KADIN MÜHENDİSLERDEN KAAN'A KRİTİK PARÇA
Türkiye'nin 5. nesil savaş uçağı projesi Milli Muharip Uçak Kaan için geliştirilen bir komponent, tasarımdan nihai entegrasyona kadar tüm aşamalarda kadın çalışanların emeğiyle üretildi. Çalışma kapsamında ortaya çıkan parça başarıyla Kaan-1 platformuna entegre edildi.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından yapılan açıklamaya göre, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla gerçekleştirilen özel çalışmada bir komponentin tüm üretim süreci kadın mühendis, teknisyen ve uzmanlardan oluşan bir ekip tarafından yürütüldü. Proje kapsamında komponentin konsept tasarımı, üretim planlaması, imalat operasyonları, kalite ve tolerans kontrolleri ile montaj hazırlıkları tamamen kadın çalışanların sorumluluğunda gerçekleştirildi.
Savunma ve havacılık sanayisinde yüksek hassasiyet, kalite disiplini ve mühendislik mükemmeliyeti gerektiren üretim süreçlerinin bu projede kadın profesyoneller tarafından yönetildiği vurgulandı. Ekip tarafından geliştirilen komponentin nihai montaj ve entegrasyon hazırlıkları tamamlanarak Kaan-1 üzerine başarıyla yerleştirildi.
Proje kapsamında yürütülen çalışmaların yalnızca bir üretim başarısını değil, aynı zamanda Türk kadınının savunma sanayisindeki artan rolünü ortaya koyduğu ifade edildi. Kadın mühendisler ve teknisyenler tarafından gerçekleştirilen çalışma, sektörde kadın istihdamının teknik alanlarda giderek daha güçlü bir şekilde yer aldığını gösteren örneklerden biri olarak değerlendirildi.
Açıklamada, yüksek teknolojiye dayalı savunma projelerinde kadın istihdamının artırılmasının sürdürülebilirlik, inovasyon kapasitesi ve kurumsal dönüşüm açısından stratejik önem taşıdığına dikkat çekildi. Kaan projesinde görev alan kadın mühendis ve teknisyenlerin yürüttüğü bu çalışma ile yalnızca bir parçanın üretiminin değil, aynı zamanda Türkiye’nin havacılık vizyonuna katkı sağlayan önemli bir adımın atıldığı belirtildi.
Türkiye’nin 5. nesil savaş uçağı olarak geliştirilen Kaan projesi, yerli savunma ve havacılık sanayisinin en kritik programları arasında yer alıyor. Bu kapsamda geliştirilen alt sistemler ve komponentler, yerli mühendislik kabiliyetlerinin geliştirilmesi ve savunma sanayisinde teknolojik bağımsızlığın güçlendirilmesi açısından büyük önem taşıyor.

