SON DAKİKA

Orta Doğu'da fuar yapma serabı

Hakan Özbay Salı 24 Mart 2026 02:00

Şubat ayında Hannover Fairs Turkey'nin (HFT) basınla buluşmasına katıldım.

Avrupa pazarındaki doygunluğa karşı yönü Orta Doğu'ya, MENA bölgesine çevirmişlerdi. Vizyon büyük, kelimeler parlak: "Sanayi dönüşümü", "yeni ticaret ağı", "Avrupa'dan Afrika'ya köprü"... Dinlerken bir an kendimi o köprüden geçerken hayal ettim ama köprünün ayakları pek de sağlam görünmüyordu.

Toplantıda söz alıp o meşhur soruyu sormuştum: "Bölgedeki istikrarsızlık ne olacak? Yatırımın riskleri, bölgesel çatışmalar, hukuksal yetersizlikler..." diye art arda sıralamıştım çekincelerimi. Hani o an, salondaki sessizlikte "Geleceği mi görüyorsunuz Hakan Bey?" diyen çıkmadı belki ama vizyoner sunumların ardındaki o tozpembe tabloya ufak bir çomak sokmuş bulundum.

Şimdi geldiğimiz noktaya bakın. "ABD, İsrail, İran" derken Orta Doğu satrancında tahta devrildi. Füzeler, dronlar havada uçuşuyor, Riyad semaları yıldızlardan çok balistik füzelerle aydınlanıyor. İşin absürt tarafı, o savaş hengamesinde kimin kimi vurduğu, füzelerin nereden gelip nereyi hedef aldığı bile toz bulutunda birbirine karışmış durumda.

Tam da bu noktada insanın içinden şöyle bir diyalog geçmiyor değil: 

- Savaş çıktı Olric.

Evet efendimiz, hem de tam fuar alanının ortasında. 

- Peki şimdi ne olacak B2B görüşmelerimiz? 

Siperde kartvizit dağıtacağız efendimiz.

Böyle bir distopyanın ortasında, 2026'nın Kasım ayında Riyad'da "Industrial Transformation Saudi Arabia" fuarını yapmak... İşte bu, elinde tek bir yaprağı kalmış bir papatyaya bakıp "yapılacak, yapılmayacak, yapılacak..." diye fal bakmaktan farksız. O tek yaprak da her an bir şarapnel parçasıyla kopabilir gerçi.

Mehtap Hanım (HFT & MENA Genel Müdürü) , Avrupa-Türkiye-MENA hattında ticaret ve iş birliği mekanizması kurduğunuzu söylemiştiniz. Mekanizma biraz fazla ısındı galiba, soğutma sistemleri (HVAC-R) fuarını öne mi çeksek? "Türkiye'yi küresel ticaretin merkezinde konumlandırma" hedefi harika da, o merkezin etrafında şu an sirenler çalıyor.

Şirketler o meşhur "SWOT analizlerinde" Tehditler (Threats) kısmına "Fuar alanına düşme ihtimali olan kıtalararası balistik füzeler" şıkkını eklemişler midir acaba? Düşünsenize, elinizde çayınızla stantta beklerken, gökyüzünden süzülen bir dron, sizin o özenle hazırladığınız "yeni nesil Endüstri 4.0" vizyonunuzu bir saniyede "Taş Devri 1.0"a geri döndürebilir. Hukuk departmanı muhtemelen katılımcı sözleşmelerine "Savaş, nükleer serpinti ve stant alanına dron çakılması gibi mücbir sebep durumlarında depozito iade edilmez" maddesini çoktan iliştirmiştir.

Belki de fuar endüstrisi için yepyeni bir pazar doğuyordur, kim bilir? "Sürdürülebilir Sanayi Çözümleri" derken asıl kastettikleri şey, radyasyona dayanıklı stant tasarımları veya sığınak içi havalandırma sistemleridir. Hatta açılış kurdelesini kesmek yerine, kırmızı butona basıp fuarı yerin yedi kat altında başlatmak daha 'inovatif' bir yaklaşım olabilir. Ne de olsa krizleri fırsata çevirmek, modern iş dünyasının en sevdiği masaldır. 

Şimdi o günkü uyarımı cebimde tutarak, çok ciddi, biraz ironik ama tamamen gerçek bir merakla o soruyu tekrar soruyorum:

Bütün bu kıyamet senaryosunun ortasında, gökyüzünden sözleşme değil ateş yağarken... Sahi, hâlâ Riyad'da fuar yapacak mısınız? Yoksa stantlara çelik yelek ve sığınak krokileri mi eklemeliyiz?

Sol 160x600
Reklam