Dolar $
17.29
%0.38 0.06
Euro €
17.62
%0.42 0.07
Sterlin £
20.68
%0.65 0.13
Çeyrek Altın
1593.93
%0.9 14
SON DAKİKA
Piyasalar Pazar 28 Şubat 2021 02:24

BÜYÜMEDE YÜKSEK BEKLENTİ

Sanayi üretimini 2020 yılı Kasım'ında yüzde 11, Aralık ayında yüzde 9 artırarak G-20'ler arasında birinciliğe oturan Türkiye'nin, aynı performansı göstererek 2020 yılının son çeyreğinde yüzde 7, yılın tamamında yüzde 2,2 yüksek GSYH büyümesiyle dünyada Çin ile birlikte zirve yapacağı öngörülüyor.

Büyümede  yüksek beklenti

Sedat YILMAZ

Türkiye ekonomisinin, yarın açıklanacak 2020 gayrisafi yurtiçi milli hasıla (GSYH) rakamlarıyla dünyada yine ses getireceği tahmin ediliyor. Üçüncü çeyrekten bu yana sanayi üretimini büyümeye yansıtan Türk ekonomisi, yatırım ve tüketimin desteğiyle pandemiye rağmen yüksek performansıyla Çin hariç ekonomileri daralan dünya ülkelerine göre üst sıralarda yerini alacak. Türkiye’nin, 2020 yılı büyümede son çeyrekte yüzde 7, yılın tamamında yüzde 2,2 GSYH büyümesiyle küresel zirve yapması bekleniyor.

Gelecek hafta ekonomiyi yoğun bir gündem bekliyor. 1 Mart Pazartesi (yarın) Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2020 Türkiye ekonomisi GSYH büyüme rakamları açıklanacak. Yine aynı gün Şubat Markit / İSO PMI İmalat verisi duyurusundan sonra 3 Mart Çarşamba günü Şubat enflasyon rakamları kamuoyuna bildirilecek. 5 Mart Cuma günü de Şubat ayı Hazine nakit gerçekleşmeleri rakamları ve 11,7 milyar liralık Hazine iç borç ödemesi gündeme gelecek. Ayrıca gelecek hafta içinde ve daha sonraki hafta yapısal reformlarla ilgili plan ve program açıklanacak.

Ekonomistler para politikalarında parasal sıkılaştırmaya rağmen ekonominin son çeyrekte güçlü bir büyüme kanalına girdiğini belirtiyor. Yurt içi ekonomistler yüzde 5 – 8,3 aralığında medyan olarak son çeyrekte Türkiye’nin yüzde 7, yıllık bazda da yüzde 1,2 – yüzde 2,5 aralığında ortalama yüzde 2,2 büyüme performansına ulaşacağını öngörüyor.

Yine merkeze oturacak

Çoğu uluslararası kurum ve kuruluşların önce küçüleceğini öngören raporları bugün için tersine dönmüş durumda.  Uluslararası Para Fonu (IMF) , Dünya Bankası ve Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Teşkilatı (OECD) Türkiye’nin 2020 yılında büyüyeceğini revize ediyor.

2020 yılında küresel ekonominin 2020’de yüzde 3,5 daralacağını tahmin eden IMF, Türkiye’nin 2020’de yüzde 1,2 büyüyeceğini öngörüyor ve 2021 için de yüzde 6’lık büyüme rakamı veriyor. IMF’nin Türkiye’nin 2022 büyüme tahmini ise yüzde 3,5.

Haziran Küresel Ekonomik Beklentiler Raporu’nda Türkiye’nin 2020’de yüzde 5,2 daralacağını, 2021’de yüzde 4,2, 2022’de yüzde 3,8 büyüyeceğini tahmin eden Dünya Bankası da Ocak’taki raporunda tahminlerini değiştirdi ve Türkiye’nin 2020’de yüzde 0,5 büyüyeceğini belirtiyor.

OECD ise her iki yılda bir hazırlanan “Ekonomik İnceleme Raporu”nda Türkiye’nin 2020’de yüzde 1,3 küçüleceğine dair öngörüsünü yüzde 0,2 küçülme olarak revize ediyor.

OECD son raporunda dünyada 2020 yılı için tek büyüyen ülkenin Çin olacağını ve bu büyümenin önceki yıllar gibi yüksek değil yüzde 1,8 civarında gerçekleşeceğini tahmin etmişti. Ancak Çin, dördüncü çeyrekte yüzde 6,5, yılın tamamında da yüzde 2,3 büyüdüğü görüldü.

buyume-2

Ülkeler pandemi mağduru

Koronavirüs salgını sebebiyle yüzde 4’e yakın daralması beklenen küresel ekonomide ABD son çeyrekte yüzde 4,1 büyümesine karşılık yıllık yüzde 3,5 daraldı. Almanya ekonomisi 4’üncü çeyrekte yüzde 0,3 büyüdü ancak yılın genelinde yüzde 3,7 küçüldü.  AB ekonomisi son çeyrekte yüzde 0,4, yıllık yüzde 6,4, Euro Bölgesi son çeyrekte yüzde 0,6 yıllıkta yüzde 6,8 küçüldü. 1709’dan bu yana 311 yılın en sert daralmasını yaşayan İngiltere de 2020’de son çeyrekte yüzde 1’lik büyümeye karşılık yıllık bazda yüzde 9,9 küçüldü. Dördüncü çeyrekte yüzde 6,5 büyüyen Çin ise yılın tamamında yüzde 2,3 büyüdü. Çin 1974 yılından bu yana salgının etkisiyle en yavaş büyümesini gerçekleştirdi. 2009’dan bu yana ilk kez küçülen Japonya yıllık bazda yüzde 4,8 daraldı. Rusya ekonomisi de 2020 yılında yüzde 3,1 daraldı. Beklentiler ise yüzde 4 civarında bir küçülme etrafında birleşiyordu.

Pandemiye rağmen sanayi üretimini 2020 Kasım’da yüzde 11, Aralık’ta yüzde 9 artırarak G-20’ler arasında birinciliğe oturan Türkiye’nin ekonomik durumunu yarın açıklanacak 2020 yılı GSYH büyüme rakamları daha net gösterecek.

Yüksek sanayi üretiminin yanı sıra geçen yıl 3’üncü çeyrekte yüzde 6,7 büyüyerek OECD ve AB başta birçok ülkeyi geride bırakan Türkiye’nin, yılın son çeyreğinde pozitif bir büyüme verisiyle küresel ekonomide merkeze oturacağı tahmin ediliyor.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Türkiye’nin Aralık 2020'de G-20 ülkeleri arasında sanayi üretimini en çok artıran ülke olduğunu vurgularken 2020’nin son çeyreğinde sanayi üretimindeki güçlü artışın, Türkiye'nin yılı pozitif büyümeyle kapatacak birkaç ülkeden biri olacağını teyit ettiğini belirtmişti. Bakan Varank, “Ekonomi ve hukuk alanındaki reform irademiz ve sanayicimizin gayretiyle istikrarlı büyüme hedefimizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullanmıştı.

Sıkılaştırmaya rağmen büyüyor

Yüzde 6,7’lik üçüncü çeyrek büyümesinden sonra artan enflasyon ve yükselen döviz kuru sebebiyle para politikasında ve ekonomik kadrolarda değişime giden Türkiye’nin, dördüncü çeyrekte yüksek parasal sıkılaştırmalara karşılık artan ihracat ile birlikte ekonomik faaliyet ve üretim kanallarının açık kalması nedeniyle GSYH’in yılı pozitif kapatacağına kesin gözle bakılıyor. Sanayi üretimi ve imalattaki güçlü seyir, ekonomideki son çeyrek büyümeyi yüzde 7 veya 7’lerin üzerine taşıdığı gözleniyor.

Bu yıl için 2020’den gelen güçlü performansın ilk çeyrek itibariyle sıkılaştırma ile biraz hız keseceğine yönelik tahminler yapılırken devam eden aşılama çalışmaları, kapalı olan bazı ekonomik faaliyetlerin kademeli olarak açılması, Mayıs ayından itibaren düşmesi beklenen enflasyona göre faiz indirimlerinin yeniden başlama ihtimalinin bulunması ve kamunun artan piyasa destekleriyle büyümenin hızlanacağı öngörüleri yapılıyor. 2021 yılı genel büyüme beklentileri yüzde 5 ve üzerinde birleşiyor.

Büyümenin en önemli göstergelerinden İSO PMI imalat Şubat verisi GSYH rakamları gibi yarın açıklanacak. İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) hazırladığı Türkiye İmalat PMI’nın Ocak’ta bir önceki aya göre 3,6 puan artışla 54,4’e yükselerek dünya genelinden pozitif ayrışması dikkat çekiyor. Özellikle yeni siparişlerin, üretim ve istihdamın güçlendiğine dair rapor veren İSO PMI verisi diğer taraftan hammadde temini konusunda zorluklara işaret ediyor.

buyume-1

İkinci gündem enflasyon

Şubat ayının başından bu yana 300’ün altında seyreden CDS’lerin (289) iyimser performansına karşılık yurt dışında ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 1,5’u aşması ve uluslararası endeksin 90,9 seviyelerine çıkmasıyla doların güçlenmesi akabinde gelişmekte olan ülke piyasalarından çıkışların olması nedeniyle Türkiye’de de dolar/TL kurunu 7,48’lere kadar yükseltti.

Dövizin seyri takip edilirken diğer taraftan gelecek haftanın büyümeden sonraki en önemli gündemi 3 Mart Çarşamba günü açıklanacak Şubat ayı enflasyon verileri. Merkez Bankası’nın (TCMB) politikalarını etkileyecek veriye dair anketler enflasyonun Şubat’ta da artacağını gösteriyor. Bilindiği üzere Şubat ayı TÜFE verisi aynı zamanda ev sahipleri ve kiracıları yakından ilgilendiriyor. Mart’taki resmi kira artışı Şubat TÜFE’sine göre belirleniyor.

Ekonomistlerin Şubat ayı tüketici fiyatlarının (TÜFE) aylık yüzde 0,77 artacağını tahmin ediyor. Öngörüler yüzde 0,45 ile yüzde 1,8 arasında değişiyor. Yıllık TÜFE beklentisi ise yüzde 15,45. Ocak ayı TÜFE aylıkta yüzde 1,68, yıllıkta yüzde 14.97 şeklinde gerçekleşmişti.

Diğer taraftan bankacılar ise anketlere verdiği cevaplarda yılsonu dolar/TL kurunu 2021 sonu için 7,9857 – 8,100 arasında tahmin ettikleri gözleniyor. Bu arada Japon ev kadınlarının birikimlerini uzun dönemde yükselme istidadı olan Türk Lirası’nda tutma konusunda kararlı oldukları bildiriliyor.

Şubat enflasyonu gösterge

Şubat ayı enflasyon rakamları bir bakıma TCMB’nin 18 Mart ve 15 Nisan’da gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu (PPK) toplantılarına dair bir gösterge niteliği taşıyacak. Nisan veya Mayıs’ta zirve yapması beklenen enflasyonun daha sonra düşüşe geçeceği beklentisi üzerinde planlamalar yapan TCMB’nin, bundan sonra 100 – 150 baz puan faiz artırma eğiliminde olduğu, dezenflasyon süreciyle birlikte faizlerde indirime başlanacağı tahminleri yapılıyor.

Hem konuyla ilgili hem de ABD 10 yıllık faizlerinin artışı ve TL’nin bundan olumsuz etkilenmesiyle ilgili yorum yapan Deutsche Bank yöneticilerinden Christian Wietoska, Türkiye’nin para politikasını değiştirmekle iyi bir yol aldığını ve son çeyrek büyümesinin de iyi geleceğini söylerken yatırımcının TCMB’den en az100 baz puan daha faiz artırmasını beklediğini söylüyor. Bankacı, “Türkiye bu şekilde politikalarını sürdürürse yatırımcı çeker” ifadesini kullanıyor.

ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 1,5’ların üzerine çıkmasıyla gelişen piyasalardan para çıkışları olduğunu, bunun da aynı piyasalardaki ülke para birimlerinde değer kayıplarına sebep olduğunu kaydediyor. Deutsche Bank yöneticisi, Türkiye’nin yılın ikinci yarısından itibaren faiz indirimlerine başlayabileceğini ve yılsonuna kadar 300-400 baz puanlık indirimin gündeme gelebileceğini belirtiyor.

ABD 10 yıllık tahvil faizleri piyasaları vurdu

ABD’de pandemiye yönelik 1,9 trilyon dolarlık teşvik paketinin gecikmeyeceği ve enflasyon beklentileriyle yüzde 1,52’leri geçen ABD 10 yıllık tahvil faizi, gelişmekte olan ülke piyasalarından dolar çıkışına sebep oldu. Türkiye de bu çıkıştan nasibini aldı. En son 6,88 lira seviyelerine kadar inen dolar kuru, ABD faizlerindeki yükseliş sebebiyle 7,4850 liraya kadar yükseldi. Borsa İstanbul satış haftası yaşarken pay piyasaları da satış baskısı altında kaldı.

Uluslararası piyasalarda ABD faizlerindeki artış ve doların güçlenmesiyle altın ve petrol fiyatları geriledi. Küresel borsalar da haftayı satışlarla kapattı.

Borsa İstanbul (BIST) 100 endeksi haftalık bazda yüzde 5,70 değer kaybetti. Altının gram satış fiyatı yüzde 4.94, dolar/TL kuru yüzde 6,39, euro/TL yüzde 6,51 değer kazandı. Türkiye piyasalarında 1000 TL’lik yatırım haftalık olarak 943 lira, altında 1049,4 lira, dolarda 1063,9 lira ve euroda 1065,1 lira oldu.

1-5 Mart haftasında Türkiye’de GSYH (büyüme), enflasyon, Markit/İSO PMI İmalat ve Hazine nakit dengesi takip edilecek. Gelecek hafta Türk Hava Yolları, Kardemir, Migros ve Anadolu Grubu Holding’in son çeyrek finansal sonuçları açıklanacak. Yurt dışında ise ABD’de ISM PMI İmalat – İmalat dışı, ADP istihdam raporu, tarım dışı istihdam, FED Bej Kitap, Euro Bölgesi’nde Markit PMI İmalat – İmalat dışı, tahmini TÜFE, ÜFE, işsizlik oranı, Çin’de Caixin PMI İmalat – imalat dışı veriler izlenecek.

BIST 100… Borsa İstanbul (BIST) 100 endeksi, en düşük 1.443,17, en yüksek 1.569,84 puanı gördükten sonra haftayı önceki hafta kapanışına göre yüzde 5,70 azalarak 1.471,39 puandan tamamladı.  ABD faizlerini izleyecek borsa, büyüme ve enflasyon rakamlarını da takibine alacak. Endeksin hafta içinde 1430 destek ve 1520 direnç aralığında hareket etmesi bekleniyor.

DOLAR/TL… Borsanın yüzde 5,70 değer kaybettiği haftada dolar TL’ye karşı yüzde 6,39 değer kazandı ve haftayı 7,4060 liradan tamamladı. 7,4850 liraya kadar yükselen doların gelecek hafta ABD teşvik paketi, enflasyon beklentileri ve faizin hareketini takip edeceği tahmin ediliyor. Dolar/TL’nin 6,9 liradan aldığı kuvvet, ABD faizlerindeki yükseliş ve dolardaki güçlenmeyle birlikte önce 7,50, ardından 7,8 lirada direnç oluşturabilir. 7,20 ise güçlü destek olarak aşağıda bekliyor.

EURO/TL… Avrupa parası euro, euro/dolar paritesinden aldığı güçle yüzde 6,51 artarak 8,9830 liraya yükseldi. Kur daha sonra 9,09 liraya kadar tırmandı. Ancak ABD faizlerinin yüzde 1,52’lerden 1,40’lara gerilemesiyle euro da dolara karşı olduğu gibi TL karşısında değer kaybetmeye başladı. Kurun 8,9 lirayı destek, 9,10 lirayı direnç yapacağı tahmin ediliyor.

ALTIN… Kapalıçarşı'da işlem gören 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı bu hafta yüzde 4,94 kazanımla 418,50 liraya, Cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 4,87 artışla 2.777,00 liraya yükseldi. Geçen hafta 647,00 lira olan çeyrek altının satış fiyatı ise 678,00 liraya çıktı. Altının değer kazanmasında ABD faizlerindeki yükseliş ve doların güçlenmesi etkili oldu. Faizlerin gerilemesiyle gram altında da fiyatlar gerilemeye başladı. Gram altında 424 lirayı direnç, 387 lira destek görünümünde. Uluslararası piyasalarda halen 1733 dolardan satılan ons altında ise 1700 destek, 1760 direnç olarak izlenebiliyor.

PETROL… ABD’de faizlerin artışı ve doların kuvvetlenmesiyle birlikte altın gibi petrol fiyatları da geriledi. Petrol fiyatlarının düşüşünde ABD stoklarında artış haberleri ile pandemi olumsuzluğu da etkili oluyor. OPEC’in gelecek hafta yapacağı toplantıda yeniden bir kesinti kararı alması bekleniyor. Halen 64 dolarda seyreden brent petrolde 66 dolar direnç, 63 dolar destek olarak takip edilebiliyor.

KRİPTO PARA… ABD faizleri, doların güçlenmesinin yanında ABD Hazine Bakanı Janet Yellen’in kripto paraların aleyhindeki açıklamaları piyasaya yüksek satış getirdi. Dünyada kripto piyasasında ilk sıralarda yer alan Türkiye’de ise Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kripto paranın “caiz olmadığı”na dair açıklaması piyasanın direncini kırmış görünüyor. Pazarın lider parası Bitcoin haftalık yüzde 24 düşüşle 57 bin dolardan 46 bin dolara düştü. Kripto para piyasasını takip eden Bloomberg Galaxy endeksi de haftalık yüzde 25 yakın kayıp verdi. Piyasanın diğer önemli parası Ethereum yüzde 32 kayıpla 1422 dolara inerken Ripple da yüzde 41,4 düşüşle 0,41 dolara düştü. Tesla’nın sahibi Elon Muks’ın dikkat çektiği Dogecoin de düşüşten nasibini aldı ve yüzde 14 değer kaybetti.