SON DAKİKA
web
Otomotiv Pazartesi 22 Haziran 2026 06:24

2026 REKOR DEĞİL DENGE YILI

2026'nın ilk beş ayında otomotiv pazarı geçen yılın aynı dönemine göre daralma gösterirken, elektrikli ve hibrit araçlara olan ilgi artmaya devam etti. LenaCars Genel Müdürü Selçuk Nazik, otomotiv sektörünün yüksek satış adetlerinden çok kaliteli talebin öne çıktığı yeni bir döneme girdiğini belirterek, ikinci el ve sıfır kilometre araç tercihinde tüketicilerin artık fiyat kadar toplam sahip olma maliyetine ve aracın gelecekteki değerine odaklandığını söyledi. Nazik, "Otomotiv pazarı normalleşiyor, tüketici artık fiyatın yanında değeri de satın alıyor" açıklamasını yaptı.

2026 rekor değil denge yılı

2026'nın ilk beş ayında otomotiv pazarı geçen yılın aynı dönemine göre daralma gösterirken, elektrikli ve hibrit araçlara olan ilgi artmaya devam etti. LenaCars Genel Müdürü Selçuk Nazik, otomotiv sektörünün yüksek satış adetlerinden çok kaliteli talebin öne çıktığı yeni bir döneme girdiğini belirterek, ikinci el ve sıfır kilometre araç tercihinde tüketicilerin artık fiyat kadar toplam sahip olma maliyetine ve aracın gelecekteki değerine odaklandığını söyledi. Özellikle elektrikli ve hibrit araçların yükselişi, SUV modellerin pazardaki ağırlığını artırması ve tüketici alışkanlıklarının değişmesi, sektörde yeni bir dönemin kapısını aralıyor. 

ODMD verilerine göre, Ocak-Mayıs 2026 döneminde otomobil ve hafif ticari araç pazarı yüzde 7,4 daralarak 453 bin 138 adet seviyesinde gerçekleşirken, otomobil satışları yüzde 9,7 geriledi. Buna karşın elektrikli otomobil satışları yüzde 10,5, hibrit otomobil satışları ise yüzde 4,4 artış göstererek pazarın dönüşümünü sürdürdü. Aynı dönemde SUV modeller, otomobil pazarının yüzde 64,8'ini oluşturarak tüketici tercihindeki değişimi net biçimde ortaya koydu. 

"Pazar küçüldü ancak kalite yükseldi"

Pazardaki daralmanın olumsuz bir tablo olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten LenaCars Genel Müdürü Selçuk Nazik, "2025, otomotiv sektörü açısından tarihi satış adetlerinin görüldüğü bir yıldı. 2026'da ise çok daha dengeli ve sağlıklı bir normalleşme sürecine girildi. Bugün pazarda yaşanan gelişmeleri yalnızca satış rakamlarıyla okumak doğru olmaz. Artık tüketici çok daha bilinçli hareket ediyor; fiyatın yanı sıra aracın uzun vadeli değerini, yakıt veya enerji maliyetini, bakım giderlerini ve ikinci el performansını birlikte değerlendiriyor. Bu da sektörü daha sürdürülebilir bir yapıya taşıyor.” dedi.

“Her yeni model ilave yatırım ve yeni istihdam kaynağı demek”

Türkiye’de askıya alınan fabrika yatırımları karşısında var olan üreticilerin yeni yatırımlarının gölgede kaldığına dikkat çeken Selçuk Nazik, bantlara dahil olan yeni modellerin doğrudan ve dolaylı birçok pozitif etkisinin olduğuna da değindi. Nazik, “Üretime geçen her yeni model, aslında ülkemize ilave yatırım yapılması anlamına geldiği gibi yedek parça ve OEM üreticilerinin de desteklenmesi demek.”  ifadelerine yer verirken, var olan üreticilerin devlet teşvikleri ile desteklenmesinin özellikle istihdam kaynağı yaratmaları hususunda önem taşıdığını belirtti. 

"Türkiye üretim gücünü yeni teknolojiyle desteklemeli"

Türkiye'nin güçlü otomotiv üretim altyapısına sahip olduğuna dikkat çeken Nazik, yeni dönemde asıl rekabetin yüksek katma değerli teknolojilerde yaşanacağını belirtirken, "Türkiye bugün Avrupa'nın önemli üretim üslerinden biri konumunda. Ancak yeni dönemde yalnızca araç üretmek yeterli olmayacak. Batarya teknolojileri, yazılım, elektronik sistemler ve yeni nesil mobilite çözümleri konusunda yapılacak yatırımlar, sektörün geleceğini belirleyecek. Türkiye bu dönüşümü doğru yönetebilirse hem üretim hem de ihracatta çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır. Ford, Tofaş, Renault, Toyota, Hyundai, Togg ve diğer ana sanayi oyuncuları Türkiye’nin üretim kabiliyetini ortaya koyuyor. Ancak iç pazarda satılan araçların yaklaşık üçte ikisinin ithal olması; kur riski, cari açık, vergi politikası ve yerli üretim stratejisi açısından önemli bir gösterge. Yeni dönemde asıl rekabet yalnızca araç üretiminde değil; batarya, elektronik, yazılım, güç aktarma sistemleri ve yüksek katma değerli tedarik zinciri oluşturma kabiliyetinde yaşanacak.” dedi.

Elektrikli dönüşüm hız kesmiyor

Elektrikli ve hibrit araçların artık pazarın ana oyuncuları haline geldiğini söyleyen Nazik, dönüşümün önümüzdeki yıllarda daha da hızlanacağını ifade ederken "Bugün hibrit ve elektrikli otomobiller toplam otomobil pazarının yarısından fazlasını oluşturuyor. Bu bize artık tüketicinin 'elektrikli araç almalı mıyım?' sorusunu geride bıraktığını gösteriyor. Yeni soru; hangi teknoloji, hangi menzil, hangi finansman modeli ve hangi toplam sahip olma maliyetiyle tercih yapılacağıdır. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde rekabet yalnızca markalar arasında değil, sunulan mobilite deneyimi ve satış sonrası hizmetler arasında yaşanacak."  yorumunu yaptı.

"İkinci elde doğru otomobil her zamankinden daha değerli"

Öte yandan sıfır araç pazarındaki değişim, ikinci el sektörünü de doğrudan etkilemeye devam ediyor. Doğru fiyatlanan ve geçmişi şeffaf araçların öneminin arttığını aktaran Nazik, "Pazarın normalleşmesiyle birlikte spekülatif fiyat hareketleri büyük ölçüde sona erdi. Bugün alıcılar acele karar vermiyor; ekspertiz geçmişi, bakım kayıtları, kilometre doğruluğu ve aracın gelecekteki değerini çok daha fazla sorguluyor. Bu durum kurumsal ikinci el sektörünü güçlendirirken, güvenilir platformların önemini de artırıyor. Artık otomobil satın almak yalnızca bugünün değil, önümüzdeki birkaç yılın yatırım ve kullanım planını birlikte değerlendirmeyi gerektiriyor." diye konuştu.