SON DAKİKA
İTHALAT VE İHRACAT Çarşamba 01 Nisan 2026 17:32

ESKİŞEHİR'DEN 170 ÜLKEYE İHRACAT YAPIYORLAR

Roca Türkiye Genel Müdürü Dr. Murat Özyamanoğlu, Eskişehir fabrikasında üretilen ürünlerin yüzde 80'e yakınının 170'i aşkın ülkeye ihraç edildiğini belirterek, tesisin küresel ağdaki üç stratejik üretim merkezinden biri olduğunu vurguladı. Özyamanoğlu, artan jeopolitik risklere karşı bölgesel yatırımların önemine dikkat çekerken, şirketin Kazakistan yatırımı ve su tasarrufu odaklı yeni nesil üretim hedeflerine ilişkin detayları paylaştı.

Eskişehir'den 170 ülkeye ihracat yapıyorlar

Hakan ÖZBAY

Banyo ve armatür ürünleri pazarında faaliyet gösteren Roca’nın Türkiye Genel Müdürü Dr. Murat Özyamanoğlu, sektördeki küresel gelişmeleri, tedarik zinciri stratejilerini ve değişen tüketici beklentilerini değerlendirdi. Küresel çapta artan maliyetler ve jeopolitik belirsizliklerin reel sektör üzerindeki etkilerine değinen Özyamanoğlu, Türkiye'nin coğrafi konumunun bu süreçte kritik bir rol üstlendiğini ifade etti.

ÜRETİMİN YÜZDE 80'İ İHRACATA GİDİYOR

Eskişehir’deki üretim tesisinin kapasitesi ve ihracat potansiyeli hakkında bilgi veren Özyamanoğlu, fabrikanın yalnızca bir üretim alanı değil, stratejik bir merkez olarak konumlandığını ifade etti. Tesisin dünya genelindeki üç "Stratejik Üretim Tesisi"nden biri olduğunu vurgulayan Özyamanoğlu, şunları kaydetti:

"Yıllık 1 milyon adedin üzerinde üretim kapasitesine sahip tesisimizde üretilen ürünlerin yüzde 75-80’ini başta EMEA bölgesi olmak üzere 170’ten fazla ülkeye gönderiyoruz. Bu da Türkiye’yi yalnızca bir üretim noktası değil, aynı zamanda küresel tedarik zincirinin kritik bir halkası haline getiriyor. Önümüzdeki dönemde kapasite artışı, otomasyon yatırımları ve enerji verimliliği yüksek teknolojilere geçişle bu rolü daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz."

ORTA ASYA PAZARI İÇİN KAZAKİSTAN HAMLESİ

Küresel büyüme stratejisi kapsamında Orta Asya pazarına yönelik planlamalara da değinen Özyamanoğlu, Kazakistan’da kurulacak yeni tesisin coğrafi riskleri dağıtma açısından önem taşıdığını belirtti. Bu adımın, bölgesel varlığı kalıcı hale getiren stratejik bir karar olduğunu dile getiren Özyamanoğlu, "Bu yatırımı, günümüz dünyasının getirdiği hızlı değişimler ve belirsizlikler karşısında üretim portföyümüzü coğrafi olarak zenginleştirmemizi sağlayacak bir adım olarak görüyoruz. Yatırım sayesinde bölgedeki lojistik ve dağıtım kabiliyetimizi artırarak pazara daha hızlı ve rekabetçi şekilde erişim sağlayacağız" ifadelerini kullandı.

STAGFLASYON RİSKİNE KARŞI TÜRKİYE'NİN KONUMU AVANTAJ SAĞLIYOR

Orta Doğu gerilimleri ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi küresel piyasaları etkileyen jeopolitik risklerin üretim rotalarına etkisini değerlendiren Özyamanoğlu, enerji güvenliği sorununun tüm sektörlere yayılma riski taşıdığını hatırlattı. Savaş ve belirsizlik ortamının tüketici güvenini hızla etkilediğine ve stagflasyon riskini ortaya çıkardığına dikkat çeken Özyamanoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu riskleri yönetirken en büyük avantajımız, küresel ölçekte yayılmış üretim ağımız ve bölgesel yapılanmamız. Özellikle Türkiye'nin stratejik konumu, hem Batı hem de çevre coğrafyalarla ticari ilişkileri sürdürebilme kabiliyeti açısından önemli bir avantaj sağlıyor. Değişen koşullara rağmen tedarik zincirimizi dengeli ve sürdürülebilir şekilde yönetmeye devam ediyoruz."

AR-GE'NİN ODAĞINDA SU TASARRUFU VE IOT VAR

İklim değişikliği ve su kaynaklarının azalmasının sektör için dönüşümü zorunlu kıldığını belirten Özyamanoğlu, üretim modellerini bu gerçekliğe göre güncellediklerini aktardı. Tüketici beklentilerinde net bir dönüşüm yaşandığını vurgulayan Özyamanoğlu, "Artık kullanıcılar yalnızca estetik ürünler değil; aynı zamanda su ve enerji tasarrufu sağlayan, hijyen odaklı ve teknolojik çözümler sunan ürünler talep ediyor. Akıllı klozetler, su verimliliği sağlayan armatürler ve dijital kontrol sistemleri gibi ürün gruplarında güçlü bir ivme yakaladık" dedi.

Banyolarda "Nesnelerin İnterneti" (IoT) ve yapay zeka entegrasyonunun henüz gelişim aşamasında olduğunu belirten Özyamanoğlu, kullanıcı alışkanlıklarını analiz edebilen ve su tüketimini optimize eden sistemler üzerinde çalıştıklarını ifade ederek, "Önümüzdeki dönemde veri analitiğinin çok daha belirleyici hale geleceğine inanıyoruz" diye konuştu.

SEKTÖR RENOVASYON TALEBİYLE DİRENÇ GÖSTERİYOR

İnşaat sektöründeki küresel yavaşlama ile artan maliyetlerin pazar üzerindeki etkilerini yorumlayan Özyamanoğlu, sektörün daha temkinli bir döneme girdiğini söyledi. Buna rağmen banyo ürünleri pazarının görece dayanıklı bir yapı sergilediğini belirten Özyamanoğlu, "Sektör, temel ihtiyaçlara hitap etmesi ve renovasyon talebinin sürekliliği sayesinde kriz dönemlerinde dahi tamamen daralmıyor. Yılı dengeli bir performansla kapatmayı hedeflerken, önümüzdeki dönemde pazar payımızı inovatif ve sürdürülebilir ürünlerle artırmayı planlıyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.

Reklam