TÜRKİYE'NİN İHRACATI SAVAŞIN KISKACINDA
ABD–İsrail–İran hattında tırmanan savaş, Türkiye'nin Körfez ülkelerine ihracatında ciddi kırılmalara yol açtı. Lojistik aksaklıklar, artan maliyetler ve düşen talep, ihracatçıyı temkinli pozisyona iterken, bölgeye yönelik ticaret akışında yavaşlama dikkat çekiyor

Mustafa DENİZ
Orta Doğu’da derinleşen jeopolitik kriz, Türkiye’nin en önemli dış pazarlarından biri olan Körfez ülkeleriyle ticari ilişkileri doğrudan etkiliyor. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gerilim, küresel ticaretin ana arterlerinden birinde ciddi aksamalara neden olurken, ihracatın lojistik ayağını zayıflatıyor.
Savaşın başlamasıyla birlikte deniz taşımacılığında gecikmeler artarken, gemi trafiğinde yaşanan yavaşlama teslim sürelerini uzattı. Bu durum, başta gıda, inşaat malzemeleri ve tüketim ürünleri olmak üzere Türkiye’nin Körfez’e yaptığı ihracatta sipariş iptalleri ve ertelemeleri beraberinde getirdi. İhracatçılar, özellikle kontrat bazlı işlerde teslimat riskinin yükseldiğine dikkat çekiyor.
Enerji maliyeti artıyor
Enerji tarafında yaşanan fiyat artışları ise çift yönlü etki yaratıyor. Petrol gelirlerindeki yükseliş Körfez ülkelerinin gelirlerini artırsa da savaş ortamının yarattığı belirsizlik, kamu ve özel sektör yatırımlarını yavaşlatıyor. Bu da Türkiye’den yapılan ara malı ve yatırım malları ihracatında talep daralmasına neden oluyor.
Öte yandan, finansal piyasalarda artan risk algısı da ticareti baskılayan bir diğer unsur olarak öne çıkıyor. Bölgenin önemli ticaret ve finans merkezlerinden Dubai başta olmak üzere birçok merkezde yatırım kararları ertelenirken, büyük ölçekli projelerde frene basıldığı gözleniyor. Bu durum, Türk müteahhitlik sektörü ve sanayi ihracatı açısından önemli bir risk oluşturuyor.
Maliyetler yukarı yönlü
Savaşın ihracat üzerindeki en somut etkilerinden biri de maliyet tarafında hissediliyor. Navlun fiyatlarındaki artış ve sigorta primlerindeki yükseliş, ihracatçıların rekabet gücünü zayıflatıyor. Alternatif güzergâh arayışları ise hem süreyi uzatıyor hem de maliyetleri daha da yukarı çekiyor.
Tüm bu gelişmeler ışığında, Türkiye’nin Körfez’e ihracatında kısa vadede yavaşlama kaçınılmaz görünüyor. Ancak uzmanlar, petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi halinde bölge ekonomilerinin orta vadede yeniden canlanabileceğine ve talebin toparlanabileceğine işaret ediyor.
ABD-İsrail-İran savaşı yalnızca enerji piyasalarını değil, ticaret dengelerini de sarsan bir krize dönüşmüş durumda. Türkiye açısından Körfez pazarı önemini korurken, ihracatçılar için yeni dönemin daha maliyetli, daha yavaş ve daha belirsiz olacağı değerlendiriliyor.
Türkiye’nin Körfez’e İhracatı (2025)
Toplamda Türkiye’nin Körfez ülkelerine ihracatı yaklaşık12–13 milyar dolar bandında
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)
Körfez bölgesindeki en büyük ticaret ortağımız BAE oldu.
2025 İhracatı: 9,3 milyar dolar Detay: İki ülke arasındaki toplam ticaret hacmi 2025'te 19 milyar dolara ulaştı. BAE'ye yapılan ihracatta mücevherat sektörü (özellikle kıymetli metaller ve taşlar) liderliği çekerken, bunu kimya, makine, inşaat malzemeleri ve savunma sanayi izledi.
Suudi Arabistan
Suudi Arabistan ile normalleşme adımlarının meyveleri ihracat rakamlarına çok net yansıdı.
2025 İhracatı: Yaklaşık 6,8 milyar dolar
Detay: Yalnızca Aralık 2025'te Suudi Arabistan'a 810 milyon dolarlık ihracat yapılarak aylık bazda rekor kırıldı. Halı, hububat-bakliyat, makine aksamları ve kimyevi maddeler ihracatta başı çekti.
Katar
Türkiye ile derin stratejik bağları olan Katar ile ticaret istikrarlı bir seyir izledi.
2025 İhracatı: Yaklaşık 1 - 1,2 milyar dolar bandında
Detay: 2025 yılının son çeyreğinde Katar ile Türkiye-Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Serbest Ticaret Anlaşması müzakereleri kapsamında önemli adımlar atıldı. Özellikle savunma sanayi, inşaat malzemeleri ve gıda ürünleri ihracatta önemli bir yer tutuyor.
Umman
Körfez'de ticaretimizin istikrarlı şekilde büyüdüğü ülkelerden biri Umman oldu.
2025 İhracatı: 1,3 - 1,5 milyar dolar bandında
Detay: Kasım 2025'te düzenlenen Türkiye-Umman İş Forumu'nda iki ülke arasındaki yeni ticaret hacmi hedefi 5 milyar dolar olarak belirlendi. Demir-çelik, makine ve gıda ürünleri ihracatın temel kalemlerini oluşturuyor.
Kuveyt
Kuveyt ile olan ticaret hacmimizde genel pazar koşulları ve bölgesel daralmalar sebebiyle 2025'te bir miktar yavaşlama gözlemlendi.
2025 İhracatı: Yaklaşık 500 - 700 milyon dolar bandında
Detay: Tekstil, hazır giyim ve gıda ürünleri Kuveyt pazarındaki başlıca ihraç kalemlerimiz olmaya devam etti.
Bahreyn
Körfez bölgesindeki en küçük pazarlarımızdan biri olan Bahreyn ile ticaret hacmimiz genel seyrini korudu.
2025 İhracatı: Yaklaşık 250 - 300 milyon dolar
Detay: Bahreyn'e ağırlıklı olarak tütün ürünleri, demir-çelik ürünleri ve makine aksamları ihraç ediliyor.
İran
2025 yılında İran'a 2 milyar 314 milyon dolar ihracat gerçekleşti.
Türkiye, İran'a başlıca makine ve mekanik parçalar, plastik hammaddeler, çeşitli kimyasal ürünler, tahıllar, otomotiv yedek parçaları ve tekstil ürünleri ihraç etmektedir. En büyük ihracat kalemi makine sektörüdür. Ayrıca tütün, medikal ekipmanlar, hijyen/temizlik ürünleri ve kağıt-karton ürünleri de önemli ihraç kalemleri arasında yer alıyor.

