TÜRK ZIRHLILARININ BAŞARISI ELEKTRİKLİ ARACA TAŞINIYOR
Türk savunma sanayisi bünyesinde geliştirilen ve uluslararası alanda önemli başarılara imza atan zırhlı kara araçları, yeni konfigürasyonlarla iddiasını sürdürüyor.

Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, 5-9 Mayıs'ta İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilecek.
Anadolu Ajansının (AA) "Teknolojinin kalbi SAHA'da atacak" başlıklı dosyasının yedinci haberinde, Türk savunma sanayisi bünyesinde Nurol Makina tarafından geliştirilen zırhlı muharebe araçlarına yönelik yürütülen çalışmalara ve SAHA 2026'ta tanıtılacak platformlar ele alındı.
Nurol Makina, 20'den fazla ülkede kullanılan zırhlı araçlarının en yeni konfigürasyonlarını SAHA 2026'da sergileyecek. Bu kapsamda NMS EWB, NMS-L ve EJDER YALÇIN Ambulans araçları tanıtılacak.
NMS EWB 4x4, çeşitli operasyonel gereksinimler için gelişmiş alan ve çok yönlülük sağlamak üzere tasarlandı. NMS aracının daha uzun bir dingil mesafesine sahip konfigürasyonu, bu sayede daha geniş iç bölme ve daha fazla taşıma kapasitesi sunuyor. Genişletilmiş alan, ek ekipman, personel veya belirli görevlere göre uyarlanmış özel modüllerin yerleştirilmesine izin veriyor. İç mekan, farklı operasyonel ihtiyaçlara uyacak şekilde özelleştirilebiliyor.
NMS-L 4x4 ise NMS aracının hafif zırhlı konfigürasyonu olarak 8-10 ton ağırlığıyla geliştirildi. Farklı türdeki operasyonlar için tasarlanan NMS-L, muharebe birliklerine, ateş gücü donanımlarını taşıma görevinden keşif görevlerine kadar çeşitli yetenekler sunuyor. Güvenlik ve modülerliği ön planda tutan tasarımıyla NMS-L, her tür coğrafyada gerçekleştirilecek tüm görevler için hazır durumda bulunuyor.
EJDER YALÇIN Ambulans, ana platformun yeteneklerini koruyarak askeri ambulans standartlarına uyum sağlıyor.
- Termal izi düşük, sessiz
Nurol Makina, bu araçların yanı sıra NMS-L aracının yeni nesil elektrikli askeri araca dönüştürülmesiyle ortaya çıkan eNMS-L konfigürasyonunu göreve hazırlıyor.
Elektrikli araç teknolojisini askeri alana taşıyan eNMS-L, tamamen elektrikli olarak geliştirildi. Araç düşük termal iz, sessiz çalışma ve çevre dostu yapısıyla geleceğin askeri araçlarına örnek oluşturuyor.
eNMS-L Proje Sorumlusu Andaç Kaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, farklı bir bakış açısı ve vizyonu ortaya koyan eNMS-L'nin, bu özellikleriyle geleceğin aracı olduğunu söyledi.
Gün geçtikçe fosil yakıtlara bağlı araç kullanımının azalacağına işaret eden Kaya, şöyle konuştu:
"Bunun farkındayız ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması gündemde daha fazla yer tutmaya başlayacak. Biz de önümüzdeki yıllara hazırlık olarak bu aracı geliştirmek istedik. Tasarım çalışmaları başlayalı 2 yıl kadar oldu. Aracın montajı tamamen bitmiş durumda. Uzun yol ve çevre testlerine giriyor. Bunun dışında faydalı yük entegrasyonları gerçekleştikten sonra da onların testlerine başlayacağız. Yıl sonuna kadar aracın tüm testlerini bitirmiş olmayı planlıyoruz."
Elektrikli bir aracın kullanıcılara sunduğu avantajlara değinen Kaya, bu sayede fosil yakıt bağımlılığının sonlandığını, bununla beraber içten yanmalı motorların ısı ve ses çıktılarının bu araçta bulunmadığını söyledi.
Kaya, aracın en muhtemel kullanım senaryosunun da ısı ve ses çıktılarının düşük olması dolayısıyla keşif ve gözlem görevleri olacağını dile getirdi.
- Türünün ilk örneklerindendi, beğeniyle karşılandı
Türünün ilk örneklerinden olan aracın beklenenin üzerinde beğeni gördüğünü vurgulayan Kaya, ilerleyen süreçte eNMS-L'ye uzaktan komuta sistemi de entegre edileceğini aktardı.
Kaya, şöyle devam etti:
"Dolayısıyla planlanan ilk testlerden bir tanesi uzaktan kontrol ile gündüz ve gece şartlarında keşif ve gözlem operasyonu senaryolarına dahil olmaya çalışmak olacak. Burada yaptığımız temel işlerden bir tanesi şuydu: Araçtaki içten yanmalı motor ve şanzımanı çıkarıp yerine bir tane elektrik motoru koyduk. Bu tek elektrik motoru, çift elektrik motorlu, karmaşık ve pahalı sistemlere göre daha yalın bir mimari inşa etmemiz olanak tanıdı. Bunun en büyük avantajı içten yanmalı motorla gelen ve şanzıman kombinasyonuyla oluşan mekanik gecikmeleri ve bazı tepkileri minimize etmek oldu. Çok daha atik, aksiyonlara karşı hızlı tepki gösterebilen bir aracı elde etmiş olduk böylece. Sürüş ve çevre koşullarına bağlı olarak 200 kilometre civarında bir menzile sahip aracımız."
- Konvoylara öncülük görevi
Uzaktan kontrol altyapısı, ısı ve ses çıktısının düşük olması dolayısıyla eNMS-L'nin öncü bir araç olarak görev yapmasının çok muhtemel olduğunu vurgulayan Kaya, "Yani konvoyun önünden gidecek bir araç. Hem personel taşımayacağı için hem de izlenebilirliği düşük olacağı için bir öncü araç olma potansiyeli çok yüksek. Keşif ve gözlem senaryolarında içinde personel bulundurmayan, karargahla haberleşebilen bir araç konsepti olmasıyla dünya pazarına bir fırsat sunacağını düşünüyoruz." dedi.
eNMS-L'nin bu özelliklerin yanında barut tahliye fanı, yangın söndürme sistemi, kimyasal, biyolojik, radyoaktif ve nükleer koruma sistemleri, merkezi lastik şişirme sistemi gibi donanımlara sahip olduğunu ifade eden Andaç Kaya, şunları kaydetti:
"Araç için daha önce mobilitesini kanıtlamış NMS-L aracı baz alındığı için aynı şekilde 0,9 metrelik sudan geçiş ve hendek geçiş özelliklerine sahip. Bununla beraber yüzde 70 dik eğim, yüzde 40 yan eğimden geçebilme ve 0,5 metrelik dik engelleri tırmanabilme kapasitelerini koruyor. Araç 1,5 tonluk bir faydalı yük taşıma kapasitesine sahip."