TÜRK BALI DÜNYA PAZARLARINDA MARKA OLMA YOLUNDA İLERLİYOR
Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Başkanı Ali Demir, Türk balını uluslararası pazarda güçlü ve sürdürülebilir bir marka haline getirmek istediklerini belirterek, "Başta Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Birleşik Krallık, İspanya ve Suudi Arabistan olmak üzere birçok ülkeye petekli ve süzme bal ihracatı gerçekleştiriyoruz." dedi.

Demir, Dünya Arıcılık Günü'nü 20 Mayıs'ta Rize'de düzenleyecekleri etkinliklerle kutlayacaklarını dile getirdi.
İlk olarak 2010 yılında Ankara'da "Altın yağmur" sloganıyla başlayan etkinliklerin bu yıl "İnsanlık ve gezegen için arılarla birlikte" sloganıyla yapılacağını ifade eden Demir, bu etkinlikleri yaşamın devamlılığı için arıların önemine dikkati çekmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlediklerini söyledi.
Demir, Türkiye'de arıcılık sektöründe yaşanan gelişmelere değinerek, son yıllarda koloni ve işletme sayılarında bir miktar gerileme yaşanmasına rağmen Türkiye'nin arıcılıkta üretim gücünü korumayı başardığını ifade etti.
- "Bal üretimi 97 bin 253 tona ulaştı"
Geçen yıl koloni sayısı 8 milyon 817 bin seviyesine gerilemesine rağmen bal üretiminin yüzde 1,8 artışla 97 bin 253 tona ulaştığını söyleyen Demir, "Bu tablo, üreticilerimizin sahadaki bilgi birikimi, adaptasyon kabiliyeti ve verimlilik odaklı üretim anlayışının güçlü bir göstergesidir. Ancak koloni varlığındaki azalışın uzun vadeli etkileri dikkatle takip edilmeli, sürdürülebilir üretim açısından gerekli tedbirler bugünden alınmalıdır." diye konuştu.
Demir, 2025'te koloni başına ortalama bal veriminin 11,03 kilogram olduğunu dile getirerek, "Bu yılki verim, yağış rejimi, kuraklık, flora durumu, nektar akımı ve bölgesel iklim koşullarına bağlı şekillenecektir. Sahadan aldığımız geri bildirimler bazı bölgelerde olumlu beklentilere işaret etmektedir. Ancak iklim değişikliğine bağlı riskler üreticilerimiz üzerinde baskı oluşturmaya devam etmektedir." değerlendirmesinde bulundu.
Koloni varlığı bakımından Türkiye'nin dünyada Çin ve Hindistan'ın ardından üçüncü sırada olduğunu belirten Demir, şöyle devam etti:
"Türkiye, bal üretiminde Çin'in ardından ikinci sırada yer almaktadır. Çam balı üretiminde ise dünyada birinciyiz. Çam balı üretiminin yüzde 92'si Türkiye'de gerçekleştiriliyor. Hedefimiz, Türk balını uluslararası pazarda güçlü ve sürdürülebilir bir marka haline getirmektir. Başta Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Birleşik Krallık, İspanya ve Suudi Arabistan olmak üzere birçok ülkeye petekli ve süzme bal ihracatı gerçekleştirilmektedir. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, katma değeri yüksek, izlenebilirliği güçlü ve coğrafi işaretli Türk balını dünya raflarında daha güçlü şekilde konumlandırmaktır."
- "Ülkenin hemen her bölgesinde arıcılık yapılabiliyor"
Demir, ülkenin hemen her bölgesinde arıcılık yapılabildiğini, kayıtlı koloni varlığı bakımından özellikle Muğla, Ordu, Adana ve Sivas'ın öne çıktığını ifade ederek, bu illerin hem koloni varlığı hem de üretim kapasitesi açısından sektörün lokomotif bölgeleri arasında yer aldığını söyledi.
Arı kolonilerinin güçlenmesi için Tarım ve Orman Bakanlığınca üreticilere kovan başı desteklemeler sağlandığını anımsatan Demir, bunun yanında kadın, genç, gezginci arıcılar ile birinci derece örgüt üyesi üreticilerin ilave desteklerden faydalandığını anlattı.
Demir, yerel yönetimlerin, valiliklerin ve il birliklerinin koordinasyon içinde eğitim, ekipman temini, hastalıklarla mücadele ve üretim girdilerine erişim noktasında üreticilere çeşitli katkılar sunduğunu belirterek şunları kaydetti:
"Üreticilerimiz sezon boyunca farklı bölgelerde gezginci arıcılık yaparak yüksek maliyetlerle üretim gerçekleştirmektedir. Nakliye, işçilik, besleme, ilaçlama ve ekipman giderleri her geçen yıl artmaktadır. Buna rağmen üretim yapmaya devam eden arıcılarımız, bal adı altında piyasaya sunulan düşük maliyetli taklit ve tağşişli ürünlerle haksız rekabet etmek zorunda kalmaktadır. Bu durum sadece üreticimizin gelirini değil, aynı zamanda tüketici güvenini ve Türk balının uluslararası itibarını da olumsuz etkilemektedir."
