SAVAŞIN FATURASI 20 MİLYAR DOLARA DAYANDI
Orta Doğu'da İran merkezli gerilimin tırmanması, küresel ekonominin yanı sıra doğrudan ABD ekonomisi üzerinde de çok boyutlu etkiler yaratıyor. Washington yönetimi sahadaki askeri varlığını artırırken, savaşın faturası bütçe dengelerinden enflasyona kadar geniş bir alanda hissediliyor.

CNBC Arabia’nın aktardığı ve “Iran Cost Ticker” verilerine dayanan hesaplamalara göre, ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü operasyonların maliyeti yaklaşık 20 milyar dolara ulaştı. Pentagon, düşünce kuruluşları ve akademik kaynakların verileriyle oluşturulan hesaplamalarda, savaşın günlük maliyetinin yaklaşık 1 milyar dolar seviyesinde olduğu belirtiliyor.
Pentagon’un kısa süre önce ABD Kongresi’ne sunduğu brifinge göre, çatışmaların ilk altı gününde harcamalara 11,3 milyar dolar eklendi. Sonraki süreçte ise günlük ortalama 1 milyar dolarlık maliyet artışı devam ediyor.
Anlık hesaplamalara göre savaşın maliyeti saniyede 11 bin doları aşmış durumda. Bu rakam; hava operasyonları, uçuş giderleri, mühimmat, bakım ve lojistik harcamaları kapsayan geniş bir maliyet kalemine dayanıyor. ABD’de yükselen yakıt fiyatlarının da toplam maliyeti daha da yukarı çekebileceği ifade ediliyor.
Savunma harcamaları bütçeyi zorluyor
Artan askeri operasyonlar, ABD’nin savunma harcamalarını hızla yukarı taşıyor. Bu durum kısa vadede savunma sanayii şirketlerine gelir artışı sağlarken, kamu maliyesi açısından bütçe açığını büyüten bir baskı unsuru oluşturuyor.
Uzmanlar, yüksek faiz ortamında artan borçlanma ihtiyacının ABD’nin mali disiplinini daha da zorlayabileceğine dikkat çekiyor.
Enerji fiyatları enflasyonu tetikliyor
İran gerilimiyle birlikte küresel petrol fiyatlarında yaşanan yükseliş, ABD ekonomisinde çift yönlü bir etki yaratıyor. Enerji şirketleri artan fiyatlardan fayda sağlarken, iç piyasada akaryakıt maliyetlerinin yükselmesi tüketici enflasyonunu körüklüyor.
Bu tablo, ABD Merkez Bankası’nın para politikası üzerinde yeni bir baskı oluşturuyor. Faiz indirim beklentilerinin ötelenmesi ihtimali güçlenirken, finansal piyasalarda oynaklık artıyor.
Dolar güçleniyor ihracat baskı altında
Jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte doların güvenli liman özelliği yeniden öne çıkıyor. Küresel yatırımcıların dolara yönelmesi, ABD para biriminin değer kazanmasına neden oluyor.
Ancak güçlü dolar, ABD ihracatının rekabet gücünü zayıflatırken, özellikle imalat sanayi açısından dış pazarlarda zorlayıcı bir tablo ortaya çıkarıyor.
Büyüme üzerinde riskler artıyor
Savaşın uzaması halinde küresel ticaret hacminde daralma ihtimali de artarken, bu durum ABD merkezli çok uluslu şirketlerin gelirlerini aşağı çekebilir. Artan maliyetler ve yüksek faiz ortamı, yatırımlar ve tüketim üzerinde baskı yaratıyor.
Tüm bu gelişmeler, İran savaşı sürecinin ABD açısından yalnızca askeri değil, aynı zamanda ciddi bir ekonomik sınav olduğunu ortaya koyuyor. Kısa vadede bazı sektörler kazanç sağlasa da orta ve uzun vadede artan maliyetler, enflasyon ve bütçe dengesi üzerinden daha karmaşık bir ekonomik tablo öne çıkıyor.

