KAĞIT ÜZERİNDE ATEŞKES, SAHADA SAVAŞ
10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkese rağmen İsrail'in düzenlediği saldırılarda bin 100'ü aşkın Filistinli hayatını kaybetti. Uluslararası kamuoyu, imzalanan anlaşma ile sahadaki tablo arasındaki uçurumu tartışıyor.

Shakhsanam KURBANOVA
Gazze Şeridi'nde resmî olarak yürürlükte olan ateşkes, sahada büyük ölçüde işlemiyor. Filistin makamlarının güncel verilerine göre, anlaşmanın imzalandığı günden bu yana bölgede binden fazla can kaybı yaşandı; insani örgütler ise durumu "kâğıt üzerinde ateşkes, fiiliyatta çatışma" sözleriyle özetliyor.
Gazze Şeridi'ndeki çatışmaları durdurmayı amaçlayan ateşkes anlaşması 10 Ekim 2025'te yürürlüğe girmişti. Ancak aradan geçen dokuz aya rağmen, bölgedeki sivillerin günlük yaşamı bombardıman, topçu atışı ve nokta operasyonlarıyla şekillenmeye devam ediyor. Gazze Şeridi'ndeki Filistin Hükümeti Medya Ofisi'nin yayımladığı son rapora göre, İsrail ordusu ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana bölgede 3 bin 600'ün üzerinde ihlal gerçekleştirdi.
RAKAMLARLA DOKUZ AYIN BİLANÇOSU
Filistin makamlarının derlediği veriler, ateşkes sürecinin resmî söylemle sahadaki gerçeklik arasındaki farkı somut biçimde ortaya koyuyor. Rapora göre, anlaşmanın yürürlüğe girdiği tarihten bu yana en az bin 110 kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 3 bin 600 kişi yaralandı ve 142 Filistinli bölgede alıkonuldu.
SON GÜNLERDE ART ARDA SALDIRILAR
Geride kalan hafta, ateşkese rağmen süren saldırıların yoğunlaştığı bir dönem oldu. 19 Temmuz Pazar günü İsrail topçu birlikleri, Gazze kentinin doğusundaki Zeytun Mahallesi'ni hedef aldı; sağlık kaynakları saldırıda biri kadın olmak üzere 3 Filistinlinin hayatını kaybettiğini, çok sayıda kişinin de yaralandığını aktardı. Bir gün önce, 17 Temmuz'da ise Han Yunus'un batısındaki El-Mavasi bölgesinde bir aracı hedef alan hava saldırısında 5 kişi hayatını kaybetmişti.
Bu saldırılar tekil vakalar değil. 12 Temmuz'da Sabra Mahallesi'ne düzenlenen İHA saldırısında 4 sivil hayatını kaybetmiş, 14 Temmuz'da Tel el-Heva ve Selahaddin Caddesi çevresindeki saldırılarda ölü ve yaralılar bildirilmişti. Aynı günlerde Gazze kentinin kuzeyindeki Tuffah ve Cibaliye mahallelerinde İsrail güçlerinin evleri patlayıcılarla kullanılamaz hale getirdiği yönünde haberler de yer aldı.
ARABULUCULAR NE DİYOR?
Filistin makamları, ateşkesin garantör ve arabulucu ülkelerine çağrıda bulunarak İsrail'in anlaşmanın tüm maddelerine uymaya zorlanmasını istedi. Bölgedeki insan hakları örgütleri ise süregelen saldırıları, imzalanan metnin sahada karşılığının bulunmadığının kanıtı olarak gösteriyor ve gündelik yaşamın yıkım, belirsizlik ile arama-kurtarma çalışmaları etrafında şekillendiğini aktarıyor.
Sahadaki tablo, insani yardım erişimi açısından da kırılgan görünüyor. Sivil savunma ekipleri, güvenlik koşullarının yetersizliği nedeniyle enkaz altındaki kayıpları çıkarma çalışmalarında zorlanıyor; bölgede gıda kıtlığı ve yıkımın sürdüğü aktarılıyor.
SONUÇ: KAĞITTAKİ ANLAŞMA, SAHADAKİ GERÇEKLİK
Dokuz ay önce imzalanan ateşkes, uluslararası kamuoyunda çatışmaların sona erdiği bir dönüm noktası olarak sunulmuştu. Ancak güncel veriler, anlaşmanın sahada beklenen etkiyi henüz göstermediğini ortaya koyuyor. Bölgedeki insani durumun seyri, önümüzdeki günlerde arabulucu ülkelerin baskısının artıp artmayacağına ve tarafların anlaşmanın maddelerine ne ölçüde uyacağına bağlı olarak şekillenecek.