SON DAKİKA
EKONOMİ Pazartesi 23 Mart 2026 02:02

SAVAŞIN EKONOMİK BEDELİ AĞIRLAŞIYOR

İran ile Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail arasında tırmanan gerilim, yalnızca bölgesel bir güvenlik meselesi olmaktan çıkarak küresel ekonomi üzerinde çok boyutlu bir baskı unsuru haline geliyor.

Savaşın ekonomik bedeli ağırlaşıyor

Enerji arzından finans piyasalarına, tedarik zincirlerinden enflasyona kadar geniş bir etki alanı oluşurken, piyasalar “uzun süreli çatışma” senaryosunu daha güçlü şekilde fiyatlamaya başladı.

Enerji piyasasında çifte şok

Küresel etkinin en hızlı hissedildiği alan enerji piyasaları. Özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden geçen petrol ve LNG sevkiyatı, dünya ticaretinin kritik damarlarından biri. İran’ın bu hattı kapatma ya da sekteye uğratma ihtimali, petrolün yanı sıra doğal gaz fiyatlarını da yukarı taşıyor.

Son gelişmelerle birlikte:

Petrol fiyatlarında sert yükselişler görülüyor

Avrupa ve Asya’da spot doğal gaz fiyatları artış eğilimine girdi

LNG taşımacılığında arz endişeleri büyüyor

Enerji fiyatlarındaki bu çift yönlü yükseliş, özellikle sanayi üretimi yüksek ülkelerde maliyet baskısını derinleştirirken, enerji ithalatçısı ekonomilerde cari açık riskini artırıyor.

Lojistik maliyetlerinde sıçrama

Savaşın bir diğer kritik etkisi lojistik tarafında hissediliyor. Orta Doğu’da artan güvenlik riskleri nedeniyle:

Tanker ve konteyner taşımacılığında sigorta primleri yükseliyor

Alternatif deniz yollarına yönelim süreleri uzatıyor

Nakliye maliyetleri küresel ölçekte artıyor

Bu gelişmeler, pandemi sonrası normalleşmeye çalışan küresel tedarik zincirlerini yeniden baskı altına alırken, nihai ürün fiyatlarına da doğrudan yansıyor. Özellikle enerji ve lojistik maliyetlerinin aynı anda yükselmesi, “maliyet enflasyonu”nu hızlandıran en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.

Enflasyon ve faiz kıskacı

Artan enerji ve lojistik maliyetleri, küresel enflasyonla mücadeleyi daha da zorlaştırıyor. ABD Merkez Bankası Federal Reserve başta olmak üzere büyük merkez bankaları, faiz indirim planlarını ötelemek zorunda kalabilir.

Bu süreçte:

Üretim maliyetleri artıyor

Gıda ve temel tüketim fiyatları yükseliyor

Küresel büyüme ivme kaybediyor

Ortaya çıkan tablo, stagflasyon riskini yeniden gündeme taşıyor.

Tedarik Zincirlerinde Yeni Kırılma

Artan lojistik maliyetleri ve güvenlik riskleri, küresel ticaret akışını da zorluyor. Orta Doğu’nun stratejik konumu nedeniyle:

Avrupa-Asya ticaret hattında gecikmeler yaşanıyor

Alternatif rotalar maliyetleri katlıyor

Küresel ticaret hacminde daralma riski artıyor

Bu durum, özellikle ihracata dayalı ekonomiler için ciddi bir risk unsuru oluşturuyor.

Güvenli limanlara kaçış

Jeopolitik risklerin yükselmesiyle yatırımcılar güvenli varlıklara yöneliyor. Altın ve dolar talebi artarken, gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışı hızlanıyor. Bu da finansal piyasalarda dalgalanmayı artırıyor.

Türkiye ekonomisi üzerindeki etkiler

Türkiye açısından en kritik başlık, enerji ve lojistik maliyetlerindeki artış. Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yükseliş:

Cari açığı büyütebilir

Enflasyonu yukarı çekebilir

Sanayi üretim maliyetlerini artırabilir

Ayrıca artan lojistik giderleri, ihracatçıların rekabet gücünü zayıflatabilir. Bu durum, büyüme üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir.

Sonuç: Maliyet Şoku Küreselleşiyor

İran-ABD-İsrail hattındaki savaş, küresel ekonomide yalnızca bir enerji krizi değil, aynı zamanda geniş çaplı bir “maliyet şoku” yaratıyor. Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki artış ile lojistik maliyetlerindeki sıçrama birleştiğinde, dünya ekonomisi için daha yüksek enflasyon, daha düşük büyüme ve artan belirsizlik anlamına geliyor.

Çatışmanın süresi uzadıkça, bu maliyet baskısının küresel ekonomide daha kalıcı izler bırakması bekleniyor.