Amerikan pamuğu üzerinden yeni bir yol
Tekstil sektörü zor bir dönemden geçiyor. Çıkış yolu bazen büyük teşvik paketlerinde değil, küçük ama stratejik ürünlerde saklıdır.
Geçtiğimiz haftalarda Ekotürk’te Dr. Hakan Çınar ile birlikte yaptığımız Dış Ticarette Gündem Programında Hazır Giyim sektörünün önemli temsilcilerinden sayın Mehmet Kaya’yı konuk ettik.
Mehmet Bey ile sohbetimizde satır arasında ki bir konu çok dikkatimi çekti. Amerikan Pamuğu. Amerikan pamuğunun Türkiye’ye ithalatında göreceli olarak artış sağlanması ve bu durumun karşılığı olarak Amerika’ya yapılacak pamuklu giyim eşyası ihracatının arttırılması, ABD tarafında ise ABD pamuğu kullanılarak üretilmiş eşyaların Türkiye’den ithal edilmesi durumunda gümrük vergisinde ve diğer eş etkili vergilerde indirim sağlanması üzerine çalışmalar yapılması. Ki bu konu sadece fikir boyutunda değil. Çalışılmaya başlanılmış durumda.
ABD Pamuk Konseyi Ziyareti
Geçtiğimiz hafta İTKİB (İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri) bünyesinde faaliyet gösteren İHKİB (İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçılar Birliği) bir heyet oluşturarak Amerika Birleşik Devletleri’ne bir ziyarette bulundu. İHKİB heyeti, beraberinde bölgede Ticaret Bakanlığı’nı temsilen görevli Ticaret Müşavirimiz ile birlikte Amerikan Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyelerinin de katıldığı geniş çaplı bir toplantı gerçekleştirdiler. Toplantının oldukça yararlı geçtiği konusunda kesin bilgiler almış durumdayım.
Bu son yıllarda duyduğum en ayağı yere basan en faydalı projelerden biri. Sektörde bu şekilde yaratıcı, derinlikli, dünya politikasını okuyabilen ve Ticari Diplomasiye uygun konular gündeme gedikçe umutlar hep genç kalacak. Mehmet Bey ve projeye katkı sunan herkesi tebrik ediyorum.
Pamuk konusunu biraz inceledim. Türkiye’nin pamuk ihtiyacı yılda 1,6 milyon ton civarında. Ülkemiz kendi kaynakları ile bu ihtiyacın sadece yarısını karşılayabiliyor. 800 bin ton gibi büyük bir kısmı ithal etmek zorunda kalıyor.
Pamuğun toplam dünya ticaretine oranı 0.16. Oldukça küçük bir oran. Pamuğun ABD ihracatında ki yeri ise % 1’in altında. Fakat hem ABD hem de Türkiye için pamuk tam anlamıyla, kendisi küçük ama etkisi büyük, stratejik bir ürün.
Pamuk ABD için ne anlama geliyor
ABD hükümetleri pamuk üretimini ciddi bir biçimde sübvanse ediyor. Bu durumu bir çok açıdan değerlendirmek mümkün. Pamuk, ABD açısından dünya pazarı için Jeoekonomik bir araç. Çin’e karşı jeopolitik tarım kozu ve küresel tekstil zincirinin kontrol aracı olarak görülüyor.
Türkiye penceresinden bakıldığında ABD pamuğu Türkiye için yalnızca bir ticaret kalemi değil tekstil ihracatının emniyet sübabı durumunda. ABD pamuğu, kalitesi, kesintisiz tedarik edilebilmesi ve standartları bakımından iplik sektörünün garantisi hüviyetini taşıyor.
Pamuk üretiminde başrolde hangi ülkeler var
Türkiye ABD’den başka Brezilya’dan pamuk ithal ediyor. ABD ve Brezilya hem global pazarda hem de Türkiye pazarında rekabet halinde. Son dönemde yaşanan maliyet baskısı ve fiyatlandırma sorunları pamukta Brezilya’yı hızlı bir şekilde oyunun içine almış bulunuyor.
Dünya pamuk ihtiyacının yarısını bu iki ülke karşılıyor. Pamuk fiyatlarının domine edilmesi bakımından ABD ve Brezilya önemli iki aktör olarak öne çıkıyor. Bu rekabetin içinde başka hangi ülkeler var derseniz dağıtım şu şekilde; % 30 ABD, % 20 Brezilya, %13 Batı Afrika Ülkeleri, % 12 Avusturalya, % 10 Hindistan, % 15 Diğer ülkeler.
Ticari diplomasi çağımızın iletişim biçimi
Bu projenin uzun vadede nasıl çıktılar vereceği elbette önemli. Fakat yerli üreticiyi ayağa kaldırmak için kaldıraç olarak kullanılması mümkün görünüyor. Hedef elbette pamuk üreticimizi desteklemek ve tüm ihtiyacımızı karşılayabilmek olmalı. Ancak kısa süre içinde böyle bir olasılık maalesef ki yok.
ABD Türkiye’den ithal ettiği pamuklu giyim eşyalarına % 10 ila % 20 arasında gümrük vergisi uyguluyor. Ürün ve firma bazında da anti-damping uygulayabiliyor. Bu vergi oranları üreticilerimizin ABD pazarına girebilmesi bakımından oldukça zorlayıcı bir durum oluşturuyor. ABD pazarına girişte elbette tek sorun gümrük vergisi değil. Navlun ve kur etkisiyle fiyatlama konusu da oldukça önemli.
Bir ‘Ticari Diplomasi’ uzmanı olarak bu konuyu yazmadan geçemezdim. Bazen ticarette kapıları açan şey büyük serbest ticaret anlaşmaları değil, doğru ürünü doğru masaya koyabilme becerisidir.

