YAPAY ZEKA ENERJİ AÇLIĞINI BÜYÜTÜYOR
Ekonomist Mahfi Eğilmez, yapay zekâ teknolojilerinin verimliliği artırırken toplam enerji tüketimini de yükselttiğine dikkat çekti. Eğilmez, kullanım alanları genişledikçe veri merkezleri ve işlem gücüne olan ihtiyacın arttığını belirterek, yapay zekânın küresel ölçekte yeni bir enerji talebi dalgası yarattığını vurguladı

Ekonomist Mahfi Eğilmez, yapay zekâ teknolojilerinin sunduğu verimlilik artışının beraberinde yeni bir tartışmayı da gündeme taşıdığını belirterek, teknolojik gelişmelerin her zaman daha az kaynak tüketimi anlamına gelmediğini vurguladı.
Eğilmez, "Yapay Zekâ ve Jevons Çelişkisi" başlıklı değerlendirmesinde, teknoloji dünyasında yaygın olan "verimlilik arttıkça kaynak kullanımı azalır" yaklaşımının tarihsel deneyimlerle her zaman doğrulanmadığını ifade etti.
Bu çerçevede İngiliz iktisatçı William Stanley Jevons'un 1865 yılında yayımlanan "The Coal Question" adlı eserine atıfta bulunan Eğilmez, sanayi devriminde buhar makinelerinin daha verimli hale gelmesine rağmen kömür tüketiminin azalmadığını, aksine hızla arttığını hatırlattı. Eğilmez, "Buhar gücünün ucuzlaması fabrikalarda kullanımın yaygınlaşmasına, üretimin artmasına ve yeni kullanım alanlarının ortaya çıkmasına neden oldu. Sonuçta toplam kömür tüketimi yükseldi" değerlendirmesinde bulundu.
Ekonomide "Jevons Çelişkisi" olarak adlandırılan bu durumun günümüzde farklı alanlarda da gözlemlendiğine işaret eden Eğilmez, yakıt tasarruflu araçların daha uzun yolculukları teşvik ettiğini, internet hızlarının artmasının ise veri tüketimini azaltmak yerine büyüttüğünü belirtti.
Benzer bir mekanizmanın ulaşım altyapılarında da görüldüğünü ifade eden Eğilmez, yeni köprü ve otoyolların başlangıçta trafik yoğunluğunu azaltmasına rağmen zaman içinde artan kapasitenin daha fazla araç kullanımını teşvik ettiğini kaydetti. Bu olgunun ulaşım ekonomisinde "indüklenmiş talep" olarak tanımlandığını belirten Eğilmez, İstanbul Boğazı'ndaki yeni köprülerin trafik üzerindeki etkilerinin de bu kapsamda değerlendirildiğini aktardı.
Eğilmez'e göre aynı dinamik bugün yapay zekâ teknolojilerinde de kendisini gösteriyor. Son yıllarda yapay zekâ araçlarının içerik üretimi, yazılım geliştirme, tasarım ve müşteri hizmetleri gibi birçok alanda maliyetleri önemli ölçüde düşürdüğünü belirten Eğilmez, bu durumun toplam üretim kapasitesini de hızla artırdığına dikkat çekti.
"Bir içerik üreticisi aynı sürede daha fazla içerik hazırlayabiliyor, geliştiriciler daha kısa sürede daha fazla ürün ortaya koyabiliyor" diyen Eğilmez, şirketlerin daha küçük ekiplerle daha büyük operasyonları yönetebilir hale geldiğini ifade etti.
Ancak yapay zekâ sistemlerinin daha verimli hale gelmesinin toplam enerji tüketimini düşürmediğine dikkat çeken Eğilmez, kullanımın yaygınlaşmasıyla birlikte veri merkezlerinin sayısının arttığını, daha güçlü işlemcilere ihtiyaç duyulduğunu ve enerji talebinin hızla yükseldiğini vurguladı.
Eğilmez, "Bir sorgunun maliyeti azalırken toplam sorgu sayısı katlanıyor. Görev başına enerji tüketimi düşse de sistem genelindeki toplam enerji tüketimi artıyor" değerlendirmesini yaptı.
Bu dönüşümün yalnızca enerji tüketimiyle sınırlı kalmadığını belirten Eğilmez, iş gücü piyasasında da önemli değişimlerin yaşandığını ifade etti. Yapay zekânın bazı görevleri otomatikleştirirken veri hazırlama, model eğitimi, etik denetim ve yapay zekâ entegrasyonu gibi yeni uzmanlık alanları yarattığını belirten Eğilmez, teknolojik dönüşümlerin tarih boyunca bazı meslekleri ortadan kaldırırken yenilerini de ortaya çıkardığını kaydetti.
Eğilmez, yapay zekâ tartışmalarında asıl sorunun verimlilik artışının nasıl kullanıldığı olduğunu vurgulayarak, "Eğer verimlilik aynı çıktıyı daha az kaynakla üretmek için kullanılırsa tüketim azalabilir. Ancak daha fazla üretim ve daha fazla kullanıcıya ulaşmak amacıyla kullanıldığında toplam kaynak tüketimi büyümeye devam edecektir" görüşünü dile getirdi.
Ekonomist Mahfi Eğilmez, yapay zekânın günümüzde Jevons Çelişkisi'nin en görünür örneklerinden biri haline geldiğini belirterek, "Verimlilik arttığında gerçekten tasarruf mu ediyoruz, yoksa yalnızca daha fazla üretim ve tüketimin önünü mü açıyoruz?" sorusunun önümüzdeki dönemde daha fazla tartışılacağını ifade etti.