Küresel enerji tartışmaları çoğu zaman iki uç arasında sıkışıyor: Bir tarafta "her şey çok geç" diyen karamsarlık, diğer tarafta birkaç on yıl içinde tüm sistemin değişeceğine inanan iyimserlik.
Ortadoğu, dünya petrol rezervlerinin yaklaşık yüzde 48'ini barındıran bir coğrafya. Doğalgazda da küresel rezervlerin yaklaşık yüzde 40'ı bu bölgede bulunuyor.
Uzun yıllar boyunca nükleer enerji, küresel enerji tartışmalarının en sorunlu başlıklarından biri oldu.
Küresel enerji dönüşümü dendiğinde önümüze hep parlak bir tablo koyuluyor. Temiz enerji, yeşil gelecek, düşük karbonlu dünya…
Son dönemde kamuoyunda sıkça dile getirilen "enerji krizi bitti" söylemi, enerji piyasalarındaki son fiyat hareketlerine dayandırılıyor.
Antarktika'da enerji, çevre ve küresel dengeler yeniden şekilleniyor.
Bir ülkenin geleceği, gençlerinin ne kadar parlak düşündüğüyle ölçülür. Bugün Türkiye, enerji bilimi alanında yetiştirdiği gençlerle dünyanın en saygın yarışmalarında adını duyuruyor.
Enerji fiyatlarını belirleyen unsurlar denildiğinde akla genellikle üretim, rezerv miktarları, siyasi krizler veya talep artışları gelir. Oysa küresel enerji denkleminde gözden kaçırılan, fakat en az bu faktörler kadar kritik bir unsur var: lojistik.