SON DAKİKA
EKONOMİ Pazar 26 Temmuz 2026 11:01

EKONOMİDE KALICI ÇIKIŞIN ŞİFRESİ GÜVEN ÜRETİM VE REFORM

Ekonomist Mahfi Eğilmez, Türkiye ekonomisinin yalnızca enflasyon ve faiz politikalarıyla toparlanamayacağını belirterek, hukuki güveni artıran, üretimi güçlendiren ve teknoloji odaklı dönüşümü hızlandıran yapısal reformların kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Eğilmez'e göre sürdürülebilir büyümenin anahtarı, güven ortamının yeniden tesis edilmesinden geçiyor

Ekonomide kalıcı çıkışın şifresi güven üretim ve reform

Ekonomist Mahfi Eğilmez, Türkiye ekonomisinin yüksek enflasyon, baskılanan döviz kuru, artan hayat pahalılığı ve finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar nedeniyle son yılların en zorlu süreçlerinden geçtiğini belirtti. Ekonomik performansın yalnızca büyüme rakamlarıyla değerlendirilemeyeceğini ifade eden Eğilmez, vatandaşın alım gücü, gelir dağılımı, yatırım ortamı ve uluslararası yatırımcı güveninin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Eğilmez, Türkiye'nin temel ekonomik sorununun kısa vadeli politikalar ile uzun vadeli yapısal ihtiyaçlar arasında sağlıklı bir denge kuramaması olduğunu dile getirdi.

Enflasyon tek başına faizle düşmez

Yüksek enflasyonun ekonominin en önemli sorunu olmaya devam ettiğini belirten Eğilmez, özellikle sabit gelirli kesimlerin alım gücünün hızla eridiğine dikkat çekti. Maaş artışlarının kısa sürede etkisini kaybettiğini, tasarruf yapmanın zorlaştığını ve ekonomik beklentilerin bozulduğunu ifade etti.

Faiz artışlarının enflasyonla mücadelede önemli bir araç olduğunu kabul eden Eğilmez, yüksek faizlerin krediye erişimi zorlaştırarak KOBİ'ler başta olmak üzere yatırımcıların kararlarını ertelediğini belirtti. Konut, otomotiv ve dayanıklı tüketim sektörlerinde de talebin zayıfladığına işaret etti.

Eğilmez, Türkiye gibi yapısal sorunları bulunan ekonomilerde enflasyonla mücadelenin yalnızca para ve maliye politikalarıyla başarıya ulaşamayacağını, hukuki, kurumsal ve sosyal reformların da sürece eşlik etmesi gerektiğini vurguladı.

Kur istikrarı için güven vurgusu

Döviz kurunun üretim maliyetleri üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirten Eğilmez, enerji, hammadde ve ara malı ithalatına bağımlı yapının kur hareketlerini fiyatlara hızla yansıttığını ifade etti.

Kurun yalnızca yüksek faizle baskılanmasının kalıcı çözüm olmadığını belirten Eğilmez, enflasyonun düşürülmesi, risk priminin azaltılması ve güven ortamının oluşturulmasıyla kalıcı sermaye girişinin sağlanabileceğini kaydetti.

Büyümede kalite ön plana çıkmalı

Türkiye'nin büyümeyi sürdürdüğünü ancak büyümenin niteliğinin en az oranı kadar önemli olduğunu belirten Eğilmez, tüketime dayalı büyümenin uzun vadede sürdürülebilir olmadığını söyledi.

Kalıcı refah artışı için üretim, teknoloji, ihracat ve verimlilik odaklı bir ekonomik modele ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Eğilmez, yüksek katma değerli üretimin teşvik edilmesi gerektiğini belirtti. Eğitim, Ar-Ge, dijital dönüşüm, yapay zekâ ve yeşil dönüşüm yatırımlarının rekabet gücü açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Cari açıkta üretim ve teknoloji çözümü

Türkiye'nin kronik cari açık sorununa da değinen Eğilmez, enerji ve ara malı ithalatına bağımlılığın dış finansman ihtiyacını artırdığını söyledi.

Cari açığın azaltılması için ithalatı kısmaktan ziyade yüksek katma değerli ihracatın artırılması, yerli üretimin güçlendirilmesi ve teknoloji yatırımlarının hızlandırılması gerektiğini belirten Eğilmez, üretim zincirinde daha güçlü bir konuma gelmenin ekonomik dayanıklılığı artıracağını ifade etti.

Gelir dağılımı ve refah önceliği

Yüksek enflasyonun gelir dağılımını olumsuz etkilediğini belirten Eğilmez, ekonomik büyümenin toplumun tüm kesimlerine yansımasının önemine dikkat çekti.

Daha dengeli vergi sistemi, kayıt dışı ekonomiyle etkin mücadele, nitelikli istihdamın artırılması ve eğitim yatırımlarının güçlendirilmesinin kapsayıcı büyüme için temel adımlar olduğunu ifade etti.

Kalıcı başarı yapısal reformlarla mümkün

Mahfi Eğilmez, Türkiye'nin genç nüfusu, girişimcilik potansiyeli ve sanayi altyapısının önemli avantajlar sunduğunu belirterek, bu potansiyelin üretim ve teknoloji odaklı politikalarla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Eğilmez, fiyat istikrarını sağlayan, üretimi destekleyen ve hukuki güveni güçlendiren ekonomik politikaların; sosyal ve kurumsal yapısal reformlarla desteklenmesi halinde Türkiye'nin sürdürülebilir büyüme ve kalıcı refah hedeflerine ulaşabileceğini vurguladı.