"SANTRALLER KAPANDIĞINDA SADECE BACALAR DEĞİL, ŞEHİR DURUR"
Son günlerde santraller üzerinden yürüyen tartışmalara ilişkin konuşan TES-İŞ Yatağan Şube Müdürü Fatih Erçelik, üretimin sürekliliğinin yalnızca enerji arzı değil, bölgesel istihdam ve ekonomik denge açısından da hayati olduğunu belirtti. Soma'daki üretim duruşunun Muğla için uyarı olduğunu söyleyen Erçelik, "Santraller bir ilçenin ve ülkenin dinamosudur. Üretimin durduğu yerde işsizlik başlar, ekonomik hayat durur" dedi.

Muğla’nın Milas ve Yatağan hattında faaliyet gösteren termik santrallerin önemine dikkat çeken TES-İŞ Yatağan Şube Müdürü Fatih Erçelik, üretimin yalnızca enerji arzı değil, bölgesel istihdam ve ekonomik denge açısından da hayati olduğunu söyledi.
Erçelik, santrallerin etkisinin yalnızca çalışanlarla sınırlı olmadığını vurgulayarak, “Sadece çalışanları değil; bu kentte ekmek yiyen şoförleri, esnafı, köylüyü, çiftçiyi, dolaylı ve dolaysız buradan geçinen herkesi kapsıyor. Esnafın siftah yapamadan kepenk kapattığını, köylünün ürettiğini satamadığını görüyoruz” dedi.
Soma örneği: “Bir santral kapandığında neler olacağını gördük”
Soma’daki tabloya dikkat çeken Erçelik, maden ve enerji sektöründe yaklaşık 40 bin kişinin çalıştığını, aileleriyle birlikte bu sayının 160 bine ulaştığını söyledi.
“Soma’nın nüfusu yaklaşık 250 bin. Bir emek kentinde santral kapandığında neler olabileceğini hep birlikte gördük. Santraller sadece elektrik üretmiyor; o ilçenin ve ülkenin dinamosudur. Karanlıktan aydınlığa taşıyan enerji ve maden işçileridir” ifadelerini kullandı.
Soma’da üretimin durdurulmasının ardından yalnızca çalışanların değil, bölgesel ısıtma sisteminden yararlanan vatandaşların ve yerel ekonominin de etkilendiğini belirten Erçelik, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun “Bu santraller kapatılamaz, bu ülke karanlıkta kalamaz” sözlerine katıldıklarını söyledi.
“Soma’da farklı, Muğla’da farklı siyaset anlayışı olmaz”
Erçelik, Soma’daki siyasi tutum ile Muğla’daki söylemler arasında bir tezat gördüklerini ifade etti.
“Soma’da santralin çalışması için mücadele eden işçilere destek veren siyasi anlayış ile Muğla’daki yaklaşım arasında ciddi bir fark var. Soma’da parti rozetleri bir kenara bırakıldı, kentin gerçeği görüldü. Muğla’da ise çevre örgütlerinin peşine takılarak milyonlarca ton yerli linyitin çıkarılmasını engelleyen bir yaklaşım görüyoruz” dedi.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ve Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz’a çağrıda bulunan Erçelik, “Hayatın gerçekleriyle yüzleşmek gerekiyor. Bu mesele popülist siyasetle değil, bölgenin ekonomik gerçekleriyle ele alınmalı” diye konuştu.
“Bu santraller bölgenin kalbidir”
Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerinin bölge ekonomisinin temel unsurlarından biri olduğunu belirten Erçelik, şu bilgileri paylaştı:
“Bu santrallerde 7 bin 500 emekçi kardeşimiz çalışıyor. Aileleriyle birlikte yaklaşık 35 bin kişiye ekmek kapısıdır. Dolaylı ve dolaysız baktığımızda Milas ve Yatağan’da 100 bine yakın insan buradan geçimini sağlıyor. Bu santraller bölge ekonomisinin kalbidir.”
Erçelik, enerji üretiminin özel sektör eliyle yürütülse bile bir kamu hizmeti olduğunu belirterek, “Evlerimize tek bir hattan enerji geliyor. Enerji başka bir yerden temin edilemiyor. Enerji olmazsa hayat durur” dedi.
“Çevreye duyarlı madencilik mümkün”
Çevre eleştirilerine de yanıt veren Erçelik, bölgede rehabilitasyon çalışmalarının örnek gösterilebileceğini söyledi.
“Eskihisar, Hüsamlar gibi sahalar ortada. Rehabilite edilmiş alanları görmek isteyen herkese kapımız açık. Türkiye’de birçok termik santral çevre uyumsuzluğu nedeniyle kapanırken, Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy’ün baca gazı arıtma sistemleri sayesinde çalışmaya devam ettiğini herkes biliyor. Çevreye duyarlı madencilik yapılabiliyor” ifadelerini kullandı.
Ahmet Aras ve ilgili çevre örgütlerine çağrıda bulunan Erçelik, “Gelin birlikte gezelim, birlikte inceleyelim. Daha çevreye uyumlu nasıl çalışabiliriz konuşalım. Biz birlikte çözüm üretmeye hazırız” dedi.
“En büyük risk belirsizlik”
Erçelik, Muğla’da daha önce 2024 yılında yaşanan işten çıkarmaları hatırlatarak, yaklaşık 450 çalışanın işini kaybettiğini ve bunun acısını yaşadıklarını söyledi.
“Santraller çalışmadığında ne olduğunu biz yaşadık. En büyük risk belirsizliktir. Üretim durursa istihdam zarar görür, istihdam zarar görürse bölge zarar görür” diye konuştu.
Enerji üretimi, istihdam ve kamu yararının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Erçelik, “Biz yerli kaynaklarımızı kullanmak, enerjimizi üretmek istiyoruz. Bu mesele ideolojik değil, ekonomik ve toplumsal bir meseledir” ifadelerini kullandı.
