluşan güçlü jüri kadrosu, dünyanın dört bir yanından gelen genç dansçıların performanslarını değerlendirerek onların uluslararası kariyer yolculuklarına önemli katkılar sunacaktır.&nbsp;"Ödül Töreni ve Gala Gecesi" Görkemli Bir Sanat Şölenine Dönüşecek1 Haziran Pazartesi günü saat 20.00'de Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Türk Telekom Opera Salonu'nda gerçekleştirilecek Ödül Töreni ve Gala Gecesi, adeta bir yıldızlar geçidine sahne olacak. Gecede, yarışmanın öne çıkan genç dansçıları en başarılı performanslarını sergilerken, ödüller sahiplerini bulacak.Bale Yarışması Ödül Töreni ve Gala Gecesi, yalnızca bir ödül töreni olmanın ötesinde, dünya bale sahnesinin seçkin isimlerini aynı sahnede buluşturacak özel bir gala gecesine dönüşecek. Dünya sahnelerinin yıldızları Daniil Simkin'in yanı sıra, Macaristan Devlet Operası'nın baş dansçısı Tatyjana Melnyik, Hollanda Ulusal Balesi'nin baş dansçıları Anna Tsygankova ve Giorgi Potskhishvili ile Béjart Ballet Lausanne'ın baş dansçısı Efe Burak, izleyicilerle unutulmaz performanslarını paylaşacak.Onur konukları Hollanda Ulusal Balesi Müdürü Ted Brandsen, Türkiye'nin ilk koreografı, baş dansçı, eğitmen ve sanat yöneticisi Sait Sökmen, Azerbaycan Halk Sanatçısı ve Bakü Koreografi Akademisi Rektör Yardımcısı Tarana Muradova'nın katılımıyla gece, uluslararası sanat dünyasının seçkin buluşmalarından biri haline gelecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 25 May 2026 10:29:44 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Teoman narsist bir karakter"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/teoman-narsist-bir-karakter-8359/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/teoman-narsist-bir-karakter-8359/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_569A08-7607F1-62992F-A9DB28-6FE60A-2F6D80.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Adrenali yüksek bir işin içinde olduklarını söyleyen Ata Yaşat, ekip arkadaşlarıyla güçlü bir uyum yakaladıklarını belirtti. Oyuncu kadrosuyla çalışmaktan büyük keyif aldığını söyleyen Yaşat, "Arkadaşlarımı çok seviyorum. Çekimler çok keyifliydi" dedi."TEOMAN KENDİNİ&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_569A08-7607F1-62992F-A9DB28-6FE60A-2F6D80.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Adrenali yüksek bir işin içinde olduklarını söyleyen Ata Yaşat, ekip arkadaşlarıyla güçlü bir uyum yakaladıklarını belirtti. Oyuncu kadrosuyla çalışmaktan büyük keyif aldığını söyleyen Yaşat, "Arkadaşlarımı çok seviyorum. Çekimler çok keyifliydi" dedi."TEOMAN KENDİNİ BODRUM'UN SAHİBİ SANAN BİRİ"Canlandırdığı Teoman karakteri hakkında da konuşan Ata Yaşat, karakterin narsist ve eğlenceli yönlerine dikkat çekti. Genç oyuncu, "Teoman narsist bir karakter, kendini seviyor. Ailesi tarafından zorluk yaşamamış biri. Kendini Bodrum'un sahibi gibi görüyor. Eğlenceli yönleri de var kötü tarafları da&hellip;" dedi."OYNAMASI ÇOK EĞLENCELİ BİR KARAKTER"Karakterini çok sevdiğini ve Teoman ile ortak yönleri olduğunu da dile getiren oyuncu şöyle konuştu: Teoman bir şeyleri yaparken çok eğleniyor, ben de öyleyim. Oynaması çok eğlenceli bir karakter."DAHA 17 YAZ ENERJİSİYLE GELİYOR"İzleyicileri yüksek enerjili bir hikâyenin beklediğini söyleyen Ata Yaşat, dizinin özellikle gençlik heyecanını yansıtacağını söyledi. Yaşat, "Yüksek bir enerji var ve bu seyirciyi yakalayacaktır. Herkes işine çok odaklı. Dizimiz yaz enerjisiyle dolup taşacak. Daha 17 bomba gibi geliyor" dedi.İLK BÖLÜM 31 MAYIS PAZAR&nbsp;Yapımcılığını Yaşar İrvül ve Efe İrvül'ün üstlendiği Pastel Film imzalı "Daha 17", güçlü senaryosu ve etkileyici atmosferiyle 31 Mayıs Pazar akşamı ilk bölümüyle Kanal D ekranlarında izleyiciyle buluşacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 24 May 2026 10:27:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Defileden söyleşiye, gastronomiden dinletiye]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/defileden-soylesiye-gastronomiden-dinletiye-4592/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/defileden-soylesiye-gastronomiden-dinletiye-4592/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7BC958-4FA9BD-D4E2C8-C369F2-E699AC-F2FC6E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın katkılarıyla; Kırklareli Valiliği, Kırklareli Belediyesi ve ilgili kurumların iş birliğinde düzenlenen Yaşayan Miras Şöleni ile 32. Uluslararası Kırklareli Karagöz Kültür, Sanat ve Kakava Festivali, bu yıl ilk kez aynı çatı altında gerçekleştiriliyor.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7BC958-4FA9BD-D4E2C8-C369F2-E699AC-F2FC6E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın katkılarıyla; Kırklareli Valiliği, Kırklareli Belediyesi ve ilgili kurumların iş birliğinde düzenlenen Yaşayan Miras Şöleni ile 32. Uluslararası Kırklareli Karagöz Kültür, Sanat ve Kakava Festivali, bu yıl ilk kez aynı çatı altında gerçekleştiriliyor. Kırklarelililerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikler ikinci gününde kenti kültür ve sanatla buluşturmaya devam etti.150 Usta, 30 Şehir, Tek BuluşmaBu yıl Kırklareli, Türkiye'nin dört bir yanından gelen ustaların buluşma noktası oldu. Toplam 30 farklı şehirden gelen 94 somut olmayan kültürel miras taşıyıcısının katıldığı ve birçok sanat dalının tanıtıldığı Şölen boyunca şehrin farklı noktalarında kültürel miras yaşatılıyor.İstasyon Caddesi boyunca kurulan 45 geleneksel el sanatları standı ve 23 dokuma standının yanı sıra Türk süsleme sanatları ve geleneksel el sanatlarının ülke çapında geliştirilmesinde ayrıca emeği olan somut olmayan kültürel miras taşıyıcılarının yer aldığı Köy Pazarı'ndaki 10 stant ile toplamda geleneksel el sanatlarından 83, Türk süsleme sanatlarından 5, geleneksel Türk tiyatrosundan 5 olmak üzere 93'ü somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı toplamda 150'ye yakın sanatçı yer alıyor. Tezhipten minyatüre, dokumadan mücevher sadekârlığına uzanan geniş bir yelpazede kültürel miras unsurları ziyaretçilerle buluşurken, her bir stant; bir ustalığın, bir geleneğin ve kuşaktan kuşağa aktarılan bir hikâyenin temsilcisi oluyor.Etkinliklerin ikinci gününde Kırklareli Valisi Uğur Turan, Kırklareli Belediye Başkanı Derya Bulut ve Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü Halk Kültürü Daire Başkanı Pervin Oymak etkinlik ve stand alanlarını gezerek katılan sanatçılara katılım belgelerini sundu.Sanat, Üretim ve Deneyim Aynı ÇatıdaFestival boyunca ziyaretçiler sadece izleyici değil, aynı zamanda deneyimin bir parçası oluyor. Sabahattin Ali etkinlik sahnesinde Hat ve ebru sanatının duayen ismi Yaşayan İnsan Hazinesi Fuat Başar söyleşisiyle sanatseverlerle buluştu. Ali Tunaboylu Mesleki Teknik Anadolu Lisesi'nin hazırladığı "Geleneksel Dokumalardan Kıyafetler" defilesi geçmişin estetiğini sahneye taşıdı. Mozaik sanatçısı Menel Hüzmeli'nin "Trakya'nın Rüyası" sergisi ilk kez Kırklareli'nde sanatseverlerle buluşurken, "Biz Ebru Atölyesi" de ebru sergisiyle festivale renk kattı. İstasyon Caddesi Dokuma Stantları alanında gerçekleşen Şahin Atabay &amp; Dr. Evrim Kaşıkçı müzik dinletisinde söylenen türkülere dinleyicilerde eşlik etti. İlmek İlmek Poyralı Dokuması Mirası söyleşisinde ise Prof. Dr. Feriha Akpınarlı Poyralı dokuması üzerine kültürel hafızaya ışık tuttu.Gastronomi ve Yaşayan Mutfak DeneyimiKırklareli Üniversitesi Turizm Fakültesi iş birliğiyle Eski 288 Restoranda oluşturulan gastronomi alanında, ünlü şef Öğr. Gör Asuman Kerkez koordinasyonunda Öğr. Gör. Raşit BAKAN ile gerçekleştirilen sunum ve tadım etkinlikleri ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Türk Mutfağı Haftası Etkinlikleri kapsamında düzenlenen programda izleyiciler coğrafi işaretli Kırklareli peynirleri ve hardaliyenin köklü yolculuğunu deneyimleme fırsatı buldu.Çocuklar mutlu, şehir mutlu&nbsp;Tren Garı arkasında kurulan geleneksel çocuk oyun alanında; Karagöz ve kukla gösterileri, seksek, mangala, topaç gibi geleneksel oyunlar çocuklarla buluşma devam ediyor. Çocuklara yönelik hazırlanan 8 farklı stantta geleneksel çocuk oyun atölyelerinin yanısıra, çömlek, ahşap oyuncak yapımı atölyeleri ve Sabahattin Ali Etkinlik Sahnesinde gerçekleşen Yasemin Dikmen'in cam geri dönüşüm atölyesi de çocuklara kültürel mirası eğlenceli bir deneyimle sundu. Sabahattin Ali Sokağı'nda kurulan alternatif sahnede kukla ve karagöz gösterileri de minik ziyaretçileri ağırladı.Dört Gün Boyunca Kesintisiz Kültür ve Sanat&nbsp;Kırklareli dört gün boyunca; kortej yürüyüşlerinden Kakava ateşine, el sanatları stantlarından çocuk atölyelerine, sergilerden söyleşilere kadar geniş bir etkinlik yelpazesine ev sahipliği yapıyor. Millet Bahçesi'nde kurulan ana sahnede: 22 Mayıs Cuma Ekin Uzunlar, 23 Mayıs Cumartesi akşamı Demet Akalın ücretsiz halk konserleriyle eğlence coşkusu zirveye taşınacak.Kültürel Miras ve Gelecek VizyonuKültür ve Turizm Bakanlığı katkılarıyla gerçekleştirilen Yaşayan Miras Şöleni; geleneksel sanatları desteklemeyi, sanatçıları görünür kılmayı ve bu eşsiz mirası gelecek nesillere aktarmayı amaçlıyor. Kırklareli'nde bir hafıza, bir kültür ve bir gelenek yeniden hayat buluyor. Bu büyük buluşma; yerel turizmi canlandıran, şehirlerin kültürel kimliğini güçlendiren ve Türkiye'nin kültürel zenginliğini görünür kılan güçlü bir kültürel platform olarak dikkat çekiyor. Kakava ateşinin etrafında birleşen bu büyük buluşma, geçmişten geleceğe uzanan güçlü bir kültür yolculuğuna dönüşüyor. Tek çatı altında buluşan etkinlikler yalnızca bir festival değil; birlikte yaşamanın, paylaşmanın ve kültürel sürekliliğin güçlü bir temsili olarak öne çıkıyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 24 May 2026 10:25:34 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye'nin ilk robot tiyatrosu perdelerini açıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-ilk-robot-tiyatrosu-perdelerini-aciyor-1546/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-ilk-robot-tiyatrosu-perdelerini-aciyor-1546/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_645D99-01B1AC-EA8462-8A4296-7C9BA8-DE9F69.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dr. Nabat Garakhanova'nun kaleme aldığı "Neci'nin Diji Maceraları-3"; gerçek robotlar, canlı video art uygulamaları, hareket yakalama teknolojisi ve yapay zeka destekli etkileşim sistemlerini sahneye taşıyor.Mezo Group ve CEO Event ortaklığıyla hayata geçirilen, Türkiye'nin ilk robot&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_645D99-01B1AC-EA8462-8A4296-7C9BA8-DE9F69.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dr. Nabat Garakhanova'nun kaleme aldığı "Neci'nin Diji Maceraları-3"; gerçek robotlar, canlı video art uygulamaları, hareket yakalama teknolojisi ve yapay zeka destekli etkileşim sistemlerini sahneye taşıyor.Mezo Group ve CEO Event ortaklığıyla hayata geçirilen, Türkiye'nin ilk robot tiyatrosu, 7 Haziran'da Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) 6. İstanbul Dijital Sanat Festivali kapsamında düzenlenecek lansmanla perdelerini açacak. Teknolojiyle büyüyen iki arkadaş Neci ve Meci'nin robot arkadaşlarıyla yapay zekâ, dijital sanat, çevre bilinci, geri dönüşüm ve gerçek dostluk üzerine çıktıkları eğitici ve fantastik bir yolculuğu anlatan bu sıra dışı gösteri, çocuklara hem eğlenceli hem de öğretici bir dünyanın kapılarını aralayacak.Teknoloji ve tiyatro aynı sahnede&nbsp;Neci ve Meci'ye sahnede robot arkadaşları Mini Ada ile yapay zeka Diji Misha eşlik ederken, çocuklar da yalnızca seyirci değil, hikayenin interaktif bir parçasına dönüşecek.Kod kırma görevleri, danslar ve interaktif oyunlarla desteklenen müzikal oyun; çocuklara eğlenirken teknolojiyle yaratıcı bir bağ kurma deneyimi sunacak.Problem çözme, yaratıcı düşünme, dikkat geliştirme ve takım çalışması gibi temel becerileri destekleyen pedagojik bir yaklaşım benimseyen "Neci'nin Diji Maceraları-3", çocuklara aile, arkadaşlık, çevre gibi değerlerin önemini vurgularken, bir yandan da teknolojiyi bilinçli ve doğru kullanma konusunda farkındalık yaratacak.Sahnede Teknoloji, Hikâyede MaceraSahne sanatlarında robot oyuncuları çocuklarla Türkiye'de ilk kez buluşturan "Neci'nin Diji Maceraları 3", teknolojik ve modüler sahne tasarımıyla klasik çocuk tiyatrosunun ötesine geçen yenilikçi bir görsel dünya kuruyor. Özel tasarlanan kostümler, LED ekran sistemleri, green screen uygulamaları, canlı video art kullanımları ve hareket yakalama teknolojileriyle desteklenen sahne yapısı; çocukları dijital evrenin içine taşıyan dinamik bir atmosfer yaratıyor. Gösteride yer alan farklı yeteneklere sahip robotlar ise sahnedeki interaktif deneyimi güçlendirirken, teknoloji ve performans sanatını aynı anlatı içinde buluşturuyor.Garakhanova: "Çocuklar İçin Daha Güvenli Bir Dijital Dünya Hayal Ettik"Oyunun yazarı Dr. Nabat Garakhanova, projenin sıradan bir çocuk oyunu olmadığını vurgulayarak, "Çocuklar artık dijital bir dünyanın içinde büyüyor. Yapay zeka, robotlar ve ekranlar onların hayatının doğal bir parçası haline geldi.&nbsp; Biz de bu dünyayı çocuklar için nasıl daha güvenli, daha yaratıcı ve daha insani hale getirebiliriz diye düşündük. Aile, arkadaşlık, çevre gibi değerlerimizi kaybetmeden, dijital dünyayı da kullanarak nasıl doğru bir hayat sürdürebileceğimizi göstermek istedik.&nbsp; Dijital dünyadan doğru yararlanarak dünyamızı nasıl daha güzelleştirebileceğimizi anlatmayı amaçladık" dedi.Akın Robotik ve Butik'in katkılarıyla sahnelenen, teknoloji, sanat ve eğlenceyi aynı sahnede buluşturan ilk robot tiyatrosu "Neci'nin Diji Maceraları-3", çocuklara ve ailelere birlikte deneyimleyebilecekleri sıra dışı bir sahne yolculuğu vaat ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 23 May 2026 08:35:40 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dr. Rahşan Düren'in sergisi, sanatseverlerle buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dr-rahsan-durenin-sergisi-sanatseverlerle-bulustu-8762/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dr-rahsan-durenin-sergisi-sanatseverlerle-bulustu-8762/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_55B708-DC78D8-25EA22-64406C-037568-B238CA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanat, bilim ve teknolojiyi bir araya getiren "Play Again", oyun kavramını yalnızca bir tema olarak değil, yaşamın tekrar eden döngülerini anlamaya yönelik bir düşünce alanı olarak ele alıyor. Yeniden başlamak, risk almak, kaybetmek, bağ kurmak ve akışa teslim olmak gibi insani deneyimlerden&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_55B708-DC78D8-25EA22-64406C-037568-B238CA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanat, bilim ve teknolojiyi bir araya getiren "Play Again", oyun kavramını yalnızca bir tema olarak değil, yaşamın tekrar eden döngülerini anlamaya yönelik bir düşünce alanı olarak ele alıyor. Yeniden başlamak, risk almak, kaybetmek, bağ kurmak ve akışa teslim olmak gibi insani deneyimlerden beslenen sergi, yaratıcı süreci oyunun özgür yapısı üzerinden yorumluyor.Beş kata yayılan mekâna özgü yerleştirme, izleyiciyi katmanlı bir anlatının içine çekiyor. Toplam 67 heykel, 60 resim ve 2 enstalasyondan oluşan sergi, parçalanan, çoğalan ve dönüşen formlar aracılığıyla hafıza, zaman ve dönüşüm üzerine yoğunlaşıyor. Kırılganlık ile dayanıklılık, büyüme ile yıkım arasında kurulan gerilim, serginin duygusal ritmini belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Dr. Rahşan Düren'in psikiyatri ve sanat alanındaki birikimi, mühendislerle birlikte yürütülen üretim süreçleriyle birleşerek sergiyi yalnızca estetik bir deneyim değil, aynı zamanda deneysel bir araştırma alanına dönüştürüyor.Açılışta sergiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dr. Rahşan Düren, "Play Again benim için yalnızca bir sergi değil, tekrar eden deneyimlerin insan üzerinde bıraktığı izleri anlamaya yönelik bir araştırma alanı. Oyun fikri, özgürleşmenin, dönüşmenin ve yeniden başlamanın en güçlü biçimlerinden biri. Bilimsel disiplinlerle sanatsal üretimi aynı zeminde buluştururken, izleyicinin de bu sürecin yaşayan bir parçasına dönüşmesini istedim. Tarhan Han'ın çok katmanlı yapısı da bu anlatının doğal bir uzantısı haline geldi" dedi.Tarhan Han'da ziyarete açılan "Play Again", sanat, bilim ve teknolojiyi aynı deneyim alanında buluşturan yapısıyla izleyiciyi yalnızca bir sergiyi görmeye değil, düşünmeye, hissetmeye ve deneyimin parçası olmaya davet ediyor.Dr. Rahşan Düren'in birbirinden değerli eserlerinin yer aldığı "Play Again" sergisi, Pazar ve Pazartesi hariç her gün 12.00 - 17.00 saatleri arasında ziyarete açık olacak. Sergi, Eylül ayına kadar ücretsiz olarak görülebilecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 23 May 2026 08:10:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Opera ve Bale Festivali "Lucia di Lammermoor" ile açıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/opera-ve-bale-festivali-lucia-di-lammermoor-ile-acildi-2510/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/opera-ve-bale-festivali-lucia-di-lammermoor-ile-acildi-2510/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D2DE20-E622F6-E54AD8-90136E-8468CB-C01AEB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nin, Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu'nda sahnelediği "Lucia di Lammermoor" operasının prömiyeri gerçekleşti. İtalyan besteci Gaetano Donizetti'nin romantik operanın başyapıtlarından sayılan "Lucia di Lammermoor", rejisör Jean-Louis Grinda&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D2DE20-E622F6-E54AD8-90136E-8468CB-C01AEB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nin, Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu'nda sahnelediği "Lucia di Lammermoor" operasının prömiyeri gerçekleşti. İtalyan besteci Gaetano Donizetti'nin romantik operanın başyapıtlarından sayılan "Lucia di Lammermoor", rejisör Jean-Louis Grinda tarafından sahneye konuldu.Librettosu Sir Walter Scott&#39;un &#34;Lammermoor Gelini&#34; adlı romanından hareketle Salvadore Cammarano&#39;ya ait eser; 1912'de, İskoçya'nın sisli ve kasvetli atmosferinde geçer ve düşman aileler arasında sıkışmış genç bir kadın olan Lucia'nın trajik aşk hikâyesini konu alır. Lucia, gizlice sevdiği Edgardo'ya sadıktır; ancak ailesi onu siyasi çıkarlar uğruna başka biriyle evlenmeye zorlar. İmzalamaya mecbur bırakıldığı evlilik sözleşmesi ve Edgardo ile yaşadığı yıkıcı yüzleşme, Lucia'nın akıl sağlığını kaybetmesine yol açar. Eserin en çarpıcı bölümü, Lucia'nın zihinsel çöküş yaşadığı meşhur "delirme sahnesi"dir. Bu sahne, soprano repertuvarının en zorlayıcı ve etkileyici bölümlerindendir. Dramatik yapısı, melodik zenginliği ve başrole yüklediği güçlü oyunculuk ve vokal performansıyla "Lucia di Lammermoor", belcanto geleneğinin en dokunaklı örneklerinden biridir.Festival temsilleri, dönüşümlü olarak orkestra şefleri Antonio Pirolli ve Zdravko Lazarov yönetimindeki İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası ile koro şefi Paolo Villa yönetimindeki İstanbul Devlet Opera ve Balesi Korosu eşliğinde sahneleniyor. Operanın dekor tasarımı Ferhat Karakaya, kostüm tasarımı Serdar Başbuğ, ışık tasarımı Laurent Castaingt imzası taşıyor.Prömiyerde; "Lucia&#34; rolünde Hale Soner, &#34;Sir Edgardo di Ravenswood&#34; rolünde Ufuk Toker, &#34;Lord Enrico Asthon&#34; rolünde Caner Akgün, &#34;Lord Arturo Bucklaw&#34; rolünde Berk Dalkılıç, &#34;Raimondo Bidebent&#34; rolünde Burak Bilgili, &#34;Alisa&#34; rolünde İpek Zehra Evre, &#34;Normanno&#34; rolünde Emre Parlar sahnedeydiler.Festival temsillerinde ilgili rollerde; Nazlı Deniz Süren, Burak Dabakoğlu, Nejat Işık Belen, Efe Doğrukul, Zafer Erdaş ve Uğur Etiler sahnede olacak. Eser, 23 ve 30 Mayıs Cumartesi günleri, AKM Türk Telekom Opera Sahnesi&#39;nde tekrar seyirci ile buluşacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 23 May 2026 08:04:56 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kayahan'a saygı konseri Ankara'da yapılacak]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kayahana-saygi-konseri-ankarada-yapilacak-3383/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kayahana-saygi-konseri-ankarada-yapilacak-3383/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F5B409-7D43B8-450F0C-0FB188-E1B4C7-BE9ED2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın katkıları ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın destekleriyle gerçekleştirilecek dev konser, 6 Haziran'da Ankara Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası'nda düzenlenecek. Şef Zafer Göçer yönetiminde gerçekleşecek geceye birbirinden&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F5B409-7D43B8-450F0C-0FB188-E1B4C7-BE9ED2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın katkıları ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın destekleriyle gerçekleştirilecek dev konser, 6 Haziran'da Ankara Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası'nda düzenlenecek. Şef Zafer Göçer yönetiminde gerçekleşecek geceye birbirinden ünlü sanatçılar katılacak. Gecenin sunuculuğunu ve sahne performansını Beste Açar üstlenecek. Konserde Niran Ünsal, Bora Gencer, Yılmaz Morgül, Alex, Erdal Çelik ve Levent Conker gibi birçok ünlü isim sahne alacak. Duygu dolu gecede, Kayahan'ın hafızalara kazınan eserleri senfonik düzenlemeler eşliğinde seslendirilecek. Müziğin, anıların ve vefanın buluşacağı konserin, Ankara sanat hayatında uzun süre konuşulması bekleniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 21 May 2026 02:58:55 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Umut ve dayanışma aynı sahnede buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/umut-ve-dayanisma-ayni-sahnede-bulustu-942/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/umut-ve-dayanisma-ayni-sahnede-bulustu-942/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3F6851-8A5B7B-A76A5A-585542-B5B67A-8086F8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Geçtiğimiz günlerde Bakırköy Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi'nde gerçekleşen etkinlikte; müziğin evrensel dili aracılığıyla umut, sevgi ve iyilik duygusu sanatseverlerle buluştu.Musiki Eğitim Vakfı ev sahipliğinde düzenlenen geceye; Musiki Eğitim Vakfı Başkanı sanatçı Fikret&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3F6851-8A5B7B-A76A5A-585542-B5B67A-8086F8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Geçtiğimiz günlerde Bakırköy Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi'nde gerçekleşen etkinlikte; müziğin evrensel dili aracılığıyla umut, sevgi ve iyilik duygusu sanatseverlerle buluştu.Musiki Eğitim Vakfı ev sahipliğinde düzenlenen geceye; Musiki Eğitim Vakfı Başkanı sanatçı Fikret Erkaya, Vakıf Yönetim Kurulu Üyesi iş insanı Beyza Uyanoğlu, Kalangos Vakfı Kurucusu Prof. Dr. Afksendiyos Kalangos, vakıf yöneticileri ve çok sayıda davetli katıldı.Gecenin sunuculuğunu gazeteci ve televizyon programcısı Cansu Canan Özgen üstlenirken, oyuncu ve sunucu Ceyda Düvenci de geceye katılarak sosyal sorumluluk ve dayanışmanın önemine dikkat çeken bir konuşma gerçekleştirdi.Etkinlik, ressam Kübra Ünsaç'ın kişisel sergisiyle başladı. Sanatseverlerin ilgi gösterdiği serginin ardından Mehmet Nuri Arkan'ın Arkan's Sanat bünyesinde yer alan prenses balerinleri sahne performanslarıyla geceye renk kattı.Konserin solistliğini üstlenen Ezgi Köker, güçlü yorumu ve sahne performansıyla izleyicilerle buluştu. Köker'e gecede alanında başarılı müzisyenlerden oluşan orkestra eşlik etti.Müzik aracılığıyla kalplere dokunan gecede, sanatın yalnızca bir ifade biçimi değil; toplumsal dayanışmayı güçlendiren önemli bir bağ olduğu bir kez daha vurgulandı."Çocuk Kalbimizden Ezgiler" konseri, sanatın ortak değerler etrafında insanları bir araya getiren gücünü yansıtan özel bir buluşma olarak hafızalarda yer aldı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 20 May 2026 02:03:19 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bilgi'nin 30. yıl kutlamalarında Athena rüzgârı esti]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bilginin-30-yil-kutlamalarinda-athena-ruzgari-esti-6524/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bilginin-30-yil-kutlamalarinda-athena-ruzgari-esti-6524/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FE6978-FC2C85-3FEE24-72B65F-6121DF-E2BBFE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Bilgi Üniversitesi, 30. yılını santralistanbul Kampüsü'nde düzenlenen BİLGİ 30. Yıl MayFest kapsamında öğrencileri ve mezunlarıyla birlikte coşkuyla kutladı. Bir hafta boyunca süren festival, Kulüp Günleri'nden kariyer odaklı Talent Fest'e, International Day etkinliklerinden&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FE6978-FC2C85-3FEE24-72B65F-6121DF-E2BBFE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Bilgi Üniversitesi, 30. yılını santralistanbul Kampüsü'nde düzenlenen BİLGİ 30. Yıl MayFest kapsamında öğrencileri ve mezunlarıyla birlikte coşkuyla kutladı. Bir hafta boyunca süren festival, Kulüp Günleri'nden kariyer odaklı Talent Fest'e, International Day etkinliklerinden Homecoming buluşmasına ve Athena konserine uzanan geniş programıyla kampüste yoğun katılımlı ve renkli bir atmosfer oluşturdu.30. Yıl MayFest kapsamında düzenlenen Kulüpler Günü'nde öğrenci kulüpleri çalışmalarını tanıtarak projeleri hakkında bilgi paylaşırken; International Day'de Çekya, Macaristan, Fransa, Mısır, Cezayir, Türkmenistan ve Fas'ın da aralarında bulunduğu 15 farklı ülkeden öğrenciler kültürlerini yöresel lezzetler ve performanslarıyla kampüse taşıdı. BİLGİ Talent Fest ise öğrenci ve mezunları yüze yakın firmadan gelen sektör temsilcileriyle buluşturarak kariyer olanakları, networking imkânları ve iş dünyasının güncel trendlerine dair kapsamlı bir etkileşim alanı sundu. Katılımcılara sektör profesyonelleriyle doğrudan iletişim kurma ve kariyer planlarına yön verme olanağı da sağladı.BİLGİ Homecoming'de 25. yıl mezunları buluştuFestival kapsamında düzenlenen BİLGİ Homecoming buluşması, mezunları kampüs ortamında bir araya getirdi. Programda, mezuniyetlerinin 25. yılını dolduran mezunlar için sertifika töreni de gerçekleştirildi. Törenin açılış konuşmasını yapan İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Ege Yazgan, üniversitenin Kuştepe'den Dolapdere'ye ve santralistanbul'a uzanan yolculuğuna değinerek "Bu büyük ailenin mezunlarını, öğrencilerini ve hocalarını bugün burada bir arada görmekten büyük mutluluk duyuyoruz." dedi.Gün boyu kesintisiz devam eden festivalde renkli etkinlikler ve fakülte mezun buluşmaları da gerçekleşti.&nbsp;BİLGİ 30. Yıl MayFest'te Athena coşkusu&nbsp;Binlerce BİLGİ'linin katılımıyla gerçekleşen festivalde, rock müziğin sevilen gruplarından Athena Espressolab işbirliğiyle sahne aldı. "Kafama Göre", "Arsız Gönül", "Her Şey Güzel Olacak", "Senden, Benden, Bizden", "Öpücük", "Holigan" ve "Ben Böyleyim" gibi sevilen şarkılar, BİLGLİ'liler tarafından hep bir ağızdan seslendirildi. Grup, uzun bir aranın ardından üniversite sahnesinde yer almaktan duydukları mutluluğu dile getirerek kampüs atmosferini özlediklerini ifade etti. Festival, müzik ve eğlence dolu anlarıyla hafızalarda yer etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 19 May 2026 02:46:45 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hepsiburada, çocukları ve gençleri sanatla buluşturuyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hepsiburada-cocuklari-ve-gencleri-sanatla-bulusturuyor-4010/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hepsiburada-cocuklari-ve-gencleri-sanatla-bulusturuyor-4010/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E73470-20AF70-D2AF36-01D885-1C65BC-FCE5F2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu yıl Hepsiburada'nın desteğiyle gerçekleştirilen 7. Mardin Bienali Çocuk Atölyeleri, GÖKzemin temasından hareketle kurgulanarak çocuklara yaşadıkları kentle ve kurdukları hayallerle bağ kurabilecekleri bir deneyim alanı sunuyor. Program kapsamında çocuklar; kimi zaman gökyüzünü&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E73470-20AF70-D2AF36-01D885-1C65BC-FCE5F2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu yıl Hepsiburada'nın desteğiyle gerçekleştirilen 7. Mardin Bienali Çocuk Atölyeleri, GÖKzemin temasından hareketle kurgulanarak çocuklara yaşadıkları kentle ve kurdukları hayallerle bağ kurabilecekleri bir deneyim alanı sunuyor. Program kapsamında çocuklar; kimi zaman gökyüzünü kendi bakışlarıyla resmedecek, kimi zaman da yaşadıkları kenti kendi gözlerinden yeniden düşünecek."Dijital platform gücümüzü sosyal faydaya dönüştürmeyi önemsiyoruz"Konuyla ilgili açıklama yapan Hepsiburada Kurumsal İlişkiler, İletişim ve Sürdürülebilirlik Başkan Yardımcısı Cem Tanır: "Hepsiburada olarak sosyal etki yaklaşımımızı, erişimi kolaylaştıran, katılım bariyerlerini azaltan ve farklı paydaşlarla birlikte sürekliliği olan sistemler kurmak üzerine inşa ediyoruz. Bu bakış açısıyla çocuklar, gençler, kadınlar, girişimciler, KOBİ'ler, yerel üreticiler ve patili dostlarımız için farklı alanlarda çalışmalar yürütüyoruz. Her birinde ortak hedefimiz; Hepsiburada'nın teknoloji, platform, lojistik ve erişim gücünü daha geniş bir faydaya dönüştürmek için kullanmak" şeklinde konuştu."Çocukların eğitime, oyuna, bilime, teknolojiye ve sanata erişimini desteklemek, geleceğe yapılan en anlamlı yatırımlardan biri"Hepsiburada tarafından 2022 yılında başlatılan "Bir Gülüş Yeter" projesiyle çocukların her alanda gelişimini desteklediklerini belirten Cem Tanır, "Çocukların eğitime, oyuna, bilime, teknolojiye ve bugün burada olduğu gibi sanata erişimini desteklemeyi, geleceğe yapılan en anlamlı yatırımlardan biri olarak görüyoruz. 7. Mardin Bienali Çocuk Atölyeleri'ne verdiğimiz destek de bu anlayışımızın önemli bir uzantısı. Bu atölyelerde çocuklar Mardin'in sokaklarından ve bienalin düşünsel çerçevesinden yola çıkarak kendi anlatılarını kuracaklar. Mardin Bienali'nin bir parçası olmaktan ve çocukların sanatla buluşacağı bu özel alanı desteklemekten büyük memnuniyet duyuyoruz" dedi.&nbsp;Çocuklar Mardin'in kültürel dokusundan aldığı ilhamla sanatla buluşacakAtölye programı, Mardin'de yaşayan sanatçılardan oluşan atölye liderlerinin yürütücülüğünde gerçekleşecek. Çocuk Kültürhanesi, sergi alanları, kamusal alanlar ve şehir rotaları gibi farklı mekânlarda düzenlenecek atölyelerde çocuklar; bienal kavramı, gökyüzü, gölge, mimari, doğa, kent, su ve yüzey gibi başlıklar etrafında sanatla temas edecek. Hepsiburada, Çocuk Atölyeleri ile çocukların Mardin'in kültürel hafızasıyla, bienalin düşünsel çerçevesiyle ve kendi dünyalarıyla bağ kurmasını destekliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 19 May 2026 02:24:47 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İş Sanat Anadolu Sergileri, ilk adımın 107. yılında Çarşamba'daydı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/is-sanat-anadolu-sergileri-ilk-adimin-107-yilinda-carsambadaydi-8026/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/is-sanat-anadolu-sergileri-ilk-adimin-107-yilinda-carsambadaydi-8026/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0349A1-0F3408-2F8DB0-E93089-E445A1-D9D6BA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu'ndan eserleri izleyicilerle buluşturan İş Sanat Anadolu Sergileri'nin "İlk Adım 107. Yılında" başlıklı seçkisi, 16-17 Mayıs tarihlerinde İş Bankası Çarşamba Şubesi'nde ziyarete edildi.Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün aziz hatırasına&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0349A1-0F3408-2F8DB0-E93089-E445A1-D9D6BA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu'ndan eserleri izleyicilerle buluşturan İş Sanat Anadolu Sergileri'nin "İlk Adım 107. Yılında" başlıklı seçkisi, 16-17 Mayıs tarihlerinde İş Bankası Çarşamba Şubesi'nde ziyarete edildi.Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün aziz hatırasına odaklanan sergide, Feyhaman Duran'ın Kurtuluş Savaşı'nın simgelerinden biri olan "Kalpaklı Atatürk" portresiyle birlikte Nusret Karaca, Ziya Duru, Mehmet Aksoy ve Şadi Çalık gibi usta sanatçılarımızın portreleri, tarihsel kompozisyonları, heykel ve rölyefleri yer aldı. Milli Mücadele'yi başlatan tarihi adımın yıldönümünde, Samsun'da anlamlı bir buluşmaya imza atan sergideki eserleri, sanat tarihçisi Doç. Dr. Ayşe Köksal ziyaretçilere anlattı. İzleyicilerin ilgiyle karşıladığı sergi kapsamında minik sanatseverler için bir atölye de düzenlendi.&nbsp;&nbsp;Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi'nin öğrenme programlarının düzenli faaliyetlerinden biri olan Anadolu Sergileri, Temmuz 2025'te Çal ilçesindeki seçkiyle başladı; Milas, Gelibolu, Kocatepe, Antakya, Midyat, Edremit, İznik, Pozcu, Lüleburgaz ve Amasra'da farklı seçkileri sanatseverlere sundu. Bugüne dek 6 bini aşkın sanatsevere ulaşan proje, Mercury Excellence Awards, MarCom, Sardis, Toplumsal Fayda ve İstanbul Marketing Awards gibi önemli platformlardan kazandığı ödüllerle sanat eserlerine erişimin yaygınlaştırılmasındaki öncü rolünü pekiştirdi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 19 May 2026 02:11:34 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Harflerin İzinde: 41 Yıl" Sergisi, sanatseverlerle buluşuyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/harflerin-izinde-41-yil-sergisi-sanatseverlerle-bulusuyor-9710/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/harflerin-izinde-41-yil-sergisi-sanatseverlerle-bulusuyor-9710/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_64C396-87C015-A725A1-D36ADD-A24E11-F15172.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Türkiye'ye Değer" vizyonuyla kültür ve sanatı toplumun her kesimi için erişilebilir kılmayı hedefleyen Türk Telekom, kültürel mirasın korunmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlayan çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye Kültür Yolu Festivali başta olmak üzere&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_64C396-87C015-A725A1-D36ADD-A24E11-F15172.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Türkiye'ye Değer" vizyonuyla kültür ve sanatı toplumun her kesimi için erişilebilir kılmayı hedefleyen Türk Telekom, kültürel mirasın korunmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlayan çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye Kültür Yolu Festivali başta olmak üzere kültür-sanat alanında önemli projelere destek veren Türk Telekom, "Harflerin İzinde: 41 Yıl" sergisine sponsor olarak geleneksel hat sanatını sanatseverlerle buluşturuyor.Türk hat sanatına kırk bir yılını adayan Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi Ali Toy'un farklı dönemlerine ait 104 eserin yer aldığı sergi; az bilinen talik, divânî, celî divânî, kadim divânî, rika, şikeste, makıli, mimari kufi ve yeni tarz hat çeşitleriyle yazılmış eserlerden oluşuyor. Mimarlık disiplininden beslenen eserlerde, geçmişin güçlü estetik hafızası günümüzün teknik yaklaşımı ve çağdaş yorum anlayışıyla yeniden hayat buluyor. Hat eserleri, dönemlerin teknik yaklaşımını, estetik anlayışını, zevkini ve ihtiyaçlarını yansıtan önemli kültürel belgeler olarak öne çıkıyor.Sanatseverler ve öğrenciler için önemli bir kaynak&nbsp;Klasik Türk Sanatları Vakfı tarafından hazırlanan sergi, hat sanatında geçmişten devralınan birikimin bugün nasıl yeniden anlam kazandığını ve geleceğe nasıl taşınabileceğini ortaya koymayı hedefliyor. Serginin, sanatseverler ve hat sanatı öğrencileri için önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşıması amaçlanıyor. "Harflerin İzinde: 41 Yıl-Ali Toy Sergisi", 24 Mayıs 2026 tarihine kadar Tophane-i Âmire Kültür Sanat Merkezi'nde her gün 10.00–18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek olup, 18 Mayıs 2026 Pazartesi günü ziyarete kapalı olacak.Hat sanatında özgün bir isim: Ali ToyAli Toy, İTÜ Mimarlık Fakültesi ve Yıldız Üniversitesi Röleve-Restorasyon Bölümü mezunudur. Prof. Dr. Ali Alparslan'dan talik, divani ve rika eğitimi alan sanatçı, yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda sergiye katılmış, 32 kişisel sergi açmıştır. IRCICA'nın düzenlediği uluslararası yarışmalarda 6 ödüle layık görülen Toy; talik, divani ve modern hat eserleriyle dikkat çekerken modern hat çalışmalarında temel geometrik çizgileri kullanıyor. Özellikle bugün unutulmaya yüz tutmuş makıli, mimari kufi ve kadim divani hat çeşitleri üzerine araştırmalar yürüten sanatçı, bu alanlardaki çalışmalarıyla tanınıyor. Çalışmalarını İstanbul'da sürdüren sanatçı, 2017 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görüldü. Toy, halen Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi'nde öğretim görevlisi olarak görev yapıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 18 May 2026 02:09:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA['Dondurmam Gaymak: Gapital'  her dakikasında güldürecek]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dondurmam-gaymak-gapital-her-dakikasinda-guldurecek-8262/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dondurmam-gaymak-gapital-her-dakikasinda-guldurecek-8262/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0E6CD2-64336D-752593-FBC4AD-CF8BC3-F9EA9A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yapımcılığını Unik Film'in, yönetmenliğini Eyüp Boz'un üstlendiği "Dondurmam Gaymak: Gapital" filminin çekimlerine Muğla'nın Menteşe ilçesinde başlandı. Başrollerini Cengiz Bozkurt, Okan Çabalar, Atakan Çelik ve Mehtap Bayri'nin üstlendiği film, Ege'den sımsıcak bir hikâyeyi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0E6CD2-64336D-752593-FBC4AD-CF8BC3-F9EA9A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yapımcılığını Unik Film'in, yönetmenliğini Eyüp Boz'un üstlendiği "Dondurmam Gaymak: Gapital" filminin çekimlerine Muğla'nın Menteşe ilçesinde başlandı. Başrollerini Cengiz Bozkurt, Okan Çabalar, Atakan Çelik ve Mehtap Bayri'nin üstlendiği film, Ege'den sımsıcak bir hikâyeyi beyazperdeye taşıyacak. Yerel emeğin küresel sermaye düzeniyle çatışmasını konu alan film, ABD'den Muğla'ya uzanan bir hikâyeyi izleyiciye sunacak. Zehra Yılmaz, Abdullah Burak Kaya, Gülnihal Demir ve Yasin Çam gibi başarılı oyuncuların yanı sıra bölge halkının da rol aldığı "Dondurmam Gaymak: Gapital", geçtiğimiz gün setinde basın mensuplarını ağırladı. 2026'da vizyona girmesi planlanan filmin yönetmen ve oyuncuları, projeyle ilgili görüşlerini paylaştı.KIZIM 'DONDURMAM GAYMAK'TAN SONRA DOĞDU, ŞİMDİ SETTE YARDIMCIMYönetmen Eyüp Boz, 2006 yapımı "Dondurmam Gaymak"taki atmosferi bu devam filminde de korumayı hedeflediğini söyledi. İlk filmin yapımcılığını ve görüntü yönetmenliğini üstlendiğini dile getiren Boz, "Dondurmam Gaymak: Gapital"in ise yönettiği ilk uzun metraj film olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Senaryosunu ve hikâyesini de kendim yazdığımdan, ikinci filmin benim için duygusal bir tarafı var. Ayrıca kızım 'Dondurmam Gaymak'tan 1 yıl sonra doğmuştu. Şu anda sette yardımcılarımdan biri. Kendisi sinema televizyon bölümünde okuyor. Hayat böyle tuhaf bir şey. Bu filmin de ilki gibi çok başarılı olacağına inanıyorum."&nbsp;Boz, Türk sinemasının en önemli görüntü yönetmenlerinden Uğur İçbak ile çalıştıklarını dile getirerek, "8 yıldır film yapmayı kabul etmiyordu. Benim ve bu hikâye için işi kabul etti. Çok güzel bir iş çıkarıyoruz. Bütün teknik ekibimiz canla başla, özveriyle çalışıyor. Sıkıntısız bir ekip" değerlendirmesinde bulundu.BÖLGE İNSANINA BORCUMUZU ÖDEDİKBaşrol oyuncusu Cengiz Bozkurt, bölge halkının film ekibine büyük destek ve yardımcı olduklarını söyledi. Yasin Çam'ın kendisine şive koçluğu yaptığını belirten başarılı oyuncu, "Çok tehditkâr olmayan, sevimli ve sevecen bir aksan. Ben de elimden geldiğince gerçekleştirdiğimi düşünüyorum. Çekimler çok zevkli ve eğlenceli. Burada büyük ilgi ve teveccühle, destekle karşılaşıyoruz, o bizi çok mutlu etti. Mesleğim gereği çalışmadığım yer kalmadı. Bir tek burası kalmıştı ve bu ağzı yapmamıştım. Onu da bu filmle tamamlamış, bu bölgenin insanına borcumuzu ödemiş olduk" diye konuştu.Müfit karakterine hayat veren Bozkurt, ilk filmle aynı başarıyı yakalayacaklarını umduğunu ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye'nin tamamı tarafından kucaklandı, defalarca izlendi. Umarız bizimki de bütün kuşaklara ulaşan bir film olur. Devam filmi gibi gözükse de &#39;remake&#39; diyebiliriz buna. Birinciyi esas alan ama bu 20 yıl içinde olan tüm değişimleri de göz önünde bulunduran bir film. Dondurma da önemli bir metafor aslında burada. Keçi sütüyle yapılmış yöresel dondurmanın çok büyük etiketlere karşı verdiği mücadele, aslında yöre halkının burada verdiği yaşam tarzı mücadelesinin bir metaforu."TOPRAĞI KAMİL'İ ÇAĞIRIYORFilmde 'Kamil' karakterine hayat veren Atakan Çelik, "Çok tatlı, keyifli, sıcak bir iş" diye tanımladığı proje için şunları söyledi: "İlk filmde Ali Usta'nın çırağı Kamil. Muğla'da doğup büyümüş ama hayat onu bir şekilde Amerika'ya sürüklemiş. Oğlu da burada yaşamak istiyor, buraya dönmek istiyor. Toprak mı çağırıyor denir artık ona bilmiyorum. Amerika'nın yapay, kokusuz dünyasıyla Muğla'nın o sıcak, mis gibi kokan dünyası arasında kalmış bir adamın hikâyesini izleyeceğiz."SEYİRCİ COŞKUYLA KARŞILADIMüfit'in eşi Aliye rolünde seyirci karşısına çıkmaya hazırlanan Mehtap Bayri, karakterinin eli sopalı ama sıcak bir Ege kadını olduğunu söyledi. Başarılı oyuncu, ilk filmin büyük ses getirdiğini hatırlatarak "20 yıl sonra bu filmin yapılacağını söylediğimizde seyirci müthiş bir heyecanla, mutlulukla, coşkuyla karşıladı. Aynı şey bizde de var. Bir yandan da büyük bir sorumluluk. Müthiş bir ekip olduk. Seyirci 20 yıl önceki kadar mutlu ayrılacak sinema salonundan" şeklinde konuştu.KOMEDİ DOZU DAHA YÜKSEKOkan Çabalar rolünü "Ben 'Tingoz'um. Dükkânına çok sahip çıkan, dükkânıyla kafayı yemiş bir adam. Çok tatlı, sevimli bir tip" diyerek anlattı. Çok komik bir işe imza attıklarını dile getiren oyuncu, "Bu, derdi olan bir film ama ondan önce güldürebilmek önemli. Onun hakkını verdiğimizi düşünüyorum. Cengiz Bozkurt faktörü sayesinde komedi dozu ve mizahı ilk filmden daha yüksek" ifadelerini kullandı.TATLI BİR AŞK HİKÂYESİZehra Yılmaz, izleyicilerin beyazperdede aradıkları o aile sıcaklığını ve tatlı komediyi bulacaklarını söyledi: "Çok eğlenceli, çok güzel bir kadromuz var. Çok keyifli bir iş çıkıyor. Ben Zeynep karakterini oynuyorum, öğretmenim. Tatlı bir aşk hikâyem var. Muğla'ya sahip çıkan, özünü çok seven, buradan kopamayan bir kız. İlk filmi çocukken izlemiştim. Şimdi projenin içinde olmak çok güzel."ÇOCUKLARINIZLA İZLEYİNYasin Çam, ilk filmin hayatında önemli bir yeri olduğunu anlattı: "Üniversitede şivem olduğu için sıkıntı yaşıyordum. O sıralar çıktıydı film, bizim çok hoşumuza gittiydi. Her akşam bütün arkadaşlar toplaşıp seyrediyorduk. Ezbere biliyordum filmi." İkinci filmden teklif geldiğinde çok mutlu olduğunu paylaşan Çam, "Aslında şive koçluğu için gelinmişti bana, sonradan ekibe dahil oldum" dedi. Çam, izleyicilere de mesaj gönderdi: "Çocuklarınızı alıp sinemada izleyin bu filmi. Çok beğenecek ve çok eğleneceksiniz."HER DAKİKA GÜLÜYORSUNUZÇocuk oyuncu Abdullah Burak Kaya da sette hiç yorulmadığını çünkü çok eğlendiğini söyledi. Ali karakterini canlandıran küçük oyuncu, "Ali afacan, yaramaz bir çocuk. Mesela motor falan kaçırıyor. Ali'yle arkadaş olmak isterdim. Çok güzel bir film. Her dakika gülüyorsunuz. Çok komedi var" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 17 May 2026 13:24:50 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mum ışığında çok duyulu konser deneyimi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/mum-isiginda-cok-duyulu-konser-deneyimi-6843/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/mum-isiginda-cok-duyulu-konser-deneyimi-6843/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F9D068-35C7D5-02BF76-745C90-D53143-4215C7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Candela Concert Genel Koordinatörü Özal Özyiğit, Analiz'e mum ışığı konseptini anlattı. Özyiğit, sanatseverlere "sadece konser değil, unutulacak bir anı" sunmayı hedeflediklerini belirtti.&nbsp;Etkinliğin diğer konserlerden farkını ortaya koyan "mum ışığı konsepti" izleyiciye&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F9D068-35C7D5-02BF76-745C90-D53143-4215C7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Candela Concert Genel Koordinatörü Özal Özyiğit, Analiz'e mum ışığı konseptini anlattı. Özyiğit, sanatseverlere "sadece konser değil, unutulacak bir anı" sunmayı hedeflediklerini belirtti.&nbsp;Etkinliğin diğer konserlerden farkını ortaya koyan "mum ışığı konsepti" izleyiciye nasıl bir deneyim sunuyor?Biz Candela Concert olarak, müziği sadece duyulabilen bir olgu olmaktan çıkarıp &#34;çok duyulu&#34; bir deneyime dönüştürüyoruz. En büyük farkımız da burada ortaya çıkıyor. Çünkü biz konserlerimizi sadece bir dinleti olarak sunmuyoruz.&nbsp; Bu etkinlikleri özel bir atmosferle deneyime dönüştürüyoruz. Salonda kullandığımız mumlar ile birlikte izleyicilere alışılmış sahne ışıklarının dışında, çok daha samimi ve dingin bir ortam sunuyoruz. Bu büyüleyici atmosferi; klasik müzikten çocuklara kadar birbirinden farklı özel temalarla çok çeşitli müzik konseptlerimizle harmanlıyoruz. Günlük hayatın dijital karmaşasından uzaklaşan dinleyici, mum ışıklarının ahengi ve mekânın ambiyans ile müzisyen arasındaki mesafeyi eriterek, müziğin samimi haliyle bağ kurulmasına olanak tanıyor.&nbsp;Programda yer alan eserler daha çok hangi sanatçının çalışmalarından oluşuyor?&nbsp;Repertuarımızı tek bir sanatçı ya da müzik türü üzerinden şekillendirmek yerine, dinleyici kitlesini kapsayacak şekilde geniş bir perspektifle oluşturuyoruz. Amacımız, farklı müzik anlayışlarını bir araya getirerek herkesin kendinden bir parça bulabileceği bir deneyim sunmak.Bu doğrultuda sanatçı çeşitliliğine özellikle önem veriyoruz. Projelerimizde ve konser konseptlerimizde farklı tarzları bir araya getirerek hem içerik zenginliği hem de dinamik bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz.Her müzik türünün kendi içinde en güçlü ve en iyi örneklerine yer vererek, izleyicilerimize tekdüze bir repertuar yerine çok katmanlı bir müzik deneyimi sunuyoruz. Bizim için önemli olan yalnızca bir konser programı hazırlamak değil; müziğin farklı renklerini, duygularını ve ifade biçimlerini aynı sahnede buluşturabilmek.Bu yaklaşım sayesinde dinleyicilerimize daha kapsayıcı, daha geniş bir müzikal perspektif sunuyor ve her konseri farklı bir deneyime dönüştürmeyi amaçlıyoruz.Candela Concerts'in etkinlik takviminde hangi farklı konsept ve sanatçılar yer alıyor?&nbsp;"Echoes of History &amp; Lights of Beauty" ana temamız etrafında şekillenen farklı konseptlerimiz mevcut. Bu doğrultuda "Candela Exclusive", "Candela Originals" ve çocuklara müziği masalsı bir dille sevdiren "Candela Kids" gibi farklı hedef kitlelere hitap eden özel konseptler sunuyoruz.Programımız tek bir müzik türüne bağlı kalmıyor; klasik müzikten caz gecelerine, rock balladlarından modern yorumlara kadar geniş ve çok katmanlı bir seçki sunuyoruz. Repertuvarımızda hem klasik eserleri hem de sanatçıların özgün bestelerini bir arada dinlemek mümkün.Sahneyi paylaştığımız isimler arasında, özellikle piyano performanslarıyla öne çıkan Dengin Ceyhan gibi değerli virtüözler, quartetler ve farklı disiplinlerden müzisyenler yer alıyor. Ayrıca bu işitsel deneyimi görsel bir şölene dönüştürmek adına bazı performanslarımızı aerial (hava) dans gösterileriyle bütünleştiriyoruz.Temelde yaptığımız şey; kaliteli müziği farklı sanat disiplinleriyle bir araya getirerek dinamik ve çok duyulu bir sahne deneyimi sunmak. Alanında ödüllü ve uluslararası düzeyde yetkinliğe sahip müzisyenlerle çalışarak her konserde sanatsal çıtayı en üst seviyede tutmayı hedefliyoruz.Organizasyonun İstanbul dışına taşınmasıyla ilgili turne hakkında bilgi alabilir miyiz?Candela'nın büyüleyici atmosferini ülkemizin farklı noktalarına taşımak ve sanatseverleri bu özel deneyimle buluşturmak için büyük bir heyecan duyuyoruz. İstanbul'daki başarılı etkinliklerimizin ardından turne programımızı genişletme kararı aldık. Turnemizin ilk durağı da 7 Mayıs'ta Şanlıurfa oldu. Seyircilerin ilgisi bizi çok mutlu etti. Diğer illerdeki konserlerimize Ankara'dan Van'a, Bodrum'dan Aksaray'a kadar Türkiye'nin farklı şehirlerini kapsayacak geniş bir rotada devam edeceğiz.Amacımız, İstanbul'da yakaladığımız bu atmosferi Anadolu'nun farklı şehirlerine, her şehrin kendine özgü tarihi ve ikonik mekanlarıyla buluşturarak taşımak.Etkinliğin gerçekleştirileceği Kastel'in atmosferi konser deneyimine nasıl katkı sağlıyor?&nbsp;Kastel'in tarihi yapısı, konserlerimizin ruhuyla mükemmel bir uyum yakalıyor. 15. yüzyıla dayanan geçmişi ve kendine has mimarisi, izleyiciyi şehrin modern karmaşasından koparıp tamamen farklı bir zamana taşıyor. Yüksek tavanları ve taş duvarları sadece görsel bir şölen sunmakla kalmıyor, aynı zamanda akustiği daha derin ve etkileyici hale getiriyor. Mum ışığının bu doku üzerindeki yansımasıyla birleşince, mekan sadece bir ev sahibi değil, performansın bir parçası haline geliyor ve bu durumun da dinleyicinin müzikle kurduğu bağı güçlendirdiğine inanıyoruz.Candela Concert'in geleneksel performans anlayışına getirdiği yenilikler neler?&nbsp;Geleneksel konserlerin mesafeli ve daha resmi yapısını, daha samimi ve çağdaş bir yaklaşımla yeniden yorumluyoruz. En önemli yeniliğimiz, müziği yalnızca sahnede icra edilen bir performans olmaktan çıkararak, izleyiciyi de içine alan bütüncül bir deneyim alanına dönüştürmek.Mum ışıklarının yarattığı atmosferi Kastel'in tarihi dokusuyla birleştirerek dinleyiciye sadece bir konser değil, aynı zamanda hatırlanacak bir "anı" sunuyoruz. Klasik müziği daha erişilebilir ve deneyim odaklı bir yapıya taşıyoruz.Görsel sanatlar ile işitsel performansı bir araya getirirken, mekânın tarihi dokusunu da adeta bir enstrüman gibi kullanıyoruz. Bu yaklaşım sayesinde dinleyiciyi pasif bir izleyici konumundan çıkararak, anın enerjisini birlikte paylaşan bir deneyim topluluğunun parçası haline getiriyoruz.Çocuklara yönelik düzenlenen tematik konser projeleri organizasyonun genel vizyonunda nasıl bir yer tutuyor?Çocuklara yönelik projelerimiz, müziği sadece bir etkinlik değil, bir kültür olarak gelecek nesillere aşılamak amacımız. Çocukların sanatla ilk temasını sıkıcı bir zorunluluktan çıkarıp heyecan verici bir keşfe dönüştürmek onları hayal dünyalarında yolculuğa çıkarmak en büyük motivasyon kaynağımız. Mum ışığının kattığı masalsı atmosferde, onların aşina olduğu temaları kullanarak onlara müziği çok daha anlaşılır, keyifli bir deneyim hale getiriyoruz. Erken yaşta bu tip bir deneyimi yaşayan çocukların, ileride sanata karşı daha meraklı bireyler olacağına inanıyoruz. Projelerimizle her sosyo-ekonomik gruptan çocuğa dokunarak sanatı hayatın doğal bir parçası haline getiriyoruz. Bu doğrultuda yer aldığımız sosyal sorumluluk projeleriyle birlikte, çocuk konserlerini vizyonumuzun ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Toplumun her kesimini kucaklayan bu bakış, bizim için sadece bir proje değil, sanatı hayatın bir parçası olarak gören nesiller yetiştirilmesine katkıda bulunmak için bir sorumluluktur.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 16 May 2026 09:34:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ayberk Gezer'den enerjik bir ilk: Bil ki Değişmez]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ayberk-gezerden-enerjik-bir-ilk-bil-ki-degismez-7988/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ayberk-gezerden-enerjik-bir-ilk-bil-ki-degismez-7988/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_361D26-A1501E-D424AC-F3A1B8-604E67-BCB8F0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Söz ve müziği Ayberk Gezer imzası taşıyan "Bil Ki Değişmez", bahar mevsiminin tazeliğini ve içimizde uyanan o tanıdık heyecanı taşıyan bir ruhla dinleyiciyle buluşuyor. Şarkı; aşkın kıpırtısını, kalpte hafifçe gevşeyen o "gönül yaylarını" ve mevsimle birlikte gelen duygusal&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_361D26-A1501E-D424AC-F3A1B8-604E67-BCB8F0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Söz ve müziği Ayberk Gezer imzası taşıyan "Bil Ki Değişmez", bahar mevsiminin tazeliğini ve içimizde uyanan o tanıdık heyecanı taşıyan bir ruhla dinleyiciyle buluşuyor. Şarkı; aşkın kıpırtısını, kalpte hafifçe gevşeyen o "gönül yaylarını" ve mevsimle birlikte gelen duygusal hareketliliği zarif ve akıcı bir anlatımla yansıtıyor.Düzenlemesi Yılmaz Şallıel, mix &amp; mastering çalışması Gökhan Erken tarafından gerçekleştirilen şarkının vokal kayıtları Enes Kuş tarafından yapıldı. Projenin video klibi ise Yusuf Bilal Bay yönetmenliğinde hayata geçirildi. Görsel dünya ile müzikal atmosferin uyumu, şarkının enerjisini güçlü bir şekilde destekliyor.Ayberk Gezer, akademik müzik yolculuğunu; konser sahneleri, televizyon projeleri, dizi ve film müzikleriyle pekiştirirken, bu birikimini şimdi kendi imzasını taşıyan dinamik bir projeyle ortaya koyuyor. Sanatçı müziğini "90'lar ruhunun modern sound'larla yeniden hayat bulması" olarak tanımlıyor.&nbsp;"Bil Ki Değişmez", duygulara doğrudan temas eden yapısıyla öne çıkarken; sıcak melodik yapısı ve akılda kalıcı kurgusuyla dinleyicide güçlü bir bağ kuruyor. Samimi anlatımı ve yalın ama etkili müzikal dili, şarkıyı sezonun dikkat çeken işlerinden biri haline getiriyor.Müzik eğitimine Bakırköylü Sanatçılar Derneği'nde (BASAD), Türk tiyatrosunun usta isimleri Üstün Asutay ve Tarık Akan'ın öncülüğünde burslu olarak başlayan sanatçı, kurumun ilk bursiyerlerinden biri olma özelliğini taşıyor. Ardından kazandığı İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuvarı ile eğitimini ileri bir seviyeye taşıdı.Piyano ve kanun başta olmak üzere birçok enstrümanda yetkin olan Ayberk Gezer, Türkiye'nin önde gelen sanatçılarına sahnede eşlik ederek önemli bir performans deneyimi kazandı. Aynı zamanda kurucusu olduğu bale, dans ve enstrüman atölyeleriyle sanat üretimini ve eğitimini sürdürülebilir kılmaya devam ediyor.Baharın enerjisini, aşkın ilk kıpırtılarını ve içsel heyecanı modern bir sound ile buluşturan "Bil Ki Değişmez", Ayberk Gezer'in müzikal kimliğini güçlü ve samimi bir şekilde ortaya koyuyor.Ayberk Gezer'in ilk single çalışması "Bil Ki Değişmez" tüm dijital müzik platformlarında, video klibi ise Ayberk Gezer YouTube kanalında yayında.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 16 May 2026 02:24:08 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yıldız Holding]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yildiz-holding-gok-kubbe-sergisine-ev-sahipligi-yapiyor-5552/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yildiz-holding-gok-kubbe-sergisine-ev-sahipligi-yapiyor-5552/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_810013-999548-344A9C-28C629-07CA0C-72560E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yıldız Holding, "Mutlu Et Mutlu Ol" anlayışı ve sanatı toplumla buluşturma hedefi doğrultusunda "Gök Kubbe" sergisine ev sahipliği yapıyor. Gök Kubbe Sergisi'nin açılışı sanatçı Nevzat Yıldırım, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, Yıldız Holding Yönetim Kurulu&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_810013-999548-344A9C-28C629-07CA0C-72560E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yıldız Holding, "Mutlu Et Mutlu Ol" anlayışı ve sanatı toplumla buluşturma hedefi doğrultusunda "Gök Kubbe" sergisine ev sahipliği yapıyor. Gök Kubbe Sergisi'nin açılışı sanatçı Nevzat Yıldırım, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mehmet Tütüncü, Yıldız Holding üst yönetimi ve sanatseverlerin katılımıyla Çamlıca Kampüsü'ndeki Yıldız Holding Seminer Salonu'nda gerçekleşti.&nbsp;Eserleri genç yaşlarından itibaren uluslararası modern sanat müzelerinin koleksiyonlarına giren akademisyen ve sanatçı Nevzat Yıldırım'ın yaklaşık iki yıllık yoğun çalışmasının ürünü olan sergi, şehrin çok katmanlı hafızasını ışık, zaman, mekân ve mimari formlar üzerinden yeniden görünür kılıyor.Sanatçı, orta format kamera ve üst üste pozlama tekniğiyle ürettiği fotoğraflarında tek bir ânı belgelemekten çok, zamanı ve mekânı çoğullaştıran katmanlı bir görsel anlatı kuruyor. Sergide yer alan eserlerde İstanbul'un tarihî camileri; ışığın, mevsimin ve bakış açısının dönüştürücü etkisiyle yeniden yorumlanıyor. Böylece kubbe formu, geçmiş ile bugün arasında kurulan görsel ve düşünsel bir köprüye dönüşüyor.Murat Ülker: "Sanatçı Nevzat Yıldırım'ın Gök Kubbe sergisi, sanatın geçmişle bugünü, hafızayla geleceği birbirine bağlayan gücünü hissettiriyor; bu kadim şehrin çok katmanlı dokusuna yeni bir bakış sunuyor."Murat Ülker, sergiye ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: "Yıldız Holding olarak, 'Mutlu Et Mutlu Ol' anlayışımız doğrultusunda sanatsal faaliyetleri desteklemeyi sorumluluk olarak görüyoruz. Sanatçı Nevzat Yıldırım'ın 'Gök Kubbe' sergisi, İstanbul'un tarihî camilerini ve kubbelerini fotoğrafın özgün diliyle ele alarak sanatın geçmişle bugünü, hafızayla geleceği birbirine bağlayan gücünü hissettiriyor; bu kadim şehrin çok katmanlı dokusuna yeni bir bakış sunuyor. Sanatçımız Nevzat beyin benim de gençliğimden beri bir hobi olarak benimsediğim fotoğrafçılığın bir sanat olarak bu seviyeye taşımasını, İstanbul'dan aldığı ilhamı güçlü ve evrensel bir sanat diline dönüştürmesini çok önemli buluyorum. İstanbul'un ışığını, zamanını ve ruhunu etkileyici bir görsel anlatıya dönüştüren bu özel seçkiyi Yıldız Holding'de sanatseverlerle buluşturmaktan memnuniyet duyuyorum."&nbsp;Mehmet Tütüncü: "Mutlu Et Mutlu Ol" anlayışımızla kültürel yaşama değer katan çalışmaları desteklemeyi sürdüreceğiz."Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mehmet Tütüncü, serginin açılışında gerçekleştirdiği konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Sanat bir medeniyetin birikimini güçlendiren, kalıcı kılan ve geleceğe taşıyan en temel unsurlardan biridir. Biz de Yıldız Holding olarak, "Mutlu Et Mutlu Ol" anlayışımızla toplumun kültürel yaşamına değer katan çalışmaları desteklemeyi önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz.&nbsp; Sanatı toplumla buluşturmayı, sanatçılarımıza destek olmayı ve kültürel mirasımızın daha geniş kitlelerle buluşmasına katkı sağlamayı önemsiyoruz. Bu nedenle sanat koleksiyonumuzdaki eserleri yıl boyunca Çamlıca Kampüsümüzdeki kalıcı sergilerimizde ziyaretçilerimizle buluşturuyor; sergi salonumuzda farklı sanatçıları ağırlıyor, Türkiye'de ve uluslararası alanda kültür ve sanat çalışmalarına katkı sunmayı sürdürüyoruz. Bugün de akademisyen ve sanatçı Sayın Nevzat Yıldırım'ın titiz çalışmasının ürünü olan bu özel seçkiye ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyuyor, tüm sanatseverleri Yıldız Holding Seminer Salonu'ndaki bu sergiyi görmeye davet ediyoruz."Nevzat Yıldırım: "Eserlerimde, İstanbul'un kubbelerinde saklı hafızayı ve derinliği yansıtmayı amaçlıyorum."İstanbul'un kubbelerinin, geçmiş ile bugün arasındaki en güçlü görsel ve düşünsel köprülerden olduğunu belirten sanatçı Nevzat Yıldırım, serginin açılışında yaptığı konuşmada şunları söyledi:&nbsp;"Dünyanın pek çok kentinin kendine ait bir silueti vardır. İstanbul'un silueti ise alametifarikası olan kubbeleriyle hafızamızda yer eder. Bu sergide kubbeyi, yüzyıllar boyunca farklı medeniyetleri, kültürleri ve inançları aynı gökyüzü altında buluşturan ortak bir hafıza alanı olarak ele aldım. Kubbeler benim için geçmişten bugüne uzanan medeniyet hafızasının en güçlü sembollerinden biri. Yaklaşık iki yıl boyunca İstanbul'un tarihî camilerini, kubbelerini ve bu yapıların ışıkla kurduğu ilişkiyi takip ettim. Fotoğrafları üretirken tek bir ânı belgelemekten çok, zamanı ve mekânı çoğullaştırmayı amaçladım. Orta format kamera ve üst üste pozlama tekniğiyle oluşturduğum kompozisyonlarda üst üste gelen kubbeler, görüntüyü mimari bir unsur olmaktan çıkarıp sanatsal bir anlatıya dönüştürüyor. Bu süreçte ışık benim için çok belirleyiciydi; çünkü ışık, fotoğraf sanatının alfabesidir. Her kareyi rastlantıyla değil, ışığın en güçlü ve en şiirsel olduğu anları bekleyerek ürettim. Bu serginin, ziyaretçilerinde İstanbul'un tarihî ve kültürel mirasına dair yeni duygular ve düşünceler uyandırmasını diliyorum. Sergiye ev sahipliği yapan Yıldız Holding'e teşekkür ediyorum."Yıldız Holding Çamlıca Kampüsü Seminer Salonu'nda ziyarete açılan "Gök Kubbe" sergisi, 26 Temmuz 2026 tarihine kadar haftanın her günü 09.00–17.00 saatleri arasında, 0 216 524 25 00 numaralı telefondan randevu alınarak ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 15 May 2026 02:35:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Adem Ertürk sessizliğini bozdu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/adem-erturk-sessizligini-bozdu-3165/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/adem-erturk-sessizligini-bozdu-3165/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6CBDA7-E15997-81A8A4-B4EA4B-6607B9-79061F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Habercaddesi TV ekranlarında izleyiciyle buluşacak programda, inşaat sektörünün önde gelen isimlerini ağırlayacak olan Ertürk, sektörün sorunlarını, yeniliklerini ve yatırım fırsatlarını masaya yatıracak. Yeni programıyla ilgili konuşan Adem Ertürk, 'Maliklerin yanında olacağız.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6CBDA7-E15997-81A8A4-B4EA4B-6607B9-79061F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Habercaddesi TV ekranlarında izleyiciyle buluşacak programda, inşaat sektörünün önde gelen isimlerini ağırlayacak olan Ertürk, sektörün sorunlarını, yeniliklerini ve yatırım fırsatlarını masaya yatıracak. Yeni programıyla ilgili konuşan Adem Ertürk, 'Maliklerin yanında olacağız. Sektörün sesi olmaya devam edeceğiz' ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 15 May 2026 02:29:52 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Demet Özdemir Cannes kırmızı halısında]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/demet-ozdemir-cannes-kirmizi-halisinda-4417/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/demet-ozdemir-cannes-kirmizi-halisinda-4417/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A5B0E8-6B93DB-50F4DF-C1416D-6C51E6-36FEB2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Trendyolmilla, e-ticaret ve modanın kesişimindeki öncü platform kimliğiyle sınırları aşarak sektöre ilham vermeye devam ediyor. Bu vizyoner adımın bir yansıması olarak, markanın yüzü olan ünlü oyuncu Demet Özdemir, Trendyolmilla'nın couture yaklaşımını yansıtan özel tasarım&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A5B0E8-6B93DB-50F4DF-C1416D-6C51E6-36FEB2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Trendyolmilla, e-ticaret ve modanın kesişimindeki öncü platform kimliğiyle sınırları aşarak sektöre ilham vermeye devam ediyor. Bu vizyoner adımın bir yansıması olarak, markanın yüzü olan ünlü oyuncu Demet Özdemir, Trendyolmilla'nın couture yaklaşımını yansıtan özel tasarım elbisesiyle Cannes kırmızı halısında yürüdü.&nbsp;Cannes için özel tasarım, global moda diliDemet Özdemir'in Cannes için tercih ettiği görünüm, Trendyolmilla tarafından bu prestijli organizasyona özel olarak tasarlandı. Tasarım ekibinin haftalar süren yoğun çalışmalarıyla hazırlanan tasarımlar, oyuncunun stilini markanın yaratıcı vizyonuyla buluşturdu. Demet Özdemir'in kırmızı halı görünümü için pelerin ve tüy detaylarının bir arada kullanıldığı, dramatik etkisi yüksek bir tasarım hazırlandı. Güçlü bir duruş sergileyen bu özel parça; modern hatları, cesur ve feminen dokunuşlarıyla şıklığı en üst seviyeye taşıdı.&nbsp;Tasarım sürecinde, estetik kadar teknik mükemmeliyet de ön planda tutuldu. İtalyan saten krep kumaşlar ve otriş kullanılarak hazırlanan elbise, modern ve feminen duruşu güçlü bir silüetle buluşturdu.Kırmızı halıdan gardıroba: Yüksek modaya ulaşılabilir dokunuşÜnlü oyuncu Demet Özdemir, iş birliğiyle ilgili olarak, "Cannes kırmızı halısında Trendyolmilla imzası taşımak çok büyük bir mutluluk. Yüksek modanın o ulaşılmaz gibi görünen zarafetini, herkesin kendi tarzıyla buluşturabileceği bir tasarıma dönüştürmek harika bir deneyim. Umarım bu şıklık ve vizyon, herkese ilham verir" dedi.Trendyolmilla Genel Müdürü Sanem Tuna, iş birliğini şu sözlerle değerlendirdi: Türkiye'den doğan bir moda markasının Cannes kırmızı halısında yer alması, Trendyolmilla'nın global moda yolculuğunda önemli bir dönüm noktası. Trendyolmilla olarak, moda ile erişilebilirlik arasındaki sınırları yeniden tanımlarken; trendleri, tasarım gücünü ve erişilebilir modayı bir araya getirerek milyonlarca kadına ilham veren bir marka olmayı hedefliyoruz. Türkiye'nin moda ve tasarım alanındaki yaratıcı potansiyelini uluslararası platformlarda görünür kılmak ve bu hikayeyi güçlü bir kadın figürüyle dünyaya taşımak bizim için büyük bir gurur ve motivasyon kaynağı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 15 May 2026 02:25:14 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Birikim: Bir Sanat Yolculuğu" sergisi ziyarete açıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/birikim-bir-sanat-yolculugu-sergisi-ziyarete-acildi-3101/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/birikim-bir-sanat-yolculugu-sergisi-ziyarete-acildi-3101/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BE3390-32591B-73534C-012D28-414689-B32BA8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye çapında genişleyen hizmet ağıyla faaliyetlerini sürdüren banka dışı finans sektörünün lider kuruluşu Tam Finans, kültür ve sanata verdiği desteği "Birikim: Bir Sanat Yolculuğu" sergisiyle sürdürüyor. Yaklaşık 9 yıldır devam eden sanat yolculuğunun yeni buluşması&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BE3390-32591B-73534C-012D28-414689-B32BA8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye çapında genişleyen hizmet ağıyla faaliyetlerini sürdüren banka dışı finans sektörünün lider kuruluşu Tam Finans, kültür ve sanata verdiği desteği "Birikim: Bir Sanat Yolculuğu" sergisiyle sürdürüyor. Yaklaşık 9 yıldır devam eden sanat yolculuğunun yeni buluşması olan sergi, çalışanlardan sanatçılara, ailelerden iş ortaklarına uzanan çok katmanlı ortak hafızayı sanat aracılığıyla görünür kılıyor. 8 Mayıs'ta kapılarını açan sergi, 8 Haziran'a kadar Tam Finans Genel Müdürlük binasında sanatseverlerle buluşacak.2012 yılından bu yana finansal kapsayıcılığı odağına alan Tam Finans, bugün 1200'e yakın çalışanı ve 52 şubesiyle Türkiye'nin dört bir yanında mikro KOBİ'lerin ve küçük işletmelerin büyümesine destek veriyor. Şirket, yıllar içerisinde oluşturduğu güçlü kurum kültürünü sanat ekseninde büyüterek "birikim" kavramını farklı perspektiflerle ele almaya devam ediyor.Finansal Birikimden Kültürel HafızayaTam Finans çalışanlarının ve aile üyelerinin üretimlerinden oluşan eserlerin yanı sıra, çalışanların kişisel koleksiyonlarından seçilen parçalar, geçmiş sergilerden kurum koleksiyonuna dahil edilen çalışmalar, usta sanatçıların eserleri ve yıllar içinde iş ortaklarına armağan edilen eserler de sergide yer alıyor. Resimden heykele uzanan seçki, ortak üretim kültürünü ve zaman içinde oluşan kurumsal hafızayı sanatın diliyle yorumluyor.Sertaç Çıralı: "Kurum Kültürümüz Sanatla Büyüyor"Serginin küratörlüğünü üstlenen ve sanatın kurum kültürünü besleyen önemli alanlardan biri olduğunu vurgulayan Tam Finans Genel Müdür Yardımcısı Sertaç Çıralı: "Tam Finans olarak ortaya koyduğumuz her yolculuğun merkezinde insan var. Finansal çözümlerde olduğu gibi kültür ve sanat alanında da kalıcı değer oluşturmayı önemsiyoruz. 'Birikim: Bir Sanat Yolculuğu' sergisi, yıllar içinde çalışanlarımızla, ailelerimizle, sanatçılarla ve iş ortaklarımızla birlikte oluşturduğumuz ortak hafızanın güçlü bir yansıması oldu. Biz gerçek birikimin; paylaşılan deneyimlerde, yaratıcılıkta ve geride bırakılan izlerde saklı olduğuna inanıyoruz" açıklamasında bulundu.Ortak Hafızanın İzleri Aynı ÇatıdaTam Finans'ın yıllar içerisinde geliştirdiği sanat yaklaşımı, genel müdürlük ofislerini yaşayan bir sanat alanına dönüştürmesiyle gelişmeye devam etti. Bu kapsamda daha önce Süleyman Saim Tekcan, Lütfü Kaplanoğlu, Raşit Altun, Hüseyin Sartaş, Hasan Mutlu ve Alev Özas gibi önemli sanatçıların eserleri solo ve karma sergilerde yer alırken; genç sanatçılar ve farklı disiplinlerden üreticiler de sanatseverlerle buluşturuldu."Birikim: Bir Sanat Yolculuğu" sergisi, yıllar içinde oluşan eserleri ortak bir anlatıda buluşturarak ziyaretçilerini hem bireysel hem de kolektif hafızanın izlerini keşfetmeye davet ediyor.Sergi 8 Haziran'a Kadar Ziyarete AçıkQuasar İstanbul'daki Tam Finans Genel Müdürlük binasında ziyarete açılan "Birikim: Bir Sanat Yolculuğu" sergisi, 8 Haziran'a kadar sanatseverleri ağırlamaya devam edecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 14 May 2026 02:44:07 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Müzeler Haftası'na özel etkinlikler]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/muzeler-haftasina-ozel-etkinlikler--4444/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/muzeler-haftasina-ozel-etkinlikler--4444/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/uploads/blank.png" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Beyoğlu'nun kalbinde gerçekleşecek etkinlik programı 18 Mayıs Pazartesi günü 16.00'da, müzenin Kurucu Küratörü Prof. Dr. Gül İrepoğlu ve Müze Müdürü Canan Atlığ'ın katılımıyla başlıyor. "Neler Neler Yaptık? Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi'nin Öyküsü" başlıklı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/uploads/blank.png" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Beyoğlu'nun kalbinde gerçekleşecek etkinlik programı 18 Mayıs Pazartesi günü 16.00'da, müzenin Kurucu Küratörü Prof. Dr. Gül İrepoğlu ve Müze Müdürü Canan Atlığ'ın katılımıyla başlıyor. "Neler Neler Yaptık? Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi'nin Öyküsü" başlıklı söyleşide, müzenin kuruluş serüveni ve kısa sürede elde edilen başarı hikâyeleri paylaşılıyor.Programın devamında ise uzman akademisyenler farklı perspektiflerle müzeciliğe ve sanat dünyasına ışık tutuyor:•	20 Mayıs Çarşamba 18.00: Prof. Dr. Seza Sinanlar Uslu ile "Beyoğlu'nun Sergi Mekânları" üzerinden semtin kültürel hafızası sorgulanıyor.•	21 Mayıs Perşembe 14.30: Prof. Yiğit Aral, sanat eserlerinin korunması ve doğrulanması açısından kritik önem taşıyan "Sanat Eserleri Otantikasyonu" konusunu ele alıyor.•	22 Mayıs Cuma 18.00: Doç. Dr. Ayşe Köksal, "Görmenin Halleri: Sanatta Müze" başlıklı konuşmasıyla müze kavramının sanatsal üretimdeki yerini tartışmaya açıyor.•	23 Mayıs Cumartesi 14.00: Prof. Dr. Zeynep İnankur, "Bir Müzecinin Ressam Kimliği: Osman Hamdi Bey" başlıklı konuşmasında ise Osman Hamdi Bey'in yaşamına ve sanatsal mirasına dair derinlemesine bir bakış sunuyor.Müzeler Haftası kapsamındaki bu ücretsiz etkinliklere katılmak için Biletix'ten rezervasyon yaptırabilirsiniz. Tüm etkinliklerden haberdar olmak için İş Sanat'ın internet sitesini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilir, e-bültenine üye olabilirsiniz.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 14 May 2026 02:09:57 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bulvar 216'da interaktif tiyatro deneyimi: Klişe]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bulvar-216da-interaktif-tiyatro-deneyimi-klise-7694/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bulvar-216da-interaktif-tiyatro-deneyimi-klise-7694/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_61E980-5FD7DC-643993-6AE029-858810-935B0D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bulvar 216, tiyatroseverleri sıra dışı bir tiyatro oyunu olan Klişe ile buluşturuyor. 21 Mayıs akşamı saat 21.00&#39;de Donkey Pub&#39;da sahnelenecek Klişe, izleyicilere oyuna dahil olabilecekleri interaktif bir tiyatro deneyimi sunuyor. Kulüp FGR tarafından sahneye konulan "Klişe", ilişkiler&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_61E980-5FD7DC-643993-6AE029-858810-935B0D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bulvar 216, tiyatroseverleri sıra dışı bir tiyatro oyunu olan Klişe ile buluşturuyor. 21 Mayıs akşamı saat 21.00&#39;de Donkey Pub&#39;da sahnelenecek Klişe, izleyicilere oyuna dahil olabilecekleri interaktif bir tiyatro deneyimi sunuyor. Kulüp FGR tarafından sahneye konulan "Klişe", ilişkiler üzerine kurulu tanıdık kalıpları mizah ve gizemle harmanlıyor. Oyun, seyirci ile sahne arasındaki sınırı ortadan kaldırarak izleyicileri hikâyenin aktif bir parçası haline getiriyor.Kontrollü doğaçlama ve seyirci etkileşimi üzerine kurulu yapısıyla dikkat çeken oyunda, akış oyuncular tarafından yönlendirilirken katılımcılar da sürece dahil oluyor. Klişelerle başlayan hikâye, gece boyunca gelişen olaylarla farklı bir noktaya taşınıyor.&nbsp;Bulvar 216, iş çıkışı buluşmalarından hafta sonu planlarına kadar günün her anında tercih edilen bir şehir noktası olarak konumlanıyor. Gastronomi, sosyalleşme ve deneyim odaklı yaklaşımıyla Bulvar 216, şehir hayatının akışına dahil olan bir buluşma kültürü yaratıyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 13 May 2026 11:12:04 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Arkeoloji öğrencileri, Anadolu'nun kadim tarihini keşfediyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/arkeoloji-ogrencileri-anadolunun-kadim-tarihini-kesfediyor-9358/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/arkeoloji-ogrencileri-anadolunun-kadim-tarihini-kesfediyor-9358/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D57491-BE91AD-4C0D39-5ED1CE-E703E7-C4A269.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Geçen yıl başlatılan ve bu yıl da devam eden Arkeoloji Keşif Destek Programı; T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Saraylar ve Çanakkale Alan Başkanlığı'na bağlı müze ve örenyerlerinde, toplam 83 noktada, müze biletleme sistemlerinin geliştirilmesi, satış kanallarının güçlendirilmesi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D57491-BE91AD-4C0D39-5ED1CE-E703E7-C4A269.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Geçen yıl başlatılan ve bu yıl da devam eden Arkeoloji Keşif Destek Programı; T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Saraylar ve Çanakkale Alan Başkanlığı'na bağlı müze ve örenyerlerinde, toplam 83 noktada, müze biletleme sistemlerinin geliştirilmesi, satış kanallarının güçlendirilmesi ve ziyaretçi deneyiminin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar yürüten SICPA Türkiye tarafından gerçekleştiriliyor. Bu seneki programa Akdeniz Üniversitesi, Mersin Üniversitesi, Aksaray Üniversitesi, Uludağ Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Hitit Üniversitesi ve Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi'nden 12 arkeoloji öğrencisi seçildi. Öğrenciler, Şanlıurfa, Göbeklitepe, Karahantepe, Didim, Milet Afrodisias, Bergama Asklepion, Akrapol, Kızılavlu, Denizli Hierapolis ve Laodikia gibi önemli durakları içeren kendi rotalarını oluşturarak, Anadolu'nun binlerce yıllık kadim tarihine yakından tanıklık etti.&nbsp;SICPA Türkiye Arkeoloji Keşif Destek Programı, her yıl yeni öğrencilerin katılımı ve farklı rotalarla büyüyerek devam edecek. Program kapsamında keşif öğrencilerinin kaleme aldığı&nbsp; deneyim yazılarından oluşan akademik bir arşiv oluşturulması da planlanıyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 13 May 2026 10:15:34 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Demet Özdemir Cannes kırmızı halısında yer alacak]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/demet-ozdemir-cannes-kirmizi-halisinda-yer-alacak-6431/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/demet-ozdemir-cannes-kirmizi-halisinda-yer-alacak-6431/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4FA628-921E33-CC83DD-2D65A9-B074D5-4ECB7D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin lider online moda platformlarından Trendyolmilla, modadaki gücünü sınır ötesine taşımaya hazırlanıyor. Bu girişim ile markanın yeni yüzü sevilen oyuncu Demet Özdemir, Trendyolmilla'nın couture yaklaşımını yansıtan özel tasarım elbisesiyle Cannes kırmızı halısında&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4FA628-921E33-CC83DD-2D65A9-B074D5-4ECB7D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin lider online moda platformlarından Trendyolmilla, modadaki gücünü sınır ötesine taşımaya hazırlanıyor. Bu girişim ile markanın yeni yüzü sevilen oyuncu Demet Özdemir, Trendyolmilla'nın couture yaklaşımını yansıtan özel tasarım elbisesiyle Cannes kırmızı halısında yer alacak.Cannes'daki bu temsil için büyük bir heyecan duyduğunu belirten ünlü oyuncu Demet Özdemir, "Cannes'da Trendyolmilla ile birlikte olmak benim için çok heyecan verici. Provalarımızın son aşamasındayız; her detay üzerinde büyük bir özenle çalışıyoruz. Bu özel tasarımı ilk kez orada giyecek olmak ve bu güzel hazırlık sürecinin içinde yer almak çok keyifli" dedi.Cannes'a özel tasarım süreciTrendyolmilla, Demet Özdemir'in Cannes kırımızı halısı için tercih ettiği iki kırmızı halı görünümünü özel olarak tasarladı. Haftalar süren yoğun bir hazırlık süreci ile tasarım ekibi tarafından hazırlanan tasarımlar; güçlü siluetleri, pelerin ve tüy detayları, İtalyan krep ve saten krep kumaş kullanımıyla öne çıktı. Demet Özdemir'in stilini Trendyolmilla'nın yaratıcı vizyonuyla buluşturan bu özel tasarımlar, markanın global moda sahnesindeki tasarım iddiasını görünür kılacak.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 12 May 2026 02:32:44 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Serdar Şencan'dan]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/serdar-sencandan-renklere-ozgurluk-sergisi-acildi-9587/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/serdar-sencandan-renklere-ozgurluk-sergisi-acildi-9587/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FBAE59-24C221-9BCA2C-246471-69F086-34EECF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />9 Mayıs 2026 tarihinde sanatseverlerle buluşacak sergi, sanatçının son dönem üretimlerinden oluşan özel bir seçkiyi bir araya getiriyor. Sergi, 22 Mayıs 2026 tarihine kadar ziyaret edilebilecek.Toplumsal hafızaya, politik dile ve gündelik yaşamın absürt yanlarına mizah üzerinden yaklaşan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FBAE59-24C221-9BCA2C-246471-69F086-34EECF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />9 Mayıs 2026 tarihinde sanatseverlerle buluşacak sergi, sanatçının son dönem üretimlerinden oluşan özel bir seçkiyi bir araya getiriyor. Sergi, 22 Mayıs 2026 tarihine kadar ziyaret edilebilecek.Toplumsal hafızaya, politik dile ve gündelik yaşamın absürt yanlarına mizah üzerinden yaklaşan Serdar Şencan, resimlerinde ironiyi güçlü bir anlatım biçimine dönüştürüyor. Sanatçının karakteristik üslubunu oluşturan karikatürize figürler, abartılı yüz ifadeleri ve grotesk beden hareketleri; kimi zaman politikacıları, kimi zaman popüler kültür ikonlarını, kimi zaman ise gündelik yaşamın sıradan karakterlerini sahneye taşıyor.Şencan'ın eserlerinde öne çıkan bu bilinçli abartı, yalnızca görsel bir mizah dili yaratmakla kalmıyor; aynı zamanda toplumsal adaletsizlikler, yozlaşma ve modern yaşamın çelişkileri üzerine düşündüren güçlü bir eleştirel alan açıyor. Sanatçı, plastik sanatların ifade olanaklarını kullanarak izleyiciyi hem tebessüm ettiren hem de sorgulamaya davet eden bir yüzleşmenin içine çekiyor.Renklerin enerjisini özgür bir anlatım diliyle buluşturan "Renklere Özgürlük", çağdaş sanatın eleştirel damarını mizahın dönüştürücü gücüyle bir araya getirirken, izleyiciye çarpıcı ve çok katmanlı bir görsel deneyim sunmayı hedefliyor.Evrim Sanat Galerisi'nde gerçekleşecek sergi, 22 Mayıs 2026 tarihine kadar sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 12 May 2026 02:11:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[17. Uluslararası Opera ve Bale Festivali başlıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/17-uluslararasi-opera-ve-bale-festivali-basliyor-167/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/17-uluslararasi-opera-ve-bale-festivali-basliyor-167/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AAE9DB-CD3326-19EFD7-1D580F-DF7B7B-36E679.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />21 Mayıs 2026'da, AKM Türk Telekom Opera Sahnesi&#39;nde festivalin açılış eseri &#34;Lucia Di Lammermoor&#34; operası İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenecek.İtalyan romantik operasının başyapıtlarından &#34;Lucia di Lammermoor&#34; operası ile açılışı gerçekleştirilecek&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AAE9DB-CD3326-19EFD7-1D580F-DF7B7B-36E679.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />21 Mayıs 2026'da, AKM Türk Telekom Opera Sahnesi&#39;nde festivalin açılış eseri &#34;Lucia Di Lammermoor&#34; operası İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenecek.İtalyan romantik operasının başyapıtlarından &#34;Lucia di Lammermoor&#34; operası ile açılışı gerçekleştirilecek festivalde İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçıları, orkestrası, korosu ve bale topluluğu muhteşem bir prömiyere damga vuracak. 23 ve 30 Mayıs Cumartesi günleri de seyirci ile buluşacak olan eser, festivalin konuklarından dünyaca ünlü rejisör Jean-Louis Grinda tarafından sahneye konuluyor.Librettosu Sir Walter Scott&#39;un &#34;Lammermoor Gelini&#34; adlı romanından hareketle Salvadore Cammarano&#39;ya ait eser; orkestra şefleri Antonio Pirolli ve Zdravko Lazarov yönetimindeki İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası ile koro şefi Paolo Villa yönetimindeki İstanbul Devlet Opera ve Balesi Korosu eşliğinde sahnede olacak. Eser, İskoçya&#39;nın sisli ve kasvetli atmosferinde geçen ve düşman aileler arasında sıkışmış genç bir kadın olan Lucia&#39;nın trajik aşk hikâyesini konu alıyor.•	GÜNÜMÜZE UYARLANAN DİSTOPİK BİR YORUM: &#34;PİNOKYO.EXE&#34;&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;22 ve 24 Mayıs'da 2026, Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi&#39;nde &#34;Pinokyo.exe: Çarpık Zamanlar için Bir Kukla&#34; adlı modern dans eseri festivalin çarpıcı eserlerinden biri olarak sahnede olacak.Carlo Collodi&#39;nin ünlü klasik hikâyesinin teknolojik, gölgeli ve çağdaş bir dünyada yeniden kurgulandığı eser, İstanbul Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu (MDTİst) tarafından sahneleniyor. Yalnız günlerini eski bir televizyonun karşısında geçiren yaşlı bir adam ile ona getirilen gizemli &#34;sentetik çocuk&#34; arasında doğan beklenmedik bağ, bambaşka bir evrenin kapılarını aralıyor. Devreler ve kodlanmış anılarla yaratılan bu yeni Pinokyo, durağan yaşam ritmini bozarak hem şiirsel hem de tedirginlik uyandıran bir dönüşüm yaratıyor. Koreograf Erica Silgoner&#39;in sahneye koyduğu eserde, müzik tasarımı Murat Gökçe Özücoşkun&#39;a, ait.•	FESTİVALDE İKİ GÜN GENÇ BALE SANATÇILARINA AYRILDI&nbsp;7. istanbul uluslararası bale yarışması final gecesi, ödül töreni ve gala gecesi festival kapsamında izlenebilecek. Uluslararası bale dünyası tarafından yakından takip edilen ve bu yıl 28 Mayıs - 1 Haziran 2026 tarihlerinde 7. kez yıldızlarını arayan yarışmanın Final Gecesi, Ödül Töreni ve Gala Gecesi&#39;nde tüm madalya kazanan dansçıların ve konuk yıldız sanatçıların performansları ile muhteşem bir bale şöleni seyirciyi bekliyor.Gecede, genç dansçıların performanslarının yanı sıra, dünya sahnelerinde dans etmiş duayen yıldız dansçılar Efe Burak (Béjart Balesi Baş Dansçısı), Anna Tsygankova (Hollanda Ulusal Balesi Baş Dansçısı), Giorgi Potskhishvili (Hollanda Ulusal Balesi Baş Dansçısı), Maria Kochetkova (Uluslararası Konuk Sanatçı) ve Daniil Simkin (Uluslararası Konuk Sanatçı) performansları ile sahnede olacak.•	ANTİK DÜNYANIN ALTIN ÇAĞLARINDA KADINLAR SAHNEDE OLACAK1 Haziran'da&#34;Altın Çağın Kadınları&#34; adlı barok konser, İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi&#39;nde sahnelenecek.Festivalin konuk orkestra şefi Giulio Prandi ve klavsende Paolo Villa eşliğinde solistler: sahnede olacak. Homeros&#39;un destanlarında yankılanan sesler, Sappho&#39;nun şiirlerinde dile gelen tutku, tragedyalarda sahneye çıkan kadın karakterler; insanlığın ortak hafızasında silinmez izler yaşam bulacak.•	GENÇ YETENEKLER SEYİRCİ İLE BULUŞUYOR2 Haziran'da, AKM Tiyatro Salonu&#39;nda sahnelenecek &#34;Opera Studio Sezon Finali&#34; konseri, yıl boyu aldıkları eğitim ve sahne deneyimlerinin bir derlemesini paylaşmaya hazırlanan genç yetenekleri festival seyircileri ile buluşturacak.İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından 2025-2026 sanat sezonunda hayata geçirilen ve Sedat-Güzin Gürel Sanat ve Bilim Vakfı iş birliği ile genç opera şarkıcılarının kendi alanlarında yetkin isimler ile bir araya getirilerek birçok konuda eğitim almalarına ve kendilerini geliştirmelerine olanak sağlayan &#34;Opera Studio İstanbul Projesi Genç Yetenekleri&#34; solistleri sahnede olacak.•	ZAMANSIZ AŞKIN DANSI! &#34;KUĞU GÖLÜ&#34; BALENİN ZARAFETİNİ AKM&#39;YE TAŞIYACAK3 ve 10 Haziran'da, AKM Türk Telekom Opera Sahnesi&#39;nde sahnelenecek &#34;Kuğu Gölü&#34; balesi, İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından ünlü koreograf Ricardo Amarante&#39;nin prodüksiyonu ile sahnelenecek.Marius Petipa ve Lev Ivanov&#39;un koreografisinden esinlenerek festivalin konuk koreografı Ricardo Amarante tarafından sahneye taşınan eserde, göl kenarında lanetlenmiş bir prensesin kader ve aşk arasındaki dramatik yolculuğu muhteşem müzik, etkileyici koreografi ve görsel anlatımla sahneye taşınacak. İbrahim Yazıcı yönetiminde İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası&#39;nın eşliğinde büyüleyici bir aşk hikâyesinin anlatıldığı ve adeta bir bale şölenine dönüşüyor.•	DOĞU&#39;NUN GİZEMLİ RÜZGÂRI BATI&#39;NIN NOTALARIYLA BULUŞUYOR&hellip; &#34;SULEIKA LIED AKŞAMI&#34;&nbsp;3 Haziran'da, Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi&#39;nde Goethe&#39;nin &#34;Doğu-Batı Divanı&#34;nda ölümsüzleştirdiği Suleika&#39;nın zarif karakteri, Romantik dönemin en güzel liedlerinin seslendirileceği "Suleika Lied Akşamı" konseri ile hayat bulacak.Ünlü bestecilerin notalarında, piyanoda Ahmet Sait Karabulut eşliğinde yeniden canlanan bu eserler, festivalin konuğu solist soprano Carolina Ullrich ile izleyiciyi edebiyat ile müziğin büyülü uyumunda bir Lied Akşamı&#39;na davet ediyor.•	&#34;KIZ DOĞDU / III&#34; VE &#34;HİÇ KUŞ YOK&#34; MODERN DANS ESERLERİ SAHNELENECEK4 Haziran'da, AKM Tiyatro Salonu&#39;nda, İstanbul Devlet Opera ve Balesi Modern Dans İstanbul Topluluğu (MDTİst) tarafından sahnelenecek &#34;Kız Doğdu / III&#34; ile ilk kez festival kapsamında izlenebilecek &#34;Hiç Kuş Yok&#34; ile festival devam ediyor.Müzikleri Ah! Kosmos&#39;a ait, konsept ve koreografisi Aslı Öztürk imzası taşıyan ve doğumu hüzünle özdeşleştirilen tüm kadınlara ithafen oluşturulan &#34;Kız Doğdu / III&#34; eserinden sonra gecenin diğer performansı olan &#34;Hiç Kuş Yok&#34;, 17. Uluslararası İstanbul Opera ve Bale Festivali kapsamında dünya prömiyerini yapacak. Eser koreografisi Ferhat Güneş, müzik ve ses tasarımı Özge Arslan'a ait.•	&nbsp; BİR BAŞYAPIT İLE İKİ GECE SANAT ŞÖLENİ YAŞANACAK&hellip; "LA TRAVIATA"5 ve 6 Haziran'da, AKM Türk Telekom Opera Sahnesi&#39;nde İstanbul Devlet Opera ve Balesi ile festivalin konukları Azerbaycan Devlet Akademik Opera ve Bale Tiyatrosu Sanatçıları muhteşem bir başyapıt olan &#34;La Traviata&#34; operasını sahneleyecek.Francesco Maria Piave&#39;nin yazdığı libretto, Alexandre Dumas&#39;nın (oğul) romanının özünü kusursuz bir şekilde sahneye taşımaktadır. Verdi&#39;nin müziği bu hikâyeye evrensel bir ruh kazandırırken; Violetta&#39;nın melankolisi, Alfredo&#39;nun tutkusu ve Germont ailesinin toplumsal baskıları her biri ayrı ayrı müzikal olarak canlandırılmakta, her notada ve her melodide karakterlerin yaşadığı duygusal fırtınalar gözler önüne serilmektedir. Eserin rejisi ve dramaturjisi Recep Ayyılmaz&#39;a ait.Orkestra şefleri Eyyub Quliyev ile Zdravko Lazarov&#39;un dönüşümlü yönetimlerindeki İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası ile koro şefi Paolo Villa yönetimindeki İstanbul Devlet Opera ve Balesi Korosu eşliğinde dönüşümlü olarak &#34;Violetta Valery&#34; rollerinde Inara Babayeva ve Evren Işık Yasemin, &#34;Alfredo Germont&#34; rollerinde Mert Süngü ve Ramil Qasimov, &#34; sahnede olacak.•	ÇOCUKLARA ÖZEL BİR ESER&hellip; &#34;KÜÇÜK PRENS&#34; DÜNYA PRÖMİYERİNİ YAPACAK6 ve 10 Haziran'da, Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi&#39;nde, "Küçük Prens" çocuk oyunu İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından ilk kez festivalin minik seyircilerine özel sahnelenecek. İki gün, dört temsil ile çocuklara hayal kurmanın yanı sıra sorumluluğu, dostluğu, sadakati ve sevmenin anlamını da anlatacak &#34;Küçük Prens&#34; eseri, orkestra şefi Ahmet Sait Karabulut yönetiminde, Şahan Gürkan rejisiyle sahnelenecek.•	GECENİN EN KARANLIK ANINDA BELİREN İLK IŞIKLAR: &#34;AURORA&#34;&nbsp;8 Haziran'da AKM Türk Telekom Opera Sahnesi&#39;nde Devlet Çok Sesli Korosu ile İstanbul Devlet Opera ve Balesi ortak konseri "Aurora" konseri seslendirilecek.En karanlık anın ardından doğan ilk ışık AURORA; bize en çok ihtiyacımız olduğu anda bizi bize anlatır. İsveçli kadınların deniz aşırı sevdiklerine fısıldadığı şarkılar akm opera sahnesinde aurora konseri ile hayat bulacak.Koro şefi Burak Onur Erdem yönetiminde Devlet Çok Sesli Korosu ile Devlet Opera ve Balesi orkestra sanatçıları sahnede olacak.•	FESTİVAL KAPANIŞI &#34;SARAYDAN KIZ KAÇIRMA&#34; OPERASI İLE YAPILACAK8 ve 9 Haziran'da, Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi&#39;nde, İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından Wolfgang Amadeus Mozart&#39;ın ünlü operası &#34;Saraydan Kız Kaçırma&#34; sahnelenerek kapanış eseri olarak sanatseverlerle buluşturulacak. Orkestra şefi Zdravko Lazarov yönetiminde İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası ve koro şefi Paolo Villa yönetiminde İstanbul Devlet Opera ve Balesi Korosu ve DOB solistleri ile sahneleniyor.Kahramanlık, aşk, özgürlük ve onur gibi evrensel temaları işlerken dönemin sosyal sınıf yapıları ve harem kültürü hakkında da önemli izlenimler sunan eser, Caner Akın rejisi ve Tan Sağtürk koreografisi ile sahneleniyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 11 May 2026 15:07:04 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[100 bin kişilik konser ekonomisi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/100-bin-kisilik-konser-ekonomisi-8676/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/100-bin-kisilik-konser-ekonomisi-8676/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9556EC-C18D70-8F026A-BA6EE8-A7168C-78ED22.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kanye West'in İstanbul konseri için geri sayım sürerken, organizasyona yönelik uluslararası talep dikkat çekici seviyelere ulaşmış durumda. Rusya, Kazakistan, Birleşik Krallık, Almanya, ABD ve Polonya başta olmak üzere geniş bir coğrafyadan yoğun ilgi görülüyor.Organizasyonu gerçekleştiren&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9556EC-C18D70-8F026A-BA6EE8-A7168C-78ED22.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kanye West'in İstanbul konseri için geri sayım sürerken, organizasyona yönelik uluslararası talep dikkat çekici seviyelere ulaşmış durumda. Rusya, Kazakistan, Birleşik Krallık, Almanya, ABD ve Polonya başta olmak üzere geniş bir coğrafyadan yoğun ilgi görülüyor.Organizasyonu gerçekleştiren ILS Vision'ın kurucusu Erdem Karahan'ın paylaştığı güncel verilere göre; resmi satışlar ve rezervasyonlar dahil olmak üzere şu ana kadar 75.000 bilet satışı gerçekleşti. Konser tarihi yaklaştıkça talebin ivmelenmesiyle birlikte toplam satışların 110 binin üzerine çıkması, şehirde halihazırda bulunan turistlerin de katılımıyla birlikte ise 115 bin seviyesinin aşılması öngörülüyor.Karahan, bu konserin Türkiye için önemli bir ekonomik değer yaratacağına dikkat çekerek, organizasyonun ölçeğine vurgu yaptı:"Bu konser aynı zamanda Kanye West'in Avrupa turnesinin başlangıcı olacak. Avrupa'daki stadyum kapasiteleri ortalama 40-50 bin seviyesindeyken, Atatürk Olimpiyat Stadı'nın 100 binin üzerindeki kapasitesi sanatçı için benzersiz bir ölçek sunuyor. Bu da hem sanatçının kariyerinde hem de organizasyon ölçeğinde yeni bir rekor potansiyeli anlamına geliyor. Yurt dışından gelecek ziyaretçilerin konaklama, ulaşım ve yeme-içme harcamalarıyla birlikte etkinliğin ülkemize 50-100 milyon dolar arasında yan gelir sağlamasını bekliyoruz."Sektör değerlendirmeleri, bu ölçekteki organizasyonların yalnızca doğrudan gelirlerle sınırlı kalmadığını; tedarik zinciri, yerel işletmeler ve hizmet sağlayıcılar üzerinden genişleyen çok katmanlı bir ekonomik etki yarattığını ortaya koyuyor. Kısa vadeli turizm hareketliliği, çarpan etkisiyle daha geniş bir ekonomik hacme dönüşme potansiyeli taşıyor.150 Milyon TL'lik ProdüksiyonDev organizasyonun, en az 150 milyon TL değerinde sahne, ışık ve teknik ekipman yatırımıyla Türkiye'de bugüne kadar gerçekleştirilen en büyük prodüksiyonlardan biri olması bekleniyor.Daha önce SoFi Stadium'da kullanılan küre sahne sisteminin İstanbul'a getirileceğini belirten Karahan, yaklaşık 40 tır ekipman ve yüzlerce kişilik ekiple sahnenin 10 gün içinde kurulacağını ifade etti. Konserde 360 derece ses sistemi, lazer ve drone şovları yer alacak. Yaklaşık bin drone ile gerçekleştirilecek görsel şovun yanı sıra, Taylor Swift konserlerinde kullanılan 100 bin ışıklı bileklik uygulamasının da hayata geçirilmesi planlanıyor.İngiliz Talebinde "Stadyum Etkisi"İstanbul'daki konsere Avrupalı müzikseverler yoğun ilgi gösterirken, özellikle İngiliz izleyicilerin Atatürk Olimpiyat Stadyumu'na özel bir bağ geliştirdiği görülüyor.Bu ilginin temelinde, Liverpool FC'nin 2005 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali ve Manchester City'nin 2023 final zaferi gibi tarihi başarılar yer alıyor. Bu bağlamda stadyum, İngilizler için sembolik bir "uğurlu mekân" niteliği taşıyor.Ulaşım tarafında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından ek seferler planlanırken, organizasyonun geniş kitlelere hitap edecek şekilde kurgulandığı belirtiliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 08 May 2026 10:16:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Aydın'da Kültür Yolu Festivali ekonomiyi hareketlendirdi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/aydinda-kultur-yolu-festivali-ekonomiyi-hareketlendirdi-2317/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/aydinda-kultur-yolu-festivali-ekonomiyi-hareketlendirdi-2317/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_562FB0-3F3243-FA6846-76912D-41D5CD-11D3E8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Menderes Havzası'nın bereketli topraklarında köklü tarihi ve zengin mutfak kültürüyle öne çıkan Aydın, gastronomi birikimini Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında ziyaretçilerle buluşturdu. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2–10 Mayıs tarihleri arasında ilk kez düzenlenen&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_562FB0-3F3243-FA6846-76912D-41D5CD-11D3E8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Menderes Havzası'nın bereketli topraklarında köklü tarihi ve zengin mutfak kültürüyle öne çıkan Aydın, gastronomi birikimini Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında ziyaretçilerle buluşturdu. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2–10 Mayıs tarihleri arasında ilk kez düzenlenen Aydın Kültür Yolu Festivali, kente yalnızca kültürel değil; turizm ve ekonomi açısından da güçlü bir hareketlilik kazandırdı. Festival süresince şehir genelinde artan ziyaretçi trafiği, restoran, kafe ve yerel işletmelerde yoğunluk oluşturdu.42 LEZZET NOKTASIYLA AYDIN MUTFAĞI VİTRİNE ÇIKTIKültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında, TGA (Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı) tarafından geliştirilen "Lezzet Noktası" projesi kapsamında Aydın'ın köklü mutfak mirasını ve güncel gastronomi kültürünü temsil eden seçkin restoranlar danışma kurulu tarafından listelendi ve şehrin lezzet kimliği görünür hale getirildi. Festival kapsamında oluşturulan lezzet rotasında yer alan 42 Lezzet Noktası, Aydın'ın zengin gastronomi birikimini yansıtarak ziyaretçilere kapsamlı bir keşif imkanı sundu. Gastronominin kültürel deneyimin ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırıldığı proje, ziyaretçilere Aydın'ı yalnızca tarihi ve doğal güzellikleriyle değil, mutfağıyla da deneyimleme fırsatı sağladı. Aydın Kültür Yolu Festivali'nin ev sahibi şef Ahmet Güzelyağdöken, yerel ve geleneksel üretim anlayışını esas alan Ege mutfağı yaklaşımıyla kentin gastronomi mirasını öne çıkardı.GASTRONOMİYE YOĞUN İLGİZeytin ve zeytinyağının merkezde olduğu mutfak kültürü; coğrafi işaretli Aydın inciri ve zengin ot çeşitliliğiyle birleşerek ziyaretçilere özgün bir lezzet deneyimi sundu. Paşa böreği, keşkek, tahinli pide,&nbsp;Çine köftesi ve zeytinyağlılar lezzet noktalarında yer alan restoranlarda öne çıkan tatlar arasında yer aldı. Lezzet Noktası seçkisinde yer alan işletmeler, uygulamanın hem görünürlük hem de ekonomik katkı açısından önemli bir değer oluşturduğunu ifade etti. Aydın mutfağının köklü geleneğini yaşatan işletmeler, festivalle birlikte ziyaretçi sayısında belirgin artış yaşandığını, Türkiye'nin farklı şehirlerinden gelen misafirlerin yöresel lezzetlere yoğun ilgi gösterdiğini aktardı. Seçkide yer almanın önemli bir prestij sağladığını vurgulayan işletmeler, bu sayede yerel mutfak mirasının daha geniş kitlelere ulaştırıldığını belirtti.ESNAF MEMNUN: SATIŞLARDA YÜZDE 50'YE VARAN ARTIŞTarihi Sarıoğlu Lokantası işletme sahibi Mustafa Sarıoğlu, festivalin Aydın'a çok yönlü katkı sağladığını belirterek, "Kültür Yolu Festivali'nin şehrimize çok faydalı olacağına inandık. Aydın mutfağı; keşkek, yuvarlama, paşa böreği, kabak tatlısı ve zeytinyağlı ot yemekleri gibi çok zengin bir çeşitliliğe sahipti. İncir ve zeytin başta olmak üzere birçok yerel ürünümüzü işletmelerimizde kullandık. Festival sayesinde bu lezzetleri daha geniş kitlelere tanıtma imkanı bulduk. Şehrimize gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerin artmasıyla birlikte hem esnafımız hem de gastronomi sektörü için önemli bir canlılık oluştu" dedi.Keşkekçi Hülya işletme sahibi Hülya Aydın ise festivalle birlikte özellikle şehir dışından gelen ziyaretçi sayısında artış yaşandığını belirterek, "Aydın'a daha önce gelmeyen misafirlerin merakıyla birlikte ciddi bir ziyaretçi artışı yaşadık. Keşkek, yuvarlama ve paşa böreği gibi yöresel yemeklerimize yoğun ilgi oldu. Hem maddi hem manevi anlamda çok güzel geri dönüşler aldık. Aydın mutfağında çok bilinmeyen ancak oldukça değerli lezzetler festival sayesinde daha fazla tanınır hale geldi" ifadelerini kullandı.Helvacıoğlu Dondurma işletmecisi Batuhan Ulutürk ise festivalin ekonomik etkisine dikkat çekerek, "Kültür Yolu Festivali şehrimiz için çok büyük bir artı sağladı. Festivalin başlamasıyla birlikte işlerimizde ciddi bir artış yaşandı; satışlarımızda en az yüzde 50 oranında yükseliş oldu. Şehir dışından gelen ve Aydın mutfağını bilmeyen ziyaretçilere ulaşma konusunda festival çok etkili oldu" dedi. Ulutürk, geleneksel Dalama dondurmasının yanı sıra incir ve ceviz gibi yerel ürünlerle hazırlanan çeşitlerin de yoğun ilgi gördüğünü belirtti.İmrem Lokantası işletmecisi Hüseyin Eser de festival sayesinde hem şehir içinden hem şehir dışından gelen ziyaretçi sayısında artış yaşandığını ifade ederek, bunun işletmelere doğrudan olumlu yansıdığını dile getirdi.SÜRDÜRÜLEBİLİR GASTRONOMİ VE YEREL EKONOMİYE KATKILezzet Noktası uygulaması, Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında hayata geçirilen önemli yeniliklerden biri olarak şehirlerin gastronomi zenginliğini görünür kılmayı hedefledi. Seçkide yer alan işletmeler, yalnızca festival süresince değil, yıl boyunca dijital platformlar üzerinden ziyaretçilere rehberlik edecek şekilde konumlandırıldı.Aydın genelinde belirlenen 40 Lezzet Noktası, kentin gastronomi kimliğini yansıtan güçlü bir rota oluştururken; festival süresince yaşanan yoğun ilgi ve ziyaretçi artışı, Aydın'ın kültürel ve turistik cazibesini güçlendirdi; yerel ekonomiye sağlanan katkıyı net biçimde ortaya koydu."Lezzet Noktası" projesi ile kentin köklü mutfak mirasının daha geniş kitlelere ulaşması hedeflenirken, yerli ve yabancı ziyaretçi sayısındaki artışın bu etkiyi kalıcı hale getirmesi öngörülüyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 07 May 2026 02:36:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bulvar 216'da İnteraktif Tiyatro Deneyimi: Klişe]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bulvar-216da-interaktif-tiyatro-deneyimi-klise-6790/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bulvar-216da-interaktif-tiyatro-deneyimi-klise-6790/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_ACD2A5-64D0C8-BE7EB1-A3614B-145C16-AE0DFF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bulvar 216, tiyatroseverleri sıra dışı bir tiyatro oyunu olan Klişe ile buluşturuyor. 21 Mayıs akşamı saat 21.00&#39;de Donkey Pub&#39;da sahnelenecek Klişe, izleyicilere oyuna dahil olabilecekleri interaktif bir tiyatro deneyimi sunuyor. Kulüp FGR tarafından sahneye konulan "Klişe", ilişkiler&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_ACD2A5-64D0C8-BE7EB1-A3614B-145C16-AE0DFF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bulvar 216, tiyatroseverleri sıra dışı bir tiyatro oyunu olan Klişe ile buluşturuyor. 21 Mayıs akşamı saat 21.00&#39;de Donkey Pub&#39;da sahnelenecek Klişe, izleyicilere oyuna dahil olabilecekleri interaktif bir tiyatro deneyimi sunuyor. Kulüp FGR tarafından sahneye konulan "Klişe", ilişkiler üzerine kurulu tanıdık kalıpları mizah ve gizemle harmanlıyor. Oyun, seyirci ile sahne arasındaki sınırı ortadan kaldırarak izleyicileri hikâyenin aktif bir parçası haline getiriyor.Kontrollü doğaçlama ve seyirci etkileşimi üzerine kurulu yapısıyla dikkat çeken oyunda, akış oyuncular tarafından yönlendirilirken katılımcılar da sürece dahil oluyor. Klişelerle başlayan hikâye, gece boyunca gelişen olaylarla farklı bir noktaya taşınıyor.&nbsp;Bulvar 216, iş çıkışı buluşmalarından hafta sonu planlarına kadar günün her anında tercih edilen bir şehir noktası olarak konumlanıyor. Gastronomi, sosyalleşme ve deneyim odaklı yaklaşımıyla Bulvar 216, şehir hayatının akışına dahil olan bir buluşma kültürü yaratıyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 07 May 2026 02:04:27 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hastalığın görünmeyen etkileri lif sanatına dönüşüyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hastaligin-gorunmeyen-etkileri-lif-sanatina-donusuyor-8336/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/hastaligin-gorunmeyen-etkileri-lif-sanatina-donusuyor-8336/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_698F1C-F62353-4549C7-53CA95-8BF157-DF48E4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Atopik dermatit, yalnızca cilt bulgularıyla sınırlı kalmayıp uyku düzeninden psikolojik iyi oluşa ve günlük yaşam aktivitelerine kadar birçok alanı etkileyerek hastalar üzerinde önemli bir yaşam kalitesi yükü oluşturuyor.¹ AbbVie Türkiye ve Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_698F1C-F62353-4549C7-53CA95-8BF157-DF48E4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Atopik dermatit, yalnızca cilt bulgularıyla sınırlı kalmayıp uyku düzeninden psikolojik iyi oluşa ve günlük yaşam aktivitelerine kadar birçok alanı etkileyerek hastalar üzerinde önemli bir yaşam kalitesi yükü oluşturuyor.¹ AbbVie Türkiye ve Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Üniversitesi Tekstil ve Moda Bölümü, "Cildimdeki Hikâye" yarışması ile atopik dermatit farkındalığını güçlendirmek için hastalığın bu çok katmanlı etkilerinin sanatın anlatım gücüyle görünür ve ifade edilebilir hale getirmeyi amaçlıyor. Proje kapsamında öğrenciler, atopik dermatitin hastalarda yarattığı deneyimleri sanatın diliyle yorumlayarak özgün eserlere dönüştürecek.Yarışma yolculuğu gerçek hikâyelerle başladıÖğrencilerin atopik dermatit farkındalığı için çıktığı yarışma yolculuğunun ilk adımı olan toplantıda AbbVie yöneticileri, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Demet Kartal ve Alerji ile Yaşam Derneği Başkanı Özlem Ceylan öğrencilerle hastalığa dair kapsamlı bilgiler paylaştı. Atopik dermatit ile yaşayan bireylerin paylaştığı gerçek deneyimler ve bir hasta yakınının aktardığı bakım süreci, öğrenciler için hastalığın günlük yaşamdaki etkilerini daha görünür ve anlaşılır kıldı.Bilgilendirme toplantısının ardından öğrenciler önerecekleri çalışmalarına ait açıklamaları, eskizlerini ve maketlerini içeren dosyalarını jürinin ön eleme yapabilesi için organizasyona teslim edecek. Ön eleme sonucunda finale kalan çalışmalar eser sahibi öğrenciler tarafından uygulanarak final değerlendirmesi için organizasyona iletilecek. Finale kalanlar arasından jüri değerlendirmesi ile derece alanlar belirlenerek ödül töreni ile açıklanacak.Yarışma hakkında bilgi veren AbbVie Türkiye Kurumsal İletişim ve Hasta İlişkileri Direktörü Feyza Yılmaz Mutlu, "AbbVie olarak terapötik alanlarımızda hastalık farkındalığını artırmaya yönelik pek çok çalışma yürütüyoruz. Cildimdeki Hikâye Yarışması, bu alanda bizi en çok heyecanlandıran iş birliklerinden biri. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğiyle, atopik dermatit ile yaşayan bireylerin deneyimlerini daha görünür kılmayı ve toplumda kalıcı bir farkındalık yaratmayı hedefliyoruz" diye konuştu.Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Kemal Can da "AbbVie ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği sosyal sorumluluk bağlamında sanatsal anlatım diliyle öğrencilerimizin üretim yapmalarını desteklerken atopik dermatitin görünmeyen deneyimlerini anlamaya ve görünür kılmaya odaklanan ilham verici bir süreç sunuyor. Bu iş birliğinden büyük mutluluk duyuyoruz" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 06 May 2026 02:02:47 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Candela Concert büyüleyici atmosferini türkiye turnesine taşıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/candela-concert-buyuleyici-atmosferini-turkiye-turnesine-tasiyor--837/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/candela-concert-buyuleyici-atmosferini-turkiye-turnesine-tasiyor--837/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_48A967-93E495-56998A-F6C41C-03D2BD-8F1472.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yüzlerce mumun büyüleyici atmosferini Beyoğlu Kastel Candela Sahne'nin tarihi dokusuyla birleştiren Candela Concert; çocuk etkinliklerinden klasik müziğe, yerel ezgilerden caz makamlarına kadar geniş bir yelpazede, herkese hitap eden zengin ve benzersiz bir deneyim sunuyor.Müziği sadece&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_48A967-93E495-56998A-F6C41C-03D2BD-8F1472.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yüzlerce mumun büyüleyici atmosferini Beyoğlu Kastel Candela Sahne'nin tarihi dokusuyla birleştiren Candela Concert; çocuk etkinliklerinden klasik müziğe, yerel ezgilerden caz makamlarına kadar geniş bir yelpazede, herkese hitap eden zengin ve benzersiz bir deneyim sunuyor.Müziği sadece işitsel bir şölen olmaktan çıkarıp disiplinlerarası bir deneyime dönüştüren Candela Concert, Türkiye turnesine çıkıyor. Geçtiğimiz günlerde yoğun ilgi gören çocuk odaklı projelerini de sanatseverlerle buluşturan organizasyon; farklı projeleri profesyonel sanatçı sahneleriyle aynı nitelikli platformda buluşturarak sanatsal standartlarını her yaş grubuna taşıyor.Sanat severlerden tam not alan bu deneyim İstanbul'un ardından Ankara, İzmir, Urfa, Diyarbakır, Kayseri ve Konya başta olmak üzere Türkiye'nin farklı şehirlerinde sahne almak için Türkiye turnesine çıkıyor. Her şehirde o bölgenin kültürel dokusuna uygun mekanlarda düzenlenecek konserler, farklı deneyim yaşamak isteyenler için iyi bir alternatif olmaya hazırlanıyor.&nbsp;Genç Yetenek Sena Şener, etkileyici performansıyla Sivas, Van, Erzurum ve Diyarbakır'daYeni nesil alternatif müziğin öne çıkan isimlerinden Sena Şener, Candela Concert ile birlikte Sivas, Van, Erzurum ve Diyarbakır'da sevenleriyle buluşacak. Güçlü sesi ve özgün yorumuyla dinleyicilere etkileyici bir müzik seyri yaşatan Sena Şener, Candela'nın eşsiz sahnesinde sesiyle seyirciyi büyüleyecek.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 05 May 2026 02:59:08 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dönüşümün ve yeniden başlangıcın romanı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/donusumun-ve-yeniden-baslangicin-romani-8196/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/donusumun-ve-yeniden-baslangicin-romani-8196/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C6A75F-EA3E40-42E169-202F7B-26A46E-241ED6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gerçek yaşam deneyimlerinden ilham alan eser; hayatın en zor kırılma anlarında bile dönüşmenin, güçlenmenin ve yeniden başlamanın mümkün olduğunu hatırlatan güçlü bir hikâye sunuyor.Kendini kaybettiğini hisseden, geçmişin yükünü taşıyan ve içsel gücünü yeniden keşfetmek&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C6A75F-EA3E40-42E169-202F7B-26A46E-241ED6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gerçek yaşam deneyimlerinden ilham alan eser; hayatın en zor kırılma anlarında bile dönüşmenin, güçlenmenin ve yeniden başlamanın mümkün olduğunu hatırlatan güçlü bir hikâye sunuyor.Kendini kaybettiğini hisseden, geçmişin yükünü taşıyan ve içsel gücünü yeniden keşfetmek isteyen herkes için Leyla'yı Bulmak, yalnızca bir roman değil; duygusal ve zihinsel bir uyanış daveti.Kendine doğru bir yolculukHayatı ayrıcalıklarla çevrili olsa da içindeki boşlukla yüzleşmekten kaçan Leyla, sarsıcı bir kayıp ve beklenmedik bir hastalık haberiyle hayatının en kırılgan eşiğine sürüklenir.Geçmişi, öfkesi ve bastırdığı yaralarıyla yüzleşmek zorunda kalan Leyla'nın önünde artık tek bir yol vardır:Kendine doğru bir yolculuk.Bazen bir doktorun cümlesiyle, bazen geçmişten gelen bir acıyla, bazen de karşısına çıkan kişilerle Leyla, varoluşunu yeniden kurmaya başlar. Kim olmadığını fark ettikçe kim olduğunu keşfeden bir insanın dönüşüm hikâyesi, okuru kendi hayatına dönüp bakmaya davet ediyor."İyileşmek mümkündür. Dönüşmek mümkündür. İnsan en umutsuz anında bile yeniden doğabilir."&nbsp;Kişisel gelişim değil, roman deneyimiGerçek bir hayat hikâyesinden esinlenerek kaleme alınan Leyla'yı Bulmak, klasik bir kişisel gelişim kitabı değil. Roman kurgusu içinde ilerleyen eser, okuru didaktik bir anlatım yerine duygusal ve sezgisel bir deneyimin içine çekiyor.Kitap özellikle:•	Zor dönemlerden geçenlere•	Hayatında yeni bir başlangıç yapmak isteyenlere•	İçsel dönüşüm ve bilinçaltı çalışmalarına ilgi duyanlara•	Aşk, yüzleşme ve yeniden doğuş temalı roman okurlarına hitap ediyorLeyla'yı Bulmak, yalnızca Leyla'nın değil; kendi içindeki karanlıktan çıkmak isteyen herkesin romanı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 05 May 2026 02:36:43 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İstanbul'un yeni sanat galerisi  Lee Art Project açılıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/istanbulun-yeni-sanat-galerisi-lee-art-project-aciliyor-1977/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/istanbulun-yeni-sanat-galerisi-lee-art-project-aciliyor-1977/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_88CFFC-404BD7-19959E-32D271-721D63-F4A6A9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanat danışmanı ve galerist Ece Eylem Yıldırım, İstanbul'un çağdaş sanat sahnesine yeni bir alan kazandırıyor. Yıldırım'ın küratöryel vizyonunu ve uluslararası perspektifini yansıttığı Lee Art Project, sanat dünyasına güçlü bir açılışla "merhaba" demeye hazırlanıyor.&nbsp;Lee&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_88CFFC-404BD7-19959E-32D271-721D63-F4A6A9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanat danışmanı ve galerist Ece Eylem Yıldırım, İstanbul'un çağdaş sanat sahnesine yeni bir alan kazandırıyor. Yıldırım'ın küratöryel vizyonunu ve uluslararası perspektifini yansıttığı Lee Art Project, sanat dünyasına güçlü bir açılışla "merhaba" demeye hazırlanıyor.&nbsp;Lee Art Project, yalnızca bir galeri olmanın ötesinde; disiplinlerarası üretimi destekleyen, genç ve yükselen sanatçılarla birlikte uluslararası isimleri de bir araya getiren dinamik bir platform olarak konumlanıyor. Galeri, güncel sanatın dönüşen diline odaklanarak; resim, heykel, yeni medya ve performans gibi farklı alanlarda üretim yapan sanatçılara alan açmayı hedefliyor.&nbsp;TÜRKİYE'DEKİ SANAT ÜRETİMİ ULUSLARARASI ALANA TAŞINIYORSanat eğitimi geçmişini, piyasa deneyimiyle birleştiren Ece Eylem Yıldırım, Lee Art Project ile ilgili vizyonunu şu sözlerle ifade ediyor: "Lee Art Project'i yalnızca sergi yapılan bir alan değil, aynı zamanda sanatçıların düşünsel ve üretim süreçlerini destekleyen, koleksiyonerlerle daha organik bağlar kurabilen bir yapı olarak kurguladım. Türkiye'deki sanat üretimini uluslararası bir bağlama taşımak ve yeni diyalog alanları açmak en büyük motivasyonum."&nbsp;İLK SERGİ 9 MAYIS'TA KAPILARINI AÇIYORBeyoğlu'nda konumlanan Lee Art Project, kapılarını 9 Mayıs'ta Yusuf Aygeç'in 8'inci kişisel sergisi olan "Gölgeler Anlamsızdır Aslını Görmedikçe" ile açacak. Sergi, sanatçının 7 yıla yayılan düşünsel ve üretim sürecinin son halkasını oluşturuyor. Aygeç'in pratiğinde belirleyici olan bu seri; "Mekânın Ruhu" (2020) ve "Mekânlar Tercihlerin Gölgesidir" (2022) sergileriyle başlayan bir araştırmanın devamı niteliğinde. "Gölgeler Anlamsızdır Aslını Görmedikçe" sergisi 9 Mayıs-10 Haziran 2026 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek.Lee Art Project, koleksiyonerler, sanat profesyonelleri ve sanatseverler için hem keşif hem de etkileşim alanı yaratmayı amaçlıyor. Galeri, yıl boyunca düzenleyeceği sergiler, konuşmalar ve özel projelerle İstanbul'un sanat ekosistemine aktif katkı sunacak.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 05 May 2026 02:11:35 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Bir Adam Yaratmak" Beyazperdede]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bir-adam-yaratmak-beyazperdede-995/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bir-adam-yaratmak-beyazperdede-995/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_057767-E50570-98C9D5-CD20D5-DE2B0E-04BDEE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Eminevim topluma değer katan projeleri destekleme misyonu doğrultusunda anlamlı bir projeye imza atarak Türk edebiyatının usta kalemi Necip Fazıl Kısakürek'in ölümsüz eseri "Bir Adam Yaratmak" filminin ana destekçisi oldu. Sinemaya uyarlanan ve psikolojik derinliğiyle dikkat çeken yapımın&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_057767-E50570-98C9D5-CD20D5-DE2B0E-04BDEE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Eminevim topluma değer katan projeleri destekleme misyonu doğrultusunda anlamlı bir projeye imza atarak Türk edebiyatının usta kalemi Necip Fazıl Kısakürek'in ölümsüz eseri "Bir Adam Yaratmak" filminin ana destekçisi oldu. Sinemaya uyarlanan ve psikolojik derinliğiyle dikkat çeken yapımın özel gösterimi, 27 Nisan tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) gerçekleştirildi.&nbsp;"ANA DESTEKÇİ OLMAKTAN GURUR DUYUYORUZ"Eminevim Genel Müdürü Dr. Murat Ayyıldız, "Eminevim olarak finansal bir iş modelinin kurucusu ve öncüsü olmanın sorumluluğunu taşırken bu toprakların değerlerini yarınlara taşıma görevini de üstleniyoruz. Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan 'Bir Adam Yaratmak'ın beyazperdeye taşınmasına ana destekçi olmaktan gurur duyuyoruz" dedi.&nbsp;ÇAĞDAŞ SİNEMA DİLİYLE YENİDEN YORUMLANDITürk edebiyatının önemli eserlerinden biri olarak kabul edilen Bir Adam Yaratmak'ın sinema uyarlaması, yönetmen Murat Çeri imzasını taşıyor. Filmde Engin Altan Düzyatan, Altan Erkekli, Serpil Tamur, Deniz Barut, Hakan Meriçliler, İsmail Hakkı, Murat Serezli, Gülper Özdemir ve Caner Topçu gibi önemli isimler yer alıyor. İnsanın varoluş sancılarını ve iç dünyasını merkezine alan hikâyesiyle öne çıkan film, izleyiciyi düşünmeye zorlayan felsefi ve psikolojik bir yolculuk sunuyor.TÜRKİYE'YE ÖDÜLLERLE DÖNDÜTürkiye vizyonu öncesinde uluslararası festivallerde dikkatleri üzerine çeken yapım, Fecr Film Festivali ve Chennai Uluslararası Film Festivali gibi organizasyonlarda ödüle layık görüldü. Başrolünde yer alan Engin Altan Düzyatan'a "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü kazandıran film, 1 Mayıs'ta Türkiye genelinde 300 salonda aynı anda sinemaseverlerle buluşacak.Muhsin Ertuğrul tarafından 1937-1938 yıllarında ilk kez Şehir Tiyatrolarında sahnelenen eser, üç bölümlük bir dizi olarak 1977 yılında Yücel Çakmaklı tarafından televizyonda izleyiciyle buluşmuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 01 May 2026 13:05:51 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türk Telekom ile kültürün izi 26 şehirde]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-telekom-ile-kulturun-izi-26-sehirde-1053/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-telekom-ile-kulturun-izi-26-sehirde-1053/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F2334B-509381-C497B6-C5FB83-33E611-BAB16B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye'nin uluslararası marka değerine katkı sağlamak amacıyla hayata geçirilen "Türkiye Kültür Yolu Festivali", 25 Nisan-15 Kasım tarihleri arasında Türk Telekom'un ana desteğiyle 26 şehirde sanatseverlerle buluşuyor. "Türkiye'ye Değer"&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F2334B-509381-C497B6-C5FB83-33E611-BAB16B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye'nin uluslararası marka değerine katkı sağlamak amacıyla hayata geçirilen "Türkiye Kültür Yolu Festivali", 25 Nisan-15 Kasım tarihleri arasında Türk Telekom'un ana desteğiyle 26 şehirde sanatseverlerle buluşuyor. "Türkiye'ye Değer" anlayışıyla çalışmalarını sürdüren Türk Telekom, sunduğu desteği bu yıl daha da genişleterek festivalin Türkiye genelindeki tüm organizasyonlarına taşıyor. Türkiye'nin en büyük kültür-sanat organizasyonları arasında yer alan festival kapsamında, geçmiş yıllarda Atatürk Kültür Merkezi'nde birçok etkinliğe imza atan Türk Telekom, bu yıl katkılarını festivalin gerçekleştirildiği tüm şehirlere yayarak etki alanını genişletiyor.Türk Telekom Kurumsal İletişim Direktörü Arif Sancaktaroğlu, festivalle ilgili olarak şunları söyledi: "İnsanı merkeze alan yaklaşımımızla 'Türkiye'ye Değer' katan öncü çalışmaları hayata geçirmeye devam ediyoruz. Türk Telekom olarak, dijital dönüşümdeki liderliğimizi toplumsal faydayla bütüncül bir anlayışla ele alıyor; bu topraklardan aldığımız gücü yine bu toprakların değerine dönüştürmeyi sorumluluğumuz olarak görüyoruz. 'Türk Telekom demek, Türkiye demek' anlayışıyla hareket ediyor, kültür-sanatın birleştirici ve iyileştirici etkisini ülkemizin dört bir yanına taşıyarak hayatın ayrılmaz bir parçası haline getirmeyi amaçlıyoruz. Bugüne kadar ana destekçisi olduğumuz Atatürk Kültür Merkezi'nde hayata geçirdiğimiz uygulamaların yanı sıra; 5G gücümüzle gerçekleştirdiğimiz Devrim Erbil Dijital Sanat Sergisi, Müslüm Gürses hologram konseri ve VR teknolojisiyle sunduğumuz yeni nesil deneyim alanlarıyla teknoloji ve dijital dönüşüm alanındaki bilgi birikimimizi kültür ve sanatla buluşturduk. Geçtiğimiz dönemde ortaya koyduğumuz bu güçlü katkıyı, bugün Türkiye'nin dört bir yanına taşıyarak milyonlarca insanın kültür ve sanatla buluşmasına vesile olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin ulaştığı geniş etki alanı sayesinde, kültürel mirasımızı geleceğe taşırken toplumun her kesimiyle aynı heyecanı paylaşmayı sürdüreceğiz."Teknoloji ve sanatı buluşturan zengin deneyim&nbsp;Türkiye Kültür Yolu Festivali, ana destekçisi Türk Telekom'un teknoloji gücü ve kültür-sanata yönelik yaklaşımıyla zenginleşen programıyla; çocuk alanları, sergiler, fotoğraf etkinlikleri, atölyeler, söyleşiler, sokak ve kapalı salon etkinlikleriyle her yaştan katılımcıya zengin bir kültür-sanat deneyimi sunuyor. 2023 yılında Avrupa Festivaller Birliği (EFA) üyeliğine kabul edilen ve dünyanın en kapsamlı festivalleri arasında gösterilen Türkiye Kültür Yolu Festivali, genişleyen rotasıyla kültür ve sanatın etkisini Türkiye geneline yayıyor. Festival, kültür ve sanatın birleştirici gücüyle milyonlarca kişiyi bir araya getiriyor. 25 Nisan'da Şanlıurfa'da başlayan festival maratonu, 15 Kasım'a kadar 26 şehirde devam edecek. Her yaştan katılımcıyı kültür ve sanatla buluşturacak olan festival, düzenlendiği şehirlerin marka değerini artırarak onları birer kültür-sanat cazibe merkezine dönüştürmeye devam edecek.&nbsp;Türkiye Kültür Yolu Festivali takvimi:•	Şanlıurfa: 25 Nisan - 3 Mayıs•	Aydın: 2 - 10 Mayıs•	Mersin: 9 - 17 Mayıs•	Eskişehir: 16 - 24 Mayıs•	Manisa: 30 Mayıs - 7 Haziran•	Trabzon: 6 - 14 Haziran•	Samsun: 20 - 28 Haziran•	Bursa: 27 Haziran - 5 Temmuz•	Sakarya: 4 - 12 Temmuz•	Van: 11 - 19 Temmuz•	Konya: 18 - 26 Temmuz•	Nevşehir: 1 - 9 Ağustos•	Malatya: 8 - 16 Ağustos•	Erzurum: 15 - 23 Ağustos•	Ordu: 22 - 30 Ağustos•	Çanakkale: 29 Ağustos - 6 Eylül•	Kayseri: 5 - 13 Eylül•	Kahramanmaraş: 12 - 20 Eylül•	Ankara: 19 - 27 Eylül•	İstanbul: 26 Eylül - 4 Ekim•	Gaziantep: 3 - 11 Ekim•	Diyarbakır: 10 - 18 Ekim•	Mardin: 17 - 25 Ekim•	İzmir: 24 Ekim - 1 Kasım•	Antalya: 31 Ekim - 8 Kasım•	Adana: 7 - 15 Kasım]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 01 May 2026 11:23:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Kültür sahada temsil edilmeli"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kultur-sahada-temsil-edilmeli-4494/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kultur-sahada-temsil-edilmeli-4494/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7F0CA7-0A91C5-14C9F0-3C4148-273C99-76988C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin geleneksel değerlerini çağdaş bir sahne diliyle dünyaya taşıyan Anadolu Rüyası, bu anlamda dikkat çeken örneklerden biri. Daha önce uluslararası organizasyonlarda elde ettiği başarılarla adından söz ettiren proje, şimdi Brezilya'da gerçekleşecek Nova Prata Uluslararası&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7F0CA7-0A91C5-14C9F0-3C4148-273C99-76988C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin geleneksel değerlerini çağdaş bir sahne diliyle dünyaya taşıyan Anadolu Rüyası, bu anlamda dikkat çeken örneklerden biri. Daha önce uluslararası organizasyonlarda elde ettiği başarılarla adından söz ettiren proje, şimdi Brezilya'da gerçekleşecek Nova Prata Uluslararası Dans Yarışması'na hazırlanırken; kültürel diplomasi, gençlerin sanatsal gelişimi ve sahne sanatlarının eğitime etkisi üzerine önemli bir model sunuyor. Projenin kurucusu ve Genel Sanat Yönetmeni Okan Gürbüz ile Anadolu Rüyası'nın arkasındaki vizyonu konuştuk.Anadolu Rüyası'nı sadece bir dans projesi olarak mı görmek gerekir, yoksa daha geniş bir çerçevesi mi var?Kesinlikle çok daha geniş bir çerçevesi var. Anadolu Rüyası bir sahne projesi olmanın ötesinde, kültürel aktarımın sistemli bir modeli. Biz dansı bir araç olarak kullanıyoruz. Asıl amacımız; gençlerin kendi kültürel köklerini tanıması, bunu içselleştirmesi ve uluslararası platformlarda doğru bir temsil diliyle aktarabilmesi.Türkiye'nin kültürel diplomasi gücü açısından bu tür projeleri nasıl konumlandırıyorsunuz?Bugün kültürel diplomasi artık devletlerin resmi kanalları kadar sivil projeler üzerinden de ilerliyor. Anadolu Rüyası bu noktada sahada aktif bir temsil modeli sunuyor. Biz sahneye çıktığımızda sadece bir koreografi sunmuyoruz; bir kültürün hafızasını, estetiğini ve anlatım biçimini dünyaya taşıyoruz. Bu da doğrudan bir "yumuşak güç" üretimi anlamına geliyor."Kültürümüz öz haliyle temsil edilmeli" diyorsunuz. Bunu biraz açar mısınız?Evet, bu bizim en temel yaklaşımımız. Kültürü modernize etmek ile yozlaştırmak arasında çok ince bir çizgi var. Biz bu çizgiyi korumaya çalışıyoruz. Anadolu'nun değerlerini sahneye taşırken onları popüler kaygılarla dönüştürmek yerine, özünü koruyarak çağdaş bir sahne diliyle anlatıyoruz. Bu da izleyicide çok daha güçlü ve gerçek bir etki yaratıyor.Eğitim sistemiyle sanat arasındaki ilişkiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?Ne yazık ki Türkiye'de hâlâ sınav odaklı bir sistem var ve sanat çoğu zaman ikinci planda kalıyor. Oysa sanat, bireyin karakterini, özgüvenini ve ifade becerisini doğrudan etkiler. Biz Anadolu Rüyası ile bu boşluğu doldurmaya çalışıyoruz. Gençler sadece dans etmiyor; bir kültürü öğreniyor, disiplin kazanıyor ve sahnede kendini ifade etmeyi öğreniyor.Brezilya'daki yarışma sizin için ne ifade ediyor?Bu yarışma bizim için sadece bir organizasyon değil; bir temsil meselesi. Daha önce 2015 ve 2019'da dünya birincilikleri elde ettik. Şimdi Güney Amerika'da Türkiye'yi temsil edeceğiz. Orada sahneye çıktığımızda aslında şunu söylüyoruz: "Biz buradayız ve kültürümüzle varız."Bu sürece nasıl hazırlanıyorsunuz?Çok yoğun bir hazırlık sürecimiz var. Teknik çalışmaların yanı sıra kültürel altyapıyı da sürekli besliyoruz. Çünkü sahnede sadece adım değil, anlam da taşımak gerekiyor. Ekiplerimiz disiplinli bir şekilde çalışıyor; her detay üzerinde titizlikle duruyoruz.Turne süreci nasıl geçiyor?Oldukça yoğun ama bir o kadar da besleyici bir süreç. İzmir'de Anadolu Rüyası Çocuk Grubu'nun 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Gösterisiyle başlayan yolculuğumuz İstanbul'da farklı sahnelerde devam edecek. 16 Haziran'da çocuk grubumuz "Kaybolan İzler" temalı gösterimiz ile Çekmeköy Belediyesi Turgut Özal Kültür Merkezi'nde sahne alacak. Bir sonraki gün de Eyüpsultan Belediyesi Kültür Sanat Merkezi' nde izleyici karşında olacak.&nbsp; 20 Haziran'da Anadolu Rüyası Master Grubu "Dört Kapı" isimli gösteriyle İş Sanat Kültür Merkezi'nde sahne alacak.&nbsp; Son olarak yine başladığımız yerde, İzmir'de bu defa Anadolu Rüyası Öğretmen Grubumuz "Son Ders: Vatan" temasıyla Karşıyaka Belediyesi Deniz Baykal Kültür Merkezi'nde kapanışı yapacak. Her şehirde izleyicinin tepkisi, enerjisi farklı oluyor ve bu da sahneye yansıyor. Salonların dolması, insanların gösteri sonrası gelip duygularını paylaşması bizim için çok kıymetli. Bu ilgi aslında doğru bir şey yaptığımızın en somut göstergesi.Türkiye turnesi ve artan izleyici ilgisi neyi gösteriyor?Aslında bu ilgi bize şunu gösteriyor: İnsanlar kendi kültürünü sahnede görmek istiyor. İzmir'den İstanbul'a uzanan turnemizde salonların dolması, projenin sürdürülebilirliğini ve toplumsal karşılığını açıkça ortaya koyuyor.Anadolu Rüyası'nı uzun vadede nerede görüyorsunuz?Biz bunu bir proje olarak değil, bir kültür hareketi olarak görüyoruz. Hedefimiz; uluslararası ölçekte bilinen, sürdürülebilir ve Türkiye'yi temsil eden kalıcı bir yapı oluşturmak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 30 Apr 2026 11:33:44 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Şanlıurfa Kültür Yolu Festivali'ne yoğun ilgi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanliurfa-kultur-yolu-festivaline-yogun-ilgi-8356/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanliurfa-kultur-yolu-festivaline-yogun-ilgi-8356/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FDB3F2-6C9136-13FBA6-3694E1-00DF44-A1DBE1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi'nde gerçekleştirilen "Müzelik Sohbetler" programında; Şanlıurfa Kalesi yazıları, Harran, Soğmatar ve Şuayb Şehri kazıları ele alındı. Alanında uzman isimlerin katkılarıyla yürütülen program, bölgenin arkeolojik mirasına ilişkin kapsamlı bir perspektif&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FDB3F2-6C9136-13FBA6-3694E1-00DF44-A1DBE1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi'nde gerçekleştirilen "Müzelik Sohbetler" programında; Şanlıurfa Kalesi yazıları, Harran, Soğmatar ve Şuayb Şehri kazıları ele alındı. Alanında uzman isimlerin katkılarıyla yürütülen program, bölgenin arkeolojik mirasına ilişkin kapsamlı bir perspektif sundu. Şanlıurfa İl Halk Kütüphanesi'nde düzenlenen "Divan Edebiyatında Urfalı Bir Üstad: Şair Nabi" söyleşisinde ise Nabi'nin edebi kişiliği ve divan edebiyatındaki yeri değerlendirildi. Moderatörlüğünü Cuma Ağaç'ın üstlendiği programda Prof. Dr. Ekrem Bektaş ve Prof. Dr. İbrahim Halil Tuğluk konuşmacı olarak yer aldı.&nbsp;GELENEKSEL SANATLAR ATÖLYELERDE YAŞATILDIFestival kapsamında düzenlenen atölye çalışmalarında, geleneksel sanatların üretim süreçleri uygulamalı olarak aktarıldı. "Bakır İşleme Atölyesi"nde ise bakır levhaların çekiçle dövülmesi, sıvama veya döküm teknikleriyle şekillendirilmesi ve üzerlerine kazıma ya da kabartma motiflerin işlenmesi süreçleri uygulamalı olarak deneyimlendi. Geleneksel mutfak ve süs eşyalarının üretimine uzanan bu zanaat, katılımcılara el işçiliğinin inceliklerini gösterdi.Ahmet Ateş'in yürütücülüğünde gerçekleştirilen "Ney Atölyesi"nde; dokuz boğumlu kamışların seçilmesi ve kurutulmasıyla başlayan üretim süreci, içlerinin açılması, perde deliklerinin hazırlanması, parazvâne ve başpare takılması aşamalarıyla katılımcılara sunuldu.ÇOCUKLAR FESTİVALDE TARİH, SANAT VE DENEYİMLE BULUŞTUÇocuklara yönelik düzenlenen atölye çalışmalarında geleneksel üretim teknikleri erken yaşta tanıtıldı. Yasemin Bilici yürütücülüğünde gerçekleştirilen "Keçe Atölyesi"nde; koyun yünü ve keçi kılı gibi doğal liflerin su, sabun ve ısı yardımıyla işlenerek keçeye dönüştürülmesi süreci uygulamalı olarak aktarıldı. Yünlerin yayılması, ıslatılması, rulo hâline getirilmesi ve tepme aşamalarından oluşan süreç, yüksek el emeğine dayalı geleneksel bir üretim pratiği olarak çocuklara deneyimletildi.Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Arkeopark alanında gerçekleştirilen çocuk etkinlikleri kapsamında, deneysel arkeoloji uygulamalarıyla "Kazı Eğitimi Ve Sikke Basımı" çalışmaları yürütüldü. Katılımcı çocuklar, arkeolojik kazı süreçlerini deneyimleme ve geçmiş dönem üretim tekniklerini tanıma imkanı buldu."Rol Değiştirme Drama Çalışması"nda ise bağımlılık teması üzerinden empati ve problem çözme becerilerinin geliştirilmesine yönelik uygulamalar gerçekleştirildi. Canlandırma ve rol değişimi yöntemleriyle yürütülen etkinlikte, çocukların sağlıklı çözüm üretme becerileri desteklendi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 29 Apr 2026 10:02:30 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Bozkır" sezonun dikkat çeken oyunları arasında]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/-bozkir-sezonun-dikkat-ceken-oyunlari-arasinda--23/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/-bozkir-sezonun-dikkat-ceken-oyunlari-arasinda--23/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A6A1B0-16B862-A837CB-431F2F-958351-B2A6CC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bozkır, bireyin toplum baskısı ve iktidar arzusuyla dönüşümünü anlatan, tek kişilik, güçlü oyunculuk performansına dayalı bir oyun. Payidar Muhtar, ailesinin yıllardır sürdürdüğü gücü devam ettiremeyen bir adamdır. Kaybettiği iktidarı geri kazanmak için Cumhurbaşkanı adayı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A6A1B0-16B862-A837CB-431F2F-958351-B2A6CC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bozkır, bireyin toplum baskısı ve iktidar arzusuyla dönüşümünü anlatan, tek kişilik, güçlü oyunculuk performansına dayalı bir oyun. Payidar Muhtar, ailesinin yıllardır sürdürdüğü gücü devam ettiremeyen bir adamdır. Kaybettiği iktidarı geri kazanmak için Cumhurbaşkanı adayı olmaya karar verir. Ancak bu yolculuk, onun aslında kim olduğunu sorgulamasına neden olur.Peş peşe sahnelediği oyunlarla adından söz ettiren yönetmen Sertaç Sayın'ın yazıp yönettiği Bozkır oyununun yönetmen yardımcıları Fatih Sevdi ve Tanıl Yöntem'dir.Işık tasarımı Eren Uğurhan'a; afiş ve dekor tasarımı Rabia Kip Telek'e; dekor uygulaması Serkan Kavurt'a aittir. Kostüm tasarımı R. Dilara Akalın tarafından gerçekleştirilirken, hareket tasarımı Seda Özgiş imzası taşımaktadır.Repetitörlüğünü Ozan Demir üstlenirken, afiş fotoğrafları Mürsel Çoban tarafından çekilmiştir. Müzik danışmanlığı Cem Erdost'a aittir.Oyunun reji asistanlığını Seçil Aras ve Özlem Göksu Dura üstlenmektedir. Yapım ekibinin başında Salih Ronayi Gültekin yer alırken, yapım koordinatörlüğü Ece Şahin ve R. Dilara Akalın tarafından yürütülmektedir. Video çekim ve kurgu Berkan Karadede ve Renas Gültekin'e aittir. Oyunun yapımcısı ise Mehmet Küçükgünaydın'dır.Bozkır'ın sahneleneceği salonlar;Mayıs ayı içerisinde:İstanbul prömiyeri öncesinde,&nbsp;07.05.2026 / 20.00 Ast ve 08.05.2026 / 20.30 Sakarya Kale Sahne'de iki oyunla izleyiciyle buluşacaktır.11.05.2026'da Baba Sahne'de gerçekleşecek prömiyer sonrasında ise;12.05.2026 / 20.30 Akatlar KM'nde,13.05.2026 / 20.30 Hop Sahne'de,14.05.2026 / 20.30 DasDas Açık Sahne'de,18.05.2026 / 20.30 Claphall'da,16.05.206 / 20.30 Kartal Sanat Tiyatrosu'nda,21.05.2026 / 20.30 Alternaif Sahne'de oynayacaktır.&nbsp;Haziran ayı içerisinde:02.06.2026 / 20.30 Dragos Sahne'de,07.06.2026 / 20.30 Podyum Sanat Mahal'de,09.06.2026 / 20.30 Bostanlı Suat Taşer Tiyatrosu'nda,10.06.2026 / 20.30 Salihli Belediyesi KM'nde,12.06.2026 / 20.30 Çankaya Sahne'de,19.06.2026 / 20.30 Küçükçekmece Cennet KM'nde,21.06.2026 / 20.30 Kadıköy Eğitim Sahnesi'nde oynayacaktır.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 29 Apr 2026 09:12:27 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanatın Kalbi Mete Plaza/ Mete Art'da atıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanatin-kalbi-mete-plaza-mete-artda-atiyor-3557/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanatin-kalbi-mete-plaza-mete-artda-atiyor-3557/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4646CB-D5CB76-E08698-D96571-88E2AB-E09CE2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />120 sanatçı ve 120 eserin yer aldığı sergi Mete Plaza / Mete Art'da sanatseverlerle buluştu.&nbsp;Açılışta, onur konuğu Prof. Dr. Sinan Canan bilim ve sanata dair anlamlı bir söyleşi gerçekleştirdi. Beyin, sanat, bilim, yaratıcılık ve sanatçıların toplumdaki önemini vurguladığı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4646CB-D5CB76-E08698-D96571-88E2AB-E09CE2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />120 sanatçı ve 120 eserin yer aldığı sergi Mete Plaza / Mete Art'da sanatseverlerle buluştu.&nbsp;Açılışta, onur konuğu Prof. Dr. Sinan Canan bilim ve sanata dair anlamlı bir söyleşi gerçekleştirdi. Beyin, sanat, bilim, yaratıcılık ve sanatçıların toplumdaki önemini vurguladığı dikkat çeken konuşmasıyla beğeni topladı.&nbsp;Prof. Dr. Sinan Canan, "Sanat bize varoluş olasılıkları hakkında seçenekler sunuyor. Sanat bize yeni olasılıkları düşündürüyor. O yüzden insanın yokluğu, hiçliği, kendi ruhunun derinliklerini araştırması ve inşallah anlamasının en güzel yolu sanattır. Tüm büyük bilimsel teoriler sanatsal ve esinseldir. Bilim insanları sanatsal düşünce ve imajinasyonu (hayal gücü/ imgelem) yöntem olarak kullandılar.&nbsp;Hepimizin hayatının merkezinde olması gerekenler sanat, edebiyat, felsefe, bilimsel düşünce ve maneviyattır. İnşallah bunlarla daha fazla ilgilenelim de haberlerde kötü şeyler izlemek zorunda kalmayalım" dedi.Serginin diğer onur konukları ve seçici kurul üyeleri ise ressam Olga Abramova ve Remzi İren'di.&nbsp;Beşincisi düzenlenen sergide, jüri değerlendirmesi sonucunda üç eser ödüllendirildi.&nbsp;"Toz ve Işık", sergisi sanatseverleri pastelin büyüleyici dünyasında bir yolculuğa davet ediyor. 25 Mayıs'a kadar sergiyi Mete Art/ Mete Plaza da ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 28 Apr 2026 09:00:32 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dondurmam Gaymak: Gapital' geliyor!]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dondurmam-gaymak-gapital-geliyor-6647/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dondurmam-gaymak-gapital-geliyor-6647/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_111B62-D4450D-3BAF0A-B37425-168D5D-F70DF7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yerel emeğin küresel sermaye düzeniyle çarpışmasını konu alan film, Amerika'dan Muğla'nın sade, temiz ve emekle ayakta duran insanlarının hayatına kadar uzanan büyük ekonomik oyunu beyazperdeye taşıyacak.Bir zamanlar bir kasabada dondurma sadece tatlı değildi; onurdu, emekti, mirastı.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_111B62-D4450D-3BAF0A-B37425-168D5D-F70DF7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yerel emeğin küresel sermaye düzeniyle çarpışmasını konu alan film, Amerika'dan Muğla'nın sade, temiz ve emekle ayakta duran insanlarının hayatına kadar uzanan büyük ekonomik oyunu beyazperdeye taşıyacak.Bir zamanlar bir kasabada dondurma sadece tatlı değildi; onurdu, emekti, mirastı. Şimdi o miras tehlikede!&nbsp;Ege'nin sıcak sokaklarında sert bir yüzleşmenin hikâyesini anlatan "Dondurmam Gaymak: Gapital" filminin ekibi sete çıktı. Kadrosunda Cengiz Bozkurt, Okan Çabalar, Atakan Çelik, Mehtap Bayri, Zehra Yılmaz, Abdullah Burak Kaya, Gülnihal Demir ve Yasin Çam gibi başarılı oyuncuları buluşturan yapımın çekimlerine Muğla'nın Menteşe ilçesinde start verildi.EGE'DEN SIMSICAK BİR HİKÂYEYapımcılığını, daha önce "Rüzgarlı Tep" ve "Kan Çiçekleri" gibi önemli yapımlara imza atan Unik Film'in üstlendiği, yönetmen koltuğunda ise Eyüp Boz'un oturduğu "Dondurmam Gaymak: Gapital"in çekimlerinin 4 haftada tamamlanması planlanıyor. Ege'nin samimi ortamından sımsıcak bir hikâyeyi beyazperdeye taşıyacak filmde Muğla halkı da yer alacak.MESELE SADECE DONDURMA DEĞİLSinemaseverleri heyecanlandıran "Dondurmam Gaymak: Gapital" filminin konusu şöyle: Amerika'da bankacı olarak başarılı bir hayat süren Kamil, oğlunun mutsuzluğu ve geçmişin çağrısıyla Ula'ya geri döner. Ancak onu bekleyen manzara, anılarındaki gibi değildir. Ali Usta'nın emanet ettiği Nasip Dondurmaları borç batağındadır. Ruhunu kaybetmiş, kasabanın gözünde itibarını yitirmiştir. Yanlış yönetim, hırs, sosyal medya gösterişi ve kolay para hayalleri... Küçük bir dükkânın içine sığamayacak kadar büyük hatalar yapılmıştır.&nbsp;Kasabada artık yeni bir düzen vardır; şov peşinde koşanlar, sosyal medya şaklabanlıklarıyla büyüyenler, markayı "modernleştirdiğini" sananlar... Ama bir şey eksiktir: Emek.Kamil için mesele sadece bir dükkânı kurtarmak değildir: Mesele, ustasına verdiği sözü tutmaktır.Mesele, oğluna ait olduğu yeri gösterebilmektir.Ve belki de en önemlisi; kaybettiği aşkıyla, geçmişiyle ve kendi korkularıyla yüzleşmektir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 28 Apr 2026 08:49:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yalnızlığa geçici bir çözüm gibi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yalnizliga-gecici-bir-cozum-gibi-9532/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yalnizliga-gecici-bir-cozum-gibi-9532/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_25DE4F-1F491C-4CEF5B-05B078-5072BA-7796EF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Deniz ÖZEN BAŞARANDoğuş Elden'in yazıp yönettiği, Cansu İrey ve Görkem Dalgıç'ın oynadığı oyundan sonra, Doğuş Elden ile söyleşmek istedim. Elden'in yeni oyunu olan, 'Sağlam Bir Zemin Arayışı' nı da 20 Mayıs da DasDas'da izleyebileceğiz üstelik. Elif Nisa Gapaylar ve Ali Eryılmaz'ın&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_25DE4F-1F491C-4CEF5B-05B078-5072BA-7796EF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Deniz ÖZEN BAŞARANDoğuş Elden'in yazıp yönettiği, Cansu İrey ve Görkem Dalgıç'ın oynadığı oyundan sonra, Doğuş Elden ile söyleşmek istedim. Elden'in yeni oyunu olan, 'Sağlam Bir Zemin Arayışı' nı da 20 Mayıs da DasDas'da izleyebileceğiz üstelik. Elif Nisa Gapaylar ve Ali Eryılmaz'ın oyuncu olarak yer aldığı oyun "İki eski çocukluk arkadaşı, yıllar sonra yeniden yarı gerçek yarı hayal bir düzlemde bir araya gelirler. Unutmak ya da utanmak için sadece 10 saniyeleri vardır." diye anlatılıyor. Şimdiden iyi seyirler...Peki Doğuş Elden'i biraz daha yakından tanımaya ne dersiniz? Buyurunuz söyleşimize.Hukuk eğitimi alırken tiyatroya geçiş yapmışsın. Bu radikal bir karar değil mi? Birçoğu için öte yandan yapılan bir iş tiyatro. O dönemde seni cesaretlendiren ne oldu?&nbsp;Aslında tam öyle olmadı. Hukuk okumak istemiyordum. O yüzden bıraktım. Yerine ne koyacağıma dair kafamda net bir fikir yoktu. Taklit falan yapıyordum işte. Hayali karakterler uyduruyordum kafamda, bunları da sanki gerçekmiş gibi birilerine anlatıyordum. Ucuz bir var olma biçimi diyelim. Sonra bunları yazayım dedim. Ne ara dedim, onu tam hatırlamıyorum. Tiyatro fikri çok sonra gelişti. Hem yazar, hem oynarım diye düşündüm galiba. Cesaretli değildim, tam tersi çok korkaktım. Ama işte tiyatroyla ilgilenmek iyi geldi gibi sanki. Sosyal bir yanı vardı. Yeni arkadaşlar falan. Yalnızlığa geçici bir çözüm gibi.Oyunculuk zor işTiyatroya yazarlık üzerinden giriyorsun. Bugün geriye dönüp baktığında 'iyi ki öyle de olmuş, oyunculuk bana göre değil' dediğin oluyor mu? Yoksa 'hala olabilirim, isteğime bakar' mı diyorsun.Oyunculuk çok zor bir iş. Odaklanman lazım, en önemlisi de istemen gerek. Ben yazabilmek için giriştim aslında oyunculuğa. Bir tiyatro üstadı fırçalamıştı beni, tiyatro oyunu yazmak istiyorum dediğimde. Daha sahne görmemiş oyun yazacakmış gibisinden&hellip; İşte ben de sahne üstünü bir çözeyim dedim kabaca, o yüzden oyunculuk eğitimi almaya başladım. Bir de konfor meselesi tabi. Oyunculuk yorucu. Böylesi daha rahat bence. Çok iyi oyuncular var. Onlar oynasın ben izleyeyim diye düşünürüm genellikle.'Beyoğlu'nda En Kırmızı Akşamüstü' ilk yazdığın oyun mu? 'Bazı Detaylar' ya da 'Kırık Kanatlar Gazinosu'... Sıralama nasıl? Yazmak senin için aynı zamanda bir kendini sorgulama alanı mı?&nbsp;İlk yazdığım oyunlar çok eskilerde kaldı. Bazen ben de hatırlamak istemiyorum. Hep bir şeylerden etkilenerek yazardım o yıllarda. İstanbul'daki ilk yıllarım. Devlet tiyatrosunda oyun izlerdim, 'tiyatro bu' derdim. O yüzden yazdığım çoğu oyun bir şeye benzemez. Sıralama baya karışık. Ama o yukarıda söylediğiniz oyunlar yakın döneme ait. Onlardan daha az utanıyorum. Sorgulama alanı demek belki çok iddialı olur. Bilmiyorum tam olarak. Teknik düşünüyorum galiba. Ya da daha basit. Tiyatro yapacağım ve bana bir metin lazım. Yazdığım oyunun provada neredeyse yüzde seksenini değiştiriyor yeniden yazıyorum. Yap boz gibi bir şey oluyor. Eğlenceli kısmı bu bence. Ama tabi insan dişe dokunur bir şeyler de söylemek istiyor. Yazarken böbürlendiğim cümlelerin çoğu provalarda silinip gidiyor. Geriye bir his kalıyor. O his hala varsa güzel.Yazdığım şeyler komik geliyorMetinlerinde yalnızlık, geçmişle yüzleşme ve eleştiri, karanlık duygular dikkat çekiyor. Bu temalar kişisel dünyanın bir yansıması mı, yoksa bir tercih mi?İkisi birden olabilir. Bir şekilde ilk akla gelenler galiba bu yukarıda yazılanlar. Aslında bana çok komik geliyor yazdığım şeyler. O kadar ciddi görünsün istemem metinler. Sürekli yazar bozarım bu yüzden. Ciddi olan her şey biraz korkutur beni. Belki de bu şekilde bastırıyorumdur içerideki bazı şeyleri, bilinmez.Yazarken "hikâye anlatmak" mı, yoksa "duygu yaratmak" mı daha önemli senin için?Bu konuda hala kafam çok karışık. Hiçbir zaman iyi hikaye peşimde koşmadım. Eşin, dostun anlattığı hikayeler falan da hiç ilgimi çekmedi. Çoğunlukla dinler gibi yaptım ama dinlemedim. Duygu güzel ama tehlikeli. Yıllar önce okuyup yoğun hissettiğim metinleri bugün okuduğumda pek bir şey hissedemediğim de çok olmuştur. Akış galiba daha anlamlı bir yerde duruyor. Kurgu da diyebiliriz buna. Tasarlamak hoşuma gidiyor o yapıyı. Ne anlattığım ya da ne hissettirdiğim çok önemli değil.&nbsp;2020'de kendi sahneni kurmuşsun. Bu kararın arkasında nasıl bir ihtiyaç vardı? Kendi sahnene sahip olmak bir özgürlük mü yoksa daha büyük bir sorumluluk mu?Babamın ısrarı üzerine giriştik o işe. Bana kalsa çok zordu. Bir tanıdığımızın boş bir mekanı vardı. Dönüştürelim dedik. Zaten sahne açıldı 2 ay sonra pandemi oldu. 1 sene falan vergi ödedim işte. Bir kaç temsil yaptım eşe dosta. Sonra da kapattık. Özgürlük mü yoksa sorumluluk mu olduğunu anlayamayacak kadar kısa sürdü.Bağımsız tiyatroBağımsız tiyatro nedir? Sendeki yansıması ne? Bu bir tercih mi yoksa zorunluluk mu?Bağımsız tiyatro sorusuna verilecek bir sürü yanıt vardır. Tanımı da alanı da çok geniş bir kavram bence. Eskiden alternatif derlerdi. Biz de öyle derdik. Ne yapıyorsun? Alternatif tiyatro. Küçük sahneler, yeni metinler, meraklı bir seyirci kitlesi. Oralar olmasa buralar olmazdı. Zor ama güzel günlerdi. Bir şeyleri deneyebiliyorduk en azından. Ben hala oralardayım. Yeni oyunun provalarını Gri Sahne'de yaptık. Oyun orada oynuyor. Yıllar önce 2013'te ilk kez yine Gri Sahne'de benim yazdığım başka bir oyunu oynamıştık. Bende ki yansıması böyle bir şey işte. Bir tercih mi yoksa zorunluluk mu sorusuna, Zorunluluk olarak başlayıp yıllar içinde bir tercihe dönüştü diyebilirim. Ben de böyle olacağını bilemezdim. Gençken hayal kurmak çok konforlu. İleride şöyle olacak böyle olacak diyorsun. Bir temeli yok tabi bunun. Öyle olacağına inanmak istiyorsun. Etrafımızda çok parlak yetenekler vardı. Sen içten içe onlar kadar iyi olmadığını biliyorsun ama yine de kendine toz konduramıyorsun. Bir gün ben de olurum gibi aptalca bir şeye inandırıyorsun kendini.&nbsp; Ama belli bir yaştan sonra insan gerçeklere daha çabuk alışıyor. Olmak ya da olamamak gibi bir yere de getirmek istemem konuyu. Olmak bir sonuç, olamamak bir son gibi algılanmamalı. Hayat devam ediyor işte, hala uğraşıyoruz. Herkes gibi.Tuzu kuru bir tat var'Sanat ticari kaygılardan sıyrılıp üretebilmektir' demişsin. Bugünün tiyatro ortamında bu ne kadar mümkün?&nbsp;Ne zaman dedim bu sözü hatırlamıyorum. Ama burada yazdığına göre demişimdir. Kim bilir hangi ruh hali ve hangi koşullarda söylenmiş bir söz. Tuzu kuru bir tat var.&nbsp; Bir başkası söylese güler geçerdim herhalde. Ama şöyle düşünüyorum bugün herkes bir şekilde bir araya gelip zor şartlarda işini yapmaya çalışıyor. Ve çok güzel şeyler çıkıyor ortaya. Yeni yazarlar, yeni yönetmenler ve oyuncular. Dertleri üretmek ve var olmak. Benim içinde biraz böyle. Yazdığım oyunu ben yapmasam kimse yapmaz. Kurum tiyatrolarını falan zaten işin içine sokmuyorum. Onlar bambaşka alemler. Ama sürekli borçlanarak para kazanamadan devam ediyoruz. Ticari kaygılardan sıyrılmak bu olsa gerek. Başka türlüsü ben ve benim gibiler için şimdilik mümkün değil. O yüzden böyle devam, gittiği yere kadar.Absürd ve Deneysel Tiyatro için seyirci sence ne kadar açık? İzleyenlerin tepkileri nasıl?Bana iyi geldi diyebilirim. Son 3-4 senedir bu alanda yoğunlaştım. Ortaya çıkan işler beni mutlu ediyor. Ben klasik düşününce fazla klasik olan biriyim, kendime sınır koyamıyorum. Ama bu alan beni bu anlamda sınırladı. Klasik düşünme, yapıyı boz, başka türlü düşün. İyi geldi. İzleyenler de herhalde memnundur. Tabi memnun olmayanlar da vardır. Çıkışta onlara denk gelmek biraz zor oluyor. Ama memnun kalanlarla denk geliyoruz ve sohbet ediyoruz.Bir oyunun "başarılı" olduğuna nasıl karar verirsin? Ne tür oyunları izlemekten keyif alıyorsun?&nbsp;Seyircisi varsa başarılıdır herhalde. Diğer türlü çok fazla detay var onlara girersek çıkamayız. Ha bir de ödül falan almışsa bir yerlerden o da olabilir. Ne tür oyunları izlemekten keyif alırım? Türle sınırlamam ben, biraz şans işi. Konusuna falan bakarım, ilgimi çekerse giderim.Sahneyi çok hayal etmiyorumOyun yazarken önce metin mi gelir yani sözcükler mi, yoksa sahne hayali mi? Tetikleyen ne olur?Son dönem yazdığım işlerin hepsi boşlukta geçtiği için galiba sahneyi çok hayal etmiyorum.&nbsp; Ama provada değişiyor bu durum. Orada metni çoğunlukla yeniden yazarken o zaman sahne ve oyuncu malzemesi çok baskın oluyor. Sözcükler falan yitiriyor anlamını. Bir ritim yakalamaya çalışıyorum.Yazarlar ve yönetmenler arasında çoğunlukla anlaşmazlık oluyor. Yazarlar metinlerinin değiştirilmesini genelde istemiyorlar. Sen bir yazar olarak metnini değiştiriyor musun? Ya da değiştirilmesine ne tepki verirsin?Ben bugüne kadar ağırlıklı olarak yazdığım oyunları yönettim. Bir kaç tane yabancı metin yönetme girişimim oldu ama sonuç pek iyi değildi bence. Zaten tiyatro yapma nedenlerimden birincisi kendi yazdığım oyunları yönetmek. Yönetmen olarak yukarıda da dediğim gibi yazdığım metni paramparça etmek hoşuma gidiyor. Gerçi bunun kararını yönetmen olarak verip çilesini yazar olarak çekiyorum. Ama sonuç çoğunlukla iyi oluyor. Tabi bunu başka biri yapsa nasıl tepki veririm, onu tartmak zor şimdi.&nbsp;Yazmak ve yönetmek bir avantaj diyebilir miyiz?Benim için öyle. Ya da bana öyle geliyor. Aksini düşünsem herhalde yapamazdım.&nbsp;Tiyatrona baktığımızda video, fotoğraf gibi disiplinlerinde dahil olduğunu görüyoruz. Tiyatroyu daha 'çok katmanlı' bir yapı olarak var etmek hakkında ne düşünüyorsun?Bak ben de bunlar da var, bunları da göstereyim size gibi çocuksu bir duygu galiba işin o tarafı. Ya da fazla takıntılıyım. Oraları da kimseye emanet edemiyorum. Ama hoşuma gidiyor. Bazen sahnede yarım saatte anlatamadığın ya da anlatmak için debelendiğin bir şeyi bir fotoğrafla anlatabiliyorsun. Tabi bu kötü bir tiyatrocu ve iyi bir fotoğrafçı olduğun anlamına gelmiyor. Bazen de tam tersi de mümkün olabiliyor. Bu iç içelik hali benim hoşuma gidiyor. Tekdüzeliği kırıyor bir yerde. Ya da bazı noksanlıkları bir ölçüde kapatıyor da olabilir.Oyundan göndermeler yapıyorum'Buradan Bakınca Daha Kalabalık' içinde geçen sözcükler, kavramlar kişisel bir hikaye mi? Hereke mesela? Ya da Necati enişte?&nbsp;Tamamen uydurma. İyi ki de öyle bence. Hereke'yi hiç görmedim ama çok görmek isterim. Hereke deyince aklıma gerçekten Haneke geliyor oyundaki gibi. Bu ne kadar kişisel bilmiyorum tabi. Necati enişte bir simge aslında. İş bitiren, mevki sahibi sistemin en önemli aparatlarından biri. Hepimizin etrafında vardır böyle tipler. Nalbur mesela. Fonetik olarak kulağa çok hoş geliyor. Ama nalbur bir tanıdığa sahip olamadım şu hayatta. Bu da benim eksikliğim olsun. Oyundan göndermeler yapıyorum belki okuyanların ilgisini çeker de oyuna gelirler diye.Oyuncu seçimlerinde kurgu belirleyici oluyor mu? 'Buradan bakınca daha kalabalık' sağlam bir kondisyon da istiyor fiziksel anlamda, sağlam bacak kası mesela.Oyuncu konusunda bence çok şanslıyım. Hep yetenekli ve çalışkan oyuncularla çalıştım. Ben onları değil sanki onlar beni seçtiler biraz da. Pek oyuncu tanımam, çevremdeki oyuncu sayısı da bellidir. Onlara en başta provada metni fazlaca değiştireceğimi söylerim onlar da bunu kabul ederlerse yola çıkarız. Aslında benim pozisyonumda birazda şöyle oluyor, bir oyuncu seçmesi açsam kimsenin katılmayacağını, ilgilenmeyeceğini biliyorum, o yüzden o yola hiç girmiyorum. Birileriyle tanışıyorum, bazen tesadüf bazen bir arkadaşın arkadaşı. İletişim kuruyoruz, oturup sohbet ediyoruz. Ortak öfkeler, ortak hayaller&hellip; Sonra bir gün beraber bir şeyler yapalım mı diyoruz. Kendiliğinden gelişiyor bu duygu. Nasıl oluyor ben de bilmiyorum.&nbsp;'Sağlam Bir Zemin Arayışı' ismi bile bir arayışı ima ediyor. Sence herkes hâlâ bir zemin mi arıyor? Sen peki?O oyunun hikayesi de ilginç. Antalya'da Baküs Sahne'de bir kısa oyun festivali düzenliyorduk. Hepimiz bir şeyler yazıp yönetiyoruz işte. Ben de bir şey yazayım dedim. İsim üzerine hiç düşünmedim. Biraz uzun olsun istiyordum, oyunun kendi kısa ya ismi uzun olsun bari. Öyle çıktı. Herkesin arayışı sağlam bir zemin midir onu ben bilemem. Ben orada iki eski çocukluk arkadaşının yıllar sonraki karşılaşmasına odaklandım. Ben nasıl bir zemin arıyorum noktasına gelince, orası da karışık biraz. Arıyor muyum yoksa ayağımın altındakini korumaya mı çalışıyorum o da belli değil. Düşmemeye çalışıyorum diyelim şimdilik.Yazarken nelerden besleniyorsun? Belli rutinlerin var mı? Oyunlarını kitaplaştırmak istiyor musun?Film izlemeyi seviyorum. Galiba en çok besleyen de o. Rutinim yok. Keşke olsa. Bu zamana kadar olmadı, bundan sonrada olmaz herhalde. Oyunlarımı kitaplaştırmayı hiç düşünmedim. Ama uzun zamandır kısa bir roman üzerinde çalışıyorum. Yazıp yazıp siliyorum falan. Eğer bitirebilirsem onun kitaplaşmasını isterim mesela.Seyirci senin oyunundan çıktığında aklında tek bir cümle kalsın istesen bu ne olurdu?Karışık ama kafası güzel.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 28 Apr 2026 02:17:27 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ahmet Güneştekin'in "Sessizlik" sergisi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ahmet-gunestekinin-sessizlik-sergisi--1403/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ahmet-gunestekinin-sessizlik-sergisi--1403/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_618520-8F0F61-CB11BC-616EA5-D32A76-77ABB6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çağdaş sanat için uluslararası bir üretim ve buluşma platformu olarak faaliyet gösterecek Palazzo Gradenigo'da, Ahmet Güneştekin'in yapının iç ve dış mekânlarına özgü bir yerleştirme olarak tasarladığı "Sessizlik", 11 büyük ölçekli bronz heykel ve 11 karışık teknik çalışmayı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_618520-8F0F61-CB11BC-616EA5-D32A76-77ABB6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çağdaş sanat için uluslararası bir üretim ve buluşma platformu olarak faaliyet gösterecek Palazzo Gradenigo'da, Ahmet Güneştekin'in yapının iç ve dış mekânlarına özgü bir yerleştirme olarak tasarladığı "Sessizlik", 11 büyük ölçekli bronz heykel ve 11 karışık teknik çalışmayı bir araya getiriyor. Sergi, 6 Mayıs – 1 Kasım 2026 tarihleri arasında Palazzo Gradenigo'nun restorasyonu tamamlanan zemin ve birinci katlarında gerçekleşecek.&nbsp;Palazzo Gradenigo'nun Sessizlik sergisiyle başlayan sanat yolculuğu, sergiler ve disiplinlerarası programlar aracılığıyla genç ve dezavantajlı sanat üreticilerine odaklanan uluslararası bir merkez olarak şekillenirken, Ahmet Güneştekin'in sanatı aracılığıyla kültürler arasında kalıcı bağlar kurma ve gelecek nesiller için kapsayıcı bir üretim alanı yaratma vizyonunu somutlaştırıyor.&nbsp;Murat Ülker: "Sessizlik, geçmişle bugünü birbirine bağlayan güçlü bir köprü."&nbsp;&nbsp;Yıldız Holding'in DNA'sında yer alan "Mutlu Et Mutlu Ol" anlayışıyla toplumun kültürel yaşamına değer katan çalışmalara ve sanata destek vermeyi sorumlulukları arasında gördüklerini ifade eden Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, Venedik'te gerçekleşen serginin ön izlemesinde yaptığı açıklamada şöyle konuştu: "Mutluluğun paylaştıkça çoğaldığına, sanatın da tam bu noktada hem bireyler hem toplum için birleştirici ve dönüştürücü bir güç oluşturduğuna inanıyoruz. Ahmet Güneştekin son yıllarda gerçekleştirdiği büyük ölçekli sergiler ve kültürel projelerle uluslararası çağdaş sanat dünyasında güçlü bir yer edinmiş sanatçılarımızdan biri. Onun sanatında dikkat çeken şey, Anadolu'nun çok katmanlı kültürel hafızasını çağdaş sanatın evrensel diliyle buluşturabilmesi olmuştur. Biz Yıldız Holding olarak kültür ve sanatın toplumlar için taşıdığı değere inanıyoruz. Ahmet Güneştekin'in hem Türkiye'de hem de uluslararası alanda gerçekleştirdiği projelere destek vermekten memnuniyet duyuyoruz. Türkiye'den çıkan sanatçıların uluslararası platformlarda daha görünür olması gerektiğine inanıyor ve bu yöndeki desteklerin devam etmesini arzu ediyoruz. Venedik'teki bu girişimi yalnızca bir sergi olarak değil, aynı zamanda kültürel bir köprü olarak görüyorum; geçmişle bugünü, yerelle evrenseli ve hafızayla geleceği birbirine bağlayan güçlü bir köprü."&nbsp;&nbsp;Mehmet Tütüncü: "Sanatımızın uluslararası görünürlüğüne katkı sağlamaktan mutluluk duyuyoruz."&nbsp;Serginin sponsorluğunu üstlenen Yıldız Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mehmet Tütüncü, sergiyle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Yıldız Holding'de Mutlu Et Mutlu Ol anlayışımız, iş yapış biçimimizin yanı sıra; sanat, kültür ve toplumsal gelişimi destekleyen bütünsel bakış açımızı şekillendiriyor. Mutluluğun, bireylerin ve toplumların ilerlemesindeki en güçlü unsurlardan biri olduğuna inanıyoruz. Sanatın birleştiren, ilham veren, düşündüren ve geçmişle bugünü birbirine bağlayan yönü bu anlayışla güçlü bir şekilde örtüşüyor. Yıldız Holding olarak bugüne kadar hem Türkiye'de hem de uluslararası alanda çok sayıda sanat projesine destek verdik. Türkiye'nin dört bir yanında, Londra, New York, Cidde gibi dünyanın farklı lokasyonlarında bulunan ofislerimizde sanatçılarımızın eserlerini sergileyerek geniş bir yelpazede kültür ve sanatın gelişimine katkı sunuyoruz. Eserlerinde hafıza, kültürel miras ve insanlığın ortak değerlerini ele alan Ahmet Güneştekin, sanatın evrensel dilini ustalıkla kullanıyor. Gerçekleştirdiği çalışmalarla Türkiye&#39;nin uluslararası sanat sahnelerinde görünürlüğüne değerli katkılar sunan sanatçının yeni sergisi "Sessizlik"in uluslararası sanat dünyasında güçlü bir iz bırakacağına inanıyor; bu vesileyle sanatımızın küresel ölçekte görünürlüğüne katkı sağlamaktan memnuniyet duyuyoruz."&nbsp;Palazzo Gradenigo: Venedik'te Yeniden Doğan Bir Kültür Mekânı&nbsp;16. yüzyılda Gradenigo ailesi için inşa edilmiş bir yapı olan ve Venedik lagününün kıymetli sarayları arasında yer alan Palazzo Gradenigo, 2024 yılında Ahmet Güneştekin tarafından satın alındı. Binanın restorasyonunu ise, birçok önemli yapıda yürüttüğü projelerle tanınan mimar Alberto Torsello üstleniyor.&nbsp;6 Mayıs'tan itibaren ziyarete açılacak olan Sessizlik, restorasyonu tamamlanan zemin ve birinci katlarda gerçekleşiyor. Projenin yıl sonunda tamamlanmasıyla birlikte yapı, beş kata yayılan 2000 metrekarelik alanıyla Güneştekin Vakfı'nın Venedik'teki merkezine ev sahipliği yapacak ve çağdaş sanat için uluslararası bir üretim ve buluşma platformu olarak faaliyet gösterecek.&nbsp;Bu özgün Venedik sarayı, ilk sahibi Pietro Gradenigo'nun entelektüel mirasını yüzyıllar sonra uykusundan uyandırarak, sergiler ve disiplinlerarası programlar aracılığıyla genç ve dezavantajlı sanat üreticilerine odaklanan uluslararası bir merkez olarak konumlanırken, Ahmet Güneştekin'in sanatı aracılığıyla kültürler arasında kalıcı bağlar kurma ve gelecek nesiller için kapsayıcı bir üretim alanı yaratma vizyonunu somutlaştırıyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 26 Apr 2026 10:26:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Toz ve Işık" Pastel Resim Sergisi açılıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/toz-ve-isik-pastel-resim-sergisi-aciliyor-4165/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/toz-ve-isik-pastel-resim-sergisi-aciliyor-4165/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_397B86-1CC80D-B1FBA1-2CADC1-51E600-7E4350.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sergi, 25 Nisan 2026 Cumartesi günü saat 16:00'da Mete Plaza / Mete Art Galeri'de düzenlenecek kokteyl ile açılacaktır. Açılışta, onur konuğu Prof. Dr. Sinan Canan bir söyleşi gerçekleştirecektir. Serginin diğer onur konukları ve seçici kurul üyeleri ise Olga Abramova ve Remzi İren'dir.Beşincisi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_397B86-1CC80D-B1FBA1-2CADC1-51E600-7E4350.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sergi, 25 Nisan 2026 Cumartesi günü saat 16:00'da Mete Plaza / Mete Art Galeri'de düzenlenecek kokteyl ile açılacaktır. Açılışta, onur konuğu Prof. Dr. Sinan Canan bir söyleşi gerçekleştirecektir. Serginin diğer onur konukları ve seçici kurul üyeleri ise Olga Abramova ve Remzi İren'dir.Beşincisi düzenlenen sergide, jüri değerlendirmesi sonucunda üç eser ödüllendirilecektir."Toz ve Işık", sanatseverleri pastelin büyüleyici dünyasında bir yolculuğa davet ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 24 Apr 2026 02:30:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Şanlıurfa'da Kültür Yolu heyecanı başlıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanliurfada-kultur-yolu-heyecani-basliyor-997/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sanliurfada-kultur-yolu-heyecani-basliyor-997/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A61492-072699-82D788-CF1D99-C3ABD1-CB9E7A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şanlıurfa'nın tarihi, kültürel ve arkeolojik zenginlikleriyle ülkemizin en önemli medeniyet merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Şanlıurfa'da başlayacak festivalin müjdesini vererek şunları kaydetti: "2021 yılında Beyoğlu'nda başlattığımız&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A61492-072699-82D788-CF1D99-C3ABD1-CB9E7A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şanlıurfa'nın tarihi, kültürel ve arkeolojik zenginlikleriyle ülkemizin en önemli medeniyet merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Şanlıurfa'da başlayacak festivalin müjdesini vererek şunları kaydetti: "2021 yılında Beyoğlu'nda başlattığımız Türkiye Kültür Yolu Festivali, bugün 7 bölgede 26 şehre yayılan güçlü bir kültür hareketine dönüştü. Şimdi ise Şanlıurfa&#39;da Kültür Yolu Festivali ile insanlık tarihinin en eski yerleşimlerinden birine ev sahipliği yapan bu kadim şehrin zengin mirasını kültür ve sanatla&nbsp; buluşturuyoruz. Şanlıurfa; konserlerden sergilere, gastronomiden atölyelere, çocuk etkinliklerinden söyleşilere ve sahne performanslarına uzanan geniş bir içerikle sanatın tüm disiplinlerine ev sahipliği yapacak. Şanlıurfa'nın güçlü kültürel dokusu ve eşsiz gastronomisi de festival süresince daha görünür hale gelecek."SERGİLERLE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE UZANAN SANAT YOLCULUĞUŞanlıurfa, Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında, birbirinden özel sergilere ev sahipliği yapacak. Şehrin farklı noktalarına yayılan sergiler, tarih, sanat ve kültürel mirası bir araya getirerek her yaştan sanatseveri ağırlayacak.2025 yılının "Aile Yılı" temasından ilhamla hazırlanan "Hâne" sergisi; aile, yuva ve nesiller arası bağları geleneksel İslam sanatlarının estetik diliyle ele alacak. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Geçici Sergi Salonu'nda ziyaretçilerle buluşacak sergide; 13 hat, 17 seramik hat, 12 tezhip, 6 tarihi hat eseri, dijital eserler, geometrik desenlerden oluşan kandiller ve mermer işleme celî sülüs eser yer alacak.Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Geçici Sergi Salonu'nda sanatseverlerle buluşacak bir diğer sergi de Osmanlı dönemine ait kutsal emanetleri ve tarihi mirası ziyaretçilerle buluşturan "Osmanlı'nın Mukaddes Emanetleri" sergisi olacak. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan sergide, İstanbul'daki önemli müze koleksiyonlarından seçilen Hüsn-i hat levhaları, Kâbe örtüleri, surre alaylarına ait eserler ve Kur'an-ı Kerim nüshalarından oluşan 57 eser yer alacak."Yaşayan Miras: Şanlıurfa Sergisi"nde ise, Hüsn-i hat, kaligrafi, tezhip, minyatür, katı, çini, cilt, seramik, porselen, ebru, ahşap işleri, sedef işleri, metal işleri, dokuma işleri, işlemeler, halı, kilim, tesbih, taş baskı, lüle taşı, taş işleri, bez bebek ve enstrüman yapımı gibi pek çok sanat ve zanaat unsuru bir araya getirilerek Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi'nde ziyaretçilerle buluşturulacak.Mehmet Akif İnan Konferans ve Sergi Salonu'nda yer alan "Pastelden Tarihe: Şanlıurfa Neolitik Dönemin Sanatla Yeniden Yorumu" sergisinde, lise öğrencilerinin Göbeklitepe, Karahantepe ve Nevali Çori gibi merkezlerden çıkan eserlerden ilham alarak hayata geçirdiği figürler, sanatseverlerin beğenisine sunulacak.ŞANLIURFA'DA ÜNLÜLER GEÇİDİŞanlıurfa Kültür Yolu Festivali kapsamında şehrin farklı noktalarında düzenlenecek konser ve sahne performansları, müzikseverlere zengin bir program sunacak.Festival programında Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi'nde Haluk Levent, Murat Boz, Betül Demir, Sinan Akçıl, Tuğçe Kandemir, Kıraç, Ceylan, Sagopa Kajmer ve Alişan sahne alacak."İlgi Okulları 90 Kişilik Dev Orkestrası" pop konserinde genç yetenekler; dinleyicilere enerjik bir sahne performansı sunacak. Vali Kemalettin Gazezoğlu Kültür Merkezi Reji Kilisesi'nde gerçekleştirilecek "İki Mızrap Bir Ses" projesi kapsamında, 19. ve 20. yüzyıl bestecilerine ait unutulmaya yüz tutmuş eserler yeniden seslendirilecek. Aynı mekanda sahne alacak "Vox Humanis Çoksesli Koro Topluluğu" ise Anadolu ezgilerini çağdaş çoksesli koro anlayışıyla yorumlayacak. Mehmet Akif İnan Konferans ve Sergi Salonu'nda gerçekleştirilecek "Urfa Ahengi Sıra Gecesi", Şanlıurfa'nın köklü müzik ve sohbet geleneğini sahneye taşıyacak. "Eyyübiye H.E.M Korosu Hüseyni Türküler Konseri"nde ise Türk halk müziğinin seçkin eserleri Hüseyni makamının duygusal derinliğiyle icra edilerek sanatseverlerle buluşturulacak.Festival programı kapsamında "Ozanların İzinde Aşıkların Yolunda: Opera Anadolu'da" başlıklı eser, Anadolu'nun köklü müzik geleneğini evrensel sahne diliyle yorumlayacak. Türkiye'nin yedi bölgesinden seçilen yedi ozana ait eserler, operatik vokal tekniği ve özgün müzikal düzenlemelerle yeniden hayat bulacak.FESTİVALDE GASTRONOMİK YENİLİKTürkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında hayata geçirilen "Lezzet Noktası" projesi ile ziyaretçilere kentin gastronomik kimliğini doğrudan deneyimleme imkanı sunulacak. Lezzet Noktası seçkisi, gastronomi alanında Türkiye'nin önde gelen şefleri ve kanaat önderlerinden oluşan danışma kurulu tarafından belirlenecek. Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Şanlıurfa'da Lezzet Noktası seçkisinde yer alan 33 restoran, kentin köklü mutfak kültürünü yansıtan kapsamlı bir gastronomi rotası sunacak. Şanlıurfa'da gastronomi programına ev sahipliği yapacak şef Ömür Akkor kentin gastronomi değerlerinin daha geniş kitlelere tanıtılmasına katkı sağlayacak.SÖYLEŞİ VE ATÖLYELERLE ZENGİNLEŞEN FESTİVALŞanlıurfa Arkeoloji Müzesi'nde gerçekleştirilecek "Yaşayan Miras Söyleşisi: Mırra", kentin önemli somut olmayan kültürel miras unsurlarından biri olan mırra geleneğini ele alacak. Aynı mekandaki konferans salonunda düzenlenecek "Müzelik Sohbetleri" programında ise Şanlıurfa Kalesi, Harran, Soğmatar ve Şuayb şehri kazıları konuşulacak. Yazar Kaan Murat Yanık, Şanlıurfa Çocuk ve Gençlik Kütüphanesi Konferans Salonu'nda gerçekleştirilecek "Dünyasızlar" söyleşi ve imza etkinliğinde okurlarıyla buluşacak. Şanlıurfa İl Halk Kütüphanesi'nde düzenlenecek "Divan Edebiyatında Urfalı Bir Üstad: Şair Nabi" söyleşisinde ise Şair Nabi'nin edebi kişiliği ve divan edebiyatındaki yeri ele alınacak. Şanlıurfa Mevlânâ Külliyesi'nde gerçekleştirilecek "Şanlıurfa Mevlânâ Külliyesi Mevlevi Mukabelesi", şiir dinletisi ve sema gösterisiyle izleyicilere huzur dolu bir atmosfer sunacak.DOĞA VE KEŞİF DOLU ETKİNLİKLERFotoğraf tutkunlarına yönelik düzenlenecek "FotoMaraton Şanlıurfa" ve "FotoMaraton Çocuk" etkinliklerinde, festival süresince belirlenen temalar doğrultusunda gerçekleştirecekleri çekimlerle yarışacak. Bozova/Çatak'ta düzenlenecek "Kano" etkinliği, "Şehir içi Bisiklet Turu", "Takoran Vadisi Doğa Yürüyüşü", "Neolitik İnsanın İzinde 12.000 Yıllık Hikâye: Taş Tepeler Yürüyüşü" katılımcılara farklı deneyimler sunacak.ÇOCUKLAR İÇİN EĞLENCE DOLU GÜNLERFestival boyunca Şanlıurfa, çocuklara oyun, sanat ve keşif dolu unutulmaz anlar yaşatacak. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Arkeopark'ta kurulacak "Çocuk Köyü"; renkli aktiviteler, atölye çalışmaları, sahne gösterileri ve oyun alanlarıyla miniklerin buluşma noktası olacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 22 Apr 2026 11:19:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Muud, bitkilerin titreşimlerini müziğe dönüştürdü]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/muud-bitkilerin-titresimlerini-muzige-donusturdu-9668/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/muud-bitkilerin-titresimlerini-muzige-donusturdu-9668/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_015A2B-79F000-924904-DD7EF6-7631B2-A9863B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Doğanın sesini teknoloji ve müzikle harmanlayan Muud, kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Platform, her burcu temsil eden bitkilerden elde edilen seslerle hazırlanan özel çalma listelerini müzikseverlerin keşfine açıyor."Burçların Muud'u" çalma listesi ile kişiselleştirilmiş&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_015A2B-79F000-924904-DD7EF6-7631B2-A9863B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Doğanın sesini teknoloji ve müzikle harmanlayan Muud, kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Platform, her burcu temsil eden bitkilerden elde edilen seslerle hazırlanan özel çalma listelerini müzikseverlerin keşfine açıyor."Burçların Muud'u" çalma listesi ile kişiselleştirilmiş müzik deneyimine yeni bir yaklaşımProje kapsamında her burcun karakteristik özelliklerinden yola çıkarak farklı bitkiler belirlendi. Bu bitkilerin yaydığı biyolojik titreşimler, Plantwave cihazı kullanılarak sese dönüştürülerek kaydedildi. Doğadan elde edilen bu özgün sesler, her burcun enerjisini yansıtan kompozisyonlara dönüştürüldü.Proje kapsamında ateş grubu burçları olan Koç biberiye, Aslan kasımpatı, Yay ise defneyle ilişkilendirildi. Toprak grubunda Boğa-menekşe ile özdeşleştirilirken Başak nane, Oğlak ise paşa kılıcıyla yan yana geldi. Hava grubunda İkizler nergisle, Terazi yaseminle, Kova orkideyle; su grubunda ise Yengeç aloe vera, Balık okaliptüs ile Akrep ise kaktüsle eşleştirildi. Her burç için belirlenen bu bitkilerden elde edilen doğal titreşimler projenin temelini oluşturdu.&nbsp;DJ ve prodüktör Ikobeat iş birliğiyle yürütülen projede, bitkilerden elde edilen sesler yaratıcı bir prodüksiyon sürecinden geçirilerek her burcun dinamiklerine uygun şekilde yeniden yorumlandı. Böylece her biri kendine özgü tınılar taşıyan 12 eser ortaya çıktı.Muud kullanıcıları, kendi burçlarına özel hazırlanan şarkıların yanı sıra diğer burçlara ait içerikleri de platform üzerinde keşfedebiliyor. "Burçların Muud'u" çalma listesi sayesinde dinleyiciler, astrolojik temalarla şekillenen bu özel seçkiye tek bir çatı altında ulaşabiliyor. Proje doğa, astroloji ve müziği bir araya getirerek dinleyicilere çok katmanlı ve kişiselleştirilmiş bir deneyim sunuyor.	Burçların Muud'uKoç Burcu – BiberiyeBoğa Burcu – Menekşeİkizler Burcu – NergisYengeç Burcu – Aloe VeraAslan Burcu – KasımpatıBaşak Burcu – NaneTerazi Burcu – YaseminAkrep Burcu – KaktüsYay Burcu – DefneOğlak Burcu – Paşa KılıcıKova Burcu – OrkideBalık Burcu - Okaliptus]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 22 Apr 2026 10:57:36 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Halkbank Çocuk Tiyatrosu Türkiye'yi dolaşmayı sürdürüyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/halkbank-cocuk-tiyatrosu-turkiyeyi-dolasmayi-surduruyor-7574/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/halkbank-cocuk-tiyatrosu-turkiyeyi-dolasmayi-surduruyor-7574/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DFDF5D-699634-FAA9CF-DA03E3-6F2AA3-5E81F8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin 'duyarlı ve yenilikçi' bankası Halkbank, çocuklara tüketim ve çevre bilinci kazandırma hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Bu yaklaşımın önemli adımlarından biri olan Halkbank Çocuk Tiyatrosu'nun "Süper Kahramanlar: Dünyamızı Koruyoruz!" oyunu, ikinci&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DFDF5D-699634-FAA9CF-DA03E3-6F2AA3-5E81F8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin 'duyarlı ve yenilikçi' bankası Halkbank, çocuklara tüketim ve çevre bilinci kazandırma hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Bu yaklaşımın önemli adımlarından biri olan Halkbank Çocuk Tiyatrosu'nun "Süper Kahramanlar: Dünyamızı Koruyoruz!" oyunu, ikinci turnesine 20 Nisan'da Kırklareli'nden başladı.İlk turne kapsamında Türkiye genelinde 24 ilde yaklaşık 19 bin izleyiciye ulaşarak büyük bir başarıya imza atan oyun, yine geniş bir rotada çocuklarla buluşacak. "Süper Kahramanlar: Dünyamızı Koruyoruz!" oyunu, 7 Haziran'da sona erecek yeni turnesinde 19 şehirdeki 50 gösterimle; bilinçli tüketim ve kaynak yönetimi gibi temel kavramları çocuklara eğlenceli ve interaktif bir şekilde anlatacak.&nbsp;Hakkı Ergök'ün yönetmenliğini üstlendiği oyunda, Azra Akın çocuklara yol gösteren bir öğretmen karakteriyle sahnede yer alıyor. "Azalt, Yeniden Kullan, Geri Dönüştür" temasıyla sergilenen oyunla çocuklar; kaynakları verimli kullanmanın dünyayı kurtaracak gerçek "süper güç" olduğunu bizzat deneyimleyerek öğreniyor. Müzikleri, dinamik karakterleri ve eğlenceli anlatım diliyle çocukların büyük ilgisini çeken interaktif oyun; bilinçli tüketim ve geri dönüşüm gibi kavramları günlük hayattan örneklerle ele alıyor. 6-12 yaş grubuna hitap eden 35 dakikalık oyunun sonunda çocuklara hediye edilecek kumbara ise sahnede verilen mesajların somut bir alışkanlığa dönüşmesine yardımcı olacak.&nbsp;"Rami Çocuk ve Sanat Bienali" Özel GösterimleriHalkbank'ın sanata ve toplumsal gelişime verdiği desteğin bir parçası olarak, Rami Çocuk ve Sanat Bienali sponsorluğu kapsamında bu yıl özel gösterimler de takvime eklendi. Şehrin kültürel dokusuna katkı sunan bu iş birliği çerçevesinde oyun, Rami Kütüphanesi'nin tarihi atmosferinde izleyiciyle buluşacak. Bu özel gösterimler 9-10-11-12 Mayıs ve 6-7 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 21 Apr 2026 13:00:30 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Rahmi M. Koç Müzesi 'nde 23 Nisan neşesi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/rahmi-m-koc-muzesi-nde-23-nisan-nesesi-3492/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/rahmi-m-koc-muzesi-nde-23-nisan-nesesi-3492/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_37E142-5C90D5-B84AD9-E5F688-DB0C53-A92508.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin ilk ve tek sanayi müzesi Rahmi M. Koç Müzesi'nde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı şenlik gibi kutlanacak. Mustafa Kemal Atatürk'ün tüm dünya çocuklarına armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda müzede geleneksel hale gelen 'Otomobil Boyama'&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_37E142-5C90D5-B84AD9-E5F688-DB0C53-A92508.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin ilk ve tek sanayi müzesi Rahmi M. Koç Müzesi'nde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı şenlik gibi kutlanacak. Mustafa Kemal Atatürk'ün tüm dünya çocuklarına armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda müzede geleneksel hale gelen 'Otomobil Boyama' etkinliğinin yanı sıra hazırlanan yeni etkinlikler çocukların&nbsp;23 Nisan coşkusuna eşlik edecek.&nbsp;Kontenjanlarla sınırlı olan etkinliklere katılım için ziyaretçilerin müze gişesinden bilet alırken kayıt yaptırmaları yeterli olacak. Rahmi M. Koç Müzesi'nde 23 Nisan'ı şenliğe çevirecek olan etkinlikler listesi ise şöyle:&nbsp;Vosvos'u özgürce boyayacaklarMüzenin geleneksel hale gelen 'Otomobil Boyama' etkinliğinde 5-9 yaş arasındaki çocuklar beyaz bir Vosvos'u renklendirerek hayallerini özgürce yansıtacak. Seanslar halinde yapılacak ve her biri 15 dakika sürecek olan etkinlik boyunca çocuklar eğlenceli anlar yaşayacak.&nbsp;Yelkenliye dair her şeyKoç Üniversitesi Yelken ve Denizcilik Kulübü ve KUDENFOR iş birliği ile gerçekleştirilecek&nbsp; etkinlikte 8-12 yaş çocuklar yelkeni, yelken basmayı ve gemici bağlarını öğrenecek. Hava koşulları elverirse Haliç'i bir yelkenli ile seyre çıkacaklar.&nbsp;Kont Ostrorog'la Haliç Turu5-15 yaş arasındaki çocuklar ebeveynleri ile birlikte Karadeniz'e özgü geleneksel bir tür balıkçısı teknesi olan Kont Ostrorog ile Haliç'i turlayacak. Hava koşullarına göre düzenlenecek olan "Kont Ostrorog ile Haliç Turu" etkinliği 30 dakika sürecek.&nbsp;Macera dolu bir keşfe tanıklık8-12 yaş arasındaki çocuklar müzedeki Kısmet Yelkenlisi'nin 1965'te İstanbul'dan yola çıkarak dünyayı dolaştığı macera dolu seyahatini kızları Kısmet Deniz Polat'tan dinleyecek.&nbsp; Yelkenlinin hareketini sağlayan rüzgarları ise çocuklar dans ederek canlandıracak.Robotik dünyaya adım&nbsp;Bahçeşehir Fen ve Teknoloji Lisesi öğrencileri tarafından kurulan İntegra Robotik Takımı tarafından gerçekleştirilecek Lego Spike Kitleri etkinliğinde 9-12 yaş arasındaki çocuklar önce kendi lego setlerini inşa edecek, ardından blok tabanlı kodlama ile robotları hareket ettirmeyi öğrenecek. Çocuklar robotik dünyasına adım atarken hem eğlenceli hem de teknoloji odaklı bir deneyim yaşayacak.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 21 Apr 2026 02:16:52 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türk Telekom, "Ebedi Barış" oyununu erişilebilir kıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-telekom-ebedi-baris-oyununu-erisilebilir-kildi-890/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turk-telekom-ebedi-baris-oyununu-erisilebilir-kildi-890/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_95A9B2-194477-100212-6A0D40-A587D3-FBA7AA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarını "Türkiye'ye Değer" anlayışıyla yürüten Türk Telekom, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü İstanbul Devlet Tiyatrosu ve AKM iş birliğiyle yürüttüğü "Erişilebilir Tiyatro" projesinde sanatseverleri ağırlamayı sürdürüyor. Proje kapsamında&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_95A9B2-194477-100212-6A0D40-A587D3-FBA7AA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarını "Türkiye'ye Değer" anlayışıyla yürüten Türk Telekom, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü İstanbul Devlet Tiyatrosu ve AKM iş birliğiyle yürüttüğü "Erişilebilir Tiyatro" projesinde sanatseverleri ağırlamayı sürdürüyor. Proje kapsamında AKM Tiyatro Salonu&#39;nda erişilebilir bir şekilde sahnelenen &#34;Ebedi Barış&#34; oyunu ile engelleri aşan bir sanat deneyimi sunuldu."Herkes için erişilebilir bir yaşam hedefi"Türk Telekom Kurumsal İletişim Direktörü Arif Sancaktaroğlu konuyla ilgili şunları söyledi: "İletişimin her çağında olduğu gibi 5G'nin hayatımıza girmesiyle birlikte 5G çağında da öncü olmaya devam ediyoruz. Türk Telekom olarak 5G'yi sadece bir teknoloji değil, endüstriden sanata, eğitimden sağlığa kadar geniş bir ekosistemde dönüşüm sağlayan bir kaldıraç olarak konumlandırıyoruz. Bu vizyon doğrultusunda, teknolojinin sunduğu imkânları toplumun her kesimine eşit ve kapsayıcı bir şekilde ulaştırmayı temel önceliklerimiz arasında görüyor, teknolojiyi toplum yararına sunma vizyonumuzla kültür sanatta erişilebilirliği ‎desteklemeyi sürdürüyoruz. Sunduğumuz teknolojilerle AKM'yi engelleri aşan, herkes için erişilebilir bir kültür-sanat ‎merkezi haline getiriyoruz. Kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarımızı 'Türkiye'ye Değer' anlayışıyla sürdürerek, engelli sanatseverlerin kültür-sanat etkinliklerine eşit katılımını desteklemeye devam ediyoruz. Büyük ilgi gören "Erişilebilir Tiyatro" projemizle, sanatseverlere görsel, işitsel ve fiziksel engelleri aşan kapsayıcı bir sanat deneyimi yaşatmaktan mutluluk duyuyoruz. Herkes için erişilebilir bir yaşam hedefi doğrultusunda sosyal sorumluluk projelerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz."Görme ve işitme engelliler için kapsayıcı deneyimProje sayesinde görme engelli sanatseverler, mekân, zaman, karakterler ve sessizce gelişen olaylar gibi sesli olmayan görsel öğeleri, diyalog aralarında aktarılan sesli betimleme uygulamasıyla detayları kaçırmadan takip edebiliyor. Ayrıca oyun öncesinde gerçekleştirilen özel sahne turları sayesinde dekor ve kostümlere dokunarak sahneyle önceden tanışma fırsatı buluyorlar. İşitme engelli sanatseverler için ise oyunda kullanılan üst yazı uygulamasıyla diyaloglar anlık olarak yazılı şekilde ekrana aktarılarak tiyatro deneyimi erişilebilir hale getiriliyor.&nbsp;Juan Mayorga tarafından yazılan ve Canan Şahin tarafından çevrilen &#34;Ebedi Barış&#34;, izleyicileri, iyilik ve kötülük kavramlarını sorgulatan, alışılagelmedik bir dünyaya davet ediyor. Oyun boyunca &#34;Kötü kimdir? Ya iyi? Sizce emirleri uygulamak ve ahlaki doğruluk arasında nasıl bir seçim yapmalı? Tarafsız kalınabilir mi? Daha da önemlisi ebedi barışı sağlamak mümkün olabilir mi?&#34; sorularına yanıt aranıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 20 Apr 2026 09:15:51 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ODTÜ Sanat 70. yılında yeniden başlıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/odtu-sanat-70-yilinda-yeniden-basliyor-4824/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/odtu-sanat-70-yilinda-yeniden-basliyor-4824/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_81312F-2669EA-EC6976-77A57F-A0D3D4-223290.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ODTÜ'nün ikinci 70 yılına ilişkin vizyonunun önemli başlıklarından biri olarak konumlandırılan ODTÜ Sanat, 28 Mart – 4 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek kapsamlı programıyla; kampüsü yeniden kültür ve sanat sahnesine dönüştürecek. Etkinlikten elde edilecek gelir&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_81312F-2669EA-EC6976-77A57F-A0D3D4-223290.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ODTÜ'nün ikinci 70 yılına ilişkin vizyonunun önemli başlıklarından biri olarak konumlandırılan ODTÜ Sanat, 28 Mart – 4 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek kapsamlı programıyla; kampüsü yeniden kültür ve sanat sahnesine dönüştürecek. Etkinlikten elde edilecek gelir ise ODTÜ Öğrenci Burs Fonu'na aktarılacak.Kemal Kurdaş Kültür ve Kongre Merkezi başta olmak üzere kampüsün farklı noktalarında gerçekleşecek etkinlikler; konserlerden tiyatroya, film gösterimlerinden söyleşilere, sergilerden atölyelere kadar geniş bir içerik sunacak. Etkinlik programı; öğrenciler, akademisyenler, mezunlar ve sanatseverlerin yanı sıra Ankara'dan katılımcıları da bir araya getirerek çok katmanlı bir buluşma zemini oluşturacak. ODTÜ Sanat, bu yönüyle yalnızca kampüs içinde değil, Ankara'ya yayılan bir kültür-sanat festivali niteliği de taşıyor.70. Yıl Vizyonunun Kültür-Sanat AyağıTürkiye İş Bankası'nın katkılarıyla ODTÜ'nün 70. yıl vizyonu doğrultusunda yeniden başlatılan ODTÜ Sanat, üniversitenin bilimsel üretiminin yanında kültürel ve sanatsal bir merkez olma iddiasını güçlendirmeyi hedefliyor. Altı yıl aradan sonra yeniden düzenlenen etkinlik, kampüs yaşamının önemli kültürel buluşmalarından biri olarak yeniden konumlanıyor. Yıllar içinde kampüs sınırlarını aşarak Ankara'nın dikkat çeken kültür-sanat organizasyonlarından biri haline gelen ODTÜ Sanat, bu yıl da geniş katılımlı bir festival yapısıyla kente açılıyor.Kemal Kurdaş Salonu'nda Büyük Konserler28 Mart'ta başlayacak ODTÜ Sanat 70. Yıl Günleri kapsamında Kemal Kurdaş Kültür ve Kongre Merkezi'nin ana sahnesinde ulusal ve uluslararası birçok önemli sanatçı sahne alacak. Programda Kerem Görsev Quartet ft. Fatih Erkoç, Erkan Oğur &amp; İsmail Hakkı Demircioğlu, Bill Laurance &amp; Michael League, Yeni Türkü, Şakalı Akustik &mdash; Harun Tekin &amp; Koray Candemir, TRT İstanbul Radyosu Hafif Müzik ve Caz Orkestrası &amp; Sibel Köse, Fazıl Say, Buena Vista All Stars &mdash; Una Noche En La Habana ve Dhafer Youssef gibi farklı müzik türlerinden önemli isimler yer alıyor.Etkinlik Gelirleri Öğrenci Burs Fonuna AktarılacakODTÜ Sanat kapsamında gerçekleştirilecek ücretli etkinliklerden elde edilecek gelir, ODTÜ Öğrenci Burs Fonu'na aktarılacak. Böylece festival yalnızca bir kültür-sanat etkinliği değil, aynı zamanda öğrencilerin eğitimine destek sağlayan sürdürülebilir bir dayanışma modeli olacak. Programda yer alan çok sayıda ücretsiz etkinlik ise kampüs yaşamını sanatla buluşturmayı ve farklı yaş gruplarından ziyaretçilerin katılımını teşvik etmeyi amaçlıyor.Kampüsün Her Noktasında Çok Katmanlı Sanat DeneyimiODTÜ Sanat, yalnızca ana sahne konserleriyle sınırlı kalmayarak kampüsün tamamına yayılan zengin programıyla öne çıkıyor. Festival boyunca gerçekleştirilecek film gösterimleri, tiyatro oyunları, çocuk etkinlikleri, atölye çalışmaları, sergiler ve pop-up konserler, etkinliğin en güçlü bileşenlerini oluşturuyor.Gün boyu sürecek program akışında; bağımsız film seçkileri, farklı disiplinlerden tiyatro gösterimleri, çocuklara yönelik sahne performansları ve yaratıcı atölyeler dikkat çekerken, kampüsün çeşitli noktalarında gerçekleşecek küçük ölçekli konserler ve sürpriz performanslar festival atmosferini canlı tutacak. Fuaye alanları, açık alanlar ve geçiş noktaları sanatın gündelik yaşamla iç içe geçtiği dinamik mekânlara dönüşecek.Bu yönüyle ODTÜ Sanat, izleyiciyi yalnızca izleyen değil, deneyimleyen ve etkileşime geçen bir katılımcıya dönüştüren çok mekânlı bir kültür-sanat deneyimi sunuyor.Sanat, Teknoloji ve Kent Kültürü Panellerde BuluşacakFestival kapsamında gerçekleştirilecek panellerde sanat, teknoloji ve kent kültürü farklı perspektiflerle ele alınacak. Programda yer alan söyleşiler arasında "Kültür Diplomasisi: Başkent Olmanın Yumuşak Gücü", "Yapay Zeka ve Yaratıcılık: Algoritmalar Sanatı Nasıl Tasarlar?" ve "Ankara'da Kültür Sanatı Konuşmak" başlıklı oturumlar bulunuyor.Bu panellerde Ankara'daki kültür kurumları, uluslararası kültür enstitüleri, akademisyenler ve sanatçılar bir araya gelerek sanatın güncel üretim biçimlerini ve kültür ekosistemini tartışacak.ODTÜ'den Ankara'ya Açılan Bir Kültür-Sanat FestivaliODTÜ Sanat'ın yeniden başlamasıyla birlikte kampüs, yalnızca üniversite bileşenleri için değil, Ankara'nın kültür-sanat hayatı için de önemli bir buluşma alanı haline gelecek. Etkinliklerin önemli bir bölümü Ankaralı sanatseverlerin katılımına açık olarak düzenlenecek.Üniversite, 70 yıllık akademik birikimini kültür ve sanat üretimiyle buluştururken; kampüsü öğrenciler, mezunlar, sanatçılar ve kent yaşamını bir araya getiren ortak bir sahneye dönüştürmeyi hedefliyor. Ankara'ya yayılan bu çok yönlü program, ODTÜ Sanat'ı kentin önemli kültür-sanat festivallerinden biri olarak yeniden konumlanacak.&nbsp;ODTÜ Sanat 70. Yıl Günleri, 28 Mart – 4 Nisan tarihleri arasında ODTÜ kampüsünde, elde edilecek gelirin ODTÜ Öğrenci Burs Fonu'na aktarılacağı etkinliklerle sanatın farklı disiplinlerini bir araya getirecek.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 17 Apr 2026 19:28:10 +0300]]></pubDate>
</item>
</channel>
</rss>