SON DAKİKA
İŞ DÜNYASI Perşembe 09 Nisan 2026 15:57

İKİZ DÖNÜŞÜM SÜRECİNDE FİRMALARIN BİLİNÇLENDİRİLMESİNE ODAKLANILACAK

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Çoştu, dijital ve yeşil dönüşüm sürecinde firmaların bilinçlendirilmesi ve desteklenmesinin öncelikleri arasında yer aldığını belirtti.

İkiz dönüşüm sürecinde firmaların bilinçlendirilmesine odaklanılacak

Boğaziçi Üniversitesi Vakfı (BÜVAK) yürütücülüğünde Boğaziçi Üniversitesi, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Yazılım Sanayicileri Derneği (YASAD) ortaklığında, İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) desteğiyle hayata geçirilen "İstanbul İkiz Dönüşüm Platformu" kapsamında düzenlenen açılış konferansında konuşan Çoştu, konuya ikiz dönüşüm perspektifinin hangi yönde, hangi hızda, hangi adımlarla gitmesi hususunda ulusal bir yol çizmeye çalıştıklarını söyledi.

Türkiye'nin son 20-25 yıllık süreçte önemli mesafeler kaydeden, sanayi ekosistemlerinde önemli sıçramalar başarmış bir ülke olduğunu belirten Çoştu, "Bugün Türkiye Çin'den Avrupa'ya, geniş koridorda, sanayi altyapısıyla en ön plana çıkan ülke konumunda. Ürün çeşitliliği, ürün yelpazesi, derinliği ve ihracat pazarlarının çeşitliliği noktasında, rekabetçi ihracat yapabilme noktasında, esasında Çin'den sonra dünyada 2'nci sırada, bir ülke olarak görebiliriz. Raporlar bunu söylüyor." dedi.

Türkiye'nin tüm bunları yaparken sanayi altyapısını, lojistik imkanlarını sürekli geliştirmeyi başarmış bir ülke olduğunu kaydeden Çoştu, Türkiye'nin teknoloji kapasitesini inşa edip ekosistemini olgunlaştırmış olan bir ülke konumunda bulunduğunu söyledi.

Çoştu, "Bugün teknoparklarıyla, AR-GE merkezleriyle sayıları 300 binin üzerine çıkan araştırmacı insan kaynağıyla önemli bir yetkinliği, olgunluğa, kapasiteye ulaşmış bir teknoloji ekosisteminden bahsediyoruz. Yıllar içerisinde sürekli olarak AR-GE'ye ayırdığı kaynaklarını, yatırımları artırmayı başarmış, her ne kadar hedeflediğimiz noktaya henüz ulaşmış olmasak da önemli bir ilerlemeyi kaydetmiş bir ülkeden bahsediyoruz ve çıktılarını da hep beraber görüyoruz." ifadelerini kullandı.

- "Önceliklerimizi doğru belirlememiz lazım"

Çoştu, özellikle sanayi altyapısında dijital dönüşümün hızlandırılmaya ihtiyacının var olduğunu belirterek, "Bu bir gerçek. Çünkü bizim gitmek istediğimiz hedefler hızlanmamız gerektiğini ortaya koyuyor. Tabii dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm ikisini birlikte ele aldığımızda yine bütüncül bir perspektifle doğru adımları atıyor olmamız gerekiyor. Bu noktada açıkçası katılımcı bir yaklaşımla doğru bir planlamayı ortaya koymamız hiç şüphesiz ilk atılması gereken adım." diye konuştu.

Bakanlık olarak perspektiflerinin en önemli bacaklarından bir tanesinin bu işin anlatılması, farkındalık oluşturulması ve sürecin bilinçli bir şekilde yürütülmesi noktasında KOBİ'lerin, firmaların bilinçlendirilmesi ve desteklenmesi olduğunu belirten Çoştu, bu noktada firmaları bilinçlendirmeye ve cesaretlendirmeye de gayret ettiklerini söyledi.

Çoştu, bu sürecin devamı olan adımları atmaya gayret ettiklerine işaret ederek, "İşte model fabrikalarımızı dijital dönüşüm süreçlerinde önemli arayüzlerden biri haline getirdik. Bununla beraber Avrupa İnovasyon Ağı ADİM'ler konusunda ciddi çalışmalar ekosistemimizle beraber yapıyoruz. Hiç şüphesiz içerisinde bulunduğumuz mekan da önemli bir oyuncu." dedi.

- "Küresel rekabette kendi işletmelerimizi dirençli hale getireceğiz"

İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) Genel Sekreteri Ziya Taşkent ise İSTKA'nın rapor üretme, bilgi üretme vasfı olsa da genelde paydaşlar ve yararlanıcılar nezdinde sağladığı mali desteklerle bilinen bir yapı olduğunu söyledi.

Taşkent, kurulduğu günden beri İSTKA'nın birçok projeye kaynak aktardığını anlatarak, "Bu planlamayı nasıl yapıyoruz, bölge planları, onların da tabi olduğu üst ölçekli planlar, kalkınma planı, bakanlığın yayınladığı strateji belgesi gibi üst politika belgelerine göre aslında İstanbul paydaşlarıyla görüşerek, onların tekliflerini, önerilerini toplayıp İstanbul'un neye ihtiyacı olduğunu saptamaya gayret ediyoruz. Bunlar da ondan sonra türlü mali destek programlarına dönüşüyorlar." diye konuştu.

Taşkent, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"İkiz dönüşüm mali programıyla beraber 2 program daha ilan etmiştik. Bunlardan biri yapay zekaydı bir diğeri de startuplarla, yani ağırlıklı olarak İstanbul'da konuşlu olan teknoloji tabanlı girişimlerle, kurumsal şirketlerin işbirliğini artırmayı hedefleyen bir programdı. İkiz dönüşüm, bunlardan biriydi. Bu proje de o başlık çerçevesinde desteklenen projelerden biri. Dijital dönüşüm ve yeşil dönüşümü bir araya getiren ikiz dönüşümün bir mecburiyet olduğu, İstanbul gibi bir metropolün de bunu zamanında ve doğru bir şekilde yapmasının gerekliliğinde hepimiz hemfikiriz. Çünkü ancak bu sayede küresel rekabette kendi işletmelerimizi dirençli hale getireceğiz."

Taşkent, arayüz yapılarının oluşmasının çok önemli olduğuna dikkati çekerek tarafların etkileşimde ve alışverişte bulundukları, ihtiyaçları beraber tasarladıkları, çözümü beraber ürettikleri bu arayüz yapılarını çok önemsediklerini vurguladı.

- "İkiz dönüşüm bir tercih değil zorunluluk"

Yazılım Sanayicileri Derneği (YASAD) Yönetim Kurulu Başkanı Mine Taşkaya da konuşmasında bugün dünyanın ekonomi, teknoloji, iklim ekseninde aynı zamanda yeniden kurgulandığını belirterek küresel değer zincirinin dönüştüğünü, rekabet tanımının değiştiğini, oyunun kurallarının yeniden yazıldığını ifade etti.

Taşkaya, bugün artık sadece dijital dönüşümün ya da sadece yeşil dönüşümün konuşulmadığını belirterek, şöyle devam etti:

"Bugün ikisini birlikte yani ikiz dönüşümü konuşuyoruz ve bu bize şunu söylüyor; 'gelecek sadece hızlı olanların değil, akıllı ve sürdürülebilir olanların olacak'. Artık mesele sadece üretmek değil. Nasıl ürettiğiniz, ne kadar verimli olduğunuz ve bunu doğaya saygılı bir şekilde yapıp yapamadığınız belirleyici. Bu nedenle ikiz dönüşüm bir tercih değil bir zorunluluk ama doğru yönetildiğinde aynı zamanda çok büyük bir rekabet avantajı."

Bugün yaşanılan bu süreçte aslında çok önemli bir tarihe de tanıklık edildiğini belirten Taşkaya, "Teknolojik gelişmeler artık sadece sektörleri değil iş yapış biçimlerimizi, karar alma mekanizmalarımızı ve hatta düşünme şeklimizi dönüştürüyor. Veri yeni petrol değil, veri yeni aklın kendisidir. Yazılım ise bu aklı çalıştıran güçtür. Bu yüzden yazılım sektörü bu dönüşümün merkezinde yer alıyor." yorumunu yaptı.

Taşkaya, Türkiye'nin bu dönüşüm için güçlü bir potansiyele sahip olduğuna inandığını vurgulayarak ülkenin güçlü bir sanayi altyapısı, dinamik bir girişimcilik ekosistemi ve hızla gelişen bir teknoloji dünyasının olduğunu ifade etti.

ABONE OL
Reklam