SORUN SAVAŞ DEĞİL YAPISAL KIRILGANLIK
Ekonomist Mahfi Eğilmez, Türkiye ekonomisinin savaş öncesinde de ivme kaybettiğine dikkat çekti. Büyümeden enflasyona, işsizlikten cari açığa kadar temel göstergelerde bozulma sinyalleri öne çıktı. Eğilmez'e göre savaş, mevcut kırılganlıkları derinleştiren bir "hızlandırıcı" rolü üstleniyor.

Ekonomist Mahfi Eğilmez, son değerlendirmesinde Türkiye ekonomisindeki mevcut kırılganlıkların savaşla ortaya çıkmadığını, aksine savaşın bu zayıf tabloyu hızlandırdığını vurguladı. Önümüzdeki dönemde sıkça dile getirilecek “Savaş olmasaydı her şey yolundaydı” söylemine karşı çıkan Eğilmez, verilerin savaş öncesinde de ekonomide belirgin bir ivme kaybına işaret ettiğini ifade etti.
Büyüme potansiyelin altında kaldı
2025’in son çeyreğinde Türkiye ekonomisinin yüzde 3,4 büyüdüğünü hatırlatan Eğilmez, ülkenin yaklaşık yüzde 5 seviyesindeki potansiyel büyümesinin oldukça altında kalındığını belirtti. Enflasyonla mücadele kapsamında büyümeden fedakârlık yapılmasının anlaşılabilir olduğunu kaydeden Eğilmez, asıl sorunun üretim ve hizmet tarafındaki eş zamanlı zayıflama olduğuna dikkat çekti. İmalat sanayinde gerileme ve kapasite kullanım oranındaki düşüşe işaret eden Eğilmez, hizmet sektöründe de yavaşlama başladığını ifade etti. Bu tabloya savaşın maliyetinin de ekleneceğini belirten ekonomist, 2026 yılı için yüzde 2,5–3 bandındaki büyümenin dahi iyimser kalabileceğini dile getirdi.
Enflasyonda düşüş beklentisi gerçekleşmedi
Yıl başında enflasyonun baz etkisiyle gerileyeceği yönünde güçlü beklentiler bulunduğunu belirten Eğilmez, bu öngörünün gerçekleşmediğini söyledi. 2025 sonunda yüzde 30,89 olan enflasyonun şubat ayında yeniden yükselerek yüzde 31,53’e çıktığını hatırlattı. Bu artışın petrol fiyatları görece düşük seviyedeyken yaşandığına dikkat çeken Eğilmez, petrolün 100 doların üzerine çıkmasının enflasyon üzerinde ilave baskı yaratacağını vurguladı. Yıl sonu için yüzde 30’un altındaki enflasyonun artık hedef olmaktan çıkıp iyimser bir senaryo haline geldiğini ifade etti.
İşsizlikte kalıcı sıkışma sinyali
Resmi işsizlik verilerindeki dalgalanmaların gerçek tabloyu yansıtmadığını belirten Eğilmez, geniş tanımlı işsizlik oranının yüzde 30’a yakın seviyede sabit kalmasının ekonomide kalıcı bir sıkışmaya işaret ettiğini söyledi. Savaşın yaratacağı ekonomik yavaşlamanın istihdam üzerindeki baskıyı artıracağını da sözlerine ekledi.
Bütçede “zaman kazanma” etkisi
Bütçe açığının yılın ilk iki ayında 190 milyar TL seviyesinde görünmesine rağmen bunun kalıcı bir iyileşmeye işaret etmediğini belirten Eğilmez, vergi tahsilatının öne çekilmesi ve harcamaların kısılmasıyla geçici bir denge sağlandığını ifade etti. Mevcut görünümün bir başarı hikâyesinden çok, zaman kazanma çabası olduğunu vurguladı.
Cari açıkta petrol riski büyüyor
Cari açığın ocak itibarıyla 32,9 milyar dolar seviyesinde olduğunu hatırlatan Eğilmez, hesaplamaların 65 dolarlık petrol fiyatına göre yapıldığını belirtti. Petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkmasının cari denge üzerinde ciddi baskı yaratacağını ifade eden ekonomist, her 10 dolarlık artışın cari açığa yaklaşık 4 milyar dolar ek yük getirdiğini kaydetti. Bu koşullarda yıl sonunda 50 milyar dolarlık cari açığın sürpriz olmayacağını söyledi.
Savaş değil zayıflık belirleyici
Eğilmez’e göre büyüme, enflasyon, işsizlik, bütçe ve cari açık göstergelerinin tamamı tek bir gerçeğe işaret ediyor: Türkiye ekonomisi savaş başlamadan önce de hedeflerinden sapmış durumdaydı. Savaş ise bu bozulmayı derinleştiren bir unsur olarak öne çıkıyor.
Son üç yıldan çıkarılması gereken en önemli dersin, enflasyonla mücadelenin zamana yayılmasının riskleri artırdığı olduğunu belirten Eğilmez, sürecin uzaması halinde ekonominin kaçınılmaz olarak yeni şoklarla karşılaşabileceği uyarısında bulundu.
