KONKORDATOLAR SEKTÖRÜN BOĞAZINI SIKIYOR
İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz, son dönemde artan konkordatoların reel sektörde yarattığı tahribata ve sistemin kötüye kullanıldığına işaret ederek, "Konkordato bir domino etkisi yaratıyor. Bir firmayı kurtarmaya çalışırken, alacağını tahsil edemeyen sağlam firmaları batırıyoruz. Sistem değişmeli, piyasa alacakları konkordato kapsamı dışında tutulmalı" çağrısında bulundu.

Hakan ÖZBAY
Türkiye’nin ihracattaki lokomotif sektörlerinden tekstilde, 2025 yılı hedefleri ve sektörün genel durumu masaya yatırıldı. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz ve Yönetim Kurulu’nun düzenlediği basın toplantısında, ihracat rakamları ve Mısır’a kayan yatırımların yanı sıra, iş dünyasının kanayan yarası haline gelen "konkordato" süreci ön plana çıktı.
Toplantıda konuşan Ahmet Öksüz, konkordato süreçlerinin mevcut işleyişinin sektöre verdiği zararı "domino etkisi" benzetmesiyle anlattı. Özellikle şirket merkezlerinin taşınarak kolayca karar aldırılması ve piyasa borçlarının ödenmemesi nedeniyle, mali yapısı sağlam olan alacaklı firmaların da iflasa sürüklendiğini vurguladı.
BİRİNİ KURTARAYIM DERKEN ZİNCİRLEME İFLAS YARATILIYOR
Tekstil sektöründe ticaretin çok büyük bir kısmının banka teminatı olmadan, "açık hesap" usulüyle yapıldığını belirten Öksüz, konkordato ilan eden bir firmanın piyasaya olan borçlarını ödememesinin yarattığı zincirleme reaksiyonu şu sözlerle eleştirdi:
"Bu durum sektörde çok can yakıyor. Bizde bir domino etkisi yaratıyor. Siz bir firmaya mal veriyorsunuz; ki içerideki yapılan ticaretin yüzde 90'ı böyle, açık hesap çalışılıyor. Teminat mektubu vesaire söz konusu olmuyor. Bir firma konkordato ilan ettiğinde, banka alacağını birinci dereceden alıyor, kamu alacağını alıyor. Ama olan maalesef piyasaya, tedarikçiye oluyor. Birini kurtarayım derken, belki onun yüzde 10-20’si kurtuluyor ama bu sefer alacaklı olan diğer firmaları batırıyorsunuz."
PİYASA ALACAKLARI KONKORDATO DIŞINDA TUTULMALI
Öksüz, sistemin suistimale açık olduğunu ve çözüm önerisi olarak ise piyasa borçlarının yapılandırma dışında tutulmasını gösterdi:
"Şirket merkezini bir yere taşıyorlar, oradan hemen bu kararı aldırabiliyorlar. Sırf bunu takip eden bir avukat ordusu var. Bundan en çok zararı gören, alacaklı firmalar oluyor. Biz onun için hep söylüyoruz; piyasa alacaklarını bunun dışında tutun. Bankaları yapılandırın, kamu alacaklarını yapılandırın ama piyasa alacaklarına dokunmayın. Geçenlerde bir firma, sırf parası bir yerde kaldığı için battı. Bu adamın günahı ne? Bu sistemin tamamen elden geçirilmesi gerekiyor."
RAKİP DEĞİL TAMAMLAYICI OLMALIYIZ
Toplantının bir diğer önemli gündem maddesi ise Türk tekstil yatırımlarının Mısır ve Kuzey Afrika’ya kaymasıydı. İTHİB Başkanı Öksüz, Mısır’daki tekstil fuarından yeni döndüğünü belirterek, bu göçü engellemenin zor olduğunu ancak stratejik yönetilmesi gerektiğini ifade etti.
"Tekstil sektörü bir yere gitmiyor, Türkiye’deki kapasitemizi korumak ana hedefimiz" diyen Öksüz, Mısır’a yatırım yapan sanayicilere, "Komple gitmeyin, bir bacağınız mutlaka Türkiye’de olsun" tavsiyesinde bulunduklarını aktardı. Öksüz, Mısır ile Türkiye arasındaki ilişkiyi bir rekabetten ziyade "entegrasyon" olarak gördüklerini belirterek, "Burada artık fiyat tutturamadığımız, rekabet edemediğimiz ürün gruplarının Mısır’da üretilmesi, orada bir Türk firması tarafından yapılması yine ülke için bir kazanımdır. Bölgesel liderliğimizi korumalıyız" dedi.
İHRACATTA KATMA DEĞER VURGUSU
İTHİB Şube Müdürü Halil Bey’in yaptığı sunumda ise sektörün ihracat performansı ve katma değeri üzerine çarpıcı veriler paylaşıldı. 2024 yılında yaşanan tüm zorluklara, kur baskısına ve talep daralmasına rağmen sektörün yılı yüzde 1’in altında, binde 8’lik bir kayıpla, 11,4 milyar dolar seviyesinde kapattığı açıklandı.
Sektörün kilogram başına ihracat değerinin rakiplerine göre çok yüksek olduğuna dikkat çeken verilerde şu detaylar öne çıktı:
• Avrupa Birliği dünyadan ortalama 5.7 Euro’ya dokuma kumaş alırken, Türkiye’den 9 Euro’ya alıyor.
• AB dünyadan 6 Euro’ya havlu alırken, Türkiye’den 9.25 Euro’ya tedarik ediyor.
• Türkiye, tekstil ihracatında dünyada 5. sırada, ancak katma değerli ihracatta ilk 3'te yer alıyor.
•
ÇİN ABD'DE KAYBETTİĞİNİ AVRUPA'DA ALDI
Toplantıda dikkat çeken bir diğer veri ise küresel ticaret savaşlarının yansıması oldu. ABD’nin Çin mallarına uyguladığı vergiler nedeniyle Çin’in ABD pazarındaki payının düştüğü, ancak bu malları kırıcı fiyatlarla Avrupa pazarına yönelttiği belirtildi. Ahmet Öksüz, "Çin, ABD’ye satamadığını Avrupa’ya yöneltti. Biz ABD pazarında payımızı artırdık ama Avrupa’da, kurdan kazandığımız avantajı Asya’nın rekabetçi fiyatlarına karşı kaybettik" değerlendirmesinde bulundu.
İPLİK İTHALATINDA DİR TEHLİKESİ
İthalat rakamlarına da değinilen toplantıda, Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamındaki vergisiz ithalatın yerli üreticiyi zorladığına vurgu yapıldı. Özellikle pamuk ipliği ithalatının yüzde 65’inin DİR kapsamında yapıldığı, STA’lar da eklendiğinde ithalatın yüzde 80’inin vergisiz gerçekleştiği belirtilerek, içeride yeterli üretim kapasitesi varken yapılan bu ithalatın sanayiciye zarar verdiği ifade edildi.