E-İHRACATTA KÖRFEZ ETKİSİ: HEDEFLER YENİDEN ŞEKİLLENİYOR
Körfez bölgesi, 2025 yılı için Türkiye'nin e-ihracat stratejisinde en güçlü büyüme alanlarından biri olarak öne çıkarken, bölgede yaşanan jeopolitik gelişmeler ticaret dengelerinde önemli değişimlere yol açtı. 2024 yılında 6,4 milyar dolara ulaşan e-ihracat hacminin 2025'te 8 milyar dolara çıkarılması hedeflenirken, son veriler bu projeksiyonların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan e-ticaret alt yapı sağlayıcısı ikas CEO’su Mustafa Namoğlu, sürecin çok boyutlu etkilerine dikkat çekti: “E-ihracat, doğası gereği yalnızca ihtiyaçları değil, tüketici taleplerini de kapsar. Ancak belirsizlik dönemlerinde harcamalar hızla temel ihtiyaçlara yönelir. Hazır giyim ve aksesuar gibi kategoriler geri çekilirken; gıda, hijyen ve enerji ürünleri ön plana çıkıyor. Bu da e-ticaret oyuncularının ürün ve stok stratejilerini yeniden kurgulamasını zorunlu kılıyor.”
Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) Mart 2026 verilerine göre, Körfez’e yönelik ihracatta yaklaşık %40 oranında daralma yaşandı. Bu düşüşle birlikte ticaret hacmi 1,2 milyar dolar seviyelerine geriledi. E-ihracat ise bu gelişmelerden en hızlı etkilenen alanların başında geliyor.
Lojistikte Aksamalar Maliyetleri Artırıyor
Bölgede yaşanan gelişmeler, yalnızca talep tarafını değil, lojistik süreçleri de etkiliyor. Hürmüz Boğazı’nda artan riskler nedeniyle deniz trafiğinde aksamalar yaşanırken, bu durum özellikle düşük değerli ürünlerin taşınmasını zorlaştırıyor. Yüksek değerli ürünler ise talep daralması nedeniyle beklemeye alınıyor.
Enerji piyasalarında yaşanan dalgalanmalar da küresel tedarik zincirine ek baskı oluşturuyor. Artan maliyetler ve uzayan teslimat süreleri, e-ihracat yapan şirketlerin operasyonel planlarını yeniden gözden geçirmesine neden oluyor.
Alternatif Pazarlar Artık Zorunluluk
Namoğlu, mevcut tablo karşısında ihracatçıların yeni stratejiler geliştirmesi gerektiğini vurguladı:
“Tek bir bölgeye odaklanmak artık sürdürülebilir değil. Alternatif pazarlara yönelmek, veri odaklı kararlar almak ve esnek bir e-ihracat altyapısı kurmak kritik önem taşıyor. Bu süreç, aynı zamanda şirketler için daha dayanıklı ve çeşitlendirilmiş bir büyüme modeline geçiş fırsatı sunuyor.”
Küresel ekonomide belirsizliklerin sürdüğü bu dönemde, sektör temsilcileri gelişmeleri yakından takip ederken, bölgedeki istikrarın yeniden sağlanması en büyük beklenti olarak öne çıkıyor.