SON DAKİKA
Petrol Cumartesi 15 Ağustos 2026 02:57

KÜRESEL FİYAT YEREL FATURA

Son 10 yılda brent petrol 44 dolardan güncel 87,92 dolara yükselerek tam yüzde 100 artışla ikiye katlanırken; Türkiye'de benzin 4,60 TL'den 71,43 TL'ye fırlayarak 15,5 katına (yüzde 1450) ulaştı. Pompaya yansıyan bu tarihi kopuşun temelinde; 3 TL'den 47,89 TL'ye sıçrayan döviz kuru, katlanan ÖTV-KDV yükü, rafa kalkan sübvansiyonlar ve artan lojistik maliyetleri yatıyor.

Küresel fiyat yerel fatura

Gamze ŞAHİN

Türkiye'deki tüketicinin akaryakıt fiyatlamasında yaşadığı "büyük kopuş", enerji piyasalarındaki tarihsel veriler incelendiğinde net bir şekilde ortaya çıkıyor. Geçmiş yıllarda uluslararası piyasalarda petrol fiyatları yukarı yönlü ivmelense dahi Türkiye'deki benzin ve motorin fiyatları nispeten stabil kalabiliyor, küresel şoklar pompaya sınırlı yansıyordu. Ancak günümüzde brent petrol, geçmişteki tarihi zirvelerinin (100 dolar ve üzeri) oldukça altında seyretmesine rağmen, yurt içindeki akaryakıt fiyatları 70 TL eşiğini de aşarak rekor seviyelerde işlem görüyor.

Eskiden brent petrol arttığında iç piyasayı dengeleyen ancak bugün devre dışı kalan dinamikler ve makasın bu denli açılmasının temel sebepleri şu şekilde sıralanıyor:

DÖVİZ KURU ÇARPANININ YIKICI ETKİSİ 

Türkiye, günlük akaryakıt ihtiyacının tamamına yakınını ithal etmek durumunda olan bir ülke ve uluslararası petrol ticareti tamamen ABD doları üzerinden fiyatlanıyor. Geçmişte döviz kurunun stabil olduğu dönemlerde brent petroldeki artışların TL bazlı maliyeti tolere edilebilir seviyelerde kalıyordu. Örneğin 2016 yılında dolar kuru 3,02 TL civarındayken, brent petroldeki 10 dolarlık bir küresel artış, Türkiye'nin varil maliyetini yalnızca 30 TL yukarı çekiyordu.

Bugün ise dolar kurunun 47,89 TL seviyesinde işlem görmesi, denklemi tamamen değiştirdi. Aynı 10 dolarlık uluslararası artış, bugün Türkiye'nin ithalat faturasına varil başına yaklaşık 479 TL’lik devasa bir maliyet olarak yansıyor. Üstelik brent petrol fiyatı uluslararası piyasada düşüş eğilimine girse dahi, içeride döviz kurunun yukarı yönlü hareketi bu indirimin pompaya yansımasını engelliyor, maliyet bazlı zamların devam etmesine neden oluyor.

EŞEL MOBİL KALKANININ TAMAMEN DEVRE DIŞI KALMASI 

2018 yılında uygulamaya konulan ve özellikle 2021 yılındaki küresel fiyat dalgalanmalarında tüketiciyi koruyan "Eşel Mobil" (kayar ölçek) sistemi, geçmişteki stabilizasyonun en büyük aktörüydü. Bu sistemde, brent petrol veya döviz kuru arttığında ortaya çıkan maliyet artışı doğrudan pompaya yansıtılmıyor; devlet, akaryakıttan aldığı Özel Tüketim Vergisi'ni (ÖTV) aynı oranda düşürerek artışı kendi bütçesinden karşılıyordu.

Ancak artan bütçe açıkları ve maliyetlerin sürdürülemez boyuta ulaşmasıyla bu kalkan tamamen ortadan kalktı. ÖTV'nin sıfırlanma noktasına gelmesinin ardından sistem fiilen son buldu. Temmuz 2023'te yapılan yasal düzenlemelerle ÖTV tutarlarına tek seferde çok sert artışlar yapıldı ve maktu vergiler altı ayda bir ÜFE (Üretici Fiyat Endeksi) oranında otomatik olarak artmaya programlandı. Artık uluslararası piyasadaki her bir centlik artış, devletin vergi feragati olmaksızın, doğrudan nihai pompa fiyatına ekleniyor.

VERGİNİN VERGİSİ SİSTEMİ: ÖTV VE KDV ETKİSİ 

Türkiye'de akaryakıt fiyatlandırma mekanizması, maliyet enflasyonunu kendi içinde büyütecek bir yapıya sahip. Fiyatlandırma "vergili fiyatın vergisi" şeklinde çalışıyor. Rafineri çıkış fiyatının üzerine (ürün maliyeti + kar marjı) önce sabit (maktu) ÖTV ekleniyor. Daha sonra, oluşan bu yüksek ara toplam üzerinden yüzde 20 oranında Katma Değer Vergisi (KDV) alınıyor.

Yani, brent petrol fiyatındaki veya dolar kurundaki ufak bir artış rafineri çıkış fiyatını yükselttiğinde, sadece ürünün maliyeti artmakla kalmıyor, bunun üzerinden alınan KDV miktarı da nominal olarak büyüyor. Son dönemde hem maktu ÖTV rakamlarının enflasyona endekslenerek yukarı çekilmesi hem de KDV oranının yüzde 18'den yüzde 20'ye çıkartılması, vergi yükünün çarpan etkisini maksimize etti.

JEOPOLİTİK GERİLİMLER VE FIRLAYAN NAVLUN FİYATLARI 

Akaryakıt maliyetini belirleyen tek unsur varilin ham fiyatı değil; aynı zamanda o petrolün rafine edilmek üzere limanlara getirilmesinin lojistik faturası. Son yıllarda tedarik zincirlerindeki bozulmalar ve deniz yolu taşımacılığındaki güvenlik krizleri, maliyetleri dramatik şekilde artırdı.

Özellikle bölgesel jeopolitik risklerin merkezindeki Ortadoğu'da yaşanan gelişmeler piyasaları fiyatlamaya devam ediyor. İran'da Ali Hamaney'in vefatının ardından yerine geçen oğlu Mücteba Hamaney'in 4 Mart tarihinde yaptığı enerji politikası açıklaması, küresel petrol sevkiyatının en kritik dar boğazı olan Hürmüz Boğazı güzergahındaki güvenlik endişelerini ve transit geçiş risklerini artırdı. Lojistik ve güvenlik riskleri, tankerlerin sigorta primlerini ve navlun fiyatlarını tarihi zirvelere taşıdı. Bir varil petrolün Türkiye'deki rafineriye iniş (CIF) maliyeti, bu ek operasyonel giderler sebebiyle ana brent endeksinden bağımsız bir şekilde yükseliyor.

GIDANIN ATEŞİNİ POMPA YAKIYOR 

Akaryakıt fiyatlarındaki durdurulamaz yükseliş, sadece araç sahiplerini değil, doğrudan vatandaşın mutfağını ve gıda enflasyonunu da vuruyor. Tarımsal üretimin ve lojistiğin belkemiği olan motorinin litre fiyatının 70 TL sınırına dayanması, gıdadaki fiyat katılaşmasının en temel nedeni konumunda. Tarla sürümünden ekime, sulamadan hasada kadar her aşamada kullanılan traktörlerin mazot faturası çiftçinin girdi maliyetlerini katlarken, asıl büyük darbe nakliye tarafında yaşanıyor. Türkiye'nin tarım havzaları olan Çukurova veya Antalya bölgesinden İstanbul, Ankara gibi büyükşehirlere ürün taşıyan bir nakliye kamyonunun yalnızca gidiş-dönüş yakıt masrafı on binlerce liraya ulaşıyor. Tarladan çıkış fiyatı düşük olan temel sebze ve meyvelerin üzerine binen bu devasa lojistik faturası, market raflarında etiketlerin üçe-dörde katlanmasına yol açıyor. Enerji maliyetleri stabilize edilmeden, aracısız üretim yapılsa dahi sadece nakliye giderleri yüzünden gıda enflasyonunun dizginlenmesinin matematiksel olarak mümkün olmadığı görülüyor.

10 YILLIK KARŞILAŞTIRMALI FİYAT TABLOSU

Yıl

Brent Petrol (Ort. $/Varil)

Benzin (Ort. TL/Litre)

Motorin (Ort. TL/Litre)

Ortalama Dolar/TL Kuru

2016

44,00

4,60

3,95

3,02

2017

54,00

5,30

4,65

3,65

2018

71,00

6,25

5,75

4,82

2019

64,00

6,80

6,35

5,67

2020

42,00

6,55

6,10

7,02

2021

71,00

7,90

7,50

8,90

2022

99,00

21,50

23,50

16,55

2023

82,00

34,50

35,50

23,80

2024

81,00

42,50

42,00

32,50

2025

78,00

47,00

46,50

36,00

2026 (Güncel)

87,92

71,43

69,80

47,89

(Not: Tablodaki 2016-2025 verileri ilgili yılların ağırlıklı piyasa ortalamalarını, 2026 verileri ise güncel pompa satış ve kur fiyatlarını yansıtmaktadır.)