SON DAKİKA
EKONOMİ Perşembe 30 Temmuz 2026 11:37

KUYRUKLARIN ARDINDAKİ EKONOMİK GERÇEK

İktisatçı Mahfi Eğilmez, 1970'lerde yaşanan yağ, benzin ve tüp gaz kuyruklarının yalnızca hükümet hatalarıyla açıklanamayacağını belirtti. Petrol krizleri, döviz yetersizliği, fiyat kontrolleri, siyasi istikrarsızlık ve ambargonun dolaylı etkilerinin birleşerek Türkiye ekonomisinde derin bir arz krizine yol açtığını vurguladı

Kuyrukların ardındaki ekonomik gerçek

İktisatçı Mahfi Eğilmez, “70’lerdeki Kuyruklar” başlıklı yazısında Türkiye’nin ekonomi tarihinin en çok tartışılan dönemlerinden biri olan 1970’li yılları mercek altına aldı. Günümüzde sık sık siyasi tartışmalarda örnek gösterilen uzun kuyrukların arka planını değerlendiren Eğilmez, yaşanan sıkıntıların yalnızca hükümetlere ya da yalnızca dış güçlere bağlanmasının tarihsel gerçekliği eksik yansıttığını belirtti.

Petrol şoku ekonomiyi sarstı

Eğilmez’in değerlendirmesine göre sürecin kırılma noktası 1973 Petrol Krizi oldu. Petrol fiyatlarının birkaç kat artması, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithalatla karşılayan Türkiye’yi doğrudan etkiledi. Artan enerji maliyetleri ulaştırmadan sanayiye kadar hemen her sektörde üretim maliyetlerini yükseltti. 1979’daki ikinci petrol krizi ise mevcut sorunları daha da ağırlaştırdı.

Döviz yetersizliği üretimi vurdu

Küresel gelişmelerin tek başına yeterli açıklama olmadığını vurgulayan Eğilmez, Türkiye’nin ihracat gelirlerinin ithalatı finanse etmeye yetmediğine dikkat çekti. Döviz rezervlerinin hızla erimesi nedeniyle petrol, sanayi hammaddeleri ve ara mallarının ithalatında ciddi aksaklıklar yaşandı.

Bu durum üretim kesintilerine yol açarken piyasadaki ürün miktarı azaldı. Temel tüketim mallarında ortaya çıkan arz yetersizliği, vatandaşların günlük yaşamında uzun kuyruklar olarak hissedildi.

Fiyat kontrolleri piyasayı daralttı

Yazıda, dönemin ekonomik politikalarının da krizin büyümesinde etkili olduğu ifade edildi. Devletin birçok temel ürünün fiyatını kontrol altında tutmaya çalıştığı, ancak hızla yükselen maliyetler karşısında üreticilerin bu fiyatlarla satış yapmakta isteksiz davrandığı belirtildi.

Yüksek enflasyonun vatandaşları ihtiyaçlarından fazla ürün almaya yönlendirdiğini kaydeden Eğilmez, bazı satıcıların da fiyat artışı beklentisiyle ürün stoklamasının arz sıkıntısını büyüten unsurlar arasında yer aldığını aktardı.

Siyasi istikrarsızlık çözümü zorlaştırdı

Eğilmez, 1970’lerin siyasi atmosferinin ekonomik sorunların çözümünü güçleştirdiğini belirtti. Sık hükümet değişiklikleri, koalisyonlar ve yoğun kutuplaşma nedeniyle uzun vadeli ekonomik programların uygulanamadığını ifade eden ekonomist, bu durumun ekonomik sorunların giderek derinleşmesine yol açtığını vurguladı.

Ambargo etkisi tartışılıyor

1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında ABD’nin Türkiye’ye uyguladığı silah ambargosuna da değinen Eğilmez, ambargonun doğrudan askerî malzemeleri kapsadığını, ancak savunma sanayii, dış finansman ve uluslararası ekonomik ilişkiler üzerinde dolaylı olumsuz etkiler yarattığını söyledi.

Eğilmez, birçok tarihçi ve iktisatçının ambargonun kuyrukların tek nedeni olmadığı, mevcut ekonomik sorunları ağırlaştıran faktörlerden biri olduğu görüşünde birleştiğini aktardı.

Tek suçlu aramak yanlış

Yazısının sonunda dikkat çekici bir değerlendirmede bulunan Mahfi Eğilmez, 1970’lerdeki kuyrukların tek bir hükümete, tek bir dış güce ya da yalnızca ambargoya bağlanmasının doğru olmadığını belirtti.

Eğilmez’e göre o dönemde yaşanan tablo; küresel petrol krizleri, döviz yetersizliği, ekonomik politika tercihleri, siyasi istikrarsızlık ve ambargonun dolaylı etkilerinin iç içe geçtiği çok boyutlu bir sürecin sonucu olarak ortaya çıktı.

Ekonomist, geçmişin doğru okunmasının bugünkü ekonomik tartışmaların daha sağlıklı yapılmasına katkı sağlayacağını vurgulayarak, “Tarih çoğu zaman tek bir nedenin değil, birbirini etkileyen birçok etkenin sonucudur” değerlendirmesinde bulundu.