SON DAKİKA
DÜNYA Pazar 19 Temmuz 2026 11:43

HÜRMÜZ'DEKİ ATEŞ LATİN AMERİKA'YA SIÇRADI

ABD-İran çatışmasının Hürmüz Boğazı'nda tırmanmasıyla Brent petrol bir ayın en yüksek seviyesi olan 85 dolar sınırına dayandı. Bölgede petrol ihracatçısı konumundaki Brezilya, Kolombiya ve Guyana kasalarını doldururken, aynı fiyat şoku enflasyonu köpürtüyor ve Brezilya Merkez Bankası'nı gevşeme döngüsünde frene basmaya zorluyor.

Hürmüz'deki ateş Latin Amerika'ya sıçradı

Shakhsanam KURBANOVA

Ortadoğu’da yeniden alevlenen ABD-İran çatışması, dünyanın diğer ucunda Latin Amerika ekonomilerini iki farklı yönden aynı anda vuruyor. Washington’ın İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden başlatması ve karşılıklı saldırıların üçüncü güne taşınmasıyla birlikte Brent petrol geçtiğimiz hafta bir ayın en yüksek seviyesi olan varil başına 85,92 dolara kadar yükseldi; bu, şubat sonunda savaşın başlamasından bu yana yaşanan yüzde 19’luk artışın son halkasını oluşturuyor. Bölgenin büyük petrol ihracatçıları için bu tablo bir gelir şölenine dönüşürken, aynı fiyat artışı enflasyonu tetikleyerek merkez bankalarının işini zorlaştırıyor.

HÜRMÜZ’DE TRAFİK ÇÖKTÜ, FİYATLAR YÜKSELDİ

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın İran’daki askeri hedeflere yönelik saldırılarını art arda beşinci güne taşımasının ardından dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndan geçen tanker sayısı iki ayın en düşük seviyesine indi. Reuters’ın aktardığına göre, ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukayı yeniden ilan etmesinin ardından boğazdan yalnızca yedi gemi geçiş yaparken, bir önceki gün bu sayı 13’tü. Uluslararası Enerji Ajansı, 2026 küresel petrol dengesini daha önce öngördüğü arzın üzerinde bir tablodan günlük 1,78 milyon varillik bir açığa çevirdiğini açıkladı ve ticari stokların hızla eridiği uyarısında bulundu.

Küresel petrol piyasalarında standart bir göstergesi olan Brent crude, eylül vadeli kontratlarda 8 saatlik dilimde yüzde 3,8’e varan artışla 85,92 dolara ulaşarak 15 Haziran’dan bu yana görülen en yüksek seviyeyi test etti; bu, bir önceki günkü yüzde 9,6’lık sıçramanın da üzerine eklendi. IMF’nin küresel büyüme tahminini yüzde 3,0’a indirirken küresel enflasyon beklentisini yüzde 4,7’ye yükseltmesinin arkasında da büyük ölçüde bu tablo yatıyor.

BREZİLYA, GUYANA VE KOLOMBİYA İÇİN BEKLENMEDİK GELİR

Hürmüz’deki kesintinin ardından alıcıların Ortadoğu’daki boğaz noktalarına bağımlı olmayan Brezilya ve Guyana gibi üreticilere yönelmesiyle Güney Amerika, 2026’da dünya genelinde en fazla yeni petrol ihracatı yaratan bölge konumuna yükseldi. Ocak-mayıs döneminde bölgenin ihracatı 155 milyon varil artarak bu artışa en büyük katkıyı sağlayan bölge olarak Kuzey Amerika’yı geride bıraktı. Bölgenin en büyük üreticisi Brezilya, günlük 5 milyon varil petrol eşdeğerinin üzerinde üretimini korurken bu rakam yıllık bazda yaklaşık yüzde 16 arttı. Nüfusu bir milyonun altında olan Guyana ise günlük 913 binin üzerinde varil üretimiyle dikkat çekiyor. Amerikalar Diyaloğu (Inter-American Dialogue) araştırma merkezine göre yüksek petrol fiyatları Brezilya, Guyana, Meksika ve Kolombiya gibi ihracatçılar için doğrudan bir kazanç anlamına gelirken, ulusal petrol şirketleri ve devlet hazineleri ihracat gelirlerindeki artıştan anında yararlanıyor.

Buna karşın tablo bölge genelinde tek tip değil. BM’nin Latin Amerika ve Karayipler Ekonomik Komisyonu (ECLAC), bölgedeki ülkelerin çoğunluğunun net hidrokarbon ithalatçısı olduğunu ve bu ülkelerin şokun her aktarım kanalından olumsuz etkilendiğini vurguluyor. Meksika, ham petrol ihracatçısı olmasına rağmen düşen üretimi ve yurt içi yakıt sübvansiyonlarının maliyeti nedeniyle bu windfall’ın dışında kalıyor; Fitch, ülkedeki net mali etkiyi "büyük ölçüde nötr" olarak değerlendiriyor.

BREZİLYA MERKEZ BANKASI FRENE BASTI

Petrol gelirlerindeki artışın gölgesinde kalan asıl sorun enflasyon. Brezilya Merkez Bankası’nın Para Politikası Kurulu (Copom), Haziran’daki toplantısında Brezilya ekonomisinde kullanılan temel gösterge faiz oranı (Selic) faizini çeyrek puan daha indirerek yüzde 14,25’e çekti; bu, mart ayında başlayan gevşeme döngüsünde art arda üçüncü indirim oldu ve oy birliğiyle alındı. Ancak kurul, mayıs ayında enflasyonun hem başlıkta hem de çekirdekte hızlanarak yüzde 1,5-4,5 aralığındaki hedefin üst sınırını aştığını belirterek daha önceki toplantılara kıyasla belirgin şekilde daha şahin bir ton benimsedi. Yıllık enflasyon mayısta yaklaşık yüzde 4,7 ile yüzde 3’lük hedefin oldukça üzerinde seyrediyor.

Kurul, kararına ilişkin açıklamasında Ortadoğu’daki çatışmaların derinliğinin ve süresinin faiz kalibrasyonundaki gelecek adımları belirleyeceğini vurgulayarak "sükûnet ve temkinlilik" çağrısında bulundu. Analiz şirketi FocusEconomics’e göre Copom, açık bir yol haritası vermekten kaçınarak gelecekteki adımları veriye bağlı tutuyor; EIU analistleri ise bankanın yıl sonuna kadar yalnızca bir kez daha, çeyrek puanlık bir indirime gideceğini öngörüyor. Kurulun bir sonraki toplantısı 3-4 Ağustos’ta gerçekleşecek. Bu temkinli duruşa rağmen Selic, halen büyük ekonomiler arasındaki en yüksek politika faizlerinden biri olmaya devam ediyor ve bu da ülkeyi getiri arayan yabancı yatırımcılar için cazip kılıyor.

BÖLGEYİ İKİYE BÖLEN ŞOK

Goldman Sachs, petrol şokunun etkisiyle Latin Amerika’nın 2026 büyüme tahminini yüzde 2’den yüzde 1,9’a indirirken, net enerji ithalatçısı olan Meksika ve Şili için tahminleri daha da sert şekilde aşağı yönlü revize etti; Meksika için büyüme beklentisi yüzde 1,3’e, Şili için yüzde 1,9’a çekildi. ECLAC ise bölge genelinde 2026 büyüme tahminini yüzde 2,2’ye indirirken enflasyonun yüzde 3 civarında seyredeceğini öngörüyor. Kurumun değerlendirmesine göre bölge, Basra Körfezi’ne sınırlı doğrudan ticari bağımlılığı ve içinde barındırdığı büyük hidrokarbon ihracatçıları sayesinde diğer bölgelere kıyasla şoku nispeten daha iyi karşılayabilecek konumda; ancak bu genel tablo, ülkeler arasındaki derin farklılıkları gizliyor.

Uzmanlar, riskin yalnızca doğrudan enerji faturasıyla sınırlı kalmadığını da vurguluyor. Rio Times Online’ın aktardığına göre, Hürmüz Boğazı’ndan geçen tankerler için savaş riski sigorta primleri, geminin değerinin yüzde 0,125’inden yüzde 0,2-0,4’üne kadar yükseldi; en büyük tankerler için bu, geçiş başına çeyrek milyon dolarlık ek maliyet anlamına geliyor. Bu maliyetlerin nihayetinde dünyanın bir yerinde bir hane halkının faturasına yansıdığı belirtiliyor. Ayrıca ABD 10 yıllık tahvil getirisinin 2007’den bu yana en yüksek seviyesine çıkması, bölge ekonomilerini sıkıştıran ikinci bir kanal olarak öne çıkıyor; bu da hem ihracatçı hem ithalatçı ülkeler için finansman koşullarını zorlaştırıyor.

Sonuç olarak analistler, Latin Amerika’nın bu krizden tek bir kazanan ya da kaybeden olarak çıkmayacağını, tablonun ülkeden ülkeye keskin farklılıklar göstereceğini vurguluyor: Brezilya, Guyana ve Kolombiya gibi ihracatçılar hazine gelirlerinde şişkinlik yaşarken, Meksika ve Şili gibi ithalatçılar hem büyüme kaybı hem de enflasyon baskısıyla aynı anda mücadele ediyor. Bölgenin ortak paydası ise şu: savaş Ortadoğu’da sürdükçe, Latin Amerika’nın hem kazananları hem kaybedenleri için belirsizlik derinleşmeye devam edecek.