ENFLASYON GERİ DÖNERKEN BÜYÜME YAVAŞLIYOR
Jeopolitik gerilim ve yüksek faiz, küresel ekonomide dengeleri bozarken büyüme yavaşlıyor, enflasyon yeniden tırmanıyor. Türkiye'de hem enflasyon baskısı hem yavaşlayan talep ekonomiyi sıkıştırırken, yatırımcı borsa, altın ve dövize yöneliyor

Hakan DİKMEN
Jeopolitik riskler ve yüksek faiz ortamı hem küresel hem Türkiye ekonomisinde dengeleri yeniden şekillendiriyor.
Artık küresel piyasalar alarm veriyor geçtiğimiz hafta küresel ekonomi, uzun süredir arka planda kalan ancak etkisini hızla artıran bir gerçekle yeniden yüzleşti: jeopolitik riskler. Orta Doğu’da artan gerilim, özellikle enerji arzına ilişkin endişeleri tetiklerken, petrol fiyatlarında gözlenen oynaklık küresel piyasaların yönünü belirleyen ana unsur haline geldi.
Enerji maliyetlerindeki artış, zaten kırılgan olan enflasyon görünümünü daha da bozarken, yatırımcıların risk iştahında belirgin bir düşüşe yol açtı. Bu gelişmelerle birlikte güvenli liman arayışı güçlenirken, piyasalarda “riskten kaçış” eğilimi hakim oldu.
Ancak, asıl dikkat çekici olan, büyüme ile enflasyon arasındaki hassas dengenin yeniden bozuluyor olması. ABD ve Avrupa’dan gelen veriler ekonomik aktivitede yavaşlamaya işaret ederken, enflasyonun kalıcı olabileceği yönündeki endişeler artıyor. Bu tablo, ekonomide sıkça dile getirilen ancak uzun süredir tam anlamıyla hissedilmeyen bir riski yeniden gündeme taşıyor: stagflasyon.
Merkez Bankaları sıkı duruşu koruyor
Bu belirsizlik ortamında merkez bankaları net bir yön değişikliğinden kaçınıyor. Faiz indirim beklentileri ötelenirken, yetkililerin verdiği mesajlar oldukça temkinli: Enflasyon düşmeden gevşeme yok. Bu yaklaşım, küresel likiditenin bir süre daha sıkı kalacağına işaret ediyor. Başka bir ifadeyle, piyasalar ucuz para dönemine geri dönüşün kısa vadede mümkün olmadığını kabullenmeye başlıyor.
Durum böyleyken Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Türkiye'nin kredi notunu "BB-" olarak teyit ederken, kredi notu görünümünü "pozitif"ten "durağan"a çevirdi.
Dünya Bankası küresel büyüme üzerindeki riskleri devamlı vurguluyor. Başkan Banga, Orta Doğu’daki çatışmaların, süresine ve enerji arzına etkilerine bağlı olarak küresel büyüme üzerinde aşağı yönlü, enflasyon üzerinde ise yukarı yönlü riskler yaratabileceğine vurgu yaptı. Avrupa ve Orta Asya'daki gelişmekte olan ülkelerin bu yıl ciddi bir durgunlukla karşı karşıya kalabileceğini belirten Banga, küresel büyümenin de 0,3-0,4 puan gerileyebileceğini, savaşın uzaması halinde kaybın 1 puanı aşabileceğini belirtti.
Türkiye ekonomisi iki arada bir derede
Küresel gelişmelerin etkisi Türkiye’de daha keskin hissediliyor. Bir yanda enflasyonla mücadele için sürdürülen sıkı para politikası, diğer yanda yavaşlayan ekonomik aktivite.
Reel sektör tarafında maliyet baskıları ve zayıflayan talep, üretim iştahını törpülüyor. Güven endekslerindeki gerileme, ekonomik aktörlerin geleceğe daha temkinli yaklaştığını açıkça ortaya koyuyor. Şirketler yatırım kararlarını ertelerken, iç talepte gözlenen yavaşlama büyüme dinamiklerini zayıflatıyor. Enflasyon cephesinde ise tablo pek iç açıcı değil. Enerji fiyatlarındaki yükseliş, kur geçişkenliği ve gıda fiyatları, fiyat istikrarını tehdit eden başlıca unsurlar olarak öne çıkıyor. Bu durum, beklentilerin yeniden bozulmasına neden olurken, para politikasında sıkı duruşun neden sürdürüldüğünü de açıklıyor.
Borsa, altın ve döviz kazandırdı
Bu hafta yatırım araçlarından borsa, altın ve döviz yatırımcısına kazandırdı. Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 8,79 yükselişle 14.073,79 puandan tamamladı. Endeks, hafta içinde en düşük 12.876,31 puanı, en yüksek 14.073,79 puanı gördü.
Borsa İstanbul'da aynı dönemde teknoloji endeksi yüzde 15,74 artışla 46.439,95 puana, mali endeks yüzde 7,81 artışla 19.502,42 puana, hizmetler endeksi yüzde 7,74 yükselişle 12.931,07 puana ve sanayi endeksi yüzde 4,70 kazançla 17.169,51 puana yükseldi.
Ral Yatırım en çok prim yapan hisse
Borsa İstanbul'da bu hafta en çok yükselen hisseler arasında yüzde 30,40 ile Ral Yatırım Holding ilk sırada yer aldı. Ral Yatırım Holding'i yüzde 27,59 ile Gülermak Ağır Sanayi ve yüzde 24,58 ile Kontrolmatik Teknoloji Enerji ve Mühendislik izledi.
En çok değer kaybeden hisseler ise yüzde 27,25 ile Efor Yatırım Sanayi ve Ticaret AŞ, yüzde 16,13 ile DAP Gayrimenkul Geliştirme AŞ ve yüzde 9,93 ile Kiler Holding oldu.
Borsa İstanbul'da hisseleri işlem gören en değerli şirketler, 1 trilyon 617 milyar 160 milyon lirayla ASELSAN, 613 milyar 200 milyon lirayla Enka İnşaat ve Sanayi AŞ ve 589 milyar 680 milyon lirayla Garanti BBVA oldu.
Altın ve döviz bu hafta da yerinde durmadı yükseldi.
24 ayar külçe altının gram fiyatı geçen hafta sonuna göre yüzde 2,28 artışla 6 bin 858 liraya, cumhuriyet altınının satış fiyatı yüzde 2,27 yükselişle 46 bin 199 liraya çıktı. Çeyrek altının satış fiyatı da yüzde 2,28 değer kazanarak 11 bin 487 lira oldu.
Doların satış fiyatı yüzde 0,15 artarak 44,6590 liraya yükselirken, Euronun satış fiyatı da yüzde 1,69 artışla 52,4150 lira oldu. Geçen hafta 59,065 lira olan İngiliz sterlininin satış fiyatı, bu hafta yüzde 1,89 artışla 60,1800 liraya yükseldi. İsviçre frangı da yüzde 1,54 artışla 56,818 liradan alıcı buldu.