GERGİNLİĞİN ORTASINDA HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAN KİMLER GEÇİYOR?
İran'ın saldırıları, mayın iddiaları ve artan güvenlik risklerine rağmen onlarca gemi savaş boyunca Hürmüz Boğazı'nı kullanmayı sürdürdü. DW bu riski göze alan şirketleri ve alternatif rotaları mercek altına aldı.

İran'ın Mart ayında ABD ile yürüttüğü ateşkes görüşmelerinde baskı unsuru olarak gemilere saldırmaya başlamasından bu yana Hürmüz Boğazı dünyanın en tehlikeli su yollarından biri haline geldi. Buna karşın küresel petrol ticaretinin önemli bir kısmı bu dar boğazdan geçse de deniz trafiği hiçbir zaman tamamen durmadı.
ABD ile İran'ın Hürmüz Boğazı'nın açık olup olmadığı konusunda çelişkili açıklamalar yaptığı bir dönemde DW, savaş boyunca deniz trafiğinin nasıl değiştiğini ve hangi gemilerin Basra Körfezi'ni Umman Körfezi'ne bağlayan bu stratejik dar geçitten geçme riskini almaya devam ettiğini incelemek için kamuya açık veri kaynaklarını analiz etti.
Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiği aksadı
İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki gemilere yönelik saldırıları ve müdahaleleri sürerken savaş öncesinde kullanılan deniz yollarına mayın döşendiği de bildirildi.
ABD öncülüğündeki Birleşik Deniz Kuvvetleri'nin bir projesi olan Ortak Denizcilik Bilgi Merkezi (JMIC), burada deniz taşımacılığına yönelik tehdidi ikinci en yüksek uyarı seviyesi olan "şiddetli" olarak değerlendiriyor. Ancak JMIC'in 6 ve 7 Temmuz'da saldırıların yeniden başlamasının ardından yayımladığı son tavsiye notlarından birinde, "Hürmüz Boğazı'ndaki ticari trafik düşük seviyelerde devam etti; gemiler hem güneydeki Umman koridorunu hem de kuzeyde İran'ın kontrolündeki rotayı kullanarak geçiş yaptı" ifadeleri yer aldı.
JMIC ayrıca, son haftalarda gemilere yönelik saldırılar nedeniyle denizcilik şirketlerinin boğazdan geçiş konusunda temkinli davranmaya devam ettiğini belirtti.
DW'nin açık kaynaklı platform Global Fishing Watch verilerine dayanan analizi, buna rağmen bazı denizcilik şirketlerinin savaş boyunca gemilerini Hürmüz Boğazı'ndan geçirmeyi sürdürdüğünü ortaya koydu. Platformun temel amacı balıkçılık faaliyetlerini izlemek olsa da uydu görüntülerini ve gemilerin Otomatik Tanımlama Sistemi'nden (AIS) gönderilen sinyalleri kullanarak diğer tüm gemilere ilişkin verileri de topluyor.
Ancak gemiler AIS vericilerini kapatabildiğinden ve Hürmüz Boğazı'ndan geçerken bunu defalarca yaptıkları bildirildiğinden, boğazdan geçen gerçek gemi sayısının tespit edilenden daha yüksek olması muhtemel.
AIS sinyallerine göre, çatışmaların iki döneminde toplam en az 84 gemi Hürmüz Boğazı'ndan geçti. Bu gemiler, savaşın başladığı 28 Şubat ile 7 Nisan'da ilan edilen ateşkes arasındaki dönemde ve 6-7 Temmuz'da saldırıların yeniden başlamasının ardından boğazdan geçiş yaptı.
Bu sayı, ABD'nin yaklaşık 70 geminin geçişine izin verdiğini ve bunların tamamının sinyal yayınlamadığını belirten açıklamalarıyla da örtüşüyor.
Karşılaştırma yapmak gerekirse; 2025 yılının aynı dönemlerinde boğazdan 900'den fazla gemi geçti.
Bu 84 geminin 34'ü doğudan batıya doğru hareket ederek Basra Körfezi'ne girerken, 50'si ters yönde ilerleyerek körfezden çıktı.
Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemiler hangi ülkelerde kayıtlı?
AIS sinyalinin bir parçası olarak gemiler hangi bayrak altında seyrettiğini bildirir. Ancak bu bilgi, gemi personeli tarafından manuel olarak girilir. Bu haber için incelenen yalnızca birkaç vakada, taşınan bayrak geminin kayıtlı sahibinin veya işletmecisinin gerçek menşe ülkesini yansıtmaktaydı. Bununla birlikte, geminin uluslararası kimlik numarası ve adı kullanılarak bu bilgilere farklı veri tabanlarından manuel olarak ulaşılabiliyor.
İran'a ait dokuz ve Pakistan'a ait iki gemi, kendi ulusal bayrakları altında seyrederken diğer 73 geminin tamamı ise sahibinin ülkesinden farklı bir ülkenin bayrağını taşıyordu.
