SON DAKİKA
DÜNYA Perşembe 19 Mart 2026 02:29

KÖRFEZ'İN FİNANS ÜSSÜ SARSILIYOR

İran ile ABD ekseninde tırmanan gerilim, yalnızca askeri sahayı değil, bölgenin en kritik ekonomik merkezlerinden biri olan Dubai ekonomisini de doğrudan etkiliyor. Son saldırılar, kentin yıllar içinde inşa ettiği "güvenli liman" algısını zedeleyerek turizmden finansa kadar geniş bir yelpazede dalga etkisi yaratmaya başladı.

Körfez'in finans üssü sarsılıyor

Turizm sektörü, krizin ilk ve en sert hissedildiği alan oldu. Çatışmaların başlamasıyla birlikte kısa dönem konaklama rezervasyonlarında ciddi iptaller yaşanırken, özellikle Avrupa ve Asya çıkışlı turist akışında gözle görülür bir yavaşlama dikkat çekiyor. Yıllık yaklaşık 20 milyon ziyaretçi ağırlayan Dubai için bu gelişme, milyarlarca dolarlık gelir kaybı riskini beraberinde getiriyor. Sektör temsilcileri, belirsizliğin sürmesi halinde turizm gelirlerinde onlarca milyar dolarlık erime yaşanabileceğini ifade ediyor.

Küresel ulaşım merkezi sekteye uğradı

Havacılık tarafında da tablo benzer şekilde kırılgan. Dubai Uluslararası Havalimanı çevresinde yaşanan insansız hava aracı saldırısı sonrası uçuş operasyonlarında aksaklıklar yaşanması, kentin küresel ulaşım merkezi rolünü sekteye uğratıyor. Havacılık sektörünün tek başına milli gelirin önemli bir bölümünü oluşturduğu düşünüldüğünde, bu tür kesintilerin zincirleme ekonomik sonuçlar doğurması kaçınılmaz görünüyor.

Finansal piyasalarda da risk algısı yükselmiş durumda. Dubai Financial Market endeksinde yaşanan gerileme ve büyük ölçekli şirket hisselerindeki değer kayıpları, yatırımcıların temkinli pozisyon aldığını gösteriyor. Dubai ekonomisinin büyük ölçüde hizmetler sektörüne dayanması, bu tür şoklara karşı kırılganlığı artıran bir unsur olarak öne çıkıyor.

Küresel sermaye açısından önemli merkez

Bölgenin finansal kalbi konumundaki Dubai International Financial Centre (DIFC) ise küresel sermaye açısından kritik önem taşıyor. Yüzlerce milyar dolarlık varlığın yönetildiği bu merkez, binlerce uluslararası şirket ve finans kuruluşuna ev sahipliği yapıyor. Ancak artan jeopolitik riskler, bu kurumların operasyonel güvenliğini ve bölgeye yönelik uzun vadeli planlarını yeniden gözden geçirmesine neden oluyor.

Öte yandan, küresel bankacılık devlerinin bölgedeki varlığı da dikkatle izleniyor. HSBC, JPMorgan Chase ve Deutsche Bank gibi finans kuruluşlarının Orta Doğu operasyonlarını Dubai üzerinden yürütmesi, şehirdeki istikrarın küresel finans sistemi açısından önemini artırıyor. Bu aktörlerin risk algısındaki değişim, yalnızca bölgesel değil, küresel sermaye akışlarını da etkileyebilecek potansiyele sahip.

İran’ın hedefi ekonomik baskı

Uzmanlara göre Tahran yönetiminin stratejisi, doğrudan askeri hedeflerin ötesine geçerek ekonomik merkezler üzerinde baskı kurmak. Bu yaklaşımın amacı, Batılı şirketlerin bulunduğu kritik finans ve ticaret noktalarında tedirginlik oluşturarak dolaylı yoldan ABD üzerindeki uluslararası baskıyı artırmak.

Sonuç olarak, enerji dışı sektörlere dayalı büyüme modeliyle öne çıkan Dubai ekonomisi, jeopolitik risklerin en hızlı hissedildiği merkezlerden biri haline gelmiş durumda. Turizmden finansa uzanan geniş etki alanı, Körfez’deki gerilimin sadece bölgesel değil, küresel ekonomik dengeler açısından da yakından izlenmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Sol 160x600
Reklam