EKONOMİDE İLLÜZYON UYARISI
Ekonomist Mahfi Eğilmez, son değerlendirmesinde Türkiye ekonomisinde rakamlarla gerçeklik arasındaki kopuşa dikkat çekerek, mevcut tabloyu "illüzyonlar ekonomisi" olarak tanımladı.

Eğilmez, ekonomik göstergelerin teknik olarak doğru olabileceğini ancak sunum biçimi ve yöntem değişiklikleriyle gerçeğin farklı yansıtılabildiğini vurguladı.
Eğilmez’e göre ekonomide algı ile gerçek arasındaki farkı anlamak için “yedi temel illüzyon”a bakmak yeterli. Bu çerçevede ilk dikkat çekilen başlık, yüksek enflasyona rağmen faizlerin yukarıda tutulmasıyla sıcak para girişinin sağlanması. Bu durumun döviz kurunu baskıladığını belirten Eğilmez, ekonominin dolar bazında olduğundan daha büyük görünmesine yol açtığını ifade etti.
Milli gelir hesaplamaları
Bir diğer başlık ise milli gelir hesaplamalarına ilişkin. Sığınmacıların üretime katkısının dahil edilip nüfus hesabına katılmamasının kişi başına geliri yapay biçimde artırdığına işaret eden Eğilmez, bu durumun toplumda gerçek bir refah artışı yaratmadığını vurguladı.
İşgücü tanımındaki değişiklikler de eleştiriler arasında yer aldı. İşgücüne dahil olmayanların kapsamının genişletilmesiyle işsizlik oranlarının düşük göründüğünü belirten Eğilmez, “iş bulunamasa da işsizlik yokmuş gibi bir tablo oluşuyor” değerlendirmesinde bulundu.
Dış borç hesaplamalarında kullanılan yöntemlerin de yanıltıcı sonuçlar doğurabileceğini ifade eden Eğilmez, borcun kimden alındığı yerine kimin elinde bulunduğuna göre yazılmasının ve piyasa değerleri üzerinden hesaplanmasının borç yükünü olduğundan düşük gösterebildiğini söyledi.
Para politikası
Para politikasına ilişkin değerlendirmesinde ise politika faizinin sabit tutulurken fonlamanın farklı kanallardan yapılmasına dikkat çekti. Bu durumun “arka kapı faizi” olarak adlandırılan daha yüksek maliyetli bir yapıyı ortaya çıkardığını belirten Eğilmez, resmi faiz ile piyasa faizi arasındaki farkın büyüdüğünü kaydetti.
Bütçe tarafında ise yılın başında harcamaların kısılması ve vergilerin öne çekilmesiyle açığın düşük gösterilebildiğini ifade eden Eğilmez, bunun takvimsel bir düzenleme olduğunu ve kalıcı bir iyileşme anlamına gelmediğini dile getirdi.
Son olarak enflasyon hesaplamalarına değinen Eğilmez, tüketim sepetindeki ağırlık değişimlerinin özellikle konut ve kira gibi kalemlerde gerçeği tam yansıtmayabileceğini belirtti. Bu tür düzenlemelerin enflasyonu düşük gösterirken vatandaşın hissettiği hayat pahalılığını değiştirmediğini ifade etti.
Eğilmez, ekonomik illüzyonların kısa vadede etkileyici görünebileceğini ancak uzun vadede ciddi maliyetler doğurduğunu vurgulayarak, “Gerçekler ortaya çıktığında geriye yalnızca hayal kırıklığı kalır” değerlendirmesinde bulundu.
