SON DAKİKA
DÜNYA Cumartesi 28 Mart 2026 02:08

HUSİLER NEDEN SUSTU? TRUMP İDDİALARI VE SAHADAKİ GERÇEKLER

Orta Doğu'da ABD-İran-İsrail gerilimi tırmanırken, Yemen'deki Husilerin beklenen ölçüde sahaya inmediği dikkat çekiyor.

Husiler neden sustu? Trump iddiaları ve sahadaki gerçekler

Bölgedeki bu “sessizlik”, diplomasi kulislerinden gelen iddialarla birlikte yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Özellikle Donald Trump’ın Husilerle ilgili yaptığı açıklamalar ve perde arkası temas iddiaları, jeopolitik dengeler açısından yakından izleniyor. Husilerin İran’a destek vermelerine rağmen yalnız bırakıldıklarını belirttikleri, sürekli vurulduklarını ve 12 bakanlarının saldırıda öldüğünü ifade ettikleri söyleniyor. 

ABD ile Husiler arasında 2025 yılında Umman arabuluculuğunda sağlanan ateşkes, mevcut tablonun en önemli arka planını oluşturuyor. Bu anlaşma kapsamında Husiler, özellikle Kızıldeniz’de ABD gemilerine yönelik saldırıları durdururken, Washington da hava operasyonlarını sonlandırdı.

Trump ise bu süreci “Husiler savaşmak istemiyor” sözleriyle duyurmuş ve karşılıklı saldırıların durdurulacağını açıklamıştı. Bu açıklama, sahadaki askeri tansiyonun düşmesinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Husiler neden sahaya inmedi?

Uzmanlara göre Husilerin doğrudan savaşa girmemesinde birden fazla faktör etkili. Öncelikle grup, İran’a yakın bir yapı olsa da tamamen Tahran’ın kontrolünde hareket etmiyor. Daha çok Yemen iç dengeleri ve kendi stratejik çıkarları doğrultusunda adım atıyor.

Bir diğer önemli unsur ise askeri riskler. Husilerin savaşa doğrudan dahil olması, ABD ve İsrail’in yanı sıra Suudi Arabistan gibi bölgesel aktörlerin de sert karşılık vermesine yol açabilir. Bu da Yemen’de zaten kırılgan olan dengeleri daha da sarsabilir.

Trump iddiası: Yeni Şii lider siz olabilirsiniz

Diplomasi kulislerinde ise dikkat çekici bir iddia konuşuluyor: Trump’ın Husi liderine “İran çöküyor, Şii dünyasının yeni lideri siz olabilirsiniz” mesajı verdiği öne sürülüyor.

Ancak bu iddiayı doğrulayan resmi bir açıklama ya da güvenilir uluslararası kaynak bulunmuyor. Analistler, bu tür söylemlerin daha çok psikolojik savaş ve müzakere stratejisinin bir parçası olabileceğine dikkat çekiyor.

Stratejik bekleyiş mi, taktik geri çekilme mi?

Bölge uzmanları Husilerin tamamen “pasif” olmadığını, aksine doğru zamanı bekleyen bir strateji izlediğini düşünüyor. Husi liderliği daha önce yaptığı açıklamalarda, gelişmelere göre hızlı şekilde askeri hamle yapabileceklerini belirtmişti.

Bu durum, grubun sahadan çekildiği değil, kontrollü bir bekleyiş içinde olduğu şeklinde yorumlanıyor. Özellikle İran üzerindeki baskının artması halinde Husilerin yeniden aktif rol alabileceği değerlendiriliyor.

Piyasalar ve enerji dengesi açısından kritik

Husilerin Kızıldeniz’deki varlığı, küresel ticaret ve enerji akışları açısından kritik önemde. Olası bir yeniden tırmanış, petrol fiyatlarından deniz taşımacılığı maliyetlerine kadar geniş bir etki yaratabilir.

Genel tablo

Mevcut veriler, Husilerin “susturulduğu”ndan ziyade çok katmanlı bir denge politikası izlediğini gösteriyor. Ateşkes, askeri riskler ve bölgesel stratejiler bu sessizliğin temel nedenleri arasında yer alırken, Trump’a atfedilen iddialar ise henüz doğrulanmış değil.

Buna rağmen, bölgedeki kırılgan dengeler göz önüne alındığında, Husilerin pozisyonu önümüzdeki dönemde Orta Doğu’daki güç mücadelesinin seyrini belirleyen kritik unsurlardan biri olmaya devam edecek.

Sol 160x600
Reklam