Dolar $
15,99
%0.00 0.00
Euro €
16,80
%0.00 0.00
Sterlin £
19,85
%0.00 0.00
Altın
938,81
%0.00 0.00
SON DAKİKA
GÜNDEM Çarşamba 18 Mayıs 2022 07:47

ÇİN 'A PLUS' ÜRÜNLERİ TÜRKİYE'DEN ALIYOR

Türkiye'nin küresel anlamda kalite, uygun fiyat ve hızlı lojistik avantajlarıyla öne çıktığını belirten Züccaciyeciler Derneği (ZÜCDER) Başkanı Mesut Öksüz, dünyada Türk ürünlerinin aranır hale geldiğini söyledi. Mesut Öksüz, "Kalitede Çin bile bizimle yarışamıyor, A plus ürünleri Türkiye'den alıyor" dedi.

Çin 'A plus' ürünleri Türkiye'den alıyor

Sedat YILMAZ

Pandemi sonrası talebin artmasının yanında Rusya – Ukrayna savaşıyla oluşan jeopolitik, ekonomik riskler ve tedarik sorunları olumsuz olarak görülse de söz konusu durum Türk züccaciye sektöründe yeni fırsatları beraberinde getiriyor. En büyük ticaret partnerimiz Avrupa ile birlikte dünyanın ihracat devi Çin, A plus Türk ürünlerini almak için yarışıyor. Rusya da savaş nedeniyle batı ülkelerinden gelen tedarikin kesilmesi üzerine doğan boşluğu Türkiye’ye kaydırıyor.

Dünyada 200’den fazla noktaya ulaşan züccaciye sektörü, 2021 yılında global sıralamada 10’unculuktan 8’inciliğe yükseldi.  2022 yılında 7 milyar dolar ihracat ile dünya 6’ncılığa çıkmayı hedefleyen sektör, yılın ilk çeyreğinde ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,3 artışla 1,71 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi.

Sektörün çatı derneği Züccaciyeciler Derneği (ZÜCDER), 15-18 Mayıs tarihleri arasında Antalya’da Rusya, Fransa, Brezilya, Fas gibi 70 ülkeden 120 dev satın almacının katılımı ve 5 bin iş görüşmesiyle 9. Uluslararası Ev ve Mutfak Eşyaları Üretici-Marka Buluşmalarını düzenledi.

Etkinlikle ilgili bir grup gazeteciyle basın toplantısı düzenleyen ZÜCDER Başkanı Mesut Öksüz, Türkiye’nin dünya tedarik zincirindeki kırılmaya rağmen lojistikteki avantajından dolayı ön plana çıktığını, ürün kalitesi, uygun fiyat, kolay ve hızlı ulaşımla rekabette üstün bir trend izlediğini söyledi.

B2B’leri yurtdışında da yapacağız

Türkiye’nin en fazla dış ticaret fazlası veren 5 markasından ve en çok markalaşan iki sektöründen biri olan züccaciye sektörünün, endüstriyel mutfak eşyalarından metalden mutfak aletlerine kadar cam, porselen, plastik, çelik, ahşap, küçük elektrikli ev aletleri, hediyelik eşyalar gibi 8  alanı içinde barındırdığını hatırlatan Öksüz, bu yıl 7 milyar dolarlık ihracat hedeflediklerini söyledi.

ZÜCDER’in ihracatı ve iç pazardaki ticaret hacmini artırmak için her yıl Uluslararası Ev ve Mutfak Eşyaları Üretici Marka Buluşmaları’nı düzenlediğini, bu yıl iki tane yapılması  kararlaştırılan organizasyonun ilkinin 15 – 18 Mayıs tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştiğini bildiren Mesut Öksüz şöyle konuştu:

“Rusya, Fransa, Brezilya, Fas gibi dünyanın dört bir yanındaki 70 ülkeden, en büyük toptancı, zincir market ve mağaza olmak üzere 120 satın almacının ağırlandığı organizasyonda, 5 binin üzerinde yüz yüze görüşme gerçekleşti. Sadece 10 milyon doların üzerinde ihracat gerçekleştiren firmaların katıldığı organizasyonda B2B toplantılarıyla önemli açılımların elde edildiği gözleniyor.”

Yurtiçinde gerçekleştirdikleri bu B2B toplantılarını yurtdışında da yapmayı kararlaştırdıklarını belirten ZÜCDER Başkanı Mesut Öksüz, “Ukrayna-Rusya savaşının ortaya çıkardığı Rusya’daki pazar boşluğundan ötürü ekim ayında Rusya’da aynı etkinliği düzenleyeceğiz. 2023 yılında da Güney Afrika, Dubai, İngiltere, Güney Amerika ve Japonya’da etkinliğimiz olacak. Yıl bitmeden de yine Antalya’da 10. organizasyonumuza imza atmayı planlıyoruz” dedi.

Çin kalitede bizimle yarışamıyor

Hem ihracatı hem de iç pazarda satışları artırmak için yoğun bir takvim oluşturduklarının altını çizen Mesut Öksüz, 2023 yılında yurt içinde iki, yurt dışında 5 olmak üzere 7 tane B2B’ye ve 2 tane de fuara imza atacaklarını belirtti. Pandemiyle birlikte kırılan tedarik zincirinde Türkiye’nin avantajlı konuma geldiğini ve lojistik üstünlüğünün olduğunu ifade eden Mesut Öksüz, “Dünyanın en büyük züccaciye ithalatçıları ABD ve Japonya. Özellikle bu 2 pazara yoğunlaşmak istiyoruz. Bir yandan da bu ülkelerin yılbaşı için ürün tedarik süreçleri başladı. Yüzde 80’lere varan kapasite kullanımıyla ihtiyaca cevap vermeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

Büyük ihracatçı Çin’e ürün sattıklarını dile getiren Mesut Öksüz, “Çin, dünyanın en büyük ihracatçısı olmasına rağmen kalite konusunda bizimle yarışamıyor. Çin, A plus ürünlerini Türkiye’den alıyor. Örneğin; cam konusunda Çin bizimle yarışamıyor. Suudi Arabistan ile normalleşme sürecinin hızlanması, yakında boykotun kaldırılmasıyla birlikte lüks ürünlerimizi temin ettiğimiz pazarın ihracatımızdaki olumlu yansımalarını göreceğiz. Aynı zamanda İran pazarındaki sıkıntıların ortadan kalkması, ihracatımıza yüzde 25 katkı sağlayacak” ifadesini kullandı.

Sektörde ihracat ağırlıklı

Züccaciye sektörünün ihracat rakamlarına değinen ZÜCDER Başkanı Mesut Öksüz, 2020 yılında 4,5 milyar dolar ihracatın 2021 yılında 6,03 milyar dolara ulaştığını, 2022 yılında bu rakamın 7 milyar dolar olmasını hedeflediklerini söyledi. Öksüz, “İç piyasadaki duruma göre ihracatta giderek artan bir ağırlık söz konusu” dedi.

 2020 yılındaki 3,45 milyar dolarlık dış ticaret fazlasını yüzde 30 artırarak 4,6 milyar dolara geldiğini belirten Mesut Öksüz, “Bu da ülke ekonomisine verdiğimiz katkıyı gözler önüne seriyor. Miktar bazında ihracatımıza baktığınız zaman da 2020 yılına göre yüzde 20,8 artışla 1,62 milyon ton ihracatımız var. İhracat son 5 yılda yüzde 34 artarken, ihracat kg birim fiyatı da son 6 yılın en yüksek değerine yani 3,83 dolara ulaştı. 1 Ocak-10 Nisan dönemi ihracatın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,3 artarak 1,71 milyar dolara ulaşırken, sektör ihracatının yüzde 58’ini ise Avrupa ülkelerine gerçekleştiriyor” bilgilerini verdi.

Alım gücünün düşmesiyle iç pazarda bir durgunluğun oluştuğunu, Ramazan ayı, düğüm ve nişan mevsimi, Anneler Günü ve online mağazacılık gibi etkinliklerin sektöre hareket getirdiğini anlatan Öksüz, “Türkiye’de çok güçlü bir çeyiz kültürü bulunuyor ve her yıl yaklaşık 600 bin çift evleniyor. Bazen bu rakam 500 binlere kadar düşse de genel olarak biz bunu 600 bin olarak düşünelim ve çiftler evlenmeden 6 ay öncesinden hazırlıklara başlıyorlar. Tencere setlerinden nevresim takımlarına kadar evlerini döşüyorlar. Şimdi sektörümüzde böyle bir hareketlilik başladı. Yazın ise boşalan AVM’lerde yabancı turistlerin yaptığı alışverişler, iç pazardaki sürekliliği sağlıyor” ifadelerini kullandı.

zuc-i

Fuar ve toplantı sayısı artıyor

Geçen yıl 6 milyar dolar ihracat, 1,3 milyar dolar ithalat yaptığımız ve 4,7 milyar dolar dış ticaret fazlası verdiğimiz sektörümüz, dünya züccaciyeciler liginde içinde ilk 10’da diyen” ZÜCDER Başkanı Mesut Öksüz, “İhracat birim fiyatımız 3,62 dolardı geçen yıl. Bu yıl ilk çeyrekte yüzde 6,5 büyüdük 3,83 dolara çıktık. Yılın ilk çeyreğinde dış ticaret fazlamız 1,55 milyar dolara ulaştı. Geçen yılın ilk çeyreğine göre yüzde 13,5’luk büyüme demek. Geçen yıl Eylül’de yaptığımız ZÜCDER fuarı, Avrupa’da ikinci, dünyanın üçüncü fuarı haline geldi. Eylül’de yurtdışı katılımcı rekoru kırdık. Kasım ayındaki BB bunun aynısı o 8’inciydi, o da başarılıydı” diye konuştu.

Artan talep üzerine Mart ve Eylül aylarında fuar yaptıklarını ve tek olan fuar organizasyonunun 2’ye çıktığına işaret eden Öksüz, Rusya, Fransa, Brezilya ve Fas gibi 70 ülkeden 120 satın almacı firmayı 9. Uluslararası Ev ve Mutfak Eşyaları Üretici – Marka Buluşmaları kapsamında Antalya’da bir araya getirdiklerini dile getirdi. ZÜCDER Başkanı Mesut Öksüz, “Bir buluşma dahi, 1 milyar dolarlık ihracatın kapısını açabiliyor. Biz dış ticaret etkinliklerini yurtiçi ve yurtdışında yaygınlaştırmaya çalışıyoruz” dedi.

Ukrayna savaşı sebebiyle Rusya’daki pazar fırsatlarını yatırımlarla değerlendirmeyi planladıklarını belirten Mesut Öksüz, “2022 bitmeden yine Antalya’da 10’uncu organizasyonumuzu yapacağız. 2023 Mart ve Eylül’de fuarlarımız, Mayıs ve Kasım’da zirvelerimiz var. Aynı yıl Güney Afrika, Dubai, İngiltere, Güney Amerika ve Japonya’da etkinliğimiz olacak” diye konuştu.

Rusya pazarı bizi bekliyor

Gelinen noktada toplantıları yurtdışına taşımayı kararlaştırdıklarını belirten Mesut Öksüz, “Bu yıldan itibaren yurtdışına entegre olacağız. Ağustos’ta Kenya ve bölge ülkeleriyle bir buluşma yapacağız. Rusya’dan büyük talep görüyoruz. Ekim başında Rusya’ya gitmeyi planlıyoruz. Rusya ile siyasi yönden de politikalarımız iyi gidiyor. Şu anda Rusya pazarı çok boş. Talep yüksek. Bizi oraya bekliyor” dedi.

Dünyanın dev firmalarını İstanbul’da ağırlamayı hedeflediklerini ve tek bir yabancı firmayla toplantı yapılacak toplantılar için de hazırlık yaptıklarını belirten Öksüz, yönetim olarak fuar, ihracat ve ticaretin kültür olarak ekonomimizde daha kök salması için uğraştıklarını kaydetti.

Ticarette uluslararası işbirliklerinin temelini atma prensibiyle hareket ettiklerini dile getiren Mesut Öksüz, “Türkiye’nin dış ticarette birçok avantajı var. Ürün, kalite, fiyat, lojistik avantajlarımızı iyi kullanıyoruz. ABD, Kanada, Japonya… Dünyanın en fazla ithalat yapan ülkeleri… En fazla ithalat yapan ülkelerine bakıyorsunuz, ilk sırada ABD, beşinci Kanada, altıncı Japonya. ABD’nin toplam ithalatından binde 3 alıyoruz. Kanada’dan onbinde 3. Japonya’dan onbinde 5. Japonya’ya da gitmek istiyoruz. Şimdi görüşmeler yapılıyor. Hızlı işe dönecek işleri görebiliyoruz. İhracatçımız ayda iki ülke olsa gideriz diyor. Maliyetler yüksek ama iş yapma heyecanı artarak sürüyor” şeklinde konuştu.

Önemli rekabetçi ülkesiyiz

Kalite, fiyat ve siparişlere hızlı dönüş konusunda Türkiye’nin önemli rekabetçi ülke olduğunu dile getiren Mesut Öksüz, “Hammadde maliyeti yüzde 30 civarında. Enerji maliyetleri tüm dünyada yüksek. Çelik maliyetlerinde avantajımız var. Hızlı dönüyoruz, kalitemiz ve fiyatımız iyi. Ticarette pratik devletiz. Diğer ülkeler bu durumu iyi kullanmak istiyor. Bizim genelde masa üstü grubu, ev tüketimi daha önemli. Bizde inovatif üründen ziyade kullanıma, hediyeye yönelik ürünler daha fazla tercih ediliyor. Tasarımda zaten iyiyiz. Dünyada taklit edilir hale geldik” dedi.

Avrupa, Rusya ve Çin ile ilişkilerin iyi olduğu ortamda ABD’ye yönelmenin zorluğunu anlatan Mesut Öksüz, “Diğer ülkelerde yaptığımız etkinlikleri ABD’de de yapalım diyoruz. Ancak burada ofis ve depo olmadığı için iş yapamıyorsunuz. ABD’de depolaşmanın maliyeti de yüksek” diye konuştu. Öksüz, Japonya’ya ihracat konusunda da çalışmaların hızlandığını belirtti.

Çin’in yanında Mısır, Suudi Arabistan ve İran ile ilgili siyasi sıcak temaslar arttıkça bunun ticarete de yansıyacağını belirten Mesut Öksüz, “İran ihracatımızı 20-25 büyütebilir. Mısır da öyle. Ortadoğu’da sorunların çözülmesi elbette ticaret rakamlarına müspet yansıyacak” dedi.

Ticaretin de mevsimselleşmesine vurgu yapan Mesut Öksüz, “İç piyasada yaz dönemi hareketliliği var. Dışarı kaynaklı ticarette ise Arap ve Alman turizmindeki etkiyi gözlemliyoruz. İç piyasa durgun. Ancak herkes ihracata yöneldiğinden bunu hissetmiyor. Dolayısıyla yaz ve kış sezonu diye sektörü düzenleyebiliriz” ifadelerini kullandı.

Çek, kredi ve ticarete yeni sistem

Kapasite kullanım oranlarında yüzde 80’lerin üzerinde olduklarını belirten Mesut Öksüz, kapasite artırarak taleplere karşılık verdiklerini, yatırım yapmak istedikleri halde finans konusunda sıkıntı yaşadıklarını dile getirdi.

Türkiye’nin dünya lojistik merkezinde yer almasının önemli avantajı olduğunu belirten Öksüz, “Hammadde konusunda sıkıntı yaşamıyoruz. Hammaddede ek vergiler bizi zorluyor. Diğer taraftan hammaddeye ulaşsak da konteyner sıkıntısı çekiyoruz. Yeni milli bir lojistik sisteminden bahsediliyor. Gerçekleştirilirse güzel olur. Ancak bu devasa bir iş. Ciddi yatırım gerekiyor” diye konuştu.

İhracatçıya devlet desteklerinden bahseden Öksüz, “Devletimiz gerçekten sanayiciysen, iş yapmak istiyorsan, yatırım yapmak istiyorsan pazar aramada, pazar bulmada sonsuz musluklar var. Yeter ki sen ihracat yapmak iste. Ancak kredi, çek ve ticaretin yapılış şeklinde yeni sistem oluşturulmalı” tavsiyesinde bulundu.