SON DAKİKA
Kültür - Sanat Cumartesi 16 Mayıs 2026 09:34

MUM IŞIĞINDA ÇOK DUYULU KONSER DENEYİMİ

Candela Concert Genel Koordinatörü Özal Özyiğit, klasik konser anlayışını tarihi mekânlar, mum ışıkları ve çok disiplinli sahne performanslarıyla yeniden yorumladıklarını söyledi. Özyiğit, İstanbul'dan Anadolu'ya uzanan turne programıyla sanatseverlere "sadece konser değil, unutulacak bir anı" sunmayı hedeflediklerini söyledi

Mum ışığında çok duyulu konser deneyimi

Candela Concert Genel Koordinatörü Özal Özyiğit, Analiz’e mum ışığı konseptini anlattı. Özyiğit, sanatseverlere “sadece konser değil, unutulacak bir anı” sunmayı hedeflediklerini belirtti. 

Etkinliğin diğer konserlerden farkını ortaya koyan “mum ışığı konsepti” izleyiciye nasıl bir deneyim sunuyor?

Biz Candela Concert olarak, müziği sadece duyulabilen bir olgu olmaktan çıkarıp "çok duyulu" bir deneyime dönüştürüyoruz. En büyük farkımız da burada ortaya çıkıyor. Çünkü biz konserlerimizi sadece bir dinleti olarak sunmuyoruz.  Bu etkinlikleri özel bir atmosferle deneyime dönüştürüyoruz. Salonda kullandığımız mumlar ile birlikte izleyicilere alışılmış sahne ışıklarının dışında, çok daha samimi ve dingin bir ortam sunuyoruz. Bu büyüleyici atmosferi; klasik müzikten çocuklara kadar birbirinden farklı özel temalarla çok çeşitli müzik konseptlerimizle harmanlıyoruz. Günlük hayatın dijital karmaşasından uzaklaşan dinleyici, mum ışıklarının ahengi ve mekânın ambiyans ile müzisyen arasındaki mesafeyi eriterek, müziğin samimi haliyle bağ kurulmasına olanak tanıyor. 

Programda yer alan eserler daha çok hangi sanatçının çalışmalarından oluşuyor? 

Repertuarımızı tek bir sanatçı ya da müzik türü üzerinden şekillendirmek yerine, dinleyici kitlesini kapsayacak şekilde geniş bir perspektifle oluşturuyoruz. Amacımız, farklı müzik anlayışlarını bir araya getirerek herkesin kendinden bir parça bulabileceği bir deneyim sunmak.

Bu doğrultuda sanatçı çeşitliliğine özellikle önem veriyoruz. Projelerimizde ve konser konseptlerimizde farklı tarzları bir araya getirerek hem içerik zenginliği hem de dinamik bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz.

Her müzik türünün kendi içinde en güçlü ve en iyi örneklerine yer vererek, izleyicilerimize tekdüze bir repertuar yerine çok katmanlı bir müzik deneyimi sunuyoruz. Bizim için önemli olan yalnızca bir konser programı hazırlamak değil; müziğin farklı renklerini, duygularını ve ifade biçimlerini aynı sahnede buluşturabilmek.

Bu yaklaşım sayesinde dinleyicilerimize daha kapsayıcı, daha geniş bir müzikal perspektif sunuyor ve her konseri farklı bir deneyime dönüştürmeyi amaçlıyoruz.

Candela Concerts’in etkinlik takviminde hangi farklı konsept ve sanatçılar yer alıyor? 

“Echoes of History & Lights of Beauty” ana temamız etrafında şekillenen farklı konseptlerimiz mevcut. Bu doğrultuda “Candela Exclusive”, “Candela Originals” ve çocuklara müziği masalsı bir dille sevdiren “Candela Kids” gibi farklı hedef kitlelere hitap eden özel konseptler sunuyoruz.

Programımız tek bir müzik türüne bağlı kalmıyor; klasik müzikten caz gecelerine, rock balladlarından modern yorumlara kadar geniş ve çok katmanlı bir seçki sunuyoruz. Repertuvarımızda hem klasik eserleri hem de sanatçıların özgün bestelerini bir arada dinlemek mümkün.

Sahneyi paylaştığımız isimler arasında, özellikle piyano performanslarıyla öne çıkan Dengin Ceyhan gibi değerli virtüözler, quartetler ve farklı disiplinlerden müzisyenler yer alıyor. Ayrıca bu işitsel deneyimi görsel bir şölene dönüştürmek adına bazı performanslarımızı aerial (hava) dans gösterileriyle bütünleştiriyoruz.

Temelde yaptığımız şey; kaliteli müziği farklı sanat disiplinleriyle bir araya getirerek dinamik ve çok duyulu bir sahne deneyimi sunmak. Alanında ödüllü ve uluslararası düzeyde yetkinliğe sahip müzisyenlerle çalışarak her konserde sanatsal çıtayı en üst seviyede tutmayı hedefliyoruz.

Organizasyonun İstanbul dışına taşınmasıyla ilgili turne hakkında bilgi alabilir miyiz?

Candela’nın büyüleyici atmosferini ülkemizin farklı noktalarına taşımak ve sanatseverleri bu özel deneyimle buluşturmak için büyük bir heyecan duyuyoruz. İstanbul’daki başarılı etkinliklerimizin ardından turne programımızı genişletme kararı aldık. Turnemizin ilk durağı da 7 Mayıs’ta Şanlıurfa oldu. Seyircilerin ilgisi bizi çok mutlu etti. Diğer illerdeki konserlerimize Ankara’dan Van’a, Bodrum’dan Aksaray’a kadar Türkiye’nin farklı şehirlerini kapsayacak geniş bir rotada devam edeceğiz.

Amacımız, İstanbul’da yakaladığımız bu atmosferi Anadolu’nun farklı şehirlerine, her şehrin kendine özgü tarihi ve ikonik mekanlarıyla buluşturarak taşımak.

Etkinliğin gerçekleştirileceği Kastel’in atmosferi konser deneyimine nasıl katkı sağlıyor? 

Kastel’in tarihi yapısı, konserlerimizin ruhuyla mükemmel bir uyum yakalıyor. 15. yüzyıla dayanan geçmişi ve kendine has mimarisi, izleyiciyi şehrin modern karmaşasından koparıp tamamen farklı bir zamana taşıyor. Yüksek tavanları ve taş duvarları sadece görsel bir şölen sunmakla kalmıyor, aynı zamanda akustiği daha derin ve etkileyici hale getiriyor. Mum ışığının bu doku üzerindeki yansımasıyla birleşince, mekan sadece bir ev sahibi değil, performansın bir parçası haline geliyor ve bu durumun da dinleyicinin müzikle kurduğu bağı güçlendirdiğine inanıyoruz.

Candela Concert’in geleneksel performans anlayışına getirdiği yenilikler neler? 

Geleneksel konserlerin mesafeli ve daha resmi yapısını, daha samimi ve çağdaş bir yaklaşımla yeniden yorumluyoruz. En önemli yeniliğimiz, müziği yalnızca sahnede icra edilen bir performans olmaktan çıkararak, izleyiciyi de içine alan bütüncül bir deneyim alanına dönüştürmek.

Mum ışıklarının yarattığı atmosferi Kastel’in tarihi dokusuyla birleştirerek dinleyiciye sadece bir konser değil, aynı zamanda hatırlanacak bir “anı” sunuyoruz. Klasik müziği daha erişilebilir ve deneyim odaklı bir yapıya taşıyoruz.

Görsel sanatlar ile işitsel performansı bir araya getirirken, mekânın tarihi dokusunu da adeta bir enstrüman gibi kullanıyoruz. Bu yaklaşım sayesinde dinleyiciyi pasif bir izleyici konumundan çıkararak, anın enerjisini birlikte paylaşan bir deneyim topluluğunun parçası haline getiriyoruz.

Çocuklara yönelik düzenlenen tematik konser projeleri organizasyonun genel vizyonunda nasıl bir yer tutuyor?

Çocuklara yönelik projelerimiz, müziği sadece bir etkinlik değil, bir kültür olarak gelecek nesillere aşılamak amacımız. Çocukların sanatla ilk temasını sıkıcı bir zorunluluktan çıkarıp heyecan verici bir keşfe dönüştürmek onları hayal dünyalarında yolculuğa çıkarmak en büyük motivasyon kaynağımız. Mum ışığının kattığı masalsı atmosferde, onların aşina olduğu temaları kullanarak onlara müziği çok daha anlaşılır, keyifli bir deneyim hale getiriyoruz. Erken yaşta bu tip bir deneyimi yaşayan çocukların, ileride sanata karşı daha meraklı bireyler olacağına inanıyoruz. Projelerimizle her sosyo-ekonomik gruptan çocuğa dokunarak sanatı hayatın doğal bir parçası haline getiriyoruz. Bu doğrultuda yer aldığımız sosyal sorumluluk projeleriyle birlikte, çocuk konserlerini vizyonumuzun ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Toplumun her kesimini kucaklayan bu bakış, bizim için sadece bir proje değil, sanatı hayatın bir parçası olarak gören nesiller yetiştirilmesine katkıda bulunmak için bir sorumluluktur.