Dolar $
15,99
%0.00 0.00
Euro €
16,80
%0.00 0.00
Sterlin £
19,85
%0.00 0.00
Altın
938,81
%0.00 0.00
SON DAKİKA
Tarım ve hayvancılık Perşembe 06 Ocak 2022 02:02

KURAKLIĞA DAYANIKLI TOHUM ÜRETİYORUZ

Küresel bazda iklim değişikliğinin en fazla tarım sektörünü vurduğunu, pandemide gıda fiyatlarının artmasında tedarik zincirindeki sıkıntıların yanında en önemlisinin kuraklık olduğunu belirten Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Başkan Yardımcısı Savaş Akcan, kuraklığa ve lojistik sorunlara dayanıklı ürünler için tohumlar ürettiklerini söyledi.

Kuraklığa dayanıklı  tohum üretiyoruz

Sedat YILMAZ

Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Başkan Yardımcısı ve Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Akcan, tohumculuğun bir milletin geleceğini olduğunu, ulusal bağımsızlığın temelinde tohumun yaptığını söyledi. Küresel bazda iklim değişikliğinin en fazla tarım sektörünü vurduğunu, pandemide gıda fiyatlarının artmasında tedarik zincirindeki sıkıntıların yanında en önemlisinin kuraklık olduğunu belirten Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Başkan Yardımcısı Savaş Akcan, kuraklığa ve lojistik sorunlara dayanıklı ürünler için tohumlar ürettiklerini bildirdi.

TÜRKTOB Başkan Yardımcısı Savaş Akcan’dan tohum ve gıdanın önemi, tohumculuk sektörü, tohum üretimi, maliyetler, tohum fiyatları, desteklemeler, kuraklık, sorunlar ve çözüm önerileri ve çiftçi ile ilgili görüşlerini aldık.

Tohumculuk sektörünün iç piyasa ihtiyaçlarını karşılarken diğer taraftan da dış pazara açılmanın ve küresel tohum pazarında etkili bir şekilde yer almanın çabası içerisinde olduğunu dile getiren Savaş Akcan, “Sektör, araştırma ve geliştirme çalışmaları ile katma değeri yüksek, markalaşmış yeni çeşitlere ait tohum ve çoğaltım materyali ve teknolojik ürünlerin dış ticarete konu edilmesi için yoğun çaba sarf ediyor” açıklamasını yaptı.

Akcan, ihracatın artırılmasında beklenen nihai faydanın sağlanması için Tarım ve Orman, Hazine ve Maliye ile Ticaret Bakanlığı tarafından yabancı ülkelerdeki resmi prosedürler konusunda gerekli ticaret, gümrük ve bitki sağlığı anlaşmalarının, mevzuat uyumlarını sağlamalarına ve teknik engellerin ortadan kaldırılmasına ihtiyaç olduğunu kaydetti.

Tohum bir milletin geleceği

TÜRKTOB Başkan Yardımcısı Savaş Akcan, “Tohum geleceğimiz. Ulusal bağımsızlığın temelinde gıda bağımsızlığı da yatıyor. Ürettiğiniz verimli bir tohumu dünyaya satabilirsiniz. Ancak bunun önünde çok sayıda engeller var” ifadesini kullandı.

Türkiye Tohumcular Birliği’nin (TÜRKTOB); o dönemdeki adıyla Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 2006 yılı Aralık ayında Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) kabul edilerek yürürlüğe giren 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu ile kurulduğunu tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olduğunu hazırlatan Savaş Akcan, TÜRKTOB’un kuruluş amacını, “Tohumculuk sektörünün geliştirilmesi ile sektörde faaliyet gösteren gerçek veya tüzel kişiler arasında mesleki dayanışma sağlayarak mesleki faaliyetleri kolaylaştırmak, tohumculuk faaliyetinde bulunanların ekonomik ve sosyal haklarının korunmasını sağlamak ve mevzuatla verilen görevleri yerine getirmek” olarak açıkladı.

Akcan, “TÜRKTOB bünyesinde Bitki Islahçıları Alt Birliği (BİSAB), Fidan Üreticileri Alt Birliği (FÜAB), Fide Üreticileri Alt Birliği (FİDEBİRLİK), Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği (SÜSBİR), Tohum Dağıtıcıları Alt Birliği (TODAB), Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği (TSÜAB), Tohum Yetiştiricileri Alt Birliği (TYAB) 7 birlik yer alıyor. Toplam üye sayımız 60 bine ulaştı” bilgisini verdi.

Başkanlığını yaptığı Ekonomik İş Birliği Ülkeleri Tohumcular Birliği’nin (ECOSA) mevcut iklim değişikliklerine göre de çalışmaları olduğunu belirten Savaş Akcan, “ECOSA; Türkiye, Pakistan, İran, Azerbaycan, Kırgızistan, Kazakistan, Afganistan, Türkmenistan, Tacikistan ve Özbekistan arasında tohum ticaretinin geliştirilmesi amacıyla 2009 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin Uluslararası Nitelikteki Teşekküllerin Kurulması hakkındaki 3335 sayılı kanuna göre tesis edilen, politik olmayan ve kâr amacı gütmeyen sivil bir yapılan bir oluşum. ECOSA’nın misyonu üye ülkelerde tohumculuk endüstrisini güçlendirmek ve geliştirmek” dedi.

Kuraklığa karşı yeni tohum

İklim değişikliği, kuraklık ve maliyet artışlarıyla ilgili sıkıntılarının olduğunu, verilen sübvanselerin daha reel alanlara kaydırılmasını isteyen Savaş Akcan, “Tarım en önemli alanımız. Büyük bir planlama yapılmalı. Her şeyden önce genç nüfus tarıma özendirilmeli. Tarım topraklarının her metrekaresi ekilmeli. Çiftçiye muhtaç olduğumuz hiçbir zaman unutulmamalı” dedi.

Tohumun bir ülkenin bağımsızlığı kadar önemli olduğunu, gıda bağımsızlığı yolunun tohumdan geçtiğinin altını çizen Savaş Akcan, ata tohumlarını, tohumda yerli genetik kaynakları yeni çeşitleri geliştirmek için ıslah çalışmalarında kullandıklarını belirtti.

2021 yılının ciddi kuraklıkla geçtiğini ve dünyada şu anda iklim değişikliğinin her alanda konuşulduğunu dile getiren Savaş Akcan, Türkiye Tohumcular Birliği olarak kuraklığa karşı hazırlık yaptıklarını anlattı. TÜRKTOB Başkan Yardımcısı Savaş Akcan, “Serbest piyasa dinamikleri içinde daha verimli çeşitler ıslah edilirse o kadar kazançlı bir tohumculuk yapılmış olacak. Ata tohumu son zamanlarda konuşulan bir konu. Asıl adı yerli tohum. Yani bölgesel olarak Türkiye’ye yerleşmiş tohumlar. Türkiye’nin kuraklığa dayanıklı tohumlarını buralardan melezleme suretiyle gen aktararak yeni bir çeşitler elde ediyoruz. Yerel tohumlardaki bu özelliği her bir çeşitte kullanmış durumdayız” dedi.

tohum-i

Çiftçiyi tarladan kaçırmayalım

Pandemi döneminde tohum sektöründe bakanlıkların da desteğiyle gerekli tüm tedbirleri aldıklarını, üretim ve ıslah çalışmalarında herhangi bir eksiklik yaşamadıklarını belirten Savaş Akcan, “2020 yılında bitkisel üretim ve tohumluk üretimlerimizde miktar olarak arttı. Türk çiftçisi ve tohumculuk sektörü üzerine düşen görevleri yaptı. Son dönemde artan girdi maliyetlerinin yükünün azaltılması 2021 ve daha sonrası için kendimize yeterlilik anlamında bir sorun oluşturacağını düşünmüyoruz” diye konuştu.

Sektördeki büyümenin yanında risklerin de oluştuğunu, çiftçiyi tarladan kaçırmamak gerektiğinin altını çizen Savaş Akcan, “Özellikle çiftçimiz sertifikalı tohum kullanımında iyi bir performans sergiliyor. Son olarak yıllık 1,25 milyon ton sertifikalı tohum kullanıldı. Çiftçimiz sertifikalı tohum kullanarak en az yüzde 25 verimliliğini artırıyor. Ardından maliyetleri düşüyor ve kârlılığı artıyor. Ancak 2021 yılının kurak geçmesi, fiyatlama politikalarının çiftçiyi memnun etmemesi tabii ki sertifikalı tohum kullanımını da olumsuz etkiliyor. Tarımsal üretim devam etmek zorunda. Sağlıklı gıdaya sürdürülebilir şekilde erişim çalışmaları devam etmeli. Dolayısıyla tohumculuk bir şekilde yürümeli, yürütülmeli. Sayısı 7 milyona yaklaşan Türk çiftçisi üretimini sürdürmeli ki 85 milyonun sofrasına bir besin maddesi konabilsin” dedi.

“Temel gıdada kendi kendimize yeterli olmak durumundayız” diyen Akcan, “Daha önce de söylemiştim. İki unsur var. Milli ve yerli aşı… Yerli tohum. Aşı nesilleri kurtarıyor, gıda da nesilleri idame ettiriyor. Bu dünyanın tarıma bakış açısının ana başlığı. Bunu herkesin görmesi gerekiyor” diye konuştu.

Sorun ve çözüm belirlensin

Türkiye’nin gıda ihtiyacı duymaması için 22 milyon ton buğdaya ihtiyacı olduğunu belirten TÜRKTOB Başkanı Savaş Akcan, “Bu yıl rekolte kuraklık ve fiyatlamalar sebebiyle 12-13 milyon ton civarında gerçekleşecek. O yüzden sadece 7 milyon ton kendi beslenmemiz için buğday ithalatı gerekiyor. Bir de Dahilde İşleme Rejimi (DİR) çerçevesinde un, bisküvi, makarna ve diğer ürünler için 8 – 10 milyonluk bir ithalat söz konusu. Dolayısıyla bu yıl ciddi bir buğday ithalatı gerçekleşebilir” bilgisini verdi.

Savaş Akcan, buğday fiyatlarının kuraklık ve pandemi sebebiyle sürekli yükseldiğini, “Mesela Kanada yıl içinde ton fiyatı 500 doları geçen buğday fiyatı 350 dolar iken kendi üreticisine ‘Sen ihracat yapacaksan, ben sana tona 90 -100 dolar fon koyuyorum. Bu maliyeti sattığın ülke karşılasın’ deyince buğday fiyatının tonu birden 450 dolara fırladı” dedi.

Türkiye’de buğday ekim alanlarının 9 milyon hektardan 6,5 milyon hektara gerilemesinin endişesini yaşadıklarını dile getiren Savaş Akcan, “Tarımdaki sorunu bir türlü ortaya koyamadık. Sorun ortaya çıksa çözüm de olacak. Üreten kazanamadığı için, tüketici yüksek fiyatlardan şikayetçi. Devlet ise fiyatlardaki yüksekliğe baskı yapıyor. Sorunun ne olduğu belli değil. Dolayısıyla sorun ortaya çıkarılıp çözüm yolları aranmalı. Bakanlık tarımsal planlamayı kesinlikle yapması gerekiyor. Desteklemeler aracılığıyla üretimi bir plan dahilinde yürütmesi lazım. Bu ülkede ne kadar domates ihtiyacı varsa o kadar üretilmeli. Az üretilirse fiyat yükseliyor, çok üretilirse üretici zarar ediyor. Domates çöpe gidiyor. Soğan ve patateste de aynı durum var” ifadesini kullandı.

Kimseye tohum yok diyemeyiz

Hollanda’nın 2020’de yıllık tarımsal ihracatının 95,6 milyar euro (116,3 milyar dolar) olarak gerçekleştiğini, Türkiye’nin 2021 itibariyle tarımsal ihracatının 29 milyar dolar olduğuna dikkat çeken Savaş Akcan, “Hollanda’nın her şeyden önce tarımsal toprağı yok. Hollanda’nın yaptığı tarımsal hasılanın yüzde 95’i ithalat üzerine. Hollanda sadece bir market. Dışarıdan alıyor, daha sonra onu dışarı satıyor. Ülkede toprak yok ama dış ülkelerde üretim yaptırır, ithal eder, ürünü millileştirir ve satar. Hollanda sadece organizasyon yapıyor. Bunu biz de yapmak istiyoruz. Şu anda 85 milyona dayanmış Türkiye’nin nüfusunun ne kadar ürüne ihtiyacı olduğu hesaplandığında Türkiye toprakları yetersiz kalıyor” dedi.

Tohum sektörü olarak Türkiye’ye örnek bir üretim yaptıklarını ve talebe göre planlama gerçekleştirdiklerini anlatan TÜRKTOB Başkan Yardımcısı Savaş Akcan, “Öncelikle tohumculuğun başarılı olmasının nedeni yüzde 98’inin özel sektörde olması. Özel sektörde verim ve kârlılık öncelliğinden dolayı boşa atacak 1 gram tohumu olmaz. Talebi karşılamak için elimizde tohum bırakmayız. Dolayısıyla hiç kimseye tohum yok demeyiz, deme lüksümüz de yok” şeklinde konuştu.

Yurtiçi talebi karşıladıktan sonra Türki cumhuriyetler, Irak, İran, Romanya hatta İsrail’e tohum sattıklarının altını çizen Savaş Akcan, “Rusya ve Özbekistan’da Türk tohum çeşitlerine muazzam talep var. Oradaki vatandaş Türk tohumlarını tercih ediyor. İsrail meselesi çok eskilerde kaldı. İsrail’den 15-20 sene önce bir domates tohumu almışız. O bize yapışmış sürekli o konuşuluyor. Tohumda dış fazla potansiyelimiz var ama bu şu anda ticari değil. Plandan dolayı fazla üretmiyoruz. Bizim şu anda şeker pancarı, ayçiçeği, mısır, patateste dünya standartlarında verime sahip çeşitlerimiz yok. Bu çeşitlerde açığımızı kapatabilirsek, kendi ıslahçılarımızda eksikliklerimizi yüzde 100 tamamlamış olacağız” dedi.

Tohumculuğa ilgi artıyor

Türk tohumculuğunun kesinlikle yurtdışına bağlı olmadığını halen toplam sektör büyüklüğünün 4,5 milyar dolar olduğunu, bunun 1,5 milyar dolarının sadece tohum pazarı olduğunu anlatan Savaş Akcan, “Çiftçimiz geçen yıl kuraklık ve pandemi ile savaştı. Belki hedeflediği kazançları elde edemedi. Ama ithalata bağımlı değiliz. Özellikle yazlık sebzelerde muazzam ihracatımız oldu. Sebze ve meyvede bir sıkıntımız yok. Sektör yüzde 13 ithalat, yüzde 11 ihracat yapmış. Bu makası ihracat lehine çevirmek için çalışıyoruz. Son 4 yılda tohum ihracatımız 37 milyon dolara çıktı. Tohumculuk ihracatında yüzde 756’lık bir artış var. Ülkemizin tohumculuk sektöründe dünya konjonktüründe kat ettiği yolu gösteriyor” dedi.

Türk toplumunda tarım ve gıdaya gösterilen önemin tohuma da yansıdığını, özellikle medyada yer bulan tohumculuğun birlik olarak işlerini daha kolaylaştırdığına vurgu yapan TÜRKTOB Başkan Yardımcısı Savaş Akcan, “Biz de gerçekleştirilen fuarlarla çalışmalarımızı kamuoyuna gösteriyoruz. 24 – 27 Kasım’da gerçekleşen Antalya Growtech Fuarı fevkalade başarılı geçti. Tohum, fide, fidan ve teknolojileri alanında üreticimizin aradığı her şeyin bir arada olması, yurt dışından gelen alım heyetlerinin düzenli ziyareti ve tabii ki her yıl fuarlara yönelik artan yerli ziyaretçi sayısı tohumculuğun önemini ve ihracatın daha da arttığını gösteriyor” dedi.

Akdeniz Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi ile tohumculuk sektöründe önemli yer tutan bitki ıslahı konusunda çalışmalar yaptıklarını dile getiren Savaş Akcan, böylece ortak projelerle sektörün daha fazla büyüdüğüne dikkat çekti.