SON DAKİKA

Savaş en çok kime yaradı?

Trump, aynı zaman diliminde, birbirleriyle çelişen hamleler yaptığından istediği sonuçlara ulaşamıyor. Her hamle diğerini baltalıyor.

‘’Her şeyi birden yapmaya çalışan hiçbir şey yapamaz’’ diye boşuna dememişler. 

Trump kasım ayında, barışmaya yanaşmayan Rusya’ya sert yaptırımlar getirdi. Buna göre Rusya’dan petrol alan ülkelerin gümrük vergileri %50 yükseltilecekti. Rus petrolünü taşıyan gemilere ve yüklerine el koyulacaktı. Böyle bir yaptırım, beş yıl önce bırakın uygulanmayı, düşünülemezdi bile. Çin ve Hindistan, bu yaptırımdan sonra Rusya’dan denizyoluyla petrol almayı durdurarak Körfeze yöneldiler. Türkiye, petrol ve gaz alımını azalttı. Rusya enerji satışının %90’ndan fazlasını bahsettiğimiz üç devlete yapıyor. 

Bu yaptırımlardan sonra ekonomisi iyice bozulan Rusya barış görüşmelerini başlattı. Ağır yaptırımlar 4-5 ay daha sürseydi Rusya muhtemelen Ukrayna’dan olan taleplerini azaltacak, belki de ateşkes sağlanacaktı. Fakat İran’a saldırılması her şeyi değiştirdi. Petrol fiyatları sadece on günde %40 yükseldi. Rusya daha fazla petrol satacak hem de daha yüksek fiyatlarla. Savaşın altıncı günü ABD, bir ay süreyle Hindistan’ın Rusya’dan denizyoluyla petrol ithal etmesine izin verildiğini ve Rusya’ya uygulanan enerji ile ilgili yaptırımların hafifletileceğini duyurdu. Ekstra gelirler Rusya’ya can suyu olacak. Dolayısıyla Trump’ın bitirmek istediği Rusya-Ukrayna savaşı sürecek.

Rusya Avrupa pazarını kaybettikten sonra Çin’e yeni nakil hatları yapmıştı. Son yaptırımlardan sonra, iki yeni hattın yapılması ve mevcut hatların kapasitelerinin arttırılması konularında görüşmeler sürüyordu. Savaş başlayınca, yıllık kapasitesi 50 milyar metreküpü geçecek olan Sibirya’nın Gücü-2 doğalgaz nakil hattının inşasında anlaşıldı. Diğer hatların tamamının kapasitesi arttırılacak. İki ülke arasında, Kuzey Buz Denizi üzerinden, gemilerle nakliyat yapılması konusunda çalışılacak. 

Diyeceksiniz ki ‘’Yaptırımlar ne olacak?’’ ABD, Kuzey Buz Denizinde hiçbir varlığı olmadığından bu denizde yapılacak ticarete müdahale edemez. Nakil hatlarını bombalayamaz. Zira Rusya ve Çin’in de nükleer silahları var. Hatta Rusya’nın nükleer başlık sayısı Amerika’dan fazla. 

Beyaz Saray, Trump başkan olmadan önce Çin, Rusya, İran, K. Kore ve Venezüella’yı bir blok olarak görerek hepsini zayıflatmaya çalışıyordu. Biden bu nedenle Ukrayna’ya tam destek veriyordu. Trump eleştirdiği bu politikayı başkan olduktan sonra değiştirdi. Önce savaşı bitirecek akabinde Rusya’yla ilişkileri düzelterek Moskova’yı Pekin’den koparacaktı. Rusya’yı Batı blokuna dahil edemese bile nötr pozisyona çekecekti. İran yeni bir anlaşmayla etkisizleştirilecek ve ticari açıdan Batı taraftarı Arap devletlerine entegre edilecekti.

Trump henüz hiçbir olumlu sonuç alamasa da Rusya politikasını havuç-sopa yöntemiyle ısrarla uyguluyor. 7 Ekim sonrasında zirveye çıkan İsrail’in saldırgan politikası nedeniyle İran siyaseti revize edildi. Venezüella çok başarılı ve neredeyse maliyetsiz bir operasyonla Avrasya’da koparıldı ve ABD çizgisine çekildi. Kolay kazanılan bu zafer Trump’ı olumsuz etkiledi. Muhtemelen İran saldırısının tetikleyicisi oldu.

Plan, ilk hava saldırılarıyla önde gelen devlet adamlarının ve komutanların imha edilmesi üzerine kurulmuştu. Başsız kalan devlet kaosa sürüklenecekti. Ordu dağılacaktı. Halk sokaklara dökülecek, rejim devrilecekti. Plan işleseydi ne enerji fiyatları yükselecekti ne de ithalatçı ülkeler alternatif tedarik kaynakları arayacaktı. Hamaney’in ve çok sayıda idarecinin katledilmesine rağmen kaos olmadı. Halk sokaklara rejimi devirmek gayesiyle değil, Amerikan ve İsrail barbarlığını protesto etmek için döküldü. 

Üstüne İran Hürmüz Boğazını kapattı, Körfez devletlerine saldırdı. İsrail’e beklenenden fazla zarar verdi. 12 Haziran’a göre füze teknolojisini epey ilerletmiş olduğu anlaşıldı. Trump’ın hesap hatası, Rus ekonomisinin toparlanmasına neden olacak. Yapılacak olan yeni hatlar ve kapasite artışları Çin ile Rusya’yı bütünleştirecek. Rusya enerji ihracatının %70 kadarını halihazırda en büyük müşterisi olan Çin’e yapacak. Çin enerji ithalatının %55 kadarını Rusya’dan alacak. Bu ticaret nakil hatları üzerinden olacağından yaptırımlar işlevsiz kalacak.

Rusya’yı Çin’den koparmak ve ekonomik yaptırımlarla barışa zorlamak için yola çıkan Trump, İran’a saldırarak tam ters sonuçların doğmasını sağladı. ABD iç siyasetinde de benzer durum geçerli. Venezüella operasyonundan sonra düşen yakıt fiyatları zirveye çıktı ki, bu durum kısa sürede düzeltilmezse Trump’ın kasım seçimlerini kaybetmesi kesinleşir. Zira seçmenler ekonominin iyi olup olmadığını, fiyatların ucuz mu, pahalı mı olduğunu yakıt fiyatlarıyla değerlendirirler.

Rusya savaştan kısa, orta ve uzun vadede karlı çıkacak. Enerji ve dolar stokları yüksek olan Çin kısa vadede zorlanabilir ama orta ve uzun vadede avantajlı olacak. Zira ABD çizgisindeki Körfez ülkelerine bağımlı olmakta kurtulacak. Körfez ülkeleri savaştan, savaşan devletler kadar olumsuz etkilenecekler. İlk yapacakları iş Trump’la anlaştıkları yatırım bütçelerini azaltmak olacağından Amerika’nın zararı katmerlenecek. Sonuç ne olursa olsun İsrail ve İran savaşın en büyük kaybedenleri olacaklar. Onları Lübnan ve Irak izleyecek. 

Sol 160x600