<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">

<channel>
<title><![CDATA[Analiz Gazetesi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/]]></link>
<description><![CDATA[Son 100 Haber Rss - GÜNCEL]]></description>
<language>tr-tr</language>
<generator>Analiz Gazetesi</generator>
<lastBuildDate><![CDATA[Wed, 12 Aug 2026 12:23:08 +0300]]></lastBuildDate>
<item>
<title><![CDATA[Barbaros'un yeni şarkısı tüm dijital platformlarda]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/barbarosun-yeni-sarkisi-tum-dijital-platformlarda-2020/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/barbarosun-yeni-sarkisi-tum-dijital-platformlarda-2020/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_23F87E-95CCE4-0DAABB-E7C151-A1CD31-DDF9AC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />2020 yılından bu yana yayınladığı "Derbeder" "Evelallah" "Takmamak Lazım", "Sorma Boşver" ,&nbsp; "Gel" , "Ne Günler" ve Türk Pop Müziğinin sevilen sesi Yaşar ile birlikte seslendirdikleri "Var Mı?" ile ilgili dinleyicilerin beğenisini kazanan Barbaros, bu kez "Yok Mu?" teklisini dinleyicilerin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_23F87E-95CCE4-0DAABB-E7C151-A1CD31-DDF9AC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />2020 yılından bu yana yayınladığı "Derbeder" "Evelallah" "Takmamak Lazım", "Sorma Boşver" ,&nbsp; "Gel" , "Ne Günler" ve Türk Pop Müziğinin sevilen sesi Yaşar ile birlikte seslendirdikleri "Var Mı?" ile ilgili dinleyicilerin beğenisini kazanan Barbaros, bu kez "Yok Mu?" teklisini dinleyicilerin beğenisine sunuyor.Barbaros "Yok Mu?" ile ilgili "Murat Güneş&#39;le yeni şarkıyı konuşurken, henüz tek bir söz bile yazılmamıştı. Gülümsedi ve, &#34;Sana daha önce Var Mı&#39;yı yazdım, bu kez Yok Mu&#39;yu yazacağım,&#34; dedi. Gerçekten de sözünü tuttu; enerjisi yüksek, dili farklı ve ilk anda akıllara yerleşen bir şarkı ortaya çıktı. Şarkının aranjesi için Can Vatansever&#39;le bir araya geldik. Kafamdaki atmosferi ve hissettirmek istediğim duyguyu paylaştım. Can&#39;ın titiz yaklaşımı, stüdyodaki özverisi ve her detaya gösterdiği özen sayesinde sıcak, hareketli ve dinledikçe insanın içine işleyen profesyonel bir çalışma ortaya çıktı&hellip;" diyor.İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Opera Şan Bölümü&#39;nden mezun olan Barbaros, opera aryalarından müzikallere, pop müzikten caza kadar sunduğu geniş repertuvarı ile dinleyenlere dünya müziğinin kapılarını aralarken, klasik müzik geçmişinin verdiği güçle yorumculuktaki başarısının yanında teatral yeteneğini gösterdiği müzikallerde de başrol oynadı."Yok Mu?"nun söz ve bestesi Murat Güneş, düzenleme ise Can Vatansever'e ait. Şu ana kadar yayınladığı çalışmalarla müzikseverlerin her zaman beğenisini toplayan Barbaros'un yeni şarkısı "Yok Mu?"nun video klibini Gökhan Özdemir çekti.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 12 Aug 2026 12:23:08 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kurda 17,5 tl'lik gizli fark]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kurda-175-tllik-gizli-fark-3196/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kurda-175-tllik-gizli-fark-3196/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_33A6B2-E46CF3-7107FB-2A0157-F1B1AC-B4D7BE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İktisatçı Mahfi Eğilmez, döviz kurunun yalnızca piyasadaki arz ve talep dengesiyle açıklanamayacağını belirterek, Türk Lirası'nın mevcut dolar kurunun ekonomik gerçekliği ne ölçüde yansıttığını sorguladı. Eğilmez'in değerlendirmesinde, Temmuz 2026 sonunda dolar/TL kurunun&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_33A6B2-E46CF3-7107FB-2A0157-F1B1AC-B4D7BE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İktisatçı Mahfi Eğilmez, döviz kurunun yalnızca piyasadaki arz ve talep dengesiyle açıklanamayacağını belirterek, Türk Lirası'nın mevcut dolar kurunun ekonomik gerçekliği ne ölçüde yansıttığını sorguladı. Eğilmez'in değerlendirmesinde, Temmuz 2026 sonunda dolar/TL kurunun 47,50 seviyesinde bulunmasına karşın, satın alma gücü paritesine dayalı hesaplamaların yaklaşık 65 TL'lik bir kura işaret ettiği vurgulandı.Eğilmez, döviz kurunun faiz farkları, risk primi, sermaye hareketleri, merkez bankası müdahaleleri ve beklentiler gibi çok sayıda değişkenden etkilendiğini hatırlatarak, bu nedenle piyasa kurunun bir paranın gerçek satın alma gücünü tam olarak yansıtmayabileceğini ifade etti.Big Mac hesabı dikkat çektiThe Economist tarafından uzun yıllardır yayımlanan Big Mac Endeksi'nin, ülkeler arasındaki fiyat ve satın alma gücü farklarını karşılaştırmak için kullanılan en bilinen göstergelerden biri olduğuna dikkat çekildi.30 Temmuz 2026 verilerine göre dünya genelinde bir Big Mac'in ortalama fiyatı yaklaşık 5 dolar olarak hesaplanırken, Türkiye'de aynı ürünün fiyatı 325 TL seviyesinde bulunuyor.Mevcut 47,50 TL'lik piyasa kuru üzerinden yapılan hesaplamada Türkiye'deki Big Mac'in dolar karşılığı 6,84 dolara ulaşıyor. Bu da ürünün dünya ortalamasına göre yaklaşık yüzde 37 daha pahalı göründüğünü ortaya koyuyor.Bu farktan hareketle yapılan satın alma gücü paritesi hesabında ise 325 TL'lik fiyatın 5 dolara bölünmesiyle yaklaşık 65 TL/dolar sonucu ortaya çıkıyor.Bu gerçek kur değil, teorik bir göstergeEğilmez, 65 TL seviyesinin Türk Lirası'nın "kesin ve tartışmasız gerçek değeri" olarak yorumlanamayacağını özellikle vurguladı. Hesabın yalnızca Big Mac fiyatlarından hareketle yapılan teorik bir satın alma gücü tahmini olduğunu belirten Eğilmez, gerçek döviz kurunun enflasyon beklentileri, dış ticaret dengesi, sermaye akımları, ülke riski ve para politikası gibi çok daha geniş bir çerçevede belirlendiğini ifade etti.Buna rağmen piyasa kuru ile teorik satın alma gücü kuru arasındaki 17,5 TL'lik farkın dikkat çekici olduğu belirtildi.Milli gelir hesapları değişiyorDeğerlendirmede, kur seviyesinin yalnızca döviz piyasasını değil, Türkiye'nin dolar cinsinden milli gelir ve kişi başına gelir hesaplarını da önemli ölçüde etkilediğine işaret edildi.47,50 TL'lik kur üzerinden hesaplandığında Türkiye'nin gayrisafi yurt içi hasılası yaklaşık 1 trilyon 658 milyar dolar, kişi başına gelir ise 18 bin 621 dolar düzeyinde bulunuyor.Aynı TL büyüklükleri 65 TL'lik kur üzerinden dolara çevrildiğinde ise GSYH yaklaşık 1 trilyon 189 milyar dolara, kişi başına gelir de 13 bin 745 dolara geriliyor.Güçlü kur zenginlik anlamına gelir mi?Eğilmez'in değerlendirmesinde asıl tartışmanın, bir ülkenin parasını nominal olarak güçlü göstermenin o ülkeyi gerçekten zenginleştirip zenginleştirmediği olduğu ifade edildi.Türkiye'nin yüksek ithalat bağımlılığına dikkat çekilen analizde, kurun 65 TL seviyesine yükselmesi halinde enerji, ara malı ve diğer ithal girdilerin maliyetlerinin artabileceği, bunun da enflasyon üzerinde ek baskı yaratabileceği belirtildi.Kur politikası yeniden tartışılıyorEğilmez, Türkiye'nin son dönemde uyguladığı kur politikasının milli gelir, kişi başına gelir ve faiz maliyetleri üzerindeki etkilerinin daha kapsamlı biçimde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.Analizde, bir döviz kurunun ekonomik gerçeklikten uzun süre uzak tutulmasının maliyetinin zaman içinde farklı kanallar üzerinden ortaya çıkabileceği uyarısı yapıldı.Ekonomi çevrelerinde söz konusu değerlendirme, "TL'nin nominal gücü ile gerçek satın alma gücü arasındaki farkın sürdürülebilirliği" tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 12 Aug 2026 10:22:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Prof. Dr. Rüveyde Akbay, 'Uluslararası Kanatlı Bilimi Şeref Kürsüsü'ne seçildi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/prof-dr-ruveyde-akbay-uluslararasi-kanatli-bilimi-seref-kursusune-secildi-7083/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/prof-dr-ruveyde-akbay-uluslararasi-kanatli-bilimi-seref-kursusune-secildi-7083/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B78E02-872503-552330-942032-826157-66370F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de özellikle 1980'li ve 1990'lı yıllardan itibaren hızlı bir gelişim gösteren tavukçuluk sektörü, bugün dünya üretiminde üst sıralarda yer alıyor. Türkiye'nin tavuk eti üretiminde dünyada 9'uncu, yumurta üretiminde ise 10'uncu sıraya yükselmesinde üretim kapasitesindeki&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B78E02-872503-552330-942032-826157-66370F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de özellikle 1980'li ve 1990'lı yıllardan itibaren hızlı bir gelişim gösteren tavukçuluk sektörü, bugün dünya üretiminde üst sıralarda yer alıyor. Türkiye'nin tavuk eti üretiminde dünyada 9'uncu, yumurta üretiminde ise 10'uncu sıraya yükselmesinde üretim kapasitesindeki artışın yanı sıra geçmişten bugüne genetik alanında yapılan yatırımlar, ıslah çalışmaları ve entegre üretim yapısının gelişmesi belirleyici oldu.&nbsp;Sektörün gelişim sürecinde bilimsel araştırmaların üretime aktarılması da önemli bir yer tuttu. Etçi ve yumurtacı hatların geliştirilmesine yönelik çalışmalar, genetik materyalin üretime kazandırılması ve özel sektörün bilimsel çalışmaların sonuçlarından yararlanması, Türkiye'de modern tavukçuluğun gelişimini destekledi. Entegre firmaların güçlenmesiyle birlikte üretim yapısı çeşitlenirken bütün tavuktan parça ve işlenmiş ürünlere uzanan geniş bir ürün yelpazesi oluştu.&nbsp;Bir asrı aşan uluslararası bilimsel birikimTürkiye'deki bu dönüşüm, kanatlı biliminin dünyada kurumsallaşmasına paralel bir gelişim gösterdi. Dünya Kanatlı Bilim Derneği'nin (World's Poultry Science Association-WPSA) temelleri, 18 Temmuz 1912'de kurulan International Association of Poultry Instructors'a dayanıyor. İngiltere ve ABD'nin öncülüğünde gerçekleştirilen ilk toplantıya 14 ülkeden 19 temsilci katıldı. Dernek, kanatlı üretimi ve biliminde yaşanan değişime paralel olarak zaman içinde uluslararası bir bilim ağına dönüştü.Bilimsel bilginin yaygınlaştırılmasını temel amaçlarından biri olarak benimseyen kuruluş, 1928'de kendi bilimsel yayınını çıkarmaya başladı. İlk olarak International Review of Poultry Science adıyla yayımlanan dergi, İkinci Dünya Savaşı sonrasında 1945 yılında World's Poultry Science Journal adıyla yeniden yayın hayatına girdi. WPSA'nın ülke yapılanmaları ise 1946'da İngiltere'de kurulan ilk şubeyle başladı ve ilerleyen yıllarda dünyanın farklı ülkelerine yayıldı.Türkiye'nin bu uluslararası bilim ağına kurumsal olarak katılmasında ise Prof. Dr. Rüveyde Akbay önemli rol oynadı. Akbay, 1973 yılında WPSA Türkiye Şubesi'ni kurdu ve kuruluşundan itibaren başkanlığını yürüttü. Türkiye'nin dünya kanatlı bilimiyle ilişkilerinin gelişmesine öncülük eden Akbay, 2004 yılında İstanbul'da gerçekleştirilen 22. Dünya Kanatlı Kongresi'nin başkanlığını yaptı; aynı yıl WPSA Dünya Başkanı seçilerek bu görevi 2008 yılına kadar sürdürdü.&nbsp;Genetik ıslah çalışmaları sektörün gelişimine yön verdiTürkiye tavukçuluğunun bugünkü üretim gücüne ulaşmasında genetik ıslah, sektörün gelişimini hızlandıran başlıca alanlardan biri oldu. Tavukların genetik ıslaha hızlı yanıt verebilmesi, bilimsel çalışmaların üretim performansına görece kısa sürede yansımasına olanak sağlıyor. Günümüzde elde edilen genotiplerde etlik piliçlerin 1,5 kilogram yemle 1 kilogram canlı ağırlık kazanabilmesi, bir damızlık tavuktan yılda 150-160 etlik piliç elde edilebilmesi, genetik gelişmenin üretim verimliliğine etkisini ortaya koyuyor.&nbsp;Prof. Dr. Rüveyde Akbay'ın çalışmaları da Türkiye'nin bu alandaki bilimsel altyapısının gelişmesine önemli katkı sağladı. Ankara Tavukçuluk Araştırma Enstitüsü'nde uzun yıllar başdanışman olarak görev yapan Akbay, yerli yumurtacı ve etçi tavuk hatlarının geliştirilmesine yönelik genetik ıslah çalışmalarına öncülük etti. Geliştirilen yerli hatlardan birine "Akbay" adının verilmesi de bu çalışmaların sektörde bıraktığı kalıcı izin göstergelerinden biri oldu. Akbay, bilimsel çalışmalarını eğitim ve akademik yayınlarla sınırlı tutmayarak bakanlık projeleri, uluslararası kalkınma çalışmaları ve tarım politikaları alanlarına da taşıdı.&nbsp;Türk kanatlı bilimine uluslararası onurYarım asrı aşan akademik yaşamı boyunca kanatlı yetiştiriciliği ve bilimi alanında çalışan Prof. Dr. Rüveyde Akbay'ın bu birikimi, 2026 yılında uluslararası ölçekte önemli bir ödülle karşılık buldu. Akbay, kanatlı bilimine ve dünya kanatlı sektörüne katkıları nedeniyle "Uluslararası Kanatlı Bilimi Şeref Kürsüsü" üyeliğine seçildi. Ödül, 13-17 Temmuz 2026 tarihlerinde Kanada'nın Toronto kentinde gerçekleştirilen 27. Dünya Kanatlı Kongresi'nin açılış töreninde takdim edildi.&nbsp;Her Dünya Kanatlı Kongresi'nde en fazla beş bilim insanının kabul edildiği International Poultry Hall of Fame, dünya genelinde kanatlı bilimine ve sektörüne uluslararası ölçekte önemli katkılar sağlayan bilim insanlarını onurlandırıyor. Prof. Dr. Akbay'ın bu seçkin topluluğa dahil edilmesi, bireysel bir bilimsel başarının yanı sıra Türkiye'de onlarca yıldır oluşturulan kanatlı bilimi birikiminin ve bu birikimin sektörün gelişimine sağladığı katkının uluslararası ölçekte görünürlük kazanması açısından da önem taşıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 12 Aug 2026 09:54:22 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Görünmeyen savaş başladı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gorunmeyen-savas-basladi-3101/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gorunmeyen-savas-basladi-3101/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_665F06-DC44F8-E022FC-5926FE-268629-BB9D90.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan DİKMENDurum böyle olunca da bazı ittifaklar kuruluyor ki bölgeyi boş sanıp at koşturanlara dur densin. Bunlardan biri de 7 Ağustos 2026&nbsp; tarihinde imzalananTürkiye-Suudi Arabistan-Pakistan ittifakı. Bence çok değerli olan ve tam da zamanında yapılan anlaşma pek değerli. Pekiyi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_665F06-DC44F8-E022FC-5926FE-268629-BB9D90.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan DİKMENDurum böyle olunca da bazı ittifaklar kuruluyor ki bölgeyi boş sanıp at koşturanlara dur densin. Bunlardan biri de 7 Ağustos 2026&nbsp; tarihinde imzalananTürkiye-Suudi Arabistan-Pakistan ittifakı. Bence çok değerli olan ve tam da zamanında yapılan anlaşma pek değerli. Pekiyi de bu harekete Washington, Tel Aviv, Tahran ve Yeni Delhi&#39;nin cevabı nasıl olacak merak ediliyor.&nbsp;Acaba, Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan ittifakı büyürse Ortadoğu&#39;nun güç haritası değişebilir mi? 7 Ağustos&#39;ta Mekke&#39;de imzalanan Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan Ortak Savunma Anlaşması, yalnızca üç ülkenin birbirine verdiği askerî bir taahhüt değil. Bu anlaşmayla birlikte Ortadoğu&#39;da yeni bir güvenlik mimarisinin ilk taşları döşeniyor. Şimdi asıl mücadele, paktı bozmak için değil; onun büyümesini, derinleşmesini ve gerçek bir askerî ittifaka dönüşmesini önlemek için başlayabilir.MEKKE&#39;DE İMZALANAN ANLAŞMADAN DAHA BÜYÜK BİR HİKÂYE VAR&nbsp;Mekke&#39;de kalemler kâğıda değdiğinde, dünyanın önemli başkentlerinde hesap makineleri çalışmaya başladı.Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan birbirlerine yönelik silahlı saldırıyı ortak tehdit kabul eden bir savunma anlaşması imzaladı. İlk bakışta bu, üç ülke arasındaki askerî işbirliğinin yeni bir aşaması gibi görülebilir. Fakat mesele bundan çok daha büyük. Çünkü bu üç ülkenin aynı masada buluşması, Ortadoğu&#39;da yıllardır devam eden başka bir sürecin sonucudur: Amerikan güvenlik şemsiyesine duyulan mutlak güvenin azalması ve bölge ülkelerinin kendi güvenlik ağlarını kurma arayışı.Anlaşmayı şimdiden "İslam NATO&#39;su" olarak tanımlamak doğru olmayabilir. Ortada NATO&#39;nun sahip olduğu ortak komuta, askerî planlama, bütçe ve kurumsal yapı henüz yok. Ancak kolektif savunma mantığı bakımından NATO&#39;nun 5. maddesini hatırlatan önemli bir unsur var. Atlantic Council da anlaşmanın NATO tipi tam teşekküllü bir ittifak olmadığını, fakat bölgesel güvenlik mimarisinde önemli bir gelişme olduğunu vurguluyor.İşte tam burada hikâyenin ikinci perdesi açılıyor.Çünkü artık soru "Bu anlaşma neden imzalandı?" değil. "Bu anlaşma nereye kadar gidebilir?" Ve daha da önemlisi: "Kimler bu gidişatı değiştirmek isteyecek?"1.	WASHINGTON&#39;IN ÖNÜNDEKİ ZOR DENKLEM.&nbsp;ABD açısından Mekke Paktı&#39;nın en rahatsız edici tarafı, Suudi Arabistan&#39;ın güvenlik ilişkilerini çeşitlendirmesidir. Fakat Washington&#39;ın işi burada kolay değil.Çünkü ABD bir taraftan müttefiklerinin kendi savunma yüklerini daha fazla üstlenmesini isterken, diğer taraftan Suudi Arabistan&#39;ın güvenliğini Amerikan sisteminden bağımsızlaştırmasını istemeyebilir. Dolayısıyla Washington&#39;ın önündeki seçenek büyük ihtimalle "pakta karşı çıkmak" kadar basit olmayacaktır. Asıl hedef şu olabilir: Paktı ABD karşıtı bir askerî bloka dönüştürmemek. Türkiye&#39;nin NATO üyeliği bu noktada Washington için önemli bir avantajdır. Ankara bir yandan NATO içinde kalırken diğer yandan Suudi Arabistan ve Pakistan&#39;la yeni bir güvenlik ağı kuruyor.Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (Chatham House) daha önce Türkiye&#39;nin Suudi Arabistan ve Pakistan&#39;la askerî işbirliğini, Ankara&#39;nın farklı güç merkezleri arasında manevra alanı yaratma ve riskleri çeşitlendirme stratejisinin bir parçası olarak değerlendirmişti.Ama dünyanın bu konuda yorum yazan yazarların ortak kanısı, Washington&#39;ın elindeki araçlar da az değil: Silah sistemleri, savunma teknolojisi, istihbarat paylaşımı, ekonomik ilişkiler ve NATO bağlantısı...Bu nedenle ABD&#39;nin paktı doğrudan engellemeye çalışması yerine onu yönetilebilir sınırlar içerisinde tutmaya çalışması daha olası görünüyor.2.	TEL AVİV&#39;İN KORKUSU: RİYAD&#39;IN YÖNÜ DEĞİŞİR Mİ?&nbsp;İsrail açısından mesele çok daha hassas. Türkiye ile ilişkiler zaten son derece gergin. Bir de Pakistan İsrail&#39;i tanımıyor. Suudi Arabistan ise bugüne kadar farklı bir çizgide duruyordu. İşte Tel Aviv açısından kritik soru burada ortaya çıkıyor: Türkiye ve Pakistan&#39;ın güvenlik yaklaşımı, Suudi Arabistan&#39;ın stratejik tercihlerini ne kadar değiştirebilir?Mekke Paktı&#39;nın resmen İsrail karşıtı bir ittifak olduğunu söylemek mümkün değil. Fakat İsrail&#39;in kaygısı anlaşmanın bugünkü metninden çok, yarın hangi askerî mekanizmaların kurulacağı ile ilgili.Ortak tatbikatlar... Ortak istihbarat...&nbsp; Ortak hava savunması... Savunma sanayii projeleri... Ortak askerî planlama...Bunlar gerçekleşirse paktın anlamı değişir.Bu nedenle İsrail açısından en rasyonel yaklaşım, anlaşmayı doğrudan hedef almak değil, askerî derinleşmesini sınırlamak olabilir.Çünkü dışarıdan gelecek sert bir tehdit, tam tersine üç ülkeyi birbirine daha fazla yaklaştırabilir.3.	TAHRAN&#39;IN EN BÜYÜK KORKUSU: ÜÇLÜNÜN TEK TEHDİTTE BİRLEŞMESİ&nbsp;İran açısından Mekke Paktı daha karmaşık bir denklem.Türkiye İran&#39;ın komşusu ve rakibi; fakat aynı zamanda ekonomik ve diplomatik ilişkileri bulunan bir ülke.Pakistan İran&#39;la sınır komşusu.Suudi Arabistan ise İran&#39;ın Körfez&#39;deki en önemli bölgesel rakiplerinden biri.Dolayısıyla Tahran&#39;ın karşısında birbirinden farklı üç ilişki biçimi var. İran açısından en kötü senaryo, bu üç ilişkinin tek bir ortak tehdit algısında birleşmesi. Bu nedenle Tahran&#39;ın paktın üç üyesini aynı anda karşısına almak yerine, her biriyle farklı bir ilişki yürütmeye çalışması daha akılcı olabilir.Burada Pakistan örneği özellikle önemli.Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü&#39;nün değerlendirmelerine göre Pakistan, Suudi Arabistan&#39;la güçlü savunma bağlarına rağmen geçmişte Riyad&#39;ın bölgesel çatışmalarına otomatik olarak katılmaktan kaçındı. Bu bize önemli bir gerçeği gösteriyor: Bir savunma anlaşması ile gerçek bir savaşta asker göndermek aynı şey değildir.Paktın gerçek sınırı, ilk büyük kriz çıktığında belli olacaktır.4.	YENİ DELHİ&#39;NİN SORUSU: "PAKİSTAN&#39;A KİM YARDIM EDECEK?"&nbsp;Hindistan açısından Mekke Paktı&#39;nın merkezinde İran ya da İsrail değil, Pakistan bulunuyor.Yeni Delhi&#39;nin sorusu son derece açık: Pakistan ile Hindistan arasında yeniden savaş çıkarsa Türkiye ve Suudi Arabistan ne yapacak?Anlaşmadaki kolektif savunma maddesi işte bu nedenle Hindistan tarafından dikkatle izlenecek.Ancak burada önemli bir ayrıntı var."Birine saldırı üçünün tamamına saldırıdır" ifadesi, diğer iki ülkenin otomatik olarak savaşa gireceği anlamına gelmeyebilir. Dolayısıyla Hindistan&#39;ın muhtemel hedefi paktı ortadan kaldırmaktan çok, Türkiye ve Suudi Arabistan&#39;ın Pakistan&#39;a vereceği desteğin sınırlarını belirlemek olabilir.Yeni Delhi&#39;nin elinde önemli bir diplomatik koz da bulunuyor: İsrail başta olmak üzere, Körfez ülkeleriyle güçlü ekonomik ilişkileri.Bu nedenle Hindistan&#39;ın önümüzdeki dönemde Riyad&#39;la ilişkilerini daha da güçlendirmesi, Pakistan karşısındaki denge arayışının önemli bir parçası olabilir.5.	İSTİHBARAT SERVİSLERİ NEYİ İZLEYECEK?&nbsp;Asıl görünmeyen savaş burada başlayacak.İstihbarat teşkilatları büyük ihtimalle anlaşmanın metninden çok sahadaki sonuçlarını izleyecek. Çünkü gerçek güç, liderlerin birlikte verdiği fotoğraftan değil, sistemlerin birbirine bağlanmasından doğar.Şu sorular kritik olacak:•	Ortak askerî tatbikat yapılacak mı?•	Ortak istihbarat mekanizması kurulacak mı?•	Hava savunma sistemleri entegre edilecek mi?•	Erken uyarı ve uydu bilgileri paylaşılacak mı?•	Ortak komuta merkezleri oluşturulacak mı?•	Savunma sanayiinde ortak üretim başlayacak mı?İşte bunların cevabı "evet" olmaya başladığında Mekke Paktı sıradan bir diplomatik anlaşma olmaktan çıkacaktır. O zaman karşımızda gerçek bir bölgesel güvenlik sistemi bulunacaktır.Ve işte o aşamaya gelinmesi, paktın dışındaki güçlerin asıl kaygısı olabilir.6.	ASIL MÜCADELE PAKTI BOZMAK DEĞİL, BÜYÜMESİNİ ÖNLEMEK&nbsp;Bence önümüzdeki dönemin en kritik meselesi budur. Mekke Paktı artık imzalandı. Dolayısıyla "anlaşmayı engellemek" aşaması geride kaldı.Şimdi daha önemli bir soru var:Mısır katılacak mı? Çünkü Mısır&#39;ın katılımı dengeleri ciddi biçimde değiştirebilir. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlüsüne Mısır&#39;ın eklenmesi; Doğu Akdeniz&#39;den Kızıldeniz&#39;e, Körfez&#39;den Güney Asya&#39;ya uzanan daha geniş bir güvenlik ağı anlamına gelebilir. Bu Türkiye için büyük başarı olur.&nbsp;IISS, daha önce Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan ve Mısır arasında yeni bir bölgesel dörtlünün şekillenmekte olduğunu ve bu ülkelerin ortak güvenlik sorunlarına daha koordineli cevap verme ihtimalinin yükseldiğini değerlendirmişti.İşte bu nedenle paktın geleceği açısından asıl savaşın "üyelik savaşı" olması şaşırtıcı olmayacaktır.Üçlü dörtlüye dönüşürse... Dörtlü beşliye dönüşürse... O zaman artık başka bir şey konuşuyor oluruz:Yeni bir bölgesel güvenlik mimarisi.TÜRKİYE&#39;NİN ÖNÜNDE BÜYÜK FIRSAT, BÜYÜK DE RİSK VAR.Mekke Paktı Türkiye&#39;ye çok önemli bir stratejik alan açıyor. Ankara NATO üyeliğini sürdürürken aynı zamanda Körfez&#39;de ve Güney Asya&#39;da yeni güvenlik ortaklıkları kurabiliyor. Türk savunma sanayii açısından da yeni pazarlar ve ortak üretim imkânları ortaya çıkabilir.Ancak her ittifak beraberinde sorumluluk getirir.•	Yarın Pakistan-Hindistan arasında büyük bir kriz çıkarsa Türkiye ne yapacak?•	Suudi Arabistan İran&#39;la savaşa girerse Ankara&#39;nın yükümlülüğü ne olacak?•	Bölgesel bir çatışma Türkiye&#39;yi istemediği bir askerî denklemin içine çekebilir mi?Bunların cevabı henüz net değil. Ama, İran ABD ve İsrail savaşında gösterdiği diplomatik başarı bizim ülke olarak köklü ve büyük bir devlet olduğumuzu gösterdi. Rusya ve Ukarayna savaşında da başarılı bir yönetim izlendi.&nbsp; Ama durum burada bitmiyor. İşte Türkiye açısından asıl stratejik sınav da burada başlayacak. Türkiye yalnızca bir ittifak kurmuş olmayacak; aynı zamanda o ittifakın kriz anındaki davranışını yönetmek zorunda kalacak.MEKKE&#39;DE İMZA ATILDI, ASIL HİKÂYE ŞİMDİ BAŞLIYOR&nbsp;Mekke Paktı&#39;nı "İslam NATO&#39;su" diye tanımlamak bugün için erken. Fakat onu sıradan bir savunma anlaşması olarak görmek de büyük hata olur. Çünkü bu anlaşma, Ortadoğu&#39;da daha büyük bir dönüşümün işareti olabilir: Devletler artık güvenliklerini tek bir büyük gücün garantisine bırakmak istemiyor.Suudi Arabistan güvenlik ortaklarını çeşitlendiriyor. Türkiye stratejik manevra alanını genişletiyor.Pakistan bölgesel ağırlığını artırıyor. Ve bütün bunlar olurken Washington, Tel Aviv, Tahran ve Yeni Delhi yeni hesabı yapmak zorunda kalıyor. Fakat belki de en ilginç gerçek şu: Mekke Paktı&#39;nı en fazla güçlendirebilecek şey, onu istemeyenlerin yapacağı bir hata olabilir. Çünkü aşırı baskı Riyad&#39;ı Ankara ve İslamabad&#39;a daha fazla yaklaştırabilir. Aşırı tehdit Ankara&#39;yı ve İslamabad&#39;ı birbirine daha fazla bağlayabilir. Aşırı askerî baskı ise üç ülkenin ortak savunma mekanizmalarını hızlandırabilir.Bu nedenle önümüzdeki dönemin gerçek mücadelesi, paktı yok etmekten çok onun kâğıt üzerinde kalmasını sağlamak olabilir.Ama tarih bize başka bir şey de söylüyor: Büyük ittifaklar, anlaşma masasında değil, ilk büyük kriz anında gerçek kimliğine kavuşur.Mekke Paktı&#39;nın kaderini de muhtemelen ilk büyük kriz belirleyecek.O gün Türkiye ne yapacak?Pakistan ne yapacak?Suudi Arabistan ne yapacak?Ve dışarıdaki güçler nasıl karşılık verecek?İşte o zaman Mekke&#39;de atılan imzanın gerçek değeri ortaya çıkacak.Mekke&#39;de anlaşma imzalandı.Görünmeyen savaş ise şimdi başlıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 12 Aug 2026 02:00:28 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Destek Faktoring'in ilk yarı net kârı %74 artarak 2,6 milyar TL'yi aştı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/destek-faktoringin-ilk-yari-net-kari-74-artarak-26-milyar-tlyi-asti-355/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/destek-faktoringin-ilk-yari-net-kari-74-artarak-26-milyar-tlyi-asti-355/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3A4CAB-9DDB56-ECBE23-A6E3A5-112233-666682.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Destek Faktoring, etkin bilanço yönetimi, güçlü sermaye yapısı ve reel sektörün finansman ihtiyaçlarına yönelik sunduğu çözümlerle 2026 yılının ilk yarısında güçlü finansal sonuçlara imza attı. Bu doğrultuda büyümesini sürdüren Destek Faktoring'in konsolide toplam aktifleri,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3A4CAB-9DDB56-ECBE23-A6E3A5-112233-666682.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Destek Faktoring, etkin bilanço yönetimi, güçlü sermaye yapısı ve reel sektörün finansman ihtiyaçlarına yönelik sunduğu çözümlerle 2026 yılının ilk yarısında güçlü finansal sonuçlara imza attı. Bu doğrultuda büyümesini sürdüren Destek Faktoring'in konsolide toplam aktifleri, geçen yılın aynı dönemine göre %65 artarak 60,9 milyar TL'ye ulaştı. Şirketin kombine aktif büyüklüğü %59 artışla 75,3 milyar TL'ye yükselirken, toplam özkaynakları %49 büyüyerek 14,8 milyar TL olarak gerçekleşti.Faktoring alacakları 22,6 milyar TL'ye ulaştıDestek Faktoring, reel sektörün işletme sermayesi ve nakit akışı ihtiyaçlarına sağladığı finansman desteğini yılın ilk yarısında da artırarak sürdürdü. Şirketin faktoring alacakları, geçen yılın aynı dönemine göre %24 artarak 22,6 milyar TL'ye ulaştı.Güçlü sermaye yapısını koruyan Destek Faktoring'in sermaye yeterlilik oranı %25,1 olarak gerçekleşirken, takipteki alacaklar oranı %0,19 ile oldukça düşük bir seviyede kaydedildi. Şirketin özkaynak kârlılığı ise %17,7 olarak gerçekleşti."Güçlü finansal yapımızla reel sektöre sağladığımız desteği büyütüyoruz"Destek Faktoring Genel Müdürü Nuray Elmastaş, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçları şöyle değerlendirdi:"2026 yılının ilk yarısında güçlü sermaye yapımız, etkin risk yönetimimiz ve müşteri odaklı yaklaşımımız sayesinde istikrarlı büyümemizi sürdürdük. Net kârımızı %74 artırarak 2,6 milyar TL'nin üzerine taşırken, toplam aktiflerimizde ve özkaynaklarımızda da güçlü bir büyüme kaydettik. Bu sonuçlar, finansal yapımızın sağlamlığını ve sürdürülebilir büyüme stratejimizin başarısını ortaya koyuyor.Yurt içi faktoring pazarındaki öncü konumumuzu daha da güçlendirme vizyonumuz doğrultusunda, müşterilerimiz ve iş ortaklarımızla uzun vadeli ve güçlü iş birlikleri kurmayı önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemde teknolojiye, insan kaynağımıza ve hizmet kalitemize yönelik yatırımlarımızı sürdürerek müşterilerimizin işletme sermayesi ve nakit akışı ihtiyaçlarına hızlı, etkin ve yenilikçi finansman çözümleri sunmaya; reel sektöre ve ülke ekonomisine sağladığımız katkıyı artırmaya devam edeceğiz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 11 Aug 2026 15:48:52 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yüzlerce kişiyi zayıflatan ünlü rock'çı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yuzlerce-kisiyi-zayiflatan-unlu-rockci-9798/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yuzlerce-kisiyi-zayiflatan-unlu-rockci-9798/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_15BFE5-2689FA-792EE2-358B0A-0EA519-83003B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kendi salonunda uyguladığı özel programla kilolu bireylerin 1 ayda 10 kilo vermesini sağlayan Babar, bugüne kadar yüzlerce kişiyi ameliyatsız ve sağlıklı bir şekilde formuna kavuşturdu.Anadolu rock müziğin sevilen isimlerinden Mehmet Ali Babar, sadece sahnelerdeki enerjisiyle değil,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_15BFE5-2689FA-792EE2-358B0A-0EA519-83003B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kendi salonunda uyguladığı özel programla kilolu bireylerin 1 ayda 10 kilo vermesini sağlayan Babar, bugüne kadar yüzlerce kişiyi ameliyatsız ve sağlıklı bir şekilde formuna kavuşturdu.Anadolu rock müziğin sevilen isimlerinden Mehmet Ali Babar, sadece sahnelerdeki enerjisiyle değil, sağlıklı yaşam ve spor alanındaki başarılarıyla da adından söz ettiriyor. Spor hocalığı kimliğiyle kendi salonunda özel bir zayıflama metodu geliştiren Babar, fazla kilolarından şikayetçi olan vatandaşların imdadına yetişiyor. Geliştirdiği kişiye özel antrenman ve beslenme programı sayesinde danışanlarına 1 ayda ortalama 10 kilo verdiren ünlü sanatçı, bugüne kadar yüzlerce insanı hayal ettiği sağlıklı bedene kavuşturdu.&#34;Amacım İnsanların Ameliyatsız Kilo Vermesi&#34;Bıçak altına yatmadan, cerrahi müdahalelere gerek kalmadan kilo vermenin mümkün olduğunu belirten Mehmet Ali Babar, başlattığı bu hareketin temel amacını şu sözlerle özetledi: &#34;Benim en büyük amacım, insanların ameliyatsız, tamamen doğal ve sağlıklı yöntemlerle kilo verebileceğini göstermek. Doğru antrenman, disiplin ve uygun beslenmeyle vücudun başaramayacağı hiçbir şey yok. Yüzlerce insanın hayatına dokunup onların özgüvenini yeniden kazandırmak benim için en büyük mutluluk.&#34;Cerrahi operasyon riskine girmek istemeyen ve kalıcı zayıflamayı hedefleyen vatandaşlar, ünlü sanatçının spor salonuna yoğun ilgi göstermeye devam ediyor. Anadolu rock'ın güçlü sesi, önümüzdeki dönemde de daha fazla insanı sağlıklı yaşamla buluşturmayı hedefliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 11 Aug 2026 15:24:39 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Bakım sorumluluğu sadece kadınların değil, iş dünyasının da meselesi"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bakim-sorumlulugu-sadece-kadinlarin-degil-is-dunyasinin-da-meselesi-4575/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bakim-sorumlulugu-sadece-kadinlarin-degil-is-dunyasinin-da-meselesi-4575/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D08D69-32A369-C77046-A13B63-BC74BD-808BEF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan "İş ve Aile Yaşamının Uyumu 2025" araştırması, iş dünyası ile aile ve ev içi sorumluluklar arasındaki bağlantıyı çarpıcı verilerle gözler önüne serdi. Avrupa Birliği ülkeleriyle eş zamanlı yürütülen ve sadece çocuk&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D08D69-32A369-C77046-A13B63-BC74BD-808BEF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan "İş ve Aile Yaşamının Uyumu 2025" araştırması, iş dünyası ile aile ve ev içi sorumluluklar arasındaki bağlantıyı çarpıcı verilerle gözler önüne serdi. Avrupa Birliği ülkeleriyle eş zamanlı yürütülen ve sadece çocuk bakımını değil, kişinin aynı hanede veya hane dışında yaşayan ve düzenli olarak ilgilendiği hastaları, engelli çocukları, eşleri veya bakıma muhtaç yakınları da kapsayan bu özel araştırma, iş gücünün sürdürülebilirliği için rehber niteliğinde önemli veriler sunuyor.Araştırma sonuçlarına göre, 18-74 yaş grubundaki nüfusun yüzde 43,1'i bakım sorumluluğuna sahip. Bakım sorumluluğu olan fertlerin iş gücüne katılım oranının yüzde 60,5 gibi yüksek bir seviyede olması, çalışanların profesyonel hayat ile kişisel bakım yükümlülüklerini aynı anda omuzladığını gösteriyor. Kadınlarda bakım sorumluluğu olanların iş gücüne katılma oranı yüzde 37,8 iken erkeklerde bu oran yüzde 86'e kadar yükseliyor.&nbsp;&nbsp;Uzun çalışma saatleri iş-yaşam uyumunun önündeki en büyük engelAraştırma sonuçları hakkında değerlendirmede bulunan ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı, "Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, istihdamda olup bakım sorumluluğu olan 4 milyondan fazla kişinin yüzde 38,4'ünün uzun çalışma saatlerini, yüzde 26,9'unun zahmetli ya da yorucu işi, yüzde 8,9'unun ise ev ile iş arasındaki ulaşımın uzun sürmesini en önemli sorun olarak göstermesi oldu. Ayrıca uzun çalışma saatleri nedeniyle zorluk yaşayan erkeklerin oranı yüzde 39,3 iken, bu oran kadınlarda yüzde 36,4 olarak ölçüldü. Bu veri, konunun geleneksel 'anne ve çocuk bakımı' yaklaşımı ile sınırlı tutulmamasını, erkek çalışanların da yaşlı, hasta veya aile içi genel bakım süreçlerinde uzun çalışma saatleri ve yoğun tempo nedeniyle ciddi bir sorun yaşadığını gösteriyor." dedi."İş-yaşam dengesini kâğıt üstünde bir kavram olmaktan çıkarmalıyız""ManpowerGroup olarak yayınladığımız &#39;2026 Küresel Yetenek Açığı Araştırması&#39; sonuçlarına göre, ülkemizdeki işverenlerin yüzde 78'i ihtiyaç duyduğu nitelikli yeteneği bulmakta zorlanıyor ve Türkiye bu oranla küresel sıralamada 12. basamakta yer alıyor." hatırlatmasını da yapan Narlı,&nbsp; &nbsp;"Yetenek krizinin bu denli yüksek olduğu bir ortamda, mevcut çalışanlarımızı elde tutmak ve iş gücü verimliliğini korumak için iş-yaşam dengesini kâğıt üstünde bir kavram olmaktan çıkarmalıyız. Böyle bir tabloda esnek ve öngörülebilir çalışma modelleri, doğru vardiya ve mesai planlaması, hibrit veya uzaktan çalışmaya uygun rollerin yeniden tasarlanması, ulaşım yükünü azaltan çözümler ve yöneticilerin bakım sorumluluklarını gözeten kapsayıcı yaklaşımı, şirketlerin rekabet gücünü doğrudan etkileyecektir. Yetenek açığını kapatmanın yolu iş-yaşam dengesini sağlamaktan geçiyor. Bakım sorumluluğunu dikkate alan ve stratejik iş gücü planlamasının bir parçası haline getiren kurumlar, yalnızca çalışan memnuniyetini sağlamakla kalmayıp verimlilik ve bağlılığı da güçlendirebilir." şeklinde konuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 11 Aug 2026 09:28:54 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA['Yoruldum yorgunum'  dedi gönülleri fethetti]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yoruldum-yorgunum-dedi-gonulleri-fethetti--1110/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yoruldum-yorgunum-dedi-gonulleri-fethetti--1110/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C167AD-581A1C-E4E0A4-7B3DF1-062FAB-900A16.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ülkemizi en iyi şekilde temsil ederek Paris&#39;te yaşayan vatandaşlarımızın gurur kaynağı olan Kaya, kendisine gösterilen ilgiden büyük bir mutluluk duyduğunu belirterek &#39;Ülkem ve burada yaşayan vatandaşlarımız için elimden geleni yapmaya çalışıyorum&#39; diyor.Müziğin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C167AD-581A1C-E4E0A4-7B3DF1-062FAB-900A16.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ülkemizi en iyi şekilde temsil ederek Paris&#39;te yaşayan vatandaşlarımızın gurur kaynağı olan Kaya, kendisine gösterilen ilgiden büyük bir mutluluk duyduğunu belirterek &#39;Ülkem ve burada yaşayan vatandaşlarımız için elimden geleni yapmaya çalışıyorum&#39; diyor.Müziğin yanı sıra turizm, inşaat ve tekstil sektöründe adından söz ettiren başarılı iş kadını ve sanatçı Burçak Kaya, &#39;Yoruldum yorgunum&#39; adlı şarkısıyla dinlenme rekoru kırarken yine dillere pelesenk olacak yeni çalışması için kolları sıvadı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 11 Aug 2026 09:23:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TMSF, Sidemir'le Kayapalı Turizm'i satışa çıkardı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tmsf-sidemirle-kayapali-turizmi-satisa-cikardi-7192/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tmsf-sidemirle-kayapali-turizmi-satisa-cikardi-7192/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B0B69B-041BF0-923332-891A5F-3EEE73-4361C1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Resmi Gazete&#39;nin bugünkü sayısında yayımlanan TMSF ilanlarına göre, Sidemir Sivas Demir Çelik Ticari ve İktisadi Bütünlüğü ile Kayapalı Nilüfer Turizm Araçları Ticari ve İktisadi Bütünlüğü ihalelerinde kapalı zarf ve açık artırma usulleri birlikte uygulanacak.Muhammen&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B0B69B-041BF0-923332-891A5F-3EEE73-4361C1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Resmi Gazete&#39;nin bugünkü sayısında yayımlanan TMSF ilanlarına göre, Sidemir Sivas Demir Çelik Ticari ve İktisadi Bütünlüğü ile Kayapalı Nilüfer Turizm Araçları Ticari ve İktisadi Bütünlüğü ihalelerinde kapalı zarf ve açık artırma usulleri birlikte uygulanacak.Muhammen bedeli 1 milyar 177 milyon lira olarak belirlenen Sidemir Sivas Demir Çelik Ticari ve İktisadi Bütünlüğü&#39;nün ihalesine katılabilmek için 117 milyon 700 bin lira teminat yatırılması ve 1 Eylül saat 16.00&#39;ya kadar teklif verilmesi gerekiyor. İhale, 2 Eylül saat 14.00&#39;te TMSF&#39;nin Esentepe&#39;deki binasında düzenlenecek.Söz konusu bütünlüğün kapsamı Sidemir Sivas Demir Çelik İşletmeleri AŞ'nin demir çelik üretimine özgülenmiş faaliyetleri ile bağlantılı varlıklardan oluşuyor.Kayapalı Nilüfer Turizm Araçları Ticari ve İktisadi Bütünlüğü ihalesinde ise muhammen bedel 24 milyon 656 bin lira olarak tespit edildi.Bütünlüğün kapsamı, Kayapalı Nilüfer Turizm Seyahat ve Otobüs İşletmeciliği Ticaret Limited Şirketi'ne ait 95 adet muhtelif marka ve modeldeki araçtan oluşuyor.Katılım için 2 milyon 465 bin 600 lira teminat yatırılması gereken ihaleye 25 Ağustos saat 16.00&#39;ya kadar teklif verilmesi şartı konuldu. İhale, 26 Ağustos saat 11.00&#39;de TMSF&#39;nin Esentepe&#39;deki binasında düzenlenecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 10 Aug 2026 15:50:25 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yatırımlara devlet yardımı verilmesi kararında değişiklik]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yatirimlara-devlet-yardimi-verilmesi-kararinda-degisiklik-4906/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yatirimlara-devlet-yardimi-verilmesi-kararinda-degisiklik-4906/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_678561-361E45-1678C8-C4CAED-E048B5-B6D8D7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#34;Yatırımlara Proje Bazlı Devlet Yardımı Verilmesine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanı Kararı&#34;, Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.Buna göre, kararın 4. maddesinin başlığı &#34;müracaat süresi ve müracaatta aranacak belgeler&#34; şeklinde değiştirildi.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_678561-361E45-1678C8-C4CAED-E048B5-B6D8D7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#34;Yatırımlara Proje Bazlı Devlet Yardımı Verilmesine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanı Kararı&#34;, Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.Buna göre, kararın 4. maddesinin başlığı &#34;müracaat süresi ve müracaatta aranacak belgeler&#34; şeklinde değiştirildi. Bakanlık, belirlediği yatırım konusunda bir veya birden fazla firmayı yatırım için mektupla davet edebilecek.Bakanlık, resmi internet sitesi veya dijital platformları üzerinden resmi hesaplarla duyuru yaparak çağrıda bulunabilecek, çağrı veya davet mektubunda özel koşullar belirleyebilecek.Bakanlığa başvurmak isteyen yatırımcı, kalkınma ve yatırım bankalarınca hazırlanan fizibilite raporu ve dilekçeyle müracaat edecek. Teknoloji Hamlesi Programı kapsamında değerlendirilecek yatırım başvurularında bu kurallar aranmayacak.Projelerin karar kapsamında değerlendirmeye tabi tutulabilmesi için öncelikli ürün listesindeki ürünlerin üretimine yönelik olan ve Teknoloji Hamlesi Programı kapsamında desteklenmesine karar verilen yatırımlar için asgari sabit yatırım tutarı 100 milyon lira olacak. Diğer yatırımlar için asgari sabit yatırım tutarı ya da AR-GE harcaması ise 2 milyar lira olarak belirlendi.Desteklenmesine karar verilen ve Bakanlığın uygun bulduğu yatırım projeleri, Cumhurbaşkanı&#39;na sunulacak, Cumhurbaşkanı tarafından desteklenmesi uygun görülen projelere destek verilecek ve Bakanlıkça yatırım teşvik belgesi düzenlenecek.- Bakanlığa 5 yıl boyunca yılda bir kez faaliyet raporu zorunluluğuYatırımcı, yatırımı tamamlama vizesini takiben 5 yıl boyunca yılda bir kez yararlanılmaya devam edilen destek miktarlarını içeren faaliyet raporunu Bakanlığa sunacak.Mücbir sebep ve fevkalade hal durumu nedeniyle yatırıma başlamayanlar hariç olmak üzere, destek kararının yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde kararda belirtilen yatırıma başlama tarihinden sonra gerçekleştirilmiş asgari 200 milyon lira veya yatırım tutarının yüzde 10&#39;u kadar yatırım harcaması gerçekleştirildiği belgelenecek.Yatırımcı tarafından talep edilmesi halinde yatırımın kısmen işletmeye geçişinin Bakanlıkça görevlendirilen en az iki eksperce yerinde tespit edilmesiyle, yatırım tamamlama vizesi yapılarak tamamen işletmeye geçilmesini takiben enerji desteği veya sigorta primi işveren hissesi desteği uygulaması başlatılabilecek.Yatırım tamamlama vizesinden önce yararlanılabilecek toplam enerji desteği, belirlenen azami enerji desteği tutarının yüzde 50&#39;sini geçmeyecek.Teknoloji Hamlesi Programı&#39;nda olup karar kapsamında desteklenen yatırımlar, KOSGEB veya TÜBİTAK tarafından doğrudan desteklenebilecek.Asgari 5 milyar lira sabit yatırım tutarında ve komple yeni yatırım niteliğindeki yatırım projelerinde Bakanlık, yatırımcılar veya paylarının tamamı yatırımcılara ait iştiraklerle sözleşme imzalayabilecek.Kararın faaliyet raporu düzenlemesini içeren maddesi, 26 Kasım 2016&#39;dan itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girerken diğer maddeleri bugünden itibaren geçerli olacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 09 Aug 2026 11:15:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Genç yıldız Afra, Harbiye'de göz doldurdu!]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/genc-yildiz-afra-harbiyede-goz-doldurdu--3310/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/genc-yildiz-afra-harbiyede-goz-doldurdu--3310/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7D4A29-87A6FB-8A5D05-450D3C-EDD794-7B3B88.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türk pop müziğinin sevilen ismi Mustafa Sandal, binlerce hayranıyla buluştuğu gecede hit şarkılarını seslendirirken, konserin en dikkat çeken anı genç sanatçı Afra'nın sürpriz performansı oldu.&nbsp;Mustafa Sandal'ın büyük ilgi gören saygı albümünde yeniden yorumladığı "Adı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7D4A29-87A6FB-8A5D05-450D3C-EDD794-7B3B88.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türk pop müziğinin sevilen ismi Mustafa Sandal, binlerce hayranıyla buluştuğu gecede hit şarkılarını seslendirirken, konserin en dikkat çeken anı genç sanatçı Afra'nın sürpriz performansı oldu.&nbsp;Mustafa Sandal'ın büyük ilgi gören saygı albümünde yeniden yorumladığı "Adı İntikam" şarkısıyla geniş kitlelerin beğenisini kazanan Afra, Harbiye sahnesinde başarılı sanatçıyla aynı sahneyi paylaştı. Güçlü vokali, sahne hakimiyeti ve etkileyici performansıyla büyük beğeni toplayan genç sanatçı, izleyiciler tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı.&nbsp;Gecenin en özel anlarından biri ise Mustafa Sandal ve Afra'nın birlikte seslendirdiği "Adı İntikam" düeti oldu. Konseri izleyen binlerce müzikseverin büyük ilgi gösterdiği performans, sosyal medyada da kısa sürede gündem yarattı. Düetin ardından genç sanatçıya övgü dolu sözlerle seslenen Mustafa Sandal, "33 yıldır bu sektörde hem prodüktör, hem söz yazarı hem de sanatçı olarak söylüyorum; sen bu ülkeye gelmiş en özel, en güzel yeteneklerden birisin. Herkes yeni dünya düzeninde her şey hemen olsun istiyor ama bizim acelemiz var, telaşımız yok. Bunu hiç unutma. Yolun açık olsun." ifadelerini kullandı. Sandal'ın bu sözleri salondan büyük alkış alırken, gecenin en duygusal anlarından biri olarak hafızalara kazındı.&nbsp;Türk pop ve alternatif müziğin yükselen isimleri arasında gösterilen Afra, Türkiye'nin farklı şehirlerinde verdiği konserlerle dinleyicileriyle buluşmaya devam ediyor. Güçlü sesi ve sahnedeki etkileyici duruşuyla adından söz ettirmeye devam eden genç sanatçı, Harbiye'deki performansıyla kariyerinde önemli bir başarıya daha imza attı.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 09 Aug 2026 10:09:28 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[DEİK ile İslam Uşbirliği Teşkilatı arasında anlaşma]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/deik-ile-islam-usbirligi-teskilati-arasinda-anlasma-9871/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/deik-ile-islam-usbirligi-teskilati-arasinda-anlasma-9871/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_26F621-6379EE-68CCEA-D37C55-E76E71-AD1EC2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mutabakat zaptı ile iş dünyasında tahkim, arabuluculuk ve alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmalarına ilişkin farkındalığın artırılması ile uluslararası iş birliğinin desteklenmesi amaçlanıyor.DEİK Genel Sekreteri Caner Çolak, "DEİK olarak 153 İş Konseyimiz ile İİT Tahkim&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_26F621-6379EE-68CCEA-D37C55-E76E71-AD1EC2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mutabakat zaptı ile iş dünyasında tahkim, arabuluculuk ve alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmalarına ilişkin farkındalığın artırılması ile uluslararası iş birliğinin desteklenmesi amaçlanıyor.DEİK Genel Sekreteri Caner Çolak, "DEİK olarak 153 İş Konseyimiz ile İİT Tahkim Merkezi&#39;nin tahkim, arabuluculuk ve alternatif uyuşmazlık çözüm alanındaki uzmanlığından yararlanacağız. İşimiz Ticari Diplomasi anlayışımız kapsamında Alternatif Uyuşmazlık Çözümünün Teşvikine Yönelik İş Birliği Anlaşması imzaladık. Dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren 145 ülke bazlı İş Konseyimiz aracılığıyla Türkiye ve yalnızca İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkelerde faaliyet gösteren şirketlere değil, uluslararası ticaret ve yatırım yapan tüm şirketlerde, tahkim ve arabuluculuk konusunda farkındalık artırıcı faaliyetler yürüteceğiz. DEİK İş Konseylerimizin, İş Birliği Anlaşması kapsamında; tahkim, arabuluculuk ve alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmalarına ilişkin bilgi ve iyi uygulama örneklerinin paylaşılmasını, diğer uygun platformları aracılığıyla iş dünyasında farkındalığın artırılması ile ortak ilgi alanlarında kurumsal diyaloğun geliştirilmesine yönelik iş birliği yapmasını amaçlıyoruz. Türkiye&#39;nin Ticari Diplomasi kapasitesinin güçlendirilmesini, yatırım ortamının desteklenmesini ve İstanbul&#39;un uluslararası uyuşmazlık çözüm merkezi olma vizyonuna katkı sağlamayı amaçlıyoruz. İş Birliği Anlaşması, kurumlarımız arasında yatırım ortamının güçlendirilmesi, uluslararası ticaretin desteklenmesi ve özel sektör diyaloğunun geliştirilmesine katkı sağlayacak" dedi.&nbsp;İİT Tahkim Merkezi Genel Sekreter Dr. Umar A. Oseni ise, "DEİK ile imzaladığımız iş birliği anlaşması, uluslararası ticaret ve yatırım ilişkilerinin geliştirilmesine yönelik ortak vizyonumuzun önemli bir göstergesidir. İİT Tahkim Merkezi olarak temel misyonumuz, uluslararası ticari ve yatırım uyuşmazlıklarının başta tahkim ve arabuluculuk olmak üzere alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri aracılığıyla etkin, güvenilir ve öngörülebilir biçimde çözüme kavuşturulmasını teşvik etmek ve bu alanda yüksek nitelikli hizmet sunmaktır. Bunun yanı sıra, arabuluculuğun yaygınlaştırılması, uyuşmazlıkların ortaya çıkmadan önlenmesi ve uyuşmazlık risklerini azaltmaya yönelik mekanizmaların güçlendirilmesi de çalışmalarımızın öncelikli alanları arasında yer almaktadır. DEİK'in güçlü özel sektör ağı ve İş Konseyleri aracılığıyla sahip olduğu geniş erişimin; tahkim ve arabuluculuk konusunda farkındalığın artırılması, uyuşmazlıkların önleyici yaklaşımlarla yönetilmesine yönelik çağdaş uygulamaların iş dünyasıyla buluşturulması açısından önemli fırsatlar sunduğuna inanıyoruz. Bu iş birliğinin, İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkeler arasındaki ticaret ve yatırım ilişkilerini daha da güçlendireceğine, sınır ötesi ticarette güven ortamını pekiştireceğine ve iş dünyasının uyuşmazlık yönetimi ile çözümüne ilişkin kurumsal kapasitesinin gelişmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. İİT Tahkim Merkezi olarak DEİK ile İstanbul'un uluslararası tahkim ve alternatif uyuşmazlık çözümü alanında önde gelen merkezlerden biri olma konumunu daha da güçlendirecek ve iş dünyasının ihtiyaçlarına cevap veren ortak projeler geliştirmeyi hedefliyoruz" dedi.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 09 Aug 2026 09:59:51 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sulama altyapısı için yerli üretim çağrısı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sulama-altyapisi-icin-yerli-uretim-cagrisi-3783/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sulama-altyapisi-icin-yerli-uretim-cagrisi-3783/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8728CE-F0DB90-7B6E53-F242B3-8EE26B-B74CF7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı ile Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İKMİB Kompozit Sektörü Komite Başkanı Eralp Erdem&#39;in Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı&#39;ya gerçekleştirdiği ziyarete; Alfebor Yönetim Kurulu Başkan Vekili Erol Elçi, Amiblu&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8728CE-F0DB90-7B6E53-F242B3-8EE26B-B74CF7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı ile Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İKMİB Kompozit Sektörü Komite Başkanı Eralp Erdem&#39;in Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı&#39;ya gerçekleştirdiği ziyarete; Alfebor Yönetim Kurulu Başkan Vekili Erol Elçi, Amiblu Türkiye Genel Müdürü Kemal Tunç, SUBOR Genel Müdürü Haluk Akdemir, SUPERLIT Boru Genel Müdürü Turgay Aytekin ve Turkuaz Polyester Satış ve Pazarlama Müdürü İbrahim Ünlüsoy katıldı. Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürü Mehmet Akif Balta&#39;nın da yer aldığı toplantıda, su yönetimi ve sulama yatırımlarının Türkiye&#39;nin tarımsal üretimi ve gıda güvenliği açısından taşıdığı stratejik önem kapsamlı şekilde değerlendirildi.SÜRDÜRÜLEBİLİR SULAMA ALTYAPISI İÇİN YERLİ ÜRETİM GÜCÜToplantıda, büyük çaplı su iletim hatlarında kullanılabilecek CTP boruların uzun ömürlü, korozyona dayanıklı ve hafif yapısıyla yatırım, nakliye, montaj, bakım ve toplam yaşam döngüsü maliyetlerinde sağladığı avantajlar ele alındı. Sulama altyapılarında verimliliğin artırılmasının, sınırlı su kaynaklarının korunması kadar kamu kaynaklarının etkin kullanımı açısından da önemli katkılar sağladığı vurgulandı.Görüşmede ayrıca CTP boruların temel ham maddelerinden biri olan polyester reçinenin Türkiye&#39;de yerli olarak üretildiği, CTP boru üretiminden ham maddeye kadar uzanan güçlü ve entegre bir sanayi altyapısının bulunduğu ifade edildi. Türkiye&#39;nin sahip olduğu bu üretim kapasitesinin, kamu yatırımlarında daha etkin değerlendirilmesinin hem yerli sanayiyi güçlendireceği hem de dışa bağımlılığı azalttığı değerlendirildi.&#34;SU VERİMLİLİĞİ GELECEĞİMİZ İÇİN STRATEJİK ÖNEME SAHİP&#34;Ziyareti değerlendiren İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, suyun stratejik bir kaynak haline geldiği günümüzde verimli kullanımın her zamankinden daha kritik olduğunu belirterek şunları söyledi:&#34;İklim değişikliği ve artan su stresi, su yönetimini sadece çevresel değil aynı zamanda ekonomik ve stratejik bir konu haline getiriyor. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve gıda güvenliğinin sağlanması için sulama altyapılarının modern teknolojilerle güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Türkiye, CTP boru ve polyester reçine üretiminde güçlü bir sanayi altyapısına sahip. Yerli üretim gücümüzün kamu yatırımlarında daha etkin değerlendirilmesi hem kaynakların verimli kullanılmasına hem de ülkemizin sanayi kapasitesinin güçlenmesine önemli katkılar sağlayacaktır. İKMİB olarak kamu kurumlarımızla iş birliği içinde sektörümüzün bilgi birikimini ve üretim gücünü ülkemizin stratejik yatırımlarına katkı sunacak şekilde değerlendirmeye devam edeceğiz.&#34;KAMU-SANAYİ İŞ BİRLİĞİ ELE ALINDIToplantıda ayrıca kamu projelerinde yerli sanayi kullanımının artırılması, sektörün uluslararası rekabet gücünü destekleyecek teknik çalışmaların geliştirilmesi ve kamu-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunuldu. Tarımsal sulama yatırımlarında yüksek verimlilik sağlayan teknolojilerin yaygınlaştırılmasının, hem su kaynaklarının korunmasına hem de sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlayacağı ifade edildi. CTP boruların farklı altyapı uygulamalarındaki kullanım alanları ve bu alanlarda sağladığı teknik ve ekonomik avantajlar ele alındı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 09 Aug 2026 09:34:23 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Özelleştirme İdaresinin bazı imar kararları onaylandı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ozellestirme-idaresinin-bazi-imar-kararlari-onaylandi-542/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ozellestirme-idaresinin-bazi-imar-kararlari-onaylandi-542/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FCED09-1C7FCF-DDFB2D-FCB69E-92088C-CE3CE1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Buna göre, mülkiyeti Karayolları Genel Müdürlüğü adına kayıtlı özelleştirme kapsamı ve programındaki Afyonkarahisar&#39;ın Merkez ilçesi Yenice Mahallesi&#39;ndeki taşınmazlara &#34;ticaret-konut alanı, park ve yol&#34; kullanım kararları getirilmesine yönelik hazırlanan koruma&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FCED09-1C7FCF-DDFB2D-FCB69E-92088C-CE3CE1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Buna göre, mülkiyeti Karayolları Genel Müdürlüğü adına kayıtlı özelleştirme kapsamı ve programındaki Afyonkarahisar&#39;ın Merkez ilçesi Yenice Mahallesi&#39;ndeki taşınmazlara &#34;ticaret-konut alanı, park ve yol&#34; kullanım kararları getirilmesine yönelik hazırlanan koruma amaçlı nazım ve uygulama imar planı değişiklikleri uygun bulundu.Mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı özelleştirme kapsamı ve programında bulunan Muğla&#39;nın Bodrum ilçesi Ortakent Mahallesi&#39;ndeki bazı taşınmazlara dair &#34;kırsal nitelikli gelişme konut alanı&#34;, &#34;ticaret-turizm alanı&#34;, &#34;1. derece arkeolojik sit alanı&#34; gibi kullanım kararları getirilmesine yönelik hazırlanan çevre düzeni, koruma amaçlı nazım ve koruma amaçlı uygulama imar planı değişikliklerinin onaylanmasına karar verildi.Mülkiyeti Sümer Holding AŞ, Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ (TEDAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) adına kayıtlı özelleştirme kapsamı ve programındaki İzmir&#39;in Konak ilçesi Umurbey Mahallesi&#39;ndeki taşınmazlar hakkında &#34;ticaret-turizm alanı&#34;, &#34;özel proje alanı ve yol&#34; kullanım kararı getirilmesine yönelik hazırlanan ve onaylanan uygulama imar planı değişikliğine yapılan itirazlar değerlendirilerek reddedildi.Mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı özelleştirme kapsamı ve programındaki İstanbul&#39;un Kartal ilçesi Esentepe Mahallesi&#39;ndeki taşınmaza ilişkin &#34;ticaret-konut alanı&#34;, &#34;açık spor tesisi alanı ve yol&#34; kararlarına yönelik nazım ve uygulama imar planı değişikliklerine yönelik itirazların da reddedilmesi kararlaştırıldı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 09 Aug 2026 09:31:12 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İstanbul Festivali'nde Rap ve Rock aynı gecede buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/istanbul-festivalinde-rap-ve-rock-ayni-gecede-bulustu-1519/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/istanbul-festivalinde-rap-ve-rock-ayni-gecede-bulustu-1519/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C925E1-2B42C0-6697F0-A82528-FA7918-CA8EE9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Rap müziğin güçlü anlatımıyla alternatif rock'ın yüksek enerjisini aynı programda bir araya getiren gece, iki ayrı konserle festival seyircisine geniş bir müzikal yolculuk sundu.Sagopa Kajmer'den Sözlerin Öne Çıktığı Bir KonserGecenin ilk bölümünde sahneye çıkan Sagopa Kajmer,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C925E1-2B42C0-6697F0-A82528-FA7918-CA8EE9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Rap müziğin güçlü anlatımıyla alternatif rock'ın yüksek enerjisini aynı programda bir araya getiren gece, iki ayrı konserle festival seyircisine geniş bir müzikal yolculuk sundu.Sagopa Kajmer'den Sözlerin Öne Çıktığı Bir KonserGecenin ilk bölümünde sahneye çıkan Sagopa Kajmer, kendine özgü anlatımı, karanlık tınıları ve yıllara yayılan repertuvarıyla dinleyicilerini güçlü bir atmosferin içine çekti. "Baytar", "Galiba", "Terapi", "Vasiyet", "24" gibi parçalar festival alanında hep bir ağızdan söylendi.Sanatçının ritimle sözü dengede tutan performansı ve sahnedeki sakin hakimiyeti, konser boyunca dikkati müziğin anlatısında topladı. Sagopa Kajmer, Türkçe rap'in farklı dönemlerini aynı sette buluşturan güçlü bir açılışa imza attı.maNga Enerjiyi Zirveye TaşıdıSagopa Kajmer'in ardından sahneyi devralan maNga, alternatif rock, nu metal ve hip-hop etkilerini bir araya getiren karakteristik müziğiyle gecenin temposunu yükseltti. "Bir Kadın Çizeceksin", "Cevapsız Sorular", "Beni Benimle Bırak", "Dünyanın Sonuna Doğmuşum" ve "Bitti Rüya" geniş bir dinleyici korosunun eşliğinde seslendirildi.Grubun sahne hakimiyeti, güçlü ritim bölümü ve görsel prodüksiyonla birleşince Festival Park Yenikapı büyük bir rock buluşmasına dönüştü. Rap'ten rock'a uzanan gecenin iki performansı, İstanbul Festivali'nin çok sesli programını etkileyici bir finalle tamamladı.Festival Devam Ediyorİstanbul Festivali 7 Ağustos'ta Dolu Kadehi Ters Tut ve mor ve ötesi, 8 Ağustos'ta Tiësto, 9 Ağustos'ta Semicenk ve Yıldız Tilbe, 11 Ağustos'ta Edis ve Gülşen konserleriyle devam edecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 08 Aug 2026 13:34:14 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Eli Türkoğlu'ndan hızlı yükseliş]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/eli-turkoglundan-hizli-yukselis-7189/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/eli-turkoglundan-hizli-yukselis-7189/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_48A1E8-98FA7A-40D3F0-F4D4C3-CA4B51-B87125.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yayınlandığı andan itibaren dinleyicilerin yoğun ilgisiyle karşılanan şarkı, kısa sürede dijital platformlarda da büyük ilgi görerek dikkatleri üzerine çekti.Duygusal sözleri, etkileyici melodisi ve güçlü yorumuyla öne çıkan &#34;Canın Sağ Olsun&#34;, dinleyicilerden tam not&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_48A1E8-98FA7A-40D3F0-F4D4C3-CA4B51-B87125.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yayınlandığı andan itibaren dinleyicilerin yoğun ilgisiyle karşılanan şarkı, kısa sürede dijital platformlarda da büyük ilgi görerek dikkatleri üzerine çekti.Duygusal sözleri, etkileyici melodisi ve güçlü yorumuyla öne çıkan &#34;Canın Sağ Olsun&#34;, dinleyicilerden tam not alırken, şarkının klibi de kısa sürede geniş kitlelere ulaştı.&nbsp;Yayınlandıktan sonra hızla yükselişe geçen klip, YouTube Trendler listesinde 15. sıraya yükselerek dikkatleri üzerine çekti. Klibin yükselişi hız kesmeden devam ediyor.Şarkının düzenlemesini Eli Türkoğlu üstlenirken, sözleri Emre Yüksel&#39;e,&nbsp; müziği ise Ömer Çelikay&#39;a ait..&nbsp;Yapımda ise Tek Yapım , yapımcı koltuğunda Teksin Akbal, klip yönetmenliğinde ise Emrah Tekin imzası var.Başarılı çıkışıyla adından söz ettiren &#34;Canın Sağ Olsun&#34;, dijital platformlarda ve sosyal medyada gördüğü ilgiyle yükselişini sürdürürken, Eli Türkoğlu&#39;nun kariyerinde önemli bir kilometre taşı olacak gibi görünüyor.Eli Türkoğlu'nın yeni projesi ''Canın Sağ Olsun'' Tek Yapım etiketiyle tüm dijital müzik platformlarında ve klibi Eli Türkoğlu &amp; Tek Yapım YouTube kanalında yayında.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 08 Aug 2026 13:32:20 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kocaer Çelik bilanço yapısını güçlendirmeye devam etti]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kocaer-celik-bilanco-yapisini-guclendirmeye-devam-etti-8300/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kocaer-celik-bilanco-yapisini-guclendirmeye-devam-etti-8300/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_98CC0E-7FA2FE-0A5349-EA9E0B-D62811-B7E785.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin önde gelen çelik profil üreticilerinden Kocaer Çelik ikinci çeyrek ve ilk yarı finansal sonuçlarını açıkladı. Küresel ticarette korumacılık önlemlerinin arttığı, jeopolitik risklerin yükseldiği ve savaş kaynaklı maliyet baskılarının belirginleştiği dönemde elde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_98CC0E-7FA2FE-0A5349-EA9E0B-D62811-B7E785.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin önde gelen çelik profil üreticilerinden Kocaer Çelik ikinci çeyrek ve ilk yarı finansal sonuçlarını açıkladı. Küresel ticarette korumacılık önlemlerinin arttığı, jeopolitik risklerin yükseldiği ve savaş kaynaklı maliyet baskılarının belirginleştiği dönemde elde edilen bu sonuçlar, şirketin değişen piyasa şartlarına hızla uyum sağlayabildiğini net bir şekilde gösterdi.Kârlılık Belirgin Şekilde GüçlendiKocaer Çelik, ikinci çeyrekteki güçlü performansıyla yılın ilk yarısında 11,6 milyar TL net satış geliri elde ederken, aynı dönemde düzeltilmiş FAVÖK 1,8 milyar TL ve net dönem kârı 610 milyon TL olarak gerçekleşti.&nbsp;İkinci çeyrekteki toplam satış hacmi yıllık yüzde 4,4 artarken net satışlar 6,2 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Şirket, yılın ikinci çeyreğinde 1 milyar TL düzeltilmiş FAVÖK ve 483 milyon TL net dönem kârı elde etti. Katma değerli ürünlerin payının rekor seviye olan yüzde 51'e yükselmesinin de desteğiyle düzeltilmiş FAVÖK marjı ikinci çeyrekte yüzde 16,1 ve ton başına FAVÖK 125 ABD doları seviyesine ulaştı.&nbsp; Küresel ölçekte fiyat baskısının ve maliyet artışlarının sürdüğü bir dönemde kaydedilen bu iyileşme, şirketin verimlilik odaklı üretim yaklaşımının ve katma değerli ürün stratejisinin önemli bir yansıması oldu.Yılın ilk yarısında yurt içi, yurt dışı ve ihraç kayıtlı satışları kapsayan yabancı para cinsinden satışların toplam gelirler içindeki payı yaklaşık yüzde 95 seviyesindedir.&nbsp;Güçlü Bilanço Yapısını Korumaya Devam EttiKocaer Çelik, yılın ikinci çeyreğinde küresel ölçekte yaşanan dalgalanmalara rağmen güçlü bilanço yapısını korumayı sürdürdü. Haziran ayı sonu itibarıyla net finansal borç/FAVÖK oranı 0,70 seviyesinde gerçekleşirken, düşük finansal kaldıraç yapısı korunmaya devam etti. Böylece işletme sermayesi ihtiyacının karşılanması ve yeni pazar yatırımlarının hayata geçirilmesi açısından finansal esneklik sürdürüldü.&nbsp;Küresel Baskılara Karşı Esnek Üretim Gücü Öne ÇıktıYılın ilk yarısında küresel çelik sektörü; zayıf talep, arz baskısı, artan korumacılık önlemleri, yükselen maliyetler ve jeopolitik risklerin etkisi altında kaldı. Dünya ham çelik üretimi geçen yılın aynı dönemine göre gerilemeye devam ederken, Türkiye'nin ham çelik üretiminde yüzde 8,1 artış kaydedildi. Türkiye 2025 yıl sonundaki dünyanın en büyük 7. çelik üreticisi konumunu 2026'nın ilk yarısında korudu.Orta Doğu'da şubat sonunda başlayan savaşın enerji ve navlun maliyetleri ile tedarik ve sevkiyat süreçleri üzerinde oluşturduğu baskıya, geçtiğimiz yıllardan bu yana ABD'de artan vergiler ve Avrupa pazarındaki kota düzenlemeleri de eklendi. Bu gelişmeler, küresel çelik ticaretinde maliyet ve fiyat belirsizliğinin artmasına neden oldu.Kocaer Çelik'in esnek üretim altyapısı, geniş ürün portföyü ve farklı pazarlara erişim kabiliyeti sayesinde çeşitli coğrafya ve sektörlerden gelen siparişler dengeli biçimde yönetildi. Değişen talep koşullarına göre üretim planlamalarının hızlı biçimde uyarlanabilmesi de satış hacmindeki artışta etkili oldu.Katma Değerli Ürünlerin Payı İkinci Çeyrekte Yüzde 51, Yılın İlk Yarısında Yüzde 49'a UlaştıKocaer Çelik'in katma değerli üretime dayalı büyüme stratejisi, yılın ilk yarısında ürün karmasına olumlu yansıdı. Katma değerli ürünlerin toplam satış hacmi içindeki payı yılın ikinci çeyreğinde rekor seviye olan yüzde 51'e yükselirken, yılın ilk altı ayındaki oran yüzde 49'a ulaştı.Enerji nakil hatları, güneş enerjisi altyapıları, çelik yapılar ve madencilik gibi mühendislik kabiliyeti ve özel üretim gerektiren sektörlere yönelik ürünlerin satışlardaki ağırlığı arttı. Bu ürünlerin sağladığı yüksek marj, ikinci çeyrekte gözlenen FAVÖK marjı iyileşmesinin ve ton başına FAVÖK artışının temel destekleyicilerinden biri oldu.ABD Satışları İkinci Çeyrekte Yeniden BaşladıKocaer Çelik'in tarifeler öncesinde güçlü bir konuma sahip olduğu ABD pazarındaki satışları, geçtiğimiz yıl haziran ayında ABD'nin tüm dünyaya uygulamış olduğu ithal çelik ürünlerine yönelik korumacılık önlemlerinin artmasının ardından kesintiye uğramıştı. Değişen piyasa koşulları doğrultusunda yürütülen çalışmalar sonucunda ABD'ye yönelik satışlar yılın ikinci çeyreğinde yeniden başladı.Global rekabet gücünün artırılması, müşteri taleplerinin daha yakından izlenmesi, teklif ve sipariş süreçlerinin hızlandırılması, müşterilerle doğrudan temasın güçlendirilmesi ve pazardaki gelişmelere daha hızlı karşılık verilmesi amacıyla Kocaer Çelik'in hâkim ortak olarak yer alacağı ABD merkezli yeni bir şirket kurulmasına karar verildi.&nbsp;&nbsp;Hakan Kocaer: "Zorlu Koşullara Rağmen Kârlı Büyümemizi Sürdürdük"Kocaer Çelik Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Kocaer, sonuçlara ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:"Yılın ikinci çeyreği; jeopolitik risklerin, ticaret engellerinin ve maliyet baskılarının küresel çelik sektörünü zorlamaya devam ettiği bir dönem oldu. Bu koşullar altında satış hacmimizin artması, FAVÖK marjımızın yükselmesi, katma değerli ürünlerin payının rekor seviyeye ulaşması, ikinci çeyreğin şirketimiz için güçlü bir çeyrek olduğunu net bir biçimde ortaya koymuştur.ABD, uzun vadeli büyüme potansiyeline inandığımız stratejik pazarlarımızdan biri. Tarifelerin ardından kesintiye uğrayan satışlarımızın yeniden başlamasını önemli bir gelişme olarak görüyoruz. Bu pazardaki büyümenin kalıcı hale gelmesi için müşterilerimize daha yakın olmamız ve ticari süreçleri yerinde yönetmemiz gerekiyor. Bu nedenle ABD merkezli yeni bir yapılanmaya gitmek yönünde karar aldık.Yeni yapıyla müşteri ilişkilerimizi geliştirmeyi, doğrudan satış kanallarımızı genişletmeyi ve pazardaki fırsatlara daha hızlı karşılık vermeyi amaçlıyoruz. Bu adımı yurt dışı dağıtım kanallarımızı güçlendirmeye yönelik uzun vadeli stratejimizin bir parçası olarak görüyoruz.Yılın geri kalanında, hacim artışını, kârlılık ve sermaye disipliniyle birlikte yöneteceğiz. Katma değerli ürünlere odaklanarak coğrafi çeşitliliğimizi de geliştireceğiz. Güçlü bilanço yapımızın sağladığı imkânlarla organik ve inorganik büyüme fırsatlarını değerlendirmeyi sürdüreceğiz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 07 Aug 2026 16:36:43 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İstanbul'da '5 dakikada yaşam' modeli]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/istanbulda-5-dakikada-yasam-basliyor-2165/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/istanbulda-5-dakikada-yasam-basliyor-2165/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_716663-5C7B17-83045B-6222DB-71086E-50CEA8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />20 yıl önce Nişantaşı&#39;nda doğmuş alışveriş ve yaşam stili markası City&#39;s, Türkiye&#39;nin global ölçekli ilk &#39;residence&#39; markası olmaya hazırlanıyor. Avrupa&#39;nın sayılı karma yaşam projelerinden olan ve Eylül-Ekim 2026&#39;da satışa çıkması beklenen City&#39;s&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_716663-5C7B17-83045B-6222DB-71086E-50CEA8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />20 yıl önce Nişantaşı&#39;nda doğmuş alışveriş ve yaşam stili markası City&#39;s, Türkiye&#39;nin global ölçekli ilk &#39;residence&#39; markası olmaya hazırlanıyor. Avrupa&#39;nın sayılı karma yaşam projelerinden olan ve Eylül-Ekim 2026&#39;da satışa çıkması beklenen City&#39;s Residences, Türkiye&#39;nin finansal kalbi olan İstanbul Finans Merkezi&#39;nin (İFM) hemen yanında konumlanıyor.Projenin &#39;butik şehir&#39; anlayışı ile tasarlandığını belirten City&#39;s Residences&#39;ın iç mimarı Mustafa Toner, &#34;Global bir marka olmanın şartı, insanın yaşam kalitesine somut ve ölçülebilir bir katkı sağlamak. Geleneksel şehir yaşamında ev, iş, sosyal alanlar ve doğa birbirinden uzak. City&#39;s Residences, her ihtiyacın yürüme mesafesinde olduğu bütünsel bir butik şehir&#39; olacak&#34; dedi.Yaklaşık 500 bin metrekare inşaat alanına sahip projede; 1.450 konutun yanı sıra 4.500 kişilik ofis kampüsü, 500 yatak kapasiteli yeni nesil hotel, 14 bin metrekarelik City&#39;s PSM (Kültür-Sanat Merkezi), 6 bin metrekareye yayılan spor ve etkinlik alanlarıylaCity&#39;s Members Club, 1.000 metrekarelik City&#39;s lounge ve sosyal alanlar yer alacak.Evden ofise 2 dakikaProje fonksiyonları arasındaki mesafeleri somutlaştıran Toner, şunları kaydetti: &#34;City&#39;s Residences&#39;ta evinizden ofisinize 2 dakikada, dünya markalarına ev sahipliği yapan City&#39;s İstanbul AVM&#39;ye 3 dakikada, Kuzey Ormanları&#39;ndan ilham alan 50 bin metrekarelik City&#39;s Park&#39;a 4 dakikada ulaşabiliyorsunuz. Proje trafiğin hayatımızdan çaldığı zamanı, sevdiklerinize ve kendinize ayırabileceğiniz kaliteli anlara dönüştürüyor. Bu, ciddi bir ekonomik ve psikolojik verimlilik modeli.&#34;Günde en az 3 saat zaman tasarrufuProjenin DNA&#39;sı olarak ifade edilen &#39;5 dakikada yaşam&#39; felsefesine dikkat çeken Toner, &#34;Yaşamınıza değer katan her şeyin yürüme mesafesinde yer alması, üstelik bu konforu şehrin merkezinde yaşayabilmek benzersiz bir özellik. City&#39;s Residences &#39;5 dakikada yaşam&#39; modeliyle, sakinlerine günde en az 3 saat zaman tasarrufu sağlıyor. Bu da yılda yüzlerce saatin yolda ve trafikte değil; aileyle, arkadaşlarla geçirilebileceği ya da hobilere ayrılabileceği anlamına geliyor. Modern metropol insanı için en büyük lüks, trafikte geçmeyen saatler, sevdikleriyle paylaşılan anlar ve dingin bir zihin&#34; ifadelerini kullandı.&#39;5 Dakikada Yaşam&#39; modeli ve &#39;City&#39;s Living&#39; felsefesiyle tasarlanan proje, Bağdat Caddesi&#39;nin Avrupa&#39;ya bağlandığı aksta, E-5 ile TEM&#39;in kesiştiği noktada yer alıyor. Projenin bahçesindeki metro bağlantısıyla hem havalimanına hem de Avrupa Yakası&#39;nın tamamına erişim sağlanıyor. City&#39;s Residences&#39;ın çevresinde pek çok eğitim kurumu ve sağlık merkezi de bulunuyor.1+1&#39;den 5,5+1&#39;e residence seçenekleriDünya metropollerindeki simge yapılarla yarışabilecek, estetik ve fonksiyonu en üst seviyede buluşturan bir yaşam ortaya koyduklarını söyleyen Toner, tasarımda yıllar geçtikçe değerlenen &#39;zamansızlık&#39; ilkesini benimsediklerini belirtti. Cephedeki asil duruş, kullanılan doğal malzemeler ve ışık oyunları, bu karma yaşam projesinin İstanbul için bir prestij sembolü olmasını sağlıyor. Projede 1+1&#39;den 5,5+1&#39;e uzanan residence seçenekleri yer alıyor. Residence&#39;lar geniş camları ve yüksek tavanları ile gün ışığını içeri alan bir tasarıma sahip. Bloklara doğrudan bağlanan otoparklar, her yapıya özel tasarlanan lobiler ve hemen erişilebilen sosyal donatılar, City&#39;s Residences&#39;ın yaşam konforunu destekliyor.City&#39;s Residences, JustWork Ofis Kampüsü, JustAcademy, JustStay ve JustEvent gibi markaların entegrasyonuyla çok yönlü bir yaşam merkezi haline geliyor. City&#39;s İstanbul AVM de projeyle beraber genişliyor. Pek çok dünya markası karma yaşama dahil oluyor. Proje ayrıca İstanbul&#39;a dünyanın en büyük ve teknolojik olarak ileri Performans Sanatları Merkezleri&#39;nden birini kazandırıyor.&#39;Huzur mühendisliği' ile güvenlikProjedeki iç mimari tasarım anlayışını da anlatan Toner, &#34;City&#39;s Residences ile hedefimiz, sadece İstanbul&#39;da değil, New York ve Londra gibi metropollerdeki lüks konut standartlarıyla rekabet edebilecek, hatta bu standartları yukarı taşıyacak bir marka DNA&#39;sı oluşturmaktı. Gösterişten uzak ancak her detayında yüksek kaliteyi, asaleti ve sürdürülebilirliği hissettiren; rafine bir tasarım anlayışı benimsedik&#34; dedi.Toner, projenin tasarım gustosuna ilave olarak &#39;huzur mühendisliği&#39; anlayışıyla uluslararası standartlarda güvenlik sunduğunu vurguladı. Deprem ve çevresel faktörlere karşı &#39;sıfır hata&#39; prensibiyle tasarlanan binalar, sakinlerine tam bir huzur ve güvenlik vadediyor. İleri teknoloji altyapısı, enerji verimli sistemler, IoT ve yapay zekâ destekli bina yönetimi ile sürdürülebilir ve ekolojik yaşam modeli sağlanıyor.5 dakikalık konfor çemberiCity&#39;s Living&#39;in hayatı kolaylaştıracağını verdiği zaman matematiğini örneklerle açıklayan Toner, şu değerlendirmede bulundu: &#34;Örneğin 2 dakikada iş ve zindelik diyebiliriz. Kahvenizi evinizde içip sadece birkaç dakika içinde ofisinize ulaşabilir ya dagünün yorgunluğunu City&#39;s Members Club&#39;ın ayrıcalıklı dünyasında atabilirsiniz. Aynı şekilde 3 dakikada moda ve sanata ulaşabilirsiniz. Dünyanın önde gelen markaları, gurme lezzetler ve kültür-sanat etkinlikleri, evinizden sadece 3 dakika yürüyüş mesafesinde sizi karşılıyor. 4-5 dakikada kentle tam entegrasyon sağlarsınız. Şehir merkezine bağlanan metro ağı, prestijli eğitim kurumları ve sağlık merkezleri, 5 dakikalık konfor çemberinizin içinde yer alıyor.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 07 Aug 2026 12:53:46 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ercan Arda'dan yeni tekli...]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ercan-ardadan-yeni-tekli-338/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ercan-ardadan-yeni-tekli-338/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_28FACA-16946B-732532-65C1BE-9D0073-1350E9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yapımcılığını Şerif Kayran, aranjörlüğünü Süleyman Kıran&#39;ın üstlendiği tekli Şerif Kayran prodüksiyon etiketiyle YouTube ve dijital platformlardaki yerini aldı.Aslen Diyarbakır &#39;lı olan Arda, &#34;Değerli hemşehrim Mahsun Kırmızıgül &#39;ün dillere pelesenk olan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_28FACA-16946B-732532-65C1BE-9D0073-1350E9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yapımcılığını Şerif Kayran, aranjörlüğünü Süleyman Kıran&#39;ın üstlendiği tekli Şerif Kayran prodüksiyon etiketiyle YouTube ve dijital platformlardaki yerini aldı.Aslen Diyarbakır &#39;lı olan Arda, &#34;Değerli hemşehrim Mahsun Kırmızıgül &#39;ün dillere pelesenk olan bu şarkısını seslendirmek benim için büyük bir mutluluk. Bu yeni çalışmamda emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler&#34; diyerek memnuniyetini dile getiriyor.Ercan Arda, &#39;Bu sevda bitmez&#39; adlı yeni şarkısını yönetmenliğini Feyzullah Yıldırım &#39;ın yaptığı kliple taçlandırdı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 07 Aug 2026 11:40:26 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sigaraya yeni zam geldi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sigaraya-yeni-zam-geldi-3285/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sigaraya-yeni-zam-geldi-3285/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_625AB5-EB8692-3D0B59-33635A-338EBA-26D4A3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sigara fiyatlarına yönelik zamlar sürüyor.Tekel Bayileri Yardımlaşma Derneği (TBYD) Başkanı Erol Dündar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, British American Tobacco (BAT) sigara grubundaki ürünlere zam yapıldığını duyurdu.En ucuz sigara 115 TL, en pahalısı 130 TLPaylaşılan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_625AB5-EB8692-3D0B59-33635A-338EBA-26D4A3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sigara fiyatlarına yönelik zamlar sürüyor.Tekel Bayileri Yardımlaşma Derneği (TBYD) Başkanı Erol Dündar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, British American Tobacco (BAT) sigara grubundaki ürünlere zam yapıldığını duyurdu.En ucuz sigara 115 TL, en pahalısı 130 TLPaylaşılan yeni fiyat listesine göre, zam sonrası BAT sigara grubunda yer alan ürünlerin fiyatları güncellendi.Buna göre, gruptaki en düşük sigara fiyatı 115 TL, en yüksek sigara fiyatı ise 130 TL olarak belirlendi. Yeni fiyatların 7 Ağustos itibarıyla geçerli olacağı bildirildi.Sigara zamları devam ediyorÖte yandan, son günlerde farklı sigara gruplarında da fiyat artışları yaşandı.Yapılan zamların ardından piyasadaki en yüksek sigara paket fiyatı 140 TL seviyesine ulaştı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 07 Aug 2026 08:50:43 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Barışın ekonomik getirisi yüksek]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/barisin-ekonomik-getirisi-yuksek-6189/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/barisin-ekonomik-getirisi-yuksek-6189/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F1BD19-57A70C-9F8439-DF89DC-45ACBE-4930B7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mustafa DENİZTürkiye'de uzun yıllardır ekonominin üzerinde görünmeyen bir maliyet oluşturan terör sorununun etkilerinin azalmasına yönelik atılan adımlar, sadece toplumsal barış açısından değil, ekonomik kalkınma bakımından da kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor. Özellikle&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F1BD19-57A70C-9F8439-DF89DC-45ACBE-4930B7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mustafa DENİZTürkiye'de uzun yıllardır ekonominin üzerinde görünmeyen bir maliyet oluşturan terör sorununun etkilerinin azalmasına yönelik atılan adımlar, sadece toplumsal barış açısından değil, ekonomik kalkınma bakımından da kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde güvenlik algısındaki iyileşmenin yatırım iştahını artırabileceği belirtiliyor.Uzmanlara göre "Terörsüz Türkiye" hedefi, kamu kaynaklarının güvenlik harcamalarından üretim, altyapı ve sosyal kalkınma alanlarına daha fazla yönlendirilmesine imkân sağlayabilir. Bu durumun orta vadede bölgesel gelir farklarını azaltıcı etkiler oluşturabileceği ifade ediliyor.Yatırımcıların beklediği unsur: ÖngörülebilirlikBölge ekonomisinin en önemli sorunlarından biri olarak gösterilen güvenlik kaynaklı belirsizlikler, uzun vadeli yatırım kararlarını sınırlıyordu. Organize sanayi bölgeleri, tekstil üretimi, gıda işleme, madencilik ve yenilenebilir enerji yatırımları açısından önemli potansiyel taşıyan illerde, huzur ortamının kalıcı hale gelmesiyle birlikte yeni yatırım dalgasının başlayabileceği değerlendiriliyor.Ekonomi çevreleri özellikle Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Batman, Siirt ve Van hattında üretim kapasitesinin artmasının hem iç pazara hem de Orta Doğu'ya yönelik ihracata katkı sağlayabileceğini belirtiyor.Sınır ticaretinde yeni dönemIrak ve Suriye'ye açılan sınır kapıları üzerinden yürüyen ticaretin, güvenlik koşullarındaki iyileşmeyle birlikte daha düzenli ve yüksek hacimli hale gelmesi bekleniyor. Habur başta olmak üzere bölgedeki lojistik koridorlarının güçlenmesi, taşımacılık maliyetlerini düşürerek ihracatçı firmaların rekabet gücünü artırabilir.Lojistik şirketleri, kara yolu taşımacılığındaki risk priminin azalmasının navlun fiyatlarına olumlu yansıyabileceğini ve Türkiye'nin Orta Doğu ticaretindeki merkez rolünü güçlendirebileceğini vurguluyor.Turizm potansiyeli yeniden gündemdeMardin'in tarihi dokusu, Diyarbakır Surları, Hasankeyf, Nemrut ve bölgedeki inanç turizmi merkezleri uzun süredir önemli bir turizm potansiyeli taşıyor. Güvenlik algısının güçlenmesi halinde yerli turistin yanı sıra yabancı ziyaretçi sayısında da artış yaşanabileceği belirtiliyor.Turizm sektör temsilcileri, konaklama yatırımları, restoran işletmeleri ve kültürel etkinliklerin bölgesel ekonomiye yüksek katma değer sağlayacağını ifade ediyor.Genç nüfus için istihdam fırsatıDoğu ve Güneydoğu Anadolu'nun en önemli avantajlarından biri genç ve dinamik nüfus yapısı. Ancak işsizlik oranlarının yüksek seyretmesi, göçü hızlandıran temel unsurlar arasında yer alıyor. Üretim ve hizmet sektörlerinde oluşacak yeni yatırımların genç nüfusa istihdam sağlayarak sosyal refahı artırabileceği değerlendiriliyor.Özellikle tekstil, çağrı merkezi hizmetleri, yazılım destek operasyonları ve tarıma dayalı sanayi alanlarında bölgenin önemli bir iş gücü merkezi olabileceği belirtiliyor.Enerji ve altyapı projeleri hız kazanabilirBölge; güneş enerjisi, hidroelektrik, petrol ve doğal gaz hatları açısından stratejik bir konumda bulunuyor. Güvenlik risklerinin azalması, enerji iletim hatları ve yenilenebilir enerji santrallerine yönelik yatırımların finansmanını kolaylaştırabilir.Uzmanlar, enerji projelerinin hızlanmasının sadece bölge ekonomisine değil, Türkiye'nin enerji arz güvenliğine de katkı sağlayacağını vurguluyor.Ekonomistler, terörün doğrudan verdiği zararın yanı sıra yatırım kaybı, göç, üretim düşüşü ve finansman maliyetleri üzerinden dolaylı olarak çok daha büyük bir ekonomik yük oluşturduğuna dikkat çekiyor. Kalıcı huzur ortamının sağlanması halinde bölgenin tarım, sanayi, turizm ve lojistikte eş zamanlı büyüme potansiyeline sahip olduğu ifade ediliyor.Yapılan değerlendirmelerde, güvenlik riskinin azalmasının Türkiye'nin ülke risk primine de olumlu katkı verebileceği, bunun da yabancı sermaye girişlerini destekleyebileceği belirtiliyor.Sonuç: Bölgesel kalkınma için tarihi fırsat"Terörsüz Türkiye" süreci, sadece güvenlik politikalarının değil, ekonomik dönüşüm stratejisinin de önemli bir parçası olarak görülüyor. Huzur ortamının kalıcı hale gelmesi durumunda Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun uzun yıllardır kullanılamayan potansiyelini harekete geçirerek üretim, ihracat, turizm ve istihdamda Türkiye'nin yeni büyüme merkezlerinden biri haline gelmesi bekleniyor.Ekonomi dünyasının ortak görüşü ise net: Silahların sustuğu yerde yatırım konuşur; yatırımın konuştuğu yerde ise refah büyür.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 07 Aug 2026 02:46:40 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Müzik dünyasında çok konuşulacak sürpriz iş birliği]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/muzik-dunyasinda-cok-konusulacak-surpriz-is-birligi-419/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/muzik-dunyasinda-cok-konusulacak-surpriz-is-birligi-419/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_11A687-D84CB0-A0DD2B-533F70-9E1BBE-013414.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Üç ismi aynı şarkıda buluşturan çalışma, Sony Music Türkiye &amp; Fam Music ortaklığıyla tüm dijital platformlardaki yerini alıyor.Ayşe Hatun Önal&#39;ın uzun süredir beklenen dönüşüne eşlik eden &#34;Çıktı Yangınlar&#34;, üç farklı müzikal yaklaşımı tek potada buluşturan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_11A687-D84CB0-A0DD2B-533F70-9E1BBE-013414.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Üç ismi aynı şarkıda buluşturan çalışma, Sony Music Türkiye &amp; Fam Music ortaklığıyla tüm dijital platformlardaki yerini alıyor.Ayşe Hatun Önal&#39;ın uzun süredir beklenen dönüşüne eşlik eden &#34;Çıktı Yangınlar&#34;, üç farklı müzikal yaklaşımı tek potada buluşturan güçlü bir proje olarak öne çıkıyor.Şarkının sözleri Çodur&#39;a, bestesi Çodur ve Ozan Bayraşa&#39;ya ait. Düzenlemesini Ozan Bayraşa&#39;nın üstlendiği tekli; enerjik ritmi, modern altyapısı ve akılda kalan sözleriyle dikkat çekiyor.TUVALDE BOYALARA BULANAN BİR ANLATI SANATSAL VE MİNİMAL BİR STÜDYO KLİBİ!Şarkının görsel dünyası ise sade ama derinliği olan niş bir estetik anlayışıyla kurgulandı. Fam Studio'da 12 saatte tamamlanan klibin yönetmen koltuğunda Elif Demiralp otururken, görüntü yönetmenliğini Veli Kuzlu üstlendi.Fonda tuvallerin ve plastik sanat dokunuşlarının yer aldığı klipte, Ayşe Hatun Önal ve Mert Çodur'un yakaladığı güçlü senkronlara, Türkiye'nin en önemli koreograflarından Tuğçe Tuna'nın imzasını taşıyan hareket tasarımı eşlik ediyor.Mimar Sinan birincisi dansçı Diren Ezgi Yıldızkan'ın, performans ilerledikçe boyalara bulanarak tuvallerle bütünleştiği solo dansı ise klibin sanatsal omurgasını oluşturuyor. Sadeliğin içindeki bu soyut ve güçlü görsel dil, &#34;Çıktı Yangınlar&#34;ı klasik stüdyo kliplerinden ayırarak özgün bir yere konumlandırıyor.&#34;Çıktı Yangınlar&#34;, 7 Ağustos itibarıyla tüm dijital platformlarda ve video klibiyle yayında!]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 06 Aug 2026 12:42:45 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İşveren markasının geleceğini şekillendiren akademi 16. kez başlıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/isveren-markasinin-gelecegini-sekillendiren-akademi-16-kez-basliyor-6722/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/isveren-markasinin-gelecegini-sekillendiren-akademi-16-kez-basliyor-6722/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C50FC8-2D7877-154C14-8F9576-15679D-5223CE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyanın 60&#39;tan fazla ülkesinde faaliyet gösteren Universum Global tarafından her yıl düzenlenen ve Türkiye&#39;de işveren markası alanının en kapsamlı gelişim programlarından biri olarak öne çıkan Universum Global İşveren Markası Akademisi, bu yıl 16. kez katılımcılarla&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C50FC8-2D7877-154C14-8F9576-15679D-5223CE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyanın 60&#39;tan fazla ülkesinde faaliyet gösteren Universum Global tarafından her yıl düzenlenen ve Türkiye&#39;de işveren markası alanının en kapsamlı gelişim programlarından biri olarak öne çıkan Universum Global İşveren Markası Akademisi, bu yıl 16. kez katılımcılarla buluşuyor.İşveren markası alanında uluslararası standartlarda bilgi ve uygulama deneyimi sunan akademi, 18 Eylül 2026 tarihinde Evrim Kuran liderliğinde başlayacak. Toplam 10 hafta sürecek program sonunda katılımcılar, dünya çapında geçerliliğe sahip Universum Global İşveren Markası Akademisi Sertifikası almaya hak kazanacak.Akademinin liderliğini, Evrim Kuran Danışmanlık Kurucusu ve Universum Türkiye Lideri Evrim Kuran üstleniyor. Program, Evrim Kuran&#39;ın açılış oturumuyla başlayacak; süreç boyunca yine Evrim Kuran liderliğinde gerçekleştirilecek webinar ile devam edecek ve kapanış oturumu ile tamamlanacak.Katılımcılar, eğitim süresi boyunca Universum İşveren Markası Akademisi Kütüphanesi üzerinden program materyallerine diledikleri zaman erişebilecek. Akademi kapsamında dünyanın en iyi işveren markası uygulamaları, güncel araştırmalar, vaka analizleri, makaleler ve Universum Global tarafından hazırlanan zengin video içerikleri katılımcılarla buluşturulacak.Haftalık ortalama 4-5 saatlik çalışma temposuyla tamamlanabilecek program sonunda katılımcılar, seçtikleri modül kapsamında hazırlayacakları projelerini Evrim Kuran ve akademinin akredite ekibine sunacak. Değerlendirme sürecinin ardından katılımcılar ayrıntılı geri bildirim alırken, başarılı olanlar uluslararası geçerliliğe sahip Universum Global İşveren Markası Akademisi Sertifikası ile birlikte Universum&#39;un uluslararası mezun ağına katılma hakkı elde edecek.Bugüne kadar denetim, hızlı tüketim, teknoloji, otomotiv, bankacılık, enerji, savunma sanayi, ilaç, e-ticaret, perakende başta olmak üzere 700&#39;den fazla farklı şirketten 1.000&#39;in üzerinde profesyonel akademiden mezun oldu. Kurumsal ve bireysel katılımcılara açık olan program, işveren markası alanında derinlemesine uzmanlaşmak isteyen insan kaynakları profesyonellerinin yanı sıra kurumsal iletişim, pazarlama ve liderlik alanlarında çalışan profesyonellere de uluslararası perspektif kazandırmayı hedefliyor.Universum Global İşveren Markası Akademisi&#39;nin son kayıt tarihi 17 Eylül 2026.Program hakkında detaylı bilgi ve kayıt için info@evrimkuran.com adresi üzerinden iletişime geçilebilir.UNIVERSUM GLOBAL İŞVEREN MARKASI AKADEMİSİ MEZUN DENEYİMLERİEzgi Engindeniz, İşveren Markası Uzmanı &amp; Well-Being Temsilcisi, Mercedes-Benz Türk&#34;Hem teorik bilgileri hem de uygulamaya dönük stratejileri öğrendim. Programın global bakış açısı, benim için en değerli katkılardan biriydi. Aday deneyimi, çalışan bağlılığı, marka konumlandırması ve ölçümleme gibi konularda bilgilenmenin yanı sıra, farklı sektörlerden katılımcıların görüşlerini dinleyerek işveren markasına çok yönlü bakma fırsatı buldum.&#34;Didem Altınbilek, Softtech Akademi Müdürü, Softtech&#34;İlgi duyduğum ve hep merak ettiğim işveren markası konusunda sayenizde çok şey öğrendim. Sağladığınız zengin kaynaklar, en iyi uygulama örnekleri, katılımcı arkadaşlarımla birbirimizden öğrendiğimiz seanslar için sonsuz teşekkürler. İşveren markası denince ilk akla gelen isim olan Sevgili Evrim Kuran ve değerli ekibiyle bir arada olmak çok keyifli ve ilham vericiydi. Bu konuya merakı olan herkese İşveren Markası Akademisi&#39;ni öneririm.&#34;Can Avcı, Küresel İşveren Markası Kıdemli Yöneticisi, Gebr. Heinemann&#34;Akademide güncel ve ilham verici kaynaklarla beslendim. Bildiklerimi güçlendirdim, bilmediğim konularda ise kendime yeni keşif alanları yaratabildim. Bu sayede işveren markasına dair daha sağlam bir düşünce yapısı ve yaklaşım geliştirmeyi de başardım. İşveren markasına tutku duyan her profesyonelin akademide yer almasını öneririm.&#34;Ümit Evren Demirer, Deniz Akademi Eğitim Gelişim Teknolojileri ve İşveren Markası Bölüm Müdürü, DenizBank&#34;Modüler eğitim yapısı, güncel ve çeşitli içerikler konuları derinlemesine inceleme fırsatı sundu. Güncel araştırmalar ve raporları, veriyi uygulamayla birleştirmemi sağladı. İşveren Markası Akademisi sadece teoriye dayalı değil aynı zamanda uygulamaya yönelik farklı bakış açıları da kazandırdı.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 06 Aug 2026 12:38:28 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Orman yangınları iş dünyasının risk haritasını değiştiriyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/orman-yanginlari-is-dunyasinin-risk-haritasini-degistiriyor-8416/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/orman-yanginlari-is-dunyasinin-risk-haritasini-degistiriyor-8416/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_779F3D-DAF748-07F093-0EC882-6EAD8B-36752C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa'da ve Türkiye'de yaşanan son orman yangınları, orman yangınlarının yalnızca mevsimsel bir doğal afet değil, işletmeler ve kritik altyapılar açısından stratejik bir dayanıklılık sorunu haline geldiğini ortaya koyuyor. Artan sıcaklıklar, uzun süren kuraklıklar ve değişen&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_779F3D-DAF748-07F093-0EC882-6EAD8B-36752C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa'da ve Türkiye'de yaşanan son orman yangınları, orman yangınlarının yalnızca mevsimsel bir doğal afet değil, işletmeler ve kritik altyapılar açısından stratejik bir dayanıklılık sorunu haline geldiğini ortaya koyuyor. Artan sıcaklıklar, uzun süren kuraklıklar ve değişen yangın koşulları, Avrupa genelinde orman yangını riskini artırırken, işletmeler açısından fiziksel hasarın ötesine geçen yeni riskleri de beraberinde getiriyor. Dünyanın lider sigorta brokeri ve risk danışmanı Marsh, değişen risk ortamında sigortanın tek başına yeterli olmadığını, hazırlık ve dayanıklılığın işletmeler açısından belirleyici hale geldiğine dikkat çekiyor.&nbsp;Fiziksel hasarın ötesinde operasyonel hasarlar öne çıkıyorOrman yangınlarından kaynaklanan hasarlar yalnızca maddi hasarla sınırlı kalmıyor. Tahliyelerden etkilenen işletmeler, operasyonel aksaklıklar, tesislerin kapanması ve tedarik zincirinde yaşanan kesintiler gibi finansal sonuçlar doğurabilecek önemli etkilerle karşı karşıya kalıyor. Tahliye emirleri, duman veya bölgeye erişim kısıtlamaları nedeniyle yaşanan iş kesintileri, fiziksel hasarın sınırlı olduğu ya da hiç oluşmadığı durumlarda bile önemli finansal hasarlara yol açabiliyor.Bu durum, Güney Avrupa genelindeki tabloyu da yansıtıyor. Yunanistan&#39;da son yıllardaki en büyük orman yangınları, bazı oteller ve küçük işletmeleri etkilerken, sanayi tesislerinin özel sanayi bölgelerinde yer alması nedeniyle bu yangınlardan genel olarak daha az etkilendi.Ekonomik kayıplarla sigorta hasarları arasındaki fark büyüyorYangınlarla ilgili toplam hasarları güvenli şekilde tahmin etmek için henüz erken olsa da mevcut veriler, Avrupa&#39;daki orman yangını koruma açığını ortaya koyuyor. İspanya&#39;nın 2025 orman yangını sezonunda yaklaşık 5 milyar euro ekonomik hasar oluşurken, bunun sadece 1 milyar eurodan daha azı sigorta kapsamında karşılandı. Bu durum ekonomik hasarlarla sigorta tarafından karşılanan hasarlar arasındaki farkın büyüdüğünü ortaya koyarken, şirketlerin etkili risk transferini dayanıklılık, uyum sağlama ve iş sürekliliğine yönelik yatırımlarla birlikte ele almasının önemini bir kez daha vurguluyor.Hazırlık ve risk yönetimi, sigorta süreçlerini şekillendiriyorİlk göstergeler; güçlü acil durum planlarına, iş sürekliliği eylemlerine ve önleyici uygulamalara sahip kuruluşların hasarları azaltma ve faaliyetlerini sürdürme konusunda daha iyi durumda olduğunu gösteriyor. Riskler değiştikçe, olay öncesinde dayanıklılık oluşturmak, olay sonrasındaki toparlanma kadar önemli hale geliyor.Bu süreçte sigortacılar da orman yangını riskini daha iyi anlamak amacıyla daha detaylı risk verilerinden, uydu görüntülerinden ve giderek gelişen felaket risk modellemelerinden yararlanıyor. Güçlü risk yönetimi, varlık dayanıklılığı ve hazırlık düzeyini ortaya koyabilen kuruluşlar ise sigorta piyasasında daha avantajlı bir konumda yer alıyor.Sigorta artık daha geniş kapsamlı bir dayanıklılık stratejisinin parçasıGeleneksel sabit kıymet sigortası, risklerin transfer edilmesinde önemli bir araç olmaya devam ediyor. Bununla birlikte şirketler, sigortayı gelişmiş risk değerlendirmeleri, iklim analizleri, uyum önlemleri ve uygun olduğu durumlarda parametrik sigorta gibi alternatif risk transfer çözümleriyle destekliyor. Orman yangını riskinin arttığı bölgelerde şirketlerin hem doğrudan hem de dolaylı risklerini değerlendirmesi; bitki örtüsü yönetimi, varlıkların korunması, iş sürekliliği planlaması ve acil durum müdahale kapasitesini güçlendirmesi önem taşıyor.Marsh ayrıca müşterileriyle yakın iş birliği içinde çalışarak değişen riskleri anlamalarına, olası sigorta etkilerini değerlendirmelerine, uygun durumlarda hasar süreçlerini desteklemelerine ve giderek daha karmaşık hale gelen iklim kaynaklı risklere karşı uzun vadeli dayanıklılıklarını güçlendirmelerine yardımcı oluyor.Orman Yangınlarını Sadece Mevsimsel Bir Sabit Kıymet Riski Olarak Görmekten VazgeçmeliyizOrman yangınlarının artık sadece mevsimsel bir sabit kıymet riski olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizen Marsh Risk Türkiye CEO'su Yeşim Aksüt, Avrupa'daki ve ülkemizdeki yangınlar; giderek operasyonlar, tedarik zincirleri, altyapı ve uzun vadeli dayanıklılık üzerinde etkileri olan stratejik bir iş riski haline geliyor. Hazırlıklı olmak önemli bir fark yaratan unsur haline geliyor. İklim analizine, risk değerlendirmesine, iş sürekliliği planlamasına, bitki örtüsü yönetimine ve uygulamaya yönelik uyum önlemlerine yatırım yapan kuruluşlar hem operasyonel aksaklıkları hem de finansal kayıpları azaltmak için daha avantajlı durumda oluyor. Sigorta şirketleri de giderek daha bilinçli sigortalama kararlarıyla güçlü risk kalitesini fark ediyor ve ödüllendiriyor. Bu durum fiyatlandırmanın dışında, aynı zamanda teminat şartlarında ve sunulan kapasitede de kendini gösteriyor" dedi.&nbsp;Önleme, Uyum Sağlama ve Dayanıklılığa Yatırım Yapmak GerekiyorOrman yangınlarına karşı dayanıklılık oluşturabilmek için iş birliğinin şart olduğunu belirten Aksüt, "Devletler, işletmeler, sigorta şirketleri, reasürans şirketleri ve sermaye sağlayıcılarının daha iyi veri paylaşımı, dayanıklı altyapı, yenilikçi finansman ve risk yönetiminde koordineli yaklaşımlar yoluyla üstleneceği bir rol var. İklim riskleri değişip geliştikçe dayanıklılık, daha iyi bilimsel çalışmaların, daha iyi analizlerin ve daha güçlü iş birliklerinin bir araya getirilmesine bağlı olacak. Avrupa&#39;nın orman yangını koruma açığını kapatmak risk transferinin ötesinde; aynı zamanda önleme, uyum sağlama ve dayanıklılığa yapılan yatırımlarda da ilerleme gerektirecek" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 06 Aug 2026 12:08:48 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Yeni bir bilinç geliştirmek zorundayız"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yeni-bir-bilinc-gelistirmek-zorundayiz-8704/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yeni-bir-bilinc-gelistirmek-zorundayiz-8704/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B369DB-09730A-E1D470-A802EB-A014E0-607949.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bakü Azerbaycan Diplomasi Merkezi geçtiğimiz günlerde önemli bir foruma ev sahipliği yaptı. Başkent Bakü'de düzenlenen Genç Liderler ve Diplomatlar Yetiştirme Uluslararası Forumu dünyanın dört bir yanından kamu yönetimi, diplomasi, uluslararası ilişkiler ve liderlik alanlarında&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B369DB-09730A-E1D470-A802EB-A014E0-607949.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bakü Azerbaycan Diplomasi Merkezi geçtiğimiz günlerde önemli bir foruma ev sahipliği yaptı. Başkent Bakü'de düzenlenen Genç Liderler ve Diplomatlar Yetiştirme Uluslararası Forumu dünyanın dört bir yanından kamu yönetimi, diplomasi, uluslararası ilişkiler ve liderlik alanlarında önemli isimleri bir araya getirdi. Azerbaycan meclisinden çok sayıda milletvekilinin yanı sıra kamu yöneticileri, üst düzey bürokratlar, akademisyenler ve geleceğin diplomatları geleceğin siyasetini masaya yatırdı. Uluslararası diplomasi alanında eğitim gören çok sayıda genç lider adayının da katıldığı forumun ana konuşmacısı ise uluslararası mentör, akademisyen ve yazar Fatih Elibol oldu."LİDERLİK, İNSANI ANLAYABİLME SANATI"Azerbaycan Diplomasi Merkezi Direktörü Ferid Muradoğlu Memmedov tarafından organize edilen foruma davet edilen Elibol, konuşmasında günümüz dünyasının diplomasisinde değişen dengeleri, stratejik ve kişisel beceriler açısından ele aldı.&nbsp;Günümüzde diplomasinin yalnızca devletler arasında yürütülen resmi ilişkilerden ibaret olmadığını vurgulayan Elibol "liderliğin özünde insanı anlayabilme, kültürler arasında köprü kurabilme, güven oluşturabilme ve ortak bir gelecek inşa edebilme becerisinin bulunduğunu" anlattı.&#34;Geleceğin diplomatları yalnızca ülkelerini temsil etmeyecek; aynı zamanda insanlığı temsil edecek bir bilinç geliştirmek durumundadır. Gerçek liderlik, farklılıkları yönetebilmekten önce insanı anlayabilme sanatıdır.&#34; diyen Elibol, konuşmasında geleceğin diplomatları ve lider adaylarına şu tavsiyelerde bulundu: Geleceğin diplomatları yalnızca ülkelerini temsil etmeyecek; aynı zamanda insanlığı temsil edecek bir bilinç geliştirmek durumundadır. Gerçek liderlik, farklılıkları yönetebilmekten önce insanı anlayabilme sanatıdır." diyen Elibol, konuşmasında geleceğin diplomatları ve lider adaylarına şu tavsiyelerde bulundu: "Bilgi artık tek başına rekabet avantajı sağlamıyor. Bugünün dünyasında fark yaratan; empati kurabilen, değişime hızla uyum sağlayabilen ve farklı kültürlerle güven ilişkisi geliştirebilen liderlerdir. Diplomasinin dili yalnızca müzakere değil, aynı zamanda karşı tarafı gerçekten dinleyebilme becerisidir."GÜVEN OLMAZSA İŞ BİRLİĞİ SÜRDÜRÜLEMEZ&nbsp;"Bir diplomatın en güçlü sermayesi pasaportu ya da unvanı değil; karakteri, etik duruşu ve kriz anlarında sergilediği sağduyudur. Güvenin olmadığı yerde sürdürülebilir iş birliği kurulamaz."&nbsp;"Yapay zekâ, dijitalleşme ve küresel dönüşüm çağında teknik bilgi her zamankinden daha önemli. Ancak insanı anlamayan, duygusal zekâsını geliştirmeyen ve farklı bakış açılarına açık olmayan liderlerin geleceği yönetmesi mümkün değil. Geleceğin liderleri yalnızca sorun çözen değil, umut veren ve ilham veren insanlar olmalıdır.""Türkiye ile Azerbaycan'ın ortak tarihi ve kültürel bağları, genç nesillerin birlikte üreteceği projelerle çok daha güçlü bir geleceğe dönüşebilir. Gençlerin uluslararası platformlarda birlikte öğrenmeleri, ortak düşünmeleri ve ortak değerler üretmeleri iki ülke arasındaki stratejik iş birliklerini de kalıcı hale getirecektir."KATILIMCILARA ULUSLARARASI SERTİFİKA&nbsp;Küresel diyalog kurmak, liderlik becerilerini geliştirmek ve sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek amacıyla düzenlenen forumda atölye çalışmaları, panel oturumları ve kültürel değişim etkinlikleri yer alırken katılımcılarla gerçekleştirilen interaktif oturumlarda uluslararası liderlik, etik karar alma, kriz yönetimi, iletişim psikolojisi, kültürlerarası etkileşim, sürdürülebilir barış ve geleceğin diplomasi anlayışı üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Program katılımcılarına uluslararası geçerliliği olan diploma ve sertifika verilen forum sonunda gerçekleştirilen görüşmelerde Türkiye ile Azerbaycan arasında genç liderlik, mentörlük, eğitim ve uluslararası iş birliklerini geliştirmeye yönelik yeni projeler geliştirilmesi kararlaştırıldı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 05 Aug 2026 09:43:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kadın işsizliği düşüyor sektörel kalıplar değişmiyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kadin-issizligi-dusuyor-sektorel-kaliplar-degismiyor--3930/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kadin-issizligi-dusuyor-sektorel-kaliplar-degismiyor--3930/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_50BC13-722128-706697-BA6046-63771C-A53A09.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yaren YILDIZTürkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre kadın işsizlik oranı haziranda yüzde 9,8&#39;e gerileyerek son 166 ayın en düşük seviyesine indi. İşsiz kadın sayısı ise 1 milyon 171 bine düşerek Mayıs 2016&#39;dan bu yana en düşük düzeye geriledi. Bu veriler kadınların&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_50BC13-722128-706697-BA6046-63771C-A53A09.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yaren YILDIZTürkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre kadın işsizlik oranı haziranda yüzde 9,8&#39;e gerileyerek son 166 ayın en düşük seviyesine indi. İşsiz kadın sayısı ise 1 milyon 171 bine düşerek Mayıs 2016&#39;dan bu yana en düşük düzeye geriledi. Bu veriler kadınların iş gücü piyasasındaki görünürlüğünü arttırdığının somut göstergelerinden biri. Ancak işsizlikteki bu iyileşme, niceliksel bir başarıya işaret etse de çalışma hayatındaki sektörel dağılıma aynı ölçüde yansımıyor. Akkök Holding&#39;in 2026 &#34;Kadın İstihdamında Başarılı Olan Sektörler&#34; araştırması, kadınların hâlâ kozmetik, sağlık, eğitim ve gıda gibi belirli alanlarda yoğunlaştığını ortaya koyuyor. TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkan Yardımcısı Fatma Aydoğdu, bu tablonun temelinde toplumsal önyargıların yattığını dile getiriyor.&nbsp;KADINLARIN ÖNÜNDEKİ GÖRÜNMEZ DUVARKadınların yaklaşık yüzde 80&#39;inin hizmet sektöründe istihdam edildiğine dikkat çeken Fatma Aydoğdu, kadınların üretim, sanayi ve teknoloji gibi alanlarda da başarılı olabileceğini ancak toplumda yerleşmiş kalıpların bu dönüşümün önünde engel oluşturduğunu söyledi. Bu ön yargıların yalnızca işverenlerin kadınlara bakışını değil, kadınların meslek tercihlerini de etkilediğini belirten Aydoğdu, &#34;Hem kadınlarımızda hem de sektörlerde bazı mesleklerin kadınlara uygun olmadığı yönünde ön yargılar var&#34; dedi. Kadınların belirli sektörlerle özdeşleştirilmesine yol açan toplumsal önyargıların kırılması gerektiğini vurgulayarak kadınlara cesur olmalarını söyleyen Aydoğdu, &#34;Mesleğin cinsiyeti olmaz&#34; ifadesini kullandı.KAS GÜCÜNDEN BEYİN GÜCÜNEAydoğdu, kadınların belirli sektörlerde yoğunlaştığı mevcut tablonun kısa vadede değişmeyeceğini, ancak dönüşümün zaman içinde etkisini göstermeye başladığını söyledi. Gelecek dönemde kadın istihdamını şekillendirecek en önemli başlıklardan birinin dijitalleşme ve yapay zekâ olacağını belirten Aydoğdu, mevcut teknolojilerle birlikte artık kas gücünden çok beyin gücünün öne çıktığını ifade etti. Bu dönüşümün kadınların sanayi ve üretimde daha fazla yer almasının önünü açacağını vurgulayan Aydoğdu, &#34;Sanayide makineler robotik sistemlerle çalıştığı için iyi bir eğitim alan kadınlar bu alanlarda rahatlıkla görev alacak&#34; dedi.TOBB KADIN GİRİŞİMCİLER KURULU İSTİHDAM KAPILARINI ARALIYORTOBB Kadın Girişimciler Kurulu çatısı altında kadınların üretim ve sanayi gibi alanlarda daha fazla yer alabilmesi için uzun süredir sahada çalışmalar yürüttüklerini anlatan Aydoğdu, bu kapsamda 2021 yılında hayata geçirilen &#34;Sanayide Kadın Eli&#34; projesiyle 45 ilde kadınların sanayi sektöründe istihdamına yönelik çalışmalar gerçekleştirdiklerini hedeflerinin ise Türkiye'nin 81 iline ulaşmak olduğunu söyledi. Proje sayesinde kadınların kaynak operatörlüğü, torna operatörlüğü, forklift operatörlüğü ve kaynakçılık gibi teknik mesleklerde istihdama kazandırıldığını belirten Aydoğdu, organize sanayi bölgeleri, iş dünyası ve ilgili kurumlarla iş birliği içinde kadınların teknik mesleklere yönelmesini teşvik ettiklerini ifade etti. Aydoğdu, bunun yanı sıra üniversiteler ve meslek liselerinde yürüttükleri çalışmalarla genç kadınların geleceğin mesleklerine hazırlanmasını ve dijital dönüşüme uyum sağlamasını hedeflediklerini dile getirdi.SEKTÖREL İSTİHDAM HARİTASIKadınların sektörel temsilinde kozmetik ve sağlık başı çekerken, bu alanları eğitim, bankacılık-finans, hazır giyim-tekstil ve gıda sektörleri takip ediyor. Kadınların sektörel temsili kozmetikte yüzde 47-59, sağlıkta yüzde 47-58, eğitimde yüzde 45-52, bankacılık ve finansta yüzde 34-54, hazır giyim ve tekstilde yüzde 39-49 aralığında bulunuyor. Buna karşılık oranlar inşaatta yüzde 11-26, otomotivde yüzde 18-19, gayrimenkulde yüzde 21-26, elektronik ve beyaz eşyada yüzde 22-25, endüstride yüzde 17-37, yazılımda ise yüzde 19-37 aralığında seyrederken kadın temsilinin en düşük kaldığı alanlar olarak öne çıkıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 05 Aug 2026 01:57:41 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[NG Kütahya Seramik, Verimlilik Ödülü'nü aldı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ng-kutahya-seramik-verimlilik-odulunu-aldi-7081/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ng-kutahya-seramik-verimlilik-odulunu-aldi-7081/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F4A019-52229E-2C3231-CF2A66-6959F2-E62FE7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Porselen seramik sektörünün global oyuncuları arasında yer alan NG Kütahya Seramik, yüksek teknoloji yatırımları, güçlü Ar-Ge altyapısı ve sürdürülebilir üretim anlayışı ile yeni bir ödüle daha layık görüldü. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Ankara'da düzenlenen&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F4A019-52229E-2C3231-CF2A66-6959F2-E62FE7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Porselen seramik sektörünün global oyuncuları arasında yer alan NG Kütahya Seramik, yüksek teknoloji yatırımları, güçlü Ar-Ge altyapısı ve sürdürülebilir üretim anlayışı ile yeni bir ödüle daha layık görüldü. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Ankara'da düzenlenen 11. Verimlilik Proje Ödülleri Töreni, sanayi kuruluşlarının verimlilik, kaynak yönetimi ve sürdürülebilirlik odaklı projelerini bir araya getirdi. Törenin açılışında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır; dijital dönüşüm çağında veriyi bilgiye, bilgiyi ise verimli süreçlere ve yüksek katma değere dönüştüren kurumların küresel rekabette öne çıktığını vurguladı. NG Kütahya Seramik, Seramikte İki Katmanlı Üretim ile İş Süreçlerinde ve Maliyette Verimlilik Artışı başlıklı çalışmasıyla Büyük Ölçekli İşletmeler – Ar-Ge kategorisinde 3.lük ödülünün sahibi oldu.NG Kütahya Seramik Teknik Genel Müdürü Musa Yılmaz ödülü Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın elinden aldı. Sağladığı çevresel etki, yenilikçi yaklaşım ve yaygınlaştırılabilirlik kriterleri doğrultusunda değerlendirilerek ödüllendirilen proje; hammadde ile enerji kullanımını optimize etmeyi, üretim süreçlerinde sadeleşmeyi, üretim maliyetlerini düşürmeyi ve yüksek kalite standartlarını korurken operasyonel verimliliği artırmayı hedefliyor.&nbsp;&nbsp;NG Kütahya Seramik, Ar-Ge yetkinliği ve ileri teknoloji yatırımlarıyla geliştirdiği projeleri yalnızca üretim süreçlerini iyileştirmek için değil, sektörde sürdürülebilir dönüşümü desteklemek amacıyla da hayata geçiriyor. Verimlilik odaklı yaklaşımla geliştirilen yenilikçi uygulamalar; kaynakların daha etkin kullanılmasına, rekabet gücünün artırılmasına ve yüksek katma değerli üretimin yaygınlaşmasına katkı sağlıyor.Yılmaz: "Elde ettiğimiz bu derece, yenilikçi bakış açımızın ve Ar-Ge çalışmalarımızın değerli bir çıktısı"NG Kütahya Seramik Teknik Genel Müdürü Musa Yılmaz, "Verimlilik Proje Ödülleri&#39;nde elde ettiğimiz bu derece, üretimde yenilikçi bakış açımızın ve Ar-Ge çalışmalarımızın değerli bir çıktısıdır. Geliştirdiğimiz proje ile üretim süreçlerini daha yalın ve verimli hale getirerek üretim performansını artıran ve maliyetleri azaltan önemli iyileştirmeler gerçekleştirdik. Verimliliği, sürdürülebilirliği, inovasyonu ve teknolojiyi tüm yatırımlarımızın merkezinde konumlandırıyoruz. Bundan sonraki süreçte de yüksek katma değer üreten projeler geliştirerek hem sektörümüzün gelişimine hem de ülkemizin sanayi vizyonuna katkı sunmayı sürdüreceğiz" değerlendirmesinde bulundu.&nbsp;Ar-Ge, üretim ve yatırım stratejilerini verimlilik ile sürdürülebilirlik ekseninde şekillendiren NG Kütahya Seramik, geliştirdiği yenilikçi teknolojiler ve süreç iyileştirme projeleriyle hem Türk seramik sektörünün uluslararası rekabet gücünü artırmayı hem de ülke ekonomisine değer katmayı sürdürüyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 04 Aug 2026 16:07:47 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TOG'un İkinci Kamp'üs'ü Yolda]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/-togun-ikinci-kampusu-yolda-5807/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/-togun-ikinci-kampusu-yolda-5807/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3EC593-BEAA63-1E9223-1BBF1B-78E678-758DB7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Adıyaman Kamp'üs, gençlerin bir araya gelip proje üretebildiği, ders çalışabildiği, eğitimlere katılabildiği, sanat ve sporla ilgilenebildiği güvenli bir buluşma noktası olacak. Hatay'daki ilk kampüsün ardından Adıyaman'da açılacak ikinci kampüsle yılda 2.000 gence doğrudan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3EC593-BEAA63-1E9223-1BBF1B-78E678-758DB7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Adıyaman Kamp'üs, gençlerin bir araya gelip proje üretebildiği, ders çalışabildiği, eğitimlere katılabildiği, sanat ve sporla ilgilenebildiği güvenli bir buluşma noktası olacak. Hatay'daki ilk kampüsün ardından Adıyaman'da açılacak ikinci kampüsle yılda 2.000 gence doğrudan ulaşılması hedefleniyor. AFAD tarafından tahsis edilen 5 konteyner ünitesi ile kurulum süreci başlatılan Adıyaman Kamp'üs'ün Eylül ayında açılması planlanıyor.Gençlerin Kendi Alanı: Kamp'üsAdıyaman Kamp'üs, Adıyaman Üniversitesi'ne sadece 800 metre mesafede konumlanıyor. Erişimi kolay bu alan, gençlerin günlük hayatlarının bir parçası haline gelecek şekilde tasarlandı. Adıyaman Kamp'üs'te yürütülecek programlar kapsamında; kariyer ve deneyim buluşmaları, gönüllülük ve proje yönetimi eğitimleri, psikolojik dayanıklılık ve stres yönetimi çalışmaları, spor, sanat ve kültür atölyeleri, ulusal ve dönemsel saha aktiviteleri hayata geçirilecek.&nbsp;"Gençler burada güçleniyor ve üretmeye devam ediyor"TOG Genel Müdürü Seçkin Karataş konuyla ilgili şunları söyledi: "Hatay'da kurduğumuz Kamp'üs ile gençlerin kendilerine ait bir alana ne kadar ihtiyaç duyduğunu çok net gördük. Şimdi Adıyaman'da açacağımız Kamp'üs ile daha fazla gence ulaşacağız. 'Gençliğin gücüyle, yerinde ve sürekli değişim' diyerek hayata geçirdiğimiz proje ile hem Adıyaman'daki hem de çevre illerdeki gençlerin eğitimden kopmadan güçlenebilecekleri, kendilerini ifade edebilecekleri ve birlikte üretebilecekleri güvenli bir alan oluşturuyoruz. Bu merkez aracılığıyla gençlerin, bulundukları bölgenin sosyal ve ekonomik gelişimine katkı sunan aktif paydaşlar haline gelmesini hedefliyoruz. Bunun yanı sıra mobil karavanlar ile bölgedeki genç gönüllülerin afet müdahalesine aktif katılımını organize etmeyi de planlıyoruz."Güçlü Paydaş Yapısı ile Hayata GeçiyorProje kapsamında Adıyaman Valiliği ve AFAD ile koordinasyon sağlanırken, Adıyaman Belediyesi ile operasyonel iş birlikleri yürütülüyor. Ayrıca Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası ve yerel sivil toplum kuruluşlarıyla sürdürülen diyalog, projenin sahadaki etkisini güçlendiriyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 03 Aug 2026 16:17:56 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sayıştay 25 denetçi yardımcısı adayı alacak]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sayistay-25-denetci-yardimcisi-adayi-alacak-7402/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sayistay-25-denetci-yardimcisi-adayi-alacak-7402/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B583CB-0AB117-5A7CE2-068280-B2A6FD-BF1ABF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kurumun Resmi Gazete&#39;de yayımlanan ilanına göre, başvuru sahipleri eleme, yazılı ve mülakat sınavlarına tabi tutulacak.Kurumun 25 denetçi yardımcısı adayı alımı için sınav başvuruları 9-17 Eylül&#39;de yapılacak. Geç başvuru günü olarak da 24 Eylül belirlendi.Sınav başvuruları,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B583CB-0AB117-5A7CE2-068280-B2A6FD-BF1ABF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kurumun Resmi Gazete&#39;de yayımlanan ilanına göre, başvuru sahipleri eleme, yazılı ve mülakat sınavlarına tabi tutulacak.Kurumun 25 denetçi yardımcısı adayı alımı için sınav başvuruları 9-17 Eylül&#39;de yapılacak. Geç başvuru günü olarak da 24 Eylül belirlendi.Sınav başvuruları, ÖSYM merkezleri, ÖSYM&#39;nin &#34;https://ais.osym.gov.tr&#34; adresinden veya ÖSYM mobil uygulamasından alınacak. Posta yoluyla başvurular kabul edilmeyecek.Eleme sınavı 31 Ekim&#39;de Adana, Ankara, İstanbul ve İzmir&#39;de yapılacak. Bu sınavda başarılı olanların tabi tutulacağı yazılı sınavın ilk oturumu 26 Aralık Cumartesi, ikinci oturumu da 27 Aralık Pazar günü gerçekleştirilecek.Yazılı sınavı kazananlar mülakata katılma hakkını elde edecek. Mülakatın yeri ve zamanı ile sınavda başarı sağlayanların isimleri Sayıştayın internet sitesinden ilan edilecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 03 Aug 2026 08:17:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Vergi incelemesi öncesi düzeltme imkanı geliyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vergi-incelemesi-oncesi-duzeltme-imkani-geliyor-8994/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vergi-incelemesi-oncesi-duzeltme-imkani-geliyor-8994/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CC5F0C-6DDEA2-955220-A17355-2A4310-53C5FC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />VDK, bu uygulamayla vergi incelemelerinde mükelleflerin hazırlık süreçlerini kolaylaştırmayı, denetimlerin daha kısa sürede sonuçlandırılmasını sağlamayı ve dijital denetim altyapısını güçlendirmeyi amaçlıyor.Uygulama, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CC5F0C-6DDEA2-955220-A17355-2A4310-53C5FC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />VDK, bu uygulamayla vergi incelemelerinde mükelleflerin hazırlık süreçlerini kolaylaştırmayı, denetimlerin daha kısa sürede sonuçlandırılmasını sağlamayı ve dijital denetim altyapısını güçlendirmeyi amaçlıyor.Uygulama, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından geliştirilen Vergi İçin Standart Denetim Dosyası metodolojisi esas alınarak Türkiye&#39;nin denetim ihtiyaçlarına uygun şekilde geliştirildi.Bu programla, vergi incelemelerinde talep edilen bilgi ve belgeler standart hale getirilecek. Mükellefler, kendilerinden hangi bilgi ve belgelerin beklendiğini inceleme başlamadan önce elektronik ortamda görebilecek, hazırlıklarını yeterli süre içinde tamamlayarak, inceleme sürecine daha etkin şekilde katılabilecek. Uygulama sayesinde mükellefler tarafından hazırlanan bilgi ve belgeler, elektronik ortamda standart formatlarda VDK&#39;ye iletilecek.İncelemeye Hazırlık Dosyası Uygulaması, aynı zamanda kapsamlı bir mükellef rehberliği platformu olarak da tasarlandı. Dilekçe ve Bilgi Verme Sistemi üzerinden kullanılacak uygulamada kullanıcı dostu ekranlar, adım adım yönlendiren sihirbazlar, açıklama kutuları, uygulama kılavuzları, yükleme rehberleri, eğitim videoları yer alacak. Böylece, mükelleflerin ilave desteğe ihtiyaç duymadan hazırlık dosyalarını doğru ve eksiksiz şekilde oluşturabilmesi sağlanacak.- Mükellef düzeltme verebilecekStandartlaştırılmış bilgi ve belge yapısı sayesinde, inceleme öncesinde veri hazırlama süreçleri önemli ölçüde azalacak. Mükellefler, aynı bilgi ve belgeleri farklı formatlarda tekrar tekrar hazırlamak zorunda kalmayacak. Elektronik ortamda hazırlanan standart veri setleri, bilgisayar destekli analiz ve otomasyon süreçlerine de katkı sağlayarak, denetimlerin daha kısa sürede tamamlanmasına imkan verecek.Uygulamanın, özellikle KDV iade incelemelerine katkı sağlaması bekleniyor. İade incelemelerinde ihtiyaç duyulan bilgi ve belgelerin önceden eksiksiz ve standart formatlarda hazırlanması sayesinde, eksik belge nedeniyle yaşanan yazışmalar ve tekrar eden bilgi talepleri azalacak, böylece iade incelemeleri daha kısa sürede sonuçlandırılabilecek.Denetim süreçlerini kısaltacak uygulamayla, müfettişler inceleme sürecine başlamadan mükellefin düzeltme vermesine de olanak tanınacak.- OECD standartlarına uyumHazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de bu uygulamalarla hem elektronik denetim altyapısını güçlendirdiklerini hem de mükellefin vergiye gönüllü uyumu için adım attıklarını belirterek, &#34;Bu uygulamayla OECD&#39;nin denetim standartlarını hızla uygulamaya koyarken vergi inceleme süreçlerinde devrim niteliğinde bir adım atıyoruz. Amacımız ceza kesmeden önce mükelleflerimizin vergiye gönüllü uyumunu artırmak ve işini kolaylaştırmak.&#34; ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 02 Aug 2026 12:32:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Rus kereste endüstrisi şirketleri yeni ortaklıklar geliştiriyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/rus-kereste-endustrisi-sirketleri-yeni-ortakliklar-gelistiriyor-8130/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/rus-kereste-endustrisi-sirketleri-yeni-ortakliklar-gelistiriyor-8130/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9AE8AC-C061AC-749552-BCB237-85C438-D8DE8A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Rusya, ağaç işleme alanında önemli kaynaklara ve yetkinliklere sahip. 2025 yılında, Rus kereste ihracatı yaklaşık 24 milyon metreküp olarak gerçekleşti ve bir önceki yıla göre %5 oranında arttı. Rus şirketleri yabancı ortaklara, kereste ve ahşap levhalardan inşaat, mobilya üretimi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9AE8AC-C061AC-749552-BCB237-85C438-D8DE8A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Rusya, ağaç işleme alanında önemli kaynaklara ve yetkinliklere sahip. 2025 yılında, Rus kereste ihracatı yaklaşık 24 milyon metreküp olarak gerçekleşti ve bir önceki yıla göre %5 oranında arttı. Rus şirketleri yabancı ortaklara, kereste ve ahşap levhalardan inşaat, mobilya üretimi ve ambalaj endüstrisi için malzemelere kadar geniş bir ürün yelpazesi sunuyor.Ulusal marka &#34;Made in Russia&#34; ı, Rus ve Türk şirketleri arasında işbirliğinin geliştirilmesinde önemli bir platform olmaya gelmeye devam&nbsp; ediyor. Ürün kalitesini, belirlenen gereksinimleri ve ihracat hazırlığını onaylayan üreticileri bir araya getiren ulusal marka, uluslararası iş ortakları için, uluslararası pazarlarda güvenilir bir itibar ve deneyime sahip güvenilir tedarikçiler ararken güvenilir bir rehber olarak da konumlanıyor.İş heyetleri Rus ve Türk şirketlerini bir araya getiriyorOrman endüstrisi temsilcilerinin sektörel iş heyetleri Rus ve Türk iş dünyası arasındaki doğrudan ilişkilerin geliştirilmesini kolaylaştırıyor.&nbsp;Geçtiğimiz sonbaharda Rus orman ürünleri şirketlerinden oluşan bir ticaret heyeti İstanbul&#39;u ziyaret etti. Etkinliğe 22 Rus üretici katıldı ve 90 Türk şirket temsilcisiyle yaklaşık 300 toplantı yaptı. Müzakerelerin sonucunda oluşan toplam ihracat potansiyelinin 48 milyon dolar civarında olduğu tahmin ediliyor.Bunun yanı sıra, yıl sonunda Türk iş dünyası temsilcilerinden oluşan bir heyet Rusya&#39;nın İjevsk ve Arhangelsk şehirlerine ziyaret gerçekleştirdi. Etkinliğe kereste ürünleri ithal eden 16 Türk şirket katıldı ve Rus potansiyel ortaklarla 350&#39;den fazla iş görüşmesi yaptı.Bu görüşmeler, şirketlerin sadece ürün tedarikini tartışmakla kalmayıp, aynı zamanda uzun vadeli üretim ilişkileri kurmalarını, işbirliği fırsatlarını incelemelerini ve Rus ve Türk işletmeleri arasında yeni etkileşim zincirleri oluşturmalarını sağlıyor.Ulusal marka Made in Russia'nın temsilcisi Timur Safin konuyla ilgili olarak şunları söylüyor: «Türk iş dünyasından Rusya&#39;dan kaliteli ahşap malzemelere ve derin işleme ürünlerine yüksek ilgi görüyoruz. İş heyetleri ve doğrudan toplantılar yapmak, şirketlerin yeni ortaklar bulmasına ve müzakerelerden belirli düzenlemelere geçmesine yardımcı olur. Türk şirketleriyle yapılan görüşmelerden sonra Made in Russia markası altındaki etkinliklere katılanların işbirliği anlaşmaları imzaladıklarına şimdiden örnekler var. Bu, bir ormancılık kompleksinde Rus-Türk ortaklığının gelişmesi için yüksek bir potansiyel olduğunu gösteriyor.»&nbsp;Rus şirketleri Türkiye pazarındaki varlıklarını güçlendiriyorRus orman ürünleri endüstrisi, ulusal marka "Made in Russia" altında, orman ürünleri kompleksinin önde gelen üreticileri tarafından temsil ediliyor.Özellikle Sveza Group, dünyanın en büyük huş kontrplağı üreticilerinden biri olarak öne çıkıyor. Şirketin ürünleri inşaat, sanayi ve ulaşım sektöründe talep görüyor. Rus kontrplağı büyük altyapı projelerinin uygulanmasında, yüksek katlı tesislerin ve spor tesislerinin inşasında ve mobilya, otomobil ve otomotiv endüstrilerinde kullanılıyor.Türkiye pazarı, şirketin uluslararası büyüme stratejisinde öncelikli pazarlardan biri konumunda. Sveza Group, yabancı ortaklarla uzun yıllara dayanan deneyime sahip bir şirket olarak dayanıklı, teknolojik ve çevre dostu ahşap malzemelerin talep edildiği çeşitli endüstrilere ürünler sunuyor.Türkiye&#39;de &#34;Made in Russia&#34; markası altında faaliyet gösteren Rus orman ürünleri üreticileri arasında Segezhsky CMC JSC, Onezhsky LDK JSC, Plyterra JSC, Belka LLC, Sokol SiEML LLC, TimberTrans LLC, Tairiku-ITRM Group ve diğer şirketler de yer alıyor.Rus şirketleri Türk ortaklarına kereste, ahşap yapı ürünleri, ambalaj endüstrisi malzemeleri ve diğer derin ahşap işleme ürünleri sunuyor.Rus ve Türk şirketleri arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi, küresel sanayinin bireysel ürün tedarikinden sürdürülebilir üretim zincirlerinin oluşturulmasına ve yüksek katma değerli alanlarda ortaklıkların geliştirilmesine geçişi temel alan genel eğilimini yansıtıyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 01 Aug 2026 14:19:54 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[FDI İstanbul'da tasarımın geleceğini anlatacak]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/fdi-istanbulda-tasarimin-gelecegini-anlatacak-6058/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/fdi-istanbulda-tasarimin-gelecegini-anlatacak-6058/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4A8E79-C3B4A2-75F244-3A7D1F-25047D-C74428.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) tarafından düzenlenen ve "Where Design Leads" yaklaşımıyla şekillenen FDI İstanbul, bu yıl da yalnızca tasarım ürünlerinin sergilendiği bir fuar olmanın ötesinde; tasarımı katma değerli üretimin, entelektüel sermayenin, inovasyonun ve uluslararası&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4A8E79-C3B4A2-75F244-3A7D1F-25047D-C74428.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) tarafından düzenlenen ve "Where Design Leads" yaklaşımıyla şekillenen FDI İstanbul, bu yıl da yalnızca tasarım ürünlerinin sergilendiği bir fuar olmanın ötesinde; tasarımı katma değerli üretimin, entelektüel sermayenin, inovasyonun ve uluslararası markalaşmanın temel unsuru olarak ele alan çok katmanlı bir yapı sunacak.&nbsp;Tasarım odaklı markaların en yeni koleksiyonlarının yanı sıra New Horizon Exhibition, Design Circle, MasterFul ve Big Soft gibi özel kürasyonlu sergilere ev sahipliği yapacak organizasyon, tasarımın farklı disiplinlerini aynı çatı altında buluşturacak. Tasarımcı ile üreticiyi bir araya getiren Designer to Business (D2B) iş birliği programı, uluslararası alım heyetleri ve FDI Stage &amp; Talks oturumlarıyla fikirlerin iş birliğine, tasarımın ise katma değere dönüşeceği güçlü bir ekosistem oluşturacak. Böylece FDI İstanbul, üretimin DNA&#39;sına tasarımı, sürdürülebilirliği ve inovasyonu yerleştirerek Türkiye&#39;nin tasarım odaklı büyüme vizyonuna katkı sunmayı hedefliyor.Tasarımın geleceği FDI Stage &amp; Talks&#39;ta konuşulacakFDI İstanbul&#39;un düşünsel merkezi niteliğindeki FDI Stage &amp; Talks, bu yıl üç gün boyunca gerçekleştirilecek 10 oturumda, tasarım, mimarlık, inovasyon, sürdürülebilirlik, yapay zekâ ve teknoloji alanlarından 30&#39;u aşkın ulusal ve uluslararası konuşmacıyı ağırlayacak. Program kapsamında; tasarım odaklı büyümeden yeni nesil iş modellerine, premium mekân ve deneyim tasarımından contract furnishing süreçlerine, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilirlikten uluslararası markalaşmaya kadar sektörün geleceğini şekillendiren başlıklar ele alınacak.Ross Lovegrove 24 Eylül'de FDI Sahnesinde OlacakBu yıl FDI Stage &amp; Talks sahnesinde dünyanın önde gelen endüstriyel tasarımcılarından Ross Lovegrove da yer alacak. Dünyaca ünlü İngiliz endüstriyel tasarımcı, 24 Eylül Perşembe günü saat 13.00&#39;te, fuarın resmi açılış programının hemen ardından gerçekleştirilecek günün ilk oturumunda katılımcılarla buluşacak. Lovegrove, teknoloji, biyoloji, yapay zekâ ve doğanın tasarımla kurduğu yeni ilişkiyi ele alarak, geleceğin üretim anlayışına ve tasarım kültürüne ilişkin vizyonunu paylaşacak.FDI İstanbul&#39;da konuşmacı olmaktan duyduğu heyecanı dile getiren Lovegrove şunları söyledi: &#34;Gerçekten çok heyecanlıyım. Hayatım boyunca edindiğim deneyimleri organik ve üretken tasarım anlayışı üzerinden katılımcılarla paylaşacağım. Ben kendimi bir teknoloji heykeltıraşı olarak görüyorum. Mobilyadan havacılığa, ulaşımdan aydınlatmaya kadar birçok farklı alanda çalıştım. Bugün analogdan dijitale, oradan da yapay zekâ çağına uzanan dönüşümün tam ortasındayız. 24 Eylül&#39;de İstanbul&#39;da bu dönüşümü konuşmak için sabırsızlanıyorum.&#34;Yaklaşık 2 bin projeye imza atan Ross Lovegrove, doğadan ilham alan biyomorfik tasarım yaklaşımıyla uluslararası tasarım dünyasının en özgün isimleri arasında gösteriliyor. Sony, Apple, Airbus ve TAG Heuer gibi küresel markalar için geliştirdiği projelerin yanı sıra Go Chair, DNA Stairs ve Ty Nant su şişesi gibi ikonik tasarımlarıyla tanınan Lovegrove; tasarımı teknoloji, bilim ve doğanın kesişiminde yeniden yorumlayan yaklaşımıyla çağdaş endüstriyel tasarımın en etkili isimlerinden biri olarak kabul ediliyor.Julio Rodrigo Fuentes ve Philipp Trompeter de FDI'da&nbsp;Ross Lovegrove&#39;un yanı sıra FDI Stage &amp; Talks programında AMBIT Cluster İnovasyon ve Sürdürülebilirlik Müdürü Julio Rodrigo Fuentes, tasarımın inovasyon ve sürdürülebilirlikle kurduğu güçlü ilişkiyi ve bu dönüşümün sektör üzerindeki etkilerini değerlendirecek. Wieselhuber &amp; Partner GmbH Kıdemli Yöneticisi Philipp Trompeter ise yapay zekânın iş süreçlerine, tasarım ekosistemine ve değişen müşteri beklentilerine etkisini katılımcılarla paylaşacak.FDI İstanbul, 2024 ve 2025 yıllarında düzenlenen organizasyonlarında 20 Talks oturumunda toplam 74 ulusal ve uluslararası konuşmacıya ev sahipliği yaptı. Bu yılki programda da tasarımın yalnızca estetik bir değer değil; ekonomik büyümenin, katma değerli üretimin ve küresel rekabet gücünün temel belirleyicilerinden biri olduğu farklı disiplinlerden uzmanların katkılarıyla ele alınacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 01 Aug 2026 14:16:54 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Vesta Global, Fransa oturum izni danışmanlığına başladı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vesta-global-fransa-oturum-izni-danismanligina-basladi-215/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vesta-global-fransa-oturum-izni-danismanligina-basladi-215/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FFF8C0-9AFFCE-E52911-0627C7-D88BEC-97AC0B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uluslararası yatırım, oturum izni ve vatandaşlık danışmanlığı alanında faaliyet gösteren Vesta Global, Fransa&#39;daki yatırımcı ve girişimcilere yönelik oturum izni programlarını hizmet ağına ekledi. Program kapsamında uygun yatırım koşullarını sağlayan başvuru sahipleri&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FFF8C0-9AFFCE-E52911-0627C7-D88BEC-97AC0B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uluslararası yatırım, oturum izni ve vatandaşlık danışmanlığı alanında faaliyet gösteren Vesta Global, Fransa&#39;daki yatırımcı ve girişimcilere yönelik oturum izni programlarını hizmet ağına ekledi. Program kapsamında uygun yatırım koşullarını sağlayan başvuru sahipleri ve aileleri Fransa&#39;da oturum izni alabiliyor; Schengen Bölgesi&#39;nde serbest dolaşım hakkından yararlanabiliyor ve Fransa&#39;da yaşamak isteyen yatırımcılara çalışma hakkı sunuyor.&nbsp; Fransa&#39;da en az beş yıl fiilen yaşayan ve yasal şartları sağlayan yatırımcılar vatandaşlık başvurusunda bulunabiliyor.Fransız Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği üyesi de olan Vesta Global'in Kurucu Ortağı Teuta Narazan, artık yatırımcıların önceliğinin yalnızca ikinci bir oturum kartı almak olmadığına dikkat çekerek, "Çocuklarının Avrupa&#39;da eğitim görebilmesi, işlerini Avrupa pazarına taşıyabilmeleri, gerektiğinde Avrupa&#39;da yaşayabilecekleri bir alternatif oluşturabilmeleri ve yatırımlarını farklı ülkelerde değerlendirebilmeleri önem kazanıyor. Fransa programı, Avrupa&#39;nın en büyük ekonomilerinden birinde yatırım yaparken aynı zamanda Schengen Bölgesi&#39;nde serbest dolaşım ile Fransa&#39;da yaşama ve çalışma hakkı sunması nedeniyle öne çıkıyor&#34; dedi.Fransa'nın klasik Golden Visa ülkelerinden farklı olarak yalnızca gayrimenkul yatırımını değil, ekonomiye gerçek katkı sağlayan yatırımları desteklediğini kaydeden Narazan, "En az 300.000 Euro tutarında üretken yatırım yapan ve program şartlarını sağlayan yatırımcılar için hem iş geliştirme hem de uzun vadeli oturum planlaması açısından güçlü bir alternatif sunuyor.&#34; bilgisini verdi.Avrupa&#39;da yatırımcıların ilgisi oturum programlarına yöneliyorEkonomik ve jeopolitik belirsizlikler, eğitim ve yaşam kalitesi beklentileri ile varlıklarını farklı ülkelere yaymak isteyen yatırımcıların sayısını artırıyor. Küresel ölçekte 2025 yılında yaklaşık 142 bin dolar milyonerinin başka bir ülkeye taşınmasının beklendiğini gösteren araştırmalar, ikinci oturum ve alternatif yaşam planlarının artık yalnızca çok dar bir yatırımcı grubunun gündeminde olmadığını ortaya koyuyor. Türkiye'den yatırımcıların da özellikle Avrupa'da yaşam, çocukların eğitimi, Schengen Bölgesi'ne erişim, servetin farklı para birimleri ve getiri alternatifleri ile farklı coğrafyalara dağıtılması amacıyla Golden Visa ve oturum programlarına ilgisi yükseliyor.Türkiye'den gelen talebin en somut örneklerinden biri Yunanistan'da görülüyor. Geçen yıl Türk yatırımcılara verilen Golden Visa izinleri yaklaşık yüzde 160 artması ve 3 bin 300'e yaklaşması Avrupa'da oturum arayışının ulaştığı seviyeyi gösteriyor. Portekiz'in yatırım yoluyla oturum programında da Türk vatandaşları öne çıkan başvuru grupları arasında bulunuyor.Fransa klasik Golden Visa modeliyle çalışmıyorFransa, Portekiz ve Yunanistan gibi gayrimenkul yatırımı karşılığında oturum hakkı sağlayan klasik Golden Visa programlarından farklı bir modele sahip. Ülkede yalnızca konut veya ticari gayrimenkul satın almak oturum izni için yeterli olmuyor. Bunun yerine Fransa ekonomisine doğrudan katkı sağlayan yatırımcılar, girişimciler ve yenilikçi projeler Talent oturum izni kapsamında değerlendiriliyor.Programın temel şartı: En az 300.000 Euro üretken yatırımFransa&#39;daki yatırımcı oturum programının temel koşullarından biri, ülke ekonomisine doğrudan katkı sağlayacak en az 300.000 Euro tutarında yatırım yapılması.Bu kapsamda yatırımcı;•	Fransa&#39;da yeni bir şirket kurabiliyor,•	Mevcut bir şirkete yatırım yapabiliyor,•	Faaliyet gösteren bir işletmeyi satın alabiliyor,•	Veya en az %30 ortağı olduğu şirket aracılığıyla yatırım gerçekleştirebiliyor.Başvurunun olumlu değerlendirilebilmesi için yatırımın ekonomik faaliyet oluşturması, istihdam yaratması veya mevcut istihdamın korunmasına katkı sağlaması bekleniyor.Vesta Global, Türkiye'de Fransa oturum programına aracılık eden ilk ve şimdilik tek firma. Vesta Global Kurucu Ortağı Teuta Narazan "Türkiye'deki yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık programlarına aracılık hizmeti sunan öncü bir kuruluş olarak Fransa programını ilk sunan firma olmaktan gurur duyuyoruz. Yatırımcılarımıza, Fransa Hükümeti'nin uluslararası yatırımcıları çekmek amacıyla Fransız yasası (Loi n° 2016-274) kapsamında oluşturduğu bu program çerçevesinde, KPMG Avocats tarafından bilançoları incelenmiş ve program kapsamına uygun şirket hisselerini içeren yatırım alternatifleri sunuyoruz."&nbsp;Oturum kartı hangi hakları sağlıyor?Program kapsamında uygun bulunan yatırımcılar ve aile bireyleri dört yıla kadar düzenlenebilen ve yenilenebilen Talent oturum izni alabiliyor. Bu oturum kartı; Fransa&#39;da yaşama, çalışma, çocukların eğitim sisteminden yararlanabilmesi, Schengen Bölgesi&#39;nde serbest dolaşım, eş ve çocukların başvuruya dahil edilebilmesi gibi önemli haklar sunuyor. Fransa&#39;da sürekli yaşamayı tercih etmeyen yatırımcılar da program şartlarını yerine getirdikleri sürece oturumlarını sürdürebiliyor.Beş yıl sonunda vatandaşlık başvurusu mümkünProgram yatırım karşılığında doğrudan vatandaşlık sağlamıyor. Ancak Fransa&#39;da en az beş yıl fiilen yaşayan, Fransızca dil yeterliliği, topluma uyum ve diğer yasal koşulları sağlayan yatırımcılar ve aile bireyleri Fransız vatandaşlığı için başvuru hakkı elde edebiliyor. Fransa üniversitelerinden mezun olanlar için vatandaşlığa başvurunun hak edilmesi için gereken süre 3 yıl olabiliyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 31 Jul 2026 10:15:15 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Vergi teminatında "riskli mükellefler" için düzenleme]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vergi-teminatinda-riskli-mukellefler-icin-duzenleme-3487/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/vergi-teminatinda-riskli-mukellefler-icin-duzenleme-3487/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9FBB0B-8BEA1A-2DFD41-437DCF-E923E8-43705A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği&#39;nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliği, Resmi Gazete&#39;nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.Buna göre, teminatın verileceği yılda sunulması gereken ve bir önceki&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9FBB0B-8BEA1A-2DFD41-437DCF-E923E8-43705A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği&#39;nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliği, Resmi Gazete&#39;nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.Buna göre, teminatın verileceği yılda sunulması gereken ve bir önceki yıla ait olan gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinde, ilgili şartları taşıması durumunda uyumlu mükelleflere vergi indirimi uygulamasından yararlanma hakkı bulunan mükellefler, beşte bir oranında teminat verecek.Hakkında sahte, yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma yönünden vergi inceleme raporu düzenlenen mükellefler ise vergi inceleme raporlarının vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarih ile kesinleşmesi arasındaki sürede beş katı kadar teminat verecek. Söz konusu raporların vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarihten sonra mükelleflere tebliğ edilecek bir yazıyla teminatlarını 30 gün içinde tamamlamaları istenecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 31 Jul 2026 10:06:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[12 taşınmazın satışı için ihale düzenlenecek]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/12-tasinmazin-satisi-icin-ihale-duzenlenecek-9196/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/12-tasinmazin-satisi-icin-ihale-duzenlenecek-9196/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D4C9CF-84CD27-33F7C2-3D5941-AEBA88-41CF7E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ÖİB&#39;nin konuya ilişkin ilanı, Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.Buna göre, Muş&#39;un Merkez ilçesinde 4, Ankara&#39;nın Çankaya ilçesinde 3, Antalya&#39;nın Kaş ilçesinde 2, Kırklareli&#39;nin Lüleburgaz, Bursa&#39;nın Mustafakemalpaşa, Antalya&#39;nın Manavgat ilçelerinde birer&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D4C9CF-84CD27-33F7C2-3D5941-AEBA88-41CF7E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ÖİB&#39;nin konuya ilişkin ilanı, Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.Buna göre, Muş&#39;un Merkez ilçesinde 4, Ankara&#39;nın Çankaya ilçesinde 3, Antalya&#39;nın Kaş ilçesinde 2, Kırklareli&#39;nin Lüleburgaz, Bursa&#39;nın Mustafakemalpaşa, Antalya&#39;nın Manavgat ilçelerinde birer olmak üzere 12 taşınmazın satışı yapılacak.Bu taşınmazlar için ihale şartnamesi bedeli 7 bin 500 lira ile 25 bin lira, geçici teminat bedeli 2 milyon lira ile 10 milyon lira arasında değişiyor.Son teklif verme tarihi, Muş&#39;taki taşınmazlar için 18 Ağustos, Kırklareli, Bursa ve Antalya&#39;dakiler için 19 Ağustos, Ankara&#39;dakiler için 20 Ağustos olarak belirlendi.İhaleler, birden fazla teklif sahibinden kapalı zarfla teklif almak ve görüşmeler yapmak suretiyle &#34;pazarlık&#34; usulüyle gerçekleştirilecek. İhale, pazarlık görüşmelerine devam edilen teklif sahiplerinin katılımıyla yapılacak açık artırmayla sonuçlandırılacak.İhalelere ilişkin belgelerin, Başkanlığın Ankara&#39;daki adresine son teklif verme tarihlerinde saat 18.00&#39;e kadar elden teslim edilmesi gerekiyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 31 Jul 2026 09:15:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Güneşin Doğduğu Yer dizisine güçlü transfer]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gunesin-dogdugu-yer-dizisine-guclu-transfer-6661/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gunesin-dogdugu-yer-dizisine-guclu-transfer-6661/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_593B66-06A38B-5C4873-044997-60D380-99FC69.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Başarılı oyuncu Çağıl Aydıner, dizide başrol kadın karakter Leyla'nın kardeşi Suzi'ye hayat verecek.ABD'de Boston Üniversitesi Konservatuvarı'nda oyunculuk ve yönetmenlik eğitimi alan, son olarak Netflix'in Geleceğe Mektuplar dizisindeki performansıyla adından söz ettiren oyuncu,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_593B66-06A38B-5C4873-044997-60D380-99FC69.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Başarılı oyuncu Çağıl Aydıner, dizide başrol kadın karakter Leyla'nın kardeşi Suzi'ye hayat verecek.ABD'de Boston Üniversitesi Konservatuvarı'nda oyunculuk ve yönetmenlik eğitimi alan, son olarak Netflix'in Geleceğe Mektuplar dizisindeki performansıyla adından söz ettiren oyuncu, yeni sezonda Güneşin Doğduğu Yer dizisinde izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor.Yeni dizinin güçlü kadrosuna katılan Aydıner'in canlandıracağı karakterin hikayeye nasıl yön vereceği ise şimdiden merak konusu oldu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 31 Jul 2026 08:30:20 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kimya sanayisinde küresel rekabetin rotası İstanbul]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kimya-sanayisinde-kuresel-rekabetin-rotasi-istanbul-1382/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kimya-sanayisinde-kuresel-rekabetin-rotasi-istanbul-1382/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_56C836-D0E31A-C9AB90-CB3986-3756C5-EE6A3D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Turkchem Eurasia, geçtiğimiz edisyonda üç gün boyunca 95 ülkeden 13 bin 897 profesyonel ziyaretçiyi ağırlayarak organizasyonun uluslararası erişimini bir kez daha ortaya koydu. En yoğun ziyaretçi katılımı İran, Çin, Rusya, Pakistan, Mısır, Almanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_56C836-D0E31A-C9AB90-CB3986-3756C5-EE6A3D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Turkchem Eurasia, geçtiğimiz edisyonda üç gün boyunca 95 ülkeden 13 bin 897 profesyonel ziyaretçiyi ağırlayarak organizasyonun uluslararası erişimini bir kez daha ortaya koydu. En yoğun ziyaretçi katılımı İran, Çin, Rusya, Pakistan, Mısır, Almanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan, İtalya ve Hindistan&#39;dan gerçekleşti. Bu tablo, Turkchem Eurasia&#39;nın yalnızca Türkiye için değil, Avrasya ve çevre bölgeler için de önemli bir ticaret ve iş birliği platformu haline geldiğini bir kez daha gösterdi.KİMYA VE TEKSTİL KİMYASI AYNI ÇATI ALTINDA BULUŞACAKTurkchem Eurasia; temel ve özel kimyasallar, petrokimya ürünleri, laboratuvar teknolojileri, proses ekipmanları, çevre teknolojileri, üretim çözümleri ve kimya sanayisinin farklı alt sektörlerini tek platformda buluşturacak. Eş zamanlı düzenlenecek InterDye &amp; Textile Printing Eurasia ise tekstil kimyasalları, boyarmaddeler, pigmentler, dijital tekstil baskı teknolojileri ve tekstil terbiye çözümlerine odaklanarak tekstil kimyasalları sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getirecek. Birbirini tamamlayan iki organizasyon, katılımcı firmalar ile profesyonel ziyaretçiler arasında yeni ticari bağlantılar kurulmasına, ihracat odaklı iş birliklerinin geliştirilmesine ve sektördeki yeni teknolojilerin daha geniş kitlelere ulaştırılmasına katkı sağlayacak. Aynı zamanda Türkiye&#39;nin Avrupa, Orta Doğu, Asya ve Kuzey Afrika arasında üstlendiği stratejik ticaret köprüsü rolünü destekleyerek, Türk kimya sanayisinin uluslararası pazarlardaki görünürlüğünün güçlenmesine katkıda bulunacak.AVRUPA&#39;DAKİ KAPASİTE KAYBI KİMYA SANAYİSİNDE YENİ DENGELER YARATIYORKüresel kimya sanayisinde rekabet koşullarının yeniden şekillendiğine dikkat çeken Artkim Group Kurucusu ve CEO&#39;su Ahmet Güler: "Kimya sanayisi bugün yalnızca kendi içinde değil, otomotivden tekstile, gıdadan ilaca kadar çok geniş bir üretim ekosistemi açısından stratejik önem taşıyor. Avrupa Komisyonu verilerine göre AB, 2021&#39;den bu yana buhar krakeri kapasitesinin yaklaşık yüzde 15&#39;ini, amonyak üretim kapasitesinin ise yaklaşık yüzde 9&#39;unu kaybetti. Yüksek enerji ve hammadde maliyetleri, küresel rekabet ve değişen tedarik dengeleri sektörün önündeki önemli başlıklar arasında. Böyle bir dönemde üreticilerin yeni pazarlara ulaşması, alternatif tedarik kanalları geliştirmesi ve uluslararası iş birliklerini güçlendirmesi çok daha önemli hale geliyor. Turkchem Eurasia&#39;yı da tam olarak bu ihtiyaca yanıt veren bir platform olarak konumlandırıyoruz. Geçtiğimiz edisyonda 95 ülkeden 13 bin 897 profesyoneli İstanbul&#39;da ağırladık. 2026&#39;da da Türkiye&#39;nin Avrupa, Orta Doğu ve Asya arasındaki stratejik konumunun sağladığı avantajla üreticileri, tedarikçileri, teknoloji sağlayıcıları ve satın alma profesyonellerini yeni ticari bağlantılar için bir araya getirmeyi hedefliyoruz" dedi.SEKTÖR PROFESYONELLERİ İÇİN KAYIT SÜRECİ BAŞLADIOnline kayıt sisteminin açılmasıyla birlikte ziyaretçiler, fuar giriş kartlarını önceden oluşturarak etkinlik alanına QR kod ile hızlı giriş yapabilecek. Ücretsiz olarak gerçekleştirilen kayıt işlemi sayesinde sektör profesyonelleri fuar ziyaretlerini önceden planlayabilecek; üreticiler, tedarikçiler, distribütörler, yatırımcılar ve satın alma profesyonelleriyle bir araya gelerek yeni iş geliştirme ve ticari iş birliği fırsatlarını değerlendirebilecek. Online kayıt işlemini tamamlayan ziyaretçilere dijital giriş kartları e-posta yoluyla iletilecek.25-27 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi&#39;nde gerçekleştirilecek Turkchem Eurasia ve InterDye &amp; Textile Printing Eurasia&#39;yı ziyaret etmek isteyen sektör profesyonelleri, fuarların resmi internet sitesi üzerinden online kayıtlarını ücretsiz olarak tamamlayabiliyor. Online kayıt işlemini tamamlayan ziyaretçilere dijital giriş kartları iletilirken, fuar alanına QR kod sistemiyle hızlı giriş imkânı sunuluyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 30 Jul 2026 12:42:26 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bloomberg: Meridiam Boğaz köprüleriyle ilgileniyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bloomberg-meridiam-bogaz-kopruleriyle-ilgileniyor-3157/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bloomberg-meridiam-bogaz-kopruleriyle-ilgileniyor-3157/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_658C78-52966C-49E948-202E0B-8AE51D-606176.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bloomberg&#39;e konuşan kaynaklar, Meridiam'ın 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ile bazı otoyolların işletme hakları için yapılması planlanan özelleştirme programına katılmak üzere Makyol İnşaat Sanayi Turizm ve Ticaret A.Ş. ile bir konsorsiyum kurmayı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_658C78-52966C-49E948-202E0B-8AE51D-606176.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bloomberg&#39;e konuşan kaynaklar, Meridiam'ın 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ile bazı otoyolların işletme hakları için yapılması planlanan özelleştirme programına katılmak üzere Makyol İnşaat Sanayi Turizm ve Ticaret A.Ş. ile bir konsorsiyum kurmayı planladığını belirtti. Kaynaklar, diğer bazı Türk şirketlerin de ihaleye girebilmek için yabancı firmalarla konsorsiyum kurmayı düşündüğünü ekledi.Kaynaklara göre, iki köprünün ve otoyol ağının bazı bölümlerinin işletme haklarının satışında resmi ihale sürecinin başlaması için sona yaklaşıldı. Köprü ve otoyollar dört ayrı paket halinde ihaleye çıkarılabilecek.Bloomberg geçtiğimiz aylarda özelleştirme sürecinin yönetilmesi için Ernst &amp; Young'a yetki verildiğini yazmıştı.2012 yılında köprülerin 2.000 kilometre otoyol ile birlikte özelleştirilmesi için yapılan girişimde 5,7 milyar dolarlık bir teklif kabul edilmiş, süreç, o dönem başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 7 milyar doların altındaki bir satışın "vatana ihanet" olacağını söylemesi üzerine durmuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 29 Jul 2026 11:03:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[SPK'dan Türkiye'nin MSCI'daki kategorisini korumaya yönelik adım]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/spkdan-turkiyenin-mscidaki-kategorisini-korumaya-yonelik-adim-4227/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/spkdan-turkiyenin-mscidaki-kategorisini-korumaya-yonelik-adim-4227/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DAACF8-DEB5A2-5A66D9-3A906E-EE2173-08CC73.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Küresel piyasalar, ABD ile İran arasında alevlenen savaşın etkisiyle petrol fiyatlarıyla dalgalanırken, gözlerini ABD Merkez Bankası'nın (FED) faiz kararına çevirdi. 2026 yılına başlarken FED'in yıl içerisinde kaç kez faiz indirimi yapacağı konuşulurken, bugün "FED faiz artırımı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DAACF8-DEB5A2-5A66D9-3A906E-EE2173-08CC73.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Küresel piyasalar, ABD ile İran arasında alevlenen savaşın etkisiyle petrol fiyatlarıyla dalgalanırken, gözlerini ABD Merkez Bankası'nın (FED) faiz kararına çevirdi. 2026 yılına başlarken FED'in yıl içerisinde kaç kez faiz indirimi yapacağı konuşulurken, bugün "FED faiz artırımı yapacak mı?" noktasına gelindi. Jeopolitik risklerin arttığı, savaş ve petrol fiyatlarının baskıladığı küresel piyasalardaki gelişmelere bağlı olarak, yurt içi piyasalarda da hareketli günler yaşanıyor. Halka arzlar tüm hızıyla sürerken, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) piyasalara yönelik önemli adımlar atıyor. Uluslararası endeks sağlayıcı MSCI Inc.'in haziran ayı sonunda, Türkiye piyasasında Kasım 2026 MSCI Endeks İncelemesi'ne kadar yeterli, somut ve güvenilir ilerleme görülmezse, MSCI Türkiye endeksi ve ilgili hisseler için yeni bir danışma süreci başlatabileceğini açıklamıştı. Türkiye'nin gelişmekte olan piyasalar statüsünü kaybetmemesi için de düzenleyici kurumlar önemli düzenlemeleri hayata geçiriyor. Bunlardan biri de yatırım fonlarına yönelik oldu.&nbsp;Gri alan kaldırıldıSPK, en son Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (GSYF) ve Gayrimenkul Yatırım Fonu (GYF) katılma paylarına yönelik fiyat düzenlemesi yaptı. Düzenleme ile GYF ve GSYF'lerin yatırım fonu paylarının borsa fiyatı yerine kurucusunun açıkladığı birim pay fiyatına göre değerlenmesi yapılacak. Yeni yönteme 31 Temmuz'a kadar geçilecek. Tera Yatırım Genel Müdürü Emir Münir Sarpyener, yaptığı açıklamada SPK'nın çok yerinde bir düzenleme yaptığını belirterek, "Çünkü gri bir alan vardı. Bu tip halka açık fonların net aktif değeriyle mi, yoksa borsa fiyatıyla mı değerleneceği konusunda bir belirsizlik söz konusuydu. Neticede SPK da son atmış olduğu adımla bu konuya açıklık getirmiş oldu. Bundan sonra da bu tip yapıların tamamı aynı düzen içerisinde fiyatlanıyor olacak" dedi.Düzenlemeyle birlikte bu tip fonların içerisinde yer alan varlıklarında, fonların yöneticileri tarafından yatırımcıyı etkilemeyecek bir şekilde geçiş yapılması bekleniyor. Sarpyener de konuyla ilgili olarak, "Bizim de kendi fonumuz olan TLY fonu içerisinde, SPK düzenlemesinde belirtilen fon paylarından düşük oranda var. Biz de burada yatırımcıları koruyacak, etkilemeyecek bir şekilde gerekli düzenlemeleri zaten yapıyoruz ve ayın 31&#39;ine kadar da tamamlamış olacağız" diye konuştu.MSCI'ın kasım toplantısı önemliSPK'nın bu düzenlemelerinin küresel endeks sağlayıcısı MSCI&#39;ın uyarıları sonrası atılan adımlardan biri olarak da yorumlanabileceğini belirten Sarpyener, "Bilindiği gibi MSCI, birtakım tedbirler istemiş ve kasım ayındaki toplantısında değerlendireceğini belirtmişti. Sermaye Piyasası Kurulu ve Borsa İstanbul birlikte bu tedbirleri alma aşamasındalar. Piyasalarımızın geleceği açısından, MSCI tarafında gelişmekte olan ülke kategorisinden çıkarılıp, frontier (sınır piyasası) dediğimiz kategoriye düşmemiz, yabancı yatırımcı girişini etkileyeceği için piyasalar açısından hiç de istenmeyen bir durum olur. Bunun için de düzenleyiciler şu anda gereken tedbirleri alıyorlar zaten" diye konuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 29 Jul 2026 10:50:37 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bölgesel asgari ücrette tehlikeli denklem]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bolgesel-asgari-ucrette-tehlikeli-denklem-6576/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bolgesel-asgari-ucrette-tehlikeli-denklem-6576/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B62A59-1A7641-9B1E18-73596C-BBDEE1-00B20D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yaren YILDIZEkonomist Hikmet Baydar, son günlerin öne çıkan gündem maddelerinden bölgesel asgari ücret uygulamasının uzun vadeli bir çözüm olamayacağını belirtti. Bu modelin İstanbul gibi yaşam maliyeti yüksek metropoller için ilk bakışta avantajlı göründüğünü ifade eden&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B62A59-1A7641-9B1E18-73596C-BBDEE1-00B20D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yaren YILDIZEkonomist Hikmet Baydar, son günlerin öne çıkan gündem maddelerinden bölgesel asgari ücret uygulamasının uzun vadeli bir çözüm olamayacağını belirtti. Bu modelin İstanbul gibi yaşam maliyeti yüksek metropoller için ilk bakışta avantajlı göründüğünü ifade eden Baydar, doğal ekonomik işleyişi tersine çevirme çabasının ciddi yapısal riskleri de beraberinde getireceğine dikkat çekti.UCUZ EMEK ARAYIŞI YATIRIMCIYI ZORLAYACAKBölgesel asgari ücretin uygulamaya geçirilmesiyle firma sahiplerinin daha düşük iş gücü maliyetlerinden yararlanmak amacıyla Anadolu&#39;nun ücra köşelerine fabrika kurma eğilimine girebileceğini belirten Baydar, bu durumun mevcut nüfus hareketliliğiyle örtüşmeyeceğine dikkat çekerek, &#34; Sadece ucuz iş gücü var diye nüfusun ve insanların yaşamadığı yerlere fabrika kurulursa, çalıştıracak işçi bulunmaz&#34; dedi. Hammadde tedariki ve lojistik problemlerinin de denkleme dahil olmasıyla yaşanacak krize değinen Baydar, &#34;Daha ucuz eleman çalıştırılma niyetiyle Anadolu&#39;da kurulacak fabrikalar bir süre sonra kapatılmak veya taşınmak zorunda kalınacak&#34; diye konuştu. İnsan kaynakları politikasının İstanbul gibi bir metropolde dahi zor yürütüldüğünü hatırlatan Baydar, altyapısı eksik bölgelerde bu sorunların daha da derinleşeceğini vurgulayarak, &#34;Türkiye&#39;nin bence kaybedecek 5 yılı olmamalı&#34; ifadelerini kullandı.NÜFUS AKIŞI UCUZ BÖLGELERİ DE PAHALILAŞTIRACAKBozkırların ve hazine arazilerinin sanayi bölgesi olarak tahsis edilmesi durumunda yaşanacak sosyo-ekonomik değişimleri çarpıcı örneklerle ele alan Baydar, devletin ücretsiz arazi tahsisi gibi teşvikler sunması halinde bile demografik yapının bozulabileceğini kaydetti. Yaşanacak göç dalgasını özetleyen Baydar, &#34;Bozkırlarda düşük ücret var diye kurulacak fabrikalara metropolde iş bulamayanlar yüklenmeye başlayacak. Daha ucuz şartlarda yaşamak için nüfus akışı olacak&#34; şeklinde konuştu. Köyden kente göçün arttığı bir ortamda konut ve yaşamsal maliyetlerin hızla yukarı çıkacağını belirten Baydar, Antalya örneğini vererek şu uyarıyı yaptı: &#34;Bugün ucuz olan yer yarın pahalı olabilir. Örneğin Antalya... Zaman içerisinde ucuz görülen, düşük gelirle geçinilebileceği düşünülen yer sonunda sanayi akımı, peşinden iş gücü akımıyla pahalı bir yer haline gelebiliyor.&#34; Baydar son olarak, siyasi iklimin ve politikaların değişme riski de göz önüne alındığında, bölgesel asgari ücretin kalıcı ve sağlıklı bir ekonomik model olamayacağının altını çizdi.MISIR ÖRNEĞİ VE ARAZİ REKABETİBölgesel asgari ücret tartışmalarında bozkırların ve atıl arazilerin sanayiye kazandırılması fikri öne çıkarken, Ekonomist Hikmet Baydar bu adımın tek başına yeterli olmayacağını vurguluyor. Sadece ücret politikasının değiştirilmesinin yatırımcıyı harekete geçirmeyeceğini belirten Baydar, hazine arazilerine uygulanacak teşviklerin de eş zamanlı yürütülmesi gerektiğinin altını çiziyor. Fabrikasını Anadolu&#39;ya taşımak isteyen bir işletmeci için sırf yer probleminin bile başlı başına yeni bir maliyet ve masraf kalemi yaratacağına dikkat çeken Baydar, söz konusu alanların mutlaka sanayi bölgesi olarak tahsis edilmesinin zorunluluğuna işaret ediyor. Yatırımcı çekmek için ücretsiz arazi tahsisinin farklı ülkelerde de rekabet unsuru olarak kullanıldığını, örnek olarak da Mısır&#39;ın yatırımcılara bedava yer verebildiğini hatırlatan Baydar, asıl meselenin arazi tahsisi ve bölgesel ücret politikalarının birbirine entegre bir şekilde yürütülmesi olduğunu ifade ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 29 Jul 2026 02:16:15 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[DOA sisteminde hem vatandaşa hem esnafa kazandıracak yeni kolaylık]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/doa-sisteminde-hem-vatandasa-hem-esnafa-kazandiracak-yeni-kolaylik-6349/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/doa-sisteminde-hem-vatandasa-hem-esnafa-kazandiracak-yeni-kolaylik-6349/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0EDE20-98535F-8F54C8-502C16-31E269-644208.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından yürütülen Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Sisteminde, hem vatandaşların iade noktalarına erişimini kolaylaştıracak hem de esnafın sisteme katılımını destekleyecek yeni&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0EDE20-98535F-8F54C8-502C16-31E269-644208.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından yürütülen Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Sisteminde, hem vatandaşların iade noktalarına erişimini kolaylaştıracak hem de esnafın sisteme katılımını destekleyecek yeni bir uygulama devreye giriyor.Mobil DOA adı verilen el terminaliyle Depozito İade Makinesi bulunmayan market, bakkal ve büfeler Manuel İade Noktası olarak sisteme dahil olabilecek. Dbys.gov.tr üzerinden Depozito Bilgi Yönetim Sistemine kaydını tamamlayan işletmelere ücretsiz olarak sağlanacak Mobil DOA; barkod doğrulama, sayım, kayıt ve veri aktarımı işlemlerini tek cihaz üzerinden gerçekleştirecek.Vatandaşlar, cihaz üzerindeki karekodu cep telefonlarıyla okutarak iade işlemini başlatacak ve teslim edecekleri DOA logolu içecek ambalajlarının barkodlarını cihaza okutacak. Doğrulanan ambalajlar sisteme kaydedilirken, işlem verileri eş zamanlı olarak DOA Sisteminin dijital altyapısına aktarılacak.İşlemin tamamlanmasının ardından ambalaj başına 1 TL olmak üzere biriken tutar doğrudan vatandaşın DOA Cüzdan'ına yüklenecek. Cep telefonlarıyla entegre çalışan bu yapı sayesinde iade işlemleri kullanıcı hesaplarıyla eşleştirilecek, teslim alınan ambalajlar güvenilir, hızlı ve izlenebilir şekilde yönetilecek.Mobil DOA kullanan esnafa her ambalaj için 50 kuruşMobil DOA, market, bakkal ve büfe gibi işletmelerin ek bir makine yatırımına ve geniş bir alana ihtiyaç duymadan Manuel İade Noktası olarak DOA Sistemine katılmasına imkân verecek.İşletmeler, vatandaşlardan teslim aldıkları ambalajları yetkilendirilmiş saha operatörlerine teslim edecek ve her ambalaj için 50 kuruş teşvik bedeli alacak. Böylece esnaf sisteme sağladığı katkı karşılığında ilave kazanç elde ederken, vatandaşlar da ambalajlarını yaşadıkları mahallede kolayca iade edebilecek.Mobil DOA'nın yaygınlaşmasıyla birlikte daha fazla işletmenin iade ağına katılması, saha operasyonlarının etkinliğinin artırılması ve DOA logolu içecek ambalajlarının geri kazanım sürecine daha hızlı dahil edilmesi hedefleniyor.Nurullah Öztürk: "Hedefimiz Her Mahallede Erişilebilir İade Noktaları Oluşturmak"Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk, Mobil DOA'nın sistemin yaygınlaştırılmasında önemli bir rol üstleneceğini belirterek şunları söyledi:"Mobil DOA ile Depozito İade Makinesi bulunmayan market, bakkal ve büfelerimizin de iade ağına kolayca katılmasını sağlayacağız. Vatandaşlarımızın iade ettiği her ambalaj için 1 TL teşvik bedeli doğrudan DOA Cüzdan'ına aktarılacak, işletmelerimiz ise saha operatörüne teslim ettikleri her ambalaj için 50 kuruş teşvik bedeli kazanacak. Hedefimiz, vatandaşlarımızın ambalajlarını iade etmek için uzak mesafelere gitmek zorunda kalmadığı, her mahallede erişilebilir iade noktalarının bulunduğu güçlü ve yaygın bir sistem oluşturmak. Mobil DOA ile esnafımızı bu dönüşümün aktif bir parçası haline getirirken, iade ağımızı Türkiye'nin dört bir yanında daha erişilebilir, daha etkin ve daha kapsayıcı bir yapıya kavuşturacağız."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 28 Jul 2026 13:31:40 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Farkına Vardım" tüm dijital platformlarda!]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/farkina-vardim-tum-dijital-platformlarda-8734/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/farkina-vardim-tum-dijital-platformlarda-8734/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2A4445-70743B-FBCD7F-023CF8-E23125-4BBB07.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ragıb Narin 2019 yılından bu yana dinleyicisiyle paylaştığı ve dijital platformlarda toplamda milyonlarca dinlenen ve listelerde zirveye tırmanan şarkılarıyla büyük beğeni topladı. "Sevda Çiçeği", "Gecekondu", "Mavi", "Gel Diyemem", "Menekşem", "Mucize", "Vur Beni", "Narin Narin",&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2A4445-70743B-FBCD7F-023CF8-E23125-4BBB07.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ragıb Narin 2019 yılından bu yana dinleyicisiyle paylaştığı ve dijital platformlarda toplamda milyonlarca dinlenen ve listelerde zirveye tırmanan şarkılarıyla büyük beğeni topladı. "Sevda Çiçeği", "Gecekondu", "Mavi", "Gel Diyemem", "Menekşem", "Mucize", "Vur Beni", "Narin Narin", "Yok", "Yok Yok ( Rima Yussef ile Duet) ", "Yarınım Ol", "Yaz", "Harbi ft Uzunmakarna", "Leyla", "Sal", "Bal Kaymak", "Bergen", "Ukde ft. Emir Buğra" , "Hiç Sevmedim De", "Doktor" , "Araba" , "İstanbul"&nbsp; ve "Şu Yaşamak Bizi Öldürüyor ( Ece Mumay ile Duet ) " gibi teklileriyle dikkat çeken şarkıcı "Farkına Vardım" teklisi ile yoluna devam ediyor.Ragıb Narin yeni şarkısı "İstanbul şarkısından sonra, dışarıdan bana ulaşan eserler arasında beni en derinden etkileyen şarkılardan biri Farkına Vardım oldu. Tesadüf değil; her iki şarkının da söz ve müziği aynı kaleme ait. Ancak Farkına Vardım, daha ilk dinleyişimde kendi hayatımdan izler bulduğum, bana çok özel hissettiren bir eserdi. Şarkıyı dinledikçe, hepimizin hayatın bir döneminde bazı duygulara, insanlara ya da gerçeklere geç kaldığını; bazı farkındalıklara ise ancak zaman geçtikten sonra ulaşabildiğini düşündüm. Farkına Vardım, bu evrensel duyguyu yalın ama güçlü bir anlatımla dinleyicinin kalbine taşıyor ve o kaçınılmaz yüzleşmeyi derinden hissettiriyor. Şarkıyı kendi sesimle yorumlamak ise benim için bambaşka bir deneyimdi. Her cümlesiyle daha da yakınlaştığım bu eser, zamanla yalnızca seslendirdiğim bir şarkı olmaktan çıktı; kendi hikâyemin de bir parçasına dönüştü. Dilerim bu şarkı, bende bıraktığı iz kadar sizlerin de yüreğine dokunur ve kendi hayatınızdan bir parça bulmanıza vesile olur" dedi.,]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 28 Jul 2026 12:54:19 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ekin Kayatekin'den yeni tekli "Hak Etsem"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ekin-kayatekinden-yeni-tekli-hak-etsem-6107/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ekin-kayatekinden-yeni-tekli-hak-etsem-6107/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_063BAE-D1A4F6-614438-33B5CE-00CC32-92635D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sony Music Türkiye etiketiyle yayınlanan &#34;Hak Etsem&#34;, söz ve müziği Ekin Kayatekin imzası taşıyan, insanın hem kendisiyle hem de hayatın getirdiği engellerle verdiği mücadeleyi samimi bir dille dinleyiciye aktaran bir çalışma olarak öne çıkıyor. Düzenlemesi Aytaç Özgümüş&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_063BAE-D1A4F6-614438-33B5CE-00CC32-92635D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sony Music Türkiye etiketiyle yayınlanan &#34;Hak Etsem&#34;, söz ve müziği Ekin Kayatekin imzası taşıyan, insanın hem kendisiyle hem de hayatın getirdiği engellerle verdiği mücadeleyi samimi bir dille dinleyiciye aktaran bir çalışma olarak öne çıkıyor. Düzenlemesi Aytaç Özgümüş tarafından gerçekleştirilen şarkının mix ve mastering çalışmaları ise Erkut Kaymaz tarafından yapıldı.Kendi şarkı yazarlığında içtenliği ve duygusal anlatımıyla dikkat çeken Ekin Kayatekin, yeni çalışması &#34;Hak Etsem&#34; ile bu kez kararsızlıkların, geç kalmışlık hissinin ve vazgeçemediği bir aşkın içinde sıkışıp kalan bir adamın hikayesini anlatıyor. Şarkıda, tüm olumsuzluklara rağmen sevdiği kişiye tutunmaya çalışan bir adamın son çırpınışlarına tanıklık ediyoruz. Zamanla bu aşkı hak etmediğine inanmaya başlayan karakter, aslında yalnızca sevdiği insana değil, hayata da geç kaldığını hissediyor.Modern sound ve düzenlemesiyle anlatımını güçlendiren &#34;Hak Etsem&#34;, aşkın çıkmazlarını yaşayanların kolayca bağ kurabileceği bir hikaye sunuyor. İçten sözleriyle Ekin Kayatekin, dinleyicisini yine kendi duygularıyla baş başa bırakıyor.&#34;Hak Etsem&#34;, 24 Temmuz&#39;da tüm dijital müzik platformlarında dinleyicilerle buluşuyor!]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 28 Jul 2026 12:51:11 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Fettah Can'dan "Işıklı Yol"a senfonik yorum!]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/fettah-candan-isikli-yola-senfonik-yorum-6537/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/fettah-candan-isikli-yola-senfonik-yorum-6537/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C9CA2E-C0C96D-46D8C3-DB57DD-407D1F-DFE569.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bursa Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi&#39;nde kaydedilen konser serisinin yeni durağı, Türk pop müziğinin unutulmaz eserlerinden &#34;Işıklı Yol&#34; oldu.Türkçe pop klasiği &#34;Işıklı Yol&#34;, senfonik düzenlemeyle bu kez çok daha güçlü ve derinlikli bir yorum kazanıyor.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C9CA2E-C0C96D-46D8C3-DB57DD-407D1F-DFE569.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bursa Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi&#39;nde kaydedilen konser serisinin yeni durağı, Türk pop müziğinin unutulmaz eserlerinden &#34;Işıklı Yol&#34; oldu.Türkçe pop klasiği &#34;Işıklı Yol&#34;, senfonik düzenlemeyle bu kez çok daha güçlü ve derinlikli bir yorum kazanıyor. Fettah Can&#39;ın duygu yüklü performansı ile senfoni orkestrasının zengin tınıları, şarkının hüzünlü atmosferini daha da derinleştirerek dinleyicilere etkileyici bir müzikal deneyim sunuyor.Büyük beğeni toplayan &#34;Senfonik Live&#34; projesi, Fettah Can&#39;ın sahne performansını ve müzikal birikimini senfonik düzenlemelerle buluşturmaya devam ederken, Türk pop müziğinin hafızalara kazınan eserlerini de yeni bir yorumla dinleyiciyle buluşturuyor.&#34;Işıklı Yol&#34;, 24 Temmuz&#39;da YouTube ve tüm dijital müzik platformlarında yayında!]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 28 Jul 2026 12:41:45 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Antalya'nın Kaş ilçesinde orman yangını başladı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/antalyanin-kas-ilcesinde-orman-yangini-basladi-9561/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/antalyanin-kas-ilcesinde-orman-yangini-basladi-9561/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9AB4BE-12D389-A0F598-A3FED0-4756A4-7434D5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Üzümlü Mahallesi'ndeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.İhbar üzerine bölgeye Antalya Orman Bölge Müdürlüğü ve itfaiye ekipleri yönlendirildi.Yangına ilk etapta 6 helikopter, 3 uçak, 14 arazöz, 5 su ikmal aracı, 2 ilk müdahale aracı ve 135 orman işçisiyle&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9AB4BE-12D389-A0F598-A3FED0-4756A4-7434D5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Üzümlü Mahallesi'ndeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.İhbar üzerine bölgeye Antalya Orman Bölge Müdürlüğü ve itfaiye ekipleri yönlendirildi.Yangına ilk etapta 6 helikopter, 3 uçak, 14 arazöz, 5 su ikmal aracı, 2 ilk müdahale aracı ve 135 orman işçisiyle müdahale ediliyor.Rüzgarın da etkisiyle büyüyen yangını kontrol altına almak için ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi sürüyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 28 Jul 2026 08:30:46 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kamu ihalelerine yapay zekayla rekabet denetimi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kamu-ihalelerine-yapay-zekayla-rekabet-denetimi-5237/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kamu-ihalelerine-yapay-zekayla-rekabet-denetimi-5237/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_901798-EAD071-619968-A4ABB6-91DFBD-F112D3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Küle, kamu ihalelerinin incelenmesine yönelik yürüttükleri çalışmalara ilişkin değerlendirmede bulundu.Kamunun ihtiyacı olan mal ve hizmetlerin en uygun fiyat ve kalitede temin edilmesinin, vatandaşların vergilerinin en etkin şekilde kullanılması bakımından hayati önem taşıdığına&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_901798-EAD071-619968-A4ABB6-91DFBD-F112D3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Küle, kamu ihalelerinin incelenmesine yönelik yürüttükleri çalışmalara ilişkin değerlendirmede bulundu.Kamunun ihtiyacı olan mal ve hizmetlerin en uygun fiyat ve kalitede temin edilmesinin, vatandaşların vergilerinin en etkin şekilde kullanılması bakımından hayati önem taşıdığına dikkati çeken Küle, &#34;Dolayısıyla kamunun yaptığı alımlarda rekabetin sağlanması, en hassas olduğumuz konuların başında geliyor. Kamu ihalelerine yönelik harcamaların, devlet bütçemiz içinde önemli payı olduğu dikkate alındığında kamu ihalelerindeki rekabetin tesisi, bizim için tartışılmaz bir kırmızı çizgidir.&#34; diye konuştu.Küle, kamu ihalelerinde rekabetçi sürecin korunmasının, yalnızca kamu kaynaklarının etkin kullanımını sağlamakla kalmadığını belirterek, bunun, piyasalarda fiyat oluşumunun sağlıklı işlemesine doğrudan katkı sunduğunu ifade etti.Bu sayede rakiplerin adil ve eşit şartlarda yarıştığını, nihayetinde de vatandaşların düşük fiyat, yüksek kalite, çeşitlilik ve inovasyonla bu süreçten azami fayda sağladığını anlatan Küle, &#34;Kurumumuz, kendisine Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ile verilen görevlerini yerine getirirken etkin rekabetin tesisinde kamu ihalelerinin bu kritik pozisyonunun bilincindedir. Bu bilinçten hareketle 2024&#39;te KİK ile olan işbirliğimizi çok daha güçlü bir zemine taşıdık. İmzaladığımız protokolle, denetim çalışmalarımıza yepyeni ve teknolojik bir boyut kazandırdık.&#34; değerlendirmesinde bulundu.- &#34;Yapay zeka araçlarıyla göz açtırmıyoruz&#34;Küle, bu işbirliğiyle, kamu ihalelerindeki rekabetçi risklerin ve olası ihlallerin tespiti amacıyla yapay zeka destekli araçların geliştirilmesine, ortak istatistiksel modelleme ve analizlere yönelik yoğun mesai harcadıklarını bildirerek, şu ifadeleri kullandı:&#34;KİK&#39;in sağladığı devasa veri setlerini, yapay zeka algoritmalarımızla süzgeçten geçiriyoruz. Burada rekabete aykırı eylemlerle benzer desenler çizen, şüpheli örüntüler sergileyen teşebbüs hareketlerini anında radarımıza alıyoruz. Teşebbüslerin ihale verilerini, derinlemesine bir yapısal ve davranışsal analize tabi tutuyoruz. Böylece yapay zeka araçlarıyla göz açtırmıyoruz.&#34;- &#34;Kimse ihalede danışıklı davranmayı aklından dahi geçirmesin&#34;Yapay zeka destekli altyapı sayesinde ihalelerin paylaşımı, danışıklı fiyat verilmesi, bölge paylaşımları gibi ihlalleri çok hızlı ve net şekilde ortaya çıkartabildiklerine işaret eden Küle, şunları söyledi:&#34;Birçok kez farklı vesilelerle ifade ettim. Kurumumuzun bilişim ve denetim altyapısı son derece güçlü. Denetim kapasitemizi, gelişen teknolojilerin hızına ve bu teknolojilerin getirdiği rekabete aykırı uygulamalara entegre ettik. Proaktif tespitlerimiz, ihlal tarafı şirketlerce şaşkınlıkla karşılanıyor. Dolayısıyla artık kimse ihalede danışıklı davranmayı, rakipleriyle gizli işbirliği yapmayı aklından dahi geçirmesin.&#34;Küle, bu alanda yaptıkları tespitlere ilişkin bilgi vererek, şunları kaydetti:&#34;Kamu ihalelerinde teşebbüslerin teklif fiyatlarında anlaşması, rekabete hassas bilgileri birbirleriyle değiştirmesi, ihale kalemlerini ya da bölgelerini paylaşması, yan teklif vererek anlaştıkları firmanın ihaleyi kazanmasını sağlaması veya anlaşma doğrultusunda ihaleye hiç teklif vermemesi gibi tüm rekabeti kısıtlayıcı uygulamaları tek tek tespit ediyoruz. Teşebbüsler bu konuda hiçbir taviz vermeyeceğimizi, ihale süreçlerindeki rekabete aykırı eylemlerin üzerine kararlılıkla gideceğimizi bilmeli. Sahip olduğumuz yüksek teknolojik altyapı ve veri entegrasyonuyla ihalelerdeki en ufak bir rekabet ihlalini bile karanlıkta bırakmayız. Bunun teşebbüslere bedeli ise çok ağır olur.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 27 Jul 2026 11:16:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Pluxee çalışanların satın alma gücünü destekledi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/pluxee-calisanlarin-satin-alma-gucunu-destekledi-1918/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/pluxee-calisanlarin-satin-alma-gucunu-destekledi-1918/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1A7432-135524-7CDE48-264D00-801643-4F033E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şirketten yapılan açıklamaya göre, Pluxee, çalışanların yaşam kalitesini desteklerken, işverenlerin çalışan bağlılığı hedeflerine de katkı sunuyor.Çalışan deneyimi artık yalnızca iş yerinde geçirilen zamanla sınırlı kalmıyor. Halihazırda çalışanlar ücretin yanı sıra&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1A7432-135524-7CDE48-264D00-801643-4F033E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şirketten yapılan açıklamaya göre, Pluxee, çalışanların yaşam kalitesini desteklerken, işverenlerin çalışan bağlılığı hedeflerine de katkı sunuyor.Çalışan deneyimi artık yalnızca iş yerinde geçirilen zamanla sınırlı kalmıyor. Halihazırda çalışanlar ücretin yanı sıra günlük yaşamlarını kolaylaştıran, satın alma güçlerini destekleyen ve kişisel ihtiyaçlarına göre şekillenebilen avantajları da çalışma deneyiminin parçası olarak görüyor.Söz konusu dönüşümle yan haklar da klasik fayda anlayışının ötesine geçerek çalışan bağlılığını destekleyen stratejik bir alana dönüşüyor.Şirket, sunduğu kampanya ve avantaj ekosistemiyle çalışanların yalnızca iş hayatını değil, günlük yaşamını da destekliyor.Şirketin, son bir yılda 15 farklı kategoride hayata geçirilen 201 kampanya ve indirim fırsatıyla büyüyen kampanya ekosistemi, alışverişten seyahate, ulaşımdan eğitime, kültür-sanattan günlük yaşam hizmetlerine kadar kullanıcıların farklı ihtiyaçlarına dokunuyor. Böylece Pluxee kullanıcıları, yıl boyunca ihtiyaçlarını daha avantajlı koşullarda karşılayabiliyor.&#34;Yemek Kartı&#34;, &#34;Kurumsal Hediye Kartı&#34; ve &#34;Yakıt Kartı&#34; gibi hizmetleri kullanan çalışanlar, alışveriş, ulaşım, seyahat, sağlık, eğitim, eğlence, ev ve yaşam hizmetleri gibi birçok farklı kategoride sunulan kampanyalardan yararlanabiliyor.&#34;CarrefourSA&#34;, &#34;Uber Eats&#34;, &#34;Trendyol Go&#34;, &#34;Pazarama&#34; ve çeşitli e-ticaret işbirlikleriyle alışveriş deneyimi desteklenirken, seyahat ve mobilite alanında da kullanıcıların farklı ihtiyaçlarına yönelik avantajlar sunuluyor.Bu kapsamda &#34;Pegasus&#34; ile gerçekleştirilen kampanyada &#34;Extra Yükle&#34; özelliğini ilk kez kullanan Pluxee kullanıcıları &#34;BolPuan&#34; kazanabilirken, &#34;TikTak&#34;, &#34;Rent Go&#34;, &#34;Avis&#34;, &#34;Europcar&#34;, &#34;Yolcu360&#34; ve &#34;Gri Rent&#34; gibi markalarla hayata geçirilen sayesinde araç kiralama hizmetlerine kolayca erişim sağlanabiliyor.Ev yaşamı ve günlük ihtiyaçlar tarafında da farklı fırsatlar sunuluyor. &#34;Normod&#34;, &#34;Kenwood&#34;, &#34;Mr Usta&#34; ve &#34;Securitas&#34; gibi markalarla mobilyadan küçük ev aletlerine, güvenlik çözümlerinden bakım hizmetlerine kadar uzanan kampanyalar, çalışanların yaşam alanlarına yönelik ihtiyaçlarını destekliyor.Eğitime yatırım yapmak isteyen Pluxee kullanıcıları ise pek çok kurumdan yabancı dil ve kişisel gelişim eğitimlerine avantajlı fiyatlarla ulaşabiliyor.Pluxee, kullanıcılarına kültür-sanat ve deneyim odaklı ayrıcalıklar da sunuyor. &#34;Biletix&#34; etkinliklerinde yüzde 50 indirim fırsatına ek olarak &#34;Bodo&#34; işbirliğiyle sunulan deneyim fırsatları, çalışanların sosyal yaşamlarına katkı sağlıyor.Şirket avantajları, yalnızca şirketlerin çalışanları adına tanımladığı bakiyelerle sınırlı kalmıyor. Kullanıcılar, &#34;Extra Yükle&#34; özelliğiyle Pluxee hesaplarına yükledikleri kişisel bakiyeler üzerinden de kampanya ve ayrıcalıklardan yararlanabiliyor.Bu kapsamda hesabına 1000 lira yükleyen kullanıcılar üç aylık &#34;Pazarama Plus&#34; üyeliği kazanırken, üç kez 1000 lira yükleme yapan kullanıcılar &#34;Magnolia Shop&#34;tan bir soğuk kahve hediyesinden yararlanabiliyor.- &#34;Çalışanlar, ihtiyaçlarına göre şekillenebilen çözümleri işverenlerinden daha fazla bekliyor&#34;Açıklamada görüşlerine yer verilen Pluxee Türkiye Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Sinem Hekimoğlu, halihazırda çalışanların, ücretin yanı sıra satın alma güçlerini destekleyen, günlük yaşamlarını kolaylaştıran ve ihtiyaçlarına göre şekillenebilen çözümleri işverenlerinden daha fazla beklediğini belirtti.Gerçekleştirdikleri &#34;İş Dünyasında Bağlılığın Yeni Tanımı&#34; araştırmasının da çalışanların, hayatlarına doğrudan değer katan faydaları güçlü bağlılık unsuru olarak gördüğünü ortaya koyduğunu aktaran Hekimoğlu, şu ifadeleri kullandı:&#34;Biz de bu içgörüyle kampanya ekosistemimizi yalnızca indirim sunan bir yapı olarak değil, çalışanların hayatına dokunan bir deneyim alanı olarak kurguluyoruz. Alışverişten seyahate, sağlıktan eğitime, kültür-sanattan günlük yaşam hizmetlerine kadar uzanan avantaj dünyamızla çalışanların ihtiyaç duydukları faydalara kolayca erişmesini sağlıyoruz. Böylece işverenler için çalışan bağlılığını ve memnuniyetini destekleyen sürdürülebilir bir değer yaratırken çalışan deneyimini iş yerinin sınırlarının ötesine taşıyoruz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 27 Jul 2026 11:12:40 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Güneydoğu'nun kadim zenginlikleri dünyayla buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/guneydogunun-kadim-zenginlikleri-dunyayla-bulustu-382/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/guneydogunun-kadim-zenginlikleri-dunyayla-bulustu-382/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_36CD97-B33F8B-57BAC1-5ED098-6D619F-A71E08.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Başrollerini Engin Altan Düzyatan ve Özge Gürel&#39;in paylaştığı yeni Go Türkiye mini dizisi "Whispers of Origins", Adıyaman, Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin ve Diyarbakır&#39;da gerçekleştirilen çekimlerin ardından dijital platformlarda izleyiciyle buluştu. Özgün hikayesi Emre Gürcan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_36CD97-B33F8B-57BAC1-5ED098-6D619F-A71E08.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Başrollerini Engin Altan Düzyatan ve Özge Gürel&#39;in paylaştığı yeni Go Türkiye mini dizisi "Whispers of Origins", Adıyaman, Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin ve Diyarbakır&#39;da gerçekleştirilen çekimlerin ardından dijital platformlarda izleyiciyle buluştu. Özgün hikayesi Emre Gürcan ve Hakan Yonat imzası taşıyan yapımın senaryosu Emre Gürcan, Hakan Yonat ve Nazlı Bora tarafından yazıldı. Yapımcılığını Emre Gürcan ve Hakan Yonat&#39;ın üstlendiği projeyi Hakan Yonat yönetiyor.Bir gizemin peşine düşen iki karakterin iz sürdüğü yapım, Güneydoğu Anadolu&#39;nun binlerce yıllık tarihini, kültürel mirasını, gastronomisini ve eşsiz atmosferini sürükleyici bir hikaye kurgusuyla izleyiciye aktarıyor.Hikaye, Adıyaman&#39;da Nemrut Dağı, Gaziantep&#39;in tarihi sokakları ve zengin mutfağı, Şanlıurfa&#39;da Göbeklitepe ile Balıklıgöl, Mardin&#39;in taş sokakları ve tarihi manastırları, Diyarbakır&#39;da ise Ulu Cami, Hasanpaşa Hanı ve Hevsel Bahçeleri eşliğinde ilerliyor. Her durak, sahip olduğu tarihi ve kültürel zenginlikle anlatının ayrılmaz bir parçasına dönüşürken, Türkiye&#39;nin kadim medeniyetleri etkileyici bir görsel dille dünya izleyicisine sunuluyor.Mistik atmosferi ve güçlü oyuncu performanslarıyla öne çıkan mini dizi, 24 Temmuz itibarıyla dijital platformlarda yayına girerek Türkiye&#39;nin tarihi ve kültürel mirasını dünya izleyicisiyle buluşturdu.GO TÜRKİYE MİNİ DİZİLERİ 4,8 MİLYAR İZLENMEYE ULAŞTIGo Türkiye Mini Dizileri, bugüne kadar hayata geçirilen altı yapımla uluslararası dijital platformlarda 8,2 milyar gösterim ve 4,8 milyar izlenmeye ulaşarak Türkiye&#39;nin tanıtımında yeni nesil hikaye anlatımının güçlü örneklerinden biri haline geldi."Istanbul My Love", "Antalya Gambit", "Hidden Lover", "An Istanbul Story", "Cappadocia Fairytale" ve son olarak "Turquoise Summer" ile dünya genelinde geniş bir izleyici kitlesine ulaşan projeler; Türkiye&#39;nin şehirlerini, kültürel mirasını, gastronomisini ve yaşam estetiğini sinematografik bir anlatımla milyarlarca kullanıcıyla buluşturdu.Dizilerin elde ettiği 8,2 milyar gösterimin 1,7 milyarını teaser iletişimleri, 6,46 milyarını ise bölüm iletişimleriyle gerçekleştirirken; 471 milyon teaser izlenmesi ve 4,3 milyar bölüm izlenmesiyle toplam 4,8 milyar izlenme başarısına ulaştı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 27 Jul 2026 10:03:22 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Motorlu taşıtlar vergisinde son haftaya giriliyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/motorlu-tasitlar-vergisinde-son-haftaya-giriliyor-4204/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/motorlu-tasitlar-vergisinde-son-haftaya-giriliyor-4204/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1DBCE9-8DAF10-06085F-E80515-C6165D-2D03DC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) ikinci taksit ödemelerinde son tarih yaklaşıyor. Milyonlarca araç sahibini ilgilendiren MTV&#39;nin ikinci taksidi ödeme dönemi 31 Temmuz Cuma günü tamamlanacak. Yılda iki kez ödenen MTV, ocak ve temmuz ayları olmak üzere iki eşit takside bölünüyor.MTV&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1DBCE9-8DAF10-06085F-E80515-C6165D-2D03DC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) ikinci taksit ödemelerinde son tarih yaklaşıyor. Milyonlarca araç sahibini ilgilendiren MTV&#39;nin ikinci taksidi ödeme dönemi 31 Temmuz Cuma günü tamamlanacak. Yılda iki kez ödenen MTV, ocak ve temmuz ayları olmak üzere iki eşit takside bölünüyor.MTV nasıl ödenir?MTV ödemeleri, Dijital Vergi Dairesi&#39;nden (dijital.gib.gov.tr) veya GİB mobil uygulamasından ödenebiliyor.Dijital Vergi Dairesi&#39;nde anlaşmalı bankaların banka ve kredi kartıyla, banka hesabından havaleyle, yabancı ülkede faaliyet gösteren bankalara ait kartlar ile ödeme yapılabiliyor.Vergi ödemesi, vergi tahsiline yetkili bankalar, vergi dairesi vezneleri ve PTT şubelerinden de yapılabiliyor.Resmi adrese dikkatDijital Vergi Dairesi&#39;nden, MTV ödeme alanına şifre girişi yapmadan, plaka, TC kimlik numarası ile tescil tarihi veya sahiplik belge tarihi bilgilerinden biri girilerek, ödeme işlemi tamamlanabiliyor.İnternet üzerinden yapılacak ödemelerde, mağduriyetin oluşmaması için tarayıcıya &#34;gib.gov.tr&#34; adresi ya da bankaların resmi internet adresleri yazılarak giriş yapılması önem taşıyor.MTV&#39;den kimler muaf?Yüzde 90 ve üzeri engelli kişilerin adına kayıtlı araçlar MTV&#39;den muaf tutuluyor.Özel tertibatlı taşıtlar ile bazı yabancı diplomatik görevliler ait araçlar da kapsam dışında tutuluyor.Bunun dışında, kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları, belediyeler, köy tüzel kişilikleri, mahalli idare birlikleri ve Kızılay adına kayıtlı araçlardan da vergi alınmıyor.Kim ne kadar MTV ödeyecek?Motorlu Taşıtlar Vergisi, aracın yaşı, türü, motor hacmi, motor gücü, değeri ve ağırlığına göre değişkenlik gösteriyor.Motor hacmi 1300 cc&#39;ye kadar, değeri 541 bin lirayı aşan araçlarda yıllık MTV, 1-3 yaşta 6 bin 902 lirayken, 4-6 yaşta 4 bin 807, 7-11 yaşta ise 2 bin 693 lira olarak belirlenmişti.Motor hacmi 1301-1600 cc arasında olup değeri 541 bin lirayı aşan araçlar ise MTV fiyatları şöyle:&#34;1-3 yaşta 12 bin 28, 4-6 yaşta 9 bin 12, 7-11 yaşta 5 bin 220 lira&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 26 Jul 2026 12:17:22 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Prof. Dr. Mahmud Es'ad Coşan, doğumunun 91. yılında anılacak]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/prof-dr-mahmud-esad-cosan-dogumunun-91-yilinda-anilacak-9044/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/prof-dr-mahmud-esad-cosan-dogumunun-91-yilinda-anilacak-9044/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D30501-B52DB3-88F404-849947-B040BA-03F2BF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mahmud Es&#39;ad Coşan Vakfı tarafından düzenlenen Sabah Namazı ve İşrak İbadeti Buluşması&#39;nın dördüncüsü, 27 Temmuz 2026 Pazartesi günü Elazığ Cumhuriyet Meydanı&#39;nda sabah namazı vaktinde başlayacak ve işrak namazıyla tamamlanacak. Buluşmaya yirmi binin üzerinde katılım&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D30501-B52DB3-88F404-849947-B040BA-03F2BF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mahmud Es&#39;ad Coşan Vakfı tarafından düzenlenen Sabah Namazı ve İşrak İbadeti Buluşması&#39;nın dördüncüsü, 27 Temmuz 2026 Pazartesi günü Elazığ Cumhuriyet Meydanı&#39;nda sabah namazı vaktinde başlayacak ve işrak namazıyla tamamlanacak. Buluşmaya yirmi binin üzerinde katılım bekleniyor.Program; sabah namazı, Kur&#39;ân-ı Kerîm tilâveti, zikir programı, hatm-i hâcegân ve duanın ardından kılınacak işrak namazından oluşacak. Etkinlik alanına kurulacak büyük platform, programın meydanın her noktasından takip edilebilmesini sağlayacak. Katılımcıları ayrıca sürpriz gösteriler bekliyor; program boyunca ikramlar sunulacak ve buluşmaya özel hediyeler dağıtılacak.Harput&#39;tan Şehir MerkezineVakıf, bu yılki buluşmayı Elazığ&#39;ın tarihî ilim ve irfan merkezi Harput&#39;ta düzenlemeyi planlamıştı. Ancak dünyanın dört bir yanından gelen yoğun katılım talebi üzerine program, daha geniş bir alana sahip olan şehir merkezindeki Cumhuriyet Meydanı&#39;na alındı. Meydan, seher vaktinde on binlerce kişiyi aynı safta buluşturacak açık bir ibadet alanı olarak programa ev sahipliği yapacak.Buluşma, 2023 yılında Çanakkale&#39;de Mahmud Es&#39;ad Coşan Sempozyumu bünyesinde başlamış; 2024 ve 2025 yıllarında Gelibolu Azebler Namazgâhı&#39;nda sürdürülmüştü. Vakfın &#34;Doğuş&#34; adını verdiği buluşma, dördüncü yılında ilk kez Anadolu&#39;ya taşınıyor. Vakıf, programın her yıl farklı bir şehirde düzenlenmesini; Coşan&#39;ın hayatı boyunca savunduğu ilim, irfan ve hizmet anlayışının Türkiye&#39;nin dört bir yanındaki gönüldaşlarla, bulundukları yerde buluşturulmasını hedefliyor.Üç Yılda Binlerce KatılımcıBuluşma, başladığı günden bu yana istikrarlı biçimde büyüdü. 2023&#39;te Çanakkale&#39;de yaklaşık bin beş yüz kişiyi bir araya getiren ilk program, 2024&#39;te Gelibolu Azebler Namazgâhı&#39;nda yaklaşık beş bin katılımcıya ulaştı.Doğumun hicrî 90. yıl dönümüne denk gelen 2025 buluşmasında ise Türkiye&#39;nin ve dünyanın farklı bölgelerinden gelen on binin üzerinde misafir, beş yüze yakın görevlinin hizmetiyle seher vaktinde aynı safta buluştu.Prof. Dr. Mahmud Es&#39;ad Coşan (Rh.a) Kimdir?M. Es&#39;ad Coşan, 14 Nisan 1938 tarihinde Çanakkale&#39;nin Ayvacık ilçesine bağlı Ahmetçe köyünde dünyaya geldi. Ailesi, 1942&#39;de çocuklarının tahsili için İstanbul&#39;a göç etti. Vefa Lisesi&#39;nin ardından İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap-Fars Filolojisi bölümünü 1960 yılında bitirdi.Aynı yıl Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi&#39;nde asistanlığa başlayarak akademik hayata adım attı. 1965&#39;te doktorasını tamamladı; 1972&#39;de &#34;Hacı Bektaş Velî ve Makâlât&#34; adlı teziyle doçent, 1982&#39;de &#34;Matbaacı İbrahim-i Müteferrika ve Risâle-i İslâmiyye&#34; adlı takdim teziyle profesör unvanını aldı. 1974 yılından emekli olduğu 1987&#39;ye kadar aynı fakültenin Türk-İslâm Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanlığını yürüttü; yedi doktora ve çok sayıda lisans tezi yönetti.İrşad faaliyetleri ile sosyal ve kültürel çalışmalara daha fazla zaman ayırabilmek amacıyla 1987&#39;de kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. Seleflerinin başlattığı hadis derslerini Türkiye&#39;nin birçok ilinde yaygınlaştırdı; eğitim, kültür, yardımlaşma, sanat ve yayın alanlarında birçok çalışmanın başlamasına önayak oldu. Çok sayıda kitap ve makale kaleme aldı. Avrupa, ABD, Türkistan ve Avustralya&#39;ya defalarca giderek eğitim programlarına katıldı.Avustralya&#39;da bir cami açılışı için bulunduğu seyahat esnasında, 4 Şubat 2001&#39;de bir trafik çarpışması neticesinde Hakk&#39;a yürüdü. Naaşı Türkiye&#39;ye getirildi; 9 Şubat 2001&#39;de Fatih Camii&#39;nde kılınan cenaze namazına yüz binlerce talebe ve seveni katıldı. Eyüp Sultan Mezarlığı&#39;na defnedildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 25 Jul 2026 20:38:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[3 ildeki bazı taşınmazların satışı onaylandı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/3-ildeki-bazi-tasinmazlarin-satisi-onaylandi-6901/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/3-ildeki-bazi-tasinmazlarin-satisi-onaylandi-6901/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0D9783-0D8502-7FBB3A-D14109-0F9082-B29D63.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ÖİB&#39;nin konuya ilişkin karar tebliğleri, Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.Buna göre özelleştirme kapsam ve programındaki, mülkiyeti Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ adına kayıtlı Van&#39;ın Tuşba ilçesi Beyüzümü Mahallesi&#39;ndeki taşınmazın ihalede 23 milyon 750&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0D9783-0D8502-7FBB3A-D14109-0F9082-B29D63.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ÖİB&#39;nin konuya ilişkin karar tebliğleri, Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.Buna göre özelleştirme kapsam ve programındaki, mülkiyeti Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ adına kayıtlı Van&#39;ın Tuşba ilçesi Beyüzümü Mahallesi&#39;ndeki taşınmazın ihalede 23 milyon 750 bin lira bedelle en yüksek teklifi sunan Botan Geri Dönüşüm Lojistik İnşaat Sanayi İthalat İhracat ve Ticaret Ltd Şti&#39;ye satışı onaylandı.Mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı İstanbul&#39;un Sarıyer ilçesi Gümüşdere Mahallesi&#39;ndeki taşınmazın ihalede 22 milyon lira bedelle en yüksek teklifi sunan Fatih Düzgün&#39;e satışı kararlaştırıldı.Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ adına kayıtlı Ankara&#39;nın Beypazarı ilçesi Hacıkara Mahallesi&#39;ndeki taşınmazın 13 milyon 350 bin lira bedelle en yüksek teklifi veren Vedat Gürbüz&#39;e satışı uygun bulundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 25 Jul 2026 09:52:08 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[En düşük emekli maaşı 23.550 lira oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/en-dusuk-emekli-maasi-23550-lira-oldu-4281/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/en-dusuk-emekli-maasi-23550-lira-oldu-4281/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2FAB7D-B7297A-356DFA-24286D-60155D-46A386.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />SSK ve Bağ-Kur emeklilerine ödenen en düşük emekli aylığı, yüzde 17,76&#39;lık zamla 20 bin liradan 23 bin 552 liraya yükseltildi. Böylece en düşük emekli maaşı 3 bin 552 lira artmış oldu.6 aylık enflasyon farkının en düşük emekli maaşına yansıtılmasını öngören düzenleme,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2FAB7D-B7297A-356DFA-24286D-60155D-46A386.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />SSK ve Bağ-Kur emeklilerine ödenen en düşük emekli aylığı, yüzde 17,76&#39;lık zamla 20 bin liradan 23 bin 552 liraya yükseltildi. Böylece en düşük emekli maaşı 3 bin 552 lira artmış oldu.6 aylık enflasyon farkının en düşük emekli maaşına yansıtılmasını öngören düzenleme, Meclis&#39;te kabul edilerek yasama sürecindeki önemli aşamayı tamamladı. Taban aylık maddesi &#34;Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi&#34; kapsamına alındı.Emekliye maaş farkları ne zaman yatırılacak?Temmuz ayı zamlarının ardından SSK emeklilerinin ödemeleri 17 Temmuz&#39;da başlarken, Bağ-Kur emeklileri de 25-28 Temmuz tarihleri arasında zamlı aylıklarını almaya başlayacak.Ancak taban aylık üzerinden maaş alan emekliler için zam farkı ödemeleri henüz yapılmadı.TBMM&#39;de görüşmeleri tamamlanan taban aylık düzenlemesinin ardından, yasanın Resmi Gazete&#39;de yayımlanması beklenecek ve ardından fark ödemelerinin hesaplara yatırılacak.3 bin 522 TL&#39;lik maaş zam farklarının ağustos ayı başında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile SGK tarafından belirlenecek takvimle doğrudan emeklilerin banka hesaplarına yatırılması öngörülüyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 25 Jul 2026 09:38:05 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye'ye ABD tarifesi kapıda]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyeye-abd-tarifesi-kapida-3204/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyeye-abd-tarifesi-kapida-3204/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DE624B-5E1B91-EFE758-C79F95-50494A-BF22C8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ABD&#39;nin ticaret politikasında yeni bir korumacı döneme hazırlanıldığı iddia edildi. Financial Times&#39;ın ABD&#39;li yetkililere dayandırdığı habere göre, Donald Trump yönetimi, şubat ayında yürürlüğe giren ve süresi 24 Temmuz&#39;da sona erecek yüzde 10&#39;luk küresel&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DE624B-5E1B91-EFE758-C79F95-50494A-BF22C8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ABD&#39;nin ticaret politikasında yeni bir korumacı döneme hazırlanıldığı iddia edildi. Financial Times&#39;ın ABD&#39;li yetkililere dayandırdığı habere göre, Donald Trump yönetimi, şubat ayında yürürlüğe giren ve süresi 24 Temmuz&#39;da sona erecek yüzde 10&#39;luk küresel ithalat tarifesinin yerine ülke bazlı yeni vergi oranlarını uygulamaya koymayı planlıyor.&nbsp;İddiaya göre yeni düzenleme kapsamında yaklaşık 60 ülkeye yönelik yüzde 10 ila yüzde 12,5 arasında değişen ek gümrük vergileri uygulanacak. Türkiye&#39;nin de söz konusu ülkeler arasında yer aldığı belirtiliyor.&nbsp;Trump yönetimi, şubat ayında 1974 Ticaret Yasası&#39;nın 122. maddesine dayanarak tüm ülkelerden yapılan ithalata 150 gün süreyle yüzde 10 oranında gümrük vergisi getirmişti. Bu düzenlemenin yasal süresi 24 Temmuz&#39;da sona eriyor. Yönetimin, sürenin dolmasıyla birlikte yeni bir tarife sistemini devreye almayı hedeflediği ifade ediliyor.&nbsp;Küresel ticarette yeni gerilim endişesiYeni tarifelerin yürürlüğe girmesi halinde küresel ticarette yeni bir gerilim dalgasının yaşanabileceği değerlendiriliyor. Özellikle ABD ile yoğun ticaret yapan ülkelerin ihracat maliyetlerinde artış yaşanması beklenirken, uluslararası tedarik zincirleri üzerinde de yeni baskılar oluşabileceği belirtiliyor.&nbsp;Ekonomi çevreleri, Washington yönetiminin bu adımla hem yerli üretimi desteklemeyi hem de ticaret politikalarında daha korumacı bir yaklaşımı sürdürmeyi amaçladığını değerlendiriyor. Yeni tarifelerin kapsamı ve hangi ürünleri etkileyeceğine ilişkin ayrıntıların ise resmi açıklamayla netleşmesi bekleniyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 25 Jul 2026 02:46:19 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Avrupa'nın rekabetçiliğinde Türkiye'nin kritik rolü]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/avrupanin-rekabetciliginde-turkiyenin-kritik-rolu-5588/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/avrupanin-rekabetciliginde-turkiyenin-kritik-rolu-5588/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EC72EB-108710-344634-CF8C79-E31AE1-10E75F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa Birliği&#39;nin otomotiv sanayisinin geleceğini şekillendirecek Sanayi Hızlandırma Yasa Tasarısı (Industrial Accelerator Act – IAA) ve &#34;Made in EU&#34; yaklaşımında Türkiye&#39;nin stratejik ortak olarak konumlandırılması, Türk otomotiv sanayisinin ana gündemini oluşturuyor.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EC72EB-108710-344634-CF8C79-E31AE1-10E75F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa Birliği&#39;nin otomotiv sanayisinin geleceğini şekillendirecek Sanayi Hızlandırma Yasa Tasarısı (Industrial Accelerator Act – IAA) ve &#34;Made in EU&#34; yaklaşımında Türkiye&#39;nin stratejik ortak olarak konumlandırılması, Türk otomotiv sanayisinin ana gündemini oluşturuyor. Bu kapsamda Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB), Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) ve Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) temsilcileri, Brüksel&#39;de Avrupa Birliği kurumlarıyla kapsamlı temaslarda bulundu.&nbsp;Üç gün boyunca 12 farklı kurumla gerçekleştirilen görüşmelerde, Türkiye'nin Avrupa otomotiv sanayisinin üretim, yatırım ve tedarik zincirindeki stratejik rolü rakamlarla ortaya kondu. Programın son gününde ise T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu&#39;nun katılımıyla AB üyesi ülkelerin Brüksel&#39;deki büyükelçileriyle bir araya gelinerek AB ve Türkiye otomotiv sanayilerinin ortak rekabet gücüne ilişkin değerlendirmeleri paylaşıldı.Türkiye, Avrupa otomotiv değer zincirinin ayrılmaz bir parçasıBrüksel'de gerçekleştirilen görüşmelerde, Avrupalı otomotiv üreticilerinin Türkiye'de son 20 yılda 20 milyar euronun üzerinde yatırım yaptığına dikkat çekildi. Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı ve gelişmiş tedarik ağıyla Avrupa otomotiv sanayisine yüzde 4 ila 9 arasında maliyet avantajı sağladığı ifade edildi. Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin 2020 yılındaki 125 milyar euro seviyesinden 2025 yılında 206 milyar euroya ulaşması da iki taraf arasındaki sanayi entegrasyonunun derinliğini ortaya koyuyor. Temaslarda, Türkiye'nin Gümrük Birliği ortağı ve güvenilir sanayi partneri olarak "Made in EU" yaklaşımı içinde değerlendirilmesinin Avrupa'nın rekabet gücüne, sanayi dayanıklılığına ve tedarik zinciri güvenliğine doğrudan katkı sağlayacağı vurgulandı.Türkiye, Avrupa otomotiv ekosisteminin bir parçası&nbsp;&nbsp;Türk otomotiv sektörü ile Avrupa otomotiv sektörlerinin ayrılmaz bir bütün olduğuna dikkat çeken OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, şunları söyledi:&nbsp;"Brüksel&#39;de üç gün boyunca Avrupa Birliği kurumları, sektör temsilcileri ve karar alıcılarla gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde ortak mesajımız çok netti: Türkiye, Avrupa otomotiv ekosisteminin ayrılmaz bir parçasıdır. Yaklaşık 30 yıldır Gümrük Birliği temelinde gelişen entegre üretim yapısı, yalnızca Türkiye&#39;nin değil Avrupa otomotiv sanayisinin de rekabet gücünü desteklemektedir.&nbsp;IAA kapsamında oluşturulacak yeni düzenlemelerin bu güçlü entegrasyonu koruyacak şekilde kurgulanması gerektiğini tüm paydaşlarımıza verilerle aktardık. Avrupa ülkelerinde sanayide zayıflama, işten çıkarmalar, Türkiye'nin Çin'in arka bahçesi olacağı ve Avrupa otomotiv endüstrisine risk oluşturacağı yönündeki endişelere açıklık getirerek, Türkiye'siz bir Avrupa'nın rekabetçi olamayacağını kendilerine rakamlarla net bir şekilde açıkladık. Önemli bir yol aldığımızı düşünüyoruz, sürecin sektörümüz açısından olumlu sonuçlanması için çalışmalarımızı ilgili tüm paydaşlarla yakın iş birliği içinde sürdürmeye devam edeceğiz.&#34;Güçlü entegrasyonun korunması hem Türkiye hem de Avrupa için stratejik bir gerekliliktir&nbsp;Brüksel'de yürütülen görüşmelerin ardından değerlendirmelerde bulunan OSD Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Eroldu, "Türkiye otomotiv sanayisi; güçlü üretim altyapısı, kuvvetli tedarik sanayisi, nitelikli insan kaynağı ve yeni nesil mobilite yatırımlarıyla Avrupa otomotiv değer zincirinin stratejik bir parçasıdır.&nbsp;Elektrifikasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik yatırımlarının hız kazandığı bu dönemde, IAA kapsamında yürütülen çalışmaların mevcut sanayi entegrasyonunu gözeten, yatırımları teşvik eden ve öngörülebilirliği güçlendiren bir çerçevede şekillenmesi büyük önem taşıyor. Türkiye, Avrupa otomotiv ekosisteminin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu güçlü entegrasyonun korunması, yalnızca Türkiye için değil, Avrupa sanayisinin küresel rekabet gücü ve dirençli değer zincirlerinin geleceği açısından da stratejik bir gerekliliktir. IAA'nın nihai haline gelmesinde önümüzdeki birkaç ay son derece kritik önem taşıyor. Bu süreçte kamu, çatı kuruluşlar, STK'lar ve özel sektörün AB'deki muhatapları ile temaslarını hız kesmeden sürdürmesini son derece önemli görüyoruz." ifadelerini kullandı.&nbsp;Türkiye'nin dahil edildiği bir "Made in EU", Avrupa'yı güçlendirirTürkiye'nin 30 yılı aşkın süredir Avrupa otomotiv sanayisinin güçlü ve güvenilir üretim ortağı olduğunu vurgulayan Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Birinci, şu açıklamalarda bulundu: "Bugün Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki toplam ticaret hacmi 206 milyar euro seviyesine ulaştı ve bunun önemli bölümünü otomotiv oluşturuyor. Bu noktada, Türkiye ve Avrupa otomotiv sanayileri aynı üretim ve tedarik ekosisteminin ayrılmaz parçaları konumunda. Türkiye&#39;de AB ile otomotiv ticaretinde aktif faaliyet gösteren 1.500&#39;ün üzerinde Avrupa sermayeli şirket de bu güçlü entegrasyonun en somut göstergeleri arasında yer alıyor.&nbsp;Türkiye&#39;nin birlik menşei kapsamında değerlendirilmesi; Avrupa&#39;nın sanayi dayanıklılığını, tedarik güvenliğini ve küresel rekabetçiliğini güçlendirecektir. Türkiye&#39;yi dışarıda bırakan bir yaklaşım ise yıllar içinde kurulan entegre üretim yapısında belirsizlik yaratır ve Avrupa otomotiv sanayisinin rekabet gücünü olumsuz etkiler. Elektrikli araç dönüşümünde de Türkiye, üretim kapasitesi ve pazar potansiyeliyle Avrupa için önemli bir büyüme ortağıdır. Ortak hedefimiz, Avrupa'nın rekabet gücünü artıran, tedarik zincirlerini güçlendiren ve iki taraf için de kazan-kazan sağlayan kapsayıcı bir 'Made in EU' yaklaşımının hayata geçirilmesidir."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 23 Jul 2026 10:24:35 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Konya'nın üretim gücü gurur veriyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/konyanin-uretim-gucu-gurur-veriyor-5279/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/konyanin-uretim-gucu-gurur-veriyor-5279/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2B7C3E-3CD947-709A39-0393A8-718D53-8DCA6B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Sanayi Odası tarafından hazırlanan "Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025" araştırmasının sonuçları açıklandı. Konya'dan 17 sanayi kuruluşunun yer aldığı liste, şehrin üretim kapasitesini ve güçlü sanayi altyapısını bir kez daha ortaya koydu. Konya&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2B7C3E-3CD947-709A39-0393A8-718D53-8DCA6B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Sanayi Odası tarafından hazırlanan "Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025" araştırmasının sonuçları açıklandı. Konya'dan 17 sanayi kuruluşunun yer aldığı liste, şehrin üretim kapasitesini ve güçlü sanayi altyapısını bir kez daha ortaya koydu. Konya Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, İSO tarafından daha önce açıklanan Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde yer alan 8 firmayla birlikte, Türkiye'nin en büyük 1.000 sanayi kuruluşu arasındaki Konyalı firma sayısının 25'e yükseldiğini belirtti. Konya sanayisinin farklı sektörlerdeki üretim kabiliyeti, girişimcilik kültürü ve ihracat tecrübesiyle Türkiye ekonomisinin güçlü merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Başkan Öztürk, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: "Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde Konya'dan 17 firmamızın yer almasını büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz. Birinci 500 listesinde bulunan 8 firmamızla birlikte Türkiye'nin en büyük 1.000 sanayi kuruluşu arasındaki firma sayımızın 25'e ulaşması, Konya sanayisinin geldiği seviyeyi göstermesi açısından son derece kıymetlidir. Finansman şartlarının zorlaştığı, üretim maliyetlerinin arttığı ve küresel rekabetin yoğunlaştığı bir dönemde firmalarımızın üretimden, yatırımdan, istihdamdan ve ihracattan vazgeçmeden yollarına devam etmeleri her türlü takdirin üzerindedir. Elde edilen bu başarı, Konya iş dünyasının güçlü iradesinin, çalışma azminin ve geleceğe olan inancının bir sonucudur.&nbsp;Konya; köklü üretim kültürü, güçlü sanayi altyapısı, nitelikli insan kaynağı ve geniş sektör çeşitliliğiyle ülkemizin kalkınmasına değer katmaya devam etmektedir. Firmalarımızın bu önemli araştırmalarda daha güçlü şekilde temsil edilmesi, şehrimizin ekonomik geleceğine dair umutlarımızı artırmaktadır. Konya Ticaret Odası olarak sanayicilerimizin rekabet gücünü artıracak, yeni pazarlara açılmalarını destekleyecek ve yüksek katma değerli üretime geçişlerini hızlandıracak çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. İSO İkinci 500 listesinde yer alan firmalarımızın yöneticilerini ve çalışanlarını gönülden tebrik ediyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum." Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması'nda yer alan Konyalı firmalar şöyle: Konya Çimento, Safa Tarım, Al-San Gıda, Hekimoğlu Un, Besa Yemcilik,&nbsp; Memak Makine, Akova Süt, Çöğenler Yem, Konya Kağıt, İzi Süt, Tekbaş Un, Sezersan, Hidrokon, Acv Süspansiyon, Konsüt Gıda, Tümosan, Büyük Hekimoğulları.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 23 Jul 2026 09:37:45 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yapay zeka ile yapılan reklamlara sıkı denetim geliyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yapay-zeka-ile-yapilan-reklamlara-siki-denetim-geliyor-2226/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yapay-zeka-ile-yapilan-reklamlara-siki-denetim-geliyor-2226/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F68439-EF6DAD-8A0538-712B94-E570A1-1B91C6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yeni yönetmeliğe göre, reklamlarda yapay zekâ teknolojileri kullanılarak oluşturulan ve gerçek insandan ayırt edilmesi güç dijital karakterlere yer verilmesi hâlinde, bu durumun tüketiciye açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir şekilde bildirilmesi zorunlu olacak. Düzenleme, tüketicinin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F68439-EF6DAD-8A0538-712B94-E570A1-1B91C6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yeni yönetmeliğe göre, reklamlarda yapay zekâ teknolojileri kullanılarak oluşturulan ve gerçek insandan ayırt edilmesi güç dijital karakterlere yer verilmesi hâlinde, bu durumun tüketiciye açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir şekilde bildirilmesi zorunlu olacak. Düzenleme, tüketicinin bir reklamda gördüğü kişinin gerçek mi yoksa yapay zekâ ile üretilmiş bir karakter mi olduğunu bilme hakkını güvence altına almayı amaçlıyor.Bunun yanı sıra, gerçek kişilerin yapay zekâ ile oluşturulan dijital kopyalarının bir ürün veya hizmeti bizzat deneyimlemiş ya da tavsiye ediyormuş izlenimi verecek şekilde reklamlarda kullanılması tamamen yasaklandı. Bu hükümle, ünlülerin veya sıradan tüketicilerin izni olmadan ya da yanıltıcı biçimde &#34;deepfake&#34; tarzı tanıklık reklamlarında kullanılmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.INFLUENCER PAYLAŞIMLARINA &#34;REKLAM&#34; İBARESİ ŞARTIDüzenlemeyle sosyal medya fenomenlerinin (influencer) ticari işbirliği kapsamında yaptığı tüm paylaşımlarda &#34;Reklam&#34; veya &#34;Tanıtım&#34; ibaresinin açıkça kullanılması zorunlu hâle getirildi. Böylece gizli reklam uygulamalarının önüne geçilmesi ve tüketicinin bir paylaşımın ticari amaçlı olup olmadığını net biçimde anlayabilmesi amaçlanıyor.İNDİRİM KAMPANYALARI VE TÜKETİCİ YORUMLARINDA YENİ KURALLARİndirimli satış reklamlarında, indirim öncesi fiyat olarak artık kampanyanın başlangıcından önceki son 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyat esas alınacak. Çabuk bozulan meyve, sebze gibi ürünlerde ve hizmetlerde ise indirimli fiyattan hemen önce uygulanan son fiyat referans olarak kullanılacak. Bu değişiklik, kampanya öncesi suni fiyat artışı yapılarak &#34;yüksek indirim&#34; izlenimi yaratılmasının önüne geçmeyi amaçlıyor.Satın alma sürecinin doğrulanamadığı platformlardan alınan tüketici değerlendirmelerinin yayımlanmasına artık izin verilmeyecek. Ayrıca tüketici şikâyetlerinde satıcı ve sağlayıcılara tanınan yanıt süresi 72 saatten 48 saate indirildi; bu süre içinde yanıt verilmezse değerlendirmeler doğrudan yayımlanabilecek.ÇEVRESEL BEYANLAR, ÇOCUKLARA YÖNELİK REKLAMLAR VE YASAKLI ALANLARYönetmelik, &#34;çevre dostu&#34; veya &#34;yeşil&#34; gibi genel ifadelerin bilimsel dayanak sunulmadan kullanılmasını yasaklıyor; çevresel iddiaların yetkili kurumlar veya akredite kuruluşlardan alınan belgelerle kanıtlanması zorunlu tutuluyor. Çocuklara yönelik kişisel veriye dayalı hedefli reklam yapılması da yasaklandı. Falcı, medyum ve astrolog gibi hizmetlere ilişkin reklam yasağı korunurken, yasa dışı bahis ve kumarın yanı sıra yasa dışı şans oyunlarına yönelik reklamlar da yasak kapsamına alındı.DENETİM REKLAM KURULU&#39;NDA, CEZALAR MİLYONLARLA İFADE EDİLİYORYeni kurallara aykırılık tespit edilmesi hâlinde Reklam Kurulu resen inceleme başlatabiliyor. Kurulca aldatıcı ve yanıltıcı reklamlar ile haksız ticari uygulamalara ilişkin 2026 yılında uygulanan idari para cezaları 79 bin 161 lira ile 31 milyon 808 bin 530 lira arasında değişiyor. Uygunsuzluk tespit edilen içerikler için durdurma kararından para cezasına kadar çeşitli yaptırımlar uygulanabilecek.GOOGLE DA KENDİ REKLAM AĞINDA YAPAY ZEKÂ ETİKETİ GETİRİYORBakanlığın düzenlemesine paralel olarak Google da kendi reklam ekosisteminde benzer bir şeffaflık adımı attı. Google Arama, YouTube ve Google Discover&#39;da kullanıcılar, gördükleri reklamların üç nokta menüsüne veya bilgi ikonuna tıkladığında &#34;My Ad Center&#34; panelinde &#34;Bu reklam nasıl yapıldı?&#34; seçeneğiyle karşılaşacak. Reklam veren, içeriği doğrudan Google&#39;ın kendi üretken yapay zekâ araçlarıyla hazırladıysa etiket otomatik olarak eklenecek; ancak reklam harici bir araçla (örneğin farklı bir görsel üretim platformuyla) hazırlanıp yüklendiyse, yapay zekâ kullanıldığının beyanı tamamen reklam verenin beyanına bağlı kalacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 23 Jul 2026 02:41:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yanıltıcı reklamlara 7 ayda 185 milyon lira ceza kesildi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yaniltici-reklamlara-7-ayda-185-milyon-lira-ceza-kesildi-5371/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yaniltici-reklamlara-7-ayda-185-milyon-lira-ceza-kesildi-5371/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EBA915-83ECB9-950EC3-1F2A76-A2075D-A253AD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, Kurulun 371&#39;inci toplantısında vatandaşları mağdur edici ticari fiiller, yanıltıcı reklamlar ve haksız rekabete yol açan uygulamalara ilişkin 149 dosyanın görüşülerek karara bağlandığı bildirildi.Kurulun bilimsel dayanağı bulunmayan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EBA915-83ECB9-950EC3-1F2A76-A2075D-A253AD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, Kurulun 371&#39;inci toplantısında vatandaşları mağdur edici ticari fiiller, yanıltıcı reklamlar ve haksız rekabete yol açan uygulamalara ilişkin 149 dosyanın görüşülerek karara bağlandığı bildirildi.Kurulun bilimsel dayanağı bulunmayan sağlık iddiaları, gerçek dışı vize garantisi vaatleri ve dini duyguları istismar eden tanıtımları içeren reklamlara müeyyideler uyguladığı belirtilen açıklamada, &#34;Kurul, tüketicilerimizin ekonomik menfaatlerini korumak, aldatıcı ve yanıltıcı reklamlar ile haksız ticari uygulamaların önüne geçmek amacıyla denetim faaliyetlerini aralıksız sürdürmektedir. Kurul, yanıltıcı reklamlar ve haksız ticari uygulamalara karşı 2026&#39;nın 7 ayında 21 bini aşkın dosyayı karara bağladı, 185 milyon liranın üzerinde idari para cezası uyguladı. İncelenen dosyalardan 118&#39;i mevzuata aykırı bulunmuş, bunlardan 74&#39;ü hakkında durdurma cezası, 44&#39;ü hakkında ise durdurmayla birlikte idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir. Ayrıca aykırılığı tespit edilen 3 dosya hakkında erişimin engellenmesi tedbiri uygulanmıştır.&#34; bilgisi verildi.- Saç çıkarma iddiasındaki reklamlara üst sınırdan cezaAçıklamada, Kurulun bilimsel dayanağı bulunmayan saç çıkarma iddiaları içeren reklamlara üst sınırdan idari para cezası uyguladığı ifade edildi. Çeşitli mecralarda tanıtımı yapılan bir saç spreyi ürününe ilişkin reklamlara işaret edilen açıklamada, &#34;Her 10 günde 2 bin yeni saç kökü&#34;, &#34;Saç üretimini aktive eder&#34;, &#34;Saç kökleri uyku halinden çıkıyor&#34; gibi ifadeler kullanılarak ürünün saç çıkardığı izlenimi oluşturulduğunun tespit edildiği, söz konusu tanıtımlarda bilimsel olarak ispatlanmamış iddialara ve ürünün kullanımı sonrasında saç çıkardığına ilişkin görsellere yer verildiği, ayrıca bu tanıtımların uyarılara rağmen sürdürülmesi nedeniyle ilgili firma hakkında üst sınırdan idari para cezası uygulanmasına karar verildiği bildirildi.Kurulun vize aracılık firmalarının gerçek dışı garanti vaatleri içeren reklamlarını da durdurduğu belirtilen açıklamada, &#34;Reklam Kurulunun 11 Haziran 2026&#39;da gerçekleştirilen 370&#39;inci toplantısında, &#39;vize randevu garantisi&#39;, &#39;vize garantisi&#39;, &#39;hızlı başvuru&#39;, &#39;kesintisiz destek&#39;, &#39;garanti çözüm&#39;, &#39;yüzde 100 onay garantisi&#39; gibi taahhütler içeren reklamları nedeniyle incelemeye alınan 6 firmaya ilişkin dosyalar değerlendirilmiş ve söz konusu reklamlara 3 aya kadar tedbiren durdurma kararı verilmişti. Yürütülen inceleme sürecinin tamamlanmasının ardından yapılan değerlendirme sonucunda, 5 firmanın yanıltıcı nitelikteki reklam ve tanıtımlarının durdurulmasına karar verilmiştir.&#34; ifadesi kullanıldı.- Dini duyguları istismar eden reklamlar da değerlendirildiAçıklamada, Kurulun dini duyguları istismar eden reklamlara ilişkin de tedbiren durdurma kararı verdiği bildirildi.Sosyal medya mecralarında &#34;Kabe ve Ravza kokusu&#34; ifadeleri kullanılarak yapılan tanıtımlara ilişkin Kurul tarafından resen inceleme başlatıldığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:&#34;Yapılan değerlendirmede, söz konusu reklamlarla vatandaşlarımızın dini duygularının istismar edilerek satış ve pazarlama faaliyetinde bulunulduğu değerlendirilmiş, inceleme süreci tamamlanıncaya kadar söz konusu reklamlar hakkında 3 aya kadar tedbiren durdurma kararı verilmiştir. Dosyaya ilişkin nihai karar, inceleme sürecinin tamamlanmasının ardından Kurul tarafından verilecek. Bakanlık olarak, tüketicilerimizin aldatılmasına neden olan her türlü ticari reklam ve haksız ticari uygulamaya karşı denetim ve inceleme faaliyetlerimizi tüm mecralarda kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 22 Jul 2026 10:20:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Avrupa'nın zenginleri borçla yaşıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/avrupanin-zenginleri-borcla-yasiyor-6448/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/avrupanin-zenginleri-borcla-yasiyor-6448/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_306C03-1E25EF-B0CF4C-DA3B5C-A6680D-818E88.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa&#39;nın refah seviyesi en yüksek ülkeleri, aynı zamanda en borçlu hanehalklarına da ev sahipliği yapıyor. Eurostat&#39;ın son verileri, özellikle Kuzey ve Batı Avrupa&#39;da konut kredileri kaynaklı borçlanmanın tarihi seviyelere ulaştığını ortaya koyarken, uzun yıllardır&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_306C03-1E25EF-B0CF4C-DA3B5C-A6680D-818E88.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa&#39;nın refah seviyesi en yüksek ülkeleri, aynı zamanda en borçlu hanehalklarına da ev sahipliği yapıyor. Eurostat&#39;ın son verileri, özellikle Kuzey ve Batı Avrupa&#39;da konut kredileri kaynaklı borçlanmanın tarihi seviyelere ulaştığını ortaya koyarken, uzun yıllardır kamu borçlarıyla gündeme gelen Güney Avrupa ülkelerinde ailelerin daha temkinli bir finansal yapı sergilediğini gösterdi.&nbsp;Avrupa Birliği genelinde hanehalkı borcunun gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranı 2025 itibarıyla yüzde 49,4 olurken, Euro Bölgesi ortalaması yüzde 50,7 olarak hesaplandı. Salgın dönemindeki yüksek seviyelere kıyasla genel borçluluk gerilese de ülkeler arasındaki fark dikkat çekiyor. Borç oranının yüzde 55&#39;in üzerine çıktığı ülkelerin tamamının Kuzey ve Batı Avrupa&#39;da bulunması, ekonomik refah ile borçlanma arasındaki ilişkiyi yeniden gündeme taşıdı.&nbsp;Konut kredileri belirleyici olduUzmanlara göre Avrupa&#39;nın zengin ülkelerinde görülen yüksek borçluluğun temel nedeni, gelişmiş mortgage sistemleri ve konut finansmanına yönelik vergi teşvikleri. Özellikle Hollanda, Danimarka ve İsveç&#39;te uzun vadeli konut kredilerinin yaygın kullanılması, hanehalkı borç stokunu önemli ölçüde artırıyor. Buna karşın değişken faizli kredilerin yoğun olduğu ülkelerde olası faiz artışları, aile bütçeleri üzerinde ciddi baskı oluşturabilecek riskler arasında gösteriliyor.&nbsp;Güney Avrupa daha temkinliVeriler, yıllardır yüksek kamu borçlarıyla anılan İtalya, Yunanistan ve İspanya&#39;da vatandaşların bireysel borçlanmaya daha mesafeli yaklaştığını ortaya koydu. İtalya&#39;da hanehalkı borcunun GSYH&#39;ye oranı yüzde 35,9, Yunanistan&#39;da yüzde 38 ve İspanya&#39;da yüzde 42,9 seviyesinde kaldı. Bu tablo, kamu maliyesindeki sorunların her zaman hanehalkı borçluluğuna yansımadığını gösteriyor.&nbsp;Borç şampiyonu HollandaEurostat verilerine göre hanehalkı borcunun milli gelire oranında ilk 10 ülke şöyle sıralandı:Hollanda: %93,5&nbsp;Danimarka: %84,1&nbsp;İsveç: %82,3&nbsp;Finlandiya: %62,9&nbsp;Lüksemburg: %60,5&nbsp;Fransa: %59,5&nbsp;Belçika: %56,4&nbsp;Kıbrıs: %54,2&nbsp;Portekiz: %53,9&nbsp;Almanya: %49,0&nbsp;Türkiye düşük borçluluk grubundaTürkiye ise hanehalkı borçluluğu açısından Avrupa ortalamasının oldukça altında bulunuyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası&#39;nın son Finansal İstikrar Raporu&#39;na göre hanehalkı finansal borcunun GSYH&#39;ye oranı 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 10,1 seviyesinde gerçekleşti. TCMB, bu oranın emsal ülkelere kıyasla belirgin şekilde düşük kalmaya devam ettiğini vurguluyor.&nbsp;Uzmanlar, yüksek hanehalkı borcunun tek başına ekonomik kırılganlık anlamına gelmediğini, gelişmiş finansal sistemlere sahip ülkelerde konut finansmanının yaygınlaşmasının bu oranları yükselttiğini belirtiyor. Ancak faiz oranlarındaki olası artışların özellikle değişken faizli kredi kullanan ülkelerde tüketim ve büyüme üzerinde baskı oluşturabileceği uyarısında bulunuyor]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 22 Jul 2026 02:24:07 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çalışan tatile çıkıyor, iş yükü peşinden geliyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/calisan-tatile-cikiyor-is-yuku-pesinden-geliyor-8850/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/calisan-tatile-cikiyor-is-yuku-pesinden-geliyor-8850/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8BC077-A03D3E-F665A4-A65996-904939-98C64F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yaz aylarında çalışanların en önemli gündemlerinden biri de yıllık izin kullanımı. Ancak çalışanlar için izin dönemi her zaman kesintisiz bir dinlenme anlamına gelmiyor. İnsan kaynakları platformu Kolay İK, çalışanların yıllık izinde işten uzaklaşmasını zorlaştıran nedenleri&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8BC077-A03D3E-F665A4-A65996-904939-98C64F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yaz aylarında çalışanların en önemli gündemlerinden biri de yıllık izin kullanımı. Ancak çalışanlar için izin dönemi her zaman kesintisiz bir dinlenme anlamına gelmiyor. İnsan kaynakları platformu Kolay İK, çalışanların yıllık izinde işten uzaklaşmasını zorlaştıran nedenleri belirlemek amacıyla LinkedIn ve kendi uygulaması üzerinden bir araştırma gerçekleştirdi.&nbsp;Çalışanlar en çok dönüşte kendilerini bekleyen işleri düşünüyorAraştırmada katılımcılara, "Yıllık izinde işten uzaklaşmanızı en çok ne zorlaştırıyor" sorusu yöneltildi. Araştırmaya katılan 263 çalışandan %42'si bu soruya dönüşte biriken işler yanıtını verdi. Tatil esnasında işlerini kontrol etme ihtiyacı duyduğunu belirtenlerin oranı %23 olurken izin öncesinde iş bitirme telaşı yaşayanların oranı %20 olarak gerçekleşti.&nbsp;Sonuçlar, çalışanların %85'inin izin öncesinde, izin sırasında veya işe dönüş düşüncesiyle işle bağını sürdürdüğünü gösterdi. Katılımcıların yalnızca %15'i yıllık izinde işten rahatça uzaklaşabildiğini ifade etti.&nbsp;Çağlar Yalı: "Tatile yönelik kurallar şirket politikalarına yansıtılmalı"Araştırma sonuçlarını değerlendiren Kolay İK CEO'su Çağlar Yalı, "Çalışanların en çok dönüşte biriken işleri düşünmesi, konunun yalnızca tatilde e-posta kontrol etmekle sınırlı kalmadığını gösteriyor. İş yerinden fiziksel olarak uzaklaşan çalışan, dönüşte karşılaşacağı yoğunluk nedeniyle zihinsel olarak işten kopmakta zorlanıyor. Bu durum iznin dinlendirici etkisini azaltırken işe uyumu da güçleştirebilir" dedi.İzin yönetiminin yalnızca tarih planlamasından ibaret olmadığını vurgulayan Yalı, şöyle devam etti; "İzin öncesinde görevlerin devredilmesi, acil durumlarda sorumluluğu üstlenecek kişilerin belirlenmesi ve dönüşteki iş yükünün dengeli biçimde planlanması gerekiyor. Bunun yanında tatildeki çalışanı aramamak, e-posta'ları kontrol etmesi yönünde bir beklenti oluşturmamak gibi izin dönemine ilişkin kurallar şirket politikalarına açıkça yansıtılmalı; yöneticiler de bunları bizzat uygulamalı. Böylece çalışan iznini daha rahat kullanırken ekip içindeki iş akışı da sürdürülebilir. Dinlenerek işe dönmek ise odaklanma, motivasyon ve verimlilik açısından hem çalışana hem de kuruma katkı sağlar."Çalışanlar Ağustos ayını bekliyorÖte yandan, çalışanların en çok tatile çıktığı ay da yaklaşıyor. Kolay İK'nın Türkiye'de hizmet verdiği şirketlerden 1 milyon izin verisini derlediği izin kullanım alışkanlıklarına göre 2025 yılında en sık izin kullanılan ay Ağustos olmuştu. Geçtiğimiz yılın verilerine göre pazartesi ve perşembe-cuma günleri alınarak hafta sonu ile birleştirilen izinlerin arttığı ve son yıllarda giderek artış gösteren bu yöntem sayesinde çalışanların uzun tatiller yerine daha kısa ama daha sık izin kullandıkları belirlenmişti.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 21 Jul 2026 09:16:01 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Terörsüz Türkiye ekonomiye güç katacak]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/terorsuz-turkiye-ekonomiye-guc-katacak-1498/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/terorsuz-turkiye-ekonomiye-guc-katacak-1498/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_05F689-B805E6-DCD659-F341DC-4B28D0-107F86.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ekonomik kalkınmanın sürdürülebilir hale gelmesi için en önemli ön koşullardan biri güven ortamının tesis edilmesi olarak gösteriliyor. Uzmanlara göre &#34;Terörsüz Türkiye&#34; hedefinin kalıcı şekilde hayata geçmesi, sadece toplumsal huzuru değil, ekonomik refahı da doğrudan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_05F689-B805E6-DCD659-F341DC-4B28D0-107F86.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ekonomik kalkınmanın sürdürülebilir hale gelmesi için en önemli ön koşullardan biri güven ortamının tesis edilmesi olarak gösteriliyor. Uzmanlara göre &#34;Terörsüz Türkiye&#34; hedefinin kalıcı şekilde hayata geçmesi, sadece toplumsal huzuru değil, ekonomik refahı da doğrudan etkileyecek stratejik bir dönüşüm anlamına geliyor.Yıllardır terörle mücadele kapsamında güvenlik harcamalarına ayrılan büyük bütçelerin, eğitim, sağlık, teknoloji, sanayi ve altyapı yatırımlarına yönlendirilmesi halinde Türkiye&#39;nin büyüme potansiyelinin önemli ölçüde artabileceği ifade ediliyor. Böyle bir dönüşümün kamu maliyesine de önemli rahatlama sağlayacağı belirtiliyor.Yatırımcının ilk baktığı başlık güvenUluslararası yatırımcılar açısından siyasi ve güvenlik istikrarı, yatırım kararlarında en belirleyici kriterlerin başında geliyor. Güvenlik risklerinin azalmasıyla birlikte Türkiye&#39;nin risk priminin düşmesi, dış finansmana erişimin kolaylaşması ve uzun vadeli doğrudan yabancı yatırımların hız kazanması bekleniyor.Özellikle yüksek teknoloji, savunma dışı sanayi, lojistik, enerji ve üretim sektörlerinde yeni yatırım kararlarının gündeme gelebileceği değerlendiriliyor. Daha düşük finansman maliyetleri ise özel sektör yatırımlarını destekleyen önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.Bölgesel kalkınma hızlanabilirTerörün en fazla etkilediği bölgelerde güven ortamının kalıcı hale gelmesiyle birlikte tarım, hayvancılık, sanayi, turizm ve ticaret faaliyetlerinde güçlü bir canlanma yaşanabileceği belirtiliyor.Doğu ve Güneydoğu Anadolu&#39;da üretim kapasitesinin artması, organize sanayi bölgelerine yeni yatırımların gelmesi ve bölgenin lojistik avantajlarının daha etkin kullanılmasıyla birlikte istihdamın da önemli ölçüde artabileceği öngörülüyor. Bu gelişmenin iç göçü azaltarak bölgesel gelir dağılımına olumlu katkı sağlaması bekleniyor.Turizmde yeni rekorların kapısı açılabilirGüvenli ülke algısının güçlenmesi, turizm sektöründe de önemli kazanımlar sağlayabilir. Türkiye&#39;nin kültür, tarih, doğa ve gastronomi turizmi potansiyelinin daha etkin değerlendirilebileceği ifade edilirken, özellikle yatırımcıların yeni otel ve turizm projelerine daha istekli yaklaşabileceği belirtiliyor.Turizm gelirlerindeki artışın cari açığın finansmanına katkı sağlayarak döviz gelirlerini güçlendirmesi de ekonomiye önemli destek sunabilir.Üretim ve ihracatta yeni dönemSanayiciler açısından güvenli yatırım ortamı, uzun vadeli üretim planlarının önünü açıyor. Terör riskinin ortadan kalkmasıyla birlikte lojistik maliyetlerinde azalma, tedarik zincirlerinin güçlenmesi ve üretim sürekliliğinin artması bekleniyor.Bu gelişmelerin ihracatçı firmaların rekabet gücünü artıracağı, Türkiye&#39;nin küresel üretim üslerinden biri olma hedefini destekleyeceği ifade ediliyor.Ekonomik refahın temeli güven ve istikrarEkonomi çevreleri, kalıcı refahın yalnızca makroekonomik politikalarla değil, güven, hukuk, öngörülebilirlik ve istikrarla mümkün olabileceğine dikkat çekiyor. Terörün tamamen sona erdiği bir Türkiye&#39;nin yatırım iklimini güçlendireceği, girişimciliği teşvik edeceği ve uzun vadeli büyüme potansiyelini artıracağı değerlendiriliyor.Uzmanlara göre &#34;Terörsüz Türkiye&#34; vizyonu, yalnızca güvenlik politikalarının başarısı değil; aynı zamanda üretim, yatırım, istihdam ve ihracatı destekleyen güçlü bir ekonomik kalkınma hamlesinin de temelini oluşturabilir. Güven ortamının kalıcı hale gelmesiyle birlikte Türkiye&#39;nin küresel ekonomide daha rekabetçi bir konuma yükselmesi ve kişi başına gelirini artırarak refah seviyesini güçlendirmesi mümkün olabilir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 21 Jul 2026 02:24:46 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["İrade Bizim, Zafer Bizim" sergisi ziyaretçileriyle buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/irade-bizim-zafer-bizim-sergisi-ziyaretcileriyle-bulustu-801/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/irade-bizim-zafer-bizim-sergisi-ziyaretcileriyle-bulustu-801/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3B8D50-7FFE93-697839-4E3F3C-5987ED-6F1EE3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü&#39;nün 10. yılı dolayısıyla hazırlanan "İrade Bizim, Zafer Bizim" sergisi VakıfBank Sanat Galerisi&#39;nde çok sayıda davetlinin katılımıyla açıldı. Milli iradenin, bağımsızlık mücadelesinin ve ortak hafızanın izlerini bir araya getiren&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3B8D50-7FFE93-697839-4E3F3C-5987ED-6F1EE3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü&#39;nün 10. yılı dolayısıyla hazırlanan "İrade Bizim, Zafer Bizim" sergisi VakıfBank Sanat Galerisi&#39;nde çok sayıda davetlinin katılımıyla açıldı. Milli iradenin, bağımsızlık mücadelesinin ve ortak hafızanın izlerini bir araya getiren sergi; arşiv fotoğrafları, video gösterimleri, kronolojik anlatılar ve deneyim odaklı mekânsal kurgusuyla ziyaretçilerini 15 Temmuz gecesinin dönüm noktalarına tanıklık etmeye davet ediyor.15 Temmuz'un hafızasını gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlayan sergi, sıradan bir akşamdan milletimizin demokrasiye sahip çıktığı tarihî direnişe uzanan süreci çok katmanlı bir anlatımla ele alıyor. Projeksiyon odası ve dijital içeriklerle desteklenen sergi tasarımı, ziyaretçilere yalnızca bilgi sunmakla kalmıyor; o gece yaşananların atmosferini de hissettiren güçlü bir deneyim sunuyor.&nbsp;Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş açılıştaki konuşmasında şunları söyledi:&#34;Bazı zamanlar vardır, insanların hafızasından asla silinmez. İşte 15 Temmuz da böyle bir gün, milletimizin hafızasında asla silinmeyecek bir dönüm noktasıdır. O gece aziz milletimiz, Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla milli iradeye sahip çıkarak demokrasiye ve bağımsızlığına güçlü bir şekilde sahip çıkmıştır. Bizim görevimiz, bu hain darbe girişimini unutmamak, unutturmamak ve bir daha asla böyle bir teşebbüse fırsat vermemektir. Medeniyetimiz boyunca milletimizin birlik ve dayanışmasını pekiştiren pek çok zorlu sınav yaşadık. 15 Temmuz da bu destanların son halkası olarak, genç yaşlı, kadın erkek demeden milletimizin ortaya koyduğu eşsiz fedakârlık ve kahramanlıkla tarihe geçmiştir. Bu vesileyle, o gece milli iradeye sahip çıkan tüm kahramanlarımızı ve aziz milletimizi bir kez daha saygıyla selamlıyor, tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle, gazilerimizi de şükranla anıyorum. Onlar, gözlerini kırpmadan milletimizin geleceği için fedakârlık gösteren kahramanlarımızdır. Onların isimlerini, hikâyelerini ve ortaya koydukları cesareti gelecek nesillere aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu anlamda VakıfBank&#39;ın hayata geçirdiği &#39;İrade Bizim, Zafer Bizim&#39; sergisini son derece kıymetli buluyorum. 15 Temmuz sadece bir günü anmak değil, o gece ortaya konan milli birlik ve dayanışma ruhunu daima diri tutmaktır. Bu serginin hayata geçirilmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyor, aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum."&nbsp;İstanbul Valisi Davut Gül ise konuşmasında şunları söyledi:&#34;15 Temmuz, sadece bir haftada anılacak bir tarih değil, yılın her döneminde hafızalarda diri tutulması ve gelecek kuşaklara aktarılması gereken ortak bir milli mücadeledir. Bu mesele yalnızca kamu kurumlarının değil, 86 milyonun ortak sorumluluğu ve ortak kazanımıdır. Bu anlamda böylesine anlamlı bir sergiye ev sahipliği yapan VakıfBank&#39;ı ve emeği geçen herkesi gönülden tebrik ediyorum. 15 Temmuz&#39;da yaşanan darbe görünümlü işgal girişimi başarılı olsaydı, Allah korusun ne ülkemizin huzuru ne demokrasimiz ne de ekonomik bağımsızlığımız ayakta kalabilirdi. Milletimiz, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gösterdiği cesaret, kararlılık ve ferasetle bu girişimi bertaraf ederek milli iradeye sahip çıkmış ve büyük bir destan yazmıştır. Aradan on yıl geçmiş olsa da görevimiz değişmedi. Unutmayacağız, unutturmayacağız ve yaşananları aynı kararlılık ve hassasiyetle gelecek kuşaklara anlatmaya devam edeceğiz. 15 Temmuz&#39;u doğru anlamak ve anlatmak, benzer ihanetlerin bir daha yaşanmaması için hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu vesileyle tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize sağlık, sıhhat ve afiyet diliyor; bu anlamlı organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.&#34;"15 Temmuz ruhunu gelecek nesillere aktarmak ortak sorumluluğumuzdur"Milli birlik ve beraberlik ruhunu vurgulayan VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, "15 Temmuz, milletimizin bağımsızlığına, demokrasisine ve milli iradesine canı pahasına sahip çıktığı tarihî bir dönüm noktasıdır. Aziz şehitlerimizin bizlere bıraktığı emaneti yaşatmak, gazilerimizin fedakârlığını unutmamak ve o gece yazılan destanı gelecek nesillere aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur. VakıfBank olarak, bu anlamlı mirası geleceğe taşımayı önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz. 'İrade Bizim, Zafer Bizim' sergisiyle, 15 Temmuz'un taşıdığı anlamı yalnızca hatırlatan değil; milli birlik ve beraberlik ruhunu yaşatan kalıcı bir hafıza alanı oluşturmayı hedefledik. Sergimizin, ziyaretçilerimizin o geceyi daha derinlikli bir şekilde anlamalarına ve ortak değerlerimizi yeniden hatırlamalarına katkı sağlayacağına inanıyorum" dedi."Serginin her bölümü kronolojik bir anlatım sunuyor"Serginin küratörü Hasan Mert serginin kurgusuna ilişkin şu değerlendirmede bulundu:"Bu sergi, yalnızca fotoğraf ve belgelerin yer aldığı bir sergi değil; ziyaretçiyi 15 Temmuz gecesinin atmosferine taşıyan deneyim odaklı bir hafıza yolculuğu olarak tasarlandı. Serginin her bölümü, sıradan bir günü anlatarak başlıyor ve milletimizin ortak direnişine uzanan kronolojik bir anlatım sunuyor. Amacımız, o gece yaşananları anlatmanın yanı sıra ziyaretçilere hissettirmek ve ortak hafızayı canlı tutacak güçlü bir deneyim ortaya koymak."Sergi, 15 Temmuz gecesinin kritik anlarını kronolojik olarak ziyaretçilere aktarırken, 251 şehidimizin ve gazilerimizin fedakârlığını da saygıyla yad ediyor."İrade Bizim, Zafer Bizim" sergisi, 15 Temmuz&#39;un 10. yılında milli hafızayı güçlendiren anlatısıyla ziyaretçilerini 20 Ağustos tarihine kadar VakıfBank Sanat Galerisi'nde ağırlamaya devam edecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 20 Jul 2026 16:20:48 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["İç borç çevirme oranları geçen yılın altında"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ic-borc-cevirme-oranlari-gecen-yilin-altinda-1108/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ic-borc-cevirme-oranlari-gecen-yilin-altinda-1108/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_83CC25-B2F23C-B68BC6-7CEF2E-5D089C-3C50E5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, uygulanan politikalar sayesinde 2025&#39;te yüzde 2,9 olan bütçe açığının milli gelire oranının, haziran itibarıyla yıllıklandırılmış olarak yaklaşık yüzde 2,5&#39;e gerilediğini tahmin ettiklerini bildirdi.Şimşek, NSosyal hesabından&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_83CC25-B2F23C-B68BC6-7CEF2E-5D089C-3C50E5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, uygulanan politikalar sayesinde 2025&#39;te yüzde 2,9 olan bütçe açığının milli gelire oranının, haziran itibarıyla yıllıklandırılmış olarak yaklaşık yüzde 2,5&#39;e gerilediğini tahmin ettiklerini bildirdi.Şimşek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda Türkiye&#39;nin bütçe performansını değerlendirdi.Jeopolitik gelişmelerin enflasyon üzerindeki etkilerini sınırlamak amacıyla bazı vergi gelirlerinden vazgeçmelerine rağmen yılın ilk yarısında faiz dışı bütçe fazlasının 521 milyar liraya ulaştığını, bütçe açığının da geçen yılın ilk yarısına göre 38 milyar lira iyileştiğini belirten Şimşek, şunları kaydetti:&#34;Kayıt dışılıkla mücadele, gönüllü uyumu artırmaya yönelik politikalarımız ve kamu harcamalarındaki disiplin sayesinde 2025&#39;te yüzde 2,9 olan bütçe açığının milli gelire oranının, haziran itibarıyla yıllıklandırılmış olarak yaklaşık yüzde 2,5&#39;e gerilediğini tahmin ediyoruz. Bütçe performansının da katkısıyla iç borç çevirme oranları geçen yılın ve öngörülerimizin altında seyrediyor. Ekonomimizin dayanıklılığını artıran bütçe disiplini, programımızın temel amacı olan fiyat istikrarı açısından da kritik önem taşımaktadır. Mali disiplini koruyarak dezenflasyon hedefimiz doğrultusunda politikalarımızı sürdüreceğiz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 20 Jul 2026 11:58:45 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tüketici hakem heyetlerine 481 bin 613 başvuru yapıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tuketici-hakem-heyetlerine-481-bin-613-basvuru-yapildi-2814/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/tuketici-hakem-heyetlerine-481-bin-613-basvuru-yapildi-2814/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EEB0C5-02F3D8-E8C2AB-26FB8A-384A9F-17C4E8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, tüketici hakem heyetlerinin, tüketiciler ile satıcı veya sağlayıcılar arasında yaşanan uyuşmazlıklarda yargı dışı çözüm mercisi olarak hizmet verdiği anımsatıldı.Tüketici uyuşmazlıklarının adil, hızlı ve kolay şekilde çözümüne&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EEB0C5-02F3D8-E8C2AB-26FB8A-384A9F-17C4E8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, tüketici hakem heyetlerinin, tüketiciler ile satıcı veya sağlayıcılar arasında yaşanan uyuşmazlıklarda yargı dışı çözüm mercisi olarak hizmet verdiği anımsatıldı.Tüketici uyuşmazlıklarının adil, hızlı ve kolay şekilde çözümüne olanak sağlayan tüketici hakem heyetlerinin, yargının iş yükünü de önemli ölçüde azalttığı kaydedilen açıklamada, şu değerlendirmelerde bulunuldu:&#34;Bugüne kadar yaklaşık 19,5 milyon tüketici uyuşmazlığı yargıya intikal etmeden tüketici hakem heyetleri tarafından karara bağlanmıştır. Tüketici hakem heyetleri, 2026&#39;nın ilk 6 ayında da yoğun mesai yaparak tüketicilerimize hizmet vermiştir. Yılın ilk yarısında tüketici hakem heyetlerine 481 bin 613 başvuru yapılmış ve 455 bin 500 başvuru hakem heyetleri tarafından karara bağlanmıştır. Yapılan başvuruların toplam parasal değeri yaklaşık 8,5 milyar liradır.&#34;Açıklamada, tüketicilerin, e-Devlet üzerinde yer alan Tüketici Bilgi Sistemi (TÜBİS) aracılığıyla kolay şekilde hakem heyetlerine başvuru yapabildiği belirtilerek, 6 ayda yapılan başvuruların yüzde 76,7&#39;sinin e-Devlet aracılığıyla gerçekleştirildiğine ve elektronik başvuru yönteminin tüketiciler tarafından daha fazla tercih edildiğine dikkat çekildi.- Heyetlere en fazla başvuru İstanbul&#39;da yapıldıTüketici hakem heyetlerine yılın ilk 6 ayında en fazla başvuru yapılan ilk 5 ilin, 126 bin 319 ile İstanbul, 50 bin 353 ile Ankara, 32 bin 507 ile İzmir, 17 bin 399 ile Bursa ve 15 bin 893 ile Antalya olduğu bildirilen açıklamada, an az başvurunun ise 305 ile Ardahan&#39;dan geldiği aktarıldı.Açıklamada, il tüketici hakem heyetleri arasında en fazla başvurunun 12 bin 700 ile İstanbul İl Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığına, ilçe tüketici hakem heyetleri arasında en fazla başvurunun 8 bin 94 ile Ankara Çankaya İlçe Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığına yapıldığı ifade edildi.Hakem heyetlerine yapılan başvuruların yaklaşık yüzde 35&#39;inin ayıplı mal, yüzde 29&#39;unun da ayıplı hizmet şikayetlerine yönelik olduğu belirtilen açıklamada, şu bilgiler paylaşıldı:&#34;Ürün bazında bakıldığında, en çok şikayete konu olan ayakkabı, kıyafet ve tekstil ürünlerine yönelik başvurular, toplam başvuruların yaklaşık yüzde 18&#39;ini oluşturdu. Bununla birlikte, dayanıklı tüketim malları ve ev elektroniği ürünleri yüzde 15,13, iletişim aboneliği yüzde 6,26, kredi kartları yüzde 5,37 ve sağlık hizmetleri yüzde 3,92 oranlarıyla öne çıktı. e-Ticaret alışverişlerine (mesafeli sözleşmelere) ilişkin başvuruların oranı ise yüzde 5,38 oldu.&#34;- En fazla başvuru perakende ticaret sektörüne yönelik gerçekleştiSektörel bazda bakıldığında da en çok başvurunun 249 bin 240 ve 51,75 oranıyla perakende ticaret sektörüne ilişkin uyuşmazlıklara yönelik olduğu aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:&#34;Ardından, 49 bin 501 başvuru ve yüzde 10,27 oranıyla finansal hizmetler sektörü, 43 bin 311 başvuru ve yüzde 9 oranıyla abonelik hizmetleri sektörü uyuşmazlıkları geldi. Bakanlığımız ve tüketici hakem heyetlerimiz, tüketicilerin ekonomik çıkarlarının korunması için çalışmalarına kararlılıkla devam etmektedir. Vatandaşlarımız, yasal hakları ve şikayetlerine ilişkin çözüm yollarıyla ilgili olarak &#39;https://tuketici.ticaret.gov.tr/yayinlar/tuketici-bilgi-rehberi&#39; adresinde yer alan tüketici rehberinin ilgili bölümlerinden detaylı bilgilere ulaşabilir.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 20 Jul 2026 09:59:15 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Lise öğrencilerinin girişimcilik yolculuğu başladı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/lise-ogrencilerinin-girisimcilik-yolculugu-basladi-8939/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/lise-ogrencilerinin-girisimcilik-yolculugu-basladi-8939/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5E88E2-7E82A2-352076-85CF24-5025B2-E2D6A3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İş Bankası&#39;nın ana destekçisi olduğu Workup Girişimcilik Programı tarafından lise öğrencilerine yönelik olarak başlatılan ve uçtan uca ürün geliştirme deneyimi sunan WorkupOnBoard'da 20 lise öğrencisi, 6-24 Temmuz tarihlerini kapsayan bir programa dahil oluyor.&nbsp;Öğrenciler,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5E88E2-7E82A2-352076-85CF24-5025B2-E2D6A3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İş Bankası&#39;nın ana destekçisi olduğu Workup Girişimcilik Programı tarafından lise öğrencilerine yönelik olarak başlatılan ve uçtan uca ürün geliştirme deneyimi sunan WorkupOnBoard'da 20 lise öğrencisi, 6-24 Temmuz tarihlerini kapsayan bir programa dahil oluyor.&nbsp;Öğrenciler, üç haftalık program boyunca yapay zekâ destekli araçlardan yararlanarak gerçek bir problemi tanımlıyor, minimum uygulanabilir ürünlerini (MVP) geliştiriyor ve program sonunda projelerini yatırımcı ve ekosistem paydaşlarına sunmaya hazırlanıyor.&nbsp;İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran ve Banka üst yönetimi program kapsamında öğrencilerle bir araya geldi.&nbsp;"Yapay zekâya ne kadar erken hakim olursanız işinizi o kadar iyi yaparsınız"Hakan Aran, İş Vapur'da gerçekleştirilen buluşmada yaptığı konuşmada İş Bankası'nın gençlere ve yapay zekânın geleceğine inanan bir kurum olduğunu belirterek, yapay zekânın gençlerin üniversite ve sonrasındaki iş yaşamına damga vuracağını söyledi.&nbsp;Gençlerin seçecekleri her meslekte yapay zekâ araçlarını çok etkili bir şekilde kullanarak sözlü komutlarla yazılım yaptırabileceğine işaret eden Aran, "Meslek seçiminde ekonomiye, tarihe, psikolojiye, fiziğe, matematiğe ilgi duyuyor olabilirsiniz. Hangi alanı seçerseniz seçin yapay zekâyı çok iyi kullanmayı başarırsanız o zaman önünüz açık olacak ve mesleğinizde fark yaratacaksınız. Yapay zekâ şu anda her mesleğe nüfuz eden çok temel bir teknoloji. Ona ne kadar erken hakim olursanız gelecekte işinizi o kadar iyi yaparsınız" dedi.Teknolojinin giderek daha kolay kullanılabilen bir araç olma yolunda ilerlediğini belirten Aran, sözlerini şöyle sürdürdü:"Sağlık, genetik, biyoloji, kimya, eğitim, uzay araştırmaları alanında merakı olanlar yapay zekâyla çok daha yaratıcı çözümler geliştirebilecekler. İnsan beynini, beynin öğrenme mekanizmasını merak edenler yapay zekâyı kullanarak çok daha farklı buluşlara imza atabilecekler. Bilgisayara, fiziğe ilgi duyanlar için kuantum fiziği, kuantum bilgisayarlar önlerinde çok güzel bir pencere açacak. Bugüne kadar düşünülmeyen şeyleri düşünmeye, çözülmeyen problemleri çözmeye hazır olun. Biyolojiden fiziğe, matematikten uzay teknolojilerine kadar pek çok alanda hiç işlenmemiş bakir bir gelecek var. Bugünden geleceğin mesleklerine hazırlanmak istiyorsanız bu alanlarda tüm teknolojilerden güçlü bir şekilde yararlanarak çok güzel yerlere gelebilirsiniz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 18 Jul 2026 12:15:37 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Malatya'da 5 büyüklüğünde deprem]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/malatyada-5-buyuklugunde-deprem-3201/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/malatyada-5-buyuklugunde-deprem-3201/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AB6AFF-FBD62D-950A9F-D689C6-BC887F-BFCE89.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 06.20&#39;de, merkez üssü Battalgazi olan 5 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.Depremin yerin 15,59 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.Malatya Valisi Seddar Yavuz, sosyal medya&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AB6AFF-FBD62D-950A9F-D689C6-BC887F-BFCE89.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 06.20&#39;de, merkez üssü Battalgazi olan 5 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.Depremin yerin 15,59 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.Malatya Valisi Seddar Yavuz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ekiplerin saha taramalarına başladığını, an itibarıyla olumsuz bir tespit ve ihbar alınmadığını bildirdi.Yavuz, depremden etkilenenlere geçmiş olsun dileğinde bulundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 18 Jul 2026 08:54:42 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ünlü televizyoncu Aziz Üstel hayatını kaybetti]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/unlu-televizyoncu-aziz-ustel-hayatini-kaybetti-9535/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/unlu-televizyoncu-aziz-ustel-hayatini-kaybetti-9535/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_042AB4-5D1A03-85CE9D-0628E9-A9AAF7-6748C8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çeşitli televizyon kanallarında yaptığı programlarla tanınan ünlü televizyoncu Aziz Üstel yaşamını yitirdi. Bir süredir tedavi gören Üstel&#39;in çoklu organ yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirdiği belirtildi.Aziz Üstel kimdir?ABD'de Kaliforniya Üniversitesi'nde yayıncılık&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_042AB4-5D1A03-85CE9D-0628E9-A9AAF7-6748C8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çeşitli televizyon kanallarında yaptığı programlarla tanınan ünlü televizyoncu Aziz Üstel yaşamını yitirdi. Bir süredir tedavi gören Üstel&#39;in çoklu organ yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirdiği belirtildi.Aziz Üstel kimdir?ABD'de Kaliforniya Üniversitesi'nde yayıncılık ve uluslararası ilişkiler alanlarında eğitim alan 1948 doğumlu olan Aziz Üstel, Türkiye'ye döndüğünde bir süre çevirmenlik yaptı. Üstel, Tercüman, Günaydın gazetelerinde çalıştıktan TRT&#39;ye geçen Üstel burada Uzay Yolu, Görevimiz Tehlike gibi dizilerin çevirilerini yaptı. Gecenin Konukları isimli programın yapım ve sunuculuğunu sürdüren Üstel, futbol yorumculuğu ve köşe yazılarıyla tanındı. Galatasaray Spor Kulübü'nde yöneticilik yapan Üstel&#39;in 3 kitabı da bulunuyordu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 17 Jul 2026 13:44:45 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[SPK, 4 şirketin halka arzını onayladı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/spk-4-sirketin-halka-arzini-onayladi-686/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/spk-4-sirketin-halka-arzini-onayladi-686/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BA4E2E-F75457-BCEA5E-ADFA2A-B02A43-BFE209.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Albayrak Hazır Beton Sanayi ve Ticaret AŞ, Masfen Enerji AŞ, Metgün Enerji Yatırımları AŞ ve Kardemir Çelik Sanayi AŞ&#39;nin halka arzına onay verdi.SPK haftalık bültenine göre Kurul, Albayrak Hazır Beton Sanayi ve Ticaret AŞ&#39;nin 38,60 liradan, Masfen&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BA4E2E-F75457-BCEA5E-ADFA2A-B02A43-BFE209.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Albayrak Hazır Beton Sanayi ve Ticaret AŞ, Masfen Enerji AŞ, Metgün Enerji Yatırımları AŞ ve Kardemir Çelik Sanayi AŞ&#39;nin halka arzına onay verdi.SPK haftalık bültenine göre Kurul, Albayrak Hazır Beton Sanayi ve Ticaret AŞ&#39;nin 38,60 liradan, Masfen Enerji AŞ&#39;nin 45,68 liradan, Metgün Enerji Yatırımları AŞ&#39;nin 20 liradan ve Kardemir Çelik Sanayi AŞ&#39;nin 35 liradan halka arzını uygun buldu.Şeker Finansal Kiralama AŞ&#39;nin 100 milyon liralık bedelli sermaye artırımını onaylayan SPK, Vakıf Finansal Kiralama AŞ&#39;nin 1 milyar liralık kar payından sermaye artırımını ve Bereket Emeklilik ve Hayat AŞ&#39;nin 170 milyon liralık iç kaynaklardan sermaye artırımını uygun buldu.Kurul, Mavi Giyim Sanayi ve Ticaret AŞ&#39;nin 5 milyar liralık, TV8 TV Yayıncılık AŞ&#39;nin 3 milyar liralık, Tacirler Yatırım Menkul Değerler AŞ&#39;nin 6 milyar 500 milyon liralık, İş Yatırım Menkul Değerler AŞ&#39;nin 70 milyar liralık, Mercedes Benz Kamyon Finansman AŞ&#39;nin 8 milyar 420 milyon liralık ve Türkiye Halk Bankası AŞ&#39;nin 5 milyar dolarlık borçlanma aracı ihraç başvurusuna izin verdi.Ayrıca, Emlak Katılım Varlık Kiralama AŞ&#39;nin 5 milyar liralık, Hedef Varlık Kiralama AŞ&#39;nin 1 milyar liralık kira sertifikası ve VİDMK ihracı başvurusu onaylandı.- Kuruluşuna izin verilen yeni fonlarSPK, &#34;İş Portföy BIST 100 Endeksi Model Portföy Hisse Senedi Yoğun Borsa Yatırım Fonu&#34;nun, &#34;Ziraat Portföy BIST 100 Endeksi Model Portföy Hisse Senedi Yoğun Borsa Yatırım Fonu&#34;nun ve &#34;Ziraat Portföy BIST Katılım 100 Endeksi Model Portföy Hisse Senedi Yoğun Borsa Yatırım Fonu&#34;nun kurulmasını uygun buldu.&#34;Metro Portföy Yönetimi AŞ Hisse Senedi Şemsiye Fonu&#34;nun kurulmasına izin veren Kurul, &#34;Statech Portföy Yönetimi AŞ Hisse Senedi Şemsiye Fonu&#34;nun kuruluşuna da onay verdi.- İdari para cezaları ve suç duyurularıKurul, İntegral Yatırım Menkul Değerler AŞ hakkında yapılan inceleme sonucunda, söz konusu şirkete 2 milyon 394 bin 915 lira idari para cezası uygulanmasına karar verdi.6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (SPKn) ve ilgili mevzuat kapsamında yapılan incelemeler sonucunda &#34;Forex Borsa&#34; ve &#34;Future Forex&#34; uzantılı internet siteleri ile &#34;Future Forex&#34; adlı mobil uygulamanın içerik sağlayıcılarına izinsiz sermaye piyasası faaliyetinde bulunulması sebebiyle suç duyurusunda bulunuldu.SPK, 20 kişiye yönelik farklı aykırılıklar sebebiyle suç duyurusunda bulunurken, 3 adet telefon numaralarını kullandıran kişiler hakkında farklı eylemler nedeniyle suç duyurusunda bulunma kararı alındı.Diğer yaptırım, tedbir ve işlem yasakları çerçevesinde de karar alan SPK, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu&#39;nun (SPKn) 1&#39;inci maddesi çerçevesinde yatırımcıların hak ve yararlarının korunmasını teminen, SPKn&#39;nin 128/1-(a) maddesine dayanarak sermaye piyasalarında izinsiz olarak faaliyette bulunulmasının engellenmesi amacıyla, SPKn'nin 99/3 maddesi uyarınca https://dinamikmenkuldegerler.com, https://www.dymenkul.com, https://sube.dinamikmenkuldegerler.com, &#34;Dinamik Menkul Değerler&#34; unvanı taklit edilerek kullanılan sosyal medya hesabı, https://www.atamenkultrade.com, https://giris.atamenkultrade.com, https://galatamenkul.org, https://sube.galatamenkul.org/register, https://sube.galatamenkul.org/login, https://scuzdan.com, https://my.scuzdan.com/login, https://e-sube.modelgrup.org ve https://modelmenkulportfoy.com internet sitesine erişimin engellenmesi için hukuki işlemlerin yapılmasına karar verildiğini duyurdu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 17 Jul 2026 08:55:37 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dijital Usta Yanınızdayız deprem bölgesinde tamamlandı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dijital-usta-yaninizdayiz-deprem-bolgesinde-tamamlandi-6607/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dijital-usta-yaninizdayiz-deprem-bolgesinde-tamamlandi-6607/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9DD61E-187A74-F6DFC5-203F9E-44851D-B20235.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />T.C. Ticaret Bakanlığı himayelerinde, Trendyol, TOBB ve MÜSİAD iş birliğiyle yürütülen Dijital Usta Yanınızdayız proje kapsamında dört ilde toplam 200'e yakın işletme, KOBİ ve kooperatife e-ticaret alanında kapsamlı eğitimler verildi. İlk olarak Ocak ayında Adıyaman'daki eğitimlerle&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9DD61E-187A74-F6DFC5-203F9E-44851D-B20235.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />T.C. Ticaret Bakanlığı himayelerinde, Trendyol, TOBB ve MÜSİAD iş birliğiyle yürütülen Dijital Usta Yanınızdayız proje kapsamında dört ilde toplam 200'e yakın işletme, KOBİ ve kooperatife e-ticaret alanında kapsamlı eğitimler verildi. İlk olarak Ocak ayında Adıyaman'daki eğitimlerle başlayan proje, 15 Haziran'da Malatya'da, 18 Haziran'da Kahramanmaraş'ta ve 19 Haziran'da Hatay'da gerçekleştirilen eğitimlerle tamamlandı.6 Şubat depremlerinin ardından bölgede üretim ve ticari faaliyetler önemli ölçüde etkilenirken, yerel ekonominin yeniden canlandırılması öncelikli ihtiyaçlardan biri haline geldi. Bu süreçte yetenek gelişiminin desteklenmesi, afet bölgesindeki işletmelerin ve potansiyel girişimcilerin dijital ekonomiye güçlü bir şekilde entegre olması, e-ticaret kapasitesinin artırılması ve yerel ürünlerin çevrimiçi pazarlara taşınması hedefiyle &#39;Dijital Usta Yanınızdayız Projesi&#39; hayata geçirildi. Proje aynı zamanda, bölge halkına yeni nesil beceriler kazandırarak sürdürülebilir bir girişimcilik modeli oluşturmaya odaklandı.Program kapsamında katılımcılar, e-ticaret'e giriş, görünürlük artırma, kargo, iade ve fatura süreçleri ile mağaza yönetiminden satış artırmaya e-ticaret stratejileri başlıklarında eğitim aldı. Eğitimlerle işletmelerin dijital kanallarda daha görünür hale gelmeleri, e-ticaret operasyonlarını daha etkin yönetmeleri, satış kapasitelerini artırmaları ve yerel ürünleri çevrimiçi pazarlara daha güçlü şekilde taşıyabilmeleri amaçlandı.Proje kapsamında Adıyaman, Malatya, Kahramanmaraş ve Hatay olmak üzere dört ilde gerçekleştirilen eğitimleri tamamlayan KOBİ ve kooperatif temsilcileri e-ticarette daha güçlü yer alarak yerel üreticilerle daha etkin iş birlikleri kurma ve ürünlerini ülke genelinde daha geniş pazarlara taşıma fırsatı bulacaklar.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 16 Jul 2026 17:08:25 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[4. Trakya Uçurtma Festivali başlıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/4-trakya-ucurtma-festivali-basliyor-4479/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/4-trakya-ucurtma-festivali-basliyor-4479/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_21448B-D762F0-4187EB-E94A2A-9EC384-D1DE3A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yaratıcı Çocuklar Derneği öncülüğünde 2023 yılında başlayan ve kısa sürede uluslararası nitelik kazanan Trakya Uçurtma Festivali, bu yıl T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, T.C. Tekirdağ Valiliği, T.C. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, Tekirdağ İl Jandarma Komutanlığı ve&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_21448B-D762F0-4187EB-E94A2A-9EC384-D1DE3A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yaratıcı Çocuklar Derneği öncülüğünde 2023 yılında başlayan ve kısa sürede uluslararası nitelik kazanan Trakya Uçurtma Festivali, bu yıl T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, T.C. Tekirdağ Valiliği, T.C. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, Tekirdağ İl Jandarma Komutanlığı ve T.C. Şarköy Belediyesi paydaşlığında, 25-26 Temmuz tarihlerinde Hoşköy sahilinde gerçekleşecek. Çocukları, aileleri, sanatçıları ve farklı kültürleri aynı gökyüzü altında buluşturan festival, uçurtmayı yalnızca bir oyun aracı olarak değil; sanatın, hayal gücünün, özgürlüğün, kültürlerarası diyaloğun ve barışın simgesi olarak ele alıyor.Türkiye'de uluslararası uçurtma sanatçılarını düzenli olarak bir araya getiren özgün kültür ve sanat etkinliklerinden biri olan Trakya Uçurtma Festivali; Ana Sponsor VakıfBank, Altın Sponsor WISTA ve Gümüş Sponsor Eti'nin katkılarıyla bu yıl 7 ülkeden 8 takım ve 14 profesyonel uçurtma sanatçısına ev sahipliği yapacak. Türkiye'nin yanı sıra Danimarka, İngiltere, Almanya, Bulgaristan, Fransa ve İsviçre'den gelecek sanatçılar, farklı teknikler ve özgün tasarımlarla hazırlanan dev uçurtmalarını Hoşköy semalarında uçuracak.&nbsp;Çocuklar kendi uçurtmalarını sanatçılarla birlikte yapıp uçuracaklarFestivalin çocuk odaklı uçurtma yapım atölyesi programı 24 Temmuz'da başlayacak. 7-15 yaş grubundaki 150 çocuk, ücretsiz katılım sağlayacakları atölyelerde profesyonel uçurtma sanatçılarıyla bir araya gelerek kendi uçurtmalarını yapıp onlarla birlikte uçuracaklar. Uçurtma yapım atölyesine katılan çocuklar katılım sertifikalarını alacaklar.&nbsp;Festival 25 Temmuz Cumartesi 14.00'te "Deniz Canlıları" tematik uçuşuyla devam edecek, 20.30&#39;da ise gün batımında LED ışıklı gece uçurtmaların "Gece Uçuşu" gerçekleştirilecek. 26 Temmuz Pazar 14.00&#39;te ise "Kara Canlıları" tematik uçuşu katılımcılarla buluşacak.Üç kuşaktan katılımcıyı bir araya getiren festivalde, iki gün boyunca dev sanatsal uçurtma gösterilerinin yanı sıra müzik etkinlikleri ile yiyecek, içecek ve hediyelik eşya stantları da ziyaretçilerle buluşacak."Aynı gökyüzü altında mutlu yaşamak da mümkün"Festivale ilişkin değerlendirmede bulunan Yaratıcı Çocuklar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Didem Çapa, Trakya Uçurtma Festivali'nin yalnızca uçurtmaların gökyüzüne yükseldiği bir etkinlik olmadığını, ortak mutluluk ve kültürel diyalog üreten uluslararası bir buluşmaya dönüştüğünü belirterek şunları söyledi:"Mutluluk, sahip olunan değil, paylaşıldıkça çoğalan bir duygu. Uçurtma ise bunu görünür kılan en güçlü sembollerden biri. Bir uçurtma yükseldiğinde yalnızca onu uçuran kişi değil, gökyüzüne bakan herkes gülümsüyor. Trakya Uçurtma Festivali'nde çocukların ilk heyecanı, yetişkinlerin çocukluk anıları ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen sanatçıların yaydığı mutluluk aynı gökyüzünde buluşuyor. Bu festival yalnızca bir uçurtma etkinliği değil; sanatın insanlar ve kültürler arasında kurduğu bağın, ortak mutluluğun, kültürel diyaloğun ve barışın gökyüzündeki ifadesi. İnanıyoruz ki, aynı gökyüzü altında mutlu yaşamak da mümkün."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 16 Jul 2026 12:35:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bodrum'da sanat, iyilik ve zarafet buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bodrumda-sanat-iyilik-ve-zarafet-bulustu-3257/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/bodrumda-sanat-iyilik-ve-zarafet-bulustu-3257/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AE7473-0742A0-FA217A-8D8A70-0E8B61-F33237.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gülşah Çınar'ın ev sahipliğinde gerçekleşen gecede, zarif detaylar ve özenle hazırlanan ambiyans davetlilere keyifli anlar yaşatırken, samimi sohbetler geceye ayrı bir sıcaklık kattı. Şelale Şehnaz Sam'ın sahne performansı ise geceye müzikal bir dokunuş kazandırarak davetlilere&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AE7473-0742A0-FA217A-8D8A70-0E8B61-F33237.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gülşah Çınar'ın ev sahipliğinde gerçekleşen gecede, zarif detaylar ve özenle hazırlanan ambiyans davetlilere keyifli anlar yaşatırken, samimi sohbetler geceye ayrı bir sıcaklık kattı. Şelale Şehnaz Sam'ın sahne performansı ise geceye müzikal bir dokunuş kazandırarak davetlilere unutulmaz anlar yaşattı.Gecenin en anlamlı bölümlerinden biri ise sanat ve sosyal sorumluluğun buluştuğu özel proje oldu. DG Art Gallery &amp; Project tarafından bağışlanan eserler, gerçekleştirilen açık artırmada sanatseverlerle buluştu. Usta sanatçı Ergin İnan ile çağdaş sanatın önemli isimlerinden Ali Elmacı ve Mesut Ekinci'nin eserleri büyük ilgi görürken, elde edilen gelirler Mehmetçik Vakfı ile hayvanları koruma derneklerine bağışlandı.Sanatın sadece estetik bir değer değil, aynı zamanda dayanışma ve umut için güçlü bir araç olduğunu bir kez daha gözler önüne seren geceye; katkı sağlayan hayırseverler arasında MGallery The Bodrum Hotel'in sahibi Murat Delibalta, Ersan Gülmez ve destek veren davetliler yer aldı.Bu özel buluşma; dostluğun, paylaşmanın, sanatın ve sosyal sorumluluğun iç içe geçtiği, hafızalarda iz bırakan seçkin bir davet olarak öne çıktı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 16 Jul 2026 08:27:30 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Depolama yatırımlarında zaman yarışı başladı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/depolama-yatirimlarinda-zaman-yarisi-basladi-8254/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/depolama-yatirimlarinda-zaman-yarisi-basladi-8254/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FA0B1D-5AF5CC-C3435B-E0086F-38CB5B-D2CC94.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Enerji depolama sektörünün uzun süredir beklediği düzenleme, Resmî Gazete'de yayımlanan 11508 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile hayata geçti. Karar kapsamında, belirlenen teknik özelliklere sahip LFP batarya hücrelerinin ithalatında uygulanan ilave gümrük vergisi yıl sonuna kadar&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FA0B1D-5AF5CC-C3435B-E0086F-38CB5B-D2CC94.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Enerji depolama sektörünün uzun süredir beklediği düzenleme, Resmî Gazete'de yayımlanan 11508 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile hayata geçti. Karar kapsamında, belirlenen teknik özelliklere sahip LFP batarya hücrelerinin ithalatında uygulanan ilave gümrük vergisi yıl sonuna kadar kaldırıldı. Düzenlemenin, batarya hücrelerinin enerji depolama projelerindeki en önemli maliyet kalemlerinden biri olması nedeniyle, yıl sonuna kadar gerçekleştirilecek tedariklerde yatırım maliyetlerini doğrudan etkilemesi bekleniyor. Özellikle geliştirme, finansman ve tedarik süreçleri devam eden projeler açısından oluşan geçici maliyet avantajının, projelerin finansman ve tedarik süreçlerine ivme kazandırması bekleniyor.VERGİ DÜZENLEMESİ FİZİBİLİTELERİ ETKİLEYECEKEnerji depolama yatırımlarının 2025 sonu itibarıyla uygulama ve devreye alma aşamasına geçtiğine dikkat çeken EDSİS Yönetim Kurulu Başkanı C. Can Tutaşı: "Enerji depolama sektörü, kapasite tahsislerinin ve proje geliştirme süreçlerinin ardından yatırımların sahaya indiği önemli bir döneme girdi. LFP batarya hücrelerine uygulanan ilave gümrük vergisinin yıl sonuna kadar kaldırılması, özellikle tedarik ve yatırım planlaması devam eden projeler açısından maliyet avantajı sağlayacaktır. Batarya hücreleri, enerji depolama sistemlerinin maliyetli bileşenleri arasında yer aldığı için bu düzenlemenin yatırım kararlarını hızlandırmasını ve 2027 yılının ilk yarısında tamamlanması planlanan projeleri desteklemesini bekliyoruz. Özellikle de vurgulamak gerekir ki, enerji depolama yatırımları uzun hazırlık ve uygulama süreçleri gerektiren projeler. Dolayısıyla bugün alınacak tedarik kararları, yarın devreye girecek tesislerin maliyet yapısını belirliyor. Bu nedenle yıl sonuna kadar oluşan maliyet avantajı, özellikle yatırım hazırlıkları devam eden projeler açısından önemli bir fırsat sunuyor." açıklamalarında bulundu.&nbsp;KISA VADELİ TEŞVİK, UZUN VADELİ YERLİLEŞMEDüzenlemenin belirli bir süreyle sınırlı olduğuna da dikkat çeken Tutaşı: "Uygulamanın 31 Aralık 2026 tarihine kadar geçerli olması, yatırımcıların tedarik, finansman ve lojistik planlarını bu takvime göre hızlandırmasını gerektiriyor. Küresel batarya fiyatlarının gerilediği bir dönemde vergi yükünün de geçici olarak kaldırılması, yılın ikinci yarısında sektörde ciddi bir hareketlilik yaratabilir. Bununla birlikte Türkiye'nin uzun vadeli hedefi yalnızca daha uygun maliyetlerle batarya hücresi ithal etmek değildir. Hücre üretiminden batarya yönetim sistemlerine, enerji yönetim yazılımlarından konteyner ve sistem entegrasyonu çözümlerine kadar uzanan bütüncül bir yerli üretim ekosisteminin geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Bu düzenleme, kısa vadede yatırımların önünü açarken sektöre ölçek, deneyim ve teknik yetkinlik kazandırarak ithalata dayalı yapıdan yüksek yerlilik oranına sahip, sürdürülebilir bir batarya sanayisine geçişte önemli bir basamak oluşturacaktır."ÇİN KARARI KÜRESEL TEDARİK DENGESİNİ DEĞİŞTİRİYORKüresel batarya pazarında yılın ikinci yarısında önemli bir hareketlilik beklendiğini belirten Tutaşı: "Çin&#39;in batarya ürünlerine yönelik ihracat KDV iadesini yıl sonunda tamamen sonlandıracak olması ve Türkiye&#39;de LFP batarya hücrelerine uygulanan ilave gümrük vergisinin geçici olarak kaldırılması, küresel batarya ticaretinde yılın ikinci yarısını kritik bir tedarik dönemine dönüştürüyor. Bu nedenle önümüzdeki birkaç ay yalnızca fiyat avantajı açısından değil, yatırım kararları ve tedarik stratejilerinin şekillenmesi açısından da belirleyici olacak. Bu dönemin doğru değerlendirilmesi, 2027 yılında devreye alınması planlanan projelerin maliyet yapısını ve rekabet gücünü doğrudan etkileyecektir&#34; dedi.VERGİ AVANTAJI STOK YÖNETİMİ VE ÜRÜN KALİTESİYLE DESTEKLENMELİDüzenlemeyi değerlendiren EDSİS Yönetim Kurulu Başkanı C. Can Tutaşı, vergi avantajının sektör açısından önemli bir fırsat olduğunu ancak sürecin yalnızca maliyet odağında ele alınmaması gerektiğini belirtti. Tutaşı, "Bu fırsatın ihtiyaçların üzerinde hücre ithalatı yaparak aşırı stok oluşturmak şeklinde değerlendirilmemesi gerekiyor. İthalat miktarlarının gerçek üretim planları, kesinleşmiş siparişler ve proje takvimleriyle de uyumlu belirlenmesi büyük önem taşıyor." dedi.Batarya hücrelerinin hassas ürünler olduğuna dikkat çeken Tutaşı, "Bu hücreler raf ömrü olan bileşenler, dolayısıyla kullanılmasalar dahi zamana ve depolama koşullarına bağlı olarak yaşlanıyor. Üretim tarihi, stok ve taşıma koşulları; hücrenin kapasitesini, verimini, ömrünü ve güvenliğini doğrudan etkileyebiliyor. Dolayısıyla uygun koşullarda yönetilmeyen stoklar, kısa vadede sağlanan maliyet avantajını ilerleyen dönemde performans kaybı, garanti sorunu ve kalite riski olarak karşımıza çıkarabilir." ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 16 Jul 2026 08:10:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[90'ların efsane şarkısı "Üzülme" yeniden hayat buluyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/90larin-efsane-sarkisi-uzulme-yeniden-hayat-buluyor-5227/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/90larin-efsane-sarkisi-uzulme-yeniden-hayat-buluyor-5227/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BAE961-EF529D-EAD367-5316B6-E56673-3F5F2C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Usta sanatçı Ferda Anıl Yarkın ile güçlü sesi ve kendine has yorumuyla dikkat çeken Anıl Alan, unutulmaz şarkıyı ortak bir projede yeniden seslendirdi.1990&#39;lı yıllara damga vuran ve milyonlarca müzikseverin gönlünde özel bir yer edinen 'Üzülme', modern düzenlemesiyle hem nostalji&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BAE961-EF529D-EAD367-5316B6-E56673-3F5F2C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Usta sanatçı Ferda Anıl Yarkın ile güçlü sesi ve kendine has yorumuyla dikkat çeken Anıl Alan, unutulmaz şarkıyı ortak bir projede yeniden seslendirdi.1990&#39;lı yıllara damga vuran ve milyonlarca müzikseverin gönlünde özel bir yer edinen 'Üzülme', modern düzenlemesiyle hem nostalji tutkunlarına hem de genç kuşağa hitap etmeyi amaçlıyor. Proje, eserin duygusal atmosferini korurken günümüz müzik anlayışına uygun yeni bir sound ile dinleyicilerin karşısına çıkacak.Anıl Alan, güçlü vokali ve başarılı performansıyla Ferda Anıl Yarkın&#39;ın yıllar önce seslendirdiği bu klasik esere farklı bir soluk getirirken, iki sanatçının birlikteliği şimdiden müzik dünyasında merak uyandırdı. Yapılan açıklamada, geçmişin unutulmaz melodisini günümüzün müzikal dokusuyla buluşturan bu özel çalışmanın dinleyicilere hem nostaljik hem de yepyeni bir müzik deneyimi yaşatmasının hedeflendiği belirtildi.Dijital müzik platformlarında çok yakında yayınlanacak olan 'Üzülme', Spotify, YouTube Music, Apple Music ve Fizy başta olmak üzere tüm dijital platformlarda müzikseverlerle buluşacak. Yeni düzenlemesi ve iki başarılı sanatçının yorumuyla 'Üzülme', 90&#39;ların ruhunu yeniden yaşatmaya hazırlanıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 16 Jul 2026 08:09:05 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sürücü kurslarında yeni dönem başladı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/surucu-kurslarinda-yeni-donem-basladi-5514/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/surucu-kurslarinda-yeni-donem-basladi-5514/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_03D67D-EE386C-51F345-EFD3E3-A50546-1B9770.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ergün Holding'in grup şirketlerinden Pratik Finansman, Bakiyem'le yeni bir iş birliğine imza attı. Hayata geçirilen iş birliğiyle sürücü kursu sektöründe finansmana erişimin kolaylaştırılması hedefleniyor. Dijital finansman altyapısı sayesinde sisteme öğrencinin veya velisinin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_03D67D-EE386C-51F345-EFD3E3-A50546-1B9770.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ergün Holding'in grup şirketlerinden Pratik Finansman, Bakiyem'le yeni bir iş birliğine imza attı. Hayata geçirilen iş birliğiyle sürücü kursu sektöründe finansmana erişimin kolaylaştırılması hedefleniyor. Dijital finansman altyapısı sayesinde sisteme öğrencinin veya velisinin T.C. kimlik numarası girmesi yetiyor. Özel olarak geliştirilen değerlendirme altyapısı sayesinde kredi başvurusu yaklaşık bir dakika içinde sonuçlanıyor. Böylece örneğin 40 bin TL tutarındaki sürücü kursu ücreti, anında 6 taksite bölünerek ödeme kolaylığı sağlanıyor. Öğrenci eğitim ücretini altı ay boyunca taksitlerle öderken, sürücü kursu ise ödemesini aynı gün peşin olarak tahsil edebiliyor.Pratik Finansman Genel Müdürü Güder: "Farklı sektörlerde benzer çözümler geliştirmeye devam edeceğiz"İş birliğini değerlendiren Pratik Finansman Genel Müdürü Cenk Güder, sürücü belgesinin artık yalnızca bir ulaşım aracı değil, eğitim ve istihdam fırsatlarına erişimi kolaylaştıran önemli bir ihtiyaç haline geldiğini söyledi. Son dönemde sürücü kursu ücretlerinde yaşanan artışların, birçok kişi için ehliyet alma sürecini zorlaştırdığını belirten Güder, "Bakiyem ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği sayesinde sürücü adaylarının eğitim masraflarını daha erişilebilir koşullarda karşılayabilmelerine olanak sağlıyoruz" dedi.&nbsp;Geliştirdikleri dijital finansman altyapısı sayesinde kredi değerlendirme sürecinin yalnızca dakikalar içinde tamamlandığının altını çizen Güder, "Hayata geçirdiğimiz sistemle öğrenciler taksitli ödeme avantajından yararlanırken, sürücü kursları da tahsilatlarını peşin olarak alabiliyor. Amacımız, finansmana erişimi kolaylaştırarak hem bireylerin ihtiyaçlarını karşılamak hem de eğitim sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin sürdürülebilir büyümesine katkı sunmak. Önümüzdeki dönemde de farklı sektörlerde benzer çözümler geliştirerek daha fazla kişiyi hızlı, güvenilir ve erişilebilir finansman modelleriyle buluşturmaya devam edeceğiz" diye konuştu.Bakiyem CEO'su Yalçın: "Sistemi kısa sürede yaygınlaştırmayı hedefliyoruz"Türkiye'de her yıl ortalama 1,5 milyon kişi sürücü belgesi alırken, ehliyet edinme maliyetinin de her geçen yıl arttığına vurgu yapan Bakiyem CEO'su Umut Yalçın, artan maliyetlerin sürücü adayları ve aileleri üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu belirtti. Yalçın, "Bu soruna çözüm sunmak amacıyla Pratik Finansman ile iş birliğimizi hayata geçirdik. Uygulamanın Türkiye'nin 81 ilinde faaliyet gösteren yaklaşık 3 bin 600 sürücü kursunun tamamını kapsayacak şekilde kurguladık. Temmuz ayında devreye aldığımız sistemin kısa sürede yaygınlaşmasını hedefliyoruz" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 15 Jul 2026 10:21:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sosyal medya içerik üreticiliği emekliye ikinci maaş oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sosyal-medya-icerik-ureticiligi-emekliye-ikinci-maas-oldu-6264/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sosyal-medya-icerik-ureticiligi-emekliye-ikinci-maas-oldu-6264/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F7C1E1-87E6B4-181192-DC5CB5-BCBC8B-8AB07E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ticaret Bakanlığı tarafından Mayıs 2026&#39;da açıklanan &#34;Türkiye&#39;de E-Ticaretin Görünümü&#34; raporu, 2025 yılında e-ticaret hacminin yüzde 52,2 artarak 4,57 trilyon TL&#39;ye ulaştığını ortaya koyarken, sektörde faaliyet gösteren işletme sayısının da 634 bin 611&#39;e&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F7C1E1-87E6B4-181192-DC5CB5-BCBC8B-8AB07E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ticaret Bakanlığı tarafından Mayıs 2026&#39;da açıklanan &#34;Türkiye&#39;de E-Ticaretin Görünümü&#34; raporu, 2025 yılında e-ticaret hacminin yüzde 52,2 artarak 4,57 trilyon TL&#39;ye ulaştığını ortaya koyarken, sektörde faaliyet gösteren işletme sayısının da 634 bin 611&#39;e yükseldiğini gösterdi. Özel günlerde yüzde 70&#39;lere varan indirim kampanyaları, hızlı teslimat, taksitli ödeme seçenekleri ile kolay iptal ve iade uygulamaları e-ticareti büyüten en önemli unsurlar arasında yer aldı. Öte yandan kira başta olmak üzere personel, enerji ve ulaşım giderlerinin artmasına paralel olarak, AVM veya cadde üzerindeki mağazalara kıyasla e-ticaret pazaryerlerinde yer almak markalar açısından çok daha cazip ve kârlı hale geldi.20 farklı alanda yatırım şartBu avantajları nedeniyle e-ticaret her geçen gün gelişip büyürken, ekosisteme yalnızca şirketler değil, bireysel girişimciler de dahil olmaya başladı. Ancak bireysel girişimcilerin ürettikleri ürünleri e-ticaret pazaryerlerinde satabilmeleri için şirket kurup vergi mükellefi olmalarının yanı sıra; ürün fotoğrafı ve videosu hazırlamaları, tanıtım metinlerini oluşturmaları, kargo süreçlerini yönetmeleri, müşteri yorumları, iptal, iade ve tahsilat operasyonlarıyla ilgilenmeleri gibi yaklaşık 20 farklı alanda yatırım ve organizasyon yapmaları gerekiyor.500 bin kişiye yükseldi2021 yılında yürürlüğe giren Sosyal Medya İçerik Üreticisi Vergi Muafiyeti sayesinde ise e-Devlet üzerinden Dijital Vergi Dairesi&#39;ne yapılan başvuruyla e-ticaretten yasal çerçevede gelir elde etmek mümkün hale geliyor. Piyasa verilerine göre bugüne kadar 500 bini aşkın kişi sosyal medya içerik üreticisi olmak için başvuru belgesini alırken, bu grup içinde en dikkat çeken kesimlerden birini emekliler oluşturuyor. Global çapta yapılan araştırmalara göre Türkiye, Instagram, Facebook ve YouTube kullanımında Avrupa birincisi konumunda bulunuyor. Bu veriler, e-ticaret faaliyetlerinin sosyal medya platformlarında yoğunlaşmasını sağlarken, ürün tanıtımını da önemli bir gelir kapısına dönüştürdü.Ayda 15 bin TL'den başlayan kararGünümüzde düşük maaş ve geçim sıkıntısını sık sık dile getiren emekliler, kendileri için kolay, zahmetsiz ve uzaktan yapılabilecek bir iş modeli olarak e-ticarette ürün tanıtımını tercih ediyor. Instagram, TikTok ve YouTube&#39;da e-ticaret kuruluşlarının sattığı ürünlerin tanıtımını yapan emekliler, ayda 15 bin TL&#39;den başlayan kazanç elde edebiliyor.2 aylık eğitimle kazanç başlıyor2026 yılı itibarıyla çok sayıda emeklinin sosyal medya içerik üreticisi olmak amacıyla düzenlediğimiz eğitim, seminer ve kamplara katıldığını belirten Mağazanolsun CEO&#39;su Yasemin Çil, &#34;En düşük emekli maaşının 20 bin TL olduğu ülkemizde emekliler, fiziksel olarak yapabilecekleri ek işler arıyor. Bu noktada e-ticaret sitelerindeki ürünleri, zaten günde en az 2-3 saat vakit geçirdikleri sosyal medya platformlarında tanıtarak gelir elde etme imkânı onlar açısından önemli bir ekonomik fırsata dönüşüyor. Başlangıçta 2-3 aylık önemli bir eğitimle kazanç elde etmeye başlayabilen emeklilerimiz, influencer olma konusunda gençlerle yarışıyor. Mağazanolsun ile e-ticarete başlayan ve işi öğrendikten sonra torununa yurt dışı eğitimi için ekonomik destek veren ya da birlikte yaşadığı çocuklarının otomobil hayaline maddi destek sağlayan çok sayıda emeklimiz var.&#34; dedi.Büyüme yolculuğu sürecekStok yapmadan, ürün aramadan; yalnızca kameralı bir cep telefonu ve sosyal medya hesabıyla ürün tanıtımı yapmanın mümkün olduğunu kaydeden Çil, &#34;Ülkemizde e-ticaretin büyüklüğünün kısa zamanda 7 trilyon TL&#39;ye ulaşması bekleniyor. Sadece üreticiler ve şirketler değil, bireysel girişimciler de ister kendi ürünlerini ister onlara sunduğumuz 200 bini aşkın ürün arasından dilediklerini seçerek tanıtım yapıp gelir elde edebilir. Mağazanolsun, yeni nesil e-ticarette 10&#39;uncu yılını kutlarken bunun mümkün olduğunu; asgari ücretlilerin, öğrencilerin ve emeklilerin e-ticarete başlamasını sağlayarak gösterdi. Aldığımız talepler ve gördüğümüz ilgi, Türkiye&#39;de e-ticaretin önce ek gelir, ardından da ana iş olarak görülmeye başlandığını gösteriyor. Aylık kazanç sağlayan kişiler, &#39;E-ticaret ile daha fazla kazanabilirim.&#39; diyerek daha büyük hayaller kuruyor. Biz de ürünlerimiz, eğitimlerimiz ve kamplarımızla onların yanında olarak Türkiye ekonomisinin büyüme yolculuğuna eşlik ediyoruz.&#34; ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 14 Jul 2026 12:10:15 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Üretimi ve istihdamı destekleyen politikaları sürdüreceğiz"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/uretimi-ve-istihdami-destekleyen-politikalari-surdurecegiz-2316/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/uretimi-ve-istihdami-destekleyen-politikalari-surdurecegiz-2316/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F9A714-3B54F2-0DEE80-DFA63D-D48E0B-27F59E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şimşek, NSosyal&#39;deki hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan programa ilişkin değerlendirmede bulundu.Reel sektörün finansmana erişimini güçlendirmeye yönelik paketle &#34;Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi&#34;nin büyüklüğünü 750 milyar&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F9A714-3B54F2-0DEE80-DFA63D-D48E0B-27F59E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şimşek, NSosyal&#39;deki hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan programa ilişkin değerlendirmede bulundu.Reel sektörün finansmana erişimini güçlendirmeye yönelik paketle &#34;Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi&#34;nin büyüklüğünü 750 milyar liraya çıkarırken imalat sanayisine 250 milyar lira yeni kredi desteği sağlayacaklarına dikkati çeken Şimşek, şunları kaydetti:&#34;Böylece devam eden programlarla birlikte yatırım ve işletme sermayesi için toplam 1 trilyon lira uygun koşullu finansman imkanı sunuyoruz. Üretim kapasitemizi, rekabet gücümüzü ve istihdamı destekleyen politikalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 14 Jul 2026 11:29:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["2030'a bugünden yatırım yapmalıyız"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/2030a-bugunden-yatirim-yapmaliyiz-4539/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/2030a-bugunden-yatirim-yapmaliyiz-4539/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EDD7AA-CDEFA1-08DEF8-01F746-92340A-1A06AF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Son dönemde hayatımızın önemli bir parçası olmaya başlayan elektrikli araçlarla birlikte sürüş ve yolculuk alışkanlıklarının da değiştiğini belirten Lumicle Genel Müdürü Tahir Karabulut, şarj noktalarının yalnızca enerji alınan yerler olmaktan çıkarak yeni nesil mobilite&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EDD7AA-CDEFA1-08DEF8-01F746-92340A-1A06AF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Son dönemde hayatımızın önemli bir parçası olmaya başlayan elektrikli araçlarla birlikte sürüş ve yolculuk alışkanlıklarının da değiştiğini belirten Lumicle Genel Müdürü Tahir Karabulut, şarj noktalarının yalnızca enerji alınan yerler olmaktan çıkarak yeni nesil mobilite alanlarına dönüştüğünü söyledi.Karabulut, "İnsanlar artık halk içindeki tabiriyle benzinlik yerine şarj ağı düşünmeye başladı. Rotasını şarja göre planlıyor ve bekleme süresini sosyal alanlarla birleştiriyor. Bu nedenle şarj istasyonları artık sadece enerji noktası değil; yeni nesil yaşam alanına dönüşüyor. Bizim için şarj noktası sadece cihaz değil, yolculuk deneyiminin merkezi. Biz kendimizi sadece bir şarj operatörü değil, geleceğin mobilite altyapısını kuran bir teknoloji ve enerji şirketi olarak görüyoruz" diye konuştu.Temiz enerji vizyonlarına da dikkat çeken Karabulut, markanın güneş, rüzgâr ve hidroelektrik kaynaklardan üretilen temiz enerjiyle karbon ayak izini azaltmayı hedeflediğini belirtti. Karabulut, "Sadece şarj istasyonları kurmuyor; elektrikli mobilite, enerji ve ulaşımın kesişiminde yeni bir deneyim ve altyapı inşa ediyoruz. Bu hızla büyüyen dönüşümde, yarının mobilite ekosistemini altyapıyı kuranların şekillendireceğine inanıyoruz" dedi."2030 için bugünden yatırım yapmamız gerekiyor"Türkiye'de 2030 yılına kadar trafikte 2 ila 3 milyon elektrikli araç bulunmasının beklendiğini belirten Tahir Karabulut, aynı dönemde şarj soketi sayısının da yaklaşık 120-130 bin seviyelerine ulaşması gerektiğini söyledi.Bu büyümenin yalnızca otomotiv pazarını değil, Türkiye'nin enerji ve mobilite altyapısını da yeniden şekillendireceğini vurgulayan Karabulut, "Bugünün altyapısı bugünü taşıyor; ancak 2030'u taşımak için şimdiden yatırım yapmak gerekiyor. Önümüzdeki dönemde yüksek hızlı DC yatırımları, otoyol lokasyonları, enerji altyapısı, trafo kapasitesi, roaming entegrasyonları ve kullanıcı deneyimi çok daha önemli hale gelecek. Rekabet sadece istasyon sayısında değil; hız, erişim ve güvenilirlikte yaşanacak" değerlendirmesinde bulundu.Kurumsal filoların da elektrikli dönüşümde önemli bir rol oynayacağını belirten Karabulut, şirketlerin yakıt maliyeti, bakım maliyeti, karbon ayak izi ve operasyonel verimliliği daha fazla önemsediğini söyledi. Karabulut, "Elektrikli dönüşüm bireyselden çok filo tarafında da oyunun kurallarını değiştirecek. Lojistik, satış ekipleri ve kurumsal filo araçları önümüzdeki dönemin en hızlı büyüyecek alanları arasında yer alacak" dedi."Kazanan dünya ve gelecek nesiller olacak"Önümüzdeki 5 yılda elektrikli araçların daha hızlı yaygınlaşacağını, hızlı şarj hub'larının yeni nesil durak noktalarına dönüşeceğini ve enerji ile mobilitenin daha güçlü biçimde birleşeceğini belirten Lumicle Genel Müdürü Karabulut, "Bugün akaryakıt istasyonları neyse, yarının mobilite merkezleri de hızlı şarj hub'ları olacak. Elektrikli araç kullanıcısı artık sadece soket değil; güven, hız ve iyi bir deneyim arıyor. Lumicle olarak yüksek hızlı DC şarj, otoyol lokasyonları, Highway Hub konsepti, iş ortaklığı modeli ve kullanıcı deneyimi odağında büyüyoruz. Önümüzdeki 5 yıl, son 50 yılın en büyük ulaşım dönüşümünü getirecek. Bu dönüşümde kazananlar dünya ve gelecek nesillerimiz olacaktır" şeklinde sözlerini tamamladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 14 Jul 2026 09:38:28 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Soğanda gümrük vergisi yüzde 5'e indirildi]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/soganda-gumruk-vergisi-yuzde-5e-indirildi-2991/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/soganda-gumruk-vergisi-yuzde-5e-indirildi-2991/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_24D955-6C25A7-ABCB6E-52EAF7-6B03BA-0B7B97.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, piyasaların doğru yönlendirilerek spekülatif fiyat hareketlerinin önlenmesi, temel gıda ürünlerinde arz güvenliğinin sağlanması ve ülke ihtiyacının yerli üretimin teşviki yoluyla karşılanabilmesi amacıyla gerekli tedbirlerin zamanında&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_24D955-6C25A7-ABCB6E-52EAF7-6B03BA-0B7B97.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, piyasaların doğru yönlendirilerek spekülatif fiyat hareketlerinin önlenmesi, temel gıda ürünlerinde arz güvenliğinin sağlanması ve ülke ihtiyacının yerli üretimin teşviki yoluyla karşılanabilmesi amacıyla gerekli tedbirlerin zamanında alındığı belirtildi.Tarım ve Orman Bakanlığı ile yakın koordinasyon içinde yapılan değerlendirmeler sonucunda, bu yıl görülen aşırı yağış gibi iklimsel olumsuzlukların etkisiyle, kuru soğan hasadının üretici bölgelerde kademeli olarak devam ettiği aktarılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:&#34;Temel gıda ürünlerinden olan kuru soğanda, arz güvenliğinin sağlanması ve tüketici ihtiyacının uygun fiyatla karşılanabilmesini teminen, piyasayı tam olarak rahatlatacak seviyede arz sağlanacağı değerlendirilen 31 Ağustos&#39;a kadar, gümrük vergisi geçici olarak yüzde 5 olarak yeniden düzenlenmiştir.&#34;- 1 Eylül itibarıyla oran yeniden yüzde 49,5 olacakSöz konusu uygulamanın, yerli üretimin korunması amacıyla yeni sezon ürün hasadının piyasaya yoğun şekilde gireceği ve bu yolla iç piyasa dengesinin yeniden tesis edileceği öngörülen 1 Eylül&#39;den itibaren soğan ithalatında yüzde 49,5 oranındaki gümrük vergisinin uygulanmaya devam edeceği aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:&#34;Bakanlığımız, Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere diğer kurum ve kuruluşlar ile istişare halinde, piyasada oluşan arz-talep dengesi ve fiyat gelişimlerini yakından takip etmeye, bu yolla üretici ve tüketiciyi birlikte gözeterek gerekli düzenlemeleri zamanlıca hayata geçirmeye devam edecektir.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 13 Jul 2026 12:42:07 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Türkiye artık atığını değil, hammaddesini toplamalı"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-artik-atigini-degil-hammaddesini-toplamali-4412/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-artik-atigini-degil-hammaddesini-toplamali-4412/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0B69FF-3F7507-89AC25-01F4DA-53DDDE-EA8A95.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye genelinde uygulamaya alınan Depozito Yönetim Sistemi (DYS), ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması ve geri dönüşüm sanayisine yüksek kaliteli hammadde kazandırılması açısından yeni bir dönemin kapısını araladı.Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0B69FF-3F7507-89AC25-01F4DA-53DDDE-EA8A95.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye genelinde uygulamaya alınan Depozito Yönetim Sistemi (DYS), ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması ve geri dönüşüm sanayisine yüksek kaliteli hammadde kazandırılması açısından yeni bir dönemin kapısını araladı.Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, sistem sayesinde geri dönüşüm sektörünün ihtiyaç duyduğu kaliteli hammaddenin ekonomiye yeniden kazandırılacağını belirterek, &#34;Bugün çöpe attığımız her geri dönüştürülebilir ambalaj aslında ülkemizin kaybettiği ekonomik değerdir. Artık atığımızı değil, hammaddemizi toplamak zorundayız&#34; dedi.Depozito Yönetim Sistemi kapsamında üzerinde DOA (Depozitosu Olan Ambalajlar) işareti bulunan plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajları depozito uygulamasıyla piyasaya sunulurken, tüketiciler boş ambalajlarını depozito iade makinelerine veya yetkilendirilmiş iade noktalarına teslim ederek depozito bedellerini geri alabiliyor.Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı&#39;nın hedeflerine göre sistemin tam kapasiteye ulaşmasıyla birlikte yılda yaklaşık 25 milyar adet ambalaj ekonomiye yeniden kazandırılacak ve yaklaşık 30 milyar TL&#39;lik ekonomik tasarruf sağlanacak. Ancak PLASFED&#39;e göre bu rakam yalnızca doğrudan ekonomik kazanımı ifade ediyor. Asıl katma değer ise sanayinin yeniden kullanabileceği yüksek kaliteli ikincil hammaddenin üretime kazandırılmasıyla ortaya çıkacak.&#34;Çöpe attığımız her ambalaj, ekonomiden eksilen bir değerdir&#34;Depozito Yönetim Sistemi&#39;nin plastik geri dönüşüm sektörü açısından tarihi bir adım olduğunu belirten çatı kuruluş PLASFED Başkanı Karadeniz, şunları söyledi:&#34;Plastik sektörü olarak biz atığı hiçbir zaman çöp olarak görmedik. Her geri dönüştürülebilir ambalaj, yeniden üretime kazandırılabilecek değerli bir hammaddedir. Bugün çöpe giden her plastik, cam veya metal ambalaj aslında ekonomiden eksilen bir değerdir. Başka bir ifadeyle paramızı çöpe atıyoruz. Depozito Yönetim Sistemi sayesinde özellikle PET içecek ambalajları çok daha temiz, ayrıştırılmış ve geri dönüştürülebilir şekilde toplanacak. Böylece geri dönüştürülmüş hammaddenin kalitesi yükselecek, üretimde kullanım oranı artacak ve ithal hammadde ihtiyacının azaltılmasına önemli katkı sağlanacaktır.&#34;&#34;30 milyar liralık tasarruf, gerçek kazancın sadece başlangıcı&#34;Karadeniz, Depozito Yönetim Sistemi ile sağlanacak yaklaşık 30 milyar liralık ekonomik kazanımın, sistemin oluşturacağı toplam katma değerin yalnızca görünen kısmını oluşturduğunu söyledi. Yılda 25 milyar ambalajın yeniden ekonomiye kazandırılmasının geri dönüşüm sanayisi açısından stratejik önem taşıdığını belirten Karadeniz, sistem sayesinde geri dönüşüm tesislerinin daha kaliteli hammaddeye ulaşacağını, üretim maliyetlerinin azalacağını, enerji ve doğal kaynak kullanımında tasarruf sağlanacağını ifade etti. Kaynak verimliliğinin artmasının yanı sıra geri dönüştürülebilir hammaddelerin yeniden üretime kazandırılmasıyla ithal hammaddeye olan bağımlılığın da azalacağına dikkat çeken Karadeniz, bu nedenle açıklanan 30 milyar liralık tasarrufun, sistemin sanayiye sağlayacağı gerçek ekonomik katkının yalnızca başlangıcı olduğunu vurguladı.Türkiye&#39;nin Avrupa&#39;nın en güçlü plastik geri dönüşüm altyapılarından birine sahip olduğunu hatırlatan Karadeniz, Depozito Yönetim Sistemi&#39;nin mevcut kapasitenin daha verimli kullanılmasına önemli katkı sağlayacağını da sözlerine ekledi.&#34;KAS ve DYS birlikte başarıya ulaşacak&#34;PLASFED&#39;in uzun yıllardır Kaynağında Ayrıştırma Sistemi&#39;nin (KAS) yaygınlaştırılması gerektiğini savunduğunu hatırlatan Karadeniz, Depozito Yönetim Sistemi&#39;nin bu anlayışın en önemli tamamlayıcılarından biri olduğunu söyledi. Karadeniz, sözlerini şöyle tamamladı:&#34;Depozito sistemi çok önemli bir adımdır. Ancak gerçek başarı, kaynağında ayrıştırma kültürünün toplumun her kesiminde yaygınlaşmasıyla mümkün olacaktır. Evlerde, iş yerlerinde ve tüm yaşam alanlarında geri dönüştürülebilir atıkların ayrı toplanması, sanayinin ihtiyaç duyduğu kaliteli hammaddenin sürdürülebilir şekilde ekonomiye kazandırılmasını sağlayacaktır. Kaynağında Ayrıştırma Sistemi ile Depozito Yönetim Sistemi birlikte çalıştığında atık olarak gördüğümüz ürünler yüksek katma değerli ekonomik kaynaklara dönüşecektir.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 13 Jul 2026 02:47:19 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[MDYD, 200'e yakın genç lideri buluşturdu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/mdyd-200e-yakin-genc-lideri-bulusturdu-3712/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/mdyd-200e-yakin-genc-lideri-bulusturdu-3712/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6CCE61-90789B-E74915-C2FA7C-9ED7A7-3ABCDF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Müşteri Deneyimi Yönetimi ve Teknolojileri Derneği (MDYD); müşteri hizmetleri operasyonları, pazarlama, satış, ürün-süreç-iş geliştirme, kalite ve eğitim birimlerindeki ilk veya orta kademe yöneticilerin katılım gösterdiği bir webinar gerçekleştirdi. "Müşteri Deneyiminde Yükselen&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6CCE61-90789B-E74915-C2FA7C-9ED7A7-3ABCDF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Müşteri Deneyimi Yönetimi ve Teknolojileri Derneği (MDYD); müşteri hizmetleri operasyonları, pazarlama, satış, ürün-süreç-iş geliştirme, kalite ve eğitim birimlerindeki ilk veya orta kademe yöneticilerin katılım gösterdiği bir webinar gerçekleştirdi. "Müşteri Deneyiminde Yükselen Liderler" temasıyla düzenlenen webinar; "Gelişen, Geliştiren Liderlik", "Denizden Öğrendiklerim" ve "Yüksek Performans Kültürü" ana başlıklarındaki üç oturumla katılımcılarına yeni bakış açıları kazandırdı."Liderlik bir üstünlük yarışı değil, bir orkestrasyon rolüdür"Webinar kapsamındaki ilk oturum, "Gelişen, Geliştiren Liderlik" ana başlığıyla, MDYD Yönetim Kurulu Başkanı Banu Hızlı ile MDYD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılarından Alp Kohen, Cenk Soyak ve Hüseyin Şerif Beyaztaş'ın katılımıyla gerçekleştirildi. Banu Hızlı, oturumdaki konuşmasında, "Müşteri deneyimi aslında bir ünvan meselesi değil, tamamen bir liderlik meselesidir. Liderlik yolculuğumda şunu çok net gördüm ki iyi bir lider olmak, işi en iyi yapan olmak demek değildir. Liderlik, işi tek başına yüklenmekten çıkıp, ekibin potansiyeline odaklanmaktır. 'Ben yapayım hemen bitsin.' düşüncesini geride bırakıp 'Ekibimdeki potansiyeli en iyi nasıl yukarıya çekerim?' sorusunu sormaya başladığınız an, gerçek anlamda gelişen ve geliştiren bir liderliğe adım atmış oluyorsunuz. Liderlik bir üstünlük yarışı değil, bir orkestrasyon rolüdür. Göreviniz enerjiyi yukarı çekmek, insanları motive etmek ve ortak bir takım ruhu yaratmaktır. Bu bakış açısını yakaladığınızda, liderliğin hem kendinizi hem de ekibinizi nasıl büyüttüğünü görüyorsunuz." dedi."Geçmişte yaptığımız ve ders çıkardığımız hatalar, gelecekte daha az hata yapmamızı sağlar"Oturumda kendi kariyer ve hayat yolculuğundaki dönüm noktalarını paylaşan MDYD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cenk Soyak, şunları aktardı: "Hayatım boyunca başarısızlıklarım ve hatalarım tek bir sayfaya sığmadı. Ancak iş hayatında gün içinde yüzlerce karar veriyoruz ve istatistiksel olarak bu kararların yüzde 30'unda hata yapma payımız var. Başarısızlıktan ders çıkarmak kulağa klişe bir kelime gibi gelebilir ama gelişen bir liderliğin temel taşıdır. Geçmişte yaptığımız ve ders çıkardığımız hatalar, gelecekte daha az hata yapmamızı sağlar. Önemli olan düştükten sonra kalkabilmek, o deneyimi bir avantaja dönüştürebilmek ve arkasından gelecek başarıya zemin hazırlamaktır. Bunun yanında gelişmek istiyorsanız öne atılmalı ve sorumluluk almalısınız.""Liderlik yolculuğunda daha fazla şeyi denemek, gerekirse hata yapmak ve o hatalardan öğrenmek gerekiyor"Oturumun bir diğer konuşmacısı olan MDYD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Alp Kohen, "Bugünün hızla değişen dünyasında bir liderin ekibine güvenmesi ve delege edebilmesi en kritik yetkinliktir. Liderlik sadece kendi başına başarılı olmak değil, takım çalışmasına uyum sağlamak ve insan odaklı bir kültür inşa etmektir. 'Her şeyi ben daha hızlı yaparım.' algısını kırıp, insanlarla birlikte çalışma kültürüne adapte olduğunuzda hem kendiniz gelişiyorsunuz hem de ekibinizi geliştiriyorsunuz. Ayrıca mükemmeliyetçi aile yapılarında veya kurumlarda yetiştiğimizde deneme yanılma alanlarımızı kısıtlıyoruz. Yeni lider adaylarına tavsiyem; planlamalarında her zaman temkinli olmaları, konfor alanlarından çıkıp yeni alanlar denemekten ve hata yapmaktan korkmamalarıdır." ifadelerini kullandı."Hiç hata yapmıyorsanız, yeni hiçbir şey denemiyorsunuz demektir"Oturumda söz alan MDYD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hüseyin Şerif Beyaztaş, şu açıklamalarda bulundu: "Başarının tek bir tarifi olmadığı gibi ulaşılabilecek nihai bir son noktası da yoktur. Hayatta elde ettiğimiz her başarı, aslında sadece o anı kutlamakla biten birer basamaktan ibarettir. Liderlik ve profesyonel hayat, sürekli yeni şeyler denediğimiz ve gelişim aradığımız bitmeyen bir süreçtir. Eğer bu yolculukta hiç hata yapmıyorsanız, yeni hiçbir şey denemiyorsunuz demektir. Önümüze çıkan yol ayrımlarında seçim yapma ve o seçimin getirdiği maliyetleri göğüsleme cesaretiniz yoksa, kesinlikle bir yere varamazsınız. Gerçek başarı, hata yapmaktan korkmadan adım atabilmek ve varılan yerin keyfini çıkarabilmektir. Liderlik, sadece insanları ve hedefleri idare etmek değil; o hedeflerin ötesine geçip yepyeni yollar inşa etme cesaretidir."Webinarın açılış oturumunun ardından Tek Başına Okyanusu Geçen İlk Türk Kadını ve Solo Türkiye Turu Rekortmeni Başak Mireli'nin katılımıyla "Denizden Öğrendiklerim" oturumu düzenlendi. Kariyeri boyunca elde ettiği başarıları ve tecrübelerini aktaran Mireli, "Deniz ve okyanuslarda statik kurallarla hayatta kalmak mümkün değil. Rüzgârı ve dalgadaki değişikliğe uyum sağlayıp çevik olmak, yaratıcı çözümler üretmek ve en önemlisi de her gün bir şeyler öğrenmeye açık olmalısınız. Dinlemek, karmaşaya bile uyum sağlamak, bağ kurmak, denizden öğrendiğim en büyük öğretilerden biri oldu benim için. Okyanusta denizi, rüzgârı, tekneyi dinlerken, gerçek hayatta da insanları dinlemeyi öğrendim. Tek başıma bu yolculukları tamamladım ama arkamda beni bu yolculuğa hazırlayan çok güvendiğim, sevgi ve saygı duyduğum bir ekip vardı. Çevremde ve kendi içimde endişeler olsa hedefe odaklanmak, o hedefe ulaşmak için çaba göstermek, vazgeçmemek ve sonunda başarmak çok büyük mutluluk" ifadelerini kullandı.Webinar kapsamındaki son oturum, moderatörlüğünü MDYD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Alp Kohen'in üstlendiği ve Nar Eğitim / NARKÖY Yönetici Ortağı Ozan Kuşçu'nun konukluğuyla yapılan "Yüksek Performans Kültürü" oldu. Performans kavramının kelime kökeninden ve doğadaki yansımalarından bahseden Kuşçu, liderlik ve performans ilişkisini şu sözlerle özetledi: "Sistemin performansını önceden tanımlanmış kalite standartlarına getirmek bir yöntemdir ancak işin içine insan girdiğinde durum değişir. İnsani açıdan performansı; çalışanı manipüle etmeden, proaktif ve pozitif bir stres yaratarak kendi potansiyeline yaklaştırma sanatı olarak görüyorum. Tıpkı tarımda olduğu gibi; bitkiye tatlı bir stres uygulamadığınızda ürün alamazsınız. Kurumlarda da liderin görevi, çalışanın karşısında durup baskı yaratmak değil; onun yanında durarak, onu önemsediğini hissettirerek o pozitif gelişimi tetiklemektir. Gerçek yüksek performans, bu bağın kurulduğu yerde başlar. Bunun yanında yönetimde bazen sıfatlar ve kavramlar tuzağına düşüyoruz. Oysa hayat eylemlerden oluşur. Sistem dediğimiz şey; kendini tekrar eden ve performansı olumluya götüren eylemler bütünüdür. Eğer bir eylem kendini tekrar ediyor ve performansı aşağı çekiyorsa, orada sistematik bir hata vardır. Vasattan iyiye, iyiden ise zirveye giden yolu açan şey 'psikolojik güvenlik' ortamıdır. Psikolojik güvenlik, fırça yememek ya da hiç hata yapmamak demek değildir; o sistemin içinde korkusuzca konuşabilmek, fikirlerini dile getirebilmek demektir."Başarı için sebep - sonuç ilişkisi yapmak önemliMüşteri deneyimi ekosistemindeki çalışanların, sosyal bir mesleğe sahip olduklarını düşündüğünü ifade eden MDYD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Alp Kohen, sohbete şu yaklaşımıyla katkıda bulundu: "Müşteri deneyimi yönetimi alanı çok fazla istatistik barındıran bir alan ve buna iki şekilde bakmamız gerekiyor. Verilere vakumda bakıldığı zaman çok başka şey söyler, gözlemleyerek baktığınız takdirde ise başka bir sonuçla karşılaşırsınız. Diğer yandan olaylara vakumda bakmak çok doğru değil çünkü bir şey her şeyi etkiliyor. Bu yüzden bütünsel bakıp sebep sonuç ilişkisini yapanların başarılı olma ihtimali daha yüksek."Oturumda katılımcıların online olarak katılabildiği bir anket de yapıldı. Müşteri deneyimi ekosistemi, yüksek performans kültürü, geri bildirimi ölçümleme ve yapay zekâ çağında yönetici olmaya dair soruların sorulduğu anketten çıkan sonuçlar Kohen ve Kuşçu tarafından sıcağı sıcağına değerlendirildi.&nbsp;Webinar, Ozan Kuşçu'nun "Çakal Karpuzu" kitabının katılımcılara hediye edilmesiyle tamamlandı.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 12 Jul 2026 12:02:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Düşünen değil tescilleyen kazanır"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dusunen-degil-tescilleyen-kazanir-2963/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dusunen-degil-tescilleyen-kazanir-2963/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7EF4DF-180EEB-0D9E40-BEF1D9-7F78E8-F12D28.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bir buluş dünyayı değiştirebilir. Bir marka nesiller boyu yaşayabilir. Ancak ne kadar değerli olursa olsun, korunmayan bir fikir, bazen sahibinin elinden kayıp gidebilir. İşte tam da bu noktada fikri mülkiyet, yalnızca hukuki bir süreç olmaktan çıkar; emeği, hayali ve geleceği koruyan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7EF4DF-180EEB-0D9E40-BEF1D9-7F78E8-F12D28.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bir buluş dünyayı değiştirebilir. Bir marka nesiller boyu yaşayabilir. Ancak ne kadar değerli olursa olsun, korunmayan bir fikir, bazen sahibinin elinden kayıp gidebilir. İşte tam da bu noktada fikri mülkiyet, yalnızca hukuki bir süreç olmaktan çıkar; emeği, hayali ve geleceği koruyan görünmez bir güvenceye dönüşür.Deha Patent A.Ş.&#39;nin kurucusu Mesut İdil ile yaptığımız bu kapsamlı söyleşide, patentin yalnızca bir belge olmadığını; marka tescilinden endüstriyel tasarıma kadar uzanan fikri mülkiyet dünyasının aslında girişimcilerin en değerli sermayesi olduğunu konuştuk. Patent ile marka tescili arasındaki en sık yapılan yanlışlardan, yapay zekânın 'mucit' kavramını nasıl değiştireceğine; Türkiye&#39;nin inovasyon kültüründen geleceğin patent savaşlarına kadar pek çok başlıkta, yılların deneyimiyle şekillenmiş samimi ve düşündürücü değerlendirmelerini dinledik.Mesut İdil&#39;in şu cümlesi ise söyleşinin belki de en güçlü özeti niteliğinde:&#34;İyi fikir yetmez; onu koruyacak bilgiye, geliştirecek sabıra ve hayata geçirecek kararlılığa da sahip olmak gerekir.&#34;Bu röportaj, yalnızca patent almak isteyenlerin değil; fikir üreten, marka oluşturan girişimciler ve ürettiği değeri geleceğe taşımak isteyen herkes için önemli bir rehber niteliğinde.İnsanlar fikirlerini korumayı bilmiyorSizi patent sektörüne yönlendiren hikâye neydi? Bugün dönüp baktığınızda hayatınızın yönünü değiştiren o karar neydi?Aslında beni bu sektöre yönlendiren şey markanın, patentin kendisi değil, fikrin değeri oldu. Kariyerimin ilk yıllarında çok önemli bir gerçeği fark ettim. İnsanlar yıllarca emek vererek geliştirdikleri fikirleri üretmeyi biliyorlardı ama onları korumayı bilmiyorlardı. Bu da çoğu zaman emeklerinin başkaları tarafından çalınmasına, sahiplenilmesine neden oluyordu.Hiç unutamadığım bir olay vardır. Genç bir girişimci, üzerinde uzun süre çalıştığı bir ürünle ilgili büyük hayaller kuruyordu. Fakat gerekli araştırmaları yapmadığı ve fikrini hukuki olarak güvence altına almadığı için, benzer bir ürün başka birisi tarafından tescil ettirilmişti. O gün yaşadığı hayal kırıklığını görmek bana şunu öğretti: Bir fikrin kaderi yalnızca onu üretmekle değil, onu doğru şekilde koruyabilmekle de belirleniyor.Zaman içinde şunu da gördüm; toplumda patent kavramı çoğu zaman yanlış biliniyor. Bize gelen birçok kişi &#34;Markamın patentini almak istiyorum.&#34; diyor. Oysa marka ile patent tamamen farklı haklardır. Eğer geliştirdiğiniz şey teknik bir buluşsa patentten söz ederiz. Ticarette kullanacağınız isim, logo veya kurumsal kimlik ise marka tesciliyle korunur. Ürünün estetik görünümü ise tasarım tesciline girer.Aslında bizim yaptığımız iş sadece patent başvurusu hazırlamak değil; insanların ortaya koyduğu emeğin hangi hukuki koruma mekanizmasına ihtiyaç duyduğunu doğru analiz etmektir. Çünkü bazen bir şirket için en değerli varlık patenti değil, markasıdır. Bazen de küçük görünen bir tasarım detayı milyonlarca liralık ekonomik değer oluşturabilir.Bugün geriye dönüp baktığımda bunun benim için yalnızca bir meslek seçimi olmadığını görüyorum. Bu, bir fikre, bir ideale bakış açımı değiştiren bir yolculuktu. Her gün yeni bir hayale, yeni bir girişime ve yeni bir buluşa tanıklık ediyorum. Bir insanın yıllarca emek verdiği fikrin güvence altına alındığını görmek hâlâ bana ilk günkü heyecanı yaşatıyor.Patent ile marka tescili birbirine karıştırılmamalı&#34;Harika bir fikir ama patentlenemez.&#34; Bu cümleyi kurmak zorunda kaldığınız oluyor mu? İnsanların patent konusunda en büyük yanılgısı sizce nedir?Oldukça sık söylüyorum ve açıkçası bunu söylemek hiçbir zaman kolay olmuyor. Çünkü karşınızda çoğu zaman aylarca hatta yıllarca emek vermiş insanlar oluyor. Bir fikre yalnızca zaman değil, umut da yatırılıyor.Fakat patent sistemi duygularla değil, tamamen objektif kriterlerle çalışır. Bir buluşun patent alabilmesi için yalnızca yeni olması yetmez. Aynı zamanda teknik bir probleme çözüm sunması, sanayiye uygulanabilir olması ve alanındaki uzman bir kişi için kolayca ortaya çıkabilecek bir çözüm olması gerekir.En sık karşılaştığımız yanlışlardan biri ise patent ile marka tescilinin birbirine karıştırılmasıdır. İnsanlar çoğu zaman &#34;İsmimin patentini almak istiyorum.&#34; diyor. Oysa isimler patentlenmez; marka olarak tescil edilir. Patent teknolojiyi korur, marka ise ticari kimliği korur.Bir başka yanılgı da şu: &#34;Bu fikri ben düşündüm, o hâlde patent alırım.&#34; Ne yazık ki sistem böyle işlemiyor. Dünyanın herhangi bir yerinde aynı teknik çözüm sizden önce açıklanmışsa, siz onu hiç görmemiş olsanız bile patent alma şansınız ortadan kalkabilir.İşte bu nedenle biz başvuru yapmadan önce uzun araştırmalar gerçekleştiriyoruz. Amacımız yalnızca başvuru yapmak değil, gerçekten korunabilir bir hak oluşturmak. Çünkü yanlış yönlendirilmiş bir başvuru hem zaman hem de maddi kayıp anlamına gelir.Ben her zaman şunu söylüyorum: Fikir üretmek çok kıymetlidir ama fikri doğru hukuki kategoriye yerleştirmek de en az onu üretmek kadar önemlidir.Mücadele patenti aldıktan sonra başlarPatent almak mı daha zor, yoksa alınan patenti ekonomik değere dönüştürmek mi? Sizce asıl mücadele hangi noktada başlıyor?Bana göre asıl mücadele patenti aldıktan sonra başlıyor.Patent almak elbette teknik ve hukuki açıdan ciddi bir süreçtir. Ancak patent, tek başına ticari başarı anlamına gelmez. O, yalnızca size belirli bir süre için hukuki koruma sağlayan güçlü bir haktır.Bugün dünyada binlerce patent tescil ediliyor. Ancak bunların çok azı ekonomik başarıya dönüşüyor. Çünkü bir buluşun değer kazanması için doğru yatırım, doğru üretim, doğru pazarlama ve doğru strateji gerekiyor.Ben patenti hep bir arsanın tapusuna benzetiyorum. Tapuya sahip olmak önemlidir ama o arsaya doğru projeyi inşa etmezseniz ekonomik değer sınırlı kalır. Patent de aynı mantıkla çalışır.Burada marka tescilinin önemi de ortaya çıkıyor. Patent ürününüzün teknolojisini korurken, marka insanların zihninde oluşturduğunuz güveni korur. Bir yatırımcı yalnızca teknik yeniliğe değil, o yeniliğin güçlü bir marka altında sürdürülebilir bir değere dönüşüp dönüşmeyeceğine de bakar.Bu nedenle biz danışanlarımıza sadece patent başvurusu yapmayı değil, fikri mülkiyet stratejisi oluşturmayı öneriyoruz. Çünkü bazen patent kadar doğru marka yönetimi de şirketin geleceğini belirliyor.Gerçek inovasyon sadelikten doğarKariyeriniz boyunca &#34;Keşke ben düşünseydim.&#34; dediğiniz bir buluş oldu mu? Neden sizi bu kadar etkiledi?Aslında beni etkileyen buluşlar çoğu zaman çok karmaşık teknolojiler olmadı. Tam tersine, insanın gördüğünde &#34;Bu kadar basit bir şeyi nasıl kimse daha önce düşünmemiş?&#34; dediği çözümler oldu.Gerçek inovasyonun çoğu zaman sadelikten doğduğuna inanıyorum. Büyük fikirler her zaman laboratuvarlarda ortaya çıkmıyor. Bazen günlük hayatta karşılaşılan küçük bir soruna getirilen pratik bir çözüm, milyonlarca insanın hayatını kolaylaştırabiliyor.İyi bir buluş insana &#34;Ben de bunu düşünebilirdim.&#34; hissini verir. Ama işin sırrı zaten oradadır; önemli olan ilk düşünen kişi olmaktır.Yıllardır bu mesleğin içinde gördüğüm en önemli şey şu oldu: Mucit olmak sadece yüksek zekâ meselesi değildir. Merak etmek, gözlem yapmak ve herkesin baktığı yere farklı açıdan bakabilme cesaretidir.Belki de bu yüzden her yeni başvuru dosyasında hâlâ aynı heyecanı hissediyorum. Çünkü bazen çok sıradan görünen bir fikir, geleceğin en büyük teknolojisine dönüşebiliyor.Marka tescili kederi değiştirebilirBir patentin ya da marka tescilinin bir şirketin kaderini değiştirdiğine tanık oldunuz mu?Evet, hem de defalarca&hellip;İnsanlar çoğu zaman yalnızca patentlerin büyük değer oluşturduğunu düşünür. Oysa bazen doğru zamanda alınmış bir marka tescili bile bir şirketin kaderini değiştirebiliyor.Hatırladığım girişimcilerden birisi küçük bir atölyede üretim yapıyordu. Geliştirdiği teknik çözüm gerçekten yenilikçiydi ve patent korumasına uygundu. Süreci birlikte yürüttük. Ardından markasını da tescil ettirdik. Çünkü yalnızca teknolojiyi korumak yeterli değildi; insanların güven duyacağı ticari kimliği de korumak gerekiyordu.Bir süre sonra yabancı yatırımcılarla görüşmeler başladı. Dikkatimi çeken şey şuydu: Yatırımcılar yalnızca ürüne bakmıyordu. &#34;Bu teknoloji hukuken korunuyor mu?&#34;, &#34;Marka güvence altında mı?&#34; gibi sorular soruyorlardı.İşte o an bir kez daha anladım ki fikri mülkiyet yalnızca hukuki bir süreç değildir; aynı zamanda ekonomik güvenin temelidir. Patent, teknolojiye sahip olduğunuzu gösterir. Marka ise o teknolojiyi hangi kimlikle dünyaya sunduğunuzu.Bugün o firmanın ihracat yapan, büyüyen ve uluslararası pazarda yer bulan bir şirket hâline geldiğini görmek benim için en büyük mutluluklardan biri. Çünkü biz aslında sadece evrak hazırlamıyoruz; insanların yıllarca emek verdiği hayallerin geleceğini güvence altına alıyoruz.Yapay zekâ mucit olabilir mi?Yapay zekânın kendi başına geliştirdiği buluşların arttığı bir döneme giriyoruz. Sizce gelecekte &#34;mucit&#34; kavramını insanlar mı, yoksa algoritmalar mı temsil edecek?Yapay zekâ, şüphesiz insanlığın geliştirdiği en güçlü teknolojilerden biri. Bugün milyonlarca veriyi saniyeler içinde analiz edebiliyor, alternatif çözümler üretebiliyor, hatta daha önce hiç düşünülmemiş gibi görünen kombinasyonlar oluşturabiliyor. Bu yönüyle artık yalnızca bir araç değil; araştırma ve geliştirme süreçlerinin aktif bir parçası hâline geldi. Ancak ben yine de gerçek anlamda &#34;mucit&#34; kavramının merkezinde insanın kalacağına inanıyorum. Çünkü yapay zekâ mevcut veriler üzerinden öğrenir. İnsan ise bazen hiçbir veri olmadan, yalnızca sezgisiyle, merakıyla ve hayal gücüyle yeni bir yol açabilir. Tarihte çığır açan pek çok buluşun arkasında yalnızca bilgi değil; cesaret, risk alma isteği ve farklı düşünme becerisi vardı. Bunlar hâlâ insana özgü özellikler.Patent hukuku açısından da dünya yeni bir dönemin eşiğinde. Bugün birçok ülkede &#34;Yapay zekâ mucit olabilir mi?&#34; sorusu tartışılıyor. Mevcut hukuk sistemleri ise mucit olarak hâlâ gerçek kişiyi kabul ediyor. Çünkü bir buluşun arkasındaki yaratıcı irade ve hukuki sorumluluk insana ait.Ben gelecekte &#34;İnsan mı, yapay zekâ mı?&#34; sorusundan çok &#34;İnsan ve yapay zekâ birlikte ne başarabilir?&#34; sorusunun daha önemli olacağını düşünüyorum. Yapay zekâ fikir üretme sürecini hızlandıracak, alternatifler sunacak ve araştırmaları kolaylaştıracak. Ama hangi fikrin gerçekten değerli olduğuna karar veren, onu hayata geçiren ve topluma faydaya dönüştüren yine insan olacak.Teknoloji değişebilir, araçlar gelişebilir ama merak eden, sorgulayan ve hayal kuran zihin her zaman bu işin merkezinde kalacaktır.Türkiye'nin potansiyeli umut vericiTürkiye, patent ve marka kültürü açısından sizce hak ettiği yerde mi? Küresel rekabette öne çıkabilmemiz için en kritik eksiğimiz nedir?Türkiye&#39;nin potansiyeline baktığımda oldukça umutluyum. Çok üretken girişimcilerimiz, başarılı mühendislerimiz ve dünya çapında işlere imza atan gençlerimiz var. Ancak aynı başarıyı fikri mülkiyet bilinci konusunda henüz tam anlamıyla yakalayabildiğimizi söyleyemem.Bize gelen birçok kişi ürününü geliştirdikten, markasını piyasaya sürdükten hatta satış yapmaya başladıktan sonra koruma sürecini düşünüyor. Oysa gelişmiş ülkelerde süreç tam tersinden ilerliyor. Önce araştırma yapılıyor, ardından patent, marka veya tasarım stratejisi belirleniyor; üretim ve yatırım daha sonra geliyor.Toplumda hâlâ çok yaygın yanlış bilgiler var. Örneğin &#34;Patent aldım, markam da korunmuştur.&#34; ya da &#34;Markam tescilli, artık ürünümü kimse kopyalayamaz.&#34; gibi düşüncelerle sık karşılaşıyoruz. Oysa patent, marka ve tasarım birbirinden tamamen farklı haklardır. Patent teknik buluşu, marka ticari kimliği, tasarım ise ürünün estetik görünümünü korur. Doğru koruma, doğru hakla mümkündür.Bence en büyük eksikliğimiz eğitim. Fikri mülkiyet bilinci yalnızca hukuk fakültelerinde ya da mühendislik bölümlerinde anlatılmamalı. İlkokuldan itibaren çocuklara fikir üretmenin yanında, ürettikleri fikri nasıl koruyacakları da öğretilmeli. Çünkü inovasyon sadece yeni bir şey bulmak değildir; onu sürdürülebilir bir değere dönüştürebilmektir.Eğer bu kültürü toplumun her kesimine yayabilirsek, Türkiye&#39;nin küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma geleceğine inanıyorum.Patent savaşları başladıÖnümüzdeki on yıl içinde patent savaşlarının en yoğun yaşanacağı sektörler sizce hangileri olacak?Aslında bu savaş başladı bile.Önümüzdeki yıllarda yapay zekâ, biyoteknoloji, sağlık teknolojileri, enerji depolama sistemleri, elektrikli araçlar, yarı iletken teknolojileri ve sürdürülebilir üretim çözümleri en yoğun rekabetin yaşanacağı alanlar olacak.Özellikle kişiselleştirilmiş tıp ve genetik teknolojiler çok büyük bir dönüşüm geçiriyor. Artık standart tedaviler yerine kişiye özel çözümler geliştiriliyor. Bu da beraberinde çok ciddi patent rekabetini getiriyor.Enerji tarafında ise batarya teknolojileri ve yenilenebilir enerji sistemleri stratejik önem kazandı. Bugün büyük şirketlerin milyarlarca dolarlık Ar-Ge yatırımları yapmasının temel nedeni, geleceğin enerji teknolojilerinde söz sahibi olabilmek.Bunun yanında çevre dostu üretim yöntemleri ve sürdürülebilirlik odaklı buluşlar da yatırımcıların en çok ilgi gösterdiği alanlar arasında yer alıyor.Ama bence gelecekte yalnızca patentler değil, güçlü markalar da çok daha değerli hâle gelecek. Çünkü teknoloji hızla gelişiyor; tüketicinin zihninde güven oluşturan marka ise uzun vadeli rekabet avantajı sağlıyor. Bu nedenle şirketler artık sadece ürün geliştirmeye değil, fikri mülkiyet portföyü oluşturmaya yatırım yapmak zorunda kalacak.Genç girişimcilere tavsiyeGenç bir girişimci bugün kapınızı çalsa, ona patent ve marka konusunda vereceğiniz tek ve en değerli tavsiye ne olurdu?Ona önce tek bir soru sorardım:&#34;Sen aslında neyi korumak istiyorsun?&#34;Çünkü çoğu girişimci doğrudan &#34;Patent almak istiyorum.&#34; diyerek geliyor. Oysa bazen korunması gereken şey teknik buluş değil, marka oluyor. Bazen ürünün tasarımı daha büyük değer taşıyor. Önce doğru ihtiyacı belirlemek gerekiyor.Ardından mutlaka kapsamlı bir ön araştırma yapılmasını tavsiye ederim. Dünyada benzer bir çözüm var mı? Seçilen marka daha önce tescil edilmiş mi? Tasarım gerçekten özgün mü? Bunlar işin temelini oluşturuyor.Bir diğer tavsiyem ise şu olur: Fikrinizi korumadan herkese anlatmayın. Heyecan çok güzel bir duygudur ama ticaret dünyasında yalnızca iyi niyetle hareket etmek bazen ciddi kayıplara yol açabilir.Ve şunu hiç unutmasınlar... Bir fikrin değeri sadece onu ilk bulan olmakta değil, onu doğru zamanda ve doğru yöntemle koruyabilmektedir.İyi fikrin arkasında durulmalı&#34;İyi fikir yetmez...&#34; Bu cümleyi kendi hayat ve meslek deneyiminizle nasıl tamamlarsınız?&#34;...İyi fikir yetmez; onu koruyacak bilgiye, geliştirecek sabra ve hayata geçirecek kararlılığa da sahip olmak gerekir.&#34;Yıllardır bu mesleğin içinde binlerce fikir, yüzlerce girişimci ve sayısız başarı hikâyesi gördüm. Ortak noktaları şuydu: Başarılı olan insanlar yalnızca iyi fikir bulanlar değildi. Onlar, fikirlerinin arkasında duran, gerektiğinde yeniden başlayan, vazgeçmeyen ve emeğini korumayı bilen insanlardı.Patent, marka ya da tasarım tescili çoğu zaman sadece resmî bir belge gibi görülüyor. Oysa benim için bunlar çok daha büyük anlamlar taşıyor. Her başvurunun arkasında bir hayal, uzun geceler, büyük fedakârlıklar ve çoğu zaman görünmeyen bir emek var.Bizim işimiz yalnızca dosya hazırlamak ya da başvuru yapmak değil. Asıl görevimiz, insanların ortaya koyduğu değeri doğru şekilde analiz etmek ve onu en güçlü hukuki koruma ile geleceğe taşımaktır. Çünkü bazen bir patent teknolojiyi korur, bazen bir marka yılların emeğini temsil eder, bazen de bir tasarım bir ürünün tüm kimliğini oluşturur.Ben bugün hâlâ ilk günkü heyecanla çalışıyorsam, bunun nedeni aldığımız tescil belgeleri değil; o belgelerin arkasındaki insan hikâyeleri. Bir mucidin, bir girişimcinin ya da yıllarca emek vermiş bir işletme sahibinin gözlerindeki umut ışığını görmek, bu mesleğin en büyük ödülü.Sonuçta biz sadece fikri mülkiyet haklarını tescil etmiyoruz. Biz insanların emeklerini, hayallerini ve geleceğe bırakmak istedikleri izleri koruyoruz. İşte bu yüzden yaptığım işi yalnızca bir meslek olarak değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluk olarak görüyorum.Marka tescili size hukuki hak kazandırır&nbsp;Son olarak mesela ben markamın tescilini yaptırdım. Peki ya sonra? Bir başkası aynı ya da benzer markayı kullanmaya başlarsa bunu kim takip ediyor?Bu, en sık karşılaştığımız sorulardan biri. Pek çok kişi marka tescil belgesini aldıktan sonra işin tamamlandığını düşünüyor. Oysa aslında süreç tam da o noktada başlıyor.Marka tescili size hukuki hak kazandırır; ancak sistem sizin yerinize her ihlali otomatik olarak takip etmez. Markanızın değerini koruyabilmeniz için düzenli izleme, doğru zamanlama ve gerektiğinde hızlı hukuki müdahale gerekir.Deha Patent olarak bugüne kadar yaklaşık 25 bin marka tescil sürecini yönettik. Bu tecrübe bize şunu gösterdi: Bir markayı tescil ettirmek kadar, onu sonrasında koruyabilmek de büyük önem taşıyor. Bugün 45 kişilik uzman ekibimizle yalnızca başvuru yapan bir şirket değil, müvekkillerimizin fikri mülkiyet haklarını uzun vadeli bir bakış açısıyla yöneten bir çözüm ortağı olarak çalışıyoruz.Bu kapsamda yeni marka başvurularını düzenli olarak izliyor, tescilli markalarımızla karıştırılabilecek ölçüde benzer başvuruları tespit ediyor ve yasal itiraz sürelerini kaçırmadan gerekli işlemleri başlatıyoruz. Çünkü bazı haklar, yalnızca süresi içinde yapılan itirazlarla korunabiliyor.Elbette konu sadece resmî başvurularla sınırlı değil. Bazen markanız izinsiz olarak bir internet sitesinde, sosyal medya hesabında, e-ticaret platformunda ya da bir iş yerinin tabelasında kullanılabiliyor. Böyle durumlarda da hukuki süreçleri değerlendirerek marka sahibinin haklarını korumak için gerekli adımları atıyoruz.Marka tescilini bir ev tapusu gibi düşünün. Tapunuzun olması size mülkiyet hakkı kazandırır ama o evi korumak, gözetmek ve gerektiğinde hakkınızı savunmak yine sizin sorumluluğunuzdadır. Marka da aynı şekilde yaşayan bir değerdir; tescil onun başlangıcıdır, asıl önemli olan ise o değeri yıllar boyunca doğru stratejiyle koruyabilmektir.İşte bu yüzden biz, müvekkillerimize sadece bir tescil belgesi teslim etmiyoruz; markalarının büyürken de güvende kalmasını sağlayacak uzun soluklu bir danışmanlık sunuyoruz. Bu yaklaşımın, bugüne kadar bize duyulan güvenin en önemli nedeni olduğuna inanıyorum.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 12 Jul 2026 01:44:23 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Fon seçiminde risk yönetimine de odaklanılmalı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/fon-seciminde-risk-yonetimine-de-odaklanilmali-4794/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/fon-seciminde-risk-yonetimine-de-odaklanilmali-4794/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E7DCF7-669EBF-41443A-C67CEE-39375C-40FA06.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Fon yatırımında kısa vadeli fiyat hareketlerinden ziyade istikrarlı performansın önem taşıdığına dikkat çeken Orman, yüksek getirinin her zaman başarılı bir yatırım anlamına gelmediğini ifade etti.&#34;Yatırımcıların sadece fonun ne kadar kazandırdığına değil, bu getirinin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E7DCF7-669EBF-41443A-C67CEE-39375C-40FA06.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Fon yatırımında kısa vadeli fiyat hareketlerinden ziyade istikrarlı performansın önem taşıdığına dikkat çeken Orman, yüksek getirinin her zaman başarılı bir yatırım anlamına gelmediğini ifade etti.&#34;Yatırımcıların sadece fonun ne kadar kazandırdığına değil, bu getirinin hangi risk seviyesinde elde edildiğine de bakması gerekiyor. Çok yüksek volatilite karşılığında sağlanan getiriler, yatırımcı açısından her zaman tercih edilmesi gereken bir durum değildir. Aynı getiriyi daha düşük dalgalanmayla sağlayan fonlar çok daha değerlidir. Volatilite, bilinçli yöneticiler için bir fırsatken, bilgisiz yatırımcılar için sermaye kaybı riski taşıyabilir. &#34; dedi."Volatilite her zaman risk değildir"Piyasalarda volatilitenin çoğu zaman olumsuz algılandığını belirten Orman, deneyimli fon yöneticileri açısından dalgalanmaların önemli fırsatlar da oluşturabileceğini söyledi.&#34;Volatilite tek başına risk anlamına gelmez. Güçlü temel analiz yapan fon yöneticileri için doğru hisselerde oluşan fiyat dalgalanmaları yeni alım fırsatları yaratabilir. Burada önemli olan, yaşanan hareketin geçici bir fiyat oynaklığı mı yoksa kalıcı bir değer kaybının başlangıcı mı olduğunu doğru analiz edebilmektir.&#34;"Yatırımcılar drawdown oranlarını da incelemeli"Fon seçiminde yatırımcıların yalnızca performans tablolarına odaklanmaması gerektiğini vurgulayan Orman, maksimum geri çekilmeyi ifade eden &#34;drawdown&#34; göstergesinin de dikkatle incelenmesi gerektiğini belirtti.&#34;Drawdown, fonun geçmişte yaşadığı en yüksek değer kaybını gösteren önemli bir risk göstergesidir. Uzun vadede yatırımcıların fonda kalabilmesi için bu geri çekilmelerin yönetilebilir seviyelerde olması büyük önem taşıyor.&#34;"Panik satışları en büyük hatalardan biri"Dalgalı piyasalarda yatırımcıların en sık yaptığı hatalardan birinin panikle pozisyon değiştirmek olduğunu belirten Orman, davranışsal finansın yatırım kararları üzerindeki etkisine dikkat çekti.&#34;Yatırımcılar yükseliş dönemlerinde piyasaya geç katılıyor, düşüşlerde ise kayıplara karşı aşırı hassas davranarak satış yapıyor. Oysa birçok zaman fon yöneticileri için bu geri çekilmeler önemli alım fırsatları oluşturabiliyor. Bu nedenle kısa vadeli dalgalanmalarda acele karar verilmemeli.&#34;"Aktif yönetilen fonlar dalgalı dönemlerde avantaj sağlayabilir"Endeks fonları ile aktif yönetilen fonlar arasındaki farklara da değinen Orman, özellikle belirsizlik dönemlerinde aktif fon yöneticilerinin esnek karar alma kabiliyetinin öne çıktığını ifade etti.&#34;Endeks fonları düşük maliyet avantajı sunarken, aktif yönetilen fonlar piyasa koşullarına göre portföy dağılımını değiştirebilme esnekliğine sahiptir. Özellikle volatilitenin yüksek olduğu dönemlerde başarılı fon yöneticileri yatırımcı lehine önemli fark yaratabilir.&#34;"Tematik fonlarda aktif yönetim öne çıkıyor"Son yıllarda yapay zekâ, savunma sanayi, enerji dönüşümü ve sağlık teknolojileri gibi alanlara yatırım yapan tematik fonlara ilginin arttığını belirten Orman, bu fonlarda da seçici olunması gerektiğini söyledi.&#34;Tematik fonlar yalnızca belirli sektörleri değil, ekonomideki büyük dönüşümleri temsil ediyor. Yapay zekâ, siber güvenlik, enerji altyapısı, veri merkezleri ve savunma sanayi önümüzdeki yılların önemli yatırım temaları arasında yer alıyor. Ancak bu alanlarda zaman zaman şirket değerlemeleri hızla yükseldiği için aktif fon yönetimi daha sağlıklı sonuçlar verebilir.&#34;Enerji ve Savunma Sanayi Öne ÇıkabilirTürkiye&#39;nin özellikle enerji altyapısı ve savunma sanayisinde önemli bir potansiyel taşıdığına dikkat çeken Orman, önümüzdeki dönemde bu alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin yatırımcıların radarında olabileceğini belirtti.&#34;Yapay zekâ yatırımları yalnızca teknoloji şirketlerini değil, enerji altyapısını, trafo üreticilerini, veri merkezlerini ve mühendislik şirketlerini de destekliyor. Avrupa&#39;ya yakınlığı ve ABD pazarına erişim potansiyeli sayesinde Türk enerji şirketleri önemli avantajlara sahip. Savunma sanayi, enerji depolama çözümleri, elektrik altyapısı ve veri merkezi yatırımlarına katkı sağlayan şirketler önümüzdeki dönemin öne çıkan yatırım temaları arasında yer alabilir.&#34;Orman, yatırımcıların fon tercihlerinde günlük performans yerine uzun vadeli strateji, risk yönetimi ve fon yöneticisinin başarısını birlikte değerlendirmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Faizlerin düşmesiyle birlikte daha cazip hale gelebilecek sektörler hakkında bilgi verdi:	Savunma Sanayi: Aselsan gibi güçlü oyuncularla öne çıkıyor.	Havacılık: Barış ortamı ve kur hareketlerinin hızlanması durumunda Türk Hava Yolları gibi şirketler potansiyel taşıyor.	Bankacılık: Sağlam yapısı ve 2001 krizinden alınan derslerle dünyaya örnek olabilecek bir sektör.	Enerji: Özellikle batarya depolama, yenilenebilir enerji, mühendislik çözümleri ve elektrik altyapısı (trafo gibi) yapay zekanın gerektirdiği elektrik ihtiyacına yönelik potansiyel barındırıyor. Çin&#39;e yönelik ambargolar, Türk şirketlerine AB ve ABD pazarlarında fırsatlar sunabilir.	Sağlık Teknolojileri: Türkiye&#39;deki sağlık reformları ve teknolojik ilerlemeler bu alanda hızlı gelişmeler sağlayabilir (örneğin Aselsan&#39;ın sağlık cihazları).	Veri Merkezleri ve Telekomünikasyon: Yapay zekanın artan veri ihtiyacı bu alanlarda şirketlere yeni fırsatlar sunabilir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 11 Jul 2026 13:12:08 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ankara'daki taşınmaz satışı onaylandı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ankaradaki-tasinmaz-satisi-onaylandi-1292/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/ankaradaki-tasinmaz-satisi-onaylandi-1292/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_86A39A-51A893-24BE08-5A357A-8C9DD1-BD243F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ÖİB&#39;nin konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.Buna göre özelleştirme kapsam ve programında bulunan, mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı Ankara&#39;nın Çankaya ilçesi Fidanlık Mahallesi&#39;ndeki 608 metrekare taşınmazın ve üzerindeki yapının,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_86A39A-51A893-24BE08-5A357A-8C9DD1-BD243F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ÖİB&#39;nin konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.Buna göre özelleştirme kapsam ve programında bulunan, mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı Ankara&#39;nın Çankaya ilçesi Fidanlık Mahallesi&#39;ndeki 608 metrekare taşınmazın ve üzerindeki yapının, bir bütün halinde, 95 milyon lira bedelle ASKOÇ Dinlenme Tesisleri Petrol Nakliyat Gıda Turizm ve İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti&#39;ye satışı onaylandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 11 Jul 2026 09:55:26 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[NATO Zirvesi'nde NG dokunuşu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/nato-zirvesinde-ng-dokunusu-4263/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/nato-zirvesinde-ng-dokunusu-4263/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0CDD59-5AA995-B9CC10-2338C9-A05C29-0DCA79.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />7–8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilen ve dünya liderlerini bir araya getiren 36. NATO Zirvesi kapsamında, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın talebiyle NG Phaselis Bay ekibi organizasyonda görev alarak ülkemizin misafirperverliğini ve hizmet anlayışını uluslararası&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0CDD59-5AA995-B9CC10-2338C9-A05C29-0DCA79.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />7–8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilen ve dünya liderlerini bir araya getiren 36. NATO Zirvesi kapsamında, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın talebiyle NG Phaselis Bay ekibi organizasyonda görev alarak ülkemizin misafirperverliğini ve hizmet anlayışını uluslararası platformda başarıyla temsil etti.Dünyanın en önemli diplomatik buluşmalarından biri olarak kabul edilen NATO Zirvesi, uluslararası güvenlik politikalarının ele alındığı ve dünya liderlerinin bir araya geldiği prestijli bir organizasyon olmasının yanı sıra, Türkiye&#39;nin organizasyon kabiliyetini ve turizm sektöründeki hizmet kalitesini de uluslararası platformda sergileme fırsatı sundu.NG Phaselis Bay&#39;den görevlendirilen çalışma arkadaşları, zirve boyunca üstlendikleri görevlerde profesyonel yaklaşımları, çözüm odaklı hizmet anlayışları ve yüksek operasyonel standartlarıyla organizasyonun başarılı bir şekilde yürütülmesine katkı sağladı. Turizm sektöründe edindikleri deneyim ve misafir memnuniyeti odaklı yaklaşımlarıyla görev alan ekip, Türkiye&#39;nin uluslararası alandaki temsil gücüne değer kattı.NG Phaselis Bay&#39;de yıllardır sürdürülen eğitim ve gelişim odaklı kurum kültürü, çalışanların yalnızca otel operasyonlarında değil, uluslararası ölçekte gerçekleştirilen organizasyonlarda da tercih edilen profesyoneller arasında yer almasını sağlıyor. Bu başarı, markanın insan kaynağına yaptığı yatırımın ve hizmet kalitesine verdiği önemin en güçlü göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor.Misafir memnuniyetini her zaman önceliği olarak gören, çalışan gelişimine yatırım yapan ve uluslararası standartlarda hizmet anlayışını benimseyen NG Phaselis Bay, sahip olduğu nitelikli insan kaynağıyla yalnızca turizm sektöründe değil, Türkiye&#39;nin ev sahipliği yaptığı prestijli organizasyonlarda da başarıyla temsil edilmeye devam ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 10 Jul 2026 19:14:54 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Marka yönetiminde önceliğimiz insanla güçlü bağ kurmak"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/marka-yonetiminde-onceligimiz-insanla-guclu-bag-kurmak-5404/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/marka-yonetiminde-onceligimiz-insanla-guclu-bag-kurmak-5404/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B13B74-F40616-C303BA-6CD42A-65F890-BC67C0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Enerjiden gıdaya uzanan ve stratejik alanlarda faaliyet gösteren şirketlerinin iletişim süreçlerini 360 derece anlayışıyla yöneten Eksim Holding, 40. kuruluş yılı kapsamında benimsediği yeni marka ve pazarlama yaklaşımını paylaştı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Eksim Holding&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B13B74-F40616-C303BA-6CD42A-65F890-BC67C0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Enerjiden gıdaya uzanan ve stratejik alanlarda faaliyet gösteren şirketlerinin iletişim süreçlerini 360 derece anlayışıyla yöneten Eksim Holding, 40. kuruluş yılı kapsamında benimsediği yeni marka ve pazarlama yaklaşımını paylaştı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Eksim Holding CMO'su Ahmet Yaman, hizmet sektöründe faaliyet gösteren şirketlerde markalaşmanın iletişim süreçlerindeki rolünü aktardı. Özellikle enerji sektöründe müşteri deneyimi ve marka algısının giderek daha kritik bir önem kazandığına dikkat çeken Yaman, Eksim Holding bünyesinde bulunan köklü şirketlerin sürdürülebilirlik çalışmaları ile marka değerlerinin artırılmasına yönelik yaklaşımları da paylaştı."İnsan odaklı marka yönetim anlayışını destekliyoruz"Eksim Holding iştiraklerinde operasyonel başarılarının yanı sıra iletişim ve marka yönetimi tarafında da önemli bir dönüşüm gerçekleştirildiğini belirten Eksim Holding CMO'su Ahmet Yaman, değişen dünyanın artık şirketlerden üretim gücünün yanında veri yönetimi, etkili marka anlatımı ve insan odaklı iletişim beklediğini söyledi. Yaman, "40. yılımızı kutlarken, Eksim Holding'in köklü geçmişini geleceğin dünyasına taşıyan yenilikçi iletişimlerimizi sürdürüyoruz. Bugün geldiğimiz noktada yalnızca üretim kapasitesiyle değil; sürdürülebilirlik yaklaşımı, teknoloji yatırımları ve insanla bağ kuran marka anlayışıyla öne çıkan bir yapı inşa ediyoruz" dedi.Özellikle enerji sektörü gibi kritik bir alanda Dicle Elektrik ile hizmet verdiklerini belirten Yaman şunları söyledi:"2,5 milyondan fazla aboneye ve toplamda 6,5 milyon insana elektik dağıtım hizmeti sunan şirketimiz, yatırımlarıyla Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin önde gelen kuruluşları arasında yer alıyor. Pazarlama ve iletişim ekibi olarak şirketimizle ilgili gerçekleştirdiğimiz müşteri memnuniyeti araştırmalarının sonucunda sunduğumuz hizmetleri destekleyecek iletişim projelerinin gerekliliğini gördük. Bu doğrultuda markalarımızın bilinirliğini ve bölge halkındaki farkındalığı pekiştirecek adımlar atma kararı aldık. Bunların sonucunda DicleFest Projesi ve Aydınlatma Kampanyası gibi önemli çalışmaları hayata geçirdik. Dolayısıyla artık Dicle Elektrik ile kendimizi yalnızca bir dağıtım şirketi olarak değil, 'Enerjinin Ötesinde Dağıtım Şirketi' yaklaşımıyla konumlandırıyoruz. Bu sebeple de bölge insanıyla kültürel, sosyal ve duygusal bağ kuran projeler geliştirmeye odaklanıyoruz."&nbsp;"DicleFest ile hayata dokunduk"Dicle Elektrik ile hizmet verdikleri illerde başlatılan DicleFest'le ilgili bilgiler veren Ahmet Yaman, "Enerji ve Teknoloji Festivalimiz DicleFest ile Diyarbakır, Şanlıurfa, Batman ve Siirt'te başta çocuklar ve gençler olmak üzere 350 bine yakın kişiye ulaştık. Çocukların enerji teknolojilerini yerinde deneyimlemesi bizim için çok kıymetli. Düzenlediğimiz etkinlikler, atölyeler ve konserlerle yalnızca bir festival gerçekleştirmedik; bölge halkıyla aynı duyguda buluşan, güvene ve samimiyete dayalı bağlarımızı güçlendirdik. İnsanların hayatına dokunan bu yaklaşımımızın marka algımızı güçlendiren en önemli unsurlardan biri olduğuna inanıyoruz. DicleFest'i önümüzdeki dönemde diğer hizmet illerimiz Şırnak ve Mardin'de düzenlemeyi planlıyoruz" diye konuştu.&nbsp;"Yılmaz Vural ile sahaya indik"Eksim Holding CMO'su Ahmet Yaman, Dicle Elektrik'in 8 bin çalışanıyla hizmet bölgesinde kesintisiz enerji hizmeti sunabilmek adına yılın her döneminde sahada aktif şekilde çalıştığını belirterek, bu emeği daha geniş kitlelere ulaşabilecek bir iletişim diliyle anlatmak istediklerini ve bunun için de yeni bir kampanya başlattıklarını belirterek şöyle konuştu:"Bizim için enerji insanların günlük yaşamını doğrudan etkileyen kritik bir alan. Sahada gece gündüz çalışan çok büyük bir ekibimiz var. 2025 yıl sonu itibarıyla 39 bin 104 LED tesis ve dönüşüm uygulamasıyla modern aydınlatmada Türkiye'deki 21 elektrik dağıtım şirketi arasında ilk sırada yer aldık. Elektriğin kesintisiz şekilde ulaştırılması için verilen emeği, şehirlerdeki gözle görülür değişimi ve bunun sonucunda bölge insanımızın hayatındaki dönüşümü daha sıcak bir anlatımla görünür kılmak istedik. Bu amaçla biz de 2000'li yılların başında Diyarbakırspor'u da çalıştıran ünlü teknik direktörlerimizden Yılmaz Vural ile birlikte sahaya indik. Modern aydınlatma yatırımlarımızı odağına alan 'Gözün Aydın' kampanyamız kapsamında hazırlanan reklam filminde, hocamızın enerjik ve samimi üslubuyla bölgedeki şehirlerin daha aydınlık, güvenli ve estetik bir görünüme kavuşmasına dikkat çektik. Bu kampanyamız kapsamında ilk etapta Diyarbakır'da, ardından diğer illerde kurulacak etkinlik alanlarıyla insanımız modern aydınlatma uygulamalarını yakından deneyimleme fırsatı bulacak.""60 yılı aşan markamızı geleceğe taşıyoruz"Yaman, Eksim Holding bünyesinde yeni nesil iletişim projelerine ek olarak köklü markaların hikayelerinin de önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Yaman ayrıca, Türkiye'nin en bilinen un markalarından biri olan Sinangil'in, 63 yılı aşan geçmişiyle bugün hâlâ güçlü bir tüketici bağı kurmayı başardığını ifade ederek, "Sinangil yalnızca bir gıda markası değil, nesiller boyunca mutfaklarda yer etmiş gerçek bir 'lovemark'. Ayrıca sahada ve dijital kanallarda yürüttüğümüz iletişim çalışmalarıyla da marka sadakatimizi nesilden nesile taşıyoruz" dedi.&nbsp;Aslı'nın dönüşümü, tüketicinin marka algısını değiştirmeyi başardıEksim Holding'in kafe-fırın sektöründeki temsilcisi Aslı'nın dönüşüm yolculuğuna da değinen Ahmet Yaman, "Aslı'nın 33 yıl önce başlayan hikayesini bugün Eksim Holding olarak çok daha modern bir kafe-fırın deneyimine dönüştürüyoruz. Mağazalarımızda sunduğumuz kurabiye, kahve ve serinleten içecek çeşitlerimizle müşterilerimize yalnızca ürün değil, keyifli bir yaşam alanı sunduk. Modern mağaza tasarımlarımız ve ürün çeşitliliğimiz sayesinde Aslı, hem kent hayatı içerisinde hem iş merkezlerinin yoğunlaştığı bölgelerde insanların severek vakit geçirdiği bir mola ve keyif durağı haline geldi. Markamız büyümeye devam ederken hayata geçirdiğimiz 'Aslı'da Dükkan Senin' franchise kampanyasıyla da girişimcilere daha erişilebilir ve uygun koşullu yatırım imkanları sunmaya başladık. Bu çalışmalarımız güven veren marka algımızı pekiştirdi" ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 10 Jul 2026 19:13:05 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Geleceğin mühendislerine anlamlı destek]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gelecegin-muhendislerine-anlamli-destek-4720/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/gelecegin-muhendislerine-anlamli-destek-4720/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A36C2C-6AE935-626E74-407131-F372B7-366C1F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Form Şirketler Grubu, üniversite öğrencilerinin gelişimine katkı sunan sosyal sorumluluk projelerine bir yenisini daha ekledi. Yakın zamanda Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Fakültesi'nde bilgisayar laboratuvarı, Mimarlık Fakültesi'nde ise akademik salonu kullanıma açan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A36C2C-6AE935-626E74-407131-F372B7-366C1F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Form Şirketler Grubu, üniversite öğrencilerinin gelişimine katkı sunan sosyal sorumluluk projelerine bir yenisini daha ekledi. Yakın zamanda Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Fakültesi'nde bilgisayar laboratuvarı, Mimarlık Fakültesi'nde ise akademik salonu kullanıma açan Grup, son olarak İstanbul Teknik Üniversitesi Makina Fakültesi'nde yeni bilgisayar laboratuvarını hayata geçirdi. Form MHI Klima Sistemleri'nin desteğiyle kurulan 50 bilgisayarlı laboratuvar, merhum Bedi Korun'un adını İTÜ Makina Fakültesi'nde yaşatıyor. Laboratuvar, öğrencilerin teknik eğitim süreçlerinde ihtiyaç duyduğu dijital altyapıya erişimini güçlendiriyor.Form Şirketler Grubu'nun Eğitim Desteği İTÜ Makina Fakültesi'nde SürüyorLaboratuvarın 30 Haziran tarihinde gerçekleştirilen açılış törenine Form Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Figen Korun, Yürütme Kurulu Başkanı Tunç Korun, Yönetim Kurulu Üyesi Özden Korun ile Form MHI Klima Sistemleri Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Zafer Sarı katıldı.&nbsp;İstanbul Teknik Üniversitesi&#39;ni temsilen törende; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Lütfiye Durak Ata, Makina Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlker Murat Koç, İTÜ Vakfı Genel Sekreteri Serdar Bilgi, İTÜ Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Makina Mühendisi Güner Koçel (İTÜ Makina Fakültesi 1959 mezunu) ve çok sayıda akademisyen yer aldı.Tören, Makina Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlker Murat Koç'un merhum Bedi Korun'un yaşamı ve sektöre katkılarına değindiği konuşmasıyla başladı. Form Şirketler Grubu adına Yürütme Kurulu Başkanı Tunç Korun ile Yönetim Kurulu Başkanı Figen Korun'un konuşmalarının ardından laboratuvarın açılışı kurdele kesimiyle gerçekleştirildi."Üniversite-Sanayi İş Birliğini Güçlendirmeye Devam Edeceğiz"Laboratuvarın fiziksel bir eğitim alanının ötesinde, geleceğin mühendislerine yönelik uzun vadeli bir değer taşıdığını belirten Form Şirketler Grubu Yürütme Kurulu Başkanı Tunç Korun, "Kurucumuz merhum Bedi Korun anısına hayata geçirilen bu laboratuvarın öğrencilerimizin eğitimine değer katacağına inanıyoruz. Burada edinilecek bilgi ve deneyimlerin, ülkemizin sanayisine ve teknolojik gelişimine katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Şirket olarak önceliklerimizden biri, makina mühendisliği eğitimini destekleyerek sektörümüzün ihtiyaç duyduğu donanımlı ve nitelikli mühendislerin yetişmesine katkı sunmak. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlenmesini, mühendislik eğitiminin niteliğine ve ülkemizin üretim gücüne katkı sağlayan önemli bir adım olarak görüyoruz.Bu projenin bizim için ayrı bir anlamı daha var. 2024 yılında kaybettiğimiz değerli eşim Özden Korun'un babası, kayınpederim, 1958 yılı İTÜ Makina Fakültesi mezunudur. Bu vesile ile merhum Cahit Değer&#39;i de saygı ve minnetle anmak istiyoruz. Hayatlarını üretmeye, çalışmaya ve değer oluşturmaya adamış bu iki kıymetli büyüğümüzün anılarının, genç mühendis adaylarına örnek olmasını dilerim." dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 10 Jul 2026 09:43:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[KampüsAktif yarışmasında dereceye girenler ödüllerini aldı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kampusaktif-yarismasinda-dereceye-girenler-odullerini-aldi-1562/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kampusaktif-yarismasinda-dereceye-girenler-odullerini-aldi-1562/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B7B2F5-B49342-1DA9B1-9B199B-1050E2-75828A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Yeşilay Cemiyeti, gençleri sağlıklı yaşama teşvik eden çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen, Türkiye Yeşilay Cemiyetinin yürüttüğü KampüsAktif Öğrenci Tasarım Yarışması'nda&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B7B2F5-B49342-1DA9B1-9B199B-1050E2-75828A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Yeşilay Cemiyeti, gençleri sağlıklı yaşama teşvik eden çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen, Türkiye Yeşilay Cemiyetinin yürüttüğü KampüsAktif Öğrenci Tasarım Yarışması'nda ödüller, Sepetçiler Kasrı'nda gerçekleştirilen törenle dağıtıldı.Üniversite öğrencilerinin kendi kampüslerini yeniden düzenlemelerini amaçlayan yarışma sağlıklı yaşamı teşvik eden, sosyal bağları güçlendiren ve mekansal aidiyeti artıran tasarım fikirlerini odağına aldı. Yarışma kapsamında öğrenciler, kampüslerin mevcut mekansal sorunlarına çözüm üreten, uygulanabilir ve öğrenci odaklı tasarım önerileri geliştirdi.Türkiye genelindeki üniversitelerde öğrenim gören lisans ve yüksek lisans öğrencilerine açık olarak düzenlenen yarışmada yenilikçi fikirler, mikro müdahale senaryoları, esnek ve çoğaltılabilir tasarım önerileri ile kampüs yaşamını iyileştirmeye yönelik projeler değerlendirildi."KAMPÜSE AİDİYET HİSSETTİKÇE BAŞARI DAHA DA ARTIYOR"Yeşilay Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Şentürk, yarışmaya ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:"Biz Yeşilay olarak bağımlılıklarla mücadele ederken sadece koruyucu, tedavi ya da rehabilite edici çalışmalarla sınırlı kalmıyoruz. Gençlerimizin hayatın içinde daha aktif yer alabilecekleri, zamanlarını nitelikli uğraşlarla geçirebilecekleri alanların ve imkanların oluşturulması için hem çalışıyor hem de güçlü bir savunuculuk yürütüyoruz. Bu vizyonla hayata geçirdiğimiz projemizin en önemli özelliklerinden biri, tasarımların doğrudan kampüsü deneyimleyen öğrencilerin kendi ellerinden çıkmış olmasıdır. Çünkü biliyoruz ki, öğrenciler mekana ve kampüse karşı aidiyet hissettikçe başarı düzeyleri de aynı doğrultuda artıyor."KAMPÜSAKTİF ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDUJüri değerlendirmesinin ardından dereceye giren ekipler törende açıklandı. Yarışma kapsamında birincilik ödülü 90.000 TL, ikincilik ödülü 60.000 TL, üçüncülük ödülü 35.000 TL olarak verilirken, üç mansiyon ödülünün her biri 15.000 TL olarak takdim edildi.Dereceye girenler:BİRİNCİLİK ÖDÜLÜEkip Listesi&nbsp;Rutkay Koyuncu – Eskişehir Osmangazi Üniversitesi – Mimarlık - 3. Sınıf - Ekip Sorumlusu&nbsp;Yağmur Dila Öztürk - Eskişehir Osmangazi Üniversitesi - Mimarlık - 3. Sınıf - Ekip Üyesi&nbsp;Ece Güvercin – Eskişehir Osmangazi Üniversitesi - Mimarlık - 3. Sınıf - Ekip Üyesi&nbsp;Ali Eren Şen - Eskişehir Osmangazi Üniversitesi - Mimarlık - 3. Sınıf - Ekip Üyesi&nbsp;İlayda Gülşen - Bursa Teknik Üniversitesi - Şehir ve Bölge Planlama - 3. Sınıf - Ekip ÜyesiİKİNCİLİK ÖDÜLÜÖdül Miktarı: 60.000 TLFatma Turan – Kocaeli Üniversitesi – İç MimarlıkÜÇÜNCÜLÜK ÖDÜLÜÖdül Miktarı: 35.000 TLEkip Listesi&nbsp;Hale Tat - Abdullah Gül Üniversitesi – Mimarlık - 4. Sınıf - Ekip Sorumlusu&nbsp;Melike Aydın - Abdullah Gül Üniversitesi – Mimarlık - 4. Sınıf - Ekip Üyesi&nbsp;Zeynep Hazal Öztürk - Abdullah Gül Üniversitesi – Mimarlık - 4. Sınıf - Ekip ÜyesiMANSİYON ÖDÜLLERİEkip Listesi&nbsp;Enes Gilik - Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi - Mimarlık ve Tasarım Fakültesi - Peyzaj Mimarlığı - Ekip Sorumlusu&nbsp;Miray Yılmaz - Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi - Mimarlık ve Tasarım Fakültesi - Peyzaj Mimarlığı - Ekip Üyesi&nbsp;Merve Yılmaz - Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi - Mimarlık ve Tasarım Fakültesi - Peyzaj Mimarlığı - Ekip Üyesi&nbsp;Berkay Demir - Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi - Mimarlık ve Tasarım Fakültesi - Peyzaj Mimarlığı - Ekip Üyesi&nbsp;Burak Özcan - İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü - Mimarlık - Bireysel Katılımcı&nbsp;Eda Nur Köse - İstanbul Ticaret Üniversitesi – Mimarlık - Bireysel Katılımcı&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 10 Jul 2026 09:39:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kale Azerbaycan'ın  yenilenen mağazası açıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kale-azerbaycanin-yenilenen-magazasi-acildi-1953/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/kale-azerbaycanin-yenilenen-magazasi-acildi-1953/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BEFA9D-20EFA3-A7F896-637ECD-310925-A9E6BD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;nin lider, Avrupa ve dünyanın sayılı seramik üreticilerinden Kaleseramik, 2025 yılında başlattığı mağaza dönüşüm projelerine Bakü ile devam ediyor. "Türkiye&#39;de Adana, Konya, Isparta, Bodrum, İzmir ve Antalya satış noktalarıyla hayata geçen "Yaşayan Mekânlar"&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BEFA9D-20EFA3-A7F896-637ECD-310925-A9E6BD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;nin lider, Avrupa ve dünyanın sayılı seramik üreticilerinden Kaleseramik, 2025 yılında başlattığı mağaza dönüşüm projelerine Bakü ile devam ediyor. "Türkiye&#39;de Adana, Konya, Isparta, Bodrum, İzmir ve Antalya satış noktalarıyla hayata geçen "Yaşayan Mekânlar" konsepti ve dönüşüm vizyonu şimdi de Azerbaycan'a taşındı.&nbsp;1994&#39;ten bu yana Kaleseramik&#39;in iş ortağı olan Kale Azerbaycan&#39;ın tamamen yenilenen mağazasının açılışına mimarlık, tasarım ve iş dünyasından çok sayıda seçkin isim katıldı.&nbsp;Zeynep Bodur Okyay: "32 Yıllık Ortaklığımızı &#39;Tek Vizyon, Ortak Gelecek&#39; İlkesiyle Sürdürüyoruz"Açılış töreninde konuşan Kale Grubu Başkanı ve CEO&#39;su Zeynep Bodur Okyay, Kale Azerbaycan ile olan 32 yıllık ortaklığın gücüne ve Kaleseramik&#39;in tasarım vizyonuna dikkat çekti:"Bugün burada yalnızca yenilenen bir showroomun açılışını gerçekleştirmiyoruz. Türkiye'den doğan bir sanayi markasının tasarım, inovasyon ve sürdürülebilirlik vizyonunu dost ve kardeş Azerbaycan'da yeni bir anlayışla geleceğe taşıyoruz. Kale olarak biz, kendimizi hiçbir zaman yalnızca üretim yapan bir sanayi kuruluşu olarak görmedik. Sanayiyi; bilgi üretmek, teknoloji geliştirmek, tasarımı güçlendirmek, emeğe değer katmak ve ülkemizin dünyadaki rekabet gücünü yükseltmek olarak tanımlıyoruz.Bu showroom da bu vizyonun Bakü'deki somut bir yansımasıdır. Burası yalnızca ürünlerin sergilendiği bir satış noktası değil; mimarların, tasarımcıların, yatırımcıların ve yaşam alanlarına değer katmak isteyen herkesin ilham alacağı bir deneyim merkezidir. Burada tasarım teknolojiyle, estetik fonksiyonla, yenilikçilik ise sürdürülebilirlik anlayışıyla buluşuyor. Bizim "Mekânı Yeniden Anlamlandırmak" vizyonumuz da tam olarak bunu ifade ediyor. Geleceğin mekânlarını tasarlarken yalnızca bugünün ihtiyaçlarını değil, gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da gözetiyoruz. Bu nedenle her adımımızda "İyi Bak Dünyana" diyoruz.Azerbaycan bizim için hiçbir zaman yalnızca bir pazar olmadı. Ortak tarihimiz, kültürümüz, gönül bağımız ve "Bir millet, iki devlet" anlayışımızla Azerbaycan her zaman özel bir yere sahip oldu. Kale olarak 32 yıldır Azerbaycan'daki varlığımızı tam da bu anlayışla sürdürüyoruz. Bu showroomun da Türkiye'nin üretim kalitesini, tasarım vizyonunu ve sürdürülebilir sanayi anlayışını temsil eden güçlü bir buluşma noktası olmasını diliyoruz."&nbsp;&nbsp;Azerbaycan'da "Yaşayan Mekânlar" DönüşümüKaleseramik'in Bakü'deki yenilenen satış noktası, fiziksel bir değişimin ötesinde mağazacılık felsefesindeki köklü dönüşümü temsil ediyor. "Yaşayan Mekânlar" konseptiyle yeniden kurgulanan mağaza; sadece ürün sergileme alanı olmanın ötesine geçerek mimarlar, tasarımcılar ve tüketiciler için birer ilham ve deneyim merkezi işlevi görüyor.Mekânda; Kalebodur, Çanakkale Seramik, Kale ve T-One markalarının ürünleri esnek ve modüler kurgularla sunuluyor. Ziyaretçiler, seramiği tekil bir malzeme olarak değil; salon, mutfak ve banyo gibi yaşam alanları için tasarlanan bütünsel konseptler içinde deneyimliyor.T-One Porselen Tezgâh DeneyimiAçılışın öne çıkan anlarından biri de Şef Çelebi Rehimov ve yemek içerik üreticisi Ziya Zeynalov&#39;un (Adda Budda) katılımıyla gerçekleştirilen T-One porselen tezgâh deneyimi oldu. Davetliler, Şef Rehimov'un hazırladığı özel menüyü tadarken T-One porselen tezgâhın performansını da yakından inceleme fırsatı buldu. Isıya dayanıklılığı, çizilmeye ve darbeye direncinin yanı sıra hijyenik yüzeyiyle modern mutfak mimarisinde öne çıkan T-One, gerçekleştirilen şovla konukların beğenisini topladı.Büyük Ebat Porselenlerde Uygulama UzmanlığıAçılışa özel olarak mağaza önünde kurgulanan seramik ve büyük ebatlı porselen plaka teknik eğitim alanı, etkinliğin en yenilikçi unsurlarından biri oldu. Bu alanda, büyük ebat porselen plakaların kesim ve uygulama süreçlerine ilişkin detaylar Kaleseramik'in alanında uzman teknik eğitim ekibi tarafından aktarıldı. Mimarlar, uygulamacılar ve sektör profesyonelleri, etkinlik boyunca merak ettikleri sorulara yanıt bulurken, büyük ebat porselen plaka uygulamalarına yönelik bilgi edinme fırsatı yakaladı. Bu yaklaşım, Kaleseramik&#39;in sadece ürün sunmakla kalmayıp, sektöre uçtan uca teknik destek ve eğitim sağlama vizyonunun da güçlü bir yansıması olarak öne çıktı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 10 Jul 2026 09:26:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Enflasyona karşı önemli bir mesafe kat ettik"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/enflasyona-karsi-onemli-bir-mesafe-kat-ettik-9594/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/enflasyona-karsi-onemli-bir-mesafe-kat-ettik-9594/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_543BD9-7926C5-CCC5F0-B5D91D-D05763-6408C5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şimşek, NSosyal hesabından, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan haftalık para ve banka istatistiklerine ilişkin paylaşım yaptı.Artan öngörülebilirlik ve güçlenen yatırımcı güveni sayesinde, ters dolarizasyon sürecinde önemli mesafe kat edildiğini bildiren&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_543BD9-7926C5-CCC5F0-B5D91D-D05763-6408C5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şimşek, NSosyal hesabından, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan haftalık para ve banka istatistiklerine ilişkin paylaşım yaptı.Artan öngörülebilirlik ve güçlenen yatırımcı güveni sayesinde, ters dolarizasyon sürecinde önemli mesafe kat edildiğini bildiren Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:&#34;Çoklu şoklara rağmen, Türk lirası mevduatın toplam mevduat içindeki payı yaklaşık yüzde 62 ile son 11 yılın en yüksek seviyelerine ulaştı. Türk lirasına duyulan güveni pekiştirmek, makrofinansal istikrarı güçlendirmek ve sürdürülebilir yüksek büyümenin ön koşulu olan fiyat istikrarını sağlamak için politikalarımıza devam edeceğiz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 09 Jul 2026 17:34:14 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Rutte'den Erdoğan'a açık teşekkür]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/rutteden-erdogana-acik-tesekkur-3597/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/rutteden-erdogana-acik-tesekkur-3597/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_061041-D6592D-91348A-5731BF-B1E835-DAA4CD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen NATO Ankara Zirvesi, yalnızca alınan savunma kararlarıyla değil, zirve sırasında verilen siyasi mesajlarla da uluslararası kamuoyunun gündemine oturdu.ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı ortak açıklamada&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_061041-D6592D-91348A-5731BF-B1E835-DAA4CD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen NATO Ankara Zirvesi, yalnızca alınan savunma kararlarıyla değil, zirve sırasında verilen siyasi mesajlarla da uluslararası kamuoyunun gündemine oturdu.ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı ortak açıklamada Türkiye&#39;ye ve Erdoğan&#39;a yönelik dikkat çekici ifadeler kullandı. Trump, geçmişte NATO&#39;ya yönelik eleştirilerini hatırlatarak, &#34;Cumhurbaşkanı Erdoğan olmasaydı bu zirveye katılmazdım&#34; dedi. Trump, Türkiye&#39;nin askeri kapasitesinin güçlendiğini, Erdoğan&#39;ın uluslararası alanda saygı gören güçlü bir lider olduğunu belirterek iki ülke arasındaki kişisel diyaloğun ilişkileri olumlu etkilediğini vurguladı.&nbsp;Trump&#39;ın bu açıklaması, Ankara&#39;nın NATO içerisindeki artan ağırlığının ve Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni dönemin sembolik mesajlarından biri olarak değerlendirildi.Rutte&#39;den Türkiye&#39;ye övgüNATO Genel Sekreteri Mark Rutte de zirve öncesi ve sonrasında yaptığı açıklamalarda Türkiye&#39;nin İttifak içindeki rolüne özel vurgu yaptı.Rutte, Türkiye&#39;nin NATO&#39;nun en büyük askeri güçlerinden biri olduğunu belirterek, savunma sanayisindeki hızlı gelişimin tüm müttefikler açısından kritik önem taşıdığını söyledi. Ankara&#39;nın ev sahipliğinin stratejik bir tercih olduğunu ifade eden Rutte, &#34;Türkiye&#39;nin NATO&#39;daki liderliği önemli. Haritadaki yeriniz önemli. Zirvenin Ankara&#39;da yapılıyor olması çok önemli.&#34; ifadelerini kullandı.&nbsp;Zirvenin ardından ise Rutte, Ankara&#39;da alınan kararların NATO açısından &#34;temel bir dönüşüm&#34; anlamına geldiğini belirterek, Türkiye&#39;nin organizasyondaki başarısını övdü.&nbsp;Diplomasi kulislerinde konuşulan iddiaAnkara Zirvesi sonrasında diplomasi kulislerinde dikkat çeken bir başka iddia da gündeme geldi. Bazı siyasi çevrelerde ve sosyal medya platformlarında, Rutte&#39;nin kapalı görüşmelerde &#34;Erdoğan koltuğumu kurtardı&#34; değerlendirmesinde bulunduğu öne sürüldü.Ancak bu ifadeye ilişkin NATO tarafından yapılmış resmi bir açıklama ya da doğrulanmış bir kayıt bulunmuyor. Bu nedenle söz konusu değerlendirme, şu aşamada yalnızca diplomasi kulislerinde dile getirilen ve bağımsız kaynaklarca teyit edilmemiş bir iddia niteliği taşıyor.Ankara&#39;nın diplomatik ağırlığı arttıTrump&#39;ın Erdoğan&#39;a yönelik övgü dolu açıklamaları ile Rutte&#39;nin Türkiye&#39;nin ev sahipliğine ilişkin teşekkür mesajları birlikte değerlendirildiğinde, Ankara Zirvesi&#39;nin Türkiye&#39;nin NATO içindeki diplomatik ağırlığını artırdığı yönünde yorumlar yapılıyor.Uzmanlara göre, Avrupa güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye&#39;nin savunma sanayisindeki yükselişi, coğrafi konumu ve diplomatik girişimleri, NATO içinde Ankara&#39;nın etkisini daha görünür hale getiriyor. Trump&#39;ın katılımını Erdoğan faktörüyle ilişkilendirmesi ve Rutte&#39;nin Türkiye&#39;yi &#34;ittifakın dönüşümünde kilit aktör&#34; olarak öne çıkarması da bu değerlendirmeleri güçlendiren mesajlar arasında yer alıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 09 Jul 2026 02:39:34 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Büyüme için yüksek teknolojinin payını artırmalıyız"]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/buyume-icin-yuksek-teknolojinin-payini-artirmaliyiz-6030/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/buyume-icin-yuksek-teknolojinin-payini-artirmaliyiz-6030/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FDDB54-D75086-B6BB69-B74FC7-ABB907-087FDA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu&#39;nun açıkladığı Sanayi Ürün İstatistikleri verilerine göre, 2025 yılında girişimlerin ürettiği ürünlerden yapılan satışlar 24 trilyon lirayı aşarken, en yüksek payı gıda ürünleri imalatı aldı. Aynı veriler, yüksek teknoloji sınıfındaki&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FDDB54-D75086-B6BB69-B74FC7-ABB907-087FDA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu&#39;nun açıkladığı Sanayi Ürün İstatistikleri verilerine göre, 2025 yılında girişimlerin ürettiği ürünlerden yapılan satışlar 24 trilyon lirayı aşarken, en yüksek payı gıda ürünleri imalatı aldı. Aynı veriler, yüksek teknoloji sınıfındaki ürünlerin toplam satışlar içerisindeki payının ise yüzde 3,6 seviyesinde olduğunu ortaya koydu. Sanayi üretimindeki bu güçlü performans, Türkiye&#39;nin üretim kapasitesini koruduğunu gösterirken, önümüzdeki dönemde sürdürülebilir büyümenin yüksek katma değerli üretimle desteklenmesi kritik önem taşıyor.Küresel ekonomide jeopolitik risklerin zaman zaman azalıp, zaman zaman arttığı, tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği ve ülkelerin üretim kabiliyetlerini güçlendirmeye odaklandığı bir dönemde, teknoloji yoğun sektörlerin ekonomiler üzerindeki etkisi her geçen gün artıyor. Özellikle savunma, havacılık, otomotiv, makine, elektronik ve sağlık teknolojileri gibi alanlarda yaşanan dönüşüm, ülkelerin rekabet gücünü de yeniden tanımlıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan GNC Makina Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Çetinkaya, üretim hacmindeki artışın önemli olduğunu ancak uzun vadeli kalkınmanın üretimin niteliğiyle doğrudan ilişkili olduğunu söyledi.&#34;24 trilyon liralık üretim hacmi Türkiye&#39;nin güçlü sanayi altyapısını ortaya koyuyor. Ancak sürdürülebilir büyümenin devamı için üretim miktarını artırmanın yanında yüksek teknolojili üretimin toplam sanayi içindeki payını da yükseltmemiz gerekiyor. Bugün bu oran yüzde 3,6 seviyesinde. Son yıllarda olumlu bir artış eğilimi olsa da küresel rekabette daha güçlü bir konuma ulaşabilmek için bu payın çok daha yukarı taşınması gerektiğine inanıyoruz. Çünkü küresel rekabet artık üretim miktarından çok teknoloji geliştirme kapasitesiyle şekilleniyor. Türkiye&#39;nin sürdürülebilir büyümesini desteklemek ve uluslararası rekabet gücünü artırmak için yüksek teknolojili üretimin sanayi içindeki payını daha güçlü bir noktaya taşımamız gerekiyor."Sanayide yeni rekabet teknoloji geliştirme kapasitesi üzerinden şekilleniyorDünyada üretim merkezleri arasındaki rekabetin giderek teknoloji odaklı hale geldiğini belirten Çetinkaya, yalnızca üretim kapasitesini artırmanın yeterli olmayacağını ifade etti.&#34;Bugün gelişmiş sanayi ülkelerine baktığımızda büyümeyi destekleyen temel unsurun yüksek teknoloji üretimi olduğunu görüyoruz. İhracatın niteliğini artıran, küresel pazarlarda fiyat rekabetinden sıyrılmayı sağlayan ve şirketleri daha dayanıklı hale getiren unsur da bu dönüşüm. Türkiye&#39;nin de sahip olduğu üretim tecrübesini teknoloji geliştirme kapasitesiyle daha güçlü şekilde desteklemesi gerekiyor.&#34;Üretimde dönüşüm uzun vadeli bir sanayi politikası gerektiriyorSanayide yüksek teknolojiye geçişin yalnızca özel sektör yatırımlarıyla sınırlı değerlendirilemeyeceğini söyleyen Gökhan Çetinkaya, küresel rekabette öne çıkan ülkelerin bu dönüşümü kamu politikalarıyla desteklediğine dikkat çekerek Çin örneğine değindi. Çin'in yıllık 1 trilyon doları aşan Ar-Ge yatırımıyla dünyada bu alana en fazla kaynak ayıran ülke haline geldiğini hatırlatan Çetinkaya, yüksek üretim kapasitesinin yanı sıra Ar-Ge harcamalarındaki bu güçlü konumun bütüncül yaklaşımın önemini ortaya koyduğunu belirterek, eğitimden Ar-Ge&#39;ye, nitelikli insan kaynağından üniversite-sanayi iş birliklerine kadar kapsamlı bir strateji gerektiğini ifade etti.Çetinkaya sözlerini şöyle tamamladı:&#34;Türkiye güçlü üretim kültürü inşa etmeye çalışan bir ülke. Bunu yüksek teknoloji odaklı bir üretim modeliyle destekleyebilirsek, küresel değer zincirindeki konumumuzu da güçlendirebiliriz. Önümüzdeki dönemde sanayide başarıyı belirleyecek unsur yalnızca üretim miktarı değil; bilgi üretme, teknoloji geliştirme ve bunları ekonomik değere dönüştürebilme kapasitesi olacak.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 07 Jul 2026 02:57:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Süper 1 takım evreni büyüyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/super-1-takim-evreni-buyuyor-4006/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/super-1-takim-evreni-buyuyor-4006/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F6BFB2-DDC60D-33E714-FDE0A8-CCCCB2-5871DE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Grafi2000 Prodüksiyon, Kral Şakir'den sonra 'Süper 1 Takım' ile yeni bir animasyon evreni oluşturmaya devam ediyor. Farklı karakter dünyalarını bir araya getiren Süper 1 Takım, sadece bir çizgi dizi olmanın ötesine geçerek sinema filmi, dijital platformlar, lisanslı ürünler ve oyunlaştırılmış&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F6BFB2-DDC60D-33E714-FDE0A8-CCCCB2-5871DE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Grafi2000 Prodüksiyon, Kral Şakir'den sonra 'Süper 1 Takım' ile yeni bir animasyon evreni oluşturmaya devam ediyor. Farklı karakter dünyalarını bir araya getiren Süper 1 Takım, sadece bir çizgi dizi olmanın ötesine geçerek sinema filmi, dijital platformlar, lisanslı ürünler ve oyunlaştırılmış içeriklerle büyüyen çok katmanlı bir evren olarak konumlanıyor. Grafi2000 Prodüksiyon Kurucusu Varol Yaşaroğlu liderliğinde geliştirilen yapı, yerli animasyonun global ölçekte rekabet edebilen "marka evreni" olma hedefini merkezine alıyor."En büyük hedefimiz Süper 1 Takım'ı globale taşımak"Süper 1 Takım evrenini en başından itibaren genişlemeye açık bir yapı olarak tasarladıklarını belirten Grafi2000 Prodüksiyon Kurucusu Varol Yaşaroğlu "Süper 1 Takım evrenini yaratırken başından beri aslında genişleyecek büyük bir evren kurduğumuzu biliyorduk. Pandemi sürecinde bu projeyi geliştirme ve karakterleri detaylı şekilde tasarlama imkanı bulduk. Doğal güzellikler içinde büyümüş Birce ile şehirde yetişmiş, teknoloji bağımlısı Birol'un bir çiftlikte kesişen hikayesiyle bu dünyayı kurduk. Dizi bu evrenin ilk adımıydı, sinema filmi ise bu dünyanın en güçlü şekilde nefes aldığı alan oldu. En büyük hedefimiz Süper 1 Takım'ı Kral Şakir gibi global ölçekte kalıcı bir 'lovemark' haline getirmek. Filmden beklentimiz oldukça yüksek, animasyonun gişedeki gücüyle yeni rekorlar kıracağımıza inanıyoruz. Bu filmde Süper 1 Takım ile Kral Şakir karakterlerini bir araya getirerek evrenleri birleştirdik ve verdiğimiz en önemli mesaj Türkiye olarak kocaman bir aile olduğumuz oldu. Tüm bunlar dışında lisans tarafında da güçlü bir yol haritamız var; oyuncak, kitap, dijital platformlar ve sinema filmleriyle bu evreni büyütüyoruz. Film öncesinde Armağan Oyuncak ile peluş ve figür anlaşmalarımızı yaptık, kitaplarımız yayımlandı. En büyük hedefimiz bu karakterleri Kral Şakir'de olduğu gibi global ölçekte güçlü ve kalıcı bir lisans markasına dönüştürmek""Çocuklar artık sadece ürün değil, deneyim de istiyor"Süper 1 Takım ile oyuncak lisansiyesi olarak yollarının güçlü bir hikaye yapısı nedeniyle kesiştiğini belirten Armağan Oyuncak Pazarlama ve E-Ticaret Koordinatörü Gamze Vural&nbsp; "Armağan Oyuncak olarak her zaman güçlü hikayesi olan ve çocuklarla duygusal bağ kurabilen lisansları takip ediyoruz. Süper 1 Takım bu anlamda ilgimizi çekti. Takım ruhu, arkadaşlık ve dayanışma gibi değerleri eğlenceli bir dünya içinde sunması bizi heyecanlandırdı. Bizim için öncelik markayı sadece raflarda konumlandırmak değil, çocukların aktif olarak deneyimleyebileceği bir evrene dönüştürmek. Bu bağlamda Süper 1 Takım ürünlerini yalnızca raflara koymakla kalmayıp, karakterlerin enerjisini yansıtan deneyim odaklı özel alanlar oluşturmayı planlıyoruz. Lansman döneminde ve sonrasında hem geleneksel reklam kanalları hem de dijital mecralarla markanın görünürlüğünü artıracağız. Çocuklar artık bağ kurdukları evrenin parçası olmak istiyor. Aileler de hikayesine güvendikleri markalara yöneliyor. Bu nedenle Süper 1 Takım gibi güçlü yerli projelere ilgi giderek artıyor. Artık sadece raf görünürlüğü değil, içerik, deneyim ve topluluk hissi de kritik hale geldi. Karakter dünyasını destekleyen görseller, tematik alanlar ve etkileşimli uygulamalar çocukların markayla bağını güçlendiriyor" dedi."Hedefimiz takım ruhu ve eğitici değerlerle fark yaratmak"Birselleşen dünyada takım olmanın önemine değinen AC Lisans Kurucusu Özlem Civelek "Süper 1 Takım'ı lisans sektöründe 'aksiyon, takım ruhu ve eğitici değerler' ekseninde konumlandırıyoruz. Takım çalışması, problem çözme ve görev bilinci üzerine kurulu bir yapı var. Mizah ve gündelik hayat da Kral Şakir'de olduğu gibi hikayeye dahil ediliyor. Bireyselleşen dünyada takım olma fikri en güçlü ayrışma noktamız. Her karakterin farklı bir beceriyi temsil etmesi, çocukların kendileriyle özdeşleşebileceği rol modeller oluşturuyor ve bu durum özellikle okul ürünleri, spor gereçleri, takım oyunları ve kitap kategorilerinde markayı güçlendiriyor. Süper 1 Takım'ı sadece bir içerik değil, deneyim evreni olarak kurguluyoruz. İçerik tarafında televizyonun yanı sıra YouTube, TikTok ve dijital platformlarda yer almayı önemsiyoruz. Lisanslı ürünler, mobil oyunlar, canlı etkinlikler, tiyatro ve online eğitim gibi alanlarla çok katmanlı bir yapı oluşturuyoruz. Ayrıca YouTube Shorts ve sosyal medya diliyle etkileşim odaklı içerikler geliştiriyoruz, kullanıcıların kendi karakterlerini ve takımlarını oluşturabildiği yapılar planlıyoruz" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 07 Jul 2026 02:54:44 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yarının Köyleri dijital merkezlerinde yaz eğitimleri başlıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yarinin-koyleri-dijital-merkezlerinde-yaz-egitimleri-basliyor-4239/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/yarinin-koyleri-dijital-merkezlerinde-yaz-egitimleri-basliyor-4239/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E91828-9FDA8A-1DDF05-787051-D1C4CE-BFB680.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Adana Kürkçüler, Denizli İnceler, Diyarbakır Bağıvar, İzmir Ulamış ve Sakarya Taraklı'daki Yarının Köyleri Dijital Merkezlerinde düzenlenecek eğitimler, kırsal bölgelerde yaşayan çocuk ve gençlerin teknolojiye erişimini artırmayı ve geleceğin gerektirdiği becerileri erken yaşta&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E91828-9FDA8A-1DDF05-787051-D1C4CE-BFB680.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Adana Kürkçüler, Denizli İnceler, Diyarbakır Bağıvar, İzmir Ulamış ve Sakarya Taraklı'daki Yarının Köyleri Dijital Merkezlerinde düzenlenecek eğitimler, kırsal bölgelerde yaşayan çocuk ve gençlerin teknolojiye erişimini artırmayı ve geleceğin gerektirdiği becerileri erken yaşta kazanmalarını desteklemeyi amaçlıyor.Program kapsamında çocuklar ve gençler; robotik, kodlama, yapay zeka ve STEM (Fen, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) alanlarında eğitimler alacak. Bu eğitimlerle katılımcıların analitik düşünme, problem çözme, yaratıcılık ve teknoloji üretme becerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Böylece çocukların dijital dünyada yalnızca kullanıcı değil, aynı zamanda üreten ve çözüm geliştiren bireyler olarak desteklenmesi amaçlanıyor.Teknoloji eğitimlerinin yanı sıra yaz programında dijital müzik, çevre bilinci, çocuk hakları, yerel değerleri öğrenmeye dair faaliyetler ve drama gibi sanat atölyeleri de yer alacak. STK'ların desteğiyle planlanan farkındalık eğitimleri ve atölyeleriyle çocukların kendilerini ifade etme becerileri ve çevresel farkındalıkları güçlendirilecek. Eğitimler her bir dijital merkezin yer aldığı köy ve çevre yerleşimlerdeki çocuk ve gençlerin yaş gruplarına uygun olarak planlanacak. Uzak köylerden katılım olması durumunda servis imkanı da sağlanacak.Dijital merkezlerdeki eğitimler, merkezlerin koordinasyonunda görev alan yerel eğitmenler&nbsp; ve alanında uzman gönüllüler tarafından verilecek. Eğitimlerin sonunda çocukların öğrendiklerini uygulayabilecek beceriye sahip olması programın önemli hedefleri arasında yer alıyor. Kodlama, robotik ve yapay zeka eğitimlerine katılan çocuk ve gençlerden oluşan yarışma takımlarının kurulmasından, dijital müzik etkinlikleri kapsamında yeni şarkıların bestelenmesine kadar eğitimlerin pratik sonuçları da olacak.&nbsp;Eğitimleri tamamlayan çocuk ve gençlere katılım belgesi verilecek. Yaz programlarına katılan çocuklar ve gençler, yaz dönemi sonrasında da yıl boyunca dijital merkezlerde düzenlenen eğitim ve atölyelere katılabilecek.&nbsp;Yarının Köyleri Dijital Merkezleri, kırsal bölgelerde dijital uçurumun azaltılmasına katkı sunarken çocukların ve gençlerin teknolojiyle erken yaşta buluşmasını destekliyor. Program, teknoloji okuryazarlığını artırmanın ötesinde, kırsal kalkınmaya katkı sağlayacak geleceğin üretken, yenilikçi ve dijital becerilere sahip bireylerinin yetişmesine katkı sunmayı hedefliyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 07 Jul 2026 02:53:07 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[6 milyon dolarlık yatırımla yerli ham madde atağı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/6-milyon-dolarlik-yatirimla-yerli-ham-madde-atagi-295/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/6-milyon-dolarlik-yatirimla-yerli-ham-madde-atagi-295/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AB9481-D27A0A-184C32-DAC3E0-AE91CB-45512D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bitkisel içeriklerin kullanım alanlarının genişlemesiyle birlikte yüksek etken madde oranına sahip, standardize ve izlenebilir ham madde ihtiyacı da sektörün temel gündemlerinden biri haline geldi. Talya Bitkisel&#39;in geliştirdiği üretim modeli kapsamında bitkiler belirli proseslerden&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AB9481-D27A0A-184C32-DAC3E0-AE91CB-45512D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bitkisel içeriklerin kullanım alanlarının genişlemesiyle birlikte yüksek etken madde oranına sahip, standardize ve izlenebilir ham madde ihtiyacı da sektörün temel gündemlerinden biri haline geldi. Talya Bitkisel&#39;in geliştirdiği üretim modeli kapsamında bitkiler belirli proseslerden geçirilerek etken maddeleri ayrıştırılıyor ve yüksek saflıkta toz ekstre elde ediliyor. Elde edilen bitkisel ekstreler ise gıda takviyeleri, fonksiyonel gıdalar, kozmetik ürünleri, aromaterapi uygulamaları, hayvan sağlığı çözümleri ve tarımsal içerik geliştirme süreçlerinde ham madde olarak değerlendiriliyor.3,5 YILLIK SAHA DENEYİMİ ÜRETİM ALTYAPISINA DÖNÜŞTÜBitkisel ekstraksiyon ve toz ekstre üretimine yönelik yerli kaynak ve teknik bilginin sınırlı olması nedeniyle sürecin büyük ölçüde AR-GE çalışmaları, deneme uygulamaları ve saha deneyimleriyle şekillendiğini belirten Talya Bitkisel Kurucusu M. Halis Ertaş, geliştirilen sistemin yalnızca proses ünitesi yatırım maliyetinin bugün yaklaşık 3 milyon dolar seviyesine ulaştığını, bilgi birikimi, AR-GE süreçleri ve teknolojik altyapıyla birlikte toplam yatırım değerinin ise 5-6 milyon dolar seviyelerine çıktığını söyledi. Ertaş, &#34;Bitkisel ekstraksiyon ve toz ekstre üretimine yönelik yerli kaynak ve teknik bilgi oldukça sınırlıydı. Bu nedenle süreç büyük ölçüde AR-GE çalışmaları, deneme uygulamaları ve saha deneyimleriyle şekillendi. Yaklaşık 3,5 yıllık süreç boyunca birçok farklı bitki üzerinde çalıştık. Örneğin bugün Tarım ve Orman Bakanlığı&#39;na bağlı Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü (BATEM) ile TÜBİTAK destekli proje kapsamında zerdeçal üzerine çalışmalar yürütüyoruz. Zerdeçal gibi etken madde yapısıyla öne çıkan bitkilerde yüksek verimli ekstrakt geliştirme süreçleri, sahip olduğumuz know-how&#39;ın en güçlü örnekleri arasında yer alıyor. Bugün yalnızca bir üretim hattı değil; bilgi, deneyim ve teknoloji altyapısı kurduğumuzu söyleyebiliriz&#34; ifadelerinde bulundu.YATIRIMIN MERKEZİNDE BİLGİ VE AR-GE BULUNUYORYaklaşık 3,5 yıl boyunca geliştirilen üretim altyapısının yalnızca kendi ürünleri için değil, farklı sektörlerin ham madde ihtiyacına da yanıt verecek şekilde kurgulandığını ve bilgi birikiminin fiziksel yatırım kadar önemli olduğuna dikkat çeken Ertaş, &#34;Bugün geldiğimiz noktada yalnızca kendi ürünlerimizi geliştirmiyoruz. Kozmetikten gıdaya, hayvan sağlığından tarıma kadar farklı sektörlere ham madde sağlayan bir yapıya ulaştık. Uzun yıllar ithal edilen birçok içerikte yerli üretim kapasitesi oluşturmak bizim için önemli bir kazanım oldu. Bir üretim tesisini kurabilirsiniz ancak süreçleri ve bilgi birikimini kısa sürede oluşturmanız kolay değil. Bizim için asıl yatırım bilgiye, AR-GE&#39;ye ve üretim deneyimine yapılan yatırım oldu&#34; dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 07 Jul 2026 02:08:52 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Şişecam'a World Finance 2026'dan "kurumsal yönetim" ödülü]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sisecama-world-finance-2026dan-kurumsal-yonetim-odulu-7362/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/sisecama-world-finance-2026dan-kurumsal-yonetim-odulu-7362/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4E600E-2E8CD2-699834-059D89-C28B1E-2B075A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şişecam, kurumsal yönetimi sürdürülebilir büyümenin ve uzun vadeli değer yaratımının temel yapı taşlarından biri olarak ele alıyor. Uluslararası standartlarla uyumlu, disiplinli ve sorumlu bir yaklaşımla hareket eden Şişecam, kurumsal yönetim ilkelerini günlük operasyonlarının&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4E600E-2E8CD2-699834-059D89-C28B1E-2B075A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şişecam, kurumsal yönetimi sürdürülebilir büyümenin ve uzun vadeli değer yaratımının temel yapı taşlarından biri olarak ele alıyor. Uluslararası standartlarla uyumlu, disiplinli ve sorumlu bir yaklaşımla hareket eden Şişecam, kurumsal yönetim ilkelerini günlük operasyonlarının ayrılmaz bir parçası haline getiriyor. Şirketin entegre iş modeli de bu yaklaşımı destekliyor. Cam ve kimyasallar iş kolları arasındaki bilgi ve inovasyon akışını destekleyerek sürdürülebilir ve katma değer yaratan çözümler geliştirmesine imkân tanıyor.Şişecam Genel Müdürü Can Yücel söz konusu ödüle ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Şişecam'da kurumsal yönetim; yalnızca bir ilke seti değil, tüm faaliyetlerimizin temelini oluşturan bir iş yapış biçimi. Şeffaflık ve hesap verebilirliği, paydaşlarımızla kurduğumuz güven ilişkisini güçlendiren en önemli unsurlar olarak görüyoruz. Müşterilerimizden çalışanlarımıza, iş ortaklarımızdan hissedarlarımıza kadar tüm paydaşlarımız için kalıcı değer yaratmanın ancak hak ve menfaatlerin dengeli bir şekilde gözetildiği, adil ve sorumlu bir yönetim anlayışıyla mümkün olduğuna inanıyoruz. Uluslararası standartlarla uyumlu, disiplinli ve dijitalleşmeden güç alan yönetişim modelimizle, küresel ölçekte güçlü ve güvenilir konumumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz."Şişecam, güçlü yönetişim yapısı ve etik değerlere bağlı iş anlayışıyla; kârlılık ve operasyonel verimlilik hedeflerini tüm paydaşları için sürdürülebilir değer yaratma vizyonuyla birlikte hayata geçirmeye devam ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 06 Jul 2026 13:09:34 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Datça'da 4.1 büyüklüğünde deprem]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/datcada-41-buyuklugunde-deprem-1140/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/datcada-41-buyuklugunde-deprem-1140/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A6C285-63059B-412542-3EBF2A-0BF8C5-473A43.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre Akdeniz&#39;de 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem, Muğla&#39;nın Datça ilçesine yaklaşık 155,6 kilometre uzaklıkta kaydedildi.Sarsıntı, 5 Temmuz 2026 saat 11.10&#39;da meydana geldi. Depremin büyüklüğü&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A6C285-63059B-412542-3EBF2A-0BF8C5-473A43.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre Akdeniz&#39;de 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem, Muğla&#39;nın Datça ilçesine yaklaşık 155,6 kilometre uzaklıkta kaydedildi.Sarsıntı, 5 Temmuz 2026 saat 11.10&#39;da meydana geldi. Depremin büyüklüğü 4,1 (Mw), derinliği ise 21,72 kilometre olarak ölçüldü.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 05 Jul 2026 13:18:10 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Zonguldak'ta denize girmek yasaklandı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/zonguldakta-denize-girmek-yasaklandi-1810/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/zonguldakta-denize-girmek-yasaklandi-1810/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C60023-D7DF23-01B4C7-3479A4-081D2D-466430.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Valilikten yapılan açıklamada, olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanması amacıyla bugün denize girişlerin yasaklandığı belirtildi.Açıklamada, herhangi bir olumsuzluğun yaşanmaması için vatandaşların alınan karara uymalarının&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C60023-D7DF23-01B4C7-3479A4-081D2D-466430.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Valilikten yapılan açıklamada, olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanması amacıyla bugün denize girişlerin yasaklandığı belirtildi.Açıklamada, herhangi bir olumsuzluğun yaşanmaması için vatandaşların alınan karara uymalarının önem taşıdığı kaydedildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 05 Jul 2026 09:06:38 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Genç Profesyoneller Mentörlük Programı'nda eşleşmeler belli oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/genc-profesyoneller-mentorluk-programinda-eslesmeler-belli-oldu-8046/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/genc-profesyoneller-mentorluk-programinda-eslesmeler-belli-oldu-8046/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8AAC09-89703A-64054B-FDE3C6-00C56C-59C08F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İsveç Ticaret Merkezi Derneği (Swedish Chamber of Commerce in Türkiye), İsveç'in inovasyonunu Türkiye'nin fırsatlarıyla birleştirerek, iki ülke arasında sürdürülebilir iş birliği ve profesyonel gelişimi desteklemek amacıyla hayata geçirdiği SCC Genç Profesyoneller Mentörlük Programı'nı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8AAC09-89703A-64054B-FDE3C6-00C56C-59C08F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İsveç Ticaret Merkezi Derneği (Swedish Chamber of Commerce in Türkiye), İsveç'in inovasyonunu Türkiye'nin fırsatlarıyla birleştirerek, iki ülke arasında sürdürülebilir iş birliği ve profesyonel gelişimi desteklemek amacıyla hayata geçirdiği SCC Genç Profesyoneller Mentörlük Programı'nı başlattı. Derneğin İnsan, Kültür ve Sosyal Sorumluk Çalışma Komitesi bünyesinde gönüllülük esasına dayalı olarak uygulamaya alınan ve İsveç Enstitüsü desteğiyle hayata geçirilen program kapsamındaki ilk fiziksel buluşmada mentör ve danışan eşleşmeleri gerçekleştirildi."Güçlü iş topluluklarının sadece ticari ortaklıklarla değil, insana yatırım yaparak inşa edildiğine inanıyoruz"Etkinliğin açılış konuşmasını yapan İsveç Ticaret Merkezi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Işıl Yalçın, "Hep birlikte ortak bir hedefi paylaşıyoruz: İsveç iş dünyası ile küresel vizyona sahip yeni nesil profesyoneller arasındaki bağları güçlendirmek. İsveç Ticaret Merkezi Derneği olarak güçlü iş topluluklarının sadece ticari ortaklıklarla değil, insana yatırım yaparak inşa edildiğine inanıyoruz. Danışan ve mentörlük de güven, açıklık ve karşılıklı öğrenme temeline dayalı ilişkiler kurarken bilgi, deneyim ve vizyon aktarımı sağlamanın en değerli yollarından biri. Böylelikle üye şirketlerimizin deneyimli liderlerini; eğitimleri, değişim programları ve uluslararası tecrübeleri sayesinde İsveç ile güçlü bir bağ kurmuş yetenekli genç profesyonellerle bir araya getiriyoruz. Bu etkileşimin hem mentörlerimize hem de danışanlarımıza büyük katkı sağlayacağına, aynı zamanda daha güçlü ve birbiriyle daha entegre bir İsveç-Türkiye iş dünyasına hizmet edeceğine inancımız tamdır. Bu girişimi hayata geçirmemizdeki kusursuz iş birlikleri için İsveç İstanbul Başkonsolosluğu'na ve İstanbul İsveç Mezunları Ağı'na içtenlikle teşekkür ederim. Zamanlarını ve uzmanlıklarını cömertçe paylaşan mentörlerimize de şükranlarımı sunuyorum. Programa seçilen danışanlarımızı ise gönülden tebrik ederim. Her birini bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmeye, merak etmeye, soru sormaya ve kalıcı ilişkiler kurmaya davet ediyorum." dedi.Program ile geleceğin profesyonelleri bugünün liderlerinden destek alacakTürkiye ile İsveç arasında fikir alışverişini, kültürel deneyimleri ve pazar fırsatlarını hızlandıran kapsayıcı ve aktif bir topluluk oluşturacak olan SCC Genç Profesyoneller Mentörlük Programı, disiplinlerarası bilgi paylaşımı, sektörler arası iş birliği ve sürekli mesleki gelişim için özel bir platform görevi üstlenecek. Program, hem profesyonel gelişimi hem de toplumsal katılımı destekleyen güçlü bir mentörluk ekosistemi oluşturuken profesyonelleri kariyer yolculuklarında destekleyecek. Anlamlı mentör-danışan ilişkileri yaratarak derneğin genç profesyoneller arasındaki görünürlüğünü ve etkileşimini da artıracak program, sürdürülebilir bir Genç Profesyoneller topluluğu inşa edecek.Genç profesyonellerin gelişimi, 12 üst düzey yöneticiye emanetSCC Genç Profesyoneller Mentörlük Programı kapsamında genç profesyonellere destek olacak 12 isim arasında İsveç Ticaret Merkezi Derneği Başkan Yardımcısı ve Systemair Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Ayça Eroğlu, Oriflame Kozmetik Türkiye Genel Müdürü Sumru Aziz, Volvo Car Türkiye Ticari Operasyonlar Direktörü Sinan İşgüder, H&amp;M Avrupa İK ve Ofis Operasyonları Müdürü Elif Tüzüner, H&amp;M Yeni Üretim Pazarları Araştırma ve Büyüme Müdürü Hande Diltemiz, ViaCon Türkiye Genel Müdürü Onur Başar, ViaCon MENA Bölgesi CFO&#39;su Kenan Sadi Yazgan, Assa Abloy Türkiye ve Orta Asya (CCA) Bölgesi Başkanı Mahmut Çodur, AAK Türkiye ve Orta Doğu Genel Müdürü Ayça Akat, Epiroc Pazarlama, Markalaşma ve İletişim Müdürü İrem Palavan Taylaner, Epiroc Bölgesel İK ve SHEQ Müdürü Damla Subaşı Özten ve Alfa Laval Türkiye Genel Müdürü Serdar Şengün yer alıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 04 Jul 2026 09:31:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İki taşınmazın satışı onaylandı]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/iki-tasinmazin-satisi-onaylandi-1301/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/iki-tasinmazin-satisi-onaylandi-1301/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_64335B-29C31E-BF11E8-FE5B6E-AB6588-2EDC09.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ÖİB&#39;nin konuya ilişkin karar tebliğleri, Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.Buna göre özelleştirme kapsam ve programında bulunan, mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı Mersin&#39;in Silifke ilçesi Taşucu Mahallesi&#39;ndeki taşınmazın ihalede 32 milyon 100 bin lira bedelle en yüksek&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_64335B-29C31E-BF11E8-FE5B6E-AB6588-2EDC09.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ÖİB&#39;nin konuya ilişkin karar tebliğleri, Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.Buna göre özelleştirme kapsam ve programında bulunan, mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı Mersin&#39;in Silifke ilçesi Taşucu Mahallesi&#39;ndeki taşınmazın ihalede 32 milyon 100 bin lira bedelle en yüksek teklifi sunan Abdulbaki Evcil&#39;e satışı onaylandı.Mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı İstanbul&#39;un Sarıyer ilçesi Gümüşdere Mahallesi&#39;ndeki taşınmazın ise ihalede 23 milyon 250 bin lira bedelle en yüksek teklifi veren Fatih Düzgün&#39;e satışı kararlaştırıldı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 04 Jul 2026 08:37:25 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[En düşük emekli maaşı ne kadar olacak?..]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/en-dusuk-emekli-maasi-ne-kadar-olacak-6330/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/en-dusuk-emekli-maasi-ne-kadar-olacak-6330/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E28CFA-02E5CF-12198B-64167F-E655FF-2181A0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />TÜİK&#39;in açıkladığı haziran enflasyonu sonrasında emekli ve memur maaşlarına yapılacak yıl ortası enflasyon zammı belli oldu.SGK ve Bağ-Kur emeklilerinin yılın ilk yarısında enflasyon nedeniyle alacak zam oranı yüzde 17,72 oldu.&nbsp;Bu gelişmeler sonrasında AK Parti, en düşük&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E28CFA-02E5CF-12198B-64167F-E655FF-2181A0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />TÜİK&#39;in açıkladığı haziran enflasyonu sonrasında emekli ve memur maaşlarına yapılacak yıl ortası enflasyon zammı belli oldu.SGK ve Bağ-Kur emeklilerinin yılın ilk yarısında enflasyon nedeniyle alacak zam oranı yüzde 17,72 oldu.&nbsp;Bu gelişmeler sonrasında AK Parti, en düşük emekli aylığının artırılmasına ilişkin düzenlemeyi içeren kanun teklifini TBMM&#39;ye sundu.SGK ve Bağ-Kur emeklilerinin merakla beklediği en düşük emekli maaşı düzenlemesinde 20 bin lira olan en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya yükseltilmesini öngören kanun teklifi, TBMM Başkanlığı&#39;na sunuldu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 03 Jul 2026 14:30:39 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dubai'de duygu dolu sürpriz]]></title>
<link><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dubaide-duygu-dolu-surpriz-419/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://www.analizgazetesi.com.tr/haber/dubaide-duygu-dolu-surpriz-419/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6D1202-E27EEC-7D339D-23651C-AB22F5-5CA98E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Babalar Günü"nde kızından gelen çok konuşulan özel bir hediye ile büyük mutluluk yaşayan ünlü iş insanı, bu kez doğum gününü sade bir kutlamayla geçirmeyi tercih etti. Ancak geceye damga vuran asıl sürpriz, eski Türkiye güzellerinden Pınar Tezcan'dan geldi.Türkiye'den bu özel&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://www.analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6D1202-E27EEC-7D339D-23651C-AB22F5-5CA98E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Babalar Günü"nde kızından gelen çok konuşulan özel bir hediye ile büyük mutluluk yaşayan ünlü iş insanı, bu kez doğum gününü sade bir kutlamayla geçirmeyi tercih etti. Ancak geceye damga vuran asıl sürpriz, eski Türkiye güzellerinden Pınar Tezcan'dan geldi.Türkiye'den bu özel gün için Dubai'ye gelen ve İlhan Karadeniz'in "kızım" diye hitap ettiği Pınar Tezcan, elinde pastayla kapıdan içeri girdiği anda duygu dolu anlar yaşattı. Sürpriz karşısında oldukça duygulanan Karadeniz, eşi Öykü Hanım ve Pınar Tezcan ile birlikte samimi sohbetler eşliğinde keyifli bir akşam yemeği yiyerek hasret giderdi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 03 Jul 2026 11:06:16 +0300]]></pubDate>
</item>
</channel>
</rss>