ÜRETEN ÇİFTÇİ BATIYOR TÜKETEN PAHALIYA ALIYOR
Gübre, mazot, yem, ilaç, elektrik ve işçilik maliyetlerindeki sert artış çiftçinin belini büküyor. Artan maliyetleri satış fiyatına yansıtamayan üreticiler, "Ürettikçe zarar ediyoruz" diyerek tarımda sürdürülebilirliğin tehlikeye girdiğine dikkat çekiyor

Mustafa DENİZ
Türkiye'de tarım sektörü, son yılların en ağır maliyet baskılarından biriyle karşı karşıya. Mazottan gübreye, zirai ilaçtan elektriğe kadar üretimin temel girdilerinde yaşanan yüksek fiyat artışları çiftçinin üretim maliyetini katlarken, birçok üründe üretici satış fiyatlarının aynı hızda yükselmemesi üreticiyi zarar eder hale getirdi.
Hasat döneminde ürününü satmaya çalışan çiftçiler, artan giderler nedeniyle emeğinin karşılığını alamadığını belirtiyor. Üreticiler, "Maliyetimiz her geçen gün artıyor ancak ürünü aynı fiyata satıyoruz. Ürettikçe borçlanıyoruz" diyerek içinde bulundukları çıkmazı dile getiriyor.
Girdi maliyetleri üretimi zorluyor
Tarımsal üretimde en büyük yükü mazot, gübre, tohum, yem, sulama ve enerji giderleri oluşturuyor. Özellikle sulama yapılan bölgelerde elektrik faturalarının yükselmesi, kuraklık nedeniyle artan sulama ihtiyacıyla birleşince maliyet baskısı daha da büyüyor. Buna işçilik giderlerindeki artış da eklenince üreticinin kâr marjı büyük ölçüde eriyor.
Çiftçiler, birçok üründe satış fiyatının maliyet artışının gerisinde kaldığını, bu nedenle üretimin ekonomik olmaktan çıktığını ifade ediyor.
Üretirken batıyoruz
Tarım sektörünün temsilcileri, mevcut tablo devam ederse birçok üreticinin gelecek sezon ekim yapmaktan vazgeçebileceği uyarısında bulunuyor. Artan borç yükü nedeniyle krediyle üretim yapan çiftçilerin finansman maliyetlerinin de yükseldiğine dikkat çekiliyor.
Üreticilerin ortak mesajı ise net: "Üretirken batıyoruz. Maliyetler katlanıyor ama ürünümüz para etmiyor."
Gıda güvenliği için alarm
Uzmanlara göre çiftçinin üretimden çekilmesi yalnızca kırsal ekonomiyi değil, ülkenin gıda arz güvenliğini de tehdit ediyor. Üretimde yaşanacak daralma, orta ve uzun vadede gıda fiyatlarının daha da yükselmesine yol açabilir. Bu nedenle üreticinin gelirini koruyacak politikaların hayata geçirilmesi, girdi maliyetlerini azaltacak desteklerin artırılması ve üretici ile tüketici fiyatı arasındaki farkın azaltılması kritik önem taşıyor.
Tarımda sürdürülebilirlik risk altında
Ekonomistler, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için çiftçinin maliyetlerini karşılayabilecek ve makul bir gelir elde edebileceği fiyat yapısının oluşturulması gerektiğini vurguluyor. Aksi halde üretim azalırken hem çiftçi hem tüketici kaybetmeye devam edecek. Bugün tarlada yaşanan maliyet krizi, yarının gıda enflasyonunu belirleyecek en önemli unsurlardan biri olarak görülüyor.