ŞİRKETLER VERGİ MEVZUATINDAKİ DEĞİŞİM HIZINA YETİŞMEKTE ZORLANIYOR
Sovos'un, Studio by Informa TechTarget iş birliğiyle finans, üretim ve perakende sektörlerinden 300 üst düzey finans yöneticisinin katılımıyla gerçekleştirdiği araştırma, şirketlerin en büyük uyum riskinin "değişim hızına ayak uydurabilmek" olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 44'ü mevzuat değişikliklerinin etkin şekilde yönetilemeyecek kadar hızlı ilerlediğini belirtirken, yüzde 61'i önümüzdeki yıllardaki en büyük uyum riskini "kamu otoritelerinin yeni zorunlulukları" ve "mevzuat değişikliklerinin hızı" olarak görüyor.

Dünya genelinde verginin dijital dönüşümü belirgin bir hız kazandı. Hem Türkiye gibi e-belge süreçlerinde önemli bir aşama kaydetmiş ülkeler hem de özellikle Avrupa’da dijital dönüşümün önemine son birkaç yıldır ağırlık vermeye başlayanlar; teknolojinin ışığında şeffaflık ve düzen arayışını artırıyor. Vergi uyumu, şirketler için yalnızca yasal yükümlülüklerin yerine getirildiği bir süreç olmaktan çıkıp operasyonel dayanıklılığı ve büyüme stratejilerini doğrudan etkileyen kritik bir iş alanına dönüşüyor. Uyumun nasıl yönetildiği konusundaki önem arttıkça, finans profesyonellerinin üzerindeki baskı da çoğalıyor.
Sovos'un Studio by Informa TechTarget iş birliğiyle gerçekleştirdiği araştırma, dönüşümün finans liderleri üzerindeki etkisini; liderlerin gerçek zamanlı raporlama zorunlulukları ve yapay zekâ yatırımları karşısında nasıl bir yol izlediğini rakamlarla ortaya koyuyor. Dünya genelinden direktör ve üzeri seviyedeki 300 finans liderinin katıldığı araştırmaya göre; değişimin hızı problem olarak görülüyor. Katılımcıların yüzde 58'i yeni ve devam eden yerel ve küresel vergi uyumu zorunluluklarını şirketleri için karmaşık olarak değerlendirirken, yüzde 44'ü bu değişimlerin artık etkin şekilde yönetilemeyecek kadar hızlı gerçekleştiğini ifade ediyor. Önümüzdeki yıllarda karşılaşılacak en büyük uyum riski ise yüzde 61 ile “kamu otoritelerinin yeni zorunlulukları” ve “mevzuat değişikliklerinin hızı” olarak görülüyor.
Entegrasyon Hâlâ En Büyük Sorunlardan Biri
Araştırma, şirketlerin değişime uyum sağlamak için teknoloji yatırımlarını hızlandırdığını da gösteriyor. Katılımcıların yarısından fazlası gelecek mali yıl için en önemli önceliklerinden biri olarak daha güçlü bir risk yönetimi planı geliştirmeyi gösterirken, yüzde 39'u yapay zekâ destekli vergi uyum çözümlerini değerlendirmeyi veya uygulamayı, yüzde 36'sı ise vergi planlamasını iş stratejisinin daha merkezi bir parçası haline getirmeyi hedefliyor.
Diğer yandan, söz konusu yatırımlara rağmen teknoloji tarafındaki temel sorunlar devam ediyor. Katılımcıların yüzde 43'ü mevcut muhasebe ve ERP sistemleriyle sorunsuz çalışan doğru platformu seçmenin en büyük zorluk olduğunu belirtiyor. Katılımcıların yalnızca yüzde 38'i sistemlerini daha az sayıda platform altında konsolide edebildiğini belirtiyor.
Yapay Zekâya İlgi Yüksek, Güvenlik Kaygıları da Öyle
Araştırma, finans liderlerinin yapay zekâyı vergi uyumunun geleceğinde önemli bir araç olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 81'i yapay zekânın en büyük katkısının vergi uyumuna ilişkin daha doğru içgörüler sunması olduğunu belirtirken, yüzde 58'i bu teknolojilerin daha sağlıklı büyüme kararları alınmasına katkı sağlayacağını düşünüyor. Bununla birlikte yapay zekâ kullanımına ilişkin çekinceler de sürüyor. Araştırmaya katılanların yüzde 86'sı veri güvenliği ve gizliliğini en önemli endişe alanı olarak gösteriyor. Araştırma ayrıca şirketler için teknoloji yatırımlarından elde edilen değerin, güçlü veri yönetimi ve sağlam bir teknoloji altyapısıyla doğrudan ilişkili olduğuna işaret ediyor.
"Yapay Zekâ Ancak Sağlam Bir Temel Üzerinde Değer Yaratabilir"
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Sovos EMEA Bölgesinden Sorumlu Satış Başkan Yardımcısı Elçim Sirek, şirketlerin bugün karşı karşıya olduğu en büyük zorluğun yalnızca yeni regülasyonlara uyum sağlamak değil, bunu sürdürülebilir bir teknoloji altyapısıyla gerçekleştirebilmek olduğunu belirtti. Sirek, "Yapay zekâ güçlü bir teknoloji olsa da tek başına çözüm değil. Ancak doğru veri, entegre sistemler ve sağlam süreçler üzerine inşa edildiğinde gerçek değer yaratabilir" dedi. Sirek, gerçek zamanlı vergi uyumu döneminde rekabet avantajı için, yapay zekâyı destekleyecek sağlam bir dijital temele dikkat çekti.