SON DAKİKA
FİNANS Pazartesi 20 Temmuz 2026 01:41

KAÇAK DÖVİZ ALIM SATIMI KARA PARAYI KÖRÜKLÜYOR

Türkiye'deki tek yetkili müesseseler derneği olan TÜYEMDER'in Genel Başkanı Serdar Yerlioğlu, döviz bürolarının sektördeki rolünü, kayıt dışı faaliyetlerle mücadeleyi, mevzuat beklentilerini ve geleceğe yönelik hedeflerini anlattı.

Kaçak döviz alım satımı kara parayı körüklüyor

Döviz bürolarının yalnızca döviz alım satımı yapan işletmeler olmadığını belirten Yerlioğlu, sektörün güvenli finans sisteminin önemli bir parçası olduğunu söyledi.

2018 yılında kurulan Tüm Yetkili Müesseseler ve Döviz Büroları Derneği'nin (TÜYEMDER) kurucu yönetim kurulu üyeleri arasında yer alan Serdar Yerlioğlu, Ocak 2026'dan bu yana ise derneğin genel başkanlığı görevini yürütüyor. Yerlioğlu sektörün durumunu Analiz Gazetesi’ne değerlendirdi.

Önce TÜYEMDER Başkanı olarak Serdar Yerlioğlu'nu kısaca tanımlayalım, kimdir?

Serdar Yerlioğlu: 1988 İstanbul doğumluyum. Yıldız Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü okudum. IBM ve sonrasında Garanti Bankası'nda profesyonel iş hayatıma başladım. Banka kökenliyim ancak öncesinde de aile işimizin bir parçası olan döviz ve altın sektörüyle ilgileniyordum. Babam tekstilci olsa da işin bu tarafında hep yer aldım, tabiri caizse çıraklığını da yaptım. Garanti'deki kurumsal yöneticilik pozisyonumu bıraktıktan sonra tekstille kısa bir süre ilgilenip asıl yönelmek istediğimiz döviz bürosu ve altın/kuyumculuk sektörüne geçiş yaptık. Ekonomi ve finans üzerine yüksek lisansımı tamamladım.

2018 yılında döviz bürolarının bir birliği olmadığı için önce bir platform, ardından derneğe dönüştürdüğümüz TÜYEMDER'in kurucu yönetim kurulu üyesiydim. Ocak 2026'dan itibaren de genel başkanlığını yürütüyorum. Şu an Avcılar, Esenyurt ve Beylikdüzü bölgelerine hitap eden döviz bürolarımız ve kuyumcumuz var. Ayrıca Kuyumcukent ve Kapalıçarşı'da ortaklıklarımız bulunuyor.

TÜYEMDER TÜRKİYE GENELİNDEKİ TEK DERNEK

TÜYEMDER'in Türkiye'deki yetkili müesseseler adına yürüttüğü çalışmalar nelerdir? Kaç üyesi var ve Türkiye genelinde döviz bürosu sayısı nedir?

Serdar Yerlioğlu: Döviz büroları, 1991 yılında devletin resmi olarak izin vermesiyle kurulan ve regüle edilen bir sektördür. Öncesinde Turgut Özal döneminde dövizin taşınmasının dahi yasak olduğu bir düzenden serbest piyasa ekonomisine geçilmiştir. Döviz bürosu açmak sadece sermaye ile olmaz; devletin belirlediği yüklü harç bedelleri, basiretli tüccar olma şartı ve istihbari temizlik gibi birçok kriter vardır.

2017-2018 yıllarından sonra, özellikle Amerika ile yaşanan gerilimler ve Halkbank davası gibi olayların ardından Hazine ve Maliye Bakanlığı regülasyonları sıkılaştırdı. Biz de sektörde tek sesliliğin olmadığını görerek, yetkili müesseseleri temsil eden TÜYEMDER'i (Tüm Yetkili Müesseseler ve Döviz Büroları Derneği) kurduk. Şu an Türkiye genelindeki tek derneğiz. Hazine ve devlet kurumlarıyla görüşmeler yaparak sektörün ihtiyaçlarını, sorunlarını ve çözüm önerilerini iletiyoruz. Çıkan tebliğlerle ilgili itiraz veya dava süreçlerini yönetiyoruz. Masa altı (kayıt dışı) faaliyetlerle mücadele ediyor, bölgesel toplantılarla meslektaşlarımızı bilinçlendiriyoruz. Deprem döneminde ciddi nakdi yardımlar yaptık, devlete bir okul kazandırdık. Türkiye'de yaklaşık 1.036 adet döviz bürosu (şubeler dahil) bulunmaktadır. Bunların 450'ye yakını İstanbul'dadır. Hala döviz bürosu olmayan Anadolu şehirleri veya ilçeleri mevcuttur. Derneğimizin 550 civarında resmi üyesi bulunmaktadır; diğerleriyle de istişare halindeyiz.

Kaçak Döviz Bürosu Nasıl Anlaşılır?

- Kayıt dışı döviz alım satımıyla ilgili ciddi bir gündem var. Özellikle merdiven altı faaliyetler sektör için ne gibi riskler oluşturuyor ve bu konuda nasıl adımlar atılmalı?

Serdar Yerlioğlu: En büyük mücadele alanlarımızdan biri kaçak (yetkisiz) döviz bürolarıdır. Vatandaşlar bazen fark edemiyor. Camına "Change Office" veya "Döviz Bürosu" yazan herkes resmi değildir. Birçok yetkisiz kişi, Western Union veya MoneyGram gibi para transferi tabelalarının altına sığınarak, ya da sarrafiyelerin içinde küçük bir gişe kurarak izinsiz döviz alım satımı yapmaktadır. Özellikle turistik bölgelerde ve Anadolu'da bu çok yaygın. Türkiye'de döviz bozma ve satma yetkisi sadece bankalarda ve resmi döviz bürolarındadır. Kuyumcular dahil hiçbir işletmenin döviz alım satım yetkisi yoktur. Kayıt dışı yerlerde işlem yapmak hem haksız rekabet yaratır hem de kara para aklama riskleri taşır. Milyonlarca lira teminat verip, kameralarla denetlenen resmi büroların karşısında bu tür yapılar büyük bir sorundur. Devletin, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın (Kambiyo Genel Müdürlüğü) denetimleri son dönemde arttı. Kapatma ve mühürleme cezaları verilmeye başlandı. Dernek olarak, tespit ettiğimiz kaçak döviz bürolarını görüntülü belgelerle her ay Hazine sistemine şikayet ediyoruz. Operasyonlar ve haberler nedeniyle sektörün adı zaman zaman zedelendi. Ancak Türkiye'nin en güvenilir esnaflarını sıralasanız, döviz büroları ve kuyumcular en başta gelir. 1.036 büronun içinde binde bir oranında yanlış yapanlar olabilir ama bu tüm sektöre mal edilemez. Kendimizi bu algıdan kurtarmak için yavaş yavaş bir bilinç oluşturmaya başladık. Yakında üyelerimiz için karekodlu (QR kodlu) "Güvenli Döviz Noktası" amblemleri oluşturacağız. Vatandaş bu amblemi gördüğünde oranın denetlenen, resmi ve güvenilir bir döviz bürosu olduğunu bilecek. Kayıt dışı yerlerin kapanması, ekonomideki kayıt dışılığın azalmasına da büyük katkı sağlayacaktır.

- Döviz bürolarını bankalardan ayıran en önemli avantajı ya da özelliği nedir?

Serdar Yerlioğlu: Döviz büroları yalnızca döviz ve altın alım satımına odaklandığı için bankalara kıyasla iki temel avantaja sahiptir: Bankaların ana odağı mevduat toplamak ve kredi vermek olduğundan, döviz kurlarındaki alım-satım makası genellikle geniştir. Döviz bürolarında ise bu fark çok daha düşüktür ve yüksek hacimli işlemlerde ciddi fiyat avantajı sağlar.Döviz bürolarında yüksek miktardaki nakit işlemleri anında ve çok kısa sürede (örneğin 10 dakika) gerçekleşir. Bankalarda ise prosedürler, gişe sıraları ve yüksek nakit taleplerinin önceden bildirilme zorunluluğu süreci uzatır.

- Sektörün bugün karşı karşıya olduğu en büyük sorunlar ve mevzuat açısından beklentileri nelerdir?

Serdar Yerlioğlu: Hazine ve Maliye Bakanlığı'na bu konuda 35 maddelik detaylı bir analiz sunduk. Çözüm bekleyen başlıca sorunlarımız şunlardır:

Hisse Devri Zorluğu: Bir döviz bürosu şirketi hissesini (örneğin %50'sini) devretmek veya satmak istediğinde, Hazine alıcıdan yaklaşık 30 milyon TL tutarındaki kuruluş harcının tamamını tekrar talep etmektedir. Mülkiyet hakkına ve serbest piyasaya aykırı olan bu durum, şu an Danıştay ve Torba Yasa sürecindedir.

Yüksek Yıllık Harçlar: 2026 yılı itibarıyla yıllık faaliyet harcı 900.000 TL gibi çok yüksek seviyelere ulaşmıştır. Sene başında peşin ödenen bu tutarlar işletmeleri zorlamakta ve merdiven altı kaçak yapıları istemeden teşvik etmektedir.

İşlem Kısıtlamaları: 30.000 TL üzeri (yaklaşık bir tam altın) işlemlerin banka üzerinden yapılması zorunluluğu piyasa gerçeklerine uymamaktadır.

Genişletilmiş Yetki Talepleri: Döviz bürolarının gümrük beyannameli işlemlerde yetkilendirilmesi, gümüş alım satımı yapabilmesi ve kredi kartı/banka kartı kullanımına belirli sınırlar dahilinde izin verilmesi talep edilmektedir.

- Döviz büroları altın satabiliyor mu?

Serdar Yerlioğlu: Evet, Hazine'nin yetkilendirmesiyle 24 ayar külçe altınların (1 gramdan 1 kiloya kadar) ve tüm sarrafiye grubunun (çeyrek, yarım, tam, cumhuriyet altını vb.) alım satım yetkisine sahibiz.

- Türkiye'ye gelen turist sayısındaki değişimler döviz bürolarındaki işlem hacmini nasıl etkiliyor?

Serdar Yerlioğlu: Turizm doğrudan işlem hacmimizi etkiler. Turistlerin getirdiği nakit dövizler genellikle İstanbul, Ege ve Akdeniz bölgelerindeki bürolarda TL'ye çevrilir. Ancak hacmi belirleyen tek faktör turistler değildir. Türkiye'deki yerleşik halkın tasarruflarını döviz ve altın olarak yastık altında tutma kültürü ve ticari ithalat/ihracat işlemleri de sektörün hacminde çok büyük bir yer tutar.

- Vatandaşlar sahte para veya dolandırıcılığa karşı döviz alım satımı yaparken nelere dikkat etmeli?

Serdar Yerlioğlu: Vatandaşlarımız işlemlerini mutlaka Hazine Bakanlığı'nın faaliyet belgesi camında asılı olan yetkili döviz bürolarından yapmalıdır. Döviz büroları makine altyapısı ve tecrübeleriyle sahte parayı en iyi tespit eden kurumlardır. İşlemler, paranın seri numarasını dahi okuyan çift kamera sistemleriyle kayıt altına alınır. Olası bir mağduriyette resmi döviz bürosunda hakkınızı her zaman arayabilir ve ispatlayabilirsiniz. Kuyumcular, yetkisiz para transfer merkezleri veya merdiven altı yerlerde işlem yapmak ise vatandaşın tüm parasını riske atması demektir.

- Önümüzdeki dönemde sektör için beklentileriniz ve TÜYEMDER'in yeni hedefleri nelerdir?

Serdar Yerlioğlu: Fiziki paranın azalıp dijitalleşmenin arttığı yeni bir küresel döneme giriyoruz. Merkez Bankası ve Hazine ile paralel olarak, gelecekte döviz bürolarının dijital Türk Lirası, dijital döviz ve olası kripto para alım satım işlemlerinde yetkilendirilmesi gerektiğine inanıyor ve bunun altyapı çalışmalarını takip ediyoruz. Dernek olarak en büyük önceliğimiz merdiven altı kayıt dışı işlemlerle mücadele etmek, vatandaşın güvenli ticaret yapmasını sağlamak ve Türkiye'nin bölgesel finans merkezi olma hedefine uyumlu, şeffaf bir sektör yaratmaktır.