Yapay zekâ beni anlıyor… Annemden bile iyi!
Sevgili okurlarım, Geçenlerde düşündüm. Artık insanların hayatında yeni bir "biri" var. Canı sıkılıyor, ona yazıyor.
Ayrılıyor, ona soruyor.
İş değiştirecek, ona danışıyor.
Kavga ediyor, ondan akıl alıyor.
Yakında “Bugün ne pişirsem?” diye bile ona soracağız. Gerçi soranlar çoktan başladı.
Hatta bazıları öyle alıştı ki, yakında “Beni en iyi o anlıyor.” derse hiç şaşırmayacağım.
Şimdi dürüst olalım…
Bir zamanlar “Google’a sor” diyorduk.
Şimdi “Yapay zekâya sor.”
Bakalım birkaç yıl sonra ne diyeceğiz?
Belki de evde eşimiz seslenecek:
“Benimle iki dakika konuşur musun?”
Biz de diyeceğiz ki:
“Dur, önce yapay zekâya bunun doğru cevap olup olmadığını sorayım.”
İşin şakası bir yana…
Psikolog olarak beni düşündüren başka bir konu var.
İnsan gerçekten anlaşılmak mı istiyor, yoksa sadece kendisini iyi hissettirecek cümleler duymak mı?
Çünkü bu ikisi aynı şey değil.
Yapay zekâ çok nazik.
Sözünüzü kesmiyor.
Sesini yükseltmiyor.
Sizi eleştirmiyor.
Üstelik gece saat üçte bile “Aktif.”
Bunu kabul edelim; birçok insan ilişkisinden daha ulaşılabilir.
Ama yine de eksik bir tarafı var.
Siz “İyiyim.” dediğinizde, sesinizdeki kırgınlığı fark edemez.
Gözünüz dolduğunda bekleyip size mendil uzatamaz.
Sessizliğinizin ne anlama geldiğini hissedemez.
Çünkü insanı anlamak, yalnızca kelimeleri analiz etmek değildir.
İnsan bazen “İyiyim.” derken aslında “Lütfen bana iyi olmadığımı sor.” demektedir.
İşte bunu ancak başka bir insan hissedebilir.
Son yıllarda yalnızlığın bu kadar büyümesinin nedenlerinden biri de bu olabilir.
Konuşacak insan buluyoruz.
Ama bağ kuracak insan bulmakta zorlanıyoruz.
Oysa psikolojide iyileşmenin en güçlü ilaçlarından biri, güvenli bir ilişki kurabilmektir.
Bazen insanlar bana seansın sonunda şunu söyler:
“İlk defa biri beni gerçekten dinledi.”
Dikkat edin…
“Bana çözüm buldu.” demiyor.
“Beni gerçekten dinledi.” diyor.
Çünkü insan ruhu, en çok anlaşıldığında nefes alır.
Yanlış anlaşılmasın.
Ben teknoloji karşıtı değilim.
Aksine, hayatımızı kolaylaştıran her gelişmeyi kıymetli buluyorum.
Bugün ben de birçok konuda yapay zekâdan yararlanıyorum.
Ama şunu da biliyorum:
Yapay zekâ size cevap verebilir.
Bir dost size sarılabilir.
Yapay zekâ size bilgi sunabilir.
Bir annenin “Yoruldun galiba.” demesindeki sıcaklığı veremez.
Yapay zekâ size yol gösterebilir.
Ama hayatın en zor virajlarında elinizi tutamaz.
Teknoloji geliştikçe belki daha hızlı yaşayacağız.
Ama umarım birbirimizi daha yavaş dinlemeyi unutmayız.
Çünkü bazen bütün terapi tek bir cümlede saklıdır:
“Anlat… Seni gerçekten dinliyorum.”
Ve inanın bana…
Henüz bunu hiçbir algoritma, bir insan kadar içten söyleyemiyor.