SON DAKİKA
web
DÜNYA Pazartesi 22 Haziran 2026 06:39

ABD - İRAN GÖRÜŞMELERİ NASIL İLERLEYECEK?

ABD ile İran arasında savaşı sona erdirecek nihai bir anlaşmaya varılması amacıyla yürütülen görüşmelerin gece boyunca sürmesi bekleniyor. Görüşmelere katılan üst düzey bir ABD diplomatı, müzakerelerin devam edeceğini söyledi.

ABD - İran görüşmeleri nasıl ilerleyecek?

ABD ile İran arasındaki görüşmeler, geçen hafta 60 gün içinde bir anlaşmaya varılması yönünde sağlanan mutabakatın ardından Pazar günü başladı.

Pazar gecesi geç saatlerde konuşan ABD'li diplomat, görüşmelerin İran'ın Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, Güney Lübnan'daki ateşkesin uygulanması ve nükleer anlaşmanın bazı unsurlarına ilişkin "karışık mesajlarının netleştirilmesine" odaklandığını söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump daha önce, Lübnan'da İsrail ile devam eden çatışmalar sırasında İran'ın Hizbullah'ı durdurmaması halinde İran'a saldırı tehdidinde bulunmuştu. İran ise bu uyarıyı reddederek savaşmaya hazır olduğunu açıklamıştı.

ABD'li diplomat, İsviçre'nin Luzern kentinde bir araya gelen iki heyetin, "bugünkü çalışmaları gelecekte yürütülecek teknik görüşmeler için bir başlangıç noktası olarak kullanacağını" ifade etti.

Geçen hafta sağlanan ilk anlaşma; 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya ulaşılması, Lübnan da dahil olmak üzere "tüm cephelerde" çatışmaların sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması taahhütlerini içeriyordu.

Ancak o tarihten bu yana Güney Lübnan'da Hizbullah ile İsrail güçleri arasındaki çatışmalar yeniden yoğunlaştı. Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın açıklamasına göre, İsrail'in hava saldırılarında kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu onlarca Lübnanlı hayatını kaybetti.

Bu tırmanış üzerine ABD, cuma günü İsrail ile Hizbullah arasında yeni bir ateşkes ilan etti. Ancak çatışmaların ve hava saldırılarının sürmesi nedeniyle İran, cumartesi günü Hürmüz Boğazı'nı kapattığını duyurdu. Buna rağmen gemi takip verileri, gemilerin boğazdan geçmeye devam ettiğini gösteriyor.

Luzern'de ABD ve İran heyetleri arasındaki görüşmeler başlarken Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İran'ın "Lübnan'daki yüksek maaşlı vekil güçlerinin derhal sorun çıkarmayı bırakmasını sağlaması gerektiğini" yazdı ve aksi halde İran'ı "yeniden çok sert vurmakla" tehdit etti.

İran'ın baş müzakerecisi Muhammed Bakır Kalibaf ise buna şu sözlerle yanıt verdi:

"Tehditlerinin herhangi bir etkisi olsaydı bugün bu kadar çaresiz bir durumda olmazlardı diye düşünmüyorlar mı?... Ne kadar konuşurlarsa konuşsunlar, harekete geçen taraf biziz."

Pazar günü çatışmaların azaldığı bildirildi. Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail ordusunun kuzey İsrail'i korumak için gerekli olduğu sürece Güney Lübnan'da kalacağını söyledi.

Hizbullah lideri Naim Kasım ise İsrail askerlerinin Güney Lübnan'da bulunmasını reddetti ve Hizbullah'ın kendisini savunacağını belirtti.

İsviçre'nin Bürgenstock tatil merkezinde görüşmeler öncesinde konuşan ABD'nin baş müzakerecisi ve Başkan Yardımcısı JD Vance, Trump'ın müzakerecilere "yeni bir sayfa açmaları" talimatı verdiğini söyledi.

Vance, İran yönetiminin "bölgesel istikrarsızlığın itici gücü olma rolünden" ve "uzun vadeli nükleer silah hedeflerinden" vazgeçmeye hazır olması halinde ABD'nin de "bu ülkeyle ilişkilerini kökten dönüştürmeye hazır olduğunu" ifade etti.

İran ise nükleer programının barışçıl amaçlar taşıdığını savunuyor.

Vance'a Trump'ın damadı Jared Kushner ile özel temsilci Steve Witkoff eşlik etti. Galibaf'ın yanında ise İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi yer aldı.

İsviçre'de ayrıca Pakistan Başbakanı ve Genelkurmay Başkanı ile Katar Başbakanı da bulunuyordu. Pakistan, savaş boyunca arabuluculuk rolü üstlenmiş ve ABD ile İran arasındaki önceki müzakere turuna ev sahipliği yapmıştı.

Katar da arabuluculuk faaliyetlerinde bulundu. Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, pazar gecesi yaptığı açıklamada ABD-İran görüşmelerinin devam etmesini memnuniyetle karşıladığını söyledi.

ABD ve İran liderleri, savaşın derhal sona erdirilmesini hedefleyen ilk anlaşmayı bu hafta başında imzalamıştı.

Anlaşma kapsamında İran'ın, dünya petrol ve doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği kritik deniz yolu olan Hürmüz Boğazı'nı yeniden açması öngörülüyordu. Boğazın fiilen kapanması yakıt fiyatlarını yükseltmiş ve küresel ekonomide aksamalara yol açmıştı.

ABD de İran limanlarına gidip gelen gemilere yönelik askeri ablukayı kaldırmayı kabul etmişti.

İlk anlaşma ayrıca İran'ın yeniden inşası için 300 milyar dolarlık bir planı ve ABD'nin İran'a yönelik "her tür yaptırımı" sona erdirmesini de içeriyordu.

Ancak ABD'nin çatışma için temel gerekçe olarak gösterdiği İran'ın nükleer programı konusu hâlâ müzakere edilmeyi bekliyor. Trump, ilk başkanlık döneminde Obama döneminde imzalanan nükleer anlaşmadan ABD'yi çekmiş ve İran'a yönelik ekonomik yaptırımları yeniden yürürlüğe koymuştu.

Pazar günü denizcilik takip sitesi MarineTraffic'in konum verilerine göre, ABD tarafından da tartışmalı bulunan İran'ın boğazı kapattığı yönündeki açıklamasına rağmen bazı gemilerin boğaza giriş yaptığı, boğazdan çıktığı ve boğazdan geçiş yaptığı görüldü.

Öğleden sonra geç saatlere kadar dört tanker boğazdan geçti. Dört yük ve taşıyıcı geminin ise geçen haftanın sonundan beri boğazın batı girişinde bekledikten sonra doğuya doğru ilerlediği görüldü. Diğer yönde ise İran kıyıları açıklarından ayrılan dört gemi batıya doğru boğazdan çıkıyordu.

Ancak bazı gemilerin takip cihazlarını kapatmış olabileceği için bu veriler tüm hareketleri yansıtmayabilir.

İlk anlaşma tüm cephelerde çatışmaların sona ermesini de öngörüyordu. Buna rağmen Lübnan'da İsrail hava saldırılarında en az 67 kişi öldü. Hizbullah saldırılarında ise beş İsrail askeri hayatını kaybetti.

İsrail, Hizbullah'la yürüttüğü çatışmanın İran'a karşı savaşından ayrı olduğunu savunuyor. İsrail, ABD ile birlikte 28 Şubat'ta İran'a yönelik askeri operasyon başlatmıştı.

Lübnan ise kısa süre sonra savaşa dahil oldu. Hizbullah, İran'ın dini liderinin öldürüldüğü bir saldırıya misilleme olarak İsrail'e roketler fırlattı.

Bunun üzerine İsrail, Lübnan genelinde geniş çaplı bir bombardıman başlattı ve ülkenin güneyindeki toprakların yaklaşık yüzde 5'ini işgal etti. İsrail, amacının Hizbullah savaşçılarını kuzey sınırından uzaklaştırmak olduğunu söylerken, bölgeden çekilme niyetinde olmadığını da açıkladı.

Lübnan Sağlık Bakanlığı'na göre 2 Mart'tan bu yana ülkede 4 bin 57 kişi öldü. İsrailli yetkililere göre Lübnan'da en az 34 İsrail askeri ve kuzey İsrail'de dört sivil hayatını kaybetti.