TÜRKİYE İMSAD ÜYE BULUŞMASI 2026 GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Türkiye İMSAD tarafından her yıl gerçekleştirilen Üye Buluşması, bu yıl da inşaat malzemesi sanayisinin temsilcilerini ve sektör paydaşlarını buluşturdu. Etkinlikte konuşan Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Savcı, Türkiye inşaat malzemesi sanayisinin 181,7 milyar dolarlık toplam pazar büyüklüğüyle ülke ekonomisinin stratejik üretim güçlerinden biri olduğunu vurguladı. Savcı, önümüzdeki dönemde sektörün rekabet gücünü yeşil dönüşüm, enerji verimliliği, karbon yönetimi, dijitalleşme ve döngüsel ekonomi ekseninde şekillendireceğini belirtti. Toplantının konuk konuşmacısı Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ da küresel ekonomi ve Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.

Türkiye İMSAD (Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği) Üye Buluşması, 24 Haziran Çarşamba günü İstanbul Marriott Hotel Asia’da gerçekleştirildi.
Dernek üyelerinin geniş katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda açılış konuşmasını yapan Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Savcı, inşaat malzemesi sanayisinin mevcut ekonomik büyüklüğü ile sektörün yeşil dönüşüm, enerji verimliliği, karbon yönetimi, dijitalleşme ve döngüsel ekonomi alanlarındaki gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantının konuk konuşmacısı Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Gazeteci Hakan Güldağ, küresel ekonomide yaşanan dönüşüm, Türkiye ekonomisinin önündeki fırsatlar ve risklere ilişkin görüşlerini katılımcılarla paylaştı. Buluşmada Türkiye İMSAD Genel Sekreteri Aygen Erkal, sektör verileri ve dernek çalışmalarına ilişkin bilgiler aktardı. Etkinlik kapsamında yeni üyelere plaket takdim edilirken, Geleceğe Yatırım Ödülleri – Sivil Toplum 2025 kazananları belli oldu.
“Türkiye inşaat malzemesi sanayisi, Türkiye ekonomisinin stratejik üretim güçlerinden biri”
Dünya ekonomisinde teknolojik dönüşüm, iklim politikaları, değişen ticaret rotaları, jeopolitik gelişmeler ve yeni yatırım eğilimleriyle birlikte yeni bir döneme girildiğini belirten Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Savcı, ülkelerin gücünün artık üretim kabiliyetleri, sanayi altyapıları ve değişime uyum hızlarıyla ölçüldüğünü söyledi. Türkiye inşaat malzemesi sanayisinin bu dönüşümün merkezinde yer aldığını vurgulayan Savcı, şu değerlendirmelerde bulundu: “Sektörümüz, 149,6 milyar dolarlık iç pazar, 32,1 milyar dolarlık dış pazar hacmi ve 51,8 milyon tonluk ihracat performansıyla toplamda 181,7 milyar dolarlık devasa ekonomik büyüklük oluştururken Türkiye ekonomisinin en stratejik üretim güçlerinden biri olmayı sürdürüyor. Türkiye toplam ihracatından yüzde 12 pay alan sanayimiz, 13,1 milyar dolarlık ithalata karşılık cari dengeye yüzde 245 pozitif katkı sağlıyor ve ülkemize net döviz kazandıran en önemli lokomotif olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.”
Hedef mevcut üretim gücünü sürdürülebilir şekilde geleceğe taşımak
Öncelikli gündemlerinin sektörün mevcut üretim gücünü sürdürülebilir şekilde geleceğe taşımak olduğunu söyleyen Savcı, önümüzdeki dönemde inşaat malzemesi sanayisinde rekabetin yalnızca ölçekle değil, katma değer, sürdürülebilir üretim ve dönüşüm kapasitesiyle şekilleneceğini vurguladı. Savcı, “Önümüzdeki dönemde temel hedefimiz, sektörümüzü büyümenin ötesine geçirerek daha yüksek katma değer üreten ve küresel ölçekte çok daha güçlü konumlanan bir yapıya kavuşturmak. Bunun için ihracatın artırılması, pazar çeşitliliğinin genişletilmesi ve sürdürülebilir üretim modellerine geçiş büyük önem taşıyor. Küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu süreçte sektörümüzün rekabet gücünü koruması; yeşil dönüşüm, enerji verimliliği, inovasyon ve dijitalleşme alanlarında atacağımız adımlara bağlı olacak” dedi.
“İnşaat malzemesi sanayisinin en önemli gündemlerinden biri karbon yönetimi olacak”
Deprem bölgesindeki yeniden yapılanma faaliyetleri, kentsel dönüşüm projeleri, altyapı yatırımları ve devam eden konut ihtiyacının sektörün temel dinamikleri arasında yer aldığını belirten Savcı, şehirleri depreme karşı daha dirençli hale getirirken güvenliğin yanı sıra enerji verimliliği, doğru malzeme kullanımı, yapıların uzun ömürlü olması ve çevresel performansın da birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. 2026 yılının ilk çeyreğinde yapı ruhsatı alınan bina sayısındaki yaklaşık yüzde 20’lik artışın sektörde yeni projelere yönelik yatırım iştahının sürdüğüne işaret ettiğine dikkat çeken Savcı, “Büyüklük kadar büyümenin niteliği de önem kazanacak. Daha düşük karbonlu üretim süreçleri, enerji verimliliği yüksek yapılar, dijitalleşmiş üretim sistemleri ve döngüsel ekonomi uygulamaları sektörümüzün yeni rekabet alanlarını oluşturacak. Bu doğrultuda önümüzdeki beş yıl içerisinde inşaat malzemesi sanayisinin en önemli gündemlerinden biri karbon yönetimi olacak” şeklinde konuştu.
Avrupa Birliği başta olmak üzere ihracat pazarlarında sürdürülebilirlik kriterlerinin rekabet gücünü ve pazara erişimi şekillendiren temel unsurlar arasında yer aldığını belirten Savcı, ürünlerin karbon ayak izinin ölçülmesi, uluslararası standartlara uygun şekilde raporlanması ve belgelenmesinin bu dönemin temel rekabet koşulları arasında yer alacağını söyledi. Savcı, Yaşam Döngüsü Analizi, Çevresel Ürün Beyanı ve dijital ürün pasaportu gibi uygulamaların da ürünlerin çevresel performansını daha görünür ve izlenebilir hale getireceğini vurguladı.
“Yeni rekabet döneminde sanayinin yol haritası daha stratejik ele alınmalı”
Toplantıda Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Gazeteci Hakan Güldağ, küresel ekonomide yaşanan dönüşüm, Türkiye ekonomisinin önündeki fırsatlar ve riskler ile sanayinin yeni dönemdeki rekabet başlıklarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Güldağ, Türkiye ekonomisinin özel bir dönemden geçtiğini belirterek finansman ve üretim maliyetleri, kur-enflasyon dengesi ve küresel rekabet baskısı altında sanayinin yeni yol haritalarına ihtiyaç duyduğunu söyledi. İnşaat malzemesi sanayisinin Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Güldağ, sektörün akıllı binalar, yeşil binalar ve kaynak tasarrufu sağlayan yapılar üzerinden sanayi ile inşaatı güçlü biçimde buluşturabilecek bir alan sunduğunu ifade etti.
“Artık yeni yol ve yöntemler geliştirmek üzere hareket etmemiz lazım”
Güldağ, “İnşaat malzemesi sanayisi, Türkiye ekonomisinin güçlü kaslarından biri olan inşaat sektörüyle sanayi tarafını akıllı bir şekilde bir araya getirerek akıllı binalar, yeşil binalar ve dönüşüme temel oluşturacak alanlarda önemli bir uygulama ve gelişme potansiyeline sahip. Bunu doğru teşvik ettiğimizde, ortak akılla ve devletin katkısıyla inşaat malzemesi sektörünün dünyada liderlik yapabilecek, inovasyona da güçlü bir kanal oluşturabilecek bir alan olduğunu düşünüyorum” dedi. Dünya ticaretinde dengelerin değiştiğine ve yeni bir sanayileşme yarışının başladığına dikkat çeken Güldağ, şunları söyledi: “Bütün dünyada yeniden bir sanayileşme yarışı ortaya çıkıyor. Dünya ticareti ciddi bir yön değiştiriyor. Bu koşullar altında artık dünyada geçerli olan bazı varsayımların değiştiğini görüyoruz. Artık yeni yol ve yöntemler geliştirmek, yenilikçiliğimizi güçlendirmek üzere hareket etmemiz lazım. Ben inşaat malzemesi sanayicilerinin hem tecrübesiyle hem de dinamizmiyle bu konuda öncü olacaklarını düşünüyorum.”
United Circles EU ile atıkların katma değerli ürüne dönüşümü hedefleniyor
Türkiye İMSAD Genel Sekreteri Aygen Erkal, toplantıda gerçekleştirdiği sunumda Türkiye İMSAD’ın temsil gücüne, güncel sektör verilerine ve yürütülen projelere ilgili bilgiler verdi. 1984 yılından bu yana inşaat malzemesi sektörünü yurt içinde ve yurt dışında temsil eden Türkiye İMSAD’ın 85 şirket, 60 dernek, 5 üniversite ve 1 sendika üyesiyle geniş bir ekosistemi temsil ettiğini belirten Erkal, derneğin 36 alt sektörde faaliyet gösteren 32 bin üretici ve bayiye ulaşan güçlü bir ağa sahip olduğunu aktardı.
Ayrıca Türkiye İMSAD’ın sürdürülebilirlik, dış ticaret, deprem güvenliği, kentsel dönüşüm, Ar-Ge, inovasyon, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi ve dijitalleşme başlıklarındaki çalışmalarının yanı sıra C-INTEL Projesi kapsamında dijital ürün pasaportları ve ürün karbon ayak izi beyanlarının dijital olarak takip edilmesine yönelik gelişmeleri paylaştı. Türkiye İMSAD’ın ilk Horizon projesi olan United Circles EU kapsamında ise şehirler ve sanayinin birlikte çalışarak atıkları katma değerli ürünlere dönüştürmesini hedefleyen döngüsel ekonomi yaklaşımına dikkat çekildi. Erkal, 15 ülkeden 45 ortağın yer aldığı ve toplam 25 milyon Euro bütçeye sahip olan United Circles EU Projesi’nin, Avrupa Birliği tarafından desteklenen büyük ölçekli çalışmalardan biri olduğunu belirterek Türkiye’den 6 kurumun projede yer aldığını aktardı. Proje kapsamında Ankara’da kurulması hedeflenen Döngüsellik Merkezi ile inşaat ve yıkıntı atıklarının yeniden kullanıma kazandırılmasının, şehirlerin atıklarını kaynak olarak değerlendiren bir model geliştirilmesinin ve bu yaklaşımın ilerleyen dönemde farklı şehirlere örnek oluşturmasının hedeflendiğini katılımcılarla paylaştı.